﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123375</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8911842f-71e1-45b5-ac34-750ea62c91a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dokun Hisset - Minik Dinozor Öğreniyor</image:title>
            <image:caption>Harika resimler ve eğlenceli tekerlemeler 
Minik dinozorun öğrenme serüvenine katıl. 
Minik parmaklarınla sayfalara dokun-hisset.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123376</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa99d2b1-4dd7-4531-a9f4-38083a40cdab.jpg</image:loc>
            <image:title>Dokun Hisset - Minik Unicorn Gezintide</image:title>
            <image:caption>Harika resimler ve eğlenceli tekerlemelerle 
Minik unicornun gezintisine katıl. 
Minik parmaklarınla sayfalara dokun-hisset.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123377</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff776cd2-7934-4617-a4cd-ba3d96c70a4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Alevilikte Toplumsal Kurumlar ve İktidar</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, imam-hatip liseleriyle, yüksek İslam enstitüleriyle, ilahiyat fakülteleriyle kuşatılmışken, üniversitelerde Alevilik çalış-malarının laikliğe aykırı kabul edildiği, Aleviliğin –o da adı anılmak-sızın- “halk inançları, gelenekleri, görenekleri, adetleri”yle ancak folklorun konusu olabildiği bir dönemde, bu alanların dışında, Alevilik üstüne adlı adınca bir üniversitede yazılmış ilk tez olmasa da, ilklerden biridir. Ama sosyal bilimler alanında Türkiye’nin en köklü kurumlarından biri olan Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde ve genel olarak siyaset bilimi alanından Aleviliğe yönelen ilk çalışmadır. 
Elinizdeki kitap Aleviliği ilk kez bir siyaset bilimi konusu haline getirirken aynı zamanda, yine ilk kez, Alevilerin toplumsal kurum-larına yönelerek bu kurumların inşa ettiği devlet-dışı bir siyasallığın ya da siyasal bünyenin varlığına ilişkin iddialar ileri süren bir çalışmadır. Kitap, göbek bağı “devletlu siyasetle” kesilenlerin karşısına devlet-dışı bir siyasallığın mümkün olduğu ve bu imkanın da Alevi topluluklar içinde hala yaşadığı, Aleviliğin tarih boyunca karşılaştığımız muhalif niteliğinin de tam burada aranması gerektiği savıyla çıkmaktadır. Ancak bu sav doğrultusunda, elinizdeki kitap bir Alevilik övgüsü değildir. Bu çalışma ele aldığı nesnenin yanında saf tutmakla birlikte nesnesine teslim olmayan bir tutumu benimsiyor, Aleviliğin kaybettiklerinin ve bu kayıpların ne gibi sonuçlara yol açtığının bir çetelesini tutuyor ve “Arkaik Aleviliğe” ilişkin teorik bir soyutlamadan hareketle günümüz Aleviliğine ve Alevilerine eleştiriler yöneltiyor. Yazar, bu baskı için kaleme aldığı “Otuz Yıl Önce, Otuz Yıl Sonra” başlıklı bölümde Alevi hareketinin kat ettiği otuz yılı da gözeterek “aksilanet” bir yüksek lisans tez jürisi üyesi gibi, otuz yıl önce yazdıklarının bir öz değerlendirmesini ve eleştirisini yapıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123378</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea832579-4065-4c01-8098-2615ee3bcc3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Azerbaycan Edebiyatında Tarihi Roman</image:title>
            <image:caption>Romanlar Sovyet döneminde kaleme alınsa da 1960 yılından sonra yönetimin edebiyat ve sanata tanıdığı imkânlar nedeniyle eserlerde milli birlik ve beraberlik konuları ele alınmıştır. Romanlarda sadece tarihi olaylar değil aynı zamanda konu edilen dönemin sosyal yaşam tarzı, gelenek ve görenekleri, sofra adabı, halk edebiyatı örnekleri, bayramlar, inanç ve törenler de anlatılmış, mimari yapılar hakkında bilgi verilmiştir. Eseri daha okunur kılma, tarihi bilgileri desteklemek amacıyla aktarılan kültürel ögelerin aynı zamanda okurun milli benliğini oluşturmaya hizmet ettiği saptanmıştır.  
İnceleme konusu eserler arasında Sovyet döneminin etkisi en çok “Vatana Gayıt” romanında görülmektedir. Eserde bey, han, ağa gibi yerel yöneticiler ve imamlar sosyal gerçeklik kuramı çerçevesinde yorumlanmış kart karakterlerdir. Aynı zamanda Sovyetlerde yaygınlaşan halklar dostluğu kavramı da romanda Şerefnise ve Haykanuş gibi kahramanlar fonunda ele alınmıştır.  
“Karlı Aşırım” romanında ise uygulanan politikalar sonucu toplumun giderek yozlaşması ve parçalanması örtük bir dil kullanılarak eleştirilmiş, incelenen romanlar arasında yönetimi en çok tenkit eden eser olduğu tespit edilmiştir.  Romanlardan üçü (“Bakı 1501”, “Hudaferin Köprüsü”, “Çaldıran Döyüşü”) Şah İsmail’in hayatı ve seferlerinden bahsetmektedir. İlk kez tarihi roman türünde Şah İsmail’in hayatı ve seferleri “Bakı 1501” eserinde ele alınmış, roman İsmail’in 1501-1514 yılları arasındaki yaşam ve faaliyetlerini konu edinmiş, yazar eserde özellikle şahın Bakü ve Şirvan seferleri üzerine yoğunlaşmıştır. Eserde şahın çocukluk yılları da anılar eşliğinde verilmiş, hakkında ortaya çıkan bazı rivayetler esere dâhil edilmiştir.  Küçük tayfalara parçalanmış memleketi bir yönetim altında birleştirerek güçlü devlet kuran şah, saf Türkçe ile akıcı şiirler yazan şair, mahir avcı ve acımasız bir serasker olarak tasvir edilmiş, kahramanın öç alışı ve acımasızlığı üzerinde durulmuştur. Şah İsmail’in yürüttüğü Şii politikası romanın ana eksenini oluşturmuş, yazar, Şirvan ve Bakü savaşlarına dikkat çekmiş, şahın emriyle gerçekleşen yıkımları tasvir etmiştir. Zaman zaman İsmail’in şair kimliğini de romanın merkezine taşıyan yazar, kahramanın şair sultan oluşunu sevgi ve nefret, affetme ve intikam gibi bağlamlar çerçevesinde ele almış, onu çelişkili bir kahraman olarak konumlandırmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123379</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42599429-87d6-44f8-b1de-901b6ba18e4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Paw Patrol İlk Boyama Kitabım</image:title>
            <image:caption>İlk Boyama Kitabım, çocukların en sevdikleri PAW Patrol karakterlerini renklendirerek yaratıcılıklarını geliştirmelerine yardımcı olur. Bu kitap, çocukların el becerilerini desteklerken aynı zamanda renkleri öğrenmelerine olanak tanır. 
64 sayfa büyük ve cesur çizimler içeren bu kitap, 2-5 yaş arası hem erkek hem kız çocukları için saatlerce sürecek bir eğlence sunar. Chase, Marshall, Rubble, Skye ve diğer yavru köpek kahramanlar, HAVrika araçlarını ve ekip çalışmalarını kullanarak her zaman arkadaşlarını kurtarmaya ve Macera Körfezi’ni korumaya hazırdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123380</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb4f4baa-1cfc-4367-b589-3c02c2794e92.jpg</image:loc>
            <image:title>Paw Patrol İlk Sayılarım Faaliyet Kitabı</image:title>
            <image:caption>&quot;İlk Sayılarım Faaliyet Kitabı&quot;, çocukların temel sayıları tanımasına ve sayma becerilerini geliştirmesine yardımcı olmak amacıyla tasarlanmıştır. PAW Patrol karakterleriyle dolu bu eğlenceli kitap, çocukların 1’den 10’a kadar olan sayıları öğrenmelerine destek olurken aynı zamanda eşleştirme gibi temel matematik becerilerini de pekiştirecek. 
Renkli ve büyük boy görsellerle zenginleştirilmiş bu PAW Patrol kitabı, miniklerin sayılarla tanışmasına ve eğlenerek öğrenmesine olanak tanır. Sayılar dünyasında maceraya atılmaya hazırlanın! Evde ya da yuvalarda kullanım için ideal bir kaynaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123381</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/baddbcea-a979-43ad-a1af-952274f71cfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Paw Patrol İnanılmaz Labirentler Faaliyet Kitabı</image:title>
            <image:caption>&quot;İnanılmaz Labirentler Faaliyet Kitabı&quot;, çocukların problem çözme ve dikkat becerilerini geliştirmelerine yardımcı olur. PAW Patrol&apos;un sevimli karakterleri eşliğinde çocuklar, farklı zorluk seviyelerindeki labirentlerde çıkışı bulmaya çalışırken eğlenceli vakit geçirir. 
 
Renkli ve macera dolu bu kitap, çocukların odaklanma becerilerini pekiştirirken onları yeni serüvenlere davet eder. PAW Patrol dünyasında kaybolmaya hazır olun! Hem evde hem de yuvalarda kullanılabilecek bir kaynak olarak ideal bir tercihtir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123382</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77926b0f-e951-4529-b8e6-60066fee556a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokrates’in Daimonion’u</image:title>
            <image:caption>Sokrates’in Daimonion’u MÖ 379’da Thebai’ın Sparta kontrolünden kurtulup özgürlüğüne kavuştuğu komplonun etrafında anlatılır. Metin belki de Plutarkhos’un kaleme aldığı en katmanlı metindir; “Özgürlük” teması hem Thebai’ın Sparta işgalinden kurtulması üstünden hem de “Ruhun” bedensel kötülüklerin işgalinden kurtulması üstünden anlatılırken, Epameinondas’ın tıpkı Sokrates gibi ilahi bir kılavuza yani bir daimonion’a sahip olduğundan bahsedilir ve bu kurgu üzerinde daimonion’un nasıl bir şey olduğu tartışılır. Plutarkhos, birbirinden çok ayrı görünen bu konuları muhteşem yazın yeteneğiyle bir araya getirmiş ve kendine özgü metaforik anlatımıyla kuvvetlendirmiştir. Kısacası Sokrates’in Daimonion’u tarihsel bir anlatı içinde eylemlerimizin ahlaki yönlerini, motivasyonlarını; değerlere dair fikirleri ve daimonion’u bir araya getirerek felsefi bir sohbet sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123383</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/beabc964-7eee-4921-bf7c-8a201a0c9ee7.jpg</image:loc>
            <image:title>Paw Patrol Saymaya Başlıyorum Faliyet Kitabı</image:title>
            <image:caption>&quot;PawPatrol: Saymaya Başlıyorum,&quot; çocukların temel sayıları tanımasına ve sayma becerilerini geliştirmesine yardımcı olmak amacıyla tasarlanmıştır. Bu eğlenceli aktivite kitabında çocuklar, PAW Patrol karakterleriyle birlikte sayma oyunları oynarken hem eğlenecek hem de öğrenmeye teşvik edilecektir. 
Bu renkli PAW Patrol kitabı ile küçük öğrencinizin sayılarla tanışmasına ve maceraya çıkmasına yardımcı olun. Çocuklar, sevimli PAW Patrol arkadaşları eşliğinde 1’den 20’ye kadar sayma pratiği yapacak, sayıları sıralı kullanmayı öğrenecek ve temel toplama ile çıkarma işlemleriyle tanışacaktır. 
Kitabın sonunda sürpriz bir ödül sertifikası bulunmaktadır. Okul öncesi çocukların okula hazırlık yapmaları için ideal bir kaynaktır. 
Küçük kâşifiniz, sayılarla dolu bu macerada hareketlenecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123384</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67366f2e-15a0-4534-a93e-504fe12cbfe3.jpg</image:loc>
            <image:title>Paw Patrol - Havrika Çıkartma Kitabı</image:title>
            <image:caption>Havrika Çıkartma Kitabı, çocukların PAW Patrol dünyasına dalmasını sağlayan, renkli ve eğlenceli bir çıkartmalı faaliyet kitabıdır. Çocuklar, kitabın içindeki farklı sahneleri tamamlamak için çıkartmaları kullanarak karakterlerle beraber eğlenceli görevler üstlenirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123385</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c62e1a76-1d2a-42c3-96b1-ced82c162925.jpg</image:loc>
            <image:title>Paw Patrol Paticik Çıkartma Kitabı</image:title>
            <image:caption>Paticik Çıkartma Kitabı, çocukların sevilen karakterleriyle keyifli zaman geçirmesini sağlayan, eğlenceli ve interaktif bir çıkartma kitabıdır. Bu kitap, miniklerin el-göz koordinasyonunu geliştirirken, yaratıcı düşünme becerilerini de destekler. 
2-5 yaş arası hem erkek hem kız çocukları için saatlerce sürecek bir eğlence sunar. Chase, Marshall, Rubble, Skye ve diğer yavru köpek kahramanlar, HAVrika araçlarını ve ekip çalışmalarını kullanarak her zaman arkadaşlarını kurtarmaya ve Macera Körfezi’ni korumaya hazırdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123386</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0aca69f1-edb8-4fea-8a18-0f2235778be8.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Tilki ve Kuyruğu</image:title>
            <image:caption>KÜÇÜK TİLKİ’NİN KUYRUĞUYLA ÇİZDİĞİ RESİM...
Küçük Tilki, karlı bir havada yiyecek aramaya çıkar…
Çevresine bakarken, karın altından canlı bir köstebek
kokusu gelince onu izlemeye başlar…
Annesi ona, “Kuyruğunu karlar üstünde sürüyerek yürürsen,
ayak izlerin kaybolur, avcılar seni bulamaz,” demiştir.
Küçük Tilki, kuyruğunu karlar üstünde sürüyerek, köstebeğin peşinde
sağa döner, sola döner, aşağıya iner, yukarıya çıkar…
İlerledikçe, kuyruğu kar üstünde bir iz bırakır…
Bu izler, öykünün sonunda başka bir hayvanın resmi olarak ortaya çıkar.
Küçük Tilki kuyruğuyla, kar üstünde hangi
hayvanın resmini çizdi acaba?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123387</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f559709-0125-4e7b-b173-2f13cb4ea360.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Salyangozun Akşam Yemeği</image:title>
            <image:caption>KÜÇÜK SALYANGOZ’UN ÇİZDİĞİ RESİM...
Bazı hayvanlar hareket ettiklerinde arkalarında
mutlaka bir iz bırakırlar…
İz bırakanların başında salyangozlar gelmektedir.
Küçük bir salyangoz, ortalık kararınca, antenlerini havaya doğru uzatarak karnını doyurmak için bahçede marul aramaya çıkar.
Bir marul kokusu duyunca, kokuyu izleyerek ona ulaşmaya çalışır.
Sağa döner, sola döner, aşağıya iner, yukarıya çıkar…
İlerledikçe geride bir iz bırakır…
Bu izler, kitabın sonunda başka bir hayvanın resmi olarak ortaya çıkar…
Küçük Salyangoz’un geride bıraktığı izlerle
resmini çizdiği hayvan hangisi acaba?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123388</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70f53dc9-8d6c-4592-8afe-fdc000cb2c00.jpg</image:loc>
            <image:title>Kum Midyesinin Dalgalı Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>KUM MİDYESİ’NİN DENİZİN DİBİNDE ÇİZDİĞİ RESİM...
Bazı hayvanlar hareket ettiklerinde arkalarında
mutlaka bir iz bırakırlar…
Böyle iz bırakanlardan biri de denizde yaşayan Kum Midye’sidir.
Kum Midyesi, kendi başına hareket edemez ama geçen gemilerin yarattığı dalgalar, deniz dibi akıntıları, onunla oynamak isteyen başka hayvanlar onu sağa, sola, aşağıya, yukarıya doğru, oradan oraya sürüklerler…
Sürüklenen midyecik kum üstünde bir iz bırakır.
Bu izler, öykünün sonunda başka bir hayvanın resmi olarak ortaya çıkar.
Kum Midyesi, sürüklenirken geride bıraktığı
izlerle hangi hayvanın resmini çizmiştir acaba?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123389</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44cc98ac-75b3-4a87-b5ae-d14c4f6c3427.jpg</image:loc>
            <image:title>Gazi Mustafa Kemal Atatürk Anlatıyor: Savaş Barış Devrim (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Atatürk&apos;ün mirasına ortak olmak, sahiplenmek ve 
korumak, sadece onun sevilmesi ile mümkün değildir. 
Bu yeterli olsaydı bugün bazı sorunların hâlâ varlığını 
devam ettirmesi söz konusu olamayacaktı. 
 
Onu daha iyi nasıl anlayabilirsiniz? 
 
Onun düşünce dünyasının derinliğine inmeniz zorunlu. 
Ancak onun düşünce dünyası o kadar derin ki içerisinde 
bazen kayboluyor, kendinizi boşlukta hissediyor ve oradan 
kurtulmak için de ona daha çok sarılma hissini duyuyorsunuz. 
 
Atatürk düşüncede o kadar özgür ki, “hayat hakkındaki 
düşüncelerim, eski düşüncelerimden az çok ayrıldı, 
eski düşüncelerim ileride karşılaştıklarımla bağdaşmadı” 
demektedir. 
 
Kurallar ve insanların düşünceleri, zamanla ve kazandığı 
tecrübeler ve bilgiler çerçevesinde gelişmek üzere değişebilir. 
 
Bu nedenle Atatürk&apos;ün düşüncelerini yorumlarken, 
içinde bulunulan zamanın ve koşulların iyi anlaşılması ve 
değerlendirilmesi gerekir. 
 
Aksi takdirde, Atatürk&apos;ü dar kalıplara ve sloganlara 
sıkıştırmak ve onun düşüncelerinden doğmalar çıkarmaya 
çalışmakla karşı karşıya kalabilirsiniz. O zaman da onu 
hiç anlamamış olmanın yanında, belki de ona en büyük 
kötülüğü yapmış olursunuz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123392</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c55518aa-023c-4e31-9eea-acccd5e793f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Babil’den Dragomanlara</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, hayatını İslam ve Ortadoğu tarihine vakfedip pek çoklarınca bu hususta otoritelerden biri addedilmiş bir yazarın kırk yıllık emeğini ortaya koyuyor. Dile getirdikleri ve inşa ettikleri büyük bir ilgiyle karşılanan Bernard Lewis, burada bir kez daha Ortadoğu’nun çalkantılı tarihine odaklanıp okurunu dış ilişkiler mevzuu, İran devrimi, İsrail devleti, tarih yazımı ve çok daha fazlasına dair uç düşünceleriyle baş başa bırakıyor. Babil’den Dragomanlara kitabında “Saddam’ın ektiklerine” tanıklık ediyor, “bugünün hasta adamına” rastlıyor, “Lübnan’ın sağ-sol çatışmasına” kulak kesiliyor ve daha nice konuya farklı pencerelerden yaklaşmaya çalışıyoruz. 
&quot;Lewis, elliden fazla makale ve denemeden oluşan bu derlemede, Ortadoğu’ya ilişkin belagatini, malumatını ve içgörüsünü tüm yönleriyle sergiliyor. Yazıları hem akademisyenler hem de okurlar için temel teşkil etmeye devam ediyor.&quot; –Booklist 
&quot;Tarihsel gerçeklere saygıyla yaklaşan yazar, söz konusu gerçeklerin bugüne olan yansımalarına da büyük önem veriyor.&quot; –National Review 
&quot;Kitap engin bir zihinden sızan düşüncelerle dopdolu.&quot; –Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123393</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/906a9bd6-2fad-447f-8069-575f69bc66f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamı Hala Seviyor muyuz?</image:title>
            <image:caption>Yaşamdaki en önemli şey mutlu olmak değil canlılıktır. Yaşamdaki en kötü şey acı çekmek değil kayıtsızlıktır. 
Fromm’a göre sevgi insanın canlılığına, gelişimine, iyiliğine duyulan aktif ilgiyi kendinde barındırır. Sevgi yaşamı destekler, canlılığı, oluşu kucaklar.  Ancak yalnızca sevgi yetmez, açık bir bilinçle bu dünya için, insanlar için neyin iyi olduğunu bilmek ve bunu gerçekleştirmek için de aktif bir yönelim içinde bulunmak gerekir. Oysa günümüzde pasif bir yaşam tarzı kişiliği dayatılıyor. Bunun yanında her şey performansa, gösteriye indirgenmiş durumda. Modern insan kendini gerçekten var kılmaktan çok, sahip olunanların sahte değerleriyle eşitleyip kendini otantik ve samimi olarak hayatın merkezine koymaktan çok, yüzeysel bir varoluşun gösteri nesnesi haline gelmiştir. Bunu yaratan yaşam sevgisinin bastırılıp yerine ölüm sevgisinin merkeze alınmasıdır. Fromm bu kitapta insanları şiddetin, sahip olma açlığının güdümünde bir dünyanın yıkıcılığına karşı barışa, özgürlüğe, yaratıcılığa, sevgiye, oluşa ve aktif bir hayata çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123394</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/018bc1b1-c68b-4224-a940-c83a94383908.jpg</image:loc>
            <image:title>Geç Kalma Genç Kal</image:title>
            <image:caption>Yaşlanma, sadece kronolojik bir süreç değil, biyolojik olarak kontrol edilebilir bir yolculuktur. Uzun ve sağlıklı bir yaşamın sırları, vücudumuzun derinliklerinde saklıdır. Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, bu kitapta Longevity’nin bilimsel temellerini keşfe çıkarak, her bireyin kendi yaşam kalitesini nasıl yükseltebileceğini gösteriyor. 
 
Beslenme, uyku, egzersiz ve zihin sağlığının, sağlıklı yaşlanmanın anahtarı olduğunu unutmayın. Genetik mirasınızın kaderiniz olmadığının farkına varın, biyolojik yaşınızı genç tutmanın yollarını öğrenin. 
 
Beslenme: Longevity beslenme stratejileri sayesinde, vücudunuzun genç kalmasını sağlayacak gıdaları keşfedin. İyi seçimler yaparak sağlığınıza yatırım yapın! 
 
Uyku: Uykuyu sadece dinlenmek için değil, gençliğinizi korumak için bir araç olarak kullanın. Kaliteli uykunun, biyolojik yaşınızı nasıl gerilettiğini öğrenin ve her sabah daha genç uyanın! 
 
Egzersiz: Fiziksel aktivite, gençliğinizi korumak için en etkili yöntemlerden biridir. Longevity’nin hareket prensipleriyle tanışın ve bedeninizin biyolojik yaşını yeniden programlayın! 
Zihin sağlığı: Zihinsel huzur ve manevi denge, uzun ömürlü bir yaşamın temelidir. Kendinizi ruhsal olarak yenileyerek, sağlıklı bir yaşamın kapılarını aralayın. Sosyalleşmenin gücünü kullanın! 
 
Uzun ve sağlıklı bir ömür için gerekli tüm bilimsel ve pratik bilgiler bu kitapta sizi bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123395</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1c6a52d-a030-4928-9c7d-8c4d3557940e.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Kayan Yıldızım Tolgama Hasret Mektupları</image:title>
            <image:caption>Derin mi derin bir değişim yas. İnsanı hiç tahmin etmediği biçimde şekillendiren bir yolculuk. Düz bir yol değil yasın yolculuğu. Yaslıyı tutup tutup savuran bir kasırga, bir anafor, bir tsunami. Şimdi senin yasın kâh saçlarımdan tutup sürüklüyor beni kâh bir bulutun tepesinden aşağıya bırakıveriyor, canım benim. Bazen anıların güzelliğinde yumuşacık iniyorum yere, bazen paramparça oluyorum. Her “ilk sensiz”i yaşadığımda darmadağınım. 
 
Yas tutarken sadece acı çekmiyorum, bambaşka bir insan oluyorum, farkındayım. Yasın yüreğimde derin bir boşluk açtı ama aşkımıza dokunamadı sevgilim. Yarabbim, nasıl bir âlemdir bu kâlp? Sırça sırça parçalanıyor, kanıyor, yarısını kaybetti. Yanıyor, üşüyor, bıçaklanıyor, boğuluyor, nefes alamıyor ama aşkına hiçbir şey olmuyor. Kâlbin anılarındaki kahkahalar gözyaşlarına, buluşmalar ayrılığa, sevişmeler hasrete, sarılışlar boşluğa, o güzel yüzün, aşkla bakan gözlerin, aşk konuşan sesin hayâli görüntülere dönüşürken, aşk sinmiş, tutunmuş sımsıkı yüreğimin çeperine, “Ben sende kaldım, gitmedim bir yere” diyor. Nasıl güzel bir şey bu aşk! Yalnız bırakmıyor beni. Aşkımızla beraber yas tutuyoruz, canım kocam. 
 
Konuşuyoruz, anıyoruz, bazen de gülümsüyoruz seninle yaşadıklarımıza, paylaştıklarımıza. Daha çok da ağlıyoruz beraber. Gelip ikimize de sımsıkı sarılmanı, kucaklayıp öpmeni, teselli etmeni bekliyoruz. Aşkımız da benim gibi; yapayalnız kalıverdi, yarım kaldı sensiz. Kendisini böyle güzel yaşatan erkeğini özlüyor. Hıçkırıklarımız, gözyaşlarımız birbirine karışıyor geceleri. Ne benim onu teselli etmeye gücüm yetiyor ne de onun beni. Darmadağınız ikimiz de.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123396</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76d5c425-3d80-4f02-844b-71fae2dee348.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Bedenim Benim Kurallarım</image:title>
            <image:caption>Çocuklara rıza kavramını ve pozitif beden sınırlarını tanıtan eğlenceli bir resimli kitap. 
 
Hiç sevdiğin birine sarıldın mı? Gıdıklanırken kahkahalar içinde yerlerde yuvarlandın mı? Sonra artık hoşuna gitmediğini fark edip “Yeter!” dedin mi? 
İstediğin zaman fikrini değiştirebilirsin. Başkalarına seninle oyun oynarken neyi istemediğini söyleyebilirsin. Bu senin bedenin, senin kuralların!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123397</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbbccb6e-34c1-4072-b32f-1d690f8b179b.jpg</image:loc>
            <image:title>1 Adam 3 Gölge</image:title>
            <image:caption>Mezarlıklar hayata tutunamayan iyi insanlarla doluydu. Kurbanlarına çiçek getiren katiller ayakta, öldürdükleriyse toprağın altındaydı. Bunun için arsızdı katiller, bunun için acımasızdı para babaları, mafya artıkları. İyi giyiniyordu pezevenkler, internet aleminde caka satıp arsızca salyalarını akıtıyordu fenomenler. Onların şehveti baskın çıkıyordu sıradan insanların hayata tutunma çabalarına. İşte böyle mezarlıklar bile ölmüştü buralarda…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123398</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ab44d92-b61e-450b-9c5d-70ea16f8844e.jpg</image:loc>
            <image:title>Anadolu Halk Resimleri (Malik Aksel)</image:title>
            <image:caption>Malik Aksel! 
Halk resimlerine her zaman başka bir gözle baktı. 
İlk bakanlardan, içeriden bakanlardan birisiydi. 
Seyfelmülûk, onun karşılaştığı ilk resimli halk kitabıydı. Ardından Köroğlu, Ferhat ile Şirin ve diğerleri geldi… 
Bu buluşma, zamanla ondaki tutkuyu ateşledi. 
Bir ressamdı o. 
İçinden çıkıp geldiği halkın resimlerine ve renklerine yöneldi. 
Onun seçtiği ve hakkında yazdığı her resimde sadece halkın duyuş zenginliği değil ruh macerası da vardır. 
Hikâyeden resme, oradan da kendi kırık fakat asil çizgimize bakışımız için eşsiz bir şaheser: Anadolu Halk Resimleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123399</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4128fd20-262c-41be-b8d7-b01d21d322f5.jpg</image:loc>
            <image:title>İsa’ya Göre İncil (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>José Saramago, tartışmalara yol açan romanı İsa’ya Göre İncil’de İsa’nın yaşamını ve Hıristiyanlığın hikâyesini kutsal kitaplardaki kronolojiye sadık kalarak, ancak farklı bir bakış açısıyla anlatıyor. Din ve inanç adına yapılan şiddet dolu eylemlerle karanlık bir mesel; şaşırtıcı zenginlikleriyle dünyevi bir İncil olan bu roman, Saramago’nun ülkesini terk etmesine yol açmıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123400</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1e9e0b9-4570-49ed-8074-6dd9cfdba8bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kopyalanmış Adam (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Tertuliano Máximo Afonso boşanmış, karamsarlık içinde tekdüze bir yaşam süren bir tarih öğretmenidir. Keyfi biraz yerine gelsin diye arkadaşlarının önerdiği bir filmi videoda izlemek üzere alır. Aynı gece evdeki gürültülere uyanınca filmin videoda kendi kendine oynadığını görür. Filmdeki figüranlardan biri kendisinin beş yıl önceki haline tıpatıp benzemektedir. 
Bu olağanüstü hikâyenin katmanlarında metropol yaşamının birey üzerindeki etkisini de bulacaksınız. Kopyalanmış Adam, Düşman adıyla sinemaya da uyarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123401</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f27690a5-7e5d-44d3-998a-7de36d10c4c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk-Yunan Sorunları</image:title>
            <image:caption>“Türk-Yunan ilişkilerinin seyrini ABD, NATO ve Avrupa’dan ayrı tutmak mümkün olmamakla birlikte, Yunanistan’ın bağımsızlığını kazandığı 1829 yılından itibaren 2024 yılına kadar geçen 195 yıl içinde, her iki devlet arasındaki sorunlarda, bazı ülkelerin siyasi tercihlerini gerek ulusal çıkarları, gerekse eski Yunan medeniyetine duyulan hayranlık ve dinsel nedenler ile Yunanistan lehine kullandığı görülmektedir. AK parti iktidarının son yıllardaki dış politika tercih ve önceliklerinin de etkisiyle birlikte, ABD ile Fransa ile İngiltere gibi bir kısım Avrupa Birliği ülkeleri ve Ayrıca İsrail, Mısır, Suudi Arabistan ve BAE gibi Ortadoğu devletlerinin Yunanistan’ı cesaretlendirici tutum ve davranışları neticesinde, yenilerinin eklenmesi beklenen mevcut sorunların kısa süre içerisinde çözümlenmeyeceği değerlendirilmektedir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123402</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8719339b-94b3-42c1-8d9d-f2b9ed2eacf2.jpg</image:loc>
            <image:title>Manifesto</image:title>
            <image:caption>Coşkun duyguların edebiyat imbiğinden süzülerek dile gelmesinden başka nedir ki şiir? 
“Neredesin ey vicdan, neredesin ey ahlak, 
İnsan denilen canlı ne zaman oldu mahluk? 
Kadınımız, kızımız sanki birer kurbanlık, 
Geceler de karanlık, gündüzler de karanlık! 
Sokakların başında caniler kol geziyor, 
Erkek müsveddeleri kadınları eziyor! 
Yok mu hiç dur diyecek, bu vahşi cendereye, 
Nereye gidiyoruz, bu utançla nereye?..” 
                Kimi zaman isyan, kimi zaman hüzün, kimi sevinç dile gelir, kimi zaman ve en çok da aşk. 
“Gözlerin sevgiyle bakardı hani, 
Şimdi uzaklara dalıyor, neden? 
Aşkımız Güneş’i yakardı hani, 
Şimdi böyle mahzun kalıyor, neden?..” 
                Herkes kendinden bir şeyler bulur şiirlerde, bazen umut verir merhem olur çekilen derde. 
“Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini  
Yoğimiş kurtaracak bahtı kara mâderini.” 
Dağıtılmış asırların muzaffer orduları, 
Gözyaşıyla ıslanmış Marmara’nın suları. 
Çanakkale geçilmiş, Avrupa’da bayram var, 
Teslimiyet var ise neye yarar ki surlar? 
Kıskıvrak yakalanmış koca Osmanlı, 
Ülke zülüm altında, Anadolu inliyor, 
Saraya çevirmişler zırhlılar namluları, 
İstanbul, düşmanların marşlarını dinliyor. 
İsyan edip, o kibirli düşman sesine, 
“Geldikleri gibi gidecekler!” demedim; 
Sakın ha, adımı anmayın benim. 
Bu vatanı kurtaran, ben değilim! 
                Velhasılıkelam, şiir insanla, insan şiirle var olur her daim… 
                         “Nesin sen, bir tavşan mı, yoksa ürkek ceylan mı, 
Söylemekten, anlamaktan, şikâyetten korkarsın, 
Pısa pısa bir hâl oldun, susan mısın, insan mı, 
Bazen gerçekleri bile, rivayetten korkarsın!” 
 
“Şiir”e özlem duyanlar için bir vuslat vaadi MANİFESTO…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123403</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0164066-17ef-4c0a-b136-8e9ee50424a5.jpg</image:loc>
            <image:title>18. Yüzyıl Gazellerinde Şekil Hususiyetleri</image:title>
            <image:caption>18. Yüzyıl Gazellerinde Şekil Hususiyetleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123404</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/968125b2-abe9-4c9b-9339-08c3bda2c034.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Düğün Gecesi</image:title>
            <image:caption>Adalet Ağaoğlu, eleştirel gerçekçiliği ve insan ruhunu derinlemesine analiz eden psikolojik çözümlemeleriyle modern Türk edebiyatının en güçlü kalemlerinden biridir. “Dar Zamanlar” serisinin ikinci kitabı olarak yayımlanan Bir Düğün Gecesi (1979), Türkiye’nin darbe döneminde yaşanan siyasal ve toplumsal kaosu, bir düğün gecesinde toplanan farklı karakterlerin iç dünyalarındaki çatışmalara paralel bir şekilde işler. 
Ağaoğlu     bu     romanda,   sadece     bir     düğünü resmetmekle kalmayıp aynı zamanda bir dönemin ruhunu   yansıtırken   modern   Türkiye&apos;nin   sancılarını, bireylerin trajik hesaplaşmalarını ve değişen toplumsal değerleri incelikli bir dille anlatır. 
Düğünle birlikte içten içe çöken bir düzenin simgesi haline gelen bu eser, okuru hem bir gecenin hem de bir ulusun hafızasına derinlemesine bakmaya davet eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123405</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd4bdd44-89df-447b-9e94-f65e06993842.jpg</image:loc>
            <image:title>Dert Dinleme Uzmanı</image:title>
            <image:caption>Adalet Ağaoğlu, eleştirel gerçekçiliği ve insan ruhunu derinlemesine analiz eden psikolojik çözümlemeleriyle modern Türk Edebiyatının en güçlü kalemlerinden biridir. 
“Dar Zamanlar” serisinin dördüncü ve son kitabı olarak yayımlanan Dert Dinleme Uzmanı (2014), başkalarının dertlerini dinleyen, dinlerken tükenen bir adamın gözünden bireyin kendi hayatıyla ve çevresiyle yaşadığı çatışmaları incelikle ele alır. 
Ağaoğlu bu  romanda,  toplumun  farklı  kesimlerinden insanların      görünmeyen      yaralarını,      bastırılmış duygularını ve modern hayatın getirdiği yabancılaşmayı gözler önüne serer. 
Gündelik hayatın sıradan gibi görünen ancak derin acılar taşıyan insan hikâyelerine odaklanan bu eser, dert dinlemenin sanata dönüşen hâllerini derinlikli bir dille işler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123406</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8bf02a2-5166-4de4-a799-0dc061773a94.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayır...</image:title>
            <image:caption>Adalet Ağaoğlu, eleştirel gerçekçiliği ve insan ruhunu derinlemesine analiz eden psikolojik çözümlemeleriyle modern Türk edebiyatının en güçlü kalemlerinden biridir. “Dar Zamanlar” serisinin üçüncü kitabı olarak yayımlanan Hayır… (1987), Türkiye’nin 1980 darbesi sonrası    dönemde    yaşadığı    sancıları, bireylerin hayatında açılan derin yaralar üzerinden gözler önüne serer. 
Ağaoğlu bu romanda, içsel  çatışmaları,  geçmişle hesaplaşmaları ve varoluşsal krizleri etkileyici bir dille anlatırken “hayır” demenin getirdiği sorumluluk ve sonuçlar üzerine de düşündürür. 
Toplumsal vicdanın aynası olan bu eser, değişen Türkiye’de değişmeyen insanlık hâllerini öne çıkarmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123407</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75fe7f22-228d-4507-82b3-5509901f759a.jpg</image:loc>
            <image:title>Müntehir</image:title>
            <image:caption>Canip Bey bir süre ayakkabılara baktı. “Kusursuz cinayet yoktur ama kusursuz intihar vardır ve bu kusursuz bir intihardır,” dedi.
Adnan İslamoğulları Müntehir’de polisiyenin sınırlarını yeniden belirliyor. Müntehirden geriye kalan ve okurunu kendisine âşık edebilecek kadar sanatkârane bir metni arasında saklayan deftere yalnızca bir üst kurmaca vazifesi yüklemiyor, aynı zamanda böylesine sanatkârane bir metnin modern bir kurmacayı nasıl sırtlanıp da taşıyabileceğinin dersini veriyor. Bu, belki de iki yakanın bir araya gelmesi gibi.
Müntehir, son yıllarda “eğlencelik”, “dinlencelik”, “çerezlik” gibi kalıplara sıkışıp gitgide hor görülmeye başlanan polisiye türünü okurun zihninde yeniden konumlandıracak büyüklükte bir roman. Aperitif değil, hafif değil… “Çerezlik” hiç değil! İştahla yenmeye layık, başlı başına bir ana yemek.
Hülasa, Müntehir’le birlikte polisiye artık bildiğimiz polisiye değil…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123408</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae393d02-757e-4a40-aa31-c78104134d9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Söğütlülü Destancı Aşık Ali Şahin</image:title>
            <image:caption>Az gittik uz gittik. Karaisalı’nın Söğütlü köyünden Destancı Âşık Ali’ye rastladık. Biz delikanlı iken o Adana sokaklarında; Karaisalı kazam Söğütlü köyüm. Bu ülkede böyle âşık bulunmaz diyerek destan satıyordu. (Eskiden Karaisalı’ya bağlı olan Söğütlü köyü şimdi Adana ilinin Çukurova ilçesine bağladır.)  Destancı Âşık Ali’yi 1960 – 1970’li yıllarda tanımıştım. Onu derleyip toparlamak içimde hep bir ukde idi. Bu amacım 19 Ağustos 1994 tarihinde gerçekleşti. Uzun bir müddet sağ mı ölümü olduğunu tespit etmeye çalıştık. Adana’da Karabucak Camii karşısındaki hemşerimiz Berber Sait’ten (Ünal) sağ olduğunu, Tellidere mevkiinde uyduruk bir barakada manavlık yaptığını öğrendik. Berber Sait ile birlikte adı geçen tarih ve mevkide Âşık Ali Şahin’i bulduk. Bir hayli yıpranmış değneksiz yürüyemiyor. Gözleri de iyi görmüyordu. Buna rağmen çalışmayı bırakmayan yorgun âşık, başkalarına muhtaç olmayacak kadar iaşesini temin etmekle meşguldü. 
Yıllardan sonra onu kitaplaştırmanın sevinci var üstümde. Bin rahmet olsun Destancı Âşık Ali. İnsanlık var oldukça sen de var olacak. Destanlarınla ilelebet yaşayacaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123409</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37bb1147-4795-46d8-9d78-645f1a388048.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Satırlık Hakikatler</image:title>
            <image:caption>Hakikat; tatsız, renksiz ve şekilsiz… 
İzahı yok mahiyeti belirsiz… 
Kafiyeye gelmez hoyrat, vezinsiz… 
Şamili yok talep eden edepsiz… 
El-Hakk olanın adıyla… 
İki satırlık yaşam yanılgısına isyanımdır… 
Ya da 
Yaşam yanılgısına düşenlere iki satırlık isyanımdır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123410</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed685b0b-9106-47f3-88fb-889586f0afed.jpg</image:loc>
            <image:title>Şira Yıldızı</image:title>
            <image:caption>Rüya, insanoğlunun yaşamı boyunca uyku denilen ve ölümle kardeş sayılan, bedenin başka bir boyuta geçerken misal âlemine açılan penceresidir. Bilim, ölüm gibi rüyanın ne kadarını çözebilmiştir? Bedenin misal âlemine ruhuyla mı gittiği yoksa beynin iç âlemler boyutuyla mı bir şekilde temas kurduğu anlaşılamamıştır. Rüyalar kaç türlüdür? Rahmani rüyalar vardır, bir de şeytani rüyalar… Bazı rüyalar yaşadığımız duygu durumuna göre şekillenebilir. Bazıları yediğimiz bir yemekten dolayı yaşadığımız hazımsızlıkla rüya boyutunda o anki rahatsızlığını dile getirmek için görülebilir. Kitaplar temelde bunları yazıyor. 
Bizde genellikle görülen rüyanın anlamı ne olursa hemen bir sadaka çıkarılır. Annemin bir diğer öğüdü ise görülen kötü rüyanın bir kuyuya söylenmesi gerektiğidir. Rüyaların benim için anlamını kavradığımda şifacı, kurtarıcı, uyarıcı rüyalar olarak sayabilirim. Bunu anlamam belki biraz uzun zaman alsa da…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123411</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86e9f1a5-87c3-4208-b97e-80a940ae9819.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasrettin Hoca’dan Oku Öğren Boya Eğlen</image:title>
            <image:caption>Sevgili çocuklar; 
Bu kitapta 56 adet fıkrayı hece ölçüsüyle şiirleştirerek, dörtlükler halinde sunmaya çalıştık. Her fıkraya uygun resimler ekledik. Bu resimleri sizlerin boyamasını arzuladık. 
Resimlerin görsel anlaşılırlığı ile şiirin büyülü anlatım gücü, fıkraların mesajını daha da kolay anlamanızı sağlayacak, fıkra okumayı ve anlatmayı daha da sevdirecektir sizlere. 
Bu kitap, okumayı seven, öğrenmeyi isteyen, gülmeye ihtiyacı olan herkese hitap ediyor. 
İyi okumalar hepinize.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123412</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e046066-36f7-456b-9d31-a8ad9ea3be5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen ve Ben</image:title>
            <image:caption>Sen: Gönül bağımda bir gül 
Ben: Hazan bahçede bülbül 
 
Sen: Yüce dağlar maralı 
Ben: Aşk elinden yaralı 
 
Sen: Gül dalında tomurcuk 
Ben: Sana aldanan çocuk 
 
Sen: Çöl ortasındaki su 
Ben: Sevenlerin korkusu 
 
Sen: Kerem’i yakan Aslı 
Ben: Ferhat misali yaslı 
 
Sen: Aşk deryasında bir göl 
Ben: Sevgine susamış çöl 
 
Sen: Benim damarımda kan 
Ben: Sevdanla yanan volkan 
 
Sen: Göz pınarlarımda sel 
Ben: Kırık sazımda bam tel 
 
Sen: Güller veren çiçekçi 
Ben: Aşk isteyen dilenci 
 
Sen: Sev ki beni güleyim 
Ben: Sana mahkûm köleyim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123413</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32e8d5f0-aa2c-40b9-ad4b-c05f09dce294.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçek Cinayet Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>“14 Aralık 1650. Oxford’da soğuk bir gün. Bebeğini öldürmekle suçlanan Anne Greene, darağacının yolunu tutmuştu. İlmek boynuna geçirildi ve asıldı. Yarım saat asılı kaldı. Görevlilerden biri, öldüğünden emin olmak için silahının dipçiğiyle son bir kez Greene’nin göğsüne vurdu. Artık eminlerdi. Henüz yirmi iki yaşındaki genç kadın ölmüştü. Cesedi indirildi, tabuta koyuldu ve anatomik olarak incelenmesi için Doktor William Petty’nin evine götürüldü. Kralların çıkardığı kararlarla suçluların cesetleri doktorlara veriliyordu ancak mahkûmlar genellikle erkek olduğu için kadın bedenine ulaşmak nispeten zordu. Hem böyle bir fırsat ellerine geçtiği için hem de ceset oldukça taze olduğundan doktorlar heyecanlıydı. Tabutu yavaş yavaş açtılar. Ancak hiç ummadıkları bir şeyle karşılaştılar…”
 
 
Bu kitapta okuyacağınız diğer hikâyeleri göz önüne alınca, Anne Greene en şanslılardan biri. Çünkü o sadece bir yarı-ceset. Peki ya tabutu boşaltılanlar, cansız bedeni üç kuruşa satılabilsin diye ceset hırsızlarının eline düşenler, hatta cinayete kurban gidenler?
 
Burak Saytekin, Gerçek Cinayet Hikâyeleri’nde bilimin karanlık dünyasına sızıp bizi bu yabancı evrenin tekinsiz sırlarıyla baş başa bırakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123415</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2249507-cf9c-4b07-8734-dd44efe5029c.jpg</image:loc>
            <image:title>Göklerde Olay Var Olay-1</image:title>
            <image:caption>“Göklerde Olay Var”, Arkeolog Veysel Dağ’ın Antik Çağ mitolojisinden esinlenerek uyarladığı tiyatro oyunları dizisidir. Bu tiyatro oyunları dizisi kapsamında; Göklerde Olay Var-1: Bahar Getiren (Denizkızı Yayınları-2024) ve Göklerde Olay Var-2: Başımda Taç (Denizkızı yayınları-2024) adlı iki tiyatro oyunu yayımlanmıştır. 
Bahar Getiren; Pesephone’nin Yeraltı Tanrısı Hades tarafından kaçırılması sonrasında, Persephone’nin annesi, Bolluk ve Bereket Tanrıçası Demeter’in hayata küsmesi sonrasında yaşanan olayları komedi biçiminde ele alan bir eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123416</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/423b67d4-ae7d-40d2-b139-b01e2c1b4cb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuyruktaki Adam</image:title>
            <image:caption>Kuyruktaki Adam, J. Tey’in 1929 tarihli dedektif romanıdır. Scotland Yard dedektifi Müfettiş Grant’i konu alan altı romanlık serisinin ilkidir. Genç bir adam, aktris ve şarkıcı Ray Marcable’ın başrol oynadığı bir müzikal komedinin son performanslarından birini izlemek için sırada beklerken bir hançerle sırtından bıçaklanır. Sırada ona yakın olanların hiçbiri, yere yığılıncaya kadar onu fark etmez. Ortada onu öldürmek için herhangi bir sebep yokmuş gibi görünmektedir. Ölü adamın kimliği yoktur ve üzerinde bulunan tek eşya bir hizmet tabancasıdır. 
Bütün zamanların en iyi polisiye roman yazarlarından olan J. Tey’in bu kitabını merakla okuyacağınızı umuyoruz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123417</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6cc98bb-2fd0-44fc-bbe9-cbbeff0bb2ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessiz Çığlıklar</image:title>
            <image:caption>E. Kor, 2017 yılında Bilkent Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümünü burslu olarak kazandı. 2022 yılında lisans eğitimini ‘üstün şeref’ belgesi alarak tamamladı ve aynı üniversitede yüksek lisans eğitimine başladı.  
  E. Kor’un, Myrina Yayınları tarafından yayımlanan “Bir Garip Parıltı” (2022) ve “Od ve Yel” (2023) olmak üzere iki şiir kitabı daha bulunmaktadır. “Sessiz Çığlıklar” şairin üçüncü şiir kitabıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123418</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5192d68-0d7b-4018-9b43-c499045d98d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Mitoloji Atlası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hadi Bu Kitabi Açin Ve Tüm Dünyayi Gezeceğimiz İnanilmaz Macerali Bir Mitoloji Yolculuğuna Başlayın! Tanrilarin Güçlü Ve Zayif Yanlarıni, Efsanevi Kahramanların Saldirilarinda Kullandikları Hileleri, Korkunç Canavarlari Yenmek İçin En Akıllıca Yöntemleri Ve Büyülü Yaratiklara Yaklaşip Onlarla Dost Olmanın En İyi Yollarını Öğrenin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123419</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2004e012-c3f3-4b1f-9bb7-ef74e91b4743.jpg</image:loc>
            <image:title>2079’da Karşılaçacağımız 9 Olay</image:title>
            <image:caption>2079 yılına konforlu bir seyahate ne dersiniz? 
Yaşanıp yaşanmayacağı belirsiz bir zamana doğru bu yolculukta hem parlak ütopyalara hem de karanlık dis- topyalara aynı anda kapı aralanıyor. 
Yazdıklarıyla okurlarını her zaman şaşırtmayı başaran Polat Onat, bu kez birçok ihtimali aynı anda kurcalayan bir gelecek projeksiyonu kaleme almış. Âdeta &quot;2079 Yılı İçin Almanak&quot; hazırlamış. 
Aynı anda hem inanılmaz yaşam formlarına tanıklık edeceksiniz hem de hayallerin ötesindeki tuhaf deneyimlerin farkına varacaksınız. Bu kitap yaşadığınız hayatın anlamını sorgulamanıza kapı aralayacak… 
Çok mu iddialı oldu? 
Evet ama iddialı olunmadan modern edebiyatta bir çığır açıldığı vurgulanamaz ki!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123420</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8713e5b-9a9c-49a8-b966-0e055de63ffb.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Şanslı</image:title>
            <image:caption>Tarih araştırmaları ve romanlarıyla tanıdığımız Araştırmacı Yazar Cafer Öz, bu sefer bir çocuk kitabı ile çıkıyor karşımıza. Hayvan sevgisini ve değerini en ince ayrıntısına kadar işlediği “Arkadaşım Şanslı” adlı bu kitabı zevkle okuyacağınızı umuyoruz. 
Efe ön ayaklarını tellere dayamış olan Şanslı’yla ayaklarına dokunarak vedalaştı. 
“Geleceğim tamam mı? Sen burada daha mutlu olacaksın. Şanslı hoşça kal.” dedi. 
İçinde bir sevinç vardı. Çay içmekte olan dedesine gelip sarıldı. 
“Çok teşekkür ederim dede. Şanslı burada daha mutlu olacak. Ben de onu hafta sonları görebileceğim.’’ dedi. 
Birlikte arabalarına binip el sallayarak mutlu bir şekilde oradan uzaklaştılar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123421</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f764cc31-d220-481b-809d-663dd996b6c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Değişken Kainat Teorisi</image:title>
            <image:caption>Bilimkurgu edebiyatının, okurlara yeni ufuklar açma misyonu çerçevesinde ilerlemesinin önemi tartışmasız ortadadır. Hele günümüzdeki gibi bilimkurgu atmosferlerini bizzat yaşamaya başladığımız bir dünyada bu ka- çınılmaz… 
Polat Onat, öyküleriyle, hayal ile hakikat arasındaki farklı pencerelerden, değişik bakış açılarıyla, gerçeklikleri ve kadim kavramları sorguluyor. Bilimkurgu alanında mevcut yazılanları çoğaltan kolaycı anlayışa karşı âdeta bayrak açarak yepyeni bir soluk getiriyor. 
Tüm mümkünlerin aynı anda gerçekleştiği değişken bir kâinata adım atmaya hazır mısınız? 
Hazır değilseniz bile endişelenmeyin. Hangimiz yeterince hazırız ki!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123422</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/571962b9-ffb2-4cf4-89e4-f89e6eaf03ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Ömür Yükü</image:title>
            <image:caption>Ömür Yükü, Şair Özkan Şahbaz’ın üçüncü şiir kitabıdır. Şairin Denizkızı Yayınları’ndan yayımlanmış “Bir Umut Yaşamak” ve “Gidenler de Ağlar” adlı iki şiir kitabı daha bulunmaktadır.
İKİ TEMMUZ
Bir otel odasındayım ve takvim ikisinde temmuzun, Sene iki binin yirmi ikisinde, Innsbruck’ta bir otel odasındayım Ay yeni güne başlarken insanlığın sonundayız...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123423</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cf178af-0dcc-467d-9d9d-fe0c409bdc7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Anıt Adam Fidel Castro’ya Şiirler</image:title>
            <image:caption>ATATÜRK VE FİDEL CASTRO adı, emperyalizme karşı savaşan iki cesur ve bilge kahramanın adıdır. Bu iki isim sonsuza dek coşkulu bir şarkı gibi söylenecektir. Emperyalizme karşı özgürlük bayrağını açıp koşan devrimci halkların belleklerinde ve dillerinde sonsuza dek bir güneş gibi parlayacaklardır. 
  Dünya, emperyalizmin kanlı, karanlık, vahşi yüzünü gördükçe akıllarına her zaman korkuyla karışık bir Atatürk bir de Fidel gelecektir. Bu yüzden asırlar geçse de dünya bu iki devrimci lideri asla unutmayacaktır: Biri Atatürk biri Fidel… Emperyalizm var oldukça bu iki lider sonsuza dek bir güneş gibi emperyalistlerin karanlık yüreğine korku salacaktır. 
  Ey devrimlerin iki delikanlısı, ATATÜRK VE FİDEL... İkinizi de çok sevdim. Adınız nerede anılsa biliyorum ki emperyalistlerin uykusu kaçmaya devam edecektir. Manevi varlığınız, yaptığınız devrimlerin ve devrimcilerin daima ışığı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123424</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad0ebfe7-3c14-4c6a-af09-f72b82419c4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Adem ve Havva’nın Günlükleri</image:title>
            <image:caption>Âdem ve Havva’nın Günlükleri’nde Amerikan edebiyatının en çarpıcı yazarlarından biri olan Mark Twain Kutsal Kitap’taki yaradılış hikâyesine el atıyor. Yasak Elma’dan ısıran Âdem ve Havva’nın kadın ve erkek olarak ayrı kimliklerle Cennet Bahçesi’nden dünyaya düşmeleri, eşyaya ve hayvanlara ad vermeleri, aile kurmaları, çocuk sahibi olmaları, ilk toplumu oluşturmaları; kısacası “iyi” ile “kötü” arasında ayrım yapmaları, suçu ve yasayı tanımaları, tenin istekleriyle ruhun isteklerini bilmeleri gibi insani varoluşun neredeyse tüm özellikleri kitabın temel dokusunu oluşturmakta. İnsanın doğaya karşı uygarlık çatısı altında yaşamını sürdürmesinin hem trajik hem de komik veçhelerinin işlendiği Âdem ve Havva’nın Günlükleri canlı ve şen şakrak bir üslupla yol alıyor. Bu yol alışta varoluşun çekirdeğindeki temel sorunlara da ışık düşürülüyor: ölüm ve doğum, eylem ve doğa, kadın ve erkek, insan ve Tanrı, acı ve haz gibi ikiliklere yönelik ironik bir bakış söz konusu. Mark Twain kutsal olana saygıyı elden bırakmadan ama insanın bizatihi kendi yaratıcı kudretlerini de ihmal etmeden, insanın muammalarla dolu dünyevi yaşamına mizahın gücü ve felsefi bakışın yaratıcılığıyla yeniden şekil veriyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123425</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/610a14b3-ca88-41c7-bf47-f3be09f1547e.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucit</image:title>
            <image:caption>19. yüzyılın başlarında, Avrupa’da kimse güneşle ilgilenmez, şehirler aydınlatılmak, yataklar ısıtılmak, kazanlar kaynatılmak için toprağın bağrından çıkarılan yüzlerce ton kömüre bel bağlarken hayatı boyunca gölgelerde yaşamış bir adam, Augustin Mouchot adında bir mucit, yüzünü güneşe döndü… 
1825 yılında bir kilit ustasının oğlu olarak dünyaya gelen Mouchot, hayatının ilk üç yılını yatakta geçirdi. Hastalıklar hayatı boyunca bedenini zapt ettiğinden, ona kalan tek sermaye zihni ve hayal gücüydü. Yıllar sonra, matematik öğretmeni olarak atandığı Alençon’daki yeni evinde bulduğu güneş ısısı üzerine yazılmış kitap ömrünü adayacağı fikrin ilk kıvılcımı olacaktı: Güneş ısısından faydalanmak, onu enerjiye dönüştürmek, bunu başaran bir makine icat etmek mümkün müydü? 
Miras ile tanıştığımız Miguel Bonnefoy bu kez tarih kitaplarında hak ettiği yeri alamamış bir dâhinin macera dolu yaşamöyküsüne odaklanıyor. Sanayi Devrimi’nden Paris Komünü’ne, zamanın son buluşlarının sergilendiği Paris Evrensel Sergisi’nden Eiffel Kulesi’nin yükselişine dek 19. yüzyıl Fransa’sının dönüm noktalarına yer veren, titiz bir araştırmanın ürünü bu romanında Bonnefoy, yalnızlığına ve hastalıklarına rağmen ideali uğruna çıktığı yolda yorulmaz bir tutkuyla yürümüş Augustin Mouchot’ya kıvrak kalemi ve sevilen üslubuyla yeniden hayat veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123426</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08f68cb4-918b-4ce4-a9a9-82b8c7b1fc18.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın Orlando - II</image:title>
            <image:caption>Ludovico Ariosto (1474-1533): Ünlü İtalyan şair. Hukuk öğrenimi görmüş, kalabalık ailesine bakmak için Ferrara dukalarının yanında çalışmak zorunda kalmıştır. Çağdaşı Machiavelli gibi Hümanizma-Rönesans’ın temelini oluşturan yazarlardan biri olan Ariosto şiirin yanı sıra komedya, hiciv gibi türlerde de eserler vermiştir. Kendisine ölümsüz bir ün kazandıran ve gelmiş geçmiş en büyük şairler arasında anılmasını sağlayan eseri Çılgın Orlando üzerinde neredeyse 30 yıl çalışmıştır. Şair manzum şövalye hikâyelerini ve Şarlman’ın Hristiyanlığı yayma çabasını temel aldığı eserinde ince bir alaycılıkla derin bir insan sevgisini iç içe işler. Yayımlanmasının hemen ardından büyük bir başarı kazanan Çılgın Orlando sadece İtalya’da 154 baskı yapmış, hemen hemen bütün Avrupa dillerine çevrilmiştir. Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nde üç cilt halinde yayımlanacak olan Çılgın Orlando, İtalyanca aslından ve manzum olarak dilimize ilk kez çevrildi. Elinizdeki kitap bu büyük eserin ikinci cildidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123427</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19b72c4a-11b9-40f1-b564-74c662391bcd.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Prens</image:title>
            <image:caption>Antonio Gramsci (1891-1937) İtalyan Komünist Partisi’nin kurucu üyelerindendir. 1926’da Mussolini ve faşizm eleştirilerinden ötürü hapse atılır ve kalan ömrünü hapiste geçirir. Faşist iktidarın sansür ve baskı koşullarında yazmayı sürdüren Gramsci hapisteyken, aralarında Modern Prensi’nde bulunduğu çığır açıcı notlar kaleme alır. Bu notlarda Gramsci siyaset felsefesi kadar sosyal bilimlerin de yıllardır tartıştığı netameli bir ismi ve onun en hararetli eserlerinden birini eleştirel düşüncenin kadrajına alıyor: Machiavelli ve Prens. Tarihsel, felsefi ve siyasal kanallardan beslenen bu parlak eleştiri Machiavelli’nin tartıştığı Prens figürünü bir tür yeniden yorumlama işlemine tabi tutar ve buradan da Modern Prens figürüne varır: Gramsci’nin Machiavelli’den ilhamla ete kemiğe büründürdüğü bu Modern Prens kimdir? Tıpkı Machiavelli’nin Prensi gibi Gramsci’nin Modern Prensi de lanetlenecek, ahlâken mahkûm edilecek bir kötülük timsali midir? Hukuki ve siyasi bir imge mi yoksa somut ve tarihsel bir kişilik midir? Modern Prens kapitalist dünyanın kaidelerini dönüştürecek bir fail, kolektif bir irade ya da bir özne midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123428</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44833688-7782-47f5-9d3f-18d96fd64db7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim İnsanı Gibi Düşün!</image:title>
            <image:caption>Bilim her yerde! 
Temel bilim okuryazarlığı becerileriyle çevrendeki bilime ışık tutmak için bize katıl. 
Bilimsel yöntemi anlamak, sorunları çözmek ve ortaya çıkardığın bilimsel gerçekleri paylaşmak için bilim insanı gibi SORULAR SOR, OKU ve ANLA!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123429</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44f30a49-438d-4ec9-9ab7-124e7880808f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldızlarda Bir Serüven</image:title>
            <image:caption>Vera, yüzünü güldürecek, can sıkıntısını giderecek bir uğraş, fikir, hayal bulmak istiyordu. 
Derken, ormandan gelen sürpriz bir arkadaşla Vera’nın yolu bambaşka bir serüvene uzandı. 
Vera, kalbindeki en büyük dileği keşfedebilecek mi? Yıldızlarda Bir Serüven, hayallerini gerçeğe dönüştürmek isteyen tüm çocukları Vera’nın macerasına davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123430</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06eb5cce-c386-44c1-aed5-8b2a0f380bd6.jpg</image:loc>
            <image:title>Safiye’nin Savaşı</image:title>
            <image:caption>Büyük Paris Camisi’nin korunaklı duvarlarının ardında mutlu bir hayat süren on bir yaşındaki Safiye, Nazilerin Paris’i işgaliyle birlikte savaşın korkunç yüzüyle tanışır. En iyi arkadaşı ailesiyle birlikte şehri terk eder, kuzeni savaşa katılır, komşuları birer birer tutuklanıp götürülür; dükkânları, evleri talan edilir. Safiye bu duruma uzun süre seyirci kalamayacak ve Paris’in yer altı tünellerinden rıhtımlarına kadar uzanan direnişin gizli kahramanlarından biri olacaktır.
İnsan dayanışmasının en güzel örneklerinden biri olarak tarihe geçen, İkinci Dünya Savaşı sırasında yüzlerce Yahudi’nin Büyük Paris Camisi’nde saklanıp kurtarılma hikâyesi, Safiye’nin Savaşı ile gün yüzüne çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123431</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c54e95aa-ab48-42ae-b509-65a40845c156.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Nefes İstanbul</image:title>
            <image:caption>Bu kez seninle İstanbul’u ve İstanbul’daki seni, beni yaşıyoruz. Yolculuğumuzun tanıkları var bu defa. İstanbullular ve İstanbul’da yaşayanlar... Zengini, yoksulu, Kürdü, Alevisi, muhafazakârı marjinali, Ermenisi, Rumu, Musevisi... 
Onlarca renk, onlarca doku... Bu satırlar, bazılarının ütopya dediğinin küçük bir yansımasının, umudunun romanını yaratıyor. Bir arada yaşayabilmenin hikâyesini... 
İstanbul’un sokaklarına karışırken senin, benim, yaşamlarımızın, aşklarımızın, içimizde kalanların, hayallerimizin, korkularımızın, umutlarımızın, yalnızlığımızın, hayat koşuşturmamızın, yeni binyılın insanlarının gel-gitlerinin arasında dolaşıyoruz. 
İstanbul, Türkiye, dünya, “sen”sin, “ben”im, “biz”iz... İnandığım tek gerçek bu. 
İstanbul öyle bir şehir ki; hiçbir kitap seni bu şehir kadar besleyemeyecek, hiçbir müzik ruhunu bu kadar dolduramayacak, hiçbir öğreti sana bu kadar yakın gerçek(çi) gelemeyecek, hiçbir koku bu kadar zihninde yer edemeyecek... Ben sadece bir nefes çektim içime dolu dolu... Şimdi o nefesi, sayfalara bırakıp, seninle paylaşıyorum...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123432</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab84b4fb-daac-4927-822c-ffd4b8343637.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Taarruz</image:title>
            <image:caption>19 Mayıs 1919’da Samsun’da başlayan yolculuk, 9 Eylül 1922’de İzmir’de Büyük Taarruz zaferiyle son bulur. Bu yolculukta, Mustafa Kemal tarihin akışını değiştirir. Ve, bu yolculukta kendi kaderini dokur. Ve O’nun kaderi, Türk Ulusu’nun kaderi olur... O’nun zaferi ise, Türk Ulusu’nun ve bütün mazlum ülkelerin zaferi olur… 
Bu kitapta, Sarışın Kurt’un Büyük İskender, Hannibal, Sezar ve Napolyon’u kıskandıran savaş ustalığını okuyacaksınız. Üç Mustafa’yı; Mustafa Kemal’i, Mustafa Fevzi’yi, Mustafa İsmet’i… 
Ölümden ağır sorumluluk duygusunu, ölü ve yaralılarla dolu savaş meydanını… Endişe de var, göz yaşı da; biraz da tebessüm ve mutluluk… 
Savaşın Ustası, bu Taarruz’da sözünü söyler ve işgalcilerin hayallerini yerle bir eder… 
Ve, Usta Nazım’ın dediği gibi, “Kocatepe’den Afyon Ovası’na atlar…” 
41 yaşındadır. 
Bu zafer, bir son değil yeni bir başlangıçtı. 
Savaşın Ustası, sözünü söylemişti… Söz sırası, Barışın Efendisi’nde… 
Ve asıl savaş şimdi başlıyordu… 
Siz, çocuklarınız ve gelecek kuşaklar için yazılmıştır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123433</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a235368-58cb-47f1-91c8-8d6f02725e1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Denemeye Değer</image:title>
            <image:caption>Sevgimizi birkaç güzel cümle ile ifade etmek yerine neden hemen emojilere sarılıyoruz? İnternette dolaşıp duran yanlış bilgilerin sonu nereye varacak? Popüler kültürün dayattığı güzellik kalıpları algımızı nasıl sınırlıyor? Olasılıklar denizinde hangi sırlar yüzüyor? Yapay zekânın insanlardan daha zeki olabileceğini niçin kabullenemiyoruz? Peki edebiyatın amacı ne? Mavisel Yener bu kitabıyla, gençlere keyifli bir beyin fırtınası yaşatıyor ve düşünce dalgalarıyla savaşmak yerine onlarla dans etmeye çağırıyor. Doğru bilgiye ulaşma yolunda güvenilir kaynaklardan faydalanmanın önemine vurgu yapan Denemeye Değer; pek çok ünlü yazarın, sanatçının ve bilim insanının sözlerine ve klasikleşmiş yapıtlarına da değinerek yeni okumalara kapı aralıyor. Unutmayın, düşüncelerinizi özgürce ifade edebilmek için bile denemeye değer!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123434</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92b233bf-3f57-4c17-9c5e-621f9e5d51ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Ultra İşlenmiş İnsanlar</image:title>
            <image:caption>Sorun sizde değil, yediklerinizde... 
Lezzet ve kıvam artırıcılar, modifiye nişastalar, hidrolize proteinler, guar zamkı, emülgatörler... İnsanlık bir “yeni gıda çağı”na girdi. Tarihte ilk kez aldığımız kalorilerin büyük kısmı yeni bir kaynaktan geliyor: ultra işlenmiş gıdalardan. 
Aklınıza hemen abur cuburlar da gelmesin. Mesele daha fazlası: Ultra işlenmiş gıdalar, kendilerini masum, cazip –hatta faydalı– gösteren ustalıklı etiketleriyle, her gün tabaklarımızda daha çok yer kaplıyor. Ve çok azımızın, paketlere küçücük harflerle eklenmiş onca tuhaf isimli şeyi neden yediğimiz ve sağlığımızın bundan nasıl etkilendiği hakkında bir fikri var. 
Doktor ve biliminsanı Chris van Tulleken, dünyada büyük ses getiren kitabı Ultra İşlenmiş İnsanlar’da, çok sayıda araştırmaya dayanarak –ve kendisinin bizzat katıldığı deneyden de faydalanarak– besleyici olmaktansa aşırı yemeyi teşvik etmek için tasarlanmış bu yeni tip yiyeceklerin beynimizi nasıl manipüle ettiğini, çocuk yaştan bağımlılık yaratıp vücudumuzu yıkıcı bir şekilde etkilediğini, nasıl sorumsuzca ve serbestçe pazarlandığını ortaya koyuyor. Onları iyice tanıyıp, yeme davranışımız ve sağlığımız üzerindeki kontrolü yeniden ele alabilmemiz için bize yol gösteriyor. 
Bu kitap haklarımızla ilgili. Ne yediğimizi, bedenimize ne yaptığını bilme hakkı… ve iyi gıdaya erişebilme hakkı. 
THE TIMES “YILIN EN İYİ BİLİM KİTABI”
AMAZON ve ECONOMIST “YILIN EN İYİ KİTABI”
GOODREADS ve WATERSTONES’ta YILIN EN İYİ KİTABI ÖDÜLÜ FİNALİSTİ 
“Yeme alışkanlıklarınızı değiştirecek.” –The Times
“Bunları herkes duymalı.” –Tim Spector</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123435</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7389fd12-2484-4ce2-9691-3ed144db42e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Mezhepçilik Kültürü</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Lübnanı’na odaklanan Ussama Makdisi mezhepçiliğin İslamın modernliğe gösterdiği tepkilerden biri ya da dinsel gruplar arasındaki toplumsal ve ekonomik eşitsizliklerin sonucu olduğu tezine karşı çıkıyor ve modernliğin tezahürlerinden biri olduğunu gösteriyor. On dokuzuncu yüzyıldaki dinsel şiddet olaylarının, özellikle mezhep temelli seferberlik ve katliamların cemaatler arası çatışma geleneğinin devamı olmadığını, madun toplulukların yeni bir dünya kurulurken verdikleri mücadelelerin karmaşık, çokkatmanlı bir dışavurumu olduğunu savunuyor. 
 
Makdisi’ye göre mezhepçilik dinsel kimliklerin siyasi ve toplumsal amaçlarla seferber edilmesini temsil ediyordu. Tanzimat’la birlikte Avrupalılar Ortadoğu’da varlıklarını daha fazla hissettirmişlerdi; bu da Lübnan’ın dinleri aşan, hiyerarşiye dayalı toplumsal düzenini sarsacaktı. Makdisi Hıristiyanları İslami despotizmden kurtarma fikriyle hareket eden Avrupa sömürgeciliğinin, misyoner heyetlerinin ve Şarkiyatçılığın, ayrıca Osmanlı milliyetçiliğinin ve yerel milliyetçiliğin nasıl farklı anlatılar oluşturduğunu ve bu anlatıları nasıl kendi modernlik görüşleri ve ilerleme projeleri doğrultusunda devreye soktuklarını anlatıyor. 
 
Çok sayıda birincil kaynağa yaslanan kitap, yalnızca Osmanlı modernleşme sürecinde ve Ortadoğu’nun sömürgeleştirilmesi esnasında Lübnan örneğinde yaşananlara değil, yakın geçmiş ya da günümüzdeki potansiyel ve fiili çatışmalara da ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123436</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ffd1e54-35ad-4fc4-8897-152e275ab894.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikoloji İnsan Zihninde Maceralar</image:title>
            <image:caption>Psikoloji: İnsan Zihninde Maceralar insan bilincini derinden inceleyerek hissediş, düşünüş ve davranış biçimlerimizin ardındaki gizli nedenlere ışık tutuyor. Sekiz büyüleyici bölümden oluşan kitap aşık olmanın gerçek nedenlerinden iyi bir gece uykusunun ardındaki bilime dek her şeyi kapsıyor: Algı, biliş, bellek, duygulanım, kişilik, toplumsal benlik, stres ve uyku konularını ilgili alt başlıklarla etraflıca inceleyen kitap, popüler psikoloji alanında yıllardır önemli yayınlara katkıda bulunan uzman psikologlar Christian Jarrett ve Joannah Ginsburg tarafından kaleme alındı. Psikoloji ve insan zihnine merak salan herkesi hedefleyen kitap genç yetişkinlerden itibaren her yaş ve okur grubunu hedefliyor ve keyifli bir okuma için psikoloji hakkında herhangi bir bilgi sahibi olmayı da gerektirmiyor; alt başlıklar içinde birçok konuyu eğlenceli, ilgi çekici bir dille ele alıyor, gerçek yaşamdan aydınlatıcı örnekler veriyor, çığır açan psikologları tanıtıyor ve zihninizin çalışma biçimini açığa çıkaran bolca egzersiz, deney ve test sunuyor. Ele anılan konular hakkında ufkunu genişletmek isteyenler için, kitap sonunda ayrıntılı bir bibliyografya da içeren Psikoloji: İnsan Zihnindeki Maceralar okurları zihnin hayret verici manzarası boyunca bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123438</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59082d28-ab60-4c3d-bbcc-62358158e1af.jpg</image:loc>
            <image:title>Merdiven Altı Terapi</image:title>
            <image:caption>“Ne zaman söylediğim şeylerin birilerini rahatsız etmesinden endişelensem, aklıma o ressamın yüzü geliyor. ‘Rahatsız etmek benim görevim,’ diyorum kendime. Platon’un Sokrates’in Savunması’nda dediği gibi: ‘Ben Tanrı tarafından bu devlete gönderilmiş bir at sineğiyim ve bu devlet koca cüssesi nedeniyle yavaş hareket eden, canlanması gereken bir attır. Ben de Tanrı’nın bu devlete musallat ettiği bir at sineği gibi bütün gün her yerde sizi uyandırıyorum, hareketlendiriyorum, azarlıyorum ve ikna ediyorum. Ve eğer Tanrı sizi düşünerek bir at sineği daha göndermezse, hayatınızın geri kalanını uyuyarak geçirirsiniz.’ Sokrates gibi, o ressam gibi ve bu dünyaya musallat olan daha nicesi gibi ben de bu toplum için bir at sineği olmayı kendime görev edindim. Kıçınızın dibinden ayrılmadan vızıldayacağım, sizi rahatsız edeceğim ama sonuçta zihninizdeki bazı kalıplaşmış fikirlere çomak soktuğum için düşünmek zorunda kalacaksınız. Ve birileri –kendilerini bu zahmete soktuğum için bana müthiş bir öfke duysalar da– değişecek...” Merdiven Altı Terapi, kendi varlığını küçülte küçülte, Kafka’nın Dönüşüm hikâyesindeki gibi, bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında kendisini devasa bir ütü masasına dönüşmüş olarak bulan bir kadının, Orta Doğu’ya inat, hayatı yaşama ve anlamlandırma hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123439</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e71e652-187b-4bf1-bf23-446615a1ad5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıltepe – Mahalle Serisi 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kızıltepe – Mahalle Serisi 1 (Ciltli)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123440</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/feda4ecf-feaf-450f-befa-dcafdd876349.jpg</image:loc>
            <image:title>Akademi</image:title>
            <image:caption>Amerika’nın küçük bir kasabasında doğup büyüyen on iki yaşın­daki Leo’nun en büyük hayali bir gün profesyonel bir futbolcu ol­maktır ama bu hayalini nasıl gerçekleştireceğine dair bir fikri yok­tur. Derken bir gün bir yetenek avcısı tesadüfen Leo’nun oynadığı futbol maçını izleyip onu Londra Ejderhaları Gençlik Kampı’na da­vet eder. Leo bu bir aylık zorlu kamp eğitimini başarıyla tamamlarsa Akademi’ye girmeye hak kazanacak ve profesyonel bir futbol­cu olma yolunda dev bir adım atacaktır. Daha önce hiç okyanusu görmemiş, hatta uçağa bile binmemiş olan Leo bu büyük macera için Londra’nın yolunu tutar. Ama işi hiç de kolay değildir. Çünkü dünyanın en yetenekli iki yüz genç oyuncusunun arasından sadece on bir tanesi Akademi’ye girmeye hak kazanacaktır. Onu burada yepyeni fırsatların ve dostlukların yanında zorluklar ve engeller de beklemektedir. Acaba kendi kasabasında bir yıldız olan Leo, iki yüz genç yeteneğin arasında kendini kanıtlayıp rüyalarını süsleyen Akademi’ye girebilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123441</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3969596-02f3-40a2-934c-43a1de494d40.jpg</image:loc>
            <image:title>Yavru Adında Bir Sokak Köpeği</image:title>
            <image:caption>Köpek ile insanoğlu arasında özel bir bağ vardır. Asla koparılmaması gereken bir bağ...
 
Çocuk dostundan koparılıp sokağa terk edilen Yavru, artık bir yuvası olmadığını anlayınca kaderine boyun eğer. O artık bir sokak köpeğidir. Kendisi gibi terk edilmiş diğer sokak köpeklerinin desteğiyle ve bir gün çocuk dostuna kavuşma umuduyla hayata tutunur. Ama zaman geçtikçe umutları azalıp tükenmeye yüz tutar,  insanoğlunun kendisine  sevgi ve sadakatle rehberlik eden köpeklere yaptıklarını gördükçe insanlığa inancını yitirir. Acaba çocuk dostuyla aralarındaki o eşsiz sevgi bağı onları bir gün yine bir araya getirebilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123442</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a342cc66-7ccc-4bb4-be23-714bcd8ac41e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hepimiz Gökyüzü Olmak İstedik 4 – Efsaneler ve Lanetler (Ciltli-Kutulu)</image:title>
            <image:caption>KUTU İÇERİĞİ 
Ciltli kitap 
3 Adet Şömiz 
Ayraç 
1 Adet Karakter Kartı 
1 Adet Poster 
 
Hazinesi ol okyanusun! 
 
Tanrıçalar, düelloları hepsinin sonunu getirecek bir oyuna çevirdiğinde, kılıçların yanı sıra aklın ve iradenin çarpıştığı bir ölüm dansı başlar. Sınırların ötesinden gelenler, lordları ve vârisleri yerinden etmek için kan dökmeye hazır. Su Krallığı kayıp uygarlığı ve tahtını geri istiyor. Nova kapıyı açmak istiyorsa zor bir seçim yapmalı. Ateş Krallığı harlanırken Hava Krallığı’ndan gelen beklenmedik haber mücadelenin seyrini değiştirir. İsyan etmek için an kollayan Toprak Krallığı boyun eğmemekte kararlı. Arenada, suların altında, aklında ve kalbinde herkesi kurtarmaya çalışan Nova, ilk ve son savaşı için tüm gücünü kullanmak ve kim olduğunu kabul etmek zorunda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123443</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fa169f5-0c3b-4c5d-aa20-49981ae42f77.jpg</image:loc>
            <image:title>Alman Erkekler ve Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Bazı savaşlar hiç bitmez. Bazı deneyimler aktarılabilir ve aktarılmalıdır. Janus’un iki yüzü varsa, geçmişe bakan gözü karadır. Mektup gibi şiir de, hayata veda ederken bile, geçmişten bir şeyler kurtarır. (Bazı insanların eskiden hatırlanır gibi olması ya da bazı şiirlerin anlamına çok sonra rastlaması bu nedenledir.) Bu bir süreçtir ve yazıldığı anda başlar. Farkına varılması zaman alabilir. Yanıtlar zaman alır. Bu arada iklim değişir, insanlar değişir. Arzu baki kalır ve sahibinin ya da bir başkasının kulağına fısıldar: “Toprak soğuk mu? / Hemderdim hem hicranım / Çiçek adı ya!” 
  Walter Benjamin’in derlediği bir dizi Almanca mektup ilk kez Nisan 1931 ile Mayıs 1932 arasında Frankfurter Zeitung’ta tefrika edildi. “Burjuvazinin Avrupa’daki altın çağı olan 1783-1883 dönemine” ait bu mektuplar, Benjamin’in seçkinin bütünü için yazdığı önsözün yanı sıra her mektup için kaleme aldığı kısa giriş yazılarıyla birlikte, Kasım 1936’da İsviçre’de, Vita Nova Yayınevi tarafından Deutsche Menschen adıyla kitaplaştırıldı. “Kitapta, seçkinin içeriğinde bulunması olası herhangi bir siyasi direniş ipucunu kamufle etmek için özel önlemlere yer verilmişti: Benjamin’in 1933’ten beri en sık kullandığı Hint-Avrupalı takma adın [Detlef Holz] ve kulağa vatansever gelen başlığın yanı sıra, kapakta Gotik yazı tipi kullanıldı. Adorno, ilk sayfasından son sayfasına bir gecede okuduğu ‘kitabın kederli tonundan’ çok etkilenmiştir; bir ‘edebiyat kuyumcusunun eseri’ olarak nitelendirilen kitap baştan sona o denli kederlidir ki, Alman Erkekler ve Kadınlar’ın Alman Yas Oyununun Kökeni’nin devamı olduğu düşünülebilir. Her iki metin de özünde, Benjamin’in Nietzsche’den esinlendiği erken dönem çalışmalarına kadar uzanan bir ‘şimdiki zamanda metafizik tarih’ teorisini ifade eder. Mektup kitabı, Benjamin’in belirli tarihsel dönemlerin nesnel yapılarla bağlantılı (yani zamansal olarak uzak çağların yine de eşzamanlı) olduğunu kanıtlayabilecek ‘tarihsel bir dizinin’ var olduğu fikrini rafine ettiği bir zamanda derlenmiştir.” 
  Kendi hayatıyla birlikte düşünüldüğünde yer yer daha bir efkârlı ve her zamanki özgün yorumlarıyla çok daha şaşırtıcı olan Alman Erkekler ve Kadınlar, Walter Benjamin’den okunabilecek en farklı kitap olmaya aday.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123444</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce0c2f88-bedd-48a9-95d3-614f38a4ad8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabahattin Ali Ajandası 2025</image:title>
            <image:caption>Cem Yayınevi’nin 2025 Ajandası, Sabahattin Ali üzerine kuruldu. Ali, pek çok açıdan Türk edebiyatının temel taşlarından biridir. Yazdıkları, çevirdikleri, fikren yakın arkadaşları tarafından bile yadırganan yaşam tarzı ve trajik ölümüyle günümüze etkileri sürmektedir. Türk edebiyatının mezarsız ölüsüdür. Anısına Kırklareli dağlarına konulan taş bile simgeseldir, çünkü nerede öldürüldüğü de nereye gömüldüğü de hâlâ açığa çıkmamıştır. Yazarlığından önce öğretmendir. Edebiyatın hemen her dalında yazmış, öncülük etmiş, esin vermiştir. Ayrıca müthiş bir siyasal eleştirmen ve polemikçidir. Markopaşa başta olmak üzere dergilerde yazdıkları, ne yazık ki günümüzde bile geçerliliğini korur. “Kökü dışarıda” suçlamasının yöneltildiği ilk yazar olarak, başka bir açıdan da tarihimize geçmiştir. Ajandayı hazırlarken Sabahattin Ali’nin sağlığında yayınladıklarıyla sınırlı kaldık. Elbette siyasi yazıları ve dergilerin o dönemdeki adıyla “anketlerine” verdiği yanıtlardan da örnekler aldık. Seksenli yıllarda Sabahattin Ali’nin toplu eserlerini Cem Yayınevi için hazırlayan Atilla Özkırımlı’yı ve bu yıl kaybettiğimiz, Kutup Yıldızımız Mehmet Ali Uğur’u saygıyla anıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123445</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/955c0eae-bdc9-4306-b603-db8dc96a9bc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Nörosinema</image:title>
            <image:caption>Nörosinema öyle görünüyor ki sinemanın popüler tartışma alanlarından birisi haline gelecek. Aslında sinemanın icadından bugüne sinema ve zihnin işlevleri ile ilgili farklı çalışmalar mevcuttur. Bergson, Russell ve Deleuze zihnin işlevleri ile sinema arasındaki ilişkiye odaklanan felsefi sorular ve cevaplar üretmişlerdir. Hitchcock’un filmleri bu sorulara yeni sorular ekleyen ilham verici filmler olmuştur. Kurosawa’nın Rashamon ve Ran filminden söz etmeden de geçemeyiz. Bugün iseNolan’ın filmleri nörosinemayı tartışmak için araştırmacılara cesaret vermektedir. Kuşkusuz nörosinema sadece burada sözü edilen yönetmen ve filmlerle sınırlı değildir. 
Nörobilimci Uri Hasson ve ekibinin film izlerken beynimiz nasıl etkileniyor ve aynı filmi izleyen insanların aynı sahneler ile ilgili tepkileri nelerdir sorusu, nörosinemanın fitilini ateşlemiştir. Sinemanın bugüne kadar karanlıkta kalan alanına dair basit ama heyecan verici olan filmleri izlerken beynimizde neler oluyor ise bir diğer sorudur. Henüz yeni bir çalışma alanı olan nörosinema, etki alanı geniş bir tartışmayı başlatmış görünüyor. Bu kitap, söz konusu tartışmayı güçlendirecek bir perspektifle alanla ilgili giriş metni niteliğinde hazırlanmış olup konuya ilişkin alandaki boşluğu dolduracak niteliktedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123449</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62f7e222-cf9c-49da-a35f-f091ae5b5276.jpg</image:loc>
            <image:title>Dışarı’daki Kız 4</image:title>
            <image:caption>ÖLÜMDEN BETER BİR KADER 
 
Shiva söylediği yalanın neden olduğu felaketle sarsılır. Canavara dönüşen Shiva’nın teyzesini yanında getiren Doktor’un duyduğu şeyler inanması zor gerçeklerdir. 
 
