﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122867</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f03efe7-6253-49fe-bcc4-493afe088163.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz’in Küçük Hikayeleri: Öfke</image:title>
            <image:caption>Öfke bazen bizi kontrol eder. Peki, biz de öfkeyi kontrol edebilir miyiz? Deniz’in hikâyesi, çocukların öfkeyle başa çıkmalarına ve duygularını anlamalarına yardımcı olacak
eğlenceli bir yolculuk sunuyor.
 
Psikoterapist ve çocuk terapisti Virginie Limousin ile Fransa’da pozitif ebeveynliğin önde gelen isimlerinden biri olan psikoterapist
Isabelle Filliozat tarafından kaleme alınan bu kitap, Éric Veillé’nin eğlenceli çizimleriyle donatılmıştır.
Çocuğun Duygusal Dünyası ve Denemediğim Yol Kalmadı gibi çok satan kitapların yazarından, tüm sorularınıza cevap bulabileceğiniz zengin içerikli bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122868</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8ba692b-2b94-4822-892b-3320d4123591.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz’in Küçük Hikayeleri: Kıskançlık</image:title>
            <image:caption>Kıskançlık herkesin yaşadığı bir duygu. Peki, bu duyguyla nasıl başa çıkabiliriz? Deniz’in hikâyesi, çocukların kıskançlık gibi karmaşık duygularla başa çıkmalarına yardımcı olacak eğlenceli bir yolculuk sunuyor.
 
Psikoterapist ve çocuk terapisti Virginie Limousin ile Fransa’da pozitif ebeveynliğin önde gelen isimlerinden biri olan psikoterapist Isabelle Filliozat tarafından kaleme alınan bu kitap, Éric Veillé’nin eğlenceli çizimleriyle donatılmıştır.
Çocuğun Duygusal Dünyası ve Denemediğim Yol Kalmadı gibi çok satan kitapların yazarından, tüm sorularınıza cevap bulabileceğiniz zengin içerikli bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122869</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b62bb0c-04e6-432b-a40a-76eeb9fc3fff.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz’in Küçük Hikayeleri : Öz Güven ve Öz Saygı</image:title>
            <image:caption>Neden bazı çocuklar utangaç olur?
Deniz’in hikâyesi, çocukların kendilerine olan güvenlerini artırmalarına, iç seslerine kulak vermelerine ve sosyal becerilerini geliştirmelerine yardımcı olacak eğlenceli
bir yolculuk sunuyor.
 
Psikoterapist ve çocuk terapisti Virginie Limousin ile Fransa’da pozitif ebeveynliğin önde gelen isimlerinden biri olan psikoterapist Isabelle Filliozat tarafından kaleme alınan bu kitap, Éric Veillé’nin eğlenceli çizimleriyle donatılmıştır.
Çocuğun Duygusal Dünyası ve Denemediğim Yol Kalmadı gibi çok satan kitapların yazarından, tüm sorularınıza cevap bulabileceğiniz zengin içerikli bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122870</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f1c7bed-ebf3-42b4-9a50-e28082192520.jpg</image:loc>
            <image:title>90’larda Çocuk Olmak Serisi Kutulu Set</image:title>
            <image:caption>Setin İçinde Yer Alan Kitaplar: 

90’larda Çocuk Olmak Serisi Kutulu Set 



Yağmur’un Kar Tanesi Hayalleri 

Yağmur İpucu Peşinde 

Yağmur’un Mandalina Kokan Sınıfı 

Yağmur’un Kar Macerası 

Yağmur&apos;a Bahar Sürprizi 

Yağmur&apos;un Karne Heyecanı 

Yağmur’un Salçalı Ekmek Kokan Köyü 

Yağmur’un Sokaktan Eve Taşınan Oyunları 

Yağmur&apos;un Tarihe ve Denize Yolculuğu 

Yağmur’un Sonbahar Sevinci</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122871</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/681aed5d-c938-4737-a90b-671b9fa4575e.jpg</image:loc>
            <image:title>Davacıyım</image:title>
            <image:caption>Profesör Shahrzad Mojab’ın önsözüyle 
Siyasi görüşlerimiz ve barış, demokrasi ve insan hakları temelinde gelişmeler sağlamak adına yürüttüğümüz çalışmalar nedeniyle yargılanıyoruz. Bu nedenle aslında bu davada yaptığımız şey bugün bir kez daha burada da tekrarlayacaklarımla bir savunma değildir. Ben ve arkadaşlarım sanık değiliz, bizler davacıyız. 
Ben ve arkadaşlarım halklarımıza, demokrasiye, insan haklarına karşı suç işleyenlerden, kadın haklarına karşı suç işleyenlerden davacıyız. Anayasayı rafa kaldıranlardan davacıyız. Yanlış eksik de olsa kanunlara uymayanlardan, hukuka aykırı ithamlarla bizi yıllarca cezaevinde siyasi rehine olarak tutanlardan davacıyız. 
Bu kumpasları kuranlardan davacıyız, bu siyasi operasyonları yapanlardan davacıyız. Barış ve çözüm konusunda bu kadar çaba sarf ettiğimiz halde ve bu ülkenin, az değil çözüm konusunda epeyce birikmiş bir deneyimi olmasına rağmen hala savaşta ısrar edip, bu ülkenin evlatlarını ölmeye-öldürmeye gönderenlerden davacıyız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122872</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30fb6647-1565-4573-b2aa-24fd9eb8fe8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Homopoliticus</image:title>
            <image:caption>Güven Arif Sargın, yirmi yıla varan entelektüel emeğinin sonucu olan kitabında, kapitalist üretim rejimine ve mekânsal pratiklere ilişkin temel meselelerin tahliline girişiyor. Bir yandan, metalaşma, yabancılaşma, kullanım, değişim, artı ve sembolik değer benzeri kavramlar ile sermaye döngüsü ve içsel/dışsal çelişkiler, yapısal ya da yapısal olmayan krizleri irdelerken, bir yandan da, toprağa dayalı birikim rejiminde ortaya çıkan çelişkiler, sermaye ve emeğin mekânsal dağılımı, mekânın sömürüsü ve buna bağıl cereyan eden özneler ve/veya sınıflar arası çatışma form ve süreçlerini sorguluyor.

Özne meselesine ve bu çerçevede özgürleştirici praksis sorunsalına öznel bir yorum getirebilmeyi amaçlayan Sargın, kapitalist üretime başat olası özgür ve özerk pratiklerin kapasitelerini anlamaya çalışıyor; kapitalizme içkin çelişki ve krizlerin, anti-kapitalist siyasetle aşılması gerektiğini iddia ederek, kolektif özne ve beden sorunsalına dair yorumlarda bulunuyor, özgür ve özerk alanların izlerini sürüyor.

Kitapta yer alan metinler, devrimci (özgürleştirici) praksisin, kolektif pratiğin otonom yapısı ve öznelerin sınıfsal bağıyla kaim olduğunu; özgür ve özerk alanın ancak sınıfsal bilinci oluşmuş siyasî öznelerle mümkün olabileceğini iddia ediyor. Kitabın bütününe hâkim olan bu söylem, öznenin sınıfsal aidiyetine dair çıkarsamalarda bulunuyor ve bu amaçla, bireyin siyasî özneye dönüşümünü tartışmaya açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122873</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/457b4c8e-65f4-467d-a6c5-69f02121d2df.jpg</image:loc>
            <image:title>Moğollar</image:title>
            <image:caption>“Her şeyin kendilerine verildiğini, dünyanın hakiki efendilerinin onlar olduğunu, Tanrı’nın dünyayı yalnızca onlar için hükmetmeleri ve zevk almaları için yarattığını söylerler. Yine derler ki, gökteki kuşlar insanlara, Tatarların dünyanın efendisi olduğunu, tüm dünyanın kendilerine haraç ödemesi ve vergi vermesi gerektiğini haber uçurmuştur. Yine derler ki gökte uçan kuşlar, bozkırdaki hayvanlar yalnızca imparatorlarının inayetiyle yaşayıp yiyip içebilmektedir. Günlerden bir gün bir Fransız Tatarların ulu imparatoru ve prensinin huzuruna çıktığında prens ona sorar: Bana ne getirdin? Fransız cevap verir: Hiçbir şey getirmedim zira sizin yüceliğinize ne yaraşır bilmiyordum, der. Prens tekrar sorar: Ülkemize gelirken gökte uçan kuşlar hiç bahsetmedi mi kudretimizden? Fransız cevaplar: Bahsetmişlerdir belki de haşmetlim, lakin ben onların dilinden anlamam. İmparator bu cevaptan hoşnut olur ve yumuşar.” 
 
                                                                               Ricoldus de Monte Crucis, Doğu Seyahatnamesi 
 
 
 
Moğollar: Tarih, Kültür, Folklor adıyla sizlere sunduğumuz bu eser, birbirini takip eden üç yüzyılda, üç araştırmacının Moğollar ve Moğol tarihi hakkında ürettiği bilgi ve yaklaşımları gözler önüne serer. 19. yüzyılda yaşamış, üst sınıfa mensup bir araştırmacı olan St. John Bayle; 20. yüzyılın en önemli İran ve Moğol tarihçilerinden John Andrew Boyle ve 21. yüzyılın ilk çeyreğinde vefat eden, dünyanın en önemli Moğol tarihçilerinden David O. Morgan’ın dilimize ilk kez çevrilen makalelerini bir araya getiren bu eser, Cengiz Han döneminden İran merkezli bir devlet kurmuş İlhanlı Moğollarının son günlerine kadar Moğol dünyasında neler olup bittiğini anlatır. Moğolların geleneksel dini ritüelleri, ilk dünya tarihinin yazarı ve İlhanlı veziri Reşîdüddin, Büyük İskender ile Yecüc Mecüc inançları bağlamında Moğollar, Moğol İmparatorluğu’nun yönetim biçimi ve politikaları bu eserde yer alan makalelerin temel konularıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122874</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3fbf9bc-ae29-446b-8177-3f4e0cd4a1e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşan Kız Aslında Gerçek Bir Hayal 2</image:title>
            <image:caption>CEP TELEFONU BİLE OLMAYAN, BİRAZCIK TUHAF LİSE İKİNCİ SINIF ÖĞRENCİSİ AZUSAGAWA SAKUTA. 
 
ALTIN HAFTA’NIN SON GÜNÜNDE, SESSİZ BİR ORTAMA İHTİYAÇ DUYDUĞU SIRADA GİTTİĞİ KÜTÜPHANEDE BİR TAVŞAN KIZLA KARŞILAŞIR. 
 
BÖYLECE, GÖKYÜZÜ VE DENİZLE ÇEVRİLİ SHONAN ŞEHRİNDE, İKİLİNİN BİRAZ DA GİZEMLİ OLAN AŞK HİKÂYESİ BAŞLAR. 
 
TAVŞAN KIZ ASLINDA GERÇEK BİR HAYAL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122875</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05ac559c-00b7-4dbe-827b-bc01213839df.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşan Kız Aslında Gerçek Bir Hayal 1</image:title>
            <image:caption>BİR GÜN, KÜTÜPHANEDE TAVŞAN KOSTÜMLÜ BİR KIZLA KARŞILAŞAN AZUSAGAWA SAKUTA. 
 
O TAVŞAN KIZ ASLINDA ÜNLÜ VE YETENEKLİ SAKURAJİMA MAİ. 
 
SAKUTA, GİZEMLİ BİR FENOMEN OLUP “ERGENLİK SENDROMU”YLA UĞRAŞAN MAİ’Yİ KURTARMAK İÇİN ELİNDENGELENİ YAPAR FAKAT İŞLER BEKLEMEDİĞİ KADAR TUHAF BİR HAL ALIR. 
 
İKİSİ ARASINDAKİ AŞKIN AKIBETİ NE OLACAK ACABA? 
 
TAVŞAN KIZ ASLINDA GERÇEK BİR HAYAL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122876</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51fb3b75-0f0b-4087-81e2-47e9dce15e97.jpg</image:loc>
            <image:title>From Empire to Republic</image:title>
            <image:caption>This book offers a comprehensive exploration of Halil İnalcık’s pivotal contributions to Ottoman social history and the birth of modern Turkey, blending rigorous scholarship with extensive archival research. 
 
In its first section, the book examines the foundational pillars of the Ottoman political and social system, exploring land tenure, the çift-hane (family-farm) unit, and the vital tahrir registers. It then turns to the diverse non-Muslim populations under Ottoman rule, uncovering the legal autonomy granted to the Greek Orthodox Church, and the unique conditions that enabled the settlement of Sephardic Jews within the empire. İnalcık also traces the profound Turkish influence on the evolution of modern Europe, alongside a nuanced examination of the shifting dynamics of power between the sultan and emerging political centers. 
 
The second section addresses the crucial transition from empire to republic, shedding light on Turkey’s pivotal position between Europe and the Middle East. İnalcık’s examination of the abolition of the Caliphate in 1924, juxtaposed with Atatürk’s sweeping reforms, illuminates key moments in the birth of the modern Turkish state, showcasing İnalcık’s indispensable role in understanding this historical transformation. 
 
“From Empire to Republic” stands as an essential resource for both professional historians and avid history enthusiasts, offering deep insights into the complex forces shaping Turkey’s past and present.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122877</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d62305ea-54da-4c52-82bc-e0466ef6bfe8.jpg</image:loc>
            <image:title>100 Büyük Savaş (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İnsanoğlunun tarih sahnesine çıkışıyla birlikte var olan, tarih boyunca kabileleri, toplumları ve medeniyetleri şekillendiren başlıca hadiselerden biri: Savaş… 
 
Tarihin akışına doğrudan etki eden en büyük savaş ve muharebelere soluksuz bir yolculuk sizi bekliyor. Milattan önce 490 yılında Antik Yunan’dan başlayarak 1991’de Orta Doğu’ya geleceğiniz, neredeyse 2.500 yılı kapsayan bu nefes kesici macerada kahramanların yükselişine, imparatorlukların çöküşüne, talihin kan ve çelikle yeniden yazıldığı cephelere bizzat tanık olacaksınız. 
 
100 Büyük Savaş, orduları dağıtan stratejileri, imparatorlukları deviren taktikleri, zekâ ve cesaretleriyle tarihin akışını değiştiren cesur liderlerin ortaya çıkışını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Leonidas ve 300 Spartalısının Thermopylae’deki efsanevî fedakârlıklarından Hannibal’in Alpleri cüretkârca geçişine, Sultan Alparslan’ın Malazgirt’te Anadolu’nun kapılarını Türklere açışından II. Mehmet’in İstanbul’u fethederek Fatih oluşuna, Napoléon’un Austerlitz’deki ustalığından Rommel’in Afrika çöllerindeki mücadelesine uzanan elinizdeki bu kitap, okuyucusunu dünyanın dört bir yanındaki savaş alanlarına götürüyor. 
 
Osprey Resimli Tarih Dizisi’nin beşinci kitabı 100 Büyük Savaş tamamı renkli 100 özel çizimiyle savaş alanının dehşetengiz atmosferini yaşamanızı sağlıyor. Dünya tarihine yön veren dev mücadeleleri daha iyi anlamak için ideal bir giriş kitabı olan 100 Büyük Savaş, savaş tarihine merak duyan herkese sürükleyici ve aksiyon dolu bir deneyim sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122878</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3974e53-c8fa-460f-958b-b0387818ac23.jpg</image:loc>
            <image:title>Otto</image:title>
            <image:caption>Kronik Çocuk, farklılıklarımızın bizi biz yapan en temel şeylerden biri olduğunu anlatan sımsıcak bir hikâye ile karşınızda: Otto: Kendisi Bir Avokado Sayısı, Zahra Marvasti’nin muhteşem çizimleriyle hayat buluyor.

Sıradan bir avokadodan ziyade aslında bir sayı (tam olarak 8) olduğunda ısrarcı olan Otto, hiç kimse onu dinlemese ve ona inanmasa da bu inancından asla vazgeçmiyor. Neyse ki yalnız değil! Sınıfa yeni gelen kiraz Tutti bir müzik notası olduğunda ısrarcı: o bir Fa notası!

Otto, hayatta karşımıza çıkan tüm engellere rağmen, hayallerimizden, isteklerimizden ve belki de en önemlisi benliğimizden asla vazgeçmememizi hatırlatıyor. Bu eğlenceli macerada Otto’ya eşlik eden Tutti ile birlikte zorlukların, dışlanmanın üstesinden birlikte gelecek ve farklı yönlerimizin aslında bizi ne kadar özel kıldığını birlikte keşfedeceğiz.
Karşınızda Otto. 
Kendisi bir avokado sayısı. Yoksa siz onu sıradan bir avokado mu sandınız? 
Otto, sayı olduğu konusunda oldukça ısrarlı. Sayılardan da sekiz (8). 
Çevresindeki herkesi sekiz olduğuna inandırmak için çok çabalıyor. 
Manavda sekiz rakamı olarak çalışıyor, matematik derslerinde sekiz olarak yerini alıyor… 
Fakat işi hiç kolay değil, çünkü ortalık biraz karışıyor. Kimse Otto’ya inanmıyor! 
Herkes Otto’nun yeşil bir avokado olduğunu söylüyor. Otto’nun sayı olabileceğini kimseler kabul etmiyor. 
Avokadodan sekiz mi? 
Peki, sizce bu mümkün mü?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122879</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea5d5251-8143-43b1-b97a-6faa74f7873c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeraltı Sırları 1 - Son Tablet</image:title>
            <image:caption>Kronik Çocuk, yeni serisi Yeraltı Sırları’yla meraklı kâşifleri tarihte bir yolculuğa davet ediyor! Demet Ekmekçioğlu’nun kaleme aldığı Yeraltı Sırları serisi, Deniz Avcıer’in çizimleriyle hayat buluyor. 
 
Serinin ilk kitabı Son Tablet, yaz tatilinde arkeolojinin inceliklerini öğrendikten sonra hayatı değişen Doğa’nın maceralarını konu ediniyor. 
 
Teyzesi ve kuzeni Eylül’le eğlenceli bir tatil planı yapan Doğa, beklenmedik bir anda hiç bilmediği bir dünyaya adım atıyor. Arkeolojik kazı alanında bulunan gizemli bir tablet, solak olduğu için yazı yazmaktan nefret eden Doğa’ya yepyeni bir bakış açısı kazandırıyor. Doğa, hem eskiçağlardaki insanların yaşantısına dair yeni bilgiler öğrenirken hem de kendini keşfettiği keyifli bir yolculuğa çıkıyor.  
Kronik Çocuk’tan tarihin izinde yolculuk yapmayı sevenler için yepyeni bir seri: Yeraltı Sırları! Demet Ekmekçioğlu’nun yazıp Deniz Avcıer’in resimlediği serinin ilk kitabı Son Tablet, yaz tatili için teyzesi ve kuzeni Eylül’ün yanına giden Doğa’nın hayatının beklenmedik bir şekilde değişmesini konu alıyor. 
Solak olduğu için yazı yazmaktan nefret eden ve kitap okumaktan hiç hoşlanmayan Doğa, bu yaz tatilinde âdeta kendini yeniden keşfediyor. Arkeolojik kazı alanında bulunan gizemli bir tablet sayesinde eskiçağlarda yaşamış insanların hikâyelerine tanık olan Doğa, hem macera dolu bir tatil yapıyor hem de arkeolojinin inceliklerini öğreniyor. Yazı tarihinin izinde keşiflerle dolu bir yolculuğa çıkan Doğa’nın hikâyesi, meraklı okurlar için ufuk açıcı bilgiler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122880</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4793a10d-098e-468b-ae01-28d3342ea4f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Köl Tegin</image:title>
            <image:caption>II. Köktürk Devleti&apos;nin büyük askerî lideri ve Bilge Kağan’ın kardeşi Köl Tegin’in hikâyesi, Türk tarihinin en parlak dönemlerinden birini yansıtıyor. Peki, Köl Tegin’in adı Çin ve Türk kaynaklarında nasıl anıldı? Onun kahramanlıkları ve askerî başarıları, Türk devletinin temellerini nasıl sağlamlaştırdı? 
 
Adını Köl mü Kül mü okumalı? Bilge Kağan’dan başka ağabeyi ya da kardeşi var mıydı? Hangi savaşlara katıldı? Savaşlardaki başarıları, adına dikilen yazıtta neden uzun uzun anlatıldı? 
 
Devletin yasalarını ve geleneklerini temelinden sarsacak kadar önemli ihtilalde öfkesi Kapgan Kağan ile maiyetine mi yoksa ağabeyi Bilge Kağan’ın kaynatası Tonyukuk’a mıydı? 716’daki kanlı ihtilalde kimleri ortadan kaldırdı, kime neden dokunmadı? Bu ihtilalden öldüğü tarih olan 731’e kadar, hem Çin kayıtları hem de Türkçe kaynaklar neden ondan hiç söz etmedi? 
 
Bilge Kağan, kendi kağanlığı döneminde kardeşi ile yaptığı işlerde neden suskun kaldı ve bu kanlı ihtilali tasvip etmemiş olabilir miydi? Ağabeyi Bilge Kağan ile Kapgan Kağan’ın kızı Xianli Bilge Prenses gerçekten evlilik arifesinde miydi ve prenses adına yazdırılan Çince yazıtı bizzat Köl Tegin mi kaleme aldı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122881</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d11caee-312e-4893-9ff9-4d641c2955aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Batı’da Siyasal Düşünceler Tarihi 2</image:title>
            <image:caption>İlk baskısı 1969’da Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Yayınları arasında üç cilt olarak çıkan Batı’da Siyasal Düşünceler Tarihi, 1985’te Verso Yayınları, 2001’de Bilgi Üniversitesi Yayınları tarafından basıldıktan sonra yayınevimiz tarafından bir kez daha gözden geçirilerek tekrar yayımlanıyor. 
 
Yıllardır birçok üniversitede ders kitabı olarak okutulan bu eseri özenli bir çalışmayla yayına hazırlayan Mete Tunçay, siyasal etkinlik üzerine öne sürülen görüşleri tanımlayıp, açıklarken kullandığı “düşünüş” deyimini, bu anlamda geçerli olan “teori” ve “doktrin” kavramlarına tercih ederken; bu sözlerin doğru ya da yanlışı ve hatta “dogma”yı içerdiğini, oysa “düşünüş”ün kavram olarak yansızlığı ifade ettiğini ve bunun da tarihte siyasetle ilgili düşüncelerin geniş ölçüde karışmış olduğu dikkate alındığında daha uygun bir deyim olduğunu savunmaktadır. 
 
Özellikle felsefi ve siyasal düşünce metinlerinde yapılacak seçmenin, sunulan metinlerin bir korelasyon içinde olması, farklı dönemlerde yaşamış düşünce insanlarının zihniyet dünyasını karşılaştırıp, kavraması yolunda önemli bir adım olduğu açıktır. Ayrıca yaygın bir deyişe göre, bir filozofu tanımak bütün felsefe tarihini tanımak demektir. Gerçekten de her önemli düşünür, etkilendiği öncelleriyle ve etkilediği ardıllarıyla, kendi çağına çok aşan bir alanı kapsar. 
 
Bu anlayışla Mete Tunçay’ın hazırladığı Batı’da Siyasal Düşünceler Tarihi’nin bu cildinde de Thomas More’dan Thomas Paine’e uzanan Yeni Çağ düşünürlerinin seçme yazıları yer alıyor. Eserin bu baskısında başta düşünürlerin okuma parçaları olmak üzere tüm metinler ve kaynakçalar gözden geçirilmiş; kaynakçaya kitabın son basımından bugüne, düşünürlerin dilimize kazandırılan eserleri ve onlar üzerine yazılan kitaplar eklenmiştir. 
 
THOMAS MORE NICCOLO MACHIAVELLI JEAN CALVIN ÉTINNE DE LA BOÉTIE STEPHANUS JUNIUS BRUTUS JEAN BODIN THOMAS HOBBES JOHN LOCKE BENEDİCTUS DE SPINOZA BARON DE LA BREDE ET DE MONTESQUİEU JEAN-JACQUES ROUSSEAU DAVID HUME THOMAS JEFFERSON JAMES MADISON ALEXANDER HAMILTON EMMANUEL-JOSEPH SIEYÉS MAXIMILLIEN ROBESPIERRE EDMUND BURKE THOMAS PAINE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122882</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e4b54c4-cf57-4e30-8534-636a36e340cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiçlik Çağı</image:title>
            <image:caption>“Geçtiğimiz yüzyılın kurucu fikirlerinin canlı ve ilgi çekici bir özeti olan Hiçlik Çağı, Nietzsche&apos;nin teşhisinin, politik yelpazenin bazı şaşırtıcı noktaları da dahil olmak üzere kültürel yaşamın her alanında nasıl tepkiler uyandırdığını gösteriyor.” 
– John Gray 
 
“İngiltere&apos;nin en seçkin düşünce tarihçilerinden birinden heyecan verici bir yolculuk...” 
– The Boston Globe 
 
 
Friedrich Nietzsche 1882’de “Tanrı öldü” dedi. O zamandan bu yana on binlerce sanatçı, bilim adamı, siyasetçi, düşünür ve lider Tanrı olmadan bir hayat kurma, yeni bir yaşam biçimi tesis etmeye çabaladı. Tarihin şafağından bu yana insan ilk defa dinî bir düşünce olmaksızın yeryüzünde kendisine bir yol belirlemeye çalıştı. Bu uğraşının hikâyesi ilk kez şimdi gün yüzüne çıkıyor. 
Peter Watson modern dönemin sanatsal, bilimsel ve kültürel gelişmelerinin yeni bir tarihini yazdığı Hiçlik Çağı’nda William James ve pragmatistleri; Sigmund Freud ve psikanalizi; Pablo Picasso, James Joyce ve Albert Camus gibi sanatçıları; Birinci Dünya Savaşı şairlerini ve İkinci Dünya Savaşı romancılarını; Albert Einstein&apos;dan Stephen Hawking&apos;e bilim insanlarını ve Dawkins, Harris ve Hitchens gibi yeni ateistlerin yükselişini ele alıyor. Watson, ateizmin nasıl geliştiğini gösterirken, geçen yüzyılın en büyük sanat ve edebiyat, bilim ve felsefe eserlerinin izlerinin sekülerizmin yükselişinde bulunabileceğini ortaya koyuyor. Dinî inanç kaybının Batı uygarlığının yüksek kültürü için ne anlama geldiği, beraberinde neler getirdiği Hiçlik Çağı’nın sayfaları arasında titizlikle inceleniyor. Nietzsche’den Daniel Dennett’e, Watson’ın bu ustalıklı düşünce tarihi, ateizmin barındırdığı büyük sorunları ve devrimci fikirleri alıp açıklamayı, bağlantıları ve kavramları basitleştirmeden yalın bir şekilde sunmayı başarıyor. Hiçlik Çağı: Tanrı’nın Ölümünden Sonra Dünya ateizm ve etrafındaki fikirler cümbüşünü büyük bir ustalıkla düzene koyup yalın bir şekilde sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122883</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcede409-e5fb-432a-99ab-1d61c5c55f6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa İtalya Tarihi</image:title>
            <image:caption>İMPARATORLUKLAR, KRALLIKLAR VE CUMHURİYETLER
İTALYA TARİHİNİN DÖNÜM NOKTALARI 
Christopher Duggan, İtalya’nın büyüleyici ve bir o kadar da kafa karıştırıcı hikâyesini, ister bir coğrafi ifade, ister bir kültür, ister modern bir devlet olarak ele alsın, zarif bir şekilde işliyor. İtalyanları, onların aydınlık ve karanlık yanlarını anlamak isteyen herkes bu kitaptan başlamalıdır. 
Richard Bosworth, Jesus College, Oxford Üniversitesi Emeretus Profesörü 
Romalıların mirasından Venedik’in ihtişamına, Rönesans’ın doğuşundan Mussolini döneminin karanlığına kadar İtalya, Avrupa tarihinin şekillenmesinde her zaman başrol oynadı. Sanatın, coğrafi ve siyasi parçalanmışlığın, dış müdahalelerin ve içsel kargaşaların harmanladığı bu ülke, hem Avrupa’yı hem de dünya tarihini derinden etkileyen olaylara ve karakterlere ev sahipliği yaptı. 
Christopher Duggan, büyük övgüler toplayan bu eserinde Batı Roma İmparatorluğu’nun çöküşünden günümüze kadar uzanan İtalya tarihinin geniş bir panoramasını çizerken İtalyanların son iki asırdaki ulus devlet inşası sürecinde karşılaştığı zorlukları inceliyor. Siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel tarihi başarıyla ele alan Duggan, İtalya’nın antik çağlardan modern zamanlara uzanan serüvenini titizlikle inceliyor. Roma İmparatorluğu’nun çöküşünden Rönesans’ın doğuşuna, İtalyan Birliği’nin kurulmasına, faşizmin yükselişinden Cumhuriyet’e uzanan bu öyküde, Galileo, Medici Ailesi, Machiavelli, Garibaldi, Mussolini gibi önemli figürler ve İtalya’nın karşılaştığı zorluklar son derece akıcı bir dille anlatılıyor. 
Her kesimden okuyucuya hitap eden bu eser; öğrenciler, akademisyenler ve İtalya’ya yolculuk yapanlar için bir başvuru kaynağı olacak. Cambridge University Press tarafından yayımlanan ve Kronik Kitap Kısa Tarih Dizisi’nin yeni üyesi olan Kısa İtalya Tarihi, İtalya tarihi hakkında güvenilir ve geniş kapsamlı bir giriş kitabı arayanlar için vazgeçilmez bir kitap olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122884</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbc5d148-6e4d-482c-b526-3452cb8449c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Dakikalar İçinde Hitler ve Nazi Almanyası</image:title>
            <image:caption>Avusturyalı bir adamın siyasî arenada yükselişi ve dünyanın bambaşka bir çağa girişi… Birinci Dünya Savaşı’nda çarpışan, dönemin pek çok sorununun Yahudiler kaynaklı olduğunu savunan Hitler’in hayatı, Almanya’nın başına geçişi ve çevresindeki önemli isimler tüm yönleriyle Dakikalar İçinde Hitler ve Nazi Almanyası’nda. 
 
Peki Adolf Hitler kimdi? Kişiliği, kariyeri ve fikirleri nasıl şekillendi? Nazi ideolojisi hangi düşünür ve düşüncelerden etkilendi? Parti’nin yönetici kadroları kimlerden oluşuyordu? Naziler iktidarı ele geçirmek için nasıl bir politika izledi? Nazi iktidarının akabinde Almanya’da neler oldu? Savaş döneminde neler yaşandı? Himmler, Göring, Goebbels, Dönitz, Rosenberg, Speer, Heydrich, Riefenstahl ve Reitsch gibi isimler Hitler’in çevresine nasıl girdi?   
 
Dakikalar İçinde Hitler ve Nazi Almanyası, tüm bu soruları ve daha fazlasını yanıtlayarak 200 fotoğraf, çizim ve haritasıyla okurları tarihin en karanlık ve en çarpıcı dönemlerinden birinde hızlı bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122885</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15b8bc45-59df-417c-8334-18e335539ade.jpg</image:loc>
            <image:title>Hogwarts’ta Yeni Yıl Harry Potter ve Felsefe Taşı’ndan (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Noel yaklaşıyordu. Aralık ortalarında bir sabah Hogwarts’takiler uyanınca her yerin bir metre karla örtülmüş olduğunu gördüler.” 
 
Harry Potter ve Felsefe Taşı’nın on ikinci bölümü ve Harry Potter’ın Hogwarts’taki ilk Noel gününün sımsıcak hikâyesi işte böyle başlar. Görkemli köknarlarla süslü Büyük Salon’dan Gryffindor Ortak Salonu’ndaki samimi akşamlara, yılbaşı hediyelerinin yarattığı coşkuyla, arkadaşlarla, nefis yemeklerle ve Harry’nin asla unutmayacağı sihirli sürprizlerle dopdolu bir tatil günüdür bugün. 
 
J.K. Rowling’in Harry Potter ve Felsefe Taşı’ndan doğrudan alınan metnine Ziyi Gao’nun ışıl ışıl resimleri eşlik ediyor. Bütün zamanların en sevilen kitaplarından birinde yer alan bu muhteşem an yepyeni hediyelik bir resimli kitaba dönüşüyor. 
 
Hogwarts’ta Yeni Yıl ailece tadını çıkarabileceğiniz sihirli bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122886</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0946e955-33fe-4172-b2d2-17572b9a0d38.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Zekanın Deyim Çevirisi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
      1. GİRİŞ 
 
      2. İLGİLİ ÇALIŞMALAR 
 
      3. YÖNTEM 
 
      4. KURAMSAL ÇERÇEVE 
 
      5. BULGULAR VE YORUM 
 
      6. SONUÇ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122887</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb6ab87f-5c05-471e-80d8-4a5dbdc85928.jpg</image:loc>
            <image:title>Finansal Tabloları Anlama ve Analiz</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM Finansal Tabloları Anlama 
 
İKİNCİ BÖLÜM Finansal Bilgi Analizi 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Finansal Analiz Araçları 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Finansal Durum Tablosu 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM Kâr/Zarar Tablosu 
 
ALTINCI BÖLÜM Nakit Akış Tablosu 
 
YEDİNCİ BÖLÜM Finansal Tabloların Güvenilirliği ve Denetim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122888</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e62844c-2328-48de-be4a-d0e2fb42abb1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Aliye Rona Vardı</image:title>
            <image:caption>Ünlü karakter oyuncusunun yaşamı ve sanatı... 
Aliye (Dilligil) Rona, 1947 yılından itibaren 50 yıla yakın Türk Sineması’na karakter oyuncusu olarak emek verdi. Gençlik yıllarında ağabeyi ünlü tiyatro adamı Avni Dilligil’in teşvikiyle profesyonel oyunculuğa geçmiş, çeşitli tiyatrolarda rol almış, Kerem’in Çilesi filminde ilk kez beyaz perdede görünmüştü. Keskin yüz hatları, usta oyunu ve Yılanların Öcü filminde canlandırdığı cesur Anadolu kadını “Irazca Ana” karakteriyle sinema tarihinde unutulmayanlar arasında yerini aldı. Evet, bir Aliye Rona vardı… 
Yalnız beyaz perdede canlandırdığı karakterlerle değil, gerçek yaşamında taşıdığı değerlerle, yetiştiği ortamla, yaşamındaki iniş çıkışlarla, kurduğu hayallerle, sürdürdüğü ilişkilerle, bütün insani özellikleriyle bir efsane oyuncu… Bu kitap, Yeşilçam’ın güçlü oyuncularından Aliye Rona’nın yaşam öyküsünü bütün gerçekleriyle bir roman akıcılığında sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122889</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fe00849-7f40-4779-b55f-be6995a86da4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yakıcı Sır</image:title>
            <image:caption>Stefan Zweig’tan yakıcı bir roman... 
Edgar on iki yaşında bir erkek çocuktur. Yeni geçirdiği hastalığın ardından dinlenmesi için babası onu annesiyle birlikte bir dağ oteline gönderir. Burada arkadaşlık edebileceği bir yaşıtı olmayan Edgar otele tatil için gelen genç Baron’la tanışır ve onunla vakit geçirmeye başlar. Baron geçici bir macera arayışı içindedir ve Edgar’la yakınlık kurmasındaki amacı da onun orta yaşlı, alımlı bir kadın olan annesine yaklaşmaktır. 
Edgar, Baron ve annesi arasındaki yakınlaşmayı yadırgar. Kadınlarla erkekler arasında yaşanan ve yetişkinlerin açıklamaktan kaçındığı şeyin ne olduğunu bilmemekte ve bu büyük sırrı öğrenmek istemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122890</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3ee206c-42b2-4a98-bdf1-8e4f1594a854.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı&apos;nın Fetih Yöntemleri</image:title>
            <image:caption>“Osmanlı Devleti dünyanın ele geçirilmesi ve yönetilmesi en zor bölgesini fethetmiş ve uzun asırlar başarıyla yönetmiştir. Bu dönemde şehirler etrafını kuşatan sağlam surlarla korunduğundan; Osmanlılar, bu şehirleri fethedebilmek için genellikle muhasara savaşı yapmak zorunda kalmışlar, geliştirdikleri yeni silahlar ve yöntemlerle oldukça da başarılı olmuşlar ve bir çağın kapanmasına ve yeni bir çağın başlamasına vesile olmuşlardır. Bu başarı, fetihleri gerçekleştiren Osmanlı ordusunda hizmet eden komutanından en ufak neferine ve ordunun ihtiyaçlarını karşılayan geri hizmet birliklerine kadar, insan unsurunun kalitesi ve bu kaliteyi ortaya çıkaran maddi ve manevi unsurlar sayesinde elde edilmiştir. “Osmanlı’nın Fetih Yöntemleri” kitabında bir kalenin kuşatma kararının verilmesinden kalenin fethinden sonra yapılan işlere kadar geçen süreçte yaşanan hadiselerle, başarıyı ortaya çıkaran maddi ve manevi değerler de anlatılmak suretiyle, Osmanlı Medeniyetinin dayandığı temeller ortaya konulmaya çalışılmıştır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122891</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07b16ce7-85b3-47a0-83e7-488497379083.jpg</image:loc>
            <image:title>Murdo - Postacı Soruşturması</image:title>
            <image:caption>Selam, ben Murdo, hani şu Himalayalar’da yaşayan yeti… Beni özlediniz mi? 
 
Bu aralar bol bol mektup yazıyorum. Arkadaşlarıma, tanıdık ve tanımadıklarıma, bulutlara, rüzgâra, yağmura, hatta Güneş’e ve Ay’a! 
 
Ah, bir de mektuplarımı dağıtan ve arkadaşım olduğunu söyleyen şu gizemli postacının kim olduğunu bir anlayabilsem… 
 
Alex Cousseau’nun kendisine Premio Andersen ve Premio Strega gibi iki prestijli ödül kazandıran sınır tanımaz yaratıcılığı Éva Offredo’nun muzip çizimleriyle birleşiyor, ortaya çocukların hayal gücü kadar zengin, dönüp dönüp tekrar okuma isteği uyandıracak Murdo çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122892</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58a75372-1b87-46ad-b1ec-43e707f632cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Bazı Eski Yanlışlar Bazı Yeni Yanılgılar</image:title>
            <image:caption>Bazı Eski Yanlışlar Bazı Yeni Yanılgılar, yakın dönem Türkiye tarihinde politik ve dinsel olanın birleşmesinin ürettiği kültürel ve toplumsal sonuçlara yönelik eleştirel bir bakış geliştirmeyi amaçlıyor. Bu bakış, siyaset, kültür, sanat ve hegemonya problemlerinin açığa çıkarttığı bir yarılmanın, demokratik tahayyül, dinsel eleştiri ve kültürel bir yeniden inşa hareketiyle anlaşılabileceği iddiasıyla belirginlik kazanıyor. 
 
Kitap, siyasal bir doğruculuk yerine popüler kültür, üniversite, gündelik hayat ve siyasal gelişmelerde kurtarılabilecek özgürleşim uğraklarına yoğunlaşarak, yalın ve savunulabilir bir tutumun imkânlarını araştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122893</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5e74018-c80a-4eb2-b5f6-139dda7e324e.jpg</image:loc>
            <image:title>Suyun ve Sükunetin Kitabı</image:title>
            <image:caption>Yavuz Yıldırım, bir çöküş anlatısının izlerini taşıyan Bir Anlamı Kalırsa Hayat (1992) ve Su Ölen Bir Yağmur’dan (2001) sonra, bu kez, bu çöküşten artakalan, yenik ve fakat iddiasına hâlâ sahip çıkan, soylu ve yalnız direncini bütün olup bitenlerin ortasında telaşsız bir şekilde sürdüren şiirleriyle uzun yıllar sonra tekrar merhaba diyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122894</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64853a5a-8990-4b1e-b96a-6ddad7f9dc36.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanı Aşıp Sana Geleceğim</image:title>
            <image:caption>Bir mektup, iki farklı zaman, tek bir kader... Zamanın ötesinde bir bağ sizi bekliyor. 
 
Yanlış teslim edilen bir mektup, zamanda 34 yıl geriye gider. 2016 yılında Eun-you, babasının yaklaşan yeni evliliği nedeniyle rahatsız ve üzgündür. İlk kez bir annesi 
olacaktır. Annesi Eun-you’yu doğurduğu sırada ölmüştür, bu yüzden öz annesi hakkında hiçbir şey bilmemektedir. Ayrıca babası çoğu zaman evde olmadığı için üvey anne fikri daha da rahatsız edicidir. Eun-you’nun babası ona bundan bir yıl sonra eline geçecek şekilde kendisine bir mektup yazmasını önerir. Mektup beklenmedik bir 
şekilde 1982 yılında, yani 34 yıl önce yaşayan başka bir Eun-you’ya ulaşır. Anlamadığı kelimelerle dolu mektubu aldıktan sonra, geçmişteki Eun-you bir casustan 
şüphelenirken, şimdiki Eun-you da birinin şaka olarak cevap verdiğini düşünür. İkili arasındaki ilişki biraz sallantılı başlar ancak yanlış anlamalar çözüldükçe, yavaş 
yavaş sırların olmadığı sağlam bir ilişkiye dönüşür. Ölüler ve diriler arasında zaman ve mekân gözetmeyen, 8. Kore Munhakdongne Gençlik Edebiyatı Ödülü sahibi, kalplere dokunan bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122895</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e597ea17-e342-49a7-a746-9654917d651e.jpg</image:loc>
            <image:title>Başka Şarkılar Söyler Zaman</image:title>
            <image:caption>“Kendin olmak ve kendin kalmak için dünyaya meydan okumaktır cesaret...” 
 
Elinizdeki kitapta nefis bir üslup, şahane bir kurgu, yürek burkan bir geçmişe bakış hikâyesi bulacaksınız. Bir sır perdesi var ya hepimizin yaşamlarında; siz burada Cengiz’inkini aralayıp bakacaksınız. Belki de kitaptaki karakterleri yargılayacaksınız.  
Yani tam da olması gerektiği gibi...  
 
Başka bir dünyaya, başka bir zamana gidip geri geleceksiniz. Ve inanın bu keyifli bir yolculuk olacak. 
 
Bir dönemin ruhunu, zihniyetini, baskılarını, isyanlarını ve insanlarını ne de güzel sermiş önümüze Meltem Trubody. Sanki bahsettiği sokaklarda biz de yürüyor, o pastanelerde oturup Sahaflar’dan eski bir kitap alıyoruz. İlk aşkın, insanın en derinine nüfuz eden tertemiz heyecanını gerçekten yaşarken çekingen, tekinsiz, dikkatli bir sevme biçimini anımsıyoruz. 
Selda Terek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122896</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c7c18e8-3e56-4057-91b4-c6d503523395.jpg</image:loc>
            <image:title>Ah Ferhan Ah!</image:title>
            <image:caption>Ferhan, küçük kasabanın neşeli, ailesinin ise bilmiş çocuğu her gün yeni bir maceraya atılıyor! Arkadaşlarıyla oynadığı oyunlar, köyde geçen yaz tatilleri ve tren istasyonunda kurduğu hayallerle dolu bu hikâye, sizi Ferhan’ın renkli dünyasına davet ediyor. Okul yolundaki karlı sabahlardan, sıcak pidelerle eve dönüşüne kadar her anı keyif ve mutluluk dolu…

Usta yazar Mustafa Hakkı Kurt’un kaleme aldığı Ah Ferhan Ah! çocuklara dostluk, hayal gücü ve keşiflerle dolu bir yolculuk sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122897</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86512f9f-4249-41c6-a366-f80337e212ac.jpg</image:loc>
            <image:title>At Şu Adımı</image:title>
            <image:caption>Tüketimin arttığı, insanların mutsuzlaştığı, umutların tükendiği bir yüzyıldayız sanki. Uyandığımız her yeni gün, kötü şeylerin olağanlaştığı bir önceki günün aynısı gibi. Üstelik her şeyden şikâyet ediyoruz ve ısrarla o sorunları çözmek için bir adım atmıyoruz. Bazen de kendimizi denizdeki en küçük kum tanesi gibi hissediyoruz. Yerimizde sayıyor ve yaratılan gündemlerde boğulup o karanlıkta iyice kayboluyoruz. 
 
Ahmet Şerif İzgören’in söylediği gibi aslında tüm konu mesafeyle ilgili. “Gerçekleriniz ve hayalleriniz… İkisi arasındaki mesafe açıldıkça üzgün, tatminsiz ve mutsuz bir hayat yaşarsınız. İkisi ne kadar yakınsa o kadar mutluluk vardır hayatınızda. Aynı mesafe gelir ve gider için de geçerli. Ne kadar açarsanız arayı o kadar zorluk başlar yaşamınızda. Üretim ve tüketim... Tükettikleriniz ürettiklerinizden fazlaysa, dengeli ve hayata değer katan tarafta değilseniz eğer her anlamda kendiniz de tükenmeye başlarsınız.” 
 
At Şu Adımı, hayal ettiğimiz gibi yaşamanın, kişisel hedeflere ulaşmanın, kararlılıkla hareket etmenin ve diğer kum taneleriyle bir olup okyanus yaratmanın çok basit formülünü anlatıyor. Atın adımınızı ve ne iş yapıyorsanız onu sevgiyle, tüm bilginizi ve emeğinizi koyarak, iyi bir planlamayla yapın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122898</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e0d7506-fd20-4ea4-beca-dd22a458d8d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilge Kağan Yazıtı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bilge Kağan Yazıtı, Kül Tigin Yazıtı ile birlikte Moğolistan’ın başkenti Ulan Bator’un 300 km batısındaki Arhangay eyaleti sınırları içinde yer alır. Yazıt, bu eyalete bağlı Karakurum şehrine 60 km uzaklıktaki Koşo Çaydam Gölü yakınındadır. Kül Tigin Yazıtı gibi, 1889’da Rus Coğrafya Derneği adına bölgede araştırmalar yapan Nikolay Mihayloviç Yadrintsev tarafından keşfedilen Bilge Kağan Yazıtı’nda, tıpkı Kül Tigin Yazıtı’nda Kül Tigin hakkında yazılanlar gibi, Köktürk Devleti’nin tarihî sürecinin yanı sıra Bilge Kağan’ın katıldığı savaşlar ve kahramanlıkları anlatılmaktadır. Yazıt, Bilge Kağan’ın oğlu Teñri Kağan tarafından yazdırılmış ve babasının Kül Tigin Yazıtı için yazdırdığı metne büyük ölçüde sadık kalınmıştır. Bilge Kağan’ın vefatının 1290. yılında hazırlanan ve daha önce yayımladığımız Bilge Tonyukuk Yazıtı ve Kül Tigin Yazıtıkitaplarının yanına eklemlenen bu kitapla, Köktürk Kağanlık Yazıtları dizisi tamamlanmış, Türk dili, kültürü ve tarihinin en önemli metinleri, eski kaynaklar ışığında yeniden değerlendirmeleriyle birlikte sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122899</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e16bf192-0c77-4853-83a4-b6accd3280db.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Bir Süper Kahramanım</image:title>
            <image:caption>Her şey doğum günümde başladı. 
Oturduğumuz evin yakınlarındaki sahil kenarında, 
çimenlerin üzerinde harika bir doğum günü partisi 
organize etmiştik. Çok mutluydum! 
İşte o gün süper gücümü keşfettim. 
Ben bir süper kahramandım. 
Haydi mutlulukla yapılan ufacık bir hareketin dalga dalga yayılıp toplumu iyileştirici gücüne tanık olalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122900</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9bfb376-208c-4d29-87c3-68c61daa8d37.jpg</image:loc>
            <image:title>Ermeni Tarihi</image:title>
            <image:caption>Rıza Nur Ermeni Tarihi isimli bu eseri Mısır&apos;da sürgünde iken yazmaya başlamışsa da -eserinde Lozan ve Cumhuriyet devrimlerine yaptığı atıflar dikkate alındığında- muhtemelen 1925-26 yılında tamamlamıştır. Arap harfli Osmanlı Türkçesiyle yazılan bu eser, bugüne kadar yazma olarak kalmış ve bu nedenle araştırmacılar tarafından yeterince istifade edilememiştir. Söz konusu eser, belirli bir tarihte Almanya&apos;ya intikal etmiş olup orijinali hâlâ Almanya&apos;da muhafaza edilmektedir. Türkiye&apos;deki ilk yayını elinizdeki neşirdir. 
Ermeni Tarihi eseri, büyük ölçüde eski çalışmalara ve kaynaklara dayanmaktadır. Bu nedenle, yeni araştırmalarla yanlışlığı ortaya konulan bazı bilgilerin tekrar edildiği görülmektedir. Rıza Nur&apos;un şahsi yorumlarının bir kısmına katılmak mümkün değildir; yazar, bazı bölümlerde Ermenilerle ilgili sert genellemelerde bulunmuş ve ağır eleştiriler yapmıştır. Ermeni tehciri konusunda da zaman zaman genellemelere giderek aşırı ithamlar kaleme almıştır. Bu neşirde, yazarın aşırı genellemeleri düzeltilmemiş veya şerh edilmemiş, okuyucuya Rıza Nur&apos;un ele aldığı konularla ilgili görüş ve yaklaşımlar olduğu gibi aktarılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122901</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1a37859-83fa-47ad-84b9-8d95525977e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitabü’l Coğrafya</image:title>
            <image:caption>İbn Said el-Mağribi 13. yüzyılda yaşamış olan edip, şair, tarihçi ve coğrafyacı bir alimdir. Yirmi sekizli yaşlarında babası ile birlikte çıktığı hac yolculuğu onun ilk seyahati olmuştur. Tunus, Kahire ve Halep’te uzun yıllar kalarak ilmî faaliyetlerine devam etmiştir. On dört yıl sonra ise ikinci seyahatine çıkarak Doğu İslam dünyasını görmüştür. Anadolu ve İran bölgelerinin önemli ilim merkezlerini gezdikten sonra 1276’da Tunus’a geri dönmüştür. On yıl sonra bu topraklarda vefat etmiştir. 
 
Kitabu’l-Coğrafya adlı eseri 13. yüzyılın en önemli ve zengin içerikli coğrafya kitaplarından biridir. Yeryüzünü açıklarken başvurduğu enlem ve boylam bilgileri bu dönemin en güncel verilerini içermektedir. Takip ettiği geleneğe uygun olarak meskun dünyayı Ekvator’a paralel şekilde yedi iklim ve iki bölge olarak taksim etmiştir. Her bir iklim ise batıdan doğuya doğru ilerleyerek on kısımdan oluşmaktadır. Ayrıca kitabında yer verdiği şehirlerin özelliklerine dair faydalı bilgiler karşımıza çıkmaktadır. 
 
Elinizde bulunan bu kitabın ikinci kısmında ise İbn Fazlullah el-Ömeri’nin 14. yüzyılda telif ettiği Mesalik el-Ebsar adlı eserinin Anadolu beylikleri hakkındaki bölümünün tercümesi yer almaktadır. Germiyan, Denizli, Tavas, Kastamonu, Bursa, Bergama, Antalya gibi beldelerde hakimiyet süren beyliklere dair yer alan tarihî ve coğrafi bilgiler, Anadolu beylikler dönemine ışık tutmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122902</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c9bb8ae-c86d-41b6-b479-8947a35fb984.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Yunanistan Tarihi</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin sınır komşusu olan ve kurulduğu andan itibaren ilişkilerinin ivmelerle devam ettiği Yunanistan’ın, 1821’den günümüze kadar süregelen tarihsel serüvenini konu alan bu kitap, okuyucusunu Ege’nin öte yakasındaki komşusunu yakından tanımaya davet ediyor. Yunanistan’ın dış politikasında önemli bir dinamik olan iç gelişmelerin, başta Yunanca olmak üzere pek çok yerli ve yabancı kaynak üzerinden araştırılıp yazıldığı  ‘Kısa Yunanistan Tarihi’, 19. yüzyıldan 21. yüzyıla bu ülkenin tarihine ışık tutuyor.  
19. yüzyılın ilk çeyreğinden başlayarak Yunan iç politikasındaki dönemleri monarşi, cumhuriyet ve demokrasi kavramları çerçevesinde inceleyen Tağmat, ayrıca Yunan ekonomisi, siyaseti ve hatta siyasi aile geleneğine kadar pek çok olguyu titizlikle irdeliyor. 
Modern Yunanistan tarihi ilk kez Türk bir yazar tarafından kaynak dili kullanılarak hazırlandı ve şimdi meraklılarıyla buluşuyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122903</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bae482d3-6e02-4747-bc8b-530c025e7983.jpg</image:loc>
            <image:title>Batı’yı Batı Yapan 10 Yalan</image:title>
            <image:caption>Batı medeniyeti güçlü bir semboldür ve kabul görmüş bilgeliklerle doludur. Yunan felsefesinden esinlenilerek Aydınlanma döneminde geliştirilen insanlığa ve topluma dair bazı kavramlar, bugün hâlâ birçoğumuzun bağlı olduğu ilkeler haline geldi. 
Ancak bu fikirlere daha yakından bakarsak göründükleri gibi olmadıklarını görürüz. Aslında bazıları düpedüz yalandır. “Irk” kavramını ortaya çıkaran bilimsel bir dünya görüşünün değeri nedir? Batı&apos;nın zaman “tasarrufu” ve “israfı” kavramları gerçekten de yaşamak için en iyi yöntemler midir? Yasalarımız aslında kime hizmet etmek üzere tasarlanmıştır? Ve asıl soru: Batı kendini sanmak istediği kadar medeni mi? 
Bölünmüşlük ve kökleşmiş eşitsizlik çağında, bu eser Batı&apos;yı şekillendiren fikir ve varsayımlara tam zamanında, kışkırtıcı ve eğlenceli bir karşı çıkış niteliği taşıyor ve Batı&apos;nın özündeki ölümcül kusurları gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122904</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7702dd06-965e-4e5d-8c91-01c2fcc49531.jpg</image:loc>
            <image:title>Taç Mahal’in Mumları</image:title>
            <image:caption>Hikâyeler epeydir modern zamanları yazıyor. Oysa bizi ayakta tutan tarih bazen Şah Cihan’ın hüznünü bazen Süleymaniye’nin duvarlarının sırrını bazen de Tuğrul Bey’in divanındaki tartışmayı fısıldıyor kulaklarımıza. Kanije Kalesi’nin burçlarından Macaristan topraklarını seyretmek, Bayburt hastanesindeki yaralıyı Erzurum’a taşımak ya da Gazi Osman Paşa’nın teslim törenini izlemek için kaybolan yılların arasına sıkışıp kalan insan öykülerine bakmak gerekiyor. Aslında tarih, insana dair tüm öykülerini anlatmak istiyor. Hiçbir hâlini gizlemeden, saklamadan, sakınmadan. Bize düşense onun tüm canlılığına tanıklık etmek. Şimdi tarih yeniden canlanıyor ve kendi öyküleriyle bizi baş başa bırakıyor. Tarihin öyküleri bizimle beraber var oldukça yüreğimizi kanatmaya devam edecek. Fısıltıya kulak verin. Tac Mahal’in Mumları sizi kalbinizden vurmaya hazırlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122906</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee4f9a9b-156c-47dc-900f-676dc3fc8e94.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet Dindir! - Schmittyen Bir Okuma Denemesi</image:title>
            <image:caption>“Devlet din olsun dediler ve öyle de oldu!” 
Devlet-din ilişkisinin sürecine tersten baktığımız zaman, devletin bizzat din haline geldiğini görürüz. Modern çağ ve onun icat ettiği modern devletler, insana tahakküm etme araçlarındaki büyük gelişimin ve çeşitliliğin diğer adı olarak yerine ikame oldukları dinlerden çok daha yaygın ve yoğun olarak otoriter ve totaliter bir düzen kurmuşlardır. 
Modern şartların gereği olarak devlet-din alaşımına dayanan pragmatizm dini, küresel bir pratik ‘raison d’etat’ (devlet aklı) doktrinine, evrensel bir pragmatik ideolojiye, dinsel pragmatist bir tarz-ı hayata ve faydacı/pragmatik bir tarz-ı siyaset pragmasına dönüşerek evrenselleşmiştir. Bu evrensel Leviathan bulma ‘ihtiyaç’ ve ‘talep’ini kendi mutlak ve kutsal misyonu ilan edip pragmatizm dininin küresel/emperyal Tanrısı olduğunu ilan eden ABD’nin “güç pragmasına tutunup” tüm dünyaya yayması sayesinde olmuştur. Böylece tüm insanlık din-devlet ilişkisi tarihi sürecinde dinin devlet olduğu, dinin devletlerinin olduğu, devletin dininin olduğu aşamalardan geçip devletin bizzat din olduğu aşamaya evrilmiştir: Evrensel pragmatizm dini aşamasına...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122907</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b14b7c6-886d-4cd5-9900-f5c348635c16.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı İMparatorluğu&apos;nun Son Döneminde Lazlar1877-1923</image:title>
            <image:caption>İrfan Çağatay Aleksiva, Osmanlı İmparatorluğu’nun Son Döneminde Lazlar 1877-1923 başlıklı çalışmasıyla, Osmanlı İmparatorluğu’nu konu edinen tarihyazımında oldukça eksik bırakılmış bir alan olan Lazlar ve Lazistan üzerine detaylı bir inceleme sunuyor. Dönemin gazete ve arşivlerinden yararlanan Çağatay Aleksiva, Lazistan’ın 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonucunda bölünmesinin canlandırdığı Laz hareketinin evrimini, Laz aydınlarının ortaya çıkışı, cemiyet ve derneklerinin kuruluşu üzerinden takip ediyor. 19. yüzyılın ikinci yarısında başlayıp Cumhuriyet’in kuruluşuyla kesintiye uğrayan Laz hareketiyle 1990’lı yıllarla birlikte uyanışa geçen Laz kültür hareketi arasındaki birbirinden kopuk ama paralellikler taşıyan ilişkiyi de tartışan Çağatay Aleksiva, yalnızca Laz çalışmalarına değil, Osmanlı modernleşmesi ve Osmanlı coğrafyasında kimliklerin oluşum/dönüşüm süreçleri hakkındaki literatüre de önemli bir katkı sağlıyor. “Bu kitabın sahip olduğu en önemli vasıflardan biri, şüphesiz Türkiyeliliğin ve Türkiye coğrafyasının eşsiz parçaları olan Lazlar ve Lazistan tarihi konusunda sağladığı kayda değer katkı aracılığıyla bu alanda var olan devasa boşluğu bir nebze doldurmasıdır. Ayrıca bu çalışma, yaklaşımı ve sunduğu olgusal bilgilerin yeniliği sayesinde tekçiliğin yol açtığı sorunların giderilmesine önayak olabilecek ve bu yönde yapılacak yeni çalışmaları teşvik edebilecek mahiyettedir.” BÜLENT BİLMEZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122908</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cdaf2fb-66cd-4940-9f7c-62d7ab41ec9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hınçahınç</image:title>
            <image:caption>“Herkes kursağında kalanları kustuğunda, eteğimizdeki o taşları, evet küçük ve yeşil olanları da döktüğümüzde Yeni Mahalle’nin tarihi bizi de yazar mı acaba? Hıncın harcı sabırla karılır kardeşim, haklı olanın acelesi yoktur. O hesaplaşma günü geldiğinde umarım karşımda olursun.” Yeni Mahalle’de ortalık karışık. Bunca öfke niye, kimse bilmiyor. Sanki gökten tepelerine nefret yağıyor. Evde, sokakta, sahada, otobüste, yatakta her yerde… Figen Şakacı, hıncın anatomisini çıkarıyor adeta. Yarattığı “Yeni Mahalle” ile, son dönem Türkiyesi’nin haletiruhiyesine ayna tutuyor. HınçAhınç, geleceksiz ve yoksul üç gencin dostluğu etrafında örülü, yeni-gençliğin dilinden anlatılan usta işi bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122909</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16ac4347-2ac8-474b-9879-91894157665d.jpg</image:loc>
            <image:title>Annelik</image:title>
            <image:caption>“İdeal anne olmaya dair çeşitli platformlarda dolaşan gösterge enflasyonu içinde, doğru kararı alıp alamamak, yeteri kadar bilgiye ulaşabilmek, bilgiyi güncelleyebilmek zorlu bir görev artık. Bilgi çoğalıp sorumluluk arttıkça seçim yapmak zorlaşıyor… Günümüzün anneleri, geçmişin geleneksel annelerine göre çok daha ağır bir yükü üstleniyorlar, daha zorlu bir model içinde rollerini icra ediyorlar. Ekonomik ve kültürel değişimler, annelik rolünü de değiştiriyor…” Annelik bazen mutluluk ve neşe, bazen de suçluluk ve kaygı kaynağı olabiliyor. Uzun bir ataerkil geleneğin mirası annelerin omuzlarında ağır bir yük olarak dururken, kadınlar bazen onun altında eziliyor, bazen de onu altetmenin yollarını bulup kendilerine alan açabiliyor. İdealleştirilen annelik biçimleri, sosyal medyada sunulan onlarca iyi çocuk yetiştirme reçetesi, uzmanların üzerlerine boca ettiği sayısız yeni bilgi arasında birbirinden son derece farklı kadınlar benzer annelik süreçleri yaşayabiliyor. Yeni annelik kuralları, çocuk büyütmenin sorumluluğunu kurumlardan alıp anneye devrediyor. Ceylan Nur Akgün, Annelik. Gerilimler, Mücadeleler, Uzlaşmalar’da tarihte anneliğe yüklenen farklı anlamların izini sürüyor ve günümüz Türkiyesi’nde annelerin kaygılarıyla, korkularıyla yüzleşiyor. Çalışma kadınların gerçek deneyimlerine, gerçek duygularına, gerçek yaşamlarına ulaşmaya çalışıyor, önümüze sürülen makbul annelik kodlarını çözümlüyor, ataerkil düzen altında nefes almaya çalışan annelerin sesini bize ulaştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122910</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d5498c1-30de-442e-9546-d46dfb927e7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahlak</image:title>
            <image:caption>İyi ve kötü nedir? Neyi yapmalı, neyi yapmamalıyız? Ahlakın temelini oluşturan bu sorular her dönemde insanların zihnini meşgul etti. Peki ahlak nasıl ve hangi koşullarda doğdu? Tarih boyunca ahlak anlayışımız nasıl değişti ve çeşitli toplumlarda nasıl farklılaştı? Kültürel ve teknolojik gelişmeler ahlaki evrimi nasıl etkiledi? Bugün tanık olduğumuz ahlaki kutuplaşmanın kaynağı ne? Günümüzün ahlaki krizlerini geçmişin ışığında nasıl yorumlayabiliriz? Hanno Sauer bize ahlakın hikâyesini anlatıyor. “Uzun bir hikâye bu, çünkü bizim için önemli olan her şeyle ilgili: değerlerimizle, ilkelerimizle, kimliğimizin kaynaklarıyla, toplumumuzun temelleriyle, birliktelik ve karşıtlıkla, yargılamanın ve yargılanmanın her iki tarafıyla ve ne kadar hızlı taraf değiştirebildiğimiz gerçeğiyle. “Hikâyemiz Doğu Afrika’daki henüz insan olmayan ilk atalarımızdan başlayıp, çağdaş dünyanın metropollerinde kimlik, eşitsizlik, baskı ve şimdiki zamanı yorumlama ayrıcalığı hakkında sürdürülen güncel çevrimiçi çatışmalara kadar insanlığın temel ahlaki dönüşümlerinin izini sürüyor. Toplumumuzun çağlar boyunca nasıl değiştiğini, değerlerimize ve normlarımıza paralel olarak yeni kurumların, teknolojilerin, bilgi birikimlerinin ve ekonomi biçimlerinin nasıl geliştiğini anlatıyor ve bu değişimlerin her birinin birden fazla veçhesi olduğunu söylüyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122911</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f681c4a1-57fe-4340-a8f2-28ad75c03a05.jpg</image:loc>
            <image:title>Kopuk</image:title>
            <image:caption>“Merdivenlerin dibi nefes dolu. Ağlamamak için bir tanesini içime çekip, koşa koşa eve gitmek istiyorum ama doğru dürüst yürüyemiyorum bile... Yalnızca sürükleniyorum. Karanlık koyulaştıkça koyulaşıyor… Kaç defa atarsan at, denizin içine almayıp geri tükürdüğü bir çöp gibi vuruyorum evin kıyısına. Abim yok, babam yok... Pencerelerde ışık yok. Yalnızlık hepimizden önce gelip kurulmuş evin içine.” Melih Özeren, Kopuk&apos;ta bir sokak çocuğunun yoklukla, yalnızlıkla ve ölümle sınanan hayatını anlatıyor. Bu hayata, bu hayatın muhatabına üzülüyoruz, keşke elimizden bir şey gelse diyoruz ama her şeye rağmen kahramanımız öyle güçlü ya da kendini güçlü göstermeyi o kadar iyi beceriyor ki, ona acımıyor, daha doğrusu acıyamıyoruz. Kendimizi yaşam, insan olmak ve dünyanın halleri üzerine düşünürken buluyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122912</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cffbb65d-23bc-4daf-b8e5-2684ce659bc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizli Bahçe</image:title>
            <image:caption>Frances Hodgson Burnett, çevresindeki herkesi kaybetmesinin ardından Hindistan’dan İngiltere’ye göç edip yeni bir hayata atılan Mary’nin ilginç hikâyesini anlatıyor. Dokuz yaşına kadar Hindistan’da dadılar tarafından büyütülen Mary Lennox aniden İngiltere’ye, eniştesinin malikânesine taşınmak zorunda kalır. Aksi, huysuz bir çocuktur. Fakat odasından asla çıkmayan kuzeni Colin ve onun aksine, sürekli kırlarda dolaşıp hayvanlarla, bitkilerle ilgilenen Dickon’la tanışınca, daha önce hiç görmediği güzelliklerle karşılaşmaya başlar. Üç kafadar, malikânede keşfettikleri bir bahçede çalışarak hem kendilerini, hem çevrelerini dönüştürür. Gizli Bahçe’de, güller ve zambaklarla birlikte yeni bir hayatın nasıl filizlendiğine tanıklık edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122913</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5aada79-394a-4a65-8694-f2225bf6de14.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Suskunluk</image:title>
            <image:caption>Siyasal polisiye ustası Wolfgang Schorlau’nun bu romanında, çok eskiden işlenmiş bir cinayetin sırrı, bir geçmişle hesaplaşma vak’asına dönüşüyor. Koca bir otel, üstelik karşılıksız, niçin başkasına devredilmiş olabilir? Dedesinin yıllar önce yaptığı bu bağışın belgesini bulan bir adamın peşine düştüğü sır, çok daha büyük bir sır yumağının çilesini açıyor. Ve bu sır, İkinci Dünya Savaşı’nın son günlerinin hercümercinde Almanya topraklarında “kayıp” olarak kaydedilmiş bir siyah ABD askerinin hikâyesiyle buluşuyor. Karanlık Suskunluk’ta, özel dedektifimiz Georg Dengler’in blues ve caz tutkusu, iyice ön plana çıkıyor. Chicago blues’unun efsanesi Junior Wells, bizzat sahne alıyor romanda. Karizması, sohbeti... ve sırrıyla! “Wolfgang Schorlau bu romanıyla birlikte Almanca edebiyatta siyasal polisiyenin zirvesine yerleşti.” Hamburger Abendblatt</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122914</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b743743-cf27-4817-8e88-2fa3b77c8601.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakikat ve Onarım</image:title>
            <image:caption>“İlham verici ve pratik bir eylem çağrısı; Hakikat ve Onarım hayatta kalanların erdemine ve kendileri ve içinde
yaşadığımız dünyayı iyileştirme güçlerine methiyeler düzüyor.”
_ Anita Hill
Temel kitabı Travma ve İyileşme’nin yayınlanmasından otuz yıl sonra Herman iyileşmenin bir başka hayati
ama görmezden gelinmiş cephesiyle, toplumsal adaletle bizi parlak bir şekilde yüz yüze getiriyor. Adalet
travmatik deneyimde merkezi olan kahrolası aşağılanma ve terk edilme duygularının sağaltımının asli bir
bileşenidir. Adalet görmezden gelindiğinde travmanın izinin çaresiz bir öfke biçiminde cerahatlanması olasıdır.
Tedavi alanındaki profesyoneller ve genel toplum için derin çıkarımlarıyla muhteşem ve ufuk açıcı bir katkı.
_ New York Times çoksatar listesinde birinci The Body Keeps the Score
kitabının yazarı Dr. Bessel van der Kolk
Judith Herman kadına karşı şiddet üzerine en üretici ve hayat değiştiren kitaplardan bazılarını yazmıştı.
Hakikat ve Onarım adlı bu yeni kitabında daha da radikal bir şey yapıyor. Bizatihi hayatta kalanları dinliyor ve
onların sesini ve bir pratik içindeki erdemlerini ustalıkla paylaşıp gerçekten geleceğimizin yol haritasını
aydınlatıyor.
_V (eski Eve Ensler) The Vagina Monologues oyun yazarı
Otuz yıldır travmanın etkileri üzerine yazılan her kitap Herman’ın çığır açan kitabı Travma ve İyileşme’nin kaldığı yerden devam eder. Şimdi, otuz yıl sonra, o başyapıta toplumsal cinsiyete dayalı şiddet mağdurlarının nasıl adalet ve sağaltım aradıklarını inceleyen bir kitap desteği alıyoruz. Hakikat ve Onarım varolan geniş toplumsal kurumlar tarafından çoğu ihanete uğradığını, yok sayıldığını ya da yeniden travmatize edildiğini hisseden şiddet mağdurları için sağaltım ve umut sunan, derinlemesine araştırılmış ve düşünmeyi kışkırtan bir kitap. _ Is the Rape a Crime? kitabının yazarı Michelle Bowdler Herman’ın kadın ve çocukların istismarıyla ilgili ilk çalışmaları travma anlayışımızı değiştirdi. Şimdi Hakikat ve Onarım’da, başlangıçtaki güçsüz kurbanların, yenilikçi toplumsal düzenlemelerle, nasıl zor kazanılan hayatta kalan adaletini elde edebileceklerini anlatarak çemberi kapatıyor. Bu süreçte adaletin travmatize insanlar için ne demek olduğuyla ilgili çok şey öğreniyoruz. Herman’ın bakış açısı son derece insancıl ve tarihi ve politik gerçeklik üzerine temellendirilir. Eser yörüngesinde ve orijinalliğinde tek başınadır. _ Dr. Robert Jay Lifton, Columbia Üniversitesi İçindekiler; · Güç · Tiranlığın Kuralları · Eşitliğin Kuralları · Patriyarki · Adalet Görüşleri · Kabullenme · Özür Dileme · Hesap Verebilirlik · Eski Haline Dönme · Rehabilitasyon · Önleme · En Uzun Devrim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122915</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c93dbce-b1c3-4327-9aba-a61b592d54c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozuk Masal Prensesi</image:title>
            <image:caption>Ve Masal Kitabı Büyülü Işıltılar Saçarak Kapandı,
Prens Ve Prenses Sonsuza Dek Mutlu Yaşadılar...
 
 Peki ya diğerleri? Pamuk Prenses gidince mesela
yas tuttu mu cüceler? Külkedisi, Prens’ine kavuştu, evet...
Peki ya üvey kardeşler, erişebildiler mi mutluluğa?
Hiç merak ettiniz mi ötekileri
masalın bir kenara atılmış veya
önemsiz sayılan o karakterleri?
 
Cevabınız evetse eğer... Yaklaşın, birkaç adım
daha atın bana doğru. Yaklaşın ki tanışabilelim sizinle.
Yeterince yakınsanız eğer, sarı saçları göz kamaştıran, gülüşüyle ışık saçan o kızı görmüşsünüzdür. Hani etrafında onlarca erkek olan, kızların kem gözlerle baktığı o kızı diyo­rum.
Gördünüz, değil mi? Hah, şimdi başınızı biraz eğin
biraz daha sağa...
 
Kabarık saçları göğe ulaşmış, iki adımında bir yere kapakla­nan, hamile kadınların “Çocuğum buna benzemesin,” diyerek başlarını çevirdiği yüzüne güneş doğmayan o kızı fark ettiniz mi? Dünya ruhuna pantolonları üstüne dar gelen kız; Irmak Şahin ya da daha herkesin bildiği ismiyle “Ece’nin kankası”. İşte o benim. Külkedisi’nin balkabağı, Pamuk Prenses’in elmasıyım. Ben spot ışıklarından öte, yıldızlara sığınan kızım.
 
Yan rollere mahkûm kız, işte ben buyum.   Ve bu da... benim masalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122916</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbf55561-c89c-4c4d-abe1-8aefd29e1b71.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimizden Biri Öldü</image:title>
            <image:caption>Zenginlik ve İhanet... Bazı arkadaşlıklar ölümcül olabilir. Pahalı arabalar, muhteşem malikâneler ve kıyasıya rekabetle örülü dostlukların merkezi Buckhead’in kadınlarıyla tanışın. Bir zamanlar Buckhead’in kraliçe arısı olan Shannon, politikacı kocası Bryce tarafından korkunç bir ihanete uğrar. Bryce onu çok daha genç bir kadın için terk edince Shannon da intikam almak için fırsat kollamaya başlar… Shannon’ın yerini alan Crystal, genç, masum Teksaslı bir kızdır ancak nasıl bir belaya bulaştığı hakkında hiçbir fikri yoktur… Yıllarca Shannon&apos;ın tahtını ele geçirmek için sabırla bekleyen Olivia, sonunda beklediği fırsata kavuşur. Ancak istediğini elde etmek için zehrini etrafa saçmaktan da çekinmez… Buckhead kadınlarının buluşma noktası olan Parla Güzellik Salonu’nun sahibi Jenny ise sadece müşterileriyle ilgilenmekle kalmaz, aynı zamanda onların en derin sırlarını ve en karanlık arzularını da dinler. Peki, bu sırlar Buckhead kadınlarının ne kadar ileri gitmesine neden olacak? Hayatları yalanlarla ve sırlarla birbirine bağlanmış bu kadınlar gerçekten ne kadar masum?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122917</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4826ab79-c667-47d0-92ad-ae2419839935.jpg</image:loc>
            <image:title>Rus Devrimi - Yeni Bir Tarih</image:title>
            <image:caption>19. yüzyılın sonlarında Rus ekonomisi yılda yaklaşık yüzde 10 büyümekteydi ve nü­fusu 150 milyona ulaşmıştı. 1920’li yıllarda ülke vahim mali darboğazlar içindeydi ve 20 milyonu aşkın Rus yaşamını yitirmişti. 1950’lilere doğruysa, yerkürenin üçte biri komünizmi benimsemişti. 
Ünlü tarihçi Sean McMeekin, Rus Devrimi’nde Romanov Hanedanlığı’nı sona er­diren, Bolşevikleri iktidara getiren ve komünizm pratiğini dünyaya tanıtan olayların izini sürüyor. 
Çarlık Ordusu arşivlerinde çalışan McMeekin, geleneksel tarih kitaplarının sıklık­la Marksizm temelli sınıf mücadelesi üzerinden yorumladığı Rus Devrimi’ne heye­can verici, sıradışı bir bakış sunuyor. 
Rus Devrimi, yirminci yüzyılın en önemli dönüm noktalarından birine yönelik farklı bir tarih okuması. 
 
“Bu beklediğimiz bir kitap. Rus Devrimi çok geniş bir konu olduğu için, kısa ve güvenilir bir kitap yazmak çok zor. 
Sean McMeekin’in bu işte gösterdiği pek çok maharet arasında kalabalık sahneleri yakından tasvir edebilmesinin küçümsenmeyecek payı var. 
Bu kitap bir klasik sayılmalı.” 
Norman Stone 
 
“Sean McMeekin 1917’deki Rus devrimlerinin kışkırtıcı bir anlatısını canlı renklerle sunarken her iki devrimde sahne gerisinde yaşanan tertiplere, isyanlara ve ihanet eylemlerine ağırlık veriyor. 
Devrimlerin esasen Rusya’nın Birinci Dünya Savaşı’na katılmasının doğrudan bir sonucu olduğunu yeni yaklaşımlarla gösteriyor. 
Rus Devrimi büyük tartışma uyandıracak bir kitap.” 
Eric Lohr</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122918</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5302458-3164-4936-9be7-d659f107db6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Nedir Bizi İnsan Yapan?</image:title>
            <image:caption>Çok uzun zamandır buralardayım. 
Oyuncaklardan, köpeklerden, tanıdığın herkesten önce de buradaydım. 
Ben her yerdeyim. 
Bil bakalım ben kimim? 
 
Victor D. O. Santos Nedir Bizi İnsan Yapan? kitabıyla merak uyandıran bir bilmece sunuyor okurlara…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122919</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e73fb1f-7ea5-4621-8243-fdf3f4556795.jpg</image:loc>
            <image:title>Yırtık, Çizik ve Buruşuk</image:title>
            <image:caption>Cem Kızıltuğ’un yazıp resimlediği Yırtık, Çizik ve Buruşuk çöp olduğunu sandığımız pek çok şeyin aslında yeniden değerlendirilebileceğini hatırlatıyor. 
 
Geri dönüşüm üzerine güzel bir hikâye dinlemeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122920</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a089241-c575-4360-afae-5a148431f16d.jpg</image:loc>
            <image:title>Arafta</image:title>
            <image:caption>KORELİ-AMERİKALI BİR KIZIN ERGENLİĞE GİRİŞ VE KÖKLERİNE DÖNÜŞ HİKÂYESİNİ ANLATAN ÇARPICI VE ÖDÜLLÜ OTOBİYOGRAFİK BİR ÇİZGİ ROMAN



Ailesiyle Güney Kore’den Amerika’ya göç eden Deborah, artık ne Güney Koreli ne de Amerikalı. Gerçek adı Jung-Jin olan Deborah, adının karmaşıklığı ve dış görünüşü yüzünden ayrımcılığa maruz kalır. Küçük yaşlarından beri bulunduğu hiçbir ortama ait olmadığını düşünür ve bu yüzden kendini hep güvensiz hisseder. Ailesinin de her Koreli ebeveyn gibi ondan beklentileri çok büyüktür ve Deborah, bunları karşılamakta zorlanır. Sorunlar yaşadıkça ailesinden, arkadaşlarından ve en sonunda kendinden uzaklaşır. Ama her seferinde yeni bir başlangıç yapmayı ve hayata tutunmayı başarır. Kendi köklerine yaptığı yolculuk ve sanatının iyileştirici gücü, onu hayata yeniden bağlar. “Arafta hayatı olduğu gibi anlatıyor, insanların arasındaki durgunluğu ve sessizliği yarıp geçiyor ve bunu yaparken hiç temkinli hareket etmiyor, olayları olduğundan daha iyi göstermeye çalışmıyor ama bu sırada her şeyi çok da güzel aktarıyor. Bana da kendi hayatımdan birçok anı hatırlattı, özellikle de sanat hayatımın başlarında yaşadığım sorunları, belirsizlikleri, Asyalı olarak deneyimlediğim yabancılık duygusunu ve dış görünüşümle ilgili problemlerimi. Eminim ki okurlar da bunu en derinlerinde hissedecekler. Duygulara bu kadar güzel ışık tutulması birçok hayatın (özellikle de varlığından haberdar olmadığımız hayatların) kurtulmasına olanak sağlayabilir.” 

-SHAUN TAN, Ödüllü Yazar ve Çizer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122921</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fee4d9d8-0db4-4d76-907a-472261c9290b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dokuz</image:title>
            <image:caption>KORE ÇOK SATANI VE BİLİM KURGU ÖDÜLÜ KAZANANI

&quot;Göstersene, merak ediyorum.&quot;
&quot;Neyi?&quot;
&quot;Parmaklarında büyüyen filizleri.&quot;

Liseye giden Wonwoo Park iki yıl önce gizemli bir şekilde sırra kadem bastı. Kaçtı mı yoksa öldürüldü mü, kimse bilmiyor.
Teyzesiyle yaşayan on yedi yaşındaki Dokuz, bir gün aniden bitkilerin seslerini duymaya başladığını fark eder. Gelgelelim dünya onun bu yeni yetenekleriyle hayatta kalabilmesi için elverişli değildir. Ancak genç kız, Wonwoo&apos;nun kayboluşunun ardındaki sırrı öğrenmeye karar verir arkadaşlarıyla gizem dolu bir yolculuğa çıkar.
Bitkilerin bildiği ama insanlardan gizlediği sır perdesini yavaş yavaş aralayan Dokuz, olayı aydınlatırken kendine dair şaşırtıcı gerçekleri de keşfeder.

Kore edebiyatının genç kalemlerinden Cheon Seon-ran&apos;dan sarsılmaz dostluklara, karanlığa boyun eğmeyen umuda ve farklılıklara rağmen kendini olduğu gibi kabul etmeye dair fantastik ve duygusal bir roman...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122922</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eed83efd-0645-4003-80a2-d4c3cc5d7003.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanlı Mafya Günlükleri #3: Nefret</image:title>
            <image:caption>Gianna, ablasının zorla evlendirildiğini gördüğünde benzer bir kaderi yaşamayacağına dair kendine söz verir. Matteo Vitiello ise Gianna&apos;yı kardeşinin düğününde gördüğü anda ona vurulur. Babaları bu ikilinin evliliğini kabul eder; ancak Gianna&apos;nın aşktan başka bir nedenle evlenmeye niyeti yoktur. Düğüne birkaç ay kalmışken evden kaçar ve mafyadan uzakta, Avrupa&apos;da yeni bir hayata başlar. Fakat mafyanın en iyi avcılarından ve suikastçılarından biri peşindedir: Matteo.
 
Matteo tarafından yakalandığında ve evlendiklerinde yalnızca özgürlüğü değil, yanında olan insanların hayatı da tehlikeye girer. Masum insanları dünyasına sürüklediği için suçluluk duyan ve Matteo&apos;ya karşı hissettiği nefretle boğuşan Gianna, kocasının hayatını cehenneme çevirmeye kararlıdır.
 
Ancak Matteo zihin oyunlarında ustadır ve güç mücadeleleri kısa sürede nefret dolu tutku gecelerine dönüşür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122923</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/668f3f51-9be3-4322-8591-b7b0346a6309.jpg</image:loc>
            <image:title>Senden Önce Senden Sonra</image:title>
            <image:caption>&quot;O anın iki yüz var,

Öncesi ve Sonrası.

O zamandan beri rüyalarımdan çıkmıyor bu.&quot;





Aralarında dostluktan da öte bir bağ olan Mab ve Elk için trajik bir kazayla her şey değişir. Mab’in ölümünün ardından Elk anılarında dolanır durur. Büyükannesinin kaybının bıraktığı derin izleri; her anını en yakın arkadaşıyla geçirdiği, artık sonsuza dek yitirilmiş günleri ve ilk aşkını hatırlar. Tüm bunlarla başa çıkmakta zorlansa da Mab’in hayaleti her daim yanındadır. Fakat Elk, ona veda etmeden önce birlikte ne kadar vakitlerinin kaldığını bilmez. Şimdiyse hayatının en zor bilinmeziyle karşı karşıyadır:

Her şey bittiğinde başlayan nedir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122924</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3026e96c-9261-44e0-8570-204428479f92.jpg</image:loc>
            <image:title>Güreşte Bilimsel Antrenman Metotları ve Öğretim Teknikleri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
1.GÜREŞ 
 
2. GÜREŞÇİLERİN FİZİKSEL, FİZYOLOJİK VE KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ 
 
3. GÜREŞTE YETENEK SEÇİMİ 
 
4. GÜREŞTE YAŞ GRUPLARI 
 
5. GÜREŞTE BESLENME 
 
6. KİLO AYARLAMA VE ENERJİ HESAPLAMA YÖNTEMLERİ 
 
7. SPORDA GÖZLEM VE DEĞERLENDİRME 
 
8. GÜREŞTE ISINMA 
 
9. YÜKSEK İRTİFA ANTRENMANI 
 
10. SICAK VE SOĞUK ORTAMDA ANTRENMAN 
 
11. GÜREŞTE PLANLAMA 
 
12. GÜREŞTE TEKNİK ÖĞRETİM</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122925</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35730ea0-3010-4e46-960c-f39016caeeb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhasebede Dijital Dönüşüm</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BÖLÜM 1 
BÜYÜK VERİNİN MUHASEBE SÜREÇLERİNE VE YÖNETİM KARARLARINA ETKİSİ 
 
BÖLÜM 2 
BULUT BİLİŞİM VE MUHASEBE TEKNOLOJİLERİNDEKİ DÖNÜŞÜM 
 
BÖLÜM 3 
MUHASEBE, FİNANS VE DENETİM SÜREÇLERİNDE YAPAY ZEKÂ UYGULAMALARI: CHATGPT DEĞERLENDİRMESİ 
 
BÖLÜM 4 
KURUMSAL KAYNAK PLANLAMASI VE MUHASEBE UYGULAMALARI 
 
BÖLÜM 5 
DİJİTAL DÖNÜŞÜM SÜRECİNDE MALİYET VE YÖNETİM MUHASEBESİ UYGULAMALARI 
 
 
 
BÖLÜM 6 
DİJİTAL DÖNÜŞÜM İLE MUHASEBEDE ORTAYA ÇIKAN YENİ BİR KAVRAM: MEDİKAL MUHASEBE 
 
BÖLÜM 7 
SAĞLIK HİZMETLERİNDE DİJİTAL DENETİM UYGULAMALARI: DEN-İZ SİSTEMİ 
 
BÖLÜM 8 
DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜN MUHASEBE EĞİTİMİNDEKİ YERİ 
 
BÖLÜM 9 
MUHASEBE EĞİTİMİNDE MUHASEBE MÜHENDİSLİĞİ UYGULAMASI 
 
BÖLÜM 10 
GÜNCEL DÜZENLEMELER KAPSAMINDA KRİPTO PARALARIN MUHASEBELEŞTİRİLMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122926</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e26227a-301f-48fa-a3d7-a643cc5c3046.jpg</image:loc>
            <image:title>In The Age Of Technology And Innovation: Global Companies And Digitalization</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
·         EVALUATION OF PEOPLE’S REPUBLIC OF CHINA FOREIGN INVESTMENTS THROUGH SERBIA: THE CASE OF HUAWEI 
 
·         A REVIEW OF WEB 2.0 TOOLS IN EDUCATION AND TECHNOLOGY 
 
·         VIDEO GAMES IN THE CONTEXT OF SOFT POWER: THE CASE OF ACTIVISION 
 
·         THE ROLE AND IMPORTANCE OF BUSINESS ETHICS FROM THE PERSPECTIVE OF INTERNATIONAL COMPANY MANAGERS 
 
·         CYBER-ATROCITIES: THE CLASH OF THE STATES AND THE CORPORATIONS 
 
·         EVOLUTION OF THE WAR FACTOR WITH THE DIGITAL AGE 
 
·         SECTORAL ANALYSIS IN TERMS OF FOREIGN TRADE FINANCE 
 
·         THE EFFECT FINTECH ON BANKING AND FINANCE 
 
 
·         ENERGY COMPETITION: THE CASE OF EASTERN MEDITERRANEAN AND LIBYA 
 
·         THE IMPACT AND ROLE OF DIGITALIZATION ON ELECTIONS 
 
·         THE EFFECTS OF ARTIFICIAL INTELLIGENCE TECHNOLOGIES ON THE VIRTUAL BANKING SYSTEM 
 
·         REFLECTIONS OF DIGITAL TECHNOLOGY ON NATIONSTATE AND SOCIETY 
 
·         THE IMPACT OF DIGITAL ADS ON THE MARKETING AND PURCHASING PROCESS 
 
·         AN EXAMINATION OF THE IMPACT OF USA AND CHINABASED MULTINATIONAL CORPORATIONS IN THE INTERNATIONAL ARENA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122927</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/026c3854-548e-4122-86dc-ef896ec5e4f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlak Siyah</image:title>
            <image:caption>Türk sanat dünyasından bir Adnan Çoker geçti. Sanayi-i Nefise Mektebi, Devlet Güzel Sanatlar Akademisi ve Mimar Sinan Üniversitesi’nin 140 yıllık köklü tarihindeki en önemli hocalar listesinin en baştaki isimlerinden biri olan Çoker, birçok öğrenci yetiştirmenin yanında onları birer entelektüel olarak yetiştirmek gibi bir misyona da kendini adamış bir eğitimcidir. Bilgi olmadan sanatın olmayacağına inanan Çoker, 1953 yılında Türkiye’de açılan ilk soyut sanat sergisini açan sanatçı olma özelliğine de sahiptir. 1960’lı yıllarda ise Türkiye’de gerçekleştirilen ilk performansların da fikir babası ve yöneticisidir. Sanatı bir biçim olmaktan çok bir sentezin sonucu olarak gören sanatçı; Bizans, Osmanlı, Selçuklu, İtalyan Rönesansı gibi birçok dönemi araştırarak renk ve mimari simgeleri ile resmine aktarmıştır. 
Birçok sanatçı, sanat insanı ve profesyoneline dokunmuş, sanat tarihi araştırmalarına katılmış genel bir hocalıktan daha geniş bir eğitimciliği kendine yol edinmiş Adnan Çoker’in ardından onun Türk sanatına kattıkları, sanatı ve etkilerini onun ardından ortaya koymak için Batı’da büyük sanatçılar için yapılan “Anılar ve Tanıklıklar” içeriğindeki bir kitabı değerli okuyucularımıza sunmaktan büyük bir mutluluk duyarız. Asuman Çoker, Yahşi Baraz, Bedri Baykam, İlona Baytar, Şükrü Bozluolcay, Gülşen Çalık Can, Rabia Çapa, Server Demirtaş, Sinan Demirtaş, İpek Aksüğür Duben, Oğuz Erten, Jale Nejdet Erzen, Adem Genç, Ahmet Kamil Gören, Zeynep İnankur, Özlem İnay Erten, Bahar Kocaman, Ahmet Öktem, Necmi Sönmez, Ömer Faruk Şerifoğlu, Yusuf Taktak, Süleyman Saim Tekcan, Seyhun Topuz bu kitapta Adnan Çoker için yazı kaleme alanlar arasında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122928</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c926fbb-defa-46fd-8ddf-7e39fca3835a.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrimin Çocukları</image:title>
            <image:caption>Atatürk’ün yaptığı devrimlerin izlerini bugün de görmekteyiz. Bir tiyatroya ya da operaya gittiğimizde onun kültür devrimini, bir fabrikayı gördüğümüzde onun ekonomi devrimini, oy kullanan ya da Meclis’te konuşan bir kadın gördüğümüzde onun kadınlara verdiği hakları, başarılı olmuş bir bilim insanında onun eğitim devriminin izlerini görmekteyiz. Kısacası nereye bakarsak bakalım Atatürk’ün yaşama geçirdiği devrimlerin devam ettiğini ve ölmediğini, bizlerle yaşadığını biliyoruz. 
Elinizdeki kitap, Ulu Önder’in devrimlerinin yolculuğunu anlatmaktadır. Devrim ve Çocukları, Osmanlı Devleti’nin son evresindeki süreci de ele alarak, Atatürk’ün yaptığı devrimlerle nasıl çağdaş bir ülke inşa etmeye çalıştığını zengin görsellerle anlatırken hem çocuklara Atatürk Devrimlerini kıza ve özlü olarak öğretecek hem de yetişkinlerin bilgilerini tazelemelerine ve yeni araştırmalar yapmalarına olanak sağlayacak. 
Cumhuriyetin aydınlık çocukları için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122929</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57ea040c-a72d-4b7b-b9df-2f95fe68c56b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gazeteci Olan Adamın Hikayesi</image:title>
            <image:caption>“Gazeteci Olan Adam” Metin Toker, çocukluğu, gençliği ve on dokuz yaşında Cumhuriyet gazetesinde başladığı gazetecilik yıllarını anlatan anılarını 80 yaşına geldiğinde ve 60. meslek yılında yayımlamayı düşünüyordu. Ömrü yetmedi.
Babasının yüzüncü doğum yılında kızı Gülsüm Bilgehan’ın düzenlemesi ile yarım kalan anılar okuyucu ile buluşuyor. 
-1930’lu yıllarda İstanbul… Kadıköy’de mahsur kalmak…
-Galatasaray Lisesi…
-Cumhuriyet gazetesinin ünlüleri…
-Atlatma haberler…
-İkinci Dünya Savaşı günleri…
-Milli Şef ile ilk karşılaşma…
-İlk Demokrat Parti mitingi…
-1946 Seçimleri…
-Gazeteciyim, propaganda memuru değil…
-Missouri’nin gelişi…
-Ankaralı yeni arkadaş… 
Kendi söylemiyle: Okuyucuyla yaşanan ve bunca yıl devam eden beraberlik. Geride kalan güncelden bugünün günceline gelen ve yarının güncelinde sürecek bir birliktelik… Ne muhteşem bir serüven… Gazetecilik: Dünyanın en güzel mesleği… Çok severek, doğru yapmak şartıyla…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122930</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/263a816b-2caa-40b4-afec-487e9793e57b.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleceğin Dahileri Seti - 8 Kitap Takım</image:title>
            <image:caption>Geleceğin Dahileri Seti (8 Kitap)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122931</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3e0b46d-081c-4ad3-9fcd-5f1f718ad787.jpg</image:loc>
            <image:title>Baskıcı Velilerin İncinen Çocukları</image:title>
            <image:caption>Çocuk yetiştirmeden birinci derecede sorumlu olan anne babaların ve öğretmenlerin amacı; çocukları yılların birikimleri sonucunda elde edilmiş bilgiler ve toplumsal değerler ışığında hayata ve geleceğe hazırlamaktır. Anne babalar ve öğretmenler, çocuk yetiştirme sürecinde karşılaştıkları sorunların çözümü konusunda hep bir arayış içindedirler. Karşılaştıkları sorunlar konusunda daha önce bir deneyimleri varsa öncelikle bu deneyimi kullanırlar. Eğer bir sorunla ilk defa karşılaşıyorlarsa bu defa çevrelerinde bu sorunu yaşamış deneyimli birilerini arayıp bulma ve onların deneyimlerinden yararlanma yoluna giderler. Bu sorunların çözümünde bazen doğru insanı bulamayabilirler. Bu kitapta; hayatının elli yılından fazlasını öğrenci, öğretmen ve okul müdürü olarak okullarda geçirmiş, eğitim ile ilgili iki üniversite bitirmiş bir eğitimcinin tanık olduğu örnek olaylardan yola çıkılarak; bilgilerin ve deneyimlerin harmanlanması sonucu elde edilen çözüm yollarını bulacaksınız. Bu kitap; Eğitim Fakültesi öğrencilerinin, anne babaların ve öğretmenlerin mutlaka okuması, okuduktan sonra da yanlarından ayırmaması gereken bir kitaptır. Çocuklarınızı yetiştirirken sorunlar mı yaşıyorsunuz? Sorunlarınızın çözümü bu kitapta!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122932</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b21c99cd-0357-4fcc-8b21-12247d5d56bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Aylak Adamın Düşleri</image:title>
            <image:caption>Hayatın kıyısından değil; tam ortasından geçen öyküler. Büyük bir hızla ve sakin bir sarsıntıyla. Sevtap Ayyıldız sözcükleri bir büyücü ustalığıyla kullanıyor ve hayata, hepimizin yaşadıklarına ya da yaşamayı umduğumuz ne varsa, onlara; teğet geçmiyor, doğrudan temas ediyor. Gerçeklikten kopmadan gerçeğin yeniden yorumlanmasıyla yazılmış sarsıcı ama sarsmakla yetinmeyen öykülerden oluşuyor Aylak Adamın Düşleri. Sıkı okur için, kadim okur için, uçup giden aklının peşinden koşmayı reddeden okur için küçük bir ipucu: Aylak adam sensin galiba. Galiba benim. Biziz büyük olasılıkla! Bir kadın geçiyor önünden, koku bulutunun içinde ayakları yere basmıyor da uçuyor gibi hafif, uzaklaşıyor. Saçlarına takılı kalıyor gözleri, uzun kızıl saçlar. Kor gibi yakardı yüreğini. Koşsa ardından, tutup kendine çevirse, aynı gözler mi? Anlık düşüncesinden hemen pişman oluyor, sevdiği yanında, birlikte oturuyorlar ya saatlerdir bu bankta. Bankın üzerine kazınmış yazıları birlikte okuyup güldüler ya. Yanağını yakan gözyaşları gülmektendi, ağlamaktan değil. Kum saatine benzer bir şekil vardı sırtını yasladığı yerde, yanına ok işareti çizili, ucunda aşk. Kalp; dolu kısım, akıl; boş kısımdı. Kendi aklı neredeydi şimdi, kim bilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122933</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5e30248-1b84-4dee-8693-7e0b00ee90ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Can Kurtarmak İçin</image:title>
            <image:caption>Bir Can Kurtarmak İçin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122934</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0665c9b-8a9f-4556-9328-a1ced4f290db.jpg</image:loc>
            <image:title>Bisiklet ve Kedi</image:title>
            <image:caption>Bisiklet ve Kedi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122935</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/364a637b-2d37-42da-a204-650dcc6080c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Trafik Hikayeleri Festival</image:title>
            <image:caption>Trafik Hikayeleri Festival</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122937</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9469152-246d-460d-b8ba-6d5bbe290915.jpg</image:loc>
            <image:title>Trafik Hikayeleri Düğün</image:title>
            <image:caption>Trafik Hikayeleri Düğün</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122938</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71cf7f52-8477-448b-a6c7-dbbda9607c0a.jpg</image:loc>
            <image:title>King Hotel&apos;e Hoş Geldiniz 2</image:title>
            <image:caption>GÜLMEKTEN KORKAN GU WON İLE HER ZAMAN IŞIL IŞIL GÜLÜMSEYEN CHEON SARANG. 
 
