﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124996</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b944a987-52a6-4c16-bb3a-100b7374a9f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Freud’un Sosyolojisi</image:title>
            <image:caption>Bu eser, çağdaş sosyolojinin dev isimlerinden biri olarak gördüğüm Freud’a ve
onun sosyolojisine odaklanmıştır. Bu kitap, dünyada Freud’un sosyolojisi
üzerine yazılmış ilk kapsamlı metindir. Bu yapıtta, modern sosyolojinin
ustalarından, çağdaş sosyal teorinin kilit isimlerinden biri olan Freud’un
entelektüel portresine, Leonardo da Vinci, Goethe, Darwin ve Nietzsche ile olan
bağlantısına, yeni bir bilim ve metodoloji olan, bilinçdışını kendine malzeme
yapan, gözleme ve yoruma önem veren, rüya yorumlarını esas alan, eleştirel bir
bakış açısı sunan, sosyal ve kültürel hayata odaklanan bir bakış açısı olarak
psikanalize, ruhsal hayatın bilinçdışı kısmına, ruhsal aygıtımızın irrasyonel
bölgesi olarak id’e, rasyonel bölgesi olarak egoya ve ahlâkî bölgesi olarak
süperegoya, uygarlığın getirdiği huzursuzluklara, özellikle de uygarlığın
nevrozları çoğaltmasına, içgüdüleri bastırmasına, cinselliği baskı altına
almasına, özgürlüğü boğmasına, narsisizmi üretmesine, yapıp ettiklerinin
bilincinde olmayan kitleleri üretmesine ve insanı mutsuz eden yönüne dair
yaptığı sıra dışı analizleri ayrıntılı bir biçimde incelenmiş, ayrıca onun
arkadaşlarına (Jung, Adler, Anna Freud ve Reich’a) ve modern sosyolojide ve
çağdaş sosyal teoride etkili olan çocuklarına (Frankfurt Okulu, Fromm, Marcuse,
Lacan, Žižek, Foucault, Deleuze, Althusser, Wallerstein, Lévi-Strauss ve
Bauman’a) yer verilmiş, böylece onun çağdaş sosyoloji ve günümüzde sosyal
teori için ne denli önemli olduğu irdelenmiş, Freud’suz bir sosyoloji
yapılamayacağı iddia edilmiş, ayrıca onun eczanesi ön plana çıkartılmış,
örselenen ruhsal yapımızı onaracak ve ruhsal hayatımızı daha iyi bir hale getirecek şifa dolu reçetesine vurgu yapılmıştır. İnsanın ruhunun derinliklerine uzun bir yolculuk yapmayı, ruhsal hayatın farklı bölgelerinde ve kıvrımlarında dolaşmayı planlayanlara… Bilinçdışına giden yolları bulmayı ve bilinçdışı üzerindeki örtüyü kaldırmayı isteyenlere… İnsanın hayatını kısıtlayan yapıları, kurumları ve mekanizmaları kurcalamayı, hayatı geri getirmeyi düşünenlere… Her türlü altüst oluşları, hayatın zelzelelerini, yaşadığımız travmaları, sakatlanmış ruhumuzu, mutluluğa hasretimizi anlamayı arzulayanlara… Modern toplumun resmini çizmeyi ve çağdaş insanın ruhsal hayatının röntgenini çekmeyi düşünenlere… Modern bireyin saplantılarını ve gerilimlerini anlamaya çalışanlara… Ruhun arkeolojisi, ruhsal hayatın sosyolojik tahlili ve psikanalitik sosyolojiyle tanışmayı arzulayanlara… Uygarlık ve yol açtığı huzursuzluklar ve uygarlığın sosyolojisi üzerine düşünmeyi göze alanlara… Freud’a dönüş çabalarını büyük bir titizlikle takip edenlere… Marx-Freud bağlantısına odaklananlara… Pozitivist sosyoloji ve hermeneutik sosyoloji dışında yeni bir sosyoloji çizgisini merak edenlere… Freud’un sosyolojisini büyük bir heyecanla bekleyenlere…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124997</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52f1f2aa-47f9-4d65-9f74-7ffc5aa41556.jpg</image:loc>
            <image:title>Virgül</image:title>
            <image:caption>Şiirler de yıllanmış şaraplar gibidir, zamanı gelince yudumlanmalıdır. Yazarın, kimi şiirleri kar tutmayan denizler gibi kimi şiirleri “bahar karları” gibi… Bu kitabı okurken yüreğiniz su berraklığı kadar dingin, içinizdeki yaşam buğday sevinci kadar bereketli ve yokluğunuz hançer yarası… 
Yazar, şiirlerinde ceylan bakışlı gülüşünüzün nöbetini tutuyor ki kimseler vurmasın diye. 
Tohum toprakta demlenir, insan… 
İnsan, yaşamın içinde demlenir, nokta koyamaz, virgül koyarak devam eder. 
 
Babam: &quot;Beni niye aramıyorsun?&quot; diyor, 
Ah, benim babam! Kayboldum diyemiyorum.Şiirler de yıllanmış şaraplar gibidir, zamanı gelince yudumlanmalıdır. Yazarın, kimi şiirleri kar tutmayan denizler gibi kimi şiirleri “bahar karları” gibi… Bu kitabı okurken yüreğiniz su berraklığı kadar dingin, içinizdeki yaşam buğday sevinci kadar bereketli ve yokluğunuz hançer yarası… 
Yazar, şiirlerinde ceylan bakışlı gülüşünüzün nöbetini tutuyor ki kimseler vurmasın diye. 
Tohum toprakta demlenir, insan… 
İnsan, yaşamın içinde demlenir, nokta koyamaz, virgül koyarak devam eder. 
 
Babam: &quot;Beni niye aramıyorsun?&quot; diyor, 
Ah, benim babam! Kayboldum diyemiyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124998</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c2402bc-4f5e-4b87-8567-552891981808.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyülü Taşın Sırrı</image:title>
            <image:caption>Ali, Zeynep, Kerem ve Ayça yaz tatilinde küçük kasabalarının eski kütüphanesini sık sık ziyaret ediyorlardı. Kütüphane, kasabanın en eski binasıydı ve tavanından sarkan örümcek ağları, tozlu raflarıyla tam bir hazine avcısına uygun bir yerdi. En çok binanın sessizliği ve mistik havası onları buraya çekiyordu. Ancak bu yaz günü, sıradan bir keşif olmayacaktı. 
“Ali, Zeynep, Kerem ve Ayça’yı bekleyen bu fantastik maceraya davetlisiniz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124999</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fa4e670-efd7-4e61-a1e5-0695f31b0b98.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Piramitler</image:title>
            <image:caption>Ela, kitabı işaret etti. “Burada, piramitlerin yapımı için farklı teorilerden bahsediyor. Ama en ilginç olanı, Firavunların gizli bir teknolojiyi kullandıkları fikri.” 
Arda gülerek “Yani bilim kurgu gerçek olabilir mi?” dedi. Peki, gerçekte piramitleri kim yapmıştı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125000</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8e7a23e-9484-409e-83ee-d8e4872ecc48.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar Dünyayı Yönetirse</image:title>
            <image:caption>Bir sabah uyandığınızda çocukların dünyayı yönettiğini hayal edin! Sizce nasıl bir dünyaya uyanırdınız? 
Bu gizemli macera hem merak uyandıracak hem de eğlendirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125001</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9779b86-77e5-42e8-b9fd-424d916a8eab.jpg</image:loc>
            <image:title>Annem Babam Çocuk Oldu</image:title>
            <image:caption>Anne, baba ve çocuklar yaptıkları işten, yaşlarından ve hayatlarından şikayet etmeye başlamışlardır. Anne ve baba çocuk, çocuklar ise artık büyümek istiyordu. 
Veeeee bir sabah olan olmuştu! Çocuklar artık büyük, anne ve baba ise çocuktu. Peki şimdi ne olacaktı? 
Mutluluk, merak ve heyecan dolu bu hikayeyi keyifle okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125002</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3889022b-4d10-4212-9f16-407cfdc4f642.jpg</image:loc>
            <image:title>Şifreli Sandığın Gizemi</image:title>
            <image:caption>Mira’nın dikkati, her zamanki gibi kasabanın sahil yolundaki eski antikacı dükkânına kaydı. Bu dükkân yıllardır oradaydı ama Mira, bir kez bile içine girmemişti. Vitrindeki garip eşyalar hep ilgisini çekse de dükkânın loş ve biraz ürpertici havası onu caydırmıştı. Ancak bu kez bir şey dikkatini çekti: vitrine konmuş, üzeri garip desenlerle süslü bir sandık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125003</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/989a583c-88b8-4574-bfc5-810d99b8701c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ronaldo Bana Çalım Attı</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;nin küçük bir kasabasında, Bora sokaklarda arkadaşlarıyla futbol oynayarak büyüyordu. Futbol, onun için sadece bir oyun değil, aynı zamanda bir hayaldi. Ailesi, babasının işleri nedeniyle sık sık başka şehirlere taşınıyor, Bora da her defasında yeni arkadaşlar edinmek zorunda kalıyordu. Futbol, her taşındığı yeni mahallede bir araya geldiği çocuklarla iletişim kurmasını sağlıyordu. 
Bir gün, yeni taşındıkları mahallede, Bora eski bir futbol topuyla arkadaşlarıyla oynamaya başladı. Yanlarına yaklaşan Mahir, biraz daha büyük yaşlarda ve futbolu seven bir çocuk, Bora&apos;nın topu nasıl kontrol ettiğini görünce şaşırdı. Aslında Bora&apos;nın bir sırrı vardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125004</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09d0939c-4d35-4301-bae8-f1cb8e7106c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku Evi &apos;&apos;Son Macera&apos;&apos;</image:title>
            <image:caption>Korku Evi maceralarının üzerinden bir yıl geçmişti. Zeynep, Kerem ve Emre hayatlarına kaldıkları yerden devam etmeye çalışsalar da, her biri ruhlarının derinliklerinde hala o eski evin izlerini taşıyordu. Artık her şeyin sona erdiğini düşünseler de, bilinçaltlarında bir şey onları rahatsız ediyordu—bitmemiş bir iş, çözülmemiş bir sır, ve geri dönmeleri için duydukları garip bir çağrı. 
Bir gün, hepsi aynı anda bir mektupla uyandı. Mektuplar, tanıdık olmayan bir el yazısıyla yazılmıştı ve hepsinin içeriği aynıydı: 
“Sona ulaşmak için tekrar dönmek zorundasınız. Geçmişin gölgeleri hala yaşıyor. Bu, son çağrı. Size ihtiyacımız var. Korku Evi sizi bekliyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125005</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5eca5cd-ddd8-44b0-a611-92e6c59e3c27.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku Evi &apos;&apos;Gizemli Davetiye&apos;&apos;</image:title>
            <image:caption>Zeynep, sınıfta son dersin bitmesini sabırsızlıkla bekliyordu. Matematik öğretmeni tahtaya karmaşık denklemler yazarken, gözleri sürekli saatine kayıyordu. O gün okuldan sonra Kerem ve diğer arkadaşlarıyla buluşup sinemaya gitmeyi planlamışlardı. Ancak teneffüs zili çaldığında sırasının üzerinde garip bir zarf bulması tüm planlarını alt üst etti. 
Zarf eski, sararmış bir kağıttan yapılmıştı. Üzerindeki mühür, antika bir havaya sahipti ve yazısı el yazısıyla yazılmış gibiydi. Zeynep zarfı eline aldığında bir ürperti hissetti. Çantasına koymak yerine hemen açıp içindekine baktı. 
Notta şu yazıyordu: 
&quot;Cesaretin varsa Eski Orman Yolu No:13’e gel. Gece yarısı. Sadece en cesurlar korkularıyla yüzleşebilir.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125006</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd23e6c7-c6e6-43a4-a307-a87b2aaca3e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Vampirler Kulübü</image:title>
            <image:caption>Okulun en yaramaz, en eğlenceli, en sıra dışı çocuklarıyla tanışmaya hazır mısınız? İşte karşınızda Vampirler Kulübü! Bu altı vampir çocuk hem çok farklı hem de çok özel yeteneklere sahipler. Şimdi sırayla her birini tanıyalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125007</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04267508-270e-4db7-a1fe-cd6ebf3fdf15.jpg</image:loc>
            <image:title>Atasözleri ve Deyimlerle Öyküler 10 Kitap Set</image:title>
            <image:caption>Atasözleri ve Deyimlerle Öyküler 10 Kitap Set</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125008</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72079620-3631-4c88-b68a-51ef81dd6ab4.jpg</image:loc>
            <image:title>Önce Kar</image:title>
            <image:caption>Geleneksel muhasebe, mantıksal (ancak kusurlu) olan şöyle bir formül kullanır: Satışlar – Masraflar Kâr. Sorun ise işletmelerin insanlar tarafından yönetilmesi ve insanların her zaman mantıksal olmamasıdır. Girişimci Mike Michalowicz, muhasebeye davranışsal bir yaklaşım geliştirerek formülü şu şekilde değiştirdi: Satışlar – Kâr = Masraflar. Tıpkı en etkili kilo verme yönteminin tabakları küçülterek porsiyonları sınırlamak olduğu gibi, Michalowicz önce kârı alarak ve yalnızca kalanları masraflara tahsis ederek girişimcilerin işletmelerini nakit yiyen canavarlardan kârlı birer gelir kaynağına dönüştürebileceğini gösteriyor. Michalowicz’in Önce Kâr sistemini kullanarak okuyucular:
• 4 basit prensibi uygulamanın muhasebeyi kolaylaştırabileceğini ve banka hesap bakiyelerine bakarak kârlı bir işletmenin yönetiminin daha kolay olabileceğini,
• Küçük, kârlı bir işletmenin, gayrisafi hasılası üzerinden hayatta kalmaya çalışan büyük bir işletmeden çok daha değerli olabileceğini,
• Erkenden ve istikrarlı bir şekilde kârlılığı elde etmiş işletmelerin uzun vadeli büyüme şansının daha yüksek olduğunu öğrenecekler.
Sayısız vaka incelemesiyle, pratik, adım adım verdiği tavsiyelerle ve üst düzey mizah anlayışıyla Michalowicz, her girişimcinin hayalini kurduğu paraya sahip olması için oyunun kurallarını değiştiren bir yol haritası sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125009</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc66b6b2-66fc-426e-bc46-bc56fc728312.jpg</image:loc>
            <image:title>Balonla Beş Hafta</image:title>
            <image:caption>Zaman keşifler zamanı... 
Afrika ve Nil nehri tüm gizemiyle Avrupalı kâşifleri kendine çağırmaktadır. Nil&apos;in kaynağını kim keşfedecek? Bunu deneyen birçok kâşif, ya Afrikalı kabilelerin elinde, ya ağır hava koşulları yüzünden, ya da açlık ve susuzluktan hayatını kaybetmişti ama en yakın dostunun bile en başta inanmadığı Dr. Ferguson, bu geziyi balonla yapmaya karar verdi. Yanına sadık hizmetkârı Joe ve en yakın arkadaşı Dick Kennedy&apos;yi de alarak bu çılgın ve inanılmaz maceraya atıldı. Bu kez Afrika havadan keşfedilecekti. 
Tüm tehlikelerine rağmen üç maceraperest, yapılması çok zor olan bu görevi tamamlayarak sağ salim evlerine, İngiltere&apos;ye dönebilecekler mi? Balonla Beş Hafta tüm heyecanıyla sizleri bekliyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125010</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9171e4bd-dd93-4799-bccb-7c0afbeaeaab.jpg</image:loc>
            <image:title>Robin Hood</image:title>
            <image:caption>Kendi halinde bir yaşam süren zeki ve neşeli bir genç olan Robin Hood, Nottingham Şerifi’nin babasının topraklarına el koymasıyla yoksullaşan ailesine yiyecek getirebilmek için, yasak olmasına rağmen Sherwood Ormanı’nda bir geyik avlar ve Şerif tarafından ölümle cezalandırılır. 
Bu yasağın haksız olduğuna inanan Robin, ormana saklanır ve sonradan kendisine katılacak diğer kanun kaçaklarıyla bir çete kurarak ormandan geçen zengin ve asilleri soyup, onlardan aldıkları altınları yoksullara dağıtmaya başlar. 
Kısa sürede adı efsaneleşen Robin Hood, bir anda yoksul İngiliz halkının kahramanı olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125011</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c16fe01d-d948-4654-a4db-f2f5f317ef31.jpg</image:loc>
            <image:title>Oz Büyücüsü</image:title>
            <image:caption>Kim Muhtesem ve Kudretli Oz&apos;u görmek istemez ki? 
O ki sizin her dileğinizi anında yerini getirir, o ki sizi anında baska bir seye dönüştürebilir, o ki size bir kalp, bir beyin, cesaret verebilir ve hatta sizi Kansas&apos;a bile gönderebilir! 
Kansaslı kücük bir kız olan Dorothy, bir gün ansızın  ortaya çıkan fırtına yüzünden kendini Oz Ülkesi&apos;nde bulur ve evine dönmek icin yolda rastladığı Korkuluk, Teneke Adam, Aslan ile birlikte büyük büyücü Oz&apos;u bulup evine dönmeye çalısır. 
Dorothy evine dönebilecek midir? Evine dönmek isterken başına neler gelecektir? Dorothy`nin muhteşem, heyecan dolu maceralarını okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125012</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d522f5e-daff-42fb-ad28-860f61453649.jpg</image:loc>
            <image:title>Pelerinsiz Kahramanlar</image:title>
            <image:caption>Gerçeğin peşinden koşanların cesaretle yazdığı tarih. 
 
Gazetecilik... 
 
Bu kelime, kulağa sıradan bir meslek tanımı gibi görünse de, ardında gerçeği ortaya çıkarma tutkusuyla dolu bir dünya saklar. Her haber, her satır, her kelime bir insanın yüreğinden süzülen duyguların, yaşanmışlıkların ve tecrübelerin yankısıdır. 
 
Gazeteciler, yalnızca haber yazan kişiler değil, toplumun sesi, vicdanı ve gerçeğin izini süren cesur savaşçılardır. Bir haberi okura sunmadan önce detaylıca araştırıp doğrular ve titizlikle kurgularlar. 
 
Bu meslek, insanlık tarihinin derinliklerinden doğar. İlk insanların ateş başında hikâyelerini paylaşmasından bugüne, gerçekleri anlatma ihtiyacı insan olmanın en temel özelliklerinden biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125013</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abef4402-3c81-4c9e-8132-32fee4d709ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Mutlu Evliliğim 4</image:title>
            <image:caption>MİYO SAİMORİ, AİLESİNDEN HİÇBİR YETENEĞİ MİRAS ALMAMIŞ, HERKESİN YOK SAYDIĞI BİRİDİR. FAKAT KENDİ AİLESİ GİBİ ÖZEL GÜÇLERE SAHİP KUDOU AİLESİNE GELİN ADAYI OLARAK GİDER... 
SOYLU BİR AİLENİN KIZINA BENZEMEYEN MİYO’YU GÖREN AİLE REİSİ KİYOKA KUDOU, ONA SEMPATİ DUYMAYA BAŞLAR. SONUNDA BİRBİRİNDEN ETKİLENEN GENÇLER NİŞANLANMAYA KARAR VERİR. ANCAK MİYO, GEREKLİ EĞİTİMİ ALMADIĞI İÇİN KUDOU AİLESİNE LAYIK BİR GELİN OLUP OLAMAYACAĞI KONUSUNDA ENDİŞELİDİR. NEYSE Kİ KİYOKA’NIN İSTEĞİ ÜZERİNE ABLASI HAZUKİ, MİYO’YA DERS VERMEYE BAŞLAYACAKTIR. BU SIRADA FARKLI YERLERDE HEM KİYOKA HEM DE MİYO AYNI GİZEMLİ ADAMLA KARŞILAŞIR... ARATA TSURUKİ İSİMLİ BU ADAMIN AMACI NE OLABİLİR? SEVMENİN VE SEVİLMENİN GETİRDİĞİ MUTLULUĞU VE ACIYI ÖĞRENMEYE HAZIR OLUN...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125014</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/015c3096-54a0-4cb2-a27b-21a9c132a55b.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Mutlu Evliliğim 3</image:title>
            <image:caption>BAŞKALARI TARAFINDAN SEVİLMENİN NE KADAR MUTLULUK VERİCİ OLDUĞUNU İLK DEFA ÖĞRENMEK... ÖZEL GÜÇLERİ OLMAYAN VE HERKES TARAFINDAN YOK SAYILAN MİYO SAİMORİ, ÖZEL GÜÇLERE SAHİP AMA AYNI ZAMANDA SOĞUK VE ZALİM OLARAK DA BİLİNEN KUDOU AİLESİNİN GELİN ADAYI OLUR. 
 
ŞATAFATTAN UZAK OLAN VE SOYLU BİR AİLENİN KIZINA BENZEMEYEN MİYO’NUN DURUMUNU GÖREN AİLE REİSİ KİYOKA KUDOU, MİYO’YU ÖNEMSEMEYE BAŞLAR. ANCAK MİYO’NUN KISKANÇ ÜVEY ANNESİ İLE KIZ KARDEŞİ KAYA, ONU BİR DEPOYA KAPATARAK NİŞANINDAN VAZGEÇMESİ VE KENDİNE BAŞKA BİR EŞ BULMASI İÇİN BASKI YAPAR. BU SIRADA KİYOKA DA ÖZEL GÜÇLERİNİ KULLANARAK MİYO’YU 
 
KURTARMAYA ÇALIŞMAKTADIR.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125015</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2871565-18c6-4c3a-81bd-11eb7a00f965.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıradan Zaferler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Manu Larcenet’in artık klasikler arasına girmiş olan Sıradan Zaferler’i yayınevimizin 10. yaşı şerefine şimdi bu özel baskısıyla huzurlanırızda. 
“Gerçekçi edebiyat ve çizgi romanın mükemmel bir birleşimi.” Booklist 
“En iyi 5 grafik romandan biri. Psikolojik olarak yıpranmış, dünyayla ve aşık olduğu kadınla iletişim kurmaya çalışan bir fotoğrafçının, duygu dolu hikayesi. Çizimler çok etkileyici. Larcenet’in, sevecen karakterle dolu bu kitabı, insanda başka bir ülkeye seyahat etmiş hissi yaratıyor.” Time 
“Çok katmanlı bir kitap. Diyaloglar, fazlasıyla içe dönük ve bazen rahatsız edici derecede gerçekçi. Karmaşık karakterleri ve geniş bakış açısı, bu hikayeyi daha da dikkat çekici kılıyor.” Publishers Weekly 
“Bir erkeğin bağlanma korkusunu zekice işleyen çok fazla kitap yoktur. Ergenlikten çıkış ve olgunluğa geçiş sürecini aynı şekilde anlatan kitap sayısı da oldukça azdır. Larcenet, her iki konuyu da çok güzel işlemiş.” L.A. Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125016</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a9ba036-0a2d-41e8-948f-9c3f53da1327.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaşçının Açlığı 3</image:title>
            <image:caption>BU BENİM, SADECE 
BENİM İNTİKAMIM! 
 
Fate, nihayet Hado Vlerick’le olan geçmişine son darbeyi vurur. Açgözlü’nün yeni formuna ulaşmasıyla, Fate için Hart ailesiyle vedalaşma vakti gelmiştir. Oburluk yeteneğini bastıramaması ve Roxy’yi tehlikeye atmak istememesi nedeniyle Fate, Galia’ya doğru yola koyulur. Ancak arkasında bırakmaya çalıştığı geçmişi, bu yolculukta bir kez daha Fate’in karşısına çıkacaktır. Acı dolu çocukluğunun geçtiği köye saldıran canavarlarla yüzleşir; babasının mezarının karşısında yıllar sonra ilk kez gülümser... 
 
Sonunda geçmişinin zincirlerinden kurtulan Fate, yeniden Kızıl Gözlü Galialı Kız ile karşılaşır. Kız, ona borcunu ödeme vaktinin geldiğini söylediğinde ise Fate için yeni bir maceranın yolu görünür...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125017</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c77d7f4-f1b9-4ccc-9641-8f72101f78a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Küreselleşme ve Zafer Ekonomisi</image:title>
            <image:caption>“Siyasi, askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsunlar, iktisadi zaferlerle desteklenmezse
payidar olamaz!”
– M. Kemal Atatürk
Türkiye 1970’lerin sonunda başlayan küreselleşme sürecini en kötü performansla değerlendiren
ülkelerin başında geliyor. Çin, küreselleşmeyi, “süper güç oluş” için değerlendirirken, Türkiye
özellikle son 20 yılda büyük bir ekonomik gerileme yaşadı. Üstelik muhalefet partisi olarak
görülen partilerin ekonomi programlarının da iktidarın 2002’den bu yana uyguladığı
programlardan bir farkı yok.
Böyle bir ortamda, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) bünyesindeki çalışmaları ve
kalkınma ekonomisi alanındaki akademik birikimiyle uluslararası platformlarda ülkemizi
başarıyla temsil eden Bartu Soral, son 40 yılda dünya ekonomisindeki gelişmeleri özlü bir şekilde
tahlil ederek, Türkiye’nin rampayı aşması ve ekonomik bir sıçrama yapması için gereken
“Küreselleşme ve Ekonomik Zafer” programını ortaya koydu. Bu program neoliberal ekonomik
programlardan kökten farklı, Türkiye’nin özgün koşullarını dikkate alarak tasarlanmış bir
ekonomik kalkınma programıdır.
Zafer Partisi iktidarında, Türkiye, bu modeli uygulayarak bilim ve eğitimin ışığında, kalkınan, üreten ve ürettiğini adil paylaşan, mutlu, müreffeh insanların ülkesi olacak... Prof. Dr. Ümit Özdağ Zafer Partisi Genel Başkanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125018</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dcb0129-7c32-4ee9-b78a-2427f2015b86.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpek Olmak için Mükemmel Bir Gün 1</image:title>
            <image:caption>OKUR PUANI 9,9 OLAN 
MÜKEMMEL BİR ESER! 
 
BİRİNİ ÖPTÜĞÜNDE KÖPEĞE DÖNÜŞEN 
BİR KADIN İLE TRAVMA GEÇİRMİŞ VE KÖPEKLERDEN 
KORKAN BİR ADAMIN KARMAŞIK AŞK HİKÂYESİ... 
 
“BİRİNDEN HOŞLANMANIN BU KADAR 
KORKUTUCU OLDUĞUNU BİLMİYORDUM. 
ONCA İNSAN İÇİNDE, KÖPEĞE DÖNÜŞEN NEDEN SENSİN?&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125019</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16a6e81e-8ea3-4287-91e1-390e0ef2cd57.jpg</image:loc>
            <image:title>Politik Uyanış</image:title>
            <image:caption>BUGÜNÜN DÜNYASINDA STRATEJİK KAZANIMLAR 
 
Bu kitabın amacı, zorlukların üstesinden nasıl gelineceğini, çağımızın mevcut koşullarında hareket etme yöntemlerini, milli strateji ve politikanın ne olması gerektiğini yöntemleriyle beraber açıklamak; birey, ülke ve dünya ölçeklerinde gerekli en temel kavramları ele alarak okura rasyonalist, realist ve optimist yaklaşımların anahtarlarını sunmaktır. 
 
Vatan, millet, beka, politika, demokrasi, kültür, ekonomi ve teknoloji gibi konuların yanı sıra strateji, jeopolitik, savaş, devrim, güç mücadelesi gibi önemli kavramların, bu kadar güçlü yönleriyle anlatıldığını daha önce görmemiş olabilirsiniz. Fakat elinizdeki kitapla tüm bunları zihninizde metodik olarak bir şemaya yerleştirebileceksiniz. Olaylar ve şartlar, hatta geleceğin değerleri ve yeni kavramlar arasındaki korelasyonu tüm yönleriyle değerlendirebileceksiniz. 
 
Türkiye’nin geleceğine dair çok canlı ve zengin içerikler sunan bu eseri yanınızdan ayıramayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125020</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a80e075-aa0d-42e0-bc7f-a67005d4ca92.jpg</image:loc>
            <image:title>Unicornların Sihri</image:title>
            <image:caption>İçsel yolculuklarımız bizi evrenin sihrine bağlar. 
 
“Bugün burada, yeni Altın Çağ’ın doğumuna yardımcı olmak üzere bedenlenmiş bulunmaktasınız; biz de Dünya’nın bu zorlu doğum sürecinde sizlere yardımcı olmak üzere gönderildik ve bir umut mesajı iletiyoruz. Sabırlı olmalısınız; önünüzde altından bir gelecek uzanıyor.” 
 
Masal kahramanlarına inanır mısınız ya da onlardan ilham alır mısınız? Peki ya unicornların mucizelerine? Burada, bilinenin aksine, unicornların masalsı yanlarını değil insan hayatına olan etkilerini konuşacağız. İlk olarak kendi unicornunuzla tanışacak ve ardından onun, aile kökenlerinden gelen düşünce tarzlarına ve sorunlara şifa vermesini, içinizdeki çocuğu iyileştirmesini şaşkınlıkla izleyeceksiniz. Masal kahramanı olmaktan öte unicornlar, bu kitap aracılığıyla kendinizi ve yaşam amacınızı gerçekleştirme yolunda size rehberlik edecekler.  
 
Yurtdışında gördüğü yüksek ilgiyle binlerce baskı yapan Unicornların Sihri, unicorn simgelerini kullanarak insanın hem kendisi hem de diğerleri için daha iyiyi nasıl hedefleyebileceğini ve onlardan nasıl ilham alabileceğini gösteriyor. Eğer bu aydınlık yolculuk için hazırsanız, unicornunuz da yol arkadaşınız olmaya hazır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125021</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c5561f8-ac2b-490e-970c-26af85c1341c.jpg</image:loc>
            <image:title>Innsaei</image:title>
            <image:caption>“HER BİRİMİZİN İÇİNDE SONSUZ BİR EVREN VARDIR. INNSÆI, BU EVRENE AÇILAN BİR KAPIDIR.” 
 
InnSæi, İzlandacada “sezgi” anlamına gelir ve üç temel unsuru içinde barındırır: 
İçimizdeki Deniz: Bilinçaltımızın akışı 
İçimizi Görmek: Kendimize yönelmek 
Enine Boyuna Görmek: Dünyaya farklı perspektiflerden bakabilmek 
 
Sezgi, insanı içsel ve dışsal dünyalara bağlayan bir pusula olabilir mi? Hrund Gunnsteinsdóttir, doğa ile bağlantıyı yeniden kurmanın, yaratıcılığı ve öz farkındalığı artırmanın anahtarlarını paylaşıyor. İzlanda’nın büyüleyici kültürel mirasıyla şekillenen bu kitap, bilim, sanat ve kadim bilgelik yoluyla, içimizdeki derin denizi keşfetmeye davet ediyor. 
 
Kendi içsel rehberinizi bulmak ve yaşamınıza yön vermek istiyorsanız 
Bilimsel gerçeklerle sezginin büyüsünü birleştiren pratik araçlar arıyorsanız 
Günümüzün karmaşık dünyasında huzur, uyum ve anlam peşindeyseniz 
InnSæi, tam da aradığınız rehber olabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125022</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/428cbdac-2232-4c79-aa91-335ac978ed44.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhun Planı</image:title>
            <image:caption>Yaşadığımız her zorluk, ruhumuzun önceden tasarladığı bir yolculuğun parçası mı? 
Cesaretli ruhların sessiz hikâyeleri... 
Hayatınızdaki zorluklar gerçekten tesadüf mü? Yoksa doğmadan önce sizin tarafınızdan mı planlandı? Robert Schwartz, insan ruhunun derinliklerine inerek, hayatımızdaki en büyük zorlukların arkasındaki gizli anlamı ortaya koyuyor. 
 
Ruhun Planı, fiziksel hastalıklardan engelli bir çocuğa ebeveynlik yapmaya, bağımlılıklardan sevilen birini kaybetmeye kadar farklı hayat deneyimlerini inceliyor. Schwartz, medyumlar ve spiritüel rehberlerle yaptığı derin araştırmalar sayesinde okuyuculara, hayattaki travmatik anların ardındaki ruhsal anlaşmaları ve dersleri açıklıyor. 
 
“Bu kitap yalnızca zorluklarla başa çıkma gücünüzü değil, aynı zamanda ruhunuzun sınırsız sevgisini ve cesaretini keşfetmenizi de sağlayacak.” 
 
    – Colin Tipping, Radical Forgiveness yazarı 
 
Hayatın en derin anlamlarına ulaşmaya 
hazır mısınız? Ruhunuzun Planı, bu yolculukta size eşlik etmek için burada.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125023</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ed49307-4761-45e8-8703-c92eec94df0f.jpg</image:loc>
            <image:title>1909 İstanbul Düştü</image:title>
            <image:caption>Sultan Abdülhamid başını öne eğdi, sakallarını ovuşturdu: 
“İstanbul’u; Fatih’in fethettiği İstanbul’u bizden geri almak için geliyorlar!” 
 
Çok uzun zaman önce yaşanmış, hiç anlatılmamış ve sonra üstü örtülmüş bir tarih. 
 
Karanlık ve kanlı bir savaş... Hafızalardan, resimlerden, şarkılardan ve kitaplardan silinmiş. 
 
İçinde sadece Batı’nın olduğu uydurma tarihi yıkmaya cesareti olanlar için bu kitap yalnızca bir başlangıç. 
 
Büyük, değiştirme gücü olan, sarsıcı bir başlangıç. 
 
Hayatta bazı şeyleri yapmadan önce iki kere düşünmek ve gerçeklerin yaratacağı değişime hazır olmak gerekir. 
 
Bu kitabı okuduktan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125024</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00e40fb6-bd7b-4916-bb85-a6e3b99379a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah’a Güven</image:title>
            <image:caption>Allah’a güven, çünkü O seni senden iyi bilir ve hep yanındadır. 
 
BU KİTABI OKUDUĞUNDA GERÇEKTEN NEYE İHTİYACIN OLDUĞUNUFARK EDECEKSİN. 
 
Niçin Allah’a güvenmelisin? 
 
Çünkü O, seni senden çok daha iyi tanıyor. 
 
Çünkü O, senin gerçekten neye ihtiyacın olduğunu senden çok ama çok daha iyi biliyor. 
 
Çünkü O, nelerin sana zarar vereceğini de senden daha iyi biliyor ve şimdi düşün! 
 
Henüz anne rahminde daha kolların, bacakların, ellerin, ayakların, organların dahi oluşmadan ve tüm bunların sana olan faydasından bihaberken, Allah sana bir süre sonra dünyaya gözlerini açtığında lazım olacak diye; eller, ayaklar, kollar, bacaklar, gözler, tatman için dil ve dişler, nice organlar verdi. 
 
 
Hepsini senin için, tüm bunlara ihtiyacın olacak diye hem de sen istemeden yarattı. Şimdi Allah’a tüm samimiyetinle güven ve arkana yaslan. Senin için yaratılmış bu hayatın tüm engellerine karşı Allah’ın her daim yanında olduğunu duyumsa. O hep vardı, senden önce de seninleydi, tam şu anda da seninle ve her daim seninle olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125025</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be87004e-4c66-48f6-8fdc-27a71e096a3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Biraz Nostalji</image:title>
            <image:caption>BİRAZ NOSTALJİ 
Ana, zorluklara göğüs gererdi 
Her şeyi elde yıkayıp sererdi 
Bebeğin altına toprak sarardı 
Bilmez ki zamane nesli bunları 
 
Çocuklar lokumu bezle emerdi 
Ağzına yüzüne sinek çonardı 
Kedi yoğurda illa bir banardı 
Yemez ki zamane nesli bunları 
 
Yufkanın arasına somun korduk 
Beraberce aynı tabaktan yerdik 
Her türlü yardımlaşmada vardık 
Sevmez ki zamane nesli bunları 
 
Ellik takıp orakla ekin biçmeyi 
Susayınca tuluktan su içmeyi 
Emişince keçi oğlak seçmeyi 
Yapmaz ki zamane nesli bunları 
 
Siz hiç patozla harman sürdünüz mü? 
Omuzda deste çekeni gördünüz mü? 
Tuz yaka yaka nohut derdiniz mi? 
Dermez ki zamane nesli bunları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125027</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c0b0559-d2d6-43b0-8830-0108d87cc9e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Diocaesarea Kule Mimari ve Buluntular (Sıvama Cilt)</image:title>
            <image:caption>Diocaesarea (Uzuncaburç) antik kenti Dağlık Kilikia bölgesinde, bugün Türkiye’nin güney sahillerindeki Mersin ili Silifke ilçesinin yaklaşık 25 km. kuzeyinde yer alır. Diocaesarea (Uzuncaburç) antik kentinin Hellenistik Dönemi’ne tanıklık yapmış iki önemli yapısı öne çıkar. Bunlardan biri antik kentin dini merkez olmasını sağlayan Zeus Olbios Kutsal Alanı ve içerisinde yer alan tapınaktır. Diğeri ise en az onun kadar görkemli olan ve antik kentin Hellenistik Dönem’de idari merkez olarak tanımlanmasını sağlayan Kule’dir. 
 
Hellenistik Dönem’de bir Rahip Krallık Hanedanlığı tarafından yönetilen, Olba olarak adlandırılan bölgenin idari ve dini merkezi rolünü üstlenen yerleşimdeki 23 metre korunmuş yüksekliği ile beş katlı bu konut ve savunma kulesi Hellenistik Dönem’de bu alanın önemini ve anıtsallığını vurgular. Kule, Geç Antik Dönem’de terk edildiği andan günümüze kadar el değmeden korunmuştur. 
 
2021 yılından itibaren, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından ihalesi gerçekleştirilen proje kapsamında Kule’de kazılara başlanmıştır. Geniş bir arkeolog, restoratör, mimar ve mühendis ekibinin işbirliğinde gerçekleştirilen çalışmalarla bugüne kadar kazısı yapılamamış bir yapının açığa çıkarılması sağlanmıştır. Antik dünyanın en dikkat çekici yapılarından bir olan Uzuncaburç Kulesi’nin açığa çıkarılması, ardından gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarıyla gelecek nesillere aktarılmak üzere koruma altına alınması bu çalışmaları gerçekleştiren farklı meslek gruplarına ait kalabalık ekibin başarısıdır. 
 
Yapının korunmuş mimarisi Antik Dönem mimarlığı hakkında çok önemli veriler sağlamaktadır. Ayrıca kazılarla açığa çıkarılan çok zengin buluntu grubu da Antik Dönem kenti ve hayatı hakkında çok net bilgiler sağlamaktadır. Bu sebeple yapının gerek mimari özellikleri gerekse de zengin buluntu gurubu bu kitap içerisinde birarada ele alınarak bilim dünyasına sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125028</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84b7d79b-79e0-4246-b4cd-89d4bb75643f.jpg</image:loc>
            <image:title>99 Esma-İ Hüsna Allah’ın Güzel İsimleri</image:title>
            <image:caption>Şimdi ben sana bu kitapta Allah’ın, Peygamber Efendimiz’in (selamların en güzeli ona olsun) bize öğrettiği 99 isminin ne anlama geldiğini anlatmaya çalışacağım. Bunu yaparken, yeryüzünde gözümüzün gördüğü pek çok şeyden mesela kelebeklerden, arılardan, ağaçlardan, dağlardan, yıldızlardan, serin, tatlı suları neşe ile akan derelerden, uçsuz bucaksız okyanuslardan ve o okyanuslarda özgürce yüzen balıklardan, ormanlarda koşuşan güzel gözlü ceylanlardan, kanatlarını aça kapata uçan kuşlardan, süzülüp geçen bulutlardan, kar ve yağmur tanelerinden misaller vereceğim. Böylece biz, seninle beraber ikimiz, bu kitabın sonuna geldiğimizde, Rabbimizi çok daha iyi tanıyor olacağız. Ve birgün bize, “Rabbin kim?” diye sorduklarında, melekleri bile şaşırtacak ve mutlu edecek muhteşem cevaplar vereceğiz. “Benim Rabbim!” diyeceğiz mesela... “Yarattığı her şeylere güzel şekiller veren, çiçekleri, kuşları, arı ve kelebekleri hiçbir mecburiyeti olmadığı halde, böyle güzel yaratan MUSAVVİR’dir!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125029</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ca12146-a0a9-4961-87d4-b11215c196fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha da Küçükler İçin Allah’ı Merak Ediyorum</image:title>
            <image:caption>Çocuklar öğrenmek ve anlamak için soru sormaya ve cevaplarını bulmaya ihtiyaç duyarlar. Ebeveynler ise çocuklarının soruları karşısında bazen şaşırır, bazen de nasıl cevap vereceklerini bilemezler. Özellikle Allah’a dair soruları cevaplamakta güçlük yaşarlar. Doğru cevap verememe kaygısı bazen onları sessiz bırakır. Bu kitap çocukların sorularına, yaşlarına uygun cevaplar sunarken, aileye de doğru cevaplar konusunda destek olacaktır. 
Bu çalışma aynı zamanda, aile için çocukla sağlıklı iletişim kurmanın pedagojik örneklerini de sunmaktadır. Soru sormaya teşvik etmesi, cevapların şefkatli bir iletişim diliyle aktarılması, aile için bir rehber niteliğindedir. Kitaptaki baba-çocuk diyalogları ailelere rol model olması açısından değerlidir. Günümüzde özellikle şehir hayatında, babayla çok az vakit geçirebilen çocuklar ve babaları için de iyi bir örnek niteliğindedir. 
Bu kitap, içeriği, dili ve konuyu işleyiş tarzıyla dokuz yaş ve altı çocuklar için manevi gelişimi destekleyici niteliktedir. ‑ BANU YAŞAR (Psikolog-Psikoterapist)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125030</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78ad92f8-3d59-43c1-bbab-889cc1196df3.jpg</image:loc>
            <image:title>Peygamber Efendimiz</image:title>
            <image:caption>Peygamberimiz bir melek değildi. Bütün insanlar gibi acıkıyor, bütün insanlar gibi susuyor ve uykusu gelince uyuyordu. Eline bir diken batsa, canı yanıyordu. 
O bir insandı. Evet ama hiçbir insan onun gibi değildi. 
Çünkü o, aramızdan seçilmiş bir elçiydi. 
Ve Allah’ın Son Peygamberi... 
Bizim en ama en sevgili öğretmenimiz… 
Her insan gibi vefat ettiğinde, bize İslam gibi bir din, Kur’an gibi bir kitap, o muhteşem güzel hayatı gibi örnek alabileceğimiz bir hayat ve binlerce kıymetli nasihat bıraktı. 
Onun bu muhteşem hayatı, tarihî bir şahsiyetin –kim olursa olsun– hayatına ne benzer ne yan yana tutulabilir. Ne de okullardaki tarih dersi kitaplarında bir üniteye, içine doğum ve ölüm tarihleri düşülmüş bir paranteze sığdırılabilir. Çünkü onun hayatı, bir tarih bilgisi değil, öğrenmemiz, örnek alıp yaşamamız, sevdirerek öğretmemiz gereken bir iman dersidir. 
Bu kitap en küçük okurlarımıza (4+) Sevgili Peygamberimizi tanıma ve sevme yollarında bir başlangıç noktası olsun diye mümkün olan en az kelime ile mümkün olan en sade anlatımla, onların akıl ve kalplerine aynı anda seslenebilmeye gayret edilerek ve özellikle çocuklar için yazılan siyer kitaplarındaki lüzumsuz ve abartılı hüzünlü dilden, neşe eksikliğinden –konuların ciddiyetine yakışmayacak bir laubaliliğe de bulaşmadan– uzak durularak kaleme alındı. Çizimler ise son yıllarda ülkemizde yetişmiş en başarılı çizerlerden biri olan (çok sevilen Küçük Sahabiler dizisinin çizeri) Ceyhun Şen tarafından yapıldı. 
Yıllardır çocukların manevî dünyalarını zenginleştiren kitaplar yayınlamayı kendisine vazife edinmiş bir yayınevi olarak ümidimiz odur ki bu kitabın sayfalarına tutunan minik kalpler ve akıllar, Sevgili Peygamberleri ile aralarına sıradağlar gibi girmiş asırları uçar gibi aşsınlar ve Medine’nin sokaklarında oynayan küçük sahabilere arkadaş olsunlar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125031</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b734b78-3d10-49af-a29c-0fde58cb3d46.jpg</image:loc>
            <image:title>Liberalizm ve Demokrasi</image:title>
            <image:caption>Çoğu zaman aynı anlamda anılmalarına karşın liberalizm ve demokrasi farklı kavramlardır. İki kavramın bütünleşerek tarihi süreç içerisinde oluşturduğu liberal demokrasi modeli, ideal demokrasi modelidir. 
Liberalizm bireyi temel alan ve önceleyen bir ideolojidir. Demokrasi ise halkın seçimler yoluyla iktidarı belirlemesini öngören siyasi bir tekniktir. 
Demokrasi tekniğine içerik sağlayarak, çerçeve değerler kazandıran yegâne ideoloji liberalizmdir. Bu bağlamda liberal demokrasi, insan haklarına ve hukukun hakimiyetine bağlı, anayasa ile sınırlandırılmış devlet anlayışına sahip ve bireysel özgürlüklere saygılı niteliklere sahip yönetim sistemidir. 
Bu kitabın bulguları, liberalizmin siyasi yönetimde varlık gösterebilmesi için demokrasinin sunduğu tekniğe ihtiyacı olduğunu ortaya koyarken; demokrasinin ise hedeflediği yönetime liberal değerler ışığında ulaşabileceğini göstermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125032</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8971251-75f3-481c-acea-bba5c11fae9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ron ve Nefes</image:title>
            <image:caption>Bir kukla ve nefesin büyülü yolculuğu! 
 
“Merhaba, ben Ron! Bir kukla olabilirim ama inan bana nefes almak hakkında çok şey biliyorum. 
Peki ya sen… Nefesin gücüyle bedenin nasıl hareket ettiğini hiç merak ettin mi? 
Bu kitapta benimle birlikte nefes almayı keşfedecek, bedeninin nasıl çalıştığını anlayacak ve hatta duygularını nasıl kontrol edeceğini fark edeceksin!” 
 
Ron ile birlikte yapacağın nefes egzersizleriyle hem rahatlayacak hem de çok eğleneceksin. Bütün bu maceranın arasında bir de kendi kuklanı yapmaya hazır mısın? Nefesini al, sesini değiştir ve Ron ile unutulmaz bir maceraya atıl! 
 
Yaratıcı Drama Eğitmeni Esat Zorkirişçi, bu benzersiz kitapta çocukları nefesin büyüsüyle tanıştırıyor ve ailelere nefesin fiziksel ve duygusal sağlık üzerindeki önemini hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125033</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f121428-8bc9-4e05-a35c-e5a86423d837.jpg</image:loc>
            <image:title>Ella ve Yoyo’nun Yuvası</image:title>
            <image:caption>Ella ve Yoyo’nun sevgi dolu öyküsü Türkçe, İngilizce, Fransızca ve İtalyanca baskılarıyla dört dilde çocuklarla buluşuyor… Çocukların ortak dili sevgidir! Yoyo, Ella için sadece bir hediye değil, ona özel ve sevgiyle yapılmış bir oyuncaktı. “Ella ve Yoyo’nun Yuvası”, çocukları sevginin ve yaratıcılığın gücüyle tanıştırıyor ve her çocuğun kendi oyuncağını tasarlayıp hayal gücünü geliştirmesini teşvik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125034</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b4f2cc1-8d83-454f-a313-27892c535f1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ella and Yoyo’s Home</image:title>
            <image:caption>Ella ve Yoyo’nun sevgi dolu öyküsü Türkçe, İngilizce, Fransızca ve İtalyanca baskılarıyla dört dilde çocuklarla buluşuyor…
Çocukların ortak dili sevgidir!
Yoyo, Ella için sadece bir hediye değil, ona özel ve sevgiyle yapılmış bir oyuncaktı.
“Ella ve Yoyo’nun Yuvası”, çocukları sevginin ve yaratıcılığın gücüyle tanıştırıyor ve her çocuğun kendi oyuncağını tasarlayıp hayal gücünü geliştirmesini teşvik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125035</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b62aeb3-9d21-4580-bde1-baf79e60f91d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ella, Yoyo Et Leur Cocon</image:title>
            <image:caption>Ella ve Yoyo’nun sevgi dolu öyküsü Türkçe, İngilizce, Fransızca ve İtalyanca baskılarıyla dört dilde çocuklarla buluşuyor… Çocukların ortak dili sevgidir! Yoyo, Ella için sadece bir hediye değil, ona özel ve sevgiyle yapılmış bir oyuncaktı. “Ella ve Yoyo’nun Yuvası”, çocukları sevginin ve yaratıcılığın gücüyle tanıştırıyor ve her çocuğun kendi oyuncağını tasarlayıp hayal gücünü geliştirmesini teşvik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125036</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6139f84c-fd21-45e1-8346-474b65a21eac.jpg</image:loc>
            <image:title>Il Nıdo Di Ella E Yoyo</image:title>
            <image:caption>Ella ve Yoyo’nun sevgi dolu öyküsü Türkçe, İngilizce, Fransızca ve İtalyanca baskılarıyla dört dilde çocuklarla buluşuyor… Çocukların ortak dili sevgidir! Yoyo, Ella için sadece bir hediye değil, ona özel ve sevgiyle yapılmış bir oyuncaktı. “Ella ve Yoyo’nun Yuvası”, çocukları sevginin ve yaratıcılığın gücüyle tanıştırıyor ve her çocuğun kendi oyuncağını tasarlayıp hayal gücünü geliştirmesini teşvik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125037</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6cfb501-75c9-4d68-bc44-ce104d017219.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlam Yaratmak</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki David Bordwell’in kitabı, hem film eleştirisinin tarihi hem eleştirmenlerin filmi nasıl yorumladığına dair derinlikli bir analiz yaptıktan sonra film çalışmaları için alternatif bir de program teklifinde bulunuyor. Yazar, aslında film eleştirisinin anatomisini oluşturup film araştırmalarının gündemini yeniden belirlemeyi hedefliyor. Bu nedenle Anlam Yaratmak âdeta bir dönüm noktası kitabı, gelecekteki film çalışmalarının evrileceği tartışmanın odak noktasını teşkil ediyor. 
Filmleri yorumlamak ve onlardan anlam çıkartmak için farklı stratejiler geliştiren Bordwell, teorisini Batı film eleştirisinden çok sayıda örnekle açıklamaktadır. Argümanlarını oluşturan terimleri ve onların kapsamını ortaya koyduktan sonra, eleştirel teorilerin pratikleri nasıl kısıtladığını ve metinlerin yorumlanmasının beşerî bilimlerin merkezî bir meşguliyeti hâline geldiğini göstermeye çalışmaktadır. 
Eserde II. Dünya Savaşı’ndan bu yana Fransa, Britanya ve Amerika Birleşik Devletleri’nde film eleştirisinin gelişimine dair açıklamalar sunulmakla kalmaz, aynı zamanda bu gelişim iki önemli eleştiri türü aracılığıyla analiz edilir. Çoğunlukla zıt olarak görülen bu iki yaklaşımın aslında çok da ortak noktası olduğunu gösterir. Her iki ekolün de geleneksel, retorik ve problem çözme tekniklerinin izah edildiği çalışma, sinemada tarihsel şiirin film analizi için en verimli çerçeveyi sunduğu iddiasıyla sona erer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125038</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52a98bf9-f8aa-4eb5-9f88-8ba9cdc25355.jpg</image:loc>
            <image:title>Ela Rosa</image:title>
            <image:caption>“Şimdi bir başka ortam sesinin peşindeyim belki de. Kendi gerçeklerinden kaçarak rahat edeceklerini sanan insanların kaçtığı gibi değil, daha derin bir sessizliğin peşindeyim. Ölüm de uzun sürecek bir sessizlik değil mi? Ruhun inzivası da diyebiliriz buna…” 
 
Bu kadim topraklarda, Anadolu’da, farklı zaman dilimlerinde yaşayan kadınların ortak hikâyeleri sonsuzlukta Ela Rosa’yla buluşuyor.  
Acılarla, ölümlerle yüklü bir geçmişin gölgesinde, çaresizlik, vefasızlık, umutsuzluk başköşeye otururken “bir dalgaya gömülüp” giden kadınlar. 
Yas tutmanın, direnmenin, yaralarını iyileştirmenin yolculuğu Ela Rosa’nınki…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125039</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e8e9251-1f2f-41c0-b36f-5e26c0501b5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kertenkelelerden İnsanlara Davranışsal Organizasyon</image:title>
            <image:caption>Önde gelen gelişim psikoloğu, insan psikolojik eylemliliğine evrimsel bir yol öneriyor. 
Doğa, karşılaşabilecekleri her türlü olasılığa biyolojik olarak hazırlıklı organizmalar inşa edemez. Bunun yerine, Doğa, hedefleri takip eden, mevcut durumda bu hedeflere en iyi nasıl ulaşılacağı konusunda bilinçli davranışsal kararlar veren ve daha sonra etkinlik için davranışsal icrayı izleyen geribildirim kontrol sistemleri olarak işlev görecek bazı organizmalar oluşturur. Doğa psikolojik aktörler oluşturur. Cesur, yeni bir teorik öneride, Michael Tomasello, insana giden evrimsel yolda ortaya çıkan ana psikolojik eylemlilik biçimlerinin bir tipolojisini ileri sürüyor. 
Tomasello dört ana psikolojik eylemlilik türünü ana hatlarıyla belirtiyor ve bunları evrimsel ortaya çıkma sırasına göre tasvir ediyor. İlki, kadim omurgalıların hedef yönelimli eylemliliğidir, sonra kadim memelilerin niyetli eylemliliği geldi, ardından kadim büyük maymunların rasyonel eylemliliği geldi ve nihayet kadim insanların sosyal olarak normatif eylemliliğinde sona erdi. Her yeni psikolojik organizasyon biçimi, davranışın planlanması, karar verme ve icra kontrolünde artan karmaşıklığı temsil ediyordu. Her biri aynı zamanda çevrenin ve bazı durumlarda organizmanın kendi psikolojik işleyişinin yeni deneyim türlerine yol açtı ve sonuçta insanların tüm düşüncelerini ve eylemlerini yöneten nesnel ve normatif bir dünya deneyimi ortaya çıktı. Bu öneriler birlikte, evrimsel psikolojideki mevcut yaklaşımları hem genişleten hem de derinleştiren yeni bir teorik çerçeve oluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125041</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e8ebc33-4c78-4b37-9811-5af0237a2e1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sofia Coppola</image:title>
            <image:caption>&quot;Lost in Translation&quot;, &quot;The Virgin Suicides&quot; ve &quot;Priscilla&quot; gibi filmlerin yönetmeni Sofia Coppola&apos;yla yapılan bu söyleşiler kitabında yönetmenin sinemaya bakışıyla tanışacak, babası ve erkek kuzenleriyle sarılı sinema dünyasında nasıl bir &apos;kadın sinemacı&apos; olduğunun hikayesini okuyacaksınız...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125042</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29ef8767-873f-4323-9aba-5ff96d630d3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Tablolarla Almanca Gramer</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, Almancadaki bütün gramer konularını ve temel kuralları kısa ve öz bir biçimde tablolar halinde vermektedir. Bu nedenle Almanca öğrenen ya da öğreten kişi konulara daha hızlı ve kolay bir biçimde ulaşacaktır. Örneğin çekimler, zamanlar, Aktiv, Passiv cümleler, Präposition’lar, bağlaçlar vs. Böylece kitapta geçen temel konular tablolar şeklinde Türkçeleriyle birlikte bir arada verilmektedir. Bilindiği gibi bir şeyin tablolar halinde verilmesi bilgiye kısa sürede ve daha kolay ulaşmayı sağlamakta, öğrenmeyi oldukça kolaylaştırmakta, daha kalıcı olmasını sağlamakta ve hızlandırmaktadır. Konuların tablolar halinde verilmesi açısından ilk ve tek kitap niteliğindedir.

Konu ve içerikler belli bir sıraya göre düzenlenmiş, öncelik, sonralık sırasına göre basitten zora doğru ele alınır. Bu kitaptan, ortaokul ve liseden itibaren Almanca öğrenmek ve öğretmek isteyen herkes yararlanabilir. Özellikle YDS, LYS, GOETHE ZERTİFİKAT, TestDaF, TELC, ELC, ÖSD ve DSH gibi yabancı dil sınavları başta olmak üzere, diğer Almanca sınavlarına giren bütün adaylar, ortaokul, lise ve hazırlık sınıfı öğrencileri, Almancayla ilgili bölümlerde öğrenim gören öğrenciler, ders veren öğretmenler, çevirmenler, kendi kendine Almanca öğrenmek isteyen meraklılar ile bilgilerini derinleştirmek isteyen herkes bu kitaptan yararlanabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125043</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fb8d14f-ab49-4c48-9ef4-89c842c70725.jpg</image:loc>
            <image:title>Batı Eğitim Düşüncesi Tarihi</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta düşünce tarihi üzerindeki odak, kısmen, eğitim tarihini, ‘büyük adamlar’a dayalı bir yaklaşımdan uzaklaştırarak düşünceler ve inançlar üzerinde teknolojik, ekonomik, sosyal ve politik etkilerin belirleyici olduğu bir yaklaşıma taşıma girişimidir. Yazarlara göre, eğitim tarihi kitaplarının çoğu, düşüncelerin ortaya çıktığı genel tarihsel bağlamı yeterine dikkate almadan, düşünceleri ve inançları, bir ünlü düşünürden diğerine oldukça kolay bir biçimde taşımıştır. 
Eğitim tarihi geçmişte sadece büyük düşünürlerin hikayesine değil aynı zamanda kurumların tarihine de çok fazla yoğunlaşmıştır. Örneğin, bu kurumları oluşturan ya da onları dönüştüren toplumlardaki değişimin incelenmesi yerine ‘Üniversitenin Doğuşu’ gibi konular daha fazla ele alınmıştır. Gerçekte on ikinci yüzyıldaki Paris ve Oxford üniversitelerinin yirminci yüzyıl yüksek öğretimiyle ortak noktası oldukça azdır. Batı Eğitim Düşüncesi Tarihi, bireylerin katkılarını göz ardı etmeksizin değişimin nedenlerini araştırmaktadır. 
Birçok tarihçi, kendi ülkesinin tarihini bilmeyen bir bireyin daha çok hafızasını kaybetmiş bir kişiye benzediğini ileri sürmüştür; bugünümüze anlam verebilmek ya da en azından bu noktaya nasıl geldiğimizi bilmek için geçmişin bilgisine ihtiyaç duyarız. Bunun aynısı eğitimle ilgilenen herhangi bir kişi için de geçerlidir: Bir eğitim sisteminin zaman içinde nasıl geliştiğini bilebilirsek ancak o sayede eğitim sisteminin birçok özelliğine anlam verebiliriz. Bir eğitim sisteminin zaman içerisindeki gelişiminin bir kısmı, eğitim kurumlarının nasıl değiştiğinin hikayesidir ancak eğitim düşüncesinin nasıl geliştiğini anlamanın önemi de yadsınmamalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125046</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4abe60c3-61f4-42e7-9fc0-a2bfd78b8df5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Dava Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, siyasi görüşleri ve toplum anlayışları farklı olan pek çok insana, davanın bir aşamasında, “Burada tuhaf bir şey, kabul edilmesi zor bir şey oluyor” dedirten, bazen “Kafkaesk” diye tarif edilen bir dava sürecinin hikâyesi. Aynı zamanda, suç işlediğine dair kanıt olmadan tutuklanmış, hüküm giymiş ve kesintisiz yedi sene boyunca cezaevinde yaşamış bir insanın hayatının yedi senesinin hikâyesi. Osman Kavala mülakatlarında Gezi davasının kendisini cezalandırmanın ötesinde siyasi amaçlara hizmet ettiğine, kendisiyle ilgili oluşturulan kurgunun Gezi protestolarını kriminalize etmek için kullanıldığına dikkat çekiyor. Bu yapılırken demokrasi değerlerine bağlılıkları, bunları savunuyor oldukları bilinen insanların, kendisi gibi, hukuksuz biçimde yargılandıklarını, delil olmadan mahkûm edildiklerini vurguluyor. Çiğdem Mater, Mine Özerden, Tayfun Kahraman ve milletvekili seçilen Can Atalay, 2022 yılının Nisan ayından beri cezaevindeler. Kavala bu ağır hak ihlallerini siyasi gelişmelerle, insan haklarına ve insan hayatına değer vermeyen bir anlayışın yargıda yaygınlaşmasıyla ilişkilendiriyor. Bir Dava Hikâyesi, okurlarını, sadece Osman Kavala’nın değil, özgürlükleri ellerinden alınan bütün suçsuz insanların yaşadıklarına daha duyarlı olmaya davet etmek amacıyla hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125047</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/138867b4-6065-4561-9b70-c79e14b90a4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Asperger Sendromu</image:title>
            <image:caption>Aspergerli bireyler, dünyayı diğerlerinden farklı algılarlar. Genellikle sıradan insanları tuhaf ve anlaşılmaz, sosyal ilişkileri zor ve karmaşık bulurlar. Onlara göre gündelik hayat hızlı ve fazlasıyla değişkendir. Bu kişiler yüksek zekâlarıyla ve yaratıcılıklarıyla dikkat çekseler de, çoğunlukla geleneksel düşünme, hissetme ve davranış kalıplarına uyum sağlamakta zorlanırlar. Asperger sendromu, yakın zamana kadar az bilinen ve az görülen bir gelişimsel bozuklukken bugün neredeyse her okulda bu sendroma sahip bir çocuğa rastlamak mümkün. Bu çocukların evde, okulda, arkadaş ortamında sağlıklı ilişkiler kurmaları ve başarılı olmaları için desteklenmeleri elzem. Peki Asperger tanısı nasıl konur, bu konuda aileye ve öğretmenlere nasıl bir görev düşer? Sendromun görüldüğü çocuklarda dil kullanımı nasıl bir özellik gösterir? Bilişsel alan ve motor beceri gelişimi nasıl etkilenir? Sosyal davranışı belirleyen beceri eksikliğini gidermek için ne yapılabilir? Zorlayıcı deneyimlere sebep olan duyusal hassasiyetle nasıl mücadele edilir? En sık görülen belirtiler hangi pratik stratejilerle hafifletilebilir? Aspergerli kişilerin bağımsız bir yetişkin hayatı sürmeleri mümkün müdür ve bu yönde atılacak adımlar ne olabilir? Asperger sendromu alanında öncü araştırmalara imza atan, uzun yıllar bu durumdan etkilenen çocuk ve yetişkinlerle klinik çalışmalar yürüten psikolog Tony Attwood, bu kitapta Aspergerli kişilere özgü sıradışı özellikleri tanımlayıp analiz ederek ortaya kapsamlı bir rehber çıkarıyor. Asperger sendromundan etkilenen bireyler, anne babalar, eğitimciler ve ruh sağlığı alanında çalışan profesyonellerin kütüphanesinde bulunması gereken temel bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125048</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a54d1f75-b8e5-49a0-a2f5-1c4c41b24d00.jpg</image:loc>
            <image:title>Başka Kentler, Başka Denizler 5</image:title>
            <image:caption>Murat Belge, Başka Kentler, Başka Denizler adını taşıyan seyahatnamesine 5. cildiyle devam ediyor. Okuyucusuyla çıktığı bu yolculukta Belge önce her daim çalkantılı bir geçmişe sahip olan Balkanlar’a, Belgrad ve Bulgaristan’a gidiyor ve ardından tarihi, politikası, sanatı ve kültürüyle derinlemesine anlattığı Britanya’ya uğruyor, İrlanda’yı da ihmal etmiyor. Britanya ve İrlanda yolculuklarından sonra dümeni Güney Asya’ya, Hindistan’a kırıyor. Hindistan’ın tarihini Britanya ile ilişkileri çerçevesinde, yollarıyla, yemekleriyle anlatıp denizlere açılarak Yunan adalarına uğruyor. Güneş, deniz, balık ve musikiyle adaları dolaşıp Hollanda’nın kanal ve yeldeğirmenleriyle ünlü şehri Leiden’a, oradan da Almanya’ya, Potsdam ve Kiel’e uzanıyor. Uçsuz bucaksız Rusya’yı, bir Sovyetler Birliği tarihçesini de sunarak adımlıyor ve en sonda da Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan pencerelerinden Kafkasya’nın inişli-çıkışlı tarihini anlatarak seyahatnamesini sonlandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125049</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69473aaf-1ca0-4b42-9cd8-83ef6881d136.jpg</image:loc>
            <image:title>Sektörel Açıdan Finansal Analiz Ve Finansal Performans</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
FİNANSAL PERFORMANSIN DUPONT ANALİZİYLE İNCELENMESİ: SEKTÖREL BİR ARAŞTIRMA 
 
SECTORAL IMPACT OF DIVIDEND ANNOUNCEMENTS ON STOCK RETURNS: AN EVENT STUDY ANALYSIS ON BORSA ISTANBUL (2010-2023) 
 
BIST ENERJİ FİRMALARININ HİSSE PERFORMANSLARININ MALİ ANALİZİ: FİNANSAL DEĞIŞKENLER VE ENERJİ FİYATLARININ ETKİSİ 
 
KONAKLAMA SEKTÖRÜNDE FAALİYET GÖSTEREN ŞİRKETLERİN FİNANSAL PERFORMANSI: PANEL VERİ ANALİZİ 
 
FİNANSAL PİYASA DİNAMİKLERİ VE FİNANS SEKTÖRÜ PERFORMANSI ARASINDAKİ ASİMETRİK İLİŞKİLER 
 
BIST SİGORTA ENDEKSİNDEKİ FİRMALARIN FİNANSAL PERFORMANSLARININ BWM TABANLI VIKOR YÖNTEMİ İLE İNCELENMESİ 
 
SEKTÖREL LİKİDİTE YAPISINA EKONOMİK POLİTİKA BELİRSİZLİĞİNİN ETKİLERİ 
 
TÜRKİYE JEOPOLİTİK RİSKİ VE BIST ŞEHİR ENDEKSLERİNİN PERFORMANS ANALİZİ 
 
BİST TAŞ TOPRAK (XTAST) SEKTÖRÜNDEKİ ŞİRKETLERİN FİNANSAL PERFORMANS ANALİZİ 
 
ENERJİ VE KİMYA SEKTÖRLERİNDE FİNANSAL PERFORMANSIN İNCELENMESİ: ENTROPI VE MOORA YÖNTEMLERİ İLE BİR UYGULAMA 
 
BIST İMALAT SEKTÖRÜNDE FAALİYET GÖSTEREN ŞİRKETLERİN FİNANSAL BAŞARISIZLIKLARININ ALTMAN Z SKOR MODELİYLE ANALİZİ 
 
TOPSIS YÖNTEMİYLE FİNANSAL PERFORMANS ANALİZİ: BİST İMALAT SEKTÖRÜ ÖRNEĞİ 
 
AR-GE HARCAMALARININ SAVUNMA SANAYİ ŞİRKETLERİNİN FİNANSAL PERFORMANSI ÜZERİNE ETKİSİ: BORSA İSTANBUL ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA 
 
BORSA İSTANBUL SEKTÖR ENDEKSLERİNDE DÖVİZ, FAİZ VE PETROL FİYATLARININ FİNANSAL PERFORMANSA ETKİSİ: 2014-2024 ANALİZİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125050</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf894757-ca20-4b22-bfc4-49e022208afe.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Avcılık Sporcularının Depresyon Anksiyete ve Stres Düzeyleri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
      1.ÖZET 
 
      2. ABSTRACT 
 
      3.GİRİŞ 
 
      4.İLK ZAMANLARDAN GÜNÜMÜZE AVCILIK MALZEMELERİ 
 
      5.DEPRESYON NEDİR? 
 
      6.GEREÇ YÖNTEM 
 
      7.BULGULAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125051</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40ae7bdd-db28-4b1b-b11c-3268e57ca4da.jpg</image:loc>
            <image:title>Penny Pepper - Her Şey Yolunda</image:title>
            <image:caption>Penny Pepper maceradan maceraya atılıyor! 
Penny Pepper 10 yaşında ve üç büyük (ve yaklaşık bir milyon da küçük) dileği var: 
1. Bir köpek sahiplenmek 
2. Başarılı bir dedektif olup davalar çözmek 
3. Havalı Flora’nın doğum günü partisine gitmek zorunda kalmamak 
Üçüncü sıradaki dileğini gerçekleştiremeyen Penny, Flora’nın doğum günü partisinde dedektif olarak ilk davasını çözeceğini asla hayal edemezdi. Doğum gününde Flora’nın köpeği -dünyanın en tatlı köpeği- kayboldu ve Penny, köpek yatağının üzerinde suçlunun geride bıraktığı notu buldu. Peki Flora, köpeğinin kaçırılmasından kimi sorumlu tutuyor? Elbette Penny’nin ta kendisini…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125052</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcd3acb7-bbd3-4659-aa4f-4ba0c551286f.jpg</image:loc>
            <image:title>Penny Pepper - Hız Trenindeki Heyecan</image:title>
            <image:caption>Olay yeri: Eğlence Parkı! 
Onlar gerçek bir dedektif ekibinin üyeleri: Penny, en iyi arkadaşı Ida, ikinci en iyi arkadaşı Marie ve eski düşmanı Flora! Ve tabii ki ajan köpeği Justin. 
Bir önceki olayın üzerinden çok geçmeden yeni bir durumla karşı karşıya kaldılar. Eğlence parkına gittiler ve Penny’nin cüzdanı, Flora’nın cep telefonu, diğer birçok kişinin de çeşitli eşyaları ortadan kayboldu! Penny ve arkadaşları, bir şeylerin ters gittiğinden emindi. Justin, izleri takip etmeye başladı ve dedektifler hırsızı bulmak için görev başındaydı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125053</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2390385a-d45a-4248-9452-4c8db436bda2.jpg</image:loc>
            <image:title>Penny Pepper - Okuldaki Karmaşa</image:title>
            <image:caption>Penny ve arkadaşları çok heyecanlı! 
Okullarında bir yetenek yarışması düzenleniyor ve bir televizyon kanalı bu yarışmayı kaydetmek için orada olacak. En başarılı gösteri televizyonda yayınlanacak. Penny ve arkadaşları, Justin ile birlikte harika bir gösteri hazırladılar. 
Ne yazık ki yarışma günü bir şeyler ters gitti ve tam da Justin, eşsiz ajan köpeği yeteneklerini sergileyecekken sahneye siyah bir kedi fırladı. Bunun bir sabotaj olduğunu düşünen genç dedektifler bu konuyu çözmekte kararlı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125054</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/990a3bde-4588-43dc-a2db-50d006e599a1.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Hayvan Atlasım (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>DÜNYANIN ETRAFINDA MACERA DOLU BİR YOLCULUĞA ÇIKMAYA HAZIR MISIN? 
Birlikte tüm kıtaları adım adım dolaşacak ve DÜNYA ÜZERİNDEKİ İNANILMAZ HAYVANLARI keşfedeceğiz. 
Bu kitapta İKİ HARİKA SÜRPRİZ SENİ BEKLİYOR: 
OYNAMAN İÇİN 20 ADET MAKET HAYVAN FİGÜRÜ 
QR KODLARI OKUTARAK İZLEYEBİLECEĞİN 20 VIDEO 
Böylece tanıştığın hayvanları gerçek bir kâşif gibi yakından gözlemleyeceksin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125055</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0ac607a-673d-40f9-811b-e212c88539e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sportif Performans - Bilgilendirici Derlemeler</image:title>
            <image:caption>Bu bilgilendirici derleme kitap çalışması fikri var olduğumuz yere bir katkı sağlama sözüyle ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada yer alan yazarların hemen hemen hepsi Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde okuyan ve mezun olan öğrencilerden oluşmaktadır. Ekip olmanın iş üretmek adına güzel bir örneği olan bu çalışmanın birinci bölümünde, yüzme spor dalında farklı çıkış teknikleri ve sürat performansı ele alınmıştır. İkinci bölümünde, esneklik performansı ele alınmıştır. Üçüncü bölümde, sürat performansı farklı mesafe örnekleriyle açıklanmıştır. Dördüncü bölümde, sporcu-dansçılarda müsabaka performansına ait bilgiler bulunmaktadır. Beşinci bölümde, futbol spor dalı özelinde çeviklik performansının gerekliliği ve bu gerekliliğin belirlenmesine yönelik olarak çeviklik testi yöntemi yazılmıştır. Altıncı bölümde, voleybol spor dalındaki servis çeşitleri açıklanmış. Bunun yası sıra, servis çeşitliliği ile servis isabetliliğinin belirlenmesine yönelik olarak “Voleybol Servis İsabetlilik Testi” metodolojik olarak sunulmuştur. Yedinci bölümde, dikey sıçrama performansının belirlenmesine yönelik olarak iki farklı uygulama örneği metinsel olarak ele alınmıştır. Sekizinci bölümde, sportif performans ve müzik konusu işlenmiştir. Dokuzuncu bölümde, futbol spor dalı için hakem performansı ve başarı konusu ifade edilmiştir. Onuncu bölümde, aerobik egzersizlerin solunum fonksiyonlarının geliştirilmesi sportif performans bağlamında işlenmiştir. On birinci bölümde, solunum kası egzersiz yöntemlerinin sportif performansa katkısı açıklanmıştır. Son bölüm olan on ikinci bölümde ise, basketbol spor dalında kullanılan anaerobik güç testi protokolü yazılmıştır. Okurlarına katkı sağlaması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125056</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c3921b6-6b08-4696-b559-3e5bae5b3ce8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim Tasavvuru Bakımından Mucizenin İmkanı</image:title>
            <image:caption>Bir din felsefesi problemi olarak mucizenin imkanı meselesi dün olduğu gibi bugün de canlılığını muhafaza etmektedir. Mucizenin imkanına dair sorgulama, Tanrı evren ilişkisi bağlamında yapılmıştır. Yahudilik, Hristiyanlık ve İslamiyet gibi teistik dinlerde mucizelerin olağanüstü hadiseler olarak kabul edilmesi nedensellik, tabiatın düzeni, ilahi müdahale gibi birçok tartışmayı beraberinde getirmiş ve Tanrı&apos;nın evrenle kurduğu ilişkiye dair teologların, filozofların, bilim adamlarının muhtelif cevapları olmuştur. Bu kitapta erken Orta Çağ&apos;dan 17. yüzyıl bilimsel devrimine kadar değişen bilim tasavvuru bakımından mucizenin imkanına dair sunulan açıklamaları mukayeseli olarak okuyucuya aktarmak hedeflenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125058</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0250d2d5-558d-4e3d-b453-8c2abdba2e5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kesişimsel Feminizm</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki derleme, Türkiye’de yaşayan Suriyeli, Almanya’da yaşayan Türkiyeli kadınların göçmen kadın olma deneyimleri ile “içeride” ve “dışarıda”, öteki olarak var oluşu; toplumsal cinsiyet temelli şiddette mağdur, fail ya da tanık olarak yer alan erkekler ve kırılgan erkeklikler üzerinden “metodolojik erkeklik” tartışması; kadın keseninde sahada araştırmacı olarak yer almanın sınırları gibi konularla gerek teoride gerek pratikte kesişimselliğin farklı yüzlerine ilişkin bir perspektif sunuyor. 
Bunlarla beraber, Hıristiyanlık üzerinden dinin ve dini metinlerin kadınların ötekileştirilmesindeki rolü; kadınların kent yaşamındaki dezavantajlı konumları karşısında “kadın dostu kent”lerin mümkünatı;  “Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy halkının doğa-toplum ilişkisine bakışı”; Divan edebiyatında kadın şairlerin eril tahakküm altında var olma mücadelesine tanıklık ederek “dişil yazın” ile alternatif bir anlatı kurmanın önemi ve ulus-devlet inşasında “telaffuz” bahanesiyle Ermeni kadın oyuncuların tiyatrodan dışlanışı gibi birbirini toplumsal cinsiyet ekseninde kesen çok boyutlu çalışmalarla literatüre önemli bir katkı sağlıyor. 
Bu çerçevede çalışma, okuyucusuna bir yandan kesişimselliğin “sınırlarını” ya da “sınırsızlığını” görme imkânı sunarken, diğer yandan, feminizmin herkes için olduğunun altını çizen bir “sınırları aşma” girişimi olarak okunabilir. 
Hülya Kaşıkcı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125059</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2137139-d18a-4bcf-a8be-a348266f190c.jpg</image:loc>
            <image:title>Absürt Bir Distopya</image:title>
            <image:caption>“Yeni düzende sevgili olmadan önce ‘burç uyum testi’nden geçip sevgili sertifikası almak gerekiyordu. Sokakta burç zabıtaları sevgilinle gezerken durdurup kart sorma hakkına sahipti.” 
 
Günümüz kişisel gelişim dünyasını “renkli bir distopya”ya çevirerek anlatan Neşe Çelik Başar hem bireysel hem de toplumsal iyileşmenin sorgulamaktan geçtiğini akıcı, kışkırtıcı bir dille aktarıyor. Bir solukta okunan bu romanda ‘Kurallara Uymayanları Uyarma Merkezi’nden tutun da sokakta önünüzü kesen “Burç Zabıtaları”na kadar absürt birçok şeyle karşılaşacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125060</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdda2791-9ca4-4859-94b8-1451350da4de.jpg</image:loc>
            <image:title>Çöküşe Rıza</image:title>
            <image:caption>…yaşadığımız ve tamamlanmasına az kalan çöküş süreci şu ünlü kelebek rüyası metaforunda olduğu gibi acaba buna rıza gösterenler “mutlu bir rüya mıydı gördüklerimiz yoksa kâbusa mı uyandık” diye soracaklar: “Hayır” yanıtını verecek birkaç kişi kaldıysa ortalıkta… “Evet, keyifle izlediniz bu süreci her anından büyük bir haz aldınız, hepinizin başlıca derdi batan gemiden payınıza düşme olasılığı olan mallara ne zaman, nasıl ve hangi yolla konacağınızdı…” Yanıt bekleyen kimse kaldıysa eğer onların jargonuyla olmalı bu yanıt! Çünkü on yılları alan tüm algoritmaları hassas cetvellerle belirlenmiş gibi duran, tüm aşamaları kitlelerden onay alan bu süreç boyunca on milyonlarca insanın güruh ruh haliyle yalnızca bu sürecin birer paydaşı olabilmek uğruna özgürlük, eşitlik, adalet, etik vs. tüm insan için olan kavramlara sırt çevirdiğinin şahidi değil miyiz?  
…diğer taraftan bende ya da benim gibi olanlarda da bir çöküşe rıza hali söz konusu olabilir mi? Sessizce geleni karşılamak, artık kaçınılmaz olanı… Öncesinde ve ardından “demokrasi” oyunu ile faşizmin sürdürülebilirliği sağlandığından beri altta olanlar, her zaman “altta” olanlar, ben ya da benim gibi olanlar değil miydi? O halde diyemez miyiz coşkulu bir heyecanla sevinçli bir telaş içinde “Gelsin tufan, topyekûn yıkım, kıyamet. Umut yok, bırakında topyekûn ya da ne varsa bilebildiğimiz hep birlikte çöküşün, dibe vuruşun ve ardından gelecek yok oluşun cazibesini ve bu cazibenin hazzını yaşayalım! Fazla mı hedonist oldu, fazla mı kinik? Ve hiç kuşkusuz her kuşağa nasip olmaz bu durum!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125061</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de311596-a9ac-4ccf-b7b3-4134055c18c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizimdi O Masa</image:title>
            <image:caption>Fikret Özkurt, “Bizimdi O Masa”da yoksun, çaresiz ve yönsüz kalmış insanların yalın gerçekliğini ilmek ilmek örüyor… 
“Cezam infaz olup, hapisten çıktığımın ertesi yılıydı…
Durakta müşteri bekliyorum. Kapı aralık. Motorun kaputuna yaslanmış hâldeyim. Radyo hafif açık.
Cızırtılı sesler kafamın içini oyuyor. Dalgınım her zamanki gibi. Çat diye arka kapı açıldı. Baktım bir bayan. Saçları omuzlarına dökülüyor ama peruk gibi duruyor. Gözünde iri, siyah güneş gözlükleri, kolunda çanta ve topuklu ayakkabılarıyla çok şık, asortik bir bayan.
Geçti, arka koltuğa oturdu. Girdim ben de içeri. Belli ki pahalısından, keskin bir parfüm doluştu içeriye. ‘Sırada mısınız?’ falan, yok. Küstah biri olmasa bari, diyorum.
‘Buyurun hanımefendi,’ dedim, ‘neresiydi?’
‘Güverteye çek!’ dedi.
Kararlı ama kadife gibi bir sesti…
‘Ne güvertesi ya! Güverte de neresiymiş? Anlayamadım,’ dedim. ‘Tarif edebilir misiniz?..’
‘Bilmiyor musun? Çınarlı Bahçe’deki güverte…’
Bu ses…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125062</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a69ba2c-0db9-4883-b164-f5bc43c30255.jpg</image:loc>
            <image:title>Göç Yolları</image:title>
            <image:caption>“Savaş, beklemedikleri anda başlamış, ummadıkları şekilde gelişmişti. Düşman eline geçen her yerde zulme uğrayan, vurulan, kırılan, yerlerinden sürülen binlerce aile, can kaygısı ile evi barkı toplamış, göç yoluna düşmüşlerdi. Korku ve dehşet içindeydi insanlar. Perişandı. Kaçıyorlardı yaşadıkları felaketten, düşman zulmünden, ölümden. Kaçıyorlardı her yeri saran ateşten, kandan, kötülükten, düne kadar dost bildiklerinden...
Savaş bütün şiddetiyle devam ediyordu dağların yüksek tepelerinde, derin vadilerinde, ovaların yemyeşil çayırlarında. Köyler, kasabalar, ata yadigârı şehirler cayır cayır yanıyordu. O yangın içinde askerler ileri gidiyorlar, geri çekiliyorlar, manevra yapıyorlar, düşmanla savaşıyorlardı. Durdurmaya çalışıyorlardı azgın bir sel gibi akıp gelen, şehirleri, köyleri, kasabaları yakıp geçen amansız düşman ordularını...
Aralıksız yağan yağmurla çamur deryasına dönen, göç kafilelerinin doldurduğu eski dar yollar karmakarışıktı. Ne ileri giden belliydi ne geri çekilen. Yine de askerler tedbir almışlar, bir düzene sokmuşlardı göç kafilelerini. Şimdilik. Ellerinden geldiği kadar...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125063</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/731f09cc-da1a-404b-86e8-b89e081160e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökyüzü Gibi</image:title>
            <image:caption>İşte, duyguların en saf ve en derin halini bulacağınız bir şiir kitabı… 
&quot;Gökyüzü Gibi&quot; sizi, yüreğin en kuytu köşelerinde saklı kalan aşklara, ayrılıklara, özlemlere ve vuslat hayallerine götürüyor. 
Bu kitapta, bazen bir gülüşte saklı cenneti, bazen bir damla gözyaşında yankılanan hüznü bulacaksınız. Sevginin büyüsüne kapılıp hayallere dalacak, özlemin ateşiyle yanıp yeniden umutla dolacaksınız. Şiirlerin her mısrasında, kalbinizin en derin yerlerine dokunan bir melodiyi hissedeceksiniz. 
Belki de burada, kendi hikâyenizi bulacaksınız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125064</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbf5c862-8f81-4172-8a10-cace01bb0111.jpg</image:loc>
            <image:title>Evrensel Duygular</image:title>
            <image:caption>…yorulmuş bir hasret taşıyor sanki kalabalık
örselenmiş bir düş gibi
yüreği ağzında günlerden kalan
en uzak bir sevinç peşindeyim bense
girdim kendimin koluna
yürüyoruz kalabalığın içinde
aç gözlü bir ihtirasın
ezip geçen
beyaz nezaketi
yetmeyen bir istek gibi
fışkırıyor caddelerde
baş döndüren bir şeyler var ortalıkta
göze çarpan engeller
yetmiyor
sahibini arayan özgürlüğe</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125065</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa3632f8-826b-485d-9072-d1c39143f2fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Antraktta Alaska Frigo – Görmeden Önce Okumanız Gereken 100 Film</image:title>
            <image:caption>Emre Ergel kırk beş yıla yayılan seyir keyfinden damıtarak kaleme aldığı bu kitabında, sinema tarihinin dönemlerinde gezinerek 100 film üzerinden sinemaya bir müdavimin kendi içinden konuşmalarıyla bakıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125066</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0ead772-d12b-4207-925a-85a81decb5ef.jpg</image:loc>
            <image:title>İyimser Lili</image:title>
            <image:caption>Lili’nin, başarmaya çok yaklaşıp kıl payı kaçırdığı, “neredeyse olacaktı” dediği durumlarla başı dertte! Neredeyse yeterince uzun, neredeyse yıldız bir öğrenci, neredeyse birinci… Ve bu böyle sürüp gidiyor. 
 