Doktor genç kıza dayatılan kaderin ağırlığını taşırken, bir Dışarılıya dönüşen teyzesi de değişmeye devam eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123450</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a2d6afa-19c4-4c36-923e-06a9e1d63c18.jpg</image:loc>
            <image:title>Asiller 3</image:title>
            <image:caption>İnsanoğlu adeta değişti...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123451</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62927581-f623-4549-94d4-7c9548f9a4b6.jpg</image:loc>
            <image:title>İkinci El Kimono Dükkanı</image:title>
            <image:caption>İkinci el bir giyim mağazasının sessiz ortamı... 
 
Eski kumaş ve ahşap kokusu, yerde geleneksel bir minder... Her şey sıradan görünse de tek bir çekmecenin açılmasıyla hissedilen huzur bozulur... 
 
Kendini yalnızca büyükannesinin ikinci el kimono dükkânında evinde hisseden lise öğrencisi Suzu’nun sakin ve huzurlu hayatı, dükkânda duyduğu durmak bilmez zil sesiyle yerini gizemli bir yolculuğa bırakır... 
 
Suzu, daha önce dükkânda hiç görmediği eski bir tilki maskesini taktığında kendini bambaşka bir dünyada bulur. Tedavisi olmayan bir hastalıktan dolayı sayılı günleri kalan büyükannesini sağlığına kavuşturmak ve kendisiyle ilgili gerçekleri öğrenmek için bu dünyada bir arayışa çıkan Suzu, hem zamanla yarışmak hem de bu gizemli dünyayı keşfetmek zorundadır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123452</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2fff5c5-4751-40df-9ccc-1c6fcc316326.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıfır Kilometre Film Özel Baskı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Tüm bu belirsizliklerin ortasında emin olduğum bir şey vardı: O buradaydı ve artık yıldızlarla doluydu üstümüzü kaplayan bu gökyüzü... Her ne olursa olsun, her nasıl olursa olsun.” 
 
Birbirimizi uzaktan uzağa sevmek bir göldü, 
biz de o göle atlayan iki balıktık. 
O ufacık gölün içerisinde birbirimizi bulduk ve 
hiç kaybetmeyiz sandık. 
Oysa hiçbir şey sandığımız kadar kolay olmadı. 
Yan yana olmak koskoca bir denizdi ve 
biz bu denizde birbirimizi kaybettik.  
Binlerce kilometreyi aştık, birbirimize geldik. 
Oysa şimdi her zamankinden zor bir savaş bekliyor bizi, 
buram buram hissediyorum bunu. 
Sonra kulaklığımı takıyorum, telefonumu atıyorum cebime, kendi kendime fısıldamaya başlıyorum içimden… 
“Işıklar sana evinin yolunu gösterecek…”  
Bir kez daha tekrar ediyorum: 
“Işıklar sana evinin yolunu gösterecek…”  
Sonra bir kez daha… 
“Işıklar sana evinin yolunu gösterecek…” 
Ben İzmir ve bu benim evimi bulma hikâyem.  
 
İzmir ve Ege&apos;nin ışıklarla dolu karanlık dünyalarının hikâyesi devam ediyor... Üstelik aralarındaki mesafe artık sıfır kilometre!  
Işıklarınızı yeniden yakmaya geliyoruz, hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123453</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a30dac1-c851-4cb2-a295-7dbd31b50a62.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalk, Çalış, Başarısız Ol!</image:title>
            <image:caption>İLK KEZ GERÇEKLERİ DUYACAKSIN! 
PEKİ BUNA HAZIR MISIN? 
 
“Bu kitabı satın alıp, almamak arasında gidip geliyorsunuz. Kararınızı daha sağlıklı 
vermek umuduyla bir de kitabın arka kapağında yazanlara bakmak istediniz… 
Bu kitabı satın alıp almamaya ilişkin birkaç saniye içerisinde vereceğiniz karar, 
hayatınızda bir dönüm noktası olacak. Bu kitap bugüne kadar sizlerden saklanan tüm 
gerçekleri yüzünüze çarpacak. Bugüne kadar nasıl da gözlerinizin içine baka baka yalanlar 
söylendiğini göreceksiniz. Bugüne kadar ömrünüzü nasıl da bir aldatmaca içinde yaşadığınızı 
anlayacaksınız. Bu kitabı okuduktan sonra daha güzel bir hayatınızın olacağı iddiasında 
değilim. Ancak tüm hayal kırıklıklarınızı anlamlandırabilecek ve yeni hayatınızı artık 
gerçeklerin üzerinde inşa edebileceksiniz. 
Şimdiden uyarayım, gerçekler canınızı çok acıtacak. Tüm hayalleriniz ve umutlarınız 
yerle bir olacak ama sonra daha sağlam bir şekilde tekrar yeşerecekler. Eğer gerçeklerin 
acımasızlığı ile yüzleşmeye hazır değilseniz hemen yan tarafta duran birbirinin benzeri 
binlerce klasik gelişim kitaplarından birini alın lütfen. 
Şimdi hazırsanız, emniyet kemerinizi bağlayın ve koltuklarınızı dik konuma getirin. 
Çünkü hayatınızda ilk kez gerçeklerin türbülansına gireceksiniz ve uçuşunuz ekonomi sınıfı.” 
Prof. Dr. Behçet Yalın Özkara</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123454</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/336c6f6a-d8b0-45b3-95a0-5db772bea11b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeraltında Üç Çocuk</image:title>
            <image:caption>Yaşadıklarımız her çocuğun başına gelecek türden basit bir kaybolma değildi. 
Kaybolduğumuz yer, toprağın metrelerce altıydı. Ürkütücü olan buydu. Yeryüzüne çıkmayı başaramazsak kimse başımıza ne geldiğini, neden geldiğini öğrenemeyebilirdi. Belki de bizi hiç bulamazlardı. 
 
 
Üç arkadaş, sadece bir doğa yürüyüşü yapmak istemişti. Ancak verdikleri yanlış bir karar, hayallerinin ötesinde bir maceraya dönüştü. 
  Fatma KILIÇ’ın kaleminden arkadaşlık, dayanışma ve empati üzerine harika bir roman…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123455</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/828e61a2-a11c-4fd1-94dd-a131f738da81.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnız Çocuklar Kenti</image:title>
            <image:caption>Kentin içine doğru yavaş yavaş yürürken bir gökkuşağı görüyorum. Renkleri ne kadar canlı ve büyüleyici. Birden kendi kendimi ikna etmeye çalışırken buluyorum. 
En güzeli turuncu. Hayır, hayır yeşil. Aaaa! O da ne? Gördüğüm bir gökkuşağı değil, onun renkleriyle boyanmış yüzlerce ev. 
Fatma KILIÇ, çocukların hayal dünyasına yeni bir boyut katıyor. Hayallerinizin ötesinde, rengârenk bir kentte gezmek istemez misiniz? 
Burada her şey çocuklar için. Her şey onlara özel. 
  Artık yalnızlık o kadar da sıkıcı değil.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123456</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90a62811-e9a6-4b86-9efb-21c51c7ffca5.jpg</image:loc>
            <image:title>İşimde İz Bırakanlar</image:title>
            <image:caption>Tam on yedi yıldır devam eden fizyoterapistlik mesleği… 
 
Farklı kurumlar, farklı servisler, farklı tedaviler, farklı hastalar, farklı hikâyeler… 
 
Mesleğini özveriyle devam ettirirken Şule ANIL SONKAYA da dönüşüyor ve gelişiyor “iz bırakanlar” ile beraber. 
Geriye, kimi zaman gülümseten, kimi zaman hüzünlendiren anılar kalıyor. Yıllar içinde kazandığı edebiyatçı ruhu ve bakış açısıyla dokunduğu hastalarını, fizyoterapist olarak tedavi ederken, her iki eğitiminin de mesleğinde harmanlandığını hissediyor. 
 
 
Ortaya “iz bırakanlar” olmanın da ötesinde, herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği, bu derin satırlar çıkıyor. 
  “Yüzleşmek, kaçmaktan çok daha iyi olsa da her zaman yapılabilmesi mümkün olamayabilir. Ama bir defa yüzleşmeyi başarabilmek, o acının üstesinden tepe tepe gelmek demektir. Hatta sahibi, bu gücün farkında olmasa bile...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123457</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ff61a18-d4b1-4873-af0e-829844faf2b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Dili (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>CLEO TATLI MI TATLI BIR KEDİ. 
Ama kendine özgü bir tavrı var ve bunu göstermekten çekinmiyor! Mesela eve ne zaman biri gelse Cleo odadan çıkıp gidiyor. Annem onu azarlasa da mobilyaları tırmalamaktan hoşlanıyor. Bir de gidip babamın en sevdiği koltuğa kuruluyor. Ama her şeye rağmen o, tanıdığım en özel kedi. Üstelik konuşabiliyor. Bir insanla hayvanın arasındaki benzersiz sevgi dilini!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123458</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75241162-a40f-4a8f-b7fd-36261898a1a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bülbül Kapanı 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Dikenlerimi gövdeme çekip kendi bağrıma batırdım. Onun için yakmayı değil yanmayı seçtim.” 
 
Timur Tönge; elleri kanla doğan, karanlık geçmişinden ve lanetinden kaçmak için sessizliğe bürünmüş şanlı bir Türk askeridir. Önüne bırakılan dosyada tek bir görev vardır: Ülkenin en tehlikeli mafyası Kenan Kralşan’ın inine sızmak ve onu yok etmek. 
 
Bu görevin sandığı kadar basit olmayacağını sızdığı inde umutla ona tutunan bir kadının varlığı ile anlayacaktır. Adı ölüme eş; Ahuzar. 
 
 Ancak aşk beklenmedik bir şiddetle yüreklerine değdiğinde, geçmişin yükleri, kan, acı ve gözyaşı ile örülmüş bu kapanı yıkmak ve hapsoldukları cehennemden çıkmak düşündükleri kadar kolay olmayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123459</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b9572e6-4226-477b-a789-0e2e9332d9d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bülbül Kapanı 1 Hediyeli Özel Kutu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İçindekiler: 
 
- Bülbül Kapanı 1 (Ciltli) 
- Özel Tasarım Kartpostal (1 Adet) 
- Hologramlı Özel Kesim Ayraç 
-Karakter Tanıtım Kartları (2 Adet) 
-Özel Tasarım Poster 
- Defter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123460</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65c7fc3b-1913-48e3-a4c9-0a203a474e79.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Mücadele’de Yeşil Ordu Cemiyeti</image:title>
            <image:caption>Millî Mücadele Anadolu’sunun ilk Marksist teşkilatı olan Yeşil Ordu Cemiyeti&apos;nin, Türk siyasi yaşamında özel bir yeri vardır; zira Millî Mücadele&apos;nin olağanüstü koşullarını çok iyi değerlendiren bu illegal cemiyet, siyasi iktidarı ele geçirme yolunda en fazla mesafe kat eden ilk Marksist teşkilat olarak bilinmektedir. 
   Millî Mücadele döneminin ideolojik cephesini ilgilendiren Yeşil Ordu Cemiyeti, öneminin aksine, yakın siyasi tarihimizin en az bilinen, en az araştırılan, dolayısıyla en karanlıkta kalmış konuları arasındadır. Marksist niteliğine rağmen günümüz Marksist araştırmacılarının bile ilgi alanı dışında kalan Yeşil Ordu Cemiyeti, dönemin ideolojik mücadeleleri ile ilgili çalışma yapacaklar için el değmemiş bir alan sayılabilir.    Millî Mücadele’de Yeşil Ordu Cemiyeti adlı elinizdeki çalışma döneminin ideolojik mücadelelerine ışık tutarak bu alanda büyük bir boşluğu doldurmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123461</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c5efa7b-6212-49ca-b2a1-cc6f6e32bfba.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldıza Dokunmak</image:title>
            <image:caption>Bir sabah hafızanızda büyük bir boşlukla uyandığınızı hayal edin… 
 
Ece için hayat artık geri dönülmez bir yolculuğa dönüşmüştür. Onun için hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Anımsadığı tek şey annesidir. Anıları silinmiş, annesinin izleri sonsuz karanlıkta kaybolmuştur. Ece, annesinin izini sürerken kendini zamanın gölgeli geçitlerinde ve karanlık sırlarla dolu bir kaçışın içinde bulur. Bu süre içerisinde tek güvendiği ve destekçisi olan sevgilisi Çağatay’dır. Giderek büyüyen sırrın derinliklerinde ikisi birden kaybolmak üzeredir. Gerçekliğin ve yaşamın sınırlarında yaşanan bu yolculukta aşk ve tehlike iç içedir. 
 
Sezin Karameşe yeni romanı Yıldıza Dokunmak ile okuru, kayıp anılarla imkânsız seçimlerin yer aldığı ve aşkın sınandığı bir serüvene davet ediyor. Hayal ve gerçek, yin-yang misali bir bütünlüğe kavuşuyor. 
 
Geçmişin Gölgelerinden Kaçmak Mümkün Müydü? 
Gerçek Dün Müydü, Bugün Müydü?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123462</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2140f8a-4872-42bf-9894-c549c5270d34.jpg</image:loc>
            <image:title>Drakula (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İlk defa 1897’de yayımlanan Drakula, gotik korku edebiyatının başyapıtı ve popüler kültürün en önemli ikonlarından biri olarak dünya edebiyatının ölümsüz verimleri arasında yerini alalı yüz yıldan fazla zaman geçti. Bram Stoker’ın endüstri çağının içine yerleştirdiği feodal bir kan içici derebeyinin gizemli, doğaüstü, açıklanamaz kötülüğüne karşı mücadele veren modern dünyanın temsilcisi bir grup insanın hikâyesini mektup-roman türünün parlak bir örneği içinde sunan eser, vampir mitinin en kalıcı unsurlarının yaygınlaşmasında da önemli bir role sahiptir. Eski dünyaya ait bir figür olarak Kont Drakula’nın kendi toprağı içinde Transilvanya’dan Whitby kıyıları yoluyla İngiltere’ye ve mülkiyet anlaşmalarıyla modern toplumun gümrahına ulaşıp bir salgın nüvesi oluşturmak üzere Viktorya çağının tüm değerlerine düşürdüğü gölge, çağdaş dünyanın en aşina arketipi olarak büyümeye devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123463</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da86ba31-6c32-46e1-b270-7ffdc67e3978.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa Mektupları</image:title>
            <image:caption>Elinizde tuttuğunuz Avrupa Mektupları, Şark katarı ile 3 Eylül 1915’te yolculuğa çıkan Cenap Şahabettin’in Bulgaristan, Romanya, Macaristan, Çekoslovakya, Avusturya ve Almanya güzergâhını takip ederek yaptığı seyahatin notlarıdır. I. Dünya Savaşı’nın bütün şiddeti ile devam ettiği yıllarda ittifakın en güçlü unsuru olan Almanya’yı yakından tanımak ve Osmanlının içinde bulunduğu grubun gücünü göstererek yurt içindeki motivasyonu yükseltmek amacıyla yapıldığı anlaşılan bu seyahatte yolculuğun amacına uygun olarak büyük oranda Almanya’dan söz edilir. Cenap Bey’e göre Almanya dört odalı bir dairedir: mektep, kışla, fabrika, banka. Bu dört oda birbirine açılır ve birbiri için çalışır ve hepsinin müdürü ise bilimdir. Kitabın yarıdan fazlasını oluşturan Almanya’ya dair mektuplarda Alman halkının iş ahlakından, dayanışma ve yardımlaşma gayretlerinden, paylaşımcılıklarından, kurallara sıkı sıkıya bağlılıklarından söz edildiği gibi Alman mimarisi, sanatı ve felsefesine dair de birçok ayrıntı verilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123464</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae621113-03c0-4bed-89d9-e29f0dae7f40.jpg</image:loc>
            <image:title>Körebe</image:title>
            <image:caption>İlk kitabı Eşikte ile gidenlerin hikâyelerini anlatan Metin Özdemir, yeni kitabı Körebe’de kalmayı seçenlerin, terk edilenlerin ya da yaşam sahnesinde kaybolup gidenlerin öykülerine odaklanıyor. 
Çocukluğun saf dünyası ile büyüklerin karmaşık dünyası oyun düzleminde buluşuyor. Oyun ve gerçekliğin sınırları kaybolurken her şey oyunun bir parçası, bir göstergesi hâline geliyor; kahramanlar da hayat denilen büyük oyunun trajik oyuncuları. 
Körebe, okuyucuyu hayatın oyunbaz yönlerini keşfetmeye davet ederken kaçınılmaz olarak şu sorularla yüzleştiriyor: Oyun nerede başlıyor, nerede bitiyor? Oyunda mıyım yoksa oyunun dışında mı? 
Bir şeyi çok isteyip ona uzandığımda; kaybetme kaygısıyla baş etmem gerekiyor. Fakat istememek de elde edildiğindeki doyumdan vazgeçmek anlamına geliyor. Öte yandan bir şey elde edildiğinde zaten yitirilmiş olmuyor mu? Bilemiyorum. Asla oyuna girmeme yetecek kadar koz tutmamaya çalışıyorum elimde, tutsam bile sanki hayatımı ortaya koyuyormuşçasına zamanı gelmeden önce sürmekten korkuyor ve eylemsizlikle çıkabiliyorum bu kaostan. Duygularımın felç olduğu bir eylemsizlik!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123465</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75d0fce0-06f8-4560-a565-f07a394d5c32.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’da Eğitim</image:title>
            <image:caption>“Osmanlı’da Eğitim” denildiğinde; kafalarda oluşan tasavvurların ötesinde bir dolu soruya cevap bulmak, eğitimin ve öğrenimin muhteviyatına dalmak ve belki de yeni sorular sormak... 
Suyun kenarında hakikati arayan mistik bir filozof misali, “Osmanlı’da Eğitim”in hakikatine varmaya doğru yol almak... 
Adına “hakikat” denilen temel olgunun peşine düşmek... 
Özetle; eserimizde salt bir eğitim hayatını, ansiklopedik bilgilerin muhtevasını ve kronolojik ders sistemini değil eğitimin rikabındaki en hassas konuları, kalbe dokunacak detayları, en sert ama geleceği inşa edecek uygulamaları bulacak; akıllı tahtalardan rahleye, tahta sıralardan is mürekkebine, fakültelerden medreselere hasılı günümüzden geçmişe doğru bir yolculuğa çıkacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123466</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44a386dd-ea30-471d-943a-1550327f5869.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamak Benim de Hakkım</image:title>
            <image:caption>Şans&apos;ın dilinden bir yaşam hakkı hikâyesi. 
Bu dünyada sadece insanların değil, tüm canlıların koşulsuz yaşam hakkı vardır. 
Şans, bu yaşam hakkını çocuklar için anlatıyor. 
Haydi, hep birlikte bu sese kulak verelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123467</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5e34154-75b3-49c4-90fc-dc6d9dc5f27d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin Mutfağı</image:title>
            <image:caption>Çin mutfağının kökleri binlerce yıl öncesine, bu muazzam toprakların bereketli vadilerine, zengin dağlarına ve sınırsız tarım alanlarına dayanmaktadır. Dünyanın en eski medeniyetlerinden biri olan Çin, tarihsel süreç içinde zengin bir yemek kültürüne ev sahipliği yapmıştır. MÖ 5000’lere giden bu koca zaman diliminde, Çin toprakları, Doğu Asya’nın geniş ve çeşitli iklim koşullarının etkisi altında kalmış, bu da tarımın ve hayvancılığın farklı biçimlerde gelişmesine olanak tanımıştır. 
Pirinç, buğday ve arpa gibi temel tahılların yanı sıra, brokoli, biber ve soya fasulyesi gibi sebzelerin kökenleri, bu topraklarda şekillenmiştir. Hayvancılık ise özellikle domuz, sığır ve tavuk yetiştiriciğiyle yoğunluk kazanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123468</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33bab788-6f76-4f0e-8c01-28e8b6f00ef8.jpg</image:loc>
            <image:title>Japon Mutfağı</image:title>
            <image:caption>20. yüzyılın sonlarına d oğru Japon mutfağı, uluslararası bir fenomen haline geldi. Sushi barlar, ramen dükkânları ve izakayalar dünya genelinde yaygınlaştı. 
Aynı zamanda Japon şefler, dünya mutfaklarıyla Japon mutfağını harmanlayarak farklı fusion tarzlarını ortaya çıkardılar. 
Japon mutfağı tarih boyunca hem kendi iç dinamikleriyle hem de dış etkilerle sürekli bir evrim geçirmiştir. 
Bu evrim, Japonya’nın zengin ve çeşitli yemek kültürünü bugün dünya genelinde sevilen ve saygın bir konuma getirmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123469</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2df1350-5bb4-4cc6-b5b5-9d9ce0113c6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğer Uçup Gitmediysen</image:title>
            <image:caption>“Şimdi böyle konuşuyorum ama aslında uzun zamandır konuşmamış biriyim, en azından sesli olarak ya da en azından birine karşı. Cümlelerim geldiği anlamlardan farklı şeyler ifade ediyor olabilir. Biraz içmişim seni beklerken. Seni beklediğimi bilmediğimden biraz içmişim. Bir kitaba ortadan başlayıp tersine okuyorum sanki ama inandığım şeyler bunlarken başka türlü de konuşamam, anlıyor musun? Madem alışılmadık bir geceye misafiriz laf nereden gelirse o tarafa savurayım cümlelerimi…” 
 
Tomurcuklanan yağmur damlalarının bir intihar gibi düşmesi ve yağlı tavanın tam ortasına kabuğundan sakince ayrılmış bir yumurtayı pişirme isteği.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123470</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/915b474f-791a-4eb8-8aba-efa2089e5c2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Alabora - Fırtınaya Karşı Kürek Çekenler</image:title>
            <image:caption>“Fırtınaya Karşı Kürek Çekenler: ALABORA”, insanın ruhunu derinden etkileyen, umutla umutsuzluk arasında gidip gelen bir yaşam mücadelesinin öyküsünü anlatıyor. 
Bu mücadele her şeyden önce insan olmanın, onurlu yaşamanın ve haklarımızı korumanın ne kadar kutsal bir görev olduğunu bir kez daha gösterdi. Yıllar süren bu mücadele, benim için sadece hukuksal bir dava değil, bir hayat mücadelesiydi. Attığım her adımda adaletin ve insan haklarının ne kadar kırılgan ama bir o kadar da güçlü olduğunu hissettim. 
Bugün bu mücadele sayesinde sadece kendi hayatım için değil, başkalarının da hakları için bir umut olmanın gururunu yaşıyorum. Yazdığım bu kitap yalnızca kişisel bir hikâye değil, insan hakları mücadelesinin kalıcı bir hatırası, adaletin zaferine dair bir belge olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123471</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22172cd3-90ef-425b-85ec-1b193fc0c7cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Adım Neden Vecihi?</image:title>
            <image:caption>İsmiyle barışık olmayan kaç kişiyiz? Recep, Şaban, Ramazan, Döne, Abuzittin, Nurittin, Saniye, Olgun... Kaç kişi ismi yüzünden okulda alay konusu oldu, zorbalığa uğradı? Ya beyaz perde? Bizim için değeri olan isimleri bilerek mi yıprattı? Vecihi de bu zorbalıktan nasibini alan uçak tutkunu bir afacan. Hayallerine kanat çırparken yoluna çıkan onca engeli aşabilecek mi? “Benim Adım Neden Vecihi?” İsminin ardındaki kimliği keşfetme yolculuğunda cesaret, dostluk ve bol macera ile nefes kesici hikâye. Ilgıt Burak’ın kaleminden dökülen duygu yüklü anlatımla, hayallerin peşinden koşmanın ve zorluklarla yüzleşmenin gerçek anlamını keşfedeceksiniz. Uçmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123472</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24cb140d-4fdf-40ea-bb8a-abb376b35c31.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşin Dokunuşu</image:title>
            <image:caption>Aşk, nerede olursan ol seni bulur, ondan ve kalbinden kaçamazsın. 
 
Beril, İzmir&apos;in sıcaklığından, Eren&apos;le paylaştığı yılların gölgesinden ve babasının ani ölümünün altüst ettiği eski hayatından Karadeniz&apos;in sert rüzgârlarına kaçarken sadece fiziki değil ruhen de bir yolculuğa çıkar. Bu kaçış aslında Beril&apos;in hayatına yeni bir yön vermek ve kendini yeniden tanımak istediği bir fırsattır. Üniversite nedeniyle geldiği bu şehirde geçmişini geride bırakmaya çalışsa da, arkadaşlarıyla arasında denge kurmakta zorlanmasına neden olan Eren’le bir küs bir barışık ilişkisi peşini bırakmaz. 
Özgür ruhlu, tutkulu ve hayatı ciddiye almadan yaşayan Alaz ise Beril’in hayatında yeni bir kapı açar. Beril’in içsel karmaşası, Alaz’ın çekiciliğiyle yeni bir boyuta taşınır. Fakat Eren’in sessiz ama güçlü varlığı Beril’in zihin dünyasından silinmez. 
Eren ansızın bir gün okul kapısında görünür ve her şey değişir. 
 
İki farklı adam, iki farklı dünya… 
 
Beril, bu karmaşık ilişkiler arasında kendi yolunu bulmaya çalışırken, aşka, sadakate ve özgürlüğe dair pek çok şeyi sorgular. Bir yanda yeni başlangıçlar, diğer yanda geçmişin izleri… 
 
İlk romanı Güneşin Dokunuşu ile Sert Serisi’nin müjdesini veren Ece Nihan Tuzcalı; aşk, aile, dostluk ve kendini keşfetme üzerine dokunaklı bir hikâyeyle okura merhaba diyor. Beril’in kalbine dokunacak bu yolculuğa sen de katıl.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123473</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/653f4fb6-7895-40a0-a1e5-a2ec0549da8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeynep ile Şekilleri Keşfet</image:title>
            <image:caption>IVAN BRUNETTI kelimelerle ve sayılarla oynamayı seven bir karikatürist ve sanatçı. Dünyayı sayısal ve geometrik gruplamalarla görmenin birçok şeyi anlamamıza yardım ettiğine inanıyor. Kitap boyunca resimlere üçgenler, beşgenler, kareler, daireler ve daha pek çok şekil gizlenmiş. 
Zeynep ile şekilleri keşfetmeye hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123474</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b41fe587-b237-42eb-81df-9ebc800f4100.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Modern Avrupa Tarihi</image:title>
            <image:caption>VakıfBank Kültür Yayınları’nın Erken Modern Avrupa Tarihi serisinin dördüncü cildi Düşünce Sanat ve Kültür, Avrupa’nın modernliğin şafağında entelektüel ve kültürel dönüşümünü merkeze alıyor. Hümanizmin yükselişinden bilimsel devrimlerin etkilerine, politik düşüncenin evrilişinden sanat ve müzik dünyasındaki köklü değişimlere kadar geniş bir yelpazede Avrupa’nın 14. yüzyıldan 18. yüzyılın ortalarına kadar geçirdiği devinimleri takip ediyor. 
Avrupa’nın düşünce dünyasında ve kültürel yaşamında meydana gelen derin değişimlerin izi, Galieo’dan Newton’a, van Eyck’ten Mozart’a, Bodin’den Rousseau’ya erken modern çağın kültür ve fikir mimarlarının eserleri, düşünce dünyaları ve modern zamana uzanan etkileri üzerinden işleniyor. Aynı zamanda bu dönüşümlerin, toplumsal yapı ve günlük yaşam üzerindeki etkileri de dikkatle inceleniyor; bunların ne miktarda bir kırılma ya da ne denli bir devamlılık olduğu, ne oranda sadece Avrupa’ya ait oldukları ve İslam, Çin, Hint gibi kültürlerden nasıl beslendikleri, kadim eserleri nasıl yorumladıkları ve onlarla nasıl irtibatta oldukları dakik araştırma yöntemleriyle sorgulanıyor. Erken modern dönemde, sanat, mimarî ve müzik gibi yaratıcı alanlarda yaşanan devinimler, sadece estetik anlayışı değil, aynı zamanda toplumun kendini ifade ediş biçimlerini de dönüştürmüştü. 
Erken Modern Avrupa’nın entelektüel ve kültürel dinamiklerini anlamak için temel bir rehber niteliği taşıyan bu eser, serinin önceki üç cildinde olduğu gibi, okurlar için öncelikli bir başvuru kaynağı olmayı sürdürecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123475</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51159b97-67ae-4ea9-aa53-35ffc31a2c3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Mimar Sinan’dan Tesla’ya</image:title>
            <image:caption>Edebiyatımızın güçlü kalemi Mavisel Yener, 16. yüzyılın dehası Mimar Sinan’ın kayıp kafatasının izini sürerken, tarihin en büyük sırlarından birini keşfetmeye adım adım yaklaştığını bilmiyordu. Mimar Sinan’la Tesla’nın çığır açan enerji çalışmaları arasındaki bağlantıyı bulduğunda, bu romanı cesurca yazdı. Okuyacaklarınız, bilimin insanlık yararına kullanılmasının bir seçim değil, zorunluluk olduğunu gözler önüne seriyor. Mimar Sinan’ın eserlerinde saklı olan şey neydi? Tesla’nın sırlarıyla nasıl bir bağlantısı vardı? Kayıp kafatası nerede? Geçmişin ve geleceğin anahtarı sınırlar içindeki sınırsızlıkta gizli.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123476</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04f3b36c-99db-4168-b70f-22f9d99db652.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazanların Okuma Kültürü</image:title>
            <image:caption>Tanpınar büyük bir açık yüreklilikle sanatını besleyen kaynakları bütün ayrıntılarıyla açıklamakta hiçbir sakınca görmez. Bunlar, başlangıçta Ahmet Haşim ve Yahya Kemal’dir; daha sonra onları Fransız sembolistlerinden Baudelaire, Mallarmé ve Valéry ile Nerval, Hoffmann, Edgar Allan Poe, Goethe, Dede Efendi, Mozart, Beethoven, Bach ve Marcel Proust izler. Ve tabii bunlara bazı Fransız ve İtalyan ressamlarıyla empresyonistleri de ilâve etmek gerekir. Tanpınar, mektubun sonlarına doğru bu isimlere Bergson, Schopenhauer, Nietzche ve Freud’u da ekler. Tabii daha üniversite yıllarında Yahya Kemal’den “eski şiirin lezzetini” tadar, Şeyh Galib’i, Nedim’i, Bâkî’yi ve Nâilî’yi ondan öğrenir ve sever. 
Yazanların Okuma Kültürü: Kimi Okudular, Nasıl Yazdılar?, okuma kültürüne ve edebiyata gönül vermiş saygın akademisyenlerin, Türk edebiyatının usta kalemlerinin kişisel okuma kültürlerini araştırıp titiz dikkatlerle tespit edilmiş özgün verileri birbirinden keyifli üsluplarla yazmasıyla hazırlandı. Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı’nın önde gelen kalemlerinin okuma tercihleri, okuyuş biçimleri ve rutinlerinin incelendiği elinizdeki kitapta, Ahmet Hamdi Tanpınar’dan Peyami Safa’ya, Yaşar Kemal’den Tarık Buğra’ya, Oğuz Atay’dan Adalet Ağaoğlu’na, Cahit Zarifoğlu’dan Sezai Karakoç’a on biri aşkın zirve ismin neler okuduklarını ve kendilerine has dünyalarında kitapların nasıl bir yere sahip olduğunu göreceksiniz. Bu kitap sizleri edebiyat tarihi, kütüphaneler ve okuma kültürü dünyasında düşündüren ve gülümseten keyifli bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123477</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3957c24b-6cc1-49fa-9db6-284407487a8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilginin Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Antik çağların kadim bilgisinin büyük eserleri Roma İmparatorluğu’nun bölündüğü, şehirlerin terkedildiği, kütüphanelerin yandığı bir devirde unutuldu ve adeta kayboldu. Okurunu heyecanlı bir yolculuğa davet eden bu eser, üç kadim kitabın bin yıllık hayatta kalma mücadelesini, yedi şehirden oluşan bir güzergâhta takip ediyor. İskenderiye Kütüphanesi yok olduktan sonra Bağdat, Kurtuba, Toledo, Salerno, Palermo ve Venedik karanlık bir dünyada adanmış âlimlerin metinleri topladığı, tercüme ettiği ve paylaştığı nadir bilgi merkezleri oldu. 
Bilgi’nin Yolculuğu, okuru bu yedi şehrin parlak entelektüel hayatına götürüyor ve Müslüman âlimlerin Batı düşüncesinin köşe taşı fikirlerini geliştirmesinde oynadıkları rolü vurguluyor. Öklid, Batlamyus ve Galen’in matematik, astronomi ve tıp alanındaki temel eserleri nasıl olup da Rönesans ve sonrasında bilim neşriyatının ana merkezi olan Venedik’e ulaşmıştı. VakıfBank Kültür Yayınları okuru bilginin bu yolculuğuna davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123478</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d9218e4-f300-43dd-96f6-441677a37a11.jpg</image:loc>
            <image:title>2024 AYT Çıkmış Sorular Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>2024 AYT Çıkmış Sorular Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123479</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f39a7a1-8511-437f-8b7a-85afd481ec56.jpg</image:loc>
            <image:title>2024 TYT Çıkmış Sorular Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>2024 TYT Çıkmış Sorular Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123480</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3031b16-7c29-4ebe-9370-e25a26e524fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Kelebek</image:title>
            <image:caption>Mavi Kelebek kendini bildi bileli, küçük bir tırtılken de Uçan Çiçekler Vadisi’nde yaşıyordu. Burası onun yuvasıydı. Bilirsin sen de arkadaşım, her tırtıl kelebek olamaz. 
Kelebek olup uçabilmek için yeterince hayalci hücrelere sahip olmak gerekir. Kahramanımız Mavi Kelebek, hayalci hücreleri sayesinde kanatlandı. 
Düşler kurmaya devam etti. Bu, onun en özel yeteneğiydi. Mavi, hayallerine inandı ve yola koyuldu. Sonra müthiş bir şey oldu. 
Ne olduğunu merak ediyor musun? Cevabın “Evetse” haydi çevir sayfaları. Böylece, hayallerini  gerçeğe dönüştürmenin ilk adımı atmış olacaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123481</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35dbaa18-d4f4-4ed0-91f1-b34058d12890.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Harita</image:title>
            <image:caption>Kalemiyle ve tatlı diliyle çocuklara kitapları sevdiren Karabüklü Yazar Selman Akıncı’dan harika bir eser daha. 
Gizemli Harita, harika bir arkadaşlığın yanı sıra deniz, çevre ve balıkçılık konusuna da dikkat çekiyor. 
Kahramanlarımız Zeynep ve Mert harika bir maceraya atılıyor. Peki siz sevgili çocuklar, bu maceraya eşlik etmek ister misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123482</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01a5f8c0-5031-4f6c-a0aa-68d6692dfdbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Mümkünler Aleminde Tuttum Seni</image:title>
            <image:caption>“Düşlerin gökyüzündeki yıldızlardır. Işıltısına güven.”  Küçücük detayların bir araya geldiğinde nasıl kocaman mutluluklara dönüştüğüne şahit olmak istiyorsan bu harika masal tam sana göre. 
Ruhunun ve kalbinin gülümsemesine izin ver. Işıltına güven.   
Hazır mısın? Ben tuttum bile seni...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123483</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4815ca18-4888-434c-9794-30580f8b51a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ba&apos;nın Olağanüstü Kitabevi</image:title>
            <image:caption>İyi bir kitabın içine düşmek gibisi var mı?
 
Çocuk romanlarıyla sevilen genç yazar Melis Sena Yılmaz, bu sefer renkli bir kitabevinin kapılarını aralıyor, okuru soluksuz bir maceraya davet ediyor. Eski bir köşkte kurulan kitabevinde, kitapların içinde sevgiyle büyüyen bir çocuğun sürpriz keşiflerle ve cesaretle dolu hikâyesini anlatıyor. Yazarın mizahi üslubuyla renklenen gizemli macera, okurunu hikâyelerin, okumanın, iyiliğin ve aile olmanın büyüsüyle sarıp sarmalıyor.
 
Ece, Ba dediği &quot;baba yarısı&quot; Barış&apos;la yaşamaktadır. Aileden kalma köşkü kitabevine dönüştüren ve kendini, Ece&apos;yi güvenle büyütmeye adayan Ba&apos;nın katı kuralları vardır. Ece, okuduğu kitaplar ve Mualla Nine&apos;nin leziz kekleriyle mutlu bir çocuktur. Ancak hiç bilmediği hala yarısı Zehra ve oğlu Robin Can&apos;ın gelişi, ardından da Ba&apos;nın gizemli bir yolculuğa çıkması hayatını altüst eder. Banka soygunu haberlerine, kitabevinde beliren haydut kılıklı adamlar da eklenince, &quot;aile&quot; harekete geçer…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123484</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7e08448-2bcb-41f7-91b2-fe32acada815.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın ve Terörizm</image:title>
            <image:caption>Bu kitap yerel ve uluslararası terörizm ayrımını esas alarak kadınların terörist örgütlere katılımını analiz etmektedir. Kitapta yerel ve uluslararası terörizm gruplarında kadın faaliyetlerinin düzeyi ve yoğunluğu tüm dünyadan örnekler ele alınarak incelenmiştir. Kitap Amerika, Asya, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’da aktif olan çok sayıda terörist örgütü ayrıntılı şekilde incelemektedir. Bu terörist örgütlere kadın katılımının farklı seviyelerini açıklamaya yardımcı olan temel bir teorik model sunulmaktadır.
Önceki çalışmalar, kadınların terörist faaliyetlerde bulunma ya da etkili konumlara gelme nedenlerini daha çok din, paternalizm, sosyalizm üzerinden incelemiştir. Bu kitapta sunulan model, terörist gruplar arasında başka temel bir ayrıma dayandırılmıştır. Yerel ve uluslararası terörist örgütlerin kadın katılımının düzeylerini belirlediği karşılaştırmalı bir analizle ele alınmakta ve bu açıdan yeni bir bakış açısı sunulmaktadır. Kitabın sunduğu bu bakış açısı kadınlar ve terörizm konusuna yeni bir boyut eklemekte ve terörizm incelemeleri konusunda önemli bir katkı sunmaktadır.
Öte yandan terörizm konusunda hükümet politikalarının belirlenmesine yönelik önemli katkı imkanı da söz konusudur. Kitap bu yönüyle hem terörizm incelemeleri alanına hem de hükümet düzeyinde politika yapıcılara önemli katkı sağlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123485</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f45b78a1-4dda-43aa-b31a-9d19098a0075.jpg</image:loc>
            <image:title>Suçun Sosyolojisi</image:title>
            <image:caption>İnsanların toplumsal gruplar hâlinde yaşamaya başlamasından günümüze kadar geçen süreçte daima toplumsal sapma ve suç ile karşı karşıya kalınmıştır. Dolayısıyla da bir biçimde bu tür davranışlardan etkilenilmiştir. Suç ve sapma, insanları derinden etkilemesi sebebiyle her zaman kaçınılmış ve uzak durulmuş, böylece bütün dikkatleri de üzerine çekerek her dönem araştırmaların merkezinde yer almıştır. Bu sebeple de sosyolojinin kuruluşundan itibaren önem verilen konular arasında suç ve sapma davranışlar yer almıştır. Hem suç üzerine hem de suçun önlenmesi üzerine pek çok teori geliştirilmiştir. Suçun çeşitli kurumsal yapılarla ilişki içinde olması, onun daha görünür hâle gelmesine sebep olmuştur. Suçu oluşturan ve suç ile doğrudan ya da dolaylı olarak ilişki içinde bulunan pek çok konu/alan da bu araştırmaların merkezinde yer almıştır. Önceleri suçun öznesi insan iken günümüzde suçun öznesi toplum ve toplumsal kurumlardır. Bu yaklaşım suça dair bakış açılarını da değiştirerek suç ve sapma yaklaşımlarının da yeniden gözden geçirilmesine sebep olmuştur. Örneğin Cesare Lombroso, insanın doğuştan suçlu olduğunu iddia ederek insanı bu biçimde damgalayıp lanetlerken; çağdaş yaklaşımlara göre suçlu olan toplum, toplumsal gruplar ve kurumlardır. Zira insan doğduktan sonra bulunduğu toplumsal çevreye göre biçimlenir ve kişilik kazanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123486</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b347862-256b-4349-8279-c3d5b90595e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Stoacının Günlüğü</image:title>
            <image:caption>SENECA, EPİKTETOS VE MARCUS AURELIUS&apos;UN METİNLERİNDEN ALINTILARLA
Mutluluğa nasıl kavuşuruz? Öfkemizi kontrol etmenin en etkili yolu nedir? Başarının gerçek ölçütü ne olmalıdır? Kederimizin üstesinden gelip hayatımıza nasıl bir anlam katabiliriz? Tüm bu soruların ve daha fazlasının cevabı Stoacı felsefenin özünü oluşturur. İşte Stoacının Günlüğü de bu antik bilgeliği temel alan faydalı bir rehber görevi görüyor.
Sanatçılardan aktivistlere, imparatorlardan savaş kahramanlarına kadar tarihin büyük isimlerinin gizli silahı olan Stoacılık prensipleri, eyleme geçmek isteyenlerin felsefesi olarak yüzyıllar boyu bir ışık gibi parladı. İnsan deneyiminin laboratuvarında son iki bin yıldır test edilen bu zamansız bilgiler modern hayatın karmaşasını anlamlandırabilmek adına oldukça önemli.
Bu kitapta yılın her bir günü için İmparator Marcus Aurelius&apos;un, Seneca&apos;nın ve Epiktetos&apos;un yazdıklarından yola çıkılarak Stoacı egzersizler ile deneyimler paylaşılıyor ve okuyucular her gün için ayrı ayrı tarihi anekdotlar, bu anekdotlar üzerine düşündürücü yorumlar ve Antik Yunan kültürüne ait, hayatı kolaylaştıran bakış açılarıyla karşılaşıyor. Bir yıl boyunca bu kitaptaki Stoacı öğretileri takip ederek siz de hayatın güçlükleri karşısında daha yapıcı çözümler bulabileceğiniz huzurlu, dingin bir zihne kavuşabilirsiniz.
&quot;Üç büyük Stoacı bilgenin hayat derslerini özetleyen bu kitabı yıl boyu yanınızda taşıyacak ve güçlüklerle karşılaştığınızda doğrudan ona başvuracaksınız.&quot;
WALL STREET JOURNAL
&quot;Antik bilgeliği modern hayatımıza uyarlayan harika bir hediye.&quot;
MARIA POPOVA, Brain Pickings editörü
&quot;Kontrolünüzde olan şeylere odaklanmanıza yardımcı olan, yanlış ve sınırlayıcı inanışlardan kurtulmanızı ve doğru bir şekilde eyleme geçmenizi sağlayan eşi bulunmaz bir eser. Stoacının Günlüğü&apos;nü kendinize rehber edinin ve hayatınızın günbegün nasıl güzelleştiğini görün.&quot;
JACK CANFIELD
&quot;Hayattaki tercihlerimizi yönetebilmemizi ve yanılgılarımızdan kurtulmamızı sağlayan harika bir kaynak.&quot;
JOSEPH A. MACIARIELLO
&quot;Stoacının Günlüğü zaman sınırlarını ve kişisel farklılıkları aşan evrensel bilgelikler sunuyor. Bu kitap her zor anınızda dönüp sakinleşeceğiniz bir dinginlik merkezi gibi.&quot;
GREGORY HAYS
&quot;Bugüne dek durup kendini dinlemeye hiç zaman bulamamış, yüksek tempoya alışık insanları bile esaslı Stoacılara dönüştürecek
bir çalışma.&quot;
TIMES
&quot;Stoacının Günlüğü sakin, bilgelikle dolu bir hayat sürme arayışında olan herkes için manevi bir çapa görevi görüyor. Şartlar ne denli zor olursa olsun karanlık zamanları metanetle aşmanızı sağlayan bu kitabı yanınızdan ayırmayın.&quot;
SHARON LEBELL
&quot;Stoacılık günümüzde tekrar değer görüyorsa bu kesinlikle Ryan Holiday sayesinde olmuştur diyebiliriz.&quot;
THE NEW YORK TIMES</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123487</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d753d742-e1c1-40b7-af88-8ea9eaa718fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Asiye 5 - Ben Bitti Demeden Bitmez (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>Yatılı okulun haylaz demirbaşı Asiye&apos;nin kulağına bazı fısıltılar gelir. Okulda kamp yapılacağını öğrenir. Bu fikir başta Asiye&apos;yi heyecanlandırır ama sonra umduğunu bulamaz. Çünkü kamp için ormana gitmek gerekir, okula değil. Bu yanlışlığı düzeltmeyi kafasına koyan Asiye hemen planlara başlar. Tabii ki yalnız başına değil. Hoop! Akıl hocası, Sürmeneli Deli Asiye yanı başında. Okul müdürü Fikri Tutuk, Asiye’nin planlarından haberdar olunca korkmaya başlar. Daha okulun içinde yerinde duramayan, her yeri birbirine katan Asiye, ormanda kim bilir neler yapacaktır?  
Asiye serisinin heyecan, eğlence ve bol macera dolu serüvenleri, 5. kitapta da tam gaz devam ediyor. Asiye, okuma yazmayı öğrenmiş her yaştan çocuğun zevkle okuyacağı bir yatılı okul macerası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123488</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2837691-8978-4272-ae59-d1e86c685332.jpg</image:loc>
            <image:title>Dost Mektupları</image:title>
            <image:caption>James Baldwin&apos;le Engin Cezzar, Baldwin&apos;in ikinci kitabı Giovanni&apos;nin Odası&apos;nın yayımlanmasından bir yıl sonra, 1957&apos;de New York&apos;ta tanıştılar. Baldwin romanı Cezzar&apos;la birlikte oyunlaştırdı ve başrol için de onu önerdi. Giovanni&apos;nin Odası hiçbir zaman sahnelenmedi ama Baldwin&apos;in Cezzar ile dostlukları Jimmy&apos;nin otuz yıl sonraki ölümüne kadar sürdü. Jimmy itilip kakılmış, bir beyazla gerçekten dost olunabileceğine dair inancı kalmamış, karşısındakine güvensiz yaklaşan biriydi.Dostluğu tanımlayamıyordu.Bir gün içimden geldi ve şöyle dedim: &quot;Yeni dost edinmek zor iş.Tam oldu zannedersin, olmayıverir. Sana bir teklifim var. Arkadaş nedir bilmiyor olabilirsin belki ama kardeş nedir biliyorsun.Bir sürü kardeşin var. Gel bizde kan kardeşi olalım. Sen Afrikalısın. Ne kadar ciddi olduğumu anlayabilirsin. Kardeş olalım da bugün nasıl birlikte hareket ediyorsak, hayat boyu birbirimize destek olalım... Peki dedi. Kestim kollarımızı, sürttük birbirimize.Kardeş oluverdik.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123489</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3aa3835e-56c3-4332-a8c0-ce7894aadcac.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahmet Kamil Bey’in Günlükleri</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti&apos;nin tarihe karışıp Türkiye Cumhuriyeti&apos;nin kurulduğu savaş ve mücadeleyle dolu &quot;On Yıllık Harp&quot; döneminin bir ferdi olan Ahmet Kâmil Bey, Harbiye Mektebi&apos;nin son sınıf talebesi iken Ağustos 1914&apos;te seferberliğin ilanıyla zâbit vekili olarak katıldığı Osmanlı ordusunda, Doğu Cephesi&apos;nde Ruslara karşı, Irak Cephesi&apos;nde İngilizlere karşı muharebe etmiştir. Savaşın devam ettiği dört yıl zarfında zaferlerle mağlubiyetleri, sevinçlerle acı ve yoklukları bir arada yaşamıştır. 29 Nisan 1916 tarihinde Kûtülamare Zaferi&apos;ni kazanan Osmanlı ordusunun muzaffer subaylarından biri iken 30 Ekim 1918&apos;de Musul yakınlarında İngilizlere esir düşme talihsizliğini yaşamıştır.  
Esaret altında geçen iki yıldan sonra geldiği İstanbul&apos;da sadece iki ay durabilmiş, ilk fırsatta Anadolu&apos;ya geçerek İstiklâl Harbi&apos;ne katılmış, İkinci İnönü, Aslıhanlar, Kütahya-Eskişehir Muharebeleriyle Sakarya Meydan Muharebesi&apos;ne katılmış, Büyük Taarruz&apos;da düşmanı kovalayan birliklerin içinde bulunmuştur.  
Ahmet Kâmil Bey, 1914 yılında orduya katılışından 1934 yılına kadar harp meydanlarında, askerî kıtalarda, esaret kampında yaşadıklarını, görüp işittiklerini bir evlat, bir eş ve bir baba olarak verdiği hayat mücadelesini gün gün defterine kaydetmiştir. Neticede yedi defterden oluşan ve yaklaşık yirmi yıllık bir süreyi içeren günlükleri ortaya çıkmıştır. Yirmi yıllık devre içinde I. Dünya Savaşı, İstiklâl Harbi ve Cumhuriyet&apos;in kuruluşuna tanıklık etmiş bir subayın tutmuş olduğu bu günlükler hiç kuşkusuz dönemine dair çok kıymetli kaynak teşkil etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123490</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18590541-539f-49ca-a404-f26aff08c5de.jpg</image:loc>
            <image:title>Kar Topu - İlk Çizgi Romanım</image:title>
            <image:caption>Sessiz kitaplarla çizgi roman dünyasına merhaba!
 
Okumayı söken çocukları çizgili hikâyelerle buluşturan &apos;&apos;İlk Çizgi Romanım&apos;&apos; koleksiyonu, &apos;&apos;Sessiz Kitaplar&apos;&apos; serisiyle hedef kitlesini genişletiyor.
 
Üç yaş ve üzeri minikler için özel olarak tasarlanan bu &apos;&apos;yazısız&apos;&apos; çizgi romanlar, çocukların görsel okuma becerilerini geliştiriyor; eğlenerek öğrenme sürecini destekliyor.
 
Hikâyenin kurgusunu panellerdeki olay akışını takip ederek kavramaya çalışan küçükler, herhangi bir metne bağlı kalmadan görsellere bakarak hikâyeyi tekrar tekrar yazmanın ve kendi sözcükleriyle anlatmanın keyfini çıkarıyor. 

Kitapların giriş bölümünde paylaşılan yönergeler büyüklerin çocukları doğru yönlendirmesine rehberlik ederken, sessiz kitap okumanın inceliklerini aktarıyor, çeşitli görsel semboller ve anlamları hakkında ipuçları da veriyor.  

Desen tarafından yayımlanacak yepyeni kitaplarla zenginleşecek bu değerli koleksiyon, dokuzuncu sanat kültürünün ve geleneğinin ülkemizde erken yaşlarda tanınması hususunda önemli bir misyon üstleniyor.  

Evet, yanlış görmüyorsunuz: Bu kitapta sadece resim var!

&apos;&apos;Yazısız kitap mı olurmuş?&apos;&apos; demeyin sakın.
Tek kelime kullanmadan da harika bir hikâye anlatılabilir.
Tıpkı Kar Topu&apos;nun bizi ta Kuzey Kutbu&apos;na götüren macerasında olduğu gibi...

Etrafta ne çok kar var, her yer nasıl da bembeyaz! 
Yoksa bu dingin beyazlığın ardında korkunç bir felaketin ayak sesleri mi yaklaşıyor?
Eyvah, buz kütlesi kırılınca Kartopu ailesinden ayrı düşmek zorunda kaldı. 
Yavru tilki için kar fırtınasında dönüş yolunu bulmak hiç de kolay değil. Neyse ki, dondurucu soğuğa rağmen arkadaşlığın sıcaklığı kahramanımızı güvende tutmayı başarıyor.

Fabien Fernandez ile Benjamin Strickler&apos;lerin ortak imzasını taşıyan Kar Topu küçük kalpleri büyütecek, macera dolu bir çizgi roman.

Peki bu kitap nasıl mı okunmalı?

Gözlerinizi kocaman açın ve hemen ilk sayfadan hikâyenin içine balıklama dalın.
Paneller arasında gezindikçe, dilediğiniz yere hayalî konuşma balonları ekleyebilir, küçük ses efektleriyle anlatınızı canlandırabilirsiniz.
Evet, tümüyle özgürsünüz. 
Ne de olsa, bu kitabın yazarı artık sizsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123491</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee99a7d8-1777-47f5-9d6f-32dfeaa580da.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Değiştir - Artık Seri Katilim (Kutulu Set)</image:title>
            <image:caption>Evsiz, işsiz Saitou Yuichi ve herkesin gıpta ettiği başarılı dedektif Mitsumune Sakutarou…
 
Onlar birbirileriyle kaza eseri beden değiştiren iki bambaşka adam. 
 
Saitou, Mitsumune’nin büyük ve korkunç sırrına rağmen seçkin dedektifin gösterişli hayatını sürdürebilecek mi? Yoksa eski hayatını mumla aradığı günler mi yaşayacak?
 
Bu set, Dünyayı Değiştir: Artık Seri Katilim serisinin tamamını oluşturan 5 cildi ve seriye özel kutuyu içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123492</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27804bc9-46b9-4323-8368-cd525fb63bf9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Kaybederse (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>AH KRAL AH! 
Hem kendini bitirdin hem de kadınları… 
Ama senin hikâyen pek çok kralı tahtından indirdi. 
Meğer senin gibi ne çok kral varmış bu ülkede! 
Ve ne çok kadın bu krallara hayatını vermiş. 
 
Kral o kadar yakışıklı, o kadar varlıklı, o kadar ulaşılmaz ki. Bir Yunan tanrısı gibi dolaşıyor kendisine hayran kadınların arasında. Handan, Fadi, Özlem ve diğerleri… Hepsi hayran, hepsi ölesiye tutkun Kral’a. O ışıltılı hayatın içinde, Kral’ın yanı başında, onun insanı sarhoş eden kokusunu içlerine çekerek yaşayabilmek için her şeyi yapmaya hazırlar. Oysa bilmiyorlar ki, 
Kral&apos;ı kral yapan onların bu tutkusu... 
 
Gülseren Budayıcıoğlu yüz binlerce okura ulaşmış bu kült eserinde, kralların şatafatında kaybolmaya yüz tutmuş kadınların tutkuyla yaşanan çilesini anlatıyor. 
 
Kral kaybederse, kadınlar kazanır mı acaba? 
 
 
 
Hoş geldin yerli “Yalom”, 
 
Bu kitap, dinamik psikoterapiler alanında deneyimli, birikimli ve özgün yaklaşımları olan Ankaralı bir ruh hekiminin kaleminden çıkan tam bir edebiyat yapıtı. Böyle bir kitabı Türkiye’de sayıları binleri aşan ruh sağlığı profesyonelleri içinde bir tek Gülseren Budayıcıoğlu yazabilirdi zaten. Bu başarının sırrını her zaman merak etmişimdir. 
 
Ellerin dert görmesin sevgili meslektaşım. 
 
Türkçeye böyle dolu dolu, sıcak, doğal, anlamlı bir edebiyat yapıtı kazandırdığın için AŞK OLSUN SANA… 
 
Prof. Dr. Cengiz Güleç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123493</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75281df4-0469-4ad2-b753-21e3f90e3166.jpg</image:loc>
            <image:title>Stres ve Başaçıkma Yolları</image:title>
            <image:caption>Yaşadığımız hayatı gereğinden fazla karmaşıklaştırıyor ve taşıyabileceğimizden fazla sorumluluk üstleniyoruz. 
 
Zihnimizi yoruyor, bedenimizi tüketiyoruz; bunun sonucunda da kaygı, yetersizlik duygusu, yorgunluk, bozulan ilişkiler, yaşama isteğinde azalma, uykusuzluk, baş ağrısı ve tükenmişlik kaçınılmaz oluyor. 
 
Oysa stres, her türlü başarının vazgeçilmez ilk adımı. Gerçekleşmesi mümkün olmayan stressiz bir hayatı beklemek yerine, stresle başaçıkma yöntemlerini uygulayarak zamanı düzenlemek, ilişkileri geliştirmek ve dürtüsel tepkiler yerine seçilmiş tepkiler vererek stresleri gelişme yolunda fırsatlara çevirmek mümkün. 
 
Prof. Dr. Zuhal Baltaş ve Prof. Dr. Acar Baltaş’ın kaleme aldıkları Stres ve Başaçıkma Yolları, geçmişin bilgeliği ile güncel bilimsel verileri bir araya getiriyor. Stresle başaçıkmanın ötesine geçerek, hayatınızda denge ve huzuru nasıl yeniden inşa edebileceğinizi anlatıyor.  
 
Stresin sizi yöneteceği değil, sizin stresi yönetebileceğiniz bir yaklaşım...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123494</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac7e34b4-e70b-48f5-8aa0-ad36188ae1c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Goosebumps 5 -Arabadaki Hayalet</image:title>
            <image:caption>HAYALETLER, MOTORLARINIZI ÇALIŞTIRIN! 
Mitchell Moinian, arabaya bakmak için odasının penceresine gidip duruyordu. Sokak lambasının ışığında arabanın krom tamponları parıldıyor ve şık mavi gövdesi ışıldıyordu. Mitchell daha fazla dayanamayacaktı. Gidip o arabaya binmek zorundaydı. Nefesini tutarak usulca merdivenden indi ve ön kapıdan çıktı. Arabanın etrafından dolanarak sürücü tarafına gitti ve kapı kolunu tuttu. “Hadi durma,” diye fısıldadı bir ses. “Bin.” Mitchell ne kadar korkutucu bir yolculuğa çıkacağından henüz habersizdi. 
“Kalbim küt küt atarken el yordamıyla tekrar kilit kumandasını buldum. Kahkahayı duyunca durdum. 
Yumuşak, tiz bir kahkahaydı bu. Bir kızın kahkahası. ‘Hey... Kim var orada?’ diye seslendim nefesim kesilerek. 
Kahkaha devam etti, yumuşak ama duygusuzdu. &apos;Kim gülüyor?&apos; Başımı sürücü penceresine çevirdim. Karanlığa baktım ve bana bakan bir yüz gördüm.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123495</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/407ba7dd-239f-4148-b6f1-98845b184325.jpg</image:loc>
            <image:title>Patlat Bir Şarkı</image:title>
            <image:caption>Sesli kitap diye buna denir! 
Sayfaları çevir, karekodu okut ve şarkılara eşlik et! 
GÜM! 
VIZZ! 
PAAT! 
  Güneş sistemini ardımızda bıraktık ve uzayın derinliklerine fırladık. 
HER ŞEY SİMSİYAH OLDU. Sonra karanlığın içinden küçücük, sarı bir ışık noktası belirdi. “Yaklaşıyoruz!” dedim. Ve sonra evrenin diğer ucuna, Dünya&apos;dan daha önce hiçbir müzik grubunun gitmediği kadar uzak 
  George, Neila ve Pat Küt okullarında düzenlenen Gruplar Atışıyor müzik yarışmasında seyircilerin ayaklarını yerden kesmek istiyorlardı. Fakat şarkıya başladıkları an… UZAYA IŞINLANDILAR! 
  Artık karşı karşıya kaldıkları şey çok daha büyük bir meydan okumaydı: Tuhaf gezegenlerden gelen uzaylı müzik gruplarıyla yarışmak zorundaydılar! Ve eğer kazanamazlarsa, bir daha asla eve dönemeyebilirlerdi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123496</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4f21235-6ca6-44c1-a783-23c6a3279ead.jpg</image:loc>
            <image:title>Ana</image:title>
            <image:caption>Maksim Gorki, 1868-1936. Asıl adı Aleksey Maksimoviç Peşkov. Küçük yaşta yetim kaldı; okuyamadı. Uzun süre başıboş, yoksul bir hayat sürdü. “Acı” anlamına gelen ‘Gorki’ takma adını da bu yüzden aldı. Romantik öykülerle başladı yazarlığa; öykülerinde gururlu, özgürlüğü seçmiş kahramanların başkaldırışlarını anlattı. Çar yönetimi ile uyuşmazlığa düştüğü için hapsedildi; hapisten çıkınca da en büyük devrimci yapıtı olan “Ana”yı yazdı. 1918 Devrimi arefesinde Çarlık despotizmine karşı emekçi yığınların mücadelelerini konu alan bu yapıt sosyalist gerçekçi sanatın ilk güzel örneklerinden biridir. 
Yeryüzündeki bütün gerici kuvvetlerin, barış ve milli bağımsızlık düşmanlarının, her çeşit yalancı, düzmece demokratların en korktukları yazarlardan biri de Gorki’dir. Çünkü Maksim Gorki yalnız kendi halkına değil, bütün halklara yurtlarını, hürriyeti, barışı ve birbirlerini sevmeyi öğretir. Çünkü o, insanın gelecekte güzel günler göreceğinden emindir. Çünkü o, emekçi insanı, yeryüzünün gerçek, biricik efendisi sayar. Gorki, insanlar yaşadıkça yaşayacaktır. Çünkü yeryüzünün en büyük edebiyatçılarından biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123497</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b923ab2-7bc1-40cb-abe8-4b8a59a549e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Kaybederse</image:title>
            <image:caption>AH KRAL AH! 
Hem kendini bitirdin hem de kadınları… 
Ama senin hikâyen pek çok kralı tahtından indirdi. 
Meğer senin gibi ne çok kral varmış bu ülkede! 
Ve ne çok kadın bu krallara hayatını vermiş. 
 
Kral o kadar yakışıklı, o kadar varlıklı, o kadar ulaşılmaz ki. Bir Yunan tanrısı gibi dolaşıyor kendisine hayran kadınların arasında. Handan, Fadi, Özlem ve diğerleri… Hepsi hayran, hepsi ölesiye tutkun Kral’a. O ışıltılı hayatın içinde, Kral’ın yanı başında, onun insanı sarhoş eden kokusunu içlerine çekerek yaşayabilmek için her şeyi yapmaya hazırlar. Oysa bilmiyorlar ki, 
Kral&apos;ı kral yapan onların bu tutkusu... 
 
Gülseren Budayıcıoğlu yüz binlerce okura ulaşmış bu kült eserinde, kralların şatafatında kaybolmaya yüz tutmuş kadınların tutkuyla yaşanan çilesini anlatıyor. 
 
Kral kaybederse, kadınlar kazanır mı acaba? 
 
 
 
Hoş geldin yerli “Yalom”, 
 
Bu kitap, dinamik psikoterapiler alanında deneyimli, birikimli ve özgün yaklaşımları olan Ankaralı bir ruh hekiminin kaleminden çıkan tam bir edebiyat yapıtı. Böyle bir kitabı Türkiye’de sayıları binleri aşan ruh sağlığı profesyonelleri içinde bir tek Gülseren Budayıcıoğlu yazabilirdi zaten. Bu başarının sırrını her zaman merak etmişimdir. 
 
Ellerin dert görmesin sevgili meslektaşım. 
 
Türkçeye böyle dolu dolu, sıcak, doğal, anlamlı bir edebiyat yapıtı kazandırdığın için AŞK OLSUN SANA… 
 
Prof. Dr. Cengiz Güleç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123498</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a759dfd3-3f21-4908-9445-b04b998bf428.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimizdeki Çocuk</image:title>
            <image:caption>Hepimizin içinde bir çocuk vardır: Kimseyi etkilemeyi düşünmeden içimizden geldiği gibi davrandığımızda kendini gösterir; heyecan yaşamımızın kaynağını oluşturur; özgür, duygusal, coşkulu, saf ve hayal dolu yanımızdır. 
İçimizdeki Çocuk her zaman sağlıklı bir ortam içinde gelişmez. Aile, okul, genel kültür ortamı çoğu kere çocuğun sağlıklı gelişmesini engeller. 
İçimizdeki Çocuk kitabı; İç Çocuk ve İç Anne-Baba ilişkisinin nasıl oluştuğunu, türlerini ve günlük yaşamımızda duygu, düşünce ve davranışlarımıza nasıl yansıdığını inceliyor. Kitapta; çevresine uyumu elinden gelen en iyi biçimde yaparak sizi bugünlere getiren, içinizde bırakıldığı yerde unutulmuş duran iç çocuğa “merhaba” diyebilmeniz için alıştırmalar paylaşılıyor. 
Şimdi sıra sizde: İçinizdeki Çocuğa ulaşıp onunla sağlıklı bir ilişki kurabilirsiniz. 
Vereceğiniz emeğe ve zamana değer. Çünkü İçimizdeki Çocuk sağlıklı olmadan biz yetişkinlerin sağlıklı ve doyumlu bir yaşam gerçekleştirmesi olanaksızdır. 
İç dünyanıza denge, ahenk ve huzur getirmek sizin için anlamlıysa bu kitap sizin için… 
*** 
“Ülkemde doğan her bir çocuğun çocukluğunu doya doya yaşamasına ve olabileceği en iyi insan olmasına yardımcı olmak istiyorum,” diyerek yıllarını bu ülkenin yediden yetmiş yediye tüm insanlarının anlamlı ve coşkulu bir yaşam inşa etmeleri için hizmete adayan değerli psikolog yazar Doğan Cüceloğlu, yıllar geçse de güncelliğini yitirmeyen bu kült eseriyle hayatlarımıza dokunmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123499</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67881a5f-284f-4eac-9adc-e6dc1690d0f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Vay Be Dünya! - Doğruluk mu? Uyduruk mu? İki Yanlış Bir Doğru</image:title>
            <image:caption>Onlarca farklı konuda yüzlerce bilimsel iddia. Kimi doğru, kimi uydurma! Senin görevin her başlıkta uydurmaları elemek ve doğru olanı bulmak. Sorun şu: Doğru iddia çoğu zaman uyduruklardan çok daha uçuk, çok daha VAY BE’lik. O kadar ki, inanmazsın diye arka sayfasına bilimsel açıklamasını ekledik. 
*** 
İster tek başına, ister arkadaşlarınla ister ailenle okuyabileceğin Doğruluk mu? Uyduruk mu? İki Yanlış Bir Doğru, mizah ve büyüleyici bilim gerçekleriyle dolu bir oyun kitabı. Her bölümün sonundaki yaratıcılığını zorlayacak ev tipi deneyler de cabası!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123500</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1e7989d-1f56-4c0a-92f5-2bd2371631f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Eriyen Sınıf</image:title>
            <image:caption>Şeytan tarafından büyülenmiş Yuuma ve iblis kız kardeşi Chizumi’nin ortaya çıktığı yerlerde dehşet dolu olaylar yaşanıyor!!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123501</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23251ef6-5479-4509-90a2-58b441a85d9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Eriyen Sınıf (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Şeytan tarafından büyülenmiş Yuuma ve iblis kız kardeşi Chizumi’nin ortaya çıktığı yerlerde dehşet dolu olaylar yaşanıyor!!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123502</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25633780-e128-419b-959f-ed3e113ae6d9.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Ne ile Yaşar?</image:title>
            <image:caption>“Adama yaklaşıp dikkatlice baktı: Vücudunda yara bere olmayan bir delikanlıydı bu. Sadece üşümüş ve korkmuş görünüyordu. Yorgunluktan gözlerini bile kaldıramıyormuş gi­bi Simon’a bile bakmadan arkasına yaslanmış öylece oturuyordu. Simon iyice yaklaşınca adam birdenbire uyanır gibi oldu. Kafasını çevirdi, gözlerini açtı ve Simon’a baktı. Adamın daha ilk bakışı Simon’un onu sevmesine yetmişti bile. Kunduracı keçe çizmeleri yere attı, kemerini çıkarıp çizmelerin üstüne koydu, ardından kaftanını çıkardı. 
– Sonra konuşuruz, dedi, hadi önce şunu giy bakalım!” 
  Tolstoy; İnsana Çok Toprak Lazım mı?, Efendi İle Uşak, Üç Soru adlı birbirinden güzel üç öykü ile kitaba da adını veren İnsan Ne İle Yaşar? adlı eşsiz hikâyesinde yaşamın anlamını, yaşama amacımızı, insanoğlunun niçin yaratıldığı ile ilgili bütün neden ve sonuçları, insanlara nelerin yettiğini/yetmediğini, insanın nasıl bir doyumsuzluk içinde olduğunu ve sözcüklerle anlatamadığımız hislerimizi kaleme alarak eşine az rastlanır bir okuma keyfi sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123503</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4d2a1c3-78b6-4b8a-9d88-d5d1ebb5bb74.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehir Mektupları</image:title>
            <image:caption>Yaz geldi mi, insan şehrimizi boydan boya kuşatan ve her biri ayrı ayrı bir eşsiz bahar ülkesini andıran gezinti yerlerine gitmek hevesinden de kendini alamıyor. Mesela Boğaz’ın Hisarlar’dan ötede ne kadar semti, mahallesi varsa oralarda hiç olmazsa bir gece kalmak; Adalar’ı sırasıyla gezmek, Kadıköy’den başlayarak Kalamış, Feneryolu, Kızıltoprak, Göztepe, Erenköy, Maltepe, Kartal tarafına doğru uzanmak, benim gibi havalı kimselere hemen hemen yaşamının bir şartıymış gibi geliyor... 
  Ahmet Rasim, benimsediği gerçekçi-gözlemci çizgide yazılarını sürdürdü. Kısa cümleleri yaygın ve güncel deyimlere dayanan saf bir İstanbul Türkçesi ile yazdı. Şehir Mektupları, Ahmet Rasim’in en önemli eseri kabul edilir. 1897-1899 yılları arasında kaleme alınmış bu mektuplarda yazar ince bir mizahla İstanbul’un her yanını, her yönünü, çeşit çeşit insanını eşsiz bir üslupla anlatır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123504</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30b17334-46b6-4fe8-ad66-4e01545f1e9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Leyla Fonten’den Öyküler Seti</image:title>
            <image:caption>Yarım milyonu aşkın okura ulaşan Leyla Fonten’den Öyküler serisi, çantalı özel 
baskısıyla raflarda! 
 
Çantalı set içerisinde, serideki kitaplar küçük ebattaki özel baskısıyla yer alıyor. Seyahat ederken tüm kitapları kolayca taşıyabileceğiniz bu özel baskının içerisinde ayrıca iki çıkartma ve okunacak kitabı eğlenceli bir şekilde seçmenizi sağlayacak “Bugün Hangi Öyküyü Okusam?” posteri bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123505</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b9a66a1-cf32-4936-ab4f-c35abc461abc.jpg</image:loc>
            <image:title>Pers Oğlan/ Büyük İskender -2</image:title>
            <image:caption>“Tanrıların yanına git, yenilmez İskender. Çile Nehri süt gibi yumuşacık değsin tenine; seni ateşle değil, suyla yıkasın. Ölülerin bağışlasın seni; aldığından daha çok can verdin. Tanrı boğayı ot yesin diye yaratmıştır, aslanı değil; onların doğrularına yanlışlarına hükmedecek olan da yalnız tanrıdır. Sevgisizlik nedir hiç tatmadın; gittiğin yerde de sevgiyi hazır bekler bulasın.” 
 
Pers Oğlan, soylu bir aileden gelen Bagoas’ın önce kaçırılıp hadım edilmesinin, Pers kralı Darius’a satılıp gözdesi hâline gelmesinin, sonra da Büyük İskender’in askerlerinin Pers kuvvetlerini tarumar ettikten sonra kendine hizmetkâr ve dost etmesinin hikâyesini anlatıyor. Böylece her iki cepheden Büyük İskender’in canlı portresini ortaya koyabiliyor, Yunanla Persi, Batı’yla Doğu’yu birleştirme hırsının nereden kaynaklandığını gösterebiliyor. Otuz üç yaşında öldüğünde, tarihin en büyük liderlerinden olan bir antik kahramanın, aşkın Büyük İskender’inin ömrünü her yönüyle gözler önüne seriyor. 
 
Büyük İskender Üçlemesi, ünlü tarihi roman yazarı Mary Renault’nun, çarpıcı yeteneğiyle antik dünyanın gerçek kahramanlarını canlandırdığı, kanları ve terleriyle, tüm tutkuları ve vahşetleriyle, gizli yönleri ve dünyevi hırslarıyla kurguladığı başyapıtı. 
 
“Bayan Renault’nun yaptığı gibi, savaşçıya derinden âşık olan bu yarı erkek yarı fahişeyi anlatmak için yetenek gerekir.” –The Atlantic Monthly 
 
“Renault’nun başyapıtı. Yazılmış en büyük tarihi romanlardan biri.” –Sarah Waters</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123506</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/420e2808-9731-4270-986c-1722ee2d5474.jpg</image:loc>
            <image:title>Bi Gece Daha</image:title>
            <image:caption>“Bi Gece Daha, sadece birbirinden ilginç hikâyeleri dünya çapındaki muhteşem bir çizgiyle okuduğumuz bir çizgi roman klasiği değil, aynı zamanda bence hayata yeni bakış açıları sunan, zamanında birçok insanın karakterini belirlemesine yardımcı olmuş, önemli bir kültür ürünüdür. Lise yıllarımda Bi Gece Daha’yı keşfetmiş olmasaydım bugün bir çizer olur muydum, bilmiyorum. Yeni jenerasyonlar bu klasiğe bir kitap olarak kavuşacakları için çok şanslılar.” –ERSİN KARABULUT 
 
“Pişmiş Kelle dönemi, hayatımın en renkli ve en öğretici sayfalarını oluşturdu. Her hafta yeni bir buluş yapıp kendi şovlarımı sergilemenin tadını çıkardığım, unutulmaz anılarla dolu günlerdi. O günleri; muhteşem gözlem yeteneği, olağanüstü desenleri ve jilet gibi temiz çinisiyle dünya çapında bir yetenek olduğunu düşündüğüm Kemal Aratan tarafından ölümsüzleştirilmesi beni ziyadesiyle mutlu ediyor. Albümü her okuduğumda, tekrar tekrar o günlere geri dönüyorum…” –FARUKEN BAYRAKTARE 
 
“Kült işlerin bir ruhu var. Bi Gece Daha&apos;nın ruhu mu Pişmiş Kelle&apos;yi efsaneleştirdi, yoksa derginin ruhu mu bu müthiş çizgi seriyi ele geçirdi acaba? Sanırım her ikisi de... Acayip hikâyelerin, anıların, anlatıların, Pişmiş Kelle veteranlarının, Kemal Aratan&apos;ın muhteşem ötesi çizgilerinin Bi Gece Daha keyfini çıkaralım. Sayfaları ağır ağır çevirip özümseyerek... Aceleye mahal yok...” –AYŞEN BALOĞLU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123507</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d68bf9ba-2232-4a17-a999-527de7799054.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozkurtlar Diriliyor</image:title>
            <image:caption>Bozkurtlar Diriliyor, Türk Kağanlığının yıkılışı ve Kür Şad ihtilalinden kırk yıl sonra Kutluk Şad önderliğinde Türklerin yeniden şahlanışını ve ana yurtta Bozkurt soyunun sancağının yeniden yükselişini Kür Şad’ın oğlu Urungu’nun kara bahtı ekseninde anlatıyor. Karanlık devirlerde atalarımızın ülkücü şuur ve gayretinin sonuçlarının, “hangi sırla parlayıp büyüyüp açıldığımızın” yol gösterici bir destanı olan bu büyük Türk romanı, birçok tabloyla süslenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123508</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48da19ed-f94b-4c70-ba65-69570422578e.jpg</image:loc>
            <image:title>Niğde İli Yer Adları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
      1. GİRİŞ 
 
      2. NİĞDE İLİ’NİN TARİHÇESİ VE ALDIĞI ADLAR TARİH VE TOPOĞRAFYA 
 
      3. SÖZLÜK 
 
      4. NİĞDE YER ADLARININ ETİMOLOJİK VE GRAMATİKAL YÖNDEN 
 
          İNCELENMESİ 
 
      5. TERCİH VE EĞİLİMLERİNE GÖRE YER ADLARININ TASNİFİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123509</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c61029cc-a99f-4ea9-b025-91cf23e189b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozkurtların Ölümü</image:title>
            <image:caption>Bozkurtların Ölümü, Türk milletinin ana yurttaki hayat mücadelesinin, kahpelik ve entrikalarla saldıran düşmanlarla boğuşmalarının, “hangi duyguyla sönüp dağılıp küçüldüğümüzün”, ardından Türk düşüncesi yaşasın diye kanımızı nasıl akıttığımızın şanlı bir destanıdır. Bu ulu atalar erdeminin yazılışındaki sürükleyicilik ve tiplerin kuvveti, bütün okuyucuları kendine bağlayacaktır. Bu eser de diğer Türk romanları gibi birçok tabloyla süslenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123510</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1eb58b1-bca7-471c-99c2-ceb44c45d5b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Azrail’i Öldüren Sıradan Bir Adamın Öyküsü</image:title>
            <image:caption>O hep ama hep sıradan kalmalıydı. Sadece o değildi en azından; bu saatin her bir parçasını üreten fabrikadaki işçi, parçaları kontrol eden uzman, parçaların gerekli yerlere ulaşmasını sağlayan tır şoförü, parçaları birleştiren ve saati bitiren usta, saatin gerekli yerlere ulaşmasını sağlayan diğer tır şoförü, saati satan dükkan sahibi satıcı, saati yetişkin oğlu utandığı için onun yerine kendisi alan anne, annesini beklerden dışarıdaki kaldırımın üzerindeki karıncaları sayan yetişkin adam, onu görüp kendi oğluna “bir gün sen de böyle olacaksın evladım” diyen baba, babasının dediği her şeye harfiyen uyan çocuk, çocuğun kafa sallamasını izleyen ve her gün balkonda oturup etrafa bakan dul teyze, dul teyzenin tombul kedisi, tombul kedinin yakalamayı bir türlü beceremediği kuşlar, kuşların pislediği cadde, caddede yürüyen insanlar ve o insanlardan biri olan saat parçası fabrikasındaki işçi gibi herkes, her şey ve her olay sıradan olacaktı, sıradan olmalıydı, sıradan kalacaktı ve sıradandı. Her zaman her şey böyle olmuştu ve, ya da çünkü, böyle olmalıydı. Sıradan ve iz bırakmadan yaşanmalıydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123511</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56579099-6797-4066-a962-ba2d82c25682.jpg</image:loc>
            <image:title>Enkazdan Paralel Evrene Uyanış</image:title>
            <image:caption>Hayatının anlamını yitirdiği bir anda, Servet gözünü bambaşka bir evrende açar. Eski hayatında yalnız bir mobilya ustası iken, yeni dünyasında bir avukat, evli ve bir kız babasıdır. Bu ani geçiş, onu hem hayal kırıklığına hem de büyük bir içsel çatışmaya sürükler. 
 
Adeo&apos;nun rehberliğiyle, paralel evrenler arasında geçiş yapabileceğini öğrenen Servet, geçmiş ve mevcut hayatı arasındaki farkları derinlemesine keşfetmeye karar verir. Yazmaya başladığı metinler, sadece bir miras değil; aynı zamanda kimliğini, yaşamının anlamını sorgulayan bir yolculuğun parçasıdır. 
 
&quot;Enkazdan Paralel Evrene Uyanış&quot;, Servet&apos;in karmaşık iç dünyasını ve evrenler arası geçişlerin getirdiği derin soruları irdeliyor. Kızı, babasının hayatına dair bu yazılar aracılığıyla, yalnızca bir rehber değil, aynı zamanda iki dünyada da geçerli olan insan deneyiminin derinliğine tanıklık edecek. 
  Kişisel bir dönüşüm hikâyesi olan bu roman, hayatın katmanlı yapısını ve varoluşsal sorgulamaların evrenselliğini gözler önüne seriyor. Servet&apos;in yolculuğu, okuyucuyu kendi içsel keşfine davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123512</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b66e2882-9709-4851-90e1-d265c56acf19.jpg</image:loc>
            <image:title>Değmez</image:title>
            <image:caption>“Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.” 
—Shakespeare 
 
İsmail Güzelsoy; aşka, hayata ve ölüme içkin bir hikâye kuruyor Değmez’de. Hararetli bir coğrafya üzerinde, edip Faruk Ferzan’ın masalsı yolculuğuna davet ediyor okuru. Bu coğrafyanın erdemli yanları kadar yıkıcı eğilimlerini de anlamaya ve anlatmaya adanmış Fennî Sihirler’deki bu adanmışlık hâlini, âdeta cisimleştiriyor romanında. Sık sık yön değiştiren bir akarsuda sihre, ilme, tarihe dokunarak yazma eyleminin büyülü özünü ve Türkçenin diri, tutkulu varlığını ortaya koyuyor. 
 
“‘Tanrı, insanın ölümsüzlüğe varmış hâlinden başka bir şey değil,’ diye cevaplıyordu beni Selman Dermanî. ‘Ölüm ile kesilen bir hayatın hiçbir anlamı yoktur. Değmez... Bütün bu çabalara, sağalmaya, hasta olmaya, iyileşmeye, çalışmaya, mülk edinmeye, çocuk yapmaya, âşık olmaya değmez. Lisan öğrenmeye, şiir okumaya, saz dinlemeye, mutlu olmaya değmez. Ancak ölümsüzlük varsa bu dünya hayatının bir anlamı olabilir. (...) Kendimi yeniden, sıfırdan üretmeyi istiyorum. Bunu yapacağım. Hakkım! Kadere teslim olacaksak mağaralara dönelim, haydi!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123513</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6ede208-1c0a-46f0-ba38-b0857a82ab4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Sarmal</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar ona konulan namın, bir gün gelecek onu bu kadar iyi tarif edebileceğini hiç düşünmemişti. 
 
Ona göre en basit tanımıyla Ölüler Diyarının Efendisi idi. Ardında bıraktığı yüzlerce ölü içinde, hayatlarına onun son vermediği birkaç kişinin acısı dışında hiçbir ölüm ona dokunmamıştı. Hayatına son verdikleri, diyarına kabul ettikleri, bunu çoktan hak etmişlerdi. 
 
