﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124606</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef957430-a4ba-41e3-a9bf-819a5975cea6.jpg</image:loc>
            <image:title>Alın Yazısı</image:title>
            <image:caption>Kader konusu, felsefî bir karakterde olduğu için, bu özelliği göz önüne alınarak üzerinde tartışılması gereken bir konudur. 
Bilimsel ve felsefî meseleler, temel konularına ve o alanda yapılan üretimlere göre belirlenen belli kategoriler altında mütalaa edilir. 
Felsefî, matematik ve tabiata ait birtakım konular; bu konularla ilgili birçok alt-gruplar, alt başlıklar dolayısıyla birbirlerinden çok ayrı, hiçbir şekilde birbirine bağlı olmayan kategorilere ayrılmıştır. 
Felsefî bir mesele olarak kader konusu da yukarıda sayılanlara dâhildir. Ama burada, yukarıda anlatıldığı gibi bir kategorileştirmeye  tabi tutulmayacaktır. 
Kader konusu, «Müslümanların Gerilemesinin Sebepleri» ana başlığı altında bir dizi mütalaa serdedilerek tartışılacaktır. Bu konu tarihsel, psikolojik, ahlakî, toplumsal, dinî ve felsefî boyutları göz önüne alınarak, bu ana-başlıklar altında değerlendirilebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124607</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a62de089-83bc-4157-ba4f-043cb44fdfca.jpg</image:loc>
            <image:title>Yitirilen Nimetler</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın amacı, din ahlakı yaşanmadığında nasıl bir mahrumiyet, nimet kaybı ve sıkıntılı bir hayat yaşandığını ortaya koymak, bu insanlara içerisine düştükleri durumu tüm açıklığıyla göstererek, onları dünyada yaşadıkları nimet kaybından ve ahirette karşılaşacakları acı sondan kurtarmaya çağırmaktır. Onlara dünya hayatının çok fazla nimet ve güzellikle dolu olduğunu, tüm bu nimetlerin hazzını ancak iman ile tadabileceklerini hatırlatarak, tüm insanları Allah&apos;ın yoluna, Kuran&apos;a teslim olmaya, iman ile yaşamaya davet etmektir. Oysa gerçekte dünya hayatı, söz konusu kişilerin tanımladıkları ve yaşadıkları şekilde olmak zorunda değildir. Elbette dünya hayatı pek çok eksiklikle, insanlar da pek çok acizlikle birlikte yaratılmıştır. Ama bu eksiklikler ve acizliklere karşı koymanın yolu &quot;yaşam kavgası vermek&quot; değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124608</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57fe3e76-bffc-4a4f-84e6-1af35740a1c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kır Çiçeğim</image:title>
            <image:caption>Hayatta aradığım her şeyi yalnızca sen olduğunu söylesem?  Gözlerine baktığımda nefesim kesiliyor desem? Bu dünyada senin benden çok kimse sevemez desem? Asıl mesele, bir şeye sahip olmak değil, sahip olmak sevdiğine layık olmaktır. 
 
 
Kollarını boynuma dola istedim 
Sen kalbimi istedin ben ömrümü verdim 
Sen bana yüz vermedin ne yapabilirdim 
İnan ki hayatta yalnız seni sevdim 
 
İster sevgime inan ister inanma 
Beni bağlayıp zincire vursalar da 
Kanım su gibi yere aksa da 
İnan ki hayatta yalnız seni sevdim 
 
Hayat yolunda birlikte yürüyelim 
Ben arıydım sen bahçemde Kır çiçeğim 
Aşkım zehrini senin elinden içeyim 
İnan ki kara gözlüm yalnız seni sevdim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124609</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e58e1ba-e49f-4e1d-b3d2-92c770074683.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortadoğu’yu Bölme İhtirası</image:title>
            <image:caption>Ortadoğu&apos;nun karışıklıklarla boğuştuğu şu günlerde, ABD&apos;nin aleni bir şekilde Suriye&apos;deki PKK yapılanmasını silahlandırıyor olması ise büyük bir sorundur. Derin Amerika, bir kısım Evanjeliklerin hatalı ahir zaman beklentileri sebebiyle Ortadoğu&apos;da bir Büyük Kürdistan hayali kurmakta dolayısıyla da PKK ve uzantılarını desteklemekte hiçbir sakınca görmemektedir. ABD, PKK belasını doğru analiz edememekte, bu komünist-anarşist yapılanmanın kendisi için de büyük bir tehlike olduğunu anlayamamaktadır. Bu kitap, PKK&apos;nın ülkemiz üzerinde sinsi planlarını nasıl uygulamaya koyduğunu, kaleyi içten fethetmek için hangi yöntemleri kullandığını ve buna karşı devletimizin ne gibi tedbirler alması gerektiğini açıklamakta, çözüm yolları sunmakta; aynı zamanda PKK&apos;ya destek veren ABD&apos;nin düştüğü büyük hatayı tarif etmektedir. Allah&apos;ın adaleti her an akılda tutulmalıdır: Allah&apos;ın kanununda imanlı milletlere karşı kurulan her tuzak kaderde bozulmuş olarak yaratılır. Dolayısıyla karanlık ve sinsi planlar, ne kadar büyük ve etkili görünürse görünsün, Türk milleti üzerinde etkisizdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124610</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ef92557-6421-4365-890d-33b5f247e5ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatın Gerçeği</image:title>
            <image:caption>İnsan her kim olursa olsun, muhtemelen yaşadığı 60-70 senenin nasıl geçtiğini anlayamadığını düşünüyordur. Hatta kendisine sorsanız, &quot;göz açıp kapayıncaya kadar geçti, hiçbir şey anlayamadım&quot; diyecektir. 20&apos;li yaşlarındayken herhalde o da yaşlanacağını hiç düşünmemiştir. Ancak şu an, çok uzak gördüğü o dönemin içinde bulunmanın şaşkınlığını yaşıyordur. Ve bu anı uzak görmekle ne kadar yanıldığını da çok iyi anlamıştır. 
Yaşamı boyunca yaptıklarını yazmasını veya anlatmasını isteseniz, en fazla bir defteri doldurabilir veya en fazla beş-altı saat arka arkaya anlatabilir. &quot;Koskoca 70 sene&quot; dediği şeyin tamamı işte bu kadardır... 
Bu düşünceler içinde yaşayan kişinin aklında ise çok önemli bazı sorular vardır: 
&quot;Göz açıp kapayıncaya kadar geçip giden bu hayatın amacı nedir?&quot; 
 &quot;Ben bu 70 seneyi ne için yaşadım?&quot; 
&quot;Peki, bundan sonra ne olacak?&quot; 
Dünyadaki her güzellik, çok geçmeden bozulur, yıpranır, çürür ve yok olur. 
Bu kitap, dünya hayatının bu çok önemli sırrını tarif etmekte ve insana, gerçek yurdu, yani ahireti hatırlatmaktadır.  Bu amacın ne olduğu ise, üstün güç sahibi olan Allah&apos;ın insanlara yol gösterici olarak indirdiği Kuran&apos;da bildirilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124611</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3dbd7fb4-e67f-426d-847c-e63e26d4e895.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Kıblemiz</image:title>
            <image:caption>Kudüs&apos;ün fethi İslam âleminde sevinçle karşılanırken, Vatikan ve Hristiyan âleminde şoka neden oldu. Haçlılarca tahrip edilen Mescid-i Aksa’yı kendi elleriyle süpüren ve gül yağıyla yıkatan Selahaddin Eyyubi, Harem-i Şerif’i Hristiyanlara ait sembollerden arındırdı. Fethin ardından Kubbetü’s Sahra’daki haçın indirilmesinin ardından 88 yıl boyunca duyulmayan ezan sesi tekrar şehrin semalarında yankılanmaya başladı. 
Şehre birçok eser kazandıran Sultan Selahaddin, Halep&apos;ten getirttiği minberi Mescid-i Aksa&apos;ya yerleştirdi. Adına kıssalar dizilen ve &quot;Selahaddin Minberi&quot; olarak adlandırılan bu tarihi eser Kudüs&apos;ün fethinin simgelerinden biri haline geldi. Yeniden Kudüsu Fetih edebilmek için Selahaddin Eyyubi, olmak gerekir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124612</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1c28a7a-30d8-4be5-b8e2-28c24b3c2927.jpg</image:loc>
            <image:title>Hasret Kokan Gençlik</image:title>
            <image:caption>O gün babamın gözlerine baktığım son günmüs meğer. Saçlarımı ıslatıp sevdiği gibi yana taramıştım. Hatta okulda sevdiğim kızın adını bile söylemiştim.&quot;Ama kızın haberi yok baba &quot; dediğimde o kadar gülmüştü ki ki hiç unutamıyorum. Annem evde yaptığı börek, çörek ne varsa yanımıza almıştık. Babam da mangallık malzemeleri hazırlamıştı. Arabamıza binip yola çıkmıştık. Her yıl biz de bir kaç defa buraya gelirdik. Meğer bu durumu bilen babamın hasımları yolun kenarına pusu kurup beklemeye koyulmuşlar. 
Annem, babam ve annemin kucağında olan kardeşimi oracıkta silahla öldürdüler. Ben arkada korkudan koltuğun arasına sıkışıp yandaki çantayı üzerime alıp orada saatlerce beklediğimi biliyorum. Sonradan yoldan geçen insanların ve gelen ambulansın yardımı ile bizleri götürdüler. Sonrası hep hüzün...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124613</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a7cd012-0f23-4eda-a44b-0a6e1e2cbf67.jpg</image:loc>
            <image:title>İnfak Paylaşmakta Huzur Var</image:title>
            <image:caption>Kişinin sahip olduğu maddi ve manevi her türlü nimetten başkalarını da yararlandırmanın ifadesi olan infak; medeniyetimizin ve Müslüman hayatının en önemli tezahürlerindendir. Zira bilgi, Hikmet ve marifet rukunları üzerine oturmuş, iman, kulluk ve güzel ahlakla tezyin edilmiş İslam medeniyeti esas itibariyle bir infak medeniyetidir. Bu çerçevede; “Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz.” (Âli İmran Suresi 92) ayetini kuşanan her bir Müslüman, infakı ahlakın ve medeniyetin kurucu değerleri arasında görmüştür. 
İnfak, vahyi hayata hâkim kılmak; Müslümanın hayatı vahyi ile anlamlandırma çabası, yeryüzünde fitneden eser kalmayıncaya kadar elle, dille çalışmak ve kötülüklere müdahil olmak; velayetin müminlere tevdi edildiği Medine’yi oluşturup insanların din, akıl, mal, can ve namus emniyetini sağlama ameliyesi; bu ameliyenin safında bulunarak onların gücüne güç katmak için infakta bulunmalıyız. İnfak verilen malın, verilen kimsenin eline değmeden Yüce Mevla’nın eline ulaşmasına vesile olan kazançlı bir muameledir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124614</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48ce4245-c6d6-4304-93ec-394d8562fe32.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinde Çıkar Sağlamak</image:title>
            <image:caption>Din insanları hayra, iyiliğe, güzelliğe, faydalı olana davet eder ve insanoğlu hayatını dinin yolunda, hakikat uğrunda harcamalıdır. Ne zaman ki insan dine hizmet etmeyi bırakıp onu kendi hizmetinde kullanmaya başlamışsa, orada istismar vardır orada dini kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak vardır. Çünkü insan artık mal, makam, güç, şöhret, itibar gibi birtakım kazanımlar için dini kendi hizmetinde istihdam etmeye başlamıştır. Dinin ulvi ve kutsal yapısına aykırı bir şekilde, kendini yüceltmiş, kendini kutsallaştırmış, dini de bu yücelik ve kutsallık için kullanmaya başlamıştır. 
Din çıkarları doğrultusunda kullanmak, hukuk karşısında suç olduğu gibi, ahlaki anlamda da büyük bir zafiyettir. Cenabı Hakk’ın karşısında hesabı sorulacak ve bedeli ödenecek bir günahtır. Dini istismar eden kişi mutlaka gerçeği çarpıtarak yalan, hile, takiyye, ikiyüzlülük, riya gibi gayri ahlaki tavırlarla aklını ve bilgisini kötü yönde kullanmaktadır. Dolayısıyla din istismarının olduğu her zeminde bireysel anlamda yozlaşma ve cehaletin, toplumsal anlamda da bir din güvenliği krizinin yaşandığı söylenebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124615</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b4e91d3-b74f-4459-9901-8df69856a60c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz. İbrahim (as) Hz. Lut (as)</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta Hz. İbrahim (as) ve Hz. Lut (as) Peygamberlerin Allah&apos;a olan coşkulu imanlarını, her işlerinde Rabbimiz&apos;e yönelip dönüşlerini, üstün ahlaklarını, putperest ve sapkın kavimleriyle yaptıkları zorlu mücadeleyi Kuran ayetleri doğrultusunda anlattık. Hz. İbrahim (as) putperest kavmine karşı kararlılıkla tebliğde bulunmuş, Allah&apos;a olan teslimiyeti sayesinde önüne çıkan her engele sabretmiş, imanında kararlı olmuştur. Hz. Lut (as) ise, sapkın kavmine karşı sabırla mücadele etmiş, onları Allah&apos;a iman etmeye ve ahlaksızlıklardan uzak durmaya davet etmiştir. Allah&apos;ın alemlere üstün kıldığı bu mübarek insanlar, hayatları boyunca gösterdikleri iman derinliği ve yüksek ahlak ile Allah&apos;ın hoşnutluğunu kazanmış, sonsuz nimetlerle bezenmiş cennet yurduna erişmişlerdir. 
Önemli olan dünyanın bu büyük sırrını, herşeyin Allah&apos;ın kudretinde olduğunu, herşeyin O&apos;na boyun eğdiğini anlamak ve buna göre yaşamaktır. Hz. İbrahim (as) ve Hz. Lut (as), bu sırrı kavramış ve Allah&apos;ın dostu olmuşlardır. Tüm iman sahipleri de Allah&apos;ın bu mübarek elçileri gibi derin bir imanı ve maneviyatı elde etmeyi amaçlamaları, Allah&apos;ın Kendisi&apos;ne dost edindiği kutlu insanlardan olmak için ciddi bir çaba göstermeleri gerekmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124616</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/738fcd59-41f3-486c-a3af-f079083d67bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşarken Cennetle Müjdelenenler</image:title>
            <image:caption>Aşere-i Mübeşşere: Daha Dünya’da iken Rasûlullah (s.a.v.) Efendimizin mübarek lisanlarıyla Cennetle müjdelenen on muhterem Sahâbeye verilen isimdir. Bunların dışında, Peygamberlerden başka cennetle müjdelenen hiçbir kimse yoktur. Aşere-i Mübeşşere ismini hemen hemen bütün Müslümanlar bilir. Fakat biri karşımıza çıkıp, bize: “Efendi, Aşere-i Mübeşşere diye anılan bu zevat kimlerdir? Özellikleri nelerdir? Hiç kimsenin ulaşamadığı bu mertebeyi nasıl kazandılar? Şahsiyetleri, hayatları hakkında bana bir bilgi verir misiniz?” diye sorsa, çoğumuz doyurucu cevap veremez, bir kısmımızda kem küm etmeye başlarız.
Vakıa, bu konu İman’ın, İslâm’ın şartlarından değildir. Ama bu şahıslar; canlarıyla, mallarıyla, kanlarıyla, fikirleriyle, ilim, irfan, iman, istikamet, doğruluk ve adaletleriyle İslâm’a büyük katkılar sunmuşlardır. İslâm tarihine şan ve şeref veren, Müslümanlığın en ön safında yer alan ve üst kademesini teşkil eden bu zevatı bilmemek bir müslüman için en azından büyük bir eksikliktir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124617</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22fbb47d-849e-41f2-bc7b-7454fd9b6fb0.jpg</image:loc>
            <image:title>Delilik</image:title>
            <image:caption>Galiba akıllı olmak yetmiyor bu evrende. Ölüm bile istemiyorken bizi, delilik yetiyor. 
“Eğlence dedikleri, zamanın ruhundan düşen bir toz zerresi, 
Asla, asla demeden ilerle hayatında, 
Ve asla kendinden şüphe etme. 
Bu, senin ruhunun, Tanrı’dan kalan yarım öyküsüne yazabileceğin tek cevap: 
Ruh, bedenden ayrı düşmeden önce kendine var.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124618</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e6922a8-ce61-4758-9f8c-3221a0ec5b6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüce Tanrı Pan’ın Kızı Helen</image:title>
            <image:caption>BİLİNMEYENLE YÜZLEŞMEK CESARET İSTER 
AMA BAZI SIRLAR, RUHUN KALDIRAMAYACAĞI KADAR AĞIRDIR. 
Arthur Machen’in bu eseri, insanın bilinmeyene olan arzusu ve yasak bilgiye ulaşma çabalarının doğurabileceği yıkımı konu alıyor. Dr. Raymond, bir kadının zihnini kadim doğa tanrısı Pan’a açarak gerçekliğin sınırlarını aşmayı dener. Bu deneyim, akıl almaz dehşetlerin ve lanetli bir varlığın serbest kalmasına neden olur. 
Esrarengiz Helen Vaughan’ın etrafında büyüyen sır perdesi, zamanla Londra sokaklarında kaosa ve açıklanamayan ölümlere yol açar. Delilik ve ölümün gölgesinde, korkunun insan ruhunu nasıl ele geçirdiği sorusuyla yüzleşmeye hazır olun. 
“Arthur Machen’in klasikleşmiş başyapıtı, dehşetin asla yalnızca dış dünyada bulunmadığını hatırlatıyor. Belki de yazılmış en korkunç hikâye.&quot; 
— Stephen King</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124619</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bee80fa-848e-49e2-aa64-e4949e60e823.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Tarihi’nde Cemel ve Sıffin</image:title>
            <image:caption>Biz bu çalışmamızda Cemel ve Sıffîn Savaşları’nı derinlemesine işleyerek, meydana geliş sebeplerini ve bu savaşlar sonucu ortaya çıkan siyasi ve itikadı söylemlerin Müslümanlar üzerinde oluşturduğu ayrılıkçı fikirleri belli başlı bazı mezheplere göre incelemeye çalıştık. Çalışmamız bir giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde İslamiyet’te tevhid ilkesine verilen önem üzerinde durulmuş ve İslam tarihinde siyasi ve itikadı ayrılıklara zemin hazırlayan unsurlara yer verilmiştir. Birinci bölümde Cemel ve Sıffîn Savaşları incelenmiş olup ikinci bölümde ise Cemel ve Sıffîn Savaşları sonrasında insanlar arasında ilk defa gündeme gelen yahut daha önceden mevcut olup da bu savaşlarla gün yüzüne çıkan bazı siyasi ve kelamı meseleler belli başlı itikadı mezheplerin bakış açılarına göre irdelenmiştir. 
 
İslam tarihinde esas itibariyle siyâsî olmakla birlikte çeşitli sebeplerle dînî ve itikâdî mesele haline dönüşen Cemel ve Sıffîn Savaşları’nın, “ümmet birliği” kavramının parçalanması hususunda etkin bir rol oynadığını görüyoruz. Müslümanlar arasında ortaya çıkan ihtilaflarda, özellikle insan unsurunun bâriz bir şekilde ön plana çıktığına şahit oluyoruz. Çünkü sahâbîlerin şahsî karakterleri, tavırları, mensubu bulundukları sülâlelerin sosyal konumu bu olayların ortaya çıkmasında önemli roller oynamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124620</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16f9c4d9-61d2-4069-bdba-13cc5ff286c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Temel Dini Sorunlar</image:title>
            <image:caption>İslam’a hizmet etmek ve toplumumuza dini konularda rehberlik yapmak toplumsal ihtiyaç ve sorunlara yönelik inisiyatif almakta ve bu doğrultuda somut adımlar atmaktadır. Bu kitle iletişim araçları, yazılı medya, sosyal medya vb. çeşitli basın-yayın ve iletişim araçları üzerinden tartışma konusu yapılan bazı dinî konuları ele almaktadır. 
 Dinin iki temel kaynağı olan Kitâb/Kur’ân ve Sünnet ile İslam ilim geleneğinin bin dört yüzyılı aşkın muhteşem birikim ve tecrübesi doğrultusunda hazırlanan çalışma, kimi tevarüs eden, kimi yeniden düşünülmesi gereken, kimi de yeni durumlar karşısında ilk defa ortaya çıkan bazı hususları ele alıp değerlendirme çabası içindedir. Eser, ortalama bir okuyucunun anlayabileceği yalın ve sade bir üslupla kaleme alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124621</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64e406e8-46f3-461c-a554-2b7a37a936d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Cihan Saadeti</image:title>
            <image:caption>En yüce ahlâka sahip olduğunda; yüzyıllar boyunca, dost ve düşman, herkesin üzerinde birleştiği tek bir insan vardır: O da Hz. Peygamberimizdir. Zaten O, yeryüzünde bulunuş maksadını, &quot;güzel ahlâkı tamamlamak&quot; olarak ifade ediyordu. Onu en son elçisi olarak insanlığa gönderen Yüce Allah da,  Peygamberimizde bizim için &quot;en güzel &quot; örneğin bulunduğunu haber veriyor.  Eğitimde güzel örneklerin ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Büyükler kendi yaşayışlarında ne kadar iyi örnek olurlarsa, küçüklerin iyiye ve güzele yönelmesi o kadar kolay ve rahat olur. Güzel örnek olmak ve güzel örnekleri tanıtmak, gençliğe yapılabilecek en büyük hizmetlerden biridir. Çocuklarımızın ve gençlerimizin örnek alabilecekleri en mükemmel insan peygamberimizdir. Peygamberimizin ahlâkını kendimize örnek almalıyız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124622</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ce43b85-cf96-45a0-b751-f6ac76facba6.jpg</image:loc>
            <image:title>Güçlü ve Vasıflı Müslüman</image:title>
            <image:caption>Allah Kuran ayetlerinde insanları kendisine yakınlaşmak için vesileler aramaya çağırmıştır. Her insanın en önemli hedefi Allah’ın bu çağrısına uygun olarak çaba harcamaktır. Bunun için de Allah’ın dinini çok iyi bilmek gerekmektedir.           
 Her kim Allah&apos;a ve Resulüne itaat eder, Allah&apos;a saygı duyar ve O&apos;ndan sakınırsa, işte asıl bunlar mutluluğa erenlerdir. 
Rabbimden niyazım, bu mütevazı çalışmamızın düşünen insanlarımıza ve bilhassa eğitimcilerimize, gençlerimize, ailelerimize faydalı olmasıdır. Rızasına muvafık amellerle dolu bir hayat yaşamayı ve insanımıza, milletimize, ümmetimize faydalı olmayı bizlere nasip eylesin. 
Allah’ım, 
Sana layık olduğun en güzel sözlerle hamd ederiz. Nasıl hamd etmeyiz; sen bizi insan olarak yarattın.  İnsanlığımızın üzerine bize iman nimetini indirdin. Mümin kardeşlerimizle çevreledin bizi. İnsan olarak aldığımız her nefes için sana hamd ederiz. 
Allah’ım, 
İnsanlığın efendisi Peygamberin Muhammed’e salat ve selam ederiz. En mükemmel insanlık örnekleri ile bezenmiş hayatı ile bizim ufkumuzu aydınlattı. Yer şartlarından göklerin enginliğine taşıdı bizi. Ehli beytine, ashabına salat ve selam ederiz. 
Kabul buyur Allah’ım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124623</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb9a2ec5-d761-43c6-9842-aa8b8fb2e849.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam’ın Abideleri &amp; Dayiken İslame</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, İslâm&apos;da büyük rolleri olan birçok hanımın hayatı an­latılmaktadır. Bu hanımların bazıları, müminlerin anneleridir. Bazıları Hz. Peygamberin kızlarıdır. Bazıları Resûlüllah&apos;ın Ehl-i Beyti&apos;dir. Bazıları Allah’ın yedi kat semanın üstünden şikâyetini duyduğu hanımlardır. Bazıları Âlim ve Habîr olan Allah’ın&apos; onlar hakkında Kur&apos;ân ayeti indirdiği hanımlardır. Bazıları, Akabe bey&apos;atmda Resûlüllah’a Bey ‘at eden hanımlardır Bazıları Rasûlüllah&apos;ı en beliğ ve en güzel şe­kilde tarif eden hanımlardır. Bazıları, Bedir gününde, yaralıları tedavi etmek ve şehit olmak için Rasûlüllah&apos;tan harbe çıkmayı isteyip Rasûlüllah&apos;ı da onlardan evlerinde kalmalarını istediği ve Al­lah&apos;ın onlara şehitlik sevabını lütfedeceğini söylediği hanımlardır. Ba­zıları Rıdvan Bey&apos;atmda ağacın altında Rasûlüllah&apos;a bey&apos;at eden hanımlardır. 
 
Di vê pirtûkê de jiyana gelek jinên ku di Îslamê de xebatin herî mezinkar anîne vedibêje. Hin ji van jinan dayîkên bawermendan in. Hin ji wan keçên pêxember in. Hin ji wan Ehlê Beyta Resûlê Xwedê ne. Hin ji wan jin in ku Xwedê gazî nê wan ji ser heft ezmanan re bihîstiye. Hin ji wan jin in ku Xwedayê zana û hêdar li ser wan ayetene Qur’anê bo wan hinartiye. Hin ji wan ew jinên ku li Bey&apos;ata Aqebê de ji Resûlê Xwedê re bê’atkirine. Hin jinên ku Cebraîl dîtine. Hin ji wan jin in, ku Xwedê şerbete bi wan daî vexwartin ku piştî wê tehnbunê qet nebinin. Hin ji wan jinên ku Resûlê Xuda ê Te’âla bi awayekî herî xweş wesif dikirin. Hin ji wan jinên ku ji Resûlê Xwedê xwestine ku di roja Bedrê de herin şer û birîndaran derman bikin û şehîd bibin û Resûlê Xwedê jî ji wan xwest ku di malên xwe de bimînin û Xwedê xelata şehadetê dide wan. Hin ji wan jinên ku di bê’atu’ ridvan di bin dara Bey&apos;etê de ji Resûlê Xwedê re bê’et kirine.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124624</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be7646e7-5d4a-4dbf-9bdd-97a8f3d7326a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya’da Dış Politika</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti’nin yıkılış süreciyle Ortadoğu’dan çekilmesi ve Cumhuriyetin kurulması, Türkiye Cumhuriyeti’ni bu bölgede İngiliz ve Fransızlarla muhatap kılmıştır. Osmanlı’nın yıkılışı döneminden kalan travmalar, Cumhuriyetin ilk yıllarında İtilaf devletleriyle belirli mesafede ilişkiler kurma, bir nevi denge politikası gütmeyi ön plana çıkartmıştır. 
Türkiye Cumhuriyeti, geldiğimiz noktada, eğitim sistemine; dış politikadan iç politikaya; Amerikan tarzı milliyetçilik söylemine varıncaya kadar ABD etkisine girmiştir. Bu sürdürülebilir değildir. Bu yönelim devam ederse, ABD ve onu yöneten Siyonist lobilerin etkisine girmiş, dini ve milli değerlerinden uzaklaşmış bir ülke olmamız kaçınılmazdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124625</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5980932e-3181-4acc-a984-d44bb53378a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelin Birlik Olalım</image:title>
            <image:caption>Dünyanın barışa, dostluğa ve kardeşliğe belki de en çok ihtiyaç duyduğu dönemlerden birini yaşamaktayız. 20. yüzyıla damgasını vuran çatışmalar ve gerilimler, yeni yüzyılda da tüm hızıyla devam ediyor. Dünyanın dört bir yanında masum insanlar bu çatışma ve gerilimlerden dolayı acı çekiyor. Dayanışmanın ve yardımlaşmanın güçlenmesine duyulan acil ihtiyaca rağmen, bazı çevrelerin halen çatışmayı, özellikle de dünyanın iki büyük ve köklü medeniyeti arasında çatışmayı körüklüyor olmaları, üzerinde durulması gereken önemli bir sorundur. Bu kişilerin talep ettiği gibi bir medeniyetler çatışması yaşanmasının tüm insanlık için büyük bir felakete neden olacağı açıktır. Böyle bir felaketin engellenmesinin en önemli yollarından biri, medeniyetler arasında anlayışın ve iş birliğinin güçlendirilmesidir. Üstelik bu hiç de zor değildir. Çünkü İslam ve Batı dünyası arasında, bazılarının iddia ettiği gibi derin farklılıklar yoktur. Bu dönemde dünyayı aydınlığa ve huzura kavuşturacak en önemli vesilelerden biri olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124626</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7753b69-fd8e-4dce-8334-a78fc76d84bd.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 170. Sayı İstikrar Arayışı</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
Telif Gelirleri için Bir Vergileme Önerisi - Mahfi Eğilmez               
Hoşçakal İstikrar, Merhaba Kronik Enflasyon - Oğuz Esen               
Enflasyonist Ortamlarda Döviz Kurunda İstikrarı Sağlamak Çare mi? - Sübidey Togan          
Bankacılık Sektöründe Kamu Sermayesi Egemenliği - Ömer Faruk Çolak           
Faiz Oranı, Bölüşüm: Deniz bitti - Cem Mehmet Baydur                
Fed, Trump’a Karşı: İkinci Raund - Nazire Nergiz Dinçer                
Kurumlar, İktisat ve Toplum için Önemlidir ama Nasıl?: Bölüm 1 - Alper Duman                  
Dört Tarz-ı Otoriterlik ve Siyasal Sonuçları Üzerine - Ersin Kalaycıoğlu             
Dijitalleşme ve Kadın Emeği: Türkiye’de Turizm ve İmalat Sektörleri Nasıl Bir Dönüşüme İşaret Ediyor? - Saniye Dedeoğlu, Aslı Çoban              
Dijital Dönüşüm ve İş Süreçlerinin Yönetişimi: ODTÜ-DTX Örneği - Erkan Erdil                 
“Gerçekçi” İktisat Bilimi Üzerine Düşünceler - Ercan Eren             
Uzak Doğu Ekonomik Kalkınma Modelinin Kültürel Dayanağı: Konfüçyanizm - Bahri Yılmaz                 
Elektrikli Araçlar İklim Kriziyle Mücadelede Kurtarıcı mı? - Arda Tunca            
İmtiyazsız, Sınıfsız, Kaynaşmış ve Bipolar - Yaşar Taşkın Koç                 
ODTÜ Kampüsündeki 2023-2024 Eğitim Yılı Gıda Enflasyonunun MEPI Üzerinden İncelenmesi: ODTÜ’de Bir Araştırma                  
Belediyeler, Sanat, Tiyatro (III) - Sacit Hadi Akdede             
Modernleşmenin İktisadı: Tanpınar ve Saatleri Ayarlama Enstitüsü - Gülçin Elif Yücel          
Bir Ölüm İlanı, DPT’yi Kuran Bir Aydın ve Unutulan Yakın Tarihimiz - Ergun Türkcan                
İnsanlığın Kırılgan Ânı: İklim Tarihinden Alınacak Dersler - R. Funda Barbaros         Post-Keynesyen Yaklaşım Çerçevesinde Türkiye’nin Cari Açık Sorunu: Demirel ve Döğüş Tartışmaları Üzerinden Bir Değerlendirme - Turan Subaşat</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124627</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/507de3d9-90bd-4599-bbba-a555a7bf5a6c.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Birliğine Çağrı</image:title>
            <image:caption>İslam Birliği&apos;nin kurulması sadece İslam aleminin değil, her dinden, her milletten ve her düşünceden insanın kurtuluşu olacak, bu birlik tüm dünyaya sevgi, kardeşlik, dostluk, bolluk ve bereket getirecektir. Türkiye&apos;nin önderliğinde kurulacak olan İslam Birliği, yeryüzünün bambaşka bir güzelliğe bürünmesine, bolluk ve bereketin müthiş artmasına, sanatın, estetiğin ve bilimin çok gelişmesine, güçlü ve köklü bir medeniyetin inşa edilmesine vesile olacaktır. Allah&apos;ın izniyle İslam Birliği muhakkak kurulacaktır. Bu, Allah&apos;ın takdir ettiği bir kaderdir. 
İslam Birliği&apos;nin doğal lideri ise Türkiye olacaktır. Türkiye&apos;nin liderliği tüm Müslüman ülkeleri tarafından da gönülden kabul edilmekte ve istenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124628</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60df9448-46df-45d0-9595-785c4f19ebd2.jpg</image:loc>
            <image:title>Resullerimiz Diyor ki</image:title>
            <image:caption>Bütün resuller insanları hak dine ve en doğru yola çağırmışlardır. Bu çağrı onların ümmetleri için geçerli olduğu gibi, bizim için de geçerlidir. Hepsinin davet ettiği temel imani ve ahlaki gerçekler, sergiledikleri üstün karakter özellikleri, her devir için, dolayısıyla bizler için de uyulması ve örnek alınması gereken konulardır. 
Resullerin hayatları ve mücadeleleri, düşünen ve öğüt almasını bilen müminler için ibretlerle doludur. Bu kitapta, resullerin tebliğ konuları, kullandıkları ikna yöntemleri ve daha birçok özellikleri ayrıntılı olarak anlatılır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124629</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fb04545-23a8-41d2-b7f7-1cb64826d4cd.jpg</image:loc>
            <image:title>O&apos;nun Adıyla</image:title>
            <image:caption>İnsan yaklaşık 60-80 yıllık bir sürenin ardından terk edeceği dünya hayatının her anında denemeden geçirilmektedir. Ölümünün ardından, hayatı boyunca söylediği her sözün, yaptığı her hareketin, aldığı her kararın, doğrularının ve yanlışlarının hesabını verecek, daha sonra da sonsuz ahiret hayatına başlayacaktır. 
Hesap gününde hiçbir şey eksik bırakılmayacak, küçük ya da büyük yapılan herşey ortaya çıkarılacak, hiç kimse haksızlığa uğratılmayacaktır. 
O gün geldiğinde peygamberlerin, doğruların, salihlerin, samimiyetle kendilerini Allah&apos;a teslim eden iman sahiplerinin, Allah&apos;tan korkanların, Allah&apos;ın sınırlarını titizlikle koruyanların, Allah&apos;ın rızasını, rahmetini ve cennetini umut edenlerin yolunu seçenler sonsuz cennet yurduyla sevineceklerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124630</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2151be42-d8d8-47fc-8292-49fe41fedd03.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz. Muhammed’in Ehli Beyti</image:title>
            <image:caption>İslam dininin Peygamberi Hz. Muhammed’in (s.a.v)  soyu, bilindiği gibi Fatma ile Hz. Âliden devam etmiştir.  Bu kutlu soy, gerek mensuplarının seçkinliği ve üstün nitelikleriyle, gerekse siyasi anlamda her zaman İslam ümmetinin dikkatini üzerinde toplamıştır.  Hem mezhep ve fıkra olarak hem de millet olarak bütün Müslümanları birleştiren ehli beyt sevgisi Müslümanlar nazarında Peygamber sevgisi ayrılmaz bir unsur ve düstur olmuştur. Özellikle Osmanlılar bu aile mensuplarının tespiti için nakiplik adıyla bir müessese dahi kurmuşlardır. Bu kitapta ehli beytin şecere ve soylarını bütün ayrıntılarıyla ortaya konmaktadır. 
HZ. İBRAHİM’İN DUASI 
 
              Ey Rabbimiz! Bizi sana boyun eğenlerden kıl, neslimizden de sana itaat eden bir ümmet çıkar, bize ibadet usullerimizi göster, tevbemizi kabul et; zira, tevbeleri çokça kabul eden, çok merhametli olan ançak sensin. Ey Rabbimiz! Onlara, içlerinden senin Ayetlerini kendilerine okuyacak, onlara kitap ve hikmeti öğretecek, onları temizleyecek bir Peygamber gönder. Çünkü üstün gelen, her şeyi yerli yerince yapan yalnız sensin (Bakara Suresi 128/129 ) 
              Bereketleri çok olan kıymetli seyidler “Rahmetullahi Teâlâ aleyhim “ din ve dünya efendisinin “aleyhi ve âlâ âlihissalevâtü vettehıyyât” zerrelerini taşıdıkları için, kırık kalem ve kısa dil ile hâllerini bildirmekten ve kendilerini övebilmekten çok yüksektirler. Ancak, se’âdete kavuşmağa sebep olacağını düşünerek bu işe kalkışılabilir. Belki de onları ağzına almakla şereflenmeyi ve onlara karşı sevgi beslemek emrini yerine getirmek için bu büyük işe kalkışılır. Ya Rabbi! Peygamberlerin efendisi hürmeti için “aleyhi ve âlâ Alihi ve aleyhimüssalâtü vesselâm” o sevgilileri, bizim de sevmemizi nasip eyle! 
 
       Ehl-i Beyt, dünyada bolluğun, bereketin, adaletin, merhametin, ahirette ise Cennetin ve Cemalullah’ın anahtarıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124631</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7029a9a4-33c3-4a96-941c-0dc121b2805d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizgi</image:title>
            <image:caption>Allah’u Teâlâ’nın verdiği nimeti, O’nun sevdiği yerde harcamak şükür; sevmediği yerde kullanmak ise küfran-ı nimettir. 
Belaya şükretmek lazımdır. Çünkü küfür ve günahlardan başka bela yoktur ki, içinde senin bilmediğin bir iyilik olmasın! Sabır insana mahsustur. Hayvanlarda sabır yoktur. 
 Meleklerin ise sabra ihtiyacı yoktur. Allah’u Teâlâ’nın her yaptığımızı, her düşündüğümüzü bildiğini unutmamalıyız. İnsanlar birbirinin dışını görür. Allah’u Teâlâ ise, hem dışını, hem içini görür. Bunu bilen bir kimsenin işleri ve düşünceleri edepli olur. 
Aklı olan kimse nefsine demelidir ki; Benim sermayem, yalnız ömrümdür. Başka bir şeyim yoktur. Yarın ölecekmiş gibi bütün azalarını haramdan koru. Ey nefsim, sonra tövbe ederim ve iyi şeyler yaparım, diyorsan, ölüm daha önce gelebilir, pişman olup kalırsın. 
Yarın tövbe etmeyi bugün tövbe etmekten kolay sanıyorsan, aldanıyorsun. Nimeti göndereni unutma, getireni de ihmal etme. Takva çok secdeden ötürü alında iz bırakma veya oruç tutmaktan sararma veya secde ve rükudan belin bükülme hali değildir. Eğilen boyunda veya sarkıtılan eteklerde takva aranmaz. Takva kalplerdeki vera halidir. 
Ahmaklıkta en ileri gitmiş olan kimse, nefsinin faziletlerine en çok inanan kimsedir. Akılda en ileri olan kimseler ise nefsini en çok itham edenlerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124632</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15888203-ec74-4c3a-9628-dca8c4e66fb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutlu Soy ve Seyyidler</image:title>
            <image:caption>Demir pas tutar, ateşe tutunca pasını atar altına benze. Soğuyunca yine demir görülür. Yani demiri ateşe sokmakla, onu eritmekle altın yapamazsınız. Altını da çamura atmakla demir yapamazsınız. En fazla çamurlanır, kirlenir. Fakat demir olmaz, aslında ayrılmaz, mayası altın. Selam olsun KUTLU SOYA, selam olsun seyyidlere. 
Allah’u Teâlâ’nın verdiği nimeti, O’nun sevdiği yerde harcamak şükür; sevmediği yerde kullanmak ise küfran-ı nimettir. 
Belaya şükretmek lazımdır. Çünkü küfür ve günahlardan başka bela yoktur ki, içinde senin bilmediğin bir iyilik olmasın! Sabır insana mahsustur. Hayvanlarda sabır yoktur. 
 Meleklerin ise sabra ihtiyacı yoktur. Allah’u Teâlâ’nın her yaptığımızı, her düşündüğümüzü bildiğini unutmamalıyız. İnsanlar birbirinin dışını görür. Allah’u Teâlâ ise, hem dışını, hem içini görür. Bunu bilen bir kimsenin işleri ve düşünceleri edepli olur. 
Aklı olan kimse nefsine demelidir ki; Benim sermayem, yalnız ömrümdür. Başka bir şeyim yoktur. Yarın ölecekmiş gibi bütün azalarını haramdan koru. Ey nefsim, sonra tövbe ederim ve iyi şeyler yaparım, diyorsan, ölüm daha önce gelebilir, pişman olup kalırsın. 
Yarın tövbe etmeyi bugün tövbe etmekten kolay sanıyorsan, aldanıyorsun. Nimeti göndereni unutma, getireni de ihmal etme. Takva çok secdeden ötürü alında iz bırakma veya oruç tutmaktan sararma veya secde ve rükûdan belin bükülme hali değildir. Eğilen boyunda veya sarkıtılan eteklerde takva aranmaz. Takva kalplerdeki vera halidir. 
Ahmaklıkta en ileri gitmiş olan kimse, nefsinin faziletlerine en çok inanan kimsedir. Akılda en ileri olan kimseler ise nefsini en çok itham edenlerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124633</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/670ab586-534a-41cd-bc96-8c40f65cb9a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Mücadele Başlarken</image:title>
            <image:caption>30 Ekim 1918 tarihinde Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan Mondros Mütarekesi, ülke çapında son derece büyük tepkiler yaratmıştı. Siyasi gerilimin her geçen gün artmasıyla birlikte bir taraftan işgal kuvvetleri önlerine çıkan her fırsatı değerlendirirken diğer taraftan da İstanbul hükümeti kritik hatalar yapmış, gerekli stratejik ve politik önlemleri alamamış, başarılı hamleler yapamamış, böylece yakın tarihimizin en çalkantılı dönemi de başlamıştı. 
Prof. Dr. M. Tayyib Gökbilgin’in alanında öncü çalışması Milli Mücadele Başlarken, hem o günlere şahitlik etmesi hem de yazarının yaklaşımları itibariyle dönemi anlatan en iyi kaynaklar arasında gösterilmiştir. Uzun bir zamandır baskısı bulunmayan bu kaynak kitabın yeniden, tıpkıbasım formunda ve tek cilt hâlinde tarih meraklılarına sunulması, ülkemizin yakın tarihini öğrenmek ve öğretmek açısından da oldukça kritik bir öneme sahiptir. 
Mondros Mütarekesi’nden Sivas Kongresi’ne dek uzanan ve Milli Mücadele’nin başlangıç dönemini adım adım izleyen ilk ciltte okuyucular mütareke devrinin buhranlı, sayısız facialar ve felaketler dolu tarihini, işgaller karşısında Tevfik Paşa Hükümeti’nin düştüğü durumu, Damat Ferit Paşa Hükümeti’nin faaliyetlerini, Amasya Tamimi’yle birlikte Mustafa Kemal Paşa’nın Milli Mücadele’nin başına geçmesini ve Erzurum Kongresi’nin tesirlerini eşsiz bir üslupla okuyacaklar. 
Sivas Kongresi’nden Büyük Millet Meclisi’nin açılmasına kadar olan ikinci ciltte ise Milli Mücadele yolundaki kongreleri, anlaşmaları, Ali Rıza Paşa hükümetini, Kuvay-ı Milliye meselesini, son Osmanlı Mebusan Meclisi’ni, İstanbul’un işgalini ve Ankara’daki hareketli günleri tüm detaylarıyla öğrenecekler. 
Milli Mücadele Başlarken, tarih boyunca büyük çapta mücadeleler vermiş ve sayısız savaşlar yapmış bir milletin en karanlık günlerine ışık tutuyor, apaçık bir bağımsızlığa giden o cesur ve fedakâr yolculuğunu eşsiz bir üslupla anlatıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124634</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/528f343c-3370-46db-b14f-653fb6a38558.jpg</image:loc>
            <image:title>Fahr-i Kainat&apos;ın İnsanlığa Mirası</image:title>
            <image:caption>Peygamberimiz Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) hatrımıza gelip, bizlere bıraktığı mirasa ettiğimiz muamele ve içinde bulunduğumuz manzara gözümüzde canlandığında kalbimize bir ağrı saplanmıyor mu? &quot;Efendimiz hakkında konuşmak söz konusu olduğunda artık bir şeyler söylemek yerine yaşanması gerektiğini, artık sözün azalıp özün çoğalması gerektiğini, rivayetin yerini riayetin alması gerektiğini düşünülmeli&quot; değil miyiz?  
            Efendimiz&apos;in mirasının anlatılması konusunda doğrusu bazı çekincelerim vardı: &quot;Birincisi, Efendimiz&apos;in anlatılması çoğaldıkça O&apos;nun mirasından anlayan insanlar azalıyor. İkincisi, Efendimiz&apos;e salavat çoğaldıkça Efendimiz&apos;in ahlakı ile ahlaklananların sayısı azalıyor. Üçüncüsü,  Efendimiz&apos;in mirasını ananlar çoğaldıkça Efendimiz&apos;i anlayanlar azalmakta. Peygamber Efendimiz söz konusu olduğunda Resulullah&apos;ın balına konup onu tüketen sivrisinek olmaktansa o balı çoğaltan ve üreten bir arı olma&quot;mızın vakti gelmedi mi hâlâ? 
            &quot;Müslümanların Ehl-i Beyt&apos;e olan sevgi ve bağlılıkları, asırları aşan manevi bir iklimin her daim yaşanmasına vesile olmuştur. Ehl-i Beyt&apos;e duyulan bu sevgi ve saygı, modern zamanlara özgü nostaljinin çok ötesinde derin anlamlar taşımaktadır. Toplumda Ehl-i Beyt sevgisi yüksek bir bilgi ve bağlılıkla terennüm edilmektedir.&quot; 
            &quot;Ehl-i Beyt, Hz. Peygamber&apos;in mirasının taşıyıcıları olma hususunda tüm Müslümanlar açısından en temel ortak referanslar arasında yer almaktadır.  [Başka bir deyişle:] Müslümanlar arasında, birlik ve beraberliği tesis etmek üzere Ehl-i Beyt gibi sağlam bir buluşma noktasına sahibiz ve her birimiz için önemli olan, Hz. Peygamber&apos;in mirasına sadık kalmak ve bu kutlu mirasa sahip çıkmaktır.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124635</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b70b204-0d6b-4724-830c-e5600e4c6508.jpg</image:loc>
            <image:title>Ezgi’nin Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Ezgi ile Eyyüb Enar dedenin arkasından; ormanın içlerine doğru gittiklerinde gördüğü manzara çok güzeldi. Çeşit çeşit meyveler vardı. İsmail amca bir ağacın yanında durdu küçük küçük armut toplamıştı. Ezgi meyvenin tadına baktığı zaman onun armut olmadığını fark etti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124636</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15acb3a8-3539-4a80-81cd-05d487d98644.jpg</image:loc>
            <image:title>Örnek Müslüman Kadın Hz. Meryem</image:title>
            <image:caption>Hz. Meryem&apos;in şahsında &quot;ideal Müslüman kadın karakteri&quot;ni tanıtmaktadır. Kuran&apos;da bildirilen ideal kadın karakteri, bugün cahiliye toplumlarında yaygın olarak yaşanan kadın karakterinden çok farklıdır. Cahiliye toplumlarında yaşayan kadınlar, genellikle toplum tarafından kendilerine uygun görülen ve nesilden nesile aktarılarak günümüze kadar gelen ortak bir karakteri yaşamaktadırlar. 
Müslüman kadın son derece güçlü ve sağlam bir kişiliğe sahiptir. Ve bu kişiliği toplum nezdinde bir üstünlük elde edebilmek için değil, sadece Allah&apos;ın rızasını ve sevgisini kazanabilmek için yaşamaktadır. 
Bu kitapta cahiliye toplumlarında yerleşik olan kadın karakterinin yanlışlığına ve bu karakterin toplum içerisinde nasıl kabullenildiğine dikkat çekiyoruz. Ayrıca Allah&apos;ın, tüm alemlerin kadınlarına üstün kıldığını bildirdiği Hz. Meryem&apos;in ahlakını anlatarak, &quot;örnek bir Müslüman kadın&quot;ın sahip olması gereken üstün ahlak anlayışından bahsediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124637</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04801f12-dc7e-4025-91a7-c84f1dff66ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültür ve Anarşi</image:title>
            <image:caption>Viktorya Dönemi Britanyası’nın muhtemelen en tartışmalı kültür eleştirmeni Matthew Arnold, keskin zekâsını ve kuvvetli kalemini konuşturduğu bu klasikleşmiş eserinde 
19. yüzyıla bir pencere açarak bize dönemin toplumsal ve kültürel manzarasına dair çok çarpıcı bir tablo sunuyor. 
Sanayi devriminin dümen suyunda fabrika bacalarından dumanların, işçi sınıfından itirazların ve burjuva sınıfından ilerleme, demokrasi çağrılarının yükseldiği çalkantılı bir toplumsal ortamda, her şeyin mubah sayıldığı dizginsiz bir bireyselliğin ve cehaletin yol açabileceği anarşinin karşısına, insan ruhunu yetkinleştirmek ve ince beğenilerle donatmak olarak yorumladığı “kültür” mefhumunu koyuyor. 
İnsanı insan yapan en önemli unsur olarak gördüğü kültürü korumanın ve iyileştirmenin yolunun düzen ve güvenden geçtiğini savunarak birey ile devlet arasındaki ilişkileri, devletin kültür eğitimindeki rolünü tartışmaya açıyor. 
Kendisinden sonra kültür çalışmaları alanının başlıca temalarını ve tartışmalarını da uzun bir süre belirleyen Kültür ve Anarşi, Arnold’un birey, devlet, toplum düzeni, insan doğası, özgürlüğün sınırları ve kültür farklılıkları hakkında zamana meydan okuyan incelikli ve keskin yorumlarıyla sadece tarihsel bir vesika olarak değil, bir tartışma metni olarak da güncelliğini koruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124638</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19ee0fc1-c0b1-4234-807c-3f67cbddcfeb.jpg</image:loc>
            <image:title>PetChef Healthy Dog Food (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>PetChef Healthy Dog Food, minik tüylü dostlarımız için sınırsız sağlıklı yaşam ve zor gibi görünen ama pratik lezzetli tarifler ile dolu! Chef Rafet İnce’nin kolay anlatımı ve detaylı tarifleriyle artık minik dostlarımız için siz de kendi evinizin PetChef’i olabilirsiniz. PetChef köpek maması yemek kitabı 40 pratik, kolay, sağlıklı, köpek maması tarifi ile doludur. Bu yemek kitabında, çok yönlü beslenme sunmak için farklı proteinleri, sebzeleri ve tahılları birleştiren çeşitli yemeklere erişebilirsiniz. Bu kitabın içinde köpeğiniz için ev yapımı kahvaltı öğünü, ara öğün, ana öğünlerin yanı sıra özel beslenme türlerinden diyabetik, vegan, vejetaryen ve glütensiz beslenme için tarif önerileri bulabilirsiniz. Üstelik bunları fine dining sunumlarıyla öğreneceksiniz! Minik dostlarımızı evlerinize alıp evcilleştirdikçe, doğal beslenmelerinden uzaklaştırmayın. Paketli kuru mamalar yerine doğal taze mamalar kullanarak minik tüylü dostlarımızın öğünlerini sağlıklı ve doğal hale getirebilirsiniz. Taze mama ile nasıl daha sağlıklı beslendiklerini fark ederek onların mutluluğunu gördükçe sizde mutlu olacaksınız. 
 
 Minik dostlarınızın mutfağından sağlığını, kalbinizden sevgiyi eksik etmemeniz dileğiyle. Sevgiyle kalın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124639</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8146e91e-8db0-4613-a311-8cdce2298f43.jpg</image:loc>
            <image:title>Aynıyız Birbirlerimize Aynayız</image:title>
            <image:caption>Sonuç olarak, Türk ve Kürt kardeşliği üzerine yapılan çalışmalar, barışın inşası ve toplumsal huzurun sağlanması adına büyük bir önem taşımaktadır. Herkesin bu yolda atılan adımlara katkı sağlaması, toplumun daha sağlıklı ve bir arada yaşamasını mümkün kılacaktır. Barışa giden yolda, ayrıştırıcı değil birleştirici bir dilin benimsenmesi ve herkesin bu hedefe yönelik emek vermesi gerekmektedir. 
Bu nedenle, bu tür projeler sadece bir bireyin ya da grubun çabası değil, tüm toplumun ortak bir gayesi olmalıdır. Çünkü barış, yalnızca bir hedef değil, yaşanması gereken bir yaşam biçimidir. 
AHMETTEMEL, hayatı boyunca gerek yaşamı gerekse kaleme aldığı yazıları ve şiirleriyle toplumun içinde saygın bir yer edinmiştir. Eserlerinde insan hakları, özgürlük ve adalet gibi evrensel temaları işlerken, bireysel ve toplumsal sorunlara duyduğu derin hassasiyetle de dikkat çekmiştir. Kalemiyle sadece bir edebiyatçı değil, aynı zamanda bir düşünür olarak da kendini ortaya koymuştur. 
Bütün eserlerinde, sevgi, saygı, hoşgörü ve barış gibi değerleri ön planda tutarak, toplumu bilinçlendirmeye yönelik mesajlar vermiştir. Bu evrensel değerleri işlediği eserlerinde, sadece edebi bir dil kullanmakla kalmamış, aynı zamanda yaşam felsefesini de okuyucusuna aktarmıştır. Onun yazıları, sadece bir okuma deneyimi sunmakla kalmaz, aynı zamanda insanları daha iyi bir dünya kurma noktasında düşünmeye teşvik eder. 
Ahmet Temel’in eserleri, duygu ve düşünce dünyasında derin izler bırakacak kadar etkilidir. Onun kalemi, insanların ortak değerlerini hatırlatarak, daha seçkin bir toplum oluşturma amacını taşır. Her bir yazısı, hem bireysel hem de toplumsal sorumluluklarımızı yerine getirmemiz gerektiğini hatırlatan ders verici nitelikte birer rehber niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124640</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60e3a5f4-4d16-45af-8a53-c3ccacffc807.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedemin Gizemli İksiri - Ahşap Sandık</image:title>
            <image:caption>Meriç günün birinde evlerinin çatı katında bir şişe buldu. Bu şişe yıllar önce göçüp giden dedelerine aitti. Onca eşyanın arasından bozulmadan, kırılmadan adete bulunacağı günü bekliyor gibi beklemişti. 
Meriç’in Melih adında ikiz kardeşi vardı, bir de ağabeyleri Caner. Bu üç kardeş dedelerinden kalan tarlaya gitmiş ve orada delicenin çekirdeğini toprağa ekmesini istemişlerdeki ki işler sanıldığı gibi gitmemişti. Çünkü kazılan toprağın arasında gizemli mi gizemli ahşap bir sandık çıkmıştı. 
Ansızın bulunan sandık yeni anlatmaya çalışıyordu? 
İçinde neler vardı? 
Açıldıktan sonra nelerin değişmesine sebep olacaktı? 
Bu soruların cevapları için sizleri “Dedemin Gizemli İksiri” kitabını okumaya davet ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124641</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/381bd924-ee36-49cd-8f90-7b714a83ea39.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Atlas Mutlu</image:title>
            <image:caption>Gözün açtı gül tomurcuk 
Bayram seyran oldu kutlu 
Evim dolmuş can pıtırcık 
Dünya mutlu Atlas Mutlu 
 
Cam gözleri boncuk derin 
Bir minicik hokka burun 
Düşmüş kalbe tatlı torun 
Herkes mutlu Atlas Mutlu 
 
Berkay Merve ana baba         
Bir can geldi bu cihana 
Canlar kattı her bir cana 
Yuva mutlu Atlas Mutlu 
 
Berkin Zikri yeğen bulmuş 
Amcan Dayın ünvan almış 
Tüm sevgiler sana kalmış 
Dostlar mutlu Atlas Mutlu 
 
Deden Ninen Leyla, Zeki 
Anne taraf Meryem, Fikri 
En güzel şey çevremdeki 
Soyun mutlu Atlas Mutlu 
 
Ömrün uzun sağlık olsun 
Bahtın açık huzur dolsun 
Annen Baban asil soysun 
Çevren mutlu Atlas Mutlu 
 
Deden…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124642</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90c8cc38-0664-4e0f-ace3-617b2f8b3770.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaprak Saçlılar Ülkesi</image:title>
            <image:caption>Fırtına sonrası gizemli bir adaya sürüklenen balıkçı, burada kendisine bambaşka bir dünyanın kapılarını aralayacak sıra dışı insanlarla karşılaşır. Bu ülkenin insanları biraz farklıdır ve küçük bir sorunları vardır. 
Hazır mısın onları tanımaya ve belki de yardımcı olmaya? 
Hepimiz farklıyız. Kimimizin saçı kıvırcık, kimimizin düz; bazıları daha uzun, bazıları daha kısa. Bu farklılıklar, bizleri özel kılar. 
Her birimizin yetenekleri, ilgi alanları ve hayalleri var. Farklılıklarımızı kabul edelim ve birbirimize sevgi gösterelim, çünkü bu çeşitlilik bizi daha güçlü yapar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124643</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91962c79-5be7-4c0a-9da6-51bea4b98346.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelenekten Geleceğe Toplumsal Yüzümüz (2)</image:title>
            <image:caption>Ahmet Temel, hayatı boyunca gerek yaşamı gerekse kaleme aldığı yazıları ve şiirleriyle toplumun içinde saygın bir yer edinmiştir. Eserlerinde insan hakları, özgürlük ve adalet gibi evrensel temaları işlerken, bireysel ve toplumsal sorunlara duyduğu derin hassasiyetle de dikkat çekmiştir. 
Kalemiyle sadece bir edebiyatçı değil, aynı zamanda bir düşünür olarak da kendini ortaya koymuştur. 
Bütün eserlerinde, sevgi, saygı, hoşgörü ve barış gibi değerleri ön planda tutarak, toplumu bilinçlendirmeye yönelik mesajlar vermiştir. Bu evrensel değerleri işlediği eserlerinde, sadece edebi bir dil kullanmakla kalmamış, aynı zamanda yaşam felsefesini de okuyucusuna aktarmıştır. Onun yazıları, sadece bir okuma deneyimi sunmakla kalmaz, aynı zamanda insanları daha iyi bir dünya kurma noktasında düşünmeye teşvik eder. 
Ahmet Temel’in eserleri, duygu ve düşünce dünyasında derin izler bırakacak kadar etkilidir. Onun kalemi, insanların ortak değerlerini hatırlatarak, daha seçkin bir toplum oluşturma amacını taşır. Her bir yazısı, hem bireysel hem de toplumsal sorumluluklarımızı yerine getirmemiz gerektiğini hatırlatan ders verici olup birer rehber niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124644</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c50dd2e1-81c6-42fb-ab3f-6603d945025e.jpg</image:loc>
            <image:title>Not Defteri</image:title>
            <image:caption>Yaşamda fark edemediğimiz birçok konu aslında rakamlarla ilişkilidir. Beynimizin bazı rakamları hatırlarken iyi sinyaller, bazı rakamları hatırlarken kötü sinyaller verir. Sinyallerin dinamiği zihnimizde belirleyen şeyse yaşanmışlıklarımızdır. 
Peki ya bir eşitliğin karşısında sınırsız bir sayı düzlemi varsa? 
Π=3,14… 
Pi rakamının derin bir tarihsel süreci vardır. Bu süreci matematikçilerin gözüyle hesaplayıp, felsefecilerin gözüyle sorguya tabi tuttuğunuzda size bir farkındalık süreci başlayacaktır. 
Mısırlılardan bu yana 3,14 olarak kullanılması, yılında üçüncü ayı olan mart ayının on dördüncü gününün dünyada Pi Günü olarak kutlanması, tüm zamanların en iyi fizikçisi kabul edilen Albert Einstein’ın doğum gününün 14 Mart olması, asla birbirini tekrarlamayan ve sonsuz olan bir irrasyonel sayısının 762. basamağında 999999 olarak altı adet dokusun yan yana gelmesi… 
Kida Akıl Hastanesi’nin hastası olan Pamir İzdenoğlu tarafından (tedavi süresince) kaleme alınan, 2 Haziran 1998’de çıkan yangında kaybolan ve elden ele taşınarak atık pazarına kadar yolculuğu olan bir not defterinin öyküsüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124645</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d287aa2-47d3-4d8a-af90-cd26843c1c0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönül Telimden Dökülenler</image:title>
            <image:caption>GÖZLERİM NEMLİ 
 
Gönül sinem darda hakkın yolunda, 
Özüm semah döner gözlerim nemli, 
Hasret derin derin dertler solunda, 
Gönül çeşmem akar gözlerim nemli. 
 
Özlemi sakladım gönül testime, 
Yıldız kaydı ışık yağdı üstüme, 
Bunu neden yaptın gönül dostuna, 
Anılar bölük pörçük gözlerim nemli. 
 
Neden yâr anlamaz bilmem halimi, 
Dalımı kırarak yolmuş gülümü, 
Esen yeller uçuruyor külümü, 
Ateşim mi söndü gözlerim nemli. 
 
Kazma kürek ile karnım açarsın, 
Mahsulü mü yeşil iken biçersin, 
Hakkın verdiğini haksız saçarsın, 
Günbegün tükendim gözlerim nemli 
 
İnci&apos;yim adını elden sakladım, 
Sen uğruna söze kulak tıkadım, 
Gözde ferim söndü olmaz takadım, 
Güneş mi karardı gözlerim nemli.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124646</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b2cccc7-7110-4d27-8bd8-ec7af7023d9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelenekten Geleceğe Toplumsal Yüzümüz (1)</image:title>
            <image:caption>Ahmet Temel, hayatı boyunca gerek yaşamı gerekse kaleme aldığı yazıları ve şiirleriyle toplumun içinde saygın bir yer edinmiştir. Eserlerinde insan hakları, özgürlük ve adalet gibi evrensel temaları işlerken, bireysel ve toplumsal sorunlara duyduğu derin hassasiyetle de dikkat çekmiştir. 
Kalemiyle sadece bir edebiyatçı değil, aynı zamanda bir düşünür olarak da kendini ortaya koymuştur. 
Bütün eserlerinde, sevgi, saygı, hoşgörü ve barış gibi değerleri ön planda tutarak, toplumu bilinçlendirmeye yönelik mesajlar vermiştir. Bu evrensel değerleri işlediği eserlerinde, sadece edebi bir dil kullanmakla kalmamış, aynı zamanda yaşam felsefesini de okuyucusuna aktarmıştır. Onun yazıları, sadece bir okuma deneyimi sunmakla kalmaz, aynı zamanda insanları daha iyi bir dünya kurma noktasında düşünmeye teşvik eder. 
Ahmet Temel’in eserleri, duygu ve düşünce dünyasında derin izler bırakacak kadar etkilidir. Onun kalemi, insanların ortak değerlerini hatırlatarak, daha seçkin bir toplum oluşturma amacını taşır. Her bir yazısı, hem bireysel hem de toplumsal sorumluluklarımızı yerine getirmemiz gerektiğini hatırlatan ders verici olup birer rehber niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124647</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c20aa4e0-ca58-4b67-b303-40eefecfdd33.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Bir İmtihansa Adım Yazar Çıkarım</image:title>
            <image:caption>Şimdi farz edelim, bir sınıftayız ve final imtihanındayız, sorular dağıtıldı ve her birimizin soruları kendine özel, kimse kimsenin sorusunu bilmiyor, defter kitap açmak okumak, birbirine bakmak akıl sormak cevap almak yasak ve başlayın komutu geldi, süremiz sınıftaki her birey için farklı, bir dakika, bir gün, bir ay, bir yıl ya da yüz yıl. 
Başlangıç sözümüz ne idi bir hatırlayalım “Hayat bir imtihansa adımı yazar çıkarım’’ evet adımızı yazıp bu imtihandan çıkıp gitmek. 
Eğer adını yazıp boş kâğıdın altına imza atıp çıkar isek ‘’Sıfır’’ alırız ama o kâğıttaki soruların tamamına ya da bir kısmına cevap verip altına imza atar isek karşılığı olan puanı alır o imtihandan yüzümüzün akı ile çıkarız inşallah…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124648</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8f09f0d-575e-4d6b-9304-57501996a359.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuval</image:title>
            <image:caption>Şiir yazmak kaderi baştan okumak gibidir 
Oysa hayat sona yakın, başa uzak şiirdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124649</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc52b7e9-b70d-4e9f-bb07-448c3eab69b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Engelli El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Engelli vatandaşlarımızın sorunlarının çözümü noktasındaki en önemli husus, bu konudaki toplumsal hassasiyetin güçlendirilmesidir. 
Zira engellilik, bir sağlık meselesi olduğu kadar, aynı zamanda hukuki, sosyal ve ekonomik veçheleri de bulunan çok boyutlu bir konudur. 
Engelleri engellemek için, bu konudaki sorunların çözümünde toplumun bütün kesimleri rol üstlenmeli, herkes elini vicdanına koymalı, herkes sorumluluk almalı, herkes gerekli hassasiyeti göstermelidir. 
Sorunlara çözüm üretmek, engelli kardeşlerimizin toplumla bütünleşmelerini, işgücüne katılmalarını, huzur ve refahlarının artmasını sağlamak için özveriyle çalışmaktır. 
Engelli vatandaşlarımızın kamuda ve özel sektörde istihdamını sağlamak, bu yönde teşvikler uygulamak gerekir. Sosyal Devlet ilkesini çok daha aktif, çok daha etkin bir şekilde işletmek suretiyle, yerel yönetimlerimizden vergi indirimlerine kadar, engelli kardeşlerimize hemen her alanda kolaylıklar sağlamaktır. 
Toplumsal sorumluluğu, hassasiyeti ve şuuru arttırmasını temennisiyle tüm engelli vatandaşlarımızın huzurlu ve sağlıklı bir hayat sürmelerini diliyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124650</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3c14ab7-f7fd-4bd7-bd09-4ab74881e86f.jpg</image:loc>
            <image:title>Günaydın Sızım</image:title>
            <image:caption>Bir gün dönüp arkana baktığında, seni izleyen kimse yoksa, belki de çoktan yalnız bırakılmışsındır. Seninle deniz kıyısında bir sohbet bile imkansız artık; sen, mavi derinlikleri bile sessizliğe boğacak kadar soğuksun.
Yıkıntılar arasında umutlar yeşertmeye çalıştım, sevgine inanarak. Oysa sen, yüreğimin tam ortasında filizlenmiş bir hayal kırıklığıymışsın. Vedalar yakışmadı bize, ama sen artık dualarıma bile sığmaz oldun. Kendimi bulmam için biraz yalnızlık gerek, dönme geri; yaralarım kapandıktan sonra gelmen, yalnızca haksızlık olur bu şehre.
Şimdi gökyüzümde kendi ellerimle kuşlar çizeceğim, kahkahalarım sokakları yeniden boyayacak. Belki mutluluktan uçmayacağım, ama ayaklarım bu kez yere sağlam basacak.
Yazı bekliyorum, baharın gelişi, papatyaların dünyayı yeniden beyaza boyayışını… Seni değil. Gidişinle yeniden açacak içimdeki bahar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124651</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6898d43-b3e9-42ff-96d4-1bc47cd54856.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnız Anlaşıldık</image:title>
            <image:caption>Yaralarımın sarılmasını beklerken üzerlerine tuz basıldı; sevdayı ektim gökyüzünden ayrılığı topladım. Çok sevdikçe, vazgeçilmez olduğumu sandım ama vazgeçildim. En sonunda, ben de vazgeçtim. Bu yüzden yalnızca kendi yalnızlığımda anlaşıldım; yine de kimseye haksızlık etmedim. İçimdeki derin yalnızlığa rağmen umudumu hep diri tuttum. Ne kadar yara alsam da, güzel sevmekten asla vazgeçmedim.
 
Bu kitap, yalnızlığını onurlandıranlara, yürekten sevenlere, başkalarının acılarını küçümsemeyenlere armağan olsun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124652</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/855c11db-00c3-452d-890f-e851519e7700.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamansız</image:title>
            <image:caption>Bir yazar olan Rosanna Camborne zihnindeki karakterleri kelimelere dökmeyi planladığı esnada olaylar bambaşka gelişir. İlkel bir zamana ve hayal gücündeki canlıların bile ötesinde bir dünyaya geçtiğinde yazmayı planladığı kötü karakter artık tam karşısındadır: 
Blake Nightingale. 
 
Rosanna yabancısı olduğu bu zamanda, Efendi Nightingale tarafından tutsak edilirken bir yandan kimliğini gizleyerek hayatta kalmaya bir yandan da büyüleri ve tehlikeli yaratıkları aşmaya çalışır. Efendi’nin gazabından korkup onun baş savaşçısı Gölge’nin karanlığına da bir o kadar sığındığı bu dünyada Rosanna Camborne, kurgusunun başkarakteri çoktan olmuştur. 
 
&quot;Soğuk beni sarıp varlığımı sonsuza kadar işkence etmek için dondururken aklımda tek bir şey vardı... Şeytanın cehennem ateşinde yaktığı koca bir yalandı.” 
 
 
&quot;Annemin kitaplarını incelerken bazı büyülere rastlarım,&quot; dedi kulağı okşayan bir sesle. &quot;Onları sadece kendisi için yazmış, başka kimse anlamasın diye karmaşıklaştırmış. Onları anlamaya çalışmak beni heyecanlandırırdı.&quot; 
 
Kaşlarımı hafifçe çattığımda dudaklarındaki kıvrım daha da büyüdü. 
 
&quot;Sen de o çözülmesi 
zor büyüler gibisin.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124653</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6f7509c-7202-4c54-a352-3b43553e4d14.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Taşra İdarecisinin Mesleki Serüveni</image:title>
            <image:caption>Mülki idare amirliğinin en zevkli yanı halkla iç içe bulunmak, onların duygu ve düşüncelerine aracısız ulaşabilmek, sorunlarına dokunabilmektir. Bu temaslarda her bir yurttaşın sorunlarını birinci elden dinlemek ve birlikte çözüm üretme şansına sahip olursunuz. Eğer başarılı bir sonuç elde edebilirseniz manevi yönden övgülerle doyurulursunuz. Anadolu halkı bu bakımdan kadir kıymet bilir, küçük şeylerle de mutlu olur. Bu mutluluk gözlerine yansır; siz baktığınızda bunun sıcaklığı hissedersiniz. Benzer şekilde kendisine sıradan (eşit) yurttaş muamelesi yaptığınız ilçenin veya ilin maddeten hâkim küçük grubundan veya ekâbir takımından olanların da kötücül bakışlarını hemen fark edersiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124654</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f74935bf-696d-483d-8a30-95578a393ab9.jpg</image:loc>
            <image:title>Çatıdan Gelen Kedi</image:title>
            <image:caption>Bayan Minoes eskiden bir kediydi. Artık insana dönüşmüş olsa da hâlâ mırlıyor, öfkelenince tırmalıyor ve çatılarda gezmeye bayılıyor. En önemlisi de hâlâ kedilerle konuşabiliyor. Bayan Minoes&apos;un patronu, utangaç gazeteci Tibbe bu sayede birçok gizli habere ulaşıyor. Kedi Haber Ajansı&apos;ndan aldığı son haber şehrin tanınmış simalarından, fabrika sahibi Bay Ellemeet&apos;le ilgili. Anlaşılan Bay Ellemeet göründüğü kadar hayvansever değil ama herkesi kandırmayı başarıyor. Peki Tibbe Kedi Haber Ajansı&apos;nın yardımıyla gerçekleri ortaya çıkarmayı başarabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124655</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6927bb55-325f-483e-b509-762c1332b621.jpg</image:loc>
            <image:title>Saraydan Çarşıya, Gaziantep’ten İstanbul’a Kırk Kat Baklava Tarihi</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta iki tarihçi, tek bir tatlının öyküsünü anlatıyor: 
Buğday unundan mamul, incecik açılmış kat kat yufkayla 
sade yağı ve şerbeti buluşturan, sarmadan burmaya, 
şöbiyetten havuç dilimine, bugün onlarca şekle giren 
baklavanın bu topraklardaki tarihini… 
 
Bu kitabın ortaya çıkışının sebebi, Türkiye’de daima “bizim” olduğu vurgulansa 
da, baklavaya dair bilinenlerin aslında pek az olduğunu fark etmemizdi: Bugün 
artık adı Gaziantep’le özdeşleştiğinden, baklavanın İstanbullu, saraylı köklerini 
ya hiç bilmiyoruz ya da unuttuk. Eskiden baklava ekseri cevizli, bademli ya da 
kaymaklıyken ne olmuştu da fıstıklısı başköşeye kurulmuştu, bilmiyorduk. 
Osmanlı coğrafyasının hemen her yerinde değişik usullerle yapılan, bugün 
dahi Türkiye’nin farklı bölgelerine has çeşitleri bulunan baklavalar arasından 
Antep baklavasının niçin ve tam olarak nasıl yükseldiğini hiç araştırmamıştık. 
Bir şekle adını veren “baklava kesim” bile niçin dikdörtgene evrilmişti, 
düşünmemiştik. 
İşte bu bilmediklerimizin çokluğu, elinizdeki kitabın çıkış noktası oldu. 
Cevapları bulmak için Osmanlı arşivlerine, kadı sicillerine, saray mutfağı 
defterlerine dalındı; kent müzelerinden gazete arşivlerine uzanan araştırmalar 
yapıldı; baklavanın İstanbul’la Gaziantep arasında gidip gelen hattını çizmek 
için mekik dokundu, yaşayan baklava ustalarıyla konuşuldu ve sonunda ortaya 
baklavanın tarihî macerasını daha önce hiç yazılmamış çapta aydınlatan 
Kırk Kat Baklava Tarihi çıktı. 
Burak Onaran ve Priscilla Mary Işın’ın elinden, bilgisi ve malzemesi 
baklava kadar katmanlı, okuması baklava kadar tatlı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124656</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/defed10e-0297-4205-b4c3-2c6af5b9879a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateşli Silahlar ve Bilardo</image:title>
            <image:caption>Necip, birinin “bey”i olmak istiyordu. Babası Peyami Bey de “bey” statüsünde bir adam sayılmazdı mesela. İşlemediği bir suçtan dolayı sadece gururu yüzünden sekiz sene hapis yatmış bir adam kimin “bey”i olabilirdi ki. “Bey” dediğin dışarıda olurdu bir kere. Özgür bir kısrak gibi, tunç bilekli bir efe gibi hayatın içerisinde, her güzel şeyin köşesinde olurdu. 
Necip hâlâ telefonunun ekranına bakıyor ama ekranı görmüyordu. Kalbi çok hızlı çarpıyordu nedense. “Havadan…” diye düşündü. Mevsim sürekli değişiyordu. Üç ay, mevsimler için çok kısa bir süreydi. İşte kimseye şikâyet edemeyeceği bir problem daha. Yatağında doğruldu. “Keşke geri yatabilsem,” diye düşündü. O da paraylaydı. 
Necip istediği zaman yatıp kalkabilmek, istediği yerde yatıp kalkabilmek, Necip kendi kendisinin efendisi olmak istiyordu. Yazın başka, kışın başka parfüm sıkmak, sıra sıra gömleklerin dizili olduğu bir gardroba sahip olmak, “Necip Bey” olmak istiyordu… 
 
Gölgede kalan küçük kardeşler, egosantrik ebeveynler, pahalı saatler, inip çıkan dijital göstergeler, süper yatlar, single maltlar, damacana ve anksiyete... Modern Robin Hood’lara yer var mı bu hayatta? 
 
Bir moto-kuryenin Sultangazi’nin dar sokaklarından kripto para dünyasına uzanan yolculuğu, bir yandan maddi çıkmazlarla dolu hayatın gerçeklerini gözler önüne sererken diğer yandan varoluşsal kaygıların absürd komedisine dönüşüyor: Can Bonomo, modern dünyanın başarı takıntısı, sınıf atlama çabası ve köşeyi dönme hayallerini ruh ve sinir hastalıklarıyla harmanladığı ilk romanı Ateşli Silahlar ve Bilardo’yla karşınızda...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124657</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/837471e6-0465-4f7c-b05a-ddf02afb7982.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Annen Değilsin</image:title>
            <image:caption>&quot;Bağırmayan Anneler&quot; kitabının yazarından bir içe dönüş daveti! 
“Annemle çok da iyi anılarım yok!” 
“Keşke şefkatli ve sevgi dolu bir annem olsaydı…” 
“Anneme en son ne zaman sarıldığımı hatırlayamıyorum.” 
“Annem gibi annelik yapmayacağım!” 
“Annemle ilişkimi düzeltmeyi çok isterdim…” 
Bu cümleler sizin için anlamlıysa hazırlanın! 
Anne yaralarımızı onarıp, kendi anneliğimizi bugüne doğurma yolculuğuna çıkıyoruz! 
Kitapları milyonlarca okuru sevgiyle kucaklayan Uzman Psikolog Hatice Kübra Tongar, yüreğimizin uf olan yerlerine bir anne öpücüğü vadediyor ve bu kitapta kulağımıza şöyle fısıldıyor: Çocukken ne yaşadıysan yaşamış ol… Ne kadar çok yaran olursa olsun ve ne denli canın acımışsa acısın… 
Tüm bu yaraları ve acıları yüreğinin ortasına saplanmış kırık bir broş gibi taşımaya ve bir miras gibi çocuğuna aktarmaya mahkûm değilsin. 
İyileşebilir ve değişebilirsin. Çünkü unutma ki Sen Annen Değilsin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124658</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3c7b25d-3efd-4194-9ff0-a3f4cb6899ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Günlüğü</image:title>
            <image:caption>GECELERİ YALNIZCA BİRKAÇ DAKİKA YAZARAK
HAYALİNİ KURDUĞUNUZ HAYATA UYANIN!   Kilo vermek için başladığınız her diyet yarım kalıyorsa,
Duygusal yeme alışkanlığınızla baş edemiyorsanız,
Kendinizi mutlu hissetmek için sürekli gözünüz tatlılardaysa,
Finansal hedefleriniz hep bir adım gerideyse,
Artık bunu değiştirme zamanı geldi!
Gece Günlüğü tekniği, şikâyetçi olduğunuz ne varsa bırakmanız ve
hayatınızı yeniden yazmanız için size rehberlik edecek.
 
Gece Günlüğü’nün yazarı Elif Erdenay, kendi kendine yardım programlarıyla binlerce insanın kötü alışkanlıklarını bırakıp hayatlarının kontrolünü ellerine almasına yardımcı olmuştur. Dünya üzerinde kullanılan en faydalı teknikleri öğreterek insanlara hayatlarını daha anlamlı yaşamaları ve istedikleri sonuçları elde etmeleri için ilham vermiştir.
 
Gece Günlüğü sizin için ne yapar? Kilo vermek için sizi motive eder ve disiplini sağlar. Duygusal yeme alışkanlığını sonlandırmanız için bilinçaltınızı yeniden programlar. Finansal hedeflerinizi belirler ve zenginleşme zihniyeti oluşturur. Özgüveninizi yükseltir ve kendinize olan inancınızı artırır.
 
Bu kitap, yalnızca bir rehber değil, aynı zamanda kişisel bir tecrübenin, yıllarca süren deneyimlerin, binlerce hayatı değiştiren tekniklerin ve bilimsel yaklaşımların bir birleşimidir. Hayal ettiğiniz her şey, bu sayfaların içinde sizi bekliyor. Gece Günlüğü, kelimelerin şifasını size gösterecek. Mental ve fiziksel forma ulaşmak hiç bu kadar kolay olmamıştı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124659</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b0c46a5-565e-494c-972c-e571d8bf6f7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Görüşün Siyasi Kimliği</image:title>
            <image:caption>Millî Görüş’ün Siyasi Kimliği; varlığın kaynağı olarak bir yaratıcının varlığını benimsemekte ve bu yaratıcının İslam dininin vazettiği Allah olduğunu kabul etmektedir. Millî Görüşe göre her şeyi yaratan Allah olduğuna göre meşruiyetin kaynağı da bizzat Allah’ın kendisindedir. 
 
Millî Görüş hakimiyetin kaynağı olarak Allah’ı gördüğü için her şeyin bilgisinin esas kaynağı olarak da Allah’ın insanlara vahiyle bildirdiği kutsal kitabı kabul etmektedir. 
 
Millî Görüş Kuran Kerim’i referans alarak farklı bir millet anlayışı benimsemektedir. Ona göre millet kutsal kitapta geçtiği gibi “gidilen yol”, “din ve şeriat” anlamındadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124660</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f12b91fb-8d10-49a1-8cb5-2c80c66fe5bc.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam ve İlim</image:title>
            <image:caption>يدخل إلى قصر العلم بمفاتيح الإيمان. يتجول في جميع أطراف القصر وهو ينورها بما يأخذه من الإلهامات من القرآن الكريم فيتعلم ويعلم غيره. 
 
من هذا المنطلق فإن العلم ، علم هذا العصر هو العلم الذي جاء به المسلمون. فلا يخرج أمامنا أحد ولا يتحدث بأنه يوجد في الغرب هذا ويوجد ذاك. إن السبيل والمخرج الوحيد لنا وللغرب هو في التأسلم. إني أقول هذا فقط من منطلق إيماننا الذي نحمد الله عليه. 
 
أقول لكم كأخ لكم عمل لسنوات عديدة في ميدان العلوم الإيجابية أن جميع العلوم الإيجابية وصلت إلى الطريق المسدود. وأنه وأنا أؤمن بشكل مطلق بجميع نظامي للفكر المادي والمعنوي يمكننا إيجاد طريق وسبيل للخروج من هذا الاحتقان من خلال النور الذي نستمده من القرآن الكريم. 
وأنهي حديثي بدعاء معاني الآية الكريمة التالية: &quot;رب زدني علما وفهما والحقني بالصالحين&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124661</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5c39c0b-375c-4e82-a187-0eb69578edcd.jpg</image:loc>
            <image:title>Belki Bir Gün Tanışırız</image:title>
            <image:caption>AŞKA GEÇ KALDIM 
 
Büyüklenmeden olduğum yerde sessizce sevdim 
Rüzgârı önüme aldım estiği kadar içim acıdı 
Durdum başımı eğdim 
Bakamadım yüzüne, utandım. 
Yürüdüm senden uzağa 
Yollarım aynı, adres aynı 
Yokluğun yine bende 
Seni özlemeyi unutsam, iyileşsem 
Hayır! 
Hayır! 
Seni sevmeyi çok sevdim 
Ellerin sıla olsa da ellerimden 
Sessiz sedasız böylesi de güzel 
Seni sevmesi ne güzel.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124662</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03d73a50-480e-4f45-893c-c651fe5fa711.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbime Söyle Kimsin Sen?</image:title>
            <image:caption>Kalbin dünyası aşktır. Kalp, aşkla var olur. Kimisi susarak, kimisi haykırarak, kimisi giderek, kimisi kalarak aşkını yaşar. Önemli olan kalbin aşkla devamlı yanmasıdır. Susmuş kalp, sönmüş bir ateş gibidir. Yaşanmamış aşklar kalpte kor gibi kalır. Âşıksan cesaretin de olmalı, cesaretsiz aşk bir sızıdır. 
 