MASAL GİBİ AŞKLARINI ANLATAN SON HİKÂYE.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122939</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e15af00-eb4a-4e91-8f91-fc795a8a0fe7.jpg</image:loc>
            <image:title>Geziyorum Öyleyse Varım</image:title>
            <image:caption>Özlem Avcıoğlu, Alman Lisesi’nde 8 yıl okudu ve Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümünden mezun oldu. 
15 yıl boyunca Leo Burnett, DMBB, Lintas ve Ogilvy gibi önde gelen uluslararası reklam ajanslarında yönetici olarak çalıştı. Mesleğinin yanı sıra Galatasaray Üniversitesi’nde misafir öğretim üyesi olarak reklamcılık dersleri de verdi. 
2001’de New York’a taşındı ve burada GAD ve International Lifestyle Magazine 34’ün ortağı olarak çalışmaya başladı. 
Aynı zamanda NYU’da fotoğrafçılık eğitimi aldı ve fotoğrafları uluslararası dergilerde yayınlandı. Dünyanın dört bir yanındaki mimari ve sanatı fotoğraflamak ve bunları kendi bakış açısına göre değiştirmekle ilgileniyor. 
www.travelmodus.com seyahat sitesi ve İstanbul merkezli HAAZ tasarım galerisinin sahibidir. 2006’dan bu yana zamanını İstanbul ve New York arasında bölüştürüyor. 
 
Özlem Avcıoğlu studied for 8 years at German School Alman Lisesi and has a degree in Chemical Engineering from Bosphorus University. 
She has worked for 15 years in leading international advertising agencies such as Leo Burnett, DMBB, Lintas and Ogilvy. In addition to her practice she also taught advertising in Galatasaray University as visiting professor. 
She moved to New York in 2001 where she started to work as a partner and marketing manager of GAD and the International Lifestyle Magazine 34. Özlem studied photography at NYU and her photographs are published in international magazines. Özlem is interested in photographing architecture and art around the world and manipulating them according to her own sense of looking 
She is the owner of travel web site www.travelmodus.com and the design gallery HAAZ based in Istanbul. Since 2006 she has been dividing her time between Istanbul and New York.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122941</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69414123-7e51-4395-938c-7490944494e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kar Kuralları</image:title>
            <image:caption>Kar Kuralları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122942</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3ccdb73-8764-45e0-8935-b96d68c95f94.jpg</image:loc>
            <image:title>Trafik Hikayeleri Karne Sevinci</image:title>
            <image:caption>Trafik Hikayeleri Karne Sevinci</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122943</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d922391-cbf0-45d2-9195-45da1bf3f2fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelenekten Moderne Bir Edebiyat Adamı Mehmet Nuri Parmaksız</image:title>
            <image:caption>Türk edebiyatının önemli şairlerinden olarak bilinen Mehmet Nuri Parmaksız, yeni Türk edebiyatı şiirinin farklı ve özgün seslerinden biri olarak edebiyat dünyasına derinizler bırakmaya devam ediyor. Şiirler neredeyse onun için bir yaşam tarzı haline gelmiştir. Kendisini geliştirerek, artık şiir konusunda uzmanlaşmış bir konumda olduğunu söyleyebiliriz. Bu çalışma, Mehmet Nuri Parmaksız’ın hayatı, edebî yolculuğu ve eserleri üzerine bir bilimsel araştırma sunmayı hedeflemektedir. Parmaksız’ın edebî kimliğinin ve eserlerinin anlaşılması, Türk edebiyatının zengin mirasının bir parçasını oluşturan önemli bir figürün değerinin anlaşılmasına katkı sağlayacaktır. Şiirlerinde insanın iç dünyasını ve toplumsal meseleleri derinlemesine ele alan Parmaksız, geleneksel ve modern temaları ustalıkla birleştirerek okuyucularına aktarmaya başarmıştır. Bugüne kadar kaleme aldığı eserlerde insanın iç dünyasını derinlemesine irdelemiş ve toplumsal meselelere duyarlı bir yaklaşım ortaya koymuştur. Edita FETİC</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122944</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3aaafeb4-a31d-451b-8552-433f8cb391a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Hapisteki Emanet 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kimliğini, ailesini, doğup büyüdüğü Karadeniz’i geride bırakıp İstanbul’a gelen Kurt Atabey başarılı bir savcıdır ancak bir günbeklemediği bir şekilde cezaevine girer. 
 
Çocukluğundan bu yana üvey annesinin şiddetiyle büyüyen Beliz Yargıcı babasının cezaevine girmesiyle daha çok sarsılır, çaresizce ortada kalır. Babasının yokluğunda üvey annesi tarafından sokağa atılır. Her şeyin cehenneme dönüştüğünü düşündüğü bir anda tüm dünyası tamamen değişir. 
 
Ve bir gün, cezaevinde babasının görüş günündeyken yan masadan büyük bir gürültü duyulur. Beliz korkuyla yan masaya baktığında heybetli, saçı sakalı birbirine karışmış olan o adamla göz göze gelir, kalbi korkuyla çarpar. 
 
İşte şimdi kader onlar için ağlarını örmeye başlamıştır... Kaderin onlar için çok farklı planları olsa da ikisi de bunu bilemez... Beliz babasının kendisini hiç tanımadığı bu yabancıya emanet edeceğinden habersizdir… 
 
Bu iki gencin yaşayacağı aşk hem yakacak hem kül edecektir… 
 
Bir Karadeniz hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122945</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c96bed98-0521-4c29-ba82-bbcbf926c5bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yakuza&apos;nın Çocuk Bakım Rehberi 1</image:title>
            <image:caption>Touru Kirishima, Sakuragi mafya ailesi patronunun sağ koludur. İşi, kendini vahşi içgüdülerine bırakıp sağda solda olay çıkarması için muhteşem bir bahane olmuştur. Yaptıklarının sonucunda insanlar ona “Sakuragi’nin Şeytanı” ismini takmıştır. Görünüşe göre hiçbir şey ya da hiç kimse onun vahşi doğasının önünde duramaz. 
 
Fakat günlerden bir gün patrondan daha önce hiç almadığı bir emir alır... Patronun kızına bakıcılık yapmak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122946</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37f1c1b2-5157-472f-a539-6d061762d390.jpg</image:loc>
            <image:title>Kumlu’nun Şairi Aşık Mehmet</image:title>
            <image:caption>Âşık Mehmet Sakar 1942’de Kumlu ilçesine bağlı Keli Mahallesinde doğmuştur ve hâlen orada hayatını idame ettirmektedir. 2 yaşında iken anne ve babasını kaybetti. Amcasının yanında büyüdü.10 yaşına geldiğinde çobanlık yapmaya başladı. Köyde okul olmadığı için okula gidemedi. Ancak içindeki okuma aşkı ile koyunları güderken okumayı öğrendi. 15 yaşına geldiğinde türkü söylemeye başladı. O yaşlarda eşi Zeliha’ya ilk görüşte aşık oldu. 4 yıl sevda çekti. 19 yaşına geldiğinde Zeliha’sına kavuştu. Eşi Zeliha ile 41 yıl süren mutlu bir evliliği oldu.2001 yılında Zelihasını kaybetti. Yıllardır tek başına yaşıyor ve yalnızlığını beste ve şiirleriyle gideriyor. Kumlu’nun aşık ozanı olarak bu kitap ile birlikte 3 kitabı piyasada yayınlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122947</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29e6adb7-0438-4482-ab0f-07ef87ba8aff.jpg</image:loc>
            <image:title>Trafik Hikayeleri Nöbetçi Eczane</image:title>
            <image:caption>Trafik Hikayeleri Nöbetçi Eczane</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122948</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/618ddbbe-01ab-48c4-88c1-73e78e4643cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Trafik Hikayeleri Öfke</image:title>
            <image:caption>Trafik Hikayeleri Öfke</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122949</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01f9ec28-dabf-44cf-884e-d7e4618a0729.jpg</image:loc>
            <image:title>Sis</image:title>
            <image:caption>Sis</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122950</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9052fc98-8947-4ad7-bd44-45920e56f38b.jpg</image:loc>
            <image:title>Trafik Hikayeleri Uyku</image:title>
            <image:caption>Trafik Hikayeleri Uyku</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122951</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c2c2b5b-f447-41eb-9fe5-95c071fdf257.jpg</image:loc>
            <image:title>Şedit Arzu</image:title>
            <image:caption>Şedit Arzu: İmparatorluk&apos;tan Cumhuriyet&apos;e Mehmet Rauf Edebiyatı, ilk metinlerinden son metinlerine, edebiyat eleştirilerinden mensur şiirlerine, tiyatrolarından hikâye ve romanlarına, yayıncılık faaliyetlerinden otobiyografik metinlerine Mehmet Rauf külliyatını güncel, disiplinlerarası ve karşılaştırmalı yaklaşımlarla çok boyutlu biçimde yeniden değerlendirmeyi amaçlayan on beş incelemeden oluşuyor. Bu incelemeler, ağırlıklı olarak Servet-i Fünun Dönemi yazarı olarak anılsa da 1931’deki ölümüne değin edebiyat ve yayıncılık dünyasının içinde yer alan Mehmet Rauf&apos;u edebiyat ve kültür tarihi içinde yeniden konumlandırmaya çalışıyor. Bir yandan Mehmet Rauf edebiyatına dair yeni ve özgün okumaların peşine düşerken, bir yandan da bu edebiyatın içinde üretildiği farklı dönemlerin toplumsal ve kültürel atmosferini farklı açılardan yeniden düşünmeyi öneriyor.   
Şedit Arzu: İmparatorluk’tan Cumhuriyet’e Mehmet Rauf Edebiyatı’nın bundan sonraki Mehmet Rauf çalışmaları için ufuk açıcı bir kaynak haline gelmesi; modern Türk edebiyatının farklı dönemlerine ve farklı türlerine dair yeni tartışmaların önünü açması; toplumsal cinsiyet, milliyetçilik, modernlik, duygular tarihi,  yayıncılık gibi birçok alanda yeni çalışmalara ilham vermesi dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122952</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a37b61ac-6a6d-4c73-9d21-0895e02dc1f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Eflal Serisi Kutulu Set</image:title>
            <image:caption>Eflâl serisi dört kitaptan oluşmaktadır. Sırasıyla 
 Eflâl 1, Eflâl 2, Eflâl 3 ve Eflâl 4 serinin kitaplarıdır. 
 
Dijital platformda milyonlarca okunan ve popüler kültürde büyük bir kitleye sahip olan R. İdeli, Eflâl serisi ile kimsesiz genç bir kadının, sırların ardına saklanan hayatını aydınlığa kavuşturuyor. 
 
Eflâl, onaylanmayan bir evliliğin meyvesidir ve henüz dünyaya gelmeden, hikâyesine ölümün gölgesi düşmüştür. Ölesiye nefret ettiği insanlardan kaçıp sığındığı limanda, belki hayatının aşkını bulacak belki de en büyük hayal kırıklığını yaşayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122953</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4f79570-fc15-4885-b12f-92c03987b77d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedektif Kurukafa : Sonuna Kadar 15 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Uluslararası çoksatan “Dedektif Kurukafa” serisinin ikinci bölümü heyecan verici bir şekilde sona eriyor. Kimse buna hazır değil… 
 
Yüzü Olmayanlar evrenimize geri döndü. Kötüler kazandı. 
 
Her şeyin sona ermesine sadece birkaç gün kalmışken ve artık Valkyrie Cain’e güvenemezken Skulduggery, dünyadan geriye kalanları kurtarmak istiyorsa, düşmanla işbirliği yapmak zorunda. İşler tam da en umutsuz göründüğü sırada, daha da kötüleşmeyi başarıyor. Seçilmiş Kişi düştüğünde Omen Darkly ayağa kalkmak zorunda kalıyor. Çok şey oluyor. Çoğu da kötü. Yapacak bir şey yok. Ünlü kahramanın dediği gibi, “Şimdi savaş zamanı bebeğim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122954</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28c5be19-08b5-4b84-84ac-5403d4d18c0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Anadolu Tarihi ve Kültürü</image:title>
            <image:caption>Kitabımızda Paleolitik çağdan Erken Demir Çağı&apos;nın sonuna kadar uzanan Anadolu topraklarının kültürü ve tarihi anlatılmaktadır. Özellikle Asur Ticaret Kolonileri çağı, Hitit İmparatorluğu ve Demir Çağı devletleri daha geniş ele alınmış, diğerleri kanımızca yeterli olarak okuyucuya sunulmuştur. Amacımız okuyucularımıza yeni öneriler ile birlikte geniş bir bilgi vermek ve özellikle kaynak listesiyle bu konuda çalışan kişilerden haberdar etmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122955</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcfa44f1-1722-43a1-b7ca-a892a967af5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıfırdan Temel Almanca</image:title>
            <image:caption>Hadi gel, eline aldığın bu kitapla beraber yabancı dil öğrenimine olan ön yargılarını kıralım. Almanca öğrenmeye başlayacağını söylediğinde çevrenden sürekli şu cümleleri duyuyorsun değil mi? 
“Almanca çok zor. Almanya’ya gitmeden dilini öğrenemezsin!” 
HAYIR. 
      Doğru bir yol haritası ve düzenli tekrar ile nerede olursan ol Almanca’yı bu kitap ile öğreneceksin. Peki, Almanca öğrenmek için bunca zaman kaç tane kitapçı gezip, kaç tane kitap aldın kendine? Belki de o kitapların hepsi henüz bitmeden, kütüphanende bir köşede duruyor. 
      Bu kitabı seçerek yol haritanda bir adım önde başladın. Almanca’yı öğrenen birinin bu dili kendi kendine de öğrenebileceği biçimde, kitabı kenara bırakma isteğini getirmeyecek titizlikle hazırlanmıştır. Aile Birleşimi Sınavına Hazırlık için A1.1/A1.2 dil seviyesinde kurgulanmıştır. 36 ders konusu için 36 videolu ders anlatımıyla desteklenmiştir. Bu videolara kitabın sayfalarındaki QR kodları telefonunuza okutarak ulaşabilirsiniz.       A1.1/A1.2 seviyesi için gerekli olan bütün konuları içermekte ve kitaptaki konular sınavda istenen dört temel dil becerisi göz önüne alınarak işlenmektedir. Bununla birlikte kitapta Aile Birleşimi Sınavı’yla ilgili ihtiyacın olan tüm bilgiler yer almaktadır. Konular basitten karmaşığa doğru ilerlemektedir. İhtiyacın olan seviyedeki tüm konuları belirli bir sıra ve düzene göre vermekte ve aradığın bütün soruların cevaplarını içermektedir. Bütün kavram, sözcük, ifade ve cümlelerin hem Almanca hem de Türkçesine yer verilmiştir. Bol bol örneklerle pekiştirilip, seviyene uygun kelime dağarcığını geliştirmek için bütün ayrıntılara yer verilmiştir. “Bir dil daha öğreneyim.”, “Almanca temelim sağlam olsun.” ya da “Almanya’ya yerleşmeyi düşünüyorum.” diyorsan, bu kitap senin için biçilmiş bir kaftan.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122956</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1d76596-401e-41cd-9a93-14b8d0e17c69.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk’ün Vedası 1938</image:title>
            <image:caption>Atatürk 28 Ekim 1938 Cuma akşamı Sabiha Gökçen’i yanına çağırdı: 
-  Yarın bayram değil mi Gökçen, dedi. 
-  Evet Paşam, bizim bayramımız, en büyük bayramımız. 
-  Dolmabahçe Sarayı epey kalabalık oldu bu yıl. 
 - Öyle Paşam, hükümet üyelerinin çoğu da buradalar. Cumhuriyet Bayramı’nı sizinle birlikte kutlayacaklar. 
-  Ama ben bugünü halkımla, halkımın içinde kutlamak isterdim. Beni Cumhuriyet Bayramı’nda halkımdan uzak tutan bu hastalığa lanet ediyorum! 
Sabiha Gökçen “Gelecek bayram…” diyecek oldu. Atatürk eliyle susmasını işaret etti. 
 -  Bana gelecek bayramdan bahsetme. Hatta gelecek aydan da. Ekim ayını çıkarabilirsem bile Kasım ayını çıkarabileceğimi hiç sanmıyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122957</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a365ecdd-b6ce-4723-bfc3-5525fbcdec64.jpg</image:loc>
            <image:title>Boğaziçi’nin Gizli Tarihi</image:title>
            <image:caption>Boğaziçi 16.yüzyıldan itibaren ilgi çekici bir bölge olmuştur. Her iki kıyıda bir mimari şaheser olan ahşap yalılar inşa edilmiştir. 
Bu yalılarda Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti’nde tarihte, dış politikada, uluslararası ilişkilerde, siyasi olaylarda, ekonomi alanlarında rol oynamış aktörlerle karşılaşıyoruz. 
Bu kitabın yazarı Yalıların kapısından içeri girip, bu sahil saraylarında neler yaşandığını, yaşayanların özel yaşamlarının izlerini bulmaya çalışmıştır. 
Naciye Sultan, Hatice Sultan, Naime Sultan, Cemile Sultan, Esma Sultan Yalılarında yaşanan trajediler, yasak aşklar, intiharlar, siyasi cinayetlere kurban gidenler anlatılıyor. 
Sultan Aziz’in intiharı, V. Murat’ın 28 yıllık tutsaklığı, Ali Suavi’nin öldürülüşü, Damat Mahmut Celalettin Paşa’nın ve Mithat Paşa’nın sürgünde boğdurulmasının, gazeteci Ahmet Samim’in öldürülüşünün, Prens Sabahattin’in, Enver Paşa’nın, Damat Ferit’in yurt dışına kaçışının izleri sürülüyor… Sevda Tepesi’nde aşk intiharının yürek burkan öyküsü de Kanlıca yalıları arasında yerini alıyor. 
Atatürk’ün geldiği sünnet düğününde iki kardeşe armağan verdiği Kanlıca’daki Yalı ile bu çocuğun yaşayan bir tanık olarak 2024 yılında anlattığı anılarıyla tarihe not düşülüyor. 
Atatürk’ün 1929 yılında halka hitaben söylev verdiği Sarıyer’deki ünlü Necmeddin Mola’nın Kocataş yalısının öyküsünü, içinde yaşayan, çocukluk günlerini geçiren üçüncü kuşak torun işadamı Necmeddin Kocataş’ın tanıklığıyla günümüze getiriyor. 
Zarif Mustafa Yalısı’nın öyküsünü ve yazılı hatıratını, yalı içinde koşuşturmuş Selahattin Adil Paşa, gazeteci Sedat Simavi ve Kemal Ilıcak, yalılarında yaşanan olayların perde arkası öyküleri, perde önüne çıkarılırken gazetecilik tarihimize ışık tutuyor. Cumhuriyet’in ilk kadın Başbakanı Tansu Çiller’in Yeniköy’deki;Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü’nün Anadoluhisarı’ndaki yalısıçevresinde yaşanan yakın tarihin politik olayları, komplolarıarşivlerden çıkarılarak gün yüzüne çıkarılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122958</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dea1e454-f14b-4c66-bead-e4edf694433d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hıyanet</image:title>
            <image:caption>“Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler.” 
Her yerin suç ve suç ortaklıklarıyla dolduğu ülkemizde, sessiz kalan onurlu insanlar da toplu bir suç işledi. Yapılan şerefsizliklere, yolsuzluklara, haksızlıklara, ihanetlere her gün bir “tivit”le başkaldırdık. Yaşanmaması gereken ne varsa yaşanmıştı ve birine bile isyan edecek gücümüz sadece 24 saat sürüyordu. Onca haksızlığa dahi parmakları dışında hiçbir yerini kıpırdatmayan mahluklar olduk. 
Bu kitap, “Gaflet” ve “Dalalet” serisinin sonuncusudur. Hiçbir kitap, hiçbir cümle ve hiçbir makale bu ülkedeki “Hıyanet”i anlatmaya yetmez. Bu kitap da koca bir duvarın tek bir tuğlasıdır yalnızca. 
 
-       Erdoğan’ın ‘Kahramanı’ Kim? 
-       AKP’nin ‘Gülen’ Adayları Kimlerden Oluşuyor? 
-       Saklı İttifakın Kilit İsmi Kim? 
-       1921 İçin Düğmeye Basıldı 
-       TBMM Değil FBMM 
-       Kandil Rotasındaki CHP’nin Alt ‘Takımları’ Kimlerdir? 
-       İmamoğlu’nun ‘Gül Kuleleri’ Meselesinin Perde Arkası… 
-       Ekrem İmamoğlu’nun Diploma Gerçeği! 
-       Fatih Altaylı’ya Cevap! ‘AKP Yalakası!’ 
-       Paramount’taki Gizemli ‘Amiral’ Kim? 
-       Özel’in Elini Öptüğü Soprano Kimdir? 
-       CHP ‘Liyakati’ 
-       İstanbul değil, Kandil Barosu! 
-       Katil, Buğra Kavuncu’ya Neyin Mektubunu Gönderdi? 
-       Akşener, Koray Aydın’ı Neden Görevden Aldı? 
-       İyi Parti’de Vekillik Satıldı mı? 
-       Hablemitoğlu Davasında A Haber Neyi Gizliyor? 
-       Bir Mafya Düzeni: Varlık Yönetim Şirketleri 
-       Bakan, Arkadaşını Nasıl Memur Yaptı? 
-       Pizzacılıktan TÜBİTAK’a… 
-       Kapatılan Okula Nasıl Kadro Açıldı? 
-       Kaçaklar O Cemaatin Vakfında! 
-       Ders Kitaplarında Sığınmacı Propagandası 
-       MEB Okul Görmemiş Sığınmacılara Nasıl Diploma Veriyor? 
-       Fenerbahçe’den Saracoğlu Nasıl Silindi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122959</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e2ee62d-1b21-4a9b-a237-503f4489f4bd.jpg</image:loc>
            <image:title>İmparatorluğun Kılıcı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Wisteria, bir zamanlar yeşil ve barış dolu bir diyardı. 
Şimdiyse kanla kaplı karanlık bir imparatorluk. 
 
Zaiden ve Saige, imparatorluğun kaderini omuzlarında taşıyan seçilmiş savaşçılardır. Sadakatleri, cesaretleri ve kılıçları onları her zamankinden daha büyük bir tehdidin karşısına çıkarır. Acıların Hükümdarı Euria Vaseva, büyü gücüyle krallıkları bir bir fethederken Wisteria halkı zalim bir karanlığın içinde yok olmak üzeredir. Diyarın geleceği Zaiden ve Saige&apos;in, kehanetleriyle Wisteria’nın kaderini değiştirebilecek gizemli bir kâhini bulmasına bağlıdır. Ancak bu yol nehirlerin ötesindeki, ölümcül sislerin ardındaki karanlık sırlarla ve beklenmedik düşmanlarla doludur. 
Wisteria’nın gökyüzünü kırmızıya boyayan savaş bulutları altında Zaiden ve Saige hem diyarı kurtarmak hem de kendilerini korumak zorundadır. Dostluklar sınanacak, sırlar ortaya dökülecek ve ihanet hiç beklenmedik bir anda onların kapısını çalacaktır. 
Zafer, sadece savaşın değil kalplerin de kazanılmasıyla mümkündür. 
 
Ama hangi bedeller karşılığında? 
 
 
Aldığım her nefes, mühürlendiğine inandığım kaderimden sahip olmadığım anları çalan bir suikastçı gibiydi. Zihnim, yaşam ve ölümün parmaklarını birbirine geçirmiş, ağır hareketlerle dans ettiği, çığlıklar ve kılıç çınlamalarından oluşan kaotik bir senfoniden ibaretti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122960</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4efaf15f-3ce1-4703-a3c5-b806dfd878dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Zeka Destekli Araştırma Yöntemleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, yapay zekâ (YZ) çağında araştırmacıların bilimsel yöntemleri nasıl kullanabileceklerini ve bu süreçte ChatGPT gibi büyük dil modelleriyle nasıl etkileşime girebileceklerini keşfeden yenilikçi bir çalışmadır. Yazarlar, geleneksel akademik yazımın ötesine geçerek, yapay zekâ teknolojilerinin hızla gelişen dünyasında bilimsel araştırmaların nasıl yürütülebileceğine dair kılavuz niteliğinde bir içerik sunuyor. “Sohbot” olarak adlandırılan bölümlerle zenginleştirilen kitapta yazarlar, büyük dil modellerini nasıl eğittiklerini ve bu süreçten nasıl bilimsel sonuçlar elde ettiklerini gösteriyorlar. Yazarlar, ChatGPT’yi bir öğrenci ve araştırma asistanı olarak görerek, onunla ortak bir çalışma yürütüyor ve bilimsel yöntemlerin nasıl uygulanabileceğini örneklerle sergiliyor. 
 
Kitabın temel amacı, araştırmacılara, yeni araştırma soruları ve teknolojileri birleştirerek nasıl ilerleyebilecekleri konusunda rehberlik etmektir. Yazarlar, yapay zekâ teknolojilerinin hızlı değişimi karşısında araştırmacıların kendilerini sürekli güncel tutmalarının zorunluluğunu vurguluyor. Bu kitap, yapay zekâ çağında araştırma yapmanın yollarını araştıran ve bu süreçteki dönüşümleri ele alan öncü bir çalışma niteliğindedir. 
(Bu sinopsis ChatGPT 4 tarafından üretilmiştir.)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122961</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60b20bc3-e6b5-46fc-bc5e-8c1dab940d89.jpg</image:loc>
            <image:title>Portföy Yönetiminde Sabit Getirili Enstrümanlar</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmada daha çok tahvil özelinde ele alınan sabit getirili yatırım araçları özetlenmiş, hesaplamalar mümkün olduğunca kolay anlaşılacak biçimde türetilmiştir. Böylelikle hem finans öğrenci ve çalışanlarına hem de imkanları kısıtlı olan tasarruf sahiplerine yardımcı olunmak istenilmiştir. 
 
Risk-getiri ilişkisi, çeşitlendirme, sermaye varlıklarını fiyatlandırma modeli ve menkul kıymet piyasaları doğrusu aracılığıyla portföy kavramı ele alınmıştır. Sonrasında ödünç verilebilir fonlar ve likidite tercihi kuramlarından yararlanılarak faiz oranlarının oluşumu açıklanmakla kalmamış, bunun gerçek dünyaya yansıması da örneklerle tartışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122962</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8db2c16c-5888-4326-aa0a-cf657bc2c78b.jpg</image:loc>
            <image:title>İmparatorluğun Kılıcı</image:title>
            <image:caption>Wisteria, bir zamanlar yeşil ve barış dolu bir diyardı. 
Şimdiyse kanla kaplı karanlık bir imparatorluk. 
 
Zaiden ve Saige, imparatorluğun kaderini omuzlarında taşıyan seçilmiş savaşçılardır. Sadakatleri, cesaretleri ve kılıçları onları her zamankinden daha büyük bir tehdidin karşısına çıkarır. Acıların Hükümdarı Euria Vaseva, büyü gücüyle krallıkları bir bir fethederken Wisteria halkı zalim bir karanlığın içinde yok olmak üzeredir. Diyarın geleceği Zaiden ve Saige&apos;in, kehanetleriyle Wisteria’nın kaderini değiştirebilecek gizemli bir kâhini bulmasına bağlıdır. Ancak bu yol nehirlerin ötesindeki, ölümcül sislerin ardındaki karanlık sırlarla ve beklenmedik düşmanlarla doludur. 
Wisteria’nın gökyüzünü kırmızıya boyayan savaş bulutları altında Zaiden ve Saige hem diyarı kurtarmak hem de kendilerini korumak zorundadır. Dostluklar sınanacak, sırlar ortaya dökülecek ve ihanet hiç beklenmedik bir anda onların kapısını çalacaktır. 
Zafer, sadece savaşın değil kalplerin de kazanılmasıyla mümkündür. 
 
Ama hangi bedeller karşılığında? 
 
 
Aldığım her nefes, mühürlendiğine inandığım kaderimden sahip olmadığım anları çalan bir suikastçı gibiydi. Zihnim, yaşam ve ölümün parmaklarını birbirine geçirmiş, ağır hareketlerle dans ettiği, çığlıklar ve kılıç çınlamalarından oluşan kaotik bir senfoniden ibaretti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122963</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65b91dc6-73dd-49a3-bb5f-3f822cef939c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kasırgaya Kanan Saka 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>VALERİ DİNÇ, ağabeyinin beklenmedik ölümü sonrasında kafasında oluşan tüm soruların cevaplarının bir suç örgütüne uzandığını fark eder.  Sorularının cevaplarını bulmasını sağlayacak ve intikam almasına yardım edebilecek tek bir adam vardır.  Valeri ruhunda hiç dolmayacak boşluklara sahiptir, Songur Yakut ise içini yakan bir hırsla gücüne güç katmak istemektedir. Bir gece kader onları bir araya getirir ve o gece, Songur ile Valeri beraber karanlık bir yola çıkarlar. 
 
“Derler ki, çalınan hayatını daima hatırla, intikamın alevlerini soyunla harla. Bu ağılı taht bir hatıra; kalbi katran, ruhu Yakut Kral’a.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122964</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49b76dfd-0bb1-41f0-808d-00498adc2c46.jpg</image:loc>
            <image:title>(P4C) Çocuklar için Felsefe Sohbet Kartları</image:title>
            <image:caption>Çocuklar İçin Felsefe (P4C) Sohbet Kartları, P4C Kolaylaştırıcılarına rehber olabileceği gibi, ilkokul ve ortaokul kademelerinde sınıf içi etkinliklerde de kullanılabilir. Ebeveynlerin çocuklarıyla ve çocukların kendi aralarında sohbete dönüştüreceği, iletişimi güçlendiren bir oyun olarak da değerlendirilebilir. 22 kavram ve 110 karttan oluşan bu set, günlük hayatta kullanılan kavramlar üzerine derinlemesine düşünmeyi, sorgulamayı ve çocukların kendilerini rahatça ifade etmelerini sağlamak amacıyla tasarlanmıştır. Her kavramla ilişkilendirilmiş 5’er soru, tartışma ortamını oluşturmak için kılavuz niteliğindedir; konuşmanın seyrine göre yeni soruların doğuşuna, tartışmanın zenginleşmesine kapı aralamaktadır. 
P4C’nin amacı felsefe öğretmek değil, felsefi düşünüşe zemin hazırlayacak sorma/soruşturma, düşünme becerisini kazandırmak, ifade yeteneğini ve hayal gücünü geliştirmektir. Bu nedenle de her sorunun mutlak bir yanıtının olmadığı, farklı her fikrin düşünce dünyasına zenginlik kattığı, empati becerisini geliştirdiği unutulmamalıdır. 6-12 yaş aralığındaki çocuklar için kullanılabilecek kartlarda belli bir sıralama yoktur; istenilen kavramdan başlanılabilir. Ancak, bağlantılı sorular bulunduğundan, aynı kavram içinde soru numaralarına göre ilerlemekte fayda vardır. Çocuğun zorlandığı ya da kendini yetersiz hissettiği durumlarda herhangi bir düşünceyi dayatma yoluna gitmeden, yeni sorular ya da örnekler üzerinden  açıklama yapmasına destek olunmalı ya da farklı bir kavramla devam edilmelidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122965</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00395892-8da2-4b11-8748-389f6d1c4563.jpg</image:loc>
            <image:title>Hatıraların Tozu</image:title>
            <image:caption>Herkesin hayatta yaşamış acı tatlı anıları vardır ya, bazen bir film şeridi gibi geçer gözümüzün önünden. Eskilere şöyle bir gideriz mutluluk ile hüzün damlaları dökülür gözlerimizden. Yalan dünya bir var bir yokmuş, tıpkı hikayelerde olduğu gibi. 
 
Yerde gökte ne varsa her canlının ölümü tadacağını söyleyen sureler olduğunu Yüce Allah bize açık açık bildirirken, biz insanlar nefsimizi tutamayarak yine yanlış yapıyor, yine kalpler kırıyor, yine ölmeyecekmiş gibi bencillik yapıyoruz. Hayat çok kısa, iyilik yapan da kötülük yapan da kendine yapar. 
 
Kuyuda yaşayan ailenin acı dramı, Şehidin vatan sevgisi, Hasan Ağa&apos;nın ölümü gibi hepimizin farklı hikayesi vardır unutamadığımız. 
  Okurken hüzünle mutluluğun yan yana olduğunu anlayacak, gülerken üzülecek, üzülürken güleceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122966</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7591f47b-8905-440b-8420-e305d2847a86.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Anlar</image:title>
            <image:caption>Kendi gerçeklerinin ışığında bir yaşam kurmaya istekli olan Lina, bu gerçeklerden zıt bir toplumun içinde özünü korumaya ve kendini savunmaya kararlıdır. Ta ki karşısına ilkelerinin tam tersini savunan bir insan çıkana kadar... 
 
Sevgi ve nefret karşısında kendimizden ne kadar ödün veririz? Coğrafyanın, iklimlerin ve kültürlerin çatışmalarını ve kesişmelerini yaşadıkları örnekler üzerinden birbirine anlatan iki insanın yıllar içindeki değişimleri... 
 
Suriye&apos;den İsveç&apos;e kadar uzayıp giden bir kaosun küçük bir parçası olan Lina duygularını ve mantığını dengelemek için kendisiyle savaşmak zorundadır. Değerlerimize olan bağlılığımızı başkalarıyla karşılaştırdığımız zaman onları kalitesizleştiririz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122967</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fdd29c7-3577-4e8c-b847-1b03120eff82.jpg</image:loc>
            <image:title>Dokumacı Amca</image:title>
            <image:caption>Akram Ghasempour tarafından kaleme alınan ve V. Lashgarifarhadi çizimleriyle hayat bulan Dokumacı Amca, “Ödüllü Çocuk Kitapları” serimizin önemli bir parçasıdır. Bu seride, başta Bologna Çocuk Kitapları Fuarı olmak üzere birçok uluslararası kitap fuarından ödülle dönen kitaplar yer almaktadır. Kitaplarda kullanılan resimler ve çizimler, çocukların görsel hafızalarını ve analitik düşünme becerilerini geliştirmeye yardımcı olacak şekilde özenle tasarlanmıştır. Ayrıca, çocukların okuma alışkanlıklarını desteklemek amacıyla, serideki kitaplar sade ve anlaşılır bir dille hazırlanmıştır. Her yıl eklenen yeni kitaplarla ödüllü çocuk kitapları serimiz daha da zenginleşmektedir. 
Bir zamanlar sevimli, yaşlı bir adam varmış. Yaşlı adam yıllardır çocuklar için arkadaşlık zinciri dokuyormuş. Çocuklar da bu sevimli, yaşlı adama bu yüzden “Dokumacı Amca” diyorlarmış…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122968</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a5a2fc0-80a0-46b5-a200-0cdd7f0fb72a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kağıttan Hayvanat Bahçesi</image:title>
            <image:caption>S. Javadimottaghi tarafından kaleme alınan ve Azita Arda çizimleriyle hayat bulan Kâğıttan Hayvanat Bahçesi, “Ödüllü Çocuk Kitapları” serimizin önemli bir parçasıdır. Bu seride, başta Bologna Çocuk Kitapları Fuarı olmak üzere birçok uluslararası kitap fuarından ödülle dönen kitaplar yer almaktadır. Kitaplarda kullanılan resimler ve çizimler, çocukların görsel hafızalarını ve analitik düşünme becerilerini geliştirmeye yardımcı olacak şekilde özenle tasarlanmıştır. Ayrıca, çocukların okuma alışkanlıklarını desteklemek amacıyla, serideki kitaplar sade ve anlaşılır bir dille hazırlanmıştır. Her yıl eklenen yeni kitaplarla ödüllü çocuk kitapları serimiz daha da zenginleşmektedir. 
O gece rüyamda tüm hayvanlarımla oyun oynuyorduk. Tavşancık kelebeğin peşinden koşuyordu, karga Tavşancık’ın arkasından uçuyordu, sincap karganın arkasından zıplıyordu, zürafa sincabın arkasından yürüyordu ve fare zürafanın arkasından koşuşturuyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122969</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9676fc07-126c-490a-8327-84dd1d544b57.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıvırcık Saçlı Çocuk</image:title>
            <image:caption>Mozhgan Moshtagh tarafından kaleme alınan ve Elham Kazemi çizimleriyle hayat bulan Kıvırcık Saçlı Çocuk, “Ödüllü Çocuk Kitapları” serimizin önemli bir parçasıdır. Bu seride, başta Bologna Çocuk Kitapları Fuarı olmak üzere birçok uluslararası kitap fuarından ödülle dönen kitaplar yer almaktadır. Kitaplarda kullanılan resimler ve çizimler, çocukların görsel hafızalarını ve analitik düşünme becerilerini geliştirmeye yardımcı olacak şekilde özenle tasarlanmıştır. Ayrıca, çocukların okuma alışkanlıklarını desteklemek amacıyla, serideki kitaplar sade ve anlaşılır bir dille hazırlanmıştır. Her yıl eklenen yeni kitaplarla ödüllü çocuk kitapları serimiz daha da zenginleşmektedir. 
Kıvırcık saçlı çocuk evin önünde oturmuş düşünürken, parasını kaybetmiş yaşlı bir adam görmüş. Çocuk, yaşlı adamın parasını bulabilmek için sokağı karış karış aramış. Tam parayı bulmuş ve yaşlı adama verecekmiş ki bir rüzgâr esmiş ve para gökyüzüne savrulmuş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122970</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c28983d1-11c4-4deb-8d5d-060b0f70ee16.jpg</image:loc>
            <image:title>Saklambaç Oynayan Fil</image:title>
            <image:caption>Sousan Taghdis tarafından kaleme alınan ve Ali Mafakheri çizimleriyle hayat bulan Saklambaç Oynayan Fil, “Ödüllü Çocuk Kitapları” serimizin önemli bir parçasıdır. Bu seride, başta Bologna Çocuk Kitapları Fuarı olmak üzere birçok uluslararası kitap fuarından ödülle dönen kitaplar yer almaktadır. Kitaplarda kullanılan resimler ve çizimler, çocukların görsel hafızalarını ve analitik düşünme becerilerini geliştirmeye yardımcı olacak şekilde özenle tasarlanmıştır. Ayrıca, çocukların okuma alışkanlıklarını desteklemek amacıyla, serideki kitaplar sade ve anlaşılır bir dille hazırlanmıştır. Her yıl eklenen yeni kitaplarla ödüllü çocuk kitapları serimiz daha da zenginleşmektedir. 
Küçük fil her zamanki gibi suya dalmak için nehre koştu. Nehre dalacak ve nefes alabilmek için hortumunu suyun üstüne çıkaracaktı. Arkadaşlarının onu arayıp bulamayacaklarını düşündükçe içten içe gülüyordu. Fakat nehre atladığında, suyun ancak dizlerine kadar geldiğini fark etti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122971</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88c2e276-bcee-4210-97ee-06201000a92e.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul’un Metafizik Sırrı</image:title>
            <image:caption>Ey İstanbul! Aziz İstanbul. Yakında senin üzerindeki kara bulutlar dağılacak. Bir ‘Hidayet’ uyanacaktır. İnsanların gözlerindeki perdeler kalkacak. Ve göreceklerdir gerçeği artık. Dünya Mescid-i Aksâ üzerine kilitlenmişken. Asıl açılmak istenen kilit İstanbul’dur. İstanbul’a girebilirlerse Kudüs düşer. Dünyada ne oluyorsa bugün. Gazze. Bombardımanlar. İklim. Karbon dayatmaları. Güneşi örtme çabaları. Ülke savaşları. Nükleer tehlikesi. Deprem ısrarları. Terör. Salgınlar. İç karışıklıklar. Hepsi. Mesiyanik plan dahilindedir. Büyük Kaos içindir. Ve bu zamanda. Dünyadaki zulmün bitirilmesi ve toplu bir direnişin başlaması için. Aziz İstanbul’un mânevi uyanışı beklenmektedir. Bu kitap. Bunca zaman sizlerden gizlenen gerçeklerle yüzleşmeniz için yazıldı. Bir karar vermeniz gerekiyor artık. Gelin. Takip edin izlerimizi. O izler işte. Neden ‘Hayati Sır’ olduğumuzun da delilidir. Ve cesaret ister. Korkmayın gelin.. Hiç kuşku yok. İyiler kazanacak. Son Mânevi Savaş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122973</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f65edab2-e3d4-4a7d-93a8-76537c959c7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Tünelinde Köyüm Çaltı</image:title>
            <image:caption>Çaltı, coğrafi konumu ile önemli bir yerleşim alanıdır. Büyük kentlere ulaşım kolaylığı, elverişli iklim koşulları, yer altı zenginlikleri, önemli bir tarım merkezi olması, zengin bitki örtüsü ve doğal güzellikleriyle bir kitapta tanıtılmayı fazlasıyla hak eden bir köy.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122974</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9aae8652-0bb1-4c18-91ed-8841f5fb6407.jpg</image:loc>
            <image:title>Başöğretmenin Yolunda</image:title>
            <image:caption>Atatürkçü İki Eğitim Gönüllüsü: Hıfzırrahman Raşit Öymen Münir Raşit Öymen ve mücadele dolu yaşamları... Altan Öymen ile Onur Öymen’in birlikte kaleme aldıkları bu kitap, Osmanlı İmparatorluğu’nun son yıllarında dünyaya gelen, eğitimlerini savaş koşullarının sıkıntıları içinde tamamlayarak öğretmen olan ve Cumhuriyet’in eğitim devriminde gönüllü olarak görev alan babaları Hıfzırrahman Raşit ve Münir Raşit Öymen kardeşlerin hayat hikâyelerini, çalışmalarını, düşüncelerini ve eserlerini anlatıyor. Her iki kardeş de devlet tarafından gönderildikleri Almanya’da yüksek öğrenimlerini başarıyla tamamladıktan sonra Türkiye’de öğretmenlerin ve öğrencilerin en çağdaş bilgilerle donatılarak eğitilmeleri için büyük çaba göstermişler, yazdıkları veya Türkçe’ye çevirdikleri kitap ve makalelerle, yayımladıkları dergilerle, verdikleri konferanslarla öğretmenlerin ve öğrencilerin çağdaş düşüncelerle yetiştirilmesine katkıda bulunmuşlardır. Cumhuriyetin hedeflediği laik eğitimin hayata geçirilmesi, Köy Enstitülerinin, Millet Mekteplerinin ve Halkevleri’nin kurulması gibi büyük hamlelerin sıralandığı bu kitap, eğitimdeki atılımların daha sonraki dönemlerde nasıl birer birer feda edildiğinin örneklerine de yer vermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122975</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fb47904-ceca-4cc3-a8b4-0c60f02be577.jpg</image:loc>
            <image:title>Hitit Prensesi Arinna</image:title>
            <image:caption>&apos;&apos;Rüya mısın, gerçek mi? Kimsin sen?&apos;&apos; Elvan, kendi yatağında uyurken gördüğü Arinna&apos;ya işte tam da bunu sormuştu.  Etrafa şaşkın gözlerle bakan bu kızın yabancı bir ülkeden geldiği aşikârdı. Acaba ne zaman ve nasıl evlerine girmişti? Yoksa biri mi bırakmıştı? Çevresindeki her şeye hayret ediyordu Arinna. Elektriği âdeta yeni baştan keşfediyor, suyun musluktan akışını büyülenerek seyrediyordu. Tuhaf makineler, hayvanların çekmediği arabalar, üst üste binen evler... Sanki uzak diyarlardan değil de başka bir zaman diliminden gelmiş gibiydi. Gerçi hiçbir haritada bulunmayan &apos;&apos;Neşa&apos;&apos; adlı bir ülkede yaşadığını iddia ediyordu Arinna ama... yoksa uzaylı mıydı? Peki Türkçe konuşmasına ne demeli?   Feyza Hepçilingirler, hatalı bir zaman yolculuğu sonrasında yaklaşık 3500 yıl öncesinden günümüze gelen bir kız çocuğunun çağımıza uyum sağlama sürecini ele aldığı bu romanıyla insanlığın henüz bozulmamış, kirlenmemiş biricik örneğiyle tanıştırıyor okurları.  Dünyanın neresinde olursanız olun, hangi zamanda yaşarsanız yaşayın sevgiyle tüm zorlukların üstesinden gelinebileceğini hatırlatan Hitit Prensesi Arinna, herkesi daha yaşanabilir bir dünya için el ele vermeye çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122976</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f64f38d2-1013-43d3-a1d1-8485b9c3ea8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yılmaz Öğretmen</image:title>
            <image:caption>“Beş parmağın beşi de bir değildir ama bütün parmaklar elde birleşir. El ele vererek aşamayacağımız engelin olmadığını biliyoruz. Üç düşmanımız var; şiddet, nefret, cehalet! Bu topraklarda başka düşmanımız yok.”
Atanamayan tarih öğretmeni Yılmaz Türkler, ülkenin içinde bulunduğu zorlu koşulların farkında olan bir gençtir. Gelecek endişesi, sevdiği kadınla hayatını birleştirebilmenin güçlüğü, geçim derdi gibi sorunların içinde onurlu bir yaşamın, mücadelenin yolunu aramaktan vazgeçmemiştir. Emekli öğretmen devrimci Mahir Baba’nın yoldaşlığı, işini iyi yapan insanların dayanışması ona yeni bir yolun mümkün olabileceğini göstermiştir.
Mustafa Balbay, yeni romanında, Yılmaz öğretmenin azimli mücadelesinden yola çıkarak, &quot;Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz&quot; diyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122977</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/539cc444-3e50-4a18-9438-b337cb064e5f.jpg</image:loc>
            <image:title>250 Yıllık Eğitim Mirası</image:title>
            <image:caption>İnsanın Kendini anlatması belki de en zorudur lakin anlatılmaya değer bir hayat hikayesine sahip olmak ondan da zordur. Talip Emiroğlu’nun üzerinde düşünülmeyi hak eden bir hayat çizgisi var.Üstelik gençler için bu çizgi takip edildiğinde epey ufuk açıcı ip uçları da var. Eğitimci bir aile geçmişine sahip olmanın erdemini oldukça iyi değerlendirmiş olan Emiroğlu’nun deneyimleri hepimiz için ilham verici. İnsan önce kendine sonra hayaline inanması ve onun peşinden hiç vazgeçmeden ilerlemesi üzerine sürükleyici bir öykü olarak da düşünebiliriz bu kitabı. Gülşah Elikbank Gazeteci - Yazar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122978</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75122753-070a-4939-acb3-46b85af2db11.jpg</image:loc>
            <image:title>250 Yıllık Eğitim Mirası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İnsanın Kendini anlatması belki de en zorudur lakin anlatılmaya değer bir hayat hikayesine sahip olmak ondan da zordur. Talip Emiroğlu’nun üzerinde düşünülmeyi hak eden bir hayat çizgisi var.Üstelik gençler için bu çizgi takip edildiğinde epey ufuk açıcı ip uçları da var. Eğitimci bir aile geçmişine sahip olmanın erdemini oldukça iyi değerlendirmiş olan Emiroğlu’nun deneyimleri hepimiz için ilham verici. İnsan önce kendine sonra hayaline inanması ve onun peşinden hiç vazgeçmeden ilerlemesi üzerine sürükleyici bir öykü olarak da düşünebiliriz bu kitabı. Gülşah Elikbank Gazeteci - Yazar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122979</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/817cf85b-cbf6-4834-9a52-5202c5c4cbd4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahraman Türk Kadınları Tayyar Rahime</image:title>
            <image:caption>&quot;Sevgili Okurlarım,
Kurtuluş Savaşı, kadınıyla erkeğiyle tüm bir milletin varoluş mücadelesidir. Anadolu kadını hem cephede hem de cephe gerisinde görev alarak Milli Mücadelenin başarıya ulaşmasında rol oynadı.  Onlar benim de sizin de büyük büyük ninelerimiz… İstedim ki geçmişle gelecek arasında bir bağ olsun bu kitap.
Düşmana karşı vatanını korurken üstün bir kahramanlık örneği sergileyerek tarihe adlarını silinmez harflerle yazdıran Anadolu kadınının, bugün düşmandan temizlenmiş her karış toprakta emeği, kanı ve gözyaşı vardır.
(...)
Milli Mücadelenin kadın kahramanları, vatan sevgisi, inanç, umut, özgürlük, kararlılık, takım ruhu, dayanışma, cesaret, güven, sorumluluk, sabır, liderlik gibi karakter özellikleri taşıyorlardı.
Değerli okurlarım, Milli Mücadelenin kadın kahramanlarını çizgi roman kurgusu içinde tanımanızı istedim. Hem çizgilerin büyülü dünyasında dolaşacak hem o dönemi anlayacak, hem de bağımsızlık mücadelesi ruhunu kavrayacaksınız. Onlar dünyayı değiştirme gücüne sahipti. Ya siz?&quot; Mavisel Yener
***
Çocuk edebiyatımızın bol ödüllü yazarı Mavisel Yener&apos;in yazdığı Murat Sayın&apos;ın usta çizgileriyle resimlediği çizgi roman tarzındaki sekiz kitaptan oluşan bu seride Nene Hatun, Kara Fatma, Onbaşı Nezahat, Gördesli Makbule, Asker Saime, Hemşire Safiye, Hatice Bacı ve Tayyar Rahime&apos;yle tanışacaksınız.
İncelediğiniz bu kitapta Tayyar Rahime&apos;nin kahramanlık hikâyesi yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122980</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93e2c4a5-5b2c-434c-9d58-ce40d4d4b57e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahraman Türk Kadınları - Nene Hatun</image:title>
            <image:caption>&quot;Sevgili Okurlarım,
Kurtuluş Savaşı, kadınıyla erkeğiyle tüm bir milletin varoluş mücadelesidir. Anadolu kadını hem cephede hem de cephe gerisinde görev alarak Milli Mücadelenin başarıya ulaşmasında rol oynadı.  Onlar benim de sizin de büyük büyük ninelerimiz… İstedim ki geçmişle gelecek arasında bir bağ olsun bu kitap.
Düşmana karşı vatanını korurken üstün bir kahramanlık örneği sergileyerek tarihe adlarını silinmez harflerle yazdıran Anadolu kadınının, bugün düşmandan temizlenmiş her karış toprakta emeği, kanı ve gözyaşı vardır.
(...)
Milli Mücadelenin kadın kahramanları, vatan sevgisi, inanç, umut, özgürlük, kararlılık, takım ruhu, dayanışma, cesaret, güven, sorumluluk, sabır, liderlik gibi karakter özellikleri taşıyorlardı.
Değerli okurlarım, Milli Mücadelenin kadın kahramanlarını çizgi roman kurgusu içinde tanımanızı istedim. Hem çizgilerin büyülü dünyasında dolaşacak hem o dönemi anlayacak, hem de bağımsızlık mücadelesi ruhunu kavrayacaksınız. Onlar dünyayı değiştirme gücüne sahipti. Ya siz?&quot; Mavisel Yener
***
Çocuk edebiyatımızın bol ödüllü yazarı Mavisel Yener&apos;in yazdığı Murat Sayın&apos;ın usta çizgileriyle resimlediği çizgi roman tarzındaki sekiz kitaptan oluşan bu seride Nene Hatun, Kara Fatma, Onbaşı Nezahat, Gördesli Makbule, Asker Saime, Hemşire Safiye, Hatice Bacı ve Tayyar Rahime&apos;yle tanışacaksınız.
İncelediğiniz bu kitapta Nene Hatun&apos;un kahramanlık hikâyesi yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122981</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/464da775-975d-4ca0-9d92-1c2791c13e11.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahraman Türk KadınlarıKara Fatma</image:title>
            <image:caption>&quot;Sevgili Okurlarım,
Kurtuluş Savaşı, kadınıyla erkeğiyle tüm bir milletin varoluş mücadelesidir. Anadolu kadını hem cephede hem de cephe gerisinde görev alarak Milli Mücadelenin başarıya ulaşmasında rol oynadı.  Onlar benim de sizin de büyük büyük ninelerimiz… İstedim ki geçmişle gelecek arasında bir bağ olsun bu kitap.
Düşmana karşı vatanını korurken üstün bir kahramanlık örneği sergileyerek tarihe adlarını silinmez harflerle yazdıran Anadolu kadınının, bugün düşmandan temizlenmiş her karış toprakta emeği, kanı ve gözyaşı vardır.
(...)
Milli Mücadelenin kadın kahramanları, vatan sevgisi, inanç, umut, özgürlük, kararlılık, takım ruhu, dayanışma, cesaret, güven, sorumluluk, sabır, liderlik gibi karakter özellikleri taşıyorlardı.
Değerli okurlarım, Milli Mücadelenin kadın kahramanlarını çizgi roman kurgusu içinde tanımanızı istedim. Hem çizgilerin büyülü dünyasında dolaşacak hem o dönemi anlayacak, hem de bağımsızlık mücadelesi ruhunu kavrayacaksınız. Onlar dünyayı değiştirme gücüne sahipti. Ya siz?&quot; Mavisel Yener
***
Çocuk edebiyatımızın bol ödüllü yazarı Mavisel Yener&apos;in yazdığı Murat Sayın&apos;ın usta çizgileriyle resimlediği çizgi roman tarzındaki sekiz kitaptan oluşan bu seride Nene Hatun, Kara Fatma, Onbaşı Nezahat, Gördesli Makbule, Asker Saime, Hemşire Safiye, Hatice Bacı ve Tayyar Rahime&apos;yle tanışacaksınız.
İncelediğiniz bu kitapta Kara Fatma&apos;nın kahramanlık hikâyesi yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122982</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67b4f383-e2a3-407e-9067-66d5ca6fdd42.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahraman Türk Kadınları Asker Saime</image:title>
            <image:caption>&quot;Sevgili Okurlarım,
Kurtuluş Savaşı, kadınıyla erkeğiyle tüm bir milletin varoluş mücadelesidir. Anadolu kadını hem cephede hem de cephe gerisinde görev alarak Milli Mücadelenin başarıya ulaşmasında rol oynadı.  Onlar benim de sizin de büyük büyük ninelerimiz… İstedim ki geçmişle gelecek arasında bir bağ olsun bu kitap.
Düşmana karşı vatanını korurken üstün bir kahramanlık örneği sergileyerek tarihe adlarını silinmez harflerle yazdıran Anadolu kadınının, bugün düşmandan temizlenmiş her karış toprakta emeği, kanı ve gözyaşı vardır.
(...)
Milli Mücadelenin kadın kahramanları, vatan sevgisi, inanç, umut, özgürlük, kararlılık, takım ruhu, dayanışma, cesaret, güven, sorumluluk, sabır, liderlik gibi karakter özellikleri taşıyorlardı.
Değerli okurlarım, Milli Mücadelenin kadın kahramanlarını çizgi roman kurgusu içinde tanımanızı istedim. Hem çizgilerin büyülü dünyasında dolaşacak hem o dönemi anlayacak, hem de bağımsızlık mücadelesi ruhunu kavrayacaksınız. Onlar dünyayı değiştirme gücüne sahipti. Ya siz?&quot; Mavisel Yener
***
Çocuk edebiyatımızın bol ödüllü yazarı Mavisel Yener&apos;in yazdığı Murat Sayın&apos;ın usta çizgileriyle resimlediği çizgi roman tarzındaki sekiz kitaptan oluşan bu seride Nene Hatun, Kara Fatma, Onbaşı Nezahat, Gördesli Makbule, Asker Saime, Hemşire Safiye, Hatice Bacı ve Tayyar Rahime&apos;yle tanışacaksınız.
İncelediğiniz bu kitapta Asker Saime&apos;nin kahramanlık hikâyesi yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122983</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2e6aa9a-32cf-49cd-b50a-60660aea6c55.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahraman Türk Kadınları - Onbaşı Nezahat</image:title>
            <image:caption>&quot;Sevgili Okurlarım,
Kurtuluş Savaşı, kadınıyla erkeğiyle tüm bir milletin varoluş mücadelesidir. Anadolu kadını hem cephede hem de cephe gerisinde görev alarak Milli Mücadelenin başarıya ulaşmasında rol oynadı.  Onlar benim de sizin de büyük büyük ninelerimiz… İstedim ki geçmişle gelecek arasında bir bağ olsun bu kitap.
Düşmana karşı vatanını korurken üstün bir kahramanlık örneği sergileyerek tarihe adlarını silinmez harflerle yazdıran Anadolu kadınının, bugün düşmandan temizlenmiş her karış toprakta emeği, kanı ve gözyaşı vardır.
(...)
Milli Mücadelenin kadın kahramanları, vatan sevgisi, inanç, umut, özgürlük, kararlılık, takım ruhu, dayanışma, cesaret, güven, sorumluluk, sabır, liderlik gibi karakter özellikleri taşıyorlardı.
Değerli okurlarım, Milli Mücadelenin kadın kahramanlarını çizgi roman kurgusu içinde tanımanızı istedim. Hem çizgilerin büyülü dünyasında dolaşacak hem o dönemi anlayacak, hem de bağımsızlık mücadelesi ruhunu kavrayacaksınız. Onlar dünyayı değiştirme gücüne sahipti. Ya siz?&quot; Mavisel Yener
***
Çocuk edebiyatımızın bol ödüllü yazarı Mavisel Yener&apos;in yazdığı Murat Sayın&apos;ın usta çizgileriyle resimlediği çizgi roman tarzındaki sekiz kitaptan oluşan bu seride Nene Hatun, Kara Fatma, Onbaşı Nezahat, Gördesli Makbule, Asker Saime, Hemşire Safiye, Hatice Bacı ve Tayyar Rahime&apos;yle tanışacaksınız.
İncelediğiniz bu kitapta Onbaşı Nezahat&apos;ın kahramanlık hikâyesi yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122984</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/860d1dd5-b38d-40b2-ae6e-b2b6d719b6fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahraman Türk Kadınları - Hemşire Safiye</image:title>
            <image:caption>&quot;Sevgili Okurlarım,
Kurtuluş Savaşı, kadınıyla erkeğiyle tüm bir milletin varoluş mücadelesidir. Anadolu kadını hem cephede hem de cephe gerisinde görev alarak Milli Mücadelenin başarıya ulaşmasında rol oynadı.  Onlar benim de sizin de büyük büyük ninelerimiz… İstedim ki geçmişle gelecek arasında bir bağ olsun bu kitap.
Düşmana karşı vatanını korurken üstün bir kahramanlık örneği sergileyerek tarihe adlarını silinmez harflerle yazdıran Anadolu kadınının, bugün düşmandan temizlenmiş her karış toprakta emeği, kanı ve gözyaşı vardır.
(...)
Milli Mücadelenin kadın kahramanları, vatan sevgisi, inanç, umut, özgürlük, kararlılık, takım ruhu, dayanışma, cesaret, güven, sorumluluk, sabır, liderlik gibi karakter özellikleri taşıyorlardı.
Değerli okurlarım, Milli Mücadelenin kadın kahramanlarını çizgi roman kurgusu içinde tanımanızı istedim. Hem çizgilerin büyülü dünyasında dolaşacak hem o dönemi anlayacak, hem de bağımsızlık mücadelesi ruhunu kavrayacaksınız. Onlar dünyayı değiştirme gücüne sahipti. Ya siz?&quot; Mavisel Yener
***
Çocuk edebiyatımızın bol ödüllü yazarı Mavisel Yener&apos;in yazdığı Murat Sayın&apos;ın usta çizgileriyle resimlediği çizgi roman tarzındaki sekiz kitaptan oluşan bu seride Nene Hatun, Kara Fatma, Onbaşı Nezahat, Gördesli Makbule, Asker Saime, Hemşire Safiye, Hatice Bacı ve Tayyar Rahime&apos;yle tanışacaksınız.
İncelediğiniz bu kitapta Hemşire Safiye&apos;nin kahramanlık hikâyesi yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122985</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ca8352e-4ba7-41f1-9bbc-afcbc677e12b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahraman Türk Kadınları Hatice Bacı</image:title>
            <image:caption>&quot;Sevgili Okurlarım,
Kurtuluş Savaşı, kadınıyla erkeğiyle tüm bir milletin varoluş mücadelesidir. Anadolu kadını hem cephede hem de cephe gerisinde görev alarak Milli Mücadelenin başarıya ulaşmasında rol oynadı.  Onlar benim de sizin de büyük büyük ninelerimiz… İstedim ki geçmişle gelecek arasında bir bağ olsun bu kitap.
Düşmana karşı vatanını korurken üstün bir kahramanlık örneği sergileyerek tarihe adlarını silinmez harflerle yazdıran Anadolu kadınının, bugün düşmandan temizlenmiş her karış toprakta emeği, kanı ve gözyaşı vardır.
(...)
Milli Mücadelenin kadın kahramanları, vatan sevgisi, inanç, umut, özgürlük, kararlılık, takım ruhu, dayanışma, cesaret, güven, sorumluluk, sabır, liderlik gibi karakter özellikleri taşıyorlardı.
Değerli okurlarım, Milli Mücadelenin kadın kahramanlarını çizgi roman kurgusu içinde tanımanızı istedim. Hem çizgilerin büyülü dünyasında dolaşacak hem o dönemi anlayacak, hem de bağımsızlık mücadelesi ruhunu kavrayacaksınız. Onlar dünyayı değiştirme gücüne sahipti. Ya siz?&quot;
Mavisel Yener
Çocuk edebiyatımızın bol ödüllü yazarı Mavisel Yener&apos;in yazdığı Murat Sayın&apos;ın usta çizgileriyle resimlediği çizgi roman tarzındaki sekiz kitaptan oluşan bu seride Nene Hatun, Kara Fatma, Onbaşı Nezahat, Gördesli Makbule, Asker Saime, Hemşire Safiye, Hatice Bacı ve Tayyar Rahime&apos;yle tanışacaksınız.
İncelediğiniz bu kitapta Hatice Bacı&apos;nın kahramanlık hikâyesi yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122986</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d665130a-f8b2-4894-a7e6-f683088009c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahraman Türk Kadınları - Gördesli Makbule</image:title>
            <image:caption>&quot;Sevgili Okurlarım,
Kurtuluş Savaşı, kadınıyla erkeğiyle tüm bir milletin varoluş mücadelesidir. Anadolu kadını hem cephede hem de cephe gerisinde görev alarak Milli Mücadelenin başarıya ulaşmasında rol oynadı.  Onlar benim de sizin de büyük büyük ninelerimiz… İstedim ki geçmişle gelecek arasında bir bağ olsun bu kitap.
Düşmana karşı vatanını korurken üstün bir kahramanlık örneği sergileyerek tarihe adlarını silinmez harflerle yazdıran Anadolu kadınının, bugün düşmandan temizlenmiş her karış toprakta emeği, kanı ve gözyaşı vardır.
(...)
Milli Mücadelenin kadın kahramanları, vatan sevgisi, inanç, umut, özgürlük, kararlılık, takım ruhu, dayanışma, cesaret, güven, sorumluluk, sabır, liderlik gibi karakter özellikleri taşıyorlardı.
Değerli okurlarım, Milli Mücadelenin kadın kahramanlarını çizgi roman kurgusu içinde tanımanızı istedim. Hem çizgilerin büyülü dünyasında dolaşacak hem o dönemi anlayacak, hem de bağımsızlık mücadelesi ruhunu kavrayacaksınız. Onlar dünyayı değiştirme gücüne sahipti. Ya siz?&quot; Mavisel Yener
***
Çocuk edebiyatımızın bol ödüllü yazarı Mavisel Yener&apos;in yazdığı Murat Sayın&apos;ın usta çizgileriyle resimlediği çizgi roman tarzındaki sekiz kitaptan oluşan bu seride Nene Hatun, Kara Fatma, Onbaşı Nezahat, Gördesli Makbule, Asker Saime, Hemşire Safiye, Hatice Bacı ve Tayyar Rahime&apos;yle tanışacaksınız.
İncelediğiniz bu kitapta Gördesli Makbule&apos;nin kahramanlık hikâyesi yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122987</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8063d431-1576-4da7-a177-47674d3e17b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Dil Yolcusu</image:title>
            <image:caption>13 Dil Bilen Bir Poliglottan Dil Öğrenme ve Hayat Dersleri


13 dil bilen poliglot, dil koçu ve dil öğretmeni Semih Uçar Dil Yolcusu kitabında bir yandan dil öğrenmeye dair efsaneleri yıkıp ezberleri bozuyor, öbür yandan dil öğrenmenin öncelikle psikolojik bir çalışmadan geçtiğini ortaya koyarak bu yoldaki engelleri aşmamızı sağlayacak çözümlemeler, örnekler ve pratikler sunuyor.
Verimli ve hızlı bir şekilde dil öğrenmek ve dilde ilerlemekle ilgili kapsamlı bir rehber sunan Semih Uçar, hepimizin yıllarca okullarda, kurslarda onca zaman ve kaynak harcayıp bir türlü istediğimiz gibi öğrenemediğimiz yabancı dillere hâkim olmaya yönelik, kendi kendimize uygulayabileceğimiz gerçekçi teknikler, yöntemler ve ilkeler öneriyor.
Yıllardır dersleriyle, yazdıklarıyla ve paylaşımlarıyla yüz binlerce insana ulaşan Semih Uçar’ın Dil Yolcusu: 13 Dil Bilen Bir Poliglottan Dil Öğrenme ve Hayat Dersleri kitabı dil öğrenmenin bilgi ve beceri edinmekten ibaret bir süreç ve pratik olmadığını, sanat, zanaat, spor gibi yaşamımızı, kişiliğimizi, ilişkilerimizi dönüştüren, inşa eden ve sürekli geliştiren bir hayat bilgeliği uğraşı olduğunu ortaya koyuyor.
 
“Dil öğrenmeye başladım ve çok geçmeden, meselenin aslında sadece dil öğrenmek olmadığını fark ettim. Dil öğrenmenin sadece bir araç olduğunu, önemli olanın yolda olmak olduğunu anladım. Hakikat şuydu: Ben bir anlam yolculuğuna çıkmıştım ve dil öğrenmek bu yolculuğun sebebi olmuştu. Amaç dil öğrenmek değildi. Yol, amaçtı. Ve yol, kapılarını bana dil yolculuğu görünümünde açmıştı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122988</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b87b6711-ce66-4199-a8a3-b1102636a66d.jpg</image:loc>
            <image:title>Belirsizlik Sarmalı</image:title>
            <image:caption>Sürekli Değişen Dünyada Nasıl Güçlü Kalırız?    Yaşamın her anı bizim için beklenmeyen sürprizlerle dolu. Bu beklenmeyen sürprizleri uyumsuz parçalar olarak gördüğümüzdeyse kaygılı, stresli, öfkeli ve bunalmış hissetmememiz imkânsız.
 
Hayat sadece almakla ilgili değil, yaşama katılmakla ve ona bir şeyler sunmakla da ilgilidir. Zorluklarla dolu günlerde kurban psikolojisine bürünmek gücümüzü bizden çalar, bu da bizi aktif bir yaşamdan uzaklaştırır.
 
Belirsizlik Sarmalı, kaçınılmaz belirsizliklerle uyum içinde yaşamak için bize eşlik ediyor. ACT (Kabul ve Kararlılık Terapisi) gibi araçlar ve gerçek vakalarla tükenmişlikten korunmanın, duygusal istikrar sağlamanın, bilişsel esneklik kazanmanın, özşefkatle dayanıklılık geliştirmenin ve iyi hissetmenin yollarını öğretiyor. 

“Kesinlik özlemi için programlıyız, ancak gerçek şu ki sürekli belirsiz zamanlarda yaşıyoruz, kimse köşe başında ne olacağını bilmiyor. Dr. Toni Lindsay bize belirsizliği nasıl daha iyi yönetebileceğimizi ve içimizdeki kontrol manyağının rolünü anlatıyor.”   –Sarah McDonald</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122989</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d288a941-caf1-4d11-9629-ef0c99b46635.jpg</image:loc>
            <image:title>Mobuko’nun Aşkı - 10</image:title>
            <image:caption>Geleceğe seninle beraber yürümek için ne yapabilirim?
Bahar gelince, İrie-kun ve Tanaka-san doğum günü buluşmasına çıkıyor.
İrie-kun, üniversite üçüncü sınıfta gerçekleşen değişimler karşısında endişe duyan Tanaka-san’a bir öneride bulunuyor.
 
Kafaları karışık bir şekilde yeni keşfettikleri duygularıyla yüzleşen çift, mezuniyetten sonra gelecek şeyleri keşfetmeye başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122990</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b06d76d-fc4b-4baf-a99e-4ecff21b2c11.jpg</image:loc>
            <image:title>Mobuko’nun Aşkı - 9</image:title>
            <image:caption>Öpüşmeden fazlasını yapmak korkutuyor. Ancak senin yanından ayrılamıyorum.
Beklenmedik bir şekilde başlayan yıl sonu gezisinde ikili, aniden bir iş otelinde aynı odada kalmaya karar veriyor.
“El ele tutuştuğumuzda da öpüştüğümüzde de her zaman içim kıpır kıpırdı.”
“Ama şu an...”
Baş başa geçirecekleri gece yaklaşıyor ve bir türlü sakinleşemiyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122991</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/040b9534-a591-4cce-a309-f66ac5cc0468.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Aşkın Ne Olduğunu Söyle</image:title>
            <image:caption>Terapi Koltuğundan 13 Hikâye

Hayatımıza anlam katan aşk, zorlu duygusal mücadeleleri de beraberinde getirebilir. Psikanalist Susanna Abse de bu kitabında okurları, birbirinden ilginç gerçek hayat hikâyeleri üzerinden aşkın doğasını keşfetmeye çağırıyor: Modern dönem Rapunzel’leri, Don Juan’ları, kurbağayı öpen prensesleri ve nicesini.
 
İlişkilerinde çeşitli sorunlarla karşılaşmış hastalarıyla yürüttüğü uzun soluklu görüşmelerinden yola çıkan Abse, Bana Aşkın Ne Olduğunu Söyle&apos;de nasıl sevdiğimizi, sevdiğimiz insanla kurduğumuz diyaloğun temellerini, umutlarımızı yeşertip bizi mutlu eden ya da bizleri hayal kırıklığına sürükleyen gerçekleri, şefkatli bir üslupla anlamlandırmaya çalışıyor.
 
Okurları bir ilişkide en sık karşılaşılan aldatma, ihtiras, evlilik, çocuk sahibi olma, yalnızlık ve kırılganlık gibi konular üzerine düşünmeye davet eden Bana Aşkın Ne Olduğunu Söyle’de bir ilişkiye ne zaman son verip ne zaman devam edeceğinizi, daha mutlu yaşayabilmenin, partnerinizi daha iyi anlayabilmenin ve kendinizi daha iyi anlatabilmemin inceliklerini keşfedeceksiniz.
 
“Zekice ve dokunaklı.” - Maggie O&apos;Farrell
 
“İlişkilerin sancılarına ve umutlarına dair büyüleyici, içten ve faydalı bir kitap.” - Alain de Botton
 
&quot;Bu harika ve bilgelikle dolu kitabı okuyan herkes, aşk hayatımızın önemi ve karmaşıklığı konusunda çok şey öğrenecek. Susanna Abse, yılların deneyimiyle yoğrulmuş, ona güvenmemizi sağlayan bir samimiyetle yazıyor. Tatlı mizahı da cabası.&quot; - Julia Samuel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122992</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6b936b7-a850-472d-8858-b9edac9085b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ünsüz Youtuber&apos;ın Günlüğü - Layksızlar</image:title>
            <image:caption>Ezgi ve arkadaşları bu kez ilginç bir kamptalar. Üstelik yanlarında ne telefon ne tablet var. Oysa birlikte fotoğraf çektirmeye can attıkları iki ünlü de aynı kampta. Bu ünlülerden biri futbolcu, diğeri dizi oyuncusu. Başkalarından layk almadan böylesi durumların tadı çıkarılamaz mı? Bir şeyler yapma motivasyonumuz diğer insanların beğenisine mi bağlı? Bunu öğrenmek için siz de Pars’ın kontenjanından yararlanın. Nuh’un Gemisi Kampı’na gidecekler listesine adınızı yazdırın. Veli izin belgesini de yanınıza almayı unutmayın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122993</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b8fbf38-5d23-48ff-99f1-057ca45b72ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Zor Görev</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen Çağatay ve Gözde, artık birlikte vakit geçirmekten pek de keyif almayan iki eski dost gibidirler. İçinde bulundukları bu durum Gözde’yi çok üzerken Çağatay bunun farkında bile değildir çünkü hiç kimseye anlatamadığı büyük bir derdi vardır. Çağatay ve Gözde’nin yolları, sosyal medyanın cazibesine kapılan sınıf arkadaşlarının yarattığı karmaşa yüzünden yeniden kesişir.
Öğretmenlerinin verdiği zor bir sosyal sorumluluk projesiyle bir araya gelen ikili, hem eski dostluklarını yeniden keşfedecek hem de Çağatay’ın gizlemek zorunda kaldığı büyük sorunun üstesinden gelmeye çalışacaklardır.
Gerçek arkadaşlığın sınandığı, sırların bir bir ortaya çıktığı bu hayat dersleriyle dolu hikâyede, kahramanlarımızın cesaret ve dayanışma dolu macerasına tanık olmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122994</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/971b00d4-8c53-4758-924a-e37badb93103.jpg</image:loc>
            <image:title>1937-2020 yılları arasında türkiye&apos;de doğudan batıya adalet ve hürriyete ışık tutanlar</image:title>
            <image:caption>1937-2020 Yılları Arasında Türkiye&apos;de Doğudan Batıya Adalet ve Hürriyete Işık Tutanlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122995</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ac31f27-7ab7-46f0-b2eb-a7efa242f818.jpg</image:loc>
            <image:title>Adilcevaz Yöresi Söz Varlığı ve Dil İncelemesi</image:title>
            <image:caption>Ağızlarda bulunan söz varlıklarının tespiti, dile kelime kazandırmanın, dillerin zenginleşmesinin ana faktörlerinden biridir. Bu sebeple Adilcevaz Yöresi Söz Varlığı ve Dil İncelemesi adlı bu çalışma, yörenin kültürel zenginliğini ortaya çıkarmayı ve Türkçenin kelime zenginliğine katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Söz konusu kitap, yörede yaşayan 58 kişiden derlenen metin; metinlerde geçen kelime, ses ve şekil bilgisi incelemelerini içermenin yanı sıra daha önce yörenin tarihî ve kültürel değerleri üzerinde yapılan çalışmalardan bazı alıntıları da kapsamaktadır.Bu çalışmanı ihtiva ettiği konular itibariyle yörenin kültürel zenginliği ve tanıtımına katkı sağlayacağı ümidiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122996</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09d98787-f39e-438f-a289-e5240dadd684.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahmet Atilla Şentürk Armağanı</image:title>
            <image:caption>Bu kitap Eski Türk Edebiyatı mütehassıs ve âlimi Prof. Dr. Ahmet Atillâ Şentürk&apos;ün meslektaşları, takipçileri, sevenleri, öğrencileri ve tabiî en mühimi de gerçek dost ve yakınlarının, başta kendi hayatı ve Eski Türk Edebiyatı olmak üzere kültür dairemizin muhtelif mevzularında kaleme almış oldukları yazılardan meydana gelen bir &quot;armağan&quot; kitabıdır.Geleneği Avrupa akademilerinde çok daha öncelere giden, bir akademisyen adına çıkarılan armağan kitabı, ömrünü akademik çalışmalara hasretmiş birinin emeğini ifadeye elbette yeterli sayılamaz; ama diğer taraftan &quot;vefa&quot; da eskiden beri çok az bulunan bir kıymetli mücevher gibi aranagelir. Gölgemizin bile bize ışık karşılığında yoldaş olduğunu düşünürsek hatırlanmayı hak edenlerin unutulması da aynı nispette acıklıdır. Ahmed bin Kays&apos;ın dediği gibi &quot;Edebin başı akıllıca hareket etmektir. Yapılmayan, yerine getirilmeyen sözde hayır yoktur. Cömertlik olmayınca malın, vefa olmayınca da arkadaşın hayrı yoktur.&quot; Prof. Dr. Ahmet Atillâ Şentürk&apos;e bu armağanı bu duygu ve düşüncelerin sâikiyle hazırladık. Ne mutlu anan ve anılanlara!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122997</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28561233-b39a-44cf-bc89-ff994bc9974e.jpg</image:loc>
            <image:title>Alparslan</image:title>
            <image:caption>Al-i Selçuk Sultanı El-Melik, el-Adil Ziya el-Dîn Adud el-devle Ebu Şüca’ (Ebu’l-fütûh) Muhammed bin Ebû Süleyman Çağrı Bek Davûd bin Mikail bin Selçuk bin Dukak el-Türkî el-Nuri Burhanü Emiri’l-mü’minin olarak tarihe geçmiş Al-i Selçuk (Büyük Selçuklu) Sultanı, fethin babası, Horasan güneşi Melik Çağrı Bey’in oğlu, Sultan Tuğrul Bey’in yeğeni, Sultan Muhammed Alparslan ve Selçuklular’ın tarihteki yeri üzerine yazılmış bu romanda klasik ötesi farklı bir kronoloji ve figüratif yapı karşımıza çıkıyor.
Hazarlar’a bağlı Oğuz Yabgu Devleti ile anlaşmazlık, Mankışlak ve Cend illerini terk etmek zorunda kalan Dukak oğlu Selçuk Bey. Samanîler devletinin siyasal varlık noktasında Selçuk Bey kuvvetlerini Türk ve İslam devletleri olan Karahanlı ve Gazneliler’e muhalif etmesi. Karahanlı ve Gazneliler ile varlık-yokluk savaşları, Maveraünnehir’den çıkış, Horasan’a hatta Diyar-ı Rûm’a (Anadolu) topraklarına zorunlu keşifler.
Horasan valisi Muhammed Alparslan, Merv, Nişâbur, Hemedan, Bağdat, Rey, Türkmensahra, İsfahan, Hoy, Azerbaycan, Kars, Şavşat, Menbiç, Halep, Malazgirt, Sivas, Tokat, Üsküdar; Horasan, Harezm, Maveraünnehir, Türkistan... Vezir Nizâmü’l-mülk, Afşin Bey, Sanduk Bey, İbn Mühelban, Karahanlı Şemsü’l-mülk, Sav Tekin, Şehzâde Melikşah; Türkmen obaları, Oğuz boyları, Kınık, Bayat, Beydilli. Ceyhun (Amuderya), Aras nehirleri arasında göç göç olmuş Oğuz-Türkmen boyları, kara kıl çadırlar, ak evler, nevruz, kopuz, ozan-bahşı, türküler, ağıtlar, gelinler, ak pürçekli Oğuz anaları...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122998</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/205e3eee-b64a-4d9f-8d19-e2ceab68eb82.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Şehri Amasya&apos;dan Geçenler</image:title>
            <image:caption>Amasya... Kadim zamanların gizemli şehri... Etrafı sarp dağlarla çevrili bu mütevazı şehir ne kadar küçük olsa da tarihe, bulunduğu coğrafyaya hizmeti pek büyüktür. Nice derviş bu yalçın dağların eteklerinde tekke kurmuş, nice âlim medreselerinde eğitim görmüştür. Ya burada yetişen, dünya nizamına yön veren padişah ve devlet adamlarımız... Yıkılmaya yüz tutan Osmanlıyı şaha kaldıran Mehmet Çelebi, bir devir kapatıp bir devir açan, peygamber müjdesine nail olan Fatih, küllerin arasından yeni bir devlet çıkaran Gazi Mustafa Kemal Amasya&apos;dan geçmemiş, suyundan içmemiş midir?Kimler gelip su içmemiştir ki Amasya&apos;nın hikmet akan pınarlarından. Aşıklar, Ferhat&apos;la Şirin misali burada kanmış sevdaya. Dervişler, alimler burada ermiştir kemale. Şehzadeler burada almıştır ilk terbiyesini. Bu kadim şehir, böyle kutsi bir vazifeyi, böyle bir imayı içinde muhafaza edebildiği için kıymetlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=122999</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65e7b9d8-db3a-42eb-a340-df2f47e72b71.jpg</image:loc>
            <image:title>Aykırı Ergenlerin Psikolojisi</image:title>
            <image:caption>Bu eseri hazırlarken öngörülen maksatların gerçekleşmesi için aşağıda verilen bir dizi somut hedeflerin başarılmasına gayret gösterilmiştir:- Ergenlerin davranışlarında kendini gösteren anti-sosyal, saldırgan, yıkıcı, problem ve sapkın aykırı davranış temâyüllerinin sosyal-psikolojik mahiyetinin açığa çıkarılması,- Konunun araştırılması sürecine yardımcı olacak temel önerme ve prensiplerin belirlenmesi,- Anti-sosyal, saldırgan, yıkıcı, problem ve sapkın aykırı davranışın özü ve içeriği ile ilgili felsefi, hukuki, pedagojik, tıbbi ve psikolojik literatürün gözden geçirilmesi,- Mevcut ortam ve koşullarda ergenlerde anti-sosyal, saldırgan, yıkıcı, sapkın ve hukuk dışı aykırı davranışlara neden olan sosyal ve psikolojik faktörlerin belirlenmesi,- Bazı ergenlerde görülen davranış bozuklukları, psikolojik problemler; toplumsal normlara ve hukuka aykırı davranışların önlenmesi ve ortadan kaldırılmasında değerlerin önemine dikkatlerin çekilmesi,- Ergenlerin davranış problemlerinin, anti-sosyal ve hukuk dışı davranışlarının önlenmesi, iyileştirilmesi, düzeltilmesi ve esasen ortadan kaldırılmasında etkili olabilecek yol, yöntem ve araçların bulunması amaçlanmıştır. Ayrıca;- Ergenlerin anti-sosyal, saldırgan, yıkıcı, sapkın ve hukuk dışı aykırı davranışlarının ortaya çıkardığı hukuki ve psikolojik komplikasyonların sistematik bir çerçevede ele alınmasına gayret gösterilmiş,- Davranış bozuklukları ve psikolojik problemlerin ortaya çıkmasının temel nedenleri ve mekanizmaları açıklanmaya çalışılmış,- Ergenlerde anti-sosyal, saldırgan, yıkıcı ve hukuk dışı aykırı davranışların çok sayıda ve çeşitli belirtileri ile bu tür davranışların oluşumunda etkili olan faktörlerin karmaşıklığına dikkat çekilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123000</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fabbaf0-1df0-435c-84ba-662b4a677fab.jpg</image:loc>
            <image:title>Balkanlardaki Yatır, Türbe, Tekke ve Zaviyelerimiz</image:title>
            <image:caption>Her toplum bir yerden bir yere göç ederken, sadece oralara yerleşmekle kalmamış, kendi kültürünü ve inancını da beraberinde taşımıştır. Bu Balkanlarda halklar arasında ortak kültür olmuş ve toplumları birbirine yaklaştırmıştır. Sanılmasın ki Balkanlar sadece silah zoru ile alındı Balkanların fetheden ve onu Türk Yurdu haline getirenler isimsiz kefensiz kahramanlardır. Bu kahramanlar ve kültüre hizmeti geçmiş tekke zaviyeleri yazılı ve sözlü kaynaklardan derleyebildiğimiz kadarıyla yazmaya çalıştık. Bu yazdıklarımız belki de %1 yoktur. O kadar türbe, tekke, zaviye, dergâh yok edilmiş ki aynı yere yeniden tekrar tekrar başka adlar ile kurulmuşlardır. Pek çok yatır tekke kaydına Osmanlı arşiv kaynaklarında rastlamaktayız. İtalya&apos;da Kadim baba dergâhı, Fransa&apos;da Divane Baba dergâhı ve Ukrayna&apos;da Sümbül Baba dergâhları sadece isimleri tespit edilenlerdendir.  Bazen kısa bir bilgi bazen de sadece adları veya yerleri bilinmektedir. Osmanlı arşivi belgeleri okundukça bu sayılar daha artacak daha çok belge ve bilgiye sahip olacağımızı umuyoruz.  Bu kitapta elimizdeki bilgileri belgelendirerek siz değerli halkımızın beğenisine sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123001</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93697ad7-8ccd-4305-96ae-8a6c80d4f628.jpg</image:loc>
            <image:title>Berdel Yazarı Esma Ocak Hayatı ve Eserleri</image:title>
            <image:caption>Yazdığı hikaye, roman, biyografi, tiyatro alanındaki eserleriyle, Diyarbakır köylerine, özellikle köylü kadınların yaşadıklarına dikkatlerimizi çeken yazar Esma Ocak 26 Mayıs 2011 tarihinde aramızdan ayrıldı.Esma Ocak, yaşadığı dönem toplumunun algısına, sosyal sorunlara, bilhassa köylü kadınlara dair geniş bir perspektif sunmuş eserlerinde. Bir aydın kadın gözünden içinde bulunduğu kültüre ve sosyal hayata dair kayıt tutmuş.Esma Ocak, vicdanına; &quot;Çocuklarımıza, torunlarımıza, atalarından, dedelerinden birkaç örnek olsun, sunmadan mı göçüp gidelim şu dünyadan?&quot; sorusunu soran bir yazardı. Bu çalışmada vicdanının sesine kayıtsız kalmayan, kendisinden sonraki nesillere ve geleceğe çok açıdan sorunlu ama bir o kadar zengin kültürel mirası aktaran aydın bir kadın portresi göreceksiniz. Kemal Timur&apos;un ince işçiliğinde Berdel yazarı Esma Ocak&apos;ın eserlerinden hareketle hayat hikayesini okuyacak, eserlerinden örnekler bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123002</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5c28c79-a3bd-4fad-b30e-d57b2fb68832.jpg</image:loc>
            <image:title>Bosna Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Dış dünyaya bu ilk açılışımda yaşadıklarımı günlükler halinde kayıt altına almayı çok istiyordum. Fakat bu, sadece istemekle gerçekleşebilecek bir durum değildi. Dikkat, rikkat, enerji ve zaman istiyordu.İlk günler zor geçti, bırakın günlük tutmayı zihnimi toparlamayı  bile bir türlü başaramadım. Artık ne bekliyorsam, umduğum gibi bir ülke, coğrafya ve insan sarmalıyla karşılaşamamıştım. Herkes ve her şey olumsuz anlamda üstüme üstüme geliyordu. Neden sonra, bütün bu olumsuzlukların, kendimi birden bire içinde bulduğum gurbet ve yalnızlık duygusundan kaynaklandığını anladım. Coğrafyaya, insanlara, hatta kendime haksızlık ettiğimi fark ettim. Mükafatım gecikmedi. Bu fark ediş sayesinde dikkate meyyal bir göz ile yazmaya teşne bir kalemi önümde hazır buldum. Sözün kısası, gözlerim ve kalemim bana yeniden bağışlandı. Günlerce hiçbir şey yazamayan ben, yazı makinesine dönmüştüm. Bazen sadece yazı yazmak için rahatıma, uykuma kıyıyor, şehirden şehire, kasabadan kasabaya, insandan insana koşuyordum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123003</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11142086-9ff0-4047-a5f1-0a5c1a6f8953.jpg</image:loc>
            <image:title>Çınaraltı Sistematik İndeks</image:title>
            <image:caption>Çınaraltı, 9 Ağustos 1941 -9 Haziran 1948 yılları arasında neşredilen 161 sayısında ağırlıklı olarak edebî, ilmî, iktisadi, tarihî, dinî konularda alanında yetkin isimlerin görüşlerine sayfalarında yer vererek o zamanın siyasal tutumu içinde ılımlı Türkçülüğü benimseyerek fıkrî ve edebî bir çevrenin oluşmasında rol oynayan, dönemin önemli ve uzun soluklu dergilerinden biri olarak Türk matbuatında yer edinmiştir. Süreli yayınların neşredildiği dönemin birer vesikası olduğu gerçeğinden hareketle hem ö dönemin sosyal, kültürel, siyasi, edebî anlayışını ortaya koyabilmek hem de edebiyat tarihi araştırmalarına yardımcı olabilmek amacıyla Çınaraltı dergisinin sistematik indeksini yayımlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123004</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34ca5186-af96-4d0e-bba7-f299052bd596.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Yetiştirmenin Psikolojik Şifreleri</image:title>
            <image:caption>Bugün, aldığımız en basitinden bir aletin bile kutusunda, o aletin nasıl kullanılacağını ve ne tür özelliklerinin olduğunu  belirten açıklayıcı bir kılavuz ile karşılaşırız. Peki, bilgi kirliliğinin zirve yaptığı günümüzde, acaba çocuklarımızı yetiştirirken doğru bir kılavuza  ihtiyacımız yok mudur?İşte, bu eser; öncelikle başta anne-babalar olmak üzere, çocuk eğitimi ile ilgilenen herkese doğru bir rehber ve kılavuz olma amacıyla yazılmıştır.Çocuk yetiştirirken biliyor olsanız bile, tekrar tekrar hatırlamanız gereken noktalara yeniden dikkatleri çekmek amaçlanmıştır.Çocuk yetiştirme ve onları eğitme sorumluluğunu üstlenmiş olan tüm anne-babalar ile eğitimciler için yol gösterici olacağı düşünülen bilgiler mümkün olduğunca sade bir anlatımla ve bir şifrenin çözümlemesi yapılıyormuş şeklinde verilmeye çalışılmıştır.Çocukların sağlıklı, mutlu, vicdanlı, duyarlı, saygın, güvenilir ve başarılı insanlar olarak yetişmeleri ve eğitimlerine ticari kaygı ve beklentilerden uzak bir anlayış içinde yaklaşan herkesi saygı ile alkışlıyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123005</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ab8084f-3ab6-47c7-b9ea-a99ff0c826cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Hüseyin Kami Dehri Divançesi</image:title>
            <image:caption>2. Abdülhamid ve 2. Meşrutiyet dönemlerinde İstanbul matbuatının önemli ismi Hüseyin Kâmî Bey klâsik şiirimize ait nazım tür ve şekilleriyle sosyal eleştiri içerikli şiirler yazan şairlerdendir.Klâsik şiirimizin zirve şahsiyetlerinden Fuzûlî, Nefî, Nedîm ile son dönemin önemli şahsiyetleri Recâizâde Mahmûd Ekrem ve Âkif Paşa gibi şairlerin şiirlerini tanzîr ederek veya tehzîl yoluyla devir eleştirisi yapan kasîde ve gazeller kaleme almıştır.Hüseyin Kâmî Bey bu şiirlerini -nesir yazılarını da ekleyerek- 1912 yılında Dehrî Dîvânçesi adıyla bastırmıştır.Bu çalışmada, Hüseyin Kâmî Bey&apos;in hareketli yaşamı ve büyük kısmı tehzîl olan manzumeleri ile yine çoğu sosyal eleştiri olan nesir yazıları ele alınmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123007</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25679340-c8f2-4c8b-bd57-db303da12126.jpg</image:loc>
            <image:title>Dil eksenimiz</image:title>
            <image:caption>Türk yazı dilinin 13. yüzyıldan 19. yüzyıl sonuna kadar gelişme gösteren dönemine &quot;Yeni Türkçe&quot; dönemi adı verilmektedir. Bu devre, Türklerin Orta Asya&apos;dan batıya doğru göç etmesiyle oluşan lehçelerin birer yazı dili olarak geliştiği devredir. Türk dilinin dış etkilere çokça maruz kalıp büyük değişikliklere uğradığı bu dönemde Türkçe, Doğu ve Batı Türkçesi olmak üzere başlıca iki kolda gelişme göstermiştir.Batı Türkçesi, 13. yüzyıldan itibaren Anadolu ve Rumeli topraklarında büyük bir gelişme kaydederek Türkçenin en büyük yazı dili durumuna yükseldi. Bu yazı dili, 19. yüzyıldan itibaren bir sadeleşme sürecine girdi. Bu sadeleşme süreci, Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra daha da hızlandı. Sonra da Türkiye Türkçesi diye adlandırılan bugün kullandığımız yazı dili hâline geldi.Dil Eksenimiz adıyla okuyucuya sunulan bu kitapta, Anadolu&apos;da gelişme gösteren Türk yazı dilinin serüveni konu edilmektedir. İki kısımdan oluşan kitabın birinci kısmında Türkçenin Anadolu&apos;da yazı dili hâlinde gelişmesiyle ilgili makaleler; ikinci kısmında ise deyimleşme olgusu, birleşik kelimelerin yapısı, edebî metinlerde dilin kullanımı, dil-kültür bağlamında edebiyat öğretimi ve anayasa metinlerinde dilin kullanılışı gibi tamamen dilin kullanım boyutuyla ilgili yazılara yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123008</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa726cf6-6302-4e72-acca-25928bffad40.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilbilim el kitabı</image:title>
            <image:caption>Dilbilimin de dil bilgisinin de nesnesini başka bir söyleyişle konusunu insan dili oluşturur. Dil bir iletişim aracı olarak tanımlanır. Ancak dille ilgili tanımlarda olmazsa olmaz nitelikteki kavramların başında sistem gelir. Dil aynı zamanda insanlar arasında anlaşmayı sağlayan bir işaretler, dilbilimin ifadesiyle bir göstergeler sistemidir. O halde bu araç veya sistem nasıl işlemektedir? Dilbilim de dilbilgisi de bu soruyu cevaplamayı amaçlar.