Şimdi ona verilen namı gerçek anlamıyla taşıdığını hissediyordu. Kelime anlamı olarak Hades görünmez manasına geliyordu. Mitolojideki Hades&apos;i görünmez yapan bir miğferi ve Bident denen iki uçlu bir asası vardı. 
Bident denen asanın bir ucu ölümü, bir ucu yaşamı temsil ediyordu. 
 
Şimdi onun miğferi kızı, kendi yetiştirdiği Hayalet&apos;ti. 
 
Asasının ölümü temsil eden ucu, Azrail&apos;in elindeydi. En güçlü müttefiki. 
  Azrail asanın ucunu şimdiden bilemeye başlamıştı bile. Mızrak benzeri asanın ucu sivri bir ok olacak, fakat tıpkı bir orak gibi kullanılacaktı. Değdiği her boyundan oluk oluk kan akacak, canını yakan herkesi kendi kanında boğacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123514</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/558f699b-caf0-42b4-8a96-b53aaffde268.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitaplık</image:title>
            <image:caption>&apos;&apos;Yüke ne mi oldu? Yük yol kenarında kaldı. Zaman onun için durmuştu. Ne ilerleyebiliyor ne de geriye dönebiliyordu. Ormanda yürürken ansızın gelen bir çıt sesiyle irkilen ve içten içe gelen ölüm korkusuyla birlikte sesin kaynağını bulmaya çalışan ceylan gibi yük de avcısını bulmaya çalışıyordu. Bu korkuyla yoluna devam etmesi artık çok zordu. En iyisi yem olmaktı. Acılı ama her şeyi bitiren bir çözümdü.&apos;&apos; 
  Eren her güne dünden kalma bir şekilde başlardı. Ama aslında olan Eren&apos;in dünden kaldığı değil geçmişten kaldığıydı. Bunun nedenini Eren&apos;e sormamak gerek. Çünkü Eren geçmişten kalmasaydı roman olmazdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123515</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/135d756c-c2e4-4a71-b546-358a1fdbabfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Ritüellerin Şifreleri</image:title>
            <image:caption>“RİTÜELLER DEĞİŞİM EŞİKLERİNDE ELİMİZDEN TUTAR.” 
 
Kadim Bilgelikten Modern Hayata İlham Verici Bir Yolculuk 
 
Sırlar Bohçası, Niyet Defteri ve Rüya gibi başarılı kitapların yazarı Meltem Reyhan, disiplinlerarası alan araştırmalarını kişisel birikimiyle harmanladığı yeni kitabı Ritüellerin Şifreleri ile okurlarını, varoluşun gizemli teknolojisi olan ritüelleri keşfetmeye davet ediyor. 
 
Ritüellerle Değişim Eşiklerini Aşmak 
 
Hangi ritüelin tarihi, hangi uygarlığa dayanıyor? 
Ülkeler ve ritüelleri arasındaki benzerlikler ve farklar neler? 
Ritüellerin yaşamı etkilemedeki rolü ne? 
Ritüeller akıl ve sezgi arasında nasıl bir köprü kurar? 
Ritüelleri kullanarak kaosu yönetmek ve düzeni dengede tutmak nasıl mümkün olur? 
Günlük rutinler nasıl bilinçli ritüellere dönüşebilir? 
Bugün ve gelecek arasında yaşayan köprüler kurmanın yolları neler? 
Ritüeller: Geçmişten Bugüne Uzanan Bağlar 
 
Ritüeller yalnızca geleneksel uygulamalar değil, aynı zamanda ruhsal ve zihinsel denge için güçlü araçlar. Kitap, değişim eşiklerinden geçerken kullanabilecek ritüel önerileri, basit rutinlerin ritüel boyutuna taşınma yöntemleri ve gündelik hayatı içsel gerçeklerle hizalamanın yollarını sunarken bunu, bizleri tarihsel bir yolculuğa çıkarıp, ritüellerin kökenlerini kavramamıza rehberlik ederek gerçekleştiriyor. 
 
Farkındalıkla Hayata Yön Vermek 
 
Meltem Reyhan’ın sade ve içten anlatımıyla, farkındalık dolu ritüellerle yaşamınıza yön vermeye ne dersiniz? Her bölümde, okurlara açık cevaplar veren ve kendi ritüellerini nasıl oluşturmaları gerektiğine dair vizyon sunan kitap hem merakımızı hem de her şeye şüpheyle bakan aklımızı gıdıklıyor. Bu kitapla çok iyi vakit geçireceksiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123516</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36cba357-e14a-4cc9-9331-8e2f9089e9e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Olmak</image:title>
            <image:caption>İyileşen ve iyileştiren hikâyeler… 
 
Hande Akın’ın 2014’te yayınlanan ilk kitabı Kadın Olmak, kadının kendini fark etmesine ve gücünü geri almasına daha da fazla ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde yeniden okuyucu ile buluşuyor. 
 
Sevgi, şefkat ve adaletin çoğaltılması için sadece kadınların değil, toplumun tüm bireylerinin el ele vermesi gereken bir süreçteyiz. Kadınların gelecek nesilleri sevgiyle, bilinçle ve farkındalıkla yetiştirmesi önemli olsa da iyileşme yolunda erkeklerin ve kadınların birlikte adım atması, sevgi dolu bir toplumun temel taşı olacaktır. Bu kitap, birlikte yürünmesi gereken bu yolda sorumluluğunu alıp kendi kişisel gelişimini tamamlamaya cesaret eden kadınlar ile annesini, karısını, sevgilisini, kız evladını, kız kardeşini ve kadın arkadaşını anlamak isteyen erkekler için yazıldı. 
 
İyileşmek mümkün ve bu hepimizin ortak sorumluluğu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123517</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70f09f7a-f2de-49fe-8ef9-fa4be2e39056.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiç Yoktan İyidir</image:title>
            <image:caption>Serisinin son halkası “Hiç” “Yok”tan İyidir’de Murat Kaplan farkındalık ve ruhsal dönüşüm üzerine düşünsel bir keşif sunuyor. “Yok olma” korkusunu aşarak, “hiç” olma huzurunu anlamak ve her deneyimin insanın tekâmül yolculuğunda bir görevi olduğunu keşfetmek üzerine ilham verici bir yol haritası çiziyor. Kaplan’ın yalın ve akıcı anlatımı, dönüşüm yolculuğunu sabırla kucaklayacaklar için ilham verici bir çalışma. Bu kitap, kendi tekâ­mül yolculuğunuzda size eşlik edecek vazgeçilmez bir kılavuz olacak. “‘Hiç’ ‘Yok’tan iyidir derse bir yürek, artık ne yokluk bir korku ne de dünya bir arzudur onun için. ‘Hiç’lik ‘yok’luğa galip gelmiştir artık.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123518</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67015be6-5960-4057-b749-cf1c6bb80adc.jpg</image:loc>
            <image:title>Şenlik Ailesi: Bu Evde Grev Var!</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en şenlikli ailesiyle tanışmaya hazır mısınız?
 
Fransız yazar Mim&apos;in gerçekçi bir mizah anlayışıyla kaleme aldığı Şenlik Ailesi: Bu Evde Grev Var!, ebeveyn-çocuk ilişkisinde roller ve sorumluluklar üzerine kafa yorduran, curcunası bol bir durum komedisi. 
 
Çocuk Hakları Sözleşmesi&apos;ne atıfta bulunarak çocukları hak ve özgürlüklerini tanımaları, korumaları ve onlara sahip çıkmaları hususunda bilinçlendiren roman; sorunlar karşısında dik durmanın ve dayanışmanın önemini yüceltiyor.

Aile içinde konulan kuralların çocukların dünyasındaki yansımalarına dikkat çeken kitap, ebeveynler tarafından çizilen sınırların gerekliliği hakkında da uzun uzadıya düşündürüyor.









İşte huzurlarınızda, görüp göreceğiniz en tuhaf ama bir o kadar da &apos;&apos;tanıdık&apos;&apos; aile: Şenlik Ailesi!
Bir anne, bir baba, dört afacan çocuk ve bir adet de köpekten oluşan bu çekirdek ailenin her günü yeni bir macera!

Yine şamatalı bir gün: Dışarıda yağmur yağıyor, kardeşler bahçede oynamak istiyor. Ama... bu havada dışarı mı çıkılır hiç? Telefon-tablet deseniz, bir süreliğine onlar da yasak! Eee, ne mi yapsınlar? İyisi mi salonda çadır kursunlar. Ne eğlence ama! Sonrası mı? Elbette gürültü, patırtı ve kargaşa... Duyduk duymadık demeyin; Şenlik Ailesi&apos;nde kurallar artık çocuklar tarafından yazılıyor. Çünkü anne babaları greve gitti! Ebeveyn grevi ne anlama mı geliyor? Canınızın istediği her şeyi ama her şeyi yapabilmek: saatlerce Monopoly oynamak, tabaklarca krep ve paketler dolusu cips yemek, çadırda uyumak, diş fırçalamamak... Öte yandan, evi çekip çevirmek de bundan böyle çocukların vazifesi. Peki ya onlar da havlu atıp grev yapmaya kalkışırsa? O zaman seyreyleyin cümbüşü! Kardeşler için saksıyı çalıştırma vakti, yoksa başlarına gelmeyen kalmayacak...
 
Aile içinde adalet, hak arama, görev paylaşımı, empati kurma gibi konulara değinen Mim, düşüncelerini özgürce ifade edebilmeleri için tüm okurları yüreklendiriyor.

İçten hikâyesiyle gerek çocukların gerekse yetişkinlerin kendilerinden bir şeyler bulacakları Şenlik Ailesi: Bu Evde Grev Var!, her sorunun karşılıklı sevgi, saygı, özveri ve anlayışla tatlıya bağlanabileceğini gösteren bir farkındalık hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123519</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03e703a6-86a2-44d3-a4de-6e3e87f84c37.jpg</image:loc>
            <image:title>Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Sürecinde Ölçme ve Değerlendirme</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta ilk olarak ölçme ve değerlendirme kavramlarına çeşitli açılardan değinilmiştir. Dört temel dil becerisi, anlama ve anlatma becerileri olmak üzere iki ulamda ele alınmıştır. Her becerinin kuramsal temeli açıklanmış ve değerlendirme sürecinde becerinin temel doğasının önemine vurgu yapılmıştır. Her becerinin alt bölümünde, o beceri sürecini değerlendirme sürecinde işe koşulabilecek görev biçimlerine açıklama getirilmiş ve örnek verilmiştir. Dilbilgisi ve sözvarlığının değerlendirme süreci ayrı bir başlık altında ele alınmıştır. Devam eden bölümlerde tamamlayıcı değerlendirme araçlarına, dereceli değerlendirme araçlarına ve denetim dizelgelerine örnekler verilmiştir. Son olarak döngüsel etki kavramı değerlendirme sürecine yönelik olumlu ve olumsuz etkisi çerçevesinde tartışılmıştır. Kitabın temel amacı, yabancı dil olarak Türkçe öğretim sürecinde ölçme ve değerlendirmeyle ilgili yaklaşımları, araçları özetlemek böylece okura hem uygulama hem araştırma için bakış açıları sunmaktır. Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Sürecinde Ölçme ve Değerlendirme; dinleme, okuma, konuşma ve yazma eğitimi, dilbilgisi ve sözcük dağarcığını ölçme ve değerlendirme konularına genel bakış sağlayan bir kitaptır. Bunun yanında kitapta tamamlayıcı değerlendirme araçlarına, dereceli değerlendirme araçlarına, denetim dizelgelerine ve döngüsel etki kavramına yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123520</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/288b8b2f-2ee7-42db-ace3-6d46b9797da8.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürlük</image:title>
            <image:caption>Özgürlük, Afrika’da geçiyor  ve ana karakterleri, bir zamanlar özgürlüğü Afrika’da bulmuş olan iki İngiliz. Ama toprakları artık güvenli değildir ve kabile çatışmalarının yaşandığı bir zamanda güvenli bir yere gitmek için uzun bir yolculuk yapmak zorundadırlar. Bu yolculuğun sonunda İngiliz karakterler, Afrika ülkesi ve onu bekleyen İdi Amin benzeri gelecek hakkında her şeyi biliriz. Bu roman, V. S. Naipaul’un en büyük romanlarından biri, sert ama acıma dolu. 1971 yılında Booker Ödülünü kazanmıştır. 
“V. S. Naipaul bize kendimizi ve içinde yaşadığımız gerçekliği gösteren öyküler anlatıyor. Kullandığı dil güzel olduğu kadar kusursuz.” 
–The London Times 
“Tolstoyvari bir ruh.... Üçüncü Dünyadan daha parlak bir edebiyatçı çıkmamıştır.” 
–John Updike 
“Elimizdeki en soğukkanlı edebi göz ve en berrak düzyazı.” –The New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123521</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d983d02-c978-4ec8-8d5c-481de4740ecf.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Siyasal Hayatında Krizler Kahramanlar ve Hainler 1. Cilt</image:title>
            <image:caption>1969 yılında Sivas&apos;ta doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü&apos;nden 1993 yılında mezun oldu. 2005 yılında &quot;Siyasal Düşünceler&quot; alanında Doçent, 2011 yılında Profesör oldu. Halen Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünde Bölüm Başkanı olarak akademik çalışmalarını sürdürmektedir. Çetin&apos;in yayınlanmış kitaplarından bazıları şunlardır: İnsan ve Siyaset: Siyasetin Psikolojik Temelleri (Siyasal Kitabevi: 2003); Modernleşme ve Türkiye&apos;de Modernleştirme Krizleri (Siyasal Kitabevi: 2003); Türk Toplum Sözleşmesi: Siyasetin Sosyolojik Temelleri (Lotus Yayınları: 2004; Çağdaş Siyasal Akımlar (Orion Yayınları: 2007); Cumhur ve başkanı: Kral Çıplak, Halk Çırılçıplak (Orion Yayınları: 2007); Modernleşme Krizi: İdeoloji ve Ütopya arasında Türkiye (Orion Yayınları: Edit: 2011); Korku Siyaseti ve Siyaset Korkusu (İletişim Yayınları: 2012), Kişisel Kolektif ve Evrensel Tanrı Kompleksi 1: Kutsalın Gölgesinde (Kadim Yayınları: 2014), Kişisel Kolektif ve Evrensel Tanrı Kompleksi 2: Kutsala Karşı (Kadim Yayınları: 2014), Siyaset Psikolojisi (Orion Yayınları: Ortak: 2015), Kişisel Kolektif ve Evrensel Tanrı Kompleksi 3: Kutsalın Kurbanları (Kadim Yayınları: 2015).</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123522</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e97c144a-f822-4d54-bc83-e741ac1dc649.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Siyasal Hayatında Krizler Kahramanlar ve Hainler 2. Cilt</image:title>
            <image:caption>1969 yılında Sivas&apos;ta doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü&apos;nden 1993 yılında mezun oldu. 2005 yılında &quot;Siyasal Düşünceler&quot; alanında Doçent, 2011 yılında Profesör oldu. Halen Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünde Bölüm Başkanı olarak akademik çalışmalarını sürdürmektedir. Çetin&apos;in yayınlanmış kitaplarından bazıları şunlardır: İnsan ve Siyaset: Siyasetin Psikolojik Temelleri (Siyasal Kitabevi: 2003); Modernleşme ve Türkiye&apos;de Modernleştirme Krizleri (Siyasal Kitabevi: 2003); Türk Toplum Sözleşmesi: Siyasetin Sosyolojik Temelleri (Lotus Yayınları: 2004; Çağdaş Siyasal Akımlar (Orion Yayınları: 2007); Cumhur ve başkanı: Kral Çıplak, Halk Çırılçıplak (Orion Yayınları: 2007); Modernleşme Krizi: İdeoloji ve Ütopya arasında Türkiye (Orion Yayınları: Edit: 2011); Korku Siyaseti ve Siyaset Korkusu (İletişim Yayınları: 2012), Kişisel Kolektif ve Evrensel Tanrı Kompleksi 1: Kutsalın Gölgesinde (Kadim Yayınları: 2014), Kişisel Kolektif ve Evrensel Tanrı Kompleksi 2: Kutsala Karşı (Kadim Yayınları: 2014), Siyaset Psikolojisi (Orion Yayınları: Ortak: 2015), Kişisel Kolektif ve Evrensel Tanrı Kompleksi 3: Kutsalın Kurbanları (Kadim Yayınları: 2015).</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123523</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ba7f28f-9ee3-4934-90a7-33b22f5a0f79.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Siyasal Hayatında Krizler Kahramanlar ve Hainler 3. Cilt</image:title>
            <image:caption>969 yılında Sivas&apos;ta doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü&apos;nden 1993 yılında mezun oldu. 2005 yılında &quot;Siyasal Düşünceler&quot; alanında Doçent, 2011 yılında Profesör oldu. Halen Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünde Bölüm Başkanı olarak akademik çalışmalarını sürdürmektedir. Çetin&apos;in yayınlanmış kitaplarından bazıları şunlardır: İnsan ve Siyaset: Siyasetin Psikolojik Temelleri (Siyasal Kitabevi: 2003); Modernleşme ve Türkiye&apos;de Modernleştirme Krizleri (Siyasal Kitabevi: 2003); Türk Toplum Sözleşmesi: Siyasetin Sosyolojik Temelleri (Lotus Yayınları: 2004; Çağdaş Siyasal Akımlar (Orion Yayınları: 2007); Cumhur ve başkanı: Kral Çıplak, Halk Çırılçıplak (Orion Yayınları: 2007); Modernleşme Krizi: İdeoloji ve Ütopya arasında Türkiye (Orion Yayınları: Edit: 2011); Korku Siyaseti ve Siyaset Korkusu (İletişim Yayınları: 2012), Kişisel Kolektif ve Evrensel Tanrı Kompleksi : Kutsalın Gölgesinde (Kadim Yayınları: 2014), Kişisel Kolektif ve Evrensel Tanrı Kompleksi 2: Kutsala Karşı (Kadim Yayınları: 2014), Siyaset Psikolojisi (Orion Yayınları: Ortak: 2015), Kişisel Kolektif ve Evrensel Tanrı Kompleksi 3: Kutsalın Kurbanları (Kadim Yayınları: 2015).</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123524</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6b9ef9d-45eb-40d7-b327-8b716a71b0d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kan Yağmuru - Bir Komiser Zen Macerası 7</image:title>
            <image:caption>Piedmont’un yemyeşil tepeleri ve bereketli bağları arasında geçen son davasının ardından, Müfettiş Zen kariyeri boyunca korktuğu emri nihayet alır. Bir sonraki görev yeri Sicilya’dır. 
 
Terk edilmiş bir demiryolu hattında, mühürlenmiş bir yük vagonunda kimliği belirsiz, çürümüş bir cesedin bulunmasıyla, Zen’in en zor ve tehlikeli davası başlamış olur. Üç bin yıllık Catania şehrinin tarihi dokusu ve Etna yanardağının dumanlı gölgesi altında geçen Kan Yağmuru, Aurelio Zen’i en çaresiz ve kararlı haliyle gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123525</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c11ac29-4e65-4617-8219-cc91e38a2b40.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Siyasal Hayatında Krizler Kahramanlar ve Hainler 4. Cilt</image:title>
            <image:caption>969 yılında Sivas&apos;ta doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü&apos;nden 1993 yılında mezun oldu. 2005 yılında &quot;Siyasal Düşünceler&quot; alanında Doçent, 2011 yılında Profesör oldu. Halen Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünde Bölüm Başkanı olarak akademik çalışmalarını sürdürmektedir. Çetin&apos;in yayınlanmış kitaplarından bazıları şunlardır: İnsan ve Siyaset: Siyasetin Psikolojik Temelleri (Siyasal Kitabevi: 2003); Modernleşme ve Türkiye&apos;de Modernleştirme Krizleri (Siyasal Kitabevi: 2003); Türk Toplum Sözleşmesi: Siyasetin Sosyolojik Temelleri (Lotus Yayınları: 2004; Çağdaş Siyasal Akımlar (Orion Yayınları: 2007); Cumhur ve başkanı: Kral Çıplak, Halk Çırılçıplak (Orion Yayınları: 2007); Modernleşme Krizi: İdeoloji ve Ütopya arasında Türkiye (Orion Yayınları: Edit: 2011); Korku Siyaseti ve Siyaset Korkusu (İletişim Yayınları: 2012), Kişisel Kolektif ve Evrensel Tanrı Kompleksi 1: Kutsalın Gölgesinde (Kadim Yayınları: 2014), Kişisel Kolektif ve Evrensel Tanrı Kompleksi 2: Kutsala Karşı (Kadim Yayınları: 2014), Siyaset Psikolojisi (Orion Yayınları: Ortak: 2015), Kişisel Kolektif ve Evrensel Tanrı Kompleksi 3: Kutsalın Kurbanları (Kadim Yayınları: 2015).</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123526</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c190643-737c-4caf-b3e5-f9edae1c38bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Pazarlama Savaşı</image:title>
            <image:caption>“En iyi pazarlama kitabının yazarı bir Harvardlı akademisyen veya bir Fortune 500 CEO’su değildi. 
Pazarlama üzerine şimdiye kadar yazılan en iyi kitap, Prusyalı emekli general von Clausewitz tarafından 1832 yılında yayımlanan Savaş Üzerine’dir. Bu kitap bütün başarılı savaşların ardında yatan stratejik ilkeleri ortaya koyar.” 
Al Ries ve Jack Trout, klasikleşmiş çalışmaları Pazarlama Savaşı’nda böyle diyor ve Clausewitz’in bugün dünyadaki çoğu askerî okulda okutulan temel eserini pazarlama mantığıyla yorumluyor. 
Pazarlama bir şirketin piyasa savaşını kazanmak için kullandığı strateji ve taktiklerdir. Bu savaştaki bir pazarlama komutanının yapması gereken de şirketinin ve ürününün rakiplerine göre konumunu ve gücünü iyi değerlendirerek doğru stratejiyi seçmektir. 
Kuruluşunuz ister büyük, ister orta büyüklükte, isterse küçük olsun, 21. yüzyılda sağ kalabilmek için gerekli stratejik modeli işte bu elinizdeki kitapta bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123527</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36f66153-ba17-412b-bfd5-d63a32f177d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Siyasal Hayatında Krizler Kahramanlar ve Hainler 5. Cilt</image:title>
            <image:caption>1969 yılında Sivas&apos;ta doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü&apos;nden 1993 yılında mezun oldu. 2005 yılında &quot;Siyasal Düşünceler&quot; alanında Doçent, 2011 yılında Profesör oldu. Halen Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünde Bölüm Başkanı olarak akademik çalışmalarını sürdürmektedir. Çetin&apos;in yayınlanmış kitaplarından bazıları şunlardır: İnsan ve Siyaset: Siyasetin Psikolojik Temelleri (Siyasal Kitabevi: 2003); Modernleşme ve Türkiye&apos;de Modernleştirme Krizleri (Siyasal Kitabevi: 2003); Türk Toplum Sözleşmesi: Siyasetin Sosyolojik Temelleri (Lotus Yayınları: 2004; Çağdaş Siyasal Akımlar (Orion Yayınları: 2007); Cumhur ve başkanı: Kral Çıplak, Halk Çırılçıplak (Orion Yayınları: 2007); Modernleşme Krizi: İdeoloji ve Ütopya arasında Türkiye (Orion Yayınları: Edit: 2011); Korku Siyaseti ve Siyaset Korkusu (İletişim Yayınları: 2012), Kişisel Kolektif ve Evrensel Tanrı Kompleksi 1: Kutsalın Gölgesinde (Kadim Yayınları: 2014), Kişisel Kolektif ve Evrensel Tanrı Kompleksi 2: Kutsala Karşı (Kadim Yayınları: 2014), Siyaset Psikolojisi (Orion Yayınları: Ortak: 2015), Kişisel Kolektif ve Evrensel Tanrı Kompleksi 3: Kutsalın Kurbanları (Kadim Yayınları: 2015).</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123528</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/947ee29c-0e2c-414b-a9e4-222683df667e.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Siyasal Hayatında Krizler Kahramanlar ve Hainler 6. Cilt</image:title>
            <image:caption>Türk Siyasal Hayatında Krizler Kahramanlar ve Hainler 6. Cilt 12 Eylül Rejimi ve Özal Dönemi: 1980-1993</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123529</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0c43058-efef-4c00-8200-b6b424835219.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Siyasal Hayatında Krizler Kahramanlar ve Hainler 7. Cilt</image:title>
            <image:caption>Türk Siyasal Hayatında Krizler Kahramanlar ve Hainler 7. Cilt
Siyasal Kaos ve 28 Şubat Dönemi:1993-2003
Orion Kitabevi - Akademik Kitaplar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123530</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4464fb38-524f-48d8-bdb9-5c722eff809b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gümüş Yürek 2: Bilinmeyen Lanetin Kederi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Seni görmeden ölmeyeceğim, demek istiyorum ama seni görmek için önce ölmem gerekecek belki.”

Eira Morwen, ölümün bile verdiği sözlerin önüne geçemeyeceğini bildiğinden bir yolculuğa daha çıkması gerektiğinin farkındaydı. Uzun çamlardan göğe yükselen sivri kulelere ve karanlık suların ötesindeki hain topraklara uzanan bu tehlikeli yolculukta, fısıldayan rüzgârlar ona kadim sırlar anlatacak, adımlarını izleyen gölgeler ise kaderinin peşine düşecekti. Ne bir harita ne de yıldızlar ona yol gösterecek ve Eira bir kez daha her şeyin sonunda dönüşeceği kişiyi tahmin edemeden yolun onlardan yana olmasını dileyecekti.

“Yine de yalvarırım… Seni bulduğumda beni tanı. Kulaklarım farklı olsa da ellerim kirlenmiş, gümüş yüreğim kararmış olsa da tanı beni. Dolunaya benzeyen gözlerimi senin üstündeki duruşlarından tanı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123531</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d398fd2-051b-4f91-9c11-f4607bea0f3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklarda Yas</image:title>
            <image:caption>İfade edilmemiş keder tehlikelidir.

Bebeklikten ergenliğe kadar pek çok çocuk, duygularını keşfetmek, acılarının üstesinden gelmek, ifade edebilmek ve hayatına devam edebilmek için desteğe, anlayışa ve rehberliğe ihtiyaç duyar. Destek verebilecek yetişkinlerin de çocukların bu süreçte neler hissedebileceğini anlama konusunda yardıma ihtiyacı vardır.

Uzman klinik psikolog Dr. Corinne Masur, bu kitapta yetişkinlerin yas tutan bir çocuğa yardım edebilmek için ihtiyaç duydukları rehberliği sağlıyor. Yazar kendi yas sürecindeki kişisel deneyimlerini, danışmanlık sağladığı ailelere yönelik gözlemlerle birleştirip akademik çalışmalarıyla harmanlıyor. Dr. Masur, farklı yaş ve gelişim evrelerindeki çocukların kayıplardan nasıl etkilendiklerini ele alırken farklı yas türleriyle de nasıl başa çıkılacağını inceliyor.
 
Çocukluklarda yas olgusunu anlamaya yönelik bilgilendirici ve kolay anlaşılır bir rehber olan bu kitap, yetişkinlerin yas dönemindeki çocukları desteklemek için kullanabilecekleri pratik araçlar da sunuyor. Ebeveynler ve bakım veren kişiler için hazırlanan bu rehber, çocukların farklı yaş ve gelişim aşamalarında yas sürecini nasıl yaşadığını anlamanızı sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123532</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/689bd18e-95ba-457d-9771-cb5591774e0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gözlerin</image:title>
            <image:caption>GÖZLERİN 
Yüzünde parlayan iki güneştir, 
Güneşin yıldızdan farkı gözlerin. 
Anadır, babadır, bacı, kardeştir 
Her türlü yarama, sargı gözlerin… 
 
Onlar ki göz değil silahtır bence 
Öyle bir kılıç ki ucu ipince 
Hissime ilaçtır, akla gelince 
Ağlatır garibi türkü gözlerin… 
 
Gezdirir adama gurbet elleri. 
Susturur önünde ozan dilleri, 
Ne “Ağlama Sevdam”, ne “Güz Gülleri” 
Turan’ın sevdiği şarkı gözlerin…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123533</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d555c1b1-d714-4678-9ca9-5109ae2eb3ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah İman ve İlim</image:title>
            <image:caption>İhlas suresinde Cenab-ı Hak, kendisini şöyle tanıtıyor: “Allah birdir. Hiçbir şeye muhtaç değildir, her şey O’na muhtaçtır. O doğurmamış ve doğurulmamıştır.” Übey b. Kâ’b (r. a. ) naklediyor: 
Müşrikler Peygamber’e, “Yâ Muhammed! Rabb’ini bize tanıt.” Dediler. Bunun üzerine Allah Tebâreke ve Teâlâ İhlâs sûresini indirdi: “De ki, O Allah tektir, Allah Samed’dir. (O hiçbir şeye muhtaç değildir ama bütün varlıklar O’na muhtaçtır. ) O, doğurmamış ve doğmamıştır. Hiçbir şey O’na denk değildir.” (İbn Hanbel, V, 133) 
Allah bize bildirdiği verdiği ilim kadarıyla Allah’ı tanırız ve biliriz. 
Hayatta her şey onun eseridir Bizim bilmediğimiz bütün canlılar, cansız varlıklar alemler, boyutlar hepsi onun yaratması sonsuz kudret sahibi, ilim sahibi Rahman ve rahim olan Allah’ındır. Ol demesi, dilemesiyle olan şeylerdir. 
Allah’ın sıfatlarından olan ilim her şeyi sonsuz ilmiyle yaratmasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123534</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b51a3e15-3f33-42a4-a0b7-b2f1c1a715fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzel Allah’ım ve Güzel Hayatım</image:title>
            <image:caption>Ey yüce insan! 
 
Şu dünyada ne öğrenirsen öğren ve ne bilirsen bil, 
Kaç üniversite ya da medrese bitirirsen bitir, 
Allah’ın varlığını bilmeyince yeterli değildir. 
 
Fakat hiçbir şey bilemeyip de yalnızca Hakk&apos;ı bilirsen 
Ve O’nu seversen, o sana tüm bilmediklerini bildirir. 
 
Yeter ki sen O&apos;nu tek yardımcı ve tek sevgili bil. 
O zaman O sana rahmet rüzgârlarını estirdikçe estirir. 
 
Kimi sıcakta yanarken, sen gölgede gezersin, serin serin. 
Kimi bunalımdayken, sen rahat nefes alırsın, derin derin. 
Kimi de boğulurken, sen okyanusa açılırsın, engin engin. 
 
Çünkü senin yüce Rabbin, her bakımdan çok zengin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123535</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c216576a-f48d-4b7c-8103-529384744c38.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat ve Anlamın İnşası</image:title>
            <image:caption>Türkiye ve dünya sanatının çalkantılı tarihini, toplumsal olayların sanat üzerindeki derin etkilerini mercek altına alan bu eser, sanat eleştirisine yenilikçi bir bakış açısı getiriyor.
 
Süreyyya Evren, 1960 kuşağının özgürlük arayışından Gezi Parkı direnişine uzanan geniş bir zaman dilimini kapsayan yazılarında, sanatın nasıl bir ayna tuttuğunu, toplumların değişimine nasıl tanıklık ettiğini ve sanatçıların bu dönüşümlerdeki rolünü etraflıca inceliyor.
 
Heykeltıraştan ressama, şairden sinema yönetmenine kadar pek çok sanatçının eserlerini ve düşüncelerini karşılaştıran Evren, sanat eleştirisinin de zaman içinde nasıl evrildiğini, farklı dönemlerin sanat anlayışlarını nasıl şekillendirdiğini gösteriyor.
 
Bu kitap, sadece sanat tarihine değil, aynı zamanda toplumsal tarih, felsefe ve edebiyat gibi pek çok disipline de ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123536</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4d9c354-8122-4cc6-a8cf-d5bc3dfb678c.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Şiirde Gizli</image:title>
            <image:caption>Aşk ve sevda evrenseldir. Her millet ve toplumlarda bu iki terimi farlı biçimlerde de olsa görmek mümkündür. Aşkın ve sevdanın olmadığı yerde mutluluk, huzur ve barış aramak mümkün değildir. 
Herkes gibi gençlik yıllarımda ben de bu iki ulvi terimle karşılaştım. İnsanoğlu sevdiğine âşık olur ve sevdalanır. Buna vatan aşkı, bayrak aşkı, millet aşkı vb. gibi aşk ve sevdaları da dâhil etmek mümkündür. 
Şiir yazma aşkım ortaokul yıllarımda Türkçe öğretmenimizin Cumhuriyet dönemimizin en önemli ozan ve şairlerinden olan Aşık Veysel ŞATIROĞLU’nu ve şiirlerini tanıtmasıyla başladı. Daha sonra Karacaoğlan, Pir Sultan Abdal, Yunus Emre gibi ozanların etkisi bu alandaki istek ve şevkimi artırdı. Nihayet ilk şiirimi liseye başladığımda yazdım. 
Babamın memur olması ve nihayetinde benim de öğretmen olmam nedeniyle Anadolu’muzun birçok yöresinde yaşama fırsatı buldum. Yaşadığım, gezdiğim ve gördüğüm yerlerdeki yaşam tarzları ve kültürel değerler şiirlerime yansımaya başladı. 
Bu nedenledir ki yazdığım şiirleri Anadolu’muzdaki yaşanmış olay ve hikâyelerden yola çıkarak yazmaktayım. Tabii olarak vatan, bayrak, milli kahramanlar ve önemli tarihi olaylarla ilgili şiirlerde yazmayı kendime görev addediyorum. 
Bu duygu ve düşüncelerle siz şiir sever okurlarıma sağlık, huzur ve mutluluk dileklerimle selâm ve saygılarımı sunarım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123537</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90883e85-107f-4e10-b2ae-0f92273dd496.jpg</image:loc>
            <image:title>Gözümün Nuru Gönlümün Huzuru</image:title>
            <image:caption>Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.v.) 
Efendimiz, dünyalıklar hakkında şöyle buyurmuştur: 
&quot;Ben kim, dünya kim? Dünya ile benim misâlim, bir ağacın altında gölgelenip sonra da orayı terk edip giden yolcunun misali gibidir.&quot; (Tirmizî, Zühd 44) Biz ise o ağacın altına dünya mallarını üst üste yığdıkça yığıyoruz, doldurdukça dolduruyoruz. Yetmiyor, daha da fazlasını istiyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123538</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d029ca0c-50d5-4640-9335-6b525f0ac2b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Küllerle Dolu Bir Yol</image:title>
            <image:caption>Ben batarken sen doğuyorsun, sen batarken ben doğuyorum. Ya bu düzeni bozacağız ya da bu düzende mahvolup gideceğiz 
Doğru sevgi cesaretli kalpler için ilaçtır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123539</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c86ac6b-ac9b-4ef7-9827-5306fdafa4da.jpg</image:loc>
            <image:title>Tahta Bisiklet ve Dedem</image:title>
            <image:caption>“Kızı ona tahta bisikleti hatırlatmıştı. Tahta bisiklete duyduğu özlem canlanmıştı. Yüreğinin bir tarafına bastırdığı bu özlem yeniden ortaya çıkmıştı. Kapının önünde arabası duruyordu ama tahta bisikletin özlemini bastırmaya yetmiyordu o araba. Çünkü tahta bisiklette anılar vardı, özlemler vardı.” 
Çocuk Edebiyatının önemli isimlerinden olan Necdet Neydim, Tahta Bisiklet ve Dedem adlı eseriyle bir kez daha okurla buluşuyor. Çocuk Edebiyatı hakkına şiir, öykü, deneme ve eleştiri türünde yaptığı çevirilerin ve çalışmalarının yanında; gerçeklikten uzak olmayan, her çocuğu kucaklayan bir üslupla yazdığı öykü ve şiirleri de türü için büyük önem taşıyor. Yazdığı eserlerle çocuğun sorgulamasını, zihninde oluşan imgelerle yüzleşmesini hedefleyen Neydim, Tahta Bisiklet ve Dedem eserinde da canlı ve oldukça içten bir üslup kullanarak bu hedefini yerine getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123540</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86d8399f-4583-4e7f-b0f2-0fc782f12fde.jpg</image:loc>
            <image:title>Kilitli Oda Muammaları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Stephen King, Dashiell Hammett, Lawrence Block, Agatha Christie, Georges Simenon, Dorothy L. Sayers, P. G. Wodehouse ve çok daha fazlasından kafa karıştırıcı gizemlerle dolu, kilitli oda muammaları ve imkânsız suç öyküleri… 
 
Polisiyede suçlar, şans eseri ya da beklenmedik bir itirafla değil, dikkatli bir gözlem ve keskin bir tümdengelim yoluyla aydınlatılmalıdır. Peki, bu yöntemlerin bile kifayetsiz kaldığı, işlenmesi ya da çözülmesi imkânsız gibi görünen suçlar varsa? Birdenbire sırra kadem basanlar, içinden çıkmanın mümkün olmadığı odalardan çıkan katiller, etrafında hiçbir iz bırakılmayan cinayetler, hiçbir mahkûmun kaçamayacağı iddia edilen hapishanelerden firar edenler, kaynağı belirsiz tabanca sesleri ve düzineyle muhafızın gözü önünde çalınan mücevherler... 
Edgar Ödüllü Otto Penzler’in turun yaklaşık iki yüz yıllık geçmişinden derlediği bu kitap, yazılmış en iyi elli yedi imkânsız suç öyküsüyle, suç öykücülüğünün iskeletini karanlıklardan ortaya çıkaran bir el feneri. Sayfaları arasında “Uçan Ölüm”, “Geçmişi Olmayan Adam”, “Çok Acayip Bir Yatak” ve “Görünmez Silah” gibi unutulmayacak öykülerin yanı sıra, Arthur Conan Doyle’un Sherlock Holmes’ü, Georges Simenon’un Jules Maigret’si, Agatha Christie’nin Hercule Poirot’su, Dashiell Hammett’ın Continental Op’u ve suç dünyasının daha nice fazla zeki karakterine rastlayabileceğiniz, kafa çalıştıran polisiyenin son noktası Kilitli Oda Muammaları, Katilin Şeyi ve Kavgaz serilerinin yazarı Algan Sezgintüredi’nin tercümesiyle polisiye okurları için kaçırılmaz bir maden. 
 
Issız bir çöl, kimsenin ayak basmadığı bir kayak pisti, bir beyefendinin çalışma odası, bir asansör kabini: Suç işlemek hiçbir yerde tamamen imkânsız değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123541</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7a09209-4186-41ad-b2c2-06ebd9602046.jpg</image:loc>
            <image:title>Futbolun Unutulmaz Yetenekleri</image:title>
            <image:caption>Futbol, dünyanın ortak dili. Dünyanın bir ucunda konuşulan dili belki anlamazsınız ama eğer futbolu seviyorsanız, akıl dolu bir ara pas, dönerek vurulan bir şut ya da kıvrak bir çalım, insanın beş duyusunu birden harekete geçirir. 
Futbol aşkı biraz da budur. Hepimizin, dil gibi uygarlığı simgeleyen bir araca bile gerek duymadan anlayabileceği, izleyebileceği bir oyunun yarattığı bir duygudur. Futbolu bu denli çekici kılan ve bağlılık yaratan en önemli ögeyse; yaratıcılık, beceri ve izleyiciyi kendilerine hayran bırakan oyuncular. 
Ayaklarında bir mıknatıs varmış gibi ya da üstün bir güç tarafından yönlendiriliyormuşçasına topu alan, saklayan, süren; ortak oynayan oyunu kişisel becerileriyle estetik açıdan yetkileştiren, gönüllerde coşku yaratanlar... 
Bu kitapta, okuyucumuz, dünya ve ülke futbolunda üstün oyunculuklarıyla öne çıkan futbolcuların yaşamöykülerinin ve yetenekleriyle izleyenleri büyüleyen oyuncuların gelişimlerinin tanığı olacak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123542</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04faaa00-e4a8-4973-a43d-b3d4f03669c3.jpg</image:loc>
            <image:title>İkinci Vatan</image:title>
            <image:caption>KİTAP HAKKINDA ELEŞTİRİ VE YORUMLAR 
Muazzez İlmiye Çığ (Ünlü Sümerolog):”Çok ulvi bir görevi yerine getiren Esen’in eseri, Cumhuriyet’e, onun kurucusu Büyük Atatürk’e ve diğer kuruculara borcu olan her yurttaşımızın okumasını gönül rahatlığıyla tavsiye edeceğim bir eser.” 
Can Kıraç(Koç Holding Eski CEO’su):”Cumhuriyetimizin 100. yılını taçlandıran bir eser. Ne mutlu size, ne mutlu bize.” 
Dr. Ali Tigrel (DPT Eski Müsteşarı): “Tam bir başvuru kaynağı ve arşivlik eser. Elimden bırakamıyorum.” 
İsak Haleva (Türkiye Hahambaşı): “Şimdiye kadar (bu konuda) okuduğum kitapların en derli toplusu ve en kapsamlı olanı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123543</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f531d447-92f2-466c-b930-a3003e35ebec.jpg</image:loc>
            <image:title>Söylev (Nutuk)</image:title>
            <image:caption>Söylev, yaşanmış bir efsanenin, bugüne ve yarına ışık tutan bir öyküsüdür. Her aşaması belgelenmiş, duygularla değil akla seslenen bir öyküdür bu. “Tek adam”ın giderek bir ulusla bütünleşmesinin ve evrenselle buluşmasının adım adım izlenilen bir öyküsüdür. 
Geçmişten bugüne tutulan bu ışık niçin hâlâ güçlü? Niçin belki eskisinden de anlamlı ve önemli? Bunun iki temel nedeni var:
Birincisi, zamanla birlikte belleklerden uzaklaşan bir geçmişin bugün için de çok önem taşıyor olması. İkincisi ise değişen dünyanın ve değişen Türkiye’nin koşullarının o anıtsal yapıdaki tarihsel çizgiyi doğrulamış bulunması... 
Değişen koşullar... Evrenseli yakaladığı için eskimeyen, ölümsüzleşen bir başyapıt... 
AHMET TANER KIŞLALI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123544</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41be5b19-32ce-4b6d-b2fa-a42c351d2998.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğanın Gücüyle İyileş</image:title>
            <image:caption>Almanya’nın ünlü doğal tıp uzmanı
         Prof. Dr. Andreas Michalsen’den, insan bedeninin kendini
iyileştirme gücüne ve doğal tıbbın potansiyeline dair
düşünceli ve etkileyici bir çalışma.
 
Bugün geçmişe göre daha uzun yaşıyoruz. Ancak bu uzun ömür bize bir bedel ödetti: kronik hastalıkların artışı. Giderek daha fazla insan sindirim bozuklukları, yüksek tansiyon, kalp hastalığı, artrit ve kanser gibi kronik rahatsızlıklara yakalanıyor. Bu hastalıklar semptomları kontrol altına almakla yetinen ancak kronik hastalıkların temeline inemeyen modern tıp için büyük bir zorluk teşkil ediyor. Oysa yüzyıllardan beri kullanılan bir çözüme sahibiz: Doğal Tıp.
 
▶ Bitkilerin şifa gücünü nasıl kullanabiliriz?
▶ Doğal tıp tedavi yöntemlerini günlük hayatımıza nasıl entegre edebiliriz?
▶ Kronik hastalıklarla nasıl mücadele edebiliriz?
▶ Akupunktur, hidroterapi, aralıklı oruç ve yoga gibi doğal yöntemlerle hayat kalitemizi nasıl artırabiliriz?
 
Bu soruların cevaplarını ve çok daha fazlasını, Dr. Michalsen’in kendi tecrübelerinden yola çıkarak kaleme aldığı bu eserde bulacak ve sağlığınıza dair yepyeni bir bakış açısı kazanacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123545</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b90998d7-27db-43e6-bcf7-929cb2cde61a.jpg</image:loc>
            <image:title>Mensure Ana</image:title>
            <image:caption>Siz, kendinizi bir şey sanabilirsiniz; kendinizi bir şey sanmanız, bir şey ifade etmez. Karşınızdaki size, hangi pencereden bakıyor ve ne görüyorsa; siz, onun, sizi algıladığı kadarsınızdır. Sizin, olduğunuz taraftaki pencereden bakan biriyle karşılaşmak, hayatınızın şansıdır. Bir insanın, tam olabilmesi için önce tamamlanması lazım; bir insanın tamamlanması demek önce karısı ya da kocasının olması anlamına gelir.
Bir gün, bir şekilde, aracı vasıtasıyla ya da tesadüfen biriyle tanışırsınız; sizi tamamlayacağına ikna olursunuz ve dünyadaki cennetinizi kurmak için yola koyulursunuz. İşte tam bu noktada şans faktörü ortaya çıkar. Evlilik demek; elini bir karanlığa uzatmaktır. Karşınızdaki insanı ne kadar çok tanıma fırsatınız olsa da sonucu değiştirmez; insanlar, maskeli dolaşmakta pek mahirdir. Maske, ancak evlenince düşer ve Cennet’e gidiyorum, diye çıktığınız yolun sonu Cehennem’e çıkar.
Mensure Ana, ilk evliliğinde yolun sonunda Cehennem’i görenlerden biri ama bir kere kapı yüzüne kapatıldı diye başka iyi kapıların açılmayacağı anlamına gelmez; yeter ki kapanan kapı açılır mı diye ona bakmaktan, açılan yeni kapılar görmezden gelinmesin. Ömür kısa; yaşamak sanattır. Bu sanatı, sanat haline getiren kuruluş, ailedir. Aile, tam olmak, demektir. Tam olmadığınız zaman, geri kalan her şey yarım olur. Dünyada sahip olunacak en önemli şey; iyi bir aileden sonra sizi tamamlayan biri ve iyi bir geçim kaynağınızın olmasıdır. Geri kalanlar teferruattan ibaret olup, her ne varsa çorap söküğü gibi arkadan gelir.
Bu roman, gerçek hayattan kesitlerin bulunduğu, bir ailenin kendi zamanında karşılaştıkları olayları anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123546</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5abe9f62-5570-497a-b2fb-155e044aebf1.jpg</image:loc>
            <image:title>Süveyda</image:title>
            <image:caption>Vakte güven olmaz Süveyda’m 
O da sen kadar mahpe 
Bakışların kadar tul-i emeldir 
Ben üç defa da yaksam lambamı 
Bu karanlıklar dağılmaz 
Ürperdiğimdendir 
 
Sen her söze karşı daima güzeldin 
Pamirlerden koşan atların bile dolardı gözleri 
Ne kadar yokuşlarında düştüysem de 
Fermina Daza’ya kavuşmak gibi sevdim seni</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123547</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99adc9a0-3162-425b-8349-714daaff2de2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapayalnız</image:title>
            <image:caption>“Hayata yalnız gelir, hayatı yalnız yaşar ve bu dünyadan yalnız giderseniz bilin ki YAPAYALNIZSINIZ.” 
Turan Işık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123548</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33d5ef0b-305e-4a3b-91cf-47fb1ba76bba.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğrenci Hastalıkları</image:title>
            <image:caption>Öğrencilik kendine has bir yaşam biçimidir. Bu yaşam biçiminin fark edilen veya edilmeyen, hastalık düzeyinde bazı olumsuzlukları beraberinde getirdiği görülmektedir. Hastalıklar yoruma ihtiyaç bırakmayacak şekilde öğrencinin öz enerjisini tüketerek yaşam kalitesini bozmakta, duygusal ve fizyolojik gelişimini engellemekte, akademik başarısını düşürmekte, beyin fonksiyonlarını etkilemekte, ailede, okulda ve sosyal hayatta karşılaşılabilecek uyumsuzlukların kaynağı olabilmektedir. 
Bu çalışmada öğrenci hastalıkları olarak incelenen rahatsızlıklar eğitim süreci içinde sonradan kazanılan rahatsızlıkları kapsamaktadır. Özgül öğrenme güçlüğü, doğuştan görme engellilik, doğuştan gelişimsel gerilikler gibi anomaliler eğitim sürecinde kazanılmadığı için kapsam dışı bırakılmıştır. 
Hiç şüphesiz herhangi bir hastalığın teşhisi, yol açtığı sağlık sorunları ve uygulanacak tedavi yaklaşımları sağlık uzmanlarının uğraşı alanıdır. Bu kitap kesinlikle bir teşhis ve tedavi kılavuzu niteliği taşımamaktadır. Ancak bu çalışma ile öğrencilerde olması muhtemel kimi rahatsızlıklara dikkat çekerek aile, toplum ve politik çevrede bir farkındalık oluşturulması amaçlanmıştır. 
Yüzlerce makale ve yayın taranarak büyük bir özveriyle hazırlanan bu çalışmanın eğitimle ilgili tüm kesimlere faydalı olması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123549</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca1f5c8a-b2e8-4ae9-814f-e25a3a55b7e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Galileo Plajda</image:title>
            <image:caption>Bir gün, üzerinde hayat olan başka bir dünya keşfedecek miyiz? Evrenimiz biricik mi? 
Koltuğunuza rahatça kurulun ve Arnaud Cassan’ın sizi Evrenimiz ve onun kâşifleriyle tanışacağınız bir yolculuğa çıkarmasına hazırlanın. Galileo, gezegenleri incelemek için teleskobunu gökyüzüne yönelten ilk kişidir; o zamana dek gezegenlerin hareket etmediğine inanılıyordu. Galileo’nun cesur girişiminden 500 yıl sonrasına, Samanyolu’nun merkezinde saklı kara delikten ötegezegenlerin keşfine kadar uzanarak bu kitap, Evrenimizin canlı bir portresini çiziyor, bunda emeği geçenleri tanıtıyor. 
Dikkatli olun; koltuğunuzdan kalktığınızda gökyüzüne bir daha aynı gözle bakamayacaksınız… 
 
“Bizi çevreleyen şeyi anlamak istiyoruz ve soruyoruz: Evren’in özü nedir?” 
–Stephen Hawking, Zamanın Kısa Tarihi 
 
“Şehir ve gökyüzü asla aynı kalmaz.” 
–Italo Calvino, Görünmez Kentler 
 
“GALILEI: Kazandı! Akıl kazandı, ben değil!” 
–Bertolt Brecht, Galilei’nin Yaşamı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123550</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad0bd146-56f0-4076-ba03-16c218e8a173.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Bir Yazara Mektuplar</image:title>
            <image:caption>“Olağanüstü yetenekli bir yazardan yazmanın keyfine sıcak, açık yürekli bir övgü.” –Sunday Times 
“Mükemmel... Bu ince kitap, bir enerji kaynağı olarak başarısız olamaz.” –Observer 
“Pratik yazma tavsiyeleri ile yaratıcılığa övgü buluşuyor” –Irish Times 
“Son derece edebi bir yazar... Düzyazılarında Beckett, Yeats ve Joyce’un yankıları var.”  –Sunday Times 
“Güçlü ve incelikli bir yazar.” –New York Times 
“Çok yetenekli, büyüleyici bir yazar.” –Guardian 
“McCann’in yazıları zarif ve ironik.” –The Times 
“Şimdi 52 yaşındaki, doğumu Dublin, doğası New York olan çok satan yazar bazı sırlarını açığa çıkarıyor. Kelimeleri sayfaya dökmek için bir rehber ve bir dil şöleni, içeri değil dışarı bakma çağrısı.” –Big Issue in Scotland</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123551</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fb54802-0123-4b5c-9858-3985d19ea967.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Bilimler Akademisi III Döngü</image:title>
            <image:caption>Tuhaf Bilimler Akademisine gelen yeni dekan, okulu babasının çiftliği
gibi yönetmeye başlarsa ne olur? Tavuklar sayesinde bu yerlere
geldiğini düşünen dekanın sürprizlerle dolu yenilikleriyle akademi
bambaşka bir yere dönüşür. Plansız ve programsızca, kimseye akıl
danışmadan bir gecede aldığı kararlarla tüm kuralları bir bir yıkar.
 
Tuhaflıkların bir türlü yakasını bırakmadığı akademide kaos, her
yeni dekanla yeniden ortaya çıkarken çocuklar, kendini yine tuhaf
bir döngünün içinde bulur. Uzun emeklerle kazanılan özdisiplin;
kuralsızlıklar, belirsizlikler ve sürpriz adı altındaki değişimlerle kısa
sürede yok edilebilecek mi? Cehaletin verdiği özgüvenin bir sınırı
olacak mı?
 
Şöhret Doğruyol Sağbaş, serinin bu kitabında da okurlarını eğlenceli
bir maceraya sürüklerken satır aralarında ufuk açmaya devam
ediyor. Tuhaf Bilimler Akademisi serisinin üçüncü kitabı Döngü’yle
sonunu asla kestiremeyeceğin bir maceraya çıkmaya var mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123552</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efee47a4-2882-410f-83c8-94396dc9f545.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölmek İstiyorum Ama Tteokbokki de Yemek İstiyorum</image:title>
            <image:caption>Psikiyatrist: Evet, size nasıl yardımcı olabilirim? 
Ben: Şey, sanırım biraz depresifim. Biraz daha detaya gireyim mi? 
Bir yayınevinin sosyal medya yöneticiliğini başarıyla üstlenen Baek Sehee’nin hayatında her şey yolunda gitmektedir; ta ki depresyon nedeniyle psikiyatristle görüşmeye başlayana dek. 
Baek devamlı bir üzüntü, kaygı ve kendinden şüphe duyma hâli içindeyken, çevresine karşı da son derece yargılayıcıdır. İşyerinde ve sosyal çevresinde duygularını gizlemekte ustadır; yaşam tarzının gerektirdiği sakinliği göstermek ise onun için çocuk oyuncağıdır. Ancak tüm bu çaba onu yorucu, bunaltıcı bir boşluğa sürükler ve derin ilişkiler kurmasını engeller. Bunun normal olamayacağını düşünür, hayat buysa eğer, bu normal olamaz. 
Ama madem bu kadar umutsuz, o zaman en sevdiği yemeği; şöyle acılı, bol baharatlı bir tabak tteokbokki’yi nasıl sürekli isteyebilir? 
Baek, 12 haftalık bir süreçte psikiyatristiyle olan diyaloglarını kaydederek, kendini istismar döngüsüne hapseden geribildirim mekanizmalarını, ani tepkilerini ve zararlı davranışlarını çözmeye başlar. Kısmen anı, kısmen kişisel gelişim kitabı olan Ölmek İstiyorum Ama Tteokbokki de Yemek İstiyorum, depresif ve zor zamanlarda elinizin altında bulundurmanız gereken bir rehber. 
“Baştan sona dürüst ve özgün. Benzer depresyon ve anksiyete türlerinden mustarip gençlerde yankı uyandıracak samimi bir kendini keşfetme çabası.” –Library Journal 
“Samimi... içten... Baek’in psikolojik rahatsızlıklar hakkındaki konuşmaları normalleştirme gayesi takdire şayan.” 
–Publishers Weekly 
“Baek, açıksözlülüğü ve mizahıyla okurlarını sarmalıyor.” –Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123553</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b776ca27-c10c-42d5-bc1a-ea293e6f69e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Beklediğim Odalarda</image:title>
            <image:caption>Ödüllü oyuncu ve yazar Nilüfer Açıkalın’dan edebiyatının yirmi beşinci yılında yeni bir öykü kitabı: Beklediğim Odalarda.  
 
Kırıkları yamayan, sabrı göğüsleyen, kendiyle bir barışık bir küskün, hep ayakta – her an tetikte... Açıkalın; kalemindeki esrikliği, kısa sürede adını ele veren tanıdıklığını ve çeşitlemeli mücadelelerini ustalıkla sunuyor yeni öykülerinde. “Düşme”nin de güzel olabileceğine, başka bir anne-babalığa, merhamete, ağlamaya ve beklemenin tahammül kıran duraklarına uğruyor; odalarda, pazarda, “biri”nin evinde – kendiliğinden ve kendine rağmen.  
 
“Taşı toprağı tozu yaprağı otu börtüyü böceği halıyı iskemleyi insanı çocuğu hayvanı her birini sevdim elimden geldiğince.   
Ve inandım en önemlisi de bu. Hem de her şeye. Mesela en basitinden tüm yalanlara inandım. Vaktiyle çok perişandım ama kötü mü oldu derseniz hayır iyi ki inanmışım. İnanmadan yaşamaktansa kanarak yaşamışım.   
Yenik başlamak ya da baştan kaybetmiş olmak umurumda değil. Başlı başına bir başkaldırı bu ve büyük bir başlangıç. Mutsuzluklarımla alay ederek, -kendimi çok hafife aldığımdan- uçarak çıktım cehennemden ve yitirdim dengemi.   
Peki bulabilecek miyim dengemi?   
Hiç sanmıyorum.   
Peki bulmak istiyor muyum dengemi?   
Hiç sanmıyorum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123554</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36a6288b-eb1b-4fd3-aa3d-14eb97a8aa4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Konfor Krizi</image:title>
            <image:caption>New York Times çoksatan yazarı Michael Easter’dan, konfor alanınızın sınırlarında yaşamanın ve vahşi doğayla yeniden bağlantı kurmanın evrimsel açıdan zihinsel ve bedensel faydalarına bir keşif yolculuğu. 
 
Birçok açıdan hiç olmadığımız kadar rahatız. Ancak korunaklı, ısı kontrollü, aşırı beslenen, yeterince zorluk çekmeyen yaşamlarımız aslında en acil fiziksel ve zihinsel sağlık sorunlarımızın önde gelen nedeni olabilir mi? Bu sürükleyici araştırmada, ödüllü gazeteci Michael Easter, mantık dışı bir çözümün yaşamı iyileştiren sırlarını açığa çıkaran bağımsız vizyonerlerin, yıkıcı dahi araştırmacıların ve zihin-beden kondisyonu öncülerinin peşine düşüyor: konforsuzluk. Easter’ın evrimsel meydan okuma ihtiyacımızı anlama yolculuğu onu, şampiyon sporcular yetiştirmek için eski bir Japon uygulamasını kullanan NBA’in en iyi egzersiz bilimcisiyle tanışmaya; bir Oxford ekonomisti ve Budist liderin dünyaya ölümün bize mutluluk hakkında neler öğretebileceğini gösterdiği mistik Bhutan ülkesine; doğanın fiziksel ve zihinsel dayanıklılığımızı test ettiğini keşfeden genç bir sinirbilimcinin açık hava laboratuvarına götürüyor. 
**** 
“Sağlığınıza, zindeliğinize ve kişisel gelişiminize seviye atlatmak için farklı bir şeyler arıyorsanız, işte bu kitap tam size göre.” 
-Melissa Urban, Whole30 CEO’su ve The Book of Boundaries kitabının yazarı 
“Michael Easter’ın dehası, sezgisel olarak bildiğimiz şeylerin yanına verileri dahil etmesidir. Çalışmaları birçok kişiye hayatlarını daha iyi hale getirmeleri için ilham verdi.” 
- Dr. Peter Attia, Outlive kitabının yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123555</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/372ad4e4-7ede-400e-ab32-8a3b9c7ac8c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüyü Kıpırdatan Şey</image:title>
            <image:caption>Hugo, Locus ve Nebula ödüllü yazar T. Kingfisher&apos;dan Edgar Allan Poe&apos;nun Usher Evi&apos;nin Çöküşü adlı kitabının sürükleyici ve atmosferik bir yeniden yazımı… 
 
Emekli bir asker olan Alex Easton, çocukluk arkadaşı Madeline Usher&apos;ın ölmekte olduğu haberini alınca, soluğu, Usherların, Ruritanya&apos;nın ücra kırsalındaki atalarından kalma evlerinde alır. 
 
Burada mantarlar ve ruhları ele geçirilmiş vahşi hayvanlarla dolu, karanlık ve titreşen bir gölün çevrelediği bir kâbusla karşı karşıya kalır. Madeline bir uyurgezerdir ve geceleri garip sesler çıkararak konuşmaktadır; kardeşi Roderick ise gizemli bir sinir hastalığının pençesindedir. 
 
Alex, kendine son derece güvenen bir İngiliz mikolog ve şaşkın bir Amerikalı doktorun yardımıyla Usher Evi&apos;nin sırrını, herkesi tüketip yok etmeden önce çözmek zorundadır. 
 
*** 
 
“Ölüyü Kıpırdatan Şey&apos;de klasik bir korku romanında olması gereken her şey var. T. Kingfisher keskin bir zekâ ve büyüleyici bir dille, tüylerinizi diken diken edecek bir hikâye anlatıyor. Poe okusa bundan gurur duyardı!”-Brom 
 
“Kibar gülümsemelerin ve nazik konuşmaların ardında bazen neler yaşanabileceğine dair derinlikli ama bir o kadar tedirgin edici bir kitap.” 
- Cassandra Khaw 
 
“T. Kingfisher, Poe&apos;nun en ünlü öyküsünün kalbine iniyor ve içinde yepyeni bir mitoloji buluyor. Büyüleyici, gotik bir üslupla yazılmış Ölüyü Kıpırdatan Şey insanı hem ürpertiyor hem de eğlendiriyor. Bu kitabı okumak safi bir keyif.&quot; 
- Andy Davidson 
 
“T. Kingfisher, edebi korku türünün yükselen yıldızı olduğunu bir kez daha kanıtlıyor, üstelik yakın zamanda sıradan dünyamızın çekim alanına geri dönmeyi planladığına dair hiçbir işaret de yok… Ölüyü Kıpırdatan Şey mutlaka okunmalı, nokta.&quot;-Jordan Shiveley 
 
“Gotik bir zevk!” 
- Lucy A. Snyder, Sister 
 
“T. Kingfisher&apos;ın bu kitabındaki damıtılmış dehşet daha ilk cümleden itibaren okurun sinir sistemine sızıyor ve kendini kontrol etme duygusunu hızla ele geçiriyor. Bu romanın baş belası çekiciliğine karşı koyamadım ve bir oturuşta bitirmek zorunda kaldım... ya da belki de o beni bitirdi. Şimdi derime nüfuz etmiş halde ve artık hiçbir şeyin dokunuşuna güvenemiyorum.” -Clay McLeod Chapman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123556</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fd767f5-114f-43c4-b897-14725c6afa2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyarlanmış Hareket Eğitimi Programının Ortaokul Öğrencilerinde Engellilere Karşı Empati, Tutum Ve Öz-Duyarlılıkları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
·         BİRİNCİ BÖLÜM UYARLANMIŞ HAREKET EĞİTİMİ 
 
·         İKİNCİ BÖLÜM ENGELLİLİK, GÖRME ENGELLİLER VE BEDENSEL ENGELLİLER 
 
·         ÜÇÜNCÜ BÖLÜM EMPATİ, TUTUM VE ÖZ-DUYARLILIK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123557</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83fa9ebc-c0c0-4c1e-8947-3158102ed565.jpg</image:loc>
            <image:title>Kütüphaneci Teo Kuzey Kutbu’na Gidiyor</image:title>
            <image:caption>Tüm hayvanlar Kütüphaneci Teo ve Linda kadar şanslı değiller. O nedenle bu ikili, kitapları olmayanlara kitap götürmeye karar verir ve inanılmaz bir yolculuğa çıkarlar. Hedefleri Kuzey Kutbu’dur! 
Herkesin hikâyeleri olduğuna dair sımsıcak bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123558</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cd768f5-17c2-46c1-95e9-6163d87ed925.jpg</image:loc>
            <image:title>Çalışkan Ayı - Hayvanat Bahçesinde (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hayvansever çocuklar bu kitaba bayılacak! 
 
Çalışkan Ayı bugün hayvanat bahçesinde çalışıyor! Birbirinden farklı hayvanlarla ilgilenmesine yardım edebilir misin? 
 
Hayvanlar âlemini keşfetmeye var mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123559</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3aea1cf-0953-4b7b-8973-dbca211010a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Çalışkan Ayı - Korsan Macerası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bütün küçük korsanlar bu kitaba bayılacak! 
 
Hadi herkes Çalışkan Ayı’nı gemisine! Miniklerin bilişsel gelişimi için özenle hazırlanmış bu hareketli kitapta heyecan verici bir yolculuk sizi bekliyor. 
 
Denizde görecek ve yapacak çok şey var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123560</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d667bb5-61de-4fac-b1f8-94aa07577674.jpg</image:loc>
            <image:title>Zafiyet Kuramı</image:title>
            <image:caption>Bu kitap ne okurluk ne yazarlık rütbesinde kendine yer bulabilen bir çevirmenin arada kalmışlığının, gözü açık giden bir babanın çocuksu küskünlüğünün, “çirkin sayılmayan bir adam olmanın ağırlığı”nın ve bir kimlik olarak yazarlığı rütbe gibi taşımanın kara-komik hikâyesi olarak çıkıyor okurun karşısına.
 
Zamanın eğilip bükülebildiği, çok katmanlı yapısıyla zihin dünyamızda bizi oradan oraya savuran bu romanda Ersan Üldes, çevirdiği kitapları yeniden yazarak manipüle eden başkahramanıyla bir yandan da okurluğa, yazarlığa, felsefeye, edebiyata ve yayıncılık dünyasına mizahi ama sert göndermeler yapıyor.
 
“Ersan Üldes’in metni oyuncu ve maceracı. Ünlü bir Alman romancının metinlerini kendi diline çeviren bir tercümanın romanları ‘iyileştirmeyi’ kendine vazife edinmesiyle gülünç sonuçlar doğuyor.”
 –Larry Rohter, The NewYork Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123561</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c36bb50-28f3-4fb8-a32b-8e948774f99f.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyam IV Mare (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hayata dair bildiğin ne varsa yalan...
Kaç yaşında olursan ol yeniden başladığın günler gelecek.
 
Kapıyı tıklatıp hazır olup olmadığını sormayacaklar ya da bir çanta hazırlayıp çıkacak vaktin olmayacak bulunduğun yerden; seni aniden yakalayan bir savaşın ortasında silahsız ve savunmasız kalacaksın.
 
Kaç tanesinden sağ kurtulabilirsen, o kadar sağlam basacaksın ayaklarını yere
Seni omuzlarından tutup sarsacaklar koca koca adamlar ağla, bağır, tepki ver diye.
Şiddeti gittikçe katlanacak her seferinde.
 
Katlanamadığın noktaya geldiğinde gözlerini kırparken bir kez daha düşün çünkü karanlığın
ardından göz kapaklarını kaldırdığında başka bir savaş alanında olacaksın.
 
Sen kadınsın.
 
Vazgeçtiğin, yenildiğin, yorulduğun zaman savaşın başlar.
 
Terini silip gölgesinde dinlendiğin meşe ağacından uzaklaş, dönemezsin; odunu yaşken
yakmak zordur ve en zehirli duman hayatta kalanlardan çıkar.
Savaşırlar çünkü kalmak için. Hayatta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123562</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b58c27d6-bed0-4e56-9bdb-7743bac24d6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Majör&apos;le Klasik Müzik Masalları Mozart</image:title>
            <image:caption>Bu seriyle çocuklar, klasik müzik dünyasına adım atacak; resimli masallarla Vivaldi, Bach, Mozart ve Beethoven, Çaykovski, Chopin ve Strauss’u tanıma fırsatı bulacaklar. Kitaba eşlik eden müzikleri dinlerken de ünlü bestecilerin eserlerini keşfedecekler. Bay Majör’le sihirli müzik yolculuğuna var mısınız? Oku, dinle, eğlen, öğren...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123563</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90f3b205-4a52-4f9e-8a4a-4ab118a79a13.jpg</image:loc>
            <image:title>Sana Daldım İstanbul</image:title>
            <image:caption>“Bu kitapta okuduklarınızın tamamı kendi geçmişimle ilgili
hatırlayabildiklerimden oluşmaktadır. Hafızama kazınanlar da
yaşam kavgası içerisinde kendimce öneme sahip olan anlar,
anılardır. ‘Hayatta kalma mücadelesi’ belki biraz abartılı kalır
ama yirmi beş yaşında bir gencin, anlattığım koşullarda verdiği
mücadele sırasında gökyüzünün griliğini ya da havada uçan gri
martıyı iplemesi hayatın olağan akışına biraz aykırı olurdu zaten.
Bence insanların gökyüzünün rengini, parlak güneşin sıcaklığını,
açan bir çiçeğin güzelliğini, havada uçan kuşun özgürlüğünü
algılayabilmesi için, karnının tok sırtının pek ya da delikanlılık
çağının çoktan geçmiş olması gerekir.”
 
An, içinden çıkıldıktan sonra anı oluyor, uzaktan bakınca
hatırlıyor insan o gri martıyı yahut o gün ne kadar üşüdüğünü...
Sonrasını da bildiğimiz, neye sebep olduğunu ya da
dönüştüğünü gördüğümüz olaylar bir hikâyenin parçası olmaya
hak kazanıyor.
 
Suya atlayıveren bir çocuğun iştahı, merakı ve heyecanıyla
yaşadığı günlerini şimdi bir akademisyen olarak sürdüren Akın
Savaş Toklu ile Kapıkule’de, elinde şişman bir çantayla etrafa
bakındığı bir anda tanışacaksınız. O, kendine has üslubuyla
tatlı tatlı anlatmaya başlayacak size; Anamur’dan Londra’ya,
Ankara’dan Hakkâri’ye dolanırken neler yaşadığını ve
nihayetinde İstanbul’a nasıl daldığını...
 
Bu kitabın telif geliri, yazarı tarafından İstanbul Tıp Fakültesi
Mezun ve Mensupları Derneği aracılığı ile İstanbul Tıp
Fakültesi öğrencilerine burs olarak bağışlanacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123564</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ffa6dd0-abb1-45a0-aef6-62d4cd0611e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Evrenin Sınırında</image:title>
            <image:caption>“Ait olduğum yeri ve evimi kaybettim,” dedim titrek sesimle.
“Yüzüğü parmağıma geçirdiğimden beri kim olduğumu
bilmiyorum. Evrenin sınırındayım ve gittikçe düşüyorum.”
 
“Düşmene izin vermeyeceğim,” dedi nazik bir sesle. “Söz
veriyorum. Evrenin sınırında elini tutuyor olacağım.”
 
 
Luna, yetimhanedeki karanlık yıllarını geride bıraktıktan sonra
İstanbul sokaklarında küçük hırsızlıklar yaparak hayatını
sürdüreceğini sanıyordu. Oysa bir gece yoluna çıkan parlak
bir yüzük ona hiç anımsamadığı yaşamının varlığını fısıldadı.
Zihninden kopup giden ailesi, dostları ve sıcak yuvası artık bir
hayalden fazlasıydı.
 
Farklı bir evrende asker olan Afel, parmağında aynı yüzükle
Luna’nın evinde belirdiğinde kehanetin çarkları dönmeye
başladı. Bir araya gelmesi gereken beş yüzük, alt edilmesi
gereken ilahi varlıklar ve kehanetin sonundaki lanet, onları geri
dönülmez bir yola soktu.
 
Üçüncü yüzüğün sahibini bulmak için vardıkları evrende,
ortaçağ koşullarındaki bir ada ülkesinin ortasındalardı.
Büyücülüğün ve cadılığın yasak olduğu bu dönemde, gerçek
kimliklerini saklayarak gümüş halkaların peşine düşerken artık
her ikisi de evrenin sınırındaydı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123565</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df1bb970-67a4-425d-8090-c76c5bfc7e92.jpg</image:loc>
            <image:title>Elysian</image:title>
            <image:caption>Bir taht... Bu taht için mücadele eden beş kız kardeş...
Dünyanın çekirdeğinde bulunan gizemli Elysian
kentinin hükümdarı öldü.
Şimdi veliahtın ilahi ilhamın kentine dönme vakti geldi...
 
  Hükümdar ölmeden önce beş kızını dünyaya göndererek bir sınava tabi tutmaya karar vermişti. Kurallar basitti. Dünya gibi bir yerde hiçbir şeyin büyüsüne kapılmayan kişinin zaafı olamazdı. Zaafı olmayan kişiyse veliaht ilan edilecek, hükümdardan sonra tahta geçen kişi olacaktı.
 
  Kızlarından en büyüğü Bilun, dünyadayken hor görülen bilgiyi
kurtardığı için sınavı geçememiş, Elysian’e bilgeliğin ve adaletin
temsilcisi olarak dönmüştü. Hesna aşkın büyüsüne kapılmış, sevginin ve sadakatin temsilcisi olarak geri dönmüştü. Üçüncü kız Eva, dünyadan ölümsüzlüğü çalmış ve evrendeki tek ölümsüz canlı olarak Elysian’e döndüğünde nefretten aldığı güçle yenilmez olmuştu. Felin ise dünyanın çetin şartlarına dayanamayıp kaybolmuştu. Sona kalan kızsa bir zaaf edinemeyecek kadar güçlü olandı, veliahttı.
 
  Veliaht ilan edilmesi hükümdarlığı için mücadele etmeyeceği
anlamına gelmiyordu.
 
  Kardeşleri, saray soyluları ve halktan oluşan farklı cephelerde savaş vermeliydi veliaht. Kan, gözyaşı ve entrikaların ortasında verilecek bir savaş...
 
  Bu amansız mücadelenin sonundaysa tek bir kazanan olacaktı. Belki de tek bir kaybeden...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123566</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ab800b0-d4ff-4c89-916c-5cdcfeba3ad1.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’nin Cumhuriyeti</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de cumhuriyet kavramı, taraftarlarının ve karşıtlarının gözünde yoğun bir duygusal etkiye sahip olmasına rağmen, açık ve analitik bir tartışmaya pek konu olmaz. Öyle ki, “Halkın kendi kendisini yönetmesi” veya “Egemenliğin millete ait olması” gibi harcıâlem tanımlar, cumhuriyetten daha çok, ilkinde demokrasiye ikincisinde halk egemenliğine karşılık gelmektedir. Bir kesimin gözünde Atatürk’ün mirasını ve çağdaşlaşmayı simgelerken başka bir kesim için otoriter bir modernleşmenin, tekçi bir millet düşüncesinin, pozitivist bir bilimcilik anlayışına dayalı gelenekten kopuşun anlatımıdır. Bu farklı farklı cumhuriyet “algıları”, cumhuriyete yönelik güçlü bir duygusal çağrışım üretirken; cumhuriyetin ne olduğu, dünyada neye karşılık geldiği ve bizdekinin dünyadaki örnekleriyle nasıl karşılaştırılabileceği gibi sorular genellikle gölgede kalır.
Aydoğan Kutlu’nun Türkiye’nin Cumhuriyeti: Cumhuriyet Kavramının Türkiye’deki Dönüşümü başlıklı kitabı, Cumhuriyet’in 100. yılında, Batı’daki felsefi kökenlerinden başlayarak cumhuriyet kavramının nasıl bir tarihsel dönüşüm geçirdiğinin izini sürüyor. Cumhuriyetin Antikçağ’ın kent-devletlerinden modern dönemlerin ulus-devletlerine dönüşürken hangi niteliklerinin başkalaşım geçirdiğini inceliyor ve Osmanlı/Türk tarihinde cumhuriyet kavramının ortaya çıkışını ve evrimini de bu perspektife yerleştiriyor. Böylece Yeni Osmanlılardan İkinci Cumhuriyetçilere dek uzanan cumhuriyet tartışmasını, cumhuriyetin temel niteliklerinin nasıl yorumlandığı üzerinden göstermeye çalışırken bir yandan da devletle özdeşliğe hapsolmayan bir cumhuriyet mefhumunun peşinden gitmeye çalışıyor. Siyasi tarihten daha çok düşünce tarihini temel alan bu kitap, Türkiye’deki cumhuriyet anlayışının temel unsurlarını gün yüzüne çıkartmayı amaçlarken aynı zamanda Türkiye’de neden etkili bir cumhuriyetçi akımın doğmadığının da yanıtlarını araştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123567</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12a953a7-180b-4c27-b71b-c4c7216c43e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihin Gölgesinde Av</image:title>
            <image:caption>Her şey Belarus’ta bir müzeden gelen telefonla başladı. Talat Büyükhan, gizli bir bilgiye kulak misafiri olan korku içindeki arkadaşına yardım için yola çıktı. Nasıl bir çıkmazın içine girdiğini, birçok kişiyi de peşinden sürükleyeceğini bilmesi imkânsızdı. Art arda gelişen olaylar birbirinden habersiz pek çok kişinin acı çekmesine sebep olacaktı.
 
Tarihin Gölgesinde Av, İstanbul’da başlayıp Minsk’ten Kahire’ye uzanan gizem ve gerilim yüklü bir yolculuğun ardından beklenmedik sonuyla okuru şaşırtan bir roman. Korku ile harmanlanmış duygusal çatışmalar, Ölüler Şehri’nde saklanan hazineler, Firavun Tutankamon’un hayatına dokunuş ve bu tehlikeli yolculukta sınanan ilişkiler… Bu yolculuğun sonunu ancak cesurlar getirebilecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123568</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b7b7a8c-9fad-44bd-9910-3f172e5c4f1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgeliğe Giden Yolculuk “Kam Ana”</image:title>
            <image:caption>Anaların anasıdır Kam Ana. Bilendir, Duyandır, Dillendirendir. Sözü Öz, Özü Sözdür. Kimsenin yerinde gözü olmayan, Gönlü yüreği tok kova bir çınardır. Ses edene yetişen, Sesi duyulmayana erişendir. 
 
Görmüş, geçirmiş olmak öyle kolay mıdır? 
 
Yolu Uzundur. 
 
Sabırla, güzellikle, tevazu ile hakikat kapılarını bir bir açar yüreğiyle. Bu süreç yaşamın başka hiçbir sürecine benzemez. Çünkü Ahmet Yesevi’ nin ilmine, Mevlana Celaleddin-i Rumi’ nin hoşgörüsüne,  Hünkar Hacı Bektaşi veli’ nin öze işaret ederek Hak’ka yürümesine, Taptuk Emre’nin muhabbetinden beslenen Yunus Emre’nin ilmine nasr olacaktır canı ve canlarıyla…  
 
Sevgili yazar Tuğba KARAGÖZ’ ün kaleminden çıkan bilgeliğe giden yolculuk “Kam Ana” eseri sizleri Türk edebiyatının başlangıcına götürüp olayların ortasında bırakmaktadır. En köklü yazar ve şairlerle hiçbir yerde rastlayamayacağımız sohbet meclislerinin kapılarını açarak sizleri dost sohbetlerine mihman olmaya, aynı sofrada var olmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123569</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d960eeb-825c-47a3-a8d6-21a009521d42.jpg</image:loc>
            <image:title>Jack ve Sihirli Fasulyeler</image:title>
            <image:caption>Bir sabah Jack’in penceresinin önünde sihirli bir ağaç belirir! Gökyüzüne kadar uzanan bu ağacın sonunda acaba ne var? Jack’i tahmin bile edemeyeceğin bir macera bekliyor. Hadi sen de ona eşlik et!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123570</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82f01ba6-4438-4c52-87e6-3ff69c1559be.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk İle Yüz Yüze Reisicumhur Gazi Paşa’nın Bize Anlattıkları</image:title>
            <image:caption>Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal’in, O’nu çok iyi tanıyan ve daima yakınında olan gazeteciler Mahmut Soydan ve Falih Rıfkı Atay ile yaptığı 1926 tarihli bu özel röportajı okurken, döneme dair pek çok önemli detayı Gazi’nin bizzat kendisinden dinlemiş olacaksınız. Tarihi bir belge niteliğindeki bu eser başucu kitabınız olacak. 
 
“Benim anlattıklarım ve anlattıklarımı değerlendirmek için size verdiğim belgeler okunduktan sonra, bütün Türk milletini, özellikle, Türk aydınlarını vicdan ve fikir hesaplaşmasına çağırmak isterim. Anılar diye size anlattığım bu hikâyelerin, zamanımıza kadar birtakım Devlet büyüklerinin anılarını yayımlamak sevdasına ben zer bir eğilimden doğmuş olduğunu sanmayınız. Eğer ben, bu ger çekleri size söylüyorsam ve milletimize ulaşmıyorsam, elbette bun dan, büsbütün başka bir amacım vardır. Bu amaç ne olabilir?.. Bunu burada açıklayamam. Fakat benim tasarladıklarımı, düşüncelerimi içtenlikle ulaştıran bu yazılar okunduktan sonra, kuşku duymam ki milletim, kendi kendine durumu öğrenecek, değerlendirebilmek için gerekli belgelere sahip olacaktır. Dediklerimi, olaylar eylemlerle kanıtlamamış olsaydı, bu sözle rimin kapsadığı gerçeği -güç anlaşılabilir düşüncesiyle-, bir zaman daha yayımlamakta ağır davranmaya belki gerek görürdüm.&quot; 
Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal 
 
&quot;Falih Rıfkı Atay’ın sürükleyici, zengin muhtevalı, zıt görünüm ve olaylara dayanarak tezlerini savunan bir üslubu vardır.&quot; Prof. Dr. İlber ORTAYLI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123571</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac8f2081-7f62-402f-b54e-9293c009804d.jpg</image:loc>
            <image:title>Nesnelerin Tükenen Hayatı</image:title>
            <image:caption>Ayak uzun süre yürürse, giydiği ayakkabıyı deforme eder, bir kalıp gibi şeklini kendine uydurur; bazen de ayakkabı ayağı vurur, su toplamasına, hatta nasır tutmasına neden olur. Wolfgang Schivelbusch insanla eşya arasındaki ilişkiyi hem böyle her gün deneyimleyebileceğimiz örnekler hem de felsefenin derinlikli kuramları yardımıyla, tüm yönleriyle ele alıyor. Yaratma, üretim, kullanım, tüketim ve yok etme döngüsü üzerinden, insanın nesnelerle kurduğu bağı inceliyor.

Schivelbusch, Nesnelerin Tükenen Hayatı’nda insanla eşya arasındaki bu karşılıklı ilişkiyi düşün ve bilim tarihi boyunca izleyerek uygarlığımızın ve modern ekonomilerin kökenine dair çarpıcı görüler sunuyor. Kapsamlı tarihsel analizleriyle okurunu, gündelik hayatımızın eşyalarına yeni bir gözle bakmaya davet ediyor.

“Schivelbusch, derinlikli ve bir o kadar da parlak bir üslupla yazıyor; birbiriyle ilgisiz gibi görülen alanları düşünce yapısının çatısı altında öyle zarif bir şekilde bir araya getiriyor ki bu büyük çabasını hissetmiyorsunuz bile... Yaşadığımız toplumu anlamak isteyenler için adeta bir rehber niteliğinde.”

