﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123071</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23b94eb0-0a15-49e7-9952-17ce27b9d7d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizi Kürtler Özgürleştirecek</image:title>
            <image:caption>Mustafa Erdoğan bu yeni kitabında Kürt meselesini ele almakta ve Türkiye&apos;nin bu büyük meselesine özgürlük ve barış temel alan çözümler sunmaktadır. Yazarın bu kitapta yaptığı şey, hem evrensel insan hakları anlayışından sapmayan hem de bireysel özerkliği grup özerkliğine feda etmeyen özgürlükçü ve çoğulcu bir açık toplum içinde Türkler, Kürtler ve Türkiye toplumunun diğer unsurlarının nasıl barış içinde bir arada yaşayabileceklerini göstermeye çalışmaktır. Erdoğan bu eseriyle Kürt sorununu gerçekten çözmek isteyen taraflara yardımcı olmayı ümit etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123072</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c57650a-6ad3-49f8-8fa8-aacff190b5f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Covid-19 ve Küresel Siyaset</image:title>
            <image:caption>COVID-19 pandemisi sadece sağlık boyutuyla ele alınamayacak ölçüye ulaşmış olup, küresel çapta siyaseti dönüştürebilen bir salgın haline dönüşmüştür. Pandeminin etkileri ülke ve bölgelere göre değişiklik göstermesine rağmen, özellikle az gelişmiş ülkelerin siyasal konumları başta olmak üzere küresel siyaset üzerinde önemli sonuçlara neden olmaktadır. Bu kolektif çalışmanın temel amacı da bahsedilen dönüşümü çeşitli boyutlarıyla ele alarak literatüre katkıda bulunmayı sağlamaktır.İç ve dış politika odaklı ülke analizlerinden terörizm ve çatışma analizleri dahil uluslararası güvenlik sorunlarına, siyasi tarih incelemelerinden kadın politikalarına, yerel yönetimlerden çevre politikaları ve iklim değişikliğine kadar oldukça geniş bir çerçeveden interdisipliner bir çalışma ortaya çıkaran bu eserin aynı zamanda birçok alanda lisans öğrencileri başta olmak üzere öğrenciler için önemli kaynak eserlerden birisi olması hedeflenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123073</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52500744-29ff-4c6f-abc7-5b7da85cd8b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Covid-19&apos;dan on dokuz mesaj var</image:title>
            <image:caption>Korona virüs; Adriyatik&apos;ten Çin Seddi&apos;ne, sömürgeciliğin yayıldığı Avrupa&apos;dan Amerika&apos;ya kadar, herkesle ve tüm insanlıkla lafı eğip bükmeden dobra dobra konuşarak, yanlışlarını ve hatalarını yüzlerine söyleyip düzeltmelerini istiyor.Korona virüs diyor ki:- Ey Amerika! Ben de senden öğrendim; iyi gibi görünüp, iyi dileklerle gelip nefes kesmeyi. Önce insan vücuduna nefes gibi, ona oksijen gibi, temiz hava gibi giriyorum. Öyle ki beni temiz hava sanıp, taa ciğerlerine kadar çekiyorlar. Kimisi de geliyor, kendi eliyle çağırıyor, eliyle ağzından burnundan kendi yerleştiriyor beni..Getirdiğim sağlık problemleri, ekonomik, işsizlik vb. sebeplerle içinizdeki ırkçılık duygusunu hortlatırım. Senin taktiğin gibi sizi birbirinize kırdırır sokak olayları çıkartırım. Önce sömürgeci dedelerinizin heykellerini yıkarım sonra sömürgeci, emperyalist sisteminizi yıkarım. Siz mazlumların nefesini keserseniz ben de sizin nefesinizi keserim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123074</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fca1a79-67e1-4c67-a703-dd7c18417fed.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet Dönemi Ekonomi-Politik Tarihinin Liberal Yorumu</image:title>
            <image:caption>Bu eserde, Cumhuriyet Dönemi&apos;nin Ekonomi-Politik Tarihi&apos;nin Liberal açıdan analizi ele alınmaktadır. Günümüzde, Cumhuriyet Dönemi Ekonomi-Politik Tarihi&apos;ne iki ana yaklaşım mevcuttur. İlki TTK&apos;nun temsil ettiği Resmi Tarih yaklaşımı olup, Üniversitelerde İnkılap Tarihi adı altında okutulmaktadır: Rejim propagandası amaçlıdır. İkincisi Tarih Vakfı çevresinin Tarihi Determinizm odaklı Sol-Tarih Akımı&apos;dır: Devrim İçin Tarih Yaklaşımıdır. Bu çalışma bu her iki ana akımın tekelini kırmaya dönük alternatif bir tarihtir.Kitapta dört sorunun cevaplandırılmasına çalışılacaktır: Birincisi aydınlanmanın ve reformun olmadığı bir toplumda modernleşme/kalkınma, başarılabilir mi? İkincisi, modernleşme; içtihat kapısını X. yüzyılda kapatmış bir Müslüman toplumda mümkün müdür? Üçüncüsü, Fukuyama ve Huntington tezleri açılabilir mi? Nasıl? Dördüncüsü ise ilkel sermaye birikimini, liberalizmin ve liberal bir partinin yol göstericiliği olmadan tamamlamak olası mıdır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123075</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10a34060-1f31-4772-8af3-3a62eeebffe2.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağdaş Siyasal Akımlar</image:title>
            <image:caption>Siyasal düşünceler ve siyaset alanında eğitim gören öğrencilerle birlikte siyasal ideolojiler konusunda kendini geliştirmek isteyen herkese karşılaştırmalı ve derinlemesine bilgi veren Çağdaş Siyasal Akımlar kitabı çok ciddi katkılar sunmaktadır.Gözden geçirilmiş ikinci baskısı ile kitap, özellikle beş ana siyasal akım olan Liberalizm, Sosyalizm, Faşizm, Anarşizm ve Muhafazakarlık hakkında birincil kaynaklar başvurusu ile yoğun bir bilgi birikimi sağlamaktadır. Her bir ideolojinin tarihi kökenleri, felsefi kökenleri ve temel ilkelerinin analiz edildiği bölümler aracılığıyla okuyucu da kendini evrensel tartışmaların içinde bulmaktadır.Özgürlük, eşitlik, adalet, iktidar, devlet, mülkiyet, sınıflar, ekonomi, insan doğası, insan hakları, hukuk, demokrasi, din vb. konularda tek tek ideolojilerin bakış açısının ve duruşunun da incelendiği bu eser kendi alanında da özgün ve yetkin bir değere sahiptir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123076</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2d83d62-2962-4c5a-9ef2-ae10aa85ec13.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağdaş Siyaset Sosyolojisi</image:title>
            <image:caption>&quot;Siyasetin günümüzdeki halinin Kate Nash&apos;ın Çağdaş Siyasal Sosyolojisinden daha güncel ve eleştirel bir derlemesini bulamazsınız.&quot;- Steven Seidman, New York State University, Albany.Bu gözde kitabın ikinci baskısı çağdaş siyasal sosyolojideki gelişmelere özellikle küreselleşme üzerine hızla büyüyen literatüre dair tamamıyla gözden geçirilmiş ve güncellenmiş bir giriş niteliğindedir. Çağdaş siyaseti anlamak için kültürel anlamların rekabetine ve bunun sosyal eylemin toplumsal yapılandırılmasına ve demokratikleştirilmesine etkilerine karşı ne şekilde bir duyarlılık göstereceğimize dair düşünceler kitap boyunca değerlendirmektedir.Kitap baştan sona sosyolojik araştırmanın en temel alanlarına odaklanmaktadır. İktidar ve siyasetin tanımları; küreselleşmenin küresel yönetişim; devletin dönüşümü, medya ve siyasal cemaati içeren makro teorileri; toplumsal hareketlere dair son çalışmalar; vatandaşlık, refah ve yoksulluğun daha geniş bir tartışmasını içeren eşitlik ve &quot;farklılık&quot; siyaseti üzerine güncellenmiş bölümlerden oluşmaktadır. Hakeza küresel bir bağlamda demokrasi, demokratikleşme ve çevrecilik üzerine yeni bir bölüm ilave edilmiştir.Tüm bunların ötesinde kitap sosyoloji ve siayset öğrencilerine kendileri adına karar vermek ve anlamak için yeni gereçler sunacak şekilde çağdaş siyasette son zamanlarda yeniden sergilenen temel bir tartışmanın, küreselleşmenin ne şekilde hem emperyalizm ile bağlantılı olduğunu ama aynı zamanda demokrasi, barış ve insan haklarına saygı için yeni olasılıklar sunduğunun, hatlarını döşemektedir.Kate Nash Londra Üniversitesi Küresel Medya ve Demokrasi Araştırmaları Merkezi&apos;nin eş başkanı ve Yale Üniversitesi Kültürel Sosyoloji Merkezi bilim kurulu üyesidir. Transnationalizing Public Sphere&apos;in Nancy Fraser ile Wiley-Blackwell Compation to Political Sociology&apos;in Edwin Amenta ve Alan Scott ile birlikte yazarlığını yapmıştır.Hayrettin Özler, Sheffield Hallam Üniversitesi&apos;nden MBA, Strathclyde Üniversitesi&apos;nden siyaset bilimi alanında doktora derecesi almıştır. Halen Dumlupınar Üniversitesi İİBF Kamu YÖnetimi Bölümü öğretim üyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123077</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c03399d-3273-4225-8e00-0696a685d029.jpg</image:loc>
            <image:title>Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri</image:title>
            <image:caption>Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri adıyla hazırlanan bu kitap; çalışma ekonomisi, iş hukuku ve sosyal güvenlik hukukunun temel konularını içermektedir.

Kitap fakültelerde ve meslek yüksekokullarında “Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri” derslerinde okutulabileceği gibi mesleki sınavlar (KPSS, İdari Hakimlik, Kaymakamlık, Uzmanlık, Denetçilik, Müfettişlik, Kontrolörlük) için de çalışma kitabı niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123079</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07524562-7c48-487d-afde-e9ffb6c8dd99.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevre Etiği</image:title>
            <image:caption>İnsanın doğa karşısında nasıl davranması gerektiğini sorgulayan çevre etiği, felsefenin bir alt dalı olarak ortaya çıkmıştır. Bu anlamda çevre etiği, insanın canlı ve cansız varlıklara karşı davranışlarında ideal olanın ne olduğunu bulmaya çalışan bir yaklaşımı ifade etmektedir. İnsanın doğaya karşı davranışlarını sorgulayan etik öğretiler, insan merkezli, canlı merkezli ve çevre merkezli yaklaşımlar şeklinde üç grup altında toplanmaktadır. Ancak insan yaşamında insan merkezli yaklaşımların tartışılmaz bir üstünlüğü bulunmaktadır. Bu nedenle çevre sorunlarının düşünsel temellerinin de insan merkezli yaklaşımlar ve onun toplumsal alandaki yansımalarının önemli rolü olmuştur. Bu yaklaşımların etkisinde kalan insan, doğayla uyumlu yaşamak yerine, doğayı kontrol etmeye ve olabildiğince ondan faydalanmaya yönelmiştir. Böylece insanın çıkarlarına hizmet etmeyen canlıların yaşam alanları sürekli olarak yok olmuş ya da daraltılmıştır. İnsanın doğadaki canlı ve cansız varlıkların geleceği konusundaki bu davranışları, sadece doğaya değil, insanın da geleceğine de zarar vermektedir. Bu nedenle insan, doğanın ve aynı zamanda kendisinin geleceği için yeni bir etik anlayış benimsemek zorundadır.Çevre etiği konusunda yapılan tartışmalara önemli bir katkı sağlayacağını düşündüğümüz, Selim Kılıç&apos;ın &quot;Çevre Etiği: Ortaya Çıkışı,i Gelişimi ve Sonuçları&quot; adlı çalışması, salt bir insan merkezciliğin yanlışlığını ortaya koymakta ve diğer canlıların da yaşama hakkına saygı gösterilmesi gerektiğini savunmaktadır. Her şeyden önce de, dünyanın canlı ve cansız varlıklarla birlikte bir sistem olduğuna ve cansız varlıklar olmadan canlıların da varolamayacağına dikkat çekmektedir. Çevreyşe, doğayla, hayvan haklarıyla ve insanın geleceği ile ilgilenenlerin beğenisine sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123080</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e592b859-b3da-4663-9424-a5c9144a10a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevre ve Kalkınma Söylemi</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılın sonunda ve yirmibirinci yüzyılda sınırların anlamsızlaştığının ve tek bir dünyanın var olduğunun farkına vardık. Bu farkındalıkta küreselleşme olgusu ve çevre sorunlarının büyük bir etkisi oldu. Küreselleşme olgusu ve çevre sorunlarını birlikte çözmeye çalışmamıza yaradı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123081</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12f881ec-28a4-497c-9604-eaceeb7c26d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin’in Enerji Jeopolitiği</image:title>
            <image:caption>Çin günümüzde enerji tedarikinin büyük çoğunluğunu istikrarsız, güvenilir olmayan, öngörülebilir gelecekte güven ortamından yoksun olacağı düşünülen ve aynı zamanda da coğrafi olarak uzak olduğu Ortadoğu&apos;dan yapmaktadır. Bu durumun Çin&apos;in uzun vadeli enerji güvenlik politikasını tehdit etmesi Çin&apos;in yeni güvenilir enerji kaynağı arayışı içinde olmasına neden olmaktadır. Çin&apos;in uzun vadeli enerji güvenlik politikasının merkezinde Ortadoğu&apos;ya alternatif oluşturacak doğalgaz ve petrol kaynakları bakımından zengin olan aynı zamanda da Çin&apos;e coğrafi olarak yakın olan Güney Çin Denizi ve Orta Asya bulunmaktadır. Bölgelerin Çin&apos;e sınırı olması Çin&apos;in enerji güvenliği açısından oldukça önemli olmakla beraber küresel rekabetin yoğun yaşandığı bölgelerdir. Güney Çin Denizi sahip olduğu hidrokarbon yataklarının ötesinde uluslararası deniz ticaretinin gerçekleştiği bölge olması nedeniyle gerek bölge içi sorunlarda ve çatışmalarda gerekse küresel güç mücadelesinin ötesinde bir etkiye sahiptir. Çalışmanın diğer konusunu oluşturan bölge ise Orta Asya&apos;dır. Orta Asya Cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarını kazanmaları ve sahip oldukları enerji kaynaklarının zenginliği nedeni ile bu bölgede önemli güç mücadeleleri yaşanmaktadır. Bu bölgedeki güç mücadelesi bölgenin iki temel aktörü olan Çin ve Rusya arasında gerçekleşmektedir. Her iki devletin bölge üzerinde geleceğe dönük enerji, güvenlik ve ekonomik olmak üzere stratejik hedefleri vardır. Çin bu iki bölgede jeopolitik bir üstünlük kurarak enerji arz güvenliğini güvence altına almaya çalışmaktadır. Bu bağlamda Çin&apos;in bu iki coğrafi bölgedeki rakip ülkelere karşı jeopolitik avantaj ve dezavantajları belirlenerek, Çin&apos;in hem güvenilir enerji kaynaklarını çeşitlendirme hem de deniz ve kara bağlantılı enerji nakil hatları güvenliğini güvence altına alma çabasının ne kadar başarılı olduğu ölçülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123082</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b9b6e62-2745-4ec6-8f87-4ff0da77a007.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin&apos;in Hegemonik Yükselişi</image:title>
            <image:caption>Selçuk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü&apos;nde öğretim elemanı. Lisans ve yüksek lisansını Selçuk Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı&apos;nda tamamlamış ve 2016 yılında &quot;Uluslararası İlişkilerde Güç İntikal Teorisi: Britanya, ABD ve Çin&quot; adlı doktora tez çalışmasıyla Selçuk Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı&apos;nda doktora derecesini almıştır. Pek çok ulusal ve uluslararası akademik çalışması vardır. Uluslararası İlişkiler Teorileri, Amerikan dış politikası, Çin dış politikası gibi konularda çalışmalar yapmaktadır.Çin, 1980&apos;lerden beri düzenli olarak yüksek büyüme oranları yakalaması ve niceliksel gelişimine nitelikleri de katmaya başlaması ile en çok çalışılan ülkelerden birisi olmuştur. 2000&apos;li yıllarda tartışmalara Çin&apos;in yükselişi ve Amerikan hegemonyası bağlamı da eklenmiştir. Soğuk Savaş&apos;ın sonrası Amerikan hegemonyasının küresel alana yayıldığı genel kabul görmeye başlasa da 9/11 olayları ve 2008 Küresel Krizi gibi sorunları çözme ve yönetme konusundaki sorunları nedeniyle bu hegemonyanın düşüşe geçtiği de seslendirilmektedir. Çin&apos;in istikrarlı yükselişini sürdürmesi ve küresel kapitalizmin açıklarını satın alabilecek konuma gelmesi bir Çin hegemonyası olasılığını da ortaya çıkarmaktadır. Bu çalışma, Pax Britannica&apos;dan Pax Americana şeklinde değişen hegemonya rolünün Pax Americana&apos;dan Pax Sinica şeklinde değişiminin olasılığını incelemektedir. Bu çalışma, hegemonya rolünün ABD&apos;den Çin&apos;e geçebileceğini iddia etmektedir. Birçok farklı niteliği barındırdığı için melez bir güç olarak Çin&apos;in yükselişinin Amerikan yükselişi ile yapısal benzerlikler gösterdiği üç ülkenin hegemonik yükselişleri potansiyel, yükseliş ve olgunluk dönemleri bağlamında değerlendirilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123083</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63f5d1ae-c776-42e3-a798-3c22627774f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Partili Yaşamda Türkiye’de Genel Seçim Dönemleri</image:title>
            <image:caption>Türkiye, 2017 yılıda gerçekleştirilen Anayasa değişikliği ile yeni bir hükûmet sistemine geçmiş ve yeni sistem doğurduğu olağan sonuçların etkisiyle pek çok konuda siyaset bilimcilere tartışma kapısı aralamıştır. Özellikle, Cumhurbaşkanı&apos;nın seçiminde aranan (kamuoyunda dillendirildiği şekliyle ifade etmek gerekirse) %50+1 şartı siyasî partiler için yeni staretjik adımların atılmasını beraberinde getirmiş, bu da seçim ittifaklarının yasal bir zemine kavuşmasını sağlamıştır. Türkiye&apos;de son dönem seçimlere yönelik akademik yazında da ittifak sistemine bir yönelişin olduğu görülmektedir.Elinizdeki çalışmanın çıkış noktası da aslında gerçekleştirdiğim bir akademik çalışma kapsamında duyduğum ihtiyaçtır. Daha açık söylemek gerekirse geçmiş yıllarda bir makale çalışması yaparken Türkiye siyasetinde gerçekleştirilen tüm seçimlere ilişkin bilgileri, özellikle de genel sonuçlardan ziyade iller düzeyinde seçim sonuçlarını bünyesinde barındıran akademik bir kaynak eksikliğinin göze çarpması bu çalışmanın yazılma nedenidir. Bu kapsamda çalışma Türkiye siyasetinde genel seçimler üzerine çalışan araştırmacıların gerçekleştirilen tüm genel seçimlere ilişkin bilgilere ulaşabileceği bir kaynak olma amacındadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123084</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e06f191b-0cf1-4c3f-9ed3-0f01f99d48c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha İyi Bir Yaşam İçin Bilinçli Yaratma Sanatı</image:title>
            <image:caption>Bir şeyin imkânsız olduğuna inanırsanız, aklınız beyniniz bunun neden imkânsız olduğunu size ispatlamak üzere çalışmaya başlar. Ama bir şeyi yapabileceğinize gerçekten inandığınızda, aklınız yapmak üzere çözümler bulma konusunda size yardım etmek için çalışmaya baslar.Dr. David J. Schwartz Evrendeki her şeyi kaynağı bir yaratıcı vardır.Bilinçli yaratım, yaratıcının yaratım prensiplerini bilinçli olarak kullanarak kendi yaşamımızı şekillendirmektir.İstek ve arzularımızın yaratıcının evrende kurduğu yaratım modelin üzerinden fiziksel dünyada ortaya çıkmasını sağlamaktır.Bunu sağlayan şeyse zihnimiz ve sahip olduğumuz düşüncelerimizdir.İhtiyacımız olan şey düşüncelerimizi istek ve arzularımıza ulaşmamıza imkân sağlayacak şekilde organize etmektir.Yaratım alanında düşüncelerimizi kolaylıkla organize etmede kullanabileceğimiz birçok aracı kitap içerisinde bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123085</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af685eff-01ce-4490-bbae-26014b9406cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Davranışsal Azgelişmişlik</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta en geniş ve basit anlamda, çağdaş uygarlığın temel normları ile uyuşmayan, iktisadi siyasi ve toplumsal gelişmeyi engelleyen veya saptıranyani azgelişmişliğe neden olan yüzü aşkın sakıncalı davranış mercek altına alınmaktadır. Bu kitap, Türkiye&apos;de ve dünyada ekonomik, siyasal ve toplumsal azgelişmişliğin, başarısızlıkların ve ödenen yüksek bedellerin nedenlerini sorgulayan herkese hitap etmektedir. Bu kitap, davranışsal faktörlerin ekonomik, siyasal ve sosyal alanlardaki rolünü önemseyen ve bunların nasıl ve ne derecedeetkili olduğunu, nedenlerini ve sonuçlarını merakeden herkese hitap etmektedir. Bu kitap, Türkiye&apos;de ve dünyada ekonomik, siyasi ve toplumsal gidişattan rahatsız olan ve bu rahatsızlığın muhtemel nedenleri üzerinde kafa yoran herkese hitap etmektedir Bu kitap gelişmiş ülkelerle, gelişmekte olan ülkeler arasındaki davranışsal farkları ve bunların nedenlerini,sonuçlarını ve azgelişmişlikten kurulma yollarını sorgulayan herkese hitap etmektedir. Bu kitap, Türkiye&apos;de ve dünyada, ekonomik, siyasal ve sosyal alanlardaki sorunlu davranışlar konusunda teorik veya ampirik araştırma yapmak isteyen herkese hitap etmektedir. Bu kitap, bilimsel bir üslup ve endişe ile yazılmış olmakla birlikte, herkesin anlayabileceği birşekilde ve her düzeyde okurun okuduğu şeylere önemli katkılar yapmasını teşvik edecek şekilde kaleme alınmaya çalışılmıştır. Bu kitap, azgelişmişliği, performans göstergeleri veya yapısal değişkenler ile değil, davranışsal göstergelerle hem ekonomik hem siyasal hem de toplumsal boyutlarıyla tanımlayan ilk kavramsal ve teorik çalışma olma özelliğini taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123086</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da58a93b-beb2-4c96-9572-d9f635108c04.jpg</image:loc>
            <image:title>Değişen Dünyada Gazetecilik</image:title>
            <image:caption>Değişen dünyada gazeteciliğin dinamik yönünü teknolojiyi göz ardı ederek tahmin etmek mümkün değildir. İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte haberin doğası ve akışı da değişti. Haberler bugün sadece geleneksel kitle iletişim araçları yoluyla değil, facebook, twitter, instagram vb. gibi hayatımıza son 10 yılda dahil olan pek çok yeni medya kanalıyla daha hızlı ve yoğun olarak akmaya başladı. Yeni iletişim teknolojilerinin gazetecilik uygulamaları üzerindeki etkisini açıklayabilmenin yolu yeni medya imkanlarını anlamaktan geçiyor.Haberin ve gazetecilik mesleğinin dönüşen doğasını ve imkanlarını anlamak üzere kaleme alınmış olan bu kitap, gazetecilik alanında akademik ve pratik alanda çalışanların bazı sorularına yanıt verme amacını taşımaktadır.Bu kitapta;- Gazetecilik mesleğinin geleceğine senaryoları,- Sosyal medya araçlarının habercilik açısından sunduğu yeni imkanları,- Web 3.0 etkisinin gazetecilik pratikleri üzerindeki olası sonuçlarını,- Online gazetecilik ve internet dergilerinin tasarımının değişen yüzünü,- Yeni medya ortamlarında habercilik ve etik ilişkisini,- Değişen rekabet ortamının yazılı basın işletmeleri üzerindeki etkilerini,- Barış gazeteciliği, yurttaş gazeteciliği, bilim gazeteciliği, sivil toplum medyası pratiklerini ve daha fazlasını bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123087</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a29fdd68-775d-43ac-ae0c-5ae0298928e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Demokrasi</image:title>
            <image:caption>En temelde siyaset, doğası gereği herkes için zorlayıcı olan kamusal kararları nasıl alacağımız meselesiyle ilgilidir. Bu sorunun rıza ve baskı olmak üzere oldukça net ve basit iki yolu vardır. Yönetimin temel ilkesini rızaya mı, yoksa baskıya mı dayandıracağız? Bu tercih, insanın çıkar ve değerler konusundaki geniş farklılıklara sahip olduğu gerçeği ile birarada yaşama zorunluluğunun yarattığı zorlayıcı probleme, cevabı nerde arayacağımıza ilişkindir. Demokrasi, en genel anlamıyla yönetimi rıza temeline dayandırma anlamına gelir. Demokrasi, baskıya dayandırma karşısında ahlâkî ve faydalı olmak bakımından üstünlüğe sahip olsa da, hem kurmak hem de onu yaşatmak oldukça zordur. Tarih bize, insanların büyük çoğunluğunun kendi çıkar ve değerlerini iktidar gücünü kullanarak gerçekleştirmek ve diğerlerininkinin üstüne yerleştirmek için çok daha hevesli olduklarını gösteriyor. Zira, despotik yönetimler her zaman ve her yerde kendine çok geniş bir alan bulurken, demokrasiler nadir görülüyor. Nadir bulunması kıymetini ortadan kaldırmadığı gibi, demokrasilerin ulaşılmak istenen bir iyi olarak her zaman hayatta kalmasına da engel olmuyor. Çünkü, baskı yönetimlerinin toplumlarına verdiği kaçınılmaz zararın ve acının kahreden gerçeğiyle tekrar tekrar, her seferinde yüzleşmek zorunda kalıyoruz. Özgür ve refah içinde bir topluma inanlar, tüm zorluklara rağmen düşünmeye, konuşmaya, tartışmaya, mücadele etmeye ve de yazmaya inatla ve umutla devam ediyorlar. İyi ki bunu yapıyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123088</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a9c35c0-b371-47d4-8634-004f7ec2c894.jpg</image:loc>
            <image:title>Demokrasi Eleştirisi ve Demarşi</image:title>
            <image:caption>Despotizm ve tiranlık rejimleri hak ve özgürlüklerin acımasızca ihlal edildiği zorbalık rejimleridir.Demokrasi ise meşruiyetini eksik bir milli irade retoriğine da-yandırarak seçimle gelen bir despotizme pekala dönüşebilir. Demokrasi teorisinin en büyük yanlışı iktidarın meşruiyetini millet iradesine bağlaması ve buradan hareketle güç ve yetkilerin istismarı ve suiistimalidir.Despotizm, kırbaçla yönetir. Demokrasi ise yuları millete; dizginleri ise milletin vekillerinin (ve onun arka bahçesindeki plütokrasinin) eline bırakır.Demarşi; ne millet iradesine güvenir ne de atın sırtındaki biniciye. Demarşi, sınırsız ve keyfi devlete gem vuracak olan kurallar ve kurumlar rejimidir. Demarşi, dizginleri iktidarın eline bırakmaz; dizginleri çeker, kontrol eder.&quot;Kırbacı az kullan oğlum, dizginlere daha sıkı asıl&quot; Parce, puer, stimulis, et fortius utere loris. Ovidius&quot;Millet yularını sürekli olarak başkalarına mı verecektir?&quot;Frederic Bastiat</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123089</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9086e32-5e66-477e-96cc-197fa717fb6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet Destekleri Cilt-1</image:title>
            <image:caption>Elinizde bulunan bu çalışmada ülkemizde kurum ve kuruluşlarımız tarafından sunulan tüm devlet destekleri güncel haliyle ilgili mevzuatları titizlikle ve kapsamlıca incelenerek, mevzuattan arındırılmış, açık ve anlaşılır şekilde hazırlanmıştır.Söz konusu devlet destekleri dört cilt halinde yayımlanmış olup;Cilt-1&apos;de; T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Destek Programları, T.C. Ticaret Bakanlığı Destek Programları, Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Merkez Birliği (TESKOMB) Destek Programları).Cilt-2&apos;de; T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Destek Programları, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Destek Programları.Cilt-3&apos;te; T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Destek Programları, T.C. İçişleri Bakanlığı Destek Programları, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Destek Programları, Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) Destek Programları.Cilt-4&apos;te; T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Destek Programları, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Destek Programları, T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Destek Programları, T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Destek Programları, T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Destek Programları, T.C. Sağlık Bakanlığı Destek Programları, T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı Destek Programları, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) Destek Programları, Avrupa Birliği (Birlik Programları) Destek Programları, Kredi Garanti Fonu (KGF) Destek Programları, Yüksekögretim Kurulu (YÖK) Destek Programları tarafından sunulan desteklere yer verilmiştir.Ülkemizde devlet destekleri ile ilgili olarak yayımlanan tek ve en kapsamlı çalışma olan bu kitap; başta KOBİ&apos;lerimiz olmak üzere, büyük işletmelerimize, girişimcilerimize, sanayicilerimize, çiftçilerimize, turizmcilerimize, akademisyenlerimize, yerli ve yabancı yatırımcılarımıza, esnaf ve sanatkarlarımıza, hibe ve teşvik konuları ile iştigal eden iş dünyasına bir başvuru kaynağı olarak sunulmuştur.Tüm kesimlere faydalı olması dileğimle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123090</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1bb1dc8-c380-460b-a9ef-4d33a55d470d.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet Destekleri Cilt-2</image:title>
            <image:caption>Elinizde bulunan bu çalışmada ülkemizde kurum ve kuruluşlarımız tarafından sunulan tüm devlet destekleri güncel haliyle ilgili mevzuatları titizlikle ve kapsamlıca incelenerek, mevzuattan arındırılmış, açık ve anlaşılır şekilde hazırlanmıştır.Söz konusu devlet destekleri dört cilt halinde yayımlanmış olup;Cilt-l&apos;de; T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Destek Programları, T.C. Ticaret Bakanlığı Destek Programları, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Merkez Birliği (TESKOMB) Destek Programları).Cilt-2&apos;de; T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Destek Programları, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Destek Programları.Cilt-3&apos;te; T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Destek Programları, T.C. İçişleri Bakanlığı Destek Programları, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Destek Programları, Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) Destek Programları.Cilt-4&apos;te; T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Destek Programları, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Destek Programları, T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Destek Programları, T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Destek Programları, T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Destek Programları, T.C. Sağlık Bakanlığı Destek Programları, T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı Destek Programları, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) Destek Programları, Avrupa Birliği (Birlik Programları) Destek Programları, Kredi Garanti Fonu (KGF) Destek Programları, Yüksekögretim Kurulu (YÖK) Destek Programları tarafından sunulan desteklere yer verilmiştir.Ülkemizde devlet destekleri ile ilgili olarak yayımlanan tek ve en kapsamlı çalışma olan bu kitap; başta KOBİ&apos;lerimiz olmak üzere, büyük işletmelerimize, girişimcilerimize, sanayicilerimize, çiftçilerimize, turizmcilerimize, akademisyenlerimize, yerli ve yabancı yatırımcılarımıza, esnaf ve sanatkarlarımıza, hibe ve teşvik konuları ile iştigal eden iş dünyasına bir başvuru kaynağı olarak sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123091</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90a7b049-8b61-44fa-b733-e4e416276f23.jpg</image:loc>
            <image:title>Dış Ticarette Denge Oyunu: Stra - Trajik Senaryo ve Aktörleri</image:title>
            <image:caption>Küresel krizle birlikte dış ticaret ve bütçe açığı gibi ciddi ekonomik sorunlarla karşı karşıya kalan A.B.D. en büyük ticaret ortağı Çin’e karşı korumacı bir ticari politika sürdürmekte, Çin’de buna karşı misillemeye gitmektedir. Konunun güncelliği ve dünya ekonomisinde dış ticaretin seyrinin analiz edilmesi adına, kitabın uluslar arası iktisat ve büyüme literatürüne yararlı bir kaynak olması ümidiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123092</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a7f0edc-265a-4cc9-9e88-d02eede6d2d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Diferansiyel Denklemler ve Fark Denklemleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, dinamik analizin temel sezgisini, bir nevi alfabesini vermeyi amaçlamaktadır. Sosyal ve sayısal disiplinlerde ileri matematiğin kullanıldığı modelleri ve algoritmaları, üzerinde düşünce üretmek kaydıyla, bu alfabe üzerinden rahatlıkla anlayabilirsiniz.
Kitapta soruların çözümlerinde, meselelerin temel kurgusu, bulmaca odaklı ve sistematik verilmektedir. Bu noktada kitap, sıradan bir soru-cevap kitabı değildir. Kitapta bulunan sorular ve çözümlerinin tamamı, yazarlar tarafından üretilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123093</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d01ee69-d4f7-43ff-9604-45e1ab074011.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Çağda Öğrenen Organizasyonlar</image:title>
            <image:caption>İçinde bulunduğumuz bilgi çağında, bilgi işletmeler açısından en önemli sermaye haline gelmeye başlamıştır. Günümüz geleneksel organizasyon yapıları ve yöntemleri işletmeleri geleceğe hazırlamak konusunda yetersiz kalmaktadır. Dolayısıyla, organizasyonların elinde biriken verilerin işlenerek bilgiye dönüştürebilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan bu bilgilerin Henry Ford’un 1926 yılında yayımladığı My life and work adlı kitabında dile getirdiği gibi Toplam Kalite Yönetimine girdi sağlayabilmesi İşletmenin ait olduğu sistemde verimliliğinin artmasını sağlamak açısından önemlidir.
 