İnsan unutsa da kalbi unutur mu? Peki aşkın yollarında dolaşırken taşlara takılmadan yürümek mümkün mü?  
 
Babasının ölümünün ardından öğrendiği büyük sırla hayatı alt üst olan Aden gerçeğin peşine düşmeye karar verir. Fakat gerçeği ararken girdiği yolun onu götüreceği yerlerde birçok yalanla baş etmesi gereklidir. 
  Yalanlarla harmanlanan bu yolda tüm duyguları doruklarda yaşayacak olan Aden, kalbinin hazır olmadığı bu duygu savaşının kazananı olabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124663</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9f1dde5-c50a-4a57-a0bf-a4b4487d5c4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Olmanın Mahcubiyeti Üzerine</image:title>
            <image:caption>İnsanın varoluş sancıları, yalnızlıkla dans eden ruhların kırılganlığı, nefret ve acının iç içe geçtiği bir dünyada anlam arayışı… Olmanın Mahcubiyeti Üzerine, hayata, insanın iç dünyasına ve varoluşun katmanlarına dokunan derin bir anlatım sunuyor. Her bir sayfasında, karanlıkla aydınlığın, umutla kederin birbirine karıştığı bir yolculuğa tanıklık edeceksiniz. 
 
Attila&apos;nın gözünden, modern insanın en temel çıkmazları ve acılarıyla yüzleşecek, içsel fırtınaların ortasında kalacaksınız. Atilla&apos;nın bir yudum şarapla başlayan düşünceleri onu, ölüm ve yaşam arasında gidip gelen bir bilinmezliğe sürüklüyor. Varoluşun ağırlığı altında ezilen, umut arayan bir ruhun, bazen nefretle, bazen de umutla harmanlanmış derin felsefi sorgulamaları bu eserde hayat buluyor. 
 
Bu eser, insanın en derin, en karanlık hislerine cesurca dokunarak varoluşun mahcubiyeti üzerine bir ağıt yakıyor. 
  Kendi içsel yolculuğunuzda kaybolmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124664</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82ff1f05-b7b4-469c-924a-f76126f4c594.jpg</image:loc>
            <image:title>Telkinci</image:title>
            <image:caption>Elma, Adem&apos;den önce yaratılmıştır. Bu, zamanlamada hata var anlamına gelmez. Çünkü zaten, zaman dediğimiz şey, Adem&apos;in elmayı dişlemesiyle başlamıştır ve bununla Tanrı bize şunu anlatır: ”Yanlış, doğrudan daha kadimdir. Cennette yahut yeryüzünde.” 
 
Coelho şöyle der kitabında: ”İyi ile kötünün yüzü aynıdır. Karşınıza ne zaman çıktığı ile ilgilidir her şey.”. Görülen o ki ademoğlunun karşısına çıkan ilk şey bir günahtır ve cennet hikâyesi böyle başlar. 
  İnsanın tarihi karanlığın tarihidir. Ateş geceyi aydınlatıyor olabilir. Fakat aynı ateşin, zihni karanlığa boğduğuna şüpheniz olmasın. Keza ateşi bulan ilk insan, yiyeceğini pişirmeyi akıl etmeden önce, kendisinin de yanabildiğini fark etmiştir ve bu da cehennemin hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124665</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69a95b34-e6dd-46cd-9822-324ee9d90669.jpg</image:loc>
            <image:title>Umut Değirmeni</image:title>
            <image:caption>&quot;Biz ailelerin bir heykeltraş gibi onların karakterlerine şekil verdiğimiz çok aşikar. Bu yüzden onları yetiştirme şekline şiddete eğilimi artmış bu toplum içerisinde çok daha fazla dikkat etmeliyiz. Bu hem kendimize hem çocuklarımıza hem de yaşadığımız topluma karşı en büyük sorumluluğumuz. Atatürk ve silah arkadaşlarının kan, ter ve gözyaşı ile kurdukları Türkiye Cumhuriyeti&apos;ni medeniyetin muasır seviyelerine çıkartmak için bu ülkenin çocuklarını, kadınlarını ve masum hayvanlarını korumalıyız. 
Ve bu ülkede yaşayan tüm kız çocuklarına güvenle ve hak ettikleri şekilde bir yaşam sürebilecekleri bir ülke bırakma borcumuz var diye düşünüyorum. 
Bu yüzden bu kitabım artık aramızda olmayan, haince katledilmiş yüzlerce, binlerce çocuğumuza ve kadınlarımıza ithafendir. 
Hepsi birbirinden acı ölümlerle hayatı son bulmuş bu ülkenin değerli çocuklarına, kadınlarına huzurlu bir öteki hayat diliyorum. Affedin, sizleri koruyamadık, sizleri koruyacak bir sistem yaratamadık, cahilliğimize verin!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124666</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0f25d99-0bf7-4692-9271-232dbfdcd9b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Zühal Yıldızı</image:title>
            <image:caption>Ağaçlar boşluğa bakıyor 
Yorgun ellerinde kırık dalları 
Rüzgâr hesap sorarcasına 
Hayalleri tırmalıyor... 
Bu kimin kederi, kimin telaşı? 
Bir suret eksildiğinde 
Bir hüzün yuva yapar gönle 
Gözleri kulakları sevgi... 
Hayatın bir şekli, bir yüzü olsaydı 
Ayrılığa benzerdi mutlaka...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124667</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5718a5b-27a7-47d3-84bd-9a9a6ac1a658.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih Boyunca Müslümanlara Atılan İftiralar</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta anlatılan gerçekler iyi anlaşıldığı takdirde Kuran ayetleri ve evrendeki her şeyin anlamı çok daha iyi kavranacaktır. İnsan, kendisi de dâhil olmak üzere her şeyin sadece kopyasıyla muhatap olduğu bir dünyada yaşamaktadır. 
Her şeyin görüntü olduğu bu kopya evrende tek mutlak varlık Allah&apos;tır, O&apos;ndan başka İlah yoktur.  Bundan ötürü her kesimin bu kitabı okuması gerekmektedir. 
Gelin siz de Rabbimiz olan Allah&apos;a teslim olun, O&apos;na gönülden itaat edin. 
Ve böylelikle görmeyen kişilerden olmaktan kurtulun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124668</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a216b455-e8b9-4c81-b632-5b5ec50a41c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Damga (Bez Cilt)</image:title>
            <image:caption>Amerikan edebiyatının kurucu klasiklerinden biri olan Kızıl Damga’da Hester Prynne’in muhafazakâr bir toplumda evlilikdışı bir ilişkiden çocuğu olması nedeniyle yaşanan dramatik ilişkiler ve psikolojik karmaşalar anlatılır.
17. yüzyılda Boston’da Püriten bir toplulukta geçen hikâyede Hester “günah”ının simgesi olarak elbisesinin göğsünde kızıl bir A harfiyle yaşamak zorunda bırakılır. Fakat Hester kendisine isnat edilen suçu kabul etmez, gayrimeşru sayılan kızı Pearl’e sahip çıkar, güçlü bir iradeyle ve haysiyetini koruyarak kendine yeni bir yaşam kurmaya çalışır. Bu arada Hester’ın kayıp kocası, Roger Chillingworth adıyla yeni bir kimliğe bürünüp kasabaya döner ve intikam peşine düşer. Kasabanın pederi Arthur Dimmesdale de gizemli olayların merkezindedir ve vicdan muhasebesi içindedir. Trajik bir sona ilerleyen bu hikâyede kızıl damganın sırrı her karakterin akıbetini farklı şekillerde belirleyecektir.
Klasik Amerikan edebiyatının kurucu yazarlarından Nathaniel Hawthorne’un yasak aşk ve tutku, günah ve kefaret, vicdan ve ikiyüzlülük, ahlak ve erdem gibi Karanlık Romantizm temalarıyla örülü başyapıtı Kızıl Damga’yı Aysun Babacan’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124669</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de67cb45-6e09-44c8-8991-16a17f7de614.jpg</image:loc>
            <image:title>Vinland Saga - Vinland Destanı 6</image:title>
            <image:caption>İngiltere&apos;de haftalarca süren kovalamacanın ardından Askeladd&apos;ın ordusu sonunda Thorkell&apos;in ordusu tarafından ele geçirilmiştir. Askeladd&apos;ın ağır yaralandığını gören Thorfinn, kendini kanlı bir savaşın tam ortasına atar. Sürgündeki genç İzlandalı, babasının katilinin kellesini kurtarmak için Thorkell ile bir düelloda savaşmayı kabul eder. Sadık dostu Ragnar&apos;ın ölümüyle sarsılan Prens Canute ise Avrupa&apos;yı alt üst edecek bir karar verir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124670</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce6d28be-14ed-436c-a13d-ef7613be3348.jpg</image:loc>
            <image:title>Goblin Slayer – Goblin Avcısı 6</image:title>
            <image:caption>İntikam için yanıp tutuşan goblin şampiyonu ile Goblin Avcısı arasında kin ve öfke dolu mücadele başlıyor. Ateş, su veya zehir kullanması yasak olan Goblin Avcısı, ölümlü düşmanlarını ortadan kaldırmak için bu kez hangi gizli silahı kullanacak? Suyun altındaki harabelerin büyük gizemi sonunda açığa mı çıkıyor? 
 
Goblin Slayer, her cildini nefesinizi tutarak okuyacağınız aksiyon dolu bir macera.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124671</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e050fe6-33b5-40e3-9ccc-869f13286f5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Satranç Kulübü 2: Omuz Omuza</image:title>
            <image:caption>Okul açıldığında Satranç Kulübü üyelerini kötü bir sürpriz bekliyordu: Özge Öğretmen okuldan ayrılmıştı ve artık satranç sınıfı yoktu. Kulüp üyeleri, Özge Öğretmen’i geri getirmek ve satranç sınıfını geri almak üzere harekete geçtiler.
Satranç Kulübü, yeni üyelerin katılımıyla büyüyor ve iki zorlu turnuva onları bekliyor. Bakalım bu kez kulüp üyeleri, iyi bir ekip oluşturup zorlukları aşmayı başarabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124672</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0737918b-961f-4807-b8df-79b074286998.jpg</image:loc>
            <image:title>Mısır ve Mısırlılar</image:title>
            <image:caption>Üç bin yıldan daha uzun süren Mısır uygarlığının incelendiği Mısır ve Mısırlılar kitabı, tarihin bu en zengin ve en karmaşık erken dönem toplumuna kapsamlı bir giriş sunmaktadır. En üst düzey siyasetten Mısırlıların günlük kaygılarına kadar geniş bir alanı kapsayan bu kitap din, dil, sanat, mimari, kentler ve mumyalama gibi Mısır kültürünün ve toplumunun tüm yönlerini araştırmaktadır. Arkeolojik kaynakları ve yazılı metinleri bir araya getiren yazarlar, okuyucuya Mısır&apos;ın olağanüstü antik kültürü hakkında özgün ve kapsamlı bilgiler sunmaktadır. 
Tümüyle gözden geçirilmiş ve güncelleştirilmiş bu yeni edisyonda, çok sayıda yeni resim ilave edildiği gibi, hem Mısır&apos;da kadınların rolü daha geniş bir biçimde ele alınmakta hem de Mısır&apos;ın neolitik çağı ve tarım toplumuna geçişi daha ayrıntılı olarak incelenmektedir. Geniş kaynakça, sözlük, hanedan kronolojisi, konuyla ilgili okuma önerileri ve oldukça zengin resimleri ile bu kitap, Eski Mısır toplumunu ve uygarlığını araştırmak isteyen herkes için temel bir kaynak kitaptır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124673</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7aeccf2-4c29-43ab-b7c6-a76dcce47fa6.jpg</image:loc>
            <image:title>Mayalar</image:title>
            <image:caption>Astronomik gözlemleri, matematiğin sıfır kavramına ilişkin buluşları, gizemli din ve ayinleri, görkemli mimarileri, özgün yazı ve takvimleriyle dünyanın en ilginç uygarlıklarından biridir Mayalar. 
Profesör Coe, tüm bu özellikleriyle ele aldığı Mayaları, mamut avlayan atalarından günümüze kadar inceliyor. Klasik Maya uygarlığının hâlâ tam açıklanamayan çöküşü ardındaki olası nedenler, geç Maya topluluklarının İspanyol sömürgecilere karşı direniş mücadelesi, bugün yaşayan Mayaların karma kültürleri ve yaşam koşulları, bu tarihsel sıralama içinde yerini alan ilginç başlıklardan bazıları. 
Maya bölgesi için bir gezi kılavuzu da içeren kitapta, Maya yazısının çözülüşü gibi bazı ilginç keşif öykülerine de yer veriliyor. 172 ayrıntılı resimli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124674</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1abaaa0-8603-4549-a7be-df452d6a3538.jpg</image:loc>
            <image:title>Tan Kızıllığı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Friedrich Wilhelm Nietzsche (1844-1900): Geleneksel din, aklah ve felsefe anlayışlarını kendine özgü yoğun ve çarpıcı bir
dille eleştiren en etkili çağdaş felsefecilerdendir. Bonn Üniversitesi’nde teoloji okumaya başlayan Nietzsche daha sonra
filolojiye yöneldi. Leipzig Üniversitesi’nde öğrenimini sürdürdü, henüz öğrenci iken Basel Üniversitesi filoloji
profesörlüğüne aday gösterildi. 1869’da sınav ve tez koşulu aranmadan, yalnızca yazılarına dayanarak doktor unvanı verilen
Nietzsche profesörlüğü sırasında klasik filoloji çalışmalarından uzaklaştı ve felsefeyle uğraşmaya başladı. Tragedyanın
Doğuşu, Zamana Aykırı Bakışlar, İnsanca Pek İnsanca (Karışık Kanılar ve Özdeyişler, Gezgin ve Gölgesi), Tan Kızıllığı, Şen
Bilim, Böyle Söyledi Zerdüşt, İyinin ve Kötünün Ötesinde, Ahlakın Soykütüğü, Ecce Homo, Wagner Olayı, Dionysos
Dithyrambosları, Putların Alacakaranlığı, Deccal, Nietzsche Wagner’e Karşı başlıca büyük eserleri arasında yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124675</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce677b96-ac44-4688-bf49-207121f99e48.jpg</image:loc>
            <image:title>Hürrem</image:title>
            <image:caption>Hakkında çok az bilgi bulunan Fransız oyun yazarı J. Desmares’ın bilinen tek eseridir Hürrem. 1643’te yayımlanan bu eser Osmanlı sarayındaki iktidar ilişkilerini trajik bir aşk hikâyesi etrafında oyunlaştırır. Entrikalar, vehimler, strateji ve taktik hamlelerle bezeli egzotik bir saray imgesi çizilir metinde. Oyunun dramatik gerilimini ise bir yandan Sultan Süleyman ile Hürrem arasındaki çatışmalı aşk, diğer yandan Süleyman’ın önceki cariyesiyle Hürrem arasındaki rekabet oluşturur. Hürrem, Sultan Süleyman’a duyduğu kuvvetli aşkın peşinden giden, oğullarının geleceği için ölüm de dahil her şeyi göze alan güçlü bir kadın karakter olarak temsil edilir; bu karakterin tek bir arzusu vardır: Sultan Süleyman ile evlenmek. Evliliğe giden yolda da her şey mubahtır. Gelgelelim bu arzunun karşısına Osmanlı geleneği ve türlü yasaklar çıkacaktır zira Osmanlı’da bir sultanın cariyesiyle evlenmesi görülmüş şey değildir. Sultan Süleyman’ın geleneği karşısına almaktan başka çaresi yoktur. Bir yanda ilahi yasalar ile insani yasalar arasında kalan Sultan Süleyman; diğer yanda ise yaşamı pamuk ipliğine bağlı, her an öldürülebilecek bir kadın olarak Hürrem. Sonunda aşk ve entrika kazanacak; saray içi skandallara ve kültürel çalkantılara rağmen Sultan ve cariyesi evliliğin kapısından içeri gireceklerdir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124676</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1275c3ea-bbb8-4795-a924-e18de928a684.jpg</image:loc>
            <image:title>Hürrem (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hakkında çok az bilgi bulunan Fransız oyun yazarı J. Desmares’ın bilinen tek eseridir Hürrem. 1643’te yayımlanan bu eser Osmanlı sarayındaki iktidar ilişkilerini trajik bir aşk hikâyesi etrafında oyunlaştırır. Entrikalar, vehimler, strateji ve taktik hamlelerle bezeli egzotik bir saray imgesi çizilir metinde. Oyunun dramatik gerilimini ise bir yandan Sultan Süleyman ile Hürrem arasındaki çatışmalı aşk, diğer yandan Süleyman’ın önceki cariyesiyle Hürrem arasındaki rekabet oluşturur. Hürrem, Sultan Süleyman’a duyduğu kuvvetli aşkın peşinden giden, oğullarının geleceği için ölüm de dahil her şeyi göze alan güçlü bir kadın karakter olarak temsil edilir; bu karakterin tek bir arzusu vardır: Sultan Süleyman ile evlenmek. Evliliğe giden yolda da her şey mubahtır. Gelgelelim bu arzunun karşısına Osmanlı geleneği ve türlü yasaklar çıkacaktır zira Osmanlı’da bir sultanın cariyesiyle evlenmesi görülmüş şey değildir. Sultan Süleyman’ın geleneği karşısına almaktan başka çaresi yoktur. Bir yanda ilahi yasalar ile insani yasalar arasında kalan Sultan Süleyman; diğer yanda ise yaşamı pamuk ipliğine bağlı, her an öldürülebilecek bir kadın olarak Hürrem. Sonunda aşk ve entrika kazanacak; saray içi skandallara ve kültürel çalkantılara rağmen Sultan ve cariyesi evliliğin kapısından içeri gireceklerdir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124677</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ceb8c31-4628-4ff0-a24b-3ffa61e0c548.jpg</image:loc>
            <image:title>Asi Ruhlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Halil Cibran Asi Ruhlar’da (1908) insan ruhuna ve kalbine ket vuran her türlü geleneğe ve yasaya karşı çıkar: Verde’l Hânî ve Gelin Yatağı kadınlar için bir hapishaneye dönüşen evlilik kurumunu ve namus mefhumunu sorgularken, İmansız Halil yozlaşmış iktidara çanak tutan kiliseyi eleştirir. Sağlığında yayımlanan son yapıtı Yeryüzü Tanrıları’nı (1931) Cibran bir mektubunda şöyle açıklar: “Yeryüzü Tanrıları insandaki üç temel doğal gücü simgeliyor: güç arzusu, dünyayı yönetme arzusu ve aşk.” El-Muhacir gazetesinde yayımlanan Müzik’teyse (1905) Cibran, tutkuyla sevdiği bu sanata dair duygu ve düşüncelerini konusuna yaraşan ezgisel, lirik bir dille aktarır. Bu eserler Cibran’ın dünya görüşünün çeşitli yön ve evrelerinin yanı sıra yazarlığının kapsamını da gözler önüne seriyor. *Âsi Ruhlar * Verde’l Hânî *Mezarların Çığlığı *Gelin Yatağı *İmansız Halil *Müzik *Nihavent *Isfahan *Sabâ *Rast *Yeryüzü Tanrıları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124679</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1436543a-547a-4c56-9a92-d9b6f555976a.jpg</image:loc>
            <image:title>Demiryolu ve Kent</image:title>
            <image:caption>On dokuzuncu yüzyılda Babıali’nin Rumeli’ye ilişkin önceliklerinden biri liman şehirleri ile iç merkezleri birbirine bağlayacak ve bunları Dersaadet’e ulaştıracak bir demiryolu ağının kurulmasıydı. Demiryollarının Osmanlı şehirlerine varışı, Balkanlarda modernite deneyimini canlandırdığı gibi, bu şehirlerin ve şehirlilerin kendileri dışındaki dünyaya ekonomik ve sosyal ağlar üzerinden entegre olabilmelerini kolaylaştırdı. Demiryolları yalnızca şehirleri bağlamakla kalmadı, aynı zamanda Osmanlı coğrafyasının sosyal, ekonomik ve mekânsal dokusunu da kökten değiştirdi. 
Ahmet Erdem Tozoğlu’nun Demiryolu ve Kent adlı bu çalışması, okurlarını Osmanlı Balkan şehirlerinin iç içe geçmiş hikâyelerine ve İstanbul&apos;dan başlayarak Balkanlara uzanan demiryolu ağının şehirler üzerindeki etkileyici serüvenine tanıklık etmeye çağırıyor. İstanbul’dan Selanik’e, Manastır’dan Edirne ve Dedeağaç’a kadar uzanan bu modernleşme ve dönüşüm yolculuğunda, arşiv belgeleri, edebi eserler ve göz alıcı görsellerle zenginleştirilmiş bir anlatı yer alıyor. Kitapta, Türkiye’de bugüne kadar daha çok ekonomik, siyasi ve askeri açılardan ele alınan demiryolları tarihine dair sosyal ve kültürel bir perspektif sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124680</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24ba8e71-9be0-4faf-a83e-bbd3227942ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozor Bahçem</image:title>
            <image:caption>Bahçıvanlığın harika sırlarını dinozor bahçesinde keşfedin. 
Bu muhteşem kitapta bitki yetiştirmekten şahane bir kaktüs bahçesi hazırlamaya kadar pek çok eğlenceli etkinlik bulacaksınız. 
Kraliyet Bahçecilik Derneği’nin bahçelerinden ilham alan bu kitapla, siz de bitkileri yakından tanıyabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124681</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5295b3b6-bd75-44d7-bcf7-1c4e94da560a.jpg</image:loc>
            <image:title>11&apos;ler Takımı</image:title>
            <image:caption>Küçük balık Benjamin, 11’lere davet edildiğinde kendini önemli hissetti. Bu takımın bir parçası olmak olağanüstüydü. Diğer balıklar 11’lere hayranlık ve saygı duyuyordu. 
Peki, bu gerçek bir hayranlık mıydı? Yoksa herkes bu takımdan korkup çekiniyor muydu? 
Benjamin bir karar vermek zorundaydı: 11 numaralı balık olarak kalmak mı, dostluğu ve saygıyı savunmak mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124682</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d3552fc-8c2a-43fa-84a2-031740d16754.jpg</image:loc>
            <image:title>Oynayalım mı?</image:title>
            <image:caption>Peter, bütün günü tabletiyle, cep telefonuyla veya bilgisayarın başında geçiriyor. Arkadaşları ve ailesi onu başka oyunlara çağırsalar da o hep ekranı tercih ediyor. 
Acaba Peter kaçırdığı şeyleri keşfetmeyi başarabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124683</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a410642-64cc-4c9f-9967-91d63175870e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanat Bahçesinde Yeni Yıl</image:title>
            <image:caption>Hayvanat bahçesinde yeni yıl coşkusu başlıyor! 
Yeni yıl yaklaşırken kirpi ve arkadaşları, hem büyük bir kutlama yapacak hem de birbirlerine hediye vereceklerdi. Kirpi en sevdiği papyonu zürafaya, zürafa elinden bırakmadığı aynasını hipopotama hediye etti. Ne yazık ki kimse hediyesinden memnun kalmadı… Kahramanımız kirpi, bu duruma acilen bir çözüm bulmaya karar verdi! 
Yılın en güzel zamanında paylaşmak ve başkalarını mutlu etmek üzerine eğlenceli bir öykü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124684</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa2892a8-6a10-4021-8613-db10c37cf273.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarçın İle Yeni Yıl</image:title>
            <image:caption>Yeni yıl yaklaşırken Tarçın ve arkadaşları çok heyecanlıydı. Ancak Orman Gazetesi’nde okudukları haber hepsini derinden sarstı: Noel Baba hastalandığı için hediye dağıtacak kimse kalmamıştı. Tarçın ve arkadaşları bu duruma hemen bir çözüm bulmaya karar verdi. 
Hediyelerin karıştığı, eğlenceli ve sürpriz dolu bir öyküye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124685</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0841645-b00d-4cd9-8f6f-5cb8b16e5e63.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Yıllar Panço</image:title>
            <image:caption>Yeni yıl kapıda! Kahkahayla, lezzetli yiyeceklerle, oyunlarla ve komik desenli kazaklarla dolu bir akşam yaklaşıyor. Ama Panço gibi bir huysuz için bunlar o kadar da hoş değil... 
Huysuz Panço, yılbaşını hiç ama hiç sevmiyor. 
Acaba bir gün fikri değişir mi dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124686</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fc941a2-b09c-4196-a05b-426092ba21f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Dur! Canavar! (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Resimli kitap ustası Mark Janssen’den muzip, eğlenceli ve heyecan verici bir hikâye: Dur! Canavar! 
İki kız kardeş, hurdayla dolu bir arabadan kurtulmak için yola çıkarlar. Ancak yolda büyük ve korkunç canavarlar onları durdurmaya çalışır. Peki bu korkunç yaratıklar neyin peşindedir dersiniz? 
Kızlar onlara kafa tutmayı başarabilecek midir? Hepsinin cevabı bu kitapta!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124687</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85b82e22-92c5-4f96-b39f-e0d71185a6f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sancı - 50.Yıl Özel Baskı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>1968-1980 arasında sancı çeken Türkiye.  Sovyet ideoloji saldırısı karşısında şaşkın iktidar.  Üniversitede,  sokakta silahlı terör.  İşkence ile şehit edilen Dursun  Önkuzu…  Ve ülkücü direnişin yükselişi. Ülkücüler olmasaydı Sancı romanı olmazdı. Fakat bu kitabın etkisi o kadar kuvvetli ve yaygındır ki, belki Sancı olmasaydı sonraki nesiller de o kadar ülkücü olmayacaktı. 
 
 
TÜRKİYE MİLLÎ KÜLTÜR VAKFI ROMAN ÖDÜLÜ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124688</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14fa1dbc-7016-4d59-9182-77d3506f2b4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Tindimler ve Yüzen Ay</image:title>
            <image:caption>HİÇ TİNDİM GÖRDÜNÜZ MÜ? 
Dördüncü maceralarında Tindimler, birbirlerini ve etrafı zar zor görürler. Huysuz bir Kalamar Sisi Çöp Adası&apos;nı sarmıştır, Tindimleri bir türlü rahat bırakmaz. Üstüne bir de Etel B. Dina ayın denize düştüğünü söyleyince dünyaları altüst olur! Tindimler tüm bu dertlerden nasıl kurtulacaktır? 
Doğayı Koruma Konusunda yaratıcı olmanın tam zamanı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124689</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/629d47cb-d6db-49dd-9dd6-e89403af555b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökkuşağı Perileri 4 - Yeşil Peri Zümrüt</image:title>
            <image:caption>Rüya ve Kıvılcım&apos;ın Gökkuşağı Perilerini bulmalarına yardım eder misiniz?
Rüya ve Kıvılcım, labirentte Yeşil Peri Zümrüt’e ait peri tozlarını takip ederler fakat bu izleri
takip eden sadece onlar değildir. Acaba Yeşil Peri Zümrüt’ün kurtarılmasına
hangi sevimli dostlar yardım edecektir?
Gökkuşağı Perileri...
Neşeli, heyecanlı, sihirli bir dizi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124690</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ada55cdd-d764-4bbb-bca4-093cac64a017.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökkuşağı Perileri 5 - Mavi Peri Firuze</image:title>
            <image:caption>Rüya ve Kıvılcım&apos;ın Gökkuşağı Perilerini bulmalarına yardım eder misiniz?
Mavi Peri Firuze buz gibi suda çaresizce kurtulmayı bekliyor. Telaşlı bir yengeç
Rüya ile Kıvılcım’a bir şey anlatmaya çalışır. Acaba Mavi Peri Firuze’yi bulmaya yardımcı olabilir mi?
Gökkuşağı Perileri...
Neşeli, heyecanlı, sihirli bir dizi.
Her macerayı merakla okuyacaksınız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124691</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c8796d3-9ef9-47d9-ba1a-473a1063c761.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökkuşağı Perileri 3 - Sarı Peri Safran</image:title>
            <image:caption>Rüya ve Kıvılcım&apos;ın Gökkuşağı Perilerini bulmalarına yardım eder misiniz?
Kovanını kaybeden bir kraliçe arı Rüya ve Kıvılcım’ı adadaki balların yetiştiği bahçeye yönlendirir.
Acaba Sarı Peri Safran bu bahçede olabilir mi?
Gökkuşağı Perileri...
Neşeli, heyecanlı, sihirli bir dizi.
Her macerayı merakla okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124692</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/356646da-0e19-44f4-b0bf-f1ceb466004b.jpg</image:loc>
            <image:title>Stratejik Aklın El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın herhangi bir strateji kitabı değil de &quot;el kitabı” olmasının bir nedeni var.
Stratejiyi bir düşünme yöntemi olarak görmesi.
 
Günümüzün karmaşık dünyasında, yoğun bilgi akışı
içerisinde ve sürekli değişen şartlar altında bizi bekleyen
birçok karar var. Etkili düşünmek ve doğru karar vermek
bugün her zamankinden daha önemli. Neyse ki bu doğuştan
gelen bir yetenek değil, öğrenilebilir bir beceri. Nasıl karar
verdiğimizin farkına varıp, nasıl karar vermemiz gerektiğini öğrenmemiz mümkün.
 
Dr. Ceyhun Emre Doğru uzun yıllar boyunca karar vericilerle
yaptığı çalışmalar, incelediği bilimsel araştırmalar, verdiği
eğitimler ve gözlemlediği olaylardan yola çıkarak bir yol
haritası sunuyor. İş dünyasında ve özel hayatta doğru
kararlar vermek için uygulanabilir yöntemler öneriyor.
 
Stratejik Aklın El Kitabı, sadece stratejik kararlar veren
yöneticiler için değil; kendi hayatında stratejik düşünmenin
gücünü keşfetmek isteyen herkes için bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124693</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81c3a615-43dc-41c2-9d5f-2c8ead0d1fe0.jpg</image:loc>
            <image:title>İncirlik Yazı</image:title>
            <image:caption>Belki sonra olanlar olmasa geçip gidecek, unutulacaktı bu olay. 
 
Sadece Alin’in mızırdanmaları kalacaktı ya da babamın ona soğuk davranmaları. Mumçiçeği olamamış, ne kadar verimli olursa olsun Çukurova toprağına ekildiğinde bitememiş, kendini iyi bir öğretmen olmaya ve bizi yetiştirmeye, kendince bir hayat yaratmaya adayan annemin yine araya girmeleri, sonra tıpkı babam gibi kendi kabuğuna çekilmeleri... 
 
Onlar sadece iki kırılgan sümüklüböcekti, değişir görünseler de hep aynı kalan evlerinde. 
Yel olup kavuran, dalga olup çarpan Adana’nın sıcağında, 1995 yılında genç bir avukatın müvekkiliyle buluşmasıyla başlar hikâye. İncirlik Üssü’nün gölgesinde, dönüşen şehrin 1966’sına savruluruz sonra, bitmiş gitmiş bir acı olaya şahit yazar bizi Taçlı Yazıcıoğlu. 
1983 Haziran’ına geldiğimizde kahramanımız Belgi alır sözü, on bir yaşının saflığı, zekâsı ve heveskâr gözlem gücüyle. Annesi, babası ve ablası Alin ile yaşadıkları Eser Apartmanı’na taşınan bir Amerikalının ve o siyah Converse’li gencin bütün yaşamlarını baştan sona değiştireceğinin henüz ne kendisi ne de diğerleri farkındadır. 
 
Taçlı Yazıcıoğlu ikinci romanıyla, yıldız sarmaşığı gecelerde, incir gölgelerinde, dam serinliklerinde saklanan kederli sırları, bilinmeyen ya da görmezden gelinen Adana’yı cesur bir naiflikle, hiç yazılmadığı gibi yazıyor. Bambaşka bir Adana romanı armağan ediyor edebiyatımıza.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124694</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebe0dc63-9489-4a29-aefe-a95be19d5148.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Genç Olmak</image:title>
            <image:caption>2018 yılında yayımlanan Açılın Gençler Geliyor: Y ve Z Nesilleri Nasıl Bir Dünya Kuracak? kitabının devamı niteliğinde olan bu çalışma, 2024 yılı Sia Insight Türkiye Gençlik Araştırması’nın sonuçlarını temel alıyor.   
 
Üç bölümden oluşan kitapta gençlerin toplumsal değerleri, bugüne ve geleceğe bakışları, başta aile ve evlilik olmak üzere, eğitim, iş hayatı, din ve medyayla ilişkileri analiz edilirken, 2017’den bu yana ekonomik ve sosyal koşulların gençler üzerindeki etkilerine de dikkat çekiliyor.    
 
Kitapta ayrıca gençlik çalışmaları için rol modeller sunmak ve bir arşiv oluşturmak amacıyla, gençlere yönelik çalışmalar yapan sivil toplum kuruluşlarına da yer veriliyor. Bunun yanı sıra gençlere umut vermek ve yetişkinlere ilham kaynağı olmak için özel sektör kuruluşlarının gençler için geliştirdiği sosyal sorumluluk projeleri de paylaşılıyor.  
 
Türkiye’de Genç Olmak, gençlerin dünyasını anlamayı ve onlar için daha iyi bir gelecek inşa etmeyi amaçlayan olağanüstü bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124695</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aef5ce72-c534-4217-87c2-a528f70b13e4.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi ki Varsın Tilki Toni 2 - Bir Dilek Tut</image:title>
            <image:caption>Deniz ile onun en sıra dışı, sevimli mi sevimli ve olağanüstü arkadaşı Tilki Toni’nin maceraları devam ediyor! 
Bu kez Tilki Toni, Deniz ve kardeşleri Toprak’la Güneş, mahallenin kayıp köpeği, gözleri bal renkli Kuli’nin izini sürüyorlar. 
Kuli kaçırılmış olabilir mi? 
Diğer yanda okullar tatile girdiğinden beri canı çok sıkılan Deniz’in yardımına yaratıcı fikirleriyle yine Tilki Toni yetişiyor. Deniz, en büyük hayalini gerçekleştirmek için çabalarken eğlenceli maceralar yaşıyor. Ama bir dileği olan yalnızca Deniz değil… 
İyi ki varsın Tilki Toni serisiyle çocuklar hayatın inceliklerini fark ederken merak etmenin, sorgulamanın, sevginin ve saygının önemini keşfedecekler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124696</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/990432a7-557f-4b51-a0ba-fa0467e4f425.jpg</image:loc>
            <image:title>Sais Çırakları (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Novalis’in felsefi ve şiirsel romanı Sais Çırakları insanın doğayla beraber kendini anlama çabasına dair bir anlatıdır. Dünyayı ve kendini anlamaya meraklı bir çırak, kadim doğa tanrıçası İsis’in şehri Sais’e yolculuğa çıkar. Bu yolculukta diğer çırakların, gezginlerin ve üstadın konuşmalarıyla, ayrıca bizzat doğanın söz almasıyla kaleydoskopik bir doğa felsefesi anlatısı ortaya çıkar.
 
Elinizdeki edisyonda Novalis’in metnine her sayfada Paul Klee’nin çizimleri eşlik ediyor. Novalis gibi Klee de doğadaki şeylerin ve fenomenlerin yalın ama bir o kadar da gizemli ve yaratıcı ilkelerini arar. Bu arayışta hem Novalis hem Klee yalınlaştırıcı düşünceler ile somutlaştırıcı imgelerin yollarını bir araya getirir; böylece Sais Çırakları’nda yerli ile yabancının, biçimli ile biçimsizin, akıl ile hissin, canlı ile cansızın türlü türlü şekillerde ilişkilendiği, doğadaki binbir türlü unsurun çeşitli biçimlerde bir araya geldiği kendini ve doğayı tanıma yolculuğuna çıkarırlar bizi.
 
Alman romantizminin ve felsefi romanın klasiklerinden Sais Çırakları’nı Mehmet Barış Albayrak’ın özenli çevirisi, Paul Klee’nin 51 çizimi ve özel editöryel eklerle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124697</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76feb960-0fce-4203-ad82-7ae0df1c807c.jpg</image:loc>
            <image:title>Robot Hisler</image:title>
            <image:caption>Zeyn sanal sınıfındaki derse korsan oyununda kullandığı avatarıyla girince ceza alması kaçınılmazdı. 
Yazılım Tarihi Müzesi’ne gidecek ve tıpkı eski insanlar gibi kod yazmayı öğrenecekti. Evet, Zeyn yapay zekânın yeni yeni keşfedildiği o dünyayı merak ediyordu ama bu eski teknoloji hiç eğlenceli değildi. 
Ancak Zeyn o sıkıcı müzede hiç ummadığı bir şeyle karşılaşacak, yaşadığı inanılmaz macera sonunda 
“yeni dünya”ya bakışı tamamen değişecekti. Usta yazar Toprak Işık’tan gelişen teknoloji ve geleceğimiz hakkında düşündüren, soluk soluğa bir roman…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124698</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d87b785-cefb-4a7d-a20b-10fb23cd8cfb.jpg</image:loc>
            <image:title>Özelistan Mahallesi</image:title>
            <image:caption>Birbirinden farklı özelliklere sahip olmak bir toplumun renklerini oluşturur elbette. Her birimiz farklı fiziksel ve psikolojik özelliklere sahibiz. Bunlar bazen avantajlı bazen de sıkıntılı süreçler yaşamamıza neden olabiliyor. Önemli olan, yaşadığımız her zorluk ya da olumsuzluğu olumluya çevirmek, hayatın her anının farkına varmak ve ondan keyif almaktır. İşte Farkındalık Serisi sıcacık öykülerle bize bunu anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124699</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d2de9ce-eed5-4b88-9b43-a2c03b838793.jpg</image:loc>
            <image:title>Monster High – Çıkartma Çılgınlığı Etkinlik Kitabı</image:title>
            <image:caption>Eğlenceli sahneler ve muhteşem aktivitelerle dolu bu çıkartma kitabıyla Monster High dünyasını keşfet! 
 
MONSTER HIGH ÇIKARTMALARINI HAZIRLA... BAŞLA!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124700</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2781d432-bbad-4ee3-b1ee-a9587680accb.jpg</image:loc>
            <image:title>Gören Eller</image:title>
            <image:caption>Birbirinden farklı özelliklere sahip olmak bir toplumun renklerini oluşturur elbette. Her birimiz farklı fiziksel ve psikolojik özelliklere sahibiz. Bunlar bazen avantajlı bazen de sıkıntılı süreçler yaşamamıza neden olabiliyor. Önemli olan, yaşadığımız her zorluk ya da olumsuzluğu olumluya çevirmek, hayatın her anının farkına varmak ve ondan keyif almaktır. İşte Farkındalık Serisi sıcacık öykülerle bize bunu anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124701</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e39b82a-688e-4958-b9f0-9c728ce765a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kınalı</image:title>
            <image:caption>Birbirinden farklı özelliklere sahip olmak bir toplumun renklerini oluşturur elbette. Her birimiz farklı fiziksel ve psikolojik özelliklere sahibiz. Bunlar bazen avantajlı bazen de sıkıntılı süreçler yaşamamıza neden olabiliyor. Önemli olan, yaşadığımız her zorluk ya da olumsuzluğu olumluya çevirmek, hayatın her anının farkına varmak ve ondan keyif almaktır. İşte Farkındalık Serisi sıcacık öykülerle bize bunu anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124702</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aab92237-aa96-48f7-9c33-21cc30d34e2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Günbatımında</image:title>
            <image:caption>Hwang Sok-yong, 1943’te Çin’de doğdu. Ailesi 1945’te Kore’ye geri döndü. Dongguk Üniversitesi’nde felsefe öğrenimi gören ya- zar, Vietnam Savaşı’na katıldı. Yazarlığının yanında, ülkesinde insan hakları ve demokrasi savaşı verdi. Gönüllü sürgünle New York’ta ve Berlin’de yaşadı. 1993’te Seul’e döndüğünde hüküm giydi ve 1998’de özel afla salıverilinceye dek cezaevinde kaldı. Aralarında PEN ve Amnesty International’ın da olduğu pek çok kuruluş, serbest kalması için kampanyalar düzenledi. Eserlerinde sıklıkla yurtsuzluk temasını işleyen Hwang Sok-yong hem güneyde hem de kuzeyde çok sevil- mektedir. Seul’de yaşayan yazarın kitapları pek çok ulusal edebiyat ödülüne değer görülmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124703</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7f6e448-74ce-4b59-9409-5ae3647ddccb.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Hünerli</image:title>
            <image:caption>Birbirinden farklı özelliklere sahip olmak bir toplumun renklerini oluşturur elbette. Her birimiz farklı fiziksel ve psikolojik özelliklere sahibiz. Bunlar bazen avantajlı bazen de sıkıntılı süreçler yaşamamıza neden olabiliyor. Önemli olan, yaşadığımız her zorluk ya da olumsuzluğu olumluya çevirmek, hayatın her anının farkına varmak ve ondan keyif almaktır. İşte Farkındalık Serisi sıcacık öykülerle bize bunu anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124704</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96fc8891-5104-4c36-a661-f971c48cf524.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Of Bir Puf</image:title>
            <image:caption>Sarı, turuncu, pembe, kırmızı günler var. Turna ise bir süredir gri sabahlara uyanıyor.  O sıkıldıkça evde dolaşıp duran biri de rengârenk parlıyor. Kahvaltıda, odasında hatta banyoda bile peşini bırakmıyor, Turna ofladıkça o, çılgın kahkahalar atıyor. Of ve puflardan beslenen kim? Turna, onu yenmeyi başarabilecek mi? Peki, sen bu hikâye ile tanışmaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124705</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fb92a8a-94ce-4430-93e4-2c629d6cc111.jpg</image:loc>
            <image:title>Yatırımcı İlişkilerinin Gücü</image:title>
            <image:caption>Yatırımcı ilişkilerinde yeni bir anlayışı keşfetmek için… 
Bir şirketin hikâyesini anlatmak bir sanattır. Bu sanatı ustalıkla icra etmek, krizleri fırsata çevirmek, yatırımcı güvenini inşa etmek ve dijital dönüşümle geleceğe yön vermek ise bir liderlik vizyonu gerektirir. Yatırımcı İlişkilerinin Gücü – Sürdürülebilir Başarı, sizi bu vizyonla buluşturuyor! 
Uluslararası yönetim ve finans alanındaki akademik başarılarını, küresel iş dünyasındaki deneyimleriyle birleştiren Müge Yücel, yatırımcı ilişkilerini birçok boyutuyla ele alıyor. Halka açık şirketlerin hikâyesini doğru anlatmaktan kriz yönetimine, hissedar ilişkilerinden yapay zekâ ve dijital teknolojilerin yatırımcı ilişkilerine entegrasyonuna kadar geniş bir yelpazede bilgi sunuyor. 
Yatırımcı İlişkilerinin Gücü – Sürdürülebilir Başarı, sadece teoriye değil, uygulamaya yönelik pratik araçlara, kontrol listeleri ve şablonlara da yer vererek sektörde fark yaratmak isteyen herkes için vazgeçilmez bir kaynak niteliği taşıyor. 
Eğer sermaye piyasalarında ses getiren adımlar atmak, paydaşlarınızla güçlü bağlar kurmak ve sürdürülebilir bir başarıya ulaşmak istiyorsanız, bu kitap tam size göre.  
Şimdi harekete geçme zamanı! Yatırımcı ilişkilerinde proaktif, stratejik ve yenilikçi yaklaşımları benimseyerek kariyerinizde fark yaratın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124706</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f54ad59-d76a-4b2c-b8bb-fd7cfb7a382e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şahmeran&apos;ın Sırları</image:title>
            <image:caption>Geçmişle günümüzü birleştiren iç içe geçmiş iki hikâyeden oluşan Şahmeran&apos;ın Sırları, okurları eğlenceli ve heyecanlı bir serüvene davet ederken dillere destan bir efsaneye ortak ediyor. Rana Demir, okulun son günü hem karne alacağı hem de tatile gideceği için çok mutlu. Takdir alacağından da çok emin. Oysa onu bir sürpriz bekliyor. Tatil boyunca da araştırması ve tamamlaması gereken bir görev! Şimdi ailesiyle gittiği gizemli şehir Tarsus&apos;ta Şahmeran efsanesinin peşine düşmesi gerek. Ona yardım edebilecek kişiler ise muziplikleriyle ünlü abisi Özgür ve kuzeni Cesur. Abisi ve kuzeniyle çıktıkları bu macerada Rana&apos;nın başına neler gelecek? Şahmeran&apos;ın sırlarına ulaşabilecek mi? Şahmeran&apos;ın Sırları her ne kadar çocuklar kadar büyüklerin de heyecanla okuyacakları bir kitapsa da çocuklar için yazıldı. Onların hayal güçlerini artırırken efsanelere merak ve ilgi duymalarını sağlıyor. Bir yandan okumanın tadını sunuyor; öte yandan dostluk, arkadaşlık, sevgi, barış, aile, hayvan hakları gibi evrensel kavramların altını çiziyor. Şimdi çocuklara düşen, onları çok iyi tanıyan eğitimci-yazar Hurihan Yıldırım Kurtaran’ın kaleminden çıkan bu kitabı tadını çıkararak okumak... Feyza Hepçilingirler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124707</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e78e7113-2186-42e8-b46b-6389065e49b2.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi ki Varsın Tilki Toni 1 -Arkadaşlık Puding Gibidir</image:title>
            <image:caption>Deniz, tam uykuya dalmak üzereyken dolabından gelen tıkırtıları duydu. 
Tık… Tık… Tıktıktık… 
Dolapta kim var dersiniz? 
Dünyanın en sıra dışı, sevimli mi sevimli ve olağanüstü arkadaşı Tilki Toni! 
Deniz ile Tilki Toni’nin macera, merak ve eğlence dolu arkadaşlık hikâyesi, tıpkı bir puding gibi tatlı mı tatlı! 
İyi ki varsın Tilki Toni serisiyle çocuklar hayatın inceliklerini fark ederken merak etmenin, sorgulamanın, sevginin ve saygının önemini keşfedecekler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124708</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a0fb119-2d75-4520-851a-e2b9a7aa1678.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekrandaki Hayat</image:title>
            <image:caption>Teknoloji, hayatımızı kolaylaştırdığı kadar aynı zamanda da dönüştürüyor. Bu dönüşüm, yalnızca gündelik hayat pratiklerimizde gerçekleşmiyor, gerçeklik algımızı da altüst ediyor. Elinizdeki eser, bilgisayarların ve teknolojinin internet çağında kimliklerimizi nasıl yeniden değerlendirmemize sebep olduğunu ortaya koymaktadır. İnsanların dijital dünya ile olan etkileşimlerinin, kimlik, ilişkiler, siyaset, cinsellik ve benlik gibi temel kavramlar üzerinde nasıl derin etkiler yarattığını açıklamaktadır. Bilgisayar teknolojilerinin psikolojik hayatlarımıza etkisini, insan zihinlerinin, bedenlerinin ve makinelerle olan ilişkilerinin değişimini incelemektedir. 
Sherry Turkle, bu dönüşümün sonucunda ortaya çıkan şeyin, merkezî olmayan, çoklu ve esnek bir kimlik algısı olduğunu iddia etmektedir. Bilgisayar tasarımından yapay zekâya kadar geniş bir yelpazede, insanların sanal ortamdaki farklılaşmasını analiz etmektedir. Yazara göre bilgisayar, postmodernizmi hayatın somut bir parçası hâline getiren bir araç olarak karşımıza çıkmaktadır. 
Bu eserde, teknoloji aracılığıyla nasıl yeni bir kimlik duygusu edindiğimizi ve geleneksel sınırların nasıl belirsizleştiğini okuyacaksı- nız. Turkle’ın usta kaleminden, insanların sanal dünyadaki deneyimle- rinin sadece teknolojiyle ilgili olmadığını, aynı zamanda dijital etkileşimlerimizin bizi nasıl yeniden tanımladığını göreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124709</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25f928fb-cb4a-40dc-8241-bc121da2deed.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzyıllık Yalnızlık (Özel Baskı)(Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Albay Aureliano Buendia, 
yıllar sonra idam mangasının 
karşısına dikildiğinde, 
babasının onu buzu keşfetmeye 
götürdüğü o çok uzaklarda 
kalmış ikindi vaktini 
anımsayacaktı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124710</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c0625ca-7a02-431e-b694-b2c6d0febabd.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkeoloji Macerası</image:title>
            <image:caption>Anadolu’nun bereketli topraklarındaki binlerce yıllık eşsiz tarihimizi ve kültürel zenginliğimizi Arkeoloji Macerası ile keşfedelim! 
Arkeoloji Kampı’nın genç konukları Şahin, Barbaros, Defne, İnci, Orhan ve Gülseren’i Gaziantep Zeugma Müzesi’nde eğlenceli bir zaman yolcuğu bekliyor. Bu kampta ülkemizdeki 50 müzede yer alan dünyanın en önemli eserlerini tanıyacak; Taş Devri’nden Hititlere, Hunlardan Abbasilere, Selçuklulardan Osmanlı İmparatorluğu’na bu topraklarda yaşamış atalarımızın bizlere emanet ettiği kültür miraslarımızı öğrenecekler. Arkeologlar gibi kazılar yapacak, Antik Çağların giysilerini kuşanıp o dönemin yemeklerini tadacaklar. Bazen bir ören yerini keşfederken, bazen de müzelerde dolaşıp tarihin izlerini sürecek, hatta bir hologramın geçmişten fısıldadığı hikâyeleri dinleyecekler. 
Geleceğin arkeologları, tarihçileri, bilim insanları ve yazarları; Arkeoloji Macerası sizi bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124711</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a5d9ee2-a005-45d1-b032-a84b5b76eb76.jpg</image:loc>
            <image:title>Karlar Ülkesi – Sihirli Öyküler (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>Çok sevdiğimiz Karlar Ülkesi kahramanları Elsa, Anna, Olaf ve Kristoff’un dostluk, keşif ve gerçek sevgi dolu maceralarına ortak ol! Göz alıcı çizimlerle dolu bu öykü kitabında kahramanlarımızın ilk maceralarıyla yola çıkacak ve yepyeni serüvenlere adım atacaksın. Erindel’in sihirli dünyası seni bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124712</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/405dd1bf-1717-43cf-8df8-f81a6d6e5daf.jpg</image:loc>
            <image:title>Önsözler Kitabı</image:title>
            <image:caption>“Bildiğim kadarıyla bugüne dek önsözle ilgili bir teori ortaya koyan olmadı. Bu ihmalden ötürü kaygılanacak değiliz ne de olsa hepimiz onun az çok ne olduğunu biliyoruz. Önsöz, üzücü çoğunlukta, sofra başı hitabetiyle kasvetli övgünameler arasında gidip gelir; içinde bolca, sorumsuzca boca edilmiş abartı bulunur, kuşkucu okuma bunları türün geleneği olarak kabul eder. Mevcut estetiği gözler önüne seren ve kanıtlamaya çalışan başka önsöz örnekleri de mevcuttur – Wordsworth’ün Lirik Baladlar eserinin ikinci baskısına yazdığı o hafızalardan silinmeyen incelemesi gibi.” 
 
Sadece Borges dünyayı böylesine entelektüel bir titizlikle düşleyebilirdi. 
Ian McEwan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124713</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a70a0b29-71f7-4542-8c70-49d5747d15d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrim Şehidi Kubilay</image:title>
            <image:caption>Menemen dışından gelip, arkalarına dini kullanarak topladıkları insanlarla, aydınlanma devriminin başlangıcında yeni devlete büyük darbe vurmaya çalışan isyancılar, Gazi Mustafa Kemal’i hem üzmüş hem de kızdırmıştır. Bu nedenledir ki bu olay sonraki yıllarda dinde aydınlanmayı da hızlandıracaktır.
Kubilay ve arkadaşları için Nadir Nadi’nin bir önerisi ile başlayan anıt çalışması da bu anlamda önem kazanmıştır. Anıt için büyük bir tanıtım yapılmış, halktan yurdun her yerinden anıtın yapımı için bağış yapılmıştır. Gazetede gün gün yayımlanan bağışçı listeleri anıtın ve aynı zamanda yeni devletin gelecek temellerine bir katkı gibidir.
Atatürk’e gönlünü ve aynı zamanda araştırmaları için uzun yıllarını veren dostum ve abim Ahmet Gürel, yine güzel bir yapıt ortaya koymuş ve gelecek nesillere bu süreci ayrıntısıyla anlatan önemli bir eser bırakmıştır, bize de emeğine sağlık demek düşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124714</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f41e8cd0-298c-4caa-bfde-0d98faf5a2d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kepler62: Yeni Dünya / Mağara</image:title>
            <image:caption>Kepler62’de yaşam artık güvenli değildir. Çocuklar silah üreticisi Vallvik’in korkunç planlarını ortaya çıkarmışlardır ve onları kurtarmak Marie’ye düşmüştür. Marie önce bir yanardağın eteğindeki yeraltı mağarasında yaşayan babasıyla yüzleşmelidir. Tek başına, karanlığın kalbine iner ve mağaranın derinliklerinde sayısız tehlikeyle karşı karşıya kalır. Marie aynı zamanda içsel bir yolculuğa çıkmıştır: Annesini ve çocukluğuna dair mutlu anıları hatırlamaya başlar. 
 
Sonunda iyilik kötülüğü alt edebilecek midir? 
 
Kepler62 Yeni Dünya’nın dördüncü kitabı Mağara, okurları nefes kesen bir yeraltı macerasına davet ediyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124715</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44bcee8a-824f-42ad-b5fd-5f96ca65eec7.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Tanrılar: Kötü Demiurgos</image:title>
            <image:caption>“Acı çekmemiş biriyle yapılan her sohbet gevezeliktir.” 
 
Biçim ve yaklaşım açısından büyük farklılıklar gösteren bu kitabında Cioran, insanlığın tanrılara, ölüme, yaşama, korkuya ve güçsüzlüğe olan bağlılığını araştırıyor. Yeni Tanrılar, Cioran’ın insanın iyi bir şey yapma kapasitesi konusunda giderek derinleşen kötümserliğini yansıtıyor. “Her varlık mahvolmuş bir ilahidir.” 
  Cioran, Yeni Tanrılar’da tek tek fikirleri yapıbozuma uğratmaktan ziyade Avrupa düşüncesinin tüm yapısını, kültürel olarak üzerine yükleyegeldiğimiz ağırlığı artık taşıyamaz hale gelmiş, olduğu yerde çürüyen ve büyük kısmı dinsel olan temel varsayımlarını ifşa edip sorguluyor. Edebiyat ve felsefenin nadide bir birleşimi olan bu lirik aforizmalarının çoğu, tıpkı mezar taşları gibi, zamansızlığı hedeflerken, Cioran, sözcükleri yumruk gibi çeneyi dağıtacak bir dil hayaliyle, nesnellik peşinde koşan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124716</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/725b60af-1f12-4074-a8b5-dc037ef1ecb5.jpg</image:loc>
            <image:title>İyiliksever</image:title>
            <image:caption>“Henüz mutlulukla uzlaşamıyorum. Şiddetli bir ironi gırtlağımı sıkıyor. Düşlerimi ele geçiriyor. Beni korkunç, faydasız eylemlere itiyor. Kendimi fazla ciddiye almama neden oluyor ve rüyalarımdaki suç ortakları ile akıl hocaları dışında, başka birini ciddiye almamı engelleyerek son buluyor.” 
 
Alışıldık insani hırslardan yoksun Hippolyte, zengin, hoşgörülü babası tarafından da desteklenen genç bir adamdır. Üniversitenin üçüncü sınıfında yazdığı bir makale sayesinde arzuladığı entelektüel çevreyle tanışma fırsatı bulur ve zamanının çoğunu, birçok incelikli konuşmacının uğrak yeri olan Frau Anders’in salonunda geçirir. Çok geçmeden üniversite eğitimini yarıda bırakır. Daha sonraları bir dizi rahatsız edici rüya görmeye başlar ve bir karar verir: Bundan böyle hayatını yorumlamak için rüyalarını kullanmak yerine, rüyalarını yorumlamak için hayatını kullanacaktır. 
 
1963’te yayımlanan ve eşsiz bir yazarı dünyaya duyuran İyiliksever eğlenceli olmasının yanı sıra rahatsız edici ve derinlikli bir anti-roman. 
 
“Önemli bir yazar. Özellikle rüyaları ve düşünceleri gerçek bir hikâyeye dönüştürme biçimine hayranım.” 
Hannah Arendt</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124717</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fa5e172-0496-4bc6-bfbd-81f74e756805.jpg</image:loc>
            <image:title>Günlükler (1948-1989)</image:title>
            <image:caption>İkinci defterimi ve hayatımın bir safhasını kapattığım günden beri bende bir hayli değişiklikler oldu. Onları da yazmalıyım. Bazan geçmiş günlere dönmeyi arzu ettiğim ve bilhassa yaşlanıp artık yeni yeni heyecanlar duyma kabiliyetini ve imkânını kaybettiğim zaman hatıralarla avunmak maksadıyla okumak için yazmalıyım. Sonra çocuklarım ve torunlarım okusun diye yazmalıyım. 
Ne tuhaf, artık çocuk sahibi olmayı istiyorum. Aşağı yukarı kendi yarattığım bir varlığa sahip olmak, manen ve maddeten kendimden ona bir şeyler verebilmek; bedeninin, ruhunun, kafasının benden aldıklarıyla şekillendiğini, inkişaf ettiğini görebilmek için. 
 
Günlükler (1948-1989), Selçuk Baran’ın 15 yaşında başlayıp 56 yaşına kadar çeşitli aralıklarla yazmayı sürdürdüğü 12 defterden meydana geliyor. Kimi zaman yalnızlık ve umutsuzluk, kimi zaman büyük bir heyecan ve arzu, kimi zamansa  dinginlikle dolu bu defterler, Baran’ın entelektüel bilincinin nasıl şekillendiğini gösterirken Türkiye’nin geçirdiği değişimlerin de izini sürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124718</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ef605c8-8863-428c-a26c-e0ca27802def.jpg</image:loc>
            <image:title>Gösterimde Olmayan Filmler</image:title>
            <image:caption>Cato’nun doğduğu gün, annesi hayata veda etmiştir. Babası ise genellikle mesafeli ve sessizdir. Bu durumu kanıksayan Cato kung-fu filmleri izleyerek, fotoğraf çekerek ve evcil tavşanı Beggar So’yla oynayarak zaman geçirir. Evde, terk edilmiş, eski bir sinemadan gelen gizemli bir kart bulunca her şey değişir. Kısa süre sonra Cato, tuhaf Bayan Kano’yla tanışır ve alışılmadık türden bir sinema perdesi keşfeder: İçinden geçerek bir anıya adım atmanızı sağlayan türden bir perdedir bu. Böylece Cato zaman ve anılar arasında müthiş bir yolculuğa sürüklenir. Bu yolculuk onu doğrudan kalbinin derinliklerine, kendisinden bile saklamayı başardığı bir yere götürecektir. 
  Sürprizlerle dolu bu macera Cato’ya sevginin, kaybın
ve yüzleşmenin gerçek anlamını öğretecek, kendisinin ve babasının hayatlarını sonsuza dek değiştirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124719</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bf5016a-dc76-43fc-b2a4-c33984e86afd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelebekler Kanat Çırpınca</image:title>
            <image:caption>Genelevde bir kadına işaret etti. Kadın oda numarasını söyledi. Belirtilen odaya çıkıp yatağın üstüne oturdu. Tedirgindi. Kadın odanın kapısında belirdi, “Niye soyunmadın sen?” diye sordu sertçe. Soruya, “Benim derdim başka, ordudan ayrılmak istiyorum. Benimle formaliteden evlenir misiniz?” diyerek, soruyla karşılık verdi. 
Ama öyle bir karşılık aldı ki… 
*** 
Irak’a yapılan operasyon ilk günlerinde tıkanmış, çok sayıda şehit verilmişti. 15 günün sonunda nihayet Zap’ın derinliklerine ilerlemeye başlanmıştı. Tam o sırada, dönemin Genelkurmay 2. Başkanı, Harekâtı yöneten Kolordu Komutanını aradı ve “ABD’lilerin, operasyonun durmasını istediklerini” söyledi. Kolordu Komutanı, “Amaçları belli. PKK’lıların bölgeden sıyrılmasını istiyorlar. Bu isteği yerine getirmeyeceğim komutanım!” diye karşılık verip telefonu öyle öfkeyle kapattı ki telefonun ahizesi kırılmıştı! 
Sonra öyle şeyler olacaktı ki… 
*** 
Okurken, bazen çöpten ekmek toplayan çocuk, bazen bitlerin vücudunda dans ettiği öğrenci, bazen çok kritik bir ameliyat ile hastasına hayat veren cerrah; 
Bazen yeşil sahalarda hakem, bazen çatışmanın ortasında asker, bazen Irak’ın kuzeyindeki üs bölgesinde sabah karavanaya kaşık sallarken akşam Paris’te lüks bir lokantada yemek yiyen bir insan, bazen kumpasa uğrayıp cezaevinde çile dolduran subay olacak; 
Bazen hüngür hüngür ağlayacak, bazen öfkelenecek, bazen kahkahalarla gülecek, çoğu kez hayret edeceksiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124720</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc2030ec-a1ed-459d-be2a-bbe9fc5cb5ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Acemileri İçin Yaşam Rehberi</image:title>
            <image:caption>Bazen senin de aklından geçiyor mu hiç; bu insanlar nasıl bu kadar rahatlar, nasıl kafaya takmıyorlar, nasıl üzülmüyorlar diye. Benim aklımdan geçiyor açıkçası. Bir psikolog olmama rağmen ben de bazen aynı hatalara düşüyorum, aynı şeylere üzülüyorum ve sonra her seferinde olduğu gibi kendime kızıyorum; bir öğrenemedin şu hayatı diye. 
Hayatın acemisi gibi hissediyorum kendimi. 
Oysa pek çok kişi bir psikolog olarak her derdini çözmüşsün, her zaman mutlu ve huzurluymuşsun gibi zannediyor. Hâlbuki bazen terzi kendi söküğünü dikemiyor. 

İşte bu kitabı; benim gibi, yıllar geçse de hâlâ bu hayatın acemisi olanlara, hassas ve duygusal insanlara, hayatın zorlu yollarından geçmekte olanlara yazdım. 

Neden hep aynı hataları yapıyorsun?
Yaşadığın olumsuzluklar için hep başkalarını mı suçluyorsun?
Neden çok istediğin hâlde değişemiyorsun? 
İnsanların senin sınırlarını ihlal etmesine neden izin veriyorsun? 

Bu yolculukta sanki beraber bir yolda yürürken sohbet ediyormuşuz gibi bu konulardan ve çözüm yollarından bahsedeceğiz. 
Evet sevgili dostum; psikolojik olarak daha güçlü olmak, kendini bu alanda geliştirmek, bu hayatın acemisi değil de ustası olmak mümkün. 

Şimdi benimle artık zamanı gelmiş bir yolculuğa çıkmaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124721</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/797167ed-f573-4096-9ed0-9f4047bde59f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızlar</image:title>
            <image:caption>1960’ların sonları, gençliğin çığırından çıktığı, özgürlüğün ve anarşinin tüm eyaleti kapladığı California. Müziğin ve sinemanın yıldızları, aşkın ve aşkınlığın arayışı her yerde. Ailesinden ve küçük dertlerinden kaçmaya çalışan genç Evie, yaz başında rast geldiği havalı Suzanne ve arkadaşlarına kapılır. Gençliğin cüretkârlığı ve merakıyla, güzelliğin ve rahatlığın peşine takılınca yolu karizmatik bir adamın oluşturduğu bir külte çıkar. Tepelerin arasında bir çiftlikteki komünde kurulmuş deneysel yaşam, gittikçe sınırları zorlayan bir ivme kazanırken Evie, büyülenmiş gibi akıl almayacak olayların eşiğine geldiğinin farkına bile varamaz. 
 
Amerikan tarihinin en vahşi hikâyelerinin birinden, Charles Manson kültünden esinlenen Kızlar, gösterişli ve tutkulu hayatların barındırdığı sapkınlıkları, özgürlüğün arkasında saklanabilen anarşiyi genç bir bakış açısıyla anlatıyor. 
 
Granta dergisinin en iyi genç Amerikan yazarları arasında gösterdiği Emma Cline, daha ilk romanı Kızlar’la büyük bir başarı kazandı, 2016’da Shirley Jackson En İyi Roman Ödülü’ne layık görüldü, yayımlandığı yılın en iyi romanlarından birini yazdı. 
 
“Heyecan verici.” –Jennifer Egan 
 
“İncelikli bir zekâyla, genellikle üstün bir yazım, göz alıcı parlaklıkta cümlelerle... Cline’ın ilk romanı Kızlar bir masumiyet ve deneyim şarkısı...” –James Wood, The New Yorker</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124722</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8090c0ae-870c-4ce0-87fe-5cefe0c24e9b.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanın Yanlış Ölçümü</image:title>
            <image:caption>Bilim, insanlığın en büyük keşif aracı olabileceği gibi, yanlış yönlendirilmiş ellerde tehlikeli bir silaha dönüşebilir. “Ne kadar zekisiniz?” sorusunun beraberinde getirdiği soruların nasıl tedirgin edici olabileceğini bir düşünün: Zekiden kastedilen nedir? Zekâ nasıl ölçülür? Bu soruyu kim soruyor? 
 
İnsanın Yanlış Ölçümü, yayımlandığı 1981 yılında bilimsel otoritenin masum gibi görünen maskesi altında ırkçılık, sınıf ayrımcılığı ve cinsiyetçilik gibi önyargıların nasıl körüklendiğini çarpıcı bir şekilde ortaya koydu. Gould’un sosyal bilimler için büyük önem taşıyan eseri, zekâyı ve dolayısıyla insan “değerini” kafatası büyüklüğüne, kıvrımlara ya da dar kapsamlı testlerdeki puanlara göre değerlendirenlerin ana motivasyonlarını inceliyor. 
 
Darwin’den önce bile 19. yüzyılın Avrupalı erkekleri kendilerini yaradılışın zirvesi olarak görüyor ve bu iddialarını katı ölçümlerle kanıtlamaya çalışıyorlardı. Bir ölçünün, kadınlar ya da Asyalılar gibi “aşağı” bir grubun üyelerini sözde “şampiyonların” üzerine yerleştirdiği tespit edildiğinde, eski ölçüm teknikleri bir kenara atılıyor ya da daha yeni, daha rahat “ulaşılabilir” ölçüler idealleştiriliyordu. Bu noktada 20. yüzyıldaki sayı saplantısı, IQ testlerinin kurumsallaşmasına ve “ideal” sonuçların haksız rekabetin galibi olmasına neden oldu. Gould bunun sadece yanlış yönlendirilmiş olmakla kalmayıp –çünkü zekâ kesinlikle çok faktörlüdür– aynı zamanda zengin ve güçlüleri ödüllendiren bir geribildirim döngüsü yaratarak gerici olduğunu göstermişti. 
 
Genişletilmiş ve gözden geçirilmiş yeni baskısında okurunu yeni bir giriş bölümüyle selamlayan İnsanın Yanlış Ölçümü, sadece bilimi anlamak isteyenler için değil, adalet ve eşitlik arayışında olan herkes için bir sosyal bilimler klasiği. 
 
“İnsanın Yanlış Ölçümü, daha zeki olmanızı sağlamayabilir ama kesinlikle düşünmenizi sağlayacak.” –Robert P. Lightner</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124723</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49aa686c-63f8-4f08-aef4-ce0a0af88c8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhkıran</image:title>
            <image:caption>&quot;Gölgeden bir pençe geçmişten sana uzanıyor, külden kanatlar seni ele geçirmeden önce sana bahşedilmiş nimeti senden almak için bir gölge etrafında geziyor. Gözlerin ait olmayanı görmen için...”


Metehan, kendini bildi bileli insanların etrafında karanlık gölgeler görüyordu. Bu garip yeteneğinin getirdiği anlaşılmama hissi onu yalnızlığa hapsetmişken, etrafı gölge yerine altın bir parıltıyla çevrili Kumsal ile karşılaştığında, cevaplanması gereken yeni sorularla hayatı daha karmaşık hâle gelecekti. Çok geçmeden, gizemli yeteneklere sahip tek kişinin kendisi olmadığını öğrenecekti.


Metehan, Kumsal, onun kuzeni Görkem ve yeni öğrenci Eren ile bir araya geldiğinde, küçük sırları onlara daha büyük sırlara gebe başka bir dünyanın kapısını aralayacaktı. Bir yandan bu yabancı diyarda eve geri dönmek için bir çare ararken bir yandan da onları ele geçirmek isteyen Kuşinsanlar’dan kurtulmanın bir yolunu bulmak zorundaydılar.


Bu, bir kahramanlık öyküsü değil, korkmuş çocukların kendilerini ve yuvalarını arama öyküsüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124724</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e729bf7f-2947-4e28-a764-acae044e7714.jpg</image:loc>
            <image:title>Zabit ve Kumandan ile Hasbıhal ve Diğer Askeri Yazılar</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap Atatürk&apos;ün 1909-1914 yılları arasında kaleme aldığı askeri yazılarını bir araya getiriyor.
&quot;Takımın Muharebe Eğitimi&quot;ne Önsöz (1909)
Cumalı Ordugâhı (1909)
Ali Rıza Pasa Adına Kaleme Alınan &quot;Genel Eleştiri&quot; (1910)
Taktik Tatbikat Seyahati (1911)
Zabit ve Kumandan ile Hasbıhal (1914)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124725</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5d055af-ee4a-4a63-894f-11f745820458.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkat Dikkat</image:title>
            <image:caption>Sevgili okur, bugün harekete geçmeye hazır mısın? Hayatın hızla akıp gittiği, dikkatimizi bir türlü toplayamadığımız bu dünyada, zihnini keskinleştirmek ve odaklanma becerilerini geliştirmek için Dikkat, Dikkat! tam da aradığın rehber olacak! Eğitimci ve kişisel gelişim uzmanı Didem Çetintaş, yılların deneyimiyle kaleme aldığı bu programda, seni içten ve samimi bir yolculuğa davet ediyor. Onun içten üslubu, sıcacık hitapları ve motive edici dili sayesinde, sayfalar arasında rehberlik eden bir dost bulacaksın. Bu kitap, yalnızca dikkat becerilerini geliştirmekle kalmayacak, hayatına farkındalık, odaklanma ve içsel bir huzur da katacak. Bu programla yalnızca dikkatin değil, özgüvenin ve hayata bakış açın da değişecek! Sayfalar arasında ilerledikçe, dikkatini yönetebilmenin tadını çıkaracak, her gün biraz daha “an’da” kalmayı öğreneceksin. Kitabı okurken Didem Çetintaş’ın sıcak ve samimi rehberliğiyle, bir yandan öğrendiğin teknikleri hemen uygulayarak farkı hissetmeye başlayacak, bir yandan da her bir egzersizin hayatını nasıl dönüştürdüğünü göreceksin. Öyleyse şimdi derin bir nefes al ve hayatını farkındalıkla yeniden keşfetmeye hazır ol! Dikkat, Dikkat! dikkatini güçlendirmek isteyen herkesin elinin altında bulunması gereken bir rehber. Bu kitap, zihnine ve ruhuna yapacağın en değerli yatırım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124726</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e0d558b-0bb2-4548-8810-509e9eacdb81.jpg</image:loc>
            <image:title>41 Kere İstanbul</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, dünyanın en güzel şehirlerinden biri olan İstanbul’u gezerken, önünden geçip gittiğimiz yapıların sadece kimliğini değil, şehrin tarihi ve insanı ile olan ilişkisini de ortaya koyma amacıyla yazıldı. Bir şehri o şehir yapan, şehrin kimliğini oluşturan en önemli etken yapıları ve insanların o yapılarla kurduğu ilişkidir. Yapılar sadece mimari özellikleri ile ön plana çıkmazlar, içlerinde yaşayan insanların hikâyeleri ve en sonunda da toplumun o yapılara verdikleri değer aynı zamanda bir kültür meselesidir de. Mimari dönüşümse kentin belleğine bıraktığı izle, bu kültürün nereden nereye geldiğini gösterir bize. Zira yapılar sadece mimarlarına ve o yapıların sakinlerine değil, toplumun kent kültürüne de aittir. Bizans döneminde soyluların sürgüne gönderildiği yer olmasından ötürü ismi Prens Adaları olarak anılan Adalar’daki muhteşem köşklerden deniz tabanına çakılan sütunlar üzerine kurulan Florya’daki Atatürk Deniz Köşkü’ne; Mimar Sarkis Balyan’ın yaptığı, İtalyan Ressam Fausto Zonaro’ya da ev sahipliği yapan Akaretler’deki sıraevlerden Barok ve Rokoko tarzlarını bir araya getiren tek şerefeli iki minaresi olan Ortaköy Camii’ne; Art Nouveau akımının İstanbul’daki ilk örneklerinden biri olan, Mimar Raimondo D’aronco’nun inşa ettiği Casa Botter’den Mimar Vedat Tek’in kendi evine, kentin zarif çiçekleri Y. Mimar Serkan Ennaç’ın kalemi ile bugün kendini yeniden anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124727</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d21efd09-51b4-4df7-b6cb-ac00b2ebf1ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Afalanın Yüreği</image:title>
            <image:caption>Mehmet Reis, tekneye adım atmayalı yıllar olmuş, denize bakanlara karışacağı günü bekleyen, herkesin sevip saydığı yaşlı bir balıkçı. Ali Kaptan, bugün bulduğu yarına kalmayan, geçim fırtınasının tam ortasında bir aile babası. Yusuf, dünyayı rengârenk bir masal gibi yaşayan, masumiyetin kıyısında bir çocuk. Süheyla, kimsenin görmediğini görüp işitmediğini işiten, geçmişle gelecek arasında bir deniz feneri. Ve de kaçıp sığındığı bu unutulmuş limanda, içine düştüğü büyük sırda yeniden hayat bulan Doktor Metin… 
 
 
Afalanın Yüreği, iç içe geçmiş yaşamlara, kavuşamayan hayallere ve sırların arkasına gizlenen pişmanlıklara dair, masallarla örülü bir ilk roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124728</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf09ffe1-a37b-4fb5-b30e-b8c22a4313b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Okumayı Söken Çocuk</image:title>
            <image:caption>Bayan Çokören, şişler, tığlar ve iplerle örülebilecek her şeyi örüyormuş. Torunu ilkokula başladığında da kimse onu durduramamış. Örmüş de örmüş... Çanta ve kalemlik örerek başlamış. Yetmemiş, kaleme, silgiye kılıflar örmüş. Dahası da var: Tek tek harfleri örmüş. Bitti mi sandın? Kelimeler, sonra da cümleler ortaya çıkana kadar örmeye devam etmiş.  
Anneannesi bir makine gibi örerken torunuysa şu sorunun yanıtının peşindeymiş: 
“Okumayı nasıl sökeceğim?” 
Gizli bir plan yapmış. Planını adım adım uygulamış veee sonunda… 
 
*** 
Rengârenk yumaklar, şişler, tığlar… İşte Bayan Çokören’in pek yakın arkadaşları… Hangi yumakla hangi desenler ortaya çıkacak, ilmekleri neye dönüşecek bilinmez. Bir bakmışsınız trafik lambalarına şapka örmüş, bir bakmışsınız güllerin dikenine kılıf örmüş. Bu sıralar ilmeklerini torunu için bir araya getiriyor. Ördüğü harfler kelimelere, kelimeler cümlelere dönüşüyor. Çünkü torunu okula başladı ve okumayı sökecek. Acaba yalnızca okumayı mı ? 
 
Bayan Çokören örgüleriyle sevdiklerini, yazarımız Saniye Bencik Kangal’sa yeni öyküsüyle kalplerimizi sıcacık sarıyor. 
Okumayı öğrenen çocuklar için yazılmış bu eser, onlar bu dik yokuşu tırmanırken arkadan uzanan bir destek eli gibi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124729</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/727b2a77-c672-4491-92bf-2d46309fdc1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Prenses</image:title>
            <image:caption>Frances Hodgson Burnett, yatılı okulda okumak için Hindistan’dan İngiltere’ye taşınan Sara’nın karşılaştığı talihsiz olayları anlatıyor. Sara Crewe, Hindistan’da babasıyla birlikte yaşarken, eğitimine iyi bir okulda başlaması için memleketi İngiltere’ye gönderilir. Tek başına kalmıştır ama Miss Minchin’in okuluna kaydolmasının ardından geçen birkaç ayda her şey yolundadır. Babasının zenginliği sayesinde bir dediği iki edilmez. Fakat yaşanan üzücü bir olay, Sara’nın mutlu yaşamını bütünüyle değiştirir. İyi günler geride kalmıştır. Sara buna rağmen yılmaz, daha iyi bir yaşam için didinmeyi sürdürür. Küçük Prenses’te, Sara’nın zorluklarla nasıl mücadele ettiğini, en kötü durumlarda bile ümidini nasıl koruduğunu merakla takip edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124730</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81cf9730-5b27-48a3-9f0b-3a4129cf46a6.jpg</image:loc>
            <image:title>5. Sınıf Tüm Dersler Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>Yeni müfredata göre hazırlanmış ve tamamı video çözümlü olan 5. Sınıf Tüm Dersler Soru Bankası&apos;nda yer alan,
Açık Uçlu Sorular ile süreç odaklı öğrenmeleri hatırlayacak,
Konu Kavrama Testleri ile edindiğiniz öğrenme çıktılarını pekiştirecek,
Beceri Temelli Tekrar Testleri ile öğrenme çıktılarını beceriye dönüştürecek ve tekrar ettiğiniz bilgilerle tam öğrenme sağlayacaksınız.
Bu kitapta yer alan sorularla,
Okuduğunuzu anlama ve yorumlama becerilerinizi geliştirecek,
Yaratıcı ve eleştirel düşünme yeteğinizi güçlendirecek,
Problem çözme ve akıl yürütme becerileriizi kullanarak mantığınızı geliştirecek,
Analiz ve sentez yapabilme yeteneklerinizi keşfedecek,
Görsel okuma ve yorumlama becerilerinizi artıracaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124731</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13593a90-66fd-435d-94e6-39b6f72c2c0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Jane Addams: Eylemci Bir Ruh</image:title>
            <image:caption>Sosyal hizmet disiplini ve mesleğinin kurucu annelerinden
Jane Addams’ın (1860-1935) yaşamını anlatan bu kitap 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başlarında,  Addams’ın yoksulluk, ırkçılık ve cinsiyet ayrımcılığı ile nasıl mücadele ettiğini gösteriyor.  Jane Addams çoğunlukla, Chicago&apos;nun yoksulları için eğitim, barınma ve kültür sunan örnek bir yerleşim evi olan Hull House&apos;un kurucusu olarak bilinir. Addams, aynı zamanda, hem bir konuşmacı hem de yazar kimliğiyle, sivil haklar, kadınlara oy hakkı ve işçi hakları destekçisi olarak uluslararası alanda tanındı. Knight, önemli bir hak mücadelecisi olan bir Amerikalının önemli kaynaklarla desteklenmiş bu biyografisinde, Addams&apos;ın kadınların oy hakkını elde etme, “kamusal alanda otoriteye sahip olma” ve “otoriteyi kullanma” hakkını talep etme mücadelesini vurguluyor.
Jane Addams&apos;ın yaşam öyküsü hiçbir zaman önemsiz hale gelmedi. Zaman geçtikçe ünü ve olağanüstü başarıları daha da arttı. Amerika’daki ilk yerleşim evi olan Hull House&apos;un kurucu ortağı olarak 19.yüzyılın sonlarında bir kadının nadiren elde ettiği bir bağımsızlık, etki ve saygı düzeyi kazandı. 20. yüzyıla girerken Addams, kendi içten demokrasi ruhunu hem sosyal hem de siyasi eyleme dönüştürmeye başladı. Chicago&apos;daki işçi sınıfı mahallesinin göçmen sakinlerine yardım etmenin yanı sıra, işçi sendikalarının, ifade özgürlüğünün, medeni hakların, kadınların oy hakkının ve dünya barışının yorulmak bilmeyen bir savunucusu oldu. Jane Addams&apos;ın ilk uzun biyografisini sunan Knight, Addams&apos;ın pasif bir reformcudan, yeni bir demokrasi ve sosyal adalet çağını başlatmak için başkaları için değil, başkalarıyla birlikte yorulmadan çalışan bir eylemciye dönüşürken geçirdiği düşünsel gelişimi dikkatli bir biçimde izliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124732</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26bc77df-70bb-410f-a903-f5a8be999e17.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikopatoloji</image:title>
            <image:caption>Ruh sağlığı konusunun bütünsel değerlendirilmesi ve ruhsal hastalığa sahip bireylerin desteklenmesi, etkili sosyal hizmet müdahalelerinin temelini oluşturmaktadır. Bu nedenle, sosyal hizmet uzmanlarının, danışanların duygu, düşünce ve davranışlarını anlamalarına ve bu sorunları profesyonel bir bakış açısıyla ele almalarına olanak tanıyan psikopatoloji bilgisine sahip olması büyük önem taşımaktadır. Psikopatoloji hakkında bilgi sahibi olan sosyal hizmet uzmanları, hastalıkların etkilerini ve bunlarla başa çıkma stratejilerini anlayarak danışanlara daha etkili müdahalelerde bulunabilir; danışanların bireysel ihtiyaçlarına uygun destek vererek onların güçlendirilmesinde etkili olabilir; disiplinler arası ekiple uyumlu çalışma ve danışanın ihtiyaçlarına uygun bir şekilde iş birliği yapma konusunda yetkin olabilir. 
Psikopatolojiyi, danışanın teşhis etiketinden öte, kimliğini oluşturan diğer yönlerini dikkate alan “yetkinlik temelli değerlendirme modeli” çerçevesinde sunan bu kitap, ruhsal bozuklukların tanı, sınıflandırma ve değerlendirme süreçlerini güçlendirici bir yaklaşımla ele almaktadır. Sosyal Hizmet Eğitimi Konseyi&apos;nin (CSWE) yeni standartlarına entegre edilerek, öğrenciler ve profesyoneller için kapsamlı bir referans sunan kitap, aynı zamanda DSM-5&apos;in sosyal hizmet pratiğindeki rolünü de incelemekte ve sosyal hizmet uzmanlarının vaka çalışmalarına dayalı olarak teşhis kriterlerini daha iyi anlamalarına yardımcı olmaktadır. Türkiye’de filizlenmekte olan klinik sosyal hizmet alanında değerli bir rehber olan bu kitabın, alanın kökleşmesine ve bilimsel bir temele dayalı olarak gelişmesine katkı sunması umut edilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124733</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94826082-76b4-4562-b83e-ab06de58d820.jpg</image:loc>
            <image:title>İspanya Cep Rehberi</image:title>
            <image:caption>Mükemmel fotoğraflar, kolay anlaşılır haritalar ve ülkeyi keyifle gezmenize yardımcı olacak her türlü bilgi… 
Nereye Gidilir? İspanya’da görülmeye değer yerler, tarihi kentler, göz alıcı plajlar, ilgi çekici mimari ve adalar… 
Ne Yapılır? Su sporları, boğa güreşi ve gece hayatına kadar uzanan geniş bir yelpazede belli başlı kentleri yaşamanın en güzel yolları… 
Kültürel İpuçları: Mağribiler’den kalma saraylar ve modern yapılar, ülkeyi geçmişi ve geleceği ile birlikte tanıma fırsatı sunuyor… 
Pratik Bilgiler: Konaklama olanakları, kafeler ve restoranlar; toplu ulaşımdan nasıl yararlanılır, güvenilir ve ayrıntılı öneriler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124734</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20f36bf5-bcf9-4387-b430-2eadf6bc25f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Serencam</image:title>
            <image:caption>Her mülakat kendine mahsus, her mülakat arızalardan müstağni, her mülakat kendi değerleriyle değerli olduğu için sair insanların bunu anlamaması çok da önemli değil. Anlaşılabilir olmak elbette ehemmiyetlidir fakat anlaşılabilir olmak için basit olmak gerekli midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124735</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5491779-b896-44ec-885c-27101a6c8ccf.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkel Zihniyet</image:title>
            <image:caption>Levy-Bruhl, “ilkel” zihniyeti “uygar” zihniyetten ayırarak
tanımlamaya çalıştığı eserinde, “yerlilerin nasıl düşündüğünü,” “duyularla algılanamayan ama yine de gerçek” güçlerin etkisi altında nasıl davrandıklarını anlatıyor. Nedenselliğin ne olduğunu ve buna ilişkin düşüncelerinden ortaya çıkan sonuçları gösteriyor.
Lévy-Bruhl, İlkel Zihniyet ile ilkellerin; kurumları, teknikleri,
sanatları ve dillerinden ileri gelen büyük sorunların bazılarını daha iyi tanımlamayı mümkün kılıyor. Bunu mümkün olduğunca doğru bir şekilde bu zihniyetin doğru yönelimini, hangi verilere sahip olduğunu; bunları nasıl elde ettiğini, bunlardan ne şekilde yararlandığını belirterek yapıyor. Bruhl, bizimkinden farklı olması açısından bu toplumların zihinsel alışkanlıklarının bilinmesinin, çözüme ulaşmamızı kolaylaştıracak sorular sormaya yardımcı olacağını savunuyor.
İlkel Zihniyet, ilkel olarak adlandırdığımız ve bize hem çok uzak hem de çok yakın olan bu toplumların düşünce tarzlarına ve eylem ilkelerine nüfuz etmek için önemli bir kaynak niteliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124736</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1044e2d7-aa48-40d7-b593-27d49262e44e.jpg</image:loc>
            <image:title>Abidler Yolu : Yedi Geçit</image:title>
            <image:caption>İslâmî ilimlerin her dalında zirveye ulaşan büyük âlim ve
mutasavvıf Gazzâlî’nin kaleme aldığı son eser olarak bilinen Âbidler Yolu: Yedi Geçit, mutluluk yolunun ve cennete girme yönteminin ibadet etrafında dönüp durduğunu ifade eder.
Tasavvufa dair daha önce telif ettiği eserlerde cennete nasıl girileceği konusuna değindiğini belirten Hüccetü’l-İslâm, insanların bahsi geçen eserleri anlama noktasında zorlandığını, bu yüzden dinî muamelelerin sırları hakkında kendi tasnifleri arasında benzeri görülmemiş bir eser kaleme almak amacıyla Allah’tan kendisine ilham vermesi için niyazda bulunduğunu dile getirmiş, en nihayetinde Allah’ın inayetiyle Âbidler Yolu: Yedi Geçit isimli bu eseri meydana getirmiştir.
Gazzâlî, güçlü, zayıf; avam-havas herkesin istifade
edebileceği şekilde kısa ve öz olarak tasnif edilen eseri
Âbidler Yolu: Yedi Geçit’te üzerinde türlü türlü engellerin
yer aldığı ibadet yolunda kulun karşısına çıkacak yedi geçidi ve bu manevi yolculuğu mercek altına almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124737</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bea15ad4-412f-44eb-9d6d-fe617b6e1d72.jpg</image:loc>
            <image:title>Aydınlık Çağlar</image:title>
            <image:caption>ORTAÇAĞ GERÇEKTEN KARANLIK MIYDI?
YOKSA BU, HAYAL GÜCÜNÜN BİR ÜRÜNÜ MÜYDÜ? 
 