Hannes Hintermeier, Frankfurter Allgemeine Zeitung</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123572</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2022fe8-5d05-491a-9cc5-927789ef293b.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Kamu Yönetiminde Maneviyat: Bazı Kamu Örgütleri Üzerine Nitel Bir İnceleme</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
      1. GİRİŞ 
 
      2. ÖRGÜT VE MANEVİYAT: KAVRAMSAL BİR ÇERÇEVE 
 
      3. KAMU ÖRGÜTLERİNDE MANEVİYAT 
 
      4. ÖRGÜTLERDE MANEVİYATIN TÜRK KAMU YÖNETİMİNDEKİ GÖRÜNÜMÜ: 
 
         BAZI KAMU ÖRGÜTLERİ ÜZERİNE NİTEL BİR İNCELEME 
 
      5. SONUÇ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123573</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28c34cd3-2267-46a2-9c7c-1f8cd76b4edc.jpg</image:loc>
            <image:title>Futbolda Sezon Öncesi Antrenmanların Önemi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
1. Giriş: Futbolda Sezon Öncesi Hazırlığın Rolü 
 
2. Fiziksel Dayanıklılık ve Kondisyonun Geliştirilmesi 
 
3. Güç ve Kuvvet Antrenmanları 
 
4. Sürat, Çeviklik ve Patlayıcı Kuvvet Çalışmaları 
 
5. Zihinsel Hazırlık: Motivasyon ve Odaklanma Stratejileri 
 
6. Takım Uyumu ve Taktik Antrenmanlar 
 
7. Egzersiz Sonrası Beslenme ve Toparlanma 
 
8. Sakatlık Önleme ve Rehabilitasyon Programları 
 
9. Genç Futbolcular İçin Sezon Öncesi Antrenmanlar 
 
 
10. Sonuç: Sezon Öncesi Antrenmanın Uzun Vadeli Faydaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123575</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a00e6f2-756f-4c20-9a36-e17059fb4aaf.jpg</image:loc>
            <image:title>Medusa&apos;nın Ölü Kumları 3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>YENİ DÖNEM: OYUNBAZLARIN ÇAĞI
Kız kardeşinin ona ihanet etmesi sonucu Elzem, hayatı üzerine yapılan takasa engel olamaz. Ölüler Diyarı’nın gardiyanları onu almak için gelmeden önce Oyunbazların çağını yeniden başlatmak için küçük bir yolculuğa çıkar. Takas günü gelip çattığında kaderinden daha fazla kaçamayacağını anlar ve Ölüler Diyarı’na gider. Ruhların yaşam sürdüğü bir diyara mahkûm olduğunda orada onu bekleyen bir sürpriz vardır. Kaçtığı her şeyle yüzleşmeli ve Tanrıların öfkesini göğüslemelidir. Ancak bu hiç kolay değildir çünkü her eylemin ağır sonuçları vardır.
“MADEMKİ BANA ÖLÜM,
O ZAMAN HERKESE ZULÜM!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123576</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c1bc2b1-e6d7-44c2-80fa-da7d4161c802.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratıcılık Kodu</image:title>
            <image:caption>Hayal gücü, kişisel ve toplumsal gelişim için en önemli yetkinliktir.
“Bizi ileriye taşıyan yegâne unsur, doğru yaklaşımları sabırla ve azimle uygulamaktır. Narin yağmur damlaları bile, yeterince uzun süre aynı noktaya düşerse koca kayaları aşındırıp onlara yeni şekiller verebilir.”
Yaratıcılığın, üretkenliğin, farklı düşünüp kalıpları kırabilmenin sadece belli insanlara özgü, doğuştan gelen bir meziyet olduğu düşünülür. Ancak herkes kendi içindeki yaratıcı özellikleri geliştirebilir. Beyninize sorunlara farklı bakmayı, bambaşka açılardan düşünmeyi, hayal gücünüzü çalıştırmayı öğretebilirsiniz.
Ülkemizin pek çok değerli kurumu tarafından projelerine yaratıcılık katmak üzere danışman olarak davet edilen Barış Müstecaplıoğlu, yirmi yılı aşkın süredir verdiği eserlerle ülkemizde yaratıcılığın en önemli temsilcilerinden biri. Hayatının farklı dönemlerinde edindiği mühendis, bilim kurgu yazarı, iş insanı kimlikleriyle, çocuklarımızın yaratıcılığını geliştirmekten sıra dışı ürünler tasarlamaya, eğitim sistemimize yaratıcılık katmaktan etik değerlere kadar geniş bir yelpazede, konuya çok boyutlu ve bütünsel bakıyor.
Yaratıcılık Kodu, zihnimizde yaratıcı düşünmeyi önleyen bariyerleri kaldırmanın, olaylara ve problemlere farklı açılardan bakabilmenin, yenilikçi fikirler üretmenin yollarını somut örneklerle ve bilimsel verilerle anlatıyor, uygulamalarla pekiştiriyor. Nedenleri ve nasılları için sizi Barış Müstecaplıoğlu’nun sınırsız düş gücüyle tanışmaya davet ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123577</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7e3020c-86e0-45f8-acd9-ecec1bf4ea3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökdoğan</image:title>
            <image:caption>“Ne yazık ki gençlik, gençliğin sona ermesinden çok sonra bile varlığını 
sürdürür. Aşk hayatı, giderek daha az sevilme olasılığı, giderek 
daha az sevme yeteneği ve aşkın yarattığı karın ağrısının her daim 
aynı keskinlikte devam etmesiyle sonsuza dek sürer. Yaşlı bir bekâr, 
yaşlı bir doğan gibidir.” 
 
Başarısız romancı Alwyn Tower, bir öğleden sonra arkadaşı Alex’in 
evinde İrlandalı Cullen çiftiyle ve yanlarındaki sürpriz misafirle, eğitimli 
bir kuşla, gökdoğan Lucy’yle tanışır. Akşama kadar vakit geçirir, 
yemeği beklerken içki içip sohbet ederler. Her an her şeyin olabileceği, 
en ufak anlardan dahi sonsuz anlam çıkarılabilecek bir atmosfer 
vardır salonda. Tamamı o günün öğleden sonrasında geçen romanda 
okurun konumu sık sık değişir, karakterler arası gerilim daima ince 
bir ip üzerinde seyreder. Amerikan edebiyatının en başarılı novellaları 
arasında anılan Gökdoğan, merkezine yerleştirdiği gökdoğanın tabiatı 
üzerinden aşkın amansız gücüne dokunaklı bir bakış sunar. 
 
“Yirminci yüzyıl Amerikan edebiyatının hazinelerinden biri.” —Susan Sontag</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123578</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6dde3d89-e16e-4919-a0aa-5a970aece9f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelebeğin Döngüsü</image:title>
            <image:caption>Gizemin, aşkın ve direnişin iç içe geçtiği bir hikâye… 
New York’ta çocuk doktoru olan Baksel Egeli’nin kötü giden bir evliliği ve monoton bir hayatı vardır. 
Bir gün, çalıştığı klinikten alınan bir randevu, sıradan günlerini sarsar. Gelecek çocuğun adı Baksel’dir, babasının adı ise Hüseyin Egeli... Bu gizemli randevu, Baksel’i hayatının en derin sorularıyla yüzleşmeye zorlar. 
Ve nihayet o gizemli cuma günü geldiğinde Baksel karşısında geçmişten birini bulur: Yiğit. Babasının emanetini iletmek üzere gelen bu eski dost, Baksel’in yüzünü çocukluğuna, ailesine, kaçtığı sandığı topraklara döndürür… 
Edremit’teki eski bir çiftlik evinde, babasının gizemli geçmişini keşfeden Baksel, hem ailesinin sırlarına hem de kendi içsel yolculuğuna doğru adım atar. Babasının bıraktığı günlükler, ona kaybolan bir dünyanın kapılarını açarken kendi mücadelesini anlamlandırmasını da sağlar. 
Umudun ve direnişin hikâyesi olan Kelebeğin Döngüsü, geçmişin ağırlığından kaçarken insanın özüne yaptığı yolculuğu, bir baba-kız ilişkisi üzerinden anlatırken çığlık çığlığa yaşanmış bir döneme de tanıklık ediyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123579</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e764e97e-03bc-4fa4-a500-a43e4bb10c9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şeyin Önemli Olduğu An</image:title>
            <image:caption>Michael için hayat her zamanki gibi sıradandı. Birkaç ay sonra tüm dünyada büyük bir kaos yaşanacağını düşündüğü için gizlice erzak stoklamak ve Gibby&apos;den çok hoşlandığını saklamaya çalışmak dışında yapacak pek bir şeyi yoktu. Yaşadığı yerde neredeyse hiç sıra dışı bir şey olmamasına rağmen Michael sürekli felaket senaryoları düşünüyor ve sürekli bir şeylerden korkuyordu. 
  Sonra bir gün Ridge adındaki genç birdenbire ortaya çıktı. Gelecekten geldiğini söylüyordu. Michael’in korktuğu şeylerin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini bilen tek kişiydi. Ama daha önemlisi galiba Gibby ondan hoşlanmaya başlamıştı. 
  Peki Michael geçmişin yüklerinden, geleceğin endişelerinden kurtulup “şimdi”nin önemini fark edebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123580</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5c08d14-e7bb-46e3-98b6-468785c84308.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Türkiye Tarihi</image:title>
            <image:caption>KISA TÜRKİYE TARİHİ 
Türkiye 1923 yılında cumhuriyetin kurulmasının ardından yalnızca birkaç kuşak içinde bölgenin en kalabalık ve ekonomik açıdan en güçlü devleti haline geldi. Klaus Kreiser bir yandan Türkiye’nin siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel gelişimini anlatırken bir yandan da Kıbrıs sorunu, azınlıklar ve dinin kamusal rolü gibi ülkenin Avrupalı komşularını endişelendirmeye devam eden iç ve dış politika gerilimlerini ayrıntılı bir şekilde gözler önüne seriyor. 
Bu kitapta, Türkiye’nin ve insanlarının 1920’den günümüze dek izlediği yolu anlatmaya çalıştım. Batı ittifak sistemlerine entegrasyon, İslamiyet’in rolü ya da Kürt sorunu gibi temel konuları göz ardı etmeksizin, kırsal kesimin kalkınması, Doğu-Batı arasındaki seviye farkı ve eğitim sistemi gibi birçok araştırmada yeteri kadar değinilmeyen, eksik kalan konulara yöneldim. Geleceğe dair “tahminlerin”, tarihsel bir anlatıda yeri olmayacağı gibi övgü ve serzenişin de yeri yoktur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123581</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67628ab2-bde4-4d08-b8ec-5a2d1f615c1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Nehrin Kaybolduğu Gün</image:title>
            <image:caption>Gizemlerle dolu küçük bir kasaba ve ortadan kaybolan bir nehir... Behram, Amber ve Nâru  için sıradan bir gün, olağanüstü bir maceraya dönüşmek üzere!
Kasabanın hayatında önemli bir yere sahip olan nehir, bir gün ansızın kaybolur. Üç cesur arkadaş, bu esrarengiz olayı çözmeye kararlıdır. Nehrin izini sürerken, kasabanın sırlarını, doğanın büyüsünü ve kendi iç dünyalarını keşfedecekleri bir yolculuğa çıkarlar.
Yolculukları boyunca, doğanın seslerini dinlemeyi, kalplerinin rehberliğine güvenmeyi öğrenirler. Her durakta, tabiatın sunduğu ipuçlarını birleştirerek nehrin kaybolmasının ardındaki büyük sırrı çözmeye çalışırlar. Maden sahasında geçen dayanışma ve dönüşüm dolu anlar, kasabanın çocuklarına birlikte hareket etmenin gücünü gösterir.
Nehrin Kaybolduğu Gün, doğanın mucizeleri, arkadaşlık ve cesaret üzerine etkileyici bir hikâye sunuyor. Edebi dili ve zengin anlatımıyla okurlarını büyülemeyi başaran Züleyha Ersingün&apos;ün kaleminden çıkan bu eser, çocukların hayal dünyasını zenginleştirirken, doğa ile yaşama dair derin bir sevgi ve saygı aşılıyor. Hem çocukların hem de yetişkinlerin kalbinde iz bırakacak bir macera sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123582</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84364301-5c7c-4c6a-b463-6724086c2e23.jpg</image:loc>
            <image:title>Acemi Bilge’nin Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Aşk, bizi hem özgürleştirir hem de sınavlara tabi tutar. Ama her durumda gerçek özgürlük, sevginin cesaretindedir. Bu büyüleyici hikâye, sadece bir aşk hikâyesi değil, aynı zamanda içsel bir dönüşümün ve özgürlüğe giden yolun anlatısıdır. Ravi ve Devanshi’nin, Suraj ve Muskaan’ın aşklarının hikâyesi sizi kendi ruhsal yolculuğunuzda adım atmaya cesaretlendirecek, ruhunuzun derinliklerine doğru bir keşfe çıkacaksınız. Hint motifleriyle örülü bir arka plan ve felsefi bir derinlikle zenginleşen bu hikâye zamansız mekânsızdır, dolayısıyla aynı anda tüm zamanlara ve mekânlara aittir. Suraj’ın en büyük hayali, günün birinde bir ‘bilge’ olabilmektir. Bu amaçla yanıp tutuşurken idolü olan Buddha’nın yakındaki bir köyü ziyaret ettiğini öğrenir öğrenmez soluğu yanında alır. Ama onun verebilecekleri Suraj için, Suraj’ın bilgelikle ilgili motivasyonu ise Buddha için yetersizdir. Buna rağmen bir acemi bilge olarak yola çıkmaya cesareti vardır. Bu zorlu yolculukta ona eşlik ederken kadim bilgelik ve aşkın evrensel gücüne tanık olacak ve kendi ruhsal dünyanızla ilgili sorularınıza da yanıtlar bulacaksınız. Betül Varol okuru kast sisteminin katı kurallarıyla örülmüş bir dünyaya götürürken aynı zamanda her birimizin içindeki ‘bilge’yi uyandıran sorular soruyor. Siz de kendi sorularınızın yanıtlarını bulmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123583</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55183dd8-6535-423c-9851-eb2e87b7cefc.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Kelime Lütfen! – Arkadaşlık Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Bal Arısı’nın Sirki’nde bir şeyler yolunda gitmiyor. Gösteriye yeni katılan pire kardeşler biraz kabalar doğrusu… Bakalım bu üç yıldız pire kardeş lütfen demeyi öğrenebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123584</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3597aa78-f938-41de-a504-d91b702b395e.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaş Arayan Bobo – Arkadaşlık Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Küçük Böcek Bobo’nun hiç arkadaşı yok ve birlikte eğlenebileceği bir arkadaşı olsun istiyor. Ama arkadaş bulmak beklediğinden daha zor… Bu eğlenceli resimli kitapta Bobo’nun arkadaş arayışına siz de katılın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123585</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be5c4e8f-fc0e-425b-b43e-c2164cea0bee.jpg</image:loc>
            <image:title>Güçlü Kızlar Yanlışlarını Düzeltir</image:title>
            <image:caption>Maya, kendine çok güvenen popüler bir kızdır… Bazen sırf eğlenmek için okuldaki arkadaşlarına kaba davranır, lakaplar takıp onları küçük düşürür. Ama bir gün her şey tersine döner ve Maya akran zorbalığının hedefi olur… 
Güçlü görünmek için başkalarına kötü davranmanın ne kadar yanlış olduğunu anlayan Maya, pişman olur ve bu olaydan çıkardığı dersi herkese öğretmeye karar verir… 
Ne de olsa güçlü kızlar hatasından ders alır!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123586</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a95c7f7-df14-46d5-8aba-d15e9b25b6f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçüklere Fark Bulmaca</image:title>
            <image:caption>Bu kitap küçük çocuklar için eğlenceli bulmacalarla dolu. 
 
Her sayfasında renkli çizimler ve neşeli karakterler olan bu kitapla küçük okurlar resimler arasındaki farkları bularak dikkatlerini geliştirirken aynı zamanda eğlenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123587</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac96dc7c-916e-44c8-8134-72409411e928.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayallere İlk Adım - Atatürk’ün Gençlik Yılları</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Mustafa Kemal&apos;in az bilinen dönemlerinden olan gençliğine ışık tutuyor. 
Yazarımız Hatice Topçu&apos;nun titiz inceleme ve araştırmaları sonucunda elde ettiği bilgilerle roman kurgusunda kaleme aldığı Atatürk’ün Gençlik Yılları- Hayallere İlk Adım’da dünyayı kendine hayran bırakan büyük liderin Kemal adını alışına, onu kahramanlığa doğru götüren yoldaki seçimlerine, okul hayatı ve arkadaşlık tercihlerine tanıklık ediyoruz. 
Onu daha iyi tanımak için...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123588</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cd2b5fc-638d-4225-bc57-74344bcacefa.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematikte Sayılar – Gençler İçin Çizgilerle Bilim</image:title>
            <image:caption>Neşeli karakterlerle bilimin temel kavramlarını ele alan heyecan dolu bir yolculuğa çıkmaya ne dersin? 
Bilim endişelere kapılmana, başarısız olacağını düşünmene mi neden oluyor? 
Korkma sakın! Gençler İçin Çizgilerle Bilim dizisindeki kitaplar bilimin temellerini kavramana, bilim dünyasını asla olmadığı kadar eğlenceli bir biçimde keşfetmene imkân tanıyacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123589</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99420c23-e47a-4efd-a89d-e3b7f72c007f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardan Hayalet</image:title>
            <image:caption>Hayaletlere inanmaktan vazgeçmeyenleri kim ikna etti dersiniz?  

Tuba Aktaş Deli&apos;nin 2023 Tudem Edebiyat Ödülleri&apos;nde birinciliğe değer görülen romanı Kardan Hayalet, yalanların gerçekmiş gibi sunulduğu bir dünyada hakikatin gölgesini kovalayan bir kara komedi.

Kendine has ironik mizah anlayışıyla hikâye içinde hikâyeler anlatan yazar; ağızdan ağıza, kulaktan kulağa dolaşan bir haberin nasıl doğruluktan uzaklaşabileceğini ortaya koyuyor. 

Kent güvenliğini tehdit eden olaylar karşısında toplumun takındığı ikiyüzlü tutumu keskin bir hicivle yansıtan kitap, insanların neden gerçeğe değil de gerçek olmasını istedikleri şeye inandıkları hakkında düşündürtüyor. 
 









Yazıyor yazıyor...
Dışarıda lapa lapa kar yağarken, gazeteler Kardan Hayalet&apos;in saçtığı dehşeti yazıyor...

Okulda, evde, sokakta, haberlerde herkesin dilinde varsa yoksa Kardan Hayalet! Sadece geceleri ortaya çıkan bu hayaletin, âdeta bir kardan adamın gölgesiymiş gibi şehrin dört bir yanında cirit attığı söyleniyor. Kimilerine göre, buzdan bir mızrağı, kar topundan gülleleri, hatta nükleer başlıklı buzdan füzesi bile varmış. Binlerce ağızda binlerce kulakta dolaşan bu gizemli hikâye büyüdükçe büyüyor. 

Gökyüzünü kaplayan korku ve panik bulutlarının altında kent sakinleri kabuklarına çekilirken, Rüzgâr tüm cesaretiyle gerçeğin peşine düşmeye karar veriyor. Yeri göğü altüst eden Kardan Hayalet&apos;in &apos;&apos;gerçek&apos;&apos; hikâyesini öğrenmek için kolları sıvıyor ve kendi hayalet timini kurar kurmaz yollara düşüyor. Peki yalanın hızla yayıldığı, gerçeğin önemsizleştiği bir dünyada Kardan Hayalet&apos;in başından geçenlere kim inanacak?

Okurları esrarengiz sırların peşinde, fikir hırsızlarının ensesinde müthiş bir kovalamacaya davet eden Tuba Aktaş Deli, söylediği yalanlara inanmak için yarışanların hayatlarından komik kesitler sunarken güldürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123590</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d128bf96-d211-4c8f-8e3c-f84f90830024.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizgilerle Kediler 2025 Masa Takvimi</image:title>
            <image:caption>Giller®’in yaratıcısı Halim Yalçın’dan, kedi illüstrasyonlarıyla hazırlanmış 2025 masa takvimi 2025 Çizgilerle Kedi Masa Takvimi’nde kedi illüstrasyonlarından oluşan keyifli bir koleksiyonla zamanın tadını çıkarın. Bu takvim, kedi severler ve sanat meraklıları için masaların üstüne çekicilik katacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123591</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a887d84-dcca-498f-8f8a-9298fa03e2e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Soyu Tükenmiş 30 Muhteşem Hayvan (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>Yeryüzünde milyonlarca türde canlı yaşıyor. Ama bugün yaşayanlar aslında geçmiş dönemlerde yaşamış olan türlerin yüzde biri bile değil... Bugünkü canlılardan çok daha fazlası zaman tünelinde kaybolup gitti.
 
  Peki neden bazı canlı türleri varlıklarını sürdürürken diğerleri yok
olur?
 
  Öncelikle şunu bilmemiz gerek: Bu “en güçlünün ayakta kaldığı”
bir yarışma değildir, gücün bununla bir ilgisi yok... Bu “en uyumlu”
olanın kazandığı bir yarışmadır. Bu yarışı bazen en güçlüler (mesela dinozorlar) kaybeder, bazen de en küçük ve zayıf görünenler (mesela kemirgenler) kazanabilir.
 
  Bu kitapta bir zamanlar yeryüzüne korku salmış nice “mega” hay-
vanla tanışacağız. Arkalarında bıraktıkları “hatıralar” yani fosiller sayesinde bu gezegende yaşamış görkemli varlıkların öykülerini öğrenirken onları bulan kâşifleri de yakından tanıyacağız.
 
  Hazırsanız zamanda geriye (hem de çok geriye) gideceğimiz yolculuğumuz başlıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123592</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d2d3367-65e4-4ca2-a269-b9b0af7708cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Gazetecilik Çalışmalarında Kuramsal Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>Gazetecilik Çalışmalarında Kuramsal Yaklaşımlar: 
Gazetecilik Çalışmalarına Yön Veren Egemen Disiplinler adlı bu kitap, gazetecilik alanındaki kuramsal tartışmaları ve disiplinlerarası yaklaşımları bir araya getiriyor ve gazeteciliğin hem kuramsal hem de pratik boyutlarına ışık tutarak akademik dünyada bir boşluğu doldurmayı hedefiyor. 
Prof. Dr. A. Fulya Şen, gazetecilik çalışmalarının temel kuramsal yaklaşımlarını sınıfandırırken, demokrasinin en önemli aygıtlarından biri olan gazeteciliğin toplumsal, siyasal, ekonomik ve kültürel açılardan oynadığı kritik rolü ve dijitalleşen dünya ile birlikte gazetecilik pratiklerinde meydana gelen değişimleri irdeliyor.
Gazeteciliğin siyaset, ekonomi, sosyoloji, hukuk ve teknoloji gibi farklı disiplinlerle nasıl etkileşim içinde olduğunu, medyanın demokrasiye katkılarını ve kamusal alandaki rolünü, aynı zamanda dijital medya çağında yapay zekanın gazetecilik pratiklerine etkisini ve alternatif gazetecilik yaklaşımlarını inceleyen bu eser, gazetecilik eğitimi gören öğrenciler, akademisyenler ve medya profesyonelleri için bir başvuru kaynağı olma özelliği taşıyor.
Kitap, gazeteciliğin güncel meseleleri ve geleceğin gazetecilik pratikleri üzerine düşünmeye davet ediyor ve gazetecilik çalışmaları alanına farklı perspektiferden bakmayı amaçlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123593</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0e5ed55-3a84-4ff9-adfa-f9af1b0b3ca6.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyetin 100.Yılında İktisat Bilimi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
İKTİSATÇILAR 
 
      1) Prof. Dr. Alp Erinç Yeldan 
      2) Prof. Dr. Timur Han Gür 
      3) Prof. Dr. Bekir Kayacan 
      4) Prof. Dr. Fatma Özlen Hiç 
      5) Prof. Dr. Oya Erdoğdu Angın 
      6) Prof. Dr. Erginbay Uğurlu 
      7) Prof. Dr. İsmail Mazgit 
      8) Prof. Dr. Ali Çımat 
      9) Prof. Dr. Ercan Uygur 
      10) Prof. Dr. Yaşar Uysal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123594</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eaf56651-83ee-423a-be65-035a2fba50a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldızlar Hayatınızı Nasıl Değiştirir?</image:title>
            <image:caption>Astroloji, yüzyıllardır insanlığın en derin sırlarını, arzularını ve kaderini çözmek için kullanılan büyülü bir aynadır. Yıldızlar Hayatınızı Nasıl Değiştirir’le, burçların büyüleyici dünyasına adım atacak, yıldızların size fısıldadığı sırları keşfedeceksiniz. Her burcun benzersiz özelliklerini, potansiyellerini ve gizli güçlerini öğrenirken, kendi astrolojik haritanızda saklı olan hazineleri bulacaksınız. 
Bu rehber, sadece burçların temel özelliklerini değil, aynı zamanda bunu günlük hayatınızda nasıl kullanabileceğinizi de gösteriyor. 
İlişkilerinizde, kariyerinizde ve kişisel gelişiminizde astrolojinin nasıl bir yol gösterici olabileceğini keşfedin. Yıldızların ışığında kendinizi ve çevrenizi daha iyi anlamak için bu büyülü yolculuğa çıkın. 
Gökyüzünün derinliklerinden gelen mesajları dinleyin ve hayatınıza başarı katın. 
Yıldızlar Hayatınızı Nasıl Değiştirir, kendi yıldız haritanızın rehberi olsun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123595</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/574d5ba3-aa55-4a0b-b399-27bc0fcc9542.jpg</image:loc>
            <image:title>Gül Ablanın Kalbi</image:title>
            <image:caption>Kalbin kırılganlığını, dostluğun ve sevginin sınır tanımaz gücünü Mahir’le birlikte öğrenmeye ya da hatırlamaya ne dersiniz? 
Bu masalsı öyküde bir çocuğun iki insan 
arasındaki bağları keşfedişine ve sevginin 
nasıl çoğaldığını öğrenişine 
tanık olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123596</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b28c249c-3329-488f-aa5c-0465eb4d393d.jpg</image:loc>
            <image:title>Jül Vern Seyahat Acentesi</image:title>
            <image:caption>Bence Dedektif Fix figürü, monotonlaşma ihtimali olan bir hikâyeye kaç-kovala dinamizmi getirmesi için düşünülmüştü. Monotonlaşması kaçınılmazdı çünkü hikâyenin kahramanı Bay Fogg oturduğu yerden kalkmayan, kimse ile ilişki kurmayan kapalı devre bir şahsiyetti. İngiliz emperyalizminin ulaşım alt yapısı ve Jül Vern Seyahat Acentesi’nin hizmetleri olmasaydı, Bay Fogg’dan ne köy ne de kasaba olurdu. Yine de, Bay Verne’in yandan ittirmeli hırsız-polis formülü beni sarmasa da eserin bütünlüğüne ve yazarın emeğine saygımdan ötürü, akışı bozmamak mecburiyetindeyim.” İlhami Algör, Jül Vern Seyahat Acentesi&apos;nde bir yolcunun yolculuğunun peşine düşüyor. Jules Verne&apos;in Seksen Günde Devriâlem&apos;inin kahramanı Phileas Fogg dünyanın etrafını dönmeye çabalarken, onunla birlikte kıtaları, şehirleri adımlıyor. Bir yandan döneme hâkim olan sömürgecilik meselesi üzerinden Verne anlatısına eleştirel bir gözle bakıyor, bir yandan da 19. yüzyıl dünyasını anlamaya; yüzyılın insanı, toplumu ve meseleleri üzerine düşünmeye fırsat yaratıyor. Victoria dönemi edebiyat metinlerine, filmlere, mekânlara, hatta duygulara uzanarak bu yolculuğa eşlik etmek isteyen okurlarına gördüklerinden daha fazlasını görebilecekleri konusunda cesaret veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123597</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e85da0d0-6262-4cf5-8708-ae553c777d36.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedem Koruk Yemiş</image:title>
            <image:caption>Dedem Koruk Yemiş, Faruk Pekin’in yaşamının tüm aşamalarını; öğrenciliğinden, gazeteciliğine, sendikacılığına ve kültür turizmciliğine uzanan uzun soluklu mücadele dolu serüvenini dile getirdiği bir yaşam kitabı.  
 
Yazar, yılların mücadelesi içinde art arda koyduğu anılarını; Robert Koleji yıllarını, ANT dergisiyle yaşadığı gazetecilik ve yazarlık günlerini, sendikalarda, DİSK’te ve hapishanelerde geçirdiği günleri, kültür turizminde attığı ilk adımları ve daha pek çok hikâyeyi tarihsel dönemleriyle anlamlı kılarken alışılmışın dışına çıkıyor. Bunu yaparken çizdiği geniş çerçeveyi de “Emekçilerle Yanyana Bir Yaşam” olarak tanımlayıp noktayı koyuyor.  
 
Faruk Pekin, yaşamını bu geniş çerçeve içinde sürdürürken, hiç kuşkusuz öznel olan bu anılarda kendi gerçekliğinden hiç uzaklaşmadan, yaşanmışlıkların kişiliğine yansıyan tüm yanlarını, iyi ve kötü veçhelerini de dile getirmekten geri kalmıyor. 
 
İşte, Dedem Koruk Yemiş’in her satırında Türkiye’nin tarihi ile iç içe geçmiş, yan yana yürünmüş yaşanmışlıklar bulacaksınız.  
 
Okur olarak, yazarın öznelliğini alkışlayacak ya da kızacaksınız ama teslim etmeniz gereken bir şey var ki sonunda aradığınız doğru, bu gerçekliğin içinde kendini kalın bir çizgi olarak gösterecektir. 
 
Anıların da amacı bu değil mi?  
 
 
İçindekiler; 
 
·         Menemen’den Dünyaya 
·         Robert Kolej Yılları 
·         Boğaziçi Üniversitesi’ne Doğru 
·         İşçilerle Örgütlenme Yılları 
·         12 Mart ve Sonrası 
·         12 Eylül Faşist Askeri Darbesi 
·         Gezi Kültürüne Katkılar 
·         Sonsöz 
·         Müfide Aynıbal Pekin’e Dair</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123599</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4ae6626-7c52-446b-8f29-8736741355d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Roji-1</image:title>
            <image:caption>Yuzu ve Karin, farklı karakterlere sahip iki kız kardeş. Biri delidolu, diğeri ise oldukça ciddi. Yaşamları oldukça renkli; bir taraftan mahalle kavgaları, diğer taraftan tuhaf fikirleri… Terk edilmiş yavru kedilere yeni bir yuva bulmak, sadece geceleri açık olan bir kitabevinin gizemini keşfetmek veya apartmanın çatısına havuz yapmak gibi... Onlar için imkânsız diye bir şey yok! 
 
Mahallenin en huysuz kedisi Zanzibar’ın eşliğinde efsanelerin peşine düşerler ancak aradıkları şey çok yakınlarındadır... 
 
MİYAZAKİ’NİN UZUN METRAJ FİLMLERİNİN ŞİİRSELLİĞİYLE ALICE HARİKALAR DİYARINDA’NIN ÇILGINLIĞININ BİR ARAYA GELDİĞİ ROJİ’Yİ KAÇIRMAYIN!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123600</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fa5eecc-ee6d-4ad7-a981-5ffe52ef6157.jpg</image:loc>
            <image:title>Din ve Mitoloji</image:title>
            <image:caption>Din ve Mitoloji, isminden de anlaşılacağı üzere din ve mitoloji hakkında çalışmalardan oluşan bir kitaptır. Din herkesin bildiği ve çoğu insanın öyle ya da böyle çekim alanındadır. Fakat Mitoloji öyle değildir. Ayrı bir çalışma alanı ve ilgiye mazhardır. Çoğu kişi için dinlerin dışında bir olgudur. Mitolojik bilgilere ulaşmak için özel bir merak duygusunun olması gerekir. Din ve Mitoloji, böyle merakı olanlara yardımcı olacaktır. Bugüne kadar inanç sistemimize girmiş bilgilerin çoğunun doğru olmadığını ve propaganda amaçlı kullanıldığını görmekteyiz. Bu hata kutsal kitapların değil, yazılanı öyle anlayıp, bunu toplumlara dayatanlarındır. Adem topraktan yaratılmadığı halde,herkesin topraktan yaratıldığını zannetmesi gibi. Kuran’da açıkça belirtildiği halde; “İsa’nın yaradılış meseli, Adem’in yaradılış meseli gibidir.” Mitoloji de Kuran ile aynı fikirdedir. İnsan topraktan yaratılmamıştır. Din ve Mitoloji, böylesine önemli konularda okurda hayret uyandırabilecek bir çalışmadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123601</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e84f5f7e-c3ff-41c3-be1f-4e1c722dba3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Son Narı</image:title>
            <image:caption>Iraklı Kürt devrimci Muzafari Subhdam, yirmi bir yıl bir çölün ortasında hapis yattıktan sonra özgürlüğüne kavuşur ama aradan geçen yıllarla beraber Subhdam’ın hayatı ve kimliği adeta elinden alınmıştır. Buna rağmen Subhdam hayata tutunmaktan vazgeçmez ve yaşama cesaretini yeniden kazanmak için kayıp oğlu Saryasi’yi bulmaya çalışır.  Yeniden özgürlüğüne kavuşan Subhdam kayıp oğlu Saryasi’nin izini sürerken kendisini ülkesinin kaderini de gözler önüne seren bir hikâyelerle sırlar yumağının içinde bulur: Üç Saryasi’yi birbirine bağlayan bir sır. Bachtyar’nin şiirsel bir dille kaleme aldığı Dünyanın Son Narı kimlik, yuva ve aile arayışında olan bir adamın yolculuğunun dokunaklı hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123602</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f2ee363-5640-4f81-b91f-525089fa65f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Benle İstanbul Benimle</image:title>
            <image:caption>Sen Benle, İstanbul Benimle, insana musallat olan geçmişin, bugünü nasıl etkisi altına alabileceğini gözler önüne seriyor. Romanın başkarakteri Ada, hem İstanbul’a duyduğu hasretin kavurucu etkisiyle hem de Gezi Parkı protestolarında tutuklanmasının ardından süren bir gecelik sorgunun açtığı yaralarla baş etmeye çalışır. Londra’da çağdaş sanat fuarında, biraz acayip, epey cazibeli ama bir o kadar da tükenmiş bir galerici olan Lucian çıkar karşısına. Kısa zaman önce evliliğini sonlandıran Lucian, kırık kalbinin yaralarını alkolle sarmaya çalışır. Ada ise yakın zamanda İstanbul’da gerçekleşecek davanın sonucunu beklerken yüreği ağzındadır. Aralarındaki tutku günbegün derinleşen bu ikili, geçmişteki tercihlerini birlikte gözden geçirirken geleceklerini de hızla şekillendirmeye başlar.
Ada ile Lucian’ın yanında İstanbul ve Londra’yı da canlı karakterler olarak okuduğumuz bu romanda sevgi, kayıp, umut arayışı ve gurbette yaşamanın sancısı, gerçekçi diyaloglarla, güçlü betimlemelerle, sanatçıya ve sanat dünyasına dair çarpıcı gözlemlerle anlatılıyor. Yazar, kullandığı diliyle, karakterlerin dünyalarını ve duygularını apaçık ortaya koyma başarısı gösteriyor.
Sen Benle, İstanbul Benimle, travmaların ve mücadelelerin doğasını keşfe çıkarken dayanıklılığın ve sevginin dönüştürücü gücünü de irdeliyor ve şu sorunun peşine düşüyor: “Yeniden başlamak için neler mümkün?”
“Deniz Goran’ın romanı, hayatlarımızın, hem bireysel hem de toplumsal düzlemde, iradenin ve tesadüfün gücüyle ve travmalarımızın nihai sonuçlarıyla başa çıkma yöntemimizle savaş ya da kaç ya da çoğu zamanki gibi hiçbiri nasıl şekillendirildiğinin duyarlı bir anlatımı.”
Art Review
“Sen Benle, İstanbul Benimle, iki karmaşık ve yaralı karakterle iki şehrin bazen komik ama çoğu zaman trajik
bir portresini sunuyor. Roman, Türkiye’nin son on yıldaki değişiminin ve dönüşümünün yıkıcı etkisini insan hayatları üzerinden anlatıyor.”
Literary Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123603</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b97c7fe-6d80-4ef7-b6ff-f7cb78c1c6da.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedektif Şerife Kayıp Gölgeler Peşinde</image:title>
            <image:caption>Defne çok sevdiği başucu lambasını açtı. Filler, zürafalar ve zebralar havada uçuşmaya başladı. Pijamasını şimşek hızıyla giydi.
Heyecanla yatağa zıpladı ve üstünü örterek annesine seslendi:
“Hazırım anne, hadi çabuk gel!”
Hikâye ve gizem düşkünü Defne, annesinin anlattığı Dedektif Şerife öykülerine bayılır. Annesi Menekşe’den Şerife’nin maceralarını dinlemek için hafta sonlarını iple çeker. Kıvrak zekâlı ve cesur Şerife ile sakarlıkta sınır tanımayan yardımcısı Sardunya bu kez neyin peşine düşecek acaba? Gizemli bir şekilde ortadan kaybolan gölgeler ve kayıp bir bilim insanı… Bu yeni macera tam da Defne’nin ağzına layıktır.
Raşel Meseri, Dedektif Şerife Kayıp Gölgelerin İzinde kitabıyla hikâyemizin kahramanı Defne kadar meraklı okurlara hitap ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123604</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/642e352c-a2ea-47ca-a47d-17e0989b2c04.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Bunları Çocuğuma Nasıl Anlatırım?</image:title>
            <image:caption>Çocuklarımızla derin bir bağ kurmanın ilk basamağı ve temeli, onlarla sağlam iletişim kurabilmek, empati yapabilmek ve zor sorularını yanıtlayabilmektir. Fakat yanıtlanması zor bir soru karşımıza çıkarsa ne yapacağız?
Mesela çocuğunuz size,
“İnsanlar ölünce nereye gidiyor?”
“Regl olmak ne demek?”
“Ya ölen kişiyi özlediğimde ağlarsam n’olacak?”
“Bebekler nereden geliyor?”
 “Onun vücudu neden benimkinden farklı?”
gibi sorular sorabilir.
Ne söyleyeceğimizi bilemediğimiz zaman konuyu değiştirir ya da ayaküstü̈ bir cevap verip sorunun bir daha gündeme gelmemesini umarız. Dr. Robyn Silverman, çocuk gelişimi uzmanı ve anne olarak, size her adımda yanınızda olacak bir rehber hazırladı. Dr. Robyn sizi çocukların türlü türlü ilginç̧ sorusuyla tanıştırarak yaşam boyu yapacağınız zorlu konuşmalara hazırlayacak stratejiler ve senaryolar sunuyor. Bu sayede çocuklarınız yaşlarına uygun bilgileri akranlarından, sosyal medyadan veya internetten değil, doğrudan sizden, yani güvenilir kaynaklarından almış̧ olacak.
Ölüm, seks, arkadaşlık, boşanma, para ve daha pek çok konu hakkında zor sorulara nasıl daha sakin ve etraflıca düşünülmüş cevaplar vereceğinizi öğreneceksiniz.
Dünyaca ünlü uzmanların bilgilerini kendi bilgileriyle harmanlayan Dr. Robyn Silverman’ın kitabı Ben Bunları Çocuğuma Nasıl Anlatırım, çocuklarıyla dürüst ve samimi bir sohbet ortamı yaratmak isteyen ebeveynler için vazgeçilmez bir kaynak olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123605</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dccaf66a-c73f-4999-998b-c39c4ed6cded.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap-lık 236 / Kasım - Aralık 2024</image:title>
            <image:caption>Edebiyatta köpek 
 
Yapı Kredi Yayınları’nın edebiyat dergisi kitap-lık’ın 236. sayının dosya konusu “Köpek”. Dosyada İbrahim Yıldırım, Gürsel Korat, Fatih Özgüven, Fatih Altuğ, Armağan Ekici, İlknur Özdemir, Elis Şimşon, Faruk Duman, Tuncer Erdem yazılarıyla, İsmail Pelit bir öyküsü ve Murat Gülsoy romanından bir bölümle yer aldı. 
 
Volkan Atmaca’nın hazırladığı Adalet Cimcoz’un “B. Traven” ile yazışmaları, Selim Karlıtekin’in çevirdiği André Malraux’nun Faulkner’ın Tapınak romanına sunuş yazısı bu sayının dikkat çeken sayfaları. 
 
Erendiz Atasü, Sema Uğurcan, Onur Bilge Kula yazıları; Nihat Ziyalan, Osman Çakmakçı, Enver Topaloğlu, Yücel Kayıran, Bâki Ayhan, Melih Elhan, Ferruh Tunç, İsmail Karakurt şiirleri; İzzet Göldeli, Üzeyir Karahasanoğlu, Engin Özkol, Zeynep Kahraman Füzün, Yelin Bilgin, Erkan Tuncay öyküleri; Ali Ayçil, Cengiz Şenol, Nihat Özdal söyleşileriyle kitap-lık dergisinin 236. sayısında. 
 
kitap-lık 32 yıldır iyi edebiyatın adresi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123606</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2497bfe-493f-41f9-b2ad-633a694c4f51.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Tasvir Sanatları 2: Çarşı Ressamları</image:title>
            <image:caption>Metin And, 1985’te yayımladığı bir yazıda “Çarşı Ressamları” deyimini ilk kez kullandığı zaman, hem sanat tarihi terimlerimize yeni bir kavram eklemiş hem de bu sanatçıların dünyasını, nasıl çalıştıklarını, neleri resmettiklerini, bu eserlerin nerelerde bulunduğunu, sanat ve kültür tarihi araştırmalarında bunlardan nasıl yararlanılacağını örnekleriyle göstermişti. 2007’ye kadar devam eden bu yazılar, yer yer tekrarlanan içerikleriyle bir tanıtma, benimsetme ve bilgilendirme çalışmasının uzantısı olarak anlaşılmalıdır. 
 
Çarşı Ressamları ve eserleri başlangıçta minyatürlerle birlikte anılmış, ilk örnekleri yayımlayan F. Taeschner de bu resimleri minyatür olarak adlandırmış, ayrı bir ad verme ihtiyacı duymamıştır. Bunları benzerlerinden ayırmayı, tasvir sanatlarının farklı bir dalı olarak tanıtmaya çalışmayı ilk kez Metin And denemiş, dünyanın dört bir yanına dağılmış olan “Çarşı Resmi Albümleri”nin görüntülerini binbir güçlükle temin ederek yazılarında, kitaplarında kullanmıştır. 
 
Osmanlı Tasvir Sanatları 2: Çarşı Ressamları, 1985-2007 arasında yayımlanmış on iki makale ve Tülün Değirmenci’nin uzun bir giriş yazısıyla muhtasar bir Albüm’den oluşuyor. And’ın hayatı boyunca tutkuyla peşlerinden koştuğu tasvirler ve yazılar, onun yazılmış ama yok olmuş ya da hiçbir zaman yazılamamış kitabının ayak sesleri yalnızca…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123607</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff4cc718-c6a4-405f-90d2-5ba1dbe52791.jpg</image:loc>
            <image:title>Faşizmin Yeni Yüzleri</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılın soykırımlar, savaşlar ve sömürgecilikle dolu tarihinden sonra düşmanlıkların yeni kılıflara büründüğü, ideolojilerin artık eski anlamlarını yitirdiği, kısacası hemen her şeyin kabına sığmadığı ve aynı zamanda kabuk değiştirdiği bir yüzyıldayız. Kaynayan bu kazanda, geçen yüzyıldaki gelişmeleri, akımları tanımlamak için kullanılan kavramlar da buharlaşıyor. Soykırım ve faşizm tarihçisi Enzo Traverso, tam da bu bağlamda, Avrupa’da her geçen gün kendisini daha da gösteren ve dünyanın başka yerlerinde ise farklı şekillerde beliren yeni sağ hareketleri merceğine alıyor. Avrupa içinde bile birçok farklılık gösteren mezkûr hareketlerin “faşizm” ile açıklanamayacağını iddia eden Traverso, bu hareketlerin yarattığı heterojen ve karma duruma dikkat çekerek “post-faşizm” kavramını öneriyor. Bu hareketlerin nevi şahsına münhasır unsurlarına, kendilerini geçmiş faşist ideolojilerden nasıl ayırdıklarına dikkat çeken Traverso, günümüz dünyasını etkileyen yabancı düşmanlığının yanında İslamofobi, antisemitizm gibi birçok meseleyi de tartışmanın merkezine alıyor. 
 
Elinizdeki kitabın Fransızca yayımlandığı tarihten bugüne kadar geçen sürede aşırı sağ hareketlerin Avrupa siyasetinin kalbine yerleşmesi ve adından daha fazla söz ettirmesi, Enzo Traverso’nun analiz ve tespitlerinde ne kadar keskin ve hassas olduğunu gözler önüne serdi. Röportaj formatında hazırlanmış bu eser, akıcı üslubu ve analitik tartışmalarıyla bugünün dünyasına dair en net fotoğraflardan biri. Haliyle, daha da büyüyecek gibi görünen aşırı sağın yarattığı birçok sorunu ve ilgili kavramları anlamamıza yardımcı olacak derinliğe ve güncelliğe sahip. Kitap Türkiye’yi doğrudan mesele edinmese bile, bir ayna olarak tutulduğunda, Türkiye’deki tabloyu da hakkıyla gösterecek parlaklıkta bir perspektife sahip.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123608</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4245d9d-223b-4f60-9c4b-22a1754723d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Vazgeçmek Üzerine</image:title>
            <image:caption>Hüsranımız arzumuzun anahtarıdır; bir şeyi ya da birini istemek onun yokluğunu hissetmektir; 
dolayısıyla bir eksiği fark ve kabul etmek her türlü hazzın ve tatminin önkoşulu gibi görünür. 
 
Vazgeçmek ya da vazgeçmemek? 
 
Kaçınılmaz gibi görünen bu sorunun yanıtı hiçbir zaman basit olmamıştır. 
 
Alışkanlıklarımızdan vazgeçmek bir şeydir fakat toptan hayatın kendisinden vazgeçmek bambaşka. Fedakârlığın bir biçimi, hayran olunacak ve ilham alınacak olumlu hisler uyandırırken, diğeri derinden rahatsız eder, ya da etkin olarak arzulanan bir şey değildir. 
Belli ki iyi ve kötü fedakârlık her zaman vardır fakat ilk elden hangisinin hangisi olduğunu bilemeyiz. Bir şeyden vazgeçeriz çünkü mevcut koşullarla devam edemeyeceğimizi biliriz. Bu anlamda vazgeçmek kritik bir seçimdir, farklı bir geleceğe atılmış bir adım denemesidir. 
 
Adam Phillips Vazgeçmek Üzerine’de vazgeçmenin birçok çeşidi arasındaki boşlukları ve bağlantıları aydınlatarak elzem bir soruya işaret etmemizi sağlıyor: Daha yaşam dolu hissetmek için neden vazgeçmeliyiz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123609</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/807993db-652e-4867-a5a5-a59384b09cb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Belirsizlik Kavramı Bir Siyasal İktisat Eleştirisi</image:title>
            <image:caption>Üç Belirsizlik Kavramı, ana akım iktisadın belirsizliğe ilişkin yaklaşımlarından yola çıkarak iktisat disiplininin sınırlarını gösteren ve aşan bir kavrayışa varma uğraşında. Hem yöntemini geliştirme hem de geliştirdiği yöntemi kullanma biçimi bakımından özgün bu eserde belirsizliğin menfi –ideolojik, manipülatif– kavrayışlarının karşısına müspet kavrayışları çıkarılıyor. Böylece ana akım iktisadın temel varsayımlarını doğrulamak üzere inşa edilmiş belirsizlik kavrayışları ve belirsizliği azaltma yaklaşımlarının karşısına belirsizliklerin ve krizlerin yarattığı açıklık müspet anlamıyla çıkarılıyor. İktisat, sosyoloji, siyaset felsefesi alanlarının sınırlarında dolaşan çalışma belirsizliğin, şansın ya da tesadüfün manipülasyonu ile iktisat disiplinin ideolojik işlevini ortaya koyuyor; bunu yaparken felsefe pratiğine yaratıcı biçimde başvuruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123610</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ac8aef4-0506-450e-84b8-1b27468300bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaşa Doğanların Şiirleri</image:title>
            <image:caption>Savaşa Doğanların Şiirleri, adaletsizliklerle dolu dünya düzeninde çeşitli şiddet biçimleriyle karşı karşıya kalan her dilden insan topluluğunun aklından çıkmayan anıları “şiirden hikâyeler”de bir araya getiren güçlü bir kişisel albüm. İnsanlığın “yıkılmaya yüz tutmuş isli duvarında” bireyin kendisini “göçle ufalanmış anlamların soluk bir izi” olarak hissettiği sonsuz bir “çöl günlüğü”. Bütün bu şiddete rağmen; evlerde, sokaklarda, meydanlarda yaşanan gerçek serüvenlerin zorlu derinliklerinde gizli izlekler içinden ayağa kalkan umut sayesinde barış ve mutluluk dolu bir dünyanın “mümkün kesintisiz uykuları” ucun ucun zihinlerde filizleniyor. “Dünyadan eski o gölde sesimizi süzeceğimiz”, o kadim sürgün yollarında “aşkın gözü” olan gönül “bir sonsuzluk kapısı” olarak ezilmişlere, kaybolmuşlara hep yol gösterecektir. Savaşa Doğanların Şiirleri bambaşka mekânlar, coğrafyalar ve kültürlerden sözleri, sesleri buluştururken baştan sona bütünlüklü ve akışkan bir estetik yapı içinde okuru hem tanıdık hem yabancı bir ateşler dünyasının içine davet ediyor. “Umut bir ağaçsa göğü saran / toprağı kucaklayan bir maviye varacak ellerimiz”: Şiir ile yaşamın kâğıt üzerindeki sınırının belirginliğini kaybettiği, tümüyle kendine özgü çağdaş bir ağıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123611</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4af13e4e-592b-41c8-aa2e-93f48453b952.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Eserine Dönüşmek</image:title>
            <image:caption>Modern çağda sanat nedir? Sanatçı kimliği ne anlama gelir? Kendimizi bir sanat eserine dönüştürmek mümkün mü? 
Boris Groys, bu sorulara Sanat Eserine Dönüşmek adlı cesur kitabında cevap arıyor. Groys, modern ve çağdaş sanatın tarihini inceleyerek sanatın geleneksel tanımlarının artık geçerli olmadığını savunuyor. Artık sanat, sadece müze ve kütüphanelerde sergilenen nesnelerden ibaret değildir. Dijital çağda sanat, her yerde ve her şeyde olabilir. 
Groys’un kapsamlı birikimi ve keskin gözlem yeteneği, bu kitapta sanatın dönüşümünü ve sanatçının kendi varoluşunu sanat eserine nasıl yansıttığını inceliyor. Sanatçının kendisini bir sanat eseri haline getirme süreci, modern ve çağdaş sanatın temelindeki kavramsal kaygıları aydınlatıyor. 
Groys, bu kitapta bize sanatın artık bir dış nesne değil, bir iç deneyim olduğunu gösteriyor. Bir sanat eserine dönüşmek için, kendimizi sürekli olarak yeniden ve yeniden tasarlamamız gerekir. Bu, kimliğimizi, bedenimizi ve ilişkilerimizi sorgulamayı gerektiren zorlayıcı bir süreçtir. Groys’un ustalıklı analizi, sanatın sınırlarını ve potansiyelini keşfetmek isteyen herkes için ilham verici bir kaynak olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123612</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b2611c8-2003-4923-ab77-f3886e93f7ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Meyve Hırsızı</image:title>
            <image:caption>Peter Handke, “Son Destan” adını verdiği bu romanı yazmaya 1 Ağustos 2016&apos;da başlıyor. Yolculuk sahipsiz koydan çıkıp, dolambaçlı yolları takip ederek, arayarak seyrediyor ve dönüşü olmayan “tek yönlü” yolculuğa çıkan meyve hırsızı kadının orada kalacağı ya da kalmayacağı ülkenin içlerine doğru ilerliyor. Destanın yazımının son günü olan 30 Kasım 2016&apos;da Peter Handke, kadının yolda karşılaştığı inanılmaz ve eşi benzeri görülmemiş tehlikeleri şöyle özetliyor: “Ülke içine yaptığı üç günlük yolculukta yaşadıkları: Tuhaftı. Yoksa değil miydi? Hayır, tuhaftı. Ebedi tuhaf. Sonsuz tuhaf.” 
 
“Kısacası bir armağan bu kitap; çağımızın en büyük yazarlarından birinin yaratısında yeni bir dönüm noktası daha.” Martin Krumbholz, WDR Televizyonu 
 
“Peter Handke, gerçekliği; uzun süre  giyilmiş bir çift yürüyüş ayakkabısı gibi özenle temizleme yeteneğine sahip: cilalıyor, fırçalıyor, bir sanat eseri gibi parlatıyor. Ancak derdi allayıp pullamak değil, onlarla yürümeye devam etme hevesi uyandırmak.” Annemarie Stoltenberg, NDR Televizyonu 
 
“… birinin bu dünyayı -belki hâlâ katlanılabilir kılmak umuduyla- ne büyük bir sabır, dilsel ve eski moda bir sadelik ve neredeyse naif bir şaşkınlıkla görebilmesi nasıl da imrenilecek bir şey!” 
Bernd Noack, Nürnberger Nachrichten Gazetesi 
 
“Meyve Hırsızı, her Handke eseri gibi, çok tuhaf bir kitap ve de tuhaflığının farkında. İçinde olağanüstü ve harikulade şeyler var ve modern bir Parsival&apos;den bekleyebileceğiniz gibi, hikâye anlatıcılığının iyileştiremeyeceği, ancak en iyi ihtimalle kapatabileceği birçok yara da var.” Richard Kämmerlings, DIE WELT</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123614</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fc85a09-9dc6-4ce4-bac4-f0839a408e7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrısız Bir Dünyanın Mucizeleri</image:title>
            <image:caption>Dünyanın insan olmadan daha iyi olacağını düşünmüyordum. Bana göre dünyanın güzelliği ancak onu algılayacak bilinçli bir zihin varsa güzeldi. Aslında insan, güzelliğe tanıklık ederek onu yaratıyordu. Aksi takdirde dünya sadece kimyasallar ve organizmalardan ibaretti. 
Daha önce Beyaz Dünya adlı romanını yayımladığımız Andrew McGahan, Tanrısız Bir Dünyanın Mucizeleri’nde insan ruhunun en derin korkuları ve arzularına odaklanırken doğanın bilinmezliğine dair cesur bir bakış da ortaya koyuyor. 
Issız bir adadaki akıl hastanesinde yaşayan dilsiz ve adsız sansız bir yetimin hayatı, hastaneye gizemli bir yabancının gelişiyle birlikte köklü bir değişime uğrar. Sessiz yetim kız, bu esrarengiz adamla kurduğu bağ aracılığıyla, gerçeklikle deliliğin ötesinde bir dünyanın kapılarını aralar. Ama bu dünyada kimse güvende değildir. Hastaneyi çevreleyen dağlar patlamalarla sarsılırken, yer altından gelen tuhaf titreşimler dünyayı altüst eder. Peki, bu olayların arkasında kim ya da ne vardır? 
Cadı, Başmelek, Bakire gibi arketipsel karakterlerin zaman ve mekânın ötesine geçen bir anlatının parçaları haline geldiği bu çarpıcı eser, sadece doğaüstü bir hikâye değil, aynı zamanda insan olmanın anlamına dair felsefi bir sorgulama. Yayımlandığı yıl Aurealis Ödülü’ne layık görülen Tanrısız Bir Dünyanın Mucizeleri, McGahan’ın kışkırtıcı, rahatsız edici ama büyüleyici üslubunu yansıtarak, okurları metafiziksel ve gerçeklikten kopmuş bir evrene çekiyor. 
McGahan, ustalıkla kurduğu bu dünyada doğanın vahşi gücünü, insan aklının derinliklerini ve bilinmeyenle karşılaşmanın korkusunu ustalıkla harmanlarken yalnızlık, delilik ve doğanın karşı konulmaz gücü üzerine sarsıcı sorular sormaktan çekinmiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123615</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a52ee996-91b2-4bf9-a348-c9a773d8a3b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiirin Eşya Deposu</image:title>
            <image:caption>“Sayısız şiirde adları herhangi bir nedenle anılan sayısız eşya yer alır. Bunlar bazen şiirin temasını, öne çıkarılmak istenen anlamı vurgulamak amacıyla, bazen de yerine göre dönemi, dekoru, atmosferi güçlendirmeye hizmet etmesi niyetiyle anılırlar. 
“Bu seçki çekirdeğinde açık ya da örtük öykü taşıyan, dolayısıyla da ‘eşyanın tabiatı’ gereği anlatımcı, izlenimci şiirler içeriyor. Farklı kuşaktan şairlerin şiirlerine yer vererek şiir tarihimiz için bir perspektif oluşturmayı amaçladığımı söylemeliyim.  
“Elbette şiir tarihimizin yapraklarını karıştırdıkça bu ve benzeri pek çok eşyalı şiir örneğine rastlayabilirsiniz. Ben bu eşya deposunun ağzında durup size yalnızca yol göstermiş olayım.” 
— Murathan Mungan 
 
Kitaptaki şairler: 
Cahit Sıtkı Tarancı, Behçet Necatigil, Hulki Aktunç, Melih Cevdet Anday, Haydar Ergülen, Orhon Murat Arıburnu, Özdemir Asaf, Necati Cumalı, Sabahattin Kudret Aksal, Oktay Rifat, Nevzat Üstün, Halil İbrahim Bahar, Eyüp Yaşar, Turgay Fişekçi, küçük İskender, Sedat Umran, Roni Margulies, Arif Damar, Can Yücel, A. M. Arolat, Tuğrul Tanyol, Ergin Günçe, Ömer Şişman, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Yıldırım Türker, Sami Baydar, Emre Varışlı, Onur Caymaz, Egemen Berköz, Mehmet Yaşın, Ülkü Tamer, Barış Pirhasan, Enis Batur, Şavkar Altınel, Deniz Durukan, Seyhan Erözçelik, Süreyya Berfe, Ümit Yaşar Oğuzcan, Sina Akyol, İsahag Uygar Eskiciyan, Ahmet Oktay, Cem Uzungüneş, Şeref Bilsel, Tozan Alkan, Seyyidhan Kömürcü, Ahmet Güntan, Liman Mehmetcihat, Fahri Erdinç, Necip Fazıl Kısakürek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123616</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b447fc8-7d81-49e3-a683-853aeffeed51.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Hap</image:title>
            <image:caption>Son yıllarda fazla kilo ve obeziteye bağlı hastalıklarda büyük bir artış olduğunu görüyoruz. Bir yandan her yerde çeşit çeşit diyet ve egzersizler önerilirken, diğer yandan araştırmalar bu yöntemlerle kilo veren kişilerin ezici bir çoğunluğunun bir süre sonra bu kiloları fazlasıyla geri aldığını gösteriyor. Toplumun önemsizleştirilip bireyin öne çıkarıldığı çağımızda, şişmanlık da kişisel bir başarısızlık olarak tanımlanıyor. Gazeteci-yazar Johann Hari bu kitapta, obezite salgınına son vermeyi vaat eden yeni nesil zayıflama ilaçlarını masaya yatırıyor. Bunlardan biri olan Ozempic’i kullanan ve zahmetsizce kilo verme sürecini bizzat tecrübe eden Hari, bu ilaçların bizim için ne anlama geldiğini irdeliyor. 
Yeni zayıflama ilaçlarının geliştirilmesinde rol alan bilim insanlarının yanı sıra onlara eleştirel bakanlarla, beslenme uzmanlarıyla, beden olumlama hareketini destekleyen kişilerle, İzlanda’dan Japonya’ya dünyanın farklı yerlerinde sağlıklı yaşamı teşvik etmek için ilginç yöntemler uygulayan eğitimciler ve hatta iş insanlarıyla konuşan Hari, bu uzun yolculuk sırasında öğrendiklerini tarafsız bir gözle aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123617</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdd69c95-718c-433d-8216-f4d376cca45b.jpg</image:loc>
            <image:title>Alternatif İktisat</image:title>
            <image:caption>Alternatif varsa umut var! 
Bu kitabı yazarken ekonomiyle ilgili olumlu bir yorum yazamadığımı fark ettim ve kendimi çok sorguladım. Yıllar önceki yazılarımı incelediğimde özellikle son yedi yılda sadece ekonomide değil, birçok konuda bozulmanın hızlandığını gördüm. Bazen aynı bozulmaların Batı’da da görüldüğüne dair yorumlar duyuyorum. Halbuki yedi cihana meydan okuyup eşine az rastlanan bir başarıyla kurduğumuz Cumhuriyet, bir zamanlar mazlumların umudu olmuştu. 
Elinizde tuttuğunuz çalışmayı tahammül seviyemin zorlandığı bir süreçte hazırladım. Yine de bilimden ve pratikten kopmamak adına kabul edilebilir bir seviyede kalmayı başardım. Hatta önce “biz”i sonra da yapılan yanlışları ve bunları düzeltme yollarını tarif ettim. Hemfikir olmamıza gerek yok. Yeter ki farklı çözüm ve bakış açıları sunarak alternatif yollar aramanız için size ilham versin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123618</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d04eddd5-1146-44ea-918d-e9ea8912b269.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın Bulmadan Zengin Olunmaz</image:title>
            <image:caption>Gerçek hazine emektir! 
Her başarının temelinde çalışma ve özveri vardır. Azimli olanlar, çağın gerekliliklerini takip edenler bunun karşılığını er geç maddi ve manevi olarak alırlar. Kolay pes edenler ya da sabırsız olanlar ise başarılı insanları gördüklerinde bunun ilahi bir el, kaynağı belirsiz bir destekle gerçekleştiğine inanır. Küçük şehirlerde, kasabalarda bu inanç efsaneleşip yayılır. 
Bu kitap Doğan Ailesi’nin Çanakkale’nin Biga ilçesinde, verdikleri emek yok sayılarak, altın buldukları iddiasıyla başlayan başarı yolculuğunu anlatıyor. Babasının önderliğinde, kardeşleriyle Doğtaş Mobilya’yı kurup geliştiren Davut Doğan, girişimcilik öyküsünü, altın değerindeki prensiplerine de yer vererek okurlarına sunuyor. “Altın bulmadan zengin olunmaz!” diyenlere, 35 metrekarelik bir dükkânda
başlayıp mobilyadan inşaata, enerjiden tarıma küresel projelere imza atan Doğan Ailesi’nin başarısının sırlarını veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123619</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e84e6c5b-2731-4073-9311-764fadf75b41.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Kaderine Atılan Zar</image:title>
            <image:caption>HERKES ZAR ATABİLİR AMA SÖZ KONUSU İKİ SÜPER GÜCÜN BAŞKANIYSA BU TÜM DÜNYAYI ETKİLER. 
Tarihteki birçok savaş, akıl almaz sebeplerle ya da sebepsiz yere başlamıştır. Büyük liderlerin barış vaatleri, sevgi nidaları, kahramanlık gösterileri çoğu zaman kişisel hırslar yüzünden yerini büyük çatışmalara bırakmıştır. Sıradan olayların yol açtığı bu yıkımlar, genellikle trajedilerin de gerçek kaynağı olmuştur. 
Yazar Erdal Demirkıran, basit nedenlerle çıkan zor savaşları geçmişten örnekler vererek anlatıyor. Savaşın yıkıcı etkilerinden ve milyonlarca insanın hayatını altüst eden benmerkezci kararlardan bahsediyor. Bu yıkıcı mücadelelerin esasen siyasi güçlerin ve liderlerin kirli birer oyunu olduğunu vurguluyor. Başrolde bu kez bir nanoteknoloji firması ve bir sanayi devi var. Trajediyi, hırsları ve politik gücün çirkin yüzünü yansıtan bu romanda; küçük bir ego çatışmasıyla başlayan yok etme yarışı, iki büyük liderin oynadığı saçma sapan bir kumara dönüşüyor. Bunun Üçüncü Dünya Savaşı’nı başlatması akıl kârı gözükmüyor ama geçmişe bakılırsa bu şaşırtıcı da gelmiyor. Bakalım bu kez insanlık, geçmiş ve bugün arasındaki bağları sorgularken aynı hataları yapacak mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123620</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d9830a4-6762-484e-acf5-5d633b9b4009.jpg</image:loc>
            <image:title>Lucas’ın Savaşları</image:title>
            <image:caption>Tarihi gerçeklere sadık kalınarak ve titizlikle belgelere dayandırılarak hazırlanan Lucas’ın Savaşları, ölümden kıl payı kurtulan asi çocuk, yeni hollywood hareketinin dahisi, yılmaz vizyoner George Lucas’ın hikâyesini anlatıyor. 
Oyuncu seçmeleri çilesinden kabusa dönüşen çekimlere; kavgaların, gizli aşkların, üst üste gelen felaketlerin yaşandığı yıldız savaşları kulislerinden yayımlanmamış bilgiler… yedinci sanatı ebediyen değiştiren bir baş yapıtın çıktığı dev bataklık. 
Yaratım sürecinin boğuculuğuna tanık olduğumuz Lucas’ın Savaşları, yoğun ve dokunaklı, ama her şeye rağmen, bir o kadar da eğlenceli. Sinemacılığa dair ders niteliğinde, keyifli bir başarı hikayesinin perde arkası, çocukluğun büyüsüne ve kararlılığa bir övgü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123621</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6678a20-be50-4fc1-8bba-5f73397a783c.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha da Lanetli (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>NE DİLEDİĞİNE DİKKAT ET 
 
Tüyler ürperten bir karnavala uğrayın ve içerisindeki sırları ortaya çıkarın, gizemli bir bulmacayı çözüp ödülünüzü bekleyin. Seyyar bir sirke katılın ve şahit olabileceğiniz en tuhaf kukla gösterisinin bir tanığı olun. 
 
Çok satanlar listelerinde kendine yer edinmiş Lanetli’nin devamı olan bu kitapta, eski ve yeni lanetleri gün ışığına çıkarma şansına sahip olacaksınız. Pamuk Prenses’in epeyce farklı bir yorumu ve Kırmızı Pabuçlar’ın yeni bir anlatısı dahil olmak üzere fantastik edebiyatın en iyileri, kollarını sıvayıp sizler için samanı altına çeviriyor ve sizi bir labirente davet ediyor. 
 
Çıkacağınız bu yolculukta, arkanıza ekmek kırıntılarından bir iz bırakmayı unutmayın yeter. 
 
ÖYKÜLERİYLE DAHİL OLAN YAZARLAR : 
Joanne Harris · NeIl Gaiman · Joe Hill 
Sarah Pinborough · Angela Slatter · M.R. Carey 
Christina Henry · A.C. Wise · Laura Purcell 
Katherine Arden · Adam L.G. Nevill 
Mark Chadbourn · Helen Grant 
Kelley Armstrong · A.K. Benedict 
L.L. McKinney</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123622</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e767824-6354-4064-ab32-7009124c671d.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk’ün Yanı Başından Darağacına</image:title>
            <image:caption>“KURTLUKTA DÜŞENİ YEMEK KANUNDUR!”
– KEMAL TAHİR, KURT KANUNU 
Milli Mücadele sürecinin sonuna doğru Halide Edip’in Mustafa Kemal Paşa’ya “İzmir’i aldıktan sonra artık biraz dinlenirsiniz paşam, çok yoruldunuz...” demesi üzerine Gazi’nin cevabı adeta olacakların habercisi gibidir: “Dinlenmek mi? Yunanlılardan sonra birbirimizle kavga edeceğiz, birbirimizi yiyeceğiz!” 
Ayıcı Arif, Mustafa Kemal Atatürk’ün en yakın arkadaşlarından biriydi. Harbiye’deki dostlukları İstanbul’daki eğlencelerden Çanakkale ve tüm Kurtuluş Savaşı yıllarında yaşanan cephe mücadelelerine değin sürmüştü. Ta ki Ayıcı Arif’in Türkiye’nin kurucu önderine yönelik suikastına kadar. Okuyacaklarınız bir dostluğun nasıl hainliğe dönüştüğünün ve darağacında son buluşunun hikâyesidir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123624</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f938eabe-9509-4c08-b1a8-8a0b3b287714.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevr Lozan</image:title>
            <image:caption>ASIRLIK TARTIŞMANIN SONU! 
 
Bu kitap, 100 yıllık bir tartışmaya son noktayı koyuyor. Yıllardır ideolojik tartışmaların sebebi haline gelen Sevr ve Lozan Antlaşmaları, Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılıp Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yolda önemli kilometre taşları. 
Yazar Burak Turna Lozan Antlaşması’nı 100. yılında Sevr Antlaşması ile madde madde karşılaştırdı. İçeriklerini, kapsamlarını ve uygulamalarını irdeledi. Her iki antlaşma da imzalandıkları dönemin siyasi dengelerine göre şekillenmişti ama birçok ortak noktaları vardı. Lozan Antlaşması’nın 143 maddesinin büyük bir kısmının, tam 126 maddenin, Sevr Antlaşması’nda da yer aldığı açıkça görüldü. 10 maddesinin ise doğrudan Sevr’in uygulamaları olduğu fark edildi. Yani bu iki antlaşma birbirinin yansıması, hatta aynısıydı. 
Elinizdeki çalışma, her kesimden okur ve tarihi doğru öğrenmek isteyen her akademisyen için referans alınacak bir başvuru kaynağı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123625</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b33bbf66-7d7a-47f2-8698-a7a4e85b07a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Berserk 4</image:title>
            <image:caption>Savaş meydanında doğan ve paralı asker birliğinin komutanı Gambino tarafından büyütülen genç Guts. Onu yetiştiren babası tarafından zorbalığa uğrayan ve kanla yıkanmış savaş meydanlarında büyüyüp serpilen Guts, yalnız bir savaşçı oldu. Artık Griffith, Casca ve Şahin Ekibi’yle karşılaşıyor. Kara savaşçı Guts’ın gençlik dönemi, şimdi aydınlığa kavuşuyor! Savaş meydanında arkadaşlık ve gençlik çiçekleri açıyor. Altın Çağ’ın perdeleri aralanıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123626</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23531036-c204-4c64-ab27-2d7ed3dc8570.jpg</image:loc>
            <image:title>Berserk 5</image:title>
            <image:caption>Griffith’le olan dövüşünde yenilen Guts, Şahin Ekibi’nin bir üyesi olur. Birbirinden zorlu savaşlardan çıkarak ekip üyeleriyle güçlü bir bağ kurar. Sevgiden habersiz bir 
şekilde tek başına savaşan Guts için bu, gerçek anlamda kurduğu ilk arkadaşlıktır. Şahin Ekibi’yle birlikte savaş meydanından savaş meydanına koşan Guts, tam anlamıyla 
bir savaşçı olur ve “Nosferatu Zodd”un karşısına çıkar. Vücudundan akan teri ve kaynayan kanı, kahramanımızın parlamasını sağlar. İşte bu, Altın Çağ’ın ta kendisidir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123627</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b673bfa1-3b35-42a0-9036-f15b849ea28b.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Sınıf Mücadeleleri Cilt: 2</image:title>
            <image:caption>Büyük kentlerimizin, ekonomik durumu iyi, eğitimi yüksek nüfusu nezdinde bir araştırma yapılsa ülkenin son çeyrek yüzyıl boyunca içinden geçmekte olduğu döneme ilişkin şu yargıya ulaşacak insan oranı çok yüksek çıkacaktır: “Türkiye hiç böylesine kötü bir dönemden geçmemişti.” Sungur Savran tersini söylüyor: En az bugünkü kadar kötü bir dönemden geçmişti. Üstelik bugün yaşanan bütün gericiliklerin kökleri de o dönemde yatıyor. O dönem 12 Eylül’dür, yazarın kullandığı terimle “12 Eylül karşıdevrimi”dir. 
Bu kitabın birinci cildi ilk kez 1992’de basılmıştı. Bugüne kadar beş baskı yapan birinci cilt, 1908-1980 arası Türkiye’sini sınıf mücadelelerini merkeze alarak inceliyordu. Uzun bir bekleyişten sonra yayınlanmakta olan ikinci cilt, hikâyeyi 1980’den yirminci yüzyılın sonuna getiriyor. Kitabın üçüncü ve son cildi ise 2025 yılı içinde yayınlanacak. Erdoğan ve AKP hâkimiyetinde geçen son çeyrek yüzyılı, cumhuriyet döneminin bütünü ile ilişkisi çerçevesinde ve dünyanın bugün yaşadığı gerici ortamla bütünlüğü içinde değerlendirecek. Kitabın elinizdeki ikinci cildi, 12 Eylül karşıdevriminin Türkiye tarihinde esas dönüm noktası olduğunu ortaya koymayı hedefliyor. Yazara göre Erdoğan dönemini anlamak için önce Kenan Evren-Turgut Özal dönemini anlamak gerekiyor. Kitabın bu cildi de aynen birinci cilt gibi hem Türk hem Kürt solu üzerinde çok büyük etki yapmış olan sol liberal ideolojinin ve onun kendine hasım olarak bellemiş olduğu sol Kemalizmin, bunların her ikisini de karşısına alan bir üçüncü pozisyondan, Marksist sınıf mücadeleleri perspektifinden eleştirisini anlatımın merkezine yerleştiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123628</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8238810a-1b94-47ab-99b4-af6d738b51c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalıyar Cilt: 1</image:title>
            <image:caption>İvan Gonçarov, Sıradan Bir Hikâye (1847) ve Oblomov’un (1859) ardından yazımı yirmi yıl süren son romanı Yalıyar’ı 1869’da yayımlayarak “üçleme”sini tamamladı. Rus serflik düzeninin çöküş dönemine tutulmuş bir ayna olan “üçleme”nin her üç başkarakteri de (yeğen Aduyev, Oblomov ve Rayski), Vladimir Korolenko’nun deyişiyle ortak bir yazgıyı paylaşmaktadır; bu, can çekişen bir sineğin yazgısıdır. Eski yıkılmakta, fakat yeni henüz ufukta görünmemektedir. 
Roman, Rayski’nin, Volga kenarında, nehrin oyduğu uzun yalıyarın (falezin) –roman adını buradan alır– bitişiğinde bulunan babadan kalma Malinovka köyünde geçirdiği altı ayın dramatik olaylarını konu alır. Nihilist Mark karakteri romana dinamizm ve sosyal içerik kazandırır. Yeni insan, kadının özgürleşmesi, kuşaklar arası kopuş gibi 1860’lar Rusya’sının güncel tartışmaları romanda genişçe yer bulur. Rus psikolojik nesrinin önde gelen yapıtlarından biri olan Yalıyar karmaşık bir olay örgüsüne ve yer yer güçlü bir gerilim, merak, dramatik çatışma atmosferine sahiptir. Karakter çeşitliliği, büyük bir ustalıkla çizilen kadın tipleri, serflerle, gündelik hayatla ilgili ayrıntılı tasvirler romanın belirgin özellikleridir. 
Nuri Yıldırım’ın Rusça aslından çevirisi ve önsözüyle sunduğumuz Yalıyar, Rus klasikleri arasındaki seçkin yerini ebediyen koruyacaktır. 
“Homeros eserlerinde gündelik hayatın ayrıntıları üzerinde özel bir aşkla uzun uzun durmaktaydı. Hayatın gündelik, sıradan yönüne duyulan aynı antik aşk, aynı, tek bir dokunuşla yavan gerçekliği şiire, güzelliğe dönüştürme yeteneği Puşkin ve Gonçarov’un da ayırt edici özellikleridir.” D. Merejkovski</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123629</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c1dd18e-5c71-4976-b6b4-f6490c3c6949.jpg</image:loc>
            <image:title>Antikomünist Şebeke</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de milliyetçiliğin, sağın ve antikomünizmin tarihine ilişkin kitapları ve biyografi çalışmalarıyla tanıdığımız Fatih Yaşlı, bu kez, Türkiye’de yönetici sınıfın hegemonya krizleriyle dinselleşme arasındaki tarihsel ilişkiye ışık tutuyor. 
‘‘1923 paradigması nasıl çöktü, Cumhuriyet neden yıkıldı?’’ sorusundan yola çıkan Yaşlı, Türkiye’de düzenin üç farklı dönemeçte yaşadığı hegemonya krizlerini aşabilmek için devletle Türk sağı arasında bir mutabakat kurulduğunu ve bu mutabakatın da temelini antikomünizmin oluşturduğunu ileri sürüyor. Bu mutabakatın bir ürünü olarak 1946-1980 yılları arasında Türkiye’de kişileriyle, yayınlarıyla ve örgütleriyle antikomünist bir şebekenin ortaya çıktığını savunan Yaşlı, 2000’li yıllardan başlayarak yaşanan tedrici rejim değişikliğini anlamak için bu antikomünist şebekeyi merkeze alan bir tarih okumasına ihtiyacımız olduğuna dikkat çekiyor. Komünizmle Mücadele Dernekleri’nden İlim Yayma Cemiyeti’ne, Büyük Doğu dergisinden Milliyetçiler Derneği’ne, Milli Türk Talebe Birliği’nden Aydınlar Ocağı’na bir şebekenin adım adım inşa edilişini gözler önüne seren çalışma, bu geleneğin AKP’nin kurmaya çalıştığı yeni rejim üzerindeki siyasi ve ideolojik etkisini çarpıcı ve berrak bir şekilde ortaya koyuyor. Antikomünist Şebeke, Türk sağının şeceresini çıkarmaya yönelik kapsamlı bir çalışma olmanın ötesinde, Türkiye tarihini tarihsel maddeci/sınıfsal bir perspektiften okuma çabalarına ufuk açıcı bir katkıda bulunarak, deneyimlemeye devam ettiğimiz şiddetli hegemonya bunalımını anlamaya ve açıklamaya yönelik yeni bir pencere açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123630</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce3d6f2f-96a8-442b-b931-eefcd75be2e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalıyar Cilt: 2</image:title>
            <image:caption>İvan Gonçarov, Sıradan Bir Hikâye (1847) ve Oblomov’un (1859) ardından yazımı yirmi yıl süren son romanı Yalıyar’ı 1869’da yayımlayarak “üçleme”sini tamamladı. Rus serflik düzeninin çöküş dönemine tutulmuş bir ayna olan “üçleme”nin her üç başkarakteri de (yeğen Aduyev, Oblomov ve Rayski), Vladimir Korolenko’nun deyişiyle ortak bir yazgıyı paylaşmaktadır; bu, can çekişen bir sineğin yazgısıdır. Eski yıkılmakta, fakat yeni henüz ufukta görünmemektedir. 
Roman, Rayski’nin, Volga kenarında, nehrin oyduğu uzun yalıyarın (falezin) –roman adını buradan alır– bitişiğinde bulunan babadan kalma Malinovka köyünde geçirdiği altı ayın dramatik olaylarını konu alır. Nihilist Mark karakteri romana dinamizm ve sosyal içerik kazandırır. Yeni insan, kadının özgürleşmesi, kuşaklar arası kopuş gibi 1860’lar Rusya’sının güncel tartışmaları romanda genişçe yer bulur. Rus psikolojik nesrinin önde gelen yapıtlarından biri olan Yalıyar karmaşık bir olay örgüsüne ve yer yer güçlü bir gerilim, merak, dramatik çatışma atmosferine sahiptir. Karakter çeşitliliği, büyük bir ustalıkla çizilen kadın tipleri, serflerle, gündelik hayatla ilgili ayrıntılı tasvirler romanın belirgin özellikleridir. 
Nuri Yıldırım’ın Rusça aslından çevirisi ve önsözüyle sunduğumuz Yalıyar, Rus klasikleri arasındaki seçkin yerini ebediyen koruyacaktır. 
“Homeros eserlerinde gündelik hayatın ayrıntıları üzerinde özel bir aşkla uzun uzun durmaktaydı. Hayatın gündelik, sıradan yönüne duyulan aynı antik aşk, aynı, tek bir dokunuşla yavan gerçekliği şiire, güzelliğe dönüştürme yeteneği Puşkin ve Gonçarov’un da ayırt edici özellikleridir.” D. Merejkovski</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123631</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0eadf2f2-b3c0-4f98-be3c-7bec5a069301.jpg</image:loc>
            <image:title>Buzul Çağına Dönüş</image:title>
            <image:caption>2100 yılına gelindiğinde, insanlığın hayal ettiği gelecek yerini çok daha karanlık bir gerçeğe bırakmıştı.  
İklim değişiklikleriyle baş edilememiş, küresel ısınmanın yerini dondurucu bir soğuk ve bitmeyen kar fırtınaları almıştı. Dünyanın dört bir yanındaki yaşam alanları, buzulların altında kaybolurken, hayatta kalmak bir lüks hâline gelmişti. 



Bu çetin koşullarda hayatta kalma mücadelesi veren üç arkadaş, dünyayı yeniden şekillendiren bu zorlu dönemin merkezinde bulurlar kendilerini.  