Peki ya Lili yanılıyorsa? Belki de neredeyse dediği durumlar sandığı kadar olumsuz değildir! 
 
Hayatta nelerle karşılaşacağımızı bilemeyiz ama nasıl tepki vereceğimizi bilebiliriz. Bu ilham verici resimli kitapta olumsuzluklar karşısında iyimser olabilmek ele alınıyor. Lili’nin eğlenceli öyküsünde, olaylara olumlu yönden bakmayı öğreneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125067</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29395ebe-16a4-412d-b512-a8d51fbe225e.jpg</image:loc>
            <image:title>Fahri</image:title>
            <image:caption>Geçmiş şimdide dağ gibi dikilir, gelecek 
nehir gibi akarken kim yok edebilir seslerin izlerini? 
Yazma satan kadın “her şey naylon, pamuklu 
bulamazsın kızım” diyor. Çay pahalı, simit pahalı. 
Böyle güzel konuşma; ele gözlü sevgili, ela gözlü fa.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125068</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c03f609-be9d-40f0-bc8a-6a940654d71e.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzay ve Dünyalar</image:title>
            <image:caption>Geceleri gökyüzünün derinliklerine baktığımda, diğer gezegenleri merak ediyorum. Parlak yıldızlarla dolu karanlık bir nehre benzeyen Samanyolu’nda, başka hangi gezegenleri bulabileceğimi görmek için roketimle ilerliyorum. 
 
Bir çocuğun merakı yıldızlara baktığı bir gece alevlenir. Böylece Güneş Sistemi’nin ötesindeki gezegenleri görmek için bir yolculuğa çıktığını hayal eder. Merak Ettiğim Uzay ve Dünyalar, astronomi ve hayal gücünü bir araya getirerek okuyucuları Güneş Sistemimiz ve ötesinde fantastik bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125069</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcfc865d-ed0d-49ab-90a2-17fb20a1b81c.jpg</image:loc>
            <image:title>Açıkalan</image:title>
            <image:caption>BENİ ANLAYAMAZLAR 
Sen beni anlayamazsın, 
Çözülemeyen bir sır gibiyim. 
İstesen de yanında tutamazsın, 
Rüzgârlara karışan yeller gibiyim. 
Bekleme derdine umar olurum, 
Ne de oynadığın en son kumar olurum, 
Bakarsın senin için bir yabancı, bir el olurum, 
Ödenemeyen bir hesap gibiyim. 
Gelmeyebilirim mahkemeye şahidim desem de, 
Hâkimler bile söyletemez bir tek kelime, 
Başımı eğemem seni sevsem de, 
Hukuk, kural bozan gibiyim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125070</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7952d6d1-f564-4705-9cb0-8e20f993c757.jpg</image:loc>
            <image:title>Güçlü Kızlar Önyargısız Olur</image:title>
            <image:caption>Arya yeni sınıfına adım atar atmaz dikkatleri üzerine çekmeyi başardı… Sınıf arkadaşlarının tümü onun hakkında bir fikre sahip olmuştu bile: Çokbilmiş, hatta kendini beğenmiş bir kız! 
 
Peki, arkadaşları Arya hakkında çabucak edindikleri fikirlerden nasıl bu kadar emin olabiliyorlar? 
 
İnsanları yalnızca dış görünüşlerine bakarak değerlendirmek doğru mudur? 
 
Başlangıçta hoşlanmadığımız insanlarla sonradan arkadaş olabilir miyiz? 
 
Farklılıkları kabul etmek, hoşgörülü olmak ve empati kurmak arkadaşlık ilişkilerimizi güçlendirir. Önyargılara gelince… 
Güçlü kızlar daima ve herkese karşı önyargısız olur!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125071</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96125c83-b26b-43ca-bdcd-d2ac67f63a38.jpg</image:loc>
            <image:title>Güçlü Kızlar Kıskanç Olmaz</image:title>
            <image:caption>Bazı şeyler hep birlikte anılır. Mesela köfteyle patates, külahla dondurma ya da tahinle pekmez gibi… Ne kadar uğraşırsak uğraşalım bunları ayrı düşünmek neredeyse imkânsız! Tıpkı en iyi arkadaşım Tanya ve beni gibi… 
 
Peki ya birbirini tamamlayan arkadaşların sayısı artmaya başlarsa… Kıskançlıklar su yüzüne çıkar mı? 
 
Bir insanın iki en yakın arkadaşı olamaz mı? 
 
Alışkanlıklarımı ve uzun süre devam eden arkadaşlıklarımız bize güven verir. Ancak bu, yeni insanlarla tanışmaya, yeni arkadaşlıklar kurmaya ve sevgimizi paylaştırmaya engel olmamalıdır. Bu bağlar bizi güçlendirir ve güçlendikçe içimizde kıskançlık gibi olumsuz duygulara hiç yer kalmaz! 
Ne de olsa güçlü kızlar kıskanç olmaz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125072</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a23e2e7-6dc0-4820-bc83-1528ce8bc824.jpg</image:loc>
            <image:title>Mezbaha</image:title>
            <image:caption>Jack Reacher ıssız bir kavşakta otobüsten iner ve Margrave isimli küçük kasabaya ulaşmak için tam yirmi iki kilometre yürür. Bu, yakında pişman olacağı bir karardır. Otuz senedir ilk kez bir cinayetin işlendiği gün Reacher kasabadaki tek yabancıdır. Polisler Reacher’ı tutuklar ve polis şefi onu olay yerinde gördüğüne dair ifade verir. Reacher’ın tek bildiği kimseyi öldürmediğidir. En azından burada, en azından son zamanlarda. Kasabanın sırları açığa çıktıkça ve cesetlerin sayısı arttıkça bir şey kesinleşir: İftira atmak için yanlış adamı seçmişlerdir. Lee Child’ın uluslararası ün kazanmış Jack Reacher serisinin ilk kitabı Mezbaha, Reacher’ı yersiz yurtsuz eski bir askeri polis memuru olarak okurlarla buluşturuyor: Hızlı düşünmek ve daha da hızlı hareket etmek için eğitilmiş olan Reacher, sorunlarla dolu dünyamızda kusursuz bir modern kahraman. “Bağımlılık yaratıyor. Elinizden bırakamıyorsunuz.” George R.R. Martin “En havalı seri karakteri.” Stephen King “Mezbaha okura gerçekten müthiş bir yolculuk vaat ediyor.” Nevada Barr</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125073</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4212cbd-b556-4858-95db-118937f02d58.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne çok gelecek, ne az zaman</image:title>
            <image:caption>İlyas Tunç, yirminci yüzyılda dünyanın dört bir yanında siyasi, etnik ya da dinsel nedenlerle işlenmiş cinayet, katliam veya kırımlara odaklanıyor. Bir kısmını hiç bilmediğimiz, bir kısmını unuttuğumuz bu olayları dikkatli bir dille anlatan Tunç özellikle devletlerin ya da devlet gibi davranmak isteyen hareketlerin karanlık tarihine ışık tutuyor. Yakın geçmişte de olsa geride kaldığını düşünmeye meylettiğimiz bu tür örgütlü şiddet eylemlerinin yaşadığımız dünyayı şekillendirmekte rolü olduğuna şüphe yok. 
Ne çok gelecek, ne az zaman bizi bir kez daha, uygarlığın içinde saklı duran barbarlığı ve ona karşı koyma gücümüzü düşünmeye çağırıyor. Yüzleşmek pişmanlık duymayı, pişmanlık duymak ise söz konusu kötülükleri bir daha yapmamayı sağlayabilir. Kitabın diri tutmak istediği bu umuda, bölgesel savaşların sürdüğü, küresel bir savaş tehdidini hissettiğimiz şu yirmi birinci yüzyılda çok ihtiyacımız var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125074</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39db7a71-18e2-41a0-96ab-0e6c0e47dc05.jpg</image:loc>
            <image:title>Beş Kutsal Yara</image:title>
            <image:caption>Sahilde kanlar içinde bir ceset bulunduğunda, sakin bir sahil kasabası olan Weston-superMare’de kâbus dolu günler başlar. Olayın ardındaki sır perdesini aralamaksa kasabaya yeni atanan Dedektif Louise Blackwell’in sorumluluğundadır. Yaşlı bir kadın olan kurban Veronica Lloyd’un elleri delinmiş halde bulunmuştur. Bir rahip de aynı şekilde ölü bulunduğunda, Blackwell&apos;in bir seri katille karşı karşıya olduğu anlaşılır. Üstelik kurbanlar rasgele değildir. Katil yıllar öncesine dayanan karanlık bir sır için intikam almaya çalışmaktadır. Ölü sayısı arttıkça, Blackwell katilin kimliğini ortaya çıkarmak ve cinayetlere son vermek için zamanla yarışmaya başlar. Ne var ki Weston’ı tanıdığını sanan dedektifin attığı her adımda kasabanın düşündüğünden de çok sır barındırdığıyla yüzleşmesi gerekecektir... Çevrildiği her dilde okurların büyük beğenisini kazanan Beş Kutsal Yara, soluksuz okunacak bir polisiye. “Çılgın bir sona doğru ilerleyen sürükleyici bir dedektiflik hikâyesi. Louise Blackwell harika bir karakter.” Chris McDonald “Harika karakterler, çarpıcı bir olay örgüsü ve müthiş bir tempo.” M J Lee</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125075</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b6bc826-b40b-4191-a9f4-73e7008674e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kevin Hakkında Konuşmalıyız</image:title>
            <image:caption>Eva hiçbir zaman anne olmak istememişti, hele ki on altıncı yaş gününden iki gün önce yedi okul arkadaşını, bir kafeterya çalışanını ve kendisiyle arkadaşlık etmeye çalışan öğretmenini öldüren bir çocuğun annesi olmayı hiç. Ve artık Eva’nın evliliği, kariyeri, anneliği ve oğlu Kevin’ın korkunç saldırısıyla yüzleşmesi gerekiyor. Ayrı düştüğü kocası Franklin’e yazdığı mektuplar yoluyla kendi hayatıyla hesaplaşan Eva, başından beri anneliğin gerektirdiği fedakârlıklardan ve mesleğinden uzak kalışından ne kadar rahatsız olduğunu itiraf ediyor, kendi oğluna karşı duyduğu endişe verici hoşnutsuzluğun, Kevin’ı nihilist bir şekilde yoldan çıkardığından endişeleniyor. Peki gerçek suçlu kim? Aile mi, toplum mu, yoksa çocuk mu? Filmiyle de izleyicilerin büyük beğenisini kazanan, çoktan kült statüsüne erişmiş bu ödüllü kitap, uzun süre hafızalardan çıkmayacak, hikayesi kadar sorduğu sorularla da okurun zihnini meşgul edecek çarpıcı bir roman. “Son yıllarda okuduğum en sert, en düşündürücü kitap.” Sunday Telegraph “Kusurlu olmaya dair psikolojik ve felsefi bir yaklaşım ve zekice bir sonuç... Eva öfke, kendine acıma ve pişmanlık arasında gidip gelen bir anlatıcı olarak güvenilirliğini yitirdikçe, cevap arayışı okur için de bir o kadar zor oluyor.” Observer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125077</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60652caa-6c07-4073-8e5f-411ccdaea37e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kozmos Buradan Geçer</image:title>
            <image:caption>yine kalıyoruz sakince uzaklarda
bir kıyının savruk yamacında, oracıkta
bir gezegen seçelim içinde karanlıklar olan
ışığı kovan, arı bir an</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125078</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1d7d9d7-a4c7-4ca8-a202-9576cd6352d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Salyangoz ve Tornavida</image:title>
            <image:caption>“Yanımda yürüyen adam, söyle, benim gördüklerimi sen de görüyor musun? Duyduklarımı sen de duyuyor musun? Aynı yolda mı yürüyoruz şu anda seninle? Aynı yere mi götürüyor peki bu yol bizi? Dur, cevap verme! Cevap verirsen eğer, işler daha da karışacak. Şu an içimden konuşuyorum. İçimden konuştuğum falan yok aslında basbayağı konuşuyorum ama şimdilik böyle iyi. Ben cevap vereceğim senin yerine: Aynı yolda yürümüyoruz. Bu yolda yalnızım ben, bu yol sadece benim için. Bana diğer bütün yolları yok kılan bir yol bu. Diğer bütün hedefleri ulaşılamaz kılan. Öyle yazıldı diye öyle değil, yanlış anlama. Ben öyle yazıyorum diye öyle. Sorma.” 
Bittiği yerde yeniden başlayan bir serüven. Denizin üzerinde havada asılı bir adam. Gün batımına doğru ilerleyen kırmızı bir Chevrolet Impala. Kimin yazdığı belli olmayan bir roman. Şairler, katiller ve âşıklar… 
Roman türünün sınırlarını zorlayan elinizdeki kitapta; genç şair Tevfik yıllar sonra İstanbul’a, arkadaşlarının yanına döner. Burada geçireceği iki hafta onun için hem varoluşsal hem de edebi anlamda bir krize dönüşür. İstanbul’da bir pasaj kahvesinde bir araya gelen yedi ahbap, iç dünyalarındaki çatışmaların ve arayışların izinde, hikâyenin kozmik bir düzlemle birleştiği finale doğru sürüklenir. Epik anlatı geleneğinden, modern ve postmodern roman tekniklerinden; şiirin, nesrin, halk dilinin ve mizahın imkânlarından beslenen Salyangoz ve Tornavida roman türünün bakir alanlarını keşfe çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125079</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68b4cc01-1934-4b74-b348-a716ace56300.jpg</image:loc>
            <image:title>Kainatın Anahtarı</image:title>
            <image:caption>Hayatın sırlarını çözmeye ve içsel potansiyelinizi serbest bırakmaya hazır mısınız? “Kainatın Anahtarı”, sizi muhteşem bir dönüşüm yolculuğuna davet ediyor. Bu kitap, yaşamınızdaki engelleri aşmanız, ruhsal dengenizi bulmanız ve içsel ışığınızı aydınlatmanız için ihtiyaç duyduğunuz rehberi sunuyor. 
Her sayfada, enerjinizi nasıl yönlendirebileceğinizi, zihin ve beden arasındaki bağı nasıl güçlendirebileceğinizi öğreneceksiniz. Kendi yaşamınızı dönüştürmek için gerekli olan tüm araçlar bu kitapta bir araya getirildi. 
Bu kitapta keşfedecekleriniz: 
- Enerji terapisi nedir? Vücudunuzdaki enerji akışını nasıl dengeleyebilirsiniz? 
- Farklı enerji şifa teknikleri ve bunların yaşamınıza katacağı pozitif etkiler 
- Zihin, beden ve ruh dengesini sağlamak için uygulayabileceğiniz pratik meditasyonlar 
- Kendi kendinize şifa verme yöntemleri ile içsel gücünüzü ortaya çıkarma teknikleri 
- Enerji alanınızı güçlendirmek ve olumsuz etkilerden arınmak için basit ama etkili stratejiler 
- Hayatınızda derin ve kalıcı değişimler yaratmanın yolları 
 
Yazar, yıllar süren deneyim ve bilgi birikimiyle, okuyucularına ilham veriyor. Profesyonel teknikleri ve pratik örnekleriyle dolu bu eser, yalnızca bir rehber değil, aynı zamanda ruhsal bir uyanışın kapılarını aralayan bir kılavuzdur. 
“Bilmenizi isterim ki titreşen duygularınız sizin eşinizdir ve o eş ile yaşadığınız her his içerisinde bulunduğumuz dünyayı oluşturuyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125080</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6bdf343-967c-4508-a039-d468932d3bc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört</image:title>
            <image:caption>Bilmem! Yani hiçbir şey bilmiyorum. Adım, sanım, ünvanım; var mıyım, yok muyum? Gerçek miyim, insan mıyım, tanrıça mıyım ya da zebani? Tek bildiğim, İris. Adım İris. Şu ayağımın altında kayan kahverengi toprak, acaba Hades’in yaşadığı yeraltı mağarasından mı? Şu omuzlarıma dökülen sarı, kıvırcık saçlar, eğreti! Zihnimde çığlık çığlığa bağıran bir ses, Elektra! Susmuyor. 
“Kızım, ben annen Elektra. Sen; yedi renkli güzel sanat eserinin tanrıçası. Okyanusun gökyüzündeki temsilcisi. Sen İris, gökkuşağı. Gökyüzünün yeryüzündeki elçisi. Korkma kendinden! Korkma! Sen ölümlülere haber iletmek için ordasın.” 
Bir çocuk bağırıyor birden. Zihnimdeki tılsımlı sesler yok oluyor. 
“Abla! Ablaaaa!” diyor. 
Bir el, omuzumdan ittiriyor. 
“Helal sana!” diyor diğer ses. 
Aynı ses, bağırarak devam ediyor. “Polis misin sen? E, polissin sen. Kimliğin düştü.” 
Ayağımın altındaki kahverengi toprak, artık kara. Yerde yatan yaralı genç bir çocuk, yanında kanlar içinde başka bir genç ve yanımda otuz yaşlarında bir adam. Omzuma dokunduğunda hissettiğim anlık huzur. Ama onun da yüzü kanıyor. 
Polis miyim ben? 
 “Adım İris!” diye fısıldıyorum sadece. Yüzlerce kez kulağıma fısıldayan tılsımlı seslere meydan okuyorum. İlk kez korkmuyorum. Adım İris!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125081</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f87470ce-a170-4aaf-a86b-b9ade2393c47.jpg</image:loc>
            <image:title>Seçilmiş - Grafik Roman</image:title>
            <image:caption>“JONAS! BELLEK BİRİKTİRİCİ OLARAK EĞİTİLECEKSİN! ÇOCUKLUĞUN İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ!” 
 
Jonas kusursuz bir dünyada yaşıyordu. Savaş yoktu, açlık yoktu, acı yoktu. Her şeyin yetkililer tarafından eksiksizce planlandığı komünde, on iki yaşına gelen yurttaşlara hayat boyu yapacağı görev verilirdi. Jonas komünün en önemli ve eşsiz görevi için seçildi: Bellek Biriktirici. 
 
Yaşlı ve bilge Aktarıcı tarafından eğitilmeye başlayan Jonas hiç bilmediği bir geçmişin, duyguların –ve hatta renklerin– varlığını keşfetmeye başladı. Bu kusursuz düzen için feda edilenleri gördükçe derinden sarsılacak ama görevine sadık kalacaktı. Ta ki amansız bir gerçekle yüzleşip hayatının seçimini yapmak zorunda kalana kadar. 
 
Lois Lowry’ye prestijli Newsbery Madalyası’nı kazandıran modern klasik Seçilmiş, okurları bu kez grafik roman olarak büyülüyor. Yakın dönemli pek çok popüler distopyanın ilham kaynağı sayılan bu özel roman, grafik roman uyarlamalarının üstadı P. Craig Russell’ın çizimleriyle yeniden hayat buluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125082</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/deacf3fd-f797-4cff-a526-33594f8595a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Salyangoz Uykusu</image:title>
            <image:caption>“Senin dünyan çok ilginç,” dedi. 
“Benimkisi ise sadece kelimelerden ibaret.” 
Samet, fırçayı bir kenara bırakıp Sedef&apos;e döndü. “Kelimeler de birer yaratıktır,” dedi. “Senin kelimelerin, benim yarattığım canavarlardan daha güçlü olabilir hatta bir suç ya da bir delil.” 
 
Ölüm döşeğindeki bir itiraf, masum görünen bir hayatı yerle bir eder. 30 yıllık bir sır, genç kadının kimliğini sorgulatan karanlık bir gerçeği ortaya çıkarır. Yalanlarla örülmüş bir aile içinde büyüyen genç kadın, vicdan ve adalet arasında gidip gelirken, içindeki çelişkiler büyür. Ancak gerçekler, onu beklenmedik sulara sürükler. Bu dokunaklı hikâye, insanın kimliğini ve geçmişiyle olan bağlarını sorguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125083</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39518073-cb62-4d15-a87d-7c398c1bd9f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Zorbanı Nasıl Eğitirsin?</image:title>
            <image:caption>Bir &apos;&apos;zorbadabunuz&apos;&apos; varsa ne yapmalısınız? Her şeyi akışına bırakıp teslim olmak mı, yoksa bir şeyleri değiştirmek için mücadele etmek mi? Uzun süredir zorbalığa maruz kalan Dora Fahir&apos;in okula gitmemek için ürettiği bahaneler gerçeklik duvarına toslamak üzere. Yaşadığı sıkıntıyı ailesinden saklıyor ve içinde bulunduğu durumla tek başına mücadele etmenin yükü altında eziliyor. Kahramanımız kendince çıkış yolları ararken zorba çocuk, namı diğer Zorbadabu boş durmuyor. Dora Fahir artık emin, dünyaya zorbalanmak için gelmiş! Bu çıkmazın, bu karanlık tünelin bir çıkışı var mı acaba? Belki de tek çözüm her şeyi olduğu gibi büyüklere anlatmaktır. Ama o zaman da başkasını şikâyet etmiş bir kurbana dönüşecek. Hayat, daha on bir yaşındayken bu kadar karmaşık olmamalı...    Sevdiği şeylerden, başkaları yüzünden vazgeçmemeye karar veren bir gencin aydınlanma hikâyesini anlatan Zorbanı Nasıl Eğitirsin?, zorbalığın ardında yatan nedenlere inip çözümü eğlenceli sularda arıyor. Zorbaların üzerimize saldığı kara bulutları matrak şarkılarla bertaraf eden bu ufuk açıcı kitap, hiçbir zorbanın eğlenmediği bir şeyi sürdürmeyeceği gerçeğini de hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125084</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d356e4a-dd31-4987-9809-0de7b22516b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizaşırı</image:title>
            <image:caption>&quot;Falih Rıfkı Atay’ın sürükleyici, zengin muhtevalı, zıt görünüm ve olaylara dayanarak tezlerini savunan bir üslubu vardır.” 
Prof. Dr. İlber ORTAYLI 
 
“1927’de yazdığım Brezilya notlarını yeni yazı ile bastırıyorum. Uzun gazete tefrikasının ne kadar usanç verdiğini bildiğimden, o zaman notlarımın hepsini neşretmemiştim. Şimdi o eksikliği de tamamlıyorum. 
Bundan başka kelime ve cümleler üzerinde, yeni yazının tecrübelerine göre, bir daha çalıştım. Latin kalıbı yalnız yabancı terkipleri değil Arap, Fars kelimelerinden çoğunu dilimizden tasfiye etti. Uzatmalı ve komalı kelimelerin Türkçelerini aradım; nahvi basitleştirdim, cümleleri kısalttım. ‘Seyahatname’ye iyi bir karşılık bulamadığımdan kitabın ismini ‘Denizaşırı’ya çevirdim. 
Bir millet için gelişigüzel yazı yazmanın zararını biz Türkler pek güzel biliriz: Daha yola çıkmadan Brezilya için birkaç cilt okumuştum. Bu sefer eski hükümlerimi tekrar kontrol ettim. Eserin güvendiğim vasfı; gördüğüm, düşündüğüm ve duyduğum gibi yazılmış olmasıdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125085</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecfa14b8-97ae-4ba1-b1d4-8fc45e38aa07.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Çileden Çıkmış Nokta</image:title>
            <image:caption>İnsanlar bizi hangi özelliklerimizle tanır? Saygılı ve dürüst olmamızla mı? 
Düzenli ve sorumluluk sahibi olmamızla mı? 
Bizi diğer insanlardan ayıran ve aynı zamanda onlarla uyum içerisinde yaşamamızı sağlayan 
bazı özelliklerimiz vardır. Bu özelliklerimizle yaşadığımız toplumda yer edinir; doğru tercihler yaptığımızda saygı görür, sevgiyle kucaklanılırız. 
“Daha İyi Bir SEN İçin!” serisindeki hikâyeler, insan özelliklerini çocuklara tanıtmak amacıyla oluşturuldu. Her kitapta bu özellikler, örneklerle ele alınıp anlaşılır ve günlük hayatta uygulanması 
kolay baş etme yöntemleriyle açıklanıyor. 
‘Çileden Çıkmış Nokta’nızı nasıl kontrol altında tutabileceğinizi öğrenmek ister misiniz? 
Haydi, küçük noktaların eğlenceli dünyasına girin ve özelliklerinizi keşfedin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125087</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10ad961e-436c-412a-96d8-6bb01018c0cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Endişe Noktası</image:title>
            <image:caption>İnsanlar bizi hangi özelliklerimizle tanır? Saygılı ve dürüst olmamızla mı? 
Düzenli ve sorumluluk sahibi olmamızla mı? 
Bizi diğer insanlardan ayıran ve aynı zamanda onlarla uyum içerisinde yaşamamızı sağlayan 
bazı özelliklerimiz vardır. Bu özelliklerimizle yaşadığımız toplumda yer edinir; doğru tercihler yaptığımızda saygı görür, sevgiyle kucaklanılırız. 
“Daha İyi Bir SEN İçin!” serisindeki hikâyeler, insan özelliklerini çocuklara tanıtmak amacıyla oluşturuldu. Her kitapta bu özellikler, örneklerle ele alınıp anlaşılır ve günlük hayatta uygulanması 
kolay baş etme yöntemleriyle açıklanıyor. 
‘Dönüp Duran Endişeler’inizi nasıl kontrol altına alabileceğinizi öğrenmek ister misiniz? 
Haydi, küçük noktaların eğlenceli dünyasına girin ve özelliklerinizi keşfedin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125089</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80ffff45-c4bf-4ddb-8700-0c01dc99fb72.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Huzurlu Nokta</image:title>
            <image:caption>İnsanlar bizi hangi özelliklerimizle tanır? Saygılı ve dürüst olmamızla mı? Düzenli ve sorumluluk sahibi olmamızla mı? 
Bizi diğer insanlardan ayıran ve aynı zamanda onlarla uyum içerisinde yaşamamızı sağlayan bazı özelliklerimiz vardır. Bu özelliklerimizle yaşadığımız toplumda yer edinir; doğru tercihler yaptığımızda saygı görür, sevgiyle kucaklanılırız. 
“Daha İyi Bir SEN İçin!” serisindeki hikâyeler, insan özelliklerini çocuklara tanıtmak amacıyla oluşturuldu. Her kitapta bu özellikler, örneklerle ele alınıp anlaşılır ve günlük hayatta uygulanması kolay baş etme yöntemleriyle açıklanıyor. 
Yoga ne demek veya nasıl huzurlu olunur öğrenmek ister misiniz? Haydi, küçük noktaların eğlenceli dünyasına girin ve özelliklerinizi keşfedin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125090</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7521611-0b02-464c-ae73-902a232dcbf0.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Empati Noktası</image:title>
            <image:caption>İnsanlar bizi hangi özelliklerimizle tanır? Saygılı ve dürüst olmamızla mı? 
Düzenli ve sorumluluk sahibi olmamızla mı? 
Bizi diğer insanlardan ayıran ve aynı zamanda onlarla uyum içerisinde yaşamamızı sağlayan 
bazı özelliklerimiz vardır. Bu özelliklerimizle yaşadığımız toplumda yer edinir; doğru tercihler yaptığımızda saygı görür, sevgiyle kucaklanılırız. 
“Daha İyi Bir SEN İçin!” serisindeki hikâyeler, insan özelliklerini çocuklara tanıtmak amacıyla oluşturuldu. Her kitapta bu özellikler, örneklerle ele alınıp anlaşılır ve günlük hayatta 
uygulanması kolay baş etme yöntemleriyle açıklanıyor. 
Empati kurabilmek için neler yapmanız gerektiğini öğrenmek ister misiniz? 
Haydi, küçük noktaların eğlenceli dünyasına girin ve özelliklerinizi keşfedin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125091</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a07a498-195e-4980-aee9-856a842954f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Esnek Düşünebilen Nokta</image:title>
            <image:caption>İnsanlar bizi hangi özelliklerimizle tanır? Saygılı ve dürüst olmamızla mı? 
Düzenli ve sorumluluk sahibi olmamızla mı? 
Bizi diğer insanlardan ayıran ve aynı zamanda onlarla uyum içerisinde yaşamamızı sağlayan 
bazı özelliklerimiz vardır. Bu özelliklerimizle yaşadığımız toplumda yer edinir; doğru tercihler yaptığımızda saygı görür, sevgiyle kucaklanılırız. 
“Daha İyi Bir SEN İçin!” serisindeki hikâyeler, insan özelliklerini çocuklara tanıtmak amacıyla oluşturuldu. Her kitapta bu özellikler, örneklerle ele alınıp anlaşılır ve günlük hayatta uygulanması 
kolay baş etme yöntemleriyle açıklanıyor. 
Esnek düşünebilmek için neler yapmak gerektiğini öğrenmek ister misiniz? 
Haydi, küçük noktaların eğlenceli dünyasına girin ve özelliklerinizi keşfedin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125092</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85a4e422-6f6d-43cf-afd3-84e55018109b.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Can Sıkıntısı Noktası</image:title>
            <image:caption>İnsanlar bizi hangi özelliklerimizle tanır? Saygılı ve dürüst olmamızla mı? 
Düzenli ve sorumluluk sahibi olmamızla mı? 
Bizi diğer insanlardan ayıran ve aynı zamanda onlarla uyum içerisinde yaşamamızı sağlayan 
bazı özelliklerimiz vardır. Bu özelliklerimizle yaşadığımız toplumda yer edinir; doğru tercihler yaptığımızda saygı görür, sevgiyle kucaklanılırız. 
“Daha İyi Bir SEN İçin!” serisindeki hikâyeler, insan özelliklerini çocuklara tanıtmak amacıyla oluşturuldu. Her kitapta bu özellikler, örneklerle ele alınıp anlaşılır ve günlük hayatta 
uygulanması kolay baş etme yöntemleriyle açıklanıyor. 
Can sıkıntınızı nasıl geçireceğinizi öğrenmek ister misiniz? 
Haydi, küçük noktaların eğlenceli dünyasına girin ve özelliklerinizi keşfedin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125093</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8f74de7-6083-4929-a488-da5502365504.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Hayvan Atlası (Sıvama Kapak)</image:title>
            <image:caption>Büyük Hayvan Atlası kitabı, dünya üzerindeki hayvanları tanımayı eğlenceli hâle getirerek İngilizce ve Almanca’ya başlangıç düzeyindeki her çocuk için vazgeçilmez bir kaynak olacak. Kıtalara göre ayrılmış bölümlerle hayvanları eğlenceli görsellerle tanıyacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125094</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6298e00-e41a-44fc-a732-5d6528dcd2fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Akis Dergisi İhtilalin Sesi (1960-1962) 4. Cilt</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin yakın siyasi tarihine yön veren 27 Mayıs 1960 darbesi, sadece bir ihtilal mi yoksa köklü bir dönüşümün habercisi miydi? Prof. Dr. Cemil Koçak’ın 2023 yılında ilk cildiyle Türkiye Bilimler Akademisi Bilimsel Telif Eser (TÜBA-TESEP) Ödülü’ne layık görülen serisi Akis Dergisi’nin dördüncü cildi bu kritik sorunun cevabını arayan ve dönemin nabzını tutan önemli bir belgesel niteliğinde. Türk yayıncılık ve siyaset tarihinin bir arşivi niteliğinde olan Akis’in sayfalarında dönemin siyasi atmosferine, aktörlerin rolüne ve 27 Mayıs’ın getirdiği umutlarla hayal kırıklıkları arasındaki gerilime tanıklık edeceksiniz. 
Derginin 27 Mayıs sonrası süreçte “inkılâp” ve “ihtilal” kavramları arasındaki çekişmelere nasıl baktığını, MBK içindeki güç mücadelesinin basın ve toplum üzerindeki etkilerini ve 1961 Anayasası’nın oluşturduğu yeni siyasi düzeni tüm ayrıntılarıyla masaya yatıran, İsmet İnönü liderliğindeki CHP’nin 1960’lardaki dönüşümdeki rolü ve 14’lerin tasfiyesinin arka planı bu anlatının merkezinde yer alıyor. Akis, 27 Mayıs’ı sadece askeri bir müdahale olarak değil, halkın demokrasi arzusunun yansıması olarak değerlendiriyordu. Dönemin siyasi paradigmasını, CHP’nin hem darbedeki hem de onu takip eden süreçteki rolünü anlamak isteyenler için eşsiz pencereleri bu cilt okura açıyor. 
Akis Dergisi, İhtilalin Sesi (1960-1962) 27 Mayıs’ın ve sonrasındaki yılların siyasi ruhunu derinlemesine kavramak isteyenler için kaçırılmayacak bir başucu kaynağı. 27 Mayıs’ın hâlâ süregelen etkilerini ve o dönemde alınan kararların, olgunlaşan ve kemikleşen siyasi tutum ve tarafların bugünkü yankılarını ve yansımalarını yarım asır öncesinin dergi sayfalarında keşfetmek bu kitapla mümkün.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125095</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae100fbb-316b-49a3-a00d-b86d2443570d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dostoyevski Üzerine Dersler</image:title>
            <image:caption>Dostoyevski üzerine beş ciltlik bir biyografinin de yazarı olan Frank’in, Stanford Üniversitesi’nde verdiği ve ilk kez yayımlanan Dostoyevski derslerinden oluşan bu kitap bizi alışık olmadığımız bir okuma biçimine davet ediyor. Kitabın hemen başındaki “Giriş Dersi” Dostoyevski’nin devraldığı mirası, nasıl bir geleneğin devamı olduğunu ve bu geleneğe verdiği yönü anlamamızı sağlıyor. Bu sayede, Dostoyevski üzerinde önemli etkileri olan Puşkin ve Gogol gibi yazarların Rus edebiyatındaki yerini daha net görebiliyoruz. Dostoyevski’nin romanlarını yazarın biyografisiyle paralel biçimde okuyan Frank, yazarın çok da üzerinde durulmayan İnsancıklar veya Öteki gibi romanlarını da en az Suç ve Ceza veya Karamazov Kardeşler kadar önemli hâle getiriyor. Dostoyevski uzmanlarının yanı sıra tüm edebiyat okurlarına hitap eden bu kitap büyük Rus romancısının eserlerini ve yaşadığı çağı anlamak için harikulade bir giriş…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125096</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6525c964-f783-490d-8627-4512e678331c.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehadet - Millet İçin</image:title>
            <image:caption>BU BİR KURŞUN ASKER VE BALERİN MASALIDIR. 
 
Olcay Karahanlı... Hakkâri’nin kanla sulanmış toprakları onu bağrına basarken geride bıraktığı miras, acı dolu bir yastı. 
 
Babasından sonra abisinin yokluğunda savrulan, ruhunda amansız bir savaş veren Doğukan Karahanlı; her nefesinde yeni bir düşmanla yüzleşiyordu. Üstelik hepsi de dağda değildi. 
 
Zihninin karanlık dehlizlerinde pusuda bekleyen kâbusları, en sevdiği masala olan inancını bile kaybettirmişti... 
Fakat tıpkı kurşun asker gibi zorluklarla dolu bir yolculuğa sürüklendiği sırada karşısına çıkmıştı balerin. 
 
Bir arkadaşlık sitesi onu tekrar masallara inandırabilir miydi? 
Yoksa bu, onun kendi kurşun asker masalına giden ilk adım mıydı? 
 
Can yoldaşlığından aşka dönüşen bir hikâyeye hazır olun...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125097</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e807183b-f320-4335-b5fd-db6c2a4f84c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kar Yağarken</image:title>
            <image:caption>İki ezeli düşman, bir araba yolcuğu ve
Noel...
Uzun süreli ilişkisinin sona ermesinden sonra yerel hava
durumu sunucusu Bea Armstrong ailesinden ve onların
sevgi patlamalarından kaçmaktadır. Ancak Noel hızla
yaklaşırken anne ve babasının Sherwood Ormanı&apos;ndaki eski
aile evlerinde işlettikleri okul olan Charis Evi&apos;ne doğru yola
çıkar. Üstüne üstlük, ailesinin her zaman evlenmesini istediği
çekilmez Henry Fairfax de Noel&apos;e davet edilmiştir.
Hayalindeki iş için son dakikada bir mülakata girmesi onu
mutlu etse de birkaç küçük sorun vardır:
Röportaj İskoçya&apos;da, Bea&apos;nin arabası yok ve
kar yağmaya çoktan başladı bile.
Tek çözüm Henry&apos;nin onu kendi arabasıyla
iş görüşmesine götürmesidir.
Bir Noel daha ne kadar kötü geçebilir?
Ancak iki günlük unutulmaz bir görüşme, bir kulübede
konaklama ve karda kâbus gibi bir yolculuk sırasında
Henry&apos;nin hiç de düşündüğü gibi biri olmadığı ortaya çıkar.
Bea&apos;nin eski sevgilisi ortaya çıktığında, yapması gereken zor
bir seçim vardır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125098</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c18f1e9e-ef5e-4b69-aadc-1718cae87f47.jpg</image:loc>
            <image:title>Zehir ve Yemin Krallığı</image:title>
            <image:caption>Özgürlüğüm yerine eşimi
seçerek bir pazarlık yapmıştım.
Ancak beni kaçıran veliaht prensi hafife almıştım.
Dokunuşu zehir, intikamı ölümcüldü.
Artık sahip olmadığım bir gücü arzuluyordu
ve onu elde edene kadar her parçamı feda edecekti.
Oysa ben ona ait değildim.
Kardeşine aittim.
Sonuçları ne olursa olsun,
benim için gelecek olan kardeşine...
Biri benim gücümü arzulayan, diğeri bana göz dike
iki prens arasında kaderim birbirine karışmıştı.
Ve kaybedeceklerim, hayal ettiğimden çok daha fazlaydı.
Kraliçeler arasındaki oyunda savaş kızışıyordu ve
ben onların piyonu haline gelmiştim.
Yine de hayatım için, eşim için savaşacaktım.
O da beni geri almak için krallıkları yerle bir edecekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125099</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a628b05-3635-4690-a3f7-7190e17474a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulaşılmaz</image:title>
            <image:caption>Tegen Matthews, Cehennem Atlıları Motor Kulübü&apos;nde bir kulüp
fahişesi olan Dorothy Kelley’nin kızıdır. Basit, küçük bir kız
olan Tegen, motosiklet kulübünün acımasız dünyasına kendini
kaptırır. Tatlı, şefkatli bir çocukla tanıştığında, onun kendisine
gösterdiği samimiyeti ve şefkati kucaklar.
Cage West, Cehennem Atlıları’nın başkanının oğludur. Uzun
boylu, sarışın ve koyu kahverengi gözleri olan Cage, büyüdükçe
gamzeli gülümsemesinin ve tatlı dilinin gücünü fark eder. Tesadüfi
bir karşılaşmayla Tegen, Cage’e sonsuza dek bağlanır. Bunu
pişmanlıklar, hatalar ve kalp kırıklıklarıyla dolu, onları bir arada
tutan ipleri çekiştiren bir yolculuk izler. Cage ve Tegen çok savaşırlar
ama savaştıklarından daha çok severler. Sonunda önemli
olan, bu yolculuğun başından beri birbirlerine bağlı olan bir kızı
ve bir erkeği nereye götürdüğüdür.
BU TEGEN VE CAGE’IN HIKÂYESI.
Aşk, kırılan bir kalbin tüm izlerini silmez ve kesinlikle insanları
değiştirmez. Ama aşk ipi ne kadar eski, ne kadar dayanıksız ne
kadar yıpranmış olursa olsun sizi sevdiğiniz insanlara bağlı tutar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125100</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24253b7e-b890-4e8a-8aa0-4e181bbdb439.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Kaynakları Yönetiminde Modern Performans Değerlendirme Yöntemleri</image:title>
            <image:caption>Küreselleşmenin hız kazandığı ve teknolojik gelişmelerin çalışma hayatını dönüştürdüğü çağımızda, işletmelerin sürdürülebilir bir rekabet avantajı elde edebilmesi, insan kaynaklarını etkin bir şekilde yönetebilmesine bağlıdır. Performans değerlendirme ise insan kaynakları yönetiminin temel unsurlarından birini oluşturmakta olup, işgörenlerin iş başarılarını, katkılarını ve gelişim alanlarını belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu süreç hem bireysel hem de kurumsal performansı artırmada kritik bir role sahip olmaktadır. 
         Dünya ticaretinin çok büyük bir bölümü deniz yoluyla gerçekleşmektedir. Bu durum, liman işletmelerini uluslararası ticaretin en önemli unsurlarından biri haline getirmiştir. Limanlar, birer lojistik merkezi olmaktan daha öte, ulusal ve bölgesel kalkınmaya önemli katkılar sağlayan stratejik işletmeler konumundadır. Bu çerçevede, liman işletmelerinde çalışan işgörenlerin performanslarının doğru ve objektif bir şekilde değerlendirilmesi hem işletmelerin operasyonel verimliliğini hem de rekabet gücünü artırmak için hayati öneme sahiptir. 
         Bu kitapta, insan kaynakları yönetiminin bir parçası olarak modern performans değerlendirme yöntemleri ele alınmış ve bu yöntemlerin liman işletmeleri işgörenlerinin performans değerlendirmesinde ortaya çıkardığı fırsatlar ve zorluklar üzerine değerlendirmelerde bulunulmuştur. Ayrıca, performans değerlendirme süreçlerinin işgören motivasyonu, organizasyonel hedeflerle uyum ve rekabet avantajı üzerindeki etkileri üzerine de değerlendirmelere yer verilmiştir. Bu bağlamda, bu kitabın, performans değerlendirme uygulayıcıları ve liman işletmeleri yöneticileri için bir kaynak teşkil etmesi amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125101</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91a84e66-cddd-4816-8cfd-4e96898d6cb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanların Yürüyüşü Üzerine</image:title>
            <image:caption>Aristoteles, Antikçağ felsefesinin en önde gelen filozofudur. Benzer düzeyde bir felsefeye İlkçağda sadece Platon’un erişebildiği kabul edilir. Antikçağa damgasını vurmuş olan Aristoteles, pek çoklarına göre tüm çağların en büyük birkaç filozofundan biridir. Bilim ve felsefede onun başarmış olduklarıyla rekabet etme ümidi besleyebilen insan sayısının bir elin parmaklarını geçmediği hemen herkes tarafından kabul edilir. 
Aristoteles mantık, doğabilimleri, metafizik, psikoloji, etik ve siyaset felsefesi gibi pek çok alanda eser vermiştir.  “Aristoteles külliyatı” olarak geçen, özgün haliyle Grekçe 1462 sayfadan oluşan eserler bütünü, derslerinin, kendisi ya da öğrencileri tarafından tutulmuş notlarından oluşur. 
Aristoteles’in hayvan hareketlerini incelediği ilginç bir çalışma olan Hayvanların Yürüyüşü Üzerine çeşitli hareket biçimlerini titizlikle kategorize eder ve hareketi etkileyen anatomik ve fizyolojik faktörlere vurgu yapar. 
Aristoteles’in gözlemleri, insanların yanı sıra dört ayaklı hayvanların farklı yürüyüşler sergilediğini gösterir; bazıları tüm vücutlarını aynı anda hareket ettirirken, diğerleri uzuvlarını sırayla koordine eder. Bu analizler, doğa üzerine yaptığı daha geniş felsefi sorgulamalara yansıyarak hayvan davranışlarını ve doğal dünyayı anlamamıza yardımcı olmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125102</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10f049b6-4e2e-4a48-8090-49ec69994c49.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Egemenliğinde Hindistan</image:title>
            <image:caption>Tarih, bir milletin kimliğini şekillendiren en önemli unsurlardan biridir. Bu kitap, Orta Çağ Hindistan’ının Müslüman yönetimi altında geçen dönemini derinlemesine inceliyor. Sultanlıkların yükselişi ve düşüşü, kültürel etkileşimler ve dini çeşitlilik, dönemin dinamiklerini oluşturuyor. 
Stanley Lane-Poole Osmanlı İmparatorluğu’ndan gelen etkilerden, bölgedeki çeşitli hanedanlıklara ve onların sosyal yapısına kadar geniş bir perspektif sunuyor. Müslüman yönetimlerinin sanat, mimari ve bilim üzerindeki katkılarını gözler önüne sererken, aynı zamanda Hindistan’ın tarihsel zenginliğine ışık tutuyor. 
Tarih meraklıları ve akademisyenler için vazgeçilmez bir kaynak olan bu eser, geçmişin derinliklerine inerek bugünün Hindistan’ını anlamanızı sağlayacak. Keşfetmeye hazır olun: Orta Çağ Hindistan’ının karmaşık ve büyüleyici dünyasına adım atın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125103</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4da0ef07-7586-4d4a-b43d-d8f36d5e9d95.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapısal Antropoolji</image:title>
            <image:caption>Yapısal antropolojinin temellerini oluşturan bu kitap, Claude Lévi-Strauss’un en önemli yapıtıdır ve dünya çapında ün kazanmasını sağlamıştır. Yazar, kendi geliştirdiği ve o dönemde çığır açan araştırma yöntemiyle neredeyse özdeşleşmiştir: yapısalcılık (structuralisme). Peki, nedir bu yapısalcı yöntem? Yazar, ilkel toplumları incelerken interdisipliner bir yaklaşım izliyor, yani sosyoloji, etnoloji, tarih, dilbilim, sesbilim, doğa bilimleri ve matematik gibi bilim dallarından yararlanıyor.  
Bu kitapta, yazarın, gerçek anlamda bütüncül bir bilimsel analiz sayesinde toplumsal olayları tüm çıplaklığıyla, en ince ayrıntılarına varıncaya dek nasıl büyük bir tutkuyla ortaya koyduğuna örneklerle tanık olacağız. 
Claude Lévi-Strauss’un makalelerinin bir derlemesinden oluşan bu yapıtta antropolojide yöntem ve eğitim sorunlarının yanı sıra sosyal antropolojinin tüm önemli konuları ele alınıyor: dil ve akrabalık ilişkisi, toplumsal örgütlenme, büyü, din ve sanat..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125104</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1bfb4aa7-b0b2-40ac-9f23-d7151b500574.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Aşkınlaştırır</image:title>
            <image:caption>“W. Theodor Adorno, ‘Eleştirel Kuram’ ya da ‘Frankfurt Okulu’ kavramlarını kalıcılaştıranların başında gelir. Bu eleştirel sanat filozofu hem sanat/yazın felsefesini, hem de başta 
Nasyonal Sosyalizm olmak üzere, her türlü diktatörlüğü ödünsüzce ve sağlam gerekçelerle eleştirmiştir. “Eleştirel Kuramı” yetkinleştirme uğraşında, bireyin özgürlüğü ve özerkliğini en üst değer olarak yapıtlarına içkinleştirmiştir. 
Adorno’nun engin bilgi birikimi ve eleştirel duyarlılığı, sanatsal ve yazınsal yaratımın, insanı ve toplumu, dolayısıyla da kültürü 
aşkınlaştıran özyapısını ve değerini belirginleştirmiştir. Eleştirel düşünmeyi ve davranmayı, yaşam ilkesi yapan bu önemli filozof, bireyin ve sanat yaratıcısının özgürlük alanını kısıtlayan “örgüt” ya da ‘’parti’’ türü anonim yapılanmaları karşı her koşul altında ödünsüzce eleştirmiştir. Bu kitapta ele aldığım yapıt ve yazıları, onun bu tutumunun kanıtlarıdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125105</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/faba2363-0032-4031-bcdf-4483a0c595c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Euthyphron-Küçük Hippias</image:title>
            <image:caption>Platon’un küçük dialoglarından olan Euthyphron’un konusunu, dine aykırı davrandığı için mahkemeye verilen Sokrates’le birini öldürmüş olan babasını, dine uygun olduğu için mahkemeye vermiş olan Euthyphron arasında geçen, dindarlığın ne olduğunu hakkındaki tartışma oluşturur. Küçük Hippias’da da Sokrates, Hippias’la yalan söyleme, aldatma hakkında tartışmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125106</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/185db7a4-5747-4e7e-b074-b28fd0e80c85.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinçli Farkındalıkla Bilişsel Davranışçı Terapi</image:title>
            <image:caption>Psikoterapi ekolleri, anksiyete ve depresyon gibi sorunları aşmak için bilimsel temeli olan pek çok teknik geliştirmiştir. Ancak bu yöntemler çoğu zaman aradığımız kalıcı iç huzuru sağlamada yetersiz kalmaktadır. Dr. Seth J. Gillihan, sağlıklı ve bütün bir yaşam için yalnızca belirtileri hafifletmenin ötesine geçmemiz gerektiğine inanıyor. 
Gillihan’ın Bilinçli Farkındalıkla Bilişsel Davranışçı Terapi (MCBT) yöntemi, manevi değerlerimizi ve spiritüel yanımızı da iyileşme sürecimize dâhil ederek uzun süreli sağlık ve huzura ulaşabileceğimizi savunuyor. Bu yöntem; olumsuz düşüncelerle başa çıkmayı, doğru seçimler yaparak anda kalmayı ve gerçek huzura ulaşmayı mümkün kılıyor. Bu ilham verici rehber, zihnimizi yeniden eğiterek kendimize söylediğimiz yalanlardan kurtulmamıza ve sağlıklı alışkanlıklar geliştirmemize yardımcı oluyor. Gillihan, varoluşumuzun derin hakikatlerini bize hatırlatıyor: Kusurlarımızla mükemmel olmasak da kabul edilebiliriz ve en önemlisi, sevgiye layık varlıklarız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125108</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ceb74e8a-28e9-45f7-aac1-73cdf863718d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatla Bir Anlaşma</image:title>
            <image:caption>Hayatın zorlukları bitmeyecekse, hayatla savaşmayı bırakmak ve bir anlaşma yapmak gereklidir. Bu anlaşma hem hayatı olduğu gibi kabul etmeyi, hem de doyasıya yaşamak için eyleme geçmeyi içerir. “Zihnimiz ve bedenimiz, travma ve benzeri yaraları iyileştirebilmek için sağlam bir donanıma sahiptir. İhtiyacımız olan şey, bu donanımın dilini anlayabileceğimiz şekilde bilgilenmektir. Derin bir içgörüye ihtiyacımız var. Ezbere ve hap bilgilerle kendimize yardım edebilmemiz pek mümkün değil. Ancak ‘travma bilgili’ bir perspektif, başka bilgileri tartma yetisini de geliştirir ve bu sayede kaynaklarda ne arayacağınızı çok iyi bilirsiniz.” Klinik Psikolog Merve Başibüyük, problemleri çözebilmemiz için öncelikle ortada bir problemin olduğunu bilmemiz gerektiğini vurguluyor ve bizleri, çoğunlukla farkında olmadığımız, bazen kaçtığımız veya varlığını çoktan unuttuğumuz yaraları nasıl iyileştireceğimizi anlatan bir yolculuğa çıkarıyor. Yetişkinlikte yaşadığımız sorunları ve ilişkilenme biçimlerimizi daha iyi kavrayabilmemiz için farklı ekollerden ve çok aşamalı egzersizlerden faydalanıyor. Okura “kendi kendinin psikoloğu olma” yöntemlerini anlaşılır bir dille ve cömertçe sunan Hayatla Bir Anlaşma, gündelik yaşantılarınızı iyileştirmenize yardımcı olacak değerli bir ilk yardım kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125109</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52fb281b-9c74-489b-88bf-04dcb4060105.jpg</image:loc>
            <image:title>50 Yalanla Kısa Dünya Tarihi</image:title>
            <image:caption>Natasha Tidd, 50 Yalanla Kısa Dünya Tarihi adlı eserinde, Jül Sezar’ın özenle hazırlanmış politik imajından Çernobil felaketinin örtbas edilmesine kadar tarihin en büyük aldatmacalarını gözler önüne seriyor. Yazar bu kitapta aldatmacanın gizli gücünü ve yalanın tehlikeli cazibesini ortaya koyarak gerçeğin kurgudan daha tuhaf ve çok daha tehlikeli olabileceğini kanıtlıyor. 
Bu yolculukta siz de “Konstantin Bağışı” ve “Siyon Protokolleri” gibi sahte belgelerin yüzyıllar boyunca nasıl çatışmalara ve baskılara zemin hazırladığını, İngilizlerin Boer Savaşı’ndaki toplama kamplarının karanlık yüzünü, Ukrayna’daki büyük kıtlığı görmezden gelen Pulitzer ödüllü yanıltıcı gazeteciliği ve Dreyfus Olayı’ndaki siyasi komploların perde arkasını keşfedeceksiniz. 
Tarihsel anlatıların, İspanyol Engizisyonu gibi örneklerde kurguyu gerçeğe dönüştürerek geçmişe dair anlayışımızı nasıl şekillendirdiğini görecek, Tuskegee Deneyi’nin trajik sonuçları gibi, tarihteki aldatmacaların kalıcı etkilerine tanık olacaksınız. Ve tek bir yalanla hayatı sonsuza dek değişen ve tarihin en acımasız korsanlarından biri hâline gelen Jeanne de Clisson gibi sıra dışı figürlerle tanışacaksınız. 
Haydi, tarihin sır perdesini aralayıp yalanların dünyasını keşfe çıkalım…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125110</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ec66624-9e88-4c88-aa33-5a18cad63336.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşlı Adam ve Deniz (Ciltli - Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>Hemingway&apos;in kült eseri Yaşlı Adam ve Deniz&apos;i bu ciltli özel baskıda Yusniel Santos&apos;un Yaşlı ve Adam ve Deniz için özel olarak yaptığı desenlerden seçmeler,  Hemigway&apos;in Nobel konuşması ve ilk baskılarının kapaklarıyla zenginleştirilmiş olarak sunuyoruz. 
Hemingway, ustalık eseri olan Yaşlı Adam ve Deniz&apos;de, Kübalı balıkçı Santiago&apos;nun devasa bir kılıçbalığıyla giriştiği amansız mücadele üzerinden, yenilgi karşısında cesaretin, kaybederek kazanılan kişisel zaferlerin öyküsünü sade ve güçlü bir dille anlatıyor. 
&quot;Hemingway&apos;in yazdığı en iyi öykü... Bu muhteşem ustalık eserinin tek bir sayfası bile daha iyi ya da daha farklı yazılamazdı.&quot; Sunday Times &quot;Anlatı sanatının oldukça harika bir örneği. Yaşlı adamın balıkla oynadığı misina kadar gergin ve aynı zamanda kıvrak ve kurnazca yazılmış.&quot; Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125111</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d66b2bb0-2e3c-42e5-957f-e21f2451aeb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiirin Vakti</image:title>
            <image:caption>&quot;gün yanıyorsa için için 
       işçiler sessiz sedasız ölüyorsa 
       toprak altında kanlı bir ikindi 
       yeşil çağlam gök ekinim 
       şiirin vaktidir artık 
       yürü dizelerin ışığında şimdi&quot; 
  Ödüllü şair Hidayet Karakuş, bu yeni şiir kitabında da okurlarına hayatımızın gerçeklerine ve çelişkilerine tanıklık eden çarpıcı dizeleriyle sesleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125112</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8b2b43a-1a01-4fd5-a2d9-75e4fbedd20c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dalgaların Götürdüğü</image:title>
            <image:caption>&quot;Dünya bedenimi istiyordu. Henüz solup sararmadan, derim bir samankâğıdı gibi buruşmadan, gözlerimin beyazı beyaz, siyahı siyahken çağırıyordu. Bana canlılığı vaat ediyordu. Sıcacık öğleüstü güneşi tenimi ısıtacak, serin öğle gölgelerinin içinden ılık gece ayazlarına kadar içtiğim şarap yüreğimi yumuşatacaktı. Dünya olacaktım.&quot; 
 
Fatih Dağdelen ilk kitabı Dalgaların Götürdüğü’nde ölüm korkusuyla yaşama korkusu arasında salınıp giden hayatların fotoğrafını çekiyor. Hareketin, kaosun, takıntının, çocukluğun, hatırlamanın ve unutmanın, kadın-erkek ilişkilerinin odağında kurulan öyküler bazen doğrudan bazen de gizemle örülüyor. Dalgaların Götürdüğü o yerde kalanlardan mı yoksa orayı terk edenlerden misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125113</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b28d0f18-2899-4f31-bb61-4edb0b5e558a.jpg</image:loc>
            <image:title>Depremler - Orta Çağ İslam Dünyasında</image:title>
            <image:caption>Deprem Dünya’nın yaradılışından bu yana insanlık tarihinin en büyük karabasanlarından biri olmuştur. Öyle ki maddi ve manevi anlamda sebebiyet verdiği zararın yanında kimi zaman da tarihin akışı üzerinde tesirler meydana getirebilmiştir.  
Öte yandan insanoğlunun depremler dolayısıyla yaşadığı dehşet, panik ve bunların peşi sıra gelen psikolojik çöküntü geçmişten günümüze hiç değişmemiştir. Çalışma içerisinde aktarılan kaynakların ifadelerinden de anlaşılacağı üzere bu türden duygular, böyle felaketler karşısında insanoğlunun makûs kaderi olmuştur.  
Elimizdeki bu kitap Orta Çağ İslam Dünyası’nın 622-1258 yılları arasında Endülüs’ten, Maveraünnehir’e, Yemen’den Anadolu’ya uzanan coğrafyasındaki depremlerin oluş şekillerini, kaynaklarda bunlar hakkında yer alan bilgileri ve söz konusu felaketlerin değerlendirmelerini içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125114</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37de7507-4e94-483f-9844-50edfb4debae.jpg</image:loc>
            <image:title>Soykırımdan Diplomasiye</image:title>
            <image:caption>Almanya ve İsrail arasındaki ilişkiler tarihsel açıdan derin ve karmaşık bir geçmişe dayanmaktadır. İkinci Dünya Savaşı&apos;nın trajik mirasının gölgesinde günümüzde iki devlet arasında bilhassa diplomasi, ekonomi ve güvenlik alanı gibi pek çok faktörü kapsayan katmanlı bir yakınlaşma ve iş birliği süreci gelişmiştir. 
“Soykırımdan Diplomasiye Almanya-İsrail İlişkilerine Bir Bakış” başlığını taşıyan bu eser, söz konusu ilişkileri tam da bu üç faktörü esas alarak irdelemekte ve okuyucuyu iki devlet arasındaki ilişkilerin evrimini keşfetmeye davet etmektedir. Eser,Holokost sonrasında inşa edilen etkileşimden başlayarak bilahare tesis edilen stratejik işbirlikleri ile askerî ve ekonomik bağlara kadar geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır. 
Almanya ve İsrail arasındaki güncel krizlerin arka planını anlamak için de önemli bir rehber niteliği taşıyan eser, diplomasi, uluslararası ilişkiler ve tarih meraklıları için kaçırılmaması gereken bir başvuru kaynağı olmakla birlikte, geçmişin izlerini sürerken bugünün dünyasında iki devletin birbirine nasıl ve neden bağlı olduğunu da derinlemesine incelemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125115</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93f4eb35-568f-426d-9197-3587a6d1466e.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Silahlı Kuvvetleri - İngiliz Askeri İstihbarat Raporlarında</image:title>
            <image:caption>1947 yılında Truman Doktrini’nin ilanı Türk ordusu için büyük bir dönüşümün habercisiydi. Amerikan Askerî Yardımı basit bir teknoloji transferinden ziyade kökten bir değişimi hedefliyordu. Kısa süre içinde Türk limanlarına Amerikan hibesi tanklar, gemiler ve savaş uçakları yığılırken Türk ordusu da teşkilat ve doktrin noktasında adeta kabuk değiştirdi. 1950 yılında Türk birlikleri Kore’de üstün başarı gösterdi ve 1952 yılında Türkiye NATO üyesi oldu. 27 Mayıs 1960’ta gerçekleşen askerî darbe Türk ordusu için ikinci bir milat teşkil etti. 
İngilizler, tüm bu süreci askerî ataşeleri vasıtasıyla yakından izliyordu. Kara, deniz ve hava ataşelerinin kaleme aldığı istihbarat raporları, bir yandan Türk ordusunun dönüşüm sürecine ışık tutarken öte yandan İngilizlerin bu süreçteki pozisyonunu ortaya koyuyordu. İngiliz arşivinde bulunan binlerce sayfa askerî istihbarat raporunun gün yüzüne çıkarıldığı bu çalışma, İngiliz askerî istihbaratının Türkiye’deki faaliyetlerini izah ederken Cumhuriyet ordusunun bu uzun on bir yılının anatomisini çıkarmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125116</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8b915bf-3b6f-40fc-a323-923b778fc65f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitabü’l Harac</image:title>
            <image:caption>Kudâme b. Cafer el-Bağdadi (ö.948) tarafından kaleme alınan bu kitap İslam tarihinin en eski kaynaklarındandır. Maalesef sadece ikinci yarısı bize ulaşmıştır. Bu kısımda İslam tarihinin ilk üç asrındaki fetihlerden, devlet idaresinden, coğrafyadan, vergi sahalarından, devletin gelir kaynaklarından, şehirler arasındaki masraflardan, devlet dairelerinin (divanların) bir kısmından bahsedilir. 
Vergiler, diğer hukuki konular, vergi miktarları hakkında da değerli bilgiler verilir. Bu önemli kaynak ülkemizde pek tanınmamaktadır. Tercümesini vermekle kültür tarihimizdeki bir boşluğu doldurmak istedik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125117</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12513a08-daa0-4692-bd9f-bc87cfac7e2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sporda Psikososyal Alanlar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
·         1.Spor Tarihi 
 
·         2.Spor Sosyolojisi 
 
·         3 Spor Psikolojisi 
 
·         4 Sporda Koruma 
 
·         5 Sporda Fair Play</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125118</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51a51cb8-a4bf-42c8-8ca8-2e0dd6b932c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Taşınım Olayları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
BÖLÜM 1: Giriş 
 
BÖLÜM 2: Taşınım Özellikleri 
 
BÖLÜM 3: Kütle Denklikleri 
 
BÖLÜM 4: Kabuk Denkliği Metodu ile Momentum Transferi 
 
BÖLÜM 5: Kabuk Denkliği Metodu ile Isı Transferi 
 
BÖLÜM 6: Kabuk Denkliği Metodu ile Kütle Transferi 
 
BÖLÜM 7: Genel Değişim Denklemleri Metodu ile Momentum Transferi – Hareket 
Denklemi 
 
BÖLÜM 8: Genel Değişim Denklemleri Metodu ile Isı Transferi – Enerji Denklemi 
 
BÖLÜM 9: Genel Değişim Denklemleri Metodu ile Kütle Transferi – Bileşen İçin 
Kütle Denkliği (Süreklilik Denklemi) 
 
 
BÖLÜM 10: Türbülant Akış 
 
BÖLÜM 11: Sınır Tabakası 
 
BÖLÜM 12: Transfer Katsayıları 
 
BÖLÜM 13: Transfer Katsayıları İçin Modeller ve Benzerlik Teorileri 
 
BÖLÜM 14: Çeşitli Konular ve Karma Örnekler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125119</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83dd1c08-5a2a-4bb9-ba80-b480b7e83452.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece</image:title>
            <image:caption>Geceler, hatta sağanak yağışlı geceler, ordu baskınına en uygun zamandır. Gece baskınına götürülen atların iğdiş at olması, gece baskınına giden askerlerin öksürüklü hastalıklarının olmaması gerekirdi. 
Aşkın kederi en çok geceleri hissedilirmiş. Bu yüzden pop müzik güfteleri, duygulara hitap eden gece çağırışımı yapmıştır. 
“Geceler katran karası geceler 
Ellerim tütün kokar gecelerde 
Geceler olmaz olası geceler 
Açılır yelkenleri yalnızlığın 
Vurur dalga sesleri yüreğimde” 
Klasik şiirimizde Ülker gibi yıldızlar gecenin süsü olmuştur. Bazı kuşlar gece kuşudur. Modern şiirde “gece”, kaçışın adresi olmuştur. 
Eski Türkçede “gece” anlamı “tün” ve “keçe” sözcükleri ile karşılanmış, klasik dönemde “şeb” ve “leyl” sözcükleri sözlüğümüze eklenmiştir. Folklorumuz Gulyabani, Karakoncolos gibi gece yaratıklarından bahsetmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125120</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/242a188f-514b-43ef-ba6c-6769eb40704d.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul Öyküleri-1</image:title>
            <image:caption>Şehirlerin şehrini sevmek, dedik… Biz bu şehri çok sevdik. 
Aşklarda, şarkılarda, öykülerde İstanbul… Meydanlarda, kenar mahallelerde, sokak aralarında İstanbul…  Ama hep İstanbul… 
Bazen bir yetimi kollar bu şehir ıssız kaldırımlarında, bazense aşıkları saklar koynunda. Kimi nafakasını çıkarmanın peşindedir, arşınlar ıslak sokaklarını, kimiyse keşfetmek ister onu köşe bucak. 
Nuhan Nebi Çam, İstanbul Öyküleri kitabında çağdaş Türk edebiyatının usta kalemlerini bir araya getiriyor. Her bir ustanın kaleminden kendi İstanbul’unu tanıma fırsatı buluyoruz. 
***** 
Abdullah Mollaoğlu – Alim Kahraman - Aliye Akan - Cemal Şakar - Emine Batar - Ercan Köksal - Funda Özsoy E. - İbrahim Eyibilir - Murat Soyak - Nazan Özen - Necati Mert - Nuhan Nebi Çam - Osman Koca - Recep Seyhan - Sadık Yalsızuçanlar - Selim İleri - Selvigül K. Şahin - Senem Gezeroğlu - Sevinç Çokum - Seyit Göktepe - Sibel Eraslan -  Yunus Emre Özsaray</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125121</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdb3f57b-3eca-4926-810a-85535fa95bba.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul Öyküleri - 2</image:title>
            <image:caption>Şehirlerin şehrini sevmek, dedik… Biz bu şehri çok sevdik. 
Aşklarda, şarkılarda, öykülerde İstanbul… Meydanlarda, kenar mahallelerde, sokak aralarında İstanbul…  Ama hep İstanbul… 
Bazen bir yetimi kollar bu şehir ıssız kaldırımlarında, bazense aşıkları saklar koynunda. Kimi nafakasını çıkarmanın peşindedir, arşınlar ıslak sokaklarını, kimiyse keşfetmek ister onu köşe bucak. 
Nuhan Nebi Çam, İstanbul Öyküleri kitabında çağdaş Türk edebiyatının usta kalemlerini bir araya getiriyor. Her bir ustanın kaleminden kendi İstanbul’unu tanıma fırsatı buluyoruz. 
***** 
Ali Ayçil – Ali Haydar Haksal – Bahtiyar Arslan – Emrah Bilge Merdivan - Ercan Ata - Ethem Baran - Gülhan Tuba Çelik - Güray Süngü - İffet Oral - Jaklin Çelik - Metin Önal Mengüşoğlu - Metin Savaş - Mustafa Çiftçi - Mustafa Kutlu - Mustafa Uçurum - Müştehir Karakaya - Nazlı Eray - Necip Tosun - Özlem Göktaş - Recep Şükrü Güngör - Serpil Tuncer - Şeref Yılmaz - Şerif Aydemir - Yıldız Ramazanoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125122</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6831f3da-a72e-4059-a36b-d6b3e11e8fea.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Yol İnsana Çıkar</image:title>
            <image:caption>Dünya, insan için yaratılmıştı! Yol insan içindi ve insana yol, yolda olmak yaraşıyordu. 
İnsan, aradığını yolda buluyor, ancak yola çıkan insan hedefine ulaşabiliyordu. Kısmet insanın ayağına yoldan geliyor; ancak yoluyla, yordamıyla olan işler hoş karşılanıyordu. 
Biz de “Ya nasip!” diyerek yola çıktık. 
Nasibini yolda, rızkını yola çıkmakta arayan milyonlarca insan gibi… Çok şükür bizim de nasibimize bir yol ve yol üzerindekiler çıktı. 
Umarım yolumuza çıkanları siz de sevecek, onlarla hoş vakitler geçirerek iyi yoldaşlık yapacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125123</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec19b0b5-5e7c-4cc0-a70f-0dcf7d370c9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuki ve İktisadi Yönleriyle Para Vakfı</image:title>
            <image:caption>İslâm medeniyetinin en önemli ve özgün kurumlarından olan vakıf, aynı zamanda İslâm’ın fetihlerle birlikte yayılmaya başladığı ilk yüzyıldan günümüze kadar varlığını sürdürmesi bakımından en süreklilik arz edenidir. Erol Özvar ve Murteza Bedir’in editörlüğünde hazırlanan Hukuki ve İktisadi Yönleriyle Para Vakfı kitabı ise vakıf kurumunun Osmanlı ekonomik ve hukuk düzenine özgü özel bir türü olan para vakfı sistemini ele alan makalelerden oluşuyor. Alanında uzman akademisyenler tarafından kaleme alınan her bir makale, Osmanlı toplumunun ekonomik ve sosyal hayatında da merkezî bir rolü olan bu sistemi, para vakıflarının doğuşundan Osmanlı hukuk sistemindeki tartışmalara, bu vakıfların finansal işleyişinden, toplumsal etkilerine kadar geniş bir yelpazede tartışıyor. VakıfBank Kültür Yayınları olarak okuyucuyla buluşturduğumuz bu eser, para vakfı sisteminin günümüze kadar uzanan tarihine ve meselelerine ilgi duyan her türden okuyucu için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125124</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afdb9269-9afb-411f-b5a2-8ed370637c35.jpg</image:loc>
            <image:title>Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nin Tarihi</image:title>
            <image:caption>Evliyâ Çelebi, 51 yıllık seyahati sonunda 4 bin 152 sayfalık ve 3 milyon 25 bin 856 kelimelik dünyanın en büyük seyâhatnâmesini kaleme aldı. Elinizdeki çalışma, Evliyâ Çelebi Seyâhatnâmesi’nin tarihini bütün yönleriyle ele almaya matuf bir kitap tarihi denemesidir. Başka bir ifadeyle Seyâhatnâme’nin Evliyâ’nın rüyasından matbaaya uzanan serencamını konu edinmektedir. Bu çerçevede öncelikle Seyâhatnâme’nin neden, nasıl ve ne kadar sürede yazıldığı ele alınmıştır. Ardından eserin kaç cilt olarak planlandığı, iç düzenin nasıl inşa edildiği, nasıl bir sayfa tasarımı uygulandığı, derkenar notlarının kimler tarafından yazıldığı, fihristleri kimin hazırladığı ve Evliyâ’nın metne müdahalelerinin nasıl takip edilebileceği sorularına cevaplar aranmıştır.  
Okuyucu bu çalışmada, Evliyâ Çelebi’nin vefatından sonra Seyâhatnâme’nin başına neler geldiği, esere kimlerin sahip olduğu, ne zaman ve kimin sayesinde İstanbul’a getirildiği, nasıl istinsah ettirildiği, Osmanlı başkentinde Seyâhatnâme’ye kimlerin sahip olduğu, eseri kimlerin okuduğu ve Seyâhatnâme’nin yazmaları üzerine kimlerin notlar aldığı suallerine cevaplar bulacaktır. Seyahatnâme’nin matbaadaki serüveni de bu araştırmanın odak noktalarındandır. Bu kapsamda Seyâhatnâme’nin Hammer tarafından nasıl keşfedildiği, Osmanlı döneminde hangi baskıların kimler tarafından neden ve nasıl hazırlandıkları meseleleri de okuyucuların cevaplarını bulacağı hususlar arasındadır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125125</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce1907b6-a907-4685-aa75-e594ac373bc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Asayişten Afete Jandarma</image:title>
            <image:caption>Afetler, insanlık tarihi boyunca toplumların karşılaştığı en büyük problemlerden biri olmuştur. Depremler, seller, yangınlar ve diğer doğal afetler, yalnızca can ve mal kayıplarına neden olmakla kalmamış, aynı zamanda toplumların sosyal, ekonomik ve kültürel yapılarında derin izler bırakmıştır. Türk Devleti, yaşanan afetlerde her zaman vatandaşının yanında yer almış ve onun yaralarını sarmıştır. Ülkemizde geçmişten bugüne afetlere müdahale eden devlet kurumlarından birisi Jandarma Teşkilatı’dır.   
Bu eser, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde Türkiye&apos;de yaşanan afetlerde Jandarma Teşkilatı’nın üstlendiği kritik rolü ayrıntılı bir şekilde ortaya koymaktadır. Çalışmada, Osmanlı&apos;dan Cumhuriyet&apos;e uzanan süreçte, afet yönetimiyle ilgili hukuki düzenlemelerin gelişimi, jandarmanın afetlere müdahalesi ve oynadığı kritik rol detaylı bir şekilde ortaya konulmaktadır. Başka bir deyişle kanun ordusu olarak tanımlanan Türk Jandarması’nın, milletimiz için yaptığı fedakârlıkların sadece bir boyutu arşiv belgeleri, süreli yayınlar ve tetkik eserler ışığında okuyucunun bilgisine sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125126</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d4e5dd0-5894-4b37-b359-881761c44ad6.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyada Nükleer Kaos ve Türkiye</image:title>
            <image:caption>Nükleer enerji ülkelerin politika belirleme ve ekonomik rekabet gücü oluşturabilme, siyasal güç alanı yaratabilme çabalarını ortaya koymaktadır. Eserde, nükleer konusuna bütüncül bir yaklaşım sergilenmiş, Dünyada nükleer teknolojinin ortaya çıkışı ve gelişimi gerek enerji gerekse silah yapımında kullanımı, uluslararası ilişkilerdeki etkisi vb. üzerinde durulmuştur. Türkiye’nin nükleer konusundaki geçmişten günümüze değin girişimleri ele alınmıştır. 
Eseri önemli hale getiren hususlardan birisi, Türkiye’nin nükleer konusundaki gizli niteliği bulunan ve gizliliği yakın zamanda kaldırılmış olan (2022) Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivindeki belgelerden yararlanılmak suretiyle Türkiye’nin nükleer konusundaki resmi politikalarının ortaya konmasıdır. Ayrıca nükleer silahsızlanma konusunda öne çıkan başta ABD ve Rusya gibi devletlerin çalışmalarının inandırıcı ve güven verici nitelikle olmadığı vurgulanmış, Dünyanın adeta bir nükleer cephaneliğe çevrildiği gözler önüne serilmiştir. Son günlerde Rusya- Ukrayna savaşı ve İsrail’in saldırgan tutumu ile Dünya halkları açıkça nükleer silahlarla tehdit edilirken, Türkiye’nin de nükleer kaos karşısında nasıl tutum alması gerektiği irdelenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125127</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f48255e-b768-40c5-b36a-f07b6d1e78a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennetle Müjdelenen Sahabe: Zübeyr B. Avvam</image:title>
            <image:caption>Cennetle Müjdelenen Sahabe: Zübeyr B. Avvam 
Zübeyr bin Avvam, İslam’ın ilk yıllarından itibaren mücadele eden, Peygamber Efendimizin en yakın sahabelerinden biriydi. Hem cesareti hem de fedakârlığıyla tanınan Zübeyr, savaş alanlarında olduğu kadar, İslam&apos;ın yayılması için gösterdiği gayretle de örnek bir karakterdi. 
Bu kitap, Zübeyr bin Avvam’ın hayatını, İslam tarihindeki önemli rolünü ve onun örnek alınacak kişiliğini derinlemesine ele alıyor. Cesur bir savaşçı, sadık bir dost, adaletli bir lider olarak hayatına ışık tutan bu eser, onun savaşlardaki kahramanlıklarından, Peygamber Efendimizin yanındaki yeri ve manevi büyüklüğüne kadar pek çok yönünü gözler önüne seriyor. 
Zübeyr bin Avvam, sadece savaşlarla değil, aynı zamanda ahlaki değerleri ve İslam’a olan derin bağlılığıyla da cennetle müjdelenmiş bir sahabedir. Onun hayatını okumak, sadece tarihî bir figürü anlamak değil; aynı zamanda bugünün insanına ilham verecek dersler çıkarmaktır. 
Zübeyr’in cesaretini, inancını, ve Peygamberimizle olan dostluğunu keşfedin… Cennetle müjdelenenlerin izinden gidin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125128</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d233466-8465-4d83-8b2b-fbc9bc376157.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Vizyonu</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, İslam dünyasının tarihi, kültürel ve manevi zenginliklerini keşfederken, aynı zamanda bu mirası anlamanın ve ona sahip çıkmanın önemini vurgular. Osmanlı İmparatorluğu&apos;nun büyük mirasından, Türk dünyasının mevcut durumuna kadar uzanan geniş bir perspektifte, tarihsel sorumluluklarımıza ışık tutmaktadır. 
Balkanlar’dan Orta Asya’ya, Orta Doğu’dan Kafkaslar’a kadar geniş bir coğrafyada barış, adalet ve huzurun sağlanmasında atılması gereken adımlar ele alınırken, İslam Birliği&apos;nin gerekliliği ve potansiyeli üzerinde durulmaktadır. Bu kitap, sadece bir toplumun değil, tüm İslam dünyasının ortak sorumluluğunu ve çağdaş bir dünya düzeninin inşasına katkı sağlamak için bir yol haritası sunmaktadır. 
Sahip Olduğumuz Miras ile geçmişten gelen derin izleri ve bu izlerin ışığında şekillenen bir geleceği yeniden keşfedin. Bugünün ve yarının dünyasında gerçekleştirilmesi gereken büyük bir misyonun izini sürerken, tüm insanlık için barış ve adaletin inşasında birlikte yol alacağımızı hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125129</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab569472-592a-4418-9c1a-2851f34b9c10.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitmeyen Sticker Ülkemi Tanıyorum</image:title>
            <image:caption>Ülkemizi ne kadar tanıyorsunuz çocuklar? 
Bölgeleri, denizleri, şehirleri biliyor musunuz mesela? 
Yetiştirilen bitkileri, bir de ülkemizde yaşayan hayvanların kaç tanesini tanıyorsunuz? 
Mesela doğduğunuz şehrin haritada nerede olduğunu biliyor musunuz? 
 
Dahası da var bu kitapta. Nasreddin Hoca, Hacivat Karagöz. Hatta Yunuslar, tilkiler, kediler bile var. Çünkü hepsi ülkemizde var. 
 
  Bu kitapla hem ülkemizi tanıyacak hem de stickerlarla eğlenceli vakit geçireceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125130</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6bcc5fa4-ce16-4a62-8c68-576621f90a08.jpg</image:loc>
            <image:title>Arapça Türkçe Gramer</image:title>
            <image:caption>Tarih boyunca Arapça dilin en önemli üstatlarının çoğunlukla, ana dili Arapça olmayan diğer Müslüman halkalar arasından çıkmış olması da bunu gösterir. Medine Üniversitesi mezuniyetinden itibaren Arapçadan çevriler yapmakta ve değişik seviyelerde Arapça dersleri vermekteyim. Bu eğitim öğretim süreci içinde, Arapça dilbilgisinin temel konularını, öğrencilerimiz için anlaşılır bir üslup ile özetleme ihtiyacı hâsıl oldu. Bu ihtiyaca binaen, Arapça dilbilgisi konusunda yazılmış kaynakları da faydalanarak, elimizde bulunan bu Türkçe Gramer kitabını hazırladım. Kitabın amacı Arapça dilbilgisini temel seviyede vermek, ama önemli hususlar da ihmal edilmeden örnekleriyle açıklanmıştır. Dil, anlama, konuşma ve yazma itibariyle bir bütündür. Dolayısıyla Arapça öğreniminde gramerin yanısıra, kıraat ve muhadeseye de önem verilmelidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125131</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77de3ef1-5308-41c9-b5d0-769076b19a68.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam ve Gençlik</image:title>
            <image:caption>Gençlik, insanın doğumundan ölümüne kadarki yaşam sürecinde önemli bir süreçtir. Bu dönemde hayatımıza attığımız tohumlar geleceğimizi yönlendirir. Peki, Müslüman bir gencin hayatını yönlendirmesinde ehemmiyet taşıyan Referanslar neler olmalı? Kur’an-ı Kerim ‘in yol gösteriliğinde Peygamber Efendimizin diğer peygamberlerin hayatlarından ders alarak ilerlemek için en sağlıklı yoldur. 
Gençlerimizi yetiştirirken dinimizin temel iki kaynağı olan Kur’an-ı Kerim ve peygamberimizin sünnetini rehber edinmek bizleri başarılı kılar. Peygamber Efendimizi anlamak Kelime-i tevhit ve Kelime-i şehadet ile başlar. 
  Gençleri eğitirken yapılan her türlü ihmal ve hatalı davranış geleceklerini ve hatta ahiret hayatlarına bile zarar verebilir. Gençlik, cemiyetin bütününe güç veren, toplumun varlığına hayatiyet kazandıran ve onun devamını sağlayan ilahi bir hazinedir. İslam’da yeri ve değeri yüksek olan gençlik, peygamberimizin lisanı ile övülmüştür. Buna göre “ Gençlerimizin en hayırlısı bilgi, edep ve terbiyede ergin insanlara benzeyen, büyükler gibi kâmil olanlardır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125132</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6729841-3e01-4c10-8a28-a54c6a2cb121.jpg</image:loc>
            <image:title>O’na Ulaşmak</image:title>
            <image:caption>O’na Ulaşmak 
Sevgili okurlar!  Bu Kitapta hayatımızla ilgili bilmemiz gereken en önemli temel ve en önemli gerçekler vardır. 
“ Dünyaya neden geldik? 
Bizi ve her şeyi yaratan Rabbimiz nasıl davranışlarda bulunmamız istiyor? 
Allah’ı hoşnut etmek için nasıl davranmalıyız? 
Ahiret hayatı nedir? 
İnsan cehennemden neden korkmalıdır? “ Gibi sorular sorduk. 
 