Bu sebeple, Dr. İbrahim Haşim İnal, bu eserde öğrenen örgütler, liderlik tipleri ile ilişkileri, öznel iyi oluş ve  verinin işlenmesinin günümüzdeki önemli bir öğesi haline gelen  yapay zeka ile olan ilişkisini incelemiş, geleceğin takımları ve geleceğin yöneticileri olan Z kuşağına yönelik çıkarımlarda bulunmuş, okuyucunun faydalanımının maksimize edilmesi için kolay okunur bir dil tercih etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123094</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76637a86-16a1-4aa0-ac52-b6876cda65d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Din ve Siyaset İlişkisi</image:title>
            <image:caption>Din-siyaset ilişkisi, siyaset felsefesi tarihinde tartışılan konulardan biri olagelmiştir. Dinin siyasetle olan ilişkisinin nasıl olması gerektiğine ilişkin tartışmada, özellikle Ortaçağ felsefesinde dini merkeze alan siyaset felsefeleriyle karşılaşmak mümkündür. Ancak modern döneme gelindiğinde, din-siyaset ilişkisi, dönemin filozofları tarafından tekrar ele alınmış ve din-siyaset ilişkisi farklı tarzlarda değerlendirilmiştir. İşte bu çalışmada, öncelikle ilkçağ uygarlıklarında, siyasal erkin din ile temellendirilmesi, kısaca ele alındıktan sonra, Ortaçağ Hıristiyan ve İslam düşüncesinde nasıl ele alındığı incelenmiş, akabinde ise, modern felsefede, din-siyaset ilişkisine yönelik ortaya atılmış olan ateizm, sekülerizm ve laisizm/laiklik anlayışları irdelenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123095</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d68a06b-e68c-465b-9f9d-9616ed99a6b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğal Ürünler Kimyası</image:title>
            <image:caption>Herkesin bildiği zorlu sentez ve külfetli ayırma, doğal ürünlerin uygulanabilir ilaçlara dönüşümündeki zorlu yolculuğun bir parçasıdır. Doğadan izole edilen bileşiklerin insan yapımı herşeyden daha büyüleyici yapılara, biyolojik profillere ve çok daha büyük farmasötik potansiyele sahip olduğu uzun zamandır bilinmektedir.Doğal Ürünler Kimyası: Kaynaklar, Ayrımlar ve Yapılar Kitabı; kaynaklar, ayrımlar ve doğadan keşfedilen birçok yeni bileşiklerle elde edilen farmasötik ilaçlar için pratik bir el kitabıdır. Bu kitap kombinatoryal ( bütünleştirici) kimyadan elde edilenlere kıyasla doğadan elde edilen ürünlerin avantaj ve dezavantajlarına dikkat çekmektedir.
 Kısaca bu kitap, araştırma uygulamaları ve endüstrideki örnek uygulamalar tarafından desteklenerek doğadan nihai bileşik haline kadar ki, tüm döngüyü açıklıyor. Kitap çeşitli kaynaklardan örneklerle ve uygulamalarla konuyu genişletiyor. Doğal ürünler kimyası, çoğunlukla bitki kimyası veya deniz kimyasından örneklerle ilgilenirken bunun yansıra kompleks yapılı fermente ( mikrobiyal ve algal ) ürünlerin büyüleyici ve zengin dünyasından da örnekler veriyor. Böylece, kitap mikrobiyal dünya ve böceklerden de örnekler  içeriyor. Bu nedenle, bu kitap biyoaktif metabolitler için bir kaynaktır ve mevcut geleneksel akademik dünyaya değil daha çok farmasötikıl endüstriye hitap etmektedir.
Bu kitap, doğal ürünler dünyasına eşsiz bir yaklaşım sağlamakta ve doğadan bileşiklerin toplanması, aktif bileşenlerin izolasyonu ve kimyasal yapıların belirlenmesi sürecine bir yol haritası vermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123096</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fccafa10-379a-4e41-a935-4e4f01c4535c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Akım Dört Siyaset</image:title>
            <image:caption>Sosyalizmin çöküşünden sonra ideolojilerin de sonu büyük ölçüde geldi. Daha önce birbirine karşı konumlanan, birbiriyle ölesiye mücadele eden ideolojiler, siyasi düşünceler ve akımlar etrafındaki katı barikatlar ve duvarlar bir bir yıkıldı; farklı siyasi kamplarda toplanmış gruplar ve partiler yan yana gelmeye; aynı değerler etrafında toplanmaya başladı. Artık dünyanın birçok ülkesinde bir sağ parti ile bir sol parti arasındaki fay hattı ortadan kalkmış durumdadır. Birçok partinin veya grubun sağda mı yoksa solda mı olduğu anlaşılmaz hale gelmiştir. Sadece kendi ülkemizde değil, Avrupa dahil olmak üzere dünyanın birçok yerinde eski ideolojiler, akımlar ve siyaset tarzları yerine giderek iki ana siyasi tutum belirginleşmekte, yükselmektedir: Merkeziyetçi yerelcilikle, adem-i merkeziyetçi kürselcilik. Birinci kampta toplananlar dünyaya kapalı bir toplumu, devletçiliği, milliyetçiliği, yabancı düşmanlığını benimserken; ikinci kutupta toplananlar sınırlı devleti, insan haklarını, özgürlükleri, dünyayla bütünleşmeyi, şeffaflığı, iç ve dış barışı bir değer olarak benimsemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123097</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa3fae1c-bcb1-4610-ae68-c98d28d7ffaf.jpg</image:loc>
            <image:title>E - Commerce And Digital Currencies Challenges And Risks</image:title>
            <image:caption>Mankind all over the globe has been experiencing a new era of civilization characterized by the so-called digitalization which transforms the way of doing business, production methods, consumption habits, and payment systems besides its reflections on daily life. This reality attracts academic concerns both in developed and developing areas, a sample of which formed this book designed by the editors from Turkiye, and accomplished with the contributions of academics in Syria, Gaziantep University El-Bab campus.
This book consists of fifteen chapter, each dealing with a different aspect of the issue, and presents a great value, not only because of its coverage, but also being the result of an academ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123098</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58ab7bdf-4a8a-49ae-a10e-e91a53929dbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekonometri (KPSS Uzmanlık Sınavları)</image:title>
            <image:caption>Ekonometri (KPSS Uzmanlık Sınavları)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123099</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aec6a75f-96d7-4304-afbe-e16155839050.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekonomide ve Siyasette Adil Rekabet</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, göstermelik ve meşruiyeti tartışmalı bir demokrasi ve piyasa ekonomisi ile meşru ve etkin bir demokrasi ve rekabetçi piyasa ekonomisi arasındaki farkın nasıl ortaya konulabileceği sorusuna cevap aranmaktadır. Bu sorunun cevabı adil rekabet ve meşruiyet koşullarının gerçekleşme düzeyi çerçevesinde açıklık kazanacaktır.
Bu kitap ekonomi ve siyasete ilgi duyan herkese hitap etmektedir. Kitap teorik bir çerçeveye sahip olmakla birlikte herkesin anlayabileceği bir üslupla kaleme alınmıştır. Kullanılan kavramlar ve incelenen ilişkiler ağırlıklı olarak 2010 sonrası Türkiye örneği esas alınarak somutlaştırılmaya çalışılmıştır. Kitapta internet yoluyla ulaşılabilecek kaynaklara ağırlık verilmiştir. Ayrıca örnek olaylarda gazete haberlerinden de yararlanılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123100</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b26df93-f0cc-422a-bd78-d146eb4314f8.jpg</image:loc>
            <image:title>English For International Trade and Logistics</image:title>
            <image:caption>The textbook is intended to help students have better comprehension and connection with the terms and subjects of international trade and logistics.
Firstly, the book comprises of some English Grammar rules which are very vital for students in order to gain needed skills to understand what lies beyond the basic and even complicated sentences. Secondly, it includes passages, vocabulary and glossary related to economics, trade and especially international trade and logistics. And lastly, it contains exercises to help student asses what they learn from the passages given in the book.
We hope that the book will be useful for students who seek perfection to help build better future for their societies and communities.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123101</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a2401e4-d571-4fa1-9c3d-60e59efc6f82.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Türklerde Hastalıklar ve Tedavi Yöntemleri</image:title>
            <image:caption>Eski Türk tarihini inceleyen araştırmacılar Türk kültür ve medeniyetine özgü konuların neredeyse tamamını çalışmışlardır. Eski Türklerde hastalık, sağlık, tedavi konularını içeren tıp bilimiyle ilgili araştırmalar ise oldukça sınırlıdır. Konu hakkında tıp tarihçileri bazı araştırmalar yapmakla beraber eski Orta Asya tıbbı konusunda genel kabul gören hususları yüzeysel biçimde değerlendirmişlerdir. Tarihçiler ise konuya daha sınırlı olarak yaklaşmışlardır. İşte bu durum eski Türklerin yaşadıkları bölgelerde ortaya çıkan hastalıklar ve bu hastalıkların tedavi yöntemleri hakkında çalışmamıza vesile olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123102</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce2ebaef-1dc9-4bf0-82cb-5867229ee001.jpg</image:loc>
            <image:title>Etkin Demokratik Hukuk Devleti</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmamız ülkemizdeki son yıllarda sivil iktidarların toplumsal gelişmelerin gerisinde kalmayarak demokratikleşme yolunda ülkenin önünü açma çabalarına destek olarak &quot;evrimci&quot; değişimin sürdürülerek &quot;devrimci&quot; gelişimlere meydan verilmemesinin temennisi ile kaleme alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123103</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e4c5fea-170b-40f2-8e22-ba3a3241279f.jpg</image:loc>
            <image:title>Eviews ve SPSS ile Lojistik Regrasyon (Logit), Probit ve Tobit Modellerinin Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>Bütün sosyal bilimler (İktisat, işletme, sosyoloji, psikoloji vb) ile tıp ve diğer sağlık bilimlerinin araştırma tekniklerinde istatistik ve farklı ekonometrik yöntemler kullanılmaktadır. Bu yöntemlerden en önemlilerinde biri alan araştırmaları ve anket çalışmalarıdır. Teorik olarak geliştirile ve matematik denklemleri ile oluşturulan bir dizi yeni modellerin sosyal bilimlerde kullanılması gerekmektedir. Özellikle istatistik ve matematiğin yoğun kullanıldığı bu yeni tahmin ve analiz tekniklerini her sosyal bilimi eğitimi yapan öğretim üyesi ve öğrencilerinin anlaması kolay olmamaktadır. Ancak bu tekniklerin sosyal bilimlere uygulanması paket programları vasıtası ile kullanışlı hale getirilebilir.
Bu çalışmada, sosyal bilimler alanında çokça kullanılan anket sonuçlarının değerlendirilmesi, analizi ve yorumlanmasına yardımcı olacak bazı ekonometrik teknikler ve ilgili programlara yer verilmiştir. Anket çalışmaları doğası gereği sınırlı seçeneklerle yapılmaktadır. Sınırlı seçeneklerle yapılan analizlerde Kesikli ve Sınırlı Bağımlı Değişken Modelleri (Discrete and Limited Dependent Variable Models) kullanılmaktadır.
Elinizdeki bu kitap derin istatistik ve ekonometrik detaylarına girmeden, ancak teorik çerçevenin anlaşılması için yeterli formülasyon ve tanımlamalara yer vermektedir. Daha sonra bu tekniklerin uygulanmasına yer verilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123104</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4500dee6-5bc4-4cfd-affe-f4635c58d715.jpg</image:loc>
            <image:title>Farsça Dinleme Çalışması</image:title>
            <image:caption>Dr. Ahmad Jabbari (Akademisyen, Yazar, Araştırmacı) 15 sene İran&apos;da çeşitli üniversitelerde öğretim görevlisi ve üyesi olarak çalıştı. Aynı zamanda Sosyoloji bölüm başkanı, Eğitim bölüm başkanlığı, Öğrenci işleri başkanlığı, Araştırma müdürlüğü ve Rektör yardımcılığı görevlerinde bulundu. Şu anda Hacettepe Üniversitesi&apos;nde ikinci doktorasını okuyup aynı zamanda Ankara&apos;da Farsça Öğretim Merkezi&apos;nde (İran kültür müsteşarlığı) öğretim görevlisi olarak çalışmakatadır. İran&apos;da ve Türkiye&apos;de bugüne kadar 20 kitabı yayınlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123105</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ae98e51-afcf-4571-a85c-d9e3c9a7468d.jpg</image:loc>
            <image:title>Farsçada YDS Kitabı 1</image:title>
            <image:caption>Dr. Ahmad Jabbari (Akademisyen, Yazar, Araştırmacı) 15 sene İran&apos;da çeşitli üniversitelerde öğretim görevlisi ve üyesi olarak çalıştı. Aynı zamanda Sosyoloji bölüm başkanı, Eğitim bölüm başkanlığı, Öğrenci işleri başkanlığı, Araştırma müdürlüğü ve Rektör yardımcılığı görevlerinde bulundu. Şu anda Hacettepe Üniversitesi&apos;nde ikinci doktorasını okuyup aynı zamanda Ankara&apos;da Farsça Öğretim Merkezi&apos;nde (İran kültür müsteşarlığı) öğretim görevlisi olarak çalışmakatadır. İran&apos;da ve Türkiye&apos;de bugüne kadar 20 kitabı yayınlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123106</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d104d22-a539-46d9-8acf-a0d2cd3cec31.jpg</image:loc>
            <image:title>Farsçada YDS Kitabı 2</image:title>
            <image:caption>Dr. Ahmad Jabbari, İran&apos;da ve Türkiye&apos;de bugüne kadar 20&apos;den fazla kitabı yayınlanmıştır. Yazarın Orion yayınlarında yayınlanmış olan ayrıca; Farsça&apos;da YDS kitabı (1) ve Sözük (Türkçe-Farsça, Telaffuz ile) adlı kitapları bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123107</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f82f79d0-ee89-46c1-b3f6-0faa5e186496.jpg</image:loc>
            <image:title>Farsça’da YDS Kitabı</image:title>
            <image:caption>YDS&apos;ye Yönelik Metinler ,YDS Püf NoktalarıYDS&apos;ye Yönelik Çalışmalar- YDS&apos;de Çözüm TeknikleriDeneme Sınavları - Cevap AnahtarıSözlükİran&apos;da çeşitli üniversitelerde öğretim görevlisi ve üyesi olarak çalıştı. Aynı zamanda Sosyoloji Bölüm Başkanlığı, Eğitim Bölüm Başkanlığı, Öğrenci İşleri Başkanlığı, Araştırma Müdürlüğü ve Rektör Yardımcılığı görevlerinde bulundu. İran&apos;da ve yurtdışında Farsça Öğretim Merkezleriyle işbirliği deneyimine de sahiptir. El_Mustafa Üniversitesinde Öğretim görevliliği, Danışmanlık, Tercümanlık ve Yazarlık yaptı. Bunun yanı sıra Ankara Dil Kolejleri ve İran Kültür Müsteşarlığına bağlı Farsça Öğretim Merkezinde hocalık görevinde bulundu ve aynı zamanda iki sene Müdür olarak çalıştı. Şu anda Hacettepe Üniversitesinde ikinci doktorasını yapmakla birlikte aynı zamanda da FÖMER Eğitim, Danışmanlık, Bilişim, Yayıncılık, Turizm,Ticaret Şirketi&apos;nde Genel Müdür olarak çalışmaktadır. İran&apos;da ve Türkiye&apos;de bugüne kadar 106 kitabı yayımlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123108</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d510681-6aff-4a6c-9824-2f4adf7f1406.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefeye Giriş</image:title>
            <image:caption>Felsefeye Giriş başlığı taşıyan bu çalışma, felsefe tarihi boyunca, filozoflar tarafından ele alınan konularla ilgili giriş mahiyetinden bilgi verme amacıyla hazırlanmış bir çalışmadır. Bu bağlamda, çalışma felsefe tarihi boyunca, filozofların, varlık, bilgi, bilim, ahlak, tarih, siyaset, hukuk, din, sanat, ve eğitim gibi konularda ortaya koydukları düşünceleri merkeze alan ve her biri felsefi bir disiplin halini alan konularda bilgi vermek maksadı taşımaktadır. Varlık Felsefesi, Bilgi Felsefesi, Bilim Felsefesi, Ahlak Felsefesi, Tarih Felsefesi, Siyaset Felsefesi, Hukuk Felsefesi, Din Felsefesi, Bilim Felsefesi, Ahlak Felsefesi ve Eğitim Felfesi gibi felsefi disiplinlerin, ne olduklarıi temel problemlerin neler olduğu ele alınmış, bu alanda ortaya çıkan akımların ve bu akımları karakterize eden temel düşüncelerinin neler olduğu bu düşünceleri ortaya koyan filozofların ele alınması yoluyla felsefi düşüncenin naa temalarının ortaya konulması, söz konusu amaçlar arasındadır.
Bu ama doğrultusunda, basit bir giriş kitabı olmakla yetinmeden, ama bir felsefe tarihi kadar birkaç cilde ulaşmadan kaleme alınan bu eserde, her bir felsefi disiplin için yeterli bilgiler verilmeye çalışımıştır. Elbette bu çalışma eksikleri olmayan bir eser değildir ve olması da düşünülemez. Ancak kısa bir girişle yetinmeden ama okuyucuyu boğmadan, felsefeye genel manada bakmak isteyen okuyucular için hazırlanmış bir eserdir. Bu yönü itibariyle bir ders kitabı olarak hazırlanmadığı ve bilimsel bir çalışmak olarak ele alındığı ve hazırlandığı ifade edilebilir.
Kitabın her bölümü, bir felsefi disipline ayrılmış ve yazarlar tarafından titizlikle hazırlanmaya çalışılmıştır. Prof. Dr. Hasan Aslan, Prof Dr. Mehmet Sait Reçber, Prof Dr. Yasemin Işıktaç, Prof. Dr. M. Hanifi Macit, Doç. Dr. Güncel Önkal, Doç. DR. Ahu Tunçel, Doç. Dr. Kemal Bakır, Yrd. Doç. Dr. Tuncay Saygın ve Doç. Dr. Yıldırım Torun tarafından kaleme alınan bölümler, her bir felsefi disiplini, yukarıda ifade edilen temel problemler çerçevesinde ele alan bölümlerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123109</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4f91127-fa50-4fb3-9504-5be1736affd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Feminen İslam</image:title>
            <image:caption>Günümüzde kutsal olan da küreselleşme sürecinden bağımsız değildir. Kutsal olanı anlamak için de yerel ve ulusal faktörlerin ötesine geçmek ve küresel bağlamı dikkate almak gerekmektedir. Günümüzde din, kimliklerin yeniden yorumlanması ve konumlanmasında elde hazır bulunan köklü bir unsur olarak önem kazanmaktadır. Birey söz konusu boyutuyla dini yeniden keşfetmekte ve öznel bir anlam yükleyerek kendine ait yapmakta ve güncel hayatta varlığını sürdürmek için bir kimlik olarak yeniden inşa etmektedir. Bu süreç kadınlar açısından özellikle dikkat çekmektedir.
Almanya&apos;da gerçekleştirilen bir araştırma, küresel süreçte Batı toplumunda farklı konumda bulunan iki kadın grubunun -Türkiyeli göçmen kadınlar ve Müslüman olmuş, batılı kadınlar- benzer bir strateji ile İslam&apos;ı yeni bir kadın kimliği inşası için bir değerler sistemi olarak temel almasını anlatmaktadır. Böylece nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ülkeler dışında, modern dünyanın kalbinde ve küresel koşullarda Müslüman kadının kimlik oluşumuna nasıl bir tepki verdiği incelenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123110</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc4ffefc-ca09-4aca-80d3-4fc87ecc3e04.jpg</image:loc>
            <image:title>Fetullahçı Terör Örgütü Gerçeği</image:title>
            <image:caption>Bu eserin esas amacı FETÖ&apos;nün iyi ve doğru tanınmasını sağlayarak, mağduriyetlerin minimum düzeye çekilerek, adaletin gerçekleşmesine katkıda bulunmaktır. Bu nedenle aşağıda belirteceğimiz kimselere faydalı olabilmeyi ümit ediyoruz:
1-Başta devletin FETÖ ile mücadele eden Hâkimler, Cumhuriyet Savcıları, Güvenlik Güçleri personeli ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarındaki yöneticiler ile yöneticilere yardımcı olan komisyon/kurul üyelerine,
2-Ülkemize, devletimize zarar veren ve tehdit oluşturan oluşumlar hakkında bilgi sahibi olmak isteyen, onları tanıyarak uzak durmak ve devletimize destek olmak isteyen vatandaşlarımıza,
3-FETÖ&apos;ye, &quot;İslam&apos;ı ve Türkçe&apos;yi dünyaya tanıtıyor&quot; dış görünüşünden dolayı sevgi beslemiş ama örgütün gerçek yüzünü tanıyıp, örgüt üyeliğinden kurtulmak ve &quot;biyonik robota&quot; dönüşmek istemeyenlere,
4- Bundan sonra örgütle ilgili akademik çalışmalar artacaktır. Özellikle, İlahiyat, Sosyoloji, Tarih, Güvenlik gibi bilim alanlarında Yüksek Lisans ve Doktora tez çalışmaları olacaktır. Fetullahçı Terör Örgütü ile ilgili akademik çalışmalar yapmak isteyenlere.
Yukarda saymış olduğumuz bu grupların adaleti gerçekleştirmelerine, vatandaşlarımızın yurttaşlık bilincinin gelişmesine ve örgütten uzak durmasına, örgüt hakkında akademik çalışma yapmak isteyenlere küçük de olsa bir katkımızın olması bizleri mutlu edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123111</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe62aa91-5540-4493-a3c8-ba68859941bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Finansal İktisat</image:title>
            <image:caption>Finans ve ekonomi kavramları küreselleşen sistemde hem şirketler hem de ülkeler için oldukça önemli bir hale gelmiştir. Söz konusu iki husus genellikle ayrı kavramlar olarak düşünülse de aslında birbirleriyle son derece yakın ilişki içerisinde olan farklı alanlardır. Belirtilen hususlar dikkate alındığında, &quot;finansal iktisat&quot; kavramının günümüzde daha önemli bir hale geldiği anlaşılmaktadır. En genel tanımıyla finansal iktisat, bir ülkedeki makroekonomik ve finansal kararlar arasındaki ilişki olarak ifade edilebilmektedir. Bundan dolayı, bir ülkede finansal anlamda alınan kararların ülkenin ekonomisini etkileyeceği görülmektedir. Netice itibarıyla, finansal iktisat alanında yapılacak çalışmaların hem finansal hem de makroekonomik karar vericiler için oldukça faydalı olacağı ortadadır. Finansal İktisat kitabı, altı farklı ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde, finansal kurumlar ve merkez bankacılığı konuları vurgulanmaktadır. İkinci bölümde ise, finansal piyasalar ve faiz oranları hakkında bilgi verilmektedir. Döviz piyasaları ve türev ürünler konusu ise, üçüncü bölümün içeriğini oluşturmaktadır. Çalışmanın dördüncü bölümünde finansal analiz ve ekonomik göstergeler konusu ele alınmaktadır. Portföy teorisi ve menkul kıymet değerlemesi konusu çalışmamızın beşinci bölümünü oluşturmaktadır. Finansal ekonomide güncel konular isimli son bölümümüzde ise davranışsal finans, katılım ekonomisi ve kredi derecelendirme kuruluşları hakkında detaylıca bilgi verilmektedir. Eserin, lisans ve lisansüstü seviyesindeki öğrencilerin yanı sıra; araştırmacı ve sektör uzmanları için önemli bir kaynak olması temennisiyle, bütün okuyuculara faydalı olmasını dileriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123112</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58439b88-26f7-4a46-ae6a-9d56eaf3f10a.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleceğin Endüstrileri</image:title>
            <image:caption>10 yıl sonra bizi nasıl bir dünya bekliyor?
. Kansere çare bulunacak mı?
. Robotlar işimizi elimizden alacak mı? Ya da robotlarla rekabette başanlı olmak için neler yapmamız gerekiyor?
. Geleceğin meslekleri hangileri olacak?
. Çocuğumu geleceğe nasıl hazırlamalıyım?
. Geleceğin yatınm alanlan hangileri?
. Buyuk veri ve analitik hayatımız nasıl değiştirecek?
Dünyanın en ünlü inovasyon uzmanlarından ve takipçilerinden biri olan Alec Ross, &apos;Geleceğin Endustrileri adlı kitabında bunlara benzer onlarca soruyu ABD Başkanı Obama ve uzun bir süre Hillary Clinton&apos;ın danışmanı olarak yaptığı geziler ve tecrübeleri ile cevaplayarak geleceği ongormeye çalışıyor.
Ross&apos;un deyimi ile bu kitap inovasyon ve teknolojiye bir methıyeden ziyade dünyanın dört bir yanında yurutülen çalışmalann gelecekte bizi nasıl bir dünyaya yonlendirdiğini artı ve eksileri ile ortaya koymaya çalışan bir kitap. Hem kamuda hem de ozel sektorde çalışan. politikanın mutfağında yer almasına rağmen sahada da onemli bir tecrübe edinen Alec Ross yaşam öykusunden ve kuşağının tecrubelerınden de faydalanarak geleceğin dunyasında toplumlann ve devletlerin başarılı olacağını ongormeye çalışmış ve bunlan gerekçeler.
Dunyanın en zor mesleği olarak nitelendirdiği ebeveynliği ön plana çıkaran Ross, geleceği ayakta bulunması gereken temel nitelikleri de sorgulamış ve bir ebeveyn olarak neler yapılması gerektiğini anekdotlarla anlatmış. Yani bu kitabı kendiniz için okumayacaksanız bile çocuklarınız için okumanızda fayda var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123113</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad6e183d-134c-40a1-9098-a79a44c996d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Genel Devlet Teorisi</image:title>
            <image:caption>Günümüz post-modern devlet düzenlerinde önemli olan Orta Çağın hiyerarşik bir silsile dahilinde yukarıdan aşağıya doğru sıralanan, arkaik ve anakronik “cemaatçi çoklu hukuk düzeni”ni yeniden canlandırmak değil, devlet ve vatandaş arasındaki hukuki ve siyasal ilişkinin rızaya ve insan haklarına dayalı olma kapasitesinin geliştirilmesi ve güçlendirilmesidir. Böylece sivil toplumun kurucu pozitif iradesi üzerinden siyasal toplumun ve düzenin meşruiyet temelleri de pekiştirilmiş olacaktır. Bu amaca ulaşmaya yönelik olarak Batı’da yapılan hararetli tartışmaların merkezinde “anayasal vatanseverliğin ve vatandaşlığın” bütün boyutlarıyla yaşama geçirilmesi meselesi yer almaktadır. Liberal-muhafazakâr Alman siyaset bilimci Prof. Dr. Dolf Sternberger’in ortaya koyup geliştirdiği “anayasal vatanseverlik” (Verfassungspatriotismus) kavramının esası, milli birliğe ve demokratik mekanizmalarla hayat bulan  hukuk devletine sadakatin, geleneksel etnik, kültürel veya dini kimlikler yerine, ancak demokrasi ve temel hak ve hürriyetler gibi seküler anayasal temel değerleri vatandaşların gönülden içselleştirmesiyle rasyonel bir şekilde yaşam bulacağına dayanır. Birleştirici bir “Avrupa vatandaşlığı” çatı kimliğini temellendirmek amacıyla sol liberal Prof. Dr. Jürgen Habermas tarafından teorisi yapılan “anayasal yurttaşlık”  kavramı ise bu ana fikre koşut olarak farklı kültür, ulusal kimlik, din ve gelenek dairelerine sahip bireylerin kapsayıcı bir ortak siyasi vatandaşlık kimliği üzerinden, kendi özgün değerlerini koruyup geliştirecekleri rasyonel birliktelikler meydana getirebileceğini içeriyor. Batı’da bu bağlamda son zamanlarda yazılan en kapsamlı ve değerli çalışmaların başında kuşkusuz Prof. Dr. Thomas Fleiner ve Prof. Dr. Lidija R. Basta Fleiner tarafından kaleme alınan “Genel Devlet Teorisi” kitabı gelmektedir. Elinizde tuttuğunuz ve büyük emeklerle Türkçeye kazandırdığımız bu kitabın Türkiye’nin, vatandaşlarının bir kısmına “zımmî statüsü” vermeye veya “çok hukukluluk” düzenine geri dönmeye yönelik abes ve akıllara ziyan önerileri artık gündeminden biteviye  çıkarmasına katkıda bulunacağını umuyorum. Ayrıca üniter siyasi yapımız çerçevesinde mahalli idareleri güçlendirerek, temel hak ve hürriyetleri güvence altına almak suretiyle kuvvetler ayrılığına dayalı ve güçlendirilmiş bir parlamenter demokratik hukuk devleti sistemini oluşturmaya yönelik güncel tartışmalar bakımından da çeviri kitabımızın yararlı olacağını düşünüyorum. Bu doğrultuda anayasal vatandaşlık rejiminin anlamını “gönüllü itaat ve bağlılık” dolayımında yeniden ele almamız ve böylece cari ve mer’i idari sistemin ortak vicdandaki meşruiyetini güçlendirmemiz gerekiyor. Bu kitabın başta bu alanın uzmanları ve idareciler olmak üzere üniversitelerin ilgili bölümlerinde öğrenim gören öğrenciler ile mezkur konulara ilgili duyan bütün vatandaşlar tarafından keyifle okunacağını ve önerileceğini ümit ediyorum.
Prof. Dr. iur. LL.M Mehmet Merdan Hekimoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123114</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e512dae-208c-4b9b-be54-f3bec817f0bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Genel Ekonomi</image:title>
            <image:caption>Hızlı teknolojik gelişmelerin yaşandığı günümüzde, ekonomi küresel bir yapıya kavuşmuştur. Gelinen bu noktada, ekonomi bilimi ve bilgisi insanların refah toplumu olma yolunda daha da önemli hale gelmiştir. Her alanda çeşitlenen ürünler, farklı kalite ve fiyatlar, rekabet koşulları içerisinde ihtiyaçlarını maksimum fayda sağlayarak karşılamak isteyen tüketim toplumları ortaya çıkmıştır. Bu ihtiyaçları minimum maliyet ve en verimli şekilde, maksimum kar sağlamayı hedefleyen üreticiler ve işletme kitleleri ekonominin dinamikleri olarak ulusal ve uluslararası piyasalarda yer almıştır.Toplumlarını refaha ulaştırmak isteyen devletlerin ana hedeflerinden biri ekonomik refahın sağlanmasıdır. Tarım-sanayi ve hizmet sektörlerinin ülke içinde ve dünya ülkeleri ile uyum içinde çalışması, toplumların refahı için önemlidir. Dünya ekonomileri tarafından kabul görmüş ekonomi kavramlarının bilinmesi, bu kavramların kendi aralarındaki ilişkilerin grafik ve şekillerle izahı ekonomi biliminin algısını kolaylaştırır. Bu kitapta bu dersi alan öğrencilere bilmeleri gereken tüm ekonomi materyalleri, sistematik bir şekilde sunulmaktadir. Ekonomi Dersi; Genel Ekonomi, Iktisada Giris, Mikro Iktisat, Makro Iktisat ders adlariyla birçok üniversitenin SBF, IIBF, Iletisim, Hukuk, Eğitim Fakülteleri ile Yüksekokul ders programlarında sürekli olarak yer almakta- dır. Bu kitap bu programların ders müfredatlarına uygun, tüm konuları içerecek şekilde düzenlenmiş olup güncel bilgileri içerecek şekilde açık bir dille yazılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123115</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cdc8c7e-b3c6-4d4f-9e6c-2143019f0a53.jpg</image:loc>
            <image:title>Girişimcilik ve İş Kurma</image:title>
            <image:caption>&quot;Bireyin, kurumun, şehrin, bölgenin ve ülkenin kurtuluş yolu; öğrencinin prestiji kariyer yolu&quot;
Küreselleşmenin yoğun bir şekilde yaşandığı günümüz dünyasında girişimcilik ve girişimciler gözde kavramlar, olgular ve kurumlar oluverdiler. Sadece toprağı, serveti ve sermayesi olanı, zaten zengin olanların uğraşısı iken; parası olmayanın, öğrencinin, nitelilikli-eğitimli kişilerin uğraşısı ve nihayet yoksulun, ev kadınının ve engelinin umuda yolculuğunun adı oluverdi girişimcilik...
&quot;İş aşama, iş kur!&quot; öğrencilere fenomenleşen sesleniş oldu.
Otorite, girişimciye boyun eğmeyen Y kuşağının mesleği de girişimcilik oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123116</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34034db2-25cc-406f-ab93-e7f238a93982.jpg</image:loc>
            <image:title>Göç Sosyolojisi</image:title>
            <image:caption>Kadim geçmişiyle göç olgusu, başta sosyoloji, nüfus bilim ve coğrafya olmak üzere pek çok disiplinin inceleme alanına girmiştir. İbn Haldun&apos;dan Ravenstein&apos;a, Stouffer&apos;dan Lee&apos;ye, Zelinky&apos;ye, Piore&apos;ye ve daha nicelerine kadar farklı düşünürler, göçleri ve göçmen davranışlarını açıklama girişimleriyle alanın kuramsal temellerini inşa etmişlerdir.
Uluslararası dengelerin değişmesi, yeni çatışma alanlarının ortaya çıkması ve eşitsizliklerin artan etkisi, göç konusunun dünya gündeminden düşmesine izin vermemektedir. Küreselleşme sürecinin etkisiyle sürekli yükselen bir ivmeyle artış ve çeşitlilik gösteren göçler, dünyanın hemen her tarafında etkisini gösterse de, bilhassa Ortadoğu&apos;da sıra dışı bir görünüm almıştır. Ortadoğu&apos;daki hareketlilikten en fazla pay alan ülkelerden biri olarak Türkiye ise son yıllarda maruz kaldığı akışlarla en sıcak bölgelerden biri haline gelmiştir.
Bu kitapta göç olgusu, kuramsal temellerine değinilerek sebep sonuç ilişkisi çerçevesinde ele alınmış, ilgili kavram ve süreçlere temasla Türkiye özelinde çeşitli göçler üzerine incelemelere yer verilmiştir. Kitap içeriğindeki farklı bakış açılarına sahip tartışmalar, okuyucusuna geniş kapsamlı bir bilgi edinme imkânı sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123117</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fad8abc-5d6c-4fe3-ab23-13a5d1ca869b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakikatin Üç Yüzü</image:title>
            <image:caption>Kendi hakikat yolculuğuna çıkmamış insanın durumu, aslında bir sınavda olan, fakat bunun farkında dahi olmayan insanın durumu gibidir. Sınavda olduğunun farkında olmadığından, ne yapacağını bilemez, bunu düşünmez bile. Bu nedenle de başarılı olamaz. O halde, her insan, sınavda olduğunun farkına varmak ve kendi hakikat yolculuğuna çıkmak durumundadır. Buna karşın, yalnızca arafta kalanlar buna gereksinim duymakta ve bunun sancısını çekmektedir. Bu noktada da, hakikati tanıma ve ona ulaşma yolları konusunda bir kılavuz gereksinimi ortaya çıkmaktadır. Elinizdeki kitapla, bu gereksinimin karşılanması umulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123118</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12cb3b2c-4edd-4a16-b645-2787ba02ead6.jpg</image:loc>
            <image:title>Halkevleri</image:title>
            <image:caption>Halkevlerine ilgi hiçbir zaman fantezi meraklar ve maddi menfaatler dolayısıyla olmadı. Her halkevi bir Kurtuluş Savaşı gibi yalnız maneviyata dayanan bir kültür savaşına çıktığını hiçbir zaman hatırından çıkarmadı.´
İsmet İnönü 1933
Bölümler:
1- Kültürel Aydınlanma Sürecinde Halkevleri
2- Halkevleri ve Tarih
3- Halkevlerinde Dil ve Edebiyat
4- Halkevlerinde Kütüphanecilik ve Yayıncılık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123119</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/425092be-4da5-4f19-bd71-ba947bf43a7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Harcama Hukuku</image:title>
            <image:caption>Bir ülkede devletin temel amacı o ülkede yaşayan bireylerin toplumsal ihtiyaçlarını karşılamaktır. Çünkü toplumsal ihtiyaçlar bireylerin tek başına karşılayamayakları ve birlikte yaşamanın sonucu olan ihtiyaçlarıdır. Devlet kendisinden beklenen ortak ihtiyaçları temel görevi olan kamu hizmetlerini yapmak suretiyle  karşılamakyadır.
Çağdaş, demokratik ve hukukun üstünlüğünün benimsendiği ülkelerde devletin varlığının doğrudan ve en güçlü biçimde ortaya konulduğu alanlardan biride toplumu oluşturanlar arasında mali-nakdi dayanışmayı sağlamak üzere görülecek hizmetler karşılığında vergi koyma anlamına da gelen &apos;vergi salması &apos;ise diğeri de knedisinden beklenen hizmeti gerçekleştirmejk için &apos;harcama yapması&apos; dır.
Devlet  bu alanda tek yetkili bulunduğu &apos;yasa çıkarma ve cebri başvurma yolu&apos; nu kullanır. Bu tekelci gücün kullanış şekli ,bir yandan bireyin hak ve özgürlüklerine öte yandan da ulusun egemenliği ilkesi ile yakından ilgilidir.
Söz konusu gücün kullanış şekli ve sınırının belirlenmesi bunların hukukiliğini ortaya çıkarmaktadır. Bu açıdan mevcut hukuki ortamda kamu hizmetlerinin karşılanmasında kamu maliyesi, kamu ekonomik faaliyetleri ,ve dolayısıyla kamu harcamaları önem arzetmektedir.
Günümüzde gerek kamu maliyesi gerekse bütçe harcamaları önemini artırmış ve özellikle kamu harcamalarının toplama ülkae harcamalarındaki payı yüzde ellilere aşmıştır.Dolayısıyla her ülkede görülen  kamu harcamalarının payındaki gelişme bu alandaki hukuki zeminin önemini hayli artırmıştır. B hukuki zemin kamu harcamaları ilkesine dayanarak kamu hukuku alanında yeni bir hukuk dalının ortaya çıkmasını sağlamıştır. bu hukuk dalıda Türk hukuk sisteminde kamu hukukunda yer alan mali hukukun &apos;vergi hukuk &apos; ve &apos;borçlanma hukuku&apos; gibi alt dalını oluşturan harcama hukukudur. Kamu maliyesinin uygulama yanını oluşturan harcama hukuku geniş bir çatı  olarak devletin veya devlet tüzel kişiliğine ait kuruluşların gerçekleştirmeyi planladıkları harcamaları temel esaslarını incelemesi konusu yapan multi disipliner bir hukuk dalıdır.
Kamu harcamalarının hukuki analize yönelik olan bu kitap kamu ekonomik faaliyetlerini ve kamu harcamalarına genel bakış harcama hukukuna giriş ve temel ilkeler harcama hukukuna ilişkin temel hukuki düzenlemeler ve ilgili ikincil hukuki düzenlemelerden oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123120</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99278918-250f-4368-a3b3-270ab34ed3dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Haricilik ve Anarşizm</image:title>
            <image:caption>İktidar ilişkilerinin minimize edildiği/olmadığı bir dünya mümkün mü? Devlet/yönetim bu iktidar ilişkilerinin neresinde? İktidar ilişkilerinin olmadığı toplum (eğer mümkünse) devamlılığını nasıl sağlar? İktidarı/tahakkümü dışlamış bir toplumun varlığı ya da var olma potansiyeli kabul edilirse, bu toplumda nasıl tekrar tahakküm/iktidar ilişkilerinin vuku bulmasının önüne geçilebilir veya bu ilişkiler kısa bir süreliğine ortadan kalkmış olsa/etkisi azaltılsa bile tekrar çıkma ihtimali yok mudur? İlgimizi uzun süredir cezbeden bütün bu sorular ve sorunsallar karşısında, Batı toplumsal ve siyasal tarihinde her türden tahakkümcü ve mülkiyetçi iktidar ilişkilerine bir karşı çıkış olarak ortaya çıkan anarşist siyaset felsefesi ve hareketine benzer şekilde Doğu ve İslam tarihinde yönetim ve iktidar ilişkilerine karşıt bir toplumsal ve siyasal bir duruş, anlayış ve hareketin olup olmadığı, varsa nasıl şekillendiği ve farklı yönlerinin olup olmadığı da zihnimizi meşgul etti. Başka bir deyişle, İslam siyasal düşüncesi/felsefesi geleneğinde, Batı&apos;daki anarşist felsefeye benzer şekilde İslam tarihinde benzer bir felsefeyi içeren bir hareketin olup olmadığı sorusuydu? Bu çerçevede, İslam tarihinde iktidar karşıtı bir yönelim ve adalet ve eşitlik talebiyle ilk siyasi mezhep olarak ortaya çıkan Hariciliğin, Batı&apos;da ortaya çıkan anarşist siyasi felsefe ile zamansal ve koşulsal anakronizme düşmeden, siyasi teorinin temel kavram setleri çerçevesinde benzerlik ve farklılığın olup olmadığı araştırılmaya değerdi.
Böylesi sorunsallar ve arayışlar sürecinde devam eden çalışma, nihayetinde başarılı bir tez savunması olarak sunuldu. İki farklı coğrafya ve zamanda ortaya çıkan ve içlerinde de büyük farklılaşmalar ve kırılmalar yaşayan Haricilik ile anarşizmin, siyasi teorinin adalet, özgürlük, eşitlik ve mülkiyet gibi temel kavram setleri çerçevesinde karşılaştırılmasından mülhem çalışmanın yayınlanması konusunda teşvik, kitap olarak basılması sonucunu doğurdu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123121</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/327a5fe2-0120-412f-95c3-2637da9c22d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Hititlerden Türkiye Cumhuriyeti&apos;ne Anadolu Uygarlıklarında Yönetim</image:title>
            <image:caption>Yönetim insanların birlikte yaşama arzularının ortaya çıkardığı bir ihtiyaç olarak kabul edilmiştir. Bu arzu insanların tarihinin ilk dönemlerinden itibaren birbirlerine benzeyen ya da farklılıklar gösteren irili ufaklı çok sayıda örgüt kurmalarına ve bunları yönetmelerinde etkili olmuştur. Anadolu toprakları tarihte bilinen en eski yerleşimlere ev sahipliği yapmıştır. İki farklı kültürü temsil eden Doğu ile Batının kesişme noktasında bulunan Anadoluda çok sayıda uygarlık hüküm sürmüştür. Bu uygarlıklar araştırmacılara yönetim tarihi bakımından önemli veriler sağlanmaktadır.
Kitapta Anadolu&apos;da siyasi birliği sağlayan ilk devlet olan Hititlerden Türkiye Cumhuriyetine kadar kurulan uygarlıkların devlet ve yönetim yapıları incelenmiştir. Uygarlıkların yönetim anlayışlarının ve yönetsel yapılarının geçmişten günümüze kadar nasıl bir değişim geçirdiği etkileşimler ve yansımaları devlet teşkilatları ile aralarındaki benzerlikler ve farklılıklar kronolojik sıraya göre akıcı bir dille okuyucuya aktarılmaya çalışılmıştır. Kitapta doğrudan yönetim yapılarına odaklanıldığı için mümkün olduğunca tarihsel olaylara ve kişilere yer verilmiştir.
Yönetim tarihi ve kamu yönetimine ilgi duyan akademisyen öğrenci bürokrat ve her kesimden okuyucunun yararlanabileceği bu kitabın yönetim tarihi ve karşılaştırmalı yönetim derslerinde de önemli bir kaynak olabileceği düşüncesindeyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123122</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53115935-7882-4c4e-9ee8-25596b6dc692.jpg</image:loc>
            <image:title>Hugo Grotius&apos;un Hukuk ve Siyaset Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, Hugo Grotius&apos;un hukuk ve siyaset felsefesine yönelik kaleme alınmış olan Türkçe&apos;deki ilk kitaptır. Grotius, Batı hukuk felsefesinde çok eski bir düşünce akımı olan doğal hukuk anlayışının modern dönem savunucularından birisidir. Zira ortaya koyduğu düşünceler itibariyle modern doğal hukukun kurucularından biri olarak kabul edilmektedir. Bu çerçevede hukuk felsefesi bağlamında doğal hukuk, uluslar arası hukuk ve savaş hukuku üzerine kaleme aldığı düşünceleri, günümüzde de büyük bir önem arzetmektedir. Bunun yanı sıra siyaset felsefesi bağlamında, modern dönemde ortaya çıkan sözleşmeci devlet teorisinin de Hobbes, Locke ve Rousseau&apos;dan önceki en önemli savunucusu ve teorisyenidir. Bu durum, Grotius&apos;u hukuk felsefesinde olduğu gibi siyaset felsefesinde de önemli bir yere oturtmaktadır. İşte elinizdeki bu kitap, Grotius&apos;un hukuk felsefesi bağlamında, doğal hukuk, uluslar arası hukuk ve savaş hukukuna ilişkin felsefi düşüncelerini ve siayset felsefesi bağlamında, devlet, özgürlük, mülkiyet vb. siyasal konulara bakışını inceleyen Türkçe&apos;deki ilk kitaptır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123123</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/598305d8-ca25-458a-b9fc-853348703fe3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuk Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Hukuk felsefesi, felsefi düşünce içerisinde, hukukun ideal biçimine yönelik farklı yaklaşım tarzlarının ortaya çıktığı bir alanı ifade etmektedir. Felsefe tarihi boyunca İlkçağ&apos;dan günümüze devam eden bu yaklaşım tarzları, hukukun ne olduğu, dahası ne olması gerektiği sorunu üzerinde ciddi tartışmaların ortaya çıkışına zemin hazırlamıştır. Bu bağlamda hukuk sorunu üzerine yapılan tartışmalar, hukukun ideal biçimi sorunundan, adalet sorununa, hak sorunundan, irade özgürlüğü sorununa, hukukun kaynağı probleminden, hukuk, devlet, toplum ilişkilerine kadar geniş bir yelpaze oluşturmaktadır.
Elinizdeki kitap, bu sorunlar çerçevesinde, hukuk kavramına ilişkin açıklama ve tanımları, hukuk ile diğer beşeri davranış kuralları arasındaki ilişki ve farkları, adalet konusuna yönelik bakışları ve adaletin tür ve çeşitlerini, hak sorununu ve bu bağlamda insan hakları ve sivil itaatsizlik konularını ve irade özgürlüğü problemini ele almakta, ayrıca hukuk felsefesi tarihinde ortaya çıkan doğal hukuk, hukuki pozitivizm, tarihçi hukuk okulu, idealizm, faydacı hukuk görüşü, hukuki realizm gibi akımları ve feminizmin hukuka ilişkin bakış açısını ve bu akımlara mensup filozofların görüşlerini ele alarak inceleyen bir kitaptır. Bu çerçevede İlkçağ&apos;da Sofistlerle başlayan ve günümüzde Ronald Dworkin&apos;e uzanan filozoflar zincirinde, hukukun ideal biçimine yönelik tartışmalara odaklanan bu çalışma, bu alanla ilgilenenler için hazırlanmış bir çalışmadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123124</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52e2c6a2-b787-4705-9e03-eb6f8be20e7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Irkçılığın Dönüşümü</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de ve dünyada ırkçılık kavramında yeni bir dönüşüm yaşanmıştır. Bu çalışmada  ilk olarak, ırk kavramı ve ırk kuramları ele alınmış, bu kuramların eski biyolojik ırkçılığın ortaya çıkışındaki etkileri değerlendirilmiştir. Bilimsel olarak ırk kavramının geçersiz olduğu anlaşılınca, eski ırkçılığın kültürel farklılıklar üzerinden yeni bir form kazandığına dikkat çekilmiştir. Eserde, İslamofobi, bu yeni kültürel ırkçılık formunun bir örneği olarak incelenmiş; geçmişi ve günümüzdeki durumu da analiz edilmiştir. Son dönemde Müslüman göçmenlere yönelik artan nefret söylemleri ve suç örnekleri ise çeşitli kamu kurumu ve sivil toplum örgütü verileri ışığında ele alınmıştır. Çalışmanın sonucunda, İslamofobinin özellikle Batı’da aşırı sağcı gruplar tarafından nasıl teşvik edildiği ve bu durumun Müslümanlar için oluşturduğu güvenlik sorunları vurgulamıştır. Ayrıca, bu olumsuz eğilimlerin önüne geçmek için mevcut caydırıcı önlemlerin ve politikaların eksikliği de belirtilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123125</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bfdb43f-c1d8-4c1b-8a62-0d58e25c5264.jpg</image:loc>
            <image:title>İdarenin Sağlık Hizmetinin Sunumundan Kaynaklanan Hukuki Sorumluluğu</image:title>
            <image:caption>Çalışmada, sağlık hizmetinin sunumu ile ilgili yeni boyut ve getirilen tartışıldıktan sonra, tıbbi uygulama hatalarına yönelik olarak her geçen gün artan davalar, bu davalar sonucunda ödenen tazminatların hekimlerde yarattığı tedirginliğin önlenmesine dair özellikle Amerika Birleşik Devletleri&apos;ndeki reformlar ele alınarak, yargı öncesi çözüm usulleri ve sigorta sistemi üzerinde durulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123126</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f3e0c3f-02a6-4e74-b9d5-7e7934db4663.jpg</image:loc>
            <image:title>İhale Teorisi</image:title>
            <image:caption>İhale Teorisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123127</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/679c604b-f2ec-4274-af56-f6e0a691865b.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisadın Temelleri</image:title>
            <image:caption>Bilindiği gibi, iktisat okumanın çok çeşitli nedenleri vardır. Bu nedenlerin başında, hiç kuşkusuz, günümüz dünyasını, insan ilişkilerini, ülkeler arası ilişkileri, birey ya da firma davranışlarını kavrama isteği gelmektedir. Aslına bakarsanız, hangi bilim alanında çalışıyor olursa olsun bi bireyin çevresinde olup bitenleri kavraması için ekonomi bilgisi taşıyor olması bir zorunluktur. İnsanın yeryüzünde varolmasından beri kaşılaştığı &quot;İktisadi sorun&quot;, belki de bugün, hiç olmadığı kadar büyük bir önem taşımaktadır.
Bu kitap kaleme alınırken, ekonomi yazınındaki en son gelişmelerin ışığında iktisat bilimini yeniden değerlendirmek, temel amaç olmuştur. Bu olgulardan hareketle yazılan bu kitabın amacı, mikro ve makro iktisadın temel konularını yeniden ele almak ve iki dönemlik İktisada Giriş derslerinde kullanılabilecek biçimde gerçek dünya olaylarına uygulanabilecek bir bakış açasıyla konuları bütünleştirmektir.
Kitaptaki konuların kapsamı ve düzeyi belirlenirken, üç temel düşünceden hareket edilmiştir. Birincisi, giriş niteliğindeki böyle bir kitapta, temel, basit ve kullanılabilir bir iktisat yazınına yer verilmesi gerektiğidir. İkincisi, geleneksel yaklaşımlara oranla, günümüz çağdaş iktisadının gerçek dünya olaylarını çözümlemede daha yararlı ve daha ilgi çekici oludğu gerçeğidir.
Bu temel düşüncelere de yanıt verme amacıyla kapsamı oluşturulan kitabımız, iktisat ve işletme eğitimine başlayan birinci sınıf öğrencilerine veya sosyal bilimlerin diğer alanlarında okuyan öğrencilerle, okul sonrası çeşitli iş sınavlarına girecek kişilere yönelik olarak hazırlanmıştır. Çok fazla matematiksel olamayan, ancak analitik ve tamamen günümüz iktisadının gerçek dünya olaylarına uygulandığı örneklerden oluşan kitabımızın tüm kullanıcılara yararlı olmasını dileriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123128</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/319e1bea-f04b-4ca2-bcd9-e2b2114b8331.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisadi Krizler ve Türkiye Ekonomisi</image:title>
            <image:caption>Prof Dr. İlker Parasız&apos;ın onlarca kitabı ve bilimsel çalışmaları iktisat bilimine, akademisyenlere, öğrencilere rehber olmuştur. Bu önemli çalışmaların pek çoğu iktisadi krizler üzerine kaleme alınmıştır. Bu armağan kitap da kıymetli bilim adamı İlker Hoca&apos;ya bir minnet ve şükran ifadesi olarak hazırlanmıştır.
Kitap 25 değişik üniversiteden ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası&apos;ndan toplam 39 yazarın kaleme aldığı 28 makaleden ve dört bölüm başlığından oluşmaktadır. Kitapta iktisadi kriz konusu, teoriden pratiğe ve küresel boyuttan ulusal boyuta dizayn edilmeye çalışılmıştır. Üniversite ve kurum çeşitliliği, yazar portföyünün farklı bakış açılarına sahip akademisyenlerden oluşması bu çalışmanın en dikkat çeken özelliklerinden birisidir.
Kitapta, krizlerin genel olarak nedenleri, özellikleri, yayılma yolları ile teorik ve kavramsal arka planı ve kriz kuramları tartışılmış, krizlerin çıkış nedenleri olarak teknoloji, politika, para ve banka ilişkilerinin yanı sıra ticaret ve sermaye ilişkileri de incelenmiş, liberal e Marksist görüşlerin ekonomik krizler hakkındaki yaklaşımları analiz edilmiştir.
Dünyada yaşanan krizleri tarihsel perspektifte değerlendirmeyi amaçlayan bu kitap, daha çok günümüzde etkilerini devam ettiren 2008 küresel kriz üzerine yoğunlaşmakta, 2008&apos;e kadar, 1929 krizi ile başlayan, petrol krizi, Latin Amerika, Asya ve Rusya krizlerini de derinlemesine analiz etmektedir. Özellikle, 2008 krizi, finansallaşma ve gelir adaletsiziliği ilişkisine vurgu yapmakta, yaşanan küresel kriz sonrası dünya ekonomisinin genel görünümü ve akabinde uygulanan iktisat politikalarını değerlenmektedir.
Çalışmada ayrıca Türkiye&apos;de yaşanan iktisadi krizler ile küresel krizlerinin Türkiye&apos;ye etkilerini inceleme konusu yapılmaktadır. Ulusal ölçekte 1994 krizi bir başlıkta, 1994 sonrası dönem de 2000 ve 2001 krizi olarak iki ayrı başlıkta değerlendirilmektedir. 2008 krizi öncesi ve sonrası Türkiye ekonomisi ve 2008 krizi sonrası borç krizine yakalanan Avrupa Birliği&apos;ndeki krizin Türkiye&apos;ye yansımaları da ayrı makalelerde ele alınmaktadır.
Kriz göstergeleri, krizden alınan dersler, risk yönetimi ve krize karşı alınacak uluslararası önlemlerle ilgili önemli makalelerin yer aldığı bu eserde risk yönetimi kavramı tartışılarak bilimsel bir temele oturtulmakta, kantitatif olarak kriz kriterleri kapsamında uluslararası işbirliği çerçevesinde yapılan G-20 toplantıları değerlendirmektedir.
Kitap, iktisadi krizleri çok yönlü ele alarak bu konunun hem teorideki yerini hem de pratikteki yansımalarını yüksek öğrenimin ve konuya ilgi duyan diğer kesimlerin istifadesine sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123129</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39999608-0060-4c7c-b62d-a39b046a189c.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisadi Sistemler</image:title>
            <image:caption>İktisadi sistemler, uzun süre statik bir yaklaşımla ele alınmıştır. Bu yaklaşımda veri iktisadi sistemlerin işleyiş mantığının ve nispi üstünlüklerinin analiz edilmesine öncelik verilmiştir. Bu kitapta ise iktisadi sis-temler konusuna dinamik bir bakışla yaklaşmak amaçlanmıştır. Burada dinamik yaklaşım, iktisadi sistemlerde gözlenen sürekli değişmelerin yönünü ve mantığını araştırmayı ifade etmektedir. Diğer bir ifade ile bu yaklaşım çerçevesinde iktisadi sistemler durağan veya değişmez olgular olarak değil, sürekli değişim içinde olan olgular olarak ele alınmaktadır.
Bu kitapta iktisadi sistemler arasındaki farklılıklar ve iktisadi sistemlerin gelişme dinamikleri esas itibariyle üç temel olgu çerçevesinde ele alınmaktadır. Bu farklılık ve dinamikler, iktisadi sistemlerin teknik ve sosyal işbölümünü geliştirip yönlendirmesi, iktisadi sistemlerin değer kanununu işletme ve yönlendirmesi, iktisadi sistemlerin eşitsiz gelişme yasasını işletme ve yönlendirmesi çerçevesinde ele alınmaktadır. Bu boyutlar kitabın bir başka orijinal özelliğini göstermektedir.
Bu kitapta geleneksel sistemlerin, kapitalizm ve sosyalizmin etkinlik, adalet ve özgürlük eksenlerinde gösterdiği değişmelerin dinamikleri ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Bu çerçevede İngiltere ve Rusya örnekleri esas alınarak geleneksel ve yarı geleneksel sistemlerden kapitalizm ve sosyalizme geçiş ve Doğu Bloğu ülkeleri ve Çin örneği çerçevesinde sosyalizmden piyasa ekonomisine ve piyasa sosyalizmine geçiş süreçleri incelenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123130</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb2d214b-7585-4545-9ca4-4a985dbadfe1.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat Okulları Çalışma Kitabı</image:title>
            <image:caption>XVIII. Yüzyıl başlarından itibaren ekonomik ve siyasi hayatta meydana gelen değişiklikler düşünürleri, ekonomik olayların sebeb ve sonuçları hakkında düşünmeye, araştırmaya zorlamış ve ekonomik olaylar toplum hayatında önem kazanmaya başlamıştı. Bilimsel anlamda iktisadi düşünce bazı düşünürlere göre Merkantilizm ile başlamaktadır. Klasik iktisatta reform olarak incelenen Neoklasik iktisadi düşünceye kadar, Merkantilist, Fizyokrat ve klasik okulun düşünce sistemi açıklanmaktadır. Kitapla, Neoklasik iktisadi düşünce, Keynesyen devrim ve diğer düşünce okullarına, bu okulların temsilcilerine, öğrencilerin günümüz sorunlarına eğilmeleri ve bu sorunları daha iyi kavrayabilmelerini sağlamak amacıyle daha geniş yer verilmiştir.
Bu eserde iktisat okullarının temel düşünceleri çıkmış sorularla bir arada ele alınmıştır. Bu kitapta sınavlarda çıkmış sorular, özgün sorular ve çözümleri bulunmaktadır.
Bu kapsamda; KPSS, Sayıştay, Mali Hizmetler Uzman yardımcılığı, Ziraat Bankası Teftiş Kurulu ve Kamu İhale Kurumu, Kaymakamlık, İç denetçilik, gibi sınavlarla ilgili iktisat okulları sorularının çözümlerine, bu konuların hemen arkasında yer verilmiştir. Daha sonrada bölüm ile ilgili pekiştirme sağlamak amacıyla test soruları eklenmiştir. Dolayısı ile okuyucu hangi bölümlerde zorlanıyorsa o bölüm konularını ve sorularını tercih ederek daha çok çalışma olanağı bulup eksiklikleri giderecektir.
Bu eserin okuyucusu, bir yandan iktisat okullarına ilişkin çıkmış soruların ağırlıklı olarak hangi konulardan geldiğini tespit edebilecek, bir yandan da dersin en temel konularını incelemiş olacaktır.
İktisat okulları çalışma kitabı tüm okuyuculara faydalı olmasını dileriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123131</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/936425f4-f0e1-4a0d-91de-f5ed17299bf8.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisatçı Gibi Düşünmek</image:title>
            <image:caption>İktisatçı gibi düşünmeyi öğrenmek, iktisat biliminin gelişmesinin  insanlık alemine neler kazandırdığını  kavrayabilmek açısından önemlidir.Günümüzde belli bir iktisat eğitimi gördüğü için  veya iktisadi hayatın içinde yer aldığı için  kendisini iktisatçı olarak  nitelendiren pek çok kişi vardır.  Ancak bu kişilerden  çoğunun iktisatçı  gibi düşündüğünü   söylemek mümkün değildir. Bu kitap okuruna, iktisatçı gibi  düşünenin önemini kavrama için gerekli,  donanımını kazandırabilirse amacına ulaşmış olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123132</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b851e5dc-1b3a-4b1e-913d-64fdad87dabd.jpg</image:loc>
            <image:title>İletişim Teorisi</image:title>
            <image:caption>İletişim topluma harici bir eylemler bütünü değil topluma dair her şeyin tüm yönleriyle mümkün kılındığı, bu yolla sürdürüldüğü dâhili bir kültürel dinamiktir. Toplumsal dünya içinde vuku bulan hemen her ilişki semantik ve estetik boyutları olan, anlamlarla donatılmış bir temsili ve simgesel beşeri iklim içinde icra edilir ya da yaşanır. Bu yüzden iletişim gibi toplumsal hayatın bütün dokusuna nüfuz etmiş bir temaya odaklanmak çok yönlü perspektifleri sentezlemeyi gerekli kılar. İletişimsel olgulara siyasi ve yönetsel, örgütsel, tarihsel, felsefi, sanatsal, dilbilimsel, edebi, enformatik, teknik ve daha benzeri birçok farklı perspektiften, hatta eşzamanlı olarak çoklu perspektiflerden yaklaşılabilir. Çoklu perspektifler, iletişimin kurucu toplumsal doğasının anlaşılmasında araştırmacıyı çok yönlü ve kompleks bir sistem muhayyilesi oluşturması yönünde zorlar. Diğer yandan kent planlaması ve tasarımından çevre yönetimine, sosyo-teknik uygulamalardan stratejik yönetime kadar beşeri bilimlerin herhangi bir konusu üzerinde çalışmak için öncelikli olarak o konu ile bağlantılı iletişim kozmosunun veya ekosisteminin işleyişini, başka bir ifadeyle ele alınan olgunun ilişkisel temellerini çözümlemekle işe başlamak gerekir.
Bu eksende elinizdeki eser, iletişimi müstesna bir tema olmaktan ziyade toplum hayatının bütün hücrelerine temas eden ve yapılaştıran temel bir olgu olarak betimleyerek iletişim teorisini sosyal teorinin içinde ele almayı deniyor. Bunu yaparken enformasyon teorisinden yeni medya çalışmalarına kadar iletişim araştırmaları alanının geniş gamı içindeki temel motifleri bir kültür, yapı ve eylem örgüsü içinde birleştirmeyi amaçlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123133</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0741f4c8-09e9-4a3f-a050-8930ad64c9dd.jpg</image:loc>
            <image:title>İmparatorluklar</image:title>
            <image:caption>İmparatorluklar tarihsel olarak sonlanmayan ve sistemi domine eden güç merkezleri olarak varlıklarını devam ettirmektedir. İmparatorlukların sistem üzerinde etkileri tarih boyunca değişirken eş zamanlı olarak bu değişim uluslararası ilişkilerin doğasında da söz konusudur. Var olan Batı odaklı okumalarımızda imparatorlukların sistemde etkileri ve türleri bize sınırlı bir yaklaşımın sonucunda verilmiştir. Ancak tarih bundan çok daha derin ve kapsamlı imparatorluklar ve medeniyetlerin yer aldığı bir alandır. Bu açıdan imparatorluklar çalışmasındaki temel hedef sadece bir tarih okuması değil aynı zamanda sistemde güç, hegemonya, emperyal yayılım, askeri yapılar, sosyo kültürel etkiler gibi pek çok alanı içine alan yeni bir okuma sunmaktır. Tarihin tekerrür etmesi deyiminden hareket ile aslında ortaya konan her reel politik gerçeğin kendi konjonktürel varlığı içinde vuku bulduğu ön kabulü olmalıdır. Çünkü sistem değiştikçe aktörler de değişir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123134</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20a4184e-a2e3-45e4-8ef2-b55e7b782331.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Hakları</image:title>
            <image:caption>Bütün insanlar hakları ve onurları bakımından eşit ve özgür doğarlar. (EİHB)
İnsanların insanca ve insanlık onuruna yakışır bir hayat sürebilmesi, büyük oranda tüm insanlığın tecrübesinin bir ürünü olan İnsan Haklarının herkes ve toplumsal her aktör tarafından tanınması, benimsenmesi ve saygı gösterilmesine bağlıdır. Zira, felsefe ve siyaset biliminin yüzyıllardır cevabını aradığı toplumsal barışın, huzurun ve özgürlüğün temelinde bu evrensel ahlaki ve hukuki ilkeler vardır. Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi (EİHB)&apos;nin diliyle, &quot;İnsanlık ailesinin bütün üyelerinin fıtraten sahip olduğu insanlık onuru ile eşit ve devredilemez haklarını tanımak dünyada barışın, adaletin ve özgürlüğün temelidir&quot;.
Özgürlük ve eşitlik emek ister, çaba ister ve en önemlisi samimiyet ve ahlak ister. İnsan hakları düşüncesi, adaletin hâkim olduğu, insan hakları ihlallerinin olmadığı ideal bir dünya tasavvur eder. İnsanlık bunu ne kadar başarabilirse o kadar insan kalma ve insan olma onurunu yakalayabilir.
Peki, insan haklarının kaynağı nedir ve meşruiyeti nereden gelir?
Dinler ve medeniyetlerin bu evrensel ilkelerin oluşumunda rolleri nelerdir?
İnsan hakları modern bir olgu mu, yoksa insanlık serüveniyle özdeş mi?
İnsan hakları Batı&apos;nın bir değeri mi? Yoksa tüm dünyanın ortak mirası mı?
İnsan hakları mutlak doğrular mı? Yoksa araştırılması ve geliştirilmesi gereken olgular mı?
İnsan Haklarını korumada bireyler ve devletlerin, şirketler ve toplumların sorumluluğu nedir?
İnsan hakları koruma mekanizmaları nelerdir?
Uluslararası politikada insan hakları nasıl bir işlev görmektedir?
Demokrasi, kalkınma, küreselleşme ve eğitimin insan haklarıyla ilişkisi nedir?
Ve teknoloji insan haklarını nasıl etkilemektedir?
Elinizde bulunan İnsan hakları çalışması, bütün bu sorular ve merak edilen diğer pek çok suallere cevap arama gayretinin bir ürünüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123135</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e655387d-41c4-48c5-ba7e-8e5109fad724.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Kaynakları Yönetimi</image:title>
            <image:caption>nsan Kaynakları Yönetimi-Ali Akdemir Harun Demirkaya</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123136</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fca83681-93fb-4c6b-abad-865372307392.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam İktisadı ve Finansı: Teorik ve Ampirik Çalışmalar</image:title>
            <image:caption>Günümüzde birçok akademik çalışmanın da konusu olan İslam İktisadı ve Finansı kendine has bir literatür oluşturmuştur. İslam İktisadı ve Finansı alanının mefkuresine paralel olarak geniş bir yelpazede gelişen literatürün konvansiyonel finans literatürüne nazaran henüz yetersiz ve gelişmeye muhtaç olduğu bir gerçektir. Bu nedenle, “İslam İktisadı ve Finansı” üst başlığında ilki “İlke ve Uygulamalar”, ikincisi “Teorik ve Ampirik Çalışmalar” olmak üzere iki adet editöryal kitap teveccühlerinize sunulmuştur. Kitaplarda yer alan bölümler, ülkemizin kıymetli üniversitelerden alanında uzman hocalarımız tarafından titizlikle yazılmıştır. Yazı dili Türkçe olan eserlerde, birçok farklı başlık ve içerik editöryal süreçten geçirilip özenle seçilmeye gayret gösterilmiştir. Eserler, İslam İktisadı ve Finansı alanının teorik altyapısı, yöntemlere ilişkin tartışmalar, konvansiyonel finans sistemi ile mukayesesi, günümüz iktisadi meselelerine alternatif çözüm önerileri, finansal teknolojiler, bankacılık, sukuk ve diğer para ve sermaye piyasası araçlarını da kapsayacak şekilde planlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123137</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d84a4c9-2467-40db-bdbb-e6d3bc52573e.jpg</image:loc>
            <image:title>İslamic Philosophy</image:title>
            <image:caption>Islamic Philosophy is a collection of few articles that appeared in different journals or as parts of the books published in a period of time that covers almost two decades. Major themes of these articles are mainly Islam and Islamic Philosophy past and contemporary. Some of my students and academicians suggested that these articles and chapters of different works be collected into an independent book so that it would be accessible as a whole to the readers of Islamic Philosophy and Religion.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123138</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cf2758e-1c7b-4b0e-86a1-2ef045552658.jpg</image:loc>
            <image:title>İşletmelerde Finansal Başarısızlık</image:title>
            <image:caption>&quot;İşletmelerde Finansal Başarısızlık&quot; kitabı teori ve uygulamayı bir araya getirerek değerli okuyuculara ulaşmayı amaçlamıştır. Günümüz bilim dünyasında önemli bir yer teşkil eden makine öğrenmesinin finans alanında da kullanılmasının önemine binaen bu çalışma yapılmıştır. İşletmelerin mali yükümlülüklerini yerine getirememe ya da getirmede zorluk yaşama durumu olarak tanımlanan finansal başarısızlığın önceden tahmin edilmesi ile karar verici pozisyonunda olan yöneticiler tedbirler alarak başarısızlığı önleyebilecektir. Kitapta finansal başarısızlık tahmini için makine öğrenmesi (yapay zeka) yöntemleri kullanılarak modeller geliştirilmiştir. Geliştirilen Yapay Sinir Ağları, Destek Vektör Makineleri ve Ensemble öğrenme modelleri, Borsa İstanbul (BİST) İmalat Sanayi Sektöründe işlem gören firmalar üzerinde uygulanmıştır. Bu kitap lisans, lisansüstü öğrencileri ve makine öğrenmesine (yapay zeka) ilgi duyan her okuyucunun yararlanabileceği bir kaynak olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123139</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c89ec5c-9984-45d9-85be-746975e9d69b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalkınma Sorunu</image:title>
            <image:caption>Kalkınma sorunu dünyanın en öncelikli gündemlerinden biridir. Çoğunluğun yoksul olduğu yerde, zengin azınlığın mutlu yaşayacağı düşünülemez. Böyle bir durum hem etik hem de fiil olarak mümkün değildir. Zenginliklerin elde edilmesi sürecinde dünyayı kirletenler, kirliliğe hiç katkıları olmayan fakirlerin geleceğini de kirlettiklerini bilmelidirler. Böyle bir süreçte yoksulların, zenginlerden alacaklı olduğu kaçınılmazdır. Zenginler, iktisatta negatif dışsallık dediğimiz fiyatlara yansımayan bu tür maliyetlerin bedelini yardım veya herhangi bir bağıi adı altında yoksul dünyaya transfer etmek zorundadırlar. Böyle yapmayıp, hoyratça davrananlar, gelecek nesillere daha karanlık bir gelecek bırakacaklarını unutmamalıdırlar.
Bu kitap dünyanın yoksulları ile zenginlerinin kısa bir serüvenini okuyucuya sunmayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123140</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b134872-163e-4402-a517-ddc1879da231.jpg</image:loc>
            <image:title>Jeopolitiği Anlamak: Uluslararası Politika yazıları</image:title>
            <image:caption>Dış politika Analizi, Diplomasi ve Uluslararası İlişkiler açısından en önemli alt disiplinlerden birisidir. Devletlerin dış politika karar verme süreçlerine odaklanan Dış Politika Analizi, karar vericilerin psikolojisinden küresel sisteme, kamuoyu baskısından örgütsel yapılara devletlerin dış politika kararlarını etkileyen farklı düzeylerdeki ve farklı niteliklerdeki pek çok unsuru irdeleyen ve bu çerçevede farklı disiplinlerden beslenen canlı bir akademik uğraş haline gelmiştir.
Dış Politika Analizinin özünü oluşturan unsur devletlerin dış politika stratejilerini anlamaktır. Uluslararası İlişkiler disiplinin dış politika analizlerinde sosyal bilimlerin çeşitli dallarından yararlanarak disiplinlerarası bir yaklaşım yürütmektedir. Bu disiplinler içinde Tarih, Sosyoloji, Din, Psikoloji, Ekonomi, Jeopolitik, Güvenlik ve İstihbarat çalışmaları gibi birçok unsur bulunmaktadır. Birçok disiplinden beslenen Dış Politika Analizi, haliyle aynı zamanda da içinde zorluklar barındırmaktadır. 
Elinizdeki kitap Uluslararası İlişkilerde yaşanan jeopolitik odaklı gelişmeleri tahlil etmeye çalışmış, Uluslararası İlişkiler disiplinin özelinde de Dış Politika Analizi alt disiplinine katkı sunmak hedeflenmiştir. Bununla birlikte Stratejik Analiz ve Stratejik İstihbarat açısından da küresel ve bölgesel alanda yaşanan güncel jeopolitik gelişmeler disiplinlerarası yöntemle analiz edinmek istenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123141</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c166d55-4d98-4829-847e-9882fb563ee3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalkınma Üzerine Ekonomi - Politik Yazılar</image:title>
            <image:caption>Kalkınma Üzerine Ekonomi - Politik Yazılar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123142</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c74a52e-7e12-44e9-bca7-28e44f007bcc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamu Ekonomisi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Türkiye&apos;de yayınlanan ilk Kamu Ekonomisi kitabı olup, beşinci baskısını yapmaktadır. Kamu Ekonomisi yaklaşımı, Kamu Maliyesi&apos;nin, İktisat&apos;ın bir alt dalı olarak ele alınması ile ortaya çıkmıştır. Kitap, bir toplumun hayatındaki iki büyük örgütlenme olan devlet ve piyasa ilişkilerini ele alarak kamunun etkin kaynak tahsislerini ve sonuçlarını incelemektedir. Bilindiği gibi devlet, piyasa başarısızlıkları sonucu olarak, kamusal mallar(kamu hizmetleri) sağlamak için kurulmuş bir kurumdur. Aslında piyasa başarısızlıklarının tedavisi için ortaya çıkan devletin müdahalesinin de; doğurduğu başarısızlıklar(israf) mevcuttur. Kitap, kamu sektöründe kaynak tahsis mekanizmalarını, dışsallıkları, gelirin yeniden dağılımını, maliyet yarar analizini, beşeri sermaye teorisini (eğitim harcamalarını), vergi teorisindeki gelişmeleri, ele alarak incelemektedir. Bu kitap, Kamu Ekonomisi dersi öğrencileri ve seçme sınavlarına hazırlananlar için Kamu Ekonomisi/Kamu Maliyesi alanında değerli bir referans eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123143</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/205eee56-5b9c-4020-a2b1-feba749f80b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamu Maliyesi - Vergi Hukuku ve Türk Vergi Sistemi</image:title>
            <image:caption>KPSS A Grubu - Müfettişlik - Uzmanlık - Staja Başlama ve Lisans Öğrencilerine Yönelik
Kamu MAliyesi - Vergi Hukuku ve Türk Vergi Sistemi Deneme Testleri
2008-2010 Yılları Arasında KPSS&apos;de Çıkmış Sorular ve Açıklamalı Cevapları
Elinizde bulunan bu kitap, merkezi sınavlara hazırlanan adayların, sınavlar bakımından önemi ve ağırlığı her geçen gün artan Vergi Hukuku ve Maliye alanında kaliteli bir esere olan ihtiyaçları göz önünde bulundurularak hazırlanmıştır. Okuyucunun bu kitap hakkında bilmesi gereken ilk özellik, bu kitap bizzat üniversitede görev yapmakta olan, alanında uzman akademisyenler tarafından hazırlanmıştır. Piyasada yer alan çok sayıda sınava hazırlık kitabı maalesef bir akademisyen titizliğinden uzak ve kalitesiz bir şekilde ve bu alanda ehil olmayan kişiler tarafından adeta derleme - toplama şeklinde hazırlanmıştır. Merkesi sınavlara giren birçok aday bu kitapların içeriği ve kalitesi konusunda bilgi sahibi olmadan sadece kapağının albenisi ya da kulaktan dolma bilgilerle sınava hazırlık kitabı almaktadırlar.
Bu kitaptan hem merkezi sınavlara hazırlıkta ana kaynak kitabı olarak, hem de İktisadi ve İdari Bilimler Fakülteleri ile Siyasal Bilgiler Fakültelerinin bölümlerinde, Vergi Hukuku ve Maliye alanları için lisans düzeyi yardımcı kaynak kitap olarak yararlanılabilir. Müfredatlarında Vergi Hukuku ve Maliye, branş dersleri bulunan Yüksekokullar ve Meslek Yüksek Okullarında da yine kaynak ders kitabı olarak takip edilebilecek bu kitap Hukuk Fakültelerinde ise öğrencilerin ders kitabı olarak yararlanabilecekleri bir başvuru kaynağı olma niteliği taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123144</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d46e79d-febc-4573-8033-8240dad57bdf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamu Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Lisans Ögrencileri
KPSS A Grubu
Kaymakamlık
Todai Sınavlarına Yönelik
Konu Anlatımlı Çoktan Seçmeli Testler
Kpss A Kaymakamlık Ve Todai Sınavlarında Çıkmış Sorular ve Çözümleri
Temel Hukuk
Anyasa Hukuku
İdare ve İdari Yargılama Hukuku
Yönetim Bilimi
Siyaset Bilimi
Türk Siyasal Hayatı
Sosyoloji
Kentleşme ve Çevre Sorunları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123145</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d6f693b-2ed5-4cad-902c-bfc194e7123f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kent Tartışmaları ve Yeni Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>Sanayi Devriminden sonra kentlerin nüfus ve alan olarak büyümesi kentlerde trafik, ulaşım, altyapı, güvenlik gibi yeni birçok sorunun ortaya çıkmasına neden olmuştur. Kentlerde rahat, huzurlu ve güvenli bir ortamda yaşamın sürdürülmesi için kentlileri ilgilendiren insan hakları alanında yeni düzenlemelere ihtiyaç duyulmuştur. Bu kapsamda temel hak ve hürriyetlerin yanında kentli hakları da geliştirilmiştir.
Avrupa Konseyi Kentli Hakları Bildirgesi ile Avrapa Kentsel Şartı&apos;nı kabul ederek kentli haklarının uygulanabilirliğini göstermiştir. Bu gelişme kapsamında yerel düzeyde vatandaşların yerel yönetime katılması kentli hakkı olarak kabul edilmektedir. Günümüzde kentlerle ilgili önemli bir gelişme de kentsel sorunların azaltılması, kentlerde rahat ve sakin bir hayatın sürdürülmesi için akıllı kent uygulamalarıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123146</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f7ded70-c812-4dc5-a36e-7cc79bbbbd3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıbrıs - Bir Çözümsüzlük Sarmalı</image:title>
            <image:caption>Kıbrıs sorunu can sıkıcı, modası geçmiş ve ilgili bütün tarafları bıktırmış bir sorunmuş gibi gözükmektedir. Konuyla ilgili pek kitap yayınlanmaması, bu durumun bir göstergesi olarak algılanabilir. Ancak sorun, doğrudan ilgili olan tarafların iç ve dış politikalarında önemli bir mesele olmayı sürdürmekte ve özellikle milliyetçilik tarafından desteklendiği durumlarda tarafları karşı karşıya getirme potansiyeli taşımaktadır. Örneğin Türkiye&apos;nin Avrupa Birliği&apos;yle ilişkilerinde olumsuz yönde kırılmayı başlatan Kıbrıs sorunu olduğu gibi son dönemlerde Doğu Akdeniz&apos;de keşfedilen doğal gaz yatakları bağlamında Türkiye&apos;nin karşı karşıya geldiği ciddi durumların Kıbrıs sorunuyla doğrudan bağlantısı bulunmaktadır. Kısaca Kıbrıs sorunu, günümüzde ve gelecekte takip edilecek iç ve dış politikalar bağlamında bilinmesi ve dikkate alınması gereken bir sorundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123147</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f36334c-5b8d-46a0-89ff-e11aba800bef.jpg</image:loc>
            <image:title>Kilo Verme ve Sağlıklı Yaşam Sırları</image:title>
            <image:caption>Kilo Verme ve Sağlıklı Yaşam Sırları
Kitap, sağlıklı beslenmenin ilk basamağı olan doğru beslenme konusunda ihtiyacınız olan birçok bilgiyi derli toplu bir şekilde sunmaktadır. Kitapta çağımızın en önemli hastalığı diyebileceğimiz obezite ve bundan kurtuluş yolları ile ilgili çok kıymeli bilgiler bulacaksınız. Sadece kilo vermek değil, verilen kilonun tekrar alınmaması için doğru beslenme alışkanlıklarının geliştirilebilmesi için ipuçları sizi beklemektedir.
-Prof. Dr. Fatih Gültekin (Tüba Asli Üyesi, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı Başkanı, Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı, Helal ve Sağlıklı Gıda Koordinatörü.)
Kitap yazmak, bildiklerini paylaşmak ve bunu olabildiğince sadece bir  şekilde yapmaya çalışmak oldukça zordur. Hasan bahri hoca bu kitapta bunu başarmış. İlerleme ve medeniyet olarak  takdim  edilen ürünlerin ve  dayatılan yaşam tarzının yanlışlığı üzerinde durup olması gerekene yani fıtratımıza dönüş için bu kitabın vesile olması dileğiyle.
-Prof. Dr. Bülent Adil Taşbaş (Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi.)
Bu kitapta pratik, basit, uygulanabilir ve devam ettirebilir tavsiyeler ile sağlıklı beslenmenin, kilo vermenin ve yaşamın sırları  sunulmaktadır. Elde Edilecek sırlar sayesinde beslenme ile ilgili karmaşık görülen konuların aydınlanması ve işlerin kolaylaşması beklenmektedir.
-Dr. Öğretim Üyesi Hasan Basri Savaş (Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı Başkanı.)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123148</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f852b916-97e2-4633-b5ca-59ab6cac7dda.jpg</image:loc>
            <image:title>Kobi ve Aile İşletmelerinde Yönetim ve Organizasyon Sorunları</image:title>
            <image:caption>Ülkemizde yaklaşık 2,5 milyon işletmenin yüzde 99.9&apos;unu Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ) oluşturmakta ve üretilen katma değerin %55&apos;i KOBİ&apos;ler tarafından sağlanmaktadır. Gerek ekonomiye olan katkıları gerekse istihdam yaratma potansiyelleri göz önüne alındığında KOBİ ve Aile İşletmenlerinde karşılaşılan yönetim ve organizasyon sorunlarının bilimsel yöntemlerle belirlenmesi ve gerekli çözüm önerilerinin ortaya konulması, bu işletmenlerin sürdürülebilirliği ve ülkemizin sınırlı kaynaklarının etkin ve verimli kullanımı açısından büyük önem taşımaktadır.
Bu eserde, KOBİ ve Aile İşletmesi kavramlarına yönelik literatür incelemesi yapılarak Burdur İlinde mermer sektöründe faaliyet gösteren KOBİ ve Aile İşletmesi niteliği taşıyan işletmelerin karşılaştığı yönetsel ve örgütsel sorunlar tespit edilmiştir. Kitabın son kısmında ise tespit edilen sorunlara yönelik çözüm önerileri getirilmiş ve bu işletmelerin yönetim kademelerine çözüm odaklı bir bakış açısı sunularak katkıda bulunulmaya çalışılmıştır. 
Aslında mermer sektöründe faaliyet gösteren KOBİ ve Aile İşletmelerinin yönetim ve organizasyon sorunlarının, sadece bu işletmelerde özgü sorunlar olmadığı, diğer sektörlerde faaliyet gösteren KOBİ ve Aile İşletmelerinin de benzer sorunlarla karşılaştığını söylemek mümkündür. Dolayısıyla bu çalışma tüm KOBİ ve Aile İşletmelerinin yararlanabileceği bilgiler sunmaktadır.
Elinizdeki eserin bu alanda çalışan akademisyen öğrenci, KOBİ ve Aile İşletmelerinin sahipleri ve yöneticileri ile konuyla ilgilenen herkese yol göstermesini ümit ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123149</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ad2e12c-3a64-4fe6-8107-1ee3fdb47430.jpg</image:loc>
            <image:title>Kore Toplumu, Kültürü, Siyaseti</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu kitap yaklaşık 10 yıl boyunca Kore ve Korelilerle ilgili edindiğimiz izlenimlere dayanarak yazılmıştır. Bununla birlikte bu izlenimlerimizi sistematik bir şekilde sizlere sunmaya çalıştık. Kore&apos;yle ilgili çok çeşitli konularda görüşlerimizi mümkün olduğunca objektif ve tarafsız dille kaleme aldık. Elbette bu tür konularda insanın kendi kültürel kalıplarını aşması ve başka bir kültüre objektif bir şekilde yaklaşması oldukça zordur. Yalnız biz burada özellikle Türklerin gözüyle Kore&apos;yi ve Korelileri tanıtmaya çalıştık. Kore&apos;yle ilgili çok sayıda İngilizce ve başka bir dilde yayın olmakla birlikte bunlar ya başka ülke vatandaşları tarafından kaleme alınıyor ya da Korelilerin kendilerini Batılılara tanıtmak için hazırladıkları yazılar oluyor. Doğrudan Türklerin gözüyle Korelileri değerlendiren çok az sayıda yayın bulunuyor. Bizim de amacımız Kore&apos;nin Türkiye&apos;de doğru olarak tanınmasına katkıda bulunmak. Korelilere Türkiye&apos;yi ve Türkleri tanıtmaya yönelik benzer çalışmalar Korece&apos;de daha çok bulunuyor. Bunda Koreli Türkiye uzmanı sayısının fazla olmasının etkisi büyüktür.Türklerin ve Korelilerin doğrudan birbirlerini tanımasının iki ülke arasındaki ilişkilerin daha da geliştirilmesi için büyük önem taşıdığını düşünüyoruz. Dolayısıyla bu tür yayınlar Türkiye ve Kore arasındaki yakınlaşmaya büyük katkı sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123150</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e28ac638-b08a-476c-9bb8-94dec5d7f181.jpg</image:loc>
            <image:title>Kriz Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Kriz yönetimi, yönetim sürecinde ortaya çıkan krizleri önlemek amacıyla gerçekleştirilen yönlendirmelerin tamamıdır. Kriz anı, kriz öncesi ve sonrası boyutları ile bir süreç yönetimi olarak da tarif edilmektedir. Kriz yönetimi, Türkiye’de daha çok deprem, sel, çığ gibi mücbir sebeplerle birlikte hatırlanan bir yönetim yaklaşımı olmuştur. Oysaki kriz yönetimi sadece mücbir durumlar sonrası değil siyasetten ekonomiye, psikolojiden sosyolojiye her anlamda hayatın bir parçası haline gelmiştir. Bu bağlamda bu eser, akademide bir eksiklik olarak görülen kriz yönetimi anlayışını farklı boyutları ile ele almayı amaçlamıştır. Kriz yönetimini sadece yönetsel boyutu ile ele almak doğru değildir. Krizi, yönetsel seviyeye indiren sebeplere de dikkat çekmek gerekmektedir. Bu eser, son iki yıl içerisinde Türkiye’de arka arkaya gerçekleşen covid-19 pandemisi, orman yangınları, sel ve baraj krizleri öncesi ve sonrasında neler yapıldı veya yapılmalı sorusuna aranan cevaplarla gündemin merkezine oturan kriz yönetimi politikalarına ışık tutmayı amaçlamaktadır. Eserin özgün yönü, ekolojik, toplumsal, yasal, siyasal ve ekonomik boyutları ile kriz yönetimi anlayışının sorgulanarak tek bir eserde toplanmasıdır. Bu sorgulanma, alanında uzman araştırmacılar tarafından kaleme alınmıştır. Bu bağlamda, kriz yönetimi ile ilgilenen bütün farklı bilim dallarının yararlanabileceği bir eser olan “Kriz Yönetimi (Yapılar, Fonksiyonlar ve Politikalar)” kitabı, alana katkı sunma potansiyeli yüksek bir eser olma niteliği taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123151</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dafd210b-9fd5-4b56-a8b4-b54aeca4e66e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur&apos;an- ı Kerim&apos;in Tüketimle İlgili İlk Mesajları</image:title>
            <image:caption>İlk emri &quot;oku&quot; olan Allah (c.c)&apos;un insanlığa son hitabı Kur&apos;an&apos;ı Kerim, yeryüzünde yaşayacak olan son insana kadar hayatın her alanında yol göstericiliğini devam ettirecektir.
Kur&apos;an&apos;a inanan insan için Kur&apos;an&apos;ın bu görevini kusursuz yerine getirme donanımına sahip olduğu konusunda en ufak bir şüphe yoktur. Bu durumda ona inanan insanın onun rehberliğinden en iyi şekilde yararlanması durumunda en doğru yolda, her bakımdan dengede, varlığı doğru okuyan ve ona karşı doğru bir duruş sergileyen huzurlu bir insan olması gerekir. Bu, huzurlu, inanan bireylerin oluşturduğu toplumun da huzurlu bir toplum olması gerekir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123152</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7d1398f-217a-47cd-99f0-0d0ee8a00ba8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurumsal Kalite ve Ekonomik Büyüme</image:title>
            <image:caption>Ekonomi biliminin uzun süredir üzerinde çalışmış olduğu en önemli konulardan biri olan ekonomik büyüme, klasik üretim faktörleri (emek, sermaye, doğal kaynaklar, girişimci) veya bunlardaki verimlilik artışıyla sağlanmaktadır. Fakat tarihsel süreç içerisinde, ekonomik büyümeyi belirleyen klasik üretim faktörlerine ek, yeni üretim faktörleri (teknoloji, nüfus, tasarruf vb.) olduğu yönünde farklı büyüme teorileri ortaya atılmıştır. Bu teorilerin başında 1950&apos;li yıllarda R. Solow tarafından öne sürülen fiziki sermaye, işgücü ve teknolojik ilerleme farklarına bağlı olan büyüme teorisidir. Fakat bu değişkenler, bazı ülkelerin neden daha zengin bazılarının daha fakir olduklarını açıklamada yetersiz kalmıştır. Tam da bu noktada fiziki sermayenin arttırılması, teknolojik altyapının oluşturulması, üretim kapasitesinin ve verimliliğin arttırılması, vb. olayların kurumların işleyişi ile alakalı olabileceği konusu gündeme gelmiştir. Kurumların, sürdürülebilir ekonomik büyümenin sağlanmasında en büyük dişli olduğunu fark eden ülkeler kurumsal kaliteyi arttırmaya yönelik adımlar atmışlardır. Bu çalışmada ekonomi literatüründe &quot;sosyal teknoloji&quot; olarak ifade edilen kurumlar ve kurumların kalitelerinin ekonomik büyüme üzerindeki etkileri kurumsal iktisat perspektifinde ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123153</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/556c91b5-1ad1-4b00-8afe-1086b46d6f53.jpg</image:loc>
            <image:title>Küresel Pazarlama</image:title>
            <image:caption>Bilinen rakamlarla yaklaşık iki asırdır, 1830&apos;lardan beri, Türkiye dış ticareti açık veriyor. Bunun bir anlamı da ulusal gelirden, bu süre içinde, başka ülkelere kaynak aktarmışız! İhracatımızın, yaklaşık, 2/3&apos;ü ithal ürünlerden kaynaklanıyor. Rekabetçi teknolojik düzeyi yüksek ürünlerin endüstriyel ürünler ihracatı içindeki payı, yaklaşık, %5&apos;ler düzeyindedir. İhraç edilen ürünlerin kat ettiği mesafe, gerilemeye başlamıştır.
Dünya Ekonomik Formu verilerine göre, küresel rekabet edebilirlik endeksinde 45. sıradayız. Katma değeri yüksek rekabetçi ürünleri yeterince üretip ihraç edemiyoruz. Küresel pazarlarda, asimetrik bir rekabetle karşı karşıyayız. Bu, biraz da çekirdek uzmanlık, mikro ve makro ARGE bütçelerinin yetersizliğinden kaynaklanıyor. Bunları vb., bilmeyenin olmadığını da düşünmüyoruz. Sıra çözüme ve bu çözümü sağlayabilecek vizyon, amaç monopolizasyonu ve stratejik niyetle mali ve beşeri kaynak ayırmaya gelince, işte, bunu, yeterince, yapamıyoruz. En azından, biz, son otuz yıldan beri, iç ve dış pazarda asimetrik bir rekabetle karşı karşıya olduğumuzu yazıp anlatmaya çalışıyoruz. Sesimizi duyanın olduğunu da sanmıyoruz. Temel de mezar taşına yazdırmış: &quot;Hastayum dedum, inanmadunuz, hastayum dedum, inanmadunuz, ne oldi?&quot; Öldi!
Küreselleşme, dünyanın Romalılaştırılması olarak nitelendirilebilir. &quot;Roma&apos;da Romalı olmak&quot; yerine, dünya Roma haline getirilebilirse, herkes Romalı olur. Nitekim 26 ülkede 6500 genç üzerinde yapılan bir araştırmada, bu kişilerin, aynı ürünleri aynı nedenlerle tükettikleri görülüyor. Bir tür &quot;paralel tüketim ve yaşam&quot; söz konusu olmaktadır.
Küresel pazarlama, ulusal duyarlılıkların düşük olduğu, pazarlama bileşenleri (ürün, fiyat, dağıtım ve pazarlama iletişimi) stratejilerinin merkezi olarak belirlendiği bir pazarda geçerli olabilmektedir. Bu nedenle reklam, geleneksel medya, sosyal medya, turizm vb. ulusal duyarlılıkların azaltılmasına girişilmektedir!
Dünya&apos;da fert başına ortalama &quot;gelir&quot; 1000&apos;li yıllarda 400 dolarmış. Yani o yıllarda, dünya ortalaması düzeyinde gelire sahipmişiz! Dünya Bankası verilerine göre, 2015&apos;te, 195 ülkenin ortalama ulusal geliri, fert başına, 10.000 dolardır. Türkiye&apos;nin fert başına ulusal geliri de dünya ortalaması düzeyinde ve yaklaşık 10.000 dolardır! Bu bin yıllık yolculukta, &quot;az gitmişiz, uz gitmişiz, dere tepe düz gitmişiz&quot; ve aynı gelir seviyesini korumuşuz! &quot;İstikrar&quot; dediğin, böyle olur! Bu sürede, bazıları, bizi, beşe katlamış!
2050 yılı dünyası, nasıl bir dünya olacak? Bilen ve anlatan var mı? Doğan çocukların kulağına ezan okunup ad konulurken, 2050 yıllarından ve bugün edinilen borçları ödemesi gerektiğinden söz edilmeli! Rahmetli Barış Manço&apos;nun şarkısındaki gibi, &quot;Sarı Çizmeli Memet ağalarına/Hanım ağalarına,&quot; bu hesabı/borçları, yarın ödeyecekleri de hatırlatılmalıdır! Ne demişler? &quot;Adam olacak çocuk, bezinden belli olur!&quot; Söz, &quot;bezden&quot; açılmışken, Brezilya çocuk bezi pazarında, iki küresel marka, üç yıl süreyle fiyat rekabetine girişip fiyatları 2/3 oranında düşürmüş ve yerli rakiplerini pazardan silmişler ve uğradıkları kayıpları da başka ülkelerden sağladıkları kârlarla karşılamışlar!
İşte, otuz yıldır, anlatmak istediğimiz de bu asimetrik rekabet ve portföy yaklaşımı! Küresel Pazarlama, bize, küreselleşmenin &quot;yanlış anlatıldığı&quot; gerçeğinden hareketle sizlere, bir ders kitabından öte, &quot;işin&quot; eğrisini değil, olabildiğince, doğrusunu anlatmaya çalışıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123154</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cf59a18-1cb9-4f3d-9682-3338cdafacbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Küresel ve Büyük Güçlerin Stratejileri</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki eserde, 20 kadar alanında uzmanlaşmış akademisyenin emekleri sonucu ortaya çıkan 14 bölümde dünyanın en etkin bölgesel ve küresel güçleri olarak kabul edilebilecek 9-10 aktörün (ABD, Çin, Hindistan, Rusya, Almanya, Japonya, İngiltere, Fransa, Brezilya ve ayrıca Türkiye) küresel ve bölgesel politikaları, temel stratejileri analiz edilmektedir. Ek olarak , uluslararası sistem teorik bir çerçevede incelenirken, Avrupa Birliği&apos;nin Küresel ve Bölgesel Politikaları ve NATO&apos;nun geçirdiği dönüşüme de değinilmektedir. Bu kapsamlı eserde bölümler: o Küresel ve Büyük Güçlerin Politikaları: Dünya Siyasetinde Bazı Temel Kavramlar o Uluslararası Sistemin Yapısına Dair Anlamlandırmalar ve Konjonktürel Sistemsel Görünüm o &quot;Ortak Savunma Sistemi&quot;nden &quot;Ortak Güvenlik Sistemi&quot;ne: NATO Dönüşümünün Jeostratejik Anlamı ve Sistemik Etkileri o Avrupa Birliği&apos;nin Küresel ve Bölgesel Politikaları o Soğuk Savaş Sonrası Dönemde ABD Büyük Stratejisinin Kapsam ve Sınırları o Çin ve Dünya Düzeni: Tartışmalar ve Girişimler o Rusya Federasyonu&apos;nun Küresel ve Bölgesel Düzeni Anlayışı ve Yaklaşımı o Asya&apos;nın Yükselen Gücü Hindistan&apos;ın Küresel Stratejileri o Tarihten Günümüze Almanya&apos;nın Küresel Stratejisi o Pasifizmle Realizm Arasında 21. Yüzyılda Japon Dış Politikası o İngiltere (Birleşik Krallık): Avrupa Birliği Üyeliği, Brexit ve Etkileri o Fransa&apos;nın Küresel Stratejileri: Askeri Müdahalelerden Diplomasi Savaşlarına Fransız Stratejileri o Türkiye ve Büyük Güçler: Küresel Güç Mücadelesinde Türkiye&apos;nin Macerası o Brezilya: Geleceğin Ülkesinin XXI. Yüzyıl Serüveni; başlıklarıyla okuyucuya sunulmuştur. Eser hem uluslararası ilişkileri daha derinden anlamak isteyen okuyuculara hem de üniversite öğrencilerine hitap etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123155</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f64a8c4-f6ac-43f9-a244-12ce20a0c5ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Küreselleşme</image:title>
            <image:caption>Tarihin, ulus-devletlerin, ideolojilerin sonunun ilan edildiği bir çağdan bir başka çağa girilirken insanlık çok daha eski tartışmalara yeniden dönmüş görünüyor. 20. yüzyılı bir baştan bir başa şekillendiren liberalizm, Marksizm ve değişik versiyonları ile birlikte sosyalizm gibi daha seküler ideolojilere, 21. yüzyıl başlarında, artık kültür ve medeniyet gibi dine daha duyarlı tartışmalar eşlik ediyor. Pozitivist ve aydınlanmacı yaklaşımlarda çoktan ortaçağda kaldığı düşünülen din temelli tartışmalara geri mi dönülüyor? Öldüğü ilan edilen tanrı yeniden mi doğuyor? Yoksa bütün bu ilanlar gerçekliği gizleyen birer screen saver&apos;lardan mı (ekran koruyucu) ibaretti?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123157</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cff831a2-cee5-4f2f-993d-5fc907bfd382.jpg</image:loc>
            <image:title>Küreselleşme - Yerelleşme Sarmalında Kalkınma Ajansları</image:title>
            <image:caption>erel - bölgesel kalkınmada alternatif arayışlar çerçevesinde, Türkiye özelindeki teorik ve pratik tartışmalar, yaklaşımlar ve güncel sorunlara yoğunlaşan bu çalışma, kısa bir zaman diliminde planlanarak hayata geçirilmiştir. Türkiye&apos;nin farklı üniversitelerinden konuyla ilgili yetkin akademisyenlerin ve uygulayıcıların değerli katkılarıyla somutlaşan bu eser, akademik camianın yanında, uygulayacılar, yerel- bölgesel kalkınma ve Kalkınma Ajansları konusunda lisans ve lisanüstü eğitim gören öğrenciler ve bu alana merak sarmış kişiler için alternatif ve güncel bir başvuru kaynağı olarak hedeflenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123158</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51fd634b-74db-4641-9c35-747e174bd62c.jpg</image:loc>
            <image:title>Küreselleşme ve Dönüşen Kent</image:title>
            <image:caption>Kentler ortaya çıktıkları günden beri, insanlar için alternatif yaşama imkân tanıyan, heterojen insan gruplarının mekânı olarak, bir cazibe odağı olmuşlardır. Kırsal yaşamın sınırlılıklarına karşılık kentsel yaşam, sunmuş olduğu farklı yaşam biçimleriyle, kıra karşı her zaman çekiciliğini korumuştur. Artan nüfusun kendisine yaşam alanı olarak kentleri tercih etmesi ise, buraları kuralsızlığın, düzensizliğin, çevresel yaşam koşulları açısından birçok olumsuzlukların baş gösterdiği, mekânlara dönüştürmüştür. Kent söz konusu olduğu zaman, gerek kent yöneticilerinin uyguladıkları politikalar da, gerekse kentte yaşayan topluluklarda temel beklenti, yaşam kalitesi yüksek mekânlarda yaşamaktır. Kentsel yaşam alanlarında artan nüfus yoğunluğu, çeşitlilik gösteren ihtiyaçlar ve değişen yaşam tarzları göz önüne alındığında, kent yönetimlerinin yeni yaklaşımlar benimsemeleri ve karşılaşılan sorunlara alternatif çözümler bulmaları gerekmektedir. Günümüz koşullarında söz konusu bu alternatifler oluşturulurken izlenecek en doğru yol ise, teknolojiyi odak noktası haline getiren çözüm önerilerini tercih etmekten geçmektedir.
Artan dünya nüfusunun yaşamış olduğu hızlı kentleşme süreci, kent yönetimlerini önemli bir aktör haline getirmekte, yetki ve sorumluluk alanlarının her geçen gün daha da artmasına neden olmaktadır. Bu doğrultuda, kentsel alanlara ilişkin alternatif politika önerileri ve kentsel yönetime ilişkin güncel konular, kitabın temel odak noktalarını oluşturmaktadır. Küreselleşme ve artan nüfusun yol açtığı sorunlar, alternatif kent modelleri, akıllı kentler, eko-tek kentler, kentsel atık sorunu, afetler ve kentler, politika konuları içinde ele alınıp değerlendirilen konu başlıklarıdır. Kentsel yönetişim, farklılıkların yönetimi, 6360 sayılı kanun ve belediye meclisleri üzerinde bir inceleme ile kent ve çocuk ilişkisi ise, kentsel yönetime ilişkin konu başlıkları içinde yer almaktadır. Söz konusu konuların, 9 başlık altında ele alındığı kitapla, literatüre yeni bir eser kazandırılmıştır. Bu noktada emeği geçen hocalarıma ve arkadaşlarıma şükranlarımı sunarım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123159</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36b2e505-3da3-4006-afb6-5c26f18cf09d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kürt Meselesinin Anayasal Boyutu</image:title>
            <image:caption>Türkiye, tarihi bir dönemeç noktasında bulunuyor. Yaklaşık bir asırlık parantezin kapatılıp yeni bir anlayış ve perspektifle yepyeni bir Türkiye&apos;nin inşası için adımların atıldığı bir tarihsel momente tanıklık ediyoruz. İçinde yaşadığımız şu günler, Türkiye&apos;nin, tarihi derinliği olan kronik sorunlarıyla yüzleşmeye başladığı ve bu sorunlara çözüm üretme arayışına sahne olduğu bir döneme işaret ediyor. Bir taraftan Türkiye&apos;nin, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü gibi evrensel değerlerin gerisine düşen anayasal düzeni, diğer taraftan da farklılıkların eşitlik temelinde barış içinde birlikteliğini engelleyen sosyo-politik yapısı, değişimi zorlayan ana dinamikleri oluşturuyor. Her iki düzlemde yaşanan sorunların aşılması çabasında, toplumsal mutabakata dayalı yeni bir anayasanın yapılması hayati önemi haizdir. Politik ve sosyal aktörlerin önemlice bir kısmı, yeni bir anayasa yapımının temel gerekçesi olarak, her iki düzlemde yaşanan sorunların çözümünü gösteriyor. Nitekim, bu sorun alanlarının çözümünü kolaylaştırmak ve önüne açmak amacıyla, 2011 Eylül ayı itibariyle yeni bir anayasanın yapım süreci başlamış bulunuyor.
Türkiye toplumun yeni anayasadan en önemli beklentisi, demokrasinin standardını yükseltmek, Cumhuriyet rejiminin red, inkâr ve asimilasyon politikalarıyla dışlayıp ötekileştirdiği toplum kesimlerini devletle barıştırmak ve onları sisteme entegre etmektir. Yapım süreci devam eden yeni anayasayı &quot;yeni&quot; kılacak en önemli özelliği, genel olarak Türkiye&apos;de yaşanan bütün kimlik/farklılıklar sorununa, özelde ise -can alan ve can yakan bir sorun alanı olması hasebiyle aciliyet arz eden- Kürt meselesini çözüme kavuşturma özelliği olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123160</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26c97be1-61dc-43e8-a401-b73668f24642.jpg</image:loc>
            <image:title>Kürtçü Şiddet Sarmalında Devlet&apos;in ve PKK&apos;nın Stratejik Dönüşümü</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, Türkiye&apos;deki ayrılıkçı PKK terörü şeklinde tezahür eden politik savaşın doğru anlaşılabilmesi ve çözüm arayışlarına katkı sağlanabilmesi için öncelikle yaklaşık 40 yıldır devam eden düşük yoğunluklu çatışma sürecine kuramsal bir çerçeve sunulmaktadır. Bu açıdan PKK tarafından başvurulan Kürtçü politik şiddetin nedenleri, hedef ve yöntemleri, aktörlerin tutumları ve bu soruna karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti&apos;nin ürettiği çözümlerin süreç içindeki ideolojik ve stratejik değişimi sorunsallaştırılmaktadır.
Bu kapsamda yaşanan etno-politik çatışma sorununa dair iki analiz çerçevesi ortaya konulmaktadır: Birincisi, PKK&apos;nın uzun süreli halk savaşı biçiminde uyguladığı devrimci -Kürtçü- şiddet ve Devletin buna verdiği cevap bağlamında düşük yoğunluklu çatışma sürecinde yürütülen topyekûn savaş doktrini; ikincisi, çatışmanın aktörlerinin çatışma sürecinde yaşadıkları ideolojik ve stratejik dönüşümler.
Bu bağlamda küresel-bölgesel gelişmelerle birlikte PKK&apos;nın askeri yönden Türk Devleti tarafından yenilgiye uğratılmış olmasının getirdiği bir zorunluluk olarak bir yandan ayrılıkçı Örgütün ideolojik ve stratejik hedef ve yöntemlerinin değiştiği, diğer yandan Türkiye Devleti&apos;nin sorunu bir &quot;güvenlik sorunu&quot; olarak görmekten vazgeçerek &quot;siyasal bir sorun&quot; olarak kabul ettiği ve bu kapsamda terörle mücadele anlayışından uzaklaşarak &quot;müzakere&quot; yolunu tercih ettiği ileri sürülmektedir.
Ayrıca kitapta Kürtçü şiddetin ortaya çıkışı karşısında Devletin geliştirdiği cevapların Örgütü hangi düzeyde ve yönde etkilediği, örgütün geliştirdiği ideolojik, stratejik ve taktik manevralar karşısında Türk siyasetinin ve güvenlik bürokrasisinin nasıl bir tutum sergilediği açıklandıktan sonra aktörlerin paradigmalarında yaşanan dönüşümler sorgulamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123161</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81fe0a20-2b4e-49e9-802e-096c6e28f5c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Liberal Hoşgörü</image:title>
            <image:caption>Hoşgörü niçin kendisine en çok ihtiyaç duyulan durumlarda bulunamaz?
Bu zorlu ve hayati soruLiberal Hoşgörü’nün çıkış noktasını oluşturuyor.
Elbette kavramın iç gerilimini ele veren bir dizi soru eşliğinde..
Hoşgörünün, bir ihtiyaç olarak, kendisini şiddetle hissettirdiği alanlar hangileridir? 
Bu alanların hoşgörü konusu olmasının sebepleri nelerdir? 
Hem sahi hoşgörü nedir? 
Hoşgörünün ahlaki ve siyasi bir kavram-değer olarak ‘hoş görmek’ anlamına gelmediğinin farkında mıyız?
Bu konudaki genel eksiklik nedeniyle onu farkında olmadan başka kavramlarla mı karıştırıyoruz?  
Sakın bu karıştırma, en çok ihtiyaç duyulduğu anlarda bulunamamasının başlıca sebeplerinden birisi olmasın? 
Bütün bu kritik sorular hoşgörünün kurucu bir değeri olduğu ideolojik örgüye gidilmesini gerektirir. 
Söz konusu ideolojik örgü liberalizmdir. 
Bu ise başka sorular demektir:  
Hoşgörü neden liberal değer örgüsünün kurucu bir değeridir? 
Liberalizmin hoşgörüyle, öteki ideolojik öğretilere göre, niçin daha kesin ve açık bir organik ilişkisi vardır? 
Neden hoşgörünün dünyaya liberal bir perspektiften bakmanın doğal tezahürlerinden biri olduğu düşünülür?
Ve bu görüş, çok büyük ölçüde, niçin doğrudur?
Dr. Melih Yürüşen, otuz yıl önceişte bu ve benzeri soruların mümkün cevaplarını aramaya…  
Bunu yaparken de… 
Modern liberal demokrasilerin temel değerlerinden olan hoşgörüyü, içinde yeşerip geliştiği fikri yapıyla birlikte anlamaya çalıştı..
Orion kitabevi..
‘Liberal Hoşgörüyü Yeniden Düşünmek’ başlıklı ön makale..
Ve dikkatle gözden geçirilmiş ve yeniden düzenlenmiş haliyle..
Liberal Hoşgörü’yü okurlarla buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123162</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8457f6ca-411b-48e5-900b-2fe66c87ed3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Liberalizm, Demokrasi ve Sınırlı Devlet</image:title>
            <image:caption>Liberalizm, Batı&apos;da bireysel özgürlüğün üzerinde ortaçağlar boyunca hüküm süren sosyal, dinsel ve ekonomik baskıların kırılmasında baş rolü oynamış düşünce akımıdır. Liberalizmin bireycilik, özgürlük, özel mülkiyetin dokunulmazlığı, sosyal adalet, hoşgörü ve sınırlı devlet gibi temel kavramları modern dönem Batı dünyasının düşünce ve politika iklimini şekillendirmiştir.
Bu kitapta ele alınan bazı konular satır başlıklarıyla şu şekildedir:
Liberalizmin doğuşu ve gelişimi
Sosyal, siyasal ve ekonomik yönleriyle liberal düşünce
İskoç aydınlanması ve liberal ahlak teorisinin temelleri
Liberalizm ve demokrasi
Liberal düşünce perspektifinden hoşgörü ve barış içinde bir arada yaşama
Liberalizm ve paternalizm
Liberalizm ve adalet
Liberteryanizm
Anarko kapitalizm
Devlet faaliyetlerinin sınırları
Bu kitapta ele alınan bazı konular satır başlıklarıyla şu şekildedir:
Liberalizmin doğuşu ve gelişimi
Sosyal, siyasal ve ekonomik yönleriyle liberal düşünce
İskoç aydınlanması ve liberal ahlak teorisinin temelleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123163</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66f69493-b48a-454a-8658-0c9743752c80.jpg</image:loc>
            <image:title>Lorenz Von Stein (1815-1890)</image:title>
            <image:caption>Yabancı düşünce sistemleri, Türk yönetim düşüncesi üzerinde hemen ilk bakışta seçilecek kadar etkilidir. Bunlar, son iki yüzyıllık sürede, bugünden geriye doğru gidildiğinde İngiliz-Amerikan, Fransız ve Alman olmak üzere üç halkalıdır. Üç halkanın kendileri hakkındaki bilgilerimiz üzüntü verecek kadar kısıtlı ve gerçekten bölük pörçüktür.
Kitap, yönetim olgusunun kuram ve yöntem sorunları üzerine yaşanıp tamamlanmış büyük bir tartışmayı öğrenmemizi ve bu büyük tartışmayı özenle irdelediği için üzerinde düşündüğümüz konularda kendimizi sınamamızı sağlıyor.
Lorenz von Stein, tarihin konusu olmuş değildir. Aksine, 20. yüzyıla doğru Amerikan yönetim düşüncesi için nasıl esin kaynağı olmuşsa, yaşadığımız yüzyılda da bu güce sahip görünmektedir. Stein&apos;ın devletin eylemdeki halini yönetmek olarak belirlemesi kendi başına önemli. Devleti zamanının çoğu hukuk felsefecileri gibi gerçekte değil yalnızca fikirde olan şey olarak görmeyi reddetmesi, devlet olgusunu gerçekliği içinde araştırma daveti de öyle. Devlet incelemelerini siyaset felsefesinin ön-kabullerinden kurtarıp hukukun normlar dünyasına hapsetmeye karşı duruşu, yürüttüğü tartışmalardan çok şey öğrenebileceğimizi gösteriyor.
İlginç olan şu ki, Stein kendi ülkesinde yitiren taraf iken, Atlantik&apos;in öte kıyısında daha sonra devlet başkanı olacak Woodrow Wilson tarafından 1887 yılında adı anılıp görüşleri yüceltilen biri. Prusya&apos;nın kameral bilimleri ve daha sonra Stein&apos;ın görüşleri, Wilson&apos;a göre Amerika için en güçlü kaldıraçtır. Amerika&apos;nın Avrupa hukuk mirasına değil kameralizm ve devlet bilimi mirasına yaslandığı açıktır. Amerika Birleşik Devletleri 1870&apos;lerde başlayan ilerlemeci (progressive) felsefe ve reformcu hareket önderliğinde bilimsel yönetim ve örgütlenme çağına böylece giriş yapmıştır. Avrupa&apos;nın ise bu mirası reddedip &apos;hukuk&apos; etiketli yola girdiği zaman, dünya hegemonyası iddiasını Amerika lehine terk ettiği tarihsel bir gerçektir.
Türkçe alanyazında Stein&apos;ı çok az sayıdaki metinde anılıp geçilen bir yazar adı olarak görebildik. Stein&apos;ın hiçbir yazısı Türkçeye çevrilmemiştir; üzerine yapılmış herhangi bir değerlendirme de yoktur. Bu kitapla Almanca okuma becerisine sahip olmayan uzmanlara ve devlet üzerine düşünmeye meraklı olanlara geniş görüş açılı yeni bir pencere açılmış bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123164</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63d16c7e-0764-4b98-88ae-2b2ddd85c5f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Luigi Einaudi The Liberal Father of Europe</image:title>
            <image:caption>He presently holds the Jean Monnet ad personam Chair of Economics of the European integration at Yildirim Beyazit University, Ankara. He obtained the Jean Monnet Chair in 1997 at Brescia University
He has taught at Keio University (Tokyo) Bocconi University (Milan), Cagliari University, Piura University (Peru), Brescia University (Italy), Lima University, in the Chia-EEC Management Programme (Peking) at the University of the South Cone of America (Asuncion, Paraguay), at the Universidad Nacional de Rosario (Argentina) at Marmara University of Istanbul and at Selçuk University of Konya (Turkey) at West Timisoara University Babes Bolyai University of Cluj
-Napoca and Oradae University (Rumania).
He studies economics of international integration, applied both to the European and Latin American case. He is author of books and Mercosur integration.
Corcerning the European case he is author of articles on the problem of the external relationships, particulary with Latin American and Asia, on the economic and monetary union, fiscal policies and trade policy. Concernin Turkey he is author of articles and studies on the Turkish economy, its process of accession to the European Union and on the state of European Studies in Turkish Universities.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123165</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21532723-68e7-472a-a787-f90afc624807.jpg</image:loc>
            <image:title>Makro İktisat Çalışma Kitabı</image:title>
            <image:caption>İktisat yazını diğer bilim alanlarından daha çok daha hızlı gelişmekte nerdeyse her gün ekonomiyi değerlendirmek için yeni birtakım yaklaşımlar geliştirmektedir. &quot;Yeni&quot; her zaman &quot;en iyi&quot; demek değildir elbette , ancak sürekli&quot;eskiye&quot; takılıp kalmak &quot;eskiyi&quot; okumak öğrenmek ve öğretmek bunu defalarca yinelemek de geçerli bir yöntem olması gerektirir. Bu kitap kaleme alınırken temel kaygıda bu olmuştur. Ekonomi yazınındaki en son gelişmelerin ışığında makro iktisat bilimini yeniden değerlendirmek gerekmiştir. Bu olgulardan hareketle yazılan bu kitabın amacı makro iktisadın temel konularını yeniden ele almak ve sınavlardaki &quot;Yeni Tarz Konuları Soruları&quot; ile öğretmektedir. Kitaptaki konuların kapsamı ve düzeyi belirlenirken üç temel düşünceden hareket edilmiştir. Birincisi, temel basit ve kullanılabilir bir iktisat yazınına yer verilmesi gerektiğidir. İkincisi geleneksel yaklaşımlara oranla günümüz çağdaş iktisadının gerçek dünya olaylarını çözümlemede daha yararlı ve daha ilgi çekici olduğu gerçeğidir. Nihayet makro iktisada ait konular bir araya getirilirken yönetsel karar verme bakış açısını da yansıtması zorunluluğudur. Bu son durum kurum sınavları için çok önem arzetmektedir. Artık kurum sınavlarında güncel gelişmelerin ışığındaki konular uygulamalar ile ilgili sorular daha sık görülmektedir. Eserde temel konular ile birlikte son dönem çıkmış soruların çözümleri ve sınavlarda çıkma olasılığı yüksek sorunlara yer  verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123166</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/749a033d-2e60-4fcf-b305-4baed2e11336.jpg</image:loc>
            <image:title>Manevi İhtiyaçlar ve Mutluluk Ekonomisi</image:title>
            <image:caption>Küresel düzeyde mutluğun dağılımı ve gelişimi konusunda yapılan araştırmalar ve istatistiki bulgular, iktisat biliminin manevi ihtiyaçlar konusuna daha fazla eğilmesi gereğini ima etmektedir. Ancak bunun yeterince, hatta minimum ölçüde yapıldığını söylemek mümkün değildir. Bu kitap, bu alandaki boşluğu ve potansiyeli ortaya koyabildiği ve yeni araştırma pistleri açabildiği ölçüde amacına ulaşmış olacaktır.
Mevcut mutluluk kuramlarını dört başlık altında toplamak mümkün görünmektedir. Bunlar: Bahşedilen mutluluk kuramları, durağan veya sabit mutluluk kuramları, iyi hayat standardı ile mukayeseye dayanan mutluluk kuramları, ihtiyaçların tatminine göre değişen mutluluk kuramlarıdır. Bu kuramların ortak noktası, mutluluğun istenilir bir durum olduğu ve ayrıca maddi ve manevi ihtiyaçların karşılanması ile ilişkili olduğudur. Bu kuramlar içinde sadece sonuncusu, yani ihtiyaçların tatminine dayalı mutluluk kuramları iktisadi yaklaşım ile uyumludur. Ancak burada maddi ihtiyaçlar yanında manevi ihtiyaçların da göz önüne alınması gerekmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123167</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d6c57e3-4971-4001-801e-9b90bab64e78.jpg</image:loc>
            <image:title>Menekşe Renkli Deniz</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Gökhan Koçer, 1966&apos;da Ankara&apos;da doğdu. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü&apos;nden 1987&apos;de lisans, 1989&apos;da yüksek lisans ve 1994&apos;de doktora derecelerini aldı. 2004&apos;de Uluslararası İlişkiler bilim dalında doçent oldu. Gökhan Koçer, halen, 2010&apos;da Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı&apos;nda profesörlüğe atandığı Karadeniz Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü&apos;nde görev yapmaktadır.
On beşinci ve on sekizinci yüzyıllar arasında, en az üç yüzyıl boyunca kesintisiz biçimde &quot;Türk Gölü&quot; olarak adlandırılan Karadeniz, sonrasında Türkler ile Ruslar arasında egemenlik mücadelesine sahne olmuştur. Soğuk savaş boyunca mutedil dalgalı olan Karadeniz&apos;in sükuneti, Soğuk savaş sonrasında ise, eskiye oranla bozulmuştur.
Bugün, bölgesel aktörlerin dışında, Uluslar arası ve küresel aktörlerin ilgi alanında olan Karadeniz, artık Uluslar arası güvenlik gündeminin önemli maddelerinden biridir.
Bununla birlikte, Karadeniz bir &quot;barış denizi&quot; olarak, dünyanın görece en güvenli coğrafyalarından da biridir. Bunda ise, Türkiye&apos;nin inisiyatifiyle gerçekleştirilen KEİÖ, BLACKSEAFOR ve KUH gibi bölgesel yapılanmaların da büyük etkisi vardır.
Karadeniz&apos;in güvenliği, yalnızca Karadeniz&apos;in güvenliği deildir: Kafkasya&apos;dan Balkanlar&apos;a, Baltık&apos;dan Ortadoğu&apos;ya kadar uzanan geniş bir coğrafyanın güvenliğini ifade etmektedir. Hatta Karadeni, artık bir AB ve NATO denizi olarak, transatlantik aktörlerin de ilgi alanındadır.
Karadeniz, bugün Türkiye&apos;nin ulusal güvenlik ve dış politikasında geçmişten daha önemli yer tutmakla birlikte, çok boyutlu, uzun dönemli ve tutarlı bir Karadeniz politikasının varlığından söz etmek, mümkün değildir. Dahası Türkiye, değil Karadeniz Bölgesi&apos;ni, kendi Karadenizi&apos;ni bile yeterince tanımamaktadır. Özellikle son yıllarda, yoğun bir biçimde Ortadoğu&apos;ya odaklanan ve Karadeniz&apos;i ihmal eden Türkiye&apos;nin &quot;küresel güç&quot; olma iddiası ise, Karadeniz gibi bir &quot;bölgesel ölçek&quot; sınavını başaramadıkça gerçekleşemeyecektir.
Bu çalışma, konuya ilişkin birçok çalışmanın aksine, Karadeniz&apos;e Türkiye penceresinden, Türkiye odaklı bakmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123168</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ff613c9-9030-45ce-8d3a-85ab7620f11d.jpg</image:loc>
            <image:title>Meşru Devletin İnşası</image:title>
            <image:caption>Klasik toplum sözleşmesi kuramları, 1688&apos;de İngiltere&apos;de &quot;İngiliz Devrimi&quot;, 1789&apos;da Fransa&apos;da &quot;Fransız Devrimi&quot; ile sonuçlanan 17 ve 18. yüzyıl Avrupası&apos;ndaki siyasal sorunların, iktidar mücadelelerinin, uzun süren yıkıcı iç savaş ve çatışmaların, hükümdarların yönettikleri halka çeşitli gerekçelerle uyguladığı baskı ve şiddet uygulamalarının yaygınlaştığı bir ortamda, Thomas Hobbes, John Locke ve Jean Jacques Rousseau tarafından ortaya atılmış olan, özü itibariyle de &quot;meşru&quot; devleti açıklamayı amaçlayan kuramlardır.
&quot;Modern&quot; siyasal düşüncenin bir parçası olmaları sebebiyle meşruiyetin kaynağı olarak insan aklını gören ve &quot;meşru&quot; devletin ancak insan aklının bir ürünü olarak yapılan &quot;toplum sözleşmesi&quot; ile ortaya çıkabileceğini öne süren bu kuramlar, devletin ortaya çıkışını tarihsel bir süreç içinde anlatıyor görünseler de, örneğin, Oppenheimer&apos;ın kuramı gibi devletin nasıl ortaya çıktığını açıklamaya çalışan &quot;tarihsel&quot; değil, devletin &quot;meşru&quot; bir otorite olarak kabul edilmesi için hangi süreç ve aşamalardan geçmesi gerektiğini veya geçmiş olabileceğini ileri süren &quot;kurgusal&quot; kuramlardır.
Günümüzdeki siyasal tartışmalarda özellikle anayasalarla ilgili meşruiyet tartışmalarının yoğunlaştığı dönemlerde toplum sözleşmesi kuramlarının daha sık hatırlandığı ve bu kuramlara daha çok müracaat edildiği göz önüne alınırsa toplum sözleşmesi kavramının ve kuramlarının önemini ve canlılığını her zaman koruyacağını ileri sürmek, abartı olmayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123169</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36114b4c-dd1d-483f-9ea7-dc9bd3feac96.jpg</image:loc>
            <image:title>Metaekolojik Güvenlik</image:title>
            <image:caption>Metaekoloji, ekolojik varlıkların ait oldukları bütünden soyutlanarak bir piyasa unsuru haline getirilmesi, yaşamı destekleyen bir sistemin öğeleri olarak değil, birikimin kaynağı olarak sermaye birikim sürecinde yüklendiği işlevsellik oranında değer alması anlamına gelir. Bu yaklaşım ekolojik sisteme ve ekolojik varlıklara materyalist ve kapitalist bir yaklaşımdır.
Metaekolojik güvenlik ise çevre sorunlarını bir kaynak sorununa indirgeyerek çözüm arayan güvenlik yaklaşımıdır. Metaekolojik güvenliğin amacı ekonomiyi besleyen kaynaklara ulaşımın önündeki engelleri kaldırmak ve kaynak akışının sürekliliğini temin etmektir. Bu bağlamda askeri güç ve diplomasi metaekolojik güvenliğin en önemli araçlarıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123170</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a84a46fd-8709-4d4f-b0cd-06e46c498adc.jpg</image:loc>
            <image:title>Mikro İktisat Çalışma Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bu eserde temel mikro iktisat konuları çıkmış sorularla bir arada ele alınmıştır. İktisat Serisinin ilki olan bu kitapda sınavlarda çıkmış sorular, özgün sorular ve çözümleri bulunmaktadır.
Bu kapsamda; KPSS, Sayıştay, Mali Hizmetler Uzman yardımcılığı, Ziraat Bankası Teftiş Kurulu ve Kamu İhale Kurumu, Kaymakamlık, İç denetçilik, gibi sınavlarla ilgili mikro iktisat sorularının çözümlerine, bu konuların hemen arkasında yer verilmiştir. Daha sonrada bölüm ile ilgili pekiştirme sağlamak amacıyla test soruları eklenmiştir. Dolayısı ile okuyucu hangi bölümlerde zorlanıyorsa o bölüm konularını ve sorularını tercih ederek daha çok çalışma olanağı bulup eksiklikleri giderecektir.
Bu eserin okuyucusu, bir yandan mikro iktisada ilişkin çıkmış soruların ağırlıklı olarak hangi konulardan geldiğini tespit edebilecek, bir yandan da mikro iktisat dersinin en temel konularını incelemiş olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123171</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1472470c-4fd5-4b6a-8c7d-dcbfe8142a39.jpg</image:loc>
            <image:title>Milat Öncesi İlk Çağ Filozofları</image:title>
            <image:caption>Öyle bir çağ ki; bir yanda Milet okulundan koltuğunda kitaplarıyla çıkan Thales&apos;i Anaksimander ve Anaksimenes&apos;le doğayı konuşurken duyar; hava, su, toprak ve ateşi bir başka görürsünüz. Bir yanda Pythagoras ve karısı Krotonlu Theano&apos;yu Homeros&apos;u okurken; bir yanda, yaşlı Kolofonlu Ksenofanes&apos;i şehir şehir savrulup şüpheci yaklaşımıyla tahminlerini savunurken görürsünüz. Biraz uzaklara baktığınızda Gotama Buddha&apos;yı Ganj vadisinde insanlık için şifaya giden yolları araştırırken; Çin&apos;in ilk büyük öğretmeni Konfüçyüs&apos;ü Bambu üstüne Analektler&apos;ini yazarken bulursunuz. Saklanmayı seven doğasında &quot;karanlık filozof&quot; Efesli Heraklitus&apos;u; Kutsalın efsanevi yollarında Güneş Tanrısının kızlarını ölümsüzleştiren Elealı Parmenides&apos;i; evrensel akılla dünyayı düzenleyen Sofist Anaksagoras&apos;ı görmeden geçemezsiniz. Hamallık yapanına rastlarsınız Protagoras gibi; Şifacısına rastlarsınız efsane Hippocrates gibi... Dostluğun, sevginin asil sesini duyarsanız Mo-Zi geçmiştir yanınızdan. Kadın ihtişamını tarihin karanlığında gömülü bırakmayan bilge Aspasia&apos;yı Atina yollarında sevgilisi Perikles&apos;in kolunda görürsünüz. Baldıran zehrini şerbet belleyeni; insanın tuhaf haline ağlayanı, güleni; gündüz vakti sokakta fenerle insan arayanı görürsünüz. Bilginin erdem olduğunu fısıldar Megaralı Öklid; gölgelerin oyununu izletmek için mağarasına götürür Atinalı Platon. Güzelliği, belirsizliği, hazzı, şüpheyi, aklı, siyaseti, hukuku, ruhu, Tanrı&apos;yı anlatanlar; matematiğin, fiziğin, mantığın, tıp ve daha nice bilimlerin temelini atanları görürsünüz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123172</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecb7c99b-1cb8-4bd3-ba6d-800c32c7df9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Modernleşme Krizi</image:title>
            <image:caption>Günümüzde de yüz yüze geldiğimiz ulus-devlet tartışması, Kürt sorunu, otoriter devlet geleneği, insan hakları ve demokratikleşme sorunu, Ab&apos;ye katılım süreci, YÖK, asker-sivil ilişkileri, eğitim alanlarındaki problemler, kamusal alan tartışmaları, siyasal partilerle halk ilişkileri, aydın dorunsalo, düşünce ve ifade özgürlüğü, siyasal katılım ve bütünleşme gibi krizlerin kökeninde de temel sorun olarak Türk modernleşme geleneğinin ideoloji ve ütopya arasında kalmışlığı vardır. Bir yanda devletin toplumu düzenleme gereksinmi gereği bir ideoloji olarak Kemalizm, diğer yanda topluma bunu kabullendirme/meruiyet gereği bir ütopya olarak Modernleşme. Özellikle demokratikleşme alanında Türk modernleşmesi, bu ikircikli yapı içerisinde toplumu düzenlemek ve kontrol etmek ideolojisi ile bireysel özgürleşim anlamında modernleşme ütopyası arasında ciddi krizler yaşamaktadır. Bu durum &quot;ideoloji&quot;nin &quot;ütopya&quot;yı yok etmesidir. Türk modernleşmesindeki bu ideolojik düzen kurgusu toplumu ve siyasayı kendi gerçekliğine kapatıeken devleti de modernleşmenin demokratik ve özgürlükçü yönüne yönelme açısından evrensel dünyaya ve evrensel değer ve ilkelere kapatmaktadır. Türk modernleşmesi, modenleşmenin en önemli boyutu olan, &quot;evrensellik&quot; ilkesini ret üzerine kurulu devrimci modernleşme geleneği içerisinde evrensel değerler (ütopya) karşısında içine büzülerek (ideoloji) bireyi topluma, toplumu devlete, devleti ed evrenselliğe kapatmaktadır. Bu süreç içerisinde sadece topluma yabancılaşmış birey veya devlete yabancılaşmış toplum değil, aynı zamanda evrensel dünyaya yabancılaşmış bir devlet ortaya çıkmaktadır. Bu eserde yazar, öncelikle batı modernleşme süreci olmak üzeri, modernleşmeyi krize dönüştüren ideolojik unsurları ve başta resmi ideoloji olmak üzere Türk modernleşme sürecindeki kriz alanlarını tartışmaya açmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123173</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30179bf7-f5a4-45bb-ba82-32c61e88fb00.jpg</image:loc>
            <image:title>Modernlik Kehanetleri</image:title>
            <image:caption>Kitabın kapağında yukarıda yer alan tablo, &quot;mekanik evren&quot; anlayışının öncesinde evreni meleklerin döndürdüğünü temek almış kozmolojinin sureti iken, diğerinde-Benjamin gibi yorumlarsak cennetten esen bir fırtınanın mütemadiyen geleceğe doğru sürüklediği ve ilerledikçe önündeki yıkıntıları göğe doğru yükselttiği &quot;tarih meleği&quot; tasvir edilmektedir; aynı imgeden devam ettiğimizde film sahnesinde üretim çarkında ayakta kalmaya çalışan bir meleksilikle karşılaşmaktayız. Bu imgeleri kuşatan olumsuzlukların genel adı &quot;modernlik&quot; tir.Modern kozmoloji ilerleme ve yabancılaşma portrelerinin günümüzde iyice silikleştiği modernlik yorumcularının ittifak ettiği bir görüş haline geldi. Oysa, bunları bir başka açıdan ortaya koyan öncü düşünürlerin öngörüleri yanlışlanmış mıdır? (Kötü bir Poppercı terim). Mesela, Marx ve Engels, Komünist, Manifesto&apos;da modern-kapitalist toplumun &quot;katı olan her şeyin buharlaştığı&quot; büyük bir dönüşüm olarak eleştirel bir portresini ortaya koymuşlardı, Simmel, Paranın Felsefesi&apos;nde (modern toplumda ilişkileri daha fazla etkileyen, bir güç konumuna ulaşan) paranın her şeyi bir &quot;formsuzluğa&quot;, &quot;renksizliğe&quot;, &quot;nicel olgulara&quot; indirgediğini, ruhun bireyselliğin ve yaratıcılığın &quot;hakiki düşmanı&quot; olduğunu iddia etmişti, Weber Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu&apos;nda kapitalizmin ruhu olarak araçsal rasyonelliğin &quot;dünyanın büyüsünün bozulması&quot;na yol açtığını ileri sürmüştü, araçsal rasyonelliğin ruhsuzluğu çevremizi aynı dönemde Charlie Chaplin&apos;in Modern Times&apos;ında temsil edildiği gibi- mekanik bir evrene dönüştürmüştü. Bu üç klasik modern toplum yorumu geçerliliklerini yitirdi mi? Söz konusu ruh, modernliğe hayat veren &quot;kapitalist ruh&quot; ölmüş müdür? Pek öyle görünmüyor. Bunlar modernliğin kehanetleri olarak hayalet varlıklarını sürdürmeye devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123174</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42341ead-1ce5-402c-a4c9-556d42ba8404.jpg</image:loc>
            <image:title>Multidimensional Relationships Between Economical Variables</image:title>
            <image:caption>From a puzzle and logical perspective, we do try to construct general ideas, interesting findings and solutions on the relationships between macroeconomical variables. 
In this book we have original findings about the geometry and the logic of the curves as one can easily get this in our book. 
Rather than lust deriving formulas, we look back on the logical story of the derivation and we decompose the formulas which we derived and try to give readers an insight to analyze a formula and to see what different parts of a formula represent. 
Rather than sticking to memorization, laws, strict theories, ext. we should learn, teach and speak the language of puzzles, logic and geometry.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123175</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69be3d85-36af-4272-982e-ce09bd339336.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Özgürlük</image:title>
            <image:caption>&quot;Çocuklarınızı ve kendinizi başkalarının özgürlükleri konusunda eğitiniz. Ancak bu şekilde, kendi özgürlüğünüz, kaderin rastgele verilmiş, bonkör bir hediyesi olmaktan çıkacaktır. Ve ancak bu şekilde özgür olmanın gerçek değerini anlayıp, onun için mücadele edecek cesareti kendinizde bulacaksınız.&quot;- Joaquim NabucoÖzgürlük nedir ve neden vazgeçilmez bir değerdir ?Başkaları da neden en az bizim kadar özgür olmak zorundadır ?Kendimiz için istemediğimiz şeyleri başkaları için de istememe hakkına sahip miyiz ?Zor ve şiddete başvurulmayan bir toplumsal inşaa süreci mümkün müdür ?Elinizdeki bu kitap sizin için bir kavramlar sözlüğü olmakla yetinmeyipi hem sizlere alternetif bir siyasal düşünce perspektifi sunacaktır hem de liberal düşünürler ve değerlerle tanışmanıza vesile olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123176</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27ad4e21-0965-4840-8782-c9ee9c8fe31e.jpg</image:loc>
            <image:title>Nörofinans</image:title>
            <image:caption>&quot;Küresel Para Savaşları&quot;, 2008 Wall Street merkezli küresel mali krizin küresel ekonomiyi getirdiği noktayı en iyi anlatan tanım. Amerikan ordusu Mart 2009&apos;dan itibaren 60 ekonomi ve finans uzmanının rehberliğinde küresel finans savaşı tatbikatı yapıyor. Gelecek 20 yılda önce kur savaşları, ticaret savaşları ve topyekün, küresel bir finans savaşı ile birlikte konvansiyonel silahların kullanıldığı bir savaş ihtimali hayli yüksek.Vahiy dinleri, mitolojik dinler ve seküler dinlerin inananları ütopik Yeni Dünya Düzeni projesi için para oyunlarıyla dönüştürülmeye çalışılıyor. Bilime dayandıkları iddiasındaki komünizm ve Nazizm ile başarılamayan, &quot;dünyanın tek bir yönetim biçimi ve ekonomik düzende evrensel demokrasi ya da küresel serbest piyasa birleşeceğini öne süren -soldan sağa evrilen- yeni muhafazakar teoriler ile varlığını sürdürüyor.&quot; John Gray&apos;in dediği gibi; &quot;İnsanlığın yeni bir çağın eşiğinde olduğu yolundaki bu inanç, her ne kadar sosyal bilimler kisvesi altında sunulduysa da, basbayağı çok eski çağlara dayanan apokaliptik inançların en son biçimidir.&quot; Açıkçası &quot;finansal Armagedon&quot; ile post-apokaliptik bir cennet vaadediliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123177</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a20c1ca1-0e9a-4347-ad50-2eea73eef826.jpg</image:loc>
            <image:title>Optisyenin Atölye Becerileri</image:title>
            <image:caption>Optisyenlik müesseselerinden çerçeve ve cam üreticilerine, malzeme tedarikçilerinden cihaz teknik servislerine kadar uzanan geniş bir hizmet ağına sahip olan optik sektörü, dünya üzerinde milyonlarca insanın yaşam kalitesini yükseltmek için büyük uğraşlar vermektedir.Global düşünüldüğünde; dünya üzerinde ortalama iki milyon insanın presbiyopi kusurundan muzdarip olduğu, milyonlarca insanın hayatlarında bir kez dahi göz muayenesine gitmediği veya gidemediği, mevcut refraksiyon kusurunun farkında olmadığı için bir ömür yaşam kalitesi düşük seviyelerde yaşayan milyonlarca insanın olduğu gerçeği optisyenlerin ne derece büyük bir toplumsal sorumluluğa sahip olduğunu açıkça göstermektedir. Tüm mesleklerde olduğu gibi optisyenlik mesleğinin de bir dizi etik kuralları mevcuttur. Bu etik kuralların başında ticari kaygılardan ziyade optisyenliğin sağlık sektörünün bir parçası olması bilincinde olmak vardır.Bu kitabın içeriğinde optisyenlerce bilinmesi elzem olan bilgiler yer almaktadır.Bu kitap yedi bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde temel bilgiler, ikinci bölümde gözlük mercekleri, üçüncü bölümde kontakt lensler, dördüncü bölümde optisyenlik atölyesinde kullanılan temel araç ve gereçler, beşinci bölümde çerçeveler, altıncı bölümde gözlük montaj teknikleri ve yedinci bölümde optisyenlik hakkında kanun ve yönetmelikler bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123178</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eabb3360-46b9-450d-9839-5c25746e9cfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortadoğu Satrancında Yeni Oyun: Sünni-Şii Çatışması</image:title>
            <image:caption>Bilinmesi gereken husus, önümüzdeki yakın gelecekte bir taraftan Suudi Arabistan ve İran, diğer taraftan da Batı yönetimlerinin bölgeye yönelik mutasavver ihtilafları körükleyecek girişimlerin artacağı ve Batı-İsrail müdahalesi olmadan bölgeyi derinden olumsuz olarak etkileyecek Müslüman-Müslüman çekişmelerinin yaşanmasına şahit olunacağıdır.Gerek Batının Soğuk Savaş sonrasında bölgeye yönelik takındığı tavır ve gerekse bölgede yaşanan hızlı gelişmeler, Ortadoğu&apos;nun yeni haritasının, bölgedeki ırk, din ve mezhep faktörlerinin göz önünde bulundurularak demografik gerçeklere göre yeniden çizileceği...Günümüzde gündeme oturan Şii hareketliliği sadece geçmiş tarihte yaşanan Şii-Sünni çekişmesini geri getirecek dini ihtilaftan kaynaklanmamakta olup aksine çekişme günümüz şartlarındaki gelir dağılımı, baskı, ötekileştirme, demokratik ve siyasi bazı haklarla ilgilidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123179</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15c35f57-289b-47d4-a8cf-7ec5a8ff8186.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortadoğu&apos;da Devlet Dışı Aktörler ve Arap Baharı</image:title>
            <image:caption>Arap Baharı süreci sonrasında Ortadoğu uluslararası ilişkilerinde daha fazla etkisi görülen ve dolayısı ile ilgili literatürde de yerini yoğun şekilde almaya başlayan devlet dışı aktörlerin alternatif temsil, otonomi ve iç-dış politika yönelimi süreçleri ile devletlerin tek ve tartışmasız aktörlük durumuna meydan okuduğu açıktır. Ortadoğu bölgesinde yaşanan devlet çözülmeleri ve iç savaşlar neticesinde son dönemde yoğun şekilde gündeme gelmesine rağmen devlet dışı aktörler sömürgeci tasavvurun etkisi ile gelişen &quot;modern&quot; Ortadoğu sosyo-politik gelişmelerinde uzun dönemdir varlığını ve etkisini sürdürmektedir. Dolayısıyla her ne kadar egemen-modern devletler bölge politikalarında halen hakim rolünü korusa da, devlet-dışı aktörlerin güçlü meydan okumaları ile karşılaşmaktadır. Bu temel varsayım çerçevesinde yapılanan elinizdeki çalışma, tarihsel-sosyal süreçleri göz önüne alarak &quot;modern&quot; Ortadoğu uluslararası ilişkilerini şekillendiren ve devletlerin tek-baskın aktör olma durumuna meydan okuma kapasitesine sahip olan devlet dışı aktörlerden öne çıkan Müslüman Kardeşler (İhvan), Hizbullah ve Hamas oluşumlarına odaklanmaktadır. Çalışmada, ele alınan oluşumların zaman içerisinde çok-katmanlı dönüşümlere paralel olarak eylemlerini, stratejilerini ve söylemlerini değiştirdiği vurgulanmaktadır. Bu dönüşümlerin neticesinde son dönemde Ortadoğu uluslararası ilişkilerinin devlet dışı boyutunda da dini referanslara yer veren oluşumların ön planda olduğu belirtilmekte ve bu temel argüman örnek olaylar üzerinden anlamlandırılmaktadır. Bu bağlamda, elinizdeki çalışma &quot;modern&quot; Ortadoğu uluslararası ilişkilerinde devletlerin yanı sıra devlet dışı aktörlerin varlığını gündeme getiren literatüre tarihsel-sosyal perspektiften katkı sunmayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123180</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25e20e8f-e31b-452d-bc7a-8712918618cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlıda Çevre Düşüncesi</image:title>
            <image:caption>Günümüzdeki anlamda çevrenin korunması ve geliştirilmesi olgusu yaklaşık kırk/elli yıllıkbir geçmişe sahip olmakla birlikte, geniş anlamda çevrenin korunması düşüncesini daha eskilere götürmek mümkündür. Bu açıdan bakıldığında Osmanlı&apos;da da çevre düşüncesinden söz edilebilir. Ancak çevrenin korunmasının ve çevreye düşüncesinden söz edilebilir. Ancak çevrenin korunmasının ve çevreye verilen önemin derecesi araştırılmaya muhtaçtır ki elinizdeki çalışma da bunu,insanmerkezcilik ve çevremerkezcilik temelinde yapmaya çalışmaktadır. Bunu yaparken, yapılan analizlerde toptancı bir yaklaşımdan uzak durularak, ne Osmanlı baştan &quot;çevreciliğin babası&quot; kabul edilmekte, ne de &quot;çevre katliamcısı&quot; ilan edilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123181</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32ba9426-a443-4d74-97e1-fd77fd802b65.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Amaçlı Metropoliten Kuruluşlar</image:title>
            <image:caption>Ozel Amaçlı Metropoliten Kuruluşlar, hızla büyüyen kentlerde bölunemeyecek makro nitelikte olan mahalli müşterek hizmetleri sunmak üzere oluşturulan yöne-tim yapıları olarak yerel yonetim birimleri arasında yerlerini almıştır. Türkiye özelin de tarihi oldukça eskiye uzanan bu kuruluşlar günümüzde buyükşehirlerde kurulan su ve kanalizasyon idareleri ile İstanbul, Ankara ve Izmir&apos;de ulaşım alanında faaliyet gösteren genel mudurlukler şeklinde varlıklarını sürdürmektedir. Türkiye&apos;de söz konusu yönetim modelleri sui generis bir nitelik taşımakta olup, yargı kararlarına göre mustakıl/bağımsiz genel müdürlük huviyetındedirler. Ancak mevzuatta tek bır adla anılmayan bu kuruluşlar &quot;bağlı idareler, &quot;bağlı kuruluşlar&quot;, &apos;büyükşehir bağlı kuruluşu&quot; &quot;mahalli ıdarelere bağlı genel mudurlukler, &quot;büyükşehir belediyelerine bağlı genel müdürlük&quot; gibi çeşitli şekillerde adlandırılmaktadır. Zaman içinde bu kuruluşların tabi oldukları özel mevzuatlarında değişikliğe gidilmemiş olsa da genel mevzuat kapsamında gerçekleştirilen reformlardan etkilenen söz konusu ya-pıların yaşanan paradigma değişimlerinden de oldukça etkilendıkleri görülmekte-dir. Türkiye&apos;nin Idari Teşkilatı içerisindeki konumları yeterince irdelenmemiş olan ISKI Modeli ile IETT-EGO-ESHOT Genel Müdürlüklerinin bu çalışma kapsamında derin-lemesine bir şekilde incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma genel olarak; kent, kentleşme ve bu dünuşumun beraberinde getirdiği metropoliten kent yönetimleri ile özel amaçlı metropoliten kuruluşların ortaya çıkışına ve dünyadaki orneklerine de-ğindikten sonra Türkiye&apos;deki İnel amaçlı metropoliten kuruluşların teşkilat yapısı-na, görev, yetki ve sorumluluklarına, mali yapıları ile personel rejımlerine dair değerlendirmelere yer vermektedir. Ayrıca anılan idarelerin denetimine ve büyükşehir belediyeleri ile olan munasebetlerıne, bu kuruluşların idari teşkilat içerisindeki ko-numuna da değinmektedir. Yerelleşme eğitimleri ile beraber metropoliten yönetim modellerinin artan önemine de yer veren bu çalışma anılan kuruluşların gele dair çeşitli saptamalarda ve önerilerde de bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123182</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/126a7e1f-da5e-422a-a2a4-ca8720ae7f0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürlük ve Güvenlik Hakkı</image:title>
            <image:caption>Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde yer alan özgürlük ve güvenlik hakkı, gözaltı, tutuklama, adli kontrol vb. birçok güvenlik tedbirini ve bu tedbirlerin uygulanmasını kapsayan son derece önelmi bir haktır. Özgürlük ve güvenlik hakkının, bireyi anayasa hukuku ve insan hakları hukukunun süjesi durumuna getiren bireysel başvuru uygulaması çerçevesinde yeniden ele alınmasının taşıdığı önem yadsınamaz bir gerçektir. Kitapta, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesinin özgürlük ve güvenlik hakkı ile ilgili içtihatları ve uygulamaları karşılaştırmalı ve belirli bir sistematik çerçevesinde son derece detaylı olarak analiz edilmiştir. Alanında ilk olan bu çalışma, mzgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiği iddialarını içeren bireysel başvuruların esasının incelenmesinde, bireylere, teorisyenlere ve uygulamacılara belirli bir sistematik bağlamında bilimsel bir malzeme ve önemli bir başlangıç noktası sunmaktadır. Bu yönleriyle elinizdeki bu çalışma, alanında önemli bir boşluğu doldurma amacına hizmet etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123183</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61fd3cf9-274c-49e2-8887-3522d4bf9e7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Para-Banka ve Finans</image:title>
            <image:caption>Değerli okuyucular, elinizdeki kitap çok zahmetli ve değerli bir çalışmanın ürünü olarak gün yüzüne çıkmıştır. Kuşkusuz, Türkçe literatürde para, para-banka, para-banka ve finans üzerine klasik ders kitabı metodu ile hazırlanmış birçok kitap bulunmaktadır. Bizim çalışmamızın özelliği, alanında önde gelen değerli akademisyen yazarların bu çalışmada bir araya gelmiş olmasıdır. Böylece eserimizin her bölümü yüksek motivasyon ve enerji ile yazılmış bulunmaktadır.
Kitabın ana temasını içeren para, merkez bankacılığı ve finans konuları oldukça dinamik bir yapı arz etmektedir. Konuyu ele alırken, hem temel kavramsal ve teorik çatıyı, hem de uygulamada ve değişen küresel şartlar içinde oluşan politikaları okuyucuya aktarmayı hedefledik. Bu nedenle kitabı inceleyenler, temel kavramlar ve teorilerin yanı sıra güncel tartışmalar ve politika önerileri ile de karşılaşacaklardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123184</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7aa13b9c-9156-4870-9d66-14f6a5105c8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Parti Üyelerinin Siyasal Katılımı</image:title>
            <image:caption>Siyasi partilerin tu?zu?klerinin, partinin iç işleyişinin, teşkilat yapısının, siyasi katılım u?zerinde önemli roller oynadığı du?şu?nu?lmektedir. Bu durum parti yönetiminin oluşumu, görevden almalar ve aday belirlemede çok açık bir biçimde ortaya çıkmaktadır. Parti tu?zu?ğu? parti u?st yönetimlerinin yönetimlerini devam ettirmelerine imkân vermekte bu da u?yelerin siyasi katılımını sınırlandırmakta ve etkisizleştirmektedir. Tu?zu?k, parti u?st yönetimlerine parti içi demokrasi anlayışına da ters olarak birimleri kolaylıkla görevden almalarına imkân tanımaktadır. Kongre su?reçleri sağlıklı işlememekte delegelik sistemi u?yelerin hakkaniyetli temsiline engel olmaktadır.Parti içi demokrasinin Tu?rkiye&apos;nin en bu?yu?k iki partisinde de önemli bir sorun olduğu du?şu?nu?lmektedir. Partilerin görevleri arasında ikisi ön plâna çıkmaktadır: Bunlardan birisi iktidara gelebilmek için insanları bir teşkilat çatısı altında toplamak, diğeri ise iktidara gelmektir. Partiler, u?yeler vasıtasıyla kişileri siyasi etkinliklere dahil etmek suretiyle siyasi katılımda bulunmalarını sağlayarak demokrasinin gelişmesine katkıda bulunmaktadırlar. Kendi iç yapılarında ne kadar demokratik olurlarsa u?lke yönetiminde de aynı hassasiyette olacakları du?şu?nu?lmektedir. Bu açıdan parti u?yelerinin etkisiz katılımı yerine, siyasi katılımın önu?nu?n açılmasının daha olumlu bir adım olduğu du?şu?nu?lmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123185</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16701e2a-de15-41f1-90d9-835a95423df1.jpg</image:loc>
            <image:title>Partiler ve Seçimler</image:title>
            <image:caption>2023 Türkiye&apos;de siyasi rejimin kurum ve kurallarıyla yaşadığı evrim açısından önemli bir tarih olacak. Türkiye Cumhuriyeti devleti yaklaşık bir asırlık dönemde çağdaş uygarlık yolunda ekonomiden siyasete, toplumsal yapıdan zihniyet dünyasına dek önemli değişimler geçirdi ve geçirmeye de devam ediyor. Bu kitap 2023&apos;e giden süreçte ağırlıklı olarak son birkaç yılda Türkiye siyasetine ilişkin siyasal partiler ve seçimler özelindeki yazılardan oluşmaktadır. Eserde ağırlıklı olarak CHP&apos;de son dönemde yaşanan gelişmeleri irdeleyen yazılar yeralsa da. 2014 yerel seçimlerinden itibaren yaşanan siyasal gelişmeler gerek kurumlar, aktörler ve süreçler boyutuyla değerlendirilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123186</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/089b5280-bcc9-4a8d-9c4f-b5c53caec5ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Pazarlama Perspektifinden Üniversite Tercihini Etkileyen Faktörler</image:title>
            <image:caption>Yükseköğretimin giderek önem kazandığı ülkemizde kurumlarında öğrencileri etkileyecek ve onların tercih sıralamasında yer alabilmek için pazarlama stratejilerini belirleyerek hareket etmeleri gerekir. Pazarlama iletişim faaliyetleri kurumlara bu konuda yardımcı olabilmekte ve aynı zamanda öğrencilerin tercih aşamasında ki kararsızlıklarına neden olan sebeplerin çözümlenmesinde yapılacak olan faaliyetler ile ilgi katkı sağlayacaktır.Çalışmamızda ki amaç ortaöğretim son sınıf öğrencilerinin üniversite tercihini yaparken tercihlerini etkileyen faktörleri belirlemek, öğrencilere tercih aşamasında ve yükseköğretim kurumlarına da stratejik pazarlama planları ile ilgili bu yönde yardımcı olabilmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123187</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aea5d656-d789-4b4c-9e16-10d8c8e2e50c.jpg</image:loc>
            <image:title>Popülizm</image:title>
            <image:caption>Libya, Hollanda, Avustralya ve Almanya&apos;da çeşitli diplomatik ve konsolosluk görevlerinde bulunmuş olan Abdurrahman Bilgiç, Başbakanlık, Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü ve MİT Müsteşar Yardımcılığı da yapmıştır. Tokyo ve Londra Büyükelçiliklerinden sonra siyasete atılan Bilgiç, siyaseti bıraktıktan sonra popülizm konusunda görüşlerini açıklamaktadır. Demokrasilerin kalitesini ve geleceğini etkileyen bu siyasi pandeminin akademik çevrelerde ve basında daha çok tartışılması gerektiğine inanmaktadır. Emekli Büyükelçi olarak, bu kitapçıkla popülizm ile mücadeleye katkı sağlamak istemesinin bir nedeni de konunun dış politika bakımından taşıdığı önemdir. Gerçekten de yeni popülizm dalgası uluslarası ilişkileri ve Türkiye&apos;nin ulusal çıkarlarını tehdit etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123188</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42a8385f-cc1a-4583-89c0-0c69a1d1cfd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikolojik Esenlik ve Takım</image:title>
            <image:caption>Bu eser, İbrahim Haşim İnal&apos;ın doktora tez çalışmasından kitaplaştırılmıştır. Yaşamakta olduğumuz pandemi süreci iş dünyası için geleceği görmede miyopi oluşturmaktadır. Ancak, bu süreç bir kez daha göstermektedir ki örgütlerin hayatta kalması ve verimliliklerini sürdürebilmesi ancak değişime uygun esnek stratejilere sahip olması, değişken şartlara hızla adaptasyonu ve kaynakları efektif kullanması ile mümkün olacaktır. Uzaktan ve esnek çalışma koşulları örgütlerde yaygınlaşmakta, teknoloji kullanımı ve dijitalleşme süreci de hızlanmaktadır. Mevcut şartlar bu çalışmadaki psikolojik esenlik değişkenin örgütler için önemini de bir kez daha doğrulamıştır. Örgütlerin insan kaynağını daha verimli kullanabilmesi, onların sahip oldukları psiko-sosyal sistemleriyle hayatın içinde olduklarını kabul etmekten geçmektedir. Yapay zekâ teknolojisi ve veri analizi, performansın gerçek zamanlı olarak değerlendirilmesini de sağlamaktadır. Bu teknolojik yapılanma sayesinde çalışanların takımlar için uygun yetkinlik ve performansa sahip olup olmadığını ortaya koyabilmektedir. Bu eser, Z kuşağını anlamak için, takım performansının verimliliğini ve sürdürülebilirliğini yapay zekâ ile değerlendirilebileceğini ortaya koyan bir baş ucu eseri niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123189</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc4ac477-ac39-45bc-8c33-1e214b10ca0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Revan’da Son Günler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler

1- Türk Hakimiyetinden Rus İşgaline Revan
2- 1. Dünya Savaşı&apos;nda Kafkasya&apos;daki Siyasi Gelişmeler ve Revan
3- Türk İleri Harekatı ve Revan
4- Mondros Mütarekesi&apos;nden Sonra Revan ve Bölgenin Boşaltılması
5- Türk Ordusu&apos;nun Geri Çekilişi Revan ve Çevresinde Teşkilatlanma
6- Revan ve Çevresinde Soykırımı
7- Milli Mücadele&apos;de Türk Kafkas Harekatı ve Gümrü Antlaşması
8- Moskova Antlaşması ve Sonrası Revan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123190</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f65a1c0c-6e36-4563-b819-447f25f0a79d.jpg</image:loc>
            <image:title>Roman Kadını</image:title>
            <image:caption>Romanlar, çoğu zaman küçümsediğimiz, burun kıvırdığımız, dışladığımız ve ayrımcılık yaptığımız insanlar. Bunun temelinde yer alan şey, kaygıdan, endişeden uzak, günübirlik bir ruh üzere sürüp giden eğlenceli, neşeli, cıvıl cıvıl yaşam biçimleri, kültürleri, alışkanlıkları. Onlara karşı sergilediğimiz tutum, bir topluluğun etnik kimliğinden dolayı ezilmeye maruz kalışını resmeder. Roman Kadını söz konusu olduğunda karşımıza toplumsal cinsiyet temelinde bir kimlik daha çıkar. Farklı kimliklerin kavşağında, buluşma noktasında ezilme deneyimi yaşayan bir topluluk Roman Kadını. Fatma İlknur AKGÜL&apos;ün, bu çalışması, Roman Kadını özelinde bir hakikate mercek tutarken, bizim bazen bilerek ve bilinçli biçimde, bazen de farkında olmadan ittiğimiz, örselediğimiz, dışladığımız bir topluluğa karşı tutumumuzu, başka bir deyişle kendi hikayemizi bir fotoğraf makinesinden çıkan resim gibi çarpıyor yüzümüze.Prof. Dr. Ömer ÇAHAToplumu daha iyi anlamak ancak, toplumu oluşturan bileşenleri nitelikli çalışmalarla anlamakla mümkündür. Zira sosyal çeşitliliğin dayandığı kültürel, dilsel, dinsel ve etnik farklılıklar evrensel bir olgu olarak, her toplumun bünyesinde taşıdığı temel özelliklerdendir. Türkiye bu bakımdan oldukça zengin motifleri uyum içinde bünyesinde taşımaktadır. Ancak çağdaş dünya sisteminin kültürel ilgi öğesi olarak görme eğiliminde olduğu mezkur hadiseyi farklı veçheleriyle kavramak, aynı zamanda sosyal var oluşumuzun niteliğini de belirleme gücüne sahiptir.Nitekim Amin Maalouf&apos;un veciz olarak ifade ettiği &quot;ölümcül kimlikler&quot; tam da toplumsal çeşitlilik olgusuna kapı aralayan anlatı olarak önem kazanmaktadır. Her birey tıpkı her toplum gibi bilincinde farklı kimlikleri taşımaktadır. Varoluşumuzu belirleyen verili kimlikler bile çeşitlidir. Kadın ya da erkek olmak gibi. İçine doğduğumuz kültürün sahip olduğu özellikler etnik, sekter ya da sınıfsal olarak yine farklılıklarımızı oluşturmaktadır. Süreç içinde edindiğimiz her yeni nitelik bu çeşitliliğe hizmet eder. Sosyo-kültürel imkan veya imkansızlıklar tam da &quot;ölümcül kimlikler&quot;imizi oluşturan yapılardır.Bireysel düzeyde edindiğimiz her özellik tartışmalı da olsa doğamıza ya da eğilimlerimize göre oluştuğu gibi, maruz kaldığımız ya da maruz bırakıldığımız toplumsal yapı tarafından belirlenmektedir. Burada özgürlüğün değeri ve manası hayal olarak kurulabilir şüphesiz. Kaldı ki bireysel tercihlerimizin kimlik edinme süreçlerinde sonradan gelen değeri aşikardır. Ancak toplumsal grupların birey üzerinde oluşturduğu etki oldukça kuvvetli görünmektedir.Bu bağlamda bir örnek olarak Roman olmak ve daha özel bir form olan Roman Kadını olmak büyük gizemler barındırıyor içinde. O halde bu gizemi anlamaya çalışmak, açık hale getirmek önemli bir çaba olacaktır. Tam bu noktada yazar Fatma İlknur AKGÜL&apos;ün giriştiği ve doktora çalışması olarak şekillendirdiği araştırması önemli bir sır perdesini aralamaya adaydır. Türkiye toplumunun saygın üyesi olan Roman kimliğini etnografik yöntemle anlamaya girişen mevcut kitap, oldukça çarpıcı sonuçlar sunmaktadır. Bir öteki olan Roman kimliğinin içinde diğer öteki olan Roman Kadınını anlamaya çabalayan çalışma bu açıdan okunmaya değerdir ve gerçek emeğin ürünü olarak övgüyü hak etmektedir.Prof. Dr. Alim YILMAZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123191</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0440bde8-02c1-4f95-a4d4-fd511f963d65.jpg</image:loc>
            <image:title>Rusya Fedarasyonunun Dış Politikası</image:title>
            <image:caption>SSCB’nin dağılması ve Soğuk Savaş’ın sonlanmasıyla uluslararası sistemde köklü değişiklikler meydana gelmiş, blok siyaseti ortadan kalkmış, bölgeselleşme çabaları artmış, iletişim teknolojisindeki muazzam gelişme toplumsal yaşamın her alanında kendisini hissettirmiştir. Yeni süreçte SSCB’nin mirasını devralarak 1991’de Rusların yeni devleti olarak tarih sahnesine çıkan Rusya Federasyonu, muazzam büyüklükteki coğrafyası, doğal kaynakları, ekonomik potansiyeli, askeri gücü ve her şeyden önemlisi küresel sisteme yönelik beklentileri nedeniyle kısa süre içerisinde küresel politikada yaygın etki oluşturabilen sayılı devletlerden birisi haline gelmiştir. Temel amacı Soğuk Savaş sonrası Rus Dış Politikasını çeşitli yönleriyle bir bütünlük içerisinde ele almak olan bu çalışmada 20 farklı konu başlığı yer almaktadır. Rus stratejik kültürü, Rusya’nın küresel ekonomideki yeri, yumuşak güç kullanımı, uluslararası örgütlerle ilişkileri, enerji politikaları, Rusya açısından önem arz eden bazı bölge ve ülkelerle ilişkileri Türkiye, Rusya, Kazakistan, Özbekistan ve Kırgızistan’dan alanlarında uzman yazarlar tarafından ele alınmıştır. Eser, Rus dış politikasına ilişkin kapsamlı bir içeriğe sahip olup, farklı bakış açılarını bir bütünlük içerisinde okuyucuya sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123192</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/900fda1e-3bff-4986-9886-ed62f1cb5e6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Rusya’yı Konumlandırmak:Geçmişten Günümüze Rus Jeopolitik Muhayyilesi</image:title>
            <image:caption>Ülkemizde Rus jeopolitiği denilince akıllara gelen ilk isim şüphesiz Alek[1]sander Dugin’dir. Rus düşünür Dugin tarafından 1997 yılında kaleme alınan Jeopolitik Temeller: Rusya’nın Jeopolitik Geleceği (Rusça: Основы геополитики. Геополитическое будущее России) isimli kitabın 2003 yılında Küre Yayınları tarafından Rus Jeopolitiği: Avrasyacı Yaklaşım adıyla tefrika edilmesiyle birlikte Avrasyacılık fikriyatı ülkemize hızlı bir giriş yapmış ve Rus jeopolitiğine ilişkin konular giderek artan bir popülariteye kavuşmuştur. Bu doğrultuda gerek akademik gerekse de popüler yazında Klasik ve Yeni Avrasyacı düşünce üzerine yapılan yayınlarda gözle görülür bir artış yaşandığı müşahede edilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123193</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30543039-1305-45cc-b5b7-083fbba53063.jpg</image:loc>
            <image:title>Satış Yönetimi ve Profesyonel Satışçılık</image:title>
            <image:caption>Satış Yönetimi ve Profesyonel Satışçılık, profesyonel satışçıların ve satış yöneticilerinin, ümitle açıp kazançla kapatabilecekleri bir çalışma olması amacıyla hazırlanmıştır. Satış, diğer pazarlama bileşenlerinin de etkileşimiyle pazarlamanın eylem yönü olarak nitelendirilebilir.Bu çalışma da, satışçı; bir profesyonel, diplomat, yönetici, psikolog, ilişki yönetmeni, görüşmeci, danışman, planlamacı, öğretmen, rekabetçi savaşçı vb. özellikleriyle ele alınmaktadır. Satış işlevlerini gerçekleştirebilmek için profesyonel satışçının, &quot;all-in-one&quot;/bütüncül olarak yetiştirilmesi, beklenen işlevleri için gerekli yetki ve kaynaklarla da donatılması gerekir.Satış yönetimi, bir işletmede veya stratejik birimde, bir bakıma, geleceğe dönük &quot;ilk vuruşu&quot; yapan bir birimdir. Bu amaçla satış yönetiminin, satış gücü için yeni satışçıların tedariki, seçimi, yeni ve mevcut satışçıların eğitimi, satışçıların yetkin bir biçimde örgütlenmesi, bölgelere ayrılması ve koordinasyonu, ücretlendirilmesi, motivasyonu/güdülenmesi, satış bütçe ve kotalarının oluşturulması, kaynak ve yetki sağlanması/sorumluluk verilmesi, denetimleri, performanslarının değerlemesi vb. satış yönetimi işlevlerini etkinlikle yerine getirmesi beklenir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123194</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4a23db5-6b95-415c-8dca-9055139a303d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sendikal Faaliyet Olarak Hukuki Temsil ve Örnek Mahkeme Kararları</image:title>
            <image:caption>Üyelerinin ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek amacıyla kurulan sendikalar, yasal olarak kendilerine verilen görevler kapsamında yaptıkları faaliyetlerle sınırlı olarak kurulan ve yaptıkları faaliyet ve rollerle demokratik toplumun vazgeçilmez aktörlerindendir. 
Tarihsel olarak bakınca toplumların demokratik gelişmişlik düzeyiyle uyumlu olarak sendikal özgürlükler ve faaliyetlerin çeşitlenerek geliştiği, ülkemizde işçi, işveren ve memurların sendika kurdukları ve sendikal faaliyette bulundukları görülmektedir. Bu faaliyetler arasında öne çıkan faaliyetlerden birisi de Mahkemeler ve kurumlar nezdinde üyelerin hukuki temsilidir.
İşkolu esasına göre yetkilendirilen sendikalar, üyeleri adına toplu iş sözleşmesi imzalama, çeşitli konularla ilgili eğitim faaliyetlerinde bulunma, ekonomik ve sosyal refahı arttırmaya yönelik kooperatif, konut, tatil, hak ve menfaatlerin korunması çerçevesinde hukuki temsil vb. faaliyetlerle çalışmalarını çeşitlendirmeye ve geliştirmeye çalışmaktadırlar.
 
Üyelerinin hak ve menfaatlerini korumaya çalışırken ehliyetli olup olmadıkları konusu ülkemizde uzun süre tartışılmış ve çeşitli Mahkeme kararlarına dayanılarak farklı uygulamalar yapılmıştır. Söz konusu farklı hukuki yorumlar ve bu çerçevede verilen kararlar Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nca verilen nihai içtihadı birleştirme kurulu kararı ile sendikal faaliyet olduğu kesinleşmiş ve farklı kararların da bu şekilde önüne geçilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123195</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7762efb-1c94-48a8-ae38-aa1b7478b179.jpg</image:loc>
            <image:title>Sığınmacılık Açmazı</image:title>
            <image:caption>Yerinden edilmenin doğurduğu bütün fiili durumların 1951 Cenevre Sözleşmesi ile çözüme kavuşmasını beklemek, gerçekliği hukuki metinlerin ardına saklanarak okumakla eş değer görünmektedir. Göçmen için sığınma beklentisi ve kendi durumuyla ilgili belirsizlik hali sürdükçe &quot;sığınmacılık&quot; da hem psikolojik hem de sosyal bir gerçeklik olarak var olmaya devam edecektir. Türkiye&apos;deki Suriyelilerin durumu da böyle bir gerçeklikten bağımsız değildir. Anlamını şimdiden kaybetmiş görünen &quot;misafirlik&quot; söylemi Türk toplumsal yapısı içinde Suriyelilerin konumunu temsil etmekten sosyolojik olarak uzaktır.Bu kitapta &quot;zorunlu göç&quot;, kavram ve kuram boyutuyla tartışılmış, Türkiye&apos;ye Suriyeli göçünü merkeze alan bir bakış açısıyla son yirmi yılda dünya genelindeki yerinden edilmeler değerlendirilmiştir. Devamında ise Türkiye&apos;deki Suriyelilerin toplumsal kabul ve uyum süreçleri sahadan kesitlerle incelenmiş, öne çıkan sorunların arkasındaki rahatsız edici gerçeklikle yüzleşmek için bir anlama çabası ortaya konulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123196</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39f7887f-d55a-45bb-afc1-d05855b10a21.jpg</image:loc>
            <image:title>Sivil Toplum ve Devlet</image:title>
            <image:caption>Geçtiğimiz yüzyıllar, ulusların ve ulus devletlerin tarih sahnesine çıktığı ve geliştiği dönemlerdi. Modernleşme süreciyle birlikte her tür grup ve lokal aidiyet ve kimlik ulus devletin himayesinde ulus kimliği şablonuyla kolektif bir kimliğe evrilmeye başladı. Bu tarihsel gelişmeden hareket eden bazı düşünürler, geleceğin ruhunun, toplumunu çepeçevre kuşatan aşkın bir devlete gebe olduğu tezini ortaya attılar. Bu düşünürlere göre tarih, geçici bir durak, bir araç olan sivil toplumdan aşkın devlete doğru ilerleyecek, aşkın devlete vardıktan sonra da nihayete erecekti. Yirminci yüzyıl, aşkın devletlerin otoriter veya totaliter bir karakterde ortaya çıktığı yüzyıl olmuştu.Ne var ki, yüzyılın ortasında faşist devletlerin, sonuna doğruysa sosyalist rejimlerin yıkılmasıyla birlikte aşkın devlet kurumunun beslendiği sosyal ve siyasal zemin erozyona uğradı. Bir bakıma, yirminci yüzyıl, aşkın devletlerin hezimetiyle kapandı. Yeni yüzyılda tarih, sivil toplumdan aşkın devlete değil, aksine aşkın devletten sivil topluma doğru ilerleme sürecine girmiş durumda. Bugün için metafiziksel, aşkın ve kutsal devlet anlayışı irtifa kaybederken, farklı kimlikleri ve renkleriyle sivil toplum, bütün dünyada yükselen bir değer haline gelmiştir. Mevcut şartların devam etmesi durumunda, yirmi birinci yüzyılın, sivil toplumun yüzyılı olacağını ileri sürmek fazla abartı olmayacaktır.Bu kitapta yer alan çalışmalar, bu tezi Türkiye deneyimi üzerinden işlemek üzere kaleme alınmıştır. Kitaptaki bazı çalışmalar 28 Şubat sürecinin harlı, hararetli ortamında ortaya çıkmıştı. Çalışmayı yirmi yıl sonra altıncı baskı için gözden geçirdiğimizde, Türkiye&apos;nin demokrasi ve sivil toplum yolunda kat ettiği inişli çıkışlı mesafeyi bir kez daha görmüş olduk. Türkiye, bu süre içinde demokratik siyaset alanının daraldığı bir noktadan, Avrupa Birliği&apos;yle müzakereleri sürdürdüğü bir noktaya gelmiş, fakat bir müddet sonra hükümeti düşürme manevraları, çeşitli entrikalar, kumpaslar ve darbe girişimleri sonucunda yeniden zikzaklar çizmek zorunda kalmıştır.Türkiye, Tanzimat&apos;la başlayıp, Meşrutiyet ve Cumhuriyet&apos;le devam eden süreç içindeki modernleşme deneyimi ve birikimi sayesinde demokratikleşme yönündeki yolculuğuna, inişli çıkışlı bir seyir izliyor olsa da devam etmektedir. Toplumumuzun engin deneyimi, Türkiye&apos;nin &quot;muasır medeniyet&quot; ülküsü doğrultusundaki yolculuğuna devam etmesini, ufak tefek kazalarla birlikte, vazgeçilmez bir hedef haline getirmiştir. Bu yürüyüş devam ederken bir takım sancıların yaşanması, homurtuların duyulması, ana güzergâhın dışına çıkılması durumu söz konusu olabilecektir. Bunların, toplumun engin deneyimi, derin direnci ve savunma mekanizması karşısında aşılacağını, halkın 15 Temmuz akşamında darbe girişimine karşı gösterdiği tepkiden; tanka, topa, tüfeğe karşı çıplak elleriyle elde ettiği zaferden anlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123197</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd3baa82-8cc5-40ba-8276-8be134844a39.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasal Düşünceler Tarihi</image:title>
            <image:caption>Siyasal Düşünceler Tarihi, insanoğlunun siyaset üzerinde düşünmeye başladığı ilk zamanlardan yakın tarihe uzanan geniş bir dönemi kapsıyor. Günümüz siyasetinde sıkça kullandığımız çok sayıda kavramın tarihsel izini sürüyor. Bu açıdan kitap yalnızca siyasal düşünceler alanında üretilen tezleri öğrenmek veya hatırlamak için değil gündelik hayatımıza yerleşmiş kavramları daha iyi anlamak için de önemli bir kaynak. Kitapta farklı düşünürlerin siyasal düşünceleri; içinde doğduğu dönemin toplumsal, ekonomik ve tarihsel gelişmeleri göz önünde bulundurularak ele alınıyor. Bunun yanında düşünce tarihi açısından dönüm noktası olarak görülebilecek tarihsel kesitlere yer veriliyor. Kitabın her bir bölümü bir düşünür ya da dönemi anlamak için ayrı bir kılavuz niteliğinde olduğu gibi tamamı da tarihsel bir çizgiyle siyaset üzerine temel düşünce ve yaklaşımları İlkçağ&apos;dan günümüze taşıyor. 24 bölümden oluşan, 13 farklı üniversiteden 20 akademisyenin katkılarıyla hazırlanan bu kitap, siyasal düşünceler tarihi alanında Türkiye&apos;de yayımlanan en kapsamlı çalışmalardan birisidir. Bu açıdan Siyasal Düşünceler Tarihi, akademik çalışma yapanların ve siyaset bilimi alanında eğitim alan öğrencilerin yanı sıra siyasete ilgi duyan herkese hitap ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123198</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3bbc341-6a0c-4a7b-a313-c6f82ee7d0d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasal Düşünceler Tarihi</image:title>
            <image:caption>Bu eserde, Antik Yunan’dan yaklaşık olarak 20. yüzyılın başına değin ortaya koyulan siyasal düşünceler, ortaya koyuldukları dönemlerin özellikleri de göz önünde bulundurularak ele alınmaktadır. Bu dönemi kapsayan Batı siyasal düşüncesi, geleneksel olarak, Antik Yunan ve Roma, Ortaçağ ve Modern dönem olmak üzere dört farklı tarihsel dönemde ele alınır. Biz de bu çalışmada, bu dönemsel plana sadık kaldık. Ancak, bu eser, Batı siyasal düşüncesi ile sınırlı değildir. İlk ortaya çıktığı dönemde Antik Yunan ve Roma düşüncesinden etkilenmiş; ilerleyen dönemde de Hristiyan Avrupa’da siyasal düşünceyi etkilemiş olan İslam siyaset felsefesi de bu eserin inceleme konusudur. Farabi, İbni Sina, İbni Rüşd gibi İslam filozofları, Batı’nın felsefeye sırtını çevirdiği bir dönemde Antik Yunan ve Roma bilgeliği ile İslam’ı sentezliyorlardı. Onların bu çabaları, 13. yüzyıldan sonra Hristiyan Avrupa’da Thomas Aquinas gibi düşünürlerin eserlerinde felsefe ile Hristiyanlığın sentezlenmesine ilham verecektir. Bu eserde Yazılarıyla katkı sunan Akademisyenler şunlardır. Prof Dr Bican Şahin,Prof. Dr. Bilal Sambur, Doç. Dr. Ayşem Sezer Şanlı, Doç. Dr. Kerem Yavaşça, Doç. Dr. Mehmet Kocaoğlu,Doç. Dr. Melek Halifeoğlu, Doç. Dr. Mümin Köktaş, Dr.Belgin Tarhan, Dr.Buket Teneke Oduncu, Dr. Derya Çakır Demirhan, Dr. Mehmet Ali Mert ,Dr. Seval Yaman, Dr. Enes Dağ, Dr. Nurettin Kalkan, Dr. Tuncay Büyük, Arş. Gör. Hamide Değer, Arş. Gör. Levent Odabaşı, Doktora Öğrencisi Burcu Güler, Doktora Öğrencisi Emrah Güleş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123199</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/809b39bb-bb73-4a68-9594-53edaed31d37.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyaset</image:title>
            <image:caption>Türk siyasal kültürünün siyasete yansıyan algı ve olgularını siyaset biliminin büyük öncüsü Machiavelli&apos;yi örnek alarak mektuplarla anlatmaya çalıştığımız bu eser tamamen pratik hayatın gerçekleri ve tecrübeleri üzerinden yazıldı. Özellikle kitabın birinci baskısı sürecinde Türkiye&apos;de kimin Cumhurbaşkanı olacağı tartışmalarına bir katkı ve öngörü olarak hazırlandı ve kitapta yazdığım tecrübelerim ve öngörülerim beni yanıltmadı. Çok iyi bilmekteyim ki, siyasetin teorisi ile pratiği arasında uçurumlar var...- Halis Çetin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123200</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e598c895-5313-4672-aae0-900c211d141f.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyaset Bilimi</image:title>
            <image:caption>Siyaset, insanın kendini tarih, toplum ve siyasa içerisinde var kılma mücadelesinin en önemli aracıdır. Siyaset olmadan, insanın kendini gerçekleştirebilme imkanı oldukça azdır. Siyasetin temel sorununu teşkil eden, insanın iktidar arayış kaygası çözümlenmeden siyaset ve onunla ilgili sorunların çözülmeyeceği bir gerçektir. Siyaset, bir yandan nasıl ve kim tarafından bu yönetimin gerçekleştirileceğini belirler. Siyasal alan, iktidarın kaynaklığı konusundaki çatışmaları, bu çatışmalar ile doğan güç kullanımını, bu gücün hangi temel yasalar ile meşru kabul edileceğini ve toplumsal düzenin nasıl kurulacağını ve yönetileceğini belirleme alanıdır. Siyaset, aslında, tüm siyasa ve onun ilişkilerinin belirlendiği temel düzlemdir ki; iktidar, meşruiyet, şiddet, otorite, itaat, düzen, siyasal ve toplumsal yapılar onun içerisindedir. Bu yapı içinde siyasal ilişkiler, insanların tutum ve davranışlarının yol göstericiliğinde; ya &apos;karar verme&apos; sorunu, ya &apos;çıkar&apos; çatışması ya da bir grubun veya sınıfın diğer grup ve sınıflar üzerindeki &apos;hakimiyet&apos; arayışıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123201</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66fd5c77-1d2d-4aee-8a57-1a42fe94e0cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyaset Felsefesi Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>Siyaset felsefesi; İlkçağ’dan günümüze siyasal ve toplumsal hayatın en ideal biçiminin ne olduğuna ilişkin felsefi tartışmaların ortaya çıktığı felsefi bir alt disiplindir. Elinizdeki çalışma siyaset felsefesi tarihi boyunca ortaya çıkan birçok kavram ve problemin ele alındığı, ayrıca birçok filozofun siyaset felsefesinin bu temel kavram ve problemlerine ilişkin düşüncelerinin incelendiği bir çalışmadır. Bu çerçevede eser, Platon’dan Dworkin’e felsefe tarihinin simge isimlerinin siyasal olanla ilgili düşünce ve teorilerine yer vermektedir. Bununla birlikte Liberalizmden Faşizme, Muhafazakarlıktan Milliyetçiliğe, Anarşizmden Marksizme tüm siyasal ideolojileri ve bu ideolojilerin temel ilke ve kavramlarını incelemektedir. Çalışma monarşiden aristokrasiye demokrasiden cumhuriyete birçok sistem ve rejim tartışmalarını ele almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123202</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5d10fc5-361f-4fa4-9c39-2cdc07636748.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyaset Felsefesi Tarihinde Devlet</image:title>
            <image:caption>Siyaset felsefesi tarihi, insan, toplum ve devlet üçgeninde belirginlik kazanan birçok problemin yanı sıra, devlet probleminin de yoğunluklu bir şekilde tartışıldığı bir alandır. Bu anlamda siyaset felsefesi tarihi, ilkçağdan günümüze kadar birçok devlet modelinin ve rejiminin ortaya çıkışının tarihidir.İlkçağ&apos;da ideal devlet modelleriyle başlayan siyasal felsefe serüveni, Ortaçağ&apos;da Tanrısal devlet modellerinin, 17. ve 18. yüzyıllarda sözleşmeci devlet teorilerinin, 19. Yüzyıldan itibaren ise, Anarşizm, Marksizm, Liberalizm ve Faşizm gibi siyasal ideolojilerin doğuşuna şahitlik etmiştir.İşte bu kitap, İlkçağ&apos;dan Aydınlanma&apos;ya devlete ilişkin teorilere ve modern siyasal ideolojiler olarak Anarşizm, Marksizm, Liberalizm ve Faşizm&apos;in devlet anlayışlarına yönelik bir değerlendirmeyi kapsamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123203</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d89ac63-a399-4d9a-a872-89b8e2c6784f.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyaset Toplum Medya</image:title>
            <image:caption>Siyaset bir araç olarak toplum üzerinde belirleyici bir etkiye sahiptir. Son dört asırda zaman başka bir hızla ilerlerken, toplumların siyasal, ekonomik ve kültürel yönleri de bir o kadar hızlı değişebilmektedir. İlkel toplumdan tarım toplumuna, sanayi toplumundan sanayi sonrası topluma ve bilgi toplumuna kadar tüm toplumlar tecrübelerinin ve yaşadıkları dönemin izlerini taşımaktadır. Bu bağlamda toplumların bilgi birikimi ve değerleri, siyasetin ve medyanın ilgi alanına giren konulardır. Küresel anlamda evrensel değerlerin yanı sıra ilgili toplumlara ait bazı temel öğretiler bulunmaktadır. Bu bağlamda toplumun tüm öğretilerine yön verebilen ve ihtiyaçlarına göre biçimlenen siyaset, toplumsal değerleri de belirleyebilmekte ve dönemsel olarak farklılaştırabilmektedir.Özellikle demokratik ülkelerde toplumsallaşma aracı olarak medyaya önemli görevler yüklenmektedir. Bu bağlamda medya, topluma bilgi aktarırken, kamuoyu oluştururken ve iktidarın üzerinde denetleyici bir rol üstlenirken tüm insanlığa eşit yaklaşmalıdır. Bilgi ve enformasyon kavramları ile anılan günümüz dijital çağında, toplumsal ve siyasal hayatı, teknolojik gelişmelerin etkisiyle zamana ve mekâna bağlı kalmaksızın oldukça hızlı hareket edebilen medya şekillendirmektedir. Böylelikle sosyal ağlar, yeni ve dijital medya gibi akımlar ile etki alanı artan ve hız kazanan medyanın, toplumda siyasete yön veren yeni bilgi aktarım süreçleri ortaya çıkmaktadır. Bunun yanı sıra, medyanın artan gücü karşısında siyaset; iktidar alanını korumaya çalışmakta ve yeni önlemler almakta ve gerektiğinde medyayı yönlendirmektedir. Ancak medyanın gerçek dışı, kontrolsüz ve ideolojik yaklaşımlarda bulunması toplumu kutuplaştırırken diğer yandan siyasetin asıl işlevini değiştirebilmektedir.Bu eser siyaset, medya ve toplum başlıklarında sosyal bilimler literatürüne katkı sunabilmek amacıyla, alanında uzman akademisyenler tarafından kaleme alınmıştır. Eser, hemen her seviyede okura hitap etmekle beraber, özellikle lisans ve lisansüstü öğrencilere kaynak teşkil edecek niteliktedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123204</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f60cbec8-0c7a-46e5-b3d5-1a4a039939d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasette Güncel Paradigmalar</image:title>
            <image:caption>Siyaset hayatlarımızı her alanda kuşatmaya devam etmektedir. Günlük hayat içerisinde tercihlerimiz, kararlarımız kendi irademiz dışında siyasal yörünge içerisinde birçok etkenin etkisi altındadır. Küreselleşme ve dijital çağın etkisiyle her şey de olduğu gibi siyasette de önemli dönüşümler yaşanmıştır. Böylelikle siyaset içerisindeki önemli konular ve aktörler farklılaşmıştır. Daha etkili ve müdahaleci bir devlet anlayışı ortaya çıkmıştır.Liberal demokratik devletlerde devletin rolü klasik anlayışın ötesine geçerek daha kapsayıcı hale gelmiştir. Öte yandan dijital çağın sunduğu fırsatların tadını çıkaran bireyler, karşılaştıkları güvenlik ve gizlilik sorunlarıyla yüzleşmeye başlamışlar, daha makro düzeyde ise kaotik sorunlar baş göstermiştir. Klasik ve modern çağın demokrasi kuramlarına ise algoritmik çağın getirisi olarak, algoritmik bir demokrasi teması eklenmiştir. Neo liberal politikalar 21. Yüzyılda çokça üzerinde durulan ekonomi politik vizyonu yansıtmaktadır. Kitap tüm bu değişim ve dönüşümleri siyasi bir çerçevede devlet, demokrasi, toplumsal yapı gibi temel taşlar üzerinden değerlendirmektedir.Ayrıca klasik siyaset konularını 21. Yüzyıl gelişmeleri ile birlikte görmek isteyen okuyucuya, dijital dönüşüm ve sonrasındaki gelişmelerin bir harmanını sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123205</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03c4e021-9c83-4940-9522-0ba862e0f936.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasi İlahiyat - Liberalizmin Teolojik Kökenleri</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap Batı siyaset felsefesi tarihi alanında bir araştırmadır. Türkiye&apos;de ve dünyada din ve devlet ilişkilerini teorik olarak inceleyen çalışmalar yaygın olsa da siyasi teori ve kavramların teolojik kökenlerini inceleyen çalışmalar nadirdir, çünkü dünyada ve Türkiye&apos;de mevcut genel kanaat halen modern Batı siyaset teorisinin büyük ölçüde seküler kökenli olduğudur. Bununla birlikte özellikle son yarım yüzyılda siyaset felsefesi ve entellektüel tarih alanında yapılan araştırma-lar modern siyaset teorisinin özellikle erken modern dönemde teolojik kaynaklardan önemli ölçüde etkilendiğine dair ilginç veriler sunmuştur.Carl Schmitt, Eric Voegelin, Charles Taylor, Jeremy Waldron, Michael A. Gillespie ve diğer bazı düşünürlerin çalışmaları Hıristiyan teolojisinin modern liberal siyaset teorisinin gelişimi üzerinde oynadığına role dair ezber bozucu görüşler içermektedir.Onların çalışmalarının bulguları modern siyaset felsefesi tarihinin anlaşılmasında paradigmatik bir değişime ihtiyaç olduğuna işaret etmektedir. Elinizdeki bu kitap adı geçen çalışmaların bulgularından alınan ilhamla yazılmıştır. Kitabın amacı erken modern dönemde Hıristiyan ilahiyatının liberal siyaset teorisini ne şekillerde etkilediğinin izini sürmek ve liberalizmin şu anda artık büyük ölçüde tarihin tozları altında kalmış kökenlerinin aydınlığa kavuşturulmasına katkıda bulunmaktır. Modern siyaset teorisi üzerindeki şaşırtıcı teolojik etkilere dair anlayışımızı derinleştirmek din ve siyaset ile felsefe ve teoloji arasındaki ilişkiler hakkındaki yaygın kanaatleri sorgulamaya ve gözden geçirmeye bizi teşvik edebilir. Bu nedenle bu kitabın bulgularının ve tezinin liberalizmin kökenlerinin yeniden anlaşılmasının yanı sıra, Türkiye&apos;de özgürlük ve din arasındaki ilişkiye tarihi derinliğe sahip yeni bir perspektiften bakılmasına da katkı sunacağını umuyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123206</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/607b0c3a-81cb-4adb-bbd0-d95731bb4396.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasi ve Kurumsal Örgütlerin Yeni Mirasçısı Z Kuşağı</image:title>
            <image:caption>Z kuşağı, kendisinden önceki kuşaklara göre sahip olduğu farklı özellikleri ile iş, sosyal ve siyasi hayatın dinamiklerini belirleyecek kuşak olarak görülmektedir. Bu açıdan kurumsal ve siyasi örgütlerin de en yakın mirasçıları olarak görülen Z kuşağının beklentilerinin ve davranışlarının altında yatan nedenlerin anlaşılması, örgütlerin gelecekteki başarıları açısından önemlidir. Özellikle de önümüzdeki seçimlerde çoğunluğu ilk kez oy kullanacak olan bu kuşağın geleceğin siyasetini şekillendirecek kuşak olması siyasi liderlerin seçim kampanyalarında bu kuşağın da beklentilerini dikkate alarak hareket etmelerini sağlamaktadır.Bu eser, İbrahim Haşim İnal&apos;ın Z kuşağına yönelik toplam 9000 kişi ile yaptığı anketlerle siyasi lider tercihleri, iş hayatında tercih ettikleri liderlik özellikleri, sosyal medyanın karar verme davranışlarına ve siyasi tercihleri üzerine etkisinin araştırıldığı 4 adet makaleden elde edilen verilerle üretilmiştir. Bu araştırmalar yapılırken &quot;Z kuşağı olsa nasıl davranırdı?&quot; sorusundan hareket edilmiş ve gelecekteki ekonomik, sosyokültürel ve siyasi ortama dair ipuçları aranmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123207</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b7e59c6-43be-441c-96f0-bb42f2d696fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Demokrasi</image:title>
            <image:caption>Bugün Türkiye&apos;nin iyi yönetilmesi için, bir siyasi kimlik olarak hareket edecek ve toplumla bağ kuracak güçlü bir sosyal demokratik oluşuma gereksinim duyuyoruz, ama böyle bir oluşumun hangi kurumsal, felsefi sosyolojik ve siyasi temeller üzerine kurulacağı üzerine de ciddi bir çalışma ve tartışma sürecini de başlatmıyoruz. İlginç olarak, gereksinim duyulan sosyal demokrasinin ne olduğu, hangi tarihsel ve kuramsal koşular içinde, aynı zamanda farklı mekanlar içinde, geçirdiği değişimler ve dönüşümler üzerine Türkiye&apos;de çok az sayıda ciddi çalışmaların yapıldığını söyleyebiliriz. İbrahim Sarıtaş tarafından titiz bir bilimsel ve akademik çalışma içinde hazırlanmış elinizdeki kitap, içerdiği karşılaştırılmalı ve tarihsel çözümlemeyle bu boşluğu dolduruyor. Almanya ve Türkiye örneklerinde sosyal demokrasinin kapsamlı bir incelemesini sunan bu çalışmayı, bu konuyla ilgili çalışan ve düşünen herkese tavsiye ederim. E. Fuat Keyman Sosyal demokrasinin tarihsel gelişimi, iki gerilim hattı üzerinde cereyan ediyor: Bir yandan &quot;evrensel -uluslararsı&quot; ile &quot;yerel -milli&apos;nin gerilimi, diğer yandan - zaman zaman redikalizme de açık - bir reforizm ile statükoculuk arasındaki gerilim... İbrahim Sarıtaş&apos;ın, sosyal demokrasinin menşe ülkesi sayılan Almanya&apos;daki tarihsel gelişimi ve Türkiye&apos;de Ortanın Solu&apos;ndan bugüne uzanan çizgiyi ele alan incelemesi, bu gerilimler üzerine yeniden düşünmek için bir zemin sunuyor. Bu kitaptan da çıkarabiliyoruz ki, galiba, Alman sosyal demokrasinin hikayesi, reformizmin olası radikal içeriklerinden gitgide kopmanın hikayesidir. Gliba Türkiye sosyal demokrasinin hikayesi de, bu akımın evrensel ilkelerine gitgide &quot;soyunmanın&quot; hikayesi... Ayrıca iki örneğin mukayesi yazarın da üzerinde durduğu gibi, Türkiye&apos;deki &quot;sosyal demokrat&quot; kimlikli politikanın kendi üzerine eleştirel düşünmekten neredeyse &quot;sistemli&quot; olarak kaçınmasıyla temayüz ettiğini gösteriyor! Tanıl Bora</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123208</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/418927af-61ad-47cc-9de6-607705512a4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Demokrasi Okumaları</image:title>
            <image:caption>Günümüzde sosyal demokrasi özgürlük, adalet ve dayanışma ilkeleriyle emeğin savunusunu yapmak olarak algılanmaktadır. Sosyal demokrasi bu ilkeleri güçlü bir Marksist gelenekten süzülerek demokratikleşme sürecinde işçi sınıfının temel değerleri olarak sunmuştur. Ancak sosyalizmden evrilen sosyal demokrasinin tam olarak ne olduğu küreselleşmeyle birlikte yeniden tartışmaya açılmıştır. Sosyal demokrasi ve dolayısıyla sosyal devlet küreselleşme sürecinde yeniden bir dönüşüm yaşamıştır. Türkiye&apos;de ise Sosyal Demokrasi&apos;nin seyri ne yazık ki Batı&apos;da geliştiği gibi gelişememiştir. Bunun birçok sebebi olmakla birlikte sosyal demokrasiye inananların ciddi bir entelektüel harekete ve ekole dönüşmemesi en önemli sebeptir. Sadece entelektüel anlamda değil, aynı zamanda klasik tabanından destek bulmaması da siyasal anlamda bu hareketin gelişmesini engellemiştir. Batı&apos;da her zaman iktidar alternatifi olan bu düşüncenin &quot;Türkiye&apos;nin kendine özgü şartları&quot; nedeniyle anlaşılmaması ya da Kemalizm ile eklemlenmesi onu aynı zamanda iktidar alternatifi olmaktan çıkarmış ve dar bir alana hapsetmiştir. Türkiye&apos;de tek parti eleştirisinin yapıldığı son zamanlarda evrensel değerleri sahip bir sosyal demokrasi anlayışı eskiye göre daha elzem hale gelmişttir. Bu kitap sosyal demokrasi konusundaki çalışmaları ile tanınan seçkin siyaset adamlarının, gazetecilerinin ve akademisyenlerin makalelerinin derlemesi ile oluşturulmuştur. Okuyucu hem sosyal demokrasinin Batı&apos;daki serüvenini hem de Türkiye&apos;deki serüvenini bu kitapta bulacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123209</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2798a593-eacb-4cea-aade-b907fa8ab98b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Kavramlar Ansiklopedisi</image:title>
            <image:caption>Günümüzde sosyal kavramlar alanında önemli bir kargaşa yaşanmaktadır. Bilimsel alanda yaşanan bu kavram kargaşası birçok yanlış anlaşılmaya yol açabilir. Bu yüzden sosyal bilimler alanında kavramları doğru ve yerinde kullanmak bilimsel ilerlemenin gelişmesi açısından büyük bir önem arz et\u0002mektedir. Daha geniş bir bakış açısı yakalayan ve genellikle bir veya iki kelimeden oluşan fikirlere kavram denir. Adalet, refah, politika, devlet ve daha faz\u0002lası kavramlara örnektir ve sosyal bilimcilerin karmaşık gelişmelere atıfta bulunduğu unsurlardır. Bir araştırmacının bulgularını anlaşılır bir biçimde sunması için gerekli kavramları bilmesi ve kullanması gereklidir. Ayrıca okuyucu da kavramlara hâkim olduğu sürece gerçek bilgiye ulaşabilecek\u0002tir. Diğer bir önemli nokta, sosyal bilimler literatürünün bir tartışma olarak anlaşılması gerektiğidir ve bu tartışma büyük ölçüde farklı yazarların kav\u0002ramları hangi farklı şekillerde kullandıkları ile ilgilidir. Başka bir ifade ile kavramları yerli yerinde kullanmak önemlidir. Dolayısıyla sosyal-bilimsel literatürü nihai bir hakikat içeren bir bütün olarak görmemek gerekir. Bu amaçla sosyal alanda çalışan bilim insanlarına yardımcı olmayı görev edi\u0002nen bu çalışma, genç araştırmacılar tarafından yazılan yaklaşık 112 sosyal kavramdan oluşmaktadır ve her bir kavram özenle açıklanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123210</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dc4caa6-bc0a-44b8-a859-3993c7a29b92.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Politika ve Şiddet</image:title>
            <image:caption>Hemen her gün farklı alanlarda ve farklı biçimlerde yaşanan şiddet, sosyal medyanın yaygın kullanımı ile birlikte daha da görünür hale gelmiştir. Her şeyden önce insan hakkı ihlali olan ve bilimsel araştırmalarda çoğunlukla hukuksal bağlamda ele alınan konu, aynı zamanda odağına sosyal sorunları alan sosyal politikanın da konusudur. Alan yazında sosyal politika temelinde şiddet sorununa ilişkin kitap çalışmasının sınırlı sayıda olduğunun tespit edilmesi üzerine bu çalışmanın gerçekleştirilmesine karar verilmiştir. Kitap, soruna sosyal politika açısından yaklaşarak şiddet sorununun en yoğun görüldüğü mekanlara ve gruplara ilişkin kapsamlı literatür sunmayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123211</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e62d07f-e02a-48f3-88b6-bd510bed221d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Sermaye</image:title>
            <image:caption>Geçmişte &quot;neye sahipsin?&quot; sorusunun yanıtı olan sermaye kavramı, zamanla &quot;ne biliyorsun?&quot; sorusunun, günümüzdeyse &quot;kimi tanıyorsun?&quot; sorusunun yanıtı haline gelmiştir. Yani geçmişte gelirin ya da bireyin tecrübesinin, eğitiminin, yeteneğinin ve bilgi birikiminin sermaye değeri olduğu düşünülürken, bugün aktörlerin ilişkilerinin ve bağlantılarının da sermaye olarak değerlendirilebileceği düşüncesi kabul görmeye başlamıştır. Bu çerçevede sermayenin değişen anlamına ve genişleyen içeriğine vurgu yapan Hülya Eşki Uğuz, bu çalışmasında sosyal sermaye kavramını kapsamlı bir biçimde ele almakta ve onu hemen hemen tüm boyutlarıyla analiz etmektedir. Söz konusu analiz, Türkçe literatürde yeni yeni ele alınmakta olan bir kavramın hem sınırlarını netleştirmekte, hem de onu ekonomik ve toplumsal kalkınma, aile ve gençlik sorunları, eğitim ve eğitsel başarı, toplumsal yaşam, çalışma hayatı ve örgütlenme, demokrasi ve yönetişim, kolektif eylemler, toplumsallık, ahlaki değerler gibi sınırsız bir araştırma alanında kullanılabilecek bir araç haline getirmektedir. Dr. Hülya Eşki Uğuz&apos;un konu ile ilgili yerli ve yabancı literatürü tarayarak büyük bir emekle, titiz ve özenli bir yaklaşımla gerçekleştirdiği bu çalışmadan başta yönetim bilimleri, sosyoloji, ekonomi ve eğitim bilimleri alanlarında çalışanlar olmak üzere sosyal bilimler disiplininde çalışanların yararlanabilecekleri inancını taşıyorum. Kişisel ve kurumsal başarı için sosyal sermayeye vurgu yapan bu kitabın başka araştırmacılara da örnek olmasını diliyorum. -Prof. Dr. Orhan Gökçe</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123212</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12130ec0-79dc-456e-b319-1d20fc449e41.jpg</image:loc>
            <image:title>Stratejik Finansal Yönetim</image:title>
            <image:caption>Klasik finansal yönetim ve bun dayalı kararlar, kaynakları uygun koşullarda elde etmeye ve reaktif finansal politikalar üzerine odaklanmaktadır. Modern çerçevede finansal yönetim ise, öncelikli olarka kaynakların etkin ve verimli şekilde kullanımı üzerine proaktif yaklaşımlar geliştirerek daha rekabetçi finansal politikaların oluşturulmasına katkı sağlanmaktadır. Stratejik finansal yönetim kavramı ise modern finans ve yatırım kararlarına stratejik bir bakış açısı kaandırmaktadır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123213</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/488d3a9d-81f0-4d7f-a424-ecc8818d57f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Stratejik Ortaklık Kavramı Bağlamında İsrail Azerbaycan İlişkileri</image:title>
            <image:caption>1991&apos;de Sovyetler Birliği&apos;nin çökmesi ile Azerbaycan&apos;ın bağımsızlığını kazanması İsrail için önemli fırsatlar sunmuştur. Öncelikle ihtiyaç duyduğu enerjinin neredeyse tamamını dışarıdan sağlayan İsrail için Azerbaycan ithalat çeşitliliğini sağlayacağı en uygun ülkelerden biri olmasının yanı sıra en büyük düşmanı olarak gördüü İran&apos;a komşu olması açısından da oldukça önemli bir ülkedir. Bununla birlikte İsrail; özellikle SSCB&apos;nin çökmesi ile bağımsızlığını kazanmış Müslüman ülkelere de Azerbaycan ile sürdürdüğü ilişkiyi olumlu bir &quot;model&quot; olarak sunma şansını elde etmektedir.Azerbaycan ise, İsrail&apos;i özellikle Ermenistan ile yaptığı savaşta silah tedarik edebileceği ve Yahudi lobisi vasıtasıyla ABD&apos;nin desteğini alabileceği bir ülke olarak görmektedir. Başta ABD olmak üzere Batılı ülkelerdeki Ermeni Lobisi&apos;nin etkin gücü dikkate alındığında, Azerbaycan&apos;ın bu politikasının rasyonel gerekçelerle uyumlu olduğunu söylemek mümkündür. Batı dünyasının bir anlamda örtülü silah ambargosuna tabi olan Azerbaycan&apos;a İsrail&apos;in bağımsızlıktan önce de silah satması Azeri kamuoyunda İsrail&apos;e olan sempatiyi arttırmaktadır. Ermenistan ile devam eden çatışmada Rusya ve İran&apos;ın ve hatta Batı&apos;nın Erivan&apos;ı desteklemesine karşın, Azerbaycan büyük oranda Türkiye&apos;den destek alabilmiştir. Ancak Türkiye&apos;nin silah teknolojisinin çok gelişmemiş olması, verebileceği desteğin sınırlı olması; Azerbaycan&apos;ın İsrail&apos;e yakınlaşmasında çok önemli bir etken olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123214</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecfe261d-df36-4620-9196-34d67366466c.jpg</image:loc>
            <image:title>Stratejik Pazarlama Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Ülkemizde, pazarlamanın, 1980&apos;lere kadar arz eksiği içindeki bir ekonomide, bu alanın öncü bilim insanı Prof.Dr. Mehmet Oluç&apos;un, İngilizce &quot;marketing&quot; kelimesine karşılık olarak, &quot;Pazarlama&quot; kelimesini kullanarak yaptığı tercüme ve verdiği derslerle 1950&apos;lerde başladığı söylenebilir. Pazarlama, rahmetli hocamızın eğitim çabaları, başta Prof. Dr. Aykut F. Şireli olmak üzere, yetiştirdiği akademisyenler ve öğrencileriyle İzmir&apos;de Prof.Dr. Ömer Aşıcı, Eskişehir&apos;de Prof. Dr. İlhan Cemalcılar ile diğer pazarlama akademisyenleriyle kurduğu uyumlu ilişkiler ve diğer bazı akademik kurumlara verdiği destekle bir noktaya kadar getirilmişti. 1980&apos;lerle beraber arz eksiğinin nispeten giderilmesi, pazarlamayı, en azından, daha anlaşılır bir duzeleme taşımıştır. Bununla beraber, anlayış olarak, pazarlama kavramını satıştan, küresel pazarlamayı ihracattan ayırmanın, hala, yeterince, mümkün olamadığı söylenebilir.P. Drucker, yönetimin, iki önemli görevinin olduğunu söyler: Rekabetçi yenilik yapmak ve bu yenilikleri pazarlamak. Küresel ölçekte rekabetçi yenilikleri, ne yazık ki yapamıyoruz. Böyle olunca da pazarlanacak rekabetçi yenilik bulmakta sıkıntı çekiyoruz. Temel araştırmalara dayalı yenilikler ve icat, istisnai, yeni nesil teknolojik ve teknolojik olmayan rekabetçi yenilikler ise, farklılaştınlmış, daha olağan ve ikinci nesil yeniliklerdir. Yenilik türevlerini &quot;pazarlamak&quot; daha ciddi bir sorundur. Pazarladığımız ürünlerin, küresel pazarda, km olarak. azaldığı da bir gerçektir.Rekabetçi yenilikler yapmanın amacı, rekabetçi üstünlük sağlamak ve hedef paydaşların beklentilerine cevap verebilmektir. Hedef paydaşlar işletme içi ortaklar/hisse sahipleri, insan kaynakları vb. ile işletme dışı hedef tüketici/müşterilerle tedarik ve dağıtım kanalları, hükümet ve yerel idareler, STK&apos;lar, çevre vb. paydaşlardan oluşmaktadır.Geleneksel işletmecilik ortaklar memnuniyetine/kâra dönükken, günümüz işletmeciliğinin, ortakların da içinde yer aldığı hedef paydaşların rekabetçi tatminkâr yarar beklentilerine cevap vermeye dönük olduğu söylenebilir. Bu çalışmamızda,Stratejik Pazarlama Yönetimi paydaşlar odaklı bir yaklaşımla ele alınmaktadır. Bu yaklaşım, ortaklar memnuniyetinin, paydaşlar memnuniyetinin bir fonksiyonu olduğu düşüncesine dayanmaktadır. Paydaşlar memnuniyetinin ise, insan kaynakları memnuniyetine bağlı olduğu söylenebilir.Stratejik Pazarlama Yönetimi, geleneksel pazarlamadan farklı olarak, şu özellikler ekseninde ele alınmıştır: 1. Entegre stratejik birimlerin ürün portföyü pazarlaması2. Hedef pazarın stratejik bir biçimde seçimi ve buna uygun rekabetçi pazarlama bileşenleri stratejilerinin geliştirilmesi3. Rekabetçi değer zincirinin, hedef paydaşlar değeri eksenli olarak oluşturulması4. Uzun dönemli ve dinamik bir stratejik planlama5. Entegre bir güçle C-Pset etkileşimli rekabet ortamında, en iyi pazarlama bileşenleri stratejileri rekabetini gerçekleştirme6. Paydaşlar değeri odaklı performans değerlemesiYararlı olması dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123215</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45cd20be-c5ce-4754-add2-b05cb01c061b.jpg</image:loc>
            <image:title>Su Yönetiminde İyi Yönetimin Önemi</image:title>
            <image:caption>Su Yönetiminde İyi Yönetimin Önemi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123216</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b46f9380-93e2-4053-8349-405422b9a150.jpg</image:loc>
            <image:title>Suriye&apos;de Barışın İmkanları</image:title>
            <image:caption>Arap Baharının son halkası ve en kanlı etabı olan Suriye, halihazırda irili ufaklı 30&apos;a yakın çatışmayı barındırmaktadır. Çatışma içinde çatışmalar, örgüt içinde örgütler ortaya çıkmaktadır. Her gün yeni yeni ittifakların ortaya çıktığı dinamik Suriye sorunu, bugün artık küresel bir sorun haline gelmiştir. Suriye içindeki unsurlar birbirleriyle, bölge ülkeleri ve küresel güçler de iç unsurlar üzerinden vekalet savaşlarıyla bir küresel hakimiyet mücadelesi vermekte, Suriye üzerinden yeni bir dünya düzeni tesis edilmeye çalışılmaktadır.Suriye&apos;deki çatışmalar beş yılı aşkındır giderek şiddetlenmekte ve günden güne artan can kayıpları, yerinden edilmeler, katliamlar ve bombardımanlarla trajik ve gayri insanı bir boyuta evrilmektedir. Gerek doğrudan çatışma tarafı olan iç aktörler ve gerek dolaylı olarak çıkarları doğrultusunda çatışmayı yönlendiren dış güçler, kelimenin tam anlamıyla bir çıkmazın içine girmiş durumdalar. BM nezdinde Cenevre&apos;de girişilen barış görüşmeleri bile dış güçlerin Suriye halkları yerine, kendi çıkar ve hırslarını öne sürmeleri nedeniyle sonuçsuz kaldı.Dünyanın en istikrarsız ve çatışmalı bölgelerinin başında gelen Ortadoğu, 2015 yılı Çatışma Barometresine göre, dünyadaki şiddetli çatışmaların yaklaşık yüzde 25&apos;i bu bölgededir. Barometreye göre, dünyada yoğun şiddet içeren 43 çatışmadan - ki bunlara savaş da deniyor - 10&apos;u Ortadoğu&apos;da yer almaktadır. 20 yoğun şiddet içeren çatışmanın meydana geldiği Afrika&apos;dan sonra, en çok çatışmaya sahne olan bölgedir. Bu çatışmaların nedenleri neler? Bu çatışmalarda daha çok iç faktörler yoksa uluslararası dinamikler mi rol oynuyor? Bu kadar yoğun ve fazla çatışma barındıran bir bölgede barış mümkün mü?Bu sorulara verilebilecek çok farklı cevaplar var. Bölgeyi okuduğu anlayış, ideoloji ve çıkarına göre kişiler farklı farklı cevaplar verecektir. Fakat Ortadoğu&apos;daki çatışmaların genelinde ortak olan noktaların biri, bu çatışmaların hem iç, hem komşular, hem bölgesel hem de küresel boyutlarının oluşlarıdır. Yani, bölgedeki çatışmalar çok boyutlu ve çok katmanlıdır. Sadece iç ya da bölgesel dinamiklerle açıklanamayacak kadar karmaşıktırlar. Bu çatışmalarda hem iç unsurlar, hem komşu ülkelerle olan ihtilaflar, hem bölgesel hakimiyet mücadeleleri hem de küresel çatışma rekabeti var. Kısacası Ortadoğu küresel ve bölgesel rekabetin çatışma alanı durumuna gelmiş durumda. Herkesin çıkarları bir başkasının çıkarıyla çakışıyor. Müttefikler düşman, düşmanlar müttefik olabiliyor. Çok hızlı bir şekilde dengeler değişiyor ve yeni ittifaklar kurulabiliyor. Bu kadar hızlı değişim ve dönüşümün yaşandığı ve fakat aynı zamanda sahada savaşın da devam ettiği bir ortamda sağlıklı, bölgenin çıkarına uygun politikalar yürütmek, barışa hizmet edecek stratejiler geliştirmek zor olabiliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123217</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e174832-857b-4d6e-b6e7-31b3c10fae70.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürdürülebilirlik Güncel Multidisipliner Değerlendirmeler</image:title>
            <image:caption>Sürdürülebilirlik, ekonomi, çevre ve toplum arasındaki var olan denge ilişkisini korumanın ve gelecek nesillere aktarmanın başat faktörüdür. Başta kalkınma, büyüme ve çevre olmak üzere farklı disiplinler, sürdürülebilirliği sistemsel bir gereklilik olarak tanımlamakta ve çeşitli politika önerileriyle söz konusu kavramın sınırlarını çizmeye odaklanmaktadır. Küreselleşme ile birlikte toplumların artan entegrasyon kabiliyetleri ulusal ölçekte gerçekleşen şoklar [fırsatlar ve riskler] tüm ülke ekonomileri üzerinde kısmen benzer ancak hızlı ve yoğun yansımaların görülmesine neden olmaktadır. Söz konusu yansımalar-özellikle negatif yansımalar bağlamında sürdürülebilirlik tüm insanlığın sorunlarına çözüm üretmeyi amaçlamasının yanı sıra ekonomik, çevresel ve sosyal değişim dinamiklerini gözeten ve değişimin yarattığı karşılıklı etkileşimleri dikkate alan çok katmanlı bir sistem olarak görülmektedir. Bilhassa artan iklim tehditleri, çevresel bozulmalar, küresel salgınların ekonomiler üzerinde yarattığı negatif dışsallıklar, tüm dünyada hızla artan gelir eşitsizlikleri ve çatışmalar sürdürülebilirliğin tüm dünya için önemli ve ertelenemez bir mesele olduğuna işaret etmektedir. Kendisine atfedilen bu önem gereği sürdürülebilirliği sağlaması muhtemel faktörlerin belirlenmesi ve tanımlanması politika yapıcılar, firmalar ve hane halkları özelinde önem taşımaktadır. Bu düşünceyle elimizdeki bu kitap sürdürülebilirliği farklı perspektiften ele alan çalışmalardan oluşmaktadır. Kolektif bir çalışma sonucu ortaya çıkan bu eser sürdürülebilirlik olgusunun önemine istinaden bu alana ilgi duyan öğrencilere ve araştırmacılara teorik ve ampirik uygulamalarla güncel gelişmeleri sunmak ve literatüre katkı sağlamayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123218</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28636ef9-e6c2-4531-a140-daa1402cddd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Şarkın Son Ağası</image:title>
            <image:caption>Siyase Bilimi ve Uluslararası İlişkiler uzmanı olan Dr. Hüseyin Şeyhanlıoğlu, 1974 yılı Şanlıurfa duğumludur. Halen Dicle Üniversitesinde akademisyen olup Asya ve özellikle Osmanlı imparatorluğundan sonra Ortadoğu&apos;nun yaşamış olduğu ortaçağ karanlığından kurtulması için siyasi, tarihi, coğrafi ve sosyolojik çalışmalar yapmaktadır.Dünya ana karasına sırtını dayamış bir pehlivanı andıran Asya Kıtası ve onun Yusuf&apos;u olan Osmanlı İmparatorluğunun medeniyeti, 18. yy&apos;dan itibaren tarihin gördüğü en barbar kavim olan Avrupalılar tarafından durdurulup talan edilmiştir.Bu tarihten itibaren Batılaşma sürecine zorla ve entrikalılarla sokulan Osmanlının halkı Cemil Meriç&apos;in tabiriyle, Batı&apos;ya giden geminin Doğu&apos;ya bakan yolcularına döndürülmüştür. Bu durum maalesef sömürülen Hintlisi, afyona alıştırılan Çinlisi ve atomla vurulan Japonu için de böyledir. Yetmiş iki milleti bünyesinde, Dolmabahçe bostanlığı gibi yüzyıllarca kardeşçe yaşatan ve Fransız İhtilali&apos;ne kadar büyük bir uluslar üstü yapıya sahip olan Osmanlı İmparatorluğu, başta ırkçılık olmak üzere tüketici ve bencil olan batılı sömürgeciler tarafından yok edilmeye çalışılmıştır.Yazar, kitabında mankurtlaştırmanın her türlüsünün uygulandığı bu medeniyetin yaşadığı süreci, Şark&apos;ın Son Ağası üzerinde bir akademisyen titizliğinde işlemeye çalışmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123219</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/789cddce-6a4d-4181-b209-aa884f2bc34a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihin Geri Dönüşü</image:title>
            <image:caption>Tarihin Geri Dönüşü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123220</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad520940-4b3c-475b-8210-61620447c1f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Teknolojik Yetenek Transferi</image:title>
            <image:caption>Yeni teknolojileri geliştirmeyi ve aynı zamanda transfer edilen teknolojinin etkin kullanılmasına, öğrenme sağlanmasına ve özümsenmesine yönelik becerileri de içeren bir kavram olan teknolojik yetenek, teknolojik gelişme sürecinde belirleyici bir rol oynamaktadır. Teknolojik yeteneğin kaynakları, ulusal teknolojik çaba, teknoloji transferi ve emek transferidir. Teknolojik yetenek edinminin ilk ve en önemli kaynağı ulusal teknolojik çabadır. Çünkü ulusal düzeyde gerçekleştirilen Ar-Ge ve teknolojik yenilik faaliyetleri, teknoloji ve emek transferi gibi dış kaynakların etkinliği arttırmaktadır. Temel düzeyde ulusal teknolojik yetenek birikimi sağlayabilmiş ekonomilerin teknoloji ve emek transferi aracılığıyla edinilen teknolojiden öğrenme sağlaması çok daha hızlı ve etkin olacaktır. Bu kapsamda gelişmekte olan ülkelerin teknoloji transferine dayalı olarak ulusal teknolojik kapasitesinin geliştirilmesine ilişkin faaliyetler ve faaliyetlerin sanayileşme sürecine etkisi kalkınma iktisadının önemli tartışma konularından birini oluşturmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123221</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/519148fd-ae7b-406f-80d0-00c5a64543c2.jpg</image:loc>
            <image:title>The Property Issue On Cyprus</image:title>
            <image:caption>The Cyprus conflict has been on the world’s political agenda for more than fifty years. Regardless of other events, the property issue will likely to dominate the conflict. So, there has been great effort to solve the property issue in the Cyprus conflict. Settlement of the Cyprus conflict and solution to the property issue will affect the interrelationship between the communities and their living. In this context, people who are dealing with the issue need to clearly understand the spirit and the boundaries of the property rights.

However, this issue is very complex and approaches of both parties to the issue are very different. After allocation of the properties there will be heterogeneous mixture of population and as they highly differ along the custom, religion and language that it will not be easy to establish a homogeneous structure. As the world’s attraction points changes in the international dimension more attention needed in order to reach a settlement on the island.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123222</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdee197f-222f-4c80-b4fd-7fbda6b95d7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Tıbbi Hata Kaynaklı Ölümlerde Destekten Yoksun Kalma Tazminatı</image:title>
            <image:caption>Ülkemizde hastaların hatalı tıbbî müdahaleler nedeniyle açtığı tazminat davalarında ve tazminat miktarlarında dikkat çekici bir artış söz konusudur. Çalışmamızda tıbbi müdahale hatalarından kaynaklanan ölümlerde hastaların haklarının ve hekimlerin hukuki sorumluluklarının çerçevesi çizilerek genel anlamda hasta ve yakınlarının hakları ifade edilmiştir. Devamında hastanın ölümüne bağlı olarak talep edilebilecek olan tazminat kalemlerinden olan destekten yoksun kalma tazminatı açıklanarak sağlık çalışanları ve sağlık hizmetinden yararlananlara ışık tutulmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123223</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56241660-a262-4cdd-ab29-4fe7b363a99c.jpg</image:loc>
            <image:title>Turkey Between Democracy and Militarism</image:title>
            <image:caption>This book discusses various aspects of the &quot;grand struggle&quot; between bureaucratic / authoritarian center and democratic periphery. Issues such as nationalism, secularism, Islamism, militarism and Kemalism are dealtwith as well as the Kurdish question, political parties, the EU membership process and relations with the USA. Though covering a wide time span and array of issues, the articles share a common stand: they seek to develop a &quot;post-Kemalist&quot; reading of contemporary Turkish politics. In its entirety this book provides the reader with an altemative perpective on the &quot;current history of Turkkey&quot;, and raises the following issues and questions:Is Kemalism compatible with democracy?How to explain anti - Westemism of the neo -Kemalists?Is secularism or democracy under threat?The AK Party: Islamist or democrat?The CHP: Social democrat or authoritarian?Can Turkey bridge Europe and Islam via EU Membership?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123224</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26baf70f-2022-4a11-bbfd-73365e0c5d33.jpg</image:loc>
            <image:title>Turkish Politics</image:title>
            <image:caption>The aim of this manual is to provide a coherent and balanced historical perspective of Turkish political life, the evolution of political ideas, and key interpretations read together with the main social and cultural transformations. The manual starts with the modernization process of the early nineteenth century, examines the main ideologies emerged since late 1800s, their evolutions through the decades, the key political events that shaped the political system, presents the key intellectuals and politicians at the centre of Turkey&apos;s political life, and ends by studying the AK Parti era. The book has been conceived as a manual for university BA courses of Turkish Politics, Turkish political life, and Political History of Turkey. However, it is also a compact introduction for all those willing to understand contemporary Turkish politics.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123225</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/850fa7ca-2ffd-4f37-bfbc-73d6c2adfe1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüm Yönleriyle İş Kanununda Kıdem Tazminatı</image:title>
            <image:caption>ş Mevzuatında Kıdem Tazminatı Vergi Mevzuatında Kıdem Tazminatı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Mahkeme Nezdinde Kıdem Tazminatı İhtilaflarının Çözümü Sosyal Sigortalar Kanunu Yönünden Kıdem Tazminatı Kıdem Tazminatının Sigorta Ettirilip Ettirilmeyeceği Kıdem Tazminatı Fonu Kıdem Tazminatı ile İlgili Mevzuat</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123226</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05f4a2be-4671-4196-9f79-b29d4695e683.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Cumhuriyetleri’nde Ekonomik Dönüşüm</image:title>
            <image:caption>Geride bıraktığımız yüzyıl boyunca, siyasi, ideolojik ve ekonomik  temelli çok sayıda bölgesel ve kıtasal uluslararası birlikteliklere şahit olduk. Bunların çoğu tarih sahnesinden silinirken büyük bir kısmı da istenilen hedeflere ulaşamaksızın varlıklarını sürdürmektedirler. Diğer taraftan, Avrupa Birliği, Benelux ve NAFTA gibi çok az sayıda uluslararası birlikteliğin kuruluş amaçlarını gerçekleştirebildikleri, hedeflenen etkinlik düzeyini yakaladıkları ve varlıklarını sürdürebilme gücünü elde ettikleri görülmektedir. Bu başarılı örneklerin ortak özelliği ise üye ülkeler arasında yoğun bir ekonomik eklemlenme, hatta ileri derecede bir entegrasyonun gerçekleştirilebilmiş olmasıdır.

1990’lı yıllardan bu yana Türk dış politikasının ana hedeflerinden birisi, belki de en önemlisi, küresel siyasete yön verebilecek bir “Türk Devletleri Topluluğu” oluşturmaktır. Bu yoldaki en önemli aşamalardan birisi, bağımsız Türk devletleri arasında ekonomi-politik temelli birliktelik inşa etmektir.

Dr. Dikkaya editörlüğünde yazılan Türk Cumhuriyetlerinde Ekonomik Dönüşüm başlıklı kitap bir taraftan bu ülke ekonomilerinin 30 yıllık değişimini aktarırken, bir taraftan da bu değişim sürecinde yaşanan zorlukları ve karşılaşılan engelleri ortaya koymaktadır. Bu nitelikteki analizlerin Türk devletleri arasında kurulacak ekonomik alt yapının inşasında, sorun çıkabilecek alanları işaret etmesi ve geleceğe yönelik çözümlere zemin hazırlaması bakımından önemli olduğunu düşünüyorum.

Türk Cumhuriyetleri Ekonomi Politik çalışmalarında bir çıkış noktası ve nitelikli bir referans olarak kullanılacağına inandığım Türk Cumhuriyetleri`nde Ekonomik Dönüşüm kitabı için Prof. Dr. Mehmet Dikkaya ve arkadaşlarını kutluyor, geleceğin Türk Dünyasına yaptıkları katkılar nedeniyle hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Ahat Andican

