﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86003</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79b1d575-1e87-4368-92ae-4b6d1115e221.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Uçurumun Haritası</image:title>
            <image:caption>Virgül yanlış yerde, nokta hiç yok
Ölümün imlası ne zor, okunmuyor
Bir veda mektubu aldım, içinde veda yok!
Yeni bir lisan öğrenir gibiyim... 

Bir Uçurumun Haritası’nda şiirlere birer paragraflık denemeler eşlik ediyor. Akgül, metinlerarasılığa yaslanan imgelerden çok hatıra uçlarını kışkırtıcı imgeler olarak kullanıyor. Böylelikle yaşam şiire dönüşürken şiir de özgünleşip yaşama evriliyor. Sanatın olabildiğince şahsi olması gerektiğinin altını çizen Akgül, “Yaşadıkça, tecrübe ettikçe hayatı, varoluşumuz bir harita gibi katlanır; kat izleri yüzünden coğrafya görünmez olur. Bu haritayı şiirle açabiliriz ancak; yazıldıkça şiir, ruhumuzun şose yolları belirir; uçurumlarda son bulan sapa yollar şiirle aydınlanır” diyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86004</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b8ab381-6d48-4a55-88e5-80e75e04a33e.jpg</image:loc>
            <image:title>40 Yıl 12 Eylül</image:title>
            <image:caption>“Daha beterini tarif etmek için sarf edilen sözler:

‘12 Eylül’den daha ağır,’
‘12 Eylül’de bile bu kadarını yapmadılar,’ ‘12 Eylül hukukunu arar olduk,’ oluyor.
Başlı başına, 12 Eylül’ün bir ‘çıta’ koyduğunu gösteren, onun miladî niteliğini fark ettiren kalıplar...
12 Eylül, beteriyle katlansa da, o beterin kapısını açmıştır, bir dönüm
noktasıdır, o bakımdan miladîdir.”
***
Sunuş’tan
12 Eylül askerî darbesinin üzerinden 40 yıl geçti. Yaşamak, hatırlamak bir yana,12 Eylül’ü sadece şöyle bir işitmiş kuşaklar yetişti. Türkiye’nin yakın tarihinin önemli hadiseleri arasından bir hadise, askerî darbeler arasından bir darbe diye, ancak solgun bir “bilgi” olarak işitmiş kuşaklar. Veya onu bile işitmemiş olanlar.
Oysa 12 Eylül kalıcı ve kalın bir tortu bıraktı. Bir bakıma genişleyerek devam etti, ediyor. Onun için, unutulmamalı.
12 Eylül’ü unutmayanlar, onu neden (ve nasıl) unutmadıklarını anlatıyorlar bu kitaptaki yazılarda. Onu neden, nasıl bir milat olarak düşündüklerini, hissettiklerini –ayrıca tersine, 12 Eylül’ü miladî bir travma olarak yaşamanın gözden kaçırttıklarını… Tolga Arvas, Kumru Başer, Murat Belge,
Gaye Boralıoğlu, Fethiye Çetin,
Ercan Kesal, Gültan Kışanak, Ümit Kıvanç,
Ömer Laçiner, Göze Orhon, Merih Cemal Taymaz, Nilgün Toker’in yazılarıyla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86005</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df2dcda4-29aa-44b8-92e8-42f6645ec84f.jpg</image:loc>
            <image:title>Oralı Olmamak</image:title>
            <image:caption>Yaşamı mümkün kılan
yeniden başlamak gücüdür.
Çağdaş edebiyatımızın Yunus Nadi Öykü Ödülü sahibi yazarı
Murat Yalçın, ilk gençlik romanını Köprü Kitaplar koleksiyonu
için yazdı. Yitirilmiş bir babanın anılarıyla yaşamını sürdüren bir
ailenin geçmişten bugüne öyküsünü, acı tatlı yaşanmışlıkları,
ironiyle derinleşen zarif üslubuyla dillendiren yazar, okuru
duygu dolu anılarla, özlemle ve yarın umuduyla sarmalıyor.
Roman, engelli annenin, erken yaşta büyümek zorunda kalan
ablanın ve liseli kardeşin iç çatışmalarını, birbirlerine kol kanat
gerişlerini ustalıkla işliyor. Yaşamın keskin dönemeçlerinde
savrulmamayı başaranların ve değişim rüzgârına kapılanların
hikâyesi, her yaştan okurda iz bırakacak nitelikte.
Sarp ve ablasının yaşamı, babalarınıö kaybettikleri, annelerinin felçli
kaldığı kazadan sonra değişmiş, ancak sevgi ve sabırla sağlam
tutunmayı başarmışlardır. Tiyatroyu da, dambıllarla haşır neşir
olmayı da seven Sarp’ın dünyasını, amcası Ersel ve arkadaşı Gülin
zenginleştirmektedir. Ama bir gün okul müdüründen gelen telefon,
dengeleri altüst eder, gözler delikanlıya çevrilir. Sarp’sa babasının
eski ses kaydını dinlemektedir…
“Murat Yalçın’ın, hikâyenin en başından beri Sarp’ın yaşadığı
değişimi aynı zamanda onun içdünyasına göndermelerle anlatma
biçimi, yeniden yeniden okunacak bir gençlik romanı ortaya
çıkarmış.” Semih Gümüş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86006</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae7f3444-1d91-46f8-9b26-25ce4900cc4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Müslüman Komünistler</image:title>
            <image:caption>Milliyetler hapishanesi Çarlık Rusya’sında ezilen ulus konumundaki Polonyalı, Ukraynalı, Gürcü, Ermeni ve benzerlerinin dışındakiler, genelde tarihçilerin ilgilendiği azınlıklardan olmayanlar, yani Tatarlar, Başkurtlar, Türkmenler, Azeriler ve benzerleri ne yaptı? Devrim onları nasıl etkiledi, onlar Devrim’e nasıl katıldılar? Söylendiği ve yazıldığı gibi onlar Türkçü ve İslâmcı mıydılar? Genelde Ekim Devrimi öncesi ve sonrasında Müslüman coğrafyaya ilişkin yapılan çalışmalarda milliyetçi Müslümanların muhtariyet elde etmek için verdiği mücadeleler anlatılır. Sanki Müslümanlar sadece milliyetçi bir faaliyet içindedir ve işçi sınıfının Moskova ve Petrograd’da yürüttüğü iktidar kavgasıyla ilgilenmemişlerdir.” Devrim sürecinde Müslümanların yalnızca “milliyetçi” faaliyetler içerisinde olduğu söylenemez ancak daha önemlisi, Petrograd
ve Moskova odaklı bir tarih okuması, zaten Müslümanların faaliyetlerinin anlaşılması açısından isabetli olmayabilir.
Emel Akal’ın Müslüman Komünistler: Petrograd-Kazan (1917-1918) adlı bu kitabı, Ekim Devrimi’nin öncesi ve sonrasında, Rusya’daki Müslüman toplulukların faaliyetlerine ağırlık vererek Yusuf Akçura, Şerif Manatof, Ahmetzaki Validov, Sultan Galiyef, Mustafa Suphi ve Mollanur Vahidof gibi etkili figürler üzerinden “hem Moskova’dan Kazan, Orenburg ve Ufa’ya”, “hem de Kazan, Orenburg ve Ufa’dan Moskova’ya” bakıyor.
Rusya’daki Müslümanların 1917-1918 yılları arasındaki siyasi deneyimine odaklanan “alternatif” bir tarih okuması sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86007</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f081f26f-5b85-4a00-bd4b-e8515a82990e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Karanlık Çağ</image:title>
            <image:caption>Neyi, nasıl bildiğimiz ve bilemediğimiz hakkında Yeni Karanlık Çağ.
Teknolojinin geçtiğimiz yüzyılda yakaladığı ivme gezegenimizi, yaşadığımız toplumları ve bizleri hızla dönüştürdü, ama bunlara dair kavrayışımızı dönüştüremedi. Bugün teknolojik sistemlere öylesine gömülmüş haldeyiz ki pratiğimizi de düşünce tarzımızı da onlar şekillendiriyor artık. Ne bu sistemlerin dışında durabiliyoruz, ne de onlarsız düşünebiliyoruz. 
Karşı karşıya olduğumuz en büyük sorunların bir sorumlusu da sahip olduğumuz teknolojilerdir: İnsanların çoğunu yoksullaştırıp zenginle fakir arasındaki uçurumu her gün biraz daha genişleten zıvanadan çıkmış bir ekonomik sistem; siyasal ve toplumsal mutabakatlardaki çöküş ve bunun sonucu olarak milliyetçiliğin, toplumsal ayrışmaların, etnik çatışmaların ve gölge savaşların tüm dünyada artması; hepimiz için varoluşsal bir tehdit oluşturan küresel ısınma. 
Teknolojinin bizi götürdüğü yerde deliye mi döneceğiz, yoksa huzur mu bulacağız; bu sorunun cevabını dünyadaki yerimizi, birbirimizle ve makinelerle ilişkimizi düşünme, kavrama biçimimiz verecek. Benim sözünü ettiğim “karanlık”, bir nihilizmin sonucu değil. Mevcut krizin beraberinde getirdiği fırsatla alakalı daha ziyade; önümüzü net biçimde görüp dünyada anlamlı, sorumlu, adaletli bir tavır geliştirmekte yaşadığımız o bariz sıkıntıyla alakalı. —James Bridle

YAZAR HAKKINDA: 

Teknolojiler ve disiplinler arası çalışan bir sanatçı ve yazar olan James Bridle (1980), Londra, University College’da Bilgisayar ve Bilişim Yüksek Lisansı yapmış ve tezini Yapay Zekâ’nın yaratıcı uygulamaları üzerine yazmıştır.  Yapıtları dünyanın pek çok yerinde sergilenmiş ve İstanbul Tasarım Bienali, Oslo Mimari Trienali, Japon Medya Sanatları Festivali gibi pek çok önemli etkinlikte yer almıştır. Yeni Estetik araştırma projesiyle eleştirel ve sanatsal tartışmalara yol açan ve Guardian, Wired, Domus, New Statesman, Observer gibi yayınlarda ve internet bloglarında edebiyat, kültür, dijital teknoloji üzerine yazan Bridle, 2019’da BBC Radyo 4 için John Berger’ın Görme Biçimleri’ni dijital çağ için yeniden tahayyül eden, teknolojinin görme biçimimizi nasıl değiştirdiğini ele alan dört bölümlük “Yeni Görme Biçimleri” dizisini yazıp sunmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86008</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c8312bb-31ea-4371-b8f7-4a6b34afc01e.jpg</image:loc>
            <image:title>Wonder Woman: Yeni Dünya 2</image:title>
            <image:caption>“Çizgi romanın altın çağından gelen konseptlerle modern temaların görkemli birleşimi... Bu kitap bazı yönleri az bilinen bir efsaneyi yeniden tanımlıyor.” — Publishers Weekly 
“Bu şimdiye kadarki en karmaşık, en güçlü ve kendine güveniyle en seksi Wonder Woman.” 
Booklist (Yıldızlı Eleştiri) 
“Morrison, Paquette ve Fairbairn karaktere büyüleyici bir güncelleme yapıyorlar ve onun hikâyesine harikalarla dolu bir gerçeklik katıyorlar.” — A.V. Club / The Onion 
 “Yanick Paquette’in çizimleri Diana ve Amazonların açıkça görünen özgüvenlerine bir övgü.” 
 Paste 
 “Wonder Woman’a uzun zamandır getirilen en tatmin edici yorum.” — IGN 
KITLELER ONU SEVIYOR... İKTİDAR SAHİPLERİYSE ONDAN KORKUYOR  
Grant Morrison ve Yanick Paquette’ten oluşan ve büyük övgü alan yaratıcı ekip, New 
York Times çok satan listesinde bir numaraya çıkan orijinal grafik romanın sabırsızlıkla beklenen devamı WONDER WOMAN: YENİ DÜNYA Cilt 2’yi sunar!  
Prenses Diana, hayatı boyunca bildiği tek evi olan Cennet Adası’nın sahillerinin ötesindeki 
dünyada macera peşinde koşmayı arzulamıştı. Hava Kuvvetleri pilotu Steve Trevor ile 
kaderlerinde yazılı olan karşılaşmalarının ardından Amazon Savaşçı kendini Erkeklerin 
Dünyası’nda bulmuştu ve karşısına çıkabilecek her türlü güçlüğe karşı hazırdı. 
Ama ya dünya Wonder Woman’a hazır mıydı? Diana’ya yabancı olan ihtilaf ve çekişmeler 
içine gömülmüş Amerikan hükümeti onu topluma karşı bir tehlike olarak görüyordu. Kendi 
ayağına dolanmaktan aydınlık geleceğe yürüyemeyen bir dünyada Wonder Woman barış ve sevgiyi yaymayı amaçlayan misyonunu yerine getirebilecek mi? Peki amacına ulaşmasını 
engellemek için karanlıkta bekleyen sinsi güçler karşısına ne zaman çıkacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86010</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed939809-b70a-41c4-9a93-d2da9816edb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Herkes Kadar</image:title>
            <image:caption>Olmayacak şey, Ağbim aradı akşamüstü.

“Akşam size geleceğiz,” dedi, evde miyiz, değil miyiz, sormadan. Niye geleceğini kestirdiğim için sesimi çıkartmadım. Sesi donuktu; hal hatır sorma faslını kısa tutmuş, sesindeki sert ton canımı sıkmıştı. Masamda biriken işleri temizleyecektim o gün, elimi süremedim, çakıldım kaldım öylece. Nicedir, sağda solda, “Kimse ne üzer ne sevindirir beni,” diyor, insan sözünün hep yalan olduğundan dem vuruyordum. Birden, anladım ki her şeye rağmen birisi kalıyormuş, sözleri derinlerden ses getiren.

Behçet Çelik, Herkes Kadar’da dünyalarımızın bazen birbirine ne kadar benzediğini, bazen de bu benzerlikler arasında sıkışıp kalan farklılıkların dünyamızı nasıl da bambaşka bir şeye dönüştürdüğünü anlatırken, bir yandan da arkadaşlıkta, aşkta ya da ailede, iki kişi arasında oluşan görünmez bağların hayatlarımıza dokunduğu yerlerde bıraktığı izlere ışık tutuyor. Sadece bir eyvallah diyerek çıkıp gidenlerin, geçmişi bugün gibi içinde taşıyanların, gençliklerini öğrenci evlerinin heyecanına yatıranların, neden çağırıldıklarına bir türlü anlam veremeyenlerin, bir başkasının gözlerinde kendini görmeye çabalarken hüsrana uğrayanların hikâyeleri ve yine hayatlarımızın akışındaki –durgun ya da gerilimli– ritmi derinden hissettiren bir dil…
Çağdaş edebiyatımızın önde gelen yazarlarından Behçet Çelik’ten hayatımızın zamanla kıyıldığı anları hatırlatan öyküler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86011</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cccfbb34-d30b-45d3-862a-91b34f31b216.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırılan Saatin Hiç de Hüzünlü Olmayan Hikayesi ya da Uzayda Nasıl Çay İçilir?</image:title>
            <image:caption>“1 su bardağı çokbilmiş, 2 tatlı kaşığı ukala, 100 gram zevzek ve de oda sıcaklığında 1 geveze! Hepsini alıyoruz, iyice çırpıyoruz. Karıştırıyoruz, karıştırıyoruz! Tepsiye gerek yok, fırın kalsın. Bu benim abim, duyanlar duymayanlara anlatsın.”

Bu kitapta belki dev dalgalara kapılırsın. Belki de 3 oda 1 salon bir şatoda gezintiye çıkarsın. Kimbilir, belki heyecan dolu bir futbol maçında gole de koşarsın. Hepsini boş verip sanatını konuşturman da mümkün. Ne yaparsan yap, şunu sakın unutma: Kırık bir saat, kırık bir saatten çok daha fazlasıdır!

Yaratıcı, eğlenceli, hınzır mı hınzır bir abi kardeş hikâyesi. Abiliğin tarifi hiç bu kadar doğru yapılmadı!

Bu kitabın geliri Koruncuk Vakfı’na bağışlanmıştır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86012</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/505177e5-8782-4e9c-b0fc-095fc32956d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yine mi Ispanak?</image:title>
            <image:caption>Akşam yemeğinde yine ıspanak vardı ama Yaz, ıspanağı hiç sevmiyordu! 
Kokusu da tadı da ona çok kötü geliyordu… Her defasında yemekten bir çatal alıyor ama denemeleri başarısızlıkla sonuçlanıyordu, yine ıspanağı sevemiyordu. Ancak bu kez annesinin bir fikri vardı! Yaz, annesinden gelen bir öneri ve değişik bir tarifle ıspanağı sevebilecek miydi? 

Siz de bazı yemekleri sevmiyor musunuz? “Yine mi bu yemek?” demeden önce bu kitabı okumalısınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86013</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ebbe320-27f4-4cdf-be0c-54161e54db2b.jpg</image:loc>
            <image:title>5. Tim</image:title>
            <image:caption>Dipçiği koltuk altıma sıkıştırdım. Tetiği azıcık ezdim. Böylece üç, belki de dört adım attım.
İşte o an gördüm teröristi!
En uçta yürüyordu. Kamburunu çıkarmıştı. Beş, bilemedin altı metre ötemdeydi. Ben ona bakarken, o da bana bakıyordu. Dünya sanki yok olmuş gibiydi. Sadece o, ben ve birbirimize okuduğumuz meydan vardı. İşte o koskoca ‘an’da birbirimize baktık.
Gecenin o son deminde, o alacakaranlığın içinde, gözlerindeki ‘ak’ı görüyorum. Orada, o an, o çiğ beyazlıkta; nefretini, kinini, vahşiliğini ve bana duyduğu iğrentiyi hissediyorum.
O sıra başka bir görüntü daha var.
Kıpkızıl bir şerare, alacakaranlığı apansız yırtıyor. Elindeki ‘Kaleş’in namlusundan fışkıran namlu alevi, sıçramalar yapıyor. Her sıçramaya, bir patlamanın neden olduğunu çok iyi biliyorum. Kızıllığın çıktığı namlu bana, ben de o namluya bakıyorum.
Taranıyorum!
O sırada ben de ona ateş ediyorum!
Filmlerde ‘Yandım anam!’ derler ya. İşte öyle bir yanma hissediyorum. Ne acı ne de başka bir şey. Hissettiğim sadece yanma.”

Bu kitapta yazılı olan her şey gerçektir. Bütün bunlar Türk askerinin Güneydoğu’da yazdığı tarihin bir parçası olmuştur. Hayatta olanların isimleri değiştirilmiştir. Şehitlerin anısı ise isimlerinin geçtiği satırlarda da olsa yaşasın istenmiştir. Zaten onların kendilerini güvenlikte hissetmek gibi bir ihtiyaçları da yoktur... Sonsuza kadar olmayacaktır da. Anlattığım her şeyi “yaşam” ne kadar güzel olsa da “ölüm” yaşamdan daha güzeldir inancıyla yazdım.
Layıkıyla öldükten sonra!

“Askerliğin, vatan sevgisinin insanı ne denli güçlü yaptığını, inancın, maneviyatın ne kadar önemli olduğunu yeniden öğrenmiş olduk. Kahraman bir gazi, Atatürkçü bir vatan evladı ve şaheser bir yazar olarak sizi selamlıyorum.”
Rauf Denktaş
KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86014</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6932f7d-9828-4d55-a321-96449a153aba.jpg</image:loc>
            <image:title>Yok Etme Planı</image:title>
            <image:caption>Yaşam mı kazanacak yoksa ölüm mü?
Ekseni kayan bir dünya!
Aşk yok, sevgi yok, çalışma düzeni yok, yolculuklar yok, yiyecek ekmek yok, hatta yaşam bile yok.
Doktorlar hastaneleri dolduran binlerce kişiyi yaşatmaktan vazgeçmişler!
Çünkü yıllar boyu öğrendikleri bilgiler artık hayat kurtarmaya yetmiyor!
Yaptıkları tek şey ölümlerin daha az acılı olması, tek çabaları bu.
İnsanlık bitmiş durumda.
Kimse yarına çıkıp çıkamayacağını bilmiyor.
Bu salgının çaresi yok! Çünkü doğa kaynaklı değil, teknolojiyi kullanan insanlar tarafından yapılmış sanal bir salgın.
Bencil bir şekilde sırf kendileri için yeni bir dünya kurmak isteyenler, sadece kendi âlemlerinde yaşamak isteyenler seri katillerden farksız.
Ama bilmedikleri bir şey var.
Çaresiz insanın neler yapabileceğini bilmiyorlar, hele ölüm söz konusu olunca.
YOK ETME PLANI bize bugünlerde hiç de yabancı olmayan büyük bir tehlikenin,
bir salgının romanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86015</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9870f99a-1376-4aa6-8fd1-c6b25ada31f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kemik Çayı</image:title>
            <image:caption>“Gelmedin Ali Haydar. Kaç gün oldu görüşmeyeli, sarılmayalı, bakışmayalı, koklaşmayalı, titreşmeyeli. Aramadın, sormadın. Bak, bana neler ettik el ele verdik de. Önce söz kestik, ciğerime... Sonra kına yaktık, kalbime... İşte şimdi de nikâhımı kıydık, hayallerime... Annem renksiz. Teyzem muradına nail olmuşluğun sarhoşluğunda kasım kasım kasılıyor, sonunda oğlunu everdi. Osman mı? Bilmem. Hoş o da neler olduğunun farkında değil zavallı. Baş göz edildik nihayet. Hep birlikte, maaile, konu komşu, dost akraba, el ele verip Elif ’i katlettik!”

KUM GİBİ adlı romanıyla tanınan yazar Hatice Dökmen’in cesur ve yalın üslubuyla kaleme aldığı KEMİK ÇAYI insan hikâyeleriyle dolu gerçekçi ve sarsıcı bir kitap...
Daha çok kadının örselenmişliğine, sinmişliğine, sıkışmışlığına, tökezleyişine, örülen duvarların ardında yaşadığı hiçliğine, ayıp-suç-günah sarmalında yolunu bulmak için çabalayışına ve daha pek çok şeye tanık olacağınız bu kitapta, maskesiz toplumsal gerçekliklerin yüzüne bakmaya cesaretiniz var mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86016</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07194ae0-962f-45fa-b718-66f9088eb8ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Kore Masalları</image:title>
            <image:caption>Falcılar, âlimler, iblisler, huzursuz ruhlar, şekil değiştiren marifetli büyücüler, dansçı kızlar, dilekler, gizemler, tesadüfler, bahşedilenler, ödenmesi gereken bedeller…
Her zaman mutlu sonla bitmeyen hatta mutlak sonlara pek yer vermeyen Kore masallarıyla kendinizi sonsuz bir döngünün içinde bulacak, yapılan her hareketin, söylenen her sözün evrenle olan büyülü temasının bilgece işlenişine şahit olacaksınız. Konfüçyüslük, Taoizm ve Budizm’in öğretileriyle şekillenmiş ortak bir bilincin ürünü olan bu halk masalları anlatının öğreticiliğinin göstergesi olmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86017</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c83b3802-3a38-4abe-a5ce-273d33b492f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Merhaba Duygularım - Cırt Cırtlı Hikaye Kitabı (Ciltli )</image:title>
            <image:caption>&quot;Ömer, her sabah okulu Neşeli Bahçe&apos;ye giderdi.
Neşeli Bahçe&apos;de olmak çok eğlenceliydi ama o sabah Ömer eğlenmiyordu.
Öğretmeni merak edip nedenini sordu.
Ömer pek çok duygusu olduğunu işte o andan sonra öğrenmeye başlayacaktı.

Sen de Ömer ile duygularını keşfetmeye hazır mısın?
Haydi o zaman başlıyoruz!&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86018</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5b0ea4c-a7f5-418c-9947-061e15b50d2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dimdik Ayakta Her An Tetikte</image:title>
            <image:caption>Gelelim sadedin sadesine.
Kristalize kırılganlıkta ama inadına ciğergâh, yazılmamış bir senfoni gibi tarihin nemli küflü sayfalarında pembemsi solgun güzelliğiyle yer alan hatun kişi olarak...
Nasıl bilirdiniz? Öyle bilirdik! 
Öyle bilin siz! Öyle gömün siz. İyi misiniz?
Soracak olursanız, hiç de sandığınız gibi değil madalyonun bu yüzü.
Bir delilik bir dirilik bir yenilik var aşikâr.
Ürküttü mü? Üzdü mü? Şaşırttı mı? Güldürdü mü? 
Fark etmez.
Her şeyden özgürüm artık.

Geçmişin ağır yükleri, heyecanını kaybetmiş ilişkiler, kadınlık halleri, sahte gülüşler, sebepsiz yalanlar, kulağa çalınan sesler ve yaşama sevinci gibi tanıdık ama her okuyuşta insanı yeniden çarpan yaşantılar. Nilüfer Açıkalın’dan hayata, varoluşa ve özgürlüğe dair on iki yeni öykü. Dimdik Ayakta Her An Tetikte, 
kentlerin büyülü caddelerinde kaybolan yalnız ve gezgin ruhlar için bir sığınak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86019</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39dc7659-da89-4be5-b202-81db30fb1d45.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Ve İsyan</image:title>
            <image:caption>Şu Osmanlı da bir tuhaftı doğrusu. Gözlerini kırpmadan cana kıyıyorlar, koskoca sadrazamlarla paşaları baldırı çıplak haydutlar gibi ama “siyaseten” ve sorgusuz sualsiz katlediyorlar, hile yapan esnafa aman vermeyip dükkânlarının tavanlarında sallandırıyorlar, süt emen şehzadelerle küçük kardeşlerini cellada boğdurmakta hiç tereddüt etmiyorlar, ama kuşlara gelince yelkenleri suya indirip soğukta üşümesinler diye duvarlara küçümen köşkler, yuvalar yapıyorlardı.

Nedim Gürsel bu romanında Voltaire’in ünlü kahramanı Saf Oğlan Candide ile birlikte Lale Devri’nde unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor okuru. Hamam tellağı Patrona Halil eşliğinde isyan günlerinde, III. Ahmet’in kızı Fatıma Sultan ile zifaf gecelerinde dolaştırıyor. Osmanlı hiç bu kadar güzel anlatılmamış, hiç bu kadar hırpalanmamıştı.

Yazar Hakkında: 
Nedim Gürsel 1951’de Gaziantep’te doğdu. Galatasaray Lisesi’ni ve Paris Sorbonne Üniversitesi Modern Fransız Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi; aynı üniversitede Nâzım Hikmet ve Aragon üzerine Prof. Etiemble’ın yönetiminde karşılaştırmalı edebiyat doktorası yaptı. Halen CNRS’te (Fransa Bilimsel Araştırmalar Ulusal Merkezi) araştırma başkanı olarak görev yapmakta ve Paris INALCO’da (Doğu Dilleri Yüksek Okulu) Türk edebiyatı dersleri vermektedir. Edebiyatın hemen her dalında ürün veren Nedim
Gürsel’in kitapları Fransa başta olmak üzere yirmi beş ülkede yayımlandı, bazı öykülerinden yapılan tiyatro uyarlamaları Türkiye ve Avrupa ülkelerinde oynandı. Yazar DAAD adlı kurumun davetlisi olarak bir yıl Berlin’de kaldı; Fransa, Almanya, İtalya ve Türkiye gibi pek çok ülkede hakkında incelemeler ve doktora tezleri yapıldı, belgeseller
çekildi. Nedim Gürsel’in aldığı ulusal ve uluslararası ödüller</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86020</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe0e5bbc-078a-4e98-a61a-3d81ae87ae29.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Panter</image:title>
            <image:caption>Kondo ailesiyle birlikte bir Gine kabilesinde yaşayan küçük bir çocuktur.

Hayatına mutlu mesut devam ederken bir gün kutsal saydıkları &quot;Cennet Çayırı&quot;nda bir aslanın belirmesiyle işler karışır. Bütün Gine kabilelerinin ulu lideri, Kondo&apos;nun dedesi, Dakarai bunu gelecek felaketin ayak sesleri olarak yorumlar. Nitekim Dakarai yanılmaz ve bir grup Avrupalı kabilelerine saldırmaya başlar. Saldırganlar Fransızlardır ve Gine&apos;yi işgalleri, halkı köleleştirmeleri başlamıştır. Tesadüf eseri işgalci askerlerden kaçabilen Kondo, abisi ve dedesi Dakarai ne yapacaktır? Peki yakalanırlarsa ne olacaktır?

Ulak serisinden tanıdığımız Okay Tiryakioğlu&apos;nun kaleminden köleciliği, sömürüyü ve işgali bütün gerçekliğiyle anlatan muhteşem bir roman dizisinin ilk kitabı. Sürükleyici ve kalbe dokunan kurgusuyla Okay Tiryakioğlu&apos;nun ödüllü kaleminin harika birleşimi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86021</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/427485de-021c-42b5-8f2d-3ba8587d55af.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalet X</image:title>
            <image:caption>Matematik sizi çileden mi çıkarıyor?

Cebir ve formüller hayatınızı zorlaştırıyor mu?

Denklemleri görünce içiniz mi ürperiyor?

Artık üzülmeyin. Hayalet X sizi tüm bu dertlerden kurtaracak!

Grizelda ve arkadaşlarının Barbarın Yeri&apos;nden neler aldığını bulun ve ödeyecekleri parayı hiç zorlanmadan hesaplayın, bir kez daha kötü Profesör Fiendish&apos;i mağlup edin ve Öldürücü Matematik laboratuvarında ufak bir gezintiye çıkı kimsenin bilmediği sırları keşfedin. Garanti ediyoruz: Bu kitapta sıkıcı alıştırmalar ve ödevler bulunmaz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86022</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57599173-452b-45a8-91b2-527cc5e99805.jpg</image:loc>
            <image:title>Selçuklular - Macera Dolu Anadolu</image:title>
            <image:caption>“Vatan” olarak tanımladığımız bu güzel topraklarda eğer bugün yaşıyorsak bunu 250 yıl boyunca bu coğrafyaya hâkim olan Selçuklulara borçluyuz. Selçuklular ve onun Tuğrul ve Çağrı Beyler, Alp Arslan, Melikşah, Süleyman Şah, II. Kılıç Arslanlar gibi ölümsüz kahramanları; bu topraklara silinemez, unutulamaz, yadsınamaz bir damga vurmuşlar; Türk tarihinde adeta bir köprü vazifesi görüp “altın çağı”nı yaşatmışlar; din, dil ve ırk ayrımı yapmadan milletleri hoşgörüyle birleştirmişlerdir. Nice fetihlerle, savaşlarla Anadolu’daki Türk varlığını güçlendirmişlerdir. Herkesi düşünmüşler; Anadolu’yu uçtan uca insanların faydasına eserlerle donatmışlardır. Bugün bile öğretilerini tüm dünyanın saygı ile karşıladığı Yunus Emre, Mevlâna, Nasreddin Hoca, Hacı Bektaş-i Veli ve Gazali bu dönemde yaşamıştır. Şimdi her yönüyle Osmanlı’ya ilham veren bu muhteşem uygarlığı “Eğlenceli Tarih” farkıyla öğrenme, şaşırma, hayran olma zamanı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86023</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/657bdab4-7579-40ee-a03d-75062c15cc1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Orman Öyküleri</image:title>
            <image:caption>Uruguay doğumlu Arjantinli yazar Quiroga 1878’de Salto’da dünyaya geldi. Annesi Uruguaylı, viskonsül olan babasıysa Arjantinliydi. Hayatının büyük bölümünü Salto, Montevideo ve Buenos Aires’te geçirdi. Edebiyatın yanı sıra bisikletçilik, kimya, fotoğrafçılık ve gazetecilikle uğraştı. Eserlerinde Edgar Allan Poe etkisi görülmektedir. Quiroga, Güney Amerika’da modern öykücülüğün öncülü sayılmaktadır. Yazar bu kitabında Misiones ormanlarının tehlikelerle dolu gizemle atmosferini, yabani hayvanların birbirinden ilginç hikâyelerini sunuyor. Arjantinli çocuklar hangi masalları okuyor diye merak edenler için Orman Öyküleri’ni sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86024</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d18f160-e9ea-479a-9930-66cfce06e6db.jpg</image:loc>
            <image:title>Öteki</image:title>
            <image:caption>Memur Golyadkin, aniden çevresinde beliren ve her yönüyle kendisine tıpatıp benzeyen sureti yüzünden tüm itibarını yitirme tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Dostoyevski’nin en tartışmalı kitaplarından olan Öteki, ürkütücü ve tekinsiz atmosferiyle okuru gerilim dolu bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86025</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76d3dbd2-329e-4aac-a323-cf84138da3a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiraz ve Sultan</image:title>
            <image:caption>Sırlı serüven bu kitapta da devam ediyor. Yedi yüz yıllık bir defter… ‘Şiraz ve Şehzade’ adlı birinci kitapta defterin bulunuş hikâyesi anlatılmıştı. 

Kaleme alan, Musâb. Ünlü bilge Sadi-i Şirazi&apos;nin fedakâr talebesi. İlk kitapta hayatının Şiraz faslını okumuştuk. Bu kitapta ise Osmanlı&apos;nın kuruluş döneminde yaşadıklarına tanık oluyoruz.
Bir de sırlı olay var. Hayal edilmesi bile güç bir hadise. Okuyunca hayret edeceksin.
Tılsımlı bir dünyaya girmeye hazırsan başla okumaya. Tarihi maceralar ve ibretli kıssalar dünyasının kapıları ardına kadar açılsın sana!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86026</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ff7128c-2eb9-442d-8755-8337fbbf1431.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Bölüm</image:title>
            <image:caption>Son Bölüm, çağın hasta ettiği çoğu insanın acılarını dindirmek üzere kapandığı Torahus Sanatoryumu’ndaki olağan şüphelerinin hikâyesi... Romanda bir grup merkezî karakter var, ancak belirgin bir ana kahraman yok. Karısının sadakatsizliğini keşfettikten sonra sanatoryuma kapanan ve çevresini sürekli canına kast etmekle tehdit eden İntiharcı, bunlardan biri. Başka bir konuk güzel Julie d’Espard, çocuğunun babası sahte kont Flemming bir gün ortadan kaybolduğunda Julie iyi kalpli ve erdemli çiftçi Daniel’e sığınıyor.

Son Bölüm Hamsun’un ölüm temasına odaklandığı, yazarlık kariyerinin en farklı romanlarından biri, otoritelere göre Thomas Mann’ın Büyülü Dağ’ına kardeş bir roman. Modern hayatın insanı nasıl yozlaştırdığını anlatan, çarenin doğaya dönmekte, özümüze dönüp bakmakta olduğunu hatırlatan bir hikâye.

“Hamsun’un üslubu dış görünüşüyle ihtişam ve süsten uzaktır. Güzellik onun sadeliğinde gizlidir. Anlatırken felsefe yapar. Ama onun önceden ne diyeceğini kestirmeye çalışmak boşunadır. Ahlaki bir dogma, sosyal bir hipotez ortaya atmaz. Onun düşünceleri bir ideal kadar hürdür.”
– Maksim Gorki</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86027</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da235ae7-4488-4bec-8bc9-4839f8ac6e6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kağıttan Son Turna Kuşu</image:title>
            <image:caption>Günümüz Japonya&apos;sından, nükleer bombanın Hiroşima&apos;yı mahvettiği güne uzanan, kalplerdeki umudu yeşertecek unutulmaz bir roman...

Mizuki&apos;nin büyükbabası Ichiro&apos;nun kişiliği karısının vefatından sonra değişmiştir. O neşeli ve mutlu kişi gitmiş; yerine yıllardır biriken pişmanlıkların ezdiği, hayatla bağlarını koparmış Ichiro gelmiştir. Bu değişimin sebebi, Ichiro&apos;nun ergenlik çağında yaşadığı Hiroşima&apos;ya nükleer bombanın atıldığı günde gizlidir. Mizuki büyükbabasını yıllarca herkesten sakladığı anlatması için cesaretlendirir.

Ergenlik çağındaki Ichiro, evinde arkadaşı Hiro&apos;yla beraber vakit geçirirken dehşet verici nükleer bombanın atılmasıyla kör edici bir parlamaya şahit olur. İki arkadaş, çok ağır hasar almış bu şehirde büyük cesaret sergileyerek Hiro&apos;nun beş yaşındaki kız kardeşi Keiko&apos;yu bulmaya çalışırlar. Ichiro ve Hiro Keiko&apos;yu kurtarabilecek midir? Peki ya Ichiro babasına ve Hiro&apos;ya verdiği sözleri tutabilecek midir? 

Bir Japon efsanesine göre, kâğıttan bin tane turna kuşu katlama sabrını gösterenlerin dilekleri gerçek olurmuş. Ichiro, yapması gereken son turna kuşunu tamamladığında her şey yoluna girecek mi? Üzerinden bunca yıl geçmiş bir söz için Mizuki büyük babasına yardım edebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86029</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dadfa81b-9fe3-4ffe-8717-1b3bb1eaba07.jpg</image:loc>
            <image:title>Döviz Kuru Rejimlerinin Finansal İstikrar Üzerine Etkisi ve Politika Önerileri : Türkiye Örneği</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
BİRİNCİ BÖLÜM 
Döviz Kuru Rejimleri ve Finansal İstikrara Yönelik Teorik Çerçeve 
İKİNCİ BÖL
Türkiye’de Uygulanan Döviz Kuru Rejimleri 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
 Türkiye’ye Yönelik Finansal İstikrarın Tespiti Amacıyla Model Oluşturulması ve Sonuçları 
DÖRDÜNCÜ BÖL
Türkiye’ye Uygulanan Döviz Kuru Rejimleri ile Finansal İstikrar Arasındaki İlişkiye Yönelik Analiz Sonuçları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86030</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9b9eff9-0a9b-4717-8ceb-a6ec8d47c463.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Ölçümü</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
GİRİŞ 
1. TEMEL KAVRAMLAR 
2. ETKİNLİK ÖLÇÜMÜNDE KULLANILAN YÖNTEMLER 
3. VERİ ZARFLAMA ANALİZİ 
4. SAĞLIK HİZMETLERİNİN VERİ ZARFLAMA ANALİZİ YÖNTEMİYLE ETKİNLİKLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: LİTARATÜR ÖRNEKLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86031</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1251d28-7651-495b-ab83-64aeb94f8f04.jpg</image:loc>
            <image:title>2008’den 2018’e Küresel Krizin 10 Yılı</image:title>
            <image:caption>Yükselen Piyasalar ve Türkiye: Finansal Sorunlar, Beklentiler 
Global Piyasalarda Kriz Riski, Türkiye’ye ve Kurumlarımıza Olası Etkileri 
Kriz Döneminde Bankacılık: ‘Sektördeki Hatalar, Fırsatlar, Uygulamalar’ Üzerine Görüş ve Tavsiyeler 
Global Kriz, Dünya ve Türkiye 2009 Değerlendirmesi, 2010 ve Sonrası İçin Beklentiler 
21. Yüzyılda Yeni Bir Dünya Savaşı Türü: ‘Kur Savaşları’ 
2010 Yılı Biterken Dünya’daki Son Finansal Gelişmeler ve Türkiye 
Uluslar arası Finansal Krizin Mülki İdare Bağlantısı 
Dünya ve Türkiye’de Şubat – Mart 2011 Aylarındaki Finansal Gelişmeler 
Finans Piyasalarında Dengeler Sağlanamıyor, Yeni Bir Mali Düzene İhtiyaç Var! 
Global Ekonomilerde Acımasız Savaş: ‘Kıyamete Giden Yol: Armageddon mu?’ 
Global Finansal Piyasaların 2011 Yılı Genel Değerlendirmesi ve 2012 Yılı için Beklentiler 
Küresel Finans Sistemindeki Güncel Gelişmeler ve Krizin Geleceği 
Kriz (Na Crisis) ‘Düşünüp Karar Vermek’ veya ‘Takdiri İlahi’: Hnagisi?   
Piyasalarda Kelebek Etkisi (The Butterfly Effect) ve Kusursuz Fırtınalar Dönemi 
2015 Yılı Biterken Küresel Krizde Durum 
2016 Yılında da Ekonomik Belirsizlik (Risk) Büyüyor 
 2016’nın Ardından Dünya Ekonomisi 
 Krizin 10. Yılında Dünya ve Türkiye Ekonomisi: 2017 Yılı ve Sonrası 
 Küresel Krizin On Yılı: ‘Bitmeyen Senfoni’</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86032</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3ce2cdf-8a61-4c05-833f-490a16795ef8.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençlik ve Spor Bakanlığında Örgüt İkliminin İşgören Performansı Üzerine Etkisi: Alan Araştırması</image:title>
            <image:caption>1. GENEL BİLGİLER 
1.1.   YÖNETİM 
1.2.   ÖRGÜT İKLİMİ 
1.3.   İŞGÖREN PERFORMANSI 
1.4.   ÖRGÜT İKLİMİ VE İŞGÖREN PERFORMANSI İLİŞKİSİ 
2.   GEREÇ VE YÖNTEM 
2.1.   Araştırmanın Amacı ve Önemi 
2.2.   Araştırmanın Ön Kabulleri 
2.3.   Araştırmanın Evreni ve Örneklem Yöntemi 
2.4.   Araştırmanın Yöntemi 
2.5.   Araştırmanın Hipotezleri 
2.6.   Araştırmanın Veri Toplama Aracı 
2.7.   Araştırmanın Pilot Uygulaması 
3. BULGULAR 
3.1.   Ölçeklere İlişkin Güvenirlik Analizleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86033</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7d4f6f9-50a7-44f1-9c5b-e92f9eeb4b7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyuna Başlarken</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1. OYUN KAVRAMI 
2. OYUN KURAMLARI VE TEORİLERİ 
2.1.Klasik Kuramlar 
2.2.Dinamik Kuramlar 
2.3.Psikolojik Oyun Teorileri 
3. OYUN VE ÇOCUK 
4. OYUN İÇİN SÖYLENMİŞ ÖZLÜ SÖZLER 
5. EĞİTSEL OYUNLAR 
6. EĞİTSEL OYUNLARIN EĞİTİME KATKILARI 
7. EĞİTİMDE KULLANILAN OYUNLARLA İLGİLİ YÖNTEMLER 
8. OYUN VE PROBLEM ÇÖZME 
9. BELLEK(DİKKAT VE ALGI) GÜÇLENDİRME TEKNİKLERİ 
10. OYUN VE EGZERSİZ 
11. OYUN VE FİZİKSEL ETKİNLİK KARTLARI 
12. ZEKA OYUNLARI 
13. GELİŞİM ALANLARINA GÖRE ZEKA OYUNLARI 
14.  ÇOCUKLARDA DİKKAT, GÖRSEL ALGI VE OYUN İLİŞKİSİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86034</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dcf63c6-f4d5-4f46-b2be-373779415504.jpg</image:loc>
            <image:title>Bak Bak Saklambaç</image:title>
            <image:caption>Bak Bak Saklambaç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86035</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/837eb700-93d0-41f2-9120-8ca458a4acae.jpg</image:loc>
            <image:title>Şerif Hayvanlar Aleminde Alfabe Kitabı</image:title>
            <image:caption>Harfleri öğrenmek için kolay ve eğlenceli bir başlangıç!
Parmaklarını harflerin içinde gezdir, tekrar ve tekrar yaz. 
Tüm alfabeyi harika hayvan dostlarınla birlikte dokunarak öğren. 
Renkli hayvan çizimleriyle dolu bu alfabe kitabında harfler, sayfalara derin olarak basılmıştır. Çocuklar sayfalara dokunduklarında parmakları harflerin içine girer ve harfin şeklini hisseder. Harfler, hayvan isimleriyle birlikte seslendirildiğinde, çocuklar o harfin sesini öğrenir. A harfini aslan ile eşleştirir ve Aaaa sesini hatırlar… 
Şerif Hayvanlar Âleminde Alfabe Kitabı’yla hikayeler üretebilir, bu kitabı ikiniz için daha da özel bir hale getirebilirsiniz. 
Renkli ve kaliteli çizimlerle çocukların hayal gücünü ve özel baskılarıyla dokunma hissini harekete geçirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86036</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a1a4ce9-99d2-49b0-9800-433fed5a6dc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Klasik Fiziksel ve Göreceli Mekanik</image:title>
            <image:caption>Newton mekaniği ve göreceli mekaniğin temel kavramları belli ölçüler içinde verilmektedir. Konular işlenirken oldukça kısa ve kolay anlaşılabilir bir biçimde verilmeye özen gösterildi. Çok ayrıntıya girildikçe özden uzaklaşılacağı, bir konu çok ayrıntılı anlatıldığı zaman asıl noktaları yakalamanın güç olacağı ilkesi ve deneyimi göz önüne bulunduruldu. Okuyucu kısa ve temel bilgileri iyice anladığı zaman daha güç ve karmaşık problemleri zorlanmadan çözebilme olanağını ve becerisini elde edecektir. Konular işlenirken daha çok vektör ve diferansiyel yöntemler kullanıldı. Olabildiğince Türkçe terimler kullanılmaya çalışıldı. Konuların verilişinde pedagojik bir sıra da gözetildi. Çok sayıda çözülmüş örnek ve çözülecek alıştırmalar verildi. Kitap başlıca şu bölümleri içermektedir: Giriş; Mekaniğin temel kavramları; Düzgün kuvvet alanında hareket; Harmonik hareket; Merkezsel kuvvet alanında hareket; Hareketli konsayı düzenimlerinde hareket; Katı cisimlerin hareketi; Parçalanma, çarpışma ve saçılmalar; Göreceli mekanik ilkeleri; Göreceli mekanik kuramı; Matematiksel ekler. Bu kitabın kendi alanında bir boşluğu dolduracağına inanılmaktadır. Özellikle lisans ve lisansüstü fizik ve mühendislik öğrencilerine, araştırmacılara ve Türkçe kaynak sıkıntısı çeken başka okuyuculara çok yararlı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86037</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a2594d6-57d8-4f68-b8fb-e7a254f27593.jpg</image:loc>
            <image:title>Keziban’a Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Nurullah Ataç’ın “Keziban’a Mektuplar” ve “Ayşe’ye Mektup” başlıkları altında 1926-1940 yılları arasındaki süreli yayınlarda kalmış yazıları Keziban’a Mektuplar adıyla ilk kez Yapı Kredi Yayınları’nda kitaplaşarak okuruyla buluşuyor.

Mehmet Can Doğan’ın büyük bir titizlikle hazırladığı kitapta, Keziban’a 14 yıl boyunca yazılmış toplam 44, Ayşe’ye ise hepsi 1940’ta yazılmış 10 mektup bulunuyor.
Ataç, mektup biçimindeki eleştirel denemelerinde yazınsal sorunlar üzerine Keziban’la düşünürken bazen ona, bazen kendisine karşı çıkıyor. Lirizm, intihal, snopluk, delilik, muamma, tesir, eleştiri, anket, samimiyet, eski şiir, yenilik konularının yanı sıra, dergilerde okuduğu kimi yazılar üstüne yaptığı eleştirilerde, yazarlarla girdiği polemiklerde alabildiğine alaycı, kuşkucu, sivri dilli bir Ataç, Ayşe’ye mektuplarındaysa büsbütün aşka düşmüş, büsbütün hülyalı bir Ataç çıkıyor karşımıza. Sanki biri muhayyel, biri gerçek iki kadına yazılmış mektuplar, yazan-yaşayan Ataç’ın düşüncelerine, duygularına ışık tutuyor.
Nurullah Ataç’ın modern düzyazımızın kurucu ustalarından olduğu Keziban’a Mektuplar’da bir kez daha görülüyor.

“Yenilik peşinde koşanların kendilerini tehlikeye attıklarını söyledim, Keziban; doğru, ancak şu var ki eskiye, sınanmışa bağlananlar doğrudan doğruya ölüme atılmış olurlar. Her çiğnenmiş yolun ucunda ölüm vardır; dirim her vakit yeniliktedir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86038</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92cf24b6-9751-4553-9216-ce0c5402c126.jpg</image:loc>
            <image:title>Anaların Hakkı</image:title>
            <image:caption>Selçuk Baran’ın yedi öykü kitabı daha önce Yapı Kredi Yayınları’ndan Ceviz Ağacına Kar Yağdı (2008) adıyla tek ciltte toplanmıştı. Bütün öyküleri şimdi gözden geçirilerek, yazar portreli kapaklarla ayrı ayrı basılıyor.

Selçuk Baran’ın ikinci öykü kitabı Anaların Hakkı (1977) 1978 Sait Faik Hikâye Armağanı’na değer görülmüştü. Dokuz öyküden oluşan kitapta Selçuk Baran çaresizliklerin, umutsuzlukların, acıların mutluluklarla, umutlarla yan yana yaşadığı, çürümeyle yeşermenin iç içe geçtiği bir toplumda, sınırlarını kendilerinin çizdiği küçük dünyalarında ömür tüketen insanların fırtınalı dünyalarına ustaca sokuluyor.
Yalnızlık ve umutsuzluk dolu öykülerinde düşsel, şiirli bir hava yaratmakta başarı gösterdiği kabul edilen Selçuk Baran, Behçet Necatigil’den Vedat Günyol’a, Füsun Akatlı’dan Selim İleri’ye, Hulki Aktunç’tan İbrahim Yıldırım’a, İnci Aral’dan Behçet Çelik’e pek çok yazarın övgüyle üstünde durduğu, ancak günümüz okuru tarafından daha fazla keşfedilmeyi bekleyen bir yazar.

“Bir zamanlar pek içli dışlı olduğu gündelik yaşantısı, ondan kopup gitmişti. Ancak yeni öğrendikleriyle biçimlenebilecek, saydam, ağırlıksız bir maddeydi çevre. Üzerine hiçbir şey çizilmemiş kocaman bir cam parçası....”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86039</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17d98c1a-5f84-4526-91e7-7f3e581d8c72.jpg</image:loc>
            <image:title>Oduncular</image:title>
            <image:caption>Hiçbir kasaba böylesine sessiz olmamıştır.”

Fin kuvvetlerinin Ruslar gelmeden yakıp yıktığı Suomussalmi kasabasında bir kişi kalmıştı. Oduncu Timmo’nun oradan ayrılmaya hiç niyeti yoktu; hem kasabaya sahip çıkacak, hem de vahşi savaşın ortasında her zaman doğru olanı yapmaya çalışacaktı...

Norveç’in yaşayan en önemli yazarlarından Roy Jacobsen, yeri göğü kaplayan ölümcül kuzey kışının ve İkinci Dünya Savaşı’nın gölgesinde yaşananları göz alıcı bir üslupla anlatıyor: Timmo’nun taze karda bıraktığı derin ayak izleri, gürül gürül yanan odun sobaları, bir çift kadın ayakkabısı ve minnet duygusu üzerine kurulan incelikli bir hikâye.

Hiçbir yerde ışık yanmıyordu, kum gibi kuru karlarda tek bir ayak sesi duyulmuyordu, konuşmalar yoktu, köpek havlamaları yoktu, tepinen ya da burunlarından soluyan atlar yoktu, kasabanın sesleri sönüp gitmişti ve her şeyden önemlisi bacalardan duman çıkmıyordu; dört bin nüfusun ve en az bir o kadar hayvanın yaşadığı kasaba birkaç saat içinde, insanlarla hayvanların yaratılması düşünülmeden çok önceki zamanlardan beri buradaki ormanları kasıp kavuran buz gibi soğukta omuz omuza verip soluklarını tutarak bekleşen boş ağaç kabuklarına dönüşmüştü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86040</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf12c1bb-8423-44bc-852c-a1b8819fee0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kış Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Selçuk Baran’ın yedi öykü kitabı daha önce Yapı Kredi Yayınları’ndan Ceviz Ağacına Kar Yağdı (2008) adıyla tek ciltte toplanmıştı. Bütün öyküleri şimdi gözden geçirilerek, yazar portreli kapaklarla ayrı ayrı basılıyor.

Selçuk Baran’ın üçüncü öykü kitabı Kış Yolculuğu (1984) “Türkân Hanım’ın Ölümü”, “Temmuz, Ağustos, Eylül” ve “Kış Yolculuğu” adlı üç uzun öyküden oluşuyor. Bunlardan “Türkân Hanım’ın Ölümü” yazarı tarafından tiyatro oyunu olarak yeniden yazıldı ve Ankara Devlet Tiyatrosu Şinasi Sahnesi’nde 1990-91 sezonunda sahnelendi. Öykü ve oyun metni birlikte bu yıl Yapı Kredi Yayınları arasında çıkmıştı.
Yalnızlık ve umutsuzluk dolu öykülerinde düşsel, şiirli bir hava yaratmakta başarı gösterdiği kabul edilen Selçuk Baran, Behçet Necatigil’den Vedat Günyol’a, Füsun Akatlı’dan Selim İleri’ye, Hulki Aktunç’tan İbrahim Yıldırım’a, İnci Aral’dan Behçet Çelik’e pek çok yazarın övgüyle üstünde durduğu, ancak günümüz okuru tarafından daha fazla keşfedilmeyi bekleyen bir yazar.

“İçime zehrini salıp gitti. Kimdi, neyin nesiydi? Sorup öğrenmeye hiç niyetim yoktu. Yüreğime bir bıçak saplanmıştı. Acısından uluyabilirdim. Gene de sözünü dinledim. Pencerenin önünde durup ufka baktım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86041</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56b7ec9c-6986-47c5-9803-92f4f93b9e1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaledibi Sokağı</image:title>
            <image:caption>Bilgin Adalı’nın ilkokula başlamadan önce Antalya’ya göçtükleri iki yılı anlattığı Kaledibi Sokağı sıcacık bir aile ve büyüme hikâyesi aslında. 1949-1950 yıllarına odaklanan kitap, ileride yazar olacak bir çocuğun gözünden hayata dair gözlemlerini paylaşırken, o dönemin çocukluğuna da ayna tutuyor. Yer yer hüzünlü, yer yer güldüren, bir solukta okunacak bir metin.

TADIMLIK
“Kaledibi Sokak, bir sırası eski evlerden, bir sırası üç adam boyunda taşlardan örülmüş bir setten –eski bir kale duvarıydı bu set– oluşan daracık bir sokaktı. Sokağın alt yanına dizili evlerin duvarlarının dibinde, Antalya’nın en sıcak gününde bile serin suyun hoş bir şırıltıyla aktığı küçücük bir ark uzanırdı. Hemen her evin önünde küçük bir bahçe ya da avlu vardı. Avlulardaki havuzlar bu arktan gelen suyla doldurulurdu. Kullanma suyu, bu sudan sağlanırdı. 
Küçük tahta parçalarını bu arktaki suda kayık niyetine yüzdürdüğümü gören bitişik komşumuz Ahmet Kaptan’ın ortanca oğlu Nuri, bir gün bana çam kabuğundan bir kayık yaptı. Ortasında direği, direğe bağlı bir bez parçasından yelkeni, direğin tepesinde küçücük bir bayrağı bile vardı. Arkın suyu içinde çam kabuğundan teknemi yönlendirirken, kendimi gerçek bir kaptan gibi hissederdim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86043</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc6e7c55-e1d6-4884-a561-f48bb5c4faff.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlığa Yolculuk</image:title>
            <image:caption>“Paul Leppin, acı içinde yok olan Prag’ın güzide ozanı, sonsuz bir hayal kırıklığının şairiydi…”
MAX BROD
“Prag bohemlerinin kralı” olarak tanınan Paul Leppin, Karanlığa Yolculuk’ta adını koyamadığımız bir huzursuzluğu, sebebini bulamadığımız bir bunalımı ve adresini bilmediğimiz bir isyanı anlatıyor. İlk kez 1914’te yayımlanan bu kısa roman, varoluştan ümidini yitirip melankolik bir ruh haline bürünen yirminci yüzyıl insanının portresini şeffaf bir şekilde ortaya koyuyor. 
Yirmili yaşlarındaki Severin, Prag’ın eski ve yeni dünya arasında sıkışan sokaklarında yürürken, bir yandan ruhsal bir arayışa da çıkar. Varoluşun anlamına ve geçen zamanın bıraktığı ize dair sorgulamalara, değişen şehrin yarattığı nostalji de eşlik eder. Manevi boşluğu dolduramayan bedensel hazların, hayata anlam katmaya çalışan ölümcül arayışların hiçbiri kesin çözüm değildir bu yolculukta. Çöküş kaçınılmazdır.
Bir yandan devlet memurluğu yaptığı tekdüze bir iş hayatına sahipken diğer yandan da çalışmalarıyla Çek ve Alman edebiyatları arasında bir köprü kuran Leppin, 1939’da Nazilerin Prag’ı işgal etmesi sonucu Gestapo tarafından tutuklanıp sorguya çekildi. Serbest bırakıldıktan sonra sağlık sorunları arttı ve günün büyük bir kısmını tekerlekli sandalyede geçirmeye başlasa da yazmaya devam etti.
Karanlığa Yolculuk, evini arayan bir ruhun, gözünü arayan bir zihnin hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86044</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5762620e-0926-498e-8c3b-e4a084486530.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizon Raymon</image:title>
            <image:caption>Raymon kocaman, kuvvetli ve de cesur. Bu çok normal, çünkü kendisi bir bizon. Aynı zamanda da bir kitabın kahramanı.
Kitap Çınar’a ait; sakin ve akıllı mı akıllı küçük Çınar’a. 
Yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen bu iki arkadaş, günün birinde ayrı düştüler. Çünkü Raymon, birtakım talihsizlikler sonucu ait olduğu kitabın içinden çıktı, tıpkı bir yavru kuşun yumurtasından çıkması gibi…
Kitap sevgisini, kütüphanelerin büyüleyiciliğini ve dostluğun gücünü yansıtan bir hikâye. Hem de muhteşem resimlerle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86045</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99efd3a8-22f9-4bfd-b546-e4fff71bae5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Zartoloji – 1001 Gece Esintileri</image:title>
            <image:caption>İnsanın temel bedensel fonksiyonlarından biri olan “yellenme”, asırlardır mizah malzemesi olarak kullanılagelmiştir. Bugün birçokları için “kaba” bir mizah unsuru gibi görünse de doğru yerde çıkan “zart” sesi, herkesi güldürmeye yetecek güce sahiptir… 
Elinizdeki seçki, “yellenme”nin klasik Arap edebiyatındaki örnekleri üzerine. Mekân Ortadoğu’nun ilim ve kültür havzaları konumundaki Bağdat, Basra, Medine, Şam, Horasan gibi merkezler; hikâye kahramanlarının birçoğu ise halifelerden sultanlara, emirlerden valilere, kadılardan ediplere, şairlerden kâtiplere, bedevilerden sıradan Müslüman Ortaçağ insanına kadar son derece geniş bir “yel-pazedeki” otantik karakterler.
Zartoloji – 1001 Gece Esintileri, “fıs”ından pis kokanına, şiddetiyle şalvar yırtanından bahanesiyle ödül kazandıranına 140 hikâyeden oluşan bir “yel-name”. Sanıldığının aksine “yellenme”ye dair değil, insana dair hikâyeler toplamı. Gülerken dikkat, kaçıvermesin…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86046</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4713e815-5be2-46ae-bb65-0e6ad21089b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Muzaffer İlhan Erdost</image:title>
            <image:caption>“‘İlhan… İlhan…’ dedim, sesim havada kaldı.
İbrahim oğlu Yusuf ailesinde iki İlhan var.
Biri beş yaşında ölen İlhan. Adını ben koymuşum. 
5 Mayıs 1941’de öldü.
Biri öldürülen İlhan.
17 Aralık 1944’te Artova’da doğdu.
7 Kasım karanlığında, Mamak Askeri Cezaevi’nde C Blok F Koğuşu’nda, iki tutuklunun kolları arasında sağ dizi üstüne çömeldi. Kolları yana sarktı. Başı hafif öne düştü.
‘İlhan… İlhan…’ dedim, sesim havada kaldı.
Üstüne uzattıkları battaniyeyle aldı götürdüler.
O gitti, ben kaldım.”
O tarihten sonra Muzaffer Erdost, 
Muzaffer İlhan Erdost oldu.
Kardeşine son seslenişi olan İlhanİlhan kitabevini kurdu.
25 Şubat 2020 tarihinde hayata veda etti.
Feyziye Özberk, Muzaffer İlhan Erdost kitabıyla yaşamın tüm fırtınalarına rağmen ayakta kalan ve üretmeye devam eden devrimci bir aydının portresini çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86047</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9e6dbaa-e0eb-4e81-b596-e93f16f208c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Tapınak Şövalyeleri - İsa&apos;nın Yoksul Askerleri</image:title>
            <image:caption>Bu eser, Haçlılar Çağı tabir edilen 12. ve 13. yüzyılların başlıca aktörlerinden ve hem faaliyet yürüttükleri dönemde hem de günümüzde tartışılmaya devam eden Tapınak Şövalyeleri hakkında, uzun zaman harcanarak titiz bir çalışmayla hazırlandı. Bu alandaki mevcut boşluğu belirli ölçüde dolduracak nitelikteki çalışma, hem bilgilendirici olması hem de güzel bir üslupla kaleme alınması dolayısıyla akademisyenler ve konuya ilgi duyanlar açısından okunmayı fazlasıyla hak ediyor.

Doç. Dr. Zafer Duygu

1099 yılında Kudüs’ün Müslümanlardan alınması Hristiyan âleminde büyük bir sevinç yaratmış ve Hristiyanlar hac ibadeti için Kudüs’e akın etmeye başlamıştı. Ancak Hacılar istikrarsızlığın hüküm sürdüğü kutsal topraklarda açık hedef haline geliyordu. Kudüs’e gelen hacı adaylarını saldırılardan korumayı amaçlayan Tapınak Şövalyeleri, kendilerine kutsal bir misyon yükleyerek İsa’nın Yoksul Askerleri adı altında dini-askeri karakterli bir oluşum haline geldiler. Kuruluşundan çok kısa bir süre sonra Papalık tarafından resmi bir örgüt olarak tanınan Tapınak Şövalyeleri, bu durumla birlikte büyük bir yükseliş göstererek Avrupa’nın en zengin ve en prestijli örgütü haline geldi.

Sahip oldukları zenginlik, askeri kabiliyet ve diplomasi becerileri sayesinde Haçlı Seferleri’nin asli bir unsuru haline gelen bu topluluk, seferlerin başarısızlıkla sonuçlanmasından sonra sorgulanmaya hatta ihanetle suçlanmaya başlanmışlardı. Yükselişleri gibi düşüşleri de çok hızlı gerçekleşen Tapınak Şövalyeleri, 1312 yılında Papalık tarafından resmi olarak ilga edilmiş, fakat arkalarında bitmek bilmeyen soru işaretleri bırakmışlardı.

Muhittin Çeken, Tapınak Şövalyeleri’nin asıl kuruluş amaçlarını, kısa sürede yükselerek dönemin en zengin ve en güçlü örgütü haline gelmelerini sağlayan faktörleri, Haçlı Seferleri’ndeki rollerini, Haşhaşiler ve Müslümanlarla olan ilişkilerini, yargılanmalarına sebep olan olayların perde arkasındaki gerçekleri ve Masonlarla bağlantılarını dönemin kaynakları ve modern çalışmaların yanında kendi bilgi birikimiyle de sentezleyerek ortaya koymuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86048</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9bebdf1-f3f9-4e99-93e6-3aa1a111a245.jpg</image:loc>
            <image:title>Ya İstiklal Ya Ölüm</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet dönemi siyasi ve sosyal tarihi alanında yaptığı çalışmalarla bilinen Prof. Dr. Ali Satan bu kitabında; literatüre “Kongreler Dönemi” olarak geçen, Mondros Mütarekesi (30 Ekim 1918) ile TBMM’nin açılışı (23 Nisan 1920) arasındaki on yedi aylık zaman dilimini etraflıca ve titizlikle anlatıyor. Asker, sivil, eşraf, esnaf, bürokrat ve din adamı gibi toplumun her kesiminin iştirakiyle yapılan kongrelerin fotoğrafını çeken Satan, Anadolu ve Rumeli&apos;nin işgali sonrası askerin ve halkın sadece cephede değil, dört duvar arasında da meşruiyetlerini kamuoyuna duyurmak için yoğun bir çaba sarf ettiklerini, toplanan kongreler üzerinden tek tek ve detaylı bir biçimde okuyucuya aktarıyor.

-Mustafa Kemal Paşa Samsun’a çıkmadan önce hangi kongreler yapıldı?
-Erzurum ve Sivas’tan evvel hangi şehir hukukî özgürlük bayrağını açtı?
-Hangi şehrimiz birden fazla kurultaya ev sahipliği yaptı?
-Kongreler cepheye nasıl bir motivasyon sağladı?

Prof. Dr. Ali Satan, Millî Mücadele Dönemi’ne dair yeni bir tarih penceresi açıyor ve mütareke devrinde Anadolu ve Trakya’da yapılan 31 kongreyi katılımcıları ve alınan kararlarıyla değerlendiriyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86049</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a83658df-c740-4d41-80eb-cae8b83dd389.jpg</image:loc>
            <image:title>Le Corbusıer Türkiye’de – İzmir Nazım Planı 1939 – 1949</image:title>
            <image:caption>Le Corbusier’nin 1939 yılında İzmir kent yönetiminin talebi üzerine hazırladığı İzmir nâzım plan projesi, gerek Fransa gerekse Türkiye’de az sayıda uzman tarafından bilinir. Mimarın uluslararası konjonktüre kurban giden ve İzmir kentinin yöneticileriyle yürütülen çetin pazarlıklar nedeniyle yavaşlayan çalışması 1949’da sona erer. Ancak teslim edilen proje dosyası İzmirli yöneticileri tereddüde düşürür. Dosya daha sonra kentin belediye hizmet binalarında kaybolur. Bir kopyası ise, nâzım plan projesine ilişkin özgün çizim ve planşlarla birlikte, Paris’teki
Le Corbusier Vakfı’nda şans eseri korunur. Bu belgeler 2009 yılının Mayıs ve Temmuz aylarında gerçekleştirilen bir gezici sergi çerçevesinde İzmir ve Strasbourg’da sergilenir. Elinizdeki kitap, sergi kapsamında Fransızca olarak yayımlanan Le Corbusier Türkiye’de ‒ İzmir Nâzım Planı (1939-1949) adlı kitabın gözden geçirilmiş ve geliştirilmiş Türkçe baskısı. Anekdotlarla iyice belirginleştirilmiş tanıklıklar eşliğinde, tarihsel ve duygusal yönleriyle ele alarak İzmir projesinin, Le Corbusier’nin şehircilik külliyatındaki ve 20. yüzyılın ilk yarısında Avrupa’ya özgü kent anlayışı etrafında gelişen tartışmalardaki yerini gözden geçiriyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86050</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd614015-8ab1-4e1c-916d-eda93267be57.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizgi Romanda Aksiyon Çizimi</image:title>
            <image:caption>Bir çizgi roman sanatçısı olmaya aday çizerlerin hepsi aslında ne çizmek ister? Tabii ki aksiyon. Deneyimli çizgi roman sanatçısı Lee Garbett bu kitapta çizgi romanların en eğlenceli ve de en önemli kısmı olan aksiyon sahnelerinin nasıl çizileceğine dair son derece pratik bilgiler veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86051</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f500196c-7e21-4922-9b5d-4bda35fa259e.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpek Adam -3 / İki Kediciğin Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Dav Pilkey’e çocukken DEHB ve disleksi tanısı konmuştu. Dav sınıfın düzenini o kadar bozuyordu ki, öğretmeni onu her gün koridorda oturtmak zorunda kalıyordu. Neyse ki Dav, resim çizmeyi ve öykü yazmayı çok seviyordu. Koridorda geçirdiği zamanı kendi çizgi romanını yaratarak geçirmeye başladı. Köpek Adam ve Kaptan Düşükdon burada ortaya çıktı. Üniversite yıllarında tanıştığı bir öğretmeni Dav’i resim çizmesi ve yazması için teşvik etti. 1986 yılında uluslararası bir yarışmayı kazandı. Bunun sonucunda ilk kitabı olan World War Won yayımlandı. 1994’de yayımlanan Dog Breath adlı kitabı ile 1998’de Kaliforniya Genç Okur Madalyası’nı kazandı. Ardından 1997 yılında The Paperboy ile Caldecott Onur Ödülü’nü aldı. 2002 yılında yayımlanan ve Kaptan Düşükdon karakterlerinden biri olan Süper Bezli Bebek’ in Maceraları, USA Today’in hem yetişkin hem de çocuklar için en çok satan kitaplar listesinde altıncı sıraya yükseldi ve aynı zamanda New York Times en çok satanlar listesinde de yer aldı. Daha sonra yayımlanan Gelecekten Gelen Kung-Fu Mağara Adamları Uk ve Gluk’un Maceraları ve Süper Bezli Bebek 2: Tuvalet Hırsızlarının Saldırısı, USA Today’in en çok satanlar listesine girdi. Bu çizgi romanların alışılmışın dışındaki tarzı çocuklardaki baskılanmış yaratıcılığı yüreklendirmeyi amaçlıyordu. Pilkey’in hikâyeleri yarı otobiyografik özellikler taşımaktadır aynı zamanda arkadaşlık, hoşgörü ve iyi kalplilerin zaferini öne çıkaran evrensel temaları da konu edinmiştir. Dav, Kuzeybatı Pasifik’te eşiyle birlikte kanoya binmeyi çok seviyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86052</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a26dd7ce-9814-4f16-82ac-29da05b7ee59.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm Ve Beyhudelik</image:title>
            <image:caption>Dünyanın bütün şairlerini tanıdım, bütün aşklarını, aldanışlarını. Baudelaire&apos;i tanıdım Albatros&apos;undan, Poe&apos;yu Kuzgun&apos;undan, Yesenin&apos;i ise kendi kanından. 
Söylemek istediğim o ki benden önce de büyük ustalarca tekrar tekrar söylenenler, aynı duygu hâllerinin yansımasıymış meğer. Kanımca şiir, düşünceyi ifade etmede değil de duyguları terennüm etmede kullanılan ortak sesler bütünü... 
Şairlerin duygu terennümündeki bütüne duygu hâlimden bir parça yansıma olan bu kitabı, ortak sesler adına kazanılmış bir zafer sayıyorum. Nicelerine mihenk taşı olsun diye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86053</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a43026b-68ea-4101-9771-ff7b464a87e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamyonları İzleyelim</image:title>
            <image:caption>Mavi, kırmızı ve turuncu kamyonlar! 
Çocuklar bu rengarenk kamyonlara bayılacak. 
Çocukları izleyen küçük sincabı aramayı da unutmayın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86054</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34564456-3ff2-488a-be77-e6af9cdf5308.jpg</image:loc>
            <image:title>Buz Ördeği</image:title>
            <image:caption>Ludovico aynı diğer ördekler gibi uçan, yüzen ve yemek yiyen bir ördek. İlk kış mevsiminin gelişiyle, umulmadık bir yeteneğinin olduğunu keşfedecek.  Hayat ve hayatın küçük tesadüfleri üzerine eğlenceli bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86055</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/991a4910-b739-4208-a07f-70798a921276.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökyüzüne Bak !</image:title>
            <image:caption>Evren’de kaç tane yıldız var? Teleskobu kim icat etti? Uzay yolculuğu yapan hayvanlar hangileri? Neptün’de gökyüzü ne renk? Satürn’ün kaç tane uydusu var?
Bu kitapta bu sorulara ve uzayın keşfine dair başka pek çok ilginç soruya cevap bulacaksın.
Kim astronot olma hayali kurmaz ki?
Gökyüzüne bak ve yıldızlara yolculuk yap!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86056</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e20c6eda-fb60-4a5a-ace2-a75e679c2f60.jpg</image:loc>
            <image:title>Mesafeyi Koruyalım</image:title>
            <image:caption>Mesafeyi Koruyalım
Duru’nun canı biraz sıkılıyordu. Anneannesini ve dedesini çok özlemişti. Arkadaşlarıyla parkta oynayamıyor, okula gidemiyordu. Neyse ki bu zor dönem geçiciydi ve dünya koronavirüsten kurtulduğunda, her şey eski haline dönecekti. Duru da o zamana kadar nasıl davranacağını çok iyi biliyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86057</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09437677-bc42-4fea-b58c-3340c4af854b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadi Gezelim Şehirde Kış Ara-Bul Kitabı</image:title>
            <image:caption>Kışın şehirde yürürken görülecek, yapılacak çok şey var! 
Hadi, birlikte arabaları, kamyonları, hayvanları sayalım, birlikte arayıp bulalım, renklerine bakalım! 
Çocuklar bu kitapla farklı nesneleri ayırt ederek dikkat ve odaklanma becerilerini geliştirecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86058</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cda38c0e-4967-4c4d-b6b0-36677a073189.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadi Gezelim Ormanda İlkbahar Ara-Bul Kitabi</image:title>
            <image:caption>İlkbaharda ormanda yürürken görülecek, yapılacak çok şey var! 
Hadi, birlikte hayvanları, çiçekleri, böcekleri ve daha birçok şeyi sayalım, birlikte arayıp bulalım, renklerine bakalım! Çocuklar bu kitapla farklı nesneleri ayırt ederek dikkat ve odaklanma becerilerini geliştirecekler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86059</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/141e6956-cb81-4a8e-a8e4-bcec57ad147e.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Araçlar Dünyayı Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Bir motor otomobili nasıl yürütür? Tarlada biçerdöver ne işe yarar? İnşaat alanında kepçeli ekskavatör neden kullanılır? Bu ve benzer soruların yanıtını alabileceğiniz, eğitici ve eğlendirici bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86060</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0e6f961-87c9-478d-bb48-44a3af21e7e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağları Keşfet Dünyayi Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Dağlarda gezintiye çıktığında, birbirinden güzel doğa harikalarıyla karşılaşabilirsin. Dağlarda hangi hayvanlar ve bitkiler yaşar? Teleferiğe nasıl binilir? Dağcılar dağa tırmanırken hangi malzemelere ihtiyaç duyarlar? Bir dağ gezisinde görülebilecek güzellikleri keşfetmeye hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86061</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec0aadee-8095-4c9b-8599-e7993525cac4.jpg</image:loc>
            <image:title>Beslenme Uzmanı – Yalamış Yutmuş</image:title>
            <image:caption>Beslenme Uzmanı – Yalamış Yutmuş
Rıfat Batur 
 
Sayın Yalamış Yutmuş,
 
Bu kitabı yiyene kadar... Ay pardon!! Okuyana kadar beslenmeme dikkat etmiyor; karpuzu bile ekmek arasında yiyordum. Acıkınca gözüm dönüyor, arkadaşım Umut’un parmağını sosis gibi görüyordum ve hep merak ediyordum: Hangi besin kas yapar, hangisi saf yapar? Katır kutur mu beslensek, şapur şupur mu? Haşlanmış odun mu yemeli, doğranmış demir mi? Hangisi akıl geliştirir, hangisi çene gevşetir? Neyse ki, kitabınız sayesinde bütün sorularıma cevap buldum. Çok komiksiniz bunu da söylemeliyim.
 
Neredeyse unutuyordum, kitabınızı okumaya başladığımda göbeğim vardı, ama ne olduysa birden kayboldu. Sizce nereye gitmiş olabilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86062</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/248a0323-9ac6-4d42-8c69-36f085e71085.jpg</image:loc>
            <image:title>Değerler Eğitimi – Prens ve Prensesler için (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dağlar kadar büyük, korkunç bir ejderha...
Onu minik bir kavanoz çilek reçeliyle yenebileceğine inanan iki küçük çocuk... Ayrıca sevimsiz bir cadı.
 
Bu macera gerçek hayat ve masal dünyasının kapılarını aralıyor. Küçük kral ve kraliçe Melisa çıktıkları tehlikeli, gizemli ve tuhaf yolculukta dürüstlük, iyilik, sevgi, adalet, sabır, saygı, güven, özgüven, cesaret, dostluk ve paylaşma gibi değerlerle yüzleşiyor. Küçük kralın gerçek hayatta yaşadıkları da insani değerlerin yalnızca masallarda anlatılan şeyler olmadığını gösteriyor bize.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86064</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1131a83f-a419-406a-acac-13d98fa8a285.jpg</image:loc>
            <image:title>Rosewater İsyan</image:title>
            <image:caption>- 2019 Arthur C. Clarke En İyi Roman Ödülü
- Inaugural Nommo En İyi Roman Ödülü
- John W. Campbell En İyi Bilim Kurgu Roman Ödülü finalisti
Yıl, 2067.

Rosewater şehri kaotik, canlı ve hayat dolu. Bazı sakinleriyse ise dünya dışından. Karizmatik belediye başkanı Jack Jacques, Rosewater’ı Nijerya’dan bağımsız, özgür bir devlet ilan etmiştir. Ne var ki şehrin uzaylılar tarafından yapılmış olan biyokubbesi ölmektedir.

Rosewater’ın bağımsızlığını yok etmek için saldırmaya hazırlanan hükümet güçleri, kubbenin ölümünü beklemektedir. Bu sırada şehrin sakin banliyölerinden birinde, kim olduğunu hatırlamayan bir kadın, çok eski zamana ait ve fazlasıyla dünya dışından anılarla uyanıyor.

“Tuhaf ancak bize çok da uzak olmayan bir gelecekte geçen biraz gerilim, biraz gizem biraz da hayali bir yolculuk. Hem Roger Zelazny hem de Nnedi Okorafor’un tempolarını andıran Rosewater, Nijerya’da geçen bir uzaylı istilası hikâyesi.”

-Lavie Tidhar

“Bu heyecan verici, tutkulu roman, bilim kurgu, psikoloji, aksiyon ve gizemin ustaca dokunmuş ve zekice bir karışımını sunuyor. Şiddetle tavsiye edilir.”
-Kate Elliott</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86065</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87cb4f00-d937-4652-bbbd-b1b6a5c62c25.jpg</image:loc>
            <image:title>Tasarım Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Tasarım, salt mühendislik işi değildir, düşünen insanın bilim, felsefe, teknik ve sanatta yeni tasarım modelleri yaratmasıdır. Tasarım felsefesi olarak estetik, bilimlerle de yakın ilgi içindedir, yalnız epistemolojik değil, aynı zamanda ontolojik bir ilgi içindedir.
Bilim de bir yaratma ve bir tasarım sistemidir, bilimde her kuram varlık üstüne yaratılmış bir tasarım modelidir ve kuramların değişmesi aslında tasarım modellerinin değişmesidir. Buna göre estetik, bir yaratma ve tasarım bilimi olarak tüm bilimlerin temelinde yer alır. 
Tasarım Felsefesi, kırk yıllık İsmail Tunalı külliyatı içerisinde, uzun bir kitap zincirinin son halkasını oluşturur. ‘İlk kitaplarından itibaren doğaya alternatif varlık arayışının kendisini götürdüğü yolda sanatın tasarımsal varlığı üzerine düşünmeye çalışan’ Tunalı, elinizdeki eserle ‘sanatın varlık dünyasına ilişkin bir felsefe anlayışı’ geliştirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86066</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae3a7531-c157-4a99-beae-001a7c6ca368.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyetin İzinde</image:title>
            <image:caption>Hep beraber el ele, cumhuriyetin izinde...

&apos;&apos;Cumhuriyet, bir yönetim şekli olarak nasıl ortaya çıkmıştır?&apos;&apos; sorusuna yanıt arayan Koray Avcı Çakman ve Toprak Işık&apos;ı tek yürekte buluşturan Cumhuriyetin İzinde, Antik Roma&apos;dan çağdaş Türkiye Cumhuriyeti&apos;nin kuruluşuna uzanan süreçte, toplumların &apos;&apos;daha iyi bir yönetim&apos;&apos; arayışının izini sürüyor.

Tarihî bilgileri paylaşırken kurgusuna eklediği efsane ve fabllarla özgün bir anlatım sergileyen bu ufuk açıcı kitap, okurlarına yönelttiği ucu açık sorularla, sorgulama ve araştırma isteği uyandırıyor.

Cumhuriyetin İzinde, Anadolu topraklarının cumhuriyetle buluşma hikâyesini hak ettiği değere yaraşır biçimde ele alırken; Türkiye Cumhuriyeti&apos;ni bize armağan edenleri bir kez daha saygı, minnet ve şükran duygularıyla anmamıza vesile oluyor. 

Bir yönetim biçimi olarak cumhuriyetin köklerine inip adım adım seyir defterini tutan Koray Avcı Çakman ve Toprak Işık, kâh tarihe iz bırakanların kâh masalların büyülü dünyasında arzıendam edenlerin yolunu ışıtıyor. Antik Roma&apos;dan demir alıp; Eski Yunan&apos;a dümen kırıyor. Magna Carta&apos;nın önemini anlatmak için İngiltere&apos;ye yelken açıyor; köleliği göz ardı edenlerin imzaladığı özgürlük bildirgesinin ardında yatanları göstermek üzere Amerika&apos;ya uzanıyor. Fransız Devrimi&apos;nin getirdiği değişim rüzgârlarını ardına alarak, bir dünya liderinin doğuşuna ve Türkiye Cumhuriyeti&apos;nin kuruluşuna tanıklık ettiriyor...