“Aydınlık Çağlar, okuyucuyu geçmiş hakkındaki önyargılar ve peşin hükümler karşısında mücadeleye çağırıyor. Her ikisi de önemli Ortaçağ tarihçileri olan Gabriele ve Perry, Hollywood filmlerinden gişe rekorları kıran video oyunlarına, Ku Klux Klan’ın terminolojisinden ABD Kongre Binası’na yapılan baskın sırasında sallanan bayraklara kadar uzanan modern dünyaya dair referanslardan yararlanıyor. Rahat bir üslupla keyifli bir okuma sağlıyor.” 
-Peter Frankopan 
\ 
Ortaçağ birçok kimse için “karanlık çağlar”ı akla getirir: cehalet, batıl inançlar, vahşet ve kötü hijyen yüzyılları... Ancak Aydınlık Çağlar, bu yaygın efsaneyi yıkarak Ortaçağ Avrupası’nı tüm karmaşıklığıyla yeniden tanımlıyor. Yalnızca savaş ve çöküş hikâyelerine değil, aynı zamanda birbiriyle iç içe geçmiş kültürel ve dini zenginliklere, sanatsal yeniliklere ve entelektüel keşiflere de kapı aralıyor. 
 
·         Ortaçağ gerçekten karanlık bir dönem miydi? 
·         Sanat ve mimarinin, toplumsal ve dini hayattaki yeri neydi? 
·         Ortaçağ Avrupası’nda günlük hayat nasıldı? 
·         Kadınlar, sosyal ve siyasi hayatta ne kadar etkiliydi? 
Matthew Gabriele ve David M. Perry, bu gibi soruları cevaplarken okuyucuları “karanlık çağlar” düşüncesi yerine, unutulmuş aydınlık bir dünyaya davet ediyor. Aydınlık Çağlar’da, yalnızca siyasi çalkantılarla değil, kültürel süreklilik ve dönüşümlerle de şekillenen bir dönemin karmaşıklığını gözler önüne seriyor. Sürükleyici ve akıcı bir üslupla yazılmış ve herkesin keyifle okuyabileceği bu eser, bin yıllık zaman diliminde Kuzey Avrupa’dan Akdeniz’e, Asya’dan Afrika’ya uzanan bir yolculuğa çıkartıyor. Ortaçağ’ı romantik mitlerden arındırarak gerçek insan hikâyelerine odaklanıyor. Aydınlık Çağlar’da, geçmişin karanlıkta kalan ışıklarını keşfedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124738</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b073a858-a7db-4cf1-ad02-bb6938ab2c53.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Bosna Tarihi</image:title>
            <image:caption>BALKANLARIN KALBİ BOSNA 
“Uluslararası üne sahip Balkan tarihçisi Cathie Carmichael’in bu akıcı kitabı, yazarın yirmi yıllık araştırmasına ve bölgeyle olan ilişkisine dayanıyor. Kısa Bosna Tarihi, ülkenin zengin ve dinamik tarihine, kültürüne ve insanlarına ilgi duyan herkes için vazgeçilmez bir kitap.” 
-Ivana Maček, Stockholm Üniversitesi 
\ 
Dağların sert manzarasıyla vadilerin bereketini birleştiren, kültürlerin, dinlerin ve imparatorlukların buluşma noktası olan Bosna, tarih boyunca hem coğrafi hem de siyasi sınırların şekillendirdiği bir ülke oldu. Savaşın yıkımıyla sanatın zarafetini harmanlayan bu topraklar, Avrupa’nın en çalkantılı olaylarına ev sahipliği yaptı. 
Cathie Carmichael, Bosna’nın tarihini değiştiren başlıca siyasi, sosyal ve kültürel gelişmeleri inceliyor. Osmanlı yönetiminde dinî çoğulculuğun ortaya çıkışını, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun etkilerini ve Yugoslavya idaresi altındaki değişimi ustalıkla ele alıyor. 1990’lı yılların trajik Bosna Savaşı ve insanlık tarihine kara bir leke olarak geçen Srebrenica soykırımı, Carmichael’in eserinde detaylı ve hassas bir şekilde irdeleniyor. Bosna’nın etnik ve kültürel çeşitliliğiyle barış ve çatışma arasında gidip gelen tarihini bir araya getiren Carmichael, bu bölgenin zengin mirasını ve sancılı geçmişini anlamak için okuyuculara kapsamlı bir rehber sunuyor. Cambridge University Press tarafından yayımlanan ve Kronik Kitap Kısa Tarih Dizisi’nin yeni üyesi Kısa Bosna Tarihi, yalnızca öğrenciler ve akademisyenler için değil, bu eşsiz bölgenin tarihine derinlemesine bir bakış atmak isteyen herkes için de temel bir başvuru kaynağı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124739</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45cf79a5-a011-4a09-8225-490a744c5d19.jpg</image:loc>
            <image:title>Neksus (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hikâyeler bizi birleştirdi. 
Kitaplar düşüncelerimizi ve mitolojilerimizi yaydı. 
İnternet bize sonsuz bilgiyi vaat etti. 
Algoritma sırlarımızı öğrendi. 
Sonra da bizi birbirimize düşman etti. 
Peki yapay zekâ neler yapacak? 
 
Son yüz bin yılda biz Sapiensler muazzam bir güce ulaştık. Ancak tüm keşiflerimize, icatlarımıza ve fetihlerimize rağmen bugün kendimizi yine de bir varoluş krizinin içinde bulduk. Dünya ekolojik çöküşün eşiğinde. Siyasi gerginlikler her geçen gün tırmanıyor. Yanlış bilgiler her yerde, her alanda hızla çoğalıyor. Üstelik bizi ortadan kaldırabilecek yeni bir bilgi ağına, yapay zekâ çağına doğru son hızla ilerliyoruz. Başardığımız onca şeye rağmen, kendimize nasıl bu kadar zarar verebiliyoruz? 
 
Neksus insanlık tarihine derinlemesine bir bakış atarak, bilgi akışının bizi bugünlere nasıl getirdiğini tartışıyor. Bizi Taş Devri’nden Kitabı Mukaddes’in kanonlaştırılmasına, matbaanın icadına, kitle iletişim araçlarının gelişimine ve son dönemlerde popülizmin yeniden doğuşuna tanıklık ettiren Harari, bilgiyle gerçek, bürokrasiyle mitoloji, bilgelikle otorite arasındaki karmaşık ilişkiyi sorgulamaya teşvik ediyor. Roma İmparatorluğu, Katolik Kilisesi ve Sovyetler Birliği gibi sistemlerin iyi ya da kötü, hedeflerine ulaşmak için bilgiyi nasıl kullandığını örneklerle inceliyor. Ve insandışı zekânın varlığımızı tehdit ettiği bu dönemde, her şey için çok geç olmadan neler yapabileceğimizi tartışıyor. 
 
Bilgi ne gerçeğin hammaddesi ne de sadece bir silahtır. Neksus yelpazenin bu iki ucu arasındaki umut dolu orta yolu ararken bir yandan biz insanların ortak mirasını yeniden keşfediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124740</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9c35f71-c985-4228-bb62-e9803c5aebc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Batı’nın Afrika Talanı</image:title>
            <image:caption>Afrika Tarihinde Sömürgecilik ve Soykırımlar 
Afrika toprakları… Binlerce yıl boyunca bilgeliği, kültürel zenginliği ve doğasının eşsiz cömertliğiyle insanlığa ışık tutan bir kıta. Ancak Batı, bu eşsiz coğrafyaya &quot;medeniyet&quot; getirdiğini iddia ederken, aslında sömürgeciliğin en karanlık yüzünü dayattı. Yalnızca toprakları değil, halkların onurunu, kültürlerini ve geçmişlerini de talan etti. 
Batı’nın Afrika Talanı, Cape Town’dan Mombasa’ya, Lagos’tan Nairobi’ye uzanan bir direniş ve yıkım hikâyesi. Barış içinde yaşayan köyler, Batı’nın açgözlü imparatorluk projelerinin kurbanı oldu. Milyonlarca insan köleleştirildi, kimliklerinden koparıldı, tarihleri ya yok edildi ya da kazananların anlattığı şekliyle yeniden yazıldı. Ama bu hikâye sadece bir kayıp ve yıkım öyküsü değil. 
Afrika, ruhunu asla teslim etmedi. Zorbalığa, açgözlülüğe ve zulme karşı direniş, toprağın derinliklerinden yankılanan sessiz bir haykırış gibi daima var oldu. Zincirler, insanları boyunduruk altına alabilirdi ama ruhlarını asla. Batı’nın Afrika Talanı, bir kıtanın yitip gitmeyen umudu, çalınan bir tarihin yeniden yazıldığı ve kaybolan bir kimliğin yeniden doğuş hikâyesidir. 
Afrika’yı anlamak, yalnızca sömürgeciliği değil, direnişi de anlamaktır. Halim Gençoğlu, yılların birikimiyle kaleme aldığı bu eserde, Batı&apos;nın Afrika üzerindeki büyük talanını, sömürgeciliğin yıkıcı etkilerini ve halkların benzersiz direnişlerini çarpıcı detaylarla gözler önüne seriyor. Batı’nın Afrika Talanı, Afrika’nın kan ve gözyaşıyla yazılan tarihi kadar, küllerinden yeniden doğan bir kıtanın gurur hikâyesine de tanıklık ediyor. Gerçekleri öğrenmeye cesaretiniz var mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124741</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1007c395-c001-42b9-aa4a-9aaf082e2c9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortaçağda Kadın</image:title>
            <image:caption>Hırs, Tutku ve Hakimiyet 
 
Devletleri yöneten, orduları komuta eden, saraylarda strateji üreten, ailelerini besleyip giydiren, sanat ve zanaatta hayranlık uyandıran eserler ortaya koyan Ortaçağ kadınları… Onlar tarihin göz ardı edilen kahramanlarıydı. Cesaretleri, zekâları ve iradeleriyle iz bıraktılar, ancak hikâyeleri çoğu zaman ya unutuldu ya da arka planda bırakıldı. 
Ortaçağ, yalnızca karanlık ve dehşet dolu bir dönem değil; aynı zamanda kadınların etkisiyle aydınlanan, güzellik ve güçle yoğrulan bin yıllık bir tarih sahnesidir. Bu kitap, kadınların bu sahnedeki rollerini derinlemesine inceliyor: Siyasi dehalar, askerî liderlikler, diplomatik manevralar ve devlet yönetimindeki iz bırakıcı etkiler. 
Ortaçağda Kadın’da, Doğu ve Batı dünyasının farklı coğrafyalarından öne çıkan, cesaret, azim ve zekâlarıyla tarihe adlarını yazdırmayı başaran pek çok kadının büyüleyici hikâyeleri yer alıyor. 
•          Haçlı Seferleri’nde kadınların üstlendikleri görevler nelerdi? 
•          Selçuklu’nun Devlet Anası Atuncan Hatun, devletin kaderini nasıl değiştirdi? 
•          Moğol İmparatorluğu’nun güçlü kadını Töregene Hatun döneminde neler yaşandı? 
•          Kraliçe Akitanyalı Eleanor, Sultan Raziye ve Şeceru’d-dürr gibi liderler, erkek egemen dünyada nasıl ayakta kalabildiler? 
•          Anadolu Beyliklerinde ve Akkoyunlu ile Karakoyunlu Türkmen devletlerinde kadınların taht kavgalarındaki rolleri neydi? 
•          Selçuklu Sultanlarının kızlarından Hârezmşahlar’ın etkili kadınlarına, Roma İmparatoriçesi Eudokia’dan Gürcü Kraliçe Tamar’a Ortaçağın güçlü kadınlarının hayatları nasıldı? 
Ortaçağda Kadın, alanında uzman akademisyenlerin titizlikle hazırladığı yazılardan oluşan, güç, ihtiras, adalet ve merhamet gibi evrensel temalarla örülü bir yolculuk sunuyor. Bu kitap, yalnızca kadınların tarih sahnesindeki rollerini anlamak için değil, aynı zamanda onların cesaretiyle şekillenen bir dönemi keşfetmek için de eşsiz bir rehber. 
Tarihin gölgede kalmış kahramanlarının izlerini takip etmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124742</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ac5398e-18e8-4f2b-bc4e-243bd7ee1d76.jpg</image:loc>
            <image:title>Anadolu’da Moğol İstilası</image:title>
            <image:caption>13. yüzyılın en büyük güçlerinden biri olan Moğollar, Orta Asya bozkırlarından başlayarak Doğu’dan Batı’ya uzanan büyük bir fetih harekâtı başlattılar. Cengiz Han liderliğinde 1206 yılında kurulan Moğol İmparatorluğu, Asya’nın büyük bir kısmını ele geçirerek tarihin gördüğü en geniş kara imparatorluklarından birini inşa etti. Çin’den Orta Asya’ya, İran’dan Kafkaslara kadar yayılan Moğol orduları, sadece toprakları değil, halkları ve kültürleri de boyunduruk altına aldı. 
Dünyanın dört bir yanına korku salan bu devasa güç, 1230’lu yıllarda Anadolu’nun kapılarına dayandı. İlk olarak Harzemşahlar’ı yenilgiye uğratan Moğollar, 1243 yılında Kösedağ Savaşı ile Türkiye Selçuklu Devleti’ni de dize getirdiler. Anadolu, bu büyük imparatorluğun işgal politikalarının bir uzantısı olarak Moğol boyunduruğuna girdi ve bu süreç, bölgenin siyasi, ekonomik ve toplumsal yapısını derinden etkiledi. Moğolların acımasız askerî gücü ve etkili stratejileri, yalnızca Anadolu’nun değil, dönemin pek çok medeniyetinin kaderini değiştirdi. 
Anadolu’da Moğol İstilası, 1243-1277 yılları arasında işgale karşı sergilenen farklı tepkileri ele alıyor. Devlet adamlarından Türkmenlere, Ahilerden Mevlevilere kadar farklı kesimlerin, özgürlük mücadelesiyle ya da boyun eğişiyle dolu hikâyeleri gün yüzüne çıkarılıyor. Bağımsızlık için direnenlerin, zulüm ve zillet karşısında boyun eğmeyi reddedenlerin yürek burkan ama ilham veren mücadeleleri tüm detaylarıyla okuyucuya sunuluyor. 
Anadolu’da Moğol İstilası, Türkiye Selçuklu Devleti’nin çöküş dönemini ve bu dönemin ardında yatan insan hikâyelerini derinlemesine analiz ediyor. Yarım asırdan fazla devam eden bu acı dolu süreçte hem bir devletin yıkılışı hem de özgürlük aşkıyla yanıp tutuşanların direnişi gözler önüne seriliyor. 
Tarih, yalnızca zaferlerle değil, mücadelelerle de yazılır. Bu mücadeleyi anlamak için doğru yerdesiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124743</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f69b976-95c3-4192-a342-7126a54c0a6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamansız (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir yazar olan Rosanna Camborne zihnindeki karakterleri kelimelere dökmeyi planladığı esnada olaylar bambaşka gelişir. İlkel bir zamana ve hayal gücündeki canlıların bile ötesinde bir dünyaya geçtiğinde yazmayı planladığı kötü karakter artık tam karşısındadır: 
Blake Nightingale. 
 
Rosanna yabancısı olduğu bu zamanda, Efendi Nightingale tarafından tutsak edilirken bir yandan kimliğini gizleyerek hayatta kalmaya bir yandan da büyüleri ve tehlikeli yaratıkları aşmaya çalışır. Efendi’nin gazabından korkup onun baş savaşçısı Gölge’nin karanlığına da bir o kadar sığındığı bu dünyada Rosanna Camborne, kurgusunun başkarakteri çoktan olmuştur. 
 
&quot;Soğuk beni sarıp varlığımı sonsuza kadar işkence etmek için dondururken aklımda tek bir şey vardı... Şeytanın cehennem ateşinde yaktığı koca bir yalandı.” 

&quot;Annemin kitaplarını incelerken bazı büyülere rastlarım,&quot; dedi kulağı okşayan bir sesle. &quot;Onları sadece kendisi için yazmış, başka kimse anlamasın diye karmaşıklaştırmış. Onları anlamaya çalışmak beni heyecanlandırırdı.&quot; 
 
Kaşlarımı hafifçe çattığımda dudaklarındaki kıvrım daha da büyüdü. 
 
&quot;Sen de o çözülmesi 
zor büyüler gibisin.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124744</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b93194b-8230-45fa-b40c-5c68d7c3ccb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Aristo</image:title>
            <image:caption>Onun adını herkes biliyor, tüm okul kitaplarında geçiyor: 
“Vuibert (Logicomix filozof, M.Ö. 384&apos;te doğdu.)” 
 
Peki ama Aristoteles aslında kimdi? 
Öncelikle dünyayı merak eden bir adamdı. 
Astronomi ve biyolojinin yanı sıra politikadan metafiziğe kadar her şey onu büyülemişti. 
Her şeyi gözlemledi, her şeyi düşündü. 
 
Ölümünden 2.300 yıl sonra bile teorilerinin hâlâ tutkuyla çalışılıp tartışılacağını o da bilemezdi. 
 
Ve bugün 21. yüzyılda, hayatı ve eserleri 
bu çizgi romanda, mizah ve bilginin harmanlandığı bu keyifli kitapta yaşıyor! 
 
Vuibert (Logicomix)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124745</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77456bf1-5fbd-4469-9b5a-9edc7bdba454.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Övgüyle Utandırma</image:title>
            <image:caption>Övgü Hakkında Doğru Bildiğimiz Yanlışlar 
 
Acaba övgüyle ilgili tüm bildiklerimiz yanlış mı? 
Eğitim bilimci ve Parentwiser uygulamasının kurucusu Doç. Dr. Özgür Bolat, övgü hakkında doğru bilinen yanlışları sorguluyor ve son 50 yılın bilimsel araştırmalarından yararlanarak doğruları gözler önüne seriyor. 
 
• Övgü neden öz güveni düşürür? 
• Övgü neden çocukları utandırır? 
• Övgü neden motivasyonu olumsuz etkiler? 
• Övgü neden koşullu sevginin ürünüdür? 
• Zeki çocuklar neden çalışmaz? 
• Çocuklara neden “zekisin” dememeliyiz? 
• Çocuklara neden “çalışkansın” da dememeliyiz? 
• Çocuğumuzla neden gurur duymamalıyız? 
• Övgü neden utangaçlığa yol açar? 
• Övgü narsisizme sebep olur mu? 
 
Rehber niteliğindeki bu kitap, övgünün ardındaki gizli dinamikleri ve bilinmeyen yönleri gün yüzüne çıkarıyor. 
 
Bilimsel bulguları akıcı bir dille sunan bu kitap, aynı zamanda ebeveynlere ve öğretmenlere pratik ve kalıcı çözümler sunuyor. 
 
Bu kitabı elinize aldığınızda, bilimle desteklenmiş doğru adımlarla daha mutlu, öz güvenli çocuklar yetiştirmek için yeni ufuklar keşfedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124746</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ceb3f6c-eb6e-41e8-ae80-e73637dc5fb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Bütün Hayallerim Gerçek Olur</image:title>
            <image:caption>KENDİMİZE FISILDADIĞIMIZ KELİMELER, YAŞAMIMIZIN SESİNİ BELİRLER... 
Hayatımız boyunca farkında olmadan kendimize söylediğimiz, içten içe inandığımız sözlerin gücünü hiç düşündünüz mü? “Ben zaten şanssızım!” “Bunu başaramam!” “Para hep zor kazanılır!” Bu inançlar sadece düşünceler değil sizin gerçekliğinizi oluşturan bilmeden verdiğiniz sözlerdir. 
Ayşe Tolga’nın sinirbilim, nöropsikoloji, kuantum düşünce sistemleri ve dünyanın en etkili kişisel gelişim metotlarını harmanlayarak hazırladığı bu kitap, zihinsel güçlenmeyi ve hayalinizdeki hayatı hızla gerçeğe dönüştürmeyi vaat ediyor. Benim Bütün Hayallerim Gerçek Olur, hayallerinize ulaşmanın tesadüf eseri değil, zihninizin sınırsız potansiyelini keşfetmekle mümkün olduğunu kanıtlayan bir rehber. 
Bu kitap sizi, yalnızca okumakla kalmayacağınız, sinirbilimin ve kuantum düşüncenin gücüyle zihinsel dönüşümünüzü hızlandıracağınız pratik uygulamalarla dolu bir yolculuğa davet ediyor. 
Benim Bütün Hayallerim Gerçek Olur hayatınızda aradığınız gerçek değişimin anahtarı. 
Hayalinizdeki hayatı yaşamak için hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124747</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db876a29-bdcc-4a2b-bcf1-4a03bf723f10.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Diplomaside Sporun Yumuşak Gücü ve Stratejik Önemi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
      1. GİRİŞ 
 
      2. GENEL BİLGİLER 
 
      3. GEREÇ VE YÖNTEM 
 
      4. BULGULAR 
 
      5. TARTIŞMA 
 
      6. SONUÇ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124748</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/959ca98f-363c-49d0-bae8-c441ddd5f901.jpg</image:loc>
            <image:title>Korsan Macerası</image:title>
            <image:caption>KİTAPTAKİ BAZI ETKİNLİKLER: 
* Noktaları Birleştirme 
* Labirentler 
* Şakalar 
* Gemici Düğümleri 
* Bulmacalar 
* Sözcük Avı 
* Matematik İşlemleri 
* Çizimler 
* Boyamalar 
Korsanlar dünyasında macera ve eğlence bir arada. İster karada, ister denizde serüven peşinde koşan tüm küçük kaşifler için çeşitli bulmaca ve etkinlikler bu kitapta!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124749</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6a5aa40-a663-4203-87db-a99018a49277.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Astronomlar 3 - Güneş&apos;in Arkadaşları</image:title>
            <image:caption>Gecenin karanlığında, yıldızlar arasında
yavaşça hareket edip gözden kaybolan gezegenleri
yakından tanıdın mı hiç?
Onlar gökyüzünün kahramanları.
Kimi yüzyıllardır süren bir fırtınanın göstergesi
kırmızı lekesiyle ünlü, kimi de
muhteşem halkaları ile.
Peki bu kostüm partisine katılsan sen Güneş’in
hangi arkadaşı olmak isterdin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124750</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d45f9f1b-ac80-47da-b183-99274f1fdc41.jpg</image:loc>
            <image:title>Bezelye Sevmeyen Prenses</image:title>
            <image:caption>Prenses Bezella ile Bezelye Krallığında
Eğlenceli bir maceraya hazır mısınız?
Amerikan Psikoloji Derneği Psikolojik Hikayeler Serisi’nin yeni kitabı Bezelye Sevmeyen Prenses, yemek seçen tüm çocukların alışkanlıklarını yeniden düzenlemeye hazırlanıyor ve tüm okuyucuların hayal gücünü harekete geçirerek iştah kabartan bir maceranın da kapılarını aralıyor. 
Bezelye Sevmeyen Prenses’in esin kaynağı olan Prenses ve Bezelye Tanesi adlı hikâye, Hans Christian Andersen tarafından yazılmış klasik peri masallarından biridir.  Kitabın yazarları Sweet ve Miles Andersen’in hikayesinde işlediği, prens ve prensesler için atfedilen seçicilik ve fazla duyarlı olma gibi, temalardan esinlenerek Bezella adında yepyeni bir anti karakter ortaya koymuşlardır. Bezelye krallığında yaşayan ve bezelyelerden nefret eden -hatta isminin içindeki bezelden bile- Bezella krallıktaki tüm bezelyelerden kurtulmaya çalışırken ortaya “be-zelaket” bir durum çıkar. Krizin çözülmesiyle Bezella, bezelye yemekten keyif almaya başlasa da bu aşamaya gelmek pek de kolay olmamıştır. Ancak bir dizi kaçınma girişiminin sonucunda kazara bezelyelerin tadına bakan prenses, onların aslında ne kadar “be-zzetli” olduğunu fark eder. 
Çocukları yeni tatlar denemek için cesaretlendiren bu hikâye aynı zamanda çocuklarının zorlayıcı alışkanlıkları sebebiyle yemek saatlerinden kaçınan anne babaları da rahatlatmayı amaçlıyor. Kitabın sonunda yer alan ebeveynler için not bölümündeyse, seçici yemenin sebepleri ve bu durumla baş etmek üzerine etkili stratejiler sunuyor. 
Sonuç olarak Bezelye Sevmeyen Prenses çocukların yemekle ilgili ön yargılarını kırmayı amaçlayan, mizah dolu bir başucu kitabı olmayı vaat ediyor. Kitap, hem ailelerin hem de çocukların keyifle okuyacağı bir eser!

&quot;Şiirsel ve renkli illüstrasyonlarıyla eğlenceli bir yemek temalı okuma deneyimi sunan bu aynı zamanda ebeveynler için not bölümüyle de mükemmel bir kaynak haline geliyor.&quot; 
School Library Journal

&quot;Seçici yiyiciler bu hikâyede kendilerini bulacak… Kitabın sonunda yer alan ebeveynlere not bölümü çocukların yemek yelpazesini genişletmek için harika tavsiyeler sunuyor.&quot;
Mom’s Radius

&quot;Sevimli, kavisli ve renkli illüstrasyonlar, Bezelye Sevmeyen Prenses’in eğlenceli ve kelime oyunlarıyla dolu anlatım tarzını mükemmel şekilde tamamlıyor.İçindeki her bir detay: kelime oyunları, komik bezelyeler, bezelye karşıtı tarifler ve birbirinden ilginç karakterler bu ilham verici sayfaları süslüyor.&quot;
Midwest Book Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124751</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e19d060-8af4-43b0-94e6-6e65cfe8fec6.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Piyano Metodum</image:title>
            <image:caption>Eğlenceli Piyano Metodum, Gamze Çalık Çetin’in uzun yıllar Eğitim Fakültesinde yürüttüğü akademik çalışmalar, çocuklarla yaptığı uygulamalar ve otuz yıllık mesleki deneyiminde edindiği birikimlerle oluşturuldu. 
Yazarın, öğrencilerin öğrenmekte güçlük çektikleri ya da daha kolay öğrendikleri durumları dikkate alarak geliştirdiği yöntemlerle hazırladığı bu metotla, çocukların piyano çalmayı kolaylıkla öğrenmesi amaçlandı. 
Sistematik nota eğitimini öğrencilerin keyif alacağı hale getirebilmek için kitapta yer alan her bir eser titizlikle seçildi. Sayışmaca, tekerleme ve türkülerden yazarın kendi bestelerine; duayen müzik eğitimcilerimizin bestelerinden dünya müziklerine kadar geniş bir yelpaze sunularak çocukların müziğin evrensel dilini hissetmeleri hedeflendi. 
264 sayfadan oluşan bu kitapla, çocukların uzun bir dönem başka bir kaynağa gereksinim duymadan kendilerini geliştirebilmeleri amaçlandı. 
Kitabın sizlere yol gösterici olması ve yaşam boyu müzik yolculuğunuza katkı sağlaması dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124752</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2498d9b4-59cf-4bc9-a7e1-166411c7597f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakın Kaplanı Düşünme</image:title>
            <image:caption>Çekirdek ile Yumurta, Meyveler Sebzelere Karşı ve 
Ben Karanlıktan Hiç Korkmam’ın yazarından… 
 
Biliyor musun, eline aldığın bu kitap SİHİRLİ! 
Nasıl mı? Sen bir şey düşünüyorsun, canın ne isterse, ben sonraki sayfaya o düşündüğün şeyin resmini çiziyorum. Ama senden tek bir isteğim var, lütfen ama lütfen… 
SAKIN KAPLAN DÜŞÜNEYİM DEME!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124753</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/475206a8-ebae-40bd-8035-2df9bdf4d0dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Miydin Sevgilimi Çalan?</image:title>
            <image:caption>Sen miydin sevgilimi çalan?&quot;
Tolga Çimener&apos;in Derin Yolculuğu 
Tolga Çimener’in hikâyesi uzun ve derin. 
&quot;Sen miydin sevgilimi çalan? &quot; sadece bir şarkı sözünden fazlasıydı, bir başlangıçtı. “O gece, beni uykumdan uyandırarak şarkısının sözlerini yazdırdığı an hâlâ aklımda. Bu kitap, onun hayatına, benim hayatıma ve hepimizin hayatına dair bir yolculuk. Hepimiz birer şarkı, birer şiir, birer hikâyeyiz.” Ozan Beydağı (Piyanist arkadaşı Ozan) 
Bu eser, Nejat Alp ve Ozan Beydağı’nın düetiyle kültleşti ve  Ajda Pekkan,  Cem Yılmaz,  Ata Demirer,  Beyazıt Öztürk, Semicenk gibi birçok sanatçı tarafından sahne ve albüm çalışamalarında da seslendirildi. &quot;Sen miydin sevgilimi çalan?&quot; adını taşıyan bu kitap, bu eşsiz eserin arkasındaki derin hikâyeyi anlatıyor. Yeti Kitap olarak, keyifle okumanızı diliyor ve bu duygusal yolculuğa katılmanızı bekliyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124754</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72f71c4e-275b-4af9-8ad8-a62969a326ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Sokaklar Öyküler</image:title>
            <image:caption>Varol Tümer çevirisi ve önsözü, Yazar ve dönem kronolojisi, Kitaba dair görsellerle. Nobel Edebiyat Ödülü sahibi ilk Rus yazar olan İvan Bunin, Karanlık Sokaklar’da insan ruhunun karmaşık labirentine büyük bir ustalıkla iniyor. Aşk, kayıp, mutluluğun kaygan zemini gibi temaları ele aldığı öykülerinin her birinde İvan Bunin, insan varoluşunun nüanslarını, karmaşık dokusunu lirik bir üslup ve keskin bir gözlem gücüyle aydınlatarak okuru zengin bir içsel yolculuğa çıkarıyor. Şiirsel dili ve dikkatiyle sıradan görünen anları unutulmaz kılan Bunin öyküleri insan ruhunun gizli kuytularına açılan birer kapı sunuyor. Karanlık Sokaklar, varoluşun kırılganlığı, neşe ve kederin gelip geçiciliği, umut ve hayalkırıklığı arasındaki ince çizgiye dair unutulmaz bir keşif. “Bunin edebiyatının detaylara dikkati ve keskin mizahı hayranlık vericidir.” VLADİMİR NABOKOV “İvan Bunin’le birlikte Rus öykücülüğüne şiir duygusu girmiştir.” ANTON ÇEHOV
Dünya edebiyatının başyapıtları İletişim Klasikleri dizisinde! İletişim Yayınları, Murat Belge yönetiminde edebiyat klasikleri yayımlamaya devam ediyor. İletişim Klasikleri dizisinden çıkan kitaplar, edebiyata karşı sorumluluğu okuma zevkiyle buluşturan bir anlayışla hazırlanıyor. Eserler orijinal dillerinden ve tam metin çevirileriyle yayıma hazırlanırken, ana metne eşlik eden ve yetkin isimlerin yazdığı önsöz ve sonsözlere yer veriliyor. Ayrıca her kitabın başında, yazarın hayatına ve yaşadığı döneme ışık tutan bir kronoloji bulunuyor. İletişim Klasikleri’nin içeriği eserin ilk baskı kapağı, el yazmasından örnek sayfalar, haritalar ve özel çizimlerle zenginleştiriliyor. Diziye özel olarak hazırlanan kapak tasarımında ise, resim tarihinden özenle seçilmiş görseller kullanılıyor. Zengin bir içerikle hazırlanan İletişim Klasikleri dizisi, güvenilir ve özenli bir edisyonla okurla buluşurken, alanında referans kaynaklar sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124755</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e945383-9bdf-420b-8c76-d04ed2e44a95.jpg</image:loc>
            <image:title>Acının Sessiz Çığlığı</image:title>
            <image:caption>Acının Sessiz Çığlığı’nda Maurizio De Giovanni, Napoli’de adımladığı sokaklarda aşkı, acıyı ve açlığı görüyor, insanlık hallerinin canlı bir portresini sunuyor. Takvimlerin yaprakları 1931’i gösteriyor, faşistler iktidara geleli birkaç yıl olmuş. Napoli’de yaşamını sürdürmek için çok erken kalkmak zorunda olanların hayatında pek bir şey değişmemiş. Suç, onların kaderini çizmeye devam ediyor. Bir de dokunulmaz olanlar var. Duce’nin de çok tuttuğu, dünyaca ünlü tenor Arnaldo Vezzi onlardan biri. İhtişamlı San Carlo Tiyatrosu’nun tanrısı sayılan bu adam mabedinde öldürülünce, Roma’nın kodamanlarını çok rahatsız eden bu cinayeti çözmek Komiser Ricciardi’ye kalıyor. Kimsenin işitmediği acıların sesini duyan ve onlara eşlik eden Ricciardi, Napoli’nin fokur fokur kaynayan arka sokaklarında adaletin peşine düşüyor. “Maurizio De Giovanni’nin kendine özgü suç hikâyeleri Agatha Christie ve Manuel Vázquez Montalbán okurlarına hitap ediyor.” Publishers Weekly “De Giovanni iyiyle kötü arasındaki sınırların bulanıklaştığı alanlara davet ediyor bizi.” La Repubblica</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124756</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8dab590-390a-41c2-9ff0-0db02555bcc4.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;nin Gizli Ermenileri</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin Gizli Ermenileri, ülkenin “görünürde” geçmişiyle yüzleşmeye başlıyor gibi gözüktüğü bir dönemde , 1915’ten hayatta kalabilmiş Anadolulu Ermenilerin izini sürme çabasını anlatıyor. “Gizli” veya “saklanmış” Ermeniler olarak tanımlanan bu insanlara ulaşma çabası Hadjiyan’ı Sivas’tan Van’a, Bitlis’ten Antep’e dek uzanan uzun ve meşakkatli bir yolculuğa çıkarıyor. Soykırımdan önce ya da sonra Müslümanlaşmış Ermenilerin yanı sıra Hıristiyanlıklarını sürdürmeye çalışan; Ermeni olduklarını açıkça söyleyen ve Ermeni olduklarını kesin bir dille inkâr eden çeşitli gruplarla karşılaşıyor. Ermeni “tanımını” da genişleten bu yolculukta Avedis Hadjian, bizzat yaşadığı acı bir deneyimle “görünür”deki özgürlüklerin, yeni bir çağ müjdesinin kısa süre içinde –tekrar– suya düşeceğini seziyor. Yine de bu kitapta, hem halkının hem de insanlığa olan umudunun peşinde olan bir hikâyeye tanıklık ediyoruz… “Belki de diasporalılar arasında gizli Ermeniler için duyulan bu yeni hevesin arkasındaki gerçek motivasyonlar, uzun zaman önce yok olup gittiklerini sandıkları topraklarda, kayıp akrabalarını ve hemşerilerini bulmanın sevinci veya merakının ötesine uzanır. Büyük resme bakıldığında yüz yıl bir yıldızın göz kırpışı kadardır. Ancak insanların ölçeğiyle dört nesli kapsar. Nitekim 1915 soykırımından sonraki beşinci nesil yirmi-otuz yıl içinde, yaşlanmış ve birden fazla cephede tükenmeye başlamış bir Ermeni diasporasının dizginlerini ellerine almaya başlayacaktır […] Bu gerileme ve yitip gitme senaryosu içinde, 1915’teki imhadan bir şekilde kurtulmuş ve tarihî topraklarda kalmış Ermenilerin aniden keşfedilmesi beklenmedik bir sarsıntı yaratmıştır. Muş’ta, Sason’da ve Van’da hâlâ Ermeniler vardı: Bütün umutlar henüz tükenmemişti.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124757</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d26e561a-193d-456c-86fe-3d33fba4a7cc.jpg</image:loc>
            <image:title>DDKO&apos;nun Hikayesi Türk Solu&apos;ndan Kopuş</image:title>
            <image:caption>“Zamanla üniversitedeki solcu, demokrat Kürt gençler Türk gençliğinin başını çektiği DEV-GENÇ’ten ayrı, yasal bir Kürt örgütlenmesi gerektiğine inandılar. 21 Mayıs 1969’da Ankara’da, FKF ve DEV- GENÇ Genel Sekreterliği de yapmış Mehmet Demir’in başkanı olduğu Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi Öğrenci Derneği’nde bir araya gelerek DDKO’ya son şeklini verdiler. DDKO zamanla İstanbul’da ve Doğu illerinde de örgütlenerek yasal bir Kürt örgütü olmaya başladı. Büyük çaplı kitle gösterileri yapıldı.” Devrimci Doğu Kültür Ocakları (DDKO), Cumhuriyet Türkiyesi’nin ilk yasal Kürt örgütü unvanını taşıyor. 1969-1971 arasındaki kısa ama dolu ömrüyle DDKO’nun mirası, 1970’lerde doğan hemen bütün Kürt siyasal örgütlerini etkilemiştir. Halim Demir, kendisinin bir lise öğrencisi olarak dahil olduğu DDKO’nun hikâyesini, dönemin tanıklıklarının anı ve yorumlarını aktararak anlatıyor: İsmail Beşikçi, Nusret Kılıçaslan, İhsan Aksoy, Tarık Ziya Ekinci, Ali Buran, Mümtaz Kotan, Nezir Şemikanlı ve Naci Kutlay… DDKO’nun Hikâyesi’nde ayrıca o dönemde Kürt aydınları arasında DDKO’yla birlikte çok etki yaratan bir olay, “İki Saitler Olayı” (Sait Elçi-Sait Kırmızıtoprak ayrışması), Mehmet Konuk’un değerlendirmesiyle hatırlatılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124758</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8fea8f3-c524-4120-8183-d5d98d2c95c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Güven Zeyrek Resminde Yüce Doğa</image:title>
            <image:caption>Güven Zeyrek Resminde Yüce Doğa – Sublime Nature in Güven Zeyrek Painting</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124759</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95bc2419-9b7f-42ec-8cae-858f732302b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Vassaf Bey</image:title>
            <image:caption>M.Ş.E. bu romanı, hayatları adeta “öldürülenlere” umut vermek için yazıyor; ölümden sonra başkalarını mutlu etmek dileğindeki yaşını başını almış, görmüş geçirmiş Vassaf Bey’i anlatıyor. Vassaf Bey yeni bir yaşam kurulması için kendi görmediği zamanın akışını adeta yeniden yaratıyor. 
Siyaset hayatının ortasında ömür boyu yazma arzusunu, edebiyata bağlılığını asla yitirmemiş Esendal’ı gerçekten özümsemek istiyorsak eşsiz Vassaf Bey romanı nerdeyse tek başına bir olanak. – Sunuş’tan 
                                                                                                                                                    Selim İleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124760</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa92fcd9-8a4c-4c78-a20e-58dfe0dc5e49.jpg</image:loc>
            <image:title>Pazarlamada Güncel Yaklaşımlar 3</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM 
      SPOR PAZARLAMASI 
 
      İKİNCİ BÖLÜM 
      DİJİTAL NÖROPAZARLAMA 
 
      ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
      MARKA SULANDIRMASI 
 
      DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
      TURİZM PAZARLAMASI 
 
      BEŞİNCİ BÖLÜM 
      BİREBİR PAZARLAMA 
 
      ALTINCI BÖLÜM 
      MİM (MİZAH İÇERİKLİ) PAZARLAMA 
 
 
      YEDİNCİ BÖLÜM 
      DESTİNASYON PAZARLAMASI 
 
      SEKİCİNCİ BÖLÜM 
      PAZARLAMA İNOVASYONU 
 
      DOKUZUNCU BÖLÜM 
      GERÇEK ZAMANLI PAZARLAMA 
 
      ONUNCU BÖLÜM 
      MİSTİK PAZARLAMA 
 
      ONBİRİNCİ BÖLÜM 
      SÜRDÜRÜLEBİLİR PAZARLAMA 
 
      ONİKİNCİ BÖLÜM 
      GENOPAZARLAMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124761</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3283724-10ef-4fdb-b9a8-bcb6330b5d8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Selanikli Hilmi Musavver Büyük Osmanlı Tarihi</image:title>
            <image:caption>·         Hülâsa-i Maksad 
·         Şânlı Bir Devletin Bâni-i Muhteşemi 
·         Osmânlı Devleti’nin Bidâyet-i İstiklâli 
·         Devr-i Orhan Gazî 
·         Devr-i Hüdâvendigâr 
·         Devr-i Yıldırım Bâyezid 
·         Sultân Murad-ı Sânî Devri 
·         İkinci Sultân Mehmed’in Birinci Devr-i Saltanatı 
·         Fâtih Sultân Mehmed Devri İkinci Cülûsı 
·         Sultân Bâyezid-ı Sânînin Devr-i Saltanatı 
·         Cem Sultân Vak’ası 
·         Devr-i Sultân Selim-i Evvel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124762</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b89d1833-4dcc-4db5-a9c2-b7d7dde425b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Disiplinlerarası Perspektiften “Sürdürülebilirlik”</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM 
Tereddütlü Bulanık Swara Yöntemiyle Doğrusal Ekonomi ve Döngüsel Ekonomi Modellerinin Karşılaştırılması 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
Enflasyonist Ortamda Sürdürülebilir Bir Pazarlamanın Güçlükleri ve Çözüm Önerileri 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
İkinci El Kıyafet Satılan Platformlar ve Sürdürülebilir Tüketim 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
Sürdürülebilirlik ve Endüstriyel Simbiyoz 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM 
Sürdürülebilirlik Raporlaması 
 
ALTINCI BÖLÜM 
Türkiye Yüzyıl Maarif Modeli Taslağına Göre Fen Bilimleri Dersinde Sürdürülebilirliğin Yeri 
 
 
YEDİNCİ BÖLÜM 
Pazarlama Disiplini Çerçevesinde Sürdürülebilirlik 
 
SEKİCİNCİ BÖLÜM 
Sürdürülebilir Turizm Pazarlaması 
 
DOKUZUNCU BÖLÜM 
Sürdürülebilirlik Perspektifinden Toplum 5.0 ve Pazarlama 
 
ONUNCU BÖLÜM 
Sürdürülebilirlik Bağlamında Yenilenebilir Enerji 
 
ONBİRİNCİ BÖLÜM 
Sürdürülebilir Ambalaj Tasarımı 
 
ONİKİNCİ BÖLÜM 
Sürdürülebilirlik Açısından Karbon Muhasebesi 
 
ONÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
Sürdürülebilir Liderlik Üzerine Kavramsal Bir Çalışma . 
 
ONDÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
Kurumsal Sürdürülebilirliğin Çalışan Verimliliği ve Çalışanlar Üzerine Etkisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124763</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cca4ae9e-7428-4ef9-987f-e80e58ae76b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Haluk&apos;un Defteri Şermin Son Şiirler</image:title>
            <image:caption>Ben Fikret’e yetişemedim. Onun sohbetinden istifade edemedim. Fakat onun bütün eserlerini okudum. Birçoğu da ezberimdedir. O, hem büyük bir şair hem de büyük bir insandır. 
                                                                                                                                Mustafa Kemal Atatürk 
Fikret’in şair muhayyilesi, tıpkı Halit Ziya’nın nesrinde olduğu gibi ressam atölyesiyle beraber yürür. Onun kendisini büsbütün hitabete terk etmediği manzumelerde daima tablo estetiği hâkimdir. Böylece Türk şiirinde eski teksif edilmiş beyit bütünlüğünün yanında, manzumeye ait yeni bir bütünlük fikri peydahlanır. Fikret’te cemiyetin mesuliyetini yüklenen şair, Promete mitosuyla birleşir. 
                                                                                                                               Ahmet Hamdi Tanpınar 
Halûk’un Defteri Fikret’in İnkılap’tan evvel ve sonra bu memleket gençliği için düşündüğü, duyduğu emellerin, kuvvetlerin, ümitlerin ve ideallerin birer formülüdür. Onu kendi eliyle yazması da gençliğe karşı gösterdiği bağlılığın manevi bir nişanesi gibiydi. 
                                                                                                                                                                            Ruşen Eşref Ünaydın 
Halûk’un Defteri Tevfik Fikret’in Meşrutiyet’ten sonra yazdığı şiirleri içine alır. Şiirlerinde imge ve duyguya oranla düşünce, bireysel boyuta oranla toplumsal eğilim ağır basar. Kitaba adını veren birinci bölümde şair, gençliğin ve geleceğin simgesi olarak oğlu Halûk’a -inanç ve içtenlikle- seslenir. Onu yarından umutlu olmaya, yurdunun yükselmesi, özgürlüğe kavuşması için çalışmaya, hayata, gerçeğe, insana, bilime bağlı kalmaya, zulme ve haksızlığa başkaldırmaya çağırır. 
                                                                                                                                                                             Asım Bezirci</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124764</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62d5fc29-fc09-4568-bcd6-451d5c3ff431.jpg</image:loc>
            <image:title>Tan Kızıllığı</image:title>
            <image:caption>Friedrich Wilhelm Nietzsche (1844-1900): Geleneksel din, aklah ve felsefe anlayışlarını kendine özgü yoğun ve çarpıcı bir
dille eleştiren en etkili çağdaş felsefecilerdendir. Bonn Üniversitesi’nde teoloji okumaya başlayan Nietzsche daha sonra
filolojiye yöneldi. Leipzig Üniversitesi’nde öğrenimini sürdürdü, henüz öğrenci iken Basel Üniversitesi filoloji
profesörlüğüne aday gösterildi. 1869’da sınav ve tez koşulu aranmadan, yalnızca yazılarına dayanarak doktor unvanı verilen
Nietzsche profesörlüğü sırasında klasik filoloji çalışmalarından uzaklaştı ve felsefeyle uğraşmaya başladı. Tragedyanın
Doğuşu, Zamana Aykırı Bakışlar, İnsanca Pek İnsanca (Karışık Kanılar ve Özdeyişler, Gezgin ve Gölgesi), Tan Kızıllığı, Şen
Bilim, Böyle Söyledi Zerdüşt, İyinin ve Kötünün Ötesinde, Ahlakın Soykütüğü, Ecce Homo, Wagner Olayı, Dionysos
Dithyrambosları, Putların Alacakaranlığı, Deccal, Nietzsche Wagner’e Karşı başlıca büyük eserleri arasında yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124765</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/798ab31b-561b-4e25-b8b2-066ae2073628.jpg</image:loc>
            <image:title>Financial Times Strateji Rehberi</image:title>
            <image:caption>Financial Times Strateji Rehberi 25 yıldan beri en kapsamlı ve rahat okunan strateji rehberi olmuştur. Şimdi tamamen güncellenmiş olarak ve yeni bir içerikle sunulan bu kitap, hem şirket düzeyinde hem de iş birimi düzeyinde geniş bir genel bakış, dünyanın önde gelen stratejik düşünürleri hakkında A’dan Z’ye ayrıntılı bilgi ve kendi stratejinizi geliştirmek için belli başlı stratejik araç ve teknikleri sunuyor. 
Richard Koch kendi deneyimleri ve dünyanın ileri gelen stratejistleriyle söyleşilerini temel alarak başarılı bir strateji yaratma, uygulama ve anlamanın bütün kritik adımlarını keşfetmenize yardımcı oluyor. 
Tanımak istediğiniz stratejik modellere ve düşünürlere erişmek için kolay okunan ve jargondan arınmış bir rehber niteliğindeki Financial Times Strateji Rehberi, hangi soruları sormanız gerektiğini, onların yanıtlarını nasıl bulacağınızı ve atmanız gereken adımları bir bir açıklıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124766</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbc1b174-2565-411b-b24b-867dca731f6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Benjamin Franklin</image:title>
            <image:caption>ABD’nin kurucu babalarından Benjamin Franklin (1706-1790), ülkenin gelmiş geçmiş en önemli yayıncılarından, bilimadamlarından, mucitlerinden, siyasetçilerinden, diplomatlarından biridir. Paratoneri, bifokal gözlük camını, temiz yanışlı sobayı icat etmiş, kendi adını taşıyan bir yazı fontu geliştirmiştir. ABD’nin posta zincirini oluşturmuştur. İnsanların hayat kalitesini yükseltecek toplumsal projelere kafa yorarak yaşadığı şehirde ödünç kitap veren kütüphaneyi, üniversiteyi, itfaiyeyi, sigorta sistemini kurmuştur. Gazeteci olarak izlediği yayın politikasıyla Amerika’ya özgü saf mizahın ve felsefi pragmatizm anlayışının gelişmesine katkıda bulunduğu gibi, basın ve ifade özgürlüğünün yılmaz savunucuları arasında yer almıştır. Pratik bir siyasetçi olarak Kuzey Amerika’nın doğu kıyısında yer alan İngiliz kolonilerini birleştirip federal modele dayalı ulusal bir hükümet oluşturmayı amaçlayan ufuk açıcı planlar ortaya atmıştır. Karar anı geldiğinde ve tartışmalar yüzünden ilerleme imkânı kalmadığında, ABD anayasasını mümkün kılan politik uzlaşmayı yaratan önergeyi o vermiştir. Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi’nin orijinalinde kendi el yazısıyla yaptığı düzeltmeler, bugün hâlâ görülebilmektedir. 
Diplomat olarak dış politikada idealizm ile kuvvetler dengesine dayanan gerçekçiliği iç içe geçiren bir yaklaşım geliştirmiştir. Hem ülkesinin temsilcisi olarak İngilizlerle müzakerelerde bulunup, hem de İngiltere’ye karşı Fransa’nın desteğini sağlayan büyükelçi olarak ülkesinin bağımsızlığının maddi temelinin oluşmasına büyük katkılarda bulunmuştur. 
Bu başarılarına rağmen orta sınıfın erdem ve değerlerine bağlı kalmış, işinin-gücünün başındaki sıradan insanın bilgeliğine inanmış ve hayatı boyunca kendisini “Matbaacı B. Franklin” olarak tanıtmıştır. 
ABD’nin en büyük banknotu olan 100 doların üzerinde onun resmi vardır. 
Walter Isaacson, Time dergisi genel yayın yönetmenliği yapmış bir gazeteci ve elinizdeki biyografi dışında Albert Einstein ve Steve Jobs biyografileriyle de ses getirmiş bir yazardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124767</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39259061-e93d-4033-b307-9902fcec237e.jpg</image:loc>
            <image:title>Descartes</image:title>
            <image:caption>Günümüzde en çok Yöntem Üzerine Konuşma ve Meditasyonlar adlı eserleriyle ilgi gören Fransız filozof ve matematikçi René Descartes (1596-1650), felsefesinde ve dünya görüşünde, Rönesans’tan itibaren oluşmaya başlayan yeni bilim anlayışı ile yeni kültürün temel ilkelerini senteze ulaştıran düşünürdür. En çok “Düşünüyorum, öyleyse varım” sözüyle hatırlansa da düşünce tarihine yaptığı esas katkı, kendinden sonraki dönemin yeni sorularının da çıkış noktası olan bu sentezdir. 
Descartes, Cizvit okulu ve Poitiers Üniversitesi’nde felsefe ve matematik dahil mükemmel bir eğitim almıştır. Doğru ve güvenilir sonuçlar getiren matematiğin kazandığı sarsılmazlığı ve hızı, bilgiyi bilme yolu olarak en sistemli biçimde model alan on yedinci yüzyıl felsefecisidir. Böylece matematik dehasıyla Kartezyen koordinat sistemini ve analitik geometriyi kurarken felsefede de on yedinci yüzyıl rasyonalizminin temelini atmıştır. 
Çekişmeci bir karaktere sahip olan ve fikirleri nedeniyle kendisini eleştirenlerle sık sık polemiklere giren Descartes, Kilise tarafından cezalandırılmamak için yazdıklarını otuz yıl süreyle ortaya çıkarmamıştır. Ömrünün büyük kısmını anayurdundan uzakta, kendini daha özgür hissettiği ve adreslerini sıkı sıkıya gizlediği otuz yedi ayrı yerde geçirmiştir. Çok az kitap okumuş, Avrupa’nın bilim ve felsefe camiasıyla ilişkisini mektuplar vasıtasıyla sürdürmüştür. Bir-iki yakın arkadaşı dışında yalnız, coğrafi olarak tecrit edilmiş, çekişmelerle dolu bir yaşamın burukluğuyla dolu, matematik ve felsefe dehasını kabul ettirememiş olarak ölmüştür. Dehası ve önemi ölümünden yıllar sonra anlaşılmış, bir yandan takipçileri Kartezyenler adıyla bir tür tarikat oluştururken öte yandan Kilise kitaplarını yasaklamıştır. Aynı kaderi paylaşan naaşı, İsveç’teki ölümünün ardından yıllar sonra, nihayet altıncı kabrinde Paris’teki ebedi istirahatgâhını bulmuştur. 
Descartes’ın teolojiye, felsefeye ve bilime yönelik geniş kapsamlı ilgisini ele alarak kariyeri boyunca entelektüel gelişmesinin izini süren elinizdeki kitabın yazarı Desmond M. Clarke, İrlanda Ulusal Üniversitesi’nde felsefe profesörüdür. Sonuncusu Descartes’ Theory of Mind olmak üzere, Descartes ve on yedinci yüzyıl felsefesi üzerine çok sayıda kitabın yazarıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124768</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a70e6c5-e022-4d49-acb7-a61f25f513e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Asi Ruhlar</image:title>
            <image:caption>Halil Cibran Asi Ruhlar’da (1908) insan ruhuna ve kalbine ket vuran her türlü geleneğe ve yasaya karşı çıkar: Verde’l Hânî ve Gelin Yatağı kadınlar için bir hapishaneye dönüşen evlilik kurumunu ve namus mefhumunu sorgularken, İmansız Halil yozlaşmış iktidara çanak tutan kiliseyi eleştirir. 
Sağlığında yayımlanan son yapıtı Yeryüzü Tanrıları’nı (1931) Cibran bir mektubunda şöyle açıklar: “Yeryüzü Tanrıları insandaki üç temel doğal gücü simgeliyor: güç arzusu, dünyayı yönetme arzusu ve aşk.” 
El-Muhacir gazetesinde yayımlanan Müzik’teyse (1905) Cibran, tutkuyla sevdiği bu sanata dair duygu ve düşüncelerini konusuna yaraşan ezgisel, lirik bir dille aktarır. 
Bu eserler Cibran’ın dünya görüşünün çeşitli yön ve evrelerinin yanı sıra yazarlığının kapsamını da gözler önüne seriyor. 
*Âsi Ruhlar * Verde’l Hânî *Mezarların Çığlığı *Gelin Yatağı *İmansız Halil *Müzik *Nihavent *Isfahan *Sabâ *Rast *Yeryüzü Tanrıları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124769</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/041f64dc-afdb-470e-af6c-488d47a33708.jpg</image:loc>
            <image:title>Masallar</image:title>
            <image:caption>Rus edebiyatının ölümsüz şairi Puşkin halk edebiyatının, masalların ve sözlü geleneğin edebi bir forma dönüştürülmesinde öncü bir rol oynamış, onları yeniden şekillendirerek her yaştan okura hitap eden eşsiz metinler yazmıştır. Puşkin’in edebiyatı, masallarındaki zarif üslup, sembolizm ve temalarla Rus halkını aşarak tüm dünyaya hitap eden bir 
edebi mirasa dönüşmüştür. 
Vladimir Nabokov&apos;un deyimiyle “Rus edebiyatının asıl kaynağı” olan Puşkin, yalnızca bir yazar değil, aynı zamanda halkın ruhunu edebiyatla buluşturan bir hikâye anlatıcısıdır. Çocukluğunda dadısı Arina’dan dinlediği halk masalları, onun hayal gücünün temelini oluşturmuş ve masallarına evrensel bir derinlik katmıştır. Bu kitap, Puşkin’in halk hikâyelerine kazandırdığı o büyülü dokunuşları hissederken, aynı zamanda bir ulusun kültürel mirasına tanıklık etme fırsatı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124770</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8ab1a5f-6c0a-4441-995a-9e33fe66d7ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaprak Dökümü - Livaneli Kitaplığı</image:title>
            <image:caption>Türk edebiyatının büyük ustası Reşat Nuri Güntekin’den aile bağlarına, fedakârlığa ve hayal kırıklıklarına dair duygu yüklü bir roman. 
İstanbul’un geleneksel yaşamı ile Batı’dan esen modernleşme rüzgârları arasındaki çatışmayı ustalıkla işleyen Yaprak Dökümü, devrin sosyolojik yapısına dair de bir tasvir sunuyor. Dönemin aydın profili olarak resmedilen Ali Rıza Bey’in ahlakçı tutumu ile aile üyelerinin özgürlük anlayışlarının çatışmaya başladığı nokta, bireyin hem kendisine hem de çevresine yabancılaşmasına giden yolun başlangıcı oluyor. Güntekin’in aile içi ilişkileri odak noktası yapan romanı, toplumsal yapının çekirdeğini oluşturan kurumu realist bir perspektifle ve cesurca ele alıyor. Kültürel çözülmenin ve kuşak çatışmasının felakete sürüklediği bir ailenin dramını lirik bir anlatıyla sunan roman, Reşat Nuri külliyatının özgün örneklerinden birini teşkil ediyor. 
Reşat Nuri Güntekin’in unutulmaz eseri Yaprak Dökümü’nün güncel edisyonunu, usta edebiyatçımız Zülfü Livaneli’nin önsözü ve özenli bir baskıyla okurun ilgisine sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124771</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f33b1cc1-512b-44d4-9203-3e8424a62175.jpg</image:loc>
            <image:title>Denemeler 1</image:title>
            <image:caption>Lydia Davis, henüz öğrenciyken şiir yazmaya başladı ve sonraki yıllarda 
ona dünya çapında ün kazandıran kurmaca metinler kaleme 
aldı. Çevirmen kimliğiyle de uluslararası çapta tanınan Davis, ilk 
öykü kitabının yayımlandığı 1976’dan bu yana, mensubu olduğu 
Amerikan edebiyatının sınırlarını farklı coğrafyalara doğru genişleterek 
çağının en güçlü edebiyat figürlerinden biri haline geldi. Aynı 
zamanda iyi bir kurmacadışı yazarı olan Davis’in denemeleri, yazarlar 
ve eserler üzerine yorumları, yazma pratiği hakkında tavsiyeleri 
Denemeler 1’de bir araya geliyor. Davis’in ele aldığı konular, onu 
bu dünyanın içine çeken ilk edebi metinlerden en sevdiği öykülere, 
John Ashbery’nin Rimbaud çevirisinden Alan Cote’un resimlerine, 
ilk turist fotoğraflarından Çobanın Mezmuru’na kadar uzanıyor. 
 
Bu sabah mutlu bir şekilde evde dolaşıyorum ve yaptığım şey aklıma 
takılıyor. Aslında, yaptığım bir jest aklıma takılıyor ama o tek jest az 
önce yaptığım şeyi betimleyen bir cümle yazmama ilham veriyor. Bu, 
yazarken genellikle etkili bir yaklaşımdır çünkü tek çarpıcı öğe, kendi başına bir anlam taşımayacak bir dizi sıradan öğenin sonucu olabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124772</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4377c40f-b6a5-4344-9257-63d705783494.jpg</image:loc>
            <image:title>Kan Kitapları 2</image:title>
            <image:caption>Korku edebiyatının yaşayan en büyük ustalarından olan ve Hellraiser’ın, unutulmaz Pin Head’in yaratıcısı Clive Barker’ın altı kitaplık Kan Kitapları serisinin ikinci kitabı şu an elinizde. 
 
Okuru hayalgücünün erişebileceği en tekinsiz, en kanlı sınırlarda gezdiren bu altı öyküde, gerçek korkusuyla yüzleşen genç bir adam ve insan bedenini düşünce gücüyle şekillendiren gizemli Jacqueline Ess’le tanışacak, çöl şeytanlarının gizeminden Morgue Sokağındaki yeni bir gizeme yolculuk yapacaksınız. 
 
Yazarın deyişiyle, “Herkes birer kan kitabıdır; neremizden açılsak kırmızıyızdır.” 
 
“Barker yaptığı şeyle hepimizin son on yıldır uyuyormuşuz gibi görünmesine yol açıyor.” 
–Stephen King 
 
“Barker en başından eşsiz bir yazar olduğunu belli etti.”  
–Locus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124773</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/436dde1d-e813-40f8-bdf6-19744ce5622a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizans Karşısında Türkler</image:title>
            <image:caption>Bir yanda bin yıllık bizans… 
Bir yanda henüz genç ve 
taze osmanlılar. 
Bizans yorulmuş, dağınık ve buna rağmen hala mağrur. Osman gazi 
ve arkadaşları ise inançlı, 
heyecanlı, atılgan. 
Bazen savaş, bazen dostluk… 
Tâ istanbul’un fethi’ne kadar renklenen, değişen, canlı bir akış. Söğüt’ten istanbul’a yürüyüşün uzun ve zorlu hikâyesi… 
İnançla idealin, entrika ile güç çatışmalarının coğrafyayı harmanlayışı. 
Bizans kadar osmanlının içine 
detaylı dalışlar. 
İstanbul’un fethi’nden sonra osmanlıya mülk olacak bizans’ı ahmed refik’in sürükleyici kaleminden bir kez daha okumak için; 
bizans karşısında türkler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124774</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fc8c123-f8ba-4ed6-9025-1aa9e86aa850.jpg</image:loc>
            <image:title>Yedinci Günün Karanlığı</image:title>
            <image:caption>su ayak bileklerini geçmişti, 
sallandıkça suyun üzerinde halkalar oluşuyordu, 
kalkmayacağım dedi yerimden, 
ben bu koltuğa oturmak için çok uğraştım, 
yataktan koltuğa gelmesi iki saatini alıyordu nevit bey’in, 
müjdeli bir haber gibi oturuyordu yerine her seferinde, 
 
 
Ferdi Çetin’in ikinci öykü kitabı Yedinci Günün Karanlığı, mümkün söylemlerin en tuhafına ve ritmin ustalığına bir övgü niteliğinde. Öykünün imkânında şiir yaratır gibi özgün, kısa yazıyor Ferdi Çetin. Gürültüsüz bir dünyada, dar bir yolda ya da küçük bir odada karakterlerin ve imgelerin hep daha azına işaret ettiği yeni bir öykü evreni yaratıyor. Yedinci Günün Karanlığı ezber bozan, biçimsel kaygıyı ortadan kaldıran, harfleri özgürleştiren, alışılmışın dışında yeni bir öykünün, bir buluşun ayak sesleriyle geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124775</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9944b210-852a-4d07-8215-e20d33f3ada3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaman’ın Tarhana Kavanozu</image:title>
            <image:caption>O sabah sınıf rengarenkti. Yan yana dizilmiş sıralar, çeşit çeşit yiyecekle doluydu. Meyve kostümleri giymiş çocuklar neşeyle dans ediyorlardı. Yaman ise, elinde sıkı sıkı tuttuğu minik kavanozuyla tüm bu cümbüşü kenardan izliyordu. 
 
Saliha Demir’in incelikli diliyle kaleme aldığı, Sinem Özen Türkiş’in resimleriyle renklenen Yaman’ın Tarhana Kavanozu hem yerli malı kutlamalarını sorgulayan hem de kültürel mirasa sahip çıkan bir kitap olarak raflarda yerini alacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124776</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f854feb8-0e30-4f05-8dc3-04e064e01aa2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıfırdan Zirveye</image:title>
            <image:caption>Lise son sınıftayken fizik öğretmenim Yüksel Tezcan Hanım’ın bana getirip verdiği bir gazete ilanı kaderimi değiştirecekti. Bir akşam saatinde hayaller kurarken, TRT radyosundan “Kemal Şahin” adını duyunca en büyük hayalim gerçek olmuştu.  Sevinçten havalara uçtum. O an hayatımın dönüm noktasıydı. 
Doğduğum topraklar Toros Dağları, bana azmi, mücadeleyi ve ufuklara yelken açmayı öğretti. Almanya’da mühendislik eğitimimi tamamladığımda bana çalışma izni vermediler. Orada kalmak için pes etmedim ve küçük bir butikle ticarete başladım. Zamanın 5000 markı elimdeki tek sermayem değildi. Benim iyi eğitimim, güvenilirlik ve dürüstlük gibi servetim vardı. 
Önce aileniz, öğretmenleriniz, arkadaşlarınız sizi yetiştirir. İş hayatı olgunlaştırır. Kitaplar, ilham aldığınız insanlar, rakipleriniz ve hatalarınız sizleri güçlendirir. Böylece zirveye doğru yol alırsınız. Bazılarınız sadece dağı, bazılarınız da dağın arkasındaki yıldızı görür. Hedefleri yakaladıkça daha da hızlanırsınız. 
Hedefiniz gittiğiniz yoldur...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124777</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cf91fb6-54a0-4cd1-b674-1fce9e057a36.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Para Ne Saat Ne Kasket</image:title>
            <image:caption>Çocuklu bir anne gördüm, durdum. Ani bir şekilde uyanan bir duyguyla çocuğa annesinden, anneye ise çocuğundan dolayı gıpta ettim. Bundan başka, gençliği, güzelliği, kolyesi ve saç şeklinden dolayı da anneye gıpta ediyordum. Ayrıca, kaba saba küstahlığından ve tükürükler savurarak konuşmasından dolayı da çocuğa gıpta ediyordum. Beni şaşırtan yorgunluğum oldu; yaşlanmanın bir ödüllendirilme olduğunu tasavvur ederdim hep; ödülse bir eksiklik olamazdı, rencide edici bir şey de değildi. Oysa eksiklik ve aşağılanma her metroda açık açık yazılıydı. Her vagonda şöyle deniyordu: Yaşlılara boş yer bırakılması rica olunur. Yorgunluğuma sahip çıkabilirdim, ama cesaret edemedim. 
 
Tipik bir Genazino karakteri olarak tanımlayabileceğimiz anlatıcımız, bir sokak festivali sırasında eski karısıyla karşılaşır. Kendisi, her ne kadar yeni ilişkiler yaşamaya başlasa da eski karısına, evliliğine, dahası evliliğe dair düşüncelerden bir türlü kurtulamamıştır. Her ‘eş’in gelecekteki ‘eski’liğini içinde barındırdığını fark eden kahramanımız sadece evliliğin değil, yaşam, anne-baba, çocukluk, yaşlılık, ölüm gibi konuların da gittikçe çetrefilleştiğini görür. Halbuki bir zamanlar, yaşlandıkça tüm bunların biraz daha açıklanabilir olacağını düşünmüştür. Yine keskin gözlemler, derin düşünceler ve kendine has bir yalnızlık öyküsü. 
Wilhelm Genazino’nun ölümünden önce yayımlanan son romanı olan ve önceki romanlarına göre yoğunlaşan melankolisiyle, sıklaşan geriye dönüşleriyle okurunu insan ruhunda uzun bir gezintiye çıkaran Ne Para Ne Saat Ne Kasket, Tevfik Turan’ın Almanca aslından çevirisiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124778</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6232a6d5-c692-4c34-8f01-7b82f1d6f424.jpg</image:loc>
            <image:title>Sibiryalı Kız</image:title>
            <image:caption>Odamda Yolculuk adlı kitabıyla seyahat edebiyatında sıra dışı bir iz bırakan Xavier de Maistre, Sibiryalı Kız’da bu kez uzun ve zorluklarla dolu bir yol hikâyesi anlatıyor. Suçsuz yere sürgün edilmiş babasının affını sağlamak için çarlık başkenti St. Petersburg’a gitmek üzere Sibirya’daki ücra İşim’den yola çıkan gencecik Praskovya Lopulov’un hikâyesi. Genç kızın bu yolculuğa çıkarken ne parası ne yanında ona destek olacak birisi ne hayat tecrübesi vardır. Yalnızca iyi niyeti ve inancıyla göze alır bu macerayı. Kendisi de hayatının önemli bir bölümünü St. Petersburg’da geçirmiş olan Xavier de Maistre, bir yandan da geniş bir Rusya panoraması sunuyor. 
“Gerçekte basit ve iddiasız olan Praskovya’nın böyle gözükmek için çaba sarf etmeye ihtiyacı yoktu ve seçkinlerin arasında da kendini yabancı hissetmiyordu. Sağlam bir muhakeme, hakkaniyetli ve tabii bir zihin, onu her şeyden bihaber bırakmış derin cehaletini telafi ediyordu ve beklenmedik, kati cevapları patavatsızların çoğu zaman keyfini kaçırıyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124779</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71d24ea1-41b8-46c4-ad54-6ea53d66f837.jpg</image:loc>
            <image:title>Fransız Devrimi: İnfografik (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>FRANSIZ DEVRİMİ’Nİ DAHA ÖNCE HİÇ BÖYLE OKUMADINIZ. 
 
ZEKİCE TASARLANAN GRAFİKLER, TABLOLAR VE DİYAGRAMLARLA ALIŞILAGELDİK ANLATIM KALIPLARINI YIKAN FRANSIZ DEVRİMİ: İNFOGRAFİK, OKURLARINA VERİLERE DAYALI GÖRSEL BİR ŞÖLEN SUNUYOR. 
• YÜZLERCE ÇİZİM • ÇOK SAYIDA GRAFİK • ÖZEL HARİTALAR • BİNLERCE İSTATİSTİK • GÜÇ DENGELERİNİ ANLATAN TABLOLAR • SİYASÎ, ASKERÎ VE EKONOMİK İLİŞKİLERE DAİR DİYAGRAMLAR 
 
18. yüzyılda Paris’in çalkantılı dünyasına adım atacağınız, fikirleri, ideolojileri, siyasi ilişkileri ve daha nicelerini sanki oradaymışçasına inceleyeceğiniz FRANSIZ DEVRİMİ: İNFOGRAFİK, bu karmaşık ve kanlı dönemi herkesçe anlaşılabilir bir dil ve farklı bir perspektifle sunuyor. 
 
Bastille’in zaptından Terör saltanatına, Napoléon’un yükselişinden ülkeye egemen olan kaosa, günlük yaşamdan kadın haklarına uzanan geniş bir yelpaze sunan elinizdeki bu kitap, özel çizimleri, grafikleri ve verileriyle canlı bir anlatım vadediyor. 
 
İster alanında uzman bir tarihçi, isterseniz bu döneme meraklı bir tarihsever olun, FRANSIZ DEVRİMİ: İNFOGRAFİK hayal gücünüzün zincirlerini kırarak sizleri Fransa’nın özgürlük, eşitlik ve kardeşlik sloganlarıyla inleyen sokaklarında nefes kesici bir maceraya çıkarıyor. 
  &quot;Elinizdeki kitap, o yıllara damgasını vuran önemli olayları ve değişimleri tüm çeşitliliği ve karmaşıklığıyla aktarmak için anlatı ve modellemeyi bir araya getiriyor. Amacımız bir metni çizimlerle süslemek değil, tarihin sanki bir çiçek dürbününden [kaleydoskop] bakıyormuşçasına farklı bir okumasını yapmak.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124780</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81dcc5f1-9490-4bd7-80b6-a8c3ed9888cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaybolan Meslekler: Konuşan Kilim mi Olur?</image:title>
            <image:caption>Kronik Çocuk, geleneksel zanaatlerin izinde rengârenk yolculuğuna devam ediyor! Gül Çetin’in yazıp resimlediği Kaybolan Meslekler Serisi’nin ikinci kitabı Konuşan Kilim mi Olur?, kilim dokuma sanatına dair merak edilenleri anlatıyor. 
 
Atlas ve ailesi tatil için Isparta’ya seyahat ediyorlar. Büyük halası Müjgan Hanım, uzun zaman görmediği kuzeni Zeynep ve ip boyama ustası Ali Usta’yla kilim dokumayı öğrenen Atlas çok heyecanlı. Renklerin nasıl elde edildiğini, düğümlerin nasıl atıldığını, iplerin nasıl boyandığını keşfeden Atlas, öğrendiklerini okuldaki arkadaşlarıyla paylaşmak için de can atıyor. Üstelik bu sırada kuzeni Zeynep’le birlikte akla hayale sığmayacak fantastik bir maceranın kollarına atılıyor. 
 
Kaybolmaya yüz tutan kilim dokuma sanatına bir saygı duruşu niteliğinde olan Konuşan Kilim mi Olur?, okurlarını rengârenk ve macera dolu bir yolculuğa çıkarırken aynı zamanda Isparta’nın güzelliklerini de gözler önüne seriyor. 
Kronik Çocuk, kaybolan mesleklerin izinde yolculuğa devam ediyor! 
 
Kaybolan Meslekler serisinin ikinci kitabı Konuşan Kilim mi Olur?, rengârenk bir dünyanın kapılarını aralıyor. Gül Çetin’in hem yazıp hem resimlediği kitap, unutulmaya yüz tutan geleneksel kilim dokuma sanatının inceliklerine odaklanıyor. 
 
Atlas ve ailesi bu kez kilim diyarı Isparta’ya seyahat ediyor. Atlas, yıllardır görmediği kuzenine kavuşacağı için çok heyecanlı. Üstelik büyük halası Müjgan Hanım ve ip boyama ustası Ali Usta’yla birlikte bu geleneksel zanaate dair merak ettiği soruların peşine düşüyor: Hangi bitkilerden hangi renkler elde edilir? Düğümler nasıl atılır? Kilimlerin üzerine işlenen motifler ne anlama gelir? 
 
Isparta’yı ve güzelliklerini keşfetmek isteyen Atlas’ın sürprizlerle dolu tatilini konu edinen Konuşan Kilim mi Olur?, okurlarına fantastik bir macera vadediyor! 
 