 
Buzul Çağı’na Dönüş, insanlığın hayal kırıklığına uğramış geleceğiyle yüzleşmesini, dostluk, cesaret ve hayatta kalma arzusu ile harmanlayan soluksuz bir serüven sunuyor. Dünya artık bildiğimiz yer değil, ama yine de umut, buzların altında parlamaya devam ediyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123632</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1eec8ee7-f9a7-4909-b25a-13504968a00e.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik Dedektifleri 2 : Gizemli Bay Jekyll Vakası</image:title>
            <image:caption>Altıncı sınıf öğrencileri Kayra, Destan, Ece ve Meriç bu kez bir dedektiflik kulübü kurmanın ötesine geçerler: Matematik becerilerini ve içgüdülerini kullanarak, polisin çözemediği bir suçu gerçekten çözerler. Şimdi Matematik Dedektifleri, tuhaf (ve komik) şakaları olan Bay Jekyll adlı bir suçlunun kimliğini ortaya çıkarmak için geri çağrılıyor. Ancak genç dedektifler suçları derinlemesine araştırdıkça kendilerinden neden yardım istendiğini daha iyi anlarlar… Bunun nedeni ise kesinlikle dedektiflik becerileri değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123633</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8197dd7-ca79-4386-9368-4423bac1674f.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik Dedektifleri 1 : Ejderha Elması Vakası</image:title>
            <image:caption>Değerli Ejderha Elması, Taşlı Kasaba’nın en iyi kuyumcu dükkânından çalınınca Kayra Pika’nın aklına, arkadaşlarıyla birlikte bir dedektiflik kulübü kurmak gibi parlak bir fikir gelir. 
  Kayra, Destan, Ece ve Meriç merakları ve matematiğe olan sevgileriyle donanmış bir şekilde suçluyu bulmak için kasabanın dört bir yanında koştururlar. Maceraları boyunca hırslı bir polis şefiyle kafa kafaya verirler, karanlık sırları ortaya çıkarırlar, engelleri aşarlar. Ancak zor durumda kaldıklarında Kayra ve arkadaşları en iyi bildikleri şeye başvururlar: rakamlar! Çünkü rakamlar asla yalan söylemez!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123634</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c523ad4-4c87-4509-96ae-e1accf8be78b.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik Dedektifleri 4 : Taşlı Kasaba’nın Hız Treni Vakası</image:title>
            <image:caption>Nihayet yaz tatili geldi ve Matematik Dedektifleri artık bir molayı hak ediyor. Ne de olsa altıncı sınıf oldukça yoğun geçti. Kayra, Destan, Ece, Meriç ve Ali amatör dedektifler olarak da adlarından söz ettirdiler. Ancak eğlence parkında geçen rahatlatıcı bir gün, en sevdikleri hız trenini kurtarmak için umutsuz bir mücadeleye dönüştüğünde, arkadaşlar bu vakanın görünenden çok daha önemli olduğunu fark ederler. Belki de tek bir çıkış yolu var: O da işi bırakmak. Yoksa bu Matematik Dedektifleri’nin sonu mu olacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123635</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fda8c3e4-70d3-4c89-bcf7-282834610f42.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik Dedektifleri 5 : Unutulmuş Maden Vakası</image:title>
            <image:caption>Okul zili tekrar çaldı ve Taşlı Kasaba’nın yedinci sınıf öğrencileri için bunun tek bir anlamı var: okul gezisi! Senelerdir Taşlı Kasaba’nın yedinci sınıfa geçen öğrencileri, açık hava eğitimi için birkaç günlüğüne Batı Vadi’de bulunan, Unutulmuş adındaki eski maden kasabasını ziyaret etmektedir. Ancak görünen o ki bu eski kasabanın bazı gizemli sırları var. Her zaman olduğu gibi bu sırları açığa çıkarma görevi de Matematik Dedektifleri’ne düşüyor. Kayra, Destan, Ece, Meriç ve Ali bu zor gizemi çözebilecek mi? Yoksa Unutulmuş’un sırları sonsuza dek tarihin tozlu sayfalarında gömülü mü kalacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123636</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/780f3bb3-3333-4e71-b397-3afd5d3584e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik Dedektifleri 3 : Yılbaşı Soygunu Vakası</image:title>
            <image:caption>Taşlı Kasaba’da yılbaşı yaklaşıyor ve kasaba halkı en eski yılbaşı geleneğinin heyecanıyla dolup taşıyor! Dünyanın en iyi oyuncaklarının satıldığı Murtaza Bey’in Oyuncak Dükkânı’nın yıllık açılışı nihayet gerçekleşmiştir. Ancak bu sıradan bir yılbaşı değildir ve onları bekleyen sürpriz, en çılgın hayallerinin bile ötesindedir: Yılbaşı kutlamalarını mahvetmekle tehdit eden bir sürpriz! 
  Kayra, Destan, Ece ve Meriç’in biraz yardıma ihtiyacı var. Bakalım ekibin dedektiflik becerileri ve matematiksel zekâları bu vakayı çözmeye yetecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123637</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c1044b9-7637-4694-a0bf-d07ee58a525a.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Öğrenme Güçlüğü Olan Çocuklar ve Aileleri İçin Olumlu Davranışsal Müdahaleler ve Destek Yaklaşımı</image:title>
            <image:caption>Günümüzde gerek tipik gelişim gösteren gerekse özel gereksinimli çocuğu olan birçok aile evlerde, çocuklarına uygun davranış kazandırmak, onların sosyal ve öz düzenleme becerilerini geliştirmek için mücadele etmektedirler. Ancak çoğu zaman bu konuda başarısız olmaktadırlar. Çocuklarda davranış sorunları genellikle küçük yaşlarda başlayıp, ileriki yaşlara doğru katlanarak çoğalmaktadır. Yaş ilerledikçe duruma müdahale etmek oldukça güç olmakta ve karmaşık bir hal almaktadır. Çoğunlukla da ebeveynler çocuklarına müdahale edemez bir duruma gelmektedir. 
Bu süreçte ebeveynler eğer uzmanlardan gerekli ve uygun desteği alamadıklarında ve çocukları için gerekli müdahaleleri sürece koşamadığında çocukların çoğu kontrolden çıkmaktadır. Birçok vaka, suç işleme, suça buluşma ya da intihar etme gibi istenmeyen bir noktaya ulaşmaktadır. Toplumda, haberlerde ve resmi kurum raporlarında gördüğümüz vakalar bahsettiğim noktanın en önemli göstergesidir. Aile-çocuk arasındaki bağlar kopmakta ve uzmanlar duruma uygun müdahaleleri bulmakta zorlanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123638</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fde7a7df-9593-4e73-af30-0a9388cc6002.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocukluğun ve Çocuk Haklarının Tarihçesi</image:title>
            <image:caption>Çocukların haklarını bilmeleri, kullanmaları ve savunmaları için olanaklar yaratılmalıdır. Çocukları karar alma süreçlerine katmak ve onlara düşüncelerini özgürce ifade edebilecekleri eğitim ortamları sunmak aynı zamanda sağlıklı ve güvenli okul ikliminin oluşmasına da katkıda bulunacaktır. 
  Bu doğrultuda, “aktif vatandaşlık” değerlerinin geliştirilmesinde kilit rol oynayan okullardan beklenen; demokratik yaşam için çocuklarda gerekli becerileri geliştirerek sorumlu ve ilgili vatandaşlar olarak büyümelerine yardımcı olmak, tüm faaliyet alanlarında, karar alma süreçlerinde yer almalarını sağlamak ve haklarının korunduğu güvenli bir ortamın sağlanmasına rehberlik etmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123639</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1e711de-1184-4cbd-bee8-5eab3fe11fbb.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Öncesi Çocuklar İçin İş Sağlığı ve Güvenliği</image:title>
            <image:caption>Çocuklar yaşamlarının büyük bir çoğunluğunu eğitim kurumlarında geçirmektedir. Eğitim kurumlarının sağlıklı ve güvenilir ortamlar olması çocukların gelişimleri açısından önemlidir. Güvenli bir ortam, çocukların sağlıklı ve mutlu bir şekilde büyümeleri sağlarken, çocukların ihtiyaçlarını karşılamaya ve potansiyel risklerden korunmalarına da olanak sağlar. Eğitim alınan kurumların gerekli standartlara sahip olması, mevcut risklerin saptanarak önlemlerin alınması, personelin gerekli bilgi ve becerileri sahip olmaları çocukların kendine güvenen mutlu ve sağlıklı bireyler olmalarına da katkı sağlar. 
İş sağlığı ve güvenliği bu bağlamda eğitim kurumlarının fiziksel güvenliği karşılayarak aynı zamanda çocukların tehlikeler karşısında bilinçli olmaları ve uygun davranışlar geliştirmelerine yardımcı olmayı da içermektedir. Kısacası iş sağlığı ve güvenliği çocukların sağlıklı bir gelişim süreci geçirmeleri için vazgeçilmezdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123640</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e1b6271-323e-42c8-a8d2-6415df19b5cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocukluk Eğitim Programlarında Doğa Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Doğa’nın insan ile zamansız bir şekilde bir arada olduğu ve insan var oldukça doğanın da onun ayrılmaz bir parçası olduğu aşikâr. İşte bu nedenle doğayı seven, koruyan ve ona karşı değil onunla birlikte olan çocukların yetiştirilmesi son derece önemli. Tam da bu bağlamda, sürdürülebilirlik kavramı ortaya çıkıyor çünkü insan bir yandan da doğayı tüketiyor. Özellikle son yıllarda sanayileşme, globalleşme ve dijitalleşmenin etkisi ile çocuklar doğadan kopuyor, onunla bir araya gelemiyor, bu da çocuklarda “doğa eksikliği sendromu”nun ortaya çıkmasını sağlıyor. Sürdürülebilirlik anlayışı, özünde insana önem veren, mevcut nüfusun ekonomik ve toplumsal ihtiyaçlarının karşılanması için gerekli çabayı gösterme sırasında gelecek kuşakların da ihtiyaçlarını gözeterek doğal ve kültürel kaynakların özenli bir biçimde tüketilmesini öngören sürdürülebilir kalkınma kavramını ortaya çıkarmıştır. 
  Bu kitapta, sürdürülebilirlik perspektifinden erken çocuklukta doğa eğitiminin eğitim programlarına dahil edilmesi ele alınmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123641</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a512bde-75b3-4bfe-ab38-bb31219babbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk ve Ergenlerde Travmayla Mücadelede Sanatın Rolü: NixArt Terapi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap insan yaşamında kritik bir evre olan çocukluk ve ergenlik dönemindeki travmatik deneyimleri (doğal afet, kaza, kayıp, istismar, ebeveyn kaybı veya boşanması vb.) bulunan bireylerin ruh sağlığını desteklemeye ve iyileştirmeye katkı sunmak amacıyla yazılmıştır. Çocuk ve ergenlerin ilgisini çekmesi ve grup çalışmalarında yaşanabilecek direnç ve transferansın etkisinin minimize edilmesi için sanatın kullanılması amaçlanmıştır. 
  Bu sayede hem sağaltım yaşamaları, hem keyif almaları hem de içlerindeki yaratıcılığı uyandırmaları/geliştirmeleri hedeflenmiştir. Grubun mikrokozmos özelliği sayesinde yaparak-yaşayarak-deneyimleyerek öğrenmeleri, düşünmeleri ve hissetmeleri istenmektedir. Bunun için de kitapta grup sürecine ve sanatsal faaliyetlere dair her aşamaya adım adım yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123642</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ea3e7ed-c7bd-46c5-bb1b-9265be671f94.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişten Günümüze Anadolu</image:title>
            <image:caption>Bir taş neden müzede sergilenir? 
Çünkü insan yonttu onu. 
 
İnsanın binlerce yıl önce ne yaptığı nasıl bilinir? 
Bu soruya cevabı, insanın arkasında bıraktığı izleri 
arayıp bulan arkeologlar verir. 
Kanıt genellikle toprak altından gelir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123643</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64cf9a0a-e71e-4e24-95ac-f5e9cbfdbe26.jpg</image:loc>
            <image:title>Şölenden Sonra</image:title>
            <image:caption>Batıda gökyüzü sessizce ışıldıyor, bir şekilde idealizmin sonunun geldiğini çağrıştırıyordu. Boş ideallere ışık tutan bir fener gibi, batan güneş yüzlerce, binlerce mum yakmış, uzaklarda batıyordu. 
 
Kazu, Tokyo’nun önde gelenlerinin uğrak mekânı Setsugoan’ın sahibi; hırslı, başarılı, hayat dolu ve çekici bir kadın. Noguçi ise siyasi arenada adını duyurmuş, prensipleri ve onuru için yaşayan eski bir bakan. Bir akşam, bu iki farklı dünyanın temsilcisi bir araya gelir ve böylece, ikisi için de inişler ve çıkışlarla dolu bir ikinci bahar başlar. Kazu’nun tutkulu, yalnızlık korkusuyla sarmalanmış ama özgür dünyası, Noguçi’nin sakin ve kurallara bağlı dünyasıyla çarpışınca, aşk ile siyasi çıkarlar arasında kurdukları hassas denge hepten bozulur. 
 
İnsan ilişkilerinin karmaşıklığına odaklanan Şölenden Sonra, Mişima’nın ustalıkla ilmek ilmek işlediği karakterleriyle sevgi ile güç arasındaki derin uçurumu gözler önüne sererken, okura İkinci Dünya Savaşı sonrası Japonya’sının değişen yüzünü keşfetme imkânı da tanıyor. 
 
“Romanın başkahramanı Kazu, Mişima’nın son derece seçkin kariyeri boyunca yarattığı en muazzam ve en derin karakter.” 
The New Yorker</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123644</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50495b18-5aea-43be-a1a5-531ebeaee4f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Çadırda Bir Yıl</image:title>
            <image:caption>Hollandalı, ödüllü yazar Tiny Fisscher, korkularının üstesinden gelmeye kararlı bir gencin hikâyesine ortak ediyor bizi. Roman kendi sınırlarını aşmak hakkında düşündürürken, zor zamanlarda arkadaş olmak, toplumsal dayanışma ve göçmenlik konularında da gençlere önemli ipuçları sunuyor. On bir yaşındaki Kuğu, Sinan Öğretmen’in düzenlediği challenge haftası için sığınmacı çocuklar yararına para toplamaya karar verir. Bir meydan okuma olarak evlerinin arka bahçesindeki bir çadırda uyumayı seçer. Üstelik bunu bir yıl sürdürmeyi düşünür. Heyecan verici, tuhaf ama aynı zamanda unutulmaz ve eğitici günler Kuğu’yu bekler. Çadırda bir yıl dile kolay, hayata geçirmesi sanıldığından korkunç ve zordur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123645</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/776e44fb-c2eb-4f85-b746-20527c20afa2.jpg</image:loc>
            <image:title>Elmer Ara Bul Sayılar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Elmer’in sayarak arama ve bulma macerasına eşlik etmek ister misin? 
Sayı sayma aktiviteleriyle dolu sayfalarda Elmer ve arkadaşlarıyla birden ona kadar sayı saymayı öğrenecek ve daha bir sürü şey keşfedeceksin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123646</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ee850dc-c2d4-4d45-b970-5fa7468080fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Çözüm Bakanlığı ve Kaybolan Van Gogh</image:title>
            <image:caption>Çözüm Bakanlığı&apos;nın yeniden kurulmasının
heyecanını yaşayan Nina, Alfa, Ruben ve Bayan Vis
işe koyulmak için sabırsızlanırlar. Uluslararası Topluluk, çözülemeyen son vaka açıklığa kavuşturulunca
işe başlayabileceklerini haber verir.  
 
Çözülemeyen bir vaka mı? Çocuklar Bayan Vis&apos;le beraber arşivlere dalınca önceki Çözüm Bakanlığı&apos;nın asla çözemediği, 1953 tarihli bir vaka olduğunu keşfederler: Öldürülen Ev Sahibi ve Kaybolan
Van Gogh Resmi Vakası. 
 
Hemen işe koyulurlar fakat
eski zamanlardan bilgi toplamak
pek kolay değildir. Ayrıca Gümüş Adamlar hâlâ peşlerindedir. Çocuklar fark edilmeden vakayı çözebilecekler midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123647</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfbad634-25ca-4b42-86c9-5fab94ea01a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bakışınızı Değiştirecek 10 Deney: İnsan</image:title>
            <image:caption>Kararlarımızı alırken aklımız mı daha öndedir, yoksa duygularımız mı? “İyi” ya da “kötü” biri olacağımız doğuştan mı bellidir, yoksa çevremiz mi bizi şekillendirir? En sıradan insanlar bile bir caniye dönüşebilir mi? “Ahlak”ın kaynağı nedir? Herkes bize karşıyken de doğrularımızı savunabilir miyiz? Toplum içindeyken olduğumuzdan farklı birine mi dönüşürüz? 
 
Belki de en önemli soru şu; insan denen varlığı ne kadar tanıyor, biliyoruz? Yoksa bildiğimizi mi sanıyoruz? 
 
Selçuk Şirin, psikoloji alanında kült olmuş araştırmalardan yola çıkarak insana bakışımızı değiştirecek bir kitapla karşımızda… 
 
Bakışınızı Değiştirecek 10 Deney serisinin ilk kitabı İnsan, insan psikolojisi üzerine yapılmış araştırmalardan elde edilen bilimsel bilgileri Şirin’in kendine has sade ve anlaşılır üslubuyla bir araya getiriyor. Doğru bilinen yargıları altüst eden, ön kabulleri yıkan ve insanı gerçekten anlamaya bizi bir adım daha yaklaştıracak bilgilerle dolu bu kitabı şaşırarak ve heyecanla okuyacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123648</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afb09ce9-2fd0-45c6-b0fa-f6a6777a17c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Belki Yaz Erken Gelir</image:title>
            <image:caption>Kitapçıdasın. Rafların arasında dolanıyorsun. 
 
Bir kitap dikkatini çekiyor. Kapağında bir kadın var. Kumsalda. Devasa bir can simidi tutuyor. Deniz hafiften dalgalı. Kadının nereden gelip, nereye gittiğini anlayamıyorsun. Çocukluğun geliyor aklına. Çocukluk, kilidi kırık bir hatıra defteri. 
 
Tam arka kapağa bakacakken biri giriyor kitapçıdan içeri. Dikkatin dağılıyor. Annenin anlattığı masallar, babanın kahkahası eksik fıkraları eriyip gidiyor. Çocukluğun terk ediyor seni, büyüyorsun. 
 
Öyküler, kısa öyküler, masallar diyor arka kapak yazısında. “Keşke roman olsaydı,” diye düşünüyorsun bir an. Sonra hayatın öykülerin toplamı olduğunu hatırlıyorsun. Hayat dediğin, bütün o harflerin, hecelerin, sözcüklerin buluşmasını beklemek. 
 
Hayat dediğin, bitmeyen bir bekleyiş. 
 
Yazarın adı siliniyor kapaktan. Kendi adını görüyorsun orada, bütün o öyküler senin artık. Kitap sadece senin duyacağın bir melodiyle şarkısını söylemeye başlıyor: 
 
Ben bir öykü kitabıyım. 
 
İçten bir tebessümle okurunu bekleyen.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123649</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31754ce5-f52f-46eb-b12b-a0634e7e0f2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ebeveynler İçin Öz Şefkat</image:title>
            <image:caption>“Çocuklara yine bağırdım!” “Vücudum berbat hâlde ama bırakın egzersiz yapmayı, banyo yapacak vaktim bile yok.” “Sanırım olmayı hayal ettiğim anne/baba değilim.” Bu cümleler tanıdık geliyor mu? Çocuğunuza yaptığınız ya da söylediğiniz bir şey yüzünden kendinizden nefret ettiğiniz oldu mu hiç? Hiç küplere bindiniz mi? Düşünmek bile istemediğiniz şekilde davrandığınız oldu mu? “Ebeveyn polisinin” (neyse ki öyle bir şey yok) gelip suçunuzdan dolayı sizi tutuklayacağını düşünerek çaresizliğe kapıldınız mı? Endişelenmeyin, yalnız değilsiniz. Kimse mükemmel bir ebeveyn değil ve herkes çuvallıyor. Burası yargılamanın olmadığı bir yer. Sırlarınız güvende. Ebeveynler İçin Öz Şeat kendinden nefret etmek, bir kutu dondurma yemek ya da bir sakinleştirici almak yerine, kendinize nasıl şefkatle karşılık vereceğinizi göstermek amacıyla hazırlandı. Otuz yılı aşkın deneyime sahip bir klinik psikolog ve tecrübeli bir anne olan Dr. Susan Pollak, kitap boyunca etkileyici örnekler kullanarak ebeveynliğin zorluklarını çok iyi bildiğini ortaya koyarken okuyucuları usulca, kendileri ve aileleriyle sevgi dolu, yer ve zamandan bağımsız bağlar kurabilecekleri yepyeni bir ilişkiye yönlendiriyor. Küçük çocuğunuz öe krizi yaşadığında, kızınız lisede zorbalığa maruz kaldığında, ebeveynlik yapma şekliniz konusunda eşinizle hemfikir olmadığınızda, tatil stresi artmaya başladığında ya da çok bunaldığınızda, deneyimli ve şefkatli birinin kapıdan içeri girmesini istiyorsanız, bu kitap tam size göre.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123650</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c3b87be-1dd8-43ed-91df-c03996b3cc63.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikolojik Karate</image:title>
            <image:caption>Olumsuz ve yaralayıcı sözler, yıkıcı düşünceler ve duygular ruhumuz ve zihnimiz kadar bedenimize de zarar verir. Gündelik hayatta, işyerinde, arkadaşlık, sevgililik ve aile ilişkilerimizde bize ruhsal olduğu kadar bedensel olarak da acı veren pek çok toksik söze, duyguya ve düşünceye maruz kalabiliyoruz. Peki, bizi tüm bunlardan koruyabilecek bir savunma sanatı var mıdır? İşte Psikolojik Karate ruhsal ve bedensel dengemizi bozan zorlu durumlarla ve insanlarla şiddete ve çatışmaya mahal vermeden, sağduyu, nezaket ve şefkat temelinde başa çıkmanın yollarını gösteriyor bize. Temel savunma araçlarımız olan zihni ve dili iyileştirici, sakinleştirici, canlandırıcı, motive edici ve yapıcı biçimde kullanmaya dayanan Psikolojik Karate “aklın ve kalbin dövüş sanatı” olarak herkes için pratik bir bilgelik öneriyor. “Bu Psikolojik Karate rehberi seni başkalarının sözlü ve duygusal saldırılarına karşı eğitmekle kalmayacak, düşüncelerinden dolayı sana zarar veren ve motivasyonunu düşüren mesajlara karşı da seni koruyacaktır. Psikolojik Karate’nin kişisel-bütünsel gelişimini ilerletmeyi amaçlayan herkese kılavuzluk etmesini umuyorum.” – Bernabé Tierno</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123651</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/614d6ae6-7f34-45b6-b81e-1c98fd193f74.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Anahtar</image:title>
            <image:caption>Sadece okumaya değer hikâyeler mutlu sonla biter. 
Evliliğinin sona erdiği gerçeğiyle yüzleşmeye çalışan ve oğluna kavuşmanın yollarını arayan Caroline Grant’e, sevgili büyük teyzesi Lettie’den gizemli bir miras kalır. Teyzesi ona bir eskiz defteri, üç anahtar ve son bir fısıltı bırakmıştır: Venedik. Caroline&apos;ın görevi, Juliet ‘Lettie’ Browning&apos;in küllerini en sevdiği şehre serpmek ve altmış yıldan uzun süredir saklanan gizemleri ortaya çıkarmaktır. Resim öğretmeni Juliet Browning, 1938 yılında her köşesi romantizm kokan Venedik’e adımını atar. Öğrencileri için tarih, sanat ve güzelliklerle dolu bu şehir, Juliet için dokunaklı anılara ve kaderi çoktan belirlenmiş bir adama duyduğu aşka ev sahipliği yapmaktadır. Juliet, her geçen gün kendini daha da ait hissettiği bu şehre adım adım yaklaşan savaşı da görmezden gelemez. Caroline’ın gizemini çözdüğü her anahtarla birlikte Juliet’in imkânsız aşklar, kayıplar ve cesaretle örülü hayatı da ortaya çıkar. Büyük teyzesinin ayak izlerini takip eden Caroline için bu, bir kendini keşfetme yolculuğuna dönüşecektir. New York Times çoksatan yazarı Rhys Bowen’dan büyülü şehir Venedik’te yaşamla uzlaşmaya, aklı ve kalbiyle bir olmaya çalışan iki güçlü kadının hikâyesi. “Rhys Bowen, müthiş hikâyeleri, zengin ve karmaşık karakterleri ve ilk kelimelerden itibaren sürükleyen olay örgüsünü seven herkese bir armağan niteliğinde.” Louise Penny New York Times çoksatan yazarı “Özgünlük konusunda karakteristik bir yeteneğe ve okuyucunun dikkatini başından sonuna kadar çekecek eğlenceli bir anlatım tarzına sahip bir yazar.” Midwest Book Review “Türünün ustalarından.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123652</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27dc4327-472c-498d-ba92-742a694e96e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Düşerken</image:title>
            <image:caption>Bir anne, sezgilerini görmezden gelmekten daha büyük bir günah işleyebilir mi? 
Küçük yaşlarından itibaren istediği her şeyi tırnaklarını kazıyarak elde edebileceğini öğrenen Fereiba, üvey bir annenin, sevgisini nasıl göstereceğini bilmeyen bir babanın, ardı arkası gelmeyen hayal kırıklıklarının ve geleceği karanlık görünen Afganistan’ın gölgesinde büyümüş bir kadındır. Yaptığı mutlu evlilik sonrası talihinin döndüğünü düşünse de kaderin onun için planladıklarından habersizdir. Taliban’ın Afganistan’ı ele geçirmesi sonrası kocası Mahmood’un trajik bir şekilde hayatını kaybetmesiyle güvenli sandığı yuvası paramparça olur. Aç kalma tehlikesiyle karşı karşıya geldiklerinde Fereiba, cesur davranıp üç çocuğunu ülkeden kaçırmak için bir yol bulması gerektiğini anlar. İmkânsız gibi görünen yolculuklarının hedefinde kız kardeşinin Londra’daki evi vardır ancak bu yol, Avrupa’nın hiç tanımadıkları karanlık sokaklarından, insan kaçakçılarının türlü oyunlarından ve mülteci kamplarının gölgesinden geçmektedir. Çocukları uğruna verdiği savaşta her gün yeni bir yenilgiyle karşılaşan Fereiba’yı zorlu kararlar, küçük oğlu Saleem’i ise erken yaşta olgunlaşmasına neden olacak mücadeleler beklemektedir. Kabuğunu Kıran İnci, Penceresiz Ev ve Yıldızlara Gülümseyen Kız kitaplarının yazarı Nadia Hashimi, yeni romanında tekrar bir araya gelmek için çırpınan bir ailenin umut, cesaret ve sevgiyle örülü mücadelesini gözler önüne seriyor. &quot;Yeni bir hayata başlamanın verdiği endişe ve heyecanı ustalıkla tasvir eden Hashimi’nin sürükleyici eseri, kitap kulüpleri için mükemmel.&quot; Library Journal &quot;Sınırlar, engeller ve cesur bir annenin verdiği mücadelesi üzerine kaçırılmaması gereken destansı bir eser.&quot; Oprah Magazine “Merhametten yoksun bir dünyada, samimi bir cesaret öyküsü.” Toronto Star</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123653</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29500001-5fcf-4ce7-8662-73e46393fa43.jpg</image:loc>
            <image:title>Roma Tatili</image:title>
            <image:caption>ROMANTİK TAKTİK KİTABININ YAZARINDAN 
Kalbin, hiç ummadığın bir yere ait olabilir... Roma’ya hoş geldiniz! Ama yanlış anlaşılma olmasın, İtalya’da değil, Kentucky’nin küçük ve şirin kasabası Roma’dayız. Sıcakkanlı insanları, rengarenk dükkanları ve sakin hayatıyla bu küçük kasabanın Rae Rose gibi bir dünya yıldızını ağırladığını duymak sizi şaşırtabilir. Kulağımıza gelen fısıltılara göre Rae Rose olarak bilinen Amelia, şöhretin parlak ışıklarından ve onu yalnızlaştıran sevdiklerinden oldukça yorulmuş ve çareyi, Audrey Hepburn’ün en sevdiği filmi Roma Tatili’nden ilhamla, ona en yakın olan Roma’ya gelmekte bulmuş ve bir süre kalmayı planlıyormuş. Daha şaşırtıcı olan ise Amelia’nın, kasabanın huysuz turtacısı Noah Walker’la yakın bir ilişki kurmuş olması. Gönül işlerini bir kenara bıraktığını düşünen Noah’nın, sevimli ve sakar Amelia’ya düşkünlüğü, her işe burnunu sokan kasabalıların gözünden kaçmış değil. Ancak birbirinden bu kadar farklı olan iki insanın, orta yolda buluşmak için ne kadar ödün vermesi; hayatını değiştireceğini inandığı bir aşka nasıl tutunması gerekir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123654</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/976bb9d6-8354-4a79-a6b0-0aba7b4369de.jpg</image:loc>
            <image:title>Herhangi Bir Günden Fazlası</image:title>
            <image:caption>Çağlar ara tatilde senarist dayısının Büyükada’daki evinde misafir olur. Şehrin rutinine ve beklentilerine alışık Çağlar için adanın havası da, insan ilişkileri de farklıdır. Yeni arkadaşlarla tanıştığı bu tatilde yolu, Ninja adını verdiği gizemli ada sakiniyle kesişir. Adanın doğayla, sanatla, oyunla ve sohbetle dolu atmosferine Ninja’nın hikâyesi de eklenince, Çağlar kendine ve hayata yeni bir gözle bakmaya başlar... Çocuk edebiyatımızın en sevilen yazarlarından Sevim Ak, bu romanında doğanın ve yavaşlayabilmenin insanları yakınlaştıran ve iyileştiren gücünü hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123655</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d66fd49-54ec-49dc-b473-774a86a4a644.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik&apos;le Olağanüstü Bir Yaz</image:title>
            <image:caption>Aydan ve kardeşleri için yaz tatili pek yakında sona erecektir. Tabii ki, ailenin vazgeçilmez üyesi, okurların ilk kitaptan tanıdığı Minik için de. Tatlılıkla ve evin komik çekişmeleriyle geçen yaz boyunca Aydan ve Minik, bazı insanların hayvanlar konusundaki tahammülsüzlüğüne ve vurdumduymazlığına tanık olur. Ama aynı deneyim onlara mahallelerindeki dayanışmayı hatırlatır. Şimdi aynı dayanışmaya bambaşka bir mesele için ihtiyaçları vardır. Çünkü komşu bahçelerden birindeki bakımsız köpek dikkatlerini çeker. Onları gizemli bir maceranın beklediğinden henüz habersizdirler… 
 
Nemika Tuğcu’nun zor koşullarda hayatta kalmış bir yavru köpeğin yeni ailesiyle buluşmasını, insanların yaşamına dokunuşunu anlattığı Minik’in yeni macerasında, kahramanlarımız hem yeni arkadaşlarla tanışıyor, hem de çok daha ciddi meselelerle karşı karşıya geliyorlar. Canlıların yaşam hakkını hoyratça yok edebilen insanların yol açabileceği kötülüklere karşı birlik olmanın, dayanışmanın gücünü ve önemini hatırlıyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123656</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a9a9dad-c4e3-434f-9049-c7f974420c8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Lambalı Otel / Öteden Beri 2</image:title>
            <image:caption>Periler şehri Konstantiniyye, Siyah Mürekkep lakaplı Efrandsiyab&apos;ın Kara Ülke&apos;si tarafından yutulmak üzere.Üstelik padişahın buna hiçbir itirazı yok. Neyse ki Çay vediğer Pleizade çocukları Sinan, Simya ve Arat bu karanlığakarşı yalnız değil. Ezeli güçlerle bağı olan Peri Masalı Yazarları ve Masal Coğrafyası Derneği direnmeye kararlı. Konstantiniyye&apos;nin sessizliğe itilmiş peri halkları da öyle. Bu mücadelede, Pleizade çocukları miras aldıkları gücü kullanmaya artık hazır. Peki ya Çay, kadim Elis olarak onu bekleyen göreve hazır mı? Gizemli büyücü Tavus ve kayıp annesi Rosali ihtiyaç duyduğu yardımı sağlayabilecek mi? Konstantiniyye&apos;den geriye bir periler şehri kalacak mı?
Tarihi ve bugünü esrarengiz öykülerle yeniden kurgulayan Delâl Arya&apos;nın gizemlerle örülü fantastik dizisi Öteden Beri’de macera sona eriyor. Kadim güçlerin meskeni İstanbul kişisel hırsların odağında. Kentin bu kez neye dönüşeceğini, onu kendine mal edenler ile yuvası kabul edenler arasındaki mücadele belirleyecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123657</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ea81344-a535-4ab1-8ef4-c2506a8a00c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarılmak İster misin?</image:title>
            <image:caption>Evet, Evet demektir, Hayır ise Hayır, 
Arkadaşlarına anlat, çünkü bu önemli bir mesajdır. 
Hep birlikte oyun oynayabilir, eğlenebilir ve arkadaş olabiliriz; 
Ama dokunmak için her zaman izin almalıyız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123658</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8c3c14f-8250-43c8-9dae-605ffc30a45f.jpg</image:loc>
            <image:title>İkimiz Bir Fidanın…</image:title>
            <image:caption>Anadolu&apos;nun uzak yaylalarından Batı&apos;daki büyük şehirlere, oradan Almanya içlerine uzanmış bir mücadele, kaçışlar ve aşklar öyküsü… 
 
Onlarca yıl sonraki dönüşte yaşanan şaşkınlıklar… 
 
Yazgısına direnirken, ölümlerden kaçarken hem kendi geçmişini yadsımak zorunda kalmış hem sevgiye susamış, hem kendince haksızlıklara uğrayıp tahammül denen bataklıkta çırpınmış bir yaşamdan kalanlar… 
 
Toplumsal olanla bireye kalanın iç içe geçişi; kendisiyle hesaplaşırken de acımasız olmaya çalışmış bir sorgunun satır aralarından uç verişi. 
 
Yazarını da kahramanını da oradan oraya savurmuş, okurunu da aynı yola katılmaya, yeni ufuklara açılmaya çağıran bir metin. 
Eleştirel denemeden tarihsel araştırmaya, mektuptan öyküye ve romana, yazının her türünde yapıt vermiş Alper Akçam&apos;ın yaşamla sanatsal kurguyu harman etmiş çoğul boyutlu son romanı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123659</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f9e17ab-5374-46bd-8944-d80246bfdb8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüplü Televizyon Kırılınca</image:title>
            <image:caption>Şehir ve apartmanlar gökyüzünü esirger mi insanlardan? Sıralı daireler birer kahır yuvalarına döner mi çocuklar için? Kaplumbağalar dile gelir mi? Çıkarsız adım atılmaz mı büyük büyük caddelerde? Bir televizyon nasıl olur da tamir edilemez bunca zamanda? Kırıp dökülenlerin yerini hep başka yeni şeyler mi alır? Akvaryum, solucan, köy, bilezik, gözyaşı, olta. Tüplü Televizyon Kırılınca çekirdek bir ailenin şehirde tutunma çabaları, nefes alıp verişleri, kalp atışları, taşeronları, gürültüsü ve tramvayları. 
 
&quot;Anne, solucan toplamaya gidiyoruz!&quot; 
“Yıldırım ağlamaklı oldu. Gözleri doldu. Dişlerini sıktı. Kendini sıktı. Dudağını ısırdı. Kanattı. Kan tadı diline geldi. Ekşi. Yuttu. Biradan büyük bir yudum daha aldı. Nazo toz meyve suyuydu. Arkadaşlarıyla para toplayıp yan köydeki bakkaldan paket içinde alırlar, dönüş yolunda koştur koştur çayıra serilirlerdi. Hasat zamanı eğlencelerinden biriydi. Sıcak tüm uzuvlarını yakardı. Sonra litrelik su kabına tozu boşaltırlar, aralarındaki en küçüğünü çeşmeye kabı suyla doldurmaya yollarlardı. Oğlanın dönüşünü dört gözle izlemeye koyulurlardı. Kap her defasında başka renklere bulanmış olarak geri gelirdi. Bunu da yine kura yöntemiyle belirlerdi. Turuncu, kırmızı, sarı…&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123660</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/036f07e2-ba58-43a7-b6c7-fbc362a235ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Armağan</image:title>
            <image:caption>&quot;Hediyenize çok iyi bakmalısınız, o artık size ait.&apos;’ 
 
 
Eski hayatından kaçıp onu terk etmeye hazırlanan erkek arkadaşıyla beraber İstanbul&apos;a taşınan Yasemin Altan&apos;ın yolu Bağ Bozumu adlı bir antikacıya düşer. Antikacıda çalışan, dikkat çekici genç adam ona hayatını değiştirecek bir armağan verir. 
 
Yasemin, bu armağanı kabul ettiği andan itibaren karanlık bir yola girer. Yeni taşındığı bu şehirde artık elinde yalnızca derin bir trajedi, taze bir kalp kırıklığı ve geri dönülemez bir gücü vardır. 
  Kara Ayna&apos;nın size göstereceklerine hazır olun...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123661</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f910412b-daa3-47cf-82f6-675f092e7a4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüme Dokunmak</image:title>
            <image:caption>“Bir ruhun saflığını yitirmesi ne kadar sürer?” 
 
Naira, çocukluğundan bu yana kimsenin duymadığı bir ses duyan şizofreni teşhisi konulmuş bir genç kızdır. Bedeninde yaşadığı değişiklikler ve sahip olduğu insanüstü güçler, onu bir deli olduğuna inandırmaya başlamışken aynı şeyleri yaşayan başka biri daha olduğunu öğrenir. 
 
Her şey adımı kulağıma fısıldayan gizemli bir ses ile başladı. Ses, önce zihnime sonra bedenime hükmetti. Korkularım kâbusum oldu, kâbuslar beraberinde ölümü getirdi. Ben ölümü arzuladım, ölüm de beni. 
 
Dışarıdan gelen sesleri duyamayacak kadar kaçabilirsin, peki ya ses senin içindeyse?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123662</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c35e88b4-21da-45d4-9ba1-d74fbcd11cb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahya İblisi</image:title>
            <image:caption>Demir ökçeleriyle nam salmış III. Osman’ın Kostantiniyye’sinde şehrin muhtelif yerlerine gerdiği korsan mahyalarla tanınan büyük bir bela vardır; şakşakçılardan kavuk sallayanlarına, zübüklerden taht peşinde koşanlarına... hepsinin uykusunu kaçırır Mahya İblisi. 
 
Elinizdeki kitap uçmayı bırakan sözlerin konduğu sayfalarla doludur; nereden geldiği meçhul garip ve acayip inlemeleri, cadı kahkahalarını, cin kıkırdamalarını, hortlak feryatlarını da duymanız pek mümkündür. Hürer Ebeoğlu, gerçeklerle hülyaların karıştığı bu romanda kafeslerle çevrelediğimiz vicdanlarımızı sahici bir hesaplaşmaya davet ediyor. 
&quot;Mahya İblisi gitmeden önce gözünü tıkabasa Kostantiniyye’yle doldurdu. Bu dünya üzerinde kuracağı son hayal elbette ki Süleymaniye’nin 
minareleri arasına gerilmiş bir korsan mahya olmalıydı: KUL OLMA İNSAN OL.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123663</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e2584f4-7115-4d5d-9ab3-e5421fbc3085.jpg</image:loc>
            <image:title>Yok Mu Bana Bir Yuva?</image:title>
            <image:caption>Gözü yaşlı minik bir kedi ormanda, 
Ailesi de yok ki yanında, 
Sıcak bir yuva bulmalı ona. 
Tavşan, aslan, fil, geyik, 
Timsah, maymun, kaplumbağa 
Hangisinin ailesiyle yaşar ki bir arada? 
 
Güzel bir sürpriz vardır her arayışın sonunda…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123664</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63593a06-9ef0-4a4b-9be7-cc7871f714a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Meşe</image:title>
            <image:caption>“Kızıl bir meşe ağacıdır o. 
Buradaki herkes ona Şeref Ağacı der. 
Bu bozkırdaki en güzel şey odur. 
Ama kasabalı korkar ondan.” 
Bozkırın ortasında yeşeren bir umudun etrafında şekillenen sekiz öyküde Ufuk Tekin okuru kendisiyle yüzleşmeye, insan ilişkilerinin tekdüzeliğine karşı çıkmaya, ormanın kalbinde anlam aramaya, ortaklaşan yazgılara, ahlakın ikiyüzlülüğüne ve adaletin hem geçmişle hem de gelecekle kurduğu ilişkiye bakmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123665</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ffb34f1-0731-4748-9375-ab7374f0510b.jpg</image:loc>
            <image:title>Zorbey Zorbey’in Ardındaki Boşluk</image:title>
            <image:caption>“Biri size şak diye hayatındaki en büyük sırrı verdiyse, onunla havadan sudan sohbet edemezdiniz. Hele ki hayatınızda, onunkinden daha büyük bir sır varsa…” 
Tan Zorbey, ailesiyle ilgili dramatik bir gerçekliği öğrenmesinin sarsıcılığı içinde yaşamakta, bu durumun yarattığı aile içi duygusal boşluklarla başa çıkmaya çalışmaktadır. Apartmana yeni taşınan yaşıtı Levin’le tanışmaları, her ikisine de
yaşamlarındaki sırlarla örülü ağları parçalamak için gerekli cesaret ve dayanışmayı sağlayan bir güç yaratacaktır. Bu süreç, aynı zamanda, kendi kimliklerini bulma çabası içindeki iki gencin büyüme ve olgunlaşma serüvenidir. Zorbey Zorbey’in Ardındaki Boşluk, dokunaklılığın ve mizahın harmanlandığı, okuru güçlü karakter çizimleri ve sahici problem alanlarıyla karşı karşıya getiren, anlatım incelikleriyle örülü bir Hanzade Servi romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123666</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d786f20a-c129-4437-9f73-4d0c594ceab0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ada’nın Dik Yokuşu</image:title>
            <image:caption>Güneş son ışıklarını bakkalın tentesinden daha çekmeden sokakta renk renk çocuk kafaları belirmeye başlamış. Ben mi? Ben pencereden onları izliyorum. 

Ada’nın dik yokuşu üzerindeki evimizin penceresinden... Birazdan aralarına katılacağım. Sen de bizimle oynamak istersen bu kitabın sayfalarında bekliyor olacağız. Ama sakın ha, Ada’nın dik yokuşunda karşı karşıya geçerken önce sola, sonra sağa sonra tekrar sola bakmayı unutma!

Betül İlter, bu sıcacık öyküsüyle henüz teknolojik cihazların hayatımızda bunca yer tutmadığı günlere bir pencere aralıyor. Bizleri, yıllardır oynanan sokak oyunlarının tam ortasına bırakan bu satırlar, hem çocukların hem de yetişkinlerin kalbini ısıtacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123667</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40002c84-030b-48cd-8b7d-69ccdbc400fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Karlar Ülkesi 2 - Star Simli Çıkartmalı Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Disney Karlar Ülkesi 2 - Star Simli Çıkartmalı Boyama Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123668</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a27d8d0-c560-473f-9800-aecb73be9923.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Pixar Arabalar - Star Simli Çıkartmalı Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Disney Pixar Arabalar - Star Simli Çıkartmalı Boyama Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123669</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5c3b9e5-fa56-408a-a50c-1c791266db47.jpg</image:loc>
            <image:title>Pokemon - Star Simli Çıkartmalı Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Pokemon - Star Simli Çıkartmalı Boyama Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123670</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82093685-06e8-4104-9635-f62d4338cafc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuromi - Star Simli Çıkartmalı Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Kuromi - Star Simli Çıkartmalı Boyama Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123671</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8c1552e-09f5-47ab-90e7-d953616685cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Pjmasks Power Heroes - Star Simli Çıkartmalı Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Pjmasks Power Heroes - Star Simli Çıkartmalı Boyama Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123672</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f41bb8cb-83c6-4816-b2c6-e48badc802ea.jpg</image:loc>
            <image:title>My Little Pony - Star Simli Çıkartmalı Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>My Little Pony - Star Simli Çıkartmalı Boyama Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123673</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b46c974-2509-41dc-9faa-83b9198e84f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkat Güçlendirme Kitabı</image:title>
            <image:caption>Millî Egitim Bakanlıgı Temel Egitim Programının İlkokul 1. Sınıf yeni müfredatındaki kazanımlar dikkate alınarak hazırlanmıstır. İlkokul bir ve üstü çocukların görsel algı becerileri ile dikkat gelişimleri göz önünde bulundurularak sözel, sayısal becerileri ve zekâ gelişimlerini destekleyici etkinliklerden oluşur. Uluslararası gelisim ve zekâ envarterleri dikkate alınarak hazırlanmıstır. Çocukların dikkatlerinin bir veya birden çok nesneye odaklanması ve dikkat sürelerinin artması amaçlanmıstır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123674</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf922ceb-e962-4008-8c62-145263e860e1.jpg</image:loc>
            <image:title>İfade Özgürlüğü ve Sosyal Medya</image:title>
            <image:caption>İfade Özgürlüğü ve Sosyal Medya başlıklı çalışmanın temel argümanı, sosyal medyanın gerçek hayattaki kullanım alanlarından bazı farklılıklar gösterse de ifade özgürlüğünün temel niteliğini değiştirmediğidir.
Ancak, sosyal medyada ifade özgürlüğüne getirilen sınırlamalar, sosyal medyanın yapısı ve özellikleri göz önünde bulundurularak yeniden değerlendirilmelidir. Bu kitapta, sosyal medyanın ifade özgürlüğüne getirdiği fırsatlar ve zorluklar anonimlik, algoritmalar, bilgi kirliliği, nefret söylemi, kutuplaşma, gözetim ve demokrasi gibi konular çerçevesinde incelenmiştir.
İfade özgürlüğünü koruma mücadelesi, gerçek hayatta da devam etmektedir. Sosyal medyanın yaygın kullanımı ve getirdiği zorluklar, bu sorunlarla doğrudan yüzleşmemizi sağlamıştır. Sosyal medya platformlarında, ifade özgürlüğüne ilişkin sınırlamalara bu bakış açısıyla yaklaşmak, sorunların çözümünde daha gerçekçi önlemler alınmasını sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123675</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1969549c-9837-4202-9033-f3fe5abf8d27.jpg</image:loc>
            <image:title>Liberal Düşünce Dergisi Sayı 115 Yaz 2024</image:title>
            <image:caption>Bireysel Özgürlükten Rasyonelleşmeye: Georg Simmel ve Paranın Felsefesi
From Individual Freedom to Rationalization: Georg Simmel and The Philosophy of Money
Şeyma Akın 
Cumhuriyet, Yasa ve Türkiye’de Modern Siyasetin Kuruluşu
The Republic, the Law and the Establishment of Modern Politics in Türkiye
Belgin Tarhan 
Seçime Katılma Davranışının Eğitim Düzeyi ile İlişkisi: 14 Mayıs 2023 Türkiye Genel Seçimleri Örneği
The Relationship between Election Participation Behaviour and Educational Level: The Case of the Turkish General Election of 14 May 2023
Mahmut Turan Ektiren 
The Evolution of TİKA: A Case Study in Turkish Soft Power Projection
TİKA’nın Evrimi: Türkiye’nin Yumuşak Güç Gösteriminde Bir Vaka Çalışması
Birce Beşgül 
Türkiye’de Kültür-Siyaset İlişkisi: “Müphemlik”ten Pragmatizme Uzanan Bir Tasarım Süreci
The Relationship between Culture and Politics in Türkiye: A Process of Social Design from &quot;Ambivalence&quot; to Pragmatism
Hazan Güler Sarı 
Is the Liraization Strategy of the Central Bank of Republic of Türkiye Successful?
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın Liralaşma Stratejisi Başarılı mı?
Bekir Eren 
Türkiye’de Yastıkaltındaki Altınların Finansal Sisteme Kazandırılmasına Yönelik Alternatif Projeler
Alternative Projects For The Financialization of Gold Under the Mattress in Turkey
Nihal Kızılağıl &amp; Umut Evlimoğlu 
Suriyelilere Yönelik Önyargılar: Sosyal Baskınlık Yönelimi ve Algılanan Tehdidin Rolü
Prejudices Towards Syrians: The Role of Social Dominance Orientation and Threat Perceptions
Hamza Bahadır Eser &amp; Koray Çetinceli Zafer Özkan &amp; Eda Ot Hancı 
Informal Employment Areas for Syrian Asylum Seekers in Türkiye: A Fuzzy TOPSIS Analysis
Türkiye&apos;de Suriyeli Sığınmacıların Kayıtdışı İstihdam Alanları: Bulanık TOPSIS Analizi
İrfan Ersin &amp; Faik Tanrıkulu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123676</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b630bed-36d6-43ca-a244-d7245115759e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağdaş Optimalist Piyasa Ekonomisi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, çağdaş piyasa ekonomisinin bazı görünür ve görünmez özelliklerini açıklığa kavuşturma amacıyla yazılmıştır. 
Kitapta esas alınan piyasa ekonomisinde, piyasa ve devlet yanında, firmaları ve dış dünyayı da kapsayan dört temel yönlendirici ve düzenleyici aktif, önemli ve etkin bir rol oynamaktadır. Bu dört yönlendirici ve düzenleyicinin rolü, kaynak tahsisi sürecindeki nispi ve mutlak üstünlüklerine göre sürekli değişmektedir. Bu dört aktörlü piyasa ekonomisi, klasik temel ekonomik sorunların çözülmesi yanında çağdaş dünyanın yeni ekonomik sorunlarını da çözmeye elverişli bir yapı kazanmıştır. Nihayet çağdaş piyasa ekonomisi, dört oyuncunun etki alanlarının, bu konuda mümkün olan en iyi dağılıma yönelmesini sağlayacak optimalist dinamiklere sahiptir. 
Çağdaş Optimalist Piyasa Ekonomisi, ülkesinin ve dünyanın sosyo-ekonomik sorunlarıyla ilgilenen herkese hitap etmektedir. Genel olarak kitabın anlaşılması için özel bir eğitim görmüş olmaya ihtiyaç yoktur. Ancak, sosyal bilimler alanında özellikle ekonomi, işletme ve kamu yönetimi bölümlerindeki öğrencilerin kafa karışıklıklarından kurtularak ekonomiye sağlıklı bir bakış geliştirmeleri açısından bu çalışma yararlı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123677</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ceae2f5d-994b-43dd-a3f0-29648c7e1db2.jpg</image:loc>
            <image:title>The Times Sayfalarında Lozan Barış Konferansı</image:title>
            <image:caption>Yaklaşık dört yıl süren Türk İstiklal Harbinin en verimli sonucu olan Lozan Barış Antlaşması ile Misak-ı Milli esasları önemli ölçüde gerçekleştirilmiş, Osmanlı döneminde var olan; siyasî, mali, iktisadî, hukukî ve kültürel gibi birçok alanda devletin bağımsızlığını kısıtlayan uygulamalar ortadan kaldırılmıştır. 
 
İngiltere öncülüğündeki İtilaf Devletleri Lozan’da, Osmanlı dönemindeki kazanımlarını sürdürmek için büyük gayret göstermişlerse de bu eserde de görüleceği üzere İsmet Paşa başkanlığındaki Türk heyetinin direnci karşısında hep geri adım atmak zorunda kalmışlardır. Yalnızca İngiltere’nin değil dünyanın önde gelen basın kuruluşlarından biri olan ve XVIII. yüzyılın sonlarından itibaren faaliyetlerini sürdüren The Times gazetesi, Lozan’a gönderdiği özel muhabiri vasıtasıyla, başlangıçtan barış antlaşmasının imzalanmasına kadar hemen tüm bu zorlu müzakere sürecini takip etmiş, gelişmeleri okuyucularına aktarmıştır. Gazete, genelde olduğu gibi irdelediğimiz dönemde de Londra yönetimine yakın bir politika izlemiş, Türkler; “haksız”, “işgalci”, İtilaf Devletleri ile Rumlar, Ermeniler ve diğer halklar ise mağdur olarak gösterilmiştir. Gazeteye bu özelliği nedeniyle bir propaganda aracı olarak bakılıp, belli bir görüşü yansıttığı eleştirisi yapılsa da bizce önemli olan tarafı İngiliz hükümetinin gayr-i resmi dili olması ve dolayısıyla Londra yönetiminin diplomatik metinlerde geçmeyen düşüncelerini açık etmesidir.  
 
Tarafımızca çevirisi yapılan ve notlandırılan eserde, The Times gazetesinde yer alan haberler (yanlış yazımlar, isimler ve bazı nitelemeleri açıklamaya dayanan notlar dışında) yorumsuz olarak verilerek İngiliz Hükümeti’nin Türkiye’ye yaklaşımını en çıplak şekilde ortaya koyulmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123678</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47b79361-600f-4ca1-b533-39cdb4c8b613.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Zeka ve Gazeteciliğin Geleceği</image:title>
            <image:caption>&quot;Yapay Zekâ ve Gazeteciliğin Geleceği kitabında, Associated Press ve Wall Street Journal gibi medya stratejilerinin öncülerinden Francesco Marconi, haberin geleceğine yapay zekâ ile ilgili bir bakış açısı sunuyor. Marconi, yapay zekâ algoritmalarının haber odaları ve ilgili teknolojiler üzerindeki artan etkisini masaya yatırırken, bu devrimin ne boyutta olduğunu ve gazeteciliği nasıl yeniden şekillendirebileceğini etkileyici bir vizyonla anlatıyor. 
Marconi, yapay zekânın dijital medya dünyasına entegre olmasıyla birlikte bu devrimin raporlardaki verilerin daha hızlı işlenmesinden okuyucu etkileşimlerini nasıl kazanç raporlarına dönüştürebileceğine kadar geniş bir yelpazeyi gözler önüne seriyor. Ayrıca, yapay zekânın haber üretim sürecini destekleyici daha hızlı raporlamayla gazetecilikteki zaman baskısını nasıl azaltacağını sunuyor. Yapay zekâ ile Gazeteciliğin Geleceği kitabı, öğrencilere ve profesyonellere yapay zekânın sektöre getirdiği imkânları keşfetmek adına bir yol haritası sunuyor.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123679</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d983def-859a-4a10-8dba-9bb3062b4f4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Zekanın Arapçayı Öğrenmede ve Öğretmedeki Kullanımı</image:title>
            <image:caption>Yapay zekâ tek başına insanlığı etkileyen ve eğitimin de etkilendiği bilimsel bir devrimi temsil etmektedir. Bu alana ayak uydurmak, kural ve verilerinden faydalanmak ve eğitim müfredatı ve stratejileri geliştirerek mekanizmalarını kullanmak; yapay zekânın sunduğu özelliklerin bir sonucu olarak anlayış ve bilimsel farkındalığı artırmanın yanı sıra yeterlilikleri geliştirmedeki ve ardından ileriye dönük programlar ve projeler planlamadaki etkinliği ve faydaları nedeniyle bir yapay zekâ kültürü geliştirmek gerekli hâle gelmiştir. Dil eğitimi alanında uzman, profesör ve akademisyen tarafından hazırlanan “Yapay Zeka ve Arapça Dil Öğrenimi ve Öğretimindeki Rolü” isimli bu eserde bu konular ele alınmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123680</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/425b5728-7317-4792-ab7a-bd5def3fbf8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı Kenti - 1</image:title>
            <image:caption>Huzur ve esenliğe dair umutlar yitirildiğinde tüm suçun yükleneceği bir günah keçisinin aranması vakıadır. Roma 410 yılında Vizigotlarca yağmalandığı zaman tam da bu oldu. Bu sefer putperestler Hıristiyanlığı günah keçisi ilân etmişlerdi. Onlara göre Roma’nın içinde bulunduğu buhrandan sorumlu olan bu din, Pagan tanrılarına tapılmasını ve kurban sunulmasını yasaklamış, Roma bu yüzden tanrıların yardımından mahrum kalmış ve nihayetinde bütünüyle bir felakete sürüklenmişti. Yaşamının önemli bir bölümünü bizzat pagan olarak geçirmiş, sonradan Hıristiyanlığı kabul etmiş olan Augustinus bu eserinde Hıristiyanlığın tüm bu olan bitenlerden sorumlu tutulamayacağını savunurken paganlara karşı ciddi bir reddiye geliştirmiş ve bu eseriyle yepyeni bir sayfa açmış, Hıristiyanlığın Batı düşüncesinde uzun yıllar sürecek hâkim konumunu tescil etmiştir. 
 
Augustinus’a göre Hıristiyanlık yalnızca öte dünyaya ilişkin bir inanç değildi. O, dünyadaki yaşamın bu dine uygun bir şekilde sürdürülmesi ve yönetilmesi gerektiğine kaniydi. Bu yüzden pagan gelenekleri üzerine inşa edilmiş tüm kurumları sarsmak zorundaydı. Her alanda ‘çokluğa karşı teklik’ ilkesini savunan bu eser pagan inançları, mitoloji ve ilâhiyat dışında kadim felsefe ekolleri, tarih, sanat, siyaset bilimi ve pagan geleneğin şekillendirdiği dünya tasavvuru konusunda çok önemli bir referans teşkil etmiştir. 
 
İşte, üzerinde en çok konuşulan, uzun yıllar birçok çevrede ilham kaynağı olmuş, Batı düşünce tarihinin belki de en temel yapıtlarından biri, A. Doğucan Hanegelioğlu çevirisiyle Latinceden tam metin olarak ilk defa Türkçede.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123681</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13824cde-c469-40e2-807f-b1a4f8fea8de.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitle Toplumu ve Medya</image:title>
            <image:caption>&quot;Elinizdeki bu eser, yirminci yüzyıldaki kitle iletişim araçlarının modern dünyanın daha iyi anlaşılmasını nasıl teşvik ettiğini ve bir o kadar da engellediğini ele alıyor. Günümüz kitle toplumunun çeşitlili yönlerini inceleyen Hoggart, her türden bilgiye kolayca erişilebilmenin dünya’yı daha anlaşılabilir kılmayacağını; aksine, bu durumun bilginin bilgi aktarıp aktarmadığına dair bir paradoks teşkil ettiğini öne sürüyor. Yazar kitabında, bu paradoksu anlamak için kitle bilgisinin başlıca yayıncısı olan medya’yı yalnızca düzenleyici değil, bilginin bu hareketsizleştirici etkisini de göz önüne alarak değerlendiriyor. 
Eser, salt bilginin mahiyeti hakkında malumat vermekle kalmıyor, ayrıca dilin yaygın şekilde iletişimdeki rolüne değinerek eski inançların yavaş ama kesintisiz bir şekilde çözülmesini, özellikle de eleştirel olan inançların bir buçuk yüzyıldır sürdürülen entelektüel eleştirinin bir sonucu olarak aşındığını da ileri sürüyor.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123682</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd9df761-262e-40da-9321-d6cf971811b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kopernik Astronomisinin Temelleri</image:title>
            <image:caption>Eski zamanlardan beri Güneş, Ay ve diğer gezegenlerin hareketleri, insanlara hep gizemli gelmiştir. O zamanların bilgeleri duyularıyla algıladıkları bu fenomenlerin neden ve nasıl olduklarını açıklamaya çalışmışlardır. II. yüzyılda İskenderiye’de yaşamış olan Yunanlı astronom ve coğrafyacı Claudius Ptolemaios, kendinden öncekiler tarafından yapılan çalışmaları sistemli bir hale getirerek,  yüzyıllar boyu varlığını sürdürecek olan Dünya merkezli sistemi kurmuştur. Bu sistem, Dünya’nın evrenin merkezinde ve sabit olduğunu, Güneş ve diğer altı gezegenin ise Dünya’nın etrafında döndüğünü söyler. Kopernik, Ptolemaios’un Dünya merkezli sistemini, tam karşıtı olan Güneş merkezli sistemle değiştirdi. Bu yeni sistemde Güneş merkezde ve Dünya ise Ay ve diğer gezegenler gibi Güneş’in etrafında hareket etmekteydi. Yıllardır hüküm süren Aristoles fiziği ve Ptolemaios sistemi, Kopernik’in Güneş merkezli sistemi ile yıkıldı. Bunun yanı sıra, Güneş merkezli sistem ile birlikte Kopernik, bilimsel düşüncelerin evrene bakış açımızı değiştirebileceğini gösterdi ve insanın evrenin hâkimi olduğu tasarımını yerle bir etti. 
 
Kopernik Astronomisinin Temelleri isimli bu eser, Ptolemaios’tan Kopernik’e uzanan tarihsel süreçte İslam astronomlarının Güneş merkezli sistemin doğuşuna yaptıkları muhtemel katkıları tespit ederek bu katkıların Bilim Tarihi açısından önemini ortaya koymaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123683</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95906c6b-83e9-4cd9-8603-857b53d25fe1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kastamonu Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Seminerleri 2022-2023</image:title>
            <image:caption>Kastamonu Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü’nde yüksek lisans eğitimi alan öğrenciler tarafından hazırlanan bu kitap, yüksek lisans dersleri arasında oldukça önemli yeri olan ve yüksek lisans tezinin bilimsel kurallara uygun yazılmasını sağlayacak temel ilke ve kuralların aktarılmasını amaçlayan “Seminer” dersinin sonucunda oluşturulmuştur. Danışman hocaların gözetiminde üretilen ve sözlü sunumları da yapılan bu çalışmaların bir kısmı öğrencilerin yüksek lisans tezine hazırlık niteliğinde, bir kısmı da ilgi alanları doğrultusunda seçilmiş konuları içermektedir. Engelli kullanıcılar, üniversite kütüphanelerinde kataloglama, sürdürülebilirlik ve yenilikçi hizmet anlayışı, kütüphanecilik bağlamında Çin örneği, alkol ve madde bağımlılığına ilişkin etkinlikleri anlamında halk kütüphaneleri, çocuk ve kitap, üniversite kütüphanelerinde toplam kalite yönetimi, masaüstü yayıncılık, büyük veri ve kütüphanecinin kişiliğinin oluşumunda kalıtım ögesi gibi birbirinden farklı konuların ele alındığı kitap, emek yoğun ve heyecan dolu bir sürecin ürünüdür. Böyle bir çalışmanın, çoğunluğu böyle bir süreci deneyimleyen öğrencilerimiz ve bizler için armağanların en güzeli oluğunu düşünüyoruz. Keyifli okumalar diliyoruz. 
 
Bölüm Yazarları: Ali Alim Baykara, Ayşe Feride Kop, Bahar Yayla, Burak Savaş Sarıçoban, Burcu Kesici, Hasret Esmer, Havva Yılmaz, İrem Feray İbikoğlu, Kıymet Akdamar, Mahir Akbaş, Merve Bankır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123684</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27737073-28af-4e77-9bac-ff99b25e62c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Çarlık İdaresi Döneminde Sürmeli’de (Iğdır) Nüfus ve Yerleşme</image:title>
            <image:caption>Iğdır ya da eski adıyla Sürmeli, 1828 yılından 1918 yılına kadar Rus idaresinde kalmıştır. Bu dönemde sahayla ilgili olarak çok sayıda resmi kayıt tutulmuştur. Bunlardan birisi de genel nüfus sayımlarıdır. Sahada 1886 ve 1897 yılında yapılan genel nüfus sayımları, yapıldığı dönemlere ait çok önemli istatistiki verinin de toplanmasını sağlamıştır. Çarlık İdaresi Döneminde Sürmeli’de (Iğdır) Nüfus ve Yerleşme isimli bu eserde söz konusu istatistiki veriler kullanılarak 1880 ve 1890’lı yılların Iğdır’ının nüfus ve yerleşme özellikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. 19. yüzyıl Iğdır coğrafyasında kültürel çeşitliliğin en fazla olduğu dönem olarak karşımıza çıkmaktadır. Eserde belirtilen dönemde yerleşmelerin başta etnik ve inanç özellikleri olmak üzere birçok nüfus özelliği incelenmiş, coğrafyanın dağılış ilkesine uygun olarak da idari, etnik ve inanç haritaları hazırlanmıştır. Böylece okuyucuya geçmişle günümüzü karşılaştırabilme fırsatı sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123685</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e73379f4-dde6-41ed-8a56-30e6d55f2bde.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkat Zengin Yapabilir</image:title>
            <image:caption>Ekonomik özgürlük yolunda ilk adımı şimdi atın! 
Sosyal medyada son zamanların en çok takip edilen ekonomi yorumcularından Cihat E. Çiçek büyük ilgi gören düzenli YouTube yayınlarının ardından tecrübelerini bir kitapta bir araya getirmeye karar verdi ve ortaya ekonomik özgürleşme yolunda pek çok kişinin ilham bulup fayda sağlayacağı bilgilendirici bir yol haritası çıktı. Özellikle kredili konut ile kaldıraçlı büyüme ve küçük yatırımcılara tavsiyeler üzerine eğilen Çiçek, bu kitapta hem kendi geçmişinden somut örneklerle yürüdüğü yolu, iş dünyası serüvenini ve ekonomik bakış açısını paylaşıyor hem de bilgi birikimini geleceğe aktarmak üzere karmaşık olmayan, basit anlatımlarla farklı yatırım şekillerini okuyucusu için ayrı ayrı değerlendiriyor. 
Dikkat Zengin Yapabilir’ i okuyan herkes en temelden başlayarak yatırımın temel ilkelerine hâkim olacak, özgün girişimcilik tecrübeleriyle ilham bulacak, altın yatırımı ve enflasyonla ilgili bilinmeyenleri öğrenecek ve ekonomik özgürlüğe ulaşmak için takip edilmesi gereken yolda ilk adımlarını Cihat E. Çiçek’le birlikte atacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123686</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d321b7f6-b41d-4594-b231-cd2b14160098.jpg</image:loc>
            <image:title>Metapsikoterapi</image:title>
            <image:caption>RUH SAĞLIĞINA VE PSİKOTERAPİYE YENİLİKÇİ VE BÜTÜNCÜL BİR YAKLAŞIM: “METAPSİKOTERAPİ” 
MetaPsikoterapi adlı bu eserin Türkiye’nin sosyal ve kültürel dinamiklerini derinlemesine anlayan, halkın lisanını, ninnilerini, çocuk yetiştirme yöntemlerini, geleneklerini bilen ve uzun yıllardır psikoterapi alanında klinik çalışmalar yapan, eğitimler veren, değerli deneyimlerini paylaşan bir meslektaşım tarafından yazılmasını çok önemli buluyorum. Kendi klinik deneyimlerimden bazı vaka örneklerini Psikoterapist Dr. Cem Keçe ile paylaşarak ruh sağlığına ve psikoterapiye yenilikçi ve bütüncül bir yaklaşım getiren bu kitabın yazılmasında katkım olmasından büyük mutluluk duydum. Bu eserin hem ruh sağlığı alanında çalışan profesyonellerin gelişimine hem de bireylerin ruh sağlığına olumlu etkilerde bulunacağından hiç şüphem yok. 
Prof. Dr. Vamık D. VOLKAN 
 
YAŞAMDA ANLAMLI VE TATMİN EDİCİ BİR VAROLUŞ VADEDEN BİLGECE BİR YOL: “METAPSİKOTERAPİ” 
MetaPsikoterapi psikoloji ve psikoterapi alanında geçmişin mirasını devralıp geleceğe taşıyan bir köprü ve yeni bir çağın başlangıcını müjdeleyen bir manifestodur. Ruh sağlığı konusunda var olan kuramları bir araya getirip onların en etkili yönlerini kullanarak bütüncül bir yaklaşım sunar. Bu yaklaşım hem psikoterapistler hem de danışanlar için geniş bir bakış açısı ve derin bir anlayış sağlar. MetaPsikoterapi bir psikoterapi yöntemi olmaktan ibaret değildir, aynı zamanda felsefi bir yaklaşım ve yaşam anlayışıdır. Klasik psikoterapi yaklaşımlarının ötesine geçerek insanın bilinçdışı süreçlerini, içsel çatışmalarını ve kendini gerçekleştirme yolculuğunu derinlemesine anlamayı hedefler, mevcut sorunlarını çözmekle kalmayıp yaşamda anlamlı ve tatmin edici bir varoluşa ulaşmasına yardımcı olmayı amaçlar. 
Psikoterapist &amp; Yazar &amp; Eğitmen Dr. Cem KEÇE 
 
PSİKOTERAPİDE YENİ BİR UFUK: “METAPSİKOTERAPİ” 
MetaPsikoterapi psikoloji ve psikoterapi kuramlarını, uygulamalarını ve Psikoterapist Dr. Cem Keçe’nin onlarca yıllık tecrübesini, binlerce saatlik klinik gözlemlerini ve insana dair bilgece anlayışını bilimsel bir titizlikle sunmaktadır. Ruhun derinliklerine inen bir yolculuğa çıkmak insanın varoluşunun anlamını keşfetmeye yönelik en zorlu ve en ödüllendirici çabalardan biridir. Bu yolculuk için bir pusula olan MetaPsikoterapi ruh sağlığı profesyonellerinin her zaman ihtiyaç duyacağı kapsamlı bir kaynak niteliği taşımaktadır. Bu eserle tanışacak olan herkes ruhun karanlıklarında kaybolmak yerine, insanın iç dünyasını aydınlatacak güçlü bir ışık bulacaktır. 
Cinsel Sağlık Dernekleri Federasyonu (CİSEF)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123687</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78bfc824-6c28-4fc5-a236-5d1d81d35ece.jpg</image:loc>
            <image:title>İberya’dan İstanbul’a</image:title>
            <image:caption>Roman köle olarak İzmir’den İspanya’ya kaçırılan bir çocuğun sıra dışı öyküsüyle başlıyor. Ailesini tanımayan, elinde avucunda hiçbir şeyi olmayan, dilini ve kimliğini dahi bilmeyen sıradan biri, âdeta yaşamın içine “fırlatılıyor”. Kişinin bu dünyada (çoğu zaman kaygan bir zeminde) kendisini nasıl var edebileceği sorusu esas meseledir. Sanki sıfır noktasında başlıyor her şey. Bambaşka coğrafya ve şehirlerde her an yepyeni insanlar çıkabiliyor karşımıza; kavga ve çekişmelerden, sevgi ve nefret ilişkilerinden ise hiç kimse uzak değil. 
Kendi talihinin peşinde koşma, hep derin bir merak duygusu, dünyayı anlama çabası ve bütün imkânları zorlama neredeyse bu öykünün tüm satırlarına yayılıyor. Romandaki karakter kendi payına düşen bu mücadeleyi fazlasıyla veriyor. İberya’dan İstanbul’a olan yolcuğunda Akdeniz’in zengin melez kültürüyle tanışıyor. Zamanla tarihin ve antropolojinin son derece ilginç bilgileri ile karşılaşıyor. Önyargılardan bağımsız insan ilişkilerini, davranışlarını, inançlarını ve düşüncelerini yorumluyor. Son derece karmaşık bir alışverişe dayanan insani ilişkiler temelde hangi ögeleri içeriyor? Bunda kimliklerin ve zihniyetin payı ne kadar? Toplum, çevre ve gelenekler hakikatte bizi nasıl şekillendiriyor? Yoksa dış etkilere maruz kalmaksızın kendi hayal dünyamıza yaslanarak gerçek bir yaşam inşa etmemiz mümkün müdür? 
Sonuçta hangi koşullarda olursa olsun dünyaya gelen bir bireyin kendisine ait bir hikâyesi ve anlamlı bir sözü olmalı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123689</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad49bd64-0ccb-4594-8b26-1bb8a3263e6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Benimle Yan 3 - Son Kez</image:title>
            <image:caption>&quot;Sanırım, bir biz olmasaydık bu dünyada, çoğu kişi için bir şey değişmezdi ama bu doldurduğumuz sokaklar unutmazdı bizi.&quot;   Bir aşkın tutkulu fırtınasını, dostluğun sarsılmaz bağlarını ve ailenin sıcaklığını romantik komedi türünde anlatan Benimle Yan, hikâyesi ve karakterleriyle, okumanız için                                       son kez sizlerle buluşuyor.   Her biri, kalbinizi titretecek ve aklınızı kurcalayacak sorularla dolu bu hikâyede hayat bulan tüm karakterler, gülümseyerek sizleri selamlayıp vedalaşmadan önce bir kez daha onların yaşadıkları tüm anlara şahit olmaya hazır mısınız? Anıl, yelken açtığı aşkında karaya ulaşabilecek mi? Hande, kendini dostlarına ve aşkı Atalay’a affettirebilecek mi? Herkesin dağılmasına sebep olacak Selin ile ilgili gerçekler ortaya çıktığında neler olacak? Masal, öğrendiği gerçekler ile baş ederken ailesini yeniden kazanabilecek mi? Egemen, son kez kartları dağıtıp oyununu oynadığında, zarar görmemek mümkün olacak mı? Ama en önemlisi hayatın gerçekleri ve aşkın acımasız yüzüyle sınanırken Ayaz ve Masal son kez ve sonsuza dek aşklarına tutunabilecek mi?   Aşk her zaman kazanır, öyle değil mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123690</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bb1e3df-4fee-42da-9730-2dc7a61d8ff8.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul&apos;un Sahipleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Bunlar, tarihten çıkarılmış küçük küçük sahneler, portrelerdir. Modeller hakikidir, şahıslar uydurma değildir. Hadiseler, yazdığım gibi cereyan etmiştir. Fakat bunlar, bir fotoğrafla çekilmiş değil, fırça ve boya veyahut kalemle yapılmış resimlerdir. Öyle zannediyorum ki bu resimler, gençler ve halk için faydalı olabileceği gibi ‘cemiyet ilmi’nin de işine yarayabilecektir.” 
 
Osmanlı İstanbulu’nun düzenini belki de en iyi anlatan üç kitap bir arada... Reşad Ekrem yeniçeriler, anlı şanlı tulumbacılar, çeşit çeşit esnafla yine dopdolu, renkli, ilgiyle okunan bir panorama seriyor gözlerimizin önümüze. 
 
Reşad Ekrem Koçu’nun kıymetli tarih bilgisi hikâyeciliğiyle bir kez daha İstanbul’un Sahipleri’nde buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123691</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb062c3b-0c45-4288-8575-431b0736b861.jpg</image:loc>
            <image:title>Ticaret ve Küreselleşme</image:title>
            <image:caption>Uluslararası ticaret, birbirine son derece bağımlı bir dünya yarattı. Telefon, spor ayakkabı veya otomobil gibi günlük hayatımızda kullandığımız birçok ürün farklı ülkelerde, çeşitli şirketler tarafından tasarlanıp üretilip monte ediliyor. Bu süreçte, farklı millet, inanç ve kültürden milyonlarca insan yer alıyor. Bu yaratıcılığı ve rekabeti çoğu zaman doğal bulsak da gezegenin dört bir yanındaki insanların barışçıl işbirliği olmadan bu mümkün olmazdı. Küreselleşmenin bu yönü genellikle göz ardı ediliyor. 

Bazı politikacılar, biraz da seçim kaygısıyla, küreselleşmenin istihdam kaybına, daha düşük standartlara ve güvenlik tehditlerine yol açtığını iddia edecek dar bir bakış açısına sahip olabiliyor. Ticaret ve Küreselleşme, ticaretin sunduğu birçok faydanın yanı sıra kaçınılmaz olarak ortaya çıkan gerilimleri de inceliyor. 

Eamonn Butler, uluslararası ticaretin son 50 yıldaki hızlı büyümesini ve ticaret ile uluslararası politikanın nasıl giderek iç içe geçtiğini analiz ediyor. Ticaretin ve küreselleşmenin modern hayattaki artan önemini vurgularken, bu konuya yönelik muhalefeti anlamaya da çalışıyor. Aynı zamanda, modern çağın en önemli gelişmelerinden biri olan uluslararası ticaretin ilkeleri, ekonomisi ve politikası hakkında basit ve anlaşılır bir giriş sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123692</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a3f0f15-3879-45f0-964c-7d1fadd64d2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Mınecraft - Golem’in Oyunu</image:title>
            <image:caption>NETHER’DA GERÇEKLEŞECEK BİR SINAV KAHRAMANLARIMIZIN FELAKETİ OLABİLİR! 
Bir golem, Morgan ve arkadaşlarına tehlikelerle dolu Nether’daki değerli bir ganimeti ele geçirme şansı veriyor... ama hazineyi teker teker aramaları şartıyla. Her biri bu zorlu sınavı tek başına üstlenmek zorunda olsa bile, acaba takım gibi hareket etmenin yolunu bulabilecek ve ganimeti ele geçirebilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123693</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef355d1d-c746-41d5-a4d1-14e5c7d01ba0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yara Defteri</image:title>
            <image:caption>Yaralı doğuyoruz dünyaya... 
Anne karnından ayrılmak zorunda kalarak, hayata ağlayarak başlıyoruz. 
Sonra hep o aynı güvenli, emin, sıcak yeri arıyoruz… 
Bir ev istiyoruz sığınabileceğimiz, bir aile istiyoruz hiç terk etmeyen, boş vermeyen, yok olmayan; bir sevgili istiyoruz bir ömürlük tamamlayan... 
 
Oysa hayat doğum yarasının üzerine yeni yaralar eklemeye devam ediyor. Hiç incinmeden, bir kere bile düşmeden, hatta pes edip sonra yola yeniden devam etmeden hayatın günleri geçmiyor. Biz de her yaşadığımızı kalbimizde gizli gizli tuttuğumuz o deftere yazıyoruz: 
YARA DEFTERİ’NE… 
 
Ne kadar saklasak da, 
İnkâr da etsek, 
Eninde sonunda defterimiz kadar oluyor hayattan anladığımız;  
‘‘Ona rağmen ve onun yüzünden’’ kararlarla dolu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123694</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec7d709b-137c-48bd-b932-65817c9f5a9a.jpg</image:loc>
            <image:title>9 Kapı 1 Hazine</image:title>
            <image:caption>Her kitabın sayfaları arasında keşfedilmeyi bekleyen bir hazine yatar. 
Bu hazinenin yolculuğu elinize ulaştığında değil, çok daha öncesinde başlar. Bir kitabın ilk satırlarından başlayarak sayfa sayfa nasıl hayat bulduğunu anlamaya çalışan dört arkadaş Doğa, Yaren, Efe ve Doruk’u, Kitap Gezegeninde sıra dışı bir macera bekliyor.  Her kapının ardında bir yazarın hayal gücünden doğan hikâyelerin, editörlerin dikkatli ellerinde nasıl şekillendiğini, çizerlerin çizimlerle bu hikâyelere nasıl renk kattığını ve matbaanın büyük makinelerinden geçen sayfaların okurla nasıl buluştuğunu öğrenmeye hazır olun! 
Haydi gelin bu dokuz kapıyı açalım ve kitabın ardındaki hazineyi keşfedelim! 9 Kapı 1 Hazine, özellikle yazmayı seven ve yazar olma hayali kuranlar için eşsiz bir rehber...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123695</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0037c818-93ee-41ba-a6f0-bb129cd53ce7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ebulfez Elçibey’e Armağan</image:title>
            <image:caption>Kendisini “Mustafa Kemal’in Askeri” şeklinde niteleyen, Türklüğe ve Türk Dünyasına karşı sevgisi sınırsız olan böyle bir kişi Türk milletinin içinden ancak yüz yılda bir çıkar. Tarif etmeye çalıştığımız bu insan malûm olduğu üzere Ebulfez Elçibey’dir. Ama ne yazık ki bu büyük adamı milletçe sahiplenemedik. 
Yaklaşık 1300 sene önce Türk milletinin başına gelen felaketler hususunda Kök Türk Yazıtlarında şunlar kayıtlı: “Tanrı şöyle demiş: Han verdim, hanını bırakıp boyun eğdin. Bunun için Tanrı öldürmüştür. Türk milleti öldü, mahvoldu, yok oldu”. Kısacası insanlar arasında birlik ve beraberlik bulunmadığı, töreden ayrılındığı, idarecilerin düşüncesizliği ve milletin kendi değerlerine sahip çıkmaması yüzünden Tanrı Türkleri cezalandırmıştır. Dolayısıyla bugün başımızda dolanan belaların sebebi nedir diye, söylenmeyelim. Nihal Atsız bir yazısında şöyle diyor: “Kişileri layık olmadıkları yere getiren devlet batar”. Anlayan için bu cümlede derin bir mana vardır. 
Öyle bir hale geldik ki, bırakın üç-beş yıl sonrasını düşünmeyi, günü birlik politikalar ve sıradan nutuklarla zamanı geçirmekteyiz. Biz kimiz, nereden gelip, nereye gidiyoruz, bunun farkında değiliz. Türk’ün yaradılış gayesini unutup, sadece karnımızı doyurmanın peşinde koşturuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123696</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89bf7884-d6f2-49b1-84b3-441eff8c62fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Rauf Denktaş Armağanı</image:title>
            <image:caption>Rauf Denktaş, ömrünü Türklüğe harcamış bir yiğit adam. İçeriden ve dışarıdan birtakım hainlerin saldırılarına aldırış etmeden, haklı mücadelesini sonuna kadar sürdüren bir “Yalnız Kurt”. O, Türk Dünyasının 20. asırda yetiştirdiği tartışılmaz son büyük önder ve aksakallarından biridir. Bütün Türkler tarafından sevilen, Türklük düşmanlarının da kıskanıp, korktuğu bir kişi idi. Rauf Denktaş bir devlet kurucusu ve her Türk’ün göğsüne takmak istediği Türkçülük şeref madalyasının sahibiydi. 
Bilindiği üzere 1924 yılında Kıbrıs’ta doğan Rauf Denktaş, hâkim bir babanın oğludur ve hukuk mesleğini seçmesi de belki onun yüzündendir. Eğitiminin ilk yıllarını Türkiye’de tamamlayan Denktaş, II. Dünya Savaşından sonra hukuk okumak için İngiltere’ye gitmiş ve daha sonra Kıbrıs adasına dönerek burada avukatlığa başlamış idi. 
Gençlik yıllarından itibaren kendini Türklüğe adayan Denktaş, yine Kıbrıs Türklerinin sembol isimlerinden Fazıl Küçük’ün yanında yer almış, 1955’ten itibaren terörist faaliyetlerini sıklaştıran EOKA’ya (Ethniki Organosis Kyprion Agoniston/Kıbrıs Millî Mücadele Örgütü) karşı diğer Türklerle birlikte hareket ederek, 1958 senesinde Türk Mukavemet Teşkilatının (TMT) kuruluşunda aktif görev üstlenmişti. Aynı yıl Rumların Türklere yönelik kanlı saldırıları sıklaşınca, Fazıl Küçük ile beraber, Türk hükümetiyle görüşmek amacıyla Türkiye’ye gelen Denktaş, burada yetkililerle fikir alış-verişinde bulundu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123697</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b962135-274e-45fb-8db9-a64f181acbe9.jpg</image:loc>
            <image:title>2025 Astroloji Ajandası (Özel Kapak)</image:title>
            <image:caption>2025’te bu ajandayı elinizden düşüremeyeceksiniz! 
Hem ajanda hem gün gün astroloji öngörüleri hem de tam o güne uygun olumlamalar bir arada   
Astrolog Zeynep İrem Çağlar’ın hazırladığı Günçe Yayınevi’nden çıkan 2025 Astroloji Ajandası bu yıl astroloji meraklılarına harika bir yol haritası sunmakla kalmıyor, olumlamalarla kişisel gelişim yolculuklarına destek oluyor. Zamanını doğru kullanmak için harika bir araç olan bu ajandada tam olarak neleri içeriyor derseniz; 
-          Günlük enerjileri doğru kullanma 
-          Sabahtan akşama günlük dinamikler 
-          Enerji frekansımızı yükseltme 
-          Öngörü sağlayabilmemiz için Sabit Yıldız etkileşimleri 
-          Tüm gökyüzü enerjisi, günlük ve jenerasyon gezegen geçişleri 
-          Gününün dinamiklerini dengeleyecek olumlamalar 
-          Aylık plan 
Zeynep İrem Çağlar Astro-Shera, 2025 Astroloji Haritası’nda bunların hepsini bir arada sunarak, kısa ya da uzun vadeli planlarımızı yaparken gökyüzünün açılarından faydalanmamızı sağlayacak bir kılavuz veriyor bize. Bu harika hediyeyi ister öngörü sağlayabilmek için kullanın; ister günün enerjisini yükseltmek için, ister merakınızı gidermek için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123698</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91da74f2-7a68-4aa8-8548-dc2c67b4841d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Çocuk İstediği Her Şey Olabilir</image:title>
            <image:caption>Ben Evren! 
Her şeyi yapabilirim. 
İşler yolunda gitmediğinde de 
zıplayarak geri dönmeyi iyi bilirim! 
Bu sıcacık kitap hepimizde olan özellikleri 
ve duyguları dile getirirken, her çocuğa kendisi olmayı 
ve her ne istiyorsa o olabileceğini hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123699</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c1b8757-af32-464a-bc32-599c6b221794.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutulan Geçmiş</image:title>
            <image:caption>İstanbullu doktor ve araştırmacı Vahram Torkomyan (1858-1942), ölümünden birkaç ay önce tamamladığı bu el yazması hatıratta İstanbul Ermenilerinin toplumsal, entelektüel ve dini hayatına dair eşsiz bir tanıklık sunarken, Osmanlı İmparatorluğu’nun başkentindeki sosyal ve politik yaşamın çok katmanlı yapısını da gözler önüne seriyor. İstanbul’dan Paris’e uzanan yaşamını kaleme aldığı Unutulan Geçmiş’te, çocukluğundan ilkgençliğine, öğrenciliğinden meslek hayatına, akademik ve tarihsel araştırmalarından toplumsal ve politik faaliyetlerine dek tüm hayatını, ince ayrıntılarıyla, berrak anılarıyla ve edebi maharetiyle gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123700</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/659dd933-7ae6-4d2e-b0c1-c1d430d8259a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Kız Biraz Sessiz</image:title>
            <image:caption>Ben İrem! 
Bazı günler cesur, zıp-zıp 
ve çok konuşkan olabilirim. 
Bazı günlerse 
biraz sessiz ve utangaç... 
Ama bu hiç sorun değil. 
Kendim olmayı seviyorum! 
Bu tatlı kitap bize bazen biraz içe dönük 
olmayı tercih edebileceğimizi ve herkesin sınırlarına 
saygı göstermemiz gerektiğini hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123701</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/141dcdf2-4e39-4c05-83b4-52d5d8cf8611.jpg</image:loc>
            <image:title>İmparatorluk İçinde İmparatorluk Gibi</image:title>
            <image:caption>Başından sonuna soluk kesici! 
Frédéric Beigbeder 
Antoine ve L... Biri siyasi arenada, diğeri dijital dünyada kendi imparatorluğunu kurma peşinde olan iki farklı karakter. Antoine, Fransa&apos;nın karmaşık siyasi yapısında, bir milletvekilinin asistanı olarak yer edinmiş, ancak her geçen gün, inandığı değerlerin siyasetin derinliklerinde nasıl aşındığını izlemekte. Gençliğinde taşıdığı büyük idealleri, sistemin devasa dişlileri arasında sıkışmış bir hayal kırıklığına dönüşüyor. Kendini &quot;sıradan&quot; biri olmaktan koruma çabası, onu her geçen gün daha da yalnızlaştırıyor. 
Diğer yanda L, internetin sınırsız ve anarşik dünyasında, kuralları kendisinin yazdığı bir evrende varlık sürüyor. Yıllarını dijital direnişin, hacker gruplarının ve sanal savaşların ortasında geçiren L, devletlerin ve devasa sistemlerin karşısında siber bir savaşçı. İçinde kaybolduğu bu sanal dünyada, gerçeğin nerede başladığı ve nerede bittiği belirsizleşiyor. Gerçek dünya ile sanal dünya arasındaki çizgi inceldikçe, L’nin kendini koruma mücadelesi de daha karmaşık hale geliyor. 
Büyük beğeniyle karşılanan Kaybetme Sanatı’nın ardından, Türkiye’deki okurlarının karşısına bu kez İmparatorluk İçinde İmparatorluk Gibi ile çıkan Zeniter, modern dünyanın dijital ve siyasi güç odaklarını bir araya getiriyor. 2018 yılında Fransa’da Sarı Yelekliler hareketiyle başlayan halk isyanlarını arka planına alan roman, bireyin gücünü ve özgürlüğünü aradığı bir dönemi resmediyor. 
Teknolojinin, siyasetin ve bireyin çarpıştığı bu etkileyici roman boyunca Zeniter günümüz toplumuna keskin bir bakış atmakla kalmıyor, okurlarını sosyal medyanın ve dijital dünyaların gölgesinde esaslı bir hakikat arayışına da çıkarıyor. 
 