Cumhuriyetin İzinde bilimi, sanatı ve felsefeyi tarihsel olgularla harmanlayarak yaşadığımız çağın siyasi yapısını ve düşüncesini daha iyi kavramamıza ve evrensel bir bakış açısı geliştirmemize rehberlik ediyor.
Coşkulu anlatımıyla okurunun merakını diri tutmayı başaran kitap, içerdiği bilgileri edebiyatın çeşitli türlerinden faydalanarak aktarmasıyla bu alanda çocuklar için kaleme alınmış tüm çalışmalardan farklılaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86067</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/773fb7c7-a18b-4081-891b-fc9337dda370.jpg</image:loc>
            <image:title>Adem’den Öncesine Dönüş</image:title>
            <image:caption>Tarihten günümüze yaşamaya çalıştığımız coğrafya büyük bir şiddet sarmalı içinde kıvranmaktadır. Bu konudaki en önemli sorun ise dinsel ve seküler ayrımının yapılamamış olmasıdır. Ekonomik, politik ve toplumsal sebeplerden ötürü şiddete başvuran insan, ne yazık ki bunu dinsel bir ifadeyle etiketlemektedir. Sonuçta huzur ve esenlikle anılması gereken İslam dini, intihar bombacılarının dilinde şiddet içeren bir söz hâline gelmektedir. 
Bu eser,  son yıllarda yaşanan ve yaşanmakta olan şiddeti hayatımızın bir parçası hâline dönüştürmemek adına okuyuculara yeni bir kapı aralamaktadır. Her gün şahit olduğumuz olayların bilmediğimiz yönlerini gözler önüne sererek Kâbillere karşı birlikte kalkan olmanın yollarını göstermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86068</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4087e8c-d038-41fb-9615-6eca8334def5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizim Yokuş</image:title>
            <image:caption>Yusuf Ziya Ortaç’ın Bizim Yokuş diye bahsettiği yokuş −kitabın ilk cümlelerinde de göreceğimiz üzere− Babıâli Yokuşu’dur. Babıâli Yokuşu, bir dönem başta İstanbul olmak üzere Türk yayıncılığının kalbinin attığı yerdir. Kitabevleri, gazeteler, matbaalar… O yokuş, deyim yerindeyse koca bir kültür-sanat pasajıdır. İçinde Servet-i Fünunları, Akbabaları, Kehkeşanları, Safahatları, Hürriyetleri, Cumhuriyetleri, Cenap Şehabettinleri, Rıza Tevfikleri, Ziya Gökalpleri, Ahmet Haşimleri, Aziz Nesinleri, Refik Halitleri, Reşat Nurileri yaşatan bir yokuş… 

İstanbul’da 1895 yılında dünyaya gelen Yusuf Ziya Ortaç, edebiyata Vefa İdadisi’nde okurken aruz vezninde yazdığı şiirlerle başladı. Genç yaşta tanıştığı Ziya Gökalp’in etkisiyle hece ölçüsünü benimsedi ve bu türde verdiği başarılı örnekler sayesinde “Hecenin Beş Şairi”nden biri olarak ünlendi. 1915’te edebiyat öğretmenliğine başlayan Ortaç, edebi faaliyetlerine çeşitli dergilerde yazarak devam etti. Asıl yükselişini ise 1922’de Orhan Seyfi Orhon’la birlikte çıkarmaya başladıkları “Akbaba” adlı mizah dergisi ile yaşadı. Kısa sürede en ünlü mizah yazarlarından biri haline geldi ve ölümüne değin dergiyi çıkarmaya devam etti. Dönemine yayıncılık faaliyetleriyle damga vuran Ortaç, 1946-1954 yılları arasında milletvekilliği de yaptı. Ortaç, 1967’de, doğduğu şehirde hayatını kaybetti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86069</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3033578b-f502-4e48-b07f-ef762da5ed29.jpg</image:loc>
            <image:title>Henüz Tanışmadık</image:title>
            <image:caption>Bir kadının kendini yeniden keşfetme macerası, sevgi ekseninde samimi ve naif bir öykünün içinde kaleme dökülüyor… Bazen yeniden başlamak için her şeyden vazgeçmek gerektiğini, sıradan insanların nasıl sihirli bir dünya yaratabildiğini, görünenin ardında ne kadar büyük gizler olabileceğini öğretiyor bize… Karya’nın toy adımları bizi kendi hikâyelerimizle yüzleştirirken, umut etmeyi, hayal kurmayı ve inanmayı yeniden hatırlamamızı sağlıyor…Henüz Tanışmadık sürprizli finaliyle kendini hayatın akışına bırakmayı bilenler ve asla vazgeçmeyenler için dünyada hâlâ mucizelerin var olduğunu kanıtlıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86071</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfa0acd1-f6fb-4903-a61d-13889d3528db.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklı Yusuf</image:title>
            <image:caption>Merhaba!
Ben Meraklı Yusuf.
Her şeyi merak edip sorduğum için bana “Meraklı Yusuf” diyorlar.
Kafamı kurcalayan onlarca soru var...
* Allah bizi neden yarattı?
* Allah&apos;ı neden göremiyoruz?
* Allah bizleri ne kadar seviyor?
* Melekler neye benziyor?
* Ya Peygamberimiz, Kitabımız?
Bu sorular senin de aklına geliyordur eminim. Bu ve daha fazla sorunun cevabını merak ediyorsan hemen kapağı aralayıp okumaya başlamalısın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86072</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92782c95-d5fb-4ce4-b35f-74bf8c8b404a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Paylaşmak ( Ciltli )</image:title>
            <image:caption>On yıl önce, gezegenimiz yok olmanın eşiğindeydi. 
Uzayın derinliklerinde bir yerlerde gezegenlerini bizimle paylaşmak isteyen akıllı bir canlı türünü arıyorduk. 
Sonunda Dünya’yı keşfettik: yalnız küçük bir sorunumuz vardı: İnsanlar... Onlar Dünya’yı başka bir canlıyla paylaşmaya hazır mıydı acaba?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86073</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e72561a0-34c3-489d-b487-9f6fb688a5d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevda Uğruna</image:title>
            <image:caption>Derya; kendisinden yaşça büyük, fazla korumacı iki ağabey, ve ona hâlâ beş yaşındaymış gibi davranan ebeveynlere sahip üniversite öğrencisi bir genç kızdı. Tek istediği, ailesinin artık onun büyüdüğünü kabullenerek biraz da olsa nefes aldırmasını sağlamaktı. Yirmi birinci yaşını doldurduğu yaz tatilinde stajı için masum bir yalanın arkasına sığınarak hayatının ilk gerçek macerasının yolculuğuna çıktığında ise bu yalanın onu dönüşü olmayacak şekilde değiştireceğinden habersizdi.
SONUNDA O DA HEP DÜŞLEDİĞİ, BAŞKALARINDA TANIK OLDUĞU AŞKI BULACAK MIYDI YOKSA AŞK SANDIĞI ŞEY BİR MUSİBET MİYDİ?
Emir ise hiç hesapta yokken omuzlarına yaşından ağır yükler koyulmuş, kayıpları yüzünden vaktinden önce büyümüş bir genç adamdı. İşi, ailesi ve yıllar önce ettiği bir yeminin uğruna yaşıyordu. Ta ki Derya’yı görene dek... Bu güzel kızı sevmek bataklıkta kendisine uzatılan bir dala tutunmak gibiydi. 
Ancak kırmadan, kirletmeden, 
aynı batağa çekmeden sevmekÉ 
İşte bunu nasıl yapacağını hiç bilmiyordu.
Sevda Uğruna, iki gencin yalanlar arasında filizlenen aşkının ve 
bu aşk uğruna birbirlerine tutunuşunun hikâyesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86074</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2eee8487-478d-4943-87ae-e41b9e107e82.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevrimiçi Riskler Ve Siber Zorbalık</image:title>
            <image:caption>Elma Yayınevi, günümüzün en çok konuşulan ve yaşadığımız dönem nedeniyle hayatımızın tam ortasında duran dijital ortamlara dikkat çeken bir yayınla buluşuyor okuruyla.

Yazar Emel Baştürk, “Teknolojinin hızlı gelişimi karşısında günümüz dünyasında çocukların ve gençlerin karşıya karşıya olduğu önemli tehditlerden biri siber zorbalık olarak görülüyor. Kitapta internet teknolojilerinin değil, teknolojinin bilinçsiz ve kötü niyetli kullanımının risk oluşturduğu düşüncesini temel alarak doğru kullanım için elde edilmesi gereken kazanımları yaşanmış örnekler üzerinden anlatmaya çalıştık” ve “sadece çocukların değil, biz yetişkinlerin de öğrenmemiz ve değiştirmemiz gereken şeyler olduğunu vurgulamak istedik” diyerek anlatıyor kitabını.

Daha güvenli ve daha verimli bir çevrimiçi dünya için Çevrimiçi Riskler ve Siber Zorbalık kitabını okumanız ve okutmanız dileğiyle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86075</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d80f6bd-f7d1-43b5-bef4-80496b576523.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlat Dede</image:title>
            <image:caption>Gençlerin en sevdiği kalemlerden Nehir Yarar, bu kitabıyla da genç sevinçlerin naif ortağı, gülümseten gençlik kaygılarının zarif sözcüsü oluyor. Hazırsanız o samimi anlatım dili, bir koluna okul yaşantısını, diğerine tatlı bir ailenin zorunlu göçle şekillenen derin öyküsünü takacak, usul usul akıp gidecek.

***
Herkesin bir hikâyesi vardır. Günce’nin size anlatacağı bu hikâye ise bol sürprizli ve eğlenceli. Kimi zaman da biraz karmaşık. Neden mi? Okul hayatının zorluklarını tahmin edersiniz. Özellikle bitirim ikili Simge ve Selin’in yaptıklarına hiç anlam veremiyor Günce. Neyse ki Poyraz fikirleriyle hep yanında.

Günce’nin şenlikli geniş ailesi, mahalle yaşantısı ve kedisi Zozo da bu hikâyeyi epey renklendiriyor, bizden söylemesi. Ama en renklisi, hiç kuşkusuz dedesinin anlatacakları...

Bir ödev sayesinde dedesinden dinledikleri, Günce’nin hikâyesinde bambaşka kapılar açacak. Biz de akıp giden bu konuşkan satırlara bırakacağız kendimizi. Haydi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86076</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec8bf852-e19d-4d96-8bc9-5b1581717ea7.jpg</image:loc>
            <image:title>İşe Yeniden Başlamak</image:title>
            <image:caption>Yazar bu kitabında işe yeniden başlamaya cesaret eden insanların öykülerini anlatıyor. Onların karşılaştıkları zorlukları nasıl aştıklarını, sorunları nasıl çözdüklerini gösteriyor. Özden Aslan, okuyucusuna “işe yeniden başlarken ailenizin, özellikle dostlarınızın desteği çok önemli” ve “yeniden başlamanın stresi, bilinmeyenin korkusu dostlarla azalıyor, hatta sorun çözmek eğlenceli bir hal alıyor” diyor. O nedenle bu kitapta eskilerin yanısıra yeni kurulan dostlukların da kahramanlarımızın yaşamlarına kattığı olumlu etkiyi de bulacaksınız.

Elma Yayınevi, bir kez daha İşe Yeniden Başlamak adlı kitabıyla buluşuyor okuyucusuyla…

Yazarın yayınevimizden çıkmış diğer iş ve yönetim kitapları:
Bir İnsan Kaynakları Masalı, İyi ki Farklıyız, Zor İnsanlarla Zorlanmadan Baş Etmek, İşte Zor İnsanlar, Eyvah Yönetici Oldum,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86077</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d790a6a4-c125-46af-94f3-5f6a3138ac0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Alesta Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap akademik bir çalışma olmayıp yalnızca Hâkimlik ve diğer merkezi sınavlara girecek öğrencilere yönelik olarak hazırlanmıştır. Bu amaçla da geçmiş yılların özellikle de son birkaç yılın çıkmış soruları dikkatle incelenmiştir. Bu incelemeden çıkan sonuç şudur ki sınav sorularında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK)’ya sıkı sıkıya bağlı kalınmakta, doğrudan bilgi soruları sorulduğu gibi öğrencinin soyut bilgiyi somut olaya uygulama kabiliyetini ölçen pratik sorular da sorulmaktadır.
Bu çerçevede kitap, TCK özel hükümlerin sistematiği esas alınarak her biri kendi içinde bölümlere ayrılan dört kısımdan oluşmakta, her bir bölümde de konu anlatımı ve çalışma soruları yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86078</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cebdcff8-384c-4f4d-b8b8-b0d994d8947b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgi ve Değer</image:title>
            <image:caption>Modern insanın krizler çağında yaşadığı bilinen bir gerçek. Bunun işaretlerini hemen her alanda; karşıt ideolojilerin küresel savaşlarında, teknolojinin yarattığı doğal ve toplumsal karışıklıklarda, insani varoluşu artarak tehdit eden çılgın-hızlı hayat tarzında da görmek pekâlâ mümkündür.

Barıştan bahsedilir ancak sosyal ilişkilerde şüphe, korku ya da öfke egemendir. Ekonomik refahtan bahsedilir ancak borç içerisinde yüzülür. Özgürlükten bahsedilir ancak özgürlük, insanların aynileştirilmesiyle bir tutulur. Eşitlikten bahsedilir ancak eşitlik, liyakatin cezalandırılmasıymış gibi algılanır. Bu düzensizliklerin neticesinin er ya da geç kaos olacağı da gayet açıktır.  Acaba bu duruma niçin düşülmüştür ve bu durumdan kurtulmanın imkânı var mıdır? Aslında burada söz konusu olan, varlık ve bilgi ile birlikte felsefenin üç temel meselesinden biri olan ‘değer’ probleminden başkası değildir.
Peki ‘değer’ derken sözü edilen nedir? Değerin kendinde bir değeri var mıdır? Yoksa ‘değer’ değerini toplumsal ve kurumsal pratiklerin somut formlarında mı bulur? Değeri, ‘değer’ kılan nedir? Değerler normatif midir? Bir eylem bilgi üzerine mi kurulur, değer üzerine mi? Modern birey için değerlerin kriteri ‘ödev’ duygusu olabilir mi?
Tüm bu sorulara cevapların aradığı elinizdeki kitapta, Sokrates’ten Kant, Fichte ve Hartmann’a, Heidegger’den Nussbaum’a ve Habermas’a dek, ‘değer’in mahiyeti, bilgi ve varlık alanlarıyla ilişkisi ele alınmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86079</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0eaea0e-564f-4b30-8a31-0a75b3f4bfb1.jpg</image:loc>
            <image:title>Karl Marx – Entelektüel Bir Biyografi</image:title>
            <image:caption>Marx’ın düşüncesi bir yüzyılın etken bilinci olmuştur. Bize çağımızın tarih içindeki gelişimini meydana çıkarmayı öğretmiştir. Onun düşüncesi, her insanın, yaşantısının anlamını, kendinde taşıdığı geleceği ve bu geleceğe karşı sorumluluğu kavramasına yardımcı olur. Hayatımızın veya tarihimizin bir anlamı olduğunu inkâr edenlere ya da tarihimize bir anlamı vermek isteyenlere militanca meydan okur.
Kendisinden yana olanlar için olduğu kadar, karşıtları için de Marx’ın düşüncesi bugün, beş kıtada, insanlar arasındaki bütün kaynaşmaların mayası olarak görülmektedir. Bu düşünce bazılarında, tarihte görülmemiş ölçüde, dikenli tellerle çevrili, toplama kamplarının, gaz odalarının, zulmüne yol açan bir kin ve lanetleme duygusu doğurmuştur. Bu kitap bu büyük olayı açıklama ödevini yüklenmiş bulunuyor.
Gittikçe büyüyen bu alev, geçen yüzyılın ortasında nasıl bir düşünceyi tutuşturdu? Yüzyıl sonra da bütün dünyada yalnız emekçilerin değil, bugün Prometheus’un sapkınlığıyla suçlananların da yaşayan öncüsü olan bu insan, nasıl bir insandı?
İşte bu kitabın amacı, aile eğitiminden Genç Hegelci dönemine, Fichte ve Feuerbach ile tanışmasından Engels ile verdiği politik mücadelesine dek çağımıza yön veren Karl Marx’ın düşünce dünyasının şekillenişine ve evrimine tanıklık etmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86080</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3653050-54de-496d-99c4-a6f8b573d284.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Bilim bir başarıdır, ama neden? Hepimiz biliyoruz ki bilim, akıl ve gözlemle bir şeyler yapmaya ilişkindir. Ama tam olarak nasıl? Bu soru, en başından beri, felsefecilerin, özellikle bilim felsefecilerinin meşgalesi olmuştur.
Elinizdeki kitap, yüzyıllar boyu bilim felsefesinin tarihinde yer alan kilit düşünürler hakkındadır. Bölümler, devleri, yani kilit düşünürleri onurlandırmayı, açıklamayı, eleştirmeyi amaçlayan önde gelen çağdaş bilim felsefecileri tarafından yazıldı.  Bunlar, Mill’den Gazali’ye; Poincare ve Reichenbach’tan, Viyana Çevresi’nin kıdemli üyeleri Schlick ve Carnap’a; Hempel ve Popper’dan, Kuhn ve Feyerabend’a; çağdaş bilim sosyolojisi tartışmalarından, feminist eleştirel kuramlara dek uzanmaktadır.
  Eserin hedef kitlesi yeni başlayanlar, felsefeciler, bilim insanları ve uzmanlar olduğu gibi, bilimin nasıl işlediğine ilgi duyan tüm insanlardır.  
Bu değerli çalışmayı James Robert Brown’ın Türkçe baskıya özel Önsözü ile okurlarımıza sunuyoruz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86082</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fa7da1c-3b44-45c6-8ee4-109d3cf44b94.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefenin Işığında Modern Resim</image:title>
            <image:caption>Bu kitap empresyonist resimden, soyut resme ve avangard resme dek, modern resim üzerinden modern sanat sorununu ele alıyor. Ancak bu çalışma, bir sanat tarihi kitabı değildir; modern sanatı bir varlık sorusu açısından inceleyen felsefi bir araştırmadır, daha doğrusu modern sanatın felsefesidir.  
O hâlde modern sanat, bir sanat olarak nedir? Modern sanatın varlığı, varlık tabakaları ve varlık kategorileri nelerdir? Renk, ışık ve zaman tabakalarının estetik objedeki mahiyeti, soyut sanatta harmoni ve soyut güzellik anlayışı, kübizm, dadaizm ve sürrealizmin ortaya çıkışı eserde alınan diğer konulardandır.
Monet’den Kandinsky’ye, Picasso’dan Duchamp’a modern sanatın felsefesini, ontolojik ve epistemik kökenlerini değerli estetik kuramcımız İsmail Tunalı’nın kaleminden sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86083</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b4d9f7f-5b53-4751-857a-128e31fe0a1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Satışın Şifreleri</image:title>
            <image:caption>Elma Yayınevi Satışın Şifreleri ile yeniden sizlerle…

Yurtiçinde ve yurtdışında olmak üzere iki yüz binden fazla kişiye satış sunumu yapmış bir profesyonel satışıçının kaleminden okuyacaksınız satışın şifrelerini. Kullandığı farklı yöntemlerle, müşteriye olan yaklaşımıyla tüm sınırları zorlayan, bilinenleri tersine çeviren bir satışçı Barış Kılıçarslan…

Yazar diyor ki,

Dünyanın en iyi satışçıları da sonucu satabilen, yani müşterisinin beyninde “benden satın alırsanız hayatınızda ne değişir”in resmini çizebilen ve bu resmin içerisinde hissettirebilenlerdir.
Bu resmi çizebilmek için hem mantığa hem duygulara hem de içgüdüsel karar aldırma yöntemlerine ihtiyacınız var.Çünkü insanlar satın alma kararına içgüdüsel başlar, kararı duygusal alır, mantıksal açıklar.

Ve satış yapabilmek istiyorsanız üçünün şifrelerini de çok iyi bilmelisiniz.

O yüzden bu kitapta hem içgüdüleri hem mantığı hem de duyguları harekete geçirerek ikna edebilen on iki satış şifresi var.
Haydi, o zaman en iyi satışları yapmak için Satışın Şifreleri sizlerle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86084</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2399aa1-0655-448f-a74f-60a29e070d7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitimde Ahlak İlkeleri</image:title>
            <image:caption>John Dewey’in bu eseri, içerdiği değerli düşüncelerle muhteşem bir yapıt olma niteliğine sahiptir. Eser yalnızca ahlakla ilgili tartış¬maların büyük ölçüde kesin karara bağlanışını değil, aynı zamanda teori ile pratiğin ezelî çatışmasında, pratiğin teoriyi alt edişini ve pratik felsefenin nitelikli bireysel ve toplumsal yaşam ve eğitim için kaçınılmaz olduğunu gözler önüne se¬riyor. Ahlak ve eğitim ilişkisi, ahlaki eğitimin mahiyeti, müfredatın psikolojik boyutu eserde ele alınan temel konulardandır. 

Tüm bunlarla beraber, eserin daha kolay anlaşılmasına katkıda bulunmak için bu kitaba eklenen, Dewey’in 1930 yılında Paris’te yapmış ol¬duğu ve birçok ateşli tartışmaya neden olan ”Ahlakta Üç Bağımsız Unsur” söylevi ve Elizabeth Anderson’ın “ John Dewey’in Ahlak Felsefesi” makalesi de okuru beklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86085</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1631cf81-6900-4f2d-9c5b-8485bf55fd4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Evrensel Doğa Tarihi ve Gökler Kuramı</image:title>
            <image:caption>Kant’ın eleştiri öncesi yapıtlarının en önemlilerinden biri olan Evrensel Doğa Tarihi ve Gökler Kuramı, aynı zamanda astronomi ve kozmoloji tarihinde bir kilometre taşı niteliğindedir. Bu yapıtın bilim tarihindeki yerinin yanı sıra Kant’ın zihinsel gelişimindeki yerini görerek bir sonuca varmamız açısından yapıtın incelenmesi bugün için bile değer taşımaktadır… Kozmolojik spekülasyonun Kant düşüncesindeki rolüne gereken önemi vermediğimiz sürece onun felsefi çalışmalarını kavrayamayız.

Kant, ünlü bir sözünde, biri yıldızlarla dolu gökyüzünün görüntüsü, ikincisi kişinin içindeki ahlak yasası olmak üzere kendisine iki şeyin dehşet verdiğini söylerken aslında felsefi çalışmalarının tümünü saran zihinsel dürtüler ve ilgilerden söz etmiştir.

İnsan ruhunun öteki büyük yapıtları gibi Kant’ın yapıtı da sürekli ilgi duyulan bir konuyu ustalıkla ve düşünceyi uyarıcı bir biçimde ele alır. Bu özgün yapıtı incelerken Kant’ın büyük düş gücünü ve bilim ile dinin çıkarlarına haksızlık etmemek konusunda gösterdiği duyarlılığı olanca canlılığıyla algılarız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86086</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/995a2d95-6401-4b65-ae8b-599b11aa4019.jpg</image:loc>
            <image:title>21. Yüzyılda Örgütsel Davranışta 21 Güncel Yaklaşım</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1. BÖLÜM: Örgütsel Değişim Yönetimi 
2. BÖLÜM: Örgütsel Sağlık 
3. BÖLÜM: Psikolojik Sağlamlık 
4. BÖLÜM: Bireysellik ve Sosyal Sorumluluk 
5. BÖLÜM: Empati 
6. BÖLÜM: Aşırı Niteliklilik 
7. BÖLÜM: Örgütsel Ustalık 
8. BÖLÜM: Örgütsel Vicdan 
9. BÖLÜM: Örgütsel Affedicilik 
10. BÖLÜM: Kariyer Arzusu 
11. BÖLÜM: Kariyer Stresi 
12. BÖLÜM: Örgütsel Engel
13. BÖLÜM: Kadercilik Eğitimi 
14. BÖLÜM: Whistleblowing 
15. BÖLÜM: Örgütsel Sohbet 
16. BÖLÜM: Takımdaşlık Davranışı 
17. BÖLÜM: Erteleme Davranışı 
18. BÖLÜM: Üretkenlik Karşıtı İş Davranışları 
19. BÖLÜM: İşyerinde Sıkılma 
20. BÖLÜM: Örgütsel Yalnızlık ve Dışlanma 
21. BÖLÜM: Sanal Kaytarma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86087</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/794e2bb4-6165-41c1-a3f7-b4f3d457c949.jpg</image:loc>
            <image:title>Malorie: Bir Kafes Romanı</image:title>
            <image:caption>GEVŞEME
GÖZBAĞINI ÇIKARMA
VE SAKIN GÖZLERİNİ AÇMA

Kafes’in gerilim dolu devam kitabı Malorie’de Josh Malerman, okurları gözle görülemeyen dehşetlerle burun burna getiriyor.

Malorie’nin iki çocuğuyla birlikte bir nehri aşarak güvenliğe kavuşmasının on iki sene sonrasında, akıl sağlığıyla deliliği ayıran tek şey hâlâ bir gözbağıydı. Dünyayı ele geçirmiş olan yaratıklara atılan tek bir bakış, insanların akıllarını yitirip kendilerine ve etraflarındakilere zarar vermelerine neden oluyordu.

Bu yaratıklara ne bir açıklama getirilmişti bugüne dek ne de bir çözüm bulunmuştu.

Malorie’nin elinden gelen tek şeyse hayatta kalmaktı. Ve çocuklarının da hayatta kalmasını sağlamak. Derken Malorie ona imkânsız gibi görünen bir haber alacaktı. Bu haberle birlikte, çok ama çok uzun zamandır ilk kez umudun tadına bakacaktı.

Canından çok sevdiği, onun için çok şey ifade eden ve bugüne dek öldüğünü sandığı birileri hayattaydı. Ve onlara ulaşabilmesi için Malorie’nin o güne dek çıktığı en tehlikeli yolculuğu yapması gerekecekti. Hayata dair her şeyi kitaplardan öğrenmiş olan Olympia ve yaşadıkları hayatın kolaylaştırılabileceğine inanan mucit Tom’la beraber bir kez daha yaratıkların ve eski dünyanın deliliğine sahip insanların arasına adım atacaktı.

Ve Malorie’nin acı bir şekilde öğrendiği gibi, bazen insanlar yaratıklardan bile daha korkutucu olabilirlerdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86088</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9580bfdd-05d2-479a-8e42-f2d04c9d2d27.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyatın Tesirli Parçaları</image:title>
            <image:caption>Ali Lidar, Kişisel Edebiyat Atlası ve Hayata Rağmen Edebiyat kitaplarıyla kıymetli bulduğu kitaplara ve bu kitapların yazarlarına nereden baktığını, sözünü ettiği yazarların eserlerini neden okumamız gerektiğini titiz bir çalışmayla sunmuştu. Bu iki kitabın devamı olan Edebiyatın Tesirli Parçaları okurlara sadece keyifli bir okuma vadetmiyor, aynı zamanda ucu bucağı olmayan edebiyat evrenindeki nadide eserler için rehberlik ediyor. Bilginin paylaşıldıkça ışıldadığını, okuma ortaklığının dünyanın en güzel ortaklıklarından biri olduğunu ve dünya tarihinde tesirini en iyi gösteren şeyin edebiyat olduğunu söyleyen usta işi bir kitap.

“Kişisel Edebiyat Atlası ile başladığım ve Hayata Rağmen Edebiyat ile devam eden sevdiğim yazarlara dair his ve düşüncelerimi paylaşma hikâyem Edebiyatın Tesirli Parçaları’nın tamamlanmasıyla üçlemeye dönüştü. Bu süreçte altmış yazarın altı yüzden fazla kitabıyla deyim yerindeyse akraba oldum, daha önce ıskaladığım pek çok yönleriyle karşılaştım. Umarım bu kitap okurlarımın da benzer şeyler yaşayıp hissetmesine vesile olur. İlk kitaptan itibaren onların ilgi ve alakaları beni bu yazılara devam etmeye iten en önemli motivasyon unsuru oldu. Bu vesileyle her birine ayrı ayrı teşekkür etmeyi kendime borç bilirim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86089</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77af47fd-7fb9-496a-9887-8590a47c2555.jpg</image:loc>
            <image:title>Budala</image:title>
            <image:caption>“Bence Budala bir başyapıt, evet birçok başyapıt gibi kusurlu, yer yer yorucu ya da fazla heyecanlı ama yine de yoğun bir şekilde dramatik olan Karamazov Kardeşler ya da müthiş incelikli ve korkutucu Ecinniler kadar dünya edebiyatının önemli bir parçası.” –A. S. Byatt

Dostoyevski’nin önceki romanlarının aksine, Rusya’dan uzakta kaleme aldığı, ikinci eşi ve yazıcısı Anna Grigoryevna’nın toparladığı Budala, ilk olarak 1868-1869 yılları arasında Russkiy Vestnik gazetesinde tefrika halinde yayımlandı. Romanın yazımı sırasında kızını kaybeden Dostoyevski, aynı zamanda sara nöbetleriyle de boğuşuyordu.

Budala’da, Prens Mişkin, ona kalan mirasını almak için geri döndüğü Rusya’da iki kadın arasında kalır. Bir yanda Nastasya. Diğer tarafta Aglaya. Bu üçgenin içine Nastasya’ya delice âşık olan, zengin bir tüccarın oğlu Rogojin ve yozlaşmış, gözünü para hırsı bürümüş bir adam olan Ganya da girecektir. Dostoyevski’nin “tamamıyla güzel bir insanı anlatmak” amacıyla yazdığını söylediği, peygamberler gibi saf, iyi biri olan Prens Mişkin, çok geçmeden kendini skandalların, hatta cinayetin baş gösterdiği bir dünyada bulur.
Dostoyevski’nin paranın, iki yüzlülüğün hâkim olduğu bir hayatta, iyi, temiz kalmanın ne demek olduğunu araştırdığı, birçok romanına göre olay örgüsünün daha dağınık, tahmin edilemez ilerlediği Budala, birçoklarınca yazarın en büyük dört eserinden biri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86090</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bf1b98f-9b35-46d5-b617-88477a76ec90.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Bana Yasak</image:title>
            <image:caption>Kime âşık olacağınızı seçemezsiniz.

Son sınıftayken Elec bizimle yaşamaya başladığında, onun nasıl bir pislik olduğuna dair en ufak bir fikrim yoktu.
İstemediği bir yerde olmanın acısını benden çıkarmasından nefret ettim.
Eve her gün yanında başka bir kızla gelmesinden nefret ettim.
Özellikle de onu görünce bedenimin verdiği tepkilerden nefret ettim.
Başlarda sadece mermerden yontulmuş yüzü, dövmeleri ve kaslı vücudundan ibaret olduğunu düşünüyordum. 
Sonra tam da onu tanımaya başladığımı sandığım sırada her şey değişti.
Hayatımdan geldiği hızla çıkıp gitti ve onu bir daha görmedim.
Ta ki o trajediye kadar.
Hâlâ hatırladığım gibiydi ama çok önemli bir şey değişmişti.
Bu kez kalbim belki de tamir olmamak üzere kırılacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86091</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f505812d-45af-4056-9b58-d937f875babb.jpg</image:loc>
            <image:title>Nükleer Kış</image:title>
            <image:caption>Bugün devletler doğrudan çatışmak yerine “vekiller” kullanarak örtülü şekilde savaşıyorlar. İki devlet bir çatışma bölgesinde “dost” gibi davranırken bir başka çatışma bölgesinde “düşman” gibi davranabiliyor. Dost ile düşmanın böyle birbirine karışmasına büyük ölçüde nükleer silahların caydırıcılığı yol açtı. Ama nükleer silahların asıl caydırıcılığı bilginlerin siyasetçileri nükleer silahların dönüp dolaşıp kendi halklarını vuracağına ikna etmesinden ileri geliyor. Sagan ve Turco’ya göre büyük bir nükleer savaş sonrasında, patlamalar ve yangınlardan çıkan devasa miktarda duman, is ve kurum gökyüzünde uzun süre kalarak dünyanın soğumasına sebep olacak. Tarımsal üretim çökecek, bombalardan ve radyasyondan kurtulan insanlar açlıktan, susuzluktan ve salgın hastalıklardan ölecek. Belki insan türü yok olmayacak ama modern uygarlık yıkılacak. Savaşın galibi olmayacak. Onlar bu felakete “nükleer kış” diyorlar.
Carl Sagan, okurlarını bilim-siyaset-askerlik üçgeninde zihinsel bir şölene davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86092</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e0242e2-90cd-452a-86a3-8ddd4632bca6.jpg</image:loc>
            <image:title>Viy</image:title>
            <image:caption>Benim edebi tercihim Gogol’den yanadır, bakış açıma göre kimse kıyaslanamaz onunla.” –Mihail Bulgakov

Vladimir Nabokov’un, “tuhaf bir deha” olarak nitelendirdiği, Mikhail Bulgakov, Fyodor Mihayloviç Dostoyevski gibi yazarları etkilemiş Nikolay Gogol, bu kitaba da adını veren “Viy” öyküsünde, Ukrayna halk efsanelerinden aldığını iddia etse de aslında kendisinin uydurduğu bir yaratığı edebiyat dünyasına hediye etti. Gogol, Viy’deki üç öyküyle, şeytan çıkarmaların, büyücülerin ve kaşları yere kadar inen bir yaratığın kol gezdiği bir Rusya’ya götürüyor okuru.

“Viy”de, üç öğrenci, teolog Halyeva, filozof Homa ve hatip Tiberiy dinlenip karınlarını doyuracak bir yer bulmak için ana yoldan ayrılınca kaybolurlar ve gerçek yüzünü daha sonra görecekleri tehlikeli bir ihtiyar kadın çıkar karşılarına. “İvan Kupala Akşamı Arifesi”nde âşık bir adamın, Şeytan da olabilecek bir yabancıyla yaptığı anlaşma ters teper. “Korkunç Bir İntikam”da ise yıllar sonra geri dönen bir baba, kızını dehşete düşürür.

“Viy’i getirin! Gidip Viy’i getirin,” diyordu ölü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86093</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25c408b2-bc1a-4d28-8966-3a2849318004.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırrımı Sana Söylüyorum, Hoca</image:title>
            <image:caption>Hiç kimseye benzemeyen, başkasının yazısını tekrarlamayan yazarlarımızın yazdığı eserler bugün Çocuk Edebiyatına katılmıştır. Bu eserler Kazak edebiyatına büyük katkıdır. İşte bu katkılardan biri Begali Abdualioglu’nun &quot;Sırrımı sana söylüyorum, Hoca” isimli eseridir.

Elinizdeki bu eserin esas kahramanı Esen, Sokpakbayev’in Hoca’yla içten paylaşıp konuşmasıdır. Bunların konuşmasının içeriğinde bugünkü çocukların iç dünyasını bulacaksınız. Öykü kahramanları çocuklar memleketimizin başarılarını da eksikliklerini de düşünüp tahlil ediyor.
Abilda AYMAK,
Kazakistan Yazarlar Birliği, Güney Kazakistan Vilayeti Bölümü Müdürü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86094</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3c5c882-9a0f-42fc-9802-f276262ef65d.jpg</image:loc>
            <image:title>Arılar Çilek Bahçesinde</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi eğitim kurumlarının bir isteği var: 
“2-6 yaş grubu çocuklar resimli, cıvıl cıvıl masalları okusun.” 
Birçok ailenin isteği de şöyle. “Kitaplar çocukları üretime özendirsin.” 
Hayata adım atmak isteyen çocuk ne güzel çocuktur. 
Çocuklar küçük yaştan üretim için çok heveslidir. 
Yeter ki siz olanak hazırlayın ve fırsat verin. 
Hazırdan yiyen değil, çocuklarımız üretici olsun. 
Yücel Feyzioğlu’ndan okul öncesi çocuklar için: 
Diya ile Nuni, masal dizisi tam da bu isteği karşılıyor. 
Diya ile Nuni dedeleriyle bahçeye çilek ekiyorlar...
Çilekler çiçek açmaya başlayınca arılar bahçeye geliyor... 
Arıları yakalayıp kovana koyuyorlar... 
Sıcacık masallarla çocuklarda üretime ilgi uyandırılıyor... 
Yücel Feyzioğlu 2 ve 4 yaşındaki torunlarıyla çilek ekiyor. 
Onların heyecanıyla önce çilekler sonra masallar doğuyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86095</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a63eb245-9f90-4a18-a55e-b3b171b3921f.jpg</image:loc>
            <image:title>Arılar Ne Yapar?</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi eğitim kurumlarının bir isteği var: 
“2-6 yaş grubu çocuklar resimli, cıvıl cıvıl masalları okusun.” 
Birçok ailenin isteği de şöyle. “Kitaplar çocukları üretime özendirsin.” 
Hayata adım atmak isteyen çocuk ne güzel çocuktur. 
Çocuklar küçük yaştan üretim için çok heveslidir. 
Yeter ki siz olanak hazırlayın ve fırsat verin. 
Hazırdan yiyen değil, çocuklarımız üretici olsun. 
Yücel Feyzioğlu’ndan okul öncesi çocuklar için: 
Diya ile Nuni,  masal dizisi tam da bu isteği karşılıyor. 
Diya ile Nuni dedeleriyle bahçeye çilek ekiyorlar... 
Çilekler çiçek açmaya başlayınca arılar bahçeye geliyor... 
Arıları yakalayıp kovana koyuyorlar... 
Sıcacık masallarla çocuklarda üretime ilgi uyandırılıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86096</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0053c9e6-5b44-4498-94ea-5e436e42d706.jpg</image:loc>
            <image:title>Bodrumda Hayalet</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi eğitim kurumlarının bir isteği var: 
“2-6 yaş grubu çocuklar resimli, cıvıl cıvıl masalları okusun.” 
Birçok ailenin isteği de şöyle. “Kitaplar çocukları üretime özendirsin.” 
Hayata adım atmak isteyen çocuk ne güzel çocuktur. 
Çocuklar küçük yaştan üretim için çok heveslidir. 
Yeter ki siz olanak hazırlayın ve fırsat verin. 
Hazırdan yiyen değil, çocuklarımız üretici olsun. 
Yücel Feyzioğlu’ndan okul öncesi çocuklar için: 
Diya ile Nuni,  masal dizisi tam da bu isteği karşılıyor. 
 
Diya ile Nuni dedeleriyle bahçeye çilek ekiyorlar... 
Çilekler çiçek açmaya başlayınca arılar bahçeye geliyor... 
Arıları yakalayıp kovana koyuyorlar... 
Sıcacık masallarla çocuklarda üretime ilgi uyandırılıyor... 
 
Yücel Feyzioğlu 2 ve 4 yaşındaki torunlarıyla çilek ekiyor. 
Onların heyecanıyla önce çilekler sonra masallar doğuyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86097</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5138fe98-4350-462d-b681-c3c686160c09.jpg</image:loc>
            <image:title>Çilek Dile Gelirse?</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi eğitim kurumlarının bir isteği var: 
“2-6 yaş grubu çocuklar resimli, cıvıl cıvıl masalları okusun.” 
Birçok ailenin isteği de şöyle. “Kitaplar çocukları üretime özendirsin.” 
Hayata adım atmak isteyen çocuk ne güzel çocuktur. 
Çocuklar küçük yaştan üretim için çok heveslidir. 
Yeter ki siz olanak hazırlayın ve fırsat verin. 
Hazırdan yiyen değil, çocuklarımız üretici olsun. 
Yücel Feyzioğlu’ndan okul öncesi çocuklar için: 
Diya ile Nuni,  masal dizisi tam da bu isteği karşılıyor. 
 
Diya ile Nuni dedeleriyle bahçeye çilek ekiyorlar... 
Çilekler çiçek açmaya başlayınca arılar bahçeye geliyor... 
Arıları yakalayıp kovana koyuyorlar... 
Sıcacık masallarla çocuklarda üretime ilgi uyandırılıyor... 
 
Yücel Feyzioğlu 2 ve 4 yaşındaki torunlarıyla çilek ekiyor. 
Onların heyecanıyla önce çilekler sonra masallar doğuyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86098</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90cd0e58-46b5-4ebf-b45e-d38ec9fe343c.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiçekçi Teyze</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi eğitim kurumlarının bir isteği var: 
“2-6 yaş grubu çocuklar resimli, cıvıl cıvıl masalları okusun.” 
Birçok ailenin isteği de şöyle. “Kitaplar çocukları üretime özendirsin.” 
Hayata adım atmak isteyen çocuk ne güzel çocuktur. 
Çocuklar küçük yaştan üretim için çok heveslidir. 
Yeter ki siz olanak hazırlayın ve fırsat verin. 
Hazırdan yiyen değil, çocuklarımız üretici olsun. 
Yücel Feyzioğlu’ndan okul öncesi çocuklar için: 
Diya ile Nuni,  masal dizisi tam da bu isteği karşılıyor. 
 
Diya ile Nuni dedeleriyle bahçeye çilek ekiyorlar... 
Çilekler çiçek açmaya başlayınca arılar bahçeye geliyor... 
Arıları yakalayıp kovana koyuyorlar... 
Sıcacık masallarla çocuklarda üretime ilgi uyandırılıyor... 
 
Yücel Feyzioğlu 2 ve 4 yaşındaki torunlarıyla çilek ekiyor. 
Onların heyecanıyla önce çilekler sonra masallar doğuyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86099</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b4e1dcf-0552-4922-a78a-51817c0fbec9.jpg</image:loc>
            <image:title>Tren Oyunu</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi eğitim kurumlarının bir isteği var: 
“2-6 yaş grubu çocuklar resimli, cıvıl cıvıl masalları okusun.” 
Birçok ailenin isteği de şöyle. “Kitaplar çocukları üretime özendirsin.” 
Hayata adım atmak isteyen çocuk ne güzel çocuktur. 
Çocuklar küçük yaştan üretim için çok heveslidir. 
Yeter ki siz olanak hazırlayın ve fırsat verin. 
Hazırdan yiyen değil, çocuklarımız üretici olsun. 
Yücel Feyzioğlu’ndan okul öncesi çocuklar için: 
Diya ile Nuni, masal dizisi tam da bu isteği karşılıyor. 
 
Diya ile Nuni dedeleriyle bahçeye çilek ekiyorlar... 
Çilekler çiçek açmaya başlayınca arılar bahçeye geliyor... 
Arıları yakalayıp kovana koyuyorlar... 
Sıcacık masallarla çocuklarda üretime ilgi uyandırılıyor... 
 
Yücel Feyzioğlu 2 ve 4 yaşındaki torunlarıyla çilek ekiyor. 
Onların heyecanıyla önce çilekler sonra masallar doğuyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86100</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2eb6c95-22b0-4380-88ef-6a2a290cd093.jpg</image:loc>
            <image:title>The Zar</image:title>
            <image:caption>Herkes, her şeyine zar atabilir ve bu hiç kimseyi ilgilendirmez ama söz konusu olan; iki süper gücün, iki büyük başkanıysa ortaya konan bahis, herkesi ilgilendirir.   
Antonio Guidyo Fernández 
Saklı kâhin Fernández’in, son kehanetini kaleme aldığı bu ilk romanı; dünyanın sonunun, alelâde bir zarla geleceğini anlatıyor. 
Bu kitabı okurken bir beyazperdeye baktığınızı, bitirdiğinizde ise o aynı perdenin içinde olduğunuzu hissedeceksiniz. 
Öyleyse geleceği izlemeye hazır olun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86102</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe2609f9-d793-40a6-866f-662a7d2d166e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kim Demiş Yaramazım Diye</image:title>
            <image:caption>Çocukluk düşünü gerçekleştiren yazar Aytül Akal’ın okul anıları…

Öyküleri, romanları ve şiirleriyle çok sevdiğimiz yazar Aytül Akal, bu kez baş karakter olarak kendini seçti ve çocukluğunu kaleme aldı! Yazarın ilkokul, ortaokul ve lise anılarında neler var neler: İlk arkadaşlıklar, başarılar/başarısızlıklar, şiirler/yazılar, hayal kırıklıkları, sevinçler, heyecanlar… Okurken hem eğlenecek hem de bir edebiyatçının yazma serüvenindeki çocukluk izlerine tanıklık edeceksiniz. 

Aytül Akal’ın ilkokul, ortaokul ve lise yıllarından seçtiği anılar, hem bir yazarın okul çağındaki kırılma anlarını hem de “kendisi gibi” olmayı anlatıyor. Kim Demiş Yaramazım Diye, çocukları gelecek için düş kurmaya cesaretlendirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86103</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cd352b0-1e08-4871-a816-a49fa507336d.jpg</image:loc>
            <image:title>Fernando Pessoa / Kalp Düşünebilseydi Atmaktan Vazgeçerdi</image:title>
            <image:caption>Hepimiz kendi dışımızdaki koşulların tutsağıyız.”

Fernando Pessoa kendini farklı kişiliklere bölerek, benliğinde sustuklarını dile getirir. Hangi cümlesini kaldırırsanız altında ona dair bir yalnızlık biçimiyle karşılaşırsınız. Pessoa’nın kelimelerle ördüğü kendine özel o yalnızlık biçimi, tanyeri ağarırken ortaya çıkan serinlik gibi hafif bir ürperti taşır.
Proust gibi Pessoa da hayatın en dar şeritlerinde yürür; içine düşme pahasına derin boşlukların kıyısında dolanır. Hayatının bir anında, bir zihin çakımında bir şeyler görür ve hayatı boyunca bunun ne olduğunu bulmaya çalışır.
Hemen her eserine derin bir şekilde nüfuz eden Pessoa, edebiyatı kendine sığınılacak bir liman olarak seçmiş ve bu süre boyunca ortaya çıkardığı eserlerle sığındığı limanına demir atmıştır.
Daha küçük bir çocukken kendisine çizilen yoldan gitmesi adeta kaderi olan Pessoa, hayatın içinde olmasına rağmen onu dışarıdan net bir şekilde görebilen nadir yazarlardandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86104</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/600a584e-a2cc-4936-b1a8-b7fe3213622e.jpg</image:loc>
            <image:title>Virginia Woolf / Yaşam Bir Düştür, Uyanmak Bizi Öldürür</image:title>
            <image:caption>“Ben tek bir kişiyim: 
Kendim.”

Virginia Woolf’u mümkün kılan şey neydi? Sınırda olmanın zorlayıcılığı ile savaşıp, bir yanda coşkunun ve üretkenliğin, diğer yanda çökkünlüğün ve belki de deliliğin arasında salınırken, onu parçalanmışlığından kendiliğini defalarca yeniden inşa etmeye, umudunu kaybettiğinde ise aramızdan çekip gitmeye iten şey neydi? İzlenimleri ayıklamanın, sembolleri kovalamanın, bilincin sınırlarını keşfetmeye çabalamanın, yine de en çok kendiyle ilgili olmanın sırrı neydi? Virginia’nın edebi uğraşısına, düşünsel yolculuğuna tanık olmanın felsefi ve belki de pratik bir değeri olabilir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86105</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57476c93-3e36-4f4a-9eed-6a6c47415021.jpg</image:loc>
            <image:title>Headbang 6</image:title>
            <image:caption>TÜRKİYE&apos;NİN ROCK &amp; METAL ARŞİVİ - ÖZEL SAYI 
İlk sayısı 2007’de yayımlanan Headbang dergisi Kasım 2017’de “bookazine” yani “kitap-dergi” formatıyla yolculuğuna devam etmişti. Bu formatla 5 Headbang kitabı raflara çıktı. Tam 6. sayı hazırlanıyordu ki derginin kurucusu, genel yayın yönetmeni ve her daim editörü Çağlan Tekil’i kaybettik... 
Headbang ekibi yarım kalan dergiyi bitirmek için kolları sıvadı. Sadece Headbang ekibi değil, bu çok özel sayı için Çağlan Tekil’in kurucusu olduğu Laneth ve Non Serviam dergilerinden ve uzun yıllar çalıştığı Blue Jean dergisinden kalem arkadaşları da seferber oldular. 90’ların rock ortamlarını ve “Baron” lakabıyla tanınan Çağlan Tekil’in metal sabıkalarını anlatan hikayelerle katkıda bulundular. Pentagram’dan Dr. Skull’a çok özel konuklar bir araya geldiler. 
Bu sayıda son içerik toplantısında karar verilmiş konularla birlikte yepyeni konular da bulunuyor. Pentagram’ın ilk albümünün 30. yılında bu albüm üzerine 27 sayfalık kapsamlı bir dosya, Paradise Lost’tan Nick Holmes ile karantina muhabbeti, Mayhem’den Necrobutcher ile efsanevi İzmir konserinin perde arkası ve çok daha fazlası... 
Elinizde tuttuğunuz kitap, 6. Headbang kitabı, aynı zamanda 13 yıl önce yayın hayatına başlayan bir derginin 101. ve son sayısı. Metal camiamızın Don Kişot’una, heavy metal bir veda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86106</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dacb6d3-af24-4e1b-9cba-e664bf534659.jpg</image:loc>
            <image:title>Saf Kan</image:title>
            <image:caption>Nocturne Şehri’nde cadılar pusuya yatmış, şeytanlar fırsat kolluyor. Şehirdeki düzeni ise ancak cinayet masası dedektifi Luna Wilder sağlayabilir, üstelik herkes kurtkadın olduğunu kulaktan kulağa fısıldarken. Şehrin dört bir yanında vahşi cinayetler işlenir, cesetler birikirken hepsi gizemli bir mesajla birbirine bağlanır: Boş gözlerle görürüz...
Bu toz duman içinde, Luna bir de kurt cazibesine kapıldığı Dmitri Sandowsky’yi aklından ve hayatından çıkarmak için kendiyle mücadele etmek zorunda. Çünkü Dmitri, Luna’ya son yardım ettiğinde bir şeytan tarafından ısırılıp gizemli bir hastalığa yakalanmış ve sürünün yaşlıları Luna’ya yakınlaşmasını yasaklamıştı. Ama üst düzey cadılar da katledilmeye başlayınca Luna’nın Dmitri’ye gitmekten başka çaresi kalmaz. Çünkü bu cinayetler, kan cadıları ve büyü cadıları arasındaki ezeli rekabeti kanlı bir savaşa dönüştürmek üzeredir. 
Luna büyülü çete savaşları Nocturne Şehri’ni yerle bir etmeden önce gerçekleri ortaya çıkarmak ve kötüleri durdurmak zorunda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86107</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb71bf22-ce97-48e3-aae0-35ce0b906826.jpg</image:loc>
            <image:title>Düğme Adında Bir Ördek Yavrusu</image:title>
            <image:caption>Jasmine’in babası bir çiftçi, annesi ise bir veteriner. Jasmine bu yüzden vaktinin çoğunu hayvanlarla ilgilenerek ve onları beladan uzak tutmaya çalışarak geçiriyor. Ne yazık ki çoğu zaman bunu başaramayıp başını büyük dertlere sokuyor…
 
Anne ördek talihsiz bir kaza geçirince, Jasmine ve en yakın arkadaşı Tom yumurtaları kurtarıyor. Sonra da onları kuluçka makinesine koyup çatlatmalarını beklemeye başlıyorlar. Elbette bu çok riskli bir iş, ama Tom ve Jasmine başarıyorlar. Ve Düğme adındaki ördeklerine kavuşuyorlar! Tabii Düğme’nin başını derde sokması çok uzun sürmüyor
Jasmine’in maceralarını takip edin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86108</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08972499-9284-4e5f-8a39-49b0d11346de.jpg</image:loc>
            <image:title>Fresko Apartmanı</image:title>
            <image:caption>Fresko Apartmanı, Kuzguncuk’ta, birbirlerini hafızalarıyla var eden, birbirlerinin hayatlarına sığınan Kirkor’un, Rüya’nın, Eleni’nin, Ani’nin, Nadia’nın, 
Ali Turhan’ın, Bora’nın ve İsmail’in kavuşma alanı. Napoli’den İstanbul’a gelen Defne’nin araladığı tozlu tahta bavul Matilda’nın bahçesine, kimsenin bilmediği kırık bir aşk hikâyesine, bu aşka duyulan saygıya, 6-7 Eylül olaylarına ve yurdundan kovulan Rumlara açılıyor. 

Başak Baysallı, Fresko Apartmanı’nın dairelerinde gezinirken kapıları hiç kapatmadığı gibi 
her hikâyeyi birbirine titizlikle iliştiriyor. 
Herkesi herkesle dost kılan ortak bir acının kimliğini tutuşturuyor elimize. Adım adım çözülen bir sırrın, unutuşun ve hatırlayışın öyküleri!

Zor gibi görünür, ama kolaydır Hristo teyeli. 
Tamam, uzaktan bakıldığında kazayağını andırıyor olabilir, ama yine de Hristo bunun adı, öyle öğrendim ben. 
Eleni’den… “İp, kumaşa zıt bir renkte olmalı ki teyel 
kaybolup gitmesin,” derdi. Ne geldiyse başımıza bu zıtlıklardan gelmedi mi zaten? Her şey Eleni’nin hafızasında yitip gitti. Kumaştaki teyeli kaybetmişim, çok mu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86109</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00bd3577-1538-48c2-a537-6e2b6aedd65f.jpg</image:loc>
            <image:title>Esrarname</image:title>
            <image:caption>Gönlünü sırlarla dolu bir deniz yap aşkta 
Derinlikleri cevher dolu olsun, dalgaları nurla! 

Tasavvuf...

Gönül dünyamızın ana kaynaklarından birisi. Bir derya.
Yüzlerce yıldır bize seslenmeye devam ediyor.

Bu deryanın derinlerindeki isimlerden biri de Ferîdüddin Attâr.
Sembolik diliyle her devir okundu. Mevlânâ’ya bile kaynaklık etti. Tasavvufi, hikmet içerikli hikâyeleri dilden dile dolaştı.
Esrarnâme’nin yeri geldiğinde çok samimi, içten; yeri geldiğinde ciddi ve insan ruhuna dokunan yer yer masalsı bir dili vardır. İnsanı neşelendirirken zihnini sarsar, ona aslını hatırlatır.
Attâr, mesnevi tarzındaki tüm eserlerinde olduğu gibi Esrârnâme’de de teşbih, telmih, temsil gibi birçok sanatı etkili bir şekilde kullanır. Eserlerinin etkileyiciliği sanatkârlığından gelir. 

Sırlar kitabıdır Esrârnâme. Maddeler dünyasının zindanındaki insanı, eşyadan, maddeden sıyrılmaya ve ışığa kavuşmaya davet eder.
İnsanın, hakikate giden yoldaki bütün örtü ve engelleri aşmasını diler.
Gönül gözü ile erişebilir hayatın ve varlığın sırlarına. Aklın ötesine geçmektir bu. Aşkın ölümsüz şiiriyetidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86110</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95fdd38d-4526-4138-87f4-2104c3f48af8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Veba</image:title>
            <image:caption>Jack London’ın 1912 yılında The London Magazine’de tefrika halinde yayımlanan romanı Kızıl Veba, modern edebiyatın ilk post- apokaliptik metinlerinden biri kabul edilir. London romanında, 2013’te patlak veren dünya çapında bir salgının insan ırkının neredeyse tamamını yeryüzünden sildiği, ilkel yaşamın geri döndüğü, gerçekleşmesi son derece muhtemel bir “yeni” dünya tasavvur eder. Salgın sürecinde izolasyonun önemini, nüfus yoğunluğunun, özellikle de dünya nüfusunun salgınlardaki rolünü, insanların son derece kritik durumlarda kapıldığı bencilliği, kolektivizm ve bireyciliğin karşı karşıya gelişini, biliminsanlarının özverisini son derece gerçekçi biçimde işler.

Bundan 108 yıl önce, şu an deneyimlemekte olduğumuz meselelere kitabında yer veren London’ın  yazdıkları şimdierde, seyircisi değil bizzat aktörü olduğumuz en derin krizin öngörülemez, diğer bir deyişle “siyah kuğu” vakası olmadığını, insan merkezli yaklaşımların dünyayı anlamamıza yetmediğini kanıtlar nitelikte. Bu bağlamda Kızıl Veba yazıldığı tarihten bir yüzyıl sonra, farklı bir bakış açısıyla yeniden okunmayı hak ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86111</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82e64881-44e6-4f4c-b0b1-fe7af1b66c2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaş Sanatı</image:title>
            <image:caption>Sun Zi tarafından MÖ 6. yüzyılda yazılan Savaş Sanatı insanlık tarihinin en eski ve üzerinde en fazla araştırma ve tartışma yapılmış strateji eseridir. Eserin kaleme alınmasının üzerinden geçen binlerce yıla rağmen günümüzde hâlâ değerini koruyan ve en çok okunan kitaplardan biri olmasının nedeni zamanında, yerinde, dozunda ve sağduyuyla uygulanan taktikleri anlatmasıdır.
İlk askerî metin olarak kabul edilmesinin yanı sıra, liderlerin, işi insanlarının başvuru kitaplarından biri olan bu kült eser rakibe karşı alınacak önlemleri ve mücadele yöntemlerini ayrıntılarıyla anlatır.
Bir rehber olarak kullanıldığında, hayatın her alanında mücadele etmek durumunda kalan 21. yüzyıl insanına, mücadeleyi uzatarak araçları çeşitlendiren, ayrıntılı planları ve dolaylı hareketleri öven bir yaklaşımla ve günümüzde de uygulanabilir taktiklerle nasıl başarılı olunacağı ve güçlü kalınacağı konusunda yol gösterir. Gündelik hayata da uygulanabilecek bakış açıları sunan eser hem Doğu’da hem Batı‘da birçok farklı konuda insanlara rehberlik etmeye daha uzun yıllar devam edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86112</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c55d9e07-db94-4998-a33e-d6437678199e.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Adın C orona Olsun…</image:title>
            <image:caption>Belki... İlginizi çeker buradaki “örülmüş hikâyeler.” 
 
Belki... Biraz nefes alabildiklerinde, sağlık çalışanları da, kendi tarihi yolculuklarına dair izler bulabilirler. 
Belki... İnsanlığın Salgın Maceraları geçmişe, bugüne ve geleceğe dair küçük pencereler açar... 
Bu öyküleri bana okumam için gönderdiğinde, onun deyimiyle “her öykünün elinden tuttuğumda”; Yıllardır tanıdığım, gazetecilik dönemlerindeki serüvenini yakından izlediğim, yazılarını severek okuduğum Umur Talu, gerçek anlamda gazeteciliğin, haberciliğin “yerlerde süründüğü “ bugünlerde; yaşadığımız Co*rona Günleri’nin kapılarını aralayarak bizleri farklı yolculuklara taşıyor. 
Tarihi, insanlığın onbinlerce yıldır yaşadığı zaman sürecinde yuvarlanan büyük bir yumağa benzetirsek; Talu bu yumağı sarmalayan, toplumsal mücadelelerin, savaşların, yenilgi ve zaferlerin, yıkımların, kişilerin vb. arasından “salgınların” ipini çekerek, bu ipin insanlıkla nasıl içiçe olduğunu değişik öykülerde dile getiriyor. 
Umur’un ustalıkla yaptığı “insanlığın salgın ipini”, tarihin yumağından çekerken, adeta sır perdesi kalkan büyük resmi, en ince ayrıntılarına kadar görebildim. Bunu yaparken tarihte düğümlenmiş, kaos haline gelmiş kimi dönemlerin olaylarını ve bunların içindeki kişileri tüm yönleriyle yeniden keşfettim. 
İtiraf etmeliyim ki, kimi zaman her öyküde ortaya çıkan tabloya çok önemsiz fırça darbeleri de ekledim. Ancak bunlar Talu’nun tarihin yumağı ile olan diyalektik ilişkisini hiç bozmadı. İçiçe girmiş tüm öyküler, olaylar, kişiler, bir zamanlar çok kullandığımız “tarihin çarkı” içindeki dönen dişlilerde yerini aldı. 
Bu öyküleri tek tek okurken salgının, Co*rona’nın kuşattığı günlük hayatımızı nasıl anlamlandıracağız? 
Bunu yıllar önce Einstein şöyle dile getirmişti: “Bizim gibi fiziğe inananlar bilirler ki; geçmiş, şimdiki zaman ve gelecek arasındaki farklılaştırma, inatla kalıcı hale gelmiş bir illüzyondan ibarettir.” 
Umur’un salgın öykülerini bu gözle okuyunca bunu daha iyi anlayacaksınız… 
-Fahri Aral</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86113</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13856124-6673-42f9-a441-3529283ec98d.jpg</image:loc>
            <image:title>Şu Acayip Kediler - Maauuv!</image:title>
            <image:caption>Mestan! Mestan! Mestan! Nerede yine bu hayvan?

Mestan bizim kedimiz. Ama bazen bundan o kadar da emin olamıyorum. Yani sanki, o bizim kedimiz değilmiş de biz onun insanıymışız gibi geliyor!

“Sanırım evin kedisi yoktur, kedinin evi vardır!” diyenler haklı. Bu kediler gerçekten çok farklı!
Bir köpeği eğitebilir ve ona türlü numaralar öğretebilirsiniz. Attığınız topu geri getirip, ayaklarınızın dibine bırakır ve dişleri arasından sarkmış dili, azıcık şaşı gözleri ile kuyruğunu sallaya sallaya suratınıza, “Hadi bi daha at sahip! Hadi! Hadi! Hadi! Ben koşup sana geri getiririm o topu! Ve bunu zibilyon kere yapabilirim!” der gibi bakar. Ama aynı şeyi bir kediye yapmaya kalktığınızda, havanızı alırsınız. Yüzünüze öyle bir bakar ki, onun size “Bu ne şimdi? Oyun mu? Saçmalama da şu yaş mamayı bi aç bakalım!” dediğini hemen anlarsınız.

Yine de topunuzu parkın ta öteki ucundaki çalıların arasına atıp atmamak size kalmış. Fakat onu gidip kendiniz getirmeniz gerekebilir! Peki kediler böyle oyunlara hiç mi katılmazlar? Elbette katılırlar. Eğer canları isterse!

Evet evet! İnsanın kedisi diye bir şey yok! Ama kedinin insanı diye bir şey kesinlikle var!

Mesela ben!
Mestan! Öğle yemeğinde domatesli kuzu mu, yoksa jöleli karides mi istersin Mestan?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86114</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c656a2a-25c4-402e-8755-45456f0b62d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşlar Konmuş Kitabıma</image:title>
            <image:caption>Diğer kuşlardan farkım bu,
Öterim gündüz ve gece,
Birbirine benzemez hem,
Şarkımdaki hiçbir hece.

En güzel sesli kuş benim,
Bunun aksi mümkün değil,
Bu kadar ipucu verdim,
Adım nedir?
Haydi, bil, bil.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86115</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffbcffdc-0a7b-4886-8099-837c444da45e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Dünyaya Geldiğimde</image:title>
            <image:caption>Ben dünyaya geldiğimde, her şey yeniydi.
Her şey yeni başlıyordu.

Ben Dünyaya Geldiğimde renkler, kokular, tatlar, doğa,  hayvanlar ve çok daha fazlasıyla ilk kez tanışan, dünyaya yeni gelmiş bir çocuğun öyküsü.
Dünyaya onun gözünden bakmaya ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86116</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57b493e8-427b-4059-9ca3-1d790d19ad5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandemili Ko rona</image:title>
            <image:caption>Latif Demirci, 1961 yılında İstanbul’da doğdu. 1975 yılında ilk karikatürü Gırgır dergisinde yayınlandı. 1978-1979 yıllarında Mikrop dergisinde, sonraki on yıl boyunca Gırgır, Fırt dergilerinde çalıştı. 1989 yılında çıkan Hıbır dergisinin kurucularından olan Demirci, daha sonra çalışmalarını kendi adlarına çıkardıkları HBR Maymun dergisinde sürdürdü. “Canavar Koyun Orhan”, “Muhlis Bey”, “Arap Kadri”, “Mithat-Mirsat”, “Press Bey” ve “E-vli Cepli” tiplerinin çizeri olan sanatçı, mizah dergilerinin yanı sıra Yeni Gündem, Nokta, Panorama, Gazete Pazar, Söz gibi günlük gazete ve haftalık siyasi dergilerde de çalıştı. 90’lı yıllarda yurtiçinde iki, yurtdışında üç (Hollanda, Fransa, Finlandiya) karikatür sergisi açan sanatçının kitap kapakları, poster ve çizgi film çalışmaları oldu. Bugüne kadar 19 karikatür albümü yayınlayan Demirci, çalışmalarını 1997’den beri Hürriyet gazetesinde sürdürmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86118</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e92ee677-657c-4e3d-88b9-04b538637664.jpg</image:loc>
            <image:title>Ada İle Efe İnternette Güvende</image:title>
            <image:caption>Ada için önemli bir gün! İnterneti kullanırken kendini güvende hissetmek isteyen Ada’ya Duygu Öğretmen bir sürpriz yapıyor. İnternet Farkındalığı dersinde misafir bir uzman öğretmen sınıflarını ziyaret edecek ve onlara bilinçli bir internet kullanıcısı olmanın ve interneti güvenli bir şekilde kullanmanın altın kurallarını öğretecek. Bilinçli bir internet kullanıcısı olmanın ve interneti güvenli kullanmayı öğrenmenin tam zamanı! Bu kitapta yer alan İnternet Güvenliği Anketi&apos;ni doldurmayı unutma! 
Ada ile Efe serisi uzman yazar Osman Öztürk ta rafından güvenli bir yaşam için edinilebilecek temel davranış kalıplarını öğretmek ve farkındalığı artırmak üzere hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86119</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e231c63d-d263-4260-a641-e12b0a4ffcda.jpg</image:loc>
            <image:title>Swamp Thing Efsanesi: 1. Cilt</image:title>
            <image:caption>GAIMAN 

“Zekâ dolu, duygusal olarak etkileyici ve evet, çok eğlenceli. Birinci kalite bir iş.” –ENTERTAINMENT WEEKLY

“Çizgi romanın gerçek klasiklerinden biri.” –IGN 

KIRMIZI VE ÖFKELİ BİR DÜNYA MEVCUT… KIRMIZI ŞEYLER VAR BURADA. DÜNYA SENİN EŞİNİ YİYOR. DOSTLARINI YİYOR... HER ŞEYİ YİYOR… SENİ İNSAN YAPAN HER ŞEYİ. VE SEN DE BİR CANAVARA DÖNÜŞÜYORSUN.

1983 ile 1987 arasında, Alan Moore adındaki genç bir İngiliz yazar Amerikan çizgi roman dünyasında devrim yarattı. DC Comics’in Swamp Thing karakterinin yazarlığını üstlenerek görsel hikâye anlatıcılığında çıtayı belirledi ve çizgi roman dünyasındaki yansımaları günümüzde hâlâ devam eden devrimin ilk adımlarını attı. Moore’un sıradışı anlatım tarzı ve bu eşsiz karakterle Gotik korku türünde kaleme aldığı hikâyeler Stephen Bissette, John Totleben, Dan Day ve Rick Veitch gibi isimlerin akıldan çıkmayacak çizimleriyle bir araya geliyor ve ortaya çizgi roman dünyasının başyapıtlarından biri çıkıyor.

Swamp Thing Efsanesi’nin bu ilk cildi, ünlü korku yazarı Ramsey Campbell’ın önsözünü ve Swamp Thing’in hem yaratıcılarından biri olan hem de orijinal serinin editörlüğünü yapan Len Wein’in (Watchmen Başlangıç: Ozymandias / Kızıl Korsan) giriş yazısını içeriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86120</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0be70ec0-55ce-4121-8891-f85ed665ba51.jpg</image:loc>
            <image:title>Adak Cilt I - Sürgün</image:title>
            <image:caption>Nehir Efser, uzaklara sürülmüş genç bir öğretmendi.

Her şeyi geride bırakmış, kendi yolunda yürümüş, genç, capcanlı.

Ama geldiği şehirde kendisini bekleyen karanlığı tahmin etmesi imkânsızdı.

Cinayetlerin arkası kesilmiyordu. Emniyet Müdürü karanlık itikatlarla ilgili söylentilerden bezmişti. Eski Soy’un lideri Arim Alator’sa her şeyin farkındaydı. Yeni gelen öğretmenin, karanlık soyun çocuklarını ayırt etmesi an meselesiydi artık.

Bu şehirde hiçbir şey zannedildiği gibi değildi. Hiçbir şey!

Naci Bey hafif bir endişeyle misafirine baktı:
“Şu geçenlerde öldürülen adam mı?”
“Evet, yaklaşık üç hafta önce,” dedi Arim Alator.
“Adak olarak adandığına emin misiniz? Belki de…”
“Adamı bulduğumda musallat olan hâlâ başındaydı.”
“Ah,” dedi adam. Boğazını temizledi. “Kim musallat etmiş peki?”
“İsmi mühürlenmiş,” dedi Arim Alator.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86121</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bac9d430-7fda-42f6-8ab4-b7c34ecccd00.jpg</image:loc>
            <image:title>Milliyetçilik ve Dış Politika : Türkiye’nin Kuzey Irak ve İsrail Politikalarına Teorik Bir Bakış</image:title>
            <image:caption>İçindekiler

1. Bölüm: Kavramsal Çerçeve Teorik Yaklaşım
2. Bölüm: Türk Milliyetçiliği: Tarihsel Arka Planı ve Tipolojiler 
3. Bölüm: Türk Milliyetçiliği Tipolojilerini Temsil Eden Aktörler ve Dış Politika Algıları 
4. Bölüm: Örnek Olay Çalışması 1: Türkiye’nin Kuzey Irak Politikası
5. Bölüm: Örnek Olay Çalışması 2: Türkiye’nin İsrail Politikası 
Sonuç ve Değerlendirme 
6. 7 Haziran 2015 Genel Seçimlerinden Günümüze Kadar Geçen Süreçte Yaşanan Gelişmelerin Değerlendirilmesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86122</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea1ee82c-3ed7-4760-b8c9-4538822c3e6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ella ve Owen 1 - Ejderhalar Hapşırınca! ( Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Ejderha ikizler Ella ve Owen birbiriyle hiç anlaşamazlar. Owen yatağından çıkmayıp kitap okumak ister, maceraperest Ella ise onu ateşli soğuk algınlığına tedavi aramak için kendisiyle gelmeye ikna eder. Sonrasında macera bu iki ufaklığın hayal dahi edemeyeceği kadar korkunç bir hal alır!
Ella ve Owen acaba bir devden kaçmayı, şeytani sebze sihirbazını alt etmeyi ve Owen’ın hastalığını iyileştirmeyi başarabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86123</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82cb827e-f85a-4e10-b6e6-ed02a081f993.jpg</image:loc>
            <image:title>Yatık Sekiz</image:title>
            <image:caption>Yatık Sekiz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86124</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f28df74-06b9-42cc-bdcf-153f56a4208d.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeker Portakalı (Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Çevresindeki yoksulluğa hayalleriyle meydan okuyan afacan Zezé, ailesi maddi imkânsızlıklar nedeniyle yeni bir eve taşındığı zaman orada karşılaştığı ilk canlıyı –bir şeker portakalı fidanını– arkadaş edinmeyi başarır. Bu fidan onun sırdaşı ve yoldaşı olacaktır. 
 Brezilyalı yazar José Mauro de Vasconcelos’un, “Yirmi yıl içimde taşıdım,” dediği ve on iki günde yazdığı Şeker Portakalı, okuyan herkese saflık, şefkat ve acı konusunda dersler vermeye devam eden bir klasik, gençlik edebiyatının yapıtaşlarından biri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86125</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fc03430-7394-4107-83be-69a6b59207a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Metafiziğe Giriş</image:title>
            <image:caption>Metafiziğe Giriş, ilk kez 1903 yılında yayınlanmış ve kısa sürede pek çok dile çevrilerek Bergson’un felsefe çevrelerinde dünya çapında kazanacağı şöhretin bir bakıma fitilini ateşlemiştir. Bergson’a has bakış açısını ortaya koyan bu yoğun metin, felsefesinin özeti mahiyetindedir. Filozof, bilimler çağında metafiziğin neden hâlâ gerekli olduğunu açıkladığı metninde, okuruna içgörü tecrübesi yaşatmayı hedefleyen bir kurguyla ve üslupla metafiziğin “içgörü” metodunu sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86126</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22bc38cc-5947-4087-9886-f31ba149f540.jpg</image:loc>
            <image:title>Kontrol Sende Güç Sende</image:title>
            <image:caption>ERKEN BOŞALMA SORUNUNA KANITA DAYALI KESİN ÇÖZÜMLER!
Erken boşalma cinsel yetersizlik ya da hastalık değil, cinsel denetimsizlik ve çiftin cinsel uyum sorunudur. Erken boşalmaya yol açan psikolojik, fiziksel, durumsal ya da ilişkiyle ilgili nedenler ortadan kaldırıldığında çözüme ulaşılır. Cinsel terapistlerin erken boşalma tedavisinde vazgeçemeyecekleri bir el kitabı olan “Kontrol Sende Güç Sende” benzersiz ve yenilikçi bir tedavi programı sunuyor. Denenmiş ve başarıları kanıtlanmış çok sayıda çözüm, erken boşalma sorunu yüzünden cinsel yaşamları kabusa dönmüş olan erkeklerin ve çiftlerin yüzünü güldürecek. - Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED)
ERKEN BOŞALMA ARTIK BİR SORUN OLMAYACAK!
Erken boşalma kalıcı bir sorun ya da yaşam boyu sürecek bir kâbus değildir. Bu konudaki yanlış bilgi ve algılar, bu sorunu yaşayan erkeklerin ve çiftlerin kendilerini çaresiz hissetmelerine neden olur. Erkekleri ve partnerlerini hüsrana uğratan erken boşalmayı bir sorun olmaktan çıkaracak yetkin ve etkili yöntemlerle donatılmış benzersiz bir kitap olan “Kontrol Sende Güç Sende”, erken boşalmayı bir sonuç olmaktan çıkarıp, boşalma denetimini bir seçime dönüştürecek, erkeklerin cinsel yaşamlarının kontrolünü ele geçirmelerine yardım edecek ve cinsel terapistlerin erken boşalma tedavisi konusundaki en önemli başvuru kaynağı olacaktır. - Uluslararası Entegratif Kognitif Psikoterapi Enstitüsü (IICPI)
ERKEN BOŞALMA TEDAVİSİNDE HIZLI VE ETKİLİ ÇÖZÜMLER!
Halk arasında “bel gevşekliği” olarak bilinen erken boşalma, Türkiye’deki en yaygın cinsel sorunlardan biridir. Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) verilerine göre, cinsel hayatı aktif olan her on erkekten yedisi hayatının bir döneminde bu sorunu yaşıyor. Multidisipliner bir bakış açısı ile teorik ve pratik bilgileri birleştiren “Kontrol Sende Güç Sende”, kolay uygulanabilir etkili teknikler ve egzersizlerle hem erken boşalma sorunu yaşayan erkekler ve çiftler için doğrudan çözüme yönelik bir rehber hem de cinsel terapistlerin erken boşalma sorununun tedavisinde hızla yol alarak başarılı sonuçlar elde etmelerini sağlayacak bir başucu kitabıdır. Umut her zaman vardır! – Pusula Yayınevi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86127</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/274bc505-71b6-4134-9f09-42ee219afea7.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluğun Fethi</image:title>
            <image:caption>“Aşırı gösterişle, para arzusuyla, hırsla büyülenmiş ve kışkırtılmış çağdaşlarımızın çoğu, mutluluğun krallara yaraşır yolundan çok uzaktadırlar. Sahip oldukları şeyi ararlar ve aradıkları şeyi asla bulamazlar. Kurtuluş iç huzurdadır, sadeliktedir, bedeni sağlıklı bırakan ve zekâyı sağlıklı ve dik kılan çalışmadadır, sırayla hareket etmeyi ve hayatın derin yasalarına itaat etmeyi içeren gerçek istirahattedir, dostluk ve ailenin sevincine izin veren, sarsıntısız, tatlı ve sakin hayattadır, doğa ile 
aynı duygu ve düşünce içinde olmadır, sanat, edebiyat, tarih, bilim ve felsefenin büyüsündedir...” 

Mutluluğun Fethi Jules Payot tarafından 20. Yüzyılın başlarında kaleme alınmış bir kişisel gelişim kitabıdır. Yazar mutluluğu elde etmenin yolunu, çok uzaklarda aramadan, kendinizi tanımaktan geçtiğini, 
sizi yoran aldatıcı duygu ve düşüncelerden kaçınmak olduğunu, kurtuluşun iç huzurda, sağlıkta ve 
sadelikte olduğunu vurgular. 
Kitabı okurken tüm olumsuz duygu ve düşüncelerinizden sıyrıldığınızı ve mutluluğun 
kendi içinizde olduğunu fark edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86128</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3b8b957-eb5a-416a-b709-d77d73ffd6e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Derinlikler</image:title>
            <image:caption>Hugo En İyi Kısa Roman Adayı  - Nebula En İyi Kısa Roman Adayı  - Locus En İyi Kısa Roman Adayı
“Tarih ile belleğin gerekliliği ve gücüne dair sağlam bir hikâye. Bu kitabı kaçırmayın.” - ANN LECKIE
“Geçmişin örtüsünü kaldırmakla, dönüşmek ve keşfetmekle ilgili yürek parçalayıcı bir hayatta kalma hikâyesi. Okumalısınız.” - MARTHA WELLS
Köle ticareti yapılan yıllarda gemilerden denize atılan Afrikalı kadınlardan doğan talihsiz nesiller, okyanusun derinliklerinde yeni, büyülü bir hayat kurar. Wajinrular adlı bu halk, geleceklerini inşa etmek için geçmişlerine sahip çıkmak ve orada yatan acıyı hatırlamak zorundadır. Hatırlama görevi de bir “tarihçi” olan Yetu’nun omuzlarında bir yüktür. O, halkının geçmişte yaşadığı her şeyi, sanki kendi o esnada yaşıyormuşçasına hisseder. Bu kedere dayanmakta zorlanan Yetu, geçmişten ve hatırladıklarından uzaklaşmak isterken, bir yandan da yeni bir dünya keşfeder; hem uzak sularda hem de kendi derinliklerinde…
Son yılların en çok ses getiren fantastik kurgu yazarlarından olan Rivers Solomon, Amerikalı hip hop grubu Clipping’in bir şarkısından ilham alarak kaleme aldığı Derinlikler’de toplumsal eleştiri ile doğaüstü unsurları harmanlıyor. Tarih yazımı ile hikâye anlatıcılığının arasındaki bağları eşsiz bir hayal gücüyle düğümlüyor.
“Canınız acıdı¬ğında bazen tek kaçış yolu başka bir acıdadır.”

“İşte muhtaç olduğumuz o tuhaf, güzel, dönüştürücü hikâye.”
-CHARLIE JANE ANDERS
“Kuşaktan kuşağa geçen travmalar hakkında zeki ve sarsıcı bir roman.”
-CARMEN MARIA MACHADO</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86129</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/402d467d-c19a-4a93-b8cd-32e7cc15aff1.jpg</image:loc>
            <image:title>Tropiklerde Şafak Manzarası</image:title>
            <image:caption>Geleneksel edebiyatın anlamlı ve inandırıcı görünmek için kendini dayandırdığı tarihle ilişkisini tersyüz ederek edebiyatı tarihi yeniden yazmanın, bükmenin, çarpıtmanın bir yolu olarak sunan yeni bir bakış ve gerçeklik iddiası ortaya koydu Latin edebiyatı. Márquez’iyle, Llosa’sıyla, Fuentes’iyle… Kübalı yazar Cabrera Infante’yi de bu isimler arasında sayabiliriz. 
Tropiklerde Şafak Manzarası, bir adanın jeolojik oluşumundan başlayarak, üzerine insanoğlunun ayak basmasından itibaren şiddetin, zulmün ardı arkasının kesilmediği kanlı geçmişinden epizotlar sunuyor. Okurların hiçbir bilgi, dolayısıyla önyargı taşımadan parçaları birleştirmesiyle Küba’nın ta bir milyon yıl öncesinden 20. yüzyılın sonlarına dek uzanan trajik ve hatta patetik tarihinin ortaya çıktığı bir yapboz. Fidel Castro hükümetinin hışmına uğrayan sürgün yazar Cabrera Infante’den son derece politik, edebi açıdan da öncü sayılabilecek bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86130</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2418b2b-02b2-4b80-b5e2-851aab85f7a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Araba Sevdası (Bez Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Türk Edebiyatı’nda “ilk realist” roman olarak bilinen Araba Sevdası gerek içeriği, gerekse edebî üslubuyla yazın dünyasının mutlaka okunması gereken kitapları arasında yer alır. Recaizade Mahmut Ekrem, içinde yaşadığı topluma eleştirel gözle bakmayı becerebilen bir aydın, sözcüklerle oynayabilen edebî bir cambaz, ince bir mizah anlayışına ve olağanüstü gözlem gücüne sahip bir yazardır. Araba Sevdası’nı okurken hem usta kalemin bu özelliklerine bizzat tanık olacak hem de romanın çok katmanlı yapısında keyifli bir yolculuğa çıkacaksınız. 
Recaizade Mahmut Ekrem’in Batı özentiliğini ya da yanlış Batılılaşmayı anlattığı ve ilk olarak Servet-i Fünun dergisinde yayınlanan Araba Sevdası, Ceyda Yüksel tarafından yayıma hazırlanmış, editörlüğünü ise Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü&apos;nden öğretim üyesi Tülay Gençtürk Demircioğlu gerçekleştirmiştir. Eser yazıldığı dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun, günümüz okuru içinse anlaşılabilir olması amaçlanarak çevrilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86131</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21ae7e94-92c6-43fd-b5ac-3501e0e7ed2c.jpg</image:loc>
            <image:title>İntibah (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Namık Kemal’in 1876 tarihinde basılmış olan İntibah romanında, dönemin iyi yetiştirilmiş gençlerinden sayılan Ali Bey&apos;in Mehpeyker&apos;e âşık olması ve bu aşkın sonunda Ali Bey&apos;in başından geçenler anlatılır.
Namık Kemal İntibah’ta toplumsal hayatta kadın ve erkeğin konumunu, cariyelik kurumunu, iradesiz ve mirasyedi gençliği, intikam ile kişilik hezeyanlarını ele alır. Tüm bunların sonucunda gerçekleşen bir uyanışı (intibahı) romanın ana erkek kahramanı Ali Bey ile onun ailesinin yaşadığı facia üzerinden ortaya koyar.
İlk olarak Namık Kemal’in Magosa’da sürgünden İstanbul’a döndüğü yıl yayımlanan İntibah Boğaziçi Üniversitesi Türkçe Dersleri Koordinatörlüğü’nde öğretim görevlisi olan Fatma Akman tarafından notlarla yayıma hazırlanmıştır. Editörlüğünü ise yine aynı üniversitenin Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü&apos;nden öğretim üyesi Tülay Gençtürk Demircioğlu gerçekleştirmiştir. Eser, dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanarak çevrilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86132</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/496c3aeb-7991-486a-9043-e34c321d7b35.jpg</image:loc>
            <image:title>Vatan Yahut Silistre ( Bez Ciltli )</image:title>
            <image:caption>“Namık Kemal’in tiyatro projesi ve pratiği, vicdana seslenmek üzerinedir. Aynı zamanda vatan fikrinin de mecrası olan vicdanı etkileyerek, onun örtülerini kaldırıp açarak ahlaki etkileyiciliği olan estetik deneyimler oluşturmayı amaçlamaktadır Namık Kemal.”

Fatih Altuğ- 
İslam Bey, uzaktan uzağa Zekiye’yi sevmektedir ve gönüllü olarak orduya katılır. Vedalaşmak üzere Zekiye’nin yanına gider. İslam Bey’e çılgınca âşık olan Zekiye ise kılık değiştirerek sevdiği adamın arkasından gider ve gönüllüler takımına karışarak Silistre’ye kadar varır. Silistre’de ise kuşatma altında kalan askerler bir şekilde düşmanı defetmek zorundadır.
Namık Kemal’in Vatan yahut Silistre oyunu ilk olarak 1 Nisan 1873’te Güllü Agop’un yönettiği Gedikpaşa Tiyatrosu’nda sahnelenmiştir. Kendisi için yeni bir teknik olan tiyatroyu Namık Kemal, seyircinin duygulanımlarını harekete geçirerek vicdanın örtülerini kaldıran bir araç olarak görür ve belirli ahlaki davranışları benimsemiş özneler üretmek için tiyatronun vicdanlardaki etkisini kullanmaya çalışır.
İlk baskısı 1873’te yapılan Vatan yahut Silistre oyunu, Boğaziçi Üniversitesi Türkçe Dersleri Koordinatörlüğü’nde Türkçe dersleri veren Esra Demirkoparan tarafından yayıma hazırlanmıştır. Editörlüğünü ise yine aynı üniversiteden öğretim üyesi Nur Gürani Arslan yapmıştır. Eserin bu baskısı, dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun, fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanarak çevrilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86133</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31aa06e4-d30f-4d5c-a312-8d35b0301469.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkyaz</image:title>
            <image:caption>İlkyaz… 
Sadece bir kız ismi gibi düşünebilirsin. 
İlkyaz; benim hayallerim, geçmişim, bugünüm ve yarınım!   
Senin ise bugünün. 
Bugün yaşadıkların, okulun, arkadaşların, gireceğin sınavlar, telâşların, belki dışlanmışlıkların, etrafın, ailen… Sen de benim gibi kendini, bu hikâyeler silsilesinde bulacaksın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86134</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57212598-4755-44c0-997c-7d7dd6dc21c5.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkçağ’da Doğa Felsefeleri</image:title>
            <image:caption>İlkçağ felsefesi, her şeyden önce doğaya yöneliktir. Doğada gözlemlenen değişim olgusunu tartışarak zenginleşir ve somut varlığın açıklamaları olarak iki doruğa yükselir. Doruklardan biri MÖ 5. yüzyılın son yarısında Demokritos tarafından ortaya atılan atomculuk, öbürü de ondan yaklaşık bir yüzyıl sonra geliştirilen Aristoteles felsefesidir. Bu kitabın önde gelen amacı, İlkçağ doğa felsefesinin yalın açıklamalarla başlayıp göz kamaştıran bir hızla iki, üç yüzyıl içinde böyle bir kuramsal düzeye ulaşmasını, bir felsefi etkileşim süreci olarak betimlemek ve bu olgunun ürünlerinin yakın çağ düşüncesiyle olan kimi ilişkilerini saptamak. Kitapta kuramları tanıtan açıklamalar, filozofların kendi önermeleriyle iç içe örülerek sunuluyor.