Türk Cumhuriyetlerinden Sorumlu Devlet Bakanı (55. Hükümet)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123227</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c1d3d9d-12d3-4a2f-af27-5172f7aa73ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dış Politikasında 1950&apos;li Yıllar</image:title>
            <image:caption>Demokrat Parti Dönemi Türk Dış Politikası&apos;nı inceleyen bu kitap, Eylül 1985 ve Ekim 1987 yılları arasında yapılan araştırmaların bir ürünüdür. Yazar, 1950-60 döneminde aktif olarak görev almış ve o dönemin şekillendirilmesinde rol oynamış bazı kişilerle değişik ülkelerde özel görüşmeler yapmış ve bu kişilerden edindiği bilgi ve izlenimleri bu çalışmada değerlendirmiştir. Kendileri ile özel olarak röportaj yapılan kişilerin listesi kitabın sonundaki kaynakçada verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123228</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f962f6c1-cb44-4fac-b500-a2f54626c446.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dış Politikasında Düşünce Kuruluşları</image:title>
            <image:caption>Günümüzdeki tanımlamayla anılmaları ilk kez 1990lı yıllarla olsa da düşünce kuruluşları çok daha önceleri ülkemizde var olmuştur. Söz konusu dönemlerde bu kuruluşlar merkezi hükümet ile yakın iş birliği içinde hareket etmiştir. Hatta 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrası milletvekili heyeti gönderilemediği bir dönemde SİSAV mensuplarından oluşa bir heyet, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) toplantılarına katılarak Türkiye’yi temsil etmiştir. Türkiye’nin ilk düşünce kuruluşları hangileridir? Hangi statüde kurulmuş ve hangi alanlarda faaliyet yürütmüşlerdir? İlk düşünce kuruluşlarına kimler öncü olmuştur? Neden 1960lı yıllardan itibaren kurulmaya başlanmıştır? Bu kuruluşların farklı kuruluşlarla ilişkileri nasıl olmuştur? Türk dış politikasına etkileri ne ölçüde olmuş ve tüm bunlar günümüz düşünce kuruluşu kültürünü nasıl şekillendirmiştir? Ülkemizde bu tip kuruluşların etkinliği için gerekli olan unsurlar nelerdir? 
Sorularına ve daha fazlasına cevap bulunabileceğiniz; bu kez Prof. Dr. Hüseyin Bağcı’nın önsözüyle çıkan alanında ilk bu kitabın muhteviyatı, geçmişten günümüze gelinen nokta için bir tespit niteliğinde olurken aynı zamanda bir gelecek perspektifi sunmayı hedeflemiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123229</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7beeeb8-1d97-4593-8582-2741215f000d.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Hukukunda Yaşlı Hakları</image:title>
            <image:caption>Dünya nüfusundaki hızlı yaşlanma toplumlarda, devletler tarafından nüfus yapısındaki değişikliklere paralel bir sağlık hizmeti sunulması beklentisini yaratmıştır. Türkiye İstatistik Kurumu ve uluslararası kurumlarca yapılan nüfus projeksiyonlarına bakıldığında ileriki yıllarda genç ve yaşlı nüfusun toplumda eşit hatta yaşlı nüfus daha ağırlıklı olacak şekilde temsil edileceği görülmektedir.Nüfustaki yaşlanma ve yaşlı sayısındaki artış hızına paralel sağlık ve sosyal destekyapısının ivedilikle oluşturulması bir zarurettir. Çünkü 65 yaş üstü bireylerin gençnüfusa göre sağlık bakım gereksinimleri ve sosyal bakım ihtiyaçları daha fazla olacaktır.Oluşturulacak politika, program ve mevzuatlar yaşam kalitesini ve genel sağlığı arttırma odaklı olmalıdır. Zira başarılı yaşlanma sağlık yanında psikolojik ve sosyal açıdan da tam bir iyilik halini gerektirir. ABD, Japonya, Almanya ve birçok AB Ülkesi sağlık ve sosyal bakım sistemleri incelendiğinde genelde düzenlemelerin yasa düzeyinde olduğu ve sağlık yanında bakım hizmetinin de güvence altına alındığı görülmektedir. Ülkemizdeki düzenleme genelge ve yönetmelikten öteye gidememiş olup, gecikmeksizin özellikle yasa düzeyinde düzenleme yapılmalıdır.Bu kitapta ülkemizde yaşlı haklarına yönelik yapılacak hukuki düzenlemelere rehberlik etmesi için, özellikle yaşlı hakları alanında gelişmiş hukuki sistemleri bulunan ABD, Japonya, Almanya ve birçok AB Ülkesi sağlık ve sosyal bakım sistemleri incelenmiştir. Bunun yanı sıra ülkemizdeki mevcut durumun tespiti de yapılmış ve yaşlıların haklarına ilişkin dava örnekleri de değerlendirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123230</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91d74813-a126-4e8a-b0cc-864cc692693e.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk İş Dünyasının Ekosistemi</image:title>
            <image:caption>Türk İş Dünyasını/çevresini sistematik olarak irdeleyen bu kitabımızın; sadece yakın bir gelecekte iş dünyasına katılacak olan üniversite öğrencilerimizin değil aynı zamanda Türk iş dünyasının her kademedeki üyelerinin bilgi birikimine katkıda bulunabilecek bir kaynak olacağını umut ediyorum. Kitabımızda organik bir bağlılıkla iç içe yer alan Küresel ekonomi ve Türkiye ekonomisi bağlamında hukuki, ekonomik teknolojik, kurumsal ve diğer seçilmiş özellikleri ile bir ekosistem olan Türk iş dünyası incelemekte ve irdelenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123231</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74b04958-1bed-4b38-bee1-5e71cf42f21b.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Milliyetçiliği ve MHP</image:title>
            <image:caption>Farklı tonlarıyla da olsa milliyetçilik her zaman tartışılan, ağırlığı olan ve siyasal olayları etkileyen bir ideoloji niteliği taşımaktadır .Türk milliyetçiliği ideolojisi, Milliyetçi Hareket Partisi&apos;nin kurulmasıyla, bir siyasal partinin temel ideolojisi haline gelmiştir. MHP, siyasal hayat içerisinde Türk siyasal yaşamının birçok aşamasında etkin olmuş, hükümetlerin kuruluşunda belirleyici konuma gelmiştir. Bu nedenle MHP, sağ siyasal partiler içinde sahip olduğu ideoloji, partiyi destekleyen dinamik gençlik örgütleri ve örgütsel yapısıyla kendisine özgü nitelikler sergileyen bir siyasal parti niteliğini taşımaktadır. Bu kitap milliyetçilik yaklaşımlarını ve farklı toplumlardaki milliyetçi ideolojinin oluşum süreçlerine dikkat çektikten sonra Türk toplumundaki milliyetçi yapılanmaları ele almaktadır. Osmanlı Devletin&apos;de Türk milliyetçiliğinin nasıl oluştuğu, Kurtuluş Savaşında ve cumhuriyetin kuruluş aşamalarında Türk milliyetçiliğinin etkisi incelenmektedir . Son bölümde de kuruşundan günümüze kadar MHP&apos;nin siyasal hayat içindeki serüveni ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123232</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a331b5f9-6f3d-41f0-aede-6c38486863f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Siyasal Hayatı</image:title>
            <image:caption>Türk siyasal hayatı, uzun tarihi geçmişi ve yaşananlar ile okunması zevkli, ihtiva ettiği dersler itibariyle de öğrenilmesi zorunlu olaylarla doludur. Çünkü tarih, uluslann belleğidir ve siyaset de en önemli belirleyici unsur olarak her koşulda varlığını hissettirir.Elinizdeki eserde, Türk siyasal hayatının temel dinamikleri ve tarihsel süreç içinde geçirdiği evreler anlatılmaktadır. Hiç kuşku yok ki, siyaset ve yönetim anlayışı bağlamında insanoğlunun geldiği nokta itibariyle demokratik değer ve ilkeleri önemsiyor olmasının bir nedeni de uzun tarih bir mücadelenin verilmiş olmasıdır. Bu mücadeleye her toplumun ciddi katkı sağladığını söylemek ne derece doğru değilse, bir bütün olarak bakıldığında Türk siyasal yaşamının demokratik değerierden yoksun olduğunu iddia etmek de o derece doğru değildir.Nitekim, eski Türk devletlerinde siyasal iktidara yardımcı olmuş kurultaylan, Osmanlı Devleti&apos;nin meşrutiyet girişimlerini veya Cumhuriyetli yılların modernleşme-demokratikleşme sürecine katkısını görmezden gelemeyiz. Bu bağlamda Türk Siyasal Hayatı kitabı, eski Türk devletlerinden günümüze iktidar algısı ve siyaset anlayışını yöneten-yönetilen ekseninde ve sade bir dille anlatmayı hedeflemekte, bu kapsamlı tarihsel geçmişi ve günümüze etkileri konusundaki analizi ise mümkün olduğunca okuyucuya bırakmaktadır.Modernleşme kavramı veya sorunsalına odaklanan ve Batı dışı toplumları analize yeltenen yaklaşımlann Türk siyasal hayatı söz konusu olduğunda ne ifade ettiğinin anlaşılması da ayn bir öneme sahiptir. Siyasal mücadele ve tartışmalarıyla, devlet geleneği ve iktidarın şekillenişiyle, toplumsal refleksleri ve uyumuyla, diğer devletlerle savaşı ve banşıyla ve nihayet fikir dünyasıyla Türk siyasal hayatının kendine has dinamikler ihtiva ettiğini söylemek kayda değerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123233</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53a54b63-1db7-458d-a058-f3d3411f1a5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Siyasal Hayatı:Tanzimattan Günümüze</image:title>
            <image:caption>Türk siyasal hayatının, Tanzimat Fermanı’nın ilanından bugüne kadar olan uzun geçmişinin ana hatlarını kronolojik olarak açıklayan ve belli ölçülerde analiz eden bu çalışmada, tarihsel akışta önemli, çok partili siyasi hayata geçişle birlikte iç ve dış dinamiklerin belirleyiciliğinde meydana gelen toplumsal dönüşümlerin doğal sonucu olan siyasal çatışmalar eşliğinde, siyasal hayatın sürekli bir istikrar arayışı içindeki döngüsüne de yoğunlaşılıyor. Türk siyasal hayatının uzun seyrine dair yeni bir dönemlendirme önerisini de içeren bu çalışmanın, aslında kopuşlarla birlikte aslında bir süreklilik olduğu hususu vurgulanıyor ve 18. Yüzyılın son çeyreğinde başlayan Türk modernleşmesinin dönüm noktaları olan: Tanzimat, Birinci ve İkinci Meşrutiyet’le Cumhuriyet&apos;in oluşumu ve bu oluşumu hazırlayan dinamikler anlatılıyor. Cumhuriyet dönemindebugünün arka planını ortaya koymaya çabaladığı; siyasal hayatta belirleyici olanın bireyler mi yoksa nesnel süreçler mi olduğuna yönelik kadim soruya bir cevap arayışı olduğu da söylenebilir. Çalışma, eski dünya düzeninin tasfiye edilmeye başlandığı bu dönemde, coğrafyayla kader arasındaki ilişkiyi en sık ve durmaksızın yaşayan ülkenin, iç siyasete ilişkin gelişmelerinin de böylesine bir dinamikten bağımsız çözümlenemeyeceğini ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123234</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a3228aa-d77f-4c67-b3f1-cbc0e0cb3c71.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Siyasal Hayatında Seçimler ve İzmir</image:title>
            <image:caption>Yarım asrı çok partili Türk hayatında seçimler siyasi iktidarın genel ve yerel ölçekte el değiştirmesi, siyasi partilerle adayların birbiriyle yarışması bakımından ilginç özelliklere sahiptir. Türkiye’nin geçirdiği sosyo-ekonomik ve politik değişimi anlayabilmek için, seçimler temel demokratik katılım ararçlarından biri olarak referans alınabilir. Genel seçimler iktidara gelmek için birbiriyle yarışan partiler arasında yurttaşların özgür iradeleriyle gelecekleri adına politik süreçte makro düzeyde kararlar alacak kadroların ikdidara taşınmasına aracılık eder. Yerel seçimler ise yurttaşların yerleşik oldukları yerel birimlerde, ortak talep ve beklentilerinin karşılanmasını sağlayacak yerel aktörlerin, onlar adına temel sorunlarının çözümü için işbaşına gelmelerine imkan tanır. Her iki seçim türünde de temsili demokrasi ulusal ya da yerel düzeyde işlemiş olur. Bu anlamda seçimler siyasi süreçte demokrasinin olmazsa olmaz araçlarıdır. Bu çalışma Türkiye’de rekabetçi siyasetin gerçek anlamda işlemeye başladığı 14 Mayıs 1950’den günümüze yapılan genel ve yerel seçimlerin sonuçlarını, seçim dönemlerinde siyasetin seyrini okuyuculara aktarmayı amaçlıyor. Kitapta 1950’den 2007’ye kadar yapılan tüm genel ve yerel seçimler Türkiye geneli ve İzmir özelinde irdeleniyor. Okuyucu eline aldığı bu çalışmayla, seçimlere dair bir bellek tazelenmesini salt ülke genelinde değil, Mart 2009 yerel seçimlerinde yoğun bir seçim rekabetinin yaşanacağı İzmir ekseninde de yapma imkanı bulacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123235</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9368d8f8-ffaa-41f3-89e9-72513c0ae34e.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Siyasal Hayatında Senato</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta iki meclisliliğe dönük teklifler ve bu alanda yaşanan tecrübe, Türk siyasal hayatının gelişimi içinde ele alınmıştır. Eser, Osmanlı Âyan Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu uygulamasını, siyasal hayatımızın farklı safhalarındaki konuyla ilgili tasarıları ve düşünceleridir.İkinci meclis, Kurtuluş Savaşı yıllarından 1924 Anayasası müzakerelerine, oradan 1946-1960 arası döneme, iktidarı sınırlandırmanın vasıtalarından biri olarak düşünülmüştür. Başta senato&apos;ya büyük ümit bağlanmış, bu kurum sihirli bir değnek muameles, görmüştür...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123236</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2289747-811d-410c-a07a-a65fcb38340b.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Yunan İlişkilerinde İki Eski Başkent: Gümülcine - İstanbul</image:title>
            <image:caption>Türk Yunan İlişkilerinde İki Eski Başkent:Gümülcine - İstanbulOrion Kitabevi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123237</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a463ef07-fe60-4721-94cd-f3157db635bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Çığ Gibi Geliyor</image:title>
            <image:caption>Türkiye Çığ Gibi Geliyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123238</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d497fc9f-75b2-4a2d-ae60-e327d5bfc442.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Ekonomisi</image:title>
            <image:caption>Bu kitabı Türkiye ekonomisi ile ilgili diğer kitaplardan ayıran en önemli özellik, Türkiye ekonomisinin &quot;geçiş ekonomisi yaklaşımı&quot; çerçevesinde incelenmesidir. Bu açıdan kitap bir ilk olma özelliğine sahiptir. Bu çerçevede ele alınan çok sayıdaki geçiş sürecinin politik ve kurumsal gerekleri ve sonuçları ortaya konulmaya çalışılmıştır. Kitap, bu geçiş süreçlerinde Türkiye&apos;nin nereden kalkıp nereye ulaştığı, daha ne kadar yol kat etmesi gerektiği ve ne ölçüde başarılı olduğu sorularına cevap vermeyi amaçlamıştır.İkinci olarak bu kitapta, kendiliğinden (piyasa dinamikleri ) ortaya çıkan gelişmeler ile, güdümlü (devletçe teşvik edilen veya zorlanan) gelişmelerin ayırt edilmesine özen gösterilmiştir. Ayrıca bu kitapta zaman ve mekan içinde ulusal ve uluslararası mukayeselere önem verilmiştir. Bu çerçevede Türkiye&apos;nin sahip olduğu güç ve zafiyetler teşhis edilmeye çalışılmıştır. Bu şekilde Türkiye tecrübesinin hangi alanlarda ne ölçüde başka ülkelere örnek olabileceği sorusuna daha kapsamlı bir cevap verilmesi imkanı doğmaktadır.Nihayet bu kitap, görselliği ön plana çıkararak, başta öğrenciler ve iş dünyası olmak üzere ekonomiyle ilgilenen herkese hitap edecek şekilde hazırlanmış ve kaleme alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123239</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/849ec1ac-56a5-4922-bf70-5aa21c5c06ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Ekonomisinin Sektörel Dönüşümü</image:title>
            <image:caption>Türkiye ekonomisinde son yıllarda yaşanan yapısal dönüşüm süreci, sektörel yapıyı da dinamik bir şekilde etkileyerek, ekonominin üretim yapısını yeniden şekillendirmiştir. Bu dönüşümün sacayakları, toplam üretim ve istihdam içindeki payı hızlı bir şekilde azalan tarım sektörü, bunun karşısında ağırlığı artan hizmetler sektörü ve arzu edilen olgunlaşmayı sağlayamayan sanayi sektörü olmaktadır. Bu dönüşüm dinamiklerinin ortaya çıkmasında 2000&apos;li yılların başlangıcında yaşanan krizler ve bu krizler sonucunda uygulanan politikaların rolü önemli olmaktadır. Çalışma sonunda elde edilen bulgular, yaşanan dönüşümün sektörel yapıda ortaya çıkan değişimin çok ötesinde, üretim faktörlerinin bileşimi, uluslar arası ticarette uzmanlaşma biçimi, işgücü piyasasının yapılanması, polarize bölgelerin daha da güçlenmesi vb. birçok güçlü makroekonomik etkileme kanallarına sahip olduğunu göstermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123240</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b10316be-e5b1-459f-8d45-d48a37cf55cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Piyasa Ekonomisi Ve Küresel Ekonomik Kriz</image:title>
            <image:caption>Bu eser Türkçe literatürde, Piyasa Ekonomisi&apos;nin bir el kitabı olması amacı ile hazırlanmıştır. Kitap, genel okuyucu kitlesi esas alınarak yazılmıştır. Türkçe&apos;de Planlama, Sosyalizm, Devletçilik, Karma Ekonomi konularında geniş bir literatür ve uygulamalar varken; Piyasa Ekonomisi konusunda ki yayınlar yok denecek kadar azdır. L. Mises, İngiliz halkının ve hatta insanlığın kaderini değiştirip yoksulluk, gerilik ve cehaletten kurtaranın A.Smith &quot; Milletlerin Serveti&quot; adlı ve Piyasa Ekonomisi&apos;ni tanıtan kitabı olduğunu söyler.Dolayısıyla bireysel veya toplumsal zenginliğimizi sağlamak yani kalkınmak için, Piyasa Ekonomisi&apos;ne ve işletme bilgisine muhtacız. A.Smith&apos;in, &quot;Görünmez Elin&apos;e yani piyasaya başvurmadan, bireysel veya toplumsal kalkınma mümkün değildir.Kalkınma, Türkiye&apos;nin gündemine Planlama ile değil Piyasalaşma süreci ile girdiğinden, ancak gelecekte çözülebilir. Bir bakıma kalkınma açısından, Devletçilik veya Planlı Karma Ekonomisi yılları, kayıp yıllardır. Kitapta Piyasa Ekonomisi yanında Türkçe literatür için yeni olan, Küresel Kriz, Girişimcilik, Sosyal Ahlâk Küreselleşme ve Türkiye, Sosyal Refah Devleti Kapitalizmi gibi konular, bağımsız bölümler halinde incelenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123241</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cd7576a-1058-40c8-af02-42c7a087c5d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Yönetimler Arası Mali İlişkiler</image:title>
            <image:caption>Yönetimler arası mali ilişkiler, bir ülkede çeşitli yönetim kademeleri arasında kamusal hizmetlerin ve gelir kaynaklarının bölüşümünü ifade etmektedir. Türkiye&apos;de merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasındaki mali ilişkilerin nasıl düzenlenmesi gerektiği konusu 2000&apos;li yılların başlarından bu yana akademik ve idari çevrelerin gündeminde yer almaya devam etmektedir. Günümüzde yerel yönetimlere sağlanan öz gelir kaynaklarının ve transfer gelirlerinin gözden geçirilmesi ve yerel yönetimlere görevleri ile orantılı gelir kaynakları sağlanması konusu hala güncelliğini sürdürmekte, hem ulusal, hem de yerel düzeyde düzenlenen çeşitli platformlarda bu konuda yaşanan sorunlar tartışılmaktadır.Bu kitapta, yönetimler arası mali ilişkiler konusu ele alınarak, bu konuda kabul edilen genel ilkelerin neler olduğu, bu ilişkilerin Türkiye&apos;de ne şekilde düzenlendiği ve tarihsel süreç içinde bu konuda ne tür değişiklikler yaşandığı rakamsal analizlerle de desteklenerek tespit edilmeye çalışılmıştır. Kitabın ikinci bölümünde yerel yönetimlerin gelir kesin hesapları üzerinden gerçekleştirilen analizler, ülkemizde yerel yönetimlerin gelir yapısının özellikleri, mali özerklikleri ve merkezi yönetime bağımlılık dereceleri konusunda fikir edinilmesini sağlayacaktır. Ayrıca, üçüncü bölümde büyükşehir belediyelerine ilişkin gerçekleştirilen analizin 6360 sayılı Kanun sonrası büyükşehir belediyelerinin gelir yapısı ve transfer sistemi üzerinde yoğunlaşan tartışmalara katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123242</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aca977f8-744f-4b38-8eb5-3f67ac102365.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;nin Ortadoğu Ülkeleri ve Büyük Güçlerle İlişkileri</image:title>
            <image:caption>Uluslararası sistemin yapısal bir dönüşüm geçirdiği 21. yüzyılda, Türkiye&apos;nin içerisinde bulunduğu bölgesel ve küresel şartlar da büyük bir değişim ve dönüşüm geçirmiştir. 2001 ekonomik krizinden 11 Eylül saldırılarına, Irak&apos;ın işgalinden Arap Baharına ve Suriye&apos;deki çatışmaların bölgesel ve küresel aktörleri içerisine dahil eden bir çekim merkezine dönüşmesine kadar birçok olay Türkiye&apos;nin dünya siyasetindeki yerini derinden etkilemiştir. Bu kapsamda elinizdeki kitap, gerek iç siyasi yapısında yaşadığı değişiklikler gerekse 21. yüzyılın ortaya çıkarmış olduğu yeni dinamikler ekseninde uluslararası siyasetin temel aktörlerinden biri haline gelen Türkiye&apos;nin bölgesel ve küresel aktörlerle ilişkilerine odaklanmakta ve bu aktörlerle ilişkilerinin son yirmi yılını mercek altına almaktadır.Türk dış politikası, Ortadoğu, uluslararası ilişkiler ve Avrupa Birliği üzerine çalışan akademisyenler tarafından hazırlanan bu kitap, on beş bölümden oluşmaktadır. Kitap bölümlerinde Türkiye&apos;nin ilgili ülkelerle işbirliği ve anlaşmazlık alanlarına odaklanılmak suretiyle bir taraftan geçmişin muhasebesi yapılırken, diğer taraftan da geleceğe ışık tutulmaya çalışılmaktadır. Büyük bir emek, azim ve sabrın ürünü olan bu kitap, hem Türk dış politikasına ilgi duyan okuyucular hem de Türk dış politikası hakkında çalışmalar yapan öğrenci ve akademisyenler olmak üzere oldukça geniş bir okur kitlesine hitap etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123243</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01c3b6a1-c885-426f-a3b4-f2cfd291d83d.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Darbelerde CIA’nın Rolü</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;de 1960 yılından itibaren üç defa darbe, iki defa TSK ile siyaset arasında örtülü sürtüşme ve güç mücadelesi, üç defa da darbe girişimi olmuştur. Cumhuriyet döneminin ilk darbesi 27 Mayıs 1960 darbesidir. Bu darbeden sonra, 22 Şubat 1962 ve 21 Mayıs 1963 yıllarında iki başarısız darbe girişimi olmuştur. Bu girişimler 27 Mayıs 1960 darbesinin artçılarıdır. Sonra gelen iki darbe 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 darbeleridir. Bu darbelerden sonra 28 Şubat 1997&apos;de başlayan 28 Şubat süreci ve 27 Nisan 2007 &quot;e&quot; muhtırası (bildirisi) bulunmaktadır. Ben son iki olayı darbe olarak adlandırmıyo-rum. Bana göre son iki olay TSK ile siyaset arasında örtülü sürtüşme ve güç mücadelesidir. Son olarak Türkiye&apos;de 15 Temmuz2016 tarihinde çok ciddi ve kapsamlı bir darbe teşebbüsü olmuştur.Ben 27 Mayıs 1960 darbesi yapıldığı sırada daha çocuktum. Bu sebeple, 27 Mayıs darbesi kitabımda ele alınmamıştır. 12 Mart 1971 darbesi döneminde TSK&apos;da teğmen rütbesinde istihbarat subayı olarak görev yapıyordum. Bu darbeyi içeriden gözleme imkanı buldum. 12 Mart darbesi döneminde TSK&apos;dan ihraç edildim. 12 Eylül 1980 darbesine giden olaylar sürecinin içinde değildim. Ancak, olayların içinde olanlarla sınırlı da olsa, belli bir ölçüde temasım oldu. 28 Şubat süreci, 27 Nisan Bildirisi ve 15 Temmuz darbe girişimlerini tamamen dışarıdan izledim.Ben bu kitabın 12 Mart 1971 darbesi ile ilgili bölümünü 1980 öncesinde, 12 Eylül 1980 darbesi ile ilgili bölü-münü de 1990 öncesinde yazmış, ancak, çeşitli sebeplerle yayınlamamıştım. Daha sonra Türkiye&apos;de TSK ile siyaset arasında sürtüşmeler, en son olarak da bir darbe girişimi oldu. Geçmişim sebebiyle, TSK ile siyaset arasındaki olaylar hep ilgi alanımda oldu. Sahip olduğum bilgi biri kimi ve düşüncelerimi paylaşmak için bu kitabı yayınlamaya karar verdim.Türkiye&apos;de bütün askeri müdahalelerin arkasında hep ABD ve CIA&apos;in olduğu ileri sürülmüştür.Sağcısıyla solcusuyla bu konuda fikir beyan edenler arasında tam bir mutabakat  bulunmaktadır. Ancak askeri müdahalenin iç faktörleri de bulunmaktadır. İç faktörler her zaman dış faktörlerden daha belirleyicidir. Ben kitabımda olayların iç faktörlerini, dış faktörlerini ve dış faktörler arasında ABD ve CIA&apos; in nasıl bir rol üstlenmiş olabileceğini inceledim. Olaylar hiçbir zaman tek taraflı olarak bir tarafın iradesi doğrultusunda gelişmez. Her şey kusursuz bir şekilde baştan planlanamaz. Ancak; olaylarda yer alan taraflardan bilgi ve deneyimi daha yüksek ve ayrıca ufku daha geniş olan taraf, her zaman, ortaya çıkabile-cek beklenmedik durumlara karşı pozisyonunu yeniden ayarlayarak istediği sonuçlara ulaşabilir ve oyunun sonunda masasından galip olarak ayrılabilir.Ben kitabımda incelediğim konularda belirli bir tez oluşturdum. Beni bu tezi oluşturmaya sevk eden bilgilere ve olgulara dikkati çektim. Bu bilgi ve olguların bir kısmı kendi yaşadığım ve tanık olduğum olaylardır. Bir kısmı da basında çıkan iddia ve açıklamalardır. Basında çıkan iddia ve açıklamaların doğruluğu her zaman tartışılabilir. Bu sebeple benim oluşturduğum tez de tartışılabilir. Benzer şekilde, basında çıkan iddia ve haberlere dayanarak çeşitli olaylar hakkında vardığım sonuçlar da sadece kuşkuyu ifade etmektedir. Eğer basına yansıyan olaylar yanlışsa benim kuşkularım da yersizdir.Kitabımda oluşturduğum teze dayanak olarak aldığım, siyasi partiler ve siyasi hareketler ile çeşitli kişilerin davranış ve dışa vurulan düşüncelerine, objektif bir anlam vermeye çalıştım. Verdiğim bu anlama göre olayları yorumladım. Elbette, siyasi partiler, siyasi hareketler ve kişiler farklı niyetlerle hareket etmiş olabilirler. Ya da düşünceyi açıklayanın gerçek niyeti ile bu düşüncenin sonradan kazandığı objektif anlam farklı olabilir.Bu sebeple bu kitabın amacı hiçbir kurum ve kişiyi sübjektif olarak suçlama ve sorumlu tutmak değildir. Bu konu hukuk ve yargılama alanına girer. Ben olayları siyasal ve sosyolojik açıdan ele aldım. Herhangi bir değer yargısıyla da yargılamadım.Kitabımda sıklıkla cunta kelimesi geçmektedir. Ben cunta kelimesini, sıkı bir örgütlenmeyi ifade eden bir oluşum olarak değil, benzer düşünceleri benimseyen insanlar grubu anlamında kullandım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123244</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec8827ab-2f00-4963-b883-d4681459a227.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Seçim Kampanyaları</image:title>
            <image:caption>Yüksek lisans ve doktora çalışmalarını Bilkent Üniversitesi&apos;nde tamamlayan Prof. Dr. Ömer Çaha, Fatih Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü&apos;nde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır. 2004-2008 yılları arasında aynı üniversitede İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanlığı görevini de yürüten Çaha, Türkiye&apos;nin siyasal yapısı, sivil toplum ve demokrasi, kadın hareketi, seçmen davranışı ve siyasal partiler, klasik ve modern siyaset teorisi gibi alanlarda uzmanlaşmış ve bu alanlarla ilgili çok sayıda Türkçe ve İngilizce yayın yapmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123245</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65691d18-f1b1-4eda-8534-a9895e32c447.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Seçmen Davranışı ve Siyasi Partiler</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;de Seçmen Davranışı ve Siyasal Partiler ismiyle kitaplaşan bu çalışma bir kısmı Türkiye genelinde, bir kısmı da lokal düzeyde gerçekleştirilmiş olan bir dizi ampirik araştırmanın yanı sıra literatüre dayalı bazı teorik çalışmalardan oluşmaktadır. Bir kısmı daha önce değişik yerlerde yayınlanan, bir kısmı ise ilk kez bu kitapla birlikte yayınlanacak olan bu çalışmalar, farklı hususlara dikkat çekmekle birlikte ana hatlarıyla siyasal değerler, siyasal katılım, seçmen davranışını etkileyen faktörler, siyasal değerler ve siyasal kültür, demokratik toplumlarda siyasal katılım düzeyini ve niteliğini belirleyen hususlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kavramlar demokratik toplumlarda siyasal katılım düzeyini ve niteliğini belirleyen hususlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kavramlar demokratik toplumlarda seçmen davranışının referans çerçevesini oluştururken, demokratik olmayan toplumlarda da yönetimlerin devamı için sosyolojik ve siyasal bir dayanak oluşturmaktadır. Bu bakımdan siyaset bilimi literatüründe siyasal bir dayanak oluşturmaktadır. Bu bakımdan siyaset bilimi literatüründe siyasal kültür ve deperlere yönelik çalışmalar son zamanlarda büyük bir ivme kazanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123246</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8fd662b-aeb9-4141-98d7-a41b8614d604.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’nin Siyasal ve Anayasal Rejimi</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;de, Sened-i İttifak&apos;dan bu yana, anayasacılık düşüncesi istikametinde gelişmeler yaşanmıştır. Ülkemizde ilk kez modern anlamda Anayasa 1876 yılında kavuşmuştur. Daha sonraki yıllarda da çok sayıda Anayasa değişikliği ve yeni Anayasalar yapılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123247</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c23436e3-41d8-45c1-9c4d-42477947bca2.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Enerji Politikaları</image:title>
            <image:caption>nsanın temel ihtiyaçlarının karşılanmasında ve yaşam standardının yükseltilmesinde vazgeçilmezler arasında yer alan enerji, sosyo-ekonomik kalkınmanın temel faktörlerinden biridir. Enerji kavramı çok geniş alanları kapsamaktadır. Enerjinin endüstri, ulaşım, sağlık, tarım ve diğer pek çok alanda insan gelişimi için öncelikli olduğu kabul edilmektedir. Enerji, ülkelerin ulusal ve uluslararası siyasetinin belirlenmesinde en önemli faktörler arasında yer alır. Ekonomik ve sosyal gelişmenin te-mel taşlarından birini oluşturan enerji, ülkelerin ulusal güvenliğini de önemli derecede etkilemektedir.Enerji, bir ülkedeki sanayinin en önemli girdilerindendir. Bu yönüyle de ele alındığında enerji, ekonomik kalkınmanın sürdürülebilirliği, ulusal ve uluslararası alanda rekabet edebilirliğin temel taşlarından birini oluşturmaktadır. Enerji tüketimindeki artışın toplumsal refah düzeyindeki etkisi güncel araştırma konuları içinde yer almaktadır. Enerji sadece ekonominin bir konusu değil, insanlığın geleceğini etkileyen, yönlendiren ana faktörlerden biridir. Enerji konusu, ekonomik, teknolojik, ekolojik, jeopolitik, siyasi, ulusal ve uluslararası boyutlarıyla gündeme gelmekte ve her platformda değerlendirilmektedir. Enerji konusu Türkiye ve dünyada iş dünyasının, politikacıların, akademik camianın, üretici ve tüketicilerin, kısaca kamuoyunun dikkatini çeken önemli konulardan biri olmaya devam etmektedir. Enerji, farklı siyasi kültür ve rejimlerde farklı anlayışla değerlendirilmektedir. Enerjinin ekonomik mi yoksa siyasi bir ürün mü olduğu halen tartışılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123248</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2de5b87-7ae6-4df0-82b6-1cbe4bf371d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Farklılıklarına Rağmen Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;de Farklılıklarına Rağmen KadınlarPost-Feminist Çağda Türkiye&apos;de Farklı Kadın KonumlarıOrion Kitabevi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123249</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ec14cf8-a508-4c4a-b297-0804d6748526.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Kayıt Dışı Ekonomi</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Sedat Aybarİstanbul AydınÜniversitesi, Ekonomi ve Finans Bölümü Başkanı, 9 Eylül Üniversitesi,İzmir, Uluslararası iktisat Bölümünden 1982 yılında mezun oldu. Londra Üniversitesi, School of Oriental and African Studies&apos;de (SOAS), Master ve Doktora dereceleri aldı. Paris, Oxford ve Londra Üniversitelerinde araştırmalar yaptı. İstanbul Aydın Üniversitesi, Afrika Araştırmaları ile Çin Çalışmaları Merkezi Müdürü. Londra&apos;da finans sektöründe yönetici, Londra Üniversitesinde öğretim üyesi olarak uzun yıllar çalıştı.İngiltere&apos;de, City, East London, Oxford Brookes gibi üniversitelerde, Güney Kore, Çin, Brezilya, Polonya ve ABD üniversitelerinde ekonomi ve finans dersleri verdi. Londra&apos;da SOAS&apos;ın &quot;uzaktan eğitim&quot; programında Master seviyesinde ders vermeye devam etmektedir. The Economist dergisine bağlı, Eıu&apos;da araştırma yazıları yazdı. Kalkınma Ekonomisi, Bankacılık ve Finans, Merkez Bankası Bağımsızlığı, Karşılaştırmalı İktisadi Büyüme, Afrika ve Asya Ekonomileri ve Türkiye Ekonomisi konularında yayınlanmış makaleleri bulunuyor. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP, Asya Kalkınma Bankası (ADB) ve Denizaşırı Ülkeler Kalkınma Ajansı (ODA) gibi uluslararası kuruluşlara danışmanlık yaptı. İau&apos;de yayınlanan Florya Chronicles of Political Economy dergisinin kurucu editörü. Columbia Üniversitesi, New York, ABD ile birlikte yapılan &quot;Emerging Markets Global Players Projesi&quot; yöneticisi.Dr. Emrah Eroğlu1982 Bursa doğumludur. 2004 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi iktisadi idari Bilimler Fakültesi Maliye Bölümü&apos;nden mezun olan yazar, sonrasında Ege üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü &quot;Para - Banka&quot; yüksek lisans ve Kadir Has üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü &quot;Finans ve Bankacılık&quot; alınanda doktora programlarını tamamlamıştır. 2008 yılından bu yana Ziraat Bankası&apos;nda kurumsal krediler alanında farklı birimlerde çalışan Eroğlu, halen aynı kurumda Girişimci Krediler Tahsis ve Yönetimi biriminde çalışmaya devam etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123250</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5e114ee-0381-4a54-9c2b-131cbee76fd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Siyaset Biliminin Gelişimi ve Tarık Zafer Tunaya</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın aşağıda bir kısmı belirtilen içeriğinin şu grupların ilgisini çekeceği değerlendirilmektedir:- Genel anlamda sosyal bilimlere ilgi duyanların,- Siyasal veya İİBF öğrencilerinin,- Siyaset Bilimi, Anayasa Hukuku, Türk Siyasal Hayatı, Yakın Tarih üzerinde akademik araştırma yapanların ve merak edenlerin.Kitabın içeriğinden bazı başlıklar:- Siyaset Bilimi İle İlgili Bazı Kavram Tanımları- Siyaset Biliminin Konusu, Yöntemi, Doğuşu, Çağdaş Gelişmeler ve Kapsamı- Siyaset Bilimi İle İlgili Disiplinler- Türkiyede Siyasi Düşüncelerin Gelişim Aşamaları- Türkiyede Çağdaş Siyaset Biliminin Gelişim Aşamaları- Siyaset Bilimi Yayınlarının Türkiyede Gelişme Düzeyi- Türkiyede Siyaset Bilimi Yapıtlarını Tanıtma Çalışmaları- Türkiyede Siyaset Bilimi Yazar ve Araştırmacılarını Tanıtma Çalışmaları- Türk Siyaset Bilimcileri ve Yayınları- Türk Siyaset Bilimcisi Olarak Tarık Zafer Tunaya Hocanın Hayatı ve Eserlerinin Tanıtılması.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123251</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c6871a0-b608-4d52-9b23-a937e56b6982.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Yatırım Bankacılığı</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;de Yatırım Bankacılığı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123252</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80b616f9-024a-4716-b4b5-89f9666fd058.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;nin AB ile Bütünleşme Sürecine ABD&apos;nin Etkisi</image:title>
            <image:caption>Türkiye-AB ilişkilerini takip eden akademisyen ve araştırmacılar, Soğuk Savaş sonrası dönemde &quot;Clinton&apos;dan tam destek&quot;, ABD &quot;tarih için bastırıyor&quot;. &quot;ABD, AB&apos;nin ensesinde &quot; ve &quot;Bush Türkiye için baskıyı artırdı&quot; gibi başlıkların kullanıldığı yazılı basında yer alan çok sayıda haber ile karşılaşmışlardır. Bu çeşit haberlerin içeriğinde ABD&apos;nin Türkiye&apos;nin AB ile bütünleşmesine desteği ve özellikle de AB &apos;nin Türkiye ile ilgili kararlar aldığı  Avrupa Konseyi Zirveleri öncesinde ve esnasında AB üzerinde yaptığı baskılar anlatılmıştır. Bu çalışmada Türkiye&apos;nin AB ile bütünleşme sürecine ABD&apos;nin yapmış olduğu çok güçlü etki ortaya konulmaktadır. Çalışmada, ABD&apos;nin Türkiye&apos;nin AB bütünleşmesine desteğinin nedenleri ise Avrasya&apos;daki jeopolitik çıkarları çerçevesinde Zbigniew Brzezinski&apos;nin &quot;Büyük Satranç Tahtası&quot; teorisi ile açıklanmaktadır.Yrd. Doç. Dr. Uğur Burç Yıldız, İzmir Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde görev yapmaktadır. Doktora derecesini Avrupa Çalışmaları alanında Dokuz Eylül Üniversitesi&apos;nden alan yazarın ilgi alanları AB&apos;nin bölgesel politikaları ve Türkiye-AB ilişkileridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123253</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35efa1d5-9261-4a0c-a9aa-ccfc693b7271.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçan Profesör&apos;ün Anıları</image:title>
            <image:caption>“UÇAN PROFESÖR” (Flying Professor) takma adını ilk kez kimden duyduğumu anımsamıyorum, ancak yerli yabancı değişik çevrelerde sıklıkla kullanıldığını biliyorum. Demek ki,  genel olarak insanlar üzerinde bıraktığım izlenim bu.Bir de,  her yıl en azından on tane ulusal ve uluslararası konferansa katıldığımı ve o güne dek 80’den fazla ülkeye gittiğimi duyduğunda, İspanya Uluslararası İlişkiler Enstitüsü Başkanı Prof. Manuel Coma 2006’da bana “KÜRESEL PROFESÖR” (Global Professor) demişti. Kendi katıldığı bütün toplantılarda Türkiye söz konusu olduğunda mutlaka “benim adımın geçtiğini” de belirtmiş ve oralarda gururla “ben kendisini yakından tanıyorum!” dediğini söylemişti.Bana uygun görülen her iki kavramı da çok sevdim.Elinizdeki kitabı yazmaktaki amacım,  biz akademisyenlerin okullarında vermek zorunda oldukları dersler dışındaki yaşantılarına ilişkin bazı noktaları vurgulamaktır, özellikle de benim gibi çok sık UÇAN ve her çeşit taşıtla yolculuk yapan hocaların.Ben ve benim gibi daha birçok kişi, Türkiye’nin demokratikleşmesi, daha özgür ve yaşanılabilir bir refah devleti olması için akademik anlamda katkıda bulunmak amacıyla bir konferanstan diğerine koşuyor ve dünya kamuoyunun Türkiye algısını olumluya çevirebilmek için savaşım veriyoruz. Ben bugüne dek,  bazılarına birkaç kez olmak üzere,  80’den çok ülkeye gittim.Bir Türk akademisyeninin, üniversite hocasının, düşünürün, kanaat önderinin ülke içinde ve dışında nelerle karşılaştığını ve karşılaşabileceğini anlatmanın kamuoyuna ve kendisine iş olarak bu alanı seçmiş kişilere ve özellikle gençlere yararı olur diye düşünüyorum.Kitabın içeriğinden de anlaşılacağı üzere,  ben ve benim gibi akademisyenler ülkenin içinde ya da dışındaki toplantılara olabildiğince sık katılıyoruz. Oralara da genellikle uçakla gidiyoruz. Özellikle Asya ülkeleri gibi uzak yerlere uçuşlar inanılmaz yorucudur ve saat farkı yüzünden uyku sorunları yaşanır. Gittiğimiz yerlerde tartışmalı toplantılara katılıyor, konuşma yapıyor, soru soruyor ya da sorulara yanıt veriyoruz.  Bizi gezdirdikleri zaman konferans dışı arta kalan kısıtlı zamandır ve oralarda da tarihî ve kültürel bilgilendirme ve tanıtım yapılır. Yemeklerde ve kahve aralarında bile bilimsel konuşmalar sürer.Tüm adı geçen yolculukların, toplantıların, kalınan otel vb. yerlerin ödemeleri beni çağıran kurumlarca yapılmıştır. Yoksa devletten aldığımız aylıkla bunca yere gitmek düşlerimizde bile olamazdı!  Çalıştığım Üniversite bizlere yılda bir kez için yolluk ödemesi yapar. Ben şimdiye dek (30 yıl içinde) sanırım yalnızca 3 kez bundan yararlandım. Bu tür toplantılardan bazıları konuşmacılara az da olsa ödeme yapabilirler. Bazı toplantılara da katılımcılar para öder. Ben, çoğunda ne aldım, ne de verdim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123254</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e074450e-d5b3-470f-af9f-9457e3293cdb.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulusal Politikanın Uluslararasılaşması</image:title>
            <image:caption>Yaşadığımız dönemde bilginin ve insanların serbest dolaşımı, dünyayı tek bir alana dönüştürürken yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası olanın sınırlarını çizmek zorlaşmaktadır. İletişim çalışmalarında sıklıkla vurgulandığı üzere değişen ve dönüşen bir çağın gereği olarak siyasal iletişim ve uluslararası iletişim alanları da coğrafi, siyasi ve kültürel sınırlar bağlamında yeniden tartışmaya açılmaktadır.Bu bağlamda bir ülkeye ait olarak nitelenen ulusal medya, özellikle kamuya sağladığı haberler açısından merkezi bir siyasal kurum olarak siyasal bilginin üretilmesi, dağıtılması yoluyla politik kültürün değişiminde en önemli aktördür. Konu halkın deneyiminden uzak uluslararası arenada gerçekleştiğinde ise uluslararası haber olarak medyanın sağladığı bilgi ve yarattığı kamusal tartışma alanı daha da önem kazanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123255</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e534b27-5ba4-401e-b92d-30a005ab8111.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Finans Teori ve Politika</image:title>
            <image:caption>Küreselleşmenin sağladığı uluslararası finansal olanaklar, finansal yöneticilerin yatırım finansmanı ve kaynak tahsisinde sınır ötesi imkanları maliyet ve etkinlik açısından daha yoğun incelenmesini gerekli kılmakla birlikte; akademisyenlerin son dönemdeki araştırmaları, uluslararası finansın çok yönlü ele alınması gereken bir olgu haline geldiğini göstermektedir. Bu kitapta, uluslararası finansın temel prensiplerini sunmanın yanı sıra; okuyucularına uluslararası finansal operasyonların riskleri, maliyetleri ile birlikte fırsat ve tehditlerin değerlendirmesi açısından çok yönlü bir bakış açısının sağlanması amaçlanmaktadır.Çalışma dört ana kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısım uluslararası finansal sistem ve işleyiş mekanizmasını ele almaktadır. Bu kısımda uluslararası finansın gelişimi, krizler ve güncel trendler ele alınmakla birlikte, uluslararası para, sermaye ve döviz piyasalarına teorik ve güncel bilgilere yer verilmektedir. İkinci kısım uluslararası finansal kurumlar ve finansman yöntemlerine ayrılmıştır. Bu kısım içinde, uluslararası finansal kurumlar, uluslararası bankacılık, ödemeler bilançosu, uluslararası sermaye hareketleri, alternatif finansman teknikleri ve türev ürünler konuları yer almaktadır. Üçüncü kısım döviz kuru sistemleri, uluslararası ticaret ve parite ilişkilerini ele alırken; bu kısımda döviz kuru sistemleri, uluslararası parite koşulları ve döviz kuru belirleyicileri, uluslararası ticaret ve bölgesel bütünleşme teorileri, transatlantik ticaret ve yatırım ortaklığı, uluslararası ticaret ve finansmanı konuları vurgulanmaktadır. Son kısımda, uluslararası yatırım ve sermaye yönetimi vurgulanırken; finansal serbestleşme ve uluslararası sermaye hareketleri, uluslararası portföy, uluslararası sermaye ve uluslararası çalışma sermayesi yönetimi konuları teorik ve uygulamalı olarak ele alınmaktadır.Uluslararası Finans: Teori ve Politika ismini verdiğimiz bu kitabın lisans ve lisansüstü öğrencilerimizin yanı sıra finans ve iktisat alanında çalışan profesyonellere hitap ettiğini düşünüyoruz. Değişik üniversitelerden konusunda uzman akademisyenler ile sektörün önde gelen isimlerinin yazar olarak destek verdiği çalışmanın literatürde önemli bir eksiği kapatacağını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123256</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c802b27-9819-4e7d-8325-1124618835c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Güvenlik</image:title>
            <image:caption>Savaş.Terörizm.Finansal krizler.İnsan hakları ihlalleri.Çevre sorunları.İç savaşlar.Ekonomi güvenliği ve ticaret savaşları.Uluslararası göç.Hızlı nüfus artışı ve kaynakların hızla tükenmesi.Kitle imha silahlarının yayılması.Irkçılık ve yabancı karşıtlığı.Sınıraşan suçlar ve suç örgütleri.İstihbarat savaşları.Deniz haydutluğu.Yabancı savaşçılar, paralı askerler ve otonom silahlar.Siber mücadeleler.Salgın hastalıklar.Tarihin büyük bir bölümünde uluslararası alanın temel güvenlik sorununu, insanlığın kendi türüyle olan kadim mücadelesinin tezahürü olan devletler arası savaşlar oluşturmuştur.Günümüzde sayıları giderek azalsa da geleneksel savaşların çeşitli boyutlarda ve isimler altında devam ettiğini belirtmek gerekmektedir. Fakat uluslararası güvenliğin gündemi bugün, savaş sahasında karşılaşan orduların ortaya çıkardığı tehdidin ötesinde geniş bir yelpazedeki meseleler çerçevesinde şekillenmektedir. Artık uluslararası alanda güvenliği konuşmak; farklı aktörlerin, tehdit kaynaklarının ve sorun alanlarının analiz edilmesiyle mümkün hale gelmektedir.Dr. Emre Çıtak ve Dr. Sami Kiraz editörlüğünde hazırlanan Uluslararası Güvenlik: Gelenekselden Güncele Bir Gündem Analizi isimli bu kitap; uluslararası güvenliğin söz konusu geniş gündemini meseleler temelli başlıklar halinde ele almaktadır. Bu çalışma yapılırken temel kaygı ve amaç, &quot;Uluslararası güvenliğin gündeminde ne var?&quot; ve &quot;Günümüzde uluslararası topluma yönelik tehditler nelerdir?&quot; sorularına ayrıntılı fakat kapsamı dağıtmadan bir cevap aramak olmuştur.Bu arayışta; kitaptaki 26 başlıkta gündem konusuyla ilgili kavramsal ve tarihsel bir çerçeve çizilmesi ve meselenin uluslararası güvenlik boyutunun derinlemesine irdelenmesi temel yaklaşım olmuştur. Güvenlik Çalışmalarına ve çalışanlarına faydalı olması dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123257</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad1e5441-a08d-4953-8ebc-160e45569e3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslarası İlişkiler Kuramlarında Savaş ve Barış</image:title>
            <image:caption>Neden, nasıl, kimlerce, ne zaman, hangi koşullarda, ne kadar süre.&quot;Savaş&quot; ve &quot;barış&quot; olgularına bu tür sorularla yaklaşmak mümkün müdür?Herkesçe malum olan &quot;savaş&quot; ve &quot;barış&quot; kavramlarının ayrıntılı incelemesini yapmak gerekli midir?&quot;Savaş&quot; ve &quot;barış&quot;, birbirlerine olan karşıtlıkları üzerinden kolayca tanımlanabilirken farklı boyutlarıyla sayfalarca irdelenmesi mümkün müdür?Farklı kuramsal yaklaşımlar açısından &quot;savaş&quot; ve &quot;barış&quot; çalışması yapmak, alana ne kazandırabilir?Kuramsal inceleme &quot;savaş&quot; ve &quot;barış&quot; durumlarını çözümleyebilir mi yoksa meseleyi daha da karmaşıklaştırır mı?Dr. Emre Çıtak ve Dr. Sami Kiraz editörlüğünde hazırlanan bu çalışmada, on üç başlık altında savaş ve barış olgularının tarihsel, kavramsal ve kuramsal incelenmesi yapılmıştır. Çatışma, mücadele, çıkar, işbirliği, anlaşma, uzlaşı gibi terimlerin de savaş ve barış durumlarıyla birlikte incelendiği kitap boyunca alanında uzman akademisyenler; geleneksel olan bilgilerin analiz edilmesinin yanı sıra daha önce göz ardı edilen pek çok noktayı da gündeme getirmeye çalışmışlardır. Özellikle savaş ve barışa yönelik kuramsal inceleme; konunun çok farklı boyutlarının ortaya konulmasında ve zaman zaman birbirlerini çürüten zaman zaman da birbirlerini tamamlayan düşüncelerin bir araya gelmesinde önemli olmuştur.Bu çalışma ile insanlık tarihinin en önemli gerçekliklerinden olan savaş ve barış durumlarının, tarihsel gelişimi, kavramsal tanımları, aktörleri, oluşturucu unsurları, kuramsal altyapıları okuyucuya yalın bir dille sunulmaya çalışılmıştır. Güvenlik Çalışmalarına ve çalışanlarına faydalı olması dileğiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123258</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4eff7795-26f3-4330-bf73-fccb853272be.jpg</image:loc>
            <image:title>Veri Zarflama Analizi</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma iki ana eksenden oluşmaktadır. Birinci kısımda VZA (DEA) tekniği için tüm teorik ve metin bilgileri tek tek ele alınmakta ve analiz tekniği detaylandırılmaktadır. İkinci kısımda ise, tüm yapılan açıklamaların uygulamalarına yer verilmektedir. Uygulamalar için, VZA(DEA) tekniğinde çokça bilinen iki önemli bilgisayar programı kullanılmaktadır. Bunlardan birincisi WinDEAP , ikincisi ise DEA Solver programıdır. Bu iki programın beta uygulamalarına internet ortamında ulaşmak mümkündür. Kuşkusuz bu alanda kullanılan bir dizi değerli program bulunmaktadır, ancak en yaygın olan iki tanesini kullanarak okuyucuya, yeterli düzeyde kolaylık sağlamayı amaçladık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123259</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ed8c42d-6033-41b1-ae56-c5304bc8e881.jpg</image:loc>
            <image:title>Who Is Responsible For Human Rıghts The State Or Corporations?</image:title>
            <image:caption>Transnational business operations actross the globe are common phenomenon and are increasingly more so in the age of globalization. While such operations are considered to be crucial for economic growth and development in the host countries, there are frequent allegations against TNCs violation of human rights, enviromental degradation and so on.The rights that are affected by TNCs activities vary from the right to self -determination to the right of life; from the right to strike to the right to a healthy environment and from the right of association to the right not t be discriminated against etc.The central question of this study is about the responsibility of actor(s) in the case of human rights violations.-What is the impact of the globalization process on the international human rights regime ?-Who is responsible for such human rights violations : state(s) or transnational corporation s (TNCs)-Do TNCs need to be held responsible for human rights obligations?-How do activities of non- state actors affect human rights?-Should non-state actors be directly responsible for human rights violations?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123260</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26ece29c-be1d-426b-8dca-d1c7bc61616b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yargıç Brifinge Gider mi?</image:title>
            <image:caption>Bu Kitap, geçmiş yıllarda başta Akşam ve Radikal Gazeteleri olmak üzere çeşitli basın yayın kuruluşlarında yazdığım ve siyasetle doğrudan bağlantılı güncel hukuk yazılarımın konularına göre tasnif edilmiş derlemesinden oluşmaktadır.Yazıların ortak özelliği, siyasetle doğrudan ilgili teknik idare hukuku, anayasa hukuku ve genel kamu hukuku alanını ilgilendiren yakın tarihte yaşanmış ve hemen hepsi halen de güncelliğini koruyan sorunların akademik ve &quot;fazla ciddi&quot; bir dil ve üsluptan ziyade, &quot;gazete makalesi&quot; formatında yani toplumun her kesiminin rahatlıkla anlayabileceği daha basit bir formatta kaleme alınarak irdelenmeye çalışılmasıdır.Kitabın yayınlanmasının amacı, bir yandan son 10 yılda ülkemizde siyasetle doğrudan bağlantılı önemli kamu hukuku sorunlarının derli toplu biçimde tartışılarak ilerideki potansiyel araştırmalara yol göstermek; diğer yandan genç kuşakları yakın tarihte yaşanan önemli siyaset-hukuk tartışmaları konusunda objektif biçimde bilgilendirmektir.Kitabın başlığındaki &quot;Hukuk Siyaseti&quot; ifadesi bilinçlidir. Hukukçunun ve özellikle de yargıçların yapacakları hukuki yorumlarda ve verecekleri kararlarda baz alacakları &quot;kerteriz&quot;i veya &quot;pusula&quot;yı ifade eder. Modern demokrasilerde yargıçlar için bu &quot;kerteriz&quot;, &quot;doğruluk ve tarafsızlık&quot;tır.Küçük çocuğu olanlar &quot;minyonlar&quot; çizgi film karakterini bilirler. İnsana benzeyen ama farklı bir canlı türü olan &quot;minyonlar&quot;, sürekli olarak hizmet edecekleri bir &quot;efendi&quot; bulamazlarsa bunalıma girerler ve türleri yok olma tehlikesine girer. Bu Kitap, konjonktüre göre Askeri, Cemaati, Saray&apos;ı kerteriz alan &quot;minyon yargıçlar&quot;ın Hukuk Sistemini kontrol ettiği bir ülkedeki hukuk komedisinin aslında hukuk trajedisi olduğunu düşünen bir avuç &quot;doğru&quot; yargıca ithaf edilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123261</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56dcc266-693d-4817-b14a-0a31b737c5c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni CHP ve Politikanın Seyri</image:title>
            <image:caption>Tanju Tosun bu kitabında 2000&apos;li yıllarda Türkiye siyasetinde popülerliğini sürdüren çeşitli konuları irdelerken, özellikle Türkiye Merkez Solu&apos;ndaki hareketliliği, CHP&apos;de yaşanan lider değişimiyle birlikte inşa edilmeye çalışılan &apos;&apos;Yeni CHP&apos;&apos; olgusu temelinde farklı boyutlarıyla ele almaktadır. Kitapta &apos;&apos;Yeni CHP&apos;nin Politik Seyri&apos;&apos; başlığı altında Türkiye Merkez Solu&apos;nun 1980&apos;lerden günümüze yaşadığı değişim bağlamında tarihsel süreç eksenli bir hafıza tazelemesi çabasına girişilirken, Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP&apos;nin sosyal demokrat partiye dönüşme çabaları, bunun gerekliliği ve olabilirliği farklı açılardan ele alınmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123262</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05a3931d-d359-42af-be0d-fb20cd6314e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Dünya Düzeninde Türk Dış Politikası</image:title>
            <image:caption>Uluslararası sistem tarihte hiç olmadığı kadar hızlı bir şekilde değişmekte ve dönüşmektedir. Yeni dünya güç dengesinde Türkiye ve benzeri bölgesel aktörlerin de hızla güçlendikleri, sistem üzerinde daha fazla etkili olmaya başladıkları ve yeni dünya düzeninin de buna fırsat verdiği görülmektedir. İçinde yaşadığımız küresel uluslararası sistemde Türkiye&apos;nin nasıl bir konuma sahip olduğu, nasıl tehditler ile karşı karşıya bulunduğu, sistemin Türkiye için ne tür fırsatlar sunduğu ve Türkiye&apos;nin bunlara karşı nasıl bir tepki verdiği, üzerinde durulması gereken önemli konulardır. Bu kitabın temel amaçlarından bir tanesi de bu sorulara verilecek cevaplar için bir zemin hazırlamaktır. Kitapta Türk dış politikasının temellerini oluşturan ana belirleyiciler vurgulandıktan sonra, zamanla yaşanan değişimin nedenleri ortaya konulmuş, Türkiye&apos;dış politikada nasıl davrandığı, bölgesel ve küresel ölçekte nasıl bir rol oynamaya çalıştığı ele alınmıştır. Kitabın iki temel amacı bulunmaktadır. Bu amaçlardan ilki Cumhuriyet döneminde uygulanan dış politikadan hangi temeller üzerinden vizyon inşa edildiğini, daha sonra ise vizyonda ne tür değişiklikler ve bu değişikliklere neden olan önemli olay, fikir, kişi ve ilişkileri ortaya koymaktır. Bu çerçevede yaklaşık yüz yıllık tarih içerisinde gerçekleşen önemli dış politika ilişkileri ele alınacak, Türk dış politikasının karakteri ve seyri üzerinde ciddi etki yaratan gelişmeler üzerinde durulacaktır. Çalışmanın ikinci temel amacı ise, günümüz uluslararası sistemi güç dengesinde meydana gelen gelişmelerin Türkiye için ortaya çıkardığı fırsat ve tehditlerin Türk dış politikası üzerinde yarattığı etkileri ortaya koymaktır. Bu kapsamda Soğuk Savaş sonrası dönem üzerine yoğunlaşmakla birlikte, daha çok Ak Parti iktidarı dönemi dış politika uygulamaları analiz edilmiştir. Diğer bir ifade ile kitap Türkiye&apos;nin Soğuk Savaş sonrası dönemde yeniden şekillenmekte olan dünya güç dengesindeki konumunu Türk dış politikası vizyonu ve uygulamaları üzerinden tartışmayı amaçlamaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123263</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17cfb5d9-eabf-416b-8faf-018af7eeaa47.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Girişimlerin Finansmanı</image:title>
            <image:caption>Yeni girişimler için iş fikrinin sunumu, yeni girişimlere özel finansman kaynak ve araçları geleneksel araçlarla birlikte güncel akademik bilgiler ışığında yer almaktadır. İş fikirlerinin yatırımcı, kreditörler ve kurumlara sunumunda aranan standartlaşmış iş planları değerlendirilmiştir. İş kuluçka merkezleri (business incubators) ile ilgili yeni ve güncel bilgiler yer almaktadır. Borsa İstanbul bünyesinde yeni kurulmuş olan örgütlü özel pazar, mezzanine finansman gibi alternatif ve İslami finansman araçları, kitle finansmanı gibi yeni konular değerlendirilmiştir. Firmaların finansman kararları, ihtiyaçların belirlenmesinden, en çok sıkıntı yaşanan çalışma sermayesi ile ilgili araştırmalar çerçevesinde nakit yönetimiyle birlikte yer almaktadır. Yeni girişimler için sermaye bütçelemesi ve sermaye yapısı konuları literatürdeki teorilerle değerlendirilmiştir. Yeni girişimlere finansman sağlayan özsermaye yatırımcılarının yatırım kriterleri, kredi veren kuruluşların kriterleri ile birlikte yer almıştır. Yeni girişimlerin uluslararasılaşmasında finansman kabiliyetinin ve ağ bağlantılarının önemine dikkat çekilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123264</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ce7bbc4-4002-4278-9629-ba9277f5e1c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Küresel Dönüşümün Şifresi Afganistan</image:title>
            <image:caption>Cengiz Özel, 1977 yılında Konya&apos;da doğdu. Ortaöğrenimini İvriz Öğretmen Okulu ve Kuleli Askeri Lisesinde, lisans eğitimini Kara Harp Okulunda almayı müteakip Selçuk Üniversitesinde Özel Hukuk alanında yüksek lisans, İnönü Üniversitesinde Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi alanında doktora eğitimini tamamladı. Halen Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığında Disiplin ve Hukuk İşleri Şube Müdürü olarak görevini sürdüren Cengiz Özel, Evli ve üç çocuk babasıdır.Kimilerine göre bir komplo, kimilerine göre ise yüzyılın en büyük meydan okuması olan 11 Eylül saldırıları, uluslararası politikada Türkiye&apos;nin yumuşak güç havzalarında Türkiye&apos;yi hiç istemediği bir sınavla yüz yüze bırakmıştır. ABD, tek kutuplu yeni dünya düzeni için tasarladığı ulus devletin egemenliğinin aşındırılması ve demokratikleştirilmesi projesine 11 Eylül, aradığı eşsiz fırsatı altın tepside sunarken, Türkiye de ABD&apos;nin bu fırsat doğrultusunda giriştiği ulus inşası furyasının zoraki kaçınılmaz aktörüne dönüşmüştür...II. Dünya Savaşı ile birlikte sıklıkla görmeye başladığımız ulus inşası furyası, 11 Eylül sonrasında önce Afganistan ile başlamış, ardından Irak ve sonrasında tüm Ortadoğu&apos;yu içine almıştır. Soğuk savaş sonrası ABD&apos;nin gerçekleştirmek istediği küresel dönüşümün kodlarını barındırması ve yeni ulus inşası örneğinde bir ilk ve model olması nedeniyle Afgan ulus inşası ve bu süreçte Türkiye&apos;nin izlediği yumuşak güç stratejisi, diğer ulus inşa örneklerinin anlaşılmasında çok önemli katkılar sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123265</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0843721-0ae5-4c3d-986b-fda1345f3763.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Sağ, Küreselleşme ve Türkiye</image:title>
            <image:caption>AK Parti&apos;nin Türk toplumunun büyük kesiminde karşılık bulan sosyal alanda muhafazakar (milli-yerel-kültürel), ekonomik ve siyasal alanda ise liberal (küresel) politikaları; hem kuruluşundan bu yana katılduğı bütün seçimlerde almış olduğu yüksek ve sürekli halk desteğini, hem de AB, ABD gibi küresel güçlerin ona olan desteğini açıklamaktadır. Dışarıda AB, ABD gibi Batılı küresel güçlerin içeride ise geniş halk kitlelerinin desteğini alan AK Parti; iktidarda olduğu on yılı aşkın zamanda, ekonomik, sosyal, siyasal, hukuksal ve yönetsel alanlarda reform niteliğinde önemli değişim ve dönüşümlere imza atmıştır.Elinizdeki bu kitap, son dönemde başlangıçtaki liberal-demokratik (küreselci) eğiliminden ayrılıp daha milli, daha devletçi bir çizgiye kaymış görünse de, daha otoriter bir eğilim içerisine girdiği söylense de, Türkiye&apos;de 2000&apos;li yıllarda yaşanan büyük değişim ve dönüşümün baş aktörü olan AK Parti&apos;nin; siyasal felsefesini, dayandığı toplumsal tabanı, siyasal, sosyal ve ekonomik alandaki politikalarını, yerel yönetimler, çevre,finans vb. konulardaki yaklaşım ve uygulamalarını ortaya koymayı amaçlayan çalışmalardan oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123266</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/499a4a24-4f4f-431e-9bf0-2183a45cd28e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Türk Ticaret Kanuna Göre Ticaret Şirketlerinin Birleşmesi</image:title>
            <image:caption>6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu&apos;nun yürürlüğe girmesiyle birlikte, özellikle şirketler hukuku alanında köklü değişiklikler gerçekleşmektedir. Yeni Kanun&apos;un getirdiği çağdaş anlayış, modern ilke ve esaslar, hem öğretiyi hem de uygulamayı derinden etkilemiştir. Bu değişim, ticaret hukuku alanında çalışan akademisyenler için araştırmaları açısından büyük bir fırsat yaratmıştır. Ben de bu fırsattan yararlanmayı amaçladım.Şirketler hukukundaki yeni düzenlemelerde en çok dikkati çeken hususlardan biri de &quot;şirket birleşmeleri&quot;dir. Bu nedenle, şirket birleşmelerini, gerek Türk Ticaret Kanunu gerekse diğer kanunlarda birleşmeye ilişkin düzenlemeler ışığında incelemeye gayret ettim. Şirket birleşmeleri, hukuki olduğu kadar belki de daha çok iktisadi bir meseledir. Dolayısıyla, konuyu sadece Türk Ticaret Kanunu&apos;ndaki boyutuyla ele almak yetersiz kalacağı için, mümkün olduğu kadar iktisadi boyutuna da değinmeye çalıştım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123267</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7763b33-0ae9-492e-9980-623bca17fe7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yenilikçi Girişimcilik (Türkiye Boyutu)</image:title>
            <image:caption>Geçen yüzyılda kalkınma ve sanayileşmenin yöntem ve sonuçlarını tartışan dünya, 21.yüzyılda ise küreselleşme ve bütünleşme hareketlerinin de etkisiyle yoğun bir şekilde yenilikçilik ve girişimciliğe odaklanmıştır.
Bu kitabın teması, bir geçişgen ve bireşim kavram olarak “yenilikçi girişimcilik”tir. Bu, bilgi ve verimlilik ile birlikte tüm yükselen piyasalar gibi Türkiye için de sürdürülebilir kalkınmanın anahtarı haline gelmiştir.
Kitap, tarihsel ve kuramsal arka-planında, Türkiye’nin yenilikçi girişimcilikle ilgili belirlemesi gereken amaçları ve uygulaması gereken iktisat politikası araçları mikro ve makro bakış açısıyla incelemeye çalışmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123268</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/580238c0-79a3-4e9a-b1df-33b7e9a214cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Yerel Yönetimler</image:title>
            <image:caption>Kent ve diğer idari birimlerin dışında hizmet yönünden yerinden yönetim kuruluşlarının da küresel çapta önem kazanmakta olduğu ve kamu yönetimi reformları içerisinde dikkat çekici bir yer işgal ettiğini belirtmek elzemdir. Yine iktisadi ve siyasal yaşamın tabiri caizse kartlarının yeniden dağıtılmasının ve sivil toplumun bu düzlemde işe koşulmasının kalkınma ajansları, yerel yönetim birlikleri, kent konseyleri, kentsel sivil toplum kuruluşları gibi yerel ve en azından kağıt üzerinde özerk sayılabilecek oluşumlar eliyle gerçekleştiriliyor olması bir tespit olacaktır.   
Elinizde tuttuğunuz bu kitap yukarıda kısaca bahsi geçen bir arka planda kaleme alınmıştır. Dolayısıyla günlük siyasetten akademiye kadar hayatımızda görünmemesine rağmen en önemli yeri işgal ettiğini var saydığımız yerele dair hem meraklı okuyucuya hem de akademik araştırmacılara yönelik alanında uzman araştırmacıların fikirlerini sizlerle buluşturmaktayız. Bu doğrultuda yerelin iç işleyişine ve merkezle ilişkilerine dair bir çerçeve çizmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123269</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32bddc04-7bce-4667-8e4a-2e91bbc58274.jpg</image:loc>
            <image:title>Yerel Yönetimlerde Teknoloji ve Katılım</image:title>
            <image:caption>Yerel yönetimler, kentleri yöneten yapılar olarak vatandaşların hayatına doğrudan etkide bulunmakta ve yaşam alanlarınıdönüştürmektedir. Elinizdeki bu kitap içerisinde teknoloji ve katılım ana temaları ekseninde yerel yönetimler tarafından kullanılan yenilikçi yaklaşımlar ve dönüşüme yönelik etkiler incelenmiştir.Son yıllarda pek çok teknolojik yenilik kentlerde dönüşüm sürecini tetiklemektedir. Dijital teknolojiler, akıllı şehir teknolojileri, büyük veri, kitle kaynak yönetimleri, mobil belediyecilik uygulamaları bu anlamda öne çıkan ve bu kitapta yer bulan bazı yeniliklerdendir. Yine bu teknolojilerin etkisiyle birlikte katılım imkanlarıyla vatandaş – yönetim iletişimi de artmaktadır. Akıllı şehirlerin katılım boyutu, vatandaş katılımında oyunlaştırma teknolojileri de bu kapsamda öne çıkan teknolojik yenilikler olarak kitapta yer almıştır. Katılımcı kalkınma yöntemi olarak kamusal akıl stüdyosu, kentsel dönüşümde ağ ilişkileri yaklaşımı, katılım ve mahalle ilişkisi, toplumcu belediye uygulamaları gibi yenilikçi ve geleneksel katılım uygulamaları ile katılımın önünde bir engel olarak elitizm konusu da yazarlar tarafından ele alınmıştır. Kitap kapsamında yalnızca yerel katılım değil, kentler arası iş birlikleri ve katılımın uluslararası boyutları da incelenmiş ve son bölümde hayal edilen şehirler teması üzerinden ütopyalar ve kent ilişkisi ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123270</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5293e7e2-731c-4c37-a578-0a07c1d1821e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yerelde Tango</image:title>
            <image:caption>Siyaset bilimi profesörü olan Ömer Çaha, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Sosyoloji Bölümü&apos;ndeki mezuniyetinin ardından Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümünde yüksek lisans ve doktora çalışmalarını tamamladı. Halen Yıldız Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123271</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9aed257-1549-4646-aaa1-2abfabbc4334.jpg</image:loc>
            <image:title>Yönetim</image:title>
            <image:caption>Çok sayıda yazarın katkı sunduğu &quot;Yönetim: Genel Esaslar&quot; ismini taşıyan bu kitap, öğrenci, akademisyen ve uygulayıcılara, yönetime dair teorik bilgiler sunmaktadır. Temel bir başvuru kaynağı olması niyetiyle hazırlanmış olan bu kitapta değerlendirmeye alınan konular en temel seviyede sade ve anlaşılır bir dille yazılmaya çalışılmıştır. Temel bir başvuru kaynağı oluşturma kaygısı, kitabın kapsamının mümkün olduğunca geniş tutulmasını gerekli kılmıştır. Tabii ki yönetime dair genel esaslar kitabın içinde yer alan başlıklarla sınırlı değildir. Kitabın bundan sonraki baskılarında eksikliklerinin giderilmesi için çalışılacaktır.&quot;Yönetim&quot; kitabı temelde iki cilt halinde ele alınmştır. Elinizdeki bu çalışma yönetimle ilgili genel konuları içerirken ikinci kitapta &quot;yönetim kuram ve teknikleri&quot; ele alınacaktır. Bu kitap da Orion Kitabevi tarafından basılmak üzere yayına hazırlanmaktadır. &quot;Yönetim&quot;in öğrencilere, akademisyenlere, uygulayıcılara ve konuya ilgi duyan herkese faydalı olmasını dileriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123272</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d4182df-bf9e-452f-9d74-6c74b86b9290.jpg</image:loc>
            <image:title>Yönetim Kuram ve Teknikler</image:title>
            <image:caption>Çok sayıda yazarın katkı sunduğu &quot;Yönetim: Kuram ve Teknikler&quot; ismini taşıyan bu kitap, öğrenci, akademisyen ve uygulayıcılara, yönetime dair kuramsal bilgiler sunmaktadır. Yönetim kuram ve teknikleri &quot;Yönetim nedir? ve &quot;İyi Yönetim Nasıl Gerçekleştirilir?&quot; sorularına yüz- yüz elli yıldır bilim insanlarının vermiş oldukları cevapların bir toplamıdır. Temel bir başvuru kaynağı olması niyetiyle hazırlanmış olan bu kitapta değerlendirmeye alınan konular en temel seviyede sade ve anlaşılır bir dille yazılmaya çalışılmıştır. Temel bir başvuru kaynağı oluşturma kaygısı, kitabın kapsamının mümkün olduğunca geniş tutulmasını gerekli kılmıştır. Bilim bitmeyen bir yoldur. Bundan sonra da yönetim dünyasında yeni gelişmeler olmaya devam edecektir. Kitabın öğrencilere, akademisyenlere, uygulayıcılara ve konuya ilgi duyan herkese faydalı olmasını dileriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123273</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80475792-c076-4ca3-b998-cc1aaed3b97c.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihinsel Evrim ve Demokrasi</image:title>
            <image:caption>Evrendeki en büyük sermaye DNA&apos;dır. Onu bir kez kontrol altına almayı başaran grup/ırk ve/veya ülke gerek ekonomik ve gerek askeri/siyasi anlamda karşı konulamaz bir avantaj elde etmiş olacaktır.&apos; Doğal kaynaklar için savaşların yaşandığı bir dünyada, her türlü kaynağı reddeden bu ifade, öjenistlerin ve ırkçıların duygu ve düşüncelerini kısaca özetlemektedir. Kendilerince, basit çıkarların hesabını yapmayıp hayal edilebilecek en büyük sermayenin peşinde koşmaktadırlar. Sadece DNA&apos;nın kontrolünü ele geçirmek için diğer her şeyi feda etmeye hazırlar. Hedefin büyüklüğü dikkate alındığında etkilenmemek pek olası değil. Durum her ne kadar böyle de olsa, yine de hayatın gerçekleri toplumun zekâ düzeyini genetik olarak yükseltmenin pek de o kadar kolay olmadığını gösteriyor, en azından bugün sahip olduğumuz teknolojilerle. Gerçekten de, tarih boyunca zekâ seviyelerini bir çeşit strateji izleyerek arttırmış topluluklar var mıdır? Bu, onlara nelere mal olmuştur? Ben bu araştırmada, gerek psikometrik ölçümler ve gerekse genel zekânın doğası hakkında psikolojiden edindiğim bilgilerle bu sorulara yanıt aramaya çalıştım. Çalışmam sonucunda kesin olarak inandığım şudur ki; genetik teknolojisinde birtakım gelişmeler olmadan üstün yetenekli insanlar yaratma düşüncesi, geçmişte olduğu gibi bugün de ancak hayalden öteye geçemeyecektir. Geçmişte bazı ırklar IQ düzeylerini genel anlamda değil, ancak tek boyutlu olarak arttırmayı başarmıştır. Ne var ki; bunu gerçekleştirebilmek için ödedikleri bedel çok ağır olmuştur. Genom Projesinin en büyük hedeflerinden biri olan, istenen özelliklere göre bebek dünyaya getirme hayali gerçekleştiği takdirde, bu olay da zaten tamamen hangi özelliklerin daha fazla talep edildiğine göre serbest piyasa koşullarında cereyan edecektir. Dolayısıyla, önümüzdeki yüzyıl genetik çağıdır ve genetik ordularının savaşına tanık olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123274</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0eef7b4-c52d-4d20-9e1d-a6328e95f40f.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyaset Psikolojisi</image:title>
            <image:caption>Siyaset psikolojisi, insanın siyasal ilişkilerdeki konumunu, psikolojik faktörler aracılığıyla inceleyen bir siyaset bilimi alanıdır. Bu yüzden, siyaset psikolojisinin araştırma konusu, amacı ve aracı insandır. Siyaset psikolojisi, insanın siyaset arenasındaki duygu, tutum ve davranış oluşumunu ve gelişimini araştırır. Siyaset psikolojisi, bireyin &quot;siyasal insan&quot; olma sürecindeki davranışlarını oluşturmada ve değiştirmede bireysel kültür ve çevre kültürünün (toplum- siyaset) rolü ve etkisini psikolojik argümanlar ışığında inceler. Bu incelemelerde temel kalkış noktası siyasal etkinliktir. Bu yüzden; siyaset, iktidar, meşruiyet, ideoloji, katılım, devlet, değişim, ekonomi, toplum, demokrasi gibi insanı etkileyen ve insandan etkilenen tartışma alanları siyaset psikolojisinin de içinde yer alır. Yalnız, siyaset bilimi, iktidar ilişkilerini incelerken, devleti; iktisat bilimi, ekonomik ilişkileri incelerken, emek-değeri; sosyoloji, insan ilişkilerini incelerken, toplumu ana tema olarak incelerken, siyaset psikolojisi de, insan-toplum ve devlet ilişkilerini incelerken bireyi kalkış noktası olarak ele alır. Bu ilişkileri incelerken bireyden, bireysel kültür ve davranışlar ile, bu kültür ve davranışları etkileyen olgulardan kaynaklı analizler geliştirir. Sosyal ve siyasal ilişkilere bireyin etkilediği ve bireyin etkilendiği oranda ilgi gösterir. Fakat siyaset psikolojisinin bir bilim dalı olarak ayrışmasının tarihi bir asrı bulmazken, insanın siyasal tarihi ile ilgili çalışmalar neredeyse üç bin yılı bulmaktadır. Bu da göstermektedir ki, siyaset psikolojisi; siyaset, tarih, sosyoloji, iktisat, antropoloji, edebiyat, hukuk, psikoloji gibi bilim dallarıyla ortak çalışma kaynaklarına ve alanlarına sahiptir. Elinizdeki bu eser de tam da bu amaçla yazılarak insanın tek yönlü olarak çevrenin ve siyasanın etkisinde kalan pasif bir toplumsal araç olduğu düşüncesi yerine, insanın da &quot;siyasal insan&quot; olmak için, kendini gerçekleştirmeye çalışan bir birey olarak var olma ve çevresini etkileme mücadelesini incelemektedir. Bu eser, siyasetin psikolojik temellerini, toplumsal ilişkileri ve siyasal kurumları bireyi etkilemesi ve bireyden 
etkilenmesi oranında tartışmaya çalışmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123275</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8315ab33-de78-4993-a052-c66c71fa48c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Anayasa Hukukuna Giriş</image:title>
            <image:caption>Anayasa Hukukuna Giriş;Hukuk Yayınları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123276</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e46d8c38-126c-4d1f-abbd-24664f046a87.jpg</image:loc>
            <image:title>Anayasa Hukukunda Kelsenci Temalar</image:title>
            <image:caption>Hans Kelsen (1881-1973) yirminci yüzyılın en önemli hukuk felsefecisidir. Hukuk felsefesi alanında dört yüze yakın basılmış çalışması bulunmaktadır. Kelsen&apos;in &quot;Saf hukuk teorisi&quot; kusursuz ve sistematik bir açıklığa sahip bir genel hukuk teorisi olması nedeniyle büyük ilgi görmüş ve çok sayıda hukuk felsefecisini etkilemiştir. Bunlardan en önemleri kuşkusuz H.L.A. Hart ve Joseph Raz&apos;dır. Kelsen hukuk felsefesi yanında uluslararası hukuk ve anayasa hukukunda da çok önemli yapıtlara imza atmıştır. Demokrasi konusundaki görüşleri de son derece etkileyicidir. Kelsen 1919 yılında Avusturya Anayasasının yapılmasına önemli katkılarda bulunmuştur. Bu Anayasa 1920 yılında yürürlüğe girmiş ve Kelsen bu Anayasanın kurduğu Anayasa Mahkemesinde görev yapmıştır. Siyasal nedenlerle bu göreve sonra erdirildikten sonra, Kelsen 1940 yılında Amerika Birleşik Devletleri&apos;ne gitmek ve çalışmalarına bu ülkede devam etmek zorunda kalmıştır. Bu çalışmada Kelsen&apos;in anayasa hukuku alanındaki görüşlerini esas alan beş yazı ve bunun yanında Kelsen&apos;in anayasa yargısı konusundaki önemli bir makalesinin çevirisi yer almaktadır. Umarım bu kitap Hans Kelsen&apos;e olan ilgiyi artırır ve görüşlerinin incelenmesine ve tartışılmasına katkıda bulunur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123277</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd8d780a-c97e-4694-865d-eac6fd9614c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık Hizmetlerinin Hukuki Boyutu</image:title>
            <image:caption>Sağlık hizmetlerinin en önemli ve kritik basamağı olan acil sağlık hizmetlerinin, günümüz şartlarında tıbbi teknolojilerin ve tıp iliminin gerektirdiği gibi verilebilmesi pekçok dinamizmin birarada aksamadan işlemesiyle mümkündür. Eskiden sadece hekim ve hemşirenin verdiği bu hizmet, günümüzde pekçok tıbbi cihaz ve ekipmanların yanısıra, yeni gelişen pekçok yeni meslek grubuyla beraber verilmekte, konsultasyon hizmetleride gerektiğinde diğer tıbbi branşlarında sorumluluğu söz konusu olabilmektedir.İyi bir acil sağlık hizmetinden bahsedebilmek için, hastanın şikayetinin başladığı andan itibaren, tedavisinin sonlanmasına kadar geçen tüm basamakların hiç eksiksiz ve modern tıp ilminin gerektirdiği şekilde olması gerekmektedir. Tüm bu şartlar gözününde bulundurulduğunda, acil sağlık hizmetleri, hukuksal anlamda pekçok alt başlığı içinde barındırmaktadır.Ülkemizde heryıl gittikçe artan acil sağlık sistemi problemleri, mahkemelere açılan dava sayısındaki ciddi artıştan anlaşılabilmek tedir. Acil servisler, gerek hekimler gerekse hastalar açısından istenmeyen bir alan haline gelmiştir. Hekimler tarafından tercih edilmekte en son sıralara düşen acil tıp eğitimi, günümüzde gittikçe düşen puanlarına rağmen tercih edilmemekte, zaten hekim sayısının azlığı nedeniyle yaşanan sıkıntıların, ilerleyen yıllarda daha da artacağı ön görülmektedir.Acil servislerde, sağlık mensuplarına karşı yaşanan hakaret, tehdit, şiddet olayları, neredeyse hergün medyada yayınlanmakta, bu olaylar hekimlik mesleğinin saygınlığını azalttığı gibi, hekime olan güvenide sarsmaktadır. Bunun sonucu olarak hasta ve yakınlarının açtığı, yüksek maliyetli malpraktis davaları, defansif tıp gelişimine neden olmaktadır.Tüm bu istenmeyen sonuçlar, iyi bir sağlık sistemi önünde engel oluşturmaktadır.İyi işleyen acil sağlık hizmetinin verilebilmesi ve tıbbi hataların en aza indirilmesi için en önemli basamaklardan biride, gerek hekimlerin gerekse hastaların, hukuki sorumluluklarını, yükümlülüklerini iyi bilmesidir. Herkes sorumluluk ve yükümlülüklerini yerine getirebilirse ve bu anlamda gereken şartlarda devlet tarafından sağlanabilirse yaşanan tüm bu olumsuzluklar en aza indirilebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123278</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42d636dd-4298-44a0-8fae-8fef779442c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık Sistemlerine Hukuki, Mali ve İdari Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>Ülkelerin uyguladıkları sağlık sistemleri ve bu sistemlerin özellikleri ülkelerin sağlık harcamalarını ve sağlık sektöründeki çıktılarını etkileyen en önemli faktörlerdir.Sağlık sistemleri hukuki, mali ve idari açıdan farklı çalışma alanlarında tartışılmaktadır. Bu kitap, Türk sağlık sisteminin güncel ve tartışmalı meselelerini, hukuki, mâli ve idari açılardan, multidisipliner bir yaklaşımla değerlendirmektedir.Kitap 8 bölümden oluşmaktadır. Sırasıyla, Prof.Dr.H. Hakan Yılmaz ve Dr.Öğr. Gör. Savaş Yılmaz, “Türkiye’de Sağlık Harcamalarının Belirleyicilerinin Değerlendirilmesi”, Dr.Ömer Alan ve Prof.Dr.Salih Murat Eke, “Hasta ve Hekim Hakları”, Prof.Dr. Çetin Arslan, Doç.Dr.Burcu Özcan Büyüktanır, Av.İlayda Kandur, “7406 Sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Tıp Hukuku Bakımından Değerlendirilmesi”, Doç.Dr.Seda Bayrakdar,”Türkiye’de Sağlık Hizmetlerinin Sosyal Refah Devleti Perspektifinden Değerlendirilmesi”, Doç.Dr.Hilmi Çoban, “Diyet ve Bulaşıcı Olmayan Hastalıkların Önlenmesinde Maliye Politikası”, Dr. Dila Okyar, “Türk Hukuk Uygulamasında Hastaneye Kabul Sözleşmesinin Türlerine Yargısal Yaklaşım”, Dr.Merve Çeliktaş ve Prof.Dr.Hasan Yaylı, “Türkiye’de Sağlık Sisteminin Tarihsel Gelişimi ve Mevcut Sağlık Yönetiminin Yapısı”, Prof.Dr.H.Hakan Yılmaz, Prof.Dr.Pelin Varol İyidoğan ve Doç.Dr.Eda Yeşil, “Yerel Sağlık Hizmetleri Sunumunda Koruyucu Sağlık Harcamalarının Seçilmiş AB Ülkeleri Üzerinde Etkinliğinin Ölçümü” başlıklı çalışmalar yer almaktadır.Sağlık sistemlerini kapsamlı ele alan kitabımızın geniş çaplı okuyucu kitlesine hitap edeceği düşünülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123279</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8505a6f-5e7e-4ee4-b59c-070ed73572fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Yargı Sisteminin Etkin İşleyişi ve Ekonomik Büyüme</image:title>
            <image:caption>Bu kitap Hukuk ve Ekonomi literatürüne önemli ölçüde katkı sağlayacak, teorik ve ampirik bir çalışmayı içermektedir. Yargı Sistemi ve Ekonomik Büyüme ilişkisini teorik bir çerçevede ortaya koyan bu eser, Türkiye ve konu özelinde bulgular içeren ilk çalışmadır. Yargı sisteminin maddi hukuk yönüne ek olarak kurumsal işleyişine ve kurumsal etkinliğin büyüme ile ilişkisine dikkat çeken çalışma esasında tamamlanmış bir doktora tezidir. Kitap, hukuk ve ekonomi ilişkisini somut bir şekilde görmek isteyen bu ilişkinin teorik arka planını anlamak isteyen herkes için oldukça açıklayıcıdır. Hukuk ve Ekonomi alanında özellikle Türkçe kaynakların sınırlı olması, yargı sisteminin performans etkinliği ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkiye değinen çalışmaların olmayışı bu kitabın yayınlanmasındaki en önemli nedenlerdir.Kitapta yargı sisteminin özellikle performans bakımından etkin işleyişinin ekonomik büyüme ile olan nedensellik ilişkisi net olarak ortaya konmakta, yargı sisteminin performans etkinliği yeni bir endeks aracılığı ile ölçülmekte ve ampirik bir büyüme modeli kurulmaktadır. Piyasa aksaklıkları kuramı ve yeni kurumsal iktisat kuramı çerçevesinde analiz edilen yargısal hizmetlerin performans etkinliği, 1980-2010 dönemine ait verilerden faydalanarak Türkiye özelinde ölçülmüştür. Yapılan ekonometrik model aracılığıyla yargı sisteminin etkinliği ve ekonomik büyüme arasında pozitif ilişki olduğu bulgusuna ulaşılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123280</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/891c90dc-a6c8-40dc-a6ed-9ba20c4a5c24.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Hukuk Perspektifinden Self-Determinasyon ve Ayrılma</image:title>
            <image:caption>1980&apos;larda Soğuk Savaş&apos;ın sona ermesinden bu yana yaşanan küreselleşme süreciyle birlikte uluslararası topplum bir yandan bütünleşirken öte yandan parçalanarak uflanmaktadır... Bu karmaşık süreçte uluslararası hukuk sisteminin merkezinde yer alan ulus-devlet, egemenlik ve ülkesel bütünlük ilkeleri hızla aşınmaktadır. Devleti olmayna haklar, uluslar, azınlıklar ve dğier birimler devletlerin imrenilen kulübüne girmek için self-determinasyon ve ayrılma hakkına sarılmaktalar ve terörim ve gerilla savaşı gibi asimetrik yöntemlere başvurmaktadırlar... Dünyada hali hazırda 26 tane self-determinasyon amaçlı yıkıcı aktif silahlı çatşma yaşanmakta; bu aktif silahlı çatışmalara ilaveten 55 tane de potansiyel mücadele devam etmektedir. 1988&apos;den bu yana 32 tane self-deteminasyon sorunu çözüme kavuşturulmuş olmakla birlikte bunların bir kısmı her an patlamaya hazırdır. Halen Filistin, Keşmir, Batı sahra, Quebec, KKTC, Kuzey İrlanda , Korsika, Güney Osetya , Abhazya , Gagavuzya, Trans-Dinyester, Dağlık Karabağ, Krayina Sırp Cumhuriyeti , Darfur, Kırım, İskoçya, Katalonya ve Kuzey Israk vs. çözüm beklemektedir.Sömürgecilik sonrası dönemde halkların sef-determinasyon hakkını ve bunun en tartışmalı uygulama şekli olan ayrılma konusunu ve devletlerin tanınması konusunu düzenleyen muğlak olmayan bir uluslararsı hukuk çerçevesine acil ihtiyaç vardı; aksi halde bu ilkelerin farklı olaylara farklı şekilde uygulnamsı silahlı çatışmaların , insani felaketlerin ve istikrarsızlığın kaynağı olmaya devam edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123281</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edfdc28a-03b0-4bd0-a4a8-c152bb394cb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Anayasalar ve Siyaset</image:title>
            <image:caption>Güncellenmiş ve genişletilmiş dokuzuncu baskısıyla elinizde olan Türkiye&apos;de Anayasalar ve Siyaset, adından da anlaşılacağı gibi, Türkiye&apos;nin modernleşme dönemi anayasa ve siyaset tarihinin kısa ve eleştirel bir anlatımını sunmaktadır. Bu haliyle kitap Türkiye&apos;de siyasî modernleşmenin ve demokratikleşmenin -veya demokratikleşememenin-tarihi olarak da okunabilir.Ondokuzuncu yüzyıl başlarından günümüze uzanan siyasî-hukukî tarihimizin bu hikâyesinde yazarın en fazla gözettiği husus tarihsel gerçeğe sadık kalmak olmuştur. Şu var ki, burada anlatılan sadece bir &quot;hikâye&quot; değildir; bu, siyaset ve anayasa teorisinin kavramsal-teorik araçlarının kılavuzluğunda yürüyen, Türkiye siyasetinin eleştirel ve analitik bir hikâyesidir. Umulur ki, bu eserde okuyucu Türkiye&apos;nin özgürlük ve demokrasi arayışını çıkmaza sokan nedenlerle ilgili pek çok ipucunu da bulacaktır.Türkiye&apos;de Anayasalar ve Siyaset hem genel okuyucuya, hem de hukuk ve sosyal bilimler okuyan üniversite öğrencilerine hitap etmektedir. Kitap özellikle &quot;Türk Hukuk Tarihi&quot;, &quot;Türkiye&apos;de Anayasacılığın Gelişimi&quot; ve &quot;Türk Siyasî Hayatı&quot; dersleri için ideal bir başvuru kaynağı niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123282</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/811c9417-df79-4406-a165-55a1fbfe970d.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Anayasa Hukuku</image:title>
            <image:caption>Türk Anayasa Hukuku, 2017 yılındayapılan anayasal değişikliklerle başkanlık modelini esas alan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Modeli&apos;nin yürürlüğe girmesi nedeniyle Anayasa Hukuku müfredatının yenilenmesi ihtiyacına cevap vermeyi hedeflemektedir. Türk Anayasa Hukuku kitabı, anayasa hukuku dersini tek dönemde veren okullardaki öğrencilerin ihtiyacını karşılamak, bu alanda bilgi edinmek isteyenlerin taleplerine karşılık vermek ve sürekli değişen mevzuatı takip ederek Türk Anayasa Hukuku ders kitabını güncel tutmak suretiyle eğitim-öğretimin kalitesini artırmaya katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. Bu kitap hukuk fakültelerinin yanı sıra siyasal bilgiler ve iktisadi ve idari bilimler fakültelerinin iktisat, maliye, işletme, çalışma ekonomisi ve uluslararası ilişkiler gibi bölümlerinde ve Adalet Meslek Yüksekokulu ve diğer meslek yüksekokullarında eğitim gören öğrencilerin bu alandaki ihtiyaçlarını karşılayacak bir içeriğe sahip bulunmaktadır.Türk Anayasa Hukuku kitabi Türkiye&apos;nin anayasal sisteminin &quot;ağyarına mani efradına cami&quot; olacak biçimde açıklanmasını amaçlamaktadır. Kitabın genelinde pozitif hukuk boyutuna daha fazla ağırlık verilmekle birlikte anayasal kurum, kural ve ilkelerin şekillenmesinde etkili olan sosyal, siyasal ve ekonomik faktörler de öz bir biçimde ele alınmıştır. Kitap 2018 yılında yürürlüğe giren anayasa değişikliği, TBMM İçtüzüğü değişikliği, Anayasa değişikliğinin diğer mevzuata yansıması için çıkarılan Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ve Genelgelerini ve mevzuattaki diğer değişikliklerin müfredata yansıtılmasını ve 1982 Anayasası&apos;nın tüm boyutlarıyla ele alınmasını hedeflemektedir. Bu nedenle anayasal gelişmeler tarihi arkaplanın anlatımıyla sınırlı tutulmuş ve 1982 Anayasası ile daha önceki anayasaların (özellikle 1961 Anayasası&apos;nın) karşılaştırılması yapılmamıştır. Türk Anayasa Hukuku kitabi ön dört bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde anayasa hukukuyla ilgili temel kavramlar, ikinci bölümde ise anayasal gelişmeler ele alınmaktadır. Üçüncü bölüm 1982 Anayasasının oluşumunu ve bazı başlangıç ilkelerini içermektedir. Demokratik devlet ilkesi, hukuk devleti ilkesi ve laik devlet ilkesi temel anayasalar ilkeler olarak üç ayrı bölümde incelenmektedir. Temel hak ve hürriyetlerin anlatıldığı yedinci bölümü yasama fonksiyonu ve işlemleri, yasama organı, yürütme organı ve işlemleri, yargı organı, Anayasa Mahkemesi, Anayasa yargısı ve Anayasanın değiştirilmesi izlemektedir. . Anayasa hukuku ile ilgili temel kavramlar (Anayasaların içeriği, sınıflandırılması, anayasanın üstünlüğü kuralı, anayasa yapım yöntemleri, anayasa hukukunda yorum ve devlet ve hükümet sistemleri). Anayasal gelişmeler (Sened-i İttifak, Tanzimat ve Islahat fermanları, Kanun-u esasiler, 1921 anayasası, 1924 Anayasası ve 1961 Anayasası). 1982 Anayasasının temel özellikleri ve başlangıç ilkeleri. Demokratik devlet ilkesi, hukuk devleti ilkesi ve laik devlet ilkesi. Temel hak ve hürriyetler. Yasama fonksiyonu ve işlemleri ve Yasama Organı. Yürütme Organı ve işlemleri. Yargı Organı, Anayasa Mahkemesi ve Anayasa yargısı. Anayasanın değiştirilmesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123283</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cd75209-4a4a-4790-8da9-213c462ff1cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürlük Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Özgürlük Felsefesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123284</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9984929-c0f0-43bd-b3ae-32d546ddca59.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürlük ve Hukuk</image:title>
            <image:caption>Büyük İtalyan hukukçu ve düşünür Bruno Leoni Özgürlük ve Hukuk adlı bu baş eserinde sivil dinamiklerden türeyen, kendiliğinden gelişmeye dayalı evrimci hukuk görüşünün özgürlük idealiyle en iyi bağdaşan hukuk paradigması olduğunu, hem kavramsal hem de tarihsel kanıtlarıyla ayrıntılı bir şekilde ortaya koymaktadır. Arıca, bu kitabı okuyanlar sadece hukuk değil aynı zamanda liberalizm de öğrenmiş olacaklardır. Özgürlük ve Hukuk&apos;un Türkiye&apos;deki hukuk anlayışının özgürlükçü yönde değişmesine de katkı yapması umulur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123285</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27f260cd-a8ab-4693-aae4-c76d6947d3ec.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Hakları Teorisi ve Hukuku</image:title>
            <image:caption>Mustafa Erdoğan anayasa teorisi ve hukuku, insan hakları ve siyaset teorisi alanlarında çok sayıda eser verdi. Türkiye Bilimler Akademisi üyesi de olan Erdoğan&apos;ın başlıca eserleri şunlardır: Özgürlük, Hukuk ve Demokrasi (2018), Türk Anayasa Hukuku (2018), Hukuk ve Adalet (2017), Anayasa Hukukuna Giriş (2017), Anayasal Demokrasi (13. b., 2017), Türkiye&apos;de Anayasalar ve Siyaset (9. b., 2016), İnsan Hakları: Teorisi ve Hukuku (4. b., 2014), Aydınlanma, Modernlik ve Liberalizm (2006), Demokrasi, Lâiklik ve Resmi İdeoloji (2. b., 2000).
İnsan Hakları: Teorisi ve Hukuku adlı bu eserde yazar bilinen genel özgürlükçü yaklaşımını korumaktadır. Bu dar anlamda bir hukuk kitabı olmayıp, insan hakları meselesini felsefi-ahlâki perspektifle hukuki analizi birleştiren bir yaklaşımla ele alan bir eserdir. Ancak, felsefi yaklaşım hukuki analizi gölgede bırakmak yerine, ona yol göstermekte ve kitabın fikri tutarlığını güçlendirmektedir. Bu nedenle kitap konuya felsefi ilgi duyanlar yanında, başta öğrenciler ve araştırmacılar olmak üzere &quot;insan hakları hukuku&quot; çalışan ilgili herkes için vazgeçilmez bir kaynak özelliği taşımaktadır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123286</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f56769a-9b02-4919-81b3-fd5b306178f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuk ve Adalet</image:title>
            <image:caption>Hukuk hem insanoğlunun barış ve düzen içinde bir toplumsal hayat sürmesi bakımından, hem de evrensel adalet idealiyle zorunlu bağlantısı bakımından vazgeçilmez önemdedir. Başka bir ifadeyle denebilir ki, hukuk medeniliğin ön şartlarından biri, belki de birincisidir. Ne var ki bu hakikatin ülkemizde yeterince takdir edildiği söylenemez. Maalesef hukuk fakültelerimizin müfredatında bile hukukla adaleti bu zorunlu ilişki içinde ele alan başlı başına bir ders var olmadığı gibi, böyle bir derse malzeme oluşturacak bir kitap da yoktur. İşte &apos;Hukuk ve Adalet&apos; bu boşluğu doldurmayı amaçlıyor. Umulur ki, bu kitap aynı konuda yazılacak benzerleri için bir müşevvik olsun ve &apos;Hukuk ve Adalet&apos; dersinin bütün ülkede hukuk müfredatının standart bir parçası haline gelmesini cesaretlendirsin. Yine ümit ederim ki, bu kitap &apos;Hukuk ve Adalet&apos; ilişkisinin -hocası, öğrencisi ve uygulayıcısıyla- hukukçularla sınırlı kalmayıp genel ilgi konusu haline gelmesine de katkı yapsın.
- Mustafa Erdoğan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123287</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3f4f147-edd9-4980-a9cd-3c5468151053.jpg</image:loc>
            <image:title>Demokratik Polislik ve İnsan Hakları</image:title>
            <image:caption>ne kadar, kolluk görevlilerine, görevlerini yaparken demokratik, hukuki ve insan haklarına saygılı bir bakış açıcı kazandırmayı hedeflemişse de çalışmanın hedef kitlesi içinde genel okuyucu kitlesi de bulunmaktadır. Çünkü demokratik bir ülkede polis vatandaş için vardır. Vatandaş olarak bizlerin de kendi haklarımızı bilmemiz gerekir ki, haksız müdahalelere hukuk sınırları içerisinde karşı çıkarak hakkımızı arayalım.
Bu eserin başta devletin zor kullanma yetkisi verdiği güvenlik güçlerinin, konuya ilgi duyan akademisyenlerin ve tüm vatandaşlarımızın insan hakları bilgi birikimini artırma, kendi haklarına sahip çıkma ve başkalarının haklarına saygı duyma bilincinin gelişmesine küçük de olsa bir katkısının olması amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123288</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03778e58-0453-4f4c-a65d-466c0f916877.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevreye Karşı Suçlar</image:title>
            <image:caption>Türk Ceza Kanunu&apos;nda çevreye karşı suçlar bölümü üç suç tipinden oluşmaktadır. Çevrenin kasten ve taksirle kirletilmesi suçu, çevre mevzuatının karmaşık ve konunun teknik boyutları olması nedeniyle hukuk kadar çevre mühendisliği bilgisi de gerektirmektedir.Yargıtay, 2015 yılından itibaren suç tipini açık, anlaşılır, öngörülebilir kurallara bağlamıştır. Yargıtay kararlarının hukuk kamuoyunda yeterince anlaşılamadığını, açılan davalardan, verilen kararlardan gözlemlemek mümkündür. Suç tipine ilişkin yazılan makale ve kitap sayısı bir elin parmaklarını geçmemektedir. Yazıların bir kısmı da kitabın yazarına aittir.Gürültüye neden olma ve imar kirliliğine neden olma suçları da en az çevrenin kasten ve taksirle kirletilmesi suçu kadar karmaşık ve tekniktir. Kitapta, suç tipi, her hukukçunun anlayacağı sadelikte açıklanmış, hukuki ilkelere ve istisnalarına yer verilmiş, uygulamada karşılaşılan sorunlar ve çözüm yolları gösterilmiş, davanın taraflarının hak ve yükümlülüklerine değinilmiş, açıklamalar Yargıtay kararlarıyla örneklendirilmiştir.Elinizdeki kitap, her üç suç tipinde hukukçuların ve bilirkişilerin, uyuşmazlığın neresine odaklanması gerektiğini, yardımcı mevzuatın nasıl kullanılacağını, ispat ve savunma yöntemleri ile tartışmalı alanların neler olduğunuYargıtay kararları ışığında gösteren temel bir eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123289</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b823af2d-911e-478f-95e4-272bd6a2c3bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Avukatlar İçin Ceza Hukuku El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Ceza muhakemesi mevzuatımız, genel hatları itibariyle insan hakları hukukuna uygundur. Ne var ki uygulama, insan haklarına odaklanmış bir bakış açısından mahrumdur. Bu nedenle, ceza yargılamasının en temel kavramı olan savunmayı temsil eden avukatların, ceza muhakemesi hukuku ile insan hakları hukukunu bir arada ele alması, bakış açılarını genişletmesi, yeri geldikçe yargılama mercilerini insan haklarına uygun davranmaya zorlaması gerekir.

Çalışma, ceza muhakemesi hukuku ile insan hakları hukukunu bir araya getirerek, daha güçlü, etkin ve evrensel değerlere yaslanan bir savunmayı mümkün kılmayı amaçlamaktadır.


İçindekiler
Ceza Muhakemesinin Temel İlkeleri
CMK ve İnfaz Kanunu Madde Açıklamaları
Yargıtay Kararları – AİHM ve AYM Kararları
Avukatlar Hakkında Soruşturma Usulü
Avukatlık Meslek Kuralları
CMK Metni (7145 sayılı Kanunla değişik)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123290</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04cb39da-780d-4fc1-9add-9cf108f18346.jpg</image:loc>
            <image:title>Avukatlar İçin Ceza Hukuku TCK Genel Hükümler</image:title>
            <image:caption>&quot;Ceza hukukunun genel hükümleri, TCK ve ceza hükmü içeren özel kanunlarının tamamında uygulanan düzenlemelerdir. Genel hükümler, suçta ve cezada kanunilik, suçta ve cezada şahsilik, kast, hukuka uygunluk, içtima ve kimi sorumsuzluk halleri gibi suça ve cezaya, tekerrür gibi infaza doğrudan etki eden bir kısım düzenlemeler içermektedir.

Her suç ve kurulacak her hüküm, mutlaka genel hükümlerle ilişkilidir. Genel hükümlerle ilişkilendirilmeyen bir mahkeme kararı olmaz. Bu nedenle ceza hukukçusu, genel hükümleri bilmek zorundadır.