Müfredat temaları:  
ÇOCUK DÜNYASI, ZANAAT, GELENEK, FANTASTİK MACERA, DOĞAL GÜZELLİKLER, BECERİ, SANAT, MİLLİ KÜLTÜRÜMÜZ,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124782</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3db39049-bc6a-4853-a034-0059acb4c747.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye ve Dünyadan İstihbarat Operasyonları</image:title>
            <image:caption>Dünya çapında istihbarat teşkilatları kendi devletlerinin güvenliğini sağlamak, düşman ve rakip oluşumların hareketlerini gözlemek için çeşitli operasyonlar yürütüyorlar. Bunların çok azından bizlerin haberi oluyor. İş yapma biçimleri, görevli kişiler, hedefler ve amaçların bilinmediği bu sahaya ilişkin komplo teorileri ya da gerçeklikle ilgisi olmayan hikâyeler ise her yerde. 
Uluslararası güvenlik uzmanı ve eski bir Milli İstihbarat Teşkilatı mensubu olan Ali Burak Darıcılı ise Türkiye ve Dünyadan İstihbarat Operasyonları kitabında okurlarına tanınan ancak bilinmeyen bir faaliyet sahasını anlatıyor. Kitapta istihbarat operasyonlarının nasıl yürütüldüğünü, istihbarat elemanlarının nasıl faaliyet gösterdiğini, operasyonların arkasında yatan motivasyonları ve sonuçlarını ele alıyor. 
Darıcılı MİT’ten CIA’e, MOSSAD’dan MI6’e kadar çeşitli istihbarat örgütlerinin icra ettikleri operasyonları, istihbarat diplomasisi ve güvenlik etkileşimi bağlamında değerlendiriyor; devlet sırlarının peşindeki kimselere karşı yürütülen olayları incelikli bir şekilde çözümleyerek bahsi geçen operasyonların resmi anlatımlarının satır aralarına eğiliyor. 
Türkiye ve Dünyadan İstihbarat Operasyonları, bu gizli dünyaya merak duyan okurlara soluk kesen bir film tadında vakalar sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124783</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4bd0142-900b-4a25-ac55-2f8aa9991384.jpg</image:loc>
            <image:title>Bakterin Kadar Yaşa</image:title>
            <image:caption>İnsan vücudu, içinde koskoca bir evreni barındırıyor. Milyarca hücre, pek çok organ, sinir ağları ve bizim faydamız için harıl harıl çalışan gizli kahramanlar, dost bakterilerimiz… Günümüzde bilinen adıyla bağırsağın, ikinci beynimizin mucizevi emektarları “Görünmez Ordu” bakteriler… 
Oysa biz yüzyıllar boyunca bakterilere karşı savaş açtık; onları düşman, hatta hastalık ve ölümün birer habercisi olarak gördük. Bitmedi, modern hayatla gelen bazı sağlıksız yaşam alışkanlıklarımızla bedenimizi daha da harap ettik. 
İçimizdeki evreni eviniz olarak hayal edin! Eviniz, en güvenli yaşam alanınız; âdeta kaleniz. Ancak kalenizin içi kimyasallarla kaplı... Böyle bir ortamda nereye kadar yaşayabileceğiz? 
Şayet sağlıklı bir yaşam, sağlıklı nesiller ve dinç bir zihin istiyorsak bakterilerimize olan borcumuzu ödemenin vakti geldi de geçiyor. 
·         Çocukluktan itibaren mikrobiyota nasıl desteklenebilir? 
·         Depresyonda olmamızın sebebi vücudumuzdaki yararlı bakterilerimizin tahribata uğraması olabilir mi? 
·         Konu bakteriler olunca hangi besinler tüketilmeli, hangi alışkanlıklardan uzak durulmalı? 
·         Prebiyotik nedir, probiyotik nedir? 
·         Mikrobiyotamız kanser başta olmak üzere pek çok hastalığa o beklenilen çözüm mü? 
·         Karşımızdaki kişiye duyduğumuz aşkın tohumlarını bakterilerimiz mi atıyor? 
·         Peki, sağlıklı bir ömür için kadim bakterilerimizi geri kazanmanın yolları neler? 
Uzun yıllar boyunca laboratuvarlarda insan mikrobiyotası ve yeni nesil probiyotikler üzerine çalışmalar yapan değerli bilim insanı Ali Rıza Akın’ın kaleminden; BAKTERİN KADAR YAŞA! İÇİMİZDEKİ EVREN: MİKROBİYOTA. 
Yeni yüzyıl, yapay zekâ ve teknolojinin yanı sıra, bakterilerin yüzyılı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124784</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d838b7e-ea0e-470d-a7bb-ef9327a9de02.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa’nın Fethi</image:title>
            <image:caption>Usta askerî tarihçi Gábor Ágoston Avrupa’nın Fethi’nde, Orta Çağ Balkanlarında yavaş ve diplomatik kurnazlıklarla dolu Osmanlı yayılışını ilk defa tüm ayrıntılarıyla resmediyor: siyasi evlilikler, hızla değişen ittifaklar, Osmanlıları müdahaleye davet eden iş birliğine açık yerel güç odakları ve uç beyleri... İstanbul’un fethinden sonra doğan Müslüman Roma’nın Mohaç’ın ardından Habsburglarla cihan hakimiyeti kavgasına tutuşması… Kapitülasyonlar yoluyla Katoliklere karşı Protestan devletlerin güçlendirilmesi… Hint Okyanusu’nda kaçan fırsatlar… Gerçekleştirilemeyen Süveyş, Don-Volga, Sakarya-Marmara kanalları… 
Ágoston, Osmanlı stratejisini ele alırken Habsburglar ve Safeviler karşısında Osmanlıların üstünlüklerini ve zayıflıklarını ihmal etmiyor: Emperyal rekabette başkentleri taviz ve müzakereye zorlayan yerel güç odakları, “kızıl elma” ve “cihat” retorikleri ile jeopolitik gerçeklerin uyuşmazlığı ve nihayet II. Viyana Kuşatması’ndaki hezimete giden yolda yaşanılan kurumsal sorunlar. 
Osmanlılar Avrupalı rakiplerine göre ne daha savaşkandılar ne de daha saldırgan. Din ve etnisite bir gerileme sebebi değildi. Daimî elçiler ve merkezi istihbarat noksanlığında bile Avrupa’yı günü gününe takip ettiler. Ne var ki “İslam’ın Son Pehlivanı” uzun vadede bu noksanlıkların bedelini ödedi. Avrupa’da ortaya çıkan haritacılık, fennî askerlik ve yeni mali, idari düzene ayak uyduramadıkça savunmaya çekildi. 
Ágoston titizlikle hazırladığı bu eserinde, Osmanlıların sınırları koruma mücadelesini, imparatorluğun zayıflama sebeplerini, Habsburglar ve Safevilerle olan rekabetin detaylarını ele alıyor. Osmanlıların 14. yüzyıldaki yükselişinden 1683’teki Viyana Kuşatması’na kadar uzanan etkileyici tarihini anlatıyor. Osmanlı fetihlerini yalnızca savaş meydanlarıyla değil, hanedan evlilikleri, diplomatik manevralar ve fethedilen yerleri sisteme entegre etme politikalarıyla da ele alan Ágoston, Osmanlıların hem Doğu’nun hem de Batı’nın bir parçası olduğunu ortaya koyuyor... Türk okuyucusu için güncellenen ve genişletilen Avrupa’nın Fethi: Osmanlı Cihana Nasıl Hükmetti?, Osmanlı tarihi için yeni bir perspektif sunuyor. Avrupa’nın, Osmanlılar olmadan anlaşılamayacak bir bütün olduğunu gösteren bu eser, tarihseverler için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124785</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ce8d88b-a703-4f88-860c-63496010df67.jpg</image:loc>
            <image:title>Romanovlar</image:title>
            <image:caption>“Simon Sebag Montefiore&apos;nin Romanovları en büyük ölçekte destansı bir tarih anlatısı. . . . Komploların, darbelerin, suikastların, işkencelerin, kazığa oturtmaların, kırbaçlamaların, cinsel ve alkolik aşırılığın, şarlatanlar ve sahtekarların, ezici bir serfliğe dayalı gösterişli zenginliğin ve hiç de şaşırtıcı olmayan şekilde baskı ve isyandan oluşan bir kısır döngünün hikayesi. Karşılaştırıldığında Game of Thrones sıkıcı bir beş çayına benziyor. . . . Montefiore&apos;nin mükemmel anlatımını okuyunca, Rus monarşisinin bu denli yıkıcı liderler altında nasıl hayatta kalabildiğini anlayabilmek zor.” – Antony Beevor 
 
“Kitap harikulade bir okuma deneyimi sunuyor ve yüzyılın sonundan devrimci felakete uzanan son üçte birlik bölüm bilhassa taktire şayan. Nikolay ve Alexandra ile ilgili sayfalar belki de şimdiye kadarkilerin en iyisi, özlü aynı anda dokunaklı ve keskin. Montefiore, tıpkı bir romancının diyalogları kullanması gibi, her bir kızın doğumunu hatıratlardan özlü alıntılarla aktarıyor. Çöküşün kapsamlı hikayesinde, Rasputin&apos;in entrikalarını ve cinayetini ya da 1918&apos;de 18 Romanov&apos;un infazını keskin bir dille anlatıyor. Simon Sebag Montefiore&apos;nin yetenekleri sayesinde Romanov hanedanı bundan sonra daha da inanılmaz ve tekinsiz görünecek.” – Stephen Kotkin 
*** 
Romanovlar, üç yüzyıl boyunca dünya anakarasının altıda birini yöneten, modern zamanların en başarılı hanedanlarından biriydi. Bir aile, savaşın tarumar ettiği bir prensliği nasıl oldu da dünyanın en büyük imparatorluklarından birine dönüştürdü? Aynı zamanda, nasıl oldu da her şeyi kaybettiler? 
Kimi deli, kimi dahi ama hepsi de imparatorluk hırsından payına düşeni almış yirmi çar ve çariçenin en dürüst anlatısı olan Romanovlar, Ünlü tarihçi Simon Sebag Montefiore’nin kaleminden okurlarla buluşuyor. Bu ilginç ve entrika dolu hanedanı, Korkunç İvan’dan Tolstoy ve Puşkin’e, Bismarck, Lincoln ve Kraliçe Victoria’dan Lenin’e uzanan tarihi şahsiyetlerle birlikte daha yakından tanıyacaksınız. Maceracıların, devrimcilerin, fahişelerin ve şairlerin kol gezdiği saray koridorlarında yaşanan komplolara, aile içi çekişmelere, cinsel aşırılığı takip eden ahlaki çöküşe, vahşi bir savurganlığın gölgesindeki sınırsız iktidar gücüne ve imparatorluğun acımasızca inşa sürecine bilfiil tanık olacaksınız.  
Akıcı, rahat okunabilen, yer yer eğlendiren, yer yerse gerilim saçan anlatısıyla Romanovlar, üç asırlık dev bir hanedanı tüm çıplaklığıyla anlatıyor. Yeni arşiv çalışmalarını kaynak alan Montefiore, Rusya’nın hem geçmişini hem de bugününü anlamamızı sağlıyor. Sunduğu zafer, trajedi, aşk ve cinayet temalarıyla günümüz tarihçiliğinin son derece başarılı bir örneğini sergiliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124786</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36218abc-e1d2-4af4-835f-5acbe1b83a42.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşlerimizdeki Evren</image:title>
            <image:caption>Kronik Çocuk, meraklı okurlarını evrenin sırlarını keşfetmeye davet ediyor! Challenger Uzay Mekiği’nin fırlatılışını odağına alan Düşlerimizdeki Evren, Armağan Tuna’nın çevirisiyle heyecan dolu bir okuma keyfi sunuyor. 
 
Takvimler Ocak 1986’yı gösterdiğinde tüm dünya bir daha asla unutamayacağı bir olaya tanıklık ediyordu: Challenger Uzay Mekiği, Dünya’nın ötesinde neler olduğunu keşfe hazırdı! Thomas ailesinin bilime meraklı üyesi Bird de bu olaya tanıklık edenler arasındaydı. 
 
Ancak Thomas ailesinin bambaşka gündemleri vardı: Cash, ikinci kez okuduğu yedinci sınıftan kurtulmaya ve “gerçekten iyi” olduğu bir şey bulmaya çalışıyor; Fitch, ardı ardına kırdığı kalpleri onarmanın yollarını arıyordu. Her biri farklı bir dünyaya ait gibi görünse de bu üç kardeşin ortak bir amacı vardı: İçinde bulundukları koşulları değiştirmek, oldukları yerden kaçmak! 
 
Erin Entrada Kelly, Düşlerimizdeki Evren’de okurlarını aile bağları, kardeşlik, başka dünyaları keşfetme merakı ve kendini bulma arzusu gibi birbirinden farklı konularda düşünmeye çağırıyor. 
 
Kronik Çocuk’tan, uzayın derinliklerinde neler olduğunu merak eden okurlar için sıcacık bir hikâye: Düşlerimizdeki Evren. Erin Entrada Kelly’nin kaleme aldığı bu sonsuzluğa uzanan serüven, Armağan Tuna’nın çevirisiyle hayat buluyor. 
1986 yılının Ocak ayında tüm dünya nefesini tutmuş, Challenger Uzay Mekiği’nin fırlatılmasını bekliyor. Thomas ailesinin çocuklarıysa bu tarihi günde tüm hayatlarının değişeceğinden habersiz. Okulunu basketbol kadar sevmediği için sürekli sıkıntı yaşayan Cash, atari oyunlarıyla kendine bambaşka bir dünya kuran Fitch ve NASA’nın ilk kadın uzay mekiği komutanı olmak isteyen Bird… Birbirinden çok farklı sahip bu üç kardeşin ortak noktasıysa bir kaçış hayali kurmaları.

Newbery Onur Ödüllü Düşlerimizdeki Evren; aile bağları, kardeşlik ve keşif merakı üzerine çarpıcı bir hikâye sunarken içimizdeki karmaşık duygular ile kurduğumuz hayallerin aslında ne kadar evrensel ve zamansız olduğunu da vurguluyor. 
 
Müfredat temaları:  
ÇOCUK DÜNYASI, UZAY VE EVREN, KEŞİF, KARDEŞLİK, AİLE HAYATI, HAYAT BECERİLERİ, TARİH</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124787</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/559d6ba4-52be-4cb0-9ac3-31a54333e7cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Davamız</image:title>
            <image:caption>“Ölüme mahkûm binlerce Türk çocuğunu kurtarmak ve onları istediğim tarzda hayat mücadelesine hazırlayabilmek muvaffakiyetini de tatmak bahtiyarlığına kavuşmuş bir insan sıfatıyla ‘Ço­cuk Davası’ benim en zevkli uğraşma mevzuumdur.” 
Kâzım Karabekir 
*** 
Türk askerî ve siyasi tarihinin unutulmaz şahsiyetlerinden biri olan Kâzım Karabekir’e dair serimiz, yine kendisinin kaleme aldığı kaynak bir eserle devam ediyor. 
*** 
Kâzım Karabekir savaşın en acımasız şartlarında bile insanı ve özellikle de çocukları yaşatmak için büyük gayret göstermiştir. Bu yönü ile “Şark Fatihi” unvanının yanında “Yetimler Babası” olarak da tanınmaktadır. 
Doğu Anadolu’da görev yaptığı süreçte Karabekir kimsesiz çocukların durumu ile en az askerî ve politik meseleler kadar meşgul olmuş, perişan hâle gelen bu çocukları kurduğu bakım merkezlerine aldırmıştır. Böylelikle bir taraftan onların iaşe ve ibateleri ile ilgilenilirken diğer taraftan da çok kaliteli bir eğitim-öğretim programı ile ülkelerine fayda sağlayabilecek bireyler olmaları sağlanmıştır. 
Askerî tarihçi – yazar Dr. Erhan Çifci’nin titizlikle yayına hazırladığı ve çok sayıdaki dipnot bilgisiyle zenginleştirdiği “Çocuk Davamız”, Kâzım Karabekir’in himayesine aldığı iki bini kız, altı bin çocuğun eşsiz hikâyesidir. Bu hikâyede okuyucular küllerinden doğan bir ülkenin kimsesiz çocuklarını koruma, kollama ve topluma kazandırma çabalarına yakından tanık olacaklardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124788</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa798c24-68f7-4cfa-8962-a9f074d03a77.jpg</image:loc>
            <image:title>Socrates Düşünen Spor Dergisi Sayı: 96</image:title>
            <image:caption>Socrates Dergi, yılda iki sayı çıkarma planıyla çıktığı yeni yolda altı aylık aranın ardından 2024’ün ikinci sayısıyla raflara yeniden konuk oluyor. Socrates Dergi No:96 içeriğini tamamen 2000’li yıllar özel konseptine ayırdı. Daha önce 1970’ler, 80’ler, 90’lar, 2010’lar olmak üzere dört kez yaptığı dönem sayılarına bir yenisini ekleyen dergi; yeni milenyumun 25. yılına ve Socrates Dergi’nin de 10. yaş gününe doğru ilerlediğimiz şu günlerde bu bin yılın başlarına dönüp bakmayı tercih ediyor. Geçmişe bakarak bugünü de anlamaya ve anlatmaya çalışıyor. Bu sayıda dergi ekibi hem 2000’lerden kalan hatıra defterlerinin sayfalarını karıştırıyor hem de 2000’lerin günümüze yansımasına dair retrospektif çalışmalar sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124789</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa602df0-d7a5-44cd-b987-d1bb40f20f3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dakikalar İçinde Güneş Sistemi</image:title>
            <image:caption>GÜNEŞ SİSTEMİMİZE DAİR BENZERSİZ BİLGİLER! 
 
Güneşin tüm Güneş Sistemi’ne nasıl güç verdiğini hiç merak ettiniz mi? Mars gerçekten bir sonraki evimiz olabilir mi? Jüpiter&apos;in Büyük Kırmızı Lekesini yüzyıllardır canlı tutan şey ne? Venüs neden böylesine parlak? Europa gibi uydularda gerçekten okyanuslar olabilir mi? Satürn&apos;ün görkemli halkaları nasıl oluştu? Plüton ve ötesinin buzlu derinliklerinde hangi gizemler saklı? 
 
İçerisinde güvenle yaşadığımız ama bir o kadar da tehlikeli olan Güneş Sistemimiz, halen keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda gizemle dolu. Bu büyüleyici rehber, gezegenlerin, uyduların, asteroitlerin ve daha fazlasının gizemlerini keşfetmenizi sağlayacak ve hem Dünyamız hem de komşu gezegenlerimize dair çok sayıda bilgiyse ufkunuzu açacak. 
 
Dakikalar İçinde Güneş Sistemi; 200 temel kavramı açıklarken, kara deliklerden cüce gezegenlere, uydulardan asteroitlere, Merkür’den Plüton’a uzanan geniş yelpazesi ve görselleriyle Güneş Sistemimizin karanlıkta kalan kısımlarını aydınlatıyor. Dakikalar İçinde Güneş Sistemi hem hızla okunabiliyor hem de okuyucusunu nefes kesici bir maceraya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124790</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67df6b8b-bfdd-4c89-88dd-b438ca354d8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Söylev (Nutuk)</image:title>
            <image:caption>Sevgili çocuklar, sizlere Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Söylev”ini bugünkü Türkçeyle aktaracağım. “Bugünkü Türkçeyle...” diyorum, çünkü Atatürk, “Söylev”i “Nutuk” adıyla 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında, tam otuz altı buçuk saatte okunmuştur. Atatürk bu yapıtını yazdığı zaman, henüz “Dil Devrimi” başlamamıştı. “Dil devrimi”, Türkçeyi Osmanlıcadan ayırmak amacıyla 1932’de kendinin kurduğu Türk Dil Kurumunun kurulmasıyla yaşama geçirilmiştir. “Dil Devrimi”nin amacı, Türkçeyi yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmaktır. 1927’de, henüz Türkçe egemen değildi ama bugün Atatürk’ün yaptığı “Dil Devrimi” sayesinde, Türkçe konuşup yazıyoruz. İşte ben de bundan hareketle, Atatürk’ün “Nutuk”unu, bugünkü Türkçe’mizle “Söylev” olarak size aktaracağım. 
 
Vecihi TİMUROĞLU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124791</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8724371d-3d5d-467e-b65b-4b441175be52.jpg</image:loc>
            <image:title>Neoliberal Siyasetin Sekerat Hali</image:title>
            <image:caption>“Neoliberal zamanlarda yaşıyoruz. 1970 sonrası doğan tüm kuşaklar bu kuşatıcı toplumsal-kapitalist model içerisinde büyüdü. Neoliberalizmin en önemli özelliği; kapitalizmin ontolojik temeli olan metalaşmayı en üst sınırına kadar taşımaktır. Kuşatıcı bir ekonomik-politik-ideolojik model olarak neoliberalizm her şeyi, herkesi yabancılaştırıyor. Mallar, hizmetler, arkadaşlıklar, dostluklar hatta aile ilişkileri bile piyasada alım satım konusu haline geliyor. Birey için çıldırtıcı bir insan yapımı yaşam modeli bu. İnsanlar bu model içerisinde yabancılaşmasını azaltmak için aidiyet duygusu geliştirmeye çalışıyor. Toplumsal aidiyet mekanizmaları da yetersiz kalıyor. Batı bireyciliği, daha bencil bir bireyciliğe ilerlerken Doğu toplumculuğu, keskin bir şekilde parçalanıyor. Bencil, egoist, çıkarcı bir insan bu modelin doğal sonucu. İnsanlık bu modeli daha ne kadar taşıyabilir tartışmalı bir sorunsal. İnsan ne kadar taşıyıcı bir varlık da olsa, olayların gidişatına bir derece müdahale edebiliyor. İnsanın müdahale zamanı geliyor yine. Eski, ölüyor yeni, ufukta görülüyor. Ölüm hali sekerat hali. Zaman, neoliberalizmin sekerat hali…Zaman, neoliberalizme müdahale zamanı…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124792</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9812b299-9954-40da-893e-8c1de86bd9bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaz Sil Elifba</image:title>
            <image:caption>Kur’an-ı Kerim’i öğrenmeye yeni başlayan çocuklar bu Elifba kitabını çok sevecek. 
 
Defalarca yazıp silebilecekleri sayfalarıyla hem daha kolay ve keyifle pratik yapacak hem de karekodlarla harflerin okunuşlarını dinleyip doğru telaffuzlarını öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124793</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cbefba9-8223-477d-ab72-b95ce7ea6aeb.jpg</image:loc>
            <image:title>Noel&apos;de Buluşalım</image:title>
            <image:caption>Belki de mutluluk, elmas gibi ışıldayan bir kar tanesinde saklıdır…   Londra’da yaşayan, gezgin yazar ve araştırmacı Stella Fisher, babasının kaybı sonrası geçireceği ilk Noel’de annesinin yalnız yaşadığı çiftlik evine gitmeye karar verir. Evde onu bir sorun bekliyordur: Küçük kız kardeşi Lily’nin kimseye haber vermeden evlenmesi, zaten dağılmış gibi duran aile için ağır bir darbeden farksızdır.
 
Stella eve döndüğünde, yıllar önce terk ettiği Henry Dutton’la karşılaşır. Her ikisini de mahveden o yıkıcı ayrılıktan sonra Henry onunla tek kelime dahi konuşmaz. Stella da bu düşmanca tavrın ardında çok büyük bir nedenin olduğunu fark etmez. Genç kadın geçmişi geçmişte bıraktığını düşünürken, Henry’nin o mavi bakışları her şeyi tekrar su yüzüne çıkarır.
 
Stella, çam ağaçlarının ışıltısı altında, hayal ettiğinden çok daha fazlasını keşfedecektir. Belki de eski hayatına geri dönebilmek, kaçtıklarını kucaklamaktan geçiyordur?
 
Jenny Hale’in kaleminden dökülen Noel’de Buluşalım, gerçek sevginin yaşanan acılara rağmen tüm coşkusuyla bizi sarıp sarmaladığını gösteren sıcak çikolata tadında bir aşk hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124794</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1c63c40-4bec-42e7-bee2-a2ecfe9614d2.jpg</image:loc>
            <image:title>İş Para Cinsellik</image:title>
            <image:caption>Chögyam Trungpa’dan; hayatımızdaki en zor konularla çalışmamız için ihtiyaç duyduğumuz araçları sağlayan otantik bir bilgelik kitabı...  
Hemen her gün iş, para, cinsellik ile özetlenebilecek bir dizi deneyimin getirdiği zorluklarla yüzleşiyoruz. Hepimiz, hayatın bu unsurlarının bize tatmin ve mutluluk getirmesini umuyoruz. Ancak aynı zamanda bu unsurlar sürekli olarak sorunların da kaynağı haline geliyor. Chögyam Trungpa&apos;ya göre en iyi reçete şudur: gerçekliğin bir dozu artı hem kendimize hem de dünyamıza duyduğumuz saygının bir dozu. Trungpa&apos;nın iş, para ve cinsellik üzerine derin öğretileri, hayatın beklenmedik dönemeçleriyle onur, mizah, hatta neşe içinde başa çıkabilme yetimizi ön plana çıkarıyor...
 
Trungpa, ruhani olan ile sıradan olan arasındaki bariyeri kaldırarak işe başlıyor. İş, para ve cinselliğin, günlük yaşamımızın olduğu kadar manevi hayatımızın da bir parçası olduğunu gösterirken, ego, öz imaj, karma, farkındalık ve meditasyon bağlamında ele alıyor.
 
&quot;En zor anlarda ve en kaotik deneyimlerde bize irade ve cesaret veren şey, doğrudan ve anlık deneyimlerimize olan inancımızdır.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124795</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57c0dba3-7211-4e35-842b-bfd6fa0ab3ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşık Erkekler Söz Ver Bana</image:title>
            <image:caption>ki eski dost ve kaybolan bir aşk...   Çocukluklarından bu yana arkadaş olan Vlad ile Elena’nın hikâyesi Rusya’da başlamıştır. Ancak karşılıklı yanlış anlamalar yüzünden, yıllar önce evlenmelerine rağmen birbirlerinden uzaklaşmışlardır. Elena, Vlad’in ona olan sevgisinden çok, sadece yardım etmek için evlendiğini düşünür; Vlad ise, Elena tarafından sevilebileceğine hiçbir zaman inanamamıştır. Duygusal boşluğunu, Âşık Erkekler Kitap Kulübü’ndeki arkadaşlarının desteğiyle doldurmaya çalışan Vlad, kulüpte okuduğu aşk romanlarıyla yaralarını iyileştirmeye çalışır.
 
Yeni bir başlangıç...
 
Kavuşmaları ikisi için de imkânsızdır artık. Fakat hayat, bu iki yaralı kalp için yeniden bir araya gelecekleri bir şans yaratır. Bir kaza sonucu yolları yeniden kesişen Vlad ve Elena, birlikte yaşamaya başlarlar. Acaba bu iki genç âşığın, geçmişin gölgelerinden sıyrılıp birbirlerine kalplerini açmaları için hâlâ bir şansları var mı?
 
Yoksa aralarındaki aşk, bu savaştan sağ çıkamayacak kadar yıprandı mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124796</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/935d4f63-9d9e-432b-a313-74398635e441.jpg</image:loc>
            <image:title>Kozmik Bir Kağan Oğuz Kağan</image:title>
            <image:caption>Türk mitolojisi üzerine yaptığı çalışmalarıyla tanınan Nuray Bilgili, bu kitabında Türk mitolojisinin kozmik kahramanı Oğuz Kağan hakkında çözümlemelerde bulunuyor. 
    Kitapta Oğuz Kağan’ı, Oğuz boylarını ve Oğuz Kağan Destanı’nı kaynaklar eşliğinde, kozmolojik boyutuyla irdeleyen Bilgili; arkaik insanların davranış şekillerini gökyüzüne bağlı olarak belirlediklerini, ürettikleri her şeyin gökyüzüyle bir şekilde bağlantılı olduğunu, şehirlerin, denizlerin, dağların ve yersel kahramanların mutlaka göksel bir izdüşümü olduğunu belirtmektedir. Dünya mitolojilerdeki tanrı ve tanrıçaların gezegenlerle, kahramanların ise takımyıldızlar ile özdeşleştiğini, bu nedenle Attis, Adonis, Dyanisos, Odin, Tammuz, Dumuzi vb. kahramanların göklerdeki arketipinin Orion takım- yıldızı olduğunu, Oğuz Kağan’ın sıfatlarının da Orion takımyıldızının izdüşümü ile benzerlik gösterdiğini, Oğuz’un ve Orion’un üç oku, bir yayı, kılıcı, kalkanı, kurdu ya da köpeğinin buna delil olan çok önemli ortak motifler olduğunu, dolayısıyla Türk mitolojisinin kozmik kahramanının Oğuz Kağan olduğunu açıkça ifade etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124797</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0825b315-cc60-45b2-b137-77dfcae4e628.jpg</image:loc>
            <image:title>Virüs</image:title>
            <image:caption>Ömrümüzden üç yıl aldı Covid-19. Toplam ağırlığı iki gramı bile bulmayan virüs yüzünden dünyada, bir görüşe göre 6 milyon, başka bir iddiaya göre ise 14 milyona yakın insan koptu hayattan. Ülkemizde de binlerce insan bu illet yüzünden hayatını kaybetti. Bu kitapta, unutmak istediğimiz fakat ölene kadar bizi takip edecek o koronalı günlerin öyküsünü okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124798</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6bd355f5-20de-4a43-b551-d97aa9333598.jpg</image:loc>
            <image:title>2025 İyilik Ajandası</image:title>
            <image:caption>Ben bir iyilik hareketi başlattım. Kendi çapımda. Minik bir iyilik hareketi. Hindistan’da hobi olarak dizmeye başladığım tahta kolyelerle. Kızım Alya’nın “Sakajewa” adını verdiği kolyelerle.
2017 yılında, İyilik Kolyeleri’yle çıktığımız bu macerada iyilik, halka halka büyüdü. Ve bir İYİLİK HAREKETİ’ne dönüştü. Bugüne kadar 100’den fazla şirket / kurum çağrıma cevap verdi. Şu ana kadar 3,2 milyon lira kaynak yarattık. ÇYDD, TOG, TEGV, ENCANDER, HAYTAP başta olmak üzere 65 derneğe, vakfa, sivil toplum örgütüne ve yardıma muhtaç kişilere destek olduk. Böyle yapmaya da devam ediyoruz…
Ben, gerçekten, hepimize iyi gelecek şeyin, İYİLİK olduğuna inanıyorum. Dayanışma olduğuna inanıyorum. Sorumluluk bilinci olduğuna inanıyorum. Bir başkasını düşünme sorumluluğu, yaşadığımız gezegeni düşünme sorumluluğu, ihtiyacı olanlara el uzatma sorumluluğu. Sloganımız da: Dünyayı İyilik Kurtaracak!
Sakajewa İyilik Ajandası 7 yaşında!
Elinizde tuttuğunuz Sakajewa İyilik Ajandası da hayallerimizden biriydi. İyilik Hareketimizin bir başka halkası. Bu sene 7 yaşında. İlk sene ajandanın satışından payıma düşen gelir, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nden eğitim bursu alan pırıl pırıl gençlerin eğitim masraflarına gitti. Son üç senedir de Pi Kadın Kanserleri Derneği’ne gidiyor. Bu sene de elinizdeki ajandayla Bütün Çocuklar Bizim Derneği’ne destek oluyorsunuz. Uzun yıllardır sürdürülebilir bir dünya için eğitime yaptıkları katkı çok değerli. O yüzden bu ajandadan gelecek gelirin onlara gitmesini değerli buluyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124799</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cae8ed8-3cc8-4d37-9940-a6032d77e278.jpg</image:loc>
            <image:title>2025 İyilik Ajandası - Kırmızı</image:title>
            <image:caption>Ben bir iyilik hareketi başlattım. Kendi çapımda. Minik bir iyilik hareketi. Hindistan’da hobi olarak dizmeye başladığım tahta kolyelerle. Kızım Alya’nın “Sakajewa” adını verdiği kolyelerle.
2017 yılında, İyilik Kolyeleri’yle çıktığımız bu macerada iyilik, halka halka büyüdü. Ve bir İYİLİK HAREKETİ’ne dönüştü. Bugüne kadar 100’den fazla şirket / kurum çağrıma cevap verdi. Şu ana kadar 3,2 milyon lira kaynak yarattık. ÇYDD, TOG, TEGV, ENCANDER, HAYTAP başta olmak üzere 65 derneğe, vakfa, sivil toplum örgütüne ve yardıma muhtaç kişilere destek olduk. Böyle yapmaya da devam ediyoruz…
Ben, gerçekten, hepimize iyi gelecek şeyin, İYİLİK olduğuna inanıyorum. Dayanışma olduğuna inanıyorum. Sorumluluk bilinci olduğuna inanıyorum. Bir başkasını düşünme sorumluluğu, yaşadığımız gezegeni düşünme sorumluluğu, ihtiyacı olanlara el uzatma sorumluluğu. Sloganımız da: Dünyayı İyilik Kurtaracak!
Sakajewa İyilik Ajandası 7 yaşında!
Elinizde tuttuğunuz Sakajewa İyilik Ajandası da hayallerimizden biriydi. İyilik Hareketimizin bir başka halkası. Bu sene 7 yaşında. İlk sene ajandanın satışından payıma düşen gelir, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nden eğitim bursu alan pırıl pırıl gençlerin eğitim masraflarına gitti. Son üç senedir de Pi Kadın Kanserleri Derneği’ne gidiyor. Bu sene de elinizdeki ajandayla Bütün Çocuklar Bizim Derneği’ne destek oluyorsunuz. Uzun yıllardır sürdürülebilir bir dünya için eğitime yaptıkları katkı çok değerli. O yüzden bu ajandadan gelecek gelirin onlara gitmesini değerli buluyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124800</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e8dc04c-371f-4ca8-8a16-0bcb37e68396.jpg</image:loc>
            <image:title>Hey Anadolu&apos;m</image:title>
            <image:caption>Şair, şiirlerinde tema olarak yerelden başlayarak milli olana yükseltir. Sizi oradan da Belçika’ya kadar götürür. Bu kendine güvenmişlik akıncı ataların seferlerine benzemektedir. Onun şiirlerini okuduğunuz zaman Anadolu yaylasının kekik ve yarpuz kokusunu iç dünyanızda hissedersiniz. Belçika atmosferinde onun duru Türkçe’sinin güzelliğine tanıklık edersiniz. Türk’ün milli kimliği olan aziz dilimiz, ağız özellikleriyle onun şiirlerinde okuyucuyu hatıralarına alıp götürür. 
 
Hey Anadolu’m, bizlere geçmişten doyumsuz tatlar getirirken geleceği de nasıl kurmamız gerektiğinin şifrelerini vermektedir. Kitap, bir başka yönüyle de Türk töre ve ülküsünün ana hatlarını bedii bir zevkle yeni nesillere aktarmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124801</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8abe6ee1-4900-4aa1-a703-23466e85f63e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Kristal Şehir</image:title>
            <image:caption>İki kanka bir ansiklopedide gördükleri dinozoru araştırırken beklenmedik bir maceranın içine çekilirler. Kayıp Kristal Şehir’i ancak özel güçleri olan biri kurtarabilecektir. Girdikleri ormandan çıkışın tek yolu budur. 
   Kahramanlarımıza siz de yardım etmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124802</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07fccf28-2a33-45ac-bbde-12dc5cbb0fe6.jpg</image:loc>
            <image:title>Esrarengiz Mağaradan Çıkış</image:title>
            <image:caption>Dört arkadaş girdikleri esrarengiz bir mağarada beklemedikleri bir labirentin içine düşerler. Önlerine çıkan sandıktaki üç zarftan, sadece birini seçme hakları vardır. Çıkışı bulabilmek için zaman kaybetmeye tahammülleri yoktur. Çıkış yolu acaba hangi zarfta? 
Siz olsaydınız hangi zarfı seçerdiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124803</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6de5134d-3fbc-4904-ac96-d0649b002440.jpg</image:loc>
            <image:title>Yansıma : Değiştirilmiş Bir Masal</image:title>
            <image:caption>Ailesini seven, cesur bir genç kız olan Fa Mulan, hasta babasının yerine savaşa giderken Ping adında bir asker kılığına girer. Komutanı Li Shang, Mulan’a yönelen öldürücü bir kılıç darbesinin önüne atlayıp ağır yaralanır. Onu ölümden kurtarmanın tek yolu, Ölüler Diyarı’na yolculuk yapıp Shang’i oradan çıkarmaktır. Zaman kısıtlıdır. Diyu’nun hükümdarı Kral Yama, Mulan’ın işini zorlaştırmaktan çekinmez. Mulan, Shang’i gün doğmadan önce geri getirmelidir. Mulan’ın Shang’i kurtarmak için zorlu engelleri aşması ve gerçek kimliğini açıklayıp açıklamamak arasında bir seçim yapması gerekecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124804</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b2122db-b594-45d5-98b6-4ba2cd1ab622.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kaderinde Varsa - Seninle Karmakarışık</image:title>
            <image:caption>Ren Gylden, yirmi iki yıllık hayatını toplumdan uzakta, kuş uçmaz kervan geçmez bir çiftlikte geçirmişti. Tüm öğrenimini evde almış, müthiş zekâsıyla kendi kendini yetiştirmiş olsa da yaşıtlarıyla gerçek bir üniversitede okumak için can atıyordu. Çağdaş yaşama ve teknolojiye tepkili olan ebeveyni Steve ile Gloria, onu bu hayalinden vazgeçirmek ellerinden geleni yapsalar da başarılı olamadılar. Ren, hayallerindeki üniversiteye kabul aldı ve gerçek bir kampüse ayak bastı! Ne var ki onu bekleyen, sıradan bir üniversite deneyiminden çok daha fazlasıydı!  Karizmatik ve flörtöz maskesinin ardında sarsıcı bir hayat hikâyesi saklı olan Fitz, immünoloji dersindeki DNA testinde karşısına çıkan ve bildiğini sandığı her şeyi alt üst eden bir bilgi ve fırtınanın ortasında sığınağı olacak gerçek aşk… Hepsi ve çok daha fazlası, Rapunzel’in yürek burkan hikâyesini zeki, romantik ve modern bir üslupla yeniden kurgulayan Seninle Karmakarışık’ta okurları bekliyor! New York Times çoksatar ikilisi Christina Lauren’ın kaleminden!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124805</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05ee8efa-bb17-4c1a-8b65-72ad4a3df5b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Marslı Yaratıklar</image:title>
            <image:caption>Longoz Ormanları’nda bir anda Marslı yaratıklarla karşı karşıya kalan gençler, hayatlarının en büyük şokunu yaşarlar. Dehşet dolu dakikalardan sonra onlarla arkadaş olurlar. Ardından günlerce Kırklareli’nin tarihi ve doğal güzelliklerini gezerler. 
   Bir süre sonra hep birlikte, birer roket gibi havalanarak uzayın sonsuz maviliklerine açılırlar. İki yüz yirmi beş milyon kilometre yol giderek, Mars’a ulaşırlar. Kızıl Gezegen’deki her şey onları şaşkına çevirir. Aylarca gizemli ve büyülü birçok olayla baş başa kaldılar. Her şey yolunda giderken, bir anda karşılarına Kara Gölgeler dikildiler. 
  O andan itibaren, tarihte eşi benzeri görülmemiş, dehşet dolu, birbirinden korkunç olaylar başlar. Işınlanan sihirli yüzükler, her şeyi altüst eder, gezegenin kötü kaderini değiştirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124806</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44e6054f-fba4-4d00-a39a-482d38fb9129.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Dinozorlar</image:title>
            <image:caption>Zaman, tarih öncesi karanlık çağları gösteriyordu. Afrika’nın vahşi doğasında, her gün dehşet dolu birçok olaylar yaşanıyordu. İlkel kabileler arasındaki savaşlar giderek hız kazanıyor, ortalık yangın yerine dönüşüyordu. 
   Her biri birer otobüs büyüklüğündeki dev dinozorlar, gökyüzünde beliren uçan timsahlar, hayatı bir cehenneme çevirmişlerdi. Bu canavarlardan birisi gökyüzünde, diğeri karadan bastırıyor, her şeyi altüst ediyorlardı. Diğer hayvan sürülerini katlediyor, yerleşim birimlerini basıyor, kulübeleri yerle bir ediyorlardı. Ele geçirdikleri insanları paramparça edip, birkaç lokmada midelerine indiriyorlardı. 
   Kızıl Reis ve arkadaşları; zehirli oklarla onlara karşı koyuyor, büyük tehlikelerle sarsılıyorlardı. Dünyanın en gerilimli, en korkunç ve aksiyon dolu maceraların biri bitmeden, bir ötekisi başlıyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124807</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a0c366d-30d1-4fbc-930b-86b16fbde345.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalet</image:title>
            <image:caption>Çadırların içinde uyuyan gençler, panikle gözlerini açtıklarında karşılarında kara gölgelerden ibaret, birer bez parçası gibi dalgalanan, acayip varlıklarla karşılaştılar. Gözlerine inanmadılar, hayal gördüklerini sanıyorlardı. Ancak karşılarında bekleyen hayaletlerin ta kendisiydi. Akılları başlarından gitmiş, oldukları yere çakılmışlardı. Harekete geçen hayaletler, her birini enselerinden kapıp havalandılar. Birkaç dakika sonra kendilerini insan iskeletleriyle dolu bir mağaranın içinde buldular. Kilometrelerce uzunluğundaki mağarada; yılanlarla, timsahlarla, sırtlanlarla ve et yiyen karıncalarla kaynayan bölümler onları bekliyordu. Acılardan acı, gerilimlerden gerilim, korkulardan korku, ölümlerden ölüm seçmek zorundaydılar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124808</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52fd2ff3-5006-435c-800d-144bb23af39a.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyünün Efendisi</image:title>
            <image:caption>İhtiyar Kurt ile Gölge Adam, binlerce kişilik ordularıyla Korku Kalesi’nin kapılarına dayanırlar. Sihirli Asa’nın büyülü gücüyle onları ağır bir yenilgiye uğratan Yarasa Adam, Büyünün Efendisi ilan edilir. 
   Yeşil Gezegen’i cehenneme çeviren Gölge Adam ile İhtiyar Kurt; köyleri basar, insanları öldürür, korkunç kötülükler yaparlar. Onlara karşı harekete geçen Büyünün Efendisi, ilkönce Karanlık Mağaraları basar ve İhtiyar Kurt’u tutuklar. Ardından Zehirli Havza’yı ele geçirir ve Gölge Adam’ı zindana kapatır. 
   Dehşet dolu bu olaylar devam ederken, birdenbire dev ejderhalar ortaya çıkarlar. Ağızlarıyla metrelerce ötelere alevler püskürten bu canavarlar, önlerine gelen her şeyi yakar, yıkar ve yok ederler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124809</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3c387f9-cfd9-4138-b543-a7e2a218bad0.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaylı Ejderhalar</image:title>
            <image:caption>Tarih milattan önce altıncı yüzyılın eylül ayını gösteriyordu… Gökyüzünde beliren UFO süzülerek tepenin üzerine indi. Aracın içinden yüzlerce boynuzlu, ayılar gibi pençeli ve tüylü varlıklar Harput Kalesi’ne saldırdılar. Kıran kırana bir savaş başladı. Kaleden aşağı doğru oklar, kaya parçaları, taşlar yağmur gibi yağıyordu. Yaralanan Uzaylı Ejderhalar kısa sürede iyileşiyor, hiçbir şey olmamış gibi tekrar savaşıyorlardı. Bir süre sonra kale kapısını kırıp içeriye girdiler. Kale halkını boynuz darbeleriyle ve pençeleriyle kırıp geçirdiler. Harputlular kaleden kaçıp çevredeki köylere sığındılar. Urartu Kralı Sarduri, aylar sonra binlerce kişilik ordusuyla Harput Kalesi’nin kapısına dayandı. Uzaylı Ejderhalarla tarihte eşi benzeri görülmemiş, dehşet dolu bir savaşa tutuştular.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124810</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46f6ad82-5b19-42c0-a3a0-e674e13c1597.jpg</image:loc>
            <image:title>Pagan Antik Çağ’da Ateizm</image:title>
            <image:caption>Drachmann’ın bu eseri, nispeten modern bir kavram gibi görünen ateizmi antik Yunan ve Roma medeniyetlerine mensup düşünürlerin fikriyatı eşliğinde ele almaktadır. Drachmann genel olarak felsefenin, özel olarak ise din felsefesinin önemli bir problemini teşkil eden ateizmi salt felsefi bir yaklaşımla irdelemek amacında değildir. Nitekim, eserde yer verilen tartışmalar başta dinler tarihi olmak üzere, klasik filoloji, sosyoloji ve hukuk gibi farklı disiplinlerin çalışma alanlarıyla da bağlantılı olarak yürütülmektedir. Bununla birlikte, irdelenen düşünürler büyük oranda filozof olduğu için, eser bir felsefe tarihi çalışması olarak değerlendirilmeyi pekâlâ hak etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124811</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eafbd193-0b56-4a02-a393-741bb1e5ba99.jpg</image:loc>
            <image:title>Buğu</image:title>
            <image:caption>Nihan Kaya’nın Buğu romanı, farklı kültürel ve toplumsal arka planlara sahip iki karakterin derin ve karmaşık ilişkisini ele alıyor.   

Yasef Abravanel: İstanbul’da yaşayan, köklü bir Yahudi ailesinin tek oğlu olan Yasef, zarif ve nazik bir İstanbul beyefendisi. Hayatındaki en büyük başarının bir kadını sevmek olduğunu ifade ediyor.   
Nur: Filistin’de doğmuş ve savaşın ortasında büyümüş bir kadın. Sevdiği herkesi savaşta kaybediyor, sevgi ve ilgi görmeden yetişiyor. Yabani huylu bir aktivist olarak tanımlanıyor ve Yasef’in çocukluk aşkı.   Yasef, çocukluğundan beri Nur’a derin bir sevgi besliyor. Nur ise Filistin’deki savaşın zorluklarıyla büyüyor, sevdiklerini kaybediyor ve bu nedenle duygusal olarak kapalı bir kişilik geliştiriyor. Yasef ve Nur’un değerleri ve yaşam deneyimleri birbirine zıt; Yasef sevgi dolu bir ailede büyürken, Nur savaşın ortasında sevgiden mahrum kalıyor. Roman, bu iki karakterin ilişkisi üzerinden, aşkın ve savaşın insan ruhu üzerindeki etkilerini derinlemesine inceliyor.   
Aşk ve karşıtlıklar: Yasef ve Nur’un farklı geçmişleri ve değerleri, aşklarının önündeki engelleri oluşturuyor. Bu karşıtlıklar, romanın ana çatışma noktalarını beliriyor.   
Savaşın etkileri: Nur’un savaşın ortasında büyümesi ve sevdiklerini kaybetmesi, onun karakterini ve dünyaya bakışını şekillendiriyor.   
Gerçeklik ve kurgu: Roman, “Roman” ve “Gerçek” başlıklı bölümlerle ilerleyerek, gerçeklik ve kurgu arasındaki sınırları sorguluyor. Bakırköy Akıl Hastanesi’ndeki hastaların doktora, doktorların hastalara dönüştüğü bölümler, psikiyatri bilimine ve roman tekniğine dair yerleşik inançları sorgular nitelikte.   Nihan Kaya, bu romanında derin psikolojik analizler ve semboller kullanarak, okuyucuyu karakterlerin iç dünyalarına çekmeyi başarıyor. Buğu aşkın, savaşın ve insan psikolojisinin derinliklerini keşfetmek isteyen okuyucular için etkileyici bir eser olarak öne çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124812</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4675c0a-70e6-4e22-a696-1b3b4a167cba.jpg</image:loc>
            <image:title>Parla Akşam Yıldızı</image:title>
            <image:caption>Arwen Brennan, uzun zamandır hayran olduğu pop yıldızı Peter Crowe ile tanışacaktır. En sevdiği kuzeni, Crowe&apos;un bir tanecik kız kardeşiyle evlilik hazırlığı yaparken Arwen, hayallerini süsleyen adamın düşlediğinden daha farklı olduğunu görür. Haykırarak söylediği şarkıları besteleyen adam, nasıl olur da bu denli kaba ve anlayışsız olabilir? İlk görüşte aralarında oluşan nefret giderek artarken düğün hazırlığı için bir arada kalmaya mecbur bırakılırlar. Belki de Arwen, içten gülümsemesiyle Crowe&apos;u etkisi altına alacaktır. 
Biri hayatı dolu dolu yaşayan genç bir kadın, Diğeri, hayattan bıkmış somurtkan bir erkek, 
Bir araya gelirlerse ne olur? Aşk, her şeyin üstesinden gelebilir mi? 
Her şeyi bana inattı. Gülümsemesi, heyecanı, eğlenceli oluşu ve elinde bir kadeh tutuşu... 
Lanet bir bağımlığının arzuladığı şeyler... 
Arwen Brennan&apos;dan hoşlanmamalıyım! 
Tamam, hayranlık duyduğumuz bazı ünlü insanlar düşündüğümüz gibi çıkmayabiliyordu. O harika şarkıların bu kaba adama ait olması büyük haksızlıktı. Genelde ön yargılı olmazdım ancak Peter Crowe için ardındaki gizi düşünmeyecektim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124813</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5da7ef26-ed99-4429-b169-e1c24ff86976.jpg</image:loc>
            <image:title>Girişiminiz Kendiniz</image:title>
            <image:caption>Bir nesle kariyerlerini nasıl dönüştüreceklerini öğreten çığır açan 1 numaralı New York Times çok satanı; şimdi gözden geçirilmiş ve güncellenmiş baskısıyla!
 
Girişimci olmak aslında bir iş kurmakla ilgili değildir. Bu, dünyaya bakmanın bir yoludur: başkalarının engel gördüğü yerde fırsat görmek, başkalarının sığındığı yerde risk almak. Hangi kariyerde olursanız olun -ya da olmak istiyorsanız- Girişiminiz Kendiniz başarı için dersler içeriyor.
Michael Bloomberg, Bloomberg’in kurucusu
 
Hem kadın hem de erkek herkesin başarılı olmak için büyük düşünmesi gerekir. Bu kitap, kontrolü nasıl ele alacağınızı ve gerçek bir etkiye sahip olmanızı sağlayacak bir kariyeri nasıl inşa edeceğinizi gösteren pratik bir kitaptır.
Sheryl Sandberg Facebook’un COO’su ve yazar
 
Bu son derece rekabetçi ekonomide nasıl hayatta kalır ve başarılı olursunuz? Yepyeni bir girişimci zihniyete ve beceri setine ihtiyacınız var. Silikon Vadisi&apos;nin en iyi örneklerinden yararlanan Girişiminiz Kendiniz, mesleğiniz ne olursa olsun kariyerinizi hızlandırmanıza ve geleceğinizi kontrol altına almanıza yardımcı oluyor.
 
LinkedIn&apos;in kurucu ortağı Reid Hoffman ve risk sermayedarı Ben Casnocha, bu paha biçilmez kitapta günümüzün rekabetçi dünyasında kariyerinizi nasıl hızlandıracağınızı gösteriyor. İşin püf noktası, kariyerinizi bir startup işiymiş gibi yönetmektir: Yaşayan, nefes alan, büyüyen bir startup.
 
Neden mi? Startup&apos;lar ve onları yöneten girişimciler çeviktir. Kendilerine yatırım yaparlar. Profesyonel ağlarını kurarlar. Akıllı riskler alırlar. Belirsizliği ve oynaklığı kendi avantajlarına çevirirler. Bunlar bugün profesyonellerin ilerlemek için ihtiyaç duydukları becerilerin aynısıdır.
 
Hoffman ve Casnocha&apos;nın bu rehberi ilk kez yayımlamasından bu yana geçen on yılda kariyer ortamı çarpıcı biçimde değişti. Yüz binlerce insanın kariyerlerini dönüştürmelerine yardımcı olan çerçevelerin acil bir güncellemesiyle, Girişiminiz Kendiniz’in bu yeni baskısı size en cesur profesyonel hedeflerinize nasıl ulaşacağınızı öğretecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124814</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8a23936-ba2b-4b73-a5ea-715b7e22e551.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayallerinizin Sihirbazı</image:title>
            <image:caption>Hayallerimizi gerçekleştirmek için bir sihirbaz lazım mı gerçekten? 
Kim bilir belki de bu sihir içimizdedir… 
 
Kendimizi tanır, yolumuzu bilirsek hayallerimize ulaşmak için ihtiyaç duyacağımız tek şey İNANMAKTIR belki de...  
 
Hayallerinizin Sihirbazı; hayal kurmayı unutmayan herkese, onlara ulaşmak için ilham verecek.  
 
“Ulaşmak istediğimiz hayaller bazen bulutların üstünde, bazense bir adım ötemizdedir. 
İlerlemezsek, ne kadar yolumuzun kaldığını asla bilemeyiz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124815</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0ab8967-98a7-49c8-aefc-774ac5713cc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Otizmi Yönetmek</image:title>
            <image:caption>Her çocuk aldığı otizm teşhisinden fazlasıdır.
 
Tüm dünyada otizm denince akla gelen ilk isimlerden olan Temple Grandin ve psikolog Debra Moore`un bu işbirliği, spektrumdaki çocukların sağlıklı biçimde çiçeklenmesinin önünü açabilecek yaklaşımlar ve müdaheleler vadediyor.
 
Otizmi Yönetmek, güncel literatürden beslenen, klinik uzmanlıkla gündelik tecrübelerin dengesini gözeten, noksana değil güçlü yanlara odaklanan yaklaşımıyla alanının klasiklerinden biri olmaya aday.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124816</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2f9ac49-0975-41c3-951f-2cdca716be8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Oyunu</image:title>
            <image:caption>AŞK İNTİKAM UĞRUNA HARCANIR MI? 
 
Aşkın, ihanetin ve intikamın karanlık dokusunu oyunun her bölümde tekrar tekrar yaşanırken. Leyla&apos;nın mafya ailesinin içine sızmak için Kenan&apos;a yaklaşmasıyla başlayan bu serüven, karakterlerin zıtlıklarını ve toksik ilişkilerini merkeze alıyor. 
 
Ancak bu, yalnızca başlangıç. İki karakterin arasındaki çekişme, okuyucuları sayfalar arasında bir gerilim dolu dansa davet ediyor. 
 
Labirentte kaybolmak risklidir çünkü her adımınız, daha da karanlık çıkmazlara girmenize neden olabilir. Unutmayın, &quot;bu oyunun kuralları, kendi içinde bir çelişki barındırır. Her hamle, bir sonraki oyunun başlangıcı olabilir. 
 
BÜYÜK BİR İNTİKAM İÇİN OYNANMASI GEREKEN BİR OYUNDU, ASLINDA HER ŞEY...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124817</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2198c1e-a958-4e23-922c-242edd109b78.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Falcısı</image:title>
            <image:caption>Jennifer W. Andrea radyo programlarında dinleyicilerine astroloji ve burçlar hakkında bilgiler veriyor, çünkü o bir astrolog ve aynı zamanda ilişki terapisti. Onlara aşktaki gerçek uyumun burçlar arası uyuma ve yıldızlara bağlı olduğunu söylerken, aynı zamanda ilişkilerinde de yol gösteriyor. Henüz kendisi için doğru kişiyi bulamamasının sebebi de tüm kalbiyle inandığı astrolojik uyum. Sıradışı karakteri, rahat tavırları ve etkileyici güzelliğiyle hala bekar olması dikkat çekerken, ilişkiler hakkında yaptığı yorumlara tesadüf eseri denk gelen Mark Thomson, radyo programını telefonla arayıp, canlı yayında onun kalpleri kıran acımasız bir cadı olduğunu söylediğinde ikisinin de hayatı hiç tahmin edemeyecekleri şekilde değişecektir. 
 
Birbirini tanımayan ve hiç karşılaşmayan Jennifer ve Mark’ın canlı yayında başlayan komik, çekişmeli ve tatlı sürtüşmeleri dinleyicilerin ilgi odağı olunca, gizemli adam Mark gerçekte kim olduğunu saklamanın doğru olduğundan emindir. Geçirdiği sakatlık yüzünden Amerikan Futbolunu bırakmak zorunda kalıp, bir gazetede spor köşesi yazarlığı yapsa da hala ünlüdür Mark. Futbol oynadığı yıllarda kazandığı para ve ödüllerden dolayı adı futbol tarihine yazılan Mark Thomson’ın hayatında eksik olan tek şey aşk olsa da evlilik ve birine sonnsuza kadar mutluluk sözü vermek gereksizdir. Jennifer’ı tanıyınca kendi doğrularını ve aşka bakış açısını sorgulamaya başlar. Ancak onunla arasında ciddi bir ilişki olması mümkün değildir. Jennifer’ın kendi kuralları vardır. Beklediği adam zengin, sporcu, şarkıcı, aktör olmayacak, burç uyumları da mutlaka tutacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124818</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0533ab7-74f3-4d43-ba68-bda5ca37105d.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzel Kokulu Çiçekler Zarafetle Açar Cilt 3</image:title>
            <image:caption>Okulları arasında düşmanca bir rekabet olmasına rağmen Rintaro ve Kaoruko, birlikte vakit geçirdikçe birbirlerinin yanında kendilerini daha rahat hissetmeye başlarlar. Ancak aralarındaki bağ giderek güçlense de, iki okul arasındaki uçurum o kadar derindir ki Rintaro arkadaşlarının yanında kendini çaresiz ve suçlu hisseder. Kaoruko&apos;yla olan ilişkisini gizlice sürdürmek arkadaşlarıyla arasına duvar örmektedir. Rintaro bu duruma bir çözüm bulma umuduyla Kaoruko ve arkadaşı Subaru&apos;yu buluşmaya çağırır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124820</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa38128a-043b-4430-a4d0-c943c28643d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Medalist – Madalya Peşinde 3</image:title>
            <image:caption>İnori ve Tsukasa&apos;nın ilk büyük yarışması, Batı Japonya Turnuvası… 
Tsukasa&apos;nın gözlem yeteneğiyle iki tür ikili atlayış öğrenmek isteyen İnori, yeni rakiplerle karşı karşıya gelecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124821</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53f48ba6-2275-4fec-9cbc-3a34e8d31e70.jpg</image:loc>
            <image:title>Sincap Olmak İsteyen Fare</image:title>
            <image:caption>Fare Olmak hiç kolay değil… 
İnsanlar parktaki sincapları çok seviyor, onları hep fıstıkla besliyorlar. Peki ya fare gördüklerinde ne yapıyorlar dersiniz? Çığlık atıp kaçıyorlar… Fıstık da vermiyorlar tabii! 
 
Ama artık bu küçük farenin canına tak etti! Şimdi bir plan yapıp fıstıkları toplama vakti… 
 
Kendin olmanın ve kendini sevmenin değerini anlatan eğlenceli bir macera sizi bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124822</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12fe1815-63e0-4c41-9ed5-ef15d5aa143e.jpg</image:loc>
            <image:title>İyilik Yapan İyilik Bulur</image:title>
            <image:caption>Küçücük bir iyilik, büyük bir iyilik zinciri yaratır. 
Aslan, Ceylan’ın bir çukurdan çıkmasına yardım ederken, bu davranışının Ceylan’ın Ayı’ya, Ayı’nın Kaplumbağa’ya, Kaplumbağa’nın da Fare’ye yardım etmesine yol açacağını düşünmemişti… 
 
İyilik bulaşıcıdır ve yaptığın iyilik sana iyilik olarak geri döner. 
 
Ne de olsa iyilik yapan, iyilik bulur! Kitabın içindeki ipuçlarını kullanarak sen de kendi iyilik ağacını yapabilirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124823</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de889e9e-c625-4540-86f9-a13d23f6b606.jpg</image:loc>
            <image:title>Penguen Annesi Özlüyor</image:title>
            <image:caption>Merhaba Küçük Deha serisindeki heyecanlı maceralar, rengârenk sayfalar ve cana yakın hayvanlar, yaşamının ilk yıllarında edinmesi gereken beceri ve alışkanlıkları kazanmasında çocuğunuza yardımcı oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124824</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de0ca0eb-4cca-45dc-a319-a7aea57ba6f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaplumbağacık Denemekten Vazgeçmiyor</image:title>
            <image:caption>Merhaba Küçük Deha serisindeki heyecanlı maceralar, rengârenk sayfalar ve cana yakın hayvanlar, yaşamının ilk yıllarında edinmesi gereken beceri ve alışkanlıkları kazanmasında çocuğunuza yardımcı oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124825</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c70b492-7401-4853-b416-477195408770.jpg</image:loc>
            <image:title>Larousse İlk Bilgiler – Çiftlikte</image:title>
            <image:caption>Larousse İlk Bilgiler dizisinde yer alan kitaplar, çocuklarımıza konuyla ilgili genel bilgiler sunuyor ve merak ettikleri konuları basit, kolay anlaşılır, görsellerle zenginleştirilmiş bir biçimde aktarıp genel kültürlerinin genişlemesini sağlıyor. 
 
Üstelik kitapların sonunda yer alan oyunlar ve çıkartmalar sayesinde keyifle geçecek saatler de garanti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124826</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ab98bd2-a48b-41a2-8bc0-102eaf81db4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat ve Mimarlık</image:title>
            <image:caption>Edebiyat ve mimarlık… Biri kelimelerle şekillenir, diğeri ise taş, tuğla ve betonla. Fakat bu iki disiplinin arasındaki bağ, yüzeyde göründüğünden çok daha derindir. Elinizdeki kitap, edebiyat ve mimarlığın tasarım süreçlerindeki kesişim noktalarını, birbirlerinden nasıl beslendiklerini ve yaratıcılığın iki farklı yansımasını gözler önüne seriyor. Mimarlık ve edebiyatın kesişiminde kıymetli üretimlere imza atan yazarlar, edebiyat ve mimarlık arasındaki ilişkiyi kendi perspektiflerinden bu çalışmada ele alıyor. Edebiyatın kurgu sürecinde kent mimarisinden ilham alışı, bir romanın sokaklarında dolaşan karakterlerin adımlarıyla şekillenen şehir tasvirleri... Ya da mimarların kurgusal metinlerden esinlenerek hayal ettikleri ve inşa ettikleri kentler... Bu karşılıklı etkileşim, hem sanatın hem de yaşamın nasıl tasarlandığını yeniden düşünmeye davet ediyor. Edebiyat ve mimarlık meraklıları için bir ilham kaynağı olan bu kitap, şehirlerin ve hikâyelerin nasıl örüldüğüne dair yeni bakış açıları sunuyor. Tasarımın iki yüzünü keşfetmek ve sınırların nasıl bulanıklaştığını görmek isteyenler için vazgeçilmez bir başucu eseri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124827</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83ea190f-cb46-4347-bf4a-0c155cbe174d.jpg</image:loc>
            <image:title>Fikirlerin Uzun Vadeli Tarihi</image:title>
            <image:caption>Düşünce tarihi en başından itibaren hararetli tartışmalara ve etkileri bugün de devam eden entelektüel mücadelelere sahne oldu. Bunun en temel nedeni bu alanın ele avuca sığmaz konusuydu: fikirler. Bir fikir nedir? Fikirlerin sınırları nelerdir? Fikirlerin belirli gelişim yörüngeleri var mıdır? Dönüşüyorlar mı ve geçmişe bakarak bu dönüşümlerin izini sürmek mümkün mü? Fikirlerin hayatı, varlıklarını sürdürdükleri bir çevre, belirli bir ömrü var mı? Tarih bu sorulara bir yanıt verebilir mi ve nesnesi tartışmalı bir düşünce tarihi olanaklı mı?   Tarihsel çözümlemeyi, iletişim kuramlarını ve kültür eleştirisini bir araya getiren John Potts, bu kitapta bu gibi sorulara daha önce verilmiş yanıtları da gözden geçirerek fikirlerin uzun vadede akıbeti hakkında yapılagelen tartışmada yeni bir pencere açıyor. Düşünce tarihi metodolojisinin süreklilik, süreksizlik, kopuş, başkalaşım, özdeşlik, faillik, yapı gibi en tartışmalı kavramlarını “uzun vadeli” tarihsel bakışın ışığında tekrar ele alarak düşünce tarihini yeniden yapılandırmaya girişiyor. Demokrasiden Olimipiyat Oyunları’na, karizma ve ilerleme fikirlerinden internet memlerine kadar uzanan bir çizgide ve Arthur Lovejoy, Fernand Braudel, Hayden White, Quentin Skinner, R. G. Collingwood, Gaston Bachelard ve Georges Canguilhem’den Louis Althusser, Thomas Kuhn, Giorgio Agamben, Daniel Dennett ve Richard Dawkins’e kadar uzanan düşünürler üzerinden fikirlerin tarihsel “hayatına” ve kendi ortamlarında nasıl anlaşılmaları gerektiğine farklı bir ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124828</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75dc637a-f170-4978-b920-b034185ea3d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Polis(Lik) Tarihsel Süreç, Rol Ve Yöntemler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
      1. KISIM TARİHSEL SÜREÇTE TÜRKİYE’DE POLİS 
 
      2. KISIM TÜRKİYE’DE POLİS VE…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124829</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebf81419-b09a-408f-b374-a64fba67caf0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyolojik Açıdan Spor</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
·         SOSYOLOJİNİN TEMEL KAVRAMLARI 
·         SOSYOLOJİNİN DİĞER BİLİMLERLE İLİŞKİSİ 
·         STARİHSEL SÜREÇ İÇERİSİNDE SPORUN SOSYOLOJİK GELİŞİMİ 
·         AİLE DİNAMİKLERİ VE SPOR 
·         SOSYOLOJİ EĞİTİM VE SPOR 
·         SPORDA KADININ YERİ; SOSYOLOJİK PERSPEKTİF 
·         SPOR VE SİYASET: SOSYOLOJİK BİR ANALİZ 
·         SPOR EKONOMİSİ: KÜRESEL BİR GÜÇ OLARAK SPOR 
·         SPOR, ENGELLİLİK VE KİMLİK İNŞASI: SOSYOLOJİK PERSPEKTİFLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124830</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8462942f-b918-4b77-90eb-fe6153b26128.jpg</image:loc>
            <image:title>Sektörel Açıdan Finansal Performans ve Mali Analiz</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
·         BORSA İSTANBUL&apos;DA İŞLEM GÖREN TOPTAN VE PERAKENDE ŞİRKETLERİNİN FİNANSAL PERFORMANSLARININ ORAN ANALİZİYLE ÖLÇÜLMESİ 
 
·         YEREL YÖNETİMLERDE MALİ ANALİZ: İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ÖRNEĞİ 
 
·         BİST YILDIZ PAZAR’DAKİ MADENCİLİK İŞLETMELERİNİN 2023 YILI MALİ PERFORMANSLARININ TOPSIS YÖNTEMİ İLE DEĞERLENDİRİLMESİ 
 
·         SÜRDÜRÜLEBİLİR REKABET PERSPEKTİFİNDEN ÇEVRE YÖNETİMİ UYGULAMALARI: KONAKLAMA İŞLETMECİLİĞİ PERFORMANS DEĞERLENDİRMESİ 
 
·         THE IMPACT OF FINANCIAL PERFORMANCE OF COMPANIES IN THE WHOLESALE AND RETAIL SECTOR ON STOCK PRICES 
 
·           
 
·         COVİD 19 PANDEMİ DÖNEMİNDE TURİZM SEKTÖRÜNDEKİ İŞLETMELERİN FİNANSAL PERFORMANSLARININ TOPSİS YÖNTEMİ İLE ANALİZİ 
 
·         PERAKENDE SEKTÖRÜNÜN FİNANSAL PERFORMANSININ DİKEY ANALİZ YÖNTEMİ İLE İNCELENMESİ: ÖLÇEK BAZINDA BİR ARAŞTIRMA 
 
·         BANKALARIN FİNANSAL PERFORMANSININ FİNANSAL VE FİNANSAL OLMAYAN BELİRLEYİCİLERİ: ÜST ORTA GELİRLİ ÜLKELER ARASI ANALİZ 
 
·         TESTING THE FINANCIAL PERFORMANCE OF FIRMS LISTED ON THE BORSA ISTANBUL INDUSTRIAL INDEX USING THE FAMA-FRENCH THREE-FACTOR MODEL 
 
·         CRADIS YÖNTEMİ İLE FİNANSAL PERFORMANS ÖLÇÜMÜ: ULAŞTIRMA SEKTÖRÜ UYGULAMASI 
 
·         GAYRİMENKUL YATIRIM ORTAKLIKLARININ PERFORMANSININ ÇOK KRİTERLİ KARAR VERME (ÇKKV) YÖNTEMLERİ İLE İNCELENMESİ: CRITIC TEMELLİ TOPSIS METODU İLE BİR UYGULAMA 
 
·         BORSA İSTANBUL KOBİ SANAYİ ENDEKSİNDE İŞLEM GÖREN İŞLETMELERİN FİNANSAL PERFORMANSLARININ DUPONT ANALİZ TEKNİĞİ İLE İNCELENMESİ 
 
·         BORSA ISTANBUL TELECOMMUNICATIONS SECTOR FINANCIAL ANALYSIS 
 
·         TÜRKİYE’DE SİGORTACILIK SEKTÖRÜNÜN FİNANSAL PERFORMANSININ TOPSIS YÖNTEMİ İLE DEĞERLENDİRİLMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124831</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16bda25b-475c-49e2-992c-d2db544439f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Makro Verilerle Türk Dünyası ve Seçili Asya Ülkelerinin İktisadi Kırılganlık Analizi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
KURAMSAL ÇERÇEVE VE LİTERATÜR TARAMASI 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
KIRILGANLIK KRİTERLERİ VE GÖSTERGELERİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
YÖNTEM, ANALİZ VE BULGULAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124832</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aebb1176-4b31-478c-a63a-21e6db19bef3.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihi ve Kültürel Yaşamıyla Karadurmuşlu Köyü</image:title>
            <image:caption>Köyümüz Büyükşehir Kanunu gereğince 2014’te Kırıkhan’ın Karadurmuşlu Mahallesi olmuştur. Yeni açılan iş yerleriyle, ulaşımın daha da kolaylaşmasıyla; televizyon, telefon ve internetin kullanımının yaygınlaşmasıyla, medya araçlarının kullanımının artmasıyla hızla şehirleşmektedir. Artık hikâyeler, masallar, destanlar vs. anlatılmıyor, çocuk oyunları oynanmıyor. Derlemeleri zamanında yaptığım, zamanımız gençliğine ve gelecek nesillere köyümü, köyümün insanını bütün yönleriyle aktardığım için kendimi şanslı kabul ediyorum. 
Cemil EKİYOR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124833</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcec4259-2bfe-40b7-8812-825bfc3a7e3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Peterburg Öyküleri</image:title>
            <image:caption>Peterburg… Rus sanatının altın çağında, Rus yaşamının ve kültürünün merkezi olmasının yanı sıra edebiyatta modernleşmenin, toplumsal değişimin, yabancılaşmanın, karşıtlıkların ve ruhsal çöküşün kenti olarak işlendi. Kimi zaman karanlık, kasvetli yanları vurgulanırken, kimi zaman da şehrin soğuk ve sisli atmosferi, karakterlerin kaybolan kimliklerinde, ruhsal çöküşleri ve bunalımlarında önemli bir fon olarak kullanıldı. Peterburg’un özellikle 19. yüzyılda edebiyatla olan ilişkisi bir tür sembolizm kazandı. Dostoyevski, Tolstoy, Puşkin gibi büyük kalemler, fiziksel bir mekân olmanın ötesinde Peterburg’u, estetik ve ideolojik anlam dünyasında insan ruhunun karmaşıklığının ve derinliklerinin yansıması olarak işledi. 
Peterburg’u bugün yaşayan ve yaşatan çağdaş yazarların, öykülerinden oluşan bu kitap, ülkemizde bu alandaki ilk çalışmadır. Genç Rus yazarlarının öykülerini biraraya getiren ve genç çevirmenlerin Uğur Büke’nin editörlüğünde çevirdikleri Peterburg Öyküleri’ni büyük bir zevkle okuyacağınıza eminiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124834</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86f56404-549d-4557-87f9-6ac6bbf13b53.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşık Byron</image:title>
            <image:caption>Lord George Gordon Byron, edebiyat dünyasının en büyüleyici ve dikkat çekici karakterlerinden biri... Asi ve kural tanımaz duruşunu şiirlerine ve kısa yaşamına işleyen, delilik ile deha arasında salınan zihni, şairane cüreti ve toplumu sarsan yaşam tarzıyla sınırları zorlayarak edebiyat tarihinde derin iz bırakan şair... 
Âşık Byron’da Edna O’Brien, Lord Byron’ın çelişkilerle sarsılan duygularına, çalkantılı aşklarına ve tutkulu maceralarına odaklanıyor, dönemin tanıklarından, yazılarından ve mektuplarından da yararlanarak Byron’ın skandallarla örülü sıradışı yaşamının az bilinen yönlerini ustalıkla gün yüzüne çıkarıyor. 
Edna O’Brien’ın canlı ve etkileyici anlatımı okurları günümüzde hâlâ büyük merak ve hayranlık uyandıran Byron’ın sınır tanımayan âşık ruhuna daha yakından bakmaya davet ediyor. 
 
“Yazdıkları büyüleyici eylemleri ise aynı ölçüde sarsıcı olan şaire dair bu özgün ve son derece akıcı anlatıyı okumak büyük bir keyif veriyor.” –The Independent “Edna O’Brien’ın gönül meselelerini yazma konusunda her zaman yetenekli olmuştur.” –The Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124835</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf3c0700-8422-488b-8c62-a43baed37e74.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece ve Gündüz</image:title>
            <image:caption>“Şairler Köşesi”ne gömülmüş seçkin bir şairin torunu olan Katharine Hilbery, annesine ünlü atalarının biyografisini yazmasına yardım ederken, kendi şiirsel yeteneği hakkında abartılı görüşlere sahip, yazarlığını günden güne geliştiren William Rodney ile nişanlanır. Bu arada, kadın hakları savunucusu Mary Datchet, alt tabakadan bir geçmişe sahip bir avukat ve eleştirmen olan Ralph Denham’a âşıktır. Ancak Denham, Katharine’e daha fazla ilgi duyar. Bu dört gencin hikâyeleri ve romantik ilgileri gelişip iç içe geçtikçe, hâlâ sınıf takıntılı ve Viktorya döneminin toplumsal geleneklerine takılıp kalmış bir toplumun resmi ortaya çıkar. 
Virginia Woolf’un tüm romanları arasında açık ara en geleneksel olanı Gece ve Gündüz, hızla değişen bir dünyanın güçlü bir çağrışımıdır ve geleneksel bir üslupla yazılmış olsa da, yazarın, kadınların toplumdaki rolü ve aşk ile evliliği uzlaştırmanın zorlukları gibi tekrarlayan kaygılarının çoğunu ele alır. 
“Katharine’in dünya algısı, kendilerine diğer insanlardan daha yakın gördükleri Shakespeare, Milton, Wordsworth ve Shelley gibi muhterem kimselerin anıları çevresinde şekillenmişti. Bu kişiler onun vizyonunun genişlemesine büyük katkılar sağlamış ve insan ilişkilerinde neyin iyi neyin kötü olduğuna dair bir görüş oluşturmasında rol oynamışlardı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124836</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41826801-8f2b-4660-8496-686b2b69bd67.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaş Sonrası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Almanya&apos;dan Polonya&apos;ya, Batı Avrupa&apos;dan Doğu Avrupa&apos;ya savaş sonrası Avrupa&apos;nın yetkin ve usta işi tarihi. 
“1945&apos;in küllerinden bugünkü Avrupa&apos;nın doğuşunun daha iyi ve daha okunabilir bir tarihinin nasıl yazılabileceğini hayal etmek zor... Sonuç olarak, gerçek bir başyapıt.” 
–Ian Kershaw 
“Judt, 1945&apos;ten bu yana Avrupa&apos;nın toplamını kusursuz bir anlatıyla ifade etme cesaretini gösteriyor.” 
–Norman Davies 
“Zekice... Judt savaş sonrası Avrupa tarihi üzerine standart bir referans çalışması yazmış. Verimli tartışmalara yol açacak, ancak bir daha aşılabileceğini hayal etmekte zorlanıyorum.” 
–Misha Glenny 
“Judt&apos;un II. Dünya Savaşı sonrası Avrupa&apos;sının muhteşem tarihi Savaş Sonrası, Batı ve Doğunun hikâyelerini olağanüstü bir beceriyle tek ve etkileyici bir anlatıda bir araya getiriyor.” –Evening Standard</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124837</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41d045fe-cf98-4706-b3ae-93962b324493.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünün Dünyası</image:title>
            <image:caption>“Aslında anlattığım şeyler sadece benim yazgım değil” diyor Stefan Zweig anılarının önsözünde, “aksine bütün bir neslin yazgısı.” Bu, bir önceki yüzyılın o güvenli burjuva yaşamında büyümüş, büyük ölçüde Nasyonal Sosyalizm ve sürgün ile son bulan bir çağla kendini özdeşleştiren bir nesildir. Stefan Zweig, savaş karşıtı biri olarak I. Dünya Savaşı sırasında Zürih’e gidip oraya yerleşti. 1919’dan 1934’e kadar olan dönemde çoğunlukla Salzburg’da yaşadı, 1938’de İngiltere’ye, 1940’ta New York’a ve birkaç ay sonra da Brezilya’nın Petropolis kentine göç etti. Düşünsel vatanı olarak gördüğü Avrupa’nın çöküşü karşısında duyduğu umutsuzlukla 1942 yılında ikinci eşiyle birlikte intihar etti. 
Çok sıkıntılı koşullar altında yazılmış, o zamanki eğitim sistemine yapılan eleştirinin de eksik olmadığı anılarından oluşan Dünün Dünyası Stefan Zweig’ın Viyana’da geçirdiği huzurlu ve mutlu gençliğini gözler önüne serer. Bu yaşama ilk gölgeler Tuna Monarşisi’nin sonu ve iki Dünya Savaşı’nın felaketleriyle düşmeye başlar. Dünün Dünyası’ndaki değişimleri bu kadar derin etkiler bırakarak tanımlayan çok az kitap vardır; çünkü bu kitap, kişisel anıların ötesinde 20. yüzyılın ilk yarısında düşün dünyasında yaşananların tümünü özetler. 
“Çünkü kırk yıl boyunca en içten görev saydığım, tüm gücümle ve inancımla uğraştığım barışçıl bir Avrupa birliği düşüncesi yıkılmıştı. Kendi ölümümden daha fazla korktuğum, herkesin herkesle savaşacağı savaş ikinci kez zincirlerini kırmıştı. Yaşamı boyunca tüm gücünü insanlığın ve düşüncenin birliğine adamış biri olan ben bozulmaz, sarsılmaz birliği gerektiren şu saatlerde yararsız olduğu kadar ani gelen bu ayrımla kendimi hiç olmadığım kadar yalnız hissediyordum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124838</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de4a7c0e-31be-4461-b82a-7fd13012cba0.jpg</image:loc>
            <image:title>Doktor Glas</image:title>
            <image:caption>“Ben, zaman zaman başkalarına yardım etse de kendine hiçbir zaman yardım edememiş, otuz üç yaşını doldurmasına rağmen henüz bir kadının yanına yaklaşamamış tıp doktoru Tyko Gabriel Glas.” 
 
Kendine faydası olmayan, ancak her hastanın kurtuluşu için bir hekime başvuracağına inanan Doktor Glas… Hayatın onu ıskaladığından emin, içine kapanık bir doktor. Derken, yaşlanan kocasıyla ilişkisinden rahatsız genç ve güzel bir kadın olan Helga Gregorius, Doktor Glas’ın yalnız hayatına adım atar. Doktor Glas, Helga’yı ve belki de 
kendisini özgürleştirecek bir eylemi sorgularken, Söderberg’in en ünlü romanının kurgusuna yön veren düşünce ve pratik arasındaki mücadele de başlamış olur. 
Doktor Glas, İsveç dilinin en büyük yazarlarından biri olarak kabul edilen Hjalmar Söderberg’in üçüncü ve insan ruhunun karmaşasına ışık tutan en iddialı romanıdır. 
Ölme hakkının sandığa bir kâğıt parçası atma hakkından daha önemli ve devredilemez bir insan hakkı olarak tanınacağı o gün gelecektir ve gelmelidir. O gün geldiğinde, tedavisi mümkün olmayan her hasta – aynı zamanda her suçlu – kurtuluşu talep etmesi halinde bir doktorun yardımına başvurma hakkına sahip olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124839</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02b6e231-45b6-4b8d-8a88-d89a47973b2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Adora Yağmur Okuma Günlüğü</image:title>
            <image:caption>‘Kalbimizdeki dinmeyen fısıltı bir Shounen karakterinin asla pes etmeyen ruhudur.’ 
 
Şömiz hediyeli bu özel okuma günlüğü, okuma keyfinizi daha anlamlı hale getirecek. Adora Yağmur’un unutulmayacak satırlarına eşlik eden, manga dünyasından ilham alınarak tasarlanmış benzersiz çizimlerle dolu bu defter, okuma alışkanlığınızı geliştirmek, okuduğunuz tüm kitapları özel bir şekilde kaydetmek ve takip etmek için harika bir fırsat, bir kitapseverin olmazsa olmaz başucu rehberi! 
 
Defter Özellikleri: 
Şömiz hediyeli karton baskı 
90 gr ivory kağıt 
Deftere özel çizimler ve alıntılar 
1 adet Adora Yağmur’dan imzalı renkli kart 
1 adet siyah beyaz hediye kartı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124840</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7557a21-c086-4ef5-b545-311ee7112319.jpg</image:loc>
            <image:title>Komitacı</image:title>
            <image:caption>“Burada pişman olmak da anlamsız.” 
 
Reha Çamuroğlu, “Son Yeniçeri” serisinin üçüncü kitabı Komitacı’da âdeta bir tarih sahnesi kurup spot ışığını 1911-1991 arasına tutuyor. 
Romanda, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan yolda suikastların, 
idamların, devrim ve ihtilallerin şekil verdiği siyaset, 70’lerin genç 
militanı “Komitacı” lakaplı Cengiz’in gözünden aktarılıyor. Tarih tekerrürden ibaret midir? Cengiz, örgüt içinde ve dışında sorduğu sorularla bizi bu tekerrür ve ümit hakkında düşünmeye çağırıyor. Reha Çamuroğlu, Son Yeniçeri ve Kalem Efendisi’nin ardından Komitacı’yla tarih sayfalarına yeniden bakmamızı sağlıyor. 
 