“İlkçağ düşüncesinin kısa sayılabilecek bir sürede neler başarabildiği hayret uyandırıcıdır. Bu kitap, konusunu kimi varlıkbilim sorunları çevresinde sınırlayan bir İlkçağ felsefesi tarihi. Bu dönemi her yönüyle ve kapsamlı bir biçimde betimlemek yerine, çağın odaktaki tartışmasına eğildim. Değişim olgusuna ilişkin bu tartışmanın felsefenin ilk üç yüz yılı içinde fiziksel varlığın doğasına ilişkin kavrayışı ne büyük bir derinliğe götürebildiğini betimlemeye çalıştım. Bunu daha yakın çağlarla ilişkiler de kurarak, eleştirel bir biçimde irdelemeyi amaçladım.”

Arda Denkel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86135</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54f9ce0d-c2b2-4643-9881-8055a4428701.jpg</image:loc>
            <image:title>Çimen Yaprakları - II</image:title>
            <image:caption>Walt Whitman (1819-1892): Amerikan şiir geleneğinin önde gelen, kurucu şairlerinden Walt Whitman sokağın, kalabalıkların ve onları oluşturan bireylerin sözcüsüdür. Amerika’da demokrasi, ulus olma, beden ve cinsellik kavramlarını şiire taşıyan Whitman ilk modernist şairlerdendir. Çimen Yaprakları’nın ilk baskısı 1855 yılında yapıldı, bir önsöz ve 12 başlıksız şiirden ibaretti. Whitman yaşamı boyunca yazdığı şiirleri kitabına ekleyerek defalarca yeni baskılarını hazırladı. Son günlerini yine Çimen Yaprakları’nın son baskısını düzenleyerek geçirdi. Ölüm döşeği edisyonu olarak adlandırılan bu baskıda şairin “Yolculuğun Sonundan Geriye Doğru Bir Bakış” adlı yazısıyla birlikte kitap 438 sayfaydı ve 400 civarında şiirden oluşuyordu. Çimen Yaprakları’nı oluşturan bütün şiirler Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nde yayımlanırken dört ciltte toplandı. Elinizdeki kitap bu ciltlerin ikincisidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86136</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a55ee9cb-cf07-4c5c-bb6a-a5461050befc.jpg</image:loc>
            <image:title>Geriye Bakış 2000’den 1887’ye</image:title>
            <image:caption>Uykusuzluk sorunu çeken Julian West, 1887 yılında Boston’da hipnotik bir uykuya yatar ve 2000 yılında uyanır. Birleşik Devletler, her şeyin yepyeni bir devlet düzeniyle yönetildiği, demokratik ve eşit bir toplum haline gelmiştir. Edward Bellamy’nin Geriye Bakış’ı, okuyucuyu kapitalizmin hükmündeki 19. yüzyılın sonlarından alıp 21. yüzyılın sosyalist idealine götürür. Geriye Bakış birçok yönden 19. yüzyıla has romantik bir ütopyadır; başka bir açıdan da anlatıcı ve zaman yolcusu Julian West ile onun 21. yüzyıl rehberi ve akıl hocası Dr. Leete arasındaki konuşmaların ışığında, insanlığı bekleyen olasılıkların karmaşık bir incelemesidir. Bellamy, okuyucuya 19. yüzyılın ortalarından sonlarına kadar yaşanan toplumsal sorunlar ve sıkıntılar hakkında bilgi verir; aynı zamanda milenyum için de ütopik bir vizyon sunar. Dr. Leete’in ve ailesinin anlattıklarında Bellamy’nin 2000 yılının siyasi ve ekonomik koşullarına ilişkin ayrıntılı tahayyülleri gizlidir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86137</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3c476cd-8cf9-41e7-bce2-875132d8cb5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çimen Yaprakları – II - (Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Walt Whitman (1819-1892): Amerikan şiir geleneğinin önde gelen, kurucu şairlerinden Walt Whitman sokağın, kalabalıkların ve onları oluşturan bireylerin sözcüsüdür. Amerika’da demokrasi, ulus olma, beden ve cinsellik kavramlarını şiire taşıyan Whitman ilk modernist şairlerdendir. Çimen Yaprakları’nın ilk baskısı 1855 yılında yapıldı, bir önsöz ve 12 başlıksız şiirden ibaretti. Whitman yaşamı boyunca yazdığı şiirleri kitabına ekleyerek defalarca yeni baskılarını hazırladı. Son günlerini yine Çimen Yaprakları’nın son baskısını düzenleyerek geçirdi. Ölüm döşeği edisyonu olarak adlandırılan bu baskıda şairin “Yolculuğun Sonundan Geriye Doğru Bir Bakış” adlı yazısıyla birlikte kitap 438 sayfaydı ve 400 civarında şiirden oluşuyordu. Çimen Yaprakları’nı oluşturan bütün şiirler Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nde yayımlanırken dört ciltte toplandı. Elinizdeki kitap bu ciltlerin ikincisidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86138</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/faed717e-5541-48ce-906a-db154418e5a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Wilhelm Tell</image:title>
            <image:caption>Friedrich Schiller (1759-1805): Alman şair, düşünür, tarihçi ve oyun yazarı. Hukuk ve tıp eğitimi gördü. Daha ilk oyunu Haydutlar’la büyük bir başarı kazandı. Edebiyat yaşamının ilk yıllarında Alman toplumunun önyargılarını sertçe eleştiren eserler yazdı. 1789 yılında Jena Üniversitesi’nde tarih profesörlüğüne getirildi. Tarih ve estetik konularındaki eserlerinin çoğunu bu dönemde yazdı. 1794 yılından sonra Goethe ile yakınlaşıp güçlü bir dostluk kurdu. Özellikle bu dönemde yazdığı lirik şiirleri ve oyunlarıyla Goethe’yle birlikte Alman edebiyatına yön verdi.  İlk oyunu Haydutlar’da Alman gençliğini sarsan o coşkulu, isyankar şiirin doruğa çıktığı Wilhelm Tell, Schiller’in tamamladığı son oyunudur. Schiller, Avusturyalı valiye başkaldıran efsanevi İsviçreli kahraman Wilhelm Tell’i ölümsüzleştirmiş, sıradan bir avcıyı dünyanın hemen her yerinde bir bağımsızlık ve vatanseverlik simgesine dönüştürmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86140</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eeb42b45-d0f7-4ad4-846b-aa81f2997ab2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzey Araştırmaları Işığında Fatsa</image:title>
            <image:caption>Anadolu&apos;nun zengin tarihsel ve kültür yelpazesinde önemli bir yeri olan Doğu Karadeniz Bölgesi&apos;nde, mavi ile yeşilin iç içe olduğu doğal güzellikleriyle, bölgenin kültürel mirasına katkı sunacak verileri içinde barındıran Ordu/Fatsa İlçesi&apos;nde 2011-2015 yılları arasında yürütülen arkeolojik yüzey araştırmalarında tespit edilen maddi kalıntılar, bu kitapta bir araya getirilerek sunulmaktadır. Alan çalışmalarında, bölge kronolojisini Paleolitik Döneme kadar götüren materyale ulaşması önem arz etmekte birlikte,İlçe genelinde yürütülen yüzey araştırmalarında tespit edilen arkeolojik
doku, Hellenistik Dönemden Osmanlı Dönemine kadar giden bölge yerleşim tarihine tanıklık etmektedir. Karadeniz çalışmaları özelinde, Anadolu arkeolojisine katkı sunması dileğiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86141</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/733123fc-5432-4f71-b124-8476ea929c3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Nerimanoğlu Sam Destanı</image:title>
            <image:caption>Nerimanoğlu Sam Destanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86142</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9295f19d-e915-41a6-bf7d-9ebe823d12ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizi Yeryüzüne Bağlayan Hikayeler</image:title>
            <image:caption>“Bizi hayatta tutan başkalarının elleridir ama bizim ellerimiz de başkalarına hayat verir.”
Her şeyin böyle sürüp gideceğine, toplumsal hayatın değişmeyeceğine, her ne yaparsak yapalım insanın yeryüzündeki varlığının sona ermeyeceğine inanıyoruz. Daha kötüsü, dünya yaşanmaz bir hale geldiğinde onu terk edip başka bir gezegene, diyelim Mars&apos;a gidebileceğimizi sanıyoruz. Gidemeyeceğiz. İnsanı hayatta tutan başkalarının elleridir çünkü ve o başkaları, hayatı paylaştığımız diğer insanlar olduğu kadar insan dışındaki diğer canlı türleridir de. Dünya bizim zorunlu ikametgâhımızdır ve gidecek başka bir yer-yüzü de yoktur.
Yeryüzünü içinde yaşayan tüm canlılar için hayata elverişli kılabilir miyiz? Bir arada yaşamamız mümkün mü? Bir umut var mı?
Bülent Şık, Bizi Yeryüzüne Bağlayan Hikâyeler’de, kuşuyla, börtü böceğiyle, ağacıyla, bitkisiyle, deresi tepesiyle, insanıyla yeryüzünün hikâyesini anlatıyor. İnsanın varoluşunun ve kendini yok edişinin ve her şeye rağmen tükenmeyen umudun hikâyesini…
Yazar Hakkında:
Bülent Şık, gıda mühendisi. Çevre dostu analiz yöntemleri geliştirilmesi üzerine doktora yaptı. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren çeşitli laboratuvarlarda çalıştı. 2009 yılında öğretim üyesi olarak Akdeniz Üniversitesi’ne geçti. Üniversitede Gıda Güvenliği ve Tarımsal Araştırmalar Merkezi’nin kurulumu ve faaliyete geçmesi çalışmalarını yürüttü. Gıdalarda ve sularda katkı maddelerinin ve çeşitli toksik kimyasal maddelerin kalıntılarının belirlenmesi üzerine çalışmalar yaptı. Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü’nde öğretim üyeliği yaparken 22 Kasım 2016’da yürürlüğe konulan 677 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kamu görevinden çıkarıldı. Türk Toraks Derneği Çevre ve İklim Sorunları Savunuculuk Ödülü, Türk Tabipleri Birliği (TTB) Nusret Fişek Halk Sağlığı Hizmet Ödülü, Vefik Kitapçıgil Kamu Hizmeti Ödülü ve Halkevleri “Hakikatın Peşinde” Ödülü’ne layık görüldü. Mutfaktaki Kimyacı adlı bir kitabı bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86144</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5f36471-d229-41e9-b0ad-082089a2e598.jpg</image:loc>
            <image:title>Delifişek (Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Zezé artık bir delikanlı. Yetişkinlerin dünyasından kaçıp hayal dünyasına sığınabilen, orada edindiği dostlarda hayatında aradığı sevgiyi ve şefkati bulabilen biri değil. Ancak küçüklüğündeki gibi duygusal ve asi. Bu yüzden de ilk aşk hikâyesi, ondan beklediğimiz kadar tutkulu ve fırtınalı. 
Vasconcelos, Zezé’nin iç dünyasına bizi son kez davet ettiği Delifişek’te, onun yetişmesini takip eden bizlere gençliğe ve özgürlüğe dair aklımızdan çıkmayacak bir hayat dersi sunuyor. Delifişek’i okuduğunuzda, tekrar maceranın başına, Şeker Portakalı’na dönmek isteyeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86145</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3dbc01fc-3bcf-4a8c-bdeb-8a83267b0347.jpg</image:loc>
            <image:title>Buz ve Yıldızışığı Sarayı</image:title>
            <image:caption>Feyre, Rhys, Cassian, Morrigan ve diğerleri Gece Sarayı’nı ve ötesini yeniden hayata döndürüp barış dolu bir geleceğe hazırlamakla meşguller. Kış Gündönümü nihayet çok yakında ve artık kutlanabilir. Fakat bu şenlik havası bile geçmişin gölgelerinin ortaya çıkmasını engelleyemiyor. Feyre, Gece Sarayı Yüce Leydisi olarak katıldığı bu şenlikte düşündüğünden daha fazla yaraya sahip olduğunu anlıyor ve tahmin edemeyeceğiniz bir macera başlıyor! Milyonlarca okura ve sayısız ödüle ulaşan Dikenler ve Güller Sarayı serisi, Sis ve Öfke Sarayı ve Kanatlar ve Küller Sarayı’nın ardından Buz ve Yıldızışığı Sarayı ile devam ediyor. Ama bu kitabın, okuru için bambaşka bir vaadi var, çünkü içinde çılgın bir sürpriz saklı: serinin beşinci kitabının ilk bölümü…
Sarah J. Maas’ın neden Taht Oyunları’nın yazarı George R. R. Martin’e benzetildiğini daha iyi anlayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86146</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d02c291b-19b7-4e04-916f-75c047c32df1.jpg</image:loc>
            <image:title>Hamlet</image:title>
            <image:caption>Yalnızca Shakespeare’in oyunları arasında değil, belki de bütün bir Batı kanonu içinde, doğrudan ya da dolaylı olarak hakkında en çok yorum yapılmış, bilimsel çalışmalara konu edilmiş, felsefe ve sanatın en bereketli düşünce uğraklarından biri olmuş, olmaya da devam eden bir klasik. Shakespeare’in en uzun oyunu. Üstelik üç ayrı çeşitlemesi, onların da farklı baskıları var. Oyunun kendi belirsizlikleri, çelişkileri ve gedikleriyle celp ettiği sonu gelmez yorumlama çabası da buna eklenince ortaya gerek metin gerek çeviri gerekse sahneleme açısından muazzam bir külliyat, repertuar, arşiv, enikonu işleyen, gelişen bir mekanizma çıkıyor. 
“Kim sineye çeker kırbacını zamanın? 
Kim katlanır zorbanın zulmüne, kibirlinin 
Küstahlığına, aşkın hor görülmesine, yargıdaki acze, 
Yetkinin kötüye kullanılmasına, 
Vefanın satılık olmasına? Kim direnir 
Basit bir hançerle huzura kavuşmak varken? 
Kim katlanır bunca yüke 
–ölüm sonrası ürkütmese? 
Gidenin dönemediği meçhul ülke... 
Bilinç işte böyle korkak eder bizi; 
Bilinen illeti yeğleriz meçhule.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86147</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8494b2f-487f-48d7-80a9-ce00d70cda58.jpg</image:loc>
            <image:title>Dorian Gray’in Portresi</image:title>
            <image:caption>Edebiyat tarihinin en sarsıcı metinlerinden biri olan Dorian Gray’in Portresi, yazıldığı dönemde okurların ve eleştirmenlerin hedefi olmuş, büyük tepki çekmiştir. 
Oscar Wilde’ın tek romanı olan kitap, genç ve yakışıklı Dorian Gray’in öyküsünü anlatır. Ressam Basil Hallward tarafından portresi yapılan bu genç adam kendisi yerine portresinin yaşlanmasını diler. Ebedi gençlik karşılığında ruhundan vazgeçen Dorian Gray, insanı insan yapan değerlerden giderek uzaklaşacaktır. 
Oscar Wilde, güzelliğini korumak uğruna vicdanından, ruhundan vazgeçen bir karakteri anlatırken bir başyapıta imza atıyor. 
“Odada yaklaşık on dakika durduktan sonra, rüküş zengin dullarla ve sıkıcı akademisyenlerle konuşurken birdenbire birinin bana baktığını fark ettim. Hafifçe döndüm ve Dorian Gray’i ilk kez gördüm. Gözlerimiz buluştuğunda benzimin solduğunu hissettim. Üzerime tuhaf bir korku çöktü. Halis kişiliği son derece büyüleyici biriyle yüz yüze geldiğimi biliyordum ve bunun böyle olmasına izin verirsem benliğimin tamamını, ruhumun tamamını, sanatımın bizatihi kendisini zapt edecekti.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86148</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/504bc837-cfc1-4285-a52a-9e7a04cddbf0.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Dükkanlar Sokağı</image:title>
            <image:caption>Gizemli bir kaza sonucunda hafızasını kaybeden ve geçmişini ardında bırakıp özel dedektiflik yapmaya başlayan Guy Roland, on yıl sonra geçmişiyle yüzleşmeye, gerçek kimliğini keşfetmeye karar verir. Bu arayışta karşısına bazı ipuçları, birtakım insanlar, eski fotoğraflar, kilitli kapılar, adresler ve telefon numaraları çıkar. Belleğinin karanlık dehlizlerinde el yordamıyla ilerleyen dedektif, bazı gerçeklere ulaştığını düşündüğü anda çıkmaz sokaklara sapar. Ancak arayışı asla sona ermez, anı kırıntıları bu yolda ona ışık tutan işaret fişekleridir. 
Yayımlandığı yıl Goncourt Ödülü kazanan Karanlık Dükkânlar Sokağı, Nobel Komitesi tarafından çağımızın Proust’u olarak gösterilen Patrick Modiano’nun yazınını kavramak için anahtar niteliğinde bir roman.  İşgal dönemi Fransa’sının etkilerinden kurtulamamış insanların bireysel ve kolektif yazgısını anlatan çarpıcı bir tanıklık. 
“Modiano gerçek bir yaratıcı.” 
Adam Thirlwell #fransızedebiyatı #nobelödülü #geçmiş #yabancılaşma #bellek #kimlik #arayış #gizem</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86149</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94437467-71a6-4784-a17e-267a3322b6a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşi Uyandıralım (Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Zezé’nin maceraları Güneşi Uyandıralım ile devam ediyor. Çocukluk dostu şeker portakalı fidanı yerine  çok sevdiği kurbağası ona yoldaşlık ediyor artık. Zengin ve katı bir ailenin evlatlığı olan Zezé sevdiklerinden uzak ama hâlâ birkaç dostu var: aşçı Dadada, öğretmeni Fayolle, ona yol arkadaşı olan kurbağa ve babası gibi gördüğü Fransız şarkıcı Maurice Chevalier. 
Güneşi Uyandıralım, içine düştüğü dünyaya hiçbir zaman sığamamış Zezé’nin tüm yalnız çocukların yüreklerine seslendiği hüzünlü ama rengârenk bir serüven</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86150</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b0dddb0-2b25-4b13-8eef-84778f205932.jpg</image:loc>
            <image:title>Frankfurt Seyahatnamesi</image:title>
            <image:caption>Modern Türk şiirinin kurucu adlarından Ahmet Hâşim’in şiirleri kadar kıymetli nesirlerinin başında gelir Frankfurt Seyahatnâmesi. 
1930’ların Almanya’sına, tedavi için giden Hâşim’in “şiir kitabının kardeşidir” sözleriyle tanımladığı ve izlenimlerini aktardığı seyahatnâme, hem Doğu’yu hem Batı’yı bilen bir aydının Frankfurt’a ve oradan dünyaya bakışını gözler önüne seren yapıca küçük, söyledikleriyle büyük bir eser… 
Kitabın bu edisyonu ise, Türkiye’de ilk defa yayımlanan 1865-1935 arasında çekilmiş fotoğraflarla “Ahmet Hâşim’in gördüğü” Frankfurt’u gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86151</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe738a16-2caf-49d0-a879-d30b880c4544.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaf Dağı&apos;ndan Toroslar&apos;a Osmanlı&apos;dan Günümüze Türkiye&apos;de Alman Göçmenler</image:title>
            <image:caption>Elinizde tutmuş olduğunuz bu kitapta Türkiye’de yaşayan Almanlar, Türk-Alman ilişkileri açısından ele alınmaktadır. Geçmişten günümüze Türkiye’de yaşayan Almanları bütünlüklü bir şekilde konu edinen başka bir çalışma yapılmamış olması bu kitaba ayrı bir önem ve özgünlük katmaktadır. Ayrıca bu çalışmanın ortaya çıkması ileride Türkiye’de yaşayan Almanlar veya yabancılar hakkında yapılacak bilimsel çalışmaların ivme kazanmasına yol açacaktır. Bu kitapta Almanların hangi dönemlerde ve şartlarda Türkiye’ye göç ettikleri, iki ülke arasındaki ilişkiler çerçevesinde sahip oldukları yasal haklar, Türk toplumuna intibak düzeyleri, karşılaştıkları sorunlar ve yürüttükleri ekonomik faaliyetler üzerinde durulmaktadır. Bu çalışmada Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde Türkiye’ye göç eden Almanlar; Filistin, Kars, Amasya ve Antalya/Alanya örnekleri üzerinden incelemeye tabi tutulmaktadır.
Bu kitaptaki bölümlerin hepsi belirlenen belli bir sistematiğe ve yönteme sadık kalınarak yazılmış olmasının yanı sıra mevzuya çok boyutlu bir bakış açısı getirmesi sebebiyle, Türkiye’de yaşayan diğer yabancı toplulukların benzer şekilde araştırılmasına kapı aralayacak mahiyettedir. Diğer yandan, Türkiye’de yaşamayı planlayan ya da hâlihazırda Türkiye’de ikamet eden Almanlar veya çeşitli Alman kurumlarının temsilcileri için bu kitabın bir rehber eser olma niteliği taşıdığı söylenebilir. Söz gelimi, Cumhuriyet döneminde Türkiye’de yaşayan Almanların ele alındığı son bölümde söz konusu toplumun yasal hakları, kurdukları dernekler ve eğitim kurumları hakkında detaylı bilgiler verilmektedir. İşte bu açıdan bakıldığında, mevcut çalışmanın akademik niteliğinin yanı sıra pratik değeri de ortaya çıkmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86152</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a5ce7e9-e9ae-4150-ae36-4ff1ef07e150.jpg</image:loc>
            <image:title>Kökler</image:title>
            <image:caption>“Çocuklara büyükannelerinin anlattıkları öykülerden başlayıp büyükbabaların babalarına, onların da atalarına kadar uzanan ve ‘Afrika’ denen siyah adamda son bulan uzun bir tarihsel araştırma, Amerikan kitap piyasasında satış rekorları kıradursun, yazarı Alex Haley’e de ‘Pulitzer Roman Ödülü’nü kazandırdı ve günün adamı yaptı. Haley’in Roots (Kökler) adlı bu yapıtı, bir süre önce, ABD televizyonlarında 12 dizilik programlar hâlinde yayımlanmış ve rekor düzeyde seyirci toplamıştı.
İlk, 1976 Ekim’inde yayımlanan Roots bugüne kadar 14 baskı yaptı. Son kez piyasaya çıkarılan bir milyon baskı da mart ayı içinde kapışıldı.
Haley, kendisine Pulitzer Ödülü’nü kazandıran yapıtı hakkında şunları söylüyor:
‘Roots’un doğumu kolay olmadı. Tam 12 yılımı aldı. Bu arada 1 milyon kilometre yol katettim. Bu yapıtla, ‘Afrikalı’ ve ‘Siyah Amerikalı’nın adı da dünya tarihine gerçek yönüyle yazılmış oldu. Kunta Kinte; Batı Afrika’nın Juffure yöresinden 1767 yılında, 16 yaşında kaçırılıp Amerika kıtasına, Virginia tarlalarına sürülen bu Afrikalı, bugüne kadar peşinden altı nesil koşturdu. Bunlar sırasıyla kölelik, çiftçilik, nalbantlık, değirmencilik, tren yolu işçiliği, kapıcılık, avukatlık, mimarlık yaptılar ve sonunda yazar oldular. İşte o yazar benim.’ ”
‒Milliyet Gazetesi

“Kökler, bir ırkın ezilişinin serüvenidir. İki yüzyıldan beri direnen, horlanan, aşağılanan ama gene de dimdik yaşayan kara derililerin öyküsü. Yalnızca köle gözüyle bakılan ve sömürülen bu ırk kimi zaman aşağılanmaya teslim olmuş, aşağılayanlara baş eğmiş kimi zaman da dinin rahatlatıcı atmosferine sığınmıştır.” ‒Doğan Hızlan

“Artık her gece milyonlarca Amerikalı televizyonlarının karşısındaki koltuğa âdeta mıhlanıyorlar. Atalarının kara derili vatandaşlarına yaptıkları zulmü utançla seyrediyorlar. Kimi eleştirmenlere göre ‘Rüzgâr Gibi Geçti’nin 21 milyonluk rekorunu ‘Kökler’ kıracak.” ‒Time

“New York Times’ın Bestseller listesinde 50 hafta en çok satanlar arasında kalan Kökler’de Alex Haley, zenci kölelerin öyküsünü anlatıyor. İnsan, ırkçılığa karşı duyulan nefretin ve insan avının bu denli edebî bir pırıltı içinde verildiğini görünce, ‘Bu kitap Mallarmé’nin bir şiirinden ya da Proust’un bir yazısından daha mı az şiirsel?’ diye sormaktan kendini alamıyor.” ‒Der Spiegel

“Umut ülkesindeki, umutsuz insanları anlatan Kökler, Fransa’da hâlâ en çok satan kitaplar listesinde 1 numara. Alex Haley yıllarca süren bir araştırmanın ürünü bu yapıtı ile birçok ödüller kazanmaya adaydır.”
‒L’Express
“Günümüz Amerika’sında 25 milyon zenci yaşıyor. Onların bir tarihi var mı? Kökenleri nedir? Elimizdeki tarih kitapları, onların Afrika’dan geldikleri ve köle olarak satıldıklarından -tıpkı kauçuk ya da başka bir eşya gibi- ötede bilgi vermiyor. Alex Haley, Kökler’de bugüne kadar bu konuda yazılan kitapları aşarak, soruna güç ve anlam kazandırıyor.”
‒Buchaktuel
“Şu evrensel gerçeği unutmayın hepimiz aynı Yaratıcının çocuklarıyız.” ‒Alex Haley</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86153</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b509f33a-e12c-4303-a0bc-e6a6b957b99e.jpg</image:loc>
            <image:title>Başarının 7 Spirütüel Yasası</image:title>
            <image:caption>‘’Hayallerinizi gerçekleştirmeniz İçin pratik bir rehber’’   
 
Dr. Chopra ile hemfikirim. Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsak öncelikle kendimizden başlamamız gerekir. Bu da evrenin ana yasalarını bilmekle başlar. 
                                                       Dalai Lama 
 
Dr. Deepak Chopra bir beden-zihin-ruh ustası ve bu alanda öncüdür. 
                                                       Bill Clinton 
 
Dr. Deepak Chopra bütünsel sağlığın şair bilgesidir. 
                                                       Time 
 
Eğer bu kitap sizi bulduysa, büyük bir ihtimalle içinizdeki sınırsız gücü ortaya çıkarma yolunda ilerliyorsunuzdur. Bu basit ancak çok etkili 7 altın yasa ile içinizdeki evreni ve evrendeki sizi keşfedeceksiniz. 
                                                       Ezgi Sorman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86154</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53e46835-9824-4543-bac7-f91bc521ab5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Muzcu Kedi</image:title>
            <image:caption>Yazar ve öğretmen Meftun Kocakaya Bayır imzalı “Muzcu Kedi”, çocuklara en zor anlarda bile insanı iyiliğe sevk edecek bir yolun var olduğunu öğütleyen eşsiz bir eser.
Rus illüstratör Ekaterina Stanchenko’nun resimleriyle renklenen kitapta, muzu çok seven bir kedinin hikayesi minik okurlara aktarılıyor. Macera, yemeye bayıldığı muzu satarak geçimini sağlayan Muzcu Kedi’nin birdenbire kendini evinden çok uzak bulmasıyla başlıyor. Ormanda kaybolan kahramanımızın, muz lokantası açarak krizi fırsata çevirmesiyle hikaye keyifli bir hal alıyor.
“Muzcu Kedi” ayrıca, çocuklara hayvan sevgisini de aşılayabileceğiniz samimi bir dostluk öyküsü. Eğlenceli olduğu kadar öğretici bir yön de barındıran Meftun Karakaya Bayır’ın kitabı, çocuklara kıskançlığın ne denli kötü bir duygu olduğunu ve dürüst olmanın değerini anlatıyor.
Çocuğunuza pes etmemeyi, iyiliği ve dostluğu öğretecek bir kitap arayışındaysanız, “Muzcu Kedi” tam size göre!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86155</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31cf6a58-ef88-4bfa-b23b-bcd31b0eacfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Pollyanna</image:title>
            <image:caption>Ailesini kaybedince teyzesinin yanına taşınan Pollyanna, yeni tanıştığı insanlara babasıyla oynadıkları “mutluluk oyunu”nu öğreterek iyimserliğini herkese bulaştırmayı başarır. Sadece onu yanına alan aksi teyzesinin kabuğunu aşamaz.
Pollyanna’nın, teyzesinin yıllar önce kırılmış kalbine ulaşıp onunla da mutluluk oyunu oynayabilmek için acaba neler yapması gerekecektir?
1913’te yazıldığından beri büyük ilgi gören, defalarca filme çekilen, devam kitapları yazılan, “Pollyannacılık” tanımıyla günlük hayata karışan bu ölümsüz roman, usta şair Ülkü Tamer’in çevirisiyle Türkçeleştirildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86156</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55e3ddb5-07a7-47d5-8edc-c006b3bdf4ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Kalbe Bahar Gelir Ama Bazıları Çiçek Açar</image:title>
            <image:caption>İçime attığım kar taneleri kadar küçük şeylerin zamanla önünde durulmaz bir çığa dönüşebileceğini öğrendim. Oysa bir dağın zirvesine düşen ufacık kar taneleri gibiydi hepsi... Zamanla yuvarlanıp döndüler içimde, büyüdüler ve kocaman bir çığa dönüştüler.
Meğer her şeyi içine atmak bir felaketmiş...
Çünkü içine attıklarının altında ezilir, yorulurmuş insan.
Sen benim içime attığım her şeysin. Çocukluğum, gençliğim, alınganlığım, pişmanlığım, umudum... Sen benim hissettiklerimsin... Sen, bir daha hissedemeyeceğim tek şeysin...
Ne olurdu karşımda dursaydın şimdi? Sımsıkı sarılabilseydim boynuna, kokunu içime çekerek ağlayabilseydim omzunda... Ne olurdu küçücük bir ihtimal daha olsaydı? Keşke bunları sana söyleyebilmenin başka bir yolunu bulabilseydim.
Ne yazık ki bu mümkün değil!
İçimden bir çığlık gibi kopup gidiyor hissettiklerim... Umarım duyarsın beni, umarım hissedersin kalbimden geçenleri.
Seni her şeyden çok seviyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86157</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08da2bad-f490-4377-a23c-85e0e3f8faf1.jpg</image:loc>
            <image:title>Small Entrepreneurs in Urban Bus Public Transportation in Ankara</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
CHAPTER I – Introduction : Research Issues and Strayegy 
CHAPTER II – Methodology and Reseach Design 
CHAPTER III – Theoretical Discussion 
CHAPTER IV – Historical Context of Urban Transportation in Ankara 
CHAPTER V – Empirical Findings CHAPTER VI – Conclusion</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86158</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c728708-5ae8-4a0e-a278-e5eb137ad6bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Spinoza ve İçkin Siyaset Düşüncesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
GİRİŞ 
1. Bölüm: Aşkınlıktan İçkinliğe Siyasetin Tanımlanması 
1.1. Aşkıncı Anlayış ve Siyasete Yansımaları 
1.2. İçkinci Anlayış ve Siyasete Yansımaları 
2. Bölüm: Spinoza’nın Siyasi Düşüncesi 
3. Bölüm: Spinoza’nın Etkileri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86159</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/828070ca-8107-4533-9af3-be5ed4865aa4.jpg</image:loc>
            <image:title>Fen Bilimleri ve Mühendislikte Kişilik</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
TABLOLAR LİSTESİ 
ŞEKİLLER LİSTESİ 
1 BÖLÜM:  FTMM ALANLARINDA BAŞARI VE TUTUM YORDAYICILARI NELERDİR? 
2. BÖLÜM: KİŞİLİK FTMM BİREYLERİ İÇİN DİĞER MESLEKİ GRUPLARDAN FARKLI MI? 
3. BÖLÜM: KİŞİLİK FTMM ALANLARINDA MESLEKİ TUTUM VE BAŞARIYI YORDAR MI? 
4. BÖLÜM:  BAŞARMA MOTİVASYONU: TÜRKİYE’DE YÜRÜTÜLMÜŞ BİR ARAŞTIRMA 
5. BÖLÜM: FTMM ALANLARINA YÖNELME VE BAŞARI: ÖZET VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86160</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cbd0c3a-56d2-4521-88a2-39edf71092bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Babaya Mektup (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kafka’nın 36 yaşında kaleme aldığı, orijinali 103 sayfalık el yazmasından oluşan ve alıcısına asla ulaşamayan bu mektup, yalnızca bir baba-oğul ilişkisine ışık tutmuyor aynı zamanda dünya edebiyatının en ikonik ve esrarengiz yazarlarından birinin yaralarını, yenilgilerini ve içsel çatışmalarını da yakından görmemizi sağlıyor. Çocukluk ve gençlik yıllarını babasının baskısı altında geçiren, kendini özgürce geliştiremeyen ürkek, kafası karışık bir çocuk, delikanlı ve genç adam olarak Kafka her yaşta karşısında çok güçlü, karşı konulamaz bir baba bulmuştur. Ancak bir gün olsun ondan kopamamış, yüzüne söyleyemediği şeyleri yazıya dökmüştür.

Kafka’nın, yaşamındaki tüm olumsuzlukların müsebbibi olarak gördüğü babasıyla hesaplaştığı, hem edebiyat tutkunlarına hem de psikologlara, psikiyatristlere ve anne babalara yeni katmanlar açacak bu eseri Ahmet Arpad’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86161</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccc3d94a-9043-47e8-835b-f36acb48e167.jpg</image:loc>
            <image:title>Smyrna&apos;nın Yazgısı</image:title>
            <image:caption>Smyrna&apos;nın Yazgısı bir üçlemenin son kitabı.
Ağlama Smyrna Döneceğim adlı birinci kitap Yunan işgali öncesi Smyrna&apos;yı (İzmir&apos;i), ardından gelen Smyrna&apos;nın Gözyasları ise işgal sonrası Ege&apos;de Kuvay-ı Milliye&apos;nin kuruluşunu, halkın ve efelerin Yunan ordusuna direnışini anlatıyordu.
Bu kitap ise İstanbul&apos;un işgalini, TBMM&apos;nin kuruluşunu ve Kurtuluş Savaşı&apos;nı, yine pek çok isimsiz kahramanın hikayeleriyle dile getiriyor. Rum kızı Smyrna ile Yüzbaşı Çakır Osman&apos;ın, Seher ile Tilki Mahmut&apos;un ve Gördesli Makbule ile Usturumcalı Halil Efe&apos;nin aşkları tüm güçlüklere direnmeyi başarıyor.
Gerçek olayların ve isimsiz kahramanların destansı hikayesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86162</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ab03cbc-4ddd-4c45-b5fc-eefbf903a3b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Tespih Ağacının Gölgesinde</image:title>
            <image:caption>“Bu ülkede beni korkutan tek şey şu: Devlet bir gün öyle bir
canavarlaşacak ki, en küçük bireyler ayaklar altında ezilecek ve
artık yaşamanın hiçbir değeri kalmayacak. Şu yorgun dünyamızda Amerika’nın hâlâ tek ve benzersiz yanı, burada bir insanın beyninin götürebildiği yere kadar, istiyorsa da cehennemin dibine gidebilmesi; ancak bu da fazla sürmeyecek.”

Harper Lee, 1960’lara damgasını vuran Pulitzer ödüllü başyapıtı
Bülbülü  Öldürmek ile okurlarına Amerika’nın güneyinde yaşanan ırkçılıktan bir kesit sundu. Neredeyse yarım asır sonra karşımıza çıkan Tespih Ağacının Gölgesinde ile de işin aslını; adaletle adalet, doğruyla doğru arasında fark olduğu gerçeğini tokat gibi yüzümüze çarptı.

Bülbülü Öldürmek’te hikâyeyi gözünden izlediğimiz çocuk kahraman Scout, yani Jean Louise Finch, artık genç bir kadın. Yıllar sonra ihtiyar babası Atticus’u ziyaret etmek için New York’tan evine dönen Jean Louise, hiç beklemediği bir sürprizle karşılaşıyor: Çocukluğundan beri inandığı ve güvendiği ne varsa, Atticus’un ihanetiyle yerle bir oluyor.

Harper Lee, mizah ve tutku dolu karakteri Scout’ın refakatinde, hiç kaybolmayan, aksine, güçlendikçe güçlenen ırkçılığın, insanın riyakâr doğasının ve gerçeğin hayal kırıklığı yüklü yapısının bir portresini çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86163</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45b81b06-73b9-4e59-b0e6-130e7a5373dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Osmanlı Müftüsünün Gözünden Atina Tarihi</image:title>
            <image:caption>VakıfBank Kültür Yayınları medeniyetimizin tozlu raflarda unutulan değerli bir eserini yaklaşık üç yüzyıl sonra okurların ilgisine sunuyor. 1688-1715 tarihleri arasında Atina’da yaşamış bir Osmanlı müftüsü olan Mahmud Efendi tarafından 1730’lu yılların sonunda kaleme alınan ve Atina’nın kadim tarihine dair yazılmış ilk Osmanlıca eser olma özelliğini taşıyan Târih-i Medînetü’l-Hukemâ, tarihçi Gülçin Tunalı’nın Ruhr Üniversitesi’ndeki doktora çalışmasının keşifleri ve yeni bulguları eşliğinde nihayet gün yüzüne çıkıyor. Athena’dan Sokrates’e, Perslerden Spartalılara değin pek çok kişi, konu ve olaya değinen bu kapsamlı eser, on sekizinci yüzyılın başlarındaki Osmanlı entelektüel dünyasına, o dünyanın kaynaklarına ve Müslüman âlimlerle Rum-Ortodoks âlimlerin fikir alışverişlerine, işbirliklerine ve kadim tarihe bakışlarına dair bize hayli ilgi çekici bilgiler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86164</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd0e8ad3-e891-47a8-85db-b5fc68822f09.jpg</image:loc>
            <image:title>Notre-Dame De Paris ( Ciltli )</image:title>
            <image:caption>On beşinci asır Parisi’nde Notre-Dame Katedrali’nin merkezinde konumlandığı bir aşk sarmalının ve evlat acısının sarsıcı hikâyesini, yaşadığı asrın politik eğilimlerini de dâhil ederek ele alan Victor Hugo, romantizm akımının başyapıtlarından birini ortaya koyarken, karşılıksız aşkların, insan ruhunu bereleyen ayrılıkların ve ölümcül ihtirasların cenk ettiği eşsiz etkileyicilikte bir eseri, dünya edebiyatına armağan etmiş; tıpkı muhteşem tasvirler eşliğinde anlattığı Notre-Dame Katedrali gibi sonsuza dek insanlık mirasının parçalarından birini teşkil edecek -edebî- bir anıt dikmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86165</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14c193fc-6568-417d-b04e-9cc2c6c26823.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuyu</image:title>
            <image:caption>Adnan İslamoğulları, Kuyu’da, 12 Eylül’e giden yolun kişisel bir anlatısını, nahif bir aşk hikâyesinin gölgesinde, kuyuların içinden kendi içine seslenen genç bir ülkücünün, Yusuf Sancaktar’ın üzerinden anlatıyor.
“Çanakkale’den Yemen’e, Sakarya’dan Balkanlara kadar “Hey on beşli on beşli” türküsüne şehit güftesi olarak düşen 1315 doğumluların üzerinde yükseldi bu devlet (…)
 Kabre sığmayan Ercüment Yahniciler, on dördünde Adem Pekmezciler, Mustafa Daşdangiller, henüz on beşinde bıyığı yeni terlemiş Balıkesirli Kemal Ürerler, sağır ve dilsiz Ahmet Sarpkayalar, Kenanlar, Bekirler, Hüseyinler. Bir iftardan sonra katledilen Ruhi Kılıçkıranlar, ciğerlerine hava basılarak şehit edilen Dursun Önkuzular. Babalarının gözleri önünde katledilen Serdar, Levent ve Uğur Erkenezler…
Onların üzerinde yükseldi bu devlet.
Recep Haşatlılar, Gün Sazaklar, cuma namazı çıkışında bıçaklanarak katledilen Alper Tunga Uytunlar... Vurulduğundan bir gün sonra toprağa düşen, evinin tek oğlu Bekir Çifterler, ailesinin tek çocuğu Bleda Aybars Tekinler, Hikmet Sağlamlar, Dursun İnceler, Refik Aslanlar ve Ahmet Çelikler (…) İşte bunların ve daha nicelerinin üzerinde yükseldi devlet ve biz buna fenafiddevle diyoruz Yusuf Sancaktar… Fenafiddevle bir karakterdir, bir seciyedir, bir ahlaktır, leke kabul etmez ve gökten inmez bir bayraktır, bağımsızlıktır… Hiç tasa etme Yusuf, bizim millet zaten kahramanın yaşayanını değil, ölenini yüreğinde yaşatır ve hak ettiği değeri ölünce verir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86166</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d6b038f-cba9-421b-93f6-7d104722ab31.jpg</image:loc>
            <image:title>Folklor ve Sinema</image:title>
            <image:caption>20. yüzyılın anlatısı sinemadır. Çok kısa bir zaman içinde hükmünü tüm kıtalara yaymış, anlatı türünün eski ve saygın ürünlerini bile kendisine ram etmiştir. İnsanın anlatıyı “görmek” iştiyakı, her direnci kırmış, “talep” kendisini herkese dayatmıştır. Üstelik bu süreçte başlangıçta salt eğlence olan bir sektör, evrimi içinde “Yedinci Sanat”lığa terfi etmiştir. Çünkü sinema, her anlatı gibi, öyle ya da böyle insanlık durumuyla yakından ilişkilidir. İnsan ve onun tüm bağıntıları, her zaman sinemanın merkezinde olmuştur. İster üçüncü sınıf bir korku filmi isterse bir sinema klasiği olsun her ikisinde de insana ait bir “öz” vardır. Bu öz, sinemayı vazgeçilmez kılmaktadır. Bu noktada insana dokunan bir sanatın geleneği boşlaması düşünülemez. Çok erken devirlerden itibaren sinemada geleneksel hayatın çeşitli sahnelerinin öyle ya da böyle arzıendam ettiği görülmektedir. Türk sineması da bu gerçeğin dışında kalmamıştır. Hiç ummadığınız bir filmin fonunda bile gerçek hayatın aktığını görürsünüz ki bu Türk sinemasını hayatın gizli bir şahidi kılmaktadır. Öte yandan 1940’lı yıllardan itibaren giderek artan geleneksel ögelerin işlendiği filmler, devirden devire değişen bir gözle yansıtılsa da her zaman önemini korumuştur.
Ahmet Özgür Güvenç’in kitabı bize halkbilimi gözlüğüyle filmlere nasıl bakılabileceğinin bir modelini sunuyor. Görüntü, ses ve metin merkezli üçlü bir araştırma modeli öneren kitaba, bu sebeple, bir yöntem denemesi dememiz de mümkündür. Böylece bu özgün çalışma, bir film incelemesi kataloğu olmanın çok uzağında ve filmleri merkeze koyup birtakım unsurları mercek altına alan bir yaklaşımı yok. Bunun yerine Güvenç, sinemanın folklorun bir kaynağı olabileceği tezini vukufla ele alıyor.
Folklorcu endişelerini beyaz perdede görmeyi merak ediyorsanız, bir bilet de siz alın ve temaşa başlasın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86167</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59c9ebef-4f54-4922-b169-f5099881ea40.jpg</image:loc>
            <image:title>Mai ve Siyah</image:title>
            <image:caption>Halid Ziya Uşaklıgil’in Batılı anlamda Türk romanının başlangıcı kabul edilen bu eseri, 1900’lü yıllarda İstanbul’da yaşayan Ahmet Cemil’in ünlü bir yazar olma ve Lâmia ile evlenme hayalini, babasının ölümünün ardından gerçek hayatla tanışmasını, sonra yine hayallerinin peşinden koşmasını, bu uğurda kardeşini dahi feda edişini, hatta Lâmia’yı kaybedişini, sonra ünlü bir yazar olma ümidini de kaybedişini psikolojik tahliller eşliğinde anlatır. Halid Ziya’nın diğer romanlarında da rastladığımız bu tahliller, devamında psikolojik çözümlemeleri de getirir. Ahmet Cemil hayaller kurar, fakat hayallerinin hüsranla neticelenmesi üzerine gerçeklere uyanır. Her ümidin ve hayalin ardından gelen bu uyanışlar onun gerçekleri idrakini arttırır. Her uyanışında hakikate daha yakın ve hayallerinden daha uzaktadır. Her uyanış, biraz daha kendi çaresizliğini hatırlatır…
 “Bak şu semaya, ne görüyorsun, mailiklerden mürekkep bir derya… Gözlerinle onun içine girmeye çalış; o mailikleri yırtmak için uğraş, Ne görüyorsun? Mai… Daima mai… Değil mi? Sonra, bak ayağımızın altındaki toprağa, ne buluyorsun? Donmuş, simsiyah bir renk… Of!.. O siyah tabakaları parçalayarak içeriye bak; in, in, in, ne kadar inebilmek mümkünse o kadar in; ne buluyorsun? O siyahlıklar içinde ne buluyorsun? Siyah… Daima siyah, değil mi? İşte öyle bir şey yazmak istiyorum ki yukarı bakılsa mai ve daima mai; aşağı bakılsa siyah, daima siyah…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86169</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1899ac13-076e-49e9-a5e5-ed13ef02b746.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet Hava Yolları</image:title>
            <image:caption>Abdullah Nergiz, yurtiçi ve yurtdışındaki arşivlerden, ilgili kurumların evrakından ve kişisel koleksiyonlar dahil olmak üzere literatürdeki her türlü kaynaktan yararlanarak kaleme aldığı bu kitapta, Osmanlı-Türk modernleşmesinin dikkat çekici kurumsallaşma öykülerinden biri olan sivil havacılığın tarihine yakından bakıyor. Türk sivil havacılığının doğuş ve gelişim dönemini, milli kimlik inşası ve milli iktisat politikalarının bir uzantısı olarak ele alıp analiz eden Nergiz, çalışmasında, ilk yerli uçak fabrikası projesinden ilk uçak alımına, ilk havalimanı tesisinden ilk uçuş deneyimine kadar pek çok ilgi çekici konu başlığına yer veriyor. Devlet Hava Yolları: Türkiye’de Sivil Havacılığın Doğuşu (1933-1956) 1930’lardan 1950’lere dek değişen uluslararası siyasi arenada İngiliz, Alman ve Amerikan sanayii ile Türk havacılığı arasındaki ilişkilere de yer vererek okurlarına çok geniş bir perspektif sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86170</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b271eb32-50bd-439c-bebc-5bb464c9dc78.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk- ı Memnu</image:title>
            <image:caption>Tanzimat romanlarının bazı açılardan eksik olduğu kanaatiyle, kimi araştırmacılar tarafından Türk Edebiyatının ilk “gerçek” romanı olarak da kabul gören Aşk-ı Memnu, 1899-1900 yılında Servet-i Fünun dergisinde tefrika edilmiş ve ilk kez kitap olarak 1900 yılında yayımlanmıştır. 
Aşk-ı Memnu, kelime hazinesi bakımından hayli zengin olmakla beraber, anlaşılması zor ve gündelik kullanımda pek rastlanmayan kelimelerin yoğun olması sebebiyle 1920 yılından sonraki baskılarında yazar tarafından sadeleştirilmiştir. 1939 yılında Latin harfleriyle yeni bir baskı yapılmış, Halid Ziya bu baskı için bir sadeleştirme daha yapmış fakat üslup ve muhtevada herhangi bir değişikliğe gitmemiştir. Tefrika edildiği dönemde de büyük alaka gören eser, aradan geçen zamana rağmen hâlâ popülerliğini ve değerini korumakta olup Servet-i Fünun dönemi Türk edebiyatının şaheserlerinden sayılmaktadır. 
Yazarın en mühim romanlarından sayılan bu eser, yasak bir aşkı en çarpıcı şekilde anlatır. “Yasak aşk” teması 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başında birçok romanda rastlanan bir tema olsa da, bunu Halid Ziya kadar hafızalara kazınan bir esere dönüştürebilenlerin sayısı azdır. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ifadesiyle; “Halid Ziya&apos;ya kadar romancı muhayyilesiyle doğmuş tek muharririmiz yoktur. Hepsi roman veya hikâye yazmaya hevesli insanlardır”.  “Kendisini aldatmak isteyen bu hain şeyi silkip atacaktı, ölmeyecekti; bu güzel, genç, nefis kadın yaşayacaktı; sonra birden, artık kırılmaya müheyya, çatırdayan kapının karşısında, bileğinin mukavemetine bir keselan geldi, sanki onu bir kuvvet büktü, mağlup etti, nihayet o siyah ağız kıvrıldı, kıvrıldı, bir yılan hıyanetiyle karanlıkta, o elim aşk cerihasıyla sızlayan noktayı buldu”.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86171</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/253a8050-b944-4673-952e-a23879ab2a28.jpg</image:loc>
            <image:title>Bayan Westaway’in Ölümü</image:title>
            <image:caption>Tarot kartlarıyla fal bakarak geçinen Hal, bir gün evine gelen gizemli mektubu açar ve büyükannesinden, yüklü bir mirasın ona kaldığını öğrenir. Tam da paraya en çok ihtiyaç duyduğu anda. Yalnızca tek bir sorun vardır, Hal’ın iki büyükannesi de hayatta değildir. Yani mektup yanlış kişiye gelmiştir. Hal yine de bu parayı elde etmenin bir yolunun olup olmadığını düşünür. Falcılık mesleği sayesinde, karşısındakini neredeyse bir bakışta çözebileceği yetenekler kazanmıştır. Belki bu insanları da kandırabilecektir.
Cenazeye, olmadığı biriymiş gibi katılan Hal, kısa sürede mirasın etrafında tuhaf şeyler döndüğünü keşfeder. Fakat bu gizemli ailenin nasıl yalanlar söylediğini öğrenmesi için önce kendi yalanlarına sıkı sıkı tutunmak zorundadır.
Kapkaranlık Ormanda, Yalan Oyunu gibi New York Times çoksatanı romanların yazarı Ruth Ware, Bayan Westaway’in Ölümü’nde aniden alınan bir kararın ardından sonuna dek sürdürülmesi gereken yalanlar kadar çetrefil bir hikâyeyle çıkıyor karşınıza.
“Daphne du Maurier’nin Rebecca’sıyla aynı tavra sahip kusursuzca çalışılmış bir gerilim hikâyesi.” –Washington Post
“Ware’in bu eserinde tasarladığı labirent, beklediğinizden daha dolambaçlı, son sayfalarda bile yeni bir şey açığa çıkıyor…” 
–Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86172</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c8a1f7d-761a-4d01-8fae-9d746156cbe6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık Hayatlar</image:title>
            <image:caption>Halid Ziya’nın Servet-i Fünun dönemi romanlarından sonuncusu olan Kırık Hayatlar, Halid Ziya’nın iki mühim ve nispeten daha popüler eserleri sayılan Mai ve Siyah ile Aşk-ı Memnu’nun ardından Batılı roman tekniklerine uygun olarak yazdığı diğer romanıdır. Bu iki eserin gerisinde yahut gölgesinde kalmış gibi görünse de, Halid Ziya, Suut Kemal Yetkin’e yazdığı mektupta Kırık Hayatlar romanını diğer romanlarından daha iyi bulduğunu ifade eder.
İlk kez 1901 yılında Servet-i Fünun dergisinde tefrika edilen ve Hüseyin Cahit Yalçın’ın “Edebiyat ve Hukuk” başlıklı yazısı sebebiyle dergi kapatılınca yarım kalan tefrika, 1924 yılında kitap olarak yayımlanmıştır.
Halid Ziya, romanında yanlış Batılılaşmayı, bozulan, dağılan, kırılan hayatları ve çeşitli aile trajedilerini anlatır ve sebep-sonuç ilişkisinde sebepler çemberini hayli geniş tutar. Tatsız bir neticeye varan ilişkilerin tek sorumlusu yoktur onun için… Ve tek bir nedeni de… O; mutsuzlukların, dramların, kırılmış hayatların kaynağını birçok sebepte arar.
 “Ah! Bu yolda izdivaçlar cemiyet hayatı için ne müthiş, ne mühlik bir marazdır. Sonra, bunun ne kadar kayıtsız, masum duygularla yayıldığına, sünnet edilir, mektebe başlattırılır gibi mürüvvet görmek için, bu “mürüvvet” kelimesinin etrafında kurulan izdivaçların nasıl yapıldığına dikkat edilse insan şaşar. Mürüvvet... Bilseler bu mürüvvet kelimesinin altında ne cinayetler saklıdır”.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86173</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01e10961-50da-4394-b8bc-f148dffeca05.jpg</image:loc>
            <image:title>Sefalet - Emine Semiye Kitaplığı 1</image:title>
            <image:caption>Osmanlı kadın hareketinin en önemli isimlerinden Emine Semiye Hanım (1864-1944), yüz yılı aşkın bir unutuluşun ardından edebiyat ve tarih sahnesinde hak ettiği yeri edinmeye başlıyor. Ünlü tarihçi Ahmet Cevdet Paşanın kızı olan Emine Semiye, ablası Fatma Aliye gibi, 21. yüzyılda yeniden keşfediliyor ve gazetelerde kalmış tefrikaları, Osmanlı’nın son yüzyılının toplumsal yapısına ışık tutan roman ve hikâyeleri, dönemin siyasetiyle yakından ilintili gazete yazıları, VakıfBank Kültür Yayınları bünyesinde Latin harfleriyle okurlarına kavuşuyor. Emine Semiye’nin bütün eserlerinin okurların ilgisine sunulmasını amaçlayan bu serinin ilk cildi Sefalet. Bu önemli roman sadece edebiyatseverler için değil, Osmanlı Aydınlanmasının toplumsal ve siyasal yönlerini kadın hareketi üzerinden anlamak isteyen bütün araştırmacılar ve tarihseverler için de eşsiz bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86174</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a4c1d66-e3cb-4600-b6ea-e99e138450f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Limonkent’in Kahramanları</image:title>
            <image:caption>Nadya, büyülü Limonkent’in diğerlerinden biraz farklı sakinlerinden biridir. Her gün elinde üç küçük taşla dolaşır, insanların ertelediği ve sonra da unuttuğu güzel fikirleri yakalayıp taşlara kapatmaya ve sahiplerine teslim etmeye uğraşır. Şehrin diğer sakinleri bir türlü inanmazlar Nadya’ya.
Bir gün Nadya ve arkadaşlarının taşları çalınınca, kısa sürede Limonkent’in âdeta tüm tadı kaçar. Tartışmalar, asık suratlar, mutsuz insanlar sarar dört bir yanı... Bunun üzerine, kentin çocuklarıyla delileri kafa kafaya verir ve güzel fikirlerin ertelenmesinden güç alan kötü kalpli gölgelerin peşine düşerler.
Gökçen Zorcu’nun kalem aldığı Limonkent’in Kahramanları, “Daha Sonra” ve “Hemen Şimdi”nin heyecan dolu mücadelesini anlatırken, 
kusursuz bir dayanışma ve azim örneği sergiliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86176</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3885b26-2dc4-4e5b-b4b2-bbbca7bd0678.jpg</image:loc>
            <image:title>Demir Döküm Kadife Eldiven</image:title>
            <image:caption>“Okumadan inanamayacağınız bir eser.” –The Washington Post 
 
“Oldukça berrak bir kâbus.” –Entertainment Weekly 
 
“Twin Peaks’ten önce Demir Döküm Kadife Eldiven vardı!” –I-D Magazine 
Clay Loudermilk sinemada izlediği “Demir Döküm Kadife Eldiven” adlı snuff filmde eski eşini gördükten sonra onu bulmak için yola çıkar. David Lynch ve Thomas Pynchon’ın zihninden çıkmış gibi duran bu delilik ve sapkınlık dolu gizemli yolculukta Clay, sadist polislerle, “Vurdumduymaz Cinayetleri”nden mesul Manson’vari bir tarikatla, nemfomanyak bir kadın ve onun Cthulhu mitosundan fırlamış bir yaratıktan dünyaya gelme deforme kızıyla karşılaşacaktı. 
 
Ünlü GHOST WORLD ve PATIENCE gibi grafik romanların yazarı Pen, Eisner ve Harvey ödüllü Daniel Clowes, Amerikan mitini yerle bir etmeye devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86177</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e53b6b55-fe88-4f07-ac6b-e6a56f8acaaa.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Arthur’un Sarayında Connecticut’lı Bir Yankee</image:title>
            <image:caption>Bütün o mizahının altında, meselenin kalbine inmeye dair gerçek bir arzu olduğunu hissediyorsunuz bence. Bu, onu sert bir yöne götürünce dert etmiyor. Komik bir yöne götürünce de. Twain, hikâyenin mantığının çağırdığı yere giden nadir yazarlardan biriydi.” –George Saunders 
 
William Faulkner tarafından, “Amerikan edebiyatının babası” olarak tanımlanan, adına mizah ödülleri verilen Mark Twain, Huckleberry Finn’in Maceraları, Tom Sawyer’ın Maceraları gibi unutulmaz eserler kaleme almanın yanı sıra, hayatı boyunca kölelik karşıtı görüşlerini dile getirdi, işçi hareketinin hararetli bir destekçisiydi. Yaptığı yatırımlar yüzünden iflas etmiş olsa da bilime çok meraklıydı ve Nikola Tesla’yla yakın bir dostluğu vardı.  
  Kral Arthur’un Sarayında Connecticut’lı Bir Yankee’de, on dokuzuncu yüzyılda, Amerika’da yaşayan bir mühendis, başına aldığı bir darbeden sonra Kral Arthur’un hükmü altındaki altıncı yüzyıl İngiltere’sine ışınlanır. Zamanın ötesindeki bilgileriyle Camelot’u çabucak etkisi altına alan mühendis Hank Morgan, önce büyücü Merlin’e, sonra da Kilise’ye karşı büyük bir mücadeleye atılacaktır. Zaman yolculuğu temasını kullanan ilk eserlerden de olan Kral Arthur’un Sarayında Connecticut’lı Bir Yankee, demokrasiye ve teknolojik gelişime dair kuvvetli bir hiciv</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86178</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a3a450a-61a8-4d85-98b9-fb110a99a809.jpg</image:loc>
            <image:title>Işığım Sensin</image:title>
            <image:caption>Sana dönen yolu daima bulacağım…

Fisher, lisede donanmaya yazıldığı gün hayatının aşkını bulacağından habersizdi. İçindeki vatansever onu cepheye tekrar tekrar gitmeye zorlasa da daima Lucy’ye döneceğini düşünüyordu.

Aşklarının filizlendiği ada, evlendikten sonra da onlara yuva olmaya devam etti. Lucy ailesinin motelini işletip kocasına destek olmaya çabalıyor, seferden her dönüşünde ruhundaki yaraları özenle sarmaya uğraşıyordu. Fakat Fisher yaşadığı savaş travmalarını artık atlatamamaya başlamıştı ve bir gün çevresindeki herkes için büyük bir tehdit hâline geldiğini fark etti. İyileşmek ve tekrar Lucy’nin sevdiği adam olabilmek için bir an önce uzaklaşması gerekiyordu. 

Aradan geçen bir yılda, değişmeyen tek şey aşktı.

“Kalp kırıklığı, ikinci şanslar, ruhu parçalayan şeyler ve gerçek aşkın o ruhu tekrar iyileştirme gücüne dair benzersiz bir hikâye.” —Mia Sheridan

“Cesur, tutkulu ve çarpıcı.” —Jacinda Wilder

“Yürek burkan anlar kalbinizi delip geçerken sihirli bir şekilde aşk, fedakârlık, romantizm ve tutku dolu sahnelere dönüşüyor ve parçaladığı kalbinizi onarıyor.” —S.C. Stephens 
“Sizi tamamen kendine bağlayacak, kendinizi etrafınızdaki dünyaya kapamanıza neden olacak ve duygusal olarak başka hiçbir şey düşünemeyeceğiniz hâle gelene dek avucunun içine alacak bir hikâye bu.” —Natasha is a Book Junkie
“Of! Of! Of!! Bu mükemmel kitabı duygudan duyguya savrularak bitirdim. İlk sayfadan itibaren beni ele geçirdi ve bitirene kadar elimden bırakamadım! 15 yıla yayılan gerçek aşkın yürek burkan, acı verici denli güzel hikâyesi.” —Aestas Book Blog</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86179</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00b8f566-d8ee-4156-9b46-ac2a1e94a460.jpg</image:loc>
            <image:title>Türbülans</image:title>
            <image:caption>be hey ben sevdalanıp ordu kuracağım 
kız gibi bir ordu vahşi değişken 
çekip cenkleşecek kadar ani 
nasıl ki düşer adım dillere hayret 
adım ular kendini esmer kavsine 
buzun suya dönerken çıtırtısı adım 
öfkesi üzerime olsun tanrının be hey 
günahı boynuma ettiklerimin kız gibi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86180</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35443c6a-909c-45e6-90aa-c600c5aaf186.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal Anlatan Sesler</image:title>
            <image:caption>Masal Anlatan Sesler; alfabenin kolay ve eğlenceli bir şekilde öğrenilmesini sağlayacak 29 masal, 29 küçük harf yönergesi, 29 büyük harf boyama sayfası ve çocukların yazma yeteneğini geliştirecek 29 harf çizim ve tamamlama alıştırmalarından oluşmaktadır. 

Masal Anlatan Sesler&apos;de okuma yazma eğitimi verilirken çocukların kendini ifade etme becerilerini geliştirmeye olanak sağlayan, drama çalışmalarına uygun ve değerler eğitimi konularının yer verildiği masallar kaleme alınmıştır. Masalların içinde küçük harfin yazılışına yönelik yönergeler yerleştirilmiştir. Masalı dinleyen çocuklar küçük harfleri yönergeleri takip ederek zorlanmadan yazabileceklerdir. Ayrıca masalın ana kahramanını hayal gücünü kullanarak istediği renge boyarken kahramanın alfabedeki baş harfini de kolayca öğrenecektir. Görsel eşleştirmeye imkân sağlayan çalışmalar sayesinde harfler öğrenilirken küçük harf büyük harf eşleştirmesi rahatlıkla yapılacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86181</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7c852af-a8e0-4e55-be4f-27d554750a88.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikayedeki Seni Bul</image:title>
            <image:caption>Bir kitapçıda aldın eline bu kitabı. Sadece, arka kapağından, 
adından “Bu kitap beni çeker mi, almalı mıyım?” sorusuna cevap arıyorsun belli ki! Sana önce bu kitabın ne vereceğini söyleyeceğim, ardından dilediğin bir hikâyenin ilk sayfasını okumanı isteyeceğim. Belki merakından hikâyelerin isimlerine bakıp heyecanın dozunu da artırırsın benim için. Ben eminim alıp çıkarsın hikâyelerimi cebine. Çünkü her hikâye benim, sensin ve biziz! 
Bu kitap, bilim-kurgu, fantastik ve mistik hikâyelerden oluşuyor. 
Her hikâyenin sonu, sana sunulan fikirler, sorular ve meditasyonla bitiyor. Bu kitap, sana bambaşka kurgulanmış hikâyelerde zihnini, gerçekleri ve koskoca evreni veriyor. 
Sadece okumakla kalmayacağın, ardından zaman zaman elİne alıp seçtİğİn sayfalarda sorularına cevap bulacağın bİr baş ucu kİtabı. 
Seni, beni, bizi bulmaya var mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86182</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/317ab5fe-67a6-4433-8f8c-d34d8dc077ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Acılardan Arta Kalan</image:title>
            <image:caption>Ben bir ay önce kızını kaybetmiş bir babayım. İçimin acısını şu an tarif edemiyorum. Bu saatten sonra biliyorum ki ne yaparsam yapayım kızım geri gelmeyecek ve ben bu acıyla ölünceye kadar yaşamak zorunda kalacağım. 

Evladınızın kıymetini o hayattayken bilin. Bu dünyada hiçbir şey çocuklarınız kadar önemli ve değerli değil. Bunu unutmayın. Ben cahilim, okumadım. Kızıma örnek olacak bir hayatım da olmadı maalesef. Bir baba olarak onu dinlemeyi değil hep suçlamayı seçtim. Şu an yanımda olsaydı ona öyle bir sarılırdım ki hiç bırakmazdım. Sabahlara kadar dinlerdim dertlerini, sorunlarını. Onun yanında olurdum. 

Ben kızımı istemediğim bir evlilik yaptı diye devamlı suçladım. Nasıl olsa kendi istedi, kendi evlendi. Şikayet etmeye de hakkı yok diye düşünüp yalnız bıraktım onu. Kapalı kapılar ardında ne acılar yaşamış yavrum. Bilmemişim. Belki de bilmek işime gelmedi. Suçlamak en kolayıydı belki de. Şu an düşündüğümde ne kadar hatalı olduğumu anlıyorum. 

Ne olursa olsun başına ne gelirse gelsin siz çocuklarınızın başında olun sahip çıkın, onlara kimseye laf söylettirmeyin. Dağ gibi arkasında durun. Kızlarınız babamız varsa arkamızda bize kimse bir şey yapamaz desinler, korkmasınlar kimseden. Size evlat acısını yaşamış bir baba olarak sesleniyorum. Evladınızı kaybettikten sonra keşkeler işe yaramıyor. İş işten geçmeden basın çocuklarınızı bağrınıza, sevin ilgilenin onlarla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86183</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c85a2073-b8cc-4644-a630-0d9dd614c259.jpg</image:loc>
            <image:title>Şüphecinin Zihin Rehberi</image:title>
            <image:caption>Bize tamamen mantıklı ve anlamlı gelen yargılarımız ya kontrolümüzün dışındaysa? 
Dünyanın en bilinen isimlerinin 2500 yıllık çabalarına ve nörobilim alanındaki son gelişmelere rağmen, zihnin ne olduğu veya nasıl işlediği hakkında ne filozoflar ne de nörologlar kesin bir yargıda bulunabiliyor. Nörobilim, fMRI gibi etkili ve yeni araçları kullanarak davranışları açıklamada çok büyük bir yol kat ettiyse de beynin yaptıkları ile zihnin deneyimledikleri arasındaki “bölge” hâlâ karanlık. 
Şüphecinin Zihin Rehberi, zihnin ne olabileceği ve nasıl işlediğine dair algımızı yenilikçi bir bakış açısıyla şekillendiren, bizi beynin en büyük gizemlerinden birine doğru yolculuğa çıkaran bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86184</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef0ce085-ac91-4733-8a67-cccd353be31a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Köken</image:title>
            <image:caption>Çağdaş medeniyetin kökenlerine dair bildiklerinizi 
unutmaya hazır mısınız? 
Avrupa merkezli yorumlara göre Antik Yunan, bugünkü medeniyetin doğum yeri olarak kabul edilir. Yüzyıllardır doğru kabul edilen bu yorumun arkasında Antik Mısır medeniyeti ve onun kökeni ile ilgili gerçeklerin inkârı var. 
Yıllarını Mısır ve piramitler ile ilgili araştırmalara vermiş Robert Bauval ile Thomas Brophy Kara Köken’de, Firavunlar dönemi öncesi olarak bilinen, bugünkü medeniyetin doğuşuna katkıda bulunduğuna dair kanıtlar olan siyahi yıldız insanları ile ilgili araştırmaları okura sunuyor ve şu soruların peşinde düşüyor: “Mısır sahrasındaki bu antik uygarlığın gizemli halkı kimdi? Onlara Mısırlılar diyebilir miydik? Ve daha kafa karıştırıcı olan, bu insanlar nereden gelmişlerdi?” 
“Genetik alanındaki bilim insanları, dünyanın siyahi insanlar tarafından yaratıldığını söylemenin gerçekten doğru olabileceğine işaret ediyorlar. 2009 yılında, en karanlık Afrika’nın Livingstone, Burton, Stanley ve diğerleri tarafından keşfinden bir yüzyıldan fazla bir süre sonra, BBC The Incredible Human Journey adlı bir belgesel dizisi yayınladı. Geniş bir İngiliz kitlesine sunulan dizide, bugün yaşayan tüm insanların Afrika kökenli olduğu, aslında, bu kökenlerin Afrika’dan Havva olarak adlandırılan tek bir Siyahi Afrikalı kadına kadar izlenebileceği fikri verildi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86185</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f584a0a-457b-46e2-b904-579cd87ec66e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimya</image:title>
            <image:caption>Dünyada ilk kez, özgün bir fikirle yazılan bu nadide tiyatro eseri Kimya’nın, ülkemizden çıkması, sanat tarihine yakından tanıklık etme fırsatı veriyor. Tiyatronun kimyası değişiyor. Türk Tiyatrosu’nun artık yeni bir sözü var: Holografik Tiyatro. Hololgrafik Tiyatro, yeni bir tiyatro fikri ve tekniğidir. Yazar, bu yeni fikri buluşunu; tiyatronun ana unsurlarını koruyarak, hologram teknolojisi ve “yazılı eser” üzerine detaylarıyla temellendiriyor. Eskiyi yıkıyor ve “yeni” nin peşine hepimizi sürüklüyor... Oyun boyunca sahnede “aynı kişiden iki tane” olması, gerçek Kimya’yı bulmayı zorlaştırırken Kimya, Şems’in Allah aşkı ile kendi gönül aşkı arasında sıkışan, iç hesaplaşması bitmeyen bir oyuncu. Sahnede ışıklar altında kıvranan, başkalarına kulaklarını tıkadıkça yalnızlaşan Kimya Hatun’un sancılarına şahit olduğumuz tiyatro metni ile yazar; oyunu ilk sıralardan izliyormuş hissine kapılmanıza neden oluyor. Tek kişilik gibi görünen bu kadın oyununu yazar; çağını aşan, yenilikçi ve bilim kurgu tarzında, yedi katmanlı bir hikaye olarak tasarlamış. Yazar, her katmanda okuyucuyla da oyun oynamayı ihmal etmiyor... Hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86186</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/554d3367-1030-4233-98fe-7bea837261f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Rakip</image:title>
            <image:caption>“Uyarı yok, açıklama yok. Arabanın motor sesini bulunduğum yerden duyamıyorum. Gözlerimi açınca yeşil ışıkları görüyorum yalnızca. […] Saat kaç bilmiyorum ama hava karanlık. Geç olmuş. Ziyaretçiler için fazla geç.”
Junior ve Henrietta çiftliklerinde baş başa, şehrin kaosundan uzakta, sakin bir hayat sürmektedir. Bir gün bir yabancı çıkagelir ve hayatlarını tepetaklak edecek o haberi verir: Junior başvurmadığı halde çok uzaklara seyahat etmek üzere seçilmiştir… Çok çok uzaklara…
Ama işin en ilginç kısmı bu değildir. Onların haberi olmadan öyle düzenlemeler yapılmıştır ki Henrietta, Junior’ın yokluğunda yalnız kalmayacak, onu özleme şansı bile bulamayacaktır. Yanında çok aşina olduğu biri kalacaktır. Ama…
İlk romanı Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum, Netflix için filme uyarlanan Iain Reid’in olağanüstü anlatım tarzıyla baştan sona okurun soluğunu kesen bu kitapta aile içi ilişkiler, irade, mahremiyet ve birey olma konuları irdeleniyor. Şüphe uyandıran ilk kelimelerinden, şoke edici sonuna kadar kitabın her sayfası tekinsizlik ve heyecan dolu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86187</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b912a85-7983-41c0-a2c3-ec9549898fba.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygular - Aklımdaki ve Kalbimdeki</image:title>
            <image:caption>Duyguların dünyasına bir yolculuk…
Göze görünmeseler de duygular güçlü ve gerçektir.
Çocuklar bu kitabın her bir sayfasında farklı bir duygunun kapısını aralayacak.
Herkes birbirinden farklıdır ve duyguları da aynı değildir.
Kendinizi başkalarının yerine koyup onların nasıl hissettiğini anlamaya çalışın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86188</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79ae8b80-1e43-4b86-b2e7-13ac0175caf4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınırsız Zihin</image:title>
            <image:caption>Beynimiz, genetik olarak belirlenmiş, her şeyi değil bazı şeyleri öğrenebilen sabit bir yapı zannedilir. Bu yanlış anlayış bütün hayatımızı yönlendirerek kimilerini matematikten, kimilerini müzikten soğutur.

Stanford Üniversitesi’nde eğitim profesörü olan ve onlarca yıl inançların ve önyargının eğitim üzerindeki etkisini inceleyen Jo Boaler, modern nörobilim bulgularına ve eğitim alanında yapılmış onlarca çalışmaya dayanarak bu “sabit beyin” fikrini çürütüyor. Sınırsız Zihin’de, en güncel bilimsel bulgular ışığında, öğrenme potansiyelinin kilidini açmak için altı anahtar ortaya koyuyor; ve araştırmaları, en yüksek seviyelere ulaşanların herhangi bir beceriye yönelik genetik bir eğilim nedeniyle değil, kitapta ortaya koyduğu anahtarlar nedeniyle bunu yaptığını kanıtlıyor.

Beynimiz “sabit” değildir; değişim, büyüme, adaptasyon ve yenilenme yeteneğine sahiptir. Herhangi bir yaştaki herkes bir şey öğrenebilir.

“Jo Boaler bugün en yaratıcı ve yenilikçi eğitimcilerden biri. Sınırsız Zihin’de, en üst düzey beyin bilimini sınıftaki tecrübesiyle birleştiriyor ve her birimizin sınırsız potansiyele sahip olduğunu kanıtlamakla kalmıyor, aynı zamanda bunu nasıl başarabileceğimize dair stratejiler de sunuyor.”

-Lauren Powell Jobs
Jo Boaler, Stanford Graduate School of Education, Matematik Eğitimi bölümünde öğretim üyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86189</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37b86387-20b1-4623-a47f-ab882fbf8b2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Orkestra</image:title>
            <image:caption>Doğa’nın ailesi İstanbul’dan ayrılıp sahil kasabasına, Bozburun’a yerleşmeye karar verir. Müzikle iç içe bir ailede yetişen Doğa taşındığı bu yeni yerde çevresiyle, denizle, canlılarla büyük bir ailenin bir parçası olduğunu düşünür. Tıpkı bir orkestra gibi… Doğa, yaz tatilinde öğretmeninin önerisiyle günlük tutmaya başlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86190</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/843376ef-79bf-4d76-8150-7e6e32f91fac.jpg</image:loc>
            <image:title>Fikri Hür Vicdanı Hür</image:title>
            <image:caption>Ülkedeki ilk medya operasyonlarından mevcut iktidarın yıllar içindeki  dönüşümüne; yüksek tansiyonlu seçim gecelerinden The Marmara olayına; yeterince anlaşılamamış bir Atatürk’ten  Ayasofya’nın ibadete açılmasına, “Adam Kazandı” olayından iktidar ve muhalefet adaylarının yıllar sonra bir araya geldiği ilk açıkoturuma; Fatih Portakal’ın emekliye ayrılma kararından medya, iktidar, kadın cinayetleri, yoksulluk ve Z kuşağının iktidar algısına dek uzanan ve Türkiye’nin son yirmi yılına damgasını vuran olaylar İsmail Küçükkaya’nın kaleminden okuyucusuna yansıyor.   
Fikri Hür Vicdanı Hür sadece kamuya karşı sorumluluk duyan ve haberi değer kabul eden bir gazetecinin, İsmail Küçükkaya’nın toplumsal hafızaya düştüğü bir not… 
 
“Genç yaşlarından itibaren tanıdığım Küçükkaya’nın devamlı öğrenmeye ve kendini geliştirmeye çalışması bizde 60’lı yıllardan itibaren kaybolan gazetecileri hatırlatır bana ve onu bugünün gazetecilerinden farklı kılar. İsmail Küçükkaya otosansür de dahil sansürün her türünden şiddetle kaçınan bir gazetecidir.  Haberleri, yeni bir olayı görüp de nakleden bir çocuğun heyecanı içinde verir, yorumlarını yapar. Tüm sevimliliğiyle, son derece ciddi bir yorumcu ve gazetecidir.” 
 
İlber Ortaylı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86191</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d3c9029-68a1-4dfe-9397-13f0f8442009.jpg</image:loc>
            <image:title>Virüs Üç Aylık Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi Sayı: 5 Ekim - Kasım - Aralık 2020</image:title>
            <image:caption>VİRÜS’ün ilk dört sayısını ilgiyle karşılayan, sesimize ses veren herkese teşekkür ediyoruz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86192</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eff96de1-1ab1-4e28-bf42-23b8844de122.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Penguen ve Kayıp Hazine</image:title>
            <image:caption>Olağanüstü Nesneler Müzesi’nden gelen telefonla işe koyulan Bay Penguen ve ortağı kendilerini bir anda olmadık bir maceranın içinde bulur.
Şifreleri çözmek, müzenin derinliklerinde balta girmemiş ormanda yollarını bulmak yetmezmiş gibi bir de yaratıklarla uğraşırlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86193</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8725d98d-f813-4579-a81d-fca6e37fb7d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüler Susar</image:title>
            <image:caption>Kendisiyle yapılan bir söyleşide, eserlerinde neden hep benzer konuları işlediği sorusu üzerine, “Ben aşk ve ölüm üzerine yazarım. Bunlardan başka yazılacak bir konu olabilir mi?” diyen Arthur Schnitzler (1862-1931) XIX. yüzyıl sonu Viyana’sının çöküş dönemini anlatan bir yazardır. 
Tanınmış öyküsü Teğmen Gustl, Almancada birinci tekil kişi ağzından yazılmış, bilinç akışı tekniği kullanılan ilk öyküdür. Bu olumsuz kahraman öyküsü, ordunun tutu­cu kurallarını ve kabuktan ibaret onur anlayışını hedef alır. Öykü, Schnitzler’in tıbbi kurul üyesi olarak sürdürdü­ğü yedek subaylık görevinden ayrılmak zorunda kalma­sına neden olur. 
Freud, Schnitzler’e yazdığı bir mektupta, “Sizin önse­zilerinizin gücü ve duygusal gözlemlerinizin güncelliği sayesinde izlenimlerim zenginleşti; bunlar diğer insanlar üzerinde yorucu çalışmalar sonucu elde edebildiğimden çok daha fazlaydı,” diye itiraf eder. 
Schnitzler Avrupa modern edebiyatının öncülerindendir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86194</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b289bbf2-55b7-4745-8073-47876b5e1f9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yönetme Sanatı</image:title>
            <image:caption>Yönetici, ortak amacın başarılmasında beşerî ve maddî kaynakları planlayan, örgütleyen, yöneten ve nihayet tüm süreci denetleyen bir aktördür. Günümüzde sayısı artan ve sunmuş olduğu hizmet alanı çeşitlenen işletmelerin, kamu örgütlerinin ve sivil toplum kuruluşlarının verimi, üretkenliği ve etkililiği, profesyonelleşmiş bir yönetici profili gerektirmektedir. Yöneticilik tüm dünyada giderek özerkleşmekte ve bir meslek olarak kabul görmektedir. Yönetsel davranış tüm sanat dallarında olduğu gibi incelik ve zarafet gerektirir. Bu kapsamda, bu kitabın amacı yönetici adaylarının yetiştirilmesine ve hâlihazırda yönetici olanların gelişimine katkı sunmaktır. Kitap üç kısım ve yirmi bölümden oluşmaktadır. Birinci kısımda yöneticilik, ikinci kısımda yönetsel liderlik ve üçüncü kısımda ise çeşitli yönetsel biliş ve davranış konularına yer verilmektedir. Her bir bölüm, incelenen konuya odaklı örnek bir olay ile başlamakta, ardından incelenen konunun temel özellikleri betimlenmektedir. 