Çalışma da, ceza hukukunun genel hükümleri, anlaşılır bir üslupla ve mahkeme kararları eşliğinde okuyucuya sunulmaktadır.&quot; (Tanıtım Yazısı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123291</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2087a38-a4b9-4f4b-bc1f-749a373de138.jpg</image:loc>
            <image:title>Başkanlık Sistemi</image:title>
            <image:caption>19. yüzyıldan beri yerli ve yabancı gözlemciler Amerika kıtasındaki farklı gelişim çizgilerinin nedenlerini araştırmaktadırlar. Tarihsel süreç içinde yaşanan gelişmeler ABD&apos;yi demokrasinin ve siyasi istikrarın merkezi haline getirmiştir. Bugün ABD, &quot;gerçek Amerika&quot; olarak kabul edilmektedir. Buna karşılık Güney Amerika, süreklilik arz eden bir kriz merkezi, istikrarsızlığın ve otoriterizmin sembolü olarak görülmektedir. Daha Thomas Jefferson ve Simón Bolívar döneminde ABD, birlik ve bütünlüğünü sağlarken, Latin Amerika1 siyasi açıdan parçalanmış ve sorunlu bir bölgeydi. &quot;Amerika&apos;da Demokrasi&quot; isimli eserin yazarı olan Fransız siyasi düşünür ve tarihçi Alexis de Tocqueville&apos;den günümüze kadar karşılaştırmalı tarih ve siyaset bilimcileri, Amerika kıtasında birbirine zıt iki ayrı gelişim çizgisinin bulunduğunu hep vurgulamışlardır.2 ABD&apos;nin hanesinde başarı, Latin Amerika&apos;nın hanesinde ise başarısızlık yazılıdır. Latin Amerika&apos;nın tarihsel deneyimi, ABD&apos;nin başarılı modelinden farklı olarak, eksiklikler listesinden farklı bir şey değilmiş gibi bir görüntü veriyor. Bu eksiklikler, sosyal ayaklanmalara, yolsuzluğa, hukuk ve devlet düzeninin bozulmasına yol açmaktadır. Latin Amerika&apos;daki krizlerin sebeplerini ifade etmek üzere &quot;Morbus Latinus&quot; deyimi kullanılmaktadır. Açıkça söylemek gerekirse Latin Amerika &quot;kötü tarihi&quot; nedeniyle tekrar tekrar mahkûm olurken, ABD, &quot;iyi tarihi&quot; nedeniyle sürekli olarak daha iyinin peşinde olmuştur.Kuzey Amerika ile Güney Amerika&apos;nın siyasi sistemi mukayese edilirken öncelikle tarihsel bir perspektifle sömürgecilik mirasına ve bağımsızlık hareketlerine değinmek gerekir. İkinci olarak 19. ve 20. yüzyıldaki anayasal gelişmelere, anayasa değişikliklerine, demokrasinin sürekliliğine ve değişimine, keza demokrasi anlayışına bakmak gerekir.19. ve 20. yüzyılda Amerika kıtasındaki farklı siyasi gelişmeleri anlayabilmek için İngiltere, İspanya ve Portekiz&apos;in sömürgecilik hâkimiyetine ana hatlarıyla değinmek gerekir. Bu husus, bağımsız cumhuriyetler için koloniyal geçmişin önemli olduğu tezini test etmek bakımından önemlidir. Ayrıntılara girmeden söz konusu sömürgecilik mirasının, 19. ve 20. yüzyıldaki siyasi gelişmeler üzerinde ne derece etkili olduğu sorusuna kısaca cevap vermekte fayda bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123292</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b3593e1-e2ce-417b-974a-c49019ddceb0.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa Birliği&apos;nde Dolaysız Vergilerin Uyumlaştırılması ve Türkiye</image:title>
            <image:caption>Ekonomik ve siyasi bir birlik olarak Avrupa Birliği türünün tek örneğidir.Birlik, üye ülkelerin kendi egemenlik yetkilerinin bir kısmını birlik organlarına devretmiş olması nedeniyle uluslarüstü bir yapıya sahiptir ve ayrıca derinleşme ve genişleme yoluyla büyüyerek Avrupa kıtasının neredeyse bütününü kapsayan bir İç Pazar oluşturmuştur.Böylece, dünya pazarında kendi rekabetçilik kapasitesini arttırmıştır.Genişleme politikası, yeni üyelerin Birliğe nasıl alınacağının, derinleşme politikası ise tam üye ve aday ülke olabilmenin çerçevesini çizmektedir.Bu bakımdan derinleşme politikası, AB&apos;yi siyasi ve ekonomik bir Birlik haline getiren çok basamaklı bir merdiven olarak görülebilir. Vergilendirme politikası da bu merdivenin en önemli basamaklardan biridir.Farklı üye ülke vergilendirme sistemleri, Birlik içi ticaretin ve rekabetçiliğin önündeki en önemli engeldir.Bu nedenle AB Konseyi ve AB Komisyonu vergilendirme alanında üye ülke sistemlerinin birbirine yakınlaştırılmasına ve bazı alanlarda ortak kuralların kabulüne önem vermektedir.Bununla birlikte, bu AB için bile zor bir süreçtir.Çünkü vergilendirme yetkisi ulus devlet için en önemli egemenlik alanlarından biridir ve bu hakkın tümünden ya da bir kısmından vazgeçmek sanıldığı kadar kolay değildir. AB vergilendirme politikasına uyum bakımından üye ülkelerin atması gereken iki önemli adım vardır.Bunlardan ilki, kendi dolaysız sistemlerini birbirlerine yakınlaştırmak, ikincisi ise dolaylı vergi sistemlerini Birlik üst politikasına uyumlaştırmaktır.Diğer yandan Birlik, aday ülkeler bakımından farklı bir yaklaşım benimsemiştir.Buna göre Türkiye&apos;nin de içinde olduğu aday ülkeler, tam üyelik durumunda, Birlik politikalarına tam uyum sağlamak zorundadır.Söz konusu konuların 5 ana bölüm halinde ele alındığı bu kitap ile literatüre güncel durumu yansıtan bir eser kazandırılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123293</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1699325f-e509-43c6-9f4f-d11e416a0627.jpg</image:loc>
            <image:title>Suç ve Ceza Ekonomisi</image:title>
            <image:caption>Suç, küresel ölçekte en zararlı sosyal problem olarak nitelendirilmektedir. Günümüzde genel olarak suç olgusu, özellikle de şiddet içeren suçlar bütün ülkelerde önemli bir politika önceliği haline gelmektedir. Ancak izlenecek politikaların neler olabileceği konusunda görüş birliği yoktur.İktisat dışındaki sosyal bilim dallarında gerçekleştirilen suç araştırmalarından elde edilen bulgular, geniş ve genelleştirilebilir politika sonuçlarına sahip değildir. Bu nedenle son yıllarda iktisatçılar &apos;karşılaştırmalı entellektüel üstünlüklerini suç ve ceza konusunu incelemede kullanmaya yönelmişlerdir.Bu alandaki yeni arayışlar Hukuk ve Ekonomi literatürü içinde gelişmektedir. Ancak bu akademik birikimin politika belirleyicilere, hukuk uygulayıcılara ve hukukçu akademisyenlere ulaşmasında bazı engeller söz konusudur. Karşılaşılan engellerin başında hukuk kurallarının ve/veya uygulamalarının ekonomik sonuçlarına ya da etkinliğine ilgisizlik duyulmasından çok, literatüre nüfuz etmede yaşanan güçlükler gelmektedir.Çünkü bu alanda yapılmış binlerce çalışma çok sayıda hukuk ve iktisat dergisi içerisinde serpiştirilmiş olup, uzmanlar dışındakilerin anlayamayacağı derecede karmaşıktır. Bu karmaşık literatüre nüfuz edilmesi, temel kaynak kitapların hazırlanmasına bağlıdır.Bu çalışma, Hukuk ve Ekonomi literatürü içinde çok önemli bir yer tutan &apos;suç ve ceza&apos; alanında kuramsal birikimi Türkçe literatüre kazandırma amacıyla kaleme alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123294</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3a1ff8b-120d-4b81-a1fa-baa20d62a8e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Küreselleşen Dünyada IMF Politikaları</image:title>
            <image:caption>Küreselleşen Dünyada IMF Politikaları ve Türkiye özellikle son dönemlere damgasını vurmuş olan bir konunun eseridir. Küreselleşmenin tüm dünyayı etkisi altına aldığı 1980 sonrası dönem, aynı zamanda IMF&apos;ye de atfedilen önemin arttığı bir dönem olmuştur. Buna istinaden, bu kitap; tüm dünyada kalkınmanın finansmanının sağlanarak, ekonomik istikrarsızlıkların giderilmesinde ve ödemeler dengesinin sağlanmasında vazgeçilmez bir uluslararası finansman kuruluşunun kısa bir hikayesi olarak yazılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123295</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7ba62d9-11bd-4f9c-bd9d-1b9461200bb1.jpg</image:loc>
            <image:title>Organize Suç Ekonomisi</image:title>
            <image:caption>Organize suç, geleceğin &apos;en önemli politiko-ekonomik sorunu&apos; olma potansiyeli taşımaktadır. 9. yüzyılın &apos;sömürgecilik&apos;le, 20. yüzyılın &apos;soğuk savaş&apos;la karakterize edilmesi gibi, 21. yüzyıl da ulus ötesi &apos;organize suç&apos; ile karakterize edilecektir.Dünyanın yeni haritasının çiziminde politika ve ekonomi ile devlet ve piyasa arasındaki diyalektik yanında yasallık ve organize suç arasındaki diyalektiğin de hesaba katılması gerekmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123296</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/424a4f93-9db1-425c-8e43-8a1682e3cb1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalkınma Kuramlarına Eleştirel Bir Yaklaşım</image:title>
            <image:caption>Az gelismislik günümüzün en trajik sorunudur. Entelektüelinden fabrikadaki isçisine, bürokratindan sokak saticisina kadar üçüncü dünyanin her bireyi yasaminin çesitli yönlerinde farkli boyutlarda bu sorunun agirligini hissetmektedir. Azgelismis ülkelerde üretimin niçin yetersiz oldugu, bu toplumda verimliligin nasil artirilabilecegi ve az gelismis ekonomilerin nasil modern hale getirilebilecegi kalkinma kurumlarinin inceleme alanini olusturmaktadir. Az gelismis ülkelerin sorunlarina iliskin çok genis bir yazin olusmustur...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123297</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47940144-ca27-4450-a743-f57d929dcb73.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Hukukta Saldırı Suçu</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma, saldırı suçu tanımına ilişkin günümüze kadar oluşmuş temel hukuksal prensipler ve halen yürütülen tanım çalışmalarında ortaya konan öneriler temelinde, saldırı suçu kavramının hukuksal niteliklerini belirginleştirmeye yöneliktir. Bu çerçevede yapılan gözlemler hem saldırı suçu kavramının anlaşılmasını sağlayacak hem de saldırı suçu kavramının muhtemel bir tanımının hangi temel hukuksal niteliklere sahip olması gerektiğine dair fikirler verecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123298</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8748d772-51fc-4334-8f84-984ba283a818.jpg</image:loc>
            <image:title>Nemrut Queen of the Mountain</image:title>
            <image:caption>Ancient Commagene Kingdom left behind many archaeological artifacts, enchanting ruins that fascinates us today, in and around Mount Nemrut. Since its discovery American, German and Turkish archaeologists have been trying to unravel the secrets of Mount Nemrut and Kingdom of Commagene. Among these archaeologists Teresa Goell has an important place. Teresa Goell, a female archaeologists from New York, spent a lifetime trying to find King Antiochos&apos; burial chamber at Mount Nemrut. Many thought Theresa Goell had an obsession for the Commagene civilization and finding the burial chamber of King Antiochos at the summit of Mount Nemrut.The burial chamber of the legendary King Antiochos still has not been found. Is King Antiochos buried in the huge tumulus he had built in the middle of his temple on Mount Nemrut? This novel, which is based on archaeological facts, looks into mysteries of ancient Kingdom of Commagene and his legendary king Antiochos.There is no doubt that Turkey is one of the richest countries in the World in terms of archeology. &quot;NEMRUT-QUEEN OF THE MOUNTAIN&quot; tells a fictional story that is entirely constructed on these factual archeological riches.About the author:Oğuz Çelikkol worked 37 years at Turkish Ministery of Foreign Affairs. He worked as a diplomat at Turkish Mission to the United Nations in New York, Turkish Embassies in Beirut and Washington DC. He was Turkish Consul-General in Los Angeles for 4 years. He represented Turkey as ambassador in Syria, Greece, Israel and Tailand for more than 10 years.Oğuz Çelikkol graduated from Vefa High School in Istanbul and then Political Science Faculty of University of Ankara. He did his masters degree in University of Southern California (USC) in Los Angeles, US and his PhD in University of Istanbul. He has been working in Cultural University of Istanbul as a lecturer since the retirement from Ministery of Foreign Affairs.He has 3 books on Syria, Israel and Greece written in Turkish and several articles published in Turkish magazines and newspapers. He is a frequent commentator on Turkish media on foreign policy.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123299</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14b41964-870e-4dc4-b3ee-36f7057aaf08.jpg</image:loc>
            <image:title>Ver Elini Hindistan</image:title>
            <image:caption>Zeynep Uğurlu dünyayı gezen bir seyyahtır. Akdeniz&apos;e yakın Torosların Dağlarının eteğinde , Büyük İskender&apos;in atını suladığı göller bölgesinde bulunan küçük ve şirin bir şehrinde doğdu. İngiltere&apos;nin Birmingham şehrinde Solihull College&apos;de İngilizce öğrendi. Türkiye&apos;de ve Polonya&apos;da eğitim ve öğretimini tamamladıktan sonra Amerikan ve Yunan Cruise gemilerinde görev yaparak 20 yıl boyunca dünyayı gezdi. Yeğeninin doğmasını beklerken yerleşik hayata geçmeye karar verdi. Birçok ülkede farklı kültürlerle karşılaşması, yaşamın sunduğu değerleri anlamasını sağladı. Burdan aldığı ilhamla gezgin olarak adlandırdığı inek ve boğanın hikayesini okuyucuya aktarmak için başladı yazmaya.Boğa Gabriel ve karısı Maria ineklerin Hindistan&apos;da kutsal olduğunu öğrenirler. Bu destansı yolculuğa başlamak için Amerika&apos;dan kaçıp Hindistan&apos;a gitmeye karar verirler. Yoldaki maceraları keyifli, kültürel, içsel ve tarihi bir yolculuk yaratır. Bu kitap, dünyanın sessiz sahipleri olan hayvanların hümanizme zekice bakışını anlatır.Karmaşa ve karışıklıklarla dolu bu olağanüstü yolculuk dini, kültürel ve tarihi konulara benzersiz bir bakış açısı sağlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123300</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8342180e-6894-47c6-bcae-b8c7fc7b7b26.jpg</image:loc>
            <image:title>Haller Ağacı</image:title>
            <image:caption>Şu an dünyada hâkim olan tek savaş iki zihniyet arasındaki savaştır. En kapsamlı şekliyle bu zihniyetlerden biri insanlığın lehine olan kadim irfanî zihniyeti, öteki ise özünü tamamen vahşi kapitalizm ruhundan alan, her şeyi kendi tüketim kültürü lehine çevirmeyi başarabilen, a&apos; dan z&apos; ye kadar doğal olan her şeye karşı düşmanlık besleyen kötücül ve yok edici bir zihniyeti oluşturur.
İnsanlık kendisiyle sinsi sinsi savaşan bu yeni zihniyete karşı mücadele etmelidir. İnsanlık, bu zihniyetin tekelinde tuttuğu sanat, kültür, müzik, şiir, edebiyat, felsefe, din, teoloji, fizik, metafizik ve bilimi ele alıp açık bir şekilde yeniden yorumlamazsa; hızla yayılan ve dünya barışı için net bir tehlike oluşturan bu yıkıcı ve kötücül zihniyetle asla baş edemeyecektir.
Yaşamı seven herkes her ne fikirde olursa olsun insanlığın huzuru için harf üstüne harf, fikir üstüne fikir ve el üstüne el koymalıdır. İslam sözcüğü etimolojik olarak barış kelimesine dayanır. İnsanlığın ihtiyacı olan tek şey, tüm insanlık için mutlulukta birleşen bir barıştır.
Bu eserde söz konusu bu barış ve tefekkür ihtiyacı tasavvuf felsefesi çerçevesinde aşk ve hikmet dili merkezinde okuyucuyla paylaşılmıştır.
&quot;Zülüm ve cahillik el ele verir yıkarlar dünyayı sonra.
Zülüm ve cahillik bugün aynı yatakta, çocukları:
Kan sever, ten sever, dolar sever,
Mutsuz sever ve hile sever.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123301</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e0c416a-fd88-4caa-abbb-87614c6e8207.jpg</image:loc>
            <image:title>Eve Dönüş - Sincap Sido</image:title>
            <image:caption>Sincap Sido serisi aileyi, değerleri, sorumlulukları ve dayanışmayı anlatırken teknolojinin hayatımıza olan katkıları, istek ve ihtiyaçlar arasındaki fark, aile bütçesi ve zaman planlaması gibi çeşitli kazanımları eğlenceli bir dil ve akıcı bir kurguyla buluşturuyor. Gerçek arkadaşlığın sınandığı, sırların bir bir ortaya çıktığı bu hayat dersleriyle dolu hikâyede, kahramanlarımızın cesaret ve dayanışma dolu macerasına tanık olmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123302</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43165fe8-70cd-4487-ab5e-cd5f9a7ee7e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Evde Hayat - Sincap Sido</image:title>
            <image:caption>Sincap Sido serisi aileyi, değerleri, sorumlulukları ve dayanışmayı anlatırken teknolojinin hayatımıza olan katkıları, istek ve ihtiyaçlar arasındaki fark, aile bütçesi ve zaman planlaması gibi çeşitli kazanımları eğlenceli bir dil ve akıcı bir kurguyla buluşturuyor. Gerçek arkadaşlığın sınandığı, sırların bir bir ortaya çıktığı bu hayat dersleriyle dolu hikâyede, kahramanlarımızın cesaret ve dayanışma dolu macerasına tanık olmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123303</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/781542bb-608a-4596-8f79-31b5c75812e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm Gemisi</image:title>
            <image:caption>Eserleri 40&apos;tan fazla dile çevrilmiş ve bütün dünyada milyonlarca okura ulaşmış B. Traven efsanesi Ölüm Gemisi&apos;yle geri dönüyor!


Pasaportunu kaybeden ve Amerikalı olduğunu kimseye kanıtlayamayan bir denizci, bir ülkeden diğerine sürülür. Ta ki tayfasını toplumun &quot;en altındakilerden&quot;, hatta idam sehpasında son nefesini vermek üzere olanlardan toplayan bir ölüm gemisinde iş bulana dek. 


Okyanusun dalgalarında sürüklenen gemi, namıdiğer Yorikke, belirsiz bir rotayı takip ederken birer gölgeye, yaşadıklarından bile şüphe edilen varlıklara dönüşen tayfası, sığınmak zorunda kaldıkları bu demirden hapishanenin kendilerine bir de mezar olmaması için direnir. Umut, karada unutulmuş bir hayalet gibi dolaşır kamaraların arasında. 


Ölüm Gemisi, Dante ve Balzac&apos;ın komedyalarına bir yanıt olarak yeni bir insanlık durumu ortaya koyuyor: Bürokrasinin imal ettiği kimliksiz, pasaportsuz &quot;hiçkimseler&quot;, yalnızca kapitalist sistemin öğütücü makinesinde işe yaramaktadırlar, ama birer insan değil, o makinenin motorunun yakıtı, kömürü, ateşi olarak. 


Yaşamı sırlarla dolu B. Traven&apos;in hikâyesiyle paralellikler taşıyan, kendisi de göçmenlik ve kimliksizlikle ilgili benzer koşullar altındayken hapishanede yazmaya başladığı Ölüm Gemisi, Adalet Cimcoz&apos;un yetkin çevirisiyle yeniden Türkçede...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123304</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3b1833d-bfa9-40e3-b8e3-0751fb0049f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Köprü</image:title>
            <image:caption>Eserleri 40&apos;tan fazla dile çevrilmiş ve milyonlarca okura ulaşmış efsanevi yazar B. Traven&apos;den, insanoğlunun direngenliğine ve dünyanın bütün annelerine adanmış bir armağan: Köprü...


Dünyalarını bir nehir ayırır: onurlarına leke sürmemeye çalışanlarla sömürü düzenine ortak olanların dünyasını. Modern teknolojiyle ilkel yaşamı, kadim inançlarla Hıristiyan dayatmalarını, beyaz yerleşimcilerle Meksika yerlilerini... Bu iki dünyayı birbirine bağlayan ise derme çatma bir köprüdür: Petrol avcılarının kamyonlarına hizmet eden ve nihayetinde kaynakları kadar canlarını da alacak, Amerikan emperyalizminin elinden çıkma bir köprü...


Yerlilerin bu çelişkiyle hemhal hayatları trajik bir kazayla sarsılır. Meksikalı anneyi acıyla kıvrandıran bu kaza kuşkusuz bir tesadüf değil, &quot;uygarlığın&quot; yol açtığı bir felakettir. B. Traven bir kovboy çizmesi etrafında yarattığı metaforla, ilkel olanın &quot;uygar&quot; tarafından ele geçirilmesini simgeler. Ancak ölüm bir son değildir, bu cengelin bağrında yeşeren, kutlamalara layık bir yaşam umududur aynı zamanda. Her zaman olduğu ve  olacağı gibi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123305</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b26e71c7-f056-4308-b016-0fe9597232cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat ve Psikoloji Etkileşimi</image:title>
            <image:caption>Edebiyat insani bir faaliyettir. İnsanı da diğer canlılardan ayıran en temel özelliği duygu, düşünce, durum ve olguları sözle “güzel ve etkili” söylemeye yönelmesidir. Bu yönelim binlerce yıllık kültürel aktarımla muazzam bir edebiyat evrenini oluşturmuştur. İnsanlık ve bilim tarihi açısından çok geç denebilecek bir dönemde disiplinleşen psikoloji bilimi ise temelde insan  davranışları ve düşüncesini irdeler. 
Her iki disiplinin ortak noktasının insan ve insan zihninin tezahürlerini incelemek  olduğundan bilim adamları için oldukça geniş bir inceleme  alanı ortaya çıkmaktadır. Edebiyat eserini “ürün” olarak değerlendirirsek bu çıktının asıl kaynağı olan insan psikolojisinin hangi saiklerle ürün vermeye yöneldiğinin irdelenmesi ilgili bilim dalları için çok geniş bir çalışma alanıdır. 
Bu çalışmamızda bu iki bilim alanının kesişme alanları içerisine girebilecek ve/veya bir diğerinin imkânlarıyla özgün alanında bilime katkı yapabilecek örnekler vermeye çalıştık. 
Elbette sınırsız bir imkân alanı içinde bu yazdıklarımız oldukça mütevazı kalsa da ilgili sahalarda çalışmak isteyenler için elbette önemli içerikler barındırdığı kanaatindeyiz.  Kitap temel iki kısımdan oluşmaktadır. İlk iki başlığımız özgün, makale formatında içeriklerden oluşmakta, son iki başlık ise hazırladığım “Şair İsmet Özel” kitabımdan psikolojik analizlerimi içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123306</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb9fc04d-7a53-4160-a9b0-1cdc57fc1888.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennetin Kökleri</image:title>
            <image:caption>Gökyüzü kızıla bulanmış, bir serinliktir çökmüş; uçsuz bucaksız arazide ağır ama zarif adımlarla bir fil sürüsü sakince ilerliyor. Derken fildişi avcılarının giderek yaklaştığını belli eden tüfek atışları... Sükûnet yerini paniğe bırakırken, yeri titreten devasa adımların altında şimdi telaşın gümbürtüsü hâkim. Kara Afrika bir kez daha kana bulanıyor.


Romain Gary&apos;ye ilk Goncourt Ödülü&apos;nü kazandıran Cennetin Kökleri, filleri, tarihöncesi çağlardan miras bu soylu yaratıkları, en büyük düşmanı haline gelmiş insanoğlunun ellerinden kurtarma mücadelesi veren bir özgürlük savaşçısının hikâyesini anlatır.


Nazilerin toplama kamplarında tutsak düşen Morel, Afrika&apos;nın gerçek sahipleri olan filleri yeryüzündeki en özgür hayvanlar olarak kederine ve düşüncesine ortak eder. Kurtulmayı başardığında ise hayatını onların katlini durdurmaya adamaktan başka yolu yoktur artık. İnsanlığın filizlendiği bu topraklardan esaret altındaki zihnin engin okyanuslarına dalanlara, doğanın lisanını konuşanların tamtamlarından yükselen karşı konulmaz bir çağrıdır bu. Peki bu kadim savaşın ortasında yaşamı onurlandırmak, gözünü güya hep ileriye dikmiş &quot;medeniyetin&quot; tankı ve topuyla sürdürdüğü bu vahşi talanın önüne geçebilmek mümkün müdür?


İnsanlık onuru için canını hiçe sayanlardan, inancın kudreti ve direnişin yüceliğine inananlardan tabiata bir saygı duruşu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123307</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6008d4d2-d1e3-4d91-90c7-52b7cd435c98.jpg</image:loc>
            <image:title>Felicia&apos;nın Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>İrlanda&apos;nın yetiştirdiği en büyük yazarlardan, sayısız edebiyat ödülüne layık görülen William Trevor, son derece sıradanmış gibi başlayan bir olayı ustalıkla bir psikolojik gerilime evriltiyor. Üstelik gürültüsüz bir gerilim bu, &quot;hava kesin bozacak&quot; tedirginliğini elden bıraktırmayan, gözleri şüpheyle kıstıran cinsten. 


Küçük bir kasabada yaşayan Felicia&apos;nın başından onu bulutlara çıkaran bir gönül macerası geçer. İngiltere&apos;den memleketine kısa süreliğine gelmiş Johnny, işsizlikten bunaldığı, ailesiyle kıt kanaat geçinmeye çalıştığı o kara ama tekdüze günlerinde genç kadına nefes aldırır. Johnny yeniden çalışmaya döndüğünde ise Felicia, çok basit bir ayrıntıyı atladıklarını fark eder; arkasında bir adres bırakmamıştır. Ancak Felicia&apos;nın ona kesinlikle ve hemen ulaşması gerekmektedir, nedeni mâlumdur. 


Sevgilisinin izini sürmek için sürüklendiği ama onu insan ruhunun en tekinsiz yanlarıyla yüz yüze getirecek yolculuğu işte bu noktada başlar. Umut yerini çaresizliğe, gelecek düşleri ahlaki sorgulamalara, alınan kararlar pişmanlıklara dönüşürken &quot;İrlandalı kız&quot; kendini bambaşka bir hikâyenin içinde bulur. Travmalara, öfkeyle çarpıklaşan zihinlere, kadınlara ve nihayet yalnızlığa dair ürkütücü bir hikâyenin içinde. 


Atom Egoyan tarafından sinemaya da uyarlanan Felicia&apos;nın Yolculuğu, talihsiz karşılaşmalara, gözleri kör eden çaresizliğe ve burada yuvalanan karanlığa dair sarsıcı bir anlatı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123308</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33b86030-341b-4d76-8ccf-949ef4c3c2b1.jpg</image:loc>
            <image:title>İntihar Üzerine Notlar</image:title>
            <image:caption>Simon Critchley, genellikle üzerine konuşmaktan kaçındığımız, duyduğumuzda bizi derin bir kedere ya da sessiz bir kınamaya sevk eden intihar olgusuna felsefi bir yönden bakıyor. Onu hukuki ve ahlaki açıdan suç olarak değerlendirmek yerine, öncesi ve sonrasıyla intihar eyleminin bizzat ne olduğunu anlamlandırmaya çalışırken, kendimizi boşluğun kucağına bırakabilme potansiyeli taşıyor olmamızın, bizi insan kılan şeylerden biri olduğu düşüncesinden yola çıkıyor.
Bedenimiz üzerinde tahakküm kurma hakkını kendinde gören teolojik dayatmanın altında yatan gerçek anlamı irdeleyerek ve onu günah derekesinden çıkaran ancak tedavi edilmeye mecbur bir hastalığa indirgeyen psikiyatriyle de arasına mesafe koyarak, özgür bir edim olarak düşünmeye müsaade eden bir alan açmaya girişiyor.
İntiharı güzellemek ya da yermek yerine bütün yönleriyle sorgulamayı kamçılayan, yaşanmaya değer hayatlara selam duran bir tartışma.
&quot;İntiharın yüzüne gözümüzü dikip uzun uzadıya bakmak zorundayız; onu ölçüp biçip etraflıca düşünmek zorundayız; niteliklerinin, hasletlerinin, kalıtımsal karakter özelliklerinin, marifet ve kurnazlıklarının neler olduğunu yoklamalı, yüzünde oluşan kırışıklıkları tek tek incelemeliyiz. Belki de yakından baktığımızda gördüğümüz şey, bize dönüp ters ters bakan kendi çarpık yansımamızdır.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123309</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa463ec5-1106-49a7-a671-3693b2431d1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hepimiz Gökyüzü Olmak İstedik 4: Efsaneler ve Lanetler - HC (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hazinesi ol okyanusun! 
 
Tanrıçalar, düelloları hepsinin sonunu getirecek bir oyuna çevirdiğinde, kılıçların yanı sıra aklın ve iradenin çarpıştığı bir ölüm dansı başlar. 
 
Sınırların ötesinden gelenler, lordları ve vârisleri yerinden etmek için kan dökmeye hazır. 
 
Su Krallığı kayıp uygarlığı ve tahtını geri istiyor. Nova kapıyı açmak istiyorsa zor bir seçim yapmalı. Ateş Krallığı harlanırken Hava Krallığı’ndan gelen beklenmedik haber mücadelenin seyrini değiştirir. İsyan etmek için an kollayan Toprak Krallığı boyun eğmemekte kararlı. 
 
Arenada, suların altında, aklında ve kalbinde herkesi kurtarmaya çalışan Nova, ilk ve son savaşı için tüm gücünü kullanmak ve kim olduğunu kabul etmek zorunda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123310</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6e74091-7035-4825-b6f2-ed1522727f4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hepimiz Gökyüzü Olmak İstedik 4: Efsaneler Ve Lanetler - SC</image:title>
            <image:caption>Hazinesi ol okyanusun! 
 
Tanrıçalar, düelloları hepsinin sonunu getirecek bir oyuna çevirdiğinde, kılıçların yanı sıra aklın ve iradenin çarpıştığı bir ölüm dansı başlar. 
 
Sınırların ötesinden gelenler, lordları ve vârisleri yerinden etmek için kan dökmeye hazır. 
 
Su Krallığı kayıp uygarlığı ve tahtını geri istiyor. Nova kapıyı açmak istiyorsa zor bir seçim yapmalı. Ateş Krallığı harlanırken Hava Krallığı’ndan gelen beklenmedik haber mücadelenin seyrini değiştirir. İsyan etmek için an kollayan Toprak Krallığı boyun eğmemekte kararlı. 
 
Arenada, suların altında, aklında ve kalbinde herkesi kurtarmaya çalışan Nova, ilk ve son savaşı için tüm gücünü kullanmak ve kim olduğunu kabul etmek zorunda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123311</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/602f8b0b-5445-4925-b63d-3dda1e98f7e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Çarpma ve Bölme - Alıştırma Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bu eğlenceli kitap, çocuğunuzun matematik becerilerinin gelişmesine yardımcı olma amacıyla hazırlanmıştır. 
Kitaptaki alıştırmalar, çocukların çarpma ve bölme işlemlerini öğrenmelerini ve pekiştirmelerini desteklerken farklı problemleri rahatlıkla çözmelerini de sağlayacak. 
Bu kitap çarpma ve bölme işlem bilgisini geliştirirken çocukları eğlendirmeyi amaçlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123312</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53938d07-4f03-4c37-8967-1e15af439456.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Toplumlarında Simgesel Eylem</image:title>
            <image:caption>Toplumsal çatışmaların, kaynaşmaların ve dönüşümlerin ardında hangi güçler bulunuyor? İnsan toplumlarının krize girdiği, çözüldüğü ve yeniden şekillendiği dramatik anlar, toplumların evriminin itici gücü olabilir mi? 
Victor Turner, simgesel antropolojinin kurucu eserlerinden biri hâline gelmiş bu kitabında, simgesel eylemlerin, ritüellerin ve metaforların toplumsal yaşamın merkezinde nasıl durduğunu keşfe çıkıyor. Toplumsal çatışmaların yinelenen kalıplarını ve bunları çözmek için simgesel eylemleri ve “alanları” nasıl kullandığımızı inceliyor. Afrika kabilelerinden eski Amerikan uygarlıklarına; Meksika’nın bağımsızlık mücadelesinden İngiltere’de bir döneme damgasını vurmuş II. Henry ile Becket arasındaki emsal çatışmaya; Hindistan’daki kast mücadelelerinden 1960’ların karşıkültür hareketlerine; paganlarda, Hıristiyanlarda ve İslam’da hac yolculuklarının anlamına ve önemine kadar uzanan bir çizgide örnekler üzerinden, toplumsal dramaların kolektif deneyimlerimizi nasıl şekillendirdiğini ortaya koyarak yepyeni bir bakış açısı sunuyor. 
Artık klasikleşmiş bu eser, insan yaşamını ve toplumlarını şekillendiren, görünmez ama son derece güçlü süreçleri anlamak isteyen herkes için bir kılavuz görevi görmeye devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123313</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/164ea412-88ba-44fc-86ea-5ab930f72eea.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Bak! Bana Bak!</image:title>
            <image:caption>Bukalemun Buki bir ağaçta yaşardı, gizlenmekte çok iyiydi. Kahverengi bir dalın üstünde kahverengiye, yeşil bir yaprağın üstünde ise yeşile dönerdi. Fakat kimsenin onu fark etmemesi Buki’nin canını sıkmaya başladı. Ortama uyum sağlamadan, istediği şeyi yapsa ne olurdu acaba?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123314</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0df97a2a-751e-4cc9-942e-f9af3d9b413a.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçücük</image:title>
            <image:caption>Bazen hisleri tarif etmek zordur. Mesela, kendimizi küçülmüş gibi hissettiğimiz zamanlar olur. Hatta, küçücük! Nasıl tarif edilir bu his? Çeken bir kazak gibi küçülmek mi? Peki ya bu histen kurtulmak istersek ne yapmalıyız? Belki de güvendiğimiz biriyle duygularımız hakkında konuşmak en iyisidir! 
 
Sevilen yazar Sema Aslan&apos;ın muzip ve akıcı anlatımı, ödüllü çizer Zeynep Özatalay&apos;ın özgün desenleriyle duyguları keşfe ve iletişimin iyileştirici gücüne odaklanan duygusal bir öykü: Küçücük.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123315</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fec1a4f4-6eda-499e-8057-9a1b3364bacf.jpg</image:loc>
            <image:title>Umut Vadisi</image:title>
            <image:caption>Heyecan dolu bir maceranın içinde kaybolacağınız bu çocuk romanı, pek çok toplumsal konuda da almamız gereken tavır ve durmamız gereken yer konusunda çocuklarımız için öğretici bilgiler içeriyor. 
Küçük sorunlarımızı gereksizce büyüttüğümüz şu güzel dünyada gerçekten büyük dertler altında ezilenlerin de olduğunu bizlere hatırlatan yazar, içimizden eksik etmememiz gereken umutla tüm sıkıntılardan da kurtulmanın mümkün olduğunu romanında okurlarına anlatıyor. 
Elinizden bırakamayacağınız sürükleyici bir kitap sizleri bekliyor çocuklar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123316</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e017844b-0c54-4dd0-9fe9-ff104d0f6c43.jpg</image:loc>
            <image:title>Cinayet Köy</image:title>
            <image:caption>Gece yarısı mezbelelikte bir ceset... 
Cesedin başucunda yıllardır konuşmayan suskun bir çocuk... 
Geçmişin sis bulutunun ardında bir yangın ve küle dönmüş bedenler... 
Karanlık sırlar saklayan gizemli bir köy... 
 Mafyanın, uyuşturucu baronlarının, üfürükçü hocaların karıştığı olay örgüsünde, cinayeti ve çocuğun sır dolu geçmişini araştıran azimli bir gazeteci... 
Kan donduran sırlar birer birer ortaya dökülürken, katilin yeni hedefi kim olacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123317</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83da56a3-248c-4e35-adf7-38ca36174fec.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Olmasın</image:title>
            <image:caption>Aşka aşık bir kalem ile önce şiirlerle gönülden gönüle köprüler kurmaya çalışırken, bugüne kadar iki şiir kitabı Bir Delinin Gönül Kaleminden ve Emanetim, sonrasında düzenlemesi kendisine ait Kanatlanan Kalemler şiir antoloji kitapları yayınlandı. Şimd farklı bir kulvarda yolu NEDEN OLMASIN&apos;la kesişen yazarımız kalemi ile sevgi tohumları ekmeye devam ediyor. 
Herkesin kendinden bir parça bulacağı bu kitapta sevgi dili en anlaşılır lisan olsa gerek… Neden Olmasın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123318</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d11c52df-6502-45ea-a903-b9e3988965c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuk Kavramı ve Hukukun Geçerliliği</image:title>
            <image:caption>Robert Alexy çağdaş hukuk kuramının ve hukuk felsefesinin yaşayan en önemli isimlerinden biridir. Bu kitap 13 dile çevrilmiş, bu alanların artık klasikleşmiş eserleri arasında yer almaktadır. 
Bu kitabın merkezinde hukuk ve ahlak arasındaki ilişki bulunmaktadır. Hukuki pozitivizm bu ikisinin ayrılması gerektiğini iddia eder.  Hukuki pozitivizme göre hem hukuk kavramı ve hem de hukukun geçerliliği ahlak dışında tanımlanmalıdır.  Robert Alexy bu tezin yanlış olduğunu göstermeye çalışmaktadır. İlk olarak hukuk ve ahlak arasında zorunlu kavramsal bir bağ bulunmaktadır, ikinci olarak, hukuk kavramını ve hukukun geçerliliği kavramını, ahlaki unsurları içerecek şekilde tanımlamanın lehinde normatif nedenler vardır. Bu nedenlerle hukuki pozitivizm hukukun kapsayıcı bir tezi olarak başarısızlığa uğramaktadır. 
Bu tezler kitaba eklenen “Hukukun İkili Doğası” makalesiyle pratik aklın kurumsallaştırılmasının bir sistemi olarak geliştirilmiştir. Bu sistem demokratik anayasa devletinin temel unsurlarını  içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123319</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c08ae98d-b74c-47bc-8c05-bbcb2a9353d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlıklar, Erkeklikler, Cinsellikler</image:title>
            <image:caption>Psikanalizin kurucusu Sigmund Freud’un insan ruhunun derinliklerine indiği çalışmaları ve ulaştığı sonuçlar, bir yüzyıl sonra bile düşünürleri büyülemeye, tahrik etmeye ve harekete geçirmeye devam ediyor. Kimileri onu bilinçdışının gizli dinamiklerini gün ışığına çıkardığı için övüp yaptığı keşiflerin, çağdaşlarının fizik alanında geliştirdiği atom kuramı veya görelilik kuramı kadar önemli olduğunu düşünüyor. Kimileriyse onu bir fırsatçı olarak görüp kuramlarını muğlak, klinik tekniklerini ise zararlı olmakla itham ediyor. Özellikle de çalışmalarının toplumsal cinsiyet hakkındaki önyargılarla malul olduğundan yakınılıyor. O hâlde Freud’un fikirleri ve psikanaliz neden tarihin tozlu sayfalarında yerini almaya direnip hâlâ bu denli ilgi çekmeye devam ediyor? 
Psikanalitik feminizmin en etkili isimlerinden biri olan Nancy J. Chodorow, Kadınlıklar, Erkeklikler, Cinsellikler’de işte bu soruya bir yanıt arıyor. Toplumsal cinsiyet, cinsellik ve psikanalizin iç içe geçtiği noktalarda psikanalitik teorinin cinsellik ve bireysel farklılıkları nasıl ele aldığını sorgularken, heteroseksüelliğin, kadınlığın ve erkekliğin normatif statüsüne dair cesur ve kışkırtıcı sorular soruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123320</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/289d9a3d-e276-434e-8b4a-6abb77b07b18.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’da Gayrisünni Müslümanlar</image:title>
            <image:caption>Gayrisünni azınlıkları “modernleştirmek” hem Osmanlı’nın hem Batılıların ortak gayesiydi. Peki, hem Osmanlı Devleti’nin hem de Batılı misyonerlerin aynı anda sarıldığı bu gaye, en nihayetinde kime hizmet ediyordu? 
19. yüzyıldan bu yana bölgesel hâkimiyet kurmanın söylemi hâline gelen “modernleştirici/uygarlaştırıcı” misyon, hem bireyler hem de etnik azınlık olarak Nusrayrilerin kaderini satranç tahtasına dönüştürdü. 
Nusrayrilerin gayrisünni olarak varlık mücadelesini ele alan bu eser, Ortadoğu’daki güç mücadelelerini gözler önüne sermesinin yanı sıra Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemine ilişkin genellemeleri yeniden düşünmeye davet ediyor. 
 
Alkan&apos;ın çalışması, geç dönem Osmanlı tarihini ve Osmanlı İmparatorluğu&apos;nun kendi etnik ve dinî çeşitliliğini nasıl ele aldığını daha derinlemesine ve incelikli biçimde anlamak isteyen herkese şiddetle tavsiye edilir. Bu kitapta Alkan, Protestan misyonerlik faaliyetlerinin, Ortadoğu’nun toplumsal tarihi üzerindeki etkisine ve 19. yüzyılda Nusayri topluluğunu yeniden şekillendiren dinamiklere dair yeni ve aydınlatıcı bilgiler sunuyor. Şimdiye kadar yeterince çalışılmamış Osmanlı arşiv kaynaklarını inceleyerek, Nusayrileri daha geniş çaplı jeopolitik gelişmelerin içine yerleştiriyor ve böylece bu topluluğun çağdaş tarihinin daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunuyor. 
 
Katrin Köster, Küresel Dinamikler Araştırma Merkezi/Şark Enstitüsü, Leipzig Üniversitesi
Gayrisünni azınlıkları “modernleştirmek” hem Osmanlı’nın hem Batılıların ortak gayesiydi. Peki, hem Osmanlı Devleti’nin hem de Batılı misyonerlerin aynı anda sarıldığı bu gaye, en nihayetinde kime hizmet ediyordu? 
19. yüzyıldan bu yana bölgesel hâkimiyet kurmanın söylemi hâline gelen “modernleştirici/uygarlaştırıcı” misyon, hem bireyler hem de etnik azınlık olarak Nusrayrilerin kaderini satranç tahtasına dönüştürdü. 
Nusrayrilerin gayrisünni olarak varlık mücadelesini ele alan bu eser, Ortadoğu’daki güç mücadelelerini gözler önüne sermesinin yanı sıra Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemine ilişkin genellemeleri yeniden düşünmeye davet ediyor. 
 
Alkan&apos;ın çalışması, geç dönem Osmanlı tarihini ve Osmanlı İmparatorluğu&apos;nun kendi etnik ve dinî çeşitliliğini nasıl ele aldığını daha derinlemesine ve incelikli biçimde anlamak isteyen herkese şiddetle tavsiye edilir. Bu kitapta Alkan, Protestan misyonerlik faaliyetlerinin, Ortadoğu’nun toplumsal tarihi üzerindeki etkisine ve 19. yüzyılda Nusayri topluluğunu yeniden şekillendiren dinamiklere dair yeni ve aydınlatıcı bilgiler sunuyor. Şimdiye kadar yeterince çalışılmamış Osmanlı arşiv kaynaklarını inceleyerek, Nusayrileri daha geniş çaplı jeopolitik gelişmelerin içine yerleştiriyor ve böylece bu topluluğun çağdaş tarihinin daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunuyor. 
 
Katrin Köster, Küresel Dinamikler Araştırma Merkezi/Şark Enstitüsü, Leipzig Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123321</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdec6041-f538-4e40-a576-0ac6eba07f92.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Ruhu Kurtarmak</image:title>
            <image:caption>Birçok kültür eleştirmenine göre, günümüz insanının en büyük trajedilerinden biri, duyguların ve manevi yaşamın terapi ve kişisel gelişim sanayisi tarafından pazarlanabilir ürünler hâline getirilmiş olmasıdır: Modern birey, kendi duygusal derinliğini “iyileştirmek” için sürekli olarak piyasaya yönelmekte ama bu süreçte ruhsal tatminini de tüketim kültürüne teslim etmektedir. Terapi seansları, özyardım kitapları ve kişisel gelişim seminerleri, manevi huzurun reçeteleri gibi sunulsa da, insanları daha derin bir tatminsizlik döngüsüne hapsetmekte, duygularımızı ve benlik algımızı metalaştırarak insan ruhunun özünü yok etmektedir. Bir bakıma modern ruhun trajedisi, kendini iyileştirmeye çalışırken, giderek daha fazla yara almasıdır. 
 
Tanınmış kültür eleştirmeni ve sosyoloğu Eva Illouz, Modern Ruhu Kurtarmak’ta bu soruna eğiliyor ve modern psikolojinin duygusal hayatlarımızı, kişisel ilişkilerimizi ve toplumsal kurumlarımızı nasıl şekillendirdiğini derinlemesine inceliyor. Terapi kültürünün varoluşumuzun her yönüne nasıl sızdığını, kendimizi algılayışımızı, başkalarıyla etkileşimimizi ve mutluluğu arayış biçimimizi nasıl dönüştürdüğünü titizlikle ortaya koyuyor. &quot;Şifa bulma&quot; ve “şifa olma” girişimlerinden çok öteye geçen terapi ve duygusal yönetim kültürünün, modern dünyada insan olmanın anlamını yeniden tanımladığını savunuyor. Kendimizi ve ilişkilerimizi sürekli geliştirmemiz gerektiği fikrini ne kadar içselleştirdiğimizi sorguluyor. Modern yaşamın alametifarikası hâline gelmiş duygu ideolojilerini ve modern dünyanın kurtarıcısı muamelesi gören terapi ve kişisel gelişim sanayisini eleştirel bir bakışla yeniden düşünmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123322</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/defd0394-8129-4951-9b9c-312fd3db421c.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’da Aşk</image:title>
            <image:caption>“Aşk imiş her ne var âlemde 
İlim bir kıyl u kâl imiş ancak” 
Fuzuli 
 
Osmanlı İmparatorluğu’nun zengin edebiyat ve duygu dünyasında, aşk neydi ve kim bu aşka lâyık görülürdü? Aşkın yaşanma biçimi ile toplumsal normlar birbiriyle çatışınca mı gerçek aşk mümkün oluyordu? Yoksa safiyane bir aşkı yaşamak toplumsal normlara uyduğu müddetçe mi mümkündü? 
Osmanlı&apos;da Aşk, Tacizade Cafer Çelebi’nin Hevesnâme’si, Celili’nin Hecrnâme’si, Dai Mehmed Efendi’nin Nevhatü’l-Uşşâk’ı ve Enderunlu Fazıl’ın Defter-i Aşk’ı gibi klasik Osmanlı edebiyatının başyapıtlarını, dönemin sosyal ve politik ağları bağlamında irdeliyor. 
Özlem, şehvet, ayrılık ve arzu gibi duyguların erken modern Osmanlı dünyasında nasıl ifade edildiğini ve yaşandığını gözler önüne seren bu eser, toplumsallık ile bireyselliğin basmakalıp sınırlarını duyguları irdeleyerek bozuyor. Üstelik Osmanlı’da Aşk’ı okurken duygunun tarihselliğinden günümüz duygu deneyimlerine bir kapı aralandığını göreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123323</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72e7b591-9a8b-4f6d-b1df-6d2e21c074c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’da Fuhuş</image:title>
            <image:caption>Fuhuş meselesi 19. yüzyıla kadar devletin görmezden geldiği, mahallelinin mutlak bekçi kesildiği bir konuydu. Peki, nasıl oldu da bugün muhafazakârlığın sembolü olarak görülen II. Abdülhamid döneminde fuhuş meşru hâle geldi? II. Abdülhamid’i takiben iktidara gelen İttihat ve Terakki’nin aynı politikaları izlemesi nasıl değerlendirilmeli? 
Bu eser, Osmanlı modernleşmesinin en çetrefilli meselelerinden biri olan kayıtlı kadın fuhşuna odaklanarak, devletin modernleşme sancılarının kadın bedeni üzerinden nasıl tezahür ettiğini gözler önüne seriyor. Fahişelerin devlet ve toplumla olan karmaşık ilişkilerindeki gerilimleri açığa çıkaran Burcu Belli, Osmanlı modernleşme tarihine dair alışılmış anlatıları sarsıyor ve okuyucuyu yeni düşünce patikalarına davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123324</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0db6694-59f0-4c10-bb4e-b324b645d2ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Şirinler Aktivite Kitabı - 1</image:title>
            <image:caption>ÇOCUKLAR, MACERA BAŞLIYOR! 
Heyecan verici bir gün 
sizi bekliyor! 
Kalem ve boyalarınızı 
hazırlayın, çünkü renkli bir 
yolculuğa çıkıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123325</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ccd3175-c041-4d42-9e4b-a11620bce946.jpg</image:loc>
            <image:title>Annem Beni Seviyor - Başka Bir Hikaye İçin Çevirin</image:title>
            <image:caption>Çocuk ve ebeveyn arasındaki sevgiyi temel alan bu tatlı kitapta sevimli bir zürafa, fil ve gergedan, anne ve babalarıyla aralarındaki özel bağı keşfediyor. Küçük Zürafa, annesi onu eşsiz kılan şeyleri hatırlatana kadar kendini özel hissetmez. Küçük Fil, babasının yapabileceği muhteşem şeyleri gördüğünde tıpkı babası gibi olmak ister. Sonunda anne babalarının sıcak sözleriyle sevgi ve güven ihtiyaçları karşılanan minikler huzurla hayatlarına devam eder. 
        Okuması eğlenceli bu iki taraflı kitapta çocuklarla ebeveynlerin arasındaki bağ güçlenecek, dile az getirilen sevgi sözleri pekiştirilecek. Rengârenk çizimleriyle en neşeli sabahlara ve en huzurlu uykulara eşlik edecek bu kitap eşsiz bir aile hazinesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123326</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d008ec02-f512-4722-b867-a0bf6eb53081.jpg</image:loc>
            <image:title>Şirinler Aktivite Kitabı - 2</image:title>
            <image:caption>ÇOCUKLAR,  MACERA BAŞLIYOR! 
Heyecan verici bir gün 
sizi bekliyor! 
Kalem ve boyalarınızı 
hazırlayın, çünkü renkli bir 
yolculuğa çıkıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123327</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85412626-a63d-45e4-b138-adce375cf1de.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimdeki Kalabalık</image:title>
            <image:caption>İçimdeki Kalabalık, Osman ise Yalınız, 
Duygularım dile geldi kocaman deniz, 
Özden Gelen Sözlerimle bir, sizinleyiz 
Şiirsiz hayat çok ama çok samimiyetsiz. 
Şiir ile kalın..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123328</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/612abf60-c7b5-44d6-9a16-cbe99f05285e.jpg</image:loc>
            <image:title>Noktasız Virgülsüz</image:title>
            <image:caption>SERDAR BEZDÜZ
Ankara’da doğdum ve öğrenimimi Ankara&apos;da tamamladım.
Şiirlerimin yanısıra beste ve güfte çalışmalarım var. Şiirlerim, bestelerim, şarkılarım, türkülerim ve sanata dair her şey. İşte benim yaşam öyküm.
Serbest ve hece vezniyle yazdığım ilk şiir kitabımı siz değerli okurlarla paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123329</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f523066d-de0c-4bb4-8792-1eb933ab5d9f.jpg</image:loc>
            <image:title>555 Eğlenceli Çıkartma- Futbol</image:title>
            <image:caption>İIk eleme maçları, turnuva seyahatleri, maç öncesi hazırlıklar ve heyecan verici büyük final!
555 Eğlenceli Çıkartma / Futbol kitabında bir arada!
Her sayfayı birbirinden renkli ve farklı çıkartmalarla süsleyerek eğlenceli saatler geçirebilirsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123330</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d3866a3-8ac8-461b-804b-5c00d0138390.jpg</image:loc>
            <image:title>555 Eğlenceli Çıkartma - Kediler Ve Köpekler</image:title>
            <image:caption>Süper Siyamlardan kucaktan inmeyen Ragdoll kedilerine, sevgi dolu Labradorlardan sosis köpeklerine bir sürü çıkartma!
555 Eğlenceli Çıkartma / Kediler ve Köpekler kitabında bir arada!
Her sayfayı birbirinden renkli ve farklı çıkartmalarla süsleyerek eğlenceli saatler geçirebilirsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123331</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81968b10-713f-40c1-ad99-c227775172e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgi</image:title>
            <image:caption>Bilgi nedir? Bir şeyin doğru olduğunu düşünmek ile gerçekten doğru olduğunu bilmek arasındaki fark nedir? Bilgi ve hakikat ilişkisi nasıl bir ilişkidir? Görme ve işitme gibi duyularımızın sağladığı bilgi soyut akıl yürütmenin sağladığı bilgi gibi midir? İddia ettiğimiz şeyi biliyor sayılmak için iddiamızı gerekçelendirebilmemiz gerekir mi? Bu ve benzeri kadim sorular çerçevesinde bilgi felsefesindeki temel sorunları ve paradoksları ele alan Jennifer Nagel çağdaş filozofların mantık, dilbilim ve psikolojiden de yararlanarak açtıkları yeni yolları da tartışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123332</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0c61515-3f91-42b7-8cbf-f443705a9079.jpg</image:loc>
            <image:title>Beethoven - Müziğin Dönüm Noktası</image:title>
            <image:caption>O bir sanatçıydı ve sahip olduğu her şeye sanatıyla ulaştı. Hayatın dikenleri onu yaraladığı halde, nasıl batan bir gemiden kıyıya sığınırsa insan, o da sanatın olağanüstü kollarına sığındı. Acının merhemini, doğruluk ve güzellik emsali sanatta buldu. Sanata sımsıkı tutunmaya devam etti ve kapılar üzerine kapandığında, ilham aradan sızarak onunla konuştu.
Daha önce yayımladığımız Mozart ve Chopin biyografileri büyük ilgi gören Aydın Büke, yine olağanüstü bir çalışmayla okur karşısında. Beethoven, Müziğin Dönüm Noktası, ünlü besteciyi bir romancı titizliğiyle anlatıyor. Kitapta yalnızca Beethoven’ın değil, ailesinin, dönemin ünlü siyaset adamlarının, prenseslerinin portreleri de ustalıkla çiziliyor. Dünyayı yerinden oynatmış, müziğin akışını değiştirmiş dâhinin yaşamını, Aydın Büke’nin kılı kırk yaran kaleminden okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123333</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fefa245-52fb-4b1d-b957-8c98ffd51ce9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kubilay Han</image:title>
            <image:caption>Moğolların yükselme ve yayılma döneminde doğan Kubilay Han (1215-1294), dedesi Cengiz Han’ın ölümünden sonra imparatorluğunun oğulları arasındaki bölüşümünde iktidar rüyasına en uzak torunlar arasında kalmıştı. Ancak akıllı ittifak stratejisi ve uygun hamlelerle devreye giren annesi Sorgotani Beki sayesinde bahtına, 1260 yılında Ulu Kağan olarak Moğolların başına geçmek düştü. Devraldığı imparatorluğu yeni fetihlerle genişletti, Pasifik kıyısından Orta Avrupa’ya kadar uzanan kesintisiz topraklarıyla tarihin gelmiş geçmiş en büyük devleti haline getirdi. Bu fetihler sırasında yüz binlerce, belki de milyonlarca insanın ölümüne yol açtı. 
Kubilay Han 1279 yılında Çin’i tamamen ele geçirince, göçer bir fatih olarak kalmak yerine eskiden beri ilgilendiği bu kalabalık ve gelişkin uygarlığı etkin biçimde yönetmeye çalıştı. Bunun için Moğolların farklı dinlere saygı gösterme geleneğiyle yabancı danışmanlar kullanma yaklaşımını, kendi Çince bilgisi ve yönetim yeteneğiyle birleştiren bir idare kurdu. Yeni bir başkent inşa etti, yeni yasalar yaptı, bütün Moğol topraklarında kullanılmak üzere bir yazı dili geliştirdi. Tiyatroyu, sanatı, her türlü zanaat ve ustalığı, bilimi ve tıbbı destekledi. Eskiden kalma Büyük Kanal’ı uzatarak başkent Ta-tu’ya (bugünkü Pekin) bağladı. Seyyahlar, Asya’yı baştan sona kat etmeye, onun döneminde başladı. Ünlü İtalyan seyyah Marco Polo’nun Batılılara anlattığı Asya, onun yönetimi altındaki kıtadır. 
Fetihlerinde büyük başarı kazanan Kubilay Han, sadece Vietnam ile Japonya’ya boyun eğdirememiştir. Özellikle ömrünün sonlarına doğru, karısı Çabi’nin ölümünün ardından gelen Japonya felaketi, kendini iyice içkiye ve yemeğe vermesine, saraya kapanmasına neden oldu. Ölümünün ardından o koskoca imparatorluk, neredeyse kurulduğu hızla dağılmıştır. 
Prof. Morris Rossabi, Kubilay Han’ın Seyyahı dahil olmak üzere kitaplarıyla dünya çapında ilgi uyandıran bir Çin ve Orta Asya tarihi uzmanıdır. Kendisi Moğollar konusundaki abartılı olumsuz algıyı kıran isimler arasındadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123334</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa6fd8a3-921a-451a-95eb-fd1c759a47e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Paul Dırac</image:title>
            <image:caption>“Atom teorisinin yeni ve üretken biçimlerinin keşfi” nedeniyle 1933 yılında Nobel Fizik Ödülü’nü alan İngiliz fizikçi Paul Dirac (1902-1984), teorik fizikçi standartlarına göre bile son derece acayip bir adamdı. Son derece düz mantıklı ve içine kapanık biriydi. Hatta meslektaşları, konuşma kabiliyeti olan bir insanın, konuşabileceği en düşük kelime sayısı için bir birim icat etmişlerdi: 1 Dirac = Saatte ortalama bir kelime. Soruları “Evet” ya “Hayır” diye cevaplardı. Ancak “Fark etmez” diyerek kullandığı kelime sayısını yüzde yüz artırarak etrafını şaşırttığı da olurdu. 
Albert Einstein’ın, “Deha ile delilik arasındaki baş döndürücü yolda tutturduğu denge felaket” diye andığı Dirac, öte yandan kafası müthiş berrak çalışan ve kimsenin kendisi hakkında ne düşündüğüne aldırmayan biriydi. 28 yaşında İngiliz Kraliyet Bilim Cemiyeti’ne seçilen kuantum mekaniğinin kurucusu Dirac’ın ortaya attığı ve önceleri bilim camiasında itirazlara neden olan fikirler, sonradan kabul görecekti. Saf teoriye duyduğu inançtan güç alarak öngördüğü antimadde, yıllar sonra deneylerle kanıtlandı. Sonradan pozitron adı verilen pozitif elektronu, deneylerle ispatlanmadan önce matematiksel olarak buldu. Önceleri kimsenin kabul etmediği “delik teorisi” de yine ileride kabul görecekti. 
Bilimsel yaklaşımının temelini en iyi özetleyen, “Fizik kanunları, matematiksel güzelliğe sahip olmalıdır” sözü uyarınca bulduğu “insanın içini acıtacak kadar güzel” elektron denklemi, ölümünden sonra ünlü Westminster Abbey’e Dirac anısına dikilen taşa kazındı: iγ.δψ=mψ. 
Dünyaya sadece yaparak değil, yapmayarak da fayda sağlamış biridir Paul Dirac; II. Dünya Savaşı sırasında ileri gelen bütün nükleer fizikçileri Manhattan Projesi kapsamında bir araya getiren ABD ve İngiltere’nin ısrarlarına rağmen atom bombası yapımına katkı sunmadı. 
Kendisi de fizikçi olan Graham Farmelo’nun, bilimsel terminolojiden taviz vermeden alan dışındakilerin bile takip edebileceği biçimde kaleme aldığı elinizdeki biyografi, dünyanın bu en tuhaf fizikçisinin hayatından hareketle bütün “tuhaf insanlara”, etrafa aldırmadan doğru bildikleri yolda yürüme cesareti veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123335</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f87bbc55-90b4-4f4c-93b9-867407761ef0.jpg</image:loc>
            <image:title>Çikolatali Süt, X-Işınlı Gözlük ve Ben</image:title>
            <image:caption>Adım Spicer, Freddy Spicer! 
Kitabımı seçtiğin için çok teşekkürler. İşte bilmen gerekenler: 
1.        Annemle babam Yukarı Kastonga diye bir yerde. (Yukarı Kastonga o kadar uzak ki haritada yerini bulamıyorum). 
2.        Beni dedeme bıraktılar. Dedem tam bir saklambaç ustası (galiba gözlükleri sayesinde). Biliyor musunuz, bana HER GÜN Brüksel lahanası yediriyor! 
3.        Yanımızdaki eve garip bir kadın taşındı, ben de kazayla bahçe kulübesini uçurdum. 
Gerisini merak ediyorsan kitabı okumalısın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123336</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b793b44-93ac-4aac-8a8b-e96acdcfd7f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kerem İle Minik Canavarlar – Canavarlar Cadılar Bayramında</image:title>
            <image:caption>CADILAR BAYRAMI gelmişti ve Kerem mahalle partisine katılmak için sabırsızlanıyordu. Ama partiye gittiğinde bir baktı ki Parıltı elma topluyor, Borazan bal kabağının içinde oturuyor, Balçık ise tahmin oyunu oynuyor. 
Kerem CANAVARLARINI geri alabilecek mi? Yoksa CADILAR BAYRAMINI kurtarmak Gözcü’ye mi kalacak? 
Bu, bir canavar macerası! 
ÇILGIN ÇİZGİ ROMANLAR SERİSİ Eğlenceli resimler, kolay okunan metinler ve birbirinden komik maceralar!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123337</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99eaae0c-5172-49e4-bf1f-c9d616debd31.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizmeli Kedi – Bir Varmiş Bir Yokmuş</image:title>
            <image:caption>Yaşlı değirmenci küçük oğluna sadece bir kedi bırakmış. Kedinin ne kadar özel ve zeki olduğunu bilmeyen delikanlı, hayal kırıklığına uğramış ama kediye de bir şans vermek istemiş. Çizmeli Kedi, delikanlının hayatını değiştirecek macerasına böylece başlamış… 
Charles Perrault’nun en ünlü masallarından biri Çizmeli Kedi, Cécile Becq’in çizimleriyle renklenen yeni anlatımıyla, çocuklara keyifli bir okuma deneyimi yaşatacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123338</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69af3dd0-a604-4a45-ba56-586b17f4cc53.jpg</image:loc>
            <image:title>Renkleri Yiyen Kral</image:title>
            <image:caption>Uzak bir krallıktaki küçük kral, bir gün çatıların ve elmaların kırmızısını, bir başka günse kuşların ve gökyüzünün mavisini yiyor. Hikâyemiz, zamanla tüm renkleri tüketen bu kralın ve krallığının başına neler geldiğini anlatıyor. House of Geist üyeleri Zeynep Olgun Pamuk’un yazdığı, Bekir Sert’in tasarlayıp resimlediği kitabımızın, The King Who Eats Colous adıyla İngilizce seçeneği de bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123339</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d03f312-122b-4729-b606-e88382dd1306.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Tırtıl Mini Delikli Kitaplar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yeşil aç tırtılın karnını doyurmak için çeşitli meyve ve sebzeleri denemesi ve her seferinde başka bir hayvan tarafından uyarılması bakalım nasıl sonlanıyor? 
 
Mini Delikli Kitaplar, yıllardır çok sevilen Delikli Kitaplar serimizin minik okurların ellerine uygun boyuta getirilmiş küçük boyuttaki versiyonudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123340</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05464394-36b2-49ef-afeb-b61bc097c924.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Sesin Hangisi ?- Mini Delikli Kitaplar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu rengârenk kitapta, kuştan kaplana, cırcır böceğinden ineğe pek çok hayvanın sesiyle tanışın ve kendiniz de aynı sesleri çıkarmaya çalışarak eğlenin! 
 
Mini Delikli Kitaplar, yıllardır çok sevilen Delikli Kitaplar serimizin minik okurların ellerine uygun boyuta getirilmiş küçük boyuttaki versiyonudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123341</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e155e40-df19-4251-8905-e38dfa9ec2cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Birlikte Sayalım Mini Delikli Kitaplar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir delik, bir kurbağa… İki delik, iki tukan… Üç delik üç denizanası… 
Sayıları bu renkli hayvanlarla ve delikli sayfalarla öğrenin. Öğrenirken de eğlenin! 
 
Mini Delikli Kitaplar, yıllardır çok sevilen Delikli Kitaplar serimizin minik okurların ellerine uygun boyuta getirilmiş küçük boyuttaki versiyonudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123342</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b058aad3-cc91-4b51-b8c4-ca7644875ee7.jpg</image:loc>
            <image:title>Stranger Things : İkarus’un Uçuşu</image:title>
            <image:caption>Stranger Things başlamadan iki yıl önce:
 
Eddie Munson, Hellfire Kulübü lideri, metalci ve Hawkins’in
dışlanmışı, büyük işler başarmak için tek bir şansa sahiptir.
 
Hawkins, Indiana: Çoğu kişi için burası cennet gibi, huzurlu bir
Amerikan kasabasıdır. Ama Eddie Munson için sürekli bir korku
mezarında yaşamak gibidir. Neyse ki Hawkins Lisesi’nde hayatta
kalmak için sadece birkaç ayı kalmıştır. Son sınıf, Hellfire Kulübü
ile Zindan&amp;Ejderha seansları ve grubu Paslı Tabut’un konserleri
arasında zaman öldürmekten başka nedir ki?
 
Eddie, kasabanın en kötü barında Paige ile tanışır. Paige bir
mucize yaratmıştır. Hawkins’ten kaçmış ve Los Angeles’ta
bir plak yapımcısı için çalışarak kendine fena hâlde havalı bir
hayat kurmuştur. Eddie’ye kendini kanıtlaması için bir şans
verir; Eddie’nin tek yapması gereken ona Paslı Tabut’un en iyi
şarkılarından oluşan bir demo kaset götürmektir.
 
Sadece bir sorun var: Kayıt için para gereklidir. Eddie’nin sahip
olmadığı bir para. Ama ne gerekiyorsa yapmaya hazırdır, bu
babasına güvenmek anlamına gelse bile. Al Munson, Eddie’nin
hayatına yeni bir şüpheli planla girmiştir ve Eddie, yeterli zamanda
yeterli parayı kazanmak için tek seçeneğinin bu olduğunu bilir.
Bu bir risk ama işe yararsa sonunda Hawkins’ten tek yönlü bir
çıkış biletine sahip olacak.
 
Eddie bunu hissedebiliyor: 1984 onun yılı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123343</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01e9f2dc-e695-4ed2-a4df-119ff53eb057.jpg</image:loc>
            <image:title>En Büyük Sır</image:title>
            <image:caption>GERÇEKLERİ ÖĞRENMEK CESARET İSTER! 
 
En Büyük Sır, David Icke’ın, Galler Prensesi Diana cinayeti dahil, şaşırtıcı bilgiler içeren, en güçlü ve çarpıcı kitabı. 
Icke güvenilir kaynaklara dayanarak bu kez, gizli bir ırkın binlerce yıldır dünyayı nasıl kontrol ettiğini açıklıyor. Bu ırkın, birçok ilahi dini de yaratmakla kalmadığını, insanlığı hem zihinsel hem duygusal baskıya maruz bırakan ruhsal ve ezoterik bilinci de yaydığını anlatıyor. Hıristiyanlığın ve diğer dinlerin gerçek kökenlerine dair yıkıcı iddialarda bulunurken, dünyanın neden olağanüstü bir değişim ve dönüşüm sürecine girdiğini açıklayan bilimsel gerçekleri de belgeliyor. Britanya Kraliyet Ailesi’nin şaşırtıcı sırlarını ifşa ediyor. Kapsamlı araştırmalar ve önemli bağlantılarla, Diana’nın 1997 yılında Paris’te nasıl ve neden öldürüldüğünü bambaşka yönleriyle sorguluyor. 
En Büyük Sır, hayatınızı değiştirecek benzersiz bir kitap ve okurlarını bu komploya karşı harekete geçirmeye yönelik bir çağrı. Bu kitabı okuyan hiç kimse için hayat eskisi gibi olmayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123344</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d9cbb7b-aaf1-4584-bb44-c02edc54c635.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzen Köşk’ün Anahtarı</image:title>
            <image:caption>Yüzen Köşk’ün Anahtarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123345</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/740a0322-2536-499e-8043-f6fd6b78dadb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sultanahmette Var Bir Yılan</image:title>
            <image:caption>Sultanahmette Var Bir Yılan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123346</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89611ed2-852e-42e6-823a-493ea817ea7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay&apos;dayız</image:title>
            <image:caption>Alice Kellen’dan duygularınıza dokunacak, sürükleyici bir roman. 



Bir gece Paris’te, ışıklar şehrinin büyülü atmosferinde yolları kesişen iki yabancı. Rhys ve Ginger, birbirlerinden ne kadar farklı olsalar da, kaderin onları sonsuza kadar birleştireceğini hayal bile edemezler. 



Londra’da yaşayan ve kendi hayallerini bile unutacak kadar kaybolmuş Ginger ile hiçbir yerde kalamayan gezgin Rhys’in hikâyesi... 



Her gece e-postalarla dolu itiraflar, şüpheler ve endişelerle aralarındaki arkadaşlık daha da derinleşirken zaman bu bağı sınamaya başlar. 



Ay’a tutunmak mümkün mü? 



Ay’dayız, aşkın, kaderin ve kendini bulmanın dokunaklı ve büyüleyici bir hikâyesi. 



Kısa ancak kalpte iz bırakan bir karşılaşma kadar kalıcı hiçbir şey yoktur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123347</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/546dc825-d4c0-4836-9f87-46e8015f3629.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Yolun Efendisi 1</image:title>
            <image:caption>“ŞEYTANİ” WEİ WUXİAN, ON ÜÇ SENE ÖNCE TUZAĞA DÜŞÜRÜLEREK ÖLDÜRÜLMÜŞTÜR. YENİDEN DOĞMASININ TEK YOLU İSE YERİNİ ALACAĞI BEDENİN TÜM DÜŞMANLARINI ÖLDÜRMEKTİR. TUHAF BİR HAYALET EL TARAFINDAN SALDIRIYA UĞRAYINCA WEİ WUXİAN’IN 
“HAYALET YOLU” TEKNİKLERİYLE ETRAFINDAKİ İNSANLARI KORUMAKTAN BAŞKA ŞANSI KALMAZ. ÖNCEDEN TANIDIĞI LAN WANGJİ İLE KARŞILAŞIR. 
 
ACABA GERÇEK KİMLİĞİ AÇIĞA MI ÇIKACAK? 
 
“ÖNCEDEN KAPRİSLİ VE HİLECİYDİM, ŞİMDİ DİĞERLERİ TARAFINDAN KANDIRILIYORUM... BU NASIL OLABİLİR? O ESKİ KAFALI, SERT LAN WANGJİ İLE NASIL KARŞILAŞABİLİRİM? NE ŞANSSIZ BİR YIL AMA! DÜŞMANLARLA ARAMDA İNCE BİR ÇİZGİ VAR. TALİHSİZLİKLER ÜST ÜSTE GELİYOR!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123348</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d664bfed-e0cc-4837-804f-741062afd2f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulus</image:title>
            <image:caption>Bir ulusun tarihi yeniden yazılıyor...

Diskdünya serisinin yaratıcısı Sör Terry Pratchett&apos;ın külliyatında apayrı bir yerde duran Ulus&apos;un Delidolu tarafından gözden geçirilmiş bu yeni baskısı, rafine bir mizah anlayışıyla yoğrulmuş derinlikli bir toplumsal yergi.

Yazarın &apos;&apos;Yazdığım yazacağım en iyi kitap!&apos;&apos; sözleriyle ifade ettiği roman, bir adanın yıkımından sonra tekrardan inşasına ve bireylerin bu süreçteki rolüne dair fantazyayı gerçeklikle yarıştıran büyüleyici bir anlatı ortaya koyuyor.

New York Times&apos;ın &apos;&apos;Bir yandan yürek burkarken, diğer yandan umut vadeden harikulade bir hikâye&apos;&apos; şeklinde övdüğü eser, insanın doğa ile ilişkisini ele alırken karakterlerin kendi iç dünyalarında kopan fırtınaları da keskin bir gözlem gücüyle yansıtıyor.   
 
&apos;&apos;Korkularımız bile bize kendimizi daha önemli hissettiriyor, çünkü önemli olmayabileceğimizden ölesiye korkuyoruz. Bedenim korkak, ama ben korkmuyorum. Ben asla, hiçbir şeyden korkmayacağım artık.&apos;&apos;

Dünyayı tersyüz eden dev dalga geldiğinde, Mau kendi adasına dönmek üzereydi. Döndü de. Fakat orada bulduğu şey, hiçlikten başka bir şey olmadı. Artık ne ailesi, ne arkadaşları, ne geçmiş ve geleceği ne de Ulus vardı. Adada şimdi bir tek Mau kalmıştı.

Bir o, bir de kaderin öteki kurbanı Daphne...

Tanıdığı ve sevdiği herkesi ardında bırakmak zorunda kalan bir gencin tarihi sil baştan yazma ve bir ulusu küllerinden yeniden diriltme çabasını sayfalarına taşıyan bu sürükleyici serüven, geçmişle yüzleşmeden yeni bir gelecek kurulamayacağını hatırlatan, destansı bir edebiyat şöleni. 

Delilikle dahiliği kesiştiren müthiş kurgusuyla parmak ısırtan Ulus, akıllardan -ve kalplerden- uzun süre çıkmayacak bir hayatta kalma, büyüme ve tanrılarla mücadele öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123349</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ed81abc-d758-4a99-b340-a51fb6eec8d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Yetişkinler</image:title>
            <image:caption>Yetişkinler, prestijli Ungdommens Kritikerpris ödülüne layık görüldü ve on dört ülkede yayımlandı.
 
 
Ida; bekâr, çocuksuz bir mimar. Kendini genç hissediyor ama artık orta yaşa yaklaşmanın ilk belirtilerini fark etmeye başladı. Biyolojik saati işliyor. Annelik onun için önemli bir konu, uzun süreli bir ilişkisi olmamasına rağmen sürekli bunu düşünüyor. Bu arada önünde yaz tatili, sıcak hava ve göl evinde kutlayacakları annesinin doğum günü var. Rahatlamak, hayat ve gelecek üzerine düşünmek için güzel bir ortam gibi görünüyor. Oysa bu tatil bambaşka şeylere gebe.
 
Kız kardeşi Marthe de sevgilisi ve üvey çocuğuyla orada. Ida tam da anne olmakla ilgili verdiği kararı aile üyelerine açıklamayı planlarken kız kardeşi kendisiyle ilgili harika haberi veriyor. Marthe aile mutluluğunu Ida’nın burnunun dibine sokunca bomba patlıyor ve hayal kırıklığına uğrayan Ida, onun cennetini baltalamaya başlıyor.
 
Yetişkinler; zedelenmiş aile bağlarının, kıskançlığın, kendini keşfetme ve hepsinden önemlisi sevgi eksikliğinden kaynaklanan utancın hikâyesidir. Marie Aubert bize, bir noktada seçeneklerin daraldığı, eş ya da anne olmanın dışında kabul gören çok az sosyal rolün kaldığı modern toplumda bekâr bir kadın olmanın ne anlama geldiğine dair de eşine az rastlanır türden bir roman sunuyor.
 
 
“Aubert, daha açılış sahnesinden itibaren hikâye anlatımındaki ustalığını gösteriyor. Diyaloglar o kadar keskin ki edebî bir alay komedisi gibi garipliğin sınırlarında geziniyor.” -Ungdommens Kritikerpris jürisi
 
“Başta tatlı görünen kısa bir roman... Sonrasında Aubert&apos;in hafif ve zarif bir şekilde felakete doğru sürüklediği, neredeyse gerilim dolu bir aile hikâyesine dönüşüyor.” -Dagens Nyheter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123350</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7a04a53-8066-4763-b022-d8fb544f9142.jpg</image:loc>
            <image:title>Elmer ve Hipopotamlar</image:title>
            <image:caption>Hipopotamlar kendi nehirleri kuruyunca, fillerin nehrini paylaşmaya gidiyorlar. Ancak filler bu durumdan hiç de mutlu değil! Elmer&apos;e nehrin kalabalıklığından şikâyet ettiklerinde, herkesin favorisi yamalı fil bir çözüm bulmak için yola çıkıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123351</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f383fb5c-3131-4f98-ad1f-88365e024a36.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaban Oynaşması</image:title>
            <image:caption>Bu fotoğrafın, o içler acısı olaydan birkaç gün önce çekildiğini düşünmek mümkün değil. Üçünün de yüzünde huzur ve neşe var. Birbirine inanan insanların yüzleri işte böyledir diye düşündürüyor yalnızca. 
 
Bir süre özel bir üniversitede ders verdikten sonra anne babasından kalan seramik işini devam ettirmekte karar kılan İppey, bir yandan da edebiyat eleştirileri yazmaktadır. Dükkânında yarızamanlı çalışmaya başlayan Koğci ise, İppey’in de mezun olduğu üniversitede öğrencidir. Birlikte içki içtikleri bir akşam İppey, eşi Yuğko’dan uzun uzun bahsedince Koğci, henüz tanışmadığı halde kadını arzulamaya başlar. Bu tutkusu, olayların seyrini değiştirecek tehlikeli boyutlara varacaktır. 
 
Japon No oyunlarından ilham alan ve İkinci Dünya Savaşı sonrası, İzu Yarımadası’ndaki İro köyünde geçen Yaban Oynaşması ilk kez 1961’de, haftalık bir dergide on üç parça halinde yayımlanmıştır. 
 
“20. yüzyılın en iyi avangard Japon yazarlarından biri.” 
The New Yorker</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123352</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8637aeb4-607b-4c62-ac9c-368bf8029c65.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Bisikleti Üçlemesi Kutulu Set</image:title>
            <image:caption>Yüz bin yıl öncesinden iki kardeş: Çuka ile Anin... Yüz bin yıl sonra bugün, yine iki kardeş: Yağmur ile Damla... Ve yolcularını geçmişe götürebilen, mucizevi bir bisiklet! Yağmur ile Damla, icat ettikleri bu bisiklet sayesinde, babalarıyla birlikte yüz bin yıl öncesine, Antalya&apos;daki Karain Mağarası&apos;na gidiyor, ilk insanlardan Çuka ile Anin’le tanışıyorlar. Başka bir macerada, tarihöncesinden gelen konukları günümüzde misafir ediyorlar. Derken zaman bisikletinin bilgisayarı bozuluyor ve kahramanlarımız zamana hapsoluyor!..  Çocuk edebiyatının araştırmacı, yaratıcı kalemi Bilgin Adalı&apos;nın kendine özgü üslubuyla hayat bulan, serüven dolu bir üçleme! 
SET İÇERİĞİ: 
ZAMAN BİSİKLETİ 
GEÇMİŞTEN GELEN KONUKLAR 
ZAMANDA KAZA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123353</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d29a5c4b-cc96-4663-addb-b9d107760d07.jpg</image:loc>
            <image:title>Elmer ve Yabancı</image:title>
            <image:caption>Zıplamak ve sıçramak arasında bir fark var mı? Kanguru&apos;ya göre var; ta ki Elmer sayesinde ikisinin de aynı şey olduğunu düşünmeye başlayana kadar. 
Çocuklar, en sevdikleri yamalı fil ve keyifle zıplayan yeni arkadaşının bu renkli macerasına bayılacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123354</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d189030-720f-4da1-ba2f-981b95d9a836.jpg</image:loc>
            <image:title>Akşamın Sesleri</image:title>
            <image:caption>“Neden her şeyi mahvettik?” 
 
İkinci Dünya Savaşı sonrası, 1940&apos;lar. Hayalî küçük bir İtalyan kasabası faşizmin pençesinden kurtulmaya çalışmaktadır. Burada doğup büyüyen 27 yaşındaki Elsa, savaş ve savaş sonrası kentleşme dönemindeki bu kasabanın trajedilerini, komşuluklarını ve akrabalıklarını, aşklarını ve dedikodularını, yıkılan hayallerini ve mutluluğu bulma mücadelelerini anlatırken geçmişin yüklerinden arınmış bir gelecek düşler. Ancak söz konusu geçmişin ağır yükleri ve enkazıyla yeni ufuklara yol almak hiç kolay olmayacaktır. 
 
Ginzburg&apos;un en iyi romanlarından biri kabul edilen Akşamın Sesleri, faşizm ve savaşın ağırlığıyla parçalanmış İtalyan toplumunun soyut bir portresini çizerken ilk aşk ve kaybedilen şanslar üzerine derin bir hikâye ortaya koyuyor. 
 
“Akşamın Sesleri düşüncelerini gömmeye, birbirlerini yalnızca jestler ve sözler aracılığıyla tanımlamaya çalışan, nihayetinde de kendilerini bir absürtlük ve acı mengenesinde bulan insanların hikâyesidir.” 
Italo Calvino 
 
“Ginzburg nadiren doğrudan siyasete –özellikle de faşizme– değiniyor ama faşizmin gölgesi tıpkı karakterlerin üzerinde olduğu gibi, kitabın üzerinde de asılı duruyor.” 
Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123355</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57524cbc-bf4c-495c-8da6-5bef4625b59c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıyamet Sonrası Olağan Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Geleceğin yok olmasıymış kıyamet, bunu anladığım anda geçmişin de yok olduğunu fark ettim. Ne de olsa gelecek geçmişin intikamını alırken onu ayakta tutar. Oysa şimdi zaman akmıyor. Gelecek yok. Düşmanını kaybeden geçmiş de kendiliğinden solup gidiyor. 
 
Zamanın durduğu, hep aynı günde, belki de hep aynı gecede devam eden hayat. Kıyamet sonrası o günde anıların belirsizleştiği, yaşamla ölümün birbirine geçtiği, eşyanın anlamsızlaştığı bir dünya. Umudun belki de sadece zeytin ağacının dalında, zeytin yaprağını çiğneyen bir kadının göbek kordonunda saklandığı bulutsu bir evren. 
 
Türler arasında salınan Kıyamet Sonrası Olağan Bir Gün’de Murat Gülsoy, geçmiş, şimdi ve geleceği insanla insan dışının belirsiz çizgisinde dolaşarak ince ince işliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123356</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f7373fa-3822-4a28-8171-516c6c78893e.jpg</image:loc>
            <image:title>İzmir’in Hazineleri</image:title>
            <image:caption>Deniz, Asya ve Mete. Üç iyi arkadaş. Kemal Dede ile bin yıllık Kunduracı Çınarı’nın ihtişamından, Agora Antik Kenti’nin derinliklerine doğru İzmir’de keyifli ve heyecanlı bir yolculuğa çıkıyorlar.
Bu yolculukta onlara eşlik etmeye ne dersiniz?
Kitapta karşınıza hiç kesilmeden 2 bin yıldır akan bir çeşme, mercimek tanesi büyüklüğünde bir kitap veya koskocaman bir fil çıkabilir.
Haydi! Yaşadığınız şehri eğlenerek tanımak istiyorsanız aralamaya başlayın sayfaları.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123357</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0eec8091-981b-4f89-acff-7a416ee50db9.jpg</image:loc>
            <image:title>İspanya Tarihi</image:title>
            <image:caption>İspanya tarihi hiç kuşkusuz klasik Avrupa tarihyazım geleneğinde istisnai bir yerde durmaktadır. Dili, kültürü, sanatı ve edebiyatıyla İspanya hemen her zaman ilgi ve merak konusu olmuş, temsil ettiği Akdeniz kültürüyle sempati toplamış, kimi yönleri ile Avrupa tarihiyle ortak ancak birçok özelliğiyle başka hiçbir yerde görülmeyen bir düşünce ve medeniyetin temsilcisi olmuştur. 
 
Bu çalışma İber yarımadasındaki ilk yerleşim yerlerinden başlayıp günümüze kadar geliyor. Kronolojik olarak dönüm noktalarına yer veriliyor: İspanya’daki ilk medeniyetlerden sonra Vizigotlar dönemi, Endülüs, Hıristiyan Krallıklar dönemi, Gırnata Sultanlığı, Rönesans ve Katolik Hükümdarlar dönemi, Amerika’nın Keşfi, II. Felipe ve II. Isabel’in altın çağları… Bunun yanısıra Franco dönemine ve bugünkü İspanya’ya da değinilmiştir. Kitapta tek başına tarihî olaylar anlatıldığı gibi coğrafya, demografi, ekonomi, düşünce, toplum, eğitim, dil ve kültür konuları bütünlüklü bir biçimde ele alınmaktadır. Burada sadece bir ülke tarihi söz konusu değil, aynı zamanda şehir tarihçiliği açısından Batı uygarlığının önemli ve gözde şehirleri Madrid, Barcelona, Valencia, Sevilla, Zaragoza vb. birçok İspanyol şehrinin doğuşu ve gelişimi de tasvir edilmektedir. Kuşkusuz Endülüs’te (Córdoba) somutlaşan kültürel ve entelektüel zarafet bunun en güzel yansımalarından biridir. 
 
İlk defa Türkçede yayımlanan bu çalışma en başta İspanyolca kaynakların kullanımı konusunda literatüre ciddi bir katkı sağlamaktadır. María Jesús Horta İspanya tarihi ile ilgili birçok yanlışı düzeltirken bu sahada okurlara yetkin bir çalışma sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123358</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63f64ca9-3e92-4f39-92ec-8a78fee7fc69.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiz – Sil Aktivite Kitabı Büyülü Dünya</image:title>
            <image:caption>Bu oyun kitabında unicornlarla birlikte çok eğleneceksin. 
Kalem kontrol ve problem çözme becerileri kazanacak,  
çizecek, silecek, bir daha çizebileceksin.  
Şimdi BÜYÜLÜ DÜNYA’DA oyun zaman! 
 
Çiz-Sil kalemi ve silinebilir sayfalarla bu eğlenceli aktiviteleri  
bir daha, bir daha yapabilirsin! 
 
Problem çözme becerisi 
Konsantrasyon becerisi 
Kalem kontrolü öğrenme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123359</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc209e22-cc7c-46f4-8ccc-58694c54f726.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiz – Sil Aktivite Kitabı Güçlü Taşıtlar</image:title>
            <image:caption>Bu oyun kitabında güçlü taşıtlarla birlikte çok eğleneceksin. 
Kalem kontrol ve problem çözme becerileri kazanacak,  
çizecek, silecek, bir daha çizebileceksin.  
Şimdi GÜÇLÜ TAŞITLAR’DA oyun zaman! 
 
Çiz-Sil kalemi ve silinebilir sayfalarla bu eğlenceli aktiviteleri  
bir daha, bir daha yapabilirsin! 
 
Problem çözme becerisi 
Konsantrasyon becerisi 
Kalem kontrolü öğrenme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123360</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3912b547-d642-447d-a001-b99ce0bc0db7.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiz – Sil Aktivite Kitabı Dino Diyarı</image:title>
            <image:caption>Bu oyun kitabında dinozorlarla birlikte çok eğleneceksin. 
Kalem kontrol ve problem çözme becerileri kazanacak,  
çizecek, silecek, bir daha çizebileceksin.  
Şimdi DİNO DİYARI’NDA oyun zaman! 
 
Çiz-Sil kalemi ve silinebilir sayfalarla bu eğlenceli aktiviteleri  
bir daha, bir daha yapabilirsin! 
 
Problem çözme becerisi 
Konsantrasyon becerisi 
Kalem kontrolü öğrenme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123361</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e51c13ee-14c0-4343-ac1c-ab12b4f32020.jpg</image:loc>
            <image:title>Pastutmaz Ailesi - Shiny</image:title>
            <image:caption>Eskimiş, yıpranmış her şeyi yeniye dönüştüren, sınırsız hayal güçleriyle doğuştan orijinal bir aile, Pastutmazlar! 
Her biri yetenekli ellere ve iyilik dolu, sıcacık bir kalbe sahip. 
Yaratıcı oldukları kadar cesur, cesur oldukları kadar da maceraperest! 
 
Kayıp Dağ&apos;ın gizemli tepesine fantastik bir yolculuk... 
Esrarengiz bulutlar, demirden bedenleriyle gıcırdayan bufalolar, lanetli kıskaçlarıyla acımasız Barbar Furax. 
Ve tüm bunların ortasında Furax&apos;a başkaldıran cesur Shiny... 
 
Pastutmaz Ailesi, Shiny&apos;i kurtarabilecek mi? 
Barbar Furax&apos;ın lanetini durdurabilecek mi? 
 
Serinin ilk macerasında, Shiny&apos;nin peşinde Pastutmaz Ailesi ile tanışmaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123362</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fe0adf7-b8de-4054-b0b0-dd853a5f5f92.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Bulut</image:title>
            <image:caption>Depresyonu sembolik bir şekilde temsil eden duygu dolu bir hikaye.   Damla’nın sürekli yanında gezen ve peşini bırakmayan kara bulutu onun kaygılı, mutsuz ve hayata dair umutsuz hissetmesine neden olur. Bu bulut eşliğinde gezen Damla arkadaşları tarafından istenmediğini düşünür, bale dersinde hareketleri dilediği gibi yapamaz, doğum günü pastasını gördüğünde bile  canı çekmez; hayat bu kara  bulutun gölgesinde hiç mi hiç çekilmez… Ancak bir gün Damla kara bulutuyla nasıl geçineceğini öğrenir. Onu kumdan bir kalenin içine kapatır.  Ona biraz mesafe alma şansı yakalayınca güneşin sıcaklığını yeniden teninde hissedebilmeye başlayacatır. Damla artık kara bulut gelse  bile güneşin her seferinde yeniden doğacağının ve etrafında rengarenk çiçeklerin açacağının farkındadır. Umur bulutların gölgesinde kalsa bile hep oradadır.
 
Anna Lazowski’nin dokunaklı metni ve Penny Neville-Lee’nin duygu yüklü çizimleri, çocukların özellikle de üzüntü, yas, depresyon, öfke gibi zor duyguları anlamalarına ve konuşabilmelerine yardımcı olmayı amaçlıyor. Zorlu duyguları deneyimlerken yalnız olmadıklarına da dair de önemli destek sunuyor.
 
 
Çocukluk çağı depresyonunu şiirsel bir dille anlatan bu kitap; harekete geçirici ve içgörü dolu…
—Kirkus Review
 
Bu kitap, çocukları ruh sağlığı hakkında konuşmaya teşvik etmek için her okul ve ev kütüphanesi için mükemmel bir kaynak... Özenle resmedilmiş bu hikaye, küçük bir çocuğun hayatında yaşayabileceği inişleri ve çıkışları duyarlı bir şekilde vurgularken parlak ve renkli bir son sonla etkili bir kapanış yapıyor!
—Children&apos;s Literature
 
Kara Bulut tüm çocukları,  ruhsal yaşamlarının  hem zor hem de yaratıcı duygularla bezenmiş katmanlarına doğru  kapsayıcı bir içsel yolculuğa çıkarıyor…
— Psk. Dr. Petek Halman Kara
 
 
Eğitim müfredatlarında yer alan sosyal-duygusal öğrenme alanını desteklemek için kullanılabilecek bu  dokunaklı resimli kitap; küçük çocuklarla çalışan tüm uzmanlar için etkili bir referans olacak.
—School Library Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123363</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/910b960a-371f-4544-986a-c868bba245fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Deli Dünya</image:title>
            <image:caption>Žižek’in bahsettiği “Deli Dünya” psikiyatrik bir delilikten ziyade, toplumların küresel kapitalist sistemdeki koordinatlarını ve yönünü teşhis etme kabiliyetini yitirdiği bir delilikle malul. Sağ ve sol ayrımının siyasal yapılardaki belirleyici niteliğini kaybettiği bir zamanda üzerimize çullanmış onca kriz ve beladan nasıl sağ çıkabiliriz sorusu ise, bu koleksiyonun tematik çatısını oluşturuyor. Son birkaç senede çeşitli yayınlarda yer bulmuş bu yazılar, onun teorik satırlarındaki opaklıktan çekinenler için de isabetli bir başlangıç noktası niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123364</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2240ae59-8128-47c8-b294-b1656f5be63b.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Psikoloji (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>Psikolojinin büyülü dünyasını keşfetmek isteyen çocuklar için bilimsel bir rehber!
 
 
Çocukları psikoloji bilimiyle tanıştırmayı amaçlayan  bu heyecan verici kitap; beyin, kişilik, zeka, duygular ve sosyal ilişkiler başta olmak üzere insanın iç dünyasına dair çok çeşitli kavramları keşfetmeye doğru okuyucuları bir yolculuğa çıkartıyor. Aynı zamanda  kendimiz, diğerleri ve çevremizle ilgili önemli soruların cevaplarını araştırmak için ise capcanlı illüstrasyonlarla bezenmiş bir düşünme alanı sunuyor. Başta“Neden uyuruz? Duygular ve düşünceler nasıl ortaya çıkar? İnsan nasıl karar alır? Zeki olmak nedir? Arkadaşlık ilişkileri nasıl kurulur? Kendimizi nasıl motive edebiliriz?” olmak üzere bu soruları ve daha nicesini  bilimsel veriler eşliğinde ve birbirinden detaylı işlenmiş bölümlerinde ele alan Çocuklar için Psikoloji kitabı, zihnin büyüleyici dünyasına ışık tutuyor ve psikoloji bilimiyle çocukları daha çok erken yaşlarda eğlenceli bir yolla buluşturuyor. Alanında uzman psikologlar tarafından yazılmış bu kitap; sıradışı yan bilgiler ve kolay okumayı mümkün kılan renkli kutucuklarla okuma deneyimini ilgi çekici hale getiriyor. Güncel örneklerle desteklenen zamansız bilgiler de Amerikan Psikoloji Derneği (APA) güvencesiyle desteklenerek, bir bilim kitabı olarak raflarda yerini almaya hazırlanıyor.
 
 
Bu çocuk dostu psikolojiye giriş kitabı, psikoloji bilimini, psikologların  çalışma alanlarını tanıtmayı amaçlıyor. Kitabın klinik psikolog olan yazarları her bölümde oldukça detaylı bir yaklaşımla beyin, biliş, cinsiyet, kimlik, öğrenme, gelişim, kişilik, zeka, duygular, stres yönetimi ve ilişkiler gibi insanın iç dünyasına ait önemli kavramları ele alıyor.  Kısa,  rahat okunabilir, bolca metin kutucuklarıyla süslenmiş ve renkli illüstrasyonlarla bezeli bölümlerde öncelikle kavramları ve sorunları açıklıyor. Bunlara ek olarak araştırma örnekleri sunuyor ve okuyucuların kendi incelemelerini yapmaları için önerilerde bulunuyor. Zihin ve davranış bilimine dair bakış açısı kazandıran faydalı ve ilgi çekici bir kaynak.
—Kirkus Review
 
 
 
 
Temalar: bilim, psikoloji, duygular, gelişim, insan ve doğa, sosyal ilişkiler.
 