Faşizm öldürmeyi biliyor ancak öldürülmekten korkuyor,” diye düşündü Cengiz. “Onlar kadar acımasız ve vahşi olmamızı istiyorlar sadece.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124841</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/676d9d9b-ed74-46c2-bab7-aad1c8dd79d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşlarla Sohbetler</image:title>
            <image:caption>Frances ve Bobbi, Dublin’deki bir edebiyat gecesinde Melissa’yla tanışır ve yavaş yavaş onun dünyasına çekilirler. Geçmişte bir çift olan bu iki üniversite öğrencisi, bir yazar olan Melissa ve onun otuzlu yaşlarındaki kocası Nick&apos;ten etkilenecek ve dördünün karmaşık bir ilişki ağına dönüşen yakınlıkları, sonunda acı veren bir hal alacaktır.
Arkadaşlarla Sohbetler, kimlik ve iletişimin derinliklerine inerek aslında kim olduğumuz ile kendimizi kim olarak sunduğumuz arasındaki uçurumu irdeliyor. Masumiyetin işleyişi, sadakatsizliğin etkisi ve özgür iradenin aslında bir yanılsamaya dönüşebileceğiyle ilgili bağımlılık yaratan etkisiyle Arkadaşlarla Sohbetler, Rooney&apos;yi kendi kuşağının en umut verici ve güçlü seslerinden biri haline getirdi.
“İlk eser olduğuna inanamadığınız ilk eserlere bayılıyorum... İncelikli, sürükleyici bir portre çalışması.”
Zadie Smith
“Modern ilişkilere getirilmiş, kara mizahla dolu zekice bir yorum.”
The Sunday Times
“Çok iyi... Bu roman, günümüzde genç ve kadın olmaya dair şimdiye dek okuduğum en iyi şey.”
Daily Mail</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124842</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3c18aeb-317e-4c5e-960e-6c9d155bffa2.jpg</image:loc>
            <image:title>Günün Birinde</image:title>
            <image:caption>Felsefe ilim bilmeden 
Bunların rehberliği olmadan 
Dünyaya gözün kördür 
Yapılan amel fayda vermez 
 
Yol bilirim dürüstlüktür 
Lokma bilirim helaldir 
Hayat bilirim naif soyludur 
Gaye bilirim ulvidir 
Böyle ol yoktur ondan kıymetlisi 
Ol ki selama dursun tabiat sana 
Amelin aynandır senin 
O ayna olduğun yerdir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124843</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50398ec8-f410-4831-83f0-821ba46a210d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuyuda Yalnızlık</image:title>
            <image:caption>Sadık Almakça otuz yıl süren tutsaklık kuyusundan sesleniyor bize. 
Bir tutam gökyüzüne hasret zamanlarda bile”umut” diye sesleniyor. 
Doğal, samimi, gerçek bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124844</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21ab5e11-226f-47e1-b1d2-b406549d2285.jpg</image:loc>
            <image:title>Tersine Akan Zaman 3 - Zilan’ın Son Mevsimi</image:title>
            <image:caption>“Ağaçların sevgileri gibi öfkelerinin de önüne geçmek mümkün değildi.” 
Berjin Haki, “Zilan’ın Son Mevsimi”nde ağaçların tanıklığında yine okurlarına sarsıcı ve zamanı aşan bir hikâye anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124845</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c623a2f4-7ebd-40a5-83e0-a67169fcb46d.jpg</image:loc>
            <image:title>Püsküllü Deve</image:title>
            <image:caption>Bu eserde, Tahran&apos;ın yoksul mahallelerinden birinde yaşayan Latif&apos;in gezindiği sokaklardan birinde, bir oyuncakçının önünde kocaman bir oyuncak deve vardır: Püsküllü deve. Bu püsküllü deve, Latif&apos;in yoksul yaşamındaki tek avuntusu ve tek dayanağı olur. Ona ulaşmak sahip olmak istese de bu neredeyse imkânsızdır. Bu yüzden düşlerinde oyuncak deve ile arkadaş olur, birlikte gerçekte gidemedikleri yerlere yolculuk ederler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124846</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efe43bfd-5179-4e78-982f-44b957786753.jpg</image:loc>
            <image:title>Kel Güvercinci</image:title>
            <image:caption>Vaktiyle bir beylikte, vurguncu ve faizcileri kollayan Bir Bey varmış. Zenginlik içinde yaşayan Beyin kızı, sarayın karşısındaki kulübesinde yaşayan kel güvercinciye sevdalanmış. Bin zorun yapamadığını bir sevgi yaparmış. Bu masalda sevginin sadeliğin, dürüstlüğün gücünü görüyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124847</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1cca7dc-d6fc-42e0-a595-9ab15fd9fd07.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgi Masalı</image:title>
            <image:caption>Sevgi Masalı zenginliğin ve ona bağlı olarak, insanda oluşan kibrin, parayla dahi tedavi edilemeyen bir hastalığa dönüştüğünü anlatır. Sevginin tıbbın bile, çaresiz kaldığı, tedavi edemediği hastalıkları tedavi ettiğini anlatır,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124848</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5d5952e-02b6-4e7b-8cb7-af54a29bae7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Pancarcı Çocuk</image:title>
            <image:caption>Samed Behrengi’nin Pancarcı Çocuk kitabı, beş hikayeden oluşmaktadır.     
1. Pancarcı Çocuk     
2. Bir Kar Tanesinin Öyküsü     
3. Altın Civciv 
4. Deli Dumrul 
5. Feleği Arayan Adam</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124849</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21a22f99-0d6f-4e47-bdc3-35ade6e283bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Gelen Köroğlu’dur</image:title>
            <image:caption>Köroğlu destanlarının en güzeli… Bu kitaptaki Köroğlu, bizim Köroğlumuz; hepimizin bildiği, yiğit, gözü kara Köroğlu, ama Samed Behrengi&apos;nin de Köroğlusu… Tarihler boyu Anadolu&apos;nun çeşitli yörelerinde, değişik destanlar anlatılır ona dair. Bu masal da işte onlardan biri; kardeşliği, dayanışmayı, direnişi anlatan, çok güzel bir Köroğlu masalı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124850</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04a4a020-fde4-412c-bbb3-26cc9d348ff0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulduz ve Konuşan Bebek</image:title>
            <image:caption>Samed Behrengi’nin çocuklar için kaleme aldığı Ulduz ve Konuşan Bebek’te sevgisiz büyüyen bir kız çocuğu olan Ulduz’un konuşan bebeğinin öyküsünü dinliyoruz.
Üvey annesinden korkan ve hiç arkadaşı olmayan Ulduz oyuncak bebeğinin onunla konuşmaya başlamasıyla yalnızlığından kurtulur. Komşusu Yaşar ve Ulduz, Konuşan Bebek ile maceralı bir yolculuğa çıkarlar.
Büyülü ormanı ve bir sürü konuşan bebeği tanıyan Ulduz gördüklerini hiç unutmaz. Ulduz’un bu eğlenceli serüveni konuşan bebeğinin başına gelenlerle son bulur.
Behrengi bu kitabında çocuk yaşta hüznü ve yalnızlığı tatmış çocukları anlatıyor bizlere.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124851</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cfa52ab-9346-410f-83f8-e37de0c0a67e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulduz Kız’ın Kargaları</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlık, Dayanışma ve Özgürlüğün Değeri Üzerine Unutulmaz Bir Öykü... Ulduz, babası ve üvey annesiyle birlikte sıkıcı bir hayat yaşamaktadır. Günün birinde onun yalnız ve üzgün hallerini görüp dayanamayan bir karga, küçük kızla arkadaş olmaya karar verir. Ulduz&apos;un can sıkıntısını hafifletmek için ona ilginç mi ilginç bir teklif sunar. Usta yazar Samed Behrengi, Ulduz Kız&apos;la bize arkadaşlığın, dayanışmanın ve özgürlüğün değerini bir kez daha hatırlatırken, aklı dağınık yetişkinlere de gözden geçirmeleri gereken birçok davranışı sorgulatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124852</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81ac8d00-d04d-473c-9c55-74090956bfab.jpg</image:loc>
            <image:title>Ah Masalı</image:title>
            <image:caption>Toplumu ve sorunlarını tanımak için daha binlerce soru sormanız gerek. Toplumu tanımanın ve sorulara yanıt aramanın birkaç yolu vardır. Bu yollardan biri de köylere, şehirlere gidip her katmandan halkla oturup kalkmaktır. Diğer yol ise kitap okumaktır. Çeşitli sorularımıza doğru yanıtlar veren, bizi kendi toplumumuzla ve diğer milletlerle tanıştıran, toplumsal rahatsızlıkları bize gösteren kitapları okumalıyız. Behrengi öyküleri insanları, toplumları ve yaşamı tanıtır ve nedenlerini açıklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124853</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/365f4e60-72ef-4b31-b183-88fe89906830.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyanış</image:title>
            <image:caption>“Hayat bazen bize fı­sıl­dar, bazen ise ba­ğı­rır. Peki, biz ne ka­da­rı­nı du­ya­bi­li­yo­ruz?” 
Bu kitap, ha­ya­tın dön­gü­le­ri için­de ken­di­ni­zi keş­fet­me­niz için size reh­ber­lik edi­yor. Geç­miş­te­ki hayal kı­rık­lık­la­rı, derin trav­ma­lar, iha­net­ler ve zor­la­yı­cı iliş­ki­ler… Hepsi, bu­gün­kü sizi inşa eden yapı taş­la­rı. Peki, artık bu taş­la­rı bir yük ola­rak ta­şı­mak ye­ri­ne, güçlü bir temel ha­li­ne ge­tir­me­ye ne der­si­niz? 
Her sa­tı­rın­da far­kın­da­lı­ğı­nı­zı ar­tı­ra­cak, kon­for ala­nı­nız­dan çıkma ce­sa­re­ti ve­recek ve “önce ben” de­me­yi öğ­ren­me­nin ha­ya­tı­nı­zı nasıl de­ğiş­ti­re­bi­le­ce­ği­ni gös­te­recek bir yol­cu­luk bu. 
Hayal kı­rık­lık­la­rı­nı­zın ar­dın­da­ki me­saj­la­rı keş­fe­din. 
Duy­gu­la­rı­nı­zı ve geç­mi­şi­ni­zi ye­ni­den an­lam­lan­dı­rın. 
Ken­di­niz için bir adım at­ma­nın dö­nüş­tü­rü­cü gü­cü­nü fark edin. 
Bu kitap, yal­nız­ca size ilham ver­mek­le kal­ma­ya­cak, aynı za­man­da içsel yol­cu­lu­ğu­nuz­da size güçlü bir ışık tu­ta­cak. Çünkü her­ke­sin için­de bir ha­zi­ne sak­lı­dır ve bu ha­zi­ne­yi keş­fet­mek için tek yap­ma­nız ge­re­ken, ken­di­ni­ze dönüp “ha­zı­rım” demek. 
“De­ğiş­mek ce­sa­ret ister, ama ödülü bir ömür boyu hu­zur­dur.” 
Şimdi, ha­ya­tı­nız­da yeni bir sayfa aç­ma­nın tam za­ma­nı. Hazır mı­sı­nız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124854</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe60b1a5-da06-4d7f-9b98-c54dde372978.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Mağara</image:title>
            <image:caption>Okulda yılsonu gösterisi yaklaşırken köyde heyecan dorukta, çünkü bu yılki gösteriye özel bir konuk davetli: Vali Bey. Hazırlıklar hummalı bir şekilde devam ederken, Sezgin ve Erol tiyatro provasından sonra kendilerini hiç beklemedikleri bir maceranın içinde bulur.
 
Evlerine dönerken, hayvan dostları Şimşek ile Tonton, Yeşil Mağara’nın derinliklerine kaçarlar. Peşlerinden mağaraya giren çocuklar, burada gizli bir geçidi ve burada saklanan bir hırsızı bulur. Tam çıkacaklarken yaşananlar, onları mağarada günler sürecek bir hayatta kalma mücadelesine sürükler.
 
Karanlıkta geçen bu zorlu sınav, Sezgin, Erol ve onlarla kapalı kalan Tuncer’e yalnızca açlık ve korkuyla başa çıkmayı değil, dostluk, güven ve insanlığın gerçek değerlerini de öğretir. Sezgin ve Erol’un ezberledikleri tiyatro oyununun diyalogları, belki de bir hırsız olan Tuncer’e büyük bir ders olacaktır...
 
 
Kazanımlar:
Dostluk ve Dayanışma
Cesaret ve Kararlılık
İnsani Değerlerin Önemi 
Güven
Empati ve Bağışlama 
Aile Sevgisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124855</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e3dacc1-5ef4-4326-af28-7de266cac5e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Girişimcilik</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
      1. İHTİYAÇ VE ÜRETİM 
 
      2. GİRİŞİMCİLİKLE İLGİLİ BAZI TEMEL KAVRAMLAR 
 
      3. GİRİŞİMCİLİK KAVRAMI VE GELİŞİMİ 
 
      4. GİRİŞİMCİLİK TÜRLERİ 1: ÖZEL VE KAMU GİRİŞİMCİLİĞİ 
 
      5. GİRİŞİMCİLİK TÜRLERİ 2: YARATICI, FIRSATÇI, BİLİŞİMCİ, YENİLİKÇİ, SANAL            
 
          GİRİŞİMCİLİK 
 
      6. SOSYAL GİRİŞİMCİLİK 
 
      7. YENİ GİRİŞİMCİLİK (EKOGİRİŞİMCİLİK) 
 
      8. GİRİŞİMCİLİKTE YENİLİK 
 
 
      9. GİRİŞİMCİLİKTE ÇEVRE 
 
      10. GİRİŞİMCİLİĞE İLK ADIM 
 
      11. GİRİŞİMCİLİĞE BAŞLAMA 
 
      12. İŞ KURMA SÜRECİ VE İŞ GELİŞTİRME 
 
      13. GİRİŞİMCİLİK DESTEK PROGRAMI YENİ GİRİŞİMCİ DESTEĞİ GİRİŞİMCİ İŞ 
 
            PLANI 1 
 
      14. GİRİŞİMCİLİK DESTEK PROGRAMI YENİ GİRİŞİMCİ DESTEĞİ GİRİŞİMCİ İŞ 
 
            PLANI 2</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124856</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dbf34f4-df42-4067-89df-a8fba51e8613.jpg</image:loc>
            <image:title>Bîraxane</image:title>
            <image:caption>“Em li vir in,ji ber ku em nikarin li ti derên din debar bikin.&quot; 
 
 
•              Çîroka lêgerîneke bêhempa 
•              Helbestên Arjen Arî 
•              Atmosfera bîraxaneyeke kurdî ya li Rojhilata Navîn 
•              Pirsgirêken civakî yên kûr 
 
 
Ev pirtuk dê we neçar bike ku hûn derbarê jiyanê û cihê xwe yê li vê jiyanê dîsa bifikirin. 
Gelo hûn amade ne deriyê biraxaneyê vekin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124857</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7eadb24e-d7cd-49a6-8103-8e29acfca8e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Yağ Gülü Yetiştiriciliğinde Etkinlik Analizi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE YAĞ GÜLÜ SEKTÖRÜNÜN GELİŞİMİ 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
İKTİSAT BİLİMİNDE TEORİK OLARAK ETKİNLİK KAVRAMI 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
YAĞ GÜLÜ YETİŞTİRİCİLİĞİ YAPAN İŞLETMELERİN ETKİNLİK ANALİZİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124858</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6909a21-44fe-42bd-bdfa-c1aed543f0e0.jpg</image:loc>
            <image:title>İşletme İktisadı Yönüyle İşletme Performans Analizi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
      1. BÖLÜM İŞLETME PERFORMANSINA YÖNELİK TEMEL BİLGİLER 
 
      2. BÖLÜM İŞLETMELERDE FİNANSAL PERFORMANSIN ÖLÇÜMLENMESİ 
 
      3. BÖLÜM İŞLETMELERDE FİNANSAL OLMAYAN PERFORMANSIN 
 
         ÖLÇÜMLENMESİ 
 
      4. BÖLÜM BÜTÜNLEŞİK PERFORMANS 
 
      5. BÖLÜM İŞLETME PERFORMANSININ SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORLARI İLE 
 
          İLİŞKİSİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124859</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b9bd60c-8aa7-48b6-b2a3-caf5619b159d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Hayat Bol Sohbet</image:title>
            <image:caption>Sanatla iç içe geçmiş bir yaşamı anlatan Bir Hayat Bol Sohbet, Sosi Cındoyan&apos;ın çocukluk yıllarından başlayarak tiyatro sahnesindeki yolculuğunu ve sanata olan tutkusunu samimi bir dille aktarıyor. Cındoyan anılarında Ses Tiyatrosu&apos;yla adım attığı dünyayı, yani tiyatro sahnesinin ona sunduğu özgürlüğü ve yaratıcılığı derinlemesine anlatırken, aynı zamanda sanata olan sevgisinin nasıl bir hayat biçimine dönüştüğünü de gözler önüne seriyor. 
Kitap, aynı zamanda Sosi Cındoyan’ın sahnenin ötesine geçerek, Patil Çocuk Tiyatrosu’nu kurma kararıyla birlikte çocuklara tiyatro sevgisini aşılamayı amaçladığı bir dönüm noktasını da anlatıyor. Hem Ermenice tiyatro tarihine hem Türkiye tiyatro tarihine dokunan bu hatıralar, bir hayatın ardındaki devri kayıt altına alıyor.  
Bir Hayat Bol Sohbet, tiyatroya merak duyan herkese sanatla dolu bir yaşamın ardındaki derin anlamları keşfetme fırsatı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124860</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98de123a-2f4a-476b-bd5c-62332679d837.jpg</image:loc>
            <image:title>Bahse Var Mısın?</image:title>
            <image:caption>BAILEY, CHARLIE İLE İLK TANIŞTIĞINDA, ONUN TAM BİR FELAKET OLDUĞUNU DÜŞÜNÜR. 

17 yaşındaki Bailey, ebeveynlerinin ayrılığı sonrası annesi ile yeni bir hayata başlar. Ancak işe başladığı otelde görmeyi en son istediği kişiye rastlar. Uçakta karşılaştığı ve hiç hoşlanmadığı Charlie. Üstelik Charlie de otelde çalışmaktadır. 
Bailey için tatsız başlayan iş arkadaşlığı, zamanla farklı bir şeye dönüşür. Genç kız, Charlie ile beraber vakit geçirmek, iş arkadaşları ve otele gelen insanlar hakkında dedikodu yapmak için can atmaya başlar. Hatta bazı arkadaşlarının ilişkileriyle ilgili iddiaya bile girerler. Charlie, kadınlarla erkeklerin arkadaş olamayacağı konusunda ısrarcıdır, Bailey ise onu haksız çıkarmak istemektedir. Bu yüzden bir bahse daha girerler. 
O sırada Bailey, annesinin -sinir bozucu- erkek arkadaşıyla olan ilişkisini bozmak için Charlie’den yardım alır ve sevgili taklidi yapmaya başlarlar. 
Aralarında ortaya çıkan kıvılcım bahsi aslında kimin kazanacağının sinyallerini verir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124861</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fba77ea-9af2-46d1-abb8-3f27d123fd3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuzey Ormanı Dedektifleri</image:title>
            <image:caption>Can ve Sumru her yaza gittikleri köyde, geceleri dağılan topların sırrını çözmeye çalışıyorlar. Bunun için bilimsel çeşitli yöntemler deneyen ikili, sonunda foto kapan sayesinde çözüme ulaşıyorlar. 
Tuğba Can’ın yazdığı, Bengi Gençer’in resimlediği kitap akıcı dili ve rengarenk çizimleriyle okuru kendine çekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124862</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0276a66a-57c7-485b-9bee-a72fe7b3bc15.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Kendine Psikoterapi</image:title>
            <image:caption>Hepimiz zorlanıyoruz. 
Aile, iş, okul, ilişkiler ve bunlara benzer gündelik hayatın akışı içerisindeki birçok faktör zaman zaman stres ve üzüntü kaynağı olabilir. Fakat tüm bu stres ve üzüntüyü yönetmek ya da sadece kendimizle yeniden bağlantı kurarak ruh sağlığımıza dikkat etmek için daha fazlasını yapmak mümkün. 
Kendi Kendine Psikoterapi, profesyonel terapi için yeterli kaynak ve fırsat bulamadığınız durumlarda size, ihtiyacınız olan desteği daha ulaşılabilir kılmak için yazılmış interaktif bir rehber olarak elinizin hemen altında. 
Özsaygınızı nasıl artırabilirsiniz? Sağlıksız alışkanlıklardan nasıl kurtulabilirsiniz?  Kaygıyı doğru yönetme biçimleri nelerdir? Kendi Kendine Psikoterapi içerdiği birçok terapist tarafından onaylanmış ipuçları ve egzersizler ile, daha mutlu ve sağlıklı bir “siz”i keşfetmenize ve kendinizi  anlamanıza yardımcı olacak. 
 
“Bazen hayatımızdaki kötü dönemleri atlatmak için biraz desteğe ihtiyaç duymamızda bir sakınca yoktur. Sadece bu düşüşün geçici olduğuna ve yakında yükselişin geri geleceğine inanın. Kimsenin her şeyi çözemediğini de unutmayın; mutluluk önce bunu kabul etmekle gelir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124863</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f3c9a83-fc6a-41f7-b9bb-07f7883af285.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihsel Gelişim Sürecinden Günümüze Rus Dilinde Stilistik</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
      I. BÖLÜM: BİLİM ALANI OLARAK STİLİSTİK 
 
      II. BÖLÜM: RUS DİLBİLİMİNDE BİLİM ALANI OLARAK STİLİSTİK 
 
      III. BÖLÜM: YAPISAL STİLİSTİK 
 
      IV. BÖLÜM: İŞLEVSEL STİLİSTİK: SINIFLANDIRILMASI VE ALT DALLARI 
 
      V. BÖLÜM: İŞLEVSEL STİLLERİN STİLİSTİK ÖZELLİKLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124864</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1026b083-3280-4910-928b-a01710c709b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kentiçi Kuralsız Araç Park Etme Ve Dışsallık: Çanakkale İli Kordon Bölgesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
      1. GİRİŞ 
 
      2. KAVRAMSAL VE KURAMSAL ÇERÇEVE 
 
      3. ÇANAKKALE VE CEVATPAŞA MAHALLESİ KORDON BÖLGESİ 
 
      4. KURALSIZ ARAÇ PARK ETMENİN KENT İÇİNDE NEDEN OLDUĞU 
 
          DIŞSALLIKLAR: ÇANAKKALE İLİ KORDON BÖLGESİ ÜZERİNE NİTEL BİR 
 
          ALAN ARAŞTIRMASI 
 
      5. TARTIŞMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124865</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/432f2e66-9b0b-46b5-8c31-ee0ee143648e.jpg</image:loc>
            <image:title>Atalarımızdan Kalan Miras</image:title>
            <image:caption>Sandığımızdan daha az özgür olabiliriz. Nesiller zincirinin halkaları olarak bazen atalarımızın “borçlarını ödemek” zorunda kalırız. İstesek de istemesek de, bir tür görünmez sadakat bizi onların yaşadığı travmatik olayları yeniden üretmeye iter. Elli yılı aşkın profesyonel pratiğinin desteğiyle Profesör Anne Ancelin Schützenberger, psikanaliz, psikodrama ve sistemik yaklaşımı bütünleştirerek bize tüm aile yapılarının altında yatan ve gerçekliğimizi etkileyen karmaşık bağlantıları anlamamız için yol gösteriyor; ve böylece tarihimizin tekrar eden kaderinden özgürleşmemizin mümkün olduğunu vurguluyor. 
Psikosoy bilimin öncülerinden ve yıl dönümü sendromu, aile borcu ve geno sosyogram gibi fikirlerin yaratıcısı Schützenberger, bu kitapta kuşaklar arası terapinin anahtarlarını sunmak için klinik analizdeki uzun deneyiminden çok sayıda etkileyici vakanın yanı sıra tarihi ve edebi örneklerden de yararlanıyor. Aile sırlarının ve “söylenmeyenlerin” neden olduğu hasarın önemini net bir şekilde açıklıyor; bu şekilde travmaların, acıların ve hastalıkların kuşaklar boyu nasıl aktarıldığını ve bu sürecin farkında olmanın nasıl özgürleştirici olabileceğini ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124866</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d832285-6bcc-40fe-b866-59438268cdf6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur’an’da Manevi Mükafat</image:title>
            <image:caption>Allah’ın (cc), kulları için belirlediği mükâfat, insanın daha iyi bir kul olma adına ortaya koyacağı çabasında itici bir güç olmaktadır. Cezaya göre etkisi çok daha fazladır. Eğitim sisteminde de zaten ödül, cezaya tercih edilmektedir. Fakat ödül denilince akla her ne kadar maddi boyutu geliyor olsa da manevi ödül, ondan çok daha ön planda gözükmektedir. Manevi ödülün, insanın motivasyonunu uzun süre devam ettirmesi ve elde edilecek hazzın daha büyük olması nedeniyle maddi ödülden çok daha etkili olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bu çalışmamı, kıymetli hocalarıma, üzerimde emekleri çok olan anne-babama, kendilerine ayıracağım zamandan fedakârlık göstermeleri nedeniyle eşime ve çocuklarıma ithaf ediyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124867</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8eed66f6-3925-4afc-836c-681ac94000a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Nevşehirli Süleyman B. Hasan’ın Tuhfe-i Hasaniyye’si Ahlak-ı Adudiyye Telif-Tercümesi</image:title>
            <image:caption>Nevşehirli Süleyman B. Hasan’ın Tuhfe-i Hasaniyye’si Ahlak-ı Adudiyye Telif-Tercümesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124868</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d39aa23c-21d4-4016-a79c-ef3bf9a5cbf8.jpg</image:loc>
            <image:title>Defolu Kelimeler</image:title>
            <image:caption>BİZLER, AYNI ACILARI PAYLAŞAN YABANCILARIZ. ÖLÜMÜN MUTLAK GERÇEK OLDUĞU BU DÜNYADA, HİÇBİR ŞEY KALICI DEĞİLDİR. TUTUNACAK DAL BİLE! 
 
Birkaç şiir yazdım geçen gün. Sonra yırtıp attım. Fazlalıkları da bir kitabın arasına sıkıştırdım. Şimdi daha iyi anladım. Yırtıp attıklarım, fazlalıklarımdan farksızmış. Çok şey yazmıştım, bir kitabın arasında saklanacağını bilmeden. Çok şey yaşamıştım, kelimelerin defolu olduğunu bilmeden. 
Sevgili okur:
Kimi insanlar vardır, tutunacak dal aramıştır. Kimi insanlar vardır, tutunacak dala sahip olamamıştır. 
Ve kimi insanlar vardır, tutunacak dala tutunmuş ancak ait olamamıştır. 
Afiyet olsun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124869</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c5fae8e-39cd-4fca-82b9-f3b6c89fd978.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnız Kalmak İçim Mükemmel Bir Gün</image:title>
            <image:caption>YAŞADIĞI HAYATI SORGULAYANLAR VE ANLAM ARAYANLAR İÇİN... 
 
Kendi benliğini keşfetmeye cesaretin var mı? 
 
Büyükşehirde, yalnızlık bir tercih midir, yoksa, kaçınılmaz bir durum mudur? 
 
Chizu, hayatının yönünü belirlemek için Tokyo’ya göçen genç bir kadındır. Kalacak yeri yoktur, aile dostu bir yaşlı kadının yanında geçici bir yuva bulur. Fakat bu ev, yalnızlığı, geçmişin izlerini ve ilişkilerin karmaşık yanlarını içinde barındıran bir dünya sunar ona. Bir yandan özgürlüğe adım atmak isterken diğer yandan başkalarıyla bir arada yaşamanın getirdiği zorlukları keşfeder. 
 
Yalnız Kalmak İçin Mükemmel Bir Gün, yalnızlığın farklı yüzlerini, sıradan günlerin içinde saklı duyguları ve şehir yaşamının bireyde bıraktığı izleri ele alıyor. Aoyama’nın naif ve şiirsel dili, okurları bir yalnızlık ve kendini keşif yolculuğuna çıkarırken, içsel sessizlikle yüzleşmeye çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124870</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b83c653-2ccf-48db-bd4a-5dcd49d68725.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalansız Dünya Blockchain</image:title>
            <image:caption>“Blockchain bize dünyanın önüne geçme fırsatı veriyor.  El ele verirsek bizim coğrafyalarımız tüm dünyaya bu konuda öncü ve örnek olabilir.” Fatih EKE (D-8 İnovasyon Zirvesi Konuşmasından) 
 
Dünyaya biraz dürüstlük lazım. Özellikle de sınırların ortadan kalktığı, internetin küresel bir toplum yapısı ortaya çıkardığı böyle bir çağda... 
Günümüzde insanlar sürekli tüketime yönlendirilirken, güvenlikle ilgili endişeler de aynı hızla artıyor. Hem riskler büyüyor hem de buna karşı önlem almak isteyenler çoğalıyor. Sürekli yeni önlemler düşünülüyor. 
Blockchain, aradığımız çözüm olabilir. Oldukça güçlü bir şifreleme yapısı olması ve müdahale edilememesi nedeniyle, arzu edilen güvenli ticareti sağlayabilir. Merkeziyetsiz yapısı sayesinde daha demokratik bir dünya oluşmasına katkıda bulunabilir. 
Fatih Eke, Yalansız Dünya – Blockchain kitabında, Blockchain altyapısı ile oluşturdukları Nwork International ve Nigella World’ün hikâyesini anlatıyor ve tüm insanlar için yeni bir model sunuyor. “Dünyanın en şifalı bitkisi” olarak nitelediği “çörekotu”nu tüm dünyaya, neden ve nasıl Blockchain altyapısı ile ulaştırdığını anlatırken, büyük düşünüp, dürüst ve verimli çalışmak isteyenlere ilham veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124873</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12b8003d-24db-497e-a504-3f1d9b30d02a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dava Erleri</image:title>
            <image:caption>Müminler her olayı en ince detayına kadar Allah&apos;ın yarattığını ve hepsinin kaderde önceden takdir edilmiş olaylar olduğunu bilerek, büyük bir teslimiyet içerisinde yaşarlar. 
Allah&apos;a dayanıp güvenmeyen ve her olayı hayır gözüyle değerlendirmeyen insanın içine düştüğü sıkıntı, elem, hüzün ve stres o kişiyi sarıp kuşatır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124874</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/708bd024-6a38-456c-be01-1be9f5d4a65a.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk ve Cumhuriyet</image:title>
            <image:caption>Türkiye Cumhuriyeti yıkık bir imparatorluğun kalıntılarından, emek emek ortaya çıkmıştır. Yıkılmış, harap olmuş, evlatlarını savaşlarda yitirmiş Türk Milleti, tüm dünyaya örnek bir atılımla, hiç yorulmadan çalışarak Cumhuriyet tarihini yazmaya başlamıştır. Bu büyük mücadelede Atatürk&apos;ün yanında ise her zaman Türk Milleti, özellikle de Türk gençliği olmuştur. Gençler her zaman ve her şart altında Atatürk&apos;e destek olmuş, ona güvenmiş, milli mücadelenin başarıyla sonuçlanacağı inançlarını her zaman muhafaza etmişlerdir. 
Atatürk Tüm enerjisini Türk Milleti için hedeflediği çağdaş, medeni ve demokratik Cumhuriyetin kurulmasına yoğunlaştırmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124875</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25190aec-7c48-48bf-bd61-3578e85b6a83.jpg</image:loc>
            <image:title>Müslümanlara Atılan İftiralar</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta anlatılan gerçekler iyi anlaşıldığı takdirde Kuran ayetleri ve evrendeki her şeyin anlamı çok daha iyi kavranacaktır. İnsan, kendisi de dâhil olmak üzere her şeyin sadece kopyasıyla muhatap olduğu bir dünyada yaşamaktadır. 
Her şeyin görüntü olduğu bu kopya evrende tek mutlak varlık Allah&apos;tır, O&apos;ndan başka İlah yoktur. İnsanların Allah&apos;ı unutarak değer verdikleri, uğruna dinlerini terk ettikleri, peşinden gittikleri her şey boştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124876</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7851276-b2d1-4a09-9432-903531d66127.jpg</image:loc>
            <image:title>Mükemmel Eşleşme</image:title>
            <image:caption>Her genç kız bir gün taç takmanın hayalini kurardı. 
Flört uygulamasını indirdiğim her seferinde aynı adamla eşleşmek kadar romantik bir şey olamazdı. Aşırı seksi miydi? Evet. Yasak bölge miydi? Kesinlikle evet. 
Evren benden nefret ediyor olmalıydı. 
 
Cole Kincaid abimin en iyi arkadaşıydı ve lisedeyken ona abayı yakmıştım. Şimdiyse Heston Üniversitesi hokey takımında babamın yardımcı koçu olmak için kasabaya geri dönmüştü. Onu görünce, tamamen sönmemiş hislerim anında alevlenmişti. Ama biz mümkün değildik. Hiç olmamıştık. 
 
Kötü bir ayrılık döneminden geçiyordum ve yeni yıla yalnız girme düşüncesi katlanılmazdı. Ben de hemen bir flört uygulaması indirdim ve kendimi silip silip tekrar indirme döngüsüne kaptırdım. Ve Cole’la eşleştim. Her seferinde. 
 
Kış boyunca herkesten gizli takılmayı kabul ettiğimizde aramızdakilerin ciddileşmesini beklemiyordum. Ama oynadığımız küçük oyunun risklerini anlamamıştık. Koyduğumuz sınırlar bulanıklaştığında hayatlarımız kökünden değişecekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124877</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f6b0758-2739-4ac9-887d-0d2cb76b8364.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateşten Düğüm: Karanlıktaki Yasemin</image:title>
            <image:caption>“ARADIĞIN, SENİ ARAYANDIR.” 
İki ailenin düşmanlığını bitirmesine karşılık ortaya atılan iki can ve sonrasında yaşananlar... Yalanlar, ihanetler, sırlar, sevinçler, mutluluklar, aşk, intikam ve tutkuyla harmanlanmış bir hikâye. Elif Kamer Bozan, hayallerinden eskiden beri süregelen bir düşmanlığın kanlı kanunları nedeniyle vazgeçmek zorunda kalmıştır. Ama tek vazgeçtiği hayalleri değil, kendi hayatı da olmuştur. Her şeyin bittiğini sandığı noktada ise tek bir kişiye güvenmiş, tek bir kişiyle nefes alabildiğini hissetmiştir. Ama yazgının kanlı kaleminde intikam oyunları asla bitmemiş ve tutunduğu dal da elinde kalmıştır. Bundan sonraki nokta, hepsinden daha büyük bir mücadele gerektirecektir. Çünkü düşmanlık ateşi daha da harlanmış, araya giren zaman daha da kinlendirmiştir herkesi. Peki, tüm bunlar olurken geçmişten gelen bir yabancı bu hikâyenin neresinde duracaktır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124878</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ea0db83-cd3f-480d-ae3e-b4e97897bfea.jpg</image:loc>
            <image:title>Wanderlust - 1 Çernobil Kontrol Projesi</image:title>
            <image:caption>Gerçekleşen nükleer patlamanın etkilerini araştırıp üzerinde çalışmalar yapmak için bir ekiple Çernobil’e giden Aramis David Harrison, oluşan bir patlama sırasında yüksek radyasyona maruz kalır. Alanında başarılı bu bilim insanının bir anda kendini kaybederek meslektaşlarına saldırması, iş arkadaşlarının onu Çernobil’de terk etmesine neden olur. Formun Üstü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124879</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07fd3688-8821-4ee3-9d1e-dfb1bef04852.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalıpları Kırın</image:title>
            <image:caption>Aynı kötü hisler, aynı hatalar…
Bu kitaptan sonra düşünce ve davranışlarınız aynı olmayacak.
 
Bazılarımız travmalarını iyileştirmek ve kopyaladığımız davranış kalıplarından kurtulmak için terapiye başvuruyor. Bazılarımız başka yollar ararken, bazılarımız sadece bu davranışlarla yaşıyor ve çoğu zaman farkında bile olmuyor.
 
İster aşkta kaos olsun, ister iş yerinde tökezlemek hayatta aynı hataları yapmaya devam ediyorsak, bunun nedeni sezgilerimizin belirli kalıpları takip etmesidir. Şema terapi içimizdeki çocuğa erişmemizi ve onunla çalışmayı öğrenmemizi sağlayan teknikler sunan bir yöntem. Bu yöntem için Gitta Jacob elinizden tutuyor ve içinizdeki çocukla nasıl temasa geçeceğinizi, istemediğiniz davranışlarınızı nasıl yavaş yavaş değiştirebileceğinizi çeşitli sorular içeren çalışmalarıyla size öğretiyor.
 
Bu kitabın teoriden daha fazlası olduğunu, sadece kendini tanıyanların düşünce ve davranış kalıplarını değiştirebileceğini bir yerlere not edin. Hazırsanız geleceğinizi yeniden şekillendirmek için okumaya başlayabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124880</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdf50214-264d-4485-b8a8-ec9f18a54057.jpg</image:loc>
            <image:title>Liberal Düşünce Dergisi Sayı 116, Güz 2024</image:title>
            <image:caption>Gerçeklik Bir Sosyal İnşa mıdır? Bir Sosyal Bilim Yöntemi Olarak Berger ve Bhaskar Temelinde Gerçeklik, Toplum ve İnsan İlişkisi Üzerine Bir Değerlendirme
Is Reality a Social Construction? An Evaluation of Reality, Society and Human Relations Based on Berger and Bhaskar as a Social Science Method
Olkan Senemoğlu
Simon Critchley’in Politik Teolojisi
Simon Critchley’s Political Theology
Sema Cevirici Atilla
Hukuk Devleti ve Kamu Düzeni İlişkisinde Güvenlik Politikalarının Oluşumu
The Formation of Public Security Policies in the Relationship Between the Rule of Law and Public Order
Alp Cenk Arslan
Klasik Liberal Düşünce Açısından Good Samaritan ve Kadir Şeker Davası
Good Samaritan and Kadir Şeker Case from the Perspective of Classical Liberal Thought
Gurur Gülce Beşe
Sağ Siyasetin Ontolojik Grameri
Ontological Grammar of Right Wing Politics
Mehmet Ulukütük
Looking at the Policies of National Identity Construction in the Democratic Party Era
Demokrat Parti Dönemi Ulusal Kimlik İnşası Politikalarına Bakmak
Melek Kaymaz Mert &amp; Nergiz Başeğmez Bolaman
The Interest-Based Relations of the Ruling Elites as the Determining Main Variable in U.S.-Egypt Relations and the Hegemony
ABD-Mısır İlişkilerinde Belirleyici Ana Değişken Olarak İktidar Seçkinleri Arasındaki İlişkiler ve Hegemonya
Hasan Fidan
Türkiye’de Kamu Sosyal Harcamalarının Gelir Dağılımına Bölgesel Etkileri: 2006-2021 Dönemi GİR Modeli Analizi
The Regional Effects of Public Social Expenditures on Income Distribution in Turkey: An Analysis Using the SUR Model for the 2006-2021 Period
Abdulkadir Keskin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124881</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3f42984-8246-43b8-87e4-2597dc2edfb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumu Anlamak</image:title>
            <image:caption>Fransız yazar Georges Perec&apos;in en ünlü eserlerinden biri olan Hatırlıyorum, her biri numaralandırılmış 480 tane paragraftan oluşur. Her bir paragrafta bir çocukluk anısını anlattığı kısa birkaç satır yer alır. Eserin ne bir başlangıcı ne de bir sonu vardır. Herhangi bir analiz de içermez. Ancak yine de 1940&apos;lar ve 50&apos;lerdeki Fransız toplumu hakkında derin gerçekleri ortaya koyar.
Perec&apos;in kitabından feyzalan Toplumu Anlatmak, toplum hakkında bildiklerimizi başkalarına aktarmanın alışılmadık yollarını araştırıyor. Seçkin akademisyen ve öğretmen Howard Becker&apos;ın sosyal bilimciler için çok satan yazma kılavuzları serisinin üçüncüsü olan bu kitap, toplum hakkındaki bilginin farklı anlatım biçimleriyle –kurgu, filmler, fotoğraflar, haritalar, hatta matematiksel modeller– paylaşılabileceği ve yorumlanabileceği birçok yolu inceliyor ve bunların çoğu geleneksel sosyal bilimin sınırları dışında kalıyor. Walker Evans&apos;ın fotoğrafları, George Bernard Shaw&apos;ın oyunları, Jane Austen ve Italo Calvino&apos;nun romanları ve Erving Goffman&apos;ın sosyolojisi de dahil olmak üzere sekiz vaka çalışması, Becker&apos;ın argümanına ikna edici bir destek sağlıyor: Toplum hakkında her türlü anlatım biçimi –belirli bir amaç için– mükemmeldir. Becker&apos;ın da belirttiği gibi, işin püf noktası, bunu bu şekilde yapmaktansa şu şekilde yapmanın hangi amaca hizmet ettiğini keşfetmektir.
Becker&apos;in alametifarikası olan mizahı ve son derece pratik tavsiyeleriyle Toplumu Anlatmak, her alandan sosyal bilimciler, toplum hakkında bir şeyler söylemek isteyen sanatçılar ve bilgiyi alışılmadık yollarla iletmek isteyen herkes için ideal bir rehberdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124882</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cea0921-aa75-44f8-996d-4352ccdf4b9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük İyilikler</image:title>
            <image:caption>Buz hokeyi efsanesi Bishop Winslow, yeni takımındaki ilk yılının harika bir başlangıç olacağını düşünür. Ancak hiçbir şey beklediği gibi gitmez. Yeni komşusuyla tanışması da buna dahildir; genç kadının gecenin bir yarısı kapının önünde çıkardığı kaos, Bishop’un tüm düzenini altüst eder. Aralarında başlayan düşmanlık, komşuluk ilişkilerine tamamen terstir. Üstelik bu kadın, Bishop’un takım kaptanının kız kardeşidir.
 
Stevie Bowman, yaşadığı ihanetin ardından ağabeyinin evine sığınır ve aklındaki son şey, ağabeyinin takım arkadaşlarından biriyle komşu, hatta düşman olmaktır. Fakat Stevie, genç adam haftalarca oyundan uzak kalmasına neden olacak bir sakatlık yaşayınca, aralarındaki tüm anlaşmazlığa rağmen ona yardım etmekten geri durmaz. Birlikte vakit geçirdikçe, bu düşmanlık yavaşça erimeye başlar.
 
Stevie sadece küçük bir iyilik yapmak istemiştir. Peki bu iyilik, ona hayatının aşkını mı kazandıracaktır yoksa kalbinde onarılmaz bir yara mı açacaktır?
 
&quot;Karakterlerin gerçekçiliğini ve arkadaşlıklarının nasıl kurulduğunu
sevdim. Küçük İyilikler, artık en sevdiğim hokey kitabı!&quot;
New York Times çoksatan yazarı Tijan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124883</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5ba18c2-a36b-4226-9c92-d6b16166d164.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet</image:title>
            <image:caption>“Savaş, Devletin sağlığıdır.” 
Bourne’un klasikleşmiş eseri Devlet, savaş ve devlet ilişkisini derinlemesine inceliyor; devletin yasa ve kamu gücünü uygulayan hükümet mekanizması olarak, bireyleri kolektivite uğruna işbirliği yapmaya nasıl ittiğini, diğer tüm değerleri feda eden bir birlik duygusunu nasıl beslediğini gözler önüne seriyor. Savaş, “Devlet” idealini açığa çıkarır – insanları bir araya getiren, saldırgan ya da savunmacı reflekslerle örgütleyen otoriteyi kutsayan bir güç olarak Devlet. 
Bourne’a göre, savaşın uluslara değil, devletlere ait bir işlev olması ve devletin, ulusun enerjisini yıkıcı amaçlar için tüketmesi önemli bir paradoksa işaret eder: Devlet savaşla güçlenir ve genişler, ancak bu genişleme çoğunlukla yurttaşların özgürlüklerinden ödün verilmesini gerektirir. Savaş, topluluğun sürü duygusunu canlandırarak, kolektif bir kimlik yaratırken muhalifleri dışlama ve bastırma eğilimini doğurur; bu, devletin kendi varlığını koruma çabasının bir tezahürüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124884</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f73b85b8-eb9d-4ab2-a89f-f15b5893eb58.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Türk Sinemasında Nostalji</image:title>
            <image:caption>Filmler, geçmişi hatırlama ve özlemle bağlantı kurma şeklinde insanların duygusal ihtiyaçlarını karşılayabilirler. Nostalji filmleri, bu ihtiyaçları hedefleyen ve izleyicilerde katharsis (arınma) duygusu oluşturmayı amaçlayan filmlerdir. Bu kitapta, 2000 sonrası Türk Sineması nostalji bağlamında ele alınmıştır. Birçok insan geçmişte bir yere, bir döneme, bir kişiye özlem duyabilmektedir. Bu duygulara karşılık gelecek filmler de izlendiğinde izleyicide bir arınma duygusu oluşturabilmektedir. Bu kitap, incelenen filmler üzerinden nostaljik eğilimin filmlerde nasıl ortaya koyulduğunu incelemektedir.

Yeni Türk Sinemasının nostalji filmleri, geçmişi hatırlama ve yeniden düşünme eylemi olarak görülebilir. Bu filmler kişisel ve sade bir bellek deneyimi sunar ve izleyicilere maziye dönüş
imkânı sağlar. Ancak belirtilmelidir ki, 2000 sonrası Türk Sinemasındaki filmlerin tamamı nostalji filmleri kategorisine giremez. Bu çalışmada Dar Alanda Kısa Paslaşmalar (2000), Güle Güle (2000), Vizontele (2001), Aşk Tesadüfleri Sever (2011), Dedemin İnsanları (2011), İftarlık Gazoz (2016) filmleri nostalji bağlamında odak konusu olmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124885</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2ac705e-d6f7-438f-9a90-9e36e74b3b18.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Şirin Bir Gezegen</image:title>
            <image:caption>Kaptan Taşkafa’nın hayali, kendine küçük, şirin bir gezegen bulup, robotu Fincan’la birlikte orada huzur içinde yaşamak. Aslında Kaptan galakside böyle gezegenlere rastlıyor rastlamasına ama orası bir süre sonra yaşanmaz hale geliyor. Oysa Kaptan’ın istediği tek şey barınmak. Bu arada hayvanlardan da korunmak. Yemeğini pişirmek. Üşümemek için ısınmak. Terlememek için serinlemek... Ama bir yerde hata yapıyor. Hem de her seferinde! Acaba Fincan çözümü bulmasında ona yardım edebilir mi? 
  Ödüllü karikatürist, yazar, illüstratör Oğuz Demir, Can Çocuk Yayınları’ndaki bu ilk kitabında; çevre, ortak yaşam, iklim değişikliği ve küresel ısınma konusundaki bilincimizi ve farkındalığımızı gündelik hayatlarımızda canlı tutacak, rengârenk, eğlenceli bir öykü anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124886</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96e0a40a-78a6-4795-971f-1a5339a91cc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Cemaleddin Muhammed Aksarayi’nin Kitab-u Redd-i Şerh-İ Mecmai’l-Bahreyn Adlı Eserinin Tahkik ve Tahlili</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma Cemâleddin Aksarâyî’nin (ö. 791/1388-89) Kitâb-u Redd-i Şerh-i Mecmai&apos;l-bahreyn adlı eserinin tahkik ve tahlilini yapmayı amaçlamaktadır. 1071’de Anadolu’nun fethiyle birlikte gerek Hanefî gerekse Şâfiî mezhebine mensup birçok fakih çeşitli gerekçelerle Anadolu’ya göç etmektedir. Onun yaşadığı dönem Anadolu’da beyliklerin etkin olduğu bir zaman dilimidir. Bazı kaynakların verdiği bilgiye göre Aksarâyî de meşhur müfessir ve Şâfiî fakihi Fahreddin er-Râzî’nin (ö. 606/1210) dördüncü kuşak torunlarından biridir. Bu ailenin Osmanlı Devleti’nin fıkıh ve tasavvuf geleneğinin oluşmasında önemli bir yeri vardır. Zira Osmanlıların meşhur âlimlerinden Molla Fenârî (ö. 834/1431), Aksarâyî’nin talebesidir. Meşhur Osmanlı şeyhülislâmı Zenbilli Ali Efendi ve ileri gelen birçok meşâyıh Aksarâyî’nin torunları arasındadır. Aksarâyî’nin dönemin birçok devlet adamıyla münasebeti vardır. Meselâ Amasya emiri Hacı Şâdgeldi Paşa (ö. 783/1381), Karamanoğlu Alaaddin Bey (1361-1398) ve Sultan Yıldırım Bayezid (1389-1403) bunlar arasında sayılabilir. Nitekim Zemahşerî&apos;nin (ö. 538/1144) Keşşâf’ına yazdığı hâşiyesini Osmanlı vezirlerinden Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa’ya (ö. 789/1387) ithaf ettiği, Ahlâk-ı Cemâlî adlı eserini de Yıldırım Beyazıd’a takdim ettiği bilinmektedir.
Aksarâyî, Hanefî mezhebinin yaygın ve etkin olduğu Amasya, Konya ve Aksaray’da müderris ve kadı olarak görev yapmıştır. O, Hanefîlerin muteber dört metninden biri haline gelen Muzafferüddin Ahmed b. Ali Sa’leb İbnü’s-Sââtî’nin (ö. 694/1295) Mecmau’l-bahreyn adlı eserine yazdığı şerhine Hanefîlerin birçok görüşünü tenkit etmek üzere reddiye yazmıştır. Bu eser mezheplere dayalı fıkıh anlayışı yerine delile tabi olmayı önceleyen yaklaşımların bahse konu dönemlerde de varlığını ortaya koyan eserlerden biridir.
Kitabın yazma eser kütüphanelerinde iki nüshası tespit edilmiştir. Tahkikte esas alınan nüsha 772/1370’te yazılan “Kitâb-u redd-i Şerh-i Mecmai’l-bahreyn” adlı nüshadır.  Diğeri de Hâşiye Şerh-i İbn Sâatî li-Mecmai’l-Bahreyn adlı nüsha ise 775/1373 yılında istinsah edilmiştir. Yani her iki nüsha istinsah edildiğinde müellif henüz hayattadır. Bu reddiye, İlm-i hilaf türünde Anadolu’da yazılan nadir çalışmalardan biridir. Zira sonraki dönemlerde Hanefî mezhebine yönelik esaslı eleştiri yönelten bu tür eserlere rastlanmaz. Ayrıca Türk devletlerinin çoğunlukla Hanefî mezhebini önceleyen siyasetleri dikkate alındığında Hanefîliğin hâkim ve etkin olduğu bir muhitte yazılmış olması da dikkat çekmektedir. Dolayısıyla bu eser daha önce yapılan ilm-i hilâf tartışmalarının Anadolu’daki devamı olduğu, diğer taraftan Mısır’da o tarihlerde yapılan mezhep üstünlüğü tartışmalarının da öncüsü olduğu söylenebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124887</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e296967c-86a7-4871-a6eb-1ad3bed5a2c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Bay, Bay Diş</image:title>
            <image:caption>Bay Diş, onun ilk süt dişiydi. Küçük bir sızıyla başlamıştı gelişi. Derken biraz feryat, biraz figan, pıt diye doğuvermişti Bay Diş. Az zaman geçirdiler birlikte çünkü çocuk büyüyecekti. Hayatı öğrenecek, gezip görecek, sevip sevilecekti. Bay Diş ise bekleyecekti. Ta ki bir daha görüşecekleri güne dek... 
 
Çocukluk, yerini yetişkinliğe bıraktığında, tamamen kaybolup gider mi? Yoksa bir parçasıyla bize hep eşlik ederken, ara ara buluşup kucaklaşacağımız o özel günleri mi bekler? Bunun cevabını Bay Diş çok iyi biliyor, hikâyeyi de Alp Gökalp&apos;e ve Bige Doğu’ya bırakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124888</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d352537-c612-4d22-a2d5-32857be84458.jpg</image:loc>
            <image:title>Lilo</image:title>
            <image:caption>Anne babası birkaç günlüğüne seyahate çıkan Emi, büyükannesi, büyükbabası ve köpekleri Lilo&apos;yla beraber kalır. Lilo bir zamanlar sevecen ve şakacı olan Emi&apos;nin artık inatçı, telefonuna yapışık yaşayan, ağlamak için odasına kapanan bir çocuğa dönüştüğünü fark eder. Üzüntü ve korkuyu kokular aracılığıyla algılama konusunda özel yeteneği olan Lilo, kurnaz sokak köpeği Olivertwist ve gizemli kedi Berenice&apos;nin yardımıyla Emi&apos;nin hayatını kimin mahvettiğini bulmaya çalışır.  
“Lilo” siber zorbalık, yas tutma, duygularla baş etme gibi önemli konuları hafif ve mizahi bir dille olduğu kadar derinlikle de ele almayı başaran sürükleyici bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124889</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3907ea74-7518-4c8e-9c7d-67b5e42a5589.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayaz’ın İlham Perileri</image:title>
            <image:caption>Çocuk edebiyatının sevilen yazarı Nuri Kurucu’dan hepimizi kitapların dünyasında hayaller kurmaya davet eden yepyeni bir çocuk romanı. 
  Ayaz dört katlı ahşap bir evin üçüncü katında ailesiyle yaşıyor. Diğer katlarında eski eşyaların depolandığı bu evde, Ayaz’ın en büyük eğlencesi odalarda dolaşarak keşifler yapmak. Bir gün sandıktan çıkan bir daktilo bulan Ayaz büyükbabasının eskiden öyküler yazdığını öğreniyor. Daktilo kullanmayı öğrenip öykü yazmaya girişen Ayaz, önce bunun hiç de kolay olmadığını fark ediyor, sonra da hayal kurmanın keyfi ve kitapların ilham verici dünyasıyla tanışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124890</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9be7c21-3f37-4bd8-8f44-44ccc091b06c.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağdaş Yorumla Nasreddin Hoca</image:title>
            <image:caption>Çocuk edebiyatının güçlü kalemi Erol Büyükmeriç, Nasreddin Hoca fıkralarını çağdaş bir yorumla okurları için bir araya getirdi. Nasreddin Hoca ile eşeğinin türlü maceraları bu kitapta sizi bekliyor. Neler yok ki bu maceralarda! Birlikte çıktıkları yolculuklar, göle maya çalma uğraşları, sirkteki eğlenceleri… 
Kıvrak zekâsı ve düşündüren mizah anlayışıyla Nasreddin Hoca’nın dünyasında buluşmak üzere! 
“Bir gezgin Nasreddin Hoca 
Heybesinde bin bir fıkra 
Dillerde nice zaman 
Dünyayı dolaşıp duran 
Gülmecede en ünlü 
Fıkraları zekâ yüklü 
Güldürürken düşündürür 
Hem öngörür hem uzgörür.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124891</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4da01ce9-964c-4d14-a026-f5ae99346d11.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanadımda Yeryıldızı</image:title>
            <image:caption>Masmavi tüyleriyle parlayan saksağan, bir gün fırtınada kanadını kırıp bir ormana düşer. Burası, bin bir çeşit mantarla dolu, perilerin ziyafet sofraları kurduğu büyülü bir ormandır. Gökyüzünün ışığına âşık bu yaralı saksağan, yeniden yıldızlarla buluşabilecek midir? 
 
Sevilen yazar Göknur Birincioğlu, sepetine doldurduğu mantarları büyülü bir orman eşliğinde okurlara tanıtıyor. Ödüllü Japon illüstratör Ayuko Tanaka ise yumuşacık fırça darbeleriyle bu ormanı ışıldatıyor. Saksağanın masalının, ışığını arayan, hastalanan ve yaralarını saran tüm çocukların kalbini aydınlatması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124892</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eceb59e1-21a1-48d1-b540-a8fd18ebcecd.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Sular - Zastrozzi Bir Romans</image:title>
            <image:caption>Percy Bysshe Shelley’nin (1792-1822) on yedi yaşında yazdığı ve 1810 yılında P. B. S. imzasıyla yayımladığı ilk romanı Zastrozzi: Bir Romans, kendisinden önceki gotik kurmacalara duyduğu minnet borcunu yansıtır. İntikam, tutku ve gücün yıkıcı doğasını işleyen kitabın merkezinde “La Contessa di Laurentini” Matilda, Verezzi ve Zastrozzi yer alır. Verezzi’ye duyduğu çılgınca aşkın karşılığını alamayan Matilda, Zastrozzi’den Verezzi’nin sevdiği Julia’yı öldürmesini ister. Zastrozzi’ninse Verezzi’den intikam almak için kendince sebepleri vardır. 
 
Karmaşık karakterleri ve karanlık temasıyla yüzyıllar sonra bile okuru büyülemeyi başaran Zastrozzi: Bir Romans, 1977’de oyun yazarı George F. Walker tarafından tiyatro sahnesine, 1986 yılında ise David G. Hopkins tarafından dört bölümlük bir televizyon dizisine uyarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124893</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e700365d-ac81-4444-ac96-5456e3e701b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Eleştirinin Eleştirisi</image:title>
            <image:caption>Eleştiri alanındaki çağdaş ideolojik tartışmayı özellikle klasik dogmatizm ile modern görecelik arasındaki çatışma çerçevesinde sunan Tzvetan Todorov’un Eleştirinin Eleştirisi, çözümleyici yaklaşımını dört eleştiri geleneğinin başlıca temsilcilerine yöneltiyor: Sovyetler Birliği döneminden Rus Biçimcileri (Jakobson, Eyhenbaum, Şklovski, Tinyanov, Tomaşevski, Brik, Propp, vb) ve Mihail Bahtin; Almanya’dan Alfred Döblin ve Bertolt Brecht; Fransa’dan Jean-Paul Sartre, Maurice Blanchot, Roland Barthes ve Paul Bénichou; Anglo-Amerikan eleştirmenlerinden de Northrop Frye ile Ian Watt. Todorov söz konusu çatışmanın da ancak eleştirmenlerle yapıtları üzerinden sürdürülecek karşılıklı bir tartışmayla, eleştirinin eleştirisiyle aşılabileceğine inanıyor. Bu açıdan Eleştirinin Eleştirisi hem diyalojik eleştirinin bir kuramsal yaklaşımı olarak hem de Tzvetan Todorov’un eleştiri alanındaki tutkuları ile hayal kırıklıklarını dile getirdiği bir Bildungsroman olarak da okunabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124894</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2935f59b-6a70-4b58-960e-8097e6178851.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlam Arayışının Evrensel Öyküleri Mitoloji</image:title>
            <image:caption>Başlangıç zamanlarından beri insanlığın anlam arayışının eşlikçileri, öyküler olmuştur. Doğum, yaşam, ölüm ve ölüm ötesine dair sorularını mitos adı verilen anlatılarla cevaplamaya çalışır. Mitos, zaman ve mekânı aşarak insana ve insanın doğasına ait gerçekliği simgeler vasıtasıyla ortaya koyar. Bilinenlerle bilinmeyenler arasındaki uçurum mitlerle aşılır. Daima “bir yaratılış hikâyesi olan mit”, eski bir gerçekliği simgelerle anlatarak toplumların kutsalla dayanışmasını sürdürür. İnsan, anlamlandırmaya çalıştığı pek çok durum için bir mit kurgulayarak anlaşılır hâle getirmeye çalışır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124895</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3c19741-a622-4e87-9c9d-fa888b80ed6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sorularla Kısa Türkiye Tarihi</image:title>
            <image:caption>Türklerin tarihi… 
Orta Asya’dan Anadolu’ya… 
Oradan Balkanlar’a ve Avrupa içlerine… 
En son kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne kadar gelen upuzun bir süreç… 
Göçler, savaşlar, kuruluş ve yıkılışlar… 
Sanatta, edebiyatta, mimarîde, devlet yönetiminde gelişmeler... 
İdarî, askerî, siyasî yapılaşmalar. 
Türklerin dünya sahnesindeki yerini, 
bir kitabın sayfalarına sığdırmak elbette imkânsız. 
Ama köşe taşlarını göstermek mümkün. 
Ahmet Refik Altınay’ın “Muhtasar Türkiye Tarihî” adlı eserinden uyarladığımız “Sorularla Kısa Türkiye Tarihi” geçmişten bugüne uzanan bu uzun hikâyeyi sorularla önümüze seriyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124896</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83c41911-3e70-4d18-993e-00b50d6bf379.jpg</image:loc>
            <image:title>Trendeki Yabancı</image:title>
            <image:caption>Trendeki Yabancı, Jenny Diski’nin iki Amerika seyahatini kapsıyor. İki gezi, birkaç tren, çokça yabancı ve içilen sayısız sigara. İlki tesadüfi bir yolculukken, New York’ta başlayıp New York’ta sonlanacak bir daire çizdiği ve ABD’nin çevre hattını tamamen dolaştığı ikinci gezi tamamen planlıdır. Diski, bir deneyimin tekrarını düşler. Trenlerin sigara içilen vagonlarında vakit geçirir en çok. Her trenin sigara vagonu farklıdır ve hepsinin kendi hikâyesi vardır. Birbirini tanımayan insanların ortak bir amaç uğruna bir araya geldiği, hızla samimi olunabilen 
bir acayiplikler vagonudur orası. Sert bir ergenlik yaşamış olan Diski, gençliğinde başından geçen akıl hastanesi deneyimiyle trenlerin sigara içme vagonundaki “biz” duygusunu kıyaslar. Vagonlardan, istasyonlardan 
ve yabancılardan yola çıkarak hayatın muhasebesini yapar. 
 
Ackerley Otobiyografi Ödülü’nü ve Thomas Cook Gezi Kitabı Ödülü’nü kazanmış olan Trendeki Yabancı’yı deneme, gezi ya da anı kitabı olarak okuyabilirsiniz. Her birinden izler taşıyan bu kitap, kurmacadışı türlerin edebi yönden ne denli güçlü olabileceğini gösteriyor. 
 
Dinliyorum ve dinliyorum. Başkalarından artık gına gelmiş olsa da dinlemeyi bırakamıyorum. Öylece oturun ve konuşan insanları, özellikle de yabancıları bir dinleyin: Duyulacak her şeyi duyarsınız. Bir şeylerin nasıl olduğuna, gidişatına, neye benzediğine dair ifadeler toplarsınız. Ayrıntılar biraz farklılık gösterse de üslup, raylar üzerinde dönen tekerleklerin sesi kadar tanıdık gelmeye başlar. Her kelime sıradan, klişe ve tahmin edilirdir ve her hikâye binlerce kez anlatılmıştır; yine de her kelime doğrudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124897</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ac368e6-925f-4bd9-9b3b-4a80256f4186.jpg</image:loc>
            <image:title>Ökse Otunun Altında</image:title>
            <image:caption>BİR NOEL MUCİZESİNE Mİ İHTİYACINIZ VAR? KÜÇÜK BİR REKABETİN AŞKI NASIL ALEVLENDİRDİĞINE ŞAHİT OLMAYA NE DERSİNİZ? 
İKİ YANLIŞ BİR DOĞRU’NUN YAZARINDAN, NOEL TEMALI 
MÜKEMMEL BİR DÜŞMANDAN AŞKA KITABI! 
 
 Jonathan, Noel’den nefret ediyor. Gabriella, Noel’e bayılıyor. Gabriella, coşkulu bir neşeyle dolu. Oysa bu bayram, Jonathan’ın en saçma bulduğu bayram… 
Jonathan ve Gabriella’nın tek ortak noktası sağlıklı bir dozda karşılıklı nefret. Bir de şehrin en sevilen bağımsız kitapçısı Bailey Kitabevi’nde birlikte çalışıyor olmaları. Ancak dükkânın sahipleri korkunç mali tabloyu açıkladığında Jonathan ve Gabby’nin talihsiz bir ortak noktaları daha ortaya çıkıyor: yaklaşan işsiz kalma tehdidi. 
Kitabevinde giderler iyice kısılırken ve Baileylerin talepleri kafalarını meşgul ederken Jonathan ve Gabby, bir mucize olmadığı müddetçe aralarından birinin yakında maaş bordrosundan çıkarılacağını fark eder. İkisinin de istifa etmek gibi bir niyeti yoktur. Bu yüzden bir anlaşma yaparlar: Aralık ayında daha fazla satışı yapan kalacak, kaybeden istifa edecektir. 
Durum yeterince kötü değilmiş gibi sinsi eski sevgilisi Gabby’nin peşini bırakmaz ve anonim çevrim içi arkadaşı da görüşmeye bir süre ara vermelerini önerir. Daha da beteri, kitabevini ve işini kurtarma baskısı artarken Gabby, Jonathan’ın yeni ve şefkatli tarafıyla tanışır. Bu adam gerçekten de onun buzdan kalpli düşmanıyla aynı kişi midir? 
Belki de Jonathan ve Gabby birbirlerini zaten tanıyor ve mümkün olduğunu hiç düşünmedikleri şekillerde seviyorlardır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124898</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb69669d-719b-4ec9-884f-e331d68e3675.jpg</image:loc>
            <image:title>İkinci Bir şans</image:title>
            <image:caption>İkinci şansa inanır mısınız? 
Peki ya bu ikinci şans, berbat geçirdiğiniz yılınızı yeniden yaşamanız için verilirse? 
Cazibe, zekâ ve biraz da sihirle dolu bu unutulmaz hikâyede, şansı yaver gitmeyen bir kadına hayatını düzeltmek ve kötü geçen bir yılını yeniden yaşamak için ikinci bir şans verilir. 
Sadie’nin hayatı aniden alt üst olmuştur. Bir anda işini, evini kaybetmiştir ve erkek arkadaşı tarafından terk edilmiştir. Hepsi de düşük çenesi yüzünden başına gelmiştir. Bir falcı ona bir dilek hakkı tanıyınca Sadie, berbat geçen yılını yeniden yaşamayı diler. İçten içe, sihrin hayatını düzelteceğine inanmasa da bir anlık istekle dileğini tutar, gözlerini açtığında… Hiçbir şey değişmemiştir. Tüm bunların üzerine o gece belki de şimdiye kadarki en aptalca şeyi yaparak kardeşinin en yakın arkadaşı Jacob&apos;ı öpmüştür. 
Sadie ertesi sabah uyandığında, eski dairesinde, eski erkek arkadaşıyla birliktedir ve eski patronu onu iş yerinde beklemektedir. Tarihi kontrol ettiğinde, geçen yılın 1 Ocak&apos;ı olduğunu fark eder. Sadie ikinci şans yılını yaşarken ilişkisinde ve kariyerinde gözden kaçırdığı noktaları görmeye başlar. Ancak Jacob’la her karşılaştığında onun hiç gerçekleştiğini bilmediği öpüşmelerini düşünmeden edemez. Birdenbire Sadie, tek hatasının ikinci bir şans dilemek olup olmadığını sorgulamaya başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124899</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5163959d-eeb3-4069-8b14-543c8386deff.jpg</image:loc>
            <image:title>Asteriks ve Normanlar -9</image:title>
            <image:caption>Neredeyse dünyadaki tüm dillere çevrilen, büyük küçük her yaştaki okur tarafından tutkuyla okunan, dünyanın en sevilen çizgi kahramanları geri dönüyor. 
 
Asteriks, Oburiks, Büyüfiks ve diğer Galyalı dostlarımızın daha önce Türkiye’de hiç yayımlanmayan yepyeni maceraları artık raflarda...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124900</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abc0ba7a-0903-4597-b697-9f6d4af92835.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessiz Yalanlar</image:title>
            <image:caption>DRAGO 
 
 Casuslar ve yalancılar için tek bir ceza vardır, 
Yavaş ve acı dolu bir ölüm. 
Ve adamlarımdan köpeklerime kadar, 
Evimdeki herkesi büyüleyen tatlı, melek karım, 
Gelmiş geçmiş en kötü hain. 
Ama görünüşe göre ben de onun büyüsüne kapılmışım, 
Her gülüşünde, her gülünç kıyafetinde, 
Mücadele ediyorum, 
Ve başarısız oluyorum. 
Ondan nefret etmek istiyorum, 
Ama nefret etmek yerine, onun o karşı konulmaz dudaklarından çıkan her sessiz yalanı 
Duymak için can atıyorum. 
 
SIENNA 
 Onlara sadece görmelerini istediğim şeyleri gösteriyorum, 
İçeri girmelerine asla izin vermiyorum. 
Ben işleri böyle hallederim. 
Bu evliliği kabul etmiş olabilirim, 
Ama asla onun olmayacağım, 
Maskemin altını görmesine asla izin vermeyeceğim. 
Ancak her geçen günle birlikte, 
Görevimi yerine getirmem giderek zorlaşıyor, 
Mücadele ediyorum, 
Ve başarısız oluyorum. 
İhanet etmeye yemin ettiğim adama, 
Âşık oluyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124901</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/193c6088-ee59-4fae-833e-3da231642510.jpg</image:loc>
            <image:title>Meczup (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Lübnan asıllı Amerikalı şair Halil Cibran’ın adını geniş kitlelere duyuran ilk İngilizce eseri Meczup (1918) beş yıl sonra yayımlanan başyapıtı Ermiş’in habercisi olmanın yanısıra varoluşsal bir kopuş ve başlangıç kitabıdır.
 
Cibran’ın eserlerinde oluşturduğu sanatçı-ermiş figürünün doğduğu Meczup’ta özgürlük ve hakikat uğruna delirmeyi göze almış kişinin dünyası ve hayalhanesi meseller, mecazlar, şiirler ve aforizmalar yoluyla şahsın kendisi gibi parçalı biçimde verilir. Ermiş’te varılan bilgelik Meczup’ta kutsalın tehlikeli çağrısına çekilmekle, toplumdan dışlanmayı göze almakla ve kendi yoluna gitme mücadelesiyle mümkün olmuştur. İşte bu çileden doğmuştur dünyayı, yaşamı ve bütün varlıkları kutlayan dolu dolu bir varoluş.
 
Tüm zamanların en çok okunan şairlerinden Halil Cibran’ın özgürlük, hakikat ve yaratıcılık alegorisi olarak okunabilecek bu eserini Handan Ünlü Haktanır’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124902</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9db78737-9029-4f84-8675-03a2c5b87704.jpg</image:loc>
            <image:title>Filozofların Tutarsızlığı</image:title>
            <image:caption>Tehâfüt mutlak anlamda bir felsefe karşıtlığına mı yoksa mukayyet anlamıyla belli bir felsefe yapma karşıtlığına mı tekabül etmektedir? 
*** 
İslam düşüncesinin zirve isimlerinden Gazzâlî’nin Tehâfütü’l-Felâsife adlı eseri, sadece yazıldığı devirde değil, kendinden sonraki tüm zamanlarda da en dikkate şayan eserlerden biri olmuş, hem Doğu hem de Batı felsefesinde büyük ilgi görmüştür. Gazzâlî Tehâfüt’te İslam dünyasında Fârâbî ve İbn Sînâ gibi meşhur filozoflar tarafından temsil edilen Yeni Eflatuncu felsefe yapma tarzını muhatap almış; bu felsefenin görüşlerini akli zorunluğa dayandırma iddiasının aklen geçerli olmadığını ortaya koymuş ve bu zorunluluk iddiasının akıldan değil, filozofların felsefi sistemlerinin temelindeki Mûcib Bizzât olan Tanrı anlayışından kaynaklandığını göstermiştir. İşte Tehâfüt bu yönüyle yeni bir felsefe yapma imkânına karşılık gelmektedir ki, onu felsefi açıdan değerli kılan da budur. 
Elinizdeki kitapta, Tehâfüt’ün II. Abdülhamid dönemi serküttâblarından Süleymân Hasbî Efendi tarafından yapılan tercümesi yer alıyor. Eserin Latin harfli tercümesinden hemen önce sunulan inceleme, Tehâfüt’ün felsefi değerini kavramak açısından okura geniş ve faydalı bir ön okuma sağlıyor. Ayrıca tercümeye eşlik eden sözlük de okurun konuya ilişkin bilme ve öğrenme ihtiyacına önemli ölçüde yardımcı oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124903</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cde311f-f3f6-4715-ae66-c6c8bf4f239d.jpg</image:loc>
            <image:title>Parazit - 2</image:title>
            <image:caption>ŞAHSİ İBLİS
 
Shinichi, normal bir lise öğrencisi gibi görünse de korkunç bir sırrı var... Bir parazit, vücudunu enfekte etti. Bu gizemli yaratık acımasız ve ölümcül olmasının yanı sıra insanların acılarını zerre umursamıyor ve Shinichi’nin üzerindeki etkisini artırmaya başlıyor. Shinichi, bir yandan vücudunun hakimiyetini elinde tutmak için savaşırken diğer yandan insanlığını korumayı başarabilecek mi?
 
“İnsan dışı mı? Ama ben sağ elim dışında sıradan bir insanım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124904</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f3519e7-a4c7-4f88-860e-a670a0cbcb83.jpg</image:loc>
            <image:title>Happiness - 1</image:title>
            <image:caption>Gizemli bir kızın saldırısına uğradıktan sonra hayatımı değiştiren bir karar almak zorunda kaldım... Hiçbir şey hissetmeden yaşadığım sıradan hayatım tek gecede darmaduman oldu... Artık boynumda bir yara ve içimde dinmek bilmeyen bir susuzluk var. 
 
Sıradan bir liseli olan Makoto’yu nasıl bir hayat bekliyor?!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124905</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03b7a923-25ce-42bd-8b40-e9a4e82ff29d.jpg</image:loc>
            <image:title>Beastars Cilt 5</image:title>
            <image:caption>Meteor Festivali giderek yaklaşırken Juno ve Louis karşı karşıya geliyor. İkisi de Beastar koltuğuna oturmayı amaçlıyor. Bir etoburla bir otobur arasındaki soğuk savaş başlıyor. Bu sırada Hal’a âşık olduğunu fark eden Legoshi, ilan-ı aşk etmek için cesaretini topluyor. Fakat Hal, bilinmeyen birileri tarafından kaçırılıyor!! Hayvanların gençlik draması karşınızda!!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124906</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee8695da-d261-4f58-987a-9be5bbc18e10.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Kız Sitesi Cilt 4</image:title>
            <image:caption>BÜYÜK TALİHSİZLİK. BÜYÜK TALİHSİZLİK. TEKRAR KARŞILAŞTIK.
 Aya ve Yatsumura, çöken binanın altında baygın haldeler. Shizukume, site yöneticisi Nana’nın saldırısına uğruyor. Kosame Amagai isimli sihirli kız, Shioi’yi iyileştiriyor ama kızın başka bir siteden olduğu ortaya çıkıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124907</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d4add31-11ed-4a89-b5a4-dc431ed1277a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateşten Ayakkabı Rüzgardan Sandalet</image:title>
            <image:caption>Alman çocuk edebiyatının bol ödüllü yazarı Ursula Wölfel, babasıyla unutulmaz bir yolculuğa çıkan Tim’in hikâyesine ortak ediyor okuru. Tim, ailesinden ilginç doğum günü armağanları alır: Ateş kırmızısı ayakkabılar ve onu daha önce gitmediği yerlere götürecek, keşiflerle dolu büyük bir yolculuk. Evden uzakta geçirilen günler bazen eğlenceli bazen tehlikeli ama daima yeni hikâyelerle doludur. Yolculuğu sona erdiğinde pek çok şey gibi Tim de değişmiştir artık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124908</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad257915-ede7-48f2-b0f2-ab1230b99f1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Mitolojik Öyküler</image:title>
            <image:caption>“Böylesi bir ritüelin bir bedeli vardı. Fakat şaman iyi bilirdi ki ölüm korkusunu yenmenin en etkili yolu, ölmekti. İçmeden önce kâsedeki sıvının içine baktı ve orada kendi yansımasıyla göz göze geldi.” “Boynuzlarımın kırılan parçaları arkama düşüyordu. Rüzgâr aralarından ıslık çalarak geçiyordu. Yüreğimde ise bir pan flüt yeni bir şarkının notalarına başlıyordu.”, Hayatın hiç değişmeyen ham gerçeklerini kadim zamanlardan günümüze taşıyan mitler ve efsaneler, bize insan ruhunun tüm yüzlerini olduğu gibi gösterir. Onlar insanlık kadar eski, insan doğasının gerektirdikleri kadar elzemdir. Tıpkı hikâye anlatıcılığı gibi… 2024’te birincisi düzenlenen Ganeşa Mitolojik Öykü Yarışması’nın sonucunda finale kalan eserlerin toplandığı bu kitap, insanlığa dair bu iki olguyu farklı açılarıyla beraber bir araya getiriyor: Mitoloji ve öyküler. Her birinde kendinizden bir şeyler bulacağınız on iki öykü Yunan-Roma, Sümer, Maya-Aztek ve Türk mitolojilerinden izler taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124909</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99dbbb55-b131-4bcc-8c33-0f429b2e6537.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı&apos;m</image:title>
            <image:caption>&quot;İslam’ın Allah’ı, Hıristiyanların Göksel Baba’sı ve Hinduların İşvara’sı ile aynıdır. Hinduizm’de olduğu gibi İslam’da da Tanrı’nın birçok isim ve sıfatı bulunmaktadır. Bunlar şahsı değil, nitelikleri belirtir. Aciz insan, alçakgönüllü bir şekilde isimler ve sıfatlar vererek Yüce Tanrı’yı ifade etmeye çalışmıştır. Oysa O, tüm niteliklerin üzerinde tarif edilemez, kavranamaz, ölçülemez olandır. Tanrı’ya iman etmek, evrensel kardeşliğin kabul edilmesi ve tüm dinlere eşit saygıyla yaklaşılması anlamına gelir.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124910</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b247268a-2060-464a-aaaa-6cb2279052fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Ramakrişna Hayatı ve Öğretileri</image:title>
            <image:caption>“Tüm ruhu, adeta bir gözyaşı selinde eriyor, Tanrıça’ya ona merhamet ederek kendini göstermesi için yalvarıyordu. Belki, bir anne bile, ölmek üzere olan tek çocuğu için bu kadar gözyaşı dökmemiştir. Herkes onu teselli etmeye çalışırken, O, her güneş battığında ‘Ah annem ah! Bir gün daha geçti ve ben hala seni bulamadım.’ diye ağıtlar yakıyordu. İnsanlar onun deli olduğunu ya da şiddetli bir acı içinde kıvrandığını düşündüler. Çünkü onlar kendilerini dünya işlerine, üne ve paraya böylesine adamışken, bir insanın Tanrı&apos;sını, onların eşlerini ve çocuklarını istedikleri gibi yoğun bir şekilde sevebileceğini hayal edemiyorlardı.” “Bu öylesine materyalist bir çağ ki (Kali Yuga) kutsal kitapların bizden istediği tüm görevleri yapmakta zorlanıyoruz. Gerçekten de bu çağda, dünyevi yaşam tamamen maddiyata bağlı. Öyle ki işler ve görevlerden asıl yapmamız gereken şeylere az bir zaman kalıyor. Evet, bu çağda Tanrı’yı idrak etmenin tek yolu bhakti ya da O’na içten bir bağlılıkla sevgi duymaktır. O’nun kutsal adının ve İlahi niteliklerinin zikredilmesi gerekir. (Keşab’a ve diğer adanmışlara dönerek) Sizin yolunuz da Rab’be teslim olmaktan geçer. Bu bhakti yogadır. Hari’nin adını söyleyen ve İlahi Anne’nin övgülerini zikreden sizler kutsanmışsınız. Yolun doğru evet. (Keşab’a) Çocuk yaşta evlilik ve kast sistemine karşı, kadınların özgürleşmesi ve eğitim hakkında konuşuyorsun. Ben, öncelikte bir şeyin gerekli olduğunu söylüyorum: Tanrı’nın idrakı ve tam bağlılık. Önce Tanrı’yı idrak edin, bu süreçte diğer her şey size eklenmiş olacaktır zaten.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124911</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66326e9e-3243-488b-8a5e-a6d8a8b85a6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüler Diyarı</image:title>
            <image:caption>Bu roman, 1900’lü yılların başında Danimarka’da yaşanan politik ve dinî açıdan gerilimli olaylara, Torben ve Jytte’nin aşk hikâyesini merkeze alarak ışık tutuyor. Güçlü bir politikacının kızı olan Jytte yetenekli bir piyanist; ulaşılması zor, soğuk, kendi duygularına güvenmeyen ve aşka evet deme konusunda hep tereddütlü davranan bir kadındır. Torben Dihmer ise ölümcül bir hastalıkla mücadele ederken bir yandan kendi yolunu bulmaya çalışıp bir yandan da aşkının peşinden koşan asil bir toprak sahibidir. Ölümün, karakterlerin yanıbaşında kol gezdiği bu kasvetli ortamda Torben’in mucizesi gerçekleşecek ve Jytte ile kavuşmalarına fırsat tanıyacak mıdır? Bu roman bir üçlemenin sonuncusudur. ‘Vadedilmiş Topraklar’ (1891-1895) üçlemenin ilk kısmını oluşturmaktadır. İkinci kısmı ‘Şans Avcısı Per’ (1898-1904) ve üçüncü kısmı ise ‘Ölüler Diyarı’ (1912-16) oluşturmaktadır. Bu romanlar Danimarka’da 1877 yılından yaklaşık 1914 yılına kadar olan dönemi anlatmaktadır, fakat içindeki kişiler farklılık gösterir. Henrik Pontoppidan bu eserleriyle 1917 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü Karl Gjellerup ile paylaşmıştır. Vadedilmiş Topraklar’daki aydınlığın, baharın ve güneşin yerini, Ölüler Diyarı’nda karanlık ve kasvet alır. Eser, yaklaşmakta olan Birinci Dünya Savaşı öncesindeki tabloyu yansıtma konusunda da oldukça başarılıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124912</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c65c0b44-0004-4299-9018-d00ad30e5b2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Vadedilmiş Topraklar</image:title>
            <image:caption>Alçakgönüllülükle kendisine itiraf etmek zorunda kaldığı bir şey vardı: O, çamurdan yoğrulmuştu ve çok kırılgandı. Tanrı&apos;nın gücünün yorumlayıcısı, O&apos;nun gazabının alev kılıcı, merhametinin çölde çağıran sesi olmak için çok zayıf bir ruhtu. Fakat bu yüzden şikâyet etmeyecekti. Hayatını mutlu ve minnettar bir şekilde, sessizlik içinde, farkedilmeden; insanlar tarafından değil, yalnızca Tanrı tarafından tanınarak, dünya tarafından unutularak, isimsiz bir yaprak, sessiz bir tını gibi yaşamalıydı.” “Vadedilmiş Topraklar, tek bir kitapta toplanmış halde sunduğumuz bir üçlemedir. Henrik Pontoppidan 1891 yılında Vadedilmiş Topraklar adlı üçlemesinin ilk kitabı olan İskandinav Toprakları’nı yazdığında, çok sayıda küçük anlatısı ve küçük romanları ile iyi bir gözlemci ve mükemmel bir anlatıcı olarak ün kazanmıştı bile. Fakat bundan sonra yazdığı üçlemenin ikinci kitabı Vadedilmiş Topraklar (1892) ve Yargı Günü (1895) ile Henrik Pontoppidan sanki, kendisine koyduğu daha büyük hedefler için güç toplamış gibidir. Önceden de mükemmel bir romancı olarak bilinen yazar, bu hacimli eseriyle okuyucuyu durağanlıktan uzak akıcılığı ve sakin geçişleriyle şaşkına çevirir. Aynı zamanda romandaki anlatıların dönemin gerçekten yaşanmış olaylarını yansıtması da esere ayrı bir renk katmaktadır. Bu niteliklere Pontoppidan’ın eşsiz dil ustalığı ve mükemmel doğa tasvirleri de eklenince, bu eserin Danimarka edebiyatının kalıcı eserlerinden biri olduğuna hiç şüphe yoktur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124913</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/322506a0-577f-4906-ae2a-84168ebeab22.jpg</image:loc>
            <image:title>Bhakti Yoga: Hindistan&apos;da Aşk Öğretisi</image:title>
            <image:caption>Bhakti Yoga, Hindistan&apos;daki birçok öğretiden biridir ve Tanrı Viṣṇu etrafında şekillenmiştir. Bu öğreti, Doğu&apos;dan ve Batı&apos;dan birçok araştırmacının ilgisini çekse de bu araştırmacılar bazı nedenlerden ötürü onun ortaya çıkışı ve gelişimi ile ilgili birbirinden farklı sonuçlara ulaşmıştır. Çoğunlukla göz ardı edilmesine karşın Bhakti Yoga, modern tarih anlayışının çok ötesine uzanan bir geçmişten günümüze kadar uzanmıştır. Bhakti öğretisinin temelinde sevginin güçlenmesi ve ilahi aşka dönüşmesi yattığından, Tasavvuf ile birçok benzerlik taşımaktadır. Fakat Bhakti Yoga Hindistan&apos;da büyüyüp geliştiğinden çok daha taşkın ve latif bir şekil alıp birçok biçime girmiştir, zira bu coğrafya son derece güçlü bir ezoterik birikime sahiptir. Bhakti Yoga-Hindistan’da Aşk Öğretisi’nde Hindistan gibi her yönü ile karmaşık bir coğrafyada ilahi aşkla bezenmiş ezoterik bir öğretinin serüveni sergileniyor. Āḻvārlar’dan Çaitanya’ya kadar uzanan Hint ezoterizminin önemli isimlerinin Bhakti Yoga’yı nasıl ele aldıklarının izinin sürüleceği bu kitapta Bhakti Yoga&apos;yı keşfederken Hindistan ve özelde Hinduizm&apos;in nasıl bir işleyişi olduğunu ve sınırlarının ya da daha doğru bir tabirle sınırsızlığının nerelere ulaşabildiğini deneyimleyeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124914</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93aaa62d-eb57-4705-88ae-9ef6dc8b1088.jpg</image:loc>
            <image:title>Cainizm</image:title>
            <image:caption>Tarihi boyunca Buddhizmin bir mezhebi olarak düşünülen Cainizm nihayet 19. yüzyılın sonlarında kökleri Buddha ile neredeyse eş zamanlı olan Mahāvīra’ya dayanan apayrı bir din olarak kabul edildi. Fakat bu kabul bile bu din hakkında fazla bir şey söylemiyordu. Yazar Sinclair Stevenson Cainistlerle geçirdiği sekiz yılın ardından bu gizemli kapıyı meraklıları için bu kitapta aralıyor. Yazarın bu eserdeki amacı Cainizmin köklerini ve tarihçesini incelemenin ötesinde yüzyıllar içinde bu inanışı niteleyen temel kavramların evrimini ortaya koymak ve bu şekilde bugün hâlâ inananlarının sayısı artarak devam eden bu dinin şiddetli riyazetlerinden şiddetsizlik ilkelerine varıncaya dek pek çok yönüyle bugünkü gerçekliğini bizlere tanıtmak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124915</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c853179a-dd14-4363-a78c-52aacd2ffb2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Gulfenin Makamları</image:title>
            <image:caption>Kelimeler, anlamlarıyla karşılaşmak istediklerinde anlatı üzerinde ifade edilebilen ve edilemeyen arasındaki tartıyı yeniden kurmak ister. Gulfenin Makamları, aynı anda hem dilden kovulmanın hem de dili kovalamanın biçimlerini araştırarak söylemde kendine özgü bir tansiyon icat ediyor. Böylece, her okurun birden fazla okuma deneyimlemesine olanak sağlayarak alternatif bir alımlama estetiği sunuyor. İmgeleri duyup, sesleri izleyerek geçtiği her yeri kendi araçlarıyla yeniden duyumsamayı teklif eden bu “yazmak eylemi”, tekinsiz bulduğu şeylere yaklaşma cesareti gösterenleri yeni bir dinlenme ve yorulmaya çağırıyor.
“(…) Dünyanın onlara dokunmaktan vazgeçmiş olması kadar büyük fakirlik olamaz. En beter kir, sessizlik. Ateşin gölgesi ile ateşten gölgeye sürüp giden kötü tercümeden kurtulmak için sırt sırta oynanan bir köşe kapmaca. (…) Tek korku, saldırması beklenen mahlûk hiçbir şey yapmadan kaçtığında korkudan korkulan korkudur. En büyük günah, oyun arkadaşı arayıp da bulamayan bir çocuktan daha hüzünlü olmaktır.”