Nihayet her bir bölümün sonunda yine incelenen konu odaklı olmak üzere okura, yönetsel uygulamaların etkililiğine katkı sunması dileğiyle kimi pratik tavsiyeler verilmektedir. Kitabın hedef kitlesi lisans ve lisansüstü düzeyde öğrenim gören öğrenciler, yönetim odaklı ders veren öğretim elemanları, gelecek vizyonunda yönetici olanlar, halen sahada çeşitli kademelerde yöneticilik görevinde bulunanlar ve yöneticiliğe ilgi duyanlardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86196</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b191310-e0ef-49f6-84a5-4f90c6133b19.jpg</image:loc>
            <image:title>Vesaryalı</image:title>
            <image:caption>Nasıl oluştuğuna dair türlü teorilere inanılan ve içinde yaşayan her canlının kendi etik düzenlerini kurduğu entrika dolu bir gezegen olan Vesarya’da sular durulmuştu. Gezegenin göz bebeği ve en güçlü krallığı olan Galu Krallığı’nda işler bozulmaya başlamış, eski ihtişamından eser kalmamış, seferler durmuş ve halkın mutsuzluğu ise krala karşıt örgütler tarafından kamçılanmaktaydı. Hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını düşünen halk, krala karşıt politik örgütler tarafından da galeyana getiriliyordu.
”Zaferlerin Efendisi” ve ”Tüm Kralların Kralı” lakaplı Galu Kralı Novadius ise, beş yıl önce verdiği can alıcı bir kararın sonuçlarını kendi psikolojisini kaybederek yaşıyordu ve lanetli günler içinde boğulup duruyordu. Sarayına kapanmış bitkin bir kraldan başkası değildi artık. Tüm bu aksaklıkların yanında, saraydan halka bilgi sızdıran bir hainin varlığı da besbelli ortadaydı. Novadius’un stratejik ve psikolojik önderliği olmadan, vasıflarını düzgünce yerine getiremeyen saray rütbelileri ise kara kara düşünüp, kaçınılmaz bir iç savaşı bekliyorlardı. Gezegenin konseyini oluşturan altı krallığın kralları ise konsey başkanı olan Novadius’un bu gizemli durumundan ötürü ona karşı güven kaybediyorlardı. Novadius konseyi toplamıyor, ortaklık kurallarını uygulamıyor ve sadece bir ruh gibi yaşıyordu. Gezegenin bilgeleri olan Ulu Büyücüler’in üssü Herosa Tepesi’nden ise beş senedir hiç ses gelmiyordu. Fakat Vesarya’daki her krallıkta olduğu gibi, Galu gibi büyük bir krallıkta da bu büyük çıkmazı aşmak için elinden geleni ardına koymayacak bir adam yaşıyordu. Bu adam ise Kral Novadius’un sağ kolu olan Teraklialı Norah’dı. Galu’nun kurtuluşu ve olası bir iç savaşı önlemek için büyük bir plan tertipledi. Kral Novadius’u ise saraydaki yardımcısına emanet etmek zorunda kaldı. Sadece on iki günü vardı ve gezegenin en doğusundaki Herosa Tepesi’ne ulaşıp, Ulu Büyücüler ile iletişime geçmeliydi. Fakat çıkacağı yolculuğun bununla kalacağını sanıyordu. Aslında kendi kaderini gerçekleştirmeye çıkmıştı. Gezegenin kuzeyinden batısına, doğusundan güneyine kadar bir sürü yerde bulunacaktı ve neredeyse kimsenin kaderinde olmayan büyük sırlara şahit olup, doğru bilinen büyük yanlışları, yanlış bilinen de büyük doğruları görecekti. Başına neler geleceğini bilmeden sarayı terk edecek olan Norah, bu gizemli gezegen sırlarının aydınlanması için yola çıkmaya hazırdı. Nitekim çıktığı yolculukta tanışacağı kilit karakterler ve kilit halklardan da habersiz bir şekilde maceraya atıldı. Vesaryalı’da; bu evrenin içindeki halkları, değişen ve evrilen karakterleri, kendine has yasaları ve kanunları olan fantastik bir gezegenin tüm detayları içinde kendinizi kaybedeceksiniz ve Norah’ın, çıktığı bu yolculukta size ihtiyacı var! Bilinmeyen birçok mit, beklenmedik karakterler ve kendine has yapısı ile bu evren sizleri bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86197</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a863543f-5161-473a-a171-cb114e5ce7ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Öykü Molası</image:title>
            <image:caption>’Bu sen misin, bu gerçekten sen misin? Şu içtiğin kahveye ödediğin para, gittiğin spor salonu, kuaföre döktüğün para, dışarıda yediğin pahalı yemekler, lüks çantaların, üzerinde zorlukla durduğun ayakkabıların, gittiğin tatiller, yıllardır oluşturmaya çalıştığın sosyal medya profilin… Peki bu hayat için nelerini feda ediyorsun hiç düşündün mü?’’
Kısa bir öykü molası vermek lazım bazen hayatta. Her sabah uyanıp aynı güne başlamak, aynı yolda yürüyüp aynı sona ulaşmak… İşte tam bu noktada kitaptaki kahramanlarımız hayatın akışına bir ,dur, diyor. Kitabı okurken kahramanların iç dünyalarına doğru yaptığınız yolculukta aslında kendi dünyanıza indiğinizi göreceksiniz. Yaşamınızı sorgulayıp, günlük rutininize farklı pencereler açacaksınız. Keyifli molalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86199</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1160efb-5711-4977-8f1f-418faafeac39.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku</image:title>
            <image:caption>“Bütün dünyanın, kalbi dışındaki bütün dünyanın bomboş olduğunu hissediyordu.”
Stefan Zweig’ın 1925 yılında yayımlanan eseri Korku; saygınlık komplolarının altında, utanç, vicdan ve suçluluk rüzgârlarının aynı anda estiği benzersiz bir romandır. Konforlu bir yaşam süren saygın bir kadın, evliliğinden ve burjuva yaşantısından sıkılarak yeni heyecanlar ve maceralar aramaya başlar. Ancak gizemli bir şantajcının ortaya çıkmasıyla bütün huzur dolu dünyası ters yüz olur. Bu andan sonra hayatına hâkim olan tek şey her an iliklerine kadar hissettiği korkudur.
Korku, insanın yaşamındaki hassas duyguların nasıl değişebilir olduğunu, hayatın anlamını yeniden kavrama yolundaki genç Irene ile okurlara sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86200</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22ab76d1-5c89-4a3a-852d-6035bf598b22.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyin Daima Kazanır</image:title>
            <image:caption>Daha sağlıklı, daha tatminkâr bir yaşam ve beyniniz hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız bu kitabı şiddetle tavsiye ederim.”
Dr. Jonathan Peake
“Sağlığınızı korurken performansınızı da (herhangi bir konuda!) optimize etmek istiyorsanız, bu kitabı okuyun. Hem eğitici hem de ilham verici. Ayrıca yaşam kalitenizi artırmanıza yardımcı olacaktır.”
Aidan Clarke, 2XU CEO
Beyin Daima Kazanır, daha iyi beyin yönetimi ile hayatınızı iyileştirmek için pratik bir rehber. Basit bir gerçeğe dayanıyor: Beynimiz yaptığımız her şeyi kontrol eder ve belirler! Dünyayı nasıl algıladığımız, anladığımız ve tepki verdiğimiz, nasıl hayatta kaldığımız, adapte olduğumuz ve iletişim kurduğumuz; nasıl öğrendiğimiz ve hatırladığımız, verdiğimiz kararlar ve hissettiğimiz duyguların hepsi muhteşem beynimiz tarafından belirlenir. Beynimize iyi bakmalıyız çünkü o bizi önemsiyor ve müthiş haber şu, bunu başarabiliriz!
Beyin Daima Kazanır’da, John Sullivan ve Chris Parker bize kendi kişiselleştirilmiş beyin yönetimi sürecimizi nasıl oluşturacağımızı öğretmek için, bilimi ve hikâye anlatımını benzersiz bir şekilde harmanlıyor. Dolayısıyla, kişisel ya da profesyonel herhangi bir konuda, hayatınızın herhangi bir yönünü (veya tümünü) geliştirmek istiyorsanız, Beyin Daima Kazanır size bunun nasıl yapılacağını gösterecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86201</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70878ec1-87c8-4b7e-8a27-c794656fdf9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluğa Giden Yol</image:title>
            <image:caption>Mutluluğa Giden Yol, kendine “Mutlu muyum?” veya “Neden mutlu değilim?” diye sormayı bırakan, terapide 10 yıl geçirmek veya kendini şimdi olduğundan daha kötü hissettiren ‘mutluluk’ ilaçlarını almak istemeyen herkes içindir. Dahası, hayatları boyunca iyileşmek için ilaç alan ve hala iyi hissetmeyenler içindir.
Sekiz bölüm, insanların sıkışıp kaldıkları yalnızlık, kayıp, nefret, utanç ve kalp kırıklığı gibi durumlardan anlık fotoğraflar ve alıştırmalarla Umuda, Sevgiye, İnanca ve Mutluluğa giden yeni yollar inşa ettikleri ortak alanlara odaklanmıştır.
Dr. Marissa Pei’nin geçmişten gelen acısı ve gelecek korkusu, okuyucuyla özdeşleşiyor ve bir umut mesajı veriyor. Mutluluğu bulmak için mücadele edenlere, kendi gerçekliklerini görmenin alternatif yollarını sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86202</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e10b853-2eee-4f7a-940e-b7d45640689b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönülçalan</image:title>
            <image:caption>“ Şehrine hoş geldin Atlas.”
Zeynep, hayatı yeterince renkliyken bir de aşkın rengini yaşayacaktı. Zeynep’in deli dolu halleriyle çarpışan Atlas’ın ciddiyeti, harika bir ikili oluşturacaktı. Ta ki…
Üst katlarına taşınan Doktor Atlas, çöpçatanlık yapmak için kolları sıvayan ikizler Selen ve Selin, bir de Zeynep’i delirtmek için elinden geleni yapan ergen kardeşi Çağatay, evlere şenlik bir kitap ziyafeti sunacak sizlere.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86203</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/992fc26b-98b9-4d95-84bf-5b91ed2ef3e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıra Dışı Bir Yolcu</image:title>
            <image:caption>“Mantıku’t Tayr gibi, Oz Büyücüsü gibi kendi içimizde çıktığımız büyülü bir yolculuğun hikâyesi bu. Varoluşumuzu, mutluluk ve mutsuzluğumuzun sebeplerini sorgulayan bir hikâye… Kapılıp gittiği dünyadan sıyrılıp çocukluğuna, hayal ve saflık dünyasına geri dönmek isteyenler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86204</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/982beda6-2eb5-4cba-bc92-9772d80dca61.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu Akdeniz&apos;de Satranç</image:title>
            <image:caption>21. Yüzyıl Türk jeopolitiğinin ağırlık merkezi denizler, yani Mavi Vatan&apos;dır. Bu kapsamda Doğu Akdeniz mücadelenin merkezidir. Gerek ABD&apos;nin kenar kuşak jeopolitiği gerekse Akdeniz&apos;e çıkışı olan bağımsız kukla bir Kürdistan&apos;ın önlenmesi üzerinden İsrail&apos;in güvenliği ile 21&apos;inci yüzyılın enerji mücadelesi penceresinden bakıldığında Türkiye&apos;nin ulusal hak ve çıkarları Doğu Akdeniz&apos;de İsrail ve Avrupa-Atlantik sistem ile çatışma rotasındadır. Gelecek kuşakların savunma güvenlik, refah ve mutluluğunu belirleyecek bu jeopolitik mücadelede iki unsur belirleyicidir. Birincisi gücünü ulusal savunma sanayiinden alan Cumhuriyet Donanması diğeri de 1974&apos;ten sonra Anadolu&apos;nun güneyden kuşatılmışlığına son veren KKTC&apos;deki Türk askeri varlığıdır. O nedenle Anavatan, Yavru Vatan ve Mavi Vatan artık bütünleşme sürecine girmelidir. KKTC&apos;nin federal yapı altında geleceği olamaz. Elinizdeki kitap Doğu Akdeniz&apos;de oynanan jeopolitik satranca KKTC odaklı bır bakış sunuyor. Alternatif düşünce yolları açıyor. Akademik teoriler ile hayatın gerçekleri arasında dengeli bir yazımla karşımıza güncel bir değerlendirme çıkarıyor. Mustafa Kemal Atatürk döneminden sonra ilk kez, Mavi Vatan kavramı altında kendi jeopolitik tezini ortaya koyan Türkiye&apos;de Kaan Cenk Salihoğlu gibi düşünce sahiplerinin çoğalması en büyük dileğimdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86205</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cb97a13-e7ef-43d1-ab0c-786ab7824c4a.jpg</image:loc>
            <image:title>8 Haftada Dik Durma Sanatı</image:title>
            <image:caption>“Hayatınızı değiştirmeye duruşunuzla başlayın.”
Hayatın zorlu akışı içerisinde belinizi büken onlarca etmene karşı dik durmak ister misiniz? Birçok farklı nedenden ötürü alışılmış yanlış duruş, yanlış oturuş ve yanlış yatış sebebiyle vücudumuza yerleşen kamburluğa artık “güle güle” deme vakti.
Bu kitapla duruş bozukluklarına etki eden nedenleri bulabileceğiniz gibi çözümü için de oldukça etkili ve kalıcı sonuçlar sunan uygulamaları deneyimleme şansı elde edeceksiniz. Karekodlarla desteklenmiş içeriklerle egzersizlerin mantığını daha iyi kavrayabileceğiniz gibi hareketlerin doğru yapılışlarını da videolar aracılığıyla izleyebileceksiniz. 8 haftanın sonunda vücudunuzda gözle görülür bir rahatlamanın olduğunu deneyimleyecek; her haftaya ait bir motto ile serbest bırakmanın, sırtınıza binen yüklerden kurtulmanın keyfini süreceksiniz.
Kitapta yer alan birbirinden özel egzersizleri uygulayarak duruşunuzun çok daha iyi olmasını sağlayacaksınız. Bu teknikleri uyguladıktan sonra yaşam enerjinizin arttığını ve vücudunuzun her geçen gün daha da güçlendiğini fark edeceksiniz.
Duruşunuzla hayatınızı değiştirin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86206</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/507a7c34-d252-4cf0-b5ed-783727d3ea36.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın Ölüm</image:title>
            <image:caption>Yazarımız gazeteci İbrahim Gündüz, kitabın yazılma amacını şu şekilde açıklıyor; 
“… Siz bugün gözü dönmüş bir şekilde Karadeniz’in, Ege’nin, Anadolu’nun ormanlarına, yaylalarına, meralarına, tarım alanlarına saldırıp, “Altın, altın, altın” diye sayıklıyorsunuz. 
Ama inanın bana bu sistem böyle devam ettiği sürece bütün Türkiye’yi de kazsanız, hatta bütün dünyayı da kazsanız, delik deşik etseniz, altını üstüne getirseniz de size yetmeyecek. Sizler ülkelerinizi ve dünyayı çöle çevirmiş, canlılarını öldürmüş bir grup insan olarak tarihe geçeceksiniz…
…Benim için kolay olmadı ama bu kitabın en azından okuyanlar açısından Türkiye’de adına “altın madenciliği” denilen ama gerçekte talancılık olan sistemin ne olduğunu görmeleri için bir rehber olacağını ümit ediyorum. 
Bu kitap Türkiye’de vahşi madencilere ve Türkiye’nin talanına karşı mücadele eden bu gerçek vatanseverlerin mücadelesine bir nebze katkı olursa en büyük mutluluğumuz olacaktır…” 
Neler var kitap da; 
AKP iktidarı ve FE*TÖ’nün arasına giren kara kedilerden birisi de siyanürlü altın madenleri miydi? 
Siyanürle altın üretiminin insan sağlığına ve çevreye zararsız olduğunu kanıtlamak için Bergama’da siyanürlü atık havuzunda yüzebileceğini belirten milletvekili kimdi? O havuza şov için girip bugün kanser tedavisi gören işçi neler anlatıyor? 
Maden sevdalısı komutanlar kimler? 
İlhan Cihaner’in Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı iken makamında görevi başında tutuklanmasının arkasında sadece cemaat değil Çöpler Madeni de mi var? Rüşveti verenler, rüşveti alanlar kim? 
Türkiye’de çıkan altın Türkiye’yi zenginleştiriyor mu? 19 yılda siyanürlü altın kartelleri 10 milyar dolardan fazla kazanırken, devlete yani vatandaşa kalan ne oldu?
Kazdağları’nda, Karadeniz dağlarında ormanları talan eden, siyanür saçan madencilik şirketi kimden destek görüyor? Amerikan-Kanadalı-İngiliz ortaklarıyla hareket eden, stajını FE*TÖ’nün KOZA madenlerinde yaptığı belirtilen şirket neyin peşinde? 
“Biz Filistin olduk onlar İsrail. Topraklarımızı satmışlar. Devlet bizi Filistin durumuna soktu.” diye isyan eden AK Parti üyesi, AK Parti seçmeni kim? 
Hangi ünlü medya patronu, Niğde-Ulukışla’da “YERALTI SUYU İŞLETME SAHALARI”nın tam üstüne siyanürlü maden tesisleri kurdu? 
Fındık ve hamsi diyarı Fatsa’dan,  siyanür madeni ile yok edilen Fatsa’ya nasıl gelindi? 
Altından 10 milyon dolar kazanç için milyarlarca dolar fındık nasıl ateşe atılıyor? 
Madencilikte Kışladağ bitti, sıra Murat Dağları’nda mı? 
Maden şirketlerine verilen ruhsatların kapsadığı alan düşünüldüğünde ülkemizin kaç da kaçı yabancı şirketlere tahsis edilmiştir? Yoksa “İkinci Sevr Antlaşması”nı mı yaşıyoruz? 
Bir ton kömür, demir, bakır ve altın için kaç ton kazılıyor? Cevherden metale gidene kadar zenginleştirme oranları kaç kattır? Kısaca ülkemiz doğasının tahrip döngüsü nasıl işliyor?  
Ve daha birçok can alıcı konu… İyi okumalar diliyoruz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86207</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1838a5ff-7dcb-48f8-981a-706caac8d833.jpg</image:loc>
            <image:title>YDS &amp; YÖKDİL (Reading&amp;Vocabulary) - Yek Metot Seviye 2</image:title>
            <image:caption>İngilizce okumayı zevkli hale getiren, okurken genel kültürünüzü artıran, içindeki hikayelerle hem ilham verip hem de YDS ve YÖK DİL sınavlarında çıkan 4.000’den fazla kelimeyi kalıcı olarak öğreten sıra dışı bir sınava hazırlık kitabı.

Kitabı tamamlayıp okuma düzeyinizi geliştirerek tüm kelimeleri, egzersizleri ile pekiştirdiğinizde istediğiniz puanı almakla kalmayacak, içindeki hikayeler sayesinde bakış açınızı da değiştireceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86208</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9f3d44c-3f56-4029-9667-042b0fbd8c1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Love Reading - Yek Metot Seviye 2</image:title>
            <image:caption>İlhamı ve hayatta başarılı olma arzusunu, ancak bunları zorluklarla yaşamış ve sonunda başarmış bir kalpte görebilirsiniz.

Bu kitaptaki hayatlar sizi dil edindirirken düşündürecek, kelime hazinenizi genişletirken artık bu işi sıkılmadan zevkle yapmanızı sağlayacak.

Kitabı ve kelime egzersizlerini tamamladığınızda İngilizce’de çok sık kullanılan 3.500’den fazla kelimeyi okudukça mutlu olacak ve genel kültürünüzü de paralel olarak arttıran hikayeler edinmiş olacaksınız.

Dil edinirken okumak, zorunluluktan kaynaklanan bir duygu değildir, okumak bir sanattır. Ve sanat emek vermeden olmaz, emek verildiğinde de emekle ıslanan toprak kurumaz.
Dil edinerek dünyaya saçacağınız toprağın hiç kurumaması dileği ile...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86209</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7351a57-4890-4162-a5a4-c9997703d37c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Okullarda İçsel Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Hayatının 20 yılı aşkın bir bölümünü birçok ülkede ve kültürde, farklı bilim-ler/ilimler ile iç içe, araştırarak, okuyarak, kadim ilimler konusunda eğitilerek, mistik deneyimlere alan açarak, inisiyasyonlardan geçerek, çeşitli komünlerde hizmet ederek geçiren yazar, kendi patikasının izini sürerken yaşadığı deneyim-leri, aldığı eğitimleri, içsel yolculuğunda kendi üzerinde uyguladığı metotları aktarıyor kitabına. Bu süreç içindeki araştırmalarından, kültürlerarası seyahatlerinden, yer yer ilham vermesi, yer yer ibret olması, yer yer içini dökmek, yer yer yakınlaşmak adına kesitler sunan yazar, bu zenginleştirici dönüşüme ortak olmaya davet ediyor okuyucuyu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86211</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dafd31e9-fdbb-4d3e-9a65-c7381955efa9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dolayımsız Erotik veya Müzikal Erotik Evreler</image:title>
            <image:caption>Varoluşçu felsefenin babası Kiekegaard, Ya/Ya da’nın bölümlerinden biri olan Dolayımsız Erotik veya Müzikal Erotik Evreler’de felsefe anlayışını Mozart’ın müziğiyle gözler önüne serer. İnsan yaşamını üç evreye –estetik, etik ve dinsel– ayıran filozof müzikal evreleri de üçe ayırır: Birinci evre Mozart’ın operası Figaro’nun Düğünü’ndeki uşak karakteriyle; ikinci evre Sihirli Flüt’teki Papageno’yla; üçüncü evre Don Giovanni’yle temsil edilir. Kierkegaard’un tanımladığı estetik evrede, arzu bu müzikal evrelerin her birinde mevcuttur, ancak “ilk evrede hayal eden, ikincisinde arayan, üçüncüsünde de arzulayan” olarak vardır. 

Kierkagaard bu eserinde gerek zengin üslubuyla gerekse Mozart’ın müziğiyle süslediği varoluşçu anlayışıyla felsefe severlere tadı hiç eskimeyecek bir eser armağan ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86212</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fbc9e45-24fe-4ff6-8f8f-ff341a7c113b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yolcu 1854 Kırım Demir Misket</image:title>
            <image:caption>Selam olsun Tolstoy’un Sivastopol’una…”
İstanbul, 1854… Dünya savaşlarının atası sayılan Kırım Savaşı’nda, Sivastopol cephesi yolcusu iki zabit... şımarık ve “faide odaklı” yalı çocuğu Osman Efendi ile fedakâr, idealist ve reayadan Ertuğrul Efendi… Harbiye’den beri arkadaş olan bu iki mülazım ahlakları, hayatları ve kaygılarıyla da sanki iki ayrı dünyaya aittir. Ve bu dünyaların ortasında hem bir İngiliz yarbayın karısı olan Evelyn’e aşkları, hem üstlendikleri çetin vazife, hem de Batı’nın &quot;hasta adamı&quot; koskoca bir imparatorluk durmaktadır. Orduda &quot;silah arkadaşlığı ruhu” ile “yükselme hırsı&quot; çarpıştığında, ilişkiler ihtirasa ve acımasız rekabete mi dönüşecektir? Para arkadaşlığı, kahramanlığı, aşkı, hatta onuru satın almaya yeter mi? Ve savaşın kazananı varsa kaybedeni de yok mudur?

Savaş edebiyatımızın usta kalemi Cihangir Akşit, yerli ve yabancı arşivlerde yaptığı titiz çalışma ve gerçeklerden beslenen hayal gücüyle bu kez okurlarını, edebiyatımızda eksikliği hissedilen Kırım Savaşı’na götürüyor. Kırım-Demir Misket 1: Yolcu 1854, unutulmuş ruhların çığlığını bugüne taşıyan, günümüze gölgesi düşen geçmişin çelişkilerini irdeleyen ve tüm savaşları sorgulayarak barış özlemini dillendiren bir roman!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86213</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e0f5b6d-f67e-4c21-a308-7a4f1bb13693.jpg</image:loc>
            <image:title>Aritmi Koridoru</image:title>
            <image:caption>Aritmi Koridoru Gertrude Stein, Raymond Queneau, Susan Howe, F.A. Nettlebeck, Anne Carson, Raymond Carver, Thomas Bernhard, Paradjanov, Anna Karina, Vüs’at O. Bener, Sevim Burak, Leylâ Erbil, Sami Baydar, Mustafa Irgat gibi avangard şair, yazar ve sanatçıların kimi yapıtlarından hareketle kurulmuş deneysel yazılardan oluşuyor. Julia Kristeva’nın da bir söyleşiyle konuk olduğu bu kitapta ayrıca Fernando Pessoa Müze Evi, Felix Nussbaum Müzesi, Berlin Yahudi Müzesi ve Ağa Han ödüllü B2 Evi gibi önemli yapılar, sözcüklerle yeni bir inşa şöleninde buluşuyor.
 
Anita Sezgener dönüştürücü bir tavırla kimlik kazandırdığı metinlerde, sese ve biçime özenle yaklaşarak ördüğü parçaları birbirlerine ustaca teyelliyor. Sezgener, odağına aldığı kimi sanatçıların üsluplarına sadık kalarak onlarla kendi dil ve göstergeleri aracılığıyla konuşuyor.
 
Koşu bandında yürümeyi reddeden çok yönlü bir şairden ilham veren denemeler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86214</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48269e6d-0727-48af-bdf9-a665583db558.jpg</image:loc>
            <image:title>Şakıyan Kemikler ( Ciltli )</image:title>
            <image:caption>&quot;Elinizde tutma isteği uyandıran&quot; masallar 

İki asrı aşkın süredir anlatılmasına rağmen hiç eskimeyen, sayısız uyarlamaya ilham verip değişik sanatsal formlarda tekrar vücut bulan Grimm Masalları; çok yönlü Avustralyalı sanatçı Shaun Tan&apos;in ellerinde bu kez de &quot;masal heykel&quot;lere dönüşüyor. 

Kurbağa Kral&apos;dan Parmak Çocuk&apos;a Grimm Kardeşler&apos;in külliyatından yetmiş beş masalın özel olarak seçilen kısımlarının yer aldığı Şakıyan Kemikler, Shaun Tan&apos;in bir avucun içine kolaylıkla sığabilecek şekilde, kâğıt hamuru ve kilden tasarladığı özgün heykelleri eşliğinde sunuluyor. 

Neil Gaiman&apos;ın Shaun Tan ve sanatı üzerine yazdığı önsöz, Jack Zipes&apos;ın ise Grimm Kardeşler hakkındaki giriş yazısı ile taçlandırdığı bu sert kapaklı özel koleksiyon kitabı; her yaştan okurunu, masalların yarattığı baş döndürücü bir düşsel eşikten geçiriyor. 

Kırmızı Başlıklı Kız, Hansel ve Gretel, On İki Erkek Kardeş, Beyaz Yılan ve daha niceleri... 
Kötü kalpli üvey anneleri, yalnız prensesleri, açgözlü kralları, kurnaz tilkileri ve acımasız cadılarıyla Grimm Masalları daha önce hiç bu kadar etkileyici ve farklı bir şekilde yorumlanıp sunulmamıştı.
Büyülü fikirlerini ilk kez üç boyutlu bir forma dönüştüren Shaun Tan, göz kamaştırıcı bir sergiyi andıran bu yapıtında, defalarca anlatılmaktan yorgun düşen masallara benzersiz bir yorum getiriyor.

Grimm Kardeşler&apos;in yarattığı masal evreninin çekirdeğini oluşturan güzelliği, dehşeti, tekinsizliği ve çokanlamlılığı bu kez ustalıkla yonttuğu heykeller aracılığıyla anlatma yoluna giden Tan, deyim yerindeyse, masalları tek bir sözcük dahi kullanmadan, âdeta yeni baştan yazıyor.
Okurunda, onları elinde tutma; parmaklarıyla okşama, çatlaklarına, kıvrımlarına ve köşelerine dokunma arzusu uyandırıyor... Mazisi, çok eski çağlara, hatta bu masalların ilk anlatılmaya başlandığı zamandan bile öncesine dayandığı hissiyatı veren bu heykeller, Grimm Masalları&apos;nı kimsenin cüret edemeyeceği kadar kusursuz bir karanlık ve aydınlık karışımıyla yansıtıyor. 

Masallar gibi heykeller de kendilerine özgü gizlerini kaybetmeden hayal gücümüzün yardımıyla birer birer aydınlanıyor.  &quot;Bu resimler, hikâyeleri ağzıma atma isteği uyandırıyor, sonunda istemden de olsa onları kelimelerle geri tüküreceğimi bilerek.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86215</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3681b13a-5e94-42b0-8a0f-6b3048afe8bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kişiliğin Kaderin mi ?</image:title>
            <image:caption>Psikiyatri ve psikoloji bilimi on, hatta on bir kişilik yapısı olduğunu kabul ediyor. Herkesin nasıl ki bir burcu varsa, bir de kişilik yapısı var. İstisnasız hepimiz bu kişilik yapılarının içine doğuyoruz ama çoğumuzun bundan haberi bile yok. Şöyle düşünün: Birileri bize doğarken bir isim koymuş ama ismimizi bizim yerimize bilimin kulağına fısıldamış. Psikolog Pınar Maro bu kitabında, bize bizden gizlenmiş o ismimizi söylüyor adeta. Kendimizi, insanı, başımıza gelenleri ve gelecekleri anlamamızla, hayatımızın efendisi olmakla, kabul edip barışmakla ve devam etmekle doğrudan ilişkili bu konuyu tanrılar dağından indirip bize ait olabileceği bir alana çekiyor. Okurunun, ilk romanı Mutluyken Zaman Hızlı Akar’dan bildiği o kıvrak, yalın, derin ve zengin diliyle. Yine, tutturulması güç bir ölçüyle: Meselenin açılmadık her ucuna dek cesurca giderek ama nerede duracağını da çok iyi bilerek. Pınar Maro okuru uçlara götürürken kahkahaya boğar, ağlanacak haline güldürür ama uca varıldığında, yani gülerken ağlamaya başladığınızda birden durup yazar olarak aradan çekilir ve sizi iyileşmeniz için içinizdeki değerli özle baş başa bırakır.
Psikolog Pınar Maro, beşinci baskıyı yapan anı romanı Mutluyken Zaman Hızlı Akar’ın ardından bir başucu kitabıyla okurlarıyla buluşuyor. Psikolog kimliğiyle kaleme aldığı bu kitapta yazar kişilik yapılarını okuru hiç sıkmadan, tek tek ve örneklerle masaya yatırırken farklı karakterlerle ilişki kurmanın tüyolarını da veriyor. Kişiliğin Kaderin mi? kendimizi ve çevremizi tanımak için elimizden düşürmeyeceğimiz bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86216</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19df3b15-0c64-4e17-83f4-579859dd89bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu Ermenice Temel Dil Bilgisi</image:title>
            <image:caption>Doğu Ermenicenin Türkiye’de öğretimi noktasından konuya bakıldığında bu eserin gerek Türkiye’de üniversitelerde gerekse de bireysel olarak Doğu Ermenice öğrenmek isteyen araştırmacılara yönelik önemli bir çalışma ihtiyacını gidereceğini şimdiden söylemek mümkündür. 
Çalışmanın hazırlanması aşamasında genel itibariyle Ermenistan’daki Ermenice gramer kaynaklarından yararlanılmıştır. Ermenice tüm gramer konularının detaylı ve anlaşılır bir biçimde Türkçe olarak kurallara uygun bir şekilde anlatıldığı bu eser, çalışmanın önemli özellikleri arasında ilk sırada yer almaktadır. Çalışmada ayrıca Ermenistan’da aktif olarak yayın yapan basın yayın organlarında yer alan farklı konulardaki haberlere de yer verilmiştir. Ağırlıklı olarak Ermenistan’da yayınlanan Ermeni diliyle ilgili ders kitaplarından ve gramer kaynaklarından yararlanılarak hazırlanan bu eserde, Amerika, Rusya, İngiltere, İtalya vb. ülkelerde Ermeni diliyle ilgili yayınlanmış gramer kitaplarından da istifade edilmiştir. Bu çalışma Ermeni dilini hiç bilmeyenlerin kendi kendine sıfırdan başlayarak ileri bir düzeye gelebilecekleri bir metotla hazırlanmıştır. Bu noktada kitapta yer alan Ermenice metinlerin Türkçe çevirilerinin yanı sıra metinde geçen kelimelerin Türkçe karşılıkları da ayrıca belirtilmiştir. Çalışmada başta hastane, restoran, okul vb. olmak üzere alanlarda günlük olarak kullanılabilecek temel konuşma konularına da yer verilmiştir. Ermenice zamanların da detaylı bir şekilde anlatıldığı bu eserde, Türkçe karşılığı olmayan zamanların daha net anlaşılabilmesi için konuyla ilgili çok sayıda örneklere de yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86217</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41280f48-aa8c-4688-982b-f818b7c1cba3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hafıza Gelişimi</image:title>
            <image:caption>Bir çocuğun hafızasını çok küçük yaşlardan itibaren geliştirmek önemlidir. Çünkü hafıza eğitimi, bilişsel bağlantıların gelişimine katkı sağlar. Yavaş yavaş doğru hatırlama yeteneğine sahip olan okul öncesi öğrencileri, yeni bilgiyi öğrenmede zorluk çekmezler ve gelecekte kendilerini bekleyen zihinsel süreçlere daha hazır hale gelirler.
 
Bu kitap erken çocukluk döneminde hafıza gelişiminde iyi bir rehber niteliği taşır. Kitaptaki etkinlikler, çocuğun gelişiminin yaş özelliklerini ve daha erken yaşta sahip olduğu dünya hakkındaki temel bilgiler dikkate alınarak hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86218</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d3d9820-b773-4c4e-b861-86a81802262b.jpg</image:loc>
            <image:title>Masallarla 1001 Buluş</image:title>
            <image:caption>İnsanlar önce hayal kurdu, sonra masallar yarattı, daha sonra buluşlar... Yücel Feyzioğlu, buluşların yolunu açan bir dizi masalı ilk kez bu kitapta yazdı.
“Çocuklarınızın zeki olmasını istiyorsanız, onlara masal okuyun. Daha zeki olmalarını istiyorsanız, daha fazla masal okuyun.”
  Albert Einstein

2011 Elginkan Vakfı Ve Türksav Ödülleri İle 2019 Türksoy – Cengiz Aytmatov Madalyası Yücel Feyzioğlu’na Verildi.
2002, Sihirli Limon kitabı, Almanya Eğitim Bakanlığı’nın “20 kitap listesi”ne seçildi.
2016, MEB ve Avrupa Konseyi’nin kardeş masallarla hazırlattığı İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi 4. Sınıf Ders Kitabı, Türkiye’nin “en sevilen kitabı” seçildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86219</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2d7c4ee-e0f2-4278-ac20-7aff55b7fef6.jpg</image:loc>
            <image:title>Masallarla Çocuk Hakları</image:title>
            <image:caption>Birleşmiş Milletler “Çocuk Hakları Sözleşmesi”, 20 Kasım 1989 tarihinde kabul edildi. Dünyada en çok kabul gören ve bütün devletler tarafından imzalanan insan hakları belgesi bu sözleşmedir. Çocukların mutlaka bilmesi gereken sözleşme maddelerini ise Yücel Feyzioğlu masallarla yazdı. Masallarla Çocuk Hakları bu alanda yazılmış ilk kitaptır.
2011 Elginkan Vakfı Ve Türksav Ödülleri İle 2019 Türksoy – Cengiz Aytmatov Madalyası Yücel Feyzioğlu’na Verildi.
2002, Sihirli Limon kitabı, Almanya Eğitim Bakanlığı’nın “20 kitap listesi”ne seçildi.
2016, MEB ve Avrupa Konseyi’nin kardeş masallarla hazırlattığı İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi 4. Sınıf Ders Kitabı, Türkiye’nin “en sevilen kitabı” seçildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86220</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a70e86c9-0168-405f-b5c9-bdcf99f26af8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Limon</image:title>
            <image:caption>“Almanya Kuzey Ren Westfalia Eyaleti Eğitim ve Bilim Bakanı Gabriele Behler, bir basın toplantısı yaparak “çocukların kafasında fantastik dünya açan etkileyici 20 kitap” seçkisini kamuoyuna tanıttı ve öğrencilere tavsiye etti. Bu kitaplar arasında Yücel Feyzioğlu’nun Die Zauberzitrone - Sihirli Limon adlı masal kitabı da var... Ayrıca listede Astrid Lindgren, Christine Nöstlinger, Renate Welsh gibi dünyaca ünlü yazarların kitapları da bulunuyor...”

— westdeutsche allgemeıne zeıtung (gazetesi)
2011 Elginkan Vakfı Ve Türksav Ödülleri İle 2019 Türksoy – Cengiz Aytmatov Madalyası Yücel Feyzioğlu’na Verildi.
2002, Sihirli Limon kitabı, Almanya Eğitim Bakanlığı’nın “20 kitap listesi”ne seçildi.
2016, MEB ve Avrupa Konseyi’nin kardeş masallarla hazırlattığı İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi 4. Sınıf Ders Kitabı, Türkiye’nin “en sevilen kitabı” seçildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86221</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd4d96d0-64e7-401b-b320-edec3db89ceb.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Sığınak</image:title>
            <image:caption>1992’de, giderek büyüyen Sırp tehdidi yüzünden Hasan ve ailesi evlerini terk ederek Bosna’nın  kırsalındaki dağlık alanlara doğru kaçmak zorunda kaldılar. Sırp birlikler peşlerinden bombalar yağdırır, keskin nişancılar onları avlamaya çalışırken, Hasan ve binlerce mülteci, Drina
Nehri boyunca uzanan  ormanlık alanda soğuğa, yorgunluğa ve ölüme karşı büyük bir mücadele verdiler.
Boşnak mülteciler, aylarca bu zor koşullarda kaçtıktan sonra Birleşmiş Milletler’in koruması altındaki son sığınakları Srebrenitsa’ya ulaştılar. Açlığa, bombalara ve kurşunlara karşı verdikleri mücadele orada da  aynı şiddette devam edecekti. Üstelik çok geçmeden Sırp ordusu Srebrenitsa’yı da kuşatacak ve Hasan  kendini bir kez daha amansız bir hayatta kalma mücadelesinin ortasında bulacaktı.
Srebrenitsa Katliamı’nın canlı tanıklarından olan Hasan Nuhanoviç’in kaleme aldığı Son Sığınak,  yaşanan akıl almaz barbarlığın ilk elden anlatımı, müthiş bir hayatta kalma ve kahramanlık hikayesi.
1992’de, giderek büyüyen Sırp tehdidi yüzünden Hasan ve ailesi evlerini terk ederek Bosna’nın  kırsalındaki dağlık alanlara doğru kaçmak zorunda kaldılar. Sırp birlikler peşlerinden bombalar yağdırır, keskin nişancılar onları avlamaya çalışırken, Hasan ve binlerce mülteci, Drina
Nehri boyunca uzanan  ormanlık alanda soğuğa, yorgunluğa ve ölüme karşı büyük bir mücadele verdiler.
Boşnak mülteciler, aylarca bu zor koşullarda kaçtıktan sonra Birleşmiş Milletler’in koruması altındaki son sığınakları Srebrenitsa’ya ulaştılar. Açlığa, bombalara ve kurşunlara karşı verdikleri mücadele orada da  aynı şiddette devam edecekti. Üstelik çok geçmeden Sırp ordusu Srebrenitsa’yı da kuşatacak ve Hasan  kendini bir kez daha amansız bir hayatta kalma mücadelesinin ortasında bulacaktı.
Srebrenitsa Katliamı’nın canlı tanıklarından olan Hasan Nuhanoviç’in kaleme aldığı Son Sığınak,  yaşanan akıl almaz barbarlığın ilk elden anlatımı, müthiş bir hayatta kalma ve kahramanlık hikayesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86222</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/337d2a59-0575-4511-a632-5bdf70569c2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Oraya Dönersem</image:title>
            <image:caption>Roman kahramanları genelde maceracı insanlardır… 
Oraya Dönersem romanının kahramanı Murat, diğer kahramanların aksine düz bir karakter… 
Böylesi düz bir karakterin başına önemli olaylar gelir. 
Aslı ile evliliğini hoş görmeyen ailesinden kopan Murat, 20 yıl sonra eşini kaybeder. Eşini kaybedince, ailesine geri döner. 
Kahramanımız Murat geri dönünce evlatlık olduğunu öğrenir ve gerçek ailesini araştırmak ister. 
Bu süreçte yeni arkadaşı Yasemin’le tanışır… 
Yazar Selçuk Özyurt, Oraya Dönersem romanında naif bir şimdiki zaman öyküsü anlatıyor bize…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86223</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6600b45-8f7d-4ab1-8bd7-a4d702816154.jpg</image:loc>
            <image:title>El ve Ayak Çizimi - Çizim Sanatı 2</image:title>
            <image:caption>Bu kısa kitapta, yararlı bazı temel öğeleri değerlendirmek yada pratik yapmak için önerdim. Elleri ve ayakları gözlemlemeye nasıl başlayacağınızı size göstermek in, insan vücudunun etkileyici, anlamlı olan parçalarını çizmenize(önce objektif, gerçekçi ve makul bir yalda, fakat sonra bağımsızlığın ve özgürlüğün artmasıyla, kişisel tarzda) yardım edebilecek bazı başlıkları, çeşitli bölümlere yerleştirmeye çalıştım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86224</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/349a76e1-d5d9-4d48-aad2-bce9910778c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Işık ve Gölgenin Çizimi - Çizim Sanatı 5</image:title>
            <image:caption>Bu kısa kitapta, ihtiyacınız olan temel çizim teknikleri açıklanmış ve özellikle deneyimlemenin ve gözlemlemenin yöntemlerini önererek, Chiaroscuro’nun kamaşık konusuna bazı yararlı yaklaşımlar sunmaya çalışılmıştır. Resmedilecek her konu, ışık ve gölge oyununu gerektirir. Chiaroscuro sadece gerçekçi ve doğal bakışı değil, ayrıca duyguları, halleri, amaçları, hayalleri, umutları ve deneyimleri bildirmek ve sunmak bakımından, muhtemelen günümüzde daha önemlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86225</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f4eaeff-af90-4aa8-9d89-10b757877241.jpg</image:loc>
            <image:title>Perspektifi Anlamak - Çizim Sanatı 8</image:title>
            <image:caption>Hem perspektif, hem de yapı araştırması, çizime güvenli ve akılcı bir ilke sağlar. El yapımı ya da doğal, basit ya da karmaşık, herhangi bir objenin canlı serbest çizimi, yalınlaştırılmış ve açık olarak ifade edilmiş perspektif kuramlar ile yapıldığında, meramını daha doğru anlatır, belirgin ve yanlışsız olur.
Bu kitapta;

Atmosferik perspektif,
Merkezi çizgisel perspektif,
İki noktalı, çizgisel perspektif,

Üç noktalı çizgisel perspektif,

Yapı, gölge ve yansımaya dair birçok uygulama ve teknik bulabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86226</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90775e0c-f881-4af6-8f62-fc45ca5675dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Cinsel Normalliğin Kuruluşu</image:title>
            <image:caption>Osmanlı döneminde cinsel yaşamın bugünkünden farklı olduğunu biliriz. Okuduğumuz metinler, karşımıza çıkan imgeler, üstü örtülmek, inkâr ya da “tevil” edilmek istense de bir başkalık olduğunu sezdirir bize. Tarihi bilmenin ilk yararı geçmişin şimdiki gibi olmadığını fark etmemizdir elbette, ama bir başka bakımdan da yararlanırız tarihten: Kanıksadığımız, doğal saydığımız “bugün”ün nasıl şekillendiğini, şimdi’ye nasıl vardığımızı anlarız; bu da şimdi’ye yakıştırdığımız mutlaklığı sarsar. Queer teoride heteroseksüel cinselliğin normal kabul edilmesi süreci üzerine üretilen zengin literatür ve tartışmaların eşliğinde Ezgi Sarıtaş, basmakalıp fikirlerden ve okuma stratejilerinden olabildiğince uzak durarak, düşünmeyi ve nesnesini ciddiye alarak, yani anlamayı ön plana koyarak cinsel modernleşmenin izini sürüyor; edebiyata olduğu kadar hatırat, popüler cinsellik ve tıp metinlerine bakıyor: Geçmişteki normalin ne olduğunu, Geç Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde o normalin nasıl değiştiğini, bugün normal saydığımızın nasıl oluştuğunu ve sürecin içerdiği tutarsızlıkları, istikrarsızlıkları ve çizilen zikzakları araştırıyor. 
Queer teoriyle olduğu kadar modernleşme, tarih ve felsefeyle ilgilenen okurlarımızın da zevkle okuyacağına inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86227</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b668dda-eb81-40bf-8c28-f6c80d36657d.jpg</image:loc>
            <image:title>3. Sınıf Hikayeler (10 Kitap Set)</image:title>
            <image:caption>Şengül Asal’ın kaleminden muhteşem bir seri: 3. Sınıf Hikayeler.
Çocuklar bu hikâyelerle hem okumanın keyfine varacak hem de birçok kazanımı öğrenecek.
Kazanımlar:
*Sözlü-yazılı ifade gücü gelişir.
*Hayal gücü gelişir.
*Öz güven kazanır.
*Adaletli olur.
*Sorumluluklarının farkına varır.
*Kelime hazinesi zenginleşir.
*Kitap okumayı sever.
*Olayları tarafsız yorumlar.
*Onlarca atasözü ve deyimin anlamını kavrar.
*Empati yapar. Alay etmez.
*Doğayı sever, korur.
1-Şeker’in Rüyası: 978-605-2206-29-4
2-Ormanlar Kralı Eşek: 978-605-2206-36-2
3-Çaylak Tavşan: 978-605-2206-39-3
4-Korsan Camo: 978-605-2206-34-8
5-Yaz Tatili: 978-605-2206-38-6
6-Dedem Ayçiçeği: 978-605-2206-31-7
7-Uçan Balon: 978-605-2206-37-9
8-Ihlamur Mahallesi: 978-605-2206-33-1
9-Gıcık Joe: 978-605-2206-32-4
10-Mucit Sacit: 978-605-2206-35-5</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86228</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d38f53f4-44d7-451a-9b39-6cae7c427408.jpg</image:loc>
            <image:title>Üniversiteler İçin Türkçe Dil Bilgisi</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma, Türkiye ve Türkiye dışında öğretim faaliyetlerine devam eden Eğitim Fakülteleri ve Edebiyat Fakültelerinin ilgili bölümlerinde okutulan Türkçe Dilbilgisi Dersleri (Ses Bilgisi, Şekil Bilgisi ile Ses ve Şekil Bilgisi, Sözcük Bilgisi, Cümle Bilgisi) için hazırlanmıştır. Son yıllarda Avrupa ülkeleri, Amerika Birleşik Devletleri ve diğer pek çok ülke kütüphanelerinde, özellikle de üniversite kütüphanelerinde, sıkça çalışma ve araştırma yapma fırsatı bulduk. Gittiğimiz her kütüphanede Türkçe kitap sayılarına ve Türkçe dil bilgisi kitaplarına baktık. Birkaç istisna hariç durumun hiç de iyi olmadığını belirtmek gerekmektedir. Bununla birlikte Türkçe öğretim kitapları ve Türkçe dil bilgisi kitapları ise yok denecek durumdadır. Bu durum, Türkçe öğretimini olumsuz etkilemektedir. 
 Bu çalışma yapılırken Türkçe öğretiminin dünyadaki durumu da dikkate alınmıştır. Bu çalışma Türkçe Ses Bilgisi, Türkçe Biçim Bilgisi, Türkçe Sözcük Bilgisi ve Türkçe Cümle Bilgisi olmak üzere dört bölümden oluşmaktadır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86229</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50030775-fc5c-4b88-9621-4f889a91b34e.jpg</image:loc>
            <image:title>Blöf</image:title>
            <image:caption>Kader mi, hile mi, sihir mi?

Natalie 27 yaşında bir sihirbaz.
İskambil kartlarının yanı sıra kariyerini sabote etme konusunda uzman.
Sihirbazlık dünyasının zirvesindeyken kendi elleriyle hayatını alt üst etti.
Şimdi New Jersey&apos;deki dairesinde kumruları ve ödeme tarihi çoktan geçmiş faturalarıyla yaşıyor.

Biraz para kazanma umuduyla çıktığı yolda karşısına büyüleyici bir kadın çıkacak.
Üstelik kadının ona müthiş bir teklifi var.
Natalie&apos;nin kaderini kökten değiştirebilecek bir teklif.
Tek yapması gereken milyon dolarlık bir sihrin gerçekleşmesine yardım etmek.
Zaten Natalie&apos;nin kaybedecek neyi kaldı!

Pokerin hayat oyununa, sihrin geleceğe hükmettiği, beklenmedik sürprizleriyle müthiş bir hikaye: Blöf.

“Michael Kardos’un en az yarattığı karakterleri kadar kıvrak ve kurnaz romanı Blöf, ustaca kaleme alınmış bir el çabukluğu hikayesi.
Elinizden bırakamayacağınız en âlâsından bir gerilim ve macera performansı. Sihrin dünyasına giriyorsunuz, hazır olun!”
Megan Abbott

“Muhteşem bir dil, güçlü karakterler, sihirbazların ve hilebazların bilinmeyen dünyası…
Kısacası pırıl pırıl bir hikaye!”
Peter Blauner

“Michael Kardos gerilimin dozunu giderek artırmak konusunda tam bir usta ve pokeri, muhteşem hilebazlık gösterisini, şovun sıradışı yıldızlarını muazzam beceriyle anlatıyor.”
Lisa Scottoline

“Michael Kardos, Blöf’le iş destenin ortasından kartları dağıtmaya geldiğinde ne kadar usta bir hilebaz olduğunu ispat ediyor. Ya da sihirbaz mı demeliydik?”
Chicago Tribune</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86230</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a86ccc2d-599a-4fd7-8b4f-29a051f55cce.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadis ve Kültür Yazıları ( Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, yazarın, modern zamanlardaki hadis çalışmalarının ekseni konusundaki fikir, görüş ve düşüncelerini yansıtan yazılardan oluşmaktadır. Bugün hadisle meşgul olanların farkında olmaları gereken noktalar; hadis alanında eksen kaymalarının tespiti; hadis kaynaklarının aktüel değeri ve günümüzde bu literatürün nasıl anlaşılması gerektiği; hadis araştırmacılarının, bugün sağlıklı bir &apos;kitap konseptine&apos; sahip olup olmadıklarına ilişkin sorular; hadis ve kültür ilişkisine dair tarihi örneklemeler; hadisin tarihinde kadın gerçekliği gibi konular kitabın ana temasını oluşturmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86231</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdba1cc7-806a-45eb-b1ba-a1e7c8fc8ab8.jpg</image:loc>
            <image:title>Genel Muhasebe</image:title>
            <image:caption>1. Giriş 
2. Bilanço Kavramı 
3. Hesap Kavramı 
4. Muhasebe Sistemi 
5. Varlıkların İzlenmesi 
6. Kaynak Hesapları 
7. Nazım Hesaplar 
8. Gelir Tablosu Hesapları 
9. Dönem Sonu İşlemleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86232</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0df3d7ec-f684-4a65-b016-641d23df8975.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgili Hiç Tanımadığım Çocuk-2 Mektup Ağacı</image:title>
            <image:caption>Kimi mucizeler hiç beklemediğiniz anlarda gerçekleşebilir...

Teknoloji çağı çocuklarını mektup yazma kültürüyle tanıştıran Sevgili Hiç Tanımadığım Çocuk&apos;un merakla beklenen devam kitabı Mektup Ağacı; hayatın getirdiklerini ve götürdüklerini yine mektuplar aracılığıyla paylaşmayı sürdürüyor.
 
Hanzade Servi&apos;nin bu eğlenceli romanı, çocukluk günlerini geride bırakmaya hazırlanan bir delikanlının hüzünle, sevinçle ve farklı heyecanlarla sınanan olgunlaşma serüvenini sayfalarına taşıyor.
 
Günümüz gerçekliğini, geçmiş güzel günleri anımsatan naif duygular ve unutulmaya yüz tutmuş kimi nostaljik alışkanlıklar eşliğinde sorgulamaya iten yazar; kitapseverlerin yüreğinde, kaçınılmaz bir mektup yazma isteği uyandırıyor.   Yaşasın! Baler ve ailesi, tam üç yıl sonra Avustralya&apos;dan geri döndü. Üstelik bir kişi çoğalarak... Eski dostumuz, rol aldığı belgesel ve YouTube kanalı sayesinde fenomen olmuş olsa da; aynaya baktığında gördüğü on üç yaşındaki çocuk sanki hiç tanımadığı biri! Son zamanlarda boyu epey uzadı, saçlarının rengi azıcık açıldı, sesi farenjit olmuş bir ördek gibi ve Ruhi adında bir sivilcesi var. Çoktandır Meneviş&apos;e tek bir satır bile yazamadığı için içten içe üzülse de, Tayra&apos;yla dostluğunu ilerletmesi onu az da olsa teselli ediyor. LGS sınavına hazırlık telaşı, eski arkadaşlarıyla yeni hayatına uyum sağlama çabası derken, Baler&apos;in dünyasında işler zorlaşıyor. Aklından bir türlü çıkmayan gizemli kutuyu ve kendisine sürekli kötü yorumlar yazan trol&apos;ü de unutmamak gerek tabii. Baler&apos;in çözmesi gereken pek çok sorun var. Ama öncelikle Çınarlıtepe&apos;ye Meneviş&apos;in heykelini yaptırmak istiyor... İlk kitapta yarattığı gizemi ve heyecanı, devam kitabında ustalıkla tırmandıran Hanzade Servi; geçmişle bugünün iletişim alışkanlıkları arasında köprüler kurarken, son yıllarda dijital teknolojiler kullanılarak gerçekleştirilen siber zorbalığa da dikkat çekiyor.   Güçlü kurgusu ve incelikli anlatımı sayesinde serinin ilk kitabından bağımsız olarak da okunabilecek Mektup Ağacı, yazarına doğrudan mektup yazma olanağı sunarak etkileşimli bir okuma deneyimi yaşatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86234</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8668077-051d-4ec5-8c0e-b5df1c02dda9.jpg</image:loc>
            <image:title>Niçin Savaş?</image:title>
            <image:caption>Freud XX. yüzyıldaki büyük savaşları yaşadı, çekilen acılara yakından tanık oldu. Bilim insanı kimliğine yaraşır biçimde, savaşların ardından hem savaşan insanın ruhsal durumunu inceledi, hem de yeni savaşların önlenmesi için çareler aradı. Niçin Savaş? kitabını oluşturan yazılar ağırlıklı olarak Freud’un bu çabasını yansıtmaktadır. Freud’un Einstein’a yazdığı mektup savaş “hastalığına”, ne yazık ki günümüzde de geçerliliğini koruyan bir bakış içermektedir. Bu kitapta ayrıca, Freud’un Dostoyevski ve eserlerinde baba sorununa ilişkin çok önemli bir makalesi de yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86236</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/450c599b-b6d6-4214-9bf2-ab1298b353e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Havari</image:title>
            <image:caption>Natüralizmin öncü yazarlarından olan Gerhart Hauptmann, akımın en seçkin örneklerinden birini tiyatro alanında vermiş, Dokumacılar oyunuyla ün kazanmıştır. 
Hauptmann tiyatro metinlerinin yanısıra öyküler de kaleme almıştır.
Gündelik yaşamda gizli dünya gerçekliğine sürekli vurgu yapan Hauptmann öyküleri, natüralizmin seçkin örnekleridir. 
Hauptmann 1912 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86237</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c43b423e-0677-42cd-a7e0-941b83198017.jpg</image:loc>
            <image:title>Vathek</image:title>
            <image:caption>William Beckford (1760 – 1844), Vathek’i henüz 21 yaşındayken yazmaya başlamıştı. Metin kitap olarak 1786’da basıldı. Beckford kitabın dehşetli havasından çekinmiş, metnin Arapçadan çevrildiğini ima eden bir notla basılmasını istemişti. Vathek, Cehennem betimlemeleri ve Doğu kültürüne has masal havasının mükemmel bir bileşimidir.
 250 yıldır sürekli atıf yapılan bir Gotik klasiği olarak okunmaya devam edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86238</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ad35b64-31b6-47da-a0f8-466779aa38ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Napolyon</image:title>
            <image:caption>Carl Sternheim, XX. yüzyıl Alman yazınının, özellikle ekspresyonizmin en önemli oyun ve öykü yazarlarından biridir. 
Toplumsal dönüşümün, hangi zümreden olursa olsun insanı paraya, iktidara ve üne koşullandırmasıyla her türlü ilişkinin ölçüsü haline gelmesine, acı ve ince alayını yöneltir. 
En gizli insan niteliklerini sözün kurgusuna büyük bir ustalıkla yedirerek yarattığı yapıtlar, dolambaçlı anlatıma yüz vermez. Doğrudan betimlerken, turnayı gözünden vuran keskin gözlemini, ayrıntıları ve incelikleri zengin bir dil dağarıyla yansıtır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86239</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed03e92e-7153-4c2a-b1fe-dab24bf4cb62.jpg</image:loc>
            <image:title>Yürek Burgusu</image:title>
            <image:caption>Henry James (1843 – 1916) ABD’den sevmemiş ve Avrupa’da yaşamayı seçmiş bir ABD vatandaşıdır. Avrupa kültürünü özümsemiş, incelikli diliyle seçkinleşmiş bir yazardı ama çağının bilincindeydi: Çağdaş korku edebiyatının yaşamın en ince noktalarına dokunabileceğini söyleyen ilk yazarlardandır. Yürek Burgusu, İngiliz toplum kurallarının bir hayalet öyküsüyle aktarıldığı bir romandır. Bu roman, hayaletlerin sadece karanlık mekânlarda öykülenmeyeceğinin en klasik örneğidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86240</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4cfc83d-2b9d-4b87-b6a5-f47f8dac6cb0.jpg</image:loc>
            <image:title>Vampir</image:title>
            <image:caption>John William Polidori (1795 – 1821) Edinburgh Üniversitesi’nde tıp öğrenimi gören en genç öğrenciydi. Bu parlak zekâ, dünyaca tanımasını vampir edebiyatının öncülerinden olan kitabına borçludur: Vampir, ünlü şair Lord Byron’u Lord Ruthven adıyla Gotik edebiyatın bir kahramanı olarak sunmuştur. Yayınlandığı dönemde hatırı sayılır bir skandal yaratan eser, yazarı Polidori’nin yaşamı gibi kısacık ama etkileyicidir. 
Vampir’i Altay İltan Aktürk’ün çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86241</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3dca7d4-c8b8-42a4-add9-a9b032ed6730.jpg</image:loc>
            <image:title>Locarno Dilencisi</image:title>
            <image:caption>Heinrich von Kleist (1777 – 1811) Alman edebiyatının yabansı, hatta deliliğin sınırlarında gezinen yazarıdır. 
Hiçbir yere kök salamamış, yaşamını trajik biçimde sonlandırmıştır: Önce sevgilisini sonra kendisini vurmuş, öldükleri yerde birlikte gömülmüşlerdir. 
Oysa Kleist yazar olarak bambaşkadır, hiç dağılmadan sadece olayları anlatır. Locarno Dilencisi bu tekinsiz ustanın en güzel birkaç öyküsünü bir araya getiriyor. 
Locarno Dilencisi’ni Mehmet Yekta Düzgün’ün çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86242</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f82669d7-bc26-4dbd-b34b-9af09128ea50.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Darbeci Subayın Hatıraları</image:title>
            <image:caption>Darbe yıllarını
Birinci elden okumak…
“27 Mayıs 1960 darbesi ve sonrasında askerlerin başlarına gelenleri mutlaka anlatmalıydım… Darbelere katılan subaylar, Harbiyeli öğrenciler ve onların değerli eşleri ile çocuklarının ısrarları üzerine bu dönemi yazmalıydım…”
Bahtiyar Yalta
Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihi bir bakıma darbeler ve muhtıralar tarihidir. Özellikle tek parti iktidarının 1950 yılında sona ermesinden itibaren pek çok darbe süreci yaşanmıştır. Cumhuriyetimizin bu tansiyonu yüksek zamanlarına ışık tutmak için son derece kritik olan asker-sivil ilişkisini de yeniden gündeme taşımak ve ilk elden belgelerle, hatıralarla masaya yatırmak gerekiyor.
Bahtiyar Yalta; Ağustos 1950’de gönüllü olarak Kore Savaşı’na katılmış, yurda döner dönmez katıldığı Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetleri’ne pek çok alanda hizmet etmiş, Ağustos 1960’ta Kara Harp Okulu II. Öğrenci Taburu komutanı olarak görevlendirilmiş, 22 Şubat 1962 olayı ile 24 Şubat 1962’de kurmay kıdemli binbaşı olarak emekli edilmiştir. 21 Mayıs 1963’teki ihtilal girişimine katıldığı için dört seneye yakın cezaevinde kalmıştır. Demokrat Parti’ye karşı yürütülen gizli yapılanmalarda önemli rol oynayan ve bir döneme damgasını vuran Talat Aydemir’in mesai arkadaşlarından biri olmasının yanı sıra pek çok konuda fikirlerine başvurulmuş ve kendisine kritik görevler verilmiştir.
22 Şubat 1962 ve 21 Mayıs 1963 tarihlerinde yaşanan iki darbe girişiminde olayların merkezinde yer alması nedeniyle Bahtiyar Yalta’nın hatıraları büyük bir önem arz etmektedir. Her iki süreçte de etkin rol oynayan kişilerle yaptığı görüşmeleri aktarması bu hatıraları daha da değerli kılmaktadır. Yalta’nın anıları engin bir hafızanın Türk tarihine armağanıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86243</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a124cd12-2b71-45ee-a313-cbc7d878d6e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Operasyon: Mussolini</image:title>
            <image:caption>25 Temmuz 1943. İtalya’dan gelen beklenmedik haberler Führer Karargâhı’na âdeta birer bomba gibi düşer. Mussolini, Kral Vittorio Emanuele’nin villasında sırra kadem basmış ve İtalya’yı 21 yıldır demir bir yumrukla yöneten Faşist Parti bir gece içerisinde dağılmıştır. Yeni hükûmetin başı olan Mareşal Badoglio, her ne kadar İtalya’nın Almanya ile birlikte harbe devam edeceğini açıklamışsa da, Hitler bunun zaman kazanmak için söylenen bir yalan olduğundan ve İtalyanların ilk fırsatta Müttefiklere teslim olacağından emindir.

Almanlar bir yandan Roma’yı işgal ve İtalya’da Faşizmi ihya etmeye hazırlanırken, Hitler Mussolini’nin derhâl bulunması ve kurtarılması için bizzat emir verir.
Mussolini’nin varlığı, İtalya’da Faşizmin yeniden tesisi ve yaklaşan Müttefik istilasının ışığında bölgede istikrarın sağlanabilmesi için elzemdir. Aksi, Alman şehirlerinin Müttefik stratejik bombardımanlarıyla haritadan silindiği ve Kursk mağlubiyetiyle doğuda inisiyatifin Kızıl Ordu’ya geçtiği bu kritik süreçte, Akdeniz cephesinin topyekûn çöküşüne vesile olabileceği gibi, Almanya’daki rejim karşıtlarını da benzer bir girişim adına yüreklendirecektir. Hitler’in, birincil önceliği hâline getireceği “Meşe Harekâtı” için bizzat görevlendireceği kişiler ise, seçkin hava indirme kuvvetleri komutanı Korgeneral Kurt Student ile yeni kurulmuş SS Özel Kuvvetleri olan Friedenthal Taburu Komutanı Yüzbaşı Otto Skorzeny’dir.  

Hitler’in Generalleri Konuşuyor, Kardeşler Takımı ve benzer birçok eseri Türkçeye başarıyla kazandıran Selçuk Uygur, İkinci Dünya Savaşı ve 20. yüzyılın en ünlü özel operasyonlarından birini bu kez kendi kaleminden anlatıyor.
Uygur’un bu çalışması, savaşın seyrini etkileyen Meşe Harekâtı ile perde arkasında askerî, siyasî ve toplumsal gelişmeleri hem Alman hem de İtalyan nazarından ele almakla kalmıyor; istihbarat, planlama ve icra süreçlerini titizlikle inceleyerek operasyona dair yanlış bilinen birçok gerçeği de su yüzüne çıkarıyor. Uygur, akıcı dili ve sürükleyici üslubuyla, operasyonu ve operasyona sahne olan tarihsel bağlamı bir tarihi roman yahut film sürükleyiciliğiyle aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86244</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea6c50cd-0079-456f-8366-b7cd43257911.jpg</image:loc>
            <image:title>Augustus</image:title>
            <image:caption>Roma vataninin babasi:
İlk İmparator augustus…
&quot;Goldsworthy, bu kitabında Augustus&apos;u ele almanın zorlu bir iş olduğunu kabul ediyor. Lakin, Augustus&apos;a dair hiçbir şeyin dikkatten kaçmamasını sağlıyor... Tıpkı Iulius Caesar biyografisi gibi bu da, Antik Roma ile ilgilenen herkes için temel bir kitap.&quot;
Independent
&quot;Harikulade bir araştırma ve elden düşmeyecek bir kitap.&quot;
Simon Sebag Montefiore
Roma’nın şiddetli siyasi ortamına atıldığında 19 yaşındaydı. Katledilen Iulius Caesar’ın hem büyük yeğeni hem de varisiydi. Bütün tersliklere ve çok daha deneyimli rakiplerinden gördüğü muhalefete rağmen neredeyse beş asır boyunca ayakta kalmış olan Cumhuriyet’i üstü örtülü bir monarşiyle değiştiren kişi oldu. Yaratmış olduğu sistem, imparatorluğa yaklaşık 250 yıllık bir istikrar sağladı. Roma sadece onun döneminde en büyük ve en zengin olarak hatırlandı. Gençlik yıllarında atılgan, eli kanlı, savaş beyi olarak bilinirken ilerleyen yaşlarında devletin biricik muhafızı olarak kendine yeni bir yol çizdi. 43 yıl boyunca mutlak güce sahip oldu. Roma’nın ilk imparatoruydu: Gaius Iulius Caesar Octavianus Augustus…
İngiliz tarihçi Adrian Goldsworthy bu biyografide, antik kaynaklardaki derin bilgisinden yararlanarak, Augustus’un uzun hayatını daha önce hiç olmadığı kadar detaylı bir şekilde anlatıyor. Sıra dışı karakteriyle, dostlarıyla-düşmanlarıyla, kazandığı zaferlerle, Roma İmparatorluğu’nu yenileme girişimleriyle, gençliğindeki savaşçı ve ihtiyarlığındaki bilge ruhuyla bambaşka bir Augustus portresi çiziyor.
Augustus: Roma’nın İlk İmparatoru, dünya tarihine damga vurmuş bir lideri yakından tanımak isteyen tarih severler için son derece sürükleyici bir başucu kaynağı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86245</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d6e68e1-e13f-49c7-8ba4-26c7f44ae97a.jpg</image:loc>
            <image:title>Venedik Gizli Servisi</image:title>
            <image:caption>Casusluğun
16. Yüzyildaki Hikâyesi…
“Ioanna Iordanou’nun harikulade kitabı, hem Venedik tarihine büyük bir katkı hem de erken modern Avrupa’nın diğer kısımlarındaki benzer heyecan verici ve zahmetli araştırmalar için bir esin kaynağı.”
Christopher Andrew
Venedik Gizli Servisi, dünyanın merkezden organize edilmiş ilk devlet istihbarat servisinin daha önce anlatılmamış çarpıcı hikâyesi. Venedik Gizli Servisi, MI6 ve CIA’in kuruluşundan çok uzun zaman önce, Rönesans döneminde Venedik İmparatorluğu’nun savunmasında çok önemli bir rol oynamıştır. Meşhur devlet komitesi “Onlar Konseyi” tarafından idare edilen bu “proto-modern” teşkilat, operasyonlar (istihbarat ve örtülü eylem), analiz, kriptografi ve steganografi, kriptanaliz ve hatta ölümcül maddelerin geliştirilmesinin de dahil olduğu mühim istihbarat faaliyetlerini yürütmüştür. Resmî muhbirlerini ve amatör casuslarını Avrupa’nın, Osmanlı topraklarının ve Kuzey Afrika’nın bir ucundan diğerine göndererek Venedik’in güvenliği ve geleceği için olağanüstü çaba göstermiştir.

İstihbaratın ve casusluğun erken modern ekonomilerdeki karmaşık rolü ile sanayileşme öncesi dünyanın proto-modern organizasyonlarının ortaya çıkışına odaklanan Ioanna Iordanou bu eserinde, bol miktarda sırrı, bu sırları tutanları ve onların peşinde koşanları açığa çıkarırken, onların varlığına olanak tanıyan, dünyanın ilk kozmopolit devletlerinden biri tarafından yaratılmış olağanüstü bir istihbarat teşkilatının temelini hazırlayan toplum ve yönetime dair süreçleri ele almaktadır.
Venedik Devlet Arşivleri’nde bulunan binlerce belgenin yanı sıra, Roma, Simancas ve Londra’da saklanan arşiv belgelerinden yararlanılarak hazırlanan bu kaynak çalışma, sistemli istihbaratın çağdaş bir yenilik olduğunu öne süren yaygın kanıya karşı çıkmasıyla da büyük öneme sahiptir.
Venedik Gizli Servisi: Rönesans’ta Bir İstihbarat Teşkilatı, sistemli casusluğun 16. yüzyılda siyasî ve askerî amaçlara nasıl hizmet ettiğini gösteren, daha önce adı duyulmamış çok sayıda casusu, sırrı, şifreyi, işkenceyi ve suikastı ortaya çıkaran sıra dışı bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86247</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c490b53-3aaf-4b4c-aa16-3390ae7dba2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıkmazlar Karşısında Bürokrasi ve Ötesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler  
GİRİŞ 
BİRİNCİ BÖLÜM: Bürokrasi 
İKİNCİ BÖLÜM: Bürokrasinin Tarihsel Arka Planı 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: Bürokraside Çıkmazlar ve Yön Arayışları 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: Sona Doğru Bürokrasi 
BEŞİNCİ BÖLÜM: Bürokratik Çıkmazlara Yeni Arayışlar 
ALTINCI BÖLÜM: Bürokrasi Sonrası? 
YEDİNCİ BÖLÜM: Neo Weberyan Devlet 
SEKİZİNCİ BÖLÜM: Kamu Değeri Yönetimi 
DOKUZUNCU BÖLÜM: Yeni Kamu Yönetişimi 
ONUNCU BÖLÜM: Dijital Çağ Yönetişimi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86248</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/775f2dba-a5f7-4414-8dee-cebb89deb908.jpg</image:loc>
            <image:title>Lenz Belgeleri</image:title>
            <image:caption>1849 baharı; Almanya’nın Baden eyaleti. Liberal, sosyalist ve milliyetçi fikirlerin bir arada olduğu, canlanan ekonomi ve ticaretin krallığın sınırlarını ve kanunlarını zorladığı bir devir. En temel haklarından yoksun bırakılmış, yoksullukla yüz yüze bir halk... 
Bir devrim için en uygun ortam… 
Ve bu ortamda patlayan devrim.  
Stefan Heym, türünün en önemli örneklerinden biri olan bu tarihî romanda Mayıs 1849’da patlayan Baden Devrimi’nde rol almış gerçek kişileri kurgu karakterlerle bir araya getiriyor. Devrimci politikacılar Gustav-Amalia Struve çifti, General Franz Sigel, demokrat gazeteci Amand Goegg, liberal politikacı Lorenz Brentano,  I. Enternasyonal’in kurucularından J.P. Becker birer roman karakterine dönüşüyor. Kısa süre önce kaleme aldıkları Komünist Manifesto’da devrim çağrıları yapan Marx ve Engels de romana dahil oluyorlar, kuşkuyla yaklaştıkları Baden Devrimi’ni diğer roman kahramanlarıyla birlikte masaya yatırıyorlar.  
Lenz Belgeleri, okura bir devrim laboratuvarına girme olanağı sunuyor.
 Stefan Heym, sonunu bilsek de başka türlü olmasını umduğumuz, başka türlü olabileceğini de gördüğümüz bu kısa dönemi, ozan Andreas Lenz’in gözünden anlatarak, bir anlamda devrimin şiirini de yazıyor. 
Siyasi-tarihî roman geleneğinin bu önemli yapıtı, şimdi Türkiyeli okurlarla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86249</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3435f6e8-836c-47aa-822b-8b59e87b3b32.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlar, Direniş ve Devrim</image:title>
            <image:caption>1600’lerden 1968’e uzanan bir özgürleşme tarihi… 
Kadınların benlik, kimlik, hak arayışı ve özgürlük mücadelesiyle geçen bu on yıllar boyunca direnç örneği oluşturan, ekmek ve gül mücadelesini yükselten, düşünen ve eyleyen isimler… 
Mary Wollstonecraft, Flora Tristan, Margaret Fuller, August Bebel, Eleanor Marx, Olive Schreiner, Sylvia Pankhurst, Emma Goldman, Aleksandra Kollontay, Ding Ling, Han Suyin… 
Feminizmin ve feminist yazının tarihinden kilometre taşları… 
Bir yanda unutulanlar: Edward Carpenter ve Aşkın Yetişkinlik Çağı mesela. Diğer yanda tekrar tekrar okunanlardaki yeni ayrıntılar: Engels ve Ailenin Kökeni örneğin. 
Sadece kuramsal kitaplar değil, halk şarkılarındaki, şiirlerdeki, romanlardaki kadın portreleri. Ekmek kavgası verenler, özgür aşk için mücadele edenler ve ikisini birleştirenler…
 Devrim, sosyalizm ve ulusal kurtuluş mücadelesi ile kadınların kurtuluş mücadelesi arasındaki ilişkiler, gelgitler, gerilimler… 
Ve devrimlerin başardıkları ile yarıda bırakıp başaramadıkları… 
İngiltere’deki oy hakkı mücadelesinde, Fransız Devrimi’nde, Paris Komünü’nde, Rus Devrimi’nde, Çin’de, Vietnam’da, Küba’da, Cezayir’deki kurtuluş mücadelesinde yapılanlar, yapılamayanlar… 
Tarihte, düşünürlerde, kitaplarda, makalelerde, şarkılarda, hayatlarda üç yüz elli yıllık olağanüstü bir gezinti… Kadınlar, Direniş ve Devrim 
Yaşanan toplumsal devrimler içerisinde kadınların “öteki devrimi”ne odaklanan Sheila Rowbotham’ın bu devrimi anlatan sözleri: “Devrim içinde devrim, kendi gözlerinizle görmek, dış dünyaya kendi ellerinizle dokunmayı öğrenmek, deneyimleri kendi zihninize tercüme etmek, sesleri biçimlendirmek, kendi sözcüklerinizi üretmek ve size zorla kabul ettirilmekle kalmayıp yüzyıllardır başkası tarafından yönetildiğiniz için artık derinize ve içinize işlemiş maskeyi çıkarıp atmak anlamına gelir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86250</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/125b44de-df99-4cf8-b29d-4b6617ad135a.jpg</image:loc>
            <image:title>Mefisto İle Erdişi</image:title>
            <image:caption>“Bütünüyle öteki” olanla karşılaşma, ister idrak edilsin ister edilmesin, dinsel yapıda bir deneyim başlatır. Çağımız ileride muhtemelen, Hıristiyanlığın zaferi ile yok edilen “dağınık dinsel deneyimleri” yeniden keşfeden ilk çağ olarak anılacaktır. Bilinçaltının etkinliklerine karşı duyulan çekim, mitos ve simgelere karşı duyulan ilgi, egzotik, ilkel, arkaik olana karşı duyulan heves, içerdikleri bütün karmaşık duygularla “Ötekilerle” karşılaşmalar vb. bütün bunlar, muhtemelen günün birinde yeni bir tür dinsellik olarak görülecektir. 
Şu an için, bütün bu ögelerin, eskinin tekrarı olmayacak yeni bir insanlığın yükselişini hazırlamakta olduğunu seziyoruz. Zira insanı tam olarak tanıyabilmek için, şimdi artık dikkate alınması gereken Şarkiyatçıların, etnologların, derinlik psikologlarının ve din tarihçilerinin araştırmalarıdır. Bu bilginler Asyalılarda olduğu kadar “ilkellerde” de kabul gören onca simgenin, mitosun, ilâhi ve teknik figürün insani açıdan önemini, psikolojik “hakikatini” ve manevi açıdan değerini ortaya koymaktan vazgeçmediler. […] 
Er geç “ötekilerle” –geleneksel, Asyalı ve “ilkel” kültürlerin temsilcileriyle– diyalog başlayacaktır, ama bu diyalog günümüzün (toplumsal, ekonomik, siyasal, tıbbî vb. gerçekliklere ulaşamayan) deneyimsel ve faydacı diliyle değil ama insani gerçeklikleri, manevi değerleri anlatabilen kültürel bir dille olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86251</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1519f6b6-5784-4baf-bba3-05fbb5c44b6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kütleçekimin Yükselişi</image:title>
            <image:caption>Newton Güneş’ten uzanan ve gözle görülmeyen bir parça esnek lastik gibi Dünya’yı yakalayan bir kütleçekim ‘kuvveti’ düşlerken Einstein Güneş’in kendi çevresinde uzay-zamanda bir vadi yarattığını, Dünya’nın da bu vadide tıpkı devasa bir ruletteki gezegen büyüklüğündeki bir rulet topu gibi sürekli olarak çember çizerek dolandığını fark etti. Ancak Einstein’ın kütleçekim kuramı da, tıpkı kendinden önceki Newton’ın kuramı gibi, kendi yıkımının tohumlarını da içinde barındırır. Kara deliklerin kalbinde ve Evren’in doğumu sırasında saçma ve mantıksız tekilliklerin varlığını öngörür ki, bu tekilliklerde fiziksel parametreler sonsuza gider. Yirmi birinci yüzyılın başında yeni bir devrimin eşiğindeyiz. Einstein’ınkinden daha derin bir kuramın, kuantum kütleçekim kuramının araştırılması fiziğin şimdiye kadarki en zorlu ve en büyük uğraşıdır. Bu kitapta Marcus Chown Newton’dan günümüze kadar kütleçekimin nasıl formüle edildiğini özetleyerek, 
bu yeni beklenen devrimin ipuçlarını okurlara sunuyor.  
“Harika bir kitap.”  –Richard Dawkins   
“Chown’un kitabı insanlara evrenin tarihini anlatıyor.”  –Science 
“Olağanüstü tuhaf olayların olağanüstü eğlenceli ve basit bir açıklaması.” 
–Wall Street Journal 
“Ödüllü yazar Chown bilimle uğraşmayanların bile zor bilimsel meseleleri anlayabilecekleri kitaplar yazarak, birinci sınıf bir bilim yazarı olduğunu kanıtlıyor.” 
 –Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86252</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c734f8d-1e62-4772-9144-22cbc656f6e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha da Küçükler İçin - Şu Acayip Dinozorlar</image:title>
            <image:caption>“Ah keşke, dinozorların soyu tükenmeseydi de yakınlarda bir dinozor yaşasıydı. Hafta sonları gider, kendisini ziyaret ederdik. Ot verirdik, et verirdik beslerdik ve üzerine çıkardık!” 
Sen ciddi misin? Böyle bir şeyin gerçekten güzel olacağını mı düşünüyorsun? 
Daha geçen yaz, çelimsiz bir kertenkele yüzünden avaz avaz bağırıp kaçan ben miydim acaba? 
Dinozorların soyu tükenmeseymiş aman ne iyi olurmuş? Hah! 
Hayır efendim, hiç iyi olmazdı! 
Hem de hiç! 
Dinozorların soylarının tükenmesi çok iyi oldu! 
Peki ne oldu bu dinozorlara? 
Darıldılar mı? 
Nedir yani bir anda ortadan böyle kaybolup gitmeler? 
Haaa! Şikayetçi miyim? 
Yok asla! 
Her ne olduysa iyi oldu, iyi! 
İyi de ne oldu? 
Bu güçlü kertenkeleler, bu amansız dev sürüngenler, doymak bilmez, keskin dişli etoburlar, apartman boyunda otoburlar, zırhlı derileri, sert boynuzları, keskin pençelerine rağmen, neden yok olup gittiler dünyadan?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86253</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88547583-e4dc-4c4f-97fa-5af0fb7f08b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Çanta</image:title>
            <image:caption>Çarli, anneannesinden hatıra kalan kırmızı çantasını çok seviyordu. Bu yüzden bir gün okula onunla gitmeye karar verdi. Ama babası, arkadaşları, hatta trafik polisi bile bu ilginç tercihine çok şaşırdı. Hepsi ona aynı soruyu soruyordu: “Neden bir kol çantası takıyorsun?” Çünkü onlara göre erkekler kol çantası değil, sırt çantası takmalıydı. Fakat Çarli’nin cevabı çok açık ve basitti: “Çünkü takmak istiyorum.” 
 
Bir süre sonra Çarli’nin kırmızı kol çantasıyla ilgili bu kararlılığı çevresindekilere de örnek olacak, onlara isteyip de yapamadıkları şeyleri gerçekleştirme cesareti verecekti. 
Önyargılarınızı bir kenara bırakın, Çarli ve kırmızı çantası sizin de dünyaya bakış açınızı değiştirecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86254</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/003c2add-e813-4bed-9d83-bef683c91513.jpg</image:loc>
            <image:title>Monti ve Şimdi Makinesi</image:title>
            <image:caption>Monti, ablasının okuldan dönüşünü sabırsızlıkla bekliyordu. Fakat ablası Ella döndüğünde çok endişeliydi. Okulda yapılacak tören için « Özgürlük » adlı şiiri ezberlemesi gerekiyordu.
Defalarca deneyen Ella bunu başaramadı ve ağlamaya başladı. Monti hemen ablasının yardımına koşup dolabından Şimdi Makinesi’ni çıkardı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86255</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77901e8d-c881-49cd-b558-1e9848f8238c.jpg</image:loc>
            <image:title>Monti ve Kara Kedi</image:title>
            <image:caption>Monti, Kara Kedi ile oynamak için koşarak salona gitti. Onun tüylerini okşadı. Kara Kedi okşanırken hep mırlardı. « Mırr… Mırr… » Sonra göbeğini dönerdi. Monti’nin, göbeğini okşamasını bekler, ellerini yakalamaya çalışırdı. Fakat o sabah, bunların hiçbirini yapmadı. Hiç hareket etmiyordu. Yoksa Kara Kedi hasta mı olmuştu? Monti’nin annesi, Kara Kedi’nin papatya olarak uyanmak istediğini söyledi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86256</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/566a95cd-9737-4299-bf81-815bba858286.jpg</image:loc>
            <image:title>Martıdan Mektup Var</image:title>
            <image:caption>Martı Yelkuyruk, balıkçıların o akşam, mercan kayalıklarına ağ atacağını duydu. Ağlarla topladıkları canlıları akvaryumculara satacaklardı. Suyun altında yaşayan canlıları uyarmaya karar veren Martı Yelkuyruk hemen bir mektup yazıp şişenin içine koydu ve denize bıraktı. Martının mektubunu, palyaço balıkları buldu. Ancak önemli bir sorun vardı: Okumayı bilmiyorlardı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86257</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8e08e14-b3e2-42ca-bb59-5d51c84fe1cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Makar’ın Rüyası</image:title>
            <image:caption>On dokuzuncu yüzyıl Rus edebiyatının son büyük temsilcilerinden biri olan ve çağının en müzikal dile sahip hikâyecisi olarak nitelenen Vladimir Korolenko, 1879’da sürgüne gönderildiği Sibirya’nın Yakutistan bölgesinde Rus toplumunun en dışlanmış insanlarıyla tanışır ve edebiyatının rotasını bu kesimlere yöneltir. Bir Yakut köylüsünün dünyasını samimi bir dille anlatan ve pek çok dünya diline çevrilen uzun hikâyesi Makar’ın Rüyası (1885), Korolenko’nun söz konusu sürgün döneminin eserlerinden en bilindik olanıdır. Rus toplumunun yaşama ve ölümden sonrasına dair inançlarını dile getiren hikâye, Rusya’nın derinliklerine metafizik bir düzlemden bakarak okurlarına klasiklere mahsus bir edebiyat lezzeti sunmakta…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86258</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38d5bef7-7a2b-4a81-9a99-fdbdbb2b38ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Kavramları İlkeleri ve Uygulamalarıyla Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme</image:title>
            <image:caption>Kavramları, İlkeleri ve Uygulamalarıyla Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme kitabı, “ateş yakar” demez, “ateşin niçin yaktığını” açıklayabilme çabasıyla yazarın satır aralarında bulunduğu bir kitaptır. 
 
Kavramları, İlkeleri ve Uygulamalarıyla Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme kitabı, sınavlara hazırlık kitabı değildir; test kitabı hiç değildir. Kavramları, İlkeleri ve Uygulamalarıyla Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme kitabı, hap bilgiler sunmaz, kısa yol reçeteleri önermez. 
 