MEB Müfredatına göre temalar: çocuk dünyası, bilim, doğa, evimizde-okulumuzda-sağlıklı- güvenli hayat, beş duyumuz, birey ve toplum, dünya ailesi, insan ve çevre.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123365</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cb2b70a-88f1-41e1-bd43-b586cb53c2bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yedi Renk</image:title>
            <image:caption>Gökkuşağı odasında sıradan bir gün. Açık camdan içeri süzülen ılık rüzgâr, renkli güneşliği hışırdatıyor. Oda, buram buram kahve kokuyor. Ama en güzeli burada her gün yeni renkler ortaya çıkıyor! Bu odanın pek çok çocuk sahibi var. Her gün, her saat değişen bir döngü bu. Her biri bu odaya kendi dünyasını getiriyor. Odanın atmosferine kendi rengini katıyor. 
Birazdan okuyacağın hikâyeler, gökkuşağının yedi rengine ilham veren çocukların hikâyeleri. 
 
Bu kitap, duygularını tanımana yardımcı olmak için hazırlandı. 
Renkli hikâyelerin sonunda, günlük hayatını kolaylaştıracak 
eğlenceli etkinlikler de seni bekliyor. 
Kendi renklerini keşfetmeye var mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123366</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16c1db9e-d434-4716-abdf-82f405a42bba.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaybolmayan Çocuklar</image:title>
            <image:caption>Ağlamaktan konuşamayan iki kardeşin arkasından yaklaşan Hrant Dink, kollarından tutarak ikisini de ayağa kaldırdı. Hrant da ağlamış, gözleri kızarmıştı. 
 
“Yeter artık ağlamayın. Bak birbirinizi buldunuz. Bir daha da kaybolmayın çocuklar,” dedikten sonra ikisini de tulumbanın başına götürüp su çekti. İki kardeş ellerini yüzlerini yıkadılar. Hep birlikte öğle yemeğine gittiler. 
 
Yemek sırasında iki kardeş yan yana oturdu. Yemekhanedeki herkes iki kardeşe bakıyordu. Garo ve Filomen için ise birbirlerinden başka kimse yok gibiydi. Yemekten sonra bahçeye çıktılar. Kampın çocukları etraflarını sarmıştı. Fransa’dan gelen dört gazeteci de bahçedeydi. Gazeteciler kampta kalıyor ve gazeteleri için bir yazı dizisi hazırlıyorlardı. Kampın çocukları ardı ardına sorular soruyordu. Kimi de hiç kardeşi olmadığı için kıskandığını söylüyordu. Garo en sevdiği yerde en çok aradığı kişiyle olmaktan mutluydu. İki kardeşin buluşması herkesi önce ağlatmış sonra da çok mutlu etmişti. Kampta bir bayram havası mı vardı yoksa Garo’ya mı öyle geliyordu? Kuşlar bile bir başka ötüyordu bugün. Bu gece kardeşiyle kalmasına izin vermeleri de ayrı bir mutluluktu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123367</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca10c25c-bbd0-4218-9296-28dc5b0b56b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırtımdaki Ceset Dikran</image:title>
            <image:caption>Trabzon’da yaşayan Dikran, on yaşında bir çocukken, bütün ailesi tehcir sırasında gözlerinin önünde öldürülür. Beş altı ay ormanda gizlenen Dikran, çeşitli otlar ve yabani meyvelerle karnını doyurur, kaya diplerinde ya da ağaçlarda uyur. Ormana yakın köylerin bahçelerinden marul, patates, fındık vs. çalar. Bir evin altındaki kümesten yumurta çalacakken ev sahibine yakalanır. Evin sahibi İdris ve eşinin çocuğu olmamıştır. Bir süre Dikran’ı saklarlar ve ona “Ömer” adını vererek nüfuslarına geçirirler. Dikran bundan sonra Ömer olarak altmış yedi yıl yaşar. Askere gider, evlenir. Kalp krizi geçirdiğinde hayatını kurtaran hemşireye altmış yedi yıldır içinde sakladığı sırrını anlatır. 
  “Tenekeleri yere bırakır bırakmaz eve doğru koşmaya başladım. Ahıra girip tabutuma uzandım. Kancaları ve çivileri yerlerine taktım. Babamın gelip beni çıkarmasını beklerken uyuyakalmışım... Ne kadar uyudum bilmiyorum. Her saklandığımda, sessiz ve hareketsiz yatmam gerektiği için uyuyakalıyordum. Babamın şifreli vuruşlarını duyunca uyandım. ‘Tık tık tak, tık tık tak, tık tık tak…’ vuruşları bitince içeriden kapağı açtım. Elimden tutarak beni tabutumdan çıkardı babam…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123368</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14b235a8-9f71-42c0-83f3-90f766b6a9fe.jpg</image:loc>
            <image:title>İmparatorun Kızı 5</image:title>
            <image:caption>“ASSİSİ, SANA YATAĞIMI ÖDÜNÇ VERECEĞİM. HADİ UZAN!” 
 
BİR PRENSESİN MUTLU BİR HAYATI OLACAĞINI KİM SÖYLEDİ? MUTLUYUM AMA ARTIK KORUYUCU ŞÖVALYEME BAKMAM GEREKİYOR... BU BİR PRENSESİN HAYATI OLAMAZ! 
 
İKİ YILDIR ODAMIN ÖNÜNDE NÖBET TUTAN ŞÖVALYEMİ BU ŞEKİLDE BIRAKAMAM DEĞİL Mİ? 
 
PEKİ AMA SEN NEDEN BU KADAR ALINGANSIN BABA? YOKSA SIRF ŞÖVALYEMİ ÖNEMSİYORUM DİYE Mİ BANA KÜSTÜN? 
 
GERÇEKTEN AMA… ÇOCUK OLAN BENİM. NEDEN BENİM ÜÇ OĞLAN ÇOCUĞUNA BAKMAM GEREKİYOR! HAYATIM BÖYLE BİTMEYECEK, DEĞİL Mİ? 
 
ROMANDA ÇÖZÜLEMEYEN HİKÂYE ŞİMDİ BURADA ÇÖZÜLÜYOR!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123369</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c22b19fa-b136-4a8f-b00e-07e241a2ceae.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaçamak</image:title>
            <image:caption>YARIŞMA: BALAYIMDA BANA KATILIN 
 
İnsanın sosyal medyada beraber balayına gideceği birini aramasının olağan bir şey olmadığının farkındayım ama işte buradayız. Düğünüm iptal oldu. Ama lüks bir tatil köyünde geri ödemesiz olarak planlanan on bin dolarlık her şey dahil tatilim iptal olmadı ve bunun heba olup gitmesine izin vermeye hiç niyetim yok. 
Erkek seçme konusundaki sicilim pek parlak olmadığından pişman olmayacağımı umduğum bir işe kalkıştım ve savunmasız bir ânımda arkadaşlarımın benimle gelecek kişiyi seçmesine izin verdim. 
İdeal aday bekâr olmalı. Uçakta fazla konuşmamalı ve onu hemen yurtdışına çıkmaktan alıkoyacak bir engeli olmamalı. Ayrıca aynı yatağı paylaşacak olmamızı sorun etmemeli. Sonuçta bir balayı süitinde kalacağız. 
Şartları karşılıyorsanız lütfen hemen yazın. 
Uçak haftaya kalkıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123370</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6bc9286-1977-4b0d-b65f-b3e8a98934e0.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam, Aydınlanma ve Gelecek</image:title>
            <image:caption>İslam dünyası ile Batı düşüncesinin kesişme noktasında yer alan bu eser akıl, bilim, inanç, birey, özgürlük, barış ve şiddet gibi temel kavramların derinlemesine incelendiği bir düşünsel yolculuk sunuyor. Kitap, son iki asırda bu iki geleneğin karşılaşmasıyla şekillenen dünyaya bir ayna tutarken, bugünü ve geleceği belirleyen unsurları sorgulayarak yol alıyor. Her bir kavramın tarihsel köklerine inerek bireysel ve toplumsal hayatımızı şekillendiren dinamiklerin izini sürüyor. Eser, yalnızca bir kavramlar arkeolojisi sunmakla kalmıyıp aynı zamanda modern hayatın yüzeyselliğine, hız ve tüketim kültürüne karşı da bir eleştiri getirerek modern çağı ve modern insanı afişe ediyor. Özgürlük arayışının bizi köleleştirebildiğini, hızın ve hazza dayalı bir yaşamın anlamdan yoksun olduğunu hatırlatıyor. Gerçek özgürlüğün ve anlamın, eşyanın özündeki akli ilkelerle insan aklının örtüşmesinde yattığını savunarak okuyucuyu içinde yaşadığı çağın dinamikleri hakkında düşünmeye davet ediyor. İslam ve Batı arasındaki etkileşimin izlerini süren bu eser, dünyayı anlamaya çalışırken kendimize bir ayna tutmamızı sağlıyor. Kendi kavramlarıyla düşünmeyen bir medeniyetin ne kendisine ne de dünyaya söyleyecek bir sözü olabileceğini vurgulayan kitap, derinlemesine bir düşünsel keşfe çıkmak isteyenler için entelektüel bir düşünme ve sorgulama alanı sunuyor. Bu kitap, kendini ararken farklı dünyalar (düşünce gelenekleri) keşfetmek isteyen okurlar için güçlü bir rehber niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123371</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca5adefa-a5ac-41bd-9503-5c0b399e899c.jpg</image:loc>
            <image:title>Karşılaştırmalı Devrimler Tarihi</image:title>
            <image:caption>Modern çağın önde gelen dört siyasal devriminin ele alındığı Karşılaştırmalı Devrimler Tarihi, sosyal bilimler literatürüne önemli bir katkı sunuyor. Bu eseri, incelediği Amerikan, Fransız, Sovyet ve Türk devrimlerini ayrıntılı bir biçimde anlatan çok sayıdaki eserden ayıran temel özelliği, anılan devrimleri karşılaştırmalı olarak incelemesidir. Karşılaştırmalı Devrimler Tarihi, hem genel okuyucu kitlesi hem de özellikle lise ve üniversite öğrencileri açısından devrimler tarihi alanında başucu kitabı niteliğinde. 
Tarihin lokomotifi, ilerlemenin motoru olan devrimler insanlık tarihi kadar eskidir. Büyük siyasal devrimlerin birbirlerini hangi yönlerden etkilediklerini ve aralarındaki etkileşimi ayrıntılı olarak araştıran Karşılaştırmalı Devrimler Tarihi kitabı ise bu etkileşimi bütünlüklü bir çerçeve içinde, somut olaylara ve devrimci süreçlerde yer alan kişilerin anılarına dayanarak, üstelik popüler kültüre olan etkilerini de belirterek ortaya koyuyor. 
Devrimlerin korunması ve yaşatılması görevini üstlenen Cumhuriyetin aydınlık gençlerinin tarihi gerçekleri öğrenmeleri açısından ışık kaynağı olacak bir çalışma… 
Doç, Dr. Emre Demir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123372</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c566e4a-a583-4a47-a925-bee921ce04c9.jpg</image:loc>
            <image:title>İnönü Hükümetlerinin Kıbrıs Politikası</image:title>
            <image:caption>“…Kıbrıs’taki bu haksız durum devam eder, müttefiklerimiz bizi yalnız bırakır, NATO yanımızda olmaz, anlayışsızlık hüküm sürer, Türk azınlığı ezilir, bu böyle devam ederse günün birinde Batı’nın savunma sistemine inanç yıkılır. Ve yeni bir dünya kurulur ve Türkiye de bu dünyanın içinde yerini alır.”
Başbakan İsmet İnönü, 15 Nisan 1964 
Soğuk Savaş döneminin önemli dış politika sorunlarından olan Kıbrıs Sorunu, altmış yıl önce kritik bir süreçten geçiyordu. 1950’lerdeki acı günlerin ardından 1960’ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti, Rumların Türklerin elde ettiği kazanımları yok sayma gayretleri ve tedhişe yönelmesi sonrasında ortadan kalkmıştı. O dönemde Türkiye’de İsmet İnönü’nün kurduğu ve Parlamento’da zayıf desteğe sahip hükümetler, adadaki Türklerin uluslararası antlaşmalarla kazanılmış haklarını korumak amacıyla büyük çaba sarf etti. 
Makarios’un Türkiye ziyareti, Akritas Planı, Kanlı Noel olayları, BM Barış Gücü’nün kuruluşu, Johnson Mektubu, Erenköy kuşatması ve ilk Türk müdahalesi gibi kritik dönemeçlerin ele alındığı bu çalışma, olası bir savaşın dahi gündeme geldiği sıcak günleri bir kere daha anımsatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123373</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6129bde4-f638-4401-a048-62f283ab2e53.jpg</image:loc>
            <image:title>Esme Lennox Nasıl Yok Oldu</image:title>
            <image:caption>HAMNET’IN YAZARINDAN 
1930’lar, Edinburg… Lennox Ailesi’nin, kızları Esme’yle yaşadığı sorunların sonu gelmiyor. 
Açık sözlü, kalıplara sığmayan bu genç kadın ailesi için bir utanç kaynağı. Ve ailesinin bunu 
kabullenmesi mümkün değil. 
Yıllar sonra, Iris Lockhart adında bir başka genç kadın, akıl hastanesinden gelen bir mektupla 
o güne kadar varlığından bile haberdar olmadığı büyük teyzesi Esme Lennox’un taburcu 
edilmek üzere olduğunu öğreniyor. 
Iris geçmişin perdesini aralamaya, ona bu konuda yardım edebilecek tek kişi olan 
babaannesi Kitty ise konuşmamaya kararlı. Peki kim bu Esme? Ömrünü tımarhanede 
geçirmesine neden olacak ne yapmış olabilir? Bir insan aile tarihinden nasıl silinebilir? 
Unutturulmaya çalışılan bir kadının, Esme Lennox’un hikâyesi Hamnet ve Evlilik Portresi 
kitaplarının yazarı, Women’s Prize sahibi Maggie O’Farrell’ın nefes kesici anlatımıyla hayat 
buluyor. 
“Öyle bir enerji ve coşkuyla yazılmış ki... Sürükleyici anlatımı, berraklığı ve insanı içine çeken gizemiyle, klasik gotik romanları anımsatıyor. Gerçekten elinizden bırakamayacağınız bir kitap” –Ali Smith 
“Ailelerin sadece kitaplarda böyle davrandığını düşünmek isterdim ama yazık ki ihanet, kıskançlık ve sırlar gerçek hayatta kaçınılmaz. Müthiş bir kitaptı, uzun süre aklımdan çıkmayacak.” –Audrey Niffenegger</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123374</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d877131a-535f-4b63-bdcc-0ff3911b593f.jpg</image:loc>
            <image:title>Taban Tepenler</image:title>
            <image:caption>“Atalarımız hakkında yazdım bu kitabı.
Bugün adına “insan olmak” dediğimiz o yolda, ilk adımları atanlar hakkında.
Büyük saygıyla anıyorum onları.”

Hikâye, insanlığın şafağında, ilk insanların dünyasında geçiyor ve küçük bir topluluğun (sürü) kaderinin dramatik dönemlerini gözler önüne seriyor. Buradaki zorluklar ve meydan okumalar sadece bilmediğimiz tarih öncesi çağların hissedilebilen, otantik tasviri değildir; daha çok yazarın diyaloglardan tamamen vazgeçmiş halde bunları bize yansıtmasıdır. Daha da harika olan olan; karakterlerin kolektif ve bireysel anılarıyla sürdürülen içsel diyalogun ve kâh dehşetli, kâh sevimli doğal çevrenin betimlenmesidir. Okuyucu, kadim, içgüdü dünyasının edebi ritmini hemen yakalıyor ve dramatik, duygudan zengin ve büyüleyici metin hem film şeridi gibi akıyor, hem de dünya edebiyatının en güzel doğa tasviri yapan örneklerini (örn. Hemingway hikâyelerini) andırıyor. Yazar, ilk kişilik-çelişkileri, ilk duyguları ve ilk içgüdüleri tasvir ederken, insanlığın daha sonraki temel deneyimleri, sıkıntıları ve dış dünyayla, aileyle, yaşamla ve ölümle ilişkileri hakkında da öngörülerde bulunuyor.
István CSÖRSZ (21 May 1942-15 Şubat 2018)
Baja’da doğdu ve ilk yıllarında Güneybatı Macaristan’da yaşadı. Kaposvár, Táncsics Ortaokulu’ndan mezun olduktan sonra Budapeşte’ye, ailesinin yanına taşınan Csörsz, üniversite eğitimini mekanik alanında tamamladı. 2 yılını caz trompetisti olarak konservatuarda geçirdi; denizcilik, teknisyenlik, ahşap oymacılığı (ahşap bilezikler ve heykeller vb.) alanlarında çalıştı. 1967’den itibaren hikâyeleri ve romanları yayınlanmakta olup 1971’den bu yana yaşamını profesyonel yazar olarak sürdürmüştür. 1971’de Anna FŰRI ile evlenen yazar 15 Şubat 2018’de aramızdan ayrıldı.
 
Csörsz, Macar “beat” jenerasyonunun ve devamında 1989’da gerçekleşen politik sistem değişikliği öncesi ve sonrası jenerasyonların otantik yazarı ve muhabiridir. Belgesel oyunları nedeniyle Macar Milli Radyosu tarafından iki kez ödüle layık görülmüştür. Oyunlarından biri Budapeşte, Thália Tiyatrosunda sergilenmiştir (1982) ve bazı senaryo çalışmaları da olmuştur.
 
Kitapları:
 
1971: Sírig tartsd a pofád! / Hold Your Mouth to the Tomb! (Macar hippiler hakkında belgesel roman),
1972: Bocsánatos bűnök / Venially Vices (kısa hikâyeler),
1972: Vastövis / Iron Thorn (roman),
1973: Okos madár / Wise Bird (roman),
1974: Visszakézből / Hand-back (roman ve kısa hikâyeler),
1977: Ördögűzés /Exorcism (kısa hikâyeler),
1982: Kék a tenger / The Sea is Blue (oyun),
1983: Sírigtartsd a pofád! I-II. / Hold Your Mouth to the Tomb! (belgesel roman),
1986: Elhagyott a közérzetem / I Was Abandoned by the Way I Feel (röportajlar),
2000: Pangala (roman),
2013: Az írás művészete. Feljegyzések / The Art of Writing (deneme),
2014: Viharjelzés. Riportok 1956 katonáival / Storm-signal. Reports with Soldiers of the 1956 Hungarian Revolution (röportajlar),
2015: Vesztesek / Losers (kurgubilim-roman), 2016: Földtaposók / The Groundtreaders (roman),
2017: Bóckacaj (Tovamászás) / Clown’s Titter (Scrambling Out) (roman)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123375</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8911842f-71e1-45b5-ac34-750ea62c91a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dokun Hisset - Minik Dinozor Öğreniyor</image:title>
            <image:caption>Harika resimler ve eğlenceli tekerlemeler 
Minik dinozorun öğrenme serüvenine katıl. 
Minik parmaklarınla sayfalara dokun-hisset.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123376</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa99d2b1-4dd7-4531-a9f4-38083a40cdab.jpg</image:loc>
            <image:title>Dokun Hisset - Minik Unicorn Gezintide</image:title>
            <image:caption>Harika resimler ve eğlenceli tekerlemelerle 
Minik unicornun gezintisine katıl. 
Minik parmaklarınla sayfalara dokun-hisset.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123377</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff776cd2-7934-4617-a4cd-ba3d96c70a4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Alevilikte Toplumsal Kurumlar ve İktidar</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, imam-hatip liseleriyle, yüksek İslam enstitüleriyle, ilahiyat fakülteleriyle kuşatılmışken, üniversitelerde Alevilik çalış-malarının laikliğe aykırı kabul edildiği, Aleviliğin –o da adı anılmak-sızın- “halk inançları, gelenekleri, görenekleri, adetleri”yle ancak folklorun konusu olabildiği bir dönemde, bu alanların dışında, Alevilik üstüne adlı adınca bir üniversitede yazılmış ilk tez olmasa da, ilklerden biridir. Ama sosyal bilimler alanında Türkiye’nin en köklü kurumlarından biri olan Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde ve genel olarak siyaset bilimi alanından Aleviliğe yönelen ilk çalışmadır. 
Elinizdeki kitap Aleviliği ilk kez bir siyaset bilimi konusu haline getirirken aynı zamanda, yine ilk kez, Alevilerin toplumsal kurum-larına yönelerek bu kurumların inşa ettiği devlet-dışı bir siyasallığın ya da siyasal bünyenin varlığına ilişkin iddialar ileri süren bir çalışmadır. Kitap, göbek bağı “devletlu siyasetle” kesilenlerin karşısına devlet-dışı bir siyasallığın mümkün olduğu ve bu imkanın da Alevi topluluklar içinde hala yaşadığı, Aleviliğin tarih boyunca karşılaştığımız muhalif niteliğinin de tam burada aranması gerektiği savıyla çıkmaktadır. Ancak bu sav doğrultusunda, elinizdeki kitap bir Alevilik övgüsü değildir. Bu çalışma ele aldığı nesnenin yanında saf tutmakla birlikte nesnesine teslim olmayan bir tutumu benimsiyor, Aleviliğin kaybettiklerinin ve bu kayıpların ne gibi sonuçlara yol açtığının bir çetelesini tutuyor ve “Arkaik Aleviliğe” ilişkin teorik bir soyutlamadan hareketle günümüz Aleviliğine ve Alevilerine eleştiriler yöneltiyor. Yazar, bu baskı için kaleme aldığı “Otuz Yıl Önce, Otuz Yıl Sonra” başlıklı bölümde Alevi hareketinin kat ettiği otuz yılı da gözeterek “aksilanet” bir yüksek lisans tez jürisi üyesi gibi, otuz yıl önce yazdıklarının bir öz değerlendirmesini ve eleştirisini yapıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123378</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea832579-4065-4c01-8098-2615ee3bcc3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Azerbaycan Edebiyatında Tarihi Roman</image:title>
            <image:caption>Romanlar Sovyet döneminde kaleme alınsa da 1960 yılından sonra yönetimin edebiyat ve sanata tanıdığı imkânlar nedeniyle eserlerde milli birlik ve beraberlik konuları ele alınmıştır. Romanlarda sadece tarihi olaylar değil aynı zamanda konu edilen dönemin sosyal yaşam tarzı, gelenek ve görenekleri, sofra adabı, halk edebiyatı örnekleri, bayramlar, inanç ve törenler de anlatılmış, mimari yapılar hakkında bilgi verilmiştir. Eseri daha okunur kılma, tarihi bilgileri desteklemek amacıyla aktarılan kültürel ögelerin aynı zamanda okurun milli benliğini oluşturmaya hizmet ettiği saptanmıştır.  
İnceleme konusu eserler arasında Sovyet döneminin etkisi en çok “Vatana Gayıt” romanında görülmektedir. Eserde bey, han, ağa gibi yerel yöneticiler ve imamlar sosyal gerçeklik kuramı çerçevesinde yorumlanmış kart karakterlerdir. Aynı zamanda Sovyetlerde yaygınlaşan halklar dostluğu kavramı da romanda Şerefnise ve Haykanuş gibi kahramanlar fonunda ele alınmıştır.  
“Karlı Aşırım” romanında ise uygulanan politikalar sonucu toplumun giderek yozlaşması ve parçalanması örtük bir dil kullanılarak eleştirilmiş, incelenen romanlar arasında yönetimi en çok tenkit eden eser olduğu tespit edilmiştir.  Romanlardan üçü (“Bakı 1501”, “Hudaferin Köprüsü”, “Çaldıran Döyüşü”) Şah İsmail’in hayatı ve seferlerinden bahsetmektedir. İlk kez tarihi roman türünde Şah İsmail’in hayatı ve seferleri “Bakı 1501” eserinde ele alınmış, roman İsmail’in 1501-1514 yılları arasındaki yaşam ve faaliyetlerini konu edinmiş, yazar eserde özellikle şahın Bakü ve Şirvan seferleri üzerine yoğunlaşmıştır. Eserde şahın çocukluk yılları da anılar eşliğinde verilmiş, hakkında ortaya çıkan bazı rivayetler esere dâhil edilmiştir.  Küçük tayfalara parçalanmış memleketi bir yönetim altında birleştirerek güçlü devlet kuran şah, saf Türkçe ile akıcı şiirler yazan şair, mahir avcı ve acımasız bir serasker olarak tasvir edilmiş, kahramanın öç alışı ve acımasızlığı üzerinde durulmuştur. Şah İsmail’in yürüttüğü Şii politikası romanın ana eksenini oluşturmuş, yazar, Şirvan ve Bakü savaşlarına dikkat çekmiş, şahın emriyle gerçekleşen yıkımları tasvir etmiştir. Zaman zaman İsmail’in şair kimliğini de romanın merkezine taşıyan yazar, kahramanın şair sultan oluşunu sevgi ve nefret, affetme ve intikam gibi bağlamlar çerçevesinde ele almış, onu çelişkili bir kahraman olarak konumlandırmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123379</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42599429-87d6-44f8-b1de-901b6ba18e4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Paw Patrol İlk Boyama Kitabım</image:title>
            <image:caption>İlk Boyama Kitabım, çocukların en sevdikleri PAW Patrol karakterlerini renklendirerek yaratıcılıklarını geliştirmelerine yardımcı olur. Bu kitap, çocukların el becerilerini desteklerken aynı zamanda renkleri öğrenmelerine olanak tanır. 
64 sayfa büyük ve cesur çizimler içeren bu kitap, 2-5 yaş arası hem erkek hem kız çocukları için saatlerce sürecek bir eğlence sunar. Chase, Marshall, Rubble, Skye ve diğer yavru köpek kahramanlar, HAVrika araçlarını ve ekip çalışmalarını kullanarak her zaman arkadaşlarını kurtarmaya ve Macera Körfezi’ni korumaya hazırdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123380</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb4f4baa-1cfc-4367-b589-3c02c2794e92.jpg</image:loc>
            <image:title>Paw Patrol İlk Sayılarım Faaliyet Kitabı</image:title>
            <image:caption>&quot;İlk Sayılarım Faaliyet Kitabı&quot;, çocukların temel sayıları tanımasına ve sayma becerilerini geliştirmesine yardımcı olmak amacıyla tasarlanmıştır. PAW Patrol karakterleriyle dolu bu eğlenceli kitap, çocukların 1’den 10’a kadar olan sayıları öğrenmelerine destek olurken aynı zamanda eşleştirme gibi temel matematik becerilerini de pekiştirecek. 
Renkli ve büyük boy görsellerle zenginleştirilmiş bu PAW Patrol kitabı, miniklerin sayılarla tanışmasına ve eğlenerek öğrenmesine olanak tanır. Sayılar dünyasında maceraya atılmaya hazırlanın! Evde ya da yuvalarda kullanım için ideal bir kaynaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123381</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/baddbcea-a979-43ad-a1af-952274f71cfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Paw Patrol İnanılmaz Labirentler Faaliyet Kitabı</image:title>
            <image:caption>&quot;İnanılmaz Labirentler Faaliyet Kitabı&quot;, çocukların problem çözme ve dikkat becerilerini geliştirmelerine yardımcı olur. PAW Patrol&apos;un sevimli karakterleri eşliğinde çocuklar, farklı zorluk seviyelerindeki labirentlerde çıkışı bulmaya çalışırken eğlenceli vakit geçirir. 
 
Renkli ve macera dolu bu kitap, çocukların odaklanma becerilerini pekiştirirken onları yeni serüvenlere davet eder. PAW Patrol dünyasında kaybolmaya hazır olun! Hem evde hem de yuvalarda kullanılabilecek bir kaynak olarak ideal bir tercihtir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123382</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77926b0f-e951-4529-b8e6-60066fee556a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokrates’in Daimonion’u</image:title>
            <image:caption>Sokrates’in Daimonion’u MÖ 379’da Thebai’ın Sparta kontrolünden kurtulup özgürlüğüne kavuştuğu komplonun etrafında anlatılır. Metin belki de Plutarkhos’un kaleme aldığı en katmanlı metindir; “Özgürlük” teması hem Thebai’ın Sparta işgalinden kurtulması üstünden hem de “Ruhun” bedensel kötülüklerin işgalinden kurtulması üstünden anlatılırken, Epameinondas’ın tıpkı Sokrates gibi ilahi bir kılavuza yani bir daimonion’a sahip olduğundan bahsedilir ve bu kurgu üzerinde daimonion’un nasıl bir şey olduğu tartışılır. Plutarkhos, birbirinden çok ayrı görünen bu konuları muhteşem yazın yeteneğiyle bir araya getirmiş ve kendine özgü metaforik anlatımıyla kuvvetlendirmiştir. Kısacası Sokrates’in Daimonion’u tarihsel bir anlatı içinde eylemlerimizin ahlaki yönlerini, motivasyonlarını; değerlere dair fikirleri ve daimonion’u bir araya getirerek felsefi bir sohbet sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123383</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/beabc964-7eee-4921-bf7c-8a201a0c9ee7.jpg</image:loc>
            <image:title>Paw Patrol Saymaya Başlıyorum Faliyet Kitabı</image:title>
            <image:caption>&quot;PawPatrol: Saymaya Başlıyorum,&quot; çocukların temel sayıları tanımasına ve sayma becerilerini geliştirmesine yardımcı olmak amacıyla tasarlanmıştır. Bu eğlenceli aktivite kitabında çocuklar, PAW Patrol karakterleriyle birlikte sayma oyunları oynarken hem eğlenecek hem de öğrenmeye teşvik edilecektir. 
Bu renkli PAW Patrol kitabı ile küçük öğrencinizin sayılarla tanışmasına ve maceraya çıkmasına yardımcı olun. Çocuklar, sevimli PAW Patrol arkadaşları eşliğinde 1’den 20’ye kadar sayma pratiği yapacak, sayıları sıralı kullanmayı öğrenecek ve temel toplama ile çıkarma işlemleriyle tanışacaktır. 
Kitabın sonunda sürpriz bir ödül sertifikası bulunmaktadır. Okul öncesi çocukların okula hazırlık yapmaları için ideal bir kaynaktır. 
Küçük kâşifiniz, sayılarla dolu bu macerada hareketlenecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123384</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67366f2e-15a0-4534-a93e-504fe12cbfe3.jpg</image:loc>
            <image:title>Paw Patrol - Havrika Çıkartma Kitabı</image:title>
            <image:caption>Havrika Çıkartma Kitabı, çocukların PAW Patrol dünyasına dalmasını sağlayan, renkli ve eğlenceli bir çıkartmalı faaliyet kitabıdır. Çocuklar, kitabın içindeki farklı sahneleri tamamlamak için çıkartmaları kullanarak karakterlerle beraber eğlenceli görevler üstlenirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123385</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c62e1a76-1d2a-42c3-96b1-ced82c162925.jpg</image:loc>
            <image:title>Paw Patrol Paticik Çıkartma Kitabı</image:title>
            <image:caption>Paticik Çıkartma Kitabı, çocukların sevilen karakterleriyle keyifli zaman geçirmesini sağlayan, eğlenceli ve interaktif bir çıkartma kitabıdır. Bu kitap, miniklerin el-göz koordinasyonunu geliştirirken, yaratıcı düşünme becerilerini de destekler. 
2-5 yaş arası hem erkek hem kız çocukları için saatlerce sürecek bir eğlence sunar. Chase, Marshall, Rubble, Skye ve diğer yavru köpek kahramanlar, HAVrika araçlarını ve ekip çalışmalarını kullanarak her zaman arkadaşlarını kurtarmaya ve Macera Körfezi’ni korumaya hazırdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123386</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0aca69f1-edb8-4fea-8a18-0f2235778be8.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Tilki ve Kuyruğu</image:title>
            <image:caption>KÜÇÜK TİLKİ’NİN KUYRUĞUYLA ÇİZDİĞİ RESİM...
Küçük Tilki, karlı bir havada yiyecek aramaya çıkar…
Çevresine bakarken, karın altından canlı bir köstebek
kokusu gelince onu izlemeye başlar…
Annesi ona, “Kuyruğunu karlar üstünde sürüyerek yürürsen,
ayak izlerin kaybolur, avcılar seni bulamaz,” demiştir.
Küçük Tilki, kuyruğunu karlar üstünde sürüyerek, köstebeğin peşinde
sağa döner, sola döner, aşağıya iner, yukarıya çıkar…
İlerledikçe, kuyruğu kar üstünde bir iz bırakır…
Bu izler, öykünün sonunda başka bir hayvanın resmi olarak ortaya çıkar.
Küçük Tilki kuyruğuyla, kar üstünde hangi
hayvanın resmini çizdi acaba?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123387</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f559709-0125-4e7b-b173-2f13cb4ea360.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Salyangozun Akşam Yemeği</image:title>
            <image:caption>KÜÇÜK SALYANGOZ’UN ÇİZDİĞİ RESİM...
Bazı hayvanlar hareket ettiklerinde arkalarında
mutlaka bir iz bırakırlar…
İz bırakanların başında salyangozlar gelmektedir.
Küçük bir salyangoz, ortalık kararınca, antenlerini havaya doğru uzatarak karnını doyurmak için bahçede marul aramaya çıkar.
Bir marul kokusu duyunca, kokuyu izleyerek ona ulaşmaya çalışır.
Sağa döner, sola döner, aşağıya iner, yukarıya çıkar…
İlerledikçe geride bir iz bırakır…
Bu izler, kitabın sonunda başka bir hayvanın resmi olarak ortaya çıkar…
Küçük Salyangoz’un geride bıraktığı izlerle
resmini çizdiği hayvan hangisi acaba?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123388</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70f53dc9-8d6c-4592-8afe-fdc000cb2c00.jpg</image:loc>
            <image:title>Kum Midyesinin Dalgalı Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>KUM MİDYESİ’NİN DENİZİN DİBİNDE ÇİZDİĞİ RESİM...
Bazı hayvanlar hareket ettiklerinde arkalarında
mutlaka bir iz bırakırlar…
Böyle iz bırakanlardan biri de denizde yaşayan Kum Midye’sidir.
Kum Midyesi, kendi başına hareket edemez ama geçen gemilerin yarattığı dalgalar, deniz dibi akıntıları, onunla oynamak isteyen başka hayvanlar onu sağa, sola, aşağıya, yukarıya doğru, oradan oraya sürüklerler…
Sürüklenen midyecik kum üstünde bir iz bırakır.
Bu izler, öykünün sonunda başka bir hayvanın resmi olarak ortaya çıkar.
Kum Midyesi, sürüklenirken geride bıraktığı
izlerle hangi hayvanın resmini çizmiştir acaba?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123389</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44cc98ac-75b3-4a87-b5ae-d14c4f6c3427.jpg</image:loc>
            <image:title>Gazi Mustafa Kemal Atatürk Anlatıyor: Savaş Barış Devrim (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Atatürk&apos;ün mirasına ortak olmak, sahiplenmek ve 
korumak, sadece onun sevilmesi ile mümkün değildir. 
Bu yeterli olsaydı bugün bazı sorunların hâlâ varlığını 
devam ettirmesi söz konusu olamayacaktı. 
 
Onu daha iyi nasıl anlayabilirsiniz? 
 
Onun düşünce dünyasının derinliğine inmeniz zorunlu. 
Ancak onun düşünce dünyası o kadar derin ki içerisinde 
bazen kayboluyor, kendinizi boşlukta hissediyor ve oradan 
kurtulmak için de ona daha çok sarılma hissini duyuyorsunuz. 
 
Atatürk düşüncede o kadar özgür ki, “hayat hakkındaki 
düşüncelerim, eski düşüncelerimden az çok ayrıldı, 
eski düşüncelerim ileride karşılaştıklarımla bağdaşmadı” 
demektedir. 
 
Kurallar ve insanların düşünceleri, zamanla ve kazandığı 
tecrübeler ve bilgiler çerçevesinde gelişmek üzere değişebilir. 
 
Bu nedenle Atatürk&apos;ün düşüncelerini yorumlarken, 
içinde bulunulan zamanın ve koşulların iyi anlaşılması ve 
değerlendirilmesi gerekir. 
 
Aksi takdirde, Atatürk&apos;ü dar kalıplara ve sloganlara 
sıkıştırmak ve onun düşüncelerinden doğmalar çıkarmaya 
çalışmakla karşı karşıya kalabilirsiniz. O zaman da onu 
hiç anlamamış olmanın yanında, belki de ona en büyük 
kötülüğü yapmış olursunuz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123391</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f27fe619-00f1-43c0-972f-7d12b31d0eb7.jpg</image:loc>
            <image:title>Paw Patrol Rubble Görevimiz Pati</image:title>
            <image:caption>Havhavburg’da yeni bir macera! Chase, bu kez kraliyet tacını korumak için PAW Patrol ekibiyle birlikte harekete geçiyor. Chase’in cesurca savaştığı ve Sweetie’nin hain planlarını durdurmaya çalıştığı bu hikaye, heyecan ve eğlence dolu. 
Bu kitap, birinci seviye okuyucular için basit kelimeler ve bolca tekrar ile tasarlanmıştır. 
Birinci Seviye Okur için tasarlanmıştır. Büyük puntolar ve kolay kelimeler içerir. Resimli ipuçlarıyla eşleştirilmiş ritmik metin, çocukların öykünün şifresini çözmelerine yardımcı olur. Okumaya başlamaya hevesli çocuklar için idealdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123392</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c55518aa-023c-4e31-9eea-acccd5e793f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Babil’den Dragomanlara</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, hayatını İslam ve Ortadoğu tarihine vakfedip pek çoklarınca bu hususta otoritelerden biri addedilmiş bir yazarın kırk yıllık emeğini ortaya koyuyor. Dile getirdikleri ve inşa ettikleri büyük bir ilgiyle karşılanan Bernard Lewis, burada bir kez daha Ortadoğu’nun çalkantılı tarihine odaklanıp okurunu dış ilişkiler mevzuu, İran devrimi, İsrail devleti, tarih yazımı ve çok daha fazlasına dair uç düşünceleriyle baş başa bırakıyor. Babil’den Dragomanlara kitabında “Saddam’ın ektiklerine” tanıklık ediyor, “bugünün hasta adamına” rastlıyor, “Lübnan’ın sağ-sol çatışmasına” kulak kesiliyor ve daha nice konuya farklı pencerelerden yaklaşmaya çalışıyoruz. 
&quot;Lewis, elliden fazla makale ve denemeden oluşan bu derlemede, Ortadoğu’ya ilişkin belagatini, malumatını ve içgörüsünü tüm yönleriyle sergiliyor. Yazıları hem akademisyenler hem de okurlar için temel teşkil etmeye devam ediyor.&quot; –Booklist 
&quot;Tarihsel gerçeklere saygıyla yaklaşan yazar, söz konusu gerçeklerin bugüne olan yansımalarına da büyük önem veriyor.&quot; –National Review 
&quot;Kitap engin bir zihinden sızan düşüncelerle dopdolu.&quot; –Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123393</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/906a9bd6-2fad-447f-8069-575f69bc66f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamı Hala Seviyor muyuz?</image:title>
            <image:caption>Yaşamdaki en önemli şey mutlu olmak değil canlılıktır. Yaşamdaki en kötü şey acı çekmek değil kayıtsızlıktır. 
Fromm’a göre sevgi insanın canlılığına, gelişimine, iyiliğine duyulan aktif ilgiyi kendinde barındırır. Sevgi yaşamı destekler, canlılığı, oluşu kucaklar.  Ancak yalnızca sevgi yetmez, açık bir bilinçle bu dünya için, insanlar için neyin iyi olduğunu bilmek ve bunu gerçekleştirmek için de aktif bir yönelim içinde bulunmak gerekir. Oysa günümüzde pasif bir yaşam tarzı kişiliği dayatılıyor. Bunun yanında her şey performansa, gösteriye indirgenmiş durumda. Modern insan kendini gerçekten var kılmaktan çok, sahip olunanların sahte değerleriyle eşitleyip kendini otantik ve samimi olarak hayatın merkezine koymaktan çok, yüzeysel bir varoluşun gösteri nesnesi haline gelmiştir. Bunu yaratan yaşam sevgisinin bastırılıp yerine ölüm sevgisinin merkeze alınmasıdır. Fromm bu kitapta insanları şiddetin, sahip olma açlığının güdümünde bir dünyanın yıkıcılığına karşı barışa, özgürlüğe, yaratıcılığa, sevgiye, oluşa ve aktif bir hayata çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123394</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/018bc1b1-c68b-4224-a940-c83a94383908.jpg</image:loc>
            <image:title>Geç Kalma Genç Kal</image:title>
            <image:caption>Yaşlanma, sadece kronolojik bir süreç değil, biyolojik olarak kontrol edilebilir bir yolculuktur. Uzun ve sağlıklı bir yaşamın sırları, vücudumuzun derinliklerinde saklıdır. Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, bu kitapta Longevity’nin bilimsel temellerini keşfe çıkarak, her bireyin kendi yaşam kalitesini nasıl yükseltebileceğini gösteriyor. 
 
Beslenme, uyku, egzersiz ve zihin sağlığının, sağlıklı yaşlanmanın anahtarı olduğunu unutmayın. Genetik mirasınızın kaderiniz olmadığının farkına varın, biyolojik yaşınızı genç tutmanın yollarını öğrenin. 
 
Beslenme: Longevity beslenme stratejileri sayesinde, vücudunuzun genç kalmasını sağlayacak gıdaları keşfedin. İyi seçimler yaparak sağlığınıza yatırım yapın! 
 
Uyku: Uykuyu sadece dinlenmek için değil, gençliğinizi korumak için bir araç olarak kullanın. Kaliteli uykunun, biyolojik yaşınızı nasıl gerilettiğini öğrenin ve her sabah daha genç uyanın! 
 
Egzersiz: Fiziksel aktivite, gençliğinizi korumak için en etkili yöntemlerden biridir. Longevity’nin hareket prensipleriyle tanışın ve bedeninizin biyolojik yaşını yeniden programlayın! 
Zihin sağlığı: Zihinsel huzur ve manevi denge, uzun ömürlü bir yaşamın temelidir. Kendinizi ruhsal olarak yenileyerek, sağlıklı bir yaşamın kapılarını aralayın. Sosyalleşmenin gücünü kullanın! 
 
Uzun ve sağlıklı bir ömür için gerekli tüm bilimsel ve pratik bilgiler bu kitapta sizi bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123395</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1c6a52d-a030-4928-9c7d-8c4d3557940e.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Kayan Yıldızım Tolgama Hasret Mektupları</image:title>
            <image:caption>Derin mi derin bir değişim yas. İnsanı hiç tahmin etmediği biçimde şekillendiren bir yolculuk. Düz bir yol değil yasın yolculuğu. Yaslıyı tutup tutup savuran bir kasırga, bir anafor, bir tsunami. Şimdi senin yasın kâh saçlarımdan tutup sürüklüyor beni kâh bir bulutun tepesinden aşağıya bırakıveriyor, canım benim. Bazen anıların güzelliğinde yumuşacık iniyorum yere, bazen paramparça oluyorum. Her “ilk sensiz”i yaşadığımda darmadağınım. 
 
Yas tutarken sadece acı çekmiyorum, bambaşka bir insan oluyorum, farkındayım. Yasın yüreğimde derin bir boşluk açtı ama aşkımıza dokunamadı sevgilim. Yarabbim, nasıl bir âlemdir bu kâlp? Sırça sırça parçalanıyor, kanıyor, yarısını kaybetti. Yanıyor, üşüyor, bıçaklanıyor, boğuluyor, nefes alamıyor ama aşkına hiçbir şey olmuyor. Kâlbin anılarındaki kahkahalar gözyaşlarına, buluşmalar ayrılığa, sevişmeler hasrete, sarılışlar boşluğa, o güzel yüzün, aşkla bakan gözlerin, aşk konuşan sesin hayâli görüntülere dönüşürken, aşk sinmiş, tutunmuş sımsıkı yüreğimin çeperine, “Ben sende kaldım, gitmedim bir yere” diyor. Nasıl güzel bir şey bu aşk! Yalnız bırakmıyor beni. Aşkımızla beraber yas tutuyoruz, canım kocam. 
 
Konuşuyoruz, anıyoruz, bazen de gülümsüyoruz seninle yaşadıklarımıza, paylaştıklarımıza. Daha çok da ağlıyoruz beraber. Gelip ikimize de sımsıkı sarılmanı, kucaklayıp öpmeni, teselli etmeni bekliyoruz. Aşkımız da benim gibi; yapayalnız kalıverdi, yarım kaldı sensiz. Kendisini böyle güzel yaşatan erkeğini özlüyor. Hıçkırıklarımız, gözyaşlarımız birbirine karışıyor geceleri. Ne benim onu teselli etmeye gücüm yetiyor ne de onun beni. Darmadağınız ikimiz de.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123396</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76d5c425-3d80-4f02-844b-71fae2dee348.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Bedenim Benim Kurallarım</image:title>
            <image:caption>Çocuklara rıza kavramını ve pozitif beden sınırlarını tanıtan eğlenceli bir resimli kitap. 
 
Hiç sevdiğin birine sarıldın mı? Gıdıklanırken kahkahalar içinde yerlerde yuvarlandın mı? Sonra artık hoşuna gitmediğini fark edip “Yeter!” dedin mi? 
İstediğin zaman fikrini değiştirebilirsin. Başkalarına seninle oyun oynarken neyi istemediğini söyleyebilirsin. Bu senin bedenin, senin kuralların!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123397</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbbccb6e-34c1-4072-b32f-1d690f8b179b.jpg</image:loc>
            <image:title>1 Adam 3 Gölge</image:title>
            <image:caption>Mezarlıklar hayata tutunamayan iyi insanlarla doluydu. Kurbanlarına çiçek getiren katiller ayakta, öldürdükleriyse toprağın altındaydı. Bunun için arsızdı katiller, bunun için acımasızdı para babaları, mafya artıkları. İyi giyiniyordu pezevenkler, internet aleminde caka satıp arsızca salyalarını akıtıyordu fenomenler. Onların şehveti baskın çıkıyordu sıradan insanların hayata tutunma çabalarına. İşte böyle mezarlıklar bile ölmüştü buralarda…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123398</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ab44d92-b61e-450b-9c5d-70ea16f8844e.jpg</image:loc>
            <image:title>Anadolu Halk Resimleri (Malik Aksel)</image:title>
            <image:caption>Malik Aksel! 
Halk resimlerine her zaman başka bir gözle baktı. 
İlk bakanlardan, içeriden bakanlardan birisiydi. 
Seyfelmülûk, onun karşılaştığı ilk resimli halk kitabıydı. Ardından Köroğlu, Ferhat ile Şirin ve diğerleri geldi… 
Bu buluşma, zamanla ondaki tutkuyu ateşledi. 
Bir ressamdı o. 
İçinden çıkıp geldiği halkın resimlerine ve renklerine yöneldi. 
Onun seçtiği ve hakkında yazdığı her resimde sadece halkın duyuş zenginliği değil ruh macerası da vardır. 
Hikâyeden resme, oradan da kendi kırık fakat asil çizgimize bakışımız için eşsiz bir şaheser: Anadolu Halk Resimleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123399</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4128fd20-262c-41be-b8d7-b01d21d322f5.jpg</image:loc>
            <image:title>İsa’ya Göre İncil (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>José Saramago, tartışmalara yol açan romanı İsa’ya Göre İncil’de İsa’nın yaşamını ve Hıristiyanlığın hikâyesini kutsal kitaplardaki kronolojiye sadık kalarak, ancak farklı bir bakış açısıyla anlatıyor. Din ve inanç adına yapılan şiddet dolu eylemlerle karanlık bir mesel; şaşırtıcı zenginlikleriyle dünyevi bir İncil olan bu roman, Saramago’nun ülkesini terk etmesine yol açmıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123400</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1e9e0b9-4570-49ed-8074-6dd9cfdba8bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kopyalanmış Adam (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Tertuliano Máximo Afonso boşanmış, karamsarlık içinde tekdüze bir yaşam süren bir tarih öğretmenidir. Keyfi biraz yerine gelsin diye arkadaşlarının önerdiği bir filmi videoda izlemek üzere alır. Aynı gece evdeki gürültülere uyanınca filmin videoda kendi kendine oynadığını görür. Filmdeki figüranlardan biri kendisinin beş yıl önceki haline tıpatıp benzemektedir. 
Bu olağanüstü hikâyenin katmanlarında metropol yaşamının birey üzerindeki etkisini de bulacaksınız. Kopyalanmış Adam, Düşman adıyla sinemaya da uyarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123401</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f27690a5-7e5d-44d3-998a-7de36d10c4c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk-Yunan Sorunları</image:title>
            <image:caption>“Türk-Yunan ilişkilerinin seyrini ABD, NATO ve Avrupa’dan ayrı tutmak mümkün olmamakla birlikte, Yunanistan’ın bağımsızlığını kazandığı 1829 yılından itibaren 2024 yılına kadar geçen 195 yıl içinde, her iki devlet arasındaki sorunlarda, bazı ülkelerin siyasi tercihlerini gerek ulusal çıkarları, gerekse eski Yunan medeniyetine duyulan hayranlık ve dinsel nedenler ile Yunanistan lehine kullandığı görülmektedir. AK parti iktidarının son yıllardaki dış politika tercih ve önceliklerinin de etkisiyle birlikte, ABD ile Fransa ile İngiltere gibi bir kısım Avrupa Birliği ülkeleri ve Ayrıca İsrail, Mısır, Suudi Arabistan ve BAE gibi Ortadoğu devletlerinin Yunanistan’ı cesaretlendirici tutum ve davranışları neticesinde, yenilerinin eklenmesi beklenen mevcut sorunların kısa süre içerisinde çözümlenmeyeceği değerlendirilmektedir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123402</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8719339b-94b3-42c1-8d9d-f2b9ed2eacf2.jpg</image:loc>
            <image:title>Manifesto</image:title>
            <image:caption>Coşkun duyguların edebiyat imbiğinden süzülerek dile gelmesinden başka nedir ki şiir? 
“Neredesin ey vicdan, neredesin ey ahlak, 
İnsan denilen canlı ne zaman oldu mahluk? 
Kadınımız, kızımız sanki birer kurbanlık, 
Geceler de karanlık, gündüzler de karanlık! 
Sokakların başında caniler kol geziyor, 
Erkek müsveddeleri kadınları eziyor! 
Yok mu hiç dur diyecek, bu vahşi cendereye, 
Nereye gidiyoruz, bu utançla nereye?..” 
                Kimi zaman isyan, kimi zaman hüzün, kimi sevinç dile gelir, kimi zaman ve en çok da aşk. 
“Gözlerin sevgiyle bakardı hani, 
Şimdi uzaklara dalıyor, neden? 
Aşkımız Güneş’i yakardı hani, 
Şimdi böyle mahzun kalıyor, neden?..” 
                Herkes kendinden bir şeyler bulur şiirlerde, bazen umut verir merhem olur çekilen derde. 
“Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini  
Yoğimiş kurtaracak bahtı kara mâderini.” 
Dağıtılmış asırların muzaffer orduları, 
Gözyaşıyla ıslanmış Marmara’nın suları. 
Çanakkale geçilmiş, Avrupa’da bayram var, 
Teslimiyet var ise neye yarar ki surlar? 
Kıskıvrak yakalanmış koca Osmanlı, 
Ülke zülüm altında, Anadolu inliyor, 
Saraya çevirmişler zırhlılar namluları, 
İstanbul, düşmanların marşlarını dinliyor. 
İsyan edip, o kibirli düşman sesine, 
“Geldikleri gibi gidecekler!” demedim; 
Sakın ha, adımı anmayın benim. 
Bu vatanı kurtaran, ben değilim! 
                Velhasılıkelam, şiir insanla, insan şiirle var olur her daim… 
                         “Nesin sen, bir tavşan mı, yoksa ürkek ceylan mı, 
Söylemekten, anlamaktan, şikâyetten korkarsın, 
Pısa pısa bir hâl oldun, susan mısın, insan mı, 
Bazen gerçekleri bile, rivayetten korkarsın!” 
 
“Şiir”e özlem duyanlar için bir vuslat vaadi MANİFESTO…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123403</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0164066-17ef-4c0a-b136-8e9ee50424a5.jpg</image:loc>
            <image:title>18. Yüzyıl Gazellerinde Şekil Hususiyetleri</image:title>
            <image:caption>18. Yüzyıl Gazellerinde Şekil Hususiyetleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123404</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/968125b2-abe9-4c9b-9339-08c3bda2c034.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Düğün Gecesi</image:title>
            <image:caption>Adalet Ağaoğlu, eleştirel gerçekçiliği ve insan ruhunu derinlemesine analiz eden psikolojik çözümlemeleriyle modern Türk edebiyatının en güçlü kalemlerinden biridir. “Dar Zamanlar” serisinin ikinci kitabı olarak yayımlanan Bir Düğün Gecesi (1979), Türkiye’nin darbe döneminde yaşanan siyasal ve toplumsal kaosu, bir düğün gecesinde toplanan farklı karakterlerin iç dünyalarındaki çatışmalara paralel bir şekilde işler. 
Ağaoğlu     bu     romanda,   sadece     bir     düğünü resmetmekle kalmayıp aynı zamanda bir dönemin ruhunu   yansıtırken   modern   Türkiye&apos;nin   sancılarını, bireylerin trajik hesaplaşmalarını ve değişen toplumsal değerleri incelikli bir dille anlatır. 
Düğünle birlikte içten içe çöken bir düzenin simgesi haline gelen bu eser, okuru hem bir gecenin hem de bir ulusun hafızasına derinlemesine bakmaya davet eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123405</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd4bdd44-89df-447b-9e94-f65e06993842.jpg</image:loc>
            <image:title>Dert Dinleme Uzmanı</image:title>
            <image:caption>Adalet Ağaoğlu, eleştirel gerçekçiliği ve insan ruhunu derinlemesine analiz eden psikolojik çözümlemeleriyle modern Türk Edebiyatının en güçlü kalemlerinden biridir. 
“Dar Zamanlar” serisinin dördüncü ve son kitabı olarak yayımlanan Dert Dinleme Uzmanı (2014), başkalarının dertlerini dinleyen, dinlerken tükenen bir adamın gözünden bireyin kendi hayatıyla ve çevresiyle yaşadığı çatışmaları incelikle ele alır. 
Ağaoğlu bu  romanda,  toplumun  farklı  kesimlerinden insanların      görünmeyen      yaralarını,      bastırılmış duygularını ve modern hayatın getirdiği yabancılaşmayı gözler önüne serer. 
Gündelik hayatın sıradan gibi görünen ancak derin acılar taşıyan insan hikâyelerine odaklanan bu eser, dert dinlemenin sanata dönüşen hâllerini derinlikli bir dille işler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123406</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8bf02a2-5166-4de4-a799-0dc061773a94.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayır...</image:title>
            <image:caption>Adalet Ağaoğlu, eleştirel gerçekçiliği ve insan ruhunu derinlemesine analiz eden psikolojik çözümlemeleriyle modern Türk edebiyatının en güçlü kalemlerinden biridir. “Dar Zamanlar” serisinin üçüncü kitabı olarak yayımlanan Hayır… (1987), Türkiye’nin 1980 darbesi sonrası    dönemde    yaşadığı    sancıları, bireylerin hayatında açılan derin yaralar üzerinden gözler önüne serer. 
Ağaoğlu bu romanda, içsel  çatışmaları,  geçmişle hesaplaşmaları ve varoluşsal krizleri etkileyici bir dille anlatırken “hayır” demenin getirdiği sorumluluk ve sonuçlar üzerine de düşündürür. 
Toplumsal vicdanın aynası olan bu eser, değişen Türkiye’de değişmeyen insanlık hâllerini öne çıkarmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123407</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75fe7f22-228d-4507-82b3-5509901f759a.jpg</image:loc>
            <image:title>Müntehir</image:title>
            <image:caption>Canip Bey bir süre ayakkabılara baktı. “Kusursuz cinayet yoktur ama kusursuz intihar vardır ve bu kusursuz bir intihardır,” dedi.
Adnan İslamoğulları Müntehir’de polisiyenin sınırlarını yeniden belirliyor. Müntehirden geriye kalan ve okurunu kendisine âşık edebilecek kadar sanatkârane bir metni arasında saklayan deftere yalnızca bir üst kurmaca vazifesi yüklemiyor, aynı zamanda böylesine sanatkârane bir metnin modern bir kurmacayı nasıl sırtlanıp da taşıyabileceğinin dersini veriyor. Bu, belki de iki yakanın bir araya gelmesi gibi.
Müntehir, son yıllarda “eğlencelik”, “dinlencelik”, “çerezlik” gibi kalıplara sıkışıp gitgide hor görülmeye başlanan polisiye türünü okurun zihninde yeniden konumlandıracak büyüklükte bir roman. Aperitif değil, hafif değil… “Çerezlik” hiç değil! İştahla yenmeye layık, başlı başına bir ana yemek.
Hülasa, Müntehir’le birlikte polisiye artık bildiğimiz polisiye değil…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123408</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae393d02-757e-4a40-aa31-c78104134d9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Söğütlülü Destancı Aşık Ali Şahin</image:title>
            <image:caption>Az gittik uz gittik. Karaisalı’nın Söğütlü köyünden Destancı Âşık Ali’ye rastladık. Biz delikanlı iken o Adana sokaklarında; Karaisalı kazam Söğütlü köyüm. Bu ülkede böyle âşık bulunmaz diyerek destan satıyordu. (Eskiden Karaisalı’ya bağlı olan Söğütlü köyü şimdi Adana ilinin Çukurova ilçesine bağladır.)  Destancı Âşık Ali’yi 1960 – 1970’li yıllarda tanımıştım. Onu derleyip toparlamak içimde hep bir ukde idi. Bu amacım 19 Ağustos 1994 tarihinde gerçekleşti. Uzun bir müddet sağ mı ölümü olduğunu tespit etmeye çalıştık. Adana’da Karabucak Camii karşısındaki hemşerimiz Berber Sait’ten (Ünal) sağ olduğunu, Tellidere mevkiinde uyduruk bir barakada manavlık yaptığını öğrendik. Berber Sait ile birlikte adı geçen tarih ve mevkide Âşık Ali Şahin’i bulduk. Bir hayli yıpranmış değneksiz yürüyemiyor. Gözleri de iyi görmüyordu. Buna rağmen çalışmayı bırakmayan yorgun âşık, başkalarına muhtaç olmayacak kadar iaşesini temin etmekle meşguldü. 
Yıllardan sonra onu kitaplaştırmanın sevinci var üstümde. Bin rahmet olsun Destancı Âşık Ali. İnsanlık var oldukça sen de var olacak. Destanlarınla ilelebet yaşayacaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123409</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37bb1147-4795-46d8-9d78-645f1a388048.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Satırlık Hakikatler</image:title>
            <image:caption>Hakikat; tatsız, renksiz ve şekilsiz… 
İzahı yok mahiyeti belirsiz… 
Kafiyeye gelmez hoyrat, vezinsiz… 
Şamili yok talep eden edepsiz… 
El-Hakk olanın adıyla… 
İki satırlık yaşam yanılgısına isyanımdır… 
Ya da 
Yaşam yanılgısına düşenlere iki satırlık isyanımdır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123410</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed685b0b-9106-47f3-88fb-889586f0afed.jpg</image:loc>
            <image:title>Şira Yıldızı</image:title>
            <image:caption>Rüya, insanoğlunun yaşamı boyunca uyku denilen ve ölümle kardeş sayılan, bedenin başka bir boyuta geçerken misal âlemine açılan penceresidir. Bilim, ölüm gibi rüyanın ne kadarını çözebilmiştir? Bedenin misal âlemine ruhuyla mı gittiği yoksa beynin iç âlemler boyutuyla mı bir şekilde temas kurduğu anlaşılamamıştır. Rüyalar kaç türlüdür? Rahmani rüyalar vardır, bir de şeytani rüyalar… Bazı rüyalar yaşadığımız duygu durumuna göre şekillenebilir. Bazıları yediğimiz bir yemekten dolayı yaşadığımız hazımsızlıkla rüya boyutunda o anki rahatsızlığını dile getirmek için görülebilir. Kitaplar temelde bunları yazıyor. 
Bizde genellikle görülen rüyanın anlamı ne olursa hemen bir sadaka çıkarılır. Annemin bir diğer öğüdü ise görülen kötü rüyanın bir kuyuya söylenmesi gerektiğidir. Rüyaların benim için anlamını kavradığımda şifacı, kurtarıcı, uyarıcı rüyalar olarak sayabilirim. Bunu anlamam belki biraz uzun zaman alsa da…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123411</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86e9f1a5-87c3-4208-b97e-80a940ae9819.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasrettin Hoca’dan Oku Öğren Boya Eğlen</image:title>
            <image:caption>Sevgili çocuklar; 
Bu kitapta 56 adet fıkrayı hece ölçüsüyle şiirleştirerek, dörtlükler halinde sunmaya çalıştık. Her fıkraya uygun resimler ekledik. Bu resimleri sizlerin boyamasını arzuladık. 
Resimlerin görsel anlaşılırlığı ile şiirin büyülü anlatım gücü, fıkraların mesajını daha da kolay anlamanızı sağlayacak, fıkra okumayı ve anlatmayı daha da sevdirecektir sizlere. 
Bu kitap, okumayı seven, öğrenmeyi isteyen, gülmeye ihtiyacı olan herkese hitap ediyor. 
İyi okumalar hepinize.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123412</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e046066-36f7-456b-9d31-a8ad9ea3be5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen ve Ben</image:title>
            <image:caption>Sen: Gönül bağımda bir gül 
Ben: Hazan bahçede bülbül 
 
Sen: Yüce dağlar maralı 
Ben: Aşk elinden yaralı 
 
Sen: Gül dalında tomurcuk 
Ben: Sana aldanan çocuk 
 
Sen: Çöl ortasındaki su 
Ben: Sevenlerin korkusu 
 
Sen: Kerem’i yakan Aslı 
Ben: Ferhat misali yaslı 
 
Sen: Aşk deryasında bir göl 
Ben: Sevgine susamış çöl 
 
Sen: Benim damarımda kan 
Ben: Sevdanla yanan volkan 
 
Sen: Göz pınarlarımda sel 
Ben: Kırık sazımda bam tel 
 
Sen: Güller veren çiçekçi 
Ben: Aşk isteyen dilenci 
 
Sen: Sev ki beni güleyim 
Ben: Sana mahkûm köleyim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123413</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32e8d5f0-aa2c-40b9-ad4b-c05f09dce294.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçek Cinayet Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>“14 Aralık 1650. Oxford’da soğuk bir gün. Bebeğini öldürmekle suçlanan Anne Greene, darağacının yolunu tutmuştu. İlmek boynuna geçirildi ve asıldı. Yarım saat asılı kaldı. Görevlilerden biri, öldüğünden emin olmak için silahının dipçiğiyle son bir kez Greene’nin göğsüne vurdu. Artık eminlerdi. Henüz yirmi iki yaşındaki genç kadın ölmüştü. Cesedi indirildi, tabuta koyuldu ve anatomik olarak incelenmesi için Doktor William Petty’nin evine götürüldü. Kralların çıkardığı kararlarla suçluların cesetleri doktorlara veriliyordu ancak mahkûmlar genellikle erkek olduğu için kadın bedenine ulaşmak nispeten zordu. Hem böyle bir fırsat ellerine geçtiği için hem de ceset oldukça taze olduğundan doktorlar heyecanlıydı. Tabutu yavaş yavaş açtılar. Ancak hiç ummadıkları bir şeyle karşılaştılar…”
 
 
Bu kitapta okuyacağınız diğer hikâyeleri göz önüne alınca, Anne Greene en şanslılardan biri. Çünkü o sadece bir yarı-ceset. Peki ya tabutu boşaltılanlar, cansız bedeni üç kuruşa satılabilsin diye ceset hırsızlarının eline düşenler, hatta cinayete kurban gidenler?
 
Burak Saytekin, Gerçek Cinayet Hikâyeleri’nde bilimin karanlık dünyasına sızıp bizi bu yabancı evrenin tekinsiz sırlarıyla baş başa bırakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123415</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2249507-cf9c-4b07-8734-dd44efe5029c.jpg</image:loc>
            <image:title>Göklerde Olay Var Olay-1</image:title>
            <image:caption>“Göklerde Olay Var”, Arkeolog Veysel Dağ’ın Antik Çağ mitolojisinden esinlenerek uyarladığı tiyatro oyunları dizisidir. Bu tiyatro oyunları dizisi kapsamında; Göklerde Olay Var-1: Bahar Getiren (Denizkızı Yayınları-2024) ve Göklerde Olay Var-2: Başımda Taç (Denizkızı yayınları-2024) adlı iki tiyatro oyunu yayımlanmıştır. 
Bahar Getiren; Pesephone’nin Yeraltı Tanrısı Hades tarafından kaçırılması sonrasında, Persephone’nin annesi, Bolluk ve Bereket Tanrıçası Demeter’in hayata küsmesi sonrasında yaşanan olayları komedi biçiminde ele alan bir eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123416</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/423b67d4-ae7d-40d2-b139-b01e2c1b4cb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuyruktaki Adam</image:title>
            <image:caption>Kuyruktaki Adam, J. Tey’in 1929 tarihli dedektif romanıdır. Scotland Yard dedektifi Müfettiş Grant’i konu alan altı romanlık serisinin ilkidir. Genç bir adam, aktris ve şarkıcı Ray Marcable’ın başrol oynadığı bir müzikal komedinin son performanslarından birini izlemek için sırada beklerken bir hançerle sırtından bıçaklanır. Sırada ona yakın olanların hiçbiri, yere yığılıncaya kadar onu fark etmez. Ortada onu öldürmek için herhangi bir sebep yokmuş gibi görünmektedir. Ölü adamın kimliği yoktur ve üzerinde bulunan tek eşya bir hizmet tabancasıdır. 
Bütün zamanların en iyi polisiye roman yazarlarından olan J. Tey’in bu kitabını merakla okuyacağınızı umuyoruz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123417</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6cc98bb-2fd0-44fc-bbe9-cbbeff0bb2ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessiz Çığlıklar</image:title>
            <image:caption>E. Kor, 2017 yılında Bilkent Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümünü burslu olarak kazandı. 2022 yılında lisans eğitimini ‘üstün şeref’ belgesi alarak tamamladı ve aynı üniversitede yüksek lisans eğitimine başladı.  
  E. Kor’un, Myrina Yayınları tarafından yayımlanan “Bir Garip Parıltı” (2022) ve “Od ve Yel” (2023) olmak üzere iki şiir kitabı daha bulunmaktadır. “Sessiz Çığlıklar” şairin üçüncü şiir kitabıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123418</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5192d68-0d7b-4018-9b43-c499045d98d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Mitoloji Atlası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hadi Bu Kitabi Açin Ve Tüm Dünyayi Gezeceğimiz İnanilmaz Macerali Bir Mitoloji Yolculuğuna Başlayın! Tanrilarin Güçlü Ve Zayif Yanlarıni, Efsanevi Kahramanların Saldirilarinda Kullandikları Hileleri, Korkunç Canavarlari Yenmek İçin En Akıllıca Yöntemleri Ve Büyülü Yaratiklara Yaklaşip Onlarla Dost Olmanın En İyi Yollarını Öğrenin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123419</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2004e012-c3f3-4b1f-9bb7-ef74e91b4743.jpg</image:loc>
            <image:title>2079’da Karşılaçacağımız 9 Olay</image:title>
            <image:caption>2079 yılına konforlu bir seyahate ne dersiniz? 
Yaşanıp yaşanmayacağı belirsiz bir zamana doğru bu yolculukta hem parlak ütopyalara hem de karanlık dis- topyalara aynı anda kapı aralanıyor. 
Yazdıklarıyla okurlarını her zaman şaşırtmayı başaran Polat Onat, bu kez birçok ihtimali aynı anda kurcalayan bir gelecek projeksiyonu kaleme almış. Âdeta &quot;2079 Yılı İçin Almanak&quot; hazırlamış. 
Aynı anda hem inanılmaz yaşam formlarına tanıklık edeceksiniz hem de hayallerin ötesindeki tuhaf deneyimlerin farkına varacaksınız. Bu kitap yaşadığınız hayatın anlamını sorgulamanıza kapı aralayacak… 
Çok mu iddialı oldu? 
Evet ama iddialı olunmadan modern edebiyatta bir çığır açıldığı vurgulanamaz ki!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123420</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8713e5b-9a9c-49a8-b966-0e055de63ffb.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Şanslı</image:title>
            <image:caption>Tarih araştırmaları ve romanlarıyla tanıdığımız Araştırmacı Yazar Cafer Öz, bu sefer bir çocuk kitabı ile çıkıyor karşımıza. Hayvan sevgisini ve değerini en ince ayrıntısına kadar işlediği “Arkadaşım Şanslı” adlı bu kitabı zevkle okuyacağınızı umuyoruz. 
Efe ön ayaklarını tellere dayamış olan Şanslı’yla ayaklarına dokunarak vedalaştı. 
“Geleceğim tamam mı? Sen burada daha mutlu olacaksın. Şanslı hoşça kal.” dedi. 
İçinde bir sevinç vardı. Çay içmekte olan dedesine gelip sarıldı. 
“Çok teşekkür ederim dede. Şanslı burada daha mutlu olacak. Ben de onu hafta sonları görebileceğim.’’ dedi. 
Birlikte arabalarına binip el sallayarak mutlu bir şekilde oradan uzaklaştılar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123421</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f764cc31-d220-481b-809d-663dd996b6c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Değişken Kainat Teorisi</image:title>
            <image:caption>Bilimkurgu edebiyatının, okurlara yeni ufuklar açma misyonu çerçevesinde ilerlemesinin önemi tartışmasız ortadadır. Hele günümüzdeki gibi bilimkurgu atmosferlerini bizzat yaşamaya başladığımız bir dünyada bu ka- çınılmaz… 
Polat Onat, öyküleriyle, hayal ile hakikat arasındaki farklı pencerelerden, değişik bakış açılarıyla, gerçeklikleri ve kadim kavramları sorguluyor. Bilimkurgu alanında mevcut yazılanları çoğaltan kolaycı anlayışa karşı âdeta bayrak açarak yepyeni bir soluk getiriyor. 
Tüm mümkünlerin aynı anda gerçekleştiği değişken bir kâinata adım atmaya hazır mısınız? 
Hazır değilseniz bile endişelenmeyin. Hangimiz yeterince hazırız ki!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123422</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/571962b9-ffb2-4cf4-89e4-f89e6eaf03ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Ömür Yükü</image:title>
            <image:caption>Ömür Yükü, Şair Özkan Şahbaz’ın üçüncü şiir kitabıdır. Şairin Denizkızı Yayınları’ndan yayımlanmış “Bir Umut Yaşamak” ve “Gidenler de Ağlar” adlı iki şiir kitabı daha bulunmaktadır.
İKİ TEMMUZ
Bir otel odasındayım ve takvim ikisinde temmuzun, Sene iki binin yirmi ikisinde, Innsbruck’ta bir otel odasındayım Ay yeni güne başlarken insanlığın sonundayız...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123423</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cf178af-0dcc-467d-9d9d-fe0c409bdc7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Anıt Adam Fidel Castro’ya Şiirler</image:title>
            <image:caption>ATATÜRK VE FİDEL CASTRO adı, emperyalizme karşı savaşan iki cesur ve bilge kahramanın adıdır. Bu iki isim sonsuza dek coşkulu bir şarkı gibi söylenecektir. Emperyalizme karşı özgürlük bayrağını açıp koşan devrimci halkların belleklerinde ve dillerinde sonsuza dek bir güneş gibi parlayacaklardır. 
  Dünya, emperyalizmin kanlı, karanlık, vahşi yüzünü gördükçe akıllarına her zaman korkuyla karışık bir Atatürk bir de Fidel gelecektir. Bu yüzden asırlar geçse de dünya bu iki devrimci lideri asla unutmayacaktır: Biri Atatürk biri Fidel… Emperyalizm var oldukça bu iki lider sonsuza dek bir güneş gibi emperyalistlerin karanlık yüreğine korku salacaktır. 
  Ey devrimlerin iki delikanlısı, ATATÜRK VE FİDEL... İkinizi de çok sevdim. Adınız nerede anılsa biliyorum ki emperyalistlerin uykusu kaçmaya devam edecektir. Manevi varlığınız, yaptığınız devrimlerin ve devrimcilerin daima ışığı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123424</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad0ebfe7-3c14-4c6a-af09-f72b82419c4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Adem ve Havva’nın Günlükleri</image:title>
            <image:caption>Âdem ve Havva’nın Günlükleri’nde Amerikan edebiyatının en çarpıcı yazarlarından biri olan Mark Twain Kutsal Kitap’taki yaradılış hikâyesine el atıyor. Yasak Elma’dan ısıran Âdem ve Havva’nın kadın ve erkek olarak ayrı kimliklerle Cennet Bahçesi’nden dünyaya düşmeleri, eşyaya ve hayvanlara ad vermeleri, aile kurmaları, çocuk sahibi olmaları, ilk toplumu oluşturmaları; kısacası “iyi” ile “kötü” arasında ayrım yapmaları, suçu ve yasayı tanımaları, tenin istekleriyle ruhun isteklerini bilmeleri gibi insani varoluşun neredeyse tüm özellikleri kitabın temel dokusunu oluşturmakta. İnsanın doğaya karşı uygarlık çatısı altında yaşamını sürdürmesinin hem trajik hem de komik veçhelerinin işlendiği Âdem ve Havva’nın Günlükleri canlı ve şen şakrak bir üslupla yol alıyor. Bu yol alışta varoluşun çekirdeğindeki temel sorunlara da ışık düşürülüyor: ölüm ve doğum, eylem ve doğa, kadın ve erkek, insan ve Tanrı, acı ve haz gibi ikiliklere yönelik ironik bir bakış söz konusu. Mark Twain kutsal olana saygıyı elden bırakmadan ama insanın bizatihi kendi yaratıcı kudretlerini de ihmal etmeden, insanın muammalarla dolu dünyevi yaşamına mizahın gücü ve felsefi bakışın yaratıcılığıyla yeniden şekil veriyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123425</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/610a14b3-ca88-41c7-bf47-f3be09f1547e.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucit</image:title>
            <image:caption>19. yüzyılın başlarında, Avrupa’da kimse güneşle ilgilenmez, şehirler aydınlatılmak, yataklar ısıtılmak, kazanlar kaynatılmak için toprağın bağrından çıkarılan yüzlerce ton kömüre bel bağlarken hayatı boyunca gölgelerde yaşamış bir adam, Augustin Mouchot adında bir mucit, yüzünü güneşe döndü… 
1825 yılında bir kilit ustasının oğlu olarak dünyaya gelen Mouchot, hayatının ilk üç yılını yatakta geçirdi. Hastalıklar hayatı boyunca bedenini zapt ettiğinden, ona kalan tek sermaye zihni ve hayal gücüydü. Yıllar sonra, matematik öğretmeni olarak atandığı Alençon’daki yeni evinde bulduğu güneş ısısı üzerine yazılmış kitap ömrünü adayacağı fikrin ilk kıvılcımı olacaktı: Güneş ısısından faydalanmak, onu enerjiye dönüştürmek, bunu başaran bir makine icat etmek mümkün müydü? 
Miras ile tanıştığımız Miguel Bonnefoy bu kez tarih kitaplarında hak ettiği yeri alamamış bir dâhinin macera dolu yaşamöyküsüne odaklanıyor. Sanayi Devrimi’nden Paris Komünü’ne, zamanın son buluşlarının sergilendiği Paris Evrensel Sergisi’nden Eiffel Kulesi’nin yükselişine dek 19. yüzyıl Fransa’sının dönüm noktalarına yer veren, titiz bir araştırmanın ürünü bu romanında Bonnefoy, yalnızlığına ve hastalıklarına rağmen ideali uğruna çıktığı yolda yorulmaz bir tutkuyla yürümüş Augustin Mouchot’ya kıvrak kalemi ve sevilen üslubuyla yeniden hayat veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123426</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08f68cb4-918b-4ce4-a9a9-82b8c7b1fc18.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın Orlando - II</image:title>
            <image:caption>Ludovico Ariosto (1474-1533): Ünlü İtalyan şair. Hukuk öğrenimi görmüş, kalabalık ailesine bakmak için Ferrara dukalarının yanında çalışmak zorunda kalmıştır. Çağdaşı Machiavelli gibi Hümanizma-Rönesans’ın temelini oluşturan yazarlardan biri olan Ariosto şiirin yanı sıra komedya, hiciv gibi türlerde de eserler vermiştir. Kendisine ölümsüz bir ün kazandıran ve gelmiş geçmiş en büyük şairler arasında anılmasını sağlayan eseri Çılgın Orlando üzerinde neredeyse 30 yıl çalışmıştır. Şair manzum şövalye hikâyelerini ve Şarlman’ın Hristiyanlığı yayma çabasını temel aldığı eserinde ince bir alaycılıkla derin bir insan sevgisini iç içe işler. Yayımlanmasının hemen ardından büyük bir başarı kazanan Çılgın Orlando sadece İtalya’da 154 baskı yapmış, hemen hemen bütün Avrupa dillerine çevrilmiştir. Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nde üç cilt halinde yayımlanacak olan Çılgın Orlando, İtalyanca aslından ve manzum olarak dilimize ilk kez çevrildi. Elinizdeki kitap bu büyük eserin ikinci cildidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123428</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44833688-7782-47f5-9d3f-18d96fd64db7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim İnsanı Gibi Düşün!</image:title>
            <image:caption>Bilim her yerde! 
Temel bilim okuryazarlığı becerileriyle çevrendeki bilime ışık tutmak için bize katıl. 
Bilimsel yöntemi anlamak, sorunları çözmek ve ortaya çıkardığın bilimsel gerçekleri paylaşmak için bilim insanı gibi SORULAR SOR, OKU ve ANLA!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123429</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44f30a49-438d-4ec9-9ab7-124e7880808f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldızlarda Bir Serüven</image:title>
            <image:caption>Vera, yüzünü güldürecek, can sıkıntısını giderecek bir uğraş, fikir, hayal bulmak istiyordu. 
Derken, ormandan gelen sürpriz bir arkadaşla Vera’nın yolu bambaşka bir serüvene uzandı. 
Vera, kalbindeki en büyük dileği keşfedebilecek mi? Yıldızlarda Bir Serüven, hayallerini gerçeğe dönüştürmek isteyen tüm çocukları Vera’nın macerasına davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123430</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06eb5cce-c386-44c1-aed5-8b2a0f380bd6.jpg</image:loc>
            <image:title>Safiye’nin Savaşı</image:title>
            <image:caption>Büyük Paris Camisi’nin korunaklı duvarlarının ardında mutlu bir hayat süren on bir yaşındaki Safiye, Nazilerin Paris’i işgaliyle birlikte savaşın korkunç yüzüyle tanışır. En iyi arkadaşı ailesiyle birlikte şehri terk eder, kuzeni savaşa katılır, komşuları birer birer tutuklanıp götürülür; dükkânları, evleri talan edilir. Safiye bu duruma uzun süre seyirci kalamayacak ve Paris’in yer altı tünellerinden rıhtımlarına kadar uzanan direnişin gizli kahramanlarından biri olacaktır.
İnsan dayanışmasının en güzel örneklerinden biri olarak tarihe geçen, İkinci Dünya Savaşı sırasında yüzlerce Yahudi’nin Büyük Paris Camisi’nde saklanıp kurtarılma hikâyesi, Safiye’nin Savaşı ile gün yüzüne çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123431</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c54e95aa-ab48-42ae-b509-65a40845c156.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Nefes İstanbul</image:title>
            <image:caption>Bu kez seninle İstanbul’u ve İstanbul’daki seni, beni yaşıyoruz. Yolculuğumuzun tanıkları var bu defa. İstanbullular ve İstanbul’da yaşayanlar... Zengini, yoksulu, Kürdü, Alevisi, muhafazakârı marjinali, Ermenisi, Rumu, Musevisi... 
Onlarca renk, onlarca doku... Bu satırlar, bazılarının ütopya dediğinin küçük bir yansımasının, umudunun romanını yaratıyor. Bir arada yaşayabilmenin hikâyesini... 
İstanbul’un sokaklarına karışırken senin, benim, yaşamlarımızın, aşklarımızın, içimizde kalanların, hayallerimizin, korkularımızın, umutlarımızın, yalnızlığımızın, hayat koşuşturmamızın, yeni binyılın insanlarının gel-gitlerinin arasında dolaşıyoruz. 
İstanbul, Türkiye, dünya, “sen”sin, “ben”im, “biz”iz... İnandığım tek gerçek bu. 
İstanbul öyle bir şehir ki; hiçbir kitap seni bu şehir kadar besleyemeyecek, hiçbir müzik ruhunu bu kadar dolduramayacak, hiçbir öğreti sana bu kadar yakın gerçek(çi) gelemeyecek, hiçbir koku bu kadar zihninde yer edemeyecek... Ben sadece bir nefes çektim içime dolu dolu... Şimdi o nefesi, sayfalara bırakıp, seninle paylaşıyorum...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123432</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab84b4fb-daac-4927-822c-ffd4b8343637.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Taarruz</image:title>
            <image:caption>19 Mayıs 1919’da Samsun’da başlayan yolculuk, 9 Eylül 1922’de İzmir’de Büyük Taarruz zaferiyle son bulur. Bu yolculukta, Mustafa Kemal tarihin akışını değiştirir. Ve, bu yolculukta kendi kaderini dokur. Ve O’nun kaderi, Türk Ulusu’nun kaderi olur... O’nun zaferi ise, Türk Ulusu’nun ve bütün mazlum ülkelerin zaferi olur… 
Bu kitapta, Sarışın Kurt’un Büyük İskender, Hannibal, Sezar ve Napolyon’u kıskandıran savaş ustalığını okuyacaksınız. Üç Mustafa’yı; Mustafa Kemal’i, Mustafa Fevzi’yi, Mustafa İsmet’i… 
Ölümden ağır sorumluluk duygusunu, ölü ve yaralılarla dolu savaş meydanını… Endişe de var, göz yaşı da; biraz da tebessüm ve mutluluk… 
Savaşın Ustası, bu Taarruz’da sözünü söyler ve işgalcilerin hayallerini yerle bir eder… 
Ve, Usta Nazım’ın dediği gibi, “Kocatepe’den Afyon Ovası’na atlar…” 
41 yaşındadır. 
Bu zafer, bir son değil yeni bir başlangıçtı. 
Savaşın Ustası, sözünü söylemişti… Söz sırası, Barışın Efendisi’nde… 
Ve asıl savaş şimdi başlıyordu… 
Siz, çocuklarınız ve gelecek kuşaklar için yazılmıştır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123433</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a235368-58cb-47f1-91c8-8d6f02725e1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Denemeye Değer</image:title>
            <image:caption>Sevgimizi birkaç güzel cümle ile ifade etmek yerine neden hemen emojilere sarılıyoruz? İnternette dolaşıp duran yanlış bilgilerin sonu nereye varacak? Popüler kültürün dayattığı güzellik kalıpları algımızı nasıl sınırlıyor? Olasılıklar denizinde hangi sırlar yüzüyor? Yapay zekânın insanlardan daha zeki olabileceğini niçin kabullenemiyoruz? Peki edebiyatın amacı ne? Mavisel Yener bu kitabıyla, gençlere keyifli bir beyin fırtınası yaşatıyor ve düşünce dalgalarıyla savaşmak yerine onlarla dans etmeye çağırıyor. Doğru bilgiye ulaşma yolunda güvenilir kaynaklardan faydalanmanın önemine vurgu yapan Denemeye Değer; pek çok ünlü yazarın, sanatçının ve bilim insanının sözlerine ve klasikleşmiş yapıtlarına da değinerek yeni okumalara kapı aralıyor. Unutmayın, düşüncelerinizi özgürce ifade edebilmek için bile denemeye değer!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123434</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92b233bf-3f57-4c17-9c5e-621f9e5d51ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Ultra İşlenmiş İnsanlar</image:title>
            <image:caption>Sorun sizde değil, yediklerinizde... 
Lezzet ve kıvam artırıcılar, modifiye nişastalar, hidrolize proteinler, guar zamkı, emülgatörler... İnsanlık bir “yeni gıda çağı”na girdi. Tarihte ilk kez aldığımız kalorilerin büyük kısmı yeni bir kaynaktan geliyor: ultra işlenmiş gıdalardan. 
Aklınıza hemen abur cuburlar da gelmesin. Mesele daha fazlası: Ultra işlenmiş gıdalar, kendilerini masum, cazip –hatta faydalı– gösteren ustalıklı etiketleriyle, her gün tabaklarımızda daha çok yer kaplıyor. Ve çok azımızın, paketlere küçücük harflerle eklenmiş onca tuhaf isimli şeyi neden yediğimiz ve sağlığımızın bundan nasıl etkilendiği hakkında bir fikri var. 
Doktor ve biliminsanı Chris van Tulleken, dünyada büyük ses getiren kitabı Ultra İşlenmiş İnsanlar’da, çok sayıda araştırmaya dayanarak –ve kendisinin bizzat katıldığı deneyden de faydalanarak– besleyici olmaktansa aşırı yemeyi teşvik etmek için tasarlanmış bu yeni tip yiyeceklerin beynimizi nasıl manipüle ettiğini, çocuk yaştan bağımlılık yaratıp vücudumuzu yıkıcı bir şekilde etkilediğini, nasıl sorumsuzca ve serbestçe pazarlandığını ortaya koyuyor. Onları iyice tanıyıp, yeme davranışımız ve sağlığımız üzerindeki kontrolü yeniden ele alabilmemiz için bize yol gösteriyor. 
Bu kitap haklarımızla ilgili. Ne yediğimizi, bedenimize ne yaptığını bilme hakkı… ve iyi gıdaya erişebilme hakkı. 
THE TIMES “YILIN EN İYİ BİLİM KİTABI”
AMAZON ve ECONOMIST “YILIN EN İYİ KİTABI”
GOODREADS ve WATERSTONES’ta YILIN EN İYİ KİTABI ÖDÜLÜ FİNALİSTİ 
“Yeme alışkanlıklarınızı değiştirecek.” –The Times
“Bunları herkes duymalı.” –Tim Spector</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123435</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7389fd12-2484-4ce2-9691-3ed144db42e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Mezhepçilik Kültürü</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Lübnanı’na odaklanan Ussama Makdisi mezhepçiliğin İslamın modernliğe gösterdiği tepkilerden biri ya da dinsel gruplar arasındaki toplumsal ve ekonomik eşitsizliklerin sonucu olduğu tezine karşı çıkıyor ve modernliğin tezahürlerinden biri olduğunu gösteriyor. On dokuzuncu yüzyıldaki dinsel şiddet olaylarının, özellikle mezhep temelli seferberlik ve katliamların cemaatler arası çatışma geleneğinin devamı olmadığını, madun toplulukların yeni bir dünya kurulurken verdikleri mücadelelerin karmaşık, çokkatmanlı bir dışavurumu olduğunu savunuyor. 
 
Makdisi’ye göre mezhepçilik dinsel kimliklerin siyasi ve toplumsal amaçlarla seferber edilmesini temsil ediyordu. Tanzimat’la birlikte Avrupalılar Ortadoğu’da varlıklarını daha fazla hissettirmişlerdi; bu da Lübnan’ın dinleri aşan, hiyerarşiye dayalı toplumsal düzenini sarsacaktı. Makdisi Hıristiyanları İslami despotizmden kurtarma fikriyle hareket eden Avrupa sömürgeciliğinin, misyoner heyetlerinin ve Şarkiyatçılığın, ayrıca Osmanlı milliyetçiliğinin ve yerel milliyetçiliğin nasıl farklı anlatılar oluşturduğunu ve bu anlatıları nasıl kendi modernlik görüşleri ve ilerleme projeleri doğrultusunda devreye soktuklarını anlatıyor. 
 
Çok sayıda birincil kaynağa yaslanan kitap, yalnızca Osmanlı modernleşme sürecinde ve Ortadoğu’nun sömürgeleştirilmesi esnasında Lübnan örneğinde yaşananlara değil, yakın geçmiş ya da günümüzdeki potansiyel ve fiili çatışmalara da ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123436</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ffd1e54-35ad-4fc4-8897-152e275ab894.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikoloji İnsan Zihninde Maceralar</image:title>
            <image:caption>Psikoloji: İnsan Zihninde Maceralar insan bilincini derinden inceleyerek hissediş, düşünüş ve davranış biçimlerimizin ardındaki gizli nedenlere ışık tutuyor. Sekiz büyüleyici bölümden oluşan kitap aşık olmanın gerçek nedenlerinden iyi bir gece uykusunun ardındaki bilime dek her şeyi kapsıyor: Algı, biliş, bellek, duygulanım, kişilik, toplumsal benlik, stres ve uyku konularını ilgili alt başlıklarla etraflıca inceleyen kitap, popüler psikoloji alanında yıllardır önemli yayınlara katkıda bulunan uzman psikologlar Christian Jarrett ve Joannah Ginsburg tarafından kaleme alındı. Psikoloji ve insan zihnine merak salan herkesi hedefleyen kitap genç yetişkinlerden itibaren her yaş ve okur grubunu hedefliyor ve keyifli bir okuma için psikoloji hakkında herhangi bir bilgi sahibi olmayı da gerektirmiyor; alt başlıklar içinde birçok konuyu eğlenceli, ilgi çekici bir dille ele alıyor, gerçek yaşamdan aydınlatıcı örnekler veriyor, çığır açan psikologları tanıtıyor ve zihninizin çalışma biçimini açığa çıkaran bolca egzersiz, deney ve test sunuyor. Ele anılan konular hakkında ufkunu genişletmek isteyenler için, kitap sonunda ayrıntılı bir bibliyografya da içeren Psikoloji: İnsan Zihnindeki Maceralar okurları zihnin hayret verici manzarası boyunca bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123437</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c6b1bb1-5fea-45d9-a1cf-c949342ba620.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefe Ahlaktan Metafiziğe: Bilgelik ve Gerçeklikte Maceralar</image:title>
            <image:caption>Felsefeci yazar Michael Picard’ın kaleme aldığı Felsefe - Ahlaktan Metafiziğe: Bilgelik ve Gerçeklikte Maceralar felsefeye hızlı, zihin açıcı ve aydınlatıcı bir giriş yapmak isteyenlere epistemoloji, etik, metafizik ve mantık hakkındaki farklı görüşleri ve bilginin temellerini sorgulamayı sağlayacak birçok içgörü sunuyor. Yazarın mizahi fakat sade dili okurları en derin sorularla tanıştırarak soyut kavramları gündelik yaşamın birçok önemli meselesine bağlıyor. En büyük akılları meşgul etmiş felsefi sorular, fikirlerimizin tutarsızlıklarını ortaya çıkaran bilmeceler, çözülemez mantıksal paradokslar ve bizi inançlarımızın sonuçlarıyla yüzleşmeye zorlayan ahlaki ikilemler bu kitapta düşünce deneyleri, mantık soruları ve egzersizler eşliğinde zengin bir içerik hâlinde yer alıyor. Felsefenin tarihsel gelişimi yanı sıra bilginin ve düşüncenin gidişatını değiştirmiş Doğulu ve Batılı filozofları da tanıtan kitap, ele alınan konular hakkında kendini geliştirmek isteyenler için ayrıntılı bir bibliyografya sunuyor ve felsefeye başlangıç yapmak isteyen yetişkinlerin yanı sıra genç yetişkinler arasında da düşünce ve diyaloğa ilham kaynağı olmaya aday.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123438</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59082d28-ab60-4c3d-bbcc-62358158e1af.jpg</image:loc>
            <image:title>Merdiven Altı Terapi</image:title>
            <image:caption>“Ne zaman söylediğim şeylerin birilerini rahatsız etmesinden endişelensem, aklıma o ressamın yüzü geliyor. ‘Rahatsız etmek benim görevim,’ diyorum kendime. Platon’un Sokrates’in Savunması’nda dediği gibi: ‘Ben Tanrı tarafından bu devlete gönderilmiş bir at sineğiyim ve bu devlet koca cüssesi nedeniyle yavaş hareket eden, canlanması gereken bir attır. Ben de Tanrı’nın bu devlete musallat ettiği bir at sineği gibi bütün gün her yerde sizi uyandırıyorum, hareketlendiriyorum, azarlıyorum ve ikna ediyorum. Ve eğer Tanrı sizi düşünerek bir at sineği daha göndermezse, hayatınızın geri kalanını uyuyarak geçirirsiniz.’ Sokrates gibi, o ressam gibi ve bu dünyaya musallat olan daha nicesi gibi ben de bu toplum için bir at sineği olmayı kendime görev edindim. Kıçınızın dibinden ayrılmadan vızıldayacağım, sizi rahatsız edeceğim ama sonuçta zihninizdeki bazı kalıplaşmış fikirlere çomak soktuğum için düşünmek zorunda kalacaksınız. Ve birileri –kendilerini bu zahmete soktuğum için bana müthiş bir öfke duysalar da– değişecek...” Merdiven Altı Terapi, kendi varlığını küçülte küçülte, Kafka’nın Dönüşüm hikâyesindeki gibi, bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında kendisini devasa bir ütü masasına dönüşmüş olarak bulan bir kadının, Orta Doğu’ya inat, hayatı yaşama ve anlamlandırma hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123439</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e71e652-187b-4bf1-bf23-446615a1ad5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıltepe – Mahalle Serisi 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kızıltepe – Mahalle Serisi 1 (Ciltli)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123440</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/feda4ecf-feaf-450f-befa-dcafdd876349.jpg</image:loc>
            <image:title>Akademi</image:title>
            <image:caption>Amerika’nın küçük bir kasabasında doğup büyüyen on iki yaşın­daki Leo’nun en büyük hayali bir gün profesyonel bir futbolcu ol­maktır ama bu hayalini nasıl gerçekleştireceğine dair bir fikri yok­tur. Derken bir gün bir yetenek avcısı tesadüfen Leo’nun oynadığı futbol maçını izleyip onu Londra Ejderhaları Gençlik Kampı’na da­vet eder. Leo bu bir aylık zorlu kamp eğitimini başarıyla tamamlarsa Akademi’ye girmeye hak kazanacak ve profesyonel bir futbol­cu olma yolunda dev bir adım atacaktır. Daha önce hiç okyanusu görmemiş, hatta uçağa bile binmemiş olan Leo bu büyük macera için Londra’nın yolunu tutar. Ama işi hiç de kolay değildir. Çünkü dünyanın en yetenekli iki yüz genç oyuncusunun arasından sadece on bir tanesi Akademi’ye girmeye hak kazanacaktır. Onu burada yepyeni fırsatların ve dostlukların yanında zorluklar ve engeller de beklemektedir. Acaba kendi kasabasında bir yıldız olan Leo, iki yüz genç yeteneğin arasında kendini kanıtlayıp rüyalarını süsleyen Akademi’ye girebilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123441</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3969596-02f3-40a2-934c-43a1de494d40.jpg</image:loc>
            <image:title>Yavru Adında Bir Sokak Köpeği</image:title>
            <image:caption>Köpek ile insanoğlu arasında özel bir bağ vardır. Asla koparılmaması gereken bir bağ...
 