“(…) Şu sabitlediğin bakışını kefaretin olarak vermeye kalksan, hiç ihtiyacı olmayan bir şeyden vazgeçtiği için takdir bekleyen ilk şey; tanrısına darılmış, af dileyen ilk insan sen olmazdın.”
“(…) Henüz bir ismim yok fakat yine de bana seslenildi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124916</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cd86d25-386d-4cb0-985a-7f36fdbafb03.jpg</image:loc>
            <image:title>Santa Muerte: Latin Amerika&apos;da Ölüm Kültü</image:title>
            <image:caption>İspanyolların 1492 yılında “Yeni Dünya” ile karşılaşmaları neticesinde yaşanan kültürel/dinî gelişmeler çerçevesinde bölgedeki yerli gruplar, İspanyollar tarafından dayatılan Katoliklik inancı ile kendi gelenek ve inançlarını sentezlemek durumunda kaldılar. Böylelikle Latin Amerika dinî manzarasında melez görüntüler ortaya çıktı. Bu iki kültürün birleşmesi sonucu doğan mestiza figürlerden biri de Santa Muerte. Ölüm, Muerte kavramını kişileştirip bir nevi Azize, Santa statüsüne yerleşerek Hıristiyan aleminde bilhassa 4. ve 6. yüzyıllar arasında oldukça yaygın olan “Azizler kültü” dönemi azizlerini hatırlatan bir figür haline gelen Santa Muerte’ye inananların sayısının son on beş yıllık dönemde yalnız Meksika’da on milyonları aştığı tahmin edilmektedir. Santa Muerte’nin kökenleri ve ortaya çıkış serüveninin yanı sıra karanlık ve gizli bir halk inanışından artık herkes tarafından bilinen ve milyonlarca inanıra sahip bir dinî oluşum, tarikat ve hatta kimilerine göre müstakil yeni bir dine dönüşüm süreci Latin Amerika dinleri uzmanı Dr. Chesnut’ın elinizdeki bu değerli kitabıyla kusursuzca ele alınıyor. Santa Muerte, kocası Mictlantecuhtli ile birlikte yeraltı dünyası Mictlán’ı yöneten Aztek tanrıçası Mictecacihuatl’dan mı esinlenilmiştir yoksa İspanyol kültüründe halihazırda var olan Ölüm Meleği La Parca’dan mı? Santa Muerte neden iskelet şeklinde tasvir edilir ve bu durumun Ortaçağ Avrupa nüfusunun üçte birinin canını alan Kara Veba ile ilişkisi nedir? Ölüler Günü’nün (Día de los muertos) Santa Muerte ile ilgisi var mıdır? İspanyol fethiyle birlikte yeraltına ve Katoliklikle kaynaşmaya sürüklenen bu halk inanışı, bir quesadilla satıcısının evden bozma tapınağında nasıl milyonlarca kişiye ulaşabilmiştir? Kitapta cevabı aranan sorulardan yalnızca birkaç tanesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124917</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8a694da-e9b2-468f-95b3-9f3cd845d7ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençlik Aşkı</image:title>
            <image:caption>&quot;Aşk!... Çocukluğumuzun masumiyeti içinde, romanlarda ve hikayelerde ne olduğunu bilmeden, üzerinde düşünmeden yüzlerce kez okudağumuz kelime.. Sonra gün gelir, etrafı titrek bir ışıkla, gizemli bir parün ve kutsal bir hale ile çevrelenir. Ellerimizle gözlerimizi kapatıp bu kelimeyi tekrarladığımızda, ciddi bir vakar çüker ruhumuza. Biraz meraklı, biraz kaygılı bir şekilde ve hem ruhumuzla hem de bedenimizle anlarız ki bu, üç harfin hüzünlü bir mutluluktur.&quot; &quot;Pontoppidan okuduğumda gözlerim fal taşı gibi açılır. Onun konulara ve sorunlara farklı açılardan bakması ve karakterlerine karşı biri mesafeli diğeri daygudaşlık içeren iki farklı türdeki yaklaşımı şaşırtır beni. Gençlik Aşkı adlı eserinde işte tam da bu duygudaşlığı görüyoruz. Ve, aşk! Aşk, sadece bir kelime değildir onun eserlerinde. Sanırım geğirmenin bir aşk itirafı olarak anlatıldığı bir başka eser yoktur. Fakat bu hikayeyi anlatan Thyssen&apos;in dudaklarında bu kelime kulağa çirkin ya da bayağı bir ifadeye dönüşmüyor.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124918</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4e3a7f7-c82d-4878-830d-51f3f02e75de.jpg</image:loc>
            <image:title>İdeolojik Hadisçiliğin Tarihi Arka Planı</image:title>
            <image:caption>Bu eserde, İslam hukukunun kaynağı olması bakımından sünnet kavramı ele alınmaktadır. Bu kavramın Muvatta’daki kullanımından hareketle ilk devir fakihlerinin konuyu nasıl algıladıkları örnekleriyle ortaya koyulmuştur. Eserde, İslam fıkhının temel mefhumları olan sünnet, hadis, icmâ ve ictihad üzerindeki genelgeçer kabullerin, erken dönem telakkileri ile örtüşmediği gözler önüne serilmiştir. Kuru bir üslup kullanılmayıp; Muvatta’ ve konuyla ilgili başka kaynaklar kullanılarak dil, rivayet ve sosyal bağlam ilişkileri kurulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124919</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98358b6b-05ef-40ed-bd30-79bd445a6804.jpg</image:loc>
            <image:title>Norveç Halk Masalları</image:title>
            <image:caption>Norveç Halk Masalları, iki masal hayranının keyifli keşifleri sonucunda ortaya çıkmış, kesinlikle sihir ve büyü dolu bir eser. Devasa troller hem vahşi hem de tuhaf bir şekilde sevimliler. Karanlık ormanlarda hantalca ilerliyor ve dağların içine sığınıyorlar. Bazı troller böğürüp kükrerken, bazıları hırlayıp sızlanıyor. Kafa koparıyor, prensleri taşa çeviriyor ve insanları dağlara kaçırıyorlar. Yine de hiçbiri, bir seferde on iki tane bile olsa trol kafası kesmekten çekinmeyen cesur ve yaratıcı Kül Delikanlı ile boy ölçüşemiyor. Moe’nun ikinci baskıya yazdığı giriş yazısında belirttiği gibi, masalların doğrudan ve acımasız bir şekilde anlatıldığını görebiliriz; bu, zalimlikten değil, saflık ve kurnazlıktan yoksunluktan kaynaklanan bir ifade biçimidir. Her yerde, tek amacı gözlemleme keyfi olan saf epik anlatım tarzını keşfederiz. “Çocuk odun çantasını doldurduktan sonra eve doğru yola koyulmuş. Sonra ağaç kütüklerinin olduğu bir açıklığa gelmiş. Orada şekilsiz beyaz bir kaya görmüş. “Ah, seni zavallı yaşlı kaya. Ne kadar da beyaz ve solgunsun. Çok üşümüş olmalısın!” demiş delikanlı. Kazağını çıkarmış ve kayanın etrafına sarmış.’’</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124920</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71f341ed-8411-4a3e-a0fd-6a2644c766d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Şirin Olimpiyatları - On birinci Kitap Peyo’dan Üç Şirin Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Uzun uzun yıllar önce, ormanın derinliklerinde küçük yaratıkların yaşadığı gizli bir köy vardı. Onlar kendilerine şirin derdi; mavi renkleri, beyaz şapkaları, her biri kendine has karakteriyle ormanın derinliklerinde Şirin Baba’nın gözetimi altında mutlu mesut yaşarlardı. Tabii üzerlerindeki gölgeyi saymazsak… Kötü kalpli büyücü Gargamel ve acımasız kedisi Azman köşe bucak şirinleri arardı. Ama endişelenmeyin, şirinler şirin oldukları kadar gizlenmekte de ustalardı! Ormana gezmeye gittiğinizde etrafı dikkatli dinlerseniz Gargamel’in çığlıklarını duyabilirsiniz. Ve iyi bir okur olursanız belki şirinleri bile görebilirsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124921</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf4ef444-069c-468b-a117-9f74634f58e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Anlayarak Hızlı Okuma</image:title>
            <image:caption>OKURKEN HIZLANMAK,
HIZLANIRKEN ANLAMAK İSTEYEN
ÇOCUKLAR İÇİN…
  Geleceğin liderlerini yetiştirmenin en önemli adımı, okuma alışkanlığını çocuklara kazandırmaktan geçer. Çocuklar İçin Anlayarak Hızlı Okuma, çocukların okuma hızını artırırken aynı zamanda metinleri daha iyi anlamalarını sağlayan eğlenceli bir rehber. 
Türkiye’de bu alandaki öncü isimler arasında yer alan Öznur Karaeloğlu, hem eğlenceli egzersizlerle hem de sürükleyici hikâye alıştırmalarıyla çocuklar için okuma sürecini keyifli hâle getirirken çocukların göz kaslarını güçlendirmeyi, kelime dağarcığını genişletmeyi ve en önemlisi dikkat seviyelerini artırmayı hedefliyor.
Ebeveynler ve öğretmenler için bir kılavuz niteliğindeki bu kitap, çocukların sınavlarda ve günlük yaşamlarında kendilerine olan güvenlerini pekiştirirken çok daha başarılı olmalarına katkıda bulunacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124922</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a998e78c-22eb-4845-9c7b-d1b2423db77d.jpg</image:loc>
            <image:title>Geç Osmanlı Döneminde Yahudiler ve Filistinliler 1908-1914</image:title>
            <image:caption>Bugün İsrail’in Gazze’deki katliamlarıyla şekillenen İsrail-Filistin çatışmasını, dar ve kısır bir popüler tarihçi bakıştan ayıklayıp kökleri Osmanlı’nın son dönemlerine kadar giden toplumsal temellerine bakarak anlamak mümkün mü? Louis A. Fishman, Geç Osmanlı Döneminde Yahudiler ve Filistinliler (1908-1914): Anavatanda Hak İddiası kitabında bu sorunun peşine düşüyor. İsrail-Filistin çatışmasını imparatorluğun son döneminde bağlamlaştırmayı öneriyor. Yahudi nüfusun Balfour Deklarasyonu’ndan da önce Filistin’de hâkim güç olmaya başladığını öne sürerken Filistinlilik kimliğinin oluşum alanlarına dikkat çekiyor. Bugün şiddetin her çeşidinin devreye sokulduğu bir çatışmanın tarihsel ve toplumsal temellerini merak eden okura seslenen bir kitap. “Geç Osmanlı dönemi, yüzyıldan uzun sürecek bir çatışmaya zemin hazırlamıştır ve iki cemaatin ihtilaf sürecine çekilmelerinin anlaşılmasında çok önemli bir bileşendir. 1908 Jön Türk Devrimi’nin ardından her iki cemaat de ‘anavatan iddiası’ ile ortaya çıkmış, Filistinliler kendilerini giderek büyüyen Yahudi hegemonik siyasi gücüne karşı çıkma pozisyonunda bulmuşlardır. Bu genel gidiş, 1917 Balfour Deklarasyonu, Britanya işgali ve mandası sonrasında da devam etmiş ve nihayet bugüne ulaşmıştır.” LOUIS A. FISHMAN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124923</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68539845-7b3e-4a3f-9f93-50c412f2b544.jpg</image:loc>
            <image:title>Erkek Dutların Gölgesinde</image:title>
            <image:caption>“Geldiler, dedi Meryem, korkudan titreyen elleriyle pencerenin tutamağını sıkı sıkıya çevirirken. Hafif bir gıcırtının boşlukta salınmasının ardından, loş oda kısa bir sessizliği giyindi birden. Sinekler soluk floresan ışığına çarpa çarpa uçuşuyorlardı durmadan. Evin oturma odasının tam ortasında duran yemek masasının üstünde gezindi arabanın farları ilkin. Meryem ışıkları kapattı hemen.” Üç kuşağın iç içe geçmiş hikâyesini anlatıyor Ali Özgür Özkarcı. 1940’lar ile 2000’ler arasında bölünen, parçalanan karanlık bir kesitte, Çukurova’da geçen, sürgünlerle, ne olursa olsun “kapanmayan” hesaplarla, ölümlerle, hırslarla dolu bir hikâye bu. Aynı zamanda yıllar geçse, mekânlar değişse bile yok olmayan, yok etmek için çaba sarf edenleri bile kendi içine çeken, hayatlarının bir anında belirmek için fırsat kollayan o karanlık haleyi de gösteren... Bir yandan da memleketin etrafı dikenli tellerle çevrili o tarihine bakıyoruz Erkek Dutların Gölgesinde’yi okurken. El değiştiren mülkiyetin “yeni” sahipleri, onlar tarafından “yersiz yurtsuz” bırakılanlar, her an can derdiyle tetikte olanlar, hiç bitmeyen o hesaplar, dalavereler, tüm bunların içinde yaşamaya çalışanlar, yaşamaya çalışmanın başlı başına bir dert yumağına dönüştürdüğü o insanlar... İşte bu roman, “o insanların” romanı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124924</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3def9e34-03ef-465b-a3a7-4ff9a92bdc69.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Tarihinde Kadınlar 1450&apos;den Günümüze</image:title>
            <image:caption>Özgürlükleri kısıtlanmış, köle olarak alınıp satılmış, şiddete maruz kalmış, seks işçisi olarak ticarete konu olmuş, ihtiyaç duyulduğunda askere alınmış, lüzum halinde eve kapatılmış, çiftçi ve işçi olarak çalışmış kadınlar… Hükümdar, şair, yazar, mucit, bilim insanı, elbette güçlü hareketlerin başını çekmiş eylemciler ve aktivistler olarak yaratıcılıklarını göstermiş, her dil, din ve ırktan kadın... Tarih kitaplarında çoğu zaman sadece birer yan karakter olarak yer alabilen kadınların görmezden gelinen hikâyelerini kaleme alan Bonnie G. Smith, dünya tarihinin farklı bir çehresini ortaya koyuyor, kadınların bizzat faili oldukları bir anlatı kaleme alıyor. Dünya Tarihinde Kadınlar, Çin’den Rusya’ya, Afrika’dan Asya’ya, kabile yaşamından modernizme, Sanayi Devrimi’nden kurtuluş mücadelelerine, kıtaları ve çağları aşıyor, tarihi kadınların gözünden okumak isteyenler için eleştirel bir pencere sunuyor. “Bu kitaptaki hikâyelerde, hoş ve alışılmadık tarihî karakterler başrolde yer alıyor – alışılmadık, çünkü onlar kadınlar ve kızlar... Dünya tarihinde önemsiz sayılan kadınlar hakkında, hatta önemli olanlar hakkında bile çok az şey biliyoruz ama bazıları hatırlanmaya değer olmaktan fazlasını ifade ediyor.” BONNIE G. SMITH</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124925</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0aa9e42d-bfda-425d-a425-8a9a6166a9e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Despotizm</image:title>
            <image:caption>Siyasal düşüncedeki merkezi önemine karşın günümüzde “despotizm” kavramı eskide kalmış istisnai bir yönetim biçimine işaret ediyor gibi. Oysa paradoksal bir şekilde günümüzde gitgide ekonomiye ve güvenliğe indirgenen bir dünyada, sıklıkla yasa ile yasasızlık arasındaki ayrımı aşan ve böylelikle bulanıklaştıran despotik emirler verildiğine tanık oluyoruz. Kitleler de bu sırada piyasanın dayatmalarına ve resmi makamlara itiyadi bir itaatkârlığı benimsemiş görünüyor. Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, kimi ülkeyi şirket gibi, kimi ömür boyu diktatörlükle yönetmeye hevesli, kimi de bu iki yolu birden kullanmak isteyen birtakım “güçlü” liderlere tahammül ediliyor, bununla da kalmayıp onlara açıkça davetiye çıkarılıyor. 
Görünürdeki farklılıklarına rağmen bu otoriter liderlerin hepsi demokrasiye karşı tutkulu bir düşmanlık besliyorlar ve insanları demokrasinin her türlü tezahürü aleyhinde kışkırtmakta çok azimliler. Çoğunlukların onların peşinden gönüllü olarak gittiği, demokrasinin hemen her yerde askıya alındığı, küresel çapta bir istisna siyasetinin koyu gölgesi altında yaşıyoruz. Despotların yönettiği bu dünyada despotizm sadece bir siyaset “sanatı” olarak meşrulaştırılıp benimsenmekle kalmıyor, bir kült(ür) olarak da normalleştiriliyor. Despotizm bugün yeniden canlandırılırken, kendisini inkâr eden, antidespotik, hatta demokratik olarak gören ve gösteren bir yapı sergiliyor. 
Ama unutmamalı: Baudelaire’in vaktiyle yazdığı gibi, “şeytanın en büyük kurnazlığı, insanları şeytanın var olmadığına inandırmasıdır.” Eğer kandırma despotizmin tanımlayıcı özelliğiyse, despotik yönetimlerin en büyük kandırmacası insanları despotik olmadıklarına ikna etmeleridir. 
— Bülent Diken</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124926</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e3f49a9-6f03-40f1-be48-294d5ae51fb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın En Boş Evi</image:title>
            <image:caption>“Karabasan bir ara üst kata çıktı ve bir daha inmedi. Sabaha kadar kendi kendine konuşup durdu. Aşağıya gelen sesler anlamsızdı. Kral da ötekiler de onun çıldırdığını düşündü. Ona bakmaya sadece köpek gitti. Diego, Sarı Kedi’nin yanından ayrılmadı. Dino hep sessizdi. Sanki dilini kesmişlerdi. Viva, kafasını çevirip Kral’a bile bakmadı. Vücudunu kaşıyıp durdu. Her tarafı kızarıklıklar içinde kaldı. Sarı Kedi tırnaklarını kanatıp paramparça yapana kadar yedi. Mevsim sonbahardı, sonbaharı hepsi severdi. Buse uyurken birkaç kere “vevevevev” diye sayıkladı.” 
Sürükleyici, sıra dışı ve şaşırtıcı bir roman...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124927</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/132db924-4dbc-497c-b55f-ef4aaef7886a.jpg</image:loc>
            <image:title>Peri Tozu SihirliÖyküler</image:title>
            <image:caption>Hamarat peri Günışığı Hanım bahar temizliğine başlar. Pencerede halısını silkelerken havaya epeyce peri yozu karışır. Rüzgarla birlikte dünyayı dolaşmaya başlayan bu toz ne zaman bir yazarın üzerine konsa, ona öykü yazması için ilham verir. 
 
Sekiz farklı ülkeden sekiz farklı yazar tarafından kaleme alınan sekiz sihirli öykü sizi maceradan maceraya sürüklerken dostluk, cesaret ve hayallerin gücünü yeniden keşfetmenizi sağlayacak. 
  Günışığı Hanım&apos;ın saçtığı peri tozu bu kitapla birlikte sizin de ruhunuza serpilmeye hazır. Hayal gücünüzün sınırlarını zorlayacak büyülü bir yolculuğa çıkmaya ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124928</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b440034a-98f6-4a03-8e2a-8c713c720e37.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Atatürk</image:title>
            <image:caption>Sevgili Çocuklarımız, 
Bugüne kadar Atatürk’le ilgili onlarca hatta yüzlerce kitap yazılmıştır. Eminiz kütüphanenizin bir 
köşesinde bu kitaplardan biri ya da birkaçı, başucu kitabı olarak yerini almıştır. 
Somut Yayıncılık olarak bu kitaplar dizisine bir kitap da biz ekleyelim istedik. Amacımız, 
Cumhuriyet’imize sahip çıkılmasının şiddetle gerekli olduğu bu günlerde bu konudaki duyarlılığımızı 
dile getirmek. Özenli, duyarlı, samimi bir çalışmayla hazırlanmış bu kitap, hem bugünlere nasıl 
gelindiğini hem de Ulu Önder’in bıraktığı büyük mirasın önemini, değerini yeniden hatırlatacaktır. 
Atalarımızdan aldığınız ve çocuklarınıza devredeceğiniz bu mirasın kararlı, tutkulu, inançlı 
savunucuları olacağınıza olan inancımızla, ışıltılı beyinlerinize bir kıvılcım da bu kitap çakar diye 
umuyoruz. 
Vecihi TİMUROĞLU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124929</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd5b8507-fb81-472c-9824-3aa10d9974e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bremen Mızıkacıları</image:title>
            <image:caption>Eskimeyen klasik Bremen Mızıkacıları, sevilen yazar 
Alp Gökalp’in yorumuyla yeniden canlanıyor. 
Canları sıkılan ve kendilerine yeni bir macera arayan patili arkadaşlar hem eski masalın izini sürüyor hem de kahramanların yarım kalan hayalini gerçekleştirmeye girişiyorlar. Dostluğun gücünü ve birlikte çalışmanın sihrini onlarla keşfetmeye var mısınız? Rengârenk çizimleri ve neşeli dostlarıyla HAVikulade bir şölen sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124930</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4badf21d-4755-4f92-8bf3-a69b5b60d120.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebek Şirin - On İkinci Kitap Peyo’dan Elli İki Şirin Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Uzun uzun yıllar önce, ormanın derinliklerinde küçük yaratıkların yaşadığı gizli bir köy vardı. Onlar kendilerine şirin derdi; mavi renkleri, beyaz şapkaları, her biri kendine has karakteriyle ormanın derinliklerinde Şirin Baba’nın gözetimi altında mutlu mesut yaşarlardı. Tabii üzerlerindeki gölgeyi saymazsak… Kötü kalpli büyücü Gargamel ve acımasız kedisi Azman köşe bucak şirinleri arardı. Ama endişelenmeyin, şirinler şirin oldukları kadar gizlenmekte de ustalardı! Ormana gezmeye gittiğinizde etrafı dikkatli dinlerseniz Gargamel’in çığlıklarını duyabilirsiniz. Ve iyi bir okur olursanız belki şirinleri bile görebilirsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124932</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a3943e6-49d1-437e-9d8a-854dfd214c9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gogobi ve Kıyı Çamur Çulluğu</image:title>
            <image:caption>Gogobi genç, cesur ve hayatı sorgulayan bir faredir. Gogobi anlamlı bir hayat yaşamak isterken önüne çıkan engellere takılmaz. Onu destekleyen ailesi Gogobi’yi yüreklendirir.
Rekortmen bir kuş olan Kıyı Çamur Çulluğu ile kurduğu dostluk Gogobi’nin hayallerinin sınırlarını başka bir boyuta taşımaktadır. Tutkuları onu Pasifik Okyanusunun ötesine götürürken geride bıraktıklarından habersizdir. 
Herkes planlarını yaparken, öykümüzdeki Gelincik’te kendi planlarını yapmaktadır... Çok şey öğreneceğiniz, üzülüp sevineceğiniz yer yer heyecandan sayfaları hızla çevirip ne olacak diye merakla okuyacağınız bir öyküyle baş başasınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124933</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64b48df4-1d89-4732-8737-b0ccf2dc665c.jpg</image:loc>
            <image:title>DGS 6 Altın Fasikül Deneme</image:title>
            <image:caption>Delta Kültür Yayınevinden DGS 6&apos;lı Altın Fasikül Deneme... 
Youtube platformunda binlerce öğrencinin tanıdığı ve güvendiği yazarlarımız Eyüp Hoca ve Sefa Hoca sizler için bu deneme setini hazırladı. Gerçek sınav tecrübesini yaşamak, eksiklerinizi görmek, sonra eksiklerinizi kıymetli hocalarımızın soru çözümü videolarından telafi edebilmek için harika kaynak!.. 
– ÖSYM ile Uyumlu Gerçek Sınav Tecrübesi 
– Yazarları Tarafından Detaylı Video Çözümü – Her Bir Deneme de 50 + 50 = 100 Soru</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124934</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29a6f64d-4a5e-456a-8e42-9ab6ffe86dbe.jpg</image:loc>
            <image:title>MÖ. III. Binyılda Konya Karahöyük (Sıvama Cilt)</image:title>
            <image:caption>Sevgi GÜRDAL tarafından hazırlanan MÖ. III. Binyılda Konya Karahöyük, Erken Tunç 
Çağı &amp; Erken Tunç Çağı’ndan Orta Tunç Çağı’na Geçiş Dönemi (XXVII.- V. 
TABAKALAR) isimli kitap üç ana bölümden oluşmaktadır. I. Bölüm 1953-1992 Yılları 
Konya Karahöyük Kazıları, Höyüğün Tabakalanma Durumu, Erken Tunç Çağı ve Erken Tunç 
Çağı’ndan Orta Tunç Çağı’na Geçiş Dönemi Mimarisi ile ilgili bilgileri içermektedir. II. 
Bölüm Erken Tunç Çağı ve Erken Tunç Çağı’ndan Orta Tunç Çağı’na Geçiş Dönemi Çanak 
Çömleklerinin Üretim Teknikleri, Çanak Çömlek Grupları ve Çanak Çömleklerin tipolojik 
olarak incelenmesini kapsamaktadır. III. Bölüm Erken Tunç Çağı ve Erken Tunç Çağı’ndan 
Orta Tunç Çağı’na Geçiş Dönemi tabakalarında ele geçen diğer Pişmiş Toprak Buluntular, Taş 
Buluntular, Kemik Buluntular ve Metal Buluntuları içermektedir. 
Sonuç ve Değerlendirme Bölümünde Karahöyük’ün MÖ. III. Binyılına ait bütün 
buluntular tüm bağlamları ile birlikte değerlendirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124935</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5763f137-45aa-41af-8cef-5247bf735c21.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadrianopolis Kuzeybatı Nekropol Kilisesi (Sıvama Cilt)</image:title>
            <image:caption>Paphlagonia’nın güneyinde bulunan, Geç Kalkolitik Çağ’dan Orta Çağ’a kadarki sürece ait 
kalıntıları bünyesinden barındıran Hadrianopolis, Roma ve Bizans döneminde hem Anadolu 
hem de Paphlagonia’nın önemli kentlerindendir. Kentin bilinen ilk adı Kaisareis 
Proseilemmeneitai olup, Roma döneminde Hadrianopolis adını almıştır. Kent, Roma ve 
Bizans döneminde, imparatorluk sınırlarındaki ticari ve askeri yollar üzerinde bulunmasından 
dolayı tarihsel süreci boyunca her daim stratejik öneme sahip olmuştur. Son yıllarda 
gerçekleştirilen kazı çalışmaları sonucu ortaya çıkarılan yapı kalıntıları, mezarlar ve diğer 
küçük buluntular, dönem kaynaklarından elde edilen bilgiler, kentin idari ekonomik ve dini 
açıdan en parlak dönemini MS 4. ve 6. yüzyıl arasında yaşadığına işaret etmektedir. 
Hadrianopolis’te bulunup bu döneme tanık olan önemli yapılardan biri de bu kitaba konu olan 
Kuzeybatı Nekropol Kilisesi’dir. Hadrianopolis Kuzeybatı Nekropol Kilisesi Erken Bizans 
döneminde inşa edilmiş, barındırdığı izleriyle bu dönem sanat mimarisine ışık tutan en iyi 
yapılardan biridir. Kilisedeki kazı çalışmaları 2017 yılında başlamış olup 2021 yılında büyük 
oranda tamamlanmıştır. Kazı çalışmaları sonucunda, kilisenin muhtemelen MS 2. veya 3. 
yüzyıla ait bir Roma dönemi yapısı üzerinde kurulduğu ve iki farklı inşa evresi olduğu tespit 
edilmiştir. Mevcut kalıntılardan kilisenin ilk olarak MS 4. yüzyıl sonu veya 5. yüzyıl ortasında 
inşa edildiği, 5. yüzyıl ortası civarında yıkıldığı ve 6. yüzyıl ilk çeyreğinde yeniden inşa 
edildiği anlaşılmaktadır. Kuzeybatı Nekropol Kilisesi, mimari özellikleri ve sahip olduğu 
buluntuları ve hemen her yönüyle kentteki kiliseler arasında en iyi fikir sahibi olunan 
kilisedir. Bahsi geçen buluntular sadece Bizans dönemiyle de sınırlı değildir. Kilise ve 
çevresinde, Roma dönemine ait birçok küçük buluntuya da rastlanılmıştır. Bu kitapta, farklı 
disiplinlerden 15 bilim insanı bir araya gelmiş, nümizmatikten epigrafiye kadar geniş bir 
yelpazede, kendi alanlarıyla alakalı bölümleri en iyi şekilde bilim dünyasına sunmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124936</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38c73109-4f14-4db1-bc68-535fece10ee0.jpg</image:loc>
            <image:title>Hoşçakal Pirandello</image:title>
            <image:caption>Günlerimi küçük bir sahilde geçiriyorum. Etraf  kitaplarla ve kuşlarla çevrili. Dünya artık bir bahçe ve gelgitler piyanomu ıslatarak acıtıyor ama piyanom hayal kurmaya ve nefes almaya devam ediyor. 9. Senfoni’yi dinliyorum. 
Beethoven dünyayı 9 günde yarattı, dolayısıyla dünyanın bir sonu olması mümkün değil. 
 
Tijuca Ormanı’nda bir uğultu duyuluyor. Birisi hayatını mı kaybetti yoksa bu bir yüzyılın iç çekişi miydi? Yeniden doğuşa dair yeni bir haber yok. Mozart bile öldüyse bu dünyayı terk etmemek için kim, tek bir neden öne sürebilir ki? 
 
Hepimiz pandemide öldük. Her birimiz kendi tarzımızda. Bu tarz, kim olduğumuzun bir parçası. Bir nesil. Ölüler parçalarını topluyor. Ve ölüler! Yaşayanları gömenler oldu. 
Bizler, bir yazar arayan kişileriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124937</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a6ac4c9-b6af-4af1-aaf5-c4c9911c07be.jpg</image:loc>
            <image:title>Porselen Bebek</image:title>
            <image:caption>Çok uzak bir krallıkta, çok eski bir ülkede… 
...genç bir kız Moskova’da ailesiyle birlikte mutlu bir şekilde yaşamaktadır; kız kardeşi, babası ve peri masalları anlatmayı, porselen bebek koleksiyonu yapmayı seven ilginç bir annesi vardır. Bir yaz gecesi her şey değişir ve o aileden geriye sadece kız ile annesi kalır. Şimdi, on yıl sonra Oxford Üniversitesi’nde okuyan Rosie’nin bir İngiliz ismi, sevgi dolu nişanlısı ve önünde parlak bir geleceği vardır ama tek istediği geçmişi anlamak ve ardında bırakmaktır. Annesi öldükten sonra Rosie, elinde annesinin tuhaf hikâyelerinden oluşan bir defter ve tek bir anahtarla Rusya’ya geri döner. Ortaya çıkardığı şey, 1917 Devrimi, Leningrad Kuşatması, Stalin’in tasfiyeleri ve ötesine uzanan yıkıcı bir aile tarihidir. Bu destanın merkezinde porselen bir bebek kadar güzel, genç ve soylu olan Tonya vardır; onun yaptıkları -ve idealist bir adama duyduğu aşk- yüzyıl boyunca yankılanacak kapsamlı bir hikâyenin fitilini ateşleyecektir... Kristen Loesch’ten ihanet, intikam ve fedakârlıkla bezenmiş, 1917 devriminden Sovyetler Birliği’nin son günlerine kadar üç kuşak Rus kadınını ve ölümsüz aşk hikâyesini anlatan inanılmaz bir roman. “Gizem ve Rus masallarıyla dolu muhteşem bir destan… Kesinlikle büyüleyici bir roman.” –Historical Novel Society “Duygusal açıdan zengin bir hikâye. Loesch, Rosie&apos;nin aile sırlarını çözme ile Tonya&apos;nın Bolşevik Devrimi&apos;nden sağ çıkma çabaları arasındaki bağlantıyı ustalıkla kurmuş. Tarihi kurgu hayranları buna bayılacak.” –Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124938</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eeee8f61-1280-4e2a-afa5-2fa05561e9e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Borderline</image:title>
            <image:caption>“Borderline hepimize dokunur. Normaldir ama normal olması onu bir kimlik yapmaz. Bilakis, bir kimliğin eksikliğidir. Kalınması değil, geçilip gidilmesi gereken bir uğraktır borderline; kendini tanıma yolunda bir ara duraktır; evrensel ıstırap deneyiminin ve ilişkilerin bizi nasıl şekillendirdiğine dair bir kabuldür.” 
 
Antik Çağ’a kadar uzanan bu bozukluk, binlerce yıl boyunca ve çoğu cinsiyete dayalı olmak üzere pek çok isimle anıldı: cin çarpması, histeri, büyücülük, ahlaki delilik… Bu tanımların hepsinin ortak yanı; davranışları ve kişiliği parçalanmış, öngörülemez ve kontrol edilemez birine –çoğunlukla da bir kadına– atıf yapılmış olmalarıydı. 
Uzman klinik psikolog Alexander Kriss, akıl hastalıklarına dair klişeleşmiş ve damgalanmış düşüncelerle dolu bir zamana karşı Borderline’da bu kişilik bozukluğuna dair yanlış anladığımız ne varsa sorgulamaya çağırıyor; psikoterapinin ortaya çıkışına, modern teşhisin gelişimine ve günümüzde tedaviye yönelik tutumlara kadar rehberlik ediyor. 
 
Kriss’in danışanı Ana ile olan seanslarını ve pek çok bakımdan başarıyla sonuçlanan bir sürecin anlatısını da içeren Borderline, bir kişilik bozukluğunun kendi hikâyesi olarak karşınızda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124939</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1055e6cf-d4d9-44ed-8b24-0e267e28b348.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşlanmayan Beden</image:title>
            <image:caption>Hiç tüm hayatınızın kontrolünüzden çıktığını hissettiniz mi? Genellikle hayatımıza yansıyan sorunları görmezden gelir, durum kontrolden çıkana, hatta hayatımızı tehdit eden bir hastalığa dönüşene kadar, tümünü halının altına süpürürüz. Bunun yarattığı korku yalnızca aklımızı değil, bedenimizi de ele geçirir ve bizi içten içe tüketir. 
Gerçekten iyi olmak için yalnızca yüzeydeki semptomları gidermek yetmez, ruhumuzun ve bedenimizin özüne inmek gerekir. Yaşlanmayan Beden, size bu bütünlüğe ulaşma yolunu gösteriyor. Dr. AlbertoVilloldo&apos;nun rehberliğinde, korkunun esaretinden kurtulmayı ve gerçek anlamda iyi hissetmeyi ve iyi olmayı deneyimleyebilir, süper gıdalarla beyin ve bağırsak detoksu yapmayı, bedeninizin ışık saçan enerji alanlarını güçlendirmeyi ve geçmişin sizi kısıtlayan hikâyelerinden özgürleşmeyi öğrenebilirsiniz. 
Bugün bir adım atın ve hayatınızın kontrolünü yeniden ele geçirin. Dr. AlbertoVilloldo ve ünlü yazar Mark Hyman’ın birlikte hazırladığı 7 günlük “Yaşlanmayan Beden Protokolü” ile yalnızca genç ve yaşlanmayan bir bedene değil, korkularından özgürleşmiş ve ruhunuzla bütünleşmiş yeni bir benliğe de kavuşabilirsiniz. 
 
Jaguarlar ve diğer hayvanlar korkumuzun kokusunu alırsa onlara av oluruz ve bizi yiyip bitirirler. Korku, beyninizde ve hormonal sisteminizde, kokunuzu kelimenin tam anlamıyla avlanan bir hayvanın kokusuna dönüştüren kimyasal bir çağlayan başlatır.  Zihniniz o zaman dünyayı vahşi bir yer olarak görür ve kendinizi korumaya odaklanırsınız: Güvende miyim? Korku sizi kronik bir hiper-uyarı durumunda tutar ve bu da birinin akşam yemeğine dönüşmenize neden olabilir. 
Korkularımız bizi hasta edebilir. Karşılaştığımız sağlık sorunlarının çoğu iyileşmemiş duygularımızdan kaynaklanır ve bunlar arasında en önemlisi korkudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124940</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97d5d9c0-6e04-4b61-a971-6cc3a2123769.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölge Katil</image:title>
            <image:caption>Eğer bu sizin başınıza gelseydi,
muhtemelen siz de kaçardınız...     Yirmi beş yıl önce, Paul’ün arkadaşı Charlie Crabtree, sınıf arkadaşlarını vahşice öldürdü ve hiçbir iz bırakmadan ortadan kayboldu. Paul, olaydaki sorumluluğundan ötürü kendini hiçbir zaman affetmedi. Bir daha evine dönmedi. Ta ki yaşlı annesi düşene kadar.
 
Artık bu kaçışa bir son verme zamanı gelmiştir. Çok geçmeden işler karışmaya başlar. Annesi evde biri olduğunu iddia eder. Paul de birinin onu takip ettiğini fark eder. Üstelik kilometrelerce uzaktaki bir kasabada, kopyacı bir katil ortaya çıkmıştır. Bunun üzerine Paul şu sorunun yanıtını merak eder: Cinayet günü Charlie’ye gerçekten ne olmuştur?
 
Peki bu felaketin tekrar yaşanmasını engelleyebilecek biri var mıdır?
 
 
 
&quot;Yazarın yönlendirme sanatındaki ustalığı sizi etkileyecek. Bu gerilim, North&apos;u hikâye anlatma konusunda büyüleyici bir anlatıcı olarak sağlam bir şekilde konumlandırıyor.&quot;
– Booklist
 
&quot;North, sansasyonel ilk kitabı Fısıltı Adam&apos;ın ardından yine tüyler ürpertici bir romanla karşımızda... Yürek hoplatan bu sürükleyici kitabı elinizden bırakmak istemeyeceksiniz.&quot;
– Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124941</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60257c63-256b-4899-b3b6-bf3bea8b956c.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihsellik Düşüncesi ve Hadislerin Anlaşılması</image:title>
            <image:caption>Eylemleri, kendisini kuşatan ortam, imkân ve şartları ile sınırlı olan insan, tarihsel olarak yaşayan/davranan bir öznedir. İnsanı bu bağlamda ele alan düşünce tarihsellik/tarihselcilik olarak ifade edilir. Müslüman âlimlerin sünnet ve hadisler üzerinde, başlangıçtan bu yana yapmakta oldukları birtakım tartışmalar, tarihsellik düşüncesi ile birebir örtüşmese de bir tür tarihsellik bilincinin var olduğunu göstermektedir. Bu kitap, hadisleri anlamada böylesi bir bakış açısından nasıl yararlanılabileceğini tespit etmeye bir taraftan da Müslümanlar tarafından oluşturulan hadisleri anlamaya yönelik çabalar ile bir sentez oluşturmaya çalışmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124942</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73b76170-0e4b-4dba-ad65-fc7f7b96c0c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Felsefe - Tavşan Can Düşünceleriyle Barışıyor</image:title>
            <image:caption>Merhaba, ben Tavşan Can! Meraklı, pek çok sorusu olan ancak cevapları bulmakta zorlanan bir çocuğum. Benimle cevapların peşine düşmeye hazır mısınız?
 
Tavşan Can, her gün yeni sorularla karşılaşıyor ve bu sorulara cevap ararken hem kendini hem de çevresini daha iyi anlamayı öğreniyor. Onun içsel yolculuğunu, arkadaşlarıyla ilişkilerini, hatta keşiflerini gözlemlerken, siz de büyümenin hem güzelliklerini hem de zorluklarını fark edeceksiniz.
 
Eğlenceli, düşündürücü ve biraz da duygusal olan bu hikâye, çocukların hayal dünyasına dair samimi bir bakış açısı sunuyor. Tavşan Can küçük detaylardaki büyük anlamların peşine düşmek için sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124943</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3a9aa56-bac4-4682-92f0-4890e18962d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Atina</image:title>
            <image:caption>Günümüzden 2500 yıl önce Atina’da kurulan ve dünyanın ilk demokrasi deneyimi olma özelliğini taşıyan demokrasi diğer antik demokrasiler için örnek oluşturduğu gibi, modern çağlardaki siyasal düşünceler, yenilikçi hareketler ve demokratik sistemler için de esin kaynağı olmuştur. Yazar Prof. Thomas Noel Mitchell, Yunan dünyasını sarsan devrimci hareketler sonucunda doğan bu radikal siyasi düşüncenin nasıl ortaya çıktığını sorguluyor, ayrıca sağlam bir biçimde kök salarak sonraki iki yüzyıl boyunca nasıl evrildiğini ve sonunda üstün askerî güce sahip Makedon istilacılar tarafından nasıl sona erdirildiğini gözler önüne seriyor. Mitchell’ın Atina demokrasisinin öyküsünü sürükleyici bir biçimde anlattığı geniş kapsamlı eseri ilk demokratik yönetim modelinin çevresindeki önemli sorulara cevap arıyor: Demokrasinin ortaya çıkmasına ve kökleşmesine neden olan siyasal düşünce ve inançları başlangıçta ne tetikledi? Sistem hangi yönleriyle başarılı, hangi yönleriyle başarısız oldu? Bu model hem bir imparatorluğa evrilerek taçlanan hem de sanat, edebiyat ve felsefe dünyasını dönüştüren devasa bir kültür devrimini nasıl mümkün kıldı? Atina demokrasisinin yıkımını hazırlayan zayıf noktası neydi? 
Thomas Mitchell, Eski Yunan demokrasisini Atina özelinde ele aldığı eserinde sadece Atina demokrasisinin yükseliş ve çöküş sürelerini tarihsel bağlamıyla irdelemiyor, aynı zamanda dünyanın en etkili yönetim biçimi olan demokrasinin antik kökenlerine ve mirasına dair derin bakış açıları sunuyor. Gerek konusu gerek içeriği bakımından Türkiye’de bir ilk olan ve çok önemli bir boşluğu dolduran eser Eski Çağ tarihi, klasik filoloji, klasik arkeoloji, hukuk, siyasal bilimler, ekonomi, uluslararası ilişkiler alanlarının uzmanları ve meraklıları için son derece aydınlatıcı, mükemmel bir başvuru kaynağı niteliğini taşıyor. 
“İddialı ve kapsamlı bir tarih.” Edith Hall, History Today 
“Antik Yunan kültürü ve siyasetinin özünü mükemmel bir şekilde yakalıyor.” Roslyn Fuller, Irish Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124944</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf87456f-8ddc-4653-a18e-0614388c81ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefenin Tekniği</image:title>
            <image:caption>Düşünce hareketleri insanlığın ortak çabasının sonucudur. İlkçağ’dan itibaren başta Türkler, İranlılar, Hintliler, Yunanlılar, Çinliler ve İbranîler olmak üzere çeşitli toplumlar az veya çok ilim ve felsefeye katkıda bulunmuşlardır. Keklik Hoca felsefe tarihine ışık tutacak mukayeseli çalışmalar yapmıştır. Bunun yanında zor anlaşılan bazı felsefe problemlerini anlaşılır kılmak için çabalamıştır. Zor ön yargısını kırmak için çalışmalarında metaforlara ve somut örneklere yer vermiştir. Felsefe problemleri çoğunlukla soyut olduğu için soyut problemlerin kolay anlaşılmasına gayret etmek gerektiğini ve bunun yolunun da benzetmelere başvurmak olduğunu, çünkü ne kadar güçlü bir zihin yapısına sahip olursa olsun, çoğu kimselerin soyut ifadelerden pek de hoşlanmadığını belirtiyordu. 
Felsefenin Tekniği iki amaçla yazılmıştır. Birincisi, felsefeyi kolaylaştırmak için bir teknik ortaya koymak, ikincisi de genel ihtiyacı karşılayacak ölçüde küçük bir felsefe antolojisi meydana getirmektir. Nihat Hoca için, Felsefe iyi anlaşılmalıdır. İyi anlaşılmayan felsefe ve filozoflar bazı insanların kafasında olumsuzluklara; yanlış ve noksan kanaatlere yol açmaktadır. Kitapta zorlukları kolaylaştırmak için neler yapılacağını uygulamalarıyla açıklamıştır. Yanlış ve noksan kanaatlerin üç sebepten kaynaklanmış olduğunu belirtiyor. Birinci sebep: İddia sahiplerinin felsefe hakkında, bütünü kuşatacak şekilde bilgi sahibi olmamalarıdır. İkinci sebep: İddia sahiplerinin filozoflar hakkındaki yanlış değerlendirmeleridir. Üçüncü sebep: Bir kısım iddia sahiplerinin felsefenin zor anlaşıldığı (ve bazen de hiç anlaşılmadığı) görüşüdür. Bu iddiaların belli bir ölçüde doğruluğuna işaret eden Keklik Hoca, ancak zor anlaşılan felsefe meselelerini kolaylaştırmanın mümkün olabileceğini söylüyor. Kitap, zor görünen felsefe konularını kolayca anlatılan ve anlaşılan biçimde ifade etmek çarelerini göstermek üzere çeşitli uygulamalar yapmak suretiyle kaleme alınmıştır. Çalışmasını Hz. Muhammed (571-632)’in; “İnsanlara, anlayacakları ölçüde söyleyiniz” hadisine dayandırmıştır. Bu sahada yazılmış tek kitap olması bakımından önem arz etmektedir. 
Hoca’nın oldukça uzmanca hazırladığı bu çalışmada, zorlukları çözümlemek için çeşitli filozoflardan örnek olarak kullandığı fragment sayısı 300’ü bulmuştur. Kitap, Felsefe’yi zor olarak değerlendirenlerin rahatlıkla okuyup anlayabileceği ve uygulama sahasına koyabileceği metot bilgisinin yanında ayrıca felsefe antolojisi olması bakımından kullandığı fragmentlerden herkesin rahatlıkla istifade edebileceği eşsiz bir kaynaktır. 
Prof. Dr. Kazım Yıldırım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124945</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12692c3a-a068-49df-9015-98a8bf96cb86.jpg</image:loc>
            <image:title>Ziya Gökalp</image:title>
            <image:caption>Dr. Arslan Tekin, Ziya Gökalp - Bilinmeyen Yazıları, Hakkında Yazılanlar, Tartışmalar, Malta Günleri’nde Türkiye Cumhuriyeti’nin fikrî temelini atan Ziya Gökalp’ın farklı yönlerini, gölgede kalan fikirlerini ele alıyor. 
Ziya Gökalp’ın iki yıl esir tutulduğu Malta adası hatıraları etraflı bir şekilde ortaya konuyor. 
Gökalp’ın “Türkçülüğü” kadar “İslâmcılığı”nı da öne çıkaran makaleleri, zamanımıza ışık tutacak niteliktedir; ancak, “Türkçü” makaleleri kadar üzerinde durulma­mıştır. Hatta bir makalesi hiç yayımlanmamıştır. 
Bu kitapta özellikle Gökalp’ın “İslâmcılığı”na dikkat çekiliyor, onun Türklük hassasiyeti yanında İslâmî hassasiyeti öne çıkarılıyor, imzası görülmeyen, onun olduğu bilinmeyen yazıları ortaya konuyor, dinî görüşleri ve değerlendirmele­ri ayrıntılı ele alınıyor. 
Dr. Arslan Tekin’in, Ziya Gökalp - Bilinmeyen Yazıları, Hakkında Yazılanlar, Tartışmalar, Malta Günleri’nde farklı Gökalp okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124946</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9478a907-67a6-431b-ab3c-29a2bfec5698.jpg</image:loc>
            <image:title>Yunus Emre Divanı’ndan Seçmeler (Açıklamalı)</image:title>
            <image:caption>Dinî-tasavvufî Türk edebiyatının en önemli temsilcilerinden olan Yunus Emre düşünceleri ve mısraları ile evrensel bir üne ulaşmıştır. 
Onun sevgi dolu gönlünden kopup gelen birlik çağrısı çağları aşarak 21. asra kadar ulaşmış ve bütün dünya milletlerince benimsenmiştir. 
Yunus’u ölümsüz kılan, dilden dile, gönülden gönüle günümüze kadar eriştiren şiirleri, yani ilâhileridir. Bu şiirler zamanları aşmakla kalmamış, sınırları da aşarak tüm insanlığın malı olmuştur. 
Bu şiirler İslâm felsefesini, düşüncesini, insan anlayışını en güzel biçimde işlemiş ve halkın anlayacağı bir dille sunmuştur. Bu şiirleri böylesine benimseten anlaşılır ve samimi olmalarıdır. O en karışık düşünceleri basit söyleyişlerle bize sunar. Her insana aynı gözle bakmayı, tüm canlıları sevmeyi öğretir. 
13. asırdan günümüze, ruhları aydınlatmaya devam eden bu sevgi ve hoşgörü ışığı, sunduğu güzelliklerin ve sevgiyle onun yolundan gidenlerin sayesinde çağlar sonrasını da aydınlatacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124947</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/705cbd07-eb1b-4677-8a6e-ab19b0547df5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Neymişsin Be Hayat</image:title>
            <image:caption>Geçer not barajı 70 iken, 59 puan verilerek başarısız sayıldığım sağlık bakanlığı müfettiş yardımcılığı sınavıyla ilgili açtığım idari davam bakanlıkta gündem olmuştu. Zira bugüne kadar bu sınavı kazanamadığı için bakanlık aleyhine dava açıp kazanan olmamıştı. Günler geçmek bilmiyor, mahkemeden de bir haber gelmiyordu. Artık daha fazla dayanamayıp 4. İdare Mahkemesine gittim. Meğerse karar çoktan çıkmış ama daktilo edilemediği için aradan bir ay geçmesine rağmen taraflara tebliğ edilememişti. Rica ederek kararı mahkeme kaleminden aldığımda elim ayağım titriyor ve kalbimin güm güm atıyordu. Olumsuz bir karar olması hâlinde kalbim daha fazla dayanamazdı. Bu nedenle aceleyle binadan çıkıp, mahkemenin karşısındaki parkta oturdum ve biraz sakinleştikten sonra zarfı açtım. Bu defa vücudumu saran heyecanla okuduğum ilk üç sayfadan bir şey anlamadım. “Karar” bölümüne geldiğimde okuduğum her satır beni daha da duygusallaştırdığından, gözlerimden süzülen yaşlara daha fazla engel olamadım. Zira kararda, “TÜRK MİLLETİ ADINA… Bilirkişi Kurulu tarafından düzenlenen raporun incelenmesinden, anlaşmazlık konusu sınav kâğıtlarının sınav komisyonları tarafından düzenlenen soru cevap anahtarları, not baremleri ve aynı sınavda başarılı sayılanların sınav kâğıtlarıyla karşılaştırılması sonucunda, en az geçer not verilmek suretiyle sınavdan (82) seksen iki puan aldığı anlaşılmıştır. Bu durumda eşitlik ilkelerine, ölçme ve değerlendirme kurallarına açıkça aykırı olan hatalı değerlendirmeye dayalı dava konusu işlemin yürütülmesinin durdurulmasına 30/03/1990 gününde oy birliğiyle karar verildi” yazıyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124948</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ddab63c-0937-4822-b951-a94e042f12ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Şia’da İmamet Mücadelesi</image:title>
            <image:caption>Hz. Peygamber&apos;in vefatından sonra ilk iki halife döneminde ciddi toplumsal ayrışmalar olmasa da Hz. Osman&apos;ın hilafetinin sonlarına doğru gerek Müslümanların farklı coğrafyalara yayılması gerekse toplumsal olaylar halk edilmesi ise ileride daha büyük problemlere yol açacak Cemel ve Sıffin gibi olaylara zemin hazırlamıştır. Emevı-Haşimi çekişmesi artmış, bir süre sonra da İslam dünyası içerisinde derin bir yaraya sebep olan Kerbela olayı yaşanmıştır. Ali evlatlarının içinde bulunduğu bu olaylar Muhammed b. Hanefiyye&apos;yi de etkilemiş ve kendisini ilk başlarda siyasi, daha sonraları ise dini olarak algılanacak birçok çekişmenin içinde bulmuştur. Bu bağlamda çalışmamızın İslam Mezhepler Tarihindeki &quot;Muhammed b. Hanefiyye&quot; portresinin daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunacağı ve bu alandaki eksiği gidereceğini ümit etmekteyiz. İki bölümden oluşan bu çalışmanın birinci bölümünde öncelikle Muhammed b. Hanefiyye&apos; nin doğumu ve nesebinden bahsedilmiş, ardından gençlik yılları ve olgunluk dönemi anlatılmıştır. Akabinde Keysaniyye fırkasının doğuşu ve Muhammed b. Hanefiyye hakkındaki ortaya atılan iddialardan bahsedilmiştir. İkinci bölümde ise İmâmî ulemanın Muhammed b. Hanefiyye hakkındaki değerlendirmelerine yer verilmiş ardından da Keysaniyye&apos;nin iddialarına yapılan İmâmî eleştirilerden bahsedilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124949</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a4ebb5a-bb30-4c70-895b-5e7b9fdfe510.jpg</image:loc>
            <image:title>Roka ve Koko 2 - Yılbaşı Geliyor!</image:title>
            <image:caption>İki haylaz köpek artık yalnız değil! Ali ve Yiğit de bütün yaramazlıklara ortak olacak. 
Peki kar topu savaşı ve kardan adam onlara yetecek mi? 
Yoksa yepyeni yaramazlıklar icat etmenin bir yolunu bulacaklar mı? 
 HEY ARKADAŞLAR!  Bizimle oynar mısınız? 
Arka kapağın içine sizler için TOMBALA SAKLADIK! 
Yılbaşının vazgeçilmez eğlencesini beraber oynamaya ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124950</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99d451f3-396b-4ef6-b7b1-169032e7187a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dante Muamması</image:title>
            <image:caption>“Bilakis, kurtuluşun ancak aşkta olduğuna her zamankinden daha çok inanıyordu fakat o zamana kadar bu düşüncesi basit bir fikir, okumalardan beslenen bir özlemdi onun için, şimdiyse köyün ha­vasını dolduran ölümün kokusu, melek yüzlü bir kadına duyulan aşktan oluşan iyiliğe ve güzelliğe daha da fazla tutunmaya zorlu­yordu onu. Bu yüzden, diye düşündü, kılıcın keskin tarafı ve şiirin mürekkebiyle savaşmaya değer.”
1288 yılı, Floransa. Ghibellinlerin kanına susamış Guelflerin lideri Corso Donati’nin ellerinde kasvetli bir şehir… Kuşatma altındaki Floransa’nın ortasında cesur, sanata tutkuyla bağlı Dante Alighieri, kendini Beatrice’ye adamışken eşi Gemma Donati’yle yaşamak zorunda kalan bir gençtir. Peki ama Dante bu kıyamet tiyatrosunun dışında kalabilecek miydi?
Şehir son kez büyük bir savaş hazırlığındayken Dante savaşa çağrılır, ar­tık silahlanmalı ve ne kadar cesur olduğunu Campaldino’da kanıtlamalıdır. İtalyan tarihinin akışını belirleyen böyle kanlı bir günde kendi kaderiyle yüzleşecek ve bu, hayatının dönüm noktası olacaktır. İki tarafın da ken­disinden pek çok şey kaybettiği bu savaş, hem bir insan hem de bir şair olarak Dante’nin hayatını derinden etkileyecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124951</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5832f2d7-a12d-4aca-a64d-0e39d7317807.jpg</image:loc>
            <image:title>Şah İsmail Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>İçinde bulunduğumuz 2024 yılı Safevî Hükümdarı Şah İsmail (Hatayî)’in Hakk’a yürüyüşünün  500. yılıdır. Bu kitapta Şah İsmail halk hikâyelerinden söz ediliyor. Kitabın ortaya çıkış nedeni sadece Şah İsmail’e ait hikâyeler ve masallardır. 
Şah İsmail (Hatayî), bir kültürdür. Bu ulu kişinin etrafında oluşan bir geniş kültür vardır. Şah İsmail, tarihi bir şahsiyettir. Büyük ve kahraman bir devlet adamıdır. Ulu bir halk şairidir ve âşıktır. Zaten; Alevî-Bektaşî kültüründe; Nesimî, Fuzulî, Yeminî, Viranî, Pîr Sultan Abdal, Kul Himmet ile Hatayî, “7 ulu ozan (şair)” arasında  zikredilir. 
Şah İsmail etrafında oluşan kültür ürünleri arasında; halk hikâyeleri, halk masalları, halk, efsaneleri, âşıklığı, şiirleri, divanı, dehname gibi mesnevileri, hakkında ortaya konan romanlar, incelemeler-araştırmalar, tarihi bilgiler-belgeler vb. ürünler bulunmaktadır. Onu sadece, bir hükümdar ve bir şair olarak değerlendirmek olmaz. 
Bu kitabda Şah İsmail kültürünün, halk hikâyeleri (masalları) tarafını incelenmekte ve halk arasından derlenen hikâyelerinden (masalından) söz edilmektedir. 
Şah İsmail kültürü, gelişimine devam etmektedir. 100 yıl, 200 yıl sonrasında da bu değişim ve gelişimi gözlemek mümkün olacaktır. 
Şah İsmail halk hikâyeleri (masalları) ve destanlarına katkı sağlayabilirsek kendimizi mutlu sayabileceğiz. 
Hayrettin İVGİN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124952</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56048387-5af5-41ed-b393-fe4e7065c27e.jpg</image:loc>
            <image:title>Müziğin ve Sesin Gizemciliği</image:title>
            <image:caption>“Şarkılar besteledim, söyledim, vina sazı çaldım. Bu müziği yaparak gezegenlerin müziğine dokunduğum bir sahneye ulaştım. Daha sonra her bir rûh benim için bir notaya ve bütün yaşamım müziğe dönüştü... Müziği bıraktım; çünkü ondan edinmem gereken her şeyi edinmiş bulunmaktayım. Bir kimsenin Tanrı’ya hizmet edebilmesi için en sevdiği şeyi kurbân etmesi zorunludur; ben müziğimi kurbân ettim, en sevdiğimi... Şarkılarımdan daha çok sözlerimi dinlemenin çekiciliğine kapılmış insânlara bu esinle konuştum.” 
 
Mûsıkî iki ses arasındaki mânevî münâsebettir. Kutbünnâyî Niyâzi Sayın 
Müzik kutsalla diyaloğumun dilidir. - Ross Daly 
 
Müziğin yarısı yok olmaktır: Var + Yok = Kâinat; 
Ses + Sessizlik = Müzik. 
Erkân Oğur 
 
Müzik sevinç doğuran “doğru acıdır”; Tanrı’ya yol olan acıdır. -Vefâ Önal, “Varlık Kokusu” 
 
“Truth” 
Açıktır hakîkâtin yüzü 
Parlaktır hakîkâtin gözü 
Hiç kapanmaz hakîkâtin dudakları 
Öne eğilmez hakîkâtin başı 
Kabarıktır hakîkâtin göğsü 
Dosdoğrudur hakîkâtin bakışı 
Ne korkusu olur hakîkâtin ne kuşkusu 
Beklemeye hakîkâtin vardır sabrı 
Dokunur hakîkâtin sözleri 
Derindir hakîkâtin sesi… 
Söz: Hazrat Inayat Khan 
Müzik: Johnny Cash 
 
“Babam Muhammed Ali artık dindâr olmaktan çok spiritüel bir insana dönüştü, günde beş kez ibâdet etmeyi bıraktı; ‘dünyâdaki en güzel kitaplar’ olduğunu söylediği, Hazrat Inayat Khan’ın sûfî öğretisini anlatan bütün yapıtlarını baştan sona tekrar tekrar okuyup duruyor.” Hana Yasmeen Ali, 2004 târihli söyleşiden 
*** Hazrat Inayat Khan (1882–1927) Doğu’nun bütün gizemci geleneklerini derin müzik bilgisi ve duyuşuyla harmanlayarak insan ve Varlık’ın hakîkâtine ulaşmış; Hindistan’tan Batı’ya gelerek bunu dinleyici ve öğrencilerine müziği ve sözleriyle aktarmış ilk gizemci, müzisyen ve ozandır. Müziğin tanrısal doğasının arı duru sözlerle anlatıldığı bu özgün yapıt yayınlandığı günden beri hem bilgelik arayışındakilerin hem de her türden müzikseverin en çok başvurduğu kitap olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124953</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25e4d8bd-35ee-4573-84d4-75ab2d8c189b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tristano Ölürken</image:title>
            <image:caption>“Yaşamın tadını yaşarken çıkarmalı, ve yaşamı her zaman takdir etmelisin, unutma, ölümden zevk alanlar yalnızca faşistlerdir.” 
 
20. yüzyıl İtalyan edebiyatının en özgün, en usta kalemlerinden 
Antonio Tabucchi Tristano Ölürken’de okurunu sıcak bir ağustos 
günü Toscana kırlarına, ölüm döşeğindeki Tristano’nun yanı başına 
taşıyor. Bacağındaki kangren yüzünden yatağa çakılmış, geçmeyen 
migren ağrıları sebebiyle ıstırap içinde kıvranan Tristano, isimsiz 
bir yazara hayatını anlatıyor. O anlatırken zaman çizgisi kopuyor, 
gerçek ve düş alemi birbirine karışıyor, morfinin etkisindeki hasta 
adamın bir zamanlar sevdiği tüm kadınlar birbiri ardına hikâyeye 
girip çıkıyor. İkinci Dünya Savaşı’nın karanlık gölgesindeki anılar 
Tristano’nun kahramanlıkla hıyanet arasında gidip gelen hayatını 
gözler önüne seriyor. Tristano, yaşamının son günlerinde olduğunu 
bilen ve geçmişiyle hesaplaşan; şanlı zaferleriyle övünmek yerine 
acıyla onların izlerini süren unutulmaz bir anti-kahraman. 
Yazabileceksen yaz, benden kalanlar yazılı sözcükler olsun istiyorum, o esnada yazmazsan da en azından zihnine kaydet, aklında tut ve sonra kendi kelimelerinle dök kâğıda, anladığım kadarıyla bunu nasıl yapacağını biliyorsun, birinin sana anlattığı bir şeyi bambaşka şekilde yazmayı yani…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124954</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5dd7c54-3cb6-4de0-b900-d4a89e46f519.jpg</image:loc>
            <image:title>Kız</image:title>
            <image:caption>“Kadın düşmanlığının ne kadar gizli, incelikli ve yıpratıcı olduğunu açıklamak çoğu zaman zordur. Laurens delici nüanslar, dokunaklı hikâye anlatımı ve keskin gözlemlerle kadın düşmanlığının tam olarak nasıl işlediğini ortaya koyuyor: Hayatlarımızı, benlik duygumuzu, potansiyelimizi, hırslarımızı ve ilişkilerimizi şekillendiriyor. Bizi şekillendiriyor.” 
–Soraya Chemaly 
 
“Gelecek nesillere aktardığımız derslerle ilgili biyografik bir roman.” 
–Book Riot 
 
“Kadınların hayatlarını şekillendiren toplumsal baskıları başarıyla gösteren güçlü bir çalışma.” 
–Library Journal 
 
“Kadınları her fırsatta küçümseyen bir toplumda, kahramanın genç kızlıktan kadınlığa ve anneliğe geçişini anlatan sürükleyici bir roman.” 
–Newyork Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124955</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79c19a6a-b198-476e-b292-2b16b9c74d76.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalemimle Kırk Sene (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir kalem, kırk sene... Ayşe Kulin, ilk öykü kitabı Güneşe Dön Yüzünü’den bu yana, tam kırk senedir yazıyor. Kitap, gazete, dergi yazarlığının yanında Kardelenler’e umut oluyor, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve UNICEF’le birlikte hareket ediyor, çocukların ilk adımlarını destekliyor. Onu kırk senedir 
tanıyoruz, görüyoruz, okuyoruz. Kulin’in kişisel arşivinden ve kendisinin 2023 yılında TED İstanbul Koleji’ne bağışladığı özel arşivinden toplanan belgelerle basından edinilen evrakın bir araya gelmesiyle ortaya çıkan Kalemimle Kırk Sene’de, işte bu kırk senelik birikimi okurla buluşturuyoruz. Kulin’in kırkıncı sanat yılı için hazırladığımız bu özel çalışmada, yalnızca haber metinleri, yazılar, röportajlar değil, aynı zamanda Kulin’in yayımlanmamış şiirleri ve hikâyeleri, aldığı davetler, katıldığı paneller ve ödüller, okurlarından gelen bazı mektuplar da yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124956</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/011575bb-b3fa-4dbd-be14-45a12397c4f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Suçsuzlar</image:title>
            <image:caption>Hermann Broch, 19. yüzyılın klasik sanat biçimlerinden birini neredeyse tanınmayacak şekilde dönüştüren büyük 20. yüzyıl romancıları geleneğine aittir. Modern roman artık “eğlence ve eğitim” (Broch) işlevi görmüyor ve yazarları artık alışılmadık, duyulmamış “olay” (Goethe) anlatmıyor ya da okura “öğüt” (W. Benjamin) verecek bir hikâye anlatmıyor. Daha ziyade okuru, hikâyeyi anlayabilmesi için kendisini de dahil etmeye hazır olması gereken sorunlar ve kafa karışıklıklarıyla karşı karşıya bırakıyor. Bu dönüşümün sonucu, pasif büyülenme olasılığı en yüksek olan popüler bir sanatın en zor ve ezoterik sanatlardan biri haline gelmesi olmuştur. 
“Proust, Joyce ve Broch&apos;un romanları (aynı zamanda her biri kendi tarzında bir sınıf olan Kafka ve Faulkner&apos;ın romanları) bir yandan şiirle, diğer yandan da felsefeyle dikkat çekici ve ilginç bir yakınlık içerisindedir.” 
–Hannah Arendt 
“Avrupa edebiyatının Joyce&apos;tan bu yana yetiştirdiği en büyük romancı.” 
–George Steiner</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124957</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b98cb57-406c-4591-a6bc-d8f75b6858af.jpg</image:loc>
            <image:title>Urbe</image:title>
            <image:caption>Aşk hiçbir engel tanımaz bahanelere aldanmayın bazı masalların karakterlerinden örnek vereceğim. 
 Neden güzel Bella, çirkin Canavar’a bu kadar âşık oldu? Bize sevginin dış görünüşün ötesinde olduğunu hatırlatmak için. 
Neden Sindirella, saat 12:00’ye geldiğinde kaleden kaçtı? Bize her şeyin hatta hayallerimizin bile sınırları olduğunu hatırlatmak için. 
Neden Uyuyan güzel, tek öpücüğü almak için bin yıl bekledi? Gerçek sevginin bekleyebileceğini kanıtlamak için. 
Neden prenses Yasemin, bir fakire âşık oldu? Kim olursan ol, sevginin bir yolunu bulacağını kanıtlamak için. 
Neden Ariel, denizkızı olmaktan vazgeçti? Bize sevginin fedakârlıklar gerektirdiğini anlatmak için. 
 Mazeret hiçbir şeyi göstermez sakın bunu unutmayın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124958</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f493dca9-0b57-4c62-8f31-c0e1b28b9574.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayendeyiz</image:title>
            <image:caption>İhanet neydi? 
İhanet, yaşanmış anlara saygısızlıktı çünkü ihanetle yaşanmış hiçbir an, saf duyguları barındırmazdı. 
Aşk neydi? 
“Katil.” 
“Nasıl yani?” 
“Aşk, güven duygusunu katleden bir katil, Hira.” 
Kardeşlik neydi? 
“Ölene kadar kardeşimsin.” 
&quot;Ölene kadar değil, öldükten sonra bile.” 
İhanetler ve yalanların arasında sıkışıp kalmıştı Gece’yle ekibi. Ancak farkında olmadıkları bir şey vardı, “İhanet en yakınındandı.” 
Ailen gibi gördüğün bir insan gerçekten ihanet edebilir miydi? Âşık olduğun insan seni öldürebilir miydi? Ölüm hiç beklemediğin bir insandan gelebilir miydi? 
Gerçekten de her şeyin doğru olduğuna emin miydik? Hayır, yalanların arasında sıkışıp kalmıştık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124959</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8a35a41-fc0d-4619-9c8f-6f79e424c66c.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Göçmen Girişimci Kadın İstanbul Örneği</image:title>
            <image:caption>“Kadınlar, zorlukları aşarak yalnızca kendi hayatlarını değil, toplumların geleceğini de yeniden inşa eder.” Bu eser, İstanbul’un kozmopolit yapısında yasayan göçmen girişimci kadınların sosyoekonomik yasama olan katkılarını ve karşılaştıkları engelleri titizlikle ele alıyor. Göç ve girişimcilik kavramlarını merkezine alan bu çalışma, yalnızca verilerin soğuk gerçekliğinde durmuyor; her istatistiğin ardında bir hayat, bir mücadele ve bir başarı öyküsü olduğunu yürekten hissettiriyor. Dil bariyerlerinden kültürel uyum sorunlarına, finansal engellerden bürokratik zorluklara kadar geniş bir yelpazede zorlukları asan bu kadınların hikâyeleri, toplumsal entegrasyonun ve ekonomik kalkınmanın gizli kahramanlarını gün yüzüne çıkarıyor. Akademik bir hassasiyet ve insani bir duyarlılıkla kaleme alınan bu çalışma, göçmen girişimciliğin ekonomik etkilerinin yanı sıra sosyal ve kültürel yansımalarını da gözler önüne seriyor. 
“Göç, yalnızca fiziksel bir yer değiştirme değil; yeni bir hayata, yeni bir kimliğe ve çoğu zaman yeni bir umuda yapılan bir yolculuktur.” Bu kitap, göçmen kadınların dünyasını anlamak isteyenler için güçlü bir rehber olmasının yanı sıra, politika yapıcılara, akademisyenlere ve sivil toplum kuruluşlarına da değerli bir kaynak sunuyor. ­İstanbul’un sokaklarında hayat bulan bu hikâyeler, yalnızca şehirlerin değil, insanlığın ortak geleceği adına ilham veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124960</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f21bfc9c-d653-4440-8f59-0914ff5ff640.jpg</image:loc>
            <image:title>Gurbet - Pour Bagage</image:title>
            <image:caption>Elinizde “Gurbet Pour Bagaj” isimli eserde okuyabileceğiniz bir çok şiirler arasında “Çift Dilli” şiiri çok dikkatimi çekti. Şair hanım bu şiirinde çift dilli olmayı evladına benzeterek yazmış. Diğer “Çocuk Boyunda” şiiri ise çocuklu bir annenin elinde sürekli telefon veya bilgisayar başında olma durumunu şiirinde olduğu gibi yansıtmış. Şiirde bir annenin iki gözü sürekli telefon ekranında birileriyle mesajlaşması yanındaki çocuğunun olup olmadığını fark etmemesi ve onun çağırısına tepki vermemesi sonucunda çocuğun kendisini yalnız hissetmesini, üzüntülerini yansıtmış. Maalesef bu durum ülkesinden, ırkından asılı olmayarak hem global sorun hem de acınacak durumlardan biridir. Veya diğer “Kader” isimli şiirindeyse 3462 km uzaklıkta Türkiye ile Fransa arasındaki yaşadıklarını şiir aracılığıyla kaleme almış. Şair hanımın eserinde daha farklı ve hayatla bağlı çok önemli şiirlerini de okuyabileceksiniz. Örneğin “Bir adım...” şiirinde bir kadının hayattaki mücadelesini yaşadıklarıyla isimlendirmesi çok duygusal ve iç acıtacak durumdur. Önsöz yazmak için şiirleri okuduğumda eskiden Sovyetler Birliği döneminde ünlü şair hanımların şiirlerini çok severek okuyordum. Ancak yıllar sonra Türk şair hanımın şiirini okuyup ona önsöz yazma fırsatım oldu. Ve Keziban hanımın şiirleri Sovyetler Birliği döneminde okuduğum şiirlerle kıyaslanamayacak derecede yüksek seviyede anlamlı ve gerçekleri yansıtarak kaleme alındığını fark ettim. Genellikle Keziban hanımın bu eserinde ağırlıklı olarak gurbeti, özlemi yaşayan bir insanın acılarını yansıtan gerçek bir şiirler okuyacaksınız. 
Dr. Sevil PİRİYEVA KARAMAN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124961</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1855f49-ddbf-4da4-9bf5-b6958e99f3f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bin Turna Avazı</image:title>
            <image:caption>Ve kırmızı yandı. 
Akıp giden trafik durdu. Kornalar bağrış çağrış. Sesleri kulak tırmalayıcı. Kızgın, hastalıklı… Camdan binalar ısıtıyor asfaltı. Asfalt kara zift. Yol boyunca reklam panoları göz alıcı, rengârenk. İnsanlar olanın bitenin farkında değil, koşar adımlı. Her adım uzaklaştırıyor insanı, aklıyla, elleriyle yarattığından. Yabancılaşıyor insan kendi özüne. 
 
Doğduğunuz coğrafyayı siz mi seçtiniz? Hayır, hiçbirimiz seçmedik. Okuyacağınız her bir öykü, sizi bambaşka hayatlara götürürken aynı zamanda kendinizi ve mutluluk kavramlarınızı da sorgulatacak çarpıcılıkta. 
Öfkenin, nefretin, felaketin karanlığı getirmesinin yanında; sevginin, şefkatin ve umudun nasıl ışık olabileceğine tanık olacaksınız. 
  Zican GÖKSU’nun kaleminden birbirinden farklı ama bir o kadar da iç içe olan öyküler ve karakterler sizi derinden etkileyecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124962</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1acc7377-d4a7-4fa0-b9ef-fa20463560e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Anastasia</image:title>
            <image:caption>Anastasia… Büyüleyici bir kitap, unutulmaz karakterler. Her sayfasıyla merak uyandıran, bir çırpıda okuyup bitireceğiniz bir eser. Aşk, dostluk, fedakârlık, intikam... Ara ara serpiştirilmiş, zengin genel kültür… Yine bizi, bizden aldınız Ali Bey. Hayal gücünün sınırlarını zorlayan sırlarla, güçlü duygularla dolu bu kitap için çok çok teşekkürler. 
Hatice Halen Atay 
Gaziantep Üniversitesi 
 
Hikâyenin başladığı yerde hüzün, duygusallık ve mutluluk ile biten, bir solukta okuma fırsatı veren Anastasia için, emeğine, kalemine sağlık... 
Cengiz Cenan 
 
İnsanların para hırsı ve şahsi menfaatleri uğruna acımasızca yapmış oldukları kötülüklerin karşısında, aşk ve sevgi uğruna, arkadaşı için gözünü kırpmadan canını feda edecek kadar güzel insanların da olduğunu anlatan bu roman için, size ne kadar teşekkür etsem az. Çok teşekkür ediyorum. Emeğinize, yüreğinize sağlık... 
Ökkeş Bulut 
İş adamı 
 
Astana’dan Karaganda’ya... Samara’dan Antalya’ya... Aşk, dostluk, intikam. Borovoe’de biten acı ve hüzün... Parçalanmış yürekler... 
Raxmet Ali Ağa Dr. Meruvert  Abylbekova</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124963</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e39e727c-f9dd-402f-b787-65feb692a005.jpg</image:loc>
            <image:title>Gülümse Dostum Çekiyorum</image:title>
            <image:caption>Umut, sokaklarda yaşayan 
hiçbir canlının aç kalmasını istemiyordu. 
Her gün okula giderken onlar için yemek götürüyordu. 
Peki Umut’un tüm sokak hayvanlarını besleyebilmesi mümkün müydü? 
Ya okul bahçesinde köpeğe bağıran o çocuğa ne demeliydi? 
Adı Rüzgâr mıydı? 
Rüzgâr, hayvanları sevmiyor muydu? Üstelik hiç gülmüyordu. 
İçindeki sevgi ve merhameti ortaya çıkarmanın bir yolu var mıydı? 
Mutlaka olmalıydı. 
Çünkü “sevgi” hepimizin içinde vardı. 
  Psikolog Ceren Karataş’ın kaleminden sevgi, merhamet ve dostluk üzerine gülümseten bir hikâye. Üstelik bu kitapta tek gülümseyen çocuklar değil, can dostlarımız sokak hayvanları da hikâyenin en özel yerinde sizlerle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124964</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/756d9257-5cc3-4cbf-a026-182aee0a75f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Öfken Ne Renk?</image:title>
            <image:caption>Yavru fil Kaju, ballı çörek yeme hayalinin gerçekleşmediği o sabah çok öfkelenir. 
Biraz yürümenin öfkesine iyi geleceğini düşünüp yola çıkar. 
Peki, bu yürüyüş Kaju’yu sakinleştirir mi? 
Kafasına düşen büyük bir Hindistan cevizi, ayağının takılıp tökezlemesi… 
Maymun Leo, Köstebek Köskös ya da başka bir arkadaşı, Kaju’ya yardım edebilir mi? 
Belki de öfkesini kontrol edebilmesinin 
 farklı yolları vardır. 
Ve belki de bunlar, çok da uzakta değildir! 
 
  Eğitimci yazar Serap BAŞKAYA’nın kaleminden çocukların öfke duygusunu tanıması, somutlaştırması ve de kontrol altına alabilmesine yönelik, yararlı olduğu kadar eğlenceli bir hikâye sizleri bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124965</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffab3dd3-e997-4c7f-ab39-fe4eba759288.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Ayaklı Çiçi</image:title>
            <image:caption>Bir el işi tekniği olan “amigurumi” ile örülmüş bir bebek Çiçipella. 
Kısa adı ÇİÇİ. 
Hikâyesi de en az kendisi kadar ilgi çekici. 
Japonya’dan yola çıkan Çiçi’nin bir sorunu var, bilseniz ne büyük! 
Ancak ona yardım edecek dostları var. 
Belki biri de sensin! Okul öncesi öğretmeni olan Adile ALKAN, çocuklar için ilgi çekici, eğlenceli ve şiirsel bir hikâye yaratmanın ötesine geçerek, “kendini sevme ve kabul etme” üzerine derin bir konuyu işliyor. Üstelik kitabın sonunda görselleri ile beraber yer alan talimatlara uyarak siz de kendi ÇİÇİPELLA bebeğinizi yapabilirsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124966</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ba77333-29b4-4f50-9ba1-d2093a7965ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Olive Oil and Wine Production in Aegean and Mediterranean in Antiquity</image:title>
            <image:caption>2022 yılında Bodrum’da düzenlenen Ege ve Akdeniz’de Antik Çağda Zeytinyağı ve Şarap Üretimi başlıklı sempozyum, daha önce Mersin ve Urla’da düzenlenen toplantıların üçüncüsüdür. 
 
Bodrum’daki sempozyum, Antik Çağ’da Ege ve Akdeniz’de zeytinyağı, şarap üretimi, kırsal yerleşimler, kent merkezleri ve ticaret alt başlığını taşımakta olup, üretimin her alanını kapsayan bir içeriğe sahiptir. Bodrum’da düzenlenen uluslararası sempozyumda, alanlarında yetkin bilim insanlarının sunduğu bildiriler sayesinde ele alınması gereken konular, yeni bulgular ve tartışmalar ortaya çıkmıştır. Sempozyum, bunları değerlendirmeyi, Antik Çağ boyunca Ege ve Doğu Akdeniz’deki yerleşimlerde zeytinyağı ve şarap üretiminin evriminin boyutlarını ve ticaret üzerindeki etkisini incelemeyi ve yeni elde edilen arkeolojik verileri ele almayı amaçlamaktadır. 
 
Sempozyumda ele alınan konulardan bazıları şunlardır: Antik zeytinyağı ve şarap üretiminde ambalajlama, taşıma ve güzergahlar; üretim kapasitesi, üretici-tüketici ilişkileri, arazi kullanımları ve kiralama sözleşmeleri, zeytin ve bağ tarımında antik peyzaj ve arazi kullanımı, antik zeytinyağı ve şarap üretiminde kırsal ve kentsel ilişkiler; antik zeytinyağı ve şarap üretiminde arkeometrik çalışmalar; zeytin ve asma üretiminde paleo-etnobotanik etnoarkeolojik çalışmalar; epigrafik tarihi belgeler ışığında zeytinyağı ve şarap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124967</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6eeb5de-71ee-43af-a09c-6efcbb7a9020.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgarına Kapılmak</image:title>
            <image:caption>“Sanki rüyalarım gerçek hayatımken, uyandığımda bana ait olmayan bir hayatı yaşıyormuşum gibi hissediyorum bazen. Çevremdeki her şeyin yas tuttuğu bir hayat. Ağaçların, bulutların, ama en çok denizin. En çok deniz severdi onu. Eminim en çok o özlüyordur. Denizin ondan daha yalnız olan tek şey olduğunu söylüyordu. İçinde boğulduğum, aşamadığım tüm o geçmişin hayaletlerinin sembolü denizin…” 
Kendini çocukluğundan beri sevdiklerinin üzerinde bir lanet olarak gören Tate, üstesinden gelemediği bir kaybı geride bırakabilmeyi umarak çocukluğunu geçirdiği Los Angeles’tan ayrılır ve sanat okumak üzere İstanbul’a gelir şehrin büyüsüne kapılarak oraya yerleşir. Tate, yazarın samimi ve cesur bir dille okura anlattığı bu hikâyede pişmanlık ve utanç yüklü yaşamının günahını çıkarır. Bir Kelebeği Yakalamak isimli ilk romanının devam kitabı olan, günlük dilde yazılmış bir isyan niteliğindeki bu romanda Sevinçli, hayatın her çağında düşüp her seferinde ağır yaralar ile kalkmış bir adamın depresyon, anksiyete ve yalnızlık üzerine savaşını İstanbul’un renkli sokaklarında tabulaşmış tutku dolu bir âşk hikâyesi ile bütünleştirerek anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124968</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c775b15-e110-4fb8-b5c3-089a80d97666.jpg</image:loc>
            <image:title>Montgomery Bonbon 1 – Müzede Cinayet</image:title>
            <image:caption>Pek çok insan hayatları boyunca ters giden şeyleri fark etmeden yaşar; bir gizemin açığa çıkmak üzere olduğunu gösteren ayak parmaklarındaki o karıncalanmayı, midelerindeki o burkulmayı hiç hissetmezler.  
Bonnie Montgomery kesinlikle o insanlardan biri değil.  
BONNIE MONTGOMERY: DÜNYANIN EN İYİ DEDEKTİFİ 
Büyükbaba Banks dışında kimse onun adını henüz duymadı. Ama -beresi ve uzun bıyığını saymazsak- şüpheli bir şekilde on yaşında bir kıza benzeyen centilmen dedektif Montgomery Bonbon&apos;u duymuşlardır.  
Dava: Hornville Müzesi&apos;nde gizemli bir ölüm.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124969</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/331eed57-53b8-45d2-b7a6-255cbc14c0ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Basma Balosu</image:title>
            <image:caption>Güldem Şahan, Basma Balosu adlı yeni öykü kitabında, insan ruhunun derinliklerine iniyor ve hayatın kaybolan, terkedilen anlarını keşfe çıkıyor. “Silva”dan “Batık Kentin Çıkmazı”na, “Çırçır Mahallesi”nden “Kelebeğin Ölümü”ne kadar her öykü, farklı dünyaların ve yaşamların izlerini taşıyor. Kitap, yalnızlık, keşif ve insanın içsel yolculuğunun izlerini sürerken, her bir öyküde farklı bir duygu ve evrensel bir bakış açısı sunuyor. Güldem Şahan’ın zarif dili, okuyucuyu derin bir deneyime davet ediyor. Basma Balosu, her sayfasında yeni bir keşif vaat ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124970</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e70b17e-d1c3-4ae0-a8c3-d4df7d305b9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mezarlıktaki Ateşböcekleri</image:title>
            <image:caption>Karacaahmet Mezarlığı’nın gölgesinde, yeni bir hayata başlamak Umut için büyümenin ve anlamanın yeni bir sınavı olacaktır. Ancak bu sınav yalnızca korkularla yüzleşmek değil, mezar taşları arasında filizlenen sıradışı bir dostluğu da beraberinde getirir. Umut, hem bu dünyadaki hem de geçmişin sessizliğinde yankılanan masumiyetin sesini keşfeder. Mezarlıktaki Ateşböcekleri, korkunun ve masumiyetin unutulmaz dansını sunuyor. Gotik bir romanın büyüsüyle sarmalanan bu hikâye, mezarlığın sessizliğini bozan her yankıda okuru içine çekecek. Korkmaya hazır mısınız? Ya da korkunun içindeki ışığı görmeye?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124971</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/680c4f7f-fc41-4b73-891c-8bc5a21bdedb.jpg</image:loc>
            <image:title>Portreler Kitabı</image:title>
            <image:caption>Genellikle insan ilişkileri konusunda sevdiklerimize sevgimizi söyleme konusunda cimri davranırız. Bunun sebebi nedir bilemem, fakat bu konuda az söyleriz ama öz söyleriz. Kim bilir belki de sevginin/aşkın kutsal bir sır olması sebebiyle, sevme duygusunu israf etmek istemediğimiz için, “Kim ne kadar sevilmeye layıksa onu o kadar sevmeliyiz” duygusunun şuur altında yer etmiş bir yansımasından kaynaklanıyor da olabilir. 
 