Bu soruya geleneksel dilbilgisinin verdiği cevap belli bir öğretimden geçen pek çok kişi tarafından bilinir. Peki, bu soruyu dilbilim nasıl cevaplamaktadır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123009</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81d6dfc0-defb-4c19-8d5a-daeb1de97551.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağın bireyi</image:title>
            <image:caption>Sevgi, güven, merhamet, paylaşım ve dayanışmanın azaldığı, bireyciliğin ve bencilliğin zirve yaptığı, insan ilişkilerinin sınırlandığı, manevi ve duygusal boşluğun gittikçe derinleştiği yeni bir çağdayız. Ve bugün, &quot;bilgi, teknoloji, dijitalizm, tüketim, hız, hırs, ötekileştirme, sevgisizlik, belirsizlik ve kaygı çağı&quot; olarak da nitelendirilen böyle bir çağda, &quot;çağın bireyinin&quot; birçok şeye sahip, istediklerine çok çabuk erişebiliyor olmasına rağmen kolay kolay mutlu olmadığı, sahip olduklarıyla yetinmediği, kendisini hiç de iyi hissetmediği gözlenmektedir. Ayrıca insan yığınları arasında yanı başında pek çok insan bulunmasına rağmen iç dünyasında yalnızlık çektiği da gözlenmekte; ruhu, aklı, zihni, kalbi, iradesi, bedeni, zamanı ve tüm benliği ile bütün hayatının egemen küresel kapitalist düzen ve bu düzenin dijital iletişim araç ve mecraları tarafından kuşatılmış olduğundan söz edilmektedir.Bugün çağın bireyinin sunulan ve dayatılan tüketim, eğlence, yaşam kültürü ve tarzı ile kadim manevi değerleri, ulvi anlam dünyası, temel sosyal dinamikleri, motivasyon ve psikolojik güç kaynakları yanında aile gibi temel psiko-sosyal destek sistemlerinden adım adım uzaklaştırılması amaçlanmaktadır. Bu bağlamda da insani hassasiyet, mahremiyet, inanç, değer, ilke, erdem ve öz kimliğinden tamamen koparılıp, kişisel sınırları da ortadan kaldırılarak yalnızlaştırılıp, pasifleştirilerek en nihayetinde egemen küresel sömürgeci düzenin kurallarının bağımlısı güdülen bir varlık haline getirilip, modern bir köleye dönüşmeye zorlanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123010</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3957b9f-b4ee-4d76-b10b-cd7c9d426e5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Divan edebiyatı üzerine tartışmalar</image:title>
            <image:caption>Üzerinden bir buçuk asır geçmiş olmasına rağmen, Divan Edebiyatı ile ilgili görüş ve düşünceler, bir türlü aynı noktalarda toplanamıyor. Tersine, en durgun ortamlarda bile söz ona gelip dayanınca azımsanmayacak bir hareketlilik göze çarpıyor.Bütün bir şiir geleneğini ters yüz eden Orhan Veli, âhir ömründe &quot;Ben divan şiirini çok beğeniyorum. Divan şiirinden sonra bugüne kadar da Türkiye`de şiir yazılmadığını zannediyorum.&quot; diyebildiğine göre, bu edebiyatın neden bu kadar tartışmaya yolaçtığını dikkatle irdelemek gerekir.1930-1940 yılları arasında bir on yıl boyunca yapılan tartışmaları çeşitli tasnifler içinde değerlendiren bu kapsamlı ve yetkin çalışma, kuşkusuz tartışmayı bitirme amacı taşımamaktadır. Ancak tartışmada yeralanları ve konuyu masaya yatırarak, olayı kavramaya çalışanların zihinlerinde bir aydınlanmayı sağlamaktadır. Kimlerin, hangi kaygıları taşıdıkları, hangi niyetlerle tartışmaya katıldıkları, kimlerin hangi bileşkeleri yapabildiği, kimlerin hangi gerekçelerle hangi sonuçlara ulaşabildiği veya hangi nedenlerle hiçbir yere varamadığı açıklık kazanmaktadır.Ve bütün bunlardan daha da önemlisi, tartışmaların ışığında Divan Edebiyatı`nın ne olup olmadığı konusu daha bir belirginleşmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123011</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac470ebb-3838-4b75-a0bb-4664b4ce8184.jpg</image:loc>
            <image:title>Ebruli Kitap Farklı Yüzler ve Renkler Kenti Diyarbakır</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma, geleneksel olandan modern olana evrilirken, diğer bir ifadeyle Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş sürecinde ebruli bir dokunun mozaik metaforuna dönüştürülme çabası içinde ortaya çıkan farklı yaşam öykülerini ihtiva etmektedir.Bu kitap kurgulanmamıştır; aksine gerçek öykülere dayanmaktadır. Yine bu kitap; Diyarbakır’da akademik çalışma yürütülürken, öykülere tanıklık eden veya o dönemi yaşayan, ortamı paylaşan onlarca kişiyle görüşülerek yüzlerce anı dinlenip, olayın geçtiği fiziki mekanlar gezildikten sonra kaleme alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123012</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52c381c8-c648-4569-a07d-70bedc1fdc90.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat Hayatı (Hayat-ı Edebiye)</image:title>
            <image:caption>Millî edebiyat döneminde edebiyat nazariyesi/kuramı çalışmaları yapan edebiyatçılarımızdan birisi de Raif Necdet Kestellidir. Raif Necdet, Resimli Kitap dergisinde (1908 1913, 51 sayı) yazdığı edebiyat musâhabelerinde, dönemin edebiyat olaylarını sıcağı sıcağına anlatmıştır. Sanat toplum içindir, görüşünü benimsemesi, Fecr-i Âtî topluluğunun edebiyat ve sanat anlayışını eleştirmesi, Millî edebiyat hareketi içinde ideolojinin yanında, estetiğin de ihmal edilmemesi gerektiği düşüncesini ısrarla öne çıkarması, düşüncelerinin tartışılmasını ve giderek yaygınlık kazanmasını sağlamıştır. Mehmet Fuat Köprülü, Yakup Kadri Karaosmanoğlu ve Mithat Cemal Kuntay ile giriştiği edebiyat tartışmaları, dönemin tenkit tarihini zenginleştiren düşüncelerin ortaya çıkmasına sebep olmuştur.Hayat-ı Edebiye, onun Resimli Kitap dergisindeki edebiyat musâhabeleri ile daha sonra kaleme aldığı bazı yazılarını kitap şekline getirip bastırdığı bir eseridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123013</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/573d2eb8-39cf-40a7-a013-2cad48e8c692.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat ve İnsan</image:title>
            <image:caption>İnsan, her şeyden önce düşünen, yorumlayan ve yeni şeyler ortaya koyan bir varlıktır. İşte bu özellikler de onu diğer canlılardan ayıran temel niteliklerin başında gelir. Gerçekten insanı hayvandan ayıran ana özellik, güzellik yaratma ve güzellik aramadır. İnsanın yaratıcı gücünü ve güzellik arama çabalarını gösteren önemli uğraşa &quot;güzel sanatlar&quot;diyoruz.Edebiyat eserlerinin büyük bir bölümü, insanları çeşitli bakımlardan eğitmek amacıyla yazılmıştır. Türk edebiyatında Yunus Emre, birçok şiirini ve Risaletü&apos;n-Nushiyye (nasihat kitabı) adlı eserini, Mevlana Mesnevrsini, Nabi Hayriyye&apos;sini, Namık Kemal İntibah romanı ve tiyatro eserlerini, Ahmet Midhat romanlarını, Tevfik Fikret Haluk&apos;un Defteri ve Şermin adlı eserlerini, Mehmet Akif Safahat&apos;ını, Hüseyin Rahmi çoğu romanlarını edebiyatımızda bu örnekler çoğaltılabilir. Hep insanlara nasıl yaşanılması, nelere değer verilmesi gerektiğini öğretmek amacıyla yazmışlardır. Bugün de kimi eleştirmenler içerisinde edebiyatın insancıl ve toplumsal yarar gütmesini isteyenler çoğunluktadır.İşte bütün bu yönleriyle diyebiliriz ki sanat ve edebiyatın, genel anlamda insanı varlığının bilincine erdirerek iyiye, güzele ve doğruya ulaştıran &quot;eğitimle çok sıkı bir ilişkisi vardır. Unutulmamalıdır ki &quot;edebiyat&quot; sözcüğünün kökünü oluşturan ve &quot;terbiye - eğitim&quot; anlamına gelen&quot;edep&quot; kelimesi de bunun açık kanıtıdır.Elinizdeki bu kitap, edebiyatı seven ve sevdirmeye çalışan biri olarak akademik yaşantım içinde farklı dergilerde yayımladığım araştırma yazıları, ulusal ve uluslar arası sempozyum ve panellerde sunulan sözlü bildirilerin derlenmesinden oluşmaktadır. Bu yazılar edebiyatçı şahsiyetler ve edebiyatın bazı türleriyle ilgili yapılan çalışmalar, üçüncü olarak da Türk dili ve edebiyatı öğretimi alanlarında yazılmış yazılardan oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123014</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/494515e4-e3b3-4205-bffe-d87a51509975.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitimde Bir Üstad Satı Bey’i Tanımak</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki çalışma size; II. Meşrutiyet Dönemi&apos;nde üstlendiği yöneticilik ve eğitimcilik görevleriyle dikkat çeken Satı Bey&apos;i, yalnızca bu vasıflarıyla değil; güçlü bir hatip ve fikir adamı olması yönüyle de tanıma olanağı sunacaktır.Osmanlı okullarından seçilmiş dikkat çekici fotoğraflarla da zenginleştirilen kitap, Türk eğitim tarihinde çığır açmış olan bir mütefekkirin, çağımıza tutulan bir aynası gibidir.&quot;İyi okullar, iyi cemiyetler gibi iyi ananelere sahip olan, düzenleri kağıtlar üstünde ve dudaklar arasında değil; çevrede, hayatta ve ruhta bulunan okullardır.&quot; diyen Satı Bey; Türk eğitim dünyasına ve Türk fikir hayatına dahil ettikleriyle, ebediyen kalplerimizde yaşayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123015</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd601600-ea77-4b2e-8b9a-f469c8b3e306.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim Yönetiminde Stres</image:title>
            <image:caption>Çağdaş yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelen stres, aşırı olduğunda yalnızca kişinin iş performansını etkilemekle kalmayıp aynı zamanda iş görenlerin bedensel ve ruhsal sağlığını da olumsuz etkilemektedir.Çağdaş yönetim anlayışları, örgütün insan boyutuna büyük önem vermektedir. Eğitim kurumlarında bu durum daha da belirgin bir durum almaktadır. Bu açıdan çalışan yöneticilerin içinde bulunduğu psikolojik durum, onların işlerine ve birlikte çalıştıkları bireylere karşı tutumları eğitim kurumunun yönetiminde ve kurum içi ilişkilerde önemli bir rol oynamaktadır. Eğitim kurumlarının psikolojik yapıları ve sorunlarının ortaya çıkarılması ise ancak bilimsel araştırmalarla olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123016</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f678270-0769-4e74-bd86-3f97248ccc62.jpg</image:loc>
            <image:title>Emsal</image:title>
            <image:caption>yıl gibi kısa sayılabilecek bir ömür sürmesine rağmen, kültür hayatımızda derin izler bırakacak nitelikte devâsâ eserler kaleme almış olan Şemseddin Sami (1850-1904), roman, tiyatro yazarı, dilbilimci, gazeteci ve ansiklopedist kimlikleriyle de edebiyat dünyamızın en velûd kalemlerinden ve en değerli dilcilerindendir.Zengin bilgi ve birikimiyle Türk irfan ve edebiyatına son derece önemli hizmetlerde bulunmuş olan bu çok yönlü yazar, 1879&apos;da Tercüman-ı Şark gazetesinin kapanmasından sonra, Mihran Efendi ile &quot;Ceb Kütüphanesi&quot;ni kurmuş ve bu seri adı altında Gök, Yer, İnsan, Medeniyet-i İslamiyye, Kadınlar, Esatir gibi çeşitli ilmî konularda 11 eserlik 15 cilt kitap neşretmiştir. Ansiklopedik nitelikteki bu küçük kitaplar, Batı&apos;da &quot;pocket book&quot; denilen neşriyat çeşidinin bizdeki ilk örneğidir. Şemseddin Sami, Emsâl&apos;den önce Sabah gazetesinin &quot;Şundan -Bundan&quot; köşesinde yayımladığı özlü sözleri, gazeteden ayrıldıktan sonra Ceb Kütüphanesi serisinden çıkan, yayıma hazırladığımız, Emsâl adlı bu dört ciltlik eserinde toplamıştır.Büyük hikmetler kısa sözlerde bulunur.&quot; özdeyişiyle başlayan ve içinde 2918 özlü sözün bulunduğu bu kıymetli eser, edebiyatımızın özdeyiş ve özlü sözler türündeki ilk eseri olmasının yanında, Doğu ve Batı&apos;nın hikmet dolu sözlerini günümüze ulaştıran çok değerli bir hazinedir. İlk defa günümüz Türkçesine aktarılan bu kıymetli eserle, yüzyılların söz vadisindeki birikimine ve hikmetli sözlerine şahit olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123017</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a085e6e-0ea9-4b31-9fb9-b09e8b64c21f.jpg</image:loc>
            <image:title>Engelli bireylerin destekli istihdamı</image:title>
            <image:caption>Engelli bireylerin destekli istihdamı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123018</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/902458bc-81c2-407f-969c-5459bee22a25.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Anadolu Türkçesinde Arkaik (Eski) Öğeler</image:title>
            <image:caption>&quot;Eski Anadolu Türkçesinde Arkaik (Eski) Öğeler&quot; adlı bu çalışma, giriş ve iki bölümden meydana gelmektedir. Giriş bölümünde Eski Anadolu Türkçesi&apos;nin Türk dil tarihi içindeki yeri, dönemleri ve önemi hakkında kısaca durulmuştur.Birinci bölümde anlambilim (semantik), arkaizm gibi gramer terimleri ele alındı. Devamında bugüne kadar yapılan bazı arkaik incelemeler ve araştırmacıların konu hakkındaki görüşlerine yer verilmiştir. Hangi kelimelerin incelemeye tabi tutulması, arkaik sayılması gerektiği, arkaizm hakkındaki farklı yorum ve görüşlere bağlı olarak bir neticeye bağlanmıştır. Eski Anadolu Türkçesi&apos;nin en önemli meselelerden olan ve arkaik kelime ve şekillerde belirleyici etken konumundaki &quot;karışık dilli eserler&quot; üzerinde durulmuştur. &quot;olga-bolga&quot; sorunu olarak da bilinen &quot;karışık dilli eserler&quot; içinde çalışmamıza ışık tutacak pek çok eski (arkaik) örnek bulunmaktadır. Bu nedenle söz konusu eserler ve eserler hakkındaki görüşlere de bu bölümde yer verilmiştir.İkinci bölümde incelemeye dâhil edilen XIII-XIV ve XV. yüzyıl Eski Anadolu Türkçesi eserleri, bu eserler hakkında kısa bilgiler, söz konusu eserlerin seçilme nedenleri ve eserlerde tespit edilen eski (arkaik) kelimelerin incelemesine yer verilmiştir. Bu bölümde öncelikli olarak alfabetik sıraya göre önceden belirlenmiş arkaik kelimenin yine önceden belirlenmiş Eski Anadolu Türkçesi metinlerinde geçen şekilleri verilmiştir. Her bir eserdeki anlam yapısı üzerinde durulmuş daha sonra bu kelimenin Eski Türkçe (Köktürk-Uygur)-Orta Türkçe (Karahanlı-Harezm-Kıpçak) eserlerindeki kullanım şekli ve anlamlarına değinilmiştir. Bu esnada konunun akışı ve ihtiyaca binaen belli başlı etimoloji sözlüklerinden de istifade edilmiştir. Çalışmanın sonuna eski (arkaik) kelimelerin alfabetik dizini, ayrıca okurların eserden daha kolay yararlanması için genel dizin eklenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123019</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1471036-f9ff-45ee-9a9c-41b22c0f485e.jpg</image:loc>
            <image:title>Faruk kadri timurtaş hayatı - eserleri</image:title>
            <image:caption>Çeşitli alanlarda yetişmiş millet büyüklerini yakından tanımanın pek çok yararları vardır. Millet hayatında büyük insanların ortaya çıkması, daha önce yetişmiş olanların iyi tanınmasına bağlıdır. Geçmiş büyüklerin yetişme tarzını, düşüncelerini, eserlerini öğrenmek, genç kuşakların önüne engin ufuklar açar. İyi örnekler tesirinde yetişen bir neslin ise büyük şahsiyetler ortaya çıkarması imkânı daha çoktur.4 Temmuz 1982 tarihinde vefat eden Faruk K. Timurtaş, üstün gayretli, çok yünlü velûd bir ilim ve fikir insanı idi. Okuyup yazmadığı gün yoktu. 1946 yılında başlayan yazı hayatını 36 yıl boyunca aralıksız devam ettirmiş, bir üniversite hocası ve yazar olarak Türk kültürünün her alanında, başta dil olmak üzere edebiyat, tarih, milliyetçilik, eğitim, sanat, musiki vb. gibi değişik konularda birçok ilmî eser yanında yüzlerce makale, araştırma ve inceleme yazısı ortaya koymuştur.Faruk K. Timurtaş, millî, dinî ve kültür değerlerimize bağlı bir insandı. Millî ve manevî değerlerimiz üzerinde çalışmayı ve millî meseleleri herkese anlatmayı kendine ülkü edinmişti. O bakımdan yaptığı her iş, yazdığı her satır bir hizmete yaramış, bir hedefe ulaşmıştır. Ortaya koyduğu eserler, yazdığı yazılar, değerinden hiçbir şey kaybetmeyecek derecede isabetli, değerli ve gelecek nesillere ışık tutan yazılardır. Onun bu eserleri, ilim hayatımızın hazinesinde daima canlı kalacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123020</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fa3eebc-f330-4191-8a6e-d853d5340087.jpg</image:loc>
            <image:title>İdealist öğretmen</image:title>
            <image:caption>Aslında günümüzde &quot;ideal&quot;, güneşin gurup vaktinde ağaç dallarının arasından ateşten bir tepsi halinde yavaş yavaş batışı gibi, artık aramızdan çekip gidiyor... Her şey maddileşiyor... Siyasetçiler, bürokratlar ve iktisatçılar bu manzarayı uzaktan seyretmekle yetiniyorlar... Elinizdeki kitap ise &quot;ışık işçileri&quot;ni/ öğretmenleri her şeye rağmen göreve çağırıyor... Onları bir &quot;ideal duygusu&quot;yla donatıyor... Dünyayı aydınlatan, güzelliklerini gösteren ışıkları devam ettirmek ve ışık kaynağımızın batışını önlemek için...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123021</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a08f4b51-15f3-4a34-bd8b-880d72be231c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamelyalı kadın</image:title>
            <image:caption>Ahmet Mithat ilklerin insanıdır. Sadece yazmamış hep yeniliklerin peşinde koşmuş hep denemiş bir muharrir. İki yüzden fazla eserinin önemli bir kısmı roman ve hikâyeden oluşuyor. Gençlik hevesi ve aşk ateşi zorlamalarıyla yazdığı çok az şiiri bir tarafa bırakılırsa o hep nesir türünün peşinde olmuş. Hissettirmekten, sezdirmekten çok düz yazıyla anlatmayı, kelimelerle içinden geldiği gibi konuşmayı seçmiş. Onun hayatında böylesine öne çıkan roman türünün kaynağı sokakla birlikte biraz da Fransız romanına bağlı. Bu yüzden çeviri önemli ve kıymetlidir.

Nasıl Rus edebiyatı Gogol’un paltosundan, modern Türk şiiri Yahya Kemal’in fötr şapkasının altından çıktıysa günümüz romanı da biraz onun cübbesinin çıkmıştır denebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123022</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82e07930-1ea1-4343-98b7-5dfcc0b23838.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendimi Kazdım</image:title>
            <image:caption>Gün geldi Balkanlardan bir pencere daha açıldı benliğime. Bu sefer nasibim Bosna&apos;nın taşrası Zenica&apos;ydı. Kucağını açtı bana ve hızlandırdı kendime yaptığım yolculuğu bu mütevazı Balkan kasabası. Düşman çizmesine tahammülü olmayan fakir ama onurlu bir dosttu Zenica. Kendi halkına da kucağını açmış,düşmana karşı topraktan, kayadan, ağaçtan siper olmuştu bu gösterişsiz mekan.Yollar Balkan&apos;dan Avrupa&apos;ya meyletti çok geçmeden. Üçüncü kuşatmayı yaşattık Viyana&apos;ya. Viyana Tuna ile bir başka güzeldi, bir başka akıyordu. Sonra Almanya&apos;yı ve dahi Paris&apos;i dahil ettik bu çemberin içine. Bu şehirlerden aldığımız ders niteliği taşıyan ibretlere hikmet elbisesini giydirerek karşınıza çıkma cesareti gösterdik.Gönlümüzün feryadına ses bulmaya çalıştık. İçimizde hiç susmayan gurbeti, dinmeyen sızıyı Türkçe ile avutmayı denedik. Bu yüzden bazen yalnızlığın uğultusu sindi imgelere, bazen yağmurun sesi, bazen de toprağın kokusu. Şükür ki hiç eksilmedi üzerimizdeki mavi gök.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123023</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/649f09a7-318a-413f-810b-bca37892da4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kim Galip Gelecek Sınav mı Sen mi ?</image:title>
            <image:caption>Bugün ülkemizde milyonlarca çocuk, genç ve yetişkin sonu &quot;S&quot; ile biten sınavlarda başarılı olabilmek için çabalamaktadır. Adayları ile birlikte ailelerini de ele alacak olur isek, yapılmakta olan bu sınavlar ülkemiz insanlarını bir yönüyle ilgilendirmektedir. SBS,YGS, LYS,TUS, KPSS ve daha nice sınavlar ülkemizin temel gündem maddelerinden birisi olmayı sürdürmektedir.Ülkemizde çocuğuyla, genciyle, yetişkini ve yaşlısıyla hemen herkesin bir yönüyle gündeminde olan sınavlar hakkında onlarca kitap yazılmıştır. Bu kitaplardan bazılarında sınavlarda nasıl başarılı olunacağı, başarılı olmanın formülleri, sınavlara hazırlıkta nelerin dikkate alınması gerektiği gibi konular ele alınmıştır.Kim Galip Gelecek Sınav Mı Sen Mi?&quot; isimli bu eser; öncelikle SBS, YGS, LYS, TUS, KPSS olmak üzere tüm sınavların adaylarına, bu adayların ailelerine ve aynı zamanda da tüm eğitimcilere yönelik olarak hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123024</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a2b4cc0-c7d1-4fa1-b139-b567613f43b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutadgu Bilig / Kahire Nüshası</image:title>
            <image:caption>Kutadgu Bilig - Kahire Nüshası : Tıpkıbasım Akademik Kitaplar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123025</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f70cbb3-6eb5-4222-b07d-9501980725a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutadgu Bilig / Herat Viyana Nüshası</image:title>
            <image:caption>İslami dönem Türk Edebiyatı&apos;nın ilk eseri. 
Kutadgu Bilig, Türk dil ve edebiyatının XI. yüzyılda yazılmış önemli dil yadigârlarından birisidir. Eldeki bilgiler ışığında İslamî dönem Türk dil ve edebiyatının ilk eseri olan Kutadgu Bilig’in üç nüshası mevcuttur. Özbekistan (Nemengan/Fergana), Mısır (Kahire) ve Herat (Viyana) nüshalarından en derli toplu olanı Özbekistan (Nemengan/Fergana) nüshasıdır.
Yusuf Has Hacib’in kaleme aldığı Kutadgu Bilig adlı eserin Herat (Viyana) Nüshası, bugünkü Afganistan’ın Herat şehrine istinaden Herat Nüshası; Viyana’da bulunan Avusturya Milli Kütüphanesine istinaden de Viyana Nüshası olarak anılmaktadır. Avusturya Milli Kütüphanesi Arapça Yazmalar bölümü 1860 numarada saklanan bu nüsha; 4 Muharrem 843 (17 Haziran 1439) tarihinde Herat şehrinde Uygur harfleri ile kaleme alınmıştır.
Yaklaşık 80 yıl önce Türk Dil Kurumu tarafından yayımlanan Kutadgu Bilig Herat (Viyana) Nüshasının tıpkıbasımı; Herat (Viyana) nüshasının kütüphanedeki orijinal hali esas alınarak yapılmamıştır. Türk Dil Kurumu, 1942 yılında yayımladığı bu tıpkıbasımda Radloff tarafından pek çok ekleme ve düzenleme yapılarak 1890’da yapılan tıpkıbasımı esas almıştır. Fakat bizim yaptığımız çalışma doğrudan Herat (Viyana) nüshasının kütüphanedeki özel çekim fotoğraflarına yani eserin orijinal şekline dayanmaktadır. Bu bakımdan çalışmamız, Radloff ve Türk Dil Kurumu’nun yaptığı tıpkıbasımlardan farklı ve özgün nitelik taşıması bakımından sahasında ilktir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123026</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3d68705-f893-4858-ab4e-5c9341ddb6ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Larnaka Mektubu : Mütefekkir</image:title>
            <image:caption>Ortalama iki sütun olarak kaleme alınan Larnaka mektuplarında çoğunlukla birden fazla konuya yer verildiği görülmektedir. Çok az yazıda, sadece bir konu ele alınmış ve derinliğine işlenmiştir. Bu anlamda Mütefekkir&apos;in yazıları bir makale olmaktan çok, bir şehir günlüğü havasındadır. Ancak yine de, yazıların tamamı göz önüne alındığında sözü edilen konuların birkaç noktada toplandığı görülmektedir. Bunların başında ise, Kıbrıs Türk halkının diğer unsur olan Rumlar karşısında varlığını sürdürebilme mücadelesi ve bu mücadelede en büyük manevî güç olarak görülen ve yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti&apos;ne bağlılık gelmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123027</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b8fdb59-abfe-4e3b-b4a8-601de45ec490.jpg</image:loc>
            <image:title>Mağdurin hikayesi</image:title>
            <image:caption>Ne olduysa Batı geldikten sonra oldu. Sezai Karakoç bu durumun adını da koyar: Batı mağdurları. O hâlde fazla söze ne hâcet! Konu ile ilgili olarak daha sonra Türkçeye Sefiller adıyla çevrilen Victor Hugo’nun Les Misérables’in ilk çevirisini hatırlamak kâfi: Mağdûrîn hikâyesi. Hikâye mağdûrîn hikâyesidir vesselâm…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123028</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a095de1d-dea0-408e-b3a8-51fa8e345fdb.jpg</image:loc>
            <image:title>Makber</image:title>
            <image:caption>Makber, Abdülhak Hamid Tarhan&apos;ın, çok sevdiği eşi Fatma Hanım&apos;ın ölümü üzerine yazdığı, en tanınmış eseridir. Fatma Hanım, Hamid&apos;le 11 senelik evli iken 24 yaşında vereme yakalanmıştır. O zamanın şartlarıyla bütün yöntemler denenmiş fakat hastalık tedavi edilemeyerek Fatma Hanım iki sene sonra vefat etmiştir. Hamid, onun vefatından çok etkilenmiş, çıldırma derecesine gelecek kadar büyük bir üzüntü duymuştur.Fatma Hanımın ölümü, Hamid&apos;in sanatını da etkilemiştir. Hamid, Makber, Hacle ve Ölü adlı eserlerini yazmıştır. BunlardanMakber, Türk edebiyatında büyük ses getirmiş, bu eserle Hamid, kendisinin ilk en büyük eserini vermiş, Türk edebiyatına kendisini bu eserle kabul ettirmiştir.Bu çalışmayla, Türk edebiyatının özellikle yeni Türk edebiyatı alanının en önemli eserlerinden biri olan Makber, günümüz Türkçesine aktarıldı. Böylelikle eserin anlaşılması ve okunması önünde en büyük bir engel olarak duran dil problemi ortadan kaldırılmaya çalışıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123029</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a63e54c3-d9c1-4755-a2bc-21cd0b12e8cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Meçhule Yolculuk Türk Romanında Sürgün</image:title>
            <image:caption>İlk insandan günümüze kadar birçok yazar, aydın, gazeteci, politikacı, toplumun her kesiminden insanlar farklı sebeplerle sürgün yaşamıştır. Sürgün kavramına yüklenen anlam ise, kişilerin bakış açısına göre değişmiştir. Tarihî süreçte, topluca yaptırılan göçlerin bir kısmı da sürgün olarak kabul edilmiştir.Toplu olan sürgünlerin dışında dünya tarihinde birçok düşünür de bireysel sürgün yaşamıştır. Dünya tarihine genel olarak bakıldığında hemen hemen bütün milletlerde sürgün edilen aydınlarla karşılaşırız. Sürgün cezası uygulamayan tek bir millet ve devlet yok gibidir.Uzun tarihî süreçte bunlar yaşanıp tarih kitaplarında yerlerini aldığı gibi, insan hayatının aynası ve yansıması olarak bilinen romanlarda da aynı konular dile getirilmiştir.Bu çalışmada Türk romanında sürgün teması üzerinde durulmuştur. Türk romanında sürgüne gönderme nedenleri arasında siyasi suçlar, kanunları ihlal ve itaatsizlik, saray entrikaları, padişaha veya yönetime muhalefet, hafiyelerin suiistimalleri, sürgüne gönderilenlerin rakiplerince kıskanılması, gayrı ahlaki tutum ve davranışlar yer bulur.Ayrıca kendini sürgün kabul edenlerin ruh halleri, sürgün yapılan yerler, sürgün öncesinde, sırasında ve sonrasında yaşananlar, yakınları sürgün edilenler ve bizzat sürgün edilenlerin yaşadıkları, yolcu edenlerin tepkileri, sürgün yolculuğu sırasında yaşananlar, sürgünlerin gittikleri yerlerdeki yaşamları, aşkları, tanıştıkları insanlar, sürgünden dönenler, sürgünden dönenlerin karşılanması gibi sürgüne dair birçok aşama Türk romanından hareketle ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123030</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40e5d0f8-f568-40a6-adcd-98d591146dda.jpg</image:loc>
            <image:title>Memleketi İstanbul&apos;a taşımak</image:title>
            <image:caption>İstanbul, özellikle 1950&apos;li yıllardan sonra Türkiye için en önemli olgulardan biri olan &quot;içgöç&quot; ün simge şehirlerinden biri olmuştur. Anadolu insanı çeşitli sebeplerle &quot;taşını&quot; ve &quot;toprağını&quot; bile değerli görerek yollarına düştüğü İstanbul&apos;a göç etmekle kalmıyor &quot;memleketlerini&quot; de buraya taşıyordu. Göç, sadece bir yer değiştirme ve göçülen mekânlara sığınmak değil aynı zamanda göç edilen coğrafyaya kendinden bir şeyler ekleyerek orayı benimsemek ve kök salmaktır da... İşte elinizdeki bu çalışmada, toplumun değişim ve dönüşümünde etkili kırılma noktalarını gözlemlemeye uygun tür olan romanlar üzerinden 1950-1980 yıllarında yayınlanmış Türk romanlarında ele alınan göç olgusu odağa alınmış, roman kahramanı göçmenlerin göç yoluna düşme sebepleri, bu uğurda yaşadıkları ve nihayetinde İstanbul&apos;a adım atmalarıylahem kendilerinde hem de İstanbul&apos;da başlayan değişim, dönüşüm akademik bir yöntemle irdelenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123031</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65a8b806-36f6-48c9-a83f-a937a47dae14.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Edebiyata Doğru</image:title>
            <image:caption>Milli edebiyat, Türk edebiyatı tarihinin en canlı hareketli dönemidir. Bu dönemde hem Milli edebiyat anlayışına uygun edebiyat eserleri, hem bu eserlerden yola çıkılarak Milli edebiyatın ne olduğuna dair kurumsal metinler yazılmıştır. Milli edebiyatın ne olduğunu ancak bu iki kaynaktan gelen eserler doğrulukla ortaya koyabilir.Nüzhet Haşim’in elinizdeki Milli Edebiyata Doğru adlı eseri, bu iki kaynaktan beslenen bir çalışmadır. Buradaki edebiyat metinleri ile kurumsal yazılar, Milli edebiyatı kendi tarihsel ve toplumsal bağlamı içinde bize tanıtan metinlerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123032</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6606f1e-a181-4c6a-a034-0d711c299dec.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhayyelat Üzerine Bir İnceleme</image:title>
            <image:caption>Şimdi Giritli Aziz Efendi’nin rûhuBerlin İslâm mezarlığından,Der ki: Her Türk Benim kitabımdan bir Cevat’tır.Çünkü, her Türk kendi yüreğineAcılar dokuyan bir tezgâhtır.Bizler birer Sadullah Paşa’yız yurtdışında…(…)Hüsrev HatemiBir yanıyla klâsik hikâye geleneğini devam ettiren, bir yanıyla da modern hikâye ve romancılığımızın başlangıç noktasında duran Muhayyelât, bugün bile zevkle okunan bir eserdir.Beşir Ayvazoğlu(Ahmet Midhat Efendi’nin) Çengi romanında dil ve anlatım olarak Giritli Aziz Efendi’nin yazdığı ve son devir Osmanlı aydınlarının çok okuduğu Muhayyelât’tan yola çıkılmıştır.Mustafa Miyasoğlu(Muhayyelât), Tanzimat devrinde olduğu gibi sonraki devirlerde de sanatkârlarımıza “ilham kaynağı” olmaya devam etmiştir.İskender Pala</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123033</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/550509db-d4e9-493d-9290-35b66488cdba.jpg</image:loc>
            <image:title>Nizam-ı Cedid’den II. Meşrutiyet’e Osmanlı Reform Sürecinde Kıbrıs</image:title>
            <image:caption>Nizâm-ı Cedîd, Tanzimat Fermanı, Kanun-ı Esâsi ve Hürriyet&apos;in İlânı hiç şüphesiz Osmanlı reform sürecinin önemli dönüm noktalarıydı. Hepsinde de temel amaç &quot;Bu devlet nasıl kurtulur?&quot; sorusuna anlamlı ve yaşayabilir bir cevap bulmaktı. İstanbul merkezli olarak gerçekleştirilen söz konusu reformların bir taşra sancağı olan Kıbrıs&apos;taki yansımaları neler olmuştu? Yani Nizâm-ı Cedîd bir taşra sancağı olan Kıbrıs&apos;ta yaşayanlar için ne anlam ifade etmişti? Tanzimat Fermanı veya Gülhane Hatt-ı Hümâyûn&apos;u Kıbrıs&apos;ta nasıl uygulanmıştı? 1876 yılında Kanun-ı Esâsi ilan edildiği zaman Kıbrıs&apos;ta nasıl karşılanmıştı? 1908 yılındaki Hürriyet&apos;in İlanı idarî olarak İngiliz yönetiminde, hukukî olarak ise Osmanlı egemenliğinde bulunan Kıbrıs&apos;a nasıl yansımış, Kıbrıs&apos;ta nasıl değerlendirilmişti?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123034</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f870ec4c-b81e-439c-b830-c9249b4b9a69.jpg</image:loc>
            <image:title>Orhan Hançerlioğlu - Hikayeden Öte Romandan Beri</image:title>
            <image:caption>&quot;Yaşayan her şey ölecektir, ama yaşam asla tükenmeyecek ve sonsuzca sürüp gidecektir. İnsan da kişi olarak ölecektir, ama yaşama kazandırdıklarıyla sonsuzca yaşamakta devam edecektir. Yaşamının nedenini bilen insan ölümünün de nedenini bilir ve ölümden korkmaz&quot; diyen Orhan Hançerlioğlu, Türk düşünce dünyasında özellikle edebiyat ve felsefe alanlarındaki çalışmalarıyla önemli bir yere sahiptir. Şiirlerinin yayımlandığı 1936 yılı ile &quot;Oyun&quot; adlı romanında değişiklikler yaparak yayımladığı 1962 yılı arasında geçen süre dikkate alındığında onun edebî hayatının yaklaşık yirmi altı yıl sürdüğü söylenebilir. O, 1950&apos;li yıllarda yayımlanan edebiyat dergilerinin çok okunan yazarlar listesinde sürekli adına rastlanan, devrin gazetecileri tarafından kendisiyle sık sık röportajlar yapılan, eserleri hakkında inceleme yazıları yayımlanan ve fikirlerine değer verildiği için birçok yarışmada jüri üyesi olarak yer alan başarılı bir yazardır.Orhan Hançerlioğlu&apos;nun Türk edebiyatındaki yerini ortaya koymayı amaçlayan çalışmamızın ilk bölümünü oluşturan elinizdeki bu kitap, yazarın hayat hikâyesini ve romanlarını ele almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123035</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fc87b5c-6013-45b5-a09f-aa32f4b90bf6.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Türkçesi 1</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Türkçesi, Türkiye Türkçesinin gelişme sürecinde Eski Anadolu Türkçesi diye adlandırılan ilk devresini de içine alarak, 14. yüzyıldan başlayıp 20. yüzyılın başlarına kadar devam eden devredir. Osmanlı Türkçesini bugünkü Türkçenin dışında ve ondan ayrı düşünmek doğru değildir. Bugünkü Türkiye Türkçesi Osmanlı Türkçesinin bir devamıdır. Türkçenin böyle değişik adlarla anılması, Türk milletinin dilinin uzun bir tarih içerisinde geniş bir coğrafî alana yayılarak çeşitli lehçelere ayrılması dolayısıyladır.Dilin bu şekilde bir gelişme göstermesini, biraz da Türkçenin, ihtiyaç duyduğu dil malzemesini kendi içinde bulamayınca, onu aynı kültür dairesi içinde bulunan öteki dillerden temin etme ve üç dilin imkânlarından yararlanma yolunun bir sonucu olarak değerlendirmek gerekir. Bu bakımdan Osmanlı Türkçesi, ortak İslam uygarlığına ait birtakım kelime ve terkipleri Türkçenin doğal kelime ve terkipleri gibi kullanmış ve bunların birçoğunu Türkçeleştirmiştir.Kültür ve medeniyetler kısa zamanda olgun bir seviyeye ulaşmazlar. Bir millet çeşitli medeniyet safhalarını aşa aşa ilerler. İleri medeniyet safhasını aydınlatan da daha önceki safhalardır Bu bakımdan Osmanlı Türkçesinin arkasında beş yüz yıl yıl yaşamış bir medeniyet vardır. Türkçeye girmiş olan her yabancı kelime, atalarımızın kutsal bir değer verdikleri yüzlerce kitaptan aktarılmıştır. Bu bakımdan beş yüz yıllık geçmişini bilmek ve kültürümüzün derinliklerine inerek onu daha yakından tanımak isteyen herkesin Osmanlı Türkçesini bilmeye ihtiyacı vardır. Bu dili ve kültürü bilmeden ortaya konmuş eserleri okuyup anlamı imkânı yoktur.Elinizdeki kitap, kültür değerlerimizi tanımaya giden yolda bir kılavuz olarak hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123036</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcbde557-5b25-4daa-beca-553e038f2d24.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Türkçesi 2</image:title>
            <image:caption>Osmanlı türkçesi, Türkiye Türkçesinin gelişme sürecinde Eski Anadolu Türkçesi diye adlandırılan ilk devresini de içine alarak, 14. yüzyıldan başlayıp 20. yüzyılın başlarına kadar devam eden devredir. Osmanlı Türkçesini bugünkü Türkçenin dışında ve ondan ayrı düşünmek doğru değildir. Bugünkü Türkiye Türkçesi Osmalı türkçesinin bir devamıdır. Türkçenin böyle değişik adlarla anılması, Türk milletinin dilinin uzun bir tarih içerisinde geniş bir coğrafi alana yayılarak çeşitli lehçelere ayrılması dolayısıyladır.Dilin bu şekilde bir gelişme göstermesini, biraz da Türkçenin, ihtiyaç duyduğu dil malzemesini kendi içinde bulamayınca, onu aynı kültür diresi içinde bulunan öteki dillerden temin etme ve üç dilin imkanlarından yararlanma yolunun bir sonucu olarak değerlendirmek gerekir. Bu bakımdan Osmanlı Türkçesi, ortak İslam uygarlığına ait birtakım kelime ve terkipleri Türkçenin doğal kelime ve terkipleri gibi kullanmış ve bunların birçoğunu Türkçeleştirmiştir.Kültür ve medeniyetler kısa zamanda olgun bir seviyeye ulaşmazlar. Bir millet çeşitli medeniyet safhalarını aşa aşa ilerler. İleri medeniyet safhasını aydınlatan da daha önceki safhalardır Bu bakımdan Osmanlı Türkçesinin arkasında beş yüz yıl yıl yaşamış bir medeniyet vardır. Türkçeye girmiş olan her yabancı kelime, atalarımızın kutsal bir değer verdikleri yüzlerce kitaptan aktarılmıştır. Bu bakımdan beş yüz yıllık geçmişini bilmek ve kültürümüzün derinliklerine inerek onu daha yakından tanımak isteyen herkesin Osmanlı Türkçesini bilmeye ihtiyacı vardır. Bu dili ve kültürü bilmeden ortaya konmuş eserleri okuyup anlamı imkânı yoktur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123037</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bfc2882-41d7-4c51-a7df-2431f8575778.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlıda Eğitim</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma, Osmanlı eğitim sisteminin, &apos;klasik&apos; kimliğini kazandığı 14-16 yüzyıllar ile dışarıdan katılan unsurlarla yeni ve farklı bir hüviyete büründügü 17-19. yüzyıllar arasında geçirmiş olduğu istihaleyi konu edinmektedir.Osmanlı eğitim siteminin 14-16. yüzyıllar arasında tedricen nasıl teşekkül ettiği ve daha sonra parçaların oluşturduğu bütünle birlikte evolüsyon geçirdiği; modern-seküler eğitim kurumlarının Tanzimat öncesinden başlayarak embriyonun büyümesine benzer şekilde gelişip sistemdeki rol ve fonksiyonlarını geleneksel olanlar aleyhine nasıl artırmış olduğu kaleideskopik bir bakışla sunulmaya çalışıldı.Çok fazla ayrıntıya girmeden, medrese organizasyonunun İslam toplumları ve medeniyetindeki önemi ve yeri bağımsız bir şeklinde ele alındıktan sonra, bununla da bütünlük arz edecek şekilde, ilk kurulduğu evreden itibaren Osmanlı eğitim sisteminin temel unsurları takdim edilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123038</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/776762ad-4a88-4502-98a1-f480ecf46039.jpg</image:loc>
            <image:title>Pervane Bey Mecmuası (3 Cilt Takım)</image:title>
            <image:caption>Bu eseri hazırlarken öngörülen maksatların gerçekleşmesi için aşağıda verilen bir dizi somut hedeflerin başarılmasına gayret gösterilmiştir:- Ergenlerin davranışlarında kendini gösteren anti-sosyal, saldırgan, yıkıcı, problem ve sapkın aykırı davranış temâyüllerinin sosyal-psikolojik mahiyetinin açığa çıkarılması,- Konunun araştırılması sürecine yardımcı olacak temel önerme ve prensiplerin belirlenmesi,- Anti-sosyal, saldırgan, yıkıcı, problem ve sapkın aykırı davranışın özü ve içeriği ile ilgili felsefi, hukuki, pedagojik, tıbbi ve psikolojik literatürün gözden geçirilmesi,- Mevcut ortam ve koşullarda ergenlerde anti-sosyal, saldırgan, yıkıcı, sapkın ve hukuk dışı aykırı davranışlara neden olan sosyal ve psikolojik faktörlerin belirlenmesi,- Bazı ergenlerde görülen davranış bozuklukları, psikolojik problemler; toplumsal normlara ve hukuka  aykırı davranışların önlenmesi ve ortadan kaldırılmasında değerlerin önemine dikkatlerin çekilmesi,- Ergenlerin davranış problemlerinin, anti-sosyal ve hukuk dışı davranışlarının önlenmesi, iyileştirilmesi, düzeltilmesi ve esasen ortadan kaldırılmasında etkili olabilecek yol, yöntem ve araçların bulunması amaçlanmıştır. Ayrıca;- Ergenlerin anti-sosyal, saldırgan, yıkıcı, sapkın ve hukuk dışı aykırı davranışlarının ortaya çıkardığı hukuki ve psikolojik komplikasyonların sistematik bir çerçevede ele alınmasına gayret gösterilmiş,- Davranış bozuklukları ve psikolojik problemlerin ortaya çıkmasının temel nedenleri ve mekanizmaları açıklanmaya çalışılmış,- Ergenlerde anti-sosyal, saldırgan, yıkıcı ve hukuk dışı aykırı davranışların çok sayıda ve çeşitli belirtileri ile bu tür davranışların oluşumunda etkili olan faktörlerin karmaşıklığına dikkat çekilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123039</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/075ca274-2aae-48be-978a-4ca337724212.jpg</image:loc>
            <image:title>Postmodern zamanın metal şairi</image:title>
            <image:caption>Türk edebiyatında Murathan Mungan gibi değişik türden eser yazan, farklı sanat alanları ile ilgilenen isimlerin sayısı çok değildir. Şair ve yazar Murathan Mungan, 1970’lerin ortalarında başladığı yazı macerasına seksene yakın kitap sığdırmış, sinema senaryosundan öyküye, tiyatro oyunundan romana kadar birçok eser kaleme almıştır. Eserlerinde divan, halk ve Batı edebiyatının zengin malzemesini kullandığı gibi psikoloji, felsefe, tarih ve sinemadan da yararlanır. Mungan’ın gerek kullandığı dil gerek temas ettiği konular geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmasını sağlamış ve her yıl farklı türde yayımladığı eserler sayesinde uzun yıllar gündemde kalmayı başarmıştır.Murathan Mungan’ın çok okunmasında işlediği konuların yanında dili kullanmasındaki maharetinin etkisi vardır. Bu çalışma her ne kadar postmodernizm konusuna eğilse de Mungan’ın şiir sanatındaki değerini de ortaya çıkarmaya gayret etmektedir. Çalışmanın amacına ulaşıp ulaşmadığı okuyucuların takdirine bırakılmıştır. Çalışmanın Mungan’ın şairliğine açıklık getirmeye yardımcı olacağını düşünüyoruz. Fakat yeni tartışmalar doğurup doğurmayacağını zaman gösterecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123040</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70ef48ee-afc4-42ad-a5b3-c322312f1110.jpg</image:loc>
            <image:title>Resimli Ay Sistematik İndeks</image:title>
            <image:caption>Şubat 1340 (1924)- İlk Kanun 1938 tarihleri arasında kesintili de olsa 10 yıl boyunca 109 sayı yayımlanan; sayfalarında içtimai, ruhi, dinî, fenni meselelere; şiir, hikaye, roman, tiyatro gibi edebî nevilere yer vererek devrin özellikle sosyal hayatını yansıtma, cumhuriyetin niteliği, demokrasi, insan hakları (bilhassa kadın ve çocuk hakları), eğitim sistemi üzerinde düşünme, düşündürme, halka ulaşma çabalarıyla Türk matbuatının uzun süre neşredilen mecmualarından biri olan Resimli Ay&apos;ın sistematik indeksini hem o dönemin fikir hayatını ve sanat anlayışını gün ışığına çıkarmak hem de akademik çalışmalara kolaylık sağlamak maksadıyla yayımlıyoruz..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123041</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4899d1ab-7dda-4287-a91e-325e9ee11d5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Safahat&apos;ta Konuşma Dili</image:title>
            <image:caption>Safahat Mehmet Akif&apos;in yedi kitaptan meydana gelen şiir külliyatıdır. Bu külliyat içerisinde Hasta, Küfe, Hasır, Meyhane, Mahalle Kahvesi, Seyfi Baba, Bayram, Kocakarı ile Ömer, Âmin Alayı, Kör Neyzen gibi manzumelerde Akif, toplumdaki sosyal sefaleti dile getirir. Bu şiirlerde toplumun alt tabaksına ait insanların hastalık, ölüm, fakirlik vb. durumlar karşısındaki tutumları ve çaresizlikleri bütün çıplaklığı ile ortaya konur. Akif bu şiirlerde karşılıklı konuşma şekline dayanan anlatım şekillerini tercih etmiştir. O bakımdan bu manzumelere tamamen konuşma üslûbu hâkimdir.Akif&apos;in şiirlerinde kullandığı dil, doğrudan doğruya halkın konuştuğu dildir. Bu dilin içinde halkımızın inançları, âdetleri, gelenekleri, atasözleri, deyimleri, folkloru, kısaca bugünkü hayatımızdan epey gerilerde kalmış toplum yaşamımızın yansımaları bulunmaktadır. Onun şiirlerinde, halkın içinde yetişmiş, halkın değerlerini bizzat halkıyla birlikte yaşamış bir insanın samimi ve katıksız dili vardır. Bu dilin içinde halk arasında canlı olarak kullanılan halk ağzı, kaba konuşma, küfür sözleri, argo sözler gibi pek çok konuşma diline özgü dil unsurları mevcuttur. Akif bu dil unsurlarından, deyim ve kalıp sözlerden geniş ölçüde yararlanmıştır. İşte elinizdeki kitapta Safahat&apos;ta konuşma diline özgü bu kullanımlar konu edilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123042</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed117b93-9ef3-4cbb-9f99-d0d33e4a146b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sezai Karakoç&apos;un Estetiği</image:title>
            <image:caption>Bizim düşünce dünyamızda sanat, estetik ve bunların filizlendiği felsefe zemini son yüzyıllarda ihmal edilmiştir.&quot;Asırlar var ki aydınlık nedir, hiç bilmez afakım!&quot;Belki de devletimizi bir bütün halinde tutmak için vermek zorunda kaldığımız mücadeleler, bu ihmali doğurmuş ve düşünsel köklerimizden kopmuşuz... Halbuki bu felsefe zemini olmadan geleneksel sanatkarımızdaki güzellikleri göremediğimiz gibi, modern sanatları da anlayamayız... Sanat tarihimizdeki bu kuramsal kopukluğu gidermek zorundayız... Son yıllarda düşünsel köklerimizle bağlarımızı yeniden kurmak için faydalı çalışmalar yapılmaktadır. Sezai Karakoç&apos;un estetiğe dair yazılarını bu kapsamda değerlendiriyoruz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123043</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd0fac59-ae29-4b1e-ac57-c2d5573f598b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sivil Toplum Örgütleri ve Yoksulluk</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;de Avrupa Birliği&apos;ne üyelik süreci bağlamında yapılan siyasi, hukuki reformlar, demokratik gelişmeler, özgürlükçü yaklaşımlar bir taraftan sivil toplum kuruluşlarının gelişmesine, diğer taraftan yoksulluk gibi sosyal sorunların çözümü noktasında farklı adımların atılmasına zemin hazırlamıştır. Küreselleşmenin ve teknolojik gelişmelerin etkisiyle ortak sorun olarak görülmeye başlanan yoksulluk, önceleri sosyal politikaların ana başlığını oluştururken son dönemlerde sivil toplum örgütlerinin de mücadele verdiği bir alan haline gelmiştir. Dünya nüfusunun %10&apos;u dünya gelirlerinin %70&apos;ine sahiptir. Bu alanda başı çeken ABD dünya gelirinin %25&apos;ine sahipken Japonya ve Almanya O&apos;nu takip etmektedir. Buna karşılık Dünya nüfusunun yarıya yakını günlük 2 Amerikan doları gelirin altında yaşarken, günlük 1 doların altında yaşamını devam ettirmeye çalışanların dünya nüfusuna oranı 5/1&apos;dir.Yoksulluk; insanların beceriksizliğinden, tembelliğinden, eğitimsizliğinden, doğal kaynakların yetersizliğinden, bölgesel farklardan kaynaklı bir sorun olmaktan öte yoksul insanların haklarını başkaları yedikleri için ortaya çıkan bir sorundur. Diğer bir ifadeyle açlık; aş insanların doymamasından değil, tok insanların doymamasından kaynaklı bir sorundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123044</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7582a039-5f37-4879-8a65-749262da4c3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeker Tadında İstanbul</image:title>
            <image:caption>İstanbul&apos;u anlatan bir kitap yazmak için niyet ettiğimizde ortada sadece bir iskelet vardı. Bir de isim. &quot;Şeker Tadında İstanbul&quot;. Bizi belki de bu çalışmada en çok motive eden unsur kitabımızın ismi oldu. Şeker Tadında koyulduk yola.Çocukluğumuzda söylediğimiz bir tekerleme vardı:Arabanın tekeriİstanbul&apos;un şekeriHop hop altın topBundan başka oyun yokHer kentin, o kentle bütünleşmiş meşhur bir ürünü vardır. İzmir&apos;in üzümü, Bursa&apos;nın şeftalisi, Antalya&apos;nın portakalı, Amasya&apos;nın elması. İstanbul&apos;un da şekeri meşhur olmuştu taa Osmanlı&apos;dan beri. Tekerlemelere bile geçen şekerlemeler İstanbul&apos;u tatlı tatlı hatırlatırken istedik ki, tanıma amacıyla çıktığımız bu yolculukta elimizde İstanbul&apos;un ünlü akide şekeri, önümüzde rehberimiz Seyfi Çelebi, dere tepe, Yedi Tepe İstanbul&apos;u tepe tepe dolaşalım.Siz de katılmaz mısınız bu yolculuğa?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123045</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/854190db-7123-4885-8d0e-f0377a8ced1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih-i Edebiyyat Dersleri-1</image:title>
            <image:caption>Dil alanında yapmış olduğu çalışmalar nedeniyle Atatürk tarafından kendisine Dilmen soyadı verilen İbrahim Necmi, aynı zamanda hukukçu, gazeteci, siyasetçi ve tarihçidir. Vefat ettiği 1945 yılına kadar 12 yıl süreyle Türk Dil Kurumunda genel sekreterlik görevinde bulunmuş ve Atatürk&apos;ün yakın mesai arkadaşı olarak Kurumun aldığı bütün kararlarda etkili bir isim olmuştur. Cumhuriyet&apos;in ilanından itibaren yeni kurulan devletin eğitim-öğretim, Türk dili, Türk kültürü ve Türk tarihi sahasında izlediği temel politikaların hayata geçirilmesinde aktif rol oynamıştır.  İbrahim Necmi&apos;nin Tarih-i Edebiyyat Dersleri adlı eseri Galatasaray Mekteb-i Sultanisi&apos;nde edebiyat öğretmenliği yaptığı dönemde kaleme aldığı ilk eserlerden biridir. İki cilt halinde tertip edilen eserin ilk cildinde XIII. yüzyıldan Tanzimat dönemine kadar Türk edebiyatı ele alınmıştır. Büyük çoğunlukla klasik Türk edebiyatı üzerinde durulan 1. ciltte önemli şair ve yazarların hayatı, edebi kişiliği ve eserleri dönemler halinde incelenmiştir. Kitabın 2. cildinde ise Tanzimat&apos;tan Milli Edebiyat&apos;a kadar gerçekleşen edebi hareketler analiz edilmiş ve bu edebi hareketlerin öncülerine yer verilmiştir. M. Fuat Köprülü&apos;den sonra akademik bir zemine oturan edebiyat tarihçiliğimiz İsmail Habib Sevük, Agah Sırrı Levend, Vasfi Mahir Kocatürk, Ali Canip Yöntem gibi araştırmacıların çalışmaları ile gelişimini sürdürmüştür. İbrahim Necmi&apos;nin eseri 20. yüzyıldaki ilk edebiyat tarihi kitaplarımızdan olması bakımından hayli önem arz etmektedir. Edebiyat tarihçiliğimizin zaman içerisindeki gelişimini yakından görmemizi sağlayan eser, araştırmacılar için önemli başvuru kaynaklarından biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123046</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a04548a9-ab08-4ccc-9c63-220a7b7ce336.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhfe-yi Lutfi</image:title>
            <image:caption>Klâsik kültür tarihimiz boyunca ilmî ve edebî eserlerin ortaya çıkmasında çok dilli bir telif anlayışından söz etmek mümkündür. Bu anlayış dil ve edebiyat öğretiminde çok önemli yeri olan manzum sözlük yazma geleneğinde de geçerlidir. Osmanlı coğrafyasında onlarca örneğine rastlanan manzum sözlükler başta Arapça ve Farsça olmak üzere Ermenice, Rumca, Boşnakça, Fransızca vb. dillere ait kelime ve kavramları Türkçeye şiir formu ile aktarma işlevi görmüşlerdir.Bu çalışmada 19. yüzyılın ilk çeyreğinde Diyarbakırlı Mes&apos;ûd Lutfî Efendi tarafından kaleme alınan ve tek nüshası Millet Kütüphanesi&apos;nde bulunan Türkçe-Farsça manzum bir sözlük olan Tuhfe-yi Lutfî ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123047</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a744acf-260f-4d8e-b224-7a147c6624f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk dilinin tarihsel serüveni</image:title>
            <image:caption>Tarihi olayların, olguların; insanlık tarihinin başlangıcından günümüze değin her dilimi; çok grift, her anında farklılaşan, dönüşen, değişen bir tarihsellik taşır. Siyasal, toplumsal, etnik ve coğrafi birçok farklı dinamiği olan tarihi olayları incelerken her tarihsel olayı kendi yüzyılı içinde ve ortaya çıkış koşullarını dikkate alarak incelemek gerekir. Tarihin belirli bir döneminde telif edilen ya da dile getirilen bilgilerin, hukuki ve ahlaki yaptırımların o dönemin ürünü olması yönüyle söz konusu dönemin özelliklerini yansıtması kaçınılmazdır. Dolayısıyla ele alınan çağa, döneme ait olayları, olguları, günümüz değerler ölçütü ile yargılayıp çözümlemeler yoluna gitmek bilim dışılıktır. Siyasal yaklaşımlarla Türk dili tarihinin ya da genel Türk tarihinin bir bölümüne büyüteç tutup buradan seçilen bir kesiti XXI. Yüzyıl ölçütleri ile tanımlamak bütünüyle siyasal bir arayıştır.Göktürk, Karahanlı, Selçuklu ya da Osmanlı Dönemi kendi çağının koşulları göz önünde tutularak yorumlanmalıdır. Türk dili tarihinin dönemleri ile ilgili bir veri, sorgulanamaz doğru ve mutlak gerçek değildir. Buna karşın bireyler, yüzyıllar önce farklı zorunluluklarla çok farklı koşullarda oluşmuş olayları yeterince anlama olanağından yoksundurlar. Çünkü insanlar, yaşadıkları dönemin toplumsal ve siyasal bakış açıları ile sınıflandırılmışlardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123048</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c854ca7d-b306-4469-b2c8-2255c534b6ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Edebiyat Tarihinde Milli Edebiyat Dönemi (1911 - 1923)</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, edebiyat fakülteleri, fen edebiyat fakültelerinin Türk dili ve edebiyatı programlarındaki Milli edebiyat dönemine ait konuların işlenmesine yardımcı olmak ve onları kolaylaştırmak amacıyla hazırlanmıştır.Bunun yanında sosyal bilimcilerimizin dikkatlerini, modern bir kavram olan milliyetçilik üzerine son yıllarda artan çalışmalarında ihmal ettiklerini gördüğümüz temel metinlere dikkatlerini çekmek de amaçlarımız arasındadır.Seçilen edebiyat metinleri ile kuramsal yazıların ilk neşir yerlerinin zaman dizinsel olarak gösterilmiş olmasının, çalışmanın güvenirliliğini ve kullanılmaya elverişliliğini arttıracağını umuyoruz...Edebiyat eserleri, vücuda geldikleri tarihsel ve toplumsal bağlamlarında çözümlenmelidir, görüşünden hareketle hazırlanan bu çalışma, edebiyatımızın gelişmesiyle ilgilenen bütün edebiyat severlere de hitap etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123049</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0de99c11-8e10-4568-907e-9adf6001680f.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk - İslam Dünyasında Göç ve Göç Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Göç siyasi, idari, ekonomik ve sosyal boyutları ile insan yaşamının tamamını kapsayan başlı başına bir toplumsallaşma modelidir. Dahası göç, mekânsal değişimi yansıtsa bile dün, bugün ve gelecek ilişkisini inşa eden bir faktördür.Türkiye&apos;nin kendi tarihsel birikimine baktığımızda, Ortadoğu, Anadolu ve Balkanları içine alan bir coğrafyada Osmanlı Devleti&apos;nin başından sonuna kadar göçle iç içe yaşadığını görüyoruz. Göçle yoğun bir tecrübesi olan Türkiye&apos;nin son birkaç yılda karşılaştığı mülteci akımlarını tarihindeki en büyük göç dalgalarıyla karşılaştırmak da mümkündür.Göç olgusu karşısında siyaset kurumundan toplumun beklentisi güvenlik riskini en aza indirme ve potansiyel getirilerini elde etme ekseninde çaba sarf etmesidir. Ancak insanların temel hakları göz ardı edilerek yürütülen göç politikasının, ister güvenlik ister zenginlik yönelimli olsun, uzun vadede başarılı olamayacağı kesindir. İnsan hakları gözetilmeden sağlanacak güvenlik ve zenginlik ortamı, mevcut refah seviyesinin gerisine düşülmesine neden olacak dinamikleri içinde taşıyacaktır.Bu kitap Hz. Peygamberin hicretinden, kriz sonrasında Suriye nüfusunun yaklaşık yarısının birçok ülkeye göçmek zorunda kalmasına değin bir dönemi kapsıyor. Kitap, ilgili dönem ve medeniyet havzası dâhilinde Müslümanların göç ve göç yönetimi konusunda anlayış, uygulama ve deneyimlerine ait örnek olay analizlerinden ibarettir. Kitapta yer alan her bir çalışma, İslam dünyasının zengin kültürel birikimine olduğu kadar, yönetsel tecrübesinin kaydedildiği arşiv kaynaklarına da dayanmaktadır.Faruk Bal İslam tarihinde dönüm noktası olan hicretin İslam hukuk ve siyaset geleneğinde önemli bir referans noktası olduğunu ileri sürüyor.Cihan Piyadeoğlu Selçuklu tarihini göç kavramı üzerinden okuyarak Anadolu&apos;nun Türk yurduna dönüşmesini açıklıyor.Hayrunnisa Alan 13-16. Asır Türk Dünyasındaki göçlerin, Baykal Gölü&apos;nden Tuna Havzasına kadar coğrafyayı değiştirmesini ve günümüze yansıyan sonuçlarını tartışıyor.Fatih Bayram Mevlana ailesinin Anadolu&apos;ya, Mesnevi&apos;nin Hindistan&apos;a oradan da batı dünyasına asırlar süren göçünü inceliyor.Hüseyin Arslan, Osmanlı klasik döneminde içe ve dışa doğru göçe yaklaşımları ve göç politikalarını inceliyor.Gülfettin Çelik, nüfus hareketlerinin Osmanlı ve Balkan Devletleri arasındaki ilişkilerine etkisini çözümlüyor.Hamdi Genç az bilinen Avustralya&apos;ya göçen Osmanlı vatandaşlarının uyum sürecini ve Avustralya hükümetinin ayrımcılık politikalarını inceliyor.Ahmet Kavas Köleliğin kaldırılmasından sonra sanayileşmenin getirdiği iş gücü talebi nedeniyle Osmanlı vatandaşlarının Amerika kıtasına göçünü açıklıyor.Abdüllatif Çeviker modern Türkiye&apos;nin oluşumunda önemi yeri olan mübadele göçünün tasarım ve yönetilmesinde Osmanlı devlet geleneğinin izlerini ve sonuçlarını yazdı.Rahmi Deniz Özbay son dönem İslam tarihinde büyük insani trajedilerden 1864 Büyük Çerkes Sürgünü ve sonrasını inceliyor.İsmail Ermağan 11 Eylül, Madrid, Londra ve Fransa saldırıları ardından Avrupa&apos;da Müslüman göçmenlerin entegrasyonunu inceliyor.Süleyman Elik Suriyeli mültecilerin Türkiye&apos;de sağlık, barınma ve kamu hizmetlerinden yararlanabilmesini konularını ve bazı mekânsız mesleklerin yarattığı sorunları açıklıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123050</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5082ac19-9368-450c-9e42-a3546709b4e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiyenin Güncel Sosyal Problemlerine Çözüm Projeleri</image:title>
            <image:caption>&quot;Fedakar dost, üretken insan Hüseyin Şahin Hocam eserlerine bir yenisini daha ekledi. Bu güne kadar toplumdaki ihtiyacı doğru tespit ederek yazdığı kitaplarıyla ciddi hizmetlere imza attı. Özellikle bu son eseri sadece bir kitap değil, aynı zamanda insanımıza ufuk açan ve hazır programlar sunan bir projeler topluluğu.&quot;İş yapılsın da benim adım hiç geçmese de olur&quot; anlayışıyla çalışan ve paylaşmaktan memnun olabilen nadir insanlardan. Belki türünün ilk örneği olan bu kitabın araştırmacılara iyi bir rehber olacağına inanıyorum.&quot;- Prof. Dr. Saffet TÜZGEN. (Bezmi Alem Ünv.eski Rektörü / Cerrahpaşa Tıp Fak. Öğretim Üyesi)&quot;Bu kadar büyük bir çaba, tecrübe ve samimiyet ile beraber ortaya çıkan bu çalışmalarınıza merhabalar(!) demek, beni en çok mutlu edecek hususlardan biri. Bildiğiniz gibi sosyal meseleler üzerine özellikle aile konusunda yaptığım okumalar ve araştırmalar oldukça sınırlı. Çoğunlukla teorik. İnşaallah bunları geliştirmeyi düşünüyorum. Ancak sizler gibi sahanın içinde yaşayan, araştıran, yazan ve okuyan bir kardeşimizi görmek bu çalışmalarını bir bütün olarak görünce çok memnun oldum.&quot;- Prof. Dr. Ergün Yıldırım (Marmara Ünv. İletişim Fak. Dekanı / Sosyolog)İyi bir kitap okuyanın zihnini keskinleştirici, iradesini perçinleyici, duygularını ısıtıcı, algılarını yönlendirici ve davranışlarını düzenleyici olarak kabul edilebilir. Hüseyin Şahin&apos;in yazdığı Türkiye&apos;nin Güncel Sosyal Problemlerine Çözüm Projeleri adlı kitabı da yapılan tanıma uygun bir kitaptır. Osmanlı Devleti&apos;nden Türkiye Cumhuriyeti dönemine geçişte insan faktörünün önemi, anlamı ve değeri konusunda pek çok araştırmalar yapılmış, görüşler ortaya konmuştur. Bunun için dergiler çıkarılmış, kitaplar yazılmış, denemeler teklif edilmiş, eleştiriler yapılmış ve toplumsal olarak kirlenen alanları temizleme çalışmalarına başvurulmuştur. Günümüzde ulaşım ve iletişim teknolojileri kitabın yerini alarak reytinglerini artırma derdindeyken yazılan kitapların okunup okunmaması kitabın yazarını ümitsizliğe düşürmemelidir. Zira bir gün mutlaka biri çıkıp o kitabı raflardan indirip tozlarını temizleyip okuyacaktır. Dolayısıyla iletişim teknolojilerindeki hızlı gelişme görüntü ve sesle yazının önüne geçmeyi amaçlasa, uzman diye çok farklı kişileri ortaya çıkarsa da kitap, kitap olarak kalmaya devam edecektir. Yazılı ve görsel basının temeli olan kitap, yazarları ile var olmaya devam edecektir. Toplumun ihtiyaç ve beklentilerini belirlemeye ve bunlara yol göstermeyi hedefleyen Hüseyin Şahin&apos;i tebrik eder, daha nice güzel eserlere imza atmasını dilerim.- Prof. Dr. Ali Osman Özcan (İstanbul Gelişim Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı)Psikolog Dr. Hüseyin ŞAHİN Bey ülkemizin güncel sosyal problemlerine çözüm projeleriyle, sosyal politikaların gelişmesinde ve uygulanmasında ilgili bakanlıklara, yerel yönetim, sivil toplum kuruluşlarına ve akademisyenlere yol gösterici bir kaynak ortaya koymuştur.- Fatih Kılıçarslan (Sosyal Hizmet Uzmanı - Aile Terapisti / Aileder Yönetim Kurulu Başkanı )</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123051</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfdf0dbd-7494-4719-be4e-f15fcd187278.jpg</image:loc>
            <image:title>Üniversiteler için türk dili kompozisyon bilgileri</image:title>
            <image:caption>Türk Dili-I ve Türk Dili-II derslerinin içeriklerine bakıldığında asıl amacın, üniversiteyi kazanmış insanımızın, Türkçe hakkındaki bilgilerini tamamlamak ve pekiştirmek, ayrıca da bir konu hakkında düşünce ve duygularını ifade etme becerisini kazandırmaktır. Ders çerçevesinde yaptığımız sınavlar, verdiğimiz ödevler gösteriyor ki üniversite çağına gelmiş öğrenciler, çoğu kez okuduklarını anlamaktalar fakat anladıklarını anlatamamaktadırlar. Bunun için derslerde öğrencilerimize ifade yeteneklerini ortaya çıkarmak, anlatım kabiliyetlerini artırmak ve bu yolda gayret göstermek için de fırsat vermesini sağlayan bir kitap hazırlamaya çalıştık.Bir insanın kullandığı dil, kişiliğinin önemli bir göstergesidir. Ancak kimi insanlar içlerinde taşıdıkları değerli bilgileri ve birikimlerini söylemeye ve yazmaya cesaret bulamazlar. Bu kitap bilgi ve birikimli olup söylemek ve yazmak istediği duygu ve düşüncelerini ifade etmeleri için onlara cesaret verecek; dinleyerek, okuyarak ve izleyerek edindiğimiz bilgi ve tecrübeleri yazılı ve sözlü olarak anlatabilmeyi sağlayacaktır.İşte bu çalışmamızla &quot;Türk Dili-I, Türk Dili-II, Yazılı ve Sözlü Anlatım, Kompozisyon gibi derslerde; Türkçe&apos;nin imkânlarını öğrenmek ve edebiyatın güzel örneklerini tanımak, aynı zamanda çevresiyle sağlıklı iletişim kurabilme becerisine sahip olmasını sağlamak için bir &quot;el kitabı ve rehber&quot; hazırlamak amacını taşımaktayız. Her üniteden sonra, bilgileri pekiştirici örnek metinler, okuma metinleri ve ayrıca tahlil edilmiş metinler konmuştur. Böylece teorik olarak anlatılanların nasıl uygulanacağı gösterilmiş, seçkin örneklerle bilgiler pekiştirilmeye çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123052</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d57399d7-414a-49ce-bd19-65c2760da39d.jpg</image:loc>
            <image:title>Vergi Mantığı Gelir Vergisi Kanunu</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmada Gelir Vergisi genel olarak anlatılmış olup, her konunun sonunda yer alan &quot;Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar&quot; bölümlerinde Gelir Vergisinin mantığının anlaşılması için ipuçları sunulmuştur.Bazı konular muhasebe uygulamaları ile desteklenmiştir. Kitabın sonunda yer alan güncel özelgeler ise kitabın çizmek istediği mantıksal çerçeveyi netleştirecektir.Bu kitap Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler, Yeminli Mali Müşavirler, Meslek Sınavlarına hazırlananlar, profesyonel yöneticiler, işletme sahipleri, akademisyenler, öğrenciler, Vergi Müfettişleri için temel kaynak niteliğinde hazırlanmıştır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123053</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7c177fe-796d-4851-ad5c-4583f1aa323b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşayanların Dilinden Çanakkale Muharebeleri</image:title>
            <image:caption>Aziz Şehitlerimiz!
Kanınızı dökerek,
Canınızı vererek,
Bize bıraktığınız bu Vatan,
Bizim emanetimizdedir.
Bu can bu bedende durdukça,
Bu kan damarlarımda aktıkça,
Ay Yıldızı dalgalandıracağıma,
Ezanlarımı susturmayacağıma,
Bu Cennet Vatana,
Düşman ayağı bastırmayacağıma
Namusum ve şerefim üzerine
Ant içerim! Yemin ederim!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123054</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e96aa3fe-160c-47bf-b6aa-5c9332c10c9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Dünyaya Mukaddime</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki çalışma; günümüzden yaklaşık bir asır önce J.J.Rousseau&apos;nun &quot;doğada eğitim-doğayla eğitim&quot; düsturuna &quot;özgün&quot; prensipler eklemlenerek hayata geçirilen münferit bir girişimin; New School [Yeni Okul] hareketinin, modern dünyayayansımalarını konu almaktadır.İlk Yeni Okul, 1889 yılında İngiltere&apos;de açılan Abbotsholme New School&apos;dur. Dr. Cecil Reddie&apos;nin geliştirdiği bu okul modeli, çok geçmeden onun okulunda görev yapmış olan yenilikçi isimlerle Avrupa&apos;nın diğer ülkelerine de taşınmıştır. Yüzyıl başında sayıları gittikçe artan Yeni Okullar, kıta Avrupa&apos;sını aşarak ABD&apos;ye kadar uzanmış ve kısa zamanda Yeni Okul akımı tüm dünyayı etkisi altına almaya başlamıştır.Yeni Okul hareketi II. Meşrutiyet döneminde, modernite taraftarı Osmanlı aydınlarını da etkilemiştir. Yeni Okul ilkeleri, numune mektepleri ve özel İslam okullarında büyük revaç bulmuştur. Bu dönemde Satı Bey&apos;in girişimi ile Yeni Mektep adıyla ilk New School açılmıştır.Türkiye Cumhuriyeti&apos;nin kuruluş yıllarında ise Yeni Okullar, yeni formlarıyla boy göstermiştir. Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati döneminde, Yeni Okul prensipleri devlet okullarında başarıyla hayata geçirilmiştir..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123055</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb3f5200-fdc1-4782-8527-b8baf29b3a9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni edebiyat</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki Yeni Edebiyat adlı bu eserin, Edebiyat Fakültelerinin Türk Dili ve Edebiyatı, Eğitim Fakültelerinin Türkçe ve Edebiyat Öğretmenliği bölümlerinde okuyan öğrenciler ile Türkçe ve edebiyat öğretmenleri için yararlı ve sağlam bir kaynak eser olacağını düşünüyoruz.Bunların yanında edebiyat nedir? Sanat nedir? Edebiyat ile toplum ve ahlak arasında nasıl bir münasebet vardır?.. gibi bir bakıma edebiyatın felsefesi diyebileceğimiz sanat nazariyesi üzerinde çalışan araştırmacıların da ihmal etmemeleri gereken bir eserdir. Bu düşünceyle onu günümüz alfabesiyle hazırlayıp ilgililerin dikkatlerine sunuyoruz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123056</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f561c9c0-7656-47f3-8d5d-945ee045d835.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldızdan Kopmuş Bir Şule</image:title>
            <image:caption>Hayatı boyunca babasının gölgesinde kalan Ali Ekrem&apos;in ölümü dahi bu durumu değiştirememiştir. Onunla ilgili her yorum önünde sonunda Namık Kemal&apos;in oğlu olmasına gelip dayanmakta ve edebî kişiliğinin ya da eserlerinin objektif bir değerlendirmesini yapmak pek mümkün olamamaktadır. Bununla birlikte Hakkı Süha&apos;nın şu yorumuna katılmamak da mümkün değildir: &quot;Ali Ekrem, o adamlardandır ki, yazdığı eserler kadar, hatıraları, mahfuzatı, mektupları, notları da edebî tarih bakımından değerlidir. Bir devrin içinden bu türlü insanlar, meş&apos;ale gibi etrafı aydınlatarak geçerler.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123057</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/435682d8-78ed-456d-ab1b-6e21c86f6520.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağatay Türkçesi Kur&apos;an Tefsiri</image:title>
            <image:caption>Çağatay Türkçesi Kuran Tefsiri: Tercüme-i Tefsir-i Yakub-i Çerhî adlı eser, Giriş-Gramer-Metin-Dizin-Tıpkıbasım (1184 sahife) bölümlerinden oluşmaktadır. XV. yüzyıl Sufilerinden Mevlana Yakub-i Çerhî (ks) nin Farsça kaleme aldığı Tefsir-i Çerhî, 1585&apos;te Hemedan&apos;daki bir Yesevî dergâhında Hemedanlı Hacı (ks) tarafından Çağatay Türkçesine tercüme edilmiştir. Çağatay Türkçesinin Hemedan muhitinde Oğuz Türkçesi karışık dil unsurları ile bezenmiş bu dil, yadigârı söz varlığı bakımından da Çağatay Türkçesine katkı sunmaktadır. Malum olduğu üzere Mevlana Yakub-i Çerhî (ks), Şah-ı Nakşibend (ks) hazretlerinin müridi; Hoca Ubeydullah-ı Ahrar-ı Veli (ks) hazretlerinin de mürşididir. Tasavvufi tefsirin nadide örneklerinden bu eserin bahse konu nüshası, Özbekistan Ebu Reyhan Birunî kitaplığında nadir eserler arasında saklanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123058</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5326f3b8-3da7-4544-b4d9-7a755ddb12cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Mücadele&apos;miz İstiklal Marşı&apos;mız</image:title>
            <image:caption>Türkiye Cumhuriyeti Devleti, üç temel üzerine kurulmuş görkemli bir yapıdır. Bu temelleri şöyle sıralayabiliriz: 1) Millî Mücadele, 2) Osmanlı Mirası, 3) Atatürk Devrimleri. Türkiye Cumhuriyeti Devleti&apos;ni tanımak, sahiplenmek, onu daha ileri ve güzel bir duruma getirmek isteyen her genç, bu temelleri yakından tanımak durumundadır.Bu temellerin başında Millî Mücadele gelir. Millî Mücadele, Türk milleti&apos;nin canını dişine takarak verdiği bir var olma ve bu topraklarda özgür olarak yaşama iradesinin destansı bir mücadelesidir. Millî Mücadele zaferle sonuçlandıktan sonradır ki onu yürütenler, Türkiye&apos;nin zengin tarihsel birikim ve deneyiminden yararlanarak yeni bir devlet kurmuş ve ona çağdaş bir görünüm kazandırmışlardır.İstiklal Marşı&apos;mız, Millî Mücadele devam ederken onu yürütenlerin iradesiyle ortaya konulmuş bir metindir. O metni okur, yorumlar ve çözümlerken doğduğu o tarihsel bağlamı içinde ele alıp okumak, yorumlamak ve çözümlemek en sağlıklı yöntemdir.Biz bu çalışmamızda bu yöntemi uygulamaya çalıştık..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123059</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/697d4850-64cf-45cf-b29c-67bd243a23b6.jpg</image:loc>
            <image:title>28 Şubat Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Mustafa Erdoğan &quot;28 Şubat Süreci&quot;ni bu &quot;post-modern&quot; darbeye hem kalemi ve sözüyle aktif olarak direnmiş bir yurttaş olarak, hem de o dönemin bir mağduru olarak yaşamıştı. Elinizdeki kitabın ilk baskısını da, daha 1999 yılında, tarihe not düşmek amacıyla yayımlamıştı. Bundan dolayı, o baskıda yazarın 1997-1999 arasındaki yaklaşık üç yıllık dönemde kaleme aldığı güncel yazılar yer alıyordu. Bu haliyle kitap bir darbe güncesi özelliği taşıyordu; dolayısıyla onu bir arşiv malzemesi gibi de görebilirsiniz. Erdoğan bu yeni baskıya &quot;28 Şubat Süreci&quot; hakkında daha sonraki yıllarda kaleme aldığı iki analiz yazısıyla birlikte, bu süreçte başından geçenleri kısaca hikaye ettiği bir yazıyı ekledi.Bu kitabın 28 Şubat&apos;ın yargılandığı bu günlerde &quot;bir hatırlatıcı&quot; olmasını diliyorum. Malum, mahut darbeyi tahrik ve teşvik etmiş, ona adeta bir &quot;Bayram coşkusu&quot; yaşanırcasına destek vermiş, zalimlere hedef göstermiş, mağduriyetleri alkışlamış, şu veya bu şekilde &quot; durumdan vazife çıkarmış&quot; olan niceleri şimdilerde suret-i haktan görünmeye veya kendilerini mazur göstermeye çalışıyor. İşte bunun için, böyle bir &quot;hatırlatıcı&quot;ya tam da bugünlerde ihtiyaç olduğu konusunda, hiç değilse kitabı okuduktan sonra, yazara katılacağınızı umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123060</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a66e0d4-14f1-4f06-bc4e-0ee54d793dfb.jpg</image:loc>
            <image:title>Ak Partili Yıllar</image:title>
            <image:caption>Son yıllarda Türk dış politikasının yeniden yapılanmasında iki temel gelişme belirleyici bir rol oynadı. Bunlardan birincisi, 1999 Helsinki Zirvesi&apos;nde Türkiye&apos;ye aday ülke statüsünün verilmesidir. Helsinki sonrası süreç bir yandan Türkiye&apos;nin siyasal ve ekonomik yeniden yapılanmasını tetiklerken, öte yandan da Türk dış politikasının önceliklerini, yapım sürecini ve uygulamasını demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti tesisi gibi iç politik koşulları yerine getirilmeye çalışılırken, bölgesel ve küresel gelişmelerde de Türkiye&apos;nin politikaları AB ile uyumlaştırılmaya çalışıldı..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123061</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f44136a2-02ff-43d2-a3de-408a28bc27b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Amerikan Başkanlığı</image:title>
            <image:caption>Amerika bugün tartışılmaz dünyanın en güçlü devletidir. ABD&apos;yi küresel düzeyde etkili kılan temel faktör ise yalnızca sahip olduğu devasa askeri ve siyasi gücü değildir. Avrupa&apos;dan Afrika&apos;ya yerkürenin farklı bölgelerinde yaşayan insanlar için Amerika&apos;yı esas çekici kılan şey, bu ülke halkının sahip olduğu özgürlük, güvenlik ve refaha kavuşma arzusudur. Amerikan devrimine önderlik eden ve 1787&apos;de bugünkü Anayasayı yapan Amerikan kurucu babaları olan Madison ve Jefferson gibi liderler tam da bunu amaçlamışlardır. Onlar için Amerika, yeryüzündeki tüm insanlık için her zaman özgürlüğün son sığınağı olarak kalmalıydı. Tam da bu nedenle Amerikan Anayasası Kuvvetler Ayrılığı prensibi üzerine kurulmuş; yasama, yürütme ve yargı güçleri arasında bir fren ve denge mekanizması oluşturularak bireysel özgürlükler garanti altına alınmaya çalışılmıştır. Ancak Soğuk Savaş döneminde zamanla bir ulusal güvenlik devletine dönüşen ABD&apos;de, dış politikadaki belirleyici gücü ve etkisi giderek artan Başkanın (yürütme gücü) sistem içindeki rolü de artırmıştır. 11 Eylül sonrasında ise terörle mücade adına dışa karşı adeta bir imparatorluk siyaseti izleyen ABD, içeride ise denetlenemeyen emperyal bir başkanlık kurumunun yükselişine şahit olmuştur. Bush yönetimi daha önceki Başkanların ancak istisnai durumlarda kullandıkları yetkileri 11 Eylül sonrasında Anayasal çerçevenin dışına çıkarak rutinleştirmiştir. Bu nedenle Bush&apos;un Başkanlığında Amerika&apos;da Kuvvetler Ayrılığı sistemi ağır bir yara almış, devlet organları arasındaki kritik denge tekrar kurulması zor bir şekilde bozulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123062</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa616aa8-f3cf-44bb-9034-6a177bc3865a.jpg</image:loc>
            <image:title>Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuruda İdari Davalara Bakan Yönüyle Kabul Edilebilirlik Kriterleri</image:title>
            <image:caption>Anayasa Mahkemesinin önüne bireysel başvuru yoluyla taşınan idare hukukuna ilişkin temel hak ve özgürlük iddiaları açısından kabul edilebilirlik kriterleri büyük bir öneme sahiptir. Zira, idare hukukuna ilişkin esaslı problemlerin nitelikli şekilde ele alınabilmesi, esastan incelenmeyecek dosyaların Mahkemenin üzerinde oluşturacağı baskıyı engellemekle mümkün olabilecektir. Dolayısıyla idari uyuşmazlıklara ilişkin başvurularda etkili bir kabul edilebilirlik incelemesi sisteminin kurulması, esaslı dosyaların Anayasa Mahkemesi tarafından bir an önce çözüme kavuşturulmasına hizmet edecektir. Diğer taraftan, temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiğini ileri süren başvurucuların başvurusunu özenli bir şekilde yapma yükümlülükleri bulunmaktadır. Bu doğrultuda başvurucular, başvurularının esastan incelenebilmesi için gerekli kriterleri sağlama konusunda dikkatli olmalıdırlar. Aksi halde, yani bir başvurunun kabul edilebilirlik koşullarını sağlama noktasında yetersiz kalması durumunda başvuru, daha komisyonlar nezdinde yapılan kabul edilebilirlik incelemesi aşamasında kabul edilemez bulunacaktır. Bu çalışmada, Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuruların büyük çoğunluğu hakkında kabul edilemezlik kararı verildiği dikkate alınarak, Mahkemenin temel hak ve özgürlük ihlali iddiası içeren ve idari davalara ilişkin olan içtihatları ortaya konulup yorumlanmaya çalışılmış, idari davalara ilişkin bazı özel durumların bireysel başvuru sistemi içinde nasıl değerlendirilebileceğini ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Böylelikle idari yargı mercileri önünde hukuki bir uyuşmazlığın tarafı olan bireylerin, Anayasa Mahkemesi nezdinde dile getirmek istedikleri bireysel hak ihlallerinin hangi şartları taşıması halinde esastan incelenebileceği, başvuruda hangi hususlara dikkat edilmesi gerektiği ve idari uyuşmazlıklara ilişkin Anayasa Mahkemesinin genel tavrı ortaya konulmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123063</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e4fed52-d6ff-415a-9f52-74a2cd65d12e.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa Birliğinin Uluslararası İlişkileri ve Türkiye</image:title>
            <image:caption>Bilindiği gibi, normal bir uluslararası örgüt modelini aşarak kurucu antlaşmaların verdiği yetkiler bağlamında organlarının kararlarının ulusal hukuk düzenine etki uyandırdığı dünyada kendisine münhasır tek bir ulus üstü örgüt örneği niteliğindeki Avrupa Birliği, Avrupa&apos;da ekonomik bütünleşme amacından yola çıkarak siyasal birliği hedefleyen bir yapılanma olarak kurulmuştur. İki yüz yılı aşkın bir süreçte Türkiye&apos;nin batılılaşma ve modernleşme projesi kapsamında Avrupa Birliği içinde yer alma hedefi, altmış yıldan beri inişli çıkışlı dönemlere rağmen güncelliğini korumaktadır. Avrupa Birliği&apos;nin sadece ekonomik ve teknolojik kalkınma projesi olmayıp, siyasal ve medeniyet projesi olması Türkiye&apos;nin bu yapılanmaya tam üyelik hedefinin sonuçlanmamasını beraberinde getirmektedir. Değişik üniversitelerden konularında uzman olan birikimli akademisyenlerin bu konuda yaptıkları değerlendirmeleri içeren çalışmaları, farklı perspektiften Türkiye&apos;nin AB ile ilişkilerinin nasıl göründüğüyle ilgili genel bir resmi ortaya koymaları açısından alana oldukça önemli katkı sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123064</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed640a9a-8912-4bac-85d0-f2144cebc043.jpg</image:loc>
            <image:title>Barış Sevgi Özgürlük</image:title>
            <image:caption>Eğer konu &quot;savaş&quot; ise, &quot;kararsız&quot; olmak gibi bir ihtimal yoktur. Eğer savaşa razı değilseniz, ona karşı olmak durumundasınız.Bu kitaptaki makaleler özgürlükçü bir perspektiften barış savunusu yapmaktadır. Barışın hem ahlaki hem de pratik meziyetlerini ortaya koymaktadır. Yazarlara göre savaş sanıldığı gibi insan doğasının kötülüğünden kaynaklanmaz. Savaşların esas kaynağı, bireylerin haklarını ve özgürlüğünü sınırlandıran otoritelerdir. İnsanların özgürlüğü arttıkça savaşların sayısı ve meşruiyeti azalacaktır. Nitekim bugün insanlık, sahip oldugu özgürlük artışına paralel olarak, savaşın insan hayatında en az yer işgal ettigi bir dönemi yaşamaktadır.Bu kitap, barışın ve özgürlüğün siyasal, ekonomik, sosyal ve psikolojik koşullarını araştırıyor. Yazarlar bu koşulları keşfetmekle kalmayıp, bu koşulların tesis edilmesi için harekete geçmeyi salık veriyor ve okuyucuya bir yol haritası sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123065</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e84d1dc8-fc09-4780-8136-3de441f5bb5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Batının Güvenlik Doktrinleri</image:title>
            <image:caption>Emekli Büyükelçi Dr. Ahmet Bülent Meriç 40 yıl süren diplomasi kariyerinin büyük bölümünü güvenlik, güven ve güvenlik artırıcı önlemler,savunma, silahların kontrolü, silahsızlanma konularında çalışmalar yaparak geçirmiştir. Singapur,Ukrayna ve Japonya’da Büyükelçilik yapmış bulunan Dr. Meriç, Japonya İmparatoru tarafından Yükselen Güneş nişanı ile onurlandırılmıştır. Emekli olduktan sonra akademik hayata yönelen yazarın akademik makalelerinin yanı sıra, www.yurtseverlik.com internet gazetesindeki köşesinde güncel dış politika konuları üzerinde yayımlanmış çok sayıda yazısı bulunmaktadır. Büyükelçi (E) Meriç edindiği birikimi ayrıca birçok televizyon programına katılarak kamuoyumuzla paylaşmaktadır.Yazarın Doktora tezinden kaynaklanan kitap güncel bir konuya ışık tutmaktadır. Küreselleşme ile birlikte uluslararası sistemin yapısı değişmektedir. Soğuk Savaştan hegemon güç olarak çıkmış bulunan ABD’nin bu konumu Afganistan ve Irak savaşlarından sonra zayıflamıştır. Çin ekonomik ve Rusya askeri güç projeksiyonlarıyla ABD’i sıkıştırmaktadır. Jeopolitik düzlemdeki değişim yeni Soğuk Savaş koşullarını getirmiştir. ABD artık, şimdiye kadar edindiği nüfuz alanını koruma arayışı içerisindedir. Avrupa da ABD merkezli bir düzeni muhafazayı tercih etmektedir. Buna göre Batı’nın güvenlik doktrinleri değişmekte ve melez savaş konsepti giderek hayatımıza girmektedir. Kısaca ne barışın ne de savaşın mevcut olduğu sürekli kriz ortamı olarak tanımlanacak melez savaş bugün Suriye ve Ukrayna’da yaşanmaktadır.  Yazarın ilk eseri olan bu kitabın, çoğu Türkiye’nin etrafında cereyan eden çatışma ekosisteminin daha iyi anlaşılmasına yardımcı olması umulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123066</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f51f1045-7879-4ada-a016-fd143826b463.jpg</image:loc>
            <image:title>Batı’da Jeopolitik Düşünce</image:title>
            <image:caption>On dokuzuncu yüzyılın sonlarına doğru Batı&apos;da bazı coğrafyacı ve siyaset bilimciler coğrafya siyaset etkileşiminin siyaset kuramı açısından önemli bir çalışma alanı olduğunu ileri sürmeye başlamışlardır. Bunun sonucunda da &apos;jeopolitik&apos; adı verilen yaklaşım ortaya çıkmıştır. En basit tarifi ile coğrafyanın siyaset üzerindeki etkisi anlamına gelen jeopolitik, özellikle yirminci yüzyılın başından itibaren siyaset kuramında sözü edilen bir yaklaşım olmaya başlamıştır. Yirminci yüzyılın ilk yarısına damgasını vuran iki dünya savaşı ve ardından ortaya çıkan Soğuk Savaş dönemi, jeopolitik yaklaşımlarla ilgiyi arttırmıştır. Soğuk Savaş&apos;ın sona ermesiyle başlayan yeni dönemin temel dinamiği olan küreselleşme süreci ise coğrafi alanın ve alan siyaset etkileşiminin yeniden tanımlanmasını gerektirmiştir. Bu kitap, başlangıcından bugüne Batı&apos;da jeopolitik kuramın gelişimini ortaya koyarak coğrafyanın siyaset üzerinde nasıl bir etkisi olduğunu, daha doğrusu olan-siyaset etkileşimi algısının on dokuzuncu yüzyıldan günümüze nasıl değiştiğini okuyucuya göstermek amacıyla kaleme alınmıştır. Bu çerçevede, jeopolitik kuramın gelişimine katkıda bulunan bazı siyasetçilerin, siyaset kuramcılarının ve sonrasında jeopolitik algıları incelenmiş, bu insanların yaşadıkları dönem içersinde ve sonrasında jeopolitik kuramları nasıl etkiledikleri yansıtılmıştır. Sonuç olarak bu kitap, Clausewitz&apos;den Lenin&apos;e, Ratzel&apos;den Hutington&apos;a, Kissinger&apos;dan Fukuyama&apos;ya kadar geniş bir yelpazede, Batı&apos;da jeopolitik düşüncenin temel yapılarını kısaca özetleyerek bu konuyla ilgilenenler için temel bir referans kaynağı olarak tasarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123067</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb9acaba-871d-42bc-ae23-cede17d94952.jpg</image:loc>
            <image:title>Belediye Atlası</image:title>
            <image:caption>Atlas; Dünyanın, bir ülkenin, bir bölgenin fiziksel ve siyasal coğrafyası ile ekonomi, tarih vb. konularda toplu bilgi vermek için bir araya getirilmiş coğrafya haritaları derlemesi ya da bir konuyu açıklamak için hazırlanmış resim veya levhalardan oluşmuş kitap olarak tanımlanmaktadır.Belediye ise; İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremane[1]ti ya da belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve karar organı seçmen[1]ler tarafından seçilerek oluşturulan, idarî ve malî özerkliğe sahip kamu tüzel kişisini ifade etmektedir. Kitabımıza “Belediye Atlası”, ismini vermemiz; 2023 yılı Türkiye’sinde, mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçların çokluğu karşısında, vatandaşın hizmet sunumunda “Belediye bir para basamaz bir de adam asamaz.” beklentisine olumlu cevap verebilmek için kanunların öngördüğü çerçevede hizmet yarışında bulunan belediyelerin görev, sorumluluk ve yenilikçi adımlarının neler olabileceğini vurgulamak isteyişimizdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123068</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c88dba9-430d-4dc0-93a3-f31c89ddc65d.jpg</image:loc>
            <image:title>Belediyelerde Toplam Kalite Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Üniversite yıllarında derslerde tanıştığım, daha sonra dok-tora yıllarında küçük çaplı ödevlerle tanışıklığımı artırdığım toplam kalite yönetiminin, bir yönetim yaklaşımı olarak ilgimi çekmeye başlaması 2008 yılının sonlarına doğru olmuştur. Belediyede yöneticilik yaptığım bu yıllarda belediye hizmetle-rinde etkinlik, verimlilik ve kalite konusunda araştırmalar yaparak kurum çalışanlarına bu konuda eğitimler vermeye başladım. Bu araştırma ve eğitimler zaman içinde zihnimde, toplam kalite yönetiminin belediyelerde de bir yönetim yakla-şımı olarak uygulanabileceği fikrinin oluşmasına neden oldu. Bir grup çalışma arkadaşımız ile birlikte Türkiye Kalite Der-neği (Kalder) ile yaptığımız görüşmeden sonra 2009 yılında kendimi toplam kalite yönetimi uygulamalarının içinde buldum. Bu tarihten itibaren, toplam kalite yönetimi ve EFQM Mükemmellik Modeli konusunda aldığım eğitimler sonrasında çalıştığım kurumda model uygulamasını yönetmeye başladım. Buna paralel olarak, ulusal kalite ödül sürecinde değerlendiri-ci olarak görev almam bu konudaki farklı uygulamaları görmeme imkan sağladı. Bütün bu tecrübeler, toplam kalite yöne-timinin kamu kurumları ve belediyelerde uygulanabileceği konusundaki inancımın artmasını sağladı.&quot;Belediyelerde Toplam Kalite Yönetimi&quot; başlıklı bu kitap, bu sürecin sonunda oluşan tecrübe ve motivasyonla yazılmaya başlanmıştır.Üç bölüm halinde tasarlanan bu kitabın birinci bölümünde toplam kalite yönetimi konusunda yapılan teorik açıklamalar ile genel bir çerçeve çizilmeye çalışılmıştır.İkinci bölümde; toplam kalite yönetimi konusunda Türkiye&apos;de yaygın olarak uygulanan EFQM Mükemmellik Modeli ve modelin Türkiye uygulaması ele alınmıştır.Üçüncü bölümde ise; EFQM Mükemmellik Modeli&apos;ni uygu-layan ve bu konuda ulusal düzeyde ya da Avrupa düzeyinde ödüller kazanan Nilüfer Belediyesi, Tarsus Belediyesi ve Şan-lıurfa Belediyeleri&apos;nin model uygulamaları incelenmiştir.Toplam kalite yönetimi konusunda iyi uygulamalara sahip olan kamu kurumları ve belediyelerin bu uygulamalarını ve tecrübelerini diğer kuruluşlarla paylaşmalarının, bu konuda var olan ya da var olduğu varsayılan engellerin aşılması hususunda faydalı olacağı düşünülmektedir. Bu bağlamda, model uygulamalarını açıklıkla paylaşma konusunda tereddüt etme-yerek, bu çalışmaya destek veren Nilüfer Belediyesi, Tarsus Belediyesi ve Şanlıurfa Belediyesi&apos;ne ayrı ayrı teşekkür ediyor ve kitabın iyi uygulamaların yayılımı açısından faydalı olmasını umuyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123069</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97c03f5f-2832-4b7b-ba5e-3f705392bbfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Dönem Türkiye 1938-1960 Dönemini Anlama Rehberi</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;nin bugününü anlamanın yolu Cumhuriyet tarihinin en bilinmeyen, ancak belki de buna tezat bir şekilde en çok tartışılan 1940 ve 50&apos;li yıllarını anlamaktan geçiyor. Toplumsal hafızamızda &quot;gri bir alan&quot; olarak kalan bu dönemi anlatan kitapların ekseriyetinin politik arka plan barındırması dönemi anlamamızı güçleştiriyor. Buradan yola çıkan bu kitabın ana gayesi yukarıda tanımlanan «gri alanı» daha anlaşılır kılabilmektir.Bu çalışma ne Adnan Menderes&apos;e ve Celal Bayar&apos;a, ne de İsmet İnönü&apos;ye ve tabi ki onların siyasi örgütleri olan CHP ve DP&apos;ye övgü ya da yergi amacını gütmektedir. Yazarın övgü duyabileceği tek lider Gazi Mustafa Kemal Atatürk&apos;tür.Eserin benzerlerinden en önemli farkı: çerçevesini toplumların ve onlara ait dönemlerin hayatın tüm boyutlarını incelemeden anlaşılamayacağını öne süren, antropolojinin de temelini oluşturan &quot;bütüncül yaklaşım&quot;ın belirlemiş olmasıdır. Bu bakış açısı sayesinde kitapta sadece 1938-60 dönemindeki siyasi yaşam değil, sağlıktan eğitime, dinden edebiyat, sinema ve tiyatroya kadar farklı kültürel öğeler de yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123070</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d00548b5-8902-4d3e-b0b9-abfdfb91925a.jpg</image:loc>
            <image:title>Carry Trade - Ara Kazanç Ticareti</image:title>
            <image:caption>Uluslararası finans sisteminde her geçen gün artan ve teknolojik gelişmelere bağlı olarak hızlanan bütünleşme eğilimleri, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler açısından farklı avantaj ve riskleri barındırmaktadır. Finansal küreselleşme süreci olarak da adlandırılan bu dönemde artan likidite olanakları ile yatırımcılar yeni yatırım stratejilerine yönelmektedirler. Son 20 yıldır döviz kuru piyasasında spekülatif bir yöntem olarak da kabul edilen Carry Trade faaliyeti, karlı bir yatırım stratejisi olması nedeniyle yatırımcıların yoğun ilgisini çekmektedir. Bununla birlikte, bu faaliyet, kriz dönemlerinde, yüksek faiz oranına sahip para birimi açısından ciddi riskler de içerdiğinden, yatırımcıların büyük kayıplarla karşılaşmasına yol açmaktadır. Düşük yukarı yönlü ve yüksek aşağı yönlü asimetrik risk profiline sahip olan Carry Trade faaliyetinde, yüksek faiz oranlı para birimine yatırım yapanların merdivenle çıkmayı kabul ederken, asansörle inmeyi de göze almaları gerekir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123071</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23b94eb0-0a15-49e7-9952-17ce27b9d7d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizi Kürtler Özgürleştirecek</image:title>
            <image:caption>Mustafa Erdoğan bu yeni kitabında Kürt meselesini ele almakta ve Türkiye&apos;nin bu büyük meselesine özgürlük ve barış temel alan çözümler sunmaktadır. Yazarın bu kitapta yaptığı şey, hem evrensel insan hakları anlayışından sapmayan hem de bireysel özerkliği grup özerkliğine feda etmeyen özgürlükçü ve çoğulcu bir açık toplum içinde Türkler, Kürtler ve Türkiye toplumunun diğer unsurlarının nasıl barış içinde bir arada yaşayabileceklerini göstermeye çalışmaktır. Erdoğan bu eseriyle Kürt sorununu gerçekten çözmek isteyen taraflara yardımcı olmayı ümit etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123072</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c57650a-6ad3-49f8-8fa8-aacff190b5f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Covid-19 ve Küresel Siyaset</image:title>
            <image:caption>COVID-19 pandemisi sadece sağlık boyutuyla ele alınamayacak ölçüye ulaşmış olup, küresel çapta siyaseti dönüştürebilen bir salgın haline dönüşmüştür. Pandeminin etkileri ülke ve bölgelere göre değişiklik göstermesine rağmen, özellikle az gelişmiş ülkelerin siyasal konumları başta olmak üzere küresel siyaset üzerinde önemli sonuçlara neden olmaktadır. Bu kolektif çalışmanın temel amacı da bahsedilen dönüşümü çeşitli boyutlarıyla ele alarak literatüre katkıda bulunmayı sağlamaktır.İç ve dış politika odaklı ülke analizlerinden terörizm ve çatışma analizleri dahil uluslararası güvenlik sorunlarına, siyasi tarih incelemelerinden kadın politikalarına, yerel yönetimlerden çevre politikaları ve iklim değişikliğine kadar oldukça geniş bir çerçeveden interdisipliner bir çalışma ortaya çıkaran bu eserin aynı zamanda birçok alanda lisans öğrencileri başta olmak üzere öğrenciler için önemli kaynak eserlerden birisi olması hedeflenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123073</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52500744-29ff-4c6f-abc7-5b7da85cd8b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Covid-19&apos;dan on dokuz mesaj var</image:title>
            <image:caption>Korona virüs; Adriyatik&apos;ten Çin Seddi&apos;ne, sömürgeciliğin yayıldığı Avrupa&apos;dan Amerika&apos;ya kadar, herkesle ve tüm insanlıkla lafı eğip bükmeden dobra dobra konuşarak, yanlışlarını ve hatalarını yüzlerine söyleyip düzeltmelerini istiyor.Korona virüs diyor ki:- Ey Amerika! Ben de senden öğrendim; iyi gibi görünüp, iyi dileklerle gelip nefes kesmeyi. Önce insan vücuduna nefes gibi, ona oksijen gibi, temiz hava gibi giriyorum. Öyle ki beni temiz hava sanıp, taa ciğerlerine kadar çekiyorlar. Kimisi de geliyor, kendi eliyle çağırıyor, eliyle ağzından burnundan kendi yerleştiriyor beni..Getirdiğim sağlık problemleri, ekonomik, işsizlik vb. sebeplerle içinizdeki ırkçılık duygusunu hortlatırım. Senin taktiğin gibi sizi birbirinize kırdırır sokak olayları çıkartırım. Önce sömürgeci dedelerinizin heykellerini yıkarım sonra sömürgeci, emperyalist sisteminizi yıkarım. Siz mazlumların nefesini keserseniz ben de sizin nefesinizi keserim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123075</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10a34060-1f31-4772-8af3-3a62eeebffe2.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağdaş Siyasal Akımlar</image:title>
            <image:caption>Siyasal düşünceler ve siyaset alanında eğitim gören öğrencilerle birlikte siyasal ideolojiler konusunda kendini geliştirmek isteyen herkese karşılaştırmalı ve derinlemesine bilgi veren Çağdaş Siyasal Akımlar kitabı çok ciddi katkılar sunmaktadır.Gözden geçirilmiş ikinci baskısı ile kitap, özellikle beş ana siyasal akım olan Liberalizm, Sosyalizm, Faşizm, Anarşizm ve Muhafazakarlık hakkında birincil kaynaklar başvurusu ile yoğun bir bilgi birikimi sağlamaktadır. Her bir ideolojinin tarihi kökenleri, felsefi kökenleri ve temel ilkelerinin analiz edildiği bölümler aracılığıyla okuyucu da kendini evrensel tartışmaların içinde bulmaktadır.Özgürlük, eşitlik, adalet, iktidar, devlet, mülkiyet, sınıflar, ekonomi, insan doğası, insan hakları, hukuk, demokrasi, din vb. konularda tek tek ideolojilerin bakış açısının ve duruşunun da incelendiği bu eser kendi alanında da özgün ve yetkin bir değere sahiptir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123076</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2d83d62-2962-4c5a-9ef2-ae10aa85ec13.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağdaş Siyaset Sosyolojisi</image:title>
            <image:caption>&quot;Siyasetin günümüzdeki halinin Kate Nash&apos;ın Çağdaş Siyasal Sosyolojisinden daha güncel ve eleştirel bir derlemesini bulamazsınız.&quot;- Steven Seidman, New York State University, Albany.Bu gözde kitabın ikinci baskısı çağdaş siyasal sosyolojideki gelişmelere özellikle küreselleşme üzerine hızla büyüyen literatüre dair tamamıyla gözden geçirilmiş ve güncellenmiş bir giriş niteliğindedir. Çağdaş siyaseti anlamak için kültürel anlamların rekabetine ve bunun sosyal eylemin toplumsal yapılandırılmasına ve demokratikleştirilmesine etkilerine karşı ne şekilde bir duyarlılık göstereceğimize dair düşünceler kitap boyunca değerlendirmektedir.Kitap baştan sona sosyolojik araştırmanın en temel alanlarına odaklanmaktadır. İktidar ve siyasetin tanımları; küreselleşmenin küresel yönetişim; devletin dönüşümü, medya ve siyasal cemaati içeren makro teorileri; toplumsal hareketlere dair son çalışmalar; vatandaşlık, refah ve yoksulluğun daha geniş bir tartışmasını içeren eşitlik ve &quot;farklılık&quot; siyaseti üzerine güncellenmiş bölümlerden oluşmaktadır. Hakeza küresel bir bağlamda demokrasi, demokratikleşme ve çevrecilik üzerine yeni bir bölüm ilave edilmiştir.Tüm bunların ötesinde kitap sosyoloji ve siayset öğrencilerine kendileri adına karar vermek ve anlamak için yeni gereçler sunacak şekilde çağdaş siyasette son zamanlarda yeniden sergilenen temel bir tartışmanın, küreselleşmenin ne şekilde hem emperyalizm ile bağlantılı olduğunu ama aynı zamanda demokrasi, barış ve insan haklarına saygı için yeni olasılıklar sunduğunun, hatlarını döşemektedir.Kate Nash Londra Üniversitesi Küresel Medya ve Demokrasi Araştırmaları Merkezi&apos;nin eş başkanı ve Yale Üniversitesi Kültürel Sosyoloji Merkezi bilim kurulu üyesidir. Transnationalizing Public Sphere&apos;in Nancy Fraser ile Wiley-Blackwell Compation to Political Sociology&apos;in Edwin Amenta ve Alan Scott ile birlikte yazarlığını yapmıştır.Hayrettin Özler, Sheffield Hallam Üniversitesi&apos;nden MBA, Strathclyde Üniversitesi&apos;nden siyaset bilimi alanında doktora derecesi almıştır. Halen Dumlupınar Üniversitesi İİBF Kamu YÖnetimi Bölümü öğretim üyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123077</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c03399d-3273-4225-8e00-0696a685d029.jpg</image:loc>
            <image:title>Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri</image:title>
            <image:caption>Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri adıyla hazırlanan bu kitap; çalışma ekonomisi, iş hukuku ve sosyal güvenlik hukukunun temel konularını içermektedir.