Kavramları, İlkeleri ve Uygulamalarıyla Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme kitabı, kaynakları okuyucuya boca etmez; kaynakları salt aktaran bir başvuru kitabı değildir. 
 
Kavramları, İlkeleri ve Uygulamalarıyla Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme kitabı, insanın düşündüklerini konuşabilme yetisine binaen eleştiriye, eleştirilmeye açık bir davettir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86260</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5accefc-5051-4620-9b4a-dda4a5d08ecf.jpg</image:loc>
            <image:title>Mitoloji ve Cinsiyet</image:title>
            <image:caption>Kuzey Avrupa’nın tarihi ve Viking Mitolojisi çoğu kez erkeksi imgeler ve güç sembolleriyle açıklanmıştır. Ancak Vikinglerin tarihleri ve inançları sadece erkeklerine ait değildir, kadınlarının da bu erkeksi görünüm altında söyleyecek sözleri vardır. İskandinavya ile Avrupa’nın geri kalanı arasındaki karşılıklı etkileşimin uzun tarihi boyunca destanlar ve efsaneler sadece tek bir cinsel kimliğin baskın karakteriyle açıklanmaya çalışılmıştır. 
Oysa tarihin uzun anlatıları içinde farklı cinsel kimliklerin mitolojik anlamları gün yüzüne çıkmaktadır. Mitoloji ile cinsiyet birbirinden hiçbir zaman bağımsız olmamıştır. Elinizdeki bu kitap Vikinglerin gözlerini kan bürümüş canilerinin, düşmanlarını korkutan savaşçılarının ve doğaüstü nitelikleriyle masalları süsleyen kimi varlıklarının cinsel kimliklerle olan ilgisini tartışmaktadır. Kadınların Viking inançlarındaki yeri, mitolojiyle cinsiyet arasındaki bağlantı üzerinden araştırıldıkça Avrupa’nın unutulmuş kuruntuları ortaya çıkmış; cinsiyete ilişkin basma kalıp yargıların kadim mitolojiyle ilgisi belirginleşmiştir. Kısacası bu eser okurlarını; Ortaçağ’ın karanlık köşelerinde kimisi unutulup giden söylencelerin, efsanelerin ve destanların arkasındaki mitolojik Viking imgesinin kadınsı yanını keşfetmeye çağırmaktadır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86261</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbcdc5c5-dfdc-4b83-b939-09902545300c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Elma</image:title>
            <image:caption>Kızılelma, Osmanlı dünya hâkimiyeti düşüncesini ifade eder. Önce İstanbul, buranın fethinden sonra ise sırasıyla Belgrad ve Viyana’yı hedef alan bir idealdir. Kızılelma, başka bir açıdan ise Osmanlı İmparatorluğu’nun hâkimiyet kurduğu bölgelerdeki idarî nizamını ve devletin vatandaşlarına muamelelerini de ifade eder. Bu kitapta Avrupa’nın önde gelen Osmanlı tarihçilerinden Prof. Dr. Pál Fodor, Osmanlı Kızılelması’nı ele alır.
Okuyucu bu kitapta, usta bir tarihçinin Osmanlı fetih ideolojisinde Macaristan ve Viyana; Macarların gözünden Türkler ve Kızıl Elma efsanesi; 1520-1541 yılları arasında Macaristan’a yönelik Osmanlı siyaseti; Macaristan’daki Osmanlı idaresi ve askerî teşkilatı; 15 ile 17. yüzyıl nasihatnâmelerine göre Osmanlı devlet ve toplumu; 1590-1592’de Osmanlıların İspanya’ya karşı donanma sevketme hazırlıkları; 1589-1591’de Osmanlı-Yahudi ilişkilerinde yaşanan kriz; 16. yüzyılın sonlarında Osmanlı merkezî idaresinde yaşanan değişim yani Osmanlı Kızılelması’nın dâhilî ve haricî boyutlarının nasıl olduğuna dair verdiği cevapları bulacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86262</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/135ea72f-c468-426a-b35c-ef4db5bd0cd6.jpg</image:loc>
            <image:title>Buz Canavarı</image:title>
            <image:caption>LONDRA, 1899 YILI
On yaşındaki bir yetimle 10.000 yaşındaki bir mamutun kalpleri ısıtan hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86263</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c91ba38-ef16-4117-b019-412fbd762616.jpg</image:loc>
            <image:title>Atmaca</image:title>
            <image:caption>Saat ikiyi on dört geçiyordu. Daha fazla beklemenin anlamı yoktu artık. Ayağa kalkmak için sandalyemi ittiğimde çıkan gıcırtı sınıfta yankılandı. Sami Hoca tahtaya dönmüş bir şeyler yazıyordu, bir tek o duymadı. Huzursuzca kıpırdananlar, öksürenler oldu. Arkamdakilerin gözlerini ensemde hissettim. Midemde ufak çapta bir fırtına kopuyordu. Neden bilmiyorum ama ceketimin önünü ilikledim. Kapıya vardığımda Sami Hoca bana dönüp, &quot;Evladım, gelirken yan sınıftan tebeşir de ister misin sana zahmet,&quot; dedi. &quot;Bu düdük kadar kalmış, parmağımdan kayıyor.&quot;

Öfke, kısa süreli bir delilik halidir derler ama bazen çok da kısa sürmez, insanın ömrünü ele geçirir. Atmaca, gitgide artan öfkesiyle boğuşan Ömer&apos;in lisede başlayıp kırklı yaşlarına, 90’lardan bugüne uzanan öyküsü. Hayal kırıklıkları, kararsızlıklar, yarım kalan aşklar, çaresizlik, öfke ve sürekli bekleyiş: Gerçek hayat ne zaman başlayacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86264</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b02654a5-b36a-44d1-a2ff-c8a013ef7356.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Yüzde Beş</image:title>
            <image:caption>1869&apos;da İstanbul&apos;un Üsküdar semtinde doğan Kalust Gülbenkyan, 86 yaşında öldüğünde dünyanın en zengin adamıydı. Ortadoğu petrolündeki kişisel payı nedeniyle “Bay Yüzde Beş” olarak nam salmıştı. Kartellerle gizemli çıkar ilişkilerini gizli tutarak petrol barolarını ve hükümetleri tarafsızlığına ikna eden Gülbenkyan, yarım yüzyıl boyunca üst düzey petrol anlaşmalarına simsarlık yaparak büyük bir servet elde etmişti. 
Kalust Gülbenkyan’ın özel hayatı da en az iş hayatı kadar çetrefilliydi. En yüksek ahlaki değerlerde ısrar ederken eşinin cazibesini kendi çıkarı için kullanmaktan çekinmezdi. Gençliğinde aktrisler ve revü kızlarına eşlik ettiği lüks bir hayat sürdü, ilerleyen yaşlarında da birçok kadınla birlikte oldu. Bu esnada Stalin’in ona Hermitage Müzesi’nden sattığı Rembrandt’ları da içeren muhteşem bir sanat koleksiyonu oluşturdu. Gülbenkyan’ın adı bugün de servetini ve müthiş sanat koleksiyonunu bağışladığı Lizbon’daki Gülbenkyan Vakfı’yla anılıyor. 
Gülbenkyan Vakfı arşivlerine ilk defa tam erişim sağlanarak yazılan Bay Yüzde Beş, modern petrol sanayisini şekillendiren Kalust Gülbenkyan&apos;ın karmaşık ve çok yönlü yaşamının heyecan verici hikâyesini gün yüzüne çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86265</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8923bf8d-09e9-403c-bb62-b930a33bbc72.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap Okuyan Çocuk Yetiştirmek</image:title>
            <image:caption>Bazı çocuklar kitap okumamak direnirken bazıları ise yemek masasında bile kitabı 
elinden bırakmaz! 
Hangisi olursa olsun birçok aile, çocuklarının okuma serüvenlerini desteklemek için yapılabilecek 
en etkin yolların neler olduğunu merak etmektedir. Çocuğunuza kitap okumaya ne zaman 
başlamalısınız? Kitap okumaya isteksiz bir çocuğa ilham verebilecek kadar güzel bir kitabı nasıl 
bulabilirsiniz? Bir kitabın o yaş grubuna uygun olup olamadığını nasıl anlayabilirsiniz? 
Yavrunuzun kitap okuma alışkanlığını yetişkinlikte de sürdürmesi için neler yapabilirsiniz? 
Ödüllü kütüphane öğretmeni Megan Daley, bütün bu sorulara ve daha fazlasına cevaplar 
sunmaktadır. Daley, tanınmış Avustralyalı çocuk edebiyatı yazarlarının birinci ağızdan 
demeçleriyle ve güncel araştırma sonuçlarıyla desteklenen bu cana yakın ve kolay anlaşılır 
rehbere on beş yıllık birikimini aktarmıştır. 
Bu kitap, kitap temalı aktivitelerin nasıl yapılacağıyla ilgili birtakım yönergeler ve okuma listeleri 
gibi pratik ipuçlarını da içermektedir. Kitap Okuyan Çocuk Yetiştirmek, çocukları kitaplara âşık 
etmek için çaba gösteren her ailenin ve eğitimcinin elinin altında bulunması gereken bir 
rehberdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86266</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c9453f7-bf4c-4acb-a770-b721d4221c4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Salgın</image:title>
            <image:caption>Dünya tarihinde salgınların çok büyük etkileri oldu; bugün de bütün dünya yüz binlerce insanın hayatını, işini kaybettiği, sosyo-psikolojik bedellerin inanılmaz boyutlarda olduğu bir salgınla karşı karşıya. Pek çok insan belki de ilk defa geçmişi, bugünü ve geleceği sadece bireysel hayatlar bağlamında değil, küresel bağlamda da ele almaya başladı.

Salgın: Tükeniş Çağında Dünyayı Yeniden Düşünmek salgın olgusunu çok yönlü bir yaklaşımla ele alıyor; okuru bilim, ekonomi, siyaset, tarih, çevre, toplumsal cinsiyet, sosyoloji, psikoloji, halk sağlığı, tıp tarihi, felsefe, edebiyat, medya, kültür ve sanat perspektifinden dünyayı yeniden düşünmeye davet ediyor. Derlemeye katkıda bulunan yazarlar, kendi uzmanlık alanlarının çerçevesinden düne, bugüne ve geleceğe bakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86267</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c0f7ff0-8054-4c1d-9b23-c7cf3a0727ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Rumeli&apos;den Yemen&apos;e</image:title>
            <image:caption>19. yüzyıl ortalarından itibaren kapılarını Bulgar talebelere de açan Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane, sunduğu sağlam eğitim ve kariyer imkânlarıyla kısa sürede onlarca genci kendine çekmeyi başarıyor.
Bu gençlerden biri de, doğduğu Köstendil’de eczane çıraklığı yaptığı sırada tıbba yönelik ilgisi iyice pekişen Yosif Lyubenov (1846-1909) mezun olduktan sonra çok çalkantılı bir dönemde askeri hekim sıfatıyla Osmanlı ordusunda başarıyla görev yapmıştır (1876-1880). Ülkesine dönünce bir elinde neşter, diğerinde kalemle tıbba hizmete devam eden Bulgar hekim, eczane çıraklığı, payitahtın seçkin mektebinde talebeliği,
Balkanlarda ve Yemen’de askerî hekimliği hakkında, Osmanlı tıp tarihi açısından önem arz eden hatıralar kaleme almıştır.
Bulgar edebiyatında Arap coğrafyasını ve daha somut olarak Yemen’i odağına alıp ayrıntıyla tasvir eden ilk eser olma özelliğini taşıyan hatıratında ise, maceralı deniz ve kara yolculuğunun yanı sıra görev yaptığı birkaç yıl boyunca askerî birliğiyle dolaştığı yerleşimlerle ilgili arşiv değeri taşıyan bilgiler ve veriler sunmuştur. Yemen’in coğrafyası, tarımı ve bitki örtüsü, yerli halkın hayat tarzı, geçim kaynakları, ilginç âdetleri ve gelenekleri, yeme ve içme alışkanlıkları, vilayetteki sağlık hizmetleri, endemik hastalıklar vs. gibi birçok başka konuda tespitler ve gözlemler içeren hatırat böylelikle dönemin ve bölgenin eşsiz bir tanıklığına dönüşmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86268</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfaec69c-2509-456d-8f65-0cc8f0d09190.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizans İmparatoru IV. Romanos Diogenes</image:title>
            <image:caption>Bizans İmparatorluğu, gücünün doruk noktasına ulaştığı 11. yüzyılın başlarından itibaren, tahta çıkan imparatorların takip ettiği yanlış politikalar neticesinde siyasî, askerî ve ekonomik bir gerileme içerisine girmiştir. Başkentteki iç mücadeleler, imparatorluğu, Malazgirt Savaşı’na götüren bir kargaşa sürecine sürüklemiştir.
Aynı dönemde Yakındoğu coğrafyasına giren Selçuklular, kısa sürede İran coğrafyasında güçlü bir devlet kurmayı başarmış, ardından Azerbaycan üzerinden Anadolu’ya girmiş; Sultan Alp-Arslan (1063-1072) döneminde de Anadolu’nun iç kesimlerine kadar uzanan akınlar düzenlemeye başlamışlardır. Bütün bu gelişmeler neticesinde, Bizans sarayında, Selçuklu akınlarına karşı koyacak bir imparator arayışına girilerek deneyimli bir komutan olan Romanos 4. Diogenes’in (1068-1071) tahta çıkarılmasına karar verilmiştir.
Bu özgün çalışma, bir yandan İmparator Romanos 4. Diogenes’in biyografisini, devrin ana kaynakları ve modern araştırmalara dayanarak okuyucuya sunarken, diğer yandan da Malazgirt Savaşı’nın arka planını başarılı bir şekilde ortaya koymaktadır.
Prof. Dr. Osman Gazi Özgüdenli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86269</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfbf59e2-69f9-4cd3-86ae-f49a0f3ee8b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihü&apos;l-İhtimam Bi-Fethi Dari&apos;s-Selam - Mısırlı Bir Askerin Kaleminden 4. Murat’ın Bağdat Seferi (1638)</image:title>
            <image:caption>4. Murad&apos;ın komuta ettiği 1638 tarihli Bağdat seferi, Osmanlı Tarihi&apos;nin önemli hadiselerinden biridir. Muasır Osmanlı tarihçileri Bağdat Kalesi&apos;nin fethi ile sonuçlanan bu sefer hakkında çok sayıda eser yazmışlardır. Bunlardan birisi de Müteferrika Ahmed&apos;in kaleme aldığı Târîhü&apos;l-ihtimâm bi-Fethi Dâri&apos;s-selâm isimli eseridir.

4. Murad&apos;ın Bağdat seferine Mısır askerleriyle birlikte katılarak kalenin fethine şahit olan Müteferrika Ahmed, Sadrazam Mustafa Paşa&apos;nın çıktığı İran seferine de iştirak etmiş ve 1639&apos;da Kasr-ı Şirin Antlaşması&apos;nın imzalanmasına tanık olmuştur. Müteferrika Ahmed, hadiselerin bizatihi şahidi olarak eserinde, dönemin kaynaklarında yer almayan birçok önemli bilgiye yer vermiştir. Bu yönüyle eser, Bağdat seferi için ana kaynak olma özelliği taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86270</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bae6191-9931-4361-a00e-419bd3ae0ce1.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Felsefe?</image:title>
            <image:caption>Felsefe, &apos;irfan sevgisi&apos;, dünyaya dair bitmek tükenmek bilmeyen merak ve ilgimizin bir ürünü, merakın yavrusudur. 
Felsefe aracılığıyla en temel soruların cevaplarını ararız:
Bildiğimiz şeyleri nasıl bilebiliyoruz ki?
Tanrı var mı?
Nedir şu güzellik denilen şey?
Bu hayatı yaşamak mı gerek?
Ben neyin nesiyim? 
Dümenin başındaki Peter Cave felsefenin tüm ana konularını büyük bir şevk ve berraklıkla bizi eğlenceli bir serüvene çıkarıyor. Cave siyasi felsefeden girip mantıktan çıkarken, yolculuğu Stoacı kanepe ve beynini bir sırt çantasında taşıyan &quot;sıradan&quot; insan Sırrı gibi kurnaz ve uçarı örneklerle bezeyip yavan felsefe kitaplarına deva olacak bir panzehir sunuyor. Ağızlara bal çalan faydalı kutucuk bilgileriyle ve felsefenin gündelik yaşantımızla olan sıkı fıkı ilişkisini gözler önüne sermesiyle son sayfayı çevirdiğinizde sizin de damağınızda yumuşak bir tat bırakmış olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86271</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/554a6bff-8194-4473-b5fd-343fdc9b6d01.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Balina Bir Bavula Nasıl Sığar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Neredeyse her şey için bir bavul var. 
Paltolar, kemanlar, dürbünler, şişeler... 
Ama hiçbir bavul anılarımızı saklayabilecek kadar 
büyük değil. Dönüş tarihi olmayan bir yolculuk yapmak için evinizden çıkmak zorunda olsaydınız, ne yapardınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86272</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d8b3fa8-1f85-42bd-9e21-71900089ef3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikayesini Arayan Gelecek</image:title>
            <image:caption>Co*vid 19 öncesinde başlayan, ancak şimdi varlığını kuvvetle hissettiren bir çağ değişiminin ortasındayız. Küresel ısınma, iklim değişikliği ve azalan doğal kaynaklarla yerkürenin ritmi değişti. Bilgi devrimine giden yolda bildik hiyerarşik modeller çöktü, yepyeni iletişim biçimleri ve anonimleşen bilgi gündelik hayatı değiştirdi. Büyük göç dalgaları ve metropolleşmeyle insan hareketlerinin ritmi değişti. Belirsizlik ve karmaşıklık esaslı yeni bir çağın eşiğindeyiz...

Dünya nereye gidiyor?
Türkiye tüm bu dönüşümün neresinde?
Geleceğe dair senaryoların çoğu distopik bir hikâye anlatırken, henüz hikâyesini bilmediğimiz geleceğin ütopyasını nasıl yazar, nasıl hayata geçirebiliriz?

Bekir Ağırdır büyük birikimi ve KONDA araştırmalarının önemli verileriyle yola çıkarak yaşadığımız çağ, dünya ve Türkiye’yle ilgili sağlam değerlendirmelerde bulunuyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86273</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af138c29-f686-4903-a158-e1fead19100a.jpg</image:loc>
            <image:title>Suda Hayat Var!</image:title>
            <image:caption>Çocukların çevremizi ve gezegenimizi korumaya ilişkin duyarlılığını artırmak için kurgulanmış Ekolojik Hikâyeler serisi Suda Hayat Var! kitabıyla devam ediyor. Hayalleri gerçekle buluşturan bu kitapları çocuklar ilgiyle okuyacak ve doğa konusunda daha bilinçli hale gelecekler. 
 Kral Pepen’in şatosunun arkasında ağaçlarla çevrili bir göl bulunuyordu. Prenses Klemantin gölün kıyısında oynamaktan çok hoşlanıyor, başrolünde hayvanların olduğu maceralar hayal ediyordu. 
Gel gör ki Kral Pepen’in gölle ilgili planları vardı. Göldeki bitkilerin temizlenip kıyıya yepyeni bir teras inşa edilmesini emretmişti. 
Bu plan doğanın dengesinin bozulmasından endişe eden Klemantin’in hiç hoşuna gitmedi. Bakalım Prenses Klemantin bu soruna çözüm bulabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86274</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d08ba3b0-8920-48b7-ada2-65dae4c81a56.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozorların Yükselişi ve Çöküşü</image:title>
            <image:caption>Dinozorların bile başına geldiyse, bizim de başımıza gelebilir mi? 
Sürprizlerle dolu bir hikâye bu: Triyas’ın kısıtlı bir ekosisteminde yaşayan bir grup ufak, uysal yaratık nice felaketi atlatıp Jura’da tüm dünyaya dehşet saçan devasa dinozorlara dönüşüyor. Dünyaya geldiğinde güvercin boyutunu aşmayan bebekleri, erişkin çağında metrelerce uzunluğa, tonlarca ağırlığa ulaşıyor. Ne var ki dinozorların ayaklarının altındaki toprak ve başlarını uzattıkları gökyüzü de yerinde durmuyor, değişiyor. 
Ve gün geliyor, devran dönüyor; çeşitliliği baş döndürücü, dehşeti sonsuz bu devlerin 150 milyon yıllık hâkimiyetine son verecek bir göktaşı, dünyanın tarihini baştan yazıyor. Yaşam, yeni bir mecraya giriyor. Dinozor çığlıklarının dindiği sessizliğin ardından, memeliler milyonlarca yıldır saklandıkları karanlıktan çıkıp serpiliyor ve işte içlerinden biri, Dinozorların Yükselişi ve Çöküşü’nü kaleme alıyor! Dinozorlardan geriyeyse, sadece, bu çöküşün yazarının penceresine konan kuşlar kalıyor. 
Paleontolojinin genç yıldızı Steve Brusatte felaketler, yeniden doğuşlar ve amansız mücadelelerle dolu bu hikâyenin kadim kahramanlarının peşinde kâh Polonya’nın göller bölgesinde, kâh Arjantin’in dağlık kanyonlarında, kâh Çin’de bir inşaat sahasında iz sürüyor. Brusatte gibi soğuğa, neme, toza, açlığa aldırmadan dünyanın dört köşesinde fosil peşine düşmüş bir avuç maceraperestin işbirliğiyle ortaya çıkan Dinozorların Yükselişi ve Çöküşü, bir yandan Afrika’yı Amerika’yla, T. rex’i martılarla buluşturuyor, bir yandan da dönüp dolaşıp Brusatte’ın o kaçınılmaz sorusuyla karşı karşıya bırakıyor: Bizim de başımıza gelebilir mi gerçekten? 
ABD’li paleontolog Steve Brusatte, dinozorların evrimi alanındaki çalışmalarına Edinburgh Üniversitesi’nde devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86275</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a246b4a-08a6-4df5-98df-39d9a321a38a.jpg</image:loc>
            <image:title>Es Semi Susma Konuş O Seni Duyar</image:title>
            <image:caption>“Ben gizli bir hazine idim. Bilinmek istedim.” 
Hep susturulduk. Sevdiğimizi söyleyemedik, rahatsızlığımızı anlatamadık, bunu istiyorum diyemedik. İfade edemedik. Oysa ifade hayatın kilidini çözer. Çünkü biz Allah’ın ifadesiyiz. Ve bu dünyaya kendimizi ifade ederek aslında O’nu ifade etmek için geldik. İfade yaratılışın özüdür. İfade edememek, susmak, varlığını inkâr etmek, Allah’ı reddetmektir. 
Sülaleden, eski zamanlardan gelen ifade edilmemiş duygular; blokaj, engel, çözümsüzlük, acı ve kayıplar olarak bize aktarılır. Biz bu kayıtları fark etmeden taşırız. Hayatın sırrı kendini ifade etmekken, ifadeyi çözen kilidi açabilecekken susar, aynı sarmalda döner durur, hayatı bir hapishanede gibi yaşarız. İlk kitabı Kaderini Değiştir’de kendi tekniği ARTT (Uyanış, Yükseliş, Değişim Tekniği) sayesinde on binlere sağlıklı ve mutlu bir hayatın kapılarını açan Güneş Tan, Serhat Koçak’la birlikte yazdığı bu kitabında kendimizi ifade etmemizin önündeki engelleri nasıl kaldıracağımızı, varoluşumuzu korkmadan nasıl ifade edebileceğimizi anlatıyor. Blokajlar nelerdir, atasal kayıtlar nasıl çözülür, bizi rahatsız eden varlık ve büyü enerjilerinden nasıl kurtulunur? Hastalıklar nasıl iyileşir, geçmişteki dehşet hikâyelerinden, korku, endişe, taciz kayıtlarından nasıl özgürleşilir? 
Nasıl huzurlu, mutlu bir hayatı sadece kendimiz olarak yaşarız?  Zamana damga vuran bir özgürleşme kitabı. Özgürlüğe hoş geldin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86276</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8055103-209c-4a54-9bf6-4aa3f1c2f678.jpg</image:loc>
            <image:title>Fenomenoloji ve Nicolai Hartmann</image:title>
            <image:caption>Husserl için fenomenoloji bütün bilimlerin temelidir. Husserl, “Mevcut felsefelerden ya da onların kritiğinden değil, fenomenlerden hareket etmelidir”, “Fenomenlere, şeylere dönmeli” çağrısını yaparken, felsefenin kendine özgü alanına işaret etmiştir. Artık felsefe eski sistemleri, onların kritiğini ya da herhangi bir bilime yönelmeyi bırakarak, fenomenler alanına dönecektir. 
Felsefe, psikoloji ve mantık için bu temel olma, doğrudan doğruyadır. Fenomenolojinin temel olması öteki bilimler için dolaylıdır; çünkü her bilimin bir nesne alanı vardır. Her nesne alanını ise bir öz ontolojisi karşılar. Böyle bir ontoloji bütün bilimlerin temelidir; çünkü her empirik bilimin en son ve teorik temeli öz ontolojisidir. Örneğin, doğa alanı için bütün doğa bilimlerinin köklerinin bulunduğu bir doğa-öz-ontolojisi vardır. Aynı şey bütün bilimler için geçerlidir. 
  Felsefe tarihinde yeni ontolojinin kurucusu kabul edilen Nicolai Hartmann, Husserl’den bir adım daha öteye giderek fenomonolojiye yepyeni bir pencere açmıştır. Bir dönem çalışmalarını Hartmann ile birlikte sürdüren Takiyettin Mengüşoğu’nun bu kitabı, Türkiye’de fenomenoloji hakkında yazılmış ilk ve en kapsamlı eser olma özelliğini taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86277</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d2c0070-8e28-4ef0-823c-396c804f28c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşım 19</image:title>
            <image:caption>Şairin dizesi bana seni anlatıyor.
Hepimizin cennet gülüşlü kahramanıydın…
19 yaşındaydın kansere yakalandın… 
İki yıl olağanüstü bir mücadele verdin… 
Şaşkınlıkla, hayretle, saygıyla izledik seni.
Daha önce hiç senin gibi birini tanımamıştık.
Büyülendik.
Çok ama çok sevdik.

Galiba görevliydin sen, geldin, hepimize bir şeyler öğrettin ve gittin. 
Cesur kızım, canım Neslim.
Senin sayende, hepimizin kanserle mücadele algısı değişti.

Benim kahramanım oldun cennet gülüşlü kız. Seni unutmak mümkün değil. Günlüklerin çok iyi geldi bana, sanki seninle sohbet ediyormuşum gibi.  Bir gün tekrar buluşuncaya kadar, hoşça kal…
Ayşe Arman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86278</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98422ab4-e209-4597-8990-dd747813c6f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayı Geldi</image:title>
            <image:caption>Kimi güçlü, kimi meraklı, kimi bilgili, kimi 
korkak, kimi cesur... Hepsi bir arada 
yaşıyorlardı ama farkında değillerdi. 
Ta ki nehirde buluşana dek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86279</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95580cf9-4f25-4df8-bb6c-b63ab3880dc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sır Kapısı - Hakikat Tektir Serisi (1. Kitap)</image:title>
            <image:caption>Tüm yollar Hakikat’e gider ve tüm yolcular kendi özlerindeki Hakikat’i keşfetmek üzere yola çıkarlar. Ancak kimi rehavete kapılıp yola neden çıktığını unutur, kiminin umudu kaybolur, inancı sarsılır ve yolun yarısında pes eder. Sadece gerçek Âşık ne yaşarsa yaşasın vazgeçmez ve Öz’üne ulaşır. Bu yol hiç kolay değil, aşmak gereken çok engel var ve geçmek gereken nice sınav ama HAKİKAT ateşi bir kez düştü mü kalbe, kalp sadece O’nu arar, kalbin de kanatları var ve yalnızca O’na uçar. 

Yazar Filiz Okur Yılmaz, yıllarca okuyup araştırıp biriktirdiği ve mavininyolu.blogspot.com adlı blogunda paylaştığı yazılarını, takipçilerinin yoğun ısrarı üzerine kitaplaştırmaya karar verdi. Yeni yazıların da ilave edildiği Hakikat Tektir serisinin 1. Kitabı Sır Kapısı’nın yolculuğunuza ışık tutabilmesi dileğimizle… 

“Allah’ın sırrı sensin, kalbine yolculuk et.” 
Şemsi Tebrizi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86280</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d09f7361-183c-4195-b8e6-a249c7f5fc6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaybolan</image:title>
            <image:caption>Tarık Tufan, hatıralarla yüzleşmenin, ilk aşkın ve kendini aramanın evrensel hikâyesini anlatıyor. Kaybolan, yaralı dünyalarda, kırık hayatlarda, saklı hüzünlerde ve İstanbul sokaklarında dolanan bir roman.
Hayatın en çetrefilli meselesi, çözülmesi en zor sırrı, gerçekte kim olduğumuzdur. Çünkü herkes hayatının bir yerinde kaybolur. Bazıları kendisini bulabilmek için önce çok eskiden kaybettiklerini bulmak zorundadır.
“Utanmayı bir kenara bırakıp gerçeği itiraf ettiğim bugün bile hâlâ kendi hayatımı değil, başkalarının hayatını yaşıyorum. Fason hayat. Bir gece düşüncelere dalmış boğuşurken aklıma geldi bu laf; o gün bugündür böyle tanımlıyorum, sipariş üzerine yaşanmış, ısmarlama, düşük maliyetli, fason hayat. Doğum günümde sadece bunun hayal kırıklığını hissettim. Uzunca bir vakit kayıtsız kalmaya çalıştığım hatalarım için şimdi pişmanlık, hüzün ve keder duyuyorum. Her şeyin başka türlü olmasını arzu ederdim, olmadı. Artık kim olduğumu, kimin için yaşadığımı doğru dürüst düşünemiyorum bile.”
Kaybolmanın döngüsüne sıkışmış bir adam ve iki kadın. Kendilerini bulabilmek için çıkışı ararlarken ödeyecekleri bedel gitgide büyüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86281</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9c76e44-dd73-4e33-a43c-ade04da7508f.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüme Sürecinde KOBİ’lerde Karşılaşılan Sorunlar ve Aile İşletmelerinde Kurumsallaşma</image:title>
            <image:caption>Büyüme Sürecinde KOBİ’lerde Karşılaşılan Sorunlar ve Aile İşletmelerinde Kurumsallaşma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86282</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab79be2d-cbf6-452c-a666-8ec6b0fefca0.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyanmak</image:title>
            <image:caption>Biz bir rüyada mı yaşıyoruz? Gerçekten burada mıyız, uyanık mıyız, tam olarak anlama-dığımız ya da kontrol edemez göründüğümüz bir realitede mi yaşıyoruz? Biz gerçekten kimiz: Düşünceler, rüyalar, duygular ve anılar mıyız? Yoksa daha fazlası mıyız -farkındalık, irade, Öz ve ruh muyuz? 
Neyin gerçek olduğu ve bizim bir rüyada yaşayıp yaşamadığımızla ilgili varoluşsal soru sadece filozofların ve mistiklerin değil, birçok bilimcinin de ilgi alanını oluşturmuştur. Albert Einstein’ın şu sözü bunu ifade eder: “Realite çok ısrarlı ve sürekli bir illüzyon olsa da, sonuçta bir illüzyondur.” Kuantum fiziğinin ve ışığın ikili doğasının keşfedilmesi tartışmayı yepyeni bir düzeye çıkarmıştır. Biz de dâhil, tüm evren göründüğü kadar katı değildir. Realite ve madde esnek ve değişebilirdir, onlar bir zihin yapısıdır. 
Eğer hayat bir rüya ise o rüyayı kim görüyor? Uyanmak ve hayatı tamamen uyanmış olarak yaşamak ne anlama gelir? Kadim bilgeler onu aydınlanma olarak tarif ederlerdi. Ramtha’nın bu kitapta yer alan öğretileri bu soruları ele alıyor ve bizim nasıl olup da bir rüyada yaşadığımızı ve uyanmanın önemini açıklıyor. Ramtha, beyinde ve derin bilinçaltında saklı olan anahtarları da ifşa ediyor ve tüm bilgiye ve zihnin gücüne erişime sahip bir üstat olarak uyanmak için o anahtarlara nasıl ulaşacağımızı öğretiyor. 
“En büyük fetih, sabah uyandığınızda, o günle ilgili -önyargılar, duygular ve mağdu-riyetlerle çarpıtılmamış olan- sınırsız bir görüşe sahip olmaktır. O zaman, diğer boyutlara sınırsız bir erişime ve huşu verici bir güce de sahip olursunuz. Böylece, gelecek sizin içinizden akmaya başlar...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86283</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da945da3-8a92-4a9f-b4d0-d5b5e906da2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiroşima’daki Küçük Çocuk Nagasaki’deki Şişman Adam</image:title>
            <image:caption>Amerika Birleşik Devletleri 6 Ağustos 1945 Pazartesi günü Hiroşima yerel saatiyle 08.15’te Uranyum-235 tipi ‘Little Boy / Küçük Çocuk’ adı verilen atom bombasıyla nükleer saldırı gerçekleştirdi. Hiroşima’da yaklaşık 140.000 kişi yaşamını yitirdi, 100.000 kişiyi yaraladı. Amerika üç gün sonra 9 Ağustos 1945 Perşembe günü Nagasaki yerel saatiyle 11.02’de Plütonyum-239 tipi ‘Fat Man / Şişman Adam’ adı verilen ikinci bir atom bombasıyla nükleer saldırı gerçekleştirdi. Nagasaki’de yaklaşık 143.124 kişi yaşamını yitirdi. Patlamadan hemen sonra birkaç saniye içinde yaşamını yitirenler yaklaşık 74 bin kişiydi. Saniyeler içinde ortaya çıkan üç yüz bin santigratlık ısı üç kilometre çapındaki her şeyi yaktı, saatte bin sekiz yüz kilometre hızla esen alev rüzgarı çevredeki her şeyi yıktı patlamadan birkaç dakika sonra başlayan yağmur radyoaktif serpintiyi Hiroşima ve Nagasaki üzerine indirdi.
‘Hiroşima’daki Küçük Çocuk, Nagasaki’deki Şişman Adam’ Japonların Pearl Harbor saldırısından başlayarak Hiroşima ve Nagasaki’nin yaşadığı iki nükleer katliamın romanı.
“Sekiz’i çeyrek geçe Enola Gay’ın karnında taşıdığı Küçük Çocuk, Aioi Köprüsü’ne bırakmak üzereydi, bomba bölmesinin kanatları iki yana açıldı, bomba tavana asılı olduğu bağlarından kurtuldu, irtifa yitirerek hızla hedefine doğru alçaldı.. Binbaşı Thomas Ferebee’nin heyecanlanarak erken bıraktığı Küçük Çocuk, hedefini ıskalayarak, Aioi Köprüsünün beş yüz elli metre uzağındaki Shima Kliniği’nin bin dokuz yüz atmış sekiz feet yüksekliğinde patladığında Hiroşima güzel bir yaz gününe uyanmak üzereydi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86284</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49c6765f-431c-4402-95f9-a78cf3b27dbb.jpg</image:loc>
            <image:title>Dev Adam</image:title>
            <image:caption>“Şimdi gözlerinizi kapatın ve bir dağ köyü düşünün. Tepelerinde karın hiç erimediği bir dağın eteğinde kurulmuş, tek katlı küçük evleri. İçinde pırıl pırıl akan bir deresi var. Derede ördekler, kazlar yüzüyor. Her yerde meyve ağaçları... Baharda her yer yemyeşil, bütün meyve ağaçları rengarenk çiçeklerle dolu. Yaz geldi mi bütün dallardan meyveler sarkıyor. Erik yeşilin her tonu, kiraz kırmızı, nar sapsarı... Sonbahar gözlerin şenliği, hangi ağaç ne renk meyve verdiyse kuruyan yaprakları o renge dönüyor. Kiraz yaprakları kırmızı, narın yaprakları sarı...  İşte bu köyde geçti size anlatacaklarım. Masal bu, anlatması benden inanması sizden.” 

Dev Adam masalı Prof. Dr. Nail YILDIRIM, Dr. Öğretim Üyesi Veda YAR YILDIRIM ve Mustafa YOĞURTÇU tarafından yazılıp uzman bir akademik kadro ile hazırlandı. 

1. sınıf kazanımlarının yer aldığı bu sevgi dolu masal sizi hem eğlendirecek hem de hayatınız boyunca unutamayacağınız bilgilerle donatacak. 

Dev adamın kendini gerçekleştirmesine tanıklık etmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86285</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48470c59-62d5-4f18-a62d-6819cfd08429.jpg</image:loc>
            <image:title>Z Kuşağı Çocuk Yetiştirmek</image:title>
            <image:caption>Çocuğa dair her şeyi çocuktan öğreniriz ve her çocuk kendine özgü kişiliği, becerileri iletişim dili olduğundan onları tanımadan onlarla iletişim halinde olmadan bilmek mümkün değildir. O küçük dünyalarında kocaman saklı bir hazine vardır bilene ve keşfedene... 

Sahada bilgisiyle donanımıyla haklı isim yapmış siz iki değerli dosttan bu kitap muhteşem bilgiler verecek. 

Ebeveynler açısından bir şeyleri fark etmek maalesef yeterli olmuyor, yol göstericiliğe yol gösterirken de her ailenin dinamiklerinin ve her bir çocuğun özel ve güzelliğine dem vurarak verilen yol göstericilik, her çocuğu geleceğe yaşama hazırlamak adına paha biçilmez olacak. 
Filiz DİLMEN 
Psikolojik Danışman 
Aile Danışmanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86286</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c56c375-c05b-4cdc-a6f2-cd5afa7987a2.jpg</image:loc>
            <image:title>İslamın Adalet Savaşçıları</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmanın amacı, meşruiyetini şûrâ ve biat ilkesinden alan “Hilafet” kurumunu, daha İslâmın ilk asrında, saltanata dönüştüren anlayışa karşı verilen mücadele ve kıyam (başkaldırı) hareketlerini incelemektir. Bilhassa Muaviye’nin, Hz. Osman’ın katledilmesinden sonra O’nun kanını bahane ederek, Hz. Ali’ye karşı çıkması ve daha sonra  Hz. Hasan’ın da devre dışı kalmasıyla sahip olduğu yönetimi, kendi ölümünden sonra yerine geçmek üzere oğlu Yezid’e devrederek, hilâfet sistemini saltanat sistemine dönüştürmesi, müslümanların tarih boyunca eleştirdikleri konu olmuştur. 

Tüm Emevî ve Abbasîler dönemi boyunca tahta geçen sultanlardan – birkaçı hariç - büyük çoğunluğu sahip olduğu otoriteyi, gerek halkın, gerekse İslâm ulemâsının üzerinde bir baskı unsuru olarak kullanmışlardır. Bu baskılardan en çok etkilenenler, her iki dönemde de sultanların keyfî uygulamalarına karşı çıkan alimler olmuştur. Bunların başında Ehli-Beyt soyundan gelen alimler üzerindeki baskıları çoğunluktadır. 

Bu çalışmamızın esas konusunu oluşturan,  saltanata karşı yapılan isyanlara geçmeden önce, İslâmî yönetim biçimi olan hilâfet kurumunun, niteliğini ve niceliğini, İslâm’da iktidarın kaynağını ve İslâmî yönetimin  dayandığı temel ilkeri araştırdık. Temel ilkerin  ne olduğu bilinirse, bu ilkelerden  yapılan sapmalar daha kolay anlaşılır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86287</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d0e9532-bfe2-45d9-8b3a-a9986d1b5349.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kültür Virüsü</image:title>
            <image:caption>Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve hayatımızı bir anda distopyaya dönüştüren Co vid 19, yeryüzündeki ne ilk ne de son salgın. Ancak yine de insanoğlu virüsle nasıl baş edeceğini, virüs bittikten sonra nasıl bir hayatın kendisini beklediğini çözümlemekte başarılı değil. İşte Erdem Dağdemir, tüm dünyayı etkisi altına alan ve hayatlarımızı bir anda dijital ekranlara sığdıran Co vid 19 virüsünün bugününü ve geleceğini tartışıyor bu kitapta. İnsan beyninin adaptif bir organ olduğunu savunan Dağdemir, Co vid 19 virüsünün hayatımıza girmesiyle beynimizin ne gibi değişikliklerle mücadele ettiğini, duygusal ve zihinsel olarak nelerle karşı karşıya olduğumuzu ve bunun Endüstri 4.0 ile bağlamını cesur bir şekilde ortaya koyuyor. Pandeminin hızlandırdığı dijitalleşme hayatlarımıza ve bize neler kazandıracak ya da bizden neler götürecek? Bir insan üretimi olan makineler, geleceği nasıl şekillendirecek? Gelecek ve dijital dünyada biz insanlar nasıl bir rol oynayacağız? Bir Kültür Virüsü, pandemi ve etkilerinden yola çıkarak insanlık tarihine ve sanayi devrimleri ışığında gelişen ve dönüşen dünyaya ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86288</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5565266f-a960-4e50-8854-f127be172c40.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayırıcı Karşıtlıklar Ses Birimleri Arasındaki Ayırıcı Karşıtlıklar Üzerine Kurulan Dizgelerin Bilgi Kuramına Göre Yorumu</image:title>
            <image:caption>Ayırıcı Karşıtlıklar Ses Birimleri Arasındaki Ayırıcı Karşıtlıklar Üzerine Kurulan Dizgelerin Bilgi Kuramına Göre Yorumu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86289</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2343a56d-b851-456e-b6d9-1d7e3e299e36.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Var, Düşersen</image:title>
            <image:caption>Yazmak, onların hayalleriydi. Bir kitapta buluşmak ise hayal bile değildi. MasterCamp Yazarlık Akademisi katılımcılarının usta kalemlerden aldıkları dersler, güzel bir sona değil, harika bir başlangıca dönüştü. Ortak teması “Yolculuk”, “Aşk” ve “Yeniden Başlamak” olan 17 yazarlı bu kitapta, hikâyeli yolculuklar bulacaksınız.
“Sabır ve tutku... Bu kitaba imzalarını atanları, en çok bu inanç bir arada tutabilirdi... Yolculuğa böyle bir umutla çıktık. Hâlâ yolda olduğumuzu söylemeye gerek var mı?”
Mario Levi
“Hayat aslında bir seyahattir, hedef değil. Mutluluk, gidilen yolun üzerindedir, sonunda değil. Sonlar aslında her zaman yeni başlangıçlardır. Aşk da hiçbir zaman yolun sonunda değildir, yolculuktadır. Öyle olmasa, aşk da yolun sonu olurdu ve vakit de geçmiş olurdu. Mutlu olmanın zamanı hiçbir zaman yarın değildir, hep bugündür. Bu kitabın da yolculuğunu düşündüğümde benim için hem mutluluk,hem sahip olmak, hem yaşam, hem de aşk olduğunu görüyorum...”
Uğur Batı
“Yazı derslerimde, her zaman yazarın bir meselesi olmalıdır derim. Öğrencilerimizin aşkı mesele etmeleri beni çok mutlu etti; ne de olsa sevdadan yanayız. Aşka düşmek de mümkün, aşkla yükselmek de... Birbirinden farklı üsluptaki bu güzel öykülerle tarafınızı seçmek kolaylaşabilir.”
Gülşah Elikbank
“Bu seçkide yer alan bütün yeni yazarlara parlak bir gelecek dilerken, aşk üzerine pek çok satır üretmiş biri olarak, yeni kuşakların konuyu nasıl ele aldıklarını öğrenmeyi heyecan ve merakla bekliyorum.”
Pınar Kür
“Yaşadığım hiçbir aşk, içindeyken ya da ardından yazdığım şarkının sözlerini, kendisi yaşamışçasına söyleyen biriyle karşılaşmak kadar tamamlanmış hissettirmedi. Bu sözlenmeden daha güzeli yok kendi hikâyemde. Dilerim, bu kitabın hikâyecileri de sözlensin okurlarıyla...”
 Sibel Algan
“Yazmak, ancak aşk ile kat edilebilen, tek yönlü, uzun bir yol. Tecrübe duyguya, duygu söze, söz yazıya, yazı okura ulaştı mı, o aşk da o yol da hiç bitmez. Yazma aşkı bitmez... Yazar adaylarımız içtiler bu iksirden, artık geri dönmek için çok geç...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86290</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b474ea82-535f-4f09-8cf3-4c9443222128.jpg</image:loc>
            <image:title>Sergüzeşt-i Kalyopi</image:title>
            <image:caption>İlk Türkçe macera romanı, ilk kez Latin harfli Türkçede! 
“Bu kitapçık daha önce duyulmamış olaylar ve aklı hayrete düşüren manzaralar ile dolu olup sıralı on bir fasikülden oluşmakta ve ertelenmeksizin her hafta birer fasikülü basılıp yayımlanmaktadır.” -T. Abdi, 1873 
1873 Sergüzeşt-i Kalyopi (Kalyopi’nin Macerası) ilk yerli roman olarak kabul edilen Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat’tan iki yıl önce, ilk macera romanı olarak kabul edilen Hasan Mellah’tan ise bir yıl önce basılmış bir macera romanı olma özelliği taşıyor. Bir Rum kızı olan Kalyopi’nin 1400’ler İstanbul’unda başlayan ve ülkelere, denizlere, adalara yayılan macerası sadeleştirilmiş ve orijinal metnin tenkitli basımıyla bir arada bu kitapta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86291</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1876eab3-a6b0-4869-947a-dee5b48e61d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sana Gelirken Ben</image:title>
            <image:caption>Sana Gelirken Ben, tutkulu bir gezginin hayallerinin peşinden gitme hikayesi. Gerçekle kurgunun, hayal ve gerçeklerin birbirine karıştığı bu kitap sizi hayalini dahi kuramayacağınız bir maceraya çıkaracak. 
Vahşi doğa fotoğrafçısı Nazan Aşkalli ile birlikte bir balina peşinde dünyanın dibine doğru bir yolculuğa hazırlanın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86292</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd53fc3f-fec4-423b-9a15-0c3c4b047d4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Patron</image:title>
            <image:caption>“Pembe bir zarf yanlış bir kişinin eline geçip maksimum kaç kişinin hayatını zincirleme olarak bir Kusturica filmi kadar saçma, eğlenceli ve adrenalin dolu hale getirebilir?” sorusunun kahkaha dolu cevabı. 
Bu kitapta hayatınızı zehreden patronların en sefil hallerini bulacak, hakkıyla gülecek, serotonin fazlasını kötü günleriniz için yastık altında saklayacaksınız. 
Tam bir yanlışlıklar komedisi... 
Hayatımızdaki tüm patronlara adanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86293</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36c1ce9f-8a15-4db0-98ac-36f10f153e10.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaban Halkı</image:title>
            <image:caption>Farallone Adası&apos;nda, Şehir sakinlerinin bir enerji kaynağı olan yıldızaltınına karşı duyduğu açgözlülük, duvarların ardındaki Yaban Halkı’nın hayatını tehlikeye atmaktadır. 
Yıllar önce yaşanan Yıkılış’ın tekrarlanmasını engellemek ve Farallone topraklarındaki yaşamı korumak için görevlendirilen iki yavru yaban tavşanı ve onların küçük insan arkadaşları Tin ile Comfrey, Farallone Adası&apos;na can veren yıldızlatınını korumak için son derece zorlu ve büyülü bir maceraya atılırlar. Ve bu olağanüstü yolculuklarında, en küçük karıncadan en boz cadıya kadar karşılaştıkları her bir canlı, sevdikleri toprakları kurtarmada çok önemli bir role sahiptir. 
Sylvia V. Linsteadt, Yıldızaltını Günlükleri Serisi’nin ilk kitabı 
Yaban Halkı’nda, fantastik kurguyu çevresel bir mesajla birleştirerek okurunu merak dolu, büyüleyici ve masal tadında, zamansız bir maceraya davet ediyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86294</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da044ea8-9d3d-48a3-a8fa-ce45ae5a9af3.jpg</image:loc>
            <image:title>Meczup</image:title>
            <image:caption>“Cibran, mutluluk için kestirme bir yol, başarılı bir hayat için kolaylıkla ustalaşılacak bir formül sunmuyor. Temelinde, insanları kendi kalplerine, akıllarına daha yakından bakmaya davet ediyor.” –The New York Times

Hayatının neredeyse tamamını göçmen olarak yaşayan, annesini, erkek ve kız kardeşlerini genç yaşta kaybeden Halil Cibran’ın 1918 yılında İngilizcede yayımlanan ilk eseri olan Meczup, bir “delinin” gözünden dünyaya bakmaya çağırıyor okuru.

Halil Cibran’ın Meczup’taki “İki Münzevi”, “Bilge Köpek”, “İyi Tanrı Kötü Tanrı”, “Gece ve Meczup” gibi başlıklar altındaki hikâyelerini okurken, insanlığın hevesleri, kibri ve inançlarını ironik bir bakış açısıyla anlatan o sesi bir kere duyunca yıllardır milyonlarca insanı neden etkilediğini anlıyor, meczup diye nitelendirdiklerimizi de dinlemek gerektiğine ikna oluyorsunuz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86295</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecca3a06-30f2-4dde-87ea-c62e1002ce25.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Mucizeler Bolluk Bereket Tezahürü</image:title>
            <image:caption>Bolluk bir bilinçtir. 
Bolluk bilincimizin açıklığına bağlı olarak 
‘varlık içinde yokluk, yokluk içinde bolluk’ yaşayabiliriz. 
Aslında her şey bizim bolluğu görme ve kabul etme şeklimiz ile ilgilidir. Bazı zamanlarda elimizde olmayanlar için yakınırız ama elimizdekilerin güzelliğinin 
farkına varır, aldığımız nefes için şükreder isek 
bolluk bilincimiz açılır ve bolluk akışımız artar... 

Madem &quot;BOLLUK BİR BİLİNÇTİR&quot; diyoruz. 
Bu bilinci edinmemizi sağlayacak 21 günlük 
bolluk çalışmasına var mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86296</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ef9b899-9eb1-4bee-9454-3e307a8351f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ermiş</image:title>
            <image:caption>“Bu kitap kalbimi ardına kadar açtı. Bence aynısını size de yapacak… Ermiş’i sayamayacağım kadar çok defa okudum.” –Rupi Kaur

Elvis Presley, John Lennon, David Bowie gibi ünlü isimleri etkilemiş, eserleri yüzden fazla dile tercüme edilmiş ve her dilde çoksatanlar listesine girmiş bir yazar Halil Cibran. Dinden beslenen ama dinin sınırlarını da aşan bir felsefesi olan, bir göçmen hayatı yaşayan Cibran, Ermiş’le güncelliğini asla kaybetmeyecek sorulara cevap arıyor.

On iki yıldır Orfales’te yaşayan El Mustafa, onu yurduna götürecek gemiye binmeden önce halk tarafından durdurulur. İnsanlar ona aşk, evlilik, çocuklar, yemek ve içmek, çalışmak, keder ve neşe, suç ve ceza, güzellik, kötülük ve iyilik, din, ölüm ve daha pek çok konuda sorular sorarlar, El Mustafa da hepsine usul usul cevap verir. Halil Cibran, Ermiş’te öyle konulara değiniyor ki okur da Orfales halkının arasına karışıp El Mustafa’yı dinlerken buluyor kendini.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86297</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9e04440-a866-453e-95f0-fcbbdf990e83.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilekler Tacı</image:title>
            <image:caption>Kadim bir sır. Beklenmedik bir ittifak.

Gauri’nin hayatı tehlikedeydi. Bharata’nın Cevheri ve savaşçı prensesiyken artık bir hiçti. Zindanda ölümle yüzleşmeyi beklediği sırada kaderi hiç ummadığı biriyle kesişti – düşman krallığın kurnaz prensi Vikram’la.

Kukla bir kraldan fazlası olmak isteyen Vikram, Gauri’nin yeteneklerine karşılık ona özgür bir gelecek vadediyordu. Farklılıklarıyla birbirlerini tamamlayıp takım olmayı becerebilirlerse Dilekler Turnuvası’nda galip gelebilir ve en derin arzularına kavuşabilirlerdi.

Zekâlarını ve güçlerinin sınırlarını zorlayan sınavlar, daha tanıştıkları anda başlamıştı. Büyülü şehrin canavarlarıysa daha önce karşılaştıkları hiçbir şeye benzemiyordu: zehirli cariyeler, hikâye kuşları, korkular ziyafeti… Fakat çok geçmeden Gauri ve Vikram, en çok arzuladıkları şeyin en tehlikelisi olduğunu keşfedeceklerdi.

 “Herkesin sonsuza-dek-mutlu-yaşadığı peri masallarını anımsatan Dilekler Tacı, baş belası prensesleri seven okurlar için harika bir seçim.” —Kirkus Reviews
“Özenle yazılmış kurgusu, birden fazla bakış açısı ve nefes kesen maceralarıyla bu çarpıcı fantastik roman gerçekten sürükleyici.” —School Library Journal
“Yepyeni ve sevilesi çiftin hikâyesi, daha güçlü bir olay örgüsünü ve enfes bir yazım tarzını beraberinde getiriyor.” —Booklist
“Chokshi, Alaka’nın çekici ve ilginç atmosferini Yıldızlara Sarılı Kraliçe’den ödünç alıyor ve Hint kültürüne ait daha fazla unsur ekleyerek hem cezbedici hem korkunç yaratıkları Dilekler Tacı’na taşıyor.” —BCCB</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86298</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f2f9ff5-2b32-4809-8035-75121c24f37f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalancı Orman</image:title>
            <image:caption>Gerçekler saklı kalmayacak.

Owen Foster hayal edebileceği her şeye sahipti. Fakat annesi okula gelip de bombayı patlatınca, doğru sandığı her şey temelinden sarsıldı: Louisiana’daki küçük kasabalarının en büyük işvereni olan babası, aile şirketlerini zimmetine milyonlar geçirmek ve çalışanlarının emeklilik hesaplarını boşaltmak için kullandıktan sonra sırra kadem basıp bu pisliği temizlemeyi ona ve annesine bırakmıştı.

Lisedeki son yılını bitirmek için kasabalarına döndüğünde, zar zor hatırladığı insanların ona diş bilediğini fark etti. Nereye giderse gitsin peşini bırakmayan fısıltılar ve bakışlar yetmezmiş gibi, her gün yeni bir tehdit mesajıyla uğraşıyorlardı. Tabii bir de babasından gelen ve henüz kimseye söylemediği not vardı.

Owen’ın yegâne sığınağı, bir şeyler saklıyormuş gibi dursa da ona her zaman yardım eden Gus’ın meyve bahçesiydi. Yıllar önce Vaiz Ormanı’nda yaşananlar tekerrür etmenin eşiğindeyken, yeni bir gelecek yazabilmek adına geçmişleriyle yüzleşmeleri gerekecekti. 

&quot;Hikâye o kadar ustaca örülmüş ki sonunda her şeyin birbirine bağlanma şekli son derecede tatmin edici. Yalancı Orman uyandırdığı heyecanla çağdaş gizem kitaplarını seven okurlar için birebir. Sizi kesinlikle diken üstünde tutacak.&quot; —The Young Folks

“Günümüz aile dinamiklerini ve küçük şehir sınıf çatışmalarını içeren gerçekçi gizem romanlarını seven okurlar Yalancı Orman’a bayılacak.” —BCCB

“Merak uyandıran olay örgüsü ve bitmek bilmeyen sürprizleriyle bir çırpıda okuyacaksınız.” —Culturess

“Karakterleri okura yavaşça tanıtan, farklı bakış açıları arasında dengeli geçişler yapan ve olay örgüsünün hızının korumasına yardımcı olan geçmişten gelen bir hikâyeyle desteklenmiş harika bir gizem kitabı. Gelecekleri babası tarafından yok edilmiş insanların yanı sıra Owen’ın öfkesi ve davranışları hem oldukça anlaşılır hem de hikâyeyi tatmin edici bir sona götürüyor.” —School Library Journal (starred review)

“Elston’ın olay gerilimi, iç içe geçmiş hikâyeler ve büyüleyici bir gizem yaratma konusundaki ustalığına alışmış hayranlar, hayret verici bir sona tam gaz ilerlerken geçmiş ve gelecek arasında gidip gelen bu yeni romanını soluksuz okuyacaklar. Kendilerini kitaba o kadar kaptıracaklar ki heyecandan yerlerinde duramadıklarını fark edemeyecekler bile.” —Kirkus (starred review)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86299</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bea7a50-98d5-4766-ada4-bca272e52043.jpg</image:loc>
            <image:title>Adak Cilt II - Eski Soy</image:title>
            <image:caption>Bu şehirde perdeleri açınca gün ışığı dolmuyor, sabah olunca kâbuslar kaybolmuyordu.

Burada geceler uğursuzdu. Gündüzlerse olduğu gibi karanlığa adanmış.

Burada herkes erkenden evine çekilir, burada erkenden geç olurdu…

Genç kadına yardım eden tek kişi, tozlu eczanesinde kaybolmuş gibi duran eczacıydı… ve Eski Soy’un yöntemleri hakkında çok fazla şey biliyormuş gibiydi. Nehir Efser, dik başlılığının bedelini çok ağır ödeyebilirdi. Zira Arim Alator, soyunun yüzyıllar önce terk ettiği en karanlık ritüellere geri dönüyor; kendine başkaldıranı bulmak için ortalığı kasıp kavuruyordu.
“Ne pahasına ve ne şekilde olursa olsun,” diyordu Arim Alator o kalın sesiyle. Alçaktı. Yine de tok ve kudretli.
“Ben cemiyetime yeminle bağlanmış biriyim. Ömrüm buna vakfedildi. Onlara ait her nefes benim nefesimdir. Onlara ait her hayat benim için emniyet, yaşayacakları her ölüm intikam sebebimdir. Gözünüze katı görünebilir. Anlaşılması beklenmez. Hiçbir zaman beklenmedi. Sizden de beklemeyeceğiz!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86300</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c320578b-83bd-4221-9d70-6b636eb297c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Adak Cilt 3 - Hüküm</image:title>
            <image:caption>Ve etrafındaki gölgelerin gitgide hızlanan dansında, Nehir Efser adımlarını karıştırmak üzereydi.

Nehir Efser, muskalanmış kurbanlar, zehir ve büyü emarelerini seçmeye başladıkça nasıl bir labirentte yürüdüğünü fark ediyordu. Çok geçti artık. Korkusu yoktu. Pişmanlıkları da!

Arim Alator&apos;un Nehir Efser için, hem cellat hem de koruyucu olması, kadınla arasında korkunç ve ayrıcalıklı bir ilişki yaratıyordu. Bu, onun daha önce denemediği bir şeydi! Muhtemelen de ölümcüldü.

Arim Alator elini cesedin alnına koydu. Fısıldadı:
“Nefesimizin ve karanlığımızın sahibi, bizi şerle sınadın, karanlıkla da sına!”
Nehir Efser şiddetle ürperdi. Morgun havasında bir değişiklik vardı.
“Bizi ölülerle sınadın! Cesetlerle de sına!”
Bulundukları o buz gibi salon bir an yalpaladı. Nehir Efser bir an zannetti ki, bütün çekmeceler açılacak. İçinde yatan onlarca ceset kalkıp ölü gözlerini onlara dikecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86301</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb5eb4c6-1fdc-4a62-b8c3-39c97524e720.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanların Dünyası</image:title>
            <image:caption>İnsanların Dünyası, Saint-Exupéry’nin, geride kalmış mutlu çocukluluğuna teşekkür etmek, pilotluk mesleğinin zorluklarını gözler önüne sermek, uçuşlar sırasında kaybettiği meslektaşlarına saygı duruşunda bulunmak, kuşbakışı gördüğü dünyayı herkese gösterebilmek, teknisyeniyle geçirdiği korkunç kazayı anlatmak ve çölün gizemlerini ortaya çıkarmak için yazdığı, insana ve insanın yaşadığı dünyaya dair en felsefi romanı. 

Bu romanın satırlarında Küçük Prens’in tilkisini bulacak ve tıpkı gezegeninden sıkılıp yeni dünyalar keşfetmeye çıkmış o küçük çocuk gibi kendi dünyanızın bilinmezlerini keşfedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86302</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60723c7f-3de7-451d-b330-4244f9b72c77.jpg</image:loc>
            <image:title>Antropoloji Sözlüğü (Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Tüm sosyal bilimlerin ve ilgili fen bilimlerinin kesiştiği noktada duran antropoloji, günümüzün en dinamik bilimlerinden biri. Antropoloji Sözlüğü bu hareketli alanı ele alan çok kapsamlı bir çalışma. Antropoloji Sözlüğü’nü biricik kılan özelliği ise onun tarihsel ve güncel malzemeyi bakışımlı olarak ele alması. Antropolojinin tarihsel mirasını hakkıyla ortaya koymakla yetinmeyip güncel gelişmelerle ortaya çıkan zenginliği de yansıtması. 
  Başta Kudret Emiroğlu ve Suavi Aydın olmak üzere, sahasında öne çıkan 48 yazarın imzasını taşıyan bu kolektif ürün; fiziki ve biyolojik antropoloji, antropoloji terimleri, ekolleri ve tarihi, önemli antropologlar ve çalışmalarıyla dopdolu bir eser. Çeviri sözlüklerde görülen temel sorunlardan uzak olarak antropolojinin ülkemizdeki macerasına da geniş yer ayırması Antropoloji Sözlüğü’nü özel kılıyor. Bu “yerli”lik evrensel olanla kucaklaşırken “okur dostu” anlatım ve baskı da esere değer katıyor. 
  Küreselleşen sermaye sınırları aşarken, dikenli tellerle sarılan “varoluş” sınırlarının “büyük anlatıların bittiği” iddiasıyla çizildiği ortamda antropoloji, yani “insanbilim”, bilimsel düşünüşün insana özgü cevherini yarınlara taşıma devingenliğini koruduğunu da sergilemiş oluyor. Sözlük, bu değerlendirmeyi yapmak için okura önayak olma sorumluluğunu üstleniyor.  
Genişletilmiş bu yeni baskı, 1100’den fazla madde başlığıyla akademinin tüm bileşenleri için önemli bir görevi yerine getiriyor. Eleştirel, özenli ve özgün diliyle, kuşatıcı bakışıyla, şaşırtıcı kapsamı ve derinliğiyle Antropoloji Sözlüğü temel bir başvuru kaynağı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86303</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6d313dd-8044-4873-8c46-e5d8a7cbb766.jpg</image:loc>
            <image:title>Timbuktu</image:title>
            <image:caption>Her ne kadar bugün resmi olarak Mali’nin sınırları içinde yer alsa da, Timbuktu tek bir ülkeye sığmayacak kadar ünlü ve önemli bir yer. Timbuktu bütün Afrika’nın ve Afrikalıların şehri.
 
Bu kitapta anlattığım yol hikâyesi, fonda Mali gibi kocaman bir ülke olsa da; Büyük Sahra Çölü’nün ıssızlığı ve sonsuzluğu içinde yer alan, asırları ve coğrafyaları dolduran gizem ve cazibesiyle her dönemin seyyahını kendisine çekmiş, görünüşte küçük ama namı iklimler ötesine yayılmış Timbuktu’ya, 2009 yılında yapılmış seyahatin hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86304</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f474bc21-bf93-44b7-99b4-1687b706a115.jpg</image:loc>
            <image:title>Keçi İle Ağlayan Kaya</image:title>
            <image:caption>Keçi İle Ağlayan Kaya</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86305</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5ddb3d3-7f53-4460-b798-4689c1b8e0e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Tohum Saçan Şapkam</image:title>
            <image:caption>Güneş’in tohum saçan bir şapkası vardır. Şapkası gökyüzünde süzülürken tohumlar teker teker toprağa düşer, beslenir, büyürler. Güneş de bize onların neye benzediğini ve nasıl meyve sebzeye dönüştüklerini anlatır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86306</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1f53487-3bd9-44dc-adbe-4aadc1646270.jpg</image:loc>
            <image:title>Muz Kabuğu Cinayeti</image:title>
            <image:caption>Muz kabuğuna basarak apartman boşluğuna düşüp ölen bir kadın. İlk bilgi bu. Peki arkasındaki gerçekler nedir?
Oyun yazarı, rejisör ve oyuncu olarak onlarca ödül alan, tiyatro dünyamızın değerli isimlerinden Erhan Gökgücü&apos;nün usta kaleminden, iktidar ve güç çatışmalarının insan ilişkilerindeki etkisini cinayetlerin temel motivasyonu olarak ele alan etkileyici bir polisiye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86307</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a103a528-388d-415d-ac76-6aae009e96de.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapısız Kilitler</image:title>
            <image:caption>&quot;Elinizdeki kitap Mediha Ünver&apos;in ilk kitabı. Oysa içindekiler usta bir kalemden dökülen, etkili bir anlatı diline sahip, derinlikli ve en ince ayrıntılarına kadar kurgulanmış, içinden geçtikleri atmosferi çok iyi yansıtan öyküler. Mediha&apos;nın metaforlarla bezeli, duygu yoğun, şiirsel dili okuru içine alıp peşi sıra sürüklüyor. Öyküden öyküye geçmeden bir süre soluklanıp ağzımızdaki acımsı ya da şekerli tadın hafiflemesini bekliyoruz ister istemez.&quot;    Leyla Serpil</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86308</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b012ccd4-dc03-481d-a995-79f4103d7408.jpg</image:loc>
            <image:title>Advances in Productivity Researches</image:title>
            <image:caption>-          THE IMPORTANCE OF PRODUCTİVİTY – Erdinç Koç 
-          RELATIONSHİP BETWEEN STATEGİC HUMAN RESOURCES MANAGEMENT AND EMPLOYEE PRODUCTİVİTY: AN APPLICATION – Yunus Zengin 
-          INCREASING PRODUCTİVİTY USING COMMUNİCATION IN OPEN AND CLOSED APPRAİSAL IN HUMAN RESOURCE MANAGEMENT – Bayram Kırmızıgül 
-          UNDERLYING ELEMENT OF PRODUCTIVITY: QUALİTY – A CASE STUDY IN MEDİCAL SERVİCES 
-          GREEN PRODUCTIVITY – Ahmed İhsan Şimşek 
-          GREEN Productıvıty – Ahmed İhsan Şimşek 
-          PRODUCTIVITY CAPACITY IN INCREASE WITH CORE COMPETENCE DEVELOPMENT TECHNİQUES – Abdullah Türk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86309</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c347104-3169-4205-9d6d-c68843ad4a39.jpg</image:loc>
            <image:title>Kornelyus’un Ezgisi</image:title>
            <image:caption>Kâsemden şarap kadar yaşam dökülür akıl edip dinleyene. Ait değil uçuşanlar kafasını gömene. İşte bahar: Kargalar, serçeler, ışıldayan yıldızlar. Siyah atlar, nal sesleri, çığlıklar! Toz, toprak, ter içinde afyon çizen kadınlar. Bir çay! İçinde ufak taşlar, üstünden aşan çocuklar. Çıkılacak ağaçlar, söylenecek türküler, dinlenecek masallar. Bir dost yârenliğinde, bir veli huzurunda,bir kâtip kaleminde geçip giden on yıllar. Kâbuslar, tatlı rüyalar, umutlar. Ses ve sessizlik içinde beyaz duvarlar. Kırık bir kalem, bozuk mısralar, uydurulmuş yaşamlar... Sonra bir gün her şey durdu. Çıt çıkmıyordu. Sorularım vardı ama yanıtsızdım sessizlikte.
Gözlerim miydi gören, parmaklarım mıydı yazan?
Peki kimdi konuşan, neydi söyleten? “Ben neyim, ben?”
Yağmıştı gökyüzü yüzüme; “Bir ‘Şey’ sonsuzsa o ‘Şey’ dışında bir ‘Şey’ olma ihtimalin yok. Ben senim, ben!”
En ilkel inançlarla en basit arzular, insan zihninin varabileceği en aşkın, en ileri sezgileri ve en yüce kavramları içinde barındırır. Kornelyus’un Ezgisi’nin yüz yetmiş yıla yayılan, yedi ayrı ülkede geçen ve on iki ana hikâyeden oluşan örgüsünde bu zıtlık fazlasıyla kullanılıyor.
Kornelyus bilinmezi korkusuzca sorgularken, varlığın ve hiçliğin, zihnin ve inancın sınırlarında dolaşıyor. Zerdüştîlikten İran’daki Türk varlığına ve Türkiye’deki azınlıklar meselesine, derin devletten uyuşturucu kaçakçılığına, saykodeliklerle hakikatin eşiğindeki gezinişlerden aşkın saf hâline ve en sert BDSM, fetişizm tecrübelerine kadar uzanan bu ezgi, şair filozof Vyasa’nın binlerce yıl önce söylediği “Tanrı’nın Ezgisi” isimli eserine nazire yaparcasına insanlığın evrensel diye addettiği tüm kabul edişlere cesur bir meydan okuyuş niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86310</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74a27184-9483-435a-84a9-8117628481db.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinosaurs - Discovering The World-2</image:title>
            <image:caption>Discovering the World serisi ile İngilizcenizi geliştirirken bir yandan da şaşırtıcı bilgiler edinebilirsiniz! Bu seride her bir kitap ve bu kitapların alıştırmaları farklı seviyelere göre hazırlandı. Size uygun İngilizce seviyeyi seçin ve okumaya başlayın... Dinosaurs, tarih sahnesine milyonlarca yıl önce çıkarak dünyaya uzun yıllar hâkim olan ve esrarengiz şekilde yeryüzünden kaybolan dinozorlar hakkında ilginç bilgiler sunuyor. “Pre-Intermediate” seviyesindeki bu öyküyü okuduktan sonra kitabın arkasındaki okuduğunu anlama ve kelime egzersizlerini yapabilirsiniz. İkinci seviyede okurların 25 ila 35 yeni kelime öğrenmesi hedefleniyor. Kitabın arkasındaki sözlükten bu kelimelerin tanımlarına ve cümle içinde örnek kullanımlarına bakabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86311</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2267f71e-0e34-445f-b459-5d7f285f6cd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Children Around the World</image:title>
            <image:caption>Discovering the World serisi ile İngilizcenizi geliştirirken bir yandan da şaşırtıcı bilgiler edinebilirsiniz! Bu seride her bir kitap ve bu kitapların alıştırmaları farklı seviyelere göre hazırlandı. Size uygun İngilizce seviyeyi seçin ve okumaya başlayın... 
Children Around the World, genç okuyucuları dünyanın dört bir yanında yaşayan 13 çocukla tanıştırıyor. Bu kitapta Arjantin’den Güney Kore&apos;ye kadar dünyanın pek çok farklı ülkesinde yaşayan çocuklar; yaşam biçimlerini, oynadıkları oyunları ve mutfaklarını bizlerle paylaşıyor. “Upper-Intermediate” seviyesindeki bu öyküyü okuduktan sonra kitabın arkasındaki okuduğunu anlama ve kelime egzersizlerini yapabilirsiniz. Dördüncü seviyede okurların 35 ila 55 yeni kelime öğrenmesi hedefleniyor. Kitabın arkasındaki sözlükten bu kelimelerin tanımlarına ve cümle içinde örnek kullanımlarına bakabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86312</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/808d6639-995e-4c01-b10b-944d4f93df7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah</image:title>
            <image:caption>&quot;Yolu bilmekle o yolu almak, o yolda su içmek, o yola teslim olmak arasında fark vardır. Siyah olmadan beyaz olamazsın. Beyaz olmadan gri... Gri olmadan gümüşe dönüşemezsin. Gümüşü tecrübe etmeden altını taşıyamazsın.&quot;

Yüzleşmek; kendinle, geçmişinle, ailenle, çevrenle, doğayla, seni sarmalayan ve var eden her şeyle...
En büyük cesaret, güç, özveri, özgüven, öz idrak, sorumluluk, sevgi, nefret... hepsi yüzleşmede saklı değil mi?
Lacivert&apos;in, Mor&apos;un, şimdi de Siyah&apos;ın var karşında yani en zoru, en zorlayıcısı, en acımasızı...
Öyleyse ışıkla aydınlansın karanlığın, kuytu köşelerin. Barış ve huzur çalsın o karanlık odanın kapısını. Siyahın beyaz olsun, nefretin sevgi, sevgin AŞK OL SUN...
Pınar Boylu Gogulan, Siyah kitabıyla insanı sorgulamaya, anlamaya, keşfetmeye devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86313</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d11befe0-d93c-4401-8be7-b54c29583c4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Agile Devri</image:title>
            <image:caption>Herkesin Konuştuğu, Çok Az Kişinin Gerçekten Bildiği “Agile” Devrinin Kapılarını Açın!
İş hayatında durdurulamayan bir devrim…
İş yapış biçimlerini köklerinden değiştiren bir fırtına…
Herkesin konuştuğu, çok az kişinin gerçekten bildiği
yeni bir bağ kurma biçimi…
Teknolojiden inovasyona, insan kaynaklarından pazarlamaya dünya artık daha önceden bildiğimiz dünya değil. Müşteri değişiyor, ihtiyaçlar değişiyor, çalışanlar değişiyor; hem de daha önce hiç tanık olmadığımız bir hızla!
Adaptasyonun ve esnekliğin yeni yollarındaki keşifler bizi çevikliğe götürüyor.
Agile Devri işte tam burada başlıyor.
“Agile”… Çok duydunuz, belki uygulamaya çalıştınız.
Anladınız ya da samimiyetle hiç anlamadınız.
Düşman gibi gördünüz ya da “Tam da benim hayalimdeki çalışma biçimi” dediniz.
Çeviklik, şimdi bütün açıklığıyla bu kitapta.
Agile yönetimin kurallarını öğrenin, zihinleri değiştirme
cesaretini bulun, zorluklarla nasıl başa çıkacağınızı görün.
Yeni çağı kaçırmamanız için ihtiyacınız olanlar burada.
Size kalan hayalini kurmak…
Hiçbir şirket, kurulduğu gün agile değildi.
Hepsi, yarın agile olacak.
O “yarında” siz de yer alacak mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86314</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2025195d-52f2-4e3d-9b8a-e6859eb0351d.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Yetenekli</image:title>
            <image:caption>Yetenek[siz] kitabıyla tanıdığımız Donovan Curtis, hiçbir zaman insanların üstün yetenekli diyebileceği biri olmamıştır.
Ancak IQ seviyesi etrafındaki herkesten daha yüksek olan dâhi arkadaşı Noah Youkilis gerçekten süper yeteneklidir. Üstün Eğitim Akademisi&apos;nde geçirdiği onca yıldan sonra Noah, başarısız olma fırsatının hayalini kurmaktadır; tabii canı isterse. Ve artık tam da bunu yapmak için en uygun yerdedir: Donovan&apos;ın okulu.
Noah neredeyse daha ilk günden kendini amigo takımı kaptanı Megan Mercury ve spor kralı Hash “Hashtag” Taggart ile karşı karşıya bulur. Donovan, Noah&apos;ya arka çıkınca Hashtag&apos;le büyük bir kavganın ortasına düşer. Spor kralından uzak durmalıdır; yoksa…
Meselenin burada kapanması gerekirken görünmez bir kaza aniden Donovan&apos;ı kahraman yapıverir. Fakat kahramanlığı Hashtag ile ilgili olduğu için bunu kimseye söyleyemez. Böylece Noah meseleye el atarak “süper çocuk” oluverir. Bir anda inek öğrenciden okulun en popüler çocuğuna dönüşür. Ancak boyundan biraz büyük bir işe kalkışmıştır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86315</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a79af00-8e67-4bfd-920d-d6284f488370.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir İdam Mahkumunun Son Günü</image:title>
            <image:caption>Paris&apos;te, giyotinle idam hazırlıkları yapılan Greve Meydanı&apos;nda bir gün geçiren genç Victor Hugo, &apos;&apos; organize cinayet &apos;&apos; olarak tanımladığı ölüm cezasına karşı bir tez olarak, 1829 yılında, henüz 26 yaşındayken büyük bir sansasyon oluşturan Bir İdam Mahkumunun Son Günü&apos;nü yazmıştır. Yazar, günün sonunda öleceğinin bilincinde olan bir insanın duygu ve düşünce dünyasını incelikli bir ustalıkla aktarırken, mahkumun suçu ne olursa oplsun, okuru ölüm cezasının ahlaki ve toplumsal sonuçlarıını sorgulamaya davet etmektedir. Bir filozofun ve şairin eseri olan bu kısa ve vurucu roman, ölüm cezasına karşı bir duruş, bir insanlık manifestosudur.
&apos;&apos;Yirminci yüzyılda, savaş, idam, nefret, krallık, dogmalar, bunların hepsi ölmüş olacak ; insan yaşayacak.&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86316</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bb59389-56e9-491d-afd2-c556e0027ae5.jpg</image:loc>
            <image:title>Frankenstein</image:title>
            <image:caption>“Ah Frankenstein, herkese adil davranıp da adaletini, hatta merhametini herkesten çok hak eden beni ezip geçme! Beni sen yarattın, hatırla; senin Âdem&apos;in olabilirdim fakat tam aksine, hiçbir yanlışım olmasa da sevinçten mahrum bırakıp sürgün ettiğin meleğim. Her yerde telafisi olmaksızın dışlandığım saadeti görüyorum. Müşfik ve iyi niyetliydim ama çaresizlik benden bir canavar yarattı.”
Mary Shelley&apos;nin bir rüyasından aldığı ilhamla yazdığı Frankenstein veya Modern Prometheus, Victor Frankenstein&apos;ın bilim aşkıyla ve ölümü fethetmek umuduyla yarattığı ancak mucizevi olması gerekirken türlü felaketlere sebep olan canlının tüyler ürpertici hikâyesini anlatır. İlk baskısını 1818 yılında, Shelley henüz yirmi yaşındayken yapan bu eser, yazılmasının üzerinden iki asıra yakın bir süre geçmesine rağmen halen akıcı anlatımıyla okurları büyülemekte, pek çok film ve oyun uyarlamasına ilham vermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86317</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e96dbec-d28c-41c6-879b-d11f8102aaad.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümün Kısa Bir Tarihi</image:title>
            <image:caption>Arkeologların ve paleoantropologların çalışmalarını kullanarak fiziksel kalıntıları yorumlamanın bizlere tarihöncesi perspektifler hakkında nasıl fikir verdiğini inceleyen W.M. Spellman, ölümü farklı zaman dilimlerinde, farklı mekânlarda, farklı kültürlerde ele alıyor. Ölüm kavramının tarihin akışı içindeki gelişimini hem dinsel hem de seküler-bilimsel yaklaşımlara bakarak anlatıyor: Mezopotamya ile Mısır’daki ölüm algısı nasıldı? Antik Yunan ve Roma filozofları ruh ve beden üzerine neler tartıştı? Budizm, Hinduizm, Taoizm gibi inanç sistemleri ile semavi dinlerin ölüm, ölü bedenin akıbeti ve ölümden sonra yaşamın var olup olmadığına dair düşünceleri neydi? İntihar, ötenazi, uzun yaşam ve yaşam kalitesi gibi çağdaş tartışmalar bugün bize ne söylüyor?
Ölümün Kısa Bir Tarihi, insanlığın ilk günlerinden bu yana kendi ölümlülüğümüz ve onun olası sonraki yaşam formlarına karşı duygu ve tutumlarımız hakkında geniş bir perspektif sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86318</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11d2825c-f9f8-4250-b7e0-645b5107e935.jpg</image:loc>
            <image:title>Ve Balık Onu Yuttu</image:title>
            <image:caption>Amir Ahmadi Arian, bireysel yaşamları ezen bir devletin takıntılı ve kokuşmuş gücünü gözler önüne seren günümüz İran&apos;ının güçlü ve yakıcı psikolojik portresiyle Amerikan edebiyat dünyasına giriş yaparak alkış toplamış bir İranlı yazar. The Stranger, 1984 ve The Orphan Master&apos;s Son&apos;dan yansımalar içeren eşsiz ve çok önemli bir eser. Yunus Turabi anne babasını yıllar önce beklenmedik bir şekilde kaybetmiş, Tahran&apos;da yalnız yaşayan, sıradan bir belediye otobüsü sürücüsüdür. Bağlı olduğu sendika greve gitmiş ve eylem kanlı bir şekilde bastırılmış olsa da o hep apolitik kalmıştır. Ancak herkesin sabrının bir sınırı vardır ve Turabi için o sınır aşılmıştır. Siyasi mahkümların tutulduğu meşhur Evin Cezaevi&apos;ne gözleri bağlı ve elleri kelepçeli halde götürüldüğünde, tuhaf bir düzenin hüküm sürdüğü bu kasvetli dünyada kaderi sorgu memuru Hacı Said&apos;inkine dolanacaktır. İkili, rahatsız edici ve karşılıklı bağımlı psikolojik bir kedi fare oyununun içine sürüklenir; her birinin kendilerine düşen rolleri oynadıkları bu oyunun büyük bedelleri olacaktır. Yunus Turabi bu süreçte akıl sağlığını zorlayan tecrit cezaları ve sorgulama döngülerine katlanmak zorunda kalır. Aralarında geçen şaşırtıcı derecedeki samimi söyleşilerde, Yunus&apos;un hayatı -daha özgür bir İran&apos;daki çocukluk anılarından hayattaki tek dostuna yönelik ihanetine kadar- gözler önüne serilir. Yunus, akıl sağlığını korumaya ve Said&apos;in inkârı giderek zorlaşan suçlamaların, saymaya çalışırken, sonunda bir tercih yapmak zorunda kalacaktır: Ya mücadeleye devam edecek ya da İran&apos;daki iktidarın yalanlar sistemine teslim olacaktır.
Ve Balık Onu Yuttu despotizm kurbanı unutulmaz bir yaşam hikâyesinin anlatıldığı sürükleyici, şaşırtıcı ve ustalık işi bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86319</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de811ae5-e8ad-4c32-9194-3f8aa50d5540.jpg</image:loc>
            <image:title>Jack London</image:title>
            <image:caption>“Cesur insanların ölümünü seyretmek, korkakların hayatları için yalvardığını işitmekten daha kolaydır.”
Modern distopik romanın en erken örneklerinden biri olarak değerlendirilen ve bilim kurgu öğeleri de taşıyan Demir Ökçe, oligarşinin Amerika&apos;daki yükselişiyle birlikte yaşanan acımasız sınıf savaşını konu alır.