Bu soruların cevaplarını umarız hepiniz çok iyi düşünürsünüz. Daha çok Genç olabilirsiniz ama unutmayın ki bir gün siz de beli bükülmüş İhtiyar bir amca ve teyze olacaksınız. 
Yine unutmayın, dünyada her şey için bir mazeret, bir gerekçe bulabilir ve hatta karşınızdaki insanları da ikna edebilirsiniz. Ama ölümden sonraki ahiret hayatında, her şeyi gören ve bilen Allah’ın karşısına kusurlarınız ve suçlarınız için herhangi bir özürünüz olmayacaktır. Bu nedenle, en güzel ve en doğru şekilde, hiç vakit kaybetmeden bütün bu gerçeklerin üzerinde düşünmeli ve Allah’ın sevdiği bir insan olmak için çalışmaya başlamalısınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125133</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c7f8ca4-bd7c-427b-bdbd-aab46b68b08b.jpg</image:loc>
            <image:title>Benimle Kal</image:title>
            <image:caption>Sarılmaların asılı kaldığı günlerden geçiyoruz ….. 
Ne bahar geldi 
Ne sen kalabildin 
Gülüşüne karlar yağdı 
Saçlarında deli rüzgârlar 
Oysa; 
Yürekler yine temmuz sıcağı  
Ziyanı yok sen üşüme 
Şiir örttüm üstüne 
Gökkuşağı ile süslü 
Mavi düşlerle 
Güneşle hep kal diye  ……! 
  Evet, sevgi ile hüzün benim içimde yan yanadır. Acı ile tatlı gibi. Ümitsizlik duygusunun içine bırakmam yüreğimi, bırakırsam ümitsiz şiirler dökülür kalemimden. Oysa umutlar insanı ayakta tutan, umuttur ne kadar kötülük olursa olsun bir iyilik aratan duygu. Öyle bir hale geldik ki iki dost, iki kardeş, artık oturup sohbet bile etmiyorlar. Paylaşmıyorlar, bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın misali her birey kendi çıkarları doğrultusunda kafasını kuma gömüp yaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125134</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5943ef55-5731-429c-9031-8e5ff5f5070d.jpg</image:loc>
            <image:title>Özlenen Asım&apos;ın Nesli</image:title>
            <image:caption>Onların nesebi, soyu ve kimliği sorulursa cevap hazırdır. Müslüman. Yani, onlar yalnızca Müslüman’dır. Soy, ad, veraset gibi şartlarla değil aksine inceleme, delil ve fıtri zevk sonucu Müslümandırlar. İşte bu neslin özelliklerinden biri de budur. Allah ve Resul’ünün hükmü onlarca kesin bir biçimde kabul görür. Şayet tağut’un sözü, hükmü gündeme getirirse buna asla itibar etmezler. Cevapları kesin bir surete reddir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125135</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/787cc8ab-b325-411f-abc1-2f4a8fdd0aaf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırılan Çiçek &amp; Kulilka Ku Şikest</image:title>
            <image:caption>&quot;Kırılan Çiçek&quot;, hayatta sevgi, acı, umut ve direnç gibi evrensel temaları, bir halkın kültürüne ve tarihine özgü bir bakış açısıyla harmanlayan etkileyici bir romandır. Bu eser, Kürtçe olarak ta ele alırken, bir çiçeğin kırılmasıyla başlayan bir yolculuğun içsel ve dışsal çatışmalarını gözler önüne seriyor. Zengin dil ve anlatım, okuru sürüklerken, Kürt halkının yaşadığı zorlukları, direncini ve insan olmanın evrensel anlamını sorgulatıyor. Kırılan Çiçek, sadece bir halkın hikayesi değil, insan olmanın evrensel yolculuğunun da bir yansımasıdır.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125136</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/387902be-b87a-4b1f-a04e-7a4af452c514.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Hukukunda Aile</image:title>
            <image:caption>Allah kime hidayet ederse O kişiyi sattıracak kimse olmadığı gibi , onun saptırdığını da hiç kimse hidayete erdiremez. yaşadığımız toplumdaki insanların büyük bir çoğunluğunun içinde bulunduğu gaflet, Kur’an-ı Kerim ‘ den haberdar olan her insanın malumdur. Bizler de malik olanından habersiz, gaflet içinde sürdürülen bu yaşamı ve varlığını sürdürmekte olan cahile inanışlarını kalem imizin gölgesinde oluşan kelimelerle haber verme gayreti içerisine girmiş bulunmaktayız.  bu yolda izleyebileceğimiz en etkili yöntemin kendimize soru sormak ve cevapları Kur’an-ı Kerim den ve sahih hadislerden aktarmak olduğuna karar vererek, çalışmamızı bu fikir ile kaleme aldık.. 
Neyi , niye, niçin, nasıl ve neden yaptığını bilmeyen Müslümanın muhakkak gaflete düşeceğine tarih sayfalarına da başvurarak defalarca tanıklık ediyoruz. Gayemiz kimseye hidayet vermek değil, çünkü bu mutlak anlamda yalnızca Allah’a mahsustur. Hedefimiz ise müslümanların bir an önce kendilerine gelmeleri, sınırları çizilmiş bir ülke gibi kabul ve reddlerini oluşturarak, Allahın rızasını kazanmaya yönelik yaşam sürmeye başlamaları yönündedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125137</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d073561-5718-4cf6-adc6-867daaee8448.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’nin Yükseköğretim Mimarisi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
1 BÖLÜM 
Yükseköğretim Profili 
 
2 BÖLÜM 
İnsan Kaynağı ve Akademik Terfi 
 
3 BÖLÜM 
Yerel Kalkınma ve Katılım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125139</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2f3ce19-8662-41cc-bfae-e9c2d0145a3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Afet Yönetimi El Kitabı</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
1 BÖLÜM: Afet Yönetiminin Tarihçesi 
 
2 BÖLÜM: Sürdürülebilir Kalkınmada Afet Yönetiminin Yeri 
 
3 BÖLÜM: Afet Yönetim Sisteminde Jeofizik Mühendisliğinin Yeri 
Ve Önemi 
 
4 BÖLÜM: Afetlerde Bütünleşik Çevre Yönetim Stratejileri 
 
5 BÖLÜM: Afet Yönetimi İçerisinde Afet Lojistiğinin Yeri 
 
6 BÖLÜM: Afet Yönetiminin Farklı Evreleri İçinde Halk Sağlığı 
Uygulamalarına Bir Bakış 
 
7 BÖLÜM: Endüstriyel Afetlerde Kimyasalların Rolü 
 
8 BÖLÜM: Afet Yönetiminde Liderlik 
 
9 BÖLÜM: Afetlerde Risk Azaltma Stratejileri 
 
 
10 BÖLÜM: Afetlerde Hassas Gruplar 
 
11 BÖLÜM: Afetlerde Eğitim 
 
12 BÖLÜM: Sürdürülebilirlik Odaklı Bütünleşik Atık ve Afet 
Yönetimi 
 
13 BÖLÜM: Afetlerde Müdahale Sürecinin Yönetimi 
 
14 BÖLÜM: Afet Yönetiminde KBRN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125140</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b62d7984-9bc5-40f4-bfce-ac2c2c421f4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Real Madrid Rüyası</image:title>
            <image:caption>DEĞERLER DÜNYANIN EN BAŞARILI SPOR TAKIMINI NASIL YARATTI 
 
 
“Bu kitap ünlü kulübün temel işleyişine dair tam ve kapsamlı bir araştırma. Tarafsız ve hassas bir dokunuşla tamamlanmış zihin açıcı bir anlatım.” 
—SÖR ALEX FERGUSON, 1986-2013 Manchester United teknik direktörü 
 
 
Real Madrid dünya üzerindeki en başarılı spor takımıdır. Kulüp, onun üzerinde UEFA Şampiyonlar Ligi kupası dahil olmak üzere, diğer tüm spor takımlarından daha fazla kupaya sahiptir. Ancak bu parlak başarının ardındaki hikâye, oyuncuların ve teknik direktörlerin ötesine geçmektedir. Genellikle göze çarpmayan nokta, çoğunlukla dışarıdan gelenlerden oluşan bir yönetim ekibinin takımı iflasın eşiğinden alıp dünyanın en değerli spor örgütü haline getirmesidir.  
 
Peki Real Madrid böylesine olağanüstü bir başarıya nasıl ulaştı? Columbia Business School’da misafir öğretim üyesi olarak çalışan Steven G. Mandis, bu konuyu enine boyuna incelemektedir. Eşi benzeri görülmemiş bir perde arkası erişim imkânı olan Mandis, bir spor takımının hem saha içi hem de ticari yönlerini titizlikle analiz eden ilk araştırmacıdır. Öğrendikleri tam anlamıyla beklenmediktir ve moneyball stratejisiyle beslenen veri analizlerinin, takımın başarısının arkasında bulunan birincil araç olduğu yönündeki genel kanıya meydan okumaktadır. Aksine, Real Madrid’in oyuncu seçiminden finansal yönetimine kadar hem saha içinde hem de saha dışındaki kazanma formülü, stratejiyi taraftar kitlesinin kültürü ve değerleriyle uyumlu hale getirmesine dayanmaktadır. 
 
1990’ların sonlarında Real Madrid’in başına geldiği gibi, en yetenekli (ve en pahalı) oyuncuların peşinden koşmak, bir galibiyet rekorunun reçetesi olabileceği gibi bir finansal felakete de yol açabilir. Real Madrid yönetimi, kulübün Real Madrid camiasına hizmet etmek için var olduğuna inanmaktadır. 
 
 
 
“Daha önce eşine benzerine rastlanmamış bir perde arkası erişimle yazılmış bu kitap hem saha içi hem de saha dışı performansı analiz eden, herhangi bir spor takımı hakkında bugüne dek yapılmış en eksiksiz çalışma olup çıkarımları hayranlık uyandırıcıdır.” 
—DAVID STERN, NBA onursal komisyon üyesi 
 
“Kitap Real Madrid’in, futbolun ve sporun tüm gizemine ustalıkla nüfuz ediyor. Arka planına odaklanıp toplantı ve soyunma odalarındaki gerçeklere farklı bir bakış açısı sunuyor.” 
—RAY HUDSON, İngiliz emekli futbolcu ve eski MLS koçu 
 
⁠“Mandis bize topluluk markalarının inanılmaz gücünü açıklıyor. Bu kavramda küresel toplum, markaya öyle derin bir tutkuyla bağlıdır ki bu marka kişilerin bireysel kimliği, değerleri ve çok daha fazlasıyla özdeşleşir.” 
—ANDREW MESSICK, IRONMAN CEO’su 
 
“Eğer NFL, MLB ya da NBA seviyorsanız bu kitabı muhakkak okumalısınız çünkü tuttuğunuz takıma bakış açınızı değiştirecek.”  
—GEOFF POPE, 2008 yılı XLII Super Bowl Şampiyonu 
 
“Mandis’in iş dünyası ve akademik dünyadaki eşsiz geçmişi ve sahip olduğu objektif bakış açısı, her Madridlinin kütüphanesinde bulunması gereken bu önemli kitabı ortaya çıkarmıştır.”  
—GABE LEZRA, ManagingMadrid.com’un kurucusu 
 
“Real Madrid Yöntemi, efsanevi bir spor kulübünün başarı formülü hakkında çığır açıcı bilgiler sunuyor.” 
—VINCE GENNARO, Columbia Üniversitesi Spor Yönetimi Yüksek Lisans Programı direktörü  
 
“Real Madrid Rüyası hem sporseverler hem de yöneticiler için eşit derecede eğitici ve ilham verici.” 
—LINDSAY MCGREGOR ve NEEL DOSHI, Vega Factor’ın kurucu ortakları ve The New York Times  
çoksatanlar listesindeki Primed to Perform kitabının ortak yazarları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125141</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f04c725f-8f47-4da8-8957-2de1a6482ed8.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümsüzlük</image:title>
            <image:caption>Perde arkasında daima ipleri elinde tutan kadınlar vardır.
Tarih bizi görmez ama onu biz yazarız.
Gizli gizli cerrahlık yapan bir kadın
Hazel Sinnett geçen yıl yaşananların hayal gücünün bir ürünü olduğuna ikna olmuştu. Üstüne üstlük Jack’in yaşayıp yaşamadığını bile bilmiyordu. Artık bütün hayatı kendi tıp incelemesini yazmak ve onu gizlice çağıran hastaların yardımına koşmaktan ibaretti.
Ülkenin umudu olan hasta bir prenses
Bir hastasının hayatını kurtarmak hapse tıkılmasıyla sonuçlanınca Hazel pis bir hücrede idamını beklemeye başlamıştı. Ta ki kraliyet tarafından Prenses Charlotte’ın özel doktoru olması için İngiltere’ye çağırılana kadar. Prenses’in ülkenin önde gelen erkek doktorlarının
çözemediği gizemli bir rahatsızlığı vardı ve müstakbel Kraliçe’nin kurtarılması büyük önem taşıyordu. Üstelik şimdi bütün sorumluluk Hazel’daydı.
Ölüm Yoldaşları adında gizemli bir topluluk
Çok geçmeden Hazel, yetenekli sanatçılar ve biliminsanlarından oluşan Ölüm Yoldaşları’nın yastığına bir not bırakmasıyla sarayın şaşaasına ve romantizmine çekilmişti. Ancak herkesin saklayacak
bir şeyi olduğunu fark edecek ve tehlikede olan tek şeyin cerrahlık kariyeri olmadığını keşfedecekti.
Monarşiye karşı kötü planlar devreye sokulmuştu ve Hazel bunları durdurabilecek tek kişi olabilirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125142</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79f6876f-7e13-468a-ac6b-49266ec37e33.jpg</image:loc>
            <image:title>Namaste</image:title>
            <image:caption>Mutluluğa, Kendini Gerçekleştirmeye ve Başarıya Giden Yol 
 
Japonların uzun ve mutlu yaşam sırları üzerine yazdıkları uluslararası çoksatan Ikigai’nin ardından Héctor García ve Francesc Miralles bu sefer manevi gelişim yolunda önemli bir uğrak noktası ve binlerce yıllık köklü kültürüyle Doğu maneviyatının beşiği olan Hindistan’a rotasını çeviriyor. Yazarlar bu kapsamlı çalışmalarında nefes pratikleri, mantralar, meditasyonlar, Ayurveda, Tantra gibi bedensel, zihinsel ve ruhani gelişim için paha biçilmez mirasıyla bu topraklarda yeşeren kültürün dünyaya armağan ettiği önemli bilgileri okurlarına aktarıyor.  
 
Sanskritçede bir selamlama kelimesi olan namaste, içimizdeki kutsallığı selamlamamız için bizleri Hindistan’a götürüyor. Stres, endişe ve korkuyu hafifletmeye yardımcı olan en iyi teknikleri ve tam yaratıcı potansiyelimizi nasıl harekete geçireceğimizi öğreneceğimiz bu çalışma, mutluluk ve kendini gerçekleştirme yolunda eşsiz bir rehber niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125143</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd8509b1-2b85-4578-be56-dc069586435d.jpg</image:loc>
            <image:title>Elon Musk</image:title>
            <image:caption>“Amerika’nın en önemli biyografi yazarlarından biri, dünyanın en zengin adamı hakkında muazzam bir kitap kaleme aldı. Yüzden fazla röportaja dayanan bu yüksek tempolu biyografi... hırsları insan yaşamının geleceğini etkin bir şekilde biçimlendiren kibirli, zeki, bazen de acımasız bir figür hakkında baş döndürücü bir hikâye.”  
—Ron Charles, CBS Sunday Morning 
 
Steve Jobs’ın yazarından The New York Times’ın bir numaralı çoksatanı: çağımızın en büyüleyici ve tartışmalı yenilikçisinin şaşırtıcı derecede samimi hikâyesi. O; dünyayı elektrikli araçlar, özel uzay araştırmaları ve yapay zekâ çağına taşımaya yardımcı olan kural tanımaz bir vizyoner.  
 
Elon Musk, Güney Afrika’ da çocukken zorbalar tarafından sürekli şiddet görmekteydi. Bir gün, bir grup onu beton basamaklardan aşağı itti ve yüzünü tanınmaz hale gelene kadar tekmeledi. Elon bir hafta hastanede kaldı. Ancak bu fiziksel yaralar mühendis, serseri ve karizmatik bir hayalperest olan babasının açtığı duygusal yaralarla kıyaslandığında önemsizdi. 
 
Babasının etkisi ruh dünyası üzerinde uzun süre devam edecekti. Ani Dr. Jekyll ve Bay Hyde tipi ruh hali değişimlerine yatkın; riske karşı aşırı yüksek toleransı, dramatik durum arzusu, destansı bir görev anlayışı ve duygusuz, zaman zaman yıkıcı olabilen çılgınca bir gerilime sahip, sert ama savunmasız bir erkek çocuğa dönüştü. 
 
2022’nin başında –SpaceX’in başarıyla otuz bir roket fırlattığı, Tesla’nın bir milyona yakın otomobil sattığı ve kendisinin dünyanın en zengin adamı olduğu bir yılın ardından– Musk dramatik durumları tırmandırma dürtüsü hakkında pişmanlık içinde konuştu. “Ruhsal açıdan kriz durumundan çıkmam gerekiyor,” dedi. “Yaklaşık on dört yıldır, aslında belki de hayatımın büyük bir bölümünde bu ruh halindeydim.” 
 
Bu bir yeni yıl kararı değil, hüzünlü bir yorumdu. Bu sözü sarf ederken bile dünyanın en büyük oyun alanı olarak gördüğü Twitter’ın (günümüzdeki adıyla X) hisselerini gizlice satın alıyordu. Yıllar boyunca ne zaman zor bir durumda olduğunu hissetse bu onu oyun alanında zorbalığa uğradığı gün­lere götürmüştü. Artık o oyun alanına sahip olma şansı vardı. 
 
Isaacson iki yıl boyunca Musk’ı gölge gibi takip etti; toplantılarına katıldı, fabrikalarında onunla birlikte yürüdü. Onunla, ailesiyle, arkadaşlarıyla, iş arkadaşlarıyla ve rakipleriyle saatler süren röportajlar yaptı. Sonuç, zaferlerin ve çalkantıların şaşırtıcı hikâyeleriyle dolu, şu soruyu ele alan açıklayıcı bir arka plan anlatısı oldu: Musk’ı harekete geçiren şeytanlar aynı zamanda inovasyonu ve ilerlemeyi de harekete geçirmek için gerekenler midir? 
 
 
“Bay Musk hakkında ne düşünürseniz düşünün, o anlamaya değer bir adam; bu da bu kitabı okunmaya değer kılıyor.”  
—The Economist 
 
“Walter Isaacson, Elon Musk’la hem kahramanının bugüne kadarki tempolu yaşamının sürükleyici bir tarihçesini hem de bazı ilgi çekici yanıtlar sunuyor...”  
—Wall Street Journal 
 
“Deneyimli bir biyografi yazarının kapsamlı çalışması.” 
—The Observer 
 
“Walter Isaacson’ın tüm detaylara yer verdiği biyografisi... Teknolojinin başına buyruk adamının portresi büyüleyici.” 
 —The Telegraph</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125144</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3cd7044-aeac-40c9-b6ba-1cb8d88fc9ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Karantina 1. Perde Film Özel Baskı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Mahşerin Dört Atlısının Hikâyesi 
 
“Sadece bedenlerimizi değil, ruhlarımızı da karantinaya aldılar. 
Ne bu karantinadan çıkabiliyoruz ne de birbirimizden ayrılabiliyoruz.  
Bundan sonraki tek savaşımız bu karantinadan kurtulmak. 
Kurtulduğumuzda da birlikte olacağız ama özgür… 
Savas bitti ve biz sag kaldık. 
Savas bitti ve biz hâlâ ayaktayız.” 
 
Zeynep, yeni okuluna başladığı ilk gün kendini bir felaketin ortasında bulmuştu. Salgın bir hastalık nedeniyle okulu karantinaya alınmış, akşamında ise kendini okulun karanlık koridorlarında bir kız öğrencinin cesedinin başında bulmuştu. Üstelik yalnız değildi, onlar da yanındaydı; mahşerin diğer üç atlısı.  
 
Bu, yalnızca bedenleri değil ruhları da karantinaya alınmış dört kişinin hikâyesi.  
Bu, onların özgürlüklerine ulaşmak için yaşadıkları esaretin hikâyesi. 
Bu, birbirlerinin her şeyi haline gelen, gökyüzündeki son yıldız yanıp kül oluncaya kadar birlikte olacaklarına söz veren dört arkadaşın hikâyesi. 
Bu, mahşerin dört atlısının hikâyesi. 
Şimdi, bizimle misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125145</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba757229-5917-4684-966b-97292701da82.jpg</image:loc>
            <image:title>Hapisane Günlüğü</image:title>
            <image:caption>(…) Gül akşamüstü açar tomurunu, sonra solar 
Açması ve kuruması farkedilmeden sürer. 
Fakat kokusu, iner hapisanenin derinliklerine 
Anlatır tutsak arkadaşlara yaşamın adaletsizliğini, acısını. 
              Fransız Sömürgesi olan Çinhindi’nde Vietnam’da yoksul bir ailenin çocuğu olarak doğan Ho Chi Minh, orta eğitiminden sonra yaptığı görevler nedeniyle pek çok ülkeyi gezme-görme fırsatı buldu. Fransa, ABD ve Sovyetler Birliği gibi ülkelerde yaşayan Ho Chi Minh, Çinhindi Komünist Partisi’ni kurdu; Vietnam’ın Fransız sömürge boyunduruğundan kurtulması için diplomatik ve askeri savaşımlar–savaşlar yürüttü. 1941 yılında yardım arayışıyla Çin’e geçen Minh, orada kendisine güvenmeyen Çan Kay-şek askerleri tarafından tutuklandı ve 18 ay hapis yattı; elinizdeki kitaptaki şiirlerini bu süre içinde yanlış anlaşılmamak kaygısı ile Tang formuyla ve Çince yazdı. İkinci Dünya Savaşı sonrası Vietnam Komünist Partisi ile savaşımını sürdüren Minh, düşlerinde kurduğu Vietnam’ın bütünleşmesini göremeden, 1969’da öldü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125146</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3ca2274-0cc9-49fc-874f-1dccf87fd6d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Hasret Koordinatlar</image:title>
            <image:caption>“Görkemli ve unutulmaz bir roman, gerçekliğe karşı kurmacanın zaferi. Hasret Koordinatları okura gerçek bir kaçış fırsatı sunuyor!”
Booklist
Hasret Koordinatları güzelliğimizi ve çirkinliğimizi, birbirimize zarar verme ve birbirimizi sevme sınırlarımızı, doğayla olan gizemli ve kutsal ilişkimizi önümüze seriyor.
Önce bir adaya gideceğiz, ardından bir vadiye, unutulmuş bir şehre...
Kar çölünü ziyaret edeceğiz, ağaçlarıaraştıran bilim insanıyla ve kâhinle tanışacağız.
Bir buzul uğruna kopan beyhude savaşları sona erdirmeye çalışan jeolog yolda bize eşlik edecek.
Hayatının son demlerindeki aşıkları, devrimci oğlunu kurtarmak için kıyasıya mücadele eden anneyi, bir dost arayan canavarı, önce tekneye sonra kadına dönüşen kaplumbağayı yanımıza alacağız.
Kıtalar kadar huzursuz, kurumaya yüz tutmuş görkemli okyanusun hayaletiyle karşılaşacağız.
Bu roman hayatı iç içe geçmiş karakterlerin birliktelik arayışı.
Shubhangi Swarup tüm dillerde heyecan uyandıran bir edebi dehâ, Hindistan’ın dünya edebiyatına en güzel armağanlarından.
Dünya ile insanlığın birbirine duyduğu çok yönlü şiirsel aşkı ve özlemi anlattığı Hasret Koordinatları 17 dile çevrildi, dünyanın ve insanların sınırlarını hikayelerle aşma çabası edebi çevrelerde heyecan yarattı.
“Hasret Koordinatları, yeryüzünün nefes aldığını ve en yalnız olduğumuz anda bile değişen dünyanın bir parçası olduğumuzu hatırlatıyor bize.
Bu kitapta ana karanın yürüdüğünü, deniz fenerlerinin fora ettiğini ve bastığınız yerin hareket ettiğini hissediyorsunuz.” Guernica
“Şaşırtıcı ve benzeri görülmemiş... Shubhangi Swarup insanları, ormanları, okyanusları ve kar çöllerini edebiyatla tanıyıp sevmemizi sağlıyor.”
Nilanjana S. Roy
“Şiirsel, eşi benzeri görülmemiş, okuru kalbinin tam ortasından vuran bir roman.” JCB Edebiyat Ödülü Jürisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125147</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/837fa8ab-142b-4a98-b20e-71dfb14a0709.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Düşündüğünü Biliyorum</image:title>
            <image:caption>John Smith, kimileri için lütuf, kimileri için lanet sayılacak özel bir yeteneğe sahip: insanların zihinlerine erişebiliyor.
Akıllarına takılan şarkıları, herkesten sakladıkları sırları, gizledikleri korkuları, unutamadıkları acı dolu anları bir bakışta okuyabiliyor... 
 
Sürpriz değil, CIA onu en güçlü ajanlarından biri haline gelene dek ihtimamla yetiştirdi, yeteneklerini zorlayarak geliştirdi.
Ve yine sürpriz değil, John gibiler tek yere bağlı kalamaz...
Teşkilattan bir gece ansızın kaçtı ve şimdi özel danışman olarak çalışıyor, en büyük mücadelesi de kendisiyle. 
Tek derdi yeteneğinin karanlık potansiyelini kontrol altında tutmak ve beladan uzak kalmak. 
 
Yeni müşterisi milyarder yazılım gurusu Everett Sloan’ın teknoloji dehası eski çalışanını araştırması için John’u tutmasıyla işler fena karışıyor.
John, güçlerini sonuna kadar kullanmanın hayatta kalmak için tek umudu olduğunu biliyor, bu kendi akıl sağlığını riske atmak anlamına gelse bile. 
 
Christopher Farnsworth yüksek konseptli gerilim macera romanı
Ne Düşündüğünü Biliyorum&apos;da tarih, biyoteknoloji, aksiyon ve macerayı kusursuz bir şekilde harmanlıyor. 
 
 
“Ne Düşündüğünü Biliyorum&apos;u okumak, gökyüzünde 5.000 mil hızla ilerleyen balistik bir füzenin burun kısmına bağlanmakla eşdeğer. Unutulmaz bir yolculuk!” 
Nick Cutter, THE TROOP ve THE DEEP kitaplarının yazarı 
 
&quot;Biraz James Bond, biraz Jason Bourne, biraz Profesör X... tek farkla: Bizim kahramanımız daha zeki, daha esprili ve daha hızlı koşabiliyor. Christopher Farnsworth Ne Düşündüğünü Biliyorum&apos;da gelmiş geçmiş en büyük silahı kılıfından çıkarıyor: insan zihni!” 
Beau Smith, WYNONNA EARP&apos;ın yaratıcısı / yazarı 
 
“Chris Farnsworth tıpkı kahramanı gibi zihin okumayı biliyor, son sayfaya gelene kadar beni kendine bağlamayı bildi. Ne Düşündüğünü Biliyorum şimdiye kadarki en iyi romanı.” 
IanTregillis, MEKANİK’in yazarı 
 
“Telepati ve kirli işler...
Yoğun macera ve tekno-gerilim...
Güçlü yeteneklere sahip göz alıcı bir kahraman...
Ne Düşündüğünü Biliyorum&apos;da her şeyin en iyisi var ve baştan sona çok eğlenceli.” 
Jonathan Howard, JOHANNES CABAL THE NECROMANCER&apos;ın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125148</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99d8d74b-4a04-4d68-99cb-7dffedf1e42a.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkin Aydın: Yükselen Şampiyon</image:title>
            <image:caption>Ankara’nın soğuk sokaklarından, dünya voleybol sahalarına uzanan bir yolculuk… 
İlkin Aydın, yalnızca başarılarıyla değil; azmi, kararlılığı ve bitmek bilmeyen inancıyla bir efsaneye dönüştü. Her sımacı bir zafer, her adımı bir ilham kaynağı oldu. 
Bu kitap, genç bir kızın hayallerinin peşinden giderek nasıl bir dünya yıldızına dönüştüğünü ve milyonlara umut verdiğini anlatıyor. İlkin Aydın’ın sıra dışı hikayesiyle tanışın ve hayallerin sınır tanımadığını bir kez daha keşfedin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125149</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d30b058-ddbf-4a64-83b1-2c5a710ed057.jpg</image:loc>
            <image:title>Arda ve Neşeli Lamalar: İmdat, Büyüyorum!</image:title>
            <image:caption>Ve karşınızda tüm zamanların en muhteşem sınıf ekibi: Neşeli Lamalar!

İmkânsız görevlerin aranan lideri Arda; mücadele ve maceranın olduğu yerde korkuya meydan okuyan Ceyda; ekibin beyni Batu; tuhaf gafların kralı Mert ve son olarak, gereken her şeyi sırt çantasında taşıyan acemi casus Mine.

Beş kafadar için her gün yeni bir macera, yeni bir eğlence!
Zihni sinir projeleriyle karşılarına çıkan tüm sorunlara şipşak çözüm üreten Arda ve Neşeli Lamalar&apos;ın başarıyla tamamlayamayacakları görev yok.
Hem zaten böylesine bir ekip ruhu, sevgi ve dayanışmanın karşısında kim durabilir ki?

Anne-Gaëlle Balpe ile Zoé Plane&apos;ın ortak imzasını taşıyan dört kitaplık “Arda ve Neşeli Lamalar” serisi “İlk Çizgi Romanım” koleksiyonundaki yerini alıyor. 

Okumayı söken çocukları bir adım ileriye götürüp çizgili hikâyeler ile buluşturmak için hazırlanan “İlk Çizgi Romanım” koleksiyonu, çizgi roman sanatını eğlenceli bir eğitim aracı olarak kullanarak küçük yaştan geleceğin çizgi severlerini yetiştirmeyi hedefliyor.

Yurtdışındaki okullarda öğretmenler tarafından da önerilen “Arda ve Neşeli Lamalar”ın serüvenleri çocuklara zevkli bir okuma deneyimi vadediyor!



İnatçı sivilceler aşkına!

Arda&apos;nın çok büyük bir problemi var. Hatta belki biraz da korkunç! Saçları, yüzündeki sivilceler... Yoksa bir yerlerden ergen virüsü mü kaptı? Olamaz! Ergenliğe girmesi için henüz çok erken. Hem öğretmeni fark ederse kesin ortaokula gönderir Arda&apos;yı. Of, birileri bu duruma el atmalı. Neyse ki yalnız değil. Dahiyane fikirleri bulunan muhteşem dostları var. O zaman Neşeli Lamalar için yeni görev başlasın! Durun, bir dakika... Arda&apos;nın yüzünden akan şey de ne öyle?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125150</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bd0fac1-6a6a-41ca-9e5b-c399e45d9b34.jpg</image:loc>
            <image:title>Arda ve Neşeli Lamalar: Şampiyonluk Görevi</image:title>
            <image:caption>Ve karşınızda tüm zamanların en muhteşem sınıf ekibi: Neşeli Lamalar!

İmkânsız görevlerin aranan lideri Arda; mücadele ve maceranın olduğu yerde korkuya meydan okuyan Ceyda; ekibin beyni Batu; tuhaf gafların kralı Mert ve son olarak, gereken her şeyi sırt çantasında taşıyan acemi casus Mine.

Beş kafadar için her gün yeni bir macera, yeni bir eğlence!
Zihni sinir projeleriyle karşılarına çıkan tüm sorunlara şipşak çözüm üreten Arda ve Neşeli Lamalar&apos;ın başarıyla tamamlayamayacakları görev yok.
Hem zaten böylesine bir ekip ruhu, sevgi ve dayanışmanın karşısında kim durabilir ki?

Anne-Gaëlle Balpe ile Zoé Plane&apos;ın ortak imzasını taşıyan dört kitaplık “Arda ve Neşeli Lamalar” serisi “İlk Çizgi Romanım” koleksiyonundaki yerini alıyor. 

Okumayı söken çocukları bir adım ileriye götürüp çizgili hikâyeler ile buluşturmak için hazırlanan “İlk Çizgi Romanım” koleksiyonu, çizgi roman sanatını eğlenceli bir eğitim aracı olarak kullanarak küçük yaştan geleceğin çizgi severlerini yetiştirmeyi hedefliyor.

Yurtdışındaki okullarda öğretmenler tarafından da önerilen “Arda ve Neşeli Lamalar”ın serüvenleri çocuklara zevkli bir okuma deneyimi vadediyor!


Bu ekiple şampiyonluk kaçmaz!

Arda, pazar günü katılacağı maraton için hiç durmadan antrenman yapıyor. Çok çalışsa da sanki bir şeyler eksik gibi hissediyor. Mesela şans! Kimbilir, belki de ihtiyacı olan tek şey iyi bir ekiptir. Şanslı ki, zihni sinir fikirleriyle kendisini şampiyonluğa yakınlaştıracak sıkı dostları var. O zaman Neşeli Lamalar için yeni görev başlasın! Bundan sonra ne havanın sıcaklığı ne de altı delinen ayakkabısı engel olabilir Arda&apos;ya. Hem zaten yarışı beş muz yiyen biri kazanmayacak da kim kazanacak ki?​</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125151</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cdad730-6c91-419d-9d38-fe0435074c9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Arda ve Neşeli Lamalar: Lamalar, Yunuslara Karşı</image:title>
            <image:caption>Ve karşınızda tüm zamanların en muhteşem sınıf ekibi: Neşeli Lamalar!

İmkânsız görevlerin aranan lideri Arda; mücadele ve maceranın olduğu yerde korkuya meydan okuyan Ceyda; ekibin beyni Batu; tuhaf gafların kralı Mert ve son olarak, gereken her şeyi sırt çantasında taşıyan acemi casus Mine.

Beş kafadar için her gün yeni bir macera, yeni bir eğlence!
Zihni sinir projeleriyle karşılarına çıkan tüm sorunlara şipşak çözüm üreten Arda ve Neşeli Lamalar&apos;ın başarıyla tamamlayamayacakları görev yok.
Hem zaten böylesine bir ekip ruhu, sevgi ve dayanışmanın karşısında kim durabilir ki?

Anne-Gaëlle Balpe ile Zoé Plane&apos;ın ortak imzasını taşıyan dört kitaplık “Arda ve Neşeli Lamalar” serisi “İlk Çizgi Romanım” koleksiyonundaki yerini alıyor. 

Okumayı söken çocukları bir adım ileriye götürüp çizgili hikâyeler ile buluşturmak için hazırlanan “İlk Çizgi Romanım” koleksiyonu, çizgi roman sanatını eğlenceli bir eğitim aracı olarak kullanarak küçük yaştan geleceğin çizgi severlerini yetiştirmeyi hedefliyor.

Yurtdışındaki okullarda öğretmenler tarafından da önerilen “Arda ve Neşeli Lamalar”ın serüvenleri çocuklara zevkli bir okuma deneyimi vadediyor!


En büyük Neşeli Lamalar!

Acil durum! Bizimkilerin sınıfında yeni bir ekip kuruluyor: Akıllı Yunuslar. Peh, kimse Neşeli Lamalar&apos;dan daha iyi olamaz! O da nesi? Yoksa Akıllı Yunuslar&apos;ın kullandığı gizli bir şifre mi var? Peki ya bizimkilerin? O zaman Neşeli Lamalar için yeni görev başlasın! Of, ekibin ruhunu yansıtacak özgün bir işaret bulmak ne zormuş. Acaba, bir şarkıları mı olsa? “Eğer bir lamaysan benimle söyle! İstemiyorsan da, kenara çekil şöyle!” Belki de hiçbir şeye ihtiyaçları yoktur. Çünkü onlar gerçek bir ekip. ​</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125152</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92f0a0ce-e6bb-4944-b82d-8aeb5bb8c53f.jpg</image:loc>
            <image:title>Arda ve Neşeli Lamalar: Uyumak mı, Asla!</image:title>
            <image:caption>Ve karşınızda tüm zamanların en muhteşem sınıf ekibi: Neşeli Lamalar!

İmkânsız görevlerin aranan lideri Arda; mücadele ve maceranın olduğu yerde korkuya meydan okuyan Ceyda; ekibin beyni Batu; tuhaf gafların kralı Mert ve son olarak, gereken her şeyi sırt çantasında taşıyan acemi casus Mine.

Beş kafadar için her gün yeni bir macera, yeni bir eğlence!
Zihni sinir projeleriyle karşılarına çıkan tüm sorunlara şipşak çözüm üreten Arda ve Neşeli Lamalar&apos;ın başarıyla tamamlayamayacakları görev yok.
Hem zaten böylesine bir ekip ruhu, sevgi ve dayanışmanın karşısında kim durabilir ki?

Anne-Gaëlle Balpe ile Zoé Plane&apos;ın ortak imzasını taşıyan dört kitaplık “Arda ve Neşeli Lamalar” serisi “İlk Çizgi Romanım” koleksiyonundaki yerini alıyor. 

Okumayı söken çocukları bir adım ileriye götürüp çizgili hikâyeler ile buluşturmak için hazırlanan “İlk Çizgi Romanım” koleksiyonu, çizgi roman sanatını eğlenceli bir eğitim aracı olarak kullanarak küçük yaştan geleceğin çizgi severlerini yetiştirmeyi hedefliyor.

Yurtdışındaki okullarda öğretmenler tarafından da önerilen “Arda ve Neşeli Lamalar”ın serüvenleri çocuklara zevkli bir okuma deneyimi vadediyor!


Bu partide uyumak yasak!

Cumartesi Ceyda&apos;nın doğum günü ve harika bir kutlama planı var: Pijama partisi! Dostlarıyla birlikte uykusuz bir gece geçirmek için sabırsızlanıyor kahramanımız. Eh, tüm dünya uyurken onlar gizlice ayakta kalacak tabii. Üstelik gece boyunca bol oyun, bol şekerleme de cabası! Parti yaklaştıkça herkesi bir hazırlık telaşı sarıyor. O zaman Neşeli Lamalar için yeni görev başlasın! HORR... PIIŞ... GIIR... Amanın, yoksa birileri partinin orta yerinde uyuya mı kaldı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125153</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48cd3ad0-a762-4531-8e4b-9a8164e2298d.jpg</image:loc>
            <image:title>Vurgun – 1 Kelebek Çiçekler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Vurgun – 1 Kelebek Çiçekler (Ciltli)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125155</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2344b6c-92a3-4a58-986e-23b842041c38.jpg</image:loc>
            <image:title>Kont</image:title>
            <image:caption>Kont</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125156</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b64dbc86-f2aa-4606-a13b-864ae3e7404f.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyülü Yer</image:title>
            <image:caption>“Burası büyülü bir yer. Diğerleri görmüyor ama ben görüyorum.” 
 
Büyülü yer eski bir hapishane. Ancak bir idam mahkûmu burayı farklı gözlerle görür ve kitaplarının içinde kaybolur, kendini ve etrafındaki insanları başka dünyalarda hayal eder. Parmaklıkların ardında kapana kısılmışken hapishanenin altında dörtnala koşan atların bir deprem gibi yeri sarstığını hisseder.   
 
Bu hapishaneye dış dünyadan iki kişi gelir: Günahkâr bir rahip ve Hanımefendi. Hanımefendi kendini idam mahkûmlarının hayatını kurtarmaya adamıştır. York adındaki bir katilin temyiz başvurusunu geri çekip ölmek istediğini söylemesi onu derinden sarsar. Hanımefendi’nin York’un geçmişini araştırırken buldukları ise masumiyet, suç, kurban, onur ve doğru ile yanlış hakkında bildiği her şeyi sorgulamasına sebep olur. 
 
“Hayal edebileceğiniz en büyülü şeyler burada oluyor. Hâlâ vaktim varken, onlar siyah perdeyi kapatmadan, ben de son selamımı vermeden önce size bunları anlatmak istiyorum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125157</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f11d4483-4d1c-49ae-9518-cb0d9e172635.jpg</image:loc>
            <image:title>Olduğu Kadar Güzeldik</image:title>
            <image:caption>Kadir İnanır’la Türkan Şoray bir düğünde karşılıklı oynuyorlardı televizyonda. Biraz sonra vurulacaklardı biliyorum, belki on kez izlediğim film. Ama yine de biraz sonra biteceği bilinen bütün mucizeler gibi çok güzeldiler.” 
 
Olduğu Kadar Güzeldik, Bandırma’nın rüzgârını, Ezine’nin güneşini, Ankara’nın soğuk yüzünü okuruna taşıyor. Çocukluk travmalarından gençlik sancılarına, taşranın umutsuzluğundan büyük şehirlerin yabancılığına savrulan karakterler, okuru hem düşündürüyor hem derinden etkiliyor. 
 
Bu öyküler, bir nostalji albümünün sayfalarını karıştırmak gibi: Her biri tanıdık ama bir o kadar da derin. Aile içindeki küçük sırlar, çocukluğun unutulmuş oyunları, hayata tutunmaya çalışanların ince hesapları… Hepsi ince ince işlenmiş bu hikâyelerde saklı. Okudukça bir çay bardağının buğusunda, eski bir şarkının melodisinde kendinizi bulacaksınız. 
 
60. Sait Faik Hikâye Armağanı’na layık görülen Olduğu Kadar Güzeldik ile Mahir Ünsal Eriş taşranın mahzun, muzip ve meraklı dünyasını yeniden kuruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125159</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c01517b7-70df-4b7d-b026-2f3f6144dcbb.jpg</image:loc>
            <image:title>Neredeyse Aynı Şeyi Söylemek</image:title>
            <image:caption>İtalya’nın Libya’yı işgali ve asi çetelerle yıllarca süren çarpışmalarıyla ilgili anıların henüz taze olduğu yıllarda geçen çocukluğumda sık sık anlatılan bir hikâyeyi anımsıyorum. İşgal kuvvetlerinin peşine takılan bir İtalyan maceraperest o dili hiç bilmese de kendini Arapça çevirmeni olarak işe aldırmıştı. İsyancılardan olduğu varsayılan biri yakalandığında sorguya tabi tutuluyordu; İtalyan subay İtalyanca olarak sorusunu soruyor, sahte çevirmen de uydurduğu Arapçasıyla bir şeyler söylüyordu; sorguya çekilen kişi hiçbir şey anlamıyordu ve kim bilir neler söylüyordu (olasılıkla yanıt da anlaşılamıyordu) ve çevirmen kendi keyfine göre şahsın yanıt vermeyi reddettiğini ya da her şeyi itiraf ettiğini uyduruyordu ve genellikle isyankâr idam ediliyordu. Tahminime göre dalavereci arada sırada merhamete geliyor, sorguladığı zavallının ağzına onu kurtaracak sözler de uyduruyordu. Her neyse, bu hikâyenin nasıl sonuçlandığını bilmiyorum. Çevirmen belki hakkına düşen parayla onurlu bir hayat sürmüştür, belki de sahtekârlığı ortaya çıkmıştır ve başına gelebilecek en kötü şey işten atılması olmuştur. 
 
Bu öyküyü anımsadıkça asıl çevirinin daima ciddi bir iş olduğuna, hiçbir yapısökümcü çeviri kuramının etkisiz kılamayacağı bir meslek ahlakı gerektirdiğine inanıyorum. 
 
Umberto Eco’dan çeviri, çevirmenlik ve diller arası geçişler üstüne eşsiz bir kitap. Çeviri konusunda duyarlı tüm okurlara yeni ufuklar açarken neşeli anekdotlarıyla okuma sürecini son derece eğlenceli kılacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125160</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/704d8a78-0781-4f82-a6e6-e93bed1715e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Talihsiz Serüvenler Dizisi 5 - Katı Kurallar Okulu</image:title>
            <image:caption>Sevgili Okur,  
Bir yatılı okulda şen şakrak günler geçiren neşeli çocuklarla ilgili bir öykü arıyorsan, başka bir kitaba bak. Violet, Klaus ve Sunny’nin zeki ve becerikli olduklarını düşünerek, okulda çok başarılı olacaklarını sanabilirsin. Sakın sanma. Baudelaire öksüzlerinin okula başlaması, talihsizliklerle dolu hayatlarına yeni bir mutsuzluk ekliyor sadece.  
   Doğruyu söylemek gerekirse, elindeki kitapta anlatılan korkunç öykü boyunca üç kardeş, kıskaçlarını şakırdatan yengeçlerle, katı cezalarla, su damlatan bir mantarla, zorlu genel sınavlarla, keman resitalleriyle, K.Ö.L.E. programıyla ve metrik sistemle karşılaşıyorlar.  
   Bütün gece uyanık kalma pahasına, bu bahtsız çocukların hayatını araştırmak ve yazıya dökmek  
benim için ciddi bir görevdi. Ama sen güzel bir gece uykusu çekmeyi tercih edebilirsin. Böyle bir eğilimin varsa, başka bir kitap seçmen herhalde daha doğru olacak.  
 
En derin saygılarımla,  
 Lemony Snicket</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125161</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5610741-1fc0-4dee-b368-56c71e9dce2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Öbürküler</image:title>
            <image:caption>“Kökünden sökülmüş bir ağaca benzetti halini kendi kendine. Toprağından kopmanın mahzun serinliğini duydu o gece, yer döşeğinde.” 
 
Fahrettin Bey’in tayiniyle başlayan yolculuk, bizi Anadolu’nun taşrasından alıp metropolün karmaşasına, bir otobüs yolculuğundan bir tren manzarasına taşıyor. Fahrettin Bey ve ailesi, büyük hayallerle çıktıkları bu göçte yalnızca yeni bir hayatla değil, İstanbul’da doğaötesi olaylarla ve köşkün karanlıkta kalan yüzleriyle de karşılaşıyor. Köşkün kuytularında fısıldayan sesler, gecenin bir yarısı uykuları kaçıran ayak sesleri ve hiç beklenmedik anlarda ortaya çıkan öbürküler… 
 
Mahir Ünsal Eriş, geçmişle gelecek arasında gidip gelen bir anlatıyla, 60’ların Türkiye’sine ayna tutuyor. Basit bir taşınma hikâyesi, zamanla büyüyerek geçmişin ağırlığını ve kayıpların hüznünü hatırlatan bir deneyime dönüşüyor. Gerilim ve nostalji dolu bu roman, hem taşradan büyük şehre göçen insanların öyküsünü hem de tarihin silinip giden öbür yüzlerini, halının altına, kapının arkasına süpürülen acıklı göç hikayelerini konu alıyor. 
 
“Bizim millet unutmaya meraklıdır. Dünya ikiye yarılsa üç gün sonra dünyada olduğunu hatırlamaz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125162</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce8f47b5-501b-4d7c-884a-680548982573.jpg</image:loc>
            <image:title>Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde</image:title>
            <image:caption>“Bangır bangır Ferdi çalıyor evde, zamanın çok evleri gibi. Camlardan, aynalardan, duvarlarda asılı posterlerden dönüyor sesi Ferdi’nin titreyerek, titreterek; kadınlar bir yandan şerbetlenmemiş parmaklarının ucuyla tuttukları sigaralarını tellendirip bir yandan eşlik ediyorlar Ferdi Bey’e, yarı dudaklarıyla. İnsanların kederli olmayı çok sevdiği yıllar. Her şeye sinmiş bir Maltepe sigarası kokusu, bir ucuzluk, bir pazardan alınmışlık, bir muşambalık.” 
 
Taşranın sokak aralarında, evlerinde, kalplerinde yaşanan ama konuşulmayan hikâyeler… Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde… yalnızca bir dönemi değil, bir duyguyu da yakalıyor. Mahir Ünsal Eriş, geçmişin naftalin kokulu hikâyelerini gün yüzüne çıkarıyor. Hayaller, kayıplar, umutlar ve hayal kırıklıkları bu öykülerde iç içe geçiyor.  Bu hikâyelerse bazen gülümsetiyor, bazen hüzünlendiriyor ama her defasında derinden etkiliyor. 
 
Bu kitap, içinden geçtiğiniz ama hatırlamak için durup hiç bakmadığınız anların büyülü bir yansıması. Mahir Ünsal Eriş’in ilk öykü kitabı Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde... yıllar sonra bile hâlâ aynı hüzün ve neşeyle yüreklere dokunmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125163</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e0dddf5-eb59-4ebf-9261-bb5e9f448346.jpg</image:loc>
            <image:title>Diğerleri</image:title>
            <image:caption>“Kötü olan insanlardı çünkü bahar kimseyi öldürmezdi, şehir kimseye kıymazdı, gençlik 
can almazdı. Ne bela varsa insandandı.” 
 
Diğerleri, 70’lerin Türkiye’sinde bir mahallenin, eski bir konağın ve burada kesişen hayatların romanı. Öbürküler’den tanıdığımız Sacide ve arkadaşı Cahide’nin hikâyesi, geçmişin gölgelerinde kaybolmuş Hayganuş ve Artin Boğosyan’ın dünyasıyla birleşiyor, “diğerleri”nin şaşırtıcı varlığıyla şekilleniyor. Pansiyoncu olarak geldikleri evde üniversite öğrencisi gençler Artin Bey’in dünya dışı âlemlere açılan kapılarıyla karşılaşıyor. 
 
Mahir Ünsal Eriş, detaylara olan titizliği ve duygu yüklü anlatımıyla okurlarını taşra ile metropol arasında sıkışmış hayatların içine çekiyor. Büyük hayallerle dolu devrimci gençler, konakta saklanan sırlar ve her köşesinden insan olmanın derin karmaşıklığı sızan bu roman, hem kahkahalar attırıyor hem de yüreğinizi burkuyor. 
 
Her bir karakterin bir parçasını taşıdığı Diğerleri, insan olmanın karmaşık güzelliklerini ve zorluklarını hatırlatıyor, geçmişin gölgeleriyle bugünün umutlarını buluşturuyor ve her satırında okurunu derinden etkiliyor. Öbürküler ile başlayan macera Diğerleri ile yepyeni bir manzaraya açılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125164</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4d9b474-c487-41fc-b692-5f9018e47a27.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanılıyor Olabilirim</image:title>
            <image:caption>İsveç’te yayınlanır yayınlanmaz kitap listelerini altüst eden, Storytel tarafından “En İyi Kurgudışı Ödülü”ne layık görülen Yanılıyor Olabilirim başarıdan sadeliğe, belirsizlikten huzura uzanan bir yaşam hikâyesi. 
 
İş dünyasında başarıyla parlayan bir kariyeri geride bırakıp Tayland ormanlarında bir keşiş olarak yaşamayı seçen Lindeblad, bu radikal kararıyla içsel dinginliğin izini sürüyor. Ancak hayat ona yeni zorluklar sunuyor: ALS teşhisi, hem fiziksel hem de zihinsel bir mücadeleyi beraberinde getiriyor. 
 
Hayatın karmaşık doğasını anlamaya çalışan herkes için bir ayna görevi gören bu kitap, zihnimizin tuzaklarını ve bu tuzaklardan nasıl özgürleşebileceğimizi gösteriyor. Her düşünceye inanmak zorunda olmadığımızı hatırlatıyor, kendi içimizdeki huzuru bulmanın yollarını sunuyor ve modern dünyada kaybolmuş hissettiğimiz anlarda nasıl yeniden bağ kurabileceğimizi gösteriyor. 
 
Okuru adeta bir arkadaş sohbeti gibi içine çeken Yanılıyor Olabilirim sadece bir insanın hikâyesi değil; aynı zamanda hepimizin yaşadığı kaygıların, arayışların ve umutların bir yansıması.  
 
Bu kitap, bir yol gösterici olarak kalbinize dokunacak. 
 
“Okurken geri dönmek istediğim sayfaların köşelerini kıvırdım, bazı bölümleri kalemle işaretledim. Kitabın sonuna geldiğimde, neredeyse her sayfa kıvrılmış ve işaretlenmişti.” 
— Telegraph</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125165</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6acf037-488d-4d78-9925-7569b2fe9cab.jpg</image:loc>
            <image:title>Karlar Ülkesi II - Pırıltılı Etkinlikler</image:title>
            <image:caption>Karlar Ülkesi Pırıltılı Etkinlikler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125166</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce5f6cfa-c040-4e2a-a86c-1920a2104343.jpg</image:loc>
            <image:title>Suç Edebiyatı Terimleri Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>Scotland Yard’ın aslında bir birimin değil; Büyük Londra’daki bütün polislik faaliyetlerinden sorumlu olan Metropolitan Police Service teşkilatının karargâhının ismi olduğunu hiç duymuş muydunuz? 
 
Popüler kurgu eserlerinde karşılaştığımızın aksine, Interpol memurlarının suç soruşturmalarında aktif bir görev alamayacağını biliyor muydunuz? 
 
Peki hangi ülkede bir savcının öldürülmesinin ardından istihbarat birimi kapatılmış ve yeni bir istihbarat birimi kurulmuştur? 
 
Bu ve bunlara benzer pek çok bilginin yanı sıra beyaz yaka suçları, bilişim suçları, kilitli oda polisiyeleri ve mali suçlar gibi suç edebiyatının alt türlerine derinlemesine bir yolculuğa hazır mısınız? Suç Edebiyatı Terimleri Sözlüğü; en çok kullanılan zehir türlerinden 550’yi aşkın kitaptan oluşan dev bir okuma listesine kadar hem yazarlara hem de meraklı okurlara rehberlik edecek. Bu sözlük, suç edebiyatını yeniden keşfetmek isteyen herkesin başucu kitabı olmaya aday!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125167</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90467cbd-81ce-4f36-a773-94cbdec20e0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bem 2</image:title>
            <image:caption>BEM VE ARKADAŞLARI ZAMAN ZAMAN İNSANLAR TAR AFINDAN K ANDIRILIP İHANETE UĞRASALAR DA İNSAN OL ABİLME HAYALİYLE ŞEHRİ KURTARMA ÇABASINDAN HİÇ VA ZGEÇMEZLER. 
 
FAK AT ONLARIN BU ÇABASI, ŞEHRİ GÖLGE LERE KARŞI KONTROL EDEN BİR ÖRGÜT OLAN “GÖRÜNMEZ KONSEY” TARAFINDAN FARK EDİLİR. BÖYLECE BEM VE ARKADAŞLARI, KONSEYİN HEDEFİ HALİNE GELİRLER...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125168</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/383a41f6-c2f1-4270-8987-ef89560f81c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bem 3</image:title>
            <image:caption>BEM VE ARKADAŞLARI ZAMAN ZAMAN İNSANLAR TAR AFINDAN K ANDIRILIP İHANETE UĞRASALAR DA İNSAN OL ABİLME HAYALİYLE ŞEHRİ KURTARMA ÇABASINDAN HİÇ VA ZGEÇMEZLER. 
 
FAKAT ONLARIN BU ÇABASI, ŞEHRİ GÖLGE LERE KARŞI KONTROL EDEN BİR ÖRGÜT OLAN “GÖRÜNMEZ KONSEY” TARAFINDAN FARK EDİLİR. BÖYLECE BEM VE ARKADAŞLARI, KONSEYİN HEDEFİ HALİNE GELİRLER...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125169</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a1fdc6b-b074-4a1e-8566-ce5d60020596.jpg</image:loc>
            <image:title>Beş Ses Bir Sır</image:title>
            <image:caption>Gerçek, yalnızca bir bakış açısıyla sınırlı değildir. 
 
Aşk, sadakat ve rastlantılar... 
 
Kader, insana tesadüflerle yön çizer. Ne kadar çabalarsan çabala, onun en büyük kozu rastlantılardır. Seni beklenmedik bir yola sürükler, elini kolunu bağlar. Sen en iyisi teslim ol! 
 
Her olayın birçok yüzü vardır; gördüğümüz, hissettiğimiz ve başkalarının gözünde bambaşka bir şekle bürünen. Peki, aynı olayı farklı gözlerden gördüğümüzde, gerçek hangisi olurdu? İnsan ruhunun derinliklerine inen bu çarpıcı roman, hayata dair büyük bir sırra ışık tutuyor: Kontrolümüz dışında şekillenen dünyalar. 
 
Psikiyatr ve Psikoterapist Aslı Aktümen, Beş Ses Bir Sır ile kaderin, aşkın ve insan ruhunun açmazlarını ustalıkla ele alıyor. Bu roman, aile bağlarının, anne baba olmanın, tesadüflerin ve insan psikolojisinin bilinmeyen köşelerini keşfetmek için eşsiz bir davet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125170</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afbba3ce-d8d2-4149-b503-6b237c91e81a.jpg</image:loc>
            <image:title>İnek, Ateş, Kahraman</image:title>
            <image:caption>“Ey Ateş, sen Ahura Mazda’nın ışığı ve tüm varlıkların birliğisin. Sen, doğal ve tinsel olan her şeyi bir araya getirirsin.” 
 
Kutsala dair algımız daima belirli bir yönelişin altında şekillenir. Hacimli Hint metinlerinin daha tek bir sayfasını okumadan Hinduların ineğe taptığına, Mısır kutsal metinlerine dokunmadan Musa’nın firavununa dair önyargılarımız bulunur. 
 
Kadim İran’ın ateşe veya Hintlilerin ineğe taptığı düşüncesi bizim için bir haberdir. Ateşe ve ineğe yükledikleri içerikten habersiz olarak bir fotoğraftan yola çıkarak yargıda bulunuruz. Oysa bu kabul Müslümanların Kâbe’ye tapması veya Hıristiyanların ahşap kuklalara iman etmesi kadar tutarsız ve yanlış düşüncelerdir. Müslüman, Kâbe’yi tavaf ederken örtülü bir duvara değil, yüce olan Allah’a tapar. İsa’nın ikonu, samimi bir Hıristiyan için iyi bir insanın dostlarını kendi canından ziyade sevebileceğinin, onların salahı uğruna ömrünü verebileceğinin temsilidir. 
 
Yazar ve felsefeci İzzet Erş, h ermenötik alanındaki bu yeni çalışmasında üç farklı mitin merkezi sembolleri üzerinden felsefi, teolojik, ezoterik ve tarihsel bir çözümleme yapıyor. Dağın eteklerinde halen yanmakta olan ateşin etrafında bağdaş kurup, gizil olanın peçesini indirmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125171</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70ba2bdd-e06d-4278-8d33-ef6b19540254.jpg</image:loc>
            <image:title>Rainer Maria Rilke Bütün Öyküleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kendisini “yedidüvel gezgini” olarak niteleyen Rainer Maria Rilke’nin, Sevgili Tanrı Hakkında Öyküler ve terekesinden çıkanlar da dahil olmak üzere tüm öykülerini tek bir ciltte sunan bu kitap, yirminci yüzyılın en derinlikli yazarlarından birinin edebi dehasını gözler önüne seriyor. Rilke&apos;nin şairane diliyle ördüğü bu metinlerde, insan ruhunun en gizemli köşeleri, varoluş sancıları, aşk, ölüm ve yalnızlık gibi evrensel temalar özgün bir dille ele alınıyor. Etkileyici üslubu, şaşırtıcı öngörüleri, sürüden sapan kahramanlarıyla Rilke, gündelik hayatın sıradan görünen anlarında bile insan ruhunun karmaşıklığına dair incelikli tespitlerde bulunuyor. Rilke&apos;nin derin sezgi ve gözlem gücünü yansıtan bu eser, onun zengin algısına, yaşama bakışına ve zamanının ötesindeki düşüncelerine yakından tanıklık etme imkânı verirken okuru da kendi varoluşsal sorularıyla yüzleşmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125172</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3af307dc-af21-4a3f-ac8f-3cd0be5d0653.jpg</image:loc>
            <image:title>Başkalaşımlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Birbirinden ilginç öyküleri peş peşe dizerek okuruyla ilgisini hiç yitirmeden, karşılıklı duygu alışverişinde bulunarak telaşla, hevesle, istekle yazan, Latin edebiyatının ünlü isimlerinden Lucius Apuleius’un yapıtıdır Başkalaşımlar. Batı edebiyatında yüzlerce çevirisi yapılmış, pek çok sanat eserine esin kaynağı olmuş, görsel sanatların görkemli eserlerine ilham vermiş, 
11 kitaplık bir edebiyat klasiğidir. 
Roma İmparatorluğunun eyaletlerinde yaşayan sıradan insanların gündelik hayatlarının çarpıcı yanlarını alaycı ve eğlendirici bir ifadeyle sunar. Yanlış bir büyü sonucu eşeğe dönüşmüş bir insanın gözünden insanoğlunun gizemli doğası ortaya konur. Bir ahlak felsefecisi gibi, insanın yaşamını, ahlakını, zayıflıklarını ve erdemlerini değerlendiren, düşünen, konuşan, sevinen, öfkelenen bu sevimli eşek, başından geçen öykülerle, okuru tümüyle kendi 
dünyasının içine çeker.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125173</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0715027f-eec0-4e0b-8071-bafed901ae43.jpg</image:loc>
            <image:title>Rainer Maria Rilke Bütün Öyküleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kendisini “yedidüvel gezgini” olarak niteleyen Rainer Maria Rilke’nin, Sevgili Tanrı Hakkında Öyküler ve terekesinden çıkanlar da dahil olmak üzere tüm öykülerini tek bir ciltte sunan bu kitap, yirminci yüzyılın en derinlikli yazarlarından birinin edebi dehasını gözler önüne seriyor. Rilke&apos;nin şairane diliyle ördüğü bu metinlerde, insan ruhunun en gizemli köşeleri, varoluş sancıları, aşk, ölüm ve yalnızlık gibi evrensel temalar özgün bir dille ele alınıyor. Etkileyici üslubu, şaşırtıcı öngörüleri, sürüden sapan kahramanlarıyla Rilke, gündelik hayatın sıradan görünen anlarında bile insan ruhunun karmaşıklığına dair incelikli tespitlerde bulunuyor. Rilke&apos;nin derin sezgi ve gözlem gücünü yansıtan bu eser, onun zengin algısına, yaşama bakışına ve zamanının ötesindeki düşüncelerine yakından tanıklık etme imkânı verirken okuru da kendi varoluşsal sorularıyla yüzleşmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125174</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64bceed3-df28-41be-8fb9-dc7e6a392093.jpg</image:loc>
            <image:title>Sinemanın Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Önsöz, Soner Sert 
Dünyanın Anlamsızlığına Verilen Cevap: Absürt, 
Sabire Soytok 
Anarşizm Ve Sinema: Başkaldıran İmgeler, Aylin Kuryel 
Aya Seyahat Filmi Üzerinden Belgesel İle Bilmek, 
Belgesel Biçimine İnanmak, Elif Kurtoğlu Demoğlu 
Estetiğin Evrimi ve Sinema İle İlişkisi Bağlamında 
A Ciambra Filminin İncelenmesi, Soner Sert 
Être Et Avoir Belgeselinde Etik Tartışması, Sonay Ban 
Zaman Makinesi ve Küçük Kıyamet Filmlerinde 
Kaderciliğe İsyan, Kaya Özkaracalar 
Sinemanın Fenomenolojisi, Yusuf Buhurcu 
Radikal Bir Hiçlik Arzusu: 
Athena Filminde Politik Nihilizm, Ulaş Işıklar 
Realizm ve Sinema, Nigar Çapan Kavruk 
Sezgicilik ve Zaman-İmge Sineması, Deniz Y. Berker 
Sürrealizm ve Roy Andersson’un 
“Yaşayanlar” Üçlemesi, Gül Yaşartürk 
Bilim Yoluyla İnşa Edilen “Kirli Şüphe”nin 
Acımasız Müphemliği: Primer, Emre Doğan 
Sinemada Felsefi Eleştiri ve Varoluşçuluk, Hakan Savaş 
Filmde Zaman: Halef’in Sunduğu Zaman Öğesine Dair Bergson’un Zaman Felsefesi ve Deleuze’ün Kristal İmgesi Bağlamında Sorgulamalar, Berceste Gülçin Özdemir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125175</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39dffca9-e962-48cb-94a4-fecbb5635505.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalpazanlar - Cevher Klasikler</image:title>
            <image:caption>Modern romanın başyapıtlarından biri… Kalpazanlar… 
Gide, ince zekâsı ve kendine has üslubuyla okuru insan ruhunun derinliklerinde dolaştırıyor. Girift ayna, klasik anlatının ötesine ustalıkla geçerken kurmaca ile gerçeği birbirinde eritiyor… 
Bernard, Olivier ve Édouard gibi karakterlerin dolaşık hayatları, okuru sürekli tetikte tutan bir anlatıya davet niteliğinde… 
 
Kalpazanlar’ın hiç eskimeyen dünyası bugün de edebiyat okurunu büyülüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125176</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c946f42a-8beb-48da-be3d-e8de43745fa9.jpg</image:loc>
            <image:title>Metapoetika</image:title>
            <image:caption>Ahmet Hamdi Tanpınar’dan Orhan Veli’ye, Oktay Rifat’tan Hilmi Yavuz’a, Barış Pirhasan’dan Haydar Ergülen’e... Minima Poetika (2021) ile çağdaş Türk şiirinin eleştirisine yeni bir boyut kazandıran Ersun Çıplak, farklı disiplinlerin ışığını yansıtan kendine özgü bakış açısıyla yeniden şiir üzerine düşünüyor: Metapoetika şiirimizin dünü ve bugünü arasında sağlam köprüler kuruyor. 
 
Şiire kendimi adamam ile şiirleri derin ya da yakından okuma serüvenimin eş zamanlı başladığını söyleyebilirim. Çevremdeki hemen herkes bir süre sonra şiir yazmayı bırakıp şiir eleştirmenliğine yöneleceğimi ileri sürdü. (...) Bense şiir eleştirisi, yahut çözümlemesinden öte, kendi yoluma işaretler koyduğumu düşünüyordum. Okuma notları gibi. Nitekim bu kitaptaki çoğu yazı, şiir çözümlemesi olmanın berisinde veya ötesinde. Şiir diğer disiplinler işe katılmadan anlamlandırılamıyor. Öğrendim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125177</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2471ebf-ecb7-4b54-8dca-16263b8b9447.jpg</image:loc>
            <image:title>Rodham</image:title>
            <image:caption>Hillary Rodham, Bill Clinton ile evlenmeseydi neler olurdu? New York Times çoksatan yazarı Curtis Sittenfeld belki de dünyanın kaderini değiştirecek bu senaryoyu olağanüstü heyecanlı ve sürükleyici bir romana dönüştürüyor. 
 
Chicago’da yetişen Hillary küçüklüğünden beri “sesi bir kıza göre fazla çıktığı” için eleştirildi. Yale Hukuk Fakültesi’ne giderken öğrenci aktivizminin ve kadın hakları hareketinin ön saflarında yer aldı. Sonra genç, yakışıklı, karizmatik hukuk öğrencisi Bill’le tanıştı. Aralarında daha önce deneyimlemedikleri derin bir entelektüel, duygusal ve fiziksel bağ oluştu. Hillary hepimizin bildiği gibi Bill’in evlilik teklifini kabul etti ve Hillary Clinton oldu. 
Ancak Curtis Sittenfeld’in benzersiz hayal gücüyle kurguladığı bu hikâyede Hillary farklı bir yol izliyor. Hayatını Bill’in planlarına göre şekillendirmeye, sadakatsizliğe, kendi kariyerini ikinci plana atmaya ve evlilik teklifine hayır diyor. 
Gerçek tarihsel olayların içine ustaca dokunmuş bu kurgusal hikâye, erkekler tarafından yönetilen dünyada bir kadının verdiği mücadele ve tavizleri, yaptığı seçimleri ve herkese duyurmayı başardığı sesini esprili, zekice ve sözünü sakınmayan bir dille anlatıyor. 
 
GUARDIAN, STYLIST, BBC VE IRISH TIMES TARAFINDAN YILIN KİTABI SEÇİLDİ. 
 
“Bu büyüleyici roman Rastlantının Böylesi filminin  Amerikan siyasetine uyarlanmış hali.” -STYLIST 
  “En sevdiğim yazarlardan.” -Kate Atkinson</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125179</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32b07366-bc3d-47bd-8361-3c07750a9848.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerillalar</image:title>
            <image:caption>“Kusursuz… Gerillar bana Naipaul’un Karanlığın Yüreği gibi geliyor: parlak bir sanatçıdan boşluğun ve umutsuzluğun anatomisi.” 
–Observer 
“Gerillar Naipaul’un en karmaşık kitaplarından biri; kesinlikle en heyecan uyandırıcı kitabı. Naipaul evrensel bir yazar; dil ve algı uzmanı.” 
–New York Times 
“Baskıdan nefret et ve baskılanandan kork.” 
–V. S. Naipaul İsimsiz bir Karayip adasında, ırk çatışmaları ve yoksulluğun kışkırttığı siyasi gerilim yüksektir. Bir yanda adanın hâkimiyetini halen elinde tutan eski İngiliz sömürgecileri, diğer yandaysa anarşinin sularında dolanan yerliler vardır. Yıkıcı bir kuraklığın ortasında devrimci bir halk lideri, bir gazeteci ve bir yayıncı olan Jimmy, Roche ve Jane üçgeni üzerinden özgürlük ihtiyacının nasıl bir savaşa ve yıkıma yol açabileceği betimleniyor. Sömürge sonrası huzursuz bir dünyada yollarını bulmaya çalışan kayıp ruhları anlatan Gerillalar insanların acılarını ve hayal kırıklıklarını acımasız bir dürüstlükle okura sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125180</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df1defb1-df14-48c9-a11b-0b11d3cad9ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Varoluşçu Olunur?</image:title>
            <image:caption>Gary Cox, varoluşçuluğun kasvetli ve karamsar olduğu yönündeki şöhretiyle dalga geçerek onu gerçekte olduğu haliyle ortaya koyuyor: dürüst, canlandırıcı ve potansiyel olarak hayat değiştiren bir felsefe! Ayrıca Nietzsche, Sartre, Camus ve diğer büyük varoluşçu filozoflar tarafından formüle edilen varoluşçuluk ilkelerine göre nasıl yaşanacağına dair açık tavsiyelerde bulunması elinizdeki kitabın en dikkat çekici yanı. Çağdaş mazeret kültürüne bir eleştiri niteliğindeki kitap, bizi insanlık durumunun katı varoluşsal gerçekleriyle yüzleşmeye çağırıyor. Hepimizin kaçınılmaz olarak özgür ve sorumlu olduğumuzu −Sartre’ın deyimiyle “özgür olmaya mahkûm” olduğumuzu− ortaya koyan Nasıl Varoluşçu Olunur? her birimizi kendi kaderimizin efendisi olduğumuza dair keskin bir düşünceye sevk etmeyi amaçlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125181</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9eaec4d-880d-452a-8d2e-1a544c89063f.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaşçı Kızın Doğuşu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Perry Firekeeper-Birch, bu yaz tatilinde tembellik etmeye karar vermiştir. Ancak evrenin başka planları vardır. Kendi hatası olmayan önemsiz bir trafik kazasından sonra tamir masraflarını ödemek için kabilesinin yaz stajına katılmak zorunda kalır. 
Perry staj sırasında, yerel bir üniversitenin toplantısına katıldığında arşivlerde saklanan atası “Savaşçı Kız” ile tanışır. Savaşçı Kız da dâhil olmak üzere müze ve üniversitelerin elinde olan diğer atalarının kemikleriyle eşyalarını, kabilesine ve ailelerine geri götürmek için planlar yapmaya başlar. 
 
Üniversite bu kalıntı ve eşyaları elinde tutmak için yasal boşlukları kullanmaktadır. Tüm becerilerini ve kaynaklarını kullanan Perry ve arkadaşları, çalınan eşyaları ve kemikleri sonsuza dek geri getirmenin tek yolunun bir soygun olduğunu fark eder. Ancak o sırada kabiledeki kadınlar ortadan kaybolmaya başlar. 
Sırlar ve gizemler gün yüzüne çıkarken Perry ve arkadaşları, ataları ve toplumları adına işleri düzeltmenin bir yolunu bulmak için  mücadele etmek zorundadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125182</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bb73349-41fc-4658-8dfa-2fe3c4ec674a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı’yla Mücadele Eden Bizler</image:title>
            <image:caption>Dünya bize kendini hikâyeler şeklinde sunar… Peki ama nedir bu hikâyeler? 

Amaçlarımızı, en derin ayartmalarımızı ve en takdire şayan özlemlerimizi nasıl doğru bir şekilde tanımlayabiliriz? Değerli dikkatimizi neye vermeliyiz? Hikâyemiz, hayatımızın gerçek hikâyesi midir; bu hikâye nedir, aslında ne olmalıdır? 





Dünyaca tanınmış klinik psikolog ve çok satan kitapların yazarı Jordan B. Peterson bu kitapla okuru içinde insana dair tüm hallerin bulunduğu bir yolculuğa çıkarıyor. Bu yolculukta isyan da var zafer de, fedakârlık da var keder de… 

Âdem ve Havva’nın cennetten kovuluşundan ilk kanı sembolleştiren Kabil ve Habil’in hikâyesine, Nuh Tufanı’ndan Babil Kulesi’ne, Tevrat ve İncil hikâyeleri üzerinden bugünün insanının psikolojisini çözümlediğimiz bir yolculuk bu. Elbette dahası da var. Yol üzerinde Harry Potter’a da uğruyoruz, Pinokyo masalına da, Jung’a, Nietzsche’ye, Dostoyevski’ye de… Hatta hatta çok izlenen filmlere, dizilere, çocuk filmlerine… Terminatör’e, Breaking Bad’e, Aslan Kral’a, Güzel ve Çirkin’e, Kara Şövalye’ye… 

Binyıllar öncesinin eseri kadim metinlerden kutsal kitap anlatılarına hikâyelerin ne anlama geldiğini düşünüyoruz. Anlam ve amaç arayışımızda, kim olduğumuzu bulma yolunda bu hikâyelerin bize nasıl rehberlik edebileceğini öğreniyoruz. 

Tanrı’yla Mücadele Eden Bizler kendi hikâyesi üzerine düşünen herkese zihin açıcı olduğu kadar hayranlık uyandıran bir entelektüel yolculuk vaat ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125183</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d12644a-dca6-40a0-8922-1b097daa9277.jpg</image:loc>
            <image:title>İnanılmaz Okulum Hakkındaki Gerçek - Okuldaki Hayalci</image:title>
            <image:caption>Bir okul bu kadar sürprizli olabilir mi?
Okuldaki Hayalci’nin yeni macerası yine çok komik!
Dünyaca ünlü sanatçılar Davide Cali ve Benjamin Chaud’dan ünlü dizisinin beşinci kitabı yine küçük büyük herkesi çok güldürecek. Yeni arkadaşını hızlı bir okul turuna çıkaran çocuğun sınırsız hayal gücünü yansıtan kitapta, Elvis Presley, Picasso, Pippi Uzunçorap ve daha nicesi var. Birçok sanat dalını, kitapları ve farklı güncel konuları kıpır kıpır öyküler ve çarpıcı desenlerle anlatan olağanüstü dizi, eğlenceli bir okuma deneyimi sunuyor.
Konusu
“Henri, yeni sınıf arkadaşına okulumuzu gezdirir misin lütfen?” “Aslında, görülecek pek bir şey yok. Gürültülü müzik odasından, gizli bir deney yürüttüğümüz laboratuvara ulaşır, bahçeye kestirme kaydıraktan iner, tuhaf yüzme hocasıyla tanışır ve koridorda ezilmezsek, kantindeki yemeğe yetişiriz. Bugün patates günü!”
OKULDAKİ HAYALCİ dizisi
– Ödevimi Yapmadım Çünkü Acayip Şeyler Oldu
– Okula Gelirken Çok Komik Şeyler Oldu
– İnanılmaz Yaz Tatilim Hakkındaki Gerçek
– Müzede Çok Komik Şeyler Oldu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125184</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17829230-9ce1-4716-b249-48471fc24e42.jpg</image:loc>
            <image:title>Net Holding 50.Yıl Kitabı - Bir Turizm Devinin Sıra Dışı Tarihi</image:title>
            <image:caption>Bir hayal,gerçeğe nasıl dönüşür ?Keramet o hayalde mi,o hayali kuranda mıdır ? 
Yoksa keramet,başarıya ulaşmak için çizilen yol haritasında mıdır ? 
Çok çalışmak,sınırları zorlamak,alışılmışın dışında cesur adımlar atmak. 
NET Holding’in sektörde devirdiği 50 yılın özeti.Mücadele ve başarı dolu bu hikayeyi yazansa gerçek bir lider ve ona inanan cesur,özverili çalışanlar.Bu,birlikte yazılan bir başarının hikayesi ! 
Bir Turizm Devinin Sıra Dışı Tarihi,stratejik düşünebilen,değişimi öngörme becerisi olan,değişime uyum sağlama refkeksi gelişmiş ve kriz yönetimi konusunda uzmanlaşmış bir yöneticinin hayaliyle başlayıp giderek devleşen bir şirketler grubunun,NET Holding’in,ezberleri bozan yürüyüşünü gözler önüne seriyor. 
Kurulduğu yıldan bu yana alışılmadık cesur atılımları ile sektörde 50 yılı deviren NET Holding’in tarihi ;Türkiye’nin ve dünyanın yakın tarihindeki siyaset,sosyal,kültürel olaylar eşliğinde hem tanıklarla hem de okuyucuyu tanık ederek,soluksuz okunacak deneyimlerin zenginliğini yansıtıyor. 
50.yılımızda dostlarımıza ve bizlerden sonrakilere bırakacağımız en kıymetli miras bu kitap ! 
Birlikte nice yıllara….</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125185</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33e0a2ac-3488-4095-a7a2-310d5a43dd91.jpg</image:loc>
            <image:title>Özlenen Vuslat</image:title>
            <image:caption>Zahit ve Asha, bu dünya da artık umudunu kaybetmiş hayata anlam katan aşk, sevgi, tutku defterini kapatmış; kalplerini inzivaya çekmişlerdi. Defalarca umut etmelerine rağmen gülmeyen hayat kim bilir belki de iki karakterimizin yollarının kesişmesi ile değişmiştir. 
Özlenen Vuslat adlı kitapta &quot;İki kalp, yıllar süren özlemin ardından birbirine kavuşmak için bir yol ararken, gerçek aşkın gü&quot;cünü keşfedecekler.&quot; 
Vuslat, aşkın en derin hali, en saf biçimidir. İki ruhun kavuşması, hem zamanın hem de mesafelerin ötesine geçer.&quot; 
&quot;Aşk, her engeli aşarak iki kalbi birleştirir. Vuslat, bekleyişin ve sabrın ödülüdür.&quot; 
&quot;Zorluklar, ayrılıklar ve bekleyişler... Her şey, iki aşkın kavuşmasıyla anlam bulur.&quot; 
&quot;Aşkın en saf hali, iki kalbin birbirini bulduğu o anın büyüsüdür. Vuslat, sonsuzluğa açılan kapıdır.&quot; 
&quot;Her aşk, mesafe fark etmeksizin kavuşmayı hak eder. Vuslat, aşkın en anlamlı sonucudur.&quot; 
&quot;İki aşık, birbirlerine kavuşmanın ve aşkı tam anlamıyla yaşamanın eşiğindedir. Vuslat, beklenen son değil, sonsuz bir başlangıçtır.&quot; 
&quot;Zamanın bize sunduğu en güzel hediye, kalplerimizin birbirine her an daha da yakınlaştığı an oldu.&quot; 
 Bu Vuslat kitabında iki kalbin sonsuz bir sevdayla birleştiği, zamanın ve mesafenin ötesine geçtiği anın adıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125186</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a611681-22c8-4275-9a67-b5ffd4ebde7e.jpg</image:loc>
            <image:title>İngiltere’den Mektuplar</image:title>
            <image:caption>“Bir ülkeyi ve insanlarını tanımanın bence en hoş yolu anı kitabı okumak. Anı kitatplarına bayılırım. İngiltere’de geçirdiğim 20 yıl ve iki İngiliz eşten sonra benim de yazmam farz oldu.” 
Dr. Yasemin Bradley 
 
Dr. Yasemin Bradley Türkiye’deki arkadaşı Ayse’ye yazdığı mektuplarda İngiltere ve İngilizler’e büyüteç tutuyor. Kültürlerini, yaşam ve düşünce biçimlerini bizimkiyle karşılaştırıyor. Güldüren, öğreten, düşündüren, sansürsüz mektuplar bunlar. Bir zamanlar üzerinde güneş batmayan ülke, şimdilerde ise sadece büyücek bir ada olmaya doğru yol alan İngiltere ve halkını tanımak için fırsat.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125187</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e509caee-7214-4c62-bffa-1ebd2262db60.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygu Dağıtıcısı ve Onun Acemi Yardımcısı</image:title>
            <image:caption>Moniz Bey her zamanki gibi duygu yüklü, masalsı aracıyla yollardaydı. Ama emektar Goros ulaşması gereken yere varamadan yolda kalmıştı. Şimdi arabayı tamir edip yola devam etmek zamanıydı. Ancak Moniz Bey, şu her şeye burnunu sokan küçük kızın merakını nasıl giderecekti? 
 
Hepha garip bir aracın altından sadece ayakları görünen bir adamla karşılaştığı an anlamıştı yeni bir arkadaş bulduğunu... Çünkü duyguları onu her zaman doğru yönlendirirdi. Yanıt almamasına rağmen ısrarla “merhaba” diye seslenmesinin nedeni buydu. Belki de bu yabancının aslında “eksik bırakılan duyguları dağıtmak” gibi çok önemli bir işi olduğunu sezmişti… 
 
Serap Biçici’nin duygularla dolu bu hikâyesi Duygu Polat Çakır’ın eğlenceli çizgileriyle hayat buldu. Duygularının 
peşinde olan küçük büyük herkesin kalbine dokunacak bir hikâye Duygu Dağıtıcısı ve Onun Acemi Yardımcısı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125188</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70c2ac44-93e2-47d6-be62-b87e49ee9218.jpg</image:loc>
            <image:title>Bugün Yeniden Başlıyorsun</image:title>
            <image:caption>Attığımız her adımın temelinde psikoloji var. Eylemlerimizde, kararlarımızda, vazgeçişlerimizde, arzularımızda… İnsan olmanın doğasında duygu, dolayısıyla psikoloji var ve hissettiğiniz bütün o duygular 
o kadar doğal ve geçici ki… Yeter ki bunun farkında olalım. 
 
Uzman Klinik Psikolog Lucy Maddox’un da belirttiği gibi, biz bir hava durumu değiliz, gökyüzünün kendisiyiz. Ruhumuzda yağmurlar yağıyorsa bir daha hiç güneş açmayacağını düşünmek faydasız, kaldı ki bu doğru da değil. 
 
Maddox, Bugün Yeniden Başlıyorsun’da yılı aylara bölerek bu süreçlerde duygu durumumuzda olacak muhtemel değişimleri ve bunları nasıl faydalı hale dönüştürebileceğimizi, danışanlarından örnekler vererek açıklıyor. 
 
Ayların da kimlikleri var, bu kimliklerin bizim ruhumuzda da bir tezahürü... 
Yeni bir sen için yeni bir yıla hazır mısın? O zaman haydi, bugün yeniden başlıyorsun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125189</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba04b736-56e5-4915-a86a-4ae1424c6199.jpg</image:loc>
            <image:title>Toprağın Derinlerindeki Güç</image:title>
            <image:caption>Toprağın Derinlerindeki Güç, Bilgeler Zamanı’nın ikinci kitabında gençler doğanın dengesinin bozulmasıyla yok olmaya başlayan yaşamları için amansız bir mücadelede buluyorlar kendilerini. 
 
Her şey minik bir fidanın canlanmasına ve nesli neredeyse tükenen bir Anadolu leoparının kurtarılmasına bağlı. Lanetler, geçmişe uzanan bağlar, feda edilenler… 
 
Defne çok mutluydu, bütün gün bu anı beklemişti. Ayağa kalkarak pastaya eğildi, bütün mumları tek seferde söndürdü ve sevinçle etrafına bakındı. 
 
Aniden dışarıdan gelen aşırı parlak bir ışık gözlerini aldı. Gözlerini kapatmalarıyla sarsılmaya başlamaları bir oldu. Odanın camları basınca dayanamayarak patladı. 
 
Elif boğuk bir sesle “Bu da neydi böyle?” diye sordu. 
 
Mert dışarıdan gözünü alamayarak “Bilge Feronia’nın doğum günü hediyesi!” diye yanıtladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125190</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6073cd2a-a931-4816-a599-5a65d7709c47.jpg</image:loc>
            <image:title>Oğul</image:title>
            <image:caption>Babasının ölüm haberini alan Barış, cenaze için İstanbul’dan Bodrum’a doğru yola çıkar. Yüzleşmekten kaçtığı geçmişinin peşine düşen Barış’ın durakları babası Kemal, annesi Zerrin ve kardeşi Ayşe’yle olan anıları olur. 
 
Barış’ın yol hikâyesi Oğul, iletişimsizlikle birbirini yaralamış, birbirini aynı çatı altında tanımamış ve dört bir yana savrulmuş bir ailenin yıllara yayılan hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125191</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/658fe24b-18f8-419a-b5e1-5199f34e48ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Öte Yaka Fırtına</image:title>
            <image:caption>Sayfalar arasında farklı üsluplarla yarattığı karakterleri ve seçtiği anlatıcılarıyla biricik bir dil yaratan Aslı E. Şeran, kulağınıza, bazen burnunuza, kimi zaman damağınıza hitap eden ama çoğunlukla kalbinize dokunan öykülerle karşılıyor sizleri. 
  Memlekete ait olmayanın, kanepede uyuyakalanın, yataktan çıkmayan Müjgân’ın, hayata sığamayıp çukura düşenin, işe servisle gidip gelenin, yaşamak isteyenlerin, senin, sizin, bizim hikâyelerimiz bunlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125192</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4407d1af-60ca-460d-86f0-6797b228fe91.jpg</image:loc>
            <image:title>Aleni Yaşamlar</image:title>
            <image:caption>Adalet bize ihanet etti. Güç sahipleri tarafından atanan yargıçların, masumiyet karinesinin ve zamanaşımının adaleti, geçmişin adaleti başarısız olmuştur. En kırılgan olanları korumaktan aciz olan bu Adalet sistemi, uzlaşılar içinde debelenip göz boyamaya çalışmıştır. Kaç suç unsuru bu şekilde görmezden gelinmiştir? Kaç mağdur böylece feda edilmiştir? Bizler, saldırganlara karşı gösterdiğimiz hoşgörüyle, mağdurların ömür boyu cezalandırılmalarına sebep olduk. Ancak bu devir burada son bulmaktadır. 
Aleni Yaşamlar, adalet duygusu zedelenmiş bir toplumun daha güvenli ve huzurlu yaşama talebiyle duvarları yıkıp yerine camlar inşa ettiği yeni bir toplum ütopyası. Her şeyin görünürleştiği, herkesin her şeye müdahale edebildiği yepyeni bir düzen söz konusu. Taciz, tecavüz, ensest, ev içi şiddet gibi suçların tümü artık geçmişte kalıyor. Toplumdaki tüm ilişkiler de görünen ve müdahale edilebilen bu yaşantının bir parçası. 
Lilia Hassaine’ın kaleme aldığı bu sürükleyici distopik romanda buharlaşmışçasına ortadan kaybolan bir ailenin izini sürerken şeffaflığın yarattığı ve reddedenleri dışladığı yeni bir diktatörlüğe şahit oluyoruz. Yazar, çağdaş toplum gerçekliğini sorgularken, güvenlik ve toplum huzuru ihtiyacını teknolojik ilerleme ve insan ruhunun karanlık doğası ikilemi üzerinden kurguluyor.  Suçları yaratan gerçekten kapalı kapılar ardında olmamız mıdır? 
 