Kitap fakültelerde ve meslek yüksekokullarında “Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri” derslerinde okutulabileceği gibi mesleki sınavlar (KPSS, İdari Hakimlik, Kaymakamlık, Uzmanlık, Denetçilik, Müfettişlik, Kontrolörlük) için de çalışma kitabı niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123079</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07524562-7c48-487d-afde-e9ffb6c8dd99.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevre Etiği</image:title>
            <image:caption>İnsanın doğa karşısında nasıl davranması gerektiğini sorgulayan çevre etiği, felsefenin bir alt dalı olarak ortaya çıkmıştır. Bu anlamda çevre etiği, insanın canlı ve cansız varlıklara karşı davranışlarında ideal olanın ne olduğunu bulmaya çalışan bir yaklaşımı ifade etmektedir. İnsanın doğaya karşı davranışlarını sorgulayan etik öğretiler, insan merkezli, canlı merkezli ve çevre merkezli yaklaşımlar şeklinde üç grup altında toplanmaktadır. Ancak insan yaşamında insan merkezli yaklaşımların tartışılmaz bir üstünlüğü bulunmaktadır. Bu nedenle çevre sorunlarının düşünsel temellerinin de insan merkezli yaklaşımlar ve onun toplumsal alandaki yansımalarının önemli rolü olmuştur. Bu yaklaşımların etkisinde kalan insan, doğayla uyumlu yaşamak yerine, doğayı kontrol etmeye ve olabildiğince ondan faydalanmaya yönelmiştir. Böylece insanın çıkarlarına hizmet etmeyen canlıların yaşam alanları sürekli olarak yok olmuş ya da daraltılmıştır. İnsanın doğadaki canlı ve cansız varlıkların geleceği konusundaki bu davranışları, sadece doğaya değil, insanın da geleceğine de zarar vermektedir. Bu nedenle insan, doğanın ve aynı zamanda kendisinin geleceği için yeni bir etik anlayış benimsemek zorundadır.Çevre etiği konusunda yapılan tartışmalara önemli bir katkı sağlayacağını düşündüğümüz, Selim Kılıç&apos;ın &quot;Çevre Etiği: Ortaya Çıkışı,i Gelişimi ve Sonuçları&quot; adlı çalışması, salt bir insan merkezciliğin yanlışlığını ortaya koymakta ve diğer canlıların da yaşama hakkına saygı gösterilmesi gerektiğini savunmaktadır. Her şeyden önce de, dünyanın canlı ve cansız varlıklarla birlikte bir sistem olduğuna ve cansız varlıklar olmadan canlıların da varolamayacağına dikkat çekmektedir. Çevreyşe, doğayla, hayvan haklarıyla ve insanın geleceği ile ilgilenenlerin beğenisine sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123080</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e592b859-b3da-4663-9424-a5c9144a10a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevre ve Kalkınma Söylemi</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılın sonunda ve yirmibirinci yüzyılda sınırların anlamsızlaştığının ve tek bir dünyanın var olduğunun farkına vardık. Bu farkındalıkta küreselleşme olgusu ve çevre sorunlarının büyük bir etkisi oldu. Küreselleşme olgusu ve çevre sorunlarını birlikte çözmeye çalışmamıza yaradı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123081</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12f881ec-28a4-497c-9604-eaceeb7c26d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin’in Enerji Jeopolitiği</image:title>
            <image:caption>Çin günümüzde enerji tedarikinin büyük çoğunluğunu istikrarsız, güvenilir olmayan, öngörülebilir gelecekte güven ortamından yoksun olacağı düşünülen ve aynı zamanda da coğrafi olarak uzak olduğu Ortadoğu&apos;dan yapmaktadır. Bu durumun Çin&apos;in uzun vadeli enerji güvenlik politikasını tehdit etmesi Çin&apos;in yeni güvenilir enerji kaynağı arayışı içinde olmasına neden olmaktadır. Çin&apos;in uzun vadeli enerji güvenlik politikasının merkezinde Ortadoğu&apos;ya alternatif oluşturacak doğalgaz ve petrol kaynakları bakımından zengin olan aynı zamanda da Çin&apos;e coğrafi olarak yakın olan Güney Çin Denizi ve Orta Asya bulunmaktadır. Bölgelerin Çin&apos;e sınırı olması Çin&apos;in enerji güvenliği açısından oldukça önemli olmakla beraber küresel rekabetin yoğun yaşandığı bölgelerdir. Güney Çin Denizi sahip olduğu hidrokarbon yataklarının ötesinde uluslararası deniz ticaretinin gerçekleştiği bölge olması nedeniyle gerek bölge içi sorunlarda ve çatışmalarda gerekse küresel güç mücadelesinin ötesinde bir etkiye sahiptir. Çalışmanın diğer konusunu oluşturan bölge ise Orta Asya&apos;dır. Orta Asya Cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarını kazanmaları ve sahip oldukları enerji kaynaklarının zenginliği nedeni ile bu bölgede önemli güç mücadeleleri yaşanmaktadır. Bu bölgedeki güç mücadelesi bölgenin iki temel aktörü olan Çin ve Rusya arasında gerçekleşmektedir. Her iki devletin bölge üzerinde geleceğe dönük enerji, güvenlik ve ekonomik olmak üzere stratejik hedefleri vardır. Çin bu iki bölgede jeopolitik bir üstünlük kurarak enerji arz güvenliğini güvence altına almaya çalışmaktadır. Bu bağlamda Çin&apos;in bu iki coğrafi bölgedeki rakip ülkelere karşı jeopolitik avantaj ve dezavantajları belirlenerek, Çin&apos;in hem güvenilir enerji kaynaklarını çeşitlendirme hem de deniz ve kara bağlantılı enerji nakil hatları güvenliğini güvence altına alma çabasının ne kadar başarılı olduğu ölçülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123082</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b9b6e62-2745-4ec6-8f87-4ff0da77a007.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin&apos;in Hegemonik Yükselişi</image:title>
            <image:caption>Selçuk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü&apos;nde öğretim elemanı. Lisans ve yüksek lisansını Selçuk Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı&apos;nda tamamlamış ve 2016 yılında &quot;Uluslararası İlişkilerde Güç İntikal Teorisi: Britanya, ABD ve Çin&quot; adlı doktora tez çalışmasıyla Selçuk Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı&apos;nda doktora derecesini almıştır. Pek çok ulusal ve uluslararası akademik çalışması vardır. Uluslararası İlişkiler Teorileri, Amerikan dış politikası, Çin dış politikası gibi konularda çalışmalar yapmaktadır.Çin, 1980&apos;lerden beri düzenli olarak yüksek büyüme oranları yakalaması ve niceliksel gelişimine nitelikleri de katmaya başlaması ile en çok çalışılan ülkelerden birisi olmuştur. 2000&apos;li yıllarda tartışmalara Çin&apos;in yükselişi ve Amerikan hegemonyası bağlamı da eklenmiştir. Soğuk Savaş&apos;ın sonrası Amerikan hegemonyasının küresel alana yayıldığı genel kabul görmeye başlasa da 9/11 olayları ve 2008 Küresel Krizi gibi sorunları çözme ve yönetme konusundaki sorunları nedeniyle bu hegemonyanın düşüşe geçtiği de seslendirilmektedir. Çin&apos;in istikrarlı yükselişini sürdürmesi ve küresel kapitalizmin açıklarını satın alabilecek konuma gelmesi bir Çin hegemonyası olasılığını da ortaya çıkarmaktadır. Bu çalışma, Pax Britannica&apos;dan Pax Americana şeklinde değişen hegemonya rolünün Pax Americana&apos;dan Pax Sinica şeklinde değişiminin olasılığını incelemektedir. Bu çalışma, hegemonya rolünün ABD&apos;den Çin&apos;e geçebileceğini iddia etmektedir. Birçok farklı niteliği barındırdığı için melez bir güç olarak Çin&apos;in yükselişinin Amerikan yükselişi ile yapısal benzerlikler gösterdiği üç ülkenin hegemonik yükselişleri potansiyel, yükseliş ve olgunluk dönemleri bağlamında değerlendirilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123083</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63f5d1ae-c776-42e3-a798-3c22627774f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Partili Yaşamda Türkiye’de Genel Seçim Dönemleri</image:title>
            <image:caption>Türkiye, 2017 yılıda gerçekleştirilen Anayasa değişikliği ile yeni bir hükûmet sistemine geçmiş ve yeni sistem doğurduğu olağan sonuçların etkisiyle pek çok konuda siyaset bilimcilere tartışma kapısı aralamıştır. Özellikle, Cumhurbaşkanı&apos;nın seçiminde aranan (kamuoyunda dillendirildiği şekliyle ifade etmek gerekirse) %50+1 şartı siyasî partiler için yeni staretjik adımların atılmasını beraberinde getirmiş, bu da seçim ittifaklarının yasal bir zemine kavuşmasını sağlamıştır. Türkiye&apos;de son dönem seçimlere yönelik akademik yazında da ittifak sistemine bir yönelişin olduğu görülmektedir.Elinizdeki çalışmanın çıkış noktası da aslında gerçekleştirdiğim bir akademik çalışma kapsamında duyduğum ihtiyaçtır. Daha açık söylemek gerekirse geçmiş yıllarda bir makale çalışması yaparken Türkiye siyasetinde gerçekleştirilen tüm seçimlere ilişkin bilgileri, özellikle de genel sonuçlardan ziyade iller düzeyinde seçim sonuçlarını bünyesinde barındıran akademik bir kaynak eksikliğinin göze çarpması bu çalışmanın yazılma nedenidir. Bu kapsamda çalışma Türkiye siyasetinde genel seçimler üzerine çalışan araştırmacıların gerçekleştirilen tüm genel seçimlere ilişkin bilgilere ulaşabileceği bir kaynak olma amacındadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123084</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e06f191b-0cf1-4c3f-9ed3-0f01f99d48c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha İyi Bir Yaşam İçin Bilinçli Yaratma Sanatı</image:title>
            <image:caption>Bir şeyin imkânsız olduğuna inanırsanız, aklınız beyniniz bunun neden imkânsız olduğunu size ispatlamak üzere çalışmaya başlar. Ama bir şeyi yapabileceğinize gerçekten inandığınızda, aklınız yapmak üzere çözümler bulma konusunda size yardım etmek için çalışmaya baslar.Dr. David J. Schwartz Evrendeki her şeyi kaynağı bir yaratıcı vardır.Bilinçli yaratım, yaratıcının yaratım prensiplerini bilinçli olarak kullanarak kendi yaşamımızı şekillendirmektir.İstek ve arzularımızın yaratıcının evrende kurduğu yaratım modelin üzerinden fiziksel dünyada ortaya çıkmasını sağlamaktır.Bunu sağlayan şeyse zihnimiz ve sahip olduğumuz düşüncelerimizdir.İhtiyacımız olan şey düşüncelerimizi istek ve arzularımıza ulaşmamıza imkân sağlayacak şekilde organize etmektir.Yaratım alanında düşüncelerimizi kolaylıkla organize etmede kullanabileceğimiz birçok aracı kitap içerisinde bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123085</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af685eff-01ce-4490-bbae-26014b9406cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Davranışsal Azgelişmişlik</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta en geniş ve basit anlamda, çağdaş uygarlığın temel normları ile uyuşmayan, iktisadi siyasi ve toplumsal gelişmeyi engelleyen veya saptıranyani azgelişmişliğe neden olan yüzü aşkın sakıncalı davranış mercek altına alınmaktadır. Bu kitap, Türkiye&apos;de ve dünyada ekonomik, siyasal ve toplumsal azgelişmişliğin, başarısızlıkların ve ödenen yüksek bedellerin nedenlerini sorgulayan herkese hitap etmektedir. Bu kitap, davranışsal faktörlerin ekonomik, siyasal ve sosyal alanlardaki rolünü önemseyen ve bunların nasıl ve ne derecedeetkili olduğunu, nedenlerini ve sonuçlarını merakeden herkese hitap etmektedir. Bu kitap, Türkiye&apos;de ve dünyada ekonomik, siyasi ve toplumsal gidişattan rahatsız olan ve bu rahatsızlığın muhtemel nedenleri üzerinde kafa yoran herkese hitap etmektedir Bu kitap gelişmiş ülkelerle, gelişmekte olan ülkeler arasındaki davranışsal farkları ve bunların nedenlerini,sonuçlarını ve azgelişmişlikten kurulma yollarını sorgulayan herkese hitap etmektedir. Bu kitap, Türkiye&apos;de ve dünyada, ekonomik, siyasal ve sosyal alanlardaki sorunlu davranışlar konusunda teorik veya ampirik araştırma yapmak isteyen herkese hitap etmektedir. Bu kitap, bilimsel bir üslup ve endişe ile yazılmış olmakla birlikte, herkesin anlayabileceği birşekilde ve her düzeyde okurun okuduğu şeylere önemli katkılar yapmasını teşvik edecek şekilde kaleme alınmaya çalışılmıştır. Bu kitap, azgelişmişliği, performans göstergeleri veya yapısal değişkenler ile değil, davranışsal göstergelerle hem ekonomik hem siyasal hem de toplumsal boyutlarıyla tanımlayan ilk kavramsal ve teorik çalışma olma özelliğini taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123086</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da58a93b-beb2-4c96-9572-d9f635108c04.jpg</image:loc>
            <image:title>Değişen Dünyada Gazetecilik</image:title>
            <image:caption>Değişen dünyada gazeteciliğin dinamik yönünü teknolojiyi göz ardı ederek tahmin etmek mümkün değildir. İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte haberin doğası ve akışı da değişti. Haberler bugün sadece geleneksel kitle iletişim araçları yoluyla değil, facebook, twitter, instagram vb. gibi hayatımıza son 10 yılda dahil olan pek çok yeni medya kanalıyla daha hızlı ve yoğun olarak akmaya başladı. Yeni iletişim teknolojilerinin gazetecilik uygulamaları üzerindeki etkisini açıklayabilmenin yolu yeni medya imkanlarını anlamaktan geçiyor.Haberin ve gazetecilik mesleğinin dönüşen doğasını ve imkanlarını anlamak üzere kaleme alınmış olan bu kitap, gazetecilik alanında akademik ve pratik alanda çalışanların bazı sorularına yanıt verme amacını taşımaktadır.Bu kitapta;- Gazetecilik mesleğinin geleceğine senaryoları,- Sosyal medya araçlarının habercilik açısından sunduğu yeni imkanları,- Web 3.0 etkisinin gazetecilik pratikleri üzerindeki olası sonuçlarını,- Online gazetecilik ve internet dergilerinin tasarımının değişen yüzünü,- Yeni medya ortamlarında habercilik ve etik ilişkisini,- Değişen rekabet ortamının yazılı basın işletmeleri üzerindeki etkilerini,- Barış gazeteciliği, yurttaş gazeteciliği, bilim gazeteciliği, sivil toplum medyası pratiklerini ve daha fazlasını bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123087</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a29fdd68-775d-43ac-ae0c-5ae0298928e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Demokrasi</image:title>
            <image:caption>En temelde siyaset, doğası gereği herkes için zorlayıcı olan kamusal kararları nasıl alacağımız meselesiyle ilgilidir. Bu sorunun rıza ve baskı olmak üzere oldukça net ve basit iki yolu vardır. Yönetimin temel ilkesini rızaya mı, yoksa baskıya mı dayandıracağız? Bu tercih, insanın çıkar ve değerler konusundaki geniş farklılıklara sahip olduğu gerçeği ile birarada yaşama zorunluluğunun yarattığı zorlayıcı probleme, cevabı nerde arayacağımıza ilişkindir. Demokrasi, en genel anlamıyla yönetimi rıza temeline dayandırma anlamına gelir. Demokrasi, baskıya dayandırma karşısında ahlâkî ve faydalı olmak bakımından üstünlüğe sahip olsa da, hem kurmak hem de onu yaşatmak oldukça zordur. Tarih bize, insanların büyük çoğunluğunun kendi çıkar ve değerlerini iktidar gücünü kullanarak gerçekleştirmek ve diğerlerininkinin üstüne yerleştirmek için çok daha hevesli olduklarını gösteriyor. Zira, despotik yönetimler her zaman ve her yerde kendine çok geniş bir alan bulurken, demokrasiler nadir görülüyor. Nadir bulunması kıymetini ortadan kaldırmadığı gibi, demokrasilerin ulaşılmak istenen bir iyi olarak her zaman hayatta kalmasına da engel olmuyor. Çünkü, baskı yönetimlerinin toplumlarına verdiği kaçınılmaz zararın ve acının kahreden gerçeğiyle tekrar tekrar, her seferinde yüzleşmek zorunda kalıyoruz. Özgür ve refah içinde bir topluma inanlar, tüm zorluklara rağmen düşünmeye, konuşmaya, tartışmaya, mücadele etmeye ve de yazmaya inatla ve umutla devam ediyorlar. İyi ki bunu yapıyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123088</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a9c35c0-b371-47d4-8634-004f7ec2c894.jpg</image:loc>
            <image:title>Demokrasi Eleştirisi ve Demarşi</image:title>
            <image:caption>Despotizm ve tiranlık rejimleri hak ve özgürlüklerin acımasızca ihlal edildiği zorbalık rejimleridir.Demokrasi ise meşruiyetini eksik bir milli irade retoriğine da-yandırarak seçimle gelen bir despotizme pekala dönüşebilir. Demokrasi teorisinin en büyük yanlışı iktidarın meşruiyetini millet iradesine bağlaması ve buradan hareketle güç ve yetkilerin istismarı ve suiistimalidir.Despotizm, kırbaçla yönetir. Demokrasi ise yuları millete; dizginleri ise milletin vekillerinin (ve onun arka bahçesindeki plütokrasinin) eline bırakır.Demarşi; ne millet iradesine güvenir ne de atın sırtındaki biniciye. Demarşi, sınırsız ve keyfi devlete gem vuracak olan kurallar ve kurumlar rejimidir. Demarşi, dizginleri iktidarın eline bırakmaz; dizginleri çeker, kontrol eder.&quot;Kırbacı az kullan oğlum, dizginlere daha sıkı asıl&quot; Parce, puer, stimulis, et fortius utere loris. Ovidius&quot;Millet yularını sürekli olarak başkalarına mı verecektir?&quot;Frederic Bastiat</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123089</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9086e32-5e66-477e-96cc-197fa717fb6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet Destekleri Cilt-1</image:title>
            <image:caption>Elinizde bulunan bu çalışmada ülkemizde kurum ve kuruluşlarımız tarafından sunulan tüm devlet destekleri güncel haliyle ilgili mevzuatları titizlikle ve kapsamlıca incelenerek, mevzuattan arındırılmış, açık ve anlaşılır şekilde hazırlanmıştır.Söz konusu devlet destekleri dört cilt halinde yayımlanmış olup;Cilt-1&apos;de; T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Destek Programları, T.C. Ticaret Bakanlığı Destek Programları, Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Merkez Birliği (TESKOMB) Destek Programları).Cilt-2&apos;de; T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Destek Programları, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Destek Programları.Cilt-3&apos;te; T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Destek Programları, T.C. İçişleri Bakanlığı Destek Programları, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Destek Programları, Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) Destek Programları.Cilt-4&apos;te; T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Destek Programları, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Destek Programları, T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Destek Programları, T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Destek Programları, T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Destek Programları, T.C. Sağlık Bakanlığı Destek Programları, T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı Destek Programları, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) Destek Programları, Avrupa Birliği (Birlik Programları) Destek Programları, Kredi Garanti Fonu (KGF) Destek Programları, Yüksekögretim Kurulu (YÖK) Destek Programları tarafından sunulan desteklere yer verilmiştir.Ülkemizde devlet destekleri ile ilgili olarak yayımlanan tek ve en kapsamlı çalışma olan bu kitap; başta KOBİ&apos;lerimiz olmak üzere, büyük işletmelerimize, girişimcilerimize, sanayicilerimize, çiftçilerimize, turizmcilerimize, akademisyenlerimize, yerli ve yabancı yatırımcılarımıza, esnaf ve sanatkarlarımıza, hibe ve teşvik konuları ile iştigal eden iş dünyasına bir başvuru kaynağı olarak sunulmuştur.Tüm kesimlere faydalı olması dileğimle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123090</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1bb1dc8-c380-460b-a9ef-4d33a55d470d.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet Destekleri Cilt-2</image:title>
            <image:caption>Elinizde bulunan bu çalışmada ülkemizde kurum ve kuruluşlarımız tarafından sunulan tüm devlet destekleri güncel haliyle ilgili mevzuatları titizlikle ve kapsamlıca incelenerek, mevzuattan arındırılmış, açık ve anlaşılır şekilde hazırlanmıştır.Söz konusu devlet destekleri dört cilt halinde yayımlanmış olup;Cilt-l&apos;de; T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Destek Programları, T.C. Ticaret Bakanlığı Destek Programları, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Merkez Birliği (TESKOMB) Destek Programları).Cilt-2&apos;de; T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Destek Programları, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Destek Programları.Cilt-3&apos;te; T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Destek Programları, T.C. İçişleri Bakanlığı Destek Programları, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Destek Programları, Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) Destek Programları.Cilt-4&apos;te; T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Destek Programları, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Destek Programları, T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Destek Programları, T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Destek Programları, T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Destek Programları, T.C. Sağlık Bakanlığı Destek Programları, T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı Destek Programları, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) Destek Programları, Avrupa Birliği (Birlik Programları) Destek Programları, Kredi Garanti Fonu (KGF) Destek Programları, Yüksekögretim Kurulu (YÖK) Destek Programları tarafından sunulan desteklere yer verilmiştir.Ülkemizde devlet destekleri ile ilgili olarak yayımlanan tek ve en kapsamlı çalışma olan bu kitap; başta KOBİ&apos;lerimiz olmak üzere, büyük işletmelerimize, girişimcilerimize, sanayicilerimize, çiftçilerimize, turizmcilerimize, akademisyenlerimize, yerli ve yabancı yatırımcılarımıza, esnaf ve sanatkarlarımıza, hibe ve teşvik konuları ile iştigal eden iş dünyasına bir başvuru kaynağı olarak sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123091</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90a7b049-8b61-44fa-b733-e4e416276f23.jpg</image:loc>
            <image:title>Dış Ticarette Denge Oyunu: Stra - Trajik Senaryo ve Aktörleri</image:title>
            <image:caption>Küresel krizle birlikte dış ticaret ve bütçe açığı gibi ciddi ekonomik sorunlarla karşı karşıya kalan A.B.D. en büyük ticaret ortağı Çin’e karşı korumacı bir ticari politika sürdürmekte, Çin’de buna karşı misillemeye gitmektedir. Konunun güncelliği ve dünya ekonomisinde dış ticaretin seyrinin analiz edilmesi adına, kitabın uluslar arası iktisat ve büyüme literatürüne yararlı bir kaynak olması ümidiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123092</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a7f0edc-265a-4cc9-9e88-d02eede6d2d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Diferansiyel Denklemler ve Fark Denklemleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, dinamik analizin temel sezgisini, bir nevi alfabesini vermeyi amaçlamaktadır. Sosyal ve sayısal disiplinlerde ileri matematiğin kullanıldığı modelleri ve algoritmaları, üzerinde düşünce üretmek kaydıyla, bu alfabe üzerinden rahatlıkla anlayabilirsiniz.
Kitapta soruların çözümlerinde, meselelerin temel kurgusu, bulmaca odaklı ve sistematik verilmektedir. Bu noktada kitap, sıradan bir soru-cevap kitabı değildir. Kitapta bulunan sorular ve çözümlerinin tamamı, yazarlar tarafından üretilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123093</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d01ee69-d4f7-43ff-9604-45e1ab074011.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Çağda Öğrenen Organizasyonlar</image:title>
            <image:caption>İçinde bulunduğumuz bilgi çağında, bilgi işletmeler açısından en önemli sermaye haline gelmeye başlamıştır. Günümüz geleneksel organizasyon yapıları ve yöntemleri işletmeleri geleceğe hazırlamak konusunda yetersiz kalmaktadır. Dolayısıyla, organizasyonların elinde biriken verilerin işlenerek bilgiye dönüştürebilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan bu bilgilerin Henry Ford’un 1926 yılında yayımladığı My life and work adlı kitabında dile getirdiği gibi Toplam Kalite Yönetimine girdi sağlayabilmesi İşletmenin ait olduğu sistemde verimliliğinin artmasını sağlamak açısından önemlidir.
 