Yunus Emre “Sevdiğime sevgimi söylemezsem sevmek derdi beni boğar” diyor ya, ben de “boğulmamak” için yazdım. Yüzüne söylemeye cesaret/fırsat/ortam/bahane bulamadığım insanlara sevgimi yazarak izhar etmek istedim. Hani içimiz içimize sığmaz da sevgimizi avazımızın çıktığı kadar bağırarak ilan etmek isteriz ya, işte bu öyle bir şey! 
“Ben onu çok seviyordum” demek yerine, “Ben seni seviyorum” demenin kitabıdır bu. Her birimizin hayatında böyle güzel insanlar mutlaka vardır. Bu anlamda bir örneklik sergilemek istedim; sevdiklerime sevgimi ve saygımı ifade etmek suretiyle… İki kutuplu bir dünyada yaşadığımız için bazı kişilerin de yanlışlarını, haksızlıklarını ibret olsun diye kayda geçirdim. Bu kitabın muhtevasında yer alan kişiler tamamen zaman içerisinde kendiliğinden oluşmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124972</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0a2852a-366b-4097-a9b1-064837082bfb.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucize Hayat</image:title>
            <image:caption>Kalp yaşamın kaynağıdır; organlarınızı çalışır durumda tutmak için günün her saatinde kan pompalar. Dayanıklı bir organ olması ile beraber makul koşullar altında mükemmel çalışır. Yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, sigara, alkol, diyabet, hareketsiz yaşam, stres, aşırı kilo, psikolojik sorunlar, beslenme bozukluğu, uyku problemleri gibi birçok faktör bu mükemmeliyeti bozarak, kalp damar hastalığı ve kalp krizinin oluşumuna neden olabilir. Oluşan bu zararlı faktörlerden biri diğerinin de gelişimine katkıda bulunmaktadır. Bu faktörlerin ortak özellikleri ise birçoğunun önlenebilir olmalarıdır. 
 
Kalp sağlığının çok basit alışkanlıklarla korunabileceğini gösteren Mucize Yaşam, geleneksel ilaçların yan etkileri olmadan kan basıncınızı düşürmenin bilimsel olarak kanıtlanmış pratik bir yaşam tarzını sunuyor. Kalbinizi ve kalp damarlarınızı nasıl koruyacağınızı, hipertansiyon, diyabet ve 
kolesterol gibi risk faktörlerinizi kolaylıkla yönetebileceğinizi öğrenerek daha güçlü bir kalp ile birlikte daha iyi yaşam kalitesine sahip olmanın yolunda okuyucuya rehberlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124973</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cfe0d50-2b73-4d42-8266-51b2d46e7989.jpg</image:loc>
            <image:title>Fistan</image:title>
            <image:caption>Türkan iki halası, babaannesi ve büyük büyükannesi ile aynı evde yaşardı. 
Renkli perdeleri, renkli kilimleri, renkli ağaçları, renkli çiçekleri olan, rengârenk bir evdi onlarınki. 
Bunca renk arasında en zor olan, galiba kendi rengini bulmaktı. 
Evdeki herkesin kendine has, kendi renginde, tıpkı kendisi gibi bir fistanı vardı. 
 
Peki ya Türkan? O kendi fistanını bulabilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124974</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9004bcb-c78e-4f87-8056-617431ecf88b.jpg</image:loc>
            <image:title>Haliç Manzaralı Cinayet</image:title>
            <image:caption>İnsanlar, anlatacakları hikâyelerin sonunu bilir genellikle. Bazen de bilirler ama yanlış bilirler. Remzi Ünal ise bir bakışta hikâyenin sonunu sezinleyebilir. Yani, çoğu zaman diyelim. En azından bir noktada olayı kesin çözer. Bir tür mesleki deformasyondur bu. Bir seçmen kâğıdının Haliç manzaralı bir cinayete sebep olup olmayacağını fark edebilir mesela. Göbeğine doğrultulmuş silahtan kurtulmasına bir baykuşun yardım edip edemeyeceğini bilir. O Remzi Ünal’dır, yanlış kapıları çaldığı olur bazen ama her zaman değil. Ve birileri bir noktada mutlaka yalan söyler. Belki de herkes. Bu onun umurunda değildir. İsteyen istediğini söyler sonuçta. Önemli olan insanların yaptıklarıdır. *** 2019’da kaybettiğimiz usta yazarımız Celil Oker’in daha önce çeşitli dergilerde çıkan öykülerinden oluşan Haliç Manzaralı Cinayet ilk kez okur karşısına çıkıyor. Celil Oker’in kalemini özleyenler, onu öyküleriyle yeniden keşfetmek isteyenler ve tüm polisiye severler için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124975</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69327bdb-c50c-42bc-8762-3d572a35757a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratıcı Düşünme Egzersizleri</image:title>
            <image:caption>Limon gibi sıkılanlara Düşünüp düşünüp duranlara Durup durup düşünenlere İşlerinden bunalanlara Yollarda ömrü geçenlere Ömrü geçip giderken durup izleyenlere Yeni bir fikir arayanlara Çanta içi, masa başı, sohbet arası Yol arkadaşı, iş arkadaşı Bir çözüm önerisi... Yaratıcı Düşünme Egzersizleri aklınızın köşe bucağını kurcalayan, sizi zihninizin sınır boylarında dolaşmaya zorlayan bir çalışma. Öyle ki yapacağınız her egzersiz farklı bir kapıyı aralarken yeni bir şeyler öğrenecek, deneyecek ve orada yaratıcılığınızla tanışacaksınız. Üstelik bir şeyin sadece o şey olmayabileceğini alışılagelmiş kalıpların dışına çıkarak deneyimleyeceksiniz. Kelimeler sizinle birlikte dile gelecek, çizgiler yazıya dönüşecek. Hatta tersinin tersinin tersini düşünecek, gibinin aslından güzel olabileceğini göreceksiniz. Ve dahası zıt fikirlerin bir başka fikirde buluşabileceğini, bu yeni düzlemde çok da iyi anlaşabileceğini eğlenerek, gülerek ve kendinize şaşırarak fark edeceksiniz. Eda Albayrak yine yaratıcılığın sınırlarını zorluyor. Ne duruyorsunuz, haydi aralayın kapıları!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124976</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/720dbc1f-9ec8-4bbd-a05c-2fabe0850584.jpg</image:loc>
            <image:title>E - Ticaret</image:title>
            <image:caption>Elma Yayınevi’nin yeni çıkan bu kitabında bir e-ticaret serüveni okuyacaksınız. Yazar Ömer Koray Ünal,  Avrupa’nın büyük Türkçe kitapçısı www.kolnkutuphane.de’nin başarılarla dolu 5 yıllık hikâyesini, 28 ülkeden150.000 kişinin sıfırdan yaratılan bir markaya güvenerek nasıl alışveriş yaptığını, 5 yıllık e-ticaret serüveninde sizin hikâyeniz için de ibret olabilecek başarısızlık serüvenlerini; e-ticarete yeni başlayan, e-ticaretini geliştiren, e-ticaretini daha iyi yönetmek isteyenler için gereken kılavuz bilgileri ve e-ticaret 101 dersi akademik notlarını ve örneklerini herkesin anlayabileceği bir dilde anlatmaktadır. 
 
Ayrıca Türkiye’den Avrupa’ya taşınan bir mühendisin göç öyküsünü de gene örnek olması açısından detaylı bir şekilde bu kitabında siz okurlarla buluşturmaktadır. 
 
Keyifli okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124977</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29b66348-904e-43b2-bee4-577df84701d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa’da Yükselen Sağ Popülizmin Politik Ekonomisi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
1. BÖLÜM :  
SİYASAL KUTUPLAŞMA VE AŞIRI SAĞ: AVRUPA&apos;DA POLİTİK DÖNÜŞÜM 
 
2. BÖLÜM : 
ALMANYA&apos;DA AŞIRI SAĞIN YÜKSELİŞİ: GEÇMİŞE DÖNÜŞ? 
 
3. BÖLÜM : 
BİRLEŞİK KRALLIK’TA AŞIRI SAĞ: AVRUPA BİRLİĞİ’NDE AŞIRI SAĞ İLE BİR MUKAYESE 
 
4. BÖLÜM : 
FRANSIZ AŞIRI SAĞI’NIN YÜKSELİŞİNDE EKONOMİK FAKTÖRLERİN ETKİSİ 
 
5. BÖLÜM : 
İTALYA&apos;DA SAĞ POPÜLİST HAREKETLERİN YÜKSELİŞİ: TARİHSEL VE KÜLTÜREL BİR ANALİZ 
 
 
 
6. BÖLÜM : 
AVUSTURYA’DA AŞIRI SAĞIN YÜKSELİŞİ VE REFAH ŞOVENİZM 
 
7. BÖLÜM :  
MACARİSTAN’DA AŞIRI SAĞIN YÜKSELİŞİ 
 
8. BÖLÜM : 
POLONYA&apos;DA SAĞ POPÜLİZMİN YÜKSELİŞİNİN ARKA PLANI VE POLİTİK EKONOMİYE OLAN ETKİSİ 
 
9. BÖLÜM : 
BELÇİKA’DA AŞIRI SAĞIN YÜKSELİŞİ 
 
10. BÖLÜM : 
HOLLANDA’DA AŞIRI SAĞIN YÜKSELİŞİ VE POPÜLİZM FAKTÖRÜ 
 
11. BÖLÜM : 
AŞIRI SAĞ PARTİLERİN YÜKSELİŞİ: İSPANYA, PORTEKİZ VE YUNANİSTAN 
 
12. BÖLÜM : 
İSKANDİNAV ÜLKELERİNDE IRKÇI POPÜLİST PARTİLERİN YÜKSELİŞİ 
 
13. BÖLÜM : 
AVRUPA’DA POPÜLİST RADİKAL SAĞIN SINIRLI DESTEK BULDUĞU ÜLKELER: LÜKSEMBURG, İZLANDA VE MALTA 
 
14. BÖLÜM : 
AVRUPA&apos;DAKİ AŞIRI SAĞCI LİDERLERİN TÜRKİYE KARŞITLIĞI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124978</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74ca805c-9629-4a95-b5c7-8e47d00662d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Delilik Salgını</image:title>
            <image:caption>Bir teknedeyim, okyanusun içinde. Ve kürek yok ve yelken yok ve mazot yok ve kaptan... Suyun akışını seyrediyorum yalnızca. O suyun beni nereye götüreceği umurumda değil. Akıyorum yok olacağım kuruluğa ulaşmak için. Biliyorum ki bunun adı delilik salgını. Avucumuzda delilikten başka hiçbir şey yok. 
Ah! Salgın! Ucu açık bir zaman! İspatlanamamış tıbbi yaklaşımlar. Oyunun sonunda ne var? 
2019’da başlayıp izleri halen devam eden, dünyayı derinden sarsmış Covid-19 salgınının Türkiye’de baş göstermesinin ardından, Sağlık Bakanlığı toplumsal bağışıklığı sağlamak, salgının ekonomik ve psikolojik etkilerinin önüne geçmek için absürt bir uygulama başlatır. Buna göre 30 ile 40 yaş arasındaki gençlere virüs enjekte edilecek ve karantina merkezlerinde kontrollü bir şekilde virüsü atlatmaları sağlanacaktır. Böylelikle virüse karşı bağışıklıkları artarken, ekonomik olarak da topluma katkı sağlamaya devam edeceklerdir. 
Bu yöntem, tahmin edilenin aksine beklenmeyen sonuçlara gebedir. Çünkü karantina merkezinde sanatla ilgilenen hastalar yoğun sorgulamaların ardından deliliğin kıyılarında dolaşmaya başlarlar. Hatta ölüm bile onlar için kaçınılmazdır. 
Delilik Salgını, Mevlüt Soysal’ın etkileyici kalemiyle pandemi sürecinin dünyada ve ülkemizde doğurduğu sonuçları detaylarıyla ele alırken, psikolojik açıdan etkilerini de oldukça gerçekçi ve bir o kadar da trajik şekilde okura sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124979</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e252bb16-9bde-4ed5-9f43-2c84dc98a720.jpg</image:loc>
            <image:title>Mekana Dair Psikopolitik Okumalar</image:title>
            <image:caption>Yaşayan zaman naif bahçelerle değil; patlayan bir çöplükle, yayılan bir salgınla, sızan kanalizasyonla, denizi saran müsilajla, ağaçları, hayvanları kavuran ve küllerini kentlere savuran orman yangınıyla kendini gösteriyor. Tüm bunlar, politik ve psikolojik krizlerini de beraberinde getiriyorlar. 
Nihan Bozok 
 
Mekânın sosyal ve psikopolitik etkisine odaklanan tartışmaları derleme ve literatüre yeni bakış açıları kazandırma amacıyla Üsküdar Üniversitesi Politik Psikoloji Merkezi tarafından hazırlanan &quot;Psikopolitik&quot; serisinin bir devamı niteliğiyle Mekâna Dair Psikopolitik Okumalar başlıklı bu eser, alanlarında uzman akademisyenler tarafından hazırlanan makalelerle disiplinlerarası bir girişim olarak mekânların ve mekânsal dönüşümlerin sosyolojik ve psikopolitik izlerini sürme amacını taşıyor. 
Mekânsal dinamikleri güncel örneklerle tartışan bu seçki, okuyucuya hem mekâna dair literatürün yapıtaşlarının içinden hem de yeni tartışmaların bakış açısından çeşitli ve detaylı okumalar sunmayı hedefliyor, mekânsal ilişkilerin toplumsal ve psikopolitik bağlamını yansıtacak bir haritalama yaparak literatüre katkı sağlıyor. 
Mekâna Dair Sosyolojik ve Psikopolitik Okumalar, zamanla değişen yaşam koşulları ile birlikte mekânların kişiler ile ilişkisini ve etkisini tüm detaylarıyla kıymetli bir başucu kaynağı olarak okurlarına sunuyor. 
Makaleleriyle katkıda bulunanlar: Pınar Karababa Demircan, Nihan Bozok, Huriye Alyemiş Güripek, Laçin Tutalar, Özlem Büyüktaş, Ayşen Çelen Öztürk ve Başak Kalkan, Nihan Kalkandeler Özdin, Mehmet Bozok, Hazal Ayas, Mustafa Can Güripek, Bahadır Kaynak, Selin Dingiloğlu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124980</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b50e6e64-f2f2-42e0-a1a0-c00361b8568c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık Hayatlar - Livaneli Kitaplığı</image:title>
            <image:caption>Türk edebiyatının önde gelen isimlerinden Halid Ziya Uşaklıgil, kalemindeki ustalığı Kırık Hayatlar ile bir kez daha gözler önüne seriyor. Roman, toplumun ahlaki yapısı ile bireysel tutkuların çatışmasını derinlemesine ele alarak, zengin anlatımı ve güçlü betimlemeleri sayesinde zamansız bir eser olarak edebiyat dünyasındaki yerini alıyor. 
Kırık Hayatlar, doktor Ömer Behiç’in ailesine ve mesleğine olan bağlılığı ile yasak aşkı Neyyir’e duyduğu tutku arasında verdiği içsel savaşı anlatıyor. Ömer Behiç bu tutkusunun peşinden giderken sadece kendi hayatını değil, eşi Vedide’nin ve çevresindekilerinin hayatını da geleceği en başından belli olan bir yıkıma sürüklüyor. 
Kırık Hayatlar sadece bir yasak aşk hikâyesi değil, insanın zaaflarını, içsel çatışmaları, toplum yapısını ve pişmanlıkları derinlemesine ele alan bir roman. Zülfü Livaneli seçkisi içinde yer alan bu eserle, okurlara kimi zaman öfke duyacakları kimi zaman empatiye sürüklenecekleri bir deneyim sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124981</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ac1cfea-a243-4325-90ab-e929d6f677d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ankaralı Mecnun</image:title>
            <image:caption>“Rivayete göre o gün bugündür Karşıyaka Mezarlığı’nda, özelikle karlı kış gecelerinde Ankaralı Mecnun ile Leyla’nın mezarlarından iki ışık huzmesi çıkıp gökyüzünde birbirlerine sarılırlar ve kuşların şarkıları eşliğinde dans ederler.” 
 
Görelim bakalım Beni Amir kabilesine mensup Mecnun’un Leyla’ya olan aşkı mı büyük yoksa Ankaralı Mecnun’un mu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124982</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97534d9b-6d29-4b70-b257-7496db741cf2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sincap Bo</image:title>
            <image:caption>Sincap Bo’nun sıcacık öyküsü Türkçe, İngilizce, Fransızca ve İtalyanca baskılarıyla dört dilde çocuklarla buluşuyor… Çocukların ortak dili sevgidir! Bir gün ormanda karşısına çıkan kocaman bir yılan, Bo&apos;ya önemli bir ders verdi. Bo, arkadaşlığın ve sevginin gerçek anlamını keşfederken, yalnızca kendini değil, çevresindekileri de ne kadar değiştirebileceğini öğrendi. “Sincap Bo”, çocuklara paylaşmanın, dayanışmanın ve arkadaşlığın ne kadar değerli olduğunu anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124983</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2323ffdc-d1f2-4533-8fff-0b0f786e2811.jpg</image:loc>
            <image:title>Squirrel Bo</image:title>
            <image:caption>Sincap Bo’nun sıcacık öyküsü Türkçe, İngilizce, Fransızca ve İtalyanca baskılarıyla dört dilde çocuklarla buluşuyor… 
Çocukların ortak dili sevgidir! 
Bir gün ormanda karşısına çıkan kocaman bir yılan, Bo&apos;ya önemli bir ders verdi. Bo, arkadaşlığın ve sevginin gerçek anlamını keşfederken, yalnızca kendini değil, çevresindekileri de ne kadar değiştirebileceğini öğrendi. “Sincap Bo”, çocuklara paylaşmanın, dayanışmanın ve arkadaşlığın ne kadar değerli olduğunu anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124984</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c10df9fa-5801-48d9-b62c-9edabf2cc2f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bo L’ecureuil</image:title>
            <image:caption>Sincap Bo’nun sıcacık öyküsü Türkçe, İngilizce, Fransızca ve İtalyanca baskılarıyla dört dilde çocuklarla buluşuyor… Çocukların ortak dili sevgidir! Bir gün ormanda karşısına çıkan kocaman bir yılan, Bo&apos;ya önemli bir ders verdi. Bo, arkadaşlığın ve sevginin gerçek anlamını keşfederken, yalnızca kendini değil, çevresindekileri de ne kadar değiştirebileceğini öğrendi. “Sincap Bo”, çocuklara paylaşmanın, dayanışmanın ve arkadaşlığın ne kadar değerli olduğunu anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124985</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b130026-ff6c-4e15-9fb1-34289c2baf8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Scoiattolo Bo</image:title>
            <image:caption>Sincap Bo’nun sıcacık öyküsü Türkçe, İngilizce, Fransızca ve İtalyanca baskılarıyla dört dilde çocuklarla buluşuyor… 
Çocukların ortak dili sevgidir! 
Bir gün ormanda karşısına çıkan kocaman bir yılan, Bo&apos;ya önemli bir ders verdi. Bo, arkadaşlığın ve sevginin gerçek anlamını keşfederken, yalnızca kendini değil, çevresindekileri de ne kadar değiştirebileceğini öğrendi. “Sincap Bo”, çocuklara paylaşmanın, dayanışmanın ve arkadaşlığın ne kadar değerli olduğunu anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124986</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68ff164c-648c-4bb3-bce0-c36cbcb840c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Tuğlalar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dolu dolu bir yaşam, iş hayatında adım adım yükseliş, Atatürk’ün dediği gibi ufkun ötesini de görebilme becerisi. Kızlarınıza verdiğiniz zaman, değer, emek çok önemli bir örnek. Bütün babalar bundan ders almalı. Yolunuz hep açık olsun.

Ayşe Yüksel
ÇYDD Genel Başkanı 
 
Murat Yasa bir “mesleki dehadır”. Zevkle, sevgiyle okudum. Böyle insanların varlığı, bu ülke için ümidimi kaybetmememe neden oluyor. Teknik olarak konusunda çok uzman. 
Prof. Dr. Oktay Türel
İktisatçı 
 
Üretime yönelik dünya üzerinde rekabet gücü olan bir sanayi kuruluşu yaratan, bununla alana çıkıp, meydan okuyan, Aydınlanmacı Cumhuriyetin kazanımlarını içselleştirmiş Murat Yasa; bir Cumhuriyet Projesidir. 
Ali Sirmen
Gazeteci-Yazar 
 
Bizim yaşamımızı da içeren sürede yeni neslin nasıl çalışma hayatına atıldığını, iş ortamını ve girişimciliğin ne şekilde sanayiciliğe dönüştüğünü anlatmış Murat Yasa. Önemli bir kitap. 
Murat Ülker
İş insanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124988</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/080e25a8-c79b-450c-9575-7000238d0860.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslek Yüksek Okulları İçin Aletsel Analiz Laboratuvarı</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
·         Deney 1. Ultraviyole - Görünür Bölge Spektroskopisi (UV-GB) ile Tek ve İki Bileşen İçeren Çözeltilerin Kalitatif ve Kantitatif Analizi 
·         Deney 2. UV-GB ile Nikel (Ni) İçeren Çözeltinin Kalibrasyon Grafiğinin Çizimi ve Bilinmeyen Nikel Tayini 
·         Deney 3. Toprakta Bulunan Demirin (Fe) Spektrofotometrik Olarak Tayini 
·         Deney 4. Ultraviyole - Görünür Bölge (UV-GB) Spektroskopisi, Bakırın EDTA ile Spektrofotometrik Titrasyonla Tayini 
·         Deney 5. Atomik Absorpsiyon Spektroskopisi ile Çay Örneğinde Bakır Tayini 
·         Deney 6. Çeşme Suyunda Demirin Atomik Absorpsiyon Spektroskopisi (AAS) ile Tayini 
·         Deney 7. Potansiyometrik Ölçümle Kuvvetli Asit ve Kuvvetli Baz Titrasyonları 
·         Deney 8. Alev Fotometresi ile Maden Sularında Potasyum Tayini 
·         Deney 9. Alev Fotometresi ile Doğal Kaynak Sularında Sodyum Tayini 
·         Deney 10. Polarografi ile Atık Suda Kadmiyum (Cd) Tayini</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124989</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b88c817-8661-43eb-82ad-64abed9579e4.jpg</image:loc>
            <image:title>İşletmecilik ve Muhasebe Eğitiminde İşletme Ziyaretleri ve Vak’a Etüdleri 2023-2024</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
1. BÖLÜM 
ATATÜRK’ÜN EKONOMİ POLİTİKASI VE TÜRKİYE İŞ BANKASI ÖRNEĞİ 
 
2. BÖLÜM 
KAYSERİ İŞLETME ZİYARETLERİ VE VAK’ALARI 
 
3. BÖLÜM 
GAZİANTEP İŞLETME ZİYARETLERİ VE VAK’ALARI 
 
4. BÖLÜM 
MUDEP VAK’A PLATFORMU İÇİN HAZIRLANAN VAK’ALAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124990</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f138a7c1-1145-4d0a-b082-e56fbbcfbf53.jpg</image:loc>
            <image:title>İşletme Perspektifinden Nörobilim Kavramlar, Teknikler ve Uygulamalar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
      1. BÖLÜM: TARİHSEL SÜREÇTE ZİHİN VE DAVRANIŞ 
 
      2. BÖLÜM: SOSYAL BİLİMLERDE NÖROBİLİMSEL ÖLÇÜM TEKNİKLERİ 
 
      3. BÖLÜM: NÖROYÖNETİM 
 
      4. BÖLÜM: NÖROPAZARLAMA 
 
      5. BÖLÜM: NÖROFİNANS 
 
      6. BÖLÜM: NÖROMUHASEBE 
 
      7. BÖLÜM: NÖROİKTİSAT VE İŞ GÜCÜ PİYASALARI 
 
      8. BÖLÜM: NÖROBİLİM VE KARAR SÜREÇLERİ 

      9. BÖLÜM: NÖROBİLİM VE İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ 
 
      10. BÖLÜM: NÖROBİLİM ALANINDA ETİK SORUNLAR VE ELEŞTİREL YAKLAŞIM</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124991</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/732ca654-92f6-4df4-ab75-25860282d1db.jpg</image:loc>
            <image:title>Elit Basketbolcularda Farklı Oyun Formlarında Anlık İş Yükü ve Yorgunluk Takibi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
                          1. GİRİŞ 
 
                          2. GENEL BİLGİLER 
 
                          3. YÖNTEM 
 
                          4. BULGULAR 
 
                          5. TARTIŞMA 
 
                          6. SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124992</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e21c2e4e-08a4-4b26-8337-1e0e95fcedfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kyorugi Taekwondo’da Güç ve Stratejinin Sanatı</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
       1. Bölüm: Kyorugi Ve Biyomekanik Temelleri 
 
       2. Bölüm: Pliometrik Antrenmanlar 
 
       3. Bölüm: Kyorugi Dayanıklılık Gelişimi 
 
       4. Bölüm: Kyorugi Sürat Ve Çeviklik Gelişim 
 
       5. Bölüm: Kyorugi Reaksiyon Gelişimi 
 
       6. Bölüm: Taekwondo Ve Psikolojik Boyutu 
 
       7. Bölüm: Taekwondo Ve Beslenme 
 
       8. Bölüm: Kyorugi Ve Fiziksel Yaralanmalar 
 
       9. Bölüm: Kyorugi Yaralanmalarında İlk Müdahale 
 
       10. Bölüm: Sporda Yetenek Seçimi: Taekwondo Branşı Üzerine Bir İnceleme 
 
       11. Bölüm: Rekreasyon Ve Taekwondo: Sağlık Ve Zindelik Rehberi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124993</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0709633f-4366-4d4f-bba2-edbaeb01813d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dış Ticaret Teşviklerinin Tms/Tfrs Çerçevesinde Muhasebeleştirilmesi ve Vergisel Boyutta Bir İnceleme (2024 Yılı Verileriyle)</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
DIŞ TİCARET İŞLEMLERİ İLE İLGİLİ KAVRAMSAL ÇERÇEVE 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
DIŞ TİCARET İŞLEMLERİNDE TEŞVİKLER VE MUHASEBE MEVZUAT SİSTEMİNE GÖRE GÜNCELLENMES 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
TFRS KAPSAMINDA İHRACAT TEŞVİK VE YARDIMLARIN MUHASEBELEŞTİRİLMESİ UYGULAMALARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124994</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47809b1a-b5bb-4977-80df-7569ac48fe40.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Bir Maraton</image:title>
            <image:caption>Haydar Doğan, 1969 yılında Tunceli&apos;de doğdu. 
Dokuz yaşında spora başladı. 
1986 yılında İstanbul Kartal Ticaret Lisesi&apos;ni bitirdikten sonra 1987–1988 yılları arasında İngiltere&apos;de yabancı dil ve spor eğitimi gördü. İngiltere&apos;nin en iyi atletizm kulübü olan ve bünyesinde Dünya rekortmenlerinin ve olimpiyat şampiyonlarının bulunduğu Herangay Spor Kulübünün formasını giydi ve orta ve uzun mesafe branşlarında kulübün 1988 yılı sezonunda İngiltere şampiyonu olmasına katkı sağladı. 
1989 yılında Marmara Üniversitesi Spor Akademisinde eğitimini sürdürdü. 1993 yılında mezun olduktan sonra, Beden Eğitimi öğretmeni oldu. 2004 yılında Tunceli Gençlik ve Spor İl Müdürü olarak göreve atandı. Tunceli&apos;de 4 yılda sporcu ve tesisleşmede birçok başarıya imza attı. Haziran 2008 tarihinde Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Merkez Teşkilatı&apos;na Şube Müdürü oldu. 
İşitme Engelliler Spor Federasyonu Genel Sekreterliği görevi de yaptı. 11 Şubat 2013&apos;te yapılan seçimlerde Haydar Doğan, Gelişmekte Olan Spor Branşları Federasyonu Başkanlığına seçildi. 1989 yılında kurulan Millî ve Şampiyon Sporcular Derneği&apos;nin kurucu üyesi oldu. 
Haydar Doğan, yirmi yıllık spor hayatında 100&apos;ün üzerinde millî formayı giydi. 7 kez Balkan şampiyonu olup 1987 yılında Avrupa Gençler Şampiyonası 10000 metre yarışında 2. olarak Avrupa&apos;da kürsüye çıkan ilk Türk atleti olma unvanını aldı. Halen kırılamayan üç Türkiye rekoru bulunan Haydar Doğan, 1 Haziran 1986&apos;da Fransa Nice&apos;de Liselerarası Dünya şampiyonasında 3000 metreyi 8.18.22 de koşarak 33 yıl kırılamayan Dünya rekorunun sahibi oldu. 12 yıl sonra 1998&apos;de Pakistan&apos;da yapılan Liselerarası Dünya Şampiyonasına onur konuğu olarak davet edilen Haydar Doğan&apos;a yıllarca kırılamayan rekoru dolayısıyla, &quot;Pakistan Schoolsport Organization&quot; tarafından onur plaketi verildi. 
Haydar Doğan, 22 Temmuz 2007 Türkiye genel seçimlerinde Tunceli&apos;den milletvekili adayı oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124995</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/285010dc-4edd-4071-835e-e2aee435926e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürgün (Yeni Kapak)</image:title>
            <image:caption>“Güzel tasvir etmek Refik Halid’in müktesep hakkıdır. Onu lisandaki kuvvet bakımından ancak Flaubert ile mukayese edebilirim. Hatta Flaubert’in ölçerek biçerek yazdığı cümleler onun âleminden daha merasimsiz çıkabiliyor. Sürgün Türk dilinin Madam Bovary’sidir.” 
Refi Cevat Ulunay 
 
“Bilhassa Hilmi Efendi tipi Duhamel’in ölmez Salavin’i gibi edebiyat tarihinde unutulmaz bir hatıra olarak kalacaktır. İşte büyük sanat ve yaratıcılığın mucizesi... Türk dilinin bu eşsiz sanatkârına muhakkak ki en güzel üslubu borçluyuz.” 
Halid Fahri Ozansoy 
 
“Sürgün üslup itibarıyla bir harikadır. Tahkiye, ruh ve karakter tahlilleri kudretli, insan ve memleket tasvirleri çok yüksektir. Eser baştan aşağı o devrin yıkılışını, dejenere tiplerini bütün açıklığıyla, yalnız karakter tahlilleri yapmak suretiyle bize göstermektedir.” 
Suat Derviş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124996</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b944a987-52a6-4c16-bb3a-100b7374a9f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Freud’un Sosyolojisi</image:title>
            <image:caption>Bu eser, çağdaş sosyolojinin dev isimlerinden biri olarak gördüğüm Freud’a ve
onun sosyolojisine odaklanmıştır. Bu kitap, dünyada Freud’un sosyolojisi
üzerine yazılmış ilk kapsamlı metindir. Bu yapıtta, modern sosyolojinin
ustalarından, çağdaş sosyal teorinin kilit isimlerinden biri olan Freud’un
entelektüel portresine, Leonardo da Vinci, Goethe, Darwin ve Nietzsche ile olan
bağlantısına, yeni bir bilim ve metodoloji olan, bilinçdışını kendine malzeme
yapan, gözleme ve yoruma önem veren, rüya yorumlarını esas alan, eleştirel bir
bakış açısı sunan, sosyal ve kültürel hayata odaklanan bir bakış açısı olarak
psikanalize, ruhsal hayatın bilinçdışı kısmına, ruhsal aygıtımızın irrasyonel
bölgesi olarak id’e, rasyonel bölgesi olarak egoya ve ahlâkî bölgesi olarak
süperegoya, uygarlığın getirdiği huzursuzluklara, özellikle de uygarlığın
nevrozları çoğaltmasına, içgüdüleri bastırmasına, cinselliği baskı altına
almasına, özgürlüğü boğmasına, narsisizmi üretmesine, yapıp ettiklerinin
bilincinde olmayan kitleleri üretmesine ve insanı mutsuz eden yönüne dair
yaptığı sıra dışı analizleri ayrıntılı bir biçimde incelenmiş, ayrıca onun
arkadaşlarına (Jung, Adler, Anna Freud ve Reich’a) ve modern sosyolojide ve
çağdaş sosyal teoride etkili olan çocuklarına (Frankfurt Okulu, Fromm, Marcuse,
Lacan, Žižek, Foucault, Deleuze, Althusser, Wallerstein, Lévi-Strauss ve
Bauman’a) yer verilmiş, böylece onun çağdaş sosyoloji ve günümüzde sosyal
teori için ne denli önemli olduğu irdelenmiş, Freud’suz bir sosyoloji
yapılamayacağı iddia edilmiş, ayrıca onun eczanesi ön plana çıkartılmış,
örselenen ruhsal yapımızı onaracak ve ruhsal hayatımızı daha iyi bir hale getirecek şifa dolu reçetesine vurgu yapılmıştır. İnsanın ruhunun derinliklerine uzun bir yolculuk yapmayı, ruhsal hayatın farklı bölgelerinde ve kıvrımlarında dolaşmayı planlayanlara… Bilinçdışına giden yolları bulmayı ve bilinçdışı üzerindeki örtüyü kaldırmayı isteyenlere… İnsanın hayatını kısıtlayan yapıları, kurumları ve mekanizmaları kurcalamayı, hayatı geri getirmeyi düşünenlere… Her türlü altüst oluşları, hayatın zelzelelerini, yaşadığımız travmaları, sakatlanmış ruhumuzu, mutluluğa hasretimizi anlamayı arzulayanlara… Modern toplumun resmini çizmeyi ve çağdaş insanın ruhsal hayatının röntgenini çekmeyi düşünenlere… Modern bireyin saplantılarını ve gerilimlerini anlamaya çalışanlara… Ruhun arkeolojisi, ruhsal hayatın sosyolojik tahlili ve psikanalitik sosyolojiyle tanışmayı arzulayanlara… Uygarlık ve yol açtığı huzursuzluklar ve uygarlığın sosyolojisi üzerine düşünmeyi göze alanlara… Freud’a dönüş çabalarını büyük bir titizlikle takip edenlere… Marx-Freud bağlantısına odaklananlara… Pozitivist sosyoloji ve hermeneutik sosyoloji dışında yeni bir sosyoloji çizgisini merak edenlere… Freud’un sosyolojisini büyük bir heyecanla bekleyenlere…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124997</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52f1f2aa-47f9-4d65-9f74-7ffc5aa41556.jpg</image:loc>
            <image:title>Virgül</image:title>
            <image:caption>Şiirler de yıllanmış şaraplar gibidir, zamanı gelince yudumlanmalıdır. Yazarın, kimi şiirleri kar tutmayan denizler gibi kimi şiirleri “bahar karları” gibi… Bu kitabı okurken yüreğiniz su berraklığı kadar dingin, içinizdeki yaşam buğday sevinci kadar bereketli ve yokluğunuz hançer yarası… 
Yazar, şiirlerinde ceylan bakışlı gülüşünüzün nöbetini tutuyor ki kimseler vurmasın diye. 
Tohum toprakta demlenir, insan… 
İnsan, yaşamın içinde demlenir, nokta koyamaz, virgül koyarak devam eder. 
 
Babam: &quot;Beni niye aramıyorsun?&quot; diyor, 
Ah, benim babam! Kayboldum diyemiyorum.Şiirler de yıllanmış şaraplar gibidir, zamanı gelince yudumlanmalıdır. Yazarın, kimi şiirleri kar tutmayan denizler gibi kimi şiirleri “bahar karları” gibi… Bu kitabı okurken yüreğiniz su berraklığı kadar dingin, içinizdeki yaşam buğday sevinci kadar bereketli ve yokluğunuz hançer yarası… 
Yazar, şiirlerinde ceylan bakışlı gülüşünüzün nöbetini tutuyor ki kimseler vurmasın diye. 
Tohum toprakta demlenir, insan… 
İnsan, yaşamın içinde demlenir, nokta koyamaz, virgül koyarak devam eder. 
 
Babam: &quot;Beni niye aramıyorsun?&quot; diyor, 
Ah, benim babam! Kayboldum diyemiyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124998</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c2402bc-4f5e-4b87-8567-552891981808.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyülü Taşın Sırrı</image:title>
            <image:caption>Ali, Zeynep, Kerem ve Ayça yaz tatilinde küçük kasabalarının eski kütüphanesini sık sık ziyaret ediyorlardı. Kütüphane, kasabanın en eski binasıydı ve tavanından sarkan örümcek ağları, tozlu raflarıyla tam bir hazine avcısına uygun bir yerdi. En çok binanın sessizliği ve mistik havası onları buraya çekiyordu. Ancak bu yaz günü, sıradan bir keşif olmayacaktı. 
“Ali, Zeynep, Kerem ve Ayça’yı bekleyen bu fantastik maceraya davetlisiniz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124999</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fa4e670-efd7-4e61-a1e5-0695f31b0b98.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Piramitler</image:title>
            <image:caption>Ela, kitabı işaret etti. “Burada, piramitlerin yapımı için farklı teorilerden bahsediyor. Ama en ilginç olanı, Firavunların gizli bir teknolojiyi kullandıkları fikri.” 
Arda gülerek “Yani bilim kurgu gerçek olabilir mi?” dedi. Peki, gerçekte piramitleri kim yapmıştı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125000</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8e7a23e-9484-409e-83ee-d8e4872ecc48.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar Dünyayı Yönetirse</image:title>
            <image:caption>Bir sabah uyandığınızda çocukların dünyayı yönettiğini hayal edin! Sizce nasıl bir dünyaya uyanırdınız? 
Bu gizemli macera hem merak uyandıracak hem de eğlendirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125001</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9779b86-77e5-42e8-b9fd-424d916a8eab.jpg</image:loc>
            <image:title>Annem Babam Çocuk Oldu</image:title>
            <image:caption>Anne, baba ve çocuklar yaptıkları işten, yaşlarından ve hayatlarından şikayet etmeye başlamışlardır. Anne ve baba çocuk, çocuklar ise artık büyümek istiyordu. 
Veeeee bir sabah olan olmuştu! Çocuklar artık büyük, anne ve baba ise çocuktu. Peki şimdi ne olacaktı? 
Mutluluk, merak ve heyecan dolu bu hikayeyi keyifle okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125002</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3889022b-4d10-4212-9f16-407cfdc4f642.jpg</image:loc>
            <image:title>Şifreli Sandığın Gizemi</image:title>
            <image:caption>Mira’nın dikkati, her zamanki gibi kasabanın sahil yolundaki eski antikacı dükkânına kaydı. Bu dükkân yıllardır oradaydı ama Mira, bir kez bile içine girmemişti. Vitrindeki garip eşyalar hep ilgisini çekse de dükkânın loş ve biraz ürpertici havası onu caydırmıştı. Ancak bu kez bir şey dikkatini çekti: vitrine konmuş, üzeri garip desenlerle süslü bir sandık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125003</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/989a583c-88b8-4574-bfc5-810d99b8701c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ronaldo Bana Çalım Attı</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;nin küçük bir kasabasında, Bora sokaklarda arkadaşlarıyla futbol oynayarak büyüyordu. Futbol, onun için sadece bir oyun değil, aynı zamanda bir hayaldi. Ailesi, babasının işleri nedeniyle sık sık başka şehirlere taşınıyor, Bora da her defasında yeni arkadaşlar edinmek zorunda kalıyordu. Futbol, her taşındığı yeni mahallede bir araya geldiği çocuklarla iletişim kurmasını sağlıyordu. 
Bir gün, yeni taşındıkları mahallede, Bora eski bir futbol topuyla arkadaşlarıyla oynamaya başladı. Yanlarına yaklaşan Mahir, biraz daha büyük yaşlarda ve futbolu seven bir çocuk, Bora&apos;nın topu nasıl kontrol ettiğini görünce şaşırdı. Aslında Bora&apos;nın bir sırrı vardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125004</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09d0939c-4d35-4301-bae8-f1cb8e7106c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku Evi &apos;&apos;Son Macera&apos;&apos;</image:title>
            <image:caption>Korku Evi maceralarının üzerinden bir yıl geçmişti. Zeynep, Kerem ve Emre hayatlarına kaldıkları yerden devam etmeye çalışsalar da, her biri ruhlarının derinliklerinde hala o eski evin izlerini taşıyordu. Artık her şeyin sona erdiğini düşünseler de, bilinçaltlarında bir şey onları rahatsız ediyordu—bitmemiş bir iş, çözülmemiş bir sır, ve geri dönmeleri için duydukları garip bir çağrı. 
Bir gün, hepsi aynı anda bir mektupla uyandı. Mektuplar, tanıdık olmayan bir el yazısıyla yazılmıştı ve hepsinin içeriği aynıydı: 
“Sona ulaşmak için tekrar dönmek zorundasınız. Geçmişin gölgeleri hala yaşıyor. Bu, son çağrı. Size ihtiyacımız var. Korku Evi sizi bekliyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125005</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5eca5cd-ddd8-44b0-a611-92e6c59e3c27.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku Evi &apos;&apos;Gizemli Davetiye&apos;&apos;</image:title>
            <image:caption>Zeynep, sınıfta son dersin bitmesini sabırsızlıkla bekliyordu. Matematik öğretmeni tahtaya karmaşık denklemler yazarken, gözleri sürekli saatine kayıyordu. O gün okuldan sonra Kerem ve diğer arkadaşlarıyla buluşup sinemaya gitmeyi planlamışlardı. Ancak teneffüs zili çaldığında sırasının üzerinde garip bir zarf bulması tüm planlarını alt üst etti. 
Zarf eski, sararmış bir kağıttan yapılmıştı. Üzerindeki mühür, antika bir havaya sahipti ve yazısı el yazısıyla yazılmış gibiydi. Zeynep zarfı eline aldığında bir ürperti hissetti. Çantasına koymak yerine hemen açıp içindekine baktı. 
Notta şu yazıyordu: 
&quot;Cesaretin varsa Eski Orman Yolu No:13’e gel. Gece yarısı. Sadece en cesurlar korkularıyla yüzleşebilir.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125006</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd23e6c7-c6e6-43a4-a307-a87b2aaca3e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Vampirler Kulübü</image:title>
            <image:caption>Okulun en yaramaz, en eğlenceli, en sıra dışı çocuklarıyla tanışmaya hazır mısınız? İşte karşınızda Vampirler Kulübü! Bu altı vampir çocuk hem çok farklı hem de çok özel yeteneklere sahipler. Şimdi sırayla her birini tanıyalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125007</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04267508-270e-4db7-a1fe-cd6ebf3fdf15.jpg</image:loc>
            <image:title>Atasözleri ve Deyimlerle Öyküler 10 Kitap Set</image:title>
            <image:caption>Atasözleri ve Deyimlerle Öyküler 10 Kitap Set</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125008</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72079620-3631-4c88-b68a-51ef81dd6ab4.jpg</image:loc>
            <image:title>Önce Kar</image:title>
            <image:caption>Geleneksel muhasebe, mantıksal (ancak kusurlu) olan şöyle bir formül kullanır: Satışlar – Masraflar Kâr. Sorun ise işletmelerin insanlar tarafından yönetilmesi ve insanların her zaman mantıksal olmamasıdır. Girişimci Mike Michalowicz, muhasebeye davranışsal bir yaklaşım geliştirerek formülü şu şekilde değiştirdi: Satışlar – Kâr = Masraflar. Tıpkı en etkili kilo verme yönteminin tabakları küçülterek porsiyonları sınırlamak olduğu gibi, Michalowicz önce kârı alarak ve yalnızca kalanları masraflara tahsis ederek girişimcilerin işletmelerini nakit yiyen canavarlardan kârlı birer gelir kaynağına dönüştürebileceğini gösteriyor. Michalowicz’in Önce Kâr sistemini kullanarak okuyucular:
• 4 basit prensibi uygulamanın muhasebeyi kolaylaştırabileceğini ve banka hesap bakiyelerine bakarak kârlı bir işletmenin yönetiminin daha kolay olabileceğini,
• Küçük, kârlı bir işletmenin, gayrisafi hasılası üzerinden hayatta kalmaya çalışan büyük bir işletmeden çok daha değerli olabileceğini,
• Erkenden ve istikrarlı bir şekilde kârlılığı elde etmiş işletmelerin uzun vadeli büyüme şansının daha yüksek olduğunu öğrenecekler.
Sayısız vaka incelemesiyle, pratik, adım adım verdiği tavsiyelerle ve üst düzey mizah anlayışıyla Michalowicz, her girişimcinin hayalini kurduğu paraya sahip olması için oyunun kurallarını değiştiren bir yol haritası sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125009</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc66b6b2-66fc-426e-bc46-bc56fc728312.jpg</image:loc>
            <image:title>Balonla Beş Hafta</image:title>
            <image:caption>Zaman keşifler zamanı... 
Afrika ve Nil nehri tüm gizemiyle Avrupalı kâşifleri kendine çağırmaktadır. Nil&apos;in kaynağını kim keşfedecek? Bunu deneyen birçok kâşif, ya Afrikalı kabilelerin elinde, ya ağır hava koşulları yüzünden, ya da açlık ve susuzluktan hayatını kaybetmişti ama en yakın dostunun bile en başta inanmadığı Dr. Ferguson, bu geziyi balonla yapmaya karar verdi. Yanına sadık hizmetkârı Joe ve en yakın arkadaşı Dick Kennedy&apos;yi de alarak bu çılgın ve inanılmaz maceraya atıldı. Bu kez Afrika havadan keşfedilecekti. 
Tüm tehlikelerine rağmen üç maceraperest, yapılması çok zor olan bu görevi tamamlayarak sağ salim evlerine, İngiltere&apos;ye dönebilecekler mi? Balonla Beş Hafta tüm heyecanıyla sizleri bekliyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125010</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9171e4bd-dd93-4799-bccb-7c0afbeaeaab.jpg</image:loc>
            <image:title>Robin Hood</image:title>
            <image:caption>Kendi halinde bir yaşam süren zeki ve neşeli bir genç olan Robin Hood, Nottingham Şerifi’nin babasının topraklarına el koymasıyla yoksullaşan ailesine yiyecek getirebilmek için, yasak olmasına rağmen Sherwood Ormanı’nda bir geyik avlar ve Şerif tarafından ölümle cezalandırılır. 
Bu yasağın haksız olduğuna inanan Robin, ormana saklanır ve sonradan kendisine katılacak diğer kanun kaçaklarıyla bir çete kurarak ormandan geçen zengin ve asilleri soyup, onlardan aldıkları altınları yoksullara dağıtmaya başlar. 
Kısa sürede adı efsaneleşen Robin Hood, bir anda yoksul İngiliz halkının kahramanı olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125011</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c16fe01d-d948-4654-a4db-f2f5f317ef31.jpg</image:loc>
            <image:title>Oz Büyücüsü</image:title>
            <image:caption>Kim Muhtesem ve Kudretli Oz&apos;u görmek istemez ki? 
O ki sizin her dileğinizi anında yerini getirir, o ki sizi anında baska bir seye dönüştürebilir, o ki size bir kalp, bir beyin, cesaret verebilir ve hatta sizi Kansas&apos;a bile gönderebilir! 
Kansaslı kücük bir kız olan Dorothy, bir gün ansızın  ortaya çıkan fırtına yüzünden kendini Oz Ülkesi&apos;nde bulur ve evine dönmek icin yolda rastladığı Korkuluk, Teneke Adam, Aslan ile birlikte büyük büyücü Oz&apos;u bulup evine dönmeye çalısır. 
Dorothy evine dönebilecek midir? Evine dönmek isterken başına neler gelecektir? Dorothy`nin muhteşem, heyecan dolu maceralarını okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125012</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d522f5e-daff-42fb-ad28-860f61453649.jpg</image:loc>
            <image:title>Pelerinsiz Kahramanlar</image:title>
            <image:caption>Gerçeğin peşinden koşanların cesaretle yazdığı tarih. 
 
Gazetecilik... 
 
Bu kelime, kulağa sıradan bir meslek tanımı gibi görünse de, ardında gerçeği ortaya çıkarma tutkusuyla dolu bir dünya saklar. Her haber, her satır, her kelime bir insanın yüreğinden süzülen duyguların, yaşanmışlıkların ve tecrübelerin yankısıdır. 
 
Gazeteciler, yalnızca haber yazan kişiler değil, toplumun sesi, vicdanı ve gerçeğin izini süren cesur savaşçılardır. Bir haberi okura sunmadan önce detaylıca araştırıp doğrular ve titizlikle kurgularlar. 
 
Bu meslek, insanlık tarihinin derinliklerinden doğar. İlk insanların ateş başında hikâyelerini paylaşmasından bugüne, gerçekleri anlatma ihtiyacı insan olmanın en temel özelliklerinden biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125013</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abef4402-3c81-4c9e-8132-32fee4d709ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Mutlu Evliliğim 4</image:title>
            <image:caption>MİYO SAİMORİ, AİLESİNDEN HİÇBİR YETENEĞİ MİRAS ALMAMIŞ, HERKESİN YOK SAYDIĞI BİRİDİR. FAKAT KENDİ AİLESİ GİBİ ÖZEL GÜÇLERE SAHİP KUDOU AİLESİNE GELİN ADAYI OLARAK GİDER... 
SOYLU BİR AİLENİN KIZINA BENZEMEYEN MİYO’YU GÖREN AİLE REİSİ KİYOKA KUDOU, ONA SEMPATİ DUYMAYA BAŞLAR. SONUNDA BİRBİRİNDEN ETKİLENEN GENÇLER NİŞANLANMAYA KARAR VERİR. ANCAK MİYO, GEREKLİ EĞİTİMİ ALMADIĞI İÇİN KUDOU AİLESİNE LAYIK BİR GELİN OLUP OLAMAYACAĞI KONUSUNDA ENDİŞELİDİR. NEYSE Kİ KİYOKA’NIN İSTEĞİ ÜZERİNE ABLASI HAZUKİ, MİYO’YA DERS VERMEYE BAŞLAYACAKTIR. BU SIRADA FARKLI YERLERDE HEM KİYOKA HEM DE MİYO AYNI GİZEMLİ ADAMLA KARŞILAŞIR... ARATA TSURUKİ İSİMLİ BU ADAMIN AMACI NE OLABİLİR? SEVMENİN VE SEVİLMENİN GETİRDİĞİ MUTLULUĞU VE ACIYI ÖĞRENMEYE HAZIR OLUN...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125014</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/015c3096-54a0-4cb2-a27b-21a9c132a55b.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Mutlu Evliliğim 3</image:title>
            <image:caption>BAŞKALARI TARAFINDAN SEVİLMENİN NE KADAR MUTLULUK VERİCİ OLDUĞUNU İLK DEFA ÖĞRENMEK... ÖZEL GÜÇLERİ OLMAYAN VE HERKES TARAFINDAN YOK SAYILAN MİYO SAİMORİ, ÖZEL GÜÇLERE SAHİP AMA AYNI ZAMANDA SOĞUK VE ZALİM OLARAK DA BİLİNEN KUDOU AİLESİNİN GELİN ADAYI OLUR. 
 
ŞATAFATTAN UZAK OLAN VE SOYLU BİR AİLENİN KIZINA BENZEMEYEN MİYO’NUN DURUMUNU GÖREN AİLE REİSİ KİYOKA KUDOU, MİYO’YU ÖNEMSEMEYE BAŞLAR. ANCAK MİYO’NUN KISKANÇ ÜVEY ANNESİ İLE KIZ KARDEŞİ KAYA, ONU BİR DEPOYA KAPATARAK NİŞANINDAN VAZGEÇMESİ VE KENDİNE BAŞKA BİR EŞ BULMASI İÇİN BASKI YAPAR. BU SIRADA KİYOKA DA ÖZEL GÜÇLERİNİ KULLANARAK MİYO’YU 
 
KURTARMAYA ÇALIŞMAKTADIR.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125015</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2871565-18c6-4c3a-81bd-11eb7a00f965.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıradan Zaferler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Manu Larcenet’in artık klasikler arasına girmiş olan Sıradan Zaferler’i yayınevimizin 10. yaşı şerefine şimdi bu özel baskısıyla huzurlanırızda. 
“Gerçekçi edebiyat ve çizgi romanın mükemmel bir birleşimi.” Booklist 
“En iyi 5 grafik romandan biri. Psikolojik olarak yıpranmış, dünyayla ve aşık olduğu kadınla iletişim kurmaya çalışan bir fotoğrafçının, duygu dolu hikayesi. Çizimler çok etkileyici. Larcenet’in, sevecen karakterle dolu bu kitabı, insanda başka bir ülkeye seyahat etmiş hissi yaratıyor.” Time 
“Çok katmanlı bir kitap. Diyaloglar, fazlasıyla içe dönük ve bazen rahatsız edici derecede gerçekçi. Karmaşık karakterleri ve geniş bakış açısı, bu hikayeyi daha da dikkat çekici kılıyor.” Publishers Weekly 
“Bir erkeğin bağlanma korkusunu zekice işleyen çok fazla kitap yoktur. Ergenlikten çıkış ve olgunluğa geçiş sürecini aynı şekilde anlatan kitap sayısı da oldukça azdır. Larcenet, her iki konuyu da çok güzel işlemiş.” L.A. Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125016</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a9ba036-0a2d-41e8-948f-9c3f53da1327.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaşçının Açlığı 3</image:title>
            <image:caption>BU BENİM, SADECE 
BENİM İNTİKAMIM! 
 
Fate, nihayet Hado Vlerick’le olan geçmişine son darbeyi vurur. Açgözlü’nün yeni formuna ulaşmasıyla, Fate için Hart ailesiyle vedalaşma vakti gelmiştir. Oburluk yeteneğini bastıramaması ve Roxy’yi tehlikeye atmak istememesi nedeniyle Fate, Galia’ya doğru yola koyulur. Ancak arkasında bırakmaya çalıştığı geçmişi, bu yolculukta bir kez daha Fate’in karşısına çıkacaktır. Acı dolu çocukluğunun geçtiği köye saldıran canavarlarla yüzleşir; babasının mezarının karşısında yıllar sonra ilk kez gülümser... 
 
Sonunda geçmişinin zincirlerinden kurtulan Fate, yeniden Kızıl Gözlü Galialı Kız ile karşılaşır. Kız, ona borcunu ödeme vaktinin geldiğini söylediğinde ise Fate için yeni bir maceranın yolu görünür...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125017</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c77d7f4-f1b9-4ccc-9641-8f72101f78a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Küreselleşme ve Zafer Ekonomisi</image:title>
            <image:caption>“Siyasi, askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsunlar, iktisadi zaferlerle desteklenmezse
payidar olamaz!”
– M. Kemal Atatürk
Türkiye 1970’lerin sonunda başlayan küreselleşme sürecini en kötü performansla değerlendiren
ülkelerin başında geliyor. Çin, küreselleşmeyi, “süper güç oluş” için değerlendirirken, Türkiye
özellikle son 20 yılda büyük bir ekonomik gerileme yaşadı. Üstelik muhalefet partisi olarak
görülen partilerin ekonomi programlarının da iktidarın 2002’den bu yana uyguladığı
programlardan bir farkı yok.
Böyle bir ortamda, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) bünyesindeki çalışmaları ve
kalkınma ekonomisi alanındaki akademik birikimiyle uluslararası platformlarda ülkemizi
başarıyla temsil eden Bartu Soral, son 40 yılda dünya ekonomisindeki gelişmeleri özlü bir şekilde
tahlil ederek, Türkiye’nin rampayı aşması ve ekonomik bir sıçrama yapması için gereken
“Küreselleşme ve Ekonomik Zafer” programını ortaya koydu. Bu program neoliberal ekonomik
programlardan kökten farklı, Türkiye’nin özgün koşullarını dikkate alarak tasarlanmış bir
ekonomik kalkınma programıdır.
Zafer Partisi iktidarında, Türkiye, bu modeli uygulayarak bilim ve eğitimin ışığında, kalkınan, üreten ve ürettiğini adil paylaşan, mutlu, müreffeh insanların ülkesi olacak... Prof. Dr. Ümit Özdağ Zafer Partisi Genel Başkanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125018</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dcb0129-7c32-4ee9-b78a-2427f2015b86.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpek Olmak için Mükemmel Bir Gün 1</image:title>
            <image:caption>OKUR PUANI 9,9 OLAN 
MÜKEMMEL BİR ESER! 
 
BİRİNİ ÖPTÜĞÜNDE KÖPEĞE DÖNÜŞEN 
BİR KADIN İLE TRAVMA GEÇİRMİŞ VE KÖPEKLERDEN 
KORKAN BİR ADAMIN KARMAŞIK AŞK HİKÂYESİ... 
 
“BİRİNDEN HOŞLANMANIN BU KADAR 
KORKUTUCU OLDUĞUNU BİLMİYORDUM. 
ONCA İNSAN İÇİNDE, KÖPEĞE DÖNÜŞEN NEDEN SENSİN?&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125019</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16a6e81e-8ea3-4287-91e1-390e0ef2cd57.jpg</image:loc>
            <image:title>Politik Uyanış</image:title>
            <image:caption>BUGÜNÜN DÜNYASINDA STRATEJİK KAZANIMLAR 
 
Bu kitabın amacı, zorlukların üstesinden nasıl gelineceğini, çağımızın mevcut koşullarında hareket etme yöntemlerini, milli strateji ve politikanın ne olması gerektiğini yöntemleriyle beraber açıklamak; birey, ülke ve dünya ölçeklerinde gerekli en temel kavramları ele alarak okura rasyonalist, realist ve optimist yaklaşımların anahtarlarını sunmaktır. 
 
Vatan, millet, beka, politika, demokrasi, kültür, ekonomi ve teknoloji gibi konuların yanı sıra strateji, jeopolitik, savaş, devrim, güç mücadelesi gibi önemli kavramların, bu kadar güçlü yönleriyle anlatıldığını daha önce görmemiş olabilirsiniz. Fakat elinizdeki kitapla tüm bunları zihninizde metodik olarak bir şemaya yerleştirebileceksiniz. Olaylar ve şartlar, hatta geleceğin değerleri ve yeni kavramlar arasındaki korelasyonu tüm yönleriyle değerlendirebileceksiniz. 
 
Türkiye’nin geleceğine dair çok canlı ve zengin içerikler sunan bu eseri yanınızdan ayıramayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125020</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a80e075-aa0d-42e0-bc7f-a67005d4ca92.jpg</image:loc>
            <image:title>Unicornların Sihri</image:title>
            <image:caption>İçsel yolculuklarımız bizi evrenin sihrine bağlar. 
 
“Bugün burada, yeni Altın Çağ’ın doğumuna yardımcı olmak üzere bedenlenmiş bulunmaktasınız; biz de Dünya’nın bu zorlu doğum sürecinde sizlere yardımcı olmak üzere gönderildik ve bir umut mesajı iletiyoruz. Sabırlı olmalısınız; önünüzde altından bir gelecek uzanıyor.” 
 
Masal kahramanlarına inanır mısınız ya da onlardan ilham alır mısınız? Peki ya unicornların mucizelerine? Burada, bilinenin aksine, unicornların masalsı yanlarını değil insan hayatına olan etkilerini konuşacağız. İlk olarak kendi unicornunuzla tanışacak ve ardından onun, aile kökenlerinden gelen düşünce tarzlarına ve sorunlara şifa vermesini, içinizdeki çocuğu iyileştirmesini şaşkınlıkla izleyeceksiniz. Masal kahramanı olmaktan öte unicornlar, bu kitap aracılığıyla kendinizi ve yaşam amacınızı gerçekleştirme yolunda size rehberlik edecekler.  
 
Yurtdışında gördüğü yüksek ilgiyle binlerce baskı yapan Unicornların Sihri, unicorn simgelerini kullanarak insanın hem kendisi hem de diğerleri için daha iyiyi nasıl hedefleyebileceğini ve onlardan nasıl ilham alabileceğini gösteriyor. Eğer bu aydınlık yolculuk için hazırsanız, unicornunuz da yol arkadaşınız olmaya hazır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125021</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c5561f8-ac2b-490e-970c-26af85c1341c.jpg</image:loc>
            <image:title>Innsaei</image:title>
            <image:caption>“HER BİRİMİZİN İÇİNDE SONSUZ BİR EVREN VARDIR. INNSÆI, BU EVRENE AÇILAN BİR KAPIDIR.” 
 
InnSæi, İzlandacada “sezgi” anlamına gelir ve üç temel unsuru içinde barındırır: 
İçimizdeki Deniz: Bilinçaltımızın akışı 
İçimizi Görmek: Kendimize yönelmek 
Enine Boyuna Görmek: Dünyaya farklı perspektiflerden bakabilmek 
 
Sezgi, insanı içsel ve dışsal dünyalara bağlayan bir pusula olabilir mi? Hrund Gunnsteinsdóttir, doğa ile bağlantıyı yeniden kurmanın, yaratıcılığı ve öz farkındalığı artırmanın anahtarlarını paylaşıyor. İzlanda’nın büyüleyici kültürel mirasıyla şekillenen bu kitap, bilim, sanat ve kadim bilgelik yoluyla, içimizdeki derin denizi keşfetmeye davet ediyor. 
 
Kendi içsel rehberinizi bulmak ve yaşamınıza yön vermek istiyorsanız 
Bilimsel gerçeklerle sezginin büyüsünü birleştiren pratik araçlar arıyorsanız 
Günümüzün karmaşık dünyasında huzur, uyum ve anlam peşindeyseniz 
InnSæi, tam da aradığınız rehber olabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125022</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/428cbdac-2232-4c79-aa91-335ac978ed44.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhun Planı</image:title>
            <image:caption>Yaşadığımız her zorluk, ruhumuzun önceden tasarladığı bir yolculuğun parçası mı? 
Cesaretli ruhların sessiz hikâyeleri... 
Hayatınızdaki zorluklar gerçekten tesadüf mü? Yoksa doğmadan önce sizin tarafınızdan mı planlandı? Robert Schwartz, insan ruhunun derinliklerine inerek, hayatımızdaki en büyük zorlukların arkasındaki gizli anlamı ortaya koyuyor. 
 
Ruhun Planı, fiziksel hastalıklardan engelli bir çocuğa ebeveynlik yapmaya, bağımlılıklardan sevilen birini kaybetmeye kadar farklı hayat deneyimlerini inceliyor. Schwartz, medyumlar ve spiritüel rehberlerle yaptığı derin araştırmalar sayesinde okuyuculara, hayattaki travmatik anların ardındaki ruhsal anlaşmaları ve dersleri açıklıyor. 
 
“Bu kitap yalnızca zorluklarla başa çıkma gücünüzü değil, aynı zamanda ruhunuzun sınırsız sevgisini ve cesaretini keşfetmenizi de sağlayacak.” 
 
    – Colin Tipping, Radical Forgiveness yazarı 
 
Hayatın en derin anlamlarına ulaşmaya 
hazır mısınız? Ruhunuzun Planı, bu yolculukta size eşlik etmek için burada.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125023</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ed49307-4761-45e8-8703-c92eec94df0f.jpg</image:loc>
            <image:title>1909 İstanbul Düştü</image:title>
            <image:caption>Sultan Abdülhamid başını öne eğdi, sakallarını ovuşturdu: 
“İstanbul’u; Fatih’in fethettiği İstanbul’u bizden geri almak için geliyorlar!” 
 
Çok uzun zaman önce yaşanmış, hiç anlatılmamış ve sonra üstü örtülmüş bir tarih. 
 
Karanlık ve kanlı bir savaş... Hafızalardan, resimlerden, şarkılardan ve kitaplardan silinmiş. 
 
İçinde sadece Batı’nın olduğu uydurma tarihi yıkmaya cesareti olanlar için bu kitap yalnızca bir başlangıç. 
 
Büyük, değiştirme gücü olan, sarsıcı bir başlangıç. 
 
Hayatta bazı şeyleri yapmadan önce iki kere düşünmek ve gerçeklerin yaratacağı değişime hazır olmak gerekir. 
 
Bu kitabı okuduktan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125024</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00e40fb6-bd7b-4916-bb85-a6e3b99379a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah’a Güven</image:title>
            <image:caption>Allah’a güven, çünkü O seni senden iyi bilir ve hep yanındadır. 
 
BU KİTABI OKUDUĞUNDA GERÇEKTEN NEYE İHTİYACIN OLDUĞUNUFARK EDECEKSİN. 
 
Niçin Allah’a güvenmelisin? 
 
Çünkü O, seni senden çok daha iyi tanıyor. 
 
Çünkü O, senin gerçekten neye ihtiyacın olduğunu senden çok ama çok daha iyi biliyor. 
 
Çünkü O, nelerin sana zarar vereceğini de senden daha iyi biliyor ve şimdi düşün! 
 
Henüz anne rahminde daha kolların, bacakların, ellerin, ayakların, organların dahi oluşmadan ve tüm bunların sana olan faydasından bihaberken, Allah sana bir süre sonra dünyaya gözlerini açtığında lazım olacak diye; eller, ayaklar, kollar, bacaklar, gözler, tatman için dil ve dişler, nice organlar verdi. 
 
 
Hepsini senin için, tüm bunlara ihtiyacın olacak diye hem de sen istemeden yarattı. Şimdi Allah’a tüm samimiyetinle güven ve arkana yaslan. Senin için yaratılmış bu hayatın tüm engellerine karşı Allah’ın her daim yanında olduğunu duyumsa. O hep vardı, senden önce de seninleydi, tam şu anda da seninle ve her daim seninle olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125025</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be87004e-4c66-48f6-8fdc-27a71e096a3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Biraz Nostalji</image:title>
            <image:caption>BİRAZ NOSTALJİ 
Ana, zorluklara göğüs gererdi 
Her şeyi elde yıkayıp sererdi 
Bebeğin altına toprak sarardı 
Bilmez ki zamane nesli bunları 
 
Çocuklar lokumu bezle emerdi 
Ağzına yüzüne sinek çonardı 
Kedi yoğurda illa bir banardı 
Yemez ki zamane nesli bunları 
 
Yufkanın arasına somun korduk 
Beraberce aynı tabaktan yerdik 
Her türlü yardımlaşmada vardık 
Sevmez ki zamane nesli bunları 
 
Ellik takıp orakla ekin biçmeyi 
Susayınca tuluktan su içmeyi 
Emişince keçi oğlak seçmeyi 
Yapmaz ki zamane nesli bunları 
 
Siz hiç patozla harman sürdünüz mü? 
Omuzda deste çekeni gördünüz mü? 
Tuz yaka yaka nohut derdiniz mi? 
Dermez ki zamane nesli bunları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125027</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c0b0559-d2d6-43b0-8830-0108d87cc9e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Diocaesarea Kule Mimari ve Buluntular (Sıvama Cilt)</image:title>
            <image:caption>Diocaesarea (Uzuncaburç) antik kenti Dağlık Kilikia bölgesinde, bugün Türkiye’nin güney sahillerindeki Mersin ili Silifke ilçesinin yaklaşık 25 km. kuzeyinde yer alır. Diocaesarea (Uzuncaburç) antik kentinin Hellenistik Dönemi’ne tanıklık yapmış iki önemli yapısı öne çıkar. Bunlardan biri antik kentin dini merkez olmasını sağlayan Zeus Olbios Kutsal Alanı ve içerisinde yer alan tapınaktır. Diğeri ise en az onun kadar görkemli olan ve antik kentin Hellenistik Dönem’de idari merkez olarak tanımlanmasını sağlayan Kule’dir. 
 
Hellenistik Dönem’de bir Rahip Krallık Hanedanlığı tarafından yönetilen, Olba olarak adlandırılan bölgenin idari ve dini merkezi rolünü üstlenen yerleşimdeki 23 metre korunmuş yüksekliği ile beş katlı bu konut ve savunma kulesi Hellenistik Dönem’de bu alanın önemini ve anıtsallığını vurgular. Kule, Geç Antik Dönem’de terk edildiği andan günümüze kadar el değmeden korunmuştur. 
 
2021 yılından itibaren, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından ihalesi gerçekleştirilen proje kapsamında Kule’de kazılara başlanmıştır. Geniş bir arkeolog, restoratör, mimar ve mühendis ekibinin işbirliğinde gerçekleştirilen çalışmalarla bugüne kadar kazısı yapılamamış bir yapının açığa çıkarılması sağlanmıştır. Antik dünyanın en dikkat çekici yapılarından bir olan Uzuncaburç Kulesi’nin açığa çıkarılması, ardından gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarıyla gelecek nesillere aktarılmak üzere koruma altına alınması bu çalışmaları gerçekleştiren farklı meslek gruplarına ait kalabalık ekibin başarısıdır. 
 
Yapının korunmuş mimarisi Antik Dönem mimarlığı hakkında çok önemli veriler sağlamaktadır. Ayrıca kazılarla açığa çıkarılan çok zengin buluntu grubu da Antik Dönem kenti ve hayatı hakkında çok net bilgiler sağlamaktadır. Bu sebeple yapının gerek mimari özellikleri gerekse de zengin buluntu gurubu bu kitap içerisinde birarada ele alınarak bilim dünyasına sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125028</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84b7d79b-79e0-4246-b4cd-89d4bb75643f.jpg</image:loc>
            <image:title>99 Esma-İ Hüsna Allah’ın Güzel İsimleri</image:title>
            <image:caption>Şimdi ben sana bu kitapta Allah’ın, Peygamber Efendimiz’in (selamların en güzeli ona olsun) bize öğrettiği 99 isminin ne anlama geldiğini anlatmaya çalışacağım. Bunu yaparken, yeryüzünde gözümüzün gördüğü pek çok şeyden mesela kelebeklerden, arılardan, ağaçlardan, dağlardan, yıldızlardan, serin, tatlı suları neşe ile akan derelerden, uçsuz bucaksız okyanuslardan ve o okyanuslarda özgürce yüzen balıklardan, ormanlarda koşuşan güzel gözlü ceylanlardan, kanatlarını aça kapata uçan kuşlardan, süzülüp geçen bulutlardan, kar ve yağmur tanelerinden misaller vereceğim. Böylece biz, seninle beraber ikimiz, bu kitabın sonuna geldiğimizde, Rabbimizi çok daha iyi tanıyor olacağız. Ve birgün bize, “Rabbin kim?” diye sorduklarında, melekleri bile şaşırtacak ve mutlu edecek muhteşem cevaplar vereceğiz. “Benim Rabbim!” diyeceğiz mesela... “Yarattığı her şeylere güzel şekiller veren, çiçekleri, kuşları, arı ve kelebekleri hiçbir mecburiyeti olmadığı halde, böyle güzel yaratan MUSAVVİR’dir!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125029</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ca12146-a0a9-4961-87d4-b11215c196fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha da Küçükler İçin Allah’ı Merak Ediyorum</image:title>
            <image:caption>Çocuklar öğrenmek ve anlamak için soru sormaya ve cevaplarını bulmaya ihtiyaç duyarlar. Ebeveynler ise çocuklarının soruları karşısında bazen şaşırır, bazen de nasıl cevap vereceklerini bilemezler. Özellikle Allah’a dair soruları cevaplamakta güçlük yaşarlar. Doğru cevap verememe kaygısı bazen onları sessiz bırakır. Bu kitap çocukların sorularına, yaşlarına uygun cevaplar sunarken, aileye de doğru cevaplar konusunda destek olacaktır. 
Bu çalışma aynı zamanda, aile için çocukla sağlıklı iletişim kurmanın pedagojik örneklerini de sunmaktadır. Soru sormaya teşvik etmesi, cevapların şefkatli bir iletişim diliyle aktarılması, aile için bir rehber niteliğindedir. Kitaptaki baba-çocuk diyalogları ailelere rol model olması açısından değerlidir. Günümüzde özellikle şehir hayatında, babayla çok az vakit geçirebilen çocuklar ve babaları için de iyi bir örnek niteliğindedir. 
Bu kitap, içeriği, dili ve konuyu işleyiş tarzıyla dokuz yaş ve altı çocuklar için manevi gelişimi destekleyici niteliktedir. ‑ BANU YAŞAR (Psikolog-Psikoterapist)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125030</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78ad92f8-3d59-43c1-bbab-889cc1196df3.jpg</image:loc>
            <image:title>Peygamber Efendimiz</image:title>
            <image:caption>Peygamberimiz bir melek değildi. Bütün insanlar gibi acıkıyor, bütün insanlar gibi susuyor ve uykusu gelince uyuyordu. Eline bir diken batsa, canı yanıyordu. 
O bir insandı. Evet ama hiçbir insan onun gibi değildi. 
Çünkü o, aramızdan seçilmiş bir elçiydi. 
Ve Allah’ın Son Peygamberi... 
Bizim en ama en sevgili öğretmenimiz… 
Her insan gibi vefat ettiğinde, bize İslam gibi bir din, Kur’an gibi bir kitap, o muhteşem güzel hayatı gibi örnek alabileceğimiz bir hayat ve binlerce kıymetli nasihat bıraktı. 
Onun bu muhteşem hayatı, tarihî bir şahsiyetin –kim olursa olsun– hayatına ne benzer ne yan yana tutulabilir. Ne de okullardaki tarih dersi kitaplarında bir üniteye, içine doğum ve ölüm tarihleri düşülmüş bir paranteze sığdırılabilir. Çünkü onun hayatı, bir tarih bilgisi değil, öğrenmemiz, örnek alıp yaşamamız, sevdirerek öğretmemiz gereken bir iman dersidir. 
Bu kitap en küçük okurlarımıza (4+) Sevgili Peygamberimizi tanıma ve sevme yollarında bir başlangıç noktası olsun diye mümkün olan en az kelime ile mümkün olan en sade anlatımla, onların akıl ve kalplerine aynı anda seslenebilmeye gayret edilerek ve özellikle çocuklar için yazılan siyer kitaplarındaki lüzumsuz ve abartılı hüzünlü dilden, neşe eksikliğinden –konuların ciddiyetine yakışmayacak bir laubaliliğe de bulaşmadan– uzak durularak kaleme alındı. Çizimler ise son yıllarda ülkemizde yetişmiş en başarılı çizerlerden biri olan (çok sevilen Küçük Sahabiler dizisinin çizeri) Ceyhun Şen tarafından yapıldı. 
Yıllardır çocukların manevî dünyalarını zenginleştiren kitaplar yayınlamayı kendisine vazife edinmiş bir yayınevi olarak ümidimiz odur ki bu kitabın sayfalarına tutunan minik kalpler ve akıllar, Sevgili Peygamberleri ile aralarına sıradağlar gibi girmiş asırları uçar gibi aşsınlar ve Medine’nin sokaklarında oynayan küçük sahabilere arkadaş olsunlar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125031</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b734b78-3d10-49af-a29c-0fde58cb3d46.jpg</image:loc>
            <image:title>Liberalizm ve Demokrasi</image:title>
            <image:caption>Çoğu zaman aynı anlamda anılmalarına karşın liberalizm ve demokrasi farklı kavramlardır. İki kavramın bütünleşerek tarihi süreç içerisinde oluşturduğu liberal demokrasi modeli, ideal demokrasi modelidir. 
Liberalizm bireyi temel alan ve önceleyen bir ideolojidir. Demokrasi ise halkın seçimler yoluyla iktidarı belirlemesini öngören siyasi bir tekniktir. 
Demokrasi tekniğine içerik sağlayarak, çerçeve değerler kazandıran yegâne ideoloji liberalizmdir. Bu bağlamda liberal demokrasi, insan haklarına ve hukukun hakimiyetine bağlı, anayasa ile sınırlandırılmış devlet anlayışına sahip ve bireysel özgürlüklere saygılı niteliklere sahip yönetim sistemidir. 
Bu kitabın bulguları, liberalizmin siyasi yönetimde varlık gösterebilmesi için demokrasinin sunduğu tekniğe ihtiyacı olduğunu ortaya koyarken; demokrasinin ise hedeflediği yönetime liberal değerler ışığında ulaşabileceğini göstermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125032</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8971251-75f3-481c-acea-bba5c11fae9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ron ve Nefes</image:title>
            <image:caption>Bir kukla ve nefesin büyülü yolculuğu! 
 
“Merhaba, ben Ron! Bir kukla olabilirim ama inan bana nefes almak hakkında çok şey biliyorum. 
Peki ya sen… Nefesin gücüyle bedenin nasıl hareket ettiğini hiç merak ettin mi? 
Bu kitapta benimle birlikte nefes almayı keşfedecek, bedeninin nasıl çalıştığını anlayacak ve hatta duygularını nasıl kontrol edeceğini fark edeceksin!” 
 
Ron ile birlikte yapacağın nefes egzersizleriyle hem rahatlayacak hem de çok eğleneceksin. Bütün bu maceranın arasında bir de kendi kuklanı yapmaya hazır mısın? Nefesini al, sesini değiştir ve Ron ile unutulmaz bir maceraya atıl! 
 