Çocuk dostundan koparılıp sokağa terk edilen Yavru, artık bir yuvası olmadığını anlayınca kaderine boyun eğer. O artık bir sokak köpeğidir. Kendisi gibi terk edilmiş diğer sokak köpeklerinin desteğiyle ve bir gün çocuk dostuna kavuşma umuduyla hayata tutunur. Ama zaman geçtikçe umutları azalıp tükenmeye yüz tutar,  insanoğlunun kendisine  sevgi ve sadakatle rehberlik eden köpeklere yaptıklarını gördükçe insanlığa inancını yitirir. Acaba çocuk dostuyla aralarındaki o eşsiz sevgi bağı onları bir gün yine bir araya getirebilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123442</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a342cc66-7ccc-4bb4-be23-714bcd8ac41e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hepimiz Gökyüzü Olmak İstedik 4 – Efsaneler ve Lanetler (Ciltli-Kutulu)</image:title>
            <image:caption>KUTU İÇERİĞİ 
Ciltli kitap 
3 Adet Şömiz 
Ayraç 
1 Adet Karakter Kartı 
1 Adet Poster 
 
Hazinesi ol okyanusun! 
 
Tanrıçalar, düelloları hepsinin sonunu getirecek bir oyuna çevirdiğinde, kılıçların yanı sıra aklın ve iradenin çarpıştığı bir ölüm dansı başlar. Sınırların ötesinden gelenler, lordları ve vârisleri yerinden etmek için kan dökmeye hazır. Su Krallığı kayıp uygarlığı ve tahtını geri istiyor. Nova kapıyı açmak istiyorsa zor bir seçim yapmalı. Ateş Krallığı harlanırken Hava Krallığı’ndan gelen beklenmedik haber mücadelenin seyrini değiştirir. İsyan etmek için an kollayan Toprak Krallığı boyun eğmemekte kararlı. Arenada, suların altında, aklında ve kalbinde herkesi kurtarmaya çalışan Nova, ilk ve son savaşı için tüm gücünü kullanmak ve kim olduğunu kabul etmek zorunda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123443</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fa169f5-0c3b-4c5d-aa20-49981ae42f77.jpg</image:loc>
            <image:title>Alman Erkekler ve Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Bazı savaşlar hiç bitmez. Bazı deneyimler aktarılabilir ve aktarılmalıdır. Janus’un iki yüzü varsa, geçmişe bakan gözü karadır. Mektup gibi şiir de, hayata veda ederken bile, geçmişten bir şeyler kurtarır. (Bazı insanların eskiden hatırlanır gibi olması ya da bazı şiirlerin anlamına çok sonra rastlaması bu nedenledir.) Bu bir süreçtir ve yazıldığı anda başlar. Farkına varılması zaman alabilir. Yanıtlar zaman alır. Bu arada iklim değişir, insanlar değişir. Arzu baki kalır ve sahibinin ya da bir başkasının kulağına fısıldar: “Toprak soğuk mu? / Hemderdim hem hicranım / Çiçek adı ya!” 
  Walter Benjamin’in derlediği bir dizi Almanca mektup ilk kez Nisan 1931 ile Mayıs 1932 arasında Frankfurter Zeitung’ta tefrika edildi. “Burjuvazinin Avrupa’daki altın çağı olan 1783-1883 dönemine” ait bu mektuplar, Benjamin’in seçkinin bütünü için yazdığı önsözün yanı sıra her mektup için kaleme aldığı kısa giriş yazılarıyla birlikte, Kasım 1936’da İsviçre’de, Vita Nova Yayınevi tarafından Deutsche Menschen adıyla kitaplaştırıldı. “Kitapta, seçkinin içeriğinde bulunması olası herhangi bir siyasi direniş ipucunu kamufle etmek için özel önlemlere yer verilmişti: Benjamin’in 1933’ten beri en sık kullandığı Hint-Avrupalı takma adın [Detlef Holz] ve kulağa vatansever gelen başlığın yanı sıra, kapakta Gotik yazı tipi kullanıldı. Adorno, ilk sayfasından son sayfasına bir gecede okuduğu ‘kitabın kederli tonundan’ çok etkilenmiştir; bir ‘edebiyat kuyumcusunun eseri’ olarak nitelendirilen kitap baştan sona o denli kederlidir ki, Alman Erkekler ve Kadınlar’ın Alman Yas Oyununun Kökeni’nin devamı olduğu düşünülebilir. Her iki metin de özünde, Benjamin’in Nietzsche’den esinlendiği erken dönem çalışmalarına kadar uzanan bir ‘şimdiki zamanda metafizik tarih’ teorisini ifade eder. Mektup kitabı, Benjamin’in belirli tarihsel dönemlerin nesnel yapılarla bağlantılı (yani zamansal olarak uzak çağların yine de eşzamanlı) olduğunu kanıtlayabilecek ‘tarihsel bir dizinin’ var olduğu fikrini rafine ettiği bir zamanda derlenmiştir.” 
  Kendi hayatıyla birlikte düşünüldüğünde yer yer daha bir efkârlı ve her zamanki özgün yorumlarıyla çok daha şaşırtıcı olan Alman Erkekler ve Kadınlar, Walter Benjamin’den okunabilecek en farklı kitap olmaya aday.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123444</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce0c2f88-bedd-48a9-95d3-614f38a4ad8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabahattin Ali Ajandası 2025</image:title>
            <image:caption>Cem Yayınevi’nin 2025 Ajandası, Sabahattin Ali üzerine kuruldu. Ali, pek çok açıdan Türk edebiyatının temel taşlarından biridir. Yazdıkları, çevirdikleri, fikren yakın arkadaşları tarafından bile yadırganan yaşam tarzı ve trajik ölümüyle günümüze etkileri sürmektedir. Türk edebiyatının mezarsız ölüsüdür. Anısına Kırklareli dağlarına konulan taş bile simgeseldir, çünkü nerede öldürüldüğü de nereye gömüldüğü de hâlâ açığa çıkmamıştır. Yazarlığından önce öğretmendir. Edebiyatın hemen her dalında yazmış, öncülük etmiş, esin vermiştir. Ayrıca müthiş bir siyasal eleştirmen ve polemikçidir. Markopaşa başta olmak üzere dergilerde yazdıkları, ne yazık ki günümüzde bile geçerliliğini korur. “Kökü dışarıda” suçlamasının yöneltildiği ilk yazar olarak, başka bir açıdan da tarihimize geçmiştir. Ajandayı hazırlarken Sabahattin Ali’nin sağlığında yayınladıklarıyla sınırlı kaldık. Elbette siyasi yazıları ve dergilerin o dönemdeki adıyla “anketlerine” verdiği yanıtlardan da örnekler aldık. Seksenli yıllarda Sabahattin Ali’nin toplu eserlerini Cem Yayınevi için hazırlayan Atilla Özkırımlı’yı ve bu yıl kaybettiğimiz, Kutup Yıldızımız Mehmet Ali Uğur’u saygıyla anıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123445</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/955c0eae-bdc9-4306-b603-db8dc96a9bc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Nörosinema</image:title>
            <image:caption>Nörosinema öyle görünüyor ki sinemanın popüler tartışma alanlarından birisi haline gelecek. Aslında sinemanın icadından bugüne sinema ve zihnin işlevleri ile ilgili farklı çalışmalar mevcuttur. Bergson, Russell ve Deleuze zihnin işlevleri ile sinema arasındaki ilişkiye odaklanan felsefi sorular ve cevaplar üretmişlerdir. Hitchcock’un filmleri bu sorulara yeni sorular ekleyen ilham verici filmler olmuştur. Kurosawa’nın Rashamon ve Ran filminden söz etmeden de geçemeyiz. Bugün iseNolan’ın filmleri nörosinemayı tartışmak için araştırmacılara cesaret vermektedir. Kuşkusuz nörosinema sadece burada sözü edilen yönetmen ve filmlerle sınırlı değildir. 
Nörobilimci Uri Hasson ve ekibinin film izlerken beynimiz nasıl etkileniyor ve aynı filmi izleyen insanların aynı sahneler ile ilgili tepkileri nelerdir sorusu, nörosinemanın fitilini ateşlemiştir. Sinemanın bugüne kadar karanlıkta kalan alanına dair basit ama heyecan verici olan filmleri izlerken beynimizde neler oluyor ise bir diğer sorudur. Henüz yeni bir çalışma alanı olan nörosinema, etki alanı geniş bir tartışmayı başlatmış görünüyor. Bu kitap, söz konusu tartışmayı güçlendirecek bir perspektifle alanla ilgili giriş metni niteliğinde hazırlanmış olup konuya ilişkin alandaki boşluğu dolduracak niteliktedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123448</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a5442ba-8ceb-44e1-84bb-031973db9d41.jpg</image:loc>
            <image:title>Soru Soran Soru</image:title>
            <image:caption>Soru hızlıca düşmüş yola, 
Her sorunun bir cevabı var mı acaba? Derinliklerin içine, dalmış ormana. Merakla bakmış etrafına! 
Soru sormak ne güzelmiş, Sormadan da edemezmiş! 
Bazen cevaplanırmış her soru, Bazen cevapsız kalırmış gizemlerle dolu! 
Peki, kimler çıkmış dersin karşısına? Kim bilir, ne çok cevap almış arkasına? Var mısın So- ru’nun sorularını duymaya?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123449</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62f7e222-cf9c-49da-a35f-f091ae5b5276.jpg</image:loc>
            <image:title>Dışarı’daki Kız 4</image:title>
            <image:caption>ÖLÜMDEN BETER BİR KADER 
 
Shiva söylediği yalanın neden olduğu felaketle sarsılır. Canavara dönüşen Shiva’nın teyzesini yanında getiren Doktor’un duyduğu şeyler inanması zor gerçeklerdir. 
 
Doktor genç kıza dayatılan kaderin ağırlığını taşırken, bir Dışarılıya dönüşen teyzesi de değişmeye devam eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123450</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a2d6afa-19c4-4c36-923e-06a9e1d63c18.jpg</image:loc>
            <image:title>Asiller 3</image:title>
            <image:caption>İnsanoğlu adeta değişti...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123451</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62927581-f623-4549-94d4-7c9548f9a4b6.jpg</image:loc>
            <image:title>İkinci El Kimono Dükkanı</image:title>
            <image:caption>İkinci el bir giyim mağazasının sessiz ortamı... 
 
Eski kumaş ve ahşap kokusu, yerde geleneksel bir minder... Her şey sıradan görünse de tek bir çekmecenin açılmasıyla hissedilen huzur bozulur... 
 
Kendini yalnızca büyükannesinin ikinci el kimono dükkânında evinde hisseden lise öğrencisi Suzu’nun sakin ve huzurlu hayatı, dükkânda duyduğu durmak bilmez zil sesiyle yerini gizemli bir yolculuğa bırakır... 
 
Suzu, daha önce dükkânda hiç görmediği eski bir tilki maskesini taktığında kendini bambaşka bir dünyada bulur. Tedavisi olmayan bir hastalıktan dolayı sayılı günleri kalan büyükannesini sağlığına kavuşturmak ve kendisiyle ilgili gerçekleri öğrenmek için bu dünyada bir arayışa çıkan Suzu, hem zamanla yarışmak hem de bu gizemli dünyayı keşfetmek zorundadır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123452</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2fff5c5-4751-40df-9ccc-1c6fcc316326.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıfır Kilometre Film Özel Baskı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Tüm bu belirsizliklerin ortasında emin olduğum bir şey vardı: O buradaydı ve artık yıldızlarla doluydu üstümüzü kaplayan bu gökyüzü... Her ne olursa olsun, her nasıl olursa olsun.” 
 
Birbirimizi uzaktan uzağa sevmek bir göldü, 
biz de o göle atlayan iki balıktık. 
O ufacık gölün içerisinde birbirimizi bulduk ve 
hiç kaybetmeyiz sandık. 
Oysa hiçbir şey sandığımız kadar kolay olmadı. 
Yan yana olmak koskoca bir denizdi ve 
biz bu denizde birbirimizi kaybettik.  
Binlerce kilometreyi aştık, birbirimize geldik. 
Oysa şimdi her zamankinden zor bir savaş bekliyor bizi, 
buram buram hissediyorum bunu. 
Sonra kulaklığımı takıyorum, telefonumu atıyorum cebime, kendi kendime fısıldamaya başlıyorum içimden… 
“Işıklar sana evinin yolunu gösterecek…”  
Bir kez daha tekrar ediyorum: 
“Işıklar sana evinin yolunu gösterecek…”  
Sonra bir kez daha… 
“Işıklar sana evinin yolunu gösterecek…” 
Ben İzmir ve bu benim evimi bulma hikâyem.  
 
İzmir ve Ege&apos;nin ışıklarla dolu karanlık dünyalarının hikâyesi devam ediyor... Üstelik aralarındaki mesafe artık sıfır kilometre!  
Işıklarınızı yeniden yakmaya geliyoruz, hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123453</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a30dac1-c851-4cb2-a295-7dbd31b50a62.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalk, Çalış, Başarısız Ol!</image:title>
            <image:caption>İLK KEZ GERÇEKLERİ DUYACAKSIN! 
PEKİ BUNA HAZIR MISIN? 
 
“Bu kitabı satın alıp, almamak arasında gidip geliyorsunuz. Kararınızı daha sağlıklı 
vermek umuduyla bir de kitabın arka kapağında yazanlara bakmak istediniz… 
Bu kitabı satın alıp almamaya ilişkin birkaç saniye içerisinde vereceğiniz karar, 
hayatınızda bir dönüm noktası olacak. Bu kitap bugüne kadar sizlerden saklanan tüm 
gerçekleri yüzünüze çarpacak. Bugüne kadar nasıl da gözlerinizin içine baka baka yalanlar 
söylendiğini göreceksiniz. Bugüne kadar ömrünüzü nasıl da bir aldatmaca içinde yaşadığınızı 
anlayacaksınız. Bu kitabı okuduktan sonra daha güzel bir hayatınızın olacağı iddiasında 
değilim. Ancak tüm hayal kırıklıklarınızı anlamlandırabilecek ve yeni hayatınızı artık 
gerçeklerin üzerinde inşa edebileceksiniz. 
Şimdiden uyarayım, gerçekler canınızı çok acıtacak. Tüm hayalleriniz ve umutlarınız 
yerle bir olacak ama sonra daha sağlam bir şekilde tekrar yeşerecekler. Eğer gerçeklerin 
acımasızlığı ile yüzleşmeye hazır değilseniz hemen yan tarafta duran birbirinin benzeri 
binlerce klasik gelişim kitaplarından birini alın lütfen. 
Şimdi hazırsanız, emniyet kemerinizi bağlayın ve koltuklarınızı dik konuma getirin. 
Çünkü hayatınızda ilk kez gerçeklerin türbülansına gireceksiniz ve uçuşunuz ekonomi sınıfı.” 
Prof. Dr. Behçet Yalın Özkara</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123454</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/336c6f6a-d8b0-45b3-95a0-5db772bea11b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeraltında Üç Çocuk</image:title>
            <image:caption>Yaşadıklarımız her çocuğun başına gelecek türden basit bir kaybolma değildi. 
Kaybolduğumuz yer, toprağın metrelerce altıydı. Ürkütücü olan buydu. Yeryüzüne çıkmayı başaramazsak kimse başımıza ne geldiğini, neden geldiğini öğrenemeyebilirdi. Belki de bizi hiç bulamazlardı. 
 
 
Üç arkadaş, sadece bir doğa yürüyüşü yapmak istemişti. Ancak verdikleri yanlış bir karar, hayallerinin ötesinde bir maceraya dönüştü. 
  Fatma KILIÇ’ın kaleminden arkadaşlık, dayanışma ve empati üzerine harika bir roman…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123455</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/828e61a2-a11c-4fd1-94dd-a131f738da81.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnız Çocuklar Kenti</image:title>
            <image:caption>Kentin içine doğru yavaş yavaş yürürken bir gökkuşağı görüyorum. Renkleri ne kadar canlı ve büyüleyici. Birden kendi kendimi ikna etmeye çalışırken buluyorum. 
En güzeli turuncu. Hayır, hayır yeşil. Aaaa! O da ne? Gördüğüm bir gökkuşağı değil, onun renkleriyle boyanmış yüzlerce ev. 
Fatma KILIÇ, çocukların hayal dünyasına yeni bir boyut katıyor. Hayallerinizin ötesinde, rengârenk bir kentte gezmek istemez misiniz? 
Burada her şey çocuklar için. Her şey onlara özel. 
  Artık yalnızlık o kadar da sıkıcı değil.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123456</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90a62811-e9a6-4b86-9efb-21c51c7ffca5.jpg</image:loc>
            <image:title>İşimde İz Bırakanlar</image:title>
            <image:caption>Tam on yedi yıldır devam eden fizyoterapistlik mesleği… 
 
Farklı kurumlar, farklı servisler, farklı tedaviler, farklı hastalar, farklı hikâyeler… 
 
Mesleğini özveriyle devam ettirirken Şule ANIL SONKAYA da dönüşüyor ve gelişiyor “iz bırakanlar” ile beraber. 
Geriye, kimi zaman gülümseten, kimi zaman hüzünlendiren anılar kalıyor. Yıllar içinde kazandığı edebiyatçı ruhu ve bakış açısıyla dokunduğu hastalarını, fizyoterapist olarak tedavi ederken, her iki eğitiminin de mesleğinde harmanlandığını hissediyor. 
 
 
Ortaya “iz bırakanlar” olmanın da ötesinde, herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği, bu derin satırlar çıkıyor. 
  “Yüzleşmek, kaçmaktan çok daha iyi olsa da her zaman yapılabilmesi mümkün olamayabilir. Ama bir defa yüzleşmeyi başarabilmek, o acının üstesinden tepe tepe gelmek demektir. Hatta sahibi, bu gücün farkında olmasa bile...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123457</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ff61a18-d4b1-4873-af0e-829844faf2b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Dili (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>CLEO TATLI MI TATLI BIR KEDİ. 
Ama kendine özgü bir tavrı var ve bunu göstermekten çekinmiyor! Mesela eve ne zaman biri gelse Cleo odadan çıkıp gidiyor. Annem onu azarlasa da mobilyaları tırmalamaktan hoşlanıyor. Bir de gidip babamın en sevdiği koltuğa kuruluyor. Ama her şeye rağmen o, tanıdığım en özel kedi. Üstelik konuşabiliyor. Bir insanla hayvanın arasındaki benzersiz sevgi dilini!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123458</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75241162-a40f-4a8f-b7fd-36261898a1a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bülbül Kapanı 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Dikenlerimi gövdeme çekip kendi bağrıma batırdım. Onun için yakmayı değil yanmayı seçtim.” 
 
Timur Tönge; elleri kanla doğan, karanlık geçmişinden ve lanetinden kaçmak için sessizliğe bürünmüş şanlı bir Türk askeridir. Önüne bırakılan dosyada tek bir görev vardır: Ülkenin en tehlikeli mafyası Kenan Kralşan’ın inine sızmak ve onu yok etmek. 
 
Bu görevin sandığı kadar basit olmayacağını sızdığı inde umutla ona tutunan bir kadının varlığı ile anlayacaktır. Adı ölüme eş; Ahuzar. 
 
 Ancak aşk beklenmedik bir şiddetle yüreklerine değdiğinde, geçmişin yükleri, kan, acı ve gözyaşı ile örülmüş bu kapanı yıkmak ve hapsoldukları cehennemden çıkmak düşündükleri kadar kolay olmayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123459</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b9572e6-4226-477b-a789-0e2e9332d9d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bülbül Kapanı 1 Hediyeli Özel Kutu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İçindekiler: 
 
- Bülbül Kapanı 1 (Ciltli) 
- Özel Tasarım Kartpostal (1 Adet) 
- Hologramlı Özel Kesim Ayraç 
-Karakter Tanıtım Kartları (2 Adet) 
-Özel Tasarım Poster 
- Defter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123460</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65c7fc3b-1913-48e3-a4c9-0a203a474e79.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Mücadele’de Yeşil Ordu Cemiyeti</image:title>
            <image:caption>Millî Mücadele Anadolu’sunun ilk Marksist teşkilatı olan Yeşil Ordu Cemiyeti&apos;nin, Türk siyasi yaşamında özel bir yeri vardır; zira Millî Mücadele&apos;nin olağanüstü koşullarını çok iyi değerlendiren bu illegal cemiyet, siyasi iktidarı ele geçirme yolunda en fazla mesafe kat eden ilk Marksist teşkilat olarak bilinmektedir. 
   Millî Mücadele döneminin ideolojik cephesini ilgilendiren Yeşil Ordu Cemiyeti, öneminin aksine, yakın siyasi tarihimizin en az bilinen, en az araştırılan, dolayısıyla en karanlıkta kalmış konuları arasındadır. Marksist niteliğine rağmen günümüz Marksist araştırmacılarının bile ilgi alanı dışında kalan Yeşil Ordu Cemiyeti, dönemin ideolojik mücadeleleri ile ilgili çalışma yapacaklar için el değmemiş bir alan sayılabilir.    Millî Mücadele’de Yeşil Ordu Cemiyeti adlı elinizdeki çalışma döneminin ideolojik mücadelelerine ışık tutarak bu alanda büyük bir boşluğu doldurmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123461</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c5efa7b-6212-49ca-b2a1-cc6f6e32bfba.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldıza Dokunmak</image:title>
            <image:caption>Bir sabah hafızanızda büyük bir boşlukla uyandığınızı hayal edin… 
 
Ece için hayat artık geri dönülmez bir yolculuğa dönüşmüştür. Onun için hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Anımsadığı tek şey annesidir. Anıları silinmiş, annesinin izleri sonsuz karanlıkta kaybolmuştur. Ece, annesinin izini sürerken kendini zamanın gölgeli geçitlerinde ve karanlık sırlarla dolu bir kaçışın içinde bulur. Bu süre içerisinde tek güvendiği ve destekçisi olan sevgilisi Çağatay’dır. Giderek büyüyen sırrın derinliklerinde ikisi birden kaybolmak üzeredir. Gerçekliğin ve yaşamın sınırlarında yaşanan bu yolculukta aşk ve tehlike iç içedir. 
 
Sezin Karameşe yeni romanı Yıldıza Dokunmak ile okuru, kayıp anılarla imkânsız seçimlerin yer aldığı ve aşkın sınandığı bir serüvene davet ediyor. Hayal ve gerçek, yin-yang misali bir bütünlüğe kavuşuyor. 
 
Geçmişin Gölgelerinden Kaçmak Mümkün Müydü? 
Gerçek Dün Müydü, Bugün Müydü?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123462</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2140f8a-4872-42bf-9894-c549c5270d34.jpg</image:loc>
            <image:title>Drakula (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İlk defa 1897’de yayımlanan Drakula, gotik korku edebiyatının başyapıtı ve popüler kültürün en önemli ikonlarından biri olarak dünya edebiyatının ölümsüz verimleri arasında yerini alalı yüz yıldan fazla zaman geçti. Bram Stoker’ın endüstri çağının içine yerleştirdiği feodal bir kan içici derebeyinin gizemli, doğaüstü, açıklanamaz kötülüğüne karşı mücadele veren modern dünyanın temsilcisi bir grup insanın hikâyesini mektup-roman türünün parlak bir örneği içinde sunan eser, vampir mitinin en kalıcı unsurlarının yaygınlaşmasında da önemli bir role sahiptir. Eski dünyaya ait bir figür olarak Kont Drakula’nın kendi toprağı içinde Transilvanya’dan Whitby kıyıları yoluyla İngiltere’ye ve mülkiyet anlaşmalarıyla modern toplumun gümrahına ulaşıp bir salgın nüvesi oluşturmak üzere Viktorya çağının tüm değerlerine düşürdüğü gölge, çağdaş dünyanın en aşina arketipi olarak büyümeye devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123463</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da86ba31-6c32-46e1-b270-7ffdc67e3978.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa Mektupları</image:title>
            <image:caption>Elinizde tuttuğunuz Avrupa Mektupları, Şark katarı ile 3 Eylül 1915’te yolculuğa çıkan Cenap Şahabettin’in Bulgaristan, Romanya, Macaristan, Çekoslovakya, Avusturya ve Almanya güzergâhını takip ederek yaptığı seyahatin notlarıdır. I. Dünya Savaşı’nın bütün şiddeti ile devam ettiği yıllarda ittifakın en güçlü unsuru olan Almanya’yı yakından tanımak ve Osmanlının içinde bulunduğu grubun gücünü göstererek yurt içindeki motivasyonu yükseltmek amacıyla yapıldığı anlaşılan bu seyahatte yolculuğun amacına uygun olarak büyük oranda Almanya’dan söz edilir. Cenap Bey’e göre Almanya dört odalı bir dairedir: mektep, kışla, fabrika, banka. Bu dört oda birbirine açılır ve birbiri için çalışır ve hepsinin müdürü ise bilimdir. Kitabın yarıdan fazlasını oluşturan Almanya’ya dair mektuplarda Alman halkının iş ahlakından, dayanışma ve yardımlaşma gayretlerinden, paylaşımcılıklarından, kurallara sıkı sıkıya bağlılıklarından söz edildiği gibi Alman mimarisi, sanatı ve felsefesine dair de birçok ayrıntı verilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123464</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae621113-03c0-4bed-89d9-e29f0dae7f40.jpg</image:loc>
            <image:title>Körebe</image:title>
            <image:caption>İlk kitabı Eşikte ile gidenlerin hikâyelerini anlatan Metin Özdemir, yeni kitabı Körebe’de kalmayı seçenlerin, terk edilenlerin ya da yaşam sahnesinde kaybolup gidenlerin öykülerine odaklanıyor. 
Çocukluğun saf dünyası ile büyüklerin karmaşık dünyası oyun düzleminde buluşuyor. Oyun ve gerçekliğin sınırları kaybolurken her şey oyunun bir parçası, bir göstergesi hâline geliyor; kahramanlar da hayat denilen büyük oyunun trajik oyuncuları. 
Körebe, okuyucuyu hayatın oyunbaz yönlerini keşfetmeye davet ederken kaçınılmaz olarak şu sorularla yüzleştiriyor: Oyun nerede başlıyor, nerede bitiyor? Oyunda mıyım yoksa oyunun dışında mı? 
Bir şeyi çok isteyip ona uzandığımda; kaybetme kaygısıyla baş etmem gerekiyor. Fakat istememek de elde edildiğindeki doyumdan vazgeçmek anlamına geliyor. Öte yandan bir şey elde edildiğinde zaten yitirilmiş olmuyor mu? Bilemiyorum. Asla oyuna girmeme yetecek kadar koz tutmamaya çalışıyorum elimde, tutsam bile sanki hayatımı ortaya koyuyormuşçasına zamanı gelmeden önce sürmekten korkuyor ve eylemsizlikle çıkabiliyorum bu kaostan. Duygularımın felç olduğu bir eylemsizlik!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123465</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75d0fce0-06f8-4560-a565-f07a394d5c32.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’da Eğitim</image:title>
            <image:caption>“Osmanlı’da Eğitim” denildiğinde; kafalarda oluşan tasavvurların ötesinde bir dolu soruya cevap bulmak, eğitimin ve öğrenimin muhteviyatına dalmak ve belki de yeni sorular sormak... 
Suyun kenarında hakikati arayan mistik bir filozof misali, “Osmanlı’da Eğitim”in hakikatine varmaya doğru yol almak... 
Adına “hakikat” denilen temel olgunun peşine düşmek... 
Özetle; eserimizde salt bir eğitim hayatını, ansiklopedik bilgilerin muhtevasını ve kronolojik ders sistemini değil eğitimin rikabındaki en hassas konuları, kalbe dokunacak detayları, en sert ama geleceği inşa edecek uygulamaları bulacak; akıllı tahtalardan rahleye, tahta sıralardan is mürekkebine, fakültelerden medreselere hasılı günümüzden geçmişe doğru bir yolculuğa çıkacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123466</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44a386dd-ea30-471d-943a-1550327f5869.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamak Benim de Hakkım</image:title>
            <image:caption>Şans&apos;ın dilinden bir yaşam hakkı hikâyesi. 
Bu dünyada sadece insanların değil, tüm canlıların koşulsuz yaşam hakkı vardır. 
Şans, bu yaşam hakkını çocuklar için anlatıyor. 
Haydi, hep birlikte bu sese kulak verelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123467</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5e34154-75b3-49c4-90fc-dc6d9dc5f27d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin Mutfağı</image:title>
            <image:caption>Çin mutfağının kökleri binlerce yıl öncesine, bu muazzam toprakların bereketli vadilerine, zengin dağlarına ve sınırsız tarım alanlarına dayanmaktadır. Dünyanın en eski medeniyetlerinden biri olan Çin, tarihsel süreç içinde zengin bir yemek kültürüne ev sahipliği yapmıştır. MÖ 5000’lere giden bu koca zaman diliminde, Çin toprakları, Doğu Asya’nın geniş ve çeşitli iklim koşullarının etkisi altında kalmış, bu da tarımın ve hayvancılığın farklı biçimlerde gelişmesine olanak tanımıştır. 
Pirinç, buğday ve arpa gibi temel tahılların yanı sıra, brokoli, biber ve soya fasulyesi gibi sebzelerin kökenleri, bu topraklarda şekillenmiştir. Hayvancılık ise özellikle domuz, sığır ve tavuk yetiştiriciğiyle yoğunluk kazanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123468</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33bab788-6f76-4f0e-8c01-28e8b6f00ef8.jpg</image:loc>
            <image:title>Japon Mutfağı</image:title>
            <image:caption>20. yüzyılın sonlarına d oğru Japon mutfağı, uluslararası bir fenomen haline geldi. Sushi barlar, ramen dükkânları ve izakayalar dünya genelinde yaygınlaştı. 
Aynı zamanda Japon şefler, dünya mutfaklarıyla Japon mutfağını harmanlayarak farklı fusion tarzlarını ortaya çıkardılar. 
Japon mutfağı tarih boyunca hem kendi iç dinamikleriyle hem de dış etkilerle sürekli bir evrim geçirmiştir. 
Bu evrim, Japonya’nın zengin ve çeşitli yemek kültürünü bugün dünya genelinde sevilen ve saygın bir konuma getirmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123469</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2df1350-5bb4-4cc6-b5b5-9d9ce0113c6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğer Uçup Gitmediysen</image:title>
            <image:caption>“Şimdi böyle konuşuyorum ama aslında uzun zamandır konuşmamış biriyim, en azından sesli olarak ya da en azından birine karşı. Cümlelerim geldiği anlamlardan farklı şeyler ifade ediyor olabilir. Biraz içmişim seni beklerken. Seni beklediğimi bilmediğimden biraz içmişim. Bir kitaba ortadan başlayıp tersine okuyorum sanki ama inandığım şeyler bunlarken başka türlü de konuşamam, anlıyor musun? Madem alışılmadık bir geceye misafiriz laf nereden gelirse o tarafa savurayım cümlelerimi…” 
 
Tomurcuklanan yağmur damlalarının bir intihar gibi düşmesi ve yağlı tavanın tam ortasına kabuğundan sakince ayrılmış bir yumurtayı pişirme isteği.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123470</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/915b474f-791a-4eb8-8aba-efa2089e5c2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Alabora - Fırtınaya Karşı Kürek Çekenler</image:title>
            <image:caption>“Fırtınaya Karşı Kürek Çekenler: ALABORA”, insanın ruhunu derinden etkileyen, umutla umutsuzluk arasında gidip gelen bir yaşam mücadelesinin öyküsünü anlatıyor. 
Bu mücadele her şeyden önce insan olmanın, onurlu yaşamanın ve haklarımızı korumanın ne kadar kutsal bir görev olduğunu bir kez daha gösterdi. Yıllar süren bu mücadele, benim için sadece hukuksal bir dava değil, bir hayat mücadelesiydi. Attığım her adımda adaletin ve insan haklarının ne kadar kırılgan ama bir o kadar da güçlü olduğunu hissettim. 
Bugün bu mücadele sayesinde sadece kendi hayatım için değil, başkalarının da hakları için bir umut olmanın gururunu yaşıyorum. Yazdığım bu kitap yalnızca kişisel bir hikâye değil, insan hakları mücadelesinin kalıcı bir hatırası, adaletin zaferine dair bir belge olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123471</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22172cd3-90ef-425b-85ec-1b193fc0c7cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Adım Neden Vecihi?</image:title>
            <image:caption>İsmiyle barışık olmayan kaç kişiyiz? Recep, Şaban, Ramazan, Döne, Abuzittin, Nurittin, Saniye, Olgun... Kaç kişi ismi yüzünden okulda alay konusu oldu, zorbalığa uğradı? Ya beyaz perde? Bizim için değeri olan isimleri bilerek mi yıprattı? Vecihi de bu zorbalıktan nasibini alan uçak tutkunu bir afacan. Hayallerine kanat çırparken yoluna çıkan onca engeli aşabilecek mi? “Benim Adım Neden Vecihi?” İsminin ardındaki kimliği keşfetme yolculuğunda cesaret, dostluk ve bol macera ile nefes kesici hikâye. Ilgıt Burak’ın kaleminden dökülen duygu yüklü anlatımla, hayallerin peşinden koşmanın ve zorluklarla yüzleşmenin gerçek anlamını keşfedeceksiniz. Uçmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123472</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24cb140d-4fdf-40ea-bb8a-abb376b35c31.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşin Dokunuşu</image:title>
            <image:caption>Aşk, nerede olursan ol seni bulur, ondan ve kalbinden kaçamazsın. 
 
Beril, İzmir&apos;in sıcaklığından, Eren&apos;le paylaştığı yılların gölgesinden ve babasının ani ölümünün altüst ettiği eski hayatından Karadeniz&apos;in sert rüzgârlarına kaçarken sadece fiziki değil ruhen de bir yolculuğa çıkar. Bu kaçış aslında Beril&apos;in hayatına yeni bir yön vermek ve kendini yeniden tanımak istediği bir fırsattır. Üniversite nedeniyle geldiği bu şehirde geçmişini geride bırakmaya çalışsa da, arkadaşlarıyla arasında denge kurmakta zorlanmasına neden olan Eren’le bir küs bir barışık ilişkisi peşini bırakmaz. 
Özgür ruhlu, tutkulu ve hayatı ciddiye almadan yaşayan Alaz ise Beril’in hayatında yeni bir kapı açar. Beril’in içsel karmaşası, Alaz’ın çekiciliğiyle yeni bir boyuta taşınır. Fakat Eren’in sessiz ama güçlü varlığı Beril’in zihin dünyasından silinmez. 
Eren ansızın bir gün okul kapısında görünür ve her şey değişir. 
 
İki farklı adam, iki farklı dünya… 
 
Beril, bu karmaşık ilişkiler arasında kendi yolunu bulmaya çalışırken, aşka, sadakate ve özgürlüğe dair pek çok şeyi sorgular. Bir yanda yeni başlangıçlar, diğer yanda geçmişin izleri… 
 
İlk romanı Güneşin Dokunuşu ile Sert Serisi’nin müjdesini veren Ece Nihan Tuzcalı; aşk, aile, dostluk ve kendini keşfetme üzerine dokunaklı bir hikâyeyle okura merhaba diyor. Beril’in kalbine dokunacak bu yolculuğa sen de katıl.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123473</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/653f4fb6-7895-40a0-a1e5-a2ec0549da8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeynep ile Şekilleri Keşfet</image:title>
            <image:caption>IVAN BRUNETTI kelimelerle ve sayılarla oynamayı seven bir karikatürist ve sanatçı. Dünyayı sayısal ve geometrik gruplamalarla görmenin birçok şeyi anlamamıza yardım ettiğine inanıyor. Kitap boyunca resimlere üçgenler, beşgenler, kareler, daireler ve daha pek çok şekil gizlenmiş. 
Zeynep ile şekilleri keşfetmeye hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123474</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b41fe587-b237-42eb-81df-9ebc800f4100.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Modern Avrupa Tarihi</image:title>
            <image:caption>VakıfBank Kültür Yayınları’nın Erken Modern Avrupa Tarihi serisinin dördüncü cildi Düşünce Sanat ve Kültür, Avrupa’nın modernliğin şafağında entelektüel ve kültürel dönüşümünü merkeze alıyor. Hümanizmin yükselişinden bilimsel devrimlerin etkilerine, politik düşüncenin evrilişinden sanat ve müzik dünyasındaki köklü değişimlere kadar geniş bir yelpazede Avrupa’nın 14. yüzyıldan 18. yüzyılın ortalarına kadar geçirdiği devinimleri takip ediyor. 
Avrupa’nın düşünce dünyasında ve kültürel yaşamında meydana gelen derin değişimlerin izi, Galieo’dan Newton’a, van Eyck’ten Mozart’a, Bodin’den Rousseau’ya erken modern çağın kültür ve fikir mimarlarının eserleri, düşünce dünyaları ve modern zamana uzanan etkileri üzerinden işleniyor. Aynı zamanda bu dönüşümlerin, toplumsal yapı ve günlük yaşam üzerindeki etkileri de dikkatle inceleniyor; bunların ne miktarda bir kırılma ya da ne denli bir devamlılık olduğu, ne oranda sadece Avrupa’ya ait oldukları ve İslam, Çin, Hint gibi kültürlerden nasıl beslendikleri, kadim eserleri nasıl yorumladıkları ve onlarla nasıl irtibatta oldukları dakik araştırma yöntemleriyle sorgulanıyor. Erken modern dönemde, sanat, mimarî ve müzik gibi yaratıcı alanlarda yaşanan devinimler, sadece estetik anlayışı değil, aynı zamanda toplumun kendini ifade ediş biçimlerini de dönüştürmüştü. 
Erken Modern Avrupa’nın entelektüel ve kültürel dinamiklerini anlamak için temel bir rehber niteliği taşıyan bu eser, serinin önceki üç cildinde olduğu gibi, okurlar için öncelikli bir başvuru kaynağı olmayı sürdürecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123475</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51159b97-67ae-4ea9-aa53-35ffc31a2c3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Mimar Sinan’dan Tesla’ya</image:title>
            <image:caption>Edebiyatımızın güçlü kalemi Mavisel Yener, 16. yüzyılın dehası Mimar Sinan’ın kayıp kafatasının izini sürerken, tarihin en büyük sırlarından birini keşfetmeye adım adım yaklaştığını bilmiyordu. Mimar Sinan’la Tesla’nın çığır açan enerji çalışmaları arasındaki bağlantıyı bulduğunda, bu romanı cesurca yazdı. Okuyacaklarınız, bilimin insanlık yararına kullanılmasının bir seçim değil, zorunluluk olduğunu gözler önüne seriyor. Mimar Sinan’ın eserlerinde saklı olan şey neydi? Tesla’nın sırlarıyla nasıl bir bağlantısı vardı? Kayıp kafatası nerede? Geçmişin ve geleceğin anahtarı sınırlar içindeki sınırsızlıkta gizli.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123476</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04f3b36c-99db-4168-b70f-22f9d99db652.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazanların Okuma Kültürü</image:title>
            <image:caption>Tanpınar büyük bir açık yüreklilikle sanatını besleyen kaynakları bütün ayrıntılarıyla açıklamakta hiçbir sakınca görmez. Bunlar, başlangıçta Ahmet Haşim ve Yahya Kemal’dir; daha sonra onları Fransız sembolistlerinden Baudelaire, Mallarmé ve Valéry ile Nerval, Hoffmann, Edgar Allan Poe, Goethe, Dede Efendi, Mozart, Beethoven, Bach ve Marcel Proust izler. Ve tabii bunlara bazı Fransız ve İtalyan ressamlarıyla empresyonistleri de ilâve etmek gerekir. Tanpınar, mektubun sonlarına doğru bu isimlere Bergson, Schopenhauer, Nietzche ve Freud’u da ekler. Tabii daha üniversite yıllarında Yahya Kemal’den “eski şiirin lezzetini” tadar, Şeyh Galib’i, Nedim’i, Bâkî’yi ve Nâilî’yi ondan öğrenir ve sever. 
Yazanların Okuma Kültürü: Kimi Okudular, Nasıl Yazdılar?, okuma kültürüne ve edebiyata gönül vermiş saygın akademisyenlerin, Türk edebiyatının usta kalemlerinin kişisel okuma kültürlerini araştırıp titiz dikkatlerle tespit edilmiş özgün verileri birbirinden keyifli üsluplarla yazmasıyla hazırlandı. Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı’nın önde gelen kalemlerinin okuma tercihleri, okuyuş biçimleri ve rutinlerinin incelendiği elinizdeki kitapta, Ahmet Hamdi Tanpınar’dan Peyami Safa’ya, Yaşar Kemal’den Tarık Buğra’ya, Oğuz Atay’dan Adalet Ağaoğlu’na, Cahit Zarifoğlu’dan Sezai Karakoç’a on biri aşkın zirve ismin neler okuduklarını ve kendilerine has dünyalarında kitapların nasıl bir yere sahip olduğunu göreceksiniz. Bu kitap sizleri edebiyat tarihi, kütüphaneler ve okuma kültürü dünyasında düşündüren ve gülümseten keyifli bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123477</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3957c24b-6cc1-49fa-9db6-284407487a8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilginin Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Antik çağların kadim bilgisinin büyük eserleri Roma İmparatorluğu’nun bölündüğü, şehirlerin terkedildiği, kütüphanelerin yandığı bir devirde unutuldu ve adeta kayboldu. Okurunu heyecanlı bir yolculuğa davet eden bu eser, üç kadim kitabın bin yıllık hayatta kalma mücadelesini, yedi şehirden oluşan bir güzergâhta takip ediyor. İskenderiye Kütüphanesi yok olduktan sonra Bağdat, Kurtuba, Toledo, Salerno, Palermo ve Venedik karanlık bir dünyada adanmış âlimlerin metinleri topladığı, tercüme ettiği ve paylaştığı nadir bilgi merkezleri oldu. 
Bilgi’nin Yolculuğu, okuru bu yedi şehrin parlak entelektüel hayatına götürüyor ve Müslüman âlimlerin Batı düşüncesinin köşe taşı fikirlerini geliştirmesinde oynadıkları rolü vurguluyor. Öklid, Batlamyus ve Galen’in matematik, astronomi ve tıp alanındaki temel eserleri nasıl olup da Rönesans ve sonrasında bilim neşriyatının ana merkezi olan Venedik’e ulaşmıştı. VakıfBank Kültür Yayınları okuru bilginin bu yolculuğuna davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123478</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d9218e4-f300-43dd-96f6-441677a37a11.jpg</image:loc>
            <image:title>2024 AYT Çıkmış Sorular Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>2024 AYT Çıkmış Sorular Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123479</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f39a7a1-8511-437f-8b7a-85afd481ec56.jpg</image:loc>
            <image:title>2024 TYT Çıkmış Sorular Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>2024 TYT Çıkmış Sorular Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123480</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3031b16-7c29-4ebe-9370-e25a26e524fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Kelebek</image:title>
            <image:caption>Mavi Kelebek kendini bildi bileli, küçük bir tırtılken de Uçan Çiçekler Vadisi’nde yaşıyordu. Burası onun yuvasıydı. Bilirsin sen de arkadaşım, her tırtıl kelebek olamaz. 
Kelebek olup uçabilmek için yeterince hayalci hücrelere sahip olmak gerekir. Kahramanımız Mavi Kelebek, hayalci hücreleri sayesinde kanatlandı. 
Düşler kurmaya devam etti. Bu, onun en özel yeteneğiydi. Mavi, hayallerine inandı ve yola koyuldu. Sonra müthiş bir şey oldu. 
Ne olduğunu merak ediyor musun? Cevabın “Evetse” haydi çevir sayfaları. Böylece, hayallerini  gerçeğe dönüştürmenin ilk adımı atmış olacaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123481</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35dbaa18-d4f4-4ed0-91f1-b34058d12890.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Harita</image:title>
            <image:caption>Kalemiyle ve tatlı diliyle çocuklara kitapları sevdiren Karabüklü Yazar Selman Akıncı’dan harika bir eser daha. 
Gizemli Harita, harika bir arkadaşlığın yanı sıra deniz, çevre ve balıkçılık konusuna da dikkat çekiyor. 
Kahramanlarımız Zeynep ve Mert harika bir maceraya atılıyor. Peki siz sevgili çocuklar, bu maceraya eşlik etmek ister misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123482</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01a5f8c0-5031-4f6c-a0aa-68d6692dfdbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Mümkünler Aleminde Tuttum Seni</image:title>
            <image:caption>“Düşlerin gökyüzündeki yıldızlardır. Işıltısına güven.”  Küçücük detayların bir araya geldiğinde nasıl kocaman mutluluklara dönüştüğüne şahit olmak istiyorsan bu harika masal tam sana göre. 
Ruhunun ve kalbinin gülümsemesine izin ver. Işıltına güven.   
Hazır mısın? Ben tuttum bile seni...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123483</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4815ca18-4888-434c-9794-30580f8b51a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ba&apos;nın Olağanüstü Kitabevi</image:title>
            <image:caption>İyi bir kitabın içine düşmek gibisi var mı?
 
Çocuk romanlarıyla sevilen genç yazar Melis Sena Yılmaz, bu sefer renkli bir kitabevinin kapılarını aralıyor, okuru soluksuz bir maceraya davet ediyor. Eski bir köşkte kurulan kitabevinde, kitapların içinde sevgiyle büyüyen bir çocuğun sürpriz keşiflerle ve cesaretle dolu hikâyesini anlatıyor. Yazarın mizahi üslubuyla renklenen gizemli macera, okurunu hikâyelerin, okumanın, iyiliğin ve aile olmanın büyüsüyle sarıp sarmalıyor.
 
Ece, Ba dediği &quot;baba yarısı&quot; Barış&apos;la yaşamaktadır. Aileden kalma köşkü kitabevine dönüştüren ve kendini, Ece&apos;yi güvenle büyütmeye adayan Ba&apos;nın katı kuralları vardır. Ece, okuduğu kitaplar ve Mualla Nine&apos;nin leziz kekleriyle mutlu bir çocuktur. Ancak hiç bilmediği hala yarısı Zehra ve oğlu Robin Can&apos;ın gelişi, ardından da Ba&apos;nın gizemli bir yolculuğa çıkması hayatını altüst eder. Banka soygunu haberlerine, kitabevinde beliren haydut kılıklı adamlar da eklenince, &quot;aile&quot; harekete geçer…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123484</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7e08448-2bcb-41f7-91b2-fe32acada815.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın ve Terörizm</image:title>
            <image:caption>Bu kitap yerel ve uluslararası terörizm ayrımını esas alarak kadınların terörist örgütlere katılımını analiz etmektedir. Kitapta yerel ve uluslararası terörizm gruplarında kadın faaliyetlerinin düzeyi ve yoğunluğu tüm dünyadan örnekler ele alınarak incelenmiştir. Kitap Amerika, Asya, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’da aktif olan çok sayıda terörist örgütü ayrıntılı şekilde incelemektedir. Bu terörist örgütlere kadın katılımının farklı seviyelerini açıklamaya yardımcı olan temel bir teorik model sunulmaktadır.
Önceki çalışmalar, kadınların terörist faaliyetlerde bulunma ya da etkili konumlara gelme nedenlerini daha çok din, paternalizm, sosyalizm üzerinden incelemiştir. Bu kitapta sunulan model, terörist gruplar arasında başka temel bir ayrıma dayandırılmıştır. Yerel ve uluslararası terörist örgütlerin kadın katılımının düzeylerini belirlediği karşılaştırmalı bir analizle ele alınmakta ve bu açıdan yeni bir bakış açısı sunulmaktadır. Kitabın sunduğu bu bakış açısı kadınlar ve terörizm konusuna yeni bir boyut eklemekte ve terörizm incelemeleri konusunda önemli bir katkı sunmaktadır.
Öte yandan terörizm konusunda hükümet politikalarının belirlenmesine yönelik önemli katkı imkanı da söz konusudur. Kitap bu yönüyle hem terörizm incelemeleri alanına hem de hükümet düzeyinde politika yapıcılara önemli katkı sağlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123485</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f45b78a1-4dda-43aa-b31a-9d19098a0075.jpg</image:loc>
            <image:title>Suçun Sosyolojisi</image:title>
            <image:caption>İnsanların toplumsal gruplar hâlinde yaşamaya başlamasından günümüze kadar geçen süreçte daima toplumsal sapma ve suç ile karşı karşıya kalınmıştır. Dolayısıyla da bir biçimde bu tür davranışlardan etkilenilmiştir. Suç ve sapma, insanları derinden etkilemesi sebebiyle her zaman kaçınılmış ve uzak durulmuş, böylece bütün dikkatleri de üzerine çekerek her dönem araştırmaların merkezinde yer almıştır. Bu sebeple de sosyolojinin kuruluşundan itibaren önem verilen konular arasında suç ve sapma davranışlar yer almıştır. Hem suç üzerine hem de suçun önlenmesi üzerine pek çok teori geliştirilmiştir. Suçun çeşitli kurumsal yapılarla ilişki içinde olması, onun daha görünür hâle gelmesine sebep olmuştur. Suçu oluşturan ve suç ile doğrudan ya da dolaylı olarak ilişki içinde bulunan pek çok konu/alan da bu araştırmaların merkezinde yer almıştır. Önceleri suçun öznesi insan iken günümüzde suçun öznesi toplum ve toplumsal kurumlardır. Bu yaklaşım suça dair bakış açılarını da değiştirerek suç ve sapma yaklaşımlarının da yeniden gözden geçirilmesine sebep olmuştur. Örneğin Cesare Lombroso, insanın doğuştan suçlu olduğunu iddia ederek insanı bu biçimde damgalayıp lanetlerken; çağdaş yaklaşımlara göre suçlu olan toplum, toplumsal gruplar ve kurumlardır. Zira insan doğduktan sonra bulunduğu toplumsal çevreye göre biçimlenir ve kişilik kazanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123486</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b347862-256b-4349-8279-c3d5b90595e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Stoacının Günlüğü</image:title>
            <image:caption>SENECA, EPİKTETOS VE MARCUS AURELIUS&apos;UN METİNLERİNDEN ALINTILARLA
Mutluluğa nasıl kavuşuruz? Öfkemizi kontrol etmenin en etkili yolu nedir? Başarının gerçek ölçütü ne olmalıdır? Kederimizin üstesinden gelip hayatımıza nasıl bir anlam katabiliriz? Tüm bu soruların ve daha fazlasının cevabı Stoacı felsefenin özünü oluşturur. İşte Stoacının Günlüğü de bu antik bilgeliği temel alan faydalı bir rehber görevi görüyor.
Sanatçılardan aktivistlere, imparatorlardan savaş kahramanlarına kadar tarihin büyük isimlerinin gizli silahı olan Stoacılık prensipleri, eyleme geçmek isteyenlerin felsefesi olarak yüzyıllar boyu bir ışık gibi parladı. İnsan deneyiminin laboratuvarında son iki bin yıldır test edilen bu zamansız bilgiler modern hayatın karmaşasını anlamlandırabilmek adına oldukça önemli.
Bu kitapta yılın her bir günü için İmparator Marcus Aurelius&apos;un, Seneca&apos;nın ve Epiktetos&apos;un yazdıklarından yola çıkılarak Stoacı egzersizler ile deneyimler paylaşılıyor ve okuyucular her gün için ayrı ayrı tarihi anekdotlar, bu anekdotlar üzerine düşündürücü yorumlar ve Antik Yunan kültürüne ait, hayatı kolaylaştıran bakış açılarıyla karşılaşıyor. Bir yıl boyunca bu kitaptaki Stoacı öğretileri takip ederek siz de hayatın güçlükleri karşısında daha yapıcı çözümler bulabileceğiniz huzurlu, dingin bir zihne kavuşabilirsiniz.
&quot;Üç büyük Stoacı bilgenin hayat derslerini özetleyen bu kitabı yıl boyu yanınızda taşıyacak ve güçlüklerle karşılaştığınızda doğrudan ona başvuracaksınız.&quot;
WALL STREET JOURNAL
&quot;Antik bilgeliği modern hayatımıza uyarlayan harika bir hediye.&quot;
MARIA POPOVA, Brain Pickings editörü
&quot;Kontrolünüzde olan şeylere odaklanmanıza yardımcı olan, yanlış ve sınırlayıcı inanışlardan kurtulmanızı ve doğru bir şekilde eyleme geçmenizi sağlayan eşi bulunmaz bir eser. Stoacının Günlüğü&apos;nü kendinize rehber edinin ve hayatınızın günbegün nasıl güzelleştiğini görün.&quot;
JACK CANFIELD
&quot;Hayattaki tercihlerimizi yönetebilmemizi ve yanılgılarımızdan kurtulmamızı sağlayan harika bir kaynak.&quot;
JOSEPH A. MACIARIELLO
&quot;Stoacının Günlüğü zaman sınırlarını ve kişisel farklılıkları aşan evrensel bilgelikler sunuyor. Bu kitap her zor anınızda dönüp sakinleşeceğiniz bir dinginlik merkezi gibi.&quot;
GREGORY HAYS
&quot;Bugüne dek durup kendini dinlemeye hiç zaman bulamamış, yüksek tempoya alışık insanları bile esaslı Stoacılara dönüştürecek
bir çalışma.&quot;
TIMES
&quot;Stoacının Günlüğü sakin, bilgelikle dolu bir hayat sürme arayışında olan herkes için manevi bir çapa görevi görüyor. Şartlar ne denli zor olursa olsun karanlık zamanları metanetle aşmanızı sağlayan bu kitabı yanınızdan ayırmayın.&quot;
SHARON LEBELL
&quot;Stoacılık günümüzde tekrar değer görüyorsa bu kesinlikle Ryan Holiday sayesinde olmuştur diyebiliriz.&quot;
THE NEW YORK TIMES</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123487</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d753d742-e1c1-40b7-af88-8ea9eaa718fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Asiye 5 - Ben Bitti Demeden Bitmez (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>Yatılı okulun haylaz demirbaşı Asiye&apos;nin kulağına bazı fısıltılar gelir. Okulda kamp yapılacağını öğrenir. Bu fikir başta Asiye&apos;yi heyecanlandırır ama sonra umduğunu bulamaz. Çünkü kamp için ormana gitmek gerekir, okula değil. Bu yanlışlığı düzeltmeyi kafasına koyan Asiye hemen planlara başlar. Tabii ki yalnız başına değil. Hoop! Akıl hocası, Sürmeneli Deli Asiye yanı başında. Okul müdürü Fikri Tutuk, Asiye’nin planlarından haberdar olunca korkmaya başlar. Daha okulun içinde yerinde duramayan, her yeri birbirine katan Asiye, ormanda kim bilir neler yapacaktır?  
Asiye serisinin heyecan, eğlence ve bol macera dolu serüvenleri, 5. kitapta da tam gaz devam ediyor. Asiye, okuma yazmayı öğrenmiş her yaştan çocuğun zevkle okuyacağı bir yatılı okul macerası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123488</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2837691-8978-4272-ae59-d1e86c685332.jpg</image:loc>
            <image:title>Dost Mektupları</image:title>
            <image:caption>James Baldwin&apos;le Engin Cezzar, Baldwin&apos;in ikinci kitabı Giovanni&apos;nin Odası&apos;nın yayımlanmasından bir yıl sonra, 1957&apos;de New York&apos;ta tanıştılar. Baldwin romanı Cezzar&apos;la birlikte oyunlaştırdı ve başrol için de onu önerdi. Giovanni&apos;nin Odası hiçbir zaman sahnelenmedi ama Baldwin&apos;in Cezzar ile dostlukları Jimmy&apos;nin otuz yıl sonraki ölümüne kadar sürdü. Jimmy itilip kakılmış, bir beyazla gerçekten dost olunabileceğine dair inancı kalmamış, karşısındakine güvensiz yaklaşan biriydi.Dostluğu tanımlayamıyordu.Bir gün içimden geldi ve şöyle dedim: &quot;Yeni dost edinmek zor iş.Tam oldu zannedersin, olmayıverir. Sana bir teklifim var. Arkadaş nedir bilmiyor olabilirsin belki ama kardeş nedir biliyorsun.Bir sürü kardeşin var. Gel bizde kan kardeşi olalım. Sen Afrikalısın. Ne kadar ciddi olduğumu anlayabilirsin. Kardeş olalım da bugün nasıl birlikte hareket ediyorsak, hayat boyu birbirimize destek olalım... Peki dedi. Kestim kollarımızı, sürttük birbirimize.Kardeş oluverdik.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123489</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3aa3835e-56c3-4332-a8c0-ce7894aadcac.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahmet Kamil Bey’in Günlükleri</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti&apos;nin tarihe karışıp Türkiye Cumhuriyeti&apos;nin kurulduğu savaş ve mücadeleyle dolu &quot;On Yıllık Harp&quot; döneminin bir ferdi olan Ahmet Kâmil Bey, Harbiye Mektebi&apos;nin son sınıf talebesi iken Ağustos 1914&apos;te seferberliğin ilanıyla zâbit vekili olarak katıldığı Osmanlı ordusunda, Doğu Cephesi&apos;nde Ruslara karşı, Irak Cephesi&apos;nde İngilizlere karşı muharebe etmiştir. Savaşın devam ettiği dört yıl zarfında zaferlerle mağlubiyetleri, sevinçlerle acı ve yoklukları bir arada yaşamıştır. 29 Nisan 1916 tarihinde Kûtülamare Zaferi&apos;ni kazanan Osmanlı ordusunun muzaffer subaylarından biri iken 30 Ekim 1918&apos;de Musul yakınlarında İngilizlere esir düşme talihsizliğini yaşamıştır.  
Esaret altında geçen iki yıldan sonra geldiği İstanbul&apos;da sadece iki ay durabilmiş, ilk fırsatta Anadolu&apos;ya geçerek İstiklâl Harbi&apos;ne katılmış, İkinci İnönü, Aslıhanlar, Kütahya-Eskişehir Muharebeleriyle Sakarya Meydan Muharebesi&apos;ne katılmış, Büyük Taarruz&apos;da düşmanı kovalayan birliklerin içinde bulunmuştur.  
Ahmet Kâmil Bey, 1914 yılında orduya katılışından 1934 yılına kadar harp meydanlarında, askerî kıtalarda, esaret kampında yaşadıklarını, görüp işittiklerini bir evlat, bir eş ve bir baba olarak verdiği hayat mücadelesini gün gün defterine kaydetmiştir. Neticede yedi defterden oluşan ve yaklaşık yirmi yıllık bir süreyi içeren günlükleri ortaya çıkmıştır. Yirmi yıllık devre içinde I. Dünya Savaşı, İstiklâl Harbi ve Cumhuriyet&apos;in kuruluşuna tanıklık etmiş bir subayın tutmuş olduğu bu günlükler hiç kuşkusuz dönemine dair çok kıymetli kaynak teşkil etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123490</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18590541-539f-49ca-a404-f26aff08c5de.jpg</image:loc>
            <image:title>Kar Topu - İlk Çizgi Romanım</image:title>
            <image:caption>Sessiz kitaplarla çizgi roman dünyasına merhaba!
 
Okumayı söken çocukları çizgili hikâyelerle buluşturan &apos;&apos;İlk Çizgi Romanım&apos;&apos; koleksiyonu, &apos;&apos;Sessiz Kitaplar&apos;&apos; serisiyle hedef kitlesini genişletiyor.
 
Üç yaş ve üzeri minikler için özel olarak tasarlanan bu &apos;&apos;yazısız&apos;&apos; çizgi romanlar, çocukların görsel okuma becerilerini geliştiriyor; eğlenerek öğrenme sürecini destekliyor.
 
Hikâyenin kurgusunu panellerdeki olay akışını takip ederek kavramaya çalışan küçükler, herhangi bir metne bağlı kalmadan görsellere bakarak hikâyeyi tekrar tekrar yazmanın ve kendi sözcükleriyle anlatmanın keyfini çıkarıyor. 

Kitapların giriş bölümünde paylaşılan yönergeler büyüklerin çocukları doğru yönlendirmesine rehberlik ederken, sessiz kitap okumanın inceliklerini aktarıyor, çeşitli görsel semboller ve anlamları hakkında ipuçları da veriyor.  

Desen tarafından yayımlanacak yepyeni kitaplarla zenginleşecek bu değerli koleksiyon, dokuzuncu sanat kültürünün ve geleneğinin ülkemizde erken yaşlarda tanınması hususunda önemli bir misyon üstleniyor.  

Evet, yanlış görmüyorsunuz: Bu kitapta sadece resim var!

&apos;&apos;Yazısız kitap mı olurmuş?&apos;&apos; demeyin sakın.
Tek kelime kullanmadan da harika bir hikâye anlatılabilir.
Tıpkı Kar Topu&apos;nun bizi ta Kuzey Kutbu&apos;na götüren macerasında olduğu gibi...

Etrafta ne çok kar var, her yer nasıl da bembeyaz! 
Yoksa bu dingin beyazlığın ardında korkunç bir felaketin ayak sesleri mi yaklaşıyor?
Eyvah, buz kütlesi kırılınca Kartopu ailesinden ayrı düşmek zorunda kaldı. 
Yavru tilki için kar fırtınasında dönüş yolunu bulmak hiç de kolay değil. Neyse ki, dondurucu soğuğa rağmen arkadaşlığın sıcaklığı kahramanımızı güvende tutmayı başarıyor.

Fabien Fernandez ile Benjamin Strickler&apos;lerin ortak imzasını taşıyan Kar Topu küçük kalpleri büyütecek, macera dolu bir çizgi roman.

Peki bu kitap nasıl mı okunmalı?

Gözlerinizi kocaman açın ve hemen ilk sayfadan hikâyenin içine balıklama dalın.
Paneller arasında gezindikçe, dilediğiniz yere hayalî konuşma balonları ekleyebilir, küçük ses efektleriyle anlatınızı canlandırabilirsiniz.
Evet, tümüyle özgürsünüz. 
Ne de olsa, bu kitabın yazarı artık sizsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123491</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee99a7d8-1777-47f5-9d6f-32dfeaa580da.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Değiştir - Artık Seri Katilim (Kutulu Set)</image:title>
            <image:caption>Evsiz, işsiz Saitou Yuichi ve herkesin gıpta ettiği başarılı dedektif Mitsumune Sakutarou…
 
Onlar birbirileriyle kaza eseri beden değiştiren iki bambaşka adam. 
 
Saitou, Mitsumune’nin büyük ve korkunç sırrına rağmen seçkin dedektifin gösterişli hayatını sürdürebilecek mi? Yoksa eski hayatını mumla aradığı günler mi yaşayacak?
 
Bu set, Dünyayı Değiştir: Artık Seri Katilim serisinin tamamını oluşturan 5 cildi ve seriye özel kutuyu içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123493</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75281df4-0469-4ad2-b753-21e3f90e3166.jpg</image:loc>
            <image:title>Stres ve Başaçıkma Yolları</image:title>
            <image:caption>Yaşadığımız hayatı gereğinden fazla karmaşıklaştırıyor ve taşıyabileceğimizden fazla sorumluluk üstleniyoruz. 
 
Zihnimizi yoruyor, bedenimizi tüketiyoruz; bunun sonucunda da kaygı, yetersizlik duygusu, yorgunluk, bozulan ilişkiler, yaşama isteğinde azalma, uykusuzluk, baş ağrısı ve tükenmişlik kaçınılmaz oluyor. 
 
Oysa stres, her türlü başarının vazgeçilmez ilk adımı. Gerçekleşmesi mümkün olmayan stressiz bir hayatı beklemek yerine, stresle başaçıkma yöntemlerini uygulayarak zamanı düzenlemek, ilişkileri geliştirmek ve dürtüsel tepkiler yerine seçilmiş tepkiler vererek stresleri gelişme yolunda fırsatlara çevirmek mümkün. 
 
Prof. Dr. Zuhal Baltaş ve Prof. Dr. Acar Baltaş’ın kaleme aldıkları Stres ve Başaçıkma Yolları, geçmişin bilgeliği ile güncel bilimsel verileri bir araya getiriyor. Stresle başaçıkmanın ötesine geçerek, hayatınızda denge ve huzuru nasıl yeniden inşa edebileceğinizi anlatıyor.  
 
Stresin sizi yöneteceği değil, sizin stresi yönetebileceğiniz bir yaklaşım...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123494</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac7e34b4-e70b-48f5-8aa0-ad36188ae1c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Goosebumps 5 -Arabadaki Hayalet</image:title>
            <image:caption>HAYALETLER, MOTORLARINIZI ÇALIŞTIRIN! 
Mitchell Moinian, arabaya bakmak için odasının penceresine gidip duruyordu. Sokak lambasının ışığında arabanın krom tamponları parıldıyor ve şık mavi gövdesi ışıldıyordu. Mitchell daha fazla dayanamayacaktı. Gidip o arabaya binmek zorundaydı. Nefesini tutarak usulca merdivenden indi ve ön kapıdan çıktı. Arabanın etrafından dolanarak sürücü tarafına gitti ve kapı kolunu tuttu. “Hadi durma,” diye fısıldadı bir ses. “Bin.” Mitchell ne kadar korkutucu bir yolculuğa çıkacağından henüz habersizdi. 
“Kalbim küt küt atarken el yordamıyla tekrar kilit kumandasını buldum. Kahkahayı duyunca durdum. 
Yumuşak, tiz bir kahkahaydı bu. Bir kızın kahkahası. ‘Hey... Kim var orada?’ diye seslendim nefesim kesilerek. 
Kahkaha devam etti, yumuşak ama duygusuzdu. &apos;Kim gülüyor?&apos; Başımı sürücü penceresine çevirdim. Karanlığa baktım ve bana bakan bir yüz gördüm.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123495</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/407ba7dd-239f-4148-b6f1-98845b184325.jpg</image:loc>
            <image:title>Patlat Bir Şarkı</image:title>
            <image:caption>Sesli kitap diye buna denir! 
Sayfaları çevir, karekodu okut ve şarkılara eşlik et! 
GÜM! 
VIZZ! 
PAAT! 
  Güneş sistemini ardımızda bıraktık ve uzayın derinliklerine fırladık. 
HER ŞEY SİMSİYAH OLDU. Sonra karanlığın içinden küçücük, sarı bir ışık noktası belirdi. “Yaklaşıyoruz!” dedim. Ve sonra evrenin diğer ucuna, Dünya&apos;dan daha önce hiçbir müzik grubunun gitmediği kadar uzak 
  George, Neila ve Pat Küt okullarında düzenlenen Gruplar Atışıyor müzik yarışmasında seyircilerin ayaklarını yerden kesmek istiyorlardı. Fakat şarkıya başladıkları an… UZAYA IŞINLANDILAR! 
  Artık karşı karşıya kaldıkları şey çok daha büyük bir meydan okumaydı: Tuhaf gezegenlerden gelen uzaylı müzik gruplarıyla yarışmak zorundaydılar! Ve eğer kazanamazlarsa, bir daha asla eve dönemeyebilirlerdi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123496</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4f21235-6ca6-44c1-a783-23c6a3279ead.jpg</image:loc>
            <image:title>Ana</image:title>
            <image:caption>Maksim Gorki, 1868-1936. Asıl adı Aleksey Maksimoviç Peşkov. Küçük yaşta yetim kaldı; okuyamadı. Uzun süre başıboş, yoksul bir hayat sürdü. “Acı” anlamına gelen ‘Gorki’ takma adını da bu yüzden aldı. Romantik öykülerle başladı yazarlığa; öykülerinde gururlu, özgürlüğü seçmiş kahramanların başkaldırışlarını anlattı. Çar yönetimi ile uyuşmazlığa düştüğü için hapsedildi; hapisten çıkınca da en büyük devrimci yapıtı olan “Ana”yı yazdı. 1918 Devrimi arefesinde Çarlık despotizmine karşı emekçi yığınların mücadelelerini konu alan bu yapıt sosyalist gerçekçi sanatın ilk güzel örneklerinden biridir. 
Yeryüzündeki bütün gerici kuvvetlerin, barış ve milli bağımsızlık düşmanlarının, her çeşit yalancı, düzmece demokratların en korktukları yazarlardan biri de Gorki’dir. Çünkü Maksim Gorki yalnız kendi halkına değil, bütün halklara yurtlarını, hürriyeti, barışı ve birbirlerini sevmeyi öğretir. Çünkü o, insanın gelecekte güzel günler göreceğinden emindir. Çünkü o, emekçi insanı, yeryüzünün gerçek, biricik efendisi sayar. Gorki, insanlar yaşadıkça yaşayacaktır. Çünkü yeryüzünün en büyük edebiyatçılarından biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123497</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b923ab2-7bc1-40cb-abe8-4b8a59a549e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Kaybederse</image:title>
            <image:caption>AH KRAL AH! 
Hem kendini bitirdin hem de kadınları… 
Ama senin hikâyen pek çok kralı tahtından indirdi. 
Meğer senin gibi ne çok kral varmış bu ülkede! 
Ve ne çok kadın bu krallara hayatını vermiş. 
 
Kral o kadar yakışıklı, o kadar varlıklı, o kadar ulaşılmaz ki. Bir Yunan tanrısı gibi dolaşıyor kendisine hayran kadınların arasında. Handan, Fadi, Özlem ve diğerleri… Hepsi hayran, hepsi ölesiye tutkun Kral’a. O ışıltılı hayatın içinde, Kral’ın yanı başında, onun insanı sarhoş eden kokusunu içlerine çekerek yaşayabilmek için her şeyi yapmaya hazırlar. Oysa bilmiyorlar ki, 
Kral&apos;ı kral yapan onların bu tutkusu... 
 
Gülseren Budayıcıoğlu yüz binlerce okura ulaşmış bu kült eserinde, kralların şatafatında kaybolmaya yüz tutmuş kadınların tutkuyla yaşanan çilesini anlatıyor. 
 
Kral kaybederse, kadınlar kazanır mı acaba? 
 
 
 
Hoş geldin yerli “Yalom”, 
 
Bu kitap, dinamik psikoterapiler alanında deneyimli, birikimli ve özgün yaklaşımları olan Ankaralı bir ruh hekiminin kaleminden çıkan tam bir edebiyat yapıtı. Böyle bir kitabı Türkiye’de sayıları binleri aşan ruh sağlığı profesyonelleri içinde bir tek Gülseren Budayıcıoğlu yazabilirdi zaten. Bu başarının sırrını her zaman merak etmişimdir. 
 
Ellerin dert görmesin sevgili meslektaşım. 
 
Türkçeye böyle dolu dolu, sıcak, doğal, anlamlı bir edebiyat yapıtı kazandırdığın için AŞK OLSUN SANA… 
 
Prof. Dr. Cengiz Güleç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123498</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a759dfd3-3f21-4908-9445-b04b998bf428.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimizdeki Çocuk</image:title>
            <image:caption>Hepimizin içinde bir çocuk vardır: Kimseyi etkilemeyi düşünmeden içimizden geldiği gibi davrandığımızda kendini gösterir; heyecan yaşamımızın kaynağını oluşturur; özgür, duygusal, coşkulu, saf ve hayal dolu yanımızdır. 
İçimizdeki Çocuk her zaman sağlıklı bir ortam içinde gelişmez. Aile, okul, genel kültür ortamı çoğu kere çocuğun sağlıklı gelişmesini engeller. 
İçimizdeki Çocuk kitabı; İç Çocuk ve İç Anne-Baba ilişkisinin nasıl oluştuğunu, türlerini ve günlük yaşamımızda duygu, düşünce ve davranışlarımıza nasıl yansıdığını inceliyor. Kitapta; çevresine uyumu elinden gelen en iyi biçimde yaparak sizi bugünlere getiren, içinizde bırakıldığı yerde unutulmuş duran iç çocuğa “merhaba” diyebilmeniz için alıştırmalar paylaşılıyor. 
Şimdi sıra sizde: İçinizdeki Çocuğa ulaşıp onunla sağlıklı bir ilişki kurabilirsiniz. 
Vereceğiniz emeğe ve zamana değer. Çünkü İçimizdeki Çocuk sağlıklı olmadan biz yetişkinlerin sağlıklı ve doyumlu bir yaşam gerçekleştirmesi olanaksızdır. 
İç dünyanıza denge, ahenk ve huzur getirmek sizin için anlamlıysa bu kitap sizin için… 
*** 
“Ülkemde doğan her bir çocuğun çocukluğunu doya doya yaşamasına ve olabileceği en iyi insan olmasına yardımcı olmak istiyorum,” diyerek yıllarını bu ülkenin yediden yetmiş yediye tüm insanlarının anlamlı ve coşkulu bir yaşam inşa etmeleri için hizmete adayan değerli psikolog yazar Doğan Cüceloğlu, yıllar geçse de güncelliğini yitirmeyen bu kült eseriyle hayatlarımıza dokunmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123499</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67881a5f-284f-4eac-9adc-e6dc1690d0f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Vay Be Dünya! - Doğruluk mu? Uyduruk mu? İki Yanlış Bir Doğru</image:title>
            <image:caption>Onlarca farklı konuda yüzlerce bilimsel iddia. Kimi doğru, kimi uydurma! Senin görevin her başlıkta uydurmaları elemek ve doğru olanı bulmak. Sorun şu: Doğru iddia çoğu zaman uyduruklardan çok daha uçuk, çok daha VAY BE’lik. O kadar ki, inanmazsın diye arka sayfasına bilimsel açıklamasını ekledik. 
*** 
İster tek başına, ister arkadaşlarınla ister ailenle okuyabileceğin Doğruluk mu? Uyduruk mu? İki Yanlış Bir Doğru, mizah ve büyüleyici bilim gerçekleriyle dolu bir oyun kitabı. Her bölümün sonundaki yaratıcılığını zorlayacak ev tipi deneyler de cabası!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123500</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1e7989d-1f56-4c0a-92f5-2bd2371631f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Eriyen Sınıf</image:title>
            <image:caption>Şeytan tarafından büyülenmiş Yuuma ve iblis kız kardeşi Chizumi’nin ortaya çıktığı yerlerde dehşet dolu olaylar yaşanıyor!!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123501</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23251ef6-5479-4509-90a2-58b441a85d9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Eriyen Sınıf (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Şeytan tarafından büyülenmiş Yuuma ve iblis kız kardeşi Chizumi’nin ortaya çıktığı yerlerde dehşet dolu olaylar yaşanıyor!!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123502</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25633780-e128-419b-959f-ed3e113ae6d9.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Ne ile Yaşar?</image:title>
            <image:caption>“Adama yaklaşıp dikkatlice baktı: Vücudunda yara bere olmayan bir delikanlıydı bu. Sadece üşümüş ve korkmuş görünüyordu. Yorgunluktan gözlerini bile kaldıramıyormuş gi­bi Simon’a bile bakmadan arkasına yaslanmış öylece oturuyordu. Simon iyice yaklaşınca adam birdenbire uyanır gibi oldu. Kafasını çevirdi, gözlerini açtı ve Simon’a baktı. Adamın daha ilk bakışı Simon’un onu sevmesine yetmişti bile. Kunduracı keçe çizmeleri yere attı, kemerini çıkarıp çizmelerin üstüne koydu, ardından kaftanını çıkardı. 
– Sonra konuşuruz, dedi, hadi önce şunu giy bakalım!” 
  Tolstoy; İnsana Çok Toprak Lazım mı?, Efendi İle Uşak, Üç Soru adlı birbirinden güzel üç öykü ile kitaba da adını veren İnsan Ne İle Yaşar? adlı eşsiz hikâyesinde yaşamın anlamını, yaşama amacımızı, insanoğlunun niçin yaratıldığı ile ilgili bütün neden ve sonuçları, insanlara nelerin yettiğini/yetmediğini, insanın nasıl bir doyumsuzluk içinde olduğunu ve sözcüklerle anlatamadığımız hislerimizi kaleme alarak eşine az rastlanır bir okuma keyfi sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123503</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4d2a1c3-78b6-4b8a-9d88-d5d1ebb5bb74.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehir Mektupları</image:title>
            <image:caption>Yaz geldi mi, insan şehrimizi boydan boya kuşatan ve her biri ayrı ayrı bir eşsiz bahar ülkesini andıran gezinti yerlerine gitmek hevesinden de kendini alamıyor. Mesela Boğaz’ın Hisarlar’dan ötede ne kadar semti, mahallesi varsa oralarda hiç olmazsa bir gece kalmak; Adalar’ı sırasıyla gezmek, Kadıköy’den başlayarak Kalamış, Feneryolu, Kızıltoprak, Göztepe, Erenköy, Maltepe, Kartal tarafına doğru uzanmak, benim gibi havalı kimselere hemen hemen yaşamının bir şartıymış gibi geliyor... 
  Ahmet Rasim, benimsediği gerçekçi-gözlemci çizgide yazılarını sürdürdü. Kısa cümleleri yaygın ve güncel deyimlere dayanan saf bir İstanbul Türkçesi ile yazdı. Şehir Mektupları, Ahmet Rasim’in en önemli eseri kabul edilir. 1897-1899 yılları arasında kaleme alınmış bu mektuplarda yazar ince bir mizahla İstanbul’un her yanını, her yönünü, çeşit çeşit insanını eşsiz bir üslupla anlatır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123504</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30b17334-46b6-4fe8-ad66-4e01545f1e9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Leyla Fonten’den Öyküler Seti</image:title>
            <image:caption>Yarım milyonu aşkın okura ulaşan Leyla Fonten’den Öyküler serisi, çantalı özel 
baskısıyla raflarda! 
 
Çantalı set içerisinde, serideki kitaplar küçük ebattaki özel baskısıyla yer alıyor. Seyahat ederken tüm kitapları kolayca taşıyabileceğiniz bu özel baskının içerisinde ayrıca iki çıkartma ve okunacak kitabı eğlenceli bir şekilde seçmenizi sağlayacak “Bugün Hangi Öyküyü Okusam?” posteri bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123505</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b9a66a1-cf32-4936-ab4f-c35abc461abc.jpg</image:loc>
            <image:title>Pers Oğlan/ Büyük İskender -2</image:title>
            <image:caption>“Tanrıların yanına git, yenilmez İskender. Çile Nehri süt gibi yumuşacık değsin tenine; seni ateşle değil, suyla yıkasın. Ölülerin bağışlasın seni; aldığından daha çok can verdin. Tanrı boğayı ot yesin diye yaratmıştır, aslanı değil; onların doğrularına yanlışlarına hükmedecek olan da yalnız tanrıdır. Sevgisizlik nedir hiç tatmadın; gittiğin yerde de sevgiyi hazır bekler bulasın.” 
 
Pers Oğlan, soylu bir aileden gelen Bagoas’ın önce kaçırılıp hadım edilmesinin, Pers kralı Darius’a satılıp gözdesi hâline gelmesinin, sonra da Büyük İskender’in askerlerinin Pers kuvvetlerini tarumar ettikten sonra kendine hizmetkâr ve dost etmesinin hikâyesini anlatıyor. Böylece her iki cepheden Büyük İskender’in canlı portresini ortaya koyabiliyor, Yunanla Persi, Batı’yla Doğu’yu birleştirme hırsının nereden kaynaklandığını gösterebiliyor. Otuz üç yaşında öldüğünde, tarihin en büyük liderlerinden olan bir antik kahramanın, aşkın Büyük İskender’inin ömrünü her yönüyle gözler önüne seriyor. 
 
Büyük İskender Üçlemesi, ünlü tarihi roman yazarı Mary Renault’nun, çarpıcı yeteneğiyle antik dünyanın gerçek kahramanlarını canlandırdığı, kanları ve terleriyle, tüm tutkuları ve vahşetleriyle, gizli yönleri ve dünyevi hırslarıyla kurguladığı başyapıtı. 
 
“Bayan Renault’nun yaptığı gibi, savaşçıya derinden âşık olan bu yarı erkek yarı fahişeyi anlatmak için yetenek gerekir.” –The Atlantic Monthly 
 
“Renault’nun başyapıtı. Yazılmış en büyük tarihi romanlardan biri.” –Sarah Waters</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123506</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/420e2808-9731-4270-986c-1722ee2d5474.jpg</image:loc>
            <image:title>Bi Gece Daha</image:title>
            <image:caption>“Bi Gece Daha, sadece birbirinden ilginç hikâyeleri dünya çapındaki muhteşem bir çizgiyle okuduğumuz bir çizgi roman klasiği değil, aynı zamanda bence hayata yeni bakış açıları sunan, zamanında birçok insanın karakterini belirlemesine yardımcı olmuş, önemli bir kültür ürünüdür. Lise yıllarımda Bi Gece Daha’yı keşfetmiş olmasaydım bugün bir çizer olur muydum, bilmiyorum. Yeni jenerasyonlar bu klasiğe bir kitap olarak kavuşacakları için çok şanslılar.” –ERSİN KARABULUT 
 
“Pişmiş Kelle dönemi, hayatımın en renkli ve en öğretici sayfalarını oluşturdu. Her hafta yeni bir buluş yapıp kendi şovlarımı sergilemenin tadını çıkardığım, unutulmaz anılarla dolu günlerdi. O günleri; muhteşem gözlem yeteneği, olağanüstü desenleri ve jilet gibi temiz çinisiyle dünya çapında bir yetenek olduğunu düşündüğüm Kemal Aratan tarafından ölümsüzleştirilmesi beni ziyadesiyle mutlu ediyor. Albümü her okuduğumda, tekrar tekrar o günlere geri dönüyorum…” –FARUKEN BAYRAKTARE 
 
“Kült işlerin bir ruhu var. Bi Gece Daha&apos;nın ruhu mu Pişmiş Kelle&apos;yi efsaneleştirdi, yoksa derginin ruhu mu bu müthiş çizgi seriyi ele geçirdi acaba? Sanırım her ikisi de... Acayip hikâyelerin, anıların, anlatıların, Pişmiş Kelle veteranlarının, Kemal Aratan&apos;ın muhteşem ötesi çizgilerinin Bi Gece Daha keyfini çıkaralım. Sayfaları ağır ağır çevirip özümseyerek... Aceleye mahal yok...” –AYŞEN BALOĞLU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123507</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d68bf9ba-2232-4a17-a999-527de7799054.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozkurtlar Diriliyor</image:title>
            <image:caption>Bozkurtlar Diriliyor, Türk Kağanlığının yıkılışı ve Kür Şad ihtilalinden kırk yıl sonra Kutluk Şad önderliğinde Türklerin yeniden şahlanışını ve ana yurtta Bozkurt soyunun sancağının yeniden yükselişini Kür Şad’ın oğlu Urungu’nun kara bahtı ekseninde anlatıyor. Karanlık devirlerde atalarımızın ülkücü şuur ve gayretinin sonuçlarının, “hangi sırla parlayıp büyüyüp açıldığımızın” yol gösterici bir destanı olan bu büyük Türk romanı, birçok tabloyla süslenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123508</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48da19ed-f94b-4c70-ba65-69570422578e.jpg</image:loc>
            <image:title>Niğde İli Yer Adları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
      1. GİRİŞ 
 
      2. NİĞDE İLİ’NİN TARİHÇESİ VE ALDIĞI ADLAR TARİH VE TOPOĞRAFYA 
 
      3. SÖZLÜK 
 
      4. NİĞDE YER ADLARININ ETİMOLOJİK VE GRAMATİKAL YÖNDEN 
 
          İNCELENMESİ 
 
      5. TERCİH VE EĞİLİMLERİNE GÖRE YER ADLARININ TASNİFİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123509</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c61029cc-a99f-4ea9-b025-91cf23e189b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozkurtların Ölümü</image:title>
            <image:caption>Bozkurtların Ölümü, Türk milletinin ana yurttaki hayat mücadelesinin, kahpelik ve entrikalarla saldıran düşmanlarla boğuşmalarının, “hangi duyguyla sönüp dağılıp küçüldüğümüzün”, ardından Türk düşüncesi yaşasın diye kanımızı nasıl akıttığımızın şanlı bir destanıdır. Bu ulu atalar erdeminin yazılışındaki sürükleyicilik ve tiplerin kuvveti, bütün okuyucuları kendine bağlayacaktır. Bu eser de diğer Türk romanları gibi birçok tabloyla süslenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123510</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1eb58b1-bca7-471c-99c2-ceb44c45d5b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Azrail’i Öldüren Sıradan Bir Adamın Öyküsü</image:title>
            <image:caption>O hep ama hep sıradan kalmalıydı. Sadece o değildi en azından; bu saatin her bir parçasını üreten fabrikadaki işçi, parçaları kontrol eden uzman, parçaların gerekli yerlere ulaşmasını sağlayan tır şoförü, parçaları birleştiren ve saati bitiren usta, saatin gerekli yerlere ulaşmasını sağlayan diğer tır şoförü, saati satan dükkan sahibi satıcı, saati yetişkin oğlu utandığı için onun yerine kendisi alan anne, annesini beklerden dışarıdaki kaldırımın üzerindeki karıncaları sayan yetişkin adam, onu görüp kendi oğluna “bir gün sen de böyle olacaksın evladım” diyen baba, babasının dediği her şeye harfiyen uyan çocuk, çocuğun kafa sallamasını izleyen ve her gün balkonda oturup etrafa bakan dul teyze, dul teyzenin tombul kedisi, tombul kedinin yakalamayı bir türlü beceremediği kuşlar, kuşların pislediği cadde, caddede yürüyen insanlar ve o insanlardan biri olan saat parçası fabrikasındaki işçi gibi herkes, her şey ve her olay sıradan olacaktı, sıradan olmalıydı, sıradan kalacaktı ve sıradandı. Her zaman her şey böyle olmuştu ve, ya da çünkü, böyle olmalıydı. Sıradan ve iz bırakmadan yaşanmalıydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123511</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56579099-6797-4066-a962-ba2d82c25682.jpg</image:loc>
            <image:title>Enkazdan Paralel Evrene Uyanış</image:title>
            <image:caption>Hayatının anlamını yitirdiği bir anda, Servet gözünü bambaşka bir evrende açar. Eski hayatında yalnız bir mobilya ustası iken, yeni dünyasında bir avukat, evli ve bir kız babasıdır. Bu ani geçiş, onu hem hayal kırıklığına hem de büyük bir içsel çatışmaya sürükler. 
 
Adeo&apos;nun rehberliğiyle, paralel evrenler arasında geçiş yapabileceğini öğrenen Servet, geçmiş ve mevcut hayatı arasındaki farkları derinlemesine keşfetmeye karar verir. Yazmaya başladığı metinler, sadece bir miras değil; aynı zamanda kimliğini, yaşamının anlamını sorgulayan bir yolculuğun parçasıdır. 
 
&quot;Enkazdan Paralel Evrene Uyanış&quot;, Servet&apos;in karmaşık iç dünyasını ve evrenler arası geçişlerin getirdiği derin soruları irdeliyor. Kızı, babasının hayatına dair bu yazılar aracılığıyla, yalnızca bir rehber değil, aynı zamanda iki dünyada da geçerli olan insan deneyiminin derinliğine tanıklık edecek. 
  Kişisel bir dönüşüm hikâyesi olan bu roman, hayatın katmanlı yapısını ve varoluşsal sorgulamaların evrenselliğini gözler önüne seriyor. Servet&apos;in yolculuğu, okuyucuyu kendi içsel keşfine davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123512</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b66e2882-9709-4851-90e1-d265c56acf19.jpg</image:loc>
            <image:title>Değmez</image:title>
            <image:caption>“Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.” 
—Shakespeare 
 
İsmail Güzelsoy; aşka, hayata ve ölüme içkin bir hikâye kuruyor Değmez’de. Hararetli bir coğrafya üzerinde, edip Faruk Ferzan’ın masalsı yolculuğuna davet ediyor okuru. Bu coğrafyanın erdemli yanları kadar yıkıcı eğilimlerini de anlamaya ve anlatmaya adanmış Fennî Sihirler’deki bu adanmışlık hâlini, âdeta cisimleştiriyor romanında. Sık sık yön değiştiren bir akarsuda sihre, ilme, tarihe dokunarak yazma eyleminin büyülü özünü ve Türkçenin diri, tutkulu varlığını ortaya koyuyor. 
 