Bu sebeple, Dr. İbrahim Haşim İnal, bu eserde öğrenen örgütler, liderlik tipleri ile ilişkileri, öznel iyi oluş ve  verinin işlenmesinin günümüzdeki önemli bir öğesi haline gelen  yapay zeka ile olan ilişkisini incelemiş, geleceğin takımları ve geleceğin yöneticileri olan Z kuşağına yönelik çıkarımlarda bulunmuş, okuyucunun faydalanımının maksimize edilmesi için kolay okunur bir dil tercih etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123094</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76637a86-16a1-4aa0-ac52-b6876cda65d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Din ve Siyaset İlişkisi</image:title>
            <image:caption>Din-siyaset ilişkisi, siyaset felsefesi tarihinde tartışılan konulardan biri olagelmiştir. Dinin siyasetle olan ilişkisinin nasıl olması gerektiğine ilişkin tartışmada, özellikle Ortaçağ felsefesinde dini merkeze alan siyaset felsefeleriyle karşılaşmak mümkündür. Ancak modern döneme gelindiğinde, din-siyaset ilişkisi, dönemin filozofları tarafından tekrar ele alınmış ve din-siyaset ilişkisi farklı tarzlarda değerlendirilmiştir. İşte bu çalışmada, öncelikle ilkçağ uygarlıklarında, siyasal erkin din ile temellendirilmesi, kısaca ele alındıktan sonra, Ortaçağ Hıristiyan ve İslam düşüncesinde nasıl ele alındığı incelenmiş, akabinde ise, modern felsefede, din-siyaset ilişkisine yönelik ortaya atılmış olan ateizm, sekülerizm ve laisizm/laiklik anlayışları irdelenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123095</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d68a06b-e68c-465b-9f9d-9616ed99a6b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğal Ürünler Kimyası</image:title>
            <image:caption>Herkesin bildiği zorlu sentez ve külfetli ayırma, doğal ürünlerin uygulanabilir ilaçlara dönüşümündeki zorlu yolculuğun bir parçasıdır. Doğadan izole edilen bileşiklerin insan yapımı herşeyden daha büyüleyici yapılara, biyolojik profillere ve çok daha büyük farmasötik potansiyele sahip olduğu uzun zamandır bilinmektedir.Doğal Ürünler Kimyası: Kaynaklar, Ayrımlar ve Yapılar Kitabı; kaynaklar, ayrımlar ve doğadan keşfedilen birçok yeni bileşiklerle elde edilen farmasötik ilaçlar için pratik bir el kitabıdır. Bu kitap kombinatoryal ( bütünleştirici) kimyadan elde edilenlere kıyasla doğadan elde edilen ürünlerin avantaj ve dezavantajlarına dikkat çekmektedir.
 Kısaca bu kitap, araştırma uygulamaları ve endüstrideki örnek uygulamalar tarafından desteklenerek doğadan nihai bileşik haline kadar ki, tüm döngüyü açıklıyor. Kitap çeşitli kaynaklardan örneklerle ve uygulamalarla konuyu genişletiyor. Doğal ürünler kimyası, çoğunlukla bitki kimyası veya deniz kimyasından örneklerle ilgilenirken bunun yansıra kompleks yapılı fermente ( mikrobiyal ve algal ) ürünlerin büyüleyici ve zengin dünyasından da örnekler veriyor. Böylece, kitap mikrobiyal dünya ve böceklerden de örnekler  içeriyor. Bu nedenle, bu kitap biyoaktif metabolitler için bir kaynaktır ve mevcut geleneksel akademik dünyaya değil daha çok farmasötikıl endüstriye hitap etmektedir.
Bu kitap, doğal ürünler dünyasına eşsiz bir yaklaşım sağlamakta ve doğadan bileşiklerin toplanması, aktif bileşenlerin izolasyonu ve kimyasal yapıların belirlenmesi sürecine bir yol haritası vermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123096</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fccafa10-379a-4e41-a935-4e4f01c4535c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Akım Dört Siyaset</image:title>
            <image:caption>Sosyalizmin çöküşünden sonra ideolojilerin de sonu büyük ölçüde geldi. Daha önce birbirine karşı konumlanan, birbiriyle ölesiye mücadele eden ideolojiler, siyasi düşünceler ve akımlar etrafındaki katı barikatlar ve duvarlar bir bir yıkıldı; farklı siyasi kamplarda toplanmış gruplar ve partiler yan yana gelmeye; aynı değerler etrafında toplanmaya başladı. Artık dünyanın birçok ülkesinde bir sağ parti ile bir sol parti arasındaki fay hattı ortadan kalkmış durumdadır. Birçok partinin veya grubun sağda mı yoksa solda mı olduğu anlaşılmaz hale gelmiştir. Sadece kendi ülkemizde değil, Avrupa dahil olmak üzere dünyanın birçok yerinde eski ideolojiler, akımlar ve siyaset tarzları yerine giderek iki ana siyasi tutum belirginleşmekte, yükselmektedir: Merkeziyetçi yerelcilikle, adem-i merkeziyetçi kürselcilik. Birinci kampta toplananlar dünyaya kapalı bir toplumu, devletçiliği, milliyetçiliği, yabancı düşmanlığını benimserken; ikinci kutupta toplananlar sınırlı devleti, insan haklarını, özgürlükleri, dünyayla bütünleşmeyi, şeffaflığı, iç ve dış barışı bir değer olarak benimsemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123097</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa3fae1c-bcb1-4610-ae68-c98d28d7ffaf.jpg</image:loc>
            <image:title>E - Commerce And Digital Currencies Challenges And Risks</image:title>
            <image:caption>Mankind all over the globe has been experiencing a new era of civilization characterized by the so-called digitalization which transforms the way of doing business, production methods, consumption habits, and payment systems besides its reflections on daily life. This reality attracts academic concerns both in developed and developing areas, a sample of which formed this book designed by the editors from Turkiye, and accomplished with the contributions of academics in Syria, Gaziantep University El-Bab campus.
This book consists of fifteen chapter, each dealing with a different aspect of the issue, and presents a great value, not only because of its coverage, but also being the result of an academ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123098</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58ab7bdf-4a8a-49ae-a10e-e91a53929dbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekonometri (KPSS Uzmanlık Sınavları)</image:title>
            <image:caption>Ekonometri (KPSS Uzmanlık Sınavları)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123099</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aec6a75f-96d7-4304-afbe-e16155839050.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekonomide ve Siyasette Adil Rekabet</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, göstermelik ve meşruiyeti tartışmalı bir demokrasi ve piyasa ekonomisi ile meşru ve etkin bir demokrasi ve rekabetçi piyasa ekonomisi arasındaki farkın nasıl ortaya konulabileceği sorusuna cevap aranmaktadır. Bu sorunun cevabı adil rekabet ve meşruiyet koşullarının gerçekleşme düzeyi çerçevesinde açıklık kazanacaktır.
Bu kitap ekonomi ve siyasete ilgi duyan herkese hitap etmektedir. Kitap teorik bir çerçeveye sahip olmakla birlikte herkesin anlayabileceği bir üslupla kaleme alınmıştır. Kullanılan kavramlar ve incelenen ilişkiler ağırlıklı olarak 2010 sonrası Türkiye örneği esas alınarak somutlaştırılmaya çalışılmıştır. Kitapta internet yoluyla ulaşılabilecek kaynaklara ağırlık verilmiştir. Ayrıca örnek olaylarda gazete haberlerinden de yararlanılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123100</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b26df93-f0cc-422a-bd78-d146eb4314f8.jpg</image:loc>
            <image:title>English For International Trade and Logistics</image:title>
            <image:caption>The textbook is intended to help students have better comprehension and connection with the terms and subjects of international trade and logistics.
Firstly, the book comprises of some English Grammar rules which are very vital for students in order to gain needed skills to understand what lies beyond the basic and even complicated sentences. Secondly, it includes passages, vocabulary and glossary related to economics, trade and especially international trade and logistics. And lastly, it contains exercises to help student asses what they learn from the passages given in the book.
We hope that the book will be useful for students who seek perfection to help build better future for their societies and communities.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123101</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a2401e4-d571-4fa1-9c3d-60e59efc6f82.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Türklerde Hastalıklar ve Tedavi Yöntemleri</image:title>
            <image:caption>Eski Türk tarihini inceleyen araştırmacılar Türk kültür ve medeniyetine özgü konuların neredeyse tamamını çalışmışlardır. Eski Türklerde hastalık, sağlık, tedavi konularını içeren tıp bilimiyle ilgili araştırmalar ise oldukça sınırlıdır. Konu hakkında tıp tarihçileri bazı araştırmalar yapmakla beraber eski Orta Asya tıbbı konusunda genel kabul gören hususları yüzeysel biçimde değerlendirmişlerdir. Tarihçiler ise konuya daha sınırlı olarak yaklaşmışlardır. İşte bu durum eski Türklerin yaşadıkları bölgelerde ortaya çıkan hastalıklar ve bu hastalıkların tedavi yöntemleri hakkında çalışmamıza vesile olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123102</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce2ebaef-1dc9-4bf0-82cb-5867229ee001.jpg</image:loc>
            <image:title>Etkin Demokratik Hukuk Devleti</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmamız ülkemizdeki son yıllarda sivil iktidarların toplumsal gelişmelerin gerisinde kalmayarak demokratikleşme yolunda ülkenin önünü açma çabalarına destek olarak &quot;evrimci&quot; değişimin sürdürülerek &quot;devrimci&quot; gelişimlere meydan verilmemesinin temennisi ile kaleme alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123103</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e4c5fea-170b-40f2-8e22-ba3a3241279f.jpg</image:loc>
            <image:title>Eviews ve SPSS ile Lojistik Regrasyon (Logit), Probit ve Tobit Modellerinin Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>Bütün sosyal bilimler (İktisat, işletme, sosyoloji, psikoloji vb) ile tıp ve diğer sağlık bilimlerinin araştırma tekniklerinde istatistik ve farklı ekonometrik yöntemler kullanılmaktadır. Bu yöntemlerden en önemlilerinde biri alan araştırmaları ve anket çalışmalarıdır. Teorik olarak geliştirile ve matematik denklemleri ile oluşturulan bir dizi yeni modellerin sosyal bilimlerde kullanılması gerekmektedir. Özellikle istatistik ve matematiğin yoğun kullanıldığı bu yeni tahmin ve analiz tekniklerini her sosyal bilimi eğitimi yapan öğretim üyesi ve öğrencilerinin anlaması kolay olmamaktadır. Ancak bu tekniklerin sosyal bilimlere uygulanması paket programları vasıtası ile kullanışlı hale getirilebilir.
Bu çalışmada, sosyal bilimler alanında çokça kullanılan anket sonuçlarının değerlendirilmesi, analizi ve yorumlanmasına yardımcı olacak bazı ekonometrik teknikler ve ilgili programlara yer verilmiştir. Anket çalışmaları doğası gereği sınırlı seçeneklerle yapılmaktadır. Sınırlı seçeneklerle yapılan analizlerde Kesikli ve Sınırlı Bağımlı Değişken Modelleri (Discrete and Limited Dependent Variable Models) kullanılmaktadır.
Elinizdeki bu kitap derin istatistik ve ekonometrik detaylarına girmeden, ancak teorik çerçevenin anlaşılması için yeterli formülasyon ve tanımlamalara yer vermektedir. Daha sonra bu tekniklerin uygulanmasına yer verilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123104</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4500dee6-5bc4-4cfd-affe-f4635c58d715.jpg</image:loc>
            <image:title>Farsça Dinleme Çalışması</image:title>
            <image:caption>Dr. Ahmad Jabbari (Akademisyen, Yazar, Araştırmacı) 15 sene İran&apos;da çeşitli üniversitelerde öğretim görevlisi ve üyesi olarak çalıştı. Aynı zamanda Sosyoloji bölüm başkanı, Eğitim bölüm başkanlığı, Öğrenci işleri başkanlığı, Araştırma müdürlüğü ve Rektör yardımcılığı görevlerinde bulundu. Şu anda Hacettepe Üniversitesi&apos;nde ikinci doktorasını okuyup aynı zamanda Ankara&apos;da Farsça Öğretim Merkezi&apos;nde (İran kültür müsteşarlığı) öğretim görevlisi olarak çalışmakatadır. İran&apos;da ve Türkiye&apos;de bugüne kadar 20 kitabı yayınlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123105</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ae98e51-afcf-4571-a85c-d9e3c9a7468d.jpg</image:loc>
            <image:title>Farsçada YDS Kitabı 1</image:title>
            <image:caption>Dr. Ahmad Jabbari (Akademisyen, Yazar, Araştırmacı) 15 sene İran&apos;da çeşitli üniversitelerde öğretim görevlisi ve üyesi olarak çalıştı. Aynı zamanda Sosyoloji bölüm başkanı, Eğitim bölüm başkanlığı, Öğrenci işleri başkanlığı, Araştırma müdürlüğü ve Rektör yardımcılığı görevlerinde bulundu. Şu anda Hacettepe Üniversitesi&apos;nde ikinci doktorasını okuyup aynı zamanda Ankara&apos;da Farsça Öğretim Merkezi&apos;nde (İran kültür müsteşarlığı) öğretim görevlisi olarak çalışmakatadır. İran&apos;da ve Türkiye&apos;de bugüne kadar 20 kitabı yayınlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123106</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d104d22-a539-46d9-8acf-a0d2cd3cec31.jpg</image:loc>
            <image:title>Farsçada YDS Kitabı 2</image:title>
            <image:caption>Dr. Ahmad Jabbari, İran&apos;da ve Türkiye&apos;de bugüne kadar 20&apos;den fazla kitabı yayınlanmıştır. Yazarın Orion yayınlarında yayınlanmış olan ayrıca; Farsça&apos;da YDS kitabı (1) ve Sözük (Türkçe-Farsça, Telaffuz ile) adlı kitapları bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123107</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f82f79d0-ee89-46c1-b3f6-0faa5e186496.jpg</image:loc>
            <image:title>Farsça’da YDS Kitabı</image:title>
            <image:caption>YDS&apos;ye Yönelik Metinler ,YDS Püf NoktalarıYDS&apos;ye Yönelik Çalışmalar- YDS&apos;de Çözüm TeknikleriDeneme Sınavları - Cevap AnahtarıSözlükİran&apos;da çeşitli üniversitelerde öğretim görevlisi ve üyesi olarak çalıştı. Aynı zamanda Sosyoloji Bölüm Başkanlığı, Eğitim Bölüm Başkanlığı, Öğrenci İşleri Başkanlığı, Araştırma Müdürlüğü ve Rektör Yardımcılığı görevlerinde bulundu. İran&apos;da ve yurtdışında Farsça Öğretim Merkezleriyle işbirliği deneyimine de sahiptir. El_Mustafa Üniversitesinde Öğretim görevliliği, Danışmanlık, Tercümanlık ve Yazarlık yaptı. Bunun yanı sıra Ankara Dil Kolejleri ve İran Kültür Müsteşarlığına bağlı Farsça Öğretim Merkezinde hocalık görevinde bulundu ve aynı zamanda iki sene Müdür olarak çalıştı. Şu anda Hacettepe Üniversitesinde ikinci doktorasını yapmakla birlikte aynı zamanda da FÖMER Eğitim, Danışmanlık, Bilişim, Yayıncılık, Turizm,Ticaret Şirketi&apos;nde Genel Müdür olarak çalışmaktadır. İran&apos;da ve Türkiye&apos;de bugüne kadar 106 kitabı yayımlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123108</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d510681-6aff-4a6c-9824-2f4adf7f1406.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefeye Giriş</image:title>
            <image:caption>Felsefeye Giriş başlığı taşıyan bu çalışma, felsefe tarihi boyunca, filozoflar tarafından ele alınan konularla ilgili giriş mahiyetinden bilgi verme amacıyla hazırlanmış bir çalışmadır. Bu bağlamda, çalışma felsefe tarihi boyunca, filozofların, varlık, bilgi, bilim, ahlak, tarih, siyaset, hukuk, din, sanat, ve eğitim gibi konularda ortaya koydukları düşünceleri merkeze alan ve her biri felsefi bir disiplin halini alan konularda bilgi vermek maksadı taşımaktadır. Varlık Felsefesi, Bilgi Felsefesi, Bilim Felsefesi, Ahlak Felsefesi, Tarih Felsefesi, Siyaset Felsefesi, Hukuk Felsefesi, Din Felsefesi, Bilim Felsefesi, Ahlak Felsefesi ve Eğitim Felfesi gibi felsefi disiplinlerin, ne olduklarıi temel problemlerin neler olduğu ele alınmış, bu alanda ortaya çıkan akımların ve bu akımları karakterize eden temel düşüncelerinin neler olduğu bu düşünceleri ortaya koyan filozofların ele alınması yoluyla felsefi düşüncenin naa temalarının ortaya konulması, söz konusu amaçlar arasındadır.
Bu ama doğrultusunda, basit bir giriş kitabı olmakla yetinmeden, ama bir felsefe tarihi kadar birkaç cilde ulaşmadan kaleme alınan bu eserde, her bir felsefi disiplin için yeterli bilgiler verilmeye çalışımıştır. Elbette bu çalışma eksikleri olmayan bir eser değildir ve olması da düşünülemez. Ancak kısa bir girişle yetinmeden ama okuyucuyu boğmadan, felsefeye genel manada bakmak isteyen okuyucular için hazırlanmış bir eserdir. Bu yönü itibariyle bir ders kitabı olarak hazırlanmadığı ve bilimsel bir çalışmak olarak ele alındığı ve hazırlandığı ifade edilebilir.
Kitabın her bölümü, bir felsefi disipline ayrılmış ve yazarlar tarafından titizlikle hazırlanmaya çalışılmıştır. Prof. Dr. Hasan Aslan, Prof Dr. Mehmet Sait Reçber, Prof Dr. Yasemin Işıktaç, Prof. Dr. M. Hanifi Macit, Doç. Dr. Güncel Önkal, Doç. DR. Ahu Tunçel, Doç. Dr. Kemal Bakır, Yrd. Doç. Dr. Tuncay Saygın ve Doç. Dr. Yıldırım Torun tarafından kaleme alınan bölümler, her bir felsefi disiplini, yukarıda ifade edilen temel problemler çerçevesinde ele alan bölümlerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123109</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4f91127-fa50-4fb3-9504-5be1736affd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Feminen İslam</image:title>
            <image:caption>Günümüzde kutsal olan da küreselleşme sürecinden bağımsız değildir. Kutsal olanı anlamak için de yerel ve ulusal faktörlerin ötesine geçmek ve küresel bağlamı dikkate almak gerekmektedir. Günümüzde din, kimliklerin yeniden yorumlanması ve konumlanmasında elde hazır bulunan köklü bir unsur olarak önem kazanmaktadır. Birey söz konusu boyutuyla dini yeniden keşfetmekte ve öznel bir anlam yükleyerek kendine ait yapmakta ve güncel hayatta varlığını sürdürmek için bir kimlik olarak yeniden inşa etmektedir. Bu süreç kadınlar açısından özellikle dikkat çekmektedir.
Almanya&apos;da gerçekleştirilen bir araştırma, küresel süreçte Batı toplumunda farklı konumda bulunan iki kadın grubunun -Türkiyeli göçmen kadınlar ve Müslüman olmuş, batılı kadınlar- benzer bir strateji ile İslam&apos;ı yeni bir kadın kimliği inşası için bir değerler sistemi olarak temel almasını anlatmaktadır. Böylece nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ülkeler dışında, modern dünyanın kalbinde ve küresel koşullarda Müslüman kadının kimlik oluşumuna nasıl bir tepki verdiği incelenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123110</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc4ffefc-ca09-4aca-80d3-4fc87ecc3e04.jpg</image:loc>
            <image:title>Fetullahçı Terör Örgütü Gerçeği</image:title>
            <image:caption>Bu eserin esas amacı FETÖ&apos;nün iyi ve doğru tanınmasını sağlayarak, mağduriyetlerin minimum düzeye çekilerek, adaletin gerçekleşmesine katkıda bulunmaktır. Bu nedenle aşağıda belirteceğimiz kimselere faydalı olabilmeyi ümit ediyoruz:
1-Başta devletin FETÖ ile mücadele eden Hâkimler, Cumhuriyet Savcıları, Güvenlik Güçleri personeli ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarındaki yöneticiler ile yöneticilere yardımcı olan komisyon/kurul üyelerine,
2-Ülkemize, devletimize zarar veren ve tehdit oluşturan oluşumlar hakkında bilgi sahibi olmak isteyen, onları tanıyarak uzak durmak ve devletimize destek olmak isteyen vatandaşlarımıza,
3-FETÖ&apos;ye, &quot;İslam&apos;ı ve Türkçe&apos;yi dünyaya tanıtıyor&quot; dış görünüşünden dolayı sevgi beslemiş ama örgütün gerçek yüzünü tanıyıp, örgüt üyeliğinden kurtulmak ve &quot;biyonik robota&quot; dönüşmek istemeyenlere,
4- Bundan sonra örgütle ilgili akademik çalışmalar artacaktır. Özellikle, İlahiyat, Sosyoloji, Tarih, Güvenlik gibi bilim alanlarında Yüksek Lisans ve Doktora tez çalışmaları olacaktır. Fetullahçı Terör Örgütü ile ilgili akademik çalışmalar yapmak isteyenlere.
Yukarda saymış olduğumuz bu grupların adaleti gerçekleştirmelerine, vatandaşlarımızın yurttaşlık bilincinin gelişmesine ve örgütten uzak durmasına, örgüt hakkında akademik çalışma yapmak isteyenlere küçük de olsa bir katkımızın olması bizleri mutlu edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123111</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe62aa91-5540-4493-a3c8-ba68859941bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Finansal İktisat</image:title>
            <image:caption>Finans ve ekonomi kavramları küreselleşen sistemde hem şirketler hem de ülkeler için oldukça önemli bir hale gelmiştir. Söz konusu iki husus genellikle ayrı kavramlar olarak düşünülse de aslında birbirleriyle son derece yakın ilişki içerisinde olan farklı alanlardır. Belirtilen hususlar dikkate alındığında, &quot;finansal iktisat&quot; kavramının günümüzde daha önemli bir hale geldiği anlaşılmaktadır. En genel tanımıyla finansal iktisat, bir ülkedeki makroekonomik ve finansal kararlar arasındaki ilişki olarak ifade edilebilmektedir. Bundan dolayı, bir ülkede finansal anlamda alınan kararların ülkenin ekonomisini etkileyeceği görülmektedir. Netice itibarıyla, finansal iktisat alanında yapılacak çalışmaların hem finansal hem de makroekonomik karar vericiler için oldukça faydalı olacağı ortadadır. Finansal İktisat kitabı, altı farklı ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde, finansal kurumlar ve merkez bankacılığı konuları vurgulanmaktadır. İkinci bölümde ise, finansal piyasalar ve faiz oranları hakkında bilgi verilmektedir. Döviz piyasaları ve türev ürünler konusu ise, üçüncü bölümün içeriğini oluşturmaktadır. Çalışmanın dördüncü bölümünde finansal analiz ve ekonomik göstergeler konusu ele alınmaktadır. Portföy teorisi ve menkul kıymet değerlemesi konusu çalışmamızın beşinci bölümünü oluşturmaktadır. Finansal ekonomide güncel konular isimli son bölümümüzde ise davranışsal finans, katılım ekonomisi ve kredi derecelendirme kuruluşları hakkında detaylıca bilgi verilmektedir. Eserin, lisans ve lisansüstü seviyesindeki öğrencilerin yanı sıra; araştırmacı ve sektör uzmanları için önemli bir kaynak olması temennisiyle, bütün okuyuculara faydalı olmasını dileriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123112</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58439b88-26f7-4a46-ae6a-9d56eaf3f10a.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleceğin Endüstrileri</image:title>
            <image:caption>10 yıl sonra bizi nasıl bir dünya bekliyor?
. Kansere çare bulunacak mı?
. Robotlar işimizi elimizden alacak mı? Ya da robotlarla rekabette başanlı olmak için neler yapmamız gerekiyor?
. Geleceğin meslekleri hangileri olacak?
. Çocuğumu geleceğe nasıl hazırlamalıyım?
. Geleceğin yatınm alanlan hangileri?
. Buyuk veri ve analitik hayatımız nasıl değiştirecek?
Dünyanın en ünlü inovasyon uzmanlarından ve takipçilerinden biri olan Alec Ross, &apos;Geleceğin Endustrileri adlı kitabında bunlara benzer onlarca soruyu ABD Başkanı Obama ve uzun bir süre Hillary Clinton&apos;ın danışmanı olarak yaptığı geziler ve tecrübeleri ile cevaplayarak geleceği ongormeye çalışıyor.
Ross&apos;un deyimi ile bu kitap inovasyon ve teknolojiye bir methıyeden ziyade dünyanın dört bir yanında yurutülen çalışmalann gelecekte bizi nasıl bir dünyaya yonlendirdiğini artı ve eksileri ile ortaya koymaya çalışan bir kitap. Hem kamuda hem de ozel sektorde çalışan. politikanın mutfağında yer almasına rağmen sahada da onemli bir tecrübe edinen Alec Ross yaşam öykusunden ve kuşağının tecrubelerınden de faydalanarak geleceğin dunyasında toplumlann ve devletlerin başarılı olacağını ongormeye çalışmış ve bunlan gerekçeler.
Dunyanın en zor mesleği olarak nitelendirdiği ebeveynliği ön plana çıkaran Ross, geleceği ayakta bulunması gereken temel nitelikleri de sorgulamış ve bir ebeveyn olarak neler yapılması gerektiğini anekdotlarla anlatmış. Yani bu kitabı kendiniz için okumayacaksanız bile çocuklarınız için okumanızda fayda var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123113</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad6e183d-134c-40a1-9098-a79a44c996d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Genel Devlet Teorisi</image:title>
            <image:caption>Günümüz post-modern devlet düzenlerinde önemli olan Orta Çağın hiyerarşik bir silsile dahilinde yukarıdan aşağıya doğru sıralanan, arkaik ve anakronik “cemaatçi çoklu hukuk düzeni”ni yeniden canlandırmak değil, devlet ve vatandaş arasındaki hukuki ve siyasal ilişkinin rızaya ve insan haklarına dayalı olma kapasitesinin geliştirilmesi ve güçlendirilmesidir. Böylece sivil toplumun kurucu pozitif iradesi üzerinden siyasal toplumun ve düzenin meşruiyet temelleri de pekiştirilmiş olacaktır. Bu amaca ulaşmaya yönelik olarak Batı’da yapılan hararetli tartışmaların merkezinde “anayasal vatanseverliğin ve vatandaşlığın” bütün boyutlarıyla yaşama geçirilmesi meselesi yer almaktadır. Liberal-muhafazakâr Alman siyaset bilimci Prof. Dr. Dolf Sternberger’in ortaya koyup geliştirdiği “anayasal vatanseverlik” (Verfassungspatriotismus) kavramının esası, milli birliğe ve demokratik mekanizmalarla hayat bulan  hukuk devletine sadakatin, geleneksel etnik, kültürel veya dini kimlikler yerine, ancak demokrasi ve temel hak ve hürriyetler gibi seküler anayasal temel değerleri vatandaşların gönülden içselleştirmesiyle rasyonel bir şekilde yaşam bulacağına dayanır. Birleştirici bir “Avrupa vatandaşlığı” çatı kimliğini temellendirmek amacıyla sol liberal Prof. Dr. Jürgen Habermas tarafından teorisi yapılan “anayasal yurttaşlık”  kavramı ise bu ana fikre koşut olarak farklı kültür, ulusal kimlik, din ve gelenek dairelerine sahip bireylerin kapsayıcı bir ortak siyasi vatandaşlık kimliği üzerinden, kendi özgün değerlerini koruyup geliştirecekleri rasyonel birliktelikler meydana getirebileceğini içeriyor. Batı’da bu bağlamda son zamanlarda yazılan en kapsamlı ve değerli çalışmaların başında kuşkusuz Prof. Dr. Thomas Fleiner ve Prof. Dr. Lidija R. Basta Fleiner tarafından kaleme alınan “Genel Devlet Teorisi” kitabı gelmektedir. Elinizde tuttuğunuz ve büyük emeklerle Türkçeye kazandırdığımız bu kitabın Türkiye’nin, vatandaşlarının bir kısmına “zımmî statüsü” vermeye veya “çok hukukluluk” düzenine geri dönmeye yönelik abes ve akıllara ziyan önerileri artık gündeminden biteviye  çıkarmasına katkıda bulunacağını umuyorum. Ayrıca üniter siyasi yapımız çerçevesinde mahalli idareleri güçlendirerek, temel hak ve hürriyetleri güvence altına almak suretiyle kuvvetler ayrılığına dayalı ve güçlendirilmiş bir parlamenter demokratik hukuk devleti sistemini oluşturmaya yönelik güncel tartışmalar bakımından da çeviri kitabımızın yararlı olacağını düşünüyorum. Bu doğrultuda anayasal vatandaşlık rejiminin anlamını “gönüllü itaat ve bağlılık” dolayımında yeniden ele almamız ve böylece cari ve mer’i idari sistemin ortak vicdandaki meşruiyetini güçlendirmemiz gerekiyor. Bu kitabın başta bu alanın uzmanları ve idareciler olmak üzere üniversitelerin ilgili bölümlerinde öğrenim gören öğrenciler ile mezkur konulara ilgili duyan bütün vatandaşlar tarafından keyifle okunacağını ve önerileceğini ümit ediyorum.
Prof. Dr. iur. LL.M Mehmet Merdan Hekimoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123114</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e512dae-208c-4b9b-be54-f3bec817f0bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Genel Ekonomi</image:title>
            <image:caption>Hızlı teknolojik gelişmelerin yaşandığı günümüzde, ekonomi küresel bir yapıya kavuşmuştur. Gelinen bu noktada, ekonomi bilimi ve bilgisi insanların refah toplumu olma yolunda daha da önemli hale gelmiştir. Her alanda çeşitlenen ürünler, farklı kalite ve fiyatlar, rekabet koşulları içerisinde ihtiyaçlarını maksimum fayda sağlayarak karşılamak isteyen tüketim toplumları ortaya çıkmıştır. Bu ihtiyaçları minimum maliyet ve en verimli şekilde, maksimum kar sağlamayı hedefleyen üreticiler ve işletme kitleleri ekonominin dinamikleri olarak ulusal ve uluslararası piyasalarda yer almıştır.Toplumlarını refaha ulaştırmak isteyen devletlerin ana hedeflerinden biri ekonomik refahın sağlanmasıdır. Tarım-sanayi ve hizmet sektörlerinin ülke içinde ve dünya ülkeleri ile uyum içinde çalışması, toplumların refahı için önemlidir. Dünya ekonomileri tarafından kabul görmüş ekonomi kavramlarının bilinmesi, bu kavramların kendi aralarındaki ilişkilerin grafik ve şekillerle izahı ekonomi biliminin algısını kolaylaştırır. Bu kitapta bu dersi alan öğrencilere bilmeleri gereken tüm ekonomi materyalleri, sistematik bir şekilde sunulmaktadir. Ekonomi Dersi; Genel Ekonomi, Iktisada Giris, Mikro Iktisat, Makro Iktisat ders adlariyla birçok üniversitenin SBF, IIBF, Iletisim, Hukuk, Eğitim Fakülteleri ile Yüksekokul ders programlarında sürekli olarak yer almakta- dır. Bu kitap bu programların ders müfredatlarına uygun, tüm konuları içerecek şekilde düzenlenmiş olup güncel bilgileri içerecek şekilde açık bir dille yazılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123115</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cdc8c7e-b3c6-4d4f-9e6c-2143019f0a53.jpg</image:loc>
            <image:title>Girişimcilik ve İş Kurma</image:title>
            <image:caption>&quot;Bireyin, kurumun, şehrin, bölgenin ve ülkenin kurtuluş yolu; öğrencinin prestiji kariyer yolu&quot;
Küreselleşmenin yoğun bir şekilde yaşandığı günümüz dünyasında girişimcilik ve girişimciler gözde kavramlar, olgular ve kurumlar oluverdiler. Sadece toprağı, serveti ve sermayesi olanı, zaten zengin olanların uğraşısı iken; parası olmayanın, öğrencinin, nitelilikli-eğitimli kişilerin uğraşısı ve nihayet yoksulun, ev kadınının ve engelinin umuda yolculuğunun adı oluverdi girişimcilik...
&quot;İş aşama, iş kur!&quot; öğrencilere fenomenleşen sesleniş oldu.
Otorite, girişimciye boyun eğmeyen Y kuşağının mesleği de girişimcilik oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123116</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34034db2-25cc-406f-ab93-e7f238a93982.jpg</image:loc>
            <image:title>Göç Sosyolojisi</image:title>
            <image:caption>Kadim geçmişiyle göç olgusu, başta sosyoloji, nüfus bilim ve coğrafya olmak üzere pek çok disiplinin inceleme alanına girmiştir. İbn Haldun&apos;dan Ravenstein&apos;a, Stouffer&apos;dan Lee&apos;ye, Zelinky&apos;ye, Piore&apos;ye ve daha nicelerine kadar farklı düşünürler, göçleri ve göçmen davranışlarını açıklama girişimleriyle alanın kuramsal temellerini inşa etmişlerdir.
Uluslararası dengelerin değişmesi, yeni çatışma alanlarının ortaya çıkması ve eşitsizliklerin artan etkisi, göç konusunun dünya gündeminden düşmesine izin vermemektedir. Küreselleşme sürecinin etkisiyle sürekli yükselen bir ivmeyle artış ve çeşitlilik gösteren göçler, dünyanın hemen her tarafında etkisini gösterse de, bilhassa Ortadoğu&apos;da sıra dışı bir görünüm almıştır. Ortadoğu&apos;daki hareketlilikten en fazla pay alan ülkelerden biri olarak Türkiye ise son yıllarda maruz kaldığı akışlarla en sıcak bölgelerden biri haline gelmiştir.
Bu kitapta göç olgusu, kuramsal temellerine değinilerek sebep sonuç ilişkisi çerçevesinde ele alınmış, ilgili kavram ve süreçlere temasla Türkiye özelinde çeşitli göçler üzerine incelemelere yer verilmiştir. Kitap içeriğindeki farklı bakış açılarına sahip tartışmalar, okuyucusuna geniş kapsamlı bir bilgi edinme imkânı sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123117</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fad8abc-5d6c-4fe3-ab23-13a5d1ca869b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakikatin Üç Yüzü</image:title>
            <image:caption>Kendi hakikat yolculuğuna çıkmamış insanın durumu, aslında bir sınavda olan, fakat bunun farkında dahi olmayan insanın durumu gibidir. Sınavda olduğunun farkında olmadığından, ne yapacağını bilemez, bunu düşünmez bile. Bu nedenle de başarılı olamaz. O halde, her insan, sınavda olduğunun farkına varmak ve kendi hakikat yolculuğuna çıkmak durumundadır. Buna karşın, yalnızca arafta kalanlar buna gereksinim duymakta ve bunun sancısını çekmektedir. Bu noktada da, hakikati tanıma ve ona ulaşma yolları konusunda bir kılavuz gereksinimi ortaya çıkmaktadır. Elinizdeki kitapla, bu gereksinimin karşılanması umulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123118</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12cb3b2c-4edd-4a16-b645-2787ba02ead6.jpg</image:loc>
            <image:title>Halkevleri</image:title>
            <image:caption>Halkevlerine ilgi hiçbir zaman fantezi meraklar ve maddi menfaatler dolayısıyla olmadı. Her halkevi bir Kurtuluş Savaşı gibi yalnız maneviyata dayanan bir kültür savaşına çıktığını hiçbir zaman hatırından çıkarmadı.´
İsmet İnönü 1933
Bölümler:
1- Kültürel Aydınlanma Sürecinde Halkevleri
2- Halkevleri ve Tarih
3- Halkevlerinde Dil ve Edebiyat
4- Halkevlerinde Kütüphanecilik ve Yayıncılık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123119</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/425092be-4da5-4f19-bd71-ba947bf43a7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Harcama Hukuku</image:title>
            <image:caption>Bir ülkede devletin temel amacı o ülkede yaşayan bireylerin toplumsal ihtiyaçlarını karşılamaktır. Çünkü toplumsal ihtiyaçlar bireylerin tek başına karşılayamayakları ve birlikte yaşamanın sonucu olan ihtiyaçlarıdır. Devlet kendisinden beklenen ortak ihtiyaçları temel görevi olan kamu hizmetlerini yapmak suretiyle  karşılamakyadır.
Çağdaş, demokratik ve hukukun üstünlüğünün benimsendiği ülkelerde devletin varlığının doğrudan ve en güçlü biçimde ortaya konulduğu alanlardan biride toplumu oluşturanlar arasında mali-nakdi dayanışmayı sağlamak üzere görülecek hizmetler karşılığında vergi koyma anlamına da gelen &apos;vergi salması &apos;ise diğeri de knedisinden beklenen hizmeti gerçekleştirmejk için &apos;harcama yapması&apos; dır.
Devlet  bu alanda tek yetkili bulunduğu &apos;yasa çıkarma ve cebri başvurma yolu&apos; nu kullanır. Bu tekelci gücün kullanış şekli ,bir yandan bireyin hak ve özgürlüklerine öte yandan da ulusun egemenliği ilkesi ile yakından ilgilidir.
Söz konusu gücün kullanış şekli ve sınırının belirlenmesi bunların hukukiliğini ortaya çıkarmaktadır. Bu açıdan mevcut hukuki ortamda kamu hizmetlerinin karşılanmasında kamu maliyesi, kamu ekonomik faaliyetleri ,ve dolayısıyla kamu harcamaları önem arzetmektedir.
Günümüzde gerek kamu maliyesi gerekse bütçe harcamaları önemini artırmış ve özellikle kamu harcamalarının toplama ülkae harcamalarındaki payı yüzde ellilere aşmıştır.Dolayısıyla her ülkede görülen  kamu harcamalarının payındaki gelişme bu alandaki hukuki zeminin önemini hayli artırmıştır. B hukuki zemin kamu harcamaları ilkesine dayanarak kamu hukuku alanında yeni bir hukuk dalının ortaya çıkmasını sağlamıştır. bu hukuk dalıda Türk hukuk sisteminde kamu hukukunda yer alan mali hukukun &apos;vergi hukuk &apos; ve &apos;borçlanma hukuku&apos; gibi alt dalını oluşturan harcama hukukudur. Kamu maliyesinin uygulama yanını oluşturan harcama hukuku geniş bir çatı  olarak devletin veya devlet tüzel kişiliğine ait kuruluşların gerçekleştirmeyi planladıkları harcamaları temel esaslarını incelemesi konusu yapan multi disipliner bir hukuk dalıdır.
Kamu harcamalarının hukuki analize yönelik olan bu kitap kamu ekonomik faaliyetlerini ve kamu harcamalarına genel bakış harcama hukukuna giriş ve temel ilkeler harcama hukukuna ilişkin temel hukuki düzenlemeler ve ilgili ikincil hukuki düzenlemelerden oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123120</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99278918-250f-4368-a3b3-270ab34ed3dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Haricilik ve Anarşizm</image:title>
            <image:caption>İktidar ilişkilerinin minimize edildiği/olmadığı bir dünya mümkün mü? Devlet/yönetim bu iktidar ilişkilerinin neresinde? İktidar ilişkilerinin olmadığı toplum (eğer mümkünse) devamlılığını nasıl sağlar? İktidarı/tahakkümü dışlamış bir toplumun varlığı ya da var olma potansiyeli kabul edilirse, bu toplumda nasıl tekrar tahakküm/iktidar ilişkilerinin vuku bulmasının önüne geçilebilir veya bu ilişkiler kısa bir süreliğine ortadan kalkmış olsa/etkisi azaltılsa bile tekrar çıkma ihtimali yok mudur? İlgimizi uzun süredir cezbeden bütün bu sorular ve sorunsallar karşısında, Batı toplumsal ve siyasal tarihinde her türden tahakkümcü ve mülkiyetçi iktidar ilişkilerine bir karşı çıkış olarak ortaya çıkan anarşist siyaset felsefesi ve hareketine benzer şekilde Doğu ve İslam tarihinde yönetim ve iktidar ilişkilerine karşıt bir toplumsal ve siyasal bir duruş, anlayış ve hareketin olup olmadığı, varsa nasıl şekillendiği ve farklı yönlerinin olup olmadığı da zihnimizi meşgul etti. Başka bir deyişle, İslam siyasal düşüncesi/felsefesi geleneğinde, Batı&apos;daki anarşist felsefeye benzer şekilde İslam tarihinde benzer bir felsefeyi içeren bir hareketin olup olmadığı sorusuydu? Bu çerçevede, İslam tarihinde iktidar karşıtı bir yönelim ve adalet ve eşitlik talebiyle ilk siyasi mezhep olarak ortaya çıkan Hariciliğin, Batı&apos;da ortaya çıkan anarşist siyasi felsefe ile zamansal ve koşulsal anakronizme düşmeden, siyasi teorinin temel kavram setleri çerçevesinde benzerlik ve farklılığın olup olmadığı araştırılmaya değerdi.
Böylesi sorunsallar ve arayışlar sürecinde devam eden çalışma, nihayetinde başarılı bir tez savunması olarak sunuldu. İki farklı coğrafya ve zamanda ortaya çıkan ve içlerinde de büyük farklılaşmalar ve kırılmalar yaşayan Haricilik ile anarşizmin, siyasi teorinin adalet, özgürlük, eşitlik ve mülkiyet gibi temel kavram setleri çerçevesinde karşılaştırılmasından mülhem çalışmanın yayınlanması konusunda teşvik, kitap olarak basılması sonucunu doğurdu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123121</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/327a5fe2-0120-412f-95c3-2637da9c22d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Hititlerden Türkiye Cumhuriyeti&apos;ne Anadolu Uygarlıklarında Yönetim</image:title>
            <image:caption>Yönetim insanların birlikte yaşama arzularının ortaya çıkardığı bir ihtiyaç olarak kabul edilmiştir. Bu arzu insanların tarihinin ilk dönemlerinden itibaren birbirlerine benzeyen ya da farklılıklar gösteren irili ufaklı çok sayıda örgüt kurmalarına ve bunları yönetmelerinde etkili olmuştur. Anadolu toprakları tarihte bilinen en eski yerleşimlere ev sahipliği yapmıştır. İki farklı kültürü temsil eden Doğu ile Batının kesişme noktasında bulunan Anadoluda çok sayıda uygarlık hüküm sürmüştür. Bu uygarlıklar araştırmacılara yönetim tarihi bakımından önemli veriler sağlanmaktadır.
Kitapta Anadolu&apos;da siyasi birliği sağlayan ilk devlet olan Hititlerden Türkiye Cumhuriyetine kadar kurulan uygarlıkların devlet ve yönetim yapıları incelenmiştir. Uygarlıkların yönetim anlayışlarının ve yönetsel yapılarının geçmişten günümüze kadar nasıl bir değişim geçirdiği etkileşimler ve yansımaları devlet teşkilatları ile aralarındaki benzerlikler ve farklılıklar kronolojik sıraya göre akıcı bir dille okuyucuya aktarılmaya çalışılmıştır. Kitapta doğrudan yönetim yapılarına odaklanıldığı için mümkün olduğunca tarihsel olaylara ve kişilere yer verilmiştir.
Yönetim tarihi ve kamu yönetimine ilgi duyan akademisyen öğrenci bürokrat ve her kesimden okuyucunun yararlanabileceği bu kitabın yönetim tarihi ve karşılaştırmalı yönetim derslerinde de önemli bir kaynak olabileceği düşüncesindeyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123122</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53115935-7882-4c4e-9ee8-25596b6dc692.jpg</image:loc>
            <image:title>Hugo Grotius&apos;un Hukuk ve Siyaset Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, Hugo Grotius&apos;un hukuk ve siyaset felsefesine yönelik kaleme alınmış olan Türkçe&apos;deki ilk kitaptır. Grotius, Batı hukuk felsefesinde çok eski bir düşünce akımı olan doğal hukuk anlayışının modern dönem savunucularından birisidir. Zira ortaya koyduğu düşünceler itibariyle modern doğal hukukun kurucularından biri olarak kabul edilmektedir. Bu çerçevede hukuk felsefesi bağlamında doğal hukuk, uluslar arası hukuk ve savaş hukuku üzerine kaleme aldığı düşünceleri, günümüzde de büyük bir önem arzetmektedir. Bunun yanı sıra siyaset felsefesi bağlamında, modern dönemde ortaya çıkan sözleşmeci devlet teorisinin de Hobbes, Locke ve Rousseau&apos;dan önceki en önemli savunucusu ve teorisyenidir. Bu durum, Grotius&apos;u hukuk felsefesinde olduğu gibi siyaset felsefesinde de önemli bir yere oturtmaktadır. İşte elinizdeki bu kitap, Grotius&apos;un hukuk felsefesi bağlamında, doğal hukuk, uluslar arası hukuk ve savaş hukukuna ilişkin felsefi düşüncelerini ve siayset felsefesi bağlamında, devlet, özgürlük, mülkiyet vb. siyasal konulara bakışını inceleyen Türkçe&apos;deki ilk kitaptır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123123</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/598305d8-ca25-458a-b9fc-853348703fe3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuk Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Hukuk felsefesi, felsefi düşünce içerisinde, hukukun ideal biçimine yönelik farklı yaklaşım tarzlarının ortaya çıktığı bir alanı ifade etmektedir. Felsefe tarihi boyunca İlkçağ&apos;dan günümüze devam eden bu yaklaşım tarzları, hukukun ne olduğu, dahası ne olması gerektiği sorunu üzerinde ciddi tartışmaların ortaya çıkışına zemin hazırlamıştır. Bu bağlamda hukuk sorunu üzerine yapılan tartışmalar, hukukun ideal biçimi sorunundan, adalet sorununa, hak sorunundan, irade özgürlüğü sorununa, hukukun kaynağı probleminden, hukuk, devlet, toplum ilişkilerine kadar geniş bir yelpaze oluşturmaktadır.
Elinizdeki kitap, bu sorunlar çerçevesinde, hukuk kavramına ilişkin açıklama ve tanımları, hukuk ile diğer beşeri davranış kuralları arasındaki ilişki ve farkları, adalet konusuna yönelik bakışları ve adaletin tür ve çeşitlerini, hak sorununu ve bu bağlamda insan hakları ve sivil itaatsizlik konularını ve irade özgürlüğü problemini ele almakta, ayrıca hukuk felsefesi tarihinde ortaya çıkan doğal hukuk, hukuki pozitivizm, tarihçi hukuk okulu, idealizm, faydacı hukuk görüşü, hukuki realizm gibi akımları ve feminizmin hukuka ilişkin bakış açısını ve bu akımlara mensup filozofların görüşlerini ele alarak inceleyen bir kitaptır. Bu çerçevede İlkçağ&apos;da Sofistlerle başlayan ve günümüzde Ronald Dworkin&apos;e uzanan filozoflar zincirinde, hukukun ideal biçimine yönelik tartışmalara odaklanan bu çalışma, bu alanla ilgilenenler için hazırlanmış bir çalışmadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123124</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52e2c6a2-b787-4705-9e03-eb6f8be20e7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Irkçılığın Dönüşümü</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de ve dünyada ırkçılık kavramında yeni bir dönüşüm yaşanmıştır. Bu çalışmada  ilk olarak, ırk kavramı ve ırk kuramları ele alınmış, bu kuramların eski biyolojik ırkçılığın ortaya çıkışındaki etkileri değerlendirilmiştir. Bilimsel olarak ırk kavramının geçersiz olduğu anlaşılınca, eski ırkçılığın kültürel farklılıklar üzerinden yeni bir form kazandığına dikkat çekilmiştir. Eserde, İslamofobi, bu yeni kültürel ırkçılık formunun bir örneği olarak incelenmiş; geçmişi ve günümüzdeki durumu da analiz edilmiştir. Son dönemde Müslüman göçmenlere yönelik artan nefret söylemleri ve suç örnekleri ise çeşitli kamu kurumu ve sivil toplum örgütü verileri ışığında ele alınmıştır. Çalışmanın sonucunda, İslamofobinin özellikle Batı’da aşırı sağcı gruplar tarafından nasıl teşvik edildiği ve bu durumun Müslümanlar için oluşturduğu güvenlik sorunları vurgulamıştır. Ayrıca, bu olumsuz eğilimlerin önüne geçmek için mevcut caydırıcı önlemlerin ve politikaların eksikliği de belirtilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123125</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bfdb43f-c1d8-4c1b-8a62-0d58e25c5264.jpg</image:loc>
            <image:title>İdarenin Sağlık Hizmetinin Sunumundan Kaynaklanan Hukuki Sorumluluğu</image:title>
            <image:caption>Çalışmada, sağlık hizmetinin sunumu ile ilgili yeni boyut ve getirilen tartışıldıktan sonra, tıbbi uygulama hatalarına yönelik olarak her geçen gün artan davalar, bu davalar sonucunda ödenen tazminatların hekimlerde yarattığı tedirginliğin önlenmesine dair özellikle Amerika Birleşik Devletleri&apos;ndeki reformlar ele alınarak, yargı öncesi çözüm usulleri ve sigorta sistemi üzerinde durulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123126</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f3e0c3f-02a6-4e74-b9d5-7e7934db4663.jpg</image:loc>
            <image:title>İhale Teorisi</image:title>
            <image:caption>İhale Teorisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123127</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/679c604b-f2ec-4274-af56-f6e0a691865b.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisadın Temelleri</image:title>
            <image:caption>Bilindiği gibi, iktisat okumanın çok çeşitli nedenleri vardır. Bu nedenlerin başında, hiç kuşkusuz, günümüz dünyasını, insan ilişkilerini, ülkeler arası ilişkileri, birey ya da firma davranışlarını kavrama isteği gelmektedir. Aslına bakarsanız, hangi bilim alanında çalışıyor olursa olsun bi bireyin çevresinde olup bitenleri kavraması için ekonomi bilgisi taşıyor olması bir zorunluktur. İnsanın yeryüzünde varolmasından beri kaşılaştığı &quot;İktisadi sorun&quot;, belki de bugün, hiç olmadığı kadar büyük bir önem taşımaktadır.
Bu kitap kaleme alınırken, ekonomi yazınındaki en son gelişmelerin ışığında iktisat bilimini yeniden değerlendirmek, temel amaç olmuştur. Bu olgulardan hareketle yazılan bu kitabın amacı, mikro ve makro iktisadın temel konularını yeniden ele almak ve iki dönemlik İktisada Giriş derslerinde kullanılabilecek biçimde gerçek dünya olaylarına uygulanabilecek bir bakış açasıyla konuları bütünleştirmektir.
Kitaptaki konuların kapsamı ve düzeyi belirlenirken, üç temel düşünceden hareket edilmiştir. Birincisi, giriş niteliğindeki böyle bir kitapta, temel, basit ve kullanılabilir bir iktisat yazınına yer verilmesi gerektiğidir. İkincisi, geleneksel yaklaşımlara oranla, günümüz çağdaş iktisadının gerçek dünya olaylarını çözümlemede daha yararlı ve daha ilgi çekici oludğu gerçeğidir.
Bu temel düşüncelere de yanıt verme amacıyla kapsamı oluşturulan kitabımız, iktisat ve işletme eğitimine başlayan birinci sınıf öğrencilerine veya sosyal bilimlerin diğer alanlarında okuyan öğrencilerle, okul sonrası çeşitli iş sınavlarına girecek kişilere yönelik olarak hazırlanmıştır. Çok fazla matematiksel olamayan, ancak analitik ve tamamen günümüz iktisadının gerçek dünya olaylarına uygulandığı örneklerden oluşan kitabımızın tüm kullanıcılara yararlı olmasını dileriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123128</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/319e1bea-f04b-4ca2-bcd9-e2b2114b8331.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisadi Krizler ve Türkiye Ekonomisi</image:title>
            <image:caption>Prof Dr. İlker Parasız&apos;ın onlarca kitabı ve bilimsel çalışmaları iktisat bilimine, akademisyenlere, öğrencilere rehber olmuştur. Bu önemli çalışmaların pek çoğu iktisadi krizler üzerine kaleme alınmıştır. Bu armağan kitap da kıymetli bilim adamı İlker Hoca&apos;ya bir minnet ve şükran ifadesi olarak hazırlanmıştır.
Kitap 25 değişik üniversiteden ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası&apos;ndan toplam 39 yazarın kaleme aldığı 28 makaleden ve dört bölüm başlığından oluşmaktadır. Kitapta iktisadi kriz konusu, teoriden pratiğe ve küresel boyuttan ulusal boyuta dizayn edilmeye çalışılmıştır. Üniversite ve kurum çeşitliliği, yazar portföyünün farklı bakış açılarına sahip akademisyenlerden oluşması bu çalışmanın en dikkat çeken özelliklerinden birisidir.
Kitapta, krizlerin genel olarak nedenleri, özellikleri, yayılma yolları ile teorik ve kavramsal arka planı ve kriz kuramları tartışılmış, krizlerin çıkış nedenleri olarak teknoloji, politika, para ve banka ilişkilerinin yanı sıra ticaret ve sermaye ilişkileri de incelenmiş, liberal e Marksist görüşlerin ekonomik krizler hakkındaki yaklaşımları analiz edilmiştir.
Dünyada yaşanan krizleri tarihsel perspektifte değerlendirmeyi amaçlayan bu kitap, daha çok günümüzde etkilerini devam ettiren 2008 küresel kriz üzerine yoğunlaşmakta, 2008&apos;e kadar, 1929 krizi ile başlayan, petrol krizi, Latin Amerika, Asya ve Rusya krizlerini de derinlemesine analiz etmektedir. Özellikle, 2008 krizi, finansallaşma ve gelir adaletsiziliği ilişkisine vurgu yapmakta, yaşanan küresel kriz sonrası dünya ekonomisinin genel görünümü ve akabinde uygulanan iktisat politikalarını değerlenmektedir.
Çalışmada ayrıca Türkiye&apos;de yaşanan iktisadi krizler ile küresel krizlerinin Türkiye&apos;ye etkilerini inceleme konusu yapılmaktadır. Ulusal ölçekte 1994 krizi bir başlıkta, 1994 sonrası dönem de 2000 ve 2001 krizi olarak iki ayrı başlıkta değerlendirilmektedir. 2008 krizi öncesi ve sonrası Türkiye ekonomisi ve 2008 krizi sonrası borç krizine yakalanan Avrupa Birliği&apos;ndeki krizin Türkiye&apos;ye yansımaları da ayrı makalelerde ele alınmaktadır.
Kriz göstergeleri, krizden alınan dersler, risk yönetimi ve krize karşı alınacak uluslararası önlemlerle ilgili önemli makalelerin yer aldığı bu eserde risk yönetimi kavramı tartışılarak bilimsel bir temele oturtulmakta, kantitatif olarak kriz kriterleri kapsamında uluslararası işbirliği çerçevesinde yapılan G-20 toplantıları değerlendirmektedir.
Kitap, iktisadi krizleri çok yönlü ele alarak bu konunun hem teorideki yerini hem de pratikteki yansımalarını yüksek öğrenimin ve konuya ilgi duyan diğer kesimlerin istifadesine sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123129</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39999608-0060-4c7c-b62d-a39b046a189c.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisadi Sistemler</image:title>
            <image:caption>İktisadi sistemler, uzun süre statik bir yaklaşımla ele alınmıştır. Bu yaklaşımda veri iktisadi sistemlerin işleyiş mantığının ve nispi üstünlüklerinin analiz edilmesine öncelik verilmiştir. Bu kitapta ise iktisadi sis-temler konusuna dinamik bir bakışla yaklaşmak amaçlanmıştır. Burada dinamik yaklaşım, iktisadi sistemlerde gözlenen sürekli değişmelerin yönünü ve mantığını araştırmayı ifade etmektedir. Diğer bir ifade ile bu yaklaşım çerçevesinde iktisadi sistemler durağan veya değişmez olgular olarak değil, sürekli değişim içinde olan olgular olarak ele alınmaktadır.
Bu kitapta iktisadi sistemler arasındaki farklılıklar ve iktisadi sistemlerin gelişme dinamikleri esas itibariyle üç temel olgu çerçevesinde ele alınmaktadır. Bu farklılık ve dinamikler, iktisadi sistemlerin teknik ve sosyal işbölümünü geliştirip yönlendirmesi, iktisadi sistemlerin değer kanununu işletme ve yönlendirmesi, iktisadi sistemlerin eşitsiz gelişme yasasını işletme ve yönlendirmesi çerçevesinde ele alınmaktadır. Bu boyutlar kitabın bir başka orijinal özelliğini göstermektedir.
Bu kitapta geleneksel sistemlerin, kapitalizm ve sosyalizmin etkinlik, adalet ve özgürlük eksenlerinde gösterdiği değişmelerin dinamikleri ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Bu çerçevede İngiltere ve Rusya örnekleri esas alınarak geleneksel ve yarı geleneksel sistemlerden kapitalizm ve sosyalizme geçiş ve Doğu Bloğu ülkeleri ve Çin örneği çerçevesinde sosyalizmden piyasa ekonomisine ve piyasa sosyalizmine geçiş süreçleri incelenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123130</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb2d214b-7585-4545-9ca4-4a985dbadfe1.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat Okulları Çalışma Kitabı</image:title>
            <image:caption>XVIII. Yüzyıl başlarından itibaren ekonomik ve siyasi hayatta meydana gelen değişiklikler düşünürleri, ekonomik olayların sebeb ve sonuçları hakkında düşünmeye, araştırmaya zorlamış ve ekonomik olaylar toplum hayatında önem kazanmaya başlamıştı. Bilimsel anlamda iktisadi düşünce bazı düşünürlere göre Merkantilizm ile başlamaktadır. Klasik iktisatta reform olarak incelenen Neoklasik iktisadi düşünceye kadar, Merkantilist, Fizyokrat ve klasik okulun düşünce sistemi açıklanmaktadır. Kitapla, Neoklasik iktisadi düşünce, Keynesyen devrim ve diğer düşünce okullarına, bu okulların temsilcilerine, öğrencilerin günümüz sorunlarına eğilmeleri ve bu sorunları daha iyi kavrayabilmelerini sağlamak amacıyle daha geniş yer verilmiştir.
Bu eserde iktisat okullarının temel düşünceleri çıkmış sorularla bir arada ele alınmıştır. Bu kitapta sınavlarda çıkmış sorular, özgün sorular ve çözümleri bulunmaktadır.
Bu kapsamda; KPSS, Sayıştay, Mali Hizmetler Uzman yardımcılığı, Ziraat Bankası Teftiş Kurulu ve Kamu İhale Kurumu, Kaymakamlık, İç denetçilik, gibi sınavlarla ilgili iktisat okulları sorularının çözümlerine, bu konuların hemen arkasında yer verilmiştir. Daha sonrada bölüm ile ilgili pekiştirme sağlamak amacıyla test soruları eklenmiştir. Dolayısı ile okuyucu hangi bölümlerde zorlanıyorsa o bölüm konularını ve sorularını tercih ederek daha çok çalışma olanağı bulup eksiklikleri giderecektir.
Bu eserin okuyucusu, bir yandan iktisat okullarına ilişkin çıkmış soruların ağırlıklı olarak hangi konulardan geldiğini tespit edebilecek, bir yandan da dersin en temel konularını incelemiş olacaktır.
İktisat okulları çalışma kitabı tüm okuyuculara faydalı olmasını dileriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123131</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/936425f4-f0e1-4a0d-91de-f5ed17299bf8.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisatçı Gibi Düşünmek</image:title>
            <image:caption>İktisatçı gibi düşünmeyi öğrenmek, iktisat biliminin gelişmesinin  insanlık alemine neler kazandırdığını  kavrayabilmek açısından önemlidir.Günümüzde belli bir iktisat eğitimi gördüğü için  veya iktisadi hayatın içinde yer aldığı için  kendisini iktisatçı olarak  nitelendiren pek çok kişi vardır.  Ancak bu kişilerden  çoğunun iktisatçı  gibi düşündüğünü   söylemek mümkün değildir. Bu kitap okuruna, iktisatçı gibi  düşünenin önemini kavrama için gerekli,  donanımını kazandırabilirse amacına ulaşmış olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123132</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b851e5dc-1b3a-4b1e-913d-64fdad87dabd.jpg</image:loc>
            <image:title>İletişim Teorisi</image:title>
            <image:caption>İletişim topluma harici bir eylemler bütünü değil topluma dair her şeyin tüm yönleriyle mümkün kılındığı, bu yolla sürdürüldüğü dâhili bir kültürel dinamiktir. Toplumsal dünya içinde vuku bulan hemen her ilişki semantik ve estetik boyutları olan, anlamlarla donatılmış bir temsili ve simgesel beşeri iklim içinde icra edilir ya da yaşanır. Bu yüzden iletişim gibi toplumsal hayatın bütün dokusuna nüfuz etmiş bir temaya odaklanmak çok yönlü perspektifleri sentezlemeyi gerekli kılar. İletişimsel olgulara siyasi ve yönetsel, örgütsel, tarihsel, felsefi, sanatsal, dilbilimsel, edebi, enformatik, teknik ve daha benzeri birçok farklı perspektiften, hatta eşzamanlı olarak çoklu perspektiflerden yaklaşılabilir. Çoklu perspektifler, iletişimin kurucu toplumsal doğasının anlaşılmasında araştırmacıyı çok yönlü ve kompleks bir sistem muhayyilesi oluşturması yönünde zorlar. Diğer yandan kent planlaması ve tasarımından çevre yönetimine, sosyo-teknik uygulamalardan stratejik yönetime kadar beşeri bilimlerin herhangi bir konusu üzerinde çalışmak için öncelikli olarak o konu ile bağlantılı iletişim kozmosunun veya ekosisteminin işleyişini, başka bir ifadeyle ele alınan olgunun ilişkisel temellerini çözümlemekle işe başlamak gerekir.
Bu eksende elinizdeki eser, iletişimi müstesna bir tema olmaktan ziyade toplum hayatının bütün hücrelerine temas eden ve yapılaştıran temel bir olgu olarak betimleyerek iletişim teorisini sosyal teorinin içinde ele almayı deniyor. Bunu yaparken enformasyon teorisinden yeni medya çalışmalarına kadar iletişim araştırmaları alanının geniş gamı içindeki temel motifleri bir kültür, yapı ve eylem örgüsü içinde birleştirmeyi amaçlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123133</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0741f4c8-09e9-4a3f-a050-8930ad64c9dd.jpg</image:loc>
            <image:title>İmparatorluklar</image:title>
            <image:caption>İmparatorluklar tarihsel olarak sonlanmayan ve sistemi domine eden güç merkezleri olarak varlıklarını devam ettirmektedir. İmparatorlukların sistem üzerinde etkileri tarih boyunca değişirken eş zamanlı olarak bu değişim uluslararası ilişkilerin doğasında da söz konusudur. Var olan Batı odaklı okumalarımızda imparatorlukların sistemde etkileri ve türleri bize sınırlı bir yaklaşımın sonucunda verilmiştir. Ancak tarih bundan çok daha derin ve kapsamlı imparatorluklar ve medeniyetlerin yer aldığı bir alandır. Bu açıdan imparatorluklar çalışmasındaki temel hedef sadece bir tarih okuması değil aynı zamanda sistemde güç, hegemonya, emperyal yayılım, askeri yapılar, sosyo kültürel etkiler gibi pek çok alanı içine alan yeni bir okuma sunmaktır. Tarihin tekerrür etmesi deyiminden hareket ile aslında ortaya konan her reel politik gerçeğin kendi konjonktürel varlığı içinde vuku bulduğu ön kabulü olmalıdır. Çünkü sistem değiştikçe aktörler de değişir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123134</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20a4184e-a2e3-45e4-8ef2-b55e7b782331.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Hakları</image:title>
            <image:caption>Bütün insanlar hakları ve onurları bakımından eşit ve özgür doğarlar. (EİHB)
İnsanların insanca ve insanlık onuruna yakışır bir hayat sürebilmesi, büyük oranda tüm insanlığın tecrübesinin bir ürünü olan İnsan Haklarının herkes ve toplumsal her aktör tarafından tanınması, benimsenmesi ve saygı gösterilmesine bağlıdır. Zira, felsefe ve siyaset biliminin yüzyıllardır cevabını aradığı toplumsal barışın, huzurun ve özgürlüğün temelinde bu evrensel ahlaki ve hukuki ilkeler vardır. Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi (EİHB)&apos;nin diliyle, &quot;İnsanlık ailesinin bütün üyelerinin fıtraten sahip olduğu insanlık onuru ile eşit ve devredilemez haklarını tanımak dünyada barışın, adaletin ve özgürlüğün temelidir&quot;.
Özgürlük ve eşitlik emek ister, çaba ister ve en önemlisi samimiyet ve ahlak ister. İnsan hakları düşüncesi, adaletin hâkim olduğu, insan hakları ihlallerinin olmadığı ideal bir dünya tasavvur eder. İnsanlık bunu ne kadar başarabilirse o kadar insan kalma ve insan olma onurunu yakalayabilir.
Peki, insan haklarının kaynağı nedir ve meşruiyeti nereden gelir?
Dinler ve medeniyetlerin bu evrensel ilkelerin oluşumunda rolleri nelerdir?
İnsan hakları modern bir olgu mu, yoksa insanlık serüveniyle özdeş mi?
İnsan hakları Batı&apos;nın bir değeri mi? Yoksa tüm dünyanın ortak mirası mı?
İnsan hakları mutlak doğrular mı? Yoksa araştırılması ve geliştirilmesi gereken olgular mı?
İnsan Haklarını korumada bireyler ve devletlerin, şirketler ve toplumların sorumluluğu nedir?
İnsan hakları koruma mekanizmaları nelerdir?
Uluslararası politikada insan hakları nasıl bir işlev görmektedir?
Demokrasi, kalkınma, küreselleşme ve eğitimin insan haklarıyla ilişkisi nedir?
Ve teknoloji insan haklarını nasıl etkilemektedir?
Elinizde bulunan İnsan hakları çalışması, bütün bu sorular ve merak edilen diğer pek çok suallere cevap arama gayretinin bir ürünüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123135</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e655387d-41c4-48c5-ba7e-8e5109fad724.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Kaynakları Yönetimi</image:title>
            <image:caption>nsan Kaynakları Yönetimi-Ali Akdemir Harun Demirkaya</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123136</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fca83681-93fb-4c6b-abad-865372307392.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam İktisadı ve Finansı: Teorik ve Ampirik Çalışmalar</image:title>
            <image:caption>Günümüzde birçok akademik çalışmanın da konusu olan İslam İktisadı ve Finansı kendine has bir literatür oluşturmuştur. İslam İktisadı ve Finansı alanının mefkuresine paralel olarak geniş bir yelpazede gelişen literatürün konvansiyonel finans literatürüne nazaran henüz yetersiz ve gelişmeye muhtaç olduğu bir gerçektir. Bu nedenle, “İslam İktisadı ve Finansı” üst başlığında ilki “İlke ve Uygulamalar”, ikincisi “Teorik ve Ampirik Çalışmalar” olmak üzere iki adet editöryal kitap teveccühlerinize sunulmuştur. Kitaplarda yer alan bölümler, ülkemizin kıymetli üniversitelerden alanında uzman hocalarımız tarafından titizlikle yazılmıştır. Yazı dili Türkçe olan eserlerde, birçok farklı başlık ve içerik editöryal süreçten geçirilip özenle seçilmeye gayret gösterilmiştir. Eserler, İslam İktisadı ve Finansı alanının teorik altyapısı, yöntemlere ilişkin tartışmalar, konvansiyonel finans sistemi ile mukayesesi, günümüz iktisadi meselelerine alternatif çözüm önerileri, finansal teknolojiler, bankacılık, sukuk ve diğer para ve sermaye piyasası araçlarını da kapsayacak şekilde planlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123137</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d84a4c9-2467-40db-bdbb-e6d3bc52573e.jpg</image:loc>
            <image:title>İslamic Philosophy</image:title>
            <image:caption>Islamic Philosophy is a collection of few articles that appeared in different journals or as parts of the books published in a period of time that covers almost two decades. Major themes of these articles are mainly Islam and Islamic Philosophy past and contemporary. Some of my students and academicians suggested that these articles and chapters of different works be collected into an independent book so that it would be accessible as a whole to the readers of Islamic Philosophy and Religion.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123138</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cf2758e-1c7b-4b0e-86a1-2ef045552658.jpg</image:loc>
            <image:title>İşletmelerde Finansal Başarısızlık</image:title>
            <image:caption>&quot;İşletmelerde Finansal Başarısızlık&quot; kitabı teori ve uygulamayı bir araya getirerek değerli okuyuculara ulaşmayı amaçlamıştır. Günümüz bilim dünyasında önemli bir yer teşkil eden makine öğrenmesinin finans alanında da kullanılmasının önemine binaen bu çalışma yapılmıştır. İşletmelerin mali yükümlülüklerini yerine getirememe ya da getirmede zorluk yaşama durumu olarak tanımlanan finansal başarısızlığın önceden tahmin edilmesi ile karar verici pozisyonunda olan yöneticiler tedbirler alarak başarısızlığı önleyebilecektir. Kitapta finansal başarısızlık tahmini için makine öğrenmesi (yapay zeka) yöntemleri kullanılarak modeller geliştirilmiştir. Geliştirilen Yapay Sinir Ağları, Destek Vektör Makineleri ve Ensemble öğrenme modelleri, Borsa İstanbul (BİST) İmalat Sanayi Sektöründe işlem gören firmalar üzerinde uygulanmıştır. Bu kitap lisans, lisansüstü öğrencileri ve makine öğrenmesine (yapay zeka) ilgi duyan her okuyucunun yararlanabileceği bir kaynak olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123139</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c89ec5c-9984-45d9-85be-746975e9d69b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalkınma Sorunu</image:title>
            <image:caption>Kalkınma sorunu dünyanın en öncelikli gündemlerinden biridir. Çoğunluğun yoksul olduğu yerde, zengin azınlığın mutlu yaşayacağı düşünülemez. Böyle bir durum hem etik hem de fiil olarak mümkün değildir. Zenginliklerin elde edilmesi sürecinde dünyayı kirletenler, kirliliğe hiç katkıları olmayan fakirlerin geleceğini de kirlettiklerini bilmelidirler. Böyle bir süreçte yoksulların, zenginlerden alacaklı olduğu kaçınılmazdır. Zenginler, iktisatta negatif dışsallık dediğimiz fiyatlara yansımayan bu tür maliyetlerin bedelini yardım veya herhangi bir bağıi adı altında yoksul dünyaya transfer etmek zorundadırlar. Böyle yapmayıp, hoyratça davrananlar, gelecek nesillere daha karanlık bir gelecek bırakacaklarını unutmamalıdırlar.
Bu kitap dünyanın yoksulları ile zenginlerinin kısa bir serüvenini okuyucuya sunmayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123140</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b134872-163e-4402-a517-ddc1879da231.jpg</image:loc>
            <image:title>Jeopolitiği Anlamak: Uluslararası Politika yazıları</image:title>
            <image:caption>Dış politika Analizi, Diplomasi ve Uluslararası İlişkiler açısından en önemli alt disiplinlerden birisidir. Devletlerin dış politika karar verme süreçlerine odaklanan Dış Politika Analizi, karar vericilerin psikolojisinden küresel sisteme, kamuoyu baskısından örgütsel yapılara devletlerin dış politika kararlarını etkileyen farklı düzeylerdeki ve farklı niteliklerdeki pek çok unsuru irdeleyen ve bu çerçevede farklı disiplinlerden beslenen canlı bir akademik uğraş haline gelmiştir.
Dış Politika Analizinin özünü oluşturan unsur devletlerin dış politika stratejilerini anlamaktır. Uluslararası İlişkiler disiplinin dış politika analizlerinde sosyal bilimlerin çeşitli dallarından yararlanarak disiplinlerarası bir yaklaşım yürütmektedir. Bu disiplinler içinde Tarih, Sosyoloji, Din, Psikoloji, Ekonomi, Jeopolitik, Güvenlik ve İstihbarat çalışmaları gibi birçok unsur bulunmaktadır. Birçok disiplinden beslenen Dış Politika Analizi, haliyle aynı zamanda da içinde zorluklar barındırmaktadır. 
Elinizdeki kitap Uluslararası İlişkilerde yaşanan jeopolitik odaklı gelişmeleri tahlil etmeye çalışmış, Uluslararası İlişkiler disiplinin özelinde de Dış Politika Analizi alt disiplinine katkı sunmak hedeflenmiştir. Bununla birlikte Stratejik Analiz ve Stratejik İstihbarat açısından da küresel ve bölgesel alanda yaşanan güncel jeopolitik gelişmeler disiplinlerarası yöntemle analiz edinmek istenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123141</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c166d55-4d98-4829-847e-9882fb563ee3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalkınma Üzerine Ekonomi - Politik Yazılar</image:title>
            <image:caption>Kalkınma Üzerine Ekonomi - Politik Yazılar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123142</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c74a52e-7e12-44e9-bca7-28e44f007bcc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamu Ekonomisi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Türkiye&apos;de yayınlanan ilk Kamu Ekonomisi kitabı olup, beşinci baskısını yapmaktadır. Kamu Ekonomisi yaklaşımı, Kamu Maliyesi&apos;nin, İktisat&apos;ın bir alt dalı olarak ele alınması ile ortaya çıkmıştır. Kitap, bir toplumun hayatındaki iki büyük örgütlenme olan devlet ve piyasa ilişkilerini ele alarak kamunun etkin kaynak tahsislerini ve sonuçlarını incelemektedir. Bilindiği gibi devlet, piyasa başarısızlıkları sonucu olarak, kamusal mallar(kamu hizmetleri) sağlamak için kurulmuş bir kurumdur. Aslında piyasa başarısızlıklarının tedavisi için ortaya çıkan devletin müdahalesinin de; doğurduğu başarısızlıklar(israf) mevcuttur. Kitap, kamu sektöründe kaynak tahsis mekanizmalarını, dışsallıkları, gelirin yeniden dağılımını, maliyet yarar analizini, beşeri sermaye teorisini (eğitim harcamalarını), vergi teorisindeki gelişmeleri, ele alarak incelemektedir. Bu kitap, Kamu Ekonomisi dersi öğrencileri ve seçme sınavlarına hazırlananlar için Kamu Ekonomisi/Kamu Maliyesi alanında değerli bir referans eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123143</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/205eee56-5b9c-4020-a2b1-feba749f80b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamu Maliyesi - Vergi Hukuku ve Türk Vergi Sistemi</image:title>
            <image:caption>KPSS A Grubu - Müfettişlik - Uzmanlık - Staja Başlama ve Lisans Öğrencilerine Yönelik
Kamu MAliyesi - Vergi Hukuku ve Türk Vergi Sistemi Deneme Testleri
2008-2010 Yılları Arasında KPSS&apos;de Çıkmış Sorular ve Açıklamalı Cevapları
Elinizde bulunan bu kitap, merkezi sınavlara hazırlanan adayların, sınavlar bakımından önemi ve ağırlığı her geçen gün artan Vergi Hukuku ve Maliye alanında kaliteli bir esere olan ihtiyaçları göz önünde bulundurularak hazırlanmıştır. Okuyucunun bu kitap hakkında bilmesi gereken ilk özellik, bu kitap bizzat üniversitede görev yapmakta olan, alanında uzman akademisyenler tarafından hazırlanmıştır. Piyasada yer alan çok sayıda sınava hazırlık kitabı maalesef bir akademisyen titizliğinden uzak ve kalitesiz bir şekilde ve bu alanda ehil olmayan kişiler tarafından adeta derleme - toplama şeklinde hazırlanmıştır. Merkesi sınavlara giren birçok aday bu kitapların içeriği ve kalitesi konusunda bilgi sahibi olmadan sadece kapağının albenisi ya da kulaktan dolma bilgilerle sınava hazırlık kitabı almaktadırlar.
Bu kitaptan hem merkezi sınavlara hazırlıkta ana kaynak kitabı olarak, hem de İktisadi ve İdari Bilimler Fakülteleri ile Siyasal Bilgiler Fakültelerinin bölümlerinde, Vergi Hukuku ve Maliye alanları için lisans düzeyi yardımcı kaynak kitap olarak yararlanılabilir. Müfredatlarında Vergi Hukuku ve Maliye, branş dersleri bulunan Yüksekokullar ve Meslek Yüksek Okullarında da yine kaynak ders kitabı olarak takip edilebilecek bu kitap Hukuk Fakültelerinde ise öğrencilerin ders kitabı olarak yararlanabilecekleri bir başvuru kaynağı olma niteliği taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123144</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d46e79d-febc-4573-8033-8240dad57bdf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamu Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Lisans Ögrencileri
KPSS A Grubu
Kaymakamlık
Todai Sınavlarına Yönelik
Konu Anlatımlı Çoktan Seçmeli Testler
Kpss A Kaymakamlık Ve Todai Sınavlarında Çıkmış Sorular ve Çözümleri
Temel Hukuk
Anyasa Hukuku
İdare ve İdari Yargılama Hukuku
Yönetim Bilimi
Siyaset Bilimi
Türk Siyasal Hayatı
Sosyoloji
Kentleşme ve Çevre Sorunları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123145</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d6f693b-2ed5-4cad-902c-bfc194e7123f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kent Tartışmaları ve Yeni Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>Sanayi Devriminden sonra kentlerin nüfus ve alan olarak büyümesi kentlerde trafik, ulaşım, altyapı, güvenlik gibi yeni birçok sorunun ortaya çıkmasına neden olmuştur. Kentlerde rahat, huzurlu ve güvenli bir ortamda yaşamın sürdürülmesi için kentlileri ilgilendiren insan hakları alanında yeni düzenlemelere ihtiyaç duyulmuştur. Bu kapsamda temel hak ve hürriyetlerin yanında kentli hakları da geliştirilmiştir.
Avrupa Konseyi Kentli Hakları Bildirgesi ile Avrapa Kentsel Şartı&apos;nı kabul ederek kentli haklarının uygulanabilirliğini göstermiştir. Bu gelişme kapsamında yerel düzeyde vatandaşların yerel yönetime katılması kentli hakkı olarak kabul edilmektedir. Günümüzde kentlerle ilgili önemli bir gelişme de kentsel sorunların azaltılması, kentlerde rahat ve sakin bir hayatın sürdürülmesi için akıllı kent uygulamalarıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123146</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f7ded70-c812-4dc5-a36e-7cc79bbbbd3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıbrıs - Bir Çözümsüzlük Sarmalı</image:title>
            <image:caption>Kıbrıs sorunu can sıkıcı, modası geçmiş ve ilgili bütün tarafları bıktırmış bir sorunmuş gibi gözükmektedir. Konuyla ilgili pek kitap yayınlanmaması, bu durumun bir göstergesi olarak algılanabilir. Ancak sorun, doğrudan ilgili olan tarafların iç ve dış politikalarında önemli bir mesele olmayı sürdürmekte ve özellikle milliyetçilik tarafından desteklendiği durumlarda tarafları karşı karşıya getirme potansiyeli taşımaktadır. Örneğin Türkiye&apos;nin Avrupa Birliği&apos;yle ilişkilerinde olumsuz yönde kırılmayı başlatan Kıbrıs sorunu olduğu gibi son dönemlerde Doğu Akdeniz&apos;de keşfedilen doğal gaz yatakları bağlamında Türkiye&apos;nin karşı karşıya geldiği ciddi durumların Kıbrıs sorunuyla doğrudan bağlantısı bulunmaktadır. Kısaca Kıbrıs sorunu, günümüzde ve gelecekte takip edilecek iç ve dış politikalar bağlamında bilinmesi ve dikkate alınması gereken bir sorundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123147</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f36334c-5b8d-46a0-89ff-e11aba800bef.jpg</image:loc>
            <image:title>Kilo Verme ve Sağlıklı Yaşam Sırları</image:title>
            <image:caption>Kilo Verme ve Sağlıklı Yaşam Sırları
Kitap, sağlıklı beslenmenin ilk basamağı olan doğru beslenme konusunda ihtiyacınız olan birçok bilgiyi derli toplu bir şekilde sunmaktadır. Kitapta çağımızın en önemli hastalığı diyebileceğimiz obezite ve bundan kurtuluş yolları ile ilgili çok kıymeli bilgiler bulacaksınız. Sadece kilo vermek değil, verilen kilonun tekrar alınmaması için doğru beslenme alışkanlıklarının geliştirilebilmesi için ipuçları sizi beklemektedir.
-Prof. Dr. Fatih Gültekin (Tüba Asli Üyesi, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı Başkanı, Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı, Helal ve Sağlıklı Gıda Koordinatörü.)
Kitap yazmak, bildiklerini paylaşmak ve bunu olabildiğince sadece bir  şekilde yapmaya çalışmak oldukça zordur. Hasan bahri hoca bu kitapta bunu başarmış. İlerleme ve medeniyet olarak  takdim  edilen ürünlerin ve  dayatılan yaşam tarzının yanlışlığı üzerinde durup olması gerekene yani fıtratımıza dönüş için bu kitabın vesile olması dileğiyle.
-Prof. Dr. Bülent Adil Taşbaş (Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi.)
Bu kitapta pratik, basit, uygulanabilir ve devam ettirebilir tavsiyeler ile sağlıklı beslenmenin, kilo vermenin ve yaşamın sırları  sunulmaktadır. Elde Edilecek sırlar sayesinde beslenme ile ilgili karmaşık görülen konuların aydınlanması ve işlerin kolaylaşması beklenmektedir.
-Dr. Öğretim Üyesi Hasan Basri Savaş (Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı Başkanı.)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123148</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f852b916-97e2-4633-b5ca-59ab6cac7dda.jpg</image:loc>
            <image:title>Kobi ve Aile İşletmelerinde Yönetim ve Organizasyon Sorunları</image:title>
            <image:caption>Ülkemizde yaklaşık 2,5 milyon işletmenin yüzde 99.9&apos;unu Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ) oluşturmakta ve üretilen katma değerin %55&apos;i KOBİ&apos;ler tarafından sağlanmaktadır. Gerek ekonomiye olan katkıları gerekse istihdam yaratma potansiyelleri göz önüne alındığında KOBİ ve Aile İşletmenlerinde karşılaşılan yönetim ve organizasyon sorunlarının bilimsel yöntemlerle belirlenmesi ve gerekli çözüm önerilerinin ortaya konulması, bu işletmenlerin sürdürülebilirliği ve ülkemizin sınırlı kaynaklarının etkin ve verimli kullanımı açısından büyük önem taşımaktadır.
Bu eserde, KOBİ ve Aile İşletmesi kavramlarına yönelik literatür incelemesi yapılarak Burdur İlinde mermer sektöründe faaliyet gösteren KOBİ ve Aile İşletmesi niteliği taşıyan işletmelerin karşılaştığı yönetsel ve örgütsel sorunlar tespit edilmiştir. Kitabın son kısmında ise tespit edilen sorunlara yönelik çözüm önerileri getirilmiş ve bu işletmelerin yönetim kademelerine çözüm odaklı bir bakış açısı sunularak katkıda bulunulmaya çalışılmıştır. 
Aslında mermer sektöründe faaliyet gösteren KOBİ ve Aile İşletmelerinin yönetim ve organizasyon sorunlarının, sadece bu işletmelerde özgü sorunlar olmadığı, diğer sektörlerde faaliyet gösteren KOBİ ve Aile İşletmelerinin de benzer sorunlarla karşılaştığını söylemek mümkündür. Dolayısıyla bu çalışma tüm KOBİ ve Aile İşletmelerinin yararlanabileceği bilgiler sunmaktadır.
Elinizdeki eserin bu alanda çalışan akademisyen öğrenci, KOBİ ve Aile İşletmelerinin sahipleri ve yöneticileri ile konuyla ilgilenen herkese yol göstermesini ümit ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123149</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ad2e12c-3a64-4fe6-8107-1ee3fdb47430.jpg</image:loc>
            <image:title>Kore Toplumu, Kültürü, Siyaseti</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu kitap yaklaşık 10 yıl boyunca Kore ve Korelilerle ilgili edindiğimiz izlenimlere dayanarak yazılmıştır. Bununla birlikte bu izlenimlerimizi sistematik bir şekilde sizlere sunmaya çalıştık. Kore&apos;yle ilgili çok çeşitli konularda görüşlerimizi mümkün olduğunca objektif ve tarafsız dille kaleme aldık. Elbette bu tür konularda insanın kendi kültürel kalıplarını aşması ve başka bir kültüre objektif bir şekilde yaklaşması oldukça zordur. Yalnız biz burada özellikle Türklerin gözüyle Kore&apos;yi ve Korelileri tanıtmaya çalıştık. Kore&apos;yle ilgili çok sayıda İngilizce ve başka bir dilde yayın olmakla birlikte bunlar ya başka ülke vatandaşları tarafından kaleme alınıyor ya da Korelilerin kendilerini Batılılara tanıtmak için hazırladıkları yazılar oluyor. Doğrudan Türklerin gözüyle Korelileri değerlendiren çok az sayıda yayın bulunuyor. Bizim de amacımız Kore&apos;nin Türkiye&apos;de doğru olarak tanınmasına katkıda bulunmak. Korelilere Türkiye&apos;yi ve Türkleri tanıtmaya yönelik benzer çalışmalar Korece&apos;de daha çok bulunuyor. Bunda Koreli Türkiye uzmanı sayısının fazla olmasının etkisi büyüktür.Türklerin ve Korelilerin doğrudan birbirlerini tanımasının iki ülke arasındaki ilişkilerin daha da geliştirilmesi için büyük önem taşıdığını düşünüyoruz. Dolayısıyla bu tür yayınlar Türkiye ve Kore arasındaki yakınlaşmaya büyük katkı sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123150</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e28ac638-b08a-476c-9bb8-94dec5d7f181.jpg</image:loc>
            <image:title>Kriz Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Kriz yönetimi, yönetim sürecinde ortaya çıkan krizleri önlemek amacıyla gerçekleştirilen yönlendirmelerin tamamıdır. Kriz anı, kriz öncesi ve sonrası boyutları ile bir süreç yönetimi olarak da tarif edilmektedir. Kriz yönetimi, Türkiye’de daha çok deprem, sel, çığ gibi mücbir sebeplerle birlikte hatırlanan bir yönetim yaklaşımı olmuştur. Oysaki kriz yönetimi sadece mücbir durumlar sonrası değil siyasetten ekonomiye, psikolojiden sosyolojiye her anlamda hayatın bir parçası haline gelmiştir. Bu bağlamda bu eser, akademide bir eksiklik olarak görülen kriz yönetimi anlayışını farklı boyutları ile ele almayı amaçlamıştır. Kriz yönetimini sadece yönetsel boyutu ile ele almak doğru değildir. Krizi, yönetsel seviyeye indiren sebeplere de dikkat çekmek gerekmektedir. Bu eser, son iki yıl içerisinde Türkiye’de arka arkaya gerçekleşen covid-19 pandemisi, orman yangınları, sel ve baraj krizleri öncesi ve sonrasında neler yapıldı veya yapılmalı sorusuna aranan cevaplarla gündemin merkezine oturan kriz yönetimi politikalarına ışık tutmayı amaçlamaktadır. Eserin özgün yönü, ekolojik, toplumsal, yasal, siyasal ve ekonomik boyutları ile kriz yönetimi anlayışının sorgulanarak tek bir eserde toplanmasıdır. Bu sorgulanma, alanında uzman araştırmacılar tarafından kaleme alınmıştır. Bu bağlamda, kriz yönetimi ile ilgilenen bütün farklı bilim dallarının yararlanabileceği bir eser olan “Kriz Yönetimi (Yapılar, Fonksiyonlar ve Politikalar)” kitabı, alana katkı sunma potansiyeli yüksek bir eser olma niteliği taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123151</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dafd210b-9fd5-4b56-a8b4-b54aeca4e66e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur&apos;an- ı Kerim&apos;in Tüketimle İlgili İlk Mesajları</image:title>
            <image:caption>İlk emri &quot;oku&quot; olan Allah (c.c)&apos;un insanlığa son hitabı Kur&apos;an&apos;ı Kerim, yeryüzünde yaşayacak olan son insana kadar hayatın her alanında yol göstericiliğini devam ettirecektir.
Kur&apos;an&apos;a inanan insan için Kur&apos;an&apos;ın bu görevini kusursuz yerine getirme donanımına sahip olduğu konusunda en ufak bir şüphe yoktur. Bu durumda ona inanan insanın onun rehberliğinden en iyi şekilde yararlanması durumunda en doğru yolda, her bakımdan dengede, varlığı doğru okuyan ve ona karşı doğru bir duruş sergileyen huzurlu bir insan olması gerekir. Bu, huzurlu, inanan bireylerin oluşturduğu toplumun da huzurlu bir toplum olması gerekir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123152</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7d1398f-217a-47cd-99f0-0d0ee8a00ba8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurumsal Kalite ve Ekonomik Büyüme</image:title>
            <image:caption>Ekonomi biliminin uzun süredir üzerinde çalışmış olduğu en önemli konulardan biri olan ekonomik büyüme, klasik üretim faktörleri (emek, sermaye, doğal kaynaklar, girişimci) veya bunlardaki verimlilik artışıyla sağlanmaktadır. Fakat tarihsel süreç içerisinde, ekonomik büyümeyi belirleyen klasik üretim faktörlerine ek, yeni üretim faktörleri (teknoloji, nüfus, tasarruf vb.) olduğu yönünde farklı büyüme teorileri ortaya atılmıştır. Bu teorilerin başında 1950&apos;li yıllarda R. Solow tarafından öne sürülen fiziki sermaye, işgücü ve teknolojik ilerleme farklarına bağlı olan büyüme teorisidir. Fakat bu değişkenler, bazı ülkelerin neden daha zengin bazılarının daha fakir olduklarını açıklamada yetersiz kalmıştır. Tam da bu noktada fiziki sermayenin arttırılması, teknolojik altyapının oluşturulması, üretim kapasitesinin ve verimliliğin arttırılması, vb. olayların kurumların işleyişi ile alakalı olabileceği konusu gündeme gelmiştir. Kurumların, sürdürülebilir ekonomik büyümenin sağlanmasında en büyük dişli olduğunu fark eden ülkeler kurumsal kaliteyi arttırmaya yönelik adımlar atmışlardır. Bu çalışmada ekonomi literatüründe &quot;sosyal teknoloji&quot; olarak ifade edilen kurumlar ve kurumların kalitelerinin ekonomik büyüme üzerindeki etkileri kurumsal iktisat perspektifinde ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123153</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/556c91b5-1ad1-4b00-8afe-1086b46d6f53.jpg</image:loc>
            <image:title>Küresel Pazarlama</image:title>
            <image:caption>Bilinen rakamlarla yaklaşık iki asırdır, 1830&apos;lardan beri, Türkiye dış ticareti açık veriyor. Bunun bir anlamı da ulusal gelirden, bu süre içinde, başka ülkelere kaynak aktarmışız! İhracatımızın, yaklaşık, 2/3&apos;ü ithal ürünlerden kaynaklanıyor. Rekabetçi teknolojik düzeyi yüksek ürünlerin endüstriyel ürünler ihracatı içindeki payı, yaklaşık, %5&apos;ler düzeyindedir. İhraç edilen ürünlerin kat ettiği mesafe, gerilemeye başlamıştır.
Dünya Ekonomik Formu verilerine göre, küresel rekabet edebilirlik endeksinde 45. sıradayız. Katma değeri yüksek rekabetçi ürünleri yeterince üretip ihraç edemiyoruz. Küresel pazarlarda, asimetrik bir rekabetle karşı karşıyayız. Bu, biraz da çekirdek uzmanlık, mikro ve makro ARGE bütçelerinin yetersizliğinden kaynaklanıyor. Bunları vb., bilmeyenin olmadığını da düşünmüyoruz. Sıra çözüme ve bu çözümü sağlayabilecek vizyon, amaç monopolizasyonu ve stratejik niyetle mali ve beşeri kaynak ayırmaya gelince, işte, bunu, yeterince, yapamıyoruz. En azından, biz, son otuz yıldan beri, iç ve dış pazarda asimetrik bir rekabetle karşı karşıya olduğumuzu yazıp anlatmaya çalışıyoruz. Sesimizi duyanın olduğunu da sanmıyoruz. Temel de mezar taşına yazdırmış: &quot;Hastayum dedum, inanmadunuz, hastayum dedum, inanmadunuz, ne oldi?&quot; Öldi!
Küreselleşme, dünyanın Romalılaştırılması olarak nitelendirilebilir. &quot;Roma&apos;da Romalı olmak&quot; yerine, dünya Roma haline getirilebilirse, herkes Romalı olur. Nitekim 26 ülkede 6500 genç üzerinde yapılan bir araştırmada, bu kişilerin, aynı ürünleri aynı nedenlerle tükettikleri görülüyor. Bir tür &quot;paralel tüketim ve yaşam&quot; söz konusu olmaktadır.
Küresel pazarlama, ulusal duyarlılıkların düşük olduğu, pazarlama bileşenleri (ürün, fiyat, dağıtım ve pazarlama iletişimi) stratejilerinin merkezi olarak belirlendiği bir pazarda geçerli olabilmektedir. Bu nedenle reklam, geleneksel medya, sosyal medya, turizm vb. ulusal duyarlılıkların azaltılmasına girişilmektedir!
Dünya&apos;da fert başına ortalama &quot;gelir&quot; 1000&apos;li yıllarda 400 dolarmış. Yani o yıllarda, dünya ortalaması düzeyinde gelire sahipmişiz! Dünya Bankası verilerine göre, 2015&apos;te, 195 ülkenin ortalama ulusal geliri, fert başına, 10.000 dolardır. Türkiye&apos;nin fert başına ulusal geliri de dünya ortalaması düzeyinde ve yaklaşık 10.000 dolardır! Bu bin yıllık yolculukta, &quot;az gitmişiz, uz gitmişiz, dere tepe düz gitmişiz&quot; ve aynı gelir seviyesini korumuşuz! &quot;İstikrar&quot; dediğin, böyle olur! Bu sürede, bazıları, bizi, beşe katlamış!
2050 yılı dünyası, nasıl bir dünya olacak? Bilen ve anlatan var mı? Doğan çocukların kulağına ezan okunup ad konulurken, 2050 yıllarından ve bugün edinilen borçları ödemesi gerektiğinden söz edilmeli! Rahmetli Barış Manço&apos;nun şarkısındaki gibi, &quot;Sarı Çizmeli Memet ağalarına/Hanım ağalarına,&quot; bu hesabı/borçları, yarın ödeyecekleri de hatırlatılmalıdır! Ne demişler? &quot;Adam olacak çocuk, bezinden belli olur!&quot; Söz, &quot;bezden&quot; açılmışken, Brezilya çocuk bezi pazarında, iki küresel marka, üç yıl süreyle fiyat rekabetine girişip fiyatları 2/3 oranında düşürmüş ve yerli rakiplerini pazardan silmişler ve uğradıkları kayıpları da başka ülkelerden sağladıkları kârlarla karşılamışlar!
İşte, otuz yıldır, anlatmak istediğimiz de bu asimetrik rekabet ve portföy yaklaşımı! Küresel Pazarlama, bize, küreselleşmenin &quot;yanlış anlatıldığı&quot; gerçeğinden hareketle sizlere, bir ders kitabından öte, &quot;işin&quot; eğrisini değil, olabildiğince, doğrusunu anlatmaya çalışıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123154</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cf59a18-1cb9-4f3d-9682-3338cdafacbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Küresel ve Büyük Güçlerin Stratejileri</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki eserde, 20 kadar alanında uzmanlaşmış akademisyenin emekleri sonucu ortaya çıkan 14 bölümde dünyanın en etkin bölgesel ve küresel güçleri olarak kabul edilebilecek 9-10 aktörün (ABD, Çin, Hindistan, Rusya, Almanya, Japonya, İngiltere, Fransa, Brezilya ve ayrıca Türkiye) küresel ve bölgesel politikaları, temel stratejileri analiz edilmektedir. Ek olarak , uluslararası sistem teorik bir çerçevede incelenirken, Avrupa Birliği&apos;nin Küresel ve Bölgesel Politikaları ve NATO&apos;nun geçirdiği dönüşüme de değinilmektedir. Bu kapsamlı eserde bölümler: o Küresel ve Büyük Güçlerin Politikaları: Dünya Siyasetinde Bazı Temel Kavramlar o Uluslararası Sistemin Yapısına Dair Anlamlandırmalar ve Konjonktürel Sistemsel Görünüm o &quot;Ortak Savunma Sistemi&quot;nden &quot;Ortak Güvenlik Sistemi&quot;ne: NATO Dönüşümünün Jeostratejik Anlamı ve Sistemik Etkileri o Avrupa Birliği&apos;nin Küresel ve Bölgesel Politikaları o Soğuk Savaş Sonrası Dönemde ABD Büyük Stratejisinin Kapsam ve Sınırları o Çin ve Dünya Düzeni: Tartışmalar ve Girişimler o Rusya Federasyonu&apos;nun Küresel ve Bölgesel Düzeni Anlayışı ve Yaklaşımı o Asya&apos;nın Yükselen Gücü Hindistan&apos;ın Küresel Stratejileri o Tarihten Günümüze Almanya&apos;nın Küresel Stratejisi o Pasifizmle Realizm Arasında 21. Yüzyılda Japon Dış Politikası o İngiltere (Birleşik Krallık): Avrupa Birliği Üyeliği, Brexit ve Etkileri o Fransa&apos;nın Küresel Stratejileri: Askeri Müdahalelerden Diplomasi Savaşlarına Fransız Stratejileri o Türkiye ve Büyük Güçler: Küresel Güç Mücadelesinde Türkiye&apos;nin Macerası o Brezilya: Geleceğin Ülkesinin XXI. Yüzyıl Serüveni; başlıklarıyla okuyucuya sunulmuştur. Eser hem uluslararası ilişkileri daha derinden anlamak isteyen okuyuculara hem de üniversite öğrencilerine hitap etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123155</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f64a8c4-f6ac-43f9-a244-12ce20a0c5ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Küreselleşme</image:title>
            <image:caption>Tarihin, ulus-devletlerin, ideolojilerin sonunun ilan edildiği bir çağdan bir başka çağa girilirken insanlık çok daha eski tartışmalara yeniden dönmüş görünüyor. 20. yüzyılı bir baştan bir başa şekillendiren liberalizm, Marksizm ve değişik versiyonları ile birlikte sosyalizm gibi daha seküler ideolojilere, 21. yüzyıl başlarında, artık kültür ve medeniyet gibi dine daha duyarlı tartışmalar eşlik ediyor. Pozitivist ve aydınlanmacı yaklaşımlarda çoktan ortaçağda kaldığı düşünülen din temelli tartışmalara geri mi dönülüyor? Öldüğü ilan edilen tanrı yeniden mi doğuyor? Yoksa bütün bu ilanlar gerçekliği gizleyen birer screen saver&apos;lardan mı (ekran koruyucu) ibaretti?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123156</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d256af8-4566-4734-bdae-577bc0fce18c.jpg</image:loc>
            <image:title>Küreselleşme - Bir Temel Metin</image:title>
            <image:caption>George Ritzer ve Paul Dean imzası taşıyan &quot;Globalization | A Basic Text&quot; kitabının ikinci baskısı olarak alanında çok önemli bir başvuru ve referans kaynağı mahiyeti taşıyan kitap, Türkiye&apos;de ORİON Kitabevi tarafından Murat ÇEMREK ve Yusuf SAYIN&apos;ın çeviri editörlüğünde &quot;Küreselleşme&quot; ismiyle yeniden Türkçeye tercüme edildi. Alanında birçok ilkleri ihtiva eden bu çalışma, özellikle küreselleşme üzerine çalışan akademisyenler, uzmanlar, araştırmacılar ve öğrenciler açısından eşsiz bir kaynak olma özelliği sunuyor. Küreselleşme, emperyalizm, kolonyalizm, Batılılaşma, küresel ekonomi ve neo-liberalizm gibi son derece kritik konuları ele alan kitap, kullandığı terminoloji ve metaforlarla oldukça dikkat çekiyor. Küreselleşme gibi adeta kalemi ve klavyeyi eline alan herkesin her şeyi söylediği bir konuda, bütüncül, kapsayıcı, betimleyici ve konuyu tüm hatlarıyla açıklayıcı bir yöntem takip ederek küreselleşme literatüründe gelişen tartışma ve belirsizliklere bir son nokta koymayı amaçlıyor. Son derece dağınık ve çeşitlilik arz eden küreselleşmeye ilişkin malumatı, derli toplu bir vaziyette ve akıldaki soruları cevaplayıcı tarzda okurlarına sunmayı hedefliyor. Elinizdeki kitabı diğer Türkçe baskılarından ayırt eden en önemli özelliklerin başındaysa yazarlar tarafından kitaba eklenen yeni ve okurlar tarafından anlaşılması güç vaziyette bulunan kavramlara çevirmen notları eklenmesi, mahiyeti kapalı cümlelere parantez içi açıklamalarda bulunulması, daha açık bir dil ve üslup gayretidir. Dahası; başta Uluslararası İlişkiler alanı olmak üzere Siyaset Bilimi, Kamu Yönetimi Sosyoloji gibi sosyal bilimlerin çeşitli disiplinlerinde çalışan akademisyenlerin çevirmenliğinde çalışmanın tamama erdirilmesi, elinizdeki kitabı seçkin kılan özelliklerin başında gelmektedir. Çok değerli okurlarımızın istifade edebilmesi dileğiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123157</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cff831a2-cee5-4f2f-993d-5fc907bfd382.jpg</image:loc>
            <image:title>Küreselleşme - Yerelleşme Sarmalında Kalkınma Ajansları</image:title>
            <image:caption>erel - bölgesel kalkınmada alternatif arayışlar çerçevesinde, Türkiye özelindeki teorik ve pratik tartışmalar, yaklaşımlar ve güncel sorunlara yoğunlaşan bu çalışma, kısa bir zaman diliminde planlanarak hayata geçirilmiştir. Türkiye&apos;nin farklı üniversitelerinden konuyla ilgili yetkin akademisyenlerin ve uygulayıcıların değerli katkılarıyla somutlaşan bu eser, akademik camianın yanında, uygulayacılar, yerel- bölgesel kalkınma ve Kalkınma Ajansları konusunda lisans ve lisanüstü eğitim gören öğrenciler ve bu alana merak sarmış kişiler için alternatif ve güncel bir başvuru kaynağı olarak hedeflenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123158</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51fd634b-74db-4641-9c35-747e174bd62c.jpg</image:loc>
            <image:title>Küreselleşme ve Dönüşen Kent</image:title>
            <image:caption>Kentler ortaya çıktıkları günden beri, insanlar için alternatif yaşama imkân tanıyan, heterojen insan gruplarının mekânı olarak, bir cazibe odağı olmuşlardır. Kırsal yaşamın sınırlılıklarına karşılık kentsel yaşam, sunmuş olduğu farklı yaşam biçimleriyle, kıra karşı her zaman çekiciliğini korumuştur. Artan nüfusun kendisine yaşam alanı olarak kentleri tercih etmesi ise, buraları kuralsızlığın, düzensizliğin, çevresel yaşam koşulları açısından birçok olumsuzlukların baş gösterdiği, mekânlara dönüştürmüştür. Kent söz konusu olduğu zaman, gerek kent yöneticilerinin uyguladıkları politikalar da, gerekse kentte yaşayan topluluklarda temel beklenti, yaşam kalitesi yüksek mekânlarda yaşamaktır. Kentsel yaşam alanlarında artan nüfus yoğunluğu, çeşitlilik gösteren ihtiyaçlar ve değişen yaşam tarzları göz önüne alındığında, kent yönetimlerinin yeni yaklaşımlar benimsemeleri ve karşılaşılan sorunlara alternatif çözümler bulmaları gerekmektedir. Günümüz koşullarında söz konusu bu alternatifler oluşturulurken izlenecek en doğru yol ise, teknolojiyi odak noktası haline getiren çözüm önerilerini tercih etmekten geçmektedir.
Artan dünya nüfusunun yaşamış olduğu hızlı kentleşme süreci, kent yönetimlerini önemli bir aktör haline getirmekte, yetki ve sorumluluk alanlarının her geçen gün daha da artmasına neden olmaktadır. Bu doğrultuda, kentsel alanlara ilişkin alternatif politika önerileri ve kentsel yönetime ilişkin güncel konular, kitabın temel odak noktalarını oluşturmaktadır. Küreselleşme ve artan nüfusun yol açtığı sorunlar, alternatif kent modelleri, akıllı kentler, eko-tek kentler, kentsel atık sorunu, afetler ve kentler, politika konuları içinde ele alınıp değerlendirilen konu başlıklarıdır. Kentsel yönetişim, farklılıkların yönetimi, 6360 sayılı kanun ve belediye meclisleri üzerinde bir inceleme ile kent ve çocuk ilişkisi ise, kentsel yönetime ilişkin konu başlıkları içinde yer almaktadır. Söz konusu konuların, 9 başlık altında ele alındığı kitapla, literatüre yeni bir eser kazandırılmıştır. Bu noktada emeği geçen hocalarıma ve arkadaşlarıma şükranlarımı sunarım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123159</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36b2e505-3da3-4006-afb6-5c26f18cf09d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kürt Meselesinin Anayasal Boyutu</image:title>
            <image:caption>Türkiye, tarihi bir dönemeç noktasında bulunuyor. Yaklaşık bir asırlık parantezin kapatılıp yeni bir anlayış ve perspektifle yepyeni bir Türkiye&apos;nin inşası için adımların atıldığı bir tarihsel momente tanıklık ediyoruz. İçinde yaşadığımız şu günler, Türkiye&apos;nin, tarihi derinliği olan kronik sorunlarıyla yüzleşmeye başladığı ve bu sorunlara çözüm üretme arayışına sahne olduğu bir döneme işaret ediyor. Bir taraftan Türkiye&apos;nin, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü gibi evrensel değerlerin gerisine düşen anayasal düzeni, diğer taraftan da farklılıkların eşitlik temelinde barış içinde birlikteliğini engelleyen sosyo-politik yapısı, değişimi zorlayan ana dinamikleri oluşturuyor. Her iki düzlemde yaşanan sorunların aşılması çabasında, toplumsal mutabakata dayalı yeni bir anayasanın yapılması hayati önemi haizdir. Politik ve sosyal aktörlerin önemlice bir kısmı, yeni bir anayasa yapımının temel gerekçesi olarak, her iki düzlemde yaşanan sorunların çözümünü gösteriyor. Nitekim, bu sorun alanlarının çözümünü kolaylaştırmak ve önüne açmak amacıyla, 2011 Eylül ayı itibariyle yeni bir anayasanın yapım süreci başlamış bulunuyor.
Türkiye toplumun yeni anayasadan en önemli beklentisi, demokrasinin standardını yükseltmek, Cumhuriyet rejiminin red, inkâr ve asimilasyon politikalarıyla dışlayıp ötekileştirdiği toplum kesimlerini devletle barıştırmak ve onları sisteme entegre etmektir. Yapım süreci devam eden yeni anayasayı &quot;yeni&quot; kılacak en önemli özelliği, genel olarak Türkiye&apos;de yaşanan bütün kimlik/farklılıklar sorununa, özelde ise -can alan ve can yakan bir sorun alanı olması hasebiyle aciliyet arz eden- Kürt meselesini çözüme kavuşturma özelliği olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123160</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26c97be1-61dc-43e8-a401-b73668f24642.jpg</image:loc>
            <image:title>Kürtçü Şiddet Sarmalında Devlet&apos;in ve PKK&apos;nın Stratejik Dönüşümü</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, Türkiye&apos;deki ayrılıkçı PKK terörü şeklinde tezahür eden politik savaşın doğru anlaşılabilmesi ve çözüm arayışlarına katkı sağlanabilmesi için öncelikle yaklaşık 40 yıldır devam eden düşük yoğunluklu çatışma sürecine kuramsal bir çerçeve sunulmaktadır. Bu açıdan PKK tarafından başvurulan Kürtçü politik şiddetin nedenleri, hedef ve yöntemleri, aktörlerin tutumları ve bu soruna karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti&apos;nin ürettiği çözümlerin süreç içindeki ideolojik ve stratejik değişimi sorunsallaştırılmaktadır.
Bu kapsamda yaşanan etno-politik çatışma sorununa dair iki analiz çerçevesi ortaya konulmaktadır: Birincisi, PKK&apos;nın uzun süreli halk savaşı biçiminde uyguladığı devrimci -Kürtçü- şiddet ve Devletin buna verdiği cevap bağlamında düşük yoğunluklu çatışma sürecinde yürütülen topyekûn savaş doktrini; ikincisi, çatışmanın aktörlerinin çatışma sürecinde yaşadıkları ideolojik ve stratejik dönüşümler.
Bu bağlamda küresel-bölgesel gelişmelerle birlikte PKK&apos;nın askeri yönden Türk Devleti tarafından yenilgiye uğratılmış olmasının getirdiği bir zorunluluk olarak bir yandan ayrılıkçı Örgütün ideolojik ve stratejik hedef ve yöntemlerinin değiştiği, diğer yandan Türkiye Devleti&apos;nin sorunu bir &quot;güvenlik sorunu&quot; olarak görmekten vazgeçerek &quot;siyasal bir sorun&quot; olarak kabul ettiği ve bu kapsamda terörle mücadele anlayışından uzaklaşarak &quot;müzakere&quot; yolunu tercih ettiği ileri sürülmektedir.
Ayrıca kitapta Kürtçü şiddetin ortaya çıkışı karşısında Devletin geliştirdiği cevapların Örgütü hangi düzeyde ve yönde etkilediği, örgütün geliştirdiği ideolojik, stratejik ve taktik manevralar karşısında Türk siyasetinin ve güvenlik bürokrasisinin nasıl bir tutum sergilediği açıklandıktan sonra aktörlerin paradigmalarında yaşanan dönüşümler sorgulamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123161</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81fe0a20-2b4e-49e9-802e-096c6e28f5c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Liberal Hoşgörü</image:title>
            <image:caption>Hoşgörü niçin kendisine en çok ihtiyaç duyulan durumlarda bulunamaz?
Bu zorlu ve hayati soruLiberal Hoşgörü’nün çıkış noktasını oluşturuyor.
Elbette kavramın iç gerilimini ele veren bir dizi soru eşliğinde..
Hoşgörünün, bir ihtiyaç olarak, kendisini şiddetle hissettirdiği alanlar hangileridir? 
Bu alanların hoşgörü konusu olmasının sebepleri nelerdir? 
Hem sahi hoşgörü nedir? 
Hoşgörünün ahlaki ve siyasi bir kavram-değer olarak ‘hoş görmek’ anlamına gelmediğinin farkında mıyız?
Bu konudaki genel eksiklik nedeniyle onu farkında olmadan başka kavramlarla mı karıştırıyoruz?  
Sakın bu karıştırma, en çok ihtiyaç duyulduğu anlarda bulunamamasının başlıca sebeplerinden birisi olmasın? 
Bütün bu kritik sorular hoşgörünün kurucu bir değeri olduğu ideolojik örgüye gidilmesini gerektirir. 
Söz konusu ideolojik örgü liberalizmdir. 
Bu ise başka sorular demektir:  
Hoşgörü neden liberal değer örgüsünün kurucu bir değeridir? 
Liberalizmin hoşgörüyle, öteki ideolojik öğretilere göre, niçin daha kesin ve açık bir organik ilişkisi vardır? 
Neden hoşgörünün dünyaya liberal bir perspektiften bakmanın doğal tezahürlerinden biri olduğu düşünülür?
Ve bu görüş, çok büyük ölçüde, niçin doğrudur?
Dr. Melih Yürüşen, otuz yıl önceişte bu ve benzeri soruların mümkün cevaplarını aramaya…  
Bunu yaparken de… 
Modern liberal demokrasilerin temel değerlerinden olan hoşgörüyü, içinde yeşerip geliştiği fikri yapıyla birlikte anlamaya çalıştı..
Orion kitabevi..
‘Liberal Hoşgörüyü Yeniden Düşünmek’ başlıklı ön makale..
Ve dikkatle gözden geçirilmiş ve yeniden düzenlenmiş haliyle..
Liberal Hoşgörü’yü okurlarla buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123162</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8457f6ca-411b-48e5-900b-2fe66c87ed3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Liberalizm, Demokrasi ve Sınırlı Devlet</image:title>
            <image:caption>Liberalizm, Batı&apos;da bireysel özgürlüğün üzerinde ortaçağlar boyunca hüküm süren sosyal, dinsel ve ekonomik baskıların kırılmasında baş rolü oynamış düşünce akımıdır. Liberalizmin bireycilik, özgürlük, özel mülkiyetin dokunulmazlığı, sosyal adalet, hoşgörü ve sınırlı devlet gibi temel kavramları modern dönem Batı dünyasının düşünce ve politika iklimini şekillendirmiştir.
Bu kitapta ele alınan bazı konular satır başlıklarıyla şu şekildedir:
Liberalizmin doğuşu ve gelişimi
Sosyal, siyasal ve ekonomik yönleriyle liberal düşünce
İskoç aydınlanması ve liberal ahlak teorisinin temelleri
Liberalizm ve demokrasi
Liberal düşünce perspektifinden hoşgörü ve barış içinde bir arada yaşama
Liberalizm ve paternalizm
Liberalizm ve adalet
Liberteryanizm
Anarko kapitalizm
Devlet faaliyetlerinin sınırları
Bu kitapta ele alınan bazı konular satır başlıklarıyla şu şekildedir:
Liberalizmin doğuşu ve gelişimi
Sosyal, siyasal ve ekonomik yönleriyle liberal düşünce
İskoç aydınlanması ve liberal ahlak teorisinin temelleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123163</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66f69493-b48a-454a-8658-0c9743752c80.jpg</image:loc>
            <image:title>Lorenz Von Stein (1815-1890)</image:title>
            <image:caption>Yabancı düşünce sistemleri, Türk yönetim düşüncesi üzerinde hemen ilk bakışta seçilecek kadar etkilidir. Bunlar, son iki yüzyıllık sürede, bugünden geriye doğru gidildiğinde İngiliz-Amerikan, Fransız ve Alman olmak üzere üç halkalıdır. Üç halkanın kendileri hakkındaki bilgilerimiz üzüntü verecek kadar kısıtlı ve gerçekten bölük pörçüktür.
Kitap, yönetim olgusunun kuram ve yöntem sorunları üzerine yaşanıp tamamlanmış büyük bir tartışmayı öğrenmemizi ve bu büyük tartışmayı özenle irdelediği için üzerinde düşündüğümüz konularda kendimizi sınamamızı sağlıyor.
Lorenz von Stein, tarihin konusu olmuş değildir. Aksine, 20. yüzyıla doğru Amerikan yönetim düşüncesi için nasıl esin kaynağı olmuşsa, yaşadığımız yüzyılda da bu güce sahip görünmektedir. Stein&apos;ın devletin eylemdeki halini yönetmek olarak belirlemesi kendi başına önemli. Devleti zamanının çoğu hukuk felsefecileri gibi gerçekte değil yalnızca fikirde olan şey olarak görmeyi reddetmesi, devlet olgusunu gerçekliği içinde araştırma daveti de öyle. Devlet incelemelerini siyaset felsefesinin ön-kabullerinden kurtarıp hukukun normlar dünyasına hapsetmeye karşı duruşu, yürüttüğü tartışmalardan çok şey öğrenebileceğimizi gösteriyor.
İlginç olan şu ki, Stein kendi ülkesinde yitiren taraf iken, Atlantik&apos;in öte kıyısında daha sonra devlet başkanı olacak Woodrow Wilson tarafından 1887 yılında adı anılıp görüşleri yüceltilen biri. Prusya&apos;nın kameral bilimleri ve daha sonra Stein&apos;ın görüşleri, Wilson&apos;a göre Amerika için en güçlü kaldıraçtır. Amerika&apos;nın Avrupa hukuk mirasına değil kameralizm ve devlet bilimi mirasına yaslandığı açıktır. Amerika Birleşik Devletleri 1870&apos;lerde başlayan ilerlemeci (progressive) felsefe ve reformcu hareket önderliğinde bilimsel yönetim ve örgütlenme çağına böylece giriş yapmıştır. Avrupa&apos;nın ise bu mirası reddedip &apos;hukuk&apos; etiketli yola girdiği zaman, dünya hegemonyası iddiasını Amerika lehine terk ettiği tarihsel bir gerçektir.
Türkçe alanyazında Stein&apos;ı çok az sayıdaki metinde anılıp geçilen bir yazar adı olarak görebildik. Stein&apos;ın hiçbir yazısı Türkçeye çevrilmemiştir; üzerine yapılmış herhangi bir değerlendirme de yoktur. Bu kitapla Almanca okuma becerisine sahip olmayan uzmanlara ve devlet üzerine düşünmeye meraklı olanlara geniş görüş açılı yeni bir pencere açılmış bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123164</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63d16c7e-0764-4b98-88ae-2b2ddd85c5f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Luigi Einaudi The Liberal Father of Europe</image:title>
            <image:caption>He presently holds the Jean Monnet ad personam Chair of Economics of the European integration at Yildirim Beyazit University, Ankara. He obtained the Jean Monnet Chair in 1997 at Brescia University
He has taught at Keio University (Tokyo) Bocconi University (Milan), Cagliari University, Piura University (Peru), Brescia University (Italy), Lima University, in the Chia-EEC Management Programme (Peking) at the University of the South Cone of America (Asuncion, Paraguay), at the Universidad Nacional de Rosario (Argentina) at Marmara University of Istanbul and at Selçuk University of Konya (Turkey) at West Timisoara University Babes Bolyai University of Cluj
-Napoca and Oradae University (Rumania).
He studies economics of international integration, applied both to the European and Latin American case. He is author of books and Mercosur integration.
Corcerning the European case he is author of articles on the problem of the external relationships, particulary with Latin American and Asia, on the economic and monetary union, fiscal policies and trade policy. Concernin Turkey he is author of articles and studies on the Turkish economy, its process of accession to the European Union and on the state of European Studies in Turkish Universities.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123165</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21532723-68e7-472a-a787-f90afc624807.jpg</image:loc>
            <image:title>Makro İktisat Çalışma Kitabı</image:title>
            <image:caption>İktisat yazını diğer bilim alanlarından daha çok daha hızlı gelişmekte nerdeyse her gün ekonomiyi değerlendirmek için yeni birtakım yaklaşımlar geliştirmektedir. &quot;Yeni&quot; her zaman &quot;en iyi&quot; demek değildir elbette , ancak sürekli&quot;eskiye&quot; takılıp kalmak &quot;eskiyi&quot; okumak öğrenmek ve öğretmek bunu defalarca yinelemek de geçerli bir yöntem olması gerektirir. Bu kitap kaleme alınırken temel kaygıda bu olmuştur. Ekonomi yazınındaki en son gelişmelerin ışığında makro iktisat bilimini yeniden değerlendirmek gerekmiştir. Bu olgulardan hareketle yazılan bu kitabın amacı makro iktisadın temel konularını yeniden ele almak ve sınavlardaki &quot;Yeni Tarz Konuları Soruları&quot; ile öğretmektedir. Kitaptaki konuların kapsamı ve düzeyi belirlenirken üç temel düşünceden hareket edilmiştir. Birincisi, temel basit ve kullanılabilir bir iktisat yazınına yer verilmesi gerektiğidir. İkincisi geleneksel yaklaşımlara oranla günümüz çağdaş iktisadının gerçek dünya olaylarını çözümlemede daha yararlı ve daha ilgi çekici olduğu gerçeğidir. Nihayet makro iktisada ait konular bir araya getirilirken yönetsel karar verme bakış açısını da yansıtması zorunluluğudur. Bu son durum kurum sınavları için çok önem arzetmektedir. Artık kurum sınavlarında güncel gelişmelerin ışığındaki konular uygulamalar ile ilgili sorular daha sık görülmektedir. Eserde temel konular ile birlikte son dönem çıkmış soruların çözümleri ve sınavlarda çıkma olasılığı yüksek sorunlara yer  verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123166</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/749a033d-2e60-4fcf-b305-4baed2e11336.jpg</image:loc>
            <image:title>Manevi İhtiyaçlar ve Mutluluk Ekonomisi</image:title>
            <image:caption>Küresel düzeyde mutluğun dağılımı ve gelişimi konusunda yapılan araştırmalar ve istatistiki bulgular, iktisat biliminin manevi ihtiyaçlar konusuna daha fazla eğilmesi gereğini ima etmektedir. Ancak bunun yeterince, hatta minimum ölçüde yapıldığını söylemek mümkün değildir. Bu kitap, bu alandaki boşluğu ve potansiyeli ortaya koyabildiği ve yeni araştırma pistleri açabildiği ölçüde amacına ulaşmış olacaktır.
Mevcut mutluluk kuramlarını dört başlık altında toplamak mümkün görünmektedir. Bunlar: Bahşedilen mutluluk kuramları, durağan veya sabit mutluluk kuramları, iyi hayat standardı ile mukayeseye dayanan mutluluk kuramları, ihtiyaçların tatminine göre değişen mutluluk kuramlarıdır. Bu kuramların ortak noktası, mutluluğun istenilir bir durum olduğu ve ayrıca maddi ve manevi ihtiyaçların karşılanması ile ilişkili olduğudur. Bu kuramlar içinde sadece sonuncusu, yani ihtiyaçların tatminine dayalı mutluluk kuramları iktisadi yaklaşım ile uyumludur. Ancak burada maddi ihtiyaçlar yanında manevi ihtiyaçların da göz önüne alınması gerekmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123167</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d6c57e3-4971-4001-801e-9b90bab64e78.jpg</image:loc>
            <image:title>Menekşe Renkli Deniz</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Gökhan Koçer, 1966&apos;da Ankara&apos;da doğdu. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü&apos;nden 1987&apos;de lisans, 1989&apos;da yüksek lisans ve 1994&apos;de doktora derecelerini aldı. 2004&apos;de Uluslararası İlişkiler bilim dalında doçent oldu. Gökhan Koçer, halen, 2010&apos;da Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı&apos;nda profesörlüğe atandığı Karadeniz Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü&apos;nde görev yapmaktadır.
On beşinci ve on sekizinci yüzyıllar arasında, en az üç yüzyıl boyunca kesintisiz biçimde &quot;Türk Gölü&quot; olarak adlandırılan Karadeniz, sonrasında Türkler ile Ruslar arasında egemenlik mücadelesine sahne olmuştur. Soğuk savaş boyunca mutedil dalgalı olan Karadeniz&apos;in sükuneti, Soğuk savaş sonrasında ise, eskiye oranla bozulmuştur.
Bugün, bölgesel aktörlerin dışında, Uluslar arası ve küresel aktörlerin ilgi alanında olan Karadeniz, artık Uluslar arası güvenlik gündeminin önemli maddelerinden biridir.
Bununla birlikte, Karadeniz bir &quot;barış denizi&quot; olarak, dünyanın görece en güvenli coğrafyalarından da biridir. Bunda ise, Türkiye&apos;nin inisiyatifiyle gerçekleştirilen KEİÖ, BLACKSEAFOR ve KUH gibi bölgesel yapılanmaların da büyük etkisi vardır.
Karadeniz&apos;in güvenliği, yalnızca Karadeniz&apos;in güvenliği deildir: Kafkasya&apos;dan Balkanlar&apos;a, Baltık&apos;dan Ortadoğu&apos;ya kadar uzanan geniş bir coğrafyanın güvenliğini ifade etmektedir. Hatta Karadeni, artık bir AB ve NATO denizi olarak, transatlantik aktörlerin de ilgi alanındadır.
Karadeniz, bugün Türkiye&apos;nin ulusal güvenlik ve dış politikasında geçmişten daha önemli yer tutmakla birlikte, çok boyutlu, uzun dönemli ve tutarlı bir Karadeniz politikasının varlığından söz etmek, mümkün değildir. Dahası Türkiye, değil Karadeniz Bölgesi&apos;ni, kendi Karadenizi&apos;ni bile yeterince tanımamaktadır. Özellikle son yıllarda, yoğun bir biçimde Ortadoğu&apos;ya odaklanan ve Karadeniz&apos;i ihmal eden Türkiye&apos;nin &quot;küresel güç&quot; olma iddiası ise, Karadeniz gibi bir &quot;bölgesel ölçek&quot; sınavını başaramadıkça gerçekleşemeyecektir.
Bu çalışma, konuya ilişkin birçok çalışmanın aksine, Karadeniz&apos;e Türkiye penceresinden, Türkiye odaklı bakmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123168</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ff613c9-9030-45ce-8d3a-85ab7620f11d.jpg</image:loc>
            <image:title>Meşru Devletin İnşası</image:title>
            <image:caption>Klasik toplum sözleşmesi kuramları, 1688&apos;de İngiltere&apos;de &quot;İngiliz Devrimi&quot;, 1789&apos;da Fransa&apos;da &quot;Fransız Devrimi&quot; ile sonuçlanan 17 ve 18. yüzyıl Avrupası&apos;ndaki siyasal sorunların, iktidar mücadelelerinin, uzun süren yıkıcı iç savaş ve çatışmaların, hükümdarların yönettikleri halka çeşitli gerekçelerle uyguladığı baskı ve şiddet uygulamalarının yaygınlaştığı bir ortamda, Thomas Hobbes, John Locke ve Jean Jacques Rousseau tarafından ortaya atılmış olan, özü itibariyle de &quot;meşru&quot; devleti açıklamayı amaçlayan kuramlardır.
&quot;Modern&quot; siyasal düşüncenin bir parçası olmaları sebebiyle meşruiyetin kaynağı olarak insan aklını gören ve &quot;meşru&quot; devletin ancak insan aklının bir ürünü olarak yapılan &quot;toplum sözleşmesi&quot; ile ortaya çıkabileceğini öne süren bu kuramlar, devletin ortaya çıkışını tarihsel bir süreç içinde anlatıyor görünseler de, örneğin, Oppenheimer&apos;ın kuramı gibi devletin nasıl ortaya çıktığını açıklamaya çalışan &quot;tarihsel&quot; değil, devletin &quot;meşru&quot; bir otorite olarak kabul edilmesi için hangi süreç ve aşamalardan geçmesi gerektiğini veya geçmiş olabileceğini ileri süren &quot;kurgusal&quot; kuramlardır.
Günümüzdeki siyasal tartışmalarda özellikle anayasalarla ilgili meşruiyet tartışmalarının yoğunlaştığı dönemlerde toplum sözleşmesi kuramlarının daha sık hatırlandığı ve bu kuramlara daha çok müracaat edildiği göz önüne alınırsa toplum sözleşmesi kavramının ve kuramlarının önemini ve canlılığını her zaman koruyacağını ileri sürmek, abartı olmayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123169</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36114b4c-dd1d-483f-9ea7-dc9bd3feac96.jpg</image:loc>
            <image:title>Metaekolojik Güvenlik</image:title>
            <image:caption>Metaekoloji, ekolojik varlıkların ait oldukları bütünden soyutlanarak bir piyasa unsuru haline getirilmesi, yaşamı destekleyen bir sistemin öğeleri olarak değil, birikimin kaynağı olarak sermaye birikim sürecinde yüklendiği işlevsellik oranında değer alması anlamına gelir. Bu yaklaşım ekolojik sisteme ve ekolojik varlıklara materyalist ve kapitalist bir yaklaşımdır.
Metaekolojik güvenlik ise çevre sorunlarını bir kaynak sorununa indirgeyerek çözüm arayan güvenlik yaklaşımıdır. Metaekolojik güvenliğin amacı ekonomiyi besleyen kaynaklara ulaşımın önündeki engelleri kaldırmak ve kaynak akışının sürekliliğini temin etmektir. Bu bağlamda askeri güç ve diplomasi metaekolojik güvenliğin en önemli araçlarıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123170</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a84a46fd-8709-4d4f-b0cd-06e46c498adc.jpg</image:loc>
            <image:title>Mikro İktisat Çalışma Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bu eserde temel mikro iktisat konuları çıkmış sorularla bir arada ele alınmıştır. İktisat Serisinin ilki olan bu kitapda sınavlarda çıkmış sorular, özgün sorular ve çözümleri bulunmaktadır.
Bu kapsamda; KPSS, Sayıştay, Mali Hizmetler Uzman yardımcılığı, Ziraat Bankası Teftiş Kurulu ve Kamu İhale Kurumu, Kaymakamlık, İç denetçilik, gibi sınavlarla ilgili mikro iktisat sorularının çözümlerine, bu konuların hemen arkasında yer verilmiştir. Daha sonrada bölüm ile ilgili pekiştirme sağlamak amacıyla test soruları eklenmiştir. Dolayısı ile okuyucu hangi bölümlerde zorlanıyorsa o bölüm konularını ve sorularını tercih ederek daha çok çalışma olanağı bulup eksiklikleri giderecektir.
Bu eserin okuyucusu, bir yandan mikro iktisada ilişkin çıkmış soruların ağırlıklı olarak hangi konulardan geldiğini tespit edebilecek, bir yandan da mikro iktisat dersinin en temel konularını incelemiş olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123171</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1472470c-4fd5-4b6a-8c7d-dcbfe8142a39.jpg</image:loc>
            <image:title>Milat Öncesi İlk Çağ Filozofları</image:title>
            <image:caption>Öyle bir çağ ki; bir yanda Milet okulundan koltuğunda kitaplarıyla çıkan Thales&apos;i Anaksimander ve Anaksimenes&apos;le doğayı konuşurken duyar; hava, su, toprak ve ateşi bir başka görürsünüz. Bir yanda Pythagoras ve karısı Krotonlu Theano&apos;yu Homeros&apos;u okurken; bir yanda, yaşlı Kolofonlu Ksenofanes&apos;i şehir şehir savrulup şüpheci yaklaşımıyla tahminlerini savunurken görürsünüz. Biraz uzaklara baktığınızda Gotama Buddha&apos;yı Ganj vadisinde insanlık için şifaya giden yolları araştırırken; Çin&apos;in ilk büyük öğretmeni Konfüçyüs&apos;ü Bambu üstüne Analektler&apos;ini yazarken bulursunuz. Saklanmayı seven doğasında &quot;karanlık filozof&quot; Efesli Heraklitus&apos;u; Kutsalın efsanevi yollarında Güneş Tanrısının kızlarını ölümsüzleştiren Elealı Parmenides&apos;i; evrensel akılla dünyayı düzenleyen Sofist Anaksagoras&apos;ı görmeden geçemezsiniz. Hamallık yapanına rastlarsınız Protagoras gibi; Şifacısına rastlarsınız efsane Hippocrates gibi... Dostluğun, sevginin asil sesini duyarsanız Mo-Zi geçmiştir yanınızdan. Kadın ihtişamını tarihin karanlığında gömülü bırakmayan bilge Aspasia&apos;yı Atina yollarında sevgilisi Perikles&apos;in kolunda görürsünüz. Baldıran zehrini şerbet belleyeni; insanın tuhaf haline ağlayanı, güleni; gündüz vakti sokakta fenerle insan arayanı görürsünüz. Bilginin erdem olduğunu fısıldar Megaralı Öklid; gölgelerin oyununu izletmek için mağarasına götürür Atinalı Platon. Güzelliği, belirsizliği, hazzı, şüpheyi, aklı, siyaseti, hukuku, ruhu, Tanrı&apos;yı anlatanlar; matematiğin, fiziğin, mantığın, tıp ve daha nice bilimlerin temelini atanları görürsünüz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123172</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecb7c99b-1cb8-4bd3-ba6d-800c32c7df9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Modernleşme Krizi</image:title>
            <image:caption>Günümüzde de yüz yüze geldiğimiz ulus-devlet tartışması, Kürt sorunu, otoriter devlet geleneği, insan hakları ve demokratikleşme sorunu, Ab&apos;ye katılım süreci, YÖK, asker-sivil ilişkileri, eğitim alanlarındaki problemler, kamusal alan tartışmaları, siyasal partilerle halk ilişkileri, aydın dorunsalo, düşünce ve ifade özgürlüğü, siyasal katılım ve bütünleşme gibi krizlerin kökeninde de temel sorun olarak Türk modernleşme geleneğinin ideoloji ve ütopya arasında kalmışlığı vardır. Bir yanda devletin toplumu düzenleme gereksinmi gereği bir ideoloji olarak Kemalizm, diğer yanda topluma bunu kabullendirme/meruiyet gereği bir ütopya olarak Modernleşme. Özellikle demokratikleşme alanında Türk modernleşmesi, bu ikircikli yapı içerisinde toplumu düzenlemek ve kontrol etmek ideolojisi ile bireysel özgürleşim anlamında modernleşme ütopyası arasında ciddi krizler yaşamaktadır. Bu durum &quot;ideoloji&quot;nin &quot;ütopya&quot;yı yok etmesidir. Türk modernleşmesindeki bu ideolojik düzen kurgusu toplumu ve siyasayı kendi gerçekliğine kapatıeken devleti de modernleşmenin demokratik ve özgürlükçü yönüne yönelme açısından evrensel dünyaya ve evrensel değer ve ilkelere kapatmaktadır. Türk modernleşmesi, modenleşmenin en önemli boyutu olan, &quot;evrensellik&quot; ilkesini ret üzerine kurulu devrimci modernleşme geleneği içerisinde evrensel değerler (ütopya) karşısında içine büzülerek (ideoloji) bireyi topluma, toplumu devlete, devleti ed evrenselliğe kapatmaktadır. Bu süreç içerisinde sadece topluma yabancılaşmış birey veya devlete yabancılaşmış toplum değil, aynı zamanda evrensel dünyaya yabancılaşmış bir devlet ortaya çıkmaktadır. Bu eserde yazar, öncelikle batı modernleşme süreci olmak üzeri, modernleşmeyi krize dönüştüren ideolojik unsurları ve başta resmi ideoloji olmak üzere Türk modernleşme sürecindeki kriz alanlarını tartışmaya açmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123173</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30179bf7-f5a4-45bb-ba82-32c61e88fb00.jpg</image:loc>
            <image:title>Modernlik Kehanetleri</image:title>
            <image:caption>Kitabın kapağında yukarıda yer alan tablo, &quot;mekanik evren&quot; anlayışının öncesinde evreni meleklerin döndürdüğünü temek almış kozmolojinin sureti iken, diğerinde-Benjamin gibi yorumlarsak cennetten esen bir fırtınanın mütemadiyen geleceğe doğru sürüklediği ve ilerledikçe önündeki yıkıntıları göğe doğru yükselttiği &quot;tarih meleği&quot; tasvir edilmektedir; aynı imgeden devam ettiğimizde film sahnesinde üretim çarkında ayakta kalmaya çalışan bir meleksilikle karşılaşmaktayız. Bu imgeleri kuşatan olumsuzlukların genel adı &quot;modernlik&quot; tir.Modern kozmoloji ilerleme ve yabancılaşma portrelerinin günümüzde iyice silikleştiği modernlik yorumcularının ittifak ettiği bir görüş haline geldi. Oysa, bunları bir başka açıdan ortaya koyan öncü düşünürlerin öngörüleri yanlışlanmış mıdır? (Kötü bir Poppercı terim). Mesela, Marx ve Engels, Komünist, Manifesto&apos;da modern-kapitalist toplumun &quot;katı olan her şeyin buharlaştığı&quot; büyük bir dönüşüm olarak eleştirel bir portresini ortaya koymuşlardı, Simmel, Paranın Felsefesi&apos;nde (modern toplumda ilişkileri daha fazla etkileyen, bir güç konumuna ulaşan) paranın her şeyi bir &quot;formsuzluğa&quot;, &quot;renksizliğe&quot;, &quot;nicel olgulara&quot; indirgediğini, ruhun bireyselliğin ve yaratıcılığın &quot;hakiki düşmanı&quot; olduğunu iddia etmişti, Weber Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu&apos;nda kapitalizmin ruhu olarak araçsal rasyonelliğin &quot;dünyanın büyüsünün bozulması&quot;na yol açtığını ileri sürmüştü, araçsal rasyonelliğin ruhsuzluğu çevremizi aynı dönemde Charlie Chaplin&apos;in Modern Times&apos;ında temsil edildiği gibi- mekanik bir evrene dönüştürmüştü. Bu üç klasik modern toplum yorumu geçerliliklerini yitirdi mi? Söz konusu ruh, modernliğe hayat veren &quot;kapitalist ruh&quot; ölmüş müdür? Pek öyle görünmüyor. Bunlar modernliğin kehanetleri olarak hayalet varlıklarını sürdürmeye devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123174</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42341ead-1ce5-402c-a4c9-556d42ba8404.jpg</image:loc>
            <image:title>Multidimensional Relationships Between Economical Variables</image:title>
            <image:caption>From a puzzle and logical perspective, we do try to construct general ideas, interesting findings and solutions on the relationships between macroeconomical variables. 
In this book we have original findings about the geometry and the logic of the curves as one can easily get this in our book. 
Rather than lust deriving formulas, we look back on the logical story of the derivation and we decompose the formulas which we derived and try to give readers an insight to analyze a formula and to see what different parts of a formula represent. 
Rather than sticking to memorization, laws, strict theories, ext. we should learn, teach and speak the language of puzzles, logic and geometry.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123175</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69be3d85-36af-4272-982e-ce09bd339336.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Özgürlük</image:title>
            <image:caption>&quot;Çocuklarınızı ve kendinizi başkalarının özgürlükleri konusunda eğitiniz. Ancak bu şekilde, kendi özgürlüğünüz, kaderin rastgele verilmiş, bonkör bir hediyesi olmaktan çıkacaktır. Ve ancak bu şekilde özgür olmanın gerçek değerini anlayıp, onun için mücadele edecek cesareti kendinizde bulacaksınız.&quot;- Joaquim NabucoÖzgürlük nedir ve neden vazgeçilmez bir değerdir ?Başkaları da neden en az bizim kadar özgür olmak zorundadır ?Kendimiz için istemediğimiz şeyleri başkaları için de istememe hakkına sahip miyiz ?Zor ve şiddete başvurulmayan bir toplumsal inşaa süreci mümkün müdür ?Elinizdeki bu kitap sizin için bir kavramlar sözlüğü olmakla yetinmeyipi hem sizlere alternetif bir siyasal düşünce perspektifi sunacaktır hem de liberal düşünürler ve değerlerle tanışmanıza vesile olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123176</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27ad4e21-0965-4840-8782-c9ee9c8fe31e.jpg</image:loc>
            <image:title>Nörofinans</image:title>
            <image:caption>&quot;Küresel Para Savaşları&quot;, 2008 Wall Street merkezli küresel mali krizin küresel ekonomiyi getirdiği noktayı en iyi anlatan tanım. Amerikan ordusu Mart 2009&apos;dan itibaren 60 ekonomi ve finans uzmanının rehberliğinde küresel finans savaşı tatbikatı yapıyor. Gelecek 20 yılda önce kur savaşları, ticaret savaşları ve topyekün, küresel bir finans savaşı ile birlikte konvansiyonel silahların kullanıldığı bir savaş ihtimali hayli yüksek.Vahiy dinleri, mitolojik dinler ve seküler dinlerin inananları ütopik Yeni Dünya Düzeni projesi için para oyunlarıyla dönüştürülmeye çalışılıyor. Bilime dayandıkları iddiasındaki komünizm ve Nazizm ile başarılamayan, &quot;dünyanın tek bir yönetim biçimi ve ekonomik düzende evrensel demokrasi ya da küresel serbest piyasa birleşeceğini öne süren -soldan sağa evrilen- yeni muhafazakar teoriler ile varlığını sürdürüyor.&quot; John Gray&apos;in dediği gibi; &quot;İnsanlığın yeni bir çağın eşiğinde olduğu yolundaki bu inanç, her ne kadar sosyal bilimler kisvesi altında sunulduysa da, basbayağı çok eski çağlara dayanan apokaliptik inançların en son biçimidir.&quot; Açıkçası &quot;finansal Armagedon&quot; ile post-apokaliptik bir cennet vaadediliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123177</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a20c1ca1-0e9a-4347-ad50-2eea73eef826.jpg</image:loc>
            <image:title>Optisyenin Atölye Becerileri</image:title>
            <image:caption>Optisyenlik müesseselerinden çerçeve ve cam üreticilerine, malzeme tedarikçilerinden cihaz teknik servislerine kadar uzanan geniş bir hizmet ağına sahip olan optik sektörü, dünya üzerinde milyonlarca insanın yaşam kalitesini yükseltmek için büyük uğraşlar vermektedir.Global düşünüldüğünde; dünya üzerinde ortalama iki milyon insanın presbiyopi kusurundan muzdarip olduğu, milyonlarca insanın hayatlarında bir kez dahi göz muayenesine gitmediği veya gidemediği, mevcut refraksiyon kusurunun farkında olmadığı için bir ömür yaşam kalitesi düşük seviyelerde yaşayan milyonlarca insanın olduğu gerçeği optisyenlerin ne derece büyük bir toplumsal sorumluluğa sahip olduğunu açıkça göstermektedir. Tüm mesleklerde olduğu gibi optisyenlik mesleğinin de bir dizi etik kuralları mevcuttur. Bu etik kuralların başında ticari kaygılardan ziyade optisyenliğin sağlık sektörünün bir parçası olması bilincinde olmak vardır.Bu kitabın içeriğinde optisyenlerce bilinmesi elzem olan bilgiler yer almaktadır.Bu kitap yedi bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde temel bilgiler, ikinci bölümde gözlük mercekleri, üçüncü bölümde kontakt lensler, dördüncü bölümde optisyenlik atölyesinde kullanılan temel araç ve gereçler, beşinci bölümde çerçeveler, altıncı bölümde gözlük montaj teknikleri ve yedinci bölümde optisyenlik hakkında kanun ve yönetmelikler bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123178</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eabb3360-46b9-450d-9839-5c25746e9cfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortadoğu Satrancında Yeni Oyun: Sünni-Şii Çatışması</image:title>
            <image:caption>Bilinmesi gereken husus, önümüzdeki yakın gelecekte bir taraftan Suudi Arabistan ve İran, diğer taraftan da Batı yönetimlerinin bölgeye yönelik mutasavver ihtilafları körükleyecek girişimlerin artacağı ve Batı-İsrail müdahalesi olmadan bölgeyi derinden olumsuz olarak etkileyecek Müslüman-Müslüman çekişmelerinin yaşanmasına şahit olunacağıdır.Gerek Batının Soğuk Savaş sonrasında bölgeye yönelik takındığı tavır ve gerekse bölgede yaşanan hızlı gelişmeler, Ortadoğu&apos;nun yeni haritasının, bölgedeki ırk, din ve mezhep faktörlerinin göz önünde bulundurularak demografik gerçeklere göre yeniden çizileceği...Günümüzde gündeme oturan Şii hareketliliği sadece geçmiş tarihte yaşanan Şii-Sünni çekişmesini geri getirecek dini ihtilaftan kaynaklanmamakta olup aksine çekişme günümüz şartlarındaki gelir dağılımı, baskı, ötekileştirme, demokratik ve siyasi bazı haklarla ilgilidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123179</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15c35f57-289b-47d4-a8cf-7ec5a8ff8186.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortadoğu&apos;da Devlet Dışı Aktörler ve Arap Baharı</image:title>
            <image:caption>Arap Baharı süreci sonrasında Ortadoğu uluslararası ilişkilerinde daha fazla etkisi görülen ve dolayısı ile ilgili literatürde de yerini yoğun şekilde almaya başlayan devlet dışı aktörlerin alternatif temsil, otonomi ve iç-dış politika yönelimi süreçleri ile devletlerin tek ve tartışmasız aktörlük durumuna meydan okuduğu açıktır. Ortadoğu bölgesinde yaşanan devlet çözülmeleri ve iç savaşlar neticesinde son dönemde yoğun şekilde gündeme gelmesine rağmen devlet dışı aktörler sömürgeci tasavvurun etkisi ile gelişen &quot;modern&quot; Ortadoğu sosyo-politik gelişmelerinde uzun dönemdir varlığını ve etkisini sürdürmektedir. Dolayısıyla her ne kadar egemen-modern devletler bölge politikalarında halen hakim rolünü korusa da, devlet-dışı aktörlerin güçlü meydan okumaları ile karşılaşmaktadır. Bu temel varsayım çerçevesinde yapılanan elinizdeki çalışma, tarihsel-sosyal süreçleri göz önüne alarak &quot;modern&quot; Ortadoğu uluslararası ilişkilerini şekillendiren ve devletlerin tek-baskın aktör olma durumuna meydan okuma kapasitesine sahip olan devlet dışı aktörlerden öne çıkan Müslüman Kardeşler (İhvan), Hizbullah ve Hamas oluşumlarına odaklanmaktadır. Çalışmada, ele alınan oluşumların zaman içerisinde çok-katmanlı dönüşümlere paralel olarak eylemlerini, stratejilerini ve söylemlerini değiştirdiği vurgulanmaktadır. Bu dönüşümlerin neticesinde son dönemde Ortadoğu uluslararası ilişkilerinin devlet dışı boyutunda da dini referanslara yer veren oluşumların ön planda olduğu belirtilmekte ve bu temel argüman örnek olaylar üzerinden anlamlandırılmaktadır. Bu bağlamda, elinizdeki çalışma &quot;modern&quot; Ortadoğu uluslararası ilişkilerinde devletlerin yanı sıra devlet dışı aktörlerin varlığını gündeme getiren literatüre tarihsel-sosyal perspektiften katkı sunmayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123180</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25e20e8f-e31b-452d-bc7a-8712918618cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlıda Çevre Düşüncesi</image:title>
            <image:caption>Günümüzdeki anlamda çevrenin korunması ve geliştirilmesi olgusu yaklaşık kırk/elli yıllıkbir geçmişe sahip olmakla birlikte, geniş anlamda çevrenin korunması düşüncesini daha eskilere götürmek mümkündür. Bu açıdan bakıldığında Osmanlı&apos;da da çevre düşüncesinden söz edilebilir. Ancak çevrenin korunmasının ve çevreye düşüncesinden söz edilebilir. Ancak çevrenin korunmasının ve çevreye verilen önemin derecesi araştırılmaya muhtaçtır ki elinizdeki çalışma da bunu,insanmerkezcilik ve çevremerkezcilik temelinde yapmaya çalışmaktadır. Bunu yaparken, yapılan analizlerde toptancı bir yaklaşımdan uzak durularak, ne Osmanlı baştan &quot;çevreciliğin babası&quot; kabul edilmekte, ne de &quot;çevre katliamcısı&quot; ilan edilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123181</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32ba9426-a443-4d74-97e1-fd77fd802b65.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Amaçlı Metropoliten Kuruluşlar</image:title>
            <image:caption>Ozel Amaçlı Metropoliten Kuruluşlar, hızla büyüyen kentlerde bölunemeyecek makro nitelikte olan mahalli müşterek hizmetleri sunmak üzere oluşturulan yöne-tim yapıları olarak yerel yonetim birimleri arasında yerlerini almıştır. Türkiye özelin de tarihi oldukça eskiye uzanan bu kuruluşlar günümüzde buyükşehirlerde kurulan su ve kanalizasyon idareleri ile İstanbul, Ankara ve Izmir&apos;de ulaşım alanında faaliyet gösteren genel mudurlukler şeklinde varlıklarını sürdürmektedir. Türkiye&apos;de söz konusu yönetim modelleri sui generis bir nitelik taşımakta olup, yargı kararlarına göre mustakıl/bağımsiz genel müdürlük huviyetındedirler. Ancak mevzuatta tek bır adla anılmayan bu kuruluşlar &quot;bağlı idareler, &quot;bağlı kuruluşlar&quot;, &apos;büyükşehir bağlı kuruluşu&quot; &quot;mahalli ıdarelere bağlı genel mudurlukler, &quot;büyükşehir belediyelerine bağlı genel müdürlük&quot; gibi çeşitli şekillerde adlandırılmaktadır. Zaman içinde bu kuruluşların tabi oldukları özel mevzuatlarında değişikliğe gidilmemiş olsa da genel mevzuat kapsamında gerçekleştirilen reformlardan etkilenen söz konusu ya-pıların yaşanan paradigma değişimlerinden de oldukça etkilendıkleri görülmekte-dir. Türkiye&apos;nin Idari Teşkilatı içerisindeki konumları yeterince irdelenmemiş olan ISKI Modeli ile IETT-EGO-ESHOT Genel Müdürlüklerinin bu çalışma kapsamında derin-lemesine bir şekilde incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma genel olarak; kent, kentleşme ve bu dünuşumun beraberinde getirdiği metropoliten kent yönetimleri ile özel amaçlı metropoliten kuruluşların ortaya çıkışına ve dünyadaki orneklerine de-ğindikten sonra Türkiye&apos;deki İnel amaçlı metropoliten kuruluşların teşkilat yapısı-na, görev, yetki ve sorumluluklarına, mali yapıları ile personel rejımlerine dair değerlendirmelere yer vermektedir. Ayrıca anılan idarelerin denetimine ve büyükşehir belediyeleri ile olan munasebetlerıne, bu kuruluşların idari teşkilat içerisindeki ko-numuna da değinmektedir. Yerelleşme eğitimleri ile beraber metropoliten yönetim modellerinin artan önemine de yer veren bu çalışma anılan kuruluşların gele dair çeşitli saptamalarda ve önerilerde de bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123182</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/126a7e1f-da5e-422a-a2a4-ca8720ae7f0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürlük ve Güvenlik Hakkı</image:title>
            <image:caption>Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde yer alan özgürlük ve güvenlik hakkı, gözaltı, tutuklama, adli kontrol vb. birçok güvenlik tedbirini ve bu tedbirlerin uygulanmasını kapsayan son derece önelmi bir haktır. Özgürlük ve güvenlik hakkının, bireyi anayasa hukuku ve insan hakları hukukunun süjesi durumuna getiren bireysel başvuru uygulaması çerçevesinde yeniden ele alınmasının taşıdığı önem yadsınamaz bir gerçektir. Kitapta, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesinin özgürlük ve güvenlik hakkı ile ilgili içtihatları ve uygulamaları karşılaştırmalı ve belirli bir sistematik çerçevesinde son derece detaylı olarak analiz edilmiştir. Alanında ilk olan bu çalışma, mzgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiği iddialarını içeren bireysel başvuruların esasının incelenmesinde, bireylere, teorisyenlere ve uygulamacılara belirli bir sistematik bağlamında bilimsel bir malzeme ve önemli bir başlangıç noktası sunmaktadır. Bu yönleriyle elinizdeki bu çalışma, alanında önemli bir boşluğu doldurma amacına hizmet etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123183</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61fd3cf9-274c-49e2-8887-3522d4bf9e7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Para-Banka ve Finans</image:title>
            <image:caption>Değerli okuyucular, elinizdeki kitap çok zahmetli ve değerli bir çalışmanın ürünü olarak gün yüzüne çıkmıştır. Kuşkusuz, Türkçe literatürde para, para-banka, para-banka ve finans üzerine klasik ders kitabı metodu ile hazırlanmış birçok kitap bulunmaktadır. Bizim çalışmamızın özelliği, alanında önde gelen değerli akademisyen yazarların bu çalışmada bir araya gelmiş olmasıdır. Böylece eserimizin her bölümü yüksek motivasyon ve enerji ile yazılmış bulunmaktadır.
Kitabın ana temasını içeren para, merkez bankacılığı ve finans konuları oldukça dinamik bir yapı arz etmektedir. Konuyu ele alırken, hem temel kavramsal ve teorik çatıyı, hem de uygulamada ve değişen küresel şartlar içinde oluşan politikaları okuyucuya aktarmayı hedefledik. Bu nedenle kitabı inceleyenler, temel kavramlar ve teorilerin yanı sıra güncel tartışmalar ve politika önerileri ile de karşılaşacaklardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123184</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7aa13b9c-9156-4870-9d66-14f6a5105c8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Parti Üyelerinin Siyasal Katılımı</image:title>
            <image:caption>Siyasi partilerin tu?zu?klerinin, partinin iç işleyişinin, teşkilat yapısının, siyasi katılım u?zerinde önemli roller oynadığı du?şu?nu?lmektedir. Bu durum parti yönetiminin oluşumu, görevden almalar ve aday belirlemede çok açık bir biçimde ortaya çıkmaktadır. Parti tu?zu?ğu? parti u?st yönetimlerinin yönetimlerini devam ettirmelerine imkân vermekte bu da u?yelerin siyasi katılımını sınırlandırmakta ve etkisizleştirmektedir. Tu?zu?k, parti u?st yönetimlerine parti içi demokrasi anlayışına da ters olarak birimleri kolaylıkla görevden almalarına imkân tanımaktadır. Kongre su?reçleri sağlıklı işlememekte delegelik sistemi u?yelerin hakkaniyetli temsiline engel olmaktadır.Parti içi demokrasinin Tu?rkiye&apos;nin en bu?yu?k iki partisinde de önemli bir sorun olduğu du?şu?nu?lmektedir. Partilerin görevleri arasında ikisi ön plâna çıkmaktadır: Bunlardan birisi iktidara gelebilmek için insanları bir teşkilat çatısı altında toplamak, diğeri ise iktidara gelmektir. Partiler, u?yeler vasıtasıyla kişileri siyasi etkinliklere dahil etmek suretiyle siyasi katılımda bulunmalarını sağlayarak demokrasinin gelişmesine katkıda bulunmaktadırlar. Kendi iç yapılarında ne kadar demokratik olurlarsa u?lke yönetiminde de aynı hassasiyette olacakları du?şu?nu?lmektedir. Bu açıdan parti u?yelerinin etkisiz katılımı yerine, siyasi katılımın önu?nu?n açılmasının daha olumlu bir adım olduğu du?şu?nu?lmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123185</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16701e2a-de15-41f1-90d9-835a95423df1.jpg</image:loc>
            <image:title>Partiler ve Seçimler</image:title>
            <image:caption>2023 Türkiye&apos;de siyasi rejimin kurum ve kurallarıyla yaşadığı evrim açısından önemli bir tarih olacak. Türkiye Cumhuriyeti devleti yaklaşık bir asırlık dönemde çağdaş uygarlık yolunda ekonomiden siyasete, toplumsal yapıdan zihniyet dünyasına dek önemli değişimler geçirdi ve geçirmeye de devam ediyor. Bu kitap 2023&apos;e giden süreçte ağırlıklı olarak son birkaç yılda Türkiye siyasetine ilişkin siyasal partiler ve seçimler özelindeki yazılardan oluşmaktadır. Eserde ağırlıklı olarak CHP&apos;de son dönemde yaşanan gelişmeleri irdeleyen yazılar yeralsa da. 2014 yerel seçimlerinden itibaren yaşanan siyasal gelişmeler gerek kurumlar, aktörler ve süreçler boyutuyla değerlendirilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123186</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/089b5280-bcc9-4a8d-9c4f-b5c53caec5ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Pazarlama Perspektifinden Üniversite Tercihini Etkileyen Faktörler</image:title>
            <image:caption>Yükseköğretimin giderek önem kazandığı ülkemizde kurumlarında öğrencileri etkileyecek ve onların tercih sıralamasında yer alabilmek için pazarlama stratejilerini belirleyerek hareket etmeleri gerekir. Pazarlama iletişim faaliyetleri kurumlara bu konuda yardımcı olabilmekte ve aynı zamanda öğrencilerin tercih aşamasında ki kararsızlıklarına neden olan sebeplerin çözümlenmesinde yapılacak olan faaliyetler ile ilgi katkı sağlayacaktır.Çalışmamızda ki amaç ortaöğretim son sınıf öğrencilerinin üniversite tercihini yaparken tercihlerini etkileyen faktörleri belirlemek, öğrencilere tercih aşamasında ve yükseköğretim kurumlarına da stratejik pazarlama planları ile ilgili bu yönde yardımcı olabilmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123187</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aea5d656-d789-4b4c-9e16-10d8c8e2e50c.jpg</image:loc>
            <image:title>Popülizm</image:title>
            <image:caption>Libya, Hollanda, Avustralya ve Almanya&apos;da çeşitli diplomatik ve konsolosluk görevlerinde bulunmuş olan Abdurrahman Bilgiç, Başbakanlık, Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü ve MİT Müsteşar Yardımcılığı da yapmıştır. Tokyo ve Londra Büyükelçiliklerinden sonra siyasete atılan Bilgiç, siyaseti bıraktıktan sonra popülizm konusunda görüşlerini açıklamaktadır. Demokrasilerin kalitesini ve geleceğini etkileyen bu siyasi pandeminin akademik çevrelerde ve basında daha çok tartışılması gerektiğine inanmaktadır. Emekli Büyükelçi olarak, bu kitapçıkla popülizm ile mücadeleye katkı sağlamak istemesinin bir nedeni de konunun dış politika bakımından taşıdığı önemdir. Gerçekten de yeni popülizm dalgası uluslarası ilişkileri ve Türkiye&apos;nin ulusal çıkarlarını tehdit etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123188</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42a8385f-cc1a-4583-89c0-0c69a1d1cfd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikolojik Esenlik ve Takım</image:title>
            <image:caption>Bu eser, İbrahim Haşim İnal&apos;ın doktora tez çalışmasından kitaplaştırılmıştır. Yaşamakta olduğumuz pandemi süreci iş dünyası için geleceği görmede miyopi oluşturmaktadır. Ancak, bu süreç bir kez daha göstermektedir ki örgütlerin hayatta kalması ve verimliliklerini sürdürebilmesi ancak değişime uygun esnek stratejilere sahip olması, değişken şartlara hızla adaptasyonu ve kaynakları efektif kullanması ile mümkün olacaktır. Uzaktan ve esnek çalışma koşulları örgütlerde yaygınlaşmakta, teknoloji kullanımı ve dijitalleşme süreci de hızlanmaktadır. Mevcut şartlar bu çalışmadaki psikolojik esenlik değişkenin örgütler için önemini de bir kez daha doğrulamıştır. Örgütlerin insan kaynağını daha verimli kullanabilmesi, onların sahip oldukları psiko-sosyal sistemleriyle hayatın içinde olduklarını kabul etmekten geçmektedir. Yapay zekâ teknolojisi ve veri analizi, performansın gerçek zamanlı olarak değerlendirilmesini de sağlamaktadır. Bu teknolojik yapılanma sayesinde çalışanların takımlar için uygun yetkinlik ve performansa sahip olup olmadığını ortaya koyabilmektedir. Bu eser, Z kuşağını anlamak için, takım performansının verimliliğini ve sürdürülebilirliğini yapay zekâ ile değerlendirilebileceğini ortaya koyan bir baş ucu eseri niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123189</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc4ac477-ac39-45bc-8c33-1e214b10ca0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Revan’da Son Günler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler

1- Türk Hakimiyetinden Rus İşgaline Revan
2- 1. Dünya Savaşı&apos;nda Kafkasya&apos;daki Siyasi Gelişmeler ve Revan
3- Türk İleri Harekatı ve Revan
4- Mondros Mütarekesi&apos;nden Sonra Revan ve Bölgenin Boşaltılması
5- Türk Ordusu&apos;nun Geri Çekilişi Revan ve Çevresinde Teşkilatlanma
6- Revan ve Çevresinde Soykırımı
7- Milli Mücadele&apos;de Türk Kafkas Harekatı ve Gümrü Antlaşması
8- Moskova Antlaşması ve Sonrası Revan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123190</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f65a1c0c-6e36-4563-b819-447f25f0a79d.jpg</image:loc>
            <image:title>Roman Kadını</image:title>
            <image:caption>Romanlar, çoğu zaman küçümsediğimiz, burun kıvırdığımız, dışladığımız ve ayrımcılık yaptığımız insanlar. Bunun temelinde yer alan şey, kaygıdan, endişeden uzak, günübirlik bir ruh üzere sürüp giden eğlenceli, neşeli, cıvıl cıvıl yaşam biçimleri, kültürleri, alışkanlıkları. Onlara karşı sergilediğimiz tutum, bir topluluğun etnik kimliğinden dolayı ezilmeye maruz kalışını resmeder. Roman Kadını söz konusu olduğunda karşımıza toplumsal cinsiyet temelinde bir kimlik daha çıkar. Farklı kimliklerin kavşağında, buluşma noktasında ezilme deneyimi yaşayan bir topluluk Roman Kadını. Fatma İlknur AKGÜL&apos;ün, bu çalışması, Roman Kadını özelinde bir hakikate mercek tutarken, bizim bazen bilerek ve bilinçli biçimde, bazen de farkında olmadan ittiğimiz, örselediğimiz, dışladığımız bir topluluğa karşı tutumumuzu, başka bir deyişle kendi hikayemizi bir fotoğraf makinesinden çıkan resim gibi çarpıyor yüzümüze.Prof. Dr. Ömer ÇAHAToplumu daha iyi anlamak ancak, toplumu oluşturan bileşenleri nitelikli çalışmalarla anlamakla mümkündür. Zira sosyal çeşitliliğin dayandığı kültürel, dilsel, dinsel ve etnik farklılıklar evrensel bir olgu olarak, her toplumun bünyesinde taşıdığı temel özelliklerdendir. Türkiye bu bakımdan oldukça zengin motifleri uyum içinde bünyesinde taşımaktadır. Ancak çağdaş dünya sisteminin kültürel ilgi öğesi olarak görme eğiliminde olduğu mezkur hadiseyi farklı veçheleriyle kavramak, aynı zamanda sosyal var oluşumuzun niteliğini de belirleme gücüne sahiptir.Nitekim Amin Maalouf&apos;un veciz olarak ifade ettiği &quot;ölümcül kimlikler&quot; tam da toplumsal çeşitlilik olgusuna kapı aralayan anlatı olarak önem kazanmaktadır. Her birey tıpkı her toplum gibi bilincinde farklı kimlikleri taşımaktadır. Varoluşumuzu belirleyen verili kimlikler bile çeşitlidir. Kadın ya da erkek olmak gibi. İçine doğduğumuz kültürün sahip olduğu özellikler etnik, sekter ya da sınıfsal olarak yine farklılıklarımızı oluşturmaktadır. Süreç içinde edindiğimiz her yeni nitelik bu çeşitliliğe hizmet eder. Sosyo-kültürel imkan veya imkansızlıklar tam da &quot;ölümcül kimlikler&quot;imizi oluşturan yapılardır.Bireysel düzeyde edindiğimiz her özellik tartışmalı da olsa doğamıza ya da eğilimlerimize göre oluştuğu gibi, maruz kaldığımız ya da maruz bırakıldığımız toplumsal yapı tarafından belirlenmektedir. Burada özgürlüğün değeri ve manası hayal olarak kurulabilir şüphesiz. Kaldı ki bireysel tercihlerimizin kimlik edinme süreçlerinde sonradan gelen değeri aşikardır. Ancak toplumsal grupların birey üzerinde oluşturduğu etki oldukça kuvvetli görünmektedir.Bu bağlamda bir örnek olarak Roman olmak ve daha özel bir form olan Roman Kadını olmak büyük gizemler barındırıyor içinde. O halde bu gizemi anlamaya çalışmak, açık hale getirmek önemli bir çaba olacaktır. Tam bu noktada yazar Fatma İlknur AKGÜL&apos;ün giriştiği ve doktora çalışması olarak şekillendirdiği araştırması önemli bir sır perdesini aralamaya adaydır. Türkiye toplumunun saygın üyesi olan Roman kimliğini etnografik yöntemle anlamaya girişen mevcut kitap, oldukça çarpıcı sonuçlar sunmaktadır. Bir öteki olan Roman kimliğinin içinde diğer öteki olan Roman Kadınını anlamaya çabalayan çalışma bu açıdan okunmaya değerdir ve gerçek emeğin ürünü olarak övgüyü hak etmektedir.Prof. Dr. Alim YILMAZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123191</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0440bde8-02c1-4f95-a4d4-fd511f963d65.jpg</image:loc>
            <image:title>Rusya Fedarasyonunun Dış Politikası</image:title>
            <image:caption>SSCB’nin dağılması ve Soğuk Savaş’ın sonlanmasıyla uluslararası sistemde köklü değişiklikler meydana gelmiş, blok siyaseti ortadan kalkmış, bölgeselleşme çabaları artmış, iletişim teknolojisindeki muazzam gelişme toplumsal yaşamın her alanında kendisini hissettirmiştir. Yeni süreçte SSCB’nin mirasını devralarak 1991’de Rusların yeni devleti olarak tarih sahnesine çıkan Rusya Federasyonu, muazzam büyüklükteki coğrafyası, doğal kaynakları, ekonomik potansiyeli, askeri gücü ve her şeyden önemlisi küresel sisteme yönelik beklentileri nedeniyle kısa süre içerisinde küresel politikada yaygın etki oluşturabilen sayılı devletlerden birisi haline gelmiştir. Temel amacı Soğuk Savaş sonrası Rus Dış Politikasını çeşitli yönleriyle bir bütünlük içerisinde ele almak olan bu çalışmada 20 farklı konu başlığı yer almaktadır. Rus stratejik kültürü, Rusya’nın küresel ekonomideki yeri, yumuşak güç kullanımı, uluslararası örgütlerle ilişkileri, enerji politikaları, Rusya açısından önem arz eden bazı bölge ve ülkelerle ilişkileri Türkiye, Rusya, Kazakistan, Özbekistan ve Kırgızistan’dan alanlarında uzman yazarlar tarafından ele alınmıştır. Eser, Rus dış politikasına ilişkin kapsamlı bir içeriğe sahip olup, farklı bakış açılarını bir bütünlük içerisinde okuyucuya sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123192</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/900fda1e-3bff-4986-9886-ed62f1cb5e6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Rusya’yı Konumlandırmak:Geçmişten Günümüze Rus Jeopolitik Muhayyilesi</image:title>
            <image:caption>Ülkemizde Rus jeopolitiği denilince akıllara gelen ilk isim şüphesiz Alek[1]sander Dugin’dir. Rus düşünür Dugin tarafından 1997 yılında kaleme alınan Jeopolitik Temeller: Rusya’nın Jeopolitik Geleceği (Rusça: Основы геополитики. Геополитическое будущее России) isimli kitabın 2003 yılında Küre Yayınları tarafından Rus Jeopolitiği: Avrasyacı Yaklaşım adıyla tefrika edilmesiyle birlikte Avrasyacılık fikriyatı ülkemize hızlı bir giriş yapmış ve Rus jeopolitiğine ilişkin konular giderek artan bir popülariteye kavuşmuştur. Bu doğrultuda gerek akademik gerekse de popüler yazında Klasik ve Yeni Avrasyacı düşünce üzerine yapılan yayınlarda gözle görülür bir artış yaşandığı müşahede edilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123193</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30543039-1305-45cc-b5b7-083fbba53063.jpg</image:loc>
            <image:title>Satış Yönetimi ve Profesyonel Satışçılık</image:title>
            <image:caption>Satış Yönetimi ve Profesyonel Satışçılık, profesyonel satışçıların ve satış yöneticilerinin, ümitle açıp kazançla kapatabilecekleri bir çalışma olması amacıyla hazırlanmıştır. Satış, diğer pazarlama bileşenlerinin de etkileşimiyle pazarlamanın eylem yönü olarak nitelendirilebilir.Bu çalışma da, satışçı; bir profesyonel, diplomat, yönetici, psikolog, ilişki yönetmeni, görüşmeci, danışman, planlamacı, öğretmen, rekabetçi savaşçı vb. özellikleriyle ele alınmaktadır. Satış işlevlerini gerçekleştirebilmek için profesyonel satışçının, &quot;all-in-one&quot;/bütüncül olarak yetiştirilmesi, beklenen işlevleri için gerekli yetki ve kaynaklarla da donatılması gerekir.Satış yönetimi, bir işletmede veya stratejik birimde, bir bakıma, geleceğe dönük &quot;ilk vuruşu&quot; yapan bir birimdir. Bu amaçla satış yönetiminin, satış gücü için yeni satışçıların tedariki, seçimi, yeni ve mevcut satışçıların eğitimi, satışçıların yetkin bir biçimde örgütlenmesi, bölgelere ayrılması ve koordinasyonu, ücretlendirilmesi, motivasyonu/güdülenmesi, satış bütçe ve kotalarının oluşturulması, kaynak ve yetki sağlanması/sorumluluk verilmesi, denetimleri, performanslarının değerlemesi vb. satış yönetimi işlevlerini etkinlikle yerine getirmesi beklenir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123194</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4a23db5-6b95-415c-8dca-9055139a303d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sendikal Faaliyet Olarak Hukuki Temsil ve Örnek Mahkeme Kararları</image:title>
            <image:caption>Üyelerinin ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek amacıyla kurulan sendikalar, yasal olarak kendilerine verilen görevler kapsamında yaptıkları faaliyetlerle sınırlı olarak kurulan ve yaptıkları faaliyet ve rollerle demokratik toplumun vazgeçilmez aktörlerindendir. 
Tarihsel olarak bakınca toplumların demokratik gelişmişlik düzeyiyle uyumlu olarak sendikal özgürlükler ve faaliyetlerin çeşitlenerek geliştiği, ülkemizde işçi, işveren ve memurların sendika kurdukları ve sendikal faaliyette bulundukları görülmektedir. Bu faaliyetler arasında öne çıkan faaliyetlerden birisi de Mahkemeler ve kurumlar nezdinde üyelerin hukuki temsilidir.
İşkolu esasına göre yetkilendirilen sendikalar, üyeleri adına toplu iş sözleşmesi imzalama, çeşitli konularla ilgili eğitim faaliyetlerinde bulunma, ekonomik ve sosyal refahı arttırmaya yönelik kooperatif, konut, tatil, hak ve menfaatlerin korunması çerçevesinde hukuki temsil vb. faaliyetlerle çalışmalarını çeşitlendirmeye ve geliştirmeye çalışmaktadırlar.
 
Üyelerinin hak ve menfaatlerini korumaya çalışırken ehliyetli olup olmadıkları konusu ülkemizde uzun süre tartışılmış ve çeşitli Mahkeme kararlarına dayanılarak farklı uygulamalar yapılmıştır. Söz konusu farklı hukuki yorumlar ve bu çerçevede verilen kararlar Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nca verilen nihai içtihadı birleştirme kurulu kararı ile sendikal faaliyet olduğu kesinleşmiş ve farklı kararların da bu şekilde önüne geçilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123195</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7762efb-1c94-48a8-ae38-aa1b7478b179.jpg</image:loc>
            <image:title>Sığınmacılık Açmazı</image:title>
            <image:caption>Yerinden edilmenin doğurduğu bütün fiili durumların 1951 Cenevre Sözleşmesi ile çözüme kavuşmasını beklemek, gerçekliği hukuki metinlerin ardına saklanarak okumakla eş değer görünmektedir. Göçmen için sığınma beklentisi ve kendi durumuyla ilgili belirsizlik hali sürdükçe &quot;sığınmacılık&quot; da hem psikolojik hem de sosyal bir gerçeklik olarak var olmaya devam edecektir. Türkiye&apos;deki Suriyelilerin durumu da böyle bir gerçeklikten bağımsız değildir. Anlamını şimdiden kaybetmiş görünen &quot;misafirlik&quot; söylemi Türk toplumsal yapısı içinde Suriyelilerin konumunu temsil etmekten sosyolojik olarak uzaktır.Bu kitapta &quot;zorunlu göç&quot;, kavram ve kuram boyutuyla tartışılmış, Türkiye&apos;ye Suriyeli göçünü merkeze alan bir bakış açısıyla son yirmi yılda dünya genelindeki yerinden edilmeler değerlendirilmiştir. Devamında ise Türkiye&apos;deki Suriyelilerin toplumsal kabul ve uyum süreçleri sahadan kesitlerle incelenmiş, öne çıkan sorunların arkasındaki rahatsız edici gerçeklikle yüzleşmek için bir anlama çabası ortaya konulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123196</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39f7887f-d55a-45bb-afc1-d05855b10a21.jpg</image:loc>
            <image:title>Sivil Toplum ve Devlet</image:title>
            <image:caption>Geçtiğimiz yüzyıllar, ulusların ve ulus devletlerin tarih sahnesine çıktığı ve geliştiği dönemlerdi. Modernleşme süreciyle birlikte her tür grup ve lokal aidiyet ve kimlik ulus devletin himayesinde ulus kimliği şablonuyla kolektif bir kimliğe evrilmeye başladı. Bu tarihsel gelişmeden hareket eden bazı düşünürler, geleceğin ruhunun, toplumunu çepeçevre kuşatan aşkın bir devlete gebe olduğu tezini ortaya attılar. Bu düşünürlere göre tarih, geçici bir durak, bir araç olan sivil toplumdan aşkın devlete doğru ilerleyecek, aşkın devlete vardıktan sonra da nihayete erecekti. Yirminci yüzyıl, aşkın devletlerin otoriter veya totaliter bir karakterde ortaya çıktığı yüzyıl olmuştu.Ne var ki, yüzyılın ortasında faşist devletlerin, sonuna doğruysa sosyalist rejimlerin yıkılmasıyla birlikte aşkın devlet kurumunun beslendiği sosyal ve siyasal zemin erozyona uğradı. Bir bakıma, yirminci yüzyıl, aşkın devletlerin hezimetiyle kapandı. Yeni yüzyılda tarih, sivil toplumdan aşkın devlete değil, aksine aşkın devletten sivil topluma doğru ilerleme sürecine girmiş durumda. Bugün için metafiziksel, aşkın ve kutsal devlet anlayışı irtifa kaybederken, farklı kimlikleri ve renkleriyle sivil toplum, bütün dünyada yükselen bir değer haline gelmiştir. Mevcut şartların devam etmesi durumunda, yirmi birinci yüzyılın, sivil toplumun yüzyılı olacağını ileri sürmek fazla abartı olmayacaktır.Bu kitapta yer alan çalışmalar, bu tezi Türkiye deneyimi üzerinden işlemek üzere kaleme alınmıştır. Kitaptaki bazı çalışmalar 28 Şubat sürecinin harlı, hararetli ortamında ortaya çıkmıştı. Çalışmayı yirmi yıl sonra altıncı baskı için gözden geçirdiğimizde, Türkiye&apos;nin demokrasi ve sivil toplum yolunda kat ettiği inişli çıkışlı mesafeyi bir kez daha görmüş olduk. Türkiye, bu süre içinde demokratik siyaset alanının daraldığı bir noktadan, Avrupa Birliği&apos;yle müzakereleri sürdürdüğü bir noktaya gelmiş, fakat bir müddet sonra hükümeti düşürme manevraları, çeşitli entrikalar, kumpaslar ve darbe girişimleri sonucunda yeniden zikzaklar çizmek zorunda kalmıştır.Türkiye, Tanzimat&apos;la başlayıp, Meşrutiyet ve Cumhuriyet&apos;le devam eden süreç içindeki modernleşme deneyimi ve birikimi sayesinde demokratikleşme yönündeki yolculuğuna, inişli çıkışlı bir seyir izliyor olsa da devam etmektedir. Toplumumuzun engin deneyimi, Türkiye&apos;nin &quot;muasır medeniyet&quot; ülküsü doğrultusundaki yolculuğuna devam etmesini, ufak tefek kazalarla birlikte, vazgeçilmez bir hedef haline getirmiştir. Bu yürüyüş devam ederken bir takım sancıların yaşanması, homurtuların duyulması, ana güzergâhın dışına çıkılması durumu söz konusu olabilecektir. Bunların, toplumun engin deneyimi, derin direnci ve savunma mekanizması karşısında aşılacağını, halkın 15 Temmuz akşamında darbe girişimine karşı gösterdiği tepkiden; tanka, topa, tüfeğe karşı çıplak elleriyle elde ettiği zaferden anlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123197</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd3baa82-8cc5-40ba-8276-8be134844a39.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasal Düşünceler Tarihi</image:title>
            <image:caption>Siyasal Düşünceler Tarihi, insanoğlunun siyaset üzerinde düşünmeye başladığı ilk zamanlardan yakın tarihe uzanan geniş bir dönemi kapsıyor. Günümüz siyasetinde sıkça kullandığımız çok sayıda kavramın tarihsel izini sürüyor. Bu açıdan kitap yalnızca siyasal düşünceler alanında üretilen tezleri öğrenmek veya hatırlamak için değil gündelik hayatımıza yerleşmiş kavramları daha iyi anlamak için de önemli bir kaynak. Kitapta farklı düşünürlerin siyasal düşünceleri; içinde doğduğu dönemin toplumsal, ekonomik ve tarihsel gelişmeleri göz önünde bulundurularak ele alınıyor. Bunun yanında düşünce tarihi açısından dönüm noktası olarak görülebilecek tarihsel kesitlere yer veriliyor. Kitabın her bir bölümü bir düşünür ya da dönemi anlamak için ayrı bir kılavuz niteliğinde olduğu gibi tamamı da tarihsel bir çizgiyle siyaset üzerine temel düşünce ve yaklaşımları İlkçağ&apos;dan günümüze taşıyor. 24 bölümden oluşan, 13 farklı üniversiteden 20 akademisyenin katkılarıyla hazırlanan bu kitap, siyasal düşünceler tarihi alanında Türkiye&apos;de yayımlanan en kapsamlı çalışmalardan birisidir. Bu açıdan Siyasal Düşünceler Tarihi, akademik çalışma yapanların ve siyaset bilimi alanında eğitim alan öğrencilerin yanı sıra siyasete ilgi duyan herkese hitap ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123198</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3bbc341-6a0c-4a7b-a313-c6f82ee7d0d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasal Düşünceler Tarihi</image:title>
            <image:caption>Bu eserde, Antik Yunan’dan yaklaşık olarak 20. yüzyılın başına değin ortaya koyulan siyasal düşünceler, ortaya koyuldukları dönemlerin özellikleri de göz önünde bulundurularak ele alınmaktadır. Bu dönemi kapsayan Batı siyasal düşüncesi, geleneksel olarak, Antik Yunan ve Roma, Ortaçağ ve Modern dönem olmak üzere dört farklı tarihsel dönemde ele alınır. Biz de bu çalışmada, bu dönemsel plana sadık kaldık. Ancak, bu eser, Batı siyasal düşüncesi ile sınırlı değildir. İlk ortaya çıktığı dönemde Antik Yunan ve Roma düşüncesinden etkilenmiş; ilerleyen dönemde de Hristiyan Avrupa’da siyasal düşünceyi etkilemiş olan İslam siyaset felsefesi de bu eserin inceleme konusudur. Farabi, İbni Sina, İbni Rüşd gibi İslam filozofları, Batı’nın felsefeye sırtını çevirdiği bir dönemde Antik Yunan ve Roma bilgeliği ile İslam’ı sentezliyorlardı. Onların bu çabaları, 13. yüzyıldan sonra Hristiyan Avrupa’da Thomas Aquinas gibi düşünürlerin eserlerinde felsefe ile Hristiyanlığın sentezlenmesine ilham verecektir. Bu eserde Yazılarıyla katkı sunan Akademisyenler şunlardır. Prof Dr Bican Şahin,Prof. Dr. Bilal Sambur, Doç. Dr. Ayşem Sezer Şanlı, Doç. Dr. Kerem Yavaşça, Doç. Dr. Mehmet Kocaoğlu,Doç. Dr. Melek Halifeoğlu, Doç. Dr. Mümin Köktaş, Dr.Belgin Tarhan, Dr.Buket Teneke Oduncu, Dr. Derya Çakır Demirhan, Dr. Mehmet Ali Mert ,Dr. Seval Yaman, Dr. Enes Dağ, Dr. Nurettin Kalkan, Dr. Tuncay Büyük, Arş. Gör. Hamide Değer, Arş. Gör. Levent Odabaşı, Doktora Öğrencisi Burcu Güler, Doktora Öğrencisi Emrah Güleş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123199</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/809b39bb-bb73-4a68-9594-53edaed31d37.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyaset</image:title>
            <image:caption>Türk siyasal kültürünün siyasete yansıyan algı ve olgularını siyaset biliminin büyük öncüsü Machiavelli&apos;yi örnek alarak mektuplarla anlatmaya çalıştığımız bu eser tamamen pratik hayatın gerçekleri ve tecrübeleri üzerinden yazıldı. Özellikle kitabın birinci baskısı sürecinde Türkiye&apos;de kimin Cumhurbaşkanı olacağı tartışmalarına bir katkı ve öngörü olarak hazırlandı ve kitapta yazdığım tecrübelerim ve öngörülerim beni yanıltmadı. Çok iyi bilmekteyim ki, siyasetin teorisi ile pratiği arasında uçurumlar var...- Halis Çetin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123200</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e598c895-5313-4672-aae0-900c211d141f.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyaset Bilimi</image:title>
            <image:caption>Siyaset, insanın kendini tarih, toplum ve siyasa içerisinde var kılma mücadelesinin en önemli aracıdır. Siyaset olmadan, insanın kendini gerçekleştirebilme imkanı oldukça azdır. Siyasetin temel sorununu teşkil eden, insanın iktidar arayış kaygası çözümlenmeden siyaset ve onunla ilgili sorunların çözülmeyeceği bir gerçektir. Siyaset, bir yandan nasıl ve kim tarafından bu yönetimin gerçekleştirileceğini belirler. Siyasal alan, iktidarın kaynaklığı konusundaki çatışmaları, bu çatışmalar ile doğan güç kullanımını, bu gücün hangi temel yasalar ile meşru kabul edileceğini ve toplumsal düzenin nasıl kurulacağını ve yönetileceğini belirleme alanıdır. Siyaset, aslında, tüm siyasa ve onun ilişkilerinin belirlendiği temel düzlemdir ki; iktidar, meşruiyet, şiddet, otorite, itaat, düzen, siyasal ve toplumsal yapılar onun içerisindedir. Bu yapı içinde siyasal ilişkiler, insanların tutum ve davranışlarının yol göstericiliğinde; ya &apos;karar verme&apos; sorunu, ya &apos;çıkar&apos; çatışması ya da bir grubun veya sınıfın diğer grup ve sınıflar üzerindeki &apos;hakimiyet&apos; arayışıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123201</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66fd5c77-1d2d-4aee-8a57-1a42fe94e0cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyaset Felsefesi Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>Siyaset felsefesi; İlkçağ’dan günümüze siyasal ve toplumsal hayatın en ideal biçiminin ne olduğuna ilişkin felsefi tartışmaların ortaya çıktığı felsefi bir alt disiplindir. Elinizdeki çalışma siyaset felsefesi tarihi boyunca ortaya çıkan birçok kavram ve problemin ele alındığı, ayrıca birçok filozofun siyaset felsefesinin bu temel kavram ve problemlerine ilişkin düşüncelerinin incelendiği bir çalışmadır. Bu çerçevede eser, Platon’dan Dworkin’e felsefe tarihinin simge isimlerinin siyasal olanla ilgili düşünce ve teorilerine yer vermektedir. Bununla birlikte Liberalizmden Faşizme, Muhafazakarlıktan Milliyetçiliğe, Anarşizmden Marksizme tüm siyasal ideolojileri ve bu ideolojilerin temel ilke ve kavramlarını incelemektedir. Çalışma monarşiden aristokrasiye demokrasiden cumhuriyete birçok sistem ve rejim tartışmalarını ele almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123202</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5d10fc5-361f-4fa4-9c39-2cdc07636748.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyaset Felsefesi Tarihinde Devlet</image:title>
            <image:caption>Siyaset felsefesi tarihi, insan, toplum ve devlet üçgeninde belirginlik kazanan birçok problemin yanı sıra, devlet probleminin de yoğunluklu bir şekilde tartışıldığı bir alandır. Bu anlamda siyaset felsefesi tarihi, ilkçağdan günümüze kadar birçok devlet modelinin ve rejiminin ortaya çıkışının tarihidir.İlkçağ&apos;da ideal devlet modelleriyle başlayan siyasal felsefe serüveni, Ortaçağ&apos;da Tanrısal devlet modellerinin, 17. ve 18. yüzyıllarda sözleşmeci devlet teorilerinin, 19. Yüzyıldan itibaren ise, Anarşizm, Marksizm, Liberalizm ve Faşizm gibi siyasal ideolojilerin doğuşuna şahitlik etmiştir.İşte bu kitap, İlkçağ&apos;dan Aydınlanma&apos;ya devlete ilişkin teorilere ve modern siyasal ideolojiler olarak Anarşizm, Marksizm, Liberalizm ve Faşizm&apos;in devlet anlayışlarına yönelik bir değerlendirmeyi kapsamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123203</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d89ac63-a399-4d9a-a872-89b8e2c6784f.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyaset Toplum Medya</image:title>
            <image:caption>Siyaset bir araç olarak toplum üzerinde belirleyici bir etkiye sahiptir. Son dört asırda zaman başka bir hızla ilerlerken, toplumların siyasal, ekonomik ve kültürel yönleri de bir o kadar hızlı değişebilmektedir. İlkel toplumdan tarım toplumuna, sanayi toplumundan sanayi sonrası topluma ve bilgi toplumuna kadar tüm toplumlar tecrübelerinin ve yaşadıkları dönemin izlerini taşımaktadır. Bu bağlamda toplumların bilgi birikimi ve değerleri, siyasetin ve medyanın ilgi alanına giren konulardır. Küresel anlamda evrensel değerlerin yanı sıra ilgili toplumlara ait bazı temel öğretiler bulunmaktadır. Bu bağlamda toplumun tüm öğretilerine yön verebilen ve ihtiyaçlarına göre biçimlenen siyaset, toplumsal değerleri de belirleyebilmekte ve dönemsel olarak farklılaştırabilmektedir.Özellikle demokratik ülkelerde toplumsallaşma aracı olarak medyaya önemli görevler yüklenmektedir. Bu bağlamda medya, topluma bilgi aktarırken, kamuoyu oluştururken ve iktidarın üzerinde denetleyici bir rol üstlenirken tüm insanlığa eşit yaklaşmalıdır. Bilgi ve enformasyon kavramları ile anılan günümüz dijital çağında, toplumsal ve siyasal hayatı, teknolojik gelişmelerin etkisiyle zamana ve mekâna bağlı kalmaksızın oldukça hızlı hareket edebilen medya şekillendirmektedir. Böylelikle sosyal ağlar, yeni ve dijital medya gibi akımlar ile etki alanı artan ve hız kazanan medyanın, toplumda siyasete yön veren yeni bilgi aktarım süreçleri ortaya çıkmaktadır. Bunun yanı sıra, medyanın artan gücü karşısında siyaset; iktidar alanını korumaya çalışmakta ve yeni önlemler almakta ve gerektiğinde medyayı yönlendirmektedir. Ancak medyanın gerçek dışı, kontrolsüz ve ideolojik yaklaşımlarda bulunması toplumu kutuplaştırırken diğer yandan siyasetin asıl işlevini değiştirebilmektedir.Bu eser siyaset, medya ve toplum başlıklarında sosyal bilimler literatürüne katkı sunabilmek amacıyla, alanında uzman akademisyenler tarafından kaleme alınmıştır. Eser, hemen her seviyede okura hitap etmekle beraber, özellikle lisans ve lisansüstü öğrencilere kaynak teşkil edecek niteliktedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123204</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f60cbec8-0c7a-46e5-b3d5-1a4a039939d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasette Güncel Paradigmalar</image:title>
            <image:caption>Siyaset hayatlarımızı her alanda kuşatmaya devam etmektedir. Günlük hayat içerisinde tercihlerimiz, kararlarımız kendi irademiz dışında siyasal yörünge içerisinde birçok etkenin etkisi altındadır. Küreselleşme ve dijital çağın etkisiyle her şey de olduğu gibi siyasette de önemli dönüşümler yaşanmıştır. Böylelikle siyaset içerisindeki önemli konular ve aktörler farklılaşmıştır. Daha etkili ve müdahaleci bir devlet anlayışı ortaya çıkmıştır.Liberal demokratik devletlerde devletin rolü klasik anlayışın ötesine geçerek daha kapsayıcı hale gelmiştir. Öte yandan dijital çağın sunduğu fırsatların tadını çıkaran bireyler, karşılaştıkları güvenlik ve gizlilik sorunlarıyla yüzleşmeye başlamışlar, daha makro düzeyde ise kaotik sorunlar baş göstermiştir. Klasik ve modern çağın demokrasi kuramlarına ise algoritmik çağın getirisi olarak, algoritmik bir demokrasi teması eklenmiştir. Neo liberal politikalar 21. Yüzyılda çokça üzerinde durulan ekonomi politik vizyonu yansıtmaktadır. Kitap tüm bu değişim ve dönüşümleri siyasi bir çerçevede devlet, demokrasi, toplumsal yapı gibi temel taşlar üzerinden değerlendirmektedir.Ayrıca klasik siyaset konularını 21. Yüzyıl gelişmeleri ile birlikte görmek isteyen okuyucuya, dijital dönüşüm ve sonrasındaki gelişmelerin bir harmanını sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123205</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03c4e021-9c83-4940-9522-0ba862e0f936.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasi İlahiyat - Liberalizmin Teolojik Kökenleri</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap Batı siyaset felsefesi tarihi alanında bir araştırmadır. Türkiye&apos;de ve dünyada din ve devlet ilişkilerini teorik olarak inceleyen çalışmalar yaygın olsa da siyasi teori ve kavramların teolojik kökenlerini inceleyen çalışmalar nadirdir, çünkü dünyada ve Türkiye&apos;de mevcut genel kanaat halen modern Batı siyaset teorisinin büyük ölçüde seküler kökenli olduğudur. Bununla birlikte özellikle son yarım yüzyılda siyaset felsefesi ve entellektüel tarih alanında yapılan araştırma-lar modern siyaset teorisinin özellikle erken modern dönemde teolojik kaynaklardan önemli ölçüde etkilendiğine dair ilginç veriler sunmuştur.Carl Schmitt, Eric Voegelin, Charles Taylor, Jeremy Waldron, Michael A. Gillespie ve diğer bazı düşünürlerin çalışmaları Hıristiyan teolojisinin modern liberal siyaset teorisinin gelişimi üzerinde oynadığına role dair ezber bozucu görüşler içermektedir.Onların çalışmalarının bulguları modern siyaset felsefesi tarihinin anlaşılmasında paradigmatik bir değişime ihtiyaç olduğuna işaret etmektedir. Elinizdeki bu kitap adı geçen çalışmaların bulgularından alınan ilhamla yazılmıştır. Kitabın amacı erken modern dönemde Hıristiyan ilahiyatının liberal siyaset teorisini ne şekillerde etkilediğinin izini sürmek ve liberalizmin şu anda artık büyük ölçüde tarihin tozları altında kalmış kökenlerinin aydınlığa kavuşturulmasına katkıda bulunmaktır. Modern siyaset teorisi üzerindeki şaşırtıcı teolojik etkilere dair anlayışımızı derinleştirmek din ve siyaset ile felsefe ve teoloji arasındaki ilişkiler hakkındaki yaygın kanaatleri sorgulamaya ve gözden geçirmeye bizi teşvik edebilir. Bu nedenle bu kitabın bulgularının ve tezinin liberalizmin kökenlerinin yeniden anlaşılmasının yanı sıra, Türkiye&apos;de özgürlük ve din arasındaki ilişkiye tarihi derinliğe sahip yeni bir perspektiften bakılmasına da katkı sunacağını umuyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123206</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/607b0c3a-81cb-4adb-bbd0-d95731bb4396.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasi ve Kurumsal Örgütlerin Yeni Mirasçısı Z Kuşağı</image:title>
            <image:caption>Z kuşağı, kendisinden önceki kuşaklara göre sahip olduğu farklı özellikleri ile iş, sosyal ve siyasi hayatın dinamiklerini belirleyecek kuşak olarak görülmektedir. Bu açıdan kurumsal ve siyasi örgütlerin de en yakın mirasçıları olarak görülen Z kuşağının beklentilerinin ve davranışlarının altında yatan nedenlerin anlaşılması, örgütlerin gelecekteki başarıları açısından önemlidir. Özellikle de önümüzdeki seçimlerde çoğunluğu ilk kez oy kullanacak olan bu kuşağın geleceğin siyasetini şekillendirecek kuşak olması siyasi liderlerin seçim kampanyalarında bu kuşağın da beklentilerini dikkate alarak hareket etmelerini sağlamaktadır.Bu eser, İbrahim Haşim İnal&apos;ın Z kuşağına yönelik toplam 9000 kişi ile yaptığı anketlerle siyasi lider tercihleri, iş hayatında tercih ettikleri liderlik özellikleri, sosyal medyanın karar verme davranışlarına ve siyasi tercihleri üzerine etkisinin araştırıldığı 4 adet makaleden elde edilen verilerle üretilmiştir. Bu araştırmalar yapılırken &quot;Z kuşağı olsa nasıl davranırdı?&quot; sorusundan hareket edilmiş ve gelecekteki ekonomik, sosyokültürel ve siyasi ortama dair ipuçları aranmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123207</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b7e59c6-43be-441c-96f0-bb42f2d696fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Demokrasi</image:title>
            <image:caption>Bugün Türkiye&apos;nin iyi yönetilmesi için, bir siyasi kimlik olarak hareket edecek ve toplumla bağ kuracak güçlü bir sosyal demokratik oluşuma gereksinim duyuyoruz, ama böyle bir oluşumun hangi kurumsal, felsefi sosyolojik ve siyasi temeller üzerine kurulacağı üzerine de ciddi bir çalışma ve tartışma sürecini de başlatmıyoruz. İlginç olarak, gereksinim duyulan sosyal demokrasinin ne olduğu, hangi tarihsel ve kuramsal koşular içinde, aynı zamanda farklı mekanlar içinde, geçirdiği değişimler ve dönüşümler üzerine Türkiye&apos;de çok az sayıda ciddi çalışmaların yapıldığını söyleyebiliriz. İbrahim Sarıtaş tarafından titiz bir bilimsel ve akademik çalışma içinde hazırlanmış elinizdeki kitap, içerdiği karşılaştırılmalı ve tarihsel çözümlemeyle bu boşluğu dolduruyor. Almanya ve Türkiye örneklerinde sosyal demokrasinin kapsamlı bir incelemesini sunan bu çalışmayı, bu konuyla ilgili çalışan ve düşünen herkese tavsiye ederim. E. Fuat Keyman Sosyal demokrasinin tarihsel gelişimi, iki gerilim hattı üzerinde cereyan ediyor: Bir yandan &quot;evrensel -uluslararsı&quot; ile &quot;yerel -milli&apos;nin gerilimi, diğer yandan - zaman zaman redikalizme de açık - bir reforizm ile statükoculuk arasındaki gerilim... İbrahim Sarıtaş&apos;ın, sosyal demokrasinin menşe ülkesi sayılan Almanya&apos;daki tarihsel gelişimi ve Türkiye&apos;de Ortanın Solu&apos;ndan bugüne uzanan çizgiyi ele alan incelemesi, bu gerilimler üzerine yeniden düşünmek için bir zemin sunuyor. Bu kitaptan da çıkarabiliyoruz ki, galiba, Alman sosyal demokrasinin hikayesi, reformizmin olası radikal içeriklerinden gitgide kopmanın hikayesidir. Gliba Türkiye sosyal demokrasinin hikayesi de, bu akımın evrensel ilkelerine gitgide &quot;soyunmanın&quot; hikayesi... Ayrıca iki örneğin mukayesi yazarın da üzerinde durduğu gibi, Türkiye&apos;deki &quot;sosyal demokrat&quot; kimlikli politikanın kendi üzerine eleştirel düşünmekten neredeyse &quot;sistemli&quot; olarak kaçınmasıyla temayüz ettiğini gösteriyor! Tanıl Bora</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123208</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/418927af-61ad-47cc-9de6-607705512a4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Demokrasi Okumaları</image:title>
            <image:caption>Günümüzde sosyal demokrasi özgürlük, adalet ve dayanışma ilkeleriyle emeğin savunusunu yapmak olarak algılanmaktadır. Sosyal demokrasi bu ilkeleri güçlü bir Marksist gelenekten süzülerek demokratikleşme sürecinde işçi sınıfının temel değerleri olarak sunmuştur. Ancak sosyalizmden evrilen sosyal demokrasinin tam olarak ne olduğu küreselleşmeyle birlikte yeniden tartışmaya açılmıştır. Sosyal demokrasi ve dolayısıyla sosyal devlet küreselleşme sürecinde yeniden bir dönüşüm yaşamıştır. Türkiye&apos;de ise Sosyal Demokrasi&apos;nin seyri ne yazık ki Batı&apos;da geliştiği gibi gelişememiştir. Bunun birçok sebebi olmakla birlikte sosyal demokrasiye inananların ciddi bir entelektüel harekete ve ekole dönüşmemesi en önemli sebeptir. Sadece entelektüel anlamda değil, aynı zamanda klasik tabanından destek bulmaması da siyasal anlamda bu hareketin gelişmesini engellemiştir. Batı&apos;da her zaman iktidar alternatifi olan bu düşüncenin &quot;Türkiye&apos;nin kendine özgü şartları&quot; nedeniyle anlaşılmaması ya da Kemalizm ile eklemlenmesi onu aynı zamanda iktidar alternatifi olmaktan çıkarmış ve dar bir alana hapsetmiştir. Türkiye&apos;de tek parti eleştirisinin yapıldığı son zamanlarda evrensel değerleri sahip bir sosyal demokrasi anlayışı eskiye göre daha elzem hale gelmişttir. Bu kitap sosyal demokrasi konusundaki çalışmaları ile tanınan seçkin siyaset adamlarının, gazetecilerinin ve akademisyenlerin makalelerinin derlemesi ile oluşturulmuştur. Okuyucu hem sosyal demokrasinin Batı&apos;daki serüvenini hem de Türkiye&apos;deki serüvenini bu kitapta bulacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123209</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2798a593-eacb-4cea-aade-b907fa8ab98b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Kavramlar Ansiklopedisi</image:title>
            <image:caption>Günümüzde sosyal kavramlar alanında önemli bir kargaşa yaşanmaktadır. Bilimsel alanda yaşanan bu kavram kargaşası birçok yanlış anlaşılmaya yol açabilir. Bu yüzden sosyal bilimler alanında kavramları doğru ve yerinde kullanmak bilimsel ilerlemenin gelişmesi açısından büyük bir önem arz et\u0002mektedir. Daha geniş bir bakış açısı yakalayan ve genellikle bir veya iki kelimeden oluşan fikirlere kavram denir. Adalet, refah, politika, devlet ve daha faz\u0002lası kavramlara örnektir ve sosyal bilimcilerin karmaşık gelişmelere atıfta bulunduğu unsurlardır. Bir araştırmacının bulgularını anlaşılır bir biçimde sunması için gerekli kavramları bilmesi ve kullanması gereklidir. Ayrıca okuyucu da kavramlara hâkim olduğu sürece gerçek bilgiye ulaşabilecek\u0002tir. Diğer bir önemli nokta, sosyal bilimler literatürünün bir tartışma olarak anlaşılması gerektiğidir ve bu tartışma büyük ölçüde farklı yazarların kav\u0002ramları hangi farklı şekillerde kullandıkları ile ilgilidir. Başka bir ifade ile kavramları yerli yerinde kullanmak önemlidir. Dolayısıyla sosyal-bilimsel literatürü nihai bir hakikat içeren bir bütün olarak görmemek gerekir. Bu amaçla sosyal alanda çalışan bilim insanlarına yardımcı olmayı görev edi\u0002nen bu çalışma, genç araştırmacılar tarafından yazılan yaklaşık 112 sosyal kavramdan oluşmaktadır ve her bir kavram özenle açıklanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123210</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dc4caa6-bc0a-44b8-a859-3993c7a29b92.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Politika ve Şiddet</image:title>
            <image:caption>Hemen her gün farklı alanlarda ve farklı biçimlerde yaşanan şiddet, sosyal medyanın yaygın kullanımı ile birlikte daha da görünür hale gelmiştir. Her şeyden önce insan hakkı ihlali olan ve bilimsel araştırmalarda çoğunlukla hukuksal bağlamda ele alınan konu, aynı zamanda odağına sosyal sorunları alan sosyal politikanın da konusudur. Alan yazında sosyal politika temelinde şiddet sorununa ilişkin kitap çalışmasının sınırlı sayıda olduğunun tespit edilmesi üzerine bu çalışmanın gerçekleştirilmesine karar verilmiştir. Kitap, soruna sosyal politika açısından yaklaşarak şiddet sorununun en yoğun görüldüğü mekanlara ve gruplara ilişkin kapsamlı literatür sunmayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123211</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e62d07f-e02a-48f3-88b6-bd510bed221d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Sermaye</image:title>
            <image:caption>Geçmişte &quot;neye sahipsin?&quot; sorusunun yanıtı olan sermaye kavramı, zamanla &quot;ne biliyorsun?&quot; sorusunun, günümüzdeyse &quot;kimi tanıyorsun?&quot; sorusunun yanıtı haline gelmiştir. Yani geçmişte gelirin ya da bireyin tecrübesinin, eğitiminin, yeteneğinin ve bilgi birikiminin sermaye değeri olduğu düşünülürken, bugün aktörlerin ilişkilerinin ve bağlantılarının da sermaye olarak değerlendirilebileceği düşüncesi kabul görmeye başlamıştır. Bu çerçevede sermayenin değişen anlamına ve genişleyen içeriğine vurgu yapan Hülya Eşki Uğuz, bu çalışmasında sosyal sermaye kavramını kapsamlı bir biçimde ele almakta ve onu hemen hemen tüm boyutlarıyla analiz etmektedir. Söz konusu analiz, Türkçe literatürde yeni yeni ele alınmakta olan bir kavramın hem sınırlarını netleştirmekte, hem de onu ekonomik ve toplumsal kalkınma, aile ve gençlik sorunları, eğitim ve eğitsel başarı, toplumsal yaşam, çalışma hayatı ve örgütlenme, demokrasi ve yönetişim, kolektif eylemler, toplumsallık, ahlaki değerler gibi sınırsız bir araştırma alanında kullanılabilecek bir araç haline getirmektedir. Dr. Hülya Eşki Uğuz&apos;un konu ile ilgili yerli ve yabancı literatürü tarayarak büyük bir emekle, titiz ve özenli bir yaklaşımla gerçekleştirdiği bu çalışmadan başta yönetim bilimleri, sosyoloji, ekonomi ve eğitim bilimleri alanlarında çalışanlar olmak üzere sosyal bilimler disiplininde çalışanların yararlanabilecekleri inancını taşıyorum. Kişisel ve kurumsal başarı için sosyal sermayeye vurgu yapan bu kitabın başka araştırmacılara da örnek olmasını diliyorum. -Prof. Dr. Orhan Gökçe</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123212</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12130ec0-79dc-456e-b319-1d20fc449e41.jpg</image:loc>
            <image:title>Stratejik Finansal Yönetim</image:title>
            <image:caption>Klasik finansal yönetim ve bun dayalı kararlar, kaynakları uygun koşullarda elde etmeye ve reaktif finansal politikalar üzerine odaklanmaktadır. Modern çerçevede finansal yönetim ise, öncelikli olarka kaynakların etkin ve verimli şekilde kullanımı üzerine proaktif yaklaşımlar geliştirerek daha rekabetçi finansal politikaların oluşturulmasına katkı sağlanmaktadır. Stratejik finansal yönetim kavramı ise modern finans ve yatırım kararlarına stratejik bir bakış açısı kaandırmaktadır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123213</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/488d3a9d-81f0-4d7f-a424-ecc8818d57f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Stratejik Ortaklık Kavramı Bağlamında İsrail Azerbaycan İlişkileri</image:title>
            <image:caption>1991&apos;de Sovyetler Birliği&apos;nin çökmesi ile Azerbaycan&apos;ın bağımsızlığını kazanması İsrail için önemli fırsatlar sunmuştur. Öncelikle ihtiyaç duyduğu enerjinin neredeyse tamamını dışarıdan sağlayan İsrail için Azerbaycan ithalat çeşitliliğini sağlayacağı en uygun ülkelerden biri olmasının yanı sıra en büyük düşmanı olarak gördüü İran&apos;a komşu olması açısından da oldukça önemli bir ülkedir. Bununla birlikte İsrail; özellikle SSCB&apos;nin çökmesi ile bağımsızlığını kazanmış Müslüman ülkelere de Azerbaycan ile sürdürdüğü ilişkiyi olumlu bir &quot;model&quot; olarak sunma şansını elde etmektedir.Azerbaycan ise, İsrail&apos;i özellikle Ermenistan ile yaptığı savaşta silah tedarik edebileceği ve Yahudi lobisi vasıtasıyla ABD&apos;nin desteğini alabileceği bir ülke olarak görmektedir. Başta ABD olmak üzere Batılı ülkelerdeki Ermeni Lobisi&apos;nin etkin gücü dikkate alındığında, Azerbaycan&apos;ın bu politikasının rasyonel gerekçelerle uyumlu olduğunu söylemek mümkündür. Batı dünyasının bir anlamda örtülü silah ambargosuna tabi olan Azerbaycan&apos;a İsrail&apos;in bağımsızlıktan önce de silah satması Azeri kamuoyunda İsrail&apos;e olan sempatiyi arttırmaktadır. Ermenistan ile devam eden çatışmada Rusya ve İran&apos;ın ve hatta Batı&apos;nın Erivan&apos;ı desteklemesine karşın, Azerbaycan büyük oranda Türkiye&apos;den destek alabilmiştir. Ancak Türkiye&apos;nin silah teknolojisinin çok gelişmemiş olması, verebileceği desteğin sınırlı olması; Azerbaycan&apos;ın İsrail&apos;e yakınlaşmasında çok önemli bir etken olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123214</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecfe261d-df36-4620-9196-34d67366466c.jpg</image:loc>
            <image:title>Stratejik Pazarlama Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Ülkemizde, pazarlamanın, 1980&apos;lere kadar arz eksiği içindeki bir ekonomide, bu alanın öncü bilim insanı Prof.Dr. Mehmet Oluç&apos;un, İngilizce &quot;marketing&quot; kelimesine karşılık olarak, &quot;Pazarlama&quot; kelimesini kullanarak yaptığı tercüme ve verdiği derslerle 1950&apos;lerde başladığı söylenebilir. Pazarlama, rahmetli hocamızın eğitim çabaları, başta Prof. Dr. Aykut F. Şireli olmak üzere, yetiştirdiği akademisyenler ve öğrencileriyle İzmir&apos;de Prof.Dr. Ömer Aşıcı, Eskişehir&apos;de Prof. Dr. İlhan Cemalcılar ile diğer pazarlama akademisyenleriyle kurduğu uyumlu ilişkiler ve diğer bazı akademik kurumlara verdiği destekle bir noktaya kadar getirilmişti. 1980&apos;lerle beraber arz eksiğinin nispeten giderilmesi, pazarlamayı, en azından, daha anlaşılır bir duzeleme taşımıştır. Bununla beraber, anlayış olarak, pazarlama kavramını satıştan, küresel pazarlamayı ihracattan ayırmanın, hala, yeterince, mümkün olamadığı söylenebilir.P. Drucker, yönetimin, iki önemli görevinin olduğunu söyler: Rekabetçi yenilik yapmak ve bu yenilikleri pazarlamak. Küresel ölçekte rekabetçi yenilikleri, ne yazık ki yapamıyoruz. Böyle olunca da pazarlanacak rekabetçi yenilik bulmakta sıkıntı çekiyoruz. Temel araştırmalara dayalı yenilikler ve icat, istisnai, yeni nesil teknolojik ve teknolojik olmayan rekabetçi yenilikler ise, farklılaştınlmış, daha olağan ve ikinci nesil yeniliklerdir. Yenilik türevlerini &quot;pazarlamak&quot; daha ciddi bir sorundur. Pazarladığımız ürünlerin, küresel pazarda, km olarak. azaldığı da bir gerçektir.Rekabetçi yenilikler yapmanın amacı, rekabetçi üstünlük sağlamak ve hedef paydaşların beklentilerine cevap verebilmektir. Hedef paydaşlar işletme içi ortaklar/hisse sahipleri, insan kaynakları vb. ile işletme dışı hedef tüketici/müşterilerle tedarik ve dağıtım kanalları, hükümet ve yerel idareler, STK&apos;lar, çevre vb. paydaşlardan oluşmaktadır.Geleneksel işletmecilik ortaklar memnuniyetine/kâra dönükken, günümüz işletmeciliğinin, ortakların da içinde yer aldığı hedef paydaşların rekabetçi tatminkâr yarar beklentilerine cevap vermeye dönük olduğu söylenebilir. Bu çalışmamızda,Stratejik Pazarlama Yönetimi paydaşlar odaklı bir yaklaşımla ele alınmaktadır. Bu yaklaşım, ortaklar memnuniyetinin, paydaşlar memnuniyetinin bir fonksiyonu olduğu düşüncesine dayanmaktadır. Paydaşlar memnuniyetinin ise, insan kaynakları memnuniyetine bağlı olduğu söylenebilir.Stratejik Pazarlama Yönetimi, geleneksel pazarlamadan farklı olarak, şu özellikler ekseninde ele alınmıştır: 1. Entegre stratejik birimlerin ürün portföyü pazarlaması2. Hedef pazarın stratejik bir biçimde seçimi ve buna uygun rekabetçi pazarlama bileşenleri stratejilerinin geliştirilmesi3. Rekabetçi değer zincirinin, hedef paydaşlar değeri eksenli olarak oluşturulması4. Uzun dönemli ve dinamik bir stratejik planlama5. Entegre bir güçle C-Pset etkileşimli rekabet ortamında, en iyi pazarlama bileşenleri stratejileri rekabetini gerçekleştirme6. Paydaşlar değeri odaklı performans değerlemesiYararlı olması dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123215</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45cd20be-c5ce-4754-add2-b05cb01c061b.jpg</image:loc>
            <image:title>Su Yönetiminde İyi Yönetimin Önemi</image:title>
            <image:caption>Su Yönetiminde İyi Yönetimin Önemi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123216</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b46f9380-93e2-4053-8349-405422b9a150.jpg</image:loc>
            <image:title>Suriye&apos;de Barışın İmkanları</image:title>
            <image:caption>Arap Baharının son halkası ve en kanlı etabı olan Suriye, halihazırda irili ufaklı 30&apos;a yakın çatışmayı barındırmaktadır. Çatışma içinde çatışmalar, örgüt içinde örgütler ortaya çıkmaktadır. Her gün yeni yeni ittifakların ortaya çıktığı dinamik Suriye sorunu, bugün artık küresel bir sorun haline gelmiştir. Suriye içindeki unsurlar birbirleriyle, bölge ülkeleri ve küresel güçler de iç unsurlar üzerinden vekalet savaşlarıyla bir küresel hakimiyet mücadelesi vermekte, Suriye üzerinden yeni bir dünya düzeni tesis edilmeye çalışılmaktadır.Suriye&apos;deki çatışmalar beş yılı aşkındır giderek şiddetlenmekte ve günden güne artan can kayıpları, yerinden edilmeler, katliamlar ve bombardımanlarla trajik ve gayri insanı bir boyuta evrilmektedir. Gerek doğrudan çatışma tarafı olan iç aktörler ve gerek dolaylı olarak çıkarları doğrultusunda çatışmayı yönlendiren dış güçler, kelimenin tam anlamıyla bir çıkmazın içine girmiş durumdalar. BM nezdinde Cenevre&apos;de girişilen barış görüşmeleri bile dış güçlerin Suriye halkları yerine, kendi çıkar ve hırslarını öne sürmeleri nedeniyle sonuçsuz kaldı.Dünyanın en istikrarsız ve çatışmalı bölgelerinin başında gelen Ortadoğu, 2015 yılı Çatışma Barometresine göre, dünyadaki şiddetli çatışmaların yaklaşık yüzde 25&apos;i bu bölgededir. Barometreye göre, dünyada yoğun şiddet içeren 43 çatışmadan - ki bunlara savaş da deniyor - 10&apos;u Ortadoğu&apos;da yer almaktadır. 20 yoğun şiddet içeren çatışmanın meydana geldiği Afrika&apos;dan sonra, en çok çatışmaya sahne olan bölgedir. Bu çatışmaların nedenleri neler? Bu çatışmalarda daha çok iç faktörler yoksa uluslararası dinamikler mi rol oynuyor? Bu kadar yoğun ve fazla çatışma barındıran bir bölgede barış mümkün mü?Bu sorulara verilebilecek çok farklı cevaplar var. Bölgeyi okuduğu anlayış, ideoloji ve çıkarına göre kişiler farklı farklı cevaplar verecektir. Fakat Ortadoğu&apos;daki çatışmaların genelinde ortak olan noktaların biri, bu çatışmaların hem iç, hem komşular, hem bölgesel hem de küresel boyutlarının oluşlarıdır. Yani, bölgedeki çatışmalar çok boyutlu ve çok katmanlıdır. Sadece iç ya da bölgesel dinamiklerle açıklanamayacak kadar karmaşıktırlar. Bu çatışmalarda hem iç unsurlar, hem komşu ülkelerle olan ihtilaflar, hem bölgesel hakimiyet mücadeleleri hem de küresel çatışma rekabeti var. Kısacası Ortadoğu küresel ve bölgesel rekabetin çatışma alanı durumuna gelmiş durumda. Herkesin çıkarları bir başkasının çıkarıyla çakışıyor. Müttefikler düşman, düşmanlar müttefik olabiliyor. Çok hızlı bir şekilde dengeler değişiyor ve yeni ittifaklar kurulabiliyor. Bu kadar hızlı değişim ve dönüşümün yaşandığı ve fakat aynı zamanda sahada savaşın da devam ettiği bir ortamda sağlıklı, bölgenin çıkarına uygun politikalar yürütmek, barışa hizmet edecek stratejiler geliştirmek zor olabiliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123217</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e174832-857b-4d6e-b6e7-31b3c10fae70.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürdürülebilirlik Güncel Multidisipliner Değerlendirmeler</image:title>
            <image:caption>Sürdürülebilirlik, ekonomi, çevre ve toplum arasındaki var olan denge ilişkisini korumanın ve gelecek nesillere aktarmanın başat faktörüdür. Başta kalkınma, büyüme ve çevre olmak üzere farklı disiplinler, sürdürülebilirliği sistemsel bir gereklilik olarak tanımlamakta ve çeşitli politika önerileriyle söz konusu kavramın sınırlarını çizmeye odaklanmaktadır. Küreselleşme ile birlikte toplumların artan entegrasyon kabiliyetleri ulusal ölçekte gerçekleşen şoklar [fırsatlar ve riskler] tüm ülke ekonomileri üzerinde kısmen benzer ancak hızlı ve yoğun yansımaların görülmesine neden olmaktadır. Söz konusu yansımalar-özellikle negatif yansımalar bağlamında sürdürülebilirlik tüm insanlığın sorunlarına çözüm üretmeyi amaçlamasının yanı sıra ekonomik, çevresel ve sosyal değişim dinamiklerini gözeten ve değişimin yarattığı karşılıklı etkileşimleri dikkate alan çok katmanlı bir sistem olarak görülmektedir. Bilhassa artan iklim tehditleri, çevresel bozulmalar, küresel salgınların ekonomiler üzerinde yarattığı negatif dışsallıklar, tüm dünyada hızla artan gelir eşitsizlikleri ve çatışmalar sürdürülebilirliğin tüm dünya için önemli ve ertelenemez bir mesele olduğuna işaret etmektedir. Kendisine atfedilen bu önem gereği sürdürülebilirliği sağlaması muhtemel faktörlerin belirlenmesi ve tanımlanması politika yapıcılar, firmalar ve hane halkları özelinde önem taşımaktadır. Bu düşünceyle elimizdeki bu kitap sürdürülebilirliği farklı perspektiften ele alan çalışmalardan oluşmaktadır. Kolektif bir çalışma sonucu ortaya çıkan bu eser sürdürülebilirlik olgusunun önemine istinaden bu alana ilgi duyan öğrencilere ve araştırmacılara teorik ve ampirik uygulamalarla güncel gelişmeleri sunmak ve literatüre katkı sağlamayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123218</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28636ef9-e6c2-4531-a140-daa1402cddd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Şarkın Son Ağası</image:title>
            <image:caption>Siyase Bilimi ve Uluslararası İlişkiler uzmanı olan Dr. Hüseyin Şeyhanlıoğlu, 1974 yılı Şanlıurfa duğumludur. Halen Dicle Üniversitesinde akademisyen olup Asya ve özellikle Osmanlı imparatorluğundan sonra Ortadoğu&apos;nun yaşamış olduğu ortaçağ karanlığından kurtulması için siyasi, tarihi, coğrafi ve sosyolojik çalışmalar yapmaktadır.Dünya ana karasına sırtını dayamış bir pehlivanı andıran Asya Kıtası ve onun Yusuf&apos;u olan Osmanlı İmparatorluğunun medeniyeti, 18. yy&apos;dan itibaren tarihin gördüğü en barbar kavim olan Avrupalılar tarafından durdurulup talan edilmiştir.Bu tarihten itibaren Batılaşma sürecine zorla ve entrikalılarla sokulan Osmanlının halkı Cemil Meriç&apos;in tabiriyle, Batı&apos;ya giden geminin Doğu&apos;ya bakan yolcularına döndürülmüştür. Bu durum maalesef sömürülen Hintlisi, afyona alıştırılan Çinlisi ve atomla vurulan Japonu için de böyledir. Yetmiş iki milleti bünyesinde, Dolmabahçe bostanlığı gibi yüzyıllarca kardeşçe yaşatan ve Fransız İhtilali&apos;ne kadar büyük bir uluslar üstü yapıya sahip olan Osmanlı İmparatorluğu, başta ırkçılık olmak üzere tüketici ve bencil olan batılı sömürgeciler tarafından yok edilmeye çalışılmıştır.Yazar, kitabında mankurtlaştırmanın her türlüsünün uygulandığı bu medeniyetin yaşadığı süreci, Şark&apos;ın Son Ağası üzerinde bir akademisyen titizliğinde işlemeye çalışmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123219</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/789cddce-6a4d-4181-b209-aa884f2bc34a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihin Geri Dönüşü</image:title>
            <image:caption>Tarihin Geri Dönüşü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123220</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad520940-4b3c-475b-8210-61620447c1f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Teknolojik Yetenek Transferi</image:title>
            <image:caption>Yeni teknolojileri geliştirmeyi ve aynı zamanda transfer edilen teknolojinin etkin kullanılmasına, öğrenme sağlanmasına ve özümsenmesine yönelik becerileri de içeren bir kavram olan teknolojik yetenek, teknolojik gelişme sürecinde belirleyici bir rol oynamaktadır. Teknolojik yeteneğin kaynakları, ulusal teknolojik çaba, teknoloji transferi ve emek transferidir. Teknolojik yetenek edinminin ilk ve en önemli kaynağı ulusal teknolojik çabadır. Çünkü ulusal düzeyde gerçekleştirilen Ar-Ge ve teknolojik yenilik faaliyetleri, teknoloji ve emek transferi gibi dış kaynakların etkinliği arttırmaktadır. Temel düzeyde ulusal teknolojik yetenek birikimi sağlayabilmiş ekonomilerin teknoloji ve emek transferi aracılığıyla edinilen teknolojiden öğrenme sağlaması çok daha hızlı ve etkin olacaktır. Bu kapsamda gelişmekte olan ülkelerin teknoloji transferine dayalı olarak ulusal teknolojik kapasitesinin geliştirilmesine ilişkin faaliyetler ve faaliyetlerin sanayileşme sürecine etkisi kalkınma iktisadının önemli tartışma konularından birini oluşturmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123221</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/519148fd-ae7b-406f-80d0-00c5a64543c2.jpg</image:loc>
            <image:title>The Property Issue On Cyprus</image:title>
            <image:caption>The Cyprus conflict has been on the world’s political agenda for more than fifty years. Regardless of other events, the property issue will likely to dominate the conflict. So, there has been great effort to solve the property issue in the Cyprus conflict. Settlement of the Cyprus conflict and solution to the property issue will affect the interrelationship between the communities and their living. In this context, people who are dealing with the issue need to clearly understand the spirit and the boundaries of the property rights.

However, this issue is very complex and approaches of both parties to the issue are very different. After allocation of the properties there will be heterogeneous mixture of population and as they highly differ along the custom, religion and language that it will not be easy to establish a homogeneous structure. As the world’s attraction points changes in the international dimension more attention needed in order to reach a settlement on the island.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123222</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdee197f-222f-4c80-b4fd-7fbda6b95d7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Tıbbi Hata Kaynaklı Ölümlerde Destekten Yoksun Kalma Tazminatı</image:title>
            <image:caption>Ülkemizde hastaların hatalı tıbbî müdahaleler nedeniyle açtığı tazminat davalarında ve tazminat miktarlarında dikkat çekici bir artış söz konusudur. Çalışmamızda tıbbi müdahale hatalarından kaynaklanan ölümlerde hastaların haklarının ve hekimlerin hukuki sorumluluklarının çerçevesi çizilerek genel anlamda hasta ve yakınlarının hakları ifade edilmiştir. Devamında hastanın ölümüne bağlı olarak talep edilebilecek olan tazminat kalemlerinden olan destekten yoksun kalma tazminatı açıklanarak sağlık çalışanları ve sağlık hizmetinden yararlananlara ışık tutulmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123223</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56241660-a262-4cdd-ab29-4fe7b363a99c.jpg</image:loc>
            <image:title>Turkey Between Democracy and Militarism</image:title>
            <image:caption>This book discusses various aspects of the &quot;grand struggle&quot; between bureaucratic / authoritarian center and democratic periphery. Issues such as nationalism, secularism, Islamism, militarism and Kemalism are dealtwith as well as the Kurdish question, political parties, the EU membership process and relations with the USA. Though covering a wide time span and array of issues, the articles share a common stand: they seek to develop a &quot;post-Kemalist&quot; reading of contemporary Turkish politics. In its entirety this book provides the reader with an altemative perpective on the &quot;current history of Turkkey&quot;, and raises the following issues and questions:Is Kemalism compatible with democracy?How to explain anti - Westemism of the neo -Kemalists?Is secularism or democracy under threat?The AK Party: Islamist or democrat?The CHP: Social democrat or authoritarian?Can Turkey bridge Europe and Islam via EU Membership?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123224</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26baf70f-2022-4a11-bbfd-73365e0c5d33.jpg</image:loc>
            <image:title>Turkish Politics</image:title>
            <image:caption>The aim of this manual is to provide a coherent and balanced historical perspective of Turkish political life, the evolution of political ideas, and key interpretations read together with the main social and cultural transformations. The manual starts with the modernization process of the early nineteenth century, examines the main ideologies emerged since late 1800s, their evolutions through the decades, the key political events that shaped the political system, presents the key intellectuals and politicians at the centre of Turkey&apos;s political life, and ends by studying the AK Parti era. The book has been conceived as a manual for university BA courses of Turkish Politics, Turkish political life, and Political History of Turkey. However, it is also a compact introduction for all those willing to understand contemporary Turkish politics.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123225</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/850fa7ca-2ffd-4f37-bfbc-73d6c2adfe1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüm Yönleriyle İş Kanununda Kıdem Tazminatı</image:title>
            <image:caption>ş Mevzuatında Kıdem Tazminatı Vergi Mevzuatında Kıdem Tazminatı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Mahkeme Nezdinde Kıdem Tazminatı İhtilaflarının Çözümü Sosyal Sigortalar Kanunu Yönünden Kıdem Tazminatı Kıdem Tazminatının Sigorta Ettirilip Ettirilmeyeceği Kıdem Tazminatı Fonu Kıdem Tazminatı ile İlgili Mevzuat</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123226</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05f4a2be-4671-4196-9f79-b29d4695e683.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Cumhuriyetleri’nde Ekonomik Dönüşüm</image:title>
            <image:caption>Geride bıraktığımız yüzyıl boyunca, siyasi, ideolojik ve ekonomik  temelli çok sayıda bölgesel ve kıtasal uluslararası birlikteliklere şahit olduk. Bunların çoğu tarih sahnesinden silinirken büyük bir kısmı da istenilen hedeflere ulaşamaksızın varlıklarını sürdürmektedirler. Diğer taraftan, Avrupa Birliği, Benelux ve NAFTA gibi çok az sayıda uluslararası birlikteliğin kuruluş amaçlarını gerçekleştirebildikleri, hedeflenen etkinlik düzeyini yakaladıkları ve varlıklarını sürdürebilme gücünü elde ettikleri görülmektedir. Bu başarılı örneklerin ortak özelliği ise üye ülkeler arasında yoğun bir ekonomik eklemlenme, hatta ileri derecede bir entegrasyonun gerçekleştirilebilmiş olmasıdır.

1990’lı yıllardan bu yana Türk dış politikasının ana hedeflerinden birisi, belki de en önemlisi, küresel siyasete yön verebilecek bir “Türk Devletleri Topluluğu” oluşturmaktır. Bu yoldaki en önemli aşamalardan birisi, bağımsız Türk devletleri arasında ekonomi-politik temelli birliktelik inşa etmektir.

Dr. Dikkaya editörlüğünde yazılan Türk Cumhuriyetlerinde Ekonomik Dönüşüm başlıklı kitap bir taraftan bu ülke ekonomilerinin 30 yıllık değişimini aktarırken, bir taraftan da bu değişim sürecinde yaşanan zorlukları ve karşılaşılan engelleri ortaya koymaktadır. Bu nitelikteki analizlerin Türk devletleri arasında kurulacak ekonomik alt yapının inşasında, sorun çıkabilecek alanları işaret etmesi ve geleceğe yönelik çözümlere zemin hazırlaması bakımından önemli olduğunu düşünüyorum.

Türk Cumhuriyetleri Ekonomi Politik çalışmalarında bir çıkış noktası ve nitelikli bir referans olarak kullanılacağına inandığım Türk Cumhuriyetleri`nde Ekonomik Dönüşüm kitabı için Prof. Dr. Mehmet Dikkaya ve arkadaşlarını kutluyor, geleceğin Türk Dünyasına yaptıkları katkılar nedeniyle hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Ahat Andican