1991 doğumlu Lilia Hassaine gazeteci, televizyon yorumcusu ve yazardır. Arte televizyon kanalı ve Le Parisien, Le Monde gibi gazetelerde çalışmıştır. 2019 yılında okuyucularla buluşan ilk romanı L’œil du paon (Tavuskuşu Gözü) ile 2021 yılı Folio-Elle Ödülü’nü kazanmıştır. 2021 yılında yayımlanan ikinci romanı Soleil amer (Tatsız Güneş) 2022 yılı Prix Lire Élire Ödülü ve 2022 yılı Caen Şehri Ödülüne layık görülür. Soleil amer ayrıca 2021 yılında Goncourt Ödülü’ne aday gösterilen kitaplar arasında yer almıştır. Son romanı Aleni Yaşamlar ile 2023 yılı Renaudot Liseliler Ödülü’nü kazanmıştır. Kitapları Éditions Gallimard tarafından yayımlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125193</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e0901d0-c432-4e19-9618-92d9c49c9c63.jpg</image:loc>
            <image:title>İnşa Etmek ve Yaşamak</image:title>
            <image:caption>Richard Sennett bu kapsamlı çalışmada, antik Yunan&apos;dan yola çıkarak yirmi birinci yüzyıl Şanghay&apos;ına kadar uzanan bir bağlamda şehirlerin mimari biçimleriyle insanların yaşayışı arasındaki kederli ilişkiyi ele alıyor. Paris, Barselona ve New York&apos;un modern biçimlerini nasıl kazandıklarını analiz ederken, bizi Kolombiya&apos;nın Medellín şehrinin arka sokaklarından Manhattan&apos;daki Google merkez binasına kadar günümüzün mekanlarında sosyolojik bir tura çıkarıyor.  Sennett belli kesimlere ayrılan, düzen altına alınan ve kontrol edilen &quot;kapalı şehirlerin&quot; Kuzey Yarımküreden Güneye doğru yayılmasından yakınıyor. Alternatif olarak, vatandaşlar arasındaki farklılıkların aktif şekilde tartışıldığı ve planlamacıların kentsel biçimler üzerinde deneyler yaptığı &quot;açık şehri&quot; savunuyor, insanların karmaşayla nasıl başa çıkabileceğini anlatıyor. Günümüze doğrudan hitap eden sosyolojik argümanların izini süren bu kitap, gitgide daha fazla sayıda insanın kentsel alanlarda yaşadığı günümüz dünyasında şehirlerin geleceği için cesur ve özgün bir vizyon oluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125194</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5ac9edb-a623-4d60-82ab-9725dd557cef.jpg</image:loc>
            <image:title>Naif Ruhlar</image:title>
            <image:caption>Barry Sanders, modern toplumun bireye karşı kayıtsızlığını inceliyor. İnsana gösterilen ilginin yavaş yavaş azaldığı Sanayi Devrimi ile sözlerine başlayan Sanders, insani etkileşimlerin yitip gittiği, ölüme ve hayata karşı ortak tutumlarda radikal değişikliklerin ortaya çıktığı modern çağa uzanırken insanı insan yapan unsurların kaybolmasından yakınıyor. Günlerimiz, dikkat göstermemizi gerektiren ve bizi kendi dünyamızdan çıkarıp insanlık dışı, kısır ve soyut bir dünyaya iten bitmek tükenmek bilmez bir bilgi bombardımanıyla dolu. Aynı zamanda kolektif bilinç duygusunu da kaybettik. Bu kayıp, Avrupalı güçlerin yükselişine ve dünya çapında sömürgeleşmeye kadar uzanan iki yüzyılda doruğa ulaştı. İşte bu ortamda zehrimizi, köktenci yaklaşımların çeşitli biçimleri arasından seçiyoruz; bunların her biri yalnızca diğerine yönelik tehdit oluşturmakla kalmıyor aynı zamanda insanlığın ta kendisine karşı bir tehdit oluşturuyor. Sanders insanlığın yok oluşunun sebeplerini ortaya koyarken, kurtuluşunun çarelerini düşünmemize yardımcı oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125195</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90ce8a2f-7b8f-42ce-ab30-f64f32547376.jpg</image:loc>
            <image:title>Et Yiyenler Arasında Yaşamak</image:title>
            <image:caption>Her yolculuk gündelik hayatı aksatır. Bu yolculuk da farklı değil. 
… 
Hayvanları yemeye son verdiğinizde, artık hem bir yolculuğa çıkan kişisinizdir hem de kasabaya gelen yabancısınızdır. Yolculuk, diğer varlıkları yemeyi bırakma kararınız ve bu değişim için attığınız adımlardır. Bu süreçte ailenizin, dostlarınızın ve iş arkadaşlarınızın gözünde bir yabancıya dönüşürsünüz; çünkü artık onlar gibi değilsinizdir. 
Alıştıkları o eski “sizi” geri isterler.  Dahası bu yeni ve “garip” sizle kurdukları ilişki, kendilerinin de bu yolculuğa çıkıp çıkmama kararlarını etkileyebilir. Artık gözleri üstünüzdedir. 
 
Veg*n camiasında bir başyapıt kabul edilen ve tüm dünyada büyük ses getiren Etin Cinsel Politikası’nın yazarı Carol J. Adams; bu kitapta veg*n olma yolculuğuna nasıl çıkabileceğinize değil, çıktıktan sonrasında et yiyen dünyayla nasıl iyi etkileşimler kurabileceğinize ve kişilerarası ilişkilerinizi nasıl koruyabileceğinize ışık tutuyor. 
 
Yazarın hem kendi deneyimlerinden hem de dünyanın dört bir yanındaki veg*nların aktarımlarından faydalanarak hayatta kalma tüyolarıyla bezediği kitap, her veg*nın sırf varlığıyla dahi tehdit olarak algılandığı ortamlarda içine düşmesi kaçınılmaz olan durumlardan incelikle ve ustalıkla kurtulmasını sağlayacak bilge bir yoldaş görevini üstleniyor. 
 
Lezzetin ve bolluğun imzasını taşıyan, birbirinden nefis veg*n tarifler de içeride sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125196</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf8f03b5-b8a2-4584-94fa-72075ec76941.jpg</image:loc>
            <image:title>Merkez’den “Uç”lara: Neoliberal Dönemde Sağ Siyaset (1983-2002)</image:title>
            <image:caption>Merkez’den “Uç”lara: Neoliberal Dönemde Sağ Siyaset, 1983-2002 yılları arasında Türkiye’de sağ siyasetin 12 Eylül cuntasının yarattığı siyasal mimari içinde oluşumunu, gelişimini ve unsurlarının birbirleriyle ilişkilerini tarihsel bir perspektiften ele alıyor.  1983’te sivil yönetime geçilmesinin ardından, kısa süre içinde, 1980 öncesinden farklı olarak merkez sağ içinde güçlü bir rekabet başlamıştır. 1987 referandumu sonrasında siyasi yasakların kaldırılmasıyla sağ içindeki rekabet hem ideolojik farklar hem de siyasi figürlerin güçleri bakımından çeşitlenmiş; ANAP’ın sağın üç eğilimini -liberaller, mukaddesatçılar ve hareketçiler- kucaklama iddiası zayıflamıştır.  1990’lar SSCB’nin çözüldüğü, Batıdan gelen tarihin sonu rüzgarının güçlü estiği, bir yandan da neoliberal hegemonyanın genişlediği yıllardır. Türkiye’de darbe anayasası ve yasaları içinde kurulmuş sivil düzende sosyalist düşünce ve hareketler büyük baskı altındayken siyasetin kendisi merkez sağ partilerin kendi içindeki rekabeti ve İslamcı/milliyetçi doktriner sağ partilerle içerme/ayrışma ilişkilerine dönüşmüştür. 90’lı yıllar boyunca, merkez siyaset zayıflayacak, doktriner sağ ise 1980 öncesiyle kıyaslanamayacak güce ve siyasi kapasiteye erişecektir. Bu yıllar aynı zamanda Kürt sorununda şiddetin yükseldiği, Susurluk skandalı ile ortaya serilen siyaset-bürokrasi-mafya ilişkileriyle ağır insan hakları ihlallerinin işlendiği, tarikatların sivil toplum örgütü adı altında vakıflaştığı ve şirketleştiği, sermaye örgütlerinin topluma yön verecek siyasal araçlara açıktan başvurduğu yıllardır. Bu kitap, 1983’ten 2002’ye Türkiye siyasetinde merkez sağdan doktriner sağa kayışın toplumsal ve siyasal dinamiklerinin kavranmasının 2002 seçimleriyle başlayan Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetleri dönemini doğru değerlendirebilmenin yolunu açacağını iddia ediyor ve bu iddiasını güçlü biçimde savunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125197</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5296e317-9143-4ad1-b059-12c78193fe7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ziya Yılmaz</image:title>
            <image:caption>Ziya Yılmaz’ın tarihi, aslında biraz da Türkiye’nin yakın dönem siyasal hayatının tarihidir. Memleketi Fatsa’dan başladığı yolculukta pek çok tarihsel olaya şahitlik etmiş, pek çoğuna da birincil dereceden müdahil olmuş bir devrimcinin öyküsüdür. Bu çalışma; 1950’lerin Türkiye’sini, 27 Mayıs 1960 darbesinden önceki gelişmeleri, 1960’lı yılların başındaki yeni cunta arayışları gibi olay ve olguları Ziya Yılmaz’ın penceresinden gözlemlemeyi mümkün kılmanın yanında, 1960’lı yılların ikinci yarısında Fatsa’dan Karadeniz’in neredeyse bütününe yayılan Türkiye İşçi Partisi teşkilatının nasıl oluştuğunu, hangi yöntem ve araçlarla devrimci bir atılım gerçekleştirildiğini, sürecin önderlerinden izlemeyi vaat etmektedir. Bununla birlikte, kurucularından olduğu Türkiye Halk Kurtuluş Partisi ve Cephesi’nin, etkileri bugün bile süren eylemlerini ve siyasal değerlendirmelerini okuyabileceksiniz: Banka soygunları… Mete Has’ın alıkonulması... İsrail Başkonsolosu Efraim Elrom’un kaçırılması ve öldürülmesi... Mahir Çayan, Ulaş Bardakçı, Cihan Alptekin ve Ömer Ayna’yla Maltepe Cezaevinden firar etmeleri... THKP-C’nin TSK içindeki etkisi ve sempatisi… İdam Cezasına mahkûm olması… gibi sansasyonel süreçlerin öykülerini, doğrudan Ziya Yılmaz’ın anlatımlarından gözlemleyebileceksiniz.  Ziya Yılmaz’ın kendi anlatımları üzerinden, kronolojik bir hatta derlenmiş bu kitap, çeşitli siyasal olay ve değerlendirmelerin yanı sıra, Ulaş Bardakçı ve Mahir Çayan gibi devrimcilerin insani yönlerini de anımsatıyor, aktarıyor.  Ve elbette; Hüseyin Cevahir’i, Ahmet Atasoy’u, Ertan Sarıhan’ı, Çörtük İsmet Öztürk’ü, Nihat Yılmaz’ı, Fikri Sönmez’i ve pek çok değerli devrimciyi... Fatsa’da bir dağ köyündeki mezar taşında “Devrim için yaşadı, Devrim için savaştı!” yazan Fatsalı Ziya Yılmaz’ı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125198</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4061a67d-7441-4598-8e8c-3814cf854c92.jpg</image:loc>
            <image:title>Toprakaltı Krallığı</image:title>
            <image:caption>Sevilen yazar Ahmet Şerif İzgören’in kaleme aldığı, tarihsel göndermeler ve bilimsel keşiflerle zenginleştirilmiş bu hikâye doğa, biyoloji, tarih ve felsefe gibi farklı alanları eğlenceli bir biçimde harmanlıyor. Okurlar minik Işıldar ve dedesiyle hayatın anlamını, üretmenin ve doğaya saygı duymanın önemini keşfederken, masal ile gerçeğin iç içe geçtiği anlamlı bir yolculuğa çıkacaklar. Her yaştan okura hitap eden bu keyifli okuma, hepimize yaşamın küçük hazinelerini fark etmenin değerini gösterecek, hatırlatacak. Sonundaysa köstebeklerle bir olacak ve neşeli anlatımıyla bize âdeta şu soruyu yöneltecek: Mutluluğun kaynağını derinlerde mi aramalı? Toprakaltı Krallığı, bir kitap kadar yakın… 
*** 
Işıldar ve ailesinin güzel tarlasında işler yolunda gitmiyor. Ansızın beliren tepeciklerden sonra, ürünler bir bir eksilmeye başladı. Bu durumun masallarında misafir ettikleri kahramanlarla ilgisi olabilir mi acaba? 
Masalla gerçeğin kol kola girdiği bu kitap, dünya hazinelerine işaret ediyor. Üstelik bir kısmı yaşamınızın içinde saklı. Bakalım siz bu küçük hazineleri fark edebilecek misiniz? 
İşte bir ipucu: Sevgiyle bakın, emek verin ve bekleyin. Tıpkı bir çiçeği büyütür gibi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125199</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/729b937c-9b89-4ade-b907-f9d4c9cd15f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Canavar</image:title>
            <image:caption>Yeşil Canavar ile tanışan üç kahramanımızın üç tane hayat felsefesi var: Azalt, tekrar kullan ve geri dönüştür. Ormanda sağa sola koşturup ardından öğle yemeği planlarken tanıştıkları bu canavara yardım etmek için, üç ilkelerini hayata geçiriyorlar. 
 
Doğa için farkındalık, doğanın sürdürülebilirliğinin ilk koşulu. Yeni nesil doğadan uzaklaştıkça ona yabancılaşıyor. Bu kitap doğa sevgisi ve doğa korumayı birlikte harmanlayarak geleceğe sağlam bir temel atmayı umuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125200</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2c24f5d-7d6a-4a53-a867-c99f88d32065.jpg</image:loc>
            <image:title>Kocakafa Nate - 1 Sınıfta Tek Başına</image:title>
            <image:caption>Nate büyük işler için yaratıldığını biliyor. Gerçekten büyük işler... Ama siz müthiş biri olsanız da hayat istediğiniz gibi gitmeyebilir. Nate’in başı beladan kurtulmaz ama bu onu rahatsız ediyor mu? Hayır, asla! O zaten büyük bir adam olduğunu biliyor. Nasıl mı? Çok basit. Şans kurabiyesi falından. Saftirik Greg hayranlarına müjde! Kocakafa Nate ile tanışmaya hazırlanın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125201</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b557325b-3512-48f7-b756-e3283f35929c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kocakafa Nate - 2 Tekrar Sahnede</image:title>
            <image:caption>Kocakafa Nate bu kez herkese nal toplatmaya kararlı. Peki siz de aynı fikirde misiniz? Bu pek de kolay olmayacak! Çünkü baş belası Gina her şeyi berbat edebilir! Nate’in bu kez ne yapacağı belli değil. Kazanabilir de kaybedebilir de... Sınıfı geçebilir de kalabilir de... Hatta belki yine ceza da alabilir. SAFTİRİK GREG HAYRANLARI! Haydi, öğretmenlerin kâbusu büyük dâhi KOCAKAFA NATE ile tanışın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125202</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/632e2e2b-eb4c-49b0-af18-43fd2ac0670f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kocakafa Nate - 3 Kampa Gidiyor</image:title>
            <image:caption>Nate izci oymağının kralıydı. Ta ki bir gün, Artur yani Bay Mükemmel de izci oymağına katılıncaya kadar. Artık Nate tahtından olmuştur, Artur’un ise tacını kimseye kaptırmaya niyeti yoktur. Kocakafa Nate büyük ödülü alabilecek mi? Yoksa adı tarih sayfalarından mı silinecek? SAFTİRİK GREG’İN GÜNLÜĞÜ TUTKUNLARINA MÜJDE! Bir sonraki kitabımız ”KOCAKAFA NATE BEŞ PARASIZ” olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125204</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/417cbb05-9af8-48cd-b077-9c04bbe83c0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kocakafa Nate - 4 Beş Parasız</image:title>
            <image:caption>Bilindiği gibi, Jefferson Ortaokulu HEP kazanan taraftır. Sonunda Nate kahramanlığa soyunmaya karar verir! Acaba Nate “Kardan Adam Yarışması”nda sondan birinci mi olacak? Yoksa okulları en büyük zaferini mi kazanacak? Saftirik Greg hayranları! Kocakafa Nate’le tanışın. Namıdiğer sınıf palyaçosu... Yalnız, öğretmenlerin gözdesi olmadığı kesin! SIRADA “KOCAKAFA NATE ZIVANADAN ÇIKIYOR!” VAR.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125205</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1128f0ad-9740-4180-9d66-3e5669aeaf06.jpg</image:loc>
            <image:title>Kocakafa Nate - 5 Zıvanadan Çıkıyor</image:title>
            <image:caption>Herkes NATE’in DAĞINIK ve PASAKLInın teki olduğunu bilir! Bu yüzden günün birinde en yakın arkadaşı Francis’in başını derde sokar, tabii kendisininkini de. Nate kendine çekidüzen verebilecek mi yoksa zıvanadan mı çıkacak? Saftirik Greg hayranları! Kocakafa Nate’le tanışın. Namıdiğer sınıf palyaçosu... Yalnız, öğretmenlerin gözdesi olmadığı kesin! SIRADA “KOCAKAFA NATE TAM HAVASINDA” VAR.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125207</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d417be5f-c004-4a70-a2f5-f23623ee3b94.jpg</image:loc>
            <image:title>Kocakafa Nate - 7 Hayatını Yaşıyor</image:title>
            <image:caption>Yeni bir öğrenciyle dostluk kurması istendiğinde Nate buna hayır diyemez, ta ki yeni arkadaşıyla TANIŞANA kadar. Nate bir eğlence düşmanıyla mı uğraşmak zorunda kalacak yoksa bu yeni dostu onun için hayatı bir eğlenceye mi dönüştürecek! Saftirik Greg hayranları! Kocakafa Nate’le tanışın. Namıdiğer sınıf palyaçosu... Yalnız, öğretmenlerin gözdesi olmadığı kesin! SIRADA “KOCAKAFA NATE MUTLULUKTAN UÇUYOR!” VAR.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125208</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44387059-3884-42cd-ac6f-a0499450529f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kocakafa Nate - 8 Mutluluktan Uçuyor</image:title>
            <image:caption>Nate yeni arkadaşı Ruby’den hoşlanmaya başlamıştır. Ancak Randy Betancourt’la kapışması okul gazetesinde manşetlere çıkınca ceza almaktan ÇOK DAHA kötü bir sorunla karşılaşır! Acaba Nate her şeyi yoluna koyabilecek miydi? Her sene yapılan Çamur Maçı’nı kazanacaklar mıydı?.. Yoksa hezimete mi uğrayacaklardı? Saftirik Greg’in Günlüğü hayranları! Kocakafa Nate’le, yani sınıfın en havalı çocuğuyla tanışın. Yalnız, öğretmenlerin gözdesi olmadığı kesin! SİZDE KOCAKAFA NATE’İN TÜM KİTAPLARI VAR MI?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125209</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb390e27-61bb-4efd-90c8-4039eff18013.jpg</image:loc>
            <image:title>Harf Sudoku</image:title>
            <image:caption>Sudoku, her yaştan insanın kolayca öğrenebileceği bir oyundur. Japonya’dan çıkan oyun, Japonca “suuji wa dokushin ni kagiru” (sayılar tek olmalı) kelimelerinin birleşiminden “sudoku” tabirini almıştır. Rakam yerleştirme şeklinde anlaşılabilecek bir bulmaca türüdür. 
Biz bu kitapta rakamlar yerine harfleri kullanarak bir nevi çok keyif alacağınız “Harf Sudoku 9x9” bulmacasını hazırladık. Harf Sudoku, standart biçimde oluşturulan 9×9 boyutlarında bir grafik üzerinde çözülen ve her satırda, her sütunda ve 3×3 boyutluk her karede A,B,C,D,E,F,G,H,K harflerinin birer kez yer alması gerektiği temeline dayanan zeka oyununa verilen addır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125211</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f595765d-70bc-4bae-8ff8-95f207fcae4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kolay Sudoku</image:title>
            <image:caption>Sudoku, her yaştan insanın kolayca öğrenebileceği bir oyundur. Japonya’dan çıkan oyun, Japonca “suuji wa dokushin ni kagiru” (sayılar tek olmalı) kelimelerinin birleşiminden “sudoku” tabirini almıştır. Rakam yerleştirme şeklinde anlaşılabilecek bir bulmaca türüdür. Sudoku, standart biçimde oluşturulan 9×9 boyutlarında bir grafik üzerinde çözülen ve her satırda, her sütunda ve 3×3 boyutluk her karede, 1’den 9’a kadar olan rakamların birer kez yer alması gerektiği temeline dayanan zekâ oyununa verilen addır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125212</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76f6ad12-c142-4916-8030-b05d16cae187.jpg</image:loc>
            <image:title>7 Renkli Gezegen</image:title>
            <image:caption>O gece yedi renkli gezegende siren sesleri duyulmaktaydı. Kesik kesik çalan sirenler tehlikeyi haber vermekteydi. İstiridye halkının evlerinin üstü çelik bir kubbeyle kapatıldı. Artık dışarıdan içeriye girişler sağlanamayacaktı. Peki, kimdi bu ülkenin içine girmeye çalışanlar? 
Ramsoy acil bir haberle yanımıza geldi. Yüzü solgundu ve endişeli görünüyordu. Bize bir şeyleri anlatmanın zamanı geldiğinden bahsetti. 
Ne yapacağımızı hepimiz merak ediyorduk. Kurulun toplanmasını bekledik. Yaşlılardan oluşan İstiridye halkının İhtiyarlar Kurulu toplanmıştı. 
Söze başlamadan önce hepimizi selamladı. 
“Yedi Renkli Gezegen az önce Lebetler tarafından tekrar saldırıya uğradı. Hazırlıklara başlamalıyız.” 
“Lebetler de Yedi Renkli Gezegen’de yaşamıyorlar mı?” 
“Yedi Renkli Gezegen; üç bölüm halinde. Burası bozulmadan kalan kısım yani İstiridye halkının yaşadığı yer ve sizi karşıladığımız asit diyarı var. Orada ise yaşayabilen çok az canlı kaldı. Ve son bölüm de kral ile Lebetlerin yaşadığı karanlık bölüm. Oranın ismi ise Lubunya. Yani kötülük diyarı…” 
“Biz oraya henüz gitmedik.” “Evet, gitmedik!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125213</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91b45f92-f31e-499b-b1b2-767758fa59e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp</image:title>
            <image:caption>Kutup ayısı evinden çok uzakta, garip bir yerde kaybolmuştur. İnsanlar çok meşgul ve telaşlıdır; kimse onu görmez, evine geri dönebilmesi için yardım etmez. Kalabalık arasındaki küçük bir kız, kayıp ayıyı fark edecek; bu koca şehirde sevgi, dostluk ve yardımseverliğin de var olduğuna dair umutları yeşertecektir. 
 
Sular Altında kitabıyla çok sevilen ödüllü çizer Mariajo Ilustrajo’dan arkadaşlığın yol gösterici gücüne dair sıcacık bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125214</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6159ee50-032b-42f6-8c22-81151732f309.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğanın Yolu</image:title>
            <image:caption>Çin klasiklerine getirdiği özgün yorumlarıyla tanınan C. C. Tsai, bu kez Zhuangzi’nin etkileyici çalışmalarından biri olan Doğanın Yolu adlı eserinin çizgi roman uyarlamasıyla karşınızda. 
 
Taoizmin temel taşlarından biri olarak kabul edilen Zhuangi metinleri, Çin şiiri, resim sanatı, dövüş sanatları ve Zen Budizmi gibi pek çok alana derinlemesine nüfuz etmiştir. Binlerce yıl önce birey, toplum ve doğa hakkındaki geleneksel varsayımlara meydan okuyan bu eser, çatışmalarla dolu bir dünyada doğanın olağan akışına geri dönmenin tek akılcı yanıt olduğunu vurgular. 
 
C. C. Tsai’nin ilham verici çizimleriyle hayat bulan Doğanın Yolu, Zhuangzi’nin unutulmaz karakterlerini, anlam yüklü fabllarını ve düşünce deneylerini benzersiz bir şekilde okura sunuyor ve akıllara şu soruları getiriyor: Hakiki insan kimdir? Mutlak haz diye bir şey var mıdır? Ya da yaşamı muhafaza edip korumanın bir yolu var mıdır? 
 
Doğanın Yolu, hem Zhuangzi’nin hikmet dolu dünyasına eşsiz bir yolculuk hem de modern yaşamın karmaşasından sıyrılarak yaşamın doğal ritmine dönüş çağrısıdır. 
 
“C.C. Tsai’nin kitapları tamamen büyüleyici. Zarif çizgiler; keskin çizgilerle resmedilmiş karakterler; ince ve yerli yerinde bir mizah; derinlikli bir konu. Karikatür sanatının zirvesi.” 
LARRY GONICK, EVRENİN ÇİZGİ TARİHİ ADLI ESERİN YAZARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125215</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c33f03dd-b0bf-4ea4-9be1-c645a5c0e93d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilge Kadının Doğuşu</image:title>
            <image:caption>“Ben güçlü kadınların soyundan geliyorum…” 
Güçlü kadınların hayatları, bilgelik dolu hikâyelerde yaşamaya devam ediyor. Bu kitap, kayıp ve acının ardından gelen yeniden doğuşu, anne olmanın gücünü ve kadınlara atfedilen geçmişle gelecek arasındaki köprü olma sorumluluğunu gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125216</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5230b14e-1bdc-4a98-9302-5b8e2b152a33.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Şakir 15 - Nefesler Tutuldu Heyecan Dorukta (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Merhaba arkadaşlar ben Şakir! Herkesin bildiği nam-ı diğer Kral Şakir! 
Her zamanki gibi size yepyeni maceralarımı anlatmaya geldim. Bu sefer biraz daha çılgın şeyler var tabii! Bu kitapta sizi dört süper maceraya davet ediyorum. Üzgün Patates’in mutlu olması için yaptıklarımız, veli toplantısı sonrası anne-babamızın garip halleriyle yaşadığımız komik anlara, dedemin sosyal medya çılgınlığından mahalledeki örümcekli gizemlere kadar her şey var! Hazır olun, macera dolu bu kitabı kaçırmak istemezsiniz! Eğer kahkaha atmaya hazırsanız, hemen sayfalara dalın! Çünkü bu kitapta çok eğleneceksiniz !</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125217</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20ff5c7a-c433-453c-b5cb-f3b467870734.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıfır Noktası’ndan Türkiye’nin Meseleleri</image:title>
            <image:caption>Sosyolog, çevirmen ve yayıncı Hüsamettin Arslan, iktisat felsefecisi Feridun Yılmaz, askerî tarihçi Gültekin Yıldız ve yazar/şair Mevlâna İdris bu kitapta Türkiye’nin konuşmayı ve tartışmayı sürdürdüğü meseleleri ele alıyor. 
Farklı disiplinlerden gelen bu isimler Kemalizm’den Kürt meselesine, darbelerden seçimlere, hükümet sistemi tartışmalarından Türkiye’nin jeostratejik konumuna kadar birçok konuyu enine boyuna masaya yatırıyor. 
Gündemimizi meşgul etmeyi sürdürecek meseleleri ve sorunları tarihsel bağlamı içerisinde, felsefi tarafını ihmal etmeden anlatan bu metni sıkılmadan okuyacaksınız. Aklınızdaki sorulara cevaplar bulacak, yeni bakış açıları kazanacak, entelektüel kapasitenizi geliştireceksiniz. Kimi zaman keyifle kimi zaman da tahammül ederek yaşadığınız ülkeyi, içinde bulunduğunuz toplumu daha yakından tanıyacaksınız. 
Birbirinden değerli isimlerin katkıda bulunduğu Sıfır Noktası’ndan Türkiye’nin Meseleleri bu amaçla hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125218</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7539e3d1-f805-4fa3-88e6-ca1342ad5342.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıfır Noktası’ndan Türkiye’nin Kavramları</image:title>
            <image:caption>Sosyolog, çevirmen ve yayıncı Hüsamettin Arslan, iktisat felsefecisi Feridun Yılmaz, askerî tarihçi Gültekin Yıldız ve yazar/şair Mevlâna İdris bu kitapta Türkiye’yi şekillendiren kavramları tartışmaya açıyor. 
İnsan olmaktan dil ve kültüre, siyasi ideolojilerden din-bilim ilişkisine, tarih algısından şiddet ve teröre fikirlerimize yön veren birçok kavram bu kitapta sadece derinlemesine incelenmiyor aynı zamanda müzakere ediliyor. Küresel ve ulusal gündemi şekillendiren ideolojilerin ortaya çıkışı, ilericilik/gericilik tartışmaları ve daha fazlası ele alınıyor. 
Farklı disiplinlerden gelen isimlerin kavramların arka planını irdelemesiyle ortaya çıkan bu eserle entelektüel kapasitenizin geliştiğini, konulara farklı yönlerden yaklaşabileceğinizi ve meseleleri analiz seviyenizin artığını fark edeceksiniz. Sıfır Noktası’ndan Türkiye’nin Kavramları entelektüel merakları olanlar için bir başucu kitabı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125219</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/951c2637-83d9-4ce3-b404-e9593739eeaa.jpg</image:loc>
            <image:title>A Tale Of Both Poles (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Participating in Türkiye’s scientific research expeditions to the polar regions was not only a significant opportunity to document the scientists’ quest for the world’s future hidden in the secrets of the poles but also a way 

to express my personal fascination with natural history. 

Amidst the serene silence of the polar regions, this experience was also a step 

towards understanding and conveying how nature is responding to this rapid transformation of the planet we breathe upon and whether it can weather this process of change. 

We bear a profound responsibility to protect our fragile ecosystem and the melting worlds of polar creatures, and to ensure they are passed on to future generations. We strive to showcase 

not only the harmonious and holistic perfection that nature embodies but also the traces of transformation it bears due to global climate change. 

These extraordinary experiences in the polar regions, and the stories we discovered about the lives of living creatures, aim to convey, through visual storytelling, the cries rising from nature’s disrupted tranquility. 

This book aims to amplify the silent pleas for help from the polar regions and their inhabitants, while emphasizing our respect for nature and 

our responsibilities to our planet. We hope that the work of our scientists and our efforts to share it with the world will make a lasting contribution to raising awareness about the need to protect and preserve nature.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125220</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d77187eb-5b66-4393-bcde-401f032f50ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulusların Düşüşü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Tarih, Kaderden İbaret değildir! 
Ulusların Düşüşü, tarih boyunca ulusların, özellikle de birbirine benzeyen ulusların ekonomik ve politik gelişmeleri arasında neden büyük farklılıklar olduğuna dair bir tartışma yürütüyor. Yazarlar kısaca “Neden bazı ülkeler zenginken bazıları yoksuldur?” şeklinde bir soru ortaya atıp, köleci toplumlar, feodalizm, sömürgecilik, kapitalizm ve sosyalizm uygulamaları arasında ilginç ve çok öğretici bir yolculuğa çıkıyorlar. 
Sömürgeler, koloniler, devrimler ve kurtuluş hareketlerinin gölgesi, günümüze nasıl düşüyor… 
Sanayi Devrimi, neden Moldovya’da değil de İngiltere’de başladı… 
Kara Ölüm denilen Veba, kralları, lordları, serfleri nasıl etkiledi… 
Toplumların elitleri ile en alttakiler arasında değişen ve değişmeyen ilişki biçimleri hangileridir… 
Ulusların Düşüşü, dünyaya bakışınızı ve kavrayışınızı değiştirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125221</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23730ef9-287e-41ed-8fab-5367345c9301.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırkpınar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Historical Kırkpınar Oil Wrestling is the world’s oldest wrestling festival, with its origins tracing back to the 14th century in Rumelia. It stands as the second oldest combined sports event after the Olympics. Following the conquest of Edirne by Murat Bey and his frontier lords (uç beyi) in 1361, a wrestling competition was inaugurated during the summer of the same year under the auspices of Murat Bey in honor

of the forty brave raiders who played an essential role in the conquest.

This event went down

in history as “Kırkpınar Wrestling”. Subsequently, this prestigious wrestling tournament became an annual tradition in Edirne, taking place at the end of June and the beginning

of July. 

During the Kırkpınar Wrestling event, competitors engage

in matches held in a dedicated field over the course of three days.

The culmination of the tournament occurs on the final day, where the top three placements in each weight class, literally referred to as a “neck” (boyun), are determined. The most coveted title bestowed upon the victor is that of başpehlivan (master wrestler). 

During the Kırkpınar Festival, wrestling competitions and various other activities take place. While wrestling events were also part

of fairs organized in

the Ottoman era, it was only at Kırkpınar that the wrestler who earned the title baş (master or -literally- “head”) was recognized as başpehlivan until the following year’s tournament. 

From the moment I

first heard about the tournament, I sensed

the potential to capture compelling shots—a prospect that greatly excited me. As always, my level of interest in the subject directly influences the quality of my photographs. Everywhere I looked, there was an opportunity for creativity, and my aim was to 

convey the dynamic atmosphere, the intensity of emotions, and the spirit of competition through my images. 

Until the final matches,

I had the privilege of getting reasonably close

to the participants. I followed the competitions kneeling in the grass, fully immersed in the action. I moved swiftly alongside the wrestlers, crouching and darting around to find the perfect angles. 

By the end of each day,

I realized I was as slick with oil as the wrestlers themselves—a detail that now brings a smile to my face whenever I reminisce about Kırkpınar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125222</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1178a58-8530-45b4-9226-d57e85fdb88d.jpg</image:loc>
            <image:title>Photo Notes From Pakistan</image:title>
            <image:caption>During my three-year tenure in Pakistan,

often referred to as “the country far from Türkiye yet close to it” due to our historical, religious, and cultural ties, I gained invaluable experiences in photography and photojournalism that 

I believe would have been impossible to acquire within the same timeframe elsewhere in the world. 

Between 2013 and 2016, I had the privilege of witnessing the multifaceted nature of

a country endeavoring to navigate a complex sociopolitical landscape amidst challenging economic conditions. From the gravest terrorist attacks in the nation’s history to vibrant festivals celebrating its cultural richness, I endeavored to document the diverse spectrum of events— whether positive or negative—that unfolded before me. 

Pakistan’s South Asian geography offered a wealth of opportunities for professional photojournalism, revealing a rich tapestry of stories waiting to be told. However, it was the themes of migration and refugee crises that deeply resonated with me during my time in Pakistan. One of my most significant documentary projects involved capturing the lives of Afghan refugees residing in areas around the capital Islamabad and in Peshawar, near the Afghan border, and in some instances, documenting their journey back to their homeland, Afghanistan. 

Additionally, my time in Pakistan exposed me to natural disasters such as earthquakes

and floods, common occurrences that often confront photojournalists throughout their careers. While covering such events in one’s own country presents its own set of challenges, doing so in a foreign land provided me with a wealth of experience, contributing to my professional growth.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125223</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7af0e1d5-8271-44d5-8bce-182c85a76830.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Müslüman Türk Devletleri - Kayıp Medeniyet 1</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu kitabı okuyunca İlk Müslüman Türk Devletleri’nin nasıl da gül kokulu medeniyetler oluşturduklarını, kervansaraylar inşa ederek yolcularını misler gibi ağırladıklarını, hastaneler kurup, kümbetler, imaretler, medreseler yaptırdıklarını, öğrencilerine burslar dağıtıp en önemli alimleri kucaklarında yetiştirdiklerini öğrenince hayranlıktan kendinizi alamayacaksınız. Bu işin arkasına düşmeye karar verip Orta Asyalara yollanacak, oradan Afganistan, Pakistan, Hindistan’a uzanacak, gördüğünüz sultanların heybetinden şaşkınlığa düşeceksiniz.
Hindistan’a 17 sefer düzenleyip putları yere seren Gazneli Mahmut’un saltanatını, avuç avuç altınları ele geçirip, ülkelere hükmedip de sarayı olmayan koca Selahaddin’i, yok pahasına esir pazarında satılan bir köle iken Haçlıları dize getiren bir sultan haline gelen Baybars’ı, Malazgirt’te beyazlar kuşanıp da “Kefenim olsun!” diyen Alparslan’ı tanıyınca çok seveceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125224</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49cdb0a8-fed6-4632-bd28-3ea3380eddf4.jpg</image:loc>
            <image:title>Düş Çobanı</image:title>
            <image:caption>“AŞKNÂREM” ve “SİS” adlı şiir kitapları okuyucuları ile buluşan Müyesser DOĞAN’ın yeni kitabı: 
       “DÜŞ ÇOBANI”. 
 
“Hayatın uzun yolculuğunun kısalığını ekseriyetle sonunda anladığımız bir illüzyondan ibarettir yaşam. 
Herkesin bir hikâyesi, bir kahramanı, bir celladı, bir savaşı var bu yolculukta. Her defasında sıfırdan başlatır gibi güne uyanmak. Bu telaşelerin içinde, bu arz denilen cenderede bir çıkış, bir nefes alış durağı gibidir şiir. 
Kalın kitapların, romanların, tek bir şiirde anlatılabildiği ve okuyanın kendinden bir parça bulabildiği duygu resilati gibidir edebiyatın bu muazzam türü. Soyuttan somuta dökülmüş duygu raksını bulabildiğimiz, sahiplenebildiğimiz, ruhumuzu acıtan, sancıtan ya da kelebekler uçuran bu hâl ve hislerin hayalde kelimelerle resmedilmesidir şiir. 
İşte bu yüzden, kalemden kelama döküldü ‘Düş Çobanı’; derinlerimizdeki hakikatlerin varoluşunun, gözle göremediğim, fakat dokundukça varlığını en derinden hissettiğim duygu zirvesinin bir eseridir...” 
 
Sözleriyle başladığı Önsöz, dizeleriyle pekişiyor Müyesser DOĞAN’ın: 
 
“Şehirler sessiz,                                                
Duyan yok sevdama dair bir söz.                           
Sakladım gözlerini kalbimin gecelerine.              
Öp kanadından umudu kırılmış kuşların.               
Düşen yıldızların ötesinden onları azat et...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125225</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c257d62-636c-4b25-a3ad-20f0172d4f4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet’in İnşası: Atatürk Dönemi 1923-1938</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki eser Cumhuriyet tarihinin kuruluş ve inşası sürecinde modernleşme yolunda adım atan Genç Türkiye’nin başlangıç basamaklarını anlatan makaleler bütününden oluşmaktadır. Osmanlı Devleti’nin hukuken yok olmasından sonra, Cumhuriyet’in ilanıyla Anadolu’da, Ankara merkezli devlet adeta yeni doğan çocuk gibi yaşama tutunmaya çalışmıştır. Ankara’da devletin tüm zorluklara rağmen yaşaması için çaba harcayan Atatürk ve çevresi, modern ve Batıya yakınlaştırmak istedikleri Türkiye’yi inşa çalışmaları çabasındadır. Biz de bu süreci tarihi akışına uygun olarak akademik çalışmalarımızla aydınlatmaya çalıştık. Düsturumuz “yazanın yapana sadık kalması” ilkesidir. Cumhuriyetin Atatürk ile ilk 15 yılını tarih metodolojisine uygun olarak adeta masaya yatırdık. Bu süreci iç ve dış gelişmeler ve modernleşme temelinde ele aldık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125226</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32502b39-d515-40c0-90e4-724d1987dfac.jpg</image:loc>
            <image:title>12 Soruyla Aşkı Anlamak</image:title>
            <image:caption>Aşk, sormaktan korktuğunuz sorularda gizlidir. Hayatımız yanıt arayarak geçer ama aslında sorular yanıtlardan daha önemlidir. Aşk... Dünyanın en eski duygusu ama bir o kadar da çözülememiş sırrı. Peki, gerçekten aşkın bir tanımı var mı? Yoksa herkes kendi hikâyesinin aşkını mı yaratır? Yanlış aşklar mı yaşadınız, yoksa onlar sizi doğru aşka mı hazırladı? Hiç sevdiğiniz biriyle aranızdaki sessizliğin, kelimelerin kifayetsiz kaldığı o anların nedenini düşündünüz mü? Bu sessizlik, derin bir bağın ipuçları olabilir mi? Ya da ilişkinizin kırılma noktalarını bir kez daha gözden geçirecek cesaretiniz var mı? İlişkilerinizin size öğrettiklerini açığa çıkarmayı, hayal kırıklıklarınızın arkasındaki gizli mesajları çözmeyi, incinebilir olmanın zayıflık değil güç kaynağı olmasını istemez miydiniz? Aşk hep aynı mı kalır, yoksa herkes için farklı mı? Bazıları aşkı bir tutku fırtınası, bazıları ise bir huzur olarak yaşar. Peki ya siz? Yazar Topaz Adizes, Emmy Ödüllü belgesel dizisi {THE AND} için çeşitli ülkelerden 1200 çiftle aşk üzerine sohbetler yaptı. Büyük ilgi çeken belgeselin yanı sıra bu kitabı da kaleme aldı. On yıldan fazla bir zamana yayılan görüşmelerden çıkardığı 12 soruyla okuru ilişkilerini cesurca sorgulamaya ve keşfetmeye davet ediyor. Aşkın ne olduğunu ve nasıl daha güçlü hale getirilebileceğini anlamak için bir rehber olan bu kitapta kendi aşk hikâyenizi de bulabilirsiniz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125227</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6245e5cb-9356-4b2e-8de5-7e87995bba78.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanlış Kitap</image:title>
            <image:caption>Bisikletler “Ü-ÜRÜ-Ü!” diye ses çıkarır mı? Peki, yangın söndürmeye giden itfaiyeciler “ÇIN ÇIN!” diye mi öter? Bu eğlenceli resimli kitabın yazarı öyle düşünüyor! Neyse ki onun hatalarını düzeltecek birisi var. Canlı ve rengârenk resimleriyle bu kahkaha dolu hikâyeyi hem çocuklar hem yetişkinler keyifle okuyacak! Siz, kedilerin “BİP BİP” diye bağırdığını bilmiyor muydunuz yoksa? Hadi canım! 
3+</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125228</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec556502-fd4a-47f1-8288-d4dcefe46b50.jpg</image:loc>
            <image:title>Aforizmalar</image:title>
            <image:caption>“Düşünce dünyasını dogmalardan kurtarabilen insan, gerçeğe çok daha hızlı ulaşır. Bununla birlikte, yeni bilginin de peşine düşmek gerekir. Sürekli okuyarak farklı coğrafyaların çeşitli düşüncelerini takip ettiğimiz ve kendi akıl süzgecimizden geçirdikten sonra eriştiğimiz bilgi kıymetlidir. Celâl Şengör&apos;ün özdeyişleri de bu sürecin bir yansımasıdır. 
&quot;Büyük insanlara saygı duymak, onların her dediğine inanmak demek olmamalıdır,&quot; der Celâl Şengör. Bu sebeple okurlarıyla paylaştığı bilgilerin tenkit edilmeye açık olduğunun daima altını çizer. Bu kitapta yer alan her özdeyiş de tenkide açıktır. Elbette tenkit etmenin en önemli yolu eleştirel düşünceden geçer. Zira Celâl Şengör; 40 yıllık akademisyenlik geçmişinin yanı sıra yayımladığı yüzlerce bilimsel makale, onlarca kitap ve Teke Tek Bilim çatısı altında yer aldığı sayısız programda aktardıklarıyla bu düşünce şeklini herkes için uygulanabilir kılmayı hedeflemiştir. 
Hem kitaplarında hem de televizyon programlarında aktardığı yoğun bilgi hazinesinin arasında, filozofvari deyişleriyle de ön plana çıkan Celâl Şengör&apos;ün; bilimden tarihe, eğitimden felsefeye birçok başlık altında toplanan sözlerinin derlemesi olan Aforizmalar kitabı, aynı zamanda bir Celâl Şengör sözlüğü mahiyetindedir. Onun birçok konuda, hiçbir kalıba bağlı kalmadan düşünebilen zihni, okurları için de bir ilham kapısı açar. Bu kapı, bizler için gerçekle temas etmenin en kestirme yolu olabilir. Yankı bulması dileğiyle.”

Gamze İyem</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125229</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52eafa0b-efb6-4c1d-9b8c-b9e0d6f2c2d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Buyum İşte!</image:title>
            <image:caption>“Nâzım Hikmet bir şiirinde, &quot;yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin&quot; der. Haldun Dormen, Nâzım Hikmet&apos;e 20 yıl fark atmıştır! Çünkü o, doksanından sonra bile zeytin dikmeye devam ediyor. Öğrenci yetiştiriyor, ders veriyor, oyun ve kitap yazıyor. Tüm bunlarla birlikte yönetmenlik yapmayı sürdürüyor. Hatta son olarak bir filmde birlikte oynadık, yani hala film de çekiyor! 
Haldun&apos;la geçirdiğim yıllar boyunca bir tek &quot;keşke&quot;m var: Ne yazık ki onun öğrencisi olamadım. Ancak Geceye Selam Müzikali&apos;nde birlikte oynama şansını yakaladım. Bu nedenle Haldun&apos;un sahnedeki disiplinini, işine olan derin bağlılığını ve her detayda mükemmeliyet arayışını çok iyi bilirim. O, sahnede yalnızca kendisi için değil, birlikte çalıştığı herkesin en iyisini ortaya koymasını sağlayan bir ustadır. 50 yıla yakla an dostluğumuzda, onun kadar nazik, kibar ve zarif bir insan tanımadım. Bu kibarlık o kadar ileri seviyededir ki; Koronavirüs tedavisi sonrası hastaneden taburcu olacağı gün, hastane personeline ayıp olmasın diye yemek tepsisini kendisi kaldırmaya çalışırken düşüp kalçasını kırdı ve taburcu olamadı! 
Uzun lafın kısası, Haldun Dormen deyince aklıma umut, disiplin, yaratıcılık, nezaket, hiç tükenmeyen yaşam sevinci, inanılmaz bir yurtseverlik ve tam 50 yıllık, hiçbir çıkar güdülmeden yaşanmış gerçek dostluk gelir. Haldun&apos;un öğrenme ve üretme aşkını, tükenmek bilmeyen enerjisini, bitmeyen çalışkanlığını ve azmini her zaman hayranlıkla izlerim. 
Haldun Dormen, her yaşan insana ilham veren ve örnek alınacak bir yaşam ustasıdır…”
Mustafa Alabora</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125230</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ba51b9b-78e0-4d9e-b3f8-d7c99d64692b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayşece</image:title>
            <image:caption>Kelimelerin yetmediği bir dünyada, sessizlik kocaman bir oyun alanına dönüşebilir mi? 
Ayşe, rengarenk bilezikleri ve kırmızı çantasıyla kendine özgü bir dünyada yaşar.  
Kelimeler yerine sessizliği tercih eder. Sınıfındaki diğer çocuklar, Ayşe’nin bu sessiz dilini – Ayşece’yi – merak ederler. 
Diğer çocukların Ayşe’ye attıkları bir adımla başlayan bu sessiz arkadaşlık, dünyayı nasıl döndürdü dersiniz? 
Bu hikâye, arkadaşlığın sessizlikte de mümkün olabileceğini keşfetmek ve farklı dillerde anlaşmanın büyüsünü hissetmek isteyen herkesi kucaklıyor. 
Opus Kitap’ın “etkileşimli kitap” formatıyla yayımladığı Ayşece, çocuklar ve yetişkinler dahil herkesi anlamaya, paylaşmaya ve en önemlisi de ön yargılardan sıyrılıp, birlikte düşünmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125231</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78bbe9a6-06e9-4b9c-8d47-9c1258d6efea.jpg</image:loc>
            <image:title>Suç Kimde?</image:title>
            <image:caption>Parlak taşlar gördüğünde onları alan bir kargaya ‘suçlu’ diyebilir miyiz?  
Ya da insanlar kaybolan mücevherlerini aramak için ormana geldiğinde, orman sakinleri onlara ‘hak vermeli’ mi? 
 
Orman Çemberi bu sefer insanların mücevherlerini alıp getiren Karga Kuki için toplanıyor. Onlara Kerem ile Ada da eşlik ediyor. Herkes fikrini söylüyor. Tartışma derinleşiyor. Kimileri Karga Kuki’ye hak veriyor, kimileri tam tersini savunuyor. Peki saatler ilerleyip gün batmaya başladığında sonuç ne oluyor?  
 
Suç Kimde?, merak uyandıran öyküsünün yanı sıra, suç, affetmek, ceza gibi önemli kavramları tartışma imkanı veriyor ve sizi çocuklarla felsefe (P4C)  yapmaya yönelik pek çok soru ve etkinlikle buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125232</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96f57e5a-c88c-4e60-beda-5d957f0c28a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözcü Koyunların Sözcük Oyunları</image:title>
            <image:caption>Sakız Kuzu, Güzçimeni’ne sorar: “Anneciğim, saçma sapan ne demek?” 
Güzçimeni, yavrusunun Sözcü Koyunlar’la tanışma vaktinin geldiğini anlar. 
Sözcük oyunlarının ustası, saçmalamanın erbabı, sahipsiz yaşlı koyunlardır Sözcü Koyunlar. Deva Yaylası’nda Derman Nine ile yaşayan sekiz Sözcü Koyun, içinde sözcük oyunları saklı birer öykücük anlatır Sakız Kuzu’ya. Sakız Kuzu, Sözcü Koyunlar’ın mesajını anlamıştır artık: 
Saçmalık, komik ve eğlenceli olduğunda pek kıymetlidir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125233</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3aeb7e0-91d4-49c1-955d-2220cccf6f01.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Modernizminin Klasikçileri</image:title>
            <image:caption>Türkolog, yazar, yayıncı, çevirmen ve edebiyat eleştirmeni Beatrix Caner’in kaleme aldığı Türk Modernizminin Klasikçileri, dünya edebiyatında hak ettiği yeri almaya çok önceden hazır Türk yazınına eser ve sanatçı odaklı bir yaklaşımdır. Beatrix Caner kendi kaleminden bu eseri ile ilgili değerlendirmelerini şöyle ifade etmektedir: “Modernite” terimini Türk edebiyatı özelinde kullanarak edebî malzemelerin tarihselleştirilmesinin, eserlerdeki zaman ve mekân dokusunun ya da gerçekliğin yansımasının izini sürmeyi amaçlıyorum. Kitapta edebî yorumlamalardan önceki tarihle ilgili kültürel tarih perspektifinden yapılmış açıklamalar yer alıyor. Bunlar genel tarih sunumu olarak anlaşılmamalıdır. Sadece Türk edebiyatında entelektüel gelişimin temellerinin anlaşılması maksadıyla incelemeye dahil edilmiştir. Her ne kadar (Türkiye’deki ve Türkiye dışındaki) Türk edebiyatının temel, yerinde bir tanıtımının yapılmamasından yakınsak da ayrıca çalışmamı bir ölçüde bu durumu dikkate alarak temel eser olarak oluşturmaya teşvik edilsem de bu kitap, dünya edebiyatında hak ettiği yeri almaya çok önceden hazır Türk yazınına eser ve sanatçı odaklı bir yaklaşımdır ve güç beğenir okurların da ilgisini çekecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125234</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b52d0ba6-8b06-4cf8-a5a7-48bf90719dad.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelişmemiş Toplumlarda Zihinsel İşlevler</image:title>
            <image:caption>Fransız antropolojisinin kurucularından ve “ilkel zihniyet” kavramına öncülük eden Lucien-Lévy Bruhl tarafından kaleme alınan Gelişmemiş Toplumlarda Zihinsel İşlevler’de ilk olarak katılım yasası ve ilkellerin zihninin çelişkiye karşı duyarlı olmadığı gerçeği üzerinde duruluyor. İlkel zihniyetin yol gösterici ilkelerinin tam olarak neler olduğu, bu ilkelerin kurumlarda ve pratiklerde varlıklarını nasıl sürdürdükleri eserin temel konusunu oluşturuyor. Serinin devam kitabı İlkel Zihniyet ise daha çok ilkeller için nedenselliğin ne olduğunu ve buna ilişkin düşüncelerinden ortaya çıkan sonuçları gösteriyor. Yazarın birbirini destekleyen bu iki eserinde oldukça uygunsuz şekilde ilkel olarak adlandırdığımız ve bize hem çok uzak hem de çok yakın olan bu toplumların düşünce tarzlarına ve eylem ilkelerine nüfuz etmek çabasını taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125235</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06735757-713c-4afa-9aaa-63529a014be5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Köşkün Rüyası - 1 Taşın Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Cao Xueqin (1715?-1763): Qing Hanedanı dönemi yazar, şair ve ressamı. İmparatorun güvenine mazhar olsa da sonradan gözden düşüp bütün servetlerine el konan, soylu bir aileden gelmektedir. Cao Xueqin Çin edebiyatının en ünlü dört klasiğinden biri olan Kızıl Köşkün Rüyası’nı, Pekin sokaklarında yaptığı resimleri satıp geçinmeye çalışırken yazmıştır. Kitabın elyazması kopyaları Pekin’de elden ele dolaşmış, soylu ailelerin salonlarında olduğu kadar halk arasında da büyük beğeni kazanmıştır. İlk baskısıysa ancak yazarının ölümünden 30 yıl sonra yapılabilmiştir. Karakterlerin, giysilerin, yapıların, çevrenin, hatta doğaüstü olayların neredeyse en ince ayrıntısına kadar tasviriyle özellikle dikkat çeken eser, Jia ailesinin iki kolunun yaşadığı, komşu iki malikânede geçer. Yazar vaktiyle bir parçası olduğu soylu ailelerin yaşantısını anlatırken, daha merhametli denebilecek Daoizm ile Buddhizm’i, egemen inanış ve ideoloji Ruizm’in karşısına koymayı da ihmal etmez. Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisinde dört cilt halinde yayımlanacak olan Kızıl Köşkün Rüyası (Taşın Hikâyesi), özgün dili Çinceden çevirisiyle ilk kez dilimize kazandırılmış oluyor. 
Gao E (1738-1815): Qing Hanedanı döneminin en seçkin yazar ve aydınlarındandır. 1801’de ülkenin en prestijli bilimsel kurumu olan Hanlin Akademisi&apos;ne üye seçildi. Asıl şöhretini 18. yüzyılın en önemli Çin klasiklerinden biri olan Kızıl Köşkün Rüyası’nın son kırk bölümünün keşfi ve yayımlanmasıyla kazanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125236</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43537880-d24a-46c6-a988-c8ea8a0ae46a.jpg</image:loc>
            <image:title>Marcus : Simyacı ve Yarım Yüzlü Çocuk</image:title>
            <image:caption>Kadim ilimlerin, Tanrı’nın işaretlerinin ve göklerin derinliklerinden gelen sırların izinde bir Osmanlı-Gotik destanı: Marcus, sizi karanlığın içinde  ışığı arayanların dünyasına davet ediyor. 
 
Simyacı Mustafa, kayıplarının izini sürerken, sadece kendi geçmişine değil, insanlığın en derin korkularına da ışık tutan bir yolculuğa çıkar. Yokluğun ortasında yanan bir incir ağacının altında bulduğu bebek ona uğursuz bir güzergâhı işaret eder. Fakat bu yolculuk yalnızca kişisel bir arayış değildir; gizli teşkilatların sımsıkı koruduğu, tarihin karanlık köşelerinde unutulmuş sırları ortaya çıkaracak, ölüm ve yaşamın sınırlarını sonsuza dek değiştirecek bir kaderin hikâyesidir. 
 
Gökyüzünde beliren bir kuyruklu yıldız, sadece evrenin değil, insan ruhunun da karanlık sırlarını aydınlatmakta. Konstantiniyye’nin dar sokaklarından Makedonya’nın bozkırlarına uzanan bu hikâye, kadim çağlardan günümüze taşınan bir bilmecenin peşine düşmekte. 
 
Ve bu hikâye, karanlığın içindeki sırların henüz yalnızca başlangıcı… 
 
Bu destansı yolculukta, gerçeği ve inancı yeniden sorgulayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125237</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14646daa-4196-428a-9e29-5759285114a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Köşkün Rüyası - 1 Taşın Hikayesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Cao Xueqin (1715?-1763): Qing Hanedanı dönemi yazar, şair ve ressamı. İmparatorun güvenine mazhar olsa da sonradan gözden düşüp bütün servetlerine el konan, soylu bir aileden gelmektedir. Cao Xueqin Çin edebiyatının en ünlü dört klasiğinden biri olan Kızıl Köşkün Rüyası’nı, Pekin sokaklarında yaptığı resimleri satıp geçinmeye çalışırken yazmıştır. Kitabın elyazması kopyaları Pekin’de elden ele dolaşmış, soylu ailelerin salonlarında olduğu kadar halk arasında da büyük beğeni kazanmıştır. İlk baskısıysa ancak yazarının ölümünden 30 yıl sonra yapılabilmiştir. Karakterlerin, giysilerin, yapıların, çevrenin, hatta doğaüstü olayların neredeyse en ince ayrıntısına kadar tasviriyle özellikle dikkat çeken eser, Jia ailesinin iki kolunun yaşadığı, komşu iki malikânede geçer. Yazar vaktiyle bir parçası olduğu soylu ailelerin yaşantısını anlatırken, daha merhametli denebilecek Daoizm ile Buddhizm’i, egemen inanış ve ideoloji Ruizm’in karşısına koymayı da ihmal etmez. Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisinde dört cilt halinde yayımlanacak olan Kızıl Köşkün Rüyası (Taşın Hikâyesi), özgün dili Çinceden çevirisiyle ilk kez dilimize kazandırılmış oluyor. 
Gao E (1738-1815): Qing Hanedanı döneminin en seçkin yazar ve aydınlarındandır. 1801’de ülkenin en prestijli bilimsel kurumu olan Hanlin Akademisi&apos;ne üye seçildi. Asıl şöhretini 18. yüzyılın en önemli Çin klasiklerinden biri olan Kızıl Köşkün Rüyası’nın son kırk bölümünün keşfi ve yayımlanmasıyla kazanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125238</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db1d8436-d141-4c78-9d3a-b08c4119f125.jpg</image:loc>
            <image:title>Faust - Bir Tragedya</image:title>
            <image:caption>Johann Wolfgang von Goethe (1749-1832): Alman edebiyatının dünyaca ünlü, en önemli yazarlarındandır. Hukuk eğitimi alan ve resim sanatına da ilgi duyan Goethe, doğa bilimleriyle de uğraşmış, araştırmalar yapmış, yazılar yazmıştır. İlk romanı Genç Werther’in Acıları ile birlikte Goethe’nin belki de dünya edebiyatına en büyük armağanı olan Faust, yazarın yüzyıllardır süren edebi ününü pekiştirmiştir. Goethe Faust’un yazımı için altmış yıla yakın çalıştı. Alman halk efsanelerinde ruhunu şeytana satan Faust, Goethe’nin kalemiyle “gökyüzünden en güzel yıldızları, yeryüzünden ise en büyük hazları arzulayan” ve bu uğurda şeytanla anlaşmaktan çekinmeyen, ne elindekilerle ne de hayalleriyle tatmin olan, cesur bir insana dönüştü. Goethe’nin mirasının en değerli hazinesi Faust, Almanca aslından yepyeni bir çeviriyle Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisinde yerini alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125239</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e00c5c04-8239-425f-80bd-11953636c28f.jpg</image:loc>
            <image:title>Faust - Bir Tragedya (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Johann Wolfgang von Goethe (1749-1832): Alman edebiyatının dünyaca ünlü, en önemli yazarlarındandır. Hukuk eğitimi alan ve resim sanatına da ilgi duyan Goethe, doğa bilimleriyle de uğraşmış, araştırmalar yapmış, yazılar yazmıştır. İlk romanı Genç Werther’in Acıları ile birlikte Goethe’nin belki de dünya edebiyatına en büyük armağanı olan Faust, yazarın yüzyıllardır süren edebi ününü pekiştirmiştir. Goethe Faust’un yazımı için altmış yıla yakın çalıştı. Alman halk efsanelerinde ruhunu şeytana satan Faust, Goethe’nin kalemiyle “gökyüzünden en güzel yıldızları, yeryüzünden ise en büyük hazları arzulayan” ve bu uğurda şeytanla anlaşmaktan çekinmeyen, ne elindekilerle ne de hayalleriyle tatmin olan, cesur bir insana dönüştü. Goethe’nin mirasının en değerli hazinesi Faust, Almanca aslından yepyeni bir çeviriyle Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisinde yerini alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125240</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4bb2dc2-4d16-4d4f-b1a2-d403d0da74a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Köpek Tango’nun Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Kara Köpek Tango, neşeli ve maceraperest bir köpek. Ailesi ve dostlarıyla birlikte, her gün yeni bir maceraya atılıyor. Tango&apos;nun gözünden, arkadaşlık, sevgi, eğlence ve keşif dolu bir dünya keşfetmeye hazır mısınız? Bu kitap, Tango’nun ailesiyle yaşadığı eğlenceli anıları ve büyük küçük her şeyle ilgili düşüncelerini paylaştığı günlük formatında bir hikâye sunuyor. Küçük okurlar, Tango&apos;nun maceralarına katılarak, hayatın her anını daha çok sevecekler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125241</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4490a72d-3595-47c2-8a89-a44a9a6a18af.jpg</image:loc>
            <image:title>Yuan Huan 2 - Kütüphanedeki Kamera</image:title>
            <image:caption>Her okur, hikâyeye dahildir. Uzak Doğu&apos;dan Avrupa&apos;ya birçok dile çevrilerek efsaneleşen Yuan Huan, okurları yeniden hikâyelerin büyülü dünyasında dolaştırmak üzere aramıza geri dönüyor. İtalya&apos;da 2024 yılının çocuk romanı seçilerek yazarı Miyase Sertbarut&apos;a Rodari Ödülü kazandıran Yuan Huan&apos;ın ikinci serüveni Kütüphanedeki Kamera, hikâyelerin üzerini örten sır perdesini yine sözcüklerin gücüyle dağıtıyor.    Bakmak ve görmek arasındaki ince çizgiye değinen kitap, aynı hikâyeyi okuyan farklı gözlerin bambaşka şeyler görebileceğini de fark ettiriyor. Altıncı sınıfa geçen Tahsin&apos;i zorlu bir yaz tatili beklemektedir. Kırıklarla dolu karnesini kitap okumayı sevmemesine bağlayan annesi oğluna tatil boyunca çalışması için halk kütüphanesinde iş bulmuştur. Arkadaşları bilgisayar başında vakit geçirecekken o, kitap tozu yutacaktır. Önceleri ceza gibi gelen bu görev, kütüphanenin çardağındaki eski bir kameradan yükselen gizemli sesle heyecan verici bir maceraya evrilir. Yazıyı kabul etmeyen defterin perdeli hikâyesini dinlerken sözcüklerin büyüsüne kapılmaya başlayan Tahsin, hayal dünyasından çıkıp gelen ünlü masal kahramanlarıyla tanıştıkça kitaplara giderek ısınacaktır.  Okumayla arası pek iyi olmayan çocukları hikâyelerin değiştirici ve dönüştürücü gücüyle buluşturan Yuan Huan, ön yargıları yıkarak düşünceleri özgür bırakmanın önemini vurguluyor. Düşle gerçeğin tam ortasında yepyeni bir edebiyat evreni yaratan Miyase Sertbarut, her seferinde farklı bir macera yaşamayı seven okurları, kendi kendilerinin Yuan Huan&apos;ı olmaya çağırıyor.  Hem zaten her okur, hikâyeye dahil değil midir? Peki ya siz tam olarak bu hikâyenin neresindesiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125242</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42f7d9a8-6671-4d1f-8f72-27ef3b665095.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamansız Düşün : Geleceği Yazmak</image:title>
            <image:caption>Deprem olasılığına karşı evleri yıkılıp baştan yapılan Irmak, yeni evlerini bir türlü benimseyemez. Kafasındaki çelişkileri arkadaşlarıyla paylaştığında ise, etrafındaki bütün nesnelerin kendine göre bir canlılığı olduğuna ikna olur. Bir insanı ağaçtan, ağacı ahşaptan ayıran nedir? Peki, bu şeyler insanların gözünde nasıl daha önemli ya da önemsiz, güzel veya çirkin hale gelir? Bugün yeni olan yarın eskidiğinde, değeri artar mı azalır mı? Gelecek geldiğinde, bugün tarih olacaksa, bugünden itibaren etrafımızı saran her şeye bir tarihi eser gibi bakabilir miyiz? Bütün bu soruları, Irmak, Can, Arda ve diğer arkadaşları hararetle tartışmaya başladıklarında zamanın ötesinde düşünmenin “güzelliğini” keşfederler. Çocukları zamansız bir düşünme deneyimine davet eden Geleceği Yazmak, bugünden yarına neler değişeceğini merak eden herkes için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125243</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92bf46e4-4b23-4120-812d-2ad43691325a.jpg</image:loc>
            <image:title>Nardik Dikkatini Kullanmayı Öğreniyor</image:title>
            <image:caption>Nardik hikâyeleri, çocuklarla özfarkındalık çalışmaları yaparken doğdu. 
Çocuklarımız büyürken, yaşamı anlamlandıracakları ve ilişki kuracakları 
zemini oluşturuyorlar. Özfarkındalık bu zemine yerleştirildiğinde, yaşam 
kolaylaşıyor. Nardik adım adım yaşamı keşfederken, çocuklarımıza da 
nefes ve beden farkındalığını, dikkatini toplamanın gücünü, duygularını 
anlamayı ve uyumlu ilişkiler geliştirebilmeyi öğretiyor. Dileğim, her 
çocuğun yaşamına anlam katacak becerilerle donanarak büyümesidir. 
Nardik’in buna katkısı olması umuduyla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125244</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e2c8c60-87c0-48eb-adb8-1bf8e86f7fdd.jpg</image:loc>
            <image:title>Helal Gıda Bakımından Hayvanların Beslenmesi Ve Kesim Yöntemleri</image:title>
            <image:caption>Hayvansal kökenli gıdaların helal ve haram sayılmaları bakımından, etleri sofralara gelmeden önce hayvanların nasıl ve ne tür yemlerle beslendiği, kesimlerinde hangi yöntemlerin uygulandığı ve onlara nasıl muamele yapıldığı önem arz etmektedir. Her birinin bir canlı olup birtakım hakları bulunduğu bilinci içinde refahlarının sağlanıp sağlanmadığı da üzerinde durulması gereken bir diğer konudur. Bu konuların dini, ahlaki, fıkhi açıdan çeşitli boyutları ile ele alınıp bilimin ışığında tartışılması ve ulaşılan sonuçların insanların istifadesine sunulması bilim insanlarına düşen bir görev sayılmalıdır. İşte 20 Nisan 2024 tarihinde Bursa’da gerçekleştirilen Helal Gıda Bakımından Hayvanların Beslenmesi ve Kesim Yöntemleri isimli çalıştayda belirtilen bu görev yerine getirilmeye gayret edilmiş, belirlenen konularda günümüz insanının zihnini meşgul eden soru ve sorunlara cevap bulunmaya çalışılmıştır. Adı geçen çalıştayda sunulan tebliğler, tebliğ sahipleri tarafından geliştirilmiş, gözden geçirilmiş ve bazı ilavelerle kitap bölümü olarak bu kitapta bir araya getirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125245</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c62239a-5abe-489b-a277-ad9c950071f5.jpg</image:loc>
            <image:title>İstişare ve Demokrasi</image:title>
            <image:caption>Tecrübeler göstermektedir ki insanlık ideallerine ulaşabilmek için, insan olmaktan kaynaklanan zaafları yendikten sonra, iyiliğe niyet edip sağlam bir iradeyle doğru yöntemleri uygulamak gerekmektedir. Bu olmadığı taktirde insan ilişkilerinde gücün basit menfaatler uğruna kullanılmasının neticesi olarak istibdat ortaya çıkacak ve zamanla bütün toplum katmanlarına yayılacaktır. Çünkü insanlar yaptığı işin kötü olduğunu bilse bile bunun başkaları tarafından da yapıldığını söyleyerek kötülüğünü meşrulaştırmaya çalışırlar. Böylece kötülük bulaşıcı hastalıklar gibi yayılır. Dolayısıyla insanların, istibdattan kurtulup hak ve adaleti netice verecek demokratik düzeni kurabilmeleri için iyi niyetle, fedakarlıkla, yerine göre bedel ödemeyi göze alarak, insanlık adına doğru işleri yapmaya devam etmeleri gerekmektedir. Bu da otokontrol sağlayan manevi yaptırım gücüne sahip sağlam bir inanç sistemi ile olabilir ki, İslam medeniyeti demokratik ideallerin gerçekleşmesi için gerekli motivasyonu sağlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125246</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/615a8585-e0d6-454b-83aa-a3abc97e867e.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelenek İle Modernlik Arasında Tesettürlü Sporcuların Kimlik İnşa Stratejileri</image:title>
            <image:caption>Toplumların kültürel ve sosyolojik yapıları, bireylerin kimliklerini nasıl inşa ettiklerine dair derin ipuçları sunar. 
Gelenek ile modernlik arasında şekillenen kimlikler, özellikle sınırda duran bireyler için zengin bir araştırma alanı 
oluşturur. Bu kitap, modern spor dünyasında yer alan ve aynı zamanda tesettür gibi geleneksel bir yaşam biçimini 
benimseyen kadın sporcuların kimlik inşa süreçlerine ışık tutmayı amaçlamaktadır. 
Tesettürlü sporcular hem geleneksel değerleri hem de modern spor dünyasının gerekliliklerini bir arada taşıyan bir denge 
kurmaya çalışmaktadır. Bu denge, yalnızca bireysel bir tercih olmanın ötesine geçerek toplumsal normlar, küresel spor 
endüstrisi ve kadın kimliği gibi çok katmanlı dinamikleri içinde barındırır. Onların hikâyeleri, toplumsal değişim ve 
bireysel mücadelelerin kesişiminde yer alan güçlü anlatılar sunmaktadır. 
Bu kitap, sosyolojik, kültürel ve psikolojik perspektiflerden hareketle tesettürlü sporcuların kimlik inşa stratejilerini 
anlamayı hedeflemektedir. Aynı zamanda, bu kadınların başarı hikâyeleri üzerinden toplumların dönüşen değerler 
sistemini sorgulamak ve bu dönüşümün bireyler üzerindeki etkilerini tartışmaya açmak niyetindedir. 
Kitap boyunca, okuyucular sadece bir grup kadının hikâyelerine değil, aynı zamanda modern spor dünyasında kadın 
olmanın ve tesettürlü bir sporcu olmanın ne anlama geldiğine dair kapsamlı bir analize tanıklık edecekler. Geleneksel 
değerler ve modern idealler arasında bir köprü kuran bu kadınların hem bireysel hem de toplumsal anlamda nasıl bir 
rol üstlendiklerini anlamak, günümüz dünyasında kimlik ve aidiyet konularına dair önemli bir farkındalık sağlayacaktır. 
Bu kitabın hem akademik çevrelere hem de spora ve toplumsal meseleler üzerine düşünen geniş bir okuyucu kitlesine 
katkı sunmasını diliyorum. Tesettürlü sporcuların çabalarını, mücadelelerini ve başarılarını anlamak, yalnızca onların 
hikâyesini değil, aynı zamanda modern toplumun dönüşümüne dair önemli ipuçlarını keşfetmek anlamına gelecektir. 
Bu vesileyle özveri ile hazırlamış olduğum kitabımın bu aşamaya gelmesinde büyük emekleri olan, eğitim hayatım 
boyunca da bilgi birikiminden faydalandığım değerli hocam Doç. Dr. Erol SUNGUR’a, yapıcı eleştirileri ve değerli 
katkılarından dolayı Doç. Dr. Mustafa Derviş DERELİ ve Dr. Öğr. Üyesi Enver ŞAHİN hocalarıma, kitabın yazım sürecinde 
fikir alışverişinde bulunduğum, tecrübeleriyle beni destekleyip motive eden arkadaşlarım Doç. Dr. Recep Fatih KAYHAN, 
Bedel SAMANCI KAYHAN, Dr. Bekir Erhan ORHAN ve Esranur TERZİ’ye, yoğun iş ve spor tempolarına rağmen araştırmaya 
katılarak kitabın ortaya çıkmasına katkı sağlayan sporcu arkadaşlarıma, hayatımın her alanında olduğu gibi eğitim 
sürecim boyunca da yanımda olan aileme ve sevgili eşim Dr. Öğr. Üyesi Halil İbrahim ÇAKIR’a desteklerinden dolayı çok 
teşekkür ediyorum. 
Kitabımızın sporun tüm paydaşlarına ve özellikle tesettürlü sporculara katkı sağlaması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125247</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4aa66294-a825-4578-a19d-03d406ef9cae.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıdıka Hanım’ın Büyüleri</image:title>
            <image:caption>Sıdıka Hanım’ın Büyüleri’ni farklı şekillerde okumak mümkün. Tüm diğer kitaplar gibi onu hem baştan sona okuyabilirsiniz hem de sondan başa. Kendinize uygun bir başlık seçerek de ilerleyebilirsiniz, kapalı gözlerle İçerikler bölümünde parmağınızı gezdirip bahtınızdaki egzersize rast gelerek de. Elinizdeki kılavuz fazlaca oyunbaz. Sizi en doğru zamanda, tam da ihtiyacınız olan çalışmaya yönlendireceğine inanıyorum. Çünkü bu kitabın birçok hayali ama tek bir gayesi var: Yazma eyleminizi keyifli ve sürekli hale getirmek. İçindeki atölye çalışmaları mükemmeliyetçiliğe, boş sayfa korkusuna ve yazar tıkanıklığına panzehir olarak hazırlandı. Her bir egzersiz bilinçdışının kapılarını aralıyor ve orada bizleri bekleyen renkli dünyalara adım atmamıza vesile oluyor. Bu dünyalar yer yer büyülü, bazen de korkunç ama her daim bizden çok daha eskiler. Neden mi bunca derinlere dalıyoruz? Çünkü hepimizin kuytularında kâğıda dökülmeyi bekleyen masallar var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125248</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d957fd21-44a1-484f-a48d-4aa31e916fdd.jpg</image:loc>
            <image:title>Persler</image:title>
            <image:caption>Antik dünyanın en büyük imparatorluğu: Ahameniş Persler. Libya’dan Asya bozkırlarına, Etiyopya’dan Pakistan’a uzanan bu geniş coğrafyada, Kyros, Darius ve Kserkses gibi hükümdarlar, çok kültürlü bir halkı yöneterek tarihin ilk süper gücünü inşa ettiler. İhtişamın merkezi Persepolis’te, benzersiz bir görkemle hüküm sürdüler, yasalar koydular, ordular kurdular ve farklı kültürleri bir arada tutan bir yönetim modeli geliştirdiler. 



Ancak bu imparatorluk sadece ihtişamıyla değil, aynı zamanda çalkantılı saray entrikalarıyla da tarihe geçti. Kardeşlerin iktidar savaşları, kraliçelerin ve cariyelerin taht mücadeleleri, hadımların ve saray mensuplarının nüfuz çatışmalarıyla dolu bir hikâye. 

  Yüzyıllar boyunca, Persler hakkındaki bilgilerimiz, Herodotos gibi Yunan yazarların anlatılarıyla şekillendi. Ancak bu anlatılar, antik siyasi ve kültürel önyargılarla gölgelenmişti. Şimdi, Lloyd Llewellyn-Jones’un titiz çalışmaları sayesinde, İran yazıtlarından, arkeolojik keşiflerden ve Ahameniş sanatından alınan özgün bilgilerle “Pers Perspektifi” gün yüzüne çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125249</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7274733f-943a-4831-a3fd-75b5322c5793.jpg</image:loc>
            <image:title>Havana’daki Adamımız</image:title>
            <image:caption>6 Ekim 1958’de yayımlanır Graham Greene’in Havana’daki Adamımız romanı; bu tarih, Fidel Castro ve beraberindeki gerillaların 1 Ocak 1959’daki Havana kuşatmasından ve şehri düşürmelerinden bir yıl öncesidir. Devrim öncesi Küba toplumundaki siyasal çalkantılar romanın hem içeriğine hem de biçimine yansır. Greene’in zarif estetik bakışında türlü güzellikleri ve sefaletiyle Havana bir uçtan diğerine ateş almış gibidir; toplumsal doku çözülüyor, şimdiye kadarki siyasal dengeler altüst oluyor, şehir yalnızca Latin Amerika’nın değil, uluslararası güç ilişkilerinin de merkezi noktalarından biri haline geliyordur. Bu altüst oluşun kıyısında köşesinde yer alan, uzun zamandır Havana’da ikamet eden Wormold adlı bir İngiliz tüccar birdenbire kendini İngiliz istihbarat teşkilatının içinde bulur; toplumsal ve siyasal çözülüşlerin trajedisine istihbarat şebekelerinin komedisi eklenir. Havana’daki Adamımız gerçek anlamda bir komedi şölenidir: hayali ajanları, olmayan nükleer tesisleri, büyükelçileri, kiralık katilleri, çapraz sorguları, şifreli mesajları, komünistleri, siyasi gecekonduları, hisli fahişeleri, bar müdavimleri ve kalantor tüccarlarıyla Havana… 
Ve bu açık hava tiyatrosundaki boğucu havayı ferahlatan mucizevi bir iksir: viski…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125250</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f499de3f-0bf4-416b-8228-f466e3006882.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaçamak</image:title>
            <image:caption>Kaçmak mı? Sonuna kadar savaşmak mı? Kaderine razı olup yaşamak mı? Cesurca ölüme gitmek mi? 
Ömrünün büyük kısmını “yazar olma” hayaliyle geçiren, bu yolda tüm denemeleri sonuçsuz kalan ve hayatını idame ettirmek için plazalarda dirsek çürüten Adem… İlgili ve kendince sorumluluk sahibi bir baba, sadık bir eş aynı zamanda. Mesaisinden ve hayatından artırdığı her saniyeyi yazarlığa ayırırken, kaderin Adem için başka planları vardır. Hayat cenderesi içinde her geçen gün daha da sıkışan Adem rutinin dışına çıktığında her şey bambaşka bir hal alacaktır. Kaçamak adlı romanında Koray Horasan bir labirentin içinde dönüp dolanan, fasit daireler içinde hapsolan Adem’in hikâyesini yazarken, sorumluluk bizi esir ediyorsa arzularımız mı özgürleştirir sorusunu soruyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125251</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36816521-7fe1-4e03-9d60-11378fd35a09.jpg</image:loc>
            <image:title>Havana’daki Adamımız (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>6 Ekim 1958’de yayımlanır Graham Greene’in Havana’daki Adamımız romanı; bu tarih, Fidel Castro ve beraberindeki gerillaların 1 Ocak 1959’daki Havana kuşatmasından ve şehri düşürmelerinden bir yıl öncesidir. Devrim öncesi Küba toplumundaki siyasal çalkantılar romanın hem içeriğine hem de biçimine yansır. Greene’in zarif estetik bakışında türlü güzellikleri ve sefaletiyle Havana bir uçtan diğerine ateş almış gibidir; toplumsal doku çözülüyor, şimdiye kadarki siyasal dengeler altüst oluyor, şehir yalnızca Latin Amerika’nın değil, uluslararası güç ilişkilerinin de merkezi noktalarından biri haline geliyordur. Bu altüst oluşun kıyısında köşesinde yer alan, uzun zamandır Havana’da ikamet eden Wormold adlı bir İngiliz tüccar birdenbire kendini İngiliz istihbarat teşkilatının içinde bulur; toplumsal ve siyasal çözülüşlerin trajedisine istihbarat şebekelerinin komedisi eklenir. Havana’daki Adamımız gerçek anlamda bir komedi şölenidir: hayali ajanları, olmayan nükleer tesisleri, büyükelçileri, kiralık katilleri, çapraz sorguları, şifreli mesajları, komünistleri, siyasi gecekonduları, hisli fahişeleri, bar müdavimleri ve kalantor tüccarlarıyla Havana… 
Ve bu açık hava tiyatrosundaki boğucu havayı ferahlatan mucizevi bir iksir: viski…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125252</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24f0ea3a-f2fa-45f2-84e9-33f05884dd1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Güvenilir Kişi</image:title>
            <image:caption>“İçinde yaşadığımız şu dünya ne acayip: Bugün insanlara en az inandırıcı gelen şeyler en saf niyetler.” 
 
Sıradan bir iş gününde genç Max, yükleme alanına park eden lüks bir aracı vincine takıp yediemine doğru yola çıkar. Fakat bu sefer çektiği aracın içinde, film kaplı pencereler ardında kafası karışmış, yaşlı bir hanımın olduğundan habersizdir. Üstüne üstlük dehşetle fark edeceği üzere karşısındaki, kurabiye paketlerindeki yüzüyle herkesin tanıdığı, II. Dünya Savaşı sırasında Paris Direnişi’nin kahramanlarından Madeleine Larmor’dan başkası değildir. Kendine geldiğinde yaşlı kadın, Max’i yıllar önce savaş sırasında Nazilere esir düşen sevgilisi ile karıştıracak, ikili çok geçmeden hayatlarında yepyeni bir sayfa açacak bir maceraya sürüklenecektir. 
Yazdığı kırkın üzerinde kitap otuza yakın dile çevrilen Fransa’nın Gouncourt Ödülü sahibi yazarlarından Didier van Cauwelaert, hayatları birbirlerine güvenerek değişen iki yabancıyı merkezine aldığı bu romanında umudu her yaşta diri tutmaya dair yürek ısıtan bir öyküye imza atıyor. 
“Birbirinden renkli karakterler ve akıllardan uzun süre çıkmayacak sahneler içeren bu romanıyla Cauwelaert bizi bir kez daha şaşırtıyor.” –Le Parisien</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125253</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c13c4b37-c12f-4981-baef-2f154e5c6b52.jpg</image:loc>
            <image:title>Alemdağ’da Var Bir Yılan</image:title>
            <image:caption>“... Onun hikâyelerini okuyup sokağa çıktığımız zaman bir evin damını, uzakta uçan kuşu, yaprakların arasından denizi görünce birileri arkamızdan ‘Hişt! Hişt!’ diye seslenecek.” 
                                                                                      Oktay Rifat 
 
... İşte hikâyelerimi nasıl yazdığımı şimdilik merak eden dostum, yarın incir çekirdeğini doldurmayacak mevzuları yazan bir hikâyecinin iyi bir hikâyeci olmadığını yazacağına göre, bilmem hikâyem oldu mu? Olmadıysa ne yapalım? Bizim hikâye anlayışımız da böyle efendim. 
 
diyen büyük yazarın ilk kez 1954’te yayımlanan öykü kitabı Alemdağ’da Var Bir Yılan yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125254</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18fefdea-1bd9-4450-ac7d-df39903b9c7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Şahmerdan</image:title>
            <image:caption>“Sait Faik’i bugün bütünüyle düşününce, içimize insan sevgisi salan esrarlı bir kuvvet gibi görüyorum. Bu kuvvetin önünde doymak bilmez bir sevginin bulunup yitirilmişliği, tatmin edildikçe parlayıp alevlenen aşkın şifa bulmazlığı var.” 
                                                                                     Vedat Günyol 
 
“... Toprak kokan, deniz kokan, içi yıldız dolu bir insan. Sevdiği dosta, uçan kuşa, havaya, suya, toprağa, her şeye bağlı bir insan.... ‘Yaşamak ne güzel’ derdi sık sık.” 
                                                                                          Cahit Irgat 
 
... Ben de dün akşamdan beri Hasan’a uyduracak hikâye düşünüyorum. Saatlerce düşündüm. Sabahleyin ilk vapurda yine düşündüm. Ne dersin? Bu sefer benim hikâyemi anlatırsın... Yağmurlu gecede bir adam geldi, dersin... 
 
diyen büyük yazarın ilk kez 1940 yılında yayımlanan öykü kitabı Şahmerdan yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125255</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4503a957-c871-4698-8e95-2f0910ec31a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Şimdi Sevişme Vakti ve Diğer Şiirleri</image:title>
            <image:caption>Uyusam, 
Kendimi bir son vapurda sansam... 
Peşimizde yıldızlar 
Peşimizde uskur 
Uyusam... 
 