Jack London&apos;ın sosyalist görüşlerinin en açık şekliyle ifade edildiği bu roman, yirminci yüzyılın başlangıcının çalkantılı ruhunu ürpertici bir dille aktardığı gibi yazıldıktan seneler sonra yaşanan faşizmin yükselişi ve otoriter hükümetlerle ilgili isabetli öngörülerde bulunur</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86320</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21307066-0167-4dce-a4fc-baf0539735e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençlere Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Gençlere Mektuplar’da ülkemizin en önemli bankacılarından Bülent Şenver uzun kariyerinde öğrendikleriyle birlikte,
Ali Koç’tan Betûl Mardin’e, Güler Sabancı’dan Muhtar Kent’e başarılı insanların tecrübe ve tavsiyelerini bir araya getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86321</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e079109b-8e9c-4036-b995-47480876fb2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Masallar Bize Ne Anlatır?</image:title>
            <image:caption>“...Kalemini asa yaptı, az gitti uz gitti, dere tepe düz gitti… Peşine düştüğü, binlerce yıllık bir mirastı. O’ndan önce hiç kimse kalkışmamıştı bu işe. Acaba o başaracak mıydı, kendisi de emin değildi. Ama çocuklarımıza borcu olduğunu düşündü. Onlar, hep başka bir kültürle büyüyordu. “Bekleyin beni!” dedi... 
Tam 35 yıl sürdü yolculuk... Çağımızın masal dedesi, seyyahı, Evliya Çelebisi Yücel Feyzioğlu’ydu. Ömrünü verdiği seyahatlerden ışıl ışıl döndü. Heybesi masallarla doluydu... 
Yazdıklarının hem bizim hem de bir dünya kültür mirası olduğunu biliyordu...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86322</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe3d70ad-6bbc-449c-89d7-69b56c006d5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Günümüz Anneleri Ve Bebekleri (0-3 Yaş)</image:title>
            <image:caption>Erken çocukluk dönemi yani kabaca doğumdan sonra ilk üç yıl çocuk gelişimi açısından çok önemli… Doğumdan sonra zihinsel, duygusal ve fiziksel gelişimin en hızlı olduğu zamanlar… Bu süreçte anne babanın bilinç düzeyleri, toplumları oluşturacak çocukların gelişiminde büyük etkiye sahiptir. Çocuğun toplumunu, kültürünü anlaması, sosyalleşmesi ve iç disiplini kazanmaya başlamasında da ailenin rolü büyüktür. Günümüz anne babaları olarak birlikte sohbet ediyoruz şimdi. Asla iddia etmiyoruz, akıl vermiyoruz, zorlamıyoruz, arz ediyoruz. Beğendiğinizi, aklınıza yatanı, size uygun olanı seçip alıyorsunuz. Zaten diğer türlüsü düşünülemez “mış” gibi yaparsanız, kendinizi zorlarsanız. Bu durum çocuğunuzu da sizi de strese sokar. Ebeveynlikte bence en güzeli doğal ve içten olmak. Biz de öyle olacağız. Ha bir de çocuklarımıza kitap okuma alışkanlığı kazandırmayla ilgili tüyolarımız var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86323</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/636be032-2b11-4a0a-9ab9-675806f3245f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sormagir Mahallesi Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>TACETTİN TACİ, Mahpeyker Çıtırak, İdris Takacı, Safinur Tazenane ve bendeniz, Sormagir Mahallesi, Mürdümeriği Sokak’ta oturan ve yazları bi türlü denize gidemeyen çocuklarız... 
Aslında çok şanslı çocuklarız. 
Kışın saatlerce kartopu oynarız. Soğuktan, patlıcan gibi morarır ellerimiz. Baharda bütün çiçeklerin açtığını görürüz; papatyaların, güllerin, mis kokulu karanfillerin ve deve dikenlerinin... Bütün dalların yeşillendiğini izler, çiçeklenmesini bekler ve koruk erikleri, çaktırmadan ceplerimize doldururuz... 
Hiçbirimizin cebinde cep telefonu falan olmadığından; koruk eriklerle cam misketler için, çok yer olur... 
Kolumuzu bacağımızı, en az bir kere arı sokar. Karahindibaları püfler, pıtırakları birbirimizin saçına yapıştırırız... 
Ve öğleden sonraları birden bire bastıran iri taneli yaz yağmurlarıyla, bulaşık süngeri kadar ıslanırız... 
Su birikintilerinde, iribaşların yavaş yavaş kurbağa olmasını seyrederiz... 
Serçe yavruları, gözümüzün önünde tüylenirken, leylekler, dere kenarlarında köryılan avlar. 
Ve ağaçlar sonbahar olduğunda, uçuşan sarı yaprakları toplar, sevdiğimiz kitapların arasında, hazineler gibi saklarız.. 
Biz gerçekten şanslı çocuklarız! Mevsimleri takvimlerden değil; çiçeğinden, böceğinden, bağından bahçesinden ve ağacından biliriz... 
Ihlamur ağacından, erik ağacından, nar ağacından... 
Durun bakayım! Ben size ne anlatacaktım? 
Birkaç hikâye anlatacaktım! Hah! Hatırladım, tamam!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86324</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/542c7e7c-7c90-42b1-a234-3dbded148586.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Osmanlı Maarif Nazırının Portresi Emrullah Efendi</image:title>
            <image:caption>Osmanlı-Türk kültür tarihinin ilgi çekici simalarından olan Emrullah Efendi (1858- 1914), dil ve felsefe konusundaki çalışmaları, İttihatçılığı, gazeteciliği, ansiklopedistliği, yazarlığı ve öğretmenliğiyle incelemeye değer bir hayat hikâyesi sunar.
Bir Jön Türk aydını olarak yetişen Emrullah Efendi, adeta ateş denizinde mumdan gemilerin gezdiği zor bir dönemde Maarif Nezaretinin başına geçmiştir. “Tuba Ağacı Nazariyesi” adı altında işlediği fikirleri ölümünden sonra bile önemli tartışmalara konu olurken, nâzırlığı dönemindeki reformlar Cumhuriyetin eğitim politikalarına zemin hazırlamıştır. Fikirleri ve faaliyetleriyle olduğu kadar dalgınlığıyla da tanınan Emrullah Efendi, mizah dergilerinde karikatürlere konu olmuştur. Kendisine atfedilen.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86325</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b3c579a-ba34-4f44-96c1-c3320c6aa8fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönül Arayışı</image:title>
            <image:caption>Her insanın gönlüne denk düşen sevgili kalbe kavuşuncaya kadar geçen tuzaklı yolculuğunu başarıyla yönetme sanatını anlatıyor Gönül Arayışı… 
Bazıları; erken tacizler, ilgisiz aile, yanlış yönlendirme veya zararlı arkadaş yüzünden cinsel kimliğini başarıyla kavrayıp geliştiremiyor. Bazıları da kalbini yıllarca acıtacak onur incitici ilişkilere düşüyor veya seçtiği yanlış kişinin pençesinde inim inim inliyor. 

Kadın ve erkek, özü tek olan bir nefsin yarıya bölünmüş hâlidir. Yüce Yaradan, hayatı ve huzuru, bu iki gönlün nikâhlı birlikteliğine bağlamıştır.  Bu yüzden, olgunlaşan insanın en büyük dünyevi ihtiyacı, kalbini karşılayan hayırlı bir kalple birlikte yaşamasıdır. 

Cinsiyet ve cinsellik bilinci nasıl gelişiyor veya nasıl sapıyor? Aşk nedir? Evlilik öncesi ilişkilerin tehlikeleri nelerdir? Hayırlı eşi yolumuza çıkaran manevi sebepler nelerdir? Evliliğin yaşı ve şartları nelerdir? Kimin hayırlı eş olabileceği ve dengesiz kişilikler nasıl test edilebilir? 

Evlilik korkusu, adayına ısınamama, ret veya terk edilme sorunları nasıl aşılır? Hangi evlilikler haram veya geçersizdir? Eş adayının sahtekâr, sorumsuz, uyumsuz, paranoyak olabileceği veya aksine kişilik ve sorumluluk kazandığı nasıl anlaşılır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86326</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/183b9663-a34b-4eb2-abb5-b005e27db96e.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Öğrencilerin Sosyo Ekonomik Ve Kültürel Sorunları</image:title>
            <image:caption>Ülke kalkınmasında eğitimin önemli bir faktör oluşu nedeniyle her toplum özellikle genç bireylerine daha nitelikli eğitim imkânı sunmanın yolarını aramak durumundadırlar.
Bununla birlikte farklı nedenlerden ötürü kendi ülkelerinde nitelikli eğitime ulaşamayan gençler, daha iyi eğitim imkânlarına erişmek için başka ülkelere gitmeyi tercih etmektedirler. 
Gittikleri ülkeler açısından bu durum bir nevi gelişmişliğin ölçütü olarak görülmektedir. 
Bu araştırma böyle bir gereklilikle ilişkili olarak genelde Türkiye’nin, özelde de Manisa Celal Bayar Üniversitesinin uluslararası öğrenci potansiyelini genişletmesine katkı sağlama çabasından doğmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86327</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8f985c9-2617-4b13-a8cf-c8ee2255d07f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahabharata - Vana Parva 1.Cilt (3. Kitap)</image:title>
            <image:caption>…Kaderlerimiz biz henüz doğmamışken bellidir. Sergilediğimiz tüm davranışlar kaderimizin içine ekilen tohumlardır. Her şeyi kendinden yaratan ve tüm yarattıklarının sahibi olan, bizi tıpkı kuklacının iplere bağlı kuklalarını oynattığı gibi oynatıyor. Yarattığı her şeyin içine zuhur ediyor, tıpkı boşluğun her şeyin içinde baş göstermesi gibi. İşte bu nedenle yaratılmış olan her şey ona bağlıdır. Bu yüzden hepimiz gece gündüz ona ibadet ederiz. Yaratılmış hiçbir varlık kendinin efendisi değildir. Nasıl ki inciler ipe dizildiğinde ancak güzel bir kolye olur, nasıl ki bir öküzü burnuna takılan halkadan çekersin, nasıl ki kökleriyle yere sımsıkı tutunmuş bir ağaç fırtınada sağa sola savrulur ancak yerinden kopmaz, işte biz de kaderlerimizi tayin edenin emirlerini yerine getirerek yaşarız ve böylece anlam kazanır, yönümüzü bulur ve kaybolup gitmekten kurtuluruz. İnsan tüm evreni kaplayan en saf ruhun bir parçası olarak yaşamını sürdürür. Evrenin ruhun olan  büyük yaratıcının arzusu doğrultusunda ya içinde ateşler yanan bu dünyaya geri geliriz ya da ebediyetle ödüllendiriliriz. Nasıl ki bir tutam saman rüzgârın karşısında tutunamaz ve esen yönde savrulur durur; insan da mutlak varlık sahibinin karşısında saklanamaz, tutunamaz ve her nereye isterse o yöne doğru hareket eder. Her şeyin içine zuhur eden, tüm davranışları ve düşünceleri kendinden yaratan ise evrenin kendisi olarak asla bir şekle sahip olmayan ve hiç değişmeden hep kalacak olandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86328</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa1a7dab-65a4-41bd-bde8-2c6724d66350.jpg</image:loc>
            <image:title>Pisi Pisi Paşa</image:title>
            <image:caption>Gerçek cesaret cüssede değil, yürektedir!
 
Mustafa Kemal Yılmaz&apos;ın yazıp Emre Karacan&apos;ın resimlediği Pisi Pisi Paşa, ormanın en korkusuzu ve güçlüsü olarak bilinen Aslan Kral&apos;a dahi şapka çıkartmayı başaran vakur ve mağrur bir kedinin, tesadüfî olmayan zaferini ele alıyor.   

Türkçenin folklor mirasından beslenen bu kısa ama derin öykü, Nâzım Hikmet Ran&apos;ın kaleme aldığı masallardan birinde, Pisi Pisi Paşa adıyla anılan &quot;hikâyesiz&quot; bir kediciğe daha önce hiç anlatılmamış bir hikâye armağan ediyor. 
 
Tekerlemeler ve kafiyeli tekrarlarla ahenkli bir okuma sunan Pisi Pisi Paşa, cesaret olgusu üzerine düşündürürken, &quot;ordu&quot;, &quot;zafer&quot;, &quot;unvan&quot; gibi şatafatlı kavramlara da soru işareti koyuyor. Manda yuva yapmış söğüt dalına, yavrusunu sinek kapmış gördünüz mü?   Günlerden bir gün, Manda Ana süzgün, böcekten yılgın, sıcaktan baygın bir şekilde uyuyakaldığı sırada; yavrusu çocuk başına karşı dağın kaşına çıkar. İşte tam da o anda bir cibin, yani sinek, yani Vız Vız, yani Koncolos Karası, kapıverir o &quot;masum&quot; yavruyu kaşla göz arası! Vah ki ne vah! Felaket! Facia! Yardım diye inler durur Manda Ana. Bakalım, elli iki hayvan türüne kucak açan koskoca çayırda, ilk önce kim ses verecek bu imdat çığlığına? Bilge Baykuş mu, Şaşkın Baklan mı, Kraliçe Kaplan mı? Yoksa hiç umulmadık bir başka kahraman mı? Kıvrak zekâsı sayesinde cüssesinden ve heybetinden imtina edilen nice hayvanı cesurlukta geride bırakmayı başaran Pisi Pisi Paşa&apos;nın nasıl da mangal yürekli bir kahramana dönüştüğünü anlatan bu şiir tadındaki öykü; okuruna ters köşe yaparak, gerçekte hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86329</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa5cbd0c-2a17-4947-ba61-8215383feda3.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha Gelmedik Mi?</image:title>
            <image:caption>Dahagelmedik miii? Nekadaryolumuzkaldııı? Çoksıkıldııım!! 
Tatilbaşladı! 
Jim vebabasıdenizegidiyor. Küçük Jim içinyol hem uzun hem sıkıcı. 
Babasıbirmasalanlatsayoldahaçabukbiterbelki… 
Meselabirkeçiilebirkaz da denizegitmekistese? Çokmuzor? Neyse ki Jim’in hayal dünyası keçi ile kazı denize ulaştırmanınbir yolunu bulacak kadar zengin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86330</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9aac9e6a-4c64-4b12-880c-7f555be0f600.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Tarih</image:title>
            <image:caption>Bir &quot;bilim&quot; olabilmek için &quot;politik&quot; nitelik taşımaktan vazgeçen iktisat yöntemsel açıdan tarihi analiz dışında tutmuştur.
Bilim olarak iktisadın, doğa bilimlerine yaklaşması ve fiziğin yönetimini kendine rehber edinmesi iktisada teorik mükemmelik yönünde teknik ilerleme sağlarken politik iktisadın imkanlarından yoksun, toplumdan, tarihten ve insandan bağımsız bir iktisat bilgisinin üretilmesine yol açmıştır. Bir başka deyişle, iktisadın alanına piyasa ile sınırlayan statik yaklaşımlarda iktisat bilgisi, a priori yöntemle, tarih dışı bir alanda üretilir hale gelmiştir. Buna karşın, sermaye birikimi ve teknolojik gelişme süreçlerini ele alan kuramlar, dinamik değişme sürecini ve dolayısıyla tarihsel yöntemi kullanmak durumundadır.
İktisadi Düşünce Girişimi üyelerinin İktisat ve Tarih Çalıştayı&apos;nda sundukları metinlerden oluşan bu kitap, gerek anaakım gerekse de heterodoks yaklaşımlar yoluyla iktisadın tarihle olan bağını araştırıyor. Kapitalist sistemin analizinin tarihsel bir bakış açısından yoksun bir biçimde yapılmasının mümkün olmadığı savından hareketle, tarihsel yaklaşımının, teorik mükemmellik ile olan çatışmasının, tarih ve iktisat ilişkisini yeniden tartışmaya değer kıldığını düşünüyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86331</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f668c2d3-ae39-4124-af67-7ceb5540a037.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanın Anlam Arayışı</image:title>
            <image:caption>Viktor E. Frankl&apos;ın birçok dile çevrilen, dünyada milyonlarca satan bu baş yapıtı; acılarla başa çıkma, kişinin yaşam amacını bulma konusundaki sorgulamalarıyla birlikte okuyucular için unutulmaz bir tecrübe sunuyor. Genç yetişkinlere yönelik bu baskı Frankl&apos;ın toplama kamplarındaki deneyimlerini, özet olarak yazarın 2. Dünya Savaşı öncesi geliştirmeye başladığı logoterapiyi, Frankl&apos;ın mektup ve konuşmalarından oluşan bir seçkiyi, terimler sözlüğünü ve bir zaman çizelgesini içeriyor. Her ne kadar Frankl&apos;ın Nazi Kamplarındaki deneyimleri benzersiz olmasa da, onun bir psikiyatr olarak ağır yüklerle ve kötü koşullarla nasıl başa çıktığı konusundaki anlayışı, hayatta kalmaya yönelik bakış açısı bu kitabı ayrıcalıklı kılıyor. &quot;Toplama kamplarında neden bazı insanlar hayatta kalabildi?&quot;, &quot;Hayata anlam veren neydi?&quot; sorularına yanıt bulurken diğer taraftan kendi yaşamınıza da başka bir gözle bakacaksınız.

Nitekim Viktor Eç Frankl genç bir insanın anlama yönelmesinin, anlamı aramasının fark edilmemesinin; onu hayat karşısında savunmasız bırakacağını, boşluğa düşüreceğini, hayal kırıklıklarını arttıracağını savunmuştur.

Belki acı çekiyorsunuz, belki korkuyorsunuz, belki yaşamın içinde kayboluyorsunuz, belki de mutlusunuz...

Ne diyor Viktor E. Frankl: &quot;İnsanın eşsiz fırsatı yükünü sırtladığı güzergahtır.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86333</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa898535-3a28-4c8c-90ba-73fead2c7e1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanın Çocukları</image:title>
            <image:caption>Günümüz bilimkurgu ve fantastik edebiyatının en üretken ve yaratıcı yazarlarından Adrian Tchaikovsky, insanlığın dünyaya dönüştürülmüş bir gezegendeki hayatta kalma savaşının destansı hikâyesi Zamanın Çocukları ile Arthur C. Clark ödülünün 30. yılında en iyi roman ödülünü kazandı.
İnsan ırkından geriye kalanlar ölmekte olan bir dünyayı terk edip yeni bir yuva aramak için umutsuz bir yolculuğa çıktılar. Atalarının yıldız haritalarını takip ederek geçmiş çağlardan kalma müthiş bir hazineyi – dünyaya dönüştürülmüş ve insan yaşamı için hazır hale getirilmiş bir gezegeni keşfederler.
Ancak bu yeni Cennet bahçesinde her şey iyi gitmez. Gezegen el değmemiş ve boş bir halde onları beklemiyor. Yeni efendiler onu bir sığınaktan insanlığın en büyük kâbusuna dönüştürdü.
Gezegenin mevcut sakinleriyle insanların kurduğu iki medeniyet birbiriyle çarpışma halinde. Her ikisi de neler yapabileceklerinin sınırlarını zorluyor. Bu yeni dünyanın gerçek mirasçıları kimler olacak?
 
“Başından sonuna kadar tam bir keyif. Umulmadık derecede insani…”

Patrick Ness

“Parlak bir bilimkurgu ve olağanüstü bir dünya inşası.”
James McAvoy
“Büyük temaları birbirine bağlayan olağanüstü bir iş”
Financial Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86335</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24858bdb-74f8-4e6c-9633-449f32cc779d.jpg</image:loc>
            <image:title>Babil Simyası ve Kozmolojisi</image:title>
            <image:caption>Zihniyetler tarihine başlangıç niteliğinde olan bu çalışmada Eliade’nin odak noktası kadim Mezopotamya kültürüdür. Kadim ve kutsal yerler aynı zamanda doğumun, yaşam ve ölümün anlamlandırıldığı ilk merkezlerdir. Babil şehri Akkadcada “tanrının kapısı”dır ve doğaüstüyle kurulan bir perspektifi içerir. İnsanlığın kozmosa bakışını ve zihinsel gelişiminin arketipini yansıtan en iyi örneklerden biridir.
Eliade dinsel evrenin bir yorumbilgisini sunar. O, modern doğa bilimcilerinin ve dinler tarihçisinin çoğu zaman ihmal ettiği meselelerde daha duyarlıdır. Yepyeni bir yöntem ve kültür felsefesiyle, her türlü simge ve mitten yararlanarak insanın kozmosla kurduğu ilişkideki doğal ve saf gerçekliği yakalar. Sahici ve otantik bir ilişki biçimi ortaya çıkar. Doğayı tamamlayan insan içsel dinamiği ve yasaları keşfetmiş, böylelikle kendisini de tamamlamıştır… İlk uygarlıklarda hayata bakışın, çalışma ve inancın, nesne ve adların bugünden farklı
bir karşılığı bulunmaktaydı. Bu kitapta Babillilerin metalürjik törenleri, derin simya bilgileri, hekimlik ve büyü sanatları, madenlerin, taşların ve bitkilerin cinselliğinden söz edilmektedir. Dikkatli okurun gözünden ise Asya kozmolojisi ve Doğu kültürünün zenginliği kaçmayacaktır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86337</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30db582e-8033-4d26-a307-f74e9c5c83df.jpg</image:loc>
            <image:title>Çayırın En Tuhaf Yuvası</image:title>
            <image:caption>Kuşlar sırayla gelip yuvadaki bu tuhaf aileye bakıyordu. Kimileri onlara mutlulukla gülümsüyor ya da şaşkınlıkla bakıyor, kimileri de kızgınlıkla söyleniyordu. Böyle bir şey olabilir miydi! Üç benzemez aynı yuvada yaşayamazdı! 

  Yoksa, yaşayabilir miydi? Minik Serçe, Kırlangıç ve Yavru Guguk Kuşu&apos;nun, üç &apos;benzemezin&apos; aynı ailede buluşmasına, ne engel olabilirdi ki? Çağdaş edebiyatımızın ödüllü yazarlarından Ahmet Büke, bu kitapta aile olmak ve birlikte bir yaşam alanı kurmak üzerine, doğanın kendi mucizelerinden doğan sevgi dolu bir öykü anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86338</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7fa806c-94dc-497c-bdcc-d2143c783136.jpg</image:loc>
            <image:title>Felatun Bey ile Rakım Efendi (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“... Felatun Bey ile Rakım Efendi benim birçok kere çok severek okuduğum, Ahmet Mithat’ın romanına ilk başlangıç yapmak isteyenler için de ideal olduğunu düşündüğüm bir roman.”
-Nüket Esen-
İki farklı karakter olan Felatun Bey ve Rakım Efendi, on dokuzuncu yüzyılın son çeyreğinde Osmanlı İstanbul&apos;unda karşımıza çıkar. Felatun Bey, Batı ile Doğu kültürünü tam bilmeyen, züppe, şımarık ve savurgan bir karakterken, Rakım Efendi hem Doğu hem Batı kültürünü kendince harmanlayan, çalışkan, gelenekçi ve tutumlu bir insandır. Bu iki karakter, roman boyunca kendilerini bazen komik, bazen düşündürücü olayların içinde bulur.
Ahmet Mithat bu romanda, kurguladığı iki farklı karakter üzerinden on dokuzuncu yüzyıl sonu Osmanlı toplumunda Batı tarzı modernleşmenin etkisiyle yaşanan değişimleri ve çelişkileri abartılı bir şekilde kaleme alır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86339</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c67c4e78-1b91-4a74-abf0-2742e93abf8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Isabelle</image:title>
            <image:caption>Gérard’ın araştırma yapmak için geldiği Quartfourche Şatosu, genç adamı romantik bir serüvene davet eder. Şatonun küçük sakini Casimir, geçmişe açılan bir kapının anahtarıdır. Gérard, çocuğun annesinin portresine tutkuyla âşık olur ve bu kadının evden ayrılışının ardındaki sır perdesini aralamaya girişir. Görünüşe aldanan hayalperestlerin bazı perdeleri açmaması gerektiğini öğrenecektir. Isabelle, köklü bir ailenin ve köklü bir şatonun çöküşlerini paralel olarak anlatan bir kısa roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86340</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92a89633-e84a-44a8-8ea9-66b1c5547c3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Eylül (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Suat ile Süreyya evli ve mutlu bir çifttir. Yaz için Boğaziçi’nde bir yalı kiralayan bu çifti, hem akrabaları hem de yakın dostları olan Necip sık sık ziyaret eder. Necip, Suat’ı diğer kadınlardan farklı görerek ona hayranlık duymaya başlar ve zamanla bu hayranlık artık vazgeçemeyeceği bir aşka dönüşür. Bu aşk, her birinin yaşamında büyük felaketlere neden olacak çıkmazları da beraberinde getirir.
“İlk psikolojik roman” olarak nitelendirilen Eylül’de Necip ile Suat’ın iç dünyalarına, bunalımlarına, dünya görüşlerine, çelişkilerine, gelgitlerine, çaresizliklerine ve yaşadıkları yasak aşkla toplumun ahlaki değer yargıları arasında kalmalarına geniş bir şekilde yer veren Mehmet Rauf, karakterlerin ruh hâllerini de uzun çözümlemelerle tahlil eder.
Mehmet Rauf’un bu romanı, Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde araştırma görevlisi olan Ayşegül Pomakoğlu tarafından yayına hazırlanmıştır. Editörlüğünü ise yine aynı bölümden öğretim üyesi Tülay Gençtürk Demircioğlu gerçekleştirmiştir. Yaklaşık yüz yirmi yıl önce kaleme alınmış olan eserin bu baskısı, dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanarak yayına hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86341</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af94b92d-b514-48a7-9700-1cae46c4ce51.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk-ı Memnu (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Boğaziçi’nde Melih Bey takımı diye bilinen aileden Firdevs Hanım’ın genç ve güzel kızı Bihter, refah bir yaşam sürmek arzusu içinde ve biraz da annesine inat olarak iki çocuk sahibi, kırklı yaşlarındaki Adnan Bey’le evlenir. Fakat bu evlilikte aradığını bulamayan ve yaşamındaki eksiğin aşk olduğuna inanan Bihter, kocasının çapkın yeğeni Behlül’le bir ilişki yaşamaya başlar. Bu yasak aşk, Adnan Bey’in yalısında öngörülemeyecek büyük felaketlere yol açacaktır.
Halit Ziya Uşaklıgil’in en başarılı romanlarından biri olarak görülen Aşk-ı Memnu’da yazar, kahramanların iç dünyalarını, duygularını ayrıntılı olarak tahlil ederek çözümlemelerde bulunmuştur. Kuvvetli bir dilin kulllanıldığı, dış dünyanın canlı ve gerçekçi bir şekilde tasvir edildiği roman, Türk edebiyatındaki gerçekçi romanlardan biri olarak görülmektedir.
Halit Ziya Uşaklıgil’in bu romanı, doktorasına devam eden Ceyda Yüksel tarafından yayına hazırlanmıştır. Editörlüğünü ise Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden öğretim üyesi Tülay Gençtürk Demircioğlu gerçekleştirmiştir. Eserin bu baskısı, dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanarak yayına hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86342</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66e84823-c4ac-44a8-a836-bf65fa6f2d39.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğrenci Kız</image:title>
            <image:caption>Bir okurunun kendisine gönderdiği günlüklerden esinlenerek yazdığı Öğrenci Kız’da Osamu Dazai Tokyo banliyösünde yaşayan isimsiz bir genç kızın bir gününü anlatıyor. Aklına takılan şarkıları, yolda düşündüğü ve gördüklerini, günlük yaşama dair ayrıntıları ve içten içe duyduğu hüznü büyük bir başarı ve empatiyle resmetmeyi başarıyor. 
 
Yaşama hep çarpıcı bir dürüstlükle bakmış olan Dazai’nin bu uzun öyküsü, gençlerin sesini ve düşüncelerini çekinmeden aktaran ilk modern yapıtlardan biri. 
 
 
“Dazai aristokrat bir serseriydi, kendi deyimiyle bir suçluydu ve yine de perhizdeki bir kâtip gibi, kendini dizginleyerek yazdı.” 
 
Patti Smith</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86343</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8802379-d441-4d35-9f53-3d592442cb1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Libya Türkiye’nin Denizden Komşusudur</image:title>
            <image:caption>Doç. Dr. Cihat Yaycı’nın, kaleme aldığı &quot;Libya Türkiye&apos;nin Deniz&apos;den Komşusudur&quot; kitabının birinci basımı Yunan basınında ciddi tepki topladı. Şimdi Kırmızı Kedi Yayınevi etiketiyle kitabın ikinci baskısı okuyucuyla buluşuyor. 

Doğu Akdeniz meselesi tırmanma eğilimi taşıyan bir sorun olarak güncelliğini korumaktadır. Bu açıdan bakıldığında dış politika çalışmaları yapan kişilerin Libya’ya gerekli önemi vermesi öncelik taşımaktadır. 

Libya ile yapılan deniz yetki alanları sınırlandırması anlaşması ile Türkiye’nin eli güçlendi. 
Bu kitapla, yakın dönemde Doğu Akdeniz’de meydana gelen gelişmeler, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatleri, bu hakların hukuki temelleri okuyucuya sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86344</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f65ac6e3-1357-4a92-a1dc-02c70309d704.jpg</image:loc>
            <image:title>Okula Hazırlanıyorum - Dikkat</image:title>
            <image:caption>Hadi Başlayalım! Eşleştirme, sıralama ve boyama etkinliklerini yaparken hem eğlenecek hem de dikkat toplama konusunda kendini geliştireceksin! 
Çocuklar, okul öncesi dönemde çok yönlü alıştırma ve etkinliklerle zihinsel beceri, konsantrasyon yeteneği ve kalem tutma becerilerini geliştirirken okula hazırlık için büyük bir adım atacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86345</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6bd61e1c-be54-4c54-bfa2-19bf4d7f7ba8.jpg</image:loc>
            <image:title>Okula Hazırlanıyorum - Kavramlar</image:title>
            <image:caption>Hadi Başlayalım! Mevsimler, zaman ve yön bulma etkinliklerini yaparken hem eğlenecek hem de kavramları pekiştireceksin! 
Çocuklar, okul öncesi dönemde çok yönlü alıştırma ve etkinliklerle zihinsel beceri, konsantrasyon yeteneği ve kalem tutma becerilerini geliştirirken okula hazırlık için büyük bir adım atacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86346</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/558fc1c8-a9d1-4a73-b512-5818f8fcfd94.jpg</image:loc>
            <image:title>Okula Hazırlanıyorum - Sayılar</image:title>
            <image:caption>Hadi Başlayalım! Eşleştirme, fark bulma ve boyama etkinliklerini yaparken hem eğlenecek hem de sayıları tanıyacaksın! 
Çocuklar, okul öncesi dönemde çok yönlü alıştırma ve etkinliklerle zihinsel beceri, konsantrasyon yeteneği ve kalem tutma becerilerini geliştirirken okula hazırlık için büyük bir adım atacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86347</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86c5cdfa-a5d5-4d84-8ffd-bb6ddb317ea6.jpg</image:loc>
            <image:title>Dava</image:title>
            <image:caption>Biri Josef K.’ye iftira attığı için bir sabah birdenbire tutuklandı. 
Her sabah saat sekize doğru kahvaltısını getiren pansiyon sahibi Bayan Grubach’ın hizmetçisi o sabah etrafta görünmemişti. Böyle bir şeyle ilk defa karşılaşıyordu. K. Biraz daha bekledi, kafası yastıkta, yattığı yerden karşı evdeki yaşlı kadını izledi, tuhaf bir merakla kendisini gözetliyordu kadın. Ama derken bir açlık ve tedirginlik duygusuyla zile bastı. Hemen kapı çalınıp şimdiye kadar pansiyonda hiç görmediği bir adam girdi içeri; ince, uzun boylu ama güçlü yapılıydı. Üzerine tam oturmuş siyah bir giysi vardı üstünde. Gezilerde giyilen elbiseler gibi çeşitli pileler, cepler, tokalar, düğmeler ve bir kemerle süslenmişti. Bu yüzden ne diye giyildiği çok anlaşılmamasına rağmen hayli pratik bir görünüşü vardı. “Siz kimsiniz?” diye sordu K. ve hemen yatakta yan doğrulup oturdu. Ama adam odadaki varlığının itirazsız kabulü gerekiyormuş gibi duymazdan geldi soruyu ve sadece “Zile siz mi bastınız?” dedi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86348</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8e31d79-9781-4bd2-889a-1bda1fdcb092.jpg</image:loc>
            <image:title>Mühendis Olacağım</image:title>
            <image:caption>GERÇEK BİR MÜHENDİS OLMAK İÇİN BİLMEN GEREKENLER 

MÜHENDİS OLACAĞIM 

Kısa ama öz bilgilerle dolu bu kitap yaratıcılık, özenli olmak ve sorunları çözebilmek gibi MÜHENDİSLİK için gerekli olan becerileri öğrenmeni sağlayacak. Basit görevleri yerine getir ve farklı mühendislik türlerini keşfedip mühendis gibi düşünmeyi öğrenirken, pratik deneyim kazan. Bu seri, çocukları STEM konularına ve onlarla bağlantılı muhteşem mesleklere ilgi duymalarını sağlar. Çocuklar mühendislikten astronotluğa birçok meslek için gerekli bilgi ve becerilerin neler olduğunu öğrenecekler. STEM eğitimi, fen (science), teknoloji (technology), mühendislik (engineering) ve matematik (mathematics) gibi dört önemli disiplinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan bir öğretim modeli olarak tanımlanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86349</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89d2662f-29d8-44c8-a87c-efa09e335720.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağlar Sonbaharda - İlk Okuma Kitabım</image:title>
            <image:caption>Çağlar bir sonbahar gününde en yakın arkadaşı Pelin ve onun annesiyle ormanda yürüyüşe çıktı. Eve döndüklerinde, Pelin’le topladıkları kuru yapraklar, kestaneler ve meşe palamutlarından neler yaptılar neler. Birkaç gün sonra da abisiyle uçurtma uçurdular. Çağlar sonbaharı çok seviyordu, bu mevsimde yapılacak ne çok şey vardı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86351</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/325c977c-2991-47c8-af33-faba0d897cd6.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizi Keşfet - Dünyayı Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Denizlerde hangi hayvanlar yaşar? Kumullar nasıl oluşur? Kaptanlar yönlerini nasıl bulur? Palyaço balıkları nerede yaşar? Okyanusların derinliklerinde neler vardır? Denizleri birlikte keşfedelim mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86352</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31a1ab42-97e1-43dc-8056-e07f2efaeeb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Fazlası Zarar</image:title>
            <image:caption>Can koleksiyon yapmaya bayılıyordu. Uzayda dolaşırken bulduğu her şeyi topluyordu. Kendisi gibi koleksiyon seven bir de arkadaş bulunca, yaşamı mükemmel oldu. Artık arkadaşıyla birlikte uzayda gezip, güzel eşyalar topluyor,  koleksiyonlarının keyfini çıkarıyorlardı.  Sonra bir anda olaylar çığırından çıktı. Çocukların dünya görüşlerine katkı sağlayacak, eğlenceli bir öykü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86353</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/983cbd5d-d8c5-4d55-92dd-c4378f96c4dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Dönüşüm</image:title>
            <image:caption>Bir sabah tedirgin düşlerden uyanan Gregor Samsa, kocaman bir böceğe dönüşmüş buldu kendini. Bir zırh gibi sertleşmiş sırtının üzerinde yatıyor, başını biraz kaldırınca yay biçiminde bölmelere ayrılmış bir kalkan gibi duran kahverengi karnını görüyordu. Bu karnın tepesindeki yorgan, her an kayıp tamamen yere düşmeye hazırdı ancak zar zor tutunabilmekteydi. Vücudunun kalan bölümüne oranla acınacak kadar cılız bir sürü bacakçık, ne yapacaklarını şaşırmış, gözlerinin önünde aralıksız yanıp sönüyordu. 
“Bana da ne oldu böyle?” diye düşündü. Gregor Samsa. Hayır! Rüya falan değildi. Odası, biraz fazla küçük ama tam olarak bir insan odasıydı ve alışkın olduğu dört duvar arasında sessiz sakin duruyordu. Ambalajlarından çıkarılmış kumaş örneklerinden bir koleksiyonun yayıldığı masanın üzerindeki duvarda (Samsa bir firmanın pazarlamacılığını yapıyordu) kısa süre önce resimli bir dergiden kesip altın yaldızlı şirin bir çerçeveye geçirdiği bir resim asılmıştı. Başında kürk şapka, boynunda yılan biçimindeki uzun kürk atkıyla dimdik oturmuş bir kadın, kollarının dirsekten aşağısının kaybolduğu ağır bir manşonu yukarı kaldırarak seyircilere doğru uzatmıştı resimde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86354</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a85dce81-f655-4d7f-90f8-79aadf664d8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Babaya Mektup</image:title>
            <image:caption>Kafka’nın babasına gönderilmesi amacıyla yazdığı ancak alıcısının eline hiçbir zaman geçmeyen bu mektup, Kafka’nın yakın dostu Max Brod tarafından 1950’lerin başında toplu eserlere dâhil edilmiştir. 
Kasım 1919 tarihinde yazıldığı tahmin edilen, el yazısıyla yaklaşık yüz sayfa olan Kafka’nın mektubu üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Kafka, mektubun başlarında babasının kişiliğinden ve kendi varoluşu üzerindeki etkisinden söz etmektedir. İkinci bölümde, sıradan bir baba-oğul ilişkisi, mektupta giderek baba ile oğul arasındaki çatışmaya dönüşür ve bu çatışmanın Kafka’da açtığı psikolojik yaraları işaret eder. Üçüncü bölümdeyse Kafka’nın babasına açıkça yönlendirdiği suçlamalar görülmektedir. 
Kafka, mektubun ilk cümlelerinde babasına karşı hissettiği korku ve çekince nedeniyle mektubu yazarken fazla net olamayacağını belirtmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86355</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7477067-28a1-4f5f-842e-edac7b63f559.jpg</image:loc>
            <image:title>İleri Köy Peşinde</image:title>
            <image:caption>Samsun Lâdik Akpınar İlköğretmen Okulundan 1964’te köycülük idealleriyle dolu olarak mezun olan Zeki Sarıhan, 1965-1967 yılları arasında Fatsa’daki köy öğretmenliği sırasında arkadaşlarıyla birlikte bunları hayata geçirmeye uğraşıyor. Türkiye’nin tek köy gazetesi İleri Köy’ü yönetiyor. Köylü hareketleri içinde yer alıyor. 1961 Anayasası’nın sağladığı özgürlük ortamında Türkiye’de halk hareketleri yükselmektedir. Fatsa köylüleri, Yol Yürüyüşü ve Yoksulluk Yürüyüşü ile, tefeciliğe ve Amerikan emperyalizmine karşı bildirilerle dikkatleri üzerine çekiyorlar. 
 
Genç bir devrimcinin kendini yetiştirme çabası ve halka hizmet heyecanını ilgiyle okuyacağınızı sanıyoruz. Bu kitap hem Fatsa yerel tarihine, hem o yıllarda ülkedeki sosyal mücadele tarihine bir katkı olarak ele alınmalıdır. 
İçindekiler ; 
Fatsa’ya Atanmam 
Yassıtaş Öğretmeni   
Ertan Sarıhan 
İleri Köy Gazetesi       
Fatsa Fikir Kulübü      
“İleri Köy” Yayına Başlıyor     
Tabiatın Cömert Sofrasına Birlikte Oturmak 
Açık Oturum Kavramının Köye Girişi Köy Kitaplıkları Açmak
Köye İlaç         
Köyde Kooperatif       
Örnek Muhtarlar Seçimi        
Birinci Okullar Arası Kültür Şenliği    
Doğu ve Güneydoğu Gezisi 
İkinci Okullar Arası Kültür Şenliği      
Köycü Oktay  
Yaşar Cankoçak ve Gülten Akın       
Bir Kıskançlığın Sebep Olduğu Durum        
Tefeciliğe Karşı Bildiri            
Doğaya Bağlanış        
Öğrencilerden Anılar  
İkinci Yurt Gezisi 
Türkiye’de İlk Köy Yürüyüşü  
Yoksulluk Yürüyüşü   
Siirt’e Sürgün Kararı   
Yeni Bir Çevre: Gazi Eğitim   
Şubat Tatilinde Fatsa’da        
Amerikan “Gâvur”una İhtar    
Fatsa’daki Köycülük Hareketi Gazi Eğitim’e Taşınıyor         
1968 Yazında Köycülük Çalışmaları 
Bitiriş   
Dizin    
Albüm</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86356</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc5557b1-bf32-4f8a-a484-c7e3e8d45c2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Olduğun Gibisin</image:title>
            <image:caption>Sen olduğun gibisin Ponpon, 
Ben seni olduğun gibi seviyorum! 
Bak ben sana bir sır vereyim… 
Biri sana senin hakkında bir şey dediğinde 
sana kendisi hakkında da bir şey söylemiş olur.   
Pozitif ve şiddetsiz iletişim hakkında harika bir hikaye. 
LE PELERIN 
Küçüklerin birbirini anlamasına ve çatışmalarını şiddetsiz iletişim aracılığıyla çözmelerine yardımcı olacak, pedagojik açıdan güçlü bir hikaye. Hem küçüklere, hem büyüklere! LA CLASSE MATERNELLE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86357</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3e5e6bb-d51f-4dc0-bd67-6167e7de2720.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim Sosyolojisi</image:title>
            <image:caption>Gelişmiş toplumların en önemli özelliklerinden birisi, yetişmiş ve yetkin insan profilini oluşturmak ve bu profile uygun insanlar yetiştirmektir. Bu sayede toplumlar kendisi için gerekli olan gelişimi ve değişimi sağlıklı bir şekilde yakalayabilecek ve kendisini geleceğe sağlıklı bir şekilde taşıyabilecektir. Bunun için de toplumların eğitime önem vermesi ve eğitilmiş insan yetiştirilmesi için çaba sarf etmesi gerekmektedir. Çünkü toplumların geleceği bu çabalarla belirlenecektir. Bu bağlamda iyi yetiştirilmiş bireyler aynı zamanda topluma yapılacak bir yatırım olacaktır. Dolayısıyla bireylerin yetiştirilmesi hem topluma hem de o toplumun eğitim anlayışına bağlıdır.

Bireylerin yetişmesinde sadece içinde bulunduğu toplum ve aile etkili olmamaktadır. Bireylerin yetişmesinde etkili olan birçok kurum ve kuruluş bulunmaktadır. Onun için toplum ve ailenin yanı sıra bu kurum ve kuruluşların, bireylerin yetişmesine katkı sağlayacak şekilde dizayn edilmesi ve donanımlı hale getirilmesi gerekmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86358</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c0982dd-567f-444a-938f-d808ecee7fc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaktüs ve Lavinia</image:title>
            <image:caption>Bartıncığım, dilediğin gibi yaşa. Bizim olayımız sevgi ve yaşamak. Ondan bu kadar yaşam geçiyor satırlarımda. Yarına uyanmayacak gibi hızlı yaşa. Çünkü Alar, uyanmasını istediğin bir güne yüksek ihtimalle uyanmadı ki bunu okuyorsun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86359</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9739257-97bb-4921-befe-bc53701dcb9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Diplomatik Müzakereler</image:title>
            <image:caption>Soğuk Savaşın bitişiyle birlikte uluslararası ilişkiler alanındaki akademik kuramlarda ve diplomatik müzakerelerde değişimler yaşanıyor. Bu değişimler, bir taraftan eski alışkanlıkların birer zihniyet dünyası haline gelmesinin, diğer taraftan yeni siyasal davranış kalıplarının gözden geçirilmesini gerektirecek kadar kilitlenmelere ve doğal olarak da krizlere yol açıyor. Elinizdeki kitap, bu davranış kalıplarını örneklerle açıklayarak dünyanın ve ülkemizin önümüzdeki yıllarda ihtiyacı olacak zihniyet değişimine nereden başlanmasını akademik açıdan ortaya koymaya çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86360</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1a39022-9d4e-4f09-aa62-f0f49ade5c75.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat ve 21. Yüzyıl</image:title>
            <image:caption>Giorgio Agamben, &quot;Çağdaş Nedir?&quot; isimli çalışmasında şu soruları sorar, &quot;Kimin ve neyin çağdaşlarıyız?&quot; &quot;Çağdaş olmak ne anlama geliyor?&quot;
O halde öncelikle bu soruların cevabını bulmamız gereklidir.


Her medeniyet kendi kültürünü, her kültür kendi sanatını doğurur ve yaşatır. Sanat, hem kültürler arasında hem de dönemler arasında farklılıklar göstermiş, bu farklılıklar sonucunda birçok akım ve anlayış var etmiştir. Bu gün ise sanatın duygusal ve düşünsel etkileme gücüne sahip oluşu belirleyici bir rol oynamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86361</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/462b2379-9118-4ccf-962e-6f533b36e548.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne 3</image:title>
            <image:caption>Artık on sekiz yaşına basmış Anne Shirley, üniversiteye gitmek için GreenGables’tan ayrılmak üzeredir. Acaba üniversite hayatına uyum sağlayabilecek midir, yoksa bu yabancı yerde yapayalnız mı kalacaktır? 
 
Anne’in bu endişeleri, eski dostları Priscilla Grant, GilbertBlythe ve Charlie Sloane’nun da Redmond’a gelmesiyle biraz olsun azalır. Bu dörtlü çok geçmeden yeni dostlar edinir ve kendilerini bir cümbüşü andıran üniversite hayatının içinde bulurlar: Sınavlar, yarışmalar, geziler, davetler ve yeni aşklar! Güzelliği ve zekâsıyla birçok genç erkeği büyüleyen Anne, düşlediği o büyük aşka sonunda kavuşabilecek midir? 
 
Yayımlandığı ilk günden itibaren çok sevilen ve defalarca ekrana uyarlanan Yeşilin Kızı Anne serisinin üçüncü kitabında, L. M. Montgomery, aşk, üniversite hayatı, özgürlük ve ölüm temalarını odağına alıyor ve bu kitabı Anne gibi yaşamı güzelleştiren hayalperest, güçlü genç kadınlara adıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86362</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7839bf09-4a67-4c0d-bf27-bf7521f14b42.jpg</image:loc>
            <image:title>Alışveriş Merkezinde Yaşayan Adam</image:title>
            <image:caption>Gözlerini vitrinlerden kendine çeviren bir adamın hikâyesi 

Kurmaca dışı kitaplarıyla tanınan Özgür Taburoğlu, Alışveriş Merkezinde Yaşayan Adam&apos;la, sosyal bilimlerin üzerine etraflıca kafa yorduğu meselelerini bu kez kurmacanın imkânlarından yararlanarak ele alıyor ve deyim yerindeyse bir &quot;ara biçim&quot; deniyor.

Yazar, modern insanın maneviyat arayışını; hayatını kalabalık bir alışveriş merkezi içinde, kimsenin yolunun düşmediği bir &quot;ara mekân&quot;da sürdürmeye başlayan isimsiz bir adamın alışılmadık girişimi üzerinden anlatıyor. 

Okurunu gerçeklik kaygısı taşımayan bir anlatıyla karşı karşıya bırakan Taburoğlu; alışveriş merkezinin simgelediği tüketim, gösteriş, yapaylık eksenindeki yaşantıya karşı &quot;Yavaşlık Felsefesi&quot; aracılığıyla ulaşılabilecek alternatif bir varoluş biçiminin olup olmadığını sorguluyor.  

İsimsiz bir adam, bir akşam, bilinmeyen nedenlerle alışveriş merkezinden başka kalacak yeri olmadığını ve orada kendisine bir hayat kurması gerektiğini fark eder. Issız adaya düşen adamın dramını tersinden yaşayan karakter, canlı cansız her varlığın üst üste yığıldığı bu yerde, sadece hayatta kalmak için değil, mutlu olmak için de türlü deneyler yapar. Bu karmaşa içindeki büyüleyici zenginliği daha iyi duyabilmek için yavaşlık felsefesini öğrenmeye çalışır. Ama yavaşladıkça başına gelenlere karşı direnç gösteremez hâle gelir; mizacını savunamaz, olaylara karşı eylemlerle cevap veremez. İçine kapandığı yeri ve mevcut işleyişi edilgen bir şekilde seyretmekten fazlasını yapamaz. Aklını yitirmiş bir insan olarak, yer ve zamandan bağımsız, bilinçdışı bir dünyanın ortasındadır artık…

Alışveriş Merkezinde Yaşayan Adam, okurlarını, fiziki daralmaya karşılık ruhun ve aklın genişlediği; duyuların, alışkanlıkların ve sınırların yer değiştirdiği, biçimlerin bozulup yeniden kurulduğu bu yeni varoluş deneyimine tanık olmaya çağırıyor ve bizi, hapsolduğumuz yapılar içerisinde soluk alacak delikler açmaya davet ediyor.

&quot;Başkalarına, bir yara şeklinde de olsa, içimizde yer açmak, bizi rehin alacaklarını bilsek bile sahici bir varoluşun temeli değil midir?&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86363</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a5a24c2-58ae-45af-b3f4-4a1289f61c2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dodo - Kral Koca Göbek</image:title>
            <image:caption>Sence birlikten kuvvet doğar mı? 
Sence de hayat el ele verince daha güzel olmaz mı? 
Öyleyse yeni arkadaşın DODO’nun maceralarını hemen okumaya başla! 
Hadi, pozitif ve duygusal kahramanımız DODO ile tanış!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86364</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/729b2d0e-34c0-4841-9724-14574de879b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Dodo - Mangır ile Şangır</image:title>
            <image:caption>Senin için de paylaşmak zor mu? 
Peki ya paylaştığın zaman sen de daha mutlu oldun mu? 
Öyleyse yeni arkadaşın DODO’nun maceralarını hemen okumaya başla! 
Hadi, pozitif ve duygusal kahramanımız DODO ile tanış!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86365</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/009b33a5-7816-4cc3-9656-880300bcf482.jpg</image:loc>
            <image:title>Dodo - Perde Ruhi</image:title>
            <image:caption>Sence de hayatta herkesin bir rolü var mı? 
Sence de asıl önemli olan rolünü en iyi şekilde oynamak mı? 
Öyleyse yeni arkadaşın DODO’nun maceralarını hemen okumaya başla! 
Hadi, pozitif ve duygusal kahramanımız DODO ile tanış!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86366</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19a2b77a-b60d-4436-8886-1dcfe0d2c5f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Benden Kaçmaz 4’LÜ Set</image:title>
            <image:caption>*BAK *GÖR *BUL *SAY *YAZ 
Görsel algı ve dikkat gelişimi; görsel hafıza, görsel ayrım ve göz-hareket koordinasyonu sağlamada çok önemli bir yer tutar. Bu sayede görünenin anlaşılması ve yorumlanması mümkün olur. Beyinde bu yetilerin geliştirilmesi ve üst düzeye çıkarılması çocuğa verilen eğitimle yakından ilişkilidir. 
Algı ve dikkat fonksiyonların gelişimi, beyin ve onun nöral bağlantıları zorlanarak ve çalıştırılarak güçlendirilebilir. Bu amaçla, BENDEN KAÇMAZ 4’LÜ SET - Odaklanma, Algı-Dikkat ve Konsantrasyon Bulmacaları’nı hazırlamış bulunmaktayız.  Bir kerede birden fazla unsura dikkat etmek ve odaklanmanın gerektiği bulmaca içerikleriyle çocukların görsel odaklanma, konsantrasyon, algı, dikkat ve matematik becerilerinin gelişimine büyük katkılar sağlayacaktır
BENDEN KAÇMAZ 4’LÜ SET’te Yer Alan Kitaplar: 
1.  KITALAR VE HAYVANLARI, 32 sayfa, renkli 
2.  MASAL KAHRAMANLARI, 32 sayfa, renkli 
3.  SEVİMLİ EVLER, 32 sayfa, renkli 
4.   ÇILGIN TAŞITLAR, 32 sayfa, renkli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86367</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f5663c6-157a-4f2d-bce4-78d27f93d13f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Markalarının En Etkili Uluslararası Pazarlama Yöntemleri</image:title>
            <image:caption>Neden Pazarlama Stratejisi Oluşturulmalı? 
EN ETKİLİ PAZARLAMA STRATEJİLERİ 
Hesap Bazlı Pazarlama 
Marka Pazarlaması 
Bağlam Pazarlaması 
Sohbet Pazarlaması 
Tartışmalı Pazarlama 
Etkinlik Pazarlaması 
Gelen Pazarlama 
Etkili Kişi Pazarlaması 
 
Interaktif Pazarlama 
Çok Kültürlü Pazarlama 
Doğal Pazarlama 
Kişiselleştirilmiş Pazarlama 
Kişiselleştirilmiş Pazarlamanın Faydaları 
Ürün Pazarlaması 
Kişisel Alan Pazarlaması 
İlişki Pazarlaması 
Arama Motoru Pazarlaması 
Sosyal Medya Pazarlaması 
Gizli Pazarlama 
Video Pazarlama 
Sesli Pazarlama 
Ağızdan Ağza Pazarlama</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86368</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29fbbe94-df8c-4169-aed7-14736fbab314.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Bilimler Perspektifinden Güç (Cilt I)</image:title>
            <image:caption>Politik Yeti ve Güç İlişkisi –  Gizem Taşkın, Erkan Taşkıran 
 
Örgütün Karanlık Yüzü – Özlem Altındağ 
 
Kamu Yönetiminde Liderin Güç Kullanımı ve Beşeri Sermaye İlişkisi – Şerafettin Erten, İbrahim Türkmen, Barış Sardoğan 
 
Finansal Güç Unsuru Olarak Finansal Yapı ve  Ekonomik Büyüme – Hakan Bal, Sıtkı Sönmezer 
 
Finansal Güç Göstergesi Olarak Şerefiye  - Salih Tutar, Batuhan Medetoğlu 
 
 
Ekonomik Güç Unsuru Olarak  Ülke Lojistik Performansının Temel Ekonomik Göstergeler Üzerine Etkisi – Hakan Emanet 
 
Rekabet Gücü Bağlamında Uluslar arası Ticaret ve Ekonomik Büyüme: BRICS – T Ülkeleri Üzerine Bir Analiz – Mustafa Batuhan Tufaner 
 
Bir Yumuşak Güç Unsuru Olarak Güç Diplomasisi – Melek Özlem Ayas 
 
Sendikalaşma ve Emek Payı İlişkisi Üzerine: Üretim ve  Güç Kavramları Bağlamında Amerika Birleşik Devletleri  Örneği -  Onur Özdemir 
 
Devlet Gücünün Kullanımında Kuvvetler Ayrılığı İlkesi ve Yargı Organı – İbrahim Korkmaz 
 
Sanat ve Güç İlişkisi : Aytül Papila 
 
Medya Okuryazarlığı ve Gücün Dönüşümü: Evin Doğan, Asuman Kutlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86369</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c1362ed-d292-43a0-88ce-fa9766670f68.jpg</image:loc>
            <image:title>Financial and Managerial Issues in Multınational Enterprises</image:title>
            <image:caption>CONTENTS 
BIBLIOGRAPHİC RESEARCH ON FINANCIAL PROBLEMS OF MULTINATIONAL CORPORATIONS,: TURKİSH LITERATURE EXAMPLE – Murat Berberoğlu 
 
COMPARISON OF THE RELATIONSHIP BETWEEN THE BOARD STRUCTURES AND FINANCIAL FAILURES OF MULTINATIONAL AND NON-MULTINATIONAL CORPORATIONS: AN ANALYSIS OF THE BIST INDUSTRIAL INDEX – Adem Ruhan Sönmez 
 
THE RELATIONSHIP BETWEEN FINANCIAL RISK SITUATIONS AND MARKETVALUES OF MULTINATIONAL ENTERPRISESS: AN APPLICATION ON TRANSFORMATION, STORAGE, COMMUNICATION SECTORS IN TURKEY  - Mustafa Uysal, Zafer Adalı 
 
MULTINATIONAL ENTERPRISES’ EFFECTS ON THE PERFORMANCES OF THEIR SUBSIDIARY FIRMS: AN EMPIRICAL STUDY ON JOINT VENTURES IN TURKEY - Uğur UZUN, Osman KARAMUSTAFA 
 
THE EFFECT OF THE STRUCTURE OF THE BOARD ON FINANCIAL PERFORMANCE AS A STRATEGIC DECISION IN MULTINATIONAL ENTERPRISES: INSTITUTIONAL LOGICS AND LOCAL ADAPTATION THEORIES’ PERSPECTIVE - Ertuğrul KAROĞLU 
 
 
 
HUMAN RESOURCE MANAGEMENT, BUSINESS PERFORMANCE AND BALANCED SCORECARD IN MULTINATIONAL ENTERPRISES - Nihan BĐRĐNCĐOĞLU 
 
THE EFFECT OF INTERNATIONALIZATION ON WOMEN’S MANAGERIAL POSITIONS - Emrah KOPARAN 
 
 
FAVOURITISM IN HUMAN RESOURCE MANAGEMENT IN INTERNATIONAL ENTERPRISES - Polat YÜCEKAYA 
 
THE PROBLEM OF DETERMINING THE INTERNATIONAL STAFFING APPROACH IN MULTINATIONAL CORPORATIONS - Selcen SARI AYTEKİN 
 
FINANCIAL RATIO ANALYSIS THROUGH THE LEADING INTERNATIONAL STEEL COMPANIES - Ayşegül ŞEN YALÇIN, Metin KILIÇ 
 
STEEL INDUSTRY 
 
CONCLUSION</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86370</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f98ff36d-230f-4ba7-bdda-163e7dea902a.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikomotor Gelişim</image:title>
            <image:caption>1. PSİKOMOTOR GELİŞİME GENEL BİR BAKIŞ 
 
2. GELİŞİM 
 
3. GELİŞİM ALANLARI 
 
4. PSİKOMOTOR GELİŞİM 
 
5. PSİKOMOTOR GELİŞİM DÖNEMLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86371</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c54994bd-32c5-46b5-8e15-51b769342444.jpg</image:loc>
            <image:title>Hermeneutiğin Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Hermeneutik, felsefenin ve beşerî bilimlerin, en dikkat çeken, merak edilen, irdelenen ve tartışılan konuları arasındadır. Zira, anlamaya ve anlaşılmaya ilişkin hassasiyetlerimiz varlığımızın en aslî karakterlerinden biridir. Hermeneutiğin kalbinde, bir anlama, aktarma, anlaşılır hale getirme ve yorumlama sorunu yatar. Bu nedenle hermeneutik, sadece metodoloji tartışmaları bağlamında gündeme gelen bir konu değildir. Hermeneutiğin kadim tarihi düşünüldüğünde, metodoloji, hermeneutiğin çok küçük bir kısmını teşkil eder. Hermeneutiğin kökeninde her zaman insanın kendisi, yabancı bir ifadenin, söz veya mesajın anlaşılması problemi yer alır. İfadenin söz konusu olduğu her yerde, anlama, eksik anlama, anlamama veya yanlış anlama olagelmiştir. Bu bakımdan hermeneutik, insanın kendini ifade ediş tarzı ile mündemiçtir. İnsanın belli bir zaman sonra devraldığı bir yetkeyi değil, varoluşsal bir aidiyetini, birlikteliğini ve aracılığını yansıtır. Hermeneutiğin elinden çıkmış, yazılı ve sözel, her bir ifadenin yorumlanma teşebbüsü, anlamaya açılan bir penceredir. Bu yönüyle, hermeneutik, filozof, sosyal bilimci, yazar, sanatçı ve metinle vuku bulan bir diyalogdur.

Felsefî hermeneutiğe açılan bu pencere de hermeneutiğin devasa tarihine küçük bir bellek izi daha kazandırmak amacındadır; hermeneutiğin kıvrımlı patikalarında yön bulmayı kolaylaştıran, rehberlik eden bir iz, konuya ilgi duyan tüm öğrenciler ve araştırmacılar için faydalı olmasını umduğum, kısa, anlaşılır ve yol gösterici bir kılavuz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86372</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df4d03ab-4b06-4061-a15c-0747141774c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Dodo - Kalem Amca ve Silgirella</image:title>
            <image:caption>Senin için de yeni şeyler denemek zor mu? 
Yeni bir şey yapınca beğenilmemek seni de korkutuyor mu? 
Öyleyse yeni arkadaşın DODO’nun maceralarını hemen okumaya başla! 
Hadi, pozitif ve duygusal kahramanımız DODO ile tanış!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86373</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e33d914d-c2bd-4ccf-bc09-6cabff6f48a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayıkulak</image:title>
            <image:caption>Vay başıma, hay başıma; bir Ayıkulak çıktı karşıma... Devlet kuşu konsa başına, âşık olsa toprağına taşına... Bindi Berkut kuşuna... Yol bitecek gibi değil, eğil dağlar eğil!.. Bu masal unutulacak gibi değil... 
...Padişah kızı has bahçede gezinirken bir ayı alıp onu kaçırır. Arar, tarar kızı bulamazlar. Ayı, onu mağarasına götürür, kızın ayıdan bir oğlu dünyaya gelir. Çocuk insana, kulakları ise ayıya benzemektedir. Kız, çocuğun adını “Ayıkulak” koyar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86374</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9704753e-9768-477d-82f9-8a124187cd45.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocukluk Döneminde Matematik Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Alanda yapılan araştırmalarda, matematik eğitimine erken dönemde başlanmasının, özellikle erken çocukluk dönemi içerisinde elde edilen matematik kazanımlarının bireylerin ilerideki eğitim kademelerindeki başarılarını hatta mesleki yaşantılarını olumlu yönde etkilediği görülmektedir. Eğitim sistemimizdeki dönüşümün sağlanmasında erken çocukluk döneminin, çocuklara temel tutum, beceri ve davranışların kazandırıldığı dönem olmasıyla dolayısıyla matematik eğitimi açısından da başlangıç noktası olarak ele alınması gerekmektedir. Bu noktaada güncel literatür temel alınarak &quot;Erken Çocukluk Döneminde Matematik Eğitimi&quot; kitabı, özellikle eğitim fakültelerinin okul öncesi öğretmenliği lisans programlarında yer alan aynı adlı ders için hazırlanmıştır.

Kitap, hedef kitle olan öğretmen adayları başta olmak üzere bu konuya ilgi duyan okuyucular için çocuğun en büyük işi olan oyun temel alınarak hazırlanmıştır. Kitapta günlük yaşamda yakın çevreden başlayarak matematik kavram ve becerilerinin hiyerarşik yapısı bağlamında matematik dili kullanılarak (çocukların etraflarında gördükleri matematikleştirme yolları dikkate alınarak, öncelikle çocukların gelişimine yönelik kuramsal boyuttan yola çıkılarak; ebeveyn ve öğretmenlerin bu süreçteki yeri ve önemine, matematiğin diğer bilimlerle olan bağına (edebiyat, sanat, müzik, fen, vb.), çocuklarda matematik kavram ve becerilerinin gelişimine, bu konuda çeşitli çocukları tanıma ve değerlendirme yöntemlerine ve onlarla yapılabilecek etkinlik örneklerine yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86375</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e58141c7-29d6-4573-bd28-6237f8e8cc04.jpg</image:loc>
            <image:title>An Essential Guide For Listening And Pronunciation For Turkish Elt Students</image:title>
            <image:caption>With this textbook at hand, the author aims to provide an essential guide for the standardization of the content of Listening and Pronunciation courses whose syllabi are determined on individual basis by the instructors in charge in the English Language Teaching (ELT) Departments in Turkey. Listening and Pronunciation courses are taught as elective courses to improve and support pronunciation skills and listening comprehension of the pre service language teachers, which has been generally neglected in language teacher training. Therefore, this book is intended to serve as a practical guide for Listening and Pronunciation courses to be used at English Language Teaching (ELT) Departments.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86376</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/346fb68e-065f-4975-a94e-7103e76db324.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitimde Program Geliştirme</image:title>
            <image:caption>Program geliştirmede dikkat edilmesi gereken en önemli ayrıntı, bilimsel dayanaklarının bulunmasıdır. Programı geliştirirken sadece program içeriğinin konu alanında değil, eğitim bilimine ait felsefî, psikolojik, sosyolojik, tarihî, ekonomik, teknolojik gibi birçok alana ait bilimsel bilgi ve belgeden yararlanmak gerekir. Bu nedenle, program geliştirme süreci hakkında bilgi ve beceri kazanmak amacıyla çeşitli çalışmalar yapacak kişilerin, programın bu bilimsel temellerle olan ilişkisine hâkim olmaları gerekmektedir. Program geliştirme süreci hakkında önemsenmesi gereken diğer bir husus ise, programı oluşturan dört öge olan amaç, içerik, eğitim durumları ve sınama durumlarının özellikleri ve birbirleri ile olan ilişkileridir.

Ayrıca, gerek kuramsal temeller gerekse de dört ögeye yönelik bilgi ve becerilerin program geliştirme sürecine nasıl aktarılabileceği konusunda da yeterli uygulama tecrübesine sahip olmak gerekir. Bu kitapta, yukarıda değinilen kuramsal ve uygulamalı hususların ayrıntılı biçimde ele alınmış olması, kitabın en önemli özelliklerinden biridir. Kitabın her bölümünde, kuramsal bilgilerin yanı sıra bu bilgilerle ilgili uygulama örnekleri yer almaktadır. Böylece okuyucuya, hem program geliştirme sürecinin somut örnekleri sunulmaya hem de program geliştirmenin uygulamalı bir süreç olduğunun vurgusu yapılmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86377</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1760921-f82f-40dc-b0c0-a194d2f90012.jpg</image:loc>
            <image:title>Çınar Ağacı ve Yürüyen Köşk</image:title>
            <image:caption>1929 yazında İstanbul’dan Bursa’ya giden Atatürk, Yalova 
açıklarında sahilde gördüğü kocaman, yeşil mi yeşil çınar ağacından çok etkilenmiş ve yanına bir ev yapılmasını istemiş. Bu isteği üzerine hemen minik bir köşk yapılmış ve Atatürk yaz aylarını orada geçirmeye başlamış. 
Bir sonraki yıl çınarın dalları uzadıkça uzamış, bir de köşke değince, bahçıvan dalları kesmeye karar vermiş. Bunu gören Atatürk karşı çıkmış ve çok şaşırtıcı bir çözüm bulmuş: Köşkün yerini değiştirmek! Peki bu mümkün müymüş? 
 Araştırmacı yazar İlknur Güntürkün Kalıpçı, tarihte yaşanmış bu ilginç olayı çocuklar için hem masalsı bir dille anlatıyor hem de Atatürk ve doğa sevgisini vurguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86378</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76b32e62-b0ca-43ed-ba31-d19ca20e439a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendime Ait Bir Oda</image:title>
            <image:caption>Bir yazar ile bir örümcek arasında ortak noktalar nelerdir? 
Peki ya bir kız çocuğu ile Virginia Woolf arasındaki ortak noktalar? 
Bir yazar, bir örümcek ve bu kitabın okuru öykünün sayfaları arasında gezerken birbirlerinin yerine geçecekler; sadece birazcık özerklik ve özgürlükle gayet mutlu olunabileceğini keşfedecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86379</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16f447f8-9ee8-4e35-841f-f6d80467f1a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhammed Ali Amerika’ya Karşı 1966-1971</image:title>
            <image:caption>Muhammed Ali, 1960’ların sonlarında genç, başarılı, atılgan ve hayranlık duyulan biriydi, ancak bazı çekinceler vardı. Çok az insanın açık konuşabildiği bir dönemde cesur bir Afro-Amerikan genciydi. 
Köle ismi olduğu için Cassius Clay’i reddetti ve Müslüman olup Muhammed Ali ismini aldı. 
1966’da askere çağrıldığında dini ve vicdani nedenlerle orduya katılmayı reddetti ve ringdeki tüm karşılaşmalarından daha büyük bir kavgayı tetikledi. Muhammed Ali okun ucuydu, vicdani ret hareketinin somutlaşmış hali oldu. 
Haziran 2016’da Muhammed Ali’nin ölümüyle birlikte dünya bir kahramanı, bir ağır sıklet şampiyonunu, bir Olimpiyat madalyasını, bir ikonu ve Amerika’nın büyüklüğünü temsil eden bir adamı hatırladı. New York Times’ın çok satan yazarı Leigh Montville, Muhammed Ali Amerika’ya Karşı’da  derinlere gömülmüş bir hikâyenin büyüleyici tarihçesini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86380</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9d222db-fed6-4385-8c33-4c6dbc4585b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Acı Deniz</image:title>
            <image:caption>“Gidişleri özleyen bir Gülsun yaşıyor hâlâ içimde. Gurbet iklimlerinde üşümüş Gülsun’a inat yaşayan. Bu şehirden kimin için gidilirdi? Kime gidilirdi? Kime kaçılırdı? Lüks otellerin çay salonlarında, uzak diyarların iklimini kadehlerine karıştırıp yudumlayanlara dalıp gitmiş bir Gülsun. Kazanılan bir burs. Uzak diyarların iklimini koklatan... O kokunun karşısına annenin gözyaşları çıkar.
Babanın dudağı hayır demek için bile aralanmaz. Kız başına, tek başına gâvur memleketlerine gitmek...”
 
Fatma Barbarosoğlu gidemeyenleri, ne geldiği ne gittiği yere ait olamayanları, yarım kalmış aşkları, başkasının hikâyesinde acı bir hatıra olarak zapt edilmiş hayatları anlatıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86381</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12060de5-c73c-4e6b-9827-d00bd718e7c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Eşimin Eşi Yok</image:title>
            <image:caption>Bugüne kadar evlilik üstüne çok şey yazılıp çizildi. Kimi mukaddestir diye evliliği göklere çıkardı, kimi aşkı öldürüyor diye yerden yere vurdu, kimi de bol bol öğüt verdi.
Ben de hikâyesini yazmak istedim.
“Neden hikâye?” derseniz, şöyle açıklayabilirim: Ben hikâyelerin gücüne çok inanırım. Hikâyeler duyguları elle tutulur, akılda kalır bir hâle getirir. Yaşanmış olaylardan yola çıkarak yazdığım hikâyelerde pek çok kişinin kendinden bir parça bulacağına inanıyorum. Yazdıklarım; dertleriyle çareleriyle evlilikte mutluluk sanatına katkıda bulunacak hikâyeler olsun diye uğraştım.
Bu kitaptaki hikâyelerde maddî sıkıntılar, fedakârlıklar, büyük olaylar yok. Yangının değil, yangına sebep olan kıvılcımın hikâyesini yazdım. Gülün değil, gülü yeşerten suyun hikâyesini yazdım. Dilerim beğenirsiniz...
Hikâyeleri yazarken pek çok kişiyle görüştüm. Bütün samimiyetleriyle duygularını ve yaşadıklarını benimle paylaşan, hikâyelerin gizli kahramanlarına teşekkür ederim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86382</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3637aef6-c76e-45d2-8f42-2a2e2b6d591e.jpg</image:loc>
            <image:title>Su Anahtarı</image:title>
            <image:caption>Zihnimin odaları kilitli.
Duvarlarında yankılanıyor sözcükler.
Bir kısmının açıldı kapısı Suanahtarı’yla.
Kelimeler birbirinden farklı yollarla
Kaçıp aktılar sayfalara.
Ardından mürekkebi harita yaptılar.
Gittiler başka zihinlerin odacıklarına,
Konaklamaya
Suanahtarı, sizin de kapılarınızı aralamaya geldi.
Her satırına binbir yürek gizlendi.
Kendiyle,kendinle
Sevgi – sizlik – daimle,
Yaratıcıya ağıtlarla
Eşikte bekliyor saklandığı yerin altında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86383</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc2ad41f-27bf-4eea-8783-582c36449403.jpg</image:loc>
            <image:title>Tatlıya Bağlayalım</image:title>
            <image:caption>Bu topraklar üstünde yüzyıllar ötesinden bugüne gelen ve bütün dünyaya örnek olan bir millî varlığın: huzur, sükûn, vefa, sadakat ve fedakârlığın; kısaca bütün güzellikleri yaşatma, koruma ve geliştirmede bayraktarlığın gösterişsiz kalesi,birinci adresi: ailemiz...
Bu kitapta; eşinizi, kayınvalidenizi, gelininizi, damadınızı, çocuklarınızı, annenizi, babanızı, büyükannenizi... göreceksiniz. Aile bağlarını güçlendirmenin, eşlerin her ikisinin de zararlı çıktığı hesapları kapatmanın, yepyeni muhabbetler başlatmanın, aile hayatına canlı renkler katmanın, yaşama sevincini her dakika tatmanın, can sıkıcı günleri unutmanın, evliliği ayakta ve zinde tutmanın sırları gibi.
Her hikâye bir şifa kitabının satırları gibi..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86384</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb56a38b-209f-4270-93e7-7bc951517afa.jpg</image:loc>
            <image:title>Poetik ve Politik: Bir Kültürel Çalışmalar Ansiklopedisi</image:title>
            <image:caption>Besim F. Dellaloğlu, yeni kitabı Poetik ve Politik’te okuru ‘uzun bir devrim’e davet edip zihinsel bir yolculuğa çıkarıyor. Ünlü sosyolog, İstanbul-Sakarya-Lizbon-Strasbourg hattında şekillenen ‘kültürel çalışmalar ansiklopedisi’nde, kavramlar üzerine arkeolojik kazılar yapıyor ve bu kazılardan günümüz Türkiye’sine dair önemli sonuçlar çıkarıyor.

“Avrupa tecrübesinde Müfredat, Maarif’ten önce oluşmuştur. Bu aynı zamanda şu anlama gelir: Batı’da Müfredat, ulus-devletten öncedir. […] Rönesans’tan beri gelişen kültürel kamusal alan Müfredat’ın oluştuğu yerdir. Dolayısıyla Avrupa ulus-devletleri yurttaş prototiplerini işte bu kamusal alandan devşirmiş ve zorunlu eğitimle toplumsallaştırmışlardır. Ancak örneğin Türkiye gibi modernleşme toplumlarında ise Maarif gündeme geldiğinde kamusallaşmış bir Müfredat hâlihazırda mevcut değildir. Kamusallaşmış bir Müfredat’ın eksikliği ise Maarif ile Antropolojik Kültür arasındaki sürekliliğin yeterince sağlanamamasına neden olmuştur. Evet, Türkiye’de Maarif ile Antropolojik Kültür arasındaki mesafe çok fazladır. Hatta o kadar fazladır ki, bugün Türkiye’de yaşanan Kültür Savaşları’nın gerilim ekseni tam da buraya konumlanmaktadır. Yani Türkiye’deki Kültür Savaşları’nın önemli bir boyutu Antropolojik Kültür ile Maarif arasındadır. İslamcılar, yerliciler, muhafazakârlar ısrarla Antropolojik Kültür’ü savunurken, laikler, sekülerler, solcular Maarif’i savunmaktadırlar.”

Ülkemizin kendine özgü düşünce insanlarından Besim F. Dellaloğlu, Poetik ve Politik’te Rönesans’tan medreseye, matbaadan medeniyete şekil veren kavramlara yeni pencereler açıyor, tabula rasa’ları yeniden tanımlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86385</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbde8348-8ae6-4008-aeea-5aaeed28aba1.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Selçuklular</image:title>
            <image:caption>Her anlamda Osmanlı Devleti’nin temellerinin atıldığı bir dönemin hükümranları olan Selçuklular, tarihin hangi sahnesinde kalmıştır? En az Osmanlılar kadar bu coğrafyada yaşayan Türklerin atası olup, Türklerin İslâmlaşma sürecini yönettiklerinden dolayı özellikle Müslüman Türk kimliğinin başlangıç noktasında yer alan Selçuklular hakkında neden yeterli bilgi ve bilince sahip değiliz? Osmanlılardan önce Aral Gölü kıyılarından çıkıp da kısa süre içerisinde bütün Ortadoğu’yu egemenlikleri altına almayı başaran Selçuklular kimdir? Nereden gelmiş, hangi coğrafyada hâkim olmuş, nasıl başarılı olmuşlardır? Müslüman oluşları, devletleri, siyasal kavrayışları, din anlayışları ve Osmanlı hoşgörüsüne de kaynaklık edecek olan idari hoşgörüleri...

Osmanlı siyasal iktidarında da güçlü ve merkezî bir konumu bulunan vezirlik kurumunun Selçuklu’daki temelleri nasıl atıldı?

Selçukluların Anadolu’daki fetih faaliyetlerine Bizanslıların tepkisi neydi?

Tarih sahnesine çıktıkları dönemde bölgenin siyasi haritası nasıldı?

İslâmiyet’in özellikle Türkler arasında yayılma sürecinde başat bir rol üstlenen Selçukluların kısa sürede bütün Ortadoğu’ya yayılması İslâm dünyasında ilk etapta muayyen bir “istila” korkusu yaratmış mıydı?

Osmanlılar döneminden bildiğimiz taht mücadeleleri, kardeş kavgaları, saray entrikaları ve iktidar hırsları Selçuklular döneminde nasıl kayıt altına alınmıştı?
Anlaşılmayı ve araştırılmayı bekleyen bir alan olması itibariyle dikkatleri zaten üzerine çeken Selçuklular, Ege Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Mehmet Ersan ve Doç. Dr. Mustafa Alican tarafından günümüze taşındı; Büyük Selçuklular/Selçukluları Yeniden Keşfetmek...
Her okurun anlayabileceği bir üslupla, soru-cevap şeklinde kaleme alınan ve alanında ilk olan bu eser, tarihe meraklı tüm okurlara Selçukluları anlatacak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86386</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63c959ca-8bcc-4c01-994d-850ad1d45ead.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgisavarlar</image:title>
            <image:caption>Bilgisavarlar, uyumsuzlukları, karıştıkları olaylar ve notlarının tam anlamıyla felaket olmasıyla okulda nam salmış bir sınıftır. Öfke kontrol problemi olan Aldo; okuyamayan Parker; bu sınıfa (ya da herhangi bir sınıfa) ait bile olmayan Kiana ve takma adı Bayan Acı olan Elaine bu sınıfın öğrencilerinden birkaçıdır. 117 numaralı sınıfta, diğer öğrencilerden uzak eğitim almaktadırlar.

Başlarına da Greenwich’teki en tükenmiş öğretmen olan Bay Zachary Kermit verilir. Eğitim alanında bir zamanlar yükselen bir yıldızken bir kopya skandalıyla Bay Kermit’in kariyeri mahvolmuştur. Yıllarca işini üstünkörü yaptıktan sonra nihayet erken emekliliğine bir yıl kalmıştır. Ancak baş idarecinin bu emeklilik için başka planları vardır.

Ne Bilgisavarlar kendilerinden daha beter bir öğretmen göreceklerini, ne de Bay Kermit bir daha öğretmenliği umursayacağını aklından geçirmiştir. Ancak okul yılı boyunca 117 numaralı sınıfın sakinleri kargaşa ile yıkımdan nasiplerini alacak ve belki de hayatlarını değiştirme şansı yakalayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86387</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/670a9f5c-455c-4c6f-a61b-24a9e821a71d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kesintisiz Felsefe Tarihi 1</image:title>
            <image:caption>Klasik Felsefe, Adamson&apos;ın eksiksiz bir felsefe tarihini her zamankinden daha kapsamlı ama aynı zamanda daha eğlenceli sunmayı amaçladığı bir dizinin ilk kitabıdır. Popüler Felsefe Tarihi podcastine dayanan Klasik Felsefe, Sokrates-öncesi filozoflardan başlayarak, Sokrates&apos;in sorgulayıcı tarzını ve Platon&apos;un diyalogları ve Aristoteles&apos;in incelemeleriyle felsefenin ilk tam çiçek açışını mizahi ve ayrıntılı bir bakışla sunuyor. 
 
Hikâye sadece büyük figürlerle değil, aynı zamanda Hipokratik Külliyat, Platoncu Akademi ve antik felsefede kadınların rolü gibi daha az tartışılan konularla kesintisiz anlatılıyor. Adamson ayrıca Platon’un Devlet’ine ve Aristoteles’in Nikomakhos’a Ethik’ine derinlemesine girişler yapıyor. Bu tam kapsam ona felsefenin tüm alanlarındaki eski tartışmaları ele almasını sağlıyor. Ardından erken dönem Yunan kozmolojisinin Homeros ve Hesiodos’a nasıl tepki verdiğini, Sokrates&apos;in oyun yazarı Aristophanes ve tarihçi Ksenophon’ı nasıl ele aldığını ve Yunan tarihindeki olayların Platon&apos;un düşüncesini nasıl etkilemiş olabileceğini aktarıyor. 
 
Adamson Kesintisiz Felsefe Tarihi’yle felsefe tarihini, “eğlenceli ama basitleştirilmemiş bir şekilde&quot; anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86388</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/286b69de-9f1a-4e02-bca8-ea1abb1b77b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuzluk Kütüphanesi</image:title>
            <image:caption>&quot;Karşılaştığın her şey sonsuzluğa açılan bir penceredir...&quot;


Eserleriyle yüz binlerce okuru kucaklayan Mavisel Yener, bireysel ve toplumsal yazgılarımızda kitapların gücünü hissettirdiği yeni romanı Sonsuzluk Kütüphanesi&apos;nde, insanlığın en kadim ve değerli bilgisinin kütüphanelerde saklı olduğunu anımsatıyor. 
 

Edebiyat tarihine yön veren nice klasik yapıta atıfta bulunarak; Pinokyo, Alice, Pippi Uzunçorap gibi pek çok ölümsüz kitap kahramanını ve onlara hayat veren &quot;hayal gücü yöneticisi&quot;ni fantastik unsurlarla örülü bir kurguda buluşturan yazar, zamanı ve mekânı esneten, metinlerarası bir okuma deneyimi yaşatıyor. 
 
Gelecek yüzyıla damgasını vuracak yapay zekâ çalışmalarına da değinerek, bilim kurgunun büyüleyici dünyasına göz kırpan roman; kitapların değiştirici ve dönüştürücü etkisini merak uyandırıcı bir biçimde ele alıyor. Maskanunka Adası&apos;nda &quot;Hayal Gücü Sendromu&quot; yaygınlaşıp herkes hayal kurmaya başlayınca, kitap okumak yasaklanır ve kütüphane de kapatılır. Bu kararın sonucunda, Maskanunka halkının dünyayı algılayışı ve öncelikleri, zamanla değişir. İnsanların kitapların varlığını tümden unutmaya başladığı bir dönemde, Pinokyo&apos;nun yolu kazara adaya düşer. Duygularına göre ten renkleri değişen ada sakinleri ile &quot;tahta bacak&quot; Pinokyo&apos;nun ortak bir amacı vardır: adalet ve eşitlik. İşte tam da bu amaç uğruna, yirmi yıldır sessizliğini koruyan Ezop, ada yönetimini babasından devralır ve Jules Verne ile Sonsuzluk Kütüphanesi&apos;nin koruyuculuğunu üstlenen Profesör Şapka&apos;nın da yardımıyla dâhiyane bir plan geliştirir. Nihayet, kitapların sesine kulak verme vakti gelmiştir... Şaşırtıcı sonuyla, insanlığın ortak mirası olarak kabul edilen kültürel değerlerin korunması ve yaşatılması üzerine düşündüren romana Merve Atılgan&apos;ın resimleri eşlik ediyor.   &quot;İnsanın bu gezegen üzerindeki yaşam hikâyesinden sayfalar barındıran&quot; hayalî bir evrenin kapılarını aralayan Sonsuzluk Kütüphanesi, yüzyılları sağlam köprülerle birbirine bağlayan kitapları gelecek nesillere taşıma görevini genç okurlara teslim ediyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86389</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0367a7f3-80e5-4f8c-8f5c-6d27fec6266a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Tanecik Oğlum (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Minik bebek dünyaya geldiğinde karnı acıkmış ve ağlamaya başlamış.
Annesi bebeğine hayranlıkla bakmış ve şöyle demiş: 
“Sen benim bir tanecik oğlumsun. Mutlu olman için ne gerekirse yaparım.” 
Çağdaş çocuk edebiyatının sevilen yazarı Tülin Kozikoğlu’ndan sevginin sınırları üzerine düşündüren bir öykü. Bir çocuğun doğum anından yetişkinliğe uzanan yolculuğunu sıra dışı bir bakış açısıyla anlatan yazar, anneyle kurulan sevgi bağının bağımlılığa dönüşmesini ve bunun yaşamdaki karşılığını cesaretle sorguluyor. Büyüme serüvenindeki her yaştan okura eleştirel okumanın kapılarını aralayan kitap, Deniz Üçbaşaran’ın eşsiz resimleriyle boyutlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86390</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ff14085-cd50-4c7f-ba18-58617db2d8a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlar, Sanat ve İktidar</image:title>
            <image:caption>Doğru soruları sorsak ya da yanlış sorulardan vazgeçsek sanat dünyası nasıl görünürdü? Sanat tarihinin en güçlü ve akılda kalıcı metinlerinden “Neden Hiç Büyük Kadın Sanatçı Çıkmadı?”nın da aralarında bulunduğu Linda Nochlin’e ait yedi yazı, sanat tarihinde kadınların yerine bu noktadan yaklaşıyor. 2017’de kaybettiğimiz Nochlin’in Kadınlar, Sanat ve İktidar kitabı, okurları kadınların sanatla ilişkilenmelerini cesaretle düşünmeye davet ediyor. 
 