Türk Cumhuriyetlerinden Sorumlu Devlet Bakanı (55. Hükümet)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123227</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c1d3d9d-12d3-4a2f-af27-5172f7aa73ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dış Politikasında 1950&apos;li Yıllar</image:title>
            <image:caption>Demokrat Parti Dönemi Türk Dış Politikası&apos;nı inceleyen bu kitap, Eylül 1985 ve Ekim 1987 yılları arasında yapılan araştırmaların bir ürünüdür. Yazar, 1950-60 döneminde aktif olarak görev almış ve o dönemin şekillendirilmesinde rol oynamış bazı kişilerle değişik ülkelerde özel görüşmeler yapmış ve bu kişilerden edindiği bilgi ve izlenimleri bu çalışmada değerlendirmiştir. Kendileri ile özel olarak röportaj yapılan kişilerin listesi kitabın sonundaki kaynakçada verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123228</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f962f6c1-cb44-4fac-b500-a2f54626c446.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dış Politikasında Düşünce Kuruluşları</image:title>
            <image:caption>Günümüzdeki tanımlamayla anılmaları ilk kez 1990lı yıllarla olsa da düşünce kuruluşları çok daha önceleri ülkemizde var olmuştur. Söz konusu dönemlerde bu kuruluşlar merkezi hükümet ile yakın iş birliği içinde hareket etmiştir. Hatta 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrası milletvekili heyeti gönderilemediği bir dönemde SİSAV mensuplarından oluşa bir heyet, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) toplantılarına katılarak Türkiye’yi temsil etmiştir. Türkiye’nin ilk düşünce kuruluşları hangileridir? Hangi statüde kurulmuş ve hangi alanlarda faaliyet yürütmüşlerdir? İlk düşünce kuruluşlarına kimler öncü olmuştur? Neden 1960lı yıllardan itibaren kurulmaya başlanmıştır? Bu kuruluşların farklı kuruluşlarla ilişkileri nasıl olmuştur? Türk dış politikasına etkileri ne ölçüde olmuş ve tüm bunlar günümüz düşünce kuruluşu kültürünü nasıl şekillendirmiştir? Ülkemizde bu tip kuruluşların etkinliği için gerekli olan unsurlar nelerdir? 
Sorularına ve daha fazlasına cevap bulunabileceğiniz; bu kez Prof. Dr. Hüseyin Bağcı’nın önsözüyle çıkan alanında ilk bu kitabın muhteviyatı, geçmişten günümüze gelinen nokta için bir tespit niteliğinde olurken aynı zamanda bir gelecek perspektifi sunmayı hedeflemiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123229</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7beeeb8-1d97-4593-8582-2741215f000d.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Hukukunda Yaşlı Hakları</image:title>
            <image:caption>Dünya nüfusundaki hızlı yaşlanma toplumlarda, devletler tarafından nüfus yapısındaki değişikliklere paralel bir sağlık hizmeti sunulması beklentisini yaratmıştır. Türkiye İstatistik Kurumu ve uluslararası kurumlarca yapılan nüfus projeksiyonlarına bakıldığında ileriki yıllarda genç ve yaşlı nüfusun toplumda eşit hatta yaşlı nüfus daha ağırlıklı olacak şekilde temsil edileceği görülmektedir.Nüfustaki yaşlanma ve yaşlı sayısındaki artış hızına paralel sağlık ve sosyal destekyapısının ivedilikle oluşturulması bir zarurettir. Çünkü 65 yaş üstü bireylerin gençnüfusa göre sağlık bakım gereksinimleri ve sosyal bakım ihtiyaçları daha fazla olacaktır.Oluşturulacak politika, program ve mevzuatlar yaşam kalitesini ve genel sağlığı arttırma odaklı olmalıdır. Zira başarılı yaşlanma sağlık yanında psikolojik ve sosyal açıdan da tam bir iyilik halini gerektirir. ABD, Japonya, Almanya ve birçok AB Ülkesi sağlık ve sosyal bakım sistemleri incelendiğinde genelde düzenlemelerin yasa düzeyinde olduğu ve sağlık yanında bakım hizmetinin de güvence altına alındığı görülmektedir. Ülkemizdeki düzenleme genelge ve yönetmelikten öteye gidememiş olup, gecikmeksizin özellikle yasa düzeyinde düzenleme yapılmalıdır.Bu kitapta ülkemizde yaşlı haklarına yönelik yapılacak hukuki düzenlemelere rehberlik etmesi için, özellikle yaşlı hakları alanında gelişmiş hukuki sistemleri bulunan ABD, Japonya, Almanya ve birçok AB Ülkesi sağlık ve sosyal bakım sistemleri incelenmiştir. Bunun yanı sıra ülkemizdeki mevcut durumun tespiti de yapılmış ve yaşlıların haklarına ilişkin dava örnekleri de değerlendirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123230</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91d74813-a126-4e8a-b0cc-864cc692693e.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk İş Dünyasının Ekosistemi</image:title>
            <image:caption>Türk İş Dünyasını/çevresini sistematik olarak irdeleyen bu kitabımızın; sadece yakın bir gelecekte iş dünyasına katılacak olan üniversite öğrencilerimizin değil aynı zamanda Türk iş dünyasının her kademedeki üyelerinin bilgi birikimine katkıda bulunabilecek bir kaynak olacağını umut ediyorum. Kitabımızda organik bir bağlılıkla iç içe yer alan Küresel ekonomi ve Türkiye ekonomisi bağlamında hukuki, ekonomik teknolojik, kurumsal ve diğer seçilmiş özellikleri ile bir ekosistem olan Türk iş dünyası incelemekte ve irdelenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123231</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74b04958-1bed-4b38-bee1-5e71cf42f21b.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Milliyetçiliği ve MHP</image:title>
            <image:caption>Farklı tonlarıyla da olsa milliyetçilik her zaman tartışılan, ağırlığı olan ve siyasal olayları etkileyen bir ideoloji niteliği taşımaktadır .Türk milliyetçiliği ideolojisi, Milliyetçi Hareket Partisi&apos;nin kurulmasıyla, bir siyasal partinin temel ideolojisi haline gelmiştir. MHP, siyasal hayat içerisinde Türk siyasal yaşamının birçok aşamasında etkin olmuş, hükümetlerin kuruluşunda belirleyici konuma gelmiştir. Bu nedenle MHP, sağ siyasal partiler içinde sahip olduğu ideoloji, partiyi destekleyen dinamik gençlik örgütleri ve örgütsel yapısıyla kendisine özgü nitelikler sergileyen bir siyasal parti niteliğini taşımaktadır. Bu kitap milliyetçilik yaklaşımlarını ve farklı toplumlardaki milliyetçi ideolojinin oluşum süreçlerine dikkat çektikten sonra Türk toplumundaki milliyetçi yapılanmaları ele almaktadır. Osmanlı Devletin&apos;de Türk milliyetçiliğinin nasıl oluştuğu, Kurtuluş Savaşında ve cumhuriyetin kuruluş aşamalarında Türk milliyetçiliğinin etkisi incelenmektedir . Son bölümde de kuruşundan günümüze kadar MHP&apos;nin siyasal hayat içindeki serüveni ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123232</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a331b5f9-6f3d-41f0-aede-6c38486863f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Siyasal Hayatı</image:title>
            <image:caption>Türk siyasal hayatı, uzun tarihi geçmişi ve yaşananlar ile okunması zevkli, ihtiva ettiği dersler itibariyle de öğrenilmesi zorunlu olaylarla doludur. Çünkü tarih, uluslann belleğidir ve siyaset de en önemli belirleyici unsur olarak her koşulda varlığını hissettirir.Elinizdeki eserde, Türk siyasal hayatının temel dinamikleri ve tarihsel süreç içinde geçirdiği evreler anlatılmaktadır. Hiç kuşku yok ki, siyaset ve yönetim anlayışı bağlamında insanoğlunun geldiği nokta itibariyle demokratik değer ve ilkeleri önemsiyor olmasının bir nedeni de uzun tarih bir mücadelenin verilmiş olmasıdır. Bu mücadeleye her toplumun ciddi katkı sağladığını söylemek ne derece doğru değilse, bir bütün olarak bakıldığında Türk siyasal yaşamının demokratik değerierden yoksun olduğunu iddia etmek de o derece doğru değildir.Nitekim, eski Türk devletlerinde siyasal iktidara yardımcı olmuş kurultaylan, Osmanlı Devleti&apos;nin meşrutiyet girişimlerini veya Cumhuriyetli yılların modernleşme-demokratikleşme sürecine katkısını görmezden gelemeyiz. Bu bağlamda Türk Siyasal Hayatı kitabı, eski Türk devletlerinden günümüze iktidar algısı ve siyaset anlayışını yöneten-yönetilen ekseninde ve sade bir dille anlatmayı hedeflemekte, bu kapsamlı tarihsel geçmişi ve günümüze etkileri konusundaki analizi ise mümkün olduğunca okuyucuya bırakmaktadır.Modernleşme kavramı veya sorunsalına odaklanan ve Batı dışı toplumları analize yeltenen yaklaşımlann Türk siyasal hayatı söz konusu olduğunda ne ifade ettiğinin anlaşılması da ayn bir öneme sahiptir. Siyasal mücadele ve tartışmalarıyla, devlet geleneği ve iktidarın şekillenişiyle, toplumsal refleksleri ve uyumuyla, diğer devletlerle savaşı ve banşıyla ve nihayet fikir dünyasıyla Türk siyasal hayatının kendine has dinamikler ihtiva ettiğini söylemek kayda değerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123233</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53a54b63-1db7-458d-a058-f3d3411f1a5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Siyasal Hayatı:Tanzimattan Günümüze</image:title>
            <image:caption>Türk siyasal hayatının, Tanzimat Fermanı’nın ilanından bugüne kadar olan uzun geçmişinin ana hatlarını kronolojik olarak açıklayan ve belli ölçülerde analiz eden bu çalışmada, tarihsel akışta önemli, çok partili siyasi hayata geçişle birlikte iç ve dış dinamiklerin belirleyiciliğinde meydana gelen toplumsal dönüşümlerin doğal sonucu olan siyasal çatışmalar eşliğinde, siyasal hayatın sürekli bir istikrar arayışı içindeki döngüsüne de yoğunlaşılıyor. Türk siyasal hayatının uzun seyrine dair yeni bir dönemlendirme önerisini de içeren bu çalışmanın, aslında kopuşlarla birlikte aslında bir süreklilik olduğu hususu vurgulanıyor ve 18. Yüzyılın son çeyreğinde başlayan Türk modernleşmesinin dönüm noktaları olan: Tanzimat, Birinci ve İkinci Meşrutiyet’le Cumhuriyet&apos;in oluşumu ve bu oluşumu hazırlayan dinamikler anlatılıyor. Cumhuriyet dönemindebugünün arka planını ortaya koymaya çabaladığı; siyasal hayatta belirleyici olanın bireyler mi yoksa nesnel süreçler mi olduğuna yönelik kadim soruya bir cevap arayışı olduğu da söylenebilir. Çalışma, eski dünya düzeninin tasfiye edilmeye başlandığı bu dönemde, coğrafyayla kader arasındaki ilişkiyi en sık ve durmaksızın yaşayan ülkenin, iç siyasete ilişkin gelişmelerinin de böylesine bir dinamikten bağımsız çözümlenemeyeceğini ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123234</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a3228aa-d77f-4c67-b3f1-cbc0e0cb3c71.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Siyasal Hayatında Seçimler ve İzmir</image:title>
            <image:caption>Yarım asrı çok partili Türk hayatında seçimler siyasi iktidarın genel ve yerel ölçekte el değiştirmesi, siyasi partilerle adayların birbiriyle yarışması bakımından ilginç özelliklere sahiptir. Türkiye’nin geçirdiği sosyo-ekonomik ve politik değişimi anlayabilmek için, seçimler temel demokratik katılım ararçlarından biri olarak referans alınabilir. Genel seçimler iktidara gelmek için birbiriyle yarışan partiler arasında yurttaşların özgür iradeleriyle gelecekleri adına politik süreçte makro düzeyde kararlar alacak kadroların ikdidara taşınmasına aracılık eder. Yerel seçimler ise yurttaşların yerleşik oldukları yerel birimlerde, ortak talep ve beklentilerinin karşılanmasını sağlayacak yerel aktörlerin, onlar adına temel sorunlarının çözümü için işbaşına gelmelerine imkan tanır. Her iki seçim türünde de temsili demokrasi ulusal ya da yerel düzeyde işlemiş olur. Bu anlamda seçimler siyasi süreçte demokrasinin olmazsa olmaz araçlarıdır. Bu çalışma Türkiye’de rekabetçi siyasetin gerçek anlamda işlemeye başladığı 14 Mayıs 1950’den günümüze yapılan genel ve yerel seçimlerin sonuçlarını, seçim dönemlerinde siyasetin seyrini okuyuculara aktarmayı amaçlıyor. Kitapta 1950’den 2007’ye kadar yapılan tüm genel ve yerel seçimler Türkiye geneli ve İzmir özelinde irdeleniyor. Okuyucu eline aldığı bu çalışmayla, seçimlere dair bir bellek tazelenmesini salt ülke genelinde değil, Mart 2009 yerel seçimlerinde yoğun bir seçim rekabetinin yaşanacağı İzmir ekseninde de yapma imkanı bulacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123235</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9368d8f8-ffaa-41f3-89e9-72513c0ae34e.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Siyasal Hayatında Senato</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta iki meclisliliğe dönük teklifler ve bu alanda yaşanan tecrübe, Türk siyasal hayatının gelişimi içinde ele alınmıştır. Eser, Osmanlı Âyan Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu uygulamasını, siyasal hayatımızın farklı safhalarındaki konuyla ilgili tasarıları ve düşünceleridir.İkinci meclis, Kurtuluş Savaşı yıllarından 1924 Anayasası müzakerelerine, oradan 1946-1960 arası döneme, iktidarı sınırlandırmanın vasıtalarından biri olarak düşünülmüştür. Başta senato&apos;ya büyük ümit bağlanmış, bu kurum sihirli bir değnek muameles, görmüştür...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123236</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2289747-811d-410c-a07a-a65fcb38340b.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Yunan İlişkilerinde İki Eski Başkent: Gümülcine - İstanbul</image:title>
            <image:caption>Türk Yunan İlişkilerinde İki Eski Başkent:Gümülcine - İstanbulOrion Kitabevi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123237</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a463ef07-fe60-4721-94cd-f3157db635bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Çığ Gibi Geliyor</image:title>
            <image:caption>Türkiye Çığ Gibi Geliyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123238</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d497fc9f-75b2-4a2d-ae60-e327d5bfc442.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Ekonomisi</image:title>
            <image:caption>Bu kitabı Türkiye ekonomisi ile ilgili diğer kitaplardan ayıran en önemli özellik, Türkiye ekonomisinin &quot;geçiş ekonomisi yaklaşımı&quot; çerçevesinde incelenmesidir. Bu açıdan kitap bir ilk olma özelliğine sahiptir. Bu çerçevede ele alınan çok sayıdaki geçiş sürecinin politik ve kurumsal gerekleri ve sonuçları ortaya konulmaya çalışılmıştır. Kitap, bu geçiş süreçlerinde Türkiye&apos;nin nereden kalkıp nereye ulaştığı, daha ne kadar yol kat etmesi gerektiği ve ne ölçüde başarılı olduğu sorularına cevap vermeyi amaçlamıştır.İkinci olarak bu kitapta, kendiliğinden (piyasa dinamikleri ) ortaya çıkan gelişmeler ile, güdümlü (devletçe teşvik edilen veya zorlanan) gelişmelerin ayırt edilmesine özen gösterilmiştir. Ayrıca bu kitapta zaman ve mekan içinde ulusal ve uluslararası mukayeselere önem verilmiştir. Bu çerçevede Türkiye&apos;nin sahip olduğu güç ve zafiyetler teşhis edilmeye çalışılmıştır. Bu şekilde Türkiye tecrübesinin hangi alanlarda ne ölçüde başka ülkelere örnek olabileceği sorusuna daha kapsamlı bir cevap verilmesi imkanı doğmaktadır.Nihayet bu kitap, görselliği ön plana çıkararak, başta öğrenciler ve iş dünyası olmak üzere ekonomiyle ilgilenen herkese hitap edecek şekilde hazırlanmış ve kaleme alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123239</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/849ec1ac-56a5-4922-bf70-5aa21c5c06ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Ekonomisinin Sektörel Dönüşümü</image:title>
            <image:caption>Türkiye ekonomisinde son yıllarda yaşanan yapısal dönüşüm süreci, sektörel yapıyı da dinamik bir şekilde etkileyerek, ekonominin üretim yapısını yeniden şekillendirmiştir. Bu dönüşümün sacayakları, toplam üretim ve istihdam içindeki payı hızlı bir şekilde azalan tarım sektörü, bunun karşısında ağırlığı artan hizmetler sektörü ve arzu edilen olgunlaşmayı sağlayamayan sanayi sektörü olmaktadır. Bu dönüşüm dinamiklerinin ortaya çıkmasında 2000&apos;li yılların başlangıcında yaşanan krizler ve bu krizler sonucunda uygulanan politikaların rolü önemli olmaktadır. Çalışma sonunda elde edilen bulgular, yaşanan dönüşümün sektörel yapıda ortaya çıkan değişimin çok ötesinde, üretim faktörlerinin bileşimi, uluslar arası ticarette uzmanlaşma biçimi, işgücü piyasasının yapılanması, polarize bölgelerin daha da güçlenmesi vb. birçok güçlü makroekonomik etkileme kanallarına sahip olduğunu göstermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123240</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b10316be-e5b1-459f-8d45-d48a37cf55cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Piyasa Ekonomisi Ve Küresel Ekonomik Kriz</image:title>
            <image:caption>Bu eser Türkçe literatürde, Piyasa Ekonomisi&apos;nin bir el kitabı olması amacı ile hazırlanmıştır. Kitap, genel okuyucu kitlesi esas alınarak yazılmıştır. Türkçe&apos;de Planlama, Sosyalizm, Devletçilik, Karma Ekonomi konularında geniş bir literatür ve uygulamalar varken; Piyasa Ekonomisi konusunda ki yayınlar yok denecek kadar azdır. L. Mises, İngiliz halkının ve hatta insanlığın kaderini değiştirip yoksulluk, gerilik ve cehaletten kurtaranın A.Smith &quot; Milletlerin Serveti&quot; adlı ve Piyasa Ekonomisi&apos;ni tanıtan kitabı olduğunu söyler.Dolayısıyla bireysel veya toplumsal zenginliğimizi sağlamak yani kalkınmak için, Piyasa Ekonomisi&apos;ne ve işletme bilgisine muhtacız. A.Smith&apos;in, &quot;Görünmez Elin&apos;e yani piyasaya başvurmadan, bireysel veya toplumsal kalkınma mümkün değildir.Kalkınma, Türkiye&apos;nin gündemine Planlama ile değil Piyasalaşma süreci ile girdiğinden, ancak gelecekte çözülebilir. Bir bakıma kalkınma açısından, Devletçilik veya Planlı Karma Ekonomisi yılları, kayıp yıllardır. Kitapta Piyasa Ekonomisi yanında Türkçe literatür için yeni olan, Küresel Kriz, Girişimcilik, Sosyal Ahlâk Küreselleşme ve Türkiye, Sosyal Refah Devleti Kapitalizmi gibi konular, bağımsız bölümler halinde incelenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123241</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cd7576a-1058-40c8-af02-42c7a087c5d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Yönetimler Arası Mali İlişkiler</image:title>
            <image:caption>Yönetimler arası mali ilişkiler, bir ülkede çeşitli yönetim kademeleri arasında kamusal hizmetlerin ve gelir kaynaklarının bölüşümünü ifade etmektedir. Türkiye&apos;de merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasındaki mali ilişkilerin nasıl düzenlenmesi gerektiği konusu 2000&apos;li yılların başlarından bu yana akademik ve idari çevrelerin gündeminde yer almaya devam etmektedir. Günümüzde yerel yönetimlere sağlanan öz gelir kaynaklarının ve transfer gelirlerinin gözden geçirilmesi ve yerel yönetimlere görevleri ile orantılı gelir kaynakları sağlanması konusu hala güncelliğini sürdürmekte, hem ulusal, hem de yerel düzeyde düzenlenen çeşitli platformlarda bu konuda yaşanan sorunlar tartışılmaktadır.Bu kitapta, yönetimler arası mali ilişkiler konusu ele alınarak, bu konuda kabul edilen genel ilkelerin neler olduğu, bu ilişkilerin Türkiye&apos;de ne şekilde düzenlendiği ve tarihsel süreç içinde bu konuda ne tür değişiklikler yaşandığı rakamsal analizlerle de desteklenerek tespit edilmeye çalışılmıştır. Kitabın ikinci bölümünde yerel yönetimlerin gelir kesin hesapları üzerinden gerçekleştirilen analizler, ülkemizde yerel yönetimlerin gelir yapısının özellikleri, mali özerklikleri ve merkezi yönetime bağımlılık dereceleri konusunda fikir edinilmesini sağlayacaktır. Ayrıca, üçüncü bölümde büyükşehir belediyelerine ilişkin gerçekleştirilen analizin 6360 sayılı Kanun sonrası büyükşehir belediyelerinin gelir yapısı ve transfer sistemi üzerinde yoğunlaşan tartışmalara katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123242</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aca977f8-744f-4b38-8eb5-3f67ac102365.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;nin Ortadoğu Ülkeleri ve Büyük Güçlerle İlişkileri</image:title>
            <image:caption>Uluslararası sistemin yapısal bir dönüşüm geçirdiği 21. yüzyılda, Türkiye&apos;nin içerisinde bulunduğu bölgesel ve küresel şartlar da büyük bir değişim ve dönüşüm geçirmiştir. 2001 ekonomik krizinden 11 Eylül saldırılarına, Irak&apos;ın işgalinden Arap Baharına ve Suriye&apos;deki çatışmaların bölgesel ve küresel aktörleri içerisine dahil eden bir çekim merkezine dönüşmesine kadar birçok olay Türkiye&apos;nin dünya siyasetindeki yerini derinden etkilemiştir. Bu kapsamda elinizdeki kitap, gerek iç siyasi yapısında yaşadığı değişiklikler gerekse 21. yüzyılın ortaya çıkarmış olduğu yeni dinamikler ekseninde uluslararası siyasetin temel aktörlerinden biri haline gelen Türkiye&apos;nin bölgesel ve küresel aktörlerle ilişkilerine odaklanmakta ve bu aktörlerle ilişkilerinin son yirmi yılını mercek altına almaktadır.Türk dış politikası, Ortadoğu, uluslararası ilişkiler ve Avrupa Birliği üzerine çalışan akademisyenler tarafından hazırlanan bu kitap, on beş bölümden oluşmaktadır. Kitap bölümlerinde Türkiye&apos;nin ilgili ülkelerle işbirliği ve anlaşmazlık alanlarına odaklanılmak suretiyle bir taraftan geçmişin muhasebesi yapılırken, diğer taraftan da geleceğe ışık tutulmaya çalışılmaktadır. Büyük bir emek, azim ve sabrın ürünü olan bu kitap, hem Türk dış politikasına ilgi duyan okuyucular hem de Türk dış politikası hakkında çalışmalar yapan öğrenci ve akademisyenler olmak üzere oldukça geniş bir okur kitlesine hitap etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123243</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01c3b6a1-c885-426f-a3b4-f2cfd291d83d.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Darbelerde CIA’nın Rolü</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;de 1960 yılından itibaren üç defa darbe, iki defa TSK ile siyaset arasında örtülü sürtüşme ve güç mücadelesi, üç defa da darbe girişimi olmuştur. Cumhuriyet döneminin ilk darbesi 27 Mayıs 1960 darbesidir. Bu darbeden sonra, 22 Şubat 1962 ve 21 Mayıs 1963 yıllarında iki başarısız darbe girişimi olmuştur. Bu girişimler 27 Mayıs 1960 darbesinin artçılarıdır. Sonra gelen iki darbe 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 darbeleridir. Bu darbelerden sonra 28 Şubat 1997&apos;de başlayan 28 Şubat süreci ve 27 Nisan 2007 &quot;e&quot; muhtırası (bildirisi) bulunmaktadır. Ben son iki olayı darbe olarak adlandırmıyo-rum. Bana göre son iki olay TSK ile siyaset arasında örtülü sürtüşme ve güç mücadelesidir. Son olarak Türkiye&apos;de 15 Temmuz2016 tarihinde çok ciddi ve kapsamlı bir darbe teşebbüsü olmuştur.Ben 27 Mayıs 1960 darbesi yapıldığı sırada daha çocuktum. Bu sebeple, 27 Mayıs darbesi kitabımda ele alınmamıştır. 12 Mart 1971 darbesi döneminde TSK&apos;da teğmen rütbesinde istihbarat subayı olarak görev yapıyordum. Bu darbeyi içeriden gözleme imkanı buldum. 12 Mart darbesi döneminde TSK&apos;dan ihraç edildim. 12 Eylül 1980 darbesine giden olaylar sürecinin içinde değildim. Ancak, olayların içinde olanlarla sınırlı da olsa, belli bir ölçüde temasım oldu. 28 Şubat süreci, 27 Nisan Bildirisi ve 15 Temmuz darbe girişimlerini tamamen dışarıdan izledim.Ben bu kitabın 12 Mart 1971 darbesi ile ilgili bölümünü 1980 öncesinde, 12 Eylül 1980 darbesi ile ilgili bölü-münü de 1990 öncesinde yazmış, ancak, çeşitli sebeplerle yayınlamamıştım. Daha sonra Türkiye&apos;de TSK ile siyaset arasında sürtüşmeler, en son olarak da bir darbe girişimi oldu. Geçmişim sebebiyle, TSK ile siyaset arasındaki olaylar hep ilgi alanımda oldu. Sahip olduğum bilgi biri kimi ve düşüncelerimi paylaşmak için bu kitabı yayınlamaya karar verdim.Türkiye&apos;de bütün askeri müdahalelerin arkasında hep ABD ve CIA&apos;in olduğu ileri sürülmüştür.Sağcısıyla solcusuyla bu konuda fikir beyan edenler arasında tam bir mutabakat  bulunmaktadır. Ancak askeri müdahalenin iç faktörleri de bulunmaktadır. İç faktörler her zaman dış faktörlerden daha belirleyicidir. Ben kitabımda olayların iç faktörlerini, dış faktörlerini ve dış faktörler arasında ABD ve CIA&apos; in nasıl bir rol üstlenmiş olabileceğini inceledim. Olaylar hiçbir zaman tek taraflı olarak bir tarafın iradesi doğrultusunda gelişmez. Her şey kusursuz bir şekilde baştan planlanamaz. Ancak; olaylarda yer alan taraflardan bilgi ve deneyimi daha yüksek ve ayrıca ufku daha geniş olan taraf, her zaman, ortaya çıkabile-cek beklenmedik durumlara karşı pozisyonunu yeniden ayarlayarak istediği sonuçlara ulaşabilir ve oyunun sonunda masasından galip olarak ayrılabilir.Ben kitabımda incelediğim konularda belirli bir tez oluşturdum. Beni bu tezi oluşturmaya sevk eden bilgilere ve olgulara dikkati çektim. Bu bilgi ve olguların bir kısmı kendi yaşadığım ve tanık olduğum olaylardır. Bir kısmı da basında çıkan iddia ve açıklamalardır. Basında çıkan iddia ve açıklamaların doğruluğu her zaman tartışılabilir. Bu sebeple benim oluşturduğum tez de tartışılabilir. Benzer şekilde, basında çıkan iddia ve haberlere dayanarak çeşitli olaylar hakkında vardığım sonuçlar da sadece kuşkuyu ifade etmektedir. Eğer basına yansıyan olaylar yanlışsa benim kuşkularım da yersizdir.Kitabımda oluşturduğum teze dayanak olarak aldığım, siyasi partiler ve siyasi hareketler ile çeşitli kişilerin davranış ve dışa vurulan düşüncelerine, objektif bir anlam vermeye çalıştım. Verdiğim bu anlama göre olayları yorumladım. Elbette, siyasi partiler, siyasi hareketler ve kişiler farklı niyetlerle hareket etmiş olabilirler. Ya da düşünceyi açıklayanın gerçek niyeti ile bu düşüncenin sonradan kazandığı objektif anlam farklı olabilir.Bu sebeple bu kitabın amacı hiçbir kurum ve kişiyi sübjektif olarak suçlama ve sorumlu tutmak değildir. Bu konu hukuk ve yargılama alanına girer. Ben olayları siyasal ve sosyolojik açıdan ele aldım. Herhangi bir değer yargısıyla da yargılamadım.Kitabımda sıklıkla cunta kelimesi geçmektedir. Ben cunta kelimesini, sıkı bir örgütlenmeyi ifade eden bir oluşum olarak değil, benzer düşünceleri benimseyen insanlar grubu anlamında kullandım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123244</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec8827ab-2f00-4963-b883-d4681459a227.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Seçim Kampanyaları</image:title>
            <image:caption>Yüksek lisans ve doktora çalışmalarını Bilkent Üniversitesi&apos;nde tamamlayan Prof. Dr. Ömer Çaha, Fatih Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü&apos;nde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır. 2004-2008 yılları arasında aynı üniversitede İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanlığı görevini de yürüten Çaha, Türkiye&apos;nin siyasal yapısı, sivil toplum ve demokrasi, kadın hareketi, seçmen davranışı ve siyasal partiler, klasik ve modern siyaset teorisi gibi alanlarda uzmanlaşmış ve bu alanlarla ilgili çok sayıda Türkçe ve İngilizce yayın yapmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123245</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65691d18-f1b1-4eda-8534-a9895e32c447.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Seçmen Davranışı ve Siyasi Partiler</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;de Seçmen Davranışı ve Siyasal Partiler ismiyle kitaplaşan bu çalışma bir kısmı Türkiye genelinde, bir kısmı da lokal düzeyde gerçekleştirilmiş olan bir dizi ampirik araştırmanın yanı sıra literatüre dayalı bazı teorik çalışmalardan oluşmaktadır. Bir kısmı daha önce değişik yerlerde yayınlanan, bir kısmı ise ilk kez bu kitapla birlikte yayınlanacak olan bu çalışmalar, farklı hususlara dikkat çekmekle birlikte ana hatlarıyla siyasal değerler, siyasal katılım, seçmen davranışını etkileyen faktörler, siyasal değerler ve siyasal kültür, demokratik toplumlarda siyasal katılım düzeyini ve niteliğini belirleyen hususlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kavramlar demokratik toplumlarda siyasal katılım düzeyini ve niteliğini belirleyen hususlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kavramlar demokratik toplumlarda seçmen davranışının referans çerçevesini oluştururken, demokratik olmayan toplumlarda da yönetimlerin devamı için sosyolojik ve siyasal bir dayanak oluşturmaktadır. Bu bakımdan siyaset bilimi literatüründe siyasal bir dayanak oluşturmaktadır. Bu bakımdan siyaset bilimi literatüründe siyasal kültür ve deperlere yönelik çalışmalar son zamanlarda büyük bir ivme kazanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123246</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8fd662b-aeb9-4141-98d7-a41b8614d604.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’nin Siyasal ve Anayasal Rejimi</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;de, Sened-i İttifak&apos;dan bu yana, anayasacılık düşüncesi istikametinde gelişmeler yaşanmıştır. Ülkemizde ilk kez modern anlamda Anayasa 1876 yılında kavuşmuştur. Daha sonraki yıllarda da çok sayıda Anayasa değişikliği ve yeni Anayasalar yapılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123247</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c23436e3-41d8-45c1-9c4d-42477947bca2.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Enerji Politikaları</image:title>
            <image:caption>nsanın temel ihtiyaçlarının karşılanmasında ve yaşam standardının yükseltilmesinde vazgeçilmezler arasında yer alan enerji, sosyo-ekonomik kalkınmanın temel faktörlerinden biridir. Enerji kavramı çok geniş alanları kapsamaktadır. Enerjinin endüstri, ulaşım, sağlık, tarım ve diğer pek çok alanda insan gelişimi için öncelikli olduğu kabul edilmektedir. Enerji, ülkelerin ulusal ve uluslararası siyasetinin belirlenmesinde en önemli faktörler arasında yer alır. Ekonomik ve sosyal gelişmenin te-mel taşlarından birini oluşturan enerji, ülkelerin ulusal güvenliğini de önemli derecede etkilemektedir.Enerji, bir ülkedeki sanayinin en önemli girdilerindendir. Bu yönüyle de ele alındığında enerji, ekonomik kalkınmanın sürdürülebilirliği, ulusal ve uluslararası alanda rekabet edebilirliğin temel taşlarından birini oluşturmaktadır. Enerji tüketimindeki artışın toplumsal refah düzeyindeki etkisi güncel araştırma konuları içinde yer almaktadır. Enerji sadece ekonominin bir konusu değil, insanlığın geleceğini etkileyen, yönlendiren ana faktörlerden biridir. Enerji konusu, ekonomik, teknolojik, ekolojik, jeopolitik, siyasi, ulusal ve uluslararası boyutlarıyla gündeme gelmekte ve her platformda değerlendirilmektedir. Enerji konusu Türkiye ve dünyada iş dünyasının, politikacıların, akademik camianın, üretici ve tüketicilerin, kısaca kamuoyunun dikkatini çeken önemli konulardan biri olmaya devam etmektedir. Enerji, farklı siyasi kültür ve rejimlerde farklı anlayışla değerlendirilmektedir. Enerjinin ekonomik mi yoksa siyasi bir ürün mü olduğu halen tartışılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123248</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2de5b87-7ae6-4df0-82b6-1cbe4bf371d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Farklılıklarına Rağmen Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;de Farklılıklarına Rağmen KadınlarPost-Feminist Çağda Türkiye&apos;de Farklı Kadın KonumlarıOrion Kitabevi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123249</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ec14cf8-a508-4c4a-b297-0804d6748526.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Kayıt Dışı Ekonomi</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Sedat Aybarİstanbul AydınÜniversitesi, Ekonomi ve Finans Bölümü Başkanı, 9 Eylül Üniversitesi,İzmir, Uluslararası iktisat Bölümünden 1982 yılında mezun oldu. Londra Üniversitesi, School of Oriental and African Studies&apos;de (SOAS), Master ve Doktora dereceleri aldı. Paris, Oxford ve Londra Üniversitelerinde araştırmalar yaptı. İstanbul Aydın Üniversitesi, Afrika Araştırmaları ile Çin Çalışmaları Merkezi Müdürü. Londra&apos;da finans sektöründe yönetici, Londra Üniversitesinde öğretim üyesi olarak uzun yıllar çalıştı.İngiltere&apos;de, City, East London, Oxford Brookes gibi üniversitelerde, Güney Kore, Çin, Brezilya, Polonya ve ABD üniversitelerinde ekonomi ve finans dersleri verdi. Londra&apos;da SOAS&apos;ın &quot;uzaktan eğitim&quot; programında Master seviyesinde ders vermeye devam etmektedir. The Economist dergisine bağlı, Eıu&apos;da araştırma yazıları yazdı. Kalkınma Ekonomisi, Bankacılık ve Finans, Merkez Bankası Bağımsızlığı, Karşılaştırmalı İktisadi Büyüme, Afrika ve Asya Ekonomileri ve Türkiye Ekonomisi konularında yayınlanmış makaleleri bulunuyor. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP, Asya Kalkınma Bankası (ADB) ve Denizaşırı Ülkeler Kalkınma Ajansı (ODA) gibi uluslararası kuruluşlara danışmanlık yaptı. İau&apos;de yayınlanan Florya Chronicles of Political Economy dergisinin kurucu editörü. Columbia Üniversitesi, New York, ABD ile birlikte yapılan &quot;Emerging Markets Global Players Projesi&quot; yöneticisi.Dr. Emrah Eroğlu1982 Bursa doğumludur. 2004 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi iktisadi idari Bilimler Fakültesi Maliye Bölümü&apos;nden mezun olan yazar, sonrasında Ege üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü &quot;Para - Banka&quot; yüksek lisans ve Kadir Has üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü &quot;Finans ve Bankacılık&quot; alınanda doktora programlarını tamamlamıştır. 2008 yılından bu yana Ziraat Bankası&apos;nda kurumsal krediler alanında farklı birimlerde çalışan Eroğlu, halen aynı kurumda Girişimci Krediler Tahsis ve Yönetimi biriminde çalışmaya devam etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123250</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5e114ee-0381-4a54-9c2b-131cbee76fd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Siyaset Biliminin Gelişimi ve Tarık Zafer Tunaya</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın aşağıda bir kısmı belirtilen içeriğinin şu grupların ilgisini çekeceği değerlendirilmektedir:- Genel anlamda sosyal bilimlere ilgi duyanların,- Siyasal veya İİBF öğrencilerinin,- Siyaset Bilimi, Anayasa Hukuku, Türk Siyasal Hayatı, Yakın Tarih üzerinde akademik araştırma yapanların ve merak edenlerin.Kitabın içeriğinden bazı başlıklar:- Siyaset Bilimi İle İlgili Bazı Kavram Tanımları- Siyaset Biliminin Konusu, Yöntemi, Doğuşu, Çağdaş Gelişmeler ve Kapsamı- Siyaset Bilimi İle İlgili Disiplinler- Türkiyede Siyasi Düşüncelerin Gelişim Aşamaları- Türkiyede Çağdaş Siyaset Biliminin Gelişim Aşamaları- Siyaset Bilimi Yayınlarının Türkiyede Gelişme Düzeyi- Türkiyede Siyaset Bilimi Yapıtlarını Tanıtma Çalışmaları- Türkiyede Siyaset Bilimi Yazar ve Araştırmacılarını Tanıtma Çalışmaları- Türk Siyaset Bilimcileri ve Yayınları- Türk Siyaset Bilimcisi Olarak Tarık Zafer Tunaya Hocanın Hayatı ve Eserlerinin Tanıtılması.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123251</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c6871a0-b608-4d52-9b23-a937e56b6982.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Yatırım Bankacılığı</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;de Yatırım Bankacılığı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123252</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80b616f9-024a-4716-b4b5-89f9666fd058.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;nin AB ile Bütünleşme Sürecine ABD&apos;nin Etkisi</image:title>
            <image:caption>Türkiye-AB ilişkilerini takip eden akademisyen ve araştırmacılar, Soğuk Savaş sonrası dönemde &quot;Clinton&apos;dan tam destek&quot;, ABD &quot;tarih için bastırıyor&quot;. &quot;ABD, AB&apos;nin ensesinde &quot; ve &quot;Bush Türkiye için baskıyı artırdı&quot; gibi başlıkların kullanıldığı yazılı basında yer alan çok sayıda haber ile karşılaşmışlardır. Bu çeşit haberlerin içeriğinde ABD&apos;nin Türkiye&apos;nin AB ile bütünleşmesine desteği ve özellikle de AB &apos;nin Türkiye ile ilgili kararlar aldığı  Avrupa Konseyi Zirveleri öncesinde ve esnasında AB üzerinde yaptığı baskılar anlatılmıştır. Bu çalışmada Türkiye&apos;nin AB ile bütünleşme sürecine ABD&apos;nin yapmış olduğu çok güçlü etki ortaya konulmaktadır. Çalışmada, ABD&apos;nin Türkiye&apos;nin AB bütünleşmesine desteğinin nedenleri ise Avrasya&apos;daki jeopolitik çıkarları çerçevesinde Zbigniew Brzezinski&apos;nin &quot;Büyük Satranç Tahtası&quot; teorisi ile açıklanmaktadır.Yrd. Doç. Dr. Uğur Burç Yıldız, İzmir Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde görev yapmaktadır. Doktora derecesini Avrupa Çalışmaları alanında Dokuz Eylül Üniversitesi&apos;nden alan yazarın ilgi alanları AB&apos;nin bölgesel politikaları ve Türkiye-AB ilişkileridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123254</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e074450e-d5b3-470f-af9f-9457e3293cdb.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulusal Politikanın Uluslararasılaşması</image:title>
            <image:caption>Yaşadığımız dönemde bilginin ve insanların serbest dolaşımı, dünyayı tek bir alana dönüştürürken yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası olanın sınırlarını çizmek zorlaşmaktadır. İletişim çalışmalarında sıklıkla vurgulandığı üzere değişen ve dönüşen bir çağın gereği olarak siyasal iletişim ve uluslararası iletişim alanları da coğrafi, siyasi ve kültürel sınırlar bağlamında yeniden tartışmaya açılmaktadır.Bu bağlamda bir ülkeye ait olarak nitelenen ulusal medya, özellikle kamuya sağladığı haberler açısından merkezi bir siyasal kurum olarak siyasal bilginin üretilmesi, dağıtılması yoluyla politik kültürün değişiminde en önemli aktördür. Konu halkın deneyiminden uzak uluslararası arenada gerçekleştiğinde ise uluslararası haber olarak medyanın sağladığı bilgi ve yarattığı kamusal tartışma alanı daha da önem kazanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123255</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e534b27-5ba4-401e-b92d-30a005ab8111.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Finans Teori ve Politika</image:title>
            <image:caption>Küreselleşmenin sağladığı uluslararası finansal olanaklar, finansal yöneticilerin yatırım finansmanı ve kaynak tahsisinde sınır ötesi imkanları maliyet ve etkinlik açısından daha yoğun incelenmesini gerekli kılmakla birlikte; akademisyenlerin son dönemdeki araştırmaları, uluslararası finansın çok yönlü ele alınması gereken bir olgu haline geldiğini göstermektedir. Bu kitapta, uluslararası finansın temel prensiplerini sunmanın yanı sıra; okuyucularına uluslararası finansal operasyonların riskleri, maliyetleri ile birlikte fırsat ve tehditlerin değerlendirmesi açısından çok yönlü bir bakış açısının sağlanması amaçlanmaktadır.Çalışma dört ana kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısım uluslararası finansal sistem ve işleyiş mekanizmasını ele almaktadır. Bu kısımda uluslararası finansın gelişimi, krizler ve güncel trendler ele alınmakla birlikte, uluslararası para, sermaye ve döviz piyasalarına teorik ve güncel bilgilere yer verilmektedir. İkinci kısım uluslararası finansal kurumlar ve finansman yöntemlerine ayrılmıştır. Bu kısım içinde, uluslararası finansal kurumlar, uluslararası bankacılık, ödemeler bilançosu, uluslararası sermaye hareketleri, alternatif finansman teknikleri ve türev ürünler konuları yer almaktadır. Üçüncü kısım döviz kuru sistemleri, uluslararası ticaret ve parite ilişkilerini ele alırken; bu kısımda döviz kuru sistemleri, uluslararası parite koşulları ve döviz kuru belirleyicileri, uluslararası ticaret ve bölgesel bütünleşme teorileri, transatlantik ticaret ve yatırım ortaklığı, uluslararası ticaret ve finansmanı konuları vurgulanmaktadır. Son kısımda, uluslararası yatırım ve sermaye yönetimi vurgulanırken; finansal serbestleşme ve uluslararası sermaye hareketleri, uluslararası portföy, uluslararası sermaye ve uluslararası çalışma sermayesi yönetimi konuları teorik ve uygulamalı olarak ele alınmaktadır.Uluslararası Finans: Teori ve Politika ismini verdiğimiz bu kitabın lisans ve lisansüstü öğrencilerimizin yanı sıra finans ve iktisat alanında çalışan profesyonellere hitap ettiğini düşünüyoruz. Değişik üniversitelerden konusunda uzman akademisyenler ile sektörün önde gelen isimlerinin yazar olarak destek verdiği çalışmanın literatürde önemli bir eksiği kapatacağını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123256</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c802b27-9819-4e7d-8325-1124618835c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Güvenlik</image:title>
            <image:caption>Savaş.Terörizm.Finansal krizler.İnsan hakları ihlalleri.Çevre sorunları.İç savaşlar.Ekonomi güvenliği ve ticaret savaşları.Uluslararası göç.Hızlı nüfus artışı ve kaynakların hızla tükenmesi.Kitle imha silahlarının yayılması.Irkçılık ve yabancı karşıtlığı.Sınıraşan suçlar ve suç örgütleri.İstihbarat savaşları.Deniz haydutluğu.Yabancı savaşçılar, paralı askerler ve otonom silahlar.Siber mücadeleler.Salgın hastalıklar.Tarihin büyük bir bölümünde uluslararası alanın temel güvenlik sorununu, insanlığın kendi türüyle olan kadim mücadelesinin tezahürü olan devletler arası savaşlar oluşturmuştur.Günümüzde sayıları giderek azalsa da geleneksel savaşların çeşitli boyutlarda ve isimler altında devam ettiğini belirtmek gerekmektedir. Fakat uluslararası güvenliğin gündemi bugün, savaş sahasında karşılaşan orduların ortaya çıkardığı tehdidin ötesinde geniş bir yelpazedeki meseleler çerçevesinde şekillenmektedir. Artık uluslararası alanda güvenliği konuşmak; farklı aktörlerin, tehdit kaynaklarının ve sorun alanlarının analiz edilmesiyle mümkün hale gelmektedir.Dr. Emre Çıtak ve Dr. Sami Kiraz editörlüğünde hazırlanan Uluslararası Güvenlik: Gelenekselden Güncele Bir Gündem Analizi isimli bu kitap; uluslararası güvenliğin söz konusu geniş gündemini meseleler temelli başlıklar halinde ele almaktadır. Bu çalışma yapılırken temel kaygı ve amaç, &quot;Uluslararası güvenliğin gündeminde ne var?&quot; ve &quot;Günümüzde uluslararası topluma yönelik tehditler nelerdir?&quot; sorularına ayrıntılı fakat kapsamı dağıtmadan bir cevap aramak olmuştur.Bu arayışta; kitaptaki 26 başlıkta gündem konusuyla ilgili kavramsal ve tarihsel bir çerçeve çizilmesi ve meselenin uluslararası güvenlik boyutunun derinlemesine irdelenmesi temel yaklaşım olmuştur. Güvenlik Çalışmalarına ve çalışanlarına faydalı olması dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123257</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad1e5441-a08d-4953-8ebc-160e45569e3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslarası İlişkiler Kuramlarında Savaş ve Barış</image:title>
            <image:caption>Neden, nasıl, kimlerce, ne zaman, hangi koşullarda, ne kadar süre.&quot;Savaş&quot; ve &quot;barış&quot; olgularına bu tür sorularla yaklaşmak mümkün müdür?Herkesçe malum olan &quot;savaş&quot; ve &quot;barış&quot; kavramlarının ayrıntılı incelemesini yapmak gerekli midir?&quot;Savaş&quot; ve &quot;barış&quot;, birbirlerine olan karşıtlıkları üzerinden kolayca tanımlanabilirken farklı boyutlarıyla sayfalarca irdelenmesi mümkün müdür?Farklı kuramsal yaklaşımlar açısından &quot;savaş&quot; ve &quot;barış&quot; çalışması yapmak, alana ne kazandırabilir?Kuramsal inceleme &quot;savaş&quot; ve &quot;barış&quot; durumlarını çözümleyebilir mi yoksa meseleyi daha da karmaşıklaştırır mı?Dr. Emre Çıtak ve Dr. Sami Kiraz editörlüğünde hazırlanan bu çalışmada, on üç başlık altında savaş ve barış olgularının tarihsel, kavramsal ve kuramsal incelenmesi yapılmıştır. Çatışma, mücadele, çıkar, işbirliği, anlaşma, uzlaşı gibi terimlerin de savaş ve barış durumlarıyla birlikte incelendiği kitap boyunca alanında uzman akademisyenler; geleneksel olan bilgilerin analiz edilmesinin yanı sıra daha önce göz ardı edilen pek çok noktayı da gündeme getirmeye çalışmışlardır. Özellikle savaş ve barışa yönelik kuramsal inceleme; konunun çok farklı boyutlarının ortaya konulmasında ve zaman zaman birbirlerini çürüten zaman zaman da birbirlerini tamamlayan düşüncelerin bir araya gelmesinde önemli olmuştur.Bu çalışma ile insanlık tarihinin en önemli gerçekliklerinden olan savaş ve barış durumlarının, tarihsel gelişimi, kavramsal tanımları, aktörleri, oluşturucu unsurları, kuramsal altyapıları okuyucuya yalın bir dille sunulmaya çalışılmıştır. Güvenlik Çalışmalarına ve çalışanlarına faydalı olması dileğiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123258</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4eff7795-26f3-4330-bf73-fccb853272be.jpg</image:loc>
            <image:title>Veri Zarflama Analizi</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma iki ana eksenden oluşmaktadır. Birinci kısımda VZA (DEA) tekniği için tüm teorik ve metin bilgileri tek tek ele alınmakta ve analiz tekniği detaylandırılmaktadır. İkinci kısımda ise, tüm yapılan açıklamaların uygulamalarına yer verilmektedir. Uygulamalar için, VZA(DEA) tekniğinde çokça bilinen iki önemli bilgisayar programı kullanılmaktadır. Bunlardan birincisi WinDEAP , ikincisi ise DEA Solver programıdır. Bu iki programın beta uygulamalarına internet ortamında ulaşmak mümkündür. Kuşkusuz bu alanda kullanılan bir dizi değerli program bulunmaktadır, ancak en yaygın olan iki tanesini kullanarak okuyucuya, yeterli düzeyde kolaylık sağlamayı amaçladık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123259</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ed8c42d-6033-41b1-ae56-c5304bc8e881.jpg</image:loc>
            <image:title>Who Is Responsible For Human Rıghts The State Or Corporations?</image:title>
            <image:caption>Transnational business operations actross the globe are common phenomenon and are increasingly more so in the age of globalization. While such operations are considered to be crucial for economic growth and development in the host countries, there are frequent allegations against TNCs violation of human rights, enviromental degradation and so on.The rights that are affected by TNCs activities vary from the right to self -determination to the right of life; from the right to strike to the right to a healthy environment and from the right of association to the right not t be discriminated against etc.The central question of this study is about the responsibility of actor(s) in the case of human rights violations.-What is the impact of the globalization process on the international human rights regime ?-Who is responsible for such human rights violations : state(s) or transnational corporation s (TNCs)-Do TNCs need to be held responsible for human rights obligations?-How do activities of non- state actors affect human rights?-Should non-state actors be directly responsible for human rights violations?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123260</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26ece29c-be1d-426b-8dca-d1c7bc61616b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yargıç Brifinge Gider mi?</image:title>
            <image:caption>Bu Kitap, geçmiş yıllarda başta Akşam ve Radikal Gazeteleri olmak üzere çeşitli basın yayın kuruluşlarında yazdığım ve siyasetle doğrudan bağlantılı güncel hukuk yazılarımın konularına göre tasnif edilmiş derlemesinden oluşmaktadır.Yazıların ortak özelliği, siyasetle doğrudan ilgili teknik idare hukuku, anayasa hukuku ve genel kamu hukuku alanını ilgilendiren yakın tarihte yaşanmış ve hemen hepsi halen de güncelliğini koruyan sorunların akademik ve &quot;fazla ciddi&quot; bir dil ve üsluptan ziyade, &quot;gazete makalesi&quot; formatında yani toplumun her kesiminin rahatlıkla anlayabileceği daha basit bir formatta kaleme alınarak irdelenmeye çalışılmasıdır.Kitabın yayınlanmasının amacı, bir yandan son 10 yılda ülkemizde siyasetle doğrudan bağlantılı önemli kamu hukuku sorunlarının derli toplu biçimde tartışılarak ilerideki potansiyel araştırmalara yol göstermek; diğer yandan genç kuşakları yakın tarihte yaşanan önemli siyaset-hukuk tartışmaları konusunda objektif biçimde bilgilendirmektir.Kitabın başlığındaki &quot;Hukuk Siyaseti&quot; ifadesi bilinçlidir. Hukukçunun ve özellikle de yargıçların yapacakları hukuki yorumlarda ve verecekleri kararlarda baz alacakları &quot;kerteriz&quot;i veya &quot;pusula&quot;yı ifade eder. Modern demokrasilerde yargıçlar için bu &quot;kerteriz&quot;, &quot;doğruluk ve tarafsızlık&quot;tır.Küçük çocuğu olanlar &quot;minyonlar&quot; çizgi film karakterini bilirler. İnsana benzeyen ama farklı bir canlı türü olan &quot;minyonlar&quot;, sürekli olarak hizmet edecekleri bir &quot;efendi&quot; bulamazlarsa bunalıma girerler ve türleri yok olma tehlikesine girer. Bu Kitap, konjonktüre göre Askeri, Cemaati, Saray&apos;ı kerteriz alan &quot;minyon yargıçlar&quot;ın Hukuk Sistemini kontrol ettiği bir ülkedeki hukuk komedisinin aslında hukuk trajedisi olduğunu düşünen bir avuç &quot;doğru&quot; yargıca ithaf edilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123261</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56dcc266-693d-4817-b14a-0a31b737c5c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni CHP ve Politikanın Seyri</image:title>
            <image:caption>Tanju Tosun bu kitabında 2000&apos;li yıllarda Türkiye siyasetinde popülerliğini sürdüren çeşitli konuları irdelerken, özellikle Türkiye Merkez Solu&apos;ndaki hareketliliği, CHP&apos;de yaşanan lider değişimiyle birlikte inşa edilmeye çalışılan &apos;&apos;Yeni CHP&apos;&apos; olgusu temelinde farklı boyutlarıyla ele almaktadır. Kitapta &apos;&apos;Yeni CHP&apos;nin Politik Seyri&apos;&apos; başlığı altında Türkiye Merkez Solu&apos;nun 1980&apos;lerden günümüze yaşadığı değişim bağlamında tarihsel süreç eksenli bir hafıza tazelemesi çabasına girişilirken, Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP&apos;nin sosyal demokrat partiye dönüşme çabaları, bunun gerekliliği ve olabilirliği farklı açılardan ele alınmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123262</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05a3931d-d359-42af-be0d-fb20cd6314e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Dünya Düzeninde Türk Dış Politikası</image:title>
            <image:caption>Uluslararası sistem tarihte hiç olmadığı kadar hızlı bir şekilde değişmekte ve dönüşmektedir. Yeni dünya güç dengesinde Türkiye ve benzeri bölgesel aktörlerin de hızla güçlendikleri, sistem üzerinde daha fazla etkili olmaya başladıkları ve yeni dünya düzeninin de buna fırsat verdiği görülmektedir. İçinde yaşadığımız küresel uluslararası sistemde Türkiye&apos;nin nasıl bir konuma sahip olduğu, nasıl tehditler ile karşı karşıya bulunduğu, sistemin Türkiye için ne tür fırsatlar sunduğu ve Türkiye&apos;nin bunlara karşı nasıl bir tepki verdiği, üzerinde durulması gereken önemli konulardır. Bu kitabın temel amaçlarından bir tanesi de bu sorulara verilecek cevaplar için bir zemin hazırlamaktır. Kitapta Türk dış politikasının temellerini oluşturan ana belirleyiciler vurgulandıktan sonra, zamanla yaşanan değişimin nedenleri ortaya konulmuş, Türkiye&apos;dış politikada nasıl davrandığı, bölgesel ve küresel ölçekte nasıl bir rol oynamaya çalıştığı ele alınmıştır. Kitabın iki temel amacı bulunmaktadır. Bu amaçlardan ilki Cumhuriyet döneminde uygulanan dış politikadan hangi temeller üzerinden vizyon inşa edildiğini, daha sonra ise vizyonda ne tür değişiklikler ve bu değişikliklere neden olan önemli olay, fikir, kişi ve ilişkileri ortaya koymaktır. Bu çerçevede yaklaşık yüz yıllık tarih içerisinde gerçekleşen önemli dış politika ilişkileri ele alınacak, Türk dış politikasının karakteri ve seyri üzerinde ciddi etki yaratan gelişmeler üzerinde durulacaktır. Çalışmanın ikinci temel amacı ise, günümüz uluslararası sistemi güç dengesinde meydana gelen gelişmelerin Türkiye için ortaya çıkardığı fırsat ve tehditlerin Türk dış politikası üzerinde yarattığı etkileri ortaya koymaktır. Bu kapsamda Soğuk Savaş sonrası dönem üzerine yoğunlaşmakla birlikte, daha çok Ak Parti iktidarı dönemi dış politika uygulamaları analiz edilmiştir. Diğer bir ifade ile kitap Türkiye&apos;nin Soğuk Savaş sonrası dönemde yeniden şekillenmekte olan dünya güç dengesindeki konumunu Türk dış politikası vizyonu ve uygulamaları üzerinden tartışmayı amaçlamaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123263</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17cfb5d9-eabf-416b-8faf-018af7eeaa47.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Girişimlerin Finansmanı</image:title>
            <image:caption>Yeni girişimler için iş fikrinin sunumu, yeni girişimlere özel finansman kaynak ve araçları geleneksel araçlarla birlikte güncel akademik bilgiler ışığında yer almaktadır. İş fikirlerinin yatırımcı, kreditörler ve kurumlara sunumunda aranan standartlaşmış iş planları değerlendirilmiştir. İş kuluçka merkezleri (business incubators) ile ilgili yeni ve güncel bilgiler yer almaktadır. Borsa İstanbul bünyesinde yeni kurulmuş olan örgütlü özel pazar, mezzanine finansman gibi alternatif ve İslami finansman araçları, kitle finansmanı gibi yeni konular değerlendirilmiştir. Firmaların finansman kararları, ihtiyaçların belirlenmesinden, en çok sıkıntı yaşanan çalışma sermayesi ile ilgili araştırmalar çerçevesinde nakit yönetimiyle birlikte yer almaktadır. Yeni girişimler için sermaye bütçelemesi ve sermaye yapısı konuları literatürdeki teorilerle değerlendirilmiştir. Yeni girişimlere finansman sağlayan özsermaye yatırımcılarının yatırım kriterleri, kredi veren kuruluşların kriterleri ile birlikte yer almıştır. Yeni girişimlerin uluslararasılaşmasında finansman kabiliyetinin ve ağ bağlantılarının önemine dikkat çekilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123264</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ce7bbc4-4002-4278-9629-ba9277f5e1c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Küresel Dönüşümün Şifresi Afganistan</image:title>
            <image:caption>Cengiz Özel, 1977 yılında Konya&apos;da doğdu. Ortaöğrenimini İvriz Öğretmen Okulu ve Kuleli Askeri Lisesinde, lisans eğitimini Kara Harp Okulunda almayı müteakip Selçuk Üniversitesinde Özel Hukuk alanında yüksek lisans, İnönü Üniversitesinde Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi alanında doktora eğitimini tamamladı. Halen Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığında Disiplin ve Hukuk İşleri Şube Müdürü olarak görevini sürdüren Cengiz Özel, Evli ve üç çocuk babasıdır.Kimilerine göre bir komplo, kimilerine göre ise yüzyılın en büyük meydan okuması olan 11 Eylül saldırıları, uluslararası politikada Türkiye&apos;nin yumuşak güç havzalarında Türkiye&apos;yi hiç istemediği bir sınavla yüz yüze bırakmıştır. ABD, tek kutuplu yeni dünya düzeni için tasarladığı ulus devletin egemenliğinin aşındırılması ve demokratikleştirilmesi projesine 11 Eylül, aradığı eşsiz fırsatı altın tepside sunarken, Türkiye de ABD&apos;nin bu fırsat doğrultusunda giriştiği ulus inşası furyasının zoraki kaçınılmaz aktörüne dönüşmüştür...II. Dünya Savaşı ile birlikte sıklıkla görmeye başladığımız ulus inşası furyası, 11 Eylül sonrasında önce Afganistan ile başlamış, ardından Irak ve sonrasında tüm Ortadoğu&apos;yu içine almıştır. Soğuk savaş sonrası ABD&apos;nin gerçekleştirmek istediği küresel dönüşümün kodlarını barındırması ve yeni ulus inşası örneğinde bir ilk ve model olması nedeniyle Afgan ulus inşası ve bu süreçte Türkiye&apos;nin izlediği yumuşak güç stratejisi, diğer ulus inşa örneklerinin anlaşılmasında çok önemli katkılar sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123265</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0843721-0ae5-4c3d-986b-fda1345f3763.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Sağ, Küreselleşme ve Türkiye</image:title>
            <image:caption>AK Parti&apos;nin Türk toplumunun büyük kesiminde karşılık bulan sosyal alanda muhafazakar (milli-yerel-kültürel), ekonomik ve siyasal alanda ise liberal (küresel) politikaları; hem kuruluşundan bu yana katılduğı bütün seçimlerde almış olduğu yüksek ve sürekli halk desteğini, hem de AB, ABD gibi küresel güçlerin ona olan desteğini açıklamaktadır. Dışarıda AB, ABD gibi Batılı küresel güçlerin içeride ise geniş halk kitlelerinin desteğini alan AK Parti; iktidarda olduğu on yılı aşkın zamanda, ekonomik, sosyal, siyasal, hukuksal ve yönetsel alanlarda reform niteliğinde önemli değişim ve dönüşümlere imza atmıştır.Elinizdeki bu kitap, son dönemde başlangıçtaki liberal-demokratik (küreselci) eğiliminden ayrılıp daha milli, daha devletçi bir çizgiye kaymış görünse de, daha otoriter bir eğilim içerisine girdiği söylense de, Türkiye&apos;de 2000&apos;li yıllarda yaşanan büyük değişim ve dönüşümün baş aktörü olan AK Parti&apos;nin; siyasal felsefesini, dayandığı toplumsal tabanı, siyasal, sosyal ve ekonomik alandaki politikalarını, yerel yönetimler, çevre,finans vb. konulardaki yaklaşım ve uygulamalarını ortaya koymayı amaçlayan çalışmalardan oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123266</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/499a4a24-4f4f-431e-9bf0-2183a45cd28e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Türk Ticaret Kanuna Göre Ticaret Şirketlerinin Birleşmesi</image:title>
            <image:caption>6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu&apos;nun yürürlüğe girmesiyle birlikte, özellikle şirketler hukuku alanında köklü değişiklikler gerçekleşmektedir. Yeni Kanun&apos;un getirdiği çağdaş anlayış, modern ilke ve esaslar, hem öğretiyi hem de uygulamayı derinden etkilemiştir. Bu değişim, ticaret hukuku alanında çalışan akademisyenler için araştırmaları açısından büyük bir fırsat yaratmıştır. Ben de bu fırsattan yararlanmayı amaçladım.Şirketler hukukundaki yeni düzenlemelerde en çok dikkati çeken hususlardan biri de &quot;şirket birleşmeleri&quot;dir. Bu nedenle, şirket birleşmelerini, gerek Türk Ticaret Kanunu gerekse diğer kanunlarda birleşmeye ilişkin düzenlemeler ışığında incelemeye gayret ettim. Şirket birleşmeleri, hukuki olduğu kadar belki de daha çok iktisadi bir meseledir. Dolayısıyla, konuyu sadece Türk Ticaret Kanunu&apos;ndaki boyutuyla ele almak yetersiz kalacağı için, mümkün olduğu kadar iktisadi boyutuna da değinmeye çalıştım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123267</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7763b33-0ae9-492e-9980-623bca17fe7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yenilikçi Girişimcilik (Türkiye Boyutu)</image:title>
            <image:caption>Geçen yüzyılda kalkınma ve sanayileşmenin yöntem ve sonuçlarını tartışan dünya, 21.yüzyılda ise küreselleşme ve bütünleşme hareketlerinin de etkisiyle yoğun bir şekilde yenilikçilik ve girişimciliğe odaklanmıştır.
Bu kitabın teması, bir geçişgen ve bireşim kavram olarak “yenilikçi girişimcilik”tir. Bu, bilgi ve verimlilik ile birlikte tüm yükselen piyasalar gibi Türkiye için de sürdürülebilir kalkınmanın anahtarı haline gelmiştir.
Kitap, tarihsel ve kuramsal arka-planında, Türkiye’nin yenilikçi girişimcilikle ilgili belirlemesi gereken amaçları ve uygulaması gereken iktisat politikası araçları mikro ve makro bakış açısıyla incelemeye çalışmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123268</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/580238c0-79a3-4e9a-b1df-33b7e9a214cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Yerel Yönetimler</image:title>
            <image:caption>Kent ve diğer idari birimlerin dışında hizmet yönünden yerinden yönetim kuruluşlarının da küresel çapta önem kazanmakta olduğu ve kamu yönetimi reformları içerisinde dikkat çekici bir yer işgal ettiğini belirtmek elzemdir. Yine iktisadi ve siyasal yaşamın tabiri caizse kartlarının yeniden dağıtılmasının ve sivil toplumun bu düzlemde işe koşulmasının kalkınma ajansları, yerel yönetim birlikleri, kent konseyleri, kentsel sivil toplum kuruluşları gibi yerel ve en azından kağıt üzerinde özerk sayılabilecek oluşumlar eliyle gerçekleştiriliyor olması bir tespit olacaktır.   
Elinizde tuttuğunuz bu kitap yukarıda kısaca bahsi geçen bir arka planda kaleme alınmıştır. Dolayısıyla günlük siyasetten akademiye kadar hayatımızda görünmemesine rağmen en önemli yeri işgal ettiğini var saydığımız yerele dair hem meraklı okuyucuya hem de akademik araştırmacılara yönelik alanında uzman araştırmacıların fikirlerini sizlerle buluşturmaktayız. Bu doğrultuda yerelin iç işleyişine ve merkezle ilişkilerine dair bir çerçeve çizmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123269</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32bddc04-7bce-4667-8e4a-2e91bbc58274.jpg</image:loc>
            <image:title>Yerel Yönetimlerde Teknoloji ve Katılım</image:title>
            <image:caption>Yerel yönetimler, kentleri yöneten yapılar olarak vatandaşların hayatına doğrudan etkide bulunmakta ve yaşam alanlarınıdönüştürmektedir. Elinizdeki bu kitap içerisinde teknoloji ve katılım ana temaları ekseninde yerel yönetimler tarafından kullanılan yenilikçi yaklaşımlar ve dönüşüme yönelik etkiler incelenmiştir.Son yıllarda pek çok teknolojik yenilik kentlerde dönüşüm sürecini tetiklemektedir. Dijital teknolojiler, akıllı şehir teknolojileri, büyük veri, kitle kaynak yönetimleri, mobil belediyecilik uygulamaları bu anlamda öne çıkan ve bu kitapta yer bulan bazı yeniliklerdendir. Yine bu teknolojilerin etkisiyle birlikte katılım imkanlarıyla vatandaş – yönetim iletişimi de artmaktadır. Akıllı şehirlerin katılım boyutu, vatandaş katılımında oyunlaştırma teknolojileri de bu kapsamda öne çıkan teknolojik yenilikler olarak kitapta yer almıştır. Katılımcı kalkınma yöntemi olarak kamusal akıl stüdyosu, kentsel dönüşümde ağ ilişkileri yaklaşımı, katılım ve mahalle ilişkisi, toplumcu belediye uygulamaları gibi yenilikçi ve geleneksel katılım uygulamaları ile katılımın önünde bir engel olarak elitizm konusu da yazarlar tarafından ele alınmıştır. Kitap kapsamında yalnızca yerel katılım değil, kentler arası iş birlikleri ve katılımın uluslararası boyutları da incelenmiş ve son bölümde hayal edilen şehirler teması üzerinden ütopyalar ve kent ilişkisi ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123270</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5293e7e2-731c-4c37-a578-0a07c1d1821e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yerelde Tango</image:title>
            <image:caption>Siyaset bilimi profesörü olan Ömer Çaha, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Sosyoloji Bölümü&apos;ndeki mezuniyetinin ardından Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümünde yüksek lisans ve doktora çalışmalarını tamamladı. Halen Yıldız Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123271</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9aed257-1549-4646-aaa1-2abfabbc4334.jpg</image:loc>
            <image:title>Yönetim</image:title>
            <image:caption>Çok sayıda yazarın katkı sunduğu &quot;Yönetim: Genel Esaslar&quot; ismini taşıyan bu kitap, öğrenci, akademisyen ve uygulayıcılara, yönetime dair teorik bilgiler sunmaktadır. Temel bir başvuru kaynağı olması niyetiyle hazırlanmış olan bu kitapta değerlendirmeye alınan konular en temel seviyede sade ve anlaşılır bir dille yazılmaya çalışılmıştır. Temel bir başvuru kaynağı oluşturma kaygısı, kitabın kapsamının mümkün olduğunca geniş tutulmasını gerekli kılmıştır. Tabii ki yönetime dair genel esaslar kitabın içinde yer alan başlıklarla sınırlı değildir. Kitabın bundan sonraki baskılarında eksikliklerinin giderilmesi için çalışılacaktır.&quot;Yönetim&quot; kitabı temelde iki cilt halinde ele alınmştır. Elinizdeki bu çalışma yönetimle ilgili genel konuları içerirken ikinci kitapta &quot;yönetim kuram ve teknikleri&quot; ele alınacaktır. Bu kitap da Orion Kitabevi tarafından basılmak üzere yayına hazırlanmaktadır. &quot;Yönetim&quot;in öğrencilere, akademisyenlere, uygulayıcılara ve konuya ilgi duyan herkese faydalı olmasını dileriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123272</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d4182df-bf9e-452f-9d74-6c74b86b9290.jpg</image:loc>
            <image:title>Yönetim Kuram ve Teknikler</image:title>
            <image:caption>Çok sayıda yazarın katkı sunduğu &quot;Yönetim: Kuram ve Teknikler&quot; ismini taşıyan bu kitap, öğrenci, akademisyen ve uygulayıcılara, yönetime dair kuramsal bilgiler sunmaktadır. Yönetim kuram ve teknikleri &quot;Yönetim nedir? ve &quot;İyi Yönetim Nasıl Gerçekleştirilir?&quot; sorularına yüz- yüz elli yıldır bilim insanlarının vermiş oldukları cevapların bir toplamıdır. Temel bir başvuru kaynağı olması niyetiyle hazırlanmış olan bu kitapta değerlendirmeye alınan konular en temel seviyede sade ve anlaşılır bir dille yazılmaya çalışılmıştır. Temel bir başvuru kaynağı oluşturma kaygısı, kitabın kapsamının mümkün olduğunca geniş tutulmasını gerekli kılmıştır. Bilim bitmeyen bir yoldur. Bundan sonra da yönetim dünyasında yeni gelişmeler olmaya devam edecektir. Kitabın öğrencilere, akademisyenlere, uygulayıcılara ve konuya ilgi duyan herkese faydalı olmasını dileriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123273</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80475792-c076-4ca3-b998-cc1aaed3b97c.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihinsel Evrim ve Demokrasi</image:title>
            <image:caption>Evrendeki en büyük sermaye DNA&apos;dır. Onu bir kez kontrol altına almayı başaran grup/ırk ve/veya ülke gerek ekonomik ve gerek askeri/siyasi anlamda karşı konulamaz bir avantaj elde etmiş olacaktır.&apos; Doğal kaynaklar için savaşların yaşandığı bir dünyada, her türlü kaynağı reddeden bu ifade, öjenistlerin ve ırkçıların duygu ve düşüncelerini kısaca özetlemektedir. Kendilerince, basit çıkarların hesabını yapmayıp hayal edilebilecek en büyük sermayenin peşinde koşmaktadırlar. Sadece DNA&apos;nın kontrolünü ele geçirmek için diğer her şeyi feda etmeye hazırlar. Hedefin büyüklüğü dikkate alındığında etkilenmemek pek olası değil. Durum her ne kadar böyle de olsa, yine de hayatın gerçekleri toplumun zekâ düzeyini genetik olarak yükseltmenin pek de o kadar kolay olmadığını gösteriyor, en azından bugün sahip olduğumuz teknolojilerle. Gerçekten de, tarih boyunca zekâ seviyelerini bir çeşit strateji izleyerek arttırmış topluluklar var mıdır? Bu, onlara nelere mal olmuştur? Ben bu araştırmada, gerek psikometrik ölçümler ve gerekse genel zekânın doğası hakkında psikolojiden edindiğim bilgilerle bu sorulara yanıt aramaya çalıştım. Çalışmam sonucunda kesin olarak inandığım şudur ki; genetik teknolojisinde birtakım gelişmeler olmadan üstün yetenekli insanlar yaratma düşüncesi, geçmişte olduğu gibi bugün de ancak hayalden öteye geçemeyecektir. Geçmişte bazı ırklar IQ düzeylerini genel anlamda değil, ancak tek boyutlu olarak arttırmayı başarmıştır. Ne var ki; bunu gerçekleştirebilmek için ödedikleri bedel çok ağır olmuştur. Genom Projesinin en büyük hedeflerinden biri olan, istenen özelliklere göre bebek dünyaya getirme hayali gerçekleştiği takdirde, bu olay da zaten tamamen hangi özelliklerin daha fazla talep edildiğine göre serbest piyasa koşullarında cereyan edecektir. Dolayısıyla, önümüzdeki yüzyıl genetik çağıdır ve genetik ordularının savaşına tanık olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123274</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0eef7b4-c52d-4d20-9e1d-a6328e95f40f.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyaset Psikolojisi</image:title>
            <image:caption>Siyaset psikolojisi, insanın siyasal ilişkilerdeki konumunu, psikolojik faktörler aracılığıyla inceleyen bir siyaset bilimi alanıdır. Bu yüzden, siyaset psikolojisinin araştırma konusu, amacı ve aracı insandır. Siyaset psikolojisi, insanın siyaset arenasındaki duygu, tutum ve davranış oluşumunu ve gelişimini araştırır. Siyaset psikolojisi, bireyin &quot;siyasal insan&quot; olma sürecindeki davranışlarını oluşturmada ve değiştirmede bireysel kültür ve çevre kültürünün (toplum- siyaset) rolü ve etkisini psikolojik argümanlar ışığında inceler. Bu incelemelerde temel kalkış noktası siyasal etkinliktir. Bu yüzden; siyaset, iktidar, meşruiyet, ideoloji, katılım, devlet, değişim, ekonomi, toplum, demokrasi gibi insanı etkileyen ve insandan etkilenen tartışma alanları siyaset psikolojisinin de içinde yer alır. Yalnız, siyaset bilimi, iktidar ilişkilerini incelerken, devleti; iktisat bilimi, ekonomik ilişkileri incelerken, emek-değeri; sosyoloji, insan ilişkilerini incelerken, toplumu ana tema olarak incelerken, siyaset psikolojisi de, insan-toplum ve devlet ilişkilerini incelerken bireyi kalkış noktası olarak ele alır. Bu ilişkileri incelerken bireyden, bireysel kültür ve davranışlar ile, bu kültür ve davranışları etkileyen olgulardan kaynaklı analizler geliştirir. Sosyal ve siyasal ilişkilere bireyin etkilediği ve bireyin etkilendiği oranda ilgi gösterir. Fakat siyaset psikolojisinin bir bilim dalı olarak ayrışmasının tarihi bir asrı bulmazken, insanın siyasal tarihi ile ilgili çalışmalar neredeyse üç bin yılı bulmaktadır. Bu da göstermektedir ki, siyaset psikolojisi; siyaset, tarih, sosyoloji, iktisat, antropoloji, edebiyat, hukuk, psikoloji gibi bilim dallarıyla ortak çalışma kaynaklarına ve alanlarına sahiptir. Elinizdeki bu eser de tam da bu amaçla yazılarak insanın tek yönlü olarak çevrenin ve siyasanın etkisinde kalan pasif bir toplumsal araç olduğu düşüncesi yerine, insanın da &quot;siyasal insan&quot; olmak için, kendini gerçekleştirmeye çalışan bir birey olarak var olma ve çevresini etkileme mücadelesini incelemektedir. Bu eser, siyasetin psikolojik temellerini, toplumsal ilişkileri ve siyasal kurumları bireyi etkilemesi ve bireyden 
etkilenmesi oranında tartışmaya çalışmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123275</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8315ab33-de78-4993-a052-c66c71fa48c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Anayasa Hukukuna Giriş</image:title>
            <image:caption>Anayasa Hukukuna Giriş;Hukuk Yayınları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123276</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e46d8c38-126c-4d1f-abbd-24664f046a87.jpg</image:loc>
            <image:title>Anayasa Hukukunda Kelsenci Temalar</image:title>
            <image:caption>Hans Kelsen (1881-1973) yirminci yüzyılın en önemli hukuk felsefecisidir. Hukuk felsefesi alanında dört yüze yakın basılmış çalışması bulunmaktadır. Kelsen&apos;in &quot;Saf hukuk teorisi&quot; kusursuz ve sistematik bir açıklığa sahip bir genel hukuk teorisi olması nedeniyle büyük ilgi görmüş ve çok sayıda hukuk felsefecisini etkilemiştir. Bunlardan en önemleri kuşkusuz H.L.A. Hart ve Joseph Raz&apos;dır. Kelsen hukuk felsefesi yanında uluslararası hukuk ve anayasa hukukunda da çok önemli yapıtlara imza atmıştır. Demokrasi konusundaki görüşleri de son derece etkileyicidir. Kelsen 1919 yılında Avusturya Anayasasının yapılmasına önemli katkılarda bulunmuştur. Bu Anayasa 1920 yılında yürürlüğe girmiş ve Kelsen bu Anayasanın kurduğu Anayasa Mahkemesinde görev yapmıştır. Siyasal nedenlerle bu göreve sonra erdirildikten sonra, Kelsen 1940 yılında Amerika Birleşik Devletleri&apos;ne gitmek ve çalışmalarına bu ülkede devam etmek zorunda kalmıştır. Bu çalışmada Kelsen&apos;in anayasa hukuku alanındaki görüşlerini esas alan beş yazı ve bunun yanında Kelsen&apos;in anayasa yargısı konusundaki önemli bir makalesinin çevirisi yer almaktadır. Umarım bu kitap Hans Kelsen&apos;e olan ilgiyi artırır ve görüşlerinin incelenmesine ve tartışılmasına katkıda bulunur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123277</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd8d780a-c97e-4694-865d-eac6fd9614c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık Hizmetlerinin Hukuki Boyutu</image:title>
            <image:caption>Sağlık hizmetlerinin en önemli ve kritik basamağı olan acil sağlık hizmetlerinin, günümüz şartlarında tıbbi teknolojilerin ve tıp iliminin gerektirdiği gibi verilebilmesi pekçok dinamizmin birarada aksamadan işlemesiyle mümkündür. Eskiden sadece hekim ve hemşirenin verdiği bu hizmet, günümüzde pekçok tıbbi cihaz ve ekipmanların yanısıra, yeni gelişen pekçok yeni meslek grubuyla beraber verilmekte, konsultasyon hizmetleride gerektiğinde diğer tıbbi branşlarında sorumluluğu söz konusu olabilmektedir.İyi bir acil sağlık hizmetinden bahsedebilmek için, hastanın şikayetinin başladığı andan itibaren, tedavisinin sonlanmasına kadar geçen tüm basamakların hiç eksiksiz ve modern tıp ilminin gerektirdiği şekilde olması gerekmektedir. Tüm bu şartlar gözününde bulundurulduğunda, acil sağlık hizmetleri, hukuksal anlamda pekçok alt başlığı içinde barındırmaktadır.Ülkemizde heryıl gittikçe artan acil sağlık sistemi problemleri, mahkemelere açılan dava sayısındaki ciddi artıştan anlaşılabilmek tedir. Acil servisler, gerek hekimler gerekse hastalar açısından istenmeyen bir alan haline gelmiştir. Hekimler tarafından tercih edilmekte en son sıralara düşen acil tıp eğitimi, günümüzde gittikçe düşen puanlarına rağmen tercih edilmemekte, zaten hekim sayısının azlığı nedeniyle yaşanan sıkıntıların, ilerleyen yıllarda daha da artacağı ön görülmektedir.Acil servislerde, sağlık mensuplarına karşı yaşanan hakaret, tehdit, şiddet olayları, neredeyse hergün medyada yayınlanmakta, bu olaylar hekimlik mesleğinin saygınlığını azalttığı gibi, hekime olan güvenide sarsmaktadır. Bunun sonucu olarak hasta ve yakınlarının açtığı, yüksek maliyetli malpraktis davaları, defansif tıp gelişimine neden olmaktadır.Tüm bu istenmeyen sonuçlar, iyi bir sağlık sistemi önünde engel oluşturmaktadır.İyi işleyen acil sağlık hizmetinin verilebilmesi ve tıbbi hataların en aza indirilmesi için en önemli basamaklardan biride, gerek hekimlerin gerekse hastaların, hukuki sorumluluklarını, yükümlülüklerini iyi bilmesidir. Herkes sorumluluk ve yükümlülüklerini yerine getirebilirse ve bu anlamda gereken şartlarda devlet tarafından sağlanabilirse yaşanan tüm bu olumsuzluklar en aza indirilebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123278</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42d636dd-4298-44a0-8fae-8fef779442c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık Sistemlerine Hukuki, Mali ve İdari Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>Ülkelerin uyguladıkları sağlık sistemleri ve bu sistemlerin özellikleri ülkelerin sağlık harcamalarını ve sağlık sektöründeki çıktılarını etkileyen en önemli faktörlerdir.Sağlık sistemleri hukuki, mali ve idari açıdan farklı çalışma alanlarında tartışılmaktadır. Bu kitap, Türk sağlık sisteminin güncel ve tartışmalı meselelerini, hukuki, mâli ve idari açılardan, multidisipliner bir yaklaşımla değerlendirmektedir.Kitap 8 bölümden oluşmaktadır. Sırasıyla, Prof.Dr.H. Hakan Yılmaz ve Dr.Öğr. Gör. Savaş Yılmaz, “Türkiye’de Sağlık Harcamalarının Belirleyicilerinin Değerlendirilmesi”, Dr.Ömer Alan ve Prof.Dr.Salih Murat Eke, “Hasta ve Hekim Hakları”, Prof.Dr. Çetin Arslan, Doç.Dr.Burcu Özcan Büyüktanır, Av.İlayda Kandur, “7406 Sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Tıp Hukuku Bakımından Değerlendirilmesi”, Doç.Dr.Seda Bayrakdar,”Türkiye’de Sağlık Hizmetlerinin Sosyal Refah Devleti Perspektifinden Değerlendirilmesi”, Doç.Dr.Hilmi Çoban, “Diyet ve Bulaşıcı Olmayan Hastalıkların Önlenmesinde Maliye Politikası”, Dr. Dila Okyar, “Türk Hukuk Uygulamasında Hastaneye Kabul Sözleşmesinin Türlerine Yargısal Yaklaşım”, Dr.Merve Çeliktaş ve Prof.Dr.Hasan Yaylı, “Türkiye’de Sağlık Sisteminin Tarihsel Gelişimi ve Mevcut Sağlık Yönetiminin Yapısı”, Prof.Dr.H.Hakan Yılmaz, Prof.Dr.Pelin Varol İyidoğan ve Doç.Dr.Eda Yeşil, “Yerel Sağlık Hizmetleri Sunumunda Koruyucu Sağlık Harcamalarının Seçilmiş AB Ülkeleri Üzerinde Etkinliğinin Ölçümü” başlıklı çalışmalar yer almaktadır.Sağlık sistemlerini kapsamlı ele alan kitabımızın geniş çaplı okuyucu kitlesine hitap edeceği düşünülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123279</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8505a6f-5e7e-4ee4-b59c-070ed73572fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Yargı Sisteminin Etkin İşleyişi ve Ekonomik Büyüme</image:title>
            <image:caption>Bu kitap Hukuk ve Ekonomi literatürüne önemli ölçüde katkı sağlayacak, teorik ve ampirik bir çalışmayı içermektedir. Yargı Sistemi ve Ekonomik Büyüme ilişkisini teorik bir çerçevede ortaya koyan bu eser, Türkiye ve konu özelinde bulgular içeren ilk çalışmadır. Yargı sisteminin maddi hukuk yönüne ek olarak kurumsal işleyişine ve kurumsal etkinliğin büyüme ile ilişkisine dikkat çeken çalışma esasında tamamlanmış bir doktora tezidir. Kitap, hukuk ve ekonomi ilişkisini somut bir şekilde görmek isteyen bu ilişkinin teorik arka planını anlamak isteyen herkes için oldukça açıklayıcıdır. Hukuk ve Ekonomi alanında özellikle Türkçe kaynakların sınırlı olması, yargı sisteminin performans etkinliği ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkiye değinen çalışmaların olmayışı bu kitabın yayınlanmasındaki en önemli nedenlerdir.Kitapta yargı sisteminin özellikle performans bakımından etkin işleyişinin ekonomik büyüme ile olan nedensellik ilişkisi net olarak ortaya konmakta, yargı sisteminin performans etkinliği yeni bir endeks aracılığı ile ölçülmekte ve ampirik bir büyüme modeli kurulmaktadır. Piyasa aksaklıkları kuramı ve yeni kurumsal iktisat kuramı çerçevesinde analiz edilen yargısal hizmetlerin performans etkinliği, 1980-2010 dönemine ait verilerden faydalanarak Türkiye özelinde ölçülmüştür. Yapılan ekonometrik model aracılığıyla yargı sisteminin etkinliği ve ekonomik büyüme arasında pozitif ilişki olduğu bulgusuna ulaşılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123280</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/891c90dc-a6c8-40dc-a6ed-9ba20c4a5c24.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Hukuk Perspektifinden Self-Determinasyon ve Ayrılma</image:title>
            <image:caption>1980&apos;larda Soğuk Savaş&apos;ın sona ermesinden bu yana yaşanan küreselleşme süreciyle birlikte uluslararası topplum bir yandan bütünleşirken öte yandan parçalanarak uflanmaktadır... Bu karmaşık süreçte uluslararası hukuk sisteminin merkezinde yer alan ulus-devlet, egemenlik ve ülkesel bütünlük ilkeleri hızla aşınmaktadır. Devleti olmayna haklar, uluslar, azınlıklar ve dğier birimler devletlerin imrenilen kulübüne girmek için self-determinasyon ve ayrılma hakkına sarılmaktalar ve terörim ve gerilla savaşı gibi asimetrik yöntemlere başvurmaktadırlar... Dünyada hali hazırda 26 tane self-determinasyon amaçlı yıkıcı aktif silahlı çatşma yaşanmakta; bu aktif silahlı çatışmalara ilaveten 55 tane de potansiyel mücadele devam etmektedir. 1988&apos;den bu yana 32 tane self-deteminasyon sorunu çözüme kavuşturulmuş olmakla birlikte bunların bir kısmı her an patlamaya hazırdır. Halen Filistin, Keşmir, Batı sahra, Quebec, KKTC, Kuzey İrlanda , Korsika, Güney Osetya , Abhazya , Gagavuzya, Trans-Dinyester, Dağlık Karabağ, Krayina Sırp Cumhuriyeti , Darfur, Kırım, İskoçya, Katalonya ve Kuzey Israk vs. çözüm beklemektedir.Sömürgecilik sonrası dönemde halkların sef-determinasyon hakkını ve bunun en tartışmalı uygulama şekli olan ayrılma konusunu ve devletlerin tanınması konusunu düzenleyen muğlak olmayan bir uluslararsı hukuk çerçevesine acil ihtiyaç vardı; aksi halde bu ilkelerin farklı olaylara farklı şekilde uygulnamsı silahlı çatışmaların , insani felaketlerin ve istikrarsızlığın kaynağı olmaya devam edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123281</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edfdc28a-03b0-4bd0-a4a8-c152bb394cb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Anayasalar ve Siyaset</image:title>
            <image:caption>Güncellenmiş ve genişletilmiş dokuzuncu baskısıyla elinizde olan Türkiye&apos;de Anayasalar ve Siyaset, adından da anlaşılacağı gibi, Türkiye&apos;nin modernleşme dönemi anayasa ve siyaset tarihinin kısa ve eleştirel bir anlatımını sunmaktadır. Bu haliyle kitap Türkiye&apos;de siyasî modernleşmenin ve demokratikleşmenin -veya demokratikleşememenin-tarihi olarak da okunabilir.Ondokuzuncu yüzyıl başlarından günümüze uzanan siyasî-hukukî tarihimizin bu hikâyesinde yazarın en fazla gözettiği husus tarihsel gerçeğe sadık kalmak olmuştur. Şu var ki, burada anlatılan sadece bir &quot;hikâye&quot; değildir; bu, siyaset ve anayasa teorisinin kavramsal-teorik araçlarının kılavuzluğunda yürüyen, Türkiye siyasetinin eleştirel ve analitik bir hikâyesidir. Umulur ki, bu eserde okuyucu Türkiye&apos;nin özgürlük ve demokrasi arayışını çıkmaza sokan nedenlerle ilgili pek çok ipucunu da bulacaktır.Türkiye&apos;de Anayasalar ve Siyaset hem genel okuyucuya, hem de hukuk ve sosyal bilimler okuyan üniversite öğrencilerine hitap etmektedir. Kitap özellikle &quot;Türk Hukuk Tarihi&quot;, &quot;Türkiye&apos;de Anayasacılığın Gelişimi&quot; ve &quot;Türk Siyasî Hayatı&quot; dersleri için ideal bir başvuru kaynağı niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123282</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/811c9417-df79-4406-a165-55a1fbfe970d.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Anayasa Hukuku</image:title>
            <image:caption>Türk Anayasa Hukuku, 2017 yılındayapılan anayasal değişikliklerle başkanlık modelini esas alan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Modeli&apos;nin yürürlüğe girmesi nedeniyle Anayasa Hukuku müfredatının yenilenmesi ihtiyacına cevap vermeyi hedeflemektedir. Türk Anayasa Hukuku kitabı, anayasa hukuku dersini tek dönemde veren okullardaki öğrencilerin ihtiyacını karşılamak, bu alanda bilgi edinmek isteyenlerin taleplerine karşılık vermek ve sürekli değişen mevzuatı takip ederek Türk Anayasa Hukuku ders kitabını güncel tutmak suretiyle eğitim-öğretimin kalitesini artırmaya katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. Bu kitap hukuk fakültelerinin yanı sıra siyasal bilgiler ve iktisadi ve idari bilimler fakültelerinin iktisat, maliye, işletme, çalışma ekonomisi ve uluslararası ilişkiler gibi bölümlerinde ve Adalet Meslek Yüksekokulu ve diğer meslek yüksekokullarında eğitim gören öğrencilerin bu alandaki ihtiyaçlarını karşılayacak bir içeriğe sahip bulunmaktadır.Türk Anayasa Hukuku kitabi Türkiye&apos;nin anayasal sisteminin &quot;ağyarına mani efradına cami&quot; olacak biçimde açıklanmasını amaçlamaktadır. Kitabın genelinde pozitif hukuk boyutuna daha fazla ağırlık verilmekle birlikte anayasal kurum, kural ve ilkelerin şekillenmesinde etkili olan sosyal, siyasal ve ekonomik faktörler de öz bir biçimde ele alınmıştır. Kitap 2018 yılında yürürlüğe giren anayasa değişikliği, TBMM İçtüzüğü değişikliği, Anayasa değişikliğinin diğer mevzuata yansıması için çıkarılan Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ve Genelgelerini ve mevzuattaki diğer değişikliklerin müfredata yansıtılmasını ve 1982 Anayasası&apos;nın tüm boyutlarıyla ele alınmasını hedeflemektedir. Bu nedenle anayasal gelişmeler tarihi arkaplanın anlatımıyla sınırlı tutulmuş ve 1982 Anayasası ile daha önceki anayasaların (özellikle 1961 Anayasası&apos;nın) karşılaştırılması yapılmamıştır. Türk Anayasa Hukuku kitabi ön dört bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde anayasa hukukuyla ilgili temel kavramlar, ikinci bölümde ise anayasal gelişmeler ele alınmaktadır. Üçüncü bölüm 1982 Anayasasının oluşumunu ve bazı başlangıç ilkelerini içermektedir. Demokratik devlet ilkesi, hukuk devleti ilkesi ve laik devlet ilkesi temel anayasalar ilkeler olarak üç ayrı bölümde incelenmektedir. Temel hak ve hürriyetlerin anlatıldığı yedinci bölümü yasama fonksiyonu ve işlemleri, yasama organı, yürütme organı ve işlemleri, yargı organı, Anayasa Mahkemesi, Anayasa yargısı ve Anayasanın değiştirilmesi izlemektedir. . Anayasa hukuku ile ilgili temel kavramlar (Anayasaların içeriği, sınıflandırılması, anayasanın üstünlüğü kuralı, anayasa yapım yöntemleri, anayasa hukukunda yorum ve devlet ve hükümet sistemleri). Anayasal gelişmeler (Sened-i İttifak, Tanzimat ve Islahat fermanları, Kanun-u esasiler, 1921 anayasası, 1924 Anayasası ve 1961 Anayasası). 1982 Anayasasının temel özellikleri ve başlangıç ilkeleri. Demokratik devlet ilkesi, hukuk devleti ilkesi ve laik devlet ilkesi. Temel hak ve hürriyetler. Yasama fonksiyonu ve işlemleri ve Yasama Organı. Yürütme Organı ve işlemleri. Yargı Organı, Anayasa Mahkemesi ve Anayasa yargısı. Anayasanın değiştirilmesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123283</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cd75209-4a4a-4790-8da9-213c462ff1cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürlük Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Özgürlük Felsefesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123284</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9984929-c0f0-43bd-b3ae-32d546ddca59.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürlük ve Hukuk</image:title>
            <image:caption>Büyük İtalyan hukukçu ve düşünür Bruno Leoni Özgürlük ve Hukuk adlı bu baş eserinde sivil dinamiklerden türeyen, kendiliğinden gelişmeye dayalı evrimci hukuk görüşünün özgürlük idealiyle en iyi bağdaşan hukuk paradigması olduğunu, hem kavramsal hem de tarihsel kanıtlarıyla ayrıntılı bir şekilde ortaya koymaktadır. Arıca, bu kitabı okuyanlar sadece hukuk değil aynı zamanda liberalizm de öğrenmiş olacaklardır. Özgürlük ve Hukuk&apos;un Türkiye&apos;deki hukuk anlayışının özgürlükçü yönde değişmesine de katkı yapması umulur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123285</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27f260cd-a8ab-4693-aae4-c76d6947d3ec.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Hakları Teorisi ve Hukuku</image:title>
            <image:caption>Mustafa Erdoğan anayasa teorisi ve hukuku, insan hakları ve siyaset teorisi alanlarında çok sayıda eser verdi. Türkiye Bilimler Akademisi üyesi de olan Erdoğan&apos;ın başlıca eserleri şunlardır: Özgürlük, Hukuk ve Demokrasi (2018), Türk Anayasa Hukuku (2018), Hukuk ve Adalet (2017), Anayasa Hukukuna Giriş (2017), Anayasal Demokrasi (13. b., 2017), Türkiye&apos;de Anayasalar ve Siyaset (9. b., 2016), İnsan Hakları: Teorisi ve Hukuku (4. b., 2014), Aydınlanma, Modernlik ve Liberalizm (2006), Demokrasi, Lâiklik ve Resmi İdeoloji (2. b., 2000).
İnsan Hakları: Teorisi ve Hukuku adlı bu eserde yazar bilinen genel özgürlükçü yaklaşımını korumaktadır. Bu dar anlamda bir hukuk kitabı olmayıp, insan hakları meselesini felsefi-ahlâki perspektifle hukuki analizi birleştiren bir yaklaşımla ele alan bir eserdir. Ancak, felsefi yaklaşım hukuki analizi gölgede bırakmak yerine, ona yol göstermekte ve kitabın fikri tutarlığını güçlendirmektedir. Bu nedenle kitap konuya felsefi ilgi duyanlar yanında, başta öğrenciler ve araştırmacılar olmak üzere &quot;insan hakları hukuku&quot; çalışan ilgili herkes için vazgeçilmez bir kaynak özelliği taşımaktadır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123286</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f56769a-9b02-4919-81b3-fd5b306178f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuk ve Adalet</image:title>
            <image:caption>Hukuk hem insanoğlunun barış ve düzen içinde bir toplumsal hayat sürmesi bakımından, hem de evrensel adalet idealiyle zorunlu bağlantısı bakımından vazgeçilmez önemdedir. Başka bir ifadeyle denebilir ki, hukuk medeniliğin ön şartlarından biri, belki de birincisidir. Ne var ki bu hakikatin ülkemizde yeterince takdir edildiği söylenemez. Maalesef hukuk fakültelerimizin müfredatında bile hukukla adaleti bu zorunlu ilişki içinde ele alan başlı başına bir ders var olmadığı gibi, böyle bir derse malzeme oluşturacak bir kitap da yoktur. İşte &apos;Hukuk ve Adalet&apos; bu boşluğu doldurmayı amaçlıyor. Umulur ki, bu kitap aynı konuda yazılacak benzerleri için bir müşevvik olsun ve &apos;Hukuk ve Adalet&apos; dersinin bütün ülkede hukuk müfredatının standart bir parçası haline gelmesini cesaretlendirsin. Yine ümit ederim ki, bu kitap &apos;Hukuk ve Adalet&apos; ilişkisinin -hocası, öğrencisi ve uygulayıcısıyla- hukukçularla sınırlı kalmayıp genel ilgi konusu haline gelmesine de katkı yapsın.
- Mustafa Erdoğan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123287</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3f4f147-edd9-4980-a9cd-3c5468151053.jpg</image:loc>
            <image:title>Demokratik Polislik ve İnsan Hakları</image:title>
            <image:caption>ne kadar, kolluk görevlilerine, görevlerini yaparken demokratik, hukuki ve insan haklarına saygılı bir bakış açıcı kazandırmayı hedeflemişse de çalışmanın hedef kitlesi içinde genel okuyucu kitlesi de bulunmaktadır. Çünkü demokratik bir ülkede polis vatandaş için vardır. Vatandaş olarak bizlerin de kendi haklarımızı bilmemiz gerekir ki, haksız müdahalelere hukuk sınırları içerisinde karşı çıkarak hakkımızı arayalım.
Bu eserin başta devletin zor kullanma yetkisi verdiği güvenlik güçlerinin, konuya ilgi duyan akademisyenlerin ve tüm vatandaşlarımızın insan hakları bilgi birikimini artırma, kendi haklarına sahip çıkma ve başkalarının haklarına saygı duyma bilincinin gelişmesine küçük de olsa bir katkısının olması amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123288</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03778e58-0453-4f4c-a65d-466c0f916877.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevreye Karşı Suçlar</image:title>
            <image:caption>Türk Ceza Kanunu&apos;nda çevreye karşı suçlar bölümü üç suç tipinden oluşmaktadır. Çevrenin kasten ve taksirle kirletilmesi suçu, çevre mevzuatının karmaşık ve konunun teknik boyutları olması nedeniyle hukuk kadar çevre mühendisliği bilgisi de gerektirmektedir.Yargıtay, 2015 yılından itibaren suç tipini açık, anlaşılır, öngörülebilir kurallara bağlamıştır. Yargıtay kararlarının hukuk kamuoyunda yeterince anlaşılamadığını, açılan davalardan, verilen kararlardan gözlemlemek mümkündür. Suç tipine ilişkin yazılan makale ve kitap sayısı bir elin parmaklarını geçmemektedir. Yazıların bir kısmı da kitabın yazarına aittir.Gürültüye neden olma ve imar kirliliğine neden olma suçları da en az çevrenin kasten ve taksirle kirletilmesi suçu kadar karmaşık ve tekniktir. Kitapta, suç tipi, her hukukçunun anlayacağı sadelikte açıklanmış, hukuki ilkelere ve istisnalarına yer verilmiş, uygulamada karşılaşılan sorunlar ve çözüm yolları gösterilmiş, davanın taraflarının hak ve yükümlülüklerine değinilmiş, açıklamalar Yargıtay kararlarıyla örneklendirilmiştir.Elinizdeki kitap, her üç suç tipinde hukukçuların ve bilirkişilerin, uyuşmazlığın neresine odaklanması gerektiğini, yardımcı mevzuatın nasıl kullanılacağını, ispat ve savunma yöntemleri ile tartışmalı alanların neler olduğunuYargıtay kararları ışığında gösteren temel bir eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123289</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b823af2d-911e-478f-95e4-272bd6a2c3bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Avukatlar İçin Ceza Hukuku El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Ceza muhakemesi mevzuatımız, genel hatları itibariyle insan hakları hukukuna uygundur. Ne var ki uygulama, insan haklarına odaklanmış bir bakış açısından mahrumdur. Bu nedenle, ceza yargılamasının en temel kavramı olan savunmayı temsil eden avukatların, ceza muhakemesi hukuku ile insan hakları hukukunu bir arada ele alması, bakış açılarını genişletmesi, yeri geldikçe yargılama mercilerini insan haklarına uygun davranmaya zorlaması gerekir.

Çalışma, ceza muhakemesi hukuku ile insan hakları hukukunu bir araya getirerek, daha güçlü, etkin ve evrensel değerlere yaslanan bir savunmayı mümkün kılmayı amaçlamaktadır.


İçindekiler
Ceza Muhakemesinin Temel İlkeleri
CMK ve İnfaz Kanunu Madde Açıklamaları
Yargıtay Kararları – AİHM ve AYM Kararları
Avukatlar Hakkında Soruşturma Usulü
Avukatlık Meslek Kuralları
CMK Metni (7145 sayılı Kanunla değişik)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123290</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04cb39da-780d-4fc1-9add-9cf108f18346.jpg</image:loc>
            <image:title>Avukatlar İçin Ceza Hukuku TCK Genel Hükümler</image:title>
            <image:caption>&quot;Ceza hukukunun genel hükümleri, TCK ve ceza hükmü içeren özel kanunlarının tamamında uygulanan düzenlemelerdir. Genel hükümler, suçta ve cezada kanunilik, suçta ve cezada şahsilik, kast, hukuka uygunluk, içtima ve kimi sorumsuzluk halleri gibi suça ve cezaya, tekerrür gibi infaza doğrudan etki eden bir kısım düzenlemeler içermektedir.

Her suç ve kurulacak her hüküm, mutlaka genel hükümlerle ilişkilidir. Genel hükümlerle ilişkilendirilmeyen bir mahkeme kararı olmaz. Bu nedenle ceza hukukçusu, genel hükümleri bilmek zorundadır.

Çalışma da, ceza hukukunun genel hükümleri, anlaşılır bir üslupla ve mahkeme kararları eşliğinde okuyucuya sunulmaktadır.&quot; (Tanıtım Yazısı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123291</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2087a38-a4b9-4f4b-bc1f-749a373de138.jpg</image:loc>
            <image:title>Başkanlık Sistemi</image:title>
            <image:caption>19. yüzyıldan beri yerli ve yabancı gözlemciler Amerika kıtasındaki farklı gelişim çizgilerinin nedenlerini araştırmaktadırlar. Tarihsel süreç içinde yaşanan gelişmeler ABD&apos;yi demokrasinin ve siyasi istikrarın merkezi haline getirmiştir. Bugün ABD, &quot;gerçek Amerika&quot; olarak kabul edilmektedir. Buna karşılık Güney Amerika, süreklilik arz eden bir kriz merkezi, istikrarsızlığın ve otoriterizmin sembolü olarak görülmektedir. Daha Thomas Jefferson ve Simón Bolívar döneminde ABD, birlik ve bütünlüğünü sağlarken, Latin Amerika1 siyasi açıdan parçalanmış ve sorunlu bir bölgeydi. &quot;Amerika&apos;da Demokrasi&quot; isimli eserin yazarı olan Fransız siyasi düşünür ve tarihçi Alexis de Tocqueville&apos;den günümüze kadar karşılaştırmalı tarih ve siyaset bilimcileri, Amerika kıtasında birbirine zıt iki ayrı gelişim çizgisinin bulunduğunu hep vurgulamışlardır.2 ABD&apos;nin hanesinde başarı, Latin Amerika&apos;nın hanesinde ise başarısızlık yazılıdır. Latin Amerika&apos;nın tarihsel deneyimi, ABD&apos;nin başarılı modelinden farklı olarak, eksiklikler listesinden farklı bir şey değilmiş gibi bir görüntü veriyor. Bu eksiklikler, sosyal ayaklanmalara, yolsuzluğa, hukuk ve devlet düzeninin bozulmasına yol açmaktadır. Latin Amerika&apos;daki krizlerin sebeplerini ifade etmek üzere &quot;Morbus Latinus&quot; deyimi kullanılmaktadır. Açıkça söylemek gerekirse Latin Amerika &quot;kötü tarihi&quot; nedeniyle tekrar tekrar mahkûm olurken, ABD, &quot;iyi tarihi&quot; nedeniyle sürekli olarak daha iyinin peşinde olmuştur.Kuzey Amerika ile Güney Amerika&apos;nın siyasi sistemi mukayese edilirken öncelikle tarihsel bir perspektifle sömürgecilik mirasına ve bağımsızlık hareketlerine değinmek gerekir. İkinci olarak 19. ve 20. yüzyıldaki anayasal gelişmelere, anayasa değişikliklerine, demokrasinin sürekliliğine ve değişimine, keza demokrasi anlayışına bakmak gerekir.19. ve 20. yüzyılda Amerika kıtasındaki farklı siyasi gelişmeleri anlayabilmek için İngiltere, İspanya ve Portekiz&apos;in sömürgecilik hâkimiyetine ana hatlarıyla değinmek gerekir. Bu husus, bağımsız cumhuriyetler için koloniyal geçmişin önemli olduğu tezini test etmek bakımından önemlidir. Ayrıntılara girmeden söz konusu sömürgecilik mirasının, 19. ve 20. yüzyıldaki siyasi gelişmeler üzerinde ne derece etkili olduğu sorusuna kısaca cevap vermekte fayda bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123292</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b3593e1-e2ce-417b-974a-c49019ddceb0.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa Birliği&apos;nde Dolaysız Vergilerin Uyumlaştırılması ve Türkiye</image:title>
            <image:caption>Ekonomik ve siyasi bir birlik olarak Avrupa Birliği türünün tek örneğidir.Birlik, üye ülkelerin kendi egemenlik yetkilerinin bir kısmını birlik organlarına devretmiş olması nedeniyle uluslarüstü bir yapıya sahiptir ve ayrıca derinleşme ve genişleme yoluyla büyüyerek Avrupa kıtasının neredeyse bütününü kapsayan bir İç Pazar oluşturmuştur.Böylece, dünya pazarında kendi rekabetçilik kapasitesini arttırmıştır.Genişleme politikası, yeni üyelerin Birliğe nasıl alınacağının, derinleşme politikası ise tam üye ve aday ülke olabilmenin çerçevesini çizmektedir.Bu bakımdan derinleşme politikası, AB&apos;yi siyasi ve ekonomik bir Birlik haline getiren çok basamaklı bir merdiven olarak görülebilir. Vergilendirme politikası da bu merdivenin en önemli basamaklardan biridir.Farklı üye ülke vergilendirme sistemleri, Birlik içi ticaretin ve rekabetçiliğin önündeki en önemli engeldir.Bu nedenle AB Konseyi ve AB Komisyonu vergilendirme alanında üye ülke sistemlerinin birbirine yakınlaştırılmasına ve bazı alanlarda ortak kuralların kabulüne önem vermektedir.Bununla birlikte, bu AB için bile zor bir süreçtir.Çünkü vergilendirme yetkisi ulus devlet için en önemli egemenlik alanlarından biridir ve bu hakkın tümünden ya da bir kısmından vazgeçmek sanıldığı kadar kolay değildir. AB vergilendirme politikasına uyum bakımından üye ülkelerin atması gereken iki önemli adım vardır.Bunlardan ilki, kendi dolaysız sistemlerini birbirlerine yakınlaştırmak, ikincisi ise dolaylı vergi sistemlerini Birlik üst politikasına uyumlaştırmaktır.Diğer yandan Birlik, aday ülkeler bakımından farklı bir yaklaşım benimsemiştir.Buna göre Türkiye&apos;nin de içinde olduğu aday ülkeler, tam üyelik durumunda, Birlik politikalarına tam uyum sağlamak zorundadır.Söz konusu konuların 5 ana bölüm halinde ele alındığı bu kitap ile literatüre güncel durumu yansıtan bir eser kazandırılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123293</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1699325f-e509-43c6-9f4f-d11e416a0627.jpg</image:loc>
            <image:title>Suç ve Ceza Ekonomisi</image:title>
            <image:caption>Suç, küresel ölçekte en zararlı sosyal problem olarak nitelendirilmektedir. Günümüzde genel olarak suç olgusu, özellikle de şiddet içeren suçlar bütün ülkelerde önemli bir politika önceliği haline gelmektedir. Ancak izlenecek politikaların neler olabileceği konusunda görüş birliği yoktur.İktisat dışındaki sosyal bilim dallarında gerçekleştirilen suç araştırmalarından elde edilen bulgular, geniş ve genelleştirilebilir politika sonuçlarına sahip değildir. Bu nedenle son yıllarda iktisatçılar &apos;karşılaştırmalı entellektüel üstünlüklerini suç ve ceza konusunu incelemede kullanmaya yönelmişlerdir.Bu alandaki yeni arayışlar Hukuk ve Ekonomi literatürü içinde gelişmektedir. Ancak bu akademik birikimin politika belirleyicilere, hukuk uygulayıcılara ve hukukçu akademisyenlere ulaşmasında bazı engeller söz konusudur. Karşılaşılan engellerin başında hukuk kurallarının ve/veya uygulamalarının ekonomik sonuçlarına ya da etkinliğine ilgisizlik duyulmasından çok, literatüre nüfuz etmede yaşanan güçlükler gelmektedir.Çünkü bu alanda yapılmış binlerce çalışma çok sayıda hukuk ve iktisat dergisi içerisinde serpiştirilmiş olup, uzmanlar dışındakilerin anlayamayacağı derecede karmaşıktır. Bu karmaşık literatüre nüfuz edilmesi, temel kaynak kitapların hazırlanmasına bağlıdır.Bu çalışma, Hukuk ve Ekonomi literatürü içinde çok önemli bir yer tutan &apos;suç ve ceza&apos; alanında kuramsal birikimi Türkçe literatüre kazandırma amacıyla kaleme alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123294</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3a1ff8b-120d-4b81-a1fa-baa20d62a8e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Küreselleşen Dünyada IMF Politikaları</image:title>
            <image:caption>Küreselleşen Dünyada IMF Politikaları ve Türkiye özellikle son dönemlere damgasını vurmuş olan bir konunun eseridir. Küreselleşmenin tüm dünyayı etkisi altına aldığı 1980 sonrası dönem, aynı zamanda IMF&apos;ye de atfedilen önemin arttığı bir dönem olmuştur. Buna istinaden, bu kitap; tüm dünyada kalkınmanın finansmanının sağlanarak, ekonomik istikrarsızlıkların giderilmesinde ve ödemeler dengesinin sağlanmasında vazgeçilmez bir uluslararası finansman kuruluşunun kısa bir hikayesi olarak yazılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123295</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7ba62d9-11bd-4f9c-bd9d-1b9461200bb1.jpg</image:loc>
            <image:title>Organize Suç Ekonomisi</image:title>
            <image:caption>Organize suç, geleceğin &apos;en önemli politiko-ekonomik sorunu&apos; olma potansiyeli taşımaktadır. 9. yüzyılın &apos;sömürgecilik&apos;le, 20. yüzyılın &apos;soğuk savaş&apos;la karakterize edilmesi gibi, 21. yüzyıl da ulus ötesi &apos;organize suç&apos; ile karakterize edilecektir.Dünyanın yeni haritasının çiziminde politika ve ekonomi ile devlet ve piyasa arasındaki diyalektik yanında yasallık ve organize suç arasındaki diyalektiğin de hesaba katılması gerekmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123296</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/424a4f93-9db1-425c-8e43-8a1682e3cb1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalkınma Kuramlarına Eleştirel Bir Yaklaşım</image:title>
            <image:caption>Az gelismislik günümüzün en trajik sorunudur. Entelektüelinden fabrikadaki isçisine, bürokratindan sokak saticisina kadar üçüncü dünyanin her bireyi yasaminin çesitli yönlerinde farkli boyutlarda bu sorunun agirligini hissetmektedir. Azgelismis ülkelerde üretimin niçin yetersiz oldugu, bu toplumda verimliligin nasil artirilabilecegi ve az gelismis ekonomilerin nasil modern hale getirilebilecegi kalkinma kurumlarinin inceleme alanini olusturmaktadir. Az gelismis ülkelerin sorunlarina iliskin çok genis bir yazin olusmustur...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123297</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47940144-ca27-4450-a743-f57d929dcb73.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Hukukta Saldırı Suçu</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma, saldırı suçu tanımına ilişkin günümüze kadar oluşmuş temel hukuksal prensipler ve halen yürütülen tanım çalışmalarında ortaya konan öneriler temelinde, saldırı suçu kavramının hukuksal niteliklerini belirginleştirmeye yöneliktir. Bu çerçevede yapılan gözlemler hem saldırı suçu kavramının anlaşılmasını sağlayacak hem de saldırı suçu kavramının muhtemel bir tanımının hangi temel hukuksal niteliklere sahip olması gerektiğine dair fikirler verecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123298</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8748d772-51fc-4334-8f84-984ba283a818.jpg</image:loc>
            <image:title>Nemrut Queen of the Mountain</image:title>
            <image:caption>Ancient Commagene Kingdom left behind many archaeological artifacts, enchanting ruins that fascinates us today, in and around Mount Nemrut. Since its discovery American, German and Turkish archaeologists have been trying to unravel the secrets of Mount Nemrut and Kingdom of Commagene. Among these archaeologists Teresa Goell has an important place. Teresa Goell, a female archaeologists from New York, spent a lifetime trying to find King Antiochos&apos; burial chamber at Mount Nemrut. Many thought Theresa Goell had an obsession for the Commagene civilization and finding the burial chamber of King Antiochos at the summit of Mount Nemrut.The burial chamber of the legendary King Antiochos still has not been found. Is King Antiochos buried in the huge tumulus he had built in the middle of his temple on Mount Nemrut? This novel, which is based on archaeological facts, looks into mysteries of ancient Kingdom of Commagene and his legendary king Antiochos.There is no doubt that Turkey is one of the richest countries in the World in terms of archeology. &quot;NEMRUT-QUEEN OF THE MOUNTAIN&quot; tells a fictional story that is entirely constructed on these factual archeological riches.About the author:Oğuz Çelikkol worked 37 years at Turkish Ministery of Foreign Affairs. He worked as a diplomat at Turkish Mission to the United Nations in New York, Turkish Embassies in Beirut and Washington DC. He was Turkish Consul-General in Los Angeles for 4 years. He represented Turkey as ambassador in Syria, Greece, Israel and Tailand for more than 10 years.Oğuz Çelikkol graduated from Vefa High School in Istanbul and then Political Science Faculty of University of Ankara. He did his masters degree in University of Southern California (USC) in Los Angeles, US and his PhD in University of Istanbul. He has been working in Cultural University of Istanbul as a lecturer since the retirement from Ministery of Foreign Affairs.He has 3 books on Syria, Israel and Greece written in Turkish and several articles published in Turkish magazines and newspapers. He is a frequent commentator on Turkish media on foreign policy.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123299</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14b41964-870e-4dc4-b3ee-36f7057aaf08.jpg</image:loc>
            <image:title>Ver Elini Hindistan</image:title>
            <image:caption>Zeynep Uğurlu dünyayı gezen bir seyyahtır. Akdeniz&apos;e yakın Torosların Dağlarının eteğinde , Büyük İskender&apos;in atını suladığı göller bölgesinde bulunan küçük ve şirin bir şehrinde doğdu. İngiltere&apos;nin Birmingham şehrinde Solihull College&apos;de İngilizce öğrendi. Türkiye&apos;de ve Polonya&apos;da eğitim ve öğretimini tamamladıktan sonra Amerikan ve Yunan Cruise gemilerinde görev yaparak 20 yıl boyunca dünyayı gezdi. Yeğeninin doğmasını beklerken yerleşik hayata geçmeye karar verdi. Birçok ülkede farklı kültürlerle karşılaşması, yaşamın sunduğu değerleri anlamasını sağladı. Burdan aldığı ilhamla gezgin olarak adlandırdığı inek ve boğanın hikayesini okuyucuya aktarmak için başladı yazmaya.Boğa Gabriel ve karısı Maria ineklerin Hindistan&apos;da kutsal olduğunu öğrenirler. Bu destansı yolculuğa başlamak için Amerika&apos;dan kaçıp Hindistan&apos;a gitmeye karar verirler. Yoldaki maceraları keyifli, kültürel, içsel ve tarihi bir yolculuk yaratır. Bu kitap, dünyanın sessiz sahipleri olan hayvanların hümanizme zekice bakışını anlatır.Karmaşa ve karışıklıklarla dolu bu olağanüstü yolculuk dini, kültürel ve tarihi konulara benzersiz bir bakış açısı sağlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123300</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8342180e-6894-47c6-bcae-b8c7fc7b7b26.jpg</image:loc>
            <image:title>Haller Ağacı</image:title>
            <image:caption>Şu an dünyada hâkim olan tek savaş iki zihniyet arasındaki savaştır. En kapsamlı şekliyle bu zihniyetlerden biri insanlığın lehine olan kadim irfanî zihniyeti, öteki ise özünü tamamen vahşi kapitalizm ruhundan alan, her şeyi kendi tüketim kültürü lehine çevirmeyi başarabilen, a&apos; dan z&apos; ye kadar doğal olan her şeye karşı düşmanlık besleyen kötücül ve yok edici bir zihniyeti oluşturur.
İnsanlık kendisiyle sinsi sinsi savaşan bu yeni zihniyete karşı mücadele etmelidir. İnsanlık, bu zihniyetin tekelinde tuttuğu sanat, kültür, müzik, şiir, edebiyat, felsefe, din, teoloji, fizik, metafizik ve bilimi ele alıp açık bir şekilde yeniden yorumlamazsa; hızla yayılan ve dünya barışı için net bir tehlike oluşturan bu yıkıcı ve kötücül zihniyetle asla baş edemeyecektir.
Yaşamı seven herkes her ne fikirde olursa olsun insanlığın huzuru için harf üstüne harf, fikir üstüne fikir ve el üstüne el koymalıdır. İslam sözcüğü etimolojik olarak barış kelimesine dayanır. İnsanlığın ihtiyacı olan tek şey, tüm insanlık için mutlulukta birleşen bir barıştır.
Bu eserde söz konusu bu barış ve tefekkür ihtiyacı tasavvuf felsefesi çerçevesinde aşk ve hikmet dili merkezinde okuyucuyla paylaşılmıştır.
&quot;Zülüm ve cahillik el ele verir yıkarlar dünyayı sonra.
Zülüm ve cahillik bugün aynı yatakta, çocukları:
Kan sever, ten sever, dolar sever,
Mutsuz sever ve hile sever.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123301</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e0c416a-fd88-4caa-abbb-87614c6e8207.jpg</image:loc>
            <image:title>Eve Dönüş - Sincap Sido</image:title>
            <image:caption>Sincap Sido serisi aileyi, değerleri, sorumlulukları ve dayanışmayı anlatırken teknolojinin hayatımıza olan katkıları, istek ve ihtiyaçlar arasındaki fark, aile bütçesi ve zaman planlaması gibi çeşitli kazanımları eğlenceli bir dil ve akıcı bir kurguyla buluşturuyor. Gerçek arkadaşlığın sınandığı, sırların bir bir ortaya çıktığı bu hayat dersleriyle dolu hikâyede, kahramanlarımızın cesaret ve dayanışma dolu macerasına tanık olmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123302</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43165fe8-70cd-4487-ab5e-cd5f9a7ee7e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Evde Hayat - Sincap Sido</image:title>
            <image:caption>Sincap Sido serisi aileyi, değerleri, sorumlulukları ve dayanışmayı anlatırken teknolojinin hayatımıza olan katkıları, istek ve ihtiyaçlar arasındaki fark, aile bütçesi ve zaman planlaması gibi çeşitli kazanımları eğlenceli bir dil ve akıcı bir kurguyla buluşturuyor. Gerçek arkadaşlığın sınandığı, sırların bir bir ortaya çıktığı bu hayat dersleriyle dolu hikâyede, kahramanlarımızın cesaret ve dayanışma dolu macerasına tanık olmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123303</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/781542bb-608a-4596-8f79-31b5c75812e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm Gemisi</image:title>
            <image:caption>Eserleri 40&apos;tan fazla dile çevrilmiş ve bütün dünyada milyonlarca okura ulaşmış B. Traven efsanesi Ölüm Gemisi&apos;yle geri dönüyor!