Sait Faik’in şiirlerindeki hüzünlü öyküler, öykülerindeki yanık şiirler... 
Şiirden öyküye, öyküden şiire, sevgiyi, insanı, doğayı, kuşları, balıkları, denizi, en çok da sevgi(yi) ve denizi taşıdı, hayattan alarak. 
Onun her satırı/dizesi insan olma serüveninin lirik anlatımıdır. 
 
Bu kitapta yayımlanmış bütün şiirlerinin yanı sıra ardında bıraktığı manüskrilerden –kurşunkalemle sarı kâğıtlara yazılmış– ilk kez gün ışığına çıkan “Donan Haber”, “Su Kenarında Yatanlar”, “Karların Hışırtısı”, “Ben Cıgaramı Söndürdüm...”, “Takam...”, “Bulutu Gördün mü...” adlı şiirleri de yer alıyor. 
 
“Sevmek, bir insanı sevmekle başlar her şey.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125256</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f29f192d-3fab-4b14-a852-68bbe5f96fa4.jpg</image:loc>
            <image:title>Lüzumsuz Adam</image:title>
            <image:caption>“Sanatına onun kadar bağlı az yazar tanıdım. Sanatı dışında bir işle uğraştığını görmedim. Üne ermeye bile özenmedi, tanınmak için yazılarından başka hiçbir şeye başvurmadı.” 
                                                                                 Nurullah Ataç 
 
Ben hikâyeciyim diye sizden ayrı şeyler düşünecek değilim. Sizin düşündüklerinizden başka bir şey de düşünemem. O halde bu adamın hikâyesi ne olabilir? Sakın benden büyük vakalar beklemeyin, n’olur? 
 
diyen büyük yazarın ilk kez 1948 yılında yayımlanan öykü kitabı Lüzumsuz Adam yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125257</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/904ba83f-2966-4f13-9114-294acc8d7826.jpg</image:loc>
            <image:title>Havuz Başı</image:title>
            <image:caption>“Sait Faik’i 1940’ta Nurullah Ataç sayesinde tanıdım. Nurullah Ataç, Burgaz’a gidip Sait Faik’i görmemizi önerdi. ‘O da kim?’ diye sordum. ‘Türkiye’nin en iyi hikâye yazarı’ dedi. Edebiyatımızın en iyi öykü yazarı olduğuna şimdi de inanıyorum. Neden derseniz, benim için edebiyatın özü şiirdir de ondan. Ve Sait öykülerinde şairdir.” 
                                                                                     Mîna Urgan 
 
... Ben, iskambil oynarken, yanımda birisi durursa pek memnun olurum, o zaman oyunu da iyi oynarım. Yalnız başına olan insan kadar büyük adam yoktur ama insanlarla beraber olan insan hakiki kıymetini ölçer, biçer. 
 
diyen büyük yazarın ilk kez 1952’de yayımlanan öykü kitabı Havuz Başı yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125258</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8507a6f7-5528-4b51-9747-13dd0b8cd99a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarnıç</image:title>
            <image:caption>“Ben Sait Faik’i çok severim. Bizim büyük hikâye-cilerimizden biridir. Büyük hikâyeci, büyük şair. Bazen bedbin, bazen ümitsizliğe kapılır. Fakat çok namuslu insan, memleketini çok seven insan. Ve belki de bedbinliği, ümitsizliği çıkar yol görememesinden ileri geliyor. Halbuki çıkar yol var tabii. Velhasıl büyük bir hikâyeci, büyük bir şair.” 
                                                                                  Nâzım Hikmet 
 
“... Sait Faik, hayata, kalemine korkmadan dokunan sanatkârdı. Bu, büyük cesaret ve büyük kuvvet isteyen bir iştir. Onda her ikisi de vardı.” 
                                                                              Yusuf Ziya Ortaç 
 
Önümüzde hayat... Her gün bir başka uykuya yatıp bir başka rüya göreceğiz. Hâlbuki zaman, ağır ağır bizimle beraber akan nehir, bir göle varıyordu. Bu gölde artık biz akmıyor, dalgalanıyorduk. Yahut bana öyle geliyordu. 
 
diyen büyük yazarın ilk kez 1939 yılında yayımlanan öykü kitabı Sarnıç yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125259</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55680c97-5415-4365-aa74-53240d4e91db.jpg</image:loc>
            <image:title>Birtakım İnsanlar</image:title>
            <image:caption>“Sait Faik bir sevgi peygamberiydi. Kırk sekiz yıllık, içine en ufak bir haksızlık karıştırmamış, tertemiz bir ömrün akışında içimize insan sevgisinin o ılık, o tatlı, o aziz büyüsünü en asli tarafıyla bir o salabildi: Sevmek, bir insanı sevmekle başlar her şey.” 
                                                                                     Vedat Günyol 
 
“Ne ondan evvel onun gibi sanatçı yaşadı; ne de ondan sonra yaşayacaktır.” 
                                                                                                     İlhan Tarus 
 
Şu karşıki sandalı görüyor musun? Bakın sahile yaklaşıyor. Onu yürüten şey nedir? Kürekleri değil mi? Ya şu uçan martılar! Kanatları yolunsa artık uçabilir mi? Düşünce de böyledir. Dört duvar arasına kapatılmak istenirse kanatsız kuş, küreksiz sandal oluverir ve bütün manasını kaybeder. 
 
diyen büyük yazarın ilk kez 1944 yılında yayımlanan romanı Birtakım İnsanlar yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125260</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af105bd1-f80f-4e82-942f-fdc61955d9c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Semaver</image:title>
            <image:caption>“Namuslu adamdı Sait Faik, ömrü boyunca namuslu kaldı. Yalnız namuslu olmakla yetinmedi, insanları değerlendirmede en başta namus ölçüsünü kullandı. (...) yazış tarzında da gene ömrünün sonuna kadar namuslu kaldı. Hiçbir zaman şaşırtma yoluyla, büyük laflar ederek, büyük davaların savunucusu görünerek ilgi ve alkış toplamaya kalkışmadı... Süsleyip, püslemek küçüklüğüne düşmeden düpedüz söyledi...” 
                                                                                      Yaşar Nabi 
 
... Küçük şeyleri unutamayanlar, en geri hatıraları da unutamayanlardır. Hafızalarının bu bahtsız kuvveti karşısında hiçbir memleket, hiçbir vatan tutamadan her yeri, her şeyi severek öleceklerdir. 
 
diyen büyük yazarın ilk kez 1936 yılında yayımlanan öykü kitabı Semaver yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125261</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d88dbf2-6198-461e-a862-48f3ac2055d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanfiller ve Domates Suyu</image:title>
            <image:caption>Gemi bir gün hazırdı. Bu gemi Trifon için bir dünya demekti. Trifon bu gemi için içinde bir şeylerin çarptığını hissediyor, bu gemiye bakarken Trifon, küçük kızların önünden geçtiği zaman duyduğu yumuşaklığı, bir nevi sarsıntıyı, baş dönmesini duyuyordu. Bu gemi Trifon için mavi gözlü bir kızdı. En tuhafı bu mavi gözlü kızı Trifon kendisi yaratmıştı. Bu mavi gözlü kız da Trifon’u seviyordu. Hiç mavi gözlü sahici kızlar Trifon’u severler miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125262</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a975d56-e4a2-4ee8-8ca4-9e5e6a06c7ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Havada Bulut</image:title>
            <image:caption>“... Bir adam Burgazadası’nda oturmuş, düşleri, anıları karışıyor birbirine, çocukluk, gençlik, yaşlılık yılları karışıyor birbirine, birtakım insanlar var hikâyelerinde, onlar da karışıyorlar birbirine, öyle yerler oluyor, anlatılan kişilerle, anlatan kişileri seçemiyorsunuz birbirinden...” 
                                                                            Nurullah Ataç 
 
Haksızlıkların olmadığı bir dünya... İnsanların hepsinin mesut olduğu, hiç olmazsa iş bulduğu, doyduğu bir dünya... Hırsızlıkların, başkalarının hakkına tecavüz etmelerin bol bol bulunmadığı... Pardon efendim! Bol bol bulunmadığı ne demek? 
Hiç bulunmadığı bir dünya... 
 
isteyen büyük yazarın ilk kez 1951’de yayımlanan öykü kitabı Havada Bulut dergilerde kalan, kitaplarına alınmamış iki öykünün de eklenmesiyle, yeniden gözden geçirilerek hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125263</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dce3b4e3-81a0-4d45-950c-cc57dc3d98e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Kuşlar</image:title>
            <image:caption>... Dünya değişiyor dostlarım. Günün birinde gökyüzünde, güz mevsiminde artık esmer lekeler göremeyeceksiniz. Günün birinde yol kenarlarında, toprak anamızın koyu yeşil saçlarını da göremeyeceksiniz. Bizim için değil ama çocuklar, sizin için kötü olacak. Biz kuşları ve yeşillikleri çok gördük. Sizin için kötü olacak. Benden hikâyesi. 
                                                         “Son Kuşlar” adlı öyküsünden 
 
“Son devir hikâyecileri içinde en çok beğendiğim bir genç yazardır. Türkçesi de çok mübalağalı değildi, tabii idi. Kendine has bir konuşması ve yazması vardı.” 
                                                                           Halide Edip Adıvar 
 
Hep aşk hikâyeleri okumalı. İnsanların birbirini sevmeye buradan başladığını sanmalı. 
 
diyen büyük yazarın ilk kez 1952’de yayımlanan öykü kitabı Son Kuşlar yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125264</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b3ee333-1110-468f-b749-3f6ce4e5290d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kumpanya</image:title>
            <image:caption>“Sait’in hayattaki bileti lüks mevki bileti idi. Ama o da tıpkı Barba gibi lüks mevkiden, birinciden, ikinciden hoşlanmıyor, soluğu hep üçüncüde, personel koğuşunda alıyordu.” 
                                                                                         Haldun Taner 
 
 
“... O, Orhan Veli ile beraber, son neslin en kuvvetli simalarından biridir. Yaşayışları, hayatın güzelliğini duyuşları, avarelikleri ve Türkçe’nin şiirini buluşları ne kadar birbirine benzer. İstikbalin edebiyat kitaplarında onlar, bugünün yıldızları olarak yan yana parlayacaklardır.” 
                                                                                Mehmet Kaplan 
 
Edebi eserler, insanı yeni ve mesut, başka iyi ve güzel bir dünyaya götürmeye yardım etmiyorlarsa neye yarar? 
 
diyen büyük yazarın ilk kez 1951’de yayımlanan öykü kitabı Kumpanya yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125265</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7a0494b-df19-4a12-a7f9-d1a3e5947d42.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahalle Kahvesi</image:title>
            <image:caption>Sevgilim! (…) Cıgara içmekten vazgeçilebilir mi? Hikâye yazmaktan da, körolası, vazgeçemiyoruz. İşte bir müddettir ben de, elimde cıgara, adam arıyor gibiyim. Ne kadar üstü başı düzgünler, suratı ciddiler, hali azametliler içinde kalmışım ki bir türlü hikâyeme yanaşamıyorum. 
                                                             “Dört Zait” adlı öyküsünden 
 
“Onun dünya nimetlerine dört elle sarılan yaşamak hırsını, şu dünyanın toprağını, suyunu, yemişini ve güneşini yudum yudum tadarken duyduğu yaşama sevincini düşünüyorum da, Sait Faik’siz edebiyat bana kasvetli geliyor.” 
                                                                       Sabri Esat Siyavuşgil 
 
Sait Faik Abasıyanık’ın ilk kez 1950’de yayımlanan öykü kitabı Mahalle Kahvesi yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125266</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed1e12aa-d20e-4c29-9160-2fd1366fef6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Aranıyor</image:title>
            <image:caption>“... Gerçek Türkçesiyle birlikte, hikâyelerinde anlattığı, bir düş içinde görünen insanları da gerçektir. Düş dünyası Sait’in gerçekçiliğinin üstüne çekilmiş bir cila gibidir.” 
                                                                                      Yaşar Kemal 
 
“... Sait’in tek olduğu muhakkaktır. Kendi mizacını, tabiatın eserine vermiş bir hikâyeci bundan evvel yoktu, bundan sonra da olmayacak.” 
                                                                                      İlhan Tarus 
 
Riyakârlık aşağılığın en son haddidir. Sahiden iyi insanlar, kötüler hakkında laf söylemezlerdi. (...) Riyayı kaldırırsanız mesele yoktur, kötüler hemen saflarına iyiyi alıverirler. Önemli olan kötülüğü iyilikle beraber ortadan kaldırmaktır. O zaman insanlık denilen şey kafasını kaldırır: “Durun bakalım”, der, “biz de varız”. 
 
diyen büyük yazarın ilk kez 1953 yılında yayımlanan romanı Kayıp Aranıyor yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125267</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f37cfb9-e8d4-4fbf-85dc-8e6c367c76be.jpg</image:loc>
            <image:title>Kewa Mı</image:title>
            <image:caption>Axx ke tı 
Vano ma ax ke tı 
Ere ma eke tı nebiyene 
Çı alo verê mıno kağıto qeleme bi 
Gureti mıra day nivisnayine 
No janê zerri sebtanê tora 
Van ma sayke tı nezana 
Ere hela tı defe be qaytê cı be 
Hama heni â roca ke 
Ne çımê mı gunay tora 
To jü çik narê nê cigeranê mıra 
Pelşawati kerdi zerro pişike mı 
Gureti helesnay ra sebetanê xora 
Hona â roca na roca 
Ez şewo roc nivisneno seba tora 
Vano wa pe şope şorê heun ra 
No janê zerro cigera 
Ez ke niya zaf hes keno Kewa xora..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125268</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/397bbc95-25c1-451b-a68e-25e75a1a1679.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalpten Kaleme</image:title>
            <image:caption>Bir uykusuz var uyuyamaz geceleri 
Şaşırmış akla karayı gün ile geceyi 
Şaşırmış sözlerini cümleyi heceyi 
Bir uykusuz var uyuyamaz geceleri 
 
Dünyayı tutar ahım ahuzarım 
Acep ne zaman kazılır mezarım 
Garibim derdimi böyle yazarım 
Bir uykusuz var uyuyamaz geceleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125269</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/245a3d84-db2d-4ac5-ad23-e0318621a587.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilbaz</image:title>
            <image:caption>Dertten yüreği dolup kabaran insan yüreği gibi bulutlar  damlacıklarıyla dolu dolu. Karadenizin değişmez sisli havası. Yağmurdan sonra suya doyan topraklar ve ağaçlar. Hani olur ya: Yağmur yağdıktan sonra bulutların arasından güneş ışınları görünür. Işık huzmeleri arasın da yolda yürümek, içiniz de o en sevdiğiniz şarkının ezgisi, geleceğe dair umutlar. Yağmur çok yağarsa biryere insan mecburen daha çok seviyor. Hele dağlar başları hep dumanlı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125270</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4eaf3b21-f4b7-4413-8db0-83b250cb6a98.jpg</image:loc>
            <image:title>Gül Endam</image:title>
            <image:caption>Kalem yoruldu bak, aşkın yazmaya. 
Olsun, kalemler hazır hep seni yazmaya. 
Korusun, güzel Allah’ım, bu kul azmaya! 
Gel gel ey Nebi, bu gece takva bizim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125271</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3ca9c4c-02e6-4ddb-aaa6-1a3337b9621d.jpg</image:loc>
            <image:title>Varoluşçu Danışmanlıkta ve Psikoterapide Beceriler</image:title>
            <image:caption>Terapötik ilişkiler nasıl kurulur ve geliştirilir?
Danışan değişimine nasıl yardımcı olunur?
Danışan için bir yaklaşımın ya da tekniğin uygunluğu
nasıl belirlenir?
 
Varoluşçu Danışmanlık ve Psikoterapide Beceriler, stajyerler,
pratisyen hekimler, bilgilerini tazelemek isteyen tecrübeli terapistler
ve varoluşçu yaklaşımı tanımak isteyenler için hazırlanmış uygulama rehberi niteliğinde önemli bir eser. Kitapta tedavi edici çalışmalar ve danışan grupları hakkındaki yaklaşımlarla ilgili temel beceriler ve teknikler sunuluyor.
 
Yazarlar, somut ve fark edilir becerileri, yapılması gerekenleri ve
etkileşimleri varoluşçu bakış açısı ile ele alıyor. Varoluşçu terapinin
kuramsal arka planı ve çıkış noktası ile ilgili altyapı oluşturacak
bilgiler verildikten sonra varoluşçu terapinin merkezinde yer alan
fenomenolojik yöntem ayrıntılı bir şekilde inceleniyor. Varoluşçu terapistlerin hangi özelliklere sahip olması gerektiği aktarılırken
danışanlara da yaşam hakkında daha fazla düşünme ve daha fazla
sorumluluk alabilmelerini nasıl sağlayacakları ile ilgili pratik bilgiler
veriliyor.
 
Psikoterapide varoluşçu yaklaşımı tanımak ve sunduklarını
keşfetmek isteyenler için benzersiz bir kaynak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125272</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e75f99d-1e52-4dc7-a04b-aa847ff5a9cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültürlü Kurt</image:title>
            <image:caption>Dünyanın dört bir yanındaki çocuklar, aileler ve öğretmenler tarafından çok sevilen Kültürlü Kurt, 34 dile çevrildi.    Tehlikeli ve aç Kurt, karnını doyurmak için gittiği çiftlikte büyük bir sürprizle karşılaşır. Çiftlikteki hayvanlar Kurt’un saldırısına tepki vermezler ve kitap okumaya devam ederler. Bir dakika! Hayvanlar hiç kitap okur mu? Hayal kırıklığına uğrayan şaşkın Kurt, çiftlikteki hayvanların dikkatini çekebilmek için okumayı öğrenmesi gerektiğini anlar. Ve onun için yepyeni bir macera başlar.  
Kazanımlar:
Macera
Dostluk
Cesaret
Başarı
Azim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125273</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c907651-4a66-4002-9b7a-1f962b47b297.jpg</image:loc>
            <image:title>İngilizce Sözlük</image:title>
            <image:caption>İngilizce Sözlük
İngilizce-Türkçe Türkçe-İngilizce</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125274</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7add4067-6ecc-49f5-99ee-8b1282a73452.jpg</image:loc>
            <image:title>Öykü Yazmak Hikaye Anlatmak</image:title>
            <image:caption>Günümüz okurunun yazma isteğini karşılayan, yazıda yol alabilmesine esin veren, yol/yön gösteren bir kitap Öykü Yazmak, Hikâye Anlatmak. Ama yazı reçeteleri sunan bir “el kitabı” değil. Sizdeki edebiyat duygusuna kapı aralayan, yazarken okurken size eşlik eden bir “yol arkadaşı”… Öyle ki yazılan her anlatının çıkış yolunun hayat olduğunu, bir o kadar da başka yazarların yazdıklarının neler içerdiğini bilmek için bir yol haritası çizmenize yardımcı olabileceğini söyleyebiliriz… Feridun Andaç, yazınsal birikimini okurla paylaştığı Öykü Yazmak, Hikâye Anlatmak aynı zamanda türler arası yolculuk için de bir okuma kitabı. Yazarken, yaşarken, gezindiğiniz yerlere bakma/ görme biçiminize dair yeni şeyler söyleyen bir anlatı kitabı demek daha yerinde. Yazmak duygusunun okuma tutkusuyla oluşup gelişebileceğine dair yeni sözler söyleyen bir başucu kitabı. 
• Hikâye Anlatıcısı 
• Öykü Yazmak 
• Bir Hikâyeniz Olmalı 
• Yazma Yöntemi, Yazmak, Anlatmak Yolculuğu 
• Kurmaca Gerçeklik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125275</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c026a16-7f9a-4ace-9e0e-8322dd47ee83.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaktüsler de Çiçek Açar</image:title>
            <image:caption>Hayatta en derin yaraları en yakınlarımdan aldım. Ama kırıldığım yerlerden yeniden şekillendim, güçlendim. Anlamını yitirmiş yollarda, hissiz adımlarla yürüdüğüm günler de oldu. Sonra anladım ki, insan yoluna çiçekler ekmeli; yarı yolda kalsa bile, geri döndüğünde o yollar çiçek açmış olmalı.
 
Kaktüsler bile çiçek açabiliyorken, bazı kalplerin çoktan kuruduğunu gördüm. Ama yine de, umutla büyütülen her şey bir gün çiçek açar.
 
“Her şey üstüne gelip seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde, sakın vazgeçme! İşte orası kaderinin değişeceği noktadır!”
-Mevlana</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125276</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/697785cb-4c6d-45c1-b6d1-843dbddf8e7b.jpg</image:loc>
            <image:title>İçi Boş Krallık</image:title>
            <image:caption>Seattle’ın Ravenna semtindeki küçük bir evde yaşayan karga B.P.’nin gözünden, büyük bir felakete sürüklenen dünyayı izliyoruz. B.P., insan dostu İri Jim’in tuhaf ve korkunç değişimlerine tanık olurken, bir yandan da dış dünyada akıl almaz olaylar yaşanıyor. Evcil hayvanlardan oluşan bir ekip, insanlığın tükenişine karşı hayatta kalmaya çalışırken korkunç sırlar ortaya çıkıyor.   İçi Boş Krallık, hem kara mizahla dolu bir macera hem de doğanın, insanlığın ve dostluğun sınırlarını zorlayan bir hikâye.   B.P. ve arkadaşları, tuhaflıklarla dolu bu dünyada hem kendi hayatlarını hem de sevdiklerini kurtarabilecek mi? Bu benzersiz ve karanlık mizah yüklü roman, okurlarını alışılmadık bir maceraya davet ediyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125277</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a3e2243-686d-4209-9edd-ca077ed18080.jpg</image:loc>
            <image:title>Akrebin Evi</image:title>
            <image:caption>“Sana şu kadarını söyleyeyim: El Patrón’un bir iyi bir de kötü yanı vardır. Majesteleri istediğinde son derece karan­lık olabilir. Gençken bir seçim yaptı; aynen bir ağacın şu ya da bu yöne büyümeyi seçmesi gibi. Bütün ormanı gölgede bırakacak gibi dallanıp budaklandı ama bu arada dalla­rından birçoğu eğilip büküldü.”   Matt, diğer insanlarla karşılaştığı gün gerçekle yüzleşti: O, bir klondu. Üstelik Opium isimli suç imparatorluğunun önderi El Patrón’un klonu, yani hücre yapısı olarak tıpatıp aynısıydı.   Ne var ki insanlar klonları canavar gibi görüyordu ve hepsi de Matt’a çok kötü davranıyordu.   Yalnızca El Patrón onu kolluyor ve ezilmesine fırsat vermiyordu. Matt günün birinde Opium’dan kaçmaya karar verdi.   Acaba bu garip ülkenin sınırları dışında onu neler bekliyordu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125278</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/147880aa-8d1a-45c0-ab9e-db4db6737c52.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyam Serisi 4 Kitap Set (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Beyza Aksoy’dan Siyam Kutulu 4 Kitaplık Koleksiyon Seti   Beyza Aksoy’un ustalıkla kaleme aldığı Siyam serisi, yalnızca bir romantizm hikayesi olmaktan öte, geçmişin derin izlerini silmeye çalışan insanları etkileyici bir şekilde anlatıyor. Tutkulu bir aşk hikayesine tanıklık ederken, karakterlerin duygusal dönüşümlerini adım adım takip etmek isteyenler için bu seri, unutulmaz bir okuma deneyimi sunuyor. Beyza Aksoy’un Siyam serisi, genç okurları içine çeken, aksiyon ve duygusal derinlikleriyle dikkat çeken bir dört kitaplık koleksiyon. Karaca, geçmişinin izlerinden sıyrılarak içsel gücünü keşfetmeye çalışırken, Kunt ise karanlık sırlarla ve güven arayışıyla yüzleşiyor. Her iki karakter de, hayatın sert gerçekleriyle başa çıkarken, hayatta kalma, cesaret, aşk ve dostluk gibi evrensel temalarla genç  okuyucunun favorisi.     
Kutu İçeriği                      
Siyam Kış Güneşi 
Siyam II:  Kanbeyaz                        
Siyam III:  Küllerinden            
Siyam IV: Mare             
Kitap Kartları ( 3 Adet) ve Büyük Boy Poster</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125279</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0dcce364-9627-4ab3-b2c4-dceafd63834d.jpg</image:loc>
            <image:title>Alemdağ’da Var Bir Yılan</image:title>
            <image:caption>Yalnızlık dünyayı doldurmuş. Sevmek, bir insanı sevmekle başlar her şey. Burada her şey bir insanı sevmekle bitiyor. 
 
Denizi, vapuru, adası, mahalle kahveleri, salaş meyhaneleri, bohem pasajları, Ermeni balıkçısı, topal martısı, Lüzumsuz Adam’ı, sokak köpekleri, bin bir hüznün oynaştığı günbatımları, gün doğmadan sokakları dolduran ameleleri, paydos saatlerinin umutsuz memurları, rakı şişesinde balık olan şairleri, neşeli kumpanyaları, sokakları utangaçça adımlayan yoksul çocukları, gayrimüslimleri, yalnızlığına ortak ettiği küçük insanlarıyla İstanbul’u yazdı Sait Faik, İstanbul oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125280</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ede8e389-eb65-4c23-a63f-b108dbc3ed7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Kuşlar</image:title>
            <image:caption>Ada’nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım. 
 
Denizi, vapuru, adası, mahalle kahveleri, salaş meyhaneleri, bohem pasajları, Ermeni balıkçısı, topal martısı, Lüzumsuz Adam’ı, sokak köpekleri, bin bir hüznün oynaştığı günbatımları, gün doğmadan sokakları dolduran ameleleri, paydos saatlerinin umutsuz memurları, rakı şişesinde balık olan şairleri, neşeli kumpanyaları, sokakları utangaçça adımlayan yoksul çocukları, gayrimüslimleri, yalnızlığına ortak ettiği küçük insanlarıyla İstanbul’u yazdı Sait Faik, İstanbul oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125281</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afa0370c-2432-4e86-bb85-5f46784e8f01.jpg</image:loc>
            <image:title>Kavuşmak Hayal Oldu</image:title>
            <image:caption>Darbeler, sürgünler, ölen arkadaşlar, gurbetteki oğlu için her Allah’ın günü Babıâli Yokuşu’nu tırmanan bir anne, yazar olma serüveninin her anını annesiyle paylaşan oğul, ikisini birleştiren ve ayıran şehirler, yün örgüsü kazaklarla paketlenen dergiler, kitaplar, Babıâli dedikoduları, Paris’in sökülen kaldırımları, grevler, sıkılan yumruklar ve aşklar… 
 
Nedim Gürsel’in annesine yazdığı mektuplarda, yalnızca bir yazarın yetişme sürecine değil, 1960’lardan 80’lerin ortalarına kadar Türkiye’nin toplumsal tarihine de tanıklık edeceksiniz. 
 
Bu mektuplar posta kutunuza gelmişçesine “sizin” olan mektuplar... 
 
“Sevgili anneciğim, 
Birden sizlere yazmak istedim. Odamda sabaha karşı yalnızım. Çalışıyorum. İstanbul’da, kitaplar, izmaritler, yazılmamış beyaz kâğıtlar, müsveddelerle dolu odamdayken, dışarıda sabah olurdu. Bu şehirde yaşadığım sıcak bir geçmişi yeniden kurmak gittikçe güçleşiyor. Türkiye’de 1971 yılında genç olmamın sorumluluğunu devrimci dostlarımla paylaşamadım. Öyküler yazıyordum, belki iyi, değişik bir başlangıç yapmıştım ama yazarlık serüvenim de yarım kaldı. Sanki yıllardır burada, Paris’teki odamın, üstüme yıkılacakmış gibi duran renksiz duvarları arasında yalnız yaşıyorum. Arada bir içimden anlatılması güç, güzel bir coşku geçiyor. Uzun, yeni bir öyküye başladığımı düşünüyorum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125282</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1d41ffb-6ab7-49e7-9349-10178673aeaf.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayonara Magic 1-Tanaka Üçüzleri</image:title>
            <image:caption>GÖRÜNMEZ OLSAN NE OLUR? 
Okulda Akira, Naoko ve Hiro’dan başka büyücü yok. 
Bu yüzden tuhaf şeyler olmaya başlayınca akla ilk onlar geliyor! 
Ama bu sefer tahminler doğru çünkü Hiro… 
GÖRÜNMEZLİK BÜYÜSÜ YAPTI! 
Görünmez olmak, iyi bir fikir gibi gelse de işler pek 
Hiro’nun planladığı gibi gitmiyor. 
Bu kez büyücü üçüzlerin başı gerçekten belada! 
HEM BÜYÜCÜLER, HEM ÜÇÜZ!... EN FAZLA NE OLABİLİR Kİ?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125283</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b3bc56c-f47a-47cd-8bc9-38a9822f9cdd.jpg</image:loc>
            <image:title>Bidigago 5 Bi Ses Duydum Sanki</image:title>
            <image:caption>Haydi durma! 
Sadece çizmekle kalma. 
Düşününce ne güzel 
Cümleler gelir aklına. 
Sıkıntıdan çatlama, Sakın balonumu patlatma. 
Ne çok ses var dinlersen... 
Onlarca oyun bulursun istersen.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125284</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bff2fba-fe1e-4404-9f28-24a5d41030c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Cüce</image:title>
            <image:caption>Zenîme’ydi adı. Zaman zaman kederli, derin yeislere kapılmış bulurdum onu, zaman zaman neşeyle taşmış kırıp geçirirdi gülmekten insanı. Güzelliği silinmemişti büsbütün. Lokma gözlü, uzun boylu, incecik, düzgün vücutluydu; kadınsı çizgileri yerindeydi hâlâ. Tuhaf kostümlerle dolaşırdı evin içinde. Hayatının herkese kapadığı bir noktası bir gizi, gerçek bir acısı olmalıydı bence, ama yine de dolu dolu yaşamış, dünyanın her bir yerinde sevgilileri olmuş; gözü arkada kalmamış, güçlü bir kadına benziyordu. 
Zenîme Hanım’ın oturma odası ya da salonu sanki orta yerde ulu bir çınar varmış da onun tüm yaprakları sonbaharın gelişiyle kuruyup dökülmüş gibi yerlere serilmiş yazılı yapraklarla doluydu. Kâğıtlar da kim bilir ne uzun süre orada öylece kalmışsa onlar da sararmış solmuştular. 
Bir gün “Al götür onları artık gözüm görmesin!” dedi, ikramda bulunurcasına bana! Zenîme Hanım, ad falan koymamıştı kitabına. Cüce adını ben koydum. 
                                            Yazarın Notu’dan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125285</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec71d33c-c7f2-412e-b5f2-fc8e6fef6008.jpg</image:loc>
            <image:title>Coğrafya</image:title>
            <image:caption>Coğrafya, başlangıcından bu yana bir bilim dalı olarak çok yol katetti. Keşfedilen “uzak diyarlar”ın adlandırılıp haritaya dökülmesiyle başlayan bu bilgi alanı, günümüzde çağdaş yaşamın ayrılmaz bir parçasına dönüşerek doğa ile toplum arasında, fen bilimleri ile beşeri bilimler arasında bir köprü işlevi görür hale geldi. Coğrafya, coğrafyacıların kullandığı en ileri teknolojileri aktararak bu bilim dalının bugün karşı karşıya kaldığımız yakıcı çevresel ve toplumsal meselelerin çözümüne nasıl yardımcı olabileceğine dikkat çekiyor. Onun esas konusunu, belli başlı kavram ve yöntemlerini, güçlü yanlarını ve tartışmalı yönlerini meslekten olmayan okurun da takip edebileceği şekilde açıklayıp tartışmakla kalmıyor, coğrafyanın geleceğine yönelik bir manifesto da sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125286</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9db981b0-1d75-40c2-9f13-0d774c9ed91d.jpg</image:loc>
            <image:title>Semaver</image:title>
            <image:caption>Semaver, ne güzel kaynardı. Ali semaveri, içinde ne ıstırap, ne grev, ne de kaza olan bir fabrikaya benzetirdi. Ondan yalnız koku, buhar ve sabahın saadeti istihsal edilirdi. 
Denizi, vapuru, adası, mahalle kahveleri, salaş meyhaneleri, bohem pasajları, Ermeni balıkçısı, topal martısı, Lüzumsuz Adam’ı, sokak köpekleri, bin bir hüznün oynaştığı günbatımları, gün doğmadan sokakları dolduran ameleleri, paydos saatlerinin umutsuz memurları, rakı şişesinde balık olan şairleri, neşeli kumpanyaları, sokakları utangaçça adımlayan yoksul çocukları, gayrimüslimleri, yalnızlığına ortak ettiği küçük insanlarıyla İstanbul’u yazdı Sait Faik, İstanbul oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125287</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76ce7ae4-2a69-40eb-8f66-fc550a1cc3fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyanmak İçin Çok Geç</image:title>
            <image:caption>“Küresel kıyamete beş dakika kaldığını, bu yüzden şu an felaketin önüne geçmek için köprüden önceki son çıkışta olduğumuzu hep duyuyoruz. Peki ya facianın zaten yaşandığını, kritik anı şimdiden beş dakika geçmiş olduğumuzu varsaymak, bu faciayı önlemenin tek yoluysa?” 
Küresel iklim krizi, ekolojik yıkım, kıtlıklar ve salgın hastalıklar gibi birbirini besleyen ve ancak küresel bir işbirliğiyle çözülebilecek krizlerle karşı karşıya olduğumuz bir dönemde, Rusya-Ukrayna savaşı vesilesiyle “medeniyetler çatışmasının” tüm şiddetiyle geri döndüğüne tanık oluyoruz. 
Žižek Uyanmak İçin Çok Geç’te mevcut jeopolitik durumdan yola çıkarak, geleceği değiştirmek için acil ihtiyaç duyulan özgürleştirici siyaset imkânlarını değerlendiriyor; sıklıkla düşünülenin aksine, felaketi kaçınılmaz bir şey olarak kavramanın ve gelecekle birlikte geçmişi de bu açıdan yeniden tahayyül etmenin tek çare olabileceğini savunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125288</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b42f7c33-287a-451c-b014-19b63b11fbf4.jpg</image:loc>
            <image:title>Lüzumsuz Adam</image:title>
            <image:caption>Her insandan korkuyorum. Kimdir bu sokakları dolduran adamlar? Bu koca şehir, ne kadar birbirine yabancı insanlarla dolu. Sevişemeyecek olduktan sonra neden insanlar böyle birbiri içine giren şehirler yapmışlar? Aklım ermiyor. Birbirini küçük görmeye, boğazlaşmaya, kandırmaya mı? Nasıl birbirinden bu kadar ayrı, birbirini bu kadar tanımayan insanlar bir şehirde yaşıyor? 
Denizi, vapuru, adası, mahalle kahveleri, salaş meyhaneleri, bohem pasajları, Ermeni balıkçısı, topal martısı, Lüzumsuz Adam’ı, sokak köpekleri, bin bir hüznün oynaştığı günbatımları, gün doğmadan sokakları dolduran ameleleri, paydos saatlerinin umutsuz memurları, rakı şişesinde balık olan şairleri, neşeli kumpanyaları, sokakları utangaçça adımlayan yoksul çocukları, gayrimüslimleri, yalnızlığına ortak ettiği küçük insanlarıyla İstanbul’u yazdı Sait Faik, İstanbul oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125289</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bf14983-5b48-40b5-80e7-a6404258302d.jpg</image:loc>
            <image:title>Söylemenin Vakti Var - Bir Yirminci Yüzyıl Bilgesi Refik</image:title>
            <image:caption>Hayatı yazarak anlatanlar vardır, bir de sözle anlatanlar. 
Gazeteci, radyocu, tiyatro eleştirmeni ve tarihçisi, roman, öykü ve deneme yazarı Refik Ahmet Sevengil güzel yazan, güzel anlatan kimselerdendi. İnsanın cismini, ruhunu, huyunu, sevdasını, ölümünü, doğumunu anlatan bir yirminci yüzyıl bilgesiydi. Yazdıklarıyla, söyledikleriyle dünyalar kurdu. 
Refik Ahmet Sevengil ilgi alanları, yaptıkları, söyledikleri, eserleri ve dünya görüşüyle Tanzimat’tan beri devam eden süreci yansıtan güzel bir kaynaşmadır; onu ve eserlerini cazip kılan da budur. Ondaki Doğu-Batı sentezi, böyle bir bileşimi dile getirenlerin özlediği türdendir. 
Cemal Ünlü, Söylemenin Vakti Var-Bir Yirminci Yüzyıl Bilgesi Refik Ahmet Sevengil’de, yirminci yüzyılın bir döneminde kültür ve sanat yaşamımıza damgasını vurmuş bu değerli aydınımızı eserleri, fikirleri, entelektüel mirasıyla ele alırken bu bileşimi de günümüz okuruna aktarıyor. 
Tiyatro tarihimizi araştırmak isteyenlerin vazgeçemediği kaynak eserler yazmış Sevengil’in kütüphanesinden ve belgeliğinden de yararlanan Cemal Ünlü, görsel açıdan da son derece zengin bir malzemeyi okurla buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125290</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47b02083-db72-4479-982f-0305cdff56f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhalif</image:title>
            <image:caption>Dünyanın dört bir yanında milyonlarca hayranı olan büyük yazar Brandon Sanderson’dan yıldızların ötesine uzanan destansı bir serinin nefes kesici finali. 
 
Spensa, karanlık bilinmezlikten geri döndü ancak yıldızlar arasındaki boşlukta gördükleri onu sonsuza dek değiştirdi. Kazıcılarla yüzleşti ve uzun süredir kafasını kurcalayan, garip cytonic yeteneklerine dair sorularına sonunda cevap buldu. Fakat Spensa uzaklardayken, galaksinin üstünlüğü için savaşan Üstyapı durmadı. Skyward ekibi, Winzik’i durdurmayı başardı ve mücadeleye destek olacak müttefikleri topladı ancak insanlığın –ve galaksinin geri kalanının– düşüşü an meselesi. 
 
Onları yenmek için Spensa’nın yokyerde edindiği tüm bilgileri kullanması gerekli. Ancak cytonic olmak, düşündüğünden çok daha karmaşık. Şimdi Spensa’nın kendine sorması gereken zor bir soru var: 
Zafer için neleri feda edebilir? Eğer bu, kendini ve dostlarını kaybetmek anlamına geliyorsa, 
buna değer mi? 
 
Skyward serisinin finali, ya insanlığı özgürlüğe kavuşturacak ya da sonsuza dek yok edecek. 
 
“Sanderson yine başardı!” 
Nerd Daily 
 
“Sinematik bir macera.” 
SLJ 
 
“Çılgın bir yolculuk!” 
Tor.com 
 
“Sayfaları yeterince hızlı çevirmek imkânsız.” 
Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125291</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2ca6642-5721-4646-9eec-c5b7e3882b56.jpg</image:loc>
            <image:title>Jean-Jacques Rousseau</image:title>
            <image:caption>Saat ustası maceraperest bir babanın oğlu olarak dünyaya gelen Jean-Jacques Rousseau (1712 Cenevre - 1778 Paris), 18. yüzyıl Avrupası’nda emekçi sınıfa mensup yoksul bir çocuğun, toplumun sınırlarını zorlayan özgün bir düşünüre dönüşmesinin simgesidir. Küçük yaşlardan itibaren yaratıcı ruhunun etkisiyle toplum ve düzenle uyum sağlayamamış, 16 yaşında evini terk ederek başına buyruk yaşamış, düzenli eğitim almamış ve çok sınırlı süreler dışında düzenli bir işte çalışmamıştır. Okuduğu kitaplardan ve gezgin hayatı sırasında toplumun her kesiminden tanıdığı insanlarla yaşadığı tecrübelerden edindiği birikimle kendi kendini eğitmeyi başararak fırtınalı ruhuna huzur sunmak için otuzlu yaşlarında yazmaya yönelmiştir. 
Ancak yazmak bile Fransız Devrimi’ne doğru giden bir süreçte artık iyice yozlaşmış aristokratik davranış ve düşünce kalıplarının egemen olduğu toplumsal yapıdan ve ilişkilerden bunalan bu asi dehaya ilaç olmamıştır. Mevcut kültürün aldığı yolu tartışan ve eleştiren, öğretisini insanın doğal özüne uygun ve bu özü bozmayacak, tam tersi geliştirecek sağlıklı ve adil bir yeni kültür anlayışı üzerine kuran Rousseau, düşüncesiyle yaşayışı arasında en çok benzerlik olan özgün filozoflardan biri olarak dinsel ve siyasi egemenlerin baskısına uğramıştır.             
Bu baskılardan bunalsa ve hassas ruhsal dengesini giderek yitirmeye başlasa da fikirlerinden taviz vermemiş, özellikle Toplum Sözleşmesi ile özgürlük, eşitlik, kardeşlik arayışının ışığı ve Fransız Devrimi’nin esin kaynağı olmuştur. Gücünü doğadan alan yaratıcı düşünceleriyle 19. yüzyıl felsefesine, özellikle de romantizm akımına ilham vermiştir. 
Devrimci bir yaklaşımla çocuk eğitimi üzerine yazdığı Emile, çocukluk çağlarının insan oluşumundaki önemini belirlediği ve üst sınıftan bir kadının sözleriyle, “annelere, bebeklerini emzirmeyi öğrettiği” için, büyük etki sahibidir. Otobiyografi tarzının atası sayılan İtiraflar, benliğin karanlık yönlerini araştırması açısından psikanalize giden yolun ana taşlarından sayılır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125292</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b34f734-a56e-4d1a-8252-22a1d021954c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayonara Magic 2-Destansı Bir Felaket</image:title>
            <image:caption>BİRİNİ ETKİLEMEK İÇİN NE YAPARSIN? 
Naoko’nun kalbinde bir süredir biri var. 
Üçüzlerin en yakın arkadaşı Maru. 
Naoko duygularını nasıl dile getireceğini bilmiyor. 
Sonunda bulduğu “dâhiyane” çözüm ise… 
SÜPER ÖZGÜVEN BÜYÜSÜ YAPMAK! 
Hiro ve Akira bunun işe yarayacağını düşünse de işler bekledikleri gibi gitmiyor. 
“Süper özgüvenli Naoko” planı tam bir felakete dönüşüyor. 
HEM BÜYÜCÜLER, HEM ÜÇÜZ!... EN FAZLA NE OLABİLİR Kİ?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125293</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e839d1da-73a9-474d-8b89-ce730ffd590c.jpg</image:loc>
            <image:title>Jane Austen</image:title>
            <image:caption>Ünlü İngiliz yazar Jane Austen (1775-1817), babasının papazlık görevi nedeniyle bulunduğu bir İngiliz taşra kasabasında, mütevazı ve kalabalık bir evde büyüdü. Babasıyla annesinin kitaplara, şiire ve edebiyata düşkünlüğü, ailenin hemen tüm bireylerine etki edecek, komşu ve akrabaları toplayıp kendi yazdıkları küçük tiyatro temsillerini sunanlar, hep Austen kardeşler arasından çıkacaktı. Ancak ailenin asıl yazarının temsiller kaleme alan, şiirler yazan, üniversitede okuyan ağabeyleri değil, küçük kardeş Jane olduğu gençlik yıllarında anlaşılacaktı. 
Başından birkaç gönül macerası geçen Jane Austen, o çağın kadınlarının ömürlerini genç yaşta tüketen sekiz-on çocuk doğuracağı bir evlilik yapsaydı büyük ihtimalle yeteneğini kağıda dökecek vakti ve enerjiyi bulamayacaktı. Kendi evini, kasabasını, evlilikler yoluyla bir ucu toplumun üst kesimlerine kadar uzanan kalabalık akrabalarını, komşularını, arkadaşlarını, yani ömrünü geçirdiği çevreyi, özellikle de o çevrenin kadınlarını ve onların bakış açısını romanlarına yansıtarak içinde bulunduğu bu dar dünyanın sınırlarını aşabildi. Yine çok genç yaşında öldü ama arkasında Akıl ve Tutku, Gurur ve Önyargı, Mansfield Park, Emma gibi dünyanın en çok okunan kitapları arasında yer alan ve kendisine büyük şöhret kazandıran romantik edebiyat şaheserleri bırakarak… 
Elinizdeki kitabın yazarı Claire Tomalin, başta 18. ve 19. yüzyıl İngiliz kadın yazarlar olmak üzere kaleme aldığı edebiyatçı biyografileriyle edebiyat dünyasında haklı bir şöhret edinmiş ve çeşitli ödüller kazanmıştır. Kendi ailesini kurmayan, kısa ömrünü İngiliz taşrasında kardeş, akraba ve komşuların oluşturduğu bir çevre içinde geçiren Austen’ın bu biyografisinin özellikle kalabalık aile hayatını anlatan kısımları, kendisi de beş çocuk annesi olan yazar tarafından içten bir yaşanmışlık duygusuyla ve edebi bir lezzetle kaleme alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125294</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d5b070d-de1f-416e-8de0-cba83ee2c9f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Dinozor</image:title>
            <image:caption>Luna’nın canı çok sıkılıyor. Zaman bir türlü geçmek bilmiyor. Off, beklemek gerçekten çok zor. Peki Luna neyi bekliyor? Tabii ki eğlenceli bir şeyler olmasını… Keşke Luna&apos;nın eğlenceli oyunlar oynayabileceği bir arkadaşı olsaydı. Hatta keşke çok sevdiği dinozorlar hâlâ dünyada olsaydılar, kim bilir birlikte ne maceralar yaşarlardı. 
Heeey! Bir dakika! Yoksa… 
Belki de Luna bu soruna bir çözüm bulmuştur, ne dersin? Haydi Luna’nın macerasına katıl ve sor bakalım kendine, Luna’nın yerinde olsaydın sen ne yapardın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125296</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28242969-5acf-4982-a298-79517777152d.jpg</image:loc>
            <image:title>Harika Uzay - Uzayla ilgili 101 Olağanüstü Bilgi</image:title>
            <image:caption>Neredeyse her gün yeni bir gezegenin keşfedildiğini ya da teleskoplarla milyonlarca yıl geçmişe bakılabildiğini biliyor muydun? Bu kitap, Güneş Sistemi’ndeki gezegenlerden ve onların uydularından, evrenin en uç noktalarına kadar uzayın birbirinden ilginç harikalarının anlatıldığı bir kılavuzdur. Bilime meraklı minikler, uzaya ilişkin sıra dışı 101 bilginin yer aldığı bu kitabı çok sevecek. Buradaki bilgilerin hepsi olağanüstü !</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125297</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64484b37-deff-42a0-8ae4-98773e583dfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Ada Biraz Öfkeli - Ilk Okuma Kitabım</image:title>
            <image:caption>Ada’nın pek iyi başlamayan günü çeşitli aksiliklerle devam etti. En sonunda resminin üzerine su dökülünce içini öfke kapladı! 
Ada’nın öfkesini anlamayı ve başa çıkmayı öğrendiği öykü, duygularını tanımaları ve doğru şekilde ifade etmeleri için çocuklara yol gösterebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125298</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cadba7d4-e95a-4c56-ac8a-56e06605cd47.jpg</image:loc>
            <image:title>Parti Başlasın</image:title>
            <image:caption>Gelin, muhteşem bir yolculuğa çıkalım. Hem 10’a kadar sayalım hem hayvanları tanıyalım. 
Denizlerin masmavi derinliklerinde, tropik ormanlarda, dağların karlı zirvelerinde ve birbirinden ilginç yerlerde karşınıza çıkacak ilginç hayvanları sayın, sonra da o sihirli dünyalarda başka kimlerin saklandığını bulun. 
Eğlenceyi kaçırmayın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125299</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56722d2b-0d9a-4b62-ba29-fc007199de39.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiftçi Lama</image:title>
            <image:caption>Çiftçi-Lama, Pijama-Lama, Muz-Lama, Panik-Lama, Dâhi-Lama… 
Çiftlikte güzel bir gün başlıyordu ve Çiftçi Lama samanları almak için kamyonetini çalıştırdı. Peki, bazı inatçı inekler yolundan çekilmezse ne olacaktı? 
Sesli okumaya uygun, zekice ve gülünç kafiyelerle dolu eğlenceli bir çiftlik macerası...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125300</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60b45281-1cd1-4ce2-aacd-1604db29c612.jpg</image:loc>
            <image:title>Olimpos Kahramanları Hades&apos;in Evi</image:title>
            <image:caption>2. Argo tayfası en önemli kararların verildiği kavşaklardan birinde. Önlerinde iki seçenek var: Ya Athena Parthenos heykelini alıp eve dönecek ve iki kampın savaşını engellemeye çalışacaklar ya da Tartarus’ta tutsak kalan Percy ve Annabeth’i kurtarmak ve Ölümün Kapıları’nı kapamak için Hades’in Evi’ne gidecekler. Hangi yolu seçerlerse seçsinler, acele etmeleri gerek. Kana susamış Gaia, güç kazanacağı tarihi 1 Ağustos olarak belirlemiş durumda. 
Percy ve Annabeth ise perişan halde. Her köşesinde bir tehlikeyle yüzleştikleri, karanlık ve zehir dolu Tartarus’ta hayatta kalmayı nasıl başaracaklar? Aç, susuz ve acı içindeler. Ölümün Kapıları’nı bulmalarının imkânı yok. Bulsalar bile Gaia’nın en güçlü yaratıkları, kapıların önünde nöbet tutuyor. 
Kehanetin yedi melezinin tek bir seçeneği var: imkânsızı başarmak! Tüm sevdikleri için bu riski göze almak zorundalar. 
Ancak aşk, bazen en riskli seçenek... 
Rick Riordan, çoksatan Olimpos Kahramanları serisinin sondan bir önceki kitabı Hades’in Evi’nde bir kez daha tüyler ürpertici ve soluksuz bir macera sunuyor. Melezlerin her birinin kendini bulduğu bu kitapta onlara bir kez daha bağlanacak, mücadelelerine ortak olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125302</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c65a4323-6bf0-4382-9754-a6c378407652.jpg</image:loc>
            <image:title>Öncesiyle Sonrasıyla 12 Eylül Döneminde Ermeniler Olaylar Tanıklıklar</image:title>
            <image:caption>Gazeteci Serdar Korucu, Türkiye Ermenilerinin 1970’lerin başından 1990’ların ikinci yarısına kadar olan dönemdeki sosyal hayatlarını, kolektif tecrübelerini dönemin basınından topladığı verilerin yanı sıra Türkiye Ermeni toplumundan o günleri yaşayan 22 kişiyle yaptığı röportajlar ışığında inceliyor. ASALA eylemlerinin, 12 Eylül darbesinin ve PKK’nın ortaya çıkışının Türkiye Ermenilerinin hayatını nasıl etkilediğini, bunlar vasıtasıyla maruz kaldığı baskıyı gözler önüne seren bu kitap, 12 Eylül döneminde Türkiye’de birçok Ermeni’nin de polis ve mahkeme süreçlerinden geçtiğini, hatta işkence gördüğünü ortaya koyuyor. Kitabın birinci bölümünde Korucu, bazı önemli olaylar ve figürlerden yola çıkarak dönemin bir fotoğrafını çekiyor. İkinci bölüm ise bu 22 kişinin, başlarına gelen çoğu zaman gergin, üzücü ama kimi zaman da trajikomik olayları anlattıkları tanıklıklardan oluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125303</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2c1d2bc-e265-41a1-a3ee-b6a760e89dee.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiçeklenmeler</image:title>
            <image:caption>“Bütün yaşamımı birilerinin yanında durarak geçirmiştim. Birilerinin bana açtığı boşluklara sığmış, taşmamış, yükselmemiş bile ama kurumamış da, orada eski bir göl gibi durup beklemiştim. (...) Hiç kendi kaderimi tayin edecek bir adım atmamış, ekseriyetle bana gösterilen yere ilişmiş, bundan şikâyet etmemiş ama şimdilerde yeni yeni ve epey sarsılarak fark ettiğim şekilde bu sınırları belirlenmiş hayattan sandığım kadar tatmin olmamıştım.” Hayatın tekdüze akıp gidişi içinde hayallerini usul usul yitirdiğini fark etmeyen, aşkın neye benzediğini unutan, bir adada tek başınaymış gibi yaşamayı benliğinin parçası olarak kabullenen, neyi beklediğini tam olarak bilmeden yıllarca bekleyen bir kadının hikâyesi... Melisa Kesmez, hayatı ıskalamış bir kadının kocasının ölümünün ardından yeni bir başlangıç yapmak için cesaret arayışını anlatıyor. Türkan&apos;ın &quot;her şey mümkün&quot;lerle, yeşeren umutlarla &quot;dünyaya doğru&quot; attığı adımlarını takip ederek okuru çiçekli bir içsel yolculuğa davet ediyor. Çiçeklenmeler, bir büyüme hikâyesi...
Melisa Kesmez, hayatı ıskalamış bir kadının kocasının ölümünün ardından yeni bir başlangıç yapmak için cesaret arayışını anlatıyor. Türkan&apos;ın &quot;her şey mümkün&quot;lerle, yeşeren umutlarla &quot;dünyaya doğru&quot; attığı adımlarını takip ederek okuru çiçekli bir içsel yolculuğa davet ediyor. Çiçeklenmeler, bir büyüme hikâyesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125304</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a3051e6-4103-4e5a-aab9-806181621745.jpg</image:loc>
            <image:title>AKP, Kadınları Nasıl Kazanıyor</image:title>
            <image:caption>Kadınların, kendi lehlerine hareket etmeyen sağ partilere neden oy verdikleri ve hatta zaman zaman oy vermenin ötesine geçerek bu partilere neden bizzat katıldıkları, hem merak uyandırmış hem de araştırma konusu olmuştur. Nur Sinem Kourou, bu merakın peşine düşerek Türkiye örneğinde kadınların AKP ile olan ilişkilerini inceliyor. Bilhassa AKP Kadın Kollarının faaliyetleri ve işleyişinin yanı sıra, seçmen düzeyindeki kadınların saiklerini de mercek altına alıyor. Bunu yaparken İstanbul’da yürüttüğü saha çalışmasından yararlanıyor. Bu saha çalışmasında Kourou, AKP Kadın Kolları ile birlikte sokak sokak, ev ev, kapı kapı geziyor; iç işleyişlerine dair yerinde gözlemler yapıyor; kadın seçmenin gerekçelerini dinliyor. Kadınların Recep Tayyip Erdoğan’a bakış açılarını serimlerken, parti yerine Erdoğan’ı takip ettiklerinin de altını çiziyor. AKP, Kadınları Nasıl Kazanıyor çelişkili görünen bir durumun tahlilini sunuyor, sağ siyasette kadınların “görünmez” olarak nasıl hayatta kalabildiklerini çözümlüyor. “AKP kadınların siyasallaşmasını mümkün kılarken bunu geleneksel cinsiyet normlarına, siyasetin ve toplumun ataerkil doğasına dokunmadan ve hatta bunları daha derinleştirerek ve kadın-erkek arasındaki geleneksel ilişkinin değişmesine de müsaade etmeden yapıyor. Bu sebeple de AKP’de kadınlaşma, literatürün ‘kadınların siyasete sayısal katılımı kadınlar lehine etkin birtakım değişiklikler getirir’ çıkarımından farklı bir örnek olarak ortaya çıkıyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125305</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c9dbf5e-04d9-4dc6-b59a-27c3c4796739.jpg</image:loc>
            <image:title>Findel Gizemi</image:title>
            <image:caption>Efsane geri dönüyor, macera devam ediyor! Sözcükler, kodlama ve korsan kitap muamması... 
Zekice kurguladığı okul romanlarıyla hem dünyada hem Türkiye’de milyonlarca okura ulaşan Andrew Clements’in geride bıraktığı dosya kitaplaştırıldı. Çocukların ve öğretmenlerin unutulmazları arasına giren, çocuk edebiyatının modern klasiklerinden olan Bunun Adı Findel macerası bir nesil sonra yeniden alevleniyor. Dijital çağda yaratıcı emeğin gaspedilmesine odaklanan yazar, cesaretle dayanışmayı öneriyor. Yapay zekânın da kolaylaştırdığı hak ihlallerine, korsan yayınlara ustaca dikkat çekiyor. Teknoloji tutkunu Josh, tüm ödevlerini birkaç tuşla çözebilir. Ancak, edebiyat öğretmeni Bay N sınıfta bilgisayar kullanılmasını kabul etmediği gibi, ödevleri de hep elyazısıyla ister. Rastlantıyla keşfettiği “findel”i, kankası Vanessa’yla paylaşan Josh, Bay N’nin sır gibi sakladığı geçmişinin peşine düşer. Her hamlede bambaşka gerçeklerle karşılaşan çocukları, çok sevdikleri bir yazar adına girişecekleri dijital bir mücadele beklemektedir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125306</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0518b26-ced4-479e-8af5-444a7e5cbdd4.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutma Beni Apartmanı</image:title>
            <image:caption>“Kendim çok günahsızmışım gibi sana ceza kesebilir miyim?” 
Kırk üç yaşındayken gelen beklenmedik bir telefonla annesinin sesini 
ilk kez duyan ve bu garip konuşmanın gölgesinde geçmişin labirentlerinde 
gezinmeye koyulan Süreyya’nın hikâyesi bu. 
Hayatını hayalet yazar olarak sürdüren Süreyya, bir yandan kayıplar 
üzerinden inşa ettiği geçmişini sorgularken, bir yandan da kimliğini 
gizleyerek yazdığı romanlarla bambaşka hayatların içine sızıyor... O 
hayatlara yepyeni hikâyeler biçerse, kendi hikâyesini de temize çekecek, 
ruhundaki boşlukların nedenini bulacakmış gibi... 
Çağdaş Türk edebiyatının güçlü kalemlerinden Nermin Yıldırım’ın 
ilk romanı olan Unutma Beni Apartmanı, Süreyya’nın hayatı ekseninde 
yakın Türkiye tarihinin de sayfalarında gezinirken, zengin karakterleri 
ve sağlam hikâye örgüsüyle bizlere şu soruyu sorduruyor: 
Kırık dökük bir geçmişin gölgesinde yaşarken hatıraları onarmak, 
hiç değilse geleceğe inanmayı başarmak mümkün mü? 
Ölüler artlarında teselli veren tatlı hatıralar bırakır. Oysa kaybolandan 
geriye tek kalan, dünü, bugünü ve yarını yutup yok etmeye yeminli, 
devasa bir şüpheler girdabıdır. Bu girdabın laneti bir kez dile geldi mi 
sadece giden değil, kalanlar da kayıplara karışır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125307</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e8ed3fc-0f6f-4e6f-8eb2-8c737c7bedd5.jpg</image:loc>
            <image:title>Dokunmadan</image:title>
            <image:caption>“İnanmaya ihtiyacı olur hep insanın. 
Mümkünse kendinden başka bir şeye.” 
Çocukluk yıllarında işlediği ilk günahı, ilk kabahati telafi etmeye 
çalışırken, yaşadığı coğrafyayı boydan boya kateden Adalet’in hikâyesi 
bu. Hem kendisiyle hem de ülkesiyle yeni baştan tanışmasına 
vesile olan bu yolculuk, gerçek kötülüğü sorgulamasını, o güne dek 
sahici bağlar kuramadan yaşadığı hayattaki yerini bulmasını ve pek 
çok büyülü duygunun yanı sıra aşkla da karşılaşmasını sağlayacaktır. 
Dünya Kitap 2017 Yılın Telif Kitabı Ödülü’ne layık görülen 
Dokunmadan, edebiyatımızın güçlü kalemi Nermin Yıldırım’ın 
duyarlı ve kıvrak diliyle okurun hafızasına kazınacak, yüreğinin 
derinliklerine dokunacak, sürprizlerle örülmüş bir roman. Son 
sayfayı çevirdiğinizde kendinize soracaksınız: “Şu biricik hayatımı 
nasıl hakkıyla yaşarım?” 
Artık anlıyorum, insan görkemli güzelliğini ölene dek bilemiyor. Ne 
dünyanın ne kendisinin. Kalbin terazisi, yitirilmemiş hiçbir şeyin kıymetini 
hakkıyla ölçemiyor. Oysa bir bilseniz, ah bir bilseniz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125308</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f754e5d5-92f3-4eec-8085-39b7c49d7cc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ev</image:title>
            <image:caption>“Bazen yalnızlık her şeyi öyle seyreltir ki, duru bir 
bakışla görüp seçiverir insan kendine benzeyeni.” 
 
Uzun ve zorlu bir yürüyüşün hikâyesi bu. Kayboluşun, kaybedişin 
ama yine de umutla arayışın... Hayatı boyunca ait olduğu yeri aradıktan 
sonra, en nihayet bu uğurda ülkelerarası bir rotayı yürüyerek 
aşmaya karar veren Seher’in hikâyesi. 
Güçlü kadın karakterleri ve derin psikolojik tahlilleriyle tanıdığımız 
Nermin Yıldırım, işte bu yürüyüşe ortak ediyor bizleri. Yolunu 
kaybetmişlerle, evini arayanlarla, kendini hiçbir yere ait hissetmeyi 
başaramayanlarla birlikte yürürken, adımlarımız bizi haritada ileri 
taşıdıkça zihnimizin içinde geriye doğru gidiyoruz. Görünenlerin, 
hatırlananların ötesine geçip belleğin bölünerek çoğalan, çoğaldıkça 
silikleşen karmaşasına tanıklık ediyoruz. 
2021 yılında Duygu Asena Roman Ödülü alan Ev, Yıldırım’ın dupduru 
anlatımıyla, okuru kâh hüzünlendirip kâh tebessüm ettirerek 
aynanın diğer tarafına bakmamızı sağlıyor. 
Neydi ev sahiden? Yeri geldiğinde tren kompartımanlarını, gemi kamaralarını, 
sokak banklarını, kaplumbağaların kabuklarını, ihtiyarların 
hatıralarını, çocukların umutlarını yuva yapan neydi? Sığındığımız yer 
miydi yuva? Gittiğimiz mi, terk ettiğimiz mi, döndüğümüz mü yoksa?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125309</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da422431-53ee-40b4-aede-19fabcb92f75.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhasebe ve Denetim Alanındaki Çalışmaların Bibliyometrik Analizi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
·         Muhasebe Standartları Alanında Yapılmış Çalışmaların Bibliyometrik Analizi 
·         Büyük ve Orta Boy İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standardı (BOBİ FRS): 2016 – 2023 Dönemi Üzerine Bibliyometrik Analiz 
·         Sürdürülebilirlik Raporlaması Konusunda Yapılmış Çalışmaların Bibliyometrik Analizi: Dergipark Örneği 
·         Entegre Raporlama Konusunda Yapılmış Çalışmaların Bibliyometrik Analizi 
·         Muhasebe Eğitimi Araştırmalarının Bilim Haritalama Teknikleri İle Bibliyometrik Analizi Muhasebe Meslek Etiği Konusunda Yapılmış Çalışmaların Bibliyometrik Analizi 
·         Visual Mapping Of Accounting Ethic Issues: A Bibliometric Analysis Using Vosviewer 
·         Tarım Muhasebesine Yönelik Makalelerin Bibliyometrik Analizi 
·         Çevre Muhasebesi Konusunda Yapılmış Çalışmaların Bibliyometrik Analizi 
·         Adli Muhasebe Alanında Yayımlanmış Makalelerin Web Of Science Temelli Bibliyometrik Analizi (1982-2024) 
·         Enflasyon Muhasebesi Konusunda Hazırlanmış Akademik Makalelerin Bibliyometrik Analizi Denetim Faaliyetlerinde Bilgi Teknolojilerinin Kullanımı: Türkiye’de Yapılan Çalışmaların Bibliyometrik Analizi 
 
·         Bilgi Teknolojileri Ortamında Denetim Konusunda Yapılmış Uluslararası Çalışmaların Bibliyometrik Analizi 
·         Denetim Kalitesi Üzerine Yapılan Çalışmaların Vosviewer İle Bibliyometrik Bir Analizi Denetimde Önemlilik Konusunda Yapılmış Çalışmaların Bibliyometrik Analizi 
·         Hile Denetimi: 2010-2023 Yılları Arasında Ulusal Düzeyde Yapılan Çalışmaların Bibliyometrik Analizi 
·         Denetim Konularına Yönelik Yapılan Akademik Araştırmaların Bibliyometrik Analizi 
·         Bağımsız Denetim Standartları Konusunda Yayınlanan Makalelerin Bibliyometrik Analizi 
·         İç Kontrol ve İç Denetim Alanında Yapılan Uluslararası Çalışmaların Bibliyometrik Analizi 
·         Blockchain Teknolojisi İle Muhasebe ve Denetim Üzerine Vosviewer İle Bibliyometrik Bir Analiz 
·         Faaliyet Tabanlı Maliyetleme Alanında Yapılan Çalışmaların Bibliyometrik Analizi: Web Of Science Uygulaması 
·         Hedef Maliyetleme Alanında Yazılan Makalelerin Bibliyometrik Analizi 
·         Türkiye’de Yayınlanan Kaizen Maliyetleme Konulu Makalelerin Bibliyometrik İncelemesi: 2000 – 2023 Dönemi 
·         Lojistik Maliyetleri Konusunda Yapılmış Çalışmaların Bibliyometrik Analiz İle Değerlendirilmesi Muhasebe Bilgi Sistemi-Kurumsal Yönetim Etkileşimine Yönelik Çalışmaların Bibliyometrik Analizi 
·         Kurumsal Yönetim-Risk Yönetim Etkileşimine Yönelik Makalelerin Bibliyometrik Analizi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125310</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/977ecb17-ce14-45af-bfc0-db5e6e657612.jpg</image:loc>
            <image:title>Hastanın Sonsuz Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>“Acı çekmenin, ağrı ve ıstırabın, hastalığın öğrencisi olmak: Dile kolay. Öğrenciliğin ne kadar süreceği belirsizdir bir defa; savruluşlarla yaşanacaktır. Ödenecek bedellerin külfeti de öyle. Peki ya sağ çıkılacak olursa? Yaşam, eski alışkanlıkların güdümünde mi sürdürülecektir yeniden? Peki ama ya, eyvah, bilincin ta kendisi hastalanacak, benlik de orta yerinden çatırdayacak olursa?” Özen B. Demir’in yazıları, tıpla edebiyatın etkileşimlerini incelerken geniş anlamda “yazın”a da açılıyor, felsefenin, antropolojinin, psikanalizin, tarihin ve politikanın “sağlık”la ve “hastalık”la, hasta ve hekimle ilişkilerine bakıyor. Olağanüstü geniş bir literatürle sohbete giren, Türkçe ve dünya edebiyatındaki sayısız hasta ve hekim imgesini “muayene eden” yazılar... Romantizmden (romantiklik, hastalık mıydı yoksa tedavi mi!) modernist tıbbiyeli tipine, biyopolitikaya, geniş bir analiz çerçevesi… Başlıbaşına, topyekûn bir düşünce ve duygular tarihi merceği... Hastanın Sonsuz Yolculuğu, “acı çekmenin, ağrı ve ıstırabın, hastalığın öğrencisi olma”nın açıldığı “imgeler coğrafyası”nda, kendisi de edebi tat taşıyan metinlerle, uzun ve zevkli bir seyahat.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125311</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/612a5e48-0dc9-4a4a-9f09-42e8c0cdeb17.jpg</image:loc>
            <image:title>Halide Dündar</image:title>
            <image:caption>Halide Dündar’ın Devrimci Demokrat Kadınlar Derneği’nden (DDKAD), Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi’nden, öğretmen örgütlenmesinden, Kürt kadın dergilerinden geçen hayat hikâyesi, bir kuşağın ve Kürt kadın hareketinin canlı bir resmini sunuyor. Bir Kürt Feminist: Halide Dündar, kendine feminist demeyen fakat kendini bir “kadın kimliği” kurmaya adamış bir şahsiyetin portresi. Dündar’ın anıları, siyasi mücadelede etkin başka kadınlarla yaptığı görüşmeler ve dergilerde yazdıkları, kendisinin Kürt kadın hareketinde eksikliğinden yakındığı belge-bilge eksiğini gidermeye önemli bir katkıda bulunuyor. Roza ve Jûjîn dergilerinin hatırasını yaşatması, başlıbaşına değerli. Aksu Bora’nın Sunuş’ta söylediği gibi, “Çok erken yaşta hayatının iplerini kendi eline almış, bildiği yolda ilerlemiş, bunun bedellerini ödemiş. Ailesiyle, devletle, Kürt siyasetinin ağır ağabeyleriyle, Türk feministlerle, sendikal iktidarla, sakat eliyle, kendisiyle bile” çatışarak, “bu dünyada bir iz bırakmaya kararlı bir kadın”ın yolculuğu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125312</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ce1dd03-37de-431c-a10c-8b36062d8be9.jpg</image:loc>
            <image:title>&quot;Lütfen Ellerinizi Kaldırır mısınız?&quot;</image:title>
            <image:caption>“İnegöl’de hatırı sayılır bir güç olmuştuk. O zamanlar halkın büyük çoğunluğunun sağcı ve tutucu olduğu bir yerde solcu olmak, ‘Sosyalistim, komünistim’ diye ortalık yerde konuşmak zordu.” Sosyalist hareketin canlandığı 1975-1980 yılları arasında, adını belki daha önce duymadığımız binlerce genç kendini “devrimci” olarak tarif ediyordu. İhsan Zafer’in küçük bir kasabada başlayıp büyük şehirlere, oradan da cezaevine uzanan hayat hikâyesini anlatışındaki rahatlık, o dönem gençliğini en doğal haliyle tanımamızı sağlıyor. Zafer, sosyalizm fikriyle nasıl tanıştığını, Kurtuluş hareketi içinde özel olarak görevlendirilip “kibar bir biçimde” yaptığı banka soygunlarını, cezaevi günlerini ve idama mahkûm edilişini şaşırtıcı bir heyecanla, mizah dozu yüksek bir dille ve macera tadında anlatıyor. “Profesyonel devrimcilik” hayatını anlatırken kişiliğinin gelişmesinde önemli yer tutan Çerkes geleneklerini, yetiştiği İnegöl’ü, aile ilişkilerini, âşık olduğu kadınları da es geçmiyor. “Kamulaştırma” için girdiği bankadaki memureyle bakışmalarını, koğuşta nasıl rakı yaptıklarını anlatışındaki ayrıntıların canlılığı kadar bugünden geçmişe bakıp yaptığı değerlendirmeler de okunmaya değer. “Lütfen Ellerinizi Kaldırır mısınız?”, alışılmadık bir ’78’li hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125313</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e232132-d4b2-4e64-b4f7-423e26338bee.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykuya Yatmak</image:title>
            <image:caption>— Nasıl başlasak? 
— Unutuşu, nisyanı konuşalım. 
 
Mantua’da San Giorgio Kalesi’ndeki “Gelin Odası”nın duvar resimleri, baba ve kız, John ile Katya Berger arasında bir sohbet başlatır. Dünyanın uykuya yatmak için tasarlanmış bu en güzel odasında, onlarla birlikte bakarken, resimlerin bir yandan her şeyi açıkça gözler önüne serdiğine, diğer yandan pek çok şeyi gizlediğine şahit oluruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125314</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a821ee2d-e2b6-45be-b468-7c83da4ce36a.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanın Olmadığı Bir Evren</image:title>
            <image:caption>Albert Einstein ve Kurt Gödel’in, Einstein’ın hayatının son on yılında çok iyi arkadaş oldukları yaygın olarak bilinen ancak üzerinde çok az düşünülen bir gerçektir. İkili Princeton İleri Araştırmalar Enstitüsü’nden evlerine her gün birlikte yürüyor; fizik, felsefe, politika ve içinde büyüdükleri Alman biliminin kayıp dünyası hakkında fikir alışverişinde bulunuyorlardı. 1949 yılına gelindiğinde Gödel dikkate değer bir kanıt üretmişti: İzafiyet Teorisi tarafından tanımlanan herhangi bir evrende zaman var olamaz. Einstein bu sonucu gönülsüzce de olsa onayladı, çünkü bu sonuç onun bağlı olduğu klasik dünya görüşünü kesin bir şekilde alaşağı ediyordu. Ancak bunu çürütmenin bir yolunu bulamadı ve o zamandan bu yana geçen yarım yüzyılda başka hiç kimse de bulamadı. Ancak bu çarpıcı keşiften daha da dikkat çekici olan, sonrasında ne olduğuydu: hiçbir şey. Kozmologlar ve filozoflar sanki Gödel’in kanıtı hiç var olmamış gibi çalışmalarına devam ettiler – modern entelektüel tarihin en büyük skandallarından biri. Zamanın Olmadığı Bir Evren kapsamlı, iddialı ama bir o kadar da dokunaklı ve samimi bir kitap. Zamanın bilimsel modası tarafından rafa kaldırılan iki muhteşem zihnin hikâyesini anlatıyor ve birlikte yaptıkları parlak çalışmaları hak etmedikleri bir bilinmezlikten kurtarmaya çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125315</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3df77503-8e8e-49b5-83de-fafcabd48a75.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Mucizedir İnsan</image:title>
            <image:caption>Her bir yaşam evresi, insanın kendi varoluşsal hikâyesini inşa etmesine katkı sağlayan mucizevi ve işlevsel öğrenmelerle doludur. 
Bu kitap, insanın anne rahmindeki ilk anlarından yaşlılık döneminin olgunluğuna kadar uzanan benzersiz yolculuğunu ele alıyor. Beynimizdeki kimyasalların etkisinden hormonal değişimlere, yaşamın her evresinde karşılaşılan zorluklara ve fırsatlara ışık tutarak okurlara kendi hayatlarına dair yeni bir farkındalık kazandırıyor. 
Hangi nörobiyolojik yapılar bir çocuğun dünyayı keşfetme arzusunu tetikler? Beynimiz ergenlik döneminde neden bu kadar kaotik çalışır? Yetişkinlikteki kararlarımızı hangi biyolojik süreçler şekillendirir? 
Ruh sağlığı alanındaki yirmi yıllık deneyimin birikimiyle yazılan bu eser, bireyin gelişimsel hikâyesini anlamasına ve kendisiyle daha derin bir bağ kurmasına yardımcı olmayı amaçlıyor. 
İnsan olmanın mucizesini ve sürekli değişim hâlindeki benliğinizi keşfetmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125316</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4e436ff-0167-4013-98f6-74f8b21b9abe.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Parçacık Gökyüzü</image:title>
            <image:caption>Kirpi Kürdancık’ın bir hayali var: karanlık yuvasına biraz gökyüzü taşımak! 
Hayalini gerçekleştirmek için çıktığı yolda yalnız da değil: Sincap Kızılcık ve Kurbağa Zıpırcık onun yanında. 
Peki dostlarının yardımıyla bu küçük kirpinin büyük hayali gerçeğe dönüşebilecek mi? 
 
“Bir Parçacık Gökyüzü” okurlarına hayal kurmanın gücünü, inancın getirdiği gayreti, dostluğun sıcaklığını ve yardımlaşmanın çift yönlü mutluluğunu hissettiren tatlı bir hikâye…  
Siz de Kürdancık’a eşlik etmeye ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125317</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1954a961-ec40-433e-84c8-04999ac42608.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzel Ahlak</image:title>
            <image:caption>Var olduğundan beri insanın hakikaten neye ihtiyacı olduğu 
tartışılmıştır. Bu konuda çok söz söylenmiştir ama en kıymetlisi 
şudur: İnsanın temelde kendisi için ahlaklı olmaya ihtiyacı vardır. 
Çünkü herhangi bir şeyin yokluğunda insanlar bir şekilde onu 
telafi edip ayakta durabilir, sağ kalıp yaşayabilir ancak 
ahlak olmazsa insanın sağ kalması mümkün değildir. 
Ahlak olmadığında insanlar birbirlerini yerler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125318</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bc1d3d2-b5de-46e4-95f2-f9543acb494f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaldırılmasının 100.Yılında Halifelik</image:title>
            <image:caption>Osmanlı siyasal sisteminin en belirgin özelliği kuşkusuz Saltanat ve Hilafet kurumlarıdır. Çağdaş devlet sistemine geçişte bu kurumların yerinin olamayacağı gerçeğinin yeterince algılanamadığı, hatta siyasal beklentiler uğruna devrim yasalarının yanlış yorumlandığı görülebilmektedir. Halifeliğin kaldırılmasını konu alan elinizdeki kitap, Türkiye ve dünya tarihinin bu önemli olayının yüzüncü yılı dolayısıyla yayımlandı. 
Yüz yıl önce kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin Büyük Millet Meclisi’nde 3 Mart 1924’te kabul edilen devrim yasalarıyla tarih sayfalarına gömülen bu kurumun canlandırılmasının son yıllarda ülkemizde dile getirilir olması, Halifeliğin niteliğine ilişkin bilgi eksikliğinden kaynaklanır. 
Halifeliğin kaldırılmasıyla Türk Devrimi’nin en önemli adımlarından biri atılmıştır. Günümüzde ise bu atılımın tarihsel geçmişi bilinmeksizin yapılan yorumlar, toplumu, olay ve olguları değerlendirmede sağlıklı sonuçlara götürmemektedir. 
Halifeliğin kimliği, tarihsel geçmişi, Osmanlı Devleti’ndeki durumunu da özetleyen elinizdeki kitap, bu kurumun laik Türkiye Cumhuriyeti’nde yersizliğinin anlaşılarak kaldırılmasına kadarki dönemi de özetleyen bir başvuru kaynağı niteliğinde…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125319</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/270b6a4b-54a4-434d-b800-60b4d11aeeab.jpg</image:loc>
            <image:title>Antroposen Alegorileri</image:title>
            <image:caption>İnsanlığın kendi eserlerinin enkazı altında yaşamaya mahkûm olduğu bu çağda, Elizabeth M. DeLoughrey içerisinde bulunduğumuz küresel krizin köklerini sömürge topraklarının geçmişinde arıyor. Antroposen çağının karakteristiğini yükselen deniz seviyelerinden nükleer radyasyona, yığılarak biriken atıklardan türlerin yok oluşuna dek uzanan geniş bir yelpazede tarif eden Antroposen Alegorileri; yerli ve postkolonyal halkların sömürgecilik ve insan kaynaklı iklim değişiminin etkileriyle nasıl edebiyat aracılığıyla mücadele ettiğinin izini sürüyor ve postkolonyal adaletsizliklerin günümüzün çevresel felaketleriyle nasıl iç içe geçtiğini, yıkımın estetiği ve anlatı biçimleri üzerinden çarpıcı bir biçimde gözler önüne seriyor. 
Yerel deneyimlerle küresel sistemler arasındaki uçurumları “alegori” kavramı üzerinden kurduğu köprülerle geçmeye çalışan yazar, gezegenimizin çok katmanlı ve karanlık tarihinin dehlizlerinde bir umut ışığı bulmaya çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125320</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b09c784e-8743-47ef-bfac-c285e4f28d38.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Matematik tüm çevremizde. Fakat matematikçiler için tüm evreni temsil ederken, birçoğumuz için kara tahtadaki denklemler biçiminde de, ay sonunda bir türlü toplamını bulamadığınız faturalar biçiminde de olsa göz korkutan bir konu. Ama böyle olması gerekmiyor: Matematiğin dili ve ifade ettiği düşünceler başlıbaşına bir güzellik olabilir. 
Matematik: Cebirden Algoritmalara Sayıların Arasında Maceralar, sıradan bir matematik kitabı değil. Okuru bir yandan matematiğin tarihinde bir geziye çıkararak yolda tüm dünyadan büyüleyici kişilikler ve fikirlerle tanıştırıyor; bir yandan da matematiğin en temel konularını ders kitaplarından farklı bir dille anlatarak okul çağından beri başı matematikle hoş olmamış herkese bambaşka bir içgörü kazandırıyor. Her konuda zengin görsellere küçük egzersizler, düşünce deneyleri ve okurun kendini deneyebileceği problemler eşlik ediyor. Michael Wellers’ın kaleme aldığı Matematik: Cebirden Algoritmalara Sayıların Arasında Maceralar matematiğin gizemlerini ve tarih boyunca gelişimini bambaşka bir yaklaşımla tanıtıyor. 
İçindekiler 
Cebir: Bir Giriş 
Cebir Temelleri 
Antik Yunan 
Mısır, Hindistan ve Persler 
İtalyan Bağlantısı 
Rönesans Sonrası Avrupa 
Para ve Özel Hayat 
Dizin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125322</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a375d2d3-99fc-4e2e-a2d0-c6deddad6d38.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçekten Eşit miyiz?</image:title>
            <image:caption>Etrafında olan bitenleri meraklı gözlerle izleyen bir çocuk... Yetişkinlerin, çocukların cinsiyetine göre ne kadar da farklı davrandıkları dikkatinden kaçmaz. Farklılıkları görür ama bu durum onu yıldırmaz. Çünkü onun için herkesin hakkı aynıdır. Birbirlerini insanca kucaklayabilenlere... Tuğçe Tatari, cinsiyet eşitsizliğini bir kız çocuğunun bakış açısıyla anlatıyor. Aysun Altındağ’ın iki renkli görselleriyse okumaya bambaşka bir boyut katıyor. Kitap okul öncesi dönemle okul dönemindeki tüm çocuklara ve yetişkinlere hitap ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125324</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dcc2222-70d4-490e-8e3b-0288e06605b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Şairlerim</image:title>
            <image:caption>“Şiir, sözcükler okyanusundan hayâli bir oltayla en güzel kelimeleri yakalama, yakaladığı kelimeleri gözyaşı çeşmesinde temizleyip, yakıtı emek, sabır ve hasret olan bir sevda ateşinde pişirerek, her tadanın onda kendince lezzet bulacağı bir yemek ortaya koyma sanatı.” 
Bu kitapta “Mana, şairin karnında gizlidir.” düsturunu göz ardı etmeden, son dönem Türk şiirine ismini derin hatlarla nakşetmiş yedi şairimizle ilgili kısa bir biyografinin ardından naçizane inceleme ve değerlendirmelerimi bulacak, onların bazı şiirleriyle ilgili tahlillerime rastlayacaksınız. 
“Benim Şairlerim’in sizin de şairleriniz olması dileklerimle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125326</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/165f2c08-071f-47f9-8aab-2a931a8347f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Terra Incognita</image:title>
            <image:caption>İnsanlık yüzyıllar boyunca üzerinde yaşadığı dünyayı anlamaya çalışırken, aslında onun hakkında ne kadar az şey bildiğini fark edebildi mi? Haritalarda “Terra Incognita” olarak işaretlenen keşfedilmemiş bölgeler, bilinmeyenin yarattığı korkuları nasıl şekillendirdi? Cehalet, insanların hayal gücünü nasıl besledi ve bilimsel keşiflere giden yolu nasıl açtı?