“İmparatorluk İçinde İmparatorluk Gibi” bir çağın yaşayan tablosu. Hem anlatan hem de şahitlik eden bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123702</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1abecc1-f876-4463-9a8f-341e0a1bc451.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Kız İstediği Her Şeyi Yapabilir!</image:title>
            <image:caption>Ben Mercan! 
Ne istediğimi çok iyi biliyorum. 
Ve ben, istediğim her şeyi yapabiliyorum! 
Bu harika kitap, güçlü kız çocuklarının 
kendini bulma hikayesini anlatırken 
tüm çocuklara içlerindeki güce 
ve kendi iç seslerine inanabileceklerini hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123703</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7056f42d-c817-40e8-84a1-be72630cb12b.jpg</image:loc>
            <image:title>100 Yıllık Türk Basını</image:title>
            <image:caption>Basın alanında yaşanan hızlı gelişim ve dönüşüm Türk basın tarihini de doğrudan etkilemiştir. Osmanlı Devleti döneminde her ne kadar basın faaliyetleri istenilen seviyede ilerlemese de bu dönemde elde edilen kazanımlar, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla pekiştirilebilmiştir. Elinizdeki kitap, 100 Yıllık Türk basın tarihini dönemler hâlinde incelemekte, konu bütünlüğünü koruyan kronolojik bir bakış açısı ile okuyucuya basında yaşanan dönüşüm ve gelişmeleri aktarmaktadır. 
Basın alanında çalışan akademisyenlerin çalışmalarını bir araya getirerek elinizdeki eseri tarihi bir kayıt olarak yayımlamakla Türk basınının değerlerini Anadolu Ajansı bünyesinde gelecek nesillere aktarmayı amaçlıyoruz. Cumhuriyeti yalnız “anmak” değil “anlamak” gerektiği fikrinden hareketle hazırlanan bu kitap, akademisyenlerden üniversite öğrencilerine, gazetecilerden araştırmacılara kadar geniş bir okur kitlesine hitap etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123704</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44dc8bfe-f060-4701-b42d-f93e44e4dd8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Diyalog: Edebiyatta, Tiyatroda ve Sinemada Sözlü Aksiyon Sanatı</image:title>
            <image:caption>“Hikâye Semineri”nin dünyaca ünlü öğretmeni Robert McKee’den mükemmel bir diyalog rehberi! McKee, senaryo yazımının olmazsa olmaz kitaplarından biri sayılan Hikâye’nin ardından yaklaşık yirmi yıl sonra yayımladığı eseriyle bu kez diyalog yazma sanatının inceliklerine odaklanıyor. 
McKee Diyalog’da, karakterlerin televizyon ve sinema ekranlarında, tiyatro sahnelerinde, edebi metinlerin sayfalarında inandırıcı ve ilgi çekici şekilde nasıl konuştuğuna dair derinlemesine analizlerde bulunuyor; diyaloğun yapısını çözümlüyor, görünmez temellerini ortaya koyuyor. Karakterler ve daha da önemlisi izleyiciler için etkili diyaloglar oluşturmanın yollarını göstermek amacıyla bol miktarda örnek kullanıyor ve seçtiği sahneleri parçalara ayırarak analiz ediyor. 
Kitap, her şeyden önce karakterlerin sadece bedenleriyle değil, konuşarak da bir eylemde bulunduklarına dikkat çekerek bizi diyaloğun yüzeyinden alt katmanlarına doğru indiriyor. Bir karakter konuşurken, okuyucunun veya izleyicinin sadece bunları duymakla kalmadığını, aynı zamanda zihninin de bu konuşmaların ve kelimelerin içinden geçerek konuşanın bilinçaltına doğru çekildiğinin altını çiziyor. Bunu başarmak için “boş konuşma”, “aşırı duygusal konuşma” gibi diyaloğun güvenilirliğini zedeleyen hatalara düşmeden şeffaflık, inandırıcılık ve alt metin oluşturmanın nasıl sağlanacağını gösteriyor. 
Bazı diyalogların sayfadan çıkıp bir oyuncunun ağzına cuk oturmasını sağlayan, bazılarının ise külçe gibi ağır, belki gerçek veya otantik gibi görünse de sıkıcı olmasını sağlayan şeyin ne olduğunu merak ediyorsanız, bu kitabı mutlaka okumalısınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123705</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/768954bd-f43e-4442-930f-b86aee560b2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı İdaresinde Gazze</image:title>
            <image:caption>“Deniz sahiline dört kilometre mesafede bulunan Gazze kasabası Osmanlı Devleti’nin Suriye tarafının en güneyinde bulunan kadim bir beldesidir. Burası Filistin namında, İbranilerden daha eski bir kavme mensup beş şehirden, asırlar boyunca varlığını sürdürebilen yegâne kasabadır. Tarihî önemi eskiliğiyle uyumludur. Pek çok savaş zorluklarına sahne olan bu şehir, Halilürrahman gibi hâlâ kadim kisvesini az çok muhafaza etmektedir.” 
(Kudüs Mutasarrıfı Macid Şevket Bey, 1913) 
Gazze, kadim medeniyetlerin en eski kentlerinden biridir. Ancak, 21. yüzyılın ilk çeyreğini kapatmak üzere olduğumuz bu günlerde, medeni dünyanın desteğini alan İsrail&apos;in saldırılarına ve daha vahimi, soykırımına maruz kalmış, içinde yaşayan iki milyondan fazla insanıyla yok olma tehdidiyle karşı karşıya kalmıştır. Bugün dünyanın gündemini meşgul eden Gazze, neresidir? Tarihi ve sosyal yapısı nasıldır? Gazze&apos;nin Osmanlı tarihiyle ilişkisi nedir? Elinizdeki kitap, bu sorulara odaklanmakta ve insanlarıyla birlikte yok edilmekle yüz yüze bırakılan Gazze’nin tarihini yeniden ihya etmeyi amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123706</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c2bd526-d83f-42a5-9fe5-818c4624e015.jpg</image:loc>
            <image:title>Biri ve Diğeri</image:title>
            <image:caption>Yanına oyuncak bebeği ve hayallerinden başka hiçbir şey alamayan bir kız çocuğu… Güvende olmak için ailesiyle uzun bir yolculuğa çıkar. Yaşadığı belirsizliğe rağmen ümidini kaybetmez. Hayatı, hayalleriyle sımsıkı kucaklar. Tuğçe Tatari, göç gibi zorlu bir temayı naif bir dille çocuklara anlatıyor. Aysun Altındağ’ın siyah ve kırmızının ağırlıkta olduğu görselleriyse okumaya bambaşka bir boyut katıyor. Kitap okul öncesi dönemle okul dönemindeki tüm çocuklara ve yetişkinlere hitap ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123707</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d195f932-4123-49da-8e94-eddbf67457b7.jpg</image:loc>
            <image:title>İnci Küpeli Naz</image:title>
            <image:caption>Naz o gün sınıfa, annesinin fularlarını başına dolamış olarak ve kulaklarında inci küpelerle, üstelik pijamalarıyla gelmişti. Çemberde günün konusu ise her yönüyle Naz’ın bu haline uygundu. Bakalım sınıfta o gün neler olacaktı? 
Şerife Irmak’ın ikinci kitabı olan İnci Küpeli Naz, Bir Tablo Bir Hikaye serisinin ilk kitabı olarak okurlarla buluşuyor. Kitabı Mine Mutlu sıcacık çizimleriyle resimledi, Semra Gültekin ise editörlüğünü üstlendi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123708</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f1c8284-0336-4934-a091-54351f49682a.jpg</image:loc>
            <image:title>En Güzel Kötü Günüm</image:title>
            <image:caption>En huysuzların bile yüzünü güldürecek bir hikâye...
Her şey her zaman tozpembe olamaz, değil mi? Bazen de her şey tozpembeyken insanın gözüne çok kötü görünür. Bazı günler aksiliklerin ardı arkası kesilmez. Her şey ters gidiyormuş gibi gelir. İşler gözünün üstünde kaşın vara kadar gider. “En Güzel Kötü Günüm”de kahramanımız da böyle bir güne uyanıyor. Hiçbir şey onu mutlu etmiyor. Ta ki kendiyle aynı duyguları paylaşan bir arkadaşa denk gelene kadar.
Marianna Coppo’nun yazıp resimlediği, huysuzların bile keyfini hemen yerine getirecek kitap her yaştan okura hitap ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123709</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a458bbcf-4f56-4ea0-bdcc-a60cd0c67094.jpg</image:loc>
            <image:title>Palmiye ile Karatavuk</image:title>
            <image:caption>Karatavuk, günlerden bir gün Labofem’in bahçesini keşfedip burada yaşamaya başlar.

Sonbahar gelip yağmurlar bastırınca sığınacak bir yer arar. Acaba böyle bir yer bulabilecek mi? 
Doğa döngüsü üstüne sıcacık bir hikâye…

Fem Güçlütürk’ün yazıp resimlediği ilk çocuk kitabı olan Palmiye ile Karatavuk, okul öncesi 
dönemdeki çocuklarla okuma yazmayı yeni öğrenenlere hitap ediyor. Kitapta okumayı kolaylaştıran ve 
özellikle ço- cuklar için tasarlanmış Sassoon fontu kullanılıyor. Bu yazı karakteri aynı zamanda 
çocukların yazıyla ilk yakınlaşmalarında da kolaylık sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123710</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c2739be-f150-469f-993e-c6d8d5729ade.jpg</image:loc>
            <image:title>Heyamolalar</image:title>
            <image:caption>Bir korsanı korsan yapan nedir? Korsan gemisi mi, papağanı mı, bandanası mı?
Yoksa heyamola diye şarkı söylerken kullandığı kelimeler mi?
İngiliz yazar Kes Gray, muhteşem kelime oyunları yaparak “Heyamolalar”ı klasik korsan hikâyelerinin dışına çıkarıyor. Kelimeleri duyup bir türlü göremeyenlere yol gösteriyor.
Mark Chambers’ın resimlediği kitabı Berrak İdiman Türkçeye çevirdi. Heyamolalar, 4 yaş ve üstü korsan kitaplarını seven herkese hitap ediyor.
Korsanlık tarihinin en iyi saklanan sırrını Korsan Jake ile keşfetmeyi isteyenler için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123711</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4d0d933-7be0-48a8-848a-18b2432373ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Sinemada Gazeteciler</image:title>
            <image:caption>Sinema ve gazetecilik 
İki medya, iki “hikâye” anlatıcısıAma biri kurmaca, diğeri gerçeklerin (fact) hikâyeleştirilmesi üzerine İkisi de birbirini konu edinebiliyor; ikincisi birincisi hakkında yazıp çizerken, birincisi de ikincisini anlatının malzemesi yapıyor. Benzerlikler bununla da sınırlı değil. İkisi de ele aldığı konular hakkında söylem kuruyor, ideoloji taşıyor. Ama öyle bir nokta var ki, biri diğerine yönelik toplumdaki algıları inşa etme, değiştirme ve pekiştirmede çok daha etkili. Neden mi? Çünkü bireyler haberleri okurken veya izlerken daha eleştireldir, belirli bir metin okuduğunun veya izlediğinin farkındadır, alttaki söylemi sezmeye karşı algıları daha açıktır. O nedenle söylemi rahatlıkla kırabilirler de...Ama insanlar sinemaya keyif için gider, dünyadan uzaklaşır, filmde karakterlerle öz- deşleşir. Kendini özdeşleştirdiği anlatıda eleştirel bakış ve algıları zayıflar, alttan inşa edilen söylem ve mitleri böylece farkına varmadan zihnine alır. Bu im- gelere tekrarlı maruz kaldığında da kalıplaşır, derinleşir. Bu nedenle filmler, Zynda’nın da belirttiği gibi, kamuoyunun basına yönelik imajında “asıl tekele” sahip olandır. Bu da bizi, sinemanın gazeteciliğe dair hangi temsileri ve mitleri inşa ettiği ve bu temsillerin ideolojik olarak neye hizmet ettiği sorusuna getirir.Bu kitap, sorulara Amerikan gazetecilik filmlerinin tarihsel sürecinde bizleri gezintiye çıkararak ve filmlerin anlatılarını, arketipleri ve mitleri derinlemesine in- celeyerek yanıt arıyor. Ancak kitap, sadece Amerikan sinemasıyla ilgili değil. Türk sinemasını ve özellikle de Yeşilçam’ın ilk dönemlerinde gazetecilerin nasıl sunulduğunu da inceliyor. Kadın gazetecilere de ayrı bir mercek tutuyor.Geldiğimiz noktada asıl soru şu: Sizin zihninizdeki basın imgesini kim belirliyor? Belki basının kendisi diye düşünebilirsiniz ama bu kitapta filmlerin etkisini görünce şaşıracaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123712</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9aa3d7ea-da80-41ec-ab97-60e73a5416e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıkartmalarla Almanca 1000 Kelime</image:title>
            <image:caption>Almanca öğrenmek artık çok kolay. 
                           Üstelik bir o kadar da eğlenceli! 
Her düzeyde Almanca kelime öğrenimi için kolaylıkla kullanabileceğiniz boyutlarda hazırlanan Çıkartmalarla Kelime Öğreniyorum, Almancada en sık kullanılan kelimeleri, resimleri ile birlikte sunmaktadır. 
 
500’ün üzerinde çıkartmanın yer aldığı kitap kelime öğrenmeyi bir oyun haline getirerek çocukları öğrenmeye teşvik eder, çocukların kelimeleri hızlı ve etkili biçimde öğrenmesin mümkün kılar ve resimlerle kelimelerin eşleştirilmesini sağlayarak görsel hafıza, dikkat ve hatırlama becerilerinin gelişimine yardımcı olur. 
 
Kelime öğrenimini etkinliklerle birleştiren Çıkartmalarla Kelime Öğreniyorum, çocuğunuzu eğlenceli bir öğrenme yolculuğuna çıkararak saatlerce keyifli zaman geçirmesini sağlayacak.  Çocuklar Almancayı kolayca öğrenecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123713</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f240049a-6cae-4147-89d1-2eeee1c33b7f.jpg</image:loc>
            <image:title>2025 Yordam Ajanda</image:title>
            <image:caption>21. yüzyılın ilk çeyreğinin son yılına girerken, sosyalizm mücadelelerinin bu yüzyılda ne tür toplumsal dinamiklere yaslanabileceği ve bu dinamiklere neler katabileceği konularında anlamlı bir teorik birikim oluşturduğumuza inanıyoruz. Elinizdeki ajandada, sosyalizm mücadeleleri açısından da önem taşıyan bazı yakın tarihli olayları hatırlatırken, söz konusu teorik birikimin küçük bir kısmına göndermeler yapıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123714</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f4b51a3-b1e3-4da1-9efc-7a3490bb3635.jpg</image:loc>
            <image:title>Çalgın</image:title>
            <image:caption>biliyorum 
delilerin iyileştiği bir mevsim değil bu 
aklını rüyada bırakanların mevsimi değil 
çiçeklerin dalına çibeldiği 
yeşilin dibe çekildiği vakitler 
mor 
gökyüzü mavi değil mor 
mor ve öyle yüklü 
tansökümünün çürüdüğü, üzerimize döküldüğü bu âlemde 
rahat edemeyecek artık kimsenin gönlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123716</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ca4a369-54df-4fe4-b7f3-031f77a01ed0.jpg</image:loc>
            <image:title>Genom</image:title>
            <image:caption>Bilim, çevre ve iktisat alanında ortaya koyduğu popüler çalışmalarla bilinen Matt Ridley, bu kitapta da yine ilgi çekici bir işe soyunup kromozom çiftlerinden seçtiği genlerin hikâyelerini anlatmaya koyuluyor. Hikâyeler burada insanlık tarihinin başladığı o ilk an ile gelecek arasında gidip gelinerek ve bilimsel, felsefi ve ahlaki sorunlar dikkate alınarak sunuluyor okura. Yüzyılın en önemli bilimsel hadiselerinden olan bir keşfin, kromozom çiftlerinin haritasının çıkarılmasının sonuçlarına hasredilmiş olan bu çalışma okuru olağanüstü bir manzarayla baş başa bırakıyor.
“İnsan genomuna dair büyüleyici bir yolculuk. Genom biyoteknolojik yüzyıla göz atmak isteyenler için kusursuz bir başlangıç noktası vaat ediyor.”
Wall Street Journal
“Muhteşem bir eser: net, nüktedan ve güncel. Yeni bilgiyi lanet olarak değil, nimet olarak gören bir zihin.
London Times
“Ziyadesiyle büyüleyici bu kitap teknolojiye ilgi duymayan okuru bile bilgilendirip eğlendirecektir.
Philadelphia Inquirer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123717</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e43f198b-496b-44cc-8a95-a8f48f7a7110.jpg</image:loc>
            <image:title>Gen Çeviktir</image:title>
            <image:caption>“Kitap ferasetle, marifetle ve güzel bir üslupla yazılmış. Bizi biz yapan şeyin ne olduğuyla ilgili son keşifleri açık seçik bir şekilde dile getiriyor ve kim olmak istediğimiz hakkında düşünüp taşınırken bu keşifleri nasıl değerlendirmemiz gerektiğini anlatıyor bizlere.” –Steven Pinker “Ridley bilim yazarı olarak çok yetenekli. En zorlu tartışmaları zekice benzetmelerle aydınlatmasını biliyor.” –New York Times “Ridley’in değindiği mesele için duyduğu heyecan okura bulaşıyor... Gösterişli, espirili, mizah anlayışına sahip bir tarzla yazıyor. Karışık meseleleri sıradan okuyucuya rahatlıkla anlatıyor.” –Los Angeles Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123718</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d92c6c40-ce46-4318-b3f8-6d0166ef00ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Matti, Sami ve Evrenin En Büyük Üç Hatası</image:title>
            <image:caption>Evrendeki bir hatayı istediğimiz zaman düzeltebilir miyiz? Ödüllü yazar Salah Naoura&apos;nın eksantrik bir ailenin deli dolu hikâyesini anlattığı Matti, Sami ve Evrenin En Büyük Üç Hatası, Almanya&apos;dan Finlandiya&apos;ya uzanan bir yanlışlıklar komedisi. Küçük, beyaz bir yalanın yanlış zamanda ve yanlış yerde nasıl mosmor bir yalana dönüşebileceğini gösteren bu şamatası bol roman, çok daha huzurlu bir yaşam için, “hatasavar” olmaktansa “hatasever” olmayı öneriyor.   Hakikatlerin izini sürdürürken haklı ile haksızı karşı karşıya getiren kitap; günümüz dünyasında iyilik, şefkat, fedakârlık ve merhamet gibi değerlerin insanı nasıl şekillendirdiği hakkında ezberlenmiş bilgileri de sorgulatıyor.  Eğer biri yalan söylediyse ve siz de kimse bu yalanı fark etmesin diye bir yalan daha söylediyseniz... Bu ne anlama gelir? Acaba ikinci yalan da ilki kadar kötü müdür? Esaslı bir hatasavar olan Matti&apos;nin en büyük düşü, babasının doğduğu toprakları, yani Finlandiya&apos;yı görebilmek. Kardeşi Sami&apos;nin ise aklı fikri yunuslarda! Kendi küçük dünyalarında büyük hayallere sarılan iki afacanın ebeveynlerini soracak olursanız; hep meşgul, hep meşgul! Hâl böyle olunca, aileyi Finlandiya&apos;ya taşıma işi de maalesef Matti&apos;ye kalıyor. Ama durun bir dakika! Evrendeki devasa hataları düzeltmeden taşınmak olur mu hiç? Peki ya oraya buraya saçılan renk renk yalanlara ne demeli?   Göl kıyısında bir ev hayaliyle çıkılan “mecburi” bir yolculuğu eğlenceli bir serüvene dönüştüren Salah Naoura bu kitabıyla, yanlışlıklar denizinde boğulmamak için yalanı can simidi yapanların hayatlarından sahici kesitler sunuyor.  Geçtiğimiz yıllarda filme de uyarlanarak hedef kitlesini büyüten Matti, Sami ve Evrenin En Büyük Üç Hatası, hem çocukları hem de yetişkinleri kıskıvrak avucunun içine almayı başaran kurgusuyla parmak ısırtıyor.   Sahi, evrendeki bir hatayı nasıl fark edebiliriz ki?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123719</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1da331b4-d273-40c1-b8f7-787759d0969c.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Mecmua Sayı 40 / Eylül - Ekim 2024</image:title>
            <image:caption>YAVUZ SULTAN SELİM’İN TAHTA ÇIKIŞ HADİSESİ - SEVDA OCAKTANSELİM-NÂMELER: YAVUZ SULTAN SELİM’İN EDEBÎ SALTANAT KAVGASI - DOĞUKAN BOZKURTYAVUZ SULTAN SELİM DÖNEMİ HİLAFET TELAKKİSİ - FATİH YILMAZATEŞ VE DEMİR YAVUZ SULTAN SELİM</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123720</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a73f1d5-2f02-452c-b8c2-7276751718b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Futbolda Ruh Hali ve Motivasyon</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
      1.GİRİŞ 
 
      2.GENEL BİLGİLER 
 
      3.GEREÇ VE YÖNTEM 
 
      4.BULGULAR 
 
      5.TARTIŞMA 
 
      6.SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123721</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cefd8988-cfd6-45d9-8f46-cb2d364d5d53.jpg</image:loc>
            <image:title>Antrenörlerde Problem Çözme ve İletişim Becerileri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
      1. GİRİŞ 
 
      2. GENEL BİLGİLER 
 
      3.GEREÇ VE YÖNTEM 
 
      4. BULGULAR 
 
      5. TARTIŞMA 
 
      6. SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123722</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf76d81e-0f12-4d50-a40b-3c2ceea6051b.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Kadın Bir İstanbul</image:title>
            <image:caption>Her gün ruhunda tonlarca hikâyeyi saklayan, binlerce insana sürtünüp geçeriz metronun merdivenlerinde, otobüs kuyruklarında, alışveriş merkezlerinde. Sosyal medyada, TV haberlerinde ‘ah vah’ ettiğimiz yahut kızdığımız o kişiyle aynı marketteydik belki bugün, kim bilir. Kendimizi öyle korunaklı bir fanusun içinde görürüz ki, yarın o kişinin biz olabileceği geçmez aklımızdan. Bizim öykülerimiz henüz konuşulacak kadar büyük değil. Hep çocuk kalacak sanırız. Oysa her şey saniyeler içinde değişebilir. Herkesin hikâyesi, palazlanacağı günü bekler aslında. Üç Kadın Bir İstanbul, geçmişlerini kambur misali sırtlayan üç farklı kadının hikâyelerine odaklanıyor; seneler sonra kardeşinin katiliyle karşılaşan bir doktor, tüm ülkeyi sarsan seri cinayetlerin baş şüphelisi haline gelen bir palyaço ve depremde yitirdiği ailesinin ardından yazma yeteneğini de kaybettiğine inanan bir yazar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123723</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/123c7535-1684-4ece-903c-786c618e293e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırça Köşk</image:title>
            <image:caption>Harrington ailesi, Londra’daki evleri yanınca iki çocuk ve dadılarıyla birlikte masalsı bir ormandaki gözlerden ırak Foxcote Malikânesi’ne taşınır. Şehirden ayrılıp ıssız bir ormanda, eski bir evde yaşamak kolay olmayacaktır ama mutsuz macera başlamıştır artık… Ailenin sıra dışı üyesi, on üç yaşındaki Hera ormanı keşfetmeye çıktığı günlerin birinde arazilerinde terk edilmiş bir bebek bulur. Geçmişi yas ve trajediyle lekeli Harrington ailesinin üyeleri, bebeği evlerine almaya ve yetkililerden saklayarak kendi bebekleri gibi büyütmeye karar verirler. Umutsuzlukları kısa sürede sevince dönüşür ancak iki kişinin bildiği sır, artık sır olmaktan çıkmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123724</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8886219b-dcc0-4b94-be54-cac0e0840326.jpg</image:loc>
            <image:title>Kekeme Kaplumbağa Sorunlarla Başa Çıkıyorum Serisi</image:title>
            <image:caption>Çocukluktan yetişkinliğe akan hayatın içinde ne çok sorun yaşanıyor değil mi? Kırılan kalpler, sevinçler ve mutsuzluklar. Bazen gurur duyuyoruz kendimizle. Bazen dışarı açılıyor ya da içimize kapanıyoruz. Ancak öyle sorunlarımız var ki bir başımıza çözmemiz mümkün değil. Belki bir yetişkinin, belki bir arkadaşın ya da bir rehberin ışığında gerçeklerimizi fark ediyoruz. Sorunlarla Başa Çıkıyorum serisine eklenen &quot;Piti Piti&apos;nin Dişi Ne Olacak&quot; ve &quot;Kekeme Kaplumbağa&quot; pek çok çocuğun yaşadığı benzer sorunlarının çözümüne rehberlik ediyor. Onlarla göz göze, onların dilinden…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123725</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e2317fd-cd2b-4f2d-b4a6-bdf3a6fe29f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Piti Piti&apos;nin Dişi Ne Olacak? Sorunlarla Başa Çıkıyorum Serisi</image:title>
            <image:caption>Çocukluktan yetişkinliğe akan hayatın içinde ne çok sorun yaşanıyor değil mi? Kırılan kalpler, sevinçler ve mutsuzluklar. Bazen gurur duyuyoruz kendimizle. Bazen dışarı açılıyor ya da içimize kapanıyoruz. Ancak öyle sorunlarımız var ki bir başımıza çözmemiz mümkün değil. Belki bir yetişkinin, belki bir arkadaşın ya da bir rehberin ışığında gerçeklerimizi fark ediyoruz. Sorunlarla Başa Çıkıyorum serisine eklenen &quot;Piti Piti&apos;nin Dişi Ne Olacak&quot; ve &quot;Kekeme Kaplumbağa&quot; pek çok çocuğun yaşadığı benzer sorunlarının çözümüne rehberlik ediyor. Onlarla göz göze, onların dilinden…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123726</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7283834f-c3ff-439f-a5a9-d011c6f7b4f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kirpi Omlet - Kırda Yaşam Serisi</image:title>
            <image:caption>Kır Masalları, doğanın muhteşem güzelliğini kendi akışı içinde küçük öykülerle anlatıyor okura. Doğa bazen bir salyangozun yumuşacık kalbinde, bazen bir çekirgenin sesinde, bazen de bir kuşun kanadında öykü olup akıyor kalplerimize... Aysun Berktay Özmen, doğanın binbir rengini başka bir pencereden gösteriyor okura. Sıcacık, huzurlu ve dostça...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123727</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d130e7a-13fe-41cf-8e67-5023d435dff3.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Ressam İle Kral Salyangoz - Kırda Yaşam Serisi</image:title>
            <image:caption>Kır Masalları, doğanın muhteşem güzelliğini kendi akışı içinde küçük öykülerle anlatıyor okura. Doğa bazen bir salyangozun yumuşacık kalbinde, bazen bir çekirgenin sesinde, bazen de bir kuşun kanadında öykü olup akıyor kalplerimize... Aysun Berktay Özmen, doğanın binbir rengini başka bir pencereden gösteriyor okura. Sıcacık, huzurlu ve dostça...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123728</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/139739cc-1409-404a-bad3-aa8ffb27987e.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Ressam Doğada - Kırda Yaşam Serisi</image:title>
            <image:caption>Kır Masalları, doğanın muhteşem güzelliğini kendi akışı içinde küçük öykülerle anlatıyor okura. Doğa bazen bir salyangozun yumuşacık kalbinde, bazen bir çekirgenin sesinde, bazen de bir kuşun kanadında öykü olup akıyor kalplerimize... 
Aysun Berktay Özmen, doğanın binbir rengini başka bir pencereden gösteriyor okura. Sıcacık, huzurlu ve dostça...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123729</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06e397d7-b5a5-413c-a35b-f9712e374c9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucit Osman</image:title>
            <image:caption>Gelecekteki benden gelen belgeler acaba neyin habercisiydi?
Evinin garajında türlü icatlar çıkaran Osman&apos;ın başarısız denemeleri onu vazgeçirmek üzeredir.
Ne var ki o, her zaman kendisini destekleyen
bir aileye ve yönlendiren sabırlı bir öğretmene
sahip olacak kadar şanslıdır.
İcat etmenin ne demek olduğunu sil baştan öğrenirken Osman&apos;ın hayatı köpeği Einstein&apos;ın kaçırılmasıyla tamamen değişmek üzeredir.
Osman&apos;ın yeniden keşfetme, hayallerinden vazgeçmeme ve sınırları zorlama serüvenine katılmaya ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123730</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a43ec6b-6259-4739-bc63-39d955fcb8c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Mükemmel Arabalar Mıyız? 15 Soru Serisi</image:title>
            <image:caption>15 soru, 15 cevap, 15 Kitap
Yeni nesil çocuklara yönelik muhteşem bir ansiklopedi serisi
 En önemli konuları ve sorunları açık, basit ve eğlenceli bir dille anlatan bu serimiz sayesinde çocuklar, çevrelerindeki dünyaya ilişkin farkındalık kazanacak ve ekonomiden tarihe, teknolojiden iklime kadar çeşitli konularda uzmanlaşacaklar.
13 yaş ve üzeri için uygun olan bu kitabımız sayesinde çocuklar, neredeyse farkında olmadan kendilerine sunulan temaların her birinin uzmanları haline gelecekler. 
Vücudumuz hakkında her şey. 
Sadece genlerimde olanı mı yapabilirim? 
Olduğum gibi iyi miyim? 
Neden hastalanırım? 
Midemde ne var? 
Yemek yemek neden hoşumuza gider? 

Bu ve bunun gibi sorulara çocukların anlayabileceği dilden cevap veren 15 soru serisinin bu cildi ile çocuklar temel kavramları açık ve anlaşılır kelimeler, somut örnekler, birbirinden güzel çizimler, karikatürler ve bolca ironi ile öğrenecekler!
Kitapta aynı zamanda çocukların ilgisini çekecek ekstra sorular, cevaplar, bilgiler ve düşünme antrenmanları da bulmanız mümkün!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123731</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6241900-cf05-41d5-8324-ca1864c9cff6.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihi Yazan Kalemler</image:title>
            <image:caption>“Farklı farklı coğrafyaları gezince gördüm ki en fakirinden en zenginine ülkelerin, toplumların anlam yükledikleri şeyler, nesneler, binalar, kafeler, mekânlar, binalar vs çok önemliydi. O şeyi önemli kılan ise onu kullananın kimliğinde gizli. Aynı şekilde Dostoyevski, Tolstoy, Cengiz Aytmatov, Mozart, Beethoven, Churchill, Bahtiyar Vahapzade ve daha nicelerinin kullandıkları malzemeleri, yaşadıkları yerleri görmek için dünyanın her tarafındaki bu tür mekânlar cazip mekânlardır. Buradaki mesele kullanılan o malzemelerin maddi değeri değildir. Onları değerli kılan, zamanında onu kullanan insanların değerinden kaynaklanmaktadır. Hani denir ya şeylerin dili ya da nesnelerin ruhu. İşte o şeylere değer katan da onların yaşanmışlıklarıdır. Bu nedenle, kalem ile hemhal olan birisi olarak ünlülerin kullandığı, önemli şeyler yazdıkları ya da imzaladıkları, dünya savaşı gibi tarihin akışını değiştiren kalemleri, sanat, edebiyat, siyaset ve bilim alanında önemli işlere imza atmış kalemlerin peşine düştüm. Doğrusu 30 yılı aşkın bir süredir kalem ile hemhal olmanın getirdiği birikimle 40 kadar önemli şahsa ait kaleme sahip olduğumu itiraf etmeliyim. Emanetçisi olduğum tarihi kalemleri yazarken, aynı zamanda az önce bahsettiğim gibi, dünya tarihinde de önemli yeri olan kalemleri (bir kısmını) yazmamak olmazdı. Yazdım…” –Muhittin Şimşek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123732</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d6948c2-e28e-41e5-8668-6ee26b2bce9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Lüpen ve Ben-Siyahlı Kadın</image:title>
            <image:caption>Sıradışı üç çocuk, birbirinden kopmayan üç arkadaş. Suçlular dünyasında iz bırakacak üç zihin. Nefes kesen bir macera serisi. 
 
KORKUNÇ KAZA SAKİN SAINT-MALO’YU KARIŞTIRDI. 
Sherlock Holmes, Arsen Lüpen ve Irene Adler, ilk kez 1870 yılının yazında Saint-Malo’da karşılaştılar. 
Tesadüfen buluşan ve bir daha hiç ayrılmayacak olan üç arkadaş, kaderin kendilerine hazırladığı sürprizden habersizdi. Etrafı keşfetmeye çıktıkları gün, sahilde buldukları bir ceset, tüm hayatlarını değiştirdi. Kıyıya sürüklenen yabancının nasıl öldüğünü araştırmaya karar veren korkusuz üçlüyü 
artık hiçbir şey durduramazdı… 
Yedi yıl önce kaybolan ve hiçbir şey hatırlamayan Deauvilleli kız, ailesine kavuştu! Uzun zamandır kızlarını arayan Joseph ve Agnèse Dumontier çifti, birkaç gün önce Prof. Hauchecorne’un Brest’teki kliniğine geldi ve unutulmaz anlar yaşadı. Hafızasını kaybeden küçük kız odaya girer girmez “Baba!” diye haykırarak Joseph Dumontier’in kollarına atıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123733</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7008a042-f812-40be-a97c-500f1a799602.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Güller Çabuk Solar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>12 Eylül 1980’in karabulutları Türkiye’yi karanlıklara sürüklerken, o yoksulluğun, o imkânsızlıkların, o haksızlıkların, o adaletsizliklerin ortasında cesaretiyle kendini var eden güçlü bir kadının hikâyesi... 
“Ve unutma Zümrüt; tüm çiçekler yavaş yavaş, kırmızı güller çabuk solar.” 
1980 yılının Mayıs ayında, Dilektaşı Mahallesi&apos;ndeki aylardır boş olan daireye genç bir adam taşındı. Tek başınaydı, bir karısı veya çocukları yoktu. Kimseyle konuşmazdı ve soğuk çehresi, tenindeki yanığa benzer farklı renkte izleri, şüpheli hareketleri nedeniyle kimsenin de onunla konuşmaya niyeti pek yoktu. Mahalleli, dönemin şartlarını da göz önünde bulundurarak bu suskun ve gizemli adamın bir ajan olduğuna karar vermişti. Adama kendi aralarında Dilsiz Ajan diye sesleniyorlardı. 
Zümrüt Ayten Özsoy ise henüz yirmisine yeni basmıştı. Altı çocuklu bir ailenin ikinci çocuğuydu. Hayat hakkında bilgisi bu aileyle ve bu mahalleyle sınırlıydı. Hayallerini baltalayan şey yoksulluk ve yoksulluğunun sebebi ise başlarındaki sorumsuz babalarıydı. Çoğunlukla bu kalabalık mahallenin cıvıltısında ömrünün çürüyeceğini ve ailesine rağmen yapayalnız öleceğini düşünürdü. Onun için hayat, ışıltılı bir oyun sahnesiydi ve bu sahne, akşam babası eve geldikten sonra perdelerini kapatarak karanlığa bürünürdü. 
Ve bir gün Dilsiz Ajan nihayet konuştu. Zümrüt Ayten Özsoy ise hayallerine çok yakın olduğunun henüz farkında değildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123734</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0538a8e7-752e-462d-924a-579c73190262.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokak Lambası</image:title>
            <image:caption>Değişim ve değiştirmenin heyecanı, yeniliklerle dolu bir yolculuğa çıkmayı gerektirir. Her türlü değişim, keşfedilecek sürprizler sunar. 
Bu yolculukta öğrenmek ve yeni deneyimler edinmek için harika 
bir fırsat var. 
Haydi, Mert ile birlikte bu serüvene başlayalım ve değişimin getirdiği tüm güzellikleri keşfedelim!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123735</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93eb78a2-e043-4117-9646-ed9ef43a16ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Güller Çabuk Solar</image:title>
            <image:caption>12 Eylül 1980’in karabulutları Türkiye’yi karanlıklara sürüklerken, o yoksulluğun, o imkânsızlıkların, o haksızlıkların, o adaletsizliklerin ortasında cesaretiyle kendini var eden güçlü bir kadının hikâyesi... 
“Ve unutma Zümrüt; tüm çiçekler yavaş yavaş, kırmızı güller çabuk solar.” 
1980 yılının Mayıs ayında, Dilektaşı Mahallesi&apos;ndeki aylardır boş olan daireye genç bir adam taşındı. Tek başınaydı, bir karısı veya çocukları yoktu. Kimseyle konuşmazdı ve soğuk çehresi, tenindeki yanığa benzer farklı renkte izleri, şüpheli hareketleri nedeniyle kimsenin de onunla konuşmaya niyeti pek yoktu. Mahalleli, dönemin şartlarını da göz önünde bulundurarak bu suskun ve gizemli adamın bir ajan olduğuna karar vermişti. Adama kendi aralarında Dilsiz Ajan diye sesleniyorlardı. 
Zümrüt Ayten Özsoy ise henüz yirmisine yeni basmıştı. Altı çocuklu bir ailenin ikinci çocuğuydu. Hayat hakkında bilgisi bu aileyle ve bu mahalleyle sınırlıydı. Hayallerini baltalayan şey yoksulluk ve yoksulluğunun sebebi ise başlarındaki sorumsuz babalarıydı. Çoğunlukla bu kalabalık mahallenin cıvıltısında ömrünün çürüyeceğini ve ailesine rağmen yapayalnız öleceğini düşünürdü. Onun için hayat, ışıltılı bir oyun sahnesiydi ve bu sahne, akşam babası eve geldikten sonra perdelerini kapatarak karanlığa bürünürdü. 
Ve bir gün Dilsiz Ajan nihayet konuştu. Zümrüt Ayten Özsoy ise hayallerine çok yakın olduğunun henüz farkında değildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123736</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fff62d04-ab57-410e-a834-97835f449e29.jpg</image:loc>
            <image:title>Geri Dönüp Bakmak</image:title>
            <image:caption>İtiraf etmek lazım, öyle herhangi bir hayat değildi onunki. 
Çağdaş edebiyatın en önde gelen yazarlarından Juan Gabriel Vásquez, Kolombiyalı yönetmen Sergio Cabrera’yla birlikte geri dönüp bakmaya çağırıyor okuru: Babasının ölüm haberini alan ve cenazesine gitmeyi reddeden Sergio Cabrera, kendi filmlerinin retrospektif gösterimine katılmak, söyleşiler yapmak için Barselona’ya gider; ülkesindeki referandumdan beklemediği bir sonuç çıkmış, Kolombiya hükümetiyle gerillalar arasındaki barış görüşmeleri olumsuz sonuçlanmıştır. Üstelik evliliği dağılmak üzeredir. Barselona’da iki yıldır görmediği oğluyla buluşacak, her şeyin başladığı sokaklarda yürüyüp kendi filmlerini izleyecektir. 
 
Sıradışı bir hayatın dökümü Geri Dönüp Bakmak. İspanyol İç Savaşı’ndan Latin Amerika sürgünlerine; Çin Kültür Devrimi’nden, Kolombiya’nın 1960’lardaki gerilla hareketlerine uzanan; Sergio’nun iç savaş sırasında İspanya’dan kaçıp Latin Amerika’ya göç eden dedesi Domingo’yu, Felipe Dayı’yı, Brecht şiirleri okuyan bir aktör olmak için hayallerinin peşinden koşan babası Fausto’yu, Sergio’yla birlikte Kızıl Muhafızlar’a ve gerillaya katılmış kız kardeşi Marianella’yı tanıdığımız bir yolculuk. 
 
Yaşadıkları hayatı başkalarının anlayamayacağından emin olanların, mutlu olabilmenin tek yolunun isyan etmeden yaşananlara teslim olmaktan geçtiğini bilenlerin paylaştığı vefa duygusuydu bu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123737</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84b9ba19-3b64-47d8-8f82-ab6e1cb35c30.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuş Kadar</image:title>
            <image:caption>“Size karşı dürüst olmaya çalıştım, her ne kadar aslında dürüst olmayışımla  daha çok ilgileneceğinizi düşünsem de. Bunlardan bazısı yaşandı, bazısı ise rüyaydı. Benim doğruluk anlayışıma bakılırsa, bunların hepsi doğru. Gerçeklik anlayışıma bakılırsa, hepsi gerçek.” 
 
Penelope Mortimer’ın 1962 yılında kaleme aldığı yarı otobiyografik romanı Kuş Kadar, isimsiz bir kadının evlilik, ebeveynlik ve kendini keşfetme sürecindeki çalkantılı yolculuğunu büyüleyici bir şekilde anlatıyor. 1950’li ve 1960’lı yılların Londra’sında geçen roman, aralarında saygın senarist Jake Armitage’ın da bulunduğu birden fazla kocayla olan ilişkilerinin karmaşıklığının yanı sıra doktorlar, film yıldızları ve günlük işlerden ötürü ortaya çıkan zorlukların içinde yol alan kahramanın izini sürüyor. Kuş Kadar, sadakatsizliğin ve toplumsal 
baskıların karmaşıklığını irdeleyerek kendini gerçekleştirme mücadelesi veren bir kadının, her kadının kendinden bir parça bulabileceği hikâyesi. Yayımlandıktan iki yıl sonra Harold Pinter’ın senaryosuyla Jack Clayton’ın yönetmenliğinde sinemaya uyarlanan kitap, Penelope Mortimer’ın Türkçeye kazandırılan ilk eseri olma özelliğini taşıyor. 
 
“Henüz Betty Friedan ve Germaine Greer’ın ortaya çıkmadığı, bir zamanlar ev hanımlarının içine düştükleri açmazlardan Şükran Günü için hindi dolma tarifi paylaşır gibi bahsetmelerinin moda olmadığı ve de sinir krizinin eşiğindeki bir kadına insanların merak duymaktan ziyade gözlerini devirip geçtiği zamanlarda Penelope Mortimer vardı.” —Daphne Merkin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123738</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56bc1488-40b4-42d4-8136-f45fe0dc76e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ninem Papağanmış</image:title>
            <image:caption>Ninem filmiş. Öyle söylüyor. 
“Olur mu hiç öyle şey? Sen insansın!” diyorum. 
“Hem de benim ninemsin! 
Fil olsan eve nasıl sığarsın?” 
Gülüyor. Her şeyi yapabilir sanki! 
 
Filiz Özdem’in yazdığı Zülal Öztürk’ün resimlediği Ninem Papağanmış sizi, bir nineyle torununun esprili, rengârenk dünyasına çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123739</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca63a3a1-a02f-4e53-920b-a6475982b113.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısmet ve Niyet</image:title>
            <image:caption>Kısmet, günlük hayatımızda çok sık kullandığımız, çoğu zaman kişisel gücümüzün ötesinde bir duruma, bir imkâna ya da olanaksızlığa işaret eder. Çoğu zaman kısmet böyleymiş, der geçeriz. Bu temel kavram şimdiye kadar astrolojide de yeteri kadar açık şekilde ele alınmamıştır. Halbuki hepimiz kısmetimizle doğarız. İyi ya da kötü, kimi zaman bu bireysel cesaretimizden, ailemizden, ilişkilerimizden ya da çok farklı bir nedenden 
kaynaklanıyor olabilir. 
R. Hakan Kırkoğlu Kısmet ve Niyet kitabında, sadece bize özel kısmeti ele almakla kalmıyor, aynı zamanda onun tamamlayıcısı sayılan niyet’i de açığa çıkarıyor. Hayat, önümüze çıkan imkânlar ve olasılıklarla kendi irademizin, seçimlerimizin ve bizi motive eden gelişmelerin kesişim noktasında gerçekleşiyor. 
Bu kitapta hem kısmet ve niyetimizin astrolojik açıklamasını hem de arkasında yatan tarihi düşünce biçimlerini bulacaksınız. Sizin kısmetinizde neler var? Niyetleriniz hangi yönde ortaya çıkıyor? Einstein’ın kısmetine mi sahipsiniz yoksa Nâzım Hikmet’inkine mi? R. Hakan Kırkoğlu astrolojik haritamızda ortaya çıkan bu en temel unsurları araştırırken sayısız örnek inceledi ve pek çok hayat hikâyesi üzerinden anlatmaya çalıştı. 
Kısmet ve Niyet hayatta şans ve iradeyi öne çıkarırken, size rehberlik edecek temel astrolojik bilgileri kısmet ve niyetimizin yıllar içinde nasıl evrildiğini de ortaya koyuyor. Bu öncü çalışma Kırkoğlu’nun astroloji pratiğinde kırk yılı aşan birikim ve tecrübesinin özgün bir sonucu olarak okurlarla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123740</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c52f90d4-2565-4d98-8125-08e98fb8e4b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Niyet Şifası</image:title>
            <image:caption>“Niyet etmenin, niyetini yüksek sesle söylemenin şifalı olduğuna inanıyorum,” dedi. “Çünkü niyet etmek aksiyon almaktır. Namazda, oruçta, abdest alırken hatta bir işe başlarken bile niyet ederiz. Neden? Allah zaten bilmiyor mu niyetimizi? Demek ki niyeti yüksek sesle duyurmanın hayırlı bir enerjisi var. Kime?” “Önemli niyetlerimizi kendimize duyurmak kadar kendimiz dışındaki insanlardan saklamak da elzem.” Akıbet, ne yaman bir kelime... Ondan sonra nihayete erer ömür. Ya niyet öyle mi? Dile dökülmese de içinden geçirmeyegör, tüm kapılar zamanı geldiğinde açılıverir tek tek. Beş kitaplık HÂDİN serisinin son kitabında bazen bir rüzgâra takılarak yükselen, bazen hatıraların kuytusunda dinlenen, bazen de keşkelerin peşinde savrulan insanoğlunun sergüzeştine eşlik etmeye davet ediliyor okur. Şüphesiz her nefis kendi imtihanıyla yoğrulurken kitapta tek tek konuşturulan karakterlerle hemhâl oluyor. Niyet Şifası “Bu dünya insanın karşısına süslenerek çıkar; süslü bir gelin gibi, gönlü heyecanlandırır.” diyor Yusuf Has Hâcip. Funda Uçuk Er, İnşirah suresindeki gibi “Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır. Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır.” diyebilmenin şifasını kaleminden okura geçirmeye niyetleniyor. Niyet Şifası; okurun damağında bir miktar huzur, biraz hüzün ve keyifli bir iç çekiş bırakıp kulaklarda özlenen melodilerin tınısıyla yankılanacak gönüllerle buluşuyor. Niyet, akıbete hükmediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123741</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cef5c3a1-105c-4756-9c90-eb21ec7c555d.jpg</image:loc>
            <image:title>Panzehir</image:title>
            <image:caption>O, on üç yıldır hayatımızın bir parçası. ‘Bana bir kaldıraç verin dünyayı yerinden oynatayım’ misali, on üç yıldır kapitalizmin güdümündeki tıbbın, ilaç ve gıda endüstrisinin yozlaştırdığı, deforme ettiği anlayışla savaşıyor. On üç yıldır, yanlış bilgilerle zehirlenenlere Panzehir oluyor. On üç yıldır Türkiye’nin gündeminde en çok konuşulan, sözlerine en çok değer verilen, en çok tartışılan insanlardan biri. Yaptığı açıklamalara önce karşı çıkanlar olsa da sonunda hep o haklı çıktı. O, aslında bu ülkede kendi devrimini yaptı, bu adeta bir halk hareketiydi ve diğerleri, onun peşinden kendi seslerini oluşturdular. O, Türkiye’de sağlığa bakışı kökten değiştirdi, onunki kadim tıp ışığında bir halk sağlığı mücadelesi. Bu herkese nasip olmaz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123742</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fce0920-c026-4ebb-9451-674d95a65fe0.jpg</image:loc>
            <image:title>İs Kokan Zeytin Ağacı 2</image:title>
            <image:caption>“Güneş, ışıklarını sende taşıyor sanki. 
Yaz günü göğe bakınca nasıl kamaşıyorsa gözlerim, mevsim fark etmeksizin sana bakınca da aynısını yaşıyorum.” 
 
İlteriş’te gerçekleşen bomba saldırılarının ardından savaş artık daha da çetin bir hale gelmiştir. Karahan’da birçok şehir yerle bir olurken hayatta kalanların bir kısmı başka ülkelere göç etmeye başlar. Ülkede her şey kötüye giderken Yusuf Agâh’la Mihra’nın arasındaki aşk, zor günlere meydan okurcasına büyür ve zirvesini kara bulutların sardığı dağların arasında parlak bir güneş gibi açar. Ancak bu güneşin yaydığı ışık, bombaların saçtığı alevleri bastırmaya yetecek midir? 
 
“Döneceksin, değil mi?” 
“Yaşadığım müddetçe benim yerim senin yanındır, Mihra. Yaşadığım müddetçe döneceğim sana.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123743</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc5147d3-1012-4b0b-9852-c8f440073230.jpg</image:loc>
            <image:title>İs Kokan Zeytin Ağacı 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Güneş, ışıklarını sende taşıyor sanki. 
Yaz günü göğe bakınca nasıl kamaşıyorsa gözlerim, mevsim fark etmeksizin sana bakınca da aynısını yaşıyorum.” 
 
İlteriş’te gerçekleşen bomba saldırılarının ardından savaş artık daha da çetin bir hale gelmiştir. Karahan’da birçok şehir yerle bir olurken hayatta kalanların bir kısmı başka ülkelere göç etmeye başlar. Ülkede her şey kötüye giderken Yusuf Agâh’la Mihra’nın arasındaki aşk, zor günlere meydan okurcasına büyür ve zirvesini kara bulutların sardığı dağların arasında parlak bir güneş gibi açar. Ancak bu güneşin yaydığı ışık, bombaların saçtığı alevleri bastırmaya yetecek midir? 
 
“Döneceksin, değil mi?” 
“Yaşadığım müddetçe benim yerim senin yanındır, Mihra. Yaşadığım müddetçe döneceğim sana.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123744</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9df01fb1-776a-49b5-9070-96de57ce507d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık İnci</image:title>
            <image:caption>Ben İnci Altınsoy’dum. En zayıf halkaydım ama o halka boğazlarına dolanıp kestiğinde benimle daha yeni tanışacaklardı ve o gün benim merhametim olmayacaktı. 
 
Yaşadığı kayıplardan sonra hayatı tepetaklak olan sosyetik güzel İnci, kendini hiç beklemediği bir anda miras oyunlarının, ihanetlerin ve entrikaların ortasında bulur. 
Bütün bunlarla başa çıkmaya çalışırken hayattaki en büyük şansı mı yoksa şanssızlığı mı olduğunu bilmediği Kılıç ile yolları tekrar kesişir.  
Onu her şeyden ve herkesten koruyan gözalıcı koruması Kılıç, yaşadığı zor günlerinde en büyük destekçisi olur. 
Sırlar yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlamıştır. Peki İnci öğrendiği gerçeklerle yaşamayı başarabilecek midir? 
 
“Labirentin sonunda adalet vardı ancak labirentin yolunda hainler ve kan da vardı. Öldüğümü sandım ama bugün yeniden doğdum. Ben İnci Altınsoy’dum ve ne pahasına olursa olsun, ailemin intikamını alacaktım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123745</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cad4aa6a-585b-4dac-8da6-d53bbe283637.jpg</image:loc>
            <image:title>Mit ve Anlam</image:title>
            <image:caption>Fırsatınız olsaydı Joseph Campbell’a ne sorardınız? Karşılaştırmalı mitoloji, Joseph Campbell 1949’da Kahramanın Sonsuz Yolculuğu’nu yayımlayana kadar bilinmeyen akademik bir konuydu. 
Campbell, çığır açan bu çalışmasıyla, kültürden bağımsız olarak tüm mitlerin, temel bir bütünlüğe sahip olduğunu kesin bir şekilde ortaya koydu. Okuyucular Campbell’ın mesajına coşkuyla karşılık verdi ve sonraki nesil psikologlar, sanatçılar ve yazarlar onun çalışmalarından ilham aldı. 
Mit ve Anlam: “Mitolojiye ve Hayata Dair” Campbell’ın çekiciliğinin, mizahının ve konuya hâkimiyetinin öne çıkmasını sağlayan bir çalışma. 
Temalara göre bölümlere ayrılmış olan kitaptaki diyaloglar, aşağıdakiler de dahil olmak üzere çok çeşitli soruları ele alıyor: 
·         Mitler nereden gelir? 
·         Campbell, Kahramanın Sonsuz Yolculuğu’nun zamansız modelini nasıl keşfetti? 
·         Siyasi olarak parçalanmış, çok kültürlü toplumumuz yaşamak için, bir dizi ortak mit bulabilir mi? 
·         Campbell’ın yaşam öyküsü akademik çalışmalarını nasıl etkiledi? 
Campbell, kitap boyunca insan deneyimlerinin evrensel yönlerini vurguluyor; zaman ve mesafeyle birbirinden ayrılmış kültürler arasında çarpıcı paralellikler buluyor. Bu eserde okuyucu “insan doğası anlayışımızda devrim yaratan bir düşünür”ü tanıyacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123746</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb6fd1a3-83b8-479b-98ec-c99d3ce21de0.jpg</image:loc>
            <image:title>Moko ile Dinozo</image:title>
            <image:caption>Gözlerime inanamıyorum, yoksa yanlış mı görüyorum? Şehrin göbeğinde bir iguana! İguanalar yağmur ormanlarında yaşamazlar mıydı? Aaa, ama yanında bir de fare var…  
Nereye gidiyorlar acaba? Bilemedin değil mi? O zaman bu eğlenceli kitabın sayfalarını çevirmeye başlamanın tam zamanı…
Bu macera dolu kitapta, farklı hayvanları tanıyacak, dostluğun gücünü ve şehrin gizemli köşelerini keşfedeceksin. Moko ile Dinozo&apos;nun macera dolu günlerinde onlara eşlik etmeye hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123747</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74b3fe5a-0915-4ee3-bfc5-b720dd996346.jpg</image:loc>
            <image:title>Öpücük Yalanı</image:title>
            <image:caption>Meiko bir gün kütüphanede uyuyakalıyor ve o sırada orada olan bir kişi, Meikoʼyu öpüyor! Şaşkınlıkla uyanan Meikoʼnun etrafında yakışıklı ve kızlar arasında popüler olan Shinoda Senpai, gözlüklü ve karizmatik Mikoshiba Senpai, koşu takımındaki sınıf arkadadaşı Mogami ve alt sınıfındaki şirin gözlü Hachiya-Kun var. Acaba onu kim öptü? Ona aşık olan hangisi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123748</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59c8cb92-f64f-4a64-80b8-0d54553e60e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hemdem - Bir (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hemdem - Bir (Ciltli)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123749</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f698f01-4949-408f-be82-14788b5deae9.jpg</image:loc>
            <image:title>Parazit Cilt 1</image:title>
            <image:caption>SESSİZ İSTİLA Karanlıkta sessizce geldiler. 
Her yerdeler. Hayatta kalabilmek için insan bedenlerini istila etmeye ve o bedenlere hükmetmeye muhtaç, yamyam parazitler. Çoğu, sıradan insan yüzlerinin ardında gizleniyor ve kimse onların varlığından haberdar değil. Sıradan bir lise öğrencisi olan Shinichi hariç. Bedenini parazite kaptırmamak için savaşan Shinichi, insanlığı yaklaşan tehlikeye karşı uyarabilecek mi? “Shinichi... Şeytan kavramını araştırdım. Bana kalırsa şeytana en yakın canlı insan.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123753</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f031724-e1d1-4461-b81d-0cf7add260d3.jpg</image:loc>
            <image:title>İttihatçılık</image:title>
            <image:caption>İTTİHATÇILARIN İKTİDAR YÜRÜYÜŞÜ 
Bir Fikir, Bir Hareket, Bir Ruh. 
 
Türk devriminin Danton’u, Selanik’te kurduğu Cemiyet ile 1908’de Meşrutiyet’in yeniden doğuşunu sağlayan, İttihat ve Terakki’nin karar alma mekanizmasının sarsılmaz lideri, Komitenin Ruhu; Talat 
Meşrutiyet topları patlayana dek Abdülhamid idaresine karşı göze aldıklarıyla ün salmış, İttihat ve Terakki’nin Merkez-i Umumi üyesi, Meşrutiyet Havarisi, İttihatçı seyyah, toplum mühendisi; Dr. Nâzım 
Kahraman-ı Hürriyet, Dâmâd-ı Hazret-i Şehriyârî, Trablusgarp ve Edirne Fatihi, İttihatçılığın hürriyet mücadelesi ve zaferle anılan kahramanı; Enver 
Hayatının temelini oluşturan bir hürriyet ideali için yaptığı mücadelesinde 1908’de başarıya ulaşan, İttihat ve Terakki içerisindeki en sert tedbirlerin ateşli taraftarı, ideal ve akideleri için yaşayan ve mücadele eden isim; Dr. Bahaeddin Şakir 
İttihatçılığın taçsız kralı, perde önündeki güçlü figür, adı gölgelerin arasından çıkarak sahnenin en önüne yazılmış, otoritesini hiçbir taçla sınırlamamış bir lider; Cemal 
Türkçülüğü derin bir iman ve sarsılmaz bir inançla benimseyen bir idealist, sözleriyle kitleleri peşinden sürükleyen, mısralarında milletin ruhunu yaşatan tutkulu bir dava adamı ve bu uğurda şehit; Ömer Naci 
İttihat ve Terakki’nin cesur iç muhalifi, harp meydanlarının yenilmez komutanı, fikirleriyle karşı durmaktan çekinmeyen, cephelerde zaferin izini süren bir lider; Mustafa Kemal 
Hürriyetin Babası, Meclis-i Mebusan’ın Reisi, fikirlerin mihenk taşı ve devrimin ideoloğu, hürriyet mücadelesinin rehberi, düşünceleriyle bir dönemi aydınlatan bilge lider; Ahmed Rıza 
 
İttihatçılık: İktidar’da tarihçi Süleyman Tekir, vatan ve hürriyet fikirleri için istibdat rejimiyle mücadeleye giren İttihatçıların iktidara geçiş süreçlerini yine devrin sekiz önemli portresi üzerinden inceliyor. İttihatçılık: Doğuş’un devamı niteliğindeki bu kitapta ise kendinizi Selanik ve İstanbul sokaklarında bulurken, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemine hâkim olan siyasi kaosa tanık olacak ve hürriyet için verilen çetin mücadelenin bizzat içine düşeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123755</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8901d0a-7a01-421d-8bc0-09d7c7bbee65.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu ve Batı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Mezopotamya: Yunan Sanatının Kaynağı 
“Yunanlılar Yakın Doğu’dan çok şey öğrendiler ama kısa sürede insanlığın entelektüel liderliğini de ele geçirmeyi başardılar. Ardından Batı medeniyetinin beşiği hâline gelen tamamen yeni bir dünya yarattılar.” 
\ 
·         Yunan sanatı nasıl ortaya çıktı? 
·         Mezopotamya medeniyetlerinin Yunan sanatı üzerindeki etkileri nelerdi? 
·         Yunan heykellerindeki Yakın Doğu etkileri nelerdi? 
·         Fenike alfabesi ve Yakın Doğu mitolojisi Yunan kültürünü nasıl dönüştürdü? 
Türkiye’de arkeoloji denince akla gelen ilk isimlerden Ord. Prof. Dr. Ekrem Akurgal, Doğu ve Batı kitabında Antik Yunan’ın sanat ve kültür mirasının kökenlerini ararken, Akdeniz ile Yakın Doğu’nun zengin ve karmaşık ilişkilerini de ele alıyor. Neo-Asur’dan Babil’e, Aramilerden Neo-Hitit’e, Fenike ve Suriye’ye kadar Yunan sanatının nasıl şekillendiğini ve diğer medeniyetlerle olan etkileşimlerini ustalıkla anlatıyor. Akurgal, sanat tarihinden arkeolojiye kadar geniş bir yelpazede Yakın Doğu’nun başlıca sanat merkezlerini, önemli sanat eserlerini inceliyor. 
Bu kitapta Mezopotamya sanatının geçirdiği üslup evrelerini ve bu evrelerin Yunan sanatı üzerindeki etkilerini okuyacaksınız. Akdeniz ve Yakın Doğu’nun zengin ve karmaşık ilişkilerini derinlemesine inceleyen Akurgal, medeniyetler arası ilişkileri anlamak ve Batı medeniyetinin temellerine dair derinlemesine bir anlayış kazanmak isteyenler için eşsiz bir rehber ortaya koyuyor. Çok sayıda görseliyle; sanat tarihi meraklıları, arkeologlar ve kültürel mirasa ilgi duyan herkes için bir hazine değerinde olan ve yayınlandığı zaman büyük ses getiren Doğu ve Batı; İngilizceye, İtalyancaya ve Fransızcaya çevrilmişti. Şimdi ise ilk kez Türkçe olarak okuyucusuyla buluşuyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123756</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9e3a9bb-7fb9-4244-ad32-311043f55477.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutlu Hayatın İzinde</image:title>
            <image:caption>Ant olsun ki Allah’ın elçisinde sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çok ananlar için güzel bir örnek vardır (Ahzab 33/21).


İslam’da Hz. Peygamber’in (sav) önemi sadece ilahî mesajı insanlığa ulaştırmasında değil, bu mesajda sunulan ideal insan (insan-ı kâmil) modelinin nasıl gerçekleştirileceğini yaşayışıyla bizzat göstermesindedir.
Prof. Dr. Ahmet Özel’in bu çalışması, Peygamber Efendimizin hayatını bütüncül bir bakışla ele alıp onu hem insan hem peygamber olarak inceliyor. Hz. Peygamber’in hayatını anlatırken sadece olayları aktaran, hikâyeci bir anlatımdan uzak duruyor. Bunun yanı sıra, ifrat ve tefrit çizgisinde kalan diğer eserlerden farklı bir yer seçerek dengeli bir üslup benimsiyor.
Kitap boyunca, Resûlullah’ın ashabını nasıl eğittiği, çeyrek  yüzyıl gibi kısa bir sürede dünyaya hâkim olacak bir yapıyı nasıl kurduğu detaylı bir şekilde işleniyor. Ayrıca, gazve ve seriyyeler ele alınırken sadece bunların nerede ve nasıl meydana geldiği anlatılmıyor, geniş bir bakış açısıyla sebep ve sonuçları üzerinde duruluyor. Eserde, namaz, abdest, ezan, kıble, İsrâ ve Mii&apos;rac, Allah Resûlü’nün evlilikleri, savaş ve cihat, ganimet, kölelik-cariyelik gibi çeşitli kavram ve konular ele alınarak gündemdeki birçok soruya cevap aranıyor. Yazar, Batılı paradigmaların etkisinde kalmadan ve geleneği tamamen tekrar etmeden mutedil bir dille iddialara yanıt veriyor ve siyer literatüründe kendine özgü bir yer ediniyor. 28 klasik kaynağın 100’den fazla cildinin detaylı bir şekilde incelendiği, Türkçe, İngilizce, Fransızca ve Arapça çağdaş eserlerden de yararlanan bu çalışma, Türkiye’de uzun zamandır eksikliği hissedilen klasik ve modern kaynaklara dayalı özgün bir siyer ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123757</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54896a2c-3b12-4238-97ad-15ab2e7594a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Gladyatörler</image:title>
            <image:caption>ARENADA SOLUK KESEN MÜCADELELER, KAN, KUM, ACI DOLU GÖZYAŞLARI VE GALİBİYET NARALARI… 
 
“İmparatorlar Yataklarında Ölmez kitabının yazarı Meijer, okuyucularının gladyatörler hakkında ne bilmek istediklerini çok iyi anlayarak bu takdire şayan kısa çalışmasında onların her sorusunu yanıtlıyor. Gladyatörlerin kim olduklarını; nasıl eğitildiklerini, beslendiklerini ve ödeme aldıklarını; hangi silahları kullandıklarını ve arenadaki dövüşlerin hangi kurallara tabi olduklarını açıklıyor.” – The New York Times 
 
2000 yıl önce Kolezyum&apos;da telaşlı bir gün… İmparator başköşede maiyetiyle oturuyor. Tezahürat yapan 50.000 seyirci… Kulakları sağır eden bir tezahürat dalgası… Ortadaki kum zeminde ölesiye bir dövüşe tutuşmuş iki gladyatör… Bu iki dövüşçüden biri mağlup olacak, büyük ihtimalle ölecek. Gladyatörlerin tutuştuğu bu kavganın sebebi belli: Güzel ve heyecanlı bir mücadeleyle seyircileri memnun etmek ve mensup oldukları okula şan, kendilerine şöhret kazandırmak. 
Gladyatör oyunları Roma devletinin en önemli sosyal ve kültürel kurumlarındandı. Bununla birlikte zinde, çevik, kaslı ve maço gladyatörler ölümüne savaşırken gösterdikleri yetenek ve cesaret nedeniyle birer kahraman olarak algılansalar da toplumdaki statüleri nedeniyle hor görülüyorlardı. Bu oyunların ortaya çıkmasından sona erene kadar geçen altı asır boyunca on binlerce kişi Roma ve kolonilerinin kana boyanmış arenalarında şiddet naraları atan büyülenmiş kalabalıklar onları izlerken hayatlarını kaybettiler. Çoğu zaman bir mezarları bile olmadı. 
Eski Çağ Profesörü Fik Meijer gladyatörlerin kökenlerini, günlük yaşamlarını, eğitimlerini ve hayranlarının kan ve gösteri tutkusuna karşı hayatta kalma arzularını anlatarak, onların gerçek hikâyelerini çağdaş kanıtları kullanarak ustalıkla bir araya getiriyor ve tarihin bu ilk kurumsal eğlence yıldızlarının itibarlarını iade ediyor. 
Gladyatörler: Tarihin En Ölümcül Sporu, binlerce belgeyi, kalıntıyı, görgü tanıklarının ifadesini bir araya getirerek Antik Roma’daki gladyatörlere yeniden hayat veriyor. Fik Meijer’in bu kitabı her tarihseverin okuması gereken bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123758</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/576f315a-007d-43f5-b416-1074da616dbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Balinanın Ölümü</image:title>
            <image:caption>1938 yılında, uzak bir Galler adasının kıyılarına ölü bir balina vurur. Tüm hayatını adada geçirmiş Manod için bu, hem bir kıyamet alameti hem de adanın kıyılarının ötesinde neler olabileceğinin bir sembolü gibidir. Babası ve kız kardeşiyle yaşayan genç Manod, ailesinin nesiller boyunca yuva bildiği, güzel ama bir o kadar da hırçın adanın ötesindeki hayatı keşfetme arzusundan kurtulamaz.
Kıyıya vuran balinanın ardından ada kültürünü incelemek üzere gelen iki İngiliz etnograf, ona hem kendi adasının uzağındaki hayata bir bakış hem de bir kaçış ihtimali sunar. Manod, topluluğunun yanlış anlaşıldığına dair şüphelerine rağmen, bambaşka duygularla hesaplaşmak zorunda kalacaktır.
 
Balinanın Ölümü, keskin bir zekâyla yoğrulmuş ışıl ışıl anlatımıyla üzerlerine kapanan dış dünyayla yüzleşmek zorunda kalan insanların hikâyesi... O’Connor, uçurumun kenarındaki bir topluluğun ve bir kadının incelikli portresini ustalıkla gözler önüne seriyor.
“Balinanın Ölümü, aşk ve kayıp, tanıdık ve yabancı, güven ve ihanet, kara ve deniz, yaşam ve ölüm gibi pek çok kutup arasında gidip gelen, şaşırtıcı derecede kendinden emin bir ilk roman. O’Connor, Manod’da baştan çıkarıcı ve aldatıcı bir anlatıcı yaratmış: Dünyayı onun gözünden görmeyi çok sevdim ve romanın bitmesini istemedim.” -Maggie O’Farrell, Evlilik Portresi ve Hamnet kitaplarının New York Times çoksatan yazarı
“Balinanın Ölümü, sakin, aydınlık bir kusursuzlukla yazılmış, her duygusu özenle işlenmiş, ada hayatının dramını delici bir doğrulukla gözler önüne seren güçlü bir roman.” -Colm Toibin, New York Times çoksatan yazarı
“Balinanın Ölümü’nün sessiz ritmi, tutunulan ve salıverilen kaybın derin bir melodisini içeriyor. Büyük bir değişim hakkında zarif ve çetin bir hikâye.” -Anne Enright, Booker Ödüllü yazarı
“Büyük bir değişimin eşiğindeki dünyada geçen enfes, çağrışımlarla dolu bir ergenliğe giriş hikâyesi.” -The Observer, 2024 Yılının En İyileri
“O’Connor her şeyin eşiğinde bir ruh hali yaratıyor: yetişkinlik, bir topluluğun sonu ve romanın geçtiği zaman göz önüne alındığında savaş. Bu aynı zamanda çatışan ideolojilerin birbirlerine karşı köpürüp kaynadığı bir dönem ve O’Connor tüm bunları ve daha fazlasını en ince ayrıntılarıyla resmediyor.” -Crack Magazine
“Akıldan çıkmayacak, telaşsız, sıra dışı bir ilk roman... O’Connor kırsal olanı, izole olanı fetişleştirme eğilimimizi ve bir inceleme nesnesi haline gelmenin ne anlama geldiğini berrak bir bakışla sorguluyor.” -Joanna Quinn, The Whalebone Theater’ın New York Times çoksatan yazarı
“Apaçık ve zarif... O’Connor’ın mükemmel ilk romanı ... bir karakterin kendine özgü varoluşunu sahicilikle parıldatan, titizlikle gözlemlenmiş bir yazım örneği.”-Maggie Shipstead, New York Times Book Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123759</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbd33e99-158f-407d-b7c7-9ee096f2d30c.jpg</image:loc>
            <image:title>Cadılık ve Büyü Tarihi</image:title>
            <image:caption>CADILIK VE BÜYÜNÜN TARİHİNE BÜTÜNCÜL VE İLGİ ÇEKİCİ BİR BAKIŞ 
 
Yüzyıllardır süregelen cadılık ve büyücülük geleneği, toplulukları korkutmuş, merak uyandırmış ve hatta etkisi altına almıştır. Bu kitap, insanlık tarihinin karanlık sayfalarına yolculuk yaparak büyücülüğün kökenlerine, Orta Çağ’ın cadı avlarına, okült ritüellere ve simyacıların arayışlarına ışık tutuyor. Antik Mısır’dan Avrupa kırsalına, cadı mahkemelerinden modern cadı kültürüne kadar, büyücülerin ve cadıların dünyasına tanıklık etmek isteyenleri bekleyen bu çalışma, tarihî gerçekler ve halk efsaneleriyle harmanlanmış bir kılavuz sunuyor. 
Owen Davies tarihteki ilk büyü ve cadılık uygulamalarından itibaren insanlık tarihiyle beraber gelişen, çoğunlukla açıklanamayan bu metafizik olgunun tarihini bütün derinliğiyle anlatıyor. Cadılık ve Büyü Tarihi: Sümerlerden Harry Potter’a cadıların Şeytan’ın hizmetkârı olup olmadıkları, ölülerle nasıl konuştukları, büyüler için ne tür kitaplar yazıldığı, büyü pratikleri, toplum ve siyasi yapı tarafından büyüyle uğraşanlara nasıl tepkiler verildiği konularında okurlarına doyurucu bilgiler veriyor. 
Oxford University Press’in yayınladığı ve ilk kez Türkçeye çevrilen elinizdeki kitap, tarihin tozlu raflarında saklı kalmış hikâyeleri, gizemli ritüelleri, cadı avlarının kanlı geçmişini, büyü ve cadıların modern dünyadaki akıbetine ve günümüzde beyaz perdede temsil şekillerine kadar çok geniş bir perspektifle okurunu adeta büyülüyor. Eğer cadılığın ve büyülerin ardındaki sırları keşfetmeye hazırsanız, Cadılık ve Büyü Tarihi sizi cadı kazanının başına davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123760</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/009f8ceb-bf74-4f83-87bc-43e2f3cfbeff.jpg</image:loc>
            <image:title>Hariciye Konseri</image:title>
            <image:caption>28 Kasım 1998 günü 23:00 sularında Budapeşte&apos;de sıkılan tek bir kurşundan Aralık 2023&apos;teki BM Dışişleri Bakanları Zirvesi&apos;ne uzanan bir hikâye… Polisiye ve istihbarat türüne yeni bir soluk getiren bu eseri her okuyuşunuzda satır aralarındaki küçük ve kapalı bulmacaları keşfedeceksiniz... 
*** 
Taşansu Türker, bu romanda sizi az bilinen diplomasi koridorlarında gezdiriyor. Kançılaryadan rezidansa, New York Türk Evi&apos;ndeki bir konserden Macaristan Başbakanı&apos;nın NATO delegasyonu kabulüne, rock bardan üniversite amfisine, otel lobilerinden sinagoga... 
Her kademeden diplomasi mensupları yanında akademisyenlerin, gazetecilerin ve en çok da sanatçıların dünyasına gireceğiniz bu eserde; &apos;90&apos;ların siyasi ikliminin bugün içinde yaşadığımız kaygı çağını hangi kafiyelerle kurduğunu; Türk Hariciyesi&apos;nin Balkanlar, Kafkasya ve Ortadoğu üçgeni ve ötesindeki varlığı ile beraber ve entelektüel bir şölen eşliğinde izleyeceksiniz. Bu roman için kurulmuş diplomatik konser programlarından bir rock grubuna, yine bu roman için yapılmış bestelerden hiç sunulmamış etimoloji tebliğlerine... 
Devletlerin ve dış politikalarının ayrı karakterler olarak varlığı ise sizi uluslararası siyasetin derinliklerine taşıyacak. Bir başbakan konuşma metninden Dışişleri Bakanlığı İstihbarat ve Araştırma Dairesi&apos;nin çok gizli belgesine, Merkez&apos;e yazılan bir kapalı kriptodan, toplantı tutanaklarına... 
*** Uluslararası siyasetin ve diplomasinin kapılarını gözlerinizin önünde aralayan Hariciye Konseri, kusursuz kurgusu ve sakinlik veren akışıyla elinizden bırakamayacağınız bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123761</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d181868d-f7f5-476d-8eee-52bf45f34494.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Varmış 1 Yokmuş</image:title>
            <image:caption>Moby Dick’in sofistike geometrik işlemlerle bezeli olduğunu biliyor muydunuz? James Joyce’un bilinçakışı tekniğiyle kaleme aldığı romanlarının kasıtlı olarak matematiksel referanslarla dolu olduğunu? Calvino’nun “görünmez kentler”indeki matematiksel sıralamadan haberdar mıydınız?
Genellikle matematik ve edebiyatı zıt kutuplar olarak görürüz. Peki ya esasında aralarında kuvvetli bir bağ varsa? Profesör Sarah Hart Bir Varmış 1 Yokmuş’ta sonelerden peri masallarına ve deneysel Fransız edebiyatına kadar, matematik ve edebiyatın hem hayatlarımızı hem de evreni anlamlandırmaya yönelik arayışta birbirini tamamlayan parçalar olduğunu gözler önüne seriyor.
 
“Sarah Hart, çetrefil bilimsel fikirleri zekice kültürel referanslarla açıklayabilme gibi istisnai bir yeteneğe sahip olma konusunda Richard Dawkins ile aynı seviyede...” –The Guardian
“Oldukça geniş kapsamlı bu kitap, okur için tam anlamıyla bir kazanç.” –Jordan Ellenberg, Nasıl Hata Yapmazsınız: Matematiksel Düşünmenin Gücü’nün yazarı
“Profesör Hart bu konuları bir matematikçinin titizliği, bir yazarın zekâsı ve hayal gücüyle ele alıyor.” –The Economist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123762</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b7e7736-1320-44b8-8fb3-2ea0a4b342f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Endülüs</image:title>
            <image:caption>ENDÜLÜS: MÜSLÜMAN İSPANYA’NIN YENİ TARİHİ 
İspanya’nın güneşli toprakları, bir zamanlar Müslümanların gölgesinde büyük bir medeniyetin yükselişine tanıklık ediyordu. Kurtuba, Gırnata, Tuleytula ve İşbiliye sokaklarında yankılanan ezan ve çan sesleri, Müslümanların, Hristiyanların ve Yahudilerin bu topraklarda bir araya gelerek nasıl eşsiz bir uygarlık kurduğunu simgeliyordu. Cordoba, Granada, Toledo, Sevilla… Bugün İspanya’nın kültürel mirası olan bu şehirler, bir zamanlar Müslüman İspanya’nın kalbinde, Endülüs’te yer alıyordu. Peki, bu medeniyet nasıl inşa edildi? Hangi toplumsal dönüşümler bu yükselişi sağladı? Ve bu uyum daha sonra hangi çatışmalarla bozulup kargaşa ve yıkıma sürüklendi? 
Endülüs medeniyeti, görkemli yükselişinin ardından iç çekişmeler ve dış baskıların etkisiyle çökmeye yüz tuttu; bölgenin kültürel dokusu giderek bozuldu. Brian A. Catlos’un titizlikle kaleme aldığı bu eser, İslam’ın doğuşundan Müslümanların 17. yüzyıldaki nihai sürgününe kadar uzanan Endülüs’ün yükseliş ve çöküş hikâyesini anlatıyor. Catlos, İslam’ın İber Yarımadası’na girişini salt bir askerî fetih olarak değil, toplumsal bir dönüşüm olarak değerlendiriyor. Endülüs’ü romantize eden sade anlatıların ötesine geçerek, bölgenin çok katmanlı yapısını ve dinî, kültürel çeşitliliğini gözler önüne seriyor. Endülüs: Müslüman İspanya’nın Yeni Tarihi, İslam ve Avrupa tarihinin nasıl iç içe geçtiğini anlatırken her kesimden okuyucuya yepyeni bir bakış açısı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123763</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/beb54296-ef09-40d6-8951-f2d00c0e81ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Kore Tarihi</image:title>
            <image:caption>SABAH SAKİNLİĞİ ÜLKESİ… 
 
“Kore tarihi hakkında bilgi edinmeniz gerekiyorsa Michael J. Seth&apos;in Kısa Kore Tarihi kitabını okumalısınız. Kitap, Kore&apos;nin efsanevi kökenlerinden günümüze kadar olan hikâyesini bilgilendirici, kolay anlaşılır ve zarif bir şekilde aktarıyor. Kore üzerine yazılmış başka hiçbir kitap hem bu kadar kısa ve öz hem de böylesine bilgi dolu ve geniş yelpazeyi kapsamıyor.” – Gregg Andrew Brazinsky, Tarih ve Uluslararası İlişkiler Profesörü, George Washington Üniversitesi 
*** 
Antik krallıkların, Konfüçyüsçü düşüncenin, kültürel zenginliğin ve dayanıklı ruhların ülkesi, Kore… 
 
Kore Yarımadası, Uzak Doğu ülkeleri dışında pek kimsenin bilmediği ve Batının 19. asrın son çeyreğinde haberdar olduğu bir coğrafyaydı. Öyle ki, kuzeyindeki sıradağları ve üç tarafındaki denizler Kore’yi dünyanın geri kalanından izole ediyordu. Fakat bu coğrafya, günümüzde ikiye bölünmüş bir millet olarak dünyaca tanınıyor ve Uzak Doğu denildiğinde akla gelen ilk ülkelerin arasında yer alıyor. 
Kısa Kore Tarihi’nde Michael J. Seth, Korelilerin deyimiyle, “balinalar arasındaki bir karides” olan Kore’nin büyük devletlerle olan askerî ve kültürel etkileşimlerini, geçirdiği tarihsel süreçleri, bölünme neticesinde kuzey ve güneyin zıtlıklarını, siyasî manevralarını ve sıradan insanların yaşantılarını akıcı bir dille okura sunuyor. 
Totaliter bir hanedanca yönetilen, gece ülkenin çoğunun karanlığa gömüldüğü, halkın beslenme yetersizliğinden muzdarip olduğu fakir bir ülke olan Kuzey Kore; son derece demokratik, yüksek teknolojisi ve canlı eğlence sektörüne sahip, kişi başı düşen milli geliri yüksek zengin bir ülke olan Güney Kore. Kısa Kore Tarihi, bu zıtlıklar coğrafyasını tanımak ve anlamak isteyen herkes için nefes kesici bir giriş kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123764</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ac3960f-eab1-4bb5-b243-2de5852097e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Darwin ve Osmanlılar</image:title>
            <image:caption>Evrim tartışmaları günümüzde ilgi çekmeye devam ediyor. Tarihte evrim, biyoloji dışı bağlamlarda nasıl tartışılmıştı? Örneğin Türkler 19. yüzyılda Darwin ve evrim teorisini nasıl karşıladılar? Osmanlı entelektüelleri evrim teorisine hangi anlamları yüklediler, ona nasıl bir misyon atfettiler? Darwin, Osmanlılar ve Türklerle ilgili neler düşünüyordu? Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmasında İngiliz doğa bilimcinin rolü var mıydı? Darwin ve fikirleri Viktoryen İngiltere’de ne tür bir etki bıraktı? Galileo neden Kilise ile ters düştü? Kilise bilimle ilgili konularda sadece dinî motivasyonlarla mı hareket ediyordu? Nazım Hikmet’in şiirlerinde siyaset, bilim ve teknoloji nasıl buluştu?
Alper Bilgili, okurlarını tarihte kısa bir yolculuğa çıkararak farklı dönemlerde yaşanan bilimsel gelişmelerin entelektüel dünyaya ve toplumsal yaşantıya etkilerini inceliyor. Bilim dünyasının pek de bilmediğimiz kültürel yansımalarını ilginç detaylar ve keyifli bir dille ortaya koyuyor, gündelik hayatta doğru bilinen yanlışlara cevap veriyor. Nihayetinde bilim, tarih ve kültürün kesiştiği ilgi çekici bir yazı dizisi sunuyor.