“Kapıları açmaya devam ettim, her biri yeni bir devrim vaat eden, her biri bir yenisine çıkan, sayısız aydınlık odalara doğru.” -Linda Nochlin 
 
“Linda Nochlin’in 1971’de Art News’ta yayımlanan “Neden Hiç Büyük Kadın Sanatçı Çıkmadı?” başlıklı yazısı, feminist sanat tarihinin temel metni kabul edilir. Alaycı, provokatif, ikon kırıcı Nochlin, sanat dünyasının güçlü kurumlarının kadınlar üstündeki etkisiyle çarpıştı.” 
-Tamar Garb, The Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86391</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/042a1a07-42a4-4d04-b605-99c5ea88165f.jpg</image:loc>
            <image:title>Wonder Woman - Gerçekler (Cilt 3)</image:title>
            <image:caption>İLAHİ DELİLİK 
Gerçeğin sizi özgür kılacağı söylenir. Prenses Diana’nın –bütün dünyanın Wonder Woman olarak tanıdığı kahramanın– umudu da buydu. Ama o daha karanlık bir gerçeği, bütün yaşamının ve geçmişinin dönüştürüldüğünü keşfetmişti... Ve bu onu deliliğin sınırlarına getirmişti. 
Diana yaşamının dağılmasına engel olamazken sinsi güçler onun değer verdiği her şeyi tehdit etmek için harekete geçmişti. Yaşadığı travma ne kadar büyük olursa olsun, hayatını yok etmeye çalışan kötülüğe ve yalanlara karşı savaşmak zorundaydı. 
 
En yakın müttefiklerinin ve en büyük düşmanı Cheetah’nın yardımıyla, Diana parçalanmış zihnini bir araya getirmek ve korkutucu yeni düşmanlarla savaşmak zorundaydı. 
 
Tanrıların iradesine karşı gelerek Amazon kardeşlerini kurtarıp varlığının gizemini sonsuza dek çözebilecek mi? Yoksa gerçeği öğrenmenin bedeli Wonder Woman&apos;ın 
bile ödeyemeyeceği kadar yüksek mi olacak? 
 
Cevabı yazar GREG RUCKA ve çizer LIAM SHARP’ın sunduğu devam eden destanın son bölümü WONDER WOMAN CİLT 3: GERÇEKLER’de bulacaksınız. Bu cilt, DC Rebirth döneminin rekorlar kıran WONDER WOMAN hikâyesinin #13-25 arası tek sayı ile numaralanmış aylık dergilerini bir araya getiriyor. 
 
 
“Yazar Greg Rucka ile WONDER WOMAN’ı tekrar bir araya getirmek DC Rebirth’ün en heyecan verici duyurularından biriydi.” THE A.V. CLUB 
 
“Yeni Wonder Woman serisi DC Rebirth girişiminin en önemli parçalarından biri.” IGN 
 
“Eğer sadece bir tane DC kitabı alacaksanız... O kitap Wonder Woman olsun.” NEWSARAMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86392</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5ef37b5-eec3-40a3-a789-3967e1ad9630.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültür ve Kimlik - Disiplinlerarası Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>Kimlik, en az kültür kadar, karmaşık ve üzerinde uzlaşılması zor bir kavramdır. Bireylerin kendi kimliklerini seçebilecekleri ve şekillendirebilecekleri fikri, postmodernite etkisi ile büyük bir ivme kazanmış durumdadır. Kimlik olgusuna, kültürü merkeze alarak bakmak ise kimliğin, kolektif bir kültür etrafında kurgulandığı iddiasını yeniden hatırlatma gerekliliğinin bir sonucudur. Bu kitaptaki metinler, milli, etnik ve diğer aktarılan kültür unsurlarını, bireyin kimliğini tanımlayan temel kuvvetler olarak ele almaktadır. Yine de kitaptaki metinler, kişinin, geçmişten gelen ve kendisine aktarılan kültürel birikimi reddedemeyeceği iddiasında bulunmuyor, fakat bu reddedişin sancısının ağır olduğuna, çünkü kültürel birikimin gücü oranında, kişinin reddediş sürecindeki sancısının fazlalığına dikkat çekiyor. Bu açıdan metinler, hem kimliğin, milli ve etnik kültür ile inşa edilmesine odaklanarak kişinin, bunlara bağlı kültürel unsurları reddetmeye çalıştığında yaşadığı kaygıyı ve güçlüğü anlatmak için güçlü bir çerçeve sunuyor hem de nesillerce biriken ve aktarılan kültürel unsurların tamamıyla sabit olmadığına ve değişebileceğine dikkat çekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86393</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ca185c9-75ea-430f-a4cf-c1f311b4d623.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçici Korunanlara Yönelik Sağlık Politikaları Analizi</image:title>
            <image:caption>Göç olgusu farklı türevleriyle oldukça dinamik bir süreçtir. “Her insan bir göç, her göç bir insan” deyişinde olduğu gibi, göç eden kişi sayısı ve o kişilerin göç sürecindeki deneyimleri kadar farklı göç hikâyeleri ve farklı insan profilleriyle şekillenen topluluklar üzerinden dünyada bir mozaik oluşmaktadır. Nitekim göç olgusu, göç kararının alınması, göç süreci ve göç sonrasında birey ve toplum üzerinde sürekli değişimi içinde barındırmaktadır. Her gün değişiklik gösteren ve dönemsel olarak yeniden yapılandırılan kamu politikalarıyla da göç edenlere yönelik yeni hizmet alanları oluşturulmaktadır. 
Çalışmanın amacı 2011-2019 yılları arasında Türkiye’de geçici koruma sağlanan Suriyelilere yönelik geliştirilen sağlık politikalarının, kamu politikası analizi türlerinden süreç modeli ile her açıdan masaya yatırarak analizini yapmaktır. Bu kapsamda süreç modeline uygun olarak, sürecin ilk anından itibaren sağlık hizmetlerine olan ihtiyacın belirlenerek problemlerin tanımlanması, politikaların gündeme gelmesi, formüle edilmesi, yasalaştırılması, uygulanması ve hem politika uygulayıcı hem de politikalardan faydalanan taraflarıyla politikaların değerlendirilmesi hedeflenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86394</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a581f68b-6eff-4552-a95b-a84637fd4ac9.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha Da Küçükler İçin - Şu Acayip Kurbağalar</image:title>
            <image:caption>– Aslanlar kaplanlar, sırtlanlar, cırtlanlar! 
– Cırtlan mı? Cırtlan mı dedin sen? 
– Evet ne var bunda şaşıracak? 
– Ama öyle bir hayvan yok ki? 
– Eee... Şey... Sanırım haklısın, bir an için kafam karışmış olmalı. Neyse ne diyordum ben? Hah! Ve zürafalar, filler, hatta kuşlar bile karada yaşarlar. Mavi balinalar, orkinoslar, yunuslar, köpek balıkları denizanaları, ahtapotlar ise hep suda! 
– Bana bilmediğim bir şey söyle artık lütfen! 
– Kurbağalar ise hem karada hem de suda! Çünkü onlar, AMFİBİdir. 
– Haa? 
– Hem karada hem de suda yaşayabilecek şekilde yaratılmış canlılara AMFİBİ denir! 
– Ve kurbağalar AMFİBİdir öyle mi? 
– Öyle! 
– Vay be! 
– Şaşırtıcı değil mi? 
– Oldukça! 
– Onlar hakkında daha hiçbir şey duymadın... 
– Anlat o zaman! 
– Peki o zaman. Bugün sadece senin için vıraklayacağım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86395</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/861831c0-9bb2-4256-90eb-66a245b0a59e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ta Ta Ta Tam Karşınızda Siz</image:title>
            <image:caption>Hayat seçmediklerinden de sorumlu tutuyor seni, 
Bunu fark etmen zaman denen kavramla, 
Senin rolün arasında. 
Vazgeçtiklerini, niyetlerini, hayal ettiklerini 
Ellerin ceplerinde karşıla. 
‘Kış’ soğuk ve kapıda, 
Yüreğin üşümesin demem o ki… 
Ve dön bak tekrar ayaklarına, 
Oldukları yer ve zaman 
En doğru yer 
En doğru zaman 
En kötü ihtimalle orada kal... 
Ama yeryüzündeki kimse sana geri adım attırmasın, 
Buna izin verme... 
Bana güven bu kitabı eline aldıysan, 
Ki şu an… 
Arkana yaslan, o güzel &apos;gülümse‘meni takın 
Çayının demi fazla olmasın, 
Kalbinin sağlığı önemli benim için 
Ona ihtiyacın olacak yazdıklarımı okurken, 
Kal sağlıcakla… 
Ve her nefeste umutla...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86396</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d688a470-8010-419c-9779-c08defef648d.jpg</image:loc>
            <image:title>Düş Yakamdan Hayat</image:title>
            <image:caption>Beklenip de ortalıkta görünmediği, gerçekten gittiğinin anlaşıldığı ikinci günün akşamı, annesi Ruhiye teyze evde bulduğu peçeteye yazılmış bir yazıyı gösterdi kahvehane ahalisine. Aynen şunlar yazılıydı kağıtta; 

“Ruhum! Ey ezik büzük görünen ama benim sevgiden saygıdan boynu bükük duran ruhum! Aç artık gözlerini. Birlikteyken anlamıyorlarsa yokluğunda anlayacaklardır. Bin ve git hayal dünyasının Gülcemal Vapuruna. Para istemez, bilet istemez, bilirim gönül de gitmeyi istemez ama kalmak ölümden beter madem .......r git işte, hâlâ ne duruyorsun?” 

Noktalı bölüm muhtemelen göz yaşlarıyla ıslanmış olmalıydı zira o bölümün mürekkebi dağılıp gitmişti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86397</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d54db00d-d260-4c52-8f23-0f682bcc3b16.jpg</image:loc>
            <image:title>444</image:title>
            <image:caption>444, bir çağrı notu gönderdiğim kendim dahil 30 davetlinin 25&apos;inden gelen olumlu yanıtla yola koyuldu ve gerçekleşti. Neden çıkış noktasına kitabın açılış sayfasında yeralan fotoğrafı seçtiğimi soranlar oldu, okurlardan da merak edenler çıkabilir : 2020 ilkyazı herkes için bir kader-kısmet kuyusunu açmıştı dibindeki aynaya bakanlar farklı imgeler görecekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86399</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1645b52c-f32d-4a9e-8fe6-bf8860bfb587.jpg</image:loc>
            <image:title>Madam Edwarda</image:title>
            <image:caption>Paris&apos;in çıplak, rutubetli, ıssız sokaklarında şehvetin, dehşetin, arzulu ve meraklı bir bedenin izini nefes nefese sürebilmek; herkes kendi Tanrı&apos;sının peşindeyken Madam Edwarda&apos;yı bulabilmek...
 Zifiri karanlık Edwarda&apos;nın siyah kadifeden pelerinini yutarken, Georges Bataille kâh sendeleyerek kâh tökezleyerek dikenli tellerle çevrili sınırlarda yaraları kanatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86400</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32f624be-2f5c-45f4-a417-55a0aaaadcd2.jpg</image:loc>
            <image:title>Boş Ver Dünyayı Sen De Gelsene</image:title>
            <image:caption>Yazar Selçuk Özyurt’un Boş Ver Dünyayı Sen De Gelsene adlı kitabı, gözlem gücünün yer yer ironik ögelerle süslendiği sevimli bir eser…  
Edebiyatımıza dekor olarak bile girmeyen bugünkü Eminönü, Laleli, Kumkapı ve Beyazıt’ta hanlarda çalışan esnaflar, işçiler, bekçiler, yabancı işçiler, yardım toplayan kadınlar Selçuk Özyurt’un karakterleri… 

Selçuk Özyurt, hayatın insana söylediklerini yakalamaya çalışıyor ve sözcüsü olmayan geniş yığınların sözcülüğünü yapıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86401</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87cabaff-ec37-44f9-97e8-38a592f3c0f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk-ı Kıyamet</image:title>
            <image:caption>Tecavüz sadece fiziksel midir? 
Aldatılmak, kandırılmak, bir yalanı yaşamaya zorlanmak ve şiddet görmek de aslında birer tecavüz değil midir insanların ruhuna edilen? 
Bu kitapta hayatına, bedenine, ruhuna tecavüzü kabul etmeyen, mücadeleci kadınları ve sevmeyi, kendinden önce karşısındakini düşünmeyi ve yaraları sarmayı bilen adamları okuyacaksınız… 
Aynı zamanda utançtan ölmenin ne demek olduğunu, saplantılı aşıkları ve saplantılarının sınırlarının olmayışını, kimsen olmasa da bazen gitmek gerektiğini, çocuğunu kaybetmenin ve çocuğunu öldürmenin acısını da bulacaksınız sayfalarda… 
Her yeni karakterle, kahve içip dertleşmek isteyeceğiniz bir dost ya da yere düşse kaldırmayacağınız bir düşman edineceksiniz. 
Kötülüklerin nedenlerini dinleyecek, bazılarını kitabın sonunda affetmiş olacaksınız belki de kim bilir… 
Aşkın, dostluğun, dürüstlüğün, mücadelenin kitabı Aşk-ı Kıyamet… 
Okyanusların derinliği, aile seçimi, kendin olabilme özgürlüğü ve yaşanılan büyük aşklar… Aşk-ı Kıyamet: Vazgeçmeden hayata tutunmanın devrimi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86402</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4eabe185-34c2-487d-af6c-7a9403e3e299.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğretmenin Kişisel Gelişim Rehberi - Bilgi Çağında Öğretmen Olmak</image:title>
            <image:caption>Ben, “Hiçbir şey olamazsa bari öğretmen olsun,” cümlesinin çok sık kullanıldığı bir dönemde öğretmenliğe başladım. Birkaç yıllık tecrübeden sonra o cümle zihnimde şöyle değişti: “Eğer bir kişi öğretmenliğe layık değilse ne olursa olsun ama öğretmen olmasın.” Çünkü öğretmenlik kolay iş değildir. Başka mesleklere benzemez, mesai saatlerine sığmaz.
Bu yüzden öğretmen eve gidince işini kapının önünde bırakma lüksüne sahip değildir. Bırakırsa, öğrenciler de öğretmene duydukları saygı ve sevgiyi son dersten sonra sınıf kapısında bırakırlar.
Yıllar sonra buluşan mezunlar, akşamları öğrencilerini hatırlamayan öğretmenlerini hatırlamazlar.
Öğretmen, toprağı sürerken taşları, dikenleri değil hasat mevsimini düşünür. Sabah suladığı saksıdan akşam çiçek beklemez. Sabrı taşarsa verilen bütün emeklerin sele karışacağını bilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86403</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c4eed6e-0cf9-44d9-891f-35eab25d3150.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur&apos;an&apos;da Karakter İnşası</image:title>
            <image:caption>Modern çağda ulvi yönelişini kaybeden insan, tarihte yaşanan cahiliye devirlerini aratacak derecede özünden kopmuş, Yüce Yaratıcı&apos;nın bahşettiği erdemleri elinin tersiyle bir kenara itmiş, süfli hedefleri doğrultusunda inşa ettiği profan dünyada nefsi ve şeytanıyla baş başa kalmış ve böylece dünyayı kendisine zindan etmiştir.

Artık insan, içine düştüğü bu buhrandan kurtulmak için özeleştiri yapmak, kendisini yeniden tanımak ve tanımlamak, maddî ve manevî varlığını; olumlu ve olumsuz yönlerinin farkında olarak en sahici ve samimi bir biçimde yeniden inşa etmek zorundadır. Bunu yaparken de kendisini bir amaç doğrultusunda yaratan, onun zafiyet ve erdemlerini en iyi bilen Yüce Yaratıcı&apos;nın hakikat çağrısı olan Kur’an’ın ışığında hareket etmek mecburiyetindedir. Çünkü vahye alternatif olarak ileri sürülen seküler ‘izm’ ve ideolojilerin, insanlığı günbegün nasıl bir uçurumun kıyısına sürüklediği artık herkesçe malumdur.

İnsan, nasıl ki, sağlıklı bir hayat için havaya, suya ve gıdaya muhtaç ise mutlu ve faziletli bir yaşam için de vahye muhtaçtır. O, kendi varlığını, var edicisinden; fazilete giden yoldaki tekâmülünü de vahiyden ve Hz. Peygamber&apos;in rehberliğinden bağımsız düşünemez, düşünmemelidir.

Tefsir ilminin yanı sıra Din Psikolojisi ve Din Eğitimi gibi alanlardan da istifade edilerek kaleme alınmış inter disipliner bir çalışma olan Kur&apos;an&apos;da Karakter İnşası&apos;nda Doç. Dr. Yasin Pişgin, vahyin karakter inşa metodunu &quot;aklın inşası&quot;, &quot;kalbin inşası&quot; ve &quot;davranışların inşası&quot; olmak üzere üç ana başlık altında derinlemesine analiz ederken modern devrin insanına, ahlakî erdemlere ulaşma ile sonuçlanan tatbiki bir metot sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86404</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f91259a-53f9-4d59-94cd-2553f1a636ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Sende Bittim İstanbul</image:title>
            <image:caption>Ve hüzün ayıydı Eylül... 
Bir kere gülüp, bin kere ölmekti! 
Ağaçlar yapraklarını 
kırmızıya boyarken, 
Hazana dönüşecek ömrüme canlı bir örnekti! 
Dedim ya Eylül&apos;dü 
Miras bırakmıştı yüreğime hüznü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86405</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c38f8df-95a7-4fd6-acaf-7f32c98e50e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Yağmur</image:title>
            <image:caption>Gökyüzü kararmış, bulutlar çarpışmış ve damlacık Çınar’ın evinin önüne düşmüş. Çınar, damlacığın nasıl oluştuğunu, nereden gelip nereye gittiğini merak etmiş. Sonunda, aslında onun hayatı devam ettiren yağmurun bir parçası olduğunu anlamış. Arkadaşım Yağmur, doğa ve doğa olaylarına karşı çocuklarda farkındalık oluşturan, merak dolu, sımsıcak bir hikaye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86406</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6233dae6-cc8f-458e-a183-0abd396a07d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Nohut Adam</image:title>
            <image:caption>Orman halkı gür ve uzun saçlarıyla meşhur. Nohut Adam ise orman halkından çok farklı. Onun hiç saçı yok. Taş gibi göbeği, kısa kolları ve gözlüklerinin arkasına gizlenen masmavi gözleri var. Onu kendilerinden farklı görenlerden, aynalardan ve bir türlü barışamadığı görünümünden kaçıyor. Kendi tasarladığı ve kulaklarını dışarıda bırakmayacak şekilde kafasını örten şapkaların altına saklanıyor.
Nohut, daha önce kimsenin görmediği güzellikte şapkalar tasarladığında orman halkı onu fark ediyor. Tabii o da kendi güzelliğini…
Farklılıklara karşı saygının ve hoşgörünün önemini vurgulayan Nohut Adam, “zorbalık” kavramı üzerine düşündüren kalpleri ısıtan bir hikaye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86407</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbb08ad8-6cca-45a6-8230-b3fd52e9cad9.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihte Ve Bugün Şamanizm Materyaller ve Araştırmalar</image:title>
            <image:caption>Şamanın ölüsünü bir tahta üzerine koyup bırakırlar. Sonra tahtayı kapının önünde ateşe yakarlar, ölüyü tabuta koyduktan sonra baş tarafıyla kapıdan çıkarır ve mezara götürürler. Şamanın davulunu ve davul tokmağını kırarlar ve “ölüm geldi, o öldü:” derler. Kırılmış davulu şamanın mezarının başındaki bir ağaca yahut bir sırığa asarlar. Şamanın defin törenine Sagay kadınları iştirak etmezler. Şaman olmayanların defin törenine ise kadınlar da iştirak eder ve mezara kadar gelirler, ölü resmen Hristiyanlığı kabul etmiş sayılırsa babını doğuya doğru, şamanî ise batıya doğru korlar. Umumiyetle ölüler elbiseleri, yemekler, rakı, atının eğer takımı ile beraber gömülür. At öldürmek âdeti Sagaylar’da unutulmak üzeredir, ölünün atını başka birine hediye ederler. Ölüyü defin ettikten sonra eve dönüp yemeğe, içmeğe başlarlar. Sonra mezarın sağ tarafına ateş yakıp ölü aşı için kesilen hayvanların kemiklerini yakarlar. Ateşe rakı serpeler ve yemek atarlar. Ateş tanrısının bu rakı ve yemekleri ölüye ulaştıracağına inanırlar. Ölü aşına iştirak edenler ölünün mezarının üç defa dolaşırlar ve üç defa “sen gerçek dünyaya git! bizde Tanrıya dönüyoruz!” derler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86408</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/914a070c-a3bc-4cc1-afbc-cf6a72df819e.jpg</image:loc>
            <image:title>Güvenlik Korucuları</image:title>
            <image:caption>Günümüzün en çok tartışılan sorunlarından birisi olan terörizm, jeopolitik odaklı, siyasi bir amaçla devlet hâkimiyetine veya devletlere karşı, devletin güvenlik güçlerini, sivilleri ve insani yaşam kaynaklarını hedef almaktadır. Terörist eylemler, toplumda yol açtığı yıkıcı sonuçların yanı sıra ülke güvenliğine bölgesel istikrara bir tehdit oluşturmaktadır. Bu nedenle devletler terörist unsurlara karşı gerekli tedbirleri en kısa zamanda alıp uygulamaya geçmek zorundadır. 

Türkiye’de kırsal yerleşim alanlarının güvenliğini sağlanması amacıyla güvenlik güçlerine yardımcı olmak üzere; 442 sayılı Köy Kanununun yürürlüğe konulduğu 1924 yılından beri ülkemizde uygulanmakta olan köy koruculuk sistemi revize edilerek, 1985 yılında yapılan yasal düzenlemeyle terörist eylemlere karşı koruculuk sistemi uygulamaya konulmuştur. 

Güvenlik Koruculuğu sisteminin esası, bölücü terör örgütüne karşı mahalli unsurlar ile bir duruş gösterilmesidir. Sistem, oluşturulması aşamasından günümüze kadar sürekli tartışılmıştır.“Güvenlik Korucuları” konulu bu çalışmada, Osmanlı’dan günümüze kadar tarihsel arka planı ile koruculuk sistemi incelenmiş, uygulamayla ilgili hususlar tarafsız bir gözle ortaya konulmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86409</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e5f9f72-a315-4324-9688-769612fffca3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bulgaristan - İdari Siyasi ve Sosyo Ekonomik Yapı</image:title>
            <image:caption>Bulgaristan, coğrafi, siyasi ve ekonomik açıdan olduğu kadar, tarihi, kültürel ve insani bağlar bakımından da Türkiye için öncelik taşımaktadır. Türkiye’nin Avrupa Birliği komşusu Bulgaristan, Türk ulusunu şekillendiren tarihi süreçteki özel konumu ve bölgesel bütünleşme bağlamında geleceğe dönük içerdiği potansiyel ile de büyük önemi haizdir. 

Türkiye ile Bulgaristan dost, komşu ve müttefik iki ülkedir. Kuşkusuz ilişkilerimizin en önemli unsurlarından biri Bulgaristan’da yaşayan soydaşlarımızdır. Bulgaristan’ın demokrasiye ve serbest piyasa ekonomisine geçişiyle ilişkiler gelişme kaydetmiş ve iki ülke arasında temaslar artmıştır. Bu minvalde Türkiye, Bulgaristan&apos;ın Avrupa-Atlantik yapılarıyla bütünleşmesini başından beri desteklemiştir. Bu gerçeklere karşın Bulgaristan, ülkemizde hakkında çok fazla araştırma yapılmayan ülkelerden biridir. Alanyazında ağırlıklı olarak Bulgaristan hakkında yapılan araştırmalar, göç başlığı altında yer almaktadır. Buna karşılık, idari ve siyasal yapısı hakkında araştırmalar yeterli düzeyde değildir. Bu çalışmanın gerekçesi, Bulgaristan’ın idari, siyasi ve sosyoekonomik yapısını bir bütün olarak ortaya koymak suretiyle alandaki alanyazının boşluğunu bir ölçüde gidermektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86410</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4cc5159-7a10-4ab9-b9d9-a5c169618680.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Tarihinde Memluk Asırları</image:title>
            <image:caption>Türk tarihinde Memlûk asırları, Türklerin dünya hâkimiyetinin ayak seslerinin duyulduğu çağdır...

Türk kültürü bu çağlar boyunca özündeki tohumları farklı coğrafyalara saçtı, buralarda muhtelif renklerde çoğaldı. Mısır’ı siyasî, iktisadî ve kültürel bakımdan İslâm âleminin en medenî ve en müreffeh bir ülkesi haline getiren Türkler, aynı zamanda millî tarihlerinin en müstesna devirlerinden birini de bu coğrafyada yaşadılar. Bir Arap tarihçinin tabiriyle Türkler Mısır’ın tuzu oldular.

Türk tarihinin en ehemmiyetli ve renkli dönemlerinden birini temsil eden Memlûkler, Haçlı Seferleri ve Moğol saldırılarının ağır baskısı altında bulunan bugünkü Orta Doğu’nun merkez coğrafyasında iç karışıklıkları aşarak, kurdukları muntazam devlet mekanizması ve güçlü askerî sistemle iç ve dış saldırılarla baş etmeyi başardıkları gibi Türk kültürünün bu coğrafyadaki ölümsüz eserlerinin vücuda gelmesini de sağladılar.

Memlûklerin temsil ettiği bu yapı, İslâm medeniyetinin merkezî kurumlarının, Türkistan merkezli bir siyasetin, Selçuklular devrinde yaşadığı dönüşümün Mısır-Suriye merkezinde devamı niteliğindedir. Osmanlılarla bayraklaşan bir süreçte İslâm’ın temsilini ve Türk kültürünün yayılmasını devam ettiren Memlûkler, bu çabalarının sonucunda yerleştikleri coğrafyanın kudretli, değerli ve önemli bir parçası olarak tarihe mâl oldular.

Alandaki sayılı uzmanlardan Prof. Dr. Altan Çetin, bu eserinde, Memlûklerin askerî ve idari teşkilatlarından kültürel yaşamlarına kadar ayrıntılı bilgiler sunuyor. Okuyucuların yoğun ilgisini çekecek bu eser, literatürdeki eksiklikleri kapatarak tüm tarih okurlarının başvuracağı temel kaynaklardan biri olacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86411</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27db2357-5bff-47f3-9a42-37b020966b52.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Hitler İmparatorluğu Tarihi</image:title>
            <image:caption>Yıl 1918. Tarihin en kanlı çarpışmalarına sahne olan Büyük Savaş nihayet bitmiştir. Kırk milyon insan ölmüş, ülkeler viran olmuş, haritalar değişmiştir. Galiplere tükenmişlikle karışık bir sevinç, mağluplaraysa korkuyla karışık bir keder hâkimdir. Ancak hem galiplerin bir kısmının hem de mağluplardan birinin paylaştığı ortak bir duygu daha vardır: Öfke!

İngiltere ve Fransa öfkelidir zira zafer için ağır bir fatura ödemişlerdir. Cezalandırmak, dahası canına okumak için ağır şartlar içeren Versay Barış Antlaşması’yla Almanya’nın boğazına yapışırlar. Yenilginin şokuyla zaten ağır bir öfke nöbeti geçiren Almanlar, kendilerini açlığa ve ondan da büyük bir zillete mahkûm eden bu antlaşmayla iyice deliye dönmüştür. “Onlar büyük tarihi geçmişi olan şanlı bir ulustur; nasıl olur da yenilirlerdi, nasıl olur da elleri kolları böylesine acımasızca budanırdı? Dünyayı işgale kalkmışken, nasıl olur da ülkeleri işgal edilirdi? Yenilgi bir yana, nasıl olur da sokak hayvanlarını yiyecek kadar açlığa mahkûm edilirlerdi?” Aynaya bakmaksızın suçlu ararlar: Kim, hangi hainler onları bu duruma düşürmüştür?

Açlık, çaresizlik ve yenilginin travmasıyla at başı giden utanç, milyonların üzerine kâbus gibi çökmüş; Almanya, çölde vaha ararcasına, makus talihini değiştirecek bir kahraman arayışına çıkmıştır. Çok geçmeden adaylardan biri aradan sıyrılır. Adı Adolf’tur. Kişiliği otoriteyle biçimlenmiş, hayata dair hayalleri yarım kalmış, türlü kompleksin esiri olmuş ve savaşın getirdiği yenilgiyi hazmedememiş bir savaş gazisidir. “Şanlı tarih” ile karnını doyurmakta, “askerlik” ile nefes almakta, ağzı da iyi laf yapmaktadır. Adeta o günün Almanya’sı, onun şahsında ete kemiğe bürünmüştür…

“Düşün peşime, bizi bu duruma düşürenleri biliyorum, önce onların sonra da dünyanın canına okuyacağız; Büyük Almanya’yı kuracağız!” der Adolf.

Ruhu, bedeni ve zihni yaralı bir ulusun, ruhu, bedeni ve zihni hastalıklı bir insanın liderliğinde dünyayı kasıp kavuracak utanç yürüyüşü, işte böyle başlar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86412</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23c907b6-45cf-484e-ab55-9d718b2b2ac9.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikolojiyi Değiştiren Kırk Çalışma</image:title>
            <image:caption>Psikolojiyi Değiştiren Kırk Çalışma Yirmi yılı aşkın süredir dünya çapında pek çok üniversite ve lise dersleri için temel bir kaynak olmuş ve altı dile çevrilmiştir. Bu baskıya dahil edilen çalışmaların çoğunluğu büyük ölçüde ilk baskıyı oluşturanlarla aynıdır. Bu da dönüm noktası sayılabilecek bu çalışmaların psikoloji alanındaki düşünce ve araştırmalar üzerindeki etkisinin günümüzde de devam ettiğini göstermektedir. En başından beri kitapta var olan ve yıllar içinde eklenen veya değiştirilen çalışmalar hem psikoloji biliminin doğumuna ve gelişimine, hem de insan doğasının karmaşıklığını çözmeye çalışarak kazandığımız iç görüye büyüleyici bir bakış sunmaktadır. İnsan davranışıyla ilgili pek çok çalışma, uçsuz bucaksız psikoloji alanını oluşturan çeşitli disiplinler üzerinde önemli ve uzun süreli etkiler bırakmıştır. Bu araştırmalardan elde edilen bulgular insan davranışına dair bilgilerimizi değiştirmiş ve takip eden sayısız proje ve araştırma programı için sahneyi hazırlamışlardır. Her ne kadar bu çok önemli çalışmalardan bazıları sonradan tartışılmış ve sorgulanmış olsa da tarihsel bağlamdaki etkileri asla azalmayacaktır. Bu çalışmalar hala yeni çalışmalarda atıf almakta; hala akademik tartışmaların en çok konuşulan başlığı olmakta; hala ders kitaplarında yüzlerce bölümün temelini oluşturmakta ve hala psikologların zihninde özel bir yer tutmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86413</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7147722c-c973-45f4-93ae-392257eab7f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Anaokuluna İlk Adım</image:title>
            <image:caption>Her gün yeni bir masalın başladığı, her çocuğun kendi masalını yazdığı yerdir anaokulu. Erken dönemde çocuklarda oluşan “ilk okul” algısı sonraki yıllarda da benzer şekilde devam ediyor. Bu nedenle anaokuluna güzel başlangıçlar yapmak çok önemlidir. Anaokuluna uyum sağlamak; çocuğun her gün mutlulukla koşarak okula gelmesi için sebepler üretmektir.

“Oyun, çocuğun dili ve en temel ihtiyacıdır.” Bu nedenle Anaokuluna İlk Adım kitabı, çocukların tüm gelişim alanlarını destekleyen oyunlardan oluşan “Oyun Havuzu” şeklinde hazırlandı. Ayrıca, aileler için okula uyum süreci ve okul hayatı boyunca dikkat etmeleri gereken her gün için önerilerin ve oyunların yer aldığı üç haftalık “Anaokula İlk Adım Aile Takvimi” oluşturuldu.
Anaokuluna İlk Adım kitabı; okula uyumu tüm bileşenleriyle ele alarak direk uygulamaya yönelik çözümler öneren bir “eğitimci başucu kitabı” niteliğinde.

Çocuklarımızın kocaman yüreklerine dokunabilmek ve oyunlar oynayarak keyifli başlangıçlar yapmalarına destek sağlamak dileğiyle...
Her Şey Çocuklar İçin...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86414</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2afd1a4b-1329-440b-a756-687f8a440801.jpg</image:loc>
            <image:title>En Uzun Yollar Tek Adımla Başlar</image:title>
            <image:caption>Neden buradasınız? 
Yapılacak onca işin arasında, okunacak başka bir sürü kitap arasında neden bu kitabı seçmiş olabilirsiniz? 
Kendinize bunu sorarak başlamaya ne dersiniz? 
Sizi çeken bir şey var. Önce siz, bu karşılaşma anını not edin. Bu bir başlangıç.  
Hedefler niyetle başlar. 
Bu kitapla birlikte bir seyahate çıktığınızı düşünün. Ama bu, size hiçbir seyahat şirketinin sunmadığı, kendi içinize doğru yolculuk olsun… Bu bir fark’andalık (mindfulness) yolculuğu… Bu seyahate başlamadan önce de niyet edin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86415</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a2100e4-e24b-466c-aed3-43d271ce18ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Robit - Minik Bir Robot Dev Bir Macera</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar küçük bir kıza ait olan bir oyuncak robot… Robit, bir gün hurdalıkta uyanır. Oraya nasıl geldiği hakkında hiçbir fikri yoktur. Sahi, küçük kız nerede?

Robit’in hatırlayabildiği sadece iki buçuk anısı var. Bu anılar sayesinde sevildiğini ve sevginin insanlar için önemli bir şey olduğunu bilir… Robit, çok geçmeden duygularının onu diğer robotlardan farklı kıldığını anlar.

Tüm korkularına rağmen eve ve sahibine dönmek için cesaretini toplar. Bu sırada hayatta kalmayı gizlice öğrenmiş robotlar olan Noke ve Red ile tanışır. Yeni arkadaşlarıyla birlikte tehlikeli bir maceraya atılır. Dünya hakkında bildiğini sandığı her şey değişmiştir ve işler hatırladığı kadar basit değildir. Kalpleri ısıtan bir eve dönüş hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86416</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6735c961-db97-4ea4-8750-f4b7df7db198.jpg</image:loc>
            <image:title>Eyvah Sorular Kayboldu</image:title>
            <image:caption>Okulda beklenmedik bir gün! Yedinci sınıf matematik sınavı soruları ortadan kaybolduğunda okulda işler hiç olmadığı kadar karışır. Müdür yardımcısı bu olayı çözmek için kolları sıvar. Fakat ipuçları birden fazla kişiyi işaret ederken bu gizemi çözmek hiç kolay olmayacaktır. Okulun yeni öğrencisi ise ilk gününde kendini çok önemli bir görevin içinde bulur. Sınav sorularını bulmak için hummalı bir çalışma başlar. Gizemli kamera görüntüleri, kayıp anahtarlar, şüpheli notlar ve bilinmeyenlerle dolu sorular… Bu işin arkasında kim ya da kimler olabilir? Gerçek suçluları bulmak için ipuçlarını takip etmeli ve soruları çözmelisin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86417</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b06ee80-05aa-4307-9fef-8a86f7b15bc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Af Örgütü Adil Yargılanma Kılavuzu</image:title>
            <image:caption>Herkes hukuka uygun bir şekilde ve adil yargılanmanın asgari gereklerini sağlayan yargı süreci sonucunda mahkûm edilmedikçe masum sayılma ve masum muamelesi görme hakkına sahiptir.” 

Hakların değil ihlallerin öne geçtiği zamanlarda adil yargılanma hakkını hatırlamak ve savunmak özel bir öneme sahip. Uluslararası hukukta ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiş ve iç hukuklarda kendine yer bulmuş olan adil yargılanma hakkı, kişisel hak ve özgürlükler açısından en önemli kazanımlardan biri olma niteliğini taşıyor. Elinizdeki kitap, Uluslararası Af Örgütü’nün öncülüğünde hukukçular ve insan hakları savunucularının desteğiyle hazırlanmıştır, çalışmadan maksat herkesin adil yargılanma konusunda fikir edinmesi, kendi haklarının bilincinde olmasıdır. Adil yargılanma hakkının savunulabilmesi, güçlendirilmesi ve ihlallerin tespit edilebilmesinde yol gösterici olma amacındaki bu kitapta adil yargılanma hakkı, hukuki düzenlemeler, vaka örnekleri ve diğer bütün boyutlarıyla anlatılmaktadır... İhlallerin her geçen gün arttığı günümüz koşullarında herkes için gerekli bir başvuru kitabı... 

ULUSLARARASI AF ÖRGÜTÜ 

İnsan haklarına saygı gösterilmesi, insan hakları ihlallerinin engellenmesi ve bu hakların korunması için çalışan insanların oluşturduğu 3.2 milyondan fazla destekçi ve üyesi ile 150 ülke ve bölgede faaliyet gösteren küresel bir harekettir. Vizyonu, her insanın İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve uluslararası insan hakları standartları tarafından belirlenen insan haklarına erişebilmesini sağlamaktır. Her türlü hükümet, siyasi ideoloji, ekonomik çıkar ve inançtan bağımsız olarak, üye ve destekçilerinin bireysel bağışlarıyla faaliyet yürütmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86418</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfc266ad-c0ab-4d2e-bf13-10bcc36a6306.jpg</image:loc>
            <image:title>Ya Farstan Sonra?</image:title>
            <image:caption>Eğer trajediden sonra fars geliyorsa, farstan sonra ne geliyor? Hakikat-sonrası siyaset, günümüz toplumlarının çok büyük bir sorunu; fakat utanç-sonrası siyaset de öyle. Bu çifte bela Sol’un sanatçı ve eleştirmenlerini nasıl bir konumda bırakıyor? Kendi çelişkilerini reddeden hegemonik bir düzenin foyası nasıl ortaya çıkarılabilir? Utanmak nedir bilmeyen bir siyasi seçkinler grubu nasıl küçük düşürülebilir veya absürt olandan beslenen liderlerle nasıl dalga geçilebilir? Alfred Jarry’nin çocuk canavarı Übü Baba’yı kendine örnek alıyormuş gibi görünen bir devlet başkanı, bir Dada figürü olmaktan nasıl çıkarılabilir? Dahası halihazırda öfke ve hiddetten beslenen bir medya ekonomisine daha fazlasını eklemenin bir mantığı var mıdır?
Hal Foster kitabında tüm bu sorulara ve daha fazlasına cevaplar arıyor. Savaş, terör, gözetim rejimi ile korkunç eşitsizlik, iklim felaketi ve medyada yaşanan bozulma karşısında sanat, eleştiri ve kurmaca alanında yaşanan değişimlere dair yaptığı değerlendirmelerini bizlerle paylaşıyor. Trump ile sembolleşen mevcut kasvetli dönemin kültürel kritiğini incelikli ve nüanslı bir biçimde ortaya koyuyor. Jacques Derrida, Giorgio Agamben ve Walter Benjamin gibi düşünürlerle de derinlikli bir diyaloğa giriyor. Umudu elden bırakmayan Foster, kışkırtıcı sanatsal müdahalelerin hâlâ mümkün olduğuna bizleri ikna ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86419</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06878a60-c9ca-4db2-b104-0b791c8fa4d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kent Hakkı</image:title>
            <image:caption>Kamusal alanda var olma ve kamusallığın sınırlarını genişletme mücadelesi demokrasi ve sosyal adalet kavramlarından bağımsız düşünülemez. Bu gerçeklikten yola çıkan Don Mitchell, tarihsel ve mekânsal analizi ustaca harmanlayarak kamusal mekân üzerindeki dinamik mücadele biçimleri ile toplumsal hareketler arasındaki yaşamsal ilişkiyi irdeliyor. Kent hakkı kavramına sosyal adalet perspektifinden yeni katkılar sunuyor ve bu kavramı toplumun en dezavantajlılarının lehine, onların anlatısına ve hislerine yer vererek yeniden yorumluyor. Mitchell bir yandan farklı güç odaklarının hangi gerekçeler ileri sürerek kamusal mekânı kontrol altına almaya çalıştığını göz önüne seriyor, bir yandan da bu güç odaklarına direnen öznelerin eylemlerine mercek doğrultuyor. Yazar, 20. yüzyılın başındaki işçi hareketlerinden 1968 isyanı ve People’s Park mücadelesine, yetkililerin evsizleri kamusal alandan uzaklaştırma hamlelerinden 11 Eylül sonrası şehirleri rehin alan güvenlikçi yaklaşımlara kadar birçok somut vakayı derinlikli bir biçimde işliyor. Kent Hakkı kamusallık, kent ve sosyal adalet üstüne düşünmek isteyenler için mükemmel bir başvuru kaynağı…
Eğer kitaptan bölüm kullanalım dersek:
“Kitaptaki bölümlerin her birinin alt mesajı, sosyal eylemlerin -protestolar, davaların açılması ve diğer hukuki eylemler, alanın aktif olarak ele geçirilmesi- kent hakkının üzerinde yükseldiği dayanaklar olduğudur; bunu hem fiili uygulamalarla (sınırlıdır), hem de daha açık, daha adil, daha eşitlikçi bir toplum için bir işaret ışığı olarak yol göstermeleriyle sağlayabilirler. Kamusal alanı düzenleyen ‘adalet rejimleri’ dahilinde ve karşısında bu alanları şekillendiren radikal aktivizmin gizli mesajı, böylesi bir aktivizm sıklıkla mağlup ediliyor veya sistemin parçası haline getiriliyor olsa bile, küçük görülmemeli veya göz ardı edilmemeli. Benim umut verici gördüğüm noktalar da tam olarak radikal aktivist hareketlerin şehri geri almak ve daha iyi bir yer haline getirmek için -tekrar tekrar- harekete geçtiği anlar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86420</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c97a1e3a-3a76-4e47-afd1-6b97c0103abf.jpg</image:loc>
            <image:title>Asi Kızlara Uykudan Önce Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Doktorlar, öğretmenler, mucitler, sporcular, yazarlar, savaş kahramanları, bilim insanları…

Aralarında Müzeyyen Senar, Nene Hatun, Ayşen Gruda, Leylâ Erbil, Ümmiye Koçak, Canan Dağdeviren gibi isimlerin de olduğu, Türkiye’nin her yerinden, her köşesinden yüz olağanüstü kadın. Kimi toplumsal önyargıları yıkmış, kimi fiziksel engellerin üstesinden gelmiş, birbirinden zeki, birbirinden başarılı kadınlar. Bazıları geçmişin tozlu sayfaları arasından çıkıp geldi, bazıları daha kendi tarihlerini yazmaya yeni başladı. Ortak noktaları belli: Hepsi hayal etti, çalıştı, ne olursa olsun pes etmedi ve başardı.

Onlarca dile çevrilen ilk iki kitabıyla çok satanlar listelerinden inmeyen, kadın erkek her yaştan insanın baş ucunda kendine yer bulan Asi Kızlara Uykudan Önce Hikâyeler, bu defa Türkiye’den hikâyelerle, farklı mesleklerden ve farklı yaşlarda kadınların başarı öyküleriyle ilham vermeye hazırlanıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86421</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6b9e27e-c122-4e46-9c0a-118e6b8a2691.jpg</image:loc>
            <image:title>50 Maddede Yeni Dünya Düzeni</image:title>
            <image:caption>Yeni Normal ne olacak? Avrupa Birliği dağılacak mı? Geleceğin meslekleri neler olacak? Dinin etkisi azalacak mı? Eğitim nasıl şekillenecek? İnsanoğlu Mars’ta koloni kurabilir mi? Gelecekte bebekler tasarlanabilecek mi? 21. yüzyıl kadınların yüzyılı mı olacak? Yeni eğilimler ve gelecekte de hiç değişmeyecek şeyler neler? 
21. yüzyıla dair sorular, bu soruların cevaplarından doğacak muhtemel sorular; geleceğe dair tahminler, mevcut tahminler üzerinden olası değerlendirmeler ve cevap ararken merak edilecek daha çok şey. Gazeteci-yazar Doğan Satmış, olanlara ve olacaklara dair yaptığı değerlendirmelerle daha önce hiç dikkatimizi çekmeyen konuları gündemimize taşırken zihnimizi meşgul eden konulara da farklı bir noktadan bakmamızı sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86422</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29f42871-1740-4691-abf2-6cd4ec7a2841.jpg</image:loc>
            <image:title>Merhaba Orman (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>&quot;Ormanın sevimli yavru hayvanları yeni güne &quot;Merhaba!&quot; dedi. Tavşan kelebeklerin altında, kirpi dere kenarında, tilki kütüğün üzerinde, rakun kütüğün önünde ve karaca uğur böceğinin yanında durdu. Eğlenceli mi eğlenceli bir oyun kuruldu! Ormandan neşeli kahkahalar yükseldi. Derkeeen akşam oluverdi.&quot;
Sevimli yavru hayvanların evlerine gitmesi gerekiyor. Sence evlerini bulabilecekler mi?
Onlara bu heyecanlı macerada eşlik etmek istersen: Haydi! Sayfaları çevir, cırt cırtları yerleştir; bu macerayı kaçırma!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86423</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6c27f5e-27fc-4f93-bf88-649739735874.jpg</image:loc>
            <image:title>Menfi - Sürgün</image:title>
            <image:caption>II. Meşrutiyet sonrası kaleme alınan Menfi, bir aile dramıyla dönemin siyasi olaylarının iç içe işlendiği, istibdat atmosferini ve Meşrutiyet’e giden süreci konu alan ilk siyasi romanlardandır. Fazlı Necip, Menfi’de bir yandan dönem romanlarının popüler karakteri olan alafranga ve şık bir gencin nasıl siyasi bir suçluya dönüştürülüp sürgüne gönderildiğini anlatmakta, öte yandan okuru dönemin İstanbul ve Selanik sokaklarında dolaştırarak bu şehirlerdeki kültürel ve gündelik yaşama dair bilgiler vermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86424</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5ce7532-9248-4ec9-b092-974c8767edd6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne-2</image:title>
            <image:caption>Hayal kurmayı her şeyden çok seven Anne Shirley’nin maceraları hız kesmeden devam ediyor. Hiç sevmediği kızıl saçları, çilli yüzü ve tuhaf hayal gücüyle GreenGables’a gelip herkesi büyüleyen bu küçük kız artık 
16 yaşında ve “neredeyse” bir yetişkin. 
 
Avonlea Okulu’nda öğretmenlik yapmaya başlayan Anne, sevimli ama bir o kadar da yaramaz öğrencilerine sevgiyi, dostluğu ve hayal gücünün sınırlarını keşfetmeyi öğretir. 
Bir yandan da eski dostları ile Avonlea’yi güzelleştirmeye karar verirler ve beraber Avonlea’yi Geliştirme Derneği’ni kurarlar. 
Her macerada Anne biraz daha büyüdüğünü fark eder. Peki, hayalperestliği ile bir zamanlar herkesi şaşkına çeviren bu genç kız, sorumluluk sahibi bir yetişkin olabilmeyi başarabilecek midir? 
 
Çok ses getiren serinin ikinci kitabı 
Yeşilin Kızı Anne II, okurları ilk gençlikten yetişkinliğe uzanan o çetref illi yolu 
keşfetmeye çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86425</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d19be0b-a9c7-4fd0-8424-da1b8afd83c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne-3 ( Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Artık on sekiz yaşına basmış Anne Shirley, üniversiteye gitmek için GreenGables’tan ayrılmak üzeredir. Acaba üniversite hayatına uyum sağlayabilecek midir, yoksa bu yabancı yerde yapayalnız mı kalacaktır? 
Anne’in bu endişeleri, eski dostları Priscilla Grant, GilbertBlythe ve Charlie Sloane’nun da Redmond’a gelmesiyle biraz olsun azalır. Bu dörtlü çok geçmeden yeni dostlar edinir ve kendilerini bir cümbüşü andıran üniversite hayatının içinde bulurlar: Sınavlar, yarışmalar, geziler, davetler ve yeni aşklar! Güzelliği ve zekâsıyla birçok genç erkeği büyüleyen Anne, düşlediği o büyük aşka sonunda kavuşabilecek midir? 
 
Yayımlandığı ilk günden itibaren çok sevilen ve defalarca ekrana uyarlanan Yeşilin Kızı Anne serisinin üçüncü kitabında, L. M. Montgomery, aşk, üniversite hayatı, özgürlük ve ölüm temalarını odağına alıyor ve bu kitabı Anne gibi yaşamı güzelleştiren hayalperest, güçlü genç kadınlara adıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86426</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9af81687-49d2-448d-9688-8e12ab29d182.jpg</image:loc>
            <image:title>İtaat Etmemek</image:title>
            <image:caption>“İtaat etmemek” belki de 21. yüzyılın en çok tartışılan, en çok korkulan, en çok ihtiyaç duyulan eylemlerinden biri. Fransız felsefeci Frédéric Gros bu kitabında ekonomik boyun eğişten toplum sözleşmesine, siyasi kabullenmeden vicdani redde, Diogenes’ten Thoreau’ya, Antigone’den La Boétie’ye, Foucault’dan Arendt’e bireysel ya da toplumsal itaatsizliğin felsefi kökenlerini inceliyor. Yazarın sık sık ele aldığı edebi ve felsefi metinlerle taçlanan bu düşünsel yol alışta, tarihin her aşamasında yer almış itaatsizlik, umudun yanından bir adım bile uzaklaşmıyor. Bu bağlamda İtaat Etmemek, gösterişten uzak, yaşanmışlıkların olgunluğunu taşıyan, kısa ama yoğun bir çalışma.  “Sorun itaatsizlik değildir, sorun itaattir. Bu söz aklımıza Wilhelm Reich’ın şu cümlesini getirir: ‘Esas soru insanların neden başkaldırdıkları değildir. Neden başkaldırmadıklarıdır.’”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86427</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f9b8485-da68-4fee-b2f6-6db3fa2d7e0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Hikaye</image:title>
            <image:caption>Pasternak, nesir tarzında yazdığı eserleri arasında özel bir yere sahip olan Bir Hikâye’sini 1929 yılında yazar. 39 yaşındadır. Hikâye 1916 kışında Rusya’da geçer. 
Anlatının kahramanı evli kız kardeşine ziyarete gider. Uzun yolculuktan sonra yorgun düşer ve daldığı huzursuz uykuda Birinci Dünya Savaşı’ndan önceki 
barış dolu yazın olaylarını anımsar…   
Bir Hikâye Boris Pasternak’ın erken dönem eserlerinin en özgünü, Doktor Jivago’nun habercisi. “Şairin özgün bir dünya görüşü var. Duygularını ifade etmek için özel sözcükler kullanıyor. Düşüncelerini alışılmışın dışında dile getiriyor. Bazen şiirin kalıplarına sığmıyor, işte o zaman ortaya şairin nesri çıkıyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86428</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4cc7fa8-f2bd-4ed1-b221-f1c87245ef6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Güçlü Tarafı</image:title>
            <image:caption>Bir insanın sonu ne zaman gelir? Öldüğünde mi, yoksa o kişiyle ilgili iyi ya da kötü son anılar da geride kalanların zihinlerinden silindiğinde mi?” 
İzmir Agora’da sürdürülen arkeolojik kazı çalışmaları genişledikçe kentin geçmişi giderek şimdiki zamana karışmaktadır. Unutulanlar yavaş yavaş gün yüzüne çıkarken, kazı çalışmalarının sebep olduğu düşünülen anlaşılmaz olaylar rahatsız edici bir hal almaya başlar.  
Yazgıları kesişen beş karakterden birinin trajik ölümüyle sonlanan bir hınç öyküsünü merkezine alarak geride kalan dört karakterin kendi hayatlarında benimsedikleri 
rollere merceğini doğrultan Dünyanın Güçlü Tarafı, okuru “gerçek hayat” adı verilen yapının hatırlama ve unutuş ile ilişkisi üzerinde düşünmeye çağırıyor: Geçmişe 
karışan hayat yekpare bir blok mudur, bellek ölümcül oyunlar mı oynar, kişi kendi geçmişini yeniden inşa ederse geleceği de değişebilir mi, yoksa insan yazgısı 
karşısında büsbütün çaresiz midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86429</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5df08f8d-d503-42bb-8bbb-361afae8e01c.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı – İslam Sanatında Tapınma ve Tılsım</image:title>
            <image:caption>Christiane Gruber’in sekiz makalesini bir araya getiriyor. Beş makaleden meydana gelen ilk kısım, Osmanlı’da özellikle Hz. Muhammed’i merkeze alan dinî sanatlara odaklanıyor. Bunlar arasında resimli elyazmaları, kutsal emanetler ile kadem-i şerif tasvirleri ve Hz. Muhammed’in me­tafor olarak bir gül şeklinde tasavvur edilmesi yer almaktadır. 
Nebevi bir tılsım işlevi gören hilye şişelerini konu alan ve ilk kez bu kitapta Türkçe yayımlanan ilk kısmın son makalesi (Kutsal Bir Pınar Olarak Hz. Peygamber: Geç Dönem Osmanlı’da Hilye Şişeleri), tılsım sanatlarını inceleyen ikinci kısma da bir geçiş teşkil ediyor. İkinci kısmın ilk makalesinde (İslam Dünyasında Muskalar ve Tılsımlar) İslam dünyasında muska ve tılsımlar hakkında genel bir değerlendirme sunulurken, takip eden incelemelerde Osmanlı’da tılsımlı mühürler ve günümüz Türkiyesi’nde İslami tılsımlar üzerinde duruluyor. Tapınma ve Tılsım’da ilk kez Türkçe yayımlanan son makale (Bereket Pazarlıkları: Günümüz “Yeni Türkiye”sinde İslami Tılsımlar), kitapta ele alınan konuları günümüze bağlayan bir sonuç niteliği taşıyor. 
“Gül metaforu, Hz. Muhammed’i fiziksel varlığının ötesinde betimlemek isteyen yazarlarca geliştirilmiş çeşitli alegorilerden sadece biridir. Düşünürler, Hz. Muhammed’in insanüstü yanlarını vurgulamak amacıyla, O’nu hem yeryüzünde aldığı vahiyler hem de semaya yükseldiği miraç gecesinde gerçekleşen karşılıklı konuşma dolayısıyla Allah’la yakınlık içinde bulunan sıra dışı bir varlık olarak betimlemişlerdir. Hz. Muhammed ayrıca parlak bir ışık, ilahi bir kelam ve örtülü bir gizem olarak da tasavvur edilmiştir. Hz. Peygamber’in bedensel varlığını soyutlayarak O’nu Allah’ın sembolik varlığıyla aynı düzleme yerleştirme arzusunu yansıtan bu analojileri İranlı ressamlar da benimsemiş, bu üç edebî mecazla paralellik taşıyan görsel araçları – alevden bir hâle, sözel ibareler ve yüz örtüsü gibi – yaratıcı bir şekilde kullanmışlardır. Dolayısıyla bazı modern öncesi İslam resimlerinde, Hz. Muhammed’in hem bedensel özelliklerini hem manevi vasıflarını yücelten fiziksel ve sembolik işaretler bir arada kullanılmıştır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86430</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be1a15ba-b746-4264-895e-12d80ce69048.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk İslam Sentezi</image:title>
            <image:caption>Türk-İslam Sentezi, 12 Eylül yönetiminin, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel dünya görüşünü oluşturan pozitivist ve laik eğitim ve kültür politikasına karşı, Aydınlar Ocağı’nın işbirliğiyle uyguladığı eğitim ve kültür politikasıdır. Bu politika, 1983 yılında, Devlet Planlama Teşkilatı’nın hazırladığı, “Milli Kültür” adlı bir raporla uygulamaya konulmuştur. 
Eğitimde gelinen nokta: Çağdışı, şovenist, Türk-İslam sentezine dayalı, Mehmet Akif’ten daha İslamcı, insan haklarına saygısız, insanın özüne aykırı, kara örtülü bir eğitim politikasıdır ve toplumumuzu sarsmaya başlamıştır. Tüm müfredatları incelemek zorunludur. Eğitimdeki görünüm budur. Antidemokratik bir eğitim ve kültür politikasıyla Türk toplumu, çağdışına itilmektedir. Toplumun geleceğini, çağdışı Türk-İslam sentezi ideolojisine terk etmek, özünde, insan haklarına da aykırıdır. Bütün demokratik güçler, bu 12 Eylül ideolojisini, ülkemizin eğitim ve kültür programlarından çıkarmanın savaşımını vermek zorundadır. Demokratik bir Türkiye için, bu, ilk koşuldur</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86431</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ee43682-cae8-4d34-877b-fb3a72ff3b97.jpg</image:loc>
            <image:title>Babam İflas Edince</image:title>
            <image:caption>Her şeyinizin elinizden alınacağını söyleseler ne yapardınız? 
Bir çare arardınız elbette. 
Ben de öyle yaptım. Çaremi buldum… 
Ya da belamı! 
 
Lüks markalar, bitmeyen alışverişler, süslü kıyafetler, yüksek topuklar… Güzelliğimi tamamlayan bu şeyler, hayattaki tek önceliğimdi. Zengin babam sayesinde istediğim her an onlara sahip olabiliyordum ve her şey mükemmeldi. 
 
Sonra bir anda babam iflas etti! Nefes almamı sağlayan markalarım ellerimden kayarken, ailem düşmeden önce bana bir halat uzattı. Murat Arsever’i… 
O zengin, yakışıklı, harika ve biraz cimri adamı… 
 
Murat’la evlenirsem lüks hayatıma devam edebilirdim. Onunla evlenmeliydim… 
İşte bu kadar basitti... 
Ya da değildi! 
 
Çünkü biz, paranın iki yüzü kadar farklıydık… 
Murat amaçları, değerleri, kuralları olan, dediğim dedik biriyken; benim tek amacım lüksümü sürdürecek zengin bir kocaydı. 
Ben onu tanıdıkça ona âşık oldum. Oysa Murat, beni tanıdıkça benden nefret etti. 
 
En göz alıcı vitrinleri sollayıp kalbimdeki mağazaya krallığını kuran bu adama aşkımı kanıtlamam ve onun da beni sevmesini sağlamam gerekiyordu. 
Gardırobum için… Hayatım için… 
En çok da kalbim için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86432</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3909ad1-9502-4507-95ea-a4b65f31fcf2.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıldırtan Şifreler</image:title>
            <image:caption>İlk önce Yunanlılar saçlarının arasına gizli mesajlar sakladılar. Sonra Kraliçe Mary, şifreli mesajı çözülünce kellesini kaybetti. Şimdi de bilgisayarlar insanların çözemeyeceği şifreler üretiyor. 

Bu kitapta, ajanların gizli dünyasına yolculuk yapacak, nokta ve çizgilerden oluşan mesajları çözecek ve renkli bayrakların anlamını, şifrelerin tarihi nasıl şekillendirdiğini ve hatta uzaylılarla konuşma yöntemlerini öğreneceksiniz. 

Kendiniz şifreler yazıp, çözüm yollarını bulacaksınız. Eğlenceli bir yolculuğa hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86434</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/371c242a-6fea-474e-a18f-be40284c9662.jpg</image:loc>
            <image:title>Stem Aktivite Kitabı 6.Sınıf</image:title>
            <image:caption>STEM çalışmaları okulda derslerde gördüğünüz ve edindiğiniz  bilgilerin sınav kağıtları dışında gerçek 
hayatta nasıl kullanılacağını gösterir.

Alanında uzman öğretmen ve akademisyenler tarafından hazırlanan STEM Aktivite Kitabı’nda  evde ya da okulda  yapabileceğiniz, 
Milli Eğitim Bakanlığı müfredatı ile uyumlu, hikayeleştirilmiş ve
oyunlaştırılmış etkinlikler bulacaksınız.  

Etkinlikler boyunca  süreci, kendinizi ve ürünlerinizi değerlendirebilecek ; yaratıcı fikirlerle, gündelik
problemlerle, gerçek hayattan kesitlerle karşılaşacak ve günlük yaşam deneyimleriyle bağlantı kurabileceksiniz.

STEM Aktivite kitabı 6.sınıf, denenmiş ve verimli
etkinliklerle  STEM yolculuğunda size eğlenceli bir rehber olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86435</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/844843c9-0523-444b-9dcd-8f2e40be9971.jpg</image:loc>
            <image:title>Stem Aktivite Kitabı 5.Sınıf</image:title>
            <image:caption>STEM çalışmaları okulda derslerde gördüğünüz ve edindiğiniz  bilgilerin sınav kağıtları dışında gerçek hayatta nasıl kullanılacağını gösterir.

Alanında uzman öğretmen ve akademisyenler tarafından hazırlanan STEM Aktivite Kitabı’nda  evde ya da okulda  yapabileceğiniz, 
Milli Eğitim Bakanlığı müfredatı ile uyumlu, hikayeleştirilmiş ve
oyunlaştırılmış etkinlikler bulacaksınız.  

Etkinlikler boyunca  süreci, kendinizi ve ürünlerinizi değerlendirebilecek ; yaratıcı fikirlerle, gündelik
problemlerle, gerçek hayattan kesitlerle karşılaşacak ve günlük yaşam deneyimleriyle bağlantı kurabileceksiniz.

STEM Aktivite kitabı 5.sınıf, denenmiş ve verimli
etkinliklerle  STEM yolculuğunda size eğlenceli bir rehber olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86436</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef46326b-e166-40b9-a33c-fe4de651ee39.jpg</image:loc>
            <image:title>Stem Aktivite Kitabı 4.Sınıf</image:title>
            <image:caption>STEM çalışmaları okulda derslerde gördüğünüz ve edindiğiniz  bilgilerin sınav kağıtları dışında gerçek hayatta nasıl kullanılacağını gösterir.

Alanında uzman öğretmen ve akademisyenler tarafından hazırlanan STEM Aktivite Kitabı’nda  evde ya da okulda  yapabileceğiniz, Milli Eğitim Bakanlığı müfredatı ile uyumlu, hikayeleştirilmiş ve
oyunlaştırılmış etkinlikler bulacaksınız.  

Etkinlikler boyunca  süreci, kendinizi ve ürünlerinizi değerlendirebilecek ; yaratıcı fikirlerle, gündelik
problemlerle, gerçek hayattan kesitlerle karşılaşacak ve günlük yaşam deneyimleriyle bağlantı kurabileceksiniz.

STEM Aktivite kitabı 4.sınıf, denenmiş ve verimli
etkinliklerle  STEM yolculuğunda size eğlenceli bir rehber olacak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86437</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/daa063fa-ba79-4e00-9d54-c21a05cf98bf.jpg</image:loc>
            <image:title>İplik Ailesi</image:title>
            <image:caption>İplik Ailesi diğerlerine hiç benzemiyor. Bu ailenin nesilden nesile aktardığı çok özel bir görevi var. Tüm aile bireyleri “şeyleri” birbirine bağlayabiliyor. 
Peki, nedir bu “şeyler?” Birbiriyle ilişkisi, ortak noktası olan ve  birlikte anlam ifade eden her şey. 
Şimdi ailenin en küçük iki üyesi İda ve Oruz’un da bu göreve başlama vakti geldi. Matematikle başı dertte olan İplik Kardeşler, oyun kuran Kirpi Masa ve söz dinleyen ipler sayesinde çarpım tablosunu hiç sıkılmadan, kolayca öğrenebilecek. 
Bu neşeli aileyle çarpma işlemini öğrenmek sandığınızdan da eğlenceli! 
İplik Ailesi matematiği oyunlarla birleştiren eğlenceli bir zekâ oyunu kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86438</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22e1a7e7-eb6d-4b21-a683-36ddef494c4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Atasözleri ve Hikayeleri 2</image:title>
            <image:caption>Atasözleri dilimizin zenginliği, bize atalarımızın mirasıdır. Hangisini istersek, babamızın malı gibi rahatça kullanırız. Hepsi de anamızın ak sütü gibi helaldir.
İşte bu kitapta birbirinden güzel, birbirinden değişik, birbirinden şenlikli atasözlerinin hikâyeleri var.
Aç ayının neden şakkıdı şakkıdı oynamadığını, damdan düşenin halinden en iyi kimin anladığını, kılavuzu karga olan adamın akıbetini, pilav seven kişinin cebinde ne taşıdığını, züğürtleyen bezirgânın eski defterleri neden karıştırdığını ve horozların nasıl yumurtladığını merak ediyorsanız bu kitabı okumaya doyamayacaksınız...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86439</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af63b347-515d-4089-9e37-8cc47e1fdc88.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafes</image:title>
            <image:caption>Görülmemesi gereken korkunç bir şey… Ona atılan bir bakış kişiyi ölümcül bir deliliğe sürüklüyor. Ne olduğunu ve nereden geldiğini ise kimse bilmiyor. 
Malorie ve iki çocuğu, olayların başlangıcından beş yıl sonra hayatta kalmayı beceren bir avuç insan arasındaydı. Nehrin kenarındaki terk edilmiş bir evde çocuklarıyla yaşayan Malorie, ailesinin güvende olabileceği bir yere gitmenin hayalini kuruyordu. Fakat onları bekleyen yolculuk tehlikelerle doluydu. Tek bir yanlış hamle ölümlerine yol açabilirdi. Ve onları takip eden bir şey vardı. 
Bu bilinmeyene doğru gözbağının karanlığında yaptığı yolculukta Malorie sık sık geçmişi hatırlıyordu. Bir araya gelerek hayatta kalmaya çalışan, kendisini de aralarına alıp onu da kurtaran arkadaşları bir bir aklına geliyordu. Ancak sağ kalan ve kapılarını çalan insanlar arttıkça ortaya yüzleşmeleri gereken bir soru çıkmıştı: Herkesin aniden delirdiği bir dünyada kime güvenilebilirdi? 
“Buna benzer bir korku öyküsü şimdiye kadar hiç anlatılmadı. Josh Malerman bu işi biliyor.”
Hugh Howey 
 
“Çok iyi, çok başarılı ve dolaysız yazılmış, büyük bir takdirle okuduğum çarpıcı bir roman.”
Peter Straub</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86440</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ad22e6c-11dd-4b94-9bb9-33e444fe4b13.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap Kurdu ve Çirkin (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Rosie Thorne, ExcelciCon balosunda tanıştığı gizemli General Sond sayesinde uzun zamandır ilk kez gülümsemişti. Yazamadığı üniversite başvuru mektubu, gelecek sene için para biriktirmesi gerektiği ve annesinin ölümünün içinde bıraktığı boşluk bir geceliğine yok olmuştu sanki. Fakat hayat peri masallarındaki gibi değildi. 
 
Hollywood’un prensi Vance Reigns ise yarattığı son skandalın sorumluluğundan kaçmak ve kariyerini kurtarabilmek için bir süreliğine ortadan kaybolmak zorundaydı. Hiçliğin ortasındaki devasa bir evde, köpeği ve Yıldızalanı kitaplarıyla dolu bir kütüphaneyle hapsolmuştu. 
 
Tuhaf tesadüfler çok değerli bir şeyin kaybolmasına ve çok daha değerli bir şeyin doğmasına sebep olacaktı. Çok uzun süredir taktıkları maskelerin ardında aslında kim vardı? 
 
“Tüm kitapseverleri kalbinden vuracak bir peri masalı.” —CNN 
 
“Mükemmel bir anlatım ve eğlenceli ters köşeler.” —SLJ 
“Güzel ve Çirkin’e esprili bir bakış.” —Booklist 
 
“Bir kâse dondurma yemek gibi keyifli ve akıcı.” —New York Journal of Books 
 
“Şehirdeki her kitapçının çatısına çıkıp ‘BUNU OKUYUN!’ diye bağırmak isteyeceksiniz.” —Geekmom 
 
“Asley Poston, geek olmak ne demek çok iyi biliyor” —Twin Citties Geek 
 
“Son derece çekici.” —Buzzfeed 
 
“Tatmin edici bir gerçek aşk hikâyesi.” —Kirkus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86441</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff6df24b-5ed6-4b2d-8fb6-7d93789079cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ötekiler</image:title>
            <image:caption>Beyaz golanlar, siyah golanlar ve âdemkızı Reşha...
Birbirinden ilginç on iki golan ülkesi...
Gerçekleşmesi ümit edilen bir kehanet...
Kehaneti gerçekleştirecek Asil Komutan...
Ve Ak ovada siyah golanlarla beyaz golanlar karşı karşıya...
Aşk, ihtiras, ihanet, kin, intikam, merhamet, savaş ve korku iç içe geçmiş soluksuz bir roman...
Sizce bu dünyada yalnız mıyız?
Gördüklerimizden başka ya görmediklerimiz de varsa...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86442</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa032acc-944c-4fb4-8fd3-943b23bba741.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimdeki Saklı Cennet</image:title>
            <image:caption>Kadın olmak, müzisyen olmak ve kendini bulmak üçgeninde olumlamalarla ve Allah aşkıyla yoğrulmuş, fonda hep şarkılar çalan yarı biyografik bir başarı ve kendini bulma hikâyesi 
İÇİMDEKİ SAKLI CENNET. 
Müzisyen ve kendi tabiri ile “Evrensel Anne” Ebru Elver, müzik yolculuğunda karşısına çıkan zorluklarla güçlenirken bize vazgeçişlerinden, vazgeçemeyişlerinden, yolunu aydınlatan aşktan aynı zamanda da 
Allah aşkından, evrendeki her varlığa yardım etme sevdasından, yenidünya düzeninden ve Ko*rona’dan bahsederken kendi hayatının tüm ayrıntılarını hiçbir şeyi saklama gereği duymadan, cömertçe ve cesurca anlatıyor. 
Dünden bugüne var olabilme, kendinden ödün vermeden saygın bir müzisyen olabilme mücadelesi veren Ebru Elver, yolculuğunda sektörün önemli isimleri ile bir araya geliyor. Kimi destek olurken, kimi bu mücadeleye köstek olmayı tercih ediyor. 
Ailesine, yoluna taş koyanlara ve yaşamın tüm çarpıklığına rağmen kendi yolunu çizip, hayalini yaşayan Ebru Elver’in hayatına dokunarak 
kendi gücünüzün farkına varmak ister misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86443</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e467cae9-46f9-4b83-be4b-fb94e06e8167.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtadamın Kutsal Kitabı</image:title>
            <image:caption>Yazdıklarıyla Kafka, Calvino ve Gogol gibi isimlerle kıyaslanan, bir dönem Rus Hava Kuvvetleri’nde görev yapan, röportaj vermeyi, insan önüne çıkmayı pek sevmeyen, ilk mesleği mühendislik olan Viktor Pelevin, Sovyetler sonrası Rusya’nın en ilgi çekici, kışkırtıcı, üretken yazarlarından biri oldu. Rusya Little Booker Ödülü’nü kazandı, The New Yorker tarafından otuz beş yaş altı en iyi Avrupalı yazarlar arasında gösterildi, eserleri otuzdan fazla ülkede yayımlandı. 
 
A Huli’yi görünce on beş yaşında, Moskovalı bir hayat kadını olduğunu sanabilirsiniz ama iki bin yaşında bir tilki aslında, kuyruğuyla insanları transa sokabiliyor ve içinde öyle bir sıkıntı var ki bir ruhunun olduğuna bile inanmaya hazır. Derken bir istihbaratçıyla, Aleksandr’la karşılaşıyor ve âşık oluyor. Ama bilmediği bir şey var: Aleksandr bir kurtadam aslında. 
 
Viktor Pelevin’den Kurtadamın Kutsal Kitabı, doğaya, gerçekliğe, modern Rusya’ya dair tilki gibi kurnaz, kurt gibi tehlikeli, hiperaktif bir roman. 
 
&quot;Görkemli paragraflarla, seksle dolu bir roman, yine de gösterişçi, seksi, taş kalpli kitaplardan biri olmamayı başarıyor. Hayal tutkuyla, mizah da kederle besleniyor.” –Ursula K. Le Guin 
 
“Viktor Pelevin çok zeki ve akıl dolu bir yazar.” –David Foster Wallace 
 
“Pelevin, siber çağın psikedelik Nabokov’udur.” –Time 
 
“Pelevin, Rusya’nın hem David Foster Wallace’ı hem Will Self’i hem de Haruki Murakami’sidir.” –Times Literary Supplement</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86444</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a13730f4-8bcb-459e-b7d7-454db9d182a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Denemeler Makaleler Eleştiriler</image:title>
            <image:caption>“Edebiyatın hayal mahsulü olması ve hayallerle ilgilenmesi, gerçeklere dayanmaması ve fikirleri de kesin bir şekilde ele almaması nedeniyle hor görülmesi gerektiği yönünde bir beyan, düpedüz deli saçmasıdır.” 
 
James Joyce’un kurgudışı yazıları estetik, basının görevi, sansür, İrlanda kültür tarihi, İngiliz dili ve imparatorluğu gibi pek çok konuyu ele alıyor. Bu derlemede Joyce’un gazete yazıları, kitap eleştirileri ve halkı bilinçlendirmek amacıyla yazdığı siyasi denemeleri bir araya geliyor. Joyce’un ömrünün yaklaşık kırk yılını kapsayan bu yazılar onun siyasete dair önemli fikir değişikliklerini, edebiyat ve tarih arasındaki ilişkiye dair düşüncelerini, çok değer verdiği Ibsen, Defoe, Wilde ve Blake gibi yazarlara dair hislerini derinlemesine ele alıyor. 
 
Buradaki metinler ayrıca Joyce’un Dublinliler’den Sanatçının Gençlik Portresi’ne ve hatta Ulysses’in ilk taslaklarına kadarki yazma sürecini aydınlatıp bu süreçte metinlerin geçirdikleri değişimleri günyüzüne çıkarıyor. Onlarca yazının birlikte sunulduğu bu edisyona hem açıklayıcı hem de eleştirel yüzlerce dipnot eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86445</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/524d0b63-0a16-4f21-9041-504679623890.jpg</image:loc>
            <image:title>Ebeveyn Boşluğu</image:title>
            <image:caption>Çocuklarınızı farklı şekilde yetiştireceğinize yemin etmiştiniz... Öyleyse neden ağzınızdan ailenizin sözleri çıkmaya devam ediyor?
Belki kendinizi sabahın erken saatlerinde bağırırken buluyorsunuz? Veya öfkenizin tetiklendiği diğer anlara ne dersiniz; örneğin çocuğunuz okul için ayakkabılarını giymeyi henüz bitirmediği ve ona bunu en az yirmi yedi kez hatırlattığınız zaman!
Hepimiz hayatları boyunca çocuklarımız adına mutluluk ve başarı istiyoruz. En çok sevdiğiniz insanların zarar görmesi endişesi, muhtemelen onların gelecekteki esenlikleriyle ilgilidir. Onlar adına daha iyi bir dünya istiyorsunuz.
Yapmanız gereken şey “Ebeveyn Boşluğu”nu kapatmak!
“Ebeveyn Boşluğu”, gerçek hayat öyküleri ve pratik tavsiyeleri kullanarak, Dr. Shefali Tsabary, Brené Brown ve Martha Beck&apos;in öğretilerini eğlenceli bir şekilde harmanlayarak ebeveyn durumlarını inceliyor.
Biz farkına bile varmadan çocuklarımız dünyaya adım atacaklar. Yıllar önce kendiniz, hayatınız ve aileniz için unutulmuş hikâyelerle yeniden tanışma zamanıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86446</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ce11018-9968-4c39-9280-079a217648f6.jpg</image:loc>
            <image:title>İkna Etmek İçin Yazmak</image:title>
            <image:caption>New York Times gazetesi Misafir Yazar Sayfası eski editörünün usta kaleminden çıkmış bu kitap, ikna sanatı konusunda her türden yazar için eşsiz ve eğlendirici bir kaynak değerindedir.
Trish Hall’ın etkileyici yazma üzerine değindiği yeni eseri, neredeyse herkesi hemen hemen her konuda ikna etmek için yazılmış eğitici rehberler ve tavsiyelerle doludur. Hall bütün yıllarını tartışmalara, argümanlara ve topluma kazınan yeni fikirlere harcamakla geçirdi. Eserleri mahveden jargonlarla ve gelişigüzel yazılmış sıkıcı yazılarla da mücadele etmeyi asla bırakmadı.  Nobel ödüllü şahsiyetler, Putin gibi küresel çapta söz sahibi insanlar ve Angelina Jolie gibi toplumu etkileme gücüne sahip ünlüler adına yaptığı editörlük tecrübelerine bakıldığında Trish Hall yazarlara, öğrencilere ve hatta iş başvurusunda bulunanlara ikna edici şekilde yazmanın en önemli inceliklerine dair kılavuzluk ediyor.
Okuyucularla bütünleşmenin en temel prensiplerini ortaya döken “İkna Etmek İçin Yazmak” adlı bu kitap, en bilindik anekdotlar ile en pratik ve en uygulanabilir tavsiyeleri bir araya getirmektedir. Bunu yaparken de günümüz 21. yüzyıl dijital medya kalabalığı ve gürültüsünün üzerine çıkarak etkileyici şekilde iletişim kurma sanatını oldukça anlaşılır bir dille aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86447</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/497fc1e8-647a-422d-887d-5960a5bb5e89.jpg</image:loc>
            <image:title>Cevahir</image:title>
            <image:caption>Benim insan eli değmemiş bir kaya olma özlemim, tutkum bundan. Şimdi istesem de bizim köyden herhangi biri olamam. 
(Hüseyin Cevahir) 
Bir insanı “unutulmaz” yapan en önemli şey, zamanının dışına taşabilmesi, kendi zamanının dışında da yaşayabilmesidir. Bu da ancak, ondan güç ve moral alınabilmesiyle mümkün olabilir. Hüseyin Cevahir, maratonu bırakmamış; ölümüyle, kendi sonrasına da güç ve moral vermiştir. Nasıl ki bir şair, ancak geleceğe taşan şiirleriyle ölümsüz olabiliyorsa Hüseyin Cevahir’i de “unutulmaz” yapan mücadelesi, edebiyatı ve sonuna kadar gidebilme karakterine sahip olabilmesidir. “Unutulmaz” olmak; güç alabilmek için geçmişten  bir  imge  arandığında  akla  gelebilmektir.  Hüseyin  Cevahir  (ve elbette Mahir Çayan, Ulaş Bardakçı, Deniz Gezmiş ve diğer arkadaşları ile birlikte) dayandığı ve güç aldığı geçmişin yerine gelecek kuşaklar için yeni bir “geçmiş” olabilmeyi başarabilmiştir… 
Bu kapsamlı kitapta kısa süren hayatına çağının özlem ve acılarını sığdıran, yeni ve başka bir dünya tahayyülünü kuşanmış cüretkâr bir devrimcinin, Hüseyin Cevahir’in hayatına dönemin toplumsal, siyasal ve kültürel ikliminden hareketle ışık düşürülmekte...&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86448</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5953265-95f1-4bb8-b5e2-67341b07babd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Okul</image:title>
            <image:caption>Öyle bir okul düşünün ki matematik, Türkçe, fen gibi bildiğimiz derslerle beraber hayatla ilgili ne varsa öğretiyor. Sabahları spor faaliyeti olarak halk oyunları çalışması yaptırıyor; her çocuk bir müzik aleti çalmayı öğreniyor; ev işleri ve tarımla ilgili çok önemli uygulamalar hayata geçiriliyor. Bu okulları biliyoruz, her zaman yeni olan, yeri doldurulamayan Köy Enstitüleri... 
Kemal ailesinden ayrılıp bu “yeni okul”a geldiğinde gördükleri karşısında çok şaşırmıştı. Ama sıcacık bir yuva gibi gelen okuluna kısa sürede alışmıştı. Artık yeni ailesi, her biri ülkenin biricik öğretmenleri olacak pırıl pırıl genç öğrenciler ve değeri unutulmaz öğretmenlerdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86449</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50fc3b88-673d-4101-b903-1c274fe25776.jpg</image:loc>
            <image:title>Rönesans’tan Romantizme Gizli Tarih Ve Tarihsel Bilinç</image:title>
            <image:caption>Önde gelen kültür tarihçisi Peter Burke, Rönesans’tan Romantizme GİZLİ TARİH ve TARİHSEL BİLİNÇ adlı eserinde okurlarının aşina olduğu yenilikçi tutumunu daha da ileriye taşıyor. Kitaba adını veren “gizli tarih” kavramının köklerini XVII. yüzyılda bulabileceğimizi ifade eden yazar, bu “yeni” tarih yazıcılığı yöntemi hakkında ayrıntılı, doyurucu zaman zaman da eğlenceli bilgiler sunuyor. 
Toplam on üç özgün makaleden oluşan Rönesans’tan Romantizme  GİZLİ TARİH ve TARİHSEL BİLİNÇ; historiyografi, Rönesans ve entelektüel tarihe dokunan, bilinçle bir araya getirilmiş bir toplam. Günümüzde kasten görmezden gelinen kimi tarih yazıcılığı metotları, Rönesans’ı anlamak için tarih biliminin yanında daima haklı yerini bulan sosyoloji, bu iki kardeş bilimin yardımına yetişerek Rönesans’ı görünür kılan antropoloji ve coğrafya, yazılı ve sözlü kültürle iç içe geçmiş sözlü şiir geleneği, yepyeni metin okuma yöntemleri ve tabii entelektüel tarih bu çarpıcı eserde bulabileceklerinizden bazıları.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86450</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bded02d8-b720-4bc4-b581-523cea191322.jpg</image:loc>
            <image:title>Askeri Tarih Nedir?</image:title>
            <image:caption>Tarihin kendisi kadar tarih yapmak hakkında bir kitap Askeri Tarih Nedir? “Kim, neden çalışır” sorularından hareketle askeri tarihi bir tür “savaş destekçiliğiyle” eşanlamlı gören bakış açılarına karşı güçlü bir polemik. 
Morillo ve Pavkovic İlyada gibi en eski tarih anlatılarında saklı askeri tarihten “askeri devrim” gibi güncel tartışmalara kadar uzanarak, büyük kahramanlıklara dayalı eski muharebe anlatılarının karşısına cephe gerisinin gündelik yaşamını, lojistiği, kadınların savaştaki rolünü ve askerlerin anılarını çıkarıyor. Tarihyazımının çoğul yapısına ve disiplin içi tartışmalara geniş yer ayıran inceleme, emekli askerlerden iktisatçılara kadar askeri tarih çalışmaları yürüten kişi ve kuruluşları, eğitimden medyaya kadar bir dizi tema dahilinde bir bütün olarak alanın kurumsal yapısıyla birlikte mercek altına alıyor. 
Günümüzde savaşın sınırlarını belirsizleştiren çatışmaların yaygınlığı karşısında sadece muharebelere odaklanan tarihin sınırlılıkları ortadayken elinizdeki kitap, savaşın Clausewitz’ten beri aşina olduğumuz siyaset ile girift ilişkisinin yanı sıra iktisat, sosyoloji gibi disiplinlerle melezleşme sürecini de derli toplu bir şekilde tartışıyor. Savaş olgusunu daha geniş bir çerçeveye yerleştirirken toplumsal cinsiyet, çevre, donanma tarihi, küresel tarih gibi alanların getirdiği yeni bakış açılarını da hesaba katıyor. 
Kavramsal haznesi gitgide genişleyen askeri tarih hakkında şimdiden alanın klasiklerinden biri olarak kabul edilen Askeri Tarih Nedir?, alana ilgi duyanlar için önemli bir rehber niteliğinde. 
Bu kitabın amacı yeni başlayanlar için bir yol haritası sağlamaktır: Öğrencileri askeri tarihin tarihiyle, onun mevcut biçimleriyle, uygulayıcılarıyla, izleyicileriyle ve ihtilaflarıyla, ayrıca kilit kavramları ve yönelimleriyle tanıştırmaktır. Kısacası, bu kitap “Askeri Tarih Nedir?” sorusunu yanıtlamaya girişiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86451</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4103e0d-bd31-45f6-82f6-e76c26c97d82.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahçup Sarmaşık</image:title>
            <image:caption>(…) 
bir zamanlar kendimi külah yapıp üflerdim 
ölçerek bir borunun ince hesap çapını 
gövdemi uydurup namluya ve menzile 
bir kuşu upuzun beklemişliğim var benim 
bir yaranın önünde kendime bakmışlığım 
 
başkasına kurduğum onca eski tuzağa 
her gün bile isteye düşmüşlüğüm var benim 
kuşlar insin için sabaha 
asfalt çukurlarına su olup birikmişliğim var 
bir işaret yeter bana 
düşülecek her şey için kusursuz bir planım 
durduk yere bir uçurumu kendiyle korkutmuşluğum var 
 
yitirdiği halkayı belki hatırlar diye 
sakin bir göle eğilip taş demişliğim var benim 
diyelim ki ömrümden cahit sıtkı&apos;yı çıkarttım 
bana ne kalırsa yetinirim 
kayboldum sandığım yerde 
ne de olsa kendime varmışlığım var benim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86452</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85a33169-b13f-4693-ba19-2f4bcd817dd4.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Mavi Sandalye (Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Cary Fagan&apos;ın yazıp Madeline Kloepper&apos;ın resimlediği Küçük Mavi Sandalye, sembolik değeri bulunan kimi nesnelerin, zamanda ve mekânda yolculuğa çıkıp farklı ellere geçtiğinde, nasıl bambaşka ihtiyaçlara seslenen yeni &apos;&apos;değer&apos;&apos;ler kazanabileceğini gözler önüne seriyor.