Alain Corbin Terra Incognita, On Sekizinci ve On Dokuzuncu Yüzyılda Cehaletin Tarihi’nde, cehaletin ve bilgi eksikliklerinin insanlık tarihinin gelişiminde üstlendiği rolü araştırıyor. Konu edindiği yüzyıllarda volkanlardan kutup bölgelerine, okyanusların derinliklerinden stratosfere kadar, dünyanın çeşitli gizemlerini anlatırken, bu bölgeler hakkındaki her yeni keşfin ne büyük hatalar, önyargılar ve hayranlık uyandıran hislerle harmanlandığını ortaya koyuyor. Bir yandan da toplumların bilgiye erişimindeki sınırların yol açtığı tutarsızlıkları ve bu süreçten doğan düşünsel dönüşümleri inceliyor. Yalın üslubuyla Corbin, okurunun hem bilinmeyene duyduğu merakı körüklüyor hem de dünyayı anlama tutkusunu canlandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125327</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/753e5de3-f9d3-4211-96d7-9bc372d6f308.jpg</image:loc>
            <image:title>Bonbon Toplarını Arıyor - Fenerli Ara Bul Kitabı 18 + Ay</image:title>
            <image:caption>Bonbon ormanda oynarken toplarını kaybeder. Haydi, feneri kullanarak Bonbon’a toplarını bulması için yardım edelim. Bu kitapta minik okurlar sayı sayma, renkleri öğrenme, görsel düşünme, ilişkisel düşünme, dikkat ve algı konusunda gelişim gösterirler. 
Psikolog onaylıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125328</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/618817c7-14ed-4279-bc42-923fa5d0221f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tonton Hazineyi Arıyor - Fenerli Ara Bul Kitabı 18 + Ay</image:title>
            <image:caption>Tonton hazineyi bulmak için arkadaşlarından yardım ister. Haydi, feneri kullanarak biz de Tonton’a yardım edelim. Bu kitapta minik okurlar su altı yaşamını ve canlı türlerini öğrenme, görsel düşünme, ilişkisel düşünme, dikkat ve algı konusunda gelişim gösterirler. 
Psikolog onaylıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125329</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd55f57d-c5bb-4b24-8bc3-15c6e9872655.jpg</image:loc>
            <image:title>Ponpon Dostlarını Arıyor - Fenerli Ara Bul Kitabı 18 + Ay</image:title>
            <image:caption>Ponpon oynamak için kentte arkadaşlarını arar. Haydi, feneri kullanarak Ponpon’a onları bulması için yardım edelim. Bu kitapta minik okurlar zaman-mekan farklılığı, görsel düşünme, ilişkisel düşünme, dikkat ve algı konusunda gelişim gösterirler. 
Psikolog onaylıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125330</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b3b60d5-1c13-4fdf-aeed-43fad35121f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Monmon Papağanları Arıyor - Fenerli Ara Bul Kitabı 18 + Ay</image:title>
            <image:caption>Monmon sohbet etmek için papağanları arar. Haydi, feneri kullanarak Monmon’a onları bulması için yardım edelim. Bu kitapta minik okurlar mekan farklılığı, renkleri tanıma, sayı sayma, görsel düşünme, ilişkisel düşünme, dikkat ve algı konusunda gelişim gösterirler. 
Psikolog onaylıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125331</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/382b271b-29ee-45e8-b36a-717543314d2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpek Adam -11 Denizler Altında Yirmi Bin Fesat</image:title>
            <image:caption>SON ZAMANLARIN EN ÇOK SATAN KÖPEK ADAM SERİSİNİN HEYECANLA BEKLENEN ON BİRİNCİ KİTABI! Domuzcuk şimdiye kadarki en şeytani planla geri döndü... Ufukta başka kötü adamlar da var. Peki hepsi nereden geliyor? Ve bu alçaklar süper dostlarımıza zarar vermek istediklerinde şehri kim kurtaracak? Köpek Adam Denizler Altında Yirmi Bin Fesat aksiyon ve eğlence dolu bir macerayla okurlarıyla buluşuyor. Dav Pilkey Köpek Adam Serisi’nin her kitabında her yaştan okuyucuya hitap etmesinin yanı sıra empati, nezaket, sabır ve iyilik yapmak gibi evrensel temaları da işliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125332</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/841d39b5-3ae3-4267-bc41-c2a403c9450f.jpg</image:loc>
            <image:title>Akademisyen Olmak</image:title>
            <image:caption>“Akademisyen Olmak isimli bu eseri, 40 yıl içinde bulunduğum akademideki ve öncesinde diğer kamu kurumlarındaki çalışma hayatımdan bazı anekdotlar ile okuyucuların, özellikle gençlerin meslek seçimleri öncesinde akademik hayat hakkında bilgilendirmek amacıyla kaleme aldım. 
 
Gençlerin hayattan beklentileri, yaşlarının verdiği hayata bakış açıları gibi konuları göz önünde bulundurarak akademisyenliğin bütün süreçlerinde karşılaşılabilecekleri gerçekleri, olabildiğince yalın ve objektif olarak aktarmaya çalıştım. 
 
Ülkemizin her alanda bilim insanlarına ihtiyacı bulunmakta ve küresel dünya rekabetleri göz önüne alındığında bu ihtiyacın daha da arttığı ve önem kazandığı bilinmektedir. Gençlerimizin bilim insanı olmak için kendilerini analiz etmelerinin, bu sürecin kendilerine uygunluğu konusunda akademik hayatın bazı gerçeklerini yaşamış, deneyimlemiş bir insandan bilgi sahibi olmalarının önemli olduğuna ve kararlarında etkili olabileceğine inanıyorum. En büyük dileğim araştırma görevlisinden profesörlüğe uzanan bu hayatın kesitlerini paylaştığım bu eserin, akademi ile tanışmaya hazırlanan genç okuyuculara bir perspektif sunmasıdır.” 
                                                                                              Prof. Dr. Osman Samsun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125333</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4999d85e-15c6-4364-88ed-aeb7046b2bf5.jpg</image:loc>
            <image:title>13387 Numaralı Temettuat (Vergi) Defterine Göre 19. Yüzyılda Sızır</image:title>
            <image:caption>İnsanlık tarihi kadar eski olan vergi sistemi devletleşme ile birlikte devletin kendinden beklenen görevleri yerine getirebilmesi için zamanla önem kazanmıştır . Temettuat vergisi de bu grup vergi sınıfına girmektedir. 
Osmanlı Devleti’nin sosyo-ekonomik tarihi araştırmalarında özellikle Temettuat Defterleri’nin yeri çok önemlidir. Söz konusu bu defterler, Osmanlı toplumundaki hanelerin maddi imkânlarını hanenin sahip olduğu hayvan, arazi ve diğer emtia üzerinden devletin alacağı vergiyi tespit etmek amacıyla tutulmuştur. Hane reislerinin adının baba adıyla, lakabıyla veya sülâle adıyla yazıldığı, fiziki tasvir, yaş ve çocuklara dair herhangi bir kaydın olmadığı bu defterler, oldukça detaylı bilgiler içerdiklerinden döneminin sosyo-ekonomik yapısına ışık tutan önemli kayıtlar olarak görülmektedir . Kayıtların tutulduğu yerleşimdeki hane reislerinin adlarını, lakaplarını, ne işle meşgul olduklarını, kazançlarını ve buna bağlı olarak ödedikleri vergi miktarlarını, dolayısıyla bulundukları toplumda kişilerin sosyal statülerini bu kayıtlar sayesinde tespit etmek mümkündür. 
  13387 Numaralı Temettuat (Vergi) Defterine Göre 19. Yüzyılda Sızır (Sosyo-Ekonomik Hayat) isimli bu esere konu olan çalışma kapsamında Yozgat Sancağı Sızır Karyesi’ne yönelik olarak Başbakanlık Osmanlı Arşivinde yer alan 13387 numaralı ve 36 sayfalık Temettuat Defterinin öncelikle trankripsiyonu yapılmış ve karyedeki sosyo-ekonomik yapıya ilişkin ortaya çıkan durum tüm yönleriyle değerlendirilmiştir. Temettuat Defterlerinin önemi ve bu konuda yapılan ilk çalışmalarla başlayan eserde, Yozgat Sancağı içerisinde Sızır Karyesi’nin yeri ve önemi irdelenmiş, defter kayıtlarındaki düzenleme sırasına göre sosyo kültürel ve sosyo-ekonomik yapı tablolarla da desteklenerek karyenin sosyal ve iktisadi hayatı detaylıca incelenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125334</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/896ab3b5-90c7-4fc2-966e-8388b9d5a84c.jpg</image:loc>
            <image:title>Burdur İlinde Kültürel Turizmin Mekansal Örüntüsü</image:title>
            <image:caption>Antik Dönem&apos;de Pisidia Bölgesi olarak adlandırılan Burdur, Paleolitik Çağ&apos;dan başlayarak arkeolojik verileri ile birlikte birçok tarihi yerleşime ev sahipliği yapmıştır. Günümüzde küresel çapta tanınan tarihi mekânları ile dikkat çeken Burdur ili, Teke Yöresi Kültürü&apos;nün önemli merkezlerinden biri olup Türk-İslam Dönemi&apos;ne ait somut ve somut olmayan kültürel değerler açısından büyük bir potansiyeli de barındırmaktadır. 
 
Burdur İlinde Kültürel Turizmin Mekânsal Örüntüsü, Burdur ilinin eşsiz doğal ve kültürel miras değerlerini güncel durumlarıyla kayıt altına almak ve bu eşsiz miras unsurlarını kültürel turizmle tanıştırarak hem kırsal kalkınmanın desteklenmesine hem de korunmasına katkı sağlamak amacıyla hazırlanmıştır. Burdur ilinin bu kültürel zenginliğinden yola çıkılarak hazırlanan eserde kültür, kültürel turizm ve kültür rotası kavramları kısaca ele alınmış olup dünyada, ülkemizde ve Burdur ilinde kültürel turizmin gelişimine; bölgenin fiziki, beşeri ve coğrafi özelliklerinin turizm faaliyetlerine etkisine de ayrıca değinilmiştir. Bununla beraber Burdur ilinde kültürel turizmin gelişmesini teşvik etmek amacıyla ilin doğal ve kültürel miras değerlerini kapsayan kültürel rota önerilerine de eserde yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125335</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d5f7325-12eb-47a5-8e8d-5439db3625bc.jpg</image:loc>
            <image:title>İlhanlılar Tarihinde Çobanoğulları (Sulduslar)</image:title>
            <image:caption>Temuçin’in büyük han olma yolunda aşması gereken en büyük engel esaretten kurtulmasıydı. Zaten ne başka bir seçeneği ne de gidebileceği bir yeri vardı.  Suldus Kabilesine mensup Sorhan Şira, Cengiz Han’ın hayatını kurtararak belki de dünya tarihinin seyrini değiştirmişti. 1206’da otuz dokuz yaşında Cengiz Han adını aldığındaTemuçin’in, yanında Suldus Kabilesine mensup Sorhan Şira ve çocukları vardı. 
 
Gerek Cengiz Han hayattayken gerekse ölümünden sonra, halefleri devrinde, Çin’den Türkistan’a birçok bölgeye yayılan Suldus kabilesi ve üyeleri gittikleri her yerde Cengiz Han’ın halefleri tarafından kurulan devletlerin kaderinde etkili olmuşlardır. 
 
Cengiz Han’ın torunu Hülagü tarafından 1256’da İran’da kurulan ve 1295’den itibaren bağımsız bir hale gelen İlhanlı Devleti, “yenilikçi” Gazan Han’ın 1304 yılında ölümünden sonra gerilemeye başlamıştır. Gazan Han’ın ölümü, İlhanlı Devleti’nin geleceği açısından bir kırılma noktası olarak kabul edilmektedir. Olcaytu’nun 1316’da tahta çıkan oğlu Ebû Saؙ îd’in ya da daha doğru bir ifade ile Emîrü’l-ümerâ Suldus Emir Çoban dönemi “Moğol yönetiminin altın çağı” olarak tanımlanmaktadır. Son İlhan Ebû Saؙ îd’in Emir Çoban’ı öldürtmesi İlhanlı Devleti için sonun başlangıcı olmuştur. 
 
İran başta olmak üzere Azerbaycan, Güneydoğu Anadolu, Irak, İran, Gürcistan ve bugünkü Ermenistan’ın bir bölümünü de içine alan geniş bir coğrafyada etkili olan Suldus/Çobanoğulları, hâkimiyet sürelerinin büyük bir bölümünde gölge ilhanlar ilan etmek suretiyle İlhanlı Devleti’nin hayatta kalmasına çaba sarf etmişler ve bu coğrafyaların siyasi, askeri ve kültürel mirasında etkili olmuşlardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125336</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e43492e6-903d-4ad7-b9b0-cbe38f7d477a.jpg</image:loc>
            <image:title>17. Yüzyılda Harput</image:title>
            <image:caption>Bugün Elazığ ili sınırları içerisinde yer alan Harput, coğrafi konumu ve stratejik önemi nedeniyle tarihsel süreç boyunca pek çok devletin egemenlik kurma arzusu taşıdığı bir yerleşim merkezi olmuştur. Bu nedenle, Harput&apos;u birçok kavim ve devletin istilasına maruz kalarak sık sık el değiştirmiştir. Ancak Osmanlı Devleti’nin bölgede hâkimiyet kurması ile birlikte istikrarlı bir yapıya kavuşmuştur. 
Harput, Osmanlı Devleti’nin egemenliğine girdikten sonra kentsel ve kültürel gelişimini büyük ölçüde tamamlayan önemli bir yerleşim yeri olmuştur. Coğrafi konumu itibariyle de  farklı yolların kesişim noktasında yer alması nedeniyle şehirlerarası ticareti destekleyen stratejik bir avantaja sahipti. Dolayısıyla Harput, çevre bölgelerden gelen tüccarların yanı sıra, daha uzak illerden gelen ticaret erbaplarının da dikkatini çekmiştir. Fakat Osmanlı Devleti’nin 16. yüzyılın sonlarından itibaren geçirdiği sarsıntılı durum Harput’un gelişim sürecini de olumsuz yönde etkilemiştir. 17. yüzyılda imparatorluğu çalkantılı durumdan kurtarmak için idari, askeri, iktisadi ve siyasi alanlarda birtakım yapısal yeniliklere gidilmesi ile Harput sancak idaresinde de yönetimsel bakımdan önemli değişiklikler olmuştur. Bu eser, 17. yüzyılda Harput&apos;un tarihî, kültürel, idari, siyasi, ekonomik ve sosyal yapısını detaylı bir şekilde incelemektedir. Harput&apos;un tarihi mirasını keşfetmek isteyen araştırmacılar ve meraklı okurlar için bu kitap değerli bir referans kaynağı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125337</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bca5cb69-a10f-4b39-93a3-8df441487295.jpg</image:loc>
            <image:title>İlahi Yalan</image:title>
            <image:caption>Annesiyle yaşayan altıncı sınıf öğrencisi Natsuru Nanao, içine kapanık Rio Suzumura&apos;yla beklenmedik bir şekilde yakın arkadaş oluyor. Natsuru, futbol kampına gitmekten vazgeçerek bütün yaz tatilini Rio ve kardeşiyle onların yıkık dökük evinde geçiriyor ancak karanlık bir sır, pamuk ipliğine bağlı mutluluklarına büyük bir tehdit oluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125338</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef879a96-4ee4-4a58-8fdc-18421c2b6a70.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Ay’a Götür</image:title>
            <image:caption>AŞK VE MUTLULUK DOLU EVLİLİK KOMEDİSİ BAŞLIYOR! 
Çalışkan ama biraz şapşal bir öğrenci olan Nasa Yuzaki, bir gün Tsukasa adındaki gizemli ve çok güzel bir kızla tanışıyor. Nasa, her şeyi göze alıp ona aşkını itiraf edince şu şekilde bir karşılık alıyor:
 “Benimle evlenirsen seninle çıkarım!” Nasa’nın gizemlerle dolu ve her şeyden daha tatlı eşiyle evlilik hayatı başlıyor!!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125339</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78790efc-1c6b-4683-a17e-a01246221273.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet Aklı Kimin Aklı?</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşünden itibaren Türkiye’nin siyasi ve sosyal düşünce tarihinde sürekli gündeme gelen, hem devletin hem de toplumsal yapıların arka planındaki temel dinamikleri anlamaya çalışan bir bakış açısıyla “Devlet Aklı” kavramını mercek altına alıyor. Koray Demir, devlet aklının tarihsel süreçte nasıl bir “vatanseverlik turnusolu” olarak kullanıldığını, toplumsal bütünlüğü tehdit ettiği iddia edilen unsurları bastırmak için ne derece pragmatik bir araç haline getirildiğini derinlemesine analiz ediyor. “Devlet Aklı”nın, çoğu zaman gerçekte halkın ve devletin iyiliğini amaçlamaktan çok iktidar sahiplerinin güçlerini koruma refleksinden beslendiğini belirtiyor. 
Demir’e göre “Devlet Aklı” olarak adlandırılan bu kavram, daha ziyade güç odaklarının kendi endişeleri ve korkularına karşı geliştirdikleri bir savunma mekanizması olarak karşımıza çıkmakta. Kitap, Devlet Aklının yasal sınırların ötesinde bir hareket kabiliyeti ile iktidarı elinde tutanların eliyle sürekli bir “beka” argümanı olarak nasıl meşrulaştırıldığını tartışıyor. 
“Bir işin ‘doğru, adil, meşru, hukuki olarak yapılmasını istemek’ ile ‘toplumsal bütünlüğü bozmak’ arasında bir ikileme sokulan milli ve yerli insan, her seferinde ‘toplumsal bütünlüğü bozma’ ithamından uzak durmayı seçmiştir. Fikrin tebliğcileri bu fikirlerinin yanına hemen ‘beka’ kelimesini ekleyip yönetici erkten ‘şüphe’ duyulmasının önüne geçmek istemektedirler.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125340</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5140d089-a172-4bc8-9d1f-ffede0b364b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Brief An Den Vater - Die Vervandlung</image:title>
            <image:caption>Kafka ist zweifellos einer der berühmtesten Schriftsteller der Welt. Obwohl er nur eine begrenzte Anzahl von Werken hinterließ, verdiente er den Ruhm, den er erlangte. 
„Von welchem ​​Werk aus sollen wir mit der Lektüre von Kafka beginnen?“ Die Antwort auf diese Frage kann natürlich von Person zu Person unterschiedlich sein. 
Allerdings ist unserer Meinung nach das erste Werk, das man lesen muss, um Kafka zu verstehen, „Brief an den Vater“. Die zweite Station von Kafka‘s Reise, die mit diesem Buch begann, muss „die Vervandlung“ sein. 
„Brief an den Vater“ ist gewissermaßen der Ausdruck von Kafkas geistiger Welt aus seiner eigenen Feder. Nach der Lektüre von Kafkas „Brief an den Vater“ öffnet sich die Tür zu seiner kafkaesken Welt. 
„die Vervandlung“ erscheint direkt, wenn wir diese Tür öffnen. Beim Lesen tauchen wir Schritt für Schritt in die kafkaeske Welt ein. Während wir uns der auffallenden Verbindung zwischen dem „Brief an den Vater“, in dem Kafka seine Gefühle gegenüber seinem Vater zum Ausdruck bringt, und der „Vervandlung“ bewusst werden, reifen unsere Vorstellungen von dieser Welt. Auf diese Weise wird es uns möglich, Kafka und der Wirkung seiner Werke zumindest teilweise näher zu kommen. 
Ausgehend von dieser Idee freuen wir uns als Verlag, dem Leser beide Werke gemeinsam in einem Buch präsentieren zu können. 
Unsere Reise „zu neuen Horizonten mit dem richtigen Weg“ geht mit diesem Buch weiter, das wir den Lesern als zwölftes Buch unserer „Matroschka-Bücher: Ein Buch, zwei Werke“ Reihe präsentieren.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125341</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d5a496e-e39d-4eb2-bc8c-238e85d15b96.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayasofya-İstanbul / Aya Sofia-Constantinople</image:title>
            <image:caption>Eski Çağ’daki insan emeği eserlerden bazıları Dünya’nın Yedi Harikası olarak adlandırılmış ve belleklerimizde yer etmişlerdir. Bugün için bir kısmı yok olmuş bu eserlerden esinlenilerek yeni harikalar belirleme girişimleri olmakta kimi zaman. Harika olarak nitelendirilebilecek eserler arasında sayılmayı hak eden Ayasofya, bir mimari şaheser olarak kabul görmekte kuşkusuz. 
Çeşitli nedenlerle uğradığı yıkımları müteakip, son olarak Bizans İmparatoru Justinianus tarafından 532&apos;de aynı yerinde yeniden inşa ettirilen Ayasofya, yüzyıllar boyunca tarihin yıpratıcı etkisine maruz kalmış zaruri olarak. 
1847 yılında, Sultan Abdülmecit, İtalyan mimarlar Fossati kardeşleri Ayasofya&apos;nın bakımı ve onarımı ile görevlendirmiş ve bu restorasyon faaliyetleri sırasında mabet yeni bir çehreye bürünmüş, hatta bazıları bu çalışmanın bir restorasyona göre fazla radikal değişiklikler içerdiğini kabul ediyor. 
Gaspare Fossati, Ayasofya onarım faaliyetleri tamamlanıp görkemli açılış töreni yapıldıktan sonra (13 Temmuz 1849), Londra&apos;da, 1852 yılında, “Sultan Abdülmecid Döneminde Yapılan Restorasyon Zamanında Ayasofya-İstanbul” adlı bir kitap yayınlamış. İşte şu an elinizdeki kitap, bu kitap. Kitapta mimar Gaspare Fossati’nin Ayasofya’dan ve İstanbul’dan orijinal çizimlerine yer verilen gravürler ve Adalbert De Beaumont’un bu çizimlere ilişkin açıklamaları ile Önsöz’de binanın mimarî safhaları hakkında kısa bir tarihçe yer almakta. Taş baskılar ise Louis Haghe imzasını taşımakta. 
Kitaptaki gravürler hakkındaki açıklamaların Fransızca orijinal metinleriyle birlikte Türkçe çevirisinin de yer aldığı renkli olarak yayımladığımız bu kitap, tam bir kaynak kitap olmasının yanı sıra, İstanbul’a, Ayasofya’ya, mimariye ve güzel sanatlara ilgi duyanlar için nadide bir eser aynı zamanda. 
Yayınevi’nin, “doğru rota ile yeni ufuklara” yolculuğu bu harika kitap ile kesintisiz devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125342</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6bab5c58-f0b6-4c2f-945b-48c0bfc8bfbb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendini İyileştiren Zihin</image:title>
            <image:caption>Modern yaşamın stresi sizi de tüketiyor mu? 
Zihinsel sağlığınızı güçlendirmek için yeni bir yol arıyor musunuz? 
Zihinsel gücünüzü yeniden keşfetmeye hazır mısınız? 
 
Modern dünyanın telaşında, ruh ve zihin sağlığımız çoğu zaman arka planda kalıyor. Stres içinde, yorgun, tükenmiş ve mutsuz hissederek yaşamanın normal olduğunu zannediyoruz. Aslında bu doğru değil. Dr. Gregory Scott Brown, Kendini İyileştiren Zihin’de, yaşamınızın kontrolünü tekrar elinize almanız için kanıta dayalı, pratik bir rehber sunuyor ve depresyon, anksiyeteyle başa çıkmanın yollarını arayan milyonlarca kişi için devrim niteliğinde bir çözüm öneriyor: özbakımın iyileştirici gücü. 
Dr. Brown, geleneksel tedavi yaklaşımlarına meydan okuyor ve zihinsel sağlığımıza yönelik algılarımızı kökten değiştiriyor. Kendini iyi hissetmeye dair klişelerin ötesine geçen yazar, ruh sağlığını sürdürülebilir bir şekilde iyileştirmenin beş temel direğini açıklıyor: farkındalık, uyku, maneviyat, beslenme ve hareket. Bunlar, yalnızca bilimsel temellere dayanmakla kalmıyor, aynı zamanda herkesin yaşamında uygulayabileceği pratik adımları da içeriyor. 
Kendini İyileştiren Zihin, sadece bir okuma deneyimi değil, sizi daha güçlü, daha dengeli ve daha mutlu bir geleceğe taşıyacak bir rehber. 
 
Doğru şekilde kullanıldığında kaygı, sadece hayatta kalmamıza değil, yaşadığımız dünyada başarılı olmamıza da yardımcı olan şeydir. Ancak kaygı yoğunlaşıp kontrol edilemez hâle geldiğinde yıkıcı olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125343</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b52d6fe1-4ed0-4ed0-a742-91e891eaac91.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikoloji 101</image:title>
            <image:caption>İnsan Zihninin Gizli Kapılarını Aralayın! 
Psikoloji, herkesin hakkında bir fikri olduğu ama çok az kişinin derinlemesine anladığı büyüleyici bir alan. Psikoloji 101 ile bu belirsizlikleri geride bırakın ve insan zihninin karmaşık dünyasına adım atın. 
Bu kapsamlı kitap, düşüncelerimiz, duygularımız ve davranışlarımızın ardındaki bilimsel temelleri keşfetmeniz için size eşlik ediyor.  Algıdan hafızaya, duygulardan kişiliğe, zekâ, sosyal etki, uyku ve beyin gibi konulara kadar psikolojinin tüm önemli alanlarını sade ve anlaşılır bir dille ele alıyor. Ayrıca, ruh sağlığı ve psikolojik terapiler gibi güncel ve önemli konularda da derinlemesine bilgi sunuyor. 
İster bir öğrenci olun ister zihnin işleyişine dair daha fazla bilgi edinmek isteyen meraklı bir okuyucu, Psikoloi 101 vazgeçilmez bir rehber olacak. İnsan zihnini anlamak hiç bu kadar keyifli olmamıştı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125344</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3af8340f-1dc2-41a9-951a-3eeadc8dae28.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıfırdan Milyonerliğe</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın amacı iyi bir yatırımcı olmadan önce binlerce doların yok olduğunu görmenizi engellemektir. Çoktan gördüyseniz kusura bakmayın! Bazı dersler diğerlerinden daha çok acı verir. 
Ödüllü finans yazarı Nicolas Bérubé, yatırım dünyasına sağlam adımlarla girmek isteyenler için elinizdeki rehberi hazırladı. Kendi deneyimleriyle başlayıp büyük yatırımcıların stratejilerini mercek altına alan yazar, profesyonellerin piyasada nasıl kazandıklarını gözler önüne seriyor. Üstelik tarih, psikoloji ve finansı harmanlayarak yatırım yapmayı heyecan verici bir yolculuğa dönüştürüyor. 
Newton’un borsa çöküşünden Mona Lisa hırsızlığına kadar az bilinen hikâyeler eşliğinde, yatırımlarınıza bugün başlamanız veya doğru yolda ilerlemeniz için ihtiyacınız olan tüm ipuçlarını sunuyor. Kendini “sıfır” gibi hissettiği başarısızlıklarla dolu ilk adımlarından, kazananları kaybedenlerden ayıran detaylara uzanan Bérubé, kanıtlanmış stratejileri herkesin uygulayabileceği bir rehbere dönüştürüyor. 
 
Finans dünyasının mitlerini sorgularken, sağlam bir yatırımcı olmanın basit ama etkili yollarını öğrenmeye hazır mısınız? Şimdi, adım adım servet biriktirmenin ve iç huzuruyla yatırım yapmanın sırrını keşfetme zamanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125345</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe3b5f26-3475-44be-824c-4f19bcc865cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Stressiz Yatırım Sanatı</image:title>
            <image:caption>Stressiz bir finansal hayat nasıl yaşanır? 
Birçoğumuz finansal kaygılarla dolu bir hayat yaşıyoruz. Borçlar, kredi ödemeleri, birikim eksikliği… Geceleri uyuyamıyor, gün içinde endişeden kurtulamıyoruz. Fakat bu kitabın söylediği çok net: Finansal stres gereksizdir ve ekonomik açıdan stressiz bir yaşama çok rahat ulaşabilirsiniz. 
Stresiz Yatırım Sanatı, size basit ama güçlü bir finansal denge kurmanın yollarını sunuyor. Günlük küçük kararlarla boğuşmak yerine, hayatınızdaki büyük kararları doğru vermeniz için bir yol haritası çiziyor. Bu kitapta, borçların ve risklerin sizi nasıl yıprattığını görecek ve onları yönetmenin akılcı yollarını keşfedeceksiniz. Çünkü huzur, daha çok para kazanmakla değil, parayla olan ilişkinizi doğru kurmakla başlar. 
Bu kitapla:  
•  Parayla ilgili düşünce yapınızı gözden geçirecek, duygusal engellerinizin farkına varacaksınız.  
•  Borçlanma ve yatırım kararlarınızı daha bilinçli verecek, stresin sizi yıpratmasına izin vermeyeceksiniz.  
•  Nihayetinde, paranın mutluluk kaynağı değil, onu sağlama aracı olduğunu göreceksiniz. 
 
Stressiz Yatırım Sanatı, maddi huzur arayan herkes için bir çıkış yolu. Parayı düşünmek zorunda kalmadığınız, finansal olarak rahat bir hayat için bu kitabı elinizden bırakmayın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125346</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86df5ef5-be3b-4828-8c26-d0458f6ebd0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Dürbün</image:title>
            <image:caption>M.E.B. 1992 Çocuk Romanları Yarışması’nda ikincilik ödülü 
     Tarihî olayları, tanık oluyormuşçasına izlemek ister miydiniz? Yusuf ve Veysel, ceviz ağacının gölgesinde hayaller kurarken yanlarında beliren gizemli bir yaşlı adam onlara sihirli bir dürbün hediye ediyor. Bu sıradan gibi görünen dürbün, onları yüzlerce yıl öncesine götürüyor! 
      Şeyh Edebalı’nın tekkesine giriyor, Yunus Emre’den şiirler dinliyor, Mevlâna’yı görüyor, Ertuğrul Gazi’nin rüyasını seyrediyor, Osman’ın çocukluk ve gençlik yıllarına tanık oluyorlar. Osmanlı’nın kuruluşunu başlatan kahramanlar, çocukların gözleri önünde canlanıyor. Dürbün her bakışta yeni bir macera sunarken Yusuf ve Veysel, tarih kitaplarında yazanları ve yazmayanları keşfediyor. 
      M.E.B. 1992 Çocuk Romanları Yarışması’nda ikincilik ödülü alan Sihirli Dürbün, geçmişin sırlarını merak eden herkes için eğlenceli ve öğretici bir yolculuk vadediyor. Tarih bilinci, liderlik, ahlak, öğrenme arzusu, paylaşım, ideal peşinde koşma, aile ve vatan sevgisi gibi değerleri ele alan bu kitap, okurlarını tarihimizin altın sayfalarında unutulmaz bir keşfe çıkarıyor. 
    Geçmişin kapılarını aralamak için bazen bir kitap, bazense bir dürbün yeter. Tarihin büyüsünü keşfetmek için sayfaları aralayın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125347</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cddefd9-3d42-464f-89cd-c3ced1713b53.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyatta Kadın ve Aşk</image:title>
            <image:caption>Kitap, dünyanın farklı kültürlerinde romandan şiire, oyundan öyküye farklı edebî türlerde yazılmış 
eserlerde kadın merkezli aşk temasına odaklanmakta; kadın-aşk ilişkisini ve etkileşimini farklı 
kuramsal ve kültürel değerlendirmeler ile yorumlamalara tabi tutmakta; âşık olunan kadın ile âşık 
olan kadının deneyimlerini eserlerdeki kadın karakterler üzerinden incelemekte; özellikle ataerkil 
toplumlarda kadının bu bağlamda nasıl yansıtıldığını resmetmektedir. Bu yönleriyle kitap, kadın 
çalışmalarına ve kadının anlatılıp anlaşılmasına hem tarihsel hem kültürel hem de toplumsal ve 
bireysel açılardan katkılar sağlamakta ve ışık tutmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125349</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9a67196-62af-4342-8875-543333a41c83.jpg</image:loc>
            <image:title>Antropolojik Dilbilim Temek Kavramlar 1</image:title>
            <image:caption>Hem dilin insan kültürü ve toplumu üzerindeki etkisini hem de bu unsurların dil üzerindeki etkisini 
inceleyen bir disiplinlerarası araştırma alanı olan Antropolojik Dilbilim özellikle dilin kültürel 
bağlamda nasıl işlediğini anlamaya odaklanır. Bu alan, dil ile kültür, kimlik, düşünce ve sosyal yapı 
arasındaki karşılıklı ilişkiyi anlamaya çalışır. Bu kitap, bu alana ilgi duyanlar için temel bir kaynak 
görevi görmekte ve alana ilişkin temel kavramları açıklayıcı ve yorumlu olarak tanıtmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125351</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a380196-09fd-4d7e-adcb-eb58cb97e910.jpg</image:loc>
            <image:title>Jean De Thevenot’nun Seyhatnamesine Yansıyan Oryantalizmin İzleri</image:title>
            <image:caption>Kitap, keşfetme tutkusuna sahip 17. yüzyıl Fransız gezgini Jean de Thévenot’nun, Batı için ‘egzotik’ 
sıfatıyla tanımlanan Doğu’ya yaptığı yolculuklar sırasında Doğu dünyası ve kültürü ile ilgili edindiği 
izlenimleri seyahatnamesinden yola çıkarak ele alır. Bu süreçte, Batı’nın Doğu’yu öteki olarak gören 
oryantalist bir bakış çerçevesinde Thévenot’nun yapıtından alıntılar yaparak ve bu alıntıları 
yorumlayarak, Batı’nın bugün de tartışılan Doğu’ya ve Doğulu’ya ilişkin söylemine ışık tutulmaktadır. 
Pek çok oryantalist gezginde görüleceği üzere, Thévenot da Doğu’ya ilişkin genellemelerden ve 
damgalamalardan kaçınmamış ve tutkulu bir merak hâline gelen Doğu uzamı üzerine eleştirel bir 
bakış açısı geliştirmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125352</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0dd0d378-8fc7-4dfd-9ff6-0e0b639f82e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Resim Terapisi Hadrianopolis Renkleri /Çocuklar İçin Arkeoloji Serisi 1</image:title>
            <image:caption>Ersin ve Eda Çelikbaş Arkeoloji serilerinin ilk kitabıdır. Bu kitap arkeoloji alanında disiplinlerarası bağlamda ve de resim terapisi alanında ilk eserlerden birisidir. Serinin ilk kitabında, kazılardan, antik kentlerden, müze olgusundan, arkeoloji alanında kullanılan materyallere ve arkeolog kavramına kadar çocukların anlayabileceği; tek başlarına ve aileleriyle beraber sıkılmadan etkinliklerinden faydalanarak hem öğrenip hem eğlenecekleri bir çalışma ortaya çıkarılmak istenmiştir. 
Çalışma, Ersin Çelikbaş’ın arkeoloji bilgisi ve on beş yılı aşkın sürelik arkeoloji ve kazı deneyimleri ile Eda Öz Çelikbaş’ın on üç yıllık sanat terapileri serüveniyle birleşerek yeni ve farklı bir alan açmak için alternatif olarak ortaya çıkarılmıştır. 
Okuyucu ve uygulayıcı çocuklar ve onlarla kendini keşfedecek olan yetişkinler ve ebeveynler arkeoloji alanını keşfederken aynı zamanda içindeki çocuğu da keşfederek çocukluğuna, geçmişine ve anda burada günümüze kısa bir yolculuk yaparak kendini bulur. Çocuklar ise, farkında olmadan öğrenen ve uygulayan olarak terapötik bir süreç yaşar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125353</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fde40e5-a859-44df-a469-32cef68f74bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Dorohedoro 1. Cilt</image:title>
            <image:caption>TÜM DÜNYADA SANSASYON YARATAN DOROHEDORO SERİSİ ŞİMDİ TÜRKÇEDE!
“Delik” olarak bilinen kasvetli şehirde, büyücüler klanı kara büyü kullanarak insanlar üzerinde korkunç deneyler yapmaktadır. Bir gün karanlık bir ara sokakta Nikaido, kertenkele başlı ve amneziden mustarip Kaiman’ı bulur. Kaiman’a yapılan büyüyü bozmak için, Delik’teki büyücüleri avlayıp öldürmeye başlarlar. Hedefleri doğru kişiyi bulmaktır. Ancak Başbüyücü En, adamlarını katleden bir kertenkele adam olduğunu öğrendiğinde, “temizlikçi” ekibini Delik’e gönderecektir ve bu da iki dünya arasında bir savaşı ateşleyecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125354</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc7d79fb-8e05-4ae8-8a63-30333e9f2efe.jpg</image:loc>
            <image:title>Karambol</image:title>
            <image:caption>1992 yılında İngiliz futbolu, Avrupa turnuvalarından beş yıl boyunca menedilmiş olmanın etkilerini hâlâ üzerinde taşıyordu. Oynanan oyun, modern futbol anlayışından oldukça uzaktı. Futbol fiziksel güce dayalıydı; hızdan çok kuvvet, centilmenlikten çok agresiflik ön plandaydı. Sert müdahaleler, uzun boylu forvetlerin hava toplarıyla gol araması ve topu ceza sahasına doldurmak gibi taktikler yaygındı. Diziliş açısından 4-4-2 dışında pek fazla alternatif düşünülmüyor, takımlar taktiksel yeniliklerden kaçınıyordu. O dönem futbol, ağırlıklı olarak güçlü oyuncuların bireysel mücadelesine dayanan basit bir oyun olarak kabul ediliyordu.
Sonra, neredeyse bir gecede her şey değişti. Premier Lig’in kurulması, futboldaki en önemli kural değişikliklerinden biriyle, geri pasın yasaklanmasıyla aynı döneme denk geldi. Bir anda savunmacılar için kurtuluş yolu kalmadı, kaleciler topu kontrol edebilmek ve oyuna sokabilmek zorundaydı, oyunun temposu da inanılmaz şekilde hızlandı. Bu dönemde, taktikler, diğer ülkelerin liglerinden alınan ilhamla hızla evrildi.
Karambol, Premier Lig’in taktiksel hikâyesine derinlemesine inen ve futbolun nasıl geliştiğini ayrıntılı bir şekilde ele alan ilk kitap. Ferguson’ın doğrudan oyun anlayışından Keegan’ın sürekli hücum eden Newcastle’ına, Mourinho’nun temkinli ve reaksiyonel Chelsea’sine, Ranieri’nin kontratak şampiyonlarına kadar birçok dönemi kapsayan Karambol, şimdiye kadar yazılmış en eğlenceli, bilgi dolu ve zengin futbol kitaplarından biri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125355</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/337a27f2-a797-419e-b45f-ef6725015097.jpg</image:loc>
            <image:title>Neyse ki Günler Uzadı</image:title>
            <image:caption>Mesut Barış Övün’den günlük hayatın sıradan ve derin izlerini keşfeden bir öykü kitabı: Neyse ki Günler Uzadı.
Kısa-uzun yolculuklar, parklar, dükkânlar, cenazeler... Birbirine dolanan mekânlarda sesi yalınkat duvarları aşan hikâyeler anlatıyor Övün. Geçici anları günün ötesine taşırarak okura pek de yabancı bulmayacağı paylar ikram ediyor. Kırılgan ancak direnen kalemiyle tesadüflere yaslanan, çocukluktan ilham alan, köprülerin üstünde – zamanın amansız hızından yakınanlara ses veriyor.
“Yeni bir dönem mi başladı, diye soruyordum kendime, insanların konuşmadıkları, birbirlerine soru sormadıkları, kimseden tavsiye almadıkları yeni bir çağ mıydı bu. O dönemde artık toy falan değildim, değişimi hissediyor, insanların kapanışını seziyordum. Yeni bir çağa girdiğimizi düşünüyordum. Zamanın beni haklı çıkardığını söyleyecek olursanız size karşı çıkmam.
Şimdi işte o çağın içindeyiz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125356</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/630bf581-9091-43b9-9862-eb286aa49a2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Oyun</image:title>
            <image:caption>Aynı takımdaki iki insan, karşı taraflarda olabilir mi?
Adalyn Reyes günlük hayatını kusursuz hâle getirmek için yıllarını harcamıştı: Şafak vakti uyanır, Miami Flames ofisine gider, evine döner ve ertesi gün aynı şeyleri tekrar ederdi.
Fakat Adalyn’in bu rutini, takımın maskotuyla yaşadığı tartışmanın videosu internete düşünce tamamen bozuldu. Takımın sahibi –ki bu aynı zamanda babası oluyordu– Adalyn’i kovmak yerine ona bir şans daha vermeye karar verdi: Hiçliğin ortasındaki Kuzey Carolina’ya gidecek ve kasabanın yaramaz futbol takımı Yeşil Savaşçılar’a çekidüzen vererek hatasını telafi edecekti. Ne var ki, Adalyn oyuncuların antrenmanlarına tütü giyerek çıktığını (neden?), evcil keçiler beslediklerini (pasaklı!) ve kendisinden çok korktuklarını (tatsız...) keşfettiğinde, planları suya düştü. Üstelik bu oyuncular yalnızca dokuz yaşında çocuklardı!
İşleri daha da berbat edecek olan şeyse, kaleciliği yakın zaman önce bırakan efsanevi Cameron Caldani’nin kasabadaki varlığıydı. Cam, Adalyn’e yardımcı olmak için mükemmel bir adaydı; ta ki, bir horoz, Cam’in bacağı ve Adalyn’in arabasının tamponunu içeren talihsiz bir ilk karşılaşma yaşanana kadar. Bu karşılaşmadan sonra Cam, Adalyn’i kasabadan göndermeyi kafasına koymuştu; fakat sürgün, Adalyn için bir seçenek olamazdı. Çığırından çıkmış bu çocuklara yardım etmek, kendini affettirebilmesinin tek yoluydu ve bunun için büyük oyunu oynamaya kararlıydı. Cam’in yardımı olsun ya da olmasın.
“Elena Armas her seferinde müthiş bir iş çıkarıyor. Büyük Oyun bir romantik komedide isteyebileceğiniz, keçiler dahil her şeye sahip!” —HANNAH GRACE
“Elena Armas; ateşli, bağımlılık yapan romansların kraliçesi. Sayfalarında kendinizi kaybedeceğiniz Büyük Oyun, insanı olabileceği en iyi versiyonuna dönüşmeye iten bir aşk mektubu gibi.” —B. K. BORISON
“Büyük Oyun, kitabınızın sayfalarını tutuşturacak kadar ateşli bir spor romantizmi.”
—Sarah Adams
“Şehvet dolu, tatmin edici ve Roy Kent hayranı olan herkesin bayılacağı bir eser!”
—Library Journal
“Eğlenceli ve samimi sahnelerle dolup taşan, ateşli bir romantik komedi!”
—Woman’s World
“Büyük Oyun, o kadar büyüleyici ve çekiciydi ki resmen elimden bırakamadım! Elena Armas’ın âdeta kusursuz bir senfoniyi ilmek ilmek işler gibi yazdığı bu kitabı okurken, Cameron’ın sevgilisi olmaktan daha çok arzuladığım hiçbir şey yoktu.” 
—Lana Ferguson
“İçinizi ısıtacak bir kitap. Armas’ın şu âna kadarki en iyi eseri.”
—Bookriot
“Armas bir romans okurunun kalbini nasıl kazanacağını çok iyi biliyor.”
—Tessa Bailey
New York Times ve USA Today Çoksatanı
2023 Goodreads En İyi Romans Adayı
POPSUGAR, Publishers Weekly ve Apple Book En Çok Beklenen Sonbahar Kitapları Seçkisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125357</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7faedd37-8c7f-4e1a-b43d-0187d5d9abb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Üstümden Trenler Geçti</image:title>
            <image:caption>“Onu görmemi, ona saygı duymamı, onu ‘erkeğim’ kabul etmemi, ona kayıtsızca bağlanmamı istemişti. Böyle var oluyordu. O da bana sahip çıkacaktı, beni koruyacaktı ve beni hiç bırakmayacaktı. Ben de böyle var olacaktım. Sessiz bir anlaşma gibi. Biz buna aşk dedik.”
Yaşanmışlıkların gölgesinde, herkesin yarasına dokunacak öykülerde kendinizle yüzleşebilir misiniz?
Toksik sevgiler, yıkıcı evlilikler, sınırsız dostluklar, zorlayıcı aile bağları ve güveni yerle bir eden iş ortamları… Travma ve ilişki koçu, eğitmen Ebru
Ertüreten, sizi on dört farklı öyküyle, ilişkilerin karanlık tarafında bir yolculuğa çıkarıyor. Her bir öykü, sevginin ve bağlılığın nasıl zehirli bir hâl alabildiğini anlatırken, yeniden var olmanın da mümkün olduğunu hatırlatıyor.
Üstümden Trenler Geçti, acımasız gerçekliğiyle sizi kendi hikâyenizle yüzleştirmekle kalmayacak, her sayfada size o sarsıcı soruyu sorduracak: “Ben, kendim için ne yapıyorum?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125358</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4efbec8d-280e-451f-857f-70881636ada2.jpg</image:loc>
            <image:title>Evreni Nasıl Duyarım?</image:title>
            <image:caption>100 YIL…
2 ÖNCÜ BİLİM İNSANI…
1 ÇIĞIR AÇAN KEŞİF…
ALBERT EINSTEIN’ın bir teorisi vardı. Yıldızların arasında bir yerde, uzayda, evrenin uzak köşelerine dair pek çok sır taşıyan çarpışmalar olduğunu düşünüyordu. Ama bu sadece bir teoriden ibaretti.
Seneler sonra, Arjantinli GABRIELA GONZÁLEZ, onunla aynı soruları sordu. Modern teknolojiyi arkasına alan Gaby, Einstein’ın teorisini kanıtlamayı amaçlayan bir fizikçi ekibine katıldı. Başta hiçbir şey olmadı. Ama sonra… bir ses duydular.
Bu büyüleyici resimli biyografide, Patricia Valdez ve Sara Palacios, tamamlanması yüzyıl süren harika bir bilimsel keşfin hikâyesini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125359</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88a68ba6-a518-4056-8779-199014a9db6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuvvetini Mazluma Değil Zalime Kullan – Hacı Bektaş Veli</image:title>
            <image:caption>“Her ne ararsan kendinde ara...” 
 
Anadolu’nun derin yaralarını sevgiyle iyileştiren 
bir bilge, çağların ötesine ışık tutan bir yol gösterici: 
Hacı Bektaş Veli. 
 
Çok satan Var mısın ki Yok Olmaktan Korkuyorsun kitabının yazarı Mesud Topal bu kitabında 
Hacı Bektaş Veli’nin derin tasavvuf öğretilerini, halkın gönlünde kök salan sözlerini ve insanlığa armağan ettiği evrensel değerleri keşfetmeniz için bir anahtar sunuyor. Moğol istilalarının karanlığında dahi bir umut meşalesi yakan bu büyük düşünürün hikâyesi, size büyük ilham verecek. Sayfaları çevirdikçe sadece bir tarih yolculuğuna çıkmayacak, kendi içdünyanızın derinliklerine de ineceksiniz. 
 
Bu kitap, yüzyıllar öncesinden gelen bir sesin, günümüzün karmaşasına rehberlik eden bir çağrının hikâyesidir. Kendini anlamak ve hakikati bulmak isteyenler için...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125360</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d17063b2-3056-4abe-a806-76e7e1e54b60.jpg</image:loc>
            <image:title>MYART-5 (Ocak-Şubat-Mart 2025)</image:title>
            <image:caption>MYART’ın 5. Sayısında aşağıdaki yazarların çalışmaları bulunmaktadır: 
SANAT 
Sanatın İçinde Ölüm: COLOSSEUM (Prof. Dr.  Emre OKAN); İskit Sanatında Bir Başyapıt: Tovsta Mohyla Gerdanlığı (Onur YİĞİT); Bir Hyperrealist Ressam: Massimiliano Pironti (Ufuk UYSAL); Cumhuriyetin Bilinmeyen Sanatçısı: Şevket ARMAN (Prof. Gökhan EKEN); Aldığı Ödüllerle Ülkemizi Uluslararası Arenada Başarıyla Temsil Eden; Rukiye GARİP ile Resim ve Sanat Üzerine (Ufuk UYSAL); Leonara Carrington’un Tarot Kartları (Yaren KOCA); Ressam Meltem Tekin’in Eserleri ve Sanat Felsefesi (Adem BAŞPNAR); Osmanlı’da İstanbul Art Nouveau’su  Üslubunda Tek Türbe: Şeyh Zafir Külliyesi (Şebnem ATILGAN); Bengü ÖĞRETMEN ve “Ab-ı Hayat” Eseri Üzerine (Doç. Dr. Cenker ATİLA); Türkiye’de Yeraltı Edebiyatı ve Sineması: Kaybetmenin Estetiği: Ağır Roman (Aylin PEKSERT); Düşünce ve Görsellik: Leos Carax’ı Çevreleyen Çizgi (Ahmet ÖZBEK); Giyilebilir Sanat: Çağdaş Seramik Takılar (Elif ZENGİN BIÇAKKIRAN); Anlama, Anlatma ve Bellek Aracı Olarak Fotoğraf (Doç. Dr. A. Beyhan ÖZDEMİR); Kapı, Haç ve Sembolizm (Fotoğraf: A. Beyhan ÖZDEMİR; Yazı: Gönül OCAK);The Decisive Moviment/Karar Anı (Kıvanç ŞEN); 
EDEBİYAT 
Sanatın Özgürlük Mücadelesi: Sansür ve Direniş (Burcu ÜNLÜ); Bağış (Aydanur SARAÇ); Ara Beni Bul Beni (Fatma ARAS); Samsun (Umut ÇETİN); Etçil Güvercin (Selami KARABULUT; İkizdereli Kadınlara Övgü (Tuğrul KESKİN); Bir Mutsuzluk Yansıması (Neval SAVAK); Son Güz Zamanı (Cenk URAS); Au Revoir İlhan (Uğur GÜNEL); Aklın Büyüsü (Emine AYDOĞDU); Fantastik Düşler (Ahmet Rıfat İLHAN); Göldeki Ayna (Sinan KABAN); Oturduğum Yer (Ilse AICHINGER; Çev. Selin S. ALTUN); Düşkün Evi (George ORWELL; Çev. Özgür Şiir ÇETİN); Gördüm (Haydar ÜNAL); Arketiplerle Hayatımızı Ele Alabilir miyiz? (Silvia ARSEBÜK); Karanfil (Hacer YILMAZ); Yüzyıllık Misafir (Hatice TARKAN DOĞANAY)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125361</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7238b907-ce72-46dc-a8f8-7e69daa2fd54.jpg</image:loc>
            <image:title>Afacan ile Bilgin - Deniz Macerası</image:title>
            <image:caption>Birlikte geçirdikleri her an birbirinden eğlenceli! 
 
Afacan denize gitmek istiyor, Bilgin ise evde kalıp kitabını okumak. 
Afacan’a göre her yeni gün, yeni bir macera demek olduğu için Bilgin ona eşlik etmeye ikna oluyor. 
Ancak Bilgin çok tedirgin: Ya denizde kocaman ve balığa benzeyen bir şeyle karşılaşırlarsa?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125362</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c88678e4-032d-46be-a6ab-b42247a96e23.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar için Su Altı Yaşamı Ansiklopedisi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kıtaları biliyoruz, kutup ayılarının Kuzey Kutbu‘nda yaşadığını ve aslanlar ile 
çitaların ekvator yakınlarındaki düzlüklerde gezdiğini... Peki, okyanusların tuzlu sularında hangi canlıların süzüldüğünü hiç merak ettin mi? 
Bu kitabın sayfaları arasında, dalış yapmadan denizaltı dünyasını kendi gözlerinle görebileceksin. Mercan resiflerini inceleyip dünyanın en tuhaf balıklarıyla tanışmak 
için kilometrelerce derinliklere ineceksin. Köpekbalıklarının ve balinaların dişlerini 
görecek ve sardalya sürüleriyle birlikte yüzeceksin. Denizaltının renkli dünyasında bir yolculuğa çıkmaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125363</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6daf716-24c0-4957-bd8b-d504898a11b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Toprak / Elementler -2</image:title>
            <image:caption>Adalet, kimi zaman vicdanda gizlidir. 

John Boyne&apos;un imza projelerinden &apos;&apos;Elementler&apos;&apos; serisinin ikinci halkası Toprak, karanlık sırlar üzerine inşa ettiği afili şöhretine gölge düşüren büyük bir suçlamadan kurtulmaya çalışan bir futbolcunun adalet arayışını sayfalarına taşıyor.

Okurları ahlaki bir sorgulamanın ortasına çeken roman, modern toplumların genlerine işlemeye başlayan yozlaşma ve çürümeyi kırılgan bir gerçeklikle dışa vuruyor.  

Bu kitabıyla hakikat sonrası çağın en kompleks sorularını ve sorunlarını kalemine dolayan yazar, haklıyla haksızın verdiği özgürlük mücadelesinin medyanın adalet terazisinde nasıl tartıldığını da gösteriyor. 
 









Hiçbir şey yok olmuyor. Hiçbir şey unutulmuyor. Bugünlerde, söylediğimiz ve yaptığımız her şey sonsuza kadar peşimizden geliyor. 

Ressam olma hayali kuran Evan Keogh, içinde yaşadığı ve âdeta bir tutsak gibi hissettiği adadan kaçmak için her yolu denemeye hazırdır. Lâkin, hayatın ona getireceklerinden habersizce atıldığı bu macerada karşısına çıkanlar, geçmiş travmalarını aratacak denlidir.

İstemsizce sürüklendiği futbol dünyasında kısa sürede şöhreti yakalamasına rağmen henüz tam olarak benliğini bulamayan genç adam, şimdilerde büyük bir skandalın hedefindedir. Kendisine yöneltilen suçlamalardan aklanmaya çalışırken hayatını tepetaklak etmeye aday bir davanın da eşiğindedir. Bir yanda hasır altı edilemeyecek gerçekler, diğer yanda zincirlerinden boşalan yalanlar, iftiralar... Peki, önyargının ve riyakârlığın hüküm sürdüğü bir düzende gerçek adaletten bahsetmek ne kadar mümkün?

Geçmişte yaptığı seçimlerin yükü altında ezilen Evan&apos;ın özgürlük arayışına tanıklık ettiren bu sürükleyici kitap, toplumun öz değerlerine; adalet, ahlak ve vicdan kavramları üçgeninde eleştirel bir bakış getiriyor.  

Dört yanı sularla çevrili bir kara parçasından İngiltere&apos;nin yemyeşil çimlerine uzanan Toprak, dört temel elementten biri olan toprağın hayatlarımızı etkileme gücünü ortaya koyarken bireyin vicdanıyla yüzleşmesini de irdeleyen, derinlikli bir anlatı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125364</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1d07d71-7d81-4056-ae4b-5b589a903674.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 171. Sayı Çocukları Pistten Alalım</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
Çocukları Pistten Alalım Lütfen: “Gerçek” Heterodoks İktisat 
Hüseyin Özel 
Türkiye Ekonomisinde İstikrar Arayışları ve Siyaset 
Öner Günçavdı 
İstanbul’a Bir Çevre Planı Yapılması Üzerine Notlar 
İlhan Tekeli 
Sürdürülebilir Kentler için Yenilikçi Yol Kenarı Yönetimi 
Eren İnci 
Kurumlar İktisat ve Toplum için Önemlidir ama Nasıl?: Eleştiriler 
Alper Duman 
2024’ün Siyasal Gelişmeleri Üzerine 
Ersin Kalaycıoğlu 
Gelişmekte Olan Ülkelerde Mali Baskınlık ve Para Politikası 
Bora Süslü, Mehmet Avcı 
İstanbul Darülfünun (Üniversitesi) Hukuk Fakültesi: Türkiye’de İlk İktisat Lisans ve Doktora Programının Açılması Tarihi 
Ercan Eren 
Belediyeler, (Popüler) Sanat ve Tiyatro (IV) 
Sacit Hadi Akdede 
Bu Bir Ekonomi Yazısıdır… 
Yaşar Taşkın Koç 
Doğu-Batı Ekseninde Kültürel Çatışma: Frankfurt Okulu ve Hâşim-Tanizaki Üzerine Bir Okuma 
Gülçin Elif Yücel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125365</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44582cca-ca3f-448b-bcec-cc099968b30e.jpg</image:loc>
            <image:title>Disiplinlerarası Sanat Terapisi Hadrianopolis Değerleri /Çocuklar İçin Arkeoloji Serisi 2</image:title>
            <image:caption>Ersin ve Eda Çelikbaş Arkeoloji serilerinin ikinci kitabıdır. Bu kitap arkeoloji alanında disiplinlerarası ve aslında disiplinlerüstü bağlamda ilk serinin ikincisidir. Serinin bu kitabında, Hadriano ve Hadriana isimli antik kentin iki uzaylı karakteri bizleri karşılamaktadır. Kazıdan ortaya çıkarılan animistik ve sembolik tüm değerleri çalışmada yer verilerek çocukların anlayabileceği şekilde ele alınmıştır. 
Çalışma, Ersin Çelikbaş’ın arkeoloji bilgisi ve on beş yılı aşkın sürelik arkeoloji ve kazı deneyimleri ile Eda Öz Çelikbaş’ın on üç yıllık sanat terapileri serüveniyle birleşerek yeni ve farklı bir alan açmak için alternatif olarak ortaya çıkarılmıştır. 
Okuyucu ve uygulayıcı çocuklar ve onlarla kendini keşfedecek olan yetişkinler ve ebeveynler arkeoloji alanını keşfederken aynı zamanda içindeki çocuğu da keşfederek çocukluğuna, geçmişine ve anda burada günümüze kısa bir yolculuk yaparak kendini bulur. Çocuklar ise, farkında olmadan öğrenen ve uygulayan olarak terapötik bir süreç yaşar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125366</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eed4b19f-3b70-405a-ac53-3a68e356570a.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli İstihbarat Teşkilatı</image:title>
            <image:caption>Demokratik ülkelerde istihbarat servisleri, toplumun güven ortamı içerisinde yaşamasını sağlayan, devletin ve toplumun çıkarlarını korumaya yönelik bilgileri toplayıp analiz ederek karar alıcılara sunan ve ulusal güvenliğe karşı tehditleri açık ve örtülü faaliyetlerle bertaraf eden hayati önemdeki organizasyonlardır. 
Güçlü bir istihbarat servisi yaratmanın ilk adımı, istihbarat servinin gücünü hukuk ile kontrol altına almaktır. Görev alanı, yetkileri ve gücü hukuk ile kontrol altında tutulmayan istihbarat servisleri, Devletin güvenlik sektöründen almayı beklediği faydayı Devlete veremezler. Anayasanın 125. maddesinde hüküm altına alındığına göre idarenin her türlü işlemine karşı yargı yolu açıktır. İstihbarat faaliyetleri her ne kadar doğası gereği gizli yürütülen faaliyetler olsa da milli güvenlik açısından hayati önemdeki faaliyetler olsa da bu durum istihbarat servislerinin hukuk karşısında diğer devlet kurumlarından daha fazla koruma görmesine sebep olmamalıdır. 
Bu çalışmanın amacı Millî İstihbarat Teşkilâtı özelinde Türkiye&apos;deki istihbarat sisteminin yapısal sorunlarının hukuk ile olan bağlantısını neden-sonuç ilişkisi içerisinde ortaya koymaktır. Çünkü, istihbarat servislerinin hukuku göz ardı ederek yalnızca devletin güvenlik sektöründen beklentisi olan birey ve toplum güvenliğine odaklanmaları, en nihayetinde servisi kendisinden beklenen faydayı devlete ve bireylere veremeyecek noktaya sürükleyecektir.  
Kitapta yer alan ve Türkiye&apos;deki siyasi süreçlerle birlikte incelenen örnek vakalar ile görülecektir ki, istihbarat hukuku alanındaki eksiklikler bir milli güvenlik sorunudur. Bu hipotezden yola çıkarak araştırmada güvenlik ve hukuk arasındaki dengenin doğru bir şekilde kurularak servisten beklenen faydanın nasıl azami düzeyde alınabileceği, istihbarat servislerinin denetiminin önemi ve nasıl denetlenmesi gerektiği, istihbarat servislerinin denetlenmesinde yasama-yürütme-yargı erklerinin görevleri ve istihbarat hukuku çalışmalarıyla servisin yapısal sorunlarının nasıl çözülebileceği ortaya konulmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125367</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63cc7c8b-182f-41a9-b03d-3c484763156e.jpg</image:loc>
            <image:title>Merkaba</image:title>
            <image:caption>Işık, beden ve ruhun uyumu, evrene açılan kapının anahtarıdır. 
 
Merkaba, spiritüel ve ezoterik geleneklerde kullanılan bir terimdir. Mısır lisanında “mer-ka-ba” şeklinde üç kelimenin birleşiminden oluşur: ışık-ruh-beden. Merkaba genellikle, ruhun beden ve zihinle uyumlu bir şekilde hareket etmesini sağlayan, ışık bedenini temsil eden bir araç olarak tanımlanır. Bu kavram, kişisel ve kozmik bilinçlilik seviyelerinin artmasını ifade eder. 
 
Merkaba bağlamında “üçler yasası”, genellikle üç temel enerji veya bileşeni temsil eder: 
 
1.   Zihin: Düşünce ve bilinç düzeyi. 
 
2.  Vücut: Fiziksel varlık ve hareket. 
 
3.  Ruh: Spiritüel öz ve ruhsal enerji. 
 
Bu üç bileşen, Merkaba’nın oluşturulması ve etkinleştirilmesi sırasında uyum içinde çalışır. Merkaba meditasyonu veya Merkaba aktivasyonu, bu üç enerji bileşeninin dengelenmesi ve senkronize edilmesiyle ilgilidir. Amaç, kişinin bilinç seviyesini yükseltmek, ruhsal farkındalığı artırmak ve evrensel enerjiyle uyum sağlamaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125368</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cd7236c-360b-48cb-b2c4-4aadb70ccbfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap-lık 237 / Ocak – Mart 2025</image:title>
            <image:caption>Poetik Ben’in İnşası 
 
Ocak-Mart 2025 tarihli 237. sayının dosya konusu “Poetik Ben’in İnşası”. Yücel Kayıran’ın hazırladığı dosya onun “Poetik Ben’in Neliği ve Edebi Yapıtta Ortaya Çıkışı - Hegelyen Bir Okuma” başlıklı yazısıyla başlıyor. Fahri Öz Walt Whitman’ı, Erhan Altan Abdülhak Hâmit’i, Mehmet Akif Tutumlu Edip Cansever’i ve Enis Akın Turgut Uyar’ı “Ben” açısından ele alan yazılarıyla dosyada yer aldılar. 
 
Mehmet Rifat’ın Yves Stalloni’den çevirdiği “Romancı Kimdir” başlıklı yazı, Yüksel Pazarkaya’nın “Dilin Kirlenmesi” başlıklı yazısı ve Esin Bilbaşar Rey’in babası Kemal Bilbaşar’ın Denizin Çağırışı romanının Fransızcaya çevrildiğini bildiren yazısı bu sayının dikkat çeken sayfaları. 
 
Hüseyin Ferhad, Feridun Andaç, Josef Kılçıksız, Robert Schild, Neşe Aksakal, Mukadder Özgeç, Arife Kalender, M. Şeref Özsoy yazıları; Enis Akın, Cevdet Karal, Zafer Şenocak, İlhan Durusel, Levent Karataş, Soner Demirbaş, Ersun Çıplak, Serhat Uyurkulak, Dündar Hızal, Davut Yücel, Didem Gülçin Erdem, Anıl Cihan şiirleri; İzzet Göldeli, Sezer Duru, Muzaffer Kale, Hürriyet Yaşar, İsmail Pelit, Batıkan Köse, Hasan Türksel, İpek Nil, Nilgün Çelik öyküleri; Hüseyin Peker ve Bâki Ayhan söyleşileriyle kitap-lık dergisinin 237. sayısındalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125369</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d98c9d08-7cf7-4348-bf3d-ed960582c868.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatım Bir İnternet Romanı 2</image:title>
            <image:caption>“GENÇ MACERACILARIN ZİNDAN SALDIRISINDA YARDIMINIZI RİCA EDİYORUM, BERYL USTA!” 
 
ŞÖVALYE BİRLİĞİ’NİN ÖZEL EĞİTMENİ OLAN BERYL GARDENANT... 
 
SİYAH SEVİYE MACERACI OLAN ESKİ ÖĞRENCİSİ SURENA, BERYL’DAN ZİNDAN SALDIRISI GÖREVİNE EŞLİK ETMESİNİ İSTER. 
 
BERYL, ÖĞRENCİSİNİN BU RİCASINI KABUL ETMEYE KARAR VERİR. 
 
FAKAT YETENEKLERİNDEN ŞÜPHE DUYULDUĞUNDA KENDİNİ KANITLAMAK İÇİN SURENA İLE KAPIŞMASI GEREKİR... 
 
BİR AMCANIN YÜKSELİŞ HİKÂYESİNİN 2. CİLDİ SİZLERLE!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125370</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30b614ca-4c54-4aa4-834f-dd54ad9c81e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Cogito – 116 / Krizler ve Duygular</image:title>
            <image:caption>“Krizler ve Duygular” sayısı 2024 yılında düzenlenen “Siyaset Felsefesi Buluşmaları”nın ilkinde sunulan çalışmalara yer veriyor. Devrim Sezer, Can Cemgil ve Özlem Cihan editörlüğünde hazırlanan sayı, içinde bulunduğumuz yeni belirsizlikler ve çoklu krizler dönemini siyaset felsefesinin araçları ve zengin mirası eşliğinde masaya yatırmak amacıyla düzenlenen, “Krizler ve Duygular” başlıklı ilk buluşmada sunulan metinlerin bir bölümünden oluşuyor. 
 
Editörlerin Sunuş Yazısından: 
 
Demokrasinin küresel ölçekte gerilemesi, temsil paradigmasının yaşadığı kriz, neoliberal/kapitalist tahribat, ekolojik kriz ve hakikat ötesi siyasete eşlik eden gerçeklik krizi birbirinden koparılarak anlaşılması güç, iç içe geçen ve birbirini besleyen krizler yaşandığını gösteriyor bize. Bütün bunlara akademinin, sosyal ve beşeri bilimlerin ve Türkiye’nin deneyimlediği krizlerin eklendiğini de akılda tutmak gerekiyor. Böyle bir çoklu krizler gündemine, siyaseti yeni baştan tahayyül etmeye yönelik cesur ve minör girişimlerden umutlu ve coşkulu direnişlere, çeşitli belirsizlikler ve felaketler karşısındaki kaygılı ve hüzünlü bekleyişlerden öfke ve hınç patlamalarına, iktidar sahiplerinin ürettikleri yalanlar ve safsataların dünyaya saldığı korkulardan kayıplar karşısında yaşanan hayal kırıklıkları ve yılgınlıklara uzanan genişçe bir duygu yelpazesi eşlik ediyor. Günümüze musallat olan yeni problemlere ve bu problemlerin harekete geçirdiği yeni düşünsel arayışlara ve siyasal mücadelelere tanıklık ediyoruz. Tam da bu nedenle ilk buluşmamızda siyaset felsefesinin klasik gündemlerini takip eden çalışmalarla disiplinler ötesi arayışları “Krizler ve Duygular” başlığı altında buluşturmayı amaçlamıştık. Kuşkusuz, ne bugün karşı karşıya olduğumuz krizlerin tümü, ne krizlerle duygular arasındaki etkileşimin bütün yönleri iki gün süren bir buluşmada ele alınabilirdi. Dolayısıyla hazırladığımız dosya, belirlenen başlığı çeşitli açılardan irdeleyip tüketen dört başı mamur bir çalışma olma iddiası taşımıyor. Bu kolektif çalışma, bir araya gelme ve birlikte düşünme çabamızın ilk adımı ve yazılı ürünü olarak görülebilir. 
 
Cogito’dan 
Can Cemgil-Özlem Cihan- 
Devrim Sezer • Siyaset Felsefesi Buluşmaları’nın Ardından 
 
Dosya: Krizler ve Duygular 
Gaye İlhan Demiryol • Gerçekliğin Erozyonu: Hannah Arendt’in  Perspektifinden Hakikat ve Krizi 
Filiz Zabcı • Modernizmin Gün Batımında İlerleme ve Kriz 
Kurtul Gülenç • İksion’un Çarkı 
Volkan Çıdam • Günümüz Eleştirel Kuramında Kriz ve Toplumsal Dönüşüm İlişkisi 
Umur Başdaş • Politik, Yani Metafizik: Hobbes’un Duygu Mühendisliği Bize Demokrasinin Krizleri Hakkında Ne Söyler? 
Murat Borovalı • John Rawls ve Liberal Adalet 
Zeynep Talay Turner • Bir İmkânsızlık Olarak Bağışlama 
Gülay Uğur Göksel • Birlikte Yaşamanın Bilmecesi: Mekân-Zamansal Dayanışma Olanakları 
Selbin Yılmaz • Hannah Arendt’in Duygulara Mesafesi Bugüne Ne Söylüyor? 
Feryal Talay Tuner • Feminist Mücadelenin Duygu Tayfı Üzerine Bir Girizgâh 
Cansu Muratoğlu • Belirsizlik İçinde Yaşamın Trajik Duygusu’nu Yeniden Okumak 
Eylem Canaslan • Özgür İrade İnancının Açmazları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125371</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a374aa9a-2099-4842-898e-85467c7132d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Geceni Bana Getir</image:title>
            <image:caption>BU AŞK HİKÂYESİYLE KADERİNİZİ YENİDEN YAZMAYA HAZIR MISINIZ? 
 
Aşka ve büyüye hazır olun. “Geceni Bana Getir”,  kalbinizin en derinlerine dokunacak benzersiz bir romantizm ve nefes kesici bir dünya sunuyor. Bu büyüleyici roman ile, okyanusun serin esintisini, aşkın sonsuz heyecanını ve Tana’nın yüreğini sarsan imkânsız seçimleri iliklerinize kadar hissedeceksiniz. 
 
-Kırık Bir Kalp romanın yazarı Stephanie Garber 
 
Kaderin ötesine geçmeye cesaret edenlerin, içlerindeki fısıltıya kulak verenlerin ve aşkın eşinden gitmeye kararlı olanların hikâyesi... 
Dünyaya meydan okuyan cesur bir kadın, aşkı uğruna kendi yolunu çizmek için mücadele etmeye başlıyor. 
 
“Geceni Bana Getir”, okuyucularını aşkın gücünü ve kendi kaderini eline alma cesaretini örmeye çağırıyor. 
Bu eşsiz hikâye, aşkı kadere bırakmayıp büyülü hayaller kuranları destansı dünyasına davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125372</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6733ad6-e356-47cb-a0b9-d8d731847cf6.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimde Bir Yolculuk Var</image:title>
            <image:caption>Gerçek bir hayat hikâyesi olan bu kitap, her düştüğünüzde kalkmanın da mümkün olduğunu anlatan bir yol arkadaşı, bir başucu kitabı olarak tasarlandı. Hayatı doya doya yaşayabilmek için formüller, anahtarlar sunan Gila Kantar, sıcacık bir anlatımla sizi nesiller arası hikâyelerle tatlı bir gezintiye çıkartacak. 
 
Kendinize bir güzellik yapın ve bu masalsı yolculuğun tadına varın. Her masal mutlu bitmez belki ama başrol oyuncusu sizseniz; hayata olan duruşunuz güçlüyse, hele bir de yaşama TUTKU ile bağlıysanız sizin MASALINIZ FARKLI yazılabilir. 
 
Haydi, yazılmışı, farklı yazmaya VAR MISIN?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125373</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39769e10-09e9-48a2-b554-9ff533254ecf.jpg</image:loc>
            <image:title>Karaçamın Dirilişi</image:title>
            <image:caption>Diriliş için güç ve inanç gerekir. Bir dalı suya koymak tek başına yeterli değildir. Ben de bir karaçam ağacının dalını su dolu bir kavanoza koymuştum; dal kurudu, cansızlaştı, kırılganlaştı ve gevredi, hayat onu terk etti. Dal unutulup gitti, kayboldu, dirilmedi. Ama şairin evindeki karaçam, bir kavanoz suyun içinde canlandı. 
Karaçam çok ciddi bir ağaçtır. Bu, iyiyi ve kötüyü bilmenin ağacıdır; bir elma ağacı, bir huş ağacı değildir! Âdem ile Havva’nın cennetten kovulmasından önce Cennet Bahçesi’nde duran ağaçtır. 
 
Kolıma öyküleri Karaçamın Dirilişi ile devam ediyor. Varlam Şalamov yine en iyi bildiği dünyayı, mahkûmların soğuk ve uzun kamp günlerinin, açlığın, hastalıkların, ölümlerin dünyasını, insanın tüm bu zorluklar karşısında büründüğü çeşitli ruh halleriyle birlikte ustalıkla resmediyor. Üstelik bu kez Kuzey’in vahşi doğası da olanca muhteşemliği ve canlılığıyla karşımızda. Yeri geliyor ölmek, yok olmak, vazgeçmek üzere olan birisini küçük bir karaçam dalı tekrar yaşama bağlıyor. Ama bu kez sadece Kolıma’ya dair değil, mahkûmiyet sonrası yaşama dair şeyler de var öykülerde.  
Şalamov sadece anlattıklarıyla değil, mesafeli ve serinkanlı üslubuyla da okurlarını yine büyülüyor. Karaçamın Dirilişi, Gamze Öksüz’ün Rusça aslından çevirisiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125374</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/827d535e-a0f9-4e3c-a930-818b9928ed08.jpg</image:loc>
            <image:title>İllet</image:title>
            <image:caption>“Umutsuzca bakındı Esma çocuklara. Pazar günlerinin kâbusu başlıyordu yine, küçük tüpü kontrol etti, doluydu. Adına ‘piknik’ denilen kabir azabı başlıyordu yine. Birkaç dakika sonra korna çalmaya başladı.” 
 
“Bedir 25 yaşında ince uzun, kaslı bir çocuktu. Öyle filmlerdeki aktörlerin kasları gibi değil, daha doğal daha erkesi... Bazen hayaller kuruyordu. Marmaris’te köylüsü bir çocuk vardı. ‘Lan ne sürünüyorsun o İstanbul denen çöplükte? Burada ekmek var, turist kızlar var, insan gibi hayat var, deniz var, iş var... Atla gel.’ Kafasına yatmıştı aslında. İstanbul kahpesinin, her geçen gün bir parçasını koparttığını hissediyordu.” 
 
Türkçe yeraltı edebiyatının en güçlü ve gizemli isimlerinden Angutyus, şimdiden türün klasikleri arasına gireceğine kesin gözüyle baktığımız bu romanında bağımsız bir sinema filmi atmosferi yaratıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125375</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79ced09a-5131-488c-ad1b-ccea7a2d297d.jpg</image:loc>
            <image:title>Işık Tut Keşfet Dinozorlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuz feneriyle Mezozoik Çağ’ı keşfederken dikkat geliştiren ayrıntılarla dolu görsellerle hem öğrenip hem de çok eğlenecek.   Birbirinden renkli çizimler ve ilgi çekici bilgilerle dolu bu kitap sayesinde çocuğunuzun görsel dikkati ve akıl yürütme becerileri gelişecek.   Hey, genç kâşif! Fenerini al ve karanlıkta gizlenmiş görselleri bul. Bakalım kaç çeşit dinozorla karşılaşacaksın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125376</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3b50dea-1fbb-4c7e-a754-9b802c3b36c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Nefret Mektupları</image:title>
            <image:caption>Naomi ve Luca beşinci sınıftan beri mektup arkadaşıydı. 
Daha doğrusu yaratıcı hakaretler ve söz düellolarından oluşan bir savaşta iki düşman… 
 
Her satırından tarifsiz bir nefret akan bu mektuplar yıllara yayılan bir arkadaşlığın temelini atmıştı. 
 
Ta ki bir gün mektuplar aniden kesilene kadar. Naomi, iki yıldır Luca’dan haber alamıyordu. Her şeyi değiştirebilecek o son mektubun arkası gelmemişti. 
 
Ne var ki yerel haber kanalındaki masasında bir anda beliren yeni bir zarf, fitili tekrar ateşleyecekti. 
 
Bu sefer son sözü nefret değil aşk söyleyecekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125377</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c1d67df-15b0-4d96-8601-bd3c7829f46d.jpg</image:loc>
            <image:title>Stillwater 3 - Sınır Geçişi</image:title>
            <image:caption>SON, KAPIYA DAYANDI. 
 
Kurallar değişti ve Daniel artık Stillwater’da özel bir yere sahip. Galen’ın kasaba üzerindeki kontrolü yeni bir rakibe karşı sağlam kalabilecek mi?   Serinin bu unutulmaz son cildinde, yıldız yazar CHIP ZDARSKY (Daredevil, Batman) ve Eisner ödüllü çizer RAMÓN PÉREZ (Tales of Sand, Jane) ölümsüz dehşet ve gizem dolu hikâyelerini sona erdiriyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125378</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/034ef1b9-7412-46e8-947c-cd7fe8b0e125.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıradan Bir Köylü Hünerli Bir Kılıç Ustası Oluyor 1</image:title>
            <image:caption>“BERYL USTA’MI, ŞÖVALYE BİRLİĞİ’NE ÖZEL EĞİTMEN OLMAK ÜZERE ÖNERDİM.” 
 
BERYL GARDENANT, KIRSALDA KÜÇÜK BİR KILIÇ USTALIĞI DOJOSU İŞLETEN BİR ADAMDIR. 
 
BİR GÜN DOJOYA, KRALİYET ŞÖVALYE KOMUTANI OLAN ESKİ ÖĞRENCİSİ ALLUCİA GELİR VE BERYL’I ÖZEL EĞİTMEN OLMASI İÇİN BAŞKENTE GÖTÜRMEK İSTER!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125379</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed29536e-7251-445b-b5f4-87a72690ebec.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimizdeki Düşman</image:title>
            <image:caption>ZORLUKLARIN KAYNAĞINI HEP DIŞARIDA MI ARIYORSUNUZ: İŞİNİZDEKİ STRES, İNCİNEN KALBİNİZ YA DA HAYAL KIRIKLIKLARI? OYSA ASIL DÜŞMAN ZİHNİNİZİN DERİNLİKLERİNDE GİZLENİYOR! 
Ne zaman cesurca bir adım atmak isteseniz, içinizden bir ses “Yapma, rahatın bozulur!” dedi. Ne zaman yeni bir ilişkiye adım atmak isteseniz, “Daha iyi olacağını nereden biliyorsun ki?” diye sordu. Ne zaman biri size selam verecek olsa, tavrını beğenmediniz, ses tonundan hoşlanmadınız. İçinizden bir ses, “Kesin arkasında bir şey var!” diye uyardı. Sonuçta gergin, mutsuz, özgür hissedemeyen insanlara dönüştünüz. 
Hayat sizi yordukça yordu ve yiten sizin zamanınız, ömrünüz oldu. Oysa bir gerçeği bilmiyordunuz. Gerçekte kendi kendini görevli ilan edip size sürekli fısıldayan o sahte benlikler yoktu... Onlar hiç var olmadı. 
Korkularınız ve endişelerinizin gerçek olup olmadığını nasıl anlayabilirsiniz? 
Kendinizi ve düşüncelerinizi dönüştürerek nasıl huzurlu bir yaşam sürebilirsiniz? 
İçsel düşmanınızla yüzleşerek daha sağlıklı ilişkiler kurmanın yolları nelerdir? 
Guy Finley, “Düşüncelerimiz bize ne söylerse söylesin, düşman bizim dışımızda değil, içimizdedir!” diyor ve bu düşmanla nasıl mücadele edip, mutlu ve huzurlu yaşayabileceğinizin yolunu gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125380</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd1096ee-7c5f-4599-9801-d1f665c0410d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıradan Bir Köylü Hünerli Bir Kılıç Ustası Oluyor 2</image:title>
            <image:caption>“GENÇ MACERACILARIN ZİNDAN SALDIRISINDA YARDIMINIZI RİCA EDİYORUM, BERYL USTA!” 
 
ŞÖVALYE BİRLİĞİ’NİN ÖZEL EĞİTMENİ OLAN BERYL GARDENANT... 
 
SİYAH SEVİYE MACERACI OLAN ESKİ ÖĞRENCİSİ SURENA, BERYL’DAN ZİNDAN SALDIRISI GÖREVİNE EŞLİK ETMESİNİ İSTER. 
 
BERYL, ÖĞRENCİSİNİN BU RİCASINI KABUL ETMEYE KARAR VERİR. 
 
FAKAT YETENEKLERİNDEN ŞÜPHE DUYULDUĞUNDA KENDİNİ KANITLAMAK İÇİN SURENA İLE KAPIŞMASI GEREKİR... 
 
BİR AMCANIN YÜKSELİŞ HİKÂYESİNİN 2. CİLDİ SİZLERLE!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125381</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39fcb863-b9ad-4b02-a063-be06154eedc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıradan Bir Köylü Hünerli Bir Kılıç Ustası Oluyor 3</image:title>
            <image:caption>“NEDENMİŞ?! BEN SİZİ, O KILICI SAVURURKEN GÖRMEK İSTİYORUM, USTA!” 
 
KÜNYELİ CANAVAR ZENO GRABLE İLE CANI PAHASINA OLAN SAVAŞTA KILICINI KAYBEDEN BERYL, DEMİRCİLİKLE UĞRAŞAN ESKİ ÖĞRENCİSİ BALDER İLE KARŞILAŞIR. 
 
SURENA, BALDER’DEN ZENO GRABLE’IN PENÇELERİNİ KULLANARAK BERYL İÇİN YENİ BİR KILIÇ DÖVMESİNİ İSTER. BERYL BAŞTA BU TEKLİFİ REDDETSE DE BALDER’İN COŞKUSUNDAN ETKİLENEREK KILICI KABUL ETMEYE KARAR VERİR. TAM O SIRADA ŞEHİRDE BERYL’I HEDEF ALAN YANKESİCİ BİR KIZ ORTAYA ÇIKAR! 
 
BİR AMCANIN YÜKSELİŞ HİKÂYESİNİN 
 
3. CİLDİ SİZLERLE!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125382</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5f4dd21-d75e-43dd-9599-68754d1bf94a.jpg</image:loc>
            <image:title>Işık Tut Keşfet Uzay (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuz feneriyle uzayın derinliklerini keşfederken dikkat geliştiren ayrıntılarla dolu görsellerle hem öğrenip hem de çok eğlenecek.   Birbirinden renkli çizimler ve ilgi çekici bilgilerle dolu bu kitap sayesinde çocuğunuzun görsel dikkati ve akıl yürütme becerileri gelişecek.   Hey, genç kâşif! Fenerini al ve karanlıkta gizlenmiş görselleri bul. Bakalım uzaydaki hangi büyüleyici nesnelerle karşılaşacaksın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125383</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05568705-368a-4a57-8fe1-64771bd23066.jpg</image:loc>
            <image:title>Ernest Neden Ağlıyor</image:title>
            <image:caption>Ernest, birkaç gündür yaptıklarından keyif almıyordu. 
Kalbinde bir boşluk hissediyordu. 
Sanki yemek için kabuğunu kırdığı cevizin içi, boş çıkmış gibiydi. 
Neden böyle hissediyordu? 
 
Ernest’in hikâyesini okurken hem çok eğlenecek hem de kaplumbağalar hakkında birbirinden ilginç bilgiler öğreneceksiniz. 
 
Ve bir de… Korkularımızın bazen gereksiz olduğunu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125384</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1371af28-de0d-4c1e-8aa4-eec91a858b83.jpg</image:loc>
            <image:title>Çaça Evet Demeyi Öğreniyor</image:title>
            <image:caption>“Yazar, çocukların kendilerini ifade ederken kendi sınırlarını korudukları kadar başkalarının sınırlarını da gözetmeleri gereken dengeli bir ifade yolunun mümkün olduğunu; bu yolun etrafta bulunan yetişkinlerin şefkatli rehberliği ile bulunabileceğini bizlere aktarmaktadır. Çocuklar, bu kitabı okurken hayal kırıklığı ve öfke duyguları üzerine düşünebilir, kendileri ve diğerlerini güvende hissettirecek şekilde ifade etmenin yollarını keşfedebilirler.” 
 
İPEK ÇELİK 
Psikolojik Danışman 
 
*** 
“Çaça’nın yeni hikâyesi, ‘Evet,’ diyerek sınır koymanın nerede, nasıl ve ne zaman yapılacağını keşfederken, bizlere de önemli dersler veriyor. Doğru yerde ‘Evet,’ diyebilmek, paylaşmayı, iş birliğini ve sevgi dolu ilişkiler kurmayı mümkün kılar. Çaça’nın bu macerası, çocukların hem kendilerini hem de çevrelerindekileri anlamaları için eşsiz bir fırsat sunuyor.” 
 