Dr. Alper Bilgili’nin bilim tarihi yazılarının derlendiği Darwin ve Osmanlılar kitabı; basmakalıp, sığ ve mekanik klişeler etrafında tartışılan konularda derinlikli araştırmaya dayanan tahlil ve yorumlar yapmaktadır. Bu kıymetli, entelektüel bilim tarihi çalışması “İslâm düşüncesinin evrim kuramına yaklaşımı,” “Darwin’in
Türkleri değerlendirmesi” ve “Galileo’nun din-bilim çatışmasındaki yeri” benzeri konularda yaygın kabul gören basmakalıp yorumları sorgulamakla kalmayarak tarih ve toplumsal gelişmeyi tarihselci, teleolojik ve mekanik şablonlarla açıklamaya çalışan Türk bilimciliğinin olguları bağlamlarından çıkararak araçsallaştırdığını da ortaya koymaktadır. -Prof. Dr. M. Şükrü Hanioğlu, Princeton Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123765</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/575d0f0c-e481-4e2c-8770-b42dcf5ae41c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşim Taşı Efsanesi - Gizemli Kitap</image:title>
            <image:caption>Kronik Çocuk, Türk mitolojisi meraklılarının çok sevdiği Yeşim Taşı Serisi’ne kaldığı yerden devam ediyor! Ömer Ünal, serinin ikinci kitabı Gizemli Kitap’ta her yaştan okurunu yine heyecan dolu bir maceraya çağırıyor. 
 
Oğuz’un Erlik Han ve kötü güçlerle savaşı iyiden iyiye zorlaşıyor. Erlik Han harekete geçti! Alor işgal edildi, Yeşil Dünya ve yeryüzü de tehlike altında! Kötü güçler doğayı yok ediyor, hayvanlara zarar veriyor, insanlığın başına türlü çeşit felaketler saçıyor. Oğuz’un Dîvânü Lugâti’t-Türk’teki şifreyi bir an önce çözmesi gerekiyor! 
 
Neyse ki bu mücadelede yalnız değil. Arkadaşları Umay ve Berk ile Tamer Öğretmen ona yardım etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Üstelik bu kez Yeniçeri Hasan, Dede Korkut, Hacı Bektaş Veli de onlarla birlikte mücadeleye atılıyor. 
 
İyilik ile kötülüğün savaşının anlatıldığı Gizemli Kitap, gizem ve mücadele dolu hikâyesiyle Türk mitolojisine meraklı okurlarını bekliyor. 
***
Kayıp Rıhtım’ın 2020 yılında “En İyi Yerli Fantastik Kitabı” seçtiği Yeşim Taşı Efsanesi 
serisi, Gizemli Kitap’la devam ediyor! Alor’u işgalden kurtarmak isteyen Oğuz ve arkadaşlarının Erlik Han ve karanlık güçlerle savaşını anlatan Ömer Ünal, okurlarını yine heyecan dolu bir yolculuğa davet ediyor. 
 
Erlik Han’ın kötü planları, hem Yeşil Dünya’da hem de yeryüzünde amansız felaketlerin baş göstermesine yol açıyor: sonu gelmez karakış, birbiri ardına yaşanan doğal afetler, yok edilen hayvanlar, nefessiz kalan doğa, ülkeyi ele geçiren salgın hastalık… Oğuz’un Dîvânü Lugâti’t-Türk’teki şifreyi bir an önce çözüp Yeşim Taşı’nı kullanarak dünyaları Erlik Han ve kötü güçlerden koruması gerekiyor. 
 
Arkadaşları Berk ve Umay, öğretmeni Tamer ve yeni yardımcısı Yeniçeri Hasan’la işe koyulan Oğuz’a bu kez Dede Korkut, Hızır ve Hacı Bektaş da eşlik ediyor. Gizemli 
Kitap; Türk mitolojisindeki çeşitli varlıkların da yer aldığı fantastik hikâyesiyle okurlarına soluk soluğa bir macera vadediyor! 
 
Müfredat temaları:  
ÇOCUK DÜNYASI, YARDIMLAŞMA, TÜRK MİTOLOJİSİ, TÜRK TARİHİ, MACERA, ZAMAN VE MEKÂN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123766</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ddb54ce-08a5-4c06-8f8d-c9781df7fdf7.jpg</image:loc>
            <image:title>Duvarları Yıkmak</image:title>
            <image:caption>Kalpte, zihinde, yüksek yüksek duvarlar örmek yerine, köprüler kurmak gerek dostlar. Ardımız engin bir denizdir, ışıktır. Gelin o duvarları yıkalım ve ışık tüm ihtişamıyla girsin içeri, aydınlatsın gönüllerimizi. Haydi uyanın, uyandırın artık!
Tüketim çağı bizi birbirinden habersiz yaşayan bencil bireyler hâline getirdi. İnsanlık olarak kişisel gelişimin üzerine o kadar düştük ki toplumsal ilerlemeyi ıskaladık. Toplumca iyi olmadan, toplum bağlarını sağlamlaştırmadan ulaşılan bireysel gelişme hiçbir yarar sağlamayacaktır.
Bahadır Yenişehirlioğlu Duvarları Yıkmak adlı yeni eserinde topluma, dünyaya, hayata kısacası insana dair çok önemli tespitlerde bulunuyor. Modern dünya sisteminin tüm insanlığa zorbalıkla dayattığı şeyler karşısında elimizde ne tür bir silah var? Günümüz dünyasında aşırı bireyselleşmenin bir sonucu olarak içten içe çürüyen toplumun çaresi ne olabilir?
Yenişehirlioğlu, samimi bir sohbetle okuyucuyu duvarları yıkmaya davet ediyor: Bizi insanlıktan uzaklaştıran her duvar yıkılmaya mahkûmdur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123767</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21d28681-9a75-4c57-8a1c-059d5cbb6299.jpg</image:loc>
            <image:title>Kraliçe Kedi ve Kediler Ülkesi</image:title>
            <image:caption>Kronik Çocuk, süper eğlenceli etkinlikleri kaçırmayan okurları için harika bir kitapla yola devam ediyor: Kraliçe Kedi ve Kediler Ülkesi! Dilara Yılmaz’ın kaleme aldığı bu keyifli hikâye Sıla Özçeri’nin çizgileriyle âdeta gerçeğe dönüşüyor! 
 
Hayvanlar Gezegeni’nin en güzel yerlerinden biri olan Kediler Ülkesi’nde birbirinden farklı kediler yaşıyor. Sevgi dolu, sıcacık aileler; yeni bir çift genç eşkediler; süper karizmatik tekirler… Ve hepsi çok mutlu! Kedilerin birbirlerine sevgiyle yaklaşıp yardımcı olduğu ülkede şimdi 2301. Kuruluş Günü coşkusu yaşanıyor! 
 
Kraliçe Kedi ve Kediler Ülkesi, sevgi dolu hikâyesi ve rengârenk çizimleriyle okurlarına cıvıl cıvıl bir hikâye sunuyor. 
 
***
 
Kediler Ülkesi, Hayvanlar Gezegeni’nin en sevilen ve en güzel yerlerinden biri. Burada herkes çok mutlu, herkes sevgi dolu. Bu ülkeyi kimin yönettiğiyse tam bir merak konusu. 
 
Bugün ülkede bambaşka şeyler oluyor: Tüm şehirler süslenmiş, her kedi için sürprizlerle dolu sepetler hazırlanmış, herkes parklara ve bahçelere doluşmuş. Çünkü̈ bugün Kediler Ülkesi’nin 2301. Kuruluş Günü̈! 
 
Sen de süper eğlenceli etkinliklerle dolu bu harika şenliğe katılmak istemez misin? Üstelik her sayfada, keyifli yolculuğuna eşlik etmek için seni bekleyen küçük bir kuş var. Bakalım onu bulabilecek misin? 
 
Müfredat temaları:  
ÇOCUK DÜNYASI, YARDIMLAŞMA, SEVGİ, MUTLULUK, FARKLILIKLAR, EĞLENCE, BİRLİKTE YAŞAM</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123768</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9434052-55a2-4ac4-b74c-10c6ba72baec.jpg</image:loc>
            <image:title>Jül Sezar</image:title>
            <image:caption>Binanın içine ulaştığında derin bir soluk aldı nihayet, “Uçurumun kenarında kök salmış ve hayatını koruyabilmek için geriye doğru büyümüş bir ağaç gibiyim ben,” diye düşündü. “Tüm bu mücadele, ruhumu doğrultup hayata karşı bir derinlik ve güç kazanmasını sağladı. Etrafımdaki çok az kişi böyle bir hayatın içinden zirveye yürüdü! Benimle uğraşmaya akılları ve güçleri yetmez bunların!”
Savaşlar, zaferler, entrikalar, iktidar mücadeleleri… Okay Tiryakioğlu bu destansı romanında, Roma İmparatorluğu’nun en büyük liderlerinden biri olan Jül Sezar’ın aksiyon ve drama dolu hayatını anlatıyor. Sezar’ın gençlik yıllarından başlayarak askeri ve siyasi yükselişine, senato mücadelelerine ve nihayetinde trajik ölümüne kadar olan süreci aktarıyor. Güçlendikçe daha da büyüyen komplolara karşı büyük imparatorun sadece askeri dehâsıyla değil, stratejik zekâsı ve kararlılığıyla da rakiplerini alt edişini ortaya koyuyor. Bu roman, Roma İmparatorluğu’nun en görkemli dönemlerinden birindeki askeri ve politik mücadeleleri sunarken Sezar’ın kişisel trajedisini de gözler önüne seriyor.
Eserleri sekiz dile çevrilen, Türkiye’nin en çok okunan tarihî romanlarının yazarı, &quot;günümüzün Peyami Safa&quot;sı olarak anılan Okay Tiryakioğlu’nun kaleminden dünya tarihinin en ünlü ve tartışmalı liderlerinden birisi olan Jül Sezar’ın nefes kesen hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123769</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28bed0a8-76dd-4713-8308-730cc8392084.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Gezgin Yetişiyor</image:title>
            <image:caption>Dünya! Kocaman, rengârenk ve sürprizlerle dolu mavi gezegen! Evimiz… Her köşesinde keşfedilmeyi bekleyen farklı güzellikler, ilginç kültürler, eğlenceli festivaller, tadı damağında kalacak lezzetler ve sayısız hikâye var. Öyleyse birlikte hemen neşe dolu bir yolculuğa çıkalım ve hem ülkemizi hem dünyayı daha yakından tanımaya başlayalım! 
 
“Bir Gezgin Yetişiyor” okurlara dünyayı tanıtan renkli pencereler açarken, bir yandan da seyahat etmenin inceliklerini paylaşıyor. “Gülhan’ın Galaksi Rehberi” isimli çok sevilen TV programıyla tanıdığımız Gülhan Şen, bu sefer küçük maceracılara dünyaya ait olmanın büyüsünü fısıldıyor. 
 
Bu sıcacık rehber, çocuklara, hayatın tek bir yaşam alanıyla sınırlı olmadığını; seyahat etmenin yalnızca yeni ufukları değil, kendilerini de keşfetme şansı sunduğunu gösteriyor.  Çünkü seyahat etmek; kendine güvenen, hayal gücü zengin, iletişimi güçlü, bilgili ve hoşgörülü bireyler olmanın en keyifli yollarından biri! 
 
“Bir Gezgin Yetişiyor”un sayfalarında gezinen her çocuk (ve çocuksu kalp), farklılıkların zenginliğini kucaklayarak, dünyayla kuracakları dostluğun ilham dolu ilk adımlarını atacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123770</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb791eac-7155-4c7f-8df6-90685bd8c3e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Beklemek - Kadim Bir Miras</image:title>
            <image:caption>Bekler insan, beklediğini bilmese de 
Gözü kalmasa, gönlü kalır yollarda … 
1870’lerden 2020’lere uzanan yalın bir yolculuk. Tebriz’den Kars’a çizilmiş kader ağı… Ermeni bir ustanın elinden çıkmış taş evin duvarları arasında kundaklar, kefenler, toylar, yaslar…  
Nesiller değişirken değişen dünya, yazılan tarih, çizilen sınırlar! Osmanlı’nın son dönemleri, cumhuriyet yılları, sosyal ve kültürel hayat, savaşlar, barışlar, kayıplar, aşklar… 
Bu romanda, taş evin son nefesi Turna’nın hikâyesini okurken sürükleyici olay örgüsüyle zaman tünelinden geçeceksiniz.Her karakterin yaşadığı dönemde sosyal, siyasi, kültürel veduygusal olayların bir parçası olacak; kendinizden, ailenizden, komşularınızdan birilerinin hikâyesini bulacaksınız.  
Bazen kıymet bilmediğinize yanıp minnetle dokunacaksınıztaşa toprağa! Sarıkamış’ta titreyecek, esarette çatlayacak yüreğinizbazen bekleyeceksiniz bilmeden, şiirlerde teselli arayacak sevdaya düşen yüreğiniz. Bazen gözyaşı dökeceksiniz farkında olmadan, bazen “Üflenmedeyse sura, korkma” diyerek umudunuzu tazeleyeceksiniz. Bazen bir türkü mırıldanacak, bazen Turna’nın mahir elleriyle işlediği kuş motiflerine gönlünüzü iliştirip selam göndereceksiniz anaya, sılaya, yâre… 
Bu roman sadece Turna’nın değil, hepimizin yolculuğu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123771</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84c34c99-d49a-43b0-beac-00a8a4ca48e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Koltuğumdaki Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Dr. Ayşe Duman Koltuğumdaki Kadınlar’da içsel sevincini yitirmiş, dışsal iyi hissediş oyuncaklarına bağımlı hale gelmiş zihin-bedenlerin acılarından ve ızdıraplarından söz ediyor. Yani seni, beni, bizi bize anlatıyor.
Koltuğuna oturan kadınların hikâyeleri eşliğinde, kadının kendine zihnini şefkatle dinleme, beden kayıtlarını anlama, kabul etme ve değişme izni verdiğinde “iyileşmenin” nasıl da mümkün olduğunu gösteriyor.
Yaşam yolculuğunda beden bilgeliğinin önemini vurgulayan Dr. Duman, kadını dış seslerin gürültülerinden, şartlanmışlıklardan, düzen kurucuların dayatmalarından özgürleşerek biyolojinin fısıltılarını duymaya davet ediyor.
“Hikâyelerimizle birbirimize bağlı olduğumuz yaşam yolculuğunda neşelerimiz kadar acılarımız da ışık oluyor birbirimize.
Acıyı, ona tutsak olmadan özgürleşmenin, var olma sevincini hissetmenin en sağlam basamağı olarak kullanan kadınların hikâyeleri ışık olsun istedim, yola çıkmak isteyenlere, yolda olanlara.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123772</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34722029-bf5f-4045-9304-3fab65e31ec1.jpg</image:loc>
            <image:title>Mihrican Fırtınası</image:title>
            <image:caption>Mihrican Fırtınası Nazan Bekiroğlu’nun hayata, edebiyata ve sanata dair denemelerini bir araya getiriyor.
Yazarın kişisel hayatından izlerin belki de ilk kez bu açıklıkla görülebileceği denemeler bunlar. Bir Mihrican Fırtınası olarak yaşadığı emekliliğe geçişi, yeni kütüphanesini yerleştirmesi, kitapları, defterleri, lise yıllarında tuttuğu günlüğünden alıntıladığı samimi satırlar, sobacılar sokağında bir dükkânda alın terinin kutsallığını hissettiren yaşlı usta ile geçen dakikalar, halı dokuyan kızlar ve başka birçok değiniyle saf insaniyete duyduğumuz özlemi derinden hissettiren yazılar. Ama sadece özlediklerimiz değil, sabır taşımızı çatlatanlar, cingözlüklerinden illallah ettiklerimiz de görüntüye giriyor. Sonrasında ise Mihrican Fırtınası, edebiyata, minyatüre, soyut resme, uygarlık ve insanlık tarihine, İkaros’un düşüşüne, Platon’un mağarasına dair değinilerle son derece zengin bir içerik sunuyor.
Başımı kaldırıp benimle hiç ilgisi olmayan bir sahneye bakar gibi bakıyorum olup bitene. Odam toplanıyor, otuz sekiz yıllık yığın ayıklanıyor. Bağ bozumu. Ekim de değil ki!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123773</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ddebc33-09e7-4d2b-8a5c-7f435ffc8ab1.jpg</image:loc>
            <image:title>Narsist Birinden Nasıl Kurtulursunuz?</image:title>
            <image:caption>Bir narsisti değiştiremezsiniz, ama onunla nasıl başa çıkacağınızı öğrenebilirsiniz.
Dr. Sarah Davies’in yıllarca süren klinik çalışmalarından ve kişisel deneyimlerinden hareketle kaleme aldığı bu kitap, narsisizmi anlamaya, narsistik istismar döngüsünü tanımlamaya ve istismarın ardından iyileşmeye dair interaktif bir rehber.
Farkındalığın, değişimin anahtarı olduğunu vurgulayan Davies, örnek vakalarla zenginleştirdiği bu çalışmasında istismarın özelliklerini, toksik ilişki dinamiklerini, manipülasyon yöntemlerini açıkladıktan sonra odağını iyileşme yolculuğuna çeviriyor ve sağlıklı sınırlar tesis etmeye, özbakım ve şefkatte derinleşmeye, özgüveni ve özsaygıyı yeniden inşa etmeye yönelik yol gösterici tavsiyelerde bulunuyor.
Narsist Birinden Nasıl Kurtulursunuz, bir narsistle kurduğunuz toksik ilişkiden sonra kendinizi yeniden inşa etmenize yardımcı olacak ve başka narsistlerin kurbanı olmanızı engelleyecek kapsamlı bir kılavuz…
 
“Eğer gerçek bir narsistin kurbanı olduysanız, TikTok’a değil, Davies’in kitabı gibi güvenilir ve kapsamlı bir bilgi kaynağına ihtiyacınız var.” -Sunday Times Style
“Davies iyileşmeye giden yol haritasının ana hatlarını çiziyor.” -Habiba Katsha, Stylist
“Narsistik istismara maruz kalmış herkes bu kitabı okumalı; sadece konu hakkında farkındalık kazanmak için değil, aynı zamanda iyileşme yolculuğunda size ışık tutması için.” -Goodreads okur yorumu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123774</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cf5ddef-fdec-4bdf-9bd0-500f3c1fccd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet&apos;in İlk Kadın Avukatı: Süreyya Ağaoğlu&apos;nun II. Dünya Savaşı Sonrası Amerika Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Süreyya Ağaoğlu, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde kız öğrencilerin hukuk eğitimi almalarında öncü bir role sahip ve Türk modernleşmesi projesi içerisinde “Cumhuriyet kızı” olarak adlandırılan kuşaktandır. Meşrutiyet ve Cumhuriyet devirlerinin en önemli siyasetçilerinden Ahmet Ağaoğlu’nun kızı, yine Demokrat Parti’nin kurucularından Manisa Milletvekili Samet Ağaoğlu’nun ve Cumhuriyet’in ilk kadın felsefe öğretmeni Tezer Taşkıran’ın ablasıdır.
Prof. Dr. Suraiya Faroqhi ve Prof. Dr. Selim Karahasanoğlu&apos;nun yönlendirmesi ve Hanife Karasu’nun titiz çalışmasıyla ilk defa gün yüzüne çıkan bu günlük, Süreyya Ağaoğlu’nun 19 Ekim 1946-7 Ocak 1947 tarihleri arasında şahsına ait önemli özellikleri içermesi sebebiyle biyografisine katkı sağlayacak çok önemli kaynaklardandır. Günlüğün en önemli özelliklerinden biri de II. Dünya Savaşı’nın hemen ardından Amerika’daki toplumsal, ekonomik, siyasi ve kültürel hayatta yaşananları, Cumhuriyet’in ilk yıllarında yetişmiş bir kadının bakış açısıyla okurlara sunmasıdır.
Seyahati boyunca yaptıklarının ve düşündüklerinin daha sonra dönüp baktığında unutmaması amacıyla bir hatırlama malzemesi olarak muhafaza ettiği günlüğü, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kadın avukatının ben-anlatısı olması itibarıyla son derece kıymetlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123775</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e3c01fe-284b-4ac4-aa4f-6493cf57a6a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kore</image:title>
            <image:caption>“Bu kitap, iki Kore&apos;nin İkinci Dünya Savaşı&apos;ndan sonra keskin bir şekilde ayrılan yollarında gösterdikleri olağanüstü ve &apos;esrarengiz&apos; direncin ilginç tarihini anlamak isteyen herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap. Bu kitap sadece Kore uzmanları ve analistlerine değil, Blackpink hayranlarından turistlere ve uluslararası ilişkiler öğrencilerine kadar yarımadayı daha iyi tanımak isteyen herkese hitap edecek.”
                                                     Jeongmin Kim, Korea Pro Yayın Yönetmeni ve NK News Başmuhabiri
 
Kore kültürü tüm dünyada o kadar hızlı yayıldı ki Kore’nin Uzakdoğu’nun bir parçası olduğu neredeyse unutuldu. Aradaki fiziksel mesafe yerli yerinde duruyor olsa da Korece şarkılara eşlik edip, dizi repliklerini ezbere bilecek kadar Kore kültürüne hâkim bir gençlik ortaya çıktı. Yakın bir zamana kadar Amerika’nın yön verdiği dünya kültür sahnesinde artık Asyalılar başrolde. Ancak bu gelişmelerin hepsi Kore’nin yalnızca bir tarafı sayesinde oldu: Güney Kore. Dünyaya pazarladığı bu göz alıcı kültür ve sanat hayatına ev sahipliği yapmanın yanı sıra, oturmuş demokrasisi ve güçlü ekonomisiyle de dikkat çekiyor ve böylece adını gelişmiş ülkeler listesine yazdırıyor. Sınır komşusu ve ezelî rakibi Kuzey Kore ise dünyanın en otoriter rejimlerinden biriyle yönetiliyor, pek çok ölçüte göre yoksul bir ülke ve daha çok iktidardaki Kim ailesiyle tanınıyor. Ancak her iki Kore de benzersiz bir ortak tarihi paylaşıyor.
Victor Cha ve Ramon Pacheco Pardo, modern Kore tarihini 19. yüzyılın sonlarından günümüze kadar getirirken, yıllar süren araştırma ve gözlemlerini çarpıcı anekdotlarla okurlara sunuyorlar. Odağına yalnızca Güney Kore’yi alan genel eğilimin aksine Kuzey Kore’yi derinlemesine analiz edip, Güney Kore’yle arasındaki uçurumun sebeplerini ortaya koyuyorlar. Bu kapsamlı eser, Güney ve Kuzey Kore’nin birleşme ihtimalini gerçekçi bir şekilde değerlendirip olası bütün senaryoları gözler önüne sererken, iki Kore hakkında söylenegelen bütün klişelerin ötesine geçiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123776</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1c4d0ee-6a49-4c57-a732-9774f7863428.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur&apos;an&apos;ın Anlattığı Tarih</image:title>
            <image:caption>Hem tarihçi hem de tur rehberi kimliğiyle binlerce insana hitap eden Talha Uğurluel bu kitabında Kur’ân-ı Kerim’in anlattığı tarihî olayların Türkiye coğrafyasındaki izlerini sürüyor.
• Nuh Peygamber ve gemisinin Cudi Dağı’ndaki izleri…
• Hz. İsa’nın mendili Urfa’da bir kuyuya neden atıldı?
• Ashâb-ı Kehf mağaralarından hangisi gerçek?
• Dânyâl Peygamber’in kabri bakın nerede bulundu?
• Zülkifl ve Elyesa‘ peygamberlerin kabirlerini kazanlar neyle karşılaştılar?
• Rûm Suresi hangi savaşı anlatmaktadır?
Uğurluel bu kitapta, dinler tarihi, arkeoloji, sanat tarihi ve tarih ilimlerini bir araya getirerek çok merak ettiğiniz birçok sorunun cevabını vermeye çalışıyor. Kitabın sayfaları, Kur’ân’da anlatılan kıssaların mekânları, zamanları, olaylarıyla sizi adeta o günlere götürecek. Kur’ân’ın Anlattığı Tarih serisinin ilk kitabı olan Türkiye 1 kitabını bitirdiğinizde, anlatılan mekânları tek tek gezmek, okuduklarınızı yerinde görmek için valizinizi hazırlamaya koyulacaksınız. Haydi o vakit, zamanda yolculuğa başlayalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123777</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a80de317-9d86-47af-8bf2-84ae2b850da3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahlak Felsefesinin Temelleri</image:title>
            <image:caption>On sekizinci yüzyıl İskoç Aydınlanması’nın önemli figürlerinden David Fordyce, bireysel özgürlükler, ekonomik gelişme ve toplumsal ilerleme gibi konularda verimli tartışmaların olduğu bir döneme ahlak felsefesi ve eğitim alanındaki fikirleriyle katkıda bulunmuştur. Fordyce&apos;nin en önemli eseri sayılan Ahlak Felsefesi’nin Temelleri (The Elements of Moral Philosophy)  akıl ve sağduyu temelli bir ahlak anlayışı ve irade terbiyesi üzerine yoğunlaşır. İnsan doğasının iyiliğe yönelik olduğuna ve erdemli bir yaşamın akıl yoluyla inşa edilebileceğine dayanan fikirleri ahlak düşüncesine getirdiği özgün katkılar arasında sayılır. Fordyce’i çağdaşlarından ayıran bir özellik de eğitim ve ahlak felsefesini geniş kitlelere sunmaya yönelik pedagojik bir yaklaşıma sahip olmasıdır. Amerikan üniversitelerinde uzun yıllar boyunca ahlak felsefesi derslerinde başucu kitabı olarak kullanılan bu eser, modern etik anlayışına yön veren temel metinlerden biridir.

“Bizim gibi mutluluğu arzulayan ve çoğu zaman da birbiriyle çatışan tutkular ve çıkarların ortasında konumlanmış olan yaratıklar açısından erdem, sadece onurlu değil; aynı zamanda hoş ve yararlı bir yol olarak görülmelidir. Hem kendimize hem de başkalarına yarayacak seçimler yapmak için bunun bir mutluluk yolu, patikalarının da huzur patikaları olduğunu hissetmeli ve bunu tüm dünyanın yüzüne karşı söyleyebilmeliyiz.”
Ahlak Felsefesinin Temelleri; insan doğasının ahlaki yanlarına vurgu yapan derinlikli bir kılavuz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123778</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e0a8e53-43e3-49f4-832c-84ea966e3126.jpg</image:loc>
            <image:title>İmparatorluğun Tuna Donanması</image:title>
            <image:caption>Bugün on ülkenin topraklarından geçen Tuna Nehri, Osmanlılar döneminde Avusturya’dan sonra Osmanlı sınırları içine giriyor ve tamamen Osmanlı toprakları üzerinden Karadeniz’e ulaşıyordu. Tarih boyunca parçalı bir hâkimiyet altında olan bu uzun su yolunun Budapeşte’den Karadeniz deltasına kadar tek bir güç olarak kontrol edilmesi, bölgeye mahsus güçlü bir donanma kurulmasını gerektirmişti. Askerî harekâtlara nehir üzerinden lojistik destek sağlamak ve bölgede güvenliği tesis etmek amacıyla kurulan Tuna Donanması, özellikle Balkanlar ve Orta Avrupa&apos;da gerçekleştirilen Osmanlı seferlerinde stratejik bir rol oynadı. Nehir savaşlarına uygun, hafif ve hızlı gemilerden oluşan donanma, Osmanlı’nın kara ve deniz güçlerinin birleşik operasyonlarında kilit bir faktördü.
·       Osmanlı-Rus ve Osmanlı-Avusturya savaşlarında önemli görevler üstlenen Tuna Donanması’nın teşkilat yapısı nasıldı?  Kapudanlar, başbuğlar ve kethüdalar arasındaki organizasyon hangi temeller üzerine kurulmuştu?
·       Tuna Donanması’nda hangi tip gemiler ne şekilde kullanıldı? Nehir donanmasının gerekleri açık deniz donanmalarından nerelerde ayrışıyordu?
·       Donanma, savaşlarda nasıl bir rol üstlendi? Nehrin muhafazasına ve sefer lojistiğine yaptığı katkılar nelerdi?
·       Tuna Donanması’nın üstlendiği mühimmat, asker ve zahire nakilleri sırasında yaşananlar Osmanlı’nın idarî anlayışına ve o günkü iktisadî ve sosyal koşullara dair neler söylüyordu?
Dr. Seyfullah Aslan, bölgede Osmanlı hâkimiyetinin korunması açısından kritik bir rol üstlenen Tuna Donanması’nı II. Viyana Kuşatması’ndan Pasarofça’ya uzanan evrede tüm boyutlarıyla ele alıyor.
“Seyfullah Aslan’ın İmparatorluğun Tuna Donanması, Teşkilât ve Faaliyetler (1683-1718) adlı kitabı nehir tarihleri alanına yeni bir ufuk getirecektir. Bu eseriyle yazar, sadece bir nehrin tarihini en iyi şekilde araştırmanın yollarını göstermekle kalmamış, arşiv belgelerinin girdaplarında güvenle dolaşmanın ipuçlarını da sunmuştur.”
Prof. Dr. İdris Bostan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123779</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b41681ea-8ba7-49e3-95d6-0ccb3a2e7699.jpg</image:loc>
            <image:title>İtaat Etüdü</image:title>
            <image:caption>Genç bir kadın, eşi tarafından terk edilen abisine hizmet etmek için, doğduğu yerden uzak bir kuzey ülkesine, bir zamanlar atalarının yaşadığı küçük kasabaya taşınır. Hatırlamak istemediği kadar çok sayıdaki kardeşin en küçüğüdür; kendini bildi bileli diğerlerine bakmış, itaat ve bağlılıkta kusur etmemiştir. 
Kasabaya geldikten bir süre sonra açıklaması güç olaylar ve kayıplar baş gösterir: toplu bir sığır isterisi, bir koyunun ve yeni doğan kuzusunun ölümü, bir köpeğin yalancı gebeliği... 
Kasabalıların yabancılara duyduğu şüphe genç kadına yönelir. Ne kadar çabalarsa çabalasın, kendisine dönük düşmanlık her geçen gün büyür ve abisinin mülkünün sınırlarına kadar dayanır. Evde de işler iyiye gitmez, tüm özenine rağmen gizemli bir hastalık abisini de vurur… 
2023’te Granta tarafından en iyi genç romancılar arasında gösterilen Sarah Bernstein, keskin ve şiirsel bir dille suç ortaklığı, iktidar, köklerinden sökülme kavramlarını irdeliyor. Kuşağının en heyecan verici kalemlerinden biri olan Bernstein’i okurla tanıştıran İtaat Etüdü, derin ve rahatsız edici bir roman. 
“Aidiyetsizliğin, kimlik arayışının, zaman ve mekânda sıkışıp kalmış şiddetin eşsiz ve tekinsiz portresi.” –GRANTA 
2023 Booker Ödülü Finalisti 
Scotiabank Giller Ödülü Kazananı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123780</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34365e0c-eafe-47d1-971c-51e3fca33fd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Marifet Kapısı</image:title>
            <image:caption>Osmanlı devlet kademelerinde görev yapmış zevatın yakın akrabalarından biri olan Cemâl-i Halvetî İslami ilimlerin pek çoğunda kesb-i hüner sahibidir. Bu yönüyle yaşadığı 15. yüzyılda Halvetilik gibi en yaygın tarikatın İstanbul&apos;da temsilciliğini üstlenebilmiş ve kendi adıyla anılan kolunun kurucusu olmuştur. Tasavvuf tarihi açısından çok önemli bir yere sahip olan Cemâl-i Halvetî&apos;nin ilk defa yayımlanan bu eserinde, Gazzâlî&apos;den İbnü&apos;l-Arabî&apos;ye irfan dünyasının pek çok büyük şahsiyetinin risaleleri şerh edilmektedir.
Cemâl-i Halvetî’nin tasavvufî yaklaşımları ile kaleme aldığı bu eser, ilahi hakikatlerin yorumu ve insan ruhunun manevî mertebeleri üzerinde kapsamlı bir işari tefsir yöntemini benimsemektedir. Zühd, ihlas, tevekkül, teslimiyet ve ilahi aşk gibi tasavvufî kavramlar, geniş bir ilmî bakış açısıyla ele alınmaktadır.
Eser, klasik tasavvuf literatürüne yeni bir katkı sunarken, Halvetî’nin işari tefsir ve tasavvufî yorumlarına da ışık tutmaktadır. İlk defa yayımlanan bu yedi risale, ilim ve marifet yolculuğunda olanlar için hem akademik bir kaynak hem de tasavvufî düşüncenin zengin mirasına açılan bir kapıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123781</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f5b0147-843b-4200-aad4-bb3f417e375c.jpg</image:loc>
            <image:title>İhtilal 2 - Zede</image:title>
            <image:caption>Bir kader, bir başka kaderle birleşip düğüm oluşturduğunda, o düğümü ecel bile çözemez. 
Yaşam ve ölüm, bir virajda birbirlerine rastladıklarında, muhakkak ikisinden biri şarampole yuvarlanır.   
 
Zeliha, bir şafak vakti hayatına giren Gurur’un karanlığına usul usul kendi renklerini akıtmaya başlar. Şafağın alacalı tonları gibi, Gurur’un karanlığını şafağa boyar. Birbirlerine geri dönülemez bir şekilde âşık olan Zeliha ve Gurur, el ele girdikleri evin kapısının dışında onları bekleyen zifirî geceden bihaberdirler. 
 
Saat sabaha karşı 03.03’ü işaret etti. 
Gece ve rüzgârı hissediyordu. 
Bu, kurşun askerin tek bacağıyla, dansını sona erdirmiş balerinin kırıklarını toplamak için sürünerek ona ilerlediği ilk andı. Bu, şafağın zedelendiği ilk andı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123782</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ccd3460-1f93-41f4-be2a-1fcd0cc510bf.jpg</image:loc>
            <image:title>İhtilal 2 - Zede (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir kader, bir başka kaderle birleşip düğüm oluşturduğunda, o düğümü ecel bile çözemez. 
Yaşam ve ölüm, bir virajda birbirlerine rastladıklarında, muhakkak ikisinden biri şarampole yuvarlanır.   
 
Zeliha, bir şafak vakti hayatına giren Gurur’un karanlığına usul usul kendi renklerini akıtmaya başlar. Şafağın alacalı tonları gibi, Gurur’un karanlığını şafağa boyar. Birbirlerine geri dönülemez bir şekilde âşık olan Zeliha ve Gurur, el ele girdikleri evin kapısının dışında onları bekleyen zifirî geceden bihaberdirler. 
 
Saat sabaha karşı 03.03’ü işaret etti. 
Gece ve rüzgârı hissediyordu. 
Bu, kurşun askerin tek bacağıyla, dansını sona erdirmiş balerinin kırıklarını toplamak için sürünerek ona ilerlediği ilk andı. Bu, şafağın zedelendiği ilk andı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123783</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/707ccb12-141d-481e-8290-b1ae1c80d352.jpg</image:loc>
            <image:title>Posta Güvercinim Neck</image:title>
            <image:caption>Kuş dostu bir çocuk, posta güvercini Neck ve yaşlı bir kâşif olan Ghond ile ormanın derinliklerine uzanan aksiyon dolu bir macera…
 
Posta güvercini bir anne ve bilge bir babanın yavrusu olarak dünyaya gelen Neck, oldukça cesur ve yetenekli bir güvercindir. Ailesinin ve insan dostlarının da yardımlarıyla hayatı öğrenmeye başlayan Neck, kendini keşfetme serüveninde birçok zorlukla karşılaşır. Sabır ve gayretle becerilerini geliştirmesinin ardından, gizli mesajları taşıyan bir posta güvercini olur. Ancak gerçek bir kahraman olduğunu kanıtlayan Neck’in, yüzleşmesi gereken korkuları vardır…
 
Neck ve arkadaşlarının; gerçek bir sevgiye sahip olmanın, yaşanılan tüm korkuları yok edecek bir güce denk olduğunu öğrenme hikâyeleri…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123784</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d41f151-43d6-4668-a5ff-d2ad737a3186.jpg</image:loc>
            <image:title>Kars&apos;ta Aşk Soğuktur</image:title>
            <image:caption>&quot;Umut Manay’ın&quot; &quot;Kars’ta Aşk Soğuktur&quot; romanı, soğuk iklimin, kültürel dokuların ve zengin duygusal katmanların iç içe geçtiği bir hikâye sunar. Kars’ın sert havasını, karla kaplı sokaklarını ve izole yaşamını fon alan roman, insanın iç dünyasındaki sıcaklık ile dış dünyanın soğukluğu arasındaki zıtlığı ustalıkla işler. Roman, Kars’ın tarihi ve mistik atmosferinde, bir aşkın hem büyülü hem de kırılgan doğasını sorgular. Karakterler, aşkın her haliyle yüzleşir: arzu, kaybetme korkusu, fedakârlık ve hayal kırıklığı. Yazar, Kars’ın yalnızlığı ve hüznünü, aşkla harmanlayarak okuyucuyu derin bir duygu yolculuğuna çıkarır. Umut Manay, her bir karakteri derinlemesine işlerken, aşkın soğuk iklimlerde bile nasıl filizlendiğini, bazen de buz kestiğini gösterir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123785</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de0ad5d7-3563-400e-832f-e4706092c1c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Gülnar Gülistan Gülnar</image:title>
            <image:caption>...Yanlışı düzeltme imkânım yoktu. Öyleyse, doğrunun ortaya konması lazımdı. Bunu kim yapacaktı? “Madem Gülnar’ın çocuğusun, üstelik Tarih Öğretmenisin, sen niye yapmıyorsun?” dedim kendi kendime. Yeniden, daha derin bir araştırma yaparak yazmaya karar verdiğimde, bir yayıncı arkadaşımın, “Roman şeklinde yazarsan, okuyucuyu sıkmaz. Bir roman okurken, tarihini de öğrenmiş olur.” demesi üzerine, şu anda elinizde tuttuğunuz bu roman ortaya çıktı. 
Romanda geçen olayların tamamı, tarihi gerçeklerdir. Olayların meydana geldiği zaman, yer, oluş biçimleri ve kahramanları, gerçekte nasıl olmuşsa öyle aktarılmıştır. 
Gayret bizden, Tevfik Yüce Allah’tandır.  
- - - 
Ahmet SARI 
Mersin-Gülnar’ın Beydili Köyünde doğdu. Beydili Köyü İlkokulu, Antalya Aksu Öğretmen Lisesi ve Konya Selçuk Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilgiler bölümünden mezun oldu. Anadolu Üniversitesi Tarih Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladı. 
Artvin-Borçka-Damar Ortaokulunda öğretmenlik ve müdürlük, Osmaniye-Düziçi-Ellek Ortaokulunda, Mersin-Erdemli-Tömük Hacı Recep Yaşa Ortaokulu’nda, Gülnar Lisesi’nde, Gülnar Çok Programlı Lisesi’nde müdürlük ve Gülnar İmam-Hatip Lisesi’nde öğretmenlik ve müdürlük yaptı. 
Osmaniye- Düziçi, Mersin Yenişehir ve Gülnar İlçelerinde İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü görevlerinde bulundu. Mersin Milli Eğitim Müdürlüğü’nde Eğitim Uzmanlığı görevinden 2017 yılında emekliye ayrıldı. Evli ve beş çocuk babasıdır. 
“Anadolu’nun Unutulmaz Sokak Oyunları” ve “Ya İstanbul Ya Cennet – Düğün Şimdi Başladı” isimli Piyes kitapları yayınlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123786</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9374c35-5586-4de7-9d60-6606b6483761.jpg</image:loc>
            <image:title>Eyvah Fikrim Kayboldu!</image:title>
            <image:caption>Uzay, kaybettiği parlak fikrini bulmak için sıra dışı bir maceraya atılıyor. Evin salonunda başlayan bu arayış uzayın derinliklerine ve bir safari yolculuğuna kadar uzanıyor. Bezelye orduları, horlayan aslan ve hatta bir T-Rex bile bu maceranın bir parçası!
Ancak Uzay&apos;ın en büyük hedefi, bu kayıp fikri yeniden hatırlamak.
Sen de bu maceraya ortak olup Uzay’ın kaybolan fikrini aramaya var mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123787</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23fa2ef6-445d-4082-aceb-0cbc2ba9cb9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Vurgun</image:title>
            <image:caption>“Meğer bir cümleyle yıkılırmış tüm dünya. Paramparça olup her bir parçası dört bir yana dağılırmış. Her şeyi kaybettiğimi düşündüm kocamın gidişiyle. Canımı, canımdan çok sevdiğim çocuklarımı ve kendimi...” 
 
Çocukluk ve gençliğinin zorlu yıllarını geride bırakan, acımasız bir rekabetin sürdüğü İstanbul’da ünlü bir manken ve oyuncu olan Duygu, büyük bir aşkla evlendiği Kıvanç onu terk ettiğinde artık kırk yaşında ve iki çocuk annesidir. İhanete uğradığını, artık istenmediğini öğrendiğinde adeta “vurgun” yer. 
Yaşam umudunu yitiren Duygu’ya, bekar ve özgürlüğüne düşkün gazeteci arkadaşı Lale yardım elini uzatır. Hayata farklı pencerelerden bakan bu iki arkadaşın yüzleşmesi tıpkı bir itirafname gibidir. 
 
Vurgun, ihanete uğrayan bir kadının çöküşünü anlatırken annelik, özgürlük, arkadaşlık, kıskançlık gibi her kadının yüreğindeki derin kesiklere ayna tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123788</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1884630-69cc-4f83-9184-a6175d546e08.jpg</image:loc>
            <image:title>9 Kasım</image:title>
            <image:caption>Kalplere dokunan unutulmaz romanları dünyada
20 milyondan fazla satan Colleen Hoover,
Verity’den de iyi bildiğiniz muhteşem kurgu yeteneğiyle bir kez daha karşınızda!
 
Korkunç bir yangından ağır yanıklarla kurtulan Fallon, Los Angeles’tan taşınacağı gün, yazar olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Ben ile tanışır. Aralarındaki zamansız çekim nedeniyle Fallon’ın şehirdeki son gününü birlikte geçirirler. Bu beklenmedik karşılaşma, Ben’e yazmak istediği roman için aradığı ilhamı verir. Bir aradayken yaşadıkları yoğun duyguların etkisiyle ayrılmakta zorlanan ikili, her yıl aynı tarihte buluşmaya ve yıl boyunca hiç haberleşmemeye karar verir. Ancak bir gün Fallon, Ben’in hiç anlatmadığı bambaşka bir hikâyesi olup olmadığını sorgulamaya başlar.  Âşık olmaya başladığı adamın bütün hayatını bir romanı kurgular gibi yaşayıp yaşamadığını öğrenmesi gerekecektir.
 
Bir ilişkinin sonu kalp kırıklığıyla bitse bile yine de bir aşk hikâyesi olarak sayılır mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123789</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80e86f1f-6417-414d-88d3-55dc0d03bbf2.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Bilim Trenim - Cırt Cırtlı Yapboz ve Kitap Seti</image:title>
            <image:caption>Bu trende kimler mi var?
Hadi birlikte keşfedelim!
Marie Cruie’den Thomas Edison’a, Einstein’dan Azi Sancar’a…
Birçok bilim insanı bu trende!
Yapbozu tamamlayın, upuzuuuun treni oluşturun!
Bilim insanlarını ve keşiflerini tamamlarken kitapçığı da incelemeyi unutmayın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123790</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d83ca43a-9cb3-4db7-9664-d1bb1849b51a.jpg</image:loc>
            <image:title>Baudelaire Fraktali</image:title>
            <image:caption>Şair Hazel Brown bir sabah oldukça tuhaf dekore edilmiş bir otel odasında uyanır ve Charles Baudelaire’in tüm eserlerini yazdığını fark eder. Hayır, Baudelaire’in kendisi değildir ama onun eserlerinin muharriri olmuştur! Bu ne kadar şaşırtıcı olursa olsun, Hazel Brown için yazar olmak üzere çıktığı imkânsız yolculuktan daha şaşırtıcı değildir. “Lanetli şair” ruhuyla canlanan Brown Londra, Vancouver, Paris ve Fransız kırsalı arasında mekik dokuyacaktır. 1980’lerin başından günümüze akıcı bir şekilde, kiralık odadan kiralık odaya geçerken modernite, yoksulluk ve mükemmel ceket gibi Baudelaire saplantılarını düşünür... Bu artık bir dişi-dandy’nin hayatının efsanesidir. 
Bir yandan büyülü gerçekçilik, bir yandan feminizm ve feminist poetika, bir yandan terzilik tarihi, bir yandan kitap tutkusu, bir yandan çağdaş sanat ve 19. yüzyıl resmine duyulan aşk ve en çok da bir kadınlık hikâyesi Baudelaire Fraktali. Kanadalı şair Lisa Robertson’un “ilk romanı” geleceğin klasikleri arasında…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123791</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/938088a4-91d9-4594-8593-196f69729722.jpg</image:loc>
            <image:title>Ku(r)şun Lezzeti</image:title>
            <image:caption>İşinden, sığ çevresinden ve 
anılarından kaçan bankacı, 
bir Beyoğlu arka sokağına sığınmıştı. 
Mutluluğa ulaşmak üzereyken 
bu kez iblisle karşılaşacak… 
 
Hazırlıksız bir ülkedeki ulusal 
gazetelerin beşte üçünü ele 
geçiren aileye o ülkenin kaçta 
kaçı direnebilir ki?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123792</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c47b97a4-81d0-470e-aa4e-2500d10eb522.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Sahiplenme Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Alışılagelmiş bir hayat hikayesini konu almıyor bu kitap. Köy evinden başlayıp dünyaya ulaşan başarı öyküsünün hikayesidir. 
Aileyi, doğduğu topraklara borç ödemeyi, vefayı, sevdayı, idealizmi ve ülkesine adanmış bir hayat mücadelesini bulacaksınız bu kitapta… 
Anadolu kırsalında başlayan, uluslararası başarılar ile taçlanan bir yolculuğun hikâyesi, 12 Eylül öncesi gençlik hareketlerine içeriden bakış, Petkim’in kamu yönetimi döneminde yaşanan verimsizlikler, batak konuma gelmiş bir şirketin kamu şemsiyesi altında yeniden ayağa kaldırılışı, Türk sanayisinin gelişimi ve tökezlemelerinin arka planı, özelleştirme sürecinde yaşanan krizler, Türkiye’nin en büyük özel sektör yatırımı STAR Rafinerisi’nin yapımına engel olmak için   ortaya çıkan İngiltere sermayeli şirketle yapılan uluslararası mücadele gibi pek çok olay tüm detayları ve belgeleri ile ilk kez gün ışığına çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123793</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c2a480a-8d12-483e-a5b5-5127b4e37e35.jpg</image:loc>
            <image:title>Talihsiz Anjel Hala ve Edirne Kuşatması Günleri</image:title>
            <image:caption>Angèle Guéron 1909’dan 1915’e kadar, Osmanlı İmparatorluğu’ndaki en büyük Yahudi kız okullarından Edirne’deki Alyans Okulları’nın yöneticisiydi. Hem bir kurum yetkilisi olarak hem de kendi halinde ir vatandaş olarak Edirne Kuşatması’nın tanıkları arasındaydı. 1912’nin sonlarında ve 1913’ün başlarında, kuşatma altındaki Edirne’nin Balkan Savaşları sırasında kaderini belgelediği bir günlük tuttu Guéron. Kuşatma sırasında yerel hayata dair nadir bir bakış açışı sağlamanın yanı sıra bir Sefarad Kadınının, cemaatteki ataerkilliğin gösterdiği dirence karşı Osmanlı vatanseverliğini belgelemişti. 
Karikatürist-yazar İzel Rozental bir gün şans eseri bu ünlü öğretmenle aslında akraba olduğunu öğrenir. Vaktiyle annesinden dinlediği hikâyelerde “Talihsiz Angel” adıyla anılan “büyük hala” aslında Angèle Guéron’dan başkası değildir. Hikâye tam olarak böyle başlar. “Talihsiz Angel”in peşine düşen Rozental bir yandan büyük halayı daha yakından tanımaya çalışırken bir yandan da Balkan Savaşları sırasında gerçekleşen Edirne Kuşatması’nda yaşananları öğrenecektir. 
Talihsiz Angel Hala ve Edirne Kuşatması Günleri alışılmışın dışında bir grafik romanı. Çizer, yazar ve bu kitap özelinde “çevirmen” İzel Rozental hem kendi uzak akrabasıyla tanışma serüvenini hem de “Talihsiz Angel”in yani Angèle Guéron’un ve dönemin hikâyesini resmediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123794</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6dabcf93-5239-4625-a83d-704f377ac63c.jpg</image:loc>
            <image:title>Metal Fırtına 2</image:title>
            <image:caption>Metal Fırtına 2 Kurtuluş, ilk kitap Metal Fırtına’dan bu yana merak edilen soruların cevaplarını heyecanlı ve sürükleyici yepyeni bir olay örgüsüyle sunuyor. 
ABD’nin Türkiye’yi işgal girişimi üzerine diplomatik müzakerelerde bulunmak amacıyla Washington’a hareket eden ve esir alınan Türk dışişleri bakanı ile ekibinin başına neler geldi?
Dışişleri heyeti ile ilgili planlar neydi? 

Planların arkasında kim vardı ve bağlantıları nerelere kadar uzanıyordu?
Washington’da patlayan bomba, neleri değiştirdi? 

Amerikan yönetimine el koyan gizli bir grup, kimsenin beklemediği bir anda tekrar harekete geçerken, yeni hedef neresi? 

Türk, Amerikalı ve Rus politikacılar neden zamana karşı yarışıyor?
Gri Takım içinde köstebek var mı? 
Ve en önemli soru: Ortadoğu’ya nihai barış gelecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123795</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2520e3b1-cd5a-4960-9bcf-a62dbf784692.jpg</image:loc>
            <image:title>Tefekkür Yaşamı</image:title>
            <image:caption>Günümüzde kaliteli ve verimli yaşam, ne yazık ki sadece fazla performans ve fazla tüketim anlamına geliyor. İnsanların durmadan ürettiği ve aynı hızla tükettiği mekanik bir yaşam biçiminin propagandası yapılıyor. Hayatı yalnızca iş ve performans açısından değerlendiren bu yaklaşımı eleştiren Byung-Chul Han ise Tefekkür Yaşamı’nda, iyi bir yaşamı temsil edenin tam da hiçbir şey üretmeyen “eylemsizlik” olduğunu unuttuğumuz gerçeğini bizlere hatırlatıyor. Ona göre insanı insan yapan esas şey, onun eylemsizliğidir. Sadece uyaran ve tepki, ihtiyaç ve tatmin, sorun ve çözüm, amaç ve eylem temelli bir yaşamı çıplak hayvan yaşamına benzeten Chul Han, hayatta kalma kaygısının ve salt yaşama zorluğunun bittiği noktada gerçek insan yaşamının başladığını öne sürüyor. 
 
Eylemsizliğin kendi mantığı, kendi dili, kendi zamansallığı, kendi mimarisi, kendi görkemi, hatta kendi büyüsü olduğunu savunan Chul Han, toplumumuzdaki mevcut krizin çok farklı bir yaşam 
tarzını gerektirdiğini göstererek, dur durak bilmeyen faaliyetlerimize bir son vermemizi ve tam da duraklama anlarında gerçekleşen bu sihre hayatlarımızda yer açmamızı istiyor. 
 
Byung-Chul Han bu kez, hareketsiz kalma sanatına bir övgü niteliğindeki Tefekkür Yaşamı ile Ketebe’de okurlarıyla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123796</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e4939e5-bdf4-447a-8b20-0f7e5cf9f387.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Kitaplarım – Sayılar</image:title>
            <image:caption>Minik Kitaplarım – Sayılar bebeklerin sayıları öğrenmesi için harika bir başlangıç! 
Meraklı anne babalara yardımcı olacak rengârenk bir kitap. 
Feridun Oral’ın yazdığı ve resimlediği “Minik Kitaplarım” serisi hayatı yeni keşfetmeye başlayan bebeklerin sözcük dağarcıklarını geliştirmeleri için anne babalara yardımcı olacak kitaplardan oluşuyor. Bu seride yer alan kitaplar renkler, şekiller, sebzeler, çiçekler, hayvanlar, taşıtlar gibi her gün karşılaştığımız pek çok canlıyı, nesneyi ve kavramları tanıtıyor. 0-3 yaş grubuna özel olarak hazırlanan bu kitapların sayfaları daha kalındır ve köşeleri yuvarlak tasarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123797</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/141b177d-7d41-4371-a532-efd12cf97b06.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Kitaplarım – Böcekler</image:title>
            <image:caption>Minik Kitaplarım – Böcekler bebeklerin böcekleri tanıması için harika bir başlangıç! 
Meraklı anne babalara yardımcı olacak rengârenk bir kitap. 
Feridun Oral’ın yazdığı ve resimlediği “Minik Kitaplarım” serisi hayatı yeni keşfetmeye başlayan bebeklerin sözcük dağarcıklarını geliştirmeleri için anne babalara yardımcı olacak kitaplardan oluşuyor. Bu seride yer alan kitaplar renkler, şekiller, sebzeler, çiçekler, hayvanlar, taşıtlar gibi her gün karşılaştığımız pek çok canlıyı, nesneyi ve kavramları tanıtıyor. 0-3 yaş grubuna özel olarak hazırlanan bu kitapların sayfaları daha kalındır ve köşeleri yuvarlak tasarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123798</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93cf4f9f-7c38-4012-baa0-534f209bc795.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Kitaplarım – Çiftlik Hayvanları</image:title>
            <image:caption>Minik Kitaplarım – Çiftlik Hayvanları bebeklerin çiftlik hayvanlarını tanıması için harika bir başlangıç! 
Meraklı anne babalara yardımcı olacak rengârenk bir kitap. 
Feridun Oral’ın yazdığı ve resimlediği “Minik Kitaplarım” serisi hayatı yeni keşfetmeye başlayan bebeklerin sözcük dağarcıklarını geliştirmeleri için anne babalara yardımcı olacak kitaplardan oluşuyor. Bu seride yer alan kitaplar renkler, şekiller, sebzeler, çiçekler, hayvanlar, taşıtlar gibi her gün karşılaştığımız pek çok canlıyı, nesneyi ve kavramları tanıtıyor. 0-3 yaş grubuna özel olarak hazırlanan bu kitapların sayfaları daha kalındır ve köşeleri yuvarlak tasarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123799</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a1899f1-389b-4566-952f-68b80fbb4d3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Kitaplarım – Deniz Canlıları</image:title>
            <image:caption>Minik Kitaplarım – Deniz Canlıları bebeklerin deniz canlılarını tanıması için harika bir başlangıç! 
Meraklı anne babalara yardımcı olacak rengârenk bir kitap. 
Feridun Oral’ın yazdığı ve resimlediği “Minik Kitaplarım” serisi hayatı yeni keşfetmeye başlayan bebeklerin sözcük dağarcıklarını geliştirmeleri için anne babalara yardımcı olacak kitaplardan oluşuyor. Bu seride yer alan kitaplar renkler, şekiller, sebzeler, çiçekler, hayvanlar, taşıtlar gibi her gün karşılaştığımız pek çok canlıyı, nesneyi ve kavramları tanıtıyor. 0-3 yaş grubuna özel olarak hazırlanan bu kitapların sayfaları daha kalındır ve köşeleri yuvarlak tasarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123800</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1749b5cc-936b-43f5-9126-9b6a5e71d35c.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Kitaplarım – Meyveler</image:title>
            <image:caption>Minik Kitaplarım – Meyveler bebeklerin meyveleri tanıması için harika bir başlangıç! 
Meraklı anne babalara yardımcı olacak rengârenk bir kitap. 
Feridun Oral’ın yazdığı ve resimlediği “Minik Kitaplarım” serisi hayatı yeni keşfetmeye başlayan bebeklerin sözcük dağarcıklarını geliştirmeleri için anne babalara yardımcı olacak kitaplardan oluşuyor. Bu seride yer alan kitaplar renkler, şekiller, sebzeler, çiçekler, hayvanlar, taşıtlar gibi her gün karşılaştığımız pek çok canlıyı, nesneyi ve kavramları tanıtıyor. 0-3 yaş grubuna özel olarak hazırlanan bu kitapların sayfaları daha kalındır ve köşeleri yuvarlak tasarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123801</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61b5a7f1-a09d-4ea2-a13e-96c8efd0bca9.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Kitaplarım – Karşıtlar</image:title>
            <image:caption>Minik Kitaplarım – Karşıtlar bebeklerin karşıt kavramları öğrenmesi için harika bir başlangıç! 
Meraklı anne babalara yardımcı olacak rengârenk bir kitap. 
Feridun Oral’ın yazdığı ve resimlediği “Minik Kitaplarım” serisi hayatı yeni keşfetmeye başlayan bebeklerin sözcük dağarcıklarını geliştirmeleri için anne babalara yardımcı olacak kitaplardan oluşuyor. Bu seride yer alan kitaplar renkler, şekiller, sebzeler, çiçekler, hayvanlar, taşıtlar gibi her gün karşılaştığımız pek çok canlıyı, nesneyi ve kavramları tanıtıyor. 0-3 yaş grubuna özel olarak hazırlanan bu kitapların sayfaları daha kalındır ve köşeleri yuvarlak tasarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123802</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fd76a38-a9b3-422f-a9c3-30dfe6607367.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Kitaplarım – Nesneler</image:title>
            <image:caption>Minik Kitaplarım – Nesneler bebeklerin nesneleri öğrenmesi için harika bir başlangıç! 
Meraklı anne babalara yardımcı olacak rengârenk bir kitap. 
Feridun Oral’ın yazdığı ve resimlediği “Minik Kitaplarım” serisi hayatı yeni keşfetmeye başlayan bebeklerin sözcük dağarcıklarını geliştirmeleri için anne babalara yardımcı olacak kitaplardan oluşuyor. Bu seride yer alan kitaplar renkler, şekiller, sebzeler, çiçekler, hayvanlar, taşıtlar gibi her gün karşılaştığımız pek çok canlıyı, nesneyi ve kavramları tanıtıyor. 0-3 yaş grubuna özel olarak hazırlanan bu kitapların sayfaları daha kalındır ve köşeleri yuvarlak tasarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123803</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53b0962c-4eff-4bc1-aed9-fff985d5700d.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Kitaplarım – Taşıtlar</image:title>
            <image:caption>Minik Kitaplarım – Taşıtlar bebeklerin taşıtları öğrenmesi için harika bir başlangıç! 
Meraklı anne babalara yardımcı olacak rengârenk bir kitap. 
Feridun Oral’ın yazdığı ve resimlediği “Minik Kitaplarım” serisi hayatı yeni keşfetmeye başlayan bebeklerin sözcük dağarcıklarını geliştirmeleri için anne babalara yardımcı olacak kitaplardan oluşuyor. Bu seride yer alan kitaplar renkler, şekiller, sebzeler, çiçekler, hayvanlar, taşıtlar gibi her gün karşılaştığımız pek çok canlıyı, nesneyi ve kavramları tanıtıyor. 0-3 yaş grubuna özel olarak hazırlanan bu kitapların sayfaları daha kalındır ve köşeleri yuvarlak tasarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123804</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0831e4ef-ddc9-4590-a474-7e87cfb8e78f.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Kitaplarım – Yaban Hayvanları</image:title>
            <image:caption>Minik Kitaplarım – Yaban Hayvanları bebeklerin yaban hayvanlarını tanıması için harika bir başlangıç! 
Meraklı anne babalara yardımcı olacak rengârenk bir kitap. 
Feridun Oral’ın yazdığı ve resimlediği “Minik Kitaplarım” serisi hayatı yeni keşfetmeye başlayan bebeklerin sözcük dağarcıklarını geliştirmeleri için anne babalara yardımcı olacak kitaplardan oluşuyor. Bu seride yer alan kitaplar renkler, şekiller, sebzeler, çiçekler, hayvanlar, taşıtlar gibi her gün karşılaştığımız pek çok canlıyı, nesneyi ve kavramları tanıtıyor. 0-3 yaş grubuna özel olarak hazırlanan bu kitapların sayfaları daha kalındır ve köşeleri yuvarlak tasarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123805</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cc510d6-e8c8-498d-95f2-f1d583c6293c.jpg</image:loc>
            <image:title>Antilop Lolipop ve Yeni Komşular</image:title>
            <image:caption>Büyük Orman’da yaşayan beş iyi arkadaşın; zürafanın, kırkayağın, kurbağanın, yarasanın ve kirpinin maceraları yeni komşularıyla ve yeni öğrendikleriyle devam ediyor. 
Yasemin Temizarabacı Yıldırmaz’ın yazdığı ve Ece Zeber’in resimlediği bu sevimli serinin yeni kitabı: Antilop Lolipop ve Yeni Komşular.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123806</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c580d22-0c67-4e82-b9ac-fee84ac3d687.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Çirkin Miyim?</image:title>
            <image:caption>Kendimizi gerçekten görebilmek için kaç tane göze ihtiyacımız var? 
Nasıl Başlar? kitabıyla çok sevilen yazar Silvana Tavano’nun dış görünüşümüzü kabullenmek ve kendimizle barışmak üzerine kaleme aldığı bu düşündürücü hikâyeye Mariana Demuth harika resimleriyle eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123807</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d4b2399-67ba-4c83-8625-35d16c7dd285.jpg</image:loc>
            <image:title>Küp Uçuranlar Kulesi-1 Kahraman Arılar</image:title>
            <image:caption>Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü tarafından 2022’de dünyanın en iyi 32 köyünden biri seçilen Birgi’de yaşanan bir macera… 
Kötülüğün temsilcileri dünyanın sonunu getirecek bir plan yapmıştır. Görevlendirdikleri üç yabancı bu planı uygulamak için eşsiz güzelliklerle dolu Birgi’ye gelir. 
Fakat hesap etmedikleri bir şey vardır: Kahraman arılar ve onlarla iş birliği yapan gözü pek üç çocuk… 
Dünyanın sonunu getirecek plan ne? 
Bu yabancılar planlarını gerçekleştirmeyi başarabilecekler mi? 
Arılar, çocuklar ve Küp Uçuranlar Kulesi bu işin neresinde? 
Kötülükle iyiliğin mücadelesi ve macera sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123808</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a24aec3-7cf5-4235-9397-af7de7a8989c.jpg</image:loc>
            <image:title>Haylazlar Çetesi-2 Zuwinasa</image:title>
            <image:caption>Avanos, Hititler döneminde “Zuwinasa” olarak adlandırılmaktadır. “Haylazlar Çetesi” üyesi kahramanlarımızın serinin bu ikinci kitabındaki maceraları Kapadokya bölgesine düzenlenen okul gezisi ile başlar. 
Kahramanlarımız, Derinkuyu yeraltı şehrini gezerken boş bir odada buldukları boyut kapısından geçip kendilerini bir anda tarihin henüz yazılmadığı dönemlerdeki Kapadokya’da bulurlar. Bu gizemli dönemde yaşayanların, insanlığın kurtuluşu için verdikleri mücadeleye destek olurlar. 
Haylazlarımız Hilmi, Enes ve Mert’e bu gizemli zaman yolculuklarında eşlik etmeye ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123809</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b914f5d-1641-4a7f-a79c-4c45431de96c.jpg</image:loc>
            <image:title>Karialılar (Küçük Boy)</image:title>
            <image:caption>Karialılar - Denizcilerden Kent Kuruculara, Karia Bölgesi’nin prehistorik çağlara ta­rihlenen en erken yerleşimlerinden Geç Osmanlı Dönemi’ne uzanan arkeolojik ve tarihi geçmişi hakkında bugüne dek yapılmış çalışmaların ve güncel araştırmaların bir özetini içermektedir. Anadolu Yarımadası’nın güneybatı kesiminde yer alan ve Antikçağ ’da Karia olarak bilinen coğrafi bölgenin kuzey sınırını Büyük Menderes Vadisi, doğu sınırını Dalaman Çayı belirler. 
 
MÖ 2. binyıla tarihlenen yazılı kaynaklarda birçok kez adı geçen Karialıların, Hitit istilaları karşısında Anadolu halklarını destekledikleri ancak daha sonra Mısırlılar karşısında Hititlerin yanında yer aldıkları görülür. Karialıların adı, tüm Akdeniz’de geçtikleri yerleri talan ederek Geç Tunç Çağı’nın güçlü imparatorluklarının çöküşüne katkıda bulunan efsanevi “Deniz Kavimleri” arasında da anılır. İlerleyen dönemler­de, Homeros Karialıların Yunanlara karşı Troia kentini savunmaya gelen halklar arasında yer aldığından bahsederken “savaşmaya bir kız gibi altınlarla süslü geldi­ler” sözleriyle Karialıların zenginliğini vurgular.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123810</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ac7da05-a9c4-4f71-81fa-235c859e571e.jpg</image:loc>
            <image:title>En Kötü Hafta – Pazartesi</image:title>
            <image:caption>Hiç daha önce KÖTÜ BİR HAFTA geçirdiğin oldu mu? 
 
Justin Chase geçirdi, İşte bu da kanıtı! 
 
Annesi bir vampir ile evlendi. 
Babası tekerlekli devasa bir tuvalet sürüyor. 
Kedisi büyük olasılıkla uzaylılar tarafından kaçırıldı. Zorba bir çocuk okulun ilk gününü tam bir eziyete çevirdi. 
Şimdi ise Justin on metre yüksekliğindeki atlama tahtasının ucunda, sökülmeye başlayan örgü mayosuyla tüm sınıfın gözü önünde asılı kalmış. 
 
Üstelik bugün daha Pazartesi! 
 
 
“PAZARTESİ gerçekten de çorap gibi kokuyor.” 
Eva Amores 
 
“En Kötü Hafta mı? Daha çok EN İYİ KİTAP gibi.” 
Matt Cosgrove 
 
“Ebeveynlerimiz hakkında ciddi hayal kırıklığı yaşıyoruz.” 
Eva ve Matt’in çocukları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123811</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/205658f9-3033-4fe1-baed-999c72ee2a90.jpg</image:loc>
            <image:title>Lim Nehri’nde Kaldı Çocukluğum</image:title>
            <image:caption>Bundan doksan yıl önce burada başlayan ve parçalara bölünmüş bir hayatın, dağılan parçalarını toplamak için çıkmışlardı bu yolculuğa. Geride kalanların da en az gidenler kadar acı çektiğini anlamıştı Nurettin bu yolculukta. Göç, iki tarafı keskin bir bıçaktı ve derin yaralar açıyordu herkesin ruhunda. Ne gitmek kolaydı buralardan ne de kalmak buralarda. 
… 
Kim bilir belki bir gün yine aynı tepeden doğar güneş 
Aynı çeşmeden kana kana doyarız suya 
Ne zaman ve nerede olur vuslat bilinmez ama 
Çocukluğum, gençliğim ve nefes aldığım topraklar 
Sizlere içten kanayan kocaman bir elveda…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123812</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bcaab04-43d4-482d-b8e7-8dd13ef41fe2.jpg</image:loc>
            <image:title>En Kötü Hafta – Salı</image:title>
            <image:caption>Hiç daha önce KÖTÜ BİR HAFTA geçirdiğin oldu mu? 
 
Justin Chase geçirdi, işte bu da kanıtı! 
 
PAZARTESİ ile başa çıkabilmişti, ancak sırada SALI var! 
 
Kedisi hâlâ kayıp, büyük ihtimalle uzaylılar tarafından kaçırıldı. 
Babası her zamankinden daha can sıkıcı. 
İnternette hiç beklemediği anda berbat şekilde viral oldu. Ve okuldaki toplu fotoğraf çekimi Fevkalede Fen Takımı’nın etkinliğiyle çakışınca bir saç faciasına yol açtı. 
 
 
“SALI sallanıyor.” 
Eva Amores 
 
“En Kötü Hafta mı? Daha çok EN İYİ KİTAP gibi.” 
 Matt Cosgrove 
 
“Ebeveynlerimiz hakkında çok ama çok ciddi hayal kırıklığı yaşıyoruz.” 
Eva ve Matt’in çocukları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123813</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60061c11-47e0-4902-beb8-a9e4111b3476.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Bir Varoluş Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Her dilde “çocuk” kavramını ifade eden bir kelime olduğu muhakkaktır ancak bu kelimelerin kökenine baktığımızda ortak anlayışlar olduğu kadar farklılıklar da göze çarpmaktadır. 
Hristiyanlıkta çocuk, Âdem ile Havva’dan gelen ilk günah olarak kabul edilir. Çocuk, yapılan vaftiz töreni ile bu günahkârlıktan arındırılıp, yeni bir ünsiyet kazandırılarak kutsal alanın sınırlarına dâhil edilir. 
Yahudiler aile, ataerkil bir yapıya sahiptir. Bu aile yapısının bir gereği olarak kocanın eşi üzerinde büyük bir hâkimiyeti vardır. Bu hâkimiyet ilk insanın karısının (Havva) cennetteki itaatsizliğine ve kocasını yanıltmasına inanılması sebebiyledir. Kitâb-ı Mukaddes’teki bazı ifadeler, kadının evlenme akdinde taraf değil, akdin konusu olduğunu ortaya koymaktadır. 
Bu inançların aksine İslamiyet’te her çocuğun dünyaya tertemiz geldiğine inanılır. Her çocuk kıymetlidir ve yaşama hakkına sahiptir. Çocukluk, İslamiyet’te geniş ve ayrıntılı olarak ele alınan bir konudur. Çocuğun, anne ve babasına bir emanet olarak verildiği anlayışı esastır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123814</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8c6d6c2-cfa8-40bd-beae-43a3439b4f5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Albayın Fotoğrafı</image:title>
            <image:caption>Gergedan, Kel Şarkıcı, Gönüllü Katil gibi tiyatro oyunlarıyla absürt tiyatronun öncülerinden ve çağdaş edebiyatın uyumsuz temsilcilerinden sayılan Eugène Ionesco’dan bir öyküler toplamı: Albayın Fotoğrafı. 
İnsanın dünyadaki varoluşunun saçmalığını dilde yaşanan yabancılaşma aracılığıyla hemen hemen yazdığı her yapıtta göstermeyi amaçlayan Ionesco’nun öyküleri, bu çabanın kusursuz bir örneği. 
 
Albayın Fotoğrafı’ndaki bazı öyküler yazarın unutulmaz tiyatro oyunlarının nüvesini oluşturmuştu. 
 
 
Ionesco, bazı ruh hastalarınca çok ciddi biçimde kullanılan ve ayrışık düşünme düzeni ya da marazi düşünme düzeni olarak adlandırılan bir yönteme çok sık başvurur... 
Roland Barthes 
 
Ionesco’nun ve dehasının önemi hâlâ doğru dürüst ölçülmüyor. 
Claude Mauriac</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123815</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0add1ddb-eaf0-4bf4-ace5-25d5db009f3d.jpg</image:loc>
            <image:title>A Takımı İz Sürmeyi Öğreniyor İz Sürücü Köpekler – 2</image:title>
            <image:caption>Gülten Dayıoğlu’nun İz Sürücü Köpekler dizisinin ikinci kitabı A Takımı İz Sürmeyi Öğreniyor, Berk Öztürk’ün resimlediği yeni baskısıyla okurlarla buluşuyor. 



Arama ve kurtarma köpeği olarak yetiştirilen dokuz kurt köpeğinin bu kitapta yeni öğrendiklerine ve maceralarına tanık olacağız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123816</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86175cba-ad57-40a2-ac88-83714b0db888.jpg</image:loc>
            <image:title>Meyve Sepetindeki Zarf</image:title>
            <image:caption>Doğru kitapla buluşabilen her çocuk kitap okur, kitap okumayı sever. 
Peki, çocuklarımız doğru kitapla nasıl buluşabilir? 
Doğru kitapla buluşmanın yolları nelerdir? 
Eğitimci-yazar Dr. Yıldıray Aydın, bu soruların cevabını Meyve Sepetindeki Zarf’ta veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123817</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0292c3d-53a5-474c-89c0-2a83a4fc1e9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Haylazlar Çetesi -3 Pavitra Yazarı</image:title>
            <image:caption>Nepal dilinde “Kutsal” anlamına gelen serinin üçüncü kitabı “Pavitra”da Haylazlar yine maceradan maceraya koşuyor. 
Kahramanlarımız Kastabala antik kentine bir gezi düzenlerler. Kaza sonucu düştükleri mağarada karşılarına mavi bir ağaç çıkar. Ağaç güneş ışığı ile temas edince gizemli bir hâl alır ve üç arkadaşı zamanın kayıp tarihine doğru yolculuğa çıkarır. Kahramanlarımız kendilerini bir anda insanlığın geçmiş zamanda uzaylılarla yaptığı savaşının ortasında bulurlar.   
Haylazlarımız Hilmi, Enes ve Mert ile macera dolu bir zaman yolculuğuna hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123818</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bed904c-e23d-4360-8d16-d749e3b8d723.jpg</image:loc>
            <image:title>Keşanlı Ali Destanı 60 Yaşında (Numaralı Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>Keşanlı Ali Destanı, dilden dile çevrilerek dünyanın pek çok ülkesinde sahnelenmiş, geniş kitlelerle bütünleşmiş ve Türk Tiyatrosu’na yön vermiş evrensel bir başyapıt. 
 
Haldun Taner’in “gecekondu ortamında bir kahramanlık mitosunun parodisi” dediği, modern epik tiyatronun en güzel örneklerinden biri sayılan oyunda geleneksel gösteri sanatlarımızın birçok özelliği çağdaş bir yorumla sahneye aktarılıyor. Yaratılan tipler öylesine gerçek, öylesine canlı ki, hemen her toplumun sosyal ve ekonomik açıdan benzerlik gösteren kesimlerinde karşımıza çıkıveriyorlar. Bu nedenle, Sineklidağ efsaneleri Keşanlı Ali ve Zilha ister İstanbul’da, ister Berlin’de, ister Londra, Beyrut ve Budapeşte’de, isterse Hamburg’da, nerede olursa olsun hep aynı ilgi ve sevgiyle karşılaştı. 
 
“Bizim geleneklerimizden, bizim insanımız ve konularımızdan yola çıkıp, bütün bunları, öz Türkçemiz ve bize özgü bir görüş biçimi ile çağdaş dünyanın verileriyle aktarmak”tan söz ediyordu Haldun Taner. Edebiyatımızın ve tiyatromuzun büyük ustası elinizdeki başyapıtıyla işte bu sözünü yerine getiriyor. 
 
Keşanlı Ali Destanı 60 yıldır okurunu ve izleyicisini büyülüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123819</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66a74212-6ba4-4e2a-b6bc-6abdb3562468.jpg</image:loc>
            <image:title>A Takımı Doğuyor İz Sürücü Köpekler – 1</image:title>
            <image:caption>Gülten Dayıoğlu’nun İz Sürücü Köpekler dizisinin birinci kitabı A Takımı Doğuyor, 

Berk Öztürk’ün resimlediği yeni baskısıyla okurlarla buluşuyor. 



Arama ve kurtarma köpeği olarak yetiştirilen dokuz kurt köpeğinin doğma, büyüme ve kurtarma çalışmalarına katkılarını anlatan maceralarına tanıklık etmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123820</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a175f9f7-1981-4900-bc1d-cd7da61d3c23.jpg</image:loc>
            <image:title>Biraz Daha Düşününce</image:title>
            <image:caption>İş yaşamında ellinci yılını kutlayan Bülent Eczacıbaşı yeni denemelerini Biraz Daha Düşününce kitabında bir araya getirdi. Kitapta Bülent Eczacıbaşı’nın 2023-24 yıllarında yazdığı, ilk kez yayımlanan 40 kısa denemesi yer alıyor. 
 
Biraz Daha Düşününce, ilk baskısı 2022’de yapılan ve birçok ödül kazanan Aklımızda Bulunsun kitabının devamı niteliğinde… Bülent Eczacıbaşı, yeni kitabında liderlik, motivasyon, müşteri mutluluğu gibi iş dünyasının temel meselelerinin yanı sıra paydaş kapitalizmi, büyüme paradigması, yapay zekâ gibi güncel konuları da farklı boyutlarıyla tartışıyor. Aynı zamanda “aptalca sorular sorma”, “başarılardan ders alma”, “özgünlük krizi” gibi pek değinilmeyen meseleleri gündeme taşıyor. 
 
Kitabın önsözünde “Evrenin sonsuzluğu karşısında düşünmenin ve öğrenmenin amacı biraz daha aydınlanmaktan, bilincimizi ve duyarlılığımızı artırmaktan, işimizi biraz daha iyi yapmaktan başka ne olabilir?” sorusunu soran Bülent Eczacıbaşı bu çalışmasında da okurları keyifli, küçük düşünce gezilerine davet ediyor. 
Hem basılı hem de e-kitap olarak satışa sunulan Biraz Daha Düşününce, Bülent Eczacıbaşı’nın İşim Gücüm Budur Benim (2018), Yoldan (2020), Aklımızda Bulunsun (2022) ve Dönüşümden Yansımalar (2022) yapıtlarının ardından yayımlanan beşinci kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123821</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/685f6f6c-30f6-47a6-b79e-c1554a92f3c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Holosendeki İnsan - Bir Anlatı</image:title>
            <image:caption>Yaşlı bir adam olan Geiser, İsviçre Alpleri’nde izole bir köyde yaşamaktadır. Köy süreğen yağışlar yüzünden toprak kayması tehdidi altındadır. 



Geiser doğanın kaotik ve amansız yapısıyla başa çıkmaya çalışırken, ansiklopedilerden ve kitaplardan bilgileri kesip odasının duvarına asar, böylece yitirmeye başladığı belleğinin yanı sıra insanlığın bilgi birikimini de kayıt altına almaya çabalar. Ancak doğa, insanın sınırlı bilgisiyle kavrayışından çok daha engindir ve sonunda kaçınılmaz yüzleşme gerçekleşecektir. 





Max Frisch’in bu küçük ölçekli başyapıtı, insanın doğa karşısındaki kırılganlığı ve varoluşsal mücadelesi üzerine derin bir tefekkür. 1992 yılında filme çekilen, sayısız kere sahnelenen bu eser, yıllar geçtikçe ve dünyamız yazarın öngördüğü yolda ilerledikçe klasikleşen bir kehanete dönüşüyor. 





Başyapıt düzeyinde bir mesel. 

George Stade, The New York Times Book Review 



Dünyanın sonu hakkında, dünyanın sonuna inanmayan biri tarafından yazılmış bir klasik. 

Hans Mayer 



Uygarlığın ve ilerlemenin erozyonuyla kuşatılmış doğaya ve insana dair son uyarılar... Frisch’in felsefi başyapıtı. 