“‘Tanrı, insanın ölümsüzlüğe varmış hâlinden başka bir şey değil,’ diye cevaplıyordu beni Selman Dermanî. ‘Ölüm ile kesilen bir hayatın hiçbir anlamı yoktur. Değmez... Bütün bu çabalara, sağalmaya, hasta olmaya, iyileşmeye, çalışmaya, mülk edinmeye, çocuk yapmaya, âşık olmaya değmez. Lisan öğrenmeye, şiir okumaya, saz dinlemeye, mutlu olmaya değmez. Ancak ölümsüzlük varsa bu dünya hayatının bir anlamı olabilir. (...) Kendimi yeniden, sıfırdan üretmeyi istiyorum. Bunu yapacağım. Hakkım! Kadere teslim olacaksak mağaralara dönelim, haydi!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123514</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/558f699b-caf0-42b4-8a96-b53aaffde268.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitaplık</image:title>
            <image:caption>&apos;&apos;Yüke ne mi oldu? Yük yol kenarında kaldı. Zaman onun için durmuştu. Ne ilerleyebiliyor ne de geriye dönebiliyordu. Ormanda yürürken ansızın gelen bir çıt sesiyle irkilen ve içten içe gelen ölüm korkusuyla birlikte sesin kaynağını bulmaya çalışan ceylan gibi yük de avcısını bulmaya çalışıyordu. Bu korkuyla yoluna devam etmesi artık çok zordu. En iyisi yem olmaktı. Acılı ama her şeyi bitiren bir çözümdü.&apos;&apos; 
  Eren her güne dünden kalma bir şekilde başlardı. Ama aslında olan Eren&apos;in dünden kaldığı değil geçmişten kaldığıydı. Bunun nedenini Eren&apos;e sormamak gerek. Çünkü Eren geçmişten kalmasaydı roman olmazdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123515</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/135d756c-c2e4-4a71-b546-358a1fdbabfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Ritüellerin Şifreleri</image:title>
            <image:caption>“RİTÜELLER DEĞİŞİM EŞİKLERİNDE ELİMİZDEN TUTAR.” 
 
Kadim Bilgelikten Modern Hayata İlham Verici Bir Yolculuk 
 
Sırlar Bohçası, Niyet Defteri ve Rüya gibi başarılı kitapların yazarı Meltem Reyhan, disiplinlerarası alan araştırmalarını kişisel birikimiyle harmanladığı yeni kitabı Ritüellerin Şifreleri ile okurlarını, varoluşun gizemli teknolojisi olan ritüelleri keşfetmeye davet ediyor. 
 
Ritüellerle Değişim Eşiklerini Aşmak 
 
Hangi ritüelin tarihi, hangi uygarlığa dayanıyor? 
Ülkeler ve ritüelleri arasındaki benzerlikler ve farklar neler? 
Ritüellerin yaşamı etkilemedeki rolü ne? 
Ritüeller akıl ve sezgi arasında nasıl bir köprü kurar? 
Ritüelleri kullanarak kaosu yönetmek ve düzeni dengede tutmak nasıl mümkün olur? 
Günlük rutinler nasıl bilinçli ritüellere dönüşebilir? 
Bugün ve gelecek arasında yaşayan köprüler kurmanın yolları neler? 
Ritüeller: Geçmişten Bugüne Uzanan Bağlar 
 
Ritüeller yalnızca geleneksel uygulamalar değil, aynı zamanda ruhsal ve zihinsel denge için güçlü araçlar. Kitap, değişim eşiklerinden geçerken kullanabilecek ritüel önerileri, basit rutinlerin ritüel boyutuna taşınma yöntemleri ve gündelik hayatı içsel gerçeklerle hizalamanın yollarını sunarken bunu, bizleri tarihsel bir yolculuğa çıkarıp, ritüellerin kökenlerini kavramamıza rehberlik ederek gerçekleştiriyor. 
 
Farkındalıkla Hayata Yön Vermek 
 
Meltem Reyhan’ın sade ve içten anlatımıyla, farkındalık dolu ritüellerle yaşamınıza yön vermeye ne dersiniz? Her bölümde, okurlara açık cevaplar veren ve kendi ritüellerini nasıl oluşturmaları gerektiğine dair vizyon sunan kitap hem merakımızı hem de her şeye şüpheyle bakan aklımızı gıdıklıyor. Bu kitapla çok iyi vakit geçireceksiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123516</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36cba357-e14a-4cc9-9331-8e2f9089e9e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Olmak</image:title>
            <image:caption>İyileşen ve iyileştiren hikâyeler… 
 
Hande Akın’ın 2014’te yayınlanan ilk kitabı Kadın Olmak, kadının kendini fark etmesine ve gücünü geri almasına daha da fazla ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde yeniden okuyucu ile buluşuyor. 
 
Sevgi, şefkat ve adaletin çoğaltılması için sadece kadınların değil, toplumun tüm bireylerinin el ele vermesi gereken bir süreçteyiz. Kadınların gelecek nesilleri sevgiyle, bilinçle ve farkındalıkla yetiştirmesi önemli olsa da iyileşme yolunda erkeklerin ve kadınların birlikte adım atması, sevgi dolu bir toplumun temel taşı olacaktır. Bu kitap, birlikte yürünmesi gereken bu yolda sorumluluğunu alıp kendi kişisel gelişimini tamamlamaya cesaret eden kadınlar ile annesini, karısını, sevgilisini, kız evladını, kız kardeşini ve kadın arkadaşını anlamak isteyen erkekler için yazıldı. 
 
İyileşmek mümkün ve bu hepimizin ortak sorumluluğu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123517</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70f09f7a-f2de-49fe-8ef9-fa4be2e39056.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiç Yoktan İyidir</image:title>
            <image:caption>Serisinin son halkası “Hiç” “Yok”tan İyidir’de Murat Kaplan farkındalık ve ruhsal dönüşüm üzerine düşünsel bir keşif sunuyor. “Yok olma” korkusunu aşarak, “hiç” olma huzurunu anlamak ve her deneyimin insanın tekâmül yolculuğunda bir görevi olduğunu keşfetmek üzerine ilham verici bir yol haritası çiziyor. Kaplan’ın yalın ve akıcı anlatımı, dönüşüm yolculuğunu sabırla kucaklayacaklar için ilham verici bir çalışma. Bu kitap, kendi tekâ­mül yolculuğunuzda size eşlik edecek vazgeçilmez bir kılavuz olacak. “‘Hiç’ ‘Yok’tan iyidir derse bir yürek, artık ne yokluk bir korku ne de dünya bir arzudur onun için. ‘Hiç’lik ‘yok’luğa galip gelmiştir artık.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123518</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67015be6-5960-4057-b749-cf1c6bb80adc.jpg</image:loc>
            <image:title>Şenlik Ailesi: Bu Evde Grev Var!</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en şenlikli ailesiyle tanışmaya hazır mısınız?
 
Fransız yazar Mim&apos;in gerçekçi bir mizah anlayışıyla kaleme aldığı Şenlik Ailesi: Bu Evde Grev Var!, ebeveyn-çocuk ilişkisinde roller ve sorumluluklar üzerine kafa yorduran, curcunası bol bir durum komedisi. 
 
Çocuk Hakları Sözleşmesi&apos;ne atıfta bulunarak çocukları hak ve özgürlüklerini tanımaları, korumaları ve onlara sahip çıkmaları hususunda bilinçlendiren roman; sorunlar karşısında dik durmanın ve dayanışmanın önemini yüceltiyor.

Aile içinde konulan kuralların çocukların dünyasındaki yansımalarına dikkat çeken kitap, ebeveynler tarafından çizilen sınırların gerekliliği hakkında da uzun uzadıya düşündürüyor.









İşte huzurlarınızda, görüp göreceğiniz en tuhaf ama bir o kadar da &apos;&apos;tanıdık&apos;&apos; aile: Şenlik Ailesi!
Bir anne, bir baba, dört afacan çocuk ve bir adet de köpekten oluşan bu çekirdek ailenin her günü yeni bir macera!

Yine şamatalı bir gün: Dışarıda yağmur yağıyor, kardeşler bahçede oynamak istiyor. Ama... bu havada dışarı mı çıkılır hiç? Telefon-tablet deseniz, bir süreliğine onlar da yasak! Eee, ne mi yapsınlar? İyisi mi salonda çadır kursunlar. Ne eğlence ama! Sonrası mı? Elbette gürültü, patırtı ve kargaşa... Duyduk duymadık demeyin; Şenlik Ailesi&apos;nde kurallar artık çocuklar tarafından yazılıyor. Çünkü anne babaları greve gitti! Ebeveyn grevi ne anlama mı geliyor? Canınızın istediği her şeyi ama her şeyi yapabilmek: saatlerce Monopoly oynamak, tabaklarca krep ve paketler dolusu cips yemek, çadırda uyumak, diş fırçalamamak... Öte yandan, evi çekip çevirmek de bundan böyle çocukların vazifesi. Peki ya onlar da havlu atıp grev yapmaya kalkışırsa? O zaman seyreyleyin cümbüşü! Kardeşler için saksıyı çalıştırma vakti, yoksa başlarına gelmeyen kalmayacak...
 
Aile içinde adalet, hak arama, görev paylaşımı, empati kurma gibi konulara değinen Mim, düşüncelerini özgürce ifade edebilmeleri için tüm okurları yüreklendiriyor.

İçten hikâyesiyle gerek çocukların gerekse yetişkinlerin kendilerinden bir şeyler bulacakları Şenlik Ailesi: Bu Evde Grev Var!, her sorunun karşılıklı sevgi, saygı, özveri ve anlayışla tatlıya bağlanabileceğini gösteren bir farkındalık hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123519</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03e703a6-86a2-44d3-a4de-6e3e87f84c37.jpg</image:loc>
            <image:title>Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Sürecinde Ölçme ve Değerlendirme</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta ilk olarak ölçme ve değerlendirme kavramlarına çeşitli açılardan değinilmiştir. Dört temel dil becerisi, anlama ve anlatma becerileri olmak üzere iki ulamda ele alınmıştır. Her becerinin kuramsal temeli açıklanmış ve değerlendirme sürecinde becerinin temel doğasının önemine vurgu yapılmıştır. Her becerinin alt bölümünde, o beceri sürecini değerlendirme sürecinde işe koşulabilecek görev biçimlerine açıklama getirilmiş ve örnek verilmiştir. Dilbilgisi ve sözvarlığının değerlendirme süreci ayrı bir başlık altında ele alınmıştır. Devam eden bölümlerde tamamlayıcı değerlendirme araçlarına, dereceli değerlendirme araçlarına ve denetim dizelgelerine örnekler verilmiştir. Son olarak döngüsel etki kavramı değerlendirme sürecine yönelik olumlu ve olumsuz etkisi çerçevesinde tartışılmıştır. Kitabın temel amacı, yabancı dil olarak Türkçe öğretim sürecinde ölçme ve değerlendirmeyle ilgili yaklaşımları, araçları özetlemek böylece okura hem uygulama hem araştırma için bakış açıları sunmaktır. Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Sürecinde Ölçme ve Değerlendirme; dinleme, okuma, konuşma ve yazma eğitimi, dilbilgisi ve sözcük dağarcığını ölçme ve değerlendirme konularına genel bakış sağlayan bir kitaptır. Bunun yanında kitapta tamamlayıcı değerlendirme araçlarına, dereceli değerlendirme araçlarına, denetim dizelgelerine ve döngüsel etki kavramına yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123520</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/288b8b2f-2ee7-42db-ace3-6d46b9797da8.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürlük</image:title>
            <image:caption>Özgürlük, Afrika’da geçiyor  ve ana karakterleri, bir zamanlar özgürlüğü Afrika’da bulmuş olan iki İngiliz. Ama toprakları artık güvenli değildir ve kabile çatışmalarının yaşandığı bir zamanda güvenli bir yere gitmek için uzun bir yolculuk yapmak zorundadırlar. Bu yolculuğun sonunda İngiliz karakterler, Afrika ülkesi ve onu bekleyen İdi Amin benzeri gelecek hakkında her şeyi biliriz. Bu roman, V. S. Naipaul’un en büyük romanlarından biri, sert ama acıma dolu. 1971 yılında Booker Ödülünü kazanmıştır. 
“V. S. Naipaul bize kendimizi ve içinde yaşadığımız gerçekliği gösteren öyküler anlatıyor. Kullandığı dil güzel olduğu kadar kusursuz.” 
–The London Times 
“Tolstoyvari bir ruh.... Üçüncü Dünyadan daha parlak bir edebiyatçı çıkmamıştır.” 
–John Updike 
“Elimizdeki en soğukkanlı edebi göz ve en berrak düzyazı.” –The New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123521</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d983d02-c978-4ec8-8d5c-481de4740ecf.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Siyasal Hayatında Krizler Kahramanlar ve Hainler 1. Cilt</image:title>
            <image:caption>1969 yılında Sivas&apos;ta doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü&apos;nden 1993 yılında mezun oldu. 2005 yılında &quot;Siyasal Düşünceler&quot; alanında Doçent, 2011 yılında Profesör oldu. Halen Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünde Bölüm Başkanı olarak akademik çalışmalarını sürdürmektedir. Çetin&apos;in yayınlanmış kitaplarından bazıları şunlardır: İnsan ve Siyaset: Siyasetin Psikolojik Temelleri (Siyasal Kitabevi: 2003); Modernleşme ve Türkiye&apos;de Modernleştirme Krizleri (Siyasal Kitabevi: 2003); Türk Toplum Sözleşmesi: Siyasetin Sosyolojik Temelleri (Lotus Yayınları: 2004; Çağdaş Siyasal Akımlar (Orion Yayınları: 2007); Cumhur ve başkanı: Kral Çıplak, Halk Çırılçıplak (Orion Yayınları: 2007); Modernleşme Krizi: İdeoloji ve Ütopya arasında Türkiye (Orion Yayınları: Edit: 2011); Korku Siyaseti ve Siyaset Korkusu (İletişim Yayınları: 2012), Kişisel Kolektif ve Evrensel Tanrı Kompleksi 1: Kutsalın Gölgesinde (Kadim Yayınları: 2014), Kişisel Kolektif ve Evrensel Tanrı Kompleksi 2: Kutsala Karşı (Kadim Yayınları: 2014), Siyaset Psikolojisi (Orion Yayınları: Ortak: 2015), Kişisel Kolektif ve Evrensel Tanrı Kompleksi 3: Kutsalın Kurbanları (Kadim Yayınları: 2015).</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123522</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e97c144a-f822-4d54-bc83-e741ac1dc649.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Siyasal Hayatında Krizler Kahramanlar ve Hainler 2. Cilt</image:title>
            <image:caption>1969 yılında Sivas&apos;ta doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü&apos;nden 1993 yılında mezun oldu. 2005 yılında &quot;Siyasal Düşünceler&quot; alanında Doçent, 2011 yılında Profesör oldu. Halen Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünde Bölüm Başkanı olarak akademik çalışmalarını sürdürmektedir. Çetin&apos;in yayınlanmış kitaplarından bazıları şunlardır: İnsan ve Siyaset: Siyasetin Psikolojik Temelleri (Siyasal Kitabevi: 2003); Modernleşme ve Türkiye&apos;de Modernleştirme Krizleri (Siyasal Kitabevi: 2003); Türk Toplum Sözleşmesi: Siyasetin Sosyolojik Temelleri (Lotus Yayınları: 2004; Çağdaş Siyasal Akımlar (Orion Yayınları: 2007); Cumhur ve başkanı: Kral Çıplak, Halk Çırılçıplak (Orion Yayınları: 2007); Modernleşme Krizi: İdeoloji ve Ütopya arasında Türkiye (Orion Yayınları: Edit: 2011); Korku Siyaseti ve Siyaset Korkusu (İletişim Yayınları: 2012), Kişisel Kolektif ve Evrensel Tanrı Kompleksi 1: Kutsalın Gölgesinde (Kadim Yayınları: 2014), Kişisel Kolektif ve Evrensel Tanrı Kompleksi 2: Kutsala Karşı (Kadim Yayınları: 2014), Siyaset Psikolojisi (Orion Yayınları: Ortak: 2015), Kişisel Kolektif ve Evrensel Tanrı Kompleksi 3: Kutsalın Kurbanları (Kadim Yayınları: 2015).</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123523</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ba7f28f-9ee3-4934-90a7-33b22f5a0f79.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Siyasal Hayatında Krizler Kahramanlar ve Hainler 3. Cilt</image:title>
            <image:caption>969 yılında Sivas&apos;ta doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü&apos;nden 1993 yılında mezun oldu. 2005 yılında &quot;Siyasal Düşünceler&quot; alanında Doçent, 2011 yılında Profesör oldu. Halen Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünde Bölüm Başkanı olarak akademik çalışmalarını sürdürmektedir. Çetin&apos;in yayınlanmış kitaplarından bazıları şunlardır: İnsan ve Siyaset: Siyasetin Psikolojik Temelleri (Siyasal Kitabevi: 2003); Modernleşme ve Türkiye&apos;de Modernleştirme Krizleri (Siyasal Kitabevi: 2003); Türk Toplum Sözleşmesi: Siyasetin Sosyolojik Temelleri (Lotus Yayınları: 2004; Çağdaş Siyasal Akımlar (Orion Yayınları: 2007); Cumhur ve başkanı: Kral Çıplak, Halk Çırılçıplak (Orion Yayınları: 2007); Modernleşme Krizi: İdeoloji ve Ütopya arasında Türkiye (Orion Yayınları: Edit: 2011); Korku Siyaseti ve Siyaset Korkusu (İletişim Yayınları: 2012), Kişisel Kolektif ve Evrensel Tanrı Kompleksi : Kutsalın Gölgesinde (Kadim Yayınları: 2014), Kişisel Kolektif ve Evrensel Tanrı Kompleksi 2: Kutsala Karşı (Kadim Yayınları: 2014), Siyaset Psikolojisi (Orion Yayınları: Ortak: 2015), Kişisel Kolektif ve Evrensel Tanrı Kompleksi 3: Kutsalın Kurbanları (Kadim Yayınları: 2015).</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123524</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6b9ef9d-45eb-40d7-b327-8b716a71b0d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kan Yağmuru - Bir Komiser Zen Macerası 7</image:title>
            <image:caption>Piedmont’un yemyeşil tepeleri ve bereketli bağları arasında geçen son davasının ardından, Müfettiş Zen kariyeri boyunca korktuğu emri nihayet alır. Bir sonraki görev yeri Sicilya’dır. 
 
Terk edilmiş bir demiryolu hattında, mühürlenmiş bir yük vagonunda kimliği belirsiz, çürümüş bir cesedin bulunmasıyla, Zen’in en zor ve tehlikeli davası başlamış olur. Üç bin yıllık Catania şehrinin tarihi dokusu ve Etna yanardağının dumanlı gölgesi altında geçen Kan Yağmuru, Aurelio Zen’i en çaresiz ve kararlı haliyle gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123525</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c11ac29-4e65-4617-8219-cc91e38a2b40.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Siyasal Hayatında Krizler Kahramanlar ve Hainler 4. Cilt</image:title>
            <image:caption>969 yılında Sivas&apos;ta doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü&apos;nden 1993 yılında mezun oldu. 2005 yılında &quot;Siyasal Düşünceler&quot; alanında Doçent, 2011 yılında Profesör oldu. Halen Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünde Bölüm Başkanı olarak akademik çalışmalarını sürdürmektedir. Çetin&apos;in yayınlanmış kitaplarından bazıları şunlardır: İnsan ve Siyaset: Siyasetin Psikolojik Temelleri (Siyasal Kitabevi: 2003); Modernleşme ve Türkiye&apos;de Modernleştirme Krizleri (Siyasal Kitabevi: 2003); Türk Toplum Sözleşmesi: Siyasetin Sosyolojik Temelleri (Lotus Yayınları: 2004; Çağdaş Siyasal Akımlar (Orion Yayınları: 2007); Cumhur ve başkanı: Kral Çıplak, Halk Çırılçıplak (Orion Yayınları: 2007); Modernleşme Krizi: İdeoloji ve Ütopya arasında Türkiye (Orion Yayınları: Edit: 2011); Korku Siyaseti ve Siyaset Korkusu (İletişim Yayınları: 2012), Kişisel Kolektif ve Evrensel Tanrı Kompleksi 1: Kutsalın Gölgesinde (Kadim Yayınları: 2014), Kişisel Kolektif ve Evrensel Tanrı Kompleksi 2: Kutsala Karşı (Kadim Yayınları: 2014), Siyaset Psikolojisi (Orion Yayınları: Ortak: 2015), Kişisel Kolektif ve Evrensel Tanrı Kompleksi 3: Kutsalın Kurbanları (Kadim Yayınları: 2015).</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123526</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c190643-737c-4caf-b3e5-f9edae1c38bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Pazarlama Savaşı</image:title>
            <image:caption>“En iyi pazarlama kitabının yazarı bir Harvardlı akademisyen veya bir Fortune 500 CEO’su değildi. 
Pazarlama üzerine şimdiye kadar yazılan en iyi kitap, Prusyalı emekli general von Clausewitz tarafından 1832 yılında yayımlanan Savaş Üzerine’dir. Bu kitap bütün başarılı savaşların ardında yatan stratejik ilkeleri ortaya koyar.” 
Al Ries ve Jack Trout, klasikleşmiş çalışmaları Pazarlama Savaşı’nda böyle diyor ve Clausewitz’in bugün dünyadaki çoğu askerî okulda okutulan temel eserini pazarlama mantığıyla yorumluyor. 
Pazarlama bir şirketin piyasa savaşını kazanmak için kullandığı strateji ve taktiklerdir. Bu savaştaki bir pazarlama komutanının yapması gereken de şirketinin ve ürününün rakiplerine göre konumunu ve gücünü iyi değerlendirerek doğru stratejiyi seçmektir. 
Kuruluşunuz ister büyük, ister orta büyüklükte, isterse küçük olsun, 21. yüzyılda sağ kalabilmek için gerekli stratejik modeli işte bu elinizdeki kitapta bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123527</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36f66153-ba17-412b-bfd5-d63a32f177d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Siyasal Hayatında Krizler Kahramanlar ve Hainler 5. Cilt</image:title>
            <image:caption>1969 yılında Sivas&apos;ta doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü&apos;nden 1993 yılında mezun oldu. 2005 yılında &quot;Siyasal Düşünceler&quot; alanında Doçent, 2011 yılında Profesör oldu. Halen Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünde Bölüm Başkanı olarak akademik çalışmalarını sürdürmektedir. Çetin&apos;in yayınlanmış kitaplarından bazıları şunlardır: İnsan ve Siyaset: Siyasetin Psikolojik Temelleri (Siyasal Kitabevi: 2003); Modernleşme ve Türkiye&apos;de Modernleştirme Krizleri (Siyasal Kitabevi: 2003); Türk Toplum Sözleşmesi: Siyasetin Sosyolojik Temelleri (Lotus Yayınları: 2004; Çağdaş Siyasal Akımlar (Orion Yayınları: 2007); Cumhur ve başkanı: Kral Çıplak, Halk Çırılçıplak (Orion Yayınları: 2007); Modernleşme Krizi: İdeoloji ve Ütopya arasında Türkiye (Orion Yayınları: Edit: 2011); Korku Siyaseti ve Siyaset Korkusu (İletişim Yayınları: 2012), Kişisel Kolektif ve Evrensel Tanrı Kompleksi 1: Kutsalın Gölgesinde (Kadim Yayınları: 2014), Kişisel Kolektif ve Evrensel Tanrı Kompleksi 2: Kutsala Karşı (Kadim Yayınları: 2014), Siyaset Psikolojisi (Orion Yayınları: Ortak: 2015), Kişisel Kolektif ve Evrensel Tanrı Kompleksi 3: Kutsalın Kurbanları (Kadim Yayınları: 2015).</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123528</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/947ee29c-0e2c-414b-a9e4-222683df667e.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Siyasal Hayatında Krizler Kahramanlar ve Hainler 6. Cilt</image:title>
            <image:caption>Türk Siyasal Hayatında Krizler Kahramanlar ve Hainler 6. Cilt 12 Eylül Rejimi ve Özal Dönemi: 1980-1993</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123529</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0c43058-efef-4c00-8200-b6b424835219.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Siyasal Hayatında Krizler Kahramanlar ve Hainler 7. Cilt</image:title>
            <image:caption>Türk Siyasal Hayatında Krizler Kahramanlar ve Hainler 7. Cilt
Siyasal Kaos ve 28 Şubat Dönemi:1993-2003
Orion Kitabevi - Akademik Kitaplar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123530</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4464fb38-524f-48d8-bdb9-5c722eff809b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gümüş Yürek 2: Bilinmeyen Lanetin Kederi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Seni görmeden ölmeyeceğim, demek istiyorum ama seni görmek için önce ölmem gerekecek belki.”

Eira Morwen, ölümün bile verdiği sözlerin önüne geçemeyeceğini bildiğinden bir yolculuğa daha çıkması gerektiğinin farkındaydı. Uzun çamlardan göğe yükselen sivri kulelere ve karanlık suların ötesindeki hain topraklara uzanan bu tehlikeli yolculukta, fısıldayan rüzgârlar ona kadim sırlar anlatacak, adımlarını izleyen gölgeler ise kaderinin peşine düşecekti. Ne bir harita ne de yıldızlar ona yol gösterecek ve Eira bir kez daha her şeyin sonunda dönüşeceği kişiyi tahmin edemeden yolun onlardan yana olmasını dileyecekti.

“Yine de yalvarırım… Seni bulduğumda beni tanı. Kulaklarım farklı olsa da ellerim kirlenmiş, gümüş yüreğim kararmış olsa da tanı beni. Dolunaya benzeyen gözlerimi senin üstündeki duruşlarından tanı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123531</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d398fd2-051b-4f91-9c11-f4607bea0f3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklarda Yas</image:title>
            <image:caption>İfade edilmemiş keder tehlikelidir.

Bebeklikten ergenliğe kadar pek çok çocuk, duygularını keşfetmek, acılarının üstesinden gelmek, ifade edebilmek ve hayatına devam edebilmek için desteğe, anlayışa ve rehberliğe ihtiyaç duyar. Destek verebilecek yetişkinlerin de çocukların bu süreçte neler hissedebileceğini anlama konusunda yardıma ihtiyacı vardır.

Uzman klinik psikolog Dr. Corinne Masur, bu kitapta yetişkinlerin yas tutan bir çocuğa yardım edebilmek için ihtiyaç duydukları rehberliği sağlıyor. Yazar kendi yas sürecindeki kişisel deneyimlerini, danışmanlık sağladığı ailelere yönelik gözlemlerle birleştirip akademik çalışmalarıyla harmanlıyor. Dr. Masur, farklı yaş ve gelişim evrelerindeki çocukların kayıplardan nasıl etkilendiklerini ele alırken farklı yas türleriyle de nasıl başa çıkılacağını inceliyor.
 
Çocukluklarda yas olgusunu anlamaya yönelik bilgilendirici ve kolay anlaşılır bir rehber olan bu kitap, yetişkinlerin yas dönemindeki çocukları desteklemek için kullanabilecekleri pratik araçlar da sunuyor. Ebeveynler ve bakım veren kişiler için hazırlanan bu rehber, çocukların farklı yaş ve gelişim aşamalarında yas sürecini nasıl yaşadığını anlamanızı sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123532</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/689bd18e-95ba-457d-9771-cb5591774e0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gözlerin</image:title>
            <image:caption>GÖZLERİN 
Yüzünde parlayan iki güneştir, 
Güneşin yıldızdan farkı gözlerin. 
Anadır, babadır, bacı, kardeştir 
Her türlü yarama, sargı gözlerin… 
 
Onlar ki göz değil silahtır bence 
Öyle bir kılıç ki ucu ipince 
Hissime ilaçtır, akla gelince 
Ağlatır garibi türkü gözlerin… 
 
Gezdirir adama gurbet elleri. 
Susturur önünde ozan dilleri, 
Ne “Ağlama Sevdam”, ne “Güz Gülleri” 
Turan’ın sevdiği şarkı gözlerin…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123533</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d555c1b1-d714-4678-9ca9-5109ae2eb3ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah İman ve İlim</image:title>
            <image:caption>İhlas suresinde Cenab-ı Hak, kendisini şöyle tanıtıyor: “Allah birdir. Hiçbir şeye muhtaç değildir, her şey O’na muhtaçtır. O doğurmamış ve doğurulmamıştır.” Übey b. Kâ’b (r. a. ) naklediyor: 
Müşrikler Peygamber’e, “Yâ Muhammed! Rabb’ini bize tanıt.” Dediler. Bunun üzerine Allah Tebâreke ve Teâlâ İhlâs sûresini indirdi: “De ki, O Allah tektir, Allah Samed’dir. (O hiçbir şeye muhtaç değildir ama bütün varlıklar O’na muhtaçtır. ) O, doğurmamış ve doğmamıştır. Hiçbir şey O’na denk değildir.” (İbn Hanbel, V, 133) 
Allah bize bildirdiği verdiği ilim kadarıyla Allah’ı tanırız ve biliriz. 
Hayatta her şey onun eseridir Bizim bilmediğimiz bütün canlılar, cansız varlıklar alemler, boyutlar hepsi onun yaratması sonsuz kudret sahibi, ilim sahibi Rahman ve rahim olan Allah’ındır. Ol demesi, dilemesiyle olan şeylerdir. 
Allah’ın sıfatlarından olan ilim her şeyi sonsuz ilmiyle yaratmasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123534</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b51a3e15-3f33-42a4-a0b7-b2f1c1a715fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzel Allah’ım ve Güzel Hayatım</image:title>
            <image:caption>Ey yüce insan! 
 
Şu dünyada ne öğrenirsen öğren ve ne bilirsen bil, 
Kaç üniversite ya da medrese bitirirsen bitir, 
Allah’ın varlığını bilmeyince yeterli değildir. 
 
Fakat hiçbir şey bilemeyip de yalnızca Hakk&apos;ı bilirsen 
Ve O’nu seversen, o sana tüm bilmediklerini bildirir. 
 
Yeter ki sen O&apos;nu tek yardımcı ve tek sevgili bil. 
O zaman O sana rahmet rüzgârlarını estirdikçe estirir. 
 
Kimi sıcakta yanarken, sen gölgede gezersin, serin serin. 
Kimi bunalımdayken, sen rahat nefes alırsın, derin derin. 
Kimi de boğulurken, sen okyanusa açılırsın, engin engin. 
 
Çünkü senin yüce Rabbin, her bakımdan çok zengin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123535</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c216576a-f48d-4b7c-8103-529384744c38.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat ve Anlamın İnşası</image:title>
            <image:caption>Türkiye ve dünya sanatının çalkantılı tarihini, toplumsal olayların sanat üzerindeki derin etkilerini mercek altına alan bu eser, sanat eleştirisine yenilikçi bir bakış açısı getiriyor.
 
Süreyyya Evren, 1960 kuşağının özgürlük arayışından Gezi Parkı direnişine uzanan geniş bir zaman dilimini kapsayan yazılarında, sanatın nasıl bir ayna tuttuğunu, toplumların değişimine nasıl tanıklık ettiğini ve sanatçıların bu dönüşümlerdeki rolünü etraflıca inceliyor.
 
Heykeltıraştan ressama, şairden sinema yönetmenine kadar pek çok sanatçının eserlerini ve düşüncelerini karşılaştıran Evren, sanat eleştirisinin de zaman içinde nasıl evrildiğini, farklı dönemlerin sanat anlayışlarını nasıl şekillendirdiğini gösteriyor.
 
Bu kitap, sadece sanat tarihine değil, aynı zamanda toplumsal tarih, felsefe ve edebiyat gibi pek çok disipline de ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123536</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4d9c354-8122-4cc6-a8cf-d5bc3dfb678c.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Şiirde Gizli</image:title>
            <image:caption>Aşk ve sevda evrenseldir. Her millet ve toplumlarda bu iki terimi farlı biçimlerde de olsa görmek mümkündür. Aşkın ve sevdanın olmadığı yerde mutluluk, huzur ve barış aramak mümkün değildir. 
Herkes gibi gençlik yıllarımda ben de bu iki ulvi terimle karşılaştım. İnsanoğlu sevdiğine âşık olur ve sevdalanır. Buna vatan aşkı, bayrak aşkı, millet aşkı vb. gibi aşk ve sevdaları da dâhil etmek mümkündür. 
Şiir yazma aşkım ortaokul yıllarımda Türkçe öğretmenimizin Cumhuriyet dönemimizin en önemli ozan ve şairlerinden olan Aşık Veysel ŞATIROĞLU’nu ve şiirlerini tanıtmasıyla başladı. Daha sonra Karacaoğlan, Pir Sultan Abdal, Yunus Emre gibi ozanların etkisi bu alandaki istek ve şevkimi artırdı. Nihayet ilk şiirimi liseye başladığımda yazdım. 
Babamın memur olması ve nihayetinde benim de öğretmen olmam nedeniyle Anadolu’muzun birçok yöresinde yaşama fırsatı buldum. Yaşadığım, gezdiğim ve gördüğüm yerlerdeki yaşam tarzları ve kültürel değerler şiirlerime yansımaya başladı. 
Bu nedenledir ki yazdığım şiirleri Anadolu’muzdaki yaşanmış olay ve hikâyelerden yola çıkarak yazmaktayım. Tabii olarak vatan, bayrak, milli kahramanlar ve önemli tarihi olaylarla ilgili şiirlerde yazmayı kendime görev addediyorum. 
Bu duygu ve düşüncelerle siz şiir sever okurlarıma sağlık, huzur ve mutluluk dileklerimle selâm ve saygılarımı sunarım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123537</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90883e85-107f-4e10-b2ae-0f92273dd496.jpg</image:loc>
            <image:title>Gözümün Nuru Gönlümün Huzuru</image:title>
            <image:caption>Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.v.) 
Efendimiz, dünyalıklar hakkında şöyle buyurmuştur: 
&quot;Ben kim, dünya kim? Dünya ile benim misâlim, bir ağacın altında gölgelenip sonra da orayı terk edip giden yolcunun misali gibidir.&quot; (Tirmizî, Zühd 44) Biz ise o ağacın altına dünya mallarını üst üste yığdıkça yığıyoruz, doldurdukça dolduruyoruz. Yetmiyor, daha da fazlasını istiyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123538</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d029ca0c-50d5-4640-9335-6b525f0ac2b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Küllerle Dolu Bir Yol</image:title>
            <image:caption>Ben batarken sen doğuyorsun, sen batarken ben doğuyorum. Ya bu düzeni bozacağız ya da bu düzende mahvolup gideceğiz 
Doğru sevgi cesaretli kalpler için ilaçtır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123539</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c86ac6b-ac9b-4ef7-9827-5306fdafa4da.jpg</image:loc>
            <image:title>Tahta Bisiklet ve Dedem</image:title>
            <image:caption>“Kızı ona tahta bisikleti hatırlatmıştı. Tahta bisiklete duyduğu özlem canlanmıştı. Yüreğinin bir tarafına bastırdığı bu özlem yeniden ortaya çıkmıştı. Kapının önünde arabası duruyordu ama tahta bisikletin özlemini bastırmaya yetmiyordu o araba. Çünkü tahta bisiklette anılar vardı, özlemler vardı.” 
Çocuk Edebiyatının önemli isimlerinden olan Necdet Neydim, Tahta Bisiklet ve Dedem adlı eseriyle bir kez daha okurla buluşuyor. Çocuk Edebiyatı hakkına şiir, öykü, deneme ve eleştiri türünde yaptığı çevirilerin ve çalışmalarının yanında; gerçeklikten uzak olmayan, her çocuğu kucaklayan bir üslupla yazdığı öykü ve şiirleri de türü için büyük önem taşıyor. Yazdığı eserlerle çocuğun sorgulamasını, zihninde oluşan imgelerle yüzleşmesini hedefleyen Neydim, Tahta Bisiklet ve Dedem eserinde da canlı ve oldukça içten bir üslup kullanarak bu hedefini yerine getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123540</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86d8399f-4583-4e7f-b0f2-0fc782f12fde.jpg</image:loc>
            <image:title>Kilitli Oda Muammaları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Stephen King, Dashiell Hammett, Lawrence Block, Agatha Christie, Georges Simenon, Dorothy L. Sayers, P. G. Wodehouse ve çok daha fazlasından kafa karıştırıcı gizemlerle dolu, kilitli oda muammaları ve imkânsız suç öyküleri… 
 
Polisiyede suçlar, şans eseri ya da beklenmedik bir itirafla değil, dikkatli bir gözlem ve keskin bir tümdengelim yoluyla aydınlatılmalıdır. Peki, bu yöntemlerin bile kifayetsiz kaldığı, işlenmesi ya da çözülmesi imkânsız gibi görünen suçlar varsa? Birdenbire sırra kadem basanlar, içinden çıkmanın mümkün olmadığı odalardan çıkan katiller, etrafında hiçbir iz bırakılmayan cinayetler, hiçbir mahkûmun kaçamayacağı iddia edilen hapishanelerden firar edenler, kaynağı belirsiz tabanca sesleri ve düzineyle muhafızın gözü önünde çalınan mücevherler... 
Edgar Ödüllü Otto Penzler’in turun yaklaşık iki yüz yıllık geçmişinden derlediği bu kitap, yazılmış en iyi elli yedi imkânsız suç öyküsüyle, suç öykücülüğünün iskeletini karanlıklardan ortaya çıkaran bir el feneri. Sayfaları arasında “Uçan Ölüm”, “Geçmişi Olmayan Adam”, “Çok Acayip Bir Yatak” ve “Görünmez Silah” gibi unutulmayacak öykülerin yanı sıra, Arthur Conan Doyle’un Sherlock Holmes’ü, Georges Simenon’un Jules Maigret’si, Agatha Christie’nin Hercule Poirot’su, Dashiell Hammett’ın Continental Op’u ve suç dünyasının daha nice fazla zeki karakterine rastlayabileceğiniz, kafa çalıştıran polisiyenin son noktası Kilitli Oda Muammaları, Katilin Şeyi ve Kavgaz serilerinin yazarı Algan Sezgintüredi’nin tercümesiyle polisiye okurları için kaçırılmaz bir maden. 
 
Issız bir çöl, kimsenin ayak basmadığı bir kayak pisti, bir beyefendinin çalışma odası, bir asansör kabini: Suç işlemek hiçbir yerde tamamen imkânsız değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123541</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7a09209-4186-41ad-b2c2-06ebd9602046.jpg</image:loc>
            <image:title>Futbolun Unutulmaz Yetenekleri</image:title>
            <image:caption>Futbol, dünyanın ortak dili. Dünyanın bir ucunda konuşulan dili belki anlamazsınız ama eğer futbolu seviyorsanız, akıl dolu bir ara pas, dönerek vurulan bir şut ya da kıvrak bir çalım, insanın beş duyusunu birden harekete geçirir. 
Futbol aşkı biraz da budur. Hepimizin, dil gibi uygarlığı simgeleyen bir araca bile gerek duymadan anlayabileceği, izleyebileceği bir oyunun yarattığı bir duygudur. Futbolu bu denli çekici kılan ve bağlılık yaratan en önemli ögeyse; yaratıcılık, beceri ve izleyiciyi kendilerine hayran bırakan oyuncular. 
Ayaklarında bir mıknatıs varmış gibi ya da üstün bir güç tarafından yönlendiriliyormuşçasına topu alan, saklayan, süren; ortak oynayan oyunu kişisel becerileriyle estetik açıdan yetkileştiren, gönüllerde coşku yaratanlar... 
Bu kitapta, okuyucumuz, dünya ve ülke futbolunda üstün oyunculuklarıyla öne çıkan futbolcuların yaşamöykülerinin ve yetenekleriyle izleyenleri büyüleyen oyuncuların gelişimlerinin tanığı olacak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123542</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04faaa00-e4a8-4973-a43d-b3d4f03669c3.jpg</image:loc>
            <image:title>İkinci Vatan</image:title>
            <image:caption>KİTAP HAKKINDA ELEŞTİRİ VE YORUMLAR 
Muazzez İlmiye Çığ (Ünlü Sümerolog):”Çok ulvi bir görevi yerine getiren Esen’in eseri, Cumhuriyet’e, onun kurucusu Büyük Atatürk’e ve diğer kuruculara borcu olan her yurttaşımızın okumasını gönül rahatlığıyla tavsiye edeceğim bir eser.” 
Can Kıraç(Koç Holding Eski CEO’su):”Cumhuriyetimizin 100. yılını taçlandıran bir eser. Ne mutlu size, ne mutlu bize.” 
Dr. Ali Tigrel (DPT Eski Müsteşarı): “Tam bir başvuru kaynağı ve arşivlik eser. Elimden bırakamıyorum.” 
İsak Haleva (Türkiye Hahambaşı): “Şimdiye kadar (bu konuda) okuduğum kitapların en derli toplusu ve en kapsamlı olanı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123543</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f531d447-92f2-466c-b930-a3003e35ebec.jpg</image:loc>
            <image:title>Söylev (Nutuk)</image:title>
            <image:caption>Söylev, yaşanmış bir efsanenin, bugüne ve yarına ışık tutan bir öyküsüdür. Her aşaması belgelenmiş, duygularla değil akla seslenen bir öyküdür bu. “Tek adam”ın giderek bir ulusla bütünleşmesinin ve evrenselle buluşmasının adım adım izlenilen bir öyküsüdür. 
Geçmişten bugüne tutulan bu ışık niçin hâlâ güçlü? Niçin belki eskisinden de anlamlı ve önemli? Bunun iki temel nedeni var:
Birincisi, zamanla birlikte belleklerden uzaklaşan bir geçmişin bugün için de çok önem taşıyor olması. İkincisi ise değişen dünyanın ve değişen Türkiye’nin koşullarının o anıtsal yapıdaki tarihsel çizgiyi doğrulamış bulunması... 
Değişen koşullar... Evrenseli yakaladığı için eskimeyen, ölümsüzleşen bir başyapıt... 
AHMET TANER KIŞLALI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123544</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41be5b19-32ce-4b6d-b2fa-a42c351d2998.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğanın Gücüyle İyileş</image:title>
            <image:caption>Almanya’nın ünlü doğal tıp uzmanı
         Prof. Dr. Andreas Michalsen’den, insan bedeninin kendini
iyileştirme gücüne ve doğal tıbbın potansiyeline dair
düşünceli ve etkileyici bir çalışma.
 
Bugün geçmişe göre daha uzun yaşıyoruz. Ancak bu uzun ömür bize bir bedel ödetti: kronik hastalıkların artışı. Giderek daha fazla insan sindirim bozuklukları, yüksek tansiyon, kalp hastalığı, artrit ve kanser gibi kronik rahatsızlıklara yakalanıyor. Bu hastalıklar semptomları kontrol altına almakla yetinen ancak kronik hastalıkların temeline inemeyen modern tıp için büyük bir zorluk teşkil ediyor. Oysa yüzyıllardan beri kullanılan bir çözüme sahibiz: Doğal Tıp.
 
▶ Bitkilerin şifa gücünü nasıl kullanabiliriz?
▶ Doğal tıp tedavi yöntemlerini günlük hayatımıza nasıl entegre edebiliriz?
▶ Kronik hastalıklarla nasıl mücadele edebiliriz?
▶ Akupunktur, hidroterapi, aralıklı oruç ve yoga gibi doğal yöntemlerle hayat kalitemizi nasıl artırabiliriz?
 
Bu soruların cevaplarını ve çok daha fazlasını, Dr. Michalsen’in kendi tecrübelerinden yola çıkarak kaleme aldığı bu eserde bulacak ve sağlığınıza dair yepyeni bir bakış açısı kazanacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123545</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b90998d7-27db-43e6-bcf7-929cb2cde61a.jpg</image:loc>
            <image:title>Mensure Ana</image:title>
            <image:caption>Siz, kendinizi bir şey sanabilirsiniz; kendinizi bir şey sanmanız, bir şey ifade etmez. Karşınızdaki size, hangi pencereden bakıyor ve ne görüyorsa; siz, onun, sizi algıladığı kadarsınızdır. Sizin, olduğunuz taraftaki pencereden bakan biriyle karşılaşmak, hayatınızın şansıdır. Bir insanın, tam olabilmesi için önce tamamlanması lazım; bir insanın tamamlanması demek önce karısı ya da kocasının olması anlamına gelir.
Bir gün, bir şekilde, aracı vasıtasıyla ya da tesadüfen biriyle tanışırsınız; sizi tamamlayacağına ikna olursunuz ve dünyadaki cennetinizi kurmak için yola koyulursunuz. İşte tam bu noktada şans faktörü ortaya çıkar. Evlilik demek; elini bir karanlığa uzatmaktır. Karşınızdaki insanı ne kadar çok tanıma fırsatınız olsa da sonucu değiştirmez; insanlar, maskeli dolaşmakta pek mahirdir. Maske, ancak evlenince düşer ve Cennet’e gidiyorum, diye çıktığınız yolun sonu Cehennem’e çıkar.
Mensure Ana, ilk evliliğinde yolun sonunda Cehennem’i görenlerden biri ama bir kere kapı yüzüne kapatıldı diye başka iyi kapıların açılmayacağı anlamına gelmez; yeter ki kapanan kapı açılır mı diye ona bakmaktan, açılan yeni kapılar görmezden gelinmesin. Ömür kısa; yaşamak sanattır. Bu sanatı, sanat haline getiren kuruluş, ailedir. Aile, tam olmak, demektir. Tam olmadığınız zaman, geri kalan her şey yarım olur. Dünyada sahip olunacak en önemli şey; iyi bir aileden sonra sizi tamamlayan biri ve iyi bir geçim kaynağınızın olmasıdır. Geri kalanlar teferruattan ibaret olup, her ne varsa çorap söküğü gibi arkadan gelir.
Bu roman, gerçek hayattan kesitlerin bulunduğu, bir ailenin kendi zamanında karşılaştıkları olayları anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123546</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5abe9f62-5570-497a-b2fb-155e044aebf1.jpg</image:loc>
            <image:title>Süveyda</image:title>
            <image:caption>Vakte güven olmaz Süveyda’m 
O da sen kadar mahpe 
Bakışların kadar tul-i emeldir 
Ben üç defa da yaksam lambamı 
Bu karanlıklar dağılmaz 
Ürperdiğimdendir 
 
Sen her söze karşı daima güzeldin 
Pamirlerden koşan atların bile dolardı gözleri 
Ne kadar yokuşlarında düştüysem de 
Fermina Daza’ya kavuşmak gibi sevdim seni</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123547</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99adc9a0-3162-425b-8349-714daaff2de2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapayalnız</image:title>
            <image:caption>“Hayata yalnız gelir, hayatı yalnız yaşar ve bu dünyadan yalnız giderseniz bilin ki YAPAYALNIZSINIZ.” 
Turan Işık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123548</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33d5ef0b-305e-4a3b-91cf-47fb1ba76bba.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğrenci Hastalıkları</image:title>
            <image:caption>Öğrencilik kendine has bir yaşam biçimidir. Bu yaşam biçiminin fark edilen veya edilmeyen, hastalık düzeyinde bazı olumsuzlukları beraberinde getirdiği görülmektedir. Hastalıklar yoruma ihtiyaç bırakmayacak şekilde öğrencinin öz enerjisini tüketerek yaşam kalitesini bozmakta, duygusal ve fizyolojik gelişimini engellemekte, akademik başarısını düşürmekte, beyin fonksiyonlarını etkilemekte, ailede, okulda ve sosyal hayatta karşılaşılabilecek uyumsuzlukların kaynağı olabilmektedir. 
Bu çalışmada öğrenci hastalıkları olarak incelenen rahatsızlıklar eğitim süreci içinde sonradan kazanılan rahatsızlıkları kapsamaktadır. Özgül öğrenme güçlüğü, doğuştan görme engellilik, doğuştan gelişimsel gerilikler gibi anomaliler eğitim sürecinde kazanılmadığı için kapsam dışı bırakılmıştır. 
Hiç şüphesiz herhangi bir hastalığın teşhisi, yol açtığı sağlık sorunları ve uygulanacak tedavi yaklaşımları sağlık uzmanlarının uğraşı alanıdır. Bu kitap kesinlikle bir teşhis ve tedavi kılavuzu niteliği taşımamaktadır. Ancak bu çalışma ile öğrencilerde olması muhtemel kimi rahatsızlıklara dikkat çekerek aile, toplum ve politik çevrede bir farkındalık oluşturulması amaçlanmıştır. 
Yüzlerce makale ve yayın taranarak büyük bir özveriyle hazırlanan bu çalışmanın eğitimle ilgili tüm kesimlere faydalı olması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123549</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca1f5c8a-b2e8-4ae9-814f-e25a3a55b7e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Galileo Plajda</image:title>
            <image:caption>Bir gün, üzerinde hayat olan başka bir dünya keşfedecek miyiz? Evrenimiz biricik mi? 
Koltuğunuza rahatça kurulun ve Arnaud Cassan’ın sizi Evrenimiz ve onun kâşifleriyle tanışacağınız bir yolculuğa çıkarmasına hazırlanın. Galileo, gezegenleri incelemek için teleskobunu gökyüzüne yönelten ilk kişidir; o zamana dek gezegenlerin hareket etmediğine inanılıyordu. Galileo’nun cesur girişiminden 500 yıl sonrasına, Samanyolu’nun merkezinde saklı kara delikten ötegezegenlerin keşfine kadar uzanarak bu kitap, Evrenimizin canlı bir portresini çiziyor, bunda emeği geçenleri tanıtıyor. 
Dikkatli olun; koltuğunuzdan kalktığınızda gökyüzüne bir daha aynı gözle bakamayacaksınız… 
 
“Bizi çevreleyen şeyi anlamak istiyoruz ve soruyoruz: Evren’in özü nedir?” 
–Stephen Hawking, Zamanın Kısa Tarihi 
 
“Şehir ve gökyüzü asla aynı kalmaz.” 
–Italo Calvino, Görünmez Kentler 
 
“GALILEI: Kazandı! Akıl kazandı, ben değil!” 
–Bertolt Brecht, Galilei’nin Yaşamı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123550</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad0bd146-56f0-4076-ba03-16c218e8a173.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Bir Yazara Mektuplar</image:title>
            <image:caption>“Olağanüstü yetenekli bir yazardan yazmanın keyfine sıcak, açık yürekli bir övgü.” –Sunday Times 
“Mükemmel... Bu ince kitap, bir enerji kaynağı olarak başarısız olamaz.” –Observer 
“Pratik yazma tavsiyeleri ile yaratıcılığa övgü buluşuyor” –Irish Times 
“Son derece edebi bir yazar... Düzyazılarında Beckett, Yeats ve Joyce’un yankıları var.”  –Sunday Times 
“Güçlü ve incelikli bir yazar.” –New York Times 
“Çok yetenekli, büyüleyici bir yazar.” –Guardian 
“McCann’in yazıları zarif ve ironik.” –The Times 
“Şimdi 52 yaşındaki, doğumu Dublin, doğası New York olan çok satan yazar bazı sırlarını açığa çıkarıyor. Kelimeleri sayfaya dökmek için bir rehber ve bir dil şöleni, içeri değil dışarı bakma çağrısı.” –Big Issue in Scotland</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123551</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fb54802-0123-4b5c-9858-3985d19ea967.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Bilimler Akademisi III Döngü</image:title>
            <image:caption>Tuhaf Bilimler Akademisine gelen yeni dekan, okulu babasının çiftliği
gibi yönetmeye başlarsa ne olur? Tavuklar sayesinde bu yerlere
geldiğini düşünen dekanın sürprizlerle dolu yenilikleriyle akademi
bambaşka bir yere dönüşür. Plansız ve programsızca, kimseye akıl
danışmadan bir gecede aldığı kararlarla tüm kuralları bir bir yıkar.
 
Tuhaflıkların bir türlü yakasını bırakmadığı akademide kaos, her
yeni dekanla yeniden ortaya çıkarken çocuklar, kendini yine tuhaf
bir döngünün içinde bulur. Uzun emeklerle kazanılan özdisiplin;
kuralsızlıklar, belirsizlikler ve sürpriz adı altındaki değişimlerle kısa
sürede yok edilebilecek mi? Cehaletin verdiği özgüvenin bir sınırı
olacak mı?
 
Şöhret Doğruyol Sağbaş, serinin bu kitabında da okurlarını eğlenceli
bir maceraya sürüklerken satır aralarında ufuk açmaya devam
ediyor. Tuhaf Bilimler Akademisi serisinin üçüncü kitabı Döngü’yle
sonunu asla kestiremeyeceğin bir maceraya çıkmaya var mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123552</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efee47a4-2882-410f-83c8-94396dc9f545.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölmek İstiyorum Ama Tteokbokki de Yemek İstiyorum</image:title>
            <image:caption>Psikiyatrist: Evet, size nasıl yardımcı olabilirim? 
Ben: Şey, sanırım biraz depresifim. Biraz daha detaya gireyim mi? 
Bir yayınevinin sosyal medya yöneticiliğini başarıyla üstlenen Baek Sehee’nin hayatında her şey yolunda gitmektedir; ta ki depresyon nedeniyle psikiyatristle görüşmeye başlayana dek. 
Baek devamlı bir üzüntü, kaygı ve kendinden şüphe duyma hâli içindeyken, çevresine karşı da son derece yargılayıcıdır. İşyerinde ve sosyal çevresinde duygularını gizlemekte ustadır; yaşam tarzının gerektirdiği sakinliği göstermek ise onun için çocuk oyuncağıdır. Ancak tüm bu çaba onu yorucu, bunaltıcı bir boşluğa sürükler ve derin ilişkiler kurmasını engeller. Bunun normal olamayacağını düşünür, hayat buysa eğer, bu normal olamaz. 
Ama madem bu kadar umutsuz, o zaman en sevdiği yemeği; şöyle acılı, bol baharatlı bir tabak tteokbokki’yi nasıl sürekli isteyebilir? 
Baek, 12 haftalık bir süreçte psikiyatristiyle olan diyaloglarını kaydederek, kendini istismar döngüsüne hapseden geribildirim mekanizmalarını, ani tepkilerini ve zararlı davranışlarını çözmeye başlar. Kısmen anı, kısmen kişisel gelişim kitabı olan Ölmek İstiyorum Ama Tteokbokki de Yemek İstiyorum, depresif ve zor zamanlarda elinizin altında bulundurmanız gereken bir rehber. 
“Baştan sona dürüst ve özgün. Benzer depresyon ve anksiyete türlerinden mustarip gençlerde yankı uyandıracak samimi bir kendini keşfetme çabası.” –Library Journal 
“Samimi... içten... Baek’in psikolojik rahatsızlıklar hakkındaki konuşmaları normalleştirme gayesi takdire şayan.” 
–Publishers Weekly 
“Baek, açıksözlülüğü ve mizahıyla okurlarını sarmalıyor.” –Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123553</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b776ca27-c10c-42d5-bc1a-ea293e6f69e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Beklediğim Odalarda</image:title>
            <image:caption>Ödüllü oyuncu ve yazar Nilüfer Açıkalın’dan edebiyatının yirmi beşinci yılında yeni bir öykü kitabı: Beklediğim Odalarda.  
 
Kırıkları yamayan, sabrı göğüsleyen, kendiyle bir barışık bir küskün, hep ayakta – her an tetikte... Açıkalın; kalemindeki esrikliği, kısa sürede adını ele veren tanıdıklığını ve çeşitlemeli mücadelelerini ustalıkla sunuyor yeni öykülerinde. “Düşme”nin de güzel olabileceğine, başka bir anne-babalığa, merhamete, ağlamaya ve beklemenin tahammül kıran duraklarına uğruyor; odalarda, pazarda, “biri”nin evinde – kendiliğinden ve kendine rağmen.  
 
“Taşı toprağı tozu yaprağı otu börtüyü böceği halıyı iskemleyi insanı çocuğu hayvanı her birini sevdim elimden geldiğince.   
Ve inandım en önemlisi de bu. Hem de her şeye. Mesela en basitinden tüm yalanlara inandım. Vaktiyle çok perişandım ama kötü mü oldu derseniz hayır iyi ki inanmışım. İnanmadan yaşamaktansa kanarak yaşamışım.   
Yenik başlamak ya da baştan kaybetmiş olmak umurumda değil. Başlı başına bir başkaldırı bu ve büyük bir başlangıç. Mutsuzluklarımla alay ederek, -kendimi çok hafife aldığımdan- uçarak çıktım cehennemden ve yitirdim dengemi.   
Peki bulabilecek miyim dengemi?   
Hiç sanmıyorum.   
Peki bulmak istiyor muyum dengemi?   
Hiç sanmıyorum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123554</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36a6288b-eb1b-4fd3-aa3d-14eb97a8aa4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Konfor Krizi</image:title>
            <image:caption>New York Times çoksatan yazarı Michael Easter’dan, konfor alanınızın sınırlarında yaşamanın ve vahşi doğayla yeniden bağlantı kurmanın evrimsel açıdan zihinsel ve bedensel faydalarına bir keşif yolculuğu. 
 
Birçok açıdan hiç olmadığımız kadar rahatız. Ancak korunaklı, ısı kontrollü, aşırı beslenen, yeterince zorluk çekmeyen yaşamlarımız aslında en acil fiziksel ve zihinsel sağlık sorunlarımızın önde gelen nedeni olabilir mi? Bu sürükleyici araştırmada, ödüllü gazeteci Michael Easter, mantık dışı bir çözümün yaşamı iyileştiren sırlarını açığa çıkaran bağımsız vizyonerlerin, yıkıcı dahi araştırmacıların ve zihin-beden kondisyonu öncülerinin peşine düşüyor: konforsuzluk. Easter’ın evrimsel meydan okuma ihtiyacımızı anlama yolculuğu onu, şampiyon sporcular yetiştirmek için eski bir Japon uygulamasını kullanan NBA’in en iyi egzersiz bilimcisiyle tanışmaya; bir Oxford ekonomisti ve Budist liderin dünyaya ölümün bize mutluluk hakkında neler öğretebileceğini gösterdiği mistik Bhutan ülkesine; doğanın fiziksel ve zihinsel dayanıklılığımızı test ettiğini keşfeden genç bir sinirbilimcinin açık hava laboratuvarına götürüyor. 
**** 
“Sağlığınıza, zindeliğinize ve kişisel gelişiminize seviye atlatmak için farklı bir şeyler arıyorsanız, işte bu kitap tam size göre.” 
-Melissa Urban, Whole30 CEO’su ve The Book of Boundaries kitabının yazarı 
“Michael Easter’ın dehası, sezgisel olarak bildiğimiz şeylerin yanına verileri dahil etmesidir. Çalışmaları birçok kişiye hayatlarını daha iyi hale getirmeleri için ilham verdi.” 
- Dr. Peter Attia, Outlive kitabının yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123555</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/372ad4e4-7ede-400e-ab32-8a3b9c7ac8c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüyü Kıpırdatan Şey</image:title>
            <image:caption>Hugo, Locus ve Nebula ödüllü yazar T. Kingfisher&apos;dan Edgar Allan Poe&apos;nun Usher Evi&apos;nin Çöküşü adlı kitabının sürükleyici ve atmosferik bir yeniden yazımı… 
 
Emekli bir asker olan Alex Easton, çocukluk arkadaşı Madeline Usher&apos;ın ölmekte olduğu haberini alınca, soluğu, Usherların, Ruritanya&apos;nın ücra kırsalındaki atalarından kalma evlerinde alır. 
 
Burada mantarlar ve ruhları ele geçirilmiş vahşi hayvanlarla dolu, karanlık ve titreşen bir gölün çevrelediği bir kâbusla karşı karşıya kalır. Madeline bir uyurgezerdir ve geceleri garip sesler çıkararak konuşmaktadır; kardeşi Roderick ise gizemli bir sinir hastalığının pençesindedir. 
 
Alex, kendine son derece güvenen bir İngiliz mikolog ve şaşkın bir Amerikalı doktorun yardımıyla Usher Evi&apos;nin sırrını, herkesi tüketip yok etmeden önce çözmek zorundadır. 
 
*** 
 
“Ölüyü Kıpırdatan Şey&apos;de klasik bir korku romanında olması gereken her şey var. T. Kingfisher keskin bir zekâ ve büyüleyici bir dille, tüylerinizi diken diken edecek bir hikâye anlatıyor. Poe okusa bundan gurur duyardı!”-Brom 
 
“Kibar gülümsemelerin ve nazik konuşmaların ardında bazen neler yaşanabileceğine dair derinlikli ama bir o kadar tedirgin edici bir kitap.” 
- Cassandra Khaw 
 
“T. Kingfisher, Poe&apos;nun en ünlü öyküsünün kalbine iniyor ve içinde yepyeni bir mitoloji buluyor. Büyüleyici, gotik bir üslupla yazılmış Ölüyü Kıpırdatan Şey insanı hem ürpertiyor hem de eğlendiriyor. Bu kitabı okumak safi bir keyif.&quot; 
- Andy Davidson 
 
“T. Kingfisher, edebi korku türünün yükselen yıldızı olduğunu bir kez daha kanıtlıyor, üstelik yakın zamanda sıradan dünyamızın çekim alanına geri dönmeyi planladığına dair hiçbir işaret de yok… Ölüyü Kıpırdatan Şey mutlaka okunmalı, nokta.&quot;-Jordan Shiveley 
 
“Gotik bir zevk!” 
- Lucy A. Snyder, Sister 
 
“T. Kingfisher&apos;ın bu kitabındaki damıtılmış dehşet daha ilk cümleden itibaren okurun sinir sistemine sızıyor ve kendini kontrol etme duygusunu hızla ele geçiriyor. Bu romanın baş belası çekiciliğine karşı koyamadım ve bir oturuşta bitirmek zorunda kaldım... ya da belki de o beni bitirdi. Şimdi derime nüfuz etmiş halde ve artık hiçbir şeyin dokunuşuna güvenemiyorum.” -Clay McLeod Chapman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123556</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fd767f5-114f-43c4-b897-14725c6afa2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyarlanmış Hareket Eğitimi Programının Ortaokul Öğrencilerinde Engellilere Karşı Empati, Tutum Ve Öz-Duyarlılıkları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
·         BİRİNCİ BÖLÜM UYARLANMIŞ HAREKET EĞİTİMİ 
 
·         İKİNCİ BÖLÜM ENGELLİLİK, GÖRME ENGELLİLER VE BEDENSEL ENGELLİLER 
 
·         ÜÇÜNCÜ BÖLÜM EMPATİ, TUTUM VE ÖZ-DUYARLILIK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123557</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83fa9ebc-c0c0-4c1e-8947-3158102ed565.jpg</image:loc>
            <image:title>Kütüphaneci Teo Kuzey Kutbu’na Gidiyor</image:title>
            <image:caption>Tüm hayvanlar Kütüphaneci Teo ve Linda kadar şanslı değiller. O nedenle bu ikili, kitapları olmayanlara kitap götürmeye karar verir ve inanılmaz bir yolculuğa çıkarlar. Hedefleri Kuzey Kutbu’dur! 
Herkesin hikâyeleri olduğuna dair sımsıcak bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123558</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cd768f5-17c2-46c1-95e9-6163d87ed925.jpg</image:loc>
            <image:title>Çalışkan Ayı - Hayvanat Bahçesinde (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hayvansever çocuklar bu kitaba bayılacak! 
 
Çalışkan Ayı bugün hayvanat bahçesinde çalışıyor! Birbirinden farklı hayvanlarla ilgilenmesine yardım edebilir misin? 
 
Hayvanlar âlemini keşfetmeye var mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123559</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3aea1cf-0953-4b7b-8973-dbca211010a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Çalışkan Ayı - Korsan Macerası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bütün küçük korsanlar bu kitaba bayılacak! 
 
Hadi herkes Çalışkan Ayı’nı gemisine! Miniklerin bilişsel gelişimi için özenle hazırlanmış bu hareketli kitapta heyecan verici bir yolculuk sizi bekliyor. 
 
Denizde görecek ve yapacak çok şey var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123560</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d667bb5-61de-4fac-b1f8-94aa07577674.jpg</image:loc>
            <image:title>Zafiyet Kuramı</image:title>
            <image:caption>Bu kitap ne okurluk ne yazarlık rütbesinde kendine yer bulabilen bir çevirmenin arada kalmışlığının, gözü açık giden bir babanın çocuksu küskünlüğünün, “çirkin sayılmayan bir adam olmanın ağırlığı”nın ve bir kimlik olarak yazarlığı rütbe gibi taşımanın kara-komik hikâyesi olarak çıkıyor okurun karşısına.
 
Zamanın eğilip bükülebildiği, çok katmanlı yapısıyla zihin dünyamızda bizi oradan oraya savuran bu romanda Ersan Üldes, çevirdiği kitapları yeniden yazarak manipüle eden başkahramanıyla bir yandan da okurluğa, yazarlığa, felsefeye, edebiyata ve yayıncılık dünyasına mizahi ama sert göndermeler yapıyor.
 
“Ersan Üldes’in metni oyuncu ve maceracı. Ünlü bir Alman romancının metinlerini kendi diline çeviren bir tercümanın romanları ‘iyileştirmeyi’ kendine vazife edinmesiyle gülünç sonuçlar doğuyor.”
 –Larry Rohter, The NewYork Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123561</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c36bb50-28f3-4fb8-a32b-8e948774f99f.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyam IV Mare (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hayata dair bildiğin ne varsa yalan...
Kaç yaşında olursan ol yeniden başladığın günler gelecek.
 
Kapıyı tıklatıp hazır olup olmadığını sormayacaklar ya da bir çanta hazırlayıp çıkacak vaktin olmayacak bulunduğun yerden; seni aniden yakalayan bir savaşın ortasında silahsız ve savunmasız kalacaksın.
 
Kaç tanesinden sağ kurtulabilirsen, o kadar sağlam basacaksın ayaklarını yere
Seni omuzlarından tutup sarsacaklar koca koca adamlar ağla, bağır, tepki ver diye.
Şiddeti gittikçe katlanacak her seferinde.
 
Katlanamadığın noktaya geldiğinde gözlerini kırparken bir kez daha düşün çünkü karanlığın
ardından göz kapaklarını kaldırdığında başka bir savaş alanında olacaksın.
 
Sen kadınsın.
 
Vazgeçtiğin, yenildiğin, yorulduğun zaman savaşın başlar.
 
Terini silip gölgesinde dinlendiğin meşe ağacından uzaklaş, dönemezsin; odunu yaşken
yakmak zordur ve en zehirli duman hayatta kalanlardan çıkar.
Savaşırlar çünkü kalmak için. Hayatta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123562</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b58c27d6-bed0-4e56-9bdb-7743bac24d6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Majör&apos;le Klasik Müzik Masalları Mozart</image:title>
            <image:caption>Bu seriyle çocuklar, klasik müzik dünyasına adım atacak; resimli masallarla Vivaldi, Bach, Mozart ve Beethoven, Çaykovski, Chopin ve Strauss’u tanıma fırsatı bulacaklar. Kitaba eşlik eden müzikleri dinlerken de ünlü bestecilerin eserlerini keşfedecekler. Bay Majör’le sihirli müzik yolculuğuna var mısınız? Oku, dinle, eğlen, öğren...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123563</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90f3b205-4a52-4f9e-8a4a-4ab118a79a13.jpg</image:loc>
            <image:title>Sana Daldım İstanbul</image:title>
            <image:caption>“Bu kitapta okuduklarınızın tamamı kendi geçmişimle ilgili
hatırlayabildiklerimden oluşmaktadır. Hafızama kazınanlar da
yaşam kavgası içerisinde kendimce öneme sahip olan anlar,
anılardır. ‘Hayatta kalma mücadelesi’ belki biraz abartılı kalır
ama yirmi beş yaşında bir gencin, anlattığım koşullarda verdiği
mücadele sırasında gökyüzünün griliğini ya da havada uçan gri
martıyı iplemesi hayatın olağan akışına biraz aykırı olurdu zaten.
Bence insanların gökyüzünün rengini, parlak güneşin sıcaklığını,
açan bir çiçeğin güzelliğini, havada uçan kuşun özgürlüğünü
algılayabilmesi için, karnının tok sırtının pek ya da delikanlılık
çağının çoktan geçmiş olması gerekir.”
 
An, içinden çıkıldıktan sonra anı oluyor, uzaktan bakınca
hatırlıyor insan o gri martıyı yahut o gün ne kadar üşüdüğünü...
Sonrasını da bildiğimiz, neye sebep olduğunu ya da
dönüştüğünü gördüğümüz olaylar bir hikâyenin parçası olmaya
hak kazanıyor.
 
Suya atlayıveren bir çocuğun iştahı, merakı ve heyecanıyla
yaşadığı günlerini şimdi bir akademisyen olarak sürdüren Akın
Savaş Toklu ile Kapıkule’de, elinde şişman bir çantayla etrafa
bakındığı bir anda tanışacaksınız. O, kendine has üslubuyla
tatlı tatlı anlatmaya başlayacak size; Anamur’dan Londra’ya,
Ankara’dan Hakkâri’ye dolanırken neler yaşadığını ve
nihayetinde İstanbul’a nasıl daldığını...
 
Bu kitabın telif geliri, yazarı tarafından İstanbul Tıp Fakültesi
Mezun ve Mensupları Derneği aracılığı ile İstanbul Tıp
Fakültesi öğrencilerine burs olarak bağışlanacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123564</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ffa6dd0-abb1-45a0-aef6-62d4cd0611e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Evrenin Sınırında</image:title>
            <image:caption>“Ait olduğum yeri ve evimi kaybettim,” dedim titrek sesimle.
“Yüzüğü parmağıma geçirdiğimden beri kim olduğumu
bilmiyorum. Evrenin sınırındayım ve gittikçe düşüyorum.”
 
“Düşmene izin vermeyeceğim,” dedi nazik bir sesle. “Söz
veriyorum. Evrenin sınırında elini tutuyor olacağım.”
 
 
Luna, yetimhanedeki karanlık yıllarını geride bıraktıktan sonra
İstanbul sokaklarında küçük hırsızlıklar yaparak hayatını
sürdüreceğini sanıyordu. Oysa bir gece yoluna çıkan parlak
bir yüzük ona hiç anımsamadığı yaşamının varlığını fısıldadı.
Zihninden kopup giden ailesi, dostları ve sıcak yuvası artık bir
hayalden fazlasıydı.
 
Farklı bir evrende asker olan Afel, parmağında aynı yüzükle
Luna’nın evinde belirdiğinde kehanetin çarkları dönmeye
başladı. Bir araya gelmesi gereken beş yüzük, alt edilmesi
gereken ilahi varlıklar ve kehanetin sonundaki lanet, onları geri
dönülmez bir yola soktu.
 
Üçüncü yüzüğün sahibini bulmak için vardıkları evrende,
ortaçağ koşullarındaki bir ada ülkesinin ortasındalardı.
Büyücülüğün ve cadılığın yasak olduğu bu dönemde, gerçek
kimliklerini saklayarak gümüş halkaların peşine düşerken artık
her ikisi de evrenin sınırındaydı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123565</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df1bb970-67a4-425d-8090-c76c5bfc7e92.jpg</image:loc>
            <image:title>Elysian</image:title>
            <image:caption>Bir taht... Bu taht için mücadele eden beş kız kardeş...
Dünyanın çekirdeğinde bulunan gizemli Elysian
kentinin hükümdarı öldü.
Şimdi veliahtın ilahi ilhamın kentine dönme vakti geldi...
 
  Hükümdar ölmeden önce beş kızını dünyaya göndererek bir sınava tabi tutmaya karar vermişti. Kurallar basitti. Dünya gibi bir yerde hiçbir şeyin büyüsüne kapılmayan kişinin zaafı olamazdı. Zaafı olmayan kişiyse veliaht ilan edilecek, hükümdardan sonra tahta geçen kişi olacaktı.
 
  Kızlarından en büyüğü Bilun, dünyadayken hor görülen bilgiyi
kurtardığı için sınavı geçememiş, Elysian’e bilgeliğin ve adaletin
temsilcisi olarak dönmüştü. Hesna aşkın büyüsüne kapılmış, sevginin ve sadakatin temsilcisi olarak geri dönmüştü. Üçüncü kız Eva, dünyadan ölümsüzlüğü çalmış ve evrendeki tek ölümsüz canlı olarak Elysian’e döndüğünde nefretten aldığı güçle yenilmez olmuştu. Felin ise dünyanın çetin şartlarına dayanamayıp kaybolmuştu. Sona kalan kızsa bir zaaf edinemeyecek kadar güçlü olandı, veliahttı.
 
  Veliaht ilan edilmesi hükümdarlığı için mücadele etmeyeceği
anlamına gelmiyordu.
 
  Kardeşleri, saray soyluları ve halktan oluşan farklı cephelerde savaş vermeliydi veliaht. Kan, gözyaşı ve entrikaların ortasında verilecek bir savaş...
 
  Bu amansız mücadelenin sonundaysa tek bir kazanan olacaktı. Belki de tek bir kaybeden...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123566</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ab800b0-d4ff-4c89-916c-5cdcfeba3ad1.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’nin Cumhuriyeti</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de cumhuriyet kavramı, taraftarlarının ve karşıtlarının gözünde yoğun bir duygusal etkiye sahip olmasına rağmen, açık ve analitik bir tartışmaya pek konu olmaz. Öyle ki, “Halkın kendi kendisini yönetmesi” veya “Egemenliğin millete ait olması” gibi harcıâlem tanımlar, cumhuriyetten daha çok, ilkinde demokrasiye ikincisinde halk egemenliğine karşılık gelmektedir. Bir kesimin gözünde Atatürk’ün mirasını ve çağdaşlaşmayı simgelerken başka bir kesim için otoriter bir modernleşmenin, tekçi bir millet düşüncesinin, pozitivist bir bilimcilik anlayışına dayalı gelenekten kopuşun anlatımıdır. Bu farklı farklı cumhuriyet “algıları”, cumhuriyete yönelik güçlü bir duygusal çağrışım üretirken; cumhuriyetin ne olduğu, dünyada neye karşılık geldiği ve bizdekinin dünyadaki örnekleriyle nasıl karşılaştırılabileceği gibi sorular genellikle gölgede kalır.
Aydoğan Kutlu’nun Türkiye’nin Cumhuriyeti: Cumhuriyet Kavramının Türkiye’deki Dönüşümü başlıklı kitabı, Cumhuriyet’in 100. yılında, Batı’daki felsefi kökenlerinden başlayarak cumhuriyet kavramının nasıl bir tarihsel dönüşüm geçirdiğinin izini sürüyor. Cumhuriyetin Antikçağ’ın kent-devletlerinden modern dönemlerin ulus-devletlerine dönüşürken hangi niteliklerinin başkalaşım geçirdiğini inceliyor ve Osmanlı/Türk tarihinde cumhuriyet kavramının ortaya çıkışını ve evrimini de bu perspektife yerleştiriyor. Böylece Yeni Osmanlılardan İkinci Cumhuriyetçilere dek uzanan cumhuriyet tartışmasını, cumhuriyetin temel niteliklerinin nasıl yorumlandığı üzerinden göstermeye çalışırken bir yandan da devletle özdeşliğe hapsolmayan bir cumhuriyet mefhumunun peşinden gitmeye çalışıyor. Siyasi tarihten daha çok düşünce tarihini temel alan bu kitap, Türkiye’deki cumhuriyet anlayışının temel unsurlarını gün yüzüne çıkartmayı amaçlarken aynı zamanda Türkiye’de neden etkili bir cumhuriyetçi akımın doğmadığının da yanıtlarını araştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123567</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12a953a7-180b-4c27-b71b-c4c7216c43e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihin Gölgesinde Av</image:title>
            <image:caption>Her şey Belarus’ta bir müzeden gelen telefonla başladı. Talat Büyükhan, gizli bir bilgiye kulak misafiri olan korku içindeki arkadaşına yardım için yola çıktı. Nasıl bir çıkmazın içine girdiğini, birçok kişiyi de peşinden sürükleyeceğini bilmesi imkânsızdı. Art arda gelişen olaylar birbirinden habersiz pek çok kişinin acı çekmesine sebep olacaktı.
 
Tarihin Gölgesinde Av, İstanbul’da başlayıp Minsk’ten Kahire’ye uzanan gizem ve gerilim yüklü bir yolculuğun ardından beklenmedik sonuyla okuru şaşırtan bir roman. Korku ile harmanlanmış duygusal çatışmalar, Ölüler Şehri’nde saklanan hazineler, Firavun Tutankamon’un hayatına dokunuş ve bu tehlikeli yolculukta sınanan ilişkiler… Bu yolculuğun sonunu ancak cesurlar getirebilecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123568</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b7b7a8c-9fad-44bd-9910-3f172e5c4f1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgeliğe Giden Yolculuk “Kam Ana”</image:title>
            <image:caption>Anaların anasıdır Kam Ana. Bilendir, Duyandır, Dillendirendir. Sözü Öz, Özü Sözdür. Kimsenin yerinde gözü olmayan, Gönlü yüreği tok kova bir çınardır. Ses edene yetişen, Sesi duyulmayana erişendir. 
 
Görmüş, geçirmiş olmak öyle kolay mıdır? 
 
Yolu Uzundur. 
 
Sabırla, güzellikle, tevazu ile hakikat kapılarını bir bir açar yüreğiyle. Bu süreç yaşamın başka hiçbir sürecine benzemez. Çünkü Ahmet Yesevi’ nin ilmine, Mevlana Celaleddin-i Rumi’ nin hoşgörüsüne,  Hünkar Hacı Bektaşi veli’ nin öze işaret ederek Hak’ka yürümesine, Taptuk Emre’nin muhabbetinden beslenen Yunus Emre’nin ilmine nasr olacaktır canı ve canlarıyla…  
 
Sevgili yazar Tuğba KARAGÖZ’ ün kaleminden çıkan bilgeliğe giden yolculuk “Kam Ana” eseri sizleri Türk edebiyatının başlangıcına götürüp olayların ortasında bırakmaktadır. En köklü yazar ve şairlerle hiçbir yerde rastlayamayacağımız sohbet meclislerinin kapılarını açarak sizleri dost sohbetlerine mihman olmaya, aynı sofrada var olmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123569</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d960eeb-825c-47a3-a8d6-21a009521d42.jpg</image:loc>
            <image:title>Jack ve Sihirli Fasulyeler</image:title>
            <image:caption>Bir sabah Jack’in penceresinin önünde sihirli bir ağaç belirir! Gökyüzüne kadar uzanan bu ağacın sonunda acaba ne var? Jack’i tahmin bile edemeyeceğin bir macera bekliyor. Hadi sen de ona eşlik et!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123570</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82f01ba6-4438-4c52-87e6-3ff69c1559be.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk İle Yüz Yüze Reisicumhur Gazi Paşa’nın Bize Anlattıkları</image:title>
            <image:caption>Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal’in, O’nu çok iyi tanıyan ve daima yakınında olan gazeteciler Mahmut Soydan ve Falih Rıfkı Atay ile yaptığı 1926 tarihli bu özel röportajı okurken, döneme dair pek çok önemli detayı Gazi’nin bizzat kendisinden dinlemiş olacaksınız. Tarihi bir belge niteliğindeki bu eser başucu kitabınız olacak. 
 
“Benim anlattıklarım ve anlattıklarımı değerlendirmek için size verdiğim belgeler okunduktan sonra, bütün Türk milletini, özellikle, Türk aydınlarını vicdan ve fikir hesaplaşmasına çağırmak isterim. Anılar diye size anlattığım bu hikâyelerin, zamanımıza kadar birtakım Devlet büyüklerinin anılarını yayımlamak sevdasına ben zer bir eğilimden doğmuş olduğunu sanmayınız. Eğer ben, bu ger çekleri size söylüyorsam ve milletimize ulaşmıyorsam, elbette bun dan, büsbütün başka bir amacım vardır. Bu amaç ne olabilir?.. Bunu burada açıklayamam. Fakat benim tasarladıklarımı, düşüncelerimi içtenlikle ulaştıran bu yazılar okunduktan sonra, kuşku duymam ki milletim, kendi kendine durumu öğrenecek, değerlendirebilmek için gerekli belgelere sahip olacaktır. Dediklerimi, olaylar eylemlerle kanıtlamamış olsaydı, bu sözle rimin kapsadığı gerçeği -güç anlaşılabilir düşüncesiyle-, bir zaman daha yayımlamakta ağır davranmaya belki gerek görürdüm.&quot; 
Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal 
 
&quot;Falih Rıfkı Atay’ın sürükleyici, zengin muhtevalı, zıt görünüm ve olaylara dayanarak tezlerini savunan bir üslubu vardır.&quot; Prof. Dr. İlber ORTAYLI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123571</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac8f2081-7f62-402f-b54e-9293c009804d.jpg</image:loc>
            <image:title>Nesnelerin Tükenen Hayatı</image:title>
            <image:caption>Ayak uzun süre yürürse, giydiği ayakkabıyı deforme eder, bir kalıp gibi şeklini kendine uydurur; bazen de ayakkabı ayağı vurur, su toplamasına, hatta nasır tutmasına neden olur. Wolfgang Schivelbusch insanla eşya arasındaki ilişkiyi hem böyle her gün deneyimleyebileceğimiz örnekler hem de felsefenin derinlikli kuramları yardımıyla, tüm yönleriyle ele alıyor. Yaratma, üretim, kullanım, tüketim ve yok etme döngüsü üzerinden, insanın nesnelerle kurduğu bağı inceliyor.

Schivelbusch, Nesnelerin Tükenen Hayatı’nda insanla eşya arasındaki bu karşılıklı ilişkiyi düşün ve bilim tarihi boyunca izleyerek uygarlığımızın ve modern ekonomilerin kökenine dair çarpıcı görüler sunuyor. Kapsamlı tarihsel analizleriyle okurunu, gündelik hayatımızın eşyalarına yeni bir gözle bakmaya davet ediyor.

“Schivelbusch, derinlikli ve bir o kadar da parlak bir üslupla yazıyor; birbiriyle ilgisiz gibi görülen alanları düşünce yapısının çatısı altında öyle zarif bir şekilde bir araya getiriyor ki bu büyük çabasını hissetmiyorsunuz bile... Yaşadığımız toplumu anlamak isteyenler için adeta bir rehber niteliğinde.”

Hannes Hintermeier, Frankfurter Allgemeine Zeitung</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123572</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2022fe8-5d05-491a-9cc5-927789ef293b.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Kamu Yönetiminde Maneviyat: Bazı Kamu Örgütleri Üzerine Nitel Bir İnceleme</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
      1. GİRİŞ 
 
      2. ÖRGÜT VE MANEVİYAT: KAVRAMSAL BİR ÇERÇEVE 
 
      3. KAMU ÖRGÜTLERİNDE MANEVİYAT 
 
      4. ÖRGÜTLERDE MANEVİYATIN TÜRK KAMU YÖNETİMİNDEKİ GÖRÜNÜMÜ: 
 
         BAZI KAMU ÖRGÜTLERİ ÜZERİNE NİTEL BİR İNCELEME 
 
      5. SONUÇ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123573</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28c34cd3-2267-46a2-9c7c-1f8cd76b4edc.jpg</image:loc>
            <image:title>Futbolda Sezon Öncesi Antrenmanların Önemi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
1. Giriş: Futbolda Sezon Öncesi Hazırlığın Rolü 
 
2. Fiziksel Dayanıklılık ve Kondisyonun Geliştirilmesi 
 
3. Güç ve Kuvvet Antrenmanları 
 
4. Sürat, Çeviklik ve Patlayıcı Kuvvet Çalışmaları 
 
5. Zihinsel Hazırlık: Motivasyon ve Odaklanma Stratejileri 
 
6. Takım Uyumu ve Taktik Antrenmanlar 
 
7. Egzersiz Sonrası Beslenme ve Toparlanma 
 
8. Sakatlık Önleme ve Rehabilitasyon Programları 
 
9. Genç Futbolcular İçin Sezon Öncesi Antrenmanlar 
 
 
10. Sonuç: Sezon Öncesi Antrenmanın Uzun Vadeli Faydaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123575</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a00e6f2-756f-4c20-9a36-e17059fb4aaf.jpg</image:loc>
            <image:title>Medusa&apos;nın Ölü Kumları 3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>YENİ DÖNEM: OYUNBAZLARIN ÇAĞI
Kız kardeşinin ona ihanet etmesi sonucu Elzem, hayatı üzerine yapılan takasa engel olamaz. Ölüler Diyarı’nın gardiyanları onu almak için gelmeden önce Oyunbazların çağını yeniden başlatmak için küçük bir yolculuğa çıkar. Takas günü gelip çattığında kaderinden daha fazla kaçamayacağını anlar ve Ölüler Diyarı’na gider. Ruhların yaşam sürdüğü bir diyara mahkûm olduğunda orada onu bekleyen bir sürpriz vardır. Kaçtığı her şeyle yüzleşmeli ve Tanrıların öfkesini göğüslemelidir. Ancak bu hiç kolay değildir çünkü her eylemin ağır sonuçları vardır.
“MADEMKİ BANA ÖLÜM,
O ZAMAN HERKESE ZULÜM!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123576</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c1bc2b1-e6d7-44c2-80fa-da7d4161c802.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratıcılık Kodu</image:title>
            <image:caption>Hayal gücü, kişisel ve toplumsal gelişim için en önemli yetkinliktir.
“Bizi ileriye taşıyan yegâne unsur, doğru yaklaşımları sabırla ve azimle uygulamaktır. Narin yağmur damlaları bile, yeterince uzun süre aynı noktaya düşerse koca kayaları aşındırıp onlara yeni şekiller verebilir.”
Yaratıcılığın, üretkenliğin, farklı düşünüp kalıpları kırabilmenin sadece belli insanlara özgü, doğuştan gelen bir meziyet olduğu düşünülür. Ancak herkes kendi içindeki yaratıcı özellikleri geliştirebilir. Beyninize sorunlara farklı bakmayı, bambaşka açılardan düşünmeyi, hayal gücünüzü çalıştırmayı öğretebilirsiniz.
Ülkemizin pek çok değerli kurumu tarafından projelerine yaratıcılık katmak üzere danışman olarak davet edilen Barış Müstecaplıoğlu, yirmi yılı aşkın süredir verdiği eserlerle ülkemizde yaratıcılığın en önemli temsilcilerinden biri. Hayatının farklı dönemlerinde edindiği mühendis, bilim kurgu yazarı, iş insanı kimlikleriyle, çocuklarımızın yaratıcılığını geliştirmekten sıra dışı ürünler tasarlamaya, eğitim sistemimize yaratıcılık katmaktan etik değerlere kadar geniş bir yelpazede, konuya çok boyutlu ve bütünsel bakıyor.
Yaratıcılık Kodu, zihnimizde yaratıcı düşünmeyi önleyen bariyerleri kaldırmanın, olaylara ve problemlere farklı açılardan bakabilmenin, yenilikçi fikirler üretmenin yollarını somut örneklerle ve bilimsel verilerle anlatıyor, uygulamalarla pekiştiriyor. Nedenleri ve nasılları için sizi Barış Müstecaplıoğlu’nun sınırsız düş gücüyle tanışmaya davet ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123577</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7e3020c-86e0-45f8-acd9-ecec1bf4ea3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökdoğan</image:title>
            <image:caption>“Ne yazık ki gençlik, gençliğin sona ermesinden çok sonra bile varlığını 
sürdürür. Aşk hayatı, giderek daha az sevilme olasılığı, giderek 
daha az sevme yeteneği ve aşkın yarattığı karın ağrısının her daim 
aynı keskinlikte devam etmesiyle sonsuza dek sürer. Yaşlı bir bekâr, 
yaşlı bir doğan gibidir.” 
 
Başarısız romancı Alwyn Tower, bir öğleden sonra arkadaşı Alex’in 
evinde İrlandalı Cullen çiftiyle ve yanlarındaki sürpriz misafirle, eğitimli 
bir kuşla, gökdoğan Lucy’yle tanışır. Akşama kadar vakit geçirir, 
yemeği beklerken içki içip sohbet ederler. Her an her şeyin olabileceği, 
en ufak anlardan dahi sonsuz anlam çıkarılabilecek bir atmosfer 
vardır salonda. Tamamı o günün öğleden sonrasında geçen romanda 
okurun konumu sık sık değişir, karakterler arası gerilim daima ince 
bir ip üzerinde seyreder. Amerikan edebiyatının en başarılı novellaları 
arasında anılan Gökdoğan, merkezine yerleştirdiği gökdoğanın tabiatı 
üzerinden aşkın amansız gücüne dokunaklı bir bakış sunar. 
 
“Yirminci yüzyıl Amerikan edebiyatının hazinelerinden biri.” —Susan Sontag</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123578</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6dde3d89-e16e-4919-a0aa-5a970aece9f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelebeğin Döngüsü</image:title>
            <image:caption>Gizemin, aşkın ve direnişin iç içe geçtiği bir hikâye… 
New York’ta çocuk doktoru olan Baksel Egeli’nin kötü giden bir evliliği ve monoton bir hayatı vardır. 
Bir gün, çalıştığı klinikten alınan bir randevu, sıradan günlerini sarsar. Gelecek çocuğun adı Baksel’dir, babasının adı ise Hüseyin Egeli... Bu gizemli randevu, Baksel’i hayatının en derin sorularıyla yüzleşmeye zorlar. 
Ve nihayet o gizemli cuma günü geldiğinde Baksel karşısında geçmişten birini bulur: Yiğit. Babasının emanetini iletmek üzere gelen bu eski dost, Baksel’in yüzünü çocukluğuna, ailesine, kaçtığı sandığı topraklara döndürür… 
Edremit’teki eski bir çiftlik evinde, babasının gizemli geçmişini keşfeden Baksel, hem ailesinin sırlarına hem de kendi içsel yolculuğuna doğru adım atar. Babasının bıraktığı günlükler, ona kaybolan bir dünyanın kapılarını açarken kendi mücadelesini anlamlandırmasını da sağlar. 
Umudun ve direnişin hikâyesi olan Kelebeğin Döngüsü, geçmişin ağırlığından kaçarken insanın özüne yaptığı yolculuğu, bir baba-kız ilişkisi üzerinden anlatırken çığlık çığlığa yaşanmış bir döneme de tanıklık ediyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123579</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e764e97e-03bc-4fa4-a500-a43e4bb10c9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şeyin Önemli Olduğu An</image:title>
            <image:caption>Michael için hayat her zamanki gibi sıradandı. Birkaç ay sonra tüm dünyada büyük bir kaos yaşanacağını düşündüğü için gizlice erzak stoklamak ve Gibby&apos;den çok hoşlandığını saklamaya çalışmak dışında yapacak pek bir şeyi yoktu. Yaşadığı yerde neredeyse hiç sıra dışı bir şey olmamasına rağmen Michael sürekli felaket senaryoları düşünüyor ve sürekli bir şeylerden korkuyordu. 
  Sonra bir gün Ridge adındaki genç birdenbire ortaya çıktı. Gelecekten geldiğini söylüyordu. Michael’in korktuğu şeylerin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini bilen tek kişiydi. Ama daha önemlisi galiba Gibby ondan hoşlanmaya başlamıştı. 
  Peki Michael geçmişin yüklerinden, geleceğin endişelerinden kurtulup “şimdi”nin önemini fark edebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123580</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5c08d14-e7bb-46e3-98b6-468785c84308.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Türkiye Tarihi</image:title>
            <image:caption>KISA TÜRKİYE TARİHİ 
Türkiye 1923 yılında cumhuriyetin kurulmasının ardından yalnızca birkaç kuşak içinde bölgenin en kalabalık ve ekonomik açıdan en güçlü devleti haline geldi. Klaus Kreiser bir yandan Türkiye’nin siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel gelişimini anlatırken bir yandan da Kıbrıs sorunu, azınlıklar ve dinin kamusal rolü gibi ülkenin Avrupalı komşularını endişelendirmeye devam eden iç ve dış politika gerilimlerini ayrıntılı bir şekilde gözler önüne seriyor. 
Bu kitapta, Türkiye’nin ve insanlarının 1920’den günümüze dek izlediği yolu anlatmaya çalıştım. Batı ittifak sistemlerine entegrasyon, İslamiyet’in rolü ya da Kürt sorunu gibi temel konuları göz ardı etmeksizin, kırsal kesimin kalkınması, Doğu-Batı arasındaki seviye farkı ve eğitim sistemi gibi birçok araştırmada yeteri kadar değinilmeyen, eksik kalan konulara yöneldim. Geleceğe dair “tahminlerin”, tarihsel bir anlatıda yeri olmayacağı gibi övgü ve serzenişin de yeri yoktur.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>