Cansu AKINCI Uzman Klinik Psikolog</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125385</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/018d3f5d-070c-4c51-b98e-af89b4af1426.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Bahçenin Sırrı</image:title>
            <image:caption>Erdem ve Çiçek, Cikcik Sokağı’nı gözlemler. Erdem’in annesi bu sokaktaki gizemli evin sırrını çözmelerini istemiştir. Evin gerçekten de gizemli bir hâli vardır. Sokaktaki diğer evlerden çok farklıdır. Bahçesi yemyeşil ağaçlarla dolu, sardunyaları mis gibi kokuyor ve hanımeli duvarı aşıp yere kadar sarkıyor...  Erdem ve Çiçek sokaktaki çocuklarla arkadaş olur ve gizemli ev hakkında bilgi edinmeye çalışırlar. Sonunda ev sahibi Salih amca ve Aynur teyzenin hiç çöp atmadığını öğrenirler. Böyle bir şey nasıl olabilir acaba? Sıfır atık, geri dönüşüm, yenilenebilir enerji ve kompost hakkında çocuklara farkındalık kazandıracak merak uyandıran bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125386</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/526aec20-5baf-486e-bc6d-2fca023a9597.jpg</image:loc>
            <image:title>Tilki Rastık ile Karın Sesi</image:title>
            <image:caption>Tilki Rastık, okul öncesi yaş grubunda olan çocukların beklemek ve sabır algıları ile çevrelerindeki olaylara karşı geliştirecekleri farkındalığa aynı anda dokunuyor. Zamanın kendi ritmi içinde ilerlemesi, mevsimlerin değişmesi, hoşa giden şeylerin beklenmesi... Tilki Rastık zamanı, seslerle takip ediyor. Çaydanlıktaki su fokur fokur kaynıyor, odunlar çıkır çıtır yanıyor, yağmur şakır şakır yağıyor... Çevremizde ne çok ses var, tam olmaları gereken zamanda ortaya çıkıyorlar. Yansıma seslerin eğlencesi, Tilki Rastık’ın heyecanına karışıyor. Ortaya unutulmaz bir macera çıkıyor. Şimdi, çevremizdeki sesleri keşfetme zamanı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125387</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29868d42-7c6f-4064-bc23-931211cf95a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Kimim?- Bir Öncünün Hikayesi Martin Luther King</image:title>
            <image:caption>Bir hayalim var benim! Ataları Afrika’dan Amerika’ya zorla getirilen Martin Luther King, gözünü siyahların ırkçılığa maruz kaldığı, haklarının esirgendiği bir dünyaya açtı. Hayatını ırkçılıkla mücadeleyle geçirdi, siyahların haklarını elde etmek için elinden gelen yaptı. Organize ettiği yürüyüşler ve protestolar sayesinde siyahlar, uzun yıllardır hak ettiklerini alabildi… Martin, haklarını ararken şiddete başvurmadı.  Sadece siyahlar için değil, tüm dünyada ezilen, haksızlığa uğrayan insanlar için de bir şeyler yapmak istedi. Kimsenin ırkından, renginden dolayı ayrımcılık yaşamadığı bir dünya kurmak için çalıştı.  Bu kitapta, Martin’in amacına ulaşmak için verdiği mücadeleyi okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125388</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6b863d8-d6d8-4a96-99b3-7529e1b41feb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbimdeki Fısıltılar</image:title>
            <image:caption>Akran zorbalığı, son yılların en fazla konuşulan konularından biri. Dedikodu da bir tür zorbalık olarak çocukların duygusal dünyalarını etkiliyor. Arkadaş ilişkilerinde sorunlara yol açan ve kişiyi yalnızlaştıran dedikodu, bir döngü olarak yapan kişiyi çevreliyor. İnsanlar dedikodunun yıkıcılığından kendilerini korumak için uzaklaşırken, kişi yalnızlaşıyor. Yalnızlaştıkça daha fazla dikkat çekme ihtiyacı duyarak yeni dedikodularla bir kez daha insanlara yaklaşmayı deniyor. Yazar, dedikodu döngüsünü hem yapan hem de hakkında konuşulan çocuklar açısından oldukça somut ve net bir şekilde ele alıyor. Kitabın sonunda ebeveynlere ve eğitimcilere verdiği ipuçlarıyla çocukları, arkadaşlık ilişkisinin temelini sarsan dedikodudan nasıl uzaklaştırılabileceğimizi anlatıyor. Eğitimciler ve ebeveynler açısından rehber olacak kitap, aynı zamanda hikâyesi ve çizimleriyle de unutulmazlar arasına girecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125389</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83ad62ba-c7f0-4ab1-a9ce-0516f26a12e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbimdeki Dalgalar</image:title>
            <image:caption>Uzmanlar, çocuklarda kaygı bozukluğu görülme sıklığının arttığını söylüyor. Sınavlar, başarısızlık korkusu, dışlanma, zorbalık... Pek çok tetikleyicinin bulunduğu bir dönemde büyüyen çocuklar için kaygıyla baş edebilmenin yöntemini öğrenmek oldukça önemli. Kalbimdeki Dalgalar, çocuklara kaygı durumunda hissettikleri şeyi somutlaştırarak anlatıyor. Kalbimizdeki kaygı dalgaları büyüyünce neler olur, neler yaparsak sakinleşir gibi kilit sorulara anlaşılır, somut ve gerçek cevaplar veriyor. Yazar, kitabın sonunda kaygı bozukluğu yaşayan çocuklarla nasıl iletişim kurulması gerektiğine dair ipuçları veriyor. Eğitimciler ve ebeveynler açısından rehber olacak kitap, aynı zamanda hikâyesi ve çizimleriyle de unutulmazlar arasına girecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125390</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e35506fe-ad10-4e5d-b57d-8dfc3eba1729.jpg</image:loc>
            <image:title>İyilik Ne Renktir?</image:title>
            <image:caption>İyiliğin bir rengi olabilir mi?  Kitabımızın kahramanı Yalıçapkını’nın en merak ettiği soru: İyilik ne renktir?  Karşılaştığı kuşlara bu soruyu sorar. Önce Kanarya ile karşılaşır. Kanarya altın rengi kanatlarını çırparak iyiliğin sarı renk olduğunu söyler. Güneş’in şefkatle Dünya’mızı ısıttığını ve başakları büyüttüğünü belirtir. Karga iyiliğin siyah olduğunu söyler. Gecenin merhamet ve nezaketle Dünya’mızı örttüğünden bahseder.  Her bir kuşun cevabı kendi rengindedir, verdiği örnekler farklıdır. Yalıçapkını, hepsinin de haklı olduğunu düşünür, kafası karışır. Tam bu esnada karşılaştığı biri ona aradığı cevabı verir.  Acaba iyilik ne renktir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125391</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c933a3a1-d93e-453f-b98c-52cd1d259fe0.jpg</image:loc>
            <image:title>Haritadaki Efsanenin İzinde - İki Kule Bir Rüya</image:title>
            <image:caption>Çocukların, eğlenceli etkinleriyle tanıdığı tiyatro sanatçısı Özgür Özgülgün, bir efsaneyle karşımızda. İstanbul’un dehlizlerinden tarihî mekânlara uzanan gizemin peşinde Melis Nida ve Can’la birlikte dur durak bilmeyen bir maceraya dalıyoruz. Tarih, kültür, dijital bağımlılık, arkadaşlık, dostluk, sabır... Nefes kesen olaylar silsilesinde pek çok kez birbirimizin omuzuna vurup yüreklendirmemiz, el ele tutuşup “Yapabiliriz!” dememiz gerekiyor. Daha harekete geçmediniz mi? Haydi, bu taraftan!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125392</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcb286cc-4d8c-46e2-884e-872b0bfd0f7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Sadece</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi yaş grubu minik okurlara, sahip oldukları özelliklere karşı farkındalık kazandıran bu hikâye, Tobiş fil, zürafa, karınca, sincap ve kurbağanın sınıf arkadaşı olduğunu öğrendiği gün başlıyor. Tombiş filin “çaaat” diye kırılan kalemi, karıncanın bir türlü çıkamadığı basamak, zürafanın sığamadığı ön sıra kahramanlarımızı hem kendilerinin hem de arkadaşlarının özellikleriyle tanıştırıyor. Onlar güçsüz, sakar veya şaşkın değil; küçük, uzun veya güçlüler. Peki, siz özelliklerinizin farkında mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125393</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4dbffd71-2feb-41bf-8038-5ebdaa13bf10.jpg</image:loc>
            <image:title>Taçsız Kral Metin Oktay - Ben Kimim?</image:title>
            <image:caption>Metin Oktay, futbol hayatına İzmir’in amatör lig takımlarından Damlacıkspor’da başlar. Sonrasında başarı basamaklarını tırmanarak profesyonel futbolcu olarak Galatasaray’a oynar. Farklı yıllarda 10 kez gol kralı olur. Gol krallığı ona Taçsız Kral lakabını kazandırır. Futbol kariyerindeki başarılar, Galatasaray için yaptığı fedakârlıklar ve insanlara verdiği değerle de gönüllerin kralı olur.
Bu kitapta; azimli, yardımsever, güler yüzlü, mütevazı ve nahif bir insan olan efsane futbolcu Metin Oktay’ın hayatını okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125394</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/585a745d-9e4e-46a6-9af0-74215264d1e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kralın Dönüşü</image:title>
            <image:caption>2013 yılında Samuel Johnson Ödülü’ne aday gösterilen Kralın Dönüşü – Afganistan’da İktidar Savaşları, Birinci Afgan Savaşı’nın her iki taraftaki unutulmaz karakterlerin hayatları üzerinden anlatıldığı bir analiz.   Ödüllü tarihçi William Dalrymple’ın Britanya’nın en büyük emperyal felaketini ustalıkla yeniden anlattığı bu eser, sömürgeci hırs, kültürel çarpışma ve kibrin günümüz için güçlü, önemli bir benzetmesidir. Aynı zamanda 19. yüzyıl Afganistan’ının karmaşık siyasi ve sosyal dokusuna bir yolculuktur. Bu dikkatle hazırlanmış çalışma, dönemin güç dinamiklerini, diplomatik manevralarını ve toplumsal değişimlerini derinlemesine ele alırken aynı zamanda günümüz Orta Asya politikalarına ışık tutan önemli paralellikler kuruyor.   Dalrymple’ın titiz araştırması ve akıcı anlatımı, okuyucuya sadece geçmişi anlamak için değil aynı zamanda günümüz jeopolitik karmaşıklıklarını çözümlemek için de değerli bir perspektif sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125395</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06b4f688-cb90-4f2d-a45f-a3989df0567f.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehreküstü Apartmanı (Set)</image:title>
            <image:caption>Toprak ailesi ile birlikte babaannesinin yanına, Bursa’ya taşınır. Babaannesinin evi kentsel dönüşüm nedeniyle bir apartmana dönüşmüş ve Şehreküstü Apartmanı adını almıştır. Bursa’ya taşınmaları, onlara bu apartmanda yaşayacakları maceraların kapılarını açar. Toprak, babaannesi Şakayık Hanım’ın âdeta çocukluğuna geri dönmüş yeni hâline alışmaya çalışır. Toprak, serebral palsi adında özel bir durumu olan Zeynep ile arkadaş olur. Toprak ve Zeynep dostluk, yardımlaşma ve paylaşmanın önemini keşfederken bir yandan da gelenek ve görenekleri öğrenir. Birbirinden çok farklı karakterlerin yaşadığı Şehreküstü Apartmanında her gün yeni bir macera yaşanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125396</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f337aed-5337-4ed4-9569-08c40cb961ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur&apos;an Arapçası 2</image:title>
            <image:caption>“Bu bir mübarek kitaptır ki onu sana, insanlar ayetleri üzerinde iyice düşünsünler, akıl ve iz’an sahipleri ondan dersler, öğütler alsınlar diye indirdik.” (Sa’d, 29)
Kur’an Arapçası öğrenme yolculuğu, bir dil öğrenmenin çok ötesinde; hakikate, gayrete ve samimiyete olan bir bağlılıktır. Bu kitap, o yolda karşınıza çıkacak taşlara ve dikenlere rağmen ilerlemenin ve yolun hakikatine odaklanarak devam edebilmenin yollarını öğretiyor.
Bayyinah Akademi’de temelleri atılan, Kuran Akademi’de büyüyen ve gelişen bu çalışma, Kur’an’ın mucizelerine olan hayretinizi artırırken Arapçada derinleşmenizi sağlayacak detaylarla dolu. Nahiv ve sarf bilgileriyle şekillenen bu eser, öğrendiğiniz bilgileri, Kur’an-ı Kerim ayetleri üzerinde irdeleyerek uygulama fırsatı sunuyor. Terim karmaşasından uzak, sade ve anlaşılır anlatımıyla Arapça öğrenimini kolaylaştırıyor.
Anlaması, kavraması ve içselleştirilmesi kolay, analitik ve sistematik bir metotla hazırlanan bu çalışma, Fulya Tuncel ve arkadaşları tarafından kurulan Kur’an Akademi bünyesinde taliplilerine ücretsiz olarak da ders veriliyor.
Kur’an’ın hakikatine açılan bu kapıda bir yol arkadaşı arıyorsanız, bu kitap rehberiniz olacak.
Kur’an’ı anlayarak okumak isteyen, O’nun mesajını hayatına taşımayı hedefleyen herkes için bu eser, yalnızca bir öğrenme kitabı değil, aynı zamanda bir kalp ve niyet yolculuğu…
“Kelamına talebe olma nimetini veren Allah’a hamd olsun.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125397</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0942160-82bc-4645-8a72-edce5be7f97c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaldızlı Fısıltılar</image:title>
            <image:caption>“Hak, yaldızlı fısıltılarla perdelenemez…”
Aslında her bâtıl ideoloji bir fısıltıdır. Ateizm, deizm, agnostisizm, feminizm, darwinizm…
Hepsi hakikatin önünü kapatıp durmaya çalışan süslü kelimelerle, ‘parlak’ fikirlerle bezenmiş şeytanî fısıltılardır.
Bu fısıltılar, insanı Hak’tan çeldirebilir ve onun anlam arayışına cevap verebilir mi?
Gerçek özgürlük, kalıcı mutluluk; bu yaldızlı fısıltıların arkasında mı saklı?
Yaldızlı Fısıltılar, insanın varoluşuna, kalbine ve akledişine meydan okuyan 15 ayrı ideolojinin perde arkasını aralıyor. Pozitivizmin kıt yaklaşımı, agnostisizmin ikircikli belirsizliği, feminizmin rövanşist öfkesi, darwinizmin başlangıçsız kör rastlantısallığı… Tüm bu izmler, hakikate alternatif sunmaya çalışırken, insanı nereye çağırıyor?
Bu kitap, her bir ideolojinin ışıltılı ama yanıltıcı yüzeyini kazıyıp, altındaki çelişki ve yanlışlıkları gün yüzüne çıkarıyor.
Hak yolun daveti sade ve nettir. Ancak bu davet, kişinin hevâsına uygun düşmediğinde; insan bu gerçeği göz ardı etmeyi seçer ve yaldızlı ama içi boş fısıltıların peşine takılır.
Yaldızlı Fısıltılar, kalbini ve akledişini hakikate bilerek kapatmayanlar için bir rehber; yanıltıcı fısıltıların ötesinde, hakikatin berrak ışığını gösteren bir pusuladır.
Gerçeği aramaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125398</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44ff8883-ff8e-4bf8-9453-1781f93c0a6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Ruhlar İçin Çay Saati</image:title>
            <image:caption>“Yaşarken, bu dünyadan göçüp gidenlerin bıraktıkları yerleri işgal ederiz. Kuraldır bu.”
 
Fransa’nın Nice şehrine yakın bir kasabasında yaşayan çobanın iki kızı vardı: Agonie ve Félicité.
Agonie korkutucu bir cadıydı, Félicite ise ruhları ve hayaletleri bulan bir dedektif. İkizler yıllar içinde ayrı düşmüş, otuz yıl görüşmemişlerdi. Ta ki annelerinin annelerinin ölümünün ardından, kendilerine rağmen, bir araya gelene dek.
İkizler, annelerinin ruhunu bulmak ve son sözlerini öğrenmek üzere onun hayatına tanıklık edenlerle bir araya gelecekleri ve geçmişin izini sürecekleri bir yolculuğa çıkar.
Tanıştıkları her kişiyle ve gizemli çaylarının yardımıyla annelerinin hayatına dair yeni bir düğümü çözeceklerdir. Gerçeğe dair arayışları, Agonie ve Félicité’yi Nice’in dar sokaklarından terk edilmiş uzak köylere ve Endülüs’ün efsunlu bir çölünden bir ailenin geçmişinin derinlerine götürecektir. Fransa Fantastik Edebiyat Büyük Ödülü 2024 kazananı Kayıp Ruhlar İçin Çay Saati, sessizliğe gömülmüş pişmanlıklar, paylaşılamayan sevgiler ve koparılamayan bağlara dair fantastik öğelerle bezeli büyüleyici bir roman…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125399</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd128a27-a80e-4e88-bc40-e966a4bdbd9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Vagus Sinirine Reset At</image:title>
            <image:caption>Patronunuzdan gelen sert bir mesaj yüzünden kendinizi gergin mi hissediyorsunuz? 
Gürültülü bir ortama girdiğinizde bunalıyor musunuz? 
Endişe verici bir düşünceden sonra vücudunuza adrenalin pompalanıyor mu? 
Evetse, sinir sisteminizin dengesinin bozulmuş olabilir. 
 
Anna Ferguson, Vagus Sinirine Reset At’ta işte bundan bahsediyor. Sinir sisteminin işleyişini ve onu sağlığımızı, ruh halimizi ve davranışlarımızı olumlu yönde etkileyebilmesi için ne şekilde desteklememiz gerektiğini anlatıyor. Sinir sisteminin tepkilerinin algımız üzerindeki etkilerini fark ederek bu tepkileri dengelemeye yönelik stratejiler veriyor. 
Son zamanlarda sık sık duyduğumuz somatik deneyimlemenin ne olduğunu merak eden ve hayatına katmak isteyen herkesin yararlanabileceği bir kitap.
 
“Kaygı ve stresin insanı ele geçirdiğini hissetmenin ne kadar zor olduğunu biliyorum; bir türlü rahatlayamama, zihninizin sürekli bir düşünce ve endişe uğultusu içinde olduğunu hissetme, neredeyse her sosyal etkileşimden sonra gelen yorgunluk... Biliyorum çünkü ben de o yollardan geçtim. Güzel olan şu ki, iyileşmek ve üstesinden gelmek için doğuştan gelen bir kapasiteye sahibiz. Bu kitapta işte bunu anlatıyorum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125400</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f8b8b2e-189c-4dde-bcf3-e294f6acd7c8.jpg</image:loc>
            <image:title>İttihatçıların Kara Kutusu</image:title>
            <image:caption>“Ben Resne’de iken Bulgar komitelerinin devâm-ı nüfuzuna, te’sir-i hükmüne imkân olamaz idi. Resne ve Presbe Kumandanlığında iken hükûmet-i müstebidenin kuvveti olmaktan ziyade cemiye­tin eli olmuştum. Bir taraftan aynı suretle Ohri’ye getirilen ve aynı emeli takip eden Ohri Redif Taburu Kolağası Eyüp Efendi kardeşim, feleğin aynı müsaadelerine mazhar olduğu için, Ohri cemiyetin en mutemed bir merkezi hükmünde idi.”
Resneli Ahmed Niyazi Bey
“Bu sırada, yani üç yüz yirmi üç senesi Eylül’üne doğru Ohri Redif Taburu Kumandanlığına tayin olunan Kolağası Eyüp Sabri Efendi’nin vüsûlü cemiyetin tevessüüne fevkalâde yardım etti. Zaten Ohrili bu zât derhâl idare hey’eti arasına idhâl edilerek ce­miyetin tevessüüne çalıştı. Zekâveti ve gayreti sayesinde hakikaten muvaffak oluyordu.”
Enver Paşa
 
“Eyüp Sabri benim kardeşimdir.”
Talât Paşa
“Bazı isimler vardır, sahiplerinin hal, tavır ve ahlakına uygun düş­müştür. Eyüp Sabri hakikaten sabrın ve tahammülün bir timsali idi. Kızmazdı, kendisine ta İttihat ve Terakki günlerinden beri edilen müracaatları daima güler yüz ve tatlı sözle karşılardı. Dün onun cenazesinde, son saatlerinde yanında bulunan bir dostu anlatıyor­du: ölüm döşeğinde yatarken yine kendisine müracaat edenlerin arzusunu isafa [yerine getirmeye] çalışmıştır. Hele amansız hasta­lığından, ağrısından, sızısından asla şikâyet etmeyişi Eyüp ismine ne kadar layık olduğunu gösteriyordu. Onun 1908 İhtilâli’nden evvelki hizmetleri kitaplara geçmiştir. Tabii yalnız eski devirde ve eski harflerle yazılmış kitaplara geçmiş olduğu için, belki yeni nesiller Eyüp Sabri’nin o vaktin tabiriyle bir kahraman-ı hürriyet olduğunu bilmezler. Fakat o, öyle bir kahramandı ki ne caddelere sığmayacak kadar kollarını kabartarak halk arasına girmiş, ne de arkadaşları arasında baş sedire oturmaya kalkışmıştır.”
Adnan Adıvar
 
 
Talha Burak Ünlü bu defa İttihat ve Terakki zincirinin eksik halkalarından Ohrili Eyüp Sabri Akgöl’ün hayatını yazdı. Resneli Niyazi Bey’i durdurması için II. Abdülhamid tarafından görevlendirilen Şemsi Paşa’nın halefi Müşir Tatar Osman Paşa’yı alıkoyarak II. Meşrutiyet’in ilanına yaptığı büyük katkıların ve “Hürriyet Kahramanı” olmasının yanı sıra Osmanlı Devleti’nin son dönemini ve erken Cumhuriyet dönemini ilgilendiren birçok olayın bir numaralı tanığı Eyüp Sabri Bey’in…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125401</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8482e115-bcde-498a-8360-4cb76278a3eb.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Osmanlı Muharebeleri Bafeus 1302 &amp; Pelekanon 1326</image:title>
            <image:caption>İznik feth olınacak nevbet İstanbul’a düşer
 
Görsel Osmanlı Savaş Tarihi Serisi, merhum Prof. Dr. Halil İnalcık’ın tarifiyle Osmanlılara beylik olma yolunu açan Bafeus 1302 &amp; Pelekanon 1326 muharebeleriyle devam ediyor.
Bu iki muharebe Osmanlı tarihi çalışmalarının duayen ismi Prof. Dr. Feridun M. Emecen tarafından yazıldı. Bizans’a karşı alınan iki parlak zaferin adıydı Bafeus (1302) ve Pelekanon (1326). Osmanlı Beyliği’nin kurucusu Osman Bey Bafeus’ta bir Bizans ordusunu yendi. Oğlu Orhan Bey ise Gebze yakınlarındaki Pelekanon’da Bizans imparatorunun kumanda ettiği kuvvetleri ezdi. Osmanlılar bu zaferlerle diğer beyliklerin önüne geçti.
Emecen, ilk Osmanlıların pusu ve baskın dışında taktik beceri gösteremeyen aşiret savaşçıları oldukları görüşünü çürütüyor. Osmanlılar daha ilk devirlerde istihbarat toplama, topografyayı çalışma, hızlı hareket etme, taktik esneklik gösterme ve gece harekatı düzenleme konusunda ne kadar deneyimli olduklarını bu muharebelerle ispatladılar.
Bu kitapta iki muharebeyi bu çalışmaya özel üretilen krokiler, planlar, çizimler ve haritalarla takip edebileceksiniz. Muharebe hakkındaki yerli/yabancı kaynaklardan geniş alıntılar sayesinde dönemin havasını soluyacaksınız. Karekod uygulaması ile hareketli muharebe planlarını göreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125402</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fd36f1c-064b-486c-9fc2-b5c529921fcb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Zeka ve İslam</image:title>
            <image:caption>İnsanlık, tarihinde ilk defa kendisi dışında muhakeme yapan, yorumlayan ve karar alan bir varlıkla, yapay zekâyla birlikte yaşayacak ve ister istemez bu değişimden önemli ölçüde etkilenecek. İnsanın değişmesi, ilişkide bulunduğu tüm anlam ve bağlamların da değişmesine yol açacak. Gerçeklik algısı değişime uğrayan kişinin, kendisinden başlamak üzere fizik ve metafizik âlemle kurduğu ilişkinin mahiyeti de başkalaşacak. Sahte olan ile sahih olanın iç içe geçmesi, insanın kendine yettiği sanrısı, “teknolojik hipnotizmden teknolojik nihilizme sürükleniş” gibi ihtimalleri doğursa da yine de bu sürecin sunduğu fırsatlar yok mudur?
İnsanları sıkça &quot;aklını kullanmaya ve &quot;tefekkür etmeye&quot; teşvik eden İslâm dini çerçevesinde yapay zekânın bugünkü seviyesi ve kısa zamanda gerçekleştirilmesi beklenen yeni versiyonları nasıl değerlendirilebilir?
Yapay zekâ kullanımının etik çerçevesini çizmek mümkün müdür? Mahremiyetin ihlali, taraflı algoritmalar, dezenformasyon amaçlı sistemler, epistemik şiddet ve dijital faşizm gibi sorunlara yönelik tedbirler alınabilir mi?
İleri teknolojilerin adeta yaratıcılık sıfatlarına sahipmiş gibi görülmesi İslâm felsefesi içinde nasıl cevap bulur?
Hac ya da Hicret simülatörleri, namaz benzetim aplikasyonları ibadet hayatımızı dönüştürecek mi?
Robot teknolojisinin varlık kazandığı yeni sosyolojik yapıda inanç ile insansı robotların karşılaşması nasıl olacak?
Felsefe, ilahiyat ve mühendislik disiplinlerinden zengin bir yazar kadrosu Prof. Dr. Mehmet Bulgen’in editörlüğünde bir araya geliyor ve bu ileri teknolojinin hayatlarımızı tümel boyutta nasıl dönüştüreceğini, İslâm&apos;ın temel ilkelerinin/değerlerinin, yeni teknolojinin kullanımına dair nasıl bir çerçeve çizdiğini tartışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125403</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c4f37e0-22d9-4e59-81ba-e450cfb46d18.jpg</image:loc>
            <image:title>Melekütun Keşfi</image:title>
            <image:caption>Ulvi hallerin ve harikulade mükaşefelerin renk renk gömlekleri vardır. Nitekim Sevgili (sav) “Rabbimi en güzel surette gördüm.” buyurmuştur.
 
Ruzbihân-i Baklî&apos;nin Meleûutun Keşfi isimli eseri müellifin samimi ve sade bir üslupla âdeta manevi otobiyografisini yazdığı eseridir. Müellifin ruhsal yolculuk, murakabe ve müşahede benzeri tasavvufi kavramlara dair kendi tecrübelerini okuyacağınız bu eser, Ruzbihân-i Baklî külliyatının ikinci eserini oluşturmaktadır. Eser, aynı zamanda müellifin hayatına ve dönemin tasavvufi, kültürel ve sosyal yaşantısına dair de önemli izler taşımaktadır.
Baklî&apos;nin tasavvufi görüşünün merkezi gayb âlemine dayanır. Melekût âlemi olarak ifade ettiği bu dünyaya öylesine cezbolmuştur ki yazdığı pek çok eserde bu sırlı dünya ve yaşadıkları hakkında bilgiler paylaşmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125404</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6f9539a-ca10-4486-bde4-863b6b682534.jpg</image:loc>
            <image:title>Lema En Yüksek Tepe</image:title>
            <image:caption>Bir genç kızın gücü, yaşadığı kasabanın kaderini değiştirebilir mi?


Mavel Kasabası’nın soğuk ve gizemli atmosferinde, Lema’nın hayatı hiç peşini bırakmayan görüngü krizleriyle altüst olur. Ancak Lema, bu krizlerin arkasındaki karanlık sırları keşfettikçe, her adımda yeni bir tehlikeyle yüzleşir ve kayıp geçmişinin perdelerini aralar. Lema’nın krizlerle başlayan yolculuğu, içsel gücünü ve kim olduğunu keşfetme arayışına dönüşür. Ancak bulduğu cevapların daha büyük soruları açığa çıkardığı bu macerada Lema, yalnızca yaşadığı kasabanın değil, tüm evrenin kaderini değiştirebilir. Lema: En Yüksek Tepe, gerçeklerin ve yalanların ince çizgisinde yürüyen destansı bir hikâyenin başlangıcı. Bir kasabada başlayan bu macera, sizi ışığın ve ateşin buluştuğu zirvelere taşıyacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125405</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ddebb72-5330-42d7-92b8-7a2fb3215dfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Bunu Kimden Duydun? - Nuriye Ecmel 3</image:title>
            <image:caption>Eğer birinden bir dedikodu duyarsanız yapabileceğiniz şeyler listesi:
·       Kulaklarınızı tıkamak
·       İmdaaat, diye bağırıp koşa koşa kaçmak
·       “Aman canım boş ver şimdi bunları, şu senin işleri ne yaptın…” diyerek hemen konuyu değiştirmek
Ben de bir dedikodu duydum ve ne yaptım dersiniz? Dedikodunun peşine düştüm. Ama onun peşine düşeyim derken kendimi birden çok acayip bir yerde buldum. Nerede bulduğumu şu an anlatamam, isterseniz kendiniz okuyup öğrenin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125406</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19ad8772-3626-4a85-bd8a-17d6e6f7be9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Böcek Oteli</image:title>
            <image:caption>Böcek Oteli’nin büyük açılışına hazır mısınız?
Pofuduk koltuklar, ışıltılı bir havuz ve rahatlatıcı bir spa...
Tüm böcekler için mükemmel bir yer! 
Ama tam o sırada beklenmedik bir misafir beliriyor kapıda: BİR SÜMÜKLÜ BÖCEK! 
Yapış yapış, ıslak ve diğerlerinden çok farklı olan bu konuk, otele kabul edilebilir mi?
 
Arka kapağından çıkan kes-birleştir küçük böcek karakterlerle hikayeyi canlandırarak oku.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125407</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c554512b-6a5f-48a4-b2eb-ab6610bf44f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevda</image:title>
            <image:caption>Sevda</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125408</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d6ceec8-c579-4e0c-9228-eda0bd3ef91d.jpg</image:loc>
            <image:title>Monolog</image:title>
            <image:caption>Bizim apartman beş katlı. Evimiz beşinci katta. Apartmanda asansör var. İçine giriyorum. İnmek bir dakika sürdü. Çıkmak bir dakika sürdü. Ama komşumuz asansör ile çok eşya taşıdı. Asansör bozuldu. Okula gitmek için beş kat inmek, beş kat çıkmak zor. Sabah okula gitmek için merdiven basamaklarını tek tek iniyorum. Akşam okuldan geliyorum. Beşinci kata çıkmak için merdiveni tek tek çıkıyorum. Ter içinde kalıyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125409</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10600bcc-a8ed-4e51-92f2-1e59caf1cdd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kusursuz Cinayet Mobbing</image:title>
            <image:caption>Kusursuz cinayet bir insanın yaşama sevincinin öldürülmesidir. Bu suçu işleyenler genellikle makam ve mevkilerindeki lüks odalarında veya patron yalakaları olarak her doğan yeni günle yeni cinayetler planlamaktadırlar. Cinayete kurban edilecekler ise gece uykusuz; sabah yeni saldırılara kör, sağır ve dilsiz olmak zorundadırlar, çünkü evde bebekler mama, çocuklar oyuncak bekler ve eve ekmek götürülmesi gerekmektedir. KURBAN, her gün psikolojik olarak bir travmadan diğerine ücretsiz, fazla mesai olmadan, aşağılanarak, küçümsenerek, hor görülerek ve ışık hızıyla gider. Uğradığı her saldırıda onuru kırılır. Bir zaman sonra yaşadıkları kabul edilebilecek sınırları fazlasıyla aşar. MAĞDUR’un ilk yaptığı intihar etmek veya ZORBASINI öldürmektir. Siz kendi köşenizde başkalarının magazin haberlerini gülerek izlerken, hayatlar yok olur gider ama bilmezsiniz. Kurban bir mobbing mağdurudur, bilmezsiniz. ZORBA planlayarak, canavarca hislerle birden fazla kişiyi öldüren bir katildir. Hem katildir hem de elinin altındakileri kullanmak suretiyle aslında başka cinayetlerin de azmettiricisidir, bilmezsiniz. MAĞDUR, kendi halinde, ekmeğinin derdinde olan bir ÇALIŞAN iken ondan katil yaratan ise ZORBA’dır bilmezsiniz. İşte tam da bu nedenlerle MOBBİNG KUSURSUZ BİR CİNAYETTİR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125410</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdb15334-752d-4822-a6d1-5dd03de6b56b.jpg</image:loc>
            <image:title>Poetik Fragmanlar</image:title>
            <image:caption>“... Kendini yaşamın merkezine aldığın, alabildiğin tek yer sahne mi? Bundan mı sahneye olan sevdan? Seni sana sevdiren tek şey ân’ın merkezine, başköşesine mi kurulman? Bundan mı gözlerini ötekine yumman? Sana nasıl baktığını, sesindeki titreyişi, vurguladığı heceyi, aklında olup biteni, uyanıkken gördüğü rüyayı fark ettin mi? Aranızdaki mesafeyi görebildin mi? Ya nabzının sesini? Çınlayan nefesini? Görmedin, değil mi? Göremedin. Sana bakan göz bebeklerindeki sen, sanki bir yabancı, en az öteki kadar yalancı ...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125411</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dee86efb-9914-4685-bb16-1907427032d7.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul’un Çatalca İlçesi Üzerine Halkbilimsel Bir Araştırma</image:title>
            <image:caption>Çatalca, İstanbul’un batısında yer alan, hem tarihî hem de tabii güzellikleriyle dikkat çeken bir ilçedir. Soyluluk çiçeği erguvanla özdeşleşmiş bir habitattır. Renkler henüz o kadar da endüstrileşmemişken Çatalca rengini erguvandan almıştır. İlçede bu tılsımlı rengin baskınlığına şahit olmamak namümkündür. Birçok eski medeniyetlerin izlerini taşıyan Çatalca kadim İnceğiz Mağaralarına ev sahipliği yapar. Hem Marmara Denizi’ne hem de Karadeniz’e yakınlığıyla stratejik öneme sahip olan ilçe, savaşların ve yolcuların geçiş güzergâhı olduğu kadar kültür festivallerinin, sanatın ve doğal güzelliklerin de beşiğidir. Belki de bundandır ki bağrından önemli dervişler, müzisyenler, şairler ve yazarlar çıkagelmiştir. Toprakları ne kadar bereketli, efsaneleri, sanatı ve tarihi ne denli ahenkliyse, insanları da o derece misafirperver, nazik ve yardımseverdir. 
Çatalca’nın tarihî zenginlikleri, Bizans ve Osmanlı dönemi kalıntılarıyla taçlanırken, Çatalca’nın köyleri ve mahalleleri geleneksel halk kültürü ve doğal güzellikleriyle öne çıkar. İlçede yer alan tarihî camiler, çeşmeler, köprüler ve konaklar geçmişin izlerini günümüze taşır. 
Bu kitap, Çatalca’yı farklı yönleriyle ele alıp araştırmacıları ve her perspektiften okuru bilgilendirmeyi amaçlamaktadır. Çatalca’nın tarihini, kültürünü, doğal zenginliklerini ve bölgedeki yaşamı derinlemesine inceleyerek hem Türk kültürüne hem de güzel İstanbul’a ilgi duyanlar için keyifli bir okuma vaat ediyor. Çatalca’nın halk kültürüyle yoğrulmuş saklı mekânlarından, antik yerleşim yerlerine kadar her bir ayrıntıyı keşfetmek isteyenler için bu eser, bir yol arkadaşı niteliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125412</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29fc8f14-4808-499e-b384-7c6f1b1b32e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijitalleşme ve Haksız Rekabet</image:title>
            <image:caption>Dijitalleşme, ticaretin yapısını kökten değiştirerek geleneksel rekabet anlayışını sarsmakta ve haksız rekabetin tanımını yeniden yapmaya zorlamaktadır. Algoritmaların piyasa dinamiklerini yönlendirdiği, platform ekonomilerin sınırları zorladığı günümüz dünyasında, ticari süreçlerde fırsatların yanı sıra manipülasyon, ayrımcılık ve şeffaflık sorunları da derinleşmektedir. Bu dönüşüm, sadece ticari teknikleri değil, hukukun temel ilkelerini de yeniden gözden geçirmeyi zorunlu kılmaktadır. 
Bu kitap, Türk Ticaret Kanunu’nun dijital dönüşüme uyum kapasitesini değerlendirirken, algoritmik manipülasyon, dinamik fiyatlandırma ve büyük veri analitiği gibi konulardaki hukuki boşluklara odaklanmaktadır. Avrupa Birliği&apos;nin Dijital Hizmetler Yasası (DSA) ve Dijital Pazarlar Yasası (DMA) gibi düzenlemeler ışığında, Türk hukuk sisteminin ihtiyaçları somut analizlerle ele alınmaktadır. 
Hem akademisyenler hem de uygulayıcılar için rehber niteliğinde olan bu çalışma, dijital çağda rekabet hukukunun geleceğine dair kapsamlı bir perspektif sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125413</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/283ae7da-11d7-46fe-90b6-7bc62643b5ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Açık İnovasyon</image:title>
            <image:caption>Küreselleşmenin hızla yaygınlaştığı günümüzde, iş dünyası ve toplumlar sürekli bir dönüşüm süreci içerisindedir. Teknolojik gelişmeler, değişen pazar dinamikleri ve tüketici davranışları işletmeleri yalnızca yenilikçi olmaya zorlamakla kalmamakta, aynı zamanda sürdürülebilir ve çevik iş modelleri geliştirmeye de teşvik etmektedir. Bu bağlamda, işletmelerin varlıklarını sürdürebilmeleri, yenilikçilik kapasitelerini artırabilmelerine ve iç kaynaklarını dış bilgiyle entegre edebilme becerilerine bağlıdır. İşte tam da bu ihtiyaçlara cevap veren açık inovasyon modeli, işletme dünyasında giderek daha fazla önem kazanan bir yönetim stratejisi olarak ön plana çıkmaktadır. 
Açık inovasyon, işletmelerin yalnızca iç kaynaklarını değil, dış paydaşlardan gelen bilgi ve teknolojiyi de yenilik süreçlerine dahil ederek sınırları ortadan kaldırmasını ifade etmektedir. Bu anlayış, rekabet gücünü artırmak, maliyetleri düşürmek ve sürdürülebilirlik hedeflerini gerçekleştirmek açısından işletmelere stratejik bir avantaj sunar. Aynı zamanda iş dünyası ile akademik dünyanın yenilik ve iş birliği anlayışında yepyeni bir bakış açısını temsil eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125414</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24b1cfe5-2831-4ed6-a8b1-f4a6db110526.jpg</image:loc>
            <image:title>Rubailer</image:title>
            <image:caption>Mademki mutlak gerçek elimizde değildir 
Ömrü şüphede ümitte geçirmek de nedir 
Sakın düşürmeyelim kadehi elin ayasından 
Sarhoş olunca ayık da sarhoş da birdir Ömer Hayyâm’ın rubâîleri, yaşamın anlamına, zamanın akışına, insana ve varoluşa dair temel sorular sorar; yalın ama derin yanıtlar verir. Yüzyıllardır, Doğu ve Batı edebiyatında iz bırakan bu rubâîler hayatın geçiciliğini kucaklamak için bilgece bir yol sunar. Bir şairden daha fazlası olan Hayyâm, şiirlerinde bazen yaşamın coşkusunu bazen ölümün kaçınılmazlığını dile getirirken daima insana dair hakikatin izini sürer. Aşk, şarap, yaşam ve ölüm temaları etrafında örülen bu yalın dörtlükler evrensel insanlık hallerine ışık tutar. Dogmalardan uzak, özgür bir bilincin izini taşır Rubâîler. İran sınırlarını aşarak dünya edebiyatında yankı uyandıran, kültürlerarası bağlar kurmuş Rubâîler’in Farsça aslından çevirisi, Hayyâm’ı Türkçenin incelikleriyle buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125415</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d587d569-34c5-4c55-bfe7-d8e63425b52d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin Polisiyesi 4 - Yılanbaşı</image:title>
            <image:caption>Amerikalı adli tıp uzmanı Margaret Campbell ve Çinli dedektif Li Yan bu yeni macerada yeniden bir araya geliyor. Bu kez karşı karşıya oldukları düşman, yalnızca ülkelerin sınırlarını değil, tüm insanlığı tehdit ediyor. 
 
Teksas’ta tüyler ürpertici bir olay yaşanır; bir kamyonun kasasında onlarca Çinli göçmenin cansız bedeni bulunur.  Olayın ardındaki sırrı çözmek için çağrılan Campbell, eski ortağı ve unutamadığı aşkı Li Yan ile tekrar birlikte çalışmak zorunda kalır. Ancak bu kez soruşturma, onları milyar dolarlık yasadışı insan ticareti ağının karanlık dehlizlerine çeker. Bu kirli ticaretin başında, “Yılanbaşı” olarak bilinen biri vardır. Kaçakçılık yetmezmiş gibi göçmenlerin aynı zamanda ölümcül bir biyolojik silaha da dönüştürüldükleri anlaşılır. Bu “biyolojik saatli bomba,” Çin’den ABD’ye uzanan, siyasetin ve gücün ağlarıyla örülmüş son derece karmaşık bir tehdittir. 
 
İnsan kaçakçılığı, uluslararası suç ağları ve zamanla yarış... 
Peter May, okurunu her sayfasında nefesleri kesecek bir maceraya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125416</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79169575-e4b2-43de-8721-6de5f6805a0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Miguel Sokağı</image:title>
            <image:caption>Naipaul’un Trinidad’da geçen çocukluk ve gençlik deneyimlerinden aldığı ilhamla dönemin tarihsel belleğini harmanlayan bu öykü dizisinde, Port of Spain’in ücra mahallelerinden renkli insanların yaşamlarından kesitler sunuluyor. İsimsiz anlatıcı, İkinci Dünya Savaşı yıllarında Amerikalılara ve beyazlara duyulan güvensizliğin perçinlenmesi, yoksulluğun ve şiddetin yükselmesiyle şekillenen çevresinde her biri birbirinden farklı karakterleri gün yüzüne çıkarıyor. 
“Bir yabancı Miguel Sokağı’ndan arabayla geçecek olsa, “Varoş!” deyip işin içinden çıkar; gördüğü o kadardır çünkü. Ama burada yaşayan bizler için sokağımız, herkesin birbirinden bambaşka olduğu, kendi başına bir dünyaydı. Adam-dam deliydi; George aptaldı; Koca Ayak kabadayıydı; Şapka maceracıydı; Popo filozoftu; Morgan da komedyenimizdi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125417</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d7ecada-5de6-4e85-b805-b9b3146620c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Dolayımlar</image:title>
            <image:caption>“bir yüzde iki gözün arası 
                ömür kadardır 
yakınlık birlik getirmez bazı yerde 
oturduğun taşı alıp götüremezsin 
söz tohum diye düşer de toprağa 
iki gözün bir gördüğünü diğeri 
                inkar eder 
bütün ortasından nehir geçen şehirler 
baş geyiğin bilgisindedir 
çift iri gözünü birden 
suda birleştirir baş geyik 
ürkmesi tüfek tetiğinden değil 
ıssız yağan kar misali 
ölümün ıssız bırakan hükmündendir”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125418</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/144dff22-8215-472b-a1fa-270d504c53b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Matruşka Kahır</image:title>
            <image:caption>yüzerim alışır nasılsa boy verdikçe acı kaybımız 
yüzerim unutulacak yürüyen kendimden bir parça sıcaklık 
yüzerim birikince karnıma ölüleri kamaşan düğümler 
fotoğrafçılar artık gülümse demiyor bana 
yine de geçerliymiş bu vesikalık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125419</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3023d61f-2849-41b4-bb2e-2cb6e10d6be2.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Gidenler</image:title>
            <image:caption>Catherine Sterling annesini çok iyi tanıdığına inanmaktadır. Annesi Ruth Sterling sessiz, çalışkan ve kızı için yaşayan biridir. Hayatı boyunca dünyaya karşı kızıyla baş başa mücadele etmişlerdir. Catherine artık kanatlarını açmaya, evden taşınmaya ve yeni bir kariyere başlamaya hazırdır ve annesi bunu engellemek için her şeyi yapacaktır. 
 
Ruth Sterling kızını çok iyi tanıdığına inanmaktadır. Catherine asla isyan etmeyecek, annesinin geçmişiyle ilgili hiçbir şeyi sorgulamayacaktır. Ancak Ruth’un kızını yanında tutmak için giriştiği umutsuz arayış, özenle inşa ettiği dünyasındaki çatlakları ortaya çıkarmaya başladığında hem anne hem de kızı aldatmacalarla dolu bir dansa girişirler. 
Dünyada en sevdiğiniz kişiyi korumak için ne kadar ileri giderdiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125420</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a4b4467-9f05-4ee5-9f76-eca31dc44b86.jpg</image:loc>
            <image:title>Alaycı Kuş</image:title>
            <image:caption>Egemen güçlerin toplumsal bilinçlenmeyi önleme taktikleri... Elitler ne ister? Uyuyan halklar! Neden? Halkın ürettiklerine ve halka ait doğal zenginliklere rahatça el koymak için. Halkın güdülmesinde en etkili araç nedir? Medya… Yöneticiler, TV Programcıları, gazeteciler, sanatçılar, yazarçizerler halkı şekillendirirler. O zaman onlar denetimde tutulmalıdır. Alaycı kuş, duyduğu her sesi taklit yeteneğine sahip bir kuştur. Amerikan istihbaratı bu nedenle olmalı ki Soğuk Savaş döneminde, “Alaycı Kuş” adını verdiği operasyon (Mockingbird Operation)” ile gazetecileri kullanmıştı. Ve bu operasyon devam ediyor... 
Elitler, bu “Alaycı Kuş”larla halkı ikna etmeye çalışırlar. İkna edemediklerini de oluşturdukları “sahte muhalifler”e havale ederler. Özetle bunlar, halkı bekleyen çok katmanlı operasyonlardır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125421</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe88bfc0-f9ba-44da-a579-888190cfdeb1.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşi Söndürmeyin</image:title>
            <image:caption>İlkel hayvanların erkekleri dişilerine bu türlü kötü davranmaz, eşlerini öldürmezler çünkü. Erkeğin eşini öldürdüğü tek hayvan türü “insandır” 
Jack London, Adem&apos;den Önce 
Birbirinden farklı hayatlar nasıl ortak bir hikayeye dönüşür? Acının, kederin beslediği yaşanmışlıkların intikam duygusuyla beslendiği, kesiştiği bu romanda gördüğümüz, duyduğumuz acıların yerleştiği karakterler, büyük bir gerçeği seriyor önümüze. Öğretmen olma hayalleriyle Ankara&apos;ya gelen Mısra&apos;nın, acısını intikam duygusuna çeviren Kuzey ile karşılaşması, birbirlerini kucaklaması gibi. Her gün duyduğumuz, okuduğumuz kadın cinayetleri haberlerinin tüm gerçekliğini ortaya seren bu romanda, Seher&apos;in hikayesi hem tanıdık gelecek hem de sizi derinden sarsacak. Acıyı en derinden yaşamış her karaktere sarılmak isterken, bu nefret zincirinin sonlanmasını tekrar ve tekrar isteyeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125422</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfde9558-18f0-49cd-8c1c-c50cdd7fc858.jpg</image:loc>
            <image:title>Finduk</image:title>
            <image:caption>Minik bir fındık tohumunun, toprağın derinliklerinde başlayan büyüme yolculuğuna sen de eşlik etmek ister misin? 
Acaba bu yolculukta onu neler bekliyor? Toprağın altında nasıl bir yaşam var? Finduk filizlenip ağaç olurken yanında kimler var? 
Hadi, kitabın kapaklarını çevirelim; sevgi, emek ve sabırla başlayan bir hayatın güzelliklerini şahit olalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125423</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f866275b-0f51-4d87-b257-09ef51a53393.jpg</image:loc>
            <image:title>Aslan Paşa’nın Diş Ağrısı</image:title>
            <image:caption>Ormandaki iyi kalpli hayvanlar, diş ağrısıyla kıvranan kahramanımız Aslan Paşa&apos;ya yardım etmek isterler. 
Hepsi kendince bir çözüm bulmaya çalışır, fakat Aslan Paşa&apos;nın diş ağrısı bu şekilde geçmez. 
Acaba Aslan Paşa endişelerini yenip diş doktoruna gidebilecek mi? 
Kuş, sincap, tilki, ceylan, maymun; Aslan Paşa&apos;nın diş ağrısını kim geçirebilecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125424</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1d3caf3-7735-429f-b81b-238800aef08a.jpg</image:loc>
            <image:title>Karlar Ülkesi</image:title>
            <image:caption>Her kar yağışı, Karlar Ülkesi’nde yaşayanları çok mutlu ederdi. Herkes üzerine düşen sorumluluğu titizlikle yerine getirirdi. 
Kar keklikleri kar tanelerini resmeder, boz ayılar bunları ışıl ışıl taşlar haline getirirdi. Penguenlerin maharetli gagaları da taşları işleyip takı haline getirirdi. 
Tilkiler ise bu güzellikleri bütün dünyaya dağıtırdı. 
Ama bir gün hiç beklenmedik bir şey oldu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125425</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/105a6217-4f2c-4cec-8550-ebb0f4879e66.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeteneğini Arayan Öykü</image:title>
            <image:caption>Öykü, Melodi ve Denge… 
Birbirinin tıpatıp aynısı üçüz kardeşler… 
Onları ayırt edebilen tek kişi anneleridir ve “Birbirinizin tıpkısı da olsanız, siz çok farklısınız, nasıl karıştırırım?” der. 
Melodi’nin sesi çok güzeldir. Çok da güzel keman çalar. Bu onun özel bir yeteneğidir. 
Denge’nin vücudu çok esnektir. Ters takla ve parende atabilir. Bu da onun özel bir yeteneğidir. 
Peki ya Öykü? Onun özel bir yeteneği var mı acaba? 
Öykü, büyüteci ile yeteneğini aramaya çıkıyor? Acaba yeteneğini bulabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125426</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/986aee77-bfcd-481b-a413-571eacb4c94d.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Varlığım</image:title>
            <image:caption>“Bazen, arkadaşlarıma sevimli görünmek için bana yanlış gelen şeylere ses çıkartmadığım oluyor. Neyse bizimkiler duymasın…” 
Ali, yine ne yaptı acaba? Her şaka komik midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125427</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30b6d5da-a4f2-4741-b995-e73ea69fc122.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Aklım</image:title>
            <image:caption>“Bugün canım çok sıkıldı, çünkü öğretmenimin sorduğu soruya yanlış cevap verdiğim için arkadaşlarım bana güldüler.  O an kendimi, dünyanın en, hiçbir şey bilmeyen kişisi gibi hissettim.” 
Ali, insanları küçümseyip onlarla alay etmenin yanlış bir davranış olduğunu öğreniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125428</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1ce807a-403d-4f6c-b38a-9d46e2edf4b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Özelim</image:title>
            <image:caption>“Anne, bugün sınıf arkadaşlarım beni çok dikkatli dinlediler.” 
“Öyle mi, ne anlattın ki arkadaşlarına?” 
“Dün babamla tartışmıştınız ya, onu anlattım.” 
Ali, özel bilgilerin herkesle paylaşılmamasını gerektiğini öğrenirken yaşadıkları sizi çok düşündürecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125429</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b87e3478-e9ad-4b59-8d6e-6e33d7f5e0aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Bedenim</image:title>
            <image:caption>“Ana sınıfına başlayacağımı öğrendiğimde, içimde büyük bir sevinç vardı. Yeni arkadaşlar, yeni oyuncaklar… Düşündükçe geceleri gözüme uyku girmiyordu. Büyük gün geldiğinde kocaman bir heyecanla başladım okuluma. Ama hiçbir şey hayal ettiğim gibi değildi. Bu işte bir terslik vardı.” 
Sınırlar ve mahremiyet konusunu öğrenirken Ali’nin başına gelenler sizi hem eğlendirecek hem de düşündürecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125430</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2572bb86-4a19-481f-9233-83bed71988ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Eşyalarım</image:title>
            <image:caption>“Ablam sekiz yaşında, ikinci sınıfa gidiyor. Onunla oyun oynamayı çok seviyorum. Ama bazen arkadaşı Sevim abla bize geldiğinde, odaya girip kapıyı kapatıyorlar. Böyle zamanlarda, onları rahatsız etmiyorum ama içeride ne konuştuklarını çok merak ediyorum.” 
Ali, sınırlarını korumayı öğrenirken başına neler gelmiş… Merak ediyor musunuz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125431</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e830281-5d77-428c-91c8-db10540f0de6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bul Ya Da Öl</image:title>
            <image:caption>On üç insan ve bir şeytan! 
&quot;Şeytanın yönettiği oyunda kapılar kilitlendi, bulmacalar yerleşti ve biletler dağıtıldı. Oyunumuz için herkes yerlerini aldı.&quot; 
İtalya’nın en ücra köşelerinde annesiyle birlikte yaşayan son sınıf öğrencisi Rose Parker, hayatından hiç memnun değildir. Günlerini sıkıcı ve monoton bir şekilde geçirirken, internette gördüğü bir ilan dikkatini çeker. İlan, “kırmızı odalarda oyun oynayarak para kazanma” fırsatı sunmaktadır. 
Rose, büyük bir umutla bu ilana başvurur. 
Ancak ilanda yazanlar, gerçeklikle uzaktan yakından alakalı değildir... Çünkü şeytan oyun değil, ölüm istiyordur. 
Yaşamlarından koparılarak tuzaklarla ve oyunlarla çevrili malikanede hapsolan 13 yarışmacının gün geçtikçe şansları zorlanıyordur. Kırmızı kapıların arkasında ölümler artıyor, kalanlar ise şeytanla savaşıyordur. 
Rose, ona sığınan insanları kurtarmak için şeytana kafa tutmaya göze almıştır. 
&quot;Burası şeytanın cehennemiydi, biz de onun zebanileri...&quot; 
Sevgili okuyucularımız, kitabın kapağını aralayın, oyuncularımızla beraber bulmacaları çözüp anahtarı bulmaya çalışın. 
Eğer bulamazsanız siz de şeytandan kaçın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125432</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06e8534e-50c9-45c4-8445-a909edaf06cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Dolunay Yalnızlığı</image:title>
            <image:caption>Onun bir sevdiği vardı ve ona bir daha dokunamadı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125433</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3aea764d-8ff7-4e89-a36c-383155162541.jpg</image:loc>
            <image:title>Paranormal Hikayeler 1</image:title>
            <image:caption>Lena, odasının ortasına oturup avuçlarında sımsıkı tuttuğu tuz ve biberiyeden oluşan karışımı son bir umutla yere serpti. Kitapta okuduğu kadarıyla bu basit ritüelin onu içinde bulunduğu karanlıktan kurtarması gerekiyordu. Mumlar titrek bir ışıkla yanıyor, odanın havası gittikçe daha boğucu bir hâl alıyordu. “Beni serbest bırak,” diye fısıldadı, sesi titriyordu. İçindeki varlık, bu beceriksiz girişimi alaycı bir şekilde karşıladı. Lena’nın zihninde yankılanan soğuk bir kahkaha duyuldu, ardından mumlar birer birer söndü. 
En çok güvendiğin, bedenin, an gelir sana ihanet eder. Gerçek gerçek olmaktan çıkar ve aklın sana oyun oynar. Neyin gerçek neyin hayal olduğunu anlamak imkânsızlaşır. Her hikâye farklı bir korkuyu, her korku farklı bir duygunuzu tetikleyecek. 
Bu kitap, 10 kitaplık serinin ilk kitabıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125434</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03c34820-4ea1-47e7-a421-e13dba89f443.jpg</image:loc>
            <image:title>Mıh 1: Kör Talih (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Görünen yalnızca bir sanrıdan, görünmeyen ise geçmişe ait bir yangından ibaretti.” 
 
Elif, sıradan bir günün ardından durakta beklerken onun dünyasına asla ait olmadığını fark ettiği gizemli bir adamla basit bir sebepten tartışır. Bu tartışmanın ise hayatını altüst edeceğinden habersizdir. Kısa bir süre sonra bir hastane odasında uyandığında nasıl büyük bir belaya bulaştığını anlayacaktır ama her şey için çok geçtir. Gizemli adam, Elif’in tehlikede olduğunu söylüyor ve bu tehlikeden kurtulmanın tek yolunun onunla evlenmekten geçtiğini iddia ediyordur. İddiası bir tuzak, sahte evlilik vaadi bir yalan, sırları ise gerçektir. Ancak hissetmeyi bilmeyen bu adam ona ilk gördüğü andan itibaren âşık olmaya başladığında işler içinden çıkılmaz bir hal alır. Yaşama talihini avlayan bu adamın adı ise Siraç Vuslat’tır. 
 
“Sen,” dedi kalabalığın ardından sıyrılan sesi. “Yalnızca kör talihini avladın.” O an şimşek çaksaydı, onun buz gibi sesini taklit etmiş olurdu. “Seni tekrar bulacağım.” 
 
Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125435</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff40d191-0056-4ffc-92d5-eda45b2de950.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyuncak Mezarlığı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>BAZI SIRLAR SİZİ ÖLÜME GÖTÜRÜR, BAZILARI SUÇ ORTAĞI YAPAR. BİR KATİLİN SIRRINA ŞAHİT OLMAK İSE HER İKİSİNE YOL AÇAR. 
 
Bir insanın kıyameti, ancak ölüm vakti geldiğinde koparmış. Bir kasabanın kıyameti, içinde yaşayanların günahlarında yatarmış. İşte bu yüzden Ravebelg Kasabası’nın kıyameti ben olacaktım. 
 
Ama siz hâlâ o aptal beyinlerinizin içinde benim kötü olduğumu söyleyen kahrolası sese kulak veriyorsunuz. Söyleyin bana. Katilsin, deyin. Suçlusun, günahkârsın, deyin. Hepiniz gerçeği biliyorsunuz. Yakın bir zamanda öğrendiniz. Geçmişimin karanlığına pusmuş gölgelerin feryatlarını işitiyorsunuz artık. Zaten bu yüzden susuyorsunuz. Beni hâlâ ifşa etmemenizin sebebi tam da bu, öyle değil mi? Suç ortağım olmaktan korkmuyorsunuz çünkü bu kasabanın geçmişine gömülü sırların açığa çıkmasını istiyorsunuz. Zira kötü kalpler, ancak sırlar gün yüzüne çıktığında aydınlanır. Peki öyleyse... Bana yardım edin. 
 
HER ŞEY SONA ERDİĞİNDE BU KASABA YALNIZCA OYUNCAK MÜZESİ DEĞİL, KURBANLARIMIN MEZARLIĞI DA OLACAKTI. OYUNCAK MEZARLIĞI 
  Not: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125436</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ac155a9-982b-4aa0-ba91-033d5a51a2fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Çelik</image:title>
            <image:caption>Açılın kurtlu elmalar geliyor!
Çocuklar için ilk romanıyla dikkati çeken Serhan Ok, adım adım yaklaştığımız gelecekten bir hikâye anlatıyor. Ev robotlarının yaygınlaştığı, teknolojik hayvanların kullanıldığı zamanlarda bile yitirilmemesi gereken değerler üzerine düşündürüyor. Doğa için iyi şeyler yapmaya evimizden başlamayı işaret ederken, eşine az rastlanır bir arkadaşlık resmediyor.
Babası büyük şehri terk edip kırsala yerleşme kararı aldığında, Sena alışık olmadığı bir hayatın içine düşer. Ne babasının yaptığı tahta bebek, ne bahçedeki ağaç ev eski arkadaşlarına özlemini dindirebilir. Aile, kuşların da, kurtların da pay aldığı organik elmalarına alıcı bulma derdindeyken, kurnaz bir simsar kapıya dadanır. Sena&apos;nın ormanda rastlayıp gizlice eve getirdiği ilginç at ve kopan şiddetli fırtına ailenin planlarını altüst edecektir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125437</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73dd70ea-f6ea-45d3-bf4a-f05eea8c2824.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyuncak Mezarlığı</image:title>
            <image:caption>BAZI SIRLAR SİZİ ÖLÜME GÖTÜRÜR, BAZILARI SUÇ ORTAĞI YAPAR. BİR KATİLİN SIRRINA ŞAHİT OLMAK İSE HER İKİSİNE YOL AÇAR. 
 
Bir insanın kıyameti, ancak ölüm vakti geldiğinde koparmış. Bir kasabanın kıyameti, içinde yaşayanların günahlarında yatarmış. İşte bu yüzden Ravebelg Kasabası’nın kıyameti ben olacaktım. 
 
Ama siz hâlâ o aptal beyinlerinizin içinde benim kötü olduğumu söyleyen kahrolası sese kulak veriyorsunuz. Söyleyin bana. Katilsin, deyin. Suçlusun, günahkârsın, deyin. Hepiniz gerçeği biliyorsunuz. Yakın bir zamanda öğrendiniz. Geçmişimin karanlığına pusmuş gölgelerin feryatlarını işitiyorsunuz artık. Zaten bu yüzden susuyorsunuz. Beni hâlâ ifşa etmemenizin sebebi tam da bu, öyle değil mi? Suç ortağım olmaktan korkmuyorsunuz çünkü bu kasabanın geçmişine gömülü sırların açığa çıkmasını istiyorsunuz. Zira kötü kalpler, ancak sırlar gün yüzüne çıktığında aydınlanır. Peki öyleyse... Bana yardım edin. 
 
HER ŞEY SONA ERDİĞİNDE BU KASABA YALNIZCA OYUNCAK MÜZESİ DEĞİL, KURBANLARIMIN MEZARLIĞI DA OLACAKTI. OYUNCAK MEZARLIĞI 
  Not: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125438</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7ddaeaf-6659-4025-b79c-a512472b4f20.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyuncak Serisi - 2 Kitaplık Hediyeli Kutu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İçindekiler: 
 
Oyuncak Serisi (Ciltli) 
Oyuncak Mezarlığı (Ciltli) 
Ayraç (2 Adet) 
Oyuncak Müzesi Şeffaf Ayraç 
Oyuncak Mezarlığı Şeffaf Ayraç 
 Oyuncak Müzesi Poster 
Oyuncak Mezarlığı Poster</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125439</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ea9a5f2-7ef0-420d-a727-0b893370c273.jpg</image:loc>
            <image:title>Geç Çiçek Açanlar</image:title>
            <image:caption>Kendi yolunuzu bulmanın uzun vadeli başarı ve mutluluk için nasıl bir bakış açısı sağlayabileceğine dair çığır açan bir keşif.     Erken başarıya takıntılı bir çağda yaşıyoruz. Çocuklarımızın üniversite sınavlarında mükemmel puanlar almasını, prestijli okullarda eğitim görmelerini, önemli şirketlerde ve harika pozisyonlarda iş hayatına atılmalarını, hatta belki de girişimci olup büyük başarılara imza atmalarını arzuluyoruz. Ya da kimilerinin otuz yaşından önce zengin olduğunu görüyor, onlardan biri değilsek, başarısız olduğumuzu varsayıyoruz.
 
 
Geç çiçek açanlar ise popüler kültürün de körüklemesiyle eğitimciler, işverenler, hatta farkında olmadan ebeveynler tarafından yeterince değerli görünmüyor, Bu sebeple çoğumuz erken yaşta başarıyı yakalamakta güçlük çekiyoruz, işin güzel yanıysa bunu yapmak zorunda olmayışımız. Tutkularımızın ve yeteneklerimizin keşfi için zamana ihtiyacımız olması… Üstelik birçoğumuzun neden geç çiçek açtığımızın bilimsel bir açıklaması da var. Yıllar süren araştırmalara, kişisel deneyimlere, nörobilimcilerle, psikologlarla ve kariyerlerinin farklı aşamalarındaki insanlarla yapılan röportajlarla dolu Geç Çiçek Açanlar bu gerçeği, mercek altına alıyor ve geç çiçek açmanın meziyetlerini okurlarla paylaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125440</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0203384-2d7d-40d9-9e58-15a24124df26.jpg</image:loc>
            <image:title>Görece</image:title>
            <image:caption>&quot;Bu gösterinin kendisi için hazırlandığından emin olmakla birlikte, oturduğu koltuktan kalkıp yer değiştirmek, ayakta beklemek veya kapıdan dışarı çıkarak dışarıda beklemek gibi üç tercih arasında bocaladı bir an. Ama bu etkileyici görüntü, kadının bugüne kadar kendisine karşı oynadığı en güzel gösteriydi. Kımıldayamadı. Onu göz ucuyla ama biraz da ihtirasla seyretmeye devam etti. Madem bu bir oyundu ve bunu her ikisi de biliyordu, bilmiyormuş gibi davranmak da oyunun bir parçası olmalıydı. &quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125441</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f50b1616-6122-4e76-b30e-928ac78738ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Dans</image:title>
            <image:caption>&quot;Son Dans; Bir metafor, bazen de hayatın bir çelişkisi. Her bir dansın başlangıcı ve bir sonu vardır. Her bir dans kişiye özgüdür ve her dansın farklı bir yorumlaması vardır. Bu kitabı elinde tutuyorsan; hüznün, aşkın, çaresizliğin ve içinde söyleyemediğin duyguların dışa vurumunun acı ve bir o kadar da tatlı dansını sen de yorumlayabilirsin. Bazen Son Dans&apos;ın ufak adımlarla başlaması gerekir, bu kitap bir adımdır. Değerli okur, benimle şiirler içinde dans etme şerefinde bulunur musun?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125442</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f590ac0-224d-4994-996e-5270598dfefa.jpg</image:loc>
            <image:title>Mani</image:title>
            <image:caption>Gerçeklik, sanrıların arasında kaybolabilir mi? 
Psikiyatristle yapılan seanslar, Beril’in geçmişine dair gizemleri açığa çıkarırken, her şey hakikatle hayaller arasında gidip gelmeye başlar. Fakat kimsenin hesaba katmadığı bir şey vardır: Bazen gerçekler akıl hastanelerinin duvarlarının ötesinde saklanabilir. Yabancılar gerçekten var mı? Yoksa bu zihnin karmaşık bir oyunu mu? Beril’in zihninde saklanan bu sorunun yanıtı sizi sürükleyici bir gerilime çekerken akıl ve inanç kavramlarını yeniden sorgulamanıza neden olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125443</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed12eb26-1113-4ed3-bf86-da0e4f9fb1a7.jpg</image:loc>
            <image:title>İntihar Eden Birisinin Yüzleşmeleri</image:title>
            <image:caption>&quot;Bir ömrü harcamıştım kendimi aşan işler yapmaya. Bekleneni karşılamak için doğduğuna inandırılır mı bir insan? Veya bekleneni karşılamaya yeter miydi bir ömür? Yetmeliydi. Yetmiyordu. Yetmiyorsa benim hatamdı. Nitekim başarılması mümkün olmayanı başaramamak, başarısızlık mıdır? Öyleydi. Herkesin kendinden bir parça verdiği görünmez bir yükle dolanırken kamburluğumla dalga geçiliyordum. Zoruma gitmesi şaşılacak işti zira benim onlarca zarif, kendimce akılsız yanımla taban tabana zıttı. Ben daima söyleneni şikâyet etmeden yapan kişi olmuştum. Bu diğerleri gibi bağlamaya zahmet etmeyeceğim bir benlik suikastıydı.” 
 
Katil başkasını öldüren midir yalnızca? 
İnsan kendi katili de olamaz mı? 
Nasıl yaşar öyleyse insan katiliyle, üstelik biliyorken?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125444</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62ea1b64-84e4-4489-948e-d45544da5873.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Kitabı Evlenmeden Önce Yazdım</image:title>
            <image:caption>Bir yol görüyorum kimini cennete götüren, kimini cehenneme sürükleyen. Kiminin yoldaşı cenneti tattıran, kiminin yoldaşı cehennemi yaşatan. Yol mudur cenneti cehennemi tattıran, yoldaşlık mıdır cenneti cehennemi yaşatan? Sahi, cennet yolunda mısın, cehennemin peşinde mi? Cennete götüren misin, cehenneme sürükleyen mi? Hem cennet neydi ki? Cehennem neredeydi? Anlarsan eğer bilirsin ki cennet de sensin cehennem de sen, cennete götüren de sensin cehenneme sürükleyen de sen, cennet yolu da sensin cehennem yolu da sen! Var şimdi benimle satırların arasında bir cennet aramaya...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125445</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70a99b37-2e48-4f11-88a7-20f10b7699ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişin İzi</image:title>
            <image:caption>Bir yıla yakın, kendi çapımda bir şeyler yazıyordum… 
Bir gün anneme danışmaya karar 
verdim… 
‘’Anne ben bir şeyler yazmak, hatta ortaya 
güzel şeyler çıkarsa kitap bastırmak, iyi bir 
yazar olmak istiyorum. Ama başarabilir miyim? 
Yazdıklarım kayda değer şeyler olur 
mu? İnsanlar okur mu?’’ 
Annem bana aynen şöyle dedi: 
“Neden başaramayacaksın ki? Yazanlar nasıl yazdı? Bence kesinlikle yazabilirsin. 
Hatta kitap bile çıkarabilirsin. Şu an sana ne lazım biliyor musun? 
Önce cesaret, sonra da bir kalem bir kâğıt…” 
Galiba annem haklıydı. Demek ki yazılabilir dedim ve daha istekle yazmaya 
başladım. 
Bazen yoruldum, bazen ara verdim. Olmayacak, yazamayacağım diye 
korktuğum zamanlar da oldu. 
Tam da o an Murat hocam çıktı karşıma… Sonra ne mi oldu? 
‘’ Geçmişin İzi’’ çıktı ortaya… Uzun bir zaman sonra fark ettim ki: 
Yazılabilirmiş, bazen istediğiniz gibi olmasa da, her şey yolunda gitmese 
de hayatta, Kurduğunuz hayaller hep orada!.. 
Bir yerlerde sizi bekliyor, asla vazgeçmeyin. Unutmayın ki: 
Engeller ya fizikte ya da zihindedir sadece… Yazmanıza, hayal kurmanıza 
ve kurduğunuz hayallerin peşinde koşmanıza hiç bir ‘’engel’’ yoktur…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125446</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a1b09a5-0158-4783-99f4-71ca3544cdf3.jpg</image:loc>
            <image:title>Farabi ve Dünyası</image:title>
            <image:caption>Farabi üzerine kaleme alınan bu monografik çalışma iki bölümden oluşmaktadır. İlkinde Farabi’nin ana yurdu olan topraklar ile yaşam öyküsü ele alınmıştır, ikinci bölümde ise günümüze ulaşan eserlerinden başlıcalarına dayanarak Farabi felsefesinin temel ayaklarının anlaşılır bir dille günümüze aktarılabilme amacı güdülmüştür. 
Günümüz Kazakistan coğrafyasındaki Farab bölgesinde IX. Yüzyılda dünyaya gelen Farabi , kırklı yaşlarında binlerce kilometreyi aşarak zamanın en başta gelen bilim merkezi olan Bağdat’a ulaşmıştı. Farabi burada ve sonrasında bulunduğu Şam’da sadece İslam düşünce ve siyaset dünyasında değil batıda da etkileri yüzyıllarca devam edecek eserler kaleme aldı. Dahası o, çok çeşitli alanlarda yazdığı kitaplar, şerhler ve risalelerle Kindi ve takipçilerinin ardından gerçek anlamda İslam Felsefe Okulu’nun kurucusu oldu. Bu anlamda Farabi, kendi dönemine kadar nahiv, kelam, fıkıh ve tasavvuf bağlamında İslam’ın genel anlamda Arap dil ve kültürü çerçevesinde biçimlenen düşünsel ve pratik meselelerini felsefenin evrensel bakış açısıyla ele alarak yepyeni bir sistem oluşturdu. Bu sistemin doğal olarak başta Aristoteles olmak üzere, Platon ve Plotinus gibi kadim Yunan bilginlerinden ilham alan yanları olsa da sonuç itibarıyla özgün veçheleri çok daha baskın durmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125447</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/448186d6-8e67-4e3a-8f1e-dc2e7d985a7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Onun Adı Var: Halide</image:title>
            <image:caption>Halide Edip bir asır önce başardıysa bugün siz de başarabilirsiniz. 

Türk dilinin usta ismi Feyza Hepçilingirler&apos;in imzasını taşıyan Onun Adı Var: Halide; koskoca bir ülkenin tarihine, kadınlara bakışına, millî edebiyatına damga vuran Halide Edip Adıvar&apos;ın çocukluğundan gençliğine uzanan hayat öyküsüne ışık tutuyor.
 
Bambaşka bir geleneğin ve göreneğin içinden çıkıp Cumhuriyet Türkiyesi&apos;ne yürüyen Halide Edip Adıvar&apos;ın, kendisini dönüştürürken üzerinde yaşadığı toprakları da değiştirmesine tanıklık ettiren bu belgesel tadındaki çalışma, yeni okumalara ve araştırmalara da kapı aralıyor. 
 
Titiz bir hazırlık döneminin meyvesi olan kitap; Osmanlı&apos;da eğitim öğretim, yeme içme, giyim kuşam, güzel sanatlar, spor, devlet yönetimi ve daha pek çok konuya küçük pencereler açarak altı asırlık bir imparatorluğun gündelik yaşamına dair sunduğu ilginç bilgilerle okuru şaşırtıyor. 

Osmanlı&apos;nın son döneminde, mor salkımlı bir konakta dünyaya gelen Halide; çocukken neler yaşadı, onca varlığın içinde hangi güçlüklerle karşılaştı, engellerin üstesinden nasıl geldi? Peki, Halide&apos;nin çocukluğunun geçtiği yıllarda Osmanlı toprakları ile dünyanın diğer coğrafyalarında hayat nasıldı?

Annesini henüz ufacıkken kaybeden Halide&apos;yi kimler, nerede büyütmüş? Halide, neden &apos;&apos;âmin alayı&apos;&apos; ile okula yollanacağını öğrenince çok ağlamış? Halide&apos;nin büyükbabası Ali Ağa, nasıl olur da okumayı bilip de yazmayı bilmezmiş? Soyadı Kanunu&apos;nun yürürlüğe girdiği dönemde Halide Edip niçin bir soyadına ihtiyacı olmadığını söylemiş? Hangi ünlü Osmanlı padişahları domatesi, patatesi ve hatta patlıcanı hiç görmeyip tatmamışlar? Yüz yıl önce fes takmamak için direnenler, yüz yıl sonra fesi çıkarmamak için neler yapmışlar? Hepsinin ve daha fazlasının anlatıldığı bu kitapla, Halide Edip Adıvar&apos;ı çok daha yakından tanımakla kalmayacak, aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu&apos;nun bilinmeyenlerle dolu arka pencerelerinden bakarak tarihî bir gezintiye çıkma fırsatını da yakalayacaksınız.  

Halide Edip Adıvar&apos;ın, öncü ruhunu ve etrafına saçtığı ışığı içselleştirirken, Türkiye Cumhuriyeti&apos;nin hangi koşullarda ve hangi nedenlerle kurulduğunu da kavramanızı sağlayacak bu etkileyici kitap; çeşitli resimler, fotoğraflar ve belgelerle anlatısını desteklemeyi ihmal etmiyor.

Unutmayın, Halide Edip bir asır önce başardıysa bugün siz de başarabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125448</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f2f4ceb-4ea6-4972-bcf6-98ecc3692bcb.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykuya On Kala - Minik Dinozor</image:title>
            <image:caption>Uyku zamanına on dakika kalmıştı. Ama Minik Dinozor Gümgüm henüz uyumaya hazır değildi. Çünkü keşfetmesi gereken koca bir orman vardı! Anne dinozor ondan geriye doğru sayarken, Gümgüm ormanın derinliklerinde maceradan maceraya koşacaktı. Peki ama, acaba on dakika içinde Gümgüm’ün uykusu gelecek miydi? Sihirli Uyku Ülkesi’nden gelen on dakikalık uyku masalları minik okurlarımızla buluşmayı bekliyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125449</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e15f2ae4-cd1b-479d-ad01-7e3dc7d76686.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykuya On Kala - Minik Denizkızı</image:title>
            <image:caption>Minik deniz insanları için uyku zamanına tam on dakika kalmıştı. Büyükbaba torunlarını tek tek saydı. Ama Minik Denizkızı ortalıkta yoktu. Çünkü yunuslarla oynuyordu! Acaba on dakika içinde Minik Denizkızı’nın uykusu gelecek miydi? Sihirli Uyku Ülkesi’nden gelen on dakikalık uyku masalları minik okurlarımızla buluşmayı bekliyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125450</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/661c06e6-db8a-4b4a-ba20-fab14c5c9cae.jpg</image:loc>
            <image:title>English Phrasal Verbs</image:title>
            <image:caption>Phrasal Verbs, İngilizce dilbilgisinde tek bir anlamı ifade eden bir veya daha fazla kelimeye (edatlar veya zarflar) sahip fiillerdir. Tek tek kelimeler gerçek anlamlarından farklı anlamlara sahip olarak karşımıza çıkar. Hatta öbek oluşturduklarında birkaç farklı anlama da gelebilirler. Bu nedenle İngilizceyi yeni öğrenenler için kafa karıştırıcı olsa da günlük konuşmada önemli bir yeri olan phrasal verbs konusu önemsenmeli ve öğrenilmelidir; çünkü bazı durumlarda eylemleri phrasal verb olmadan açıklamanız mümkün değildir. 
Türkçede genel olarak “deyimsel fiil” olarak tanımladığımız, sözcük öbeği halindeki bu fiiller asıl anlamından uzaklaşır veya mecazileşir. Elinizdeki kitap, phrasal verb öğrenmenin zorluğunu azaltmak için görsellerle desteklenerek hazırlandı. En sık kullanılan phrasal verbler en sık kullanılan anlamlarına göre görselleştirildi. İngilizce öğrenmeye çalışanlara aşağıdaki konularda faydalı olacağını umuyoruz. 
• Konuşurken akıcılığı artırma 
• İfadelerinize derinlik katma 
• Anadili İngilizce olanları anlamaya katkı sağlama 
• Yazma becerilerini geliştirme 
Avusturyalı filozof Ludwig Wittgenstein, “Dilimin sınırları dünyamın sınırlarıdır.” demiş. Dünyanızın sınırlarını genişletmeye katkısı olması dileği ile bu kitabı size sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125451</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27f67d5b-d848-4ffd-bbd2-1033cecd556a.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykuya On Kala - Minik Tekboynuz</image:title>
            <image:caption>Uyku zamanına on dakika kalmıştı. Ama Minik Tekboynuz’un uyumaya hiç niyeti yoktu. Daha oynanacak pek çok oyun, incelenecek bir sürü şey vardı. Acaba on dakika içinde Minik Tekboynuz’un uykusu gelecek miydi? Sihirli Uyku Ülkesi’nden gelen on dakikalık uyku masalları minik okurlarımızla buluşmayı bekliyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125452</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c344dde8-5b2e-4710-b9b0-99e0b019c840.jpg</image:loc>
            <image:title>Genlerle Dans</image:title>
            <image:caption>“Doç. Dr. Gülsen Meral, Epigenetiğe mükemmel bir giriş yapmakta ve konuyu önemli referanslarla güncel hale getirmektedir. Bu kitap herkesin, Epigenetiği ve sağlıklı kalmamıza yardımcı olma potansiyelini fark etmesi açısından önemli ipuçları sunmaktadır.” Mustafa Camgöz Emeritus Profesor, Imperial College - London Epigenetik, belirli fiziksel özellikleri nasıl/neden miras aldığımızı, hastalıkları, yaşlanmayı ve bir tür olarak nasıl evrimleştiğimizi anlamamızı sağlar. Epigenetik, dünyadaki biyolojik yaşamın yapısı ve davranışı konusundaki anlayışımızda devrim yaratıyor. • Sekiz haftada yaşını üç yıl nasıl geri alırsın? • Yaş almadan yaşlanmak mümkün mü? • Genetik şifrene göre alman gereken vitaminler hangileridir? • Hamilelik sırasında beslenmenin sonraki nesillerde hastalıklara etkisi var mı? • Longevity, hastalıklarınızın henüz başlamadığı gençlikteki sağlığınıza nasıl döndürür? • Akdeniz, Oruç Taklit Eden ve DASH diyetlerinin temel ilkeleri nelerdir? • Biyolojik yaşını nasıl ölçebilirsin? • DNA kaderiniz değildir, Epigenetiğiniz nasıl değişir? Üç gün mucizesi ile kendine format at. Alerji kaderin değil. Anne karnında yeniden programlamada Epigenetiğin önemini fark et. Üç gün başla, üç aya uzat Epigenetik değişimi keşfet!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125453</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54a993e1-c174-419b-a81e-3dd02da6d4d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Yas Tutan Beyin</image:title>
            <image:caption>Sevgi sayesinde nöronlarımız başkalarıyla bağ kurmamıza yardımcı olurken, kayıpla birlikte beynimiz, sevdiklerimizin nereye gittiği veya onlarsız bir geleceği nasıl hayal edebileceğimiz konusunda bir uzlaşıya varmaya çalışır. Yas sürecinde beynimizin ne yaptığını anlamak, “nasıl” sorusunun cevabını bulmamıza ve böylece “neden”leri keşfetmemize olanak tanır. 
 
Bir nörolog ve psikolog olan Mary-Frances O’Connor, bu kitapta, insan olmanın en temel deneyimlerinden biri olan kayıp ve yas üzerine büyüleyici bir bakış açısı sunarak, yas tuttuğumuzda beynimizde neler olduğunu açıklıyor. Sevgi ve kayıp kavramlarına farklı bir anlayış getiriyor. 
  O’Connor&apos;ın yenilikçi nörogörüntüleme çalışmalarına, alandaki derinlemesine araştırmalarına ve gerçek yaşam öykülerine dayanan bu kitap, yası daha iyi anlamamıza yardımcı olmakla kalmıyor, aynı zamanda kayıpla başa çıkma sürecini yönetmemize destek olacak bilimsel bilgileri hikâyeler ve pratik önerilerle birleştirerek bize rehberlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125454</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f604787b-8d3f-4d40-99c1-227a60c96daf.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz. İsa Fassı</image:title>
            <image:caption>Hz. Îsâ’ya bakan kişi kendi kabiliyeti ölçüsünde üç şey görür: Beşerî sûretine bakan “O Meryem oğludur” der. Onun diriltici özelliğine bakan, ona Cebrâil vasıtasıyla ruh üfleyen Allah’ı görür. Ve “O Rûhullah’tır” der. 
Senin vehmine göre bazen ondan Hak görünür, bazen melek, bazen de insan. Dolayısıyla o hem Kelimetullah’tır hem Rûhullah’tır hem Abdulllah’tır.1 Bu durumda, diriltici özelliği ile Allah tecellî eder, vücûdî özelliği ile beşerî vücudu tecellî eder, nuranî sûreti ile de Cebrâil tecellî eder. 
Bu üç tecellî Îsevîlerin üçlemesinde ortaya çıkan tecellîdir. Onun Hakk’ın diriltici özelliğinin tecellî ettiği makam oluşu Kur’an’da “…ondan bir ruhtur”2 âyeti ile aşikâr edilmiştir. Bu üç özelliğini ayırınca Îsevîler hatâ etmiştir. 
Daha sonra bu üç sıfata vücut, hayat ve ilim dediler. Halbuki onun mübârek vücudu sadece bu üçünü kabul eden bir mahaldi. 
Yani burada üfleyen ve dirilten Allah’tır, tıpkı Âdem’i dirilttiği gibi Hz. Îsâ’yı da diriltmiştir. Ancak dirilik vasfını onda zuhur ettirerek onun bu üç ismi birleştiren yegâne yaratılmış olduğunu, bu yüzden de mucizeler gösterebildiğini bize anlatmıştır. 
 
 (1) “Îsâ, kendisine lütuflarda bulunduğumuz ve İsrâiloğullarına ilâhî kudretin örneği kıldığımız bir kuldur ancak.” (Zuhruf, 59). 
(2)  “…Meryem oğlu Îsâ Mesîh ancak Allah’ın elçisidir, Allah’ın Meryem’e ulaştırdığı kelimesidir ve O’ndan bir ruhtur.” (Nisâ, 171).</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125455</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ab0312f-b592-44db-908b-5e2f633c30ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Hırs Kralı</image:title>
            <image:caption>Onu hırsları yüzünden kaybetmişti… ve şimdi geri kazanmak için ne gerekiyorsa yapacaktı. 
 