Michael Magras</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123822</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c8ba2fa-03e7-4581-b9d6-3f2828f648bf.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Öğrenmek İçin Yaşar</image:title>
            <image:caption>“Thomas More, 1534 yılının mart ayında, kapatıldığı Londra Kulesi’nden büyük kızı Margaret’e şunları yazmıştı: ‘Hiç kimseye kötülük etmiyorum, hiç kimse için kötü söylemiyorum, kötü düşünmüyorum, herkesin iyiliğini istiyorum. Bir insanın yaşayabilmesi için bu yetmiyorsa, yemin ederim yaşamakta gözüm yok... Onun için Kral, şu benim zavallı bedenime canının istediğini yapsın. Keşke işine yarasa benim ölümüm.’” 
“Campanella, Güneş Ülkesi’ni hapishanede yazdı. Hint Okyanusu’nda bir ada devleti olan Güneş Ülkesi adaletsizlik, kötü yönetim ve büyücülük gibi olumsuzluklardan kaçan insanların oluşturduğu ideal bir toplumdur. Bilim ve felsefenin egemen olduğu ülkede kadınla erkek arasında hiçbir ayrım gözetilmez, her iki cinse de eşit haklar tanınır. Kölelik ve özel mülkiyet yoktur, her şey herkese aittir.” 
“Asur krallığının başkenti Ninova’da, M.Ö. 668- 626 yılları arasında yaşamış olan Asur Kralı Asurbanipal’in kitaplığında bulunan bir tablette, Sümerce şunlar yazıyordu: ‘Bilge insan karanlıkta ışık, çıkmaz sokakta yol bulandır.’” 
Orhan Tüleylioğlu’nun, birbirinden önemli yazarların hayatlarından önemli kesitlere yer verdiği, onların iç dünyalarını, mücadelelerini, kendileriyle olan savaşlarını, yaşanmışlıklarını, toplumlar üzerindeki etkilerini sayfalarına taşıdığı bu kitap, “öğrenmek için yaşamayı” düstur edinenlere bir kılavuz niteliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123823</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3baefde8-268c-4c4f-9a21-0dcafdcb8d0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakura Baharı</image:title>
            <image:caption>Sekiz yaşındaki Sakura, Fransız babasıyla beraber 
Tokyo’da yaşamaktadır. Küçük kız, annesini birkaç 
sene önce bir kazada kaybettiğinden beri acısının 
üstesinden gelememektedir. İş dolayısıyla birkaç haftalık bir seyahate 
çıkacak olan babası, kızını Japon büyükannesine emanet etmeye karar 
verir. Ancak doğanın ritmine uygun geleneksel bir yaşam biçimi benimsemiş 
bu büyükanneyle geçirdiği ilk günler Sakura’yı büyük bir şaşkınlığa iter! Öte 
yandan, beklemediği gerçekleşecek ve bu yolculuk Sakura’yı derinlemesine 
değiştirecektir… 
Masumi’nin yanında keyifli olduğu kadar sakin geçen bahar günlerinde küçük 
kız kendi içindeki gözle görülmez kaynakları keşfedecek, bu sayede yaşadığı 
dramı geride bırakıp yeniden hayata açılacaktır. 
Duyularının uyanışı ve basit zevklerin keşfi -deniz kabuklularını toplama, 
dorayakilerin lezzeti, sıcak kumun hissiyatı, sazlıkların şarkısı, bahçenin 
kokuları, deniz havası, kasabalılarla kurduğu dostluklar ve hatta bir kedinin 
şefkatli refakati- metanetini korumasına yardım edecektir… 
Dokunaklı ve duygu dolu, engin bir şairaneliğin ürünü bu çizgi roman, bizi öze 
dönmeye davet ediyor. 
Sakura’nın yolunda onu takip ederken okur, Japon yaşam tarzına ve inceliğine 
tanıklık edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123824</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ccad69f-7f93-435b-9adc-2e63d97555eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Hikayeni Yazmak İster misin?</image:title>
            <image:caption>Çocukların fikirleri muhteşem! 
Her çocuk kendi bakış açısına göre kitaptaki boşlukları
dolduracak ve üzerinde ailece konuşma fırsatı bulacaksınız. 
Çocuklar bu kitap aracılığı ile kaybettikleri güçlerini
yeniden elde edip özgüven kazanacaklar. 
Okurken eğlenmek garantilidir.☺ 
Uzman Klinik Psikolog Selin Kalabaş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123825</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c620eb0e-f54d-4d41-b713-5197edbd8ad2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayacak Yıldız Kalmadığında</image:title>
            <image:caption>İÇİNE ATTIKLARINI NASIL GÖRMEZDEN GELİRSİN? 
YALANLARLA ÇİZİLEN BİR HAYATIN YÖNÜNÜ YENİDEN NASIL BULURSUN? 
Maya, küçük yaşlardan itibaren bedenini ve ruhunu sadece baleye adamıştır. Ulusal Dans Topluluğu’nun geleceği oldukça parlak balerinlerindendir. 
Ancak geçirdiği ciddi bir kaza parlak geleceğini karartır. Maya artık kendini ait hissettiği dünyaya uzaktır. Her adımını yönlendiren büyükannesi, yaşananlardan onu sorumlu tutmaktadır. 
 Şimdi annesinin yokluğunu her zamankinden daha çok hissetmektedir. Ve tesadüfi bir keşif, derin bir yaranın açılmasına neden olur. 
Beklenmedik bir yolculuk, umudunu kaybetmiş bir kız ve bir müzik kutusunda saklı bir gerçek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123826</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8a34a34-88a3-4e7f-8b3d-d758461afa38.jpg</image:loc>
            <image:title>Eldeki Malzemelerle Mutlu Olma Sanatı</image:title>
            <image:caption>“Bu benim başıma gelmez” dediğiniz her şey gerçekleştiğinde nasıl tekrar ayağa kalkarsınız? 
İlk kitabım Mecburiyetsiz’e “yolculuğumda yapabildiklerimi” sığdırdım, bu kitapta ise “yapamadıklarımı” okuyacaksınız. Kendimi yeniden inşa ederken aynı bir bina gibi kat kat çıktığımı göreceksiniz, bazen molozlar düşecek yere, bazen dekor istediğimiz gibi olmayacak ama oturacağız. En önemlisi güzel bir yere bakarak oturacağız. 
Bir yaşam mücadelesi değil de bir yaşam kalitesi okumaya var mısınız?  
Buyurun, girişler soldan. 
Ünlü fenomen Demet Işıl, hastalık ve ayrılıklar eşliğinde fiziksel ve ruhsal bir savaşın içinden geçip kendini yeniden inşa ediyor. Boşandığı ve hayata sıfırdan başladığı bu zorlu süreçte, yaşadığı tüm zorlukları ve deneyimlerini samimiyetle okuyucusuyla paylaşıyor. Bu kitap, bir kadının yeniden doğuşuna tanıklık edenlere bir umut ışığı yakarken, aynı zamanda hayatta karşılaşılan her darbenin bir fırsata nasıl dönüştürülebileceğini gösteriyor. 
Yeniden başlamak isteyenler için ilham kaynağı olacak bu yolculukta, elinizdeki malzemelerle nasıl mutlu olunacağını öğrenecek, başınıza gelen hiçbir şeyin tesadüf olmadığını fark edeceksiniz.Kendinize bir iyilik yapın, bu yolculuğa siz de katılın. Her şey ters gittiğinde bile yeniden ayağa kalkmanın mümkün olduğunu keşfedin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123827</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9b44da7-d875-46da-bba0-c0248fb597df.jpg</image:loc>
            <image:title>Nazik Bir Hatırlatma</image:title>
            <image:caption>“BAKIŞ AÇIN DEĞİŞİRSE DÜNYAN DEĞİŞİR.” WAYNE DYER 
Bu kitap senin sorularına ezbere cevaplar vermeyecek, seni hedefine hızlıca ulaştıran bir yön belirlemeyecek. Ama sayfalar arasında dolaşırken farkında olmadan içindeki o sessiz kelimelere dokunacak, seni hiç tahmin etmediğin yerlere taşıyacak. Her sayfada önünde yeni bir pencere açılacak. Bambaşka bir manzaraya bakacaksın, yepyeni bir dünya göreceksin. Belki soruların değişecek belki de cevapların... 
Yine de bu gerçekten senin yolun olacak ve rotayı sen belirleyeceksin. Engel zannettiklerin seni bir adım öteye taşıyacak. Günümüz dünyası herkesi yetersizlik hissine ve tatminsizliğe sürüklerken sen mutluluk arayışına, kendine dönerek başlayacaksın. Kendine biraz daha yaklaşacaksın. 
Benliğine ve hayata dair çıkacağın bu keşifte en sadık yol arkadaşını edinmek üzeresin. Düşüncelerini derinleştirip ruhuna huzur verecek bu eser, her zaman dostun olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123828</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac689555-07b7-4f24-82b6-29da9d7b09c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötü Yorum</image:title>
            <image:caption>SADECE BEĞENMEDİĞİ BİR CİNAYET KİTABINA KÖTÜ BİR YORUM YAZMIŞTI 
AMA YAZARIN TEPKİSİ O KADAR HAFİF OLMAYACAKTI 
Hayatın gerçeklerine daha fazla dayanamayan Emma Carpenter, evinden ayrılmış ve golden retriever cinsi köpeği Laika’yla beraber ücra bir kasabadaki eski bir sahil evine göz kulak olmaya başlamıştı. Artık esrarengiz komşusu Deek’le Adam Asmaca oynamak dışında kimseyle iletişim kurmuyordu. 
 
Günlerini ucuz romanlar okuyarak geçiriyordu ama Cinayet Dağı açık ara en kötüsüydü. Emma, klişelerle dolu bu kitaba acımasız bir yorum yapmadan edemedi. Kitabın yazarı H. G. Kane’in bu kadar alınacağıysa aklının ucundan bile geçmezdi. 
 
Yorumunun paylaşılmasından kısa bir süre sonra evinde meydana gelen olaylar onu iyiden iyiye tedirgin etmeye başladı. Uyurken bir siluet onu izliyor, birileri köpeğiyle uğraşıyor ve tek başına çıktığı yürüyüşlerde ikinci bir ayak iziyle karşılaşıyordu. Tüm bunlar internet üzerinde yapılan sıradan bir tartışma yüzünden yaşanıyor olamazdı, değil mi? 
 
 
“Muazzam bir psikolojik gerilim… Heyecan gitgide yükselirken olağanüstü ters köşeler bir yandan mevcut beklentileri yerle bir edip bir yandan da yepyeni ihtimallerin kapısını aralıyor…”  
– Publishers Weekly (starred review)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123830</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de341308-6913-419a-8734-702062f71bfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaybolduysan Doğru Yerdesin</image:title>
            <image:caption>BAŞARMAK ZORUNDA DEĞİL, DENEMEK ZORUNDASIN. 
Kimi zaman kaybolmak, kendi yolumuzu bulmak için atmamız gereken ilk adımdır. 
Bu bir işaret. Bu kitabı eline aldıysan, doğru yerdesin. 
Hayat bazen yorar, yönümüzü kaybettirir ve ne istediğimizi sorgulatır. Eğer kendini sıkışmış, umutsuz ya da kaybolmuş hissediyorsan, bu kitap senin için yazıldı. 
Şimdi düşün... Ne yapman gerektiğini biliyorsun ama harekete geçemiyor musun? Aynı döngüde sıkışmış ve çıkış yolu bulmakta zorlanıyor musun? 
Türkiye’nin ilk kadın motivasyon konuşmacısı olarak tanınan Saadet Şen, kendi derin yaşam deneyimlerinden, en dibe vurduğu zamanlardan ve yeniden doğduğu anlardan yola çıkarak okura yalnız olmadığını ve her zaman bir yol olduğunu hatırlatıyor. Zorluklarla boğuşan her ruh için bir umut ışığı yakıyor. 
Bu kitap, hayatın tüm zorluklarına rağmen kendi hikâyesini yeniden yazmak isteyenler için... 
Çünkü her zaman bir yol vardır. İçindeki gücü keşfetmeye hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123831</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/911837cc-4c8f-485c-bea1-9373c195e049.jpg</image:loc>
            <image:title>Kozmik Yankı</image:title>
            <image:caption>HİÇBİR ŞEY 
GİZLİ KALMAYACAK
VE SİZLERDEN SAKLANAMAYACAK!
“HAKİKAT” SİZİ ÖZGÜR KILACAK! 
Artık yeni kozmik perspektiflerin ve boyutsal yeni paradigmaların içinizdeki mutlak gerçeklik alanında oluşmasına izin vermenizin ve dönüşümünüzün zamanı gelmiş bulunmaktadır. Bu da, eski dogmaların, eski fikirlerin ve realitelerin kökünden değişmesi gerektiği anlamına gelmektedir. 
Bu çok önemli boyutsal kozmik değişime kendini açan, değişim ve dönüşümüne izin verenlerin fiziksel, zihinsel, duygusal ve eterik bedenlerinin eski Dünya’ya sizi bağlı tutan frekans bağları ve kordonları kopmaya başlamıştır. 
Bu anlamda, Bilgi’yi idrak alanında özümseyip, Işık’ı absorbe edebilenler ve Algı’sını genişletip, şimdiki gerçekliği bütünüyle değiştirmek isteyenler, bilinçleriyle bu yeni kozmik enerji akışına ve frekansına güçlü bir biçimde bağlanmaya başlıyor. 
İşte bu amaçla, çok önemli derin bilgi akışlarımızın kolektif genelindeki bilinçlere ulaşabilmesi açısından “Hakikat Portalı” kitap serimizin ikinci kitabı Kozmik Yankı’yı bilincinize sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123832</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d70e79e7-ed71-4c94-b1f4-3c45abd42628.jpg</image:loc>
            <image:title>Özbek Dilinin Grameri</image:title>
            <image:caption>Bu kitap daha önce iki baskısı yapılmış çalışmamız esas alınarak hazırlanmıştır. Söz konusu çalışmamızı, daha geniş bir okuyucu kitlesinin yararlanabilmesi için metinlerle zenginleştirdik. Gramer özelliklerinden önce yeniden gözden geçirdiğimiz Yazılı Özbek Edebiyatı makalemizi ekledik. Çağdaş Türk yazı dillerinden Özbekçenin ses ve biçim bilgisi esasında hem Kiril hem Latin harfli metinlerden yararlandık. Ancak çalışmamızda söz konusu alfabeleri kullanmak yerine farklı harf çevrimi (transliterasyon) işaretlerini kullanmayı tercih ettik. Bunun en önemli nedeni bazı işaretlerin Türkçe karakterli olması ve kolayca okunmasıdır. Önerdiğimiz bu alfabeyi ve diğer alfabeleri Uluslararası Fonetik Enstitüsü’nün belirlediği fonetik alfabeyle birlikte bir tabloda gösterdik. Amacımız okuyucunun, seçilen örnekleri ve metinleri kolaylıkla okuyabilmesidir. Ayrıca gramerin sonuna günlük yaşamda sıkça görülen bazı kalıp sözleri, üç alfabede hazırladığımız seçme metinler ile bilinmeyen sözcüklerin Türkçe karşılıklarını veren bir sözlükçe ilave ettik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123833</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec071a56-ee09-4caa-b26b-4ed53101bfa5.jpg</image:loc>
            <image:title>Mihrali Bey Kurt Kapanı</image:title>
            <image:caption>O gün güneş her zamankinden daha geç doğdu, Mihrali yakalanmadan menziline varsın diye. Ağaçlar dallarını uzatıp, yavrusunu gizleyen alıcı bir kuşun kanadı gibi açtılar yapraklarını, Mihrali gizlensin diye. 
Kurtlar ulumadı, tavşanlar ürkmedi o tarihten sonra; bu dağlarda Mihrali’nin varlığından kimse haberdar olmasın diye. Ve hiç kimse fısıltıyla bile olsa Mihrali hakkında konuşmadı, bir duyan olur da düşmana haber uçurur diye. 
Doğu Türkistan’dan Balkanlara uzanan çok geniş bir coğrafyada soydaşlarımız yüzlerce yıldır Türk olmanın ağır yükünü çekmeye mahkûm oldular. Bu roman, o ağır yükün altından kalkmak için insanüstü bir gayret gösteren küçük bir grubun, Mihrali’nin şahsında destanlaşan gerçek hikâyesini anlatmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123834</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f33059bf-d5a0-4800-bd5d-2ca1749f7f8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Haylazlar Çetesi-1 Kutanga</image:title>
            <image:caption>Mozambik Şano dilinde “Başlangıç” anlamına gelen “Kutanga”, Haylazlar Çetesi serisinin ilk macerasıdır. 
Haylazlar sahilde buldukları eski bir kayıkla balık avlamak üzere denize açılırlar. Kayık, gizemli bir şekilde boyutlar arası geçiş yaparak binlerce yıl geriye gitmelerini, üç haylazın gizem dolu maceralara yelken açmalarını sağlar. 
Dönemin insanları tarafından bir efsanenin üç kahramanına benzetilen Hilmi, Enes ve Mert bir anda kendilerini nefes nefese bir maceranın ortasında bulurlar. 
Siz de “Haylazlar Çetesi”nin kadim zamanlara yolculuğuna eşlik etmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123835</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a39c4b0b-65a6-4f6d-b9b9-8ddb4a5b4986.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırılgan Vefa</image:title>
            <image:caption>Göremeyeceğimiz yaşamları bir ömürde anlamak, imlası bozulan ilişkiler arasında temiz kalabilmek, yargılamaların ve yadırgamaların bunca yoğun yaşandığı dünya denilen mavi kürede bir nefes almak adına, bir bulutun peşine takılıp gitmek gibi okuyan, yazan iki dost, sevgili, eş Ayşe ÖZKAN EPÖZDEMİR ve Serdar EPÖZDEMİR’in kaleminden yüreğimize sızdı. Tıpkı beyaz ışığı ortaya çıkaran, karanlığın delinebileceğinin simgesi “Tüten Ayna” obsidyenin büyüsüne kapılmak gibi… “Köylerimizden çıkan bizim ışık hâlimiz zamanla küçülse de çocuklarımız büyüyecek. Suların en derin yerleri ceylan gözlü bedenlerle ve ayaklarımızın izleri ile güzelleşecek!” Yaşamın karanlık ve derinliklerine soluk veren, imlası bozulan ilişkilere inat sevgiyle, şefkatle yüreklere dokunan bir öğretmen ve bir doktorun kaleminden dökülen bu öykülerin şifasına olan inancım tam… Sonsuz teşekkürler, Sevgili Ayşe Öğretmen ve Doktor Serdar… 
MERSİN 2024 Didem KALECİK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123836</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c736d335-694e-4d0a-8afa-bcdcdb5d9eaf.jpg</image:loc>
            <image:title>Günaydın Lal</image:title>
            <image:caption>Ya hiç tanımadığınız biri hayatınızdaki her şeyi biliyorsa? Garip tesadüfler ve hiç bilinmeyen insanlar… Herkesin birbirinden sakladığı bir sır kimde ne kadar gizli kalabilirdi? Mum yanardı yanmasına da kimde sönecekti orası meçhuldü. Sırrı büyük olan ölmeye bir o kadar yakındı… Emirhan Sarıca; bu yeni eserinde sırlarla dolu bir arkadaşlığın sonunda sırrı elinde en uzun süre tutan kişinin yaşadığı anları anlatıyor.Formun Üstü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123837</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81d0e7a0-fd3b-4104-abab-f06083f8d660.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuledeki Oda</image:title>
            <image:caption>Bu hikâyeler, okuyucularına hoş bir tedirginlik vermek umuduyla yazılmıştır. Eğer gece yarısı ev sessizken, yatmadan önce yarım saatini bu hikâyeleri okumaya ayıracak olursan, oturduğun odanın köşelerine ve karanlık noktalarına arada bir göz atarak gölgelerde alışılmadık bir şeyin saklanmadığından emin olmak isteyebilirsin. Zira hayalet hikâyeleri ve bazen rahatsız edici bir şekilde kendini gösteren görünmez güçlerle ilgili anlatıların amacı budur. Bu nedenle yazar, okuyucularına birkaç huzursuz an dilemektedir. E. F. BensonFormun Üstü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123838</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56a5db15-0aaf-4de7-b5b0-863d4df91ec7.jpg</image:loc>
            <image:title>Carmilla</image:title>
            <image:caption>Geçmişin gölgelerinde saklı bir şatoda yaşayan genç Laura’nın huzurlu hayatı, gizemli ve büyüleyici misafirleri Carmilla’nın gelişiyle altüst olur. Ancak bu yabancının dostluğu, göründüğünden çok daha tehlikelidir. Laura, bu kadınla aralarında filizlenen tuhaf bağın ardındaki karanlık sırları keşfetmeye çalışırken, farkında olmadan ölümcül bir oyunun içine sürüklenir. Aşk, tutku ve ölüme dair sınırları zorlayan bu öykü, yalnızca kanın değil, ruhun da emildiği bir dünyaya davet ediyor. Carmilla’nın çekiciliği büyüleyici olsa da ardında saklanan dehşet ölüm kadar soğuk. Peki, Laura bu oyundan sağ çıkabilecek mi? Gotik edebiyatın en eski ve etkileyici vampir hikâyelerinden biri olan Carmilla, korkunun, arzunun ve kaderin ince çizgisinde gezinen bir başyapıt. Dracula’dan önce yazılan bu unutulmaz hikâye, edebiyatseverleri karanlık ve büyülü bir dünyaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123839</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd98ab7a-7e40-4e3c-bffa-fd11d1763892.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşlı Dadının Hikayesi</image:title>
            <image:caption>KARANLIĞIN VE PİŞMANLIKLARIN DOLANDIĞI BU EVDE, KORKU HİÇBİR ZAMAN SON BULMAYACAK… 
Karanlık ve soğuk rüzgârların uluduğu bir tepede, geçmişin hayaletleriyle dolu bir malikâne yükseliyor. Bu evde yankılanan her adım, unutulmuş sırların ve yıllardır gömülü kalmış trajedilerin izini taşıyor. Hester, küçük Rosamond’a bakmak üzere geldiği bu görkemli malikânede, yavaş yavaş hem kendi akıl sağlığını hem de sevdiği küçük kızın masumiyetini korumak için savaşmak zorunda kalıyor. Kilitli kapıların ardında gizlenen eski hatalar soğuk kış gecelerinde yeniden canlanırken, geçmişin hayaletleri bu evde yaşayanların üzerine karanlık bir gölge gibi çökmektedir. Aşk, kıskançlık ve intikamın iç içe geçtiği bu dram, artık evin içinde yankılanan korkunç bir hayaletin varlığına dönüşmüştür. Hester ve küçük Rosamond, bu kâbus dolu malikâneden kaçabilecek mi, yoksa bu lanet onları da içine mi çekecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123840</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c22f9c96-4cc1-4694-ba87-6d1ead644720.jpg</image:loc>
            <image:title>Söğütler</image:title>
            <image:caption>GÖZLERİNİZİ KAPADIĞINIZDA YALNIZ MISINIZ? YOKSA DOĞA SİZE FISILDIYOR MU? 
Tuna Nehri boyunca yapılan sıradan bir yolculuk, doğanın görkemli sakinliğinde saklanan korkunç bir bilinmeyene açılan kapıya dönüşür. İki maceraperest, ıssız bir adacıkta kamp kurduklarında, çevrelerini saran söğüt ağaçlarının sadece ağaçlardan ibaret olmadığını fark ederler. Sessizlikte gizlenen, gözle görünmeyen bir varlık giderek yoğunlaşırken, akıl ve gerçeklik sınırları bulanıklaşır. Burada karşılaştıkları şey, sınırları olmayan, insan aklının kavrayamayacağı türden bir dehşettir! Atmosferik gerilim ve doğaüstü korkunun zirvesi olan Söğütler, doğanın bilinmezliğini işleyen en etkili hikâyelerden biridir. Okuyucuyu tedirgin edici bir belirsizliğin içine çeken Algernon Blackwood, her satırında gerilimi artırarak bilinmeyenin dehşetini hissettirir. H.P. Lovecraft&apos;ın “tüm zamanların en iyi doğaüstü korku hikâyesi” olarak tanımladığı bu başyapıt, insanın evrendeki küçüklüğünü ve doğa karşısındaki çaresizliğini unutulmaz bir biçimde resmeder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123841</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/526835ac-42ae-4d17-a5d2-92f28cff678c.jpg</image:loc>
            <image:title>Innsmouth’un Üzerindeki Gölge</image:title>
            <image:caption>Denizlerin Derinliklerinden Gelen Korku... Issız bir balıkçı kasabası olan Innsmouth, göze çarpan bir düşüşün eşiğindedir. Terk edilmiş evler, yarı çürümüş binalar ve denizden yükselen yoğun bir balık kokusu, kasabanın karanlık geçmişine işaret eder. Genç bir gezgin, bu kasvetli yerin sırlarını keşfetmeye koyulduğunda, tarihin tozlu sayfalarına karışmış bir dehşetle karşı karşıya kalır. İnsanı aklından edecek sırlar yüzyıllar boyunca derinlerde gizlenmiş, kimseye anlatılmamış ve kasaba halkı tarafından ibadetle kutsanmıştır. Deniz altı şehirleri, esrarengiz yaratıklar ve ölümsüzlük vaat eden lanetli anlaşmalar Innsmouth’un gerçeğini oluşturur. Ancak bu gerçeği öğrenmek, gezginin kâbusu hâline gelir. Kasabanın ürpertici sakinleri ve onların karanlık efendileri peşini bırakmaz. Lovecraft’ın dehasından çıkan &quot;Innsmouth’un Üzerindeki Gölge&quot;, okuyucuyu insan aklının sınırlarını zorlayan derin bir korkunun içine çeker. Denizlerin en karanlık derinliklerinden yükselen bu dehşete tanık olmaya cesaretiniz var mı?Formun Üstü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123842</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65d282a9-37a9-44a2-b746-79fd149e5245.jpg</image:loc>
            <image:title>Luna ve Sihirli Gökkuşağı Macerası</image:title>
            <image:caption>Bir sabah, ormanın tüm renkleri aniden kaybolur ve gökkuşağı solup yok olur! Çiçekler açmaz, nehirler durur, doğa büyüsünü yitirir. Cesur unicorn *Luna* ve onun sevimli tavşan arkadaşı *Milo*, ormanı kurtarmak için heyecan verici bir maceraya atılırlar. Bilge Baykuş Bobo’nun rehberliğinde, ikili tehlikeli ormanlardan geçer, gizemli yaratıklarla karşılaşır ve dostluklarının gücünü keşfeder. Gölgeli Mağara’nın derinliklerinde saklı olan *Renk Taşı*&apos;nı bulmak kolay olmayacaktır. Ancak Luna ve Milo, cesaretlerini toplayarak her engeli birlikte aşar. Acaba küçük kahramanlarımız kaybolan renkleri geri getirip ormana hayatı yeniden getirebilecek mi? Bu büyülü yolculuk, dostluğun ve cesaretin sınırlarını keşfetmeye hazır!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123843</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17f14a7b-1d7b-41ec-884a-0db7fd68de04.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendime İyi Bak</image:title>
            <image:caption>Yüreğimden vurmalıydın, sırtımdan değil... Hani şu çok bahsettikleri mutluluk duygusu var ya, ondan ötürü ağlamalıydım, bana mutluluk diye gösterdiğin acılarla değil... 
Yine mevsimlerden sonbahar tabi bir de sensiz geçen akşamın dinginliği var üzerimde, son gecem belki, bu üzeri her zaman sis bulutlarıyla kapalı karanlık şehirde, belki de son cümlelerim. Şimdi ise sol yanım zifiri yanlızlık, bu son hesaplaşmam kendimle...Ya hiç tanımadığınız biri hayatınızdaki her şeyi biliyorsa? Garip tesadüfler ve hiç bilinmeyen insanlar… Herkesin birbirinden sakladığı bir sır kimde ne kadar gizli kalabilirdi? Mum yanardı yanmasına da kimde sönecekti orası meçhuldü. Sırrı büyük olan ölmeye bir o kadar yakındı… 
Emirhan Sarıca; bu yeni eserinde sırlarla dolu bir arkadaşlığın sonunda sırrı elinde en uzun süre tutan kişinin yaşadığı anları anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123844</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fab412af-7f44-41a1-8867-2d6a279f2bca.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgara Karşı Sözler</image:title>
            <image:caption>“Sizi sıradanlaştırmaya ve benzemek istemediklerinizle aynılaştırmaya çalışan hayata karşı izlenecek iki yol vardır. Ya onun peşine takılırsınız ya da ona meydan okursunuz. Mücadeleye karar verdiğinizde, önce zorlanır, yaralanır ve sonra alışırsınız. İlerleme, kuvvetli rüzgâra karşı yürümek gibi önce küçük adımlarla başlar, daha sonra adımlar büyür ve kararlı hale gelir. O zaman, kendinizin farkına varıp büyük bir haz duyarsınız.” 
Gündelik olaylara ilişkin hatırlatma, öneri ve özlü sözleri içeren bu kitap, yazarın insan üzerine düşünce ve deneyimlerini paylaştığı bir eserdir. 
Yazar, hayatın karmaşası içinde okuyucuya yalnızlığını hissettirmeyecek kadar pek çok alana uzanmaktadır. 
İlk baskısı 2013’te, İngilizce ve Almaca çevirilerini de içeren genişletilmiş 2. baskısı 2017’de yapılan bu eserin 3. baskısı okuyucunun beğenesine sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123845</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9609f6b-d005-49cc-b487-ba2f65fd9d9f.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 169. Sayı</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
Kısacık Bir Vergi Dersi - Mahfi Eğilmez             
Daron Acemoğlu’nun “Politik İktisadı” - Hüseyin Özel           
Sıradanlaşan Şiddet ve Siyaset Hakkında - Ersin Kalaycıoğlu          
Dijitalleşme ve Kadın Emeği: Türkiye’de Turizm ve İmalat Sektörleri Nasıl Bir Dönüşüme İşaret Ediyor? - Saniye Dedeoğlu, Aslı Çoban              
Maliye Politikası ve Sermaye Birikimi - Alper Duman           
Büyüme-Kalkınma Kuramının Merak Uyandırıcı Evrimi - M. Aykut Attar          
Avrupa Zemin Kaybederken Türkiye - Ayça Tekin-Koru                 
Gelir Dağılımı ve Enflasyon Dinamikleri Çerçevesinde Asgari Ücret Artışı Tartışmaları - Arda Tunca, Gülçin Elif Yücel 
Türkiye’de Dış Kaynak Giriş ve Çıkışları Üzerine Bir Değerlendirme - Yaşar Uysal               
Türkiye’de İktisat Eğitimi Tarihine “Ticaret Mektepleri”1 ve “Ticari (B)İlimler” Açısından Bakmak - Ercan Eren 
Baskın Tasarım ve Elektrikli Otomobillerin Geleceği - İbrahim Semih Akçomak                  
Çanlar Senin İçin Çalıyor - Yaşar Taşkın Koç               
Belediyeler, Sanat ve Tiyatro (II) - Sacit Hadi Akdede           Röportaj: Asuman Kafaoğlu-Büke - Gülçin Elif Yücel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123846</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1d5faa7-faf3-4df0-bb2a-798d549f1370.jpg</image:loc>
            <image:title>En-Nisaü’l-Mübteleyatü Fi’l-Kur’ani’l-Kerim -Dirasetün Mevzuiyyetün Tahliliyye</image:title>
            <image:caption>En-Nisaü’l-Mübteleyatü Fi’l-Kur’ani’l-Kerim
-Dirasetün Mevzuiyyetün Tahliliyye</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123847</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f4761e3-811e-4962-96bc-a8c3d5fde0d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Utangaç Kayısı</image:title>
            <image:caption>Güneşli, güzel bir günün sabahında, utangaç kayısının başına hiç beklemediği bir olay gelir. Haylaz rüzgâr, onu ağaçtan düşürür. Tam da kendisine ne olacağını düşünürken, çiftlik sahibinin torunları Can ve Canan’ın ellerinde bulur kendisi. Ve böylece başlar hikâyesi… 
 
Utangaç kayısı kendisini bir tohumdan filize, oradan fidana ve nihayetinde bir ağaca dönüşme yolculuğuna hazırlarken, hayatın döngüsünü keşfeder. Bu serüven, onu yeni deneyimlere ve sürprizlere yönlendirir. 
  Utangaç kayısı ile sen de hayatın güzelliklerini, doğanın mucizelerini ve cesaretin gücünü keşfetmeye hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123848</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cc1e6e1-e4f3-4fc4-8d71-03d6f8a67d03.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalpsiz Avcı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>PEŞİNE DÜŞTÜĞÜM BEN MİYİM YOKSA İÇİMDEKİ CANAVAR MI? 
 
Bu hikâyede o kimdi? 
Kahraman mı, suçlu mu yoksa aptal mı? 
 
Kanlı isyanın ardından Cadıların Saltanatı devrilmişti. Yeni Çağ’da artık büyüleri yüzünden avlanıyor ve vahşice öldürülüyorlardı. Rune toplum içinde partilere düşkün sığ bir aristokrat maskesi takarken gecelerini Kızıl Güve olarak geçiriyor, öldürülmek üzere tutuklanan cadıları kaçırıyordu.  
 
Yanlış ipucunun izini sürdüğü bir kurtarma operasyonu sarpa sarınca Kan Muhafızları’nın ilgisini başka yöne çekebilmek için cadılara olan nefretiyle bilinen Yüzbaşı Gideon Sharpe’la flört etmeye başlayacaktı.  
 
Gideon, Rune’un sürdüğü abartılı, yüzeysel hayattan nefret ediyordu. Ama Kızıl Güve’nin tutsakları Rune’un gemileriyle kaçırdığını öğrendiğinde bilgi toplamak için sosyal çevresine girerek onunla yakınlaşması gerekecekti.  
 
Sokaklar katledilmiş muhafızlarla dolup taşıyor, cadılar birer birer idam ediliyordu. Gideon ve Rune gerilimin gitgide tırmandığı bu ortamda birbirleriyle kedinin fareyle oynadığı gibi oynarken muazzam bir tehlike onları bekliyordu: Yalanları aşka dönüşüyordu. 
 
Goodreads, 2024’ün En Beklenen Genç Yetişkin Kitabı &amp; Yılın En Popüler Kitabı 
Elle, 2024’ün En İyi Fantastik Kitabı 
Paste Magazine, 2024’ün En İyi Fantastik Kitabı 
 
 
“Büyüleyici ve çok romantik. Kalpsiz Avcı beni ilk cümleden içine çekti ve  
on cümlesiyle nefesimi kesti. Hikâye bir büyü gibi gözlerinizin önünde meydana geliyor. Kalbinizi esir almaması imkânsız.” 
–Rebecca Ross 
 
“Bu kitap tam benlik. Karanlık, romantik ve yasak büyüyle dolup taşıyor. 
Kalpsiz Avcı baştan çıkarma ve aldatmaca arasında kalmanın 
nasıl bir şey olduğunu sergilemekte usta bir iş çıkarmış. 
Okurken kalbim yerinden fırlayacaktı!” 
–Rachel GIllIg 
 
“Bir cadı ve cadı avcısı arasındaki kedi-fare oyununu okuduğumuz bu romantik fantastik resmen bağımlılık yapıyor. Aralarındaki o kimya yok mu! Of! Kalpsiz Avcı bu senenin en iyi çıkışı.”  
–PASTE 
 
 
“Büyü ve aşkla dolu bir dünyanın kapılarını okurlara aralayan seriye mükemmel bir başlangıç.”.” 
–KIrkus 
 
“Kalpsiz Avcı karmaşık bir kurguyu hünerle katman katman açıyor ve çift bakış açıyla yazılmış olması gerilimi artırıyor.” 
–BooklIst  
 
“Ters köşeleri ve karşı konulmaz yasak aşkıyla büyüleyici bir fantastik romans. Detaylı ve eşsiz büyü sistemi, bağımlılık yaratan düşmandan aşka romantizmi ve entrikayla dolu çarpıcı dünyasıyla Ciccarelli elinizden bırakamayacağınız bir hikâye anlatıyor. Karmaşık, gri karakterleri var ve son sayfayı çevirdikten çok sonra bile hâlâ onları düşünüyorum.”  
–ElIzabeth Helen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123849</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d77f2cea-3ab0-49ea-a306-e53bf04fa4b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Güldüren Süperstar - Nasreddin Hoca</image:title>
            <image:caption>Bol bol gülmeye, gülerken ince ince düşünmeye hazır mısın? Cevabın kocaman bir ‘eveeet’ ise fıkraları ve hikâyeleriyle dünyayı kıkır kıkır güldüren Nasreddin Hoca’yla tanışabilirsin. Onunla ilgili ne söylesek eksik kalır. Onu ne kadar anlatsak bitiremeyiz. Elinde sıkı sıkı tuttuğun kitapta Nasreddin Hoca’nın hayatını ve yaşadığı dönemi keşfedecek, müthiş fıkralarıyla neşene neşe katacaksın. Üstelik her bir fıkrasında müthiş hayat derslerine şahit olacaksın.
Haydi, acele et; Nasreddin Hoca’nın eğlenceli dünyası seni bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123850</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5957179-19a0-4232-9a5a-907a08700e29.jpg</image:loc>
            <image:title>Venüs&apos;ün Şifresi</image:title>
            <image:caption>Sabahın erken saatlerinde veya akşam gün batımında gökyüzüne baktığınızda parlak bir cisim görürsünüz. Aslında o bir yıldız değil, Venüs&apos;tür.
Bu kitapta, Ayça’nın bir uçak yolculuğu sırasında ansızın Türkçeyi unutup bilinmeyen bir dil konuşmasıyla başlayan gizemli bir macera sizi bekliyor. Tüm dünyada yayılmaya başlayan bu olayın sebebi bir türlü anlaşılamaz. Ancak Ayça’nın resimleri, olayın Venüs’le ilgili olduğuna dair ipuçları verir. Kaptan Dağhan ve Kaptan Denizhan, uzay gemileri Gezgin Perde ile Venüs’e giderek bu sırrı çözmeye çalışacaklar. Venüs’ün çetin koşullarına rağmen bu keşif yolculuğuna katılmak ister misiniz? Belki de Venüs’ün şifresini siz çözersiniz!
Ayça&apos;nın bitkisi Sinekçil&apos;e sinek götürmeyi de unutmayın, ışkınlarıyla size teşekkür edecektir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123851</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b767bed-ed2d-4bff-b364-a50ab0bad353.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Siyer Sözlüğüm (Fleksi Cilt)</image:title>
            <image:caption>Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) bizlere hem sözleriyle hem de hayatıyla yol göstermektedir. Bu sözlük onun eşsiz hayatını daha iyi tanıtabilmek için hazırlandı. Peygamberimizin (s.a.v.) hayatını öğrenirken gördüğümüz kişi, olay, yer ve terimleri anlatan bu sözlüğü okudukça bilgimiz artacak. Bilgimizin artmasıyla da ona olan sevgimiz artacak. 
Sözlüğün birinci bölümünde kişi, yer, olay ve terimlerle ilgili kelimelerin açıklamasına ulaşacaksınız. Ayrıca bu kelimelerle ilgili varsa hadisleri de okumuş olacaksınız.
İkinci bölümünde ise Peygamberimizin hadislerinden seçmelerin olduğu “Kırk Hadis” kısmı var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123852</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9646ba45-265a-4e5e-8d39-f89826660865.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevrim Dışı Tatil Günü</image:title>
            <image:caption>Bu kitabı okuduktan sonra internetsiz bir dünyanın hayalini kuracak, aileyle birlikte zaman geçirmenin önemini fark edecek, parlak yıldızları, yemyeşil doğayı, mis gibi kokan çiçekleri, dışarıda oyun oynamayı, doğa ile baş başa zaman geçirmeyi isteyeceksiniz. Hatta bunun için plan yapacaksınız. Teknoloji kullanırken hangi güzellikleri kaçırdığımızı anlatan; bitirmesi kısa, etkisi uzun sürecek harika bir eser.
Metin ÖZDAMARLAR
Eğitimci -  Yazar


Müslüm Tekin, teknoloji bağımlılığının aileler üzerindeki etkisini içten ve samimi bir hikâyeyle işliyor. Bu kitap, her yaştan okura unuttukları aile sıcaklığını hatırlatacak ve birçok kalbe dokunacak. Söylemeden edemeyeceğim, babaanneye bayıldım.
Yaşar BAYRAKTAR
Eğitimci - Yazar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123853</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89082ded-a841-476a-82aa-34424dd3a9af.jpg</image:loc>
            <image:title>Evdeki Kocaman Kaplan</image:title>
            <image:caption>Evinizde bir kaplan sürekli sizi takip etse ne yapardınız? 
Defne, evdeki kocaman Kaplan&apos;la ne yapacağını bilmiyordu. Kaplan bir türlü ait olduğu ormana gitmiyor, Defne&apos;nin canını sıkacak bir olay olduğunda hemen bir yerlerden çıkıveriyordu. Üstelik her yerdeydi: dolabında, odasında, mutfakta...
Yağmurlu bir günde Defne, gördüğü muhteşem gökkuşağını çizmek için dışarı çıktı. Ama bir aksilik vardı! Sarı boyası eksikti. Sarı boyası olmadan resmini nasıl tamamlayabilirdi ki?
Defne&apos;nin yine canı sıkıldı. Can sıkıntısı arttıkça peşini bırakmayan Kaplan da büyüyordu.
Peki Defne, Kaplan’ı ait olduğu ormana gönderebilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123854</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbc35d3f-4e42-43fd-8804-cfb111132f0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dan ve İstanbul&apos;un Hayaletleri</image:title>
            <image:caption>Dan, sıradan olmasını umduğu bir okul gezisi için İstanbul’a gelir ama bela yine peşini bırakmaz. Söylentiye göre İstanbul, üç hayalet muhafız tarafından korunmaktadır. Muhafızlar halkı bir konuda uyarmaya çalışıyordur: Acımasız bir arkeolog, İstanbul’u ayakta tutan Medusa’nın Kalbi’ni çalmak için yer altında kazılar yapıyordur. Efsaneye göre biri bu kalbi bulup olduğu yerden alırsa İstanbul yerle bir olacaktır. Bu hayalet muhafızların yeryüzündeki tek iletişim kaynağı ise Zeynep adında bir kızdır. Ne tesadüf ki Zeynep, Dan’in kaldığı otelde çalışmaktadır. Hayaletleri duyabilen Zeynep ve onları görebilen Dan, kalbin çalınmasını önleyip İstanbul’u kurtarabilecek mi? Yoksa kadim şehir sonsuza kadar yok mu olacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123855</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e8f7df0-0fed-4eb7-9f59-3af7ad28aa3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaydaki Gizemli Robot - Faruk</image:title>
            <image:caption>FARUK serisi ile yüz binlerce okura ulaşan Caner Sarıoğlu’ndan bir uzay yolculuğu hikâyesi!
Dikkat! Bu uzay macerası ayaklarınızı yerden kesecek.
Faruk ve arkadaşları, heyecanla bekledikleri Uzay Kampı’na katılacaklardı. Ancak kendilerini tahminlerinin de ötesinde bir maceranın içinde buldular. Bu kampta roket yarışmasından teleskop yapımına, gezegenler tiyatrosundan gök taşı müzesine kadar pek çok sürpriz atölye onları bekliyordu. Onların içini kıpır kıpır eden asıl şey ise robot yapma atölyesiydi.
Faruk ve arkadaşları nasıl bir robot tasarlayacaktı? Peki, bu robot birdenbire ortadan kaybolduğunda bu gizemi nasıl çözeceklerdi?
Bu gizemli, bol maceralı, çokça şakalı uzay macerasına sen de katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123856</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b21a160-4e51-46ae-b79c-97c52bfd6e1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Robonlar</image:title>
            <image:caption>Kitapları milyonlarca okura ulaşan Mert Arık’tan yine MUHTEŞEM bir macera! Bir hurdalık... Bir umut... Ve özgürlük için atılacak devasa bir adım! Robon, şaşırtıcı derecede iyi bir yazar robot. Bir gün, Sabri Uçankalem&apos;den kaçarken, kendini unutulmuş eski robotlarla dolu devasa bir hurdalığın ortasında bulur. Fakat yalnız değildir! Hurdalığın içinde bile neşesine doyum olmayan sevimli, bir o kadar da cesur oyuncak robot Tokyo; kıvrak zekâlı hamburger robotu Ebro ve hurdalığın derinliklerinde saklanan, özgürlüğe susamış diğer robotlarla karşılaşır. Sıkı dostlar Robonlar, paslı metal duvarların ardına ulaşmak için nefes kesici bir maceraya atılacak. Ancak bu, sadece bir özgürlük mücadelesi değil; dostluk, cesaret ve dayanışmanın inanılmaz hikâyesi! Hazır mısın? Bu kitabı okuduktan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak! Haydi! Seni de bu heyecan dolu kaçış operasyonuna bekliyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123857</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fe26684-dca4-4f68-bd11-be72f57ff9f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Derin Uykular Tatlı Rüyalar</image:title>
            <image:caption>Derin bir uyku için uzuuun bir
yolculuğa çıkacağız.
 
Çocuk kitaplarıyla sevilen akademisyen, yazar Şener Şükrü Yiğitler, kış uykusuna yatamayan iki kardeş ayının ve onlara yardım eden bir çocuğun hikâyesini anlatıyor. Bir çatı katından kutuplara uzanan renkli macera, Büşra Kaygın Gafarov&apos;un neşeli desenleriyle canlanıyor. Düşle gerçeğin sınırında dolaşan, kitapların büyüsünü yücelten resimli öykü, her yaştan okuru sevgi dolu bir yolculuğa çıkarıyor.
 
Büyük Ayı ve kardeşi Küçük Ayı, aşırı sıcaklar yüzünden bir türlü uyuyamıyordu. Odasının üstünde yaşayan ayı kardeşlere yardım etmek isteyen İnci, kış uykusuna yatabilmeleri için onlara masal kitapları okumaya başladı. Ama bu da işe yaramadı. Sonunda bir dünya haritası İnci&apos;ye yol gösterdi: Kardeş ayılar, soğuk Kuzey Kutbu&apos;nda rahatça uyuyabilirdi. Oraya ulaşmak içinse İnci&apos;nin parlak bir fikri vardı!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123858</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/136d0c6d-840e-4e4d-8688-da64696b05be.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper İşler Takımı Temizlik Yapıyor</image:title>
            <image:caption>Kahramanlar iş başında,  mikroplar kaçışta!  
Her şey sıradan bir hafta sonu gibi başlamıştı. Ta ki Süper İşler Takımı evlerindeki davetsiz misafirleri fark edene kadar.
 
Dönen Fırtına’nın yardım çağrısı üzerine, kahramanlarımız yepyeni bir maceraya atılır. Zamanla yarıştıkları, heyecan dolu bu macerada Süper İşler Takımı, dostlarının desteğine de ihtiyaç duyacaktır.
 
Yaratıcı Drama Eğitmeni Esat Zorkirişçi, aksiyon dolu bu hikâyesiyle çocuklara temizlik yapmanın en az süper güçler kadar önemli olduğunu eğlenceli bir dille anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123859</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da803a2a-1e73-4f23-99a5-4395d5f91c23.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Doku</image:title>
            <image:caption>Her dokunuş, bazen de görünüş, bize dünyayı farklı şekilde deneyimleme şansı verir. Dikkatli olursan, sen de çevrende birçok farklı doku olduğunu fark edebilirsin!   Dokularla dolu bu gizemli dünyada bir gezinti yapmaya ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123860</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/457ea901-e1fd-4b47-b21a-4f1e0e695df1.jpg</image:loc>
            <image:title>Zıpır Bilmeceler</image:title>
            <image:caption>Türk çocuk edebiyatının usta ismi Yalvaç Ural, Zıpır Bilmeceler ile yeniden okurlarıyla buluşuyor!
Yıllardır yazdığı keyifli ve öğretici metinlerle çocukların gönlünde taht kuran Ural, bu kitabında da komik ve eğlenceli bilmecelerle okurları hem güldürüyor hem de düşündürüyor.
Bu kitabın bir diğer özelliği ise kitapla birlikte verilen ayraç. Bu ayraç, aynı zamanda bir ayna! Çocuklar, bilmecelerin cevaplarını bu aynayı kullanarak keşfedecekler.
Yalvaç Ural, çocukların hayal gücünü ve düşünme yeteneklerini geliştiren bu harika eseriyle yine çocukların ve ailelerin favorisi olacak. Zıpır Bilmeceler, bilmecelerin büyülü
dünyasında eğlenceli bir yolculuğa çıkmak isteyen tüm çocuklar ve çocuk ruhunu kaybetmeyenler için mükemmel bir kitap.
Yalvaç Ural’ın eğlenceli bilmeceleriyle dolu bu kitabı keşfetmek için Zıpır Bilmeceler&apos;i kaçırmayın! Eğlenirken öğrenmek isteyen tüm çocuklar için... 
***
 
Türk çocuk edebiyatının usta ismi Yalvaç Ural Zıpır Bilmeceler ile tekrar karşımızda!
Yıllardır kaleme aldığı birbirinden komik ve öğretici metinlerle çocukların gönlünde taht kuran Ural, bu kitabında da sevimli ve bir o kadar da eğlenceli bilmecelerle okurları kâh güldürüyor kâh düşündürüyor.
Ayrıca bilmecelerin yanıtlarını bulmanın büyülü bir yolu var. Kitabın ayracı bir ayna! Ve çocuklar, bilmecelerin yanıtlarını bu aynayı kullanarak bulacaklar.
Yalvaç Ural&apos;ın özgün bilmece kurgusuyla kaleme aldığı bu kitabı kesinlikle okumalısınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123861</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14a1e4f7-8345-49a8-89a4-96b9d09ebff4.jpg</image:loc>
            <image:title>Asi Aşık</image:title>
            <image:caption>Așka layık olmadıklarına inanan iki insan... Ta ki birbirlerini bulana dek.   Camille Rivera boğulmaktadır. Hasta bir baba, kaçak bir anne ve beladan kurtulamayan bir kardeşle, hayatını zor da olsa ayakta tutmaya çalışır. Ancak bir polis kontrolü her şeyi altüst ettiğinde, kardeşini korumak için harekete geçer ve onun yerine suçu üstlenerek tehlikeli bir oyunun içine çekilir.   Nero Gallo ise mahallede belalı işlerle anılan, acımasız ve çok yakışıklı bir adamdır. Hiç kimseye aldırış etmeyen Nero, Camille’i zor bir durumdan kurtardığında, ikisinin dünyaları kesişir.   Nero’nun karanlık geçmişine rağmen Camille, ona karşı hissettiği çekime engel olamaz. Böyle birine güvenmek tehlikelidir. Ancak daha tehlikelisi, ona âşık olmaktır.   Hayatta kalmanın önemli olduğu bir dünyada, așk onları kurtaracak mı yoksa felakete mi sürükleyecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123862</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06eb6b2f-bb8e-4503-b20f-7391b90eb684.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Zaman İyi? Ne Zaman Kötü?</image:title>
            <image:caption>Bir doktor ve bir baba olarak çocuklarınızın kendilerine ve size sordukları sağlık sorularına basit, net cevaplar vermenize yardımcı olmak için bu kitabı yazmak
istedim. Çünkü her babanın doktor olması gerekmiyor, değil mi?
Michel Cymes
 
Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Michel Cymes tarafından yazılan bu kitap, 3-10 yaş arasındaki çocukların merak ettiği tüm sağlık sorularına eğlenceli ve anlaşılır bir dille cevap veriyor. Büyüme, hastalıklar ve daha birçok konuda
çocuklara doğru bilgileri verirken siz değerli ebeveynler için de başucunuzdan ayırmak istemeyeceğiniz bir rehber olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123863</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51137f55-eb79-4b4e-b894-50309e7bc61f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kabuğumdan Çıkabilir miyim?</image:title>
            <image:caption>“Yeter ki dene!”   
Küçük deniz kaplumbağaları yeterince büyüdüklerinde yumurtalarından çıkıp denize gider. Benekli’nin de kardeşleriyle birlikte ay ışığını takip edip suya atlama vakti geldi. Ama o da ne?
Minik ayaklarına değen kum, Benekli’nin hiç hoşuna gitmiyor. Sanki ayakları bee oluyor!
 
Kuma basmak istemeyen Benekli, kardeşleri ve annesine nasıl kavuşacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123864</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de9bc96c-3e6f-4a0a-8d52-4f34c167deda.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper İşler Takımı Yemek Yapıyor</image:title>
            <image:caption>Süper kahramanlar dünyayı kurtarmakla yetinmez, bazen de en lezzetli yemeklerin peşine düşerler!  
Artık emekli olmaya karar veren Süper Nine’ye verilebilecek en güzel hediye, kendi gizli tariflerinden oluşan bir sofra kurmak. Ancak bu deftere ulaşmak o kadar kolay değil… Süper İşler Takımı’nın diğer kahramanlarının bu defteri bulmak için tuzaklarla dolu bir maceraya atılmaları gerekiyor!
Peki, Kırmızı Dino ve Dönen Fırtına bu tuzakları aşıp deftere ulaşarak, Süper Nine’yi şaşırtacak mükemmel sofrayı kurabilecekler mi?
 
Yaratıcı Drama Eğitmeni Esat Zorkirişçi, bu lezzetli ve kahkaha dolu macerada okurları, aile içi iletişimin ve eğlencenin gücünü keşfetmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123865</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51a918b8-bd39-4dd9-b8ba-549342f67610.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavarlar Çilekli Süt İçmez</image:title>
            <image:caption>Canavarlar çilekli süt içmezler. Kuaföre gitmezler. Piyano çalamazlar. Gözlük takmaz veya ayakkabı giymezler. En önemlisi de canavarlar canavar olduğunu bilmezler.
Neden mi?
Çünkü canavarlar gerçek değildir!
Canavarların dünyasına mizahi bir giriş yapan, sıradışı çizimleriyle ilk sayfasından itibaren çocukları etkisi altına alan bu kitap; canavarlarla ilgili kalıplaşmış bütün bakış açılarını alt üst edecek… Canavarların aslında çocukların zor duygularını ifade etmeye çalışırken yaratıcılıklarının da desteğiyle ortaya çıkardıkları fantastik karakterler olduklarını keşfetmeleri için etkili bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123866</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/422dc709-9ba8-4080-82d5-b9ed571e1025.jpg</image:loc>
            <image:title>Strateji ve Hürriyet</image:title>
            <image:caption>Bugün Türk devleti, coğrafyasının gücünü Atatürk gibi kullanmalıdır. Bu coğrafya emperyalizmin değil, Türk halkının çıkarlarına hizmet etmelidir. Zira emperyalizm bu coğrafyada değişiklik istemektedir. Güneyimizde kukla bir Kürt devleti istemektedir. Mavi Vatan’dan, yani hakkımız olan deniz yetki alanlarımızdan vazgeçmemiz isteniyor. KKTC’den vazgeçmemiz isteniyor. Nasıl ki Osmanlı hanedanının kulu olan Anadolu insanı yüzyıllar sonra Türklüğünü keşfedip Atatürk liderliğinde yeni bir Cumhuriyet kurmuşsa, bugün de Türk halkı coğrafyasının gücünü keşfetmeli ve bu gücü kendi çıkarları için kullanmalı ve kullandırtmalıdır. 
 
Türk devleti ve halkı, hükümetleri kim olursa olsun başta coğrafi gücü olmak üzere milli güç unsurlarını başka devletlerin veya ittifakların kayıtsız şartsız kullanımına izin vermemelidir. Burada rehber Atatürk ve onun Kemalizm’de hayat bulan iç ve dış siyaset ilkeleri olmalıdır. Dünya, neoliberal kapitalist sistemin çöküş arifesinde büyük jeopolitik hesaplaşmaya gitmektedir. Türkiye bu hesaplaşma dönemine hazır girmelidir. Hazırlığın en büyük hamlesi tekrar Atatürk olmalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123867</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21188bcc-7f5e-4623-8ff5-c154c0b7a4e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Amerikan Köpekleri</image:title>
            <image:caption>Neoliberalizm budur; parası olanlar olmayanlara tezgâh kurar, parası olanlar maaşlanır, fonlanır, ödüllendirilir, öne çıkartılır ve parası az olanları soymak için tedavüle sokulur, parası olanların çıkarlarını korurlar, parası olanların mafyavari adamları oluverirler! Ve halka karşı bu ikiyüzlülüğü ve soygunu, devlete ve halka ve yasalara rağmen göz göre göre yaparlar! 
Bunlar modern vahşiler, modern faşistler, modern gericiler, modern soykırımcılardır ama her platformda “Özgürlük”, “Demokrasi” demekten de geri durmazlar. Artık bütün dünya ezberledik; şayet Batılı liderler “Özgürlük ve demokrasi” demeye başlamışsa yeni bir istila ve soykırım başlıyor demek! 
İnsanlık; parası olanlara, krallara, delilere, güce tapanlara, kendinde ilahi güç ve hak görenlere, imtiyaz isteyenlere, istediğimi yaparım diyenlere, göz göre göre öldüren ve hak yiyenlere karşı hiç şüpheniz olmasın, mutlaka cevabını verecektir, ama bugün, ama yarın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123868</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a40516f-9ed3-4c60-81f4-3c0c9d1899de.jpg</image:loc>
            <image:title>Mokadikko</image:title>
            <image:caption>Kuzgun o sabah ağzında bir sözcükle uyandı. Mokadikko da ne demekti? Bu sözcük Kuzgun&apos;dan ne istiyordu ve neden onun peşini bırakmıyordu?
Rüyadan şiire, şiirden bir çocuğun diline... Mokadikko, Zeynep Köylü&apos;nün aynı adlı şiirinden ilhamla yazıldı. Gürçim Yılmaz ve Zeynep Köylü, bu şiiri bir çocuk kitabı olarak yeniden hayal ettiler ve çocuklarla buluşturmak istediler. Lies Van Gasse ise çizimleriyle öyküye hayat verdi.
Dilinin ucundaki sözcükleri nasıl özgür kılacağını bir türlü bulamayan ve sözcüklerin büyüsüyle coşan tüm çocuklar, hatta yetişkinler için...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123869</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/102dcfaf-59c5-4ee2-82d8-0bbc249955bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültürel Jeomorfoloji</image:title>
            <image:caption>Doğal ortam ile insan arasındaki karşılıklı ilişkileri farklı yönleriyle inceleyen coğrafya biliminin sistematik açıdan çok fazla alt bölümü bulunmaktadır. Jeomorfoloji, doğal ortamı inceleyen en önemli coğrafya alt alanı durumundadır. Yeryüzü şekillerini oluşum süreçleri ve insan üzerindeki etkileri açısından araştıran jeomorfoloji bilimi de pek çok alt alana ayrılmaktadır. Kültürel jeomorfoloji, giderek önem kazanan bu araştırma alanlarından birini oluşturmaktadır. Temelde uygulamalı jeomorfoloji alt disiplini kapsamında bulunan “kültürel jeomorfoloji”, insan kökenli her tür faaliyetin, bulunduğu mekanla ilişkilendirilmesine dayalıdır. Bu kapsamda insan ile doğal ortam etkileşimine, jeomorfoloji penceresinden bakan kültürel jeomorfoloji çalışmaları son derece önemlidir. Bu eserde kültürel jeomorfoloji konusu, Kilistra (Konya) özelinde incelenmiştir. Geçmiş zamanlardaki insan ve faaliyetlerinin yeryüzü şekillerinden nasıl etkilendiği, jeomorfolojik süreçlerin beşerî faaliyetleri ve daha da ötesinde medeniyeti nasıl şekillendirdiği, Kilistra örneğiyle ortaya konulmuştur. Türkiye’de uygulamalı jeomorfoloji konusunu ele alan araştırmalar son derece kısıtlıdır. Bu eser; genelde uygulamalı jeomorfoloji, özelde ise kültürel jeomorfoloji konusunda araştırma yapacak coğrafyacılara teorik açıdan katkı sağlayacağı ve rehberlik edecek niteliktedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123870</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/422dfde2-8610-47e4-9f6f-6166e888c344.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta Çağ Avrupası’nda Eğitim Yükseköğretim</image:title>
            <image:caption>Bu eser, Antik Yunan’ın entelektüel birikiminden İslam dünyasındaki bilimsel gelişmelere ve nihayetinde 12. yüzyılda Avrupa’da ilk üniversitelerin doğuşuna kadar uzanan tarihi süreci ele almaktadır. Bologna, Salerno ve Paris gibi şehirlerde kurulan &quot;studium generale&quot; üniversiteleri, sadece eğitim merkezleri değil, aynı zamanda dönemin toplumsal, siyasi ve ekonomik yapılarını dönüştüren kurumsal yapılardır. Çalışma, Batı dünyasının bilimsel bilgi alanında ulaştığı büyük gelişimi nasıl gerçekleştirdiğini ve ilk yükseköğretim kurumlarının ortaya çıkış ve gelişim süreçlerini derinlemesine ele almaktadır. Bu kitabı hazırlama fikrini veren temel düşünce ise, &quot;Orta Çağ&apos;da bilimsel bilginin Batı&apos;ya doğrudan İslam dünyasından mı aktarıldığı, yoksa Batı&apos;nın bir duraklama dönemine girip İslam dünyasındaki ilerlemelerin etkisiyle mi yeniden canlandığı&quot; sorusu etrafında şekillenmiştir. Kitap, bu süreçlerin Batı&apos;nın entelektüel uyanışına ve modern üniversitelerin temellerinin atılmasına nasıl katkı sağladığını kapsamlı bir şekilde analiz etmektedir. Akademik bir titizlikle kaleme alınan ve edebi bir derinlik taşıyan bu çalışma, hem bilim tarihine ilgi duyan akademisyenler hem de eğitim sistemlerinin kökenlerine dair derin bir kavrayış arayan okuyucular için vazgeçilmez bir kaynak niteliğindedir. Orta Çağ Avrupa’sında Yükseköğretimin Doğuşu, insanlığın bilgi arayışını ve medeniyetler arası etkileşimin entelektüel mirası nasıl şekillendirdiğini gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123871</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bab280dd-bbf2-4a44-a831-56ce339ef286.jpg</image:loc>
            <image:title>Locke’tan Derrida’ya Dil Felsefesi</image:title>
            <image:caption>On dokuzuncu yüzyılda felsefi tartışmaların odağının bilginin kendisinden, bilginin dile getirilişiyle ilgili meselelere kayması, aynı şekilde felsefi problemler olarak karşımıza çıkan şeylerin esasında dilin yapısının yanlış anlaşılmasına dayandığı fikri, modern felsefi düşünce üzerinde dönüştürücü bir etkiye sahiptir. Losonsky’nin Locke’tan Derrida’ya Dil Felsefesi kitabı, bu düşüncelerin gelişiminin izini sürüyor. Dilsel dönüşlerin (linguistic turns) felsefi düşüncenin temel alanlarına, özellikle epistemoloji, metafizik ve anlam teorisine olan etkilerini tarihsel ve kavramsal bir bağlamda analiz eden Losonsky, dilin felsefi problemlerin yeniden tanımlanmasındaki merkezi rolünü vurguluyor. Modern dil felsefesi kadar modern mantığın tarihçesi bakımından da temel bir başvuru kaynağı olan Losonsky’nin bu çalışması, aynı zamanda özgün tezleriyle ve argümanlarıyla, felsefi bir araştırmanın nasıl sunulması gerektiğine dair bir model de ortaya koymakta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123872</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/385d4259-ac9e-4f39-82a1-3d661860fd7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Babil Tarihi</image:title>
            <image:caption>Kitap bizi Babil tarihi ile tarihi bir yolculuğa çıkarıyor. Bu yolculuk geçmişin dar koridoruna çakılıp kalmıyor. 
George Smith bizi Babil Tarihi kitabı ile tarih denilen hikayelerin nasıl oluştuğunu ve günümüze dek süregelen egemenlerin nasıl bir tarih ördüğünü de gözler önüne seriyor. 
 
Babil Tarihi, kısa hayatını Ortadoğu’nun antik uygarlıklarını araştırmaya adamış bir 19. yüzyıl bilim insanı olan George Smith tarafından yazılmış bir kitap. Eser, öncelikle Babil uygarlığının öncesini, kuruluşundan Medler ile ittifaka, sonrası Persler tarafından fethedilmesine kadar geçen uzun yüzyılların akıcı bir anlatımını içeriyor. Kitabın özgün yanlarından biri uzun çabalar sonucunda bulunup tercüme edilmiş ilk anıtların çözülüşünün temel alınmasıdır. Babilliler ilk astronomi, matematik, mimari ve birçok alanda büyük keşifler yapıp geliştiren bir toplumdu. Olağanüstü bir yazı sistemi geliştirmiş, kil tabletlere ve papirüslere yazılmış eserlerden oluşan etkileyici kütüphaneler kurmuşlardı. Yazarın şu sözü tarihsel bir gerçeği ifade eder: “Babil, uygarlığın Asur’a, oradan Küçük Asya’ya ve Fenike’ye, buralardan Yunanistan ve Roma’ya ve Roma’dan modern Avrupa’ya yayıldığı merkezdi.” Aynı hakikati bir başka yerde de “Babil&apos;in tarihi, insan soyunun genel tarihiyle olan daha yakın bağlantısından ve dininin, biliminin ve uygarlığının sonraki tüm insani ilerlemeler üzerindeki etkisi”ni vurgular. 
 
Okur bu kitapta, Babil’in asma bahçelerinin muhteşemliğinin ötesinde de bilgiler bulacaktır; bilim ve sanattaki muazzam gelişimin arka planında yer alan bitmek bilmeyen savaşlar, isyanlar, fetih ve yağmalar, imparatorluğu çöküşe götüren süreçteki “genel ahlaki ve zihinsel çürüme. 
 
 Babil Tarihi, yalnızca profesyonel tarihçiler ya da konuya özel bir ilgi duyanlar için değil, bugünkü medeniyetin tarihteki derin köklerini anlamak isteyen herkes için bir başvuru kaynağıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123873</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b02faa09-3560-4186-9077-0237a67da0e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Mısır Firavunu</image:title>
            <image:caption>Kitabın yazarı Arthur Weigall yaşadığı dönemin en tanınmış Mısır bilimcilerinden biri; kitapta bahsedilen arkeolojik bulguların ortaya çıkarıldığı kazıların birçoğunda bizzat bulunmuş ve yönetmiştir. Bunun yanı sıra çok yönlü bir yazar, gazeteci ve sahne tasarımcısı olması, ele aldığı tarihsel dönemi ve kişiliği zengin bir anlatımla sunmasını sağlıyor. 
 
Akhenaton, günümüzden 3400 yıl önce yaşayıp hüküm sürmüş bir Mısır firavunu. 
Akhenaton, “tarihin ilk bireyi” olarak adlandırılır. O var olanın değişmesi gerektiğine inanır. Zihinsel dinamikleri ve özellikleri ve içinde bulunduğu tarihsel koşulları değiştirmeye yönlendiriyordu. 
Akhenaton, insanı ve barışı merkeze alan ilk tek tanrılı dini geliştirmeye çalışır. “Tanrı Aton Sevginin Efendisi, Işınların her yeri kuşatır… Sen onları sevginle bağlarsın.” Akhenaton, ve Tanrısı Aton, savaşa karşıydı, sevgi onların yaşam kaynağıydı. 
 
Okur, kitabı okurken muhtemelen, bugün -görünüşe göre gelecekte de- tartışma konusu olan din ve devlet ilişkileri, yukarıdan aşağıya reform hareketlerinin halk tarafından benimsenmesindeki zorluklar, eski inançların ve eski iktidar yapılarının sert muhalefeti gibi birçok konuda tarihsel bir analoji bulacaktır. 
Tarihte düşünsel, sanatsal ve kültürel atılım dönemlerinin birçoğunda olduğu gibi Akhenaton’un bu değişiminin temelinde de maddi bakımdan muazzam bir zenginleşme vardı. 
Mısır’daki zenginlik, ekonomik birikim yağmaya, savaşlara, köleleştirmeye ve toplanan vergilere dayanıyordu. Kitap, Mısır yaşamından kesitler verirken bu gerçeğe de işaret ediyor. 
“Akhenaton’un Hayatı ve Hükümdarlık Dönemi”ni okuyan herkeste tarihe ve bugüne dair bir iz bırakacağına inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123874</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96ab9cdb-1de6-4fd4-886b-0ac41dfb7e3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Powerful (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>New York Times çoksatan kitabı Powerless dünyasında geçen bu sürükleyici novellada, hayranların favorisi Adena, kendine ait bir hikayeye kavuşuyor. Loot’un sokaklarında hayatta kalmaya çalışırken, gizemli ve tehlikeli bir Elite&apos;e aşık oluyor. 
 
Adena ve Paedyn birbirlerinden hiç ayrılmazdı. Kader onları küçük yaşta bir araya getirse de, dostluklarından aldıkları güçle birbirlerini ve Loot’un kenar mahallelerinde inşa ettikleri yuvayı her zaman korudular. Fakat bir gün, bir Sıradan olan Paedyn, neredeyse kaçınılmaz bir ölüm anlamına gelen Arınma Sınavları’na seçildi. 
Loot’ta tek başına kalan Adena, artık başının çaresine bakmak zorundaydı. Karnını doyurmak için kalkıştığı hırsızlık denemesinde gizemli bir adam imdadına yetişti. Mak’in karanlık geçmişi ve gizli gücü, onu Loout’un düşük seviyeli Seçkinler’inden ayırıyordu. 
 
Bu beklenmedik ikili, Sınavlar’dan önce sevdiklerini görmek için bir araya geldiğinde, atıldıkları macera sadakatlerini, aşklarını ve hayatlarını sınayacaktı. 
 
Ilya Krallığı&apos;ndan tutkulu ve Ilya Krallığı&apos;ndan tutkulu ve heyecan verici bir yeni öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123875</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d326a25b-2eab-4a56-b94c-6e1a67937217.jpg</image:loc>
            <image:title>Kukuleta Şeklinde Bir Kule</image:title>
            <image:caption>Noel Baba çocukları hediyesiz bırakırsa...

Nuri Kurucu&apos;nun 2023 Tudem Edebiyat Ödülleri&apos;nde ikinciliğe layık görülen romanı Kukuleta Şeklinde Bir Kule, imkânsızı mümkün kılmanın yollarını arayan, sihirli bir kitap.

Çocukları için en iyisini düşündüğünü iddia eden aileler ile kendini çocukların mutluluğuna adayan Noel Baba&apos;yı ezberleri bozacak bir macerada karşı karşıya getiren yazar; kukuletadan kulelerin, elflerin, ren geyiklerinin, kutup ayısı yavrularının ve hatta penguenlerin şenlendirdiği anlatısıyla hayallerimizi kuzey ışıklarıyla boyuyor.   

Kuzey Kutbu&apos;ndan Güney Kutbu&apos;na uzanan hikâyesiyle Noel Baba hakkında &apos;&apos;doğru&apos;&apos; bildiklerimizi unutmamızı sağlayan bu eğlenceli serüven, güvenmek ve inanmak kavramları hakkında düşündürmeyi de ihmal etmiyor.









Yılbaşı demek Noel Baba demek, hediyelerle çocukları mutlu etmek demek.
Eğer siz de yılın bu en büyülü ânına inananlardansanız tek yapmanız gereken, kaleme kâğıda sarılıp Noel Baba&apos;ya bir mektup yazmak. Tabii eğer mektubunuz kendisine ulaşırsa...

Yılın ilk günü herkesin mutluluğu gözlerinden okunur. Hele ki hayalini kurduğu hediyeye kavuşan çocukların sevinci yok mu, Noel Baba&apos;nın tüm yorgunluğuna bedel! Ama bu yılbaşı sanki biraz farklı. Yetişkinlerin yüzleri asık, çocuklar hediyesiz... Eyvah, yılbaşının o birleştirici ruhu tehlike altında mı yoksa? Peki yüzyıllardır süregelen bu geleneğin bozulmasında kimin parmağı olabilir? Eh, yaramazlığı hep çocuklar yapacak değil ya!  

Gelecek nesillere aktarılacak en değerli hazinenin mutluluk olacağını vurgulayan Kukuleta Şeklinde Bir Kule, başkalarından çalınan mutluluğun uzun ömürlü olmayacağını anımsatıyor.

Gökçe Yavaş Önal&apos;ın ele avuca sığmaz resimleriyle mizah gücünü pekiştiren bu komik roman, okuru yanıtını yıl boyunca uslu duranların bile öğrenemeyeceği önemli bir soruyla baş başa bırakıyor: Yılbaşı hediyeleri Noel Baba&apos;dan mı yoksa ailelerden mi gelir?

Not: Kitabı okurken kukuletanızı başınızdan, sıcak çikolatanızı yanınızdan eksik etmeyi unutmayın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123876</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7def9365-b717-4867-9941-77af2d227daa.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözlü Eserler II</image:title>
            <image:caption>SÖZLÜ ESERLER – II 
Kültürümüzün temel öğelerinden biri olan Türk müziğinin tarih boyunca farklı kültürlerle etkileşimde bulunduğu, bu nedenle kültürler arası etkileşimde çok önemli bir yere sahip olduğu bilinmektedir. Türk müziği yüzyıllar boyunca değerini kaybetmemiş, son yıllarda da popüler müziğin daha fazla kabul gördüğü bir ortamda hem dinleyici, hem de icracı sayısı günden güne artan bir müzik olarak gücünü korumuştur. Türk müzik kültürümüzü gelecek nesillere aktarmanın yolu, onu genç nesillere sevdirmek ve gençlerin bu müzikle ilgilenmelerini sağlamak olmalıdır. Genç nesillere hitap edecek çalışmalar yapmak, onların Türk müziğine olan ilgilerini artıracak, bu çalışmalar sayesinde gençlerimiz ecdadımızı merak  edecek, Türk müziği hakkında eğitim almak isteyecekler ve onların yapmış olduğu eserleri öğrenme fırsatına sahip olacaklardır. Bu nedenle yaşadığımız yüzyılda yapılacak olan yeni çalışmaların gençlerimize Türk müziğini tanıma fırsatı verdiği için önemli olduğu düşünülmektedir. Türk müziği, makam ve usûllerden oluşan zengin hazinesi ile yeni çalışmalar 
üretmek isteyen Türk müziği bestekârlarına ilham vermekte, müziğimizin üstün özellikleri, ihtişamlı nağmeleri, birbirinden özel makam ve usûlleri, onu daha geniş alanlara yayma konusunda bizlere güç vermeye devam etmektedir. Bu kitapta yer alan eserler, 2023-2024 yılları arasında bestelemiş olduğum 24 adet şarkı ve fantezi formundaki eserlerden oluşmaktadır. Bestekârlık alanında yayınlanan bu üçüncü kitabımda bestelemiş olduğum bu eserler, uzun yıllar boyunca hem öğrencilik, hem eğitimcilik, hem de akademisyenlik hayatım boyunca hocalarımdan edindiğim bilgi ve tecrübelerin sonucu olarak ortaya koyduğum sadece son iki yılı kapsayan eserlerdir. Bu eserlerde, her biri kendi alanında başarılara imza atmış değerli güfte şairlerinin şiirleri kullanılmış, Türk müziği prozodi kurallarına dikkat edilmiştir. Kitap, Türk müziği ile ilgilenen kişilere farklı bir repertuvar kaynağı sunması açısından önemli görülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123877</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31b38fa3-e42b-4255-aa10-ccf18e4d496b.jpg</image:loc>
            <image:title>Satrancın Kodları - 1</image:title>
            <image:caption>Satranç, sadece bir oyun değil, aynı zamanda hayatın kendisidir. Satrancın Kodları 1, sizi satrancın büyülü 
dünyası ile tanıştıracaktır. Bu kitap, satranç oyununu anlamak ve öğrenmek isteyen herkes için bir rehberdir. Satranç tahtası üzerindeki her hamlede yeni bir dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123878</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4682d5b-5d97-4a65-9525-bedc8a08ba07.jpg</image:loc>
            <image:title>Maame</image:title>
            <image:caption>Maddie’nin Londra’daki hayatı pek de iç açıcı değil. Yılın yarısından çoğunu Gana’da geçiren annesinin ve dünya yansa umurunda olmayan erkek kardeşinin yanında Maddie, ileri seviye Parkinson hastası olan babasına bakma görevini üstleniyor. İşyerinde korkunç bir patronu var ve katıldığı her toplantıdaki tek siyahi olmaktan bıktı.
 
Ama annesi Gana’dan döndüğünde, Maddie aile evinden ayrılıp hayatını yaşamak için bir fırsat yakalıyor ve şimdi bazı önemli “ilk”leri gerçekleştirmeye hazır. Paylaşımlı bir daireye çıkıyor, akşamları dışarı çıkıp bir şeyler içmeyi kabul ediyor, işyerinde daha çok inisiyatif alıyor ve kendini internet flörtlerinin çılgın dünyasına bırakıyor.
 
Ta ki trajedi patlak verene, kaçınılmaz olan gerçekleşene kadar... Şimdi Maddie, iki kültür arasında kalmış ailesinin kendine getirdikleri ve kendinden götürdükleri arasında bir denge kurmak, nereye ait olduğunu bulmak zorunda.
 
Jessica George’un ilk romanı Maame, ırkçılık, aşkın karmaşık dünyası, hayat kurtaran dostluklar ve kadın olmanın keşfi gibi çağımızın konularına ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123879</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c76f2f77-acc6-4346-8127-afa7f69fae7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Daima Benim</image:title>
            <image:caption>Hayatı boyunca sayısız yangın söndürmüştü 
ama bu sefer ateş bacayı fena sarmıştı 
 
Niko West gördüğüm en yakışıklı adamdı. İtfaiye üniforması içindeki bir Yunan tanrısıydı. Ve anaokulundan beri en yakın arkadaşımdı. Gerçi her konuda uyuştuğumuz da söylenemezdi. Ben küçük kasabamızda şirin mi şirin pastanemi işletirken o her gün alevlerin içine dalıyordu. O çapkınlığıyla nam salmışken ben tam bir ilişki kadınıydım. 
On altı yaşımdan beri aynı kişiyle birlikteydim ve ilişkiler konusunda 
çok şey kaçırdığım hissini üzerimden atamıyordum. İşte bu yüzden, aldatıldığımı öğrendikten sonra Niko’nun kapısını reddedemeyeceği 
bir teklifle çalacaktım. 
Bazı çizgilerin hiç geçilmemesi gerektiğini zor yoldan öğrenecektim. 
Belki arkadaşlığımız bundan sağ çıkabilirdi ama kalbim için aynısını söyleyemezdim.  
 
“Tatlı, baş döndürücü ve küçük kasaba cazibesiyle sarmalanmış Daima Benim, arkadaştan aşka kurgusuyla dünyadan mükemmel bir kaçış sağlıyor. Honey Mountain’da daha fazla zaman geçirmek için sabırsızlanıyorum!” –Catherine Cowles 
 
“MÜTHİŞ bir seriye HARİKA bir başlangıç! Laura güçlü kadınları ve onlara tapan erkek karakterleri yazmayı çok iyi biliyor!”  –What Emily Is Reading</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123880</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93352700-c902-45de-afb0-4e91ade614ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Müfredat Dışı</image:title>
            <image:caption>Yazarlar hayatımıza eserleriyle en beklenmedik anlarda, hiç umulmadık köşelerden göz kırpabiliyor. Babaanne ile torunun kent gezisine katılan Haldun Taner ve sıradan bir çöpün ardındaki hayatı bile düşündüren Yaşar Kemal gibi. Orhan Kemal&apos;in duygusal bir keşfin kapısını aralaması, Necati Cumalı&apos;nın bir hüsranı dindirmesi, Refik Halit Karay’ın umudu yeşertmesi gibi. Ömer Seyfettin’in perili köşkte verilen bir cesaret sınavına eşlik ettiğini düşünsenize! Ya da Sait Faik&apos;in... Biri hişt, hişt mi dedi? 
 
Öğrencileriyle gerçekleştirdiği bir yaratıcı okuma projesinden yola çıkarak yazdığı ilk kitabında, Dila İren edebiyatımızın iz bırakan yazarları eşliğinde çocukluğun ve gençliğin farklı duraklarına uğruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123881</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/378bca33-313e-4b37-aab5-6fd64203fb47.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıl Başka Yürek Başka</image:title>
            <image:caption>Akıl Başka Yürek Başka</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123882</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26ea4618-2756-43ce-a30b-88bb6a101a42.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Kendimin Düşmanı</image:title>
            <image:caption>Ben Kendimin Düşmanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123883</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a0f1786-6c5d-4479-9788-611b9e3a61e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağdan Aşan Gün</image:title>
            <image:caption>Dağdan Aşan Gün</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123884</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4676f33-b627-4a6b-b7c0-cebe8a3132c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Geceler Gönlüme Yıldızlar Yağar</image:title>
            <image:caption>Geceler Gönlüme Yıldızlar Yağar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123885</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62320cc0-a4f7-4418-9d7f-02b7abe2c304.jpg</image:loc>
            <image:title>Avuç İçi Öyküleri</image:title>
            <image:caption>“Bir sürü insan şehirde böyle yürüyüp ilkyazın gelişini üretiyor. Bu şehir, insanların ilkyazıymış gibi gelmiyor mu sana da?” 
 
1968’de Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülen Yasunari Kawabata, sanatının özünü romanlarında değil, yaşamı boyunca yazdığı ve Avuç İçi Öyküler adı altında topladığı kitapta aramak gerektiğini düşünüyordu. İlki 1920’de, sonuncusu ise ölümünden sonra, 1972’de yayımlanan, yalnızlık, ölüm, yas, geçip giden ömür, yoksulluk gibi konuları ele alan bu öykülerin her biri minimalist bir zenginliğin ürünü. 
 
“Birçok yazar gençliğinde şiir yazar; ben şiir yerine Avuç İçi Öyküler’i yazdım… Gençlik günlerimin şiirsel ruhu onlarda yaşıyor.” 
Yasunari Kawabata</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123886</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ff3705c-aadc-4fee-884d-c965a70fd287.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönüllü Sürgünden Zorunlu Sürgüne - Prens Sabahaddin</image:title>
            <image:caption>Gönüllü Sürgünden Zorunlu Sürgüne - Prens Sabahaddin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123887</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8921ac1b-e3a9-4ecd-b3b4-612c1039e7ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Gün Var Bin Aya Değer</image:title>
            <image:caption>Gün Var Bin Aya Değer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123888</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04a6da95-f3ce-44dd-86ca-94b8865fb374.jpg</image:loc>
            <image:title>Mrs. Dalloway</image:title>
            <image:caption>Her şeye rağmen güneş parlıyordu. Her şeye rağmen insan yaşadıklarının üstesinden geliyordu. Her şeye rağmen hayat, günü güne eklemenin bir yolunu buluyordu. 
 
Londra cemiyetinin önemli isimlerinden Clarissa Dalloway, o akşam evinde vereceği parti için hazırlık yaparken zihninde dalgalanan anıları, geçmişe dair pişmanlıkları ve arzularıyla yüzleşiyor. Bu sırada Londra’nın çok da uzak olmayan bir başka köşesinde, eski bir asker olan Septimus Warren Smith, Birinci Dünya Savaşı’nın bıraktığı izleri silmeye, kafasının içindeki şeytanlarla mücadele etmeye çalışıyor. Dünyanın bir ucundan, Hindistan’dan yeni dönen Peter Walsh ise Clarissa Dalloway’e duyduğu eski hisleri yeniden keşfederken kendi güvensizlikleriyle hesaplaşıyor. 
 
Virginia Woolf’un başyapıtı, modern romanın dönüm noktası sayılabilecek Mrs. Dalloway, görünüşte birbirinden çok başka hayatlar yaşayan karakterlerin aslında nasıl benzer sorunlarla boğuştuklarını anlatırken savaş sonrası İngiltere’sinde bireylerin psikolojik durumunu ve toplumsal yapıyı irdeliyor. Gündelik ayrıntıların ötesine geçerek yaşamın kırılganlığını ve insan ruhunun derinliklerini apaçık sunuyor. 
 
“Belki de Woolf’un başyapıtı… Zarif ve mükemmel bir şekilde yapılandırılmış… Çoğu yazar gibi, eserlerini oluştururken yüzey ile derinlik arasında bir seçim yapması gereken Woolf yüzeyi seçiyor ve ardından olabildiğince derine inmeye çalışıyor.” 
E. M. Forster</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123889</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0910cd1-b01c-4545-9285-d3fa659bd8c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Ben, Ne Sen</image:title>
            <image:caption>Ne Ben, Ne Sen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123890</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ac75188-ca1c-4443-a96e-3ab44f820087.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimden Geçen Yol</image:title>
            <image:caption>İçimden Geçen Yol</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123891</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8cd4769-c145-4f8d-8362-008f466be069.jpg</image:loc>
            <image:title>Ömür Yolum</image:title>
            <image:caption>Ömür Yolum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=123892</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:14+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c72e69e-6ba3-46c4-93d7-a9cf43cda7e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanditon</image:title>
            <image:caption>Sanditon İngiliz yazar Jane Austen&apos;ın 1817’de kaleme aldığı, sağlık sorunları nedeniyle bitiremediği son romanı. Romanı yazdığı sırada yaşadığı sıkıntılar nedeniyle hastalık ve hasta olma olgularını da kendine has alaycı bir dille mercek altına alan Austen, aynı zamanda günümüzde de çokça mustarip olduğumuz bir “mutenalaştırma” hikâyesi anlatır. 
 
Birkaç yıl öncesine kadar küçük, gösterişsiz bir balıkçı kasabası olan Sanditon yatırımcıların dönemin modasına aynı zamanda sağlık turizmine uygun hale getirmek için çalıştıkları bir sahil kasabasıdır. Anlatının merkezinde bu kasabanın yanı sıra Sussex&apos;li bir taşra beyefendisinin henüz evlenmemiş kızlarının en büyüğü Charlotte Heywood yer alır. Kasaba kendini modaya uygun bir yer olarak yeniden keşfetmeye çalışırken, Charlotte Heywood da oranın sakinleri arasında yeni bir başlangıç yapmaya çalışır. 
 
Birçok edebiyat eleştirmeninin, tamamlansaydı yazarın en çok sevilen, okunan başyapıtlarından biri olacağını düşündüğü Sanditon, Austen’ın bitiremediği diğer iki romanı Watson Ailesi ve Lady Susan’la birlikte Can Yayınları’nda.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>