Yaşam döngüsünden hareket ederek bir nesnenin &apos;&apos;kullanım ömrü&apos;&apos; üzerine düşündüren bu sevimli kitap, minikleri çevre bilinciyle ilişkili iki güncel kavramla tanıştırıyor: &apos;&apos;tekrar kullanım&apos;&apos; ve &apos;&apos;yeniden değerlendirme&apos;&apos;.

İşlevi tanımlı bir nesnenin, hayal gücünün yardımıyla ne gibi yeni işlevler edinebileceğini anlatan öykü; çok boyutlu düşünmenin ve farklı deneyimlere açık olmanın dönüştürücü gücüne işaret ediyor.     Bir sandalye ne işe yarar? Yorulunca oturmaya, üzerinde saksı çiçeği yetiştirmeye, kuşların yemleneceği bir sofraya dönüşmeye? Bo, çok sevdiği küçük mavi sandalyesini bir an olsun boş bırakmıyor. Yemek yerken, kitap okurken, çadır kurarken, hatta uyurken bile sandalyesini hep yanı başında tutuyor. Ama gün geliyor Bo büyüyor, artık sandalyesinden ayrılma vakti geliyor. Küçük mavi sandalyenin elden ele dolaştığı &apos;&apos;acayip&apos;&apos; maceralı yolculuğu da böylece başlıyor. Kâh kocaman bir filin sırtında kâh bir dönme dolabın tepesinde dünyayı dolaşıp duruyor. Her durakta bambaşka yaşamlara dokunup, unutulmaz izler bırakıyor. Ta ki rengârenk bir uçan balon demetinin ucunda yeniden okyanuslara açılana dek. Varacağı noktada acaba onu kim bekliyor dersiniz?..  Cary Fagan, günümüz koşullarında, sahibinin ihtiyacını artık karşılayamadığı için büyük olasılıkla kaderine terk edilecek küçük bir sandalyeyi alıp elden ele dolaşan &apos;&apos;kıymetli&apos;&apos; bir hazineye dönüştürüyor, Küçük Mavi Sandalye&apos;yle, esin verici bir paylaşma öyküsü anlatıyor. Unutmayın, küçük bir sandalye asla &apos;&apos;sadece&apos;&apos; sandalye değildir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86453</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7db35641-6fad-4be8-9e2b-dca5d698b7c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Akümülatörlü Radyo</image:title>
            <image:caption>Türk edebiyatının mühim isimlerinden Tarık Buğra, Yalnızlar adlı romanının doğuşunu bu eseriyle ilişkilendirir ve şöyle der: “Akümülatörlü Radyo benim ilk eserimdir. Ona bir amatörün ilk eserine verebileceği taptaze dikkatleri, gözlemleri, içtenliği ve duygu, düşünce birikimlerimi koymaya çalışmıştım. Şehir Tiyatrosu&apos;ndan geri çekilince insanlarını romana döktüm. Ortaya Yalnızlar çıktı”. 
Önce Dört Yumruk, daha sonra ise Akümülatörlü Radyo adıyla yayımlanan eser 1980 yılında Devlet Tiyatroları’nın Oda Tiyatrosu’nda sahnelenmiştir. 1991 yılında Devlet Sanatçısı unvanına layık görülen Buğra, yarım kalan bir mutluluğun hikâyesi olan bu eseriyle de 1981 yılında Yazarlar Birliği tarafından Tiyatro Ödülü’ne layık görülmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86454</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e971271a-1eb5-47c1-a1f5-50e9d2b43d20.jpg</image:loc>
            <image:title>İbiş’in Rüyası (Piyes)</image:title>
            <image:caption>Nuran Tiyatrosu ve Nahit… Hüzün, neşe, gayret… Bir yanda rüyalar, bir yanda sanat… Tarık Buğra’nın dördüncü oyunu olan İbiş’in Rüyası, geleneksel Türk tiyatrosunun mühim isimlerinden Naşit’in hayatından esinlenerek yazdığı İbiş’in Rüyası’nda son derece duygulu bir aşk hikâyesi anlatılmaktadır. Eser, 11 Ekim 1972&apos;de Devlet Tiyatroları, Ankara Küçük Tiyatro&apos;da sahnelenmiştir. 
Tarık Buğra’nın en sevdiği eserleri arasında saydığı İbiş’in Rüyası, yazar tarafından aynı isimle hem roman hem piyes olarak kaleme alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86455</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/beda5518-b5ca-4484-a18e-9c5ab82a276d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bazıkmış İyit</image:title>
            <image:caption>Türlü donda çaputlar bağlandım 
düğümler attım karanlığına uzak dağların 
ürperdi taştan lekeler 
buzlandı gözgümün odunda tinler! 
çağırır beni şol kayalarda bedizler 
barayın tiser 
baru yime umaz men 
ah kurgandadır benim amrakım 
kireyin tiser 
kirü yime umaz men 
bu yüzden baç amrakım 
gök yeleli kurdun ardından her gün ağlarım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86456</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eea72037-38ae-400a-ade3-5474140daa04.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzlerce Çiçek Birden Açtı</image:title>
            <image:caption>Tarık Buğra’nın ikinci oyunu Yüzlerce Çiçek Birden Açtı idealizm temalıdır. İlk olarak Ötüken Neşriyat tarafından 1979 yılında kitaplaştırılmış ve 1989-1990 yılları arasında Devlet Tiyatrolarınca sahnelenmiştir. Yüzlerce Çiçek Birden Açtı, baskı rejimlerinin insanın mutlu olma hakkını nasıl elinden aldığını, onu nasıl buhrana sürüklediğini ve Loh ile Lili’nin dramlarını okuyucuya duygu yüklü şekilde aktarır. Tarık Buğra’nın İbiş’in Rüyası ile birlikte “en sevdiğim eserlerimdendir” dediği piyes, Devlet Tiyatroları’nda 1989-1990’da sahnelenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86457</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39ef73a1-a2cb-4996-be92-ca58ba1b5e3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Vatan Kaybettiler</image:title>
            <image:caption>Beş ana bölümden oluşan Bir Vatan Kaybettiler, Rumeli’nin kaybı ve Türk milletinin bu kayıptan nasıl derin bir şekilde etkilendiğini gösteren romanlara odaklanmakla birlikte, Osmanlı Devleti’nin kuruluş ve yükseliş devirlerini ele alan fetih ve Rumeli’ye geçiş anlatılarını da içermektedir. Bu erken dönemin hadiselerini işleyen metinlerden on dokuzuncu yüzyılın yani çöküş ve çözülüş dönemlerinin, Mütareke ve Millî Mücadele döneminde Balkanlarla ilgili meselelerin işlendiği romanlara, Lozan sonrasının mübadele meselelerine ve Cumhuriyet’in erken dönemlerinin hikâyelerine uzanan yedi asırlık bir tarihî sürecin edebî birikimi, bu çalışmada kronolojik olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca Rumeli’yle benzer bir kaderi paylaşan ve onun bir uzantısı kabul edilen adalarla ilgili romanlar da çalışmaya dâhil edilmiş, toplam 136 roman, Balkanlar ve Rumeli meseleleri özelinde tanıtılıp sınıflandırılmış, göç, soykırım, devletin ve kurumların çöküşü, yöneticilerin ve toplumun bozulması gibi belli başlıklar altında tematik bir incelemeye tabi tutularak değerlendirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86458</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ffba378-041d-45a3-a0d5-7ea3459d3b7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Eşimle Tanışmayı Unutmuşuz</image:title>
            <image:caption>Bugün ‘’Eşinizi Ne Kadar Tanıyorsunuz ? ‘’ adlı bir televizyon programına davetlisiniz. Sizi dürüstlük koltuğuna oturtacaklar. 
 
   Tereddüt etmeden katılabilir misiniz ? 
 
    Aynı evi ve aynı yatağı paylaştığınız kişiyi ne kadar tanıyor sunuz ? 
 
    Sizinle yaşamak , onun damağında nasıl bir tat bırakıyor ? 
 
   Tatlı , tuzlu acı , ekşi , kekremsi … Hangisi , biliyor musunuz ? 
 
   Kadınlar ve erkekler , birbirinden çok farklıdırlar. 
 
   Bu farkların keyfini mi çıkartıyorsunuz ?  Yoksa eşinizin canını mı çıkartıyorsunuz ? 
 
   Farklılıkların keyfini çıkartmak isteyenler için … 
 
   Işte size İPUCU HİKAYELERİ …</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86459</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c91673bb-b7d2-4e7d-9118-90ed42803708.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneş ve Arslan</image:title>
            <image:caption>Tarık Buğra’nın beşinci oyunu Güneş ve Arslan ilk olarak Ötüken Neşriyat tarafından 1988 yılında yayımlanmıştır. Güneş ve Arslan Tarık Buğra’nın ifadesiyle “Tarihî bir oyun değildir, belki bir masaldır; ama evvel zaman içinde yerine, gelecek zamanlar içinde diye başlanacak bir masal”dır. Ve Buğra şu sözlerle devam eder: “Gelecek zamanlar içinde” diye başlanacak bir masaldır ki, mutlu bir dünyanın olabileceğini, yâni sevginin, barışın, bağımsızlığın, ezmek, hükmetmek, sömürmek tutkusunu yenebileceğini anlatmaya, hiç değilse düşündürtmeye yönelir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86460</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c48926b7-3550-46a0-bd8b-0f63e2f0835e.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşıma Ne Oldu?</image:title>
            <image:caption>Gülperi ile Can çok yakın iki arkadaş ama bir gün hiç beklenmedik bir şey oldu ve bu iki iyi arkadaşın arası bozuldu. Gülperi Can’a çok kırılmış, Can ise Gülperi’ye... Neden mi? Nedeni her ikisi için de farklı galiba.. Kitabın bir yüzünde olayı Can’ın açısından dinleyebilirsin. Ama bir de tersinden oku…  Diğer yüzünde ise Gülperi’nin hikâyesi bekliyor seni. Acaba kim haklı? İki arkadaşın gözünden farklı açılardan  duruma bakabilir ve karar verebilirsin. Belki tek bir haklı yoktur kim bilir? Üstelik kitabın resimleri sizler gibi bir çocuk tarafından çizildi.  Hikâyelerin sonundaki etkinlikleri yapmayı da unutmayın sakın.  
Empati, farklılıklara saygı ve problem çözme gibi çok önemli ve çocuklarda zor gelişen  temel sosyal duygusal becerileri desteklemek üzere yazılmış ve çocuk bir çizerin gözü ile çizilmiş olan bu kitapta hikâye iki kahramanın farklı bakış açısı ile iki kez sunulmakta. Her hikâyenin sonunda önerilen problem çözme etkinliği, drama çalışması, yaratıcı etkinlikleri de ebeveynlerin ya da öğretmenlerin çocuklarla nitelikli vakit geçirirken onların sosyal duygusal becerilerini farklı ve eğlenceli bir yöntem ile desteklemelerine fırsat vermekte. 
Doç. Dr. Nalan Kuru uzmanlık alanı olan erken çocukluk döneminde sosyal duygusal öğrenme konusunda uzun yıllardır çeşitli üniversitelerde lisans ve lisansüstü dersler vermekte, öğretmenler, ebeveynler ve ruh sağlığı personelleri ile çeşitli eğitimler, seminerler, atölye çalışmaları gerçekleştirmektedir. Birçok bilimsel çalışmanın birikimi sonucu ortaya çıkan bu kitabın resimleri yazarın on yaşındaki kendi kızı tarafından çocuk gözüyle çizildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86461</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50a8eaa7-2abf-4da6-bf2f-014138201709.jpg</image:loc>
            <image:title>Peygamberin İzinde Dört Halife (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İslâm Tarihi’ne damgasını vurmuş dört büyük şahsiyet: Ebu Bekir, Ömer, Osman ve Ali. Hz. Peygamberin izinden bir milim bile ayrılmayan o dört adamın, daha doğrusu dört “ermiş” adamın Hulefâ-yi Râşidîn adını almasının sebepleri neydi?
Çünkü onlar:
Allah’ın rızasına ve dinin ulvi gerçeğine,
İhlas ve samimiyetin derin sırrına,
Peygambere sadakat ve bağlılığın tadına,
Ümmet-i Muhammed’e şefkatin zirvesine,
İslâm ümmetinin derdiyle dertlenmenin ruhsal genişliğine,
İ’la-yı kelimetullah ülküsünün insanı yücelten iklimine,
İslâm’ın yanlış anlaşılmasını ve yanlış uygulanmasını önlemenin sonsuz mutluluğuna,
Hz. Peygamberin, “Benden sonra onlara uyun.” buyurmasının yüklediği ağır görev bilincine,
Kur’ân’ın getirdiği, Allah Resûlü’nün uyguladığı değerlerin yaşamımızdaki önemine, ermişlerdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86462</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1d0ea91-77ba-47a0-8356-15909df07307.jpg</image:loc>
            <image:title>Kütüb-İ Sitte’nin Hadis Alma Kriterleri</image:title>
            <image:caption>Kütüb-i Sitte’nin meşhur imamları kimdir? Bu meşhur imamların hadisleri toplama süreci nasıl gerçekleşmiştir? Elinizdeki eser bu soruların cevabını bulmaya çalışmaktadır. Yazar, muhaddislerin çalışma metotlarını, dönemin şartları münasebetiyle hadis araştırmalarının nasıl bir süreçten geçtiğini, nasıl tetkik edildiğini detaylarıyla göstermektedir. Ayrıca yazar, okuyucunun kendisini bizzat o araştırmanın içerisine çeken bir eser ortaya koymaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86463</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c782f65b-f969-4131-9bfc-b8480a201f50.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya&apos;nın Evrimi</image:title>
            <image:caption>Büyülü doğasını ve tüm güzelliklerini korumak için, dünyamızın değerini anlamamız ve her şeyden önce onu tanımamız gerekir. Haydi o zaman, evimizi, Dünya gezegenini, uçsuz bucaksız Evren’in içindeki bu küçücük noktacığı tanıyalım! 
Dünya’nın doğumuna şahit oluyor, bütün bir hayat hikâyesini öğreniyoruz. Kalbine, yani çekirdeğine kadar inip, tüm gizemlerini keşfediyoruz. Depremlerin nasıl oluştuğunu, volkanların nasıl püskürdüğünü görerek anlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86464</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69beab07-667d-45d2-92d6-d674f39f874e.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Güne Bir Motivasyon Kartı</image:title>
            <image:caption>Bu senin hikâyen.
Bir kart seç, kendini ve yapabileceklerini keşfet</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86465</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/427f309e-007c-4a00-a8ad-d7bf1b7af220.jpg</image:loc>
            <image:title>Asılı Dağ&apos;ın Kahini</image:title>
            <image:caption>Kimse sana inanmazken bile
geleceği değiştirebilirsin.

Kraliçeyi Kurtarmak&apos;ın yazarından
yeni roman!
 
Kraliçeyi Kurtarmak ve Haritada Kaybolmak adlı kitaplarıyla ülkemizde milyonlarca okura ulaşan Kanadalı yazar Vladimir Tumanov, dünyada ilk kez Türkçe yayımlanan yeni romanında bu kez yakın tarihten gerçek bir serüvenin kapısını aralıyor. Batı Anadolu mitolojisindeki &quot;sözüne inanılmayan kâhin&quot; Kassandra karakterinden esinlendiği soluksuz macerada, insanın doğaya verdiği zararların sonuçlarını düşündürüyor. Bir çocuğun, sevdiklerini kurtarmak için atıldığı amansız mücadeleyi, kasabalının acımasızca dışladığı bir ailenin yaşadıklarını incelikli bir dille, zekice hikâyeleştiriyor. Çıkarları uğruna toplum yaşamını tehlikeye atan yöneticilerin karşısına cesareti, dayanışmayı, umutla vazgeçmemeyi koyuyor. Ülkemizde sayısız çocuğa matematiği ve coğrafyayı sevdiren fantastik romanlarıyla tanınan Tumanov&apos;u çocuklar kadar eğitimciler ve ebeveynler de büyük ilgiyle okuyor.

Kassandra, on ikinci doğum gününe uyandığı sabah, yıllar sonrasından gelen gizemli bir mektup bulur. Kendi elyazısıyla yazılmıştır ve büyük bir felaketi haber vermektedir, üstelik günü ve saatiyle! Dehşete düşer, kendisi dışında herkesin yaşamını kaybetmesine neden olacak bu felaketi engellemek için çırpınır. Ancak, Jay dışında kimse ona inanmaz ve ailesinin hayatı da kâbusa döner. Felaketin yaşanacağı saat hızla yaklaşmaktadır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86466</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df59cee7-6adb-4a14-bab8-78d404a6c6cc.jpg</image:loc>
            <image:title>İyileştiren Sınırlar</image:title>
            <image:caption>Özel olarak odaklanacağımız mucizevi kelimemiz: Hayır! Bir süper güç sayılabilecek “uygun yerde uygun biçimde ‘hayır’ diyebilme becerisini” Doç.Dr. İ. Volkan Gülüm bu kitapta detaylı bir şekilde tartışıyor.
Çok hayır demek ya da hiç hayır diyememek; sınırları konusunda katı olmak ya da sınır çekemiyor ve koruyamıyor olmak… Geçmişte maruz kaldığınız hangi etkileşimler bugün bu beceriyi sergilemek konusunda sizi zorluyor? İlaç niyetine bile olsa “hayır” dediğinizde neden kendinizi en kötü lafı sarf etmiş gibi hissediyorsunuz? Kaç farklı biçimde “hayır” denebilir? Ya da “hayır” demenin farklı biçimleri olabilir mi? Peki ya “hayır” diyememenin?
Bu kitapla başlayan yolcuğunuzda hayır demek ve sınır çekmek ile olan ilişkinizi ele almaya ve eğer bir sorun görürsek de bunu birlikte daha sağlıklı bir biçime dönüştürmeye çalışacağız.
Kitap boyunca açıklanan pek çok konunun temelinde Şema Terapi ve Bilişsel Davranışçı Terapi yaklaşımları ve bu yaklaşımların kuramsal ve uygulamalı bakış açıları bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86467</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3489aa1c-4570-4118-956f-6dfaaf82d7af.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplam Kalite Bakış Açısıyla İstatistiksel Kalite Kontrol</image:title>
            <image:caption>Bursa Uludağ Üniversitesi ve pek çok üniversitede lisans ve lisans üstü seviyede “İstatistiksel Proses Kontrol” ve “Kalite Kontrol” derslerinde okutulan bu kitap, Toplam Kalite Yönetimi temeline dayanmakta ve proaktif (olaylardan önce harekete geçen, önlemeye yönelik) yaklaşımla, hataların hangi tekniklerle ve nasıl önlendiğini irdelemeye çalışmaktadır. Sanayiden ve farklı sektörlerden alınan örnekler, elde edilen bulguların yorumları, özellikle son bölümde yer alan Minitab ve Excel uygulamaları ve kullanılan sade dil ile kitabın niteliği ve etkinliği artırılmaya çalışılmıştır.
İstatistikten korkan insanların bile rahatça anlayabilmesi ve söz konusu istatistiksel teknikleri uygulayabilmesi amacıyla, çözümlü örneklerdeki örneklem hacimleri genellikle küçük tutulmuş ve istatistiksel formüllerin arkasındaki mekanizmanın el (hesap makinesi) ile kolayca hesaplama yapılarak öğrenilmesi yolu tercih edilmiştir. Kitabın dörtte birlik kısmını içeren son bölüm ise bazı çözümlü örneklerin Minitab ve Excel uygulamalarına ayrılmıştır.
Bursa Uludağ Üniversitesi İ.İ.B.F. Ekonometri Bölümü İstatistik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erkan Işığıçok tarafından yazılan ve 3. Baskı olarak Sigma Akademi Yayınevi tarafından yayımlanan bu kitap, yazarın Doçentlik tez konusunun genişletilmiş şeklidir. Kitabın kapağındaki şekilden de görüleceği üzere, firmalarda proseslerin sayılabilir, ölçülebilir ve değerlendirilebilir yapıdaki nicel (sayısal) veya nitel (sözel) kalite özelliklerinin kontrol altında olup olmadıklarının belirlenmesini ve iyileştirme çalışmalarının yapılmasını sağlayan örneklerle dolu bir kaynaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86468</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b0c2ca9-c9a1-4254-852a-860ac6667f35.jpg</image:loc>
            <image:title>Kilit</image:title>
            <image:caption>En yoksulundan en zenginine kadar, insanoğlunun tamamını çarkları arasında çeviren bir düzen hayal edin. Çalıştığınız kurumdan kredi çektiğiniz bankaya, çocuğunuzu gönderdiğiniz okuldan tedavi olmaya gittiğiniz hastaneye, evlerinizin başköşesindeki televizyon kanallarına; hatta saksıya ektiğiniz bitkiye kadar hayatlarınızın tüm unsurlarına sızmış bir düzen… Öyle ki, çoğu kez anlam vermekte zorlandığınız çatışmalardan tarihin seyrini değiştiren büyük savaşlara kadar şiddetin dahi her türlüsünü kontrol edebilen bir düzen.  Evet, ‘yeni dünya düzeni’… Böyle bir senaryonun içinde, özgür olduğunuza inandırılmış olmaktan daha iç acıtıcı ne olabilir?.. 
 İşte Kilit, böylesi bir düzen’in çarkları arasında ezilmemek için direnen, dünyanın farklı yerlerinde olmalarına rağmen yolları kesişen, geçmişte düzen’in dehşeti ile yüzleşmiş bir grup insanın mücadelesini gözler önüne seriyor. Bu mücadelede hedef nettir: İnsanlık tarihi kadar eski ve amansız bir kavgada ateşin toprağı alt etmesini önlemek!.. 
 Kilit’te bahsi geçen kişi ve olaylar hayal ürünü olmakla beraber unutulmamalıdır ki var olan her şey gibi hayal gücünün de bir sınırı vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86469</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a31e37a-6588-46f7-b7af-cd9f61135b43.jpg</image:loc>
            <image:title>Hızırname</image:title>
            <image:caption>İşbu Hızırname didikleri kitab ne vakdin yazıldığı Allahuâlem meçhul olup rivayettür kim müellifi Karası vilayetinde zuhur iden gâhi abdal gâhi aylakçı, serkeşlikle ve dahi ayyaşlıkla namdar, ilmi, irfanı yarım, ameli noksan baldırıçıplak,tağlı bir kazakdır kim yazdıkları hacegan, ulema vü fukahaca makbul görülmeyü içinde dürlü noksan ü bida keşfolunub, şol sebepten ahaliye men ü nehy idülmüşdür. Lakin bu dürlü tedbir ve dahi tedipler fayda itmeyüp bu kazağun didikleri bir kısım molla vü sipahiyi yoldan azdurup, Anadolu vü Urumeli’ndeki ışık taifesinin dergâhlarında, kalenderi dervişanın ağuzlarında celali azgınlarınca dile gelüp cümle vilayetlere yayılmışdır. Güya şol zındık, Hızırname didiği ol kitapta Hızır Aleyhisselam bilen söyleşüp andan alplığın, devletin, bereketin ve dahi sekinetin sırlarını ögrenür, zulmetün, fesadun, bela vü musibetlerün, riyasetün hikmetlerini işidir, âlemde namdar olan mahlukat ü bir kısım eşyayı güya hikmet nazarında tefekkür ider, kuvvet, mevt, beşer kimin hususları aklınca tahsil ider, şeriat, tarikat ü hakikat bahislerile şol bid’a tolu kagıldusuna nihayet virir. İmdi akl ü feraset sahibi hiçkimesne buncıleyün herze tolu kitaplaru okumağa yanaşmaz, anlaru diline tolamaz, hanesine sokmaz, böyle yatlu bidatlu tomarları oda dutar, yakar, mollanın, nökerin okadığını görse anlara değnek urur, azgunlukları geçdükte nasihat virir, okayan gendü evladı olsa Hakk’a düa vü niyazilen, olmadı nasihat, tekdir ü tecziye bilen tedip ider, anı ıslah etmeğe uğraşur. Hem şol kitabı bir kazak yazmışdur, anda kazaklıktan, serkeşlikten, abdallıktan ayruk nesne bulınmaz, bulunmamakla bu cümle taifeden devlete, devletlüye, bazara bezirgâna, çifte çubuğa, rençbere, dülgere velhasıl işinde gücünde, rızkının peşinde hiç kimesneye fayda irişmez vesselam.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86470</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/092556f0-7097-42fb-8b7b-6bea2d3a335b.jpg</image:loc>
            <image:title>Haluk Hoca’nın İzinde</image:title>
            <image:caption>Gele bir devr, bu Halûk’u yad eyleyeler… 
 
Prof Dr. Ahmet Halûk Dursun, tarihçi, sosyal bilimci ve eğitimci olarak Türkiye’nin en temel stratejik meselesinin iyi ve donanımlı insan yetiştirmek olduğuna inanırdı. Bu noktada en önemli görevin duyarlı, meraklı, mesleğini, coğrafyayı, tarihi ve insanı seven öğretmenlerde olduğunu düşünürdü.  Kendisi eğitimi ders saati ile sınırlamayan, daha fazla öğrenmek isteyenlere yol, yöntem, kaynaklar göstererek, mümkünse imkân sağlayarak, onların yetişmesine katkı sağlamıştır. 
İşte bu kitap, Haluk Hoca’nın yakın çevresinde bulunup ondan çokşey öğrenen çoğu akademisyen; 
Ali Satan, Salim Aydın, Arzu Meryem Nurdoğan Demirkıran, Oya Dağlar Macar, Davut Hut, Eda Akgün, Betül Gür, Enes Bayraklı ve Hülya Utkuluer Yıldırım ve Halûk Hocamızın kızı Nilay Dursun’un makalelerinden oluşuyor. 
Hocamız çok sevdiği Şeyh Galip’e nazire olarak; 
“Gele bir devr, bu Haluk’u yad eyleyeler” demişti 
Öğrencileri, Halûk Hocayı rahmet ve hasretle yâd eyliyorlar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86471</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ed2a77e-5b5d-494b-9de4-1bd8c5e6d9a8.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimde İntihar Korkusu Var</image:title>
            <image:caption>Yüreklerimiz ki artık taşımaktan
ve mana yüklemekten yorulduğumuz birer mahzendir.
“Ben yüreğini yitirmiş bu zamandan korkuyorum.”
Füruğ Ferruhzad
Evde kalmış genç kızların, oğlu askerde şafak sayan annelerin, sevdiğini binbir ümit ile bekleyenlerin, kapısını doğru insana açmak için perde arkalarında gizlenen bakirelerin, Mushaf’ı anlamak ve anlatmak gayreti ile medreselerin karanlık odalarına çekilip ezberledikleri her ayeti daha ilk günmüş gibi okuyan genç kızların, bodrum katlarının rutubetli, sigara kokusu sinmiş duvarlarının arasında tekstil işçiliği, nakkaşlık yapan, meslek öğrenebilmek için direnen gençlerin taşıdığı yüreklerdir yüreklerimiz.
Yüreklerimiz ki artık taşımaktan ve mana yüklemekten yorulduğumuz, ağır işçilik ile bedeller ödediğimiz birer mahzendir.
Gördüklerimizin ürperti ve şaşkınlığı ile ayak uydurmaya çalışırken çağın gürültüsüne, üzerimizden bir türlü atamadığımız acemilik dolanıp duruyor ayakuçlarımıza.
İçimizde bir intihar korkusu…
İçimde bir intihar korkusu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86472</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4b18b50-95e7-402d-a2da-cf2c7f0d7b52.jpg</image:loc>
            <image:title>Göbekli Tepe 2</image:title>
            <image:caption>Göbekli Tepe/Girê Mirazan’da karşımıza çıkan ve üst düzeyde sanatsal bir gelişime karşılık gelen kültürün, hem değişik kültür aşamalarını birbirlerine bağlayan bir ara katman, hem de kendi konsepti içinde ele alındığında, devasa bir büyüklük arz eden kayıp bir kültürden arta kalan buz dağının görünen tepeceği görünümünde olduğu anlaşılmaktadır.

Keşfedildiği dar coğrafik alanla sınırlı değil, dünya çapında bir araştırmayı gerektiren bir yaygınlık kazanmış bir kültürdür bu ve dolayısıyla da araştırmanın da kapsamının bu oranda genişletilmesi gerekmektedir. Ancak bu şekilde, tüm boyutlarıyla olmasa da, olabilecek en geniş boyutlarıyla kavrama imkânı elde edilebilir diye düşünüyorum. Bu bağlamda ‘’dünya çapındaki’’ araştırma serüvenim de bundan sonraki kitap serileriyle devam edecektir.

Göbekli Tepe’de karşımıza çıkan kimi mimari yapı ile simgelerin izlerini sürerek, gerek kendisinden önceki, gerekse de sonraki kültürlerle analojiler kurabilmemiz pekâlâ olanaklarımız dâhilindedir. Sembollerin haricinde, dinsel inanışlarla, mitolojilerin analiz edilmeleri de bizlere çok değerli bilgiler sunabilmektedirler. Ama tüm bunlar bir yana, astronomi de bizler için olmazsa olmazlar arasında yerini almaktadır.

İlk kitabımda bu noktalardan hareketle zaten ayrıntılı açıklamalarda bulunmaya çalışmıştım. Elinizdeki kitapta ise ağırlıklı olarak sembollerin işlevlerinden hareketle, Göbekli Tepe’de karşımıza çıkan kimi simgeleri daha yakından ve ayrıntılı mercek altına alıp, konuyu daha bir derinleştirmeye çalışacağım. Bu da bize direkt olmasa da, dolaylı yollardan çok önemli veriler sunacaktır diye düşünüyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86473</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1fe5e94-0de1-4056-83ad-ed94b6a96077.jpg</image:loc>
            <image:title>Göbekli Tepe 1</image:title>
            <image:caption>Göbekli Tepe, birden bire ortaya çıkmış değildir. Orijinal ismini bilmesek de, bu coğrafyada çok daha eski dönemlerden beri var olagelen ve belki de, çok renkli kültürlerin bir sen­tezlenmesi neticesinde ortaya çıkan kendi döneminin kültürünün doruk noktalarından biridir. 
Göbekli Tepe’nin gerek mimaride, gerekse de sembollerde dışa vuran kompleks yapısı, onun dar, bölgesel bir oluşum olmadığına da işaret et­mektedir. Görünen o ki, binlerce yıllık süre zarfında geniş bir coğrafyada yaşayan değişik toplumlar vasıtasıyla birbirlerinden kültürel, inançsal alışverişte bulunan çok renkli kültürler yumağının bir ürünü ve sentezleşmesi sonucunda ortaya çıkmıştır. 
Tapınak ve başka birçok işlevi içinde barındıran bu yapı kompleksinin toplumsal, inançsal, ekonomik v.d. birçok işlevleri vardı. Toplumsal örgüt­lenme ise bir arada yaşama etiği ve davranış kurallarını gerektirir. Periyo­dik olarak ilerleyen zamanın belli dilimlere ayrıştırılıp, ona uygun akti­vitelerin planlanması da takvimi gerekli kılmıştır. İşlerin doğru zamanda başlatılıp, yine doğru bir zamanda tamamlanması ve zamanın en iyi bir şekilde değerlendirilmesi de yine bu ve buna benzer merkezler aracılığıyla sağlanmıştır. 
Buraları sadece ibadetlerin yapıldığı yerler değil; aynı inanca sahip olup, bir birlerinden uzak oturan insan topluluklarının yılın belli dönemlerinde toplanmalarını da sağlayan bir çeşit hac ziyaretinin yapıldığı yerlerdi aynı zamanda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86474</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85214aca-4149-4fd2-8981-83de900b8977.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Kıymetli Yalnızlığım</image:title>
            <image:caption>“Boğaz’ın havası, denizin kokusu, genzimi yakan lityum… Sahi bu kaçıncı sahil hesaplaşmasıydı kendimle? Kaçıncı kafa tutuşum duygularıma. Oysaki çokça tecrübe etmiştim insanın kendiyle girdiği savaştan zaferle çıkmak gibi bir şansı olmadığını. Bu savaştaki tüm eylemlerin seni kaybetmeye götüren bir adım, tüm sonuçların eksi hanene eklenen skorlar olduğunu… 
   Tüm bunları biliyordum da ne işim vardı yine bu sahilde. Çalınacak tüm kapılar çalınmış mıydı? Yoksa dökülecek iç mi kalmamıştı ki ben yine kendimden umut etmeye başlamıştım. Dünyadaki milyarlarca çift göz arasından bana sıcaklık sızdıracak bir tanecik bile mi yoktu?..
   Yoktu demek ki…” 
   Benim Kıymetli Yalnızlığım, her ne kadar bu cümlelerle başlasa da sizleri; şaşırtıcı, ilginç, komik ve bir o kadar da eğlenceli bir maceraya davet ediyor. Sizler de Seçil Çömlekçi’nin neşeli kaleminden çıkan bu maceraya katılmak istemez misiniz?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86475</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0ddef85-312e-4b41-8471-9ee3773c3e78.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Yönlü Başarı İçin Neden Çok Şeyle İlgilenmeliyiz?</image:title>
            <image:caption>Hiç de geç kalmış sayılmazsınız! 
Yayımlandığı günden bu yana çoksatar listelerinden inmeyen Çok Yönlü’de David Epstein profesyonel atletlerden Nobel Ödülü sahiplerine kadar onlarca başarılı insanın yaşamlarını inceleyerek, erken uzmanlaşmanın kural değil istisna olduğunu kanıtlıyor. Küçük yaşta sazı eline almaktansa farklı konularla ilgilenerek yolunu geç bulanlar daha yaratıcı oluyor ve tek alanda uzmanlaşmış kişilerin göremedikleri bağlantıları daha kolay kuruyor.  
Kışkırtıcı ve heyecan verici bulgularla dolu Çok Yönlü, öğrenmenin en iyi yolunun sınavdan kalmak olduğunu, en doyurucu kariyerlere sık sık iş bırakanların sahip olduğunu iddia ediyor. Eskiden uzmanlaşmış insanların yaptıkları işler artık bilgisayarların eline geçerken geleceğin önderlerinin geniş düşünebilen ve farklı deneyimlere kucak açanlar olacağını gözler önüne seriyor. 
“Yılın en önemli iş ve çocuk gelişimi kitabı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86476</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d31f24a-3c76-4d75-b935-1291da7f2776.jpg</image:loc>
            <image:title>Nişanlılar İçin Şarkılı Alfabe</image:title>
            <image:caption>Haydar Ergülen’in uzun zamandır farklı mecralarda yayınlanan, deneme türüne yeni soluk kattığı “alfabe”ler nihayet bir araya geliyorlar… Üstelik bu daha başlangıç! 
Nişanlılar İçin Şarkılı Alfabe’de Ergülen; A’dan Z’ye, Aşk’tan Devrim’e, Cumartesi Anneleri’nden Neşet’e, Nar’dan Üzüm’e ve Zeytin’e, Eskişehir’den Napoli’ye, Üç Fidan’dan Gezi’ye, Karantina’dan Göçmen’lere… otuz iki kısım tekmili birden bildiğimiz(i sandığımız) bütün kavram ve kelimelere Haydar Ergülen’ce karşılıklar veriyor. 
Şiirden yola çıkan, hatıralarda duraklayan, günceli kuşatan yepyeni bir “lügatçe”. 
“Nişanlılık kadar güzel ne var?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86477</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5a19ace-c93f-4806-9faf-f169c99895f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzel Bir Gün Gördümse</image:title>
            <image:caption>Sesini yalnızlığıma kuşanıyorum 
Güzel bir anne ağlıyor ardımdan 
Lekesizce büyüyor deryadil çocukluğum 
Akşam aldatmıyor o bildik sokakları 
Bir fısıltı, bir başak, bir dilim şarkı 
İçimin beyazlığına uzanıyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86478</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60d13269-56f6-4d84-b414-a99871e4fcac.jpg</image:loc>
            <image:title>Kazandıran Müzakere</image:title>
            <image:caption>Profesyonel deneyiminin çoğunu uluslararası platformlarda edinen Necil Beykont, 2005’te kurumsal katılımcılara müzakere eğitimleri vermeye ve uluslararası ticaret danışmanlığı yapmaya başladı. 2009 ve 2010’da verdiği teklifler ile İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Bahçeşehir Üniversitesi’nde müzakere derslerinin başlamasını sağladı. 

Halen kurumsal müzakere eğitimleri vermeye ve üniversite hocalığına devam eden Beykont bu kitapta önce müzakere konusunda yaygın kabul görmüş ama yanlış yaklaşım tarzlarını masaya yatırıyor. Sonra da tarafların başarılı müzakereler yürütmesini sağlayacak bakış açılarını ve sorgulayıcı yaklaşımları ele alıyor. 

Algı yönetiminin ve doğru-yanlış etkileşimin şifrelerini farklı örneklerle sunan Beykont, diğer tarafı tuzağa düşüren değil, tüm tarafların kazançlı ve sağlam işbirlikleri kurabileceği anlaşmalara götüren ilke ve davranışları ortaya koyuyor. 

“Necil Beykont değerli bir yönetici, iyi bir müzakereci ve yetenekli bir eğitimcidir. Bu kitapta, müzakere konusunda, kişisel deneyimleriyle harmanladığı bilimsel bulguları son derece anlaşılır bir dille okurlara aktarıyor.” 

Prof. Emre Kongar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86479</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/867ef552-772c-4322-8d2c-0c7f21e090c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kuş Penceremize</image:title>
            <image:caption>Dayanamıyor ya yalnızlığına 
İçinde bir boşluk düştü düşecek: 
Dışarda havalar esiyor, essin 
Dışarda serçeler uçuyor, uçsun 
Düşünüyor konamıyor bir dala</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86480</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa136f65-ebe9-4fc7-928c-eca4a429aacf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızılbaşlık</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Oğuz Türklerinin “Atalar İnancı”ndan kaynaklarını alan ve insanlığın kök kültürüyle akraba olan Kızılbaşlığın; iftiralardan, karalama ve uydurmalardan arındırılarak, kendi gerçek varoluşunu gün yüzüne çıkartma çalışmasıdır.
Bu çalışma aynı zamanda Osmanlıların; Kızılbaş Velilerinin Anadolu’ya ilk yerleşim dönemlerindeki varoluş, yönetim ve “kolonizatörlük” –yurt edinme– çalışmalarını örnek alarak, Kapıkulları için yapılandırdıkları Bektaşiliğin kuruluş, gelişim ve sonuç evrelerini anlatmaktadır.
Son olarak da amacımız, onbeşinci yüzyılın sonlarıyla onaltıncı yüzyıl boyunca, birbirlerinin can düşmanı olan ve Anadolu topraklarını kan gölüne çeviren, Bektaşi Tarikatı’ndaki Kapıkulları ile Anadolu Türk halkının inançsal mücadeleleri ve Türklerin yenilgiler sonucu inançsal değişim ve bölünmeye uğrayışını gözler önüne getirmektir. Türk halkının bir bölümü Sünni İslam’a geçerken, diğer bölümünün Bektaşiliğe evriliş sürecini, onlarla önce yol birliği ve 1826 “Vaka-i Hayriye” olaylarından sonra da kader birliği ederek bugünlere gelişini okuyucuya aktarmak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86481</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/888432d1-b1d2-4f19-84f0-b684349b7bf4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbin Arka Odası</image:title>
            <image:caption>Muhabbet tek taraflı olunca duvar taşla değil, gözle de örülür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86482</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fa12f19-c8c5-4f33-8b5e-5599885ba144.jpg</image:loc>
            <image:title>Öylece Yeryüzünde</image:title>
            <image:caption>ama bil isterim bil ve bağışla 
kendimi nereye koysam orası dolu 
her ne gördümse içinde silme göz 
bulutsu bulutsu sonsuz şey adını bildiğim bir tek nesne yok</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86483</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a384cc1-ec3e-45cc-acf5-fda025f07828.jpg</image:loc>
            <image:title>Perondaki Melek</image:title>
            <image:caption>Yağmur bu kadar inceyken 
Ağır açan bir gül kadar hafifken merhamet 
Ölüm çok ağır Allah’ım 
Ölüm çok ağır, affet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86484</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf8c040a-72bf-4416-9651-e1418492415a.jpg</image:loc>
            <image:title>Puslar İçinde</image:title>
            <image:caption>zaman yitik, sanki hiç yaşanmamış 
bu mekân ne ilk, ne son durak 
karşıda çifte minare, bak 
taşı işleyen nakkaş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86485</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cac765c-e424-412e-8a8f-00f95f20b5cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözü Yormadan</image:title>
            <image:caption>Dünyaya kıyısı olmayan bir yer 
Gelirken gördüğün her şeyden uzak 
Mahremin elinden henüz çıkmamış 
Ne güzel gülüyor, yardım almadan 
Otursan yanına, ağlasan biraz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86486</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f6960b7-e33c-41d4-8c04-6857150ff35b.jpg</image:loc>
            <image:title>Fazla Uzaklara Gitme</image:title>
            <image:caption>Divan Edebiyatına verdiği emekle ve ortaya koyduğu eserlerle ortak kabul gören Prof. Dr. Muhsin Macit, bütün eserleriyle Muhit Kitap’ta… 
Yazarımız ilk olarak öykü kitabıyla okuyucuyu selamlıyor: Fazla Uzaklara Gitme… 
Muhsin Macit’in öyküleri temiz ve aziz olanı konu edinir. İnsanın saflığı, taşranın güzelliği, çocukluğun büyüsü onun öncelikleri arasındadır.Fazla Uzaklara Gitme, gitmek isteyenler 
için iyi bir bahane olacaktır. 
Okuduğum romanlardaki gökyüzünü doğup büyüdüğüm vadiye taşıyorum. 
Hangi öyküden bir çift güvercin havalansa daima çocukluğumun gökyüzüne kanatlanıyor. 
 Kaç zamandır senin bitkin ve kırgın sesinle uyanıyorum. Uyanınca içimdeki şair tabiatlı mahcup çocuk, hemen kaynayan bir bulut oluyor ve tek başına yağacağı yerler arıyor. Bir türkü olup içime yağıyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86487</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec002115-2a04-430b-9e5d-0ae7d5544c20.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlak Müzik</image:title>
            <image:caption>Yürürsün ya hep uzak hep yabancı 
Bu saatler, bu bulutlar, bu rüya 
Artık meyve vermeyen bu alıç ağacı 
Yusuf ’un düştüğü bu kuyuya 
Gizlice gömersin gözyaşlarını</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86488</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3c909b1-ffcf-4c41-8c64-b96e75712a9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Co vid 19 Gerçekleri ve Gelecek</image:title>
            <image:caption>Bir sonraki büyük salgını (pandemi) hangi vürüsün çıkaracağını bilmiyoruz. Çünkü kısmen virüslerin dünyasını iyi tanımıyoruz… Biz insanlar kazara yeni virüslerin çıkmasına yol açmakta çok başarılıyız.
-Carl Zimmer
(ABD’li araştırmacı, köşe yazarı)
Co*vid 19 nasıl ortaya çıktı?
Co*vid 19 virüsü bir laboratuvardan mı sızdı?
Virüsün yarattığı kaos kimlerin lehine oldu?
Co*vid 19 ve diğerleri nasıl isimlendirildi?
Virüsünün vücuda girdikten sonra ölümcül olmasını tetikleyen faktörler neler?
Bu virüs en çok hangi alanlarda bulaşıyor?
Coronavirüs mü daha tehlikeli yoksa insanlar üzerinde yarattığı aşırı korku mu?
Coronavirüs aşısı ne kadar etkili olacak?
Co*vid 19 sonrası Dünya’ya nasıl bir sistem hakim olacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86489</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2a3ee68-cb1c-4e9d-a67f-77ea6b61a619.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanına Gittiğimizde</image:title>
            <image:caption>Yine kendine yükleyeceksin kabahati 
Yine kendinde bulacaksın hataları 
Bu senin en güzel, en güçlü yanın olacak 
Kekelemeyi bırak artık 
Masana ve kitaplarına dön 
Baş ağrılarına ve yorgunluğuna</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86490</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61125071-4620-4a33-a07c-d2198c000d5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bahar Buselik</image:title>
            <image:caption>Gökyüzüne bak ki sana geleyim 
Ben ki bir abdalım viranelerde 
Kalenderî sevdalardan anlamam 
Hayalimi gözlerinden sessizce Bırak bulutların tenhalarına</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86491</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8f50c05-f282-41a9-9417-e0d4fd6c6a02.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabah Gibi Uyandıran</image:title>
            <image:caption>Herkes öğrenebilir balık tutmayı 
Bana denize bakmayı öğret anne 
Sevinçli bir şarkı söyle 
Koşmaya alıştır babasız tayı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86492</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fec1c1c8-8b90-41dd-bfb0-4d7e5f34af0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Hizmet Etiği</image:title>
            <image:caption>Sosyal hizmet mesleğinin doğası gereği birçok insan doğrudan ya da dolaylı olarak sosyal hizmet uzmanlarının kararlarından etkilenmektedir. Sosyal hizmet uzmanları; huzurevleri, sevgi evleri, bakım merkezleri, sosyal hizmet merkezleri, kreşler, aile danışma merkezleri vb. birçok kurumda doğrudan müracaatçılara hizmet sunmaktadır. Yine mahkemelerde, hastanelerde, kliniklerde, psiko-sosyal danışma merkezlerinde, göçle ilgili kurumlarda, belediyelerde, sosyal yardım birimlerinde kısacası birçok özel kurum ve kamu kurumu ile kuruluşlarında ve sivil toplum alanında doğrudan müracaatçılara hizmet sağlayıcı olarak görev yapmaktadırlar. 
Sosyal hizmet, birey, aile, grup ve topluluklara yöneldiği için sosyal adaleti ve toplumsal barışı sağlamayı hedefleyen bir bilim dalı ve meslektir. Bu kitap, sosyal hizmet uzmanlarının, mikro, mezzo ya da makro düzeylerde, kişilerin yaşamını doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyebilecek kararları alırken hangi mesleki değer ve etik ilkelerle hareket etmeleri gerektiğine katkı sağlaması amacıyla hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86493</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab8f7ed6-42af-4938-bab5-76bf6392304b.jpg</image:loc>
            <image:title>Düz Yokuşun Sakinleri</image:title>
            <image:caption>Kulaklarına fısıldanan sesleri en çok duyan,
içlerinde biriken zehri farkına varmadan ekip biçenlerin hikâyeleri…
“Göbeğim büyümüş iyice. Her şeyi karnımda toplamışım. Bütün o özlediklerim, özendiklerim. Bıktıklarım, biriktirdiklerim. Hepsi dert olmuş. Karnımda. Perdenin arkasından sokağa bakıyorum. Dışarda gürül gürül akan bir dünya, bensiz. Herkes bir yerlere gidiyor. Telefonlar ellerinde. Ya konuşuyor, ya mesaj yazıyor ya da fotoğraf çekiyorlar. İnsanları var. Ben evde tek başıma.”
Hayatın yokuşu kaderdendir. Kimine düz, dertsiz olan sokak kimine alabildiğine dik bir yokuştur. Gözünü yokuşun başına dikmezsin, başını eğersin yıldırmasın diye, dayanabildiğim kadar dayanayım diye, gücüm yettiğince sürdürebileyim diye, başını eğer, katlanmanın bir yolunu ararsın.
En çok biriktiren, en çok gölgelerine, gölgelere sığınanların… Kulaklarına fısıldanan sesleri en çok duyan, içlerinde biriken zehri farkına varmadan ekip biçenlerin hikâyeleri…
İçe dönük, hayatlarının kıyılarında kalmış, bırakılmış, yaralı, yaralarını kimseye göstermeyen hüzünlü kadınların hikâyeleri. Belleri bükülürken gölgelerinin biriktirdiği karanlık yanlarını taptaze taşıyanların…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86494</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f586b644-8276-414e-a1f6-ca62cc215082.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötülüğün Mitleri</image:title>
            <image:caption>“Kötülük arayışında olan kişi önce kendi yansımasına bakmalıdır.” 
Konfüçyüs 
“Bu dünyadaki kötülüğün çoğu iyi niyetli insanlar tarafından yapılır.” 
T.S. Eliot 
“Eski bir yanılsama var. Buna iyi ve kötü denir.” 
Friedrich Nietzsche 
“Günümüz insanı ilkel veya antik çağ insanından daha fazla kötülük yapma kapasitesinesahip değildir. Sadece, kötülüğe eğilimini harekete geçirmek için eskisiyle kıyaslanamayacak kadar güçlü araçlara sahiptir.” 
Carl Gustav Jung 
“Hiçbir şey kötülüğü kınamaktan daha kolay değildir; hiçbir şey onu anlamaktan daha zor değildir. ” 
Fyodor Dostoyevski 
“Dünyada kötülük olduğunu biliyorum ve her zaman oldu. Ama açıklamak için Şeytan&apos;a ya da şeytanlara inanmanıza gerek yok. İnsanlar tek başlarına kötülük yapabilirler. ” Tess Gerritsen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86495</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42cb82bb-62a3-4603-97b5-f50dc670c73f.jpg</image:loc>
            <image:title>Rehin</image:title>
            <image:caption>Trump’ın tehdit dolu mektubu, neden önce gizlendi, ardından da geçiştirildi?
ABD’nin yaptırımları ne anlama geliyor?
Malvarlığı tehditleri, Türkiye’nin geleceğini nasıl ipotek altına alıyor?
Reza Zarraf ve Halkbank dosyası Türkiye’yi nasıl rehin aldı?
Suriye’nin kuzeyindeki
P*KK devletçiğine askerî harekât neden durduruldu? S-400’ler neden kurulamadı?
ABD-P*KK petrolü, hangi güzergâh üzerinden taşınacak ve satılacak?
AKP döneminde kimler, hangi yollarla nasıl zengin edildi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86496</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22b67134-863e-4f3c-a223-a709b0ec102b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinler Tarihi I</image:title>
            <image:caption>DİN VE DİNLER TARİHİ
Din 
Din Bilimleri 
Dinler Tarihi 
Karşılaştırmalı Dinler Tarihi 
Din Fenomenolojisi 
Nitelendirici Metot 
Hıristiyanlık 
İslâm 
Hinduizm 
Budizm 
Caynizm 
Konfüçyanizm 
Taoizm
Şintoizm 
Geleneksel Türk Dini 
Dinlerarası İlişkiler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86497</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2eb9deb7-754f-468d-8c18-d1cb643eec9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinler Tarihi II</image:title>
            <image:caption>Din ve Dinler Tarihi 
Yahudilik 
Hristiyanlık 
İslâm 
Budizm 
Caynizm   
Hinduizm 
Sihizm  
Konfüçyanizm  
Şintoizm  
Taoizm 
Geleneksel Türk Dini 
Dinlerarası İlişkiler 
Halk İnanışları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86498</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e24541d-25ac-4a6d-91cc-bebf42b65ef4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Kalbi</image:title>
            <image:caption>Servet-i Fünûn estetiğine bağlı romancılardan biri olan Safvet Nezihî (Ömer Lütfi) 1871 yılında doğmuştur. Galatasaray Lisesi’ni bitirmiş, Manastır ve Adana’da idadi müdürlüğü görevinde bulunmuş, eşi ve kızının ölümü üzerine İstanbul’a dönerek yayın dünyasına girmiş, Musavver Fen ve Edeb dergisini çıkarmış fakat hayatı boyunca karşısına çıkan birçok imkânı hakkıyla kullanamamıştır. Bir süre Bakırköy Hastanesi’nde Doktor Mazhar Osman’ın himayesinde tedavi görmüştür. Taksim Arsaları Şirketi’nde idare meclisi üyeliği görevini yürüten yazar, 1939’da Bakırköy Hastanesi’nde vefat etmiş, buradaki mezarlığa, arkadaşı Cenap Şahabettin’in yanına defnedilmiştir. 
 
Safvet Nezihi (1876-1939) Servet-i Fünûn döneminde girdiği yazı hayatında II. Meşrutiyet ve Cumhuriyet devirlerini de idrak etmiş, romanlarıyla devrinde çok tanınmış bir sanatçı haline gelmiştir. Yazarın beşinci romanı olan Kadın Kalbi, Servet-i Fünûn estetiğini temsil eden bir eser olup, söz konusu dönemin tematik yapısının merkezini oluşturan ‘hayal-hakikat’ çatışması üzerine kurulmuş trajik bir aşk - ihtiras - kıskançlık romanıdır. 
  Kadın Kalbi 1905 ve 1927’de iki kez Arap Alfabesi ile basılmıştır. Doç. Dr. Mümtaz Sarıçiçek tarafından eserin son baskısı esas alınarak Latin harflerine aktarılmıştır. Aktarım yapılırken şöyle bir yöntem takip edilmiştir: Sözcüklerin yazımında Türk Dil Kurumu’nun kılavuzu esas alınmakla birlikte, metinde geçen Arapça ve Farsça tamlamalar aslına uygun yazılmış, bunlardan dilimizde yaygınlaşmış olanların dışında kalanların Türkçe karşılıkları dipnotlarla verilmiştir. Kitabın giriş kısmında, yazar ve eserleri hakkında kısa bir bilgi ile Kadın Kalbi’nin tahliline yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86499</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b93eb44f-fc3a-433a-87c5-c283c4c3972f.jpg</image:loc>
            <image:title>Proklus – Zekanın Verdiği Mutluluğu Ancak Zeka Sahibi Ruhlar Yaşayabilir</image:title>
            <image:caption>“Her şey, her şeyin içindedir.” 
 
Erken yaşta Atina’da Platon’un pelerinini almaya layık gösterilen Proklus, Yeni Platonculuğun iki kolundan birini temsil eder. İlk kolda Plotinos matematikte, ikinci kolda Proklus mantıkta varlık gösterirler. 
Proklus, Platon’un aşkın ideaları ile Aristoteles’in tözlerini iç içe geçirmeyi hedeflemiştir. İslam felsefesini derinden etkileyen bu filozof, Platon Akademisi’nin başına geçmiş ve kısa süreliğine Konstantinopolis’in belediye başkanlığı görevinde de bulunmuştur. 
Varlık, zihin, nedenler öğretisi, ruh, bilginin doğası, zaman, sonsuzluk ve daha pek çok kavramı sorgulayarak kurduğu sistemle modern çağın meşhur filozofu Hegel’in bile ilgisini çekmeyi başarmıştır. 
Elinizde tuttuğunuz bu kitap Proklus’un çok yönlü bir monografisidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86500</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b0bbf5a-743b-4270-a2ed-d52bb776eb54.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefe I</image:title>
            <image:caption>İslâm Felsefesi 
Pratik Felsefe (Ameli Hikmet) 
Tehâfüt Geleneği 
Teorik Felsefe 
Mantık 
Bilgi Felsefesi 
Doğa Felsefesi 
Ahlâk Felsefesi 
İlahiyat / Ontoloji 
Ebedî –Ezelî 
Eskatoloji 
Evrimci Yaratılış 
Hak 
Hal Teorisi 
İlk Felsefe 
İnanç 
Metafizik 
Mucize 
Sudûr Teorisi 
Tanrı 
Vahdet-İ Vücûd 
Vahiy</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86501</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c87c92af-55a0-4968-a371-6903a1fb8df3.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefe II</image:title>
            <image:caption>Genel Kavramlar 
Mantık 
Felsefenin Alt Disiplinleri 
Epistemoloji 
Metafizik 
Ahlâk / Etik 
Zihin Felsefesi 
Bilim Felsefesi 
Felsefe Okulları ve Dönemler 
Felsefî Akımlar 
Nihai Gerçeklik Tasavvurları 
Paradokslar Aydınlanma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86502</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/845d0534-0d9d-463d-8f3a-a3aeaf3c936a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadis I</image:title>
            <image:caption>Hadis 
Râvîlerin Tabakaları 
Muhaddisler Hakkındaki Nitelendirmeler 
Muhaddislerin Unvanları 
Hadis Tarihindeki Bazı Ekoller 
Kaynağına Göre Hadis Çeşitleri 
Râvi Sayısı Bakımından Hadis Çeşitleri 
Sıhhati Bakımından Hadis Çeşitleri 
Zayıflık Açısından Hadisin Kısımları 
Senedin Özelliklerine Göre Hadisin Kısımları 
Sahih Hadisle İlgili Kavramlar 
Rivayet Lafızları İle İlgili Kavramlar 
Râvîlerin Tenkidi 
Cerh- Ta’dil Lafızları 
Hadis Edebiyatının Oluşum Safhaları 
Hadis Edebiyatına Dair Bazı Terimler 
İsnad Ve İsnad İle İlgili Meseleler 
Cerh- Ta’dil Âlimlerinin Özellikleri 
Râvî İle İlgili Meseleler 
Hadis İlmi İle İlgili Kavramlar 
Hadis Öğrenim Ve Öğretim Metotları 
Bazı Hadis Meseleleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86503</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c3b01e9-4695-4350-b82f-e1bf45007c4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dili Araştırmaları</image:title>
            <image:caption>Türk Dili Araştırmaları, Türkçenin yazı öncesinden başlayıp günümüze kadar gelen serüvenini değişik açılardan ele alan çalışmalardan oluşmaktadır. Bu çalışmada; alfabe ve alfabeler, Türkçenin ses bilgisi, biçim bilgisi, sözcük bilgisi, Türkçenin köken bilgisi çalışmaları, Eski Türkiye Türkçesi yazı dilinin oluşması, yer adları, Tarihî Türkçe, Türkiye Türkçesi ağızları, Türk lehçe ve şiveleri, Grek harfli Türkçe kitabeler ve Karaman Türklerinin dili, ele alınmıştır. Ayrıca bu çalışma Türkçe eğitimi ve öğretimi, Türk ninnilerinin dili, Türkçenin Türkiye dışında öğretimi, Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi, Türkçenin diğer dillerle ilişkisi, Türkiye Türkçesinin çeşitli problemleri konularını da içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86504</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9746cc43-09a4-4a31-8701-efdf5ed531e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadis II</image:title>
            <image:caption>Hadis 
Sünnet 
Vahiy 
Tebliğ 
Beyân 
Hadis İlimleri 
Hadis Tarihi 
Râvi Tabakaları Ve Kimlikleriyle İlgili Bazı Istılahlar 
Rivayet Adâbı, Edâ Ve Edâ Lafızları 
Cerh- Ta’dil Lafızları 
Rivayetin Keyfiyeti Ve Lafızları 
Râvi İle İlgili Meseleler 
Hadis İsnadıyla İlgili İstilahlar 
Hadis Metniyle İlgili Istılahlar 
Hadis Çeşitleriyle İlgili Istılahlar 
Kitap Bölüm Ve Bâb Başlıklarıyla İlgili Istılahlar 
Hadis Edebiyatıyla İlgili Istılahlar 
Hadis Edebiyatıyla İlgili Istılahlar 
Hadis Kitaplarının Sıhhatiyle İlgili Istılahlar 
Hadis Edebiyatı Ve Hadis Litaratürü 
Hadis Bulma Litaratürü 
Kütüb-İ Tis’a Müellifleri 
Hadislerin Yazımıyla İlgili Istılahlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86506</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed2d5929-41bb-4fb1-8872-17a8c43275ff.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Mezhepleri I</image:title>
            <image:caption>Mezhepler Tarihi 
Temel Kavramlar 
Makâlât ve Fırak Gelenekleri 
Fırkalar 
İmân 
İmân-İslâm İlişkisi 
Azzâbe Teşkilatı 
Tevhid 
Şia 
Vekâlet 
Kırtas Olayı 
Râfızîlik 
Kerbelâ Olayı 
Ehl-i Fetret 
Mehdi 
Gıybet</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86507</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ac7d34e-f6f2-4f85-b41a-570bc7a8b0ca.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Mezhepleri II</image:title>
            <image:caption>Mezhepler Tarihi 
Mezhepler Tarihçileri 
İsmailiyye 
Ehl-i Sünnet ve’l Cemaat 
Gulât Fıkralar 
Mezhepler Tarihi Açısından Bazı Önemli Şehirler 
Bazı Önemli Hareketler 
Ehl-i Kur’ân 
Ehl-i Hadis 
Cihad Hareketi 
Hizbullah 
Nurcu veya Nursiyye 
Süleymancılık 
Hizbu’d-Davetu’l-İslâmiyye 
İttihadiyye-i Müslimin 
Encümen-i Tebliğat-ı İslâmî 
İran İslâm Devrimi 
Taliban 
El- Hac Ömer Hareketi 
Filistin İslâmi Direniş Hareketi 
Filistin İslâmi Cihad Hareketi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86508</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/892604f4-7fcd-4cf4-a2a1-1b85ee460a83.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Tarihi II</image:title>
            <image:caption>İslâm Tarihi 
Devletler, Hanedanlıklar ve Siyasi Gruplar 
Gruplar ve Şahıslar 
Savaşlar ve Olaylar 
Antlaşmalar 
Kavramlar ve Kurumlar 
Coğrafi Bölgeler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86509</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f13dd3d1-72bd-4723-9234-a43b9b510091.jpg</image:loc>
            <image:title>Tasavvuf II</image:title>
            <image:caption>Temel Kavramlar 
Haller Ve Makamlar 
Tabirler 
Mekanlar 
Tarikatlar 
Kıyafet Ve Aletler 
Mutasavvıflar 
Tasavvufi Eserler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86510</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/672740bb-fad7-4bd7-ac53-1fb5d28be4a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Tefsir I</image:title>
            <image:caption>Kur’an 
Tefsir 
Kur’an’la İlgili Kavramlar 
Tefsir Kavram Ve Ekolleri 
Tefsir Usul Kavramları 
Kur’ân İlimlerine Ait Kavramlar 
Delalet Açısından Kur’ân Lafızlarının Taksimi 
Vazihu’d-Delale 
Yeni Tefsir Kavramları 
Kur’ân Kavram Ve Terkipleri 
Bazı Müfessirler Ve Tefsirleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86511</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75fcd1e7-9648-4a89-af9a-a9310331d94c.jpg</image:loc>
            <image:title>Tefsir II</image:title>
            <image:caption>Temel Kavramlar 
Tefsir Yönelişleri 
Eser Ve Müfessir 
Kur’ân Kavramları 
Nüzul Sırasına Göre Bazı Mekkî Sûreler 
Nüzul Sırasına Göre Bazı Medenî Sûreler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86512</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f98b1bdb-2501-4402-95a4-0e59d2ad2ea2.jpg</image:loc>
            <image:title>Anthropomorphus</image:title>
            <image:caption>geçti o dem 
som zaman şimşekleriyle yalnızlıklardan 
ve meclis-i mey pürhuruş idi. 
sagâr yıkıldı belki 
köpüklü dalgasına gri suların 
ki gözler kulkul-i mînâya gûş idi. 
müstağrak-ı tecellî-î hüsn olup / âteş rûhâna 
bir bulut döküldü soyut renklerine umarsızlığın 
artık çoktan beri yitirilmiş bir akşamdı gül 
ki çamurlu sokaklarda bezm-i kadeh şûlepûş idi. 
oysa sonsuz ufuklarda görmüştüm 
titreşen ölümünü 
can çekişen imgelerle bir agaaz-ı dâstânın 
 
ve büyük mavilikten yola çıktım 
ne lucien ne madame de bargeton 
ne gentile ne de hizmetçi kız albertine 
bu yolculukta olup bitenlerden 
asla sözetmediler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86513</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15fd98cb-05da-4ea0-a543-e041af60a19c.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk İslam Edebiyatı I</image:title>
            <image:caption>Türk – İslâm Edebiyatı 
Edebiyat 
Manzum 
Nesir 
İslâm Öncesi Türk Edebiyatı 
Sözlü Ürünler 
İlk Müellifler İlk Eserler 
Divan Edebiyatı Nazım Şekilleri 
Allah Teâla İle İlgili Türler 
Meşhur Kasideler 
Meşhur Mesneviler 
Kronoloji 
Dinî – Tasavvufî Türk Edebiyatı Türleri 
Dinî – Tasavvufî Türk Edebiyatı Önemli Temsilcileri 
Âşık Edebiyatı Temsilcileri 
Tanzimat Dönemi Temsilcileri 
Son Dönem Temsilcileri 
Hece Vezni 
Aruz 
Serbest Vezin 
Edebi Metin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86514</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18f417d9-e236-41e3-b3fe-45afdda42ca7.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk İslam Sanatları II</image:title>
            <image:caption>Türk İslâm Sanatları 
Sanat 
Genel Kavramlar 
Süsleme Ve Unsurları 
Süslemelerde Kullanılan Malzemeler 
Süslemelerde Kullanılan Renkler 
Süslemelerde Görülen Üslûplar 
Süslemelerde Kullanılan Motifler 
Hat Sanatı 
Tezhip Sanatı 
Minyatür (Resim) Sanatı 
Cild Sanatı 
Ebru Sanatı 
Çini Sanatı 
Dokuma Sanatı 
Ahşap Sanatı 
Diğer Sanatlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86515</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/420fa034-d4eb-4b21-8518-6fa57f17abbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Musikisi I</image:title>
            <image:caption>Musiki 
Türk Musikisi 
Lâdini Musikisi 
Dini Musiki 
Klasik Musiki 
Türk Halk Musikisi 
Mûsiki Nazariyatı 
Temel Kavramlar 
Makamlar 
Usuller 
Mûsikişinaslar 
Dini Mûsiki Kültürü 
Enstrümanlar 
Türk Mûsikisi Tarihi Kavramları 
Halk Mûsikisi Kavramları 
Askerî Mûsiki</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86516</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03bd90b5-f5a0-4614-84c7-3bcbce266fdf.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Musikisi II</image:title>
            <image:caption>Mûsiki 
Klasik Mûsiki 
Türk Halk Mûsikisi 
Temel Kavramlar 
Türk Mûsikisi Formları 
Makamlar 
Enstrümanlar 
Edebi Metinler 
Tekke Mûsiki Kültürü 
Türk Halk Mûsikisi 
El Nağme (Öyküsel Şarkılar) 
Usuller 
Mûsiki Nazariyatçılığı ve Tarihi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86517</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47a42912-ffae-46a0-8a84-2cf5cdb1245f.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk İslam Edebiyatı II</image:title>
            <image:caption>Türk İslâm Edebiyatı 
Divan 
Cönk 
Antoloji 
Elifnâme 
Hicretnâme 
Seyahatnâme 
Münazara 
Muamma 
Lugaz 
Arız 
Tarih Düşürme 
İmale 
Zihaf 
Şuara Tezkireleri 
Mesneviler 
Münâcât 
Medhiye 
Nazire 
Sultan Şairler 
Edebî Akımlar 
Edebî Topluluklar 
Dinî Kişilikler 
Tarihî – Efsanevî Kişilikler 
Bilgin Kişilikler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86519</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82f00a93-fe6f-4869-b361-d441cf8687f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Arapça II</image:title>
            <image:caption>Arap Dili 
Belâgat 
Me’ânî 
Beyân 
Teşbih 
Mecâz 
Bedi’ 
Cem’ 
İhâm 
Mübâlağa 
Cinas 
Seci 
İktibas 
İktibas 
Telmih 
Tazmin 
Hal 
Akd Aks</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86520</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3a550b3-aaff-4de7-99c7-1453c101ce27.jpg</image:loc>
            <image:title>Din Sosyolojisi II</image:title>
            <image:caption>Din Sosyolojisi 
Epistemoloji ve Metodoloji 
Teoriler 
Birey Aktör 
Sosyal Etkileşim Dünyası 
Sınıf, Grup, Topluluk ve Kolektivite 
Sosyo-Politik 
İnanç, Din ve Dindarlık 
Dini Gelenekler, Mezhepler / Fırkalar 
Dini Örgütlenme 
Dini Hareketler ve Akımlar 
Kültür 
Toplum 
Dönüşümsel Modernite</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86521</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04abc63f-9e21-4fa5-9caa-2c063e7e4df2.jpg</image:loc>
            <image:title>Çarpık Hüzünler Kantatı</image:title>
            <image:caption>koro:
kıralın ezgisi iki bölümdü.
biz bir bölümü çıkardık attık
yerine koyduğumuz sanki ölümdü
sayrı büyüyen bir çocuk büyüttük
koro başı:
ve çocuk elinde kanlı bir şişle
şimdi oymadadır ruhlarımızı
şimdi oymadadır ruhlarımızı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86522</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8466bd3-27fc-4cdc-aa78-12f6e715ed3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Din Psikolojisi II</image:title>
            <image:caption>Din Psikolojisi 
Armaner, Neda 
Dindarlık Kavramları 
Spiritüellik ve Parapsikoloji 
Psikanaliz Kavramları 
Davranışçılık ve Hümanist – Varoluşçu Psikoloji 
Bilişsel Psikoloji Kavramları 
Sosyal Psikoloji Kavramları 
Psikolojide Araştırma Yöntemleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86523</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2b7323d-7a97-4761-a6ef-a359ddcf7729.jpg</image:loc>
            <image:title>Din Sosyolojisi I</image:title>
            <image:caption>Sosyoloji 
Din Ve Din Sosyoloji 
Sosyolojinin Temel Kavramları 
Dini Gruplar Sosyolojisi 
Aile Ve Eğitim 
Toplum Tipleri 
Din Antropolojisi 
Sosyo-Kültürel Dönüşüm Süreçleri 
Birey, Toplum Ve Din 
İdeolojik Düşünce Sistemleri 
Kültür Endüstrisi Ve Frankfurt Okulu 
Sosyla Bilimler Metodolojisi 
Klasik Sosyoloji Kuram Ve Kavramları 
Çağdaş Sosyoloji Kuram Ve Kavramları 
Çağdaş Din Sosyolojisi Kuram Ve Kavramları 
Türk Sosyologları 
Batılı Sosyologlar 
Dünya Dinleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86524</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06586c13-9b23-45a1-81c5-d3620de53e8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyaya Açılan Sinemamız ve Yeni Bir Kuşak</image:title>
            <image:caption>Ko*rona Virüs çağı aniden bastırdığında, Atillâ Dorsay dönem gereği iki sinema kitabına birden başlamak üzereydi: sinemamızın yakından izlediği o son ve parlak 2010-2020 yıllarının filmleri. Ve de 2015-2020 arasının yine çok önemli bulduğu dünya sineması. O arada özellikle “65 yaş üstü”lere reva görülenler bu zor dönemi kolaylaştırıcı değildiyse de, yazarımız görevini yaptı. Doğrusu bu yılın
Ağustos ayında birden ortaya çıkan kalp hastalığı ve o “6 by-pass birden” ameliyatı hiç hesapta yoktu. Ama o da aşılmış gözüküyor. Ve böylece, tüm engellere rağmen kitaplar çıktı, çıkıyor. Bu kitapta yenileriyle karışmış kimi eski Yeşilçam anıları da yok değil. Ayrıca Altın
Ayı veya Altın Palmiye’ye uzanan başarılar, bizi terk edip gidenler, star’lı dedikodular; arada kıvrılan polemikler, atışmalar, anekdotlar... Ağırlık elbette filmlerin kendisinde. Bu yılların içerdiği çağdaşlıkta, yaratmada, gençleşmede.... Ve de göz yaşartacak kadar görkemli ilk çıkışlarda.

Hepsi bu toplamın içinde sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86525</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fc56a51-969c-4266-89cc-116c08e55867.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalıcı Mutluluğun 7 Yolu</image:title>
            <image:caption>Dr. Gourgouris daha mutlu ve doyurucu bir hayat sürmenin ilkelerini paylaşıyor. Kolay uygulanabilen, zaman içinde test edilmiş, fark yaratacağı kanıtlanmış bu ilkeleri okuyup hayata geçirmeye başlayın. Böylece hem kendinizi hem de çevrenizdekileri olumlu biçimde dönüştürmenizi sağlayacak yeni bir bakış açısı kazanacaksınız. 
Kalıcı mutluluğa ulaşmak bu yollardan geçiyor: 
Kendini sevme 
Minnettar olma 
 Bağışlama 
 Tutkuların peşinden gitme 
 Ruhu besleme 
 Sevgi dolu ilişkiler yaratma 
 Yürekten yardım etme 
Eğer kalıcı mutluluğu arıyorsanız, bu kitap harika bir başlangıç olacaktır. Haydi yolculuk başlasın! 
Dr. Elia Gourgouris Atina’da doğdu. 11 yaşındayken ailesiyle birlikte Kaliforniya’da Santa Monica’ya taşındı. UCLA’de psikoloji bölümünden mezun olduktan sonra alanında yüksek lisans ve doktora yaptı. 
Dr. Gourgouris, insanlara kişisel başarı kazanma ve mutlu olma konusunda yardımcı olmayı amaçlayan The Happiness Center’in (Mutluluk Merkezi) kurucusudur</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86526</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa9b3ed9-a6a3-481c-8d06-6eab3264d934.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Artık Özgürüm</image:title>
            <image:caption>Anat Baniel Metodu NöroHareket hakkında muazzam bir anlayış ve içgörüyle yazılmış bu kitabı hem çok sevdim hem de derinden etkilendim. Bu kitap gerçek bir umut ve dönüşüm hikâyesi anlatıyor. Her farklı gelişim gösteren çocuk ebeveyninin, hatta her ebeveynin, torun sahibinin, çocuklarla çalışan profesyonellerin bu kitabı okumasını çok isterim.
Anat Baniel, ABMNH’in kurucusu, Sınırlarını Aşan Çocuklar ve Move Into Life kitaplarının yazarı 
Bu kitap ailelere büyük bir içsel kaynak… Bu kıymetli çocuklar yaşama birer hediye… Anneliğiniz birçok aileye yolculuklarında umut ışığını hatırlatıcı güç… Sevgi, umut ve bilgi tüm yolculuğunuzun rotası... 
Layza Ovadya, uzman klinik psikolog, oyun ve EMDR terapisti, oyun terapisi süpervizörü  
Yıllar önce evlatlarımızla çıktığımız yolculuğumuzda tuttuk birbirimizin elini. Çünkü gerçek yol arkadaşları olmadan yürünebilecek bir yol değil bu. Hep omuz omuza, sırt sırta durduk. Böyle böyle koca dokuz seneyi bıraktık arkamızda. Onları mı büyütüyoruz, biz mi büyüyoruz hâlâ emin olamadığım yol kardeşliğimizi ve bu anlamlı yolculuğu yazmış olman çok kıymetli. Yaşadıklarımızı o kadar güzel ifade ettin ki, bizim gibi aynı yolda, kalbi ağzında yürüyen tüm annelere kıymetlerini teslim ettin kitabınla. Duygularına tercüman olmakla kalmadın, onlara harika bir yol haritası da verdin. 
Ceyda Düvenci, oyuncu, sunucu, çocuk kitabı yazarı
Bu kitap bir sevgi ve umut hikâyesini anlatıyor... Serebral palsili bir çocuğun dönüşüm yolculuğunu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86528</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08093bdc-31f9-4f2c-bc12-8155be662010.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıpırdamıyoruz</image:title>
            <image:caption>“Büyüdüm.
Zehirli bir ırmaktı zaman. Bizi kendine, kendini suskunluğa sürükledi.”

O yaz sonu kent kıyamet söylentileriyle uyandı güne. İşaretler bir bir çıkıyordu ya da öyle olduğuna inanmayı istiyordu bazıları. Sokakta alamünit fotoğraf çeken Settar, kenti çalkalayan o dört günde, hesapta olmayan bir gönül hikâyesine savrulacak, hayatı boyunca ondan saklanan sırlar yumağını çözmek zorunda kalacaktı. Bir insanın kendisi hakkında bildiği en temel şeyler yanlış olabilir mi?

Peki böyle bir durumda hatıraların içeriği de değişir mi? Settar’ın bir şeyleri değiştirecek zamanı var mıydı? Dört gün sonraki mahşere hazırlanan kent ahalisi ibadethaneleri ve meyhaneleri doldurmuşken, sırları dökülmüş bir hayatı yeniden biçimlendirmek mümkün müydü? İstanbul tarihinde kaydedilmemiş o dört günlük mahşerin sarsıcı öyküsüdür Kıpırdamıyoruz. Bir halkın yaşadığı altüst oluşun kıyısında kendi hayatına tutunmaya çalışan karakterin öyküsüdür. Aşkın doğasını anlama çabasıdır. Aşkın “her şeye rağmen” olduğunun şiiridir Kıpırdamıyoruz.

Fotoğrafa dönüşen bir dünyanın kuytularında gezinerek onun gizemlerini çözen saf bir çocuğun destansı hikâyesidir. Bu romanı okuduktan sonra kötülük ile iyiliği yeniden tanımlamak zorunda kalacaksınız. Kıpırdamıyoruz içimizde kıpırtısız kalan, suskun isyanın sesi olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86529</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61e85e9f-d4ae-4a57-bca0-a4aa2982a0b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşi Söndürmem Gerek 3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yıldızların büyüsüne kapılan gece, güneşe ihanet etti. Güneş söndüğünde ise gece kazandığını sandı. Oysaki güneş olmadan yıldızlar bir hiçti. 
 
Yaşadığı son yıkım yüzünden zor günler geçiren Umut’un yeniden başlayabilmesi için ya Kerem’i affedip yoluna devam etmesi ya da aşkını kaybetmek pahasına gerçeğin peşine düşmesi gerekmektedir. Ancak bu, düşündüğü kadar kolay olmayacaktır. 
 
Bir yanda büyük aşkı Kerem, diğer yanda ise vazgeçemediği doğruları vardır. Umut için yol ayrımı vakti gelmiştir. 
 
Umut ya güneşini söndürecek ya da güneşinin sonsuza dek yanmasına izin verecektir. 
 
Gökyüzü… Güneş… Yıldızlar… 
Orada her kim varsa ve şu anımıza şahitlik ediyorsa 
görsün ve bilsin ki… 
Kerem ve Umut’un aşkı gerçekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86530</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:34+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcafa422-ebf8-455a-9f27-8cd868765aac.jpg</image:loc>
            <image:title>Direksiyon</image:title>
            <image:caption>Usta yazar Üstün Dökmen, Direksiyon adlı romanında, düşünen insanı en çok meşgul eden konuları, özgürlüğü, mutluluğu ve aşkı zekice kurguladığı ve güçlü bir üslupla beslediği sürükleyici bir yol hikâyesiyle ele alıyor.
“Ben niçin sürekli çember çiziyorum? Gittiğim yol direksiyonuma benziyor. Ben mi çiziyorum çemberi, yoksa birisi mi çizdiriyor? Direksiyonumun patronu kim?”
Ateş, Canbal’a, “Kuyunun etrafında dönen beygirlerin gözlerini, günü, gece sansın diye mi bağlıyorlar?” diye sordu. “Yok, gözlerini bağlamalarının asıl sebebi, ileriye gittiğini sanması içindir. Eğer gözleri bağlı olmazsa beygir, aynı noktanın etrafında dönüp durduğunu anlar, bir süre sonra da durur, dönmeyi bırakır. Gözleri bağlı olduğu için döndüğünü fark edemez, çevredeki manzaranın hep aynı kaldığını anlayamaz, sürekli ileriye doğru gittiğini zanneder,” dedi.
Dolap beygirinin çemberi zorunludur, ya sizinki?
Aşk ya da iş hayatınızda bazen sürekli kendi çemberinizi sağlamlaştırmak yerine, çemberinizin dışına çıkıp dünyadaki yerinizi sağlamlaştırabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>