Güçlü. Zeki. Hırslı. 
Dominic Davenport sıfırdan başlayıp çok çabalayarak Wall Street’in kralı unvanını kazanmıştı. 
Artık her şeye sahipti. Güzel bir evi, harika bir karısı ve hayatı boyunca bitiremeyeceği kadar çok parası vardı. Fakat ne kadar fazla şeye sahip olursa olsun, asla tatmin olamıyordu. 
Sonsuz güç ve para için çıktığı bu yolda, onu yeterli gören tek kişiyi kendinden uzaklaştırmıştı. 
Alessandra gittikten sonra, hayatta zenginlik ve ihtişamdan çok daha fazlası olabileceğini fark etti. Ama artık her şey için çok geçti. 
 
Nazik. Yetenekli. Düşünceli. 
Alessandra Davenport yıllardır zarif ve mutlu eş rolünü oynuyordu. 
Kocası imparatorluğunu kurarken her zaman yanında durmuştu. Ancak zirveye ulaştıklarında, onun artık âşık olduğu adam olmadığını fark etmişti. 
Onun için hep ikinci planda kalacağını anladığında, hayatının dizginlerini eline almaya karar verdi. Hayatı boyunca sevdiği tek adamı terk etmek anlamına gelse bile bunu yapmak zorundaydı. Ama hesaba katmadığı bir şey vardı. Dominic onun gitmesine izin vermeyi reddediyordu. Her ne pahasına olursa olsun, evlilikleri için savaşacaktı.Sonunda her şeyi kaybedecekleri anlamına gelse bile.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125456</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a140d26-d1a1-41c6-8a16-595935844432.jpg</image:loc>
            <image:title>Sinema ve Deneyim</image:title>
            <image:caption>Bu kitap ne tamamlanmış ne de her şeyi yansıtan bir araştırma sunar. Tartışılan üç yazarın külliyatlarında film oldukça dengesiz oran ve yoğunluklarda bir dikkate mazhar olmuştur. Yalnızca Kracauer’in dopdolu bir film tarihi bilgisine sahip düzenli bir sinema izleyicisi olduğunu söyleyerek hakkını teslim etmek gerek. Benjamin’in modernitenin kesişen kavşaklarını teorize etme çabası içinde sinema merkezî bir rol işgal etmesine rağmen, muhtemelen hakkında yazdığı Sovyet filmleri, Chaplin filmleri ve Disney filmlerinden başka çok az şey izlemiştir. Adorno’nun filmle ilişkisi ise, Kluge’nin şakasını yaptığı üzere, “sinemaya gitmeyi severim, beni rahatsız eden tek şey perdedeki görüntüdür” şeklinde özetlenebilir.  Siegfried Kracauer, Walter Benjamin ve Theodor W. Adorno; dostlukları, entelektüel angajmanları ve girdikleri tartışmalarla birbirleriyle yakından ilişkili entelektüellerdi. Birlikte sinemanın ve diğer medya teknolojilerinin kilit rol oynadığı modernitenin derinlikli bir felsefi eleştirisini geliştirdiler. Bu kitap, üçlünün eleştirel yaklaşımlarını Weimar döneminden 1960’lara kadar sinema ve fotoğraf üzerinden inceliyor. Miriam Bratu Hansen, daha önce bilinen ya da Kracauer örneğinde olduğu gibi daha az bilinen kaynaklardan oluşan kapsamlı bir arşive dayanarak Benjamin’in sanat eseri çalışması da dahil olmak üzere düşünürlerin kanonik metinlerine dair yeni bakış açıları ortaya koyuyor. Hansen’in berrak çözümlemeleri, bu metinleri kullanarak dijital teknolojinin doğurduğu yeni açmazlara çözüm bulabilecek ve sinema kültürünün yeni sorunsallarına cevap üretebilecek bir sinema ve deneyim teorisinin çerçevesini çiziyor. Bu kitap aynı zamanda düşünürlerin Türkiye’de yaygın bir entelektüel kullanıma ulaşan kavramlarının sinema bağlamında somut bir biçimde anlaşılmasını ve düşünürlerin düşünsel maceraları içerisinde konumlandırılarak tarihselleştirilmesini sağlama iddiasında...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125457</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f42e4e1-08cb-44c0-9772-e07b6dd0666c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yirmi Ayıcık</image:title>
            <image:caption>Yirmi çalışkan ayıcık kulübelerinde bahar temizliğine girişiyor. Ama o da ne? Şaşkın ayıcıklar bu işin altından kalkabilecek mi? 
Eğlenceli maceralarında onlara eşlik etmeye ne dersiniz? 
YİRMİYE kadar  sayacağımız bu komik sayma kitabına  b-AYI-lacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125458</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4db1fdbb-9fc6-4c9c-b53a-190258034770.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıpkıp ile Tamtam ve Öfkeli Korsanlar</image:title>
            <image:caption>Karşınızda sımsıkı dostlar Kıpkıp ile Tamtam! 
Kendileri küçük, duyguları büyük CANAVARLAR! 
 
Böjürkent’te MİS GİBİ bir sabah. Küçük canavarlar Kıpkıp ile Tamtam EFSANEVİ bir yolculuğa çıkıyor. Şey, aslında… pikniğe gidiyorlar. Ama Kıpkıp’ın AŞIRI heyecanı yüzünden yolda kaybolduklarında işler karışıyor. Öfkeli korsanlar, birkaç MİNİK felaket, dev bir yaratık, BOL BOL şapka (!) ve azıcık GIDIKLAMA; alın size CURCUNA! 
 
SÜPER MEGA KANKA GÜCÜYLE KURTARMA GÖREVİ’ne hazır mısın? 
 
Duygular üzerine konuşmanın, arkadaşlığın ve ekip işinin önemini vurgulayan, sihirli yaratıklar ve eğlenceli maceralarla dolu matrak bir seri! 
 
2022 Waterstones Çocuk Kitabı Ödülü Finalisti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125459</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40e12cdb-40e6-4f46-8ec6-1f6c2e1f1fff.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeonnam-dong&apos;un Neşeli Çamaşırhanesi</image:title>
            <image:caption>“Her birimiz kendi küçük kumsallarımıza ihtiyaç duyarız. Gidip ağlayacağımız bir yere. İşte Yeonnam-dong’da beyaz köpüklü dalgalarıyla gözyaşlarımızı ve hüznümüzü sessizce yıkayıp götüren bir yer var.”

Yaşlı bir adam ve oğlu, genç bir anne, fark edilmeyi bekleyen senarist bir kız, yakışıklı bir sokak müzisyeni, sevgilisinden yeni ayrılmış genç bir kız ve elbette bir kedi… Hepsinin yolu Yeonnam-dong’un Neşeli Çamaşırhanesi’nde kesişir.

 
Başlangıçta sadece yerel halkın huzur bulduğu ve düşüncelere daldığı bir durak olan bu çamaşırhane, bir gün içeride unutulan bir defterle bambaşka bir role bürünür. Çamaşırhanenin sıcaklı­ğına sığınan insanlar, bu günlüğe kalplerini açarak samimi notlar yazmaya başlar ve daha önce tanıdık bir simadan ibaret olan müş­teriler arasında içten bir gönül bağı kurulur.
 
Ancak bu defterde göründüğünden daha fazlası vardır ve çamaşırha­nenin müdavimleri bir araya gelerek bu gizemi çözmeye ve defterin eski sahibine huzur bulması için yardımcı olmaya karar verirler.
Koreli okurların kalbini fetheden bu roman, insan ilişkilerinin değerini ve giderek içi boş hâle gelen, hızlanan ve sanallaşan bir dünyada dayanışmanın gücünü anlatıyor.
Sıradan insanların olağanüstü hikâyelerine sahne olan
            Yeonnam-dong’un Neşeli Çamaşırhanesi’ne hoş geldiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125460</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dab4a997-f892-442f-a7a3-4f5744526c86.jpg</image:loc>
            <image:title>Fragmanlar</image:title>
            <image:caption>Okur bu kitapta ne bulacak? 
Pythagoras’ın Yunan diyarından Mısır’a göçmesini, burada uzun yıllar kaldıktan sonra Mısır’dan çıkıp bütün bir Ortadoğu’yu dolaşmasını ve bölgenin kadim bilgelik ve gizemlerini toplayıp Miletos’a taşımasını, burada Thales ile birlikte Pherekydes’in öğrencisi olmalarını, ardından İtalya’ya göçüp kendi okulunu veya deyim yerindeyse tarikatını kurmasını, burada kendini Hermes’in oğlu diye tanıtmasını ve haricilere gösterdiği kerametleri, bilgeliğiyle büyük ün yapıp kitlesel bir lidere dönüşmesini ve öğrencileriyle birlikte bütün İtalya’yı yönetir hale gelmesini, başımıza tiran olur korkusuyla öldürülmesini, okulun kendine has beslenme düzenini, okulunun ikili yapısını, kamuya açık derslerinde dinleyicilerine sunduğu öğretisini, içeride yalnızca kıdemli öğrencileriyle paylaştığı sır kabilinden öğretileri, bu sırlar konusunda öğrencilerin ketumluğunu ve bunları haricilere anlatanların başına gelenleri, ruh göçünü temellendirme şeklini, gökteki ve yerdeki her şeyde sayısal karşılığı olan bir armoni görmesini, müzik teorisinin temellerini atışını, onluğun ve on noktalı üçgenin onun etiyolojisindeki hatta bir bütün olarak kozmolojisindeki özel yerini, ölçülemezlik problemi ve irrasyonel sayılar üzerine çalışmalarını, birden veya birimden belirsiz ikiliye, bunlardan noktaya, noktadan doğru parçasına, doğru parçasından düzleme, düzlemden katı cisimlere doğal varolanları nasıl türettiğini, ay altıyla ay üstünü ayırmasını, evrenin merkezinde yer dahil tüm yıldızların etrafında döndüğü alev alev yanan bir ocak görmesini, gökyüzünde olması gerektiğini düşündüğü onlu diziyi tamamlayabilmek adına karşı-yer diye bir şey uydurmasını, felsefenin ve kozmosun isim babası olmasını ve daha birçok ilginç şeyi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125461</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4eb11bf9-dca2-4216-9801-f7aa846743b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüya Körü</image:title>
            <image:caption>“Çünkü geçmiş zaman unutuştur, gelecek zaman ise 
doğmamış unutuş.” 
 
Gürsel Korat, zaman çarkını bu kez Bizans’ta, 1143 yılında döndürmeye 
başlıyor. İmparatorun yazıcılarından Stefanos, yıllardır uykusunda gördüklerinin rüya değil, gelecekten görüntüler olduğunu anlar. Andronikos ise geçmişi görmektedir. Yetenekleri gibi karakterleri de zıt olan bu iki kişi, kesişen kaderleriyle birbirlerinin rüyalarına muhtaçtırlar. Bu karşılıklı bağımlılık, aşk ve taht kavgalarının ortasında boy veren derin çatışmaların zeminini kurar. 
 
Doğu Roma’da geçen, Rum Selçuklu dünyasına ise uzaktan bakan 
Rüya Körü’nün dokusunda zaman kavramında çığır açan bir bakış 
var. Gürsel Korat, insanın “zaman”la ilişkisine yeni bir pencere 
daha açıyor.İnsan daima unutur. Çünkü süreğen olarak geçmişte veya gelecekte duramaz. 
 
Yapabildiği tek tanrısal eylem, hatırlamaktır. Zamanın dayanılmaz 
ve üstün gücü, çığlıkları taşıyıp götürür uzaklara; doğmuş her şey 
karanlıklara dalar. Değerini ve gücünü kutsadığımız, kahraman saydığımız yahut saymadığımız ne varsa kaybolur. Yalnızca apaçık ortada olanlar görünmez ve gizlidir, hatırlayışın ışığına tutulana kadar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125462</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f765658-ce4e-4721-8c9d-e309c83eaf73.jpg</image:loc>
            <image:title>Filistin’i Görme Biçimleri</image:title>
            <image:caption>Filistinliler, 1948’den bugüne imgeler, nağmeler, çizgiler ve kanaviçe desenleriyle acılarını dile döküyorlar. 76 yıldır süren işgali görmezden   gelmeden, acıyı estetize etmeden, ölümü yüceltmeden, sıradanlaştırmadan; gerçeğin üstünü efsanelerle örtmeden, Filistinli yazar ve sanatçıların seslerine kulak veriyor, söylediklerini anlamaya çabalıyor ve eserlerini “görebiliyor” muyuz? 
 
Tarihte ilk kez bir işgali ve soykırımı, buna maruz kalanların doğrudan aktarımı sayesinde ayrıntılarıyla biliyoruz artık; ama bu bir ayrıcalık değil, daha çok bir ceza gibi... Bir yıldır dozu azalmayan bir zulme seyirci kalmanın çaresizliği içinde bize düşen, tanıklığımızı kayıt altına almak ve Filistin’in hikâyesini çoğaltmak. Meseleye eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşan bu seçki, Filistin edebiyatı ve sinemasının yanı sıra sanat olayları, Filistin’in görsel hafızası ve kültürel mirası üzerine metinler ve röportajları bir araya getiriyor. Kitapta 21 yazarın kaleminden çıkan 23 yazı ve 3 röportaj yer alıyor. Filistin’i Görme Biçimleri, Türkçede Filistin meselesini sanatın ve kültürün farklı alanları dolayımından ele alan ilk çalışmadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125463</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b82b99ae-9c0b-4b57-a0d5-92972fbd839e.jpg</image:loc>
            <image:title>Mevsim Normalleri</image:title>
            <image:caption>“Bütün renkler kendi etrafında hızla dönen bir burgaçta birbirine girip bulanıklaşmış gibi.” 
 
2013 Haldun Taner Öykü Ödülü ve 2019 Melih Cevdet Anday Edebiyat Ödülü’nün sahibi Neslihan Önderoğlu’ndan sizi huzursuz edecek, sarsıcı öyküler... 
Mevsim Normalleri’ndeki öykü kişileri hayatın acımasız gerçekleri karşısında yalnızca hisleriyle sınanmıyor, bilinç dünyalarında da bir mücadele bekliyor onları. Önderoğlu, kendine has gözlem gücüyle yakaladığı kısa an parçalarını ustalıkla detaylandırıyor, okurun hem kalbine hem aklına hitap eden, zihnin parçalı işleyişini ustalıkla yansıtan ve daima sorgulayıp yanıt bekleyen üslubuyla mücadeleye okuru da ortak ediyor. Kendilik ve ötekilik bilinci üzerine düşündüren bu öykülerin sonunda bir soru havada asılı kalıyor: Hepimiz bu kadar iyiysek dünya neden bu kadar kötü? 
 
Bunca iyimserliğinle sen. Uyanırken sahte bir şükrün örtüsüyle. Bir şeyle içimize gülsuyunu bulaştırıp tuz serpen. Ağzımızı gerip yüzümüzü çatlatan o gülücükler. Gülücüklerle. Önümüze konulan o yalancı şerbetle. Hiç acımıyormuş gibi. Eksilen senden bir şey değil de. Yalnızca hayatımızda bir tas çorbaymış sanki. Hayatı o katran yüreklerine sokup çıkaran adamlar. Bizi tutup biraz da buramızdan överler. Acıya katlanma gücümüzü. Gövdemizi kaplayan o içli suskunluğu. Unutmaktaki başarımızı. Şikâyetsiz. Yüreğimizi kaplayıveren yosunları. Bir tas çorbanın sükûnetinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125464</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb81a401-30f0-4b66-bd7f-3dd82d6627db.jpg</image:loc>
            <image:title>Değişim</image:title>
            <image:caption>“Biraz olsun huzur bulamayacak mıydınız, duru ve taptaze bir aşkın içtenliğiyle tazelenemeyecek miydiniz? 
Korunduğunu düşündüğünüz bu parçanızı da daha şimdiden kemirmeye mi başlıyordu ihtiyarlık?” 
Orta yaşlı bir adam olan Léon Delmont, Roma’daki sevgilisi Cécile’e sürpriz yapmak ve ona karısından ayrılmaya karar verdiğini söylemek üzere Paris’ten trene biner. Ne var ki tren yolculuğu boyunca yakasını bırakmayan anılar, aniden beliriveren hayaller, tereddütler ve iç hesaplaşmaların girdabında, Léon Delmont sonunda makas değiştirecek, beklenmedik bir karar alacaktır. 
 
Ana kahramanının fiziksel yolculuğu kadar ruhsal yolculuğunu da konu edinen Değişim, sıradışı anlatım tekniği ve ikinci şahıs kipinde ilerleyen hikâyesiyle, Fransa’da 1950’lere damgasını vuran Yeni Roman akımının önde gelen eserleri arasında yer alıyor. Michel Butor’un 1957’de Renaudot Ödülü alan bu romanını, sürrealist 
yazar Michel Leiris’in incelemesiyle birlikte sunuyoruz. 
 
…soluk soluğa size el sallayan Cécile’i seyredeceksiniz, tren istasyondan ayrılırken büyüyen mesafeyle gitgide ufalacak, sonra rahatsız gece yolculuğu için yerinize oturacaksınız, bu kez kitap da okuyamayacaksınız çünkü 
aklınız fikriniz Cécile’de olacak, hatta o kadar ki, kompartımanınızdaki diğer yolcular ve Roma Tuscolana, Roma Ostiense, Roma Trastevere banliyö istasyonlarındaki peronlarda tren bekleyen herkes size onun gözleriyle 
bakıp, onun dudaklarıyla gülümseyecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125465</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd4e75b3-8619-4e7b-b3b7-b9a05cd1c7f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Baharın Başlangıcı</image:title>
            <image:caption>Mart 1913. Moskova baharın başlangıcını karşılamaya hazırlanmaktadır. Bu sırada, başkentte bir matbaa işleten İngiliz asıllı Frank Reid, bir gece işten döndüğünde karısının evde olmadığını görür; Nellie çocuklarını bırakıp trene atlamış ve İngiltere’ye dönmüştür. Neden gittiği ya da dönüp dönmeyeceği hakkında kimsenin bir fikri yoktur. Frank’in kesin olarak bildiği tek şeyse artık yalnız olduğu ve alışık olmadığı zorluklara göğüs germesi gerektiğidir. 
 
The Times’a göre “Britanya’nın 1945’ten bu yana en büyük 50 yazarından biri” olan Penelope Fitzgerald’dan Birinci Dünya Savaşı ile 1917 Rus Devrimi öncesindeki gergin atmosferde geçen büyüleyici bir insanlık komedisi. 
 
“Tüylerinizi diken diken edebilecek kadar kusursuz ve akıcı bir üslupla yazılmış.” 
 
Los Angeles Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125466</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f3d2713-2ac5-47f7-894c-f946ca824b0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarayın Gözleri</image:title>
            <image:caption>Marsilya, Cenova, Halep, İstanbul… İtalyan, Fransız, Ermeni, Yahudi, Rum, Türk… Gemiler, yolculuklar, karşılaşmalar… Tarihî bir roman tadında, geniş Osmanlı coğrafyasının özeti gibi bir aile: Sarayın Gözleri, Osmanlı’nın ilk fotoğrafhanelerinden biri olan Sébah&amp;Joaillier’nin kurucularından Sébah ve Joaillier aileleriyle, 1800’lerde İstanbul’da makarna üretip satmaya başlayan Casaretto ailesinin hikâyesine konuk ediyor bizi. Aşçılık ve kuyumculukla başlayan, sonrasında fotoğrafçılığa da uzanan aile öyküsünün yazarı ise, bu Levanten ailenin halen İstanbul’da yaşayan son temsilcilerinden Fabrizio Casaretto. Büyükannesinin konuştuğu bir video kaydından yola çıkarak aile tarihçesini merakla araştıran, araştırmakla kalmayıp onları birer roman karakterine dönüştüren Casaretto, okuru 19. yüzyıldan 21. yüzyıla uzanan renkli bir dünyaya davet ediyor. 
 Sarayın Gözleri, sarayın resmî fotoğrafçısı olan, sadece İstanbul değil, Bursa ve İzmir gibi birçok şehrimizin ilk panaromik fotoğraflarını çeken, ünlü ressam Osman Hamdi Bey’le birlikte geleneksel kıyafetlerimizi fotoğraflayan, kısaca bize paha biçilemez bir kültür hazinesi miras bırakan Sébah&amp;Joaillier Fotoğrafhanesi ile iki yüz yıldır varlığını bu şehirde sürdüren Casaretto ailesinin yer yer duygusal, yer yer şaşırtıcı anılarıyla bezeli, başka bir “bu topraklar” hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125467</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/637e0c74-cd72-4a3f-a20c-d00723f327c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Semaver</image:title>
            <image:caption>Küçük şeyleri unutamayanlar, en geri hatıraları da unutamayanlardır. Hafızalarının bu bahtsız kuvveti karşısında hiçbir memleket, hiçbir vatan tutamadan her yeri, her şeyi severek öleceklerdir. Ben, artık tenhalaşmış sokaklarda bir memleket havası tutturarak; bu nevi kahveleri keşfetmekte büyük bir maharet kazanmıştım. Bazen susmasını bilen bir arkadaşla, bazen kokulu bir likörü bitirinceye kadar saatler geçerdi. 
 
Sait Faik Abasıyanık kendine özgü yalın ve akıcı öykülerinde okuru şaşırtan, insanı ve doğayı bütün içtenliğiyle anlatmaktan geri durmayan, her şeyin merkezine insan sevgisini koyan bir yazar. “Kökü kendinden olan” bir yazar olarak Abasıyanık, cumhuriyet dönemi edebiyatımızda bir mihenk noktası olarak belirirken çağdaş öykücülüğümüzün de temellerini atar. 
 
Sait Faik Abasıyanık, öykücülüğümüzün en özgün ve ayrıksı seslerinden…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125468</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81924c6e-8cfc-4e56-bad3-1e0c2b084615.jpg</image:loc>
            <image:title>Alemdağ’da Var Bir Yılan</image:title>
            <image:caption>İşte karşı karşıyasın. Haydi bakalım. Söyle söyleyeceğini. De diyeceğini. Dinler de. Tatlı tatlı dinler de. Sevgiden söz aç. Ne çıkar; o seni anlarsa değil, sen onu anlarsan bir şeyler olacak. İşte karşı karşıyasın. Birdenbire kalkar, dudaklarından öpebilirsin. Gözlerini kapar. Ne güzel gözlerini kapar. Belki de seni görmemek içindir. Sen de kaparsın gözlerini. Belki de onu görmemek içindir. Ne sen onu ne o seni anlıyor. Belki anlamak ikinizin de işine gelmiyor. “Tanı, tanı, kendini tanı.” İşe başla bir kere bu yönden. Sonra onu da anlayacaksın. 
Sait Faik Abasıyanık kendine özgü yalın ve akıcı öykülerinde okuru şaşırtan, insanı ve doğayı bütün içtenliğiyle anlatmaktan geri durmayan, her şeyin merkezine insan sevgisini koyan bir yazar. “Kökü kendinden olan” bir yazar olarak Abasıyanık, cumhuriyet dönemi edebiyatımızda bir mihenk noktası olarak belirirken çağdaş öykücülüğümüzün de temellerini atar. 
Sait Faik Abasıyanık, öykücülüğümüzün en özgün ve ayrıksı seslerinden…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125469</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1d5f6cb-1a08-48ca-8171-c5c914090af2.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Kuşlar</image:title>
            <image:caption>Söz vermiştim kendi kendime: Yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da, bir hırstan başka neydi? Burada namuslu insanlar arasında sakin, ölümü bekleyecektim; hırs, hiddet neme gerekti? Yapamadım. Koştum tütüncüye, kalem kâğıt aldım. Oturdum. Ada’nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım. 
 
Sait Faik Abasıyanık kendine özgü yalın ve akıcı öykülerinde okuru şaşırtan, insanı ve doğayı bütün içtenliğiyle anlatmaktan geri durmayan, her şeyin merkezine insan sevgisini koyan bir yazar. “Kökü kendinden olan” bir yazar olarak Abasıyanık, cumhuriyet dönemi edebiyatımızda bir mihenk noktası olarak belirirken çağdaş öykücülüğümüzün de temellerini atar. 
 
Sait Faik Abasıyanık, öykücülüğümüzün en özgün ve ayrıksı seslerinden…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125470</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebe3e0a9-61d7-4404-84a5-fc1876fc1b3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanın Dalgaları</image:title>
            <image:caption>Oysa bizim en önemli sorunlarımızdan biri zaman dahil bazı şeyleri asla unutamayıp sürekli hatırlamamızdı belki de; öyle ki, unutulan çoğu şeyin genellikle hayatımızın en iyi anları olduğunun farkına yine sürekli ilerlermiş gibi yapan bu zaman yüzünden bir türlü varamıyor da olabilirdik. Bulunduğum yerden istasyon ana binasının içinde oluşan tuhaf ışık oyunlarına, mermer nişlere, kemerli pencerelere ve çok başka bir anlayışa ait olduğu ortada olan sembollere baktığımda aklıma ister istemez kutsal bir yerde olduğum fikri geliyordu. Sanırım buradayken bu histen kaçmanın kolay bir yolu yoktu. 
 
Den Haag’daki Alberto Manguel söyleşisine gitmek için hazırlanan Otto’nun zihni giderek farklı meselelere takılır; okuduğu metinler, çektiği fotoğraflar, denizci babasının mektupları ve eşi Esther’in söylemleri üzerinden hayata dair yeni sorgulamaların önü açılır. Zamanın Dalgaları, farklı tarihsel aralıklarda sıçrayan, anlatıcının bilincinin bütün çıplaklığıyla dışarı vurduğu, kurmacayla kurmaca dışı arasındaki sınırları açıkça ihlal eden bir metin. Hasan Türksel, Zamanın Dalgaları’nda A. Manguel’in, J.L. Borges’in, W.G. Sebald’in yolundan gidiyor ve okura çok katmanlı bir anlatı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125471</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f29ae3b0-608b-47b2-b8f4-491564a808ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Harun ile Öyküler Denizi</image:title>
            <image:caption>Öyküler, en karanlık sessizliklerin bile üstesinden gelebilir. 
 
Reşit Halifa, eşi Süreyya ve oğlu Harun’la birlikte Elifbaye ülkesinin “en hüzünlüden bile daha hüzünlü bir kent”inde yaşar ve anlattığı büyülü hikâyeler ülkesine neşe getirir. Ancak bir gün korkunç bir şey olur ve öyküleri tükenir. Genç Harun, babasının yeteneğini geri kazanması için ona yardım etmeye karar verir. İbibik kuşunun sırtında, öykülerin ortaya çıktığı harika bir yer olan Öyküler Denizi’ne gider. Böylece fantezi diyarlarında muhteşem ve heyecan dolu bir macera başlar. Yolda, hepsi de denizin tüm hikâye anlatma gücünü kurutmaya niyetli birçok düşmanla karşılaşır. Karanlık güçler, dünyanın anlatılarını susturmayı hedeflerken Harun, öykülerin gerçek gücünü keşfetmek zorundadır. 
 
Salman Rushdie’nin Binbir Gece Masalları, Alice Harikalar Diyarında, Oz Büyücüsü gibi klasiklere yaptığı göndermelerle ve türlü kelime oyunlarıyla ustaca harmanladığı eseri Harun ile Öyküler Denizi, fantastik anlatımının ötesinde özgürlüğü ve insan ruhunun yenilmez gücünü irdeleyen, baskı ve sansüre karşı söylenen masalsı bir özgürlük şarkısı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125472</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cb38922-45b3-4b8e-9c0d-451d36966b8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Peter Pan (Yeni Çeviri)</image:title>
            <image:caption>Pencerenizi tıklatan Peter Pan ile uçmaya hazır mısınız? Öyleyse perilerin yaşadığı, çocukların uçabildiği Yokülke’ye doğru Peter’ı takip eden Wendy, Micheal ve John’a siz de katılın! 
 
Büyümeyi reddeden Peter, Yokülke’nin sihirli dünyasında korsanlar, periler ve denizkızlarıyla birlikte yaşamaktadır. Wendy, Micheal, John ve Kayıp Çocukların yardımıyla Peter, sihirli adadaki bitmek bilmeyen kovalamacada Kaptan Kanca’yla cesurca savaşır. Yokülke’de her zaman, yaşanacak yeni bir macera vardır.  
 
“Peter Pan” her yaştan okuru içlerindeki çocuğu kucaklamaya ve hayal kurmaktan asla vazgeçmemeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125473</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a249bcb5-4848-4c28-acb4-0529194d679d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bazılarımız Dostumuz Colby’yi Tehdit Ediyordu</image:title>
            <image:caption>“Bazılarımız, davranışlarından dolayı dostumuz Colby’yi uzun süredir tehdit ediyordu. Artık çizmeyi aşmıştı, biz de onu asmaya karar verdik.” 
 
Barthelme öykülerinin hepsi postmodern edebiyatta bir devrim niteliğinde fakat her biri bir diğerinden farklı: kimi komik, kimi parodik, kimi absürd ya da eksantrik; fakat hepsinin altında daha derin bir şeyler yatıyor: Modern toplumda insanın yeri ve tüketim toplumunun anlamsızlığının bir yansıması. 
 
Öykünün tanımına ya da doğasına meydan okuyan, edebî formun sınırlarını genişleten bu dokuz öykü hem tedirgin edici hem de karşı konulmaz. 
 
“Donald Barthelme’nin kendi döneminde, öyküyü Hemingway ve O’Hara kadar etkilediği söylenebilir.” 
The New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125474</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b184377-fc1a-4cc6-ab5b-d1b7d58fed5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Biyopolitikanın Ötesi</image:title>
            <image:caption>11 Eylül saldırıları çağdaş dünyanın tarihinde bir kırılma noktası oldu ve uluslararası siyasetin çehresini tanınmayacak ölçüde değiştirdi. 
Bu kitapta François Debrix ve Alexander Barder, 11 Eylül’den sonra Teröre Karşı Küresel Savaş ekseninde şekillenen yeni uluslararası düzende yaşamı, ölümü, savaşı, dehşeti, korkuyu, şiddeti ve terörü ele alan eleştirel biyopolitik yaklaşımların ve temsil çerçevelerinin kavramsal sınırlarını açığa çıkarıyor. Şiddet tekelini elinde bulunduran modern devletlerin insanı yaşatma, bedenleri yönetme ve yönlendirme tertibatlarının neredeyse iflas ettiği, korku ve dehşetin birer araç olmaktan çıkıp kendi başına amaç hâline geldiği, geleneksel biyopolitikanın ötesine geçen yeni ve grotesk bir dünya siyaseti tablosu sunuyor. Vietnam Savaşı’nın acımasızlığından Ebu Gureyb hapishanesinin işkencelerine, Meksika’daki uyuşturucu kartellerinin narko-şiddetinden El Kaide’nin korkutucu taktiklerine kadar, devlet dışı aktörlerin de şiddetin başlıca failleri hâline geldikleri bir dünyada bedenlerin parçalandığı, insanın insanlığının silindiği, korku ve dehşetin mekâna ve zamana hâkim olmaya başladığı yeni bir düzenin mekanizmalarını betimliyor ve bu mekanizmaları anlamamıza yardımcı olacak yeni kavramsal araçlar sunuyor. Şiddetin yeni yüzyılda nasıl düzenlendiğini ve meşrulaştırıldığını sorgulayarak, okuru küresel iktidarın karanlık boyutlarıyla yüzleşmeye, “dehşet çağında” direniş ve dönüşüm olanaklarını keşfetmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125475</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/527dc106-b19b-48ef-980b-010f797c8ffd.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Cumhuriyeti’nde Havacılık Sanayiinin Gelişimi</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma, Türkiye Cumhuriyeti’nde 1925 – 1952 yılları arasında kamu ve özel sektör tarafından gerçekleştirilen uçak üretim faaliyetlerini ve ülkenin havacılık alanındaki gelişimini değerlendirmektedir. Çalışma, uçak üretim teknolojisinin, uçak teknolojisinin ve havacılık eğitiminin gelişim sürecini ortaya koyması bakımından önemlidir. 
Balkan Savaşları, Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı dönemlerinde yurt savunmasında dışarıdan temin edilen uçaklar kullanılmış, ancak uçak ve yedek parça temininde sıkıntılar çekilmiştir. Bu nedenle Cumhuriyetin kuruluşu ile birlikte havacılık alanında dönemin teknolojik gelişimine uygun uçaklar imal etmek için çalışmalar başlatılmıştır. Bu çerçevede, 1926 yılında açılan Tayyare Motor Türk Anonim Şirketi (TOMTAŞ), TOMTAŞ’ın kapanmasından sonra 1931 yılında açılan Kayseri Tayyare Fabrikası ve Eskişehir Tayyare Fabrikası Türk Hava Kurumu tarafından 1939 yılında kurulan Etimesgut Uçak Fabrikası ve 1944 yılında kurulan Gazi Uçak Motor Fabrikası ile özel sektör tarafından, 1930 yılında kurulan Vecihi Hürkuş Uçak İmalathanesi ve 1936 yılında kurulan Nuri Demirağ Uçak Fabrikası’nın üretim faaliyetleri değerlendirilmiştir. 
1925 – 1952 yılları arasında gerçekleştirilen uçak üretim faaliyetleri, Türk havacılığında uçak üretim sanayiinin gelişimine, havacılık teknolojisinin gelişimine, havacılık eğitim faaliyetlerinin gelişimine, kalifiye personelin yetiştirilmesine, motor ve yedek parça üretim sektörünün gelişimine zemin hazırlamıştır. Dolayısıyla havacılık sanayiinin Türkiye’deki gelişimi açısından bu dönemde yapılan çalışmalar büyük önem taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125476</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3abb4982-b442-472c-99df-a2892add80f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Direnen İmparatorluk</image:title>
            <image:caption>Direnen İmparatorluk, 1918’de Birinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinden 1923’te Osmanlı İmparatorluğu için barış antlaşmasının sonuçlanmasına kadar geçen kritik yılları ele alarak, modern Ortadoğu’nun şekillenme sürecine dair yeni bir anlatı sunuyor. Hasan Kayalı, savaşın kazanan güçlerinin bölgenin sınırlarını ve idari yapısını dönüştürmedeki belirgin etkisinin ötesine geçerek, bu dönemin farklı bir yönünü keşfe çıkıyor. 
Kayalı, imparatorluğun uzun süren mücadelelerinin yalnızca milliyetçilik ekseninde yaşanan çatışmalarla sınırlı olmadığını vurguluyor; yerel unsurların, İslam birliği temelinde ortak kimlikler geliştirme ve siyasi çözümler üretme çabalarını ortaya koyuyor. 1923’teki barış düzeniyle birlikte gelen ulus devletlerin kesinliklerinden ziyade, Osmanlı mirasının liderlerin ve toplumların hafızasındaki belirleyici rolünü ve bunun uzun vadede yarattığı etkileri inceliyor. Aynı zamanda modern bir ulus devlet olarak Türkiye’nin kuruluş yıllarını da derinlemesine ele alıyor. 
Direnen İmparatorluk, Ortadoğu tarihinin bu çalkantılı dönemine derinlemesine bir bakış sunarak, Osmanlı’nın hem bir siyasi yapı hem de bir fikir olarak kalıcılığını gözler önüne seriyor. Bölgenin tarihine dair yeni bir anlayış geliştirmek isteyenler için bu çalışma, zengin bir kaynak ve güçlü bir perspektif sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125477</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c189a6a-a5fb-4d46-94d2-95b9f1f81a10.jpg</image:loc>
            <image:title>Beşinci Raşit Halife Ömer b. Abdülaziz</image:title>
            <image:caption>*Ömer b. Abdülaziz döneminde valiler, kendi bölgelerinde toplanan zekatı dağıtacak fakir bulamaz hale gelmiştir. 
*Evlenmek isteyen gençlerin düğün ihtiyaçlarının karşılanmasını, meşru bir iş yaparken borç batağına düşenlerin borçlarının ödenmesini emretmiştir. Yetimlere, dul kadınlara, çalışacak gücü olmayanlara maaş bağlamıştır. 
*Yolcu ve yoksulların yemek ihtiyaçlarını karşılama için “Yemek Evleri” kurmuştur. 
*Yolcular için konaklama tesisleri kurmuştur. 
*Bir devlet başkanı olmasına rağmen mezar yerini bile kendi parasıyla alıp hazırlatmıştır. 
*Halife olarak bizzat kendisi, züht ve takva hayatı yaşamıştır. Sadece valilere gönderdiği genelgeler ve buyruklarla değil, bu haliyle de devlet adamlarına örnek olmuştur. Kendisi yoksul yaşamasına rağmen halkı refah içinde yaşatma imkanı bulmuştur. Refahı tabana yaymayı başaran bir devlet başkanı olarak 29 aylık hilafeti döneminde tarihte İslam inkılabının canlı örneğini yaşatmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125478</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/511b2881-fc32-4f8c-9190-a1c627ca3e97.jpg</image:loc>
            <image:title>Dostum Bir Katil</image:title>
            <image:caption>Herkesin bir sırrı vardır. Ama bazı sırlar, hayatları sonsuza dek değiştirir. 
 
Özgür’ün sıradan bir okul çıkışı, eski bir tren istasyonunda gördükleriyle kabusa döner. Hayatı bir daha asla eskisi gibi olmayacaktır. Babası Hikmet ise, oğlunu korumaya çalışırken, kendini karanlık bir dünyanın ortasında bulur. 
 
Bir intikam hikayesi mi? Yoksa kurtuluşun bir bedeli mi? Gölge, adaleti kendi yöntemleriyle sağlamaya kararlı. Ancak, her adalet arayışı suçsuz bir dostluğu gölgeler mi? 
 
&quot;Dostum Bir Katil&quot;, adalet, intikam ve masumiyet arasında sıkışmış insanların nefes kesen öyküsünü anlatıyor. Her sayfasında gerilim dolu bu roman, okurlarını sonuna kadar koltuklarına mıhlayacak. 
 
“DAĞ EVİ CİNAYETLERİ” yazarından...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125479</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a800ef3-c917-45b0-a79e-6f3c269308bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Şakir Paşa Köşkü</image:title>
            <image:caption>TV dizisi olan Şakir Paşa ailesinin öyküsü.
Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemine ve Cumhuriyet’in kuruluş yıllarına tanık olmuş, ülkemize Cevat Paşa, Şakir Paşa gibi devlet adamları ile, Fahrünnissa Zeyd, Aliye Berger, Füreya Koral, Cevat Şakir gibi sanatçılar armağan etmiş bir ailenin, Şakir Paşa ailesinin hikâyesi. Nermidil Erner Binark, Şakir Paşa Köşkü’nde yaşadığı o muhteşem çocukluk günlerini anlatırken, bir dönemin de panoramasını çiziyor. Osmanlı kimliğini kaybetmeden Batı’ya açılmayı temel ilke edinmiş bir aristokrat ailenin kültürüyle, Anadolu kökenli genç bir subay olan babasının kültürü arasında, gelgitlerle dolu bir çocukluk geçiren yazar, şimdi ailenin büyüklerinden biri olarak geriye bakarken, acı ve tatlı anılarıyla bir dönemi gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125480</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/316204ba-4765-4b9e-919d-95483667a6be.jpg</image:loc>
            <image:title>Minikler Akademisi – Ev ve Çiftlik Hayvanları</image:title>
            <image:caption>Bütün çocuklar hayvanları sever. Hayvanları tanıdıkça, çocukların çevreleri hakkında düşünme ve anlama becerileri gelişir. Ancak, bazen evcil hayvan beslemek mümkün olmayabilir. Bu nedenle; bu kitap çocuğunuzun bilgilerini derinleştirmek, ona yeni bilgiler öğretmek ve eğitici kitaplardaki bilgileri pekiştirmek için tasarlanmıştır. Bu etkinlik kitapları; çocuğunuzun hayvanları, kendi vücudunu ve renkleri tanımasına yardımcı olacaktır. Ayrıca sorulara cevap vermeyi öğretecek ve yeni bilgiler kazandıracaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125481</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76756bca-cfea-4f6f-b730-16093ab0f179.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzman Porsuk</image:title>
            <image:caption>Bu, her birimizin değerini artıran ve bizi eşsiz kılan özelliklerimiz hakkında bir arkadaşlık hikâyesi. Dostlarının her zaman yardıma hazır olduğunu ve arkadaşları için önemini ancak bir süreliğine evden ayrıldığında fark eden bir porsuk hakkında…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125482</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a0723d4-e3f1-4d1f-8da8-b9d072c6ae3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dolunayın Sırrı</image:title>
            <image:caption>Ay’ın gizemli sırrı nedir? 
Nasıl oluyor da kaybolana kadar küçülüyor, küçülüyor; sonra tekrar büyüyor, büyüyor ve sonunda büyük bir gümüş tabak, bir somun ekmek ya da yuvarlak bir peynir gibi yükseliyor? 
Azar azar, azar azar ve tekrar, tekrar… 
Bu resimli kitap sadece Ay’ın sırrı hakkında değil, daha birçok şey öğretiyor. Mesela, birlikte peri masalları okumanın ve arkadaşlarımızla endişelerimiz hakkında konuşmanın son derece önemli olduğunu öğreniyoruz. Endişeler geçer ve er ya da geç her şey çözülür, tıpkı Ay gibi güvenli ve sapasağlam…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125483</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88e78a10-6e0c-4a20-8a55-1d562eb4b614.jpg</image:loc>
            <image:title>Minikler Akademisi – Meyveler ve Sebzeler</image:title>
            <image:caption>Çocuklar tabaklarındaki bütün meyve ve sebzeleri bitirselerdi ve kalan tek şey tabağı yıkamak olsaydı harika olurdu. Belki çocuklar meyve ve sebzeleri daha yakından tanıdıklarında bu mümkün olabilir. Bu etkinlik kitabında, çocuğunuz meyve-sebzelerin nerede ve nasıl yetiştiğini öğrenirken hangi hayvanın hangi meyve-sebzeyi sevdiğini de bilecek. Çocuklar eğitici kitaplarda öğrendikleri bilgileri pekiştirecek ve kalem tutma becerilerini geliştirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125484</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4385c1fc-3526-4013-bc18-77926d46510a.jpg</image:loc>
            <image:title>Minikler Akademisi – Orman Hayvanları</image:title>
            <image:caption>Orman, çocuklar için gizemli bir yerdir. Çeşitli canlılarla doludur. Masallardan tanıdığı vahşi hayvanları öğrenmesi için çocuğunuza yardımcı olun. Bu etkinlik kitabı, çocuğunuzun orman hayvanları ile ilgili bilgilerini derinleştirmek için tasarlandı. Bu kitapta çocuğunuz hem vahşi hayvanları tanıyacak hem de eğitici kitaplardan öğrenmiş olduğu bilgileri pekiştirecek. Sorular, çocukları konuşmaları için cesaretlendirecek ve düşüncelerini söylemelerini sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125485</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea47d9db-29f9-461a-bfbf-9f9178fa8893.jpg</image:loc>
            <image:title>Minikler Akademisi – Çevremizdeki Alanlar</image:title>
            <image:caption>Nerede olduğumuzu bildiğimizde kendimizi güvende hissederiz. Ama bu yaştaki çocuklar çevrelerini tanımayı yeni öğrenirler. Bu yüzden, çocukların çevreleri hakkında mümkün olduğunca çok şey bilmeleri ve farklı yerler hakkında farkındalık kazanmaları önemlidir. Bu kitap ayrıca çocukların bir ila birden fazla arasındaki ayrımı kavramalarını sağlar. Sorular sorarak, çocukların çevredeki detayları anlamalarına katkı sunacağız. Böylece çocuklar etraflarındaki farklı yerleri fark edecekler. Ayrıca bu kitap, eğitici kitaplardan öğrendikleri bilgileri pekiştirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125486</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/038a5eac-930d-47fd-ac39-47b0bbae8243.jpg</image:loc>
            <image:title>Paw Patrol Sayılarla Boyayalım</image:title>
            <image:caption>Bu macera için tüm köpekçikler yerlerini aldılar! 
PAW Patrol yepyeni bir kurtarma görevi için ekip çalışmasıyla becerilerini kullanmaya hazır. 
Sayılarla boyama kitabıyla hem eğlenecek hem de doğru alanları boyama konusunda kendini geliştireceksin. 
Boyama neşesi ve yaratıcılık dolu saatler seni bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125487</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62d593f9-a0d3-4855-b0b7-11572abe2908.jpg</image:loc>
            <image:title>Paw Patrol Çizim Devriyesi Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>PAW Patrol’ün favori köpekçikleriyle heyecan dolu bir maceraya hazır ol!
Bu Çizim Devriyesi etkinlik kitabında Dinozor Diyarı’nı keşfet, Rocky ile kendi uçurtmanı tasarla ve Rubble ile Skye’ın kumdan kaleler yapmasına yardım et. 
Hadi en parlak renklerini al ve başla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125488</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6852ebd3-d4f4-43aa-852f-acc33b242544.jpg</image:loc>
            <image:title>Paw Patrol Paspati Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Paw Patrol ile maceraya hazır mısın?
Hav hav eğlenceleriyle dolu bu boyama kitabı, saatlerce keyifli vakit geçirmeni sağlayacak! Hadi hemen en sevdiğin kalemlerini hazırla ve boyamaya başla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125489</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e39c248-910d-4dd6-86b9-52e7fa828f1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Örümcek Ağı</image:title>
            <image:caption>Cadı Avcısı’nın yazarı Max Seeck’ten yeni roman… 
 
İki Instagram fenomeni, Lisa Yamamoto ile Jason Nervander aynı gün kayıplara karışır. O sırada Finlandiya’nın buzlu kıyılarına bir kadın cesedi vurur. 
 
Cadı Avcısı vakasından büyük darbe alan ve amirleri Erne Mikson’u kaybeden ekibin başına zorlu amir Helena Lappi geçer; soruşturmayı da dedektif Jessica Niemi’nin idare etmesini ister. Jessica bu vakaların arasındaki bağlantıyı bulmak için hummalı bir çalışma başlatır. Ama bir yandan yeni amiri, diğer yandan başta annesininki olmak üzere geçmişin hayaletleri Jessica’nın peşindedir. 
 
Örümcek Ağı yüksek temposu ve başarılı kurgusuyla öne çıkan soluk soluğa bir İskandinav polisiyesi… 
 
Fince sekiz romanı yayımlanan Max Seeck’in İngilizceye çevrilen ve büyük ses getiren ilk romanı Cadı Avcısı’dır. Jessica Niemi serisinin ilk romanının yayın hakları 40 ülkeye satıldı, televizyon dizisine uyarlanması planlandı. 
Örümcek Ağı serideki ikinci kitaptır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125490</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d4a93e2-4e79-4a8d-ab78-6551c23d3eef.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Öyküleri</image:title>
            <image:caption>Denizi, vapuru, adası, mahalle kahveleri, salaş meyhaneleri, bohem pasajları, Ermeni balıkçısı, topal martısı, Lüzumsuz Adam’ı, sokak köpekleri, bin bir hüznün oynaştığı günbatımları, gün doğmadan sokakları dolduran ameleleri, paydos saatlerinin umutsuz memurları, rakı şişesinde balık olan şairleri, neşeli kumpanyaları, sokakları utangaçça adımlayan yoksul çocukları, gayrimüslimleri, yalnızlığına ortak ettiği küçük insanlarıyla İstanbul’u yazdı Sait Faik, İstanbul oldu. 
Küçük İnsan’ın tekmil öyküsü bu kapağın altında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125491</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb0f4211-3690-4787-bdc3-ae1100ddf0b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Filozofun Savaşı</image:title>
            <image:caption>Filozofun Uçuşu ile başlayan heyecan dolu macera
hız kesmeden ikinci kitap olan Filozofun Savaşı ile
devam ediyor. Bu kez Robert Canderelli Weekes,
Fransa&apos;da Birinci Dünya Savaşı&apos;nın ön saflarında çaylak
bir Kurtarma ve Tahliye uçucusu olarak karşımıza çıkıyor.
 
Canderelli’nin, yaralıları tahliye edip hayat kurtarmak için görev
aldığı savaşta, kazanmak için ne kadar ileri gitmesi gerektiği konusunda
hiçbir fikri yoktur! Çarpıcı bir uçuş performansı, gözalıcı başarıları
ve Boston sokaklarında yaşanan yürek parçalayıcı bir çatışma sayesinde
hayatı boyunca kurduğu hayalleri gerçek olur. Amerikan Mühürcü
Birliği’nin Kurtarma ve Tahliye Servisi&apos;ne, yani tamamı kadınlardan
oluşan seçkin bir uçan sağlık ekibine katılmasına izin verilen ilk erkek
olmayı başarır. Ancak yaralıları cepheden sahra hastanesine taşımanın
hayal ettiği gibi büyük bir macera olmadığını yaşayarak öğrenir. Asiler
ve döneklerle dolu bölüğü kırılma noktasındadır ve kendini kanıtlamaya
çalışan bir adama tahammülleri yoktur. Robert yavaş yavaş onların
güvenini kazanır ve yoldaşlarının Birinci Dünya Savaşı&apos;nı yasadışı
felsefi yöntemlerle sona erdirmeyi planladıklarını anlar. Kısa süre içinde
komplolarına dahil olur, düşman topraklarında baskınlar düzenler
ve hayati istihbaratlar elde eder.
 
Eski ve yeni dostları, savaşı bir gecede kazanabilecek ve birkaç
milyon insanın hayatını kurtarabilecek tehlikeli bir plan için onun
yardımına ihtiyaç duyacaktır. Ancak Alman duman oymacıların, Kolordu&apos;yu
ve Fransa&apos;nın kendisini yok etmekle tehdit eden yıkıcı bir topyekûn
saldırı planları vardır. Doğal olarak, Robert da bu savaşın tam
ortasında sıkışıp kalır.
 
Filozofun Savaşı, gökyüzünün efsanevi kahramanlarının destansı
mücadelesini ve onların gizemlerle dolu, heyecan verici görevlerini
gözler önüne seren nefes kesici bir macera! Savaşın ortasında umudu
ve insanlığın iyiliğini arayanların hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125492</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49d90c24-77d1-47c9-8f4d-6717e688b623.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Dünyanda Ben</image:title>
            <image:caption>Çılgınca bir bahis, gurme kaşarlı tost ve yavru keçiye sarılmak derken Alexis Montgomery’nin dünyası altüst olur. Bu karmaşanın sebebiyse kendinden on yaş küçük, son derece çekici ve Alexis’in sofistike şehirli kız imajının tam tersi olan marangoz Daniel Grant’tir. Fakat aralarındaki çekim de inkâr edilemeyecek kadar güçlüdür.
 
Zengin ailesi, dünyaca ünlü cerrahlardan oluşan soylarının mirasını devam ettirmesini isterken, Alexis’in şana ya da şöhrete ihtiyacı yoktur. O, “sıradan” bir acil servis doktoru olmaktan mutludur. Ancak Daniel ile birlikte, küçük kasabasının sıcak atmosferinde geçirdiği her an, Alexis’e hayatta asıl önemli olanın ne olduğunu öğretir. Ne var ki ilişkilerini kısa süreli bir kaçamaktan öteye taşımak Alexis için büyük bir bedel anlamına geliyordur: Ailesine karşı gelmek, kariyerini sorgulamak ve binlerce insana yardım etme fırsatından vazgeçmek.
 
Daniel’ı kendi dünyasına götürmesi imkânsız gibi görünse de onun yanında bulduğu mutluluğu kaybetmeyi göze alamaz. Birbirlerinden bu kadar farklıyken Alexis kendi dünyası ile Daniel’ınki arasında nasıl seçim yapabilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125493</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70bcd3f3-7dbe-4a2a-8e3e-f990fbfbe99a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Sokak Kedisi Miyim?</image:title>
            <image:caption>Yaşadığın yer bir anda değişse
ne hissedersin?
 
 
Kedicik Mahmure ormanda mutlu bir yaşam sürüyordu. Evet evet, kediler aslında çok eskiden ormanlarda yaşardı. Mahmure de şehre yakın bir ormanda doğmuş bir kediydi. Ancak bir sabah uyandığında ne görsün? Yaşadığı orman beton duvarlarla, binalarla, yollarla çevrilmişti… Ne su içtiği göl ne de gölgesinde uyuduğu ağaçlar yerinde duruyordu. Mahmure’nin evi artık beton bir şehre dönüşmüş, kedicik nereye gitse kovulur olmuştu. Peki, Mahmure şimdi bir sokak kedisi miydi?
 
 
Kazanımlar:
 
Çevremizdeki Yaşam 
Farkındalık
Hayvan Sevgisi
Doğa Bilinci</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125494</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00aae829-00b2-4493-9429-1e4f8985d67f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrıların Adaları</image:title>
            <image:caption>NEW YORK TIMES ÇOKSATAN YAZARI
AMIE KAUFMAN’IN ETKİLEYİCİ KALEMİNDEN
CESUR BİR DENİZCİNİN NEFES KESEN HİKÂYESİ…  
Selly, hayatını açık denizlerde geçirmeye yemin etmiş bir kaptandır. Ona evi gibi hissettiren başka bir yer daha yoktur. Ta ki babası onu terk edip yeni bir maceraya atılana dek… Babasının yanına gitmenin yollarını ararken, hiç beklemediği bir anda kendisini Alinor’un çapkın prensi Leander’la birlikte, Tanrıların Adaları’nda kadim bir ritüeli tamamlamak üzere çıktıkları bir yolculukta bulur. Leander’ın büyücü olduğu apaçık bellidir ama asıl tehlike taşıdığı sırlarda gizlidir.
 
Çıktıkları bu yolculuk, iki ülkenin kaderini değiştirecek bir savaşa ve okyanusların derinliklerinde uyuyan tanrıların uyanışına sebep olacaktır. Selly, denizlerin gücüyle baş edebilir ancak aynı anda Leander’ın aşkı ve kendi doğrularıyla baş etmek, sandığı kadar kolay olmayacaktır.
 
Denizden gelen her dalga, beraberinde yeni bir sırrı da getirecektir.
 
 
“Kaufman’ın doğal bir şekilde işlediği mitolojik ögeler, macera dolu olay örgüsüne ya da karakterler arasındaki derin bağlara hiçbir şekilde gölge düşürmüyor.”
-Publishers Weekly.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125495</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65ebb2bb-5b85-4980-9395-b230e185bcc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Hepimiz Yıldız Tozuyuz</image:title>
            <image:caption>Cansız nesnelerden tamamen farklı olduğunuzu düşünebilirsiniz, ama sonuçta bizim bedenlerimiz de evrende var olan elementlerden oluşuyor. Eğer 70 kg iseniz, 10 kg kömür oluşturacak kadar karbon, bir tuzluğu dolduracak miktarda tuz, birkaç yüzme havuzunu dezenfekte edecek ölçüde klor ve 7,5 santimlik bir çivi üretmeye yetecek kadar demir taşıyorsunuz demektir. Peki bu elementler nereden geldi ve bizi nasıl oluşturdu? 
 
Evrendeki tüm maddenin –çevremizdeki ve içimizdeki her şeyin– nihai bir doğum günü var: Büyük Patlama. Dan Levitt, atomlarımızın Büyük Patlama ile başlayan uzun yolculukları sırasında nasıl yıldızlara dönüştüklerini, gezegenimizin biçimlenmesini sağladıklarını, ardından bu cansız atomların hayret verici şekillerde birleşerek nasıl canlılığı yarattığını ve nihayetinde bizim ortaya çıkmamızı mümkün kıldığını, dahası bedenlerimizin hücrelerimizdeki muazzam mekanizmalarla tabaklarımızdaki yiyecekleri nasıl bize dönüştürdüğünü anlatıyor. 
 
Ama yaşamın hikâyesi olduğu kadar, onun sırlarını çözme yolunda önemli adımlar atmamızı sağlayan biliminsanlarının da hikâyesi bu – kıran kırana rekabetlerin, takıntıların, hayal kırıklıklarının, ani aydınlanmaların ve elbette safi tesadüflerin önemli bir yer tuttuğu heyecanlı bir bilim tarihi anlatısı. 
 
Usta bir hikâye anlatıcısı olan Levitt’in akıcı bir dille kaleme aldığı bu kitabı bilime ve bilim tarihine meraklı tüm okurlarımızın severek okuyacağını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125496</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd07fff7-fc55-4ee5-92ef-1933664b9dc8.jpg</image:loc>
            <image:title>İkiyüzlü Öyküler</image:title>
            <image:caption>Hayatı boyunca Amerika’nın farklı bölgelerinde bulunan O. Henry, yaşadığı yerlerde karşılaştığı sıradan insanların hikâyelerini anlatıyor bize. Öykülerindeki karakterler çoğunlukla hayata yeni atılan gençlerden, evsizlerden, suçlulardan, yeniyetme sanatçılardan ve âşıklardan oluşuyor. Bu karakterlerin başlarına gelen olaylar neredeyse her zaman beklenmedik bir şekilde sonlanıyor. Bazı öykülerinde yoksulluğu, ölümü, aşkı dramatik bir tonla ele alan yazar, zaman zaman yalnızca güldürüyor. Ancak tüm öykülerinin ortak özelliği, yazarın her şeye yansıtmayı başardığı ironik tutumu ve insanlara karşı olan eleştirel hatta alaycı bakışı. İkiyüzlü Öyküler, şaşırtıcı bir yazarın ustalık dolu kısa öykülerini bir araya getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125497</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3015afe9-b1c3-4da4-afc1-be924aabb5a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölü Köpekler Havlarken</image:title>
            <image:caption>Beyaz Melek, maden işçilerini örgütleyerek isyana sebebiyet veren Kızıl General’in infazı için gizli bir tebliğ ile görevlendirilen, savaş alanlarında tecrübe kazanmış, yetenekli bir askerdir. Görev ona bir otel odasında verilir; yanına Sivrisinek olarak bilinen lafazan bir yatırım danışmanı ve profesyonel bir yalancıyı da alacağını öğrendikten sonra yola çıkar. Bu yolculuğun sonunda hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Yerin altındaki işçiler kendilerince bir ülke kurmuşlardır. Eserin çıkış noktası, 2020 yılında Çanakkale’deki bir kömür madeninde hakları gasp edilen işçilerin kendilerini madene kilitleyerek başlattıkları eylemsel hak mücadelesidir. Ölü Köpekler Havlarken, insana içerden seslenen lirik bir anlatı. 
 
Sözlerin kadar umut dolu değil kafandakiler. Bunu görüyorum. Bu savaş bitmeyecek asker! Bu savaş bitmeyecek. Belki, ölü köpekler havlarken bir gün…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125499</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a72d062-503d-4640-9235-16ed25acae42.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Bakış Köprüsü</image:title>
            <image:caption>“İnsanlar sadece insandır. Birbirlerine üstünlükleri yoktur.”
Deniz, ortaokulu yeni bitirmiş, Türkiye’den İtalya’ya tatile giden sıradan bir çocuktur. Ailesinin istediği gibi fen lisesinde okumak yerine tarih gibi bilimlerle daha çok ilgilenen Deniz, merak ettiği tarihî yerleri canlı canlı göreceği için heyecanlıdır. Bir kafede tanıştığı arkadaşı Nadina ve tur rehberi Rudin ile Kolezyum’da gezintiye çıkmaya hazırlanan Deniz, geçmemesi gereken geçitlerden ilerleyince kendini 79 yılının Roma’sında bulur.
Eski Roma’nın karmaşık ve tehlikeli dünyasına adım atan Deniz, yaşadıklarını anlamakta zorluk çeker. Rehber Rudin ve Nadina, Deniz’i bu zaman yolculuğu hakkında bilgilendirirler. Zaman yolculuğunda dışarıdaki dünyada zamanın durduğunu öğrenen Deniz, en azından ailesinin kendisi hakkında endişelenmeyeceğini öğrendiğinde biraz olsun rahatlar.
Deniz, zamanda kaybolmadan kendi dünyasına dönebilecek mi? Yoksa geçmişin sırlarına kapılan bir yolcu olarak tarihe mi karışacak? Nehir Aydın Gökduman’ın yeni romanı Son Bakış Köprüsü, okurlarını hem günümüzün hem de geçmişin Roma’sında bir yolculuğa çıkarıyor ve geçmişle bugünü harmanlayarak okuyucuyu heyecan dolu bir maceraya sürüklüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125500</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3518d5e-bb3c-4fa3-8aa0-7d2576e11bea.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Uzak Çok Yakın</image:title>
            <image:caption>Mehmet Fatih Uslu’nun 2011-2023 yılları arasında farklı mecralarda yayımlanmış yazılarının yanı sıra ilk defa gün ışığına çıkan incelemelerinden oluşan bu derleme, Ermenice edebiyatın ana meselelerine, gelişim sürecindeki duraklarına, öne çıkan edebiyatçılarına ve yapıtlarına odaklanıyor ve 1850’den 2020’ye uzanan geniş bir zaman dilimini kapsıyor. Batı Ermenice edebiyatla tanışmak isteyen okur için genel anlamda bilgilendirici ve merak uyandırıcı nitelikte ve giriş düzeyinde bir temel oluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125501</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1ffac48-1bbf-4975-8fbe-27cab7f83d0a.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Hakları Hikayelerim</image:title>
            <image:caption>Yalan rüzgârını kimin üfürdüğü çok geçmeden ortaya çıktı. Zamanın Bursa Valisi Oğuz Kaan Köksal ve Bursa Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın sabahın köründe bütün ajanslara haber vererek EMNİYETİN ÖNÜNDE bir basın toplantısı yapmışlar, eylem hazırlığındaki Ensar El İslam Örgütünü (!) nasılda suçüstü yaptıklarını ballandıra ballandıra tüm dünyaya anlatmışlar. Düşünün içlerinde Allah’ın gariban sütçüsü ve toplama bilgisayarlardan rızkını çıkarmaya çalışan eski büyük birlikçi gariban delikanlılar kendilerinin bile haberi olmadan uluslararası terörist olarak damgalanmışlar. Savcıya hâkime ne hacet vali ve emniyet müdürü hemen oracıkta vermişler hükmü. İşte böyleydi bu adamlar, bunlar aslında devletin hukuk düzenine 15 Temmuzdan çok önce de böyle defalarca tecavüz ettiler ama o zamanlar çıkarları iktidarla örtüştüğü için ya görülmedi, ya da gösterilmedi. 
…. 
Kısa bir ikram ve tanışma faslından sonra konsolos hanım insan hakları konuşacak oldu, daha birkaç cümle kurmuştu ki araya girip sözünü kestim ve kusura bakmayın efendim Guantanamo orada oldukça ben Amerika ile insan hakları konuşmam. Dünyada insan haklarını en fazla ihlal eden bir devletin diplomatı ile insan hakları konuşmayı kendime zül addederim dedim ve ilave ettim zaten sizin buraya gelişinizin başka bir sebebi olmalı, neyse onu açıkça söyleyin lütfen biz de ona göre cevap verelim. Bu defa Ankara’dan gelen ve Türkçeyi de iyi bilen melez kız benim açıklık politikamı sevmiş olmalı ki doğrudan konuya girdi; “Başkanım biz aslında bir araştırma yapıyoruz ve size bir soru soracağız” dedi. Buyurun sorun tabi zaten onun için gelmişsiniz dedim ve sordu, soru aynen şöyleydi; “Gülen cemaati bir parti kurarsa sizce yüzde kaç oy alır?” Hah şöyle dedim ve hiç sektirmeden cevabı yapıştırdım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125502</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93ac7bb1-2676-4b0c-83dd-78ce35e490af.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyatın İlhamıyla Taylor Swift</image:title>
            <image:caption>Çağımızın en büyük yıldızı Taylor Swift’in söz yazarlığına ilham olmuş kederli şairler kim?

Albümlerinin bize fısıldadığı hikâyeler ne?

Taylor Swift’in müziği, Shakespeare&apos;den Brontë kardeşlere, F. Scott Fitzgerald’dan Sylvia Plath’e kadar edebiyat tarihine iz bırakmış pek çok yazarın eserinden ilhamla dolu.

Hazırsanız, hep birlikte Swift&apos;in albümlerini edebiyatın merceğinden inceleyecek ve onun yaratıcı yönüne dair yepyeni bir bakış açısı kazanacağız.

Renkli illüstrasyonları, tematik çalma listeleri ve kitap önerileriyle Edebiyatın İlhamıyla Taylor Swift müziğin edebiyatla ilişkisine dair keyifli bir rehber...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125503</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae2d3fd1-000f-4c52-bbfa-33e58e871e72.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanatlarımı Bulduğum Gün</image:title>
            <image:caption>Yeni okul, yeni arkadaşlar, yeni başlangıçlar... Hiç bilmediğin bir dünyaya adım atsan nasıl hissederdin?
Hem de o okulun içinde gizemli notlar, sürprizlerle dolu kulüpler ve keşfedilmeyi bekleyen sırlar varsa...
Mercan, bu gizemli okulda adım adım kendi kanatlarına kavuşmanın yolunu arıyor. İçindeki tırtılı kelebeğe dönüştürebilmek için. Bunu sadece içindeki yıldızları takip ederek yapabilir. Ama en önemli soru şu:
ACABA GERÇEKTEN UÇMAYA CESARET EDEBİLECEK Mİ?
Hayaller, dostluk ve cesaret dolu bu hikâyede, Mercan’la birlikte kendi kanatlarını bulmaya var mısın? Belki de senin için her şey, kendi kanatlarını bulduğun gün değişecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125504</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00927289-bc6e-4d2c-b5e8-e9fb350351ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanatsal Yaratıcılık ve Duygudurum Bozukluğu</image:title>
            <image:caption>“Komşudurlar deliliğe tüm büyük dehalar
Bir fiskede yıkılıverir aradaki duvarlar.”
 
Cem Mumcu, son derece kapsamlı bir vaka-kontrol çalışmasıyla yaratıcılık ateşinin duygu dalgalanmalarıyla olan bağını titizlikle inceledi. Gücünü ampirik bulgulardan alan; felsefenin, edebiyatın ve modern psikiyatrik yaklaşımların harmanlandığı bu aydınlatıcı eser böylece ortaya çıkmış oldu.
Sanat üretimi ile ruh sağlığı arasındaki karmaşık ilişkiyi bütünlüklü bir perspektiften görmek isteyenler için, eşine az rastlanır bir kaynak.
 
Bu kitapta sizi neler bekliyor?
Ampirik Veriler ve Psikiyatrik Bulgular: Sanatçılar ve kontrol grupları üzerinde yapılan kapsamlı araştırmalar, yaratıcı bireylerin duygu dünyasının sırlarını bilimsel bir bakış açısıyla ele alınması.
Tarihsel ve Mitolojik Bağlam: Dionysos’tan Virginia Woolf’e, yaratıcılıkla delilik arasındaki ince çizginin örneklerle zenginleştirilmesi.
Psikiyatri ve Felsefenin Harmanı: Platon, Aristoteles ve Romantik akımın büyük isimlerinden ilhamla; melankoli, mani ve esin süreçleri arasında bir yolculuk.
Yalnızca akademik çevreler için değil, yaratıcı sürecin inişli çıkışlı dünyasını anlamak isteyen tüm okurlar için kaleme alınmış bu eser, sanatı ve bilimi bir araya getiren derin bir yol gösterici niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125505</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a4f8586-9aea-45b7-a950-6bf106d90255.jpg</image:loc>
            <image:title>Derinlerde Bir Uyku Masalı</image:title>
            <image:caption>&quot;Derinlerde Bir Uyku Masalı&quot;, çocuklara özellikle gece ve karanlık korkularıyla nasıl başa çıkacaklarını anlatan bir yolculuk sunuyor. Sevimli Yüzgeç’in karanlıkla mücadelesi, çocukların duygusal gelişimine rehberlik ediyor. Hikâye, güven duygusunu pekiştirirken, uyku öncesi sakinleşmeye yardımcı olacak ögeler barındırıyor. Aynı zamanda, okyanus gibi büyüleyici bir dünyada geçen hikâye, çocukların hayal gücünü genişletirken, onları korkularıyla yüzleşmeye ve onları dönüştürmeye teşvik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125506</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/833392ee-15c0-49d0-b634-e18cd1eab3b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Nina ve Fırındaki Sır</image:title>
            <image:caption>Nina’nın beklediği yaz tatili nihayet gelmişti. Ve ona göre tatil demek, hiçbir şey yapmadan boş boş oturmak ya da sadece eğlenmek demekti! Tabii Nina, kaderin onun için farklı planları olduğundan henüz habersizdi... Düşünmeden söylediği şeyler yüzünden tatilde babasına, çalıştığı fırında yardım etmek zorunda kalan Nina, başlangıçta bu durumdan elbette çok şikâyetçi olur. Fakat fırında keşfedeceği şeyler ve hayata dair öğreneceği bazı gerçekler onun fikrini değiştirir. Günün sonunda Nina, fırında sadece ekmek yapmayı değil, aynı zamanda hayallere ulaşmanın ve büyümenin zaman ve sabır gerektiren bir yolculuk olduğunu da öğrenecektir. Sıcak, eğlenceli ve un dolu bir hikâye! Bu fırında sadece ekmek değil, hayaller ve umutlar da pişiyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125507</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecac21b2-0aee-4089-a2fa-a0643a65b9e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kolayca Matematik</image:title>
            <image:caption>Matematikle aran nasıl? İyi değil mi? O hâlde en doğru kitabı elinde tutuyorsun. Bu kitap sana matematiği en kolay şekilde öğretecek! En fazla zorlandığın matematik konularını en pratik yöntemler ve örneklerle çözebilecek aynı zamanda bu muhteşem derse dair en havalı bilgilere sahip olacaksın. Kesim kesim kesirlerle, küme küme kümelerle, bakış açını değiştirecek açılarla ve daha birçok matematik konusuyla karşılaşacak, onlarla eğlenceli vakit geçireceksin.

Haydi, matematiği kolaylaştıran bu kitabın kapağını arala!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125508</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90d5c162-455f-4466-a41c-d6cb35c3086c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık Şeylerin Tamircisi</image:title>
            <image:caption>Sara, işinin en iyisi olarak tanınan bir tamircidir. Küçük dişlilerden devasa roketlere kadar her şeyi ona getirirler. Çünkü Sara’nın elinden gelmeyen bir iş yoktur! 
Ancak günlerden bir gün Sara, bozuk bir şey ile karşılaşır. Ne yaparsa yapsın bu küçük mutsuz şeyi tamir etmeyi başaramaz.
Acaba Sara bu sorunun üstesinden gelmeyi başarabilecek midir?
Bu sıcacık hikâye, üzüntü gibi büyük duyguları hassas bir şekilde ele alarak hem küçük hem büyük okuyuculara, zorluklarla tek başına mücadele etmek zorunda olmadığımızı hatırlatır. Sara’nın yolculuğu, destek almanın ve dayanışmanın ne kadar kıymetli olduğunu yürekten hissettiren bir hikâye sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125509</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9f4f9f1-b5cb-435d-af07-217009a3dce6.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyun Satıcısı</image:title>
            <image:caption>“Bizim için durmadan, dinlenmeden oyun üreten bir amcamız var. İsmi ne mi? Cafer Oyungezer… Hayır, hayır UYURGEZER değil, OYUNGEZER!”


Her hafta kasabanın çocuklarını yepyeni oyunlarla buluşturan Cafer amca, bir gün ansızın sessizliğe gömülür. Neden mi? İşte bu komik ve sıcacık hikâye tam da burada başlıyor! Mahalledeki çocuklar ve yetişkinler, kendi oyunlarını keşfetmek ve üretmek için kolları sıvıyor.
Bu kitap, birlikte vakit geçirmenin değerini size tekrar hatırlatacak. Bundan böyle gerçek oyunun birleştirici gücünü hiç unutmayacaksınız!


“Siz de oyunların gücüne inananlardan mısınız? O zaman hazır olun, bu kitabı okuduktan sonra ailece hatta mahallece oyun oynamaya başlayabilirsiniz! Hüseyin Keleş bu kitapla bizlere unuttuğumuz bir şeyi hatırlatıyor: Oyunlar sadece eğlenmek için değil, aynı zamanda keşfetmek, iyileşmek ve bağ kurmak için harika bir yol…”
- YENİ NESİL ÖĞRETMEN CANER SARIOĞLU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125510</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26d0653d-a928-4a50-9b16-27d06300e042.jpg</image:loc>
            <image:title>Renklerle Dost Bir Aile</image:title>
            <image:caption>Dünya, ailesiyle birlikte gizemli bir maceraya atılıyor. Her şey, mucit dedesinin icat ettiği sıra dışı gözlüklerle başlıyor. Bu gözlükler sayesinde renkler canlanıyor ve hayat buluyor! Peki, maviler nerede? Aile, kaybolan mavileri geri getirmek ve dünyayı kurtarmak için büyük bir maceraya atılıyor. Yeryüzündeki maviler kaybolmaya başlarken Dünya ve ailesi hem renkleri hem de dünyayı korumak için bir araya geliyor. Sadece resimlerde değil, doğanın her yerinde mavilerin yok olduğu bu hikayede dostluk, dayanışma ve doğayı korumak en büyük yardımcımız olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125511</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef23a914-be92-4022-8ee6-164a057ae509.jpg</image:loc>
            <image:title>İyilik Bir Pusula</image:title>
            <image:caption>Efnan ve Damla, festival hazırlıklarına yardım etmek için kumsala gitmişlerdi. Her yaz tatilinde yaptıkları gibi...
Fakat kumsalda, bu iki arkadaşı bekleyen gizli bir görev vardı. Kum tanelerinin arasında parlayan bir şey gördüler. Bu, gizemli bir pusulaydı.
Fakat bu pusula kuzeyi değil, iyiliği göstermekteydi.
İyiliği gösteren bir pusulanın peşinden gittiğinde, nelerle karşılaşırsın?
&quot;İyilik, pusulamız olsun diye...&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125512</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efdcd79e-a357-4fa8-9bc6-2c7c29b6c633.jpg</image:loc>
            <image:title>Şampiyon Altın Ayak</image:title>
            <image:caption>GERÇEK BAŞARI, PES ETMEMEKTEN GEÇER!
Demir’in en büyük hayali, hayranı olduğu ünlü futbolcu Sarı Tilki’yle tanışmaktı. Bunun için türlü yollar deneyen Demir, kendini kimi zaman komik kimi zaman düşündürücü olayların tam ortasında buldu. Ama unutmaması gereken bir şey vardı:
AYALLERİN PEŞİNDEN KOŞMAK, EMEK İSTERDİ!
Demir, bir yandan ailesinin desteği diğer yandan kendi azmiyle hayallerine bir adım daha yaklaşırken çok önemli şeyler keşfedecek ve kendi cesaretiyle tanışacaktı.
Futbol sahalarından aile sıcaklığına, kahkahadan gözyaşına uzanan bu hikâyede, hayal kurmanın ve çaba göstermenin gücüne inanacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125513</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7289fb83-b40b-427a-8252-43de101daea8.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarçınlı Düşler Çikolatacısı</image:title>
            <image:caption>Ünlü hafiye Demirbey, Tarçınlı Düşler Çikolatacısı isimli birinin davetiyle Pera Palas Hotel’e davet edilir. Çikolata dükkanının açılışını kutlamak için bir araya gelen seçkin misafirler, davetin başlamasıyla bastıran kar yağışıyla otelde mahsur kalırlar. Kesilen elektrik, bir masa etrafında toplanmış davetlilerin huzurunu kaçırır. Işıklar yeniden yandığındaysa, davetlilerin önünde notlar vardır ve notlarda şöyle yazılıdır: “Pera Palas’ta 7 gizemli misafir... 7’si de katil, 7’si de maktul...”
Derken ilk cinayet işlenir ve Demirbey soruşturmasına başlar. Ardından en önemli şüphelinin öldüğü haberi gelir ve soruşturma hem sekteye uğrar hem de genişler. Zaman ilerledikçe daha fazla şüpheli ve daha fazla maktul ortaya çıkar. İşlerin içinden çıkılmaz hale geldiği bu otelde yaşananların mutlaka mantıklı bir açıklaması olmalıdır.
&quot;Hafiye Demirbey&apos;in bir solukta okuyacağınız &apos;tatlı ve heyecanlı&apos; hikâyesine hazır olun. Pera Palas&apos;ın yıllar sonrasında ünlüleri arasına girecek olan Bayan Agatha&apos;nın acemilik yıllarına dönüyoruz. Çikolata tadında bir hafiyelik hikâyesi...”
Murat Eti
Pera Palace Hotel Genel Müdürü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125514</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a13e5994-4d36-419b-ac2f-755c2a92ad59.jpg</image:loc>
            <image:title>Güç</image:title>
            <image:caption>Güç sahibi olmak ile güçlü olmak arasındaki o ince çizginin üzerinde keyifli bir farkındalık yürüyüşü yapmaya hazır mısınız? 
Güç deyince aklınıza ne geliyor? Pozisyonlar, maddi imkânlar, statüler, üstünlük kurabilme yeteneği… Aslında “güç” kavramı bu bahsettiklerimizden çok daha derinlerde saklı. 
Şu an elinizde tuttuğunuz kitap, sizi içsel gücünüzü keşfetmeye davet ediyor. Prof. Dr. Zeynep Oktuğ Tırnova, farkındalığınızı artırmak, duygularınızı yönetmek ve iradenizi güçlendirmek için nasıl bir yol izlemeniz gerektiğini hikâyelerle örneklendirerek anlatıyor. 
Bu kitap ile kendinizi tanıyacak, “güç” kavramına yeni bir pencereden bakacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125515</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ace7aaf-bc8c-4549-8654-1c706e927b8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Karşı Odada Cinayet</image:title>
            <image:caption>19. yüzyıl Osmanlı topraklarında meydana gelen beklenmedik bir cinayet, Hafiye Eşrefzade İdris Bey’i gerçeklerin peşinde gizemli bir yolculuğa çıkarır. Polisiye kurmacanın çarpıcı örneklerinden biri olan bu roman, yalnızca olayların çözümüne odaklanmaz; aynı zamanda, karakterlerin iç dünyalarını ve dönemin ruhunu ustalıkla anlatır. Eşrefzade İdris Bey’in adalet arayışı, ok-uru, entrikaların içine çekerken aynı zamanda insan doğasının karanlık köşelerine doğru bir keşfe de davet eder. 
Ayfer Kafkas, Karşı Odada Cinayet romanı ile bir kez daha okurun karşısına çıkıyor ve okuru her sayfada beklenmedik olaylar ve sarsıcı gerçeklerle karşı karşıya bırakıyor. Gerilim dolu anlatımı, kusursuz kurgusu ve edebi derinliği ile Karşı Odada Cinayet, sadece bir polisiye roman değil, yazarın diğer romanları gibi, aynı zamanda edebiyat dünyasında iz bırakacak bir eser... 
Gizemlerin ötesine geçmek ve tarihin dolambaçlı sokaklarında kaybolmak isteyen okurlar için unutulmaz bir yolculuk…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125516</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f709b475-89fb-4af1-9677-d0717c7674ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyetimiz &amp; Paris Notları</image:title>
            <image:caption>“Başkalarını bilmem. Fakat ufak tefek teessürler ve can sıkıntılarında hatta biraz yaygaracı olduğum hâlde büyük acılarda sessiz ve ketum olurum. Teselliden kaçarım. Benim gibi duymasına ne imkân ne de sebep olmayan kimselerin dert ortaklığı iddialarına tahammül edemem. Ateş düştüğü yeri yakar.” 
Reşat Nuri Güntekin’in gazete ve dergilerde yayımlanan yazıları ilk kez bu kitapta bir araya geliyor. Usta yazar, 1938 ila 1949 yılları arasında kaleme aldığı yazılarda edebiyat, dil ve eğitim gibi konuların yanında günlük siyasi ve sosyal konulara da temas ediyor. Cumhuriyet ilke ve inkılâplarının yanında saf tutan Güntekin, günlük hayattan pek çok karakteri edebi bir lezzetle okurun karşısına çıkarıyor. Reşat Nuri’nin Paris seyahatinde kaleme aldığı “Yolcu Notları” ve “Seyahat Notları” üst başlıklı gezi yazısı dizileri ise genç bir Cumhuriyet aydınının gözünden dönemin Avrupa’sına bir bakış olanağı sunuyor. 
Reşat Nuri Güntekin, Cumhuriyetimiz &amp; Paris Notları’nda farklı bir yazın türündeki maharetini gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125517</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c41b201-79e5-439e-90e5-625efe880391.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Gidiş Gidiş Değil</image:title>
            <image:caption>“İnsan dünkü kendine hasret yaşıyor, belki de sırf bu yüzden ikinci el, özenle saklanmış bir hayata yenisinden fazla ihtiyacı oluyor. Ne yaşadıysa onca zaman, gün geliyor hepsini kucaklayıp yeniden başlıyor.” 
Cem Davran, geçmişten günümüze uzanan bir yolculukta, sakladığı, vazgeçemediği anıları, tanık olduğu yaşamları, unutulmaya yüz tutmuş hikâyeleri gün yüzüne çıkarıyor. 
Her hikâyenin içimizde, derinlerde bir yere temas ettiği, çocukluk hatıralarıyla boyanmış, gülümseten, hüzünlendiren ama her daim sıcacık üslubuyla okurunu saran Bu Gidiş Gidiş Değil, unutmanın çağında hatırlamanın erdemini anlatıyor. 
İnsanın hayat yolculuğuna kırık bir ayna tutuyor Cem Davran ve şöyle diyor: “Gittiğini düşünüyorsun ya; işte bu gidiş gidiş değil, kendine yalan söyleme.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125518</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0b63802-c9b1-43bb-8786-12fa02f47970.jpg</image:loc>
            <image:title>Gwendy&apos;nin Son Görevi</image:title>
            <image:caption>Gwendy, dünyayı ve hatta belki de tüm dünyaları kurtarmak için gizli bir görevi yerine getirmek zorunda. 
Gwendy Peterson on iki yaşındayken, Richard Farris adında gizemli bir yabancı ona saklaması için gizemli bir kutu verdi. Kutuda çikolatalar ve eski madeni paralar vardı ama tehlikeliydi de. Kutunun üzerindeki yedi renkli düğmeye basmak ölüm ve yıkım getiriyordu. 
Yıllar sonra, düğme kutusu Gwendy&apos;nin hayatına tekrar girdi. Başarılı bir roman yazarı ve yükselen bir siyasi yıldız olarak, bu kutunun sunduklarının çekiciliğiyle başa çıkmak zorunda kaldı. 
Şimdi de kötü güçler düğme kutusunu ele geçirmeye çalışıyor ve onları durdurmak Senatör Gwendy Peterson&apos;ın görevi. Her ne pahasına olursa olsun bunu yapmak zorunda. Ama bu kadar güçlü varlıklardan saklanmak nasıl mümkün olabilir? 
Gwendy&apos;nin Son Görevi&apos;nde, &quot;korku edebiyatının devleri&quot; Stephen King ve Richard Chizmar bizi Castle Rock&apos;tan, ünlü başka bir lanetli Maine şehrine ve MF-1 uzay istasyonuna kadar uzanan bir yolculuğa çıkarıyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125519</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/072a0b4f-2841-41ac-8cc7-0032f4dc0149.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayıp Payı</image:title>
            <image:caption>Ceren pusula sevmez bir şair... Öfkeli, alaycı, isyankâr bir dili var. Şiir olmanın heyecanını, eskiden kutsanmışlığın inancını görüyorum, işitiyorum dizelerinde. 
İşitiyorum, çünkü ses Ceren’in şiirinde önemli bir öge bence. Kakofoniyi beceriyle, incelikle kullanıyor. Ölçü ve uyak gecikerek şiirin peşinden geliyor. Böylece şiir kendine has bir müziğe sahip oluyor. 
Hiç eksik olmayan, yoğun yaşanmışlık duygusu… Bana şiirlerin içini, hikâyesini merak ettiren bir doğruluk, sahicilik inadından söz ediyorum. Sır saklamayı ihmal etmeden paylaştığı maceralar. 
Mizah (elbette kara) duygusu da eksik değil. Kullandığı maskeler yer yer karakterlere dönüşüyor. Bu gözle okunduğunda dramatik olduğunu söyleyebilir miyiz bu şiirlerin? Kısa ama hikâyeler anlatan. Şaşırtıcı. 
Barış Pirhasan</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>