Pasaportunu kaybeden ve Amerikalı olduğunu kimseye kanıtlayamayan bir denizci, bir ülkeden diğerine sürülür. Ta ki tayfasını toplumun &quot;en altındakilerden&quot;, hatta idam sehpasında son nefesini vermek üzere olanlardan toplayan bir ölüm gemisinde iş bulana dek. 


Okyanusun dalgalarında sürüklenen gemi, namıdiğer Yorikke, belirsiz bir rotayı takip ederken birer gölgeye, yaşadıklarından bile şüphe edilen varlıklara dönüşen tayfası, sığınmak zorunda kaldıkları bu demirden hapishanenin kendilerine bir de mezar olmaması için direnir. Umut, karada unutulmuş bir hayalet gibi dolaşır kamaraların arasında. 


Ölüm Gemisi, Dante ve Balzac&apos;ın komedyalarına bir yanıt olarak yeni bir insanlık durumu ortaya koyuyor: Bürokrasinin imal ettiği kimliksiz, pasaportsuz &quot;hiçkimseler&quot;, yalnızca kapitalist sistemin öğütücü makinesinde işe yaramaktadırlar, ama birer insan değil, o makinenin motorunun yakıtı, kömürü, ateşi olarak. 


Yaşamı sırlarla dolu B. Traven&apos;in hikâyesiyle paralellikler taşıyan, kendisi de göçmenlik ve kimliksizlikle ilgili benzer koşullar altındayken hapishanede yazmaya başladığı Ölüm Gemisi, Adalet Cimcoz&apos;un yetkin çevirisiyle yeniden Türkçede...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123304</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3b1833d-bfa9-40e3-b8e3-0751fb0049f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Köprü</image:title>
            <image:caption>Eserleri 40&apos;tan fazla dile çevrilmiş ve milyonlarca okura ulaşmış efsanevi yazar B. Traven&apos;den, insanoğlunun direngenliğine ve dünyanın bütün annelerine adanmış bir armağan: Köprü...


Dünyalarını bir nehir ayırır: onurlarına leke sürmemeye çalışanlarla sömürü düzenine ortak olanların dünyasını. Modern teknolojiyle ilkel yaşamı, kadim inançlarla Hıristiyan dayatmalarını, beyaz yerleşimcilerle Meksika yerlilerini... Bu iki dünyayı birbirine bağlayan ise derme çatma bir köprüdür: Petrol avcılarının kamyonlarına hizmet eden ve nihayetinde kaynakları kadar canlarını da alacak, Amerikan emperyalizminin elinden çıkma bir köprü...


Yerlilerin bu çelişkiyle hemhal hayatları trajik bir kazayla sarsılır. Meksikalı anneyi acıyla kıvrandıran bu kaza kuşkusuz bir tesadüf değil, &quot;uygarlığın&quot; yol açtığı bir felakettir. B. Traven bir kovboy çizmesi etrafında yarattığı metaforla, ilkel olanın &quot;uygar&quot; tarafından ele geçirilmesini simgeler. Ancak ölüm bir son değildir, bu cengelin bağrında yeşeren, kutlamalara layık bir yaşam umududur aynı zamanda. Her zaman olduğu ve  olacağı gibi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123305</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b26e71c7-f056-4308-b016-0fe9597232cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat ve Psikoloji Etkileşimi</image:title>
            <image:caption>Edebiyat insani bir faaliyettir. İnsanı da diğer canlılardan ayıran en temel özelliği duygu, düşünce, durum ve olguları sözle “güzel ve etkili” söylemeye yönelmesidir. Bu yönelim binlerce yıllık kültürel aktarımla muazzam bir edebiyat evrenini oluşturmuştur. İnsanlık ve bilim tarihi açısından çok geç denebilecek bir dönemde disiplinleşen psikoloji bilimi ise temelde insan  davranışları ve düşüncesini irdeler. 
Her iki disiplinin ortak noktasının insan ve insan zihninin tezahürlerini incelemek  olduğundan bilim adamları için oldukça geniş bir inceleme  alanı ortaya çıkmaktadır. Edebiyat eserini “ürün” olarak değerlendirirsek bu çıktının asıl kaynağı olan insan psikolojisinin hangi saiklerle ürün vermeye yöneldiğinin irdelenmesi ilgili bilim dalları için çok geniş bir çalışma alanıdır. 
Bu çalışmamızda bu iki bilim alanının kesişme alanları içerisine girebilecek ve/veya bir diğerinin imkânlarıyla özgün alanında bilime katkı yapabilecek örnekler vermeye çalıştık. 
Elbette sınırsız bir imkân alanı içinde bu yazdıklarımız oldukça mütevazı kalsa da ilgili sahalarda çalışmak isteyenler için elbette önemli içerikler barındırdığı kanaatindeyiz.  Kitap temel iki kısımdan oluşmaktadır. İlk iki başlığımız özgün, makale formatında içeriklerden oluşmakta, son iki başlık ise hazırladığım “Şair İsmet Özel” kitabımdan psikolojik analizlerimi içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123306</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb9fc04d-7a53-4160-a9b0-1cdc57fc1888.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennetin Kökleri</image:title>
            <image:caption>Gökyüzü kızıla bulanmış, bir serinliktir çökmüş; uçsuz bucaksız arazide ağır ama zarif adımlarla bir fil sürüsü sakince ilerliyor. Derken fildişi avcılarının giderek yaklaştığını belli eden tüfek atışları... Sükûnet yerini paniğe bırakırken, yeri titreten devasa adımların altında şimdi telaşın gümbürtüsü hâkim. Kara Afrika bir kez daha kana bulanıyor.


Romain Gary&apos;ye ilk Goncourt Ödülü&apos;nü kazandıran Cennetin Kökleri, filleri, tarihöncesi çağlardan miras bu soylu yaratıkları, en büyük düşmanı haline gelmiş insanoğlunun ellerinden kurtarma mücadelesi veren bir özgürlük savaşçısının hikâyesini anlatır.


Nazilerin toplama kamplarında tutsak düşen Morel, Afrika&apos;nın gerçek sahipleri olan filleri yeryüzündeki en özgür hayvanlar olarak kederine ve düşüncesine ortak eder. Kurtulmayı başardığında ise hayatını onların katlini durdurmaya adamaktan başka yolu yoktur artık. İnsanlığın filizlendiği bu topraklardan esaret altındaki zihnin engin okyanuslarına dalanlara, doğanın lisanını konuşanların tamtamlarından yükselen karşı konulmaz bir çağrıdır bu. Peki bu kadim savaşın ortasında yaşamı onurlandırmak, gözünü güya hep ileriye dikmiş &quot;medeniyetin&quot; tankı ve topuyla sürdürdüğü bu vahşi talanın önüne geçebilmek mümkün müdür?


İnsanlık onuru için canını hiçe sayanlardan, inancın kudreti ve direnişin yüceliğine inananlardan tabiata bir saygı duruşu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123307</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6008d4d2-d1e3-4d91-90c7-52b7cd435c98.jpg</image:loc>
            <image:title>Felicia&apos;nın Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>İrlanda&apos;nın yetiştirdiği en büyük yazarlardan, sayısız edebiyat ödülüne layık görülen William Trevor, son derece sıradanmış gibi başlayan bir olayı ustalıkla bir psikolojik gerilime evriltiyor. Üstelik gürültüsüz bir gerilim bu, &quot;hava kesin bozacak&quot; tedirginliğini elden bıraktırmayan, gözleri şüpheyle kıstıran cinsten. 


Küçük bir kasabada yaşayan Felicia&apos;nın başından onu bulutlara çıkaran bir gönül macerası geçer. İngiltere&apos;den memleketine kısa süreliğine gelmiş Johnny, işsizlikten bunaldığı, ailesiyle kıt kanaat geçinmeye çalıştığı o kara ama tekdüze günlerinde genç kadına nefes aldırır. Johnny yeniden çalışmaya döndüğünde ise Felicia, çok basit bir ayrıntıyı atladıklarını fark eder; arkasında bir adres bırakmamıştır. Ancak Felicia&apos;nın ona kesinlikle ve hemen ulaşması gerekmektedir, nedeni mâlumdur. 


Sevgilisinin izini sürmek için sürüklendiği ama onu insan ruhunun en tekinsiz yanlarıyla yüz yüze getirecek yolculuğu işte bu noktada başlar. Umut yerini çaresizliğe, gelecek düşleri ahlaki sorgulamalara, alınan kararlar pişmanlıklara dönüşürken &quot;İrlandalı kız&quot; kendini bambaşka bir hikâyenin içinde bulur. Travmalara, öfkeyle çarpıklaşan zihinlere, kadınlara ve nihayet yalnızlığa dair ürkütücü bir hikâyenin içinde. 


Atom Egoyan tarafından sinemaya da uyarlanan Felicia&apos;nın Yolculuğu, talihsiz karşılaşmalara, gözleri kör eden çaresizliğe ve burada yuvalanan karanlığa dair sarsıcı bir anlatı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123308</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33b86030-341b-4d76-8ccf-949ef4c3c2b1.jpg</image:loc>
            <image:title>İntihar Üzerine Notlar</image:title>
            <image:caption>Simon Critchley, genellikle üzerine konuşmaktan kaçındığımız, duyduğumuzda bizi derin bir kedere ya da sessiz bir kınamaya sevk eden intihar olgusuna felsefi bir yönden bakıyor. Onu hukuki ve ahlaki açıdan suç olarak değerlendirmek yerine, öncesi ve sonrasıyla intihar eyleminin bizzat ne olduğunu anlamlandırmaya çalışırken, kendimizi boşluğun kucağına bırakabilme potansiyeli taşıyor olmamızın, bizi insan kılan şeylerden biri olduğu düşüncesinden yola çıkıyor.
Bedenimiz üzerinde tahakküm kurma hakkını kendinde gören teolojik dayatmanın altında yatan gerçek anlamı irdeleyerek ve onu günah derekesinden çıkaran ancak tedavi edilmeye mecbur bir hastalığa indirgeyen psikiyatriyle de arasına mesafe koyarak, özgür bir edim olarak düşünmeye müsaade eden bir alan açmaya girişiyor.
İntiharı güzellemek ya da yermek yerine bütün yönleriyle sorgulamayı kamçılayan, yaşanmaya değer hayatlara selam duran bir tartışma.
&quot;İntiharın yüzüne gözümüzü dikip uzun uzadıya bakmak zorundayız; onu ölçüp biçip etraflıca düşünmek zorundayız; niteliklerinin, hasletlerinin, kalıtımsal karakter özelliklerinin, marifet ve kurnazlıklarının neler olduğunu yoklamalı, yüzünde oluşan kırışıklıkları tek tek incelemeliyiz. Belki de yakından baktığımızda gördüğümüz şey, bize dönüp ters ters bakan kendi çarpık yansımamızdır.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123309</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa463ec5-1106-49a7-a671-3693b2431d1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hepimiz Gökyüzü Olmak İstedik 4: Efsaneler ve Lanetler - HC (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hazinesi ol okyanusun! 
 
Tanrıçalar, düelloları hepsinin sonunu getirecek bir oyuna çevirdiğinde, kılıçların yanı sıra aklın ve iradenin çarpıştığı bir ölüm dansı başlar. 
 
Sınırların ötesinden gelenler, lordları ve vârisleri yerinden etmek için kan dökmeye hazır. 
 
Su Krallığı kayıp uygarlığı ve tahtını geri istiyor. Nova kapıyı açmak istiyorsa zor bir seçim yapmalı. Ateş Krallığı harlanırken Hava Krallığı’ndan gelen beklenmedik haber mücadelenin seyrini değiştirir. İsyan etmek için an kollayan Toprak Krallığı boyun eğmemekte kararlı. 
 
Arenada, suların altında, aklında ve kalbinde herkesi kurtarmaya çalışan Nova, ilk ve son savaşı için tüm gücünü kullanmak ve kim olduğunu kabul etmek zorunda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123310</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6e74091-7035-4825-b6f2-ed1522727f4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hepimiz Gökyüzü Olmak İstedik 4: Efsaneler Ve Lanetler - SC</image:title>
            <image:caption>Hazinesi ol okyanusun! 
 
Tanrıçalar, düelloları hepsinin sonunu getirecek bir oyuna çevirdiğinde, kılıçların yanı sıra aklın ve iradenin çarpıştığı bir ölüm dansı başlar. 
 
Sınırların ötesinden gelenler, lordları ve vârisleri yerinden etmek için kan dökmeye hazır. 
 
Su Krallığı kayıp uygarlığı ve tahtını geri istiyor. Nova kapıyı açmak istiyorsa zor bir seçim yapmalı. Ateş Krallığı harlanırken Hava Krallığı’ndan gelen beklenmedik haber mücadelenin seyrini değiştirir. İsyan etmek için an kollayan Toprak Krallığı boyun eğmemekte kararlı. 
 
Arenada, suların altında, aklında ve kalbinde herkesi kurtarmaya çalışan Nova, ilk ve son savaşı için tüm gücünü kullanmak ve kim olduğunu kabul etmek zorunda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123311</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/602f8b0b-5445-4925-b63d-3dda1e98f7e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Çarpma ve Bölme - Alıştırma Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bu eğlenceli kitap, çocuğunuzun matematik becerilerinin gelişmesine yardımcı olma amacıyla hazırlanmıştır. 
Kitaptaki alıştırmalar, çocukların çarpma ve bölme işlemlerini öğrenmelerini ve pekiştirmelerini desteklerken farklı problemleri rahatlıkla çözmelerini de sağlayacak. 
Bu kitap çarpma ve bölme işlem bilgisini geliştirirken çocukları eğlendirmeyi amaçlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123312</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53938d07-4f03-4c37-8967-1e15af439456.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Toplumlarında Simgesel Eylem</image:title>
            <image:caption>Toplumsal çatışmaların, kaynaşmaların ve dönüşümlerin ardında hangi güçler bulunuyor? İnsan toplumlarının krize girdiği, çözüldüğü ve yeniden şekillendiği dramatik anlar, toplumların evriminin itici gücü olabilir mi? 
Victor Turner, simgesel antropolojinin kurucu eserlerinden biri hâline gelmiş bu kitabında, simgesel eylemlerin, ritüellerin ve metaforların toplumsal yaşamın merkezinde nasıl durduğunu keşfe çıkıyor. Toplumsal çatışmaların yinelenen kalıplarını ve bunları çözmek için simgesel eylemleri ve “alanları” nasıl kullandığımızı inceliyor. Afrika kabilelerinden eski Amerikan uygarlıklarına; Meksika’nın bağımsızlık mücadelesinden İngiltere’de bir döneme damgasını vurmuş II. Henry ile Becket arasındaki emsal çatışmaya; Hindistan’daki kast mücadelelerinden 1960’ların karşıkültür hareketlerine; paganlarda, Hıristiyanlarda ve İslam’da hac yolculuklarının anlamına ve önemine kadar uzanan bir çizgide örnekler üzerinden, toplumsal dramaların kolektif deneyimlerimizi nasıl şekillendirdiğini ortaya koyarak yepyeni bir bakış açısı sunuyor. 
Artık klasikleşmiş bu eser, insan yaşamını ve toplumlarını şekillendiren, görünmez ama son derece güçlü süreçleri anlamak isteyen herkes için bir kılavuz görevi görmeye devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123313</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/164ea412-88ba-44fc-86ea-5ab930f72eea.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Bak! Bana Bak!</image:title>
            <image:caption>Bukalemun Buki bir ağaçta yaşardı, gizlenmekte çok iyiydi. Kahverengi bir dalın üstünde kahverengiye, yeşil bir yaprağın üstünde ise yeşile dönerdi. Fakat kimsenin onu fark etmemesi Buki’nin canını sıkmaya başladı. Ortama uyum sağlamadan, istediği şeyi yapsa ne olurdu acaba?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123314</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0df97a2a-751e-4cc9-942e-f9af3d9b413a.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçücük</image:title>
            <image:caption>Bazen hisleri tarif etmek zordur. Mesela, kendimizi küçülmüş gibi hissettiğimiz zamanlar olur. Hatta, küçücük! Nasıl tarif edilir bu his? Çeken bir kazak gibi küçülmek mi? Peki ya bu histen kurtulmak istersek ne yapmalıyız? Belki de güvendiğimiz biriyle duygularımız hakkında konuşmak en iyisidir! 
 
Sevilen yazar Sema Aslan&apos;ın muzip ve akıcı anlatımı, ödüllü çizer Zeynep Özatalay&apos;ın özgün desenleriyle duyguları keşfe ve iletişimin iyileştirici gücüne odaklanan duygusal bir öykü: Küçücük.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123315</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fec1a4f4-6eda-499e-8057-9a1b3364bacf.jpg</image:loc>
            <image:title>Umut Vadisi</image:title>
            <image:caption>Heyecan dolu bir maceranın içinde kaybolacağınız bu çocuk romanı, pek çok toplumsal konuda da almamız gereken tavır ve durmamız gereken yer konusunda çocuklarımız için öğretici bilgiler içeriyor. 
Küçük sorunlarımızı gereksizce büyüttüğümüz şu güzel dünyada gerçekten büyük dertler altında ezilenlerin de olduğunu bizlere hatırlatan yazar, içimizden eksik etmememiz gereken umutla tüm sıkıntılardan da kurtulmanın mümkün olduğunu romanında okurlarına anlatıyor. 
Elinizden bırakamayacağınız sürükleyici bir kitap sizleri bekliyor çocuklar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123316</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e017844b-0c54-4dd0-9fe9-ff104d0f6c43.jpg</image:loc>
            <image:title>Cinayet Köy</image:title>
            <image:caption>Gece yarısı mezbelelikte bir ceset... 
Cesedin başucunda yıllardır konuşmayan suskun bir çocuk... 
Geçmişin sis bulutunun ardında bir yangın ve küle dönmüş bedenler... 
Karanlık sırlar saklayan gizemli bir köy... 
 Mafyanın, uyuşturucu baronlarının, üfürükçü hocaların karıştığı olay örgüsünde, cinayeti ve çocuğun sır dolu geçmişini araştıran azimli bir gazeteci... 
Kan donduran sırlar birer birer ortaya dökülürken, katilin yeni hedefi kim olacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123317</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83da56a3-248c-4e35-adf7-38ca36174fec.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Olmasın</image:title>
            <image:caption>Aşka aşık bir kalem ile önce şiirlerle gönülden gönüle köprüler kurmaya çalışırken, bugüne kadar iki şiir kitabı Bir Delinin Gönül Kaleminden ve Emanetim, sonrasında düzenlemesi kendisine ait Kanatlanan Kalemler şiir antoloji kitapları yayınlandı. Şimd farklı bir kulvarda yolu NEDEN OLMASIN&apos;la kesişen yazarımız kalemi ile sevgi tohumları ekmeye devam ediyor. 
Herkesin kendinden bir parça bulacağı bu kitapta sevgi dili en anlaşılır lisan olsa gerek… Neden Olmasın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123318</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d11c52df-6502-45ea-a903-b9e3988965c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuk Kavramı ve Hukukun Geçerliliği</image:title>
            <image:caption>Robert Alexy çağdaş hukuk kuramının ve hukuk felsefesinin yaşayan en önemli isimlerinden biridir. Bu kitap 13 dile çevrilmiş, bu alanların artık klasikleşmiş eserleri arasında yer almaktadır. 
Bu kitabın merkezinde hukuk ve ahlak arasındaki ilişki bulunmaktadır. Hukuki pozitivizm bu ikisinin ayrılması gerektiğini iddia eder.  Hukuki pozitivizme göre hem hukuk kavramı ve hem de hukukun geçerliliği ahlak dışında tanımlanmalıdır.  Robert Alexy bu tezin yanlış olduğunu göstermeye çalışmaktadır. İlk olarak hukuk ve ahlak arasında zorunlu kavramsal bir bağ bulunmaktadır, ikinci olarak, hukuk kavramını ve hukukun geçerliliği kavramını, ahlaki unsurları içerecek şekilde tanımlamanın lehinde normatif nedenler vardır. Bu nedenlerle hukuki pozitivizm hukukun kapsayıcı bir tezi olarak başarısızlığa uğramaktadır. 
Bu tezler kitaba eklenen “Hukukun İkili Doğası” makalesiyle pratik aklın kurumsallaştırılmasının bir sistemi olarak geliştirilmiştir. Bu sistem demokratik anayasa devletinin temel unsurlarını  içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123319</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c08ae98d-b74c-47bc-8c05-bbcb2a9353d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlıklar, Erkeklikler, Cinsellikler</image:title>
            <image:caption>Psikanalizin kurucusu Sigmund Freud’un insan ruhunun derinliklerine indiği çalışmaları ve ulaştığı sonuçlar, bir yüzyıl sonra bile düşünürleri büyülemeye, tahrik etmeye ve harekete geçirmeye devam ediyor. Kimileri onu bilinçdışının gizli dinamiklerini gün ışığına çıkardığı için övüp yaptığı keşiflerin, çağdaşlarının fizik alanında geliştirdiği atom kuramı veya görelilik kuramı kadar önemli olduğunu düşünüyor. Kimileriyse onu bir fırsatçı olarak görüp kuramlarını muğlak, klinik tekniklerini ise zararlı olmakla itham ediyor. Özellikle de çalışmalarının toplumsal cinsiyet hakkındaki önyargılarla malul olduğundan yakınılıyor. O hâlde Freud’un fikirleri ve psikanaliz neden tarihin tozlu sayfalarında yerini almaya direnip hâlâ bu denli ilgi çekmeye devam ediyor? 
Psikanalitik feminizmin en etkili isimlerinden biri olan Nancy J. Chodorow, Kadınlıklar, Erkeklikler, Cinsellikler’de işte bu soruya bir yanıt arıyor. Toplumsal cinsiyet, cinsellik ve psikanalizin iç içe geçtiği noktalarda psikanalitik teorinin cinsellik ve bireysel farklılıkları nasıl ele aldığını sorgularken, heteroseksüelliğin, kadınlığın ve erkekliğin normatif statüsüne dair cesur ve kışkırtıcı sorular soruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123320</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/289d9a3d-e276-434e-8b4a-6abb77b07b18.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’da Gayrisünni Müslümanlar</image:title>
            <image:caption>Gayrisünni azınlıkları “modernleştirmek” hem Osmanlı’nın hem Batılıların ortak gayesiydi. Peki, hem Osmanlı Devleti’nin hem de Batılı misyonerlerin aynı anda sarıldığı bu gaye, en nihayetinde kime hizmet ediyordu? 
19. yüzyıldan bu yana bölgesel hâkimiyet kurmanın söylemi hâline gelen “modernleştirici/uygarlaştırıcı” misyon, hem bireyler hem de etnik azınlık olarak Nusrayrilerin kaderini satranç tahtasına dönüştürdü. 
Nusrayrilerin gayrisünni olarak varlık mücadelesini ele alan bu eser, Ortadoğu’daki güç mücadelelerini gözler önüne sermesinin yanı sıra Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemine ilişkin genellemeleri yeniden düşünmeye davet ediyor. 
 
Alkan&apos;ın çalışması, geç dönem Osmanlı tarihini ve Osmanlı İmparatorluğu&apos;nun kendi etnik ve dinî çeşitliliğini nasıl ele aldığını daha derinlemesine ve incelikli biçimde anlamak isteyen herkese şiddetle tavsiye edilir. Bu kitapta Alkan, Protestan misyonerlik faaliyetlerinin, Ortadoğu’nun toplumsal tarihi üzerindeki etkisine ve 19. yüzyılda Nusayri topluluğunu yeniden şekillendiren dinamiklere dair yeni ve aydınlatıcı bilgiler sunuyor. Şimdiye kadar yeterince çalışılmamış Osmanlı arşiv kaynaklarını inceleyerek, Nusayrileri daha geniş çaplı jeopolitik gelişmelerin içine yerleştiriyor ve böylece bu topluluğun çağdaş tarihinin daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunuyor. 
 
Katrin Köster, Küresel Dinamikler Araştırma Merkezi/Şark Enstitüsü, Leipzig Üniversitesi
Gayrisünni azınlıkları “modernleştirmek” hem Osmanlı’nın hem Batılıların ortak gayesiydi. Peki, hem Osmanlı Devleti’nin hem de Batılı misyonerlerin aynı anda sarıldığı bu gaye, en nihayetinde kime hizmet ediyordu? 
19. yüzyıldan bu yana bölgesel hâkimiyet kurmanın söylemi hâline gelen “modernleştirici/uygarlaştırıcı” misyon, hem bireyler hem de etnik azınlık olarak Nusrayrilerin kaderini satranç tahtasına dönüştürdü. 
Nusrayrilerin gayrisünni olarak varlık mücadelesini ele alan bu eser, Ortadoğu’daki güç mücadelelerini gözler önüne sermesinin yanı sıra Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemine ilişkin genellemeleri yeniden düşünmeye davet ediyor. 
 
Alkan&apos;ın çalışması, geç dönem Osmanlı tarihini ve Osmanlı İmparatorluğu&apos;nun kendi etnik ve dinî çeşitliliğini nasıl ele aldığını daha derinlemesine ve incelikli biçimde anlamak isteyen herkese şiddetle tavsiye edilir. Bu kitapta Alkan, Protestan misyonerlik faaliyetlerinin, Ortadoğu’nun toplumsal tarihi üzerindeki etkisine ve 19. yüzyılda Nusayri topluluğunu yeniden şekillendiren dinamiklere dair yeni ve aydınlatıcı bilgiler sunuyor. Şimdiye kadar yeterince çalışılmamış Osmanlı arşiv kaynaklarını inceleyerek, Nusayrileri daha geniş çaplı jeopolitik gelişmelerin içine yerleştiriyor ve böylece bu topluluğun çağdaş tarihinin daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunuyor. 
 
Katrin Köster, Küresel Dinamikler Araştırma Merkezi/Şark Enstitüsü, Leipzig Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123321</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdec6041-f538-4e40-a576-0ac6eba07f92.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Ruhu Kurtarmak</image:title>
            <image:caption>Birçok kültür eleştirmenine göre, günümüz insanının en büyük trajedilerinden biri, duyguların ve manevi yaşamın terapi ve kişisel gelişim sanayisi tarafından pazarlanabilir ürünler hâline getirilmiş olmasıdır: Modern birey, kendi duygusal derinliğini “iyileştirmek” için sürekli olarak piyasaya yönelmekte ama bu süreçte ruhsal tatminini de tüketim kültürüne teslim etmektedir. Terapi seansları, özyardım kitapları ve kişisel gelişim seminerleri, manevi huzurun reçeteleri gibi sunulsa da, insanları daha derin bir tatminsizlik döngüsüne hapsetmekte, duygularımızı ve benlik algımızı metalaştırarak insan ruhunun özünü yok etmektedir. Bir bakıma modern ruhun trajedisi, kendini iyileştirmeye çalışırken, giderek daha fazla yara almasıdır. 
 
Tanınmış kültür eleştirmeni ve sosyoloğu Eva Illouz, Modern Ruhu Kurtarmak’ta bu soruna eğiliyor ve modern psikolojinin duygusal hayatlarımızı, kişisel ilişkilerimizi ve toplumsal kurumlarımızı nasıl şekillendirdiğini derinlemesine inceliyor. Terapi kültürünün varoluşumuzun her yönüne nasıl sızdığını, kendimizi algılayışımızı, başkalarıyla etkileşimimizi ve mutluluğu arayış biçimimizi nasıl dönüştürdüğünü titizlikle ortaya koyuyor. &quot;Şifa bulma&quot; ve “şifa olma” girişimlerinden çok öteye geçen terapi ve duygusal yönetim kültürünün, modern dünyada insan olmanın anlamını yeniden tanımladığını savunuyor. Kendimizi ve ilişkilerimizi sürekli geliştirmemiz gerektiği fikrini ne kadar içselleştirdiğimizi sorguluyor. Modern yaşamın alametifarikası hâline gelmiş duygu ideolojilerini ve modern dünyanın kurtarıcısı muamelesi gören terapi ve kişisel gelişim sanayisini eleştirel bir bakışla yeniden düşünmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123322</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/defd0394-8129-4951-9b9c-312fd3db421c.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’da Aşk</image:title>
            <image:caption>“Aşk imiş her ne var âlemde 
İlim bir kıyl u kâl imiş ancak” 
Fuzuli 
 
Osmanlı İmparatorluğu’nun zengin edebiyat ve duygu dünyasında, aşk neydi ve kim bu aşka lâyık görülürdü? Aşkın yaşanma biçimi ile toplumsal normlar birbiriyle çatışınca mı gerçek aşk mümkün oluyordu? Yoksa safiyane bir aşkı yaşamak toplumsal normlara uyduğu müddetçe mi mümkündü? 
Osmanlı&apos;da Aşk, Tacizade Cafer Çelebi’nin Hevesnâme’si, Celili’nin Hecrnâme’si, Dai Mehmed Efendi’nin Nevhatü’l-Uşşâk’ı ve Enderunlu Fazıl’ın Defter-i Aşk’ı gibi klasik Osmanlı edebiyatının başyapıtlarını, dönemin sosyal ve politik ağları bağlamında irdeliyor. 
Özlem, şehvet, ayrılık ve arzu gibi duyguların erken modern Osmanlı dünyasında nasıl ifade edildiğini ve yaşandığını gözler önüne seren bu eser, toplumsallık ile bireyselliğin basmakalıp sınırlarını duyguları irdeleyerek bozuyor. Üstelik Osmanlı’da Aşk’ı okurken duygunun tarihselliğinden günümüz duygu deneyimlerine bir kapı aralandığını göreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123323</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72e7b591-9a8b-4f6d-b1df-6d2e21c074c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’da Fuhuş</image:title>
            <image:caption>Fuhuş meselesi 19. yüzyıla kadar devletin görmezden geldiği, mahallelinin mutlak bekçi kesildiği bir konuydu. Peki, nasıl oldu da bugün muhafazakârlığın sembolü olarak görülen II. Abdülhamid döneminde fuhuş meşru hâle geldi? II. Abdülhamid’i takiben iktidara gelen İttihat ve Terakki’nin aynı politikaları izlemesi nasıl değerlendirilmeli? 
Bu eser, Osmanlı modernleşmesinin en çetrefilli meselelerinden biri olan kayıtlı kadın fuhşuna odaklanarak, devletin modernleşme sancılarının kadın bedeni üzerinden nasıl tezahür ettiğini gözler önüne seriyor. Fahişelerin devlet ve toplumla olan karmaşık ilişkilerindeki gerilimleri açığa çıkaran Burcu Belli, Osmanlı modernleşme tarihine dair alışılmış anlatıları sarsıyor ve okuyucuyu yeni düşünce patikalarına davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123324</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0db6694-59f0-4c10-bb4e-b324b645d2ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Şirinler Aktivite Kitabı - 1</image:title>
            <image:caption>ÇOCUKLAR, MACERA BAŞLIYOR! 
Heyecan verici bir gün 
sizi bekliyor! 
Kalem ve boyalarınızı 
hazırlayın, çünkü renkli bir 
yolculuğa çıkıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123325</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ccd3175-c041-4d42-9e4b-a11620bce946.jpg</image:loc>
            <image:title>Annem Beni Seviyor - Başka Bir Hikaye İçin Çevirin</image:title>
            <image:caption>Çocuk ve ebeveyn arasındaki sevgiyi temel alan bu tatlı kitapta sevimli bir zürafa, fil ve gergedan, anne ve babalarıyla aralarındaki özel bağı keşfediyor. Küçük Zürafa, annesi onu eşsiz kılan şeyleri hatırlatana kadar kendini özel hissetmez. Küçük Fil, babasının yapabileceği muhteşem şeyleri gördüğünde tıpkı babası gibi olmak ister. Sonunda anne babalarının sıcak sözleriyle sevgi ve güven ihtiyaçları karşılanan minikler huzurla hayatlarına devam eder. 
        Okuması eğlenceli bu iki taraflı kitapta çocuklarla ebeveynlerin arasındaki bağ güçlenecek, dile az getirilen sevgi sözleri pekiştirilecek. Rengârenk çizimleriyle en neşeli sabahlara ve en huzurlu uykulara eşlik edecek bu kitap eşsiz bir aile hazinesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123326</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d008ec02-f512-4722-b867-a0bf6eb53081.jpg</image:loc>
            <image:title>Şirinler Aktivite Kitabı - 2</image:title>
            <image:caption>ÇOCUKLAR,  MACERA BAŞLIYOR! 
Heyecan verici bir gün 
sizi bekliyor! 
Kalem ve boyalarınızı 
hazırlayın, çünkü renkli bir 
yolculuğa çıkıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123327</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85412626-a63d-45e4-b138-adce375cf1de.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimdeki Kalabalık</image:title>
            <image:caption>İçimdeki Kalabalık, Osman ise Yalınız, 
Duygularım dile geldi kocaman deniz, 
Özden Gelen Sözlerimle bir, sizinleyiz 
Şiirsiz hayat çok ama çok samimiyetsiz. 
Şiir ile kalın..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123328</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/612abf60-c7b5-44d6-9a16-cbe99f05285e.jpg</image:loc>
            <image:title>Noktasız Virgülsüz</image:title>
            <image:caption>SERDAR BEZDÜZ
Ankara’da doğdum ve öğrenimimi Ankara&apos;da tamamladım.
Şiirlerimin yanısıra beste ve güfte çalışmalarım var. Şiirlerim, bestelerim, şarkılarım, türkülerim ve sanata dair her şey. İşte benim yaşam öyküm.
Serbest ve hece vezniyle yazdığım ilk şiir kitabımı siz değerli okurlarla paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123329</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f523066d-de0c-4bb4-8792-1eb933ab5d9f.jpg</image:loc>
            <image:title>555 Eğlenceli Çıkartma- Futbol</image:title>
            <image:caption>İIk eleme maçları, turnuva seyahatleri, maç öncesi hazırlıklar ve heyecan verici büyük final!
555 Eğlenceli Çıkartma / Futbol kitabında bir arada!
Her sayfayı birbirinden renkli ve farklı çıkartmalarla süsleyerek eğlenceli saatler geçirebilirsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123330</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d3866a3-8ac8-461b-804b-5c00d0138390.jpg</image:loc>
            <image:title>555 Eğlenceli Çıkartma - Kediler Ve Köpekler</image:title>
            <image:caption>Süper Siyamlardan kucaktan inmeyen Ragdoll kedilerine, sevgi dolu Labradorlardan sosis köpeklerine bir sürü çıkartma!
555 Eğlenceli Çıkartma / Kediler ve Köpekler kitabında bir arada!
Her sayfayı birbirinden renkli ve farklı çıkartmalarla süsleyerek eğlenceli saatler geçirebilirsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123331</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81968b10-713f-40c1-ad99-c227775172e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgi</image:title>
            <image:caption>Bilgi nedir? Bir şeyin doğru olduğunu düşünmek ile gerçekten doğru olduğunu bilmek arasındaki fark nedir? Bilgi ve hakikat ilişkisi nasıl bir ilişkidir? Görme ve işitme gibi duyularımızın sağladığı bilgi soyut akıl yürütmenin sağladığı bilgi gibi midir? İddia ettiğimiz şeyi biliyor sayılmak için iddiamızı gerekçelendirebilmemiz gerekir mi? Bu ve benzeri kadim sorular çerçevesinde bilgi felsefesindeki temel sorunları ve paradoksları ele alan Jennifer Nagel çağdaş filozofların mantık, dilbilim ve psikolojiden de yararlanarak açtıkları yeni yolları da tartışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123332</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0c61515-3f91-42b7-8cbf-f443705a9079.jpg</image:loc>
            <image:title>Beethoven - Müziğin Dönüm Noktası</image:title>
            <image:caption>O bir sanatçıydı ve sahip olduğu her şeye sanatıyla ulaştı. Hayatın dikenleri onu yaraladığı halde, nasıl batan bir gemiden kıyıya sığınırsa insan, o da sanatın olağanüstü kollarına sığındı. Acının merhemini, doğruluk ve güzellik emsali sanatta buldu. Sanata sımsıkı tutunmaya devam etti ve kapılar üzerine kapandığında, ilham aradan sızarak onunla konuştu.
Daha önce yayımladığımız Mozart ve Chopin biyografileri büyük ilgi gören Aydın Büke, yine olağanüstü bir çalışmayla okur karşısında. Beethoven, Müziğin Dönüm Noktası, ünlü besteciyi bir romancı titizliğiyle anlatıyor. Kitapta yalnızca Beethoven’ın değil, ailesinin, dönemin ünlü siyaset adamlarının, prenseslerinin portreleri de ustalıkla çiziliyor. Dünyayı yerinden oynatmış, müziğin akışını değiştirmiş dâhinin yaşamını, Aydın Büke’nin kılı kırk yaran kaleminden okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123333</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fefa245-52fb-4b1d-b957-8c98ffd51ce9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kubilay Han</image:title>
            <image:caption>Moğolların yükselme ve yayılma döneminde doğan Kubilay Han (1215-1294), dedesi Cengiz Han’ın ölümünden sonra imparatorluğunun oğulları arasındaki bölüşümünde iktidar rüyasına en uzak torunlar arasında kalmıştı. Ancak akıllı ittifak stratejisi ve uygun hamlelerle devreye giren annesi Sorgotani Beki sayesinde bahtına, 1260 yılında Ulu Kağan olarak Moğolların başına geçmek düştü. Devraldığı imparatorluğu yeni fetihlerle genişletti, Pasifik kıyısından Orta Avrupa’ya kadar uzanan kesintisiz topraklarıyla tarihin gelmiş geçmiş en büyük devleti haline getirdi. Bu fetihler sırasında yüz binlerce, belki de milyonlarca insanın ölümüne yol açtı. 
Kubilay Han 1279 yılında Çin’i tamamen ele geçirince, göçer bir fatih olarak kalmak yerine eskiden beri ilgilendiği bu kalabalık ve gelişkin uygarlığı etkin biçimde yönetmeye çalıştı. Bunun için Moğolların farklı dinlere saygı gösterme geleneğiyle yabancı danışmanlar kullanma yaklaşımını, kendi Çince bilgisi ve yönetim yeteneğiyle birleştiren bir idare kurdu. Yeni bir başkent inşa etti, yeni yasalar yaptı, bütün Moğol topraklarında kullanılmak üzere bir yazı dili geliştirdi. Tiyatroyu, sanatı, her türlü zanaat ve ustalığı, bilimi ve tıbbı destekledi. Eskiden kalma Büyük Kanal’ı uzatarak başkent Ta-tu’ya (bugünkü Pekin) bağladı. Seyyahlar, Asya’yı baştan sona kat etmeye, onun döneminde başladı. Ünlü İtalyan seyyah Marco Polo’nun Batılılara anlattığı Asya, onun yönetimi altındaki kıtadır. 
Fetihlerinde büyük başarı kazanan Kubilay Han, sadece Vietnam ile Japonya’ya boyun eğdirememiştir. Özellikle ömrünün sonlarına doğru, karısı Çabi’nin ölümünün ardından gelen Japonya felaketi, kendini iyice içkiye ve yemeğe vermesine, saraya kapanmasına neden oldu. Ölümünün ardından o koskoca imparatorluk, neredeyse kurulduğu hızla dağılmıştır. 
Prof. Morris Rossabi, Kubilay Han’ın Seyyahı dahil olmak üzere kitaplarıyla dünya çapında ilgi uyandıran bir Çin ve Orta Asya tarihi uzmanıdır. Kendisi Moğollar konusundaki abartılı olumsuz algıyı kıran isimler arasındadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123334</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa6fd8a3-921a-451a-95eb-fd1c759a47e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Paul Dırac</image:title>
            <image:caption>“Atom teorisinin yeni ve üretken biçimlerinin keşfi” nedeniyle 1933 yılında Nobel Fizik Ödülü’nü alan İngiliz fizikçi Paul Dirac (1902-1984), teorik fizikçi standartlarına göre bile son derece acayip bir adamdı. Son derece düz mantıklı ve içine kapanık biriydi. Hatta meslektaşları, konuşma kabiliyeti olan bir insanın, konuşabileceği en düşük kelime sayısı için bir birim icat etmişlerdi: 1 Dirac = Saatte ortalama bir kelime. Soruları “Evet” ya “Hayır” diye cevaplardı. Ancak “Fark etmez” diyerek kullandığı kelime sayısını yüzde yüz artırarak etrafını şaşırttığı da olurdu. 
Albert Einstein’ın, “Deha ile delilik arasındaki baş döndürücü yolda tutturduğu denge felaket” diye andığı Dirac, öte yandan kafası müthiş berrak çalışan ve kimsenin kendisi hakkında ne düşündüğüne aldırmayan biriydi. 28 yaşında İngiliz Kraliyet Bilim Cemiyeti’ne seçilen kuantum mekaniğinin kurucusu Dirac’ın ortaya attığı ve önceleri bilim camiasında itirazlara neden olan fikirler, sonradan kabul görecekti. Saf teoriye duyduğu inançtan güç alarak öngördüğü antimadde, yıllar sonra deneylerle kanıtlandı. Sonradan pozitron adı verilen pozitif elektronu, deneylerle ispatlanmadan önce matematiksel olarak buldu. Önceleri kimsenin kabul etmediği “delik teorisi” de yine ileride kabul görecekti. 
Bilimsel yaklaşımının temelini en iyi özetleyen, “Fizik kanunları, matematiksel güzelliğe sahip olmalıdır” sözü uyarınca bulduğu “insanın içini acıtacak kadar güzel” elektron denklemi, ölümünden sonra ünlü Westminster Abbey’e Dirac anısına dikilen taşa kazındı: iγ.δψ=mψ. 
Dünyaya sadece yaparak değil, yapmayarak da fayda sağlamış biridir Paul Dirac; II. Dünya Savaşı sırasında ileri gelen bütün nükleer fizikçileri Manhattan Projesi kapsamında bir araya getiren ABD ve İngiltere’nin ısrarlarına rağmen atom bombası yapımına katkı sunmadı. 
Kendisi de fizikçi olan Graham Farmelo’nun, bilimsel terminolojiden taviz vermeden alan dışındakilerin bile takip edebileceği biçimde kaleme aldığı elinizdeki biyografi, dünyanın bu en tuhaf fizikçisinin hayatından hareketle bütün “tuhaf insanlara”, etrafa aldırmadan doğru bildikleri yolda yürüme cesareti veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123335</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f87bbc55-90b4-4f4c-93b9-867407761ef0.jpg</image:loc>
            <image:title>Çikolatali Süt, X-Işınlı Gözlük ve Ben</image:title>
            <image:caption>Adım Spicer, Freddy Spicer! 
Kitabımı seçtiğin için çok teşekkürler. İşte bilmen gerekenler: 
1.        Annemle babam Yukarı Kastonga diye bir yerde. (Yukarı Kastonga o kadar uzak ki haritada yerini bulamıyorum). 
2.        Beni dedeme bıraktılar. Dedem tam bir saklambaç ustası (galiba gözlükleri sayesinde). Biliyor musunuz, bana HER GÜN Brüksel lahanası yediriyor! 
3.        Yanımızdaki eve garip bir kadın taşındı, ben de kazayla bahçe kulübesini uçurdum. 
Gerisini merak ediyorsan kitabı okumalısın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123336</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b793b44-93ac-4aac-8a8b-e96acdcfd7f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kerem İle Minik Canavarlar – Canavarlar Cadılar Bayramında</image:title>
            <image:caption>CADILAR BAYRAMI gelmişti ve Kerem mahalle partisine katılmak için sabırsızlanıyordu. Ama partiye gittiğinde bir baktı ki Parıltı elma topluyor, Borazan bal kabağının içinde oturuyor, Balçık ise tahmin oyunu oynuyor. 
Kerem CANAVARLARINI geri alabilecek mi? Yoksa CADILAR BAYRAMINI kurtarmak Gözcü’ye mi kalacak? 
Bu, bir canavar macerası! 
ÇILGIN ÇİZGİ ROMANLAR SERİSİ Eğlenceli resimler, kolay okunan metinler ve birbirinden komik maceralar!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123337</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99eaae0c-5172-49e4-bf1f-c9d616debd31.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizmeli Kedi – Bir Varmiş Bir Yokmuş</image:title>
            <image:caption>Yaşlı değirmenci küçük oğluna sadece bir kedi bırakmış. Kedinin ne kadar özel ve zeki olduğunu bilmeyen delikanlı, hayal kırıklığına uğramış ama kediye de bir şans vermek istemiş. Çizmeli Kedi, delikanlının hayatını değiştirecek macerasına böylece başlamış… 
Charles Perrault’nun en ünlü masallarından biri Çizmeli Kedi, Cécile Becq’in çizimleriyle renklenen yeni anlatımıyla, çocuklara keyifli bir okuma deneyimi yaşatacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123338</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69af3dd0-a604-4a45-ba56-586b17f4cc53.jpg</image:loc>
            <image:title>Renkleri Yiyen Kral</image:title>
            <image:caption>Uzak bir krallıktaki küçük kral, bir gün çatıların ve elmaların kırmızısını, bir başka günse kuşların ve gökyüzünün mavisini yiyor. Hikâyemiz, zamanla tüm renkleri tüketen bu kralın ve krallığının başına neler geldiğini anlatıyor. House of Geist üyeleri Zeynep Olgun Pamuk’un yazdığı, Bekir Sert’in tasarlayıp resimlediği kitabımızın, The King Who Eats Colous adıyla İngilizce seçeneği de bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123339</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d03f312-122b-4729-b606-e88382dd1306.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Tırtıl Mini Delikli Kitaplar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yeşil aç tırtılın karnını doyurmak için çeşitli meyve ve sebzeleri denemesi ve her seferinde başka bir hayvan tarafından uyarılması bakalım nasıl sonlanıyor? 
 
Mini Delikli Kitaplar, yıllardır çok sevilen Delikli Kitaplar serimizin minik okurların ellerine uygun boyuta getirilmiş küçük boyuttaki versiyonudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123340</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05464394-36b2-49ef-afeb-b61bc097c924.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Sesin Hangisi ?- Mini Delikli Kitaplar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu rengârenk kitapta, kuştan kaplana, cırcır böceğinden ineğe pek çok hayvanın sesiyle tanışın ve kendiniz de aynı sesleri çıkarmaya çalışarak eğlenin! 
 
Mini Delikli Kitaplar, yıllardır çok sevilen Delikli Kitaplar serimizin minik okurların ellerine uygun boyuta getirilmiş küçük boyuttaki versiyonudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123341</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e155e40-df19-4251-8905-e38dfa9ec2cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Birlikte Sayalım Mini Delikli Kitaplar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir delik, bir kurbağa… İki delik, iki tukan… Üç delik üç denizanası… 
Sayıları bu renkli hayvanlarla ve delikli sayfalarla öğrenin. Öğrenirken de eğlenin! 
 
Mini Delikli Kitaplar, yıllardır çok sevilen Delikli Kitaplar serimizin minik okurların ellerine uygun boyuta getirilmiş küçük boyuttaki versiyonudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123342</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b058aad3-cc91-4b51-b8c4-ca7644875ee7.jpg</image:loc>
            <image:title>Stranger Things : İkarus’un Uçuşu</image:title>
            <image:caption>Stranger Things başlamadan iki yıl önce:
 
Eddie Munson, Hellfire Kulübü lideri, metalci ve Hawkins’in
dışlanmışı, büyük işler başarmak için tek bir şansa sahiptir.
 
Hawkins, Indiana: Çoğu kişi için burası cennet gibi, huzurlu bir
Amerikan kasabasıdır. Ama Eddie Munson için sürekli bir korku
mezarında yaşamak gibidir. Neyse ki Hawkins Lisesi’nde hayatta
kalmak için sadece birkaç ayı kalmıştır. Son sınıf, Hellfire Kulübü
ile Zindan&amp;Ejderha seansları ve grubu Paslı Tabut’un konserleri
arasında zaman öldürmekten başka nedir ki?
 
Eddie, kasabanın en kötü barında Paige ile tanışır. Paige bir
mucize yaratmıştır. Hawkins’ten kaçmış ve Los Angeles’ta
bir plak yapımcısı için çalışarak kendine fena hâlde havalı bir
hayat kurmuştur. Eddie’ye kendini kanıtlaması için bir şans
verir; Eddie’nin tek yapması gereken ona Paslı Tabut’un en iyi
şarkılarından oluşan bir demo kaset götürmektir.
 
Sadece bir sorun var: Kayıt için para gereklidir. Eddie’nin sahip
olmadığı bir para. Ama ne gerekiyorsa yapmaya hazırdır, bu
babasına güvenmek anlamına gelse bile. Al Munson, Eddie’nin
hayatına yeni bir şüpheli planla girmiştir ve Eddie, yeterli zamanda
yeterli parayı kazanmak için tek seçeneğinin bu olduğunu bilir.
Bu bir risk ama işe yararsa sonunda Hawkins’ten tek yönlü bir
çıkış biletine sahip olacak.
 
Eddie bunu hissedebiliyor: 1984 onun yılı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123343</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01e9f2dc-e695-4ed2-a4df-119ff53eb057.jpg</image:loc>
            <image:title>En Büyük Sır</image:title>
            <image:caption>GERÇEKLERİ ÖĞRENMEK CESARET İSTER! 
 
En Büyük Sır, David Icke’ın, Galler Prensesi Diana cinayeti dahil, şaşırtıcı bilgiler içeren, en güçlü ve çarpıcı kitabı. 
Icke güvenilir kaynaklara dayanarak bu kez, gizli bir ırkın binlerce yıldır dünyayı nasıl kontrol ettiğini açıklıyor. Bu ırkın, birçok ilahi dini de yaratmakla kalmadığını, insanlığı hem zihinsel hem duygusal baskıya maruz bırakan ruhsal ve ezoterik bilinci de yaydığını anlatıyor. Hıristiyanlığın ve diğer dinlerin gerçek kökenlerine dair yıkıcı iddialarda bulunurken, dünyanın neden olağanüstü bir değişim ve dönüşüm sürecine girdiğini açıklayan bilimsel gerçekleri de belgeliyor. Britanya Kraliyet Ailesi’nin şaşırtıcı sırlarını ifşa ediyor. Kapsamlı araştırmalar ve önemli bağlantılarla, Diana’nın 1997 yılında Paris’te nasıl ve neden öldürüldüğünü bambaşka yönleriyle sorguluyor. 
En Büyük Sır, hayatınızı değiştirecek benzersiz bir kitap ve okurlarını bu komploya karşı harekete geçirmeye yönelik bir çağrı. Bu kitabı okuyan hiç kimse için hayat eskisi gibi olmayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123344</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d9cbb7b-aaf1-4584-bb44-c02edc54c635.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzen Köşk’ün Anahtarı</image:title>
            <image:caption>Yüzen Köşk’ün Anahtarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123345</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/740a0322-2536-499e-8043-f6fd6b78dadb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sultanahmette Var Bir Yılan</image:title>
            <image:caption>Sultanahmette Var Bir Yılan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123346</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89611ed2-852e-42e6-823a-493ea817ea7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay&apos;dayız</image:title>
            <image:caption>Alice Kellen’dan duygularınıza dokunacak, sürükleyici bir roman. 



Bir gece Paris’te, ışıklar şehrinin büyülü atmosferinde yolları kesişen iki yabancı. Rhys ve Ginger, birbirlerinden ne kadar farklı olsalar da, kaderin onları sonsuza kadar birleştireceğini hayal bile edemezler. 



Londra’da yaşayan ve kendi hayallerini bile unutacak kadar kaybolmuş Ginger ile hiçbir yerde kalamayan gezgin Rhys’in hikâyesi... 



Her gece e-postalarla dolu itiraflar, şüpheler ve endişelerle aralarındaki arkadaşlık daha da derinleşirken zaman bu bağı sınamaya başlar. 



Ay’a tutunmak mümkün mü? 



Ay’dayız, aşkın, kaderin ve kendini bulmanın dokunaklı ve büyüleyici bir hikâyesi. 



Kısa ancak kalpte iz bırakan bir karşılaşma kadar kalıcı hiçbir şey yoktur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123347</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/546dc825-d4c0-4836-9f87-46e8015f3629.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Yolun Efendisi 1</image:title>
            <image:caption>“ŞEYTANİ” WEİ WUXİAN, ON ÜÇ SENE ÖNCE TUZAĞA DÜŞÜRÜLEREK ÖLDÜRÜLMÜŞTÜR. YENİDEN DOĞMASININ TEK YOLU İSE YERİNİ ALACAĞI BEDENİN TÜM DÜŞMANLARINI ÖLDÜRMEKTİR. TUHAF BİR HAYALET EL TARAFINDAN SALDIRIYA UĞRAYINCA WEİ WUXİAN’IN 
“HAYALET YOLU” TEKNİKLERİYLE ETRAFINDAKİ İNSANLARI KORUMAKTAN BAŞKA ŞANSI KALMAZ. ÖNCEDEN TANIDIĞI LAN WANGJİ İLE KARŞILAŞIR. 
 
ACABA GERÇEK KİMLİĞİ AÇIĞA MI ÇIKACAK? 
 
“ÖNCEDEN KAPRİSLİ VE HİLECİYDİM, ŞİMDİ DİĞERLERİ TARAFINDAN KANDIRILIYORUM... BU NASIL OLABİLİR? O ESKİ KAFALI, SERT LAN WANGJİ İLE NASIL KARŞILAŞABİLİRİM? NE ŞANSSIZ BİR YIL AMA! DÜŞMANLARLA ARAMDA İNCE BİR ÇİZGİ VAR. TALİHSİZLİKLER ÜST ÜSTE GELİYOR!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123348</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d664bfed-e0cc-4837-804f-741062afd2f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulus</image:title>
            <image:caption>Bir ulusun tarihi yeniden yazılıyor...

Diskdünya serisinin yaratıcısı Sör Terry Pratchett&apos;ın külliyatında apayrı bir yerde duran Ulus&apos;un Delidolu tarafından gözden geçirilmiş bu yeni baskısı, rafine bir mizah anlayışıyla yoğrulmuş derinlikli bir toplumsal yergi.

Yazarın &apos;&apos;Yazdığım yazacağım en iyi kitap!&apos;&apos; sözleriyle ifade ettiği roman, bir adanın yıkımından sonra tekrardan inşasına ve bireylerin bu süreçteki rolüne dair fantazyayı gerçeklikle yarıştıran büyüleyici bir anlatı ortaya koyuyor.

New York Times&apos;ın &apos;&apos;Bir yandan yürek burkarken, diğer yandan umut vadeden harikulade bir hikâye&apos;&apos; şeklinde övdüğü eser, insanın doğa ile ilişkisini ele alırken karakterlerin kendi iç dünyalarında kopan fırtınaları da keskin bir gözlem gücüyle yansıtıyor.   
 
&apos;&apos;Korkularımız bile bize kendimizi daha önemli hissettiriyor, çünkü önemli olmayabileceğimizden ölesiye korkuyoruz. Bedenim korkak, ama ben korkmuyorum. Ben asla, hiçbir şeyden korkmayacağım artık.&apos;&apos;

Dünyayı tersyüz eden dev dalga geldiğinde, Mau kendi adasına dönmek üzereydi. Döndü de. Fakat orada bulduğu şey, hiçlikten başka bir şey olmadı. Artık ne ailesi, ne arkadaşları, ne geçmiş ve geleceği ne de Ulus vardı. Adada şimdi bir tek Mau kalmıştı.

Bir o, bir de kaderin öteki kurbanı Daphne...

Tanıdığı ve sevdiği herkesi ardında bırakmak zorunda kalan bir gencin tarihi sil baştan yazma ve bir ulusu küllerinden yeniden diriltme çabasını sayfalarına taşıyan bu sürükleyici serüven, geçmişle yüzleşmeden yeni bir gelecek kurulamayacağını hatırlatan, destansı bir edebiyat şöleni. 

Delilikle dahiliği kesiştiren müthiş kurgusuyla parmak ısırtan Ulus, akıllardan -ve kalplerden- uzun süre çıkmayacak bir hayatta kalma, büyüme ve tanrılarla mücadele öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123349</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ed81abc-d758-4a99-b340-a51fb6eec8d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Yetişkinler</image:title>
            <image:caption>Yetişkinler, prestijli Ungdommens Kritikerpris ödülüne layık görüldü ve on dört ülkede yayımlandı.
 
 
Ida; bekâr, çocuksuz bir mimar. Kendini genç hissediyor ama artık orta yaşa yaklaşmanın ilk belirtilerini fark etmeye başladı. Biyolojik saati işliyor. Annelik onun için önemli bir konu, uzun süreli bir ilişkisi olmamasına rağmen sürekli bunu düşünüyor. Bu arada önünde yaz tatili, sıcak hava ve göl evinde kutlayacakları annesinin doğum günü var. Rahatlamak, hayat ve gelecek üzerine düşünmek için güzel bir ortam gibi görünüyor. Oysa bu tatil bambaşka şeylere gebe.
 
Kız kardeşi Marthe de sevgilisi ve üvey çocuğuyla orada. Ida tam da anne olmakla ilgili verdiği kararı aile üyelerine açıklamayı planlarken kız kardeşi kendisiyle ilgili harika haberi veriyor. Marthe aile mutluluğunu Ida’nın burnunun dibine sokunca bomba patlıyor ve hayal kırıklığına uğrayan Ida, onun cennetini baltalamaya başlıyor.
 
Yetişkinler; zedelenmiş aile bağlarının, kıskançlığın, kendini keşfetme ve hepsinden önemlisi sevgi eksikliğinden kaynaklanan utancın hikâyesidir. Marie Aubert bize, bir noktada seçeneklerin daraldığı, eş ya da anne olmanın dışında kabul gören çok az sosyal rolün kaldığı modern toplumda bekâr bir kadın olmanın ne anlama geldiğine dair de eşine az rastlanır türden bir roman sunuyor.
 
 
“Aubert, daha açılış sahnesinden itibaren hikâye anlatımındaki ustalığını gösteriyor. Diyaloglar o kadar keskin ki edebî bir alay komedisi gibi garipliğin sınırlarında geziniyor.” -Ungdommens Kritikerpris jürisi
 
“Başta tatlı görünen kısa bir roman... Sonrasında Aubert&apos;in hafif ve zarif bir şekilde felakete doğru sürüklediği, neredeyse gerilim dolu bir aile hikâyesine dönüşüyor.” -Dagens Nyheter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123350</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7a04a53-8066-4763-b022-d8fb544f9142.jpg</image:loc>
            <image:title>Elmer ve Hipopotamlar</image:title>
            <image:caption>Hipopotamlar kendi nehirleri kuruyunca, fillerin nehrini paylaşmaya gidiyorlar. Ancak filler bu durumdan hiç de mutlu değil! Elmer&apos;e nehrin kalabalıklığından şikâyet ettiklerinde, herkesin favorisi yamalı fil bir çözüm bulmak için yola çıkıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123351</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f383fb5c-3131-4f98-ad1f-88365e024a36.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaban Oynaşması</image:title>
            <image:caption>Bu fotoğrafın, o içler acısı olaydan birkaç gün önce çekildiğini düşünmek mümkün değil. Üçünün de yüzünde huzur ve neşe var. Birbirine inanan insanların yüzleri işte böyledir diye düşündürüyor yalnızca. 
 
Bir süre özel bir üniversitede ders verdikten sonra anne babasından kalan seramik işini devam ettirmekte karar kılan İppey, bir yandan da edebiyat eleştirileri yazmaktadır. Dükkânında yarızamanlı çalışmaya başlayan Koğci ise, İppey’in de mezun olduğu üniversitede öğrencidir. Birlikte içki içtikleri bir akşam İppey, eşi Yuğko’dan uzun uzun bahsedince Koğci, henüz tanışmadığı halde kadını arzulamaya başlar. Bu tutkusu, olayların seyrini değiştirecek tehlikeli boyutlara varacaktır. 
 
Japon No oyunlarından ilham alan ve İkinci Dünya Savaşı sonrası, İzu Yarımadası’ndaki İro köyünde geçen Yaban Oynaşması ilk kez 1961’de, haftalık bir dergide on üç parça halinde yayımlanmıştır. 
 
“20. yüzyılın en iyi avangard Japon yazarlarından biri.” 
The New Yorker</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123352</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8637aeb4-607b-4c62-ac9c-368bf8029c65.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Bisikleti Üçlemesi Kutulu Set</image:title>
            <image:caption>Yüz bin yıl öncesinden iki kardeş: Çuka ile Anin... Yüz bin yıl sonra bugün, yine iki kardeş: Yağmur ile Damla... Ve yolcularını geçmişe götürebilen, mucizevi bir bisiklet! Yağmur ile Damla, icat ettikleri bu bisiklet sayesinde, babalarıyla birlikte yüz bin yıl öncesine, Antalya&apos;daki Karain Mağarası&apos;na gidiyor, ilk insanlardan Çuka ile Anin’le tanışıyorlar. Başka bir macerada, tarihöncesinden gelen konukları günümüzde misafir ediyorlar. Derken zaman bisikletinin bilgisayarı bozuluyor ve kahramanlarımız zamana hapsoluyor!..  Çocuk edebiyatının araştırmacı, yaratıcı kalemi Bilgin Adalı&apos;nın kendine özgü üslubuyla hayat bulan, serüven dolu bir üçleme! 
SET İÇERİĞİ: 
ZAMAN BİSİKLETİ 
GEÇMİŞTEN GELEN KONUKLAR 
ZAMANDA KAZA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123353</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d29a5c4b-cc96-4663-addb-b9d107760d07.jpg</image:loc>
            <image:title>Elmer ve Yabancı</image:title>
            <image:caption>Zıplamak ve sıçramak arasında bir fark var mı? Kanguru&apos;ya göre var; ta ki Elmer sayesinde ikisinin de aynı şey olduğunu düşünmeye başlayana kadar. 
Çocuklar, en sevdikleri yamalı fil ve keyifle zıplayan yeni arkadaşının bu renkli macerasına bayılacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123354</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d189030-720f-4da1-ba2f-981b95d9a836.jpg</image:loc>
            <image:title>Akşamın Sesleri</image:title>
            <image:caption>“Neden her şeyi mahvettik?” 
 
İkinci Dünya Savaşı sonrası, 1940&apos;lar. Hayalî küçük bir İtalyan kasabası faşizmin pençesinden kurtulmaya çalışmaktadır. Burada doğup büyüyen 27 yaşındaki Elsa, savaş ve savaş sonrası kentleşme dönemindeki bu kasabanın trajedilerini, komşuluklarını ve akrabalıklarını, aşklarını ve dedikodularını, yıkılan hayallerini ve mutluluğu bulma mücadelelerini anlatırken geçmişin yüklerinden arınmış bir gelecek düşler. Ancak söz konusu geçmişin ağır yükleri ve enkazıyla yeni ufuklara yol almak hiç kolay olmayacaktır. 
 
Ginzburg&apos;un en iyi romanlarından biri kabul edilen Akşamın Sesleri, faşizm ve savaşın ağırlığıyla parçalanmış İtalyan toplumunun soyut bir portresini çizerken ilk aşk ve kaybedilen şanslar üzerine derin bir hikâye ortaya koyuyor. 
 
“Akşamın Sesleri düşüncelerini gömmeye, birbirlerini yalnızca jestler ve sözler aracılığıyla tanımlamaya çalışan, nihayetinde de kendilerini bir absürtlük ve acı mengenesinde bulan insanların hikâyesidir.” 
Italo Calvino 
 
“Ginzburg nadiren doğrudan siyasete –özellikle de faşizme– değiniyor ama faşizmin gölgesi tıpkı karakterlerin üzerinde olduğu gibi, kitabın üzerinde de asılı duruyor.” 
Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123355</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57524cbc-bf4c-495c-8da6-5bef4625b59c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıyamet Sonrası Olağan Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Geleceğin yok olmasıymış kıyamet, bunu anladığım anda geçmişin de yok olduğunu fark ettim. Ne de olsa gelecek geçmişin intikamını alırken onu ayakta tutar. Oysa şimdi zaman akmıyor. Gelecek yok. Düşmanını kaybeden geçmiş de kendiliğinden solup gidiyor. 
 
Zamanın durduğu, hep aynı günde, belki de hep aynı gecede devam eden hayat. Kıyamet sonrası o günde anıların belirsizleştiği, yaşamla ölümün birbirine geçtiği, eşyanın anlamsızlaştığı bir dünya. Umudun belki de sadece zeytin ağacının dalında, zeytin yaprağını çiğneyen bir kadının göbek kordonunda saklandığı bulutsu bir evren. 
 
Türler arasında salınan Kıyamet Sonrası Olağan Bir Gün’de Murat Gülsoy, geçmiş, şimdi ve geleceği insanla insan dışının belirsiz çizgisinde dolaşarak ince ince işliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123356</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f7373fa-3822-4a28-8171-516c6c78893e.jpg</image:loc>
            <image:title>İzmir’in Hazineleri</image:title>
            <image:caption>Deniz, Asya ve Mete. Üç iyi arkadaş. Kemal Dede ile bin yıllık Kunduracı Çınarı’nın ihtişamından, Agora Antik Kenti’nin derinliklerine doğru İzmir’de keyifli ve heyecanlı bir yolculuğa çıkıyorlar.
Bu yolculukta onlara eşlik etmeye ne dersiniz?
Kitapta karşınıza hiç kesilmeden 2 bin yıldır akan bir çeşme, mercimek tanesi büyüklüğünde bir kitap veya koskocaman bir fil çıkabilir.
Haydi! Yaşadığınız şehri eğlenerek tanımak istiyorsanız aralamaya başlayın sayfaları.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123357</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0eec8091-981b-4f89-acff-7a416ee50db9.jpg</image:loc>
            <image:title>İspanya Tarihi</image:title>
            <image:caption>İspanya tarihi hiç kuşkusuz klasik Avrupa tarihyazım geleneğinde istisnai bir yerde durmaktadır. Dili, kültürü, sanatı ve edebiyatıyla İspanya hemen her zaman ilgi ve merak konusu olmuş, temsil ettiği Akdeniz kültürüyle sempati toplamış, kimi yönleri ile Avrupa tarihiyle ortak ancak birçok özelliğiyle başka hiçbir yerde görülmeyen bir düşünce ve medeniyetin temsilcisi olmuştur. 
 
Bu çalışma İber yarımadasındaki ilk yerleşim yerlerinden başlayıp günümüze kadar geliyor. Kronolojik olarak dönüm noktalarına yer veriliyor: İspanya’daki ilk medeniyetlerden sonra Vizigotlar dönemi, Endülüs, Hıristiyan Krallıklar dönemi, Gırnata Sultanlığı, Rönesans ve Katolik Hükümdarlar dönemi, Amerika’nın Keşfi, II. Felipe ve II. Isabel’in altın çağları… Bunun yanısıra Franco dönemine ve bugünkü İspanya’ya da değinilmiştir. Kitapta tek başına tarihî olaylar anlatıldığı gibi coğrafya, demografi, ekonomi, düşünce, toplum, eğitim, dil ve kültür konuları bütünlüklü bir biçimde ele alınmaktadır. Burada sadece bir ülke tarihi söz konusu değil, aynı zamanda şehir tarihçiliği açısından Batı uygarlığının önemli ve gözde şehirleri Madrid, Barcelona, Valencia, Sevilla, Zaragoza vb. birçok İspanyol şehrinin doğuşu ve gelişimi de tasvir edilmektedir. Kuşkusuz Endülüs’te (Córdoba) somutlaşan kültürel ve entelektüel zarafet bunun en güzel yansımalarından biridir. 
 
İlk defa Türkçede yayımlanan bu çalışma en başta İspanyolca kaynakların kullanımı konusunda literatüre ciddi bir katkı sağlamaktadır. María Jesús Horta İspanya tarihi ile ilgili birçok yanlışı düzeltirken bu sahada okurlara yetkin bir çalışma sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123358</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63f64ca9-3e92-4f39-92ec-8a78fee7fc69.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiz – Sil Aktivite Kitabı Büyülü Dünya</image:title>
            <image:caption>Bu oyun kitabında unicornlarla birlikte çok eğleneceksin. 
Kalem kontrol ve problem çözme becerileri kazanacak,  
çizecek, silecek, bir daha çizebileceksin.  
Şimdi BÜYÜLÜ DÜNYA’DA oyun zaman! 
 
Çiz-Sil kalemi ve silinebilir sayfalarla bu eğlenceli aktiviteleri  
bir daha, bir daha yapabilirsin! 
 
Problem çözme becerisi 
Konsantrasyon becerisi 
Kalem kontrolü öğrenme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123359</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc209e22-cc7c-46f4-8ccc-58694c54f726.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiz – Sil Aktivite Kitabı Güçlü Taşıtlar</image:title>
            <image:caption>Bu oyun kitabında güçlü taşıtlarla birlikte çok eğleneceksin. 
Kalem kontrol ve problem çözme becerileri kazanacak,  
çizecek, silecek, bir daha çizebileceksin.  
Şimdi GÜÇLÜ TAŞITLAR’DA oyun zaman! 
 
Çiz-Sil kalemi ve silinebilir sayfalarla bu eğlenceli aktiviteleri  
bir daha, bir daha yapabilirsin! 
 
Problem çözme becerisi 
Konsantrasyon becerisi 
Kalem kontrolü öğrenme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123360</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3912b547-d642-447d-a001-b99ce0bc0db7.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiz – Sil Aktivite Kitabı Dino Diyarı</image:title>
            <image:caption>Bu oyun kitabında dinozorlarla birlikte çok eğleneceksin. 
Kalem kontrol ve problem çözme becerileri kazanacak,  
çizecek, silecek, bir daha çizebileceksin.  
Şimdi DİNO DİYARI’NDA oyun zaman! 
 
Çiz-Sil kalemi ve silinebilir sayfalarla bu eğlenceli aktiviteleri  
bir daha, bir daha yapabilirsin! 
 
Problem çözme becerisi 
Konsantrasyon becerisi 
Kalem kontrolü öğrenme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123361</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e51c13ee-14c0-4343-ac1c-ab12b4f32020.jpg</image:loc>
            <image:title>Pastutmaz Ailesi - Shiny</image:title>
            <image:caption>Eskimiş, yıpranmış her şeyi yeniye dönüştüren, sınırsız hayal güçleriyle doğuştan orijinal bir aile, Pastutmazlar! 
Her biri yetenekli ellere ve iyilik dolu, sıcacık bir kalbe sahip. 
Yaratıcı oldukları kadar cesur, cesur oldukları kadar da maceraperest! 
 
Kayıp Dağ&apos;ın gizemli tepesine fantastik bir yolculuk... 
Esrarengiz bulutlar, demirden bedenleriyle gıcırdayan bufalolar, lanetli kıskaçlarıyla acımasız Barbar Furax. 
Ve tüm bunların ortasında Furax&apos;a başkaldıran cesur Shiny... 
 
Pastutmaz Ailesi, Shiny&apos;i kurtarabilecek mi? 
Barbar Furax&apos;ın lanetini durdurabilecek mi? 
 
Serinin ilk macerasında, Shiny&apos;nin peşinde Pastutmaz Ailesi ile tanışmaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123362</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fe0adf7-b8de-4054-b0b0-dd853a5f5f92.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Bulut</image:title>
            <image:caption>Depresyonu sembolik bir şekilde temsil eden duygu dolu bir hikaye.   Damla’nın sürekli yanında gezen ve peşini bırakmayan kara bulutu onun kaygılı, mutsuz ve hayata dair umutsuz hissetmesine neden olur. Bu bulut eşliğinde gezen Damla arkadaşları tarafından istenmediğini düşünür, bale dersinde hareketleri dilediği gibi yapamaz, doğum günü pastasını gördüğünde bile  canı çekmez; hayat bu kara  bulutun gölgesinde hiç mi hiç çekilmez… Ancak bir gün Damla kara bulutuyla nasıl geçineceğini öğrenir. Onu kumdan bir kalenin içine kapatır.  Ona biraz mesafe alma şansı yakalayınca güneşin sıcaklığını yeniden teninde hissedebilmeye başlayacatır. Damla artık kara bulut gelse  bile güneşin her seferinde yeniden doğacağının ve etrafında rengarenk çiçeklerin açacağının farkındadır. Umur bulutların gölgesinde kalsa bile hep oradadır.
 
Anna Lazowski’nin dokunaklı metni ve Penny Neville-Lee’nin duygu yüklü çizimleri, çocukların özellikle de üzüntü, yas, depresyon, öfke gibi zor duyguları anlamalarına ve konuşabilmelerine yardımcı olmayı amaçlıyor. Zorlu duyguları deneyimlerken yalnız olmadıklarına da dair de önemli destek sunuyor.
 
 
Çocukluk çağı depresyonunu şiirsel bir dille anlatan bu kitap; harekete geçirici ve içgörü dolu…
—Kirkus Review
 
Bu kitap, çocukları ruh sağlığı hakkında konuşmaya teşvik etmek için her okul ve ev kütüphanesi için mükemmel bir kaynak... Özenle resmedilmiş bu hikaye, küçük bir çocuğun hayatında yaşayabileceği inişleri ve çıkışları duyarlı bir şekilde vurgularken parlak ve renkli bir son sonla etkili bir kapanış yapıyor!
—Children&apos;s Literature
 
Kara Bulut tüm çocukları,  ruhsal yaşamlarının  hem zor hem de yaratıcı duygularla bezenmiş katmanlarına doğru  kapsayıcı bir içsel yolculuğa çıkarıyor…
— Psk. Dr. Petek Halman Kara
 
 
Eğitim müfredatlarında yer alan sosyal-duygusal öğrenme alanını desteklemek için kullanılabilecek bu  dokunaklı resimli kitap; küçük çocuklarla çalışan tüm uzmanlar için etkili bir referans olacak.
—School Library Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123363</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/910b960a-371f-4544-986a-c868bba245fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Deli Dünya</image:title>
            <image:caption>Žižek’in bahsettiği “Deli Dünya” psikiyatrik bir delilikten ziyade, toplumların küresel kapitalist sistemdeki koordinatlarını ve yönünü teşhis etme kabiliyetini yitirdiği bir delilikle malul. Sağ ve sol ayrımının siyasal yapılardaki belirleyici niteliğini kaybettiği bir zamanda üzerimize çullanmış onca kriz ve beladan nasıl sağ çıkabiliriz sorusu ise, bu koleksiyonun tematik çatısını oluşturuyor. Son birkaç senede çeşitli yayınlarda yer bulmuş bu yazılar, onun teorik satırlarındaki opaklıktan çekinenler için de isabetli bir başlangıç noktası niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123364</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2240ae59-8128-47c8-b294-b1656f5be63b.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Psikoloji (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>Psikolojinin büyülü dünyasını keşfetmek isteyen çocuklar için bilimsel bir rehber!
 
 
Çocukları psikoloji bilimiyle tanıştırmayı amaçlayan  bu heyecan verici kitap; beyin, kişilik, zeka, duygular ve sosyal ilişkiler başta olmak üzere insanın iç dünyasına dair çok çeşitli kavramları keşfetmeye doğru okuyucuları bir yolculuğa çıkartıyor. Aynı zamanda  kendimiz, diğerleri ve çevremizle ilgili önemli soruların cevaplarını araştırmak için ise capcanlı illüstrasyonlarla bezenmiş bir düşünme alanı sunuyor. Başta“Neden uyuruz? Duygular ve düşünceler nasıl ortaya çıkar? İnsan nasıl karar alır? Zeki olmak nedir? Arkadaşlık ilişkileri nasıl kurulur? Kendimizi nasıl motive edebiliriz?” olmak üzere bu soruları ve daha nicesini  bilimsel veriler eşliğinde ve birbirinden detaylı işlenmiş bölümlerinde ele alan Çocuklar için Psikoloji kitabı, zihnin büyüleyici dünyasına ışık tutuyor ve psikoloji bilimiyle çocukları daha çok erken yaşlarda eğlenceli bir yolla buluşturuyor. Alanında uzman psikologlar tarafından yazılmış bu kitap; sıradışı yan bilgiler ve kolay okumayı mümkün kılan renkli kutucuklarla okuma deneyimini ilgi çekici hale getiriyor. Güncel örneklerle desteklenen zamansız bilgiler de Amerikan Psikoloji Derneği (APA) güvencesiyle desteklenerek, bir bilim kitabı olarak raflarda yerini almaya hazırlanıyor.
 
 
Bu çocuk dostu psikolojiye giriş kitabı, psikoloji bilimini, psikologların  çalışma alanlarını tanıtmayı amaçlıyor. Kitabın klinik psikolog olan yazarları her bölümde oldukça detaylı bir yaklaşımla beyin, biliş, cinsiyet, kimlik, öğrenme, gelişim, kişilik, zeka, duygular, stres yönetimi ve ilişkiler gibi insanın iç dünyasına ait önemli kavramları ele alıyor.  Kısa,  rahat okunabilir, bolca metin kutucuklarıyla süslenmiş ve renkli illüstrasyonlarla bezeli bölümlerde öncelikle kavramları ve sorunları açıklıyor. Bunlara ek olarak araştırma örnekleri sunuyor ve okuyucuların kendi incelemelerini yapmaları için önerilerde bulunuyor. Zihin ve davranış bilimine dair bakış açısı kazandıran faydalı ve ilgi çekici bir kaynak.
—Kirkus Review
 
 
 
 
Temalar: bilim, psikoloji, duygular, gelişim, insan ve doğa, sosyal ilişkiler.
 
MEB Müfredatına göre temalar: çocuk dünyası, bilim, doğa, evimizde-okulumuzda-sağlıklı- güvenli hayat, beş duyumuz, birey ve toplum, dünya ailesi, insan ve çevre.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123365</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cb2b70a-88f1-41e1-bd43-b586cb53c2bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yedi Renk</image:title>
            <image:caption>Gökkuşağı odasında sıradan bir gün. Açık camdan içeri süzülen ılık rüzgâr, renkli güneşliği hışırdatıyor. Oda, buram buram kahve kokuyor. Ama en güzeli burada her gün yeni renkler ortaya çıkıyor! Bu odanın pek çok çocuk sahibi var. Her gün, her saat değişen bir döngü bu. Her biri bu odaya kendi dünyasını getiriyor. Odanın atmosferine kendi rengini katıyor. 
Birazdan okuyacağın hikâyeler, gökkuşağının yedi rengine ilham veren çocukların hikâyeleri. 
 
Bu kitap, duygularını tanımana yardımcı olmak için hazırlandı. 
Renkli hikâyelerin sonunda, günlük hayatını kolaylaştıracak 
eğlenceli etkinlikler de seni bekliyor. 
Kendi renklerini keşfetmeye var mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123366</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16c1db9e-d434-4716-abdf-82f405a42bba.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaybolmayan Çocuklar</image:title>
            <image:caption>Ağlamaktan konuşamayan iki kardeşin arkasından yaklaşan Hrant Dink, kollarından tutarak ikisini de ayağa kaldırdı. Hrant da ağlamış, gözleri kızarmıştı. 
 
“Yeter artık ağlamayın. Bak birbirinizi buldunuz. Bir daha da kaybolmayın çocuklar,” dedikten sonra ikisini de tulumbanın başına götürüp su çekti. İki kardeş ellerini yüzlerini yıkadılar. Hep birlikte öğle yemeğine gittiler. 
 
Yemek sırasında iki kardeş yan yana oturdu. Yemekhanedeki herkes iki kardeşe bakıyordu. Garo ve Filomen için ise birbirlerinden başka kimse yok gibiydi. Yemekten sonra bahçeye çıktılar. Kampın çocukları etraflarını sarmıştı. Fransa’dan gelen dört gazeteci de bahçedeydi. Gazeteciler kampta kalıyor ve gazeteleri için bir yazı dizisi hazırlıyorlardı. Kampın çocukları ardı ardına sorular soruyordu. Kimi de hiç kardeşi olmadığı için kıskandığını söylüyordu. Garo en sevdiği yerde en çok aradığı kişiyle olmaktan mutluydu. İki kardeşin buluşması herkesi önce ağlatmış sonra da çok mutlu etmişti. Kampta bir bayram havası mı vardı yoksa Garo’ya mı öyle geliyordu? Kuşlar bile bir başka ötüyordu bugün. Bu gece kardeşiyle kalmasına izin vermeleri de ayrı bir mutluluktu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123367</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca10c25c-bbd0-4218-9296-28dc5b0b56b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırtımdaki Ceset Dikran</image:title>
            <image:caption>Trabzon’da yaşayan Dikran, on yaşında bir çocukken, bütün ailesi tehcir sırasında gözlerinin önünde öldürülür. Beş altı ay ormanda gizlenen Dikran, çeşitli otlar ve yabani meyvelerle karnını doyurur, kaya diplerinde ya da ağaçlarda uyur. Ormana yakın köylerin bahçelerinden marul, patates, fındık vs. çalar. Bir evin altındaki kümesten yumurta çalacakken ev sahibine yakalanır. Evin sahibi İdris ve eşinin çocuğu olmamıştır. Bir süre Dikran’ı saklarlar ve ona “Ömer” adını vererek nüfuslarına geçirirler. Dikran bundan sonra Ömer olarak altmış yedi yıl yaşar. Askere gider, evlenir. Kalp krizi geçirdiğinde hayatını kurtaran hemşireye altmış yedi yıldır içinde sakladığı sırrını anlatır. 
  “Tenekeleri yere bırakır bırakmaz eve doğru koşmaya başladım. Ahıra girip tabutuma uzandım. Kancaları ve çivileri yerlerine taktım. Babamın gelip beni çıkarmasını beklerken uyuyakalmışım... Ne kadar uyudum bilmiyorum. Her saklandığımda, sessiz ve hareketsiz yatmam gerektiği için uyuyakalıyordum. Babamın şifreli vuruşlarını duyunca uyandım. ‘Tık tık tak, tık tık tak, tık tık tak…’ vuruşları bitince içeriden kapağı açtım. Elimden tutarak beni tabutumdan çıkardı babam…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123368</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14b235a8-9f71-42c0-83f3-90f766b6a9fe.jpg</image:loc>
            <image:title>İmparatorun Kızı 5</image:title>
            <image:caption>“ASSİSİ, SANA YATAĞIMI ÖDÜNÇ VERECEĞİM. HADİ UZAN!” 
 
BİR PRENSESİN MUTLU BİR HAYATI OLACAĞINI KİM SÖYLEDİ? MUTLUYUM AMA ARTIK KORUYUCU ŞÖVALYEME BAKMAM GEREKİYOR... BU BİR PRENSESİN HAYATI OLAMAZ! 
 
İKİ YILDIR ODAMIN ÖNÜNDE NÖBET TUTAN ŞÖVALYEMİ BU ŞEKİLDE BIRAKAMAM DEĞİL Mİ? 
 
PEKİ AMA SEN NEDEN BU KADAR ALINGANSIN BABA? YOKSA SIRF ŞÖVALYEMİ ÖNEMSİYORUM DİYE Mİ BANA KÜSTÜN? 
 
GERÇEKTEN AMA… ÇOCUK OLAN BENİM. NEDEN BENİM ÜÇ OĞLAN ÇOCUĞUNA BAKMAM GEREKİYOR! HAYATIM BÖYLE BİTMEYECEK, DEĞİL Mİ? 
 
ROMANDA ÇÖZÜLEMEYEN HİKÂYE ŞİMDİ BURADA ÇÖZÜLÜYOR!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123369</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c22b19fa-b136-4a8f-b00e-07e241a2ceae.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaçamak</image:title>
            <image:caption>YARIŞMA: BALAYIMDA BANA KATILIN 
 
İnsanın sosyal medyada beraber balayına gideceği birini aramasının olağan bir şey olmadığının farkındayım ama işte buradayız. Düğünüm iptal oldu. Ama lüks bir tatil köyünde geri ödemesiz olarak planlanan on bin dolarlık her şey dahil tatilim iptal olmadı ve bunun heba olup gitmesine izin vermeye hiç niyetim yok. 
Erkek seçme konusundaki sicilim pek parlak olmadığından pişman olmayacağımı umduğum bir işe kalkıştım ve savunmasız bir ânımda arkadaşlarımın benimle gelecek kişiyi seçmesine izin verdim. 
İdeal aday bekâr olmalı. Uçakta fazla konuşmamalı ve onu hemen yurtdışına çıkmaktan alıkoyacak bir engeli olmamalı. Ayrıca aynı yatağı paylaşacak olmamızı sorun etmemeli. Sonuçta bir balayı süitinde kalacağız. 
Şartları karşılıyorsanız lütfen hemen yazın. 
Uçak haftaya kalkıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123370</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6bc9286-1977-4b0d-b65f-b3e8a98934e0.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam, Aydınlanma ve Gelecek</image:title>
            <image:caption>İslam dünyası ile Batı düşüncesinin kesişme noktasında yer alan bu eser akıl, bilim, inanç, birey, özgürlük, barış ve şiddet gibi temel kavramların derinlemesine incelendiği bir düşünsel yolculuk sunuyor. Kitap, son iki asırda bu iki geleneğin karşılaşmasıyla şekillenen dünyaya bir ayna tutarken, bugünü ve geleceği belirleyen unsurları sorgulayarak yol alıyor. Her bir kavramın tarihsel köklerine inerek bireysel ve toplumsal hayatımızı şekillendiren dinamiklerin izini sürüyor. Eser, yalnızca bir kavramlar arkeolojisi sunmakla kalmıyıp aynı zamanda modern hayatın yüzeyselliğine, hız ve tüketim kültürüne karşı da bir eleştiri getirerek modern çağı ve modern insanı afişe ediyor. Özgürlük arayışının bizi köleleştirebildiğini, hızın ve hazza dayalı bir yaşamın anlamdan yoksun olduğunu hatırlatıyor. Gerçek özgürlüğün ve anlamın, eşyanın özündeki akli ilkelerle insan aklının örtüşmesinde yattığını savunarak okuyucuyu içinde yaşadığı çağın dinamikleri hakkında düşünmeye davet ediyor. İslam ve Batı arasındaki etkileşimin izlerini süren bu eser, dünyayı anlamaya çalışırken kendimize bir ayna tutmamızı sağlıyor. Kendi kavramlarıyla düşünmeyen bir medeniyetin ne kendisine ne de dünyaya söyleyecek bir sözü olabileceğini vurgulayan kitap, derinlemesine bir düşünsel keşfe çıkmak isteyenler için entelektüel bir düşünme ve sorgulama alanı sunuyor. Bu kitap, kendini ararken farklı dünyalar (düşünce gelenekleri) keşfetmek isteyen okurlar için güçlü bir rehber niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123371</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca5adefa-a5ac-41bd-9503-5c0b399e899c.jpg</image:loc>
            <image:title>Karşılaştırmalı Devrimler Tarihi</image:title>
            <image:caption>Modern çağın önde gelen dört siyasal devriminin ele alındığı Karşılaştırmalı Devrimler Tarihi, sosyal bilimler literatürüne önemli bir katkı sunuyor. Bu eseri, incelediği Amerikan, Fransız, Sovyet ve Türk devrimlerini ayrıntılı bir biçimde anlatan çok sayıdaki eserden ayıran temel özelliği, anılan devrimleri karşılaştırmalı olarak incelemesidir. Karşılaştırmalı Devrimler Tarihi, hem genel okuyucu kitlesi hem de özellikle lise ve üniversite öğrencileri açısından devrimler tarihi alanında başucu kitabı niteliğinde. 
Tarihin lokomotifi, ilerlemenin motoru olan devrimler insanlık tarihi kadar eskidir. Büyük siyasal devrimlerin birbirlerini hangi yönlerden etkilediklerini ve aralarındaki etkileşimi ayrıntılı olarak araştıran Karşılaştırmalı Devrimler Tarihi kitabı ise bu etkileşimi bütünlüklü bir çerçeve içinde, somut olaylara ve devrimci süreçlerde yer alan kişilerin anılarına dayanarak, üstelik popüler kültüre olan etkilerini de belirterek ortaya koyuyor. 
Devrimlerin korunması ve yaşatılması görevini üstlenen Cumhuriyetin aydınlık gençlerinin tarihi gerçekleri öğrenmeleri açısından ışık kaynağı olacak bir çalışma… 
Doç, Dr. Emre Demir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123372</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c566e4a-a583-4a47-a925-bee921ce04c9.jpg</image:loc>
            <image:title>İnönü Hükümetlerinin Kıbrıs Politikası</image:title>
            <image:caption>“…Kıbrıs’taki bu haksız durum devam eder, müttefiklerimiz bizi yalnız bırakır, NATO yanımızda olmaz, anlayışsızlık hüküm sürer, Türk azınlığı ezilir, bu böyle devam ederse günün birinde Batı’nın savunma sistemine inanç yıkılır. Ve yeni bir dünya kurulur ve Türkiye de bu dünyanın içinde yerini alır.”
Başbakan İsmet İnönü, 15 Nisan 1964 
Soğuk Savaş döneminin önemli dış politika sorunlarından olan Kıbrıs Sorunu, altmış yıl önce kritik bir süreçten geçiyordu. 1950’lerdeki acı günlerin ardından 1960’ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti, Rumların Türklerin elde ettiği kazanımları yok sayma gayretleri ve tedhişe yönelmesi sonrasında ortadan kalkmıştı. O dönemde Türkiye’de İsmet İnönü’nün kurduğu ve Parlamento’da zayıf desteğe sahip hükümetler, adadaki Türklerin uluslararası antlaşmalarla kazanılmış haklarını korumak amacıyla büyük çaba sarf etti. 
Makarios’un Türkiye ziyareti, Akritas Planı, Kanlı Noel olayları, BM Barış Gücü’nün kuruluşu, Johnson Mektubu, Erenköy kuşatması ve ilk Türk müdahalesi gibi kritik dönemeçlerin ele alındığı bu çalışma, olası bir savaşın dahi gündeme geldiği sıcak günleri bir kere daha anımsatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123373</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6129bde4-f638-4401-a048-62f283ab2e53.jpg</image:loc>
            <image:title>Esme Lennox Nasıl Yok Oldu</image:title>
            <image:caption>HAMNET’IN YAZARINDAN 
1930’lar, Edinburg… Lennox Ailesi’nin, kızları Esme’yle yaşadığı sorunların sonu gelmiyor. 
Açık sözlü, kalıplara sığmayan bu genç kadın ailesi için bir utanç kaynağı. Ve ailesinin bunu 
kabullenmesi mümkün değil. 
Yıllar sonra, Iris Lockhart adında bir başka genç kadın, akıl hastanesinden gelen bir mektupla 
o güne kadar varlığından bile haberdar olmadığı büyük teyzesi Esme Lennox’un taburcu 
edilmek üzere olduğunu öğreniyor. 
Iris geçmişin perdesini aralamaya, ona bu konuda yardım edebilecek tek kişi olan 
babaannesi Kitty ise konuşmamaya kararlı. Peki kim bu Esme? Ömrünü tımarhanede 
geçirmesine neden olacak ne yapmış olabilir? Bir insan aile tarihinden nasıl silinebilir? 
Unutturulmaya çalışılan bir kadının, Esme Lennox’un hikâyesi Hamnet ve Evlilik Portresi 
kitaplarının yazarı, Women’s Prize sahibi Maggie O’Farrell’ın nefes kesici anlatımıyla hayat 
buluyor. 
“Öyle bir enerji ve coşkuyla yazılmış ki... Sürükleyici anlatımı, berraklığı ve insanı içine çeken gizemiyle, klasik gotik romanları anımsatıyor. Gerçekten elinizden bırakamayacağınız bir kitap” –Ali Smith 
“Ailelerin sadece kitaplarda böyle davrandığını düşünmek isterdim ama yazık ki ihanet, kıskançlık ve sırlar gerçek hayatta kaçınılmaz. Müthiş bir kitaptı, uzun süre aklımdan çıkmayacak.” –Audrey Niffenegger</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123374</loc>
        <lastmod>2026-06-03T09:03:05+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d877131a-535f-4b63-bdcc-0ff3911b593f.jpg</image:loc>
            <image:title>Taban Tepenler</image:title>
            <image:caption>“Atalarımız hakkında yazdım bu kitabı.
Bugün adına “insan olmak” dediğimiz o yolda, ilk adımları atanlar hakkında.
Büyük saygıyla anıyorum onları.”

Hikâye, insanlığın şafağında, ilk insanların dünyasında geçiyor ve küçük bir topluluğun (sürü) kaderinin dramatik dönemlerini gözler önüne seriyor. Buradaki zorluklar ve meydan okumalar sadece bilmediğimiz tarih öncesi çağların hissedilebilen, otantik tasviri değildir; daha çok yazarın diyaloglardan tamamen vazgeçmiş halde bunları bize yansıtmasıdır. Daha da harika olan olan; karakterlerin kolektif ve bireysel anılarıyla sürdürülen içsel diyalogun ve kâh dehşetli, kâh sevimli doğal çevrenin betimlenmesidir. Okuyucu, kadim, içgüdü dünyasının edebi ritmini hemen yakalıyor ve dramatik, duygudan zengin ve büyüleyici metin hem film şeridi gibi akıyor, hem de dünya edebiyatının en güzel doğa tasviri yapan örneklerini (örn. Hemingway hikâyelerini) andırıyor. Yazar, ilk kişilik-çelişkileri, ilk duyguları ve ilk içgüdüleri tasvir ederken, insanlığın daha sonraki temel deneyimleri, sıkıntıları ve dış dünyayla, aileyle, yaşamla ve ölümle ilişkileri hakkında da öngörülerde bulunuyor.
István CSÖRSZ (21 May 1942-15 Şubat 2018)
Baja’da doğdu ve ilk yıllarında Güneybatı Macaristan’da yaşadı. Kaposvár, Táncsics Ortaokulu’ndan mezun olduktan sonra Budapeşte’ye, ailesinin yanına taşınan Csörsz, üniversite eğitimini mekanik alanında tamamladı. 2 yılını caz trompetisti olarak konservatuarda geçirdi; denizcilik, teknisyenlik, ahşap oymacılığı (ahşap bilezikler ve heykeller vb.) alanlarında çalıştı. 1967’den itibaren hikâyeleri ve romanları yayınlanmakta olup 1971’den bu yana yaşamını profesyonel yazar olarak sürdürmüştür. 1971’de Anna FŰRI ile evlenen yazar 15 Şubat 2018’de aramızdan ayrıldı.
 
Csörsz, Macar “beat” jenerasyonunun ve devamında 1989’da gerçekleşen politik sistem değişikliği öncesi ve sonrası jenerasyonların otantik yazarı ve muhabiridir. Belgesel oyunları nedeniyle Macar Milli Radyosu tarafından iki kez ödüle layık görülmüştür. Oyunlarından biri Budapeşte, Thália Tiyatrosunda sergilenmiştir (1982) ve bazı senaryo çalışmaları da olmuştur.
 
Kitapları:
 
1971: Sírig tartsd a pofád! / Hold Your Mouth to the Tomb! (Macar hippiler hakkında belgesel roman),
1972: Bocsánatos bűnök / Venially Vices (kısa hikâyeler),
1972: Vastövis / Iron Thorn (roman),
1973: Okos madár / Wise Bird (roman),
1974: Visszakézből / Hand-back (roman ve kısa hikâyeler),
1977: Ördögűzés /Exorcism (kısa hikâyeler),
1982: Kék a tenger / The Sea is Blue (oyun),
1983: Sírigtartsd a pofád! I-II. / Hold Your Mouth to the Tomb! (belgesel roman),
1986: Elhagyott a közérzetem / I Was Abandoned by the Way I Feel (röportajlar),
2000: Pangala (roman),
2013: Az írás művészete. Feljegyzések / The Art of Writing (deneme),
2014: Viharjelzés. Riportok 1956 katonáival / Storm-signal. Reports with Soldiers of the 1956 Hungarian Revolution (röportajlar),
2015: Vesztesek / Losers (kurgubilim-roman), 2016: Földtaposók / The Groundtreaders (roman),
2017: Bóckacaj (Tovamászás) / Clown’s Titter (Scrambling Out) (roman)</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>