Yaratıcı Drama Eğitmeni Esat Zorkirişçi, bu benzersiz kitapta çocukları nefesin büyüsüyle tanıştırıyor ve ailelere nefesin fiziksel ve duygusal sağlık üzerindeki önemini hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125033</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f121428-8bc9-4e05-a35c-e5a86423d837.jpg</image:loc>
            <image:title>Ella ve Yoyo’nun Yuvası</image:title>
            <image:caption>Ella ve Yoyo’nun sevgi dolu öyküsü Türkçe, İngilizce, Fransızca ve İtalyanca baskılarıyla dört dilde çocuklarla buluşuyor… Çocukların ortak dili sevgidir! Yoyo, Ella için sadece bir hediye değil, ona özel ve sevgiyle yapılmış bir oyuncaktı. “Ella ve Yoyo’nun Yuvası”, çocukları sevginin ve yaratıcılığın gücüyle tanıştırıyor ve her çocuğun kendi oyuncağını tasarlayıp hayal gücünü geliştirmesini teşvik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125034</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b4f2cc1-8d83-454f-a313-27892c535f1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ella and Yoyo’s Home</image:title>
            <image:caption>Ella ve Yoyo’nun sevgi dolu öyküsü Türkçe, İngilizce, Fransızca ve İtalyanca baskılarıyla dört dilde çocuklarla buluşuyor…
Çocukların ortak dili sevgidir!
Yoyo, Ella için sadece bir hediye değil, ona özel ve sevgiyle yapılmış bir oyuncaktı.
“Ella ve Yoyo’nun Yuvası”, çocukları sevginin ve yaratıcılığın gücüyle tanıştırıyor ve her çocuğun kendi oyuncağını tasarlayıp hayal gücünü geliştirmesini teşvik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125035</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b62aeb3-9d21-4580-bde1-baf79e60f91d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ella, Yoyo Et Leur Cocon</image:title>
            <image:caption>Ella ve Yoyo’nun sevgi dolu öyküsü Türkçe, İngilizce, Fransızca ve İtalyanca baskılarıyla dört dilde çocuklarla buluşuyor… Çocukların ortak dili sevgidir! Yoyo, Ella için sadece bir hediye değil, ona özel ve sevgiyle yapılmış bir oyuncaktı. “Ella ve Yoyo’nun Yuvası”, çocukları sevginin ve yaratıcılığın gücüyle tanıştırıyor ve her çocuğun kendi oyuncağını tasarlayıp hayal gücünü geliştirmesini teşvik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125036</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6139f84c-fd21-45e1-8346-474b65a21eac.jpg</image:loc>
            <image:title>Il Nıdo Di Ella E Yoyo</image:title>
            <image:caption>Ella ve Yoyo’nun sevgi dolu öyküsü Türkçe, İngilizce, Fransızca ve İtalyanca baskılarıyla dört dilde çocuklarla buluşuyor… Çocukların ortak dili sevgidir! Yoyo, Ella için sadece bir hediye değil, ona özel ve sevgiyle yapılmış bir oyuncaktı. “Ella ve Yoyo’nun Yuvası”, çocukları sevginin ve yaratıcılığın gücüyle tanıştırıyor ve her çocuğun kendi oyuncağını tasarlayıp hayal gücünü geliştirmesini teşvik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125037</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6cfb501-75c9-4d68-bc44-ce104d017219.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlam Yaratmak</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki David Bordwell’in kitabı, hem film eleştirisinin tarihi hem eleştirmenlerin filmi nasıl yorumladığına dair derinlikli bir analiz yaptıktan sonra film çalışmaları için alternatif bir de program teklifinde bulunuyor. Yazar, aslında film eleştirisinin anatomisini oluşturup film araştırmalarının gündemini yeniden belirlemeyi hedefliyor. Bu nedenle Anlam Yaratmak âdeta bir dönüm noktası kitabı, gelecekteki film çalışmalarının evrileceği tartışmanın odak noktasını teşkil ediyor. 
Filmleri yorumlamak ve onlardan anlam çıkartmak için farklı stratejiler geliştiren Bordwell, teorisini Batı film eleştirisinden çok sayıda örnekle açıklamaktadır. Argümanlarını oluşturan terimleri ve onların kapsamını ortaya koyduktan sonra, eleştirel teorilerin pratikleri nasıl kısıtladığını ve metinlerin yorumlanmasının beşerî bilimlerin merkezî bir meşguliyeti hâline geldiğini göstermeye çalışmaktadır. 
Eserde II. Dünya Savaşı’ndan bu yana Fransa, Britanya ve Amerika Birleşik Devletleri’nde film eleştirisinin gelişimine dair açıklamalar sunulmakla kalmaz, aynı zamanda bu gelişim iki önemli eleştiri türü aracılığıyla analiz edilir. Çoğunlukla zıt olarak görülen bu iki yaklaşımın aslında çok da ortak noktası olduğunu gösterir. Her iki ekolün de geleneksel, retorik ve problem çözme tekniklerinin izah edildiği çalışma, sinemada tarihsel şiirin film analizi için en verimli çerçeveyi sunduğu iddiasıyla sona erer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125038</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52a98bf9-f8aa-4eb5-9f88-8ba9cdc25355.jpg</image:loc>
            <image:title>Ela Rosa</image:title>
            <image:caption>“Şimdi bir başka ortam sesinin peşindeyim belki de. Kendi gerçeklerinden kaçarak rahat edeceklerini sanan insanların kaçtığı gibi değil, daha derin bir sessizliğin peşindeyim. Ölüm de uzun sürecek bir sessizlik değil mi? Ruhun inzivası da diyebiliriz buna…” 
 
Bu kadim topraklarda, Anadolu’da, farklı zaman dilimlerinde yaşayan kadınların ortak hikâyeleri sonsuzlukta Ela Rosa’yla buluşuyor.  
Acılarla, ölümlerle yüklü bir geçmişin gölgesinde, çaresizlik, vefasızlık, umutsuzluk başköşeye otururken “bir dalgaya gömülüp” giden kadınlar. 
Yas tutmanın, direnmenin, yaralarını iyileştirmenin yolculuğu Ela Rosa’nınki…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125039</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e8e9251-1f2f-41c0-b36f-5e26c0501b5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kertenkelelerden İnsanlara Davranışsal Organizasyon</image:title>
            <image:caption>Önde gelen gelişim psikoloğu, insan psikolojik eylemliliğine evrimsel bir yol öneriyor. 
Doğa, karşılaşabilecekleri her türlü olasılığa biyolojik olarak hazırlıklı organizmalar inşa edemez. Bunun yerine, Doğa, hedefleri takip eden, mevcut durumda bu hedeflere en iyi nasıl ulaşılacağı konusunda bilinçli davranışsal kararlar veren ve daha sonra etkinlik için davranışsal icrayı izleyen geribildirim kontrol sistemleri olarak işlev görecek bazı organizmalar oluşturur. Doğa psikolojik aktörler oluşturur. Cesur, yeni bir teorik öneride, Michael Tomasello, insana giden evrimsel yolda ortaya çıkan ana psikolojik eylemlilik biçimlerinin bir tipolojisini ileri sürüyor. 
Tomasello dört ana psikolojik eylemlilik türünü ana hatlarıyla belirtiyor ve bunları evrimsel ortaya çıkma sırasına göre tasvir ediyor. İlki, kadim omurgalıların hedef yönelimli eylemliliğidir, sonra kadim memelilerin niyetli eylemliliği geldi, ardından kadim büyük maymunların rasyonel eylemliliği geldi ve nihayet kadim insanların sosyal olarak normatif eylemliliğinde sona erdi. Her yeni psikolojik organizasyon biçimi, davranışın planlanması, karar verme ve icra kontrolünde artan karmaşıklığı temsil ediyordu. Her biri aynı zamanda çevrenin ve bazı durumlarda organizmanın kendi psikolojik işleyişinin yeni deneyim türlerine yol açtı ve sonuçta insanların tüm düşüncelerini ve eylemlerini yöneten nesnel ve normatif bir dünya deneyimi ortaya çıktı. Bu öneriler birlikte, evrimsel psikolojideki mevcut yaklaşımları hem genişleten hem de derinleştiren yeni bir teorik çerçeve oluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125040</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/192ba269-74da-4e8d-bea8-541f117fd982.jpg</image:loc>
            <image:title>Geç Dönem Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermeniler ve Kürtler</image:title>
            <image:caption>Ümit Kurt ve Ara Sarafian’ın editörlüğünde Owen Miller, Emre Can Dağlıoğlu, Ümit Kurt, Nilay Özok-Gündoğan ve Varak Ketsemanian’a ait beş makaleden oluşan bu kitap, geç dönem Osmanlı İmparatorluğu’nda taşradaki Ermeni ve Kürt toplumlarının hem birbirleriyle hem merkezi hükümetle olan ilişkilerini hem de kendi iç siyasetlerini ele alıyor. Miller, Kurt ve Dağlıoğlu’na ait üç makale 1895-1896 Hamidiye katliamları sırasında Kilikya, Antep ve Van civarında olup bitenleri ele alırken kolektif şiddetin patlak vermesinin sosyopolitik nedenlerini retrospektif bir bakışla tespit etmeyi amaçlıyor. Özok-Gündoğan ve Ketsemanian’a ait diğer iki makale ise ilgili literatürün bir eleştirisini yaparak ve dönemin tarihyazımcılığında şimdiye kadar ihmal edilmiş hususların altını çizerek Osmanlı, Ermeni ve Kürt tarihleri yazılırken olgularla daha tutarlı ve daha kapsayıcı bir tarihyazımcılığının hayata geçirilmesinin yol ve olanaklarını tartışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125041</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e8ebc33-4c78-4b37-9811-5af0237a2e1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sofia Coppola</image:title>
            <image:caption>&quot;Lost in Translation&quot;, &quot;The Virgin Suicides&quot; ve &quot;Priscilla&quot; gibi filmlerin yönetmeni Sofia Coppola&apos;yla yapılan bu söyleşiler kitabında yönetmenin sinemaya bakışıyla tanışacak, babası ve erkek kuzenleriyle sarılı sinema dünyasında nasıl bir &apos;kadın sinemacı&apos; olduğunun hikayesini okuyacaksınız...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125042</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29ef8767-873f-4323-9aba-5ff96d630d3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Tablolarla Almanca Gramer</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, Almancadaki bütün gramer konularını ve temel kuralları kısa ve öz bir biçimde tablolar halinde vermektedir. Bu nedenle Almanca öğrenen ya da öğreten kişi konulara daha hızlı ve kolay bir biçimde ulaşacaktır. Örneğin çekimler, zamanlar, Aktiv, Passiv cümleler, Präposition’lar, bağlaçlar vs. Böylece kitapta geçen temel konular tablolar şeklinde Türkçeleriyle birlikte bir arada verilmektedir. Bilindiği gibi bir şeyin tablolar halinde verilmesi bilgiye kısa sürede ve daha kolay ulaşmayı sağlamakta, öğrenmeyi oldukça kolaylaştırmakta, daha kalıcı olmasını sağlamakta ve hızlandırmaktadır. Konuların tablolar halinde verilmesi açısından ilk ve tek kitap niteliğindedir.

Konu ve içerikler belli bir sıraya göre düzenlenmiş, öncelik, sonralık sırasına göre basitten zora doğru ele alınır. Bu kitaptan, ortaokul ve liseden itibaren Almanca öğrenmek ve öğretmek isteyen herkes yararlanabilir. Özellikle YDS, LYS, GOETHE ZERTİFİKAT, TestDaF, TELC, ELC, ÖSD ve DSH gibi yabancı dil sınavları başta olmak üzere, diğer Almanca sınavlarına giren bütün adaylar, ortaokul, lise ve hazırlık sınıfı öğrencileri, Almancayla ilgili bölümlerde öğrenim gören öğrenciler, ders veren öğretmenler, çevirmenler, kendi kendine Almanca öğrenmek isteyen meraklılar ile bilgilerini derinleştirmek isteyen herkes bu kitaptan yararlanabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125043</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fb8d14f-ab49-4c48-9ef4-89c842c70725.jpg</image:loc>
            <image:title>Batı Eğitim Düşüncesi Tarihi</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta düşünce tarihi üzerindeki odak, kısmen, eğitim tarihini, ‘büyük adamlar’a dayalı bir yaklaşımdan uzaklaştırarak düşünceler ve inançlar üzerinde teknolojik, ekonomik, sosyal ve politik etkilerin belirleyici olduğu bir yaklaşıma taşıma girişimidir. Yazarlara göre, eğitim tarihi kitaplarının çoğu, düşüncelerin ortaya çıktığı genel tarihsel bağlamı yeterine dikkate almadan, düşünceleri ve inançları, bir ünlü düşünürden diğerine oldukça kolay bir biçimde taşımıştır. 
Eğitim tarihi geçmişte sadece büyük düşünürlerin hikayesine değil aynı zamanda kurumların tarihine de çok fazla yoğunlaşmıştır. Örneğin, bu kurumları oluşturan ya da onları dönüştüren toplumlardaki değişimin incelenmesi yerine ‘Üniversitenin Doğuşu’ gibi konular daha fazla ele alınmıştır. Gerçekte on ikinci yüzyıldaki Paris ve Oxford üniversitelerinin yirminci yüzyıl yüksek öğretimiyle ortak noktası oldukça azdır. Batı Eğitim Düşüncesi Tarihi, bireylerin katkılarını göz ardı etmeksizin değişimin nedenlerini araştırmaktadır. 
Birçok tarihçi, kendi ülkesinin tarihini bilmeyen bir bireyin daha çok hafızasını kaybetmiş bir kişiye benzediğini ileri sürmüştür; bugünümüze anlam verebilmek ya da en azından bu noktaya nasıl geldiğimizi bilmek için geçmişin bilgisine ihtiyaç duyarız. Bunun aynısı eğitimle ilgilenen herhangi bir kişi için de geçerlidir: Bir eğitim sisteminin zaman içinde nasıl geliştiğini bilebilirsek ancak o sayede eğitim sisteminin birçok özelliğine anlam verebiliriz. Bir eğitim sisteminin zaman içerisindeki gelişiminin bir kısmı, eğitim kurumlarının nasıl değiştiğinin hikayesidir ancak eğitim düşüncesinin nasıl geliştiğini anlamanın önemi de yadsınmamalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125044</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/377d3e18-4388-4822-bf22-371de5c32a2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Şaheser</image:title>
            <image:caption>Şaheser, yaratım sancısının, estetik ideallerin ve insan ruhunun derinliklerinde yatan tutkuların büyüleyici bir yansıması…Paul Cézanne&apos;ın fırçasından Zola. Claude Lantier, resimde ışığın başrol oynadığı aydınlık yeni bir tarzın öncüsü olmaya hevesli genç bir ressamdır. Claude’un sanatıyla olan saplantılı ilişkisi, bir yandan dostluklarını, aşkını ve yaşamını şekillendirirken, diğer yandan trajik sonuçlara kapı aralar. Bu unutulmaz romanında Zola, yaratıcı dehanın sınırlarını, sanatçı ruhunun çelişkilerini ve modern sanatın doğuşunu büyük bir ustalıkla ele alırken bir şaheser yaratma arzusu ile insani zaafların çatışmasını çarpıcı bir şekilde anlatır. Şaheser, yaratıcı bir dehanın arayışı ışığında bir çağın ruhunu gözler önüne seren sarsıcı bir hikâye. “Zola, kendi devirlerine aykırı ama insanlık için yeni hakikatler arayan azınlıklar için bir ilham kaynağıdır.” EMMA GOLDMAN “Zola, insanlığın vicdanında bir dönüm noktasıdır.” ANATOLE FRANCE
Dünya edebiyatının başyapıtları İletişim Klasikleri dizisinde!İletişim Yayınları, Murat Belge yönetiminde edebiyat klasikleri yayımlamaya devam ediyor. İletişim Klasikleri dizisinden çıkan kitaplar, edebiyata karşı sorumluluğu okuma zevkiyle buluşturan bir anlayışla hazırlanıyor. Eserler orijinal dillerinden ve tam metin çevirileriyle yayıma hazırlanırken, ana metne eşlik eden ve yetkin isimlerin yazdığı önsöz ve sonsözlere yer veriliyor. Ayrıca her kitabın başında, yazarın hayatına ve yaşadığı döneme ışık tutan bir kronoloji bulunuyor. İletişim Klasikleri’nin içeriği eserin ilk baskı kapağı, el yazmasından örnek sayfalar, haritalar ve özel çizimlerle zenginleştiriliyor. Diziye özel olarak hazırlanan kapak tasarımında ise, resim tarihinden özenle seçilmiş görseller kullanılıyor.Zengin bir içerikle hazırlanan İletişim Klasikleri dizisi, güvenilir ve özenli biredisyonla okurla buluşurken, alanında referans kaynaklar sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125045</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/937576ce-dd31-462f-94b8-0efcdc2e91bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kemalizmin Mabedi</image:title>
            <image:caption>“Sonuçta Halkevleri yeteri kadar olmasa da çalışıyordu ve bu haliyle bile sıradan taşra hayatına bir değişiklik katmıştı. Ancak mevcut çalışmaları itibarıyla Halkevleri; akademik araştırmalar yapan birer enstitü, halkı ücretsiz muayene eden birer poliklinik; birer dershane, tiyatro veya konser salonuydu. Kurslar veya eğlenceli etkinlikler için insanlar Ev’e geliyor, sonra da gidiyordu. Evler henüz insanların birlikte vakit geçirdiği, ‘bir düşünür, bir duyar bir kütle’ haline geldiği bir kamusal alan olmaktan çok uzaktı.” Bir resmî raporda (1935), “İslâm’ın camisi, Hıristiyan’ın kilisesi olduğu gibi Kemalist mezhebinin de Halkevleri bence birer mâbedidir” denmişti. Halkevleri, Türkiye’de tek parti döneminde inkılâp rejiminin “halk terbiyesi” kurumu olarak kurulmuş, gündelik hayatın her alanına müdahale etmeyi amaçlamıştı. Murat Can Kabagöz, Kemalizmin Mâbedi’nde, Halkevlerinin taşradaki gerçekliğinin manzaralarını sunuyor. Halkevleri mekânlarını, eğitsel işlerden eğlenceye, müziğe, spora uzanan geniş faaliyet yelpazesini, aydınlarla ilgili çelişkileri, memur-halk ilişkilerini analiz ediyor. Erken Cumhuriyet dönemi toplumsal gerçekliğinin, gündelik hayatının son derece ayrıntılı, canlı bir manzarası...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125046</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4abe60c3-61f4-42e7-9fc0-a2bfd78b8df5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Dava Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, siyasi görüşleri ve toplum anlayışları farklı olan pek çok insana, davanın bir aşamasında, “Burada tuhaf bir şey, kabul edilmesi zor bir şey oluyor” dedirten, bazen “Kafkaesk” diye tarif edilen bir dava sürecinin hikâyesi. Aynı zamanda, suç işlediğine dair kanıt olmadan tutuklanmış, hüküm giymiş ve kesintisiz yedi sene boyunca cezaevinde yaşamış bir insanın hayatının yedi senesinin hikâyesi. Osman Kavala mülakatlarında Gezi davasının kendisini cezalandırmanın ötesinde siyasi amaçlara hizmet ettiğine, kendisiyle ilgili oluşturulan kurgunun Gezi protestolarını kriminalize etmek için kullanıldığına dikkat çekiyor. Bu yapılırken demokrasi değerlerine bağlılıkları, bunları savunuyor oldukları bilinen insanların, kendisi gibi, hukuksuz biçimde yargılandıklarını, delil olmadan mahkûm edildiklerini vurguluyor. Çiğdem Mater, Mine Özerden, Tayfun Kahraman ve milletvekili seçilen Can Atalay, 2022 yılının Nisan ayından beri cezaevindeler. Kavala bu ağır hak ihlallerini siyasi gelişmelerle, insan haklarına ve insan hayatına değer vermeyen bir anlayışın yargıda yaygınlaşmasıyla ilişkilendiriyor. Bir Dava Hikâyesi, okurlarını, sadece Osman Kavala’nın değil, özgürlükleri ellerinden alınan bütün suçsuz insanların yaşadıklarına daha duyarlı olmaya davet etmek amacıyla hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125047</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/138867b4-6065-4561-9b70-c79e14b90a4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Asperger Sendromu</image:title>
            <image:caption>Aspergerli bireyler, dünyayı diğerlerinden farklı algılarlar. Genellikle sıradan insanları tuhaf ve anlaşılmaz, sosyal ilişkileri zor ve karmaşık bulurlar. Onlara göre gündelik hayat hızlı ve fazlasıyla değişkendir. Bu kişiler yüksek zekâlarıyla ve yaratıcılıklarıyla dikkat çekseler de, çoğunlukla geleneksel düşünme, hissetme ve davranış kalıplarına uyum sağlamakta zorlanırlar. Asperger sendromu, yakın zamana kadar az bilinen ve az görülen bir gelişimsel bozuklukken bugün neredeyse her okulda bu sendroma sahip bir çocuğa rastlamak mümkün. Bu çocukların evde, okulda, arkadaş ortamında sağlıklı ilişkiler kurmaları ve başarılı olmaları için desteklenmeleri elzem. Peki Asperger tanısı nasıl konur, bu konuda aileye ve öğretmenlere nasıl bir görev düşer? Sendromun görüldüğü çocuklarda dil kullanımı nasıl bir özellik gösterir? Bilişsel alan ve motor beceri gelişimi nasıl etkilenir? Sosyal davranışı belirleyen beceri eksikliğini gidermek için ne yapılabilir? Zorlayıcı deneyimlere sebep olan duyusal hassasiyetle nasıl mücadele edilir? En sık görülen belirtiler hangi pratik stratejilerle hafifletilebilir? Aspergerli kişilerin bağımsız bir yetişkin hayatı sürmeleri mümkün müdür ve bu yönde atılacak adımlar ne olabilir? Asperger sendromu alanında öncü araştırmalara imza atan, uzun yıllar bu durumdan etkilenen çocuk ve yetişkinlerle klinik çalışmalar yürüten psikolog Tony Attwood, bu kitapta Aspergerli kişilere özgü sıradışı özellikleri tanımlayıp analiz ederek ortaya kapsamlı bir rehber çıkarıyor. Asperger sendromundan etkilenen bireyler, anne babalar, eğitimciler ve ruh sağlığı alanında çalışan profesyonellerin kütüphanesinde bulunması gereken temel bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125048</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a54d1f75-b8e5-49a0-a2f5-1c4c41b24d00.jpg</image:loc>
            <image:title>Başka Kentler, Başka Denizler 5</image:title>
            <image:caption>Murat Belge, Başka Kentler, Başka Denizler adını taşıyan seyahatnamesine 5. cildiyle devam ediyor. Okuyucusuyla çıktığı bu yolculukta Belge önce her daim çalkantılı bir geçmişe sahip olan Balkanlar’a, Belgrad ve Bulgaristan’a gidiyor ve ardından tarihi, politikası, sanatı ve kültürüyle derinlemesine anlattığı Britanya’ya uğruyor, İrlanda’yı da ihmal etmiyor. Britanya ve İrlanda yolculuklarından sonra dümeni Güney Asya’ya, Hindistan’a kırıyor. Hindistan’ın tarihini Britanya ile ilişkileri çerçevesinde, yollarıyla, yemekleriyle anlatıp denizlere açılarak Yunan adalarına uğruyor. Güneş, deniz, balık ve musikiyle adaları dolaşıp Hollanda’nın kanal ve yeldeğirmenleriyle ünlü şehri Leiden’a, oradan da Almanya’ya, Potsdam ve Kiel’e uzanıyor. Uçsuz bucaksız Rusya’yı, bir Sovyetler Birliği tarihçesini de sunarak adımlıyor ve en sonda da Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan pencerelerinden Kafkasya’nın inişli-çıkışlı tarihini anlatarak seyahatnamesini sonlandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125049</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69473aaf-1ca0-4b42-9cd8-83ef6881d136.jpg</image:loc>
            <image:title>Sektörel Açıdan Finansal Analiz Ve Finansal Performans</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
FİNANSAL PERFORMANSIN DUPONT ANALİZİYLE İNCELENMESİ: SEKTÖREL BİR ARAŞTIRMA 
 
SECTORAL IMPACT OF DIVIDEND ANNOUNCEMENTS ON STOCK RETURNS: AN EVENT STUDY ANALYSIS ON BORSA ISTANBUL (2010-2023) 
 
BIST ENERJİ FİRMALARININ HİSSE PERFORMANSLARININ MALİ ANALİZİ: FİNANSAL DEĞIŞKENLER VE ENERJİ FİYATLARININ ETKİSİ 
 
KONAKLAMA SEKTÖRÜNDE FAALİYET GÖSTEREN ŞİRKETLERİN FİNANSAL PERFORMANSI: PANEL VERİ ANALİZİ 
 
FİNANSAL PİYASA DİNAMİKLERİ VE FİNANS SEKTÖRÜ PERFORMANSI ARASINDAKİ ASİMETRİK İLİŞKİLER 
 
BIST SİGORTA ENDEKSİNDEKİ FİRMALARIN FİNANSAL PERFORMANSLARININ BWM TABANLI VIKOR YÖNTEMİ İLE İNCELENMESİ 
 
SEKTÖREL LİKİDİTE YAPISINA EKONOMİK POLİTİKA BELİRSİZLİĞİNİN ETKİLERİ 
 
TÜRKİYE JEOPOLİTİK RİSKİ VE BIST ŞEHİR ENDEKSLERİNİN PERFORMANS ANALİZİ 
 
BİST TAŞ TOPRAK (XTAST) SEKTÖRÜNDEKİ ŞİRKETLERİN FİNANSAL PERFORMANS ANALİZİ 
 
ENERJİ VE KİMYA SEKTÖRLERİNDE FİNANSAL PERFORMANSIN İNCELENMESİ: ENTROPI VE MOORA YÖNTEMLERİ İLE BİR UYGULAMA 
 
BIST İMALAT SEKTÖRÜNDE FAALİYET GÖSTEREN ŞİRKETLERİN FİNANSAL BAŞARISIZLIKLARININ ALTMAN Z SKOR MODELİYLE ANALİZİ 
 
TOPSIS YÖNTEMİYLE FİNANSAL PERFORMANS ANALİZİ: BİST İMALAT SEKTÖRÜ ÖRNEĞİ 
 
AR-GE HARCAMALARININ SAVUNMA SANAYİ ŞİRKETLERİNİN FİNANSAL PERFORMANSI ÜZERİNE ETKİSİ: BORSA İSTANBUL ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA 
 
BORSA İSTANBUL SEKTÖR ENDEKSLERİNDE DÖVİZ, FAİZ VE PETROL FİYATLARININ FİNANSAL PERFORMANSA ETKİSİ: 2014-2024 ANALİZİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125050</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf894757-ca20-4b22-bfc4-49e022208afe.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Avcılık Sporcularının Depresyon Anksiyete ve Stres Düzeyleri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
      1.ÖZET 
 
      2. ABSTRACT 
 
      3.GİRİŞ 
 
      4.İLK ZAMANLARDAN GÜNÜMÜZE AVCILIK MALZEMELERİ 
 
      5.DEPRESYON NEDİR? 
 
      6.GEREÇ YÖNTEM 
 
      7.BULGULAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125051</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40ae7bdd-db28-4b1b-b11c-3268e57ca4da.jpg</image:loc>
            <image:title>Penny Pepper - Her Şey Yolunda</image:title>
            <image:caption>Penny Pepper maceradan maceraya atılıyor! 
Penny Pepper 10 yaşında ve üç büyük (ve yaklaşık bir milyon da küçük) dileği var: 
1. Bir köpek sahiplenmek 
2. Başarılı bir dedektif olup davalar çözmek 
3. Havalı Flora’nın doğum günü partisine gitmek zorunda kalmamak 
Üçüncü sıradaki dileğini gerçekleştiremeyen Penny, Flora’nın doğum günü partisinde dedektif olarak ilk davasını çözeceğini asla hayal edemezdi. Doğum gününde Flora’nın köpeği -dünyanın en tatlı köpeği- kayboldu ve Penny, köpek yatağının üzerinde suçlunun geride bıraktığı notu buldu. Peki Flora, köpeğinin kaçırılmasından kimi sorumlu tutuyor? Elbette Penny’nin ta kendisini…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125052</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcd3acb7-bbd3-4659-aa4f-4ba0c551286f.jpg</image:loc>
            <image:title>Penny Pepper - Hız Trenindeki Heyecan</image:title>
            <image:caption>Olay yeri: Eğlence Parkı! 
Onlar gerçek bir dedektif ekibinin üyeleri: Penny, en iyi arkadaşı Ida, ikinci en iyi arkadaşı Marie ve eski düşmanı Flora! Ve tabii ki ajan köpeği Justin. 
Bir önceki olayın üzerinden çok geçmeden yeni bir durumla karşı karşıya kaldılar. Eğlence parkına gittiler ve Penny’nin cüzdanı, Flora’nın cep telefonu, diğer birçok kişinin de çeşitli eşyaları ortadan kayboldu! Penny ve arkadaşları, bir şeylerin ters gittiğinden emindi. Justin, izleri takip etmeye başladı ve dedektifler hırsızı bulmak için görev başındaydı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125053</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2390385a-d45a-4248-9452-4c8db436bda2.jpg</image:loc>
            <image:title>Penny Pepper - Okuldaki Karmaşa</image:title>
            <image:caption>Penny ve arkadaşları çok heyecanlı! 
Okullarında bir yetenek yarışması düzenleniyor ve bir televizyon kanalı bu yarışmayı kaydetmek için orada olacak. En başarılı gösteri televizyonda yayınlanacak. Penny ve arkadaşları, Justin ile birlikte harika bir gösteri hazırladılar. 
Ne yazık ki yarışma günü bir şeyler ters gitti ve tam da Justin, eşsiz ajan köpeği yeteneklerini sergileyecekken sahneye siyah bir kedi fırladı. Bunun bir sabotaj olduğunu düşünen genç dedektifler bu konuyu çözmekte kararlı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125054</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/990a3bde-4588-43dc-a2db-50d006e599a1.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Hayvan Atlasım (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>DÜNYANIN ETRAFINDA MACERA DOLU BİR YOLCULUĞA ÇIKMAYA HAZIR MISIN? 
Birlikte tüm kıtaları adım adım dolaşacak ve DÜNYA ÜZERİNDEKİ İNANILMAZ HAYVANLARI keşfedeceğiz. 
Bu kitapta İKİ HARİKA SÜRPRİZ SENİ BEKLİYOR: 
OYNAMAN İÇİN 20 ADET MAKET HAYVAN FİGÜRÜ 
QR KODLARI OKUTARAK İZLEYEBİLECEĞİN 20 VIDEO 
Böylece tanıştığın hayvanları gerçek bir kâşif gibi yakından gözlemleyeceksin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125055</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0ac607a-673d-40f9-811b-e212c88539e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sportif Performans - Bilgilendirici Derlemeler</image:title>
            <image:caption>Bu bilgilendirici derleme kitap çalışması fikri var olduğumuz yere bir katkı sağlama sözüyle ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada yer alan yazarların hemen hemen hepsi Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde okuyan ve mezun olan öğrencilerden oluşmaktadır. Ekip olmanın iş üretmek adına güzel bir örneği olan bu çalışmanın birinci bölümünde, yüzme spor dalında farklı çıkış teknikleri ve sürat performansı ele alınmıştır. İkinci bölümünde, esneklik performansı ele alınmıştır. Üçüncü bölümde, sürat performansı farklı mesafe örnekleriyle açıklanmıştır. Dördüncü bölümde, sporcu-dansçılarda müsabaka performansına ait bilgiler bulunmaktadır. Beşinci bölümde, futbol spor dalı özelinde çeviklik performansının gerekliliği ve bu gerekliliğin belirlenmesine yönelik olarak çeviklik testi yöntemi yazılmıştır. Altıncı bölümde, voleybol spor dalındaki servis çeşitleri açıklanmış. Bunun yası sıra, servis çeşitliliği ile servis isabetliliğinin belirlenmesine yönelik olarak “Voleybol Servis İsabetlilik Testi” metodolojik olarak sunulmuştur. Yedinci bölümde, dikey sıçrama performansının belirlenmesine yönelik olarak iki farklı uygulama örneği metinsel olarak ele alınmıştır. Sekizinci bölümde, sportif performans ve müzik konusu işlenmiştir. Dokuzuncu bölümde, futbol spor dalı için hakem performansı ve başarı konusu ifade edilmiştir. Onuncu bölümde, aerobik egzersizlerin solunum fonksiyonlarının geliştirilmesi sportif performans bağlamında işlenmiştir. On birinci bölümde, solunum kası egzersiz yöntemlerinin sportif performansa katkısı açıklanmıştır. Son bölüm olan on ikinci bölümde ise, basketbol spor dalında kullanılan anaerobik güç testi protokolü yazılmıştır. Okurlarına katkı sağlaması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125056</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c3921b6-6b08-4696-b559-3e5bae5b3ce8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim Tasavvuru Bakımından Mucizenin İmkanı</image:title>
            <image:caption>Bir din felsefesi problemi olarak mucizenin imkanı meselesi dün olduğu gibi bugün de canlılığını muhafaza etmektedir. Mucizenin imkanına dair sorgulama, Tanrı evren ilişkisi bağlamında yapılmıştır. Yahudilik, Hristiyanlık ve İslamiyet gibi teistik dinlerde mucizelerin olağanüstü hadiseler olarak kabul edilmesi nedensellik, tabiatın düzeni, ilahi müdahale gibi birçok tartışmayı beraberinde getirmiş ve Tanrı&apos;nın evrenle kurduğu ilişkiye dair teologların, filozofların, bilim adamlarının muhtelif cevapları olmuştur. Bu kitapta erken Orta Çağ&apos;dan 17. yüzyıl bilimsel devrimine kadar değişen bilim tasavvuru bakımından mucizenin imkanına dair sunulan açıklamaları mukayeseli olarak okuyucuya aktarmak hedeflenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125057</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f2af124-f680-4c33-ad95-ca7ae34eaa30.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiddet ve Tecavüz Tarihine Epigenetik Yaklaşım Dün/Bugün</image:title>
            <image:caption>İnsanın tarihine böyle bir üst bakışta öne çıkan alt bilinç kavramı, birçoklarını şaşırtacaktır. Çünkü 
yine birçokları için alt bilinç, insan yaşantısında hiçbir şey ifade etmemektedir. İnsanların değer 
verdikleri, bilinçleri vardır. Bu bilinç, sadece saydam bir boş bardak değildir. İçine doldurulan şeyler 
üzerinde alt bilincin derin kontrolleri vardır. Alt bilinç, sürekli yadsınmıştır. İnsan, toplum yaşamına 
alt bilinci gösterecek bir ayna, resim, psikolojik hesaplaşma gibi motifler ne yazık ki daha 
tutulamamıştır. Böyle bir ayna, gelecekteki yüzlerce yılda da kesinlikle tutulamayacaktır. Aynanın 
adı, aydınlanmadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125058</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0250d2d5-558d-4e3d-b453-8c2abdba2e5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kesişimsel Feminizm</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki derleme, Türkiye’de yaşayan Suriyeli, Almanya’da yaşayan Türkiyeli kadınların göçmen kadın olma deneyimleri ile “içeride” ve “dışarıda”, öteki olarak var oluşu; toplumsal cinsiyet temelli şiddette mağdur, fail ya da tanık olarak yer alan erkekler ve kırılgan erkeklikler üzerinden “metodolojik erkeklik” tartışması; kadın keseninde sahada araştırmacı olarak yer almanın sınırları gibi konularla gerek teoride gerek pratikte kesişimselliğin farklı yüzlerine ilişkin bir perspektif sunuyor. 
Bunlarla beraber, Hıristiyanlık üzerinden dinin ve dini metinlerin kadınların ötekileştirilmesindeki rolü; kadınların kent yaşamındaki dezavantajlı konumları karşısında “kadın dostu kent”lerin mümkünatı;  “Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy halkının doğa-toplum ilişkisine bakışı”; Divan edebiyatında kadın şairlerin eril tahakküm altında var olma mücadelesine tanıklık ederek “dişil yazın” ile alternatif bir anlatı kurmanın önemi ve ulus-devlet inşasında “telaffuz” bahanesiyle Ermeni kadın oyuncuların tiyatrodan dışlanışı gibi birbirini toplumsal cinsiyet ekseninde kesen çok boyutlu çalışmalarla literatüre önemli bir katkı sağlıyor. 
Bu çerçevede çalışma, okuyucusuna bir yandan kesişimselliğin “sınırlarını” ya da “sınırsızlığını” görme imkânı sunarken, diğer yandan, feminizmin herkes için olduğunun altını çizen bir “sınırları aşma” girişimi olarak okunabilir. 
Hülya Kaşıkcı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125059</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2137139-d18a-4bcf-a8be-a348266f190c.jpg</image:loc>
            <image:title>Absürt Bir Distopya</image:title>
            <image:caption>“Yeni düzende sevgili olmadan önce ‘burç uyum testi’nden geçip sevgili sertifikası almak gerekiyordu. Sokakta burç zabıtaları sevgilinle gezerken durdurup kart sorma hakkına sahipti.” 
 
Günümüz kişisel gelişim dünyasını “renkli bir distopya”ya çevirerek anlatan Neşe Çelik Başar hem bireysel hem de toplumsal iyileşmenin sorgulamaktan geçtiğini akıcı, kışkırtıcı bir dille aktarıyor. Bir solukta okunan bu romanda ‘Kurallara Uymayanları Uyarma Merkezi’nden tutun da sokakta önünüzü kesen “Burç Zabıtaları”na kadar absürt birçok şeyle karşılaşacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125060</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdda2791-9ca4-4859-94b8-1451350da4de.jpg</image:loc>
            <image:title>Çöküşe Rıza</image:title>
            <image:caption>…yaşadığımız ve tamamlanmasına az kalan çöküş süreci şu ünlü kelebek rüyası metaforunda olduğu gibi acaba buna rıza gösterenler “mutlu bir rüya mıydı gördüklerimiz yoksa kâbusa mı uyandık” diye soracaklar: “Hayır” yanıtını verecek birkaç kişi kaldıysa ortalıkta… “Evet, keyifle izlediniz bu süreci her anından büyük bir haz aldınız, hepinizin başlıca derdi batan gemiden payınıza düşme olasılığı olan mallara ne zaman, nasıl ve hangi yolla konacağınızdı…” Yanıt bekleyen kimse kaldıysa eğer onların jargonuyla olmalı bu yanıt! Çünkü on yılları alan tüm algoritmaları hassas cetvellerle belirlenmiş gibi duran, tüm aşamaları kitlelerden onay alan bu süreç boyunca on milyonlarca insanın güruh ruh haliyle yalnızca bu sürecin birer paydaşı olabilmek uğruna özgürlük, eşitlik, adalet, etik vs. tüm insan için olan kavramlara sırt çevirdiğinin şahidi değil miyiz?  
…diğer taraftan bende ya da benim gibi olanlarda da bir çöküşe rıza hali söz konusu olabilir mi? Sessizce geleni karşılamak, artık kaçınılmaz olanı… Öncesinde ve ardından “demokrasi” oyunu ile faşizmin sürdürülebilirliği sağlandığından beri altta olanlar, her zaman “altta” olanlar, ben ya da benim gibi olanlar değil miydi? O halde diyemez miyiz coşkulu bir heyecanla sevinçli bir telaş içinde “Gelsin tufan, topyekûn yıkım, kıyamet. Umut yok, bırakında topyekûn ya da ne varsa bilebildiğimiz hep birlikte çöküşün, dibe vuruşun ve ardından gelecek yok oluşun cazibesini ve bu cazibenin hazzını yaşayalım! Fazla mı hedonist oldu, fazla mı kinik? Ve hiç kuşkusuz her kuşağa nasip olmaz bu durum!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125061</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de311596-a9ac-4ccf-b7b3-4134055c18c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizimdi O Masa</image:title>
            <image:caption>Fikret Özkurt, “Bizimdi O Masa”da yoksun, çaresiz ve yönsüz kalmış insanların yalın gerçekliğini ilmek ilmek örüyor… 
“Cezam infaz olup, hapisten çıktığımın ertesi yılıydı…
Durakta müşteri bekliyorum. Kapı aralık. Motorun kaputuna yaslanmış hâldeyim. Radyo hafif açık.
Cızırtılı sesler kafamın içini oyuyor. Dalgınım her zamanki gibi. Çat diye arka kapı açıldı. Baktım bir bayan. Saçları omuzlarına dökülüyor ama peruk gibi duruyor. Gözünde iri, siyah güneş gözlükleri, kolunda çanta ve topuklu ayakkabılarıyla çok şık, asortik bir bayan.
Geçti, arka koltuğa oturdu. Girdim ben de içeri. Belli ki pahalısından, keskin bir parfüm doluştu içeriye. ‘Sırada mısınız?’ falan, yok. Küstah biri olmasa bari, diyorum.
‘Buyurun hanımefendi,’ dedim, ‘neresiydi?’
‘Güverteye çek!’ dedi.
Kararlı ama kadife gibi bir sesti…
‘Ne güvertesi ya! Güverte de neresiymiş? Anlayamadım,’ dedim. ‘Tarif edebilir misiniz?..’
‘Bilmiyor musun? Çınarlı Bahçe’deki güverte…’
Bu ses…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125062</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a69ba2c-0db9-4883-b164-f5bc43c30255.jpg</image:loc>
            <image:title>Göç Yolları</image:title>
            <image:caption>“Savaş, beklemedikleri anda başlamış, ummadıkları şekilde gelişmişti. Düşman eline geçen her yerde zulme uğrayan, vurulan, kırılan, yerlerinden sürülen binlerce aile, can kaygısı ile evi barkı toplamış, göç yoluna düşmüşlerdi. Korku ve dehşet içindeydi insanlar. Perişandı. Kaçıyorlardı yaşadıkları felaketten, düşman zulmünden, ölümden. Kaçıyorlardı her yeri saran ateşten, kandan, kötülükten, düne kadar dost bildiklerinden...
Savaş bütün şiddetiyle devam ediyordu dağların yüksek tepelerinde, derin vadilerinde, ovaların yemyeşil çayırlarında. Köyler, kasabalar, ata yadigârı şehirler cayır cayır yanıyordu. O yangın içinde askerler ileri gidiyorlar, geri çekiliyorlar, manevra yapıyorlar, düşmanla savaşıyorlardı. Durdurmaya çalışıyorlardı azgın bir sel gibi akıp gelen, şehirleri, köyleri, kasabaları yakıp geçen amansız düşman ordularını...
Aralıksız yağan yağmurla çamur deryasına dönen, göç kafilelerinin doldurduğu eski dar yollar karmakarışıktı. Ne ileri giden belliydi ne geri çekilen. Yine de askerler tedbir almışlar, bir düzene sokmuşlardı göç kafilelerini. Şimdilik. Ellerinden geldiği kadar...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125063</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/731f09cc-da1a-404b-86e8-b89e081160e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökyüzü Gibi</image:title>
            <image:caption>İşte, duyguların en saf ve en derin halini bulacağınız bir şiir kitabı… 
&quot;Gökyüzü Gibi&quot; sizi, yüreğin en kuytu köşelerinde saklı kalan aşklara, ayrılıklara, özlemlere ve vuslat hayallerine götürüyor. 
Bu kitapta, bazen bir gülüşte saklı cenneti, bazen bir damla gözyaşında yankılanan hüznü bulacaksınız. Sevginin büyüsüne kapılıp hayallere dalacak, özlemin ateşiyle yanıp yeniden umutla dolacaksınız. Şiirlerin her mısrasında, kalbinizin en derin yerlerine dokunan bir melodiyi hissedeceksiniz. 
Belki de burada, kendi hikâyenizi bulacaksınız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125064</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbf5c862-8f81-4172-8a10-cace01bb0111.jpg</image:loc>
            <image:title>Evrensel Duygular</image:title>
            <image:caption>…yorulmuş bir hasret taşıyor sanki kalabalık
örselenmiş bir düş gibi
yüreği ağzında günlerden kalan
en uzak bir sevinç peşindeyim bense
girdim kendimin koluna
yürüyoruz kalabalığın içinde
aç gözlü bir ihtirasın
ezip geçen
beyaz nezaketi
yetmeyen bir istek gibi
fışkırıyor caddelerde
baş döndüren bir şeyler var ortalıkta
göze çarpan engeller
yetmiyor
sahibini arayan özgürlüğe</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125065</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa3632f8-826b-485d-9072-d1c39143f2fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Antraktta Alaska Frigo – Görmeden Önce Okumanız Gereken 100 Film</image:title>
            <image:caption>Emre Ergel kırk beş yıla yayılan seyir keyfinden damıtarak kaleme aldığı bu kitabında, sinema tarihinin dönemlerinde gezinerek 100 film üzerinden sinemaya bir müdavimin kendi içinden konuşmalarıyla bakıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125066</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0ead772-d12b-4207-925a-85a81decb5ef.jpg</image:loc>
            <image:title>İyimser Lili</image:title>
            <image:caption>Lili’nin, başarmaya çok yaklaşıp kıl payı kaçırdığı, “neredeyse olacaktı” dediği durumlarla başı dertte! Neredeyse yeterince uzun, neredeyse yıldız bir öğrenci, neredeyse birinci… Ve bu böyle sürüp gidiyor. 
 
Peki ya Lili yanılıyorsa? Belki de neredeyse dediği durumlar sandığı kadar olumsuz değildir! 
 
Hayatta nelerle karşılaşacağımızı bilemeyiz ama nasıl tepki vereceğimizi bilebiliriz. Bu ilham verici resimli kitapta olumsuzluklar karşısında iyimser olabilmek ele alınıyor. Lili’nin eğlenceli öyküsünde, olaylara olumlu yönden bakmayı öğreneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125067</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29395ebe-16a4-412d-b512-a8d51fbe225e.jpg</image:loc>
            <image:title>Fahri</image:title>
            <image:caption>Geçmiş şimdide dağ gibi dikilir, gelecek 
nehir gibi akarken kim yok edebilir seslerin izlerini? 
Yazma satan kadın “her şey naylon, pamuklu 
bulamazsın kızım” diyor. Çay pahalı, simit pahalı. 
Böyle güzel konuşma; ele gözlü sevgili, ela gözlü fa.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125068</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c03f609-be9d-40f0-bc8a-6a940654d71e.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzay ve Dünyalar</image:title>
            <image:caption>Geceleri gökyüzünün derinliklerine baktığımda, diğer gezegenleri merak ediyorum. Parlak yıldızlarla dolu karanlık bir nehre benzeyen Samanyolu’nda, başka hangi gezegenleri bulabileceğimi görmek için roketimle ilerliyorum. 
 
Bir çocuğun merakı yıldızlara baktığı bir gece alevlenir. Böylece Güneş Sistemi’nin ötesindeki gezegenleri görmek için bir yolculuğa çıktığını hayal eder. Merak Ettiğim Uzay ve Dünyalar, astronomi ve hayal gücünü bir araya getirerek okuyucuları Güneş Sistemimiz ve ötesinde fantastik bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125069</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcfc865d-ed0d-49ab-90a2-17fb20a1b81c.jpg</image:loc>
            <image:title>Açıkalan</image:title>
            <image:caption>BENİ ANLAYAMAZLAR 
Sen beni anlayamazsın, 
Çözülemeyen bir sır gibiyim. 
İstesen de yanında tutamazsın, 
Rüzgârlara karışan yeller gibiyim. 
Bekleme derdine umar olurum, 
Ne de oynadığın en son kumar olurum, 
Bakarsın senin için bir yabancı, bir el olurum, 
Ödenemeyen bir hesap gibiyim. 
Gelmeyebilirim mahkemeye şahidim desem de, 
Hâkimler bile söyletemez bir tek kelime, 
Başımı eğemem seni sevsem de, 
Hukuk, kural bozan gibiyim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125070</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7952d6d1-f564-4705-9cb0-8e20f993c757.jpg</image:loc>
            <image:title>Güçlü Kızlar Önyargısız Olur</image:title>
            <image:caption>Arya yeni sınıfına adım atar atmaz dikkatleri üzerine çekmeyi başardı… Sınıf arkadaşlarının tümü onun hakkında bir fikre sahip olmuştu bile: Çokbilmiş, hatta kendini beğenmiş bir kız! 
 
Peki, arkadaşları Arya hakkında çabucak edindikleri fikirlerden nasıl bu kadar emin olabiliyorlar? 
 
İnsanları yalnızca dış görünüşlerine bakarak değerlendirmek doğru mudur? 
 
Başlangıçta hoşlanmadığımız insanlarla sonradan arkadaş olabilir miyiz? 
 
Farklılıkları kabul etmek, hoşgörülü olmak ve empati kurmak arkadaşlık ilişkilerimizi güçlendirir. Önyargılara gelince… 
Güçlü kızlar daima ve herkese karşı önyargısız olur!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125071</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96125c83-b26b-43ca-bdcd-d2ac67f63a38.jpg</image:loc>
            <image:title>Güçlü Kızlar Kıskanç Olmaz</image:title>
            <image:caption>Bazı şeyler hep birlikte anılır. Mesela köfteyle patates, külahla dondurma ya da tahinle pekmez gibi… Ne kadar uğraşırsak uğraşalım bunları ayrı düşünmek neredeyse imkânsız! Tıpkı en iyi arkadaşım Tanya ve beni gibi… 
 
Peki ya birbirini tamamlayan arkadaşların sayısı artmaya başlarsa… Kıskançlıklar su yüzüne çıkar mı? 
 
Bir insanın iki en yakın arkadaşı olamaz mı? 
 
Alışkanlıklarımı ve uzun süre devam eden arkadaşlıklarımız bize güven verir. Ancak bu, yeni insanlarla tanışmaya, yeni arkadaşlıklar kurmaya ve sevgimizi paylaştırmaya engel olmamalıdır. Bu bağlar bizi güçlendirir ve güçlendikçe içimizde kıskançlık gibi olumsuz duygulara hiç yer kalmaz! 
Ne de olsa güçlü kızlar kıskanç olmaz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125072</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a23e2e7-6dc0-4820-bc83-1528ce8bc824.jpg</image:loc>
            <image:title>Mezbaha</image:title>
            <image:caption>Jack Reacher ıssız bir kavşakta otobüsten iner ve Margrave isimli küçük kasabaya ulaşmak için tam yirmi iki kilometre yürür. Bu, yakında pişman olacağı bir karardır. Otuz senedir ilk kez bir cinayetin işlendiği gün Reacher kasabadaki tek yabancıdır. Polisler Reacher’ı tutuklar ve polis şefi onu olay yerinde gördüğüne dair ifade verir. Reacher’ın tek bildiği kimseyi öldürmediğidir. En azından burada, en azından son zamanlarda. Kasabanın sırları açığa çıktıkça ve cesetlerin sayısı arttıkça bir şey kesinleşir: İftira atmak için yanlış adamı seçmişlerdir. Lee Child’ın uluslararası ün kazanmış Jack Reacher serisinin ilk kitabı Mezbaha, Reacher’ı yersiz yurtsuz eski bir askeri polis memuru olarak okurlarla buluşturuyor: Hızlı düşünmek ve daha da hızlı hareket etmek için eğitilmiş olan Reacher, sorunlarla dolu dünyamızda kusursuz bir modern kahraman. “Bağımlılık yaratıyor. Elinizden bırakamıyorsunuz.” George R.R. Martin “En havalı seri karakteri.” Stephen King “Mezbaha okura gerçekten müthiş bir yolculuk vaat ediyor.” Nevada Barr</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125073</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4212cbd-b556-4858-95db-118937f02d58.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne çok gelecek, ne az zaman</image:title>
            <image:caption>İlyas Tunç, yirminci yüzyılda dünyanın dört bir yanında siyasi, etnik ya da dinsel nedenlerle işlenmiş cinayet, katliam veya kırımlara odaklanıyor. Bir kısmını hiç bilmediğimiz, bir kısmını unuttuğumuz bu olayları dikkatli bir dille anlatan Tunç özellikle devletlerin ya da devlet gibi davranmak isteyen hareketlerin karanlık tarihine ışık tutuyor. Yakın geçmişte de olsa geride kaldığını düşünmeye meylettiğimiz bu tür örgütlü şiddet eylemlerinin yaşadığımız dünyayı şekillendirmekte rolü olduğuna şüphe yok. 
Ne çok gelecek, ne az zaman bizi bir kez daha, uygarlığın içinde saklı duran barbarlığı ve ona karşı koyma gücümüzü düşünmeye çağırıyor. Yüzleşmek pişmanlık duymayı, pişmanlık duymak ise söz konusu kötülükleri bir daha yapmamayı sağlayabilir. Kitabın diri tutmak istediği bu umuda, bölgesel savaşların sürdüğü, küresel bir savaş tehdidini hissettiğimiz şu yirmi birinci yüzyılda çok ihtiyacımız var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125074</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39db7a71-18e2-41a0-96ab-0e6c0e47dc05.jpg</image:loc>
            <image:title>Beş Kutsal Yara</image:title>
            <image:caption>Sahilde kanlar içinde bir ceset bulunduğunda, sakin bir sahil kasabası olan Weston-superMare’de kâbus dolu günler başlar. Olayın ardındaki sır perdesini aralamaksa kasabaya yeni atanan Dedektif Louise Blackwell’in sorumluluğundadır. Yaşlı bir kadın olan kurban Veronica Lloyd’un elleri delinmiş halde bulunmuştur. Bir rahip de aynı şekilde ölü bulunduğunda, Blackwell&apos;in bir seri katille karşı karşıya olduğu anlaşılır. Üstelik kurbanlar rasgele değildir. Katil yıllar öncesine dayanan karanlık bir sır için intikam almaya çalışmaktadır. Ölü sayısı arttıkça, Blackwell katilin kimliğini ortaya çıkarmak ve cinayetlere son vermek için zamanla yarışmaya başlar. Ne var ki Weston’ı tanıdığını sanan dedektifin attığı her adımda kasabanın düşündüğünden de çok sır barındırdığıyla yüzleşmesi gerekecektir... Çevrildiği her dilde okurların büyük beğenisini kazanan Beş Kutsal Yara, soluksuz okunacak bir polisiye. “Çılgın bir sona doğru ilerleyen sürükleyici bir dedektiflik hikâyesi. Louise Blackwell harika bir karakter.” Chris McDonald “Harika karakterler, çarpıcı bir olay örgüsü ve müthiş bir tempo.” M J Lee</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125075</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b6bc826-b40b-4191-a9f4-73e7008674e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kevin Hakkında Konuşmalıyız</image:title>
            <image:caption>Eva hiçbir zaman anne olmak istememişti, hele ki on altıncı yaş gününden iki gün önce yedi okul arkadaşını, bir kafeterya çalışanını ve kendisiyle arkadaşlık etmeye çalışan öğretmenini öldüren bir çocuğun annesi olmayı hiç. Ve artık Eva’nın evliliği, kariyeri, anneliği ve oğlu Kevin’ın korkunç saldırısıyla yüzleşmesi gerekiyor. Ayrı düştüğü kocası Franklin’e yazdığı mektuplar yoluyla kendi hayatıyla hesaplaşan Eva, başından beri anneliğin gerektirdiği fedakârlıklardan ve mesleğinden uzak kalışından ne kadar rahatsız olduğunu itiraf ediyor, kendi oğluna karşı duyduğu endişe verici hoşnutsuzluğun, Kevin’ı nihilist bir şekilde yoldan çıkardığından endişeleniyor. Peki gerçek suçlu kim? Aile mi, toplum mu, yoksa çocuk mu? Filmiyle de izleyicilerin büyük beğenisini kazanan, çoktan kült statüsüne erişmiş bu ödüllü kitap, uzun süre hafızalardan çıkmayacak, hikayesi kadar sorduğu sorularla da okurun zihnini meşgul edecek çarpıcı bir roman. “Son yıllarda okuduğum en sert, en düşündürücü kitap.” Sunday Telegraph “Kusurlu olmaya dair psikolojik ve felsefi bir yaklaşım ve zekice bir sonuç... Eva öfke, kendine acıma ve pişmanlık arasında gidip gelen bir anlatıcı olarak güvenilirliğini yitirdikçe, cevap arayışı okur için de bir o kadar zor oluyor.” Observer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125076</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d0c6f56-ccdd-443c-a537-f2b750259a73.jpg</image:loc>
            <image:title>Yoldan Çıkanlar</image:title>
            <image:caption>Nettel özgür. İlk kitabından bu yana, basmakalıp dogmaları ve eskiden miras alınan gerçekleri ortadan kaldırmak için inatla mücadele etti, bu konudaki meziyeti dikkate değer: en kasvetli göklerin altında bile, kendi anlatı söylemini, dünyada var olmanın benzersiz ve cesur bir yolunu ortaya koymayı başardı.                       Enrique Vila-Matas 
Benzersiz Kızım adlı kitabı büyük beğeniyle karşılanan ve 2023 Uluslararası Booker Ödülleri’nde kısa listeye kalma başarısı gösteren Guadalupe Nettel, okurlarının karşısına bu kez bir öykü toplamıyla çıkıyor. Yoldan Çıkanlar’daki sekiz öyküden birinde anlatıcı, Baudelaire’in de bir şiirini atfettiği albatros kuşu ile tanışma hikâyesini anlatıyor. Genelde yalnız uçan heybetli albatros kuşları bazen havada yeterince rüzgâr olmayınca dengelerini kaybeder, yollarını şaşırır ve yaşam alanlarından çok uzaklarda bulurlar kendilerini. Yani yoldan çıkarlar. Nettel de kitap boyunca bir şekilde yoldan çıkan kişilerin hayatların odaklanıyor. Bir gün hastanede, kimsenin konuşmak istemediği bir olay nedeniyle ailesi tarafından yıllarca dışlanmış dayısıyla tanışan kız; kendisinden daha iyi bir hayat yaşayan eski bir sınıf arkadaşının evinde istemeden farklı bir hayata başlayan hayal kırıklığına uğramış aktör; uyanık olmaktansa uyumanın daha iyi olduğu, ölmekte olan bir dünyada çocuklarıyla yaşayan kadın ya da mutsuz aile yaşantısına çareyi ıssız bir sokakta bulan, Pembe Kapı adlı muhteşem öykünün anlatıcısı. Gerçeklik ile fantezi arasında gidip gelen bu hikâyeler, karakterlerini toplumumuzun çizdiği başarı – başarısızlık takıntısıyla yüzleştirirken, Guadalupe Nettel’in bu türde ulaştığı ustalığı da gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125077</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60652caa-6c07-4073-8e5f-411ccdaea37e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kozmos Buradan Geçer</image:title>
            <image:caption>yine kalıyoruz sakince uzaklarda
bir kıyının savruk yamacında, oracıkta
bir gezegen seçelim içinde karanlıklar olan
ışığı kovan, arı bir an</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125078</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1d7d9d7-a4c7-4ca8-a202-9576cd6352d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Salyangoz ve Tornavida</image:title>
            <image:caption>“Yanımda yürüyen adam, söyle, benim gördüklerimi sen de görüyor musun? Duyduklarımı sen de duyuyor musun? Aynı yolda mı yürüyoruz şu anda seninle? Aynı yere mi götürüyor peki bu yol bizi? Dur, cevap verme! Cevap verirsen eğer, işler daha da karışacak. Şu an içimden konuşuyorum. İçimden konuştuğum falan yok aslında basbayağı konuşuyorum ama şimdilik böyle iyi. Ben cevap vereceğim senin yerine: Aynı yolda yürümüyoruz. Bu yolda yalnızım ben, bu yol sadece benim için. Bana diğer bütün yolları yok kılan bir yol bu. Diğer bütün hedefleri ulaşılamaz kılan. Öyle yazıldı diye öyle değil, yanlış anlama. Ben öyle yazıyorum diye öyle. Sorma.” 
Bittiği yerde yeniden başlayan bir serüven. Denizin üzerinde havada asılı bir adam. Gün batımına doğru ilerleyen kırmızı bir Chevrolet Impala. Kimin yazdığı belli olmayan bir roman. Şairler, katiller ve âşıklar… 
Roman türünün sınırlarını zorlayan elinizdeki kitapta; genç şair Tevfik yıllar sonra İstanbul’a, arkadaşlarının yanına döner. Burada geçireceği iki hafta onun için hem varoluşsal hem de edebi anlamda bir krize dönüşür. İstanbul’da bir pasaj kahvesinde bir araya gelen yedi ahbap, iç dünyalarındaki çatışmaların ve arayışların izinde, hikâyenin kozmik bir düzlemle birleştiği finale doğru sürüklenir. Epik anlatı geleneğinden, modern ve postmodern roman tekniklerinden; şiirin, nesrin, halk dilinin ve mizahın imkânlarından beslenen Salyangoz ve Tornavida roman türünün bakir alanlarını keşfe çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125079</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68b4cc01-1934-4b74-b348-a716ace56300.jpg</image:loc>
            <image:title>Kainatın Anahtarı</image:title>
            <image:caption>Hayatın sırlarını çözmeye ve içsel potansiyelinizi serbest bırakmaya hazır mısınız? “Kainatın Anahtarı”, sizi muhteşem bir dönüşüm yolculuğuna davet ediyor. Bu kitap, yaşamınızdaki engelleri aşmanız, ruhsal dengenizi bulmanız ve içsel ışığınızı aydınlatmanız için ihtiyaç duyduğunuz rehberi sunuyor. 
Her sayfada, enerjinizi nasıl yönlendirebileceğinizi, zihin ve beden arasındaki bağı nasıl güçlendirebileceğinizi öğreneceksiniz. Kendi yaşamınızı dönüştürmek için gerekli olan tüm araçlar bu kitapta bir araya getirildi. 
Bu kitapta keşfedecekleriniz: 
- Enerji terapisi nedir? Vücudunuzdaki enerji akışını nasıl dengeleyebilirsiniz? 
- Farklı enerji şifa teknikleri ve bunların yaşamınıza katacağı pozitif etkiler 
- Zihin, beden ve ruh dengesini sağlamak için uygulayabileceğiniz pratik meditasyonlar 
- Kendi kendinize şifa verme yöntemleri ile içsel gücünüzü ortaya çıkarma teknikleri 
- Enerji alanınızı güçlendirmek ve olumsuz etkilerden arınmak için basit ama etkili stratejiler 
- Hayatınızda derin ve kalıcı değişimler yaratmanın yolları 
 
Yazar, yıllar süren deneyim ve bilgi birikimiyle, okuyucularına ilham veriyor. Profesyonel teknikleri ve pratik örnekleriyle dolu bu eser, yalnızca bir rehber değil, aynı zamanda ruhsal bir uyanışın kapılarını aralayan bir kılavuzdur. 
“Bilmenizi isterim ki titreşen duygularınız sizin eşinizdir ve o eş ile yaşadığınız her his içerisinde bulunduğumuz dünyayı oluşturuyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125080</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6bdf343-967c-4508-a039-d468932d3bc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört</image:title>
            <image:caption>Bilmem! Yani hiçbir şey bilmiyorum. Adım, sanım, ünvanım; var mıyım, yok muyum? Gerçek miyim, insan mıyım, tanrıça mıyım ya da zebani? Tek bildiğim, İris. Adım İris. Şu ayağımın altında kayan kahverengi toprak, acaba Hades’in yaşadığı yeraltı mağarasından mı? Şu omuzlarıma dökülen sarı, kıvırcık saçlar, eğreti! Zihnimde çığlık çığlığa bağıran bir ses, Elektra! Susmuyor. 
“Kızım, ben annen Elektra. Sen; yedi renkli güzel sanat eserinin tanrıçası. Okyanusun gökyüzündeki temsilcisi. Sen İris, gökkuşağı. Gökyüzünün yeryüzündeki elçisi. Korkma kendinden! Korkma! Sen ölümlülere haber iletmek için ordasın.” 
Bir çocuk bağırıyor birden. Zihnimdeki tılsımlı sesler yok oluyor. 
“Abla! Ablaaaa!” diyor. 
Bir el, omuzumdan ittiriyor. 
“Helal sana!” diyor diğer ses. 
Aynı ses, bağırarak devam ediyor. “Polis misin sen? E, polissin sen. Kimliğin düştü.” 
Ayağımın altındaki kahverengi toprak, artık kara. Yerde yatan yaralı genç bir çocuk, yanında kanlar içinde başka bir genç ve yanımda otuz yaşlarında bir adam. Omzuma dokunduğunda hissettiğim anlık huzur. Ama onun da yüzü kanıyor. 
Polis miyim ben? 
 “Adım İris!” diye fısıldıyorum sadece. Yüzlerce kez kulağıma fısıldayan tılsımlı seslere meydan okuyorum. İlk kez korkmuyorum. Adım İris!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125081</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f87470ce-a170-4aaf-a86b-b9ade2393c47.jpg</image:loc>
            <image:title>Seçilmiş - Grafik Roman</image:title>
            <image:caption>“JONAS! BELLEK BİRİKTİRİCİ OLARAK EĞİTİLECEKSİN! ÇOCUKLUĞUN İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ!” 
 
Jonas kusursuz bir dünyada yaşıyordu. Savaş yoktu, açlık yoktu, acı yoktu. Her şeyin yetkililer tarafından eksiksizce planlandığı komünde, on iki yaşına gelen yurttaşlara hayat boyu yapacağı görev verilirdi. Jonas komünün en önemli ve eşsiz görevi için seçildi: Bellek Biriktirici. 
 
Yaşlı ve bilge Aktarıcı tarafından eğitilmeye başlayan Jonas hiç bilmediği bir geçmişin, duyguların –ve hatta renklerin– varlığını keşfetmeye başladı. Bu kusursuz düzen için feda edilenleri gördükçe derinden sarsılacak ama görevine sadık kalacaktı. Ta ki amansız bir gerçekle yüzleşip hayatının seçimini yapmak zorunda kalana kadar. 
 
Lois Lowry’ye prestijli Newsbery Madalyası’nı kazandıran modern klasik Seçilmiş, okurları bu kez grafik roman olarak büyülüyor. Yakın dönemli pek çok popüler distopyanın ilham kaynağı sayılan bu özel roman, grafik roman uyarlamalarının üstadı P. Craig Russell’ın çizimleriyle yeniden hayat buluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125082</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/deacf3fd-f797-4cff-a526-33594f8595a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Salyangoz Uykusu</image:title>
            <image:caption>“Senin dünyan çok ilginç,” dedi. 
“Benimkisi ise sadece kelimelerden ibaret.” 
Samet, fırçayı bir kenara bırakıp Sedef&apos;e döndü. “Kelimeler de birer yaratıktır,” dedi. “Senin kelimelerin, benim yarattığım canavarlardan daha güçlü olabilir hatta bir suç ya da bir delil.” 
 
Ölüm döşeğindeki bir itiraf, masum görünen bir hayatı yerle bir eder. 30 yıllık bir sır, genç kadının kimliğini sorgulatan karanlık bir gerçeği ortaya çıkarır. Yalanlarla örülmüş bir aile içinde büyüyen genç kadın, vicdan ve adalet arasında gidip gelirken, içindeki çelişkiler büyür. Ancak gerçekler, onu beklenmedik sulara sürükler. Bu dokunaklı hikâye, insanın kimliğini ve geçmişiyle olan bağlarını sorguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125083</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39518073-cb62-4d15-a87d-7c398c1bd9f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Zorbanı Nasıl Eğitirsin?</image:title>
            <image:caption>Bir &apos;&apos;zorbadabunuz&apos;&apos; varsa ne yapmalısınız? Her şeyi akışına bırakıp teslim olmak mı, yoksa bir şeyleri değiştirmek için mücadele etmek mi? Uzun süredir zorbalığa maruz kalan Dora Fahir&apos;in okula gitmemek için ürettiği bahaneler gerçeklik duvarına toslamak üzere. Yaşadığı sıkıntıyı ailesinden saklıyor ve içinde bulunduğu durumla tek başına mücadele etmenin yükü altında eziliyor. Kahramanımız kendince çıkış yolları ararken zorba çocuk, namı diğer Zorbadabu boş durmuyor. Dora Fahir artık emin, dünyaya zorbalanmak için gelmiş! Bu çıkmazın, bu karanlık tünelin bir çıkışı var mı acaba? Belki de tek çözüm her şeyi olduğu gibi büyüklere anlatmaktır. Ama o zaman da başkasını şikâyet etmiş bir kurbana dönüşecek. Hayat, daha on bir yaşındayken bu kadar karmaşık olmamalı...    Sevdiği şeylerden, başkaları yüzünden vazgeçmemeye karar veren bir gencin aydınlanma hikâyesini anlatan Zorbanı Nasıl Eğitirsin?, zorbalığın ardında yatan nedenlere inip çözümü eğlenceli sularda arıyor. Zorbaların üzerimize saldığı kara bulutları matrak şarkılarla bertaraf eden bu ufuk açıcı kitap, hiçbir zorbanın eğlenmediği bir şeyi sürdürmeyeceği gerçeğini de hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125084</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d356e4a-dd31-4987-9809-0de7b22516b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizaşırı</image:title>
            <image:caption>&quot;Falih Rıfkı Atay’ın sürükleyici, zengin muhtevalı, zıt görünüm ve olaylara dayanarak tezlerini savunan bir üslubu vardır.” 
Prof. Dr. İlber ORTAYLI 
 
“1927’de yazdığım Brezilya notlarını yeni yazı ile bastırıyorum. Uzun gazete tefrikasının ne kadar usanç verdiğini bildiğimden, o zaman notlarımın hepsini neşretmemiştim. Şimdi o eksikliği de tamamlıyorum. 
Bundan başka kelime ve cümleler üzerinde, yeni yazının tecrübelerine göre, bir daha çalıştım. Latin kalıbı yalnız yabancı terkipleri değil Arap, Fars kelimelerinden çoğunu dilimizden tasfiye etti. Uzatmalı ve komalı kelimelerin Türkçelerini aradım; nahvi basitleştirdim, cümleleri kısalttım. ‘Seyahatname’ye iyi bir karşılık bulamadığımdan kitabın ismini ‘Denizaşırı’ya çevirdim. 
Bir millet için gelişigüzel yazı yazmanın zararını biz Türkler pek güzel biliriz: Daha yola çıkmadan Brezilya için birkaç cilt okumuştum. Bu sefer eski hükümlerimi tekrar kontrol ettim. Eserin güvendiğim vasfı; gördüğüm, düşündüğüm ve duyduğum gibi yazılmış olmasıdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125085</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecfa14b8-97ae-4ba1-b1d4-8fc45e38aa07.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Çileden Çıkmış Nokta</image:title>
            <image:caption>İnsanlar bizi hangi özelliklerimizle tanır? Saygılı ve dürüst olmamızla mı? 
Düzenli ve sorumluluk sahibi olmamızla mı? 
Bizi diğer insanlardan ayıran ve aynı zamanda onlarla uyum içerisinde yaşamamızı sağlayan 
bazı özelliklerimiz vardır. Bu özelliklerimizle yaşadığımız toplumda yer edinir; doğru tercihler yaptığımızda saygı görür, sevgiyle kucaklanılırız. 
“Daha İyi Bir SEN İçin!” serisindeki hikâyeler, insan özelliklerini çocuklara tanıtmak amacıyla oluşturuldu. Her kitapta bu özellikler, örneklerle ele alınıp anlaşılır ve günlük hayatta uygulanması 
kolay baş etme yöntemleriyle açıklanıyor. 
‘Çileden Çıkmış Nokta’nızı nasıl kontrol altında tutabileceğinizi öğrenmek ister misiniz? 
Haydi, küçük noktaların eğlenceli dünyasına girin ve özelliklerinizi keşfedin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125086</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee11c2ae-7fa1-4865-9125-321df35693de.jpg</image:loc>
            <image:title>Ali Evi</image:title>
            <image:caption>İnanç, bireyin özgür iradesiyle evreni ve içinde gelişen doğa olaylarını yorumlamasıdır. Din ve inanç özgürlüğü, çağdaşlığın ve medeniyetin simgelerinden biri olarak insan haklarının kaçınılmaz kurallarındandır. 
Din ve inanç, bireyin tercihine bağlıdır. Hem evrensel hukuk hem de devletler hukuku açısından, herhangi bir din veya inancın meşru olup olmadığına karar vermek, devletin tarafsızlık yükümlülüğüyle bağdaşmaz. Tüm bu kurallara rağmen, yeryüzünü ortak paylaşan inanç gruplarından kamu gücünü elinde bulunduranlar, kendi inançlarını başkalarına dayatmaya çalışmaktadır. Bu durumda, kamu gücünden mahrum olanlar dışlanmakta ve yok sayılmaktadır. 
Tarihsel süreçte, dışlanan ve yok sayılmaya çalışılan Alevilik, her şeye rağmen yüzlerce yıldır varlığını korumuş, çoğunlukla sözlü kültürle beslenmeyi başarmış ve bu bilgileri kuşaktan kuşağa aktarmıştır. 
Bu kitapta Aleviliğin tarihsel süreci, yolu ve erkânı, yer ve zaman gösterilerek belgeler ışığında objektif bir şekilde sunulmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125087</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10ad961e-436c-412a-96d8-6bb01018c0cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Endişe Noktası</image:title>
            <image:caption>İnsanlar bizi hangi özelliklerimizle tanır? Saygılı ve dürüst olmamızla mı? 
Düzenli ve sorumluluk sahibi olmamızla mı? 
Bizi diğer insanlardan ayıran ve aynı zamanda onlarla uyum içerisinde yaşamamızı sağlayan 
bazı özelliklerimiz vardır. Bu özelliklerimizle yaşadığımız toplumda yer edinir; doğru tercihler yaptığımızda saygı görür, sevgiyle kucaklanılırız. 
“Daha İyi Bir SEN İçin!” serisindeki hikâyeler, insan özelliklerini çocuklara tanıtmak amacıyla oluşturuldu. Her kitapta bu özellikler, örneklerle ele alınıp anlaşılır ve günlük hayatta uygulanması 
kolay baş etme yöntemleriyle açıklanıyor. 
‘Dönüp Duran Endişeler’inizi nasıl kontrol altına alabileceğinizi öğrenmek ister misiniz? 
Haydi, küçük noktaların eğlenceli dünyasına girin ve özelliklerinizi keşfedin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125088</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac2ea9f9-92e0-48b3-951e-d6407e983b15.jpg</image:loc>
            <image:title>Harry Nelson Pillsbury</image:title>
            <image:caption>“Turnuva hazırlığı mı? Bir turnuvaya katılmadan önce eğer yapabilirsem uzun ve iyi bir uyku çekerim. Bildiğim yegane turnuva hazırlığı yöntemi budur.” 
(H. N. Pillsbury) 
 
Pillsbury’nin bazı sıra dışı entelektüel becerileri ve olağanüstü bir hafızası vardı. Kendisinin fantastik performanslarıyla ilgili çok sayıda kitap yazılmıştır. 
Örneğin, Hastings turnuvası sonrası ABD’ye döndüğü sıralarda, bir simultane körleme gösterisi öncesinde kendisi bir deneye tabi tutularak, aşağıdaki 30 kelimeye göz atması istenmiştir: 
Antiphlogistine, Periosteum, Takadiastase, Plasmon, Ambrosia, Threlkeld, Streptococcus, Staphylococcus, Micrococcus, Plasmodium, Mississippi, Freiheit, Philadelphia, Cincinatti, Athletics, No War, Etchenberg, American, Russian, Philosophy, Piet Potgleter’s Rost, Salmagundi, Oomisillecootsi, Bangmanvate, Schlechter’s Neck, Manzinyama, Theosophy, Catechism, Madjescomalops. 
Pillsbury, dört saat süren yorucu körleme maçlardan sonra, yukarıdaki kelimeleri, sırasıyla baştan sona ve sonra sondan başa doğru hatasız tekrar eder. 
Garry Kasporov dahil birçok otoriteye göre Pillsbury, Capablanca’dan önce Dr. Emanuel Lasker’i mağlup edecek olan kişidir, fakat bunu yapmaya otuz üç yaşında ölen talihsiz oyuncunun ömrü vefa etmez.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125089</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80ffff45-c4bf-4ddb-8700-0c01dc99fb72.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Huzurlu Nokta</image:title>
            <image:caption>İnsanlar bizi hangi özelliklerimizle tanır? Saygılı ve dürüst olmamızla mı? Düzenli ve sorumluluk sahibi olmamızla mı? 
Bizi diğer insanlardan ayıran ve aynı zamanda onlarla uyum içerisinde yaşamamızı sağlayan bazı özelliklerimiz vardır. Bu özelliklerimizle yaşadığımız toplumda yer edinir; doğru tercihler yaptığımızda saygı görür, sevgiyle kucaklanılırız. 
“Daha İyi Bir SEN İçin!” serisindeki hikâyeler, insan özelliklerini çocuklara tanıtmak amacıyla oluşturuldu. Her kitapta bu özellikler, örneklerle ele alınıp anlaşılır ve günlük hayatta uygulanması kolay baş etme yöntemleriyle açıklanıyor. 
Yoga ne demek veya nasıl huzurlu olunur öğrenmek ister misiniz? Haydi, küçük noktaların eğlenceli dünyasına girin ve özelliklerinizi keşfedin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125090</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7521611-0b02-464c-ae73-902a232dcbf0.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Empati Noktası</image:title>
            <image:caption>İnsanlar bizi hangi özelliklerimizle tanır? Saygılı ve dürüst olmamızla mı? 
Düzenli ve sorumluluk sahibi olmamızla mı? 
Bizi diğer insanlardan ayıran ve aynı zamanda onlarla uyum içerisinde yaşamamızı sağlayan 
bazı özelliklerimiz vardır. Bu özelliklerimizle yaşadığımız toplumda yer edinir; doğru tercihler yaptığımızda saygı görür, sevgiyle kucaklanılırız. 
“Daha İyi Bir SEN İçin!” serisindeki hikâyeler, insan özelliklerini çocuklara tanıtmak amacıyla oluşturuldu. Her kitapta bu özellikler, örneklerle ele alınıp anlaşılır ve günlük hayatta 
uygulanması kolay baş etme yöntemleriyle açıklanıyor. 
Empati kurabilmek için neler yapmanız gerektiğini öğrenmek ister misiniz? 
Haydi, küçük noktaların eğlenceli dünyasına girin ve özelliklerinizi keşfedin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125091</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a07a498-195e-4980-aee9-856a842954f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Esnek Düşünebilen Nokta</image:title>
            <image:caption>İnsanlar bizi hangi özelliklerimizle tanır? Saygılı ve dürüst olmamızla mı? 
Düzenli ve sorumluluk sahibi olmamızla mı? 
Bizi diğer insanlardan ayıran ve aynı zamanda onlarla uyum içerisinde yaşamamızı sağlayan 
bazı özelliklerimiz vardır. Bu özelliklerimizle yaşadığımız toplumda yer edinir; doğru tercihler yaptığımızda saygı görür, sevgiyle kucaklanılırız. 
“Daha İyi Bir SEN İçin!” serisindeki hikâyeler, insan özelliklerini çocuklara tanıtmak amacıyla oluşturuldu. Her kitapta bu özellikler, örneklerle ele alınıp anlaşılır ve günlük hayatta uygulanması 
kolay baş etme yöntemleriyle açıklanıyor. 
Esnek düşünebilmek için neler yapmak gerektiğini öğrenmek ister misiniz? 
Haydi, küçük noktaların eğlenceli dünyasına girin ve özelliklerinizi keşfedin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125092</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85a4e422-6f6d-43cf-afd3-84e55018109b.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Can Sıkıntısı Noktası</image:title>
            <image:caption>İnsanlar bizi hangi özelliklerimizle tanır? Saygılı ve dürüst olmamızla mı? 
Düzenli ve sorumluluk sahibi olmamızla mı? 
Bizi diğer insanlardan ayıran ve aynı zamanda onlarla uyum içerisinde yaşamamızı sağlayan 
bazı özelliklerimiz vardır. Bu özelliklerimizle yaşadığımız toplumda yer edinir; doğru tercihler yaptığımızda saygı görür, sevgiyle kucaklanılırız. 
“Daha İyi Bir SEN İçin!” serisindeki hikâyeler, insan özelliklerini çocuklara tanıtmak amacıyla oluşturuldu. Her kitapta bu özellikler, örneklerle ele alınıp anlaşılır ve günlük hayatta 
uygulanması kolay baş etme yöntemleriyle açıklanıyor. 
Can sıkıntınızı nasıl geçireceğinizi öğrenmek ister misiniz? 
Haydi, küçük noktaların eğlenceli dünyasına girin ve özelliklerinizi keşfedin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125093</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8f74de7-6083-4929-a488-da5502365504.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Hayvan Atlası (Sıvama Kapak)</image:title>
            <image:caption>Büyük Hayvan Atlası kitabı, dünya üzerindeki hayvanları tanımayı eğlenceli hâle getirerek İngilizce ve Almanca’ya başlangıç düzeyindeki her çocuk için vazgeçilmez bir kaynak olacak. Kıtalara göre ayrılmış bölümlerle hayvanları eğlenceli görsellerle tanıyacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125094</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6298e00-e41a-44fc-a732-5d6528dcd2fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Akis Dergisi İhtilalin Sesi (1960-1962) 4. Cilt</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin yakın siyasi tarihine yön veren 27 Mayıs 1960 darbesi, sadece bir ihtilal mi yoksa köklü bir dönüşümün habercisi miydi? Prof. Dr. Cemil Koçak’ın 2023 yılında ilk cildiyle Türkiye Bilimler Akademisi Bilimsel Telif Eser (TÜBA-TESEP) Ödülü’ne layık görülen serisi Akis Dergisi’nin dördüncü cildi bu kritik sorunun cevabını arayan ve dönemin nabzını tutan önemli bir belgesel niteliğinde. Türk yayıncılık ve siyaset tarihinin bir arşivi niteliğinde olan Akis’in sayfalarında dönemin siyasi atmosferine, aktörlerin rolüne ve 27 Mayıs’ın getirdiği umutlarla hayal kırıklıkları arasındaki gerilime tanıklık edeceksiniz. 
Derginin 27 Mayıs sonrası süreçte “inkılâp” ve “ihtilal” kavramları arasındaki çekişmelere nasıl baktığını, MBK içindeki güç mücadelesinin basın ve toplum üzerindeki etkilerini ve 1961 Anayasası’nın oluşturduğu yeni siyasi düzeni tüm ayrıntılarıyla masaya yatıran, İsmet İnönü liderliğindeki CHP’nin 1960’lardaki dönüşümdeki rolü ve 14’lerin tasfiyesinin arka planı bu anlatının merkezinde yer alıyor. Akis, 27 Mayıs’ı sadece askeri bir müdahale olarak değil, halkın demokrasi arzusunun yansıması olarak değerlendiriyordu. Dönemin siyasi paradigmasını, CHP’nin hem darbedeki hem de onu takip eden süreçteki rolünü anlamak isteyenler için eşsiz pencereleri bu cilt okura açıyor. 
Akis Dergisi, İhtilalin Sesi (1960-1962) 27 Mayıs’ın ve sonrasındaki yılların siyasi ruhunu derinlemesine kavramak isteyenler için kaçırılmayacak bir başucu kaynağı. 27 Mayıs’ın hâlâ süregelen etkilerini ve o dönemde alınan kararların, olgunlaşan ve kemikleşen siyasi tutum ve tarafların bugünkü yankılarını ve yansımalarını yarım asır öncesinin dergi sayfalarında keşfetmek bu kitapla mümkün.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125095</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae100fbb-316b-49a3-a00d-b86d2443570d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dostoyevski Üzerine Dersler</image:title>
            <image:caption>Dostoyevski üzerine beş ciltlik bir biyografinin de yazarı olan Frank’in, Stanford Üniversitesi’nde verdiği ve ilk kez yayımlanan Dostoyevski derslerinden oluşan bu kitap bizi alışık olmadığımız bir okuma biçimine davet ediyor. Kitabın hemen başındaki “Giriş Dersi” Dostoyevski’nin devraldığı mirası, nasıl bir geleneğin devamı olduğunu ve bu geleneğe verdiği yönü anlamamızı sağlıyor. Bu sayede, Dostoyevski üzerinde önemli etkileri olan Puşkin ve Gogol gibi yazarların Rus edebiyatındaki yerini daha net görebiliyoruz. Dostoyevski’nin romanlarını yazarın biyografisiyle paralel biçimde okuyan Frank, yazarın çok da üzerinde durulmayan İnsancıklar veya Öteki gibi romanlarını da en az Suç ve Ceza veya Karamazov Kardeşler kadar önemli hâle getiriyor. Dostoyevski uzmanlarının yanı sıra tüm edebiyat okurlarına hitap eden bu kitap büyük Rus romancısının eserlerini ve yaşadığı çağı anlamak için harikulade bir giriş…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125096</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6525c964-f783-490d-8627-4512e678331c.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehadet - Millet İçin</image:title>
            <image:caption>BU BİR KURŞUN ASKER VE BALERİN MASALIDIR. 
 
Olcay Karahanlı... Hakkâri’nin kanla sulanmış toprakları onu bağrına basarken geride bıraktığı miras, acı dolu bir yastı. 
 
Babasından sonra abisinin yokluğunda savrulan, ruhunda amansız bir savaş veren Doğukan Karahanlı; her nefesinde yeni bir düşmanla yüzleşiyordu. Üstelik hepsi de dağda değildi. 
 
Zihninin karanlık dehlizlerinde pusuda bekleyen kâbusları, en sevdiği masala olan inancını bile kaybettirmişti... 
Fakat tıpkı kurşun asker gibi zorluklarla dolu bir yolculuğa sürüklendiği sırada karşısına çıkmıştı balerin. 
 
Bir arkadaşlık sitesi onu tekrar masallara inandırabilir miydi? 
Yoksa bu, onun kendi kurşun asker masalına giden ilk adım mıydı? 
 
Can yoldaşlığından aşka dönüşen bir hikâyeye hazır olun...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125097</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e807183b-f320-4335-b5fd-db6c2a4f84c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kar Yağarken</image:title>
            <image:caption>İki ezeli düşman, bir araba yolcuğu ve
Noel...
Uzun süreli ilişkisinin sona ermesinden sonra yerel hava
durumu sunucusu Bea Armstrong ailesinden ve onların
sevgi patlamalarından kaçmaktadır. Ancak Noel hızla
yaklaşırken anne ve babasının Sherwood Ormanı&apos;ndaki eski
aile evlerinde işlettikleri okul olan Charis Evi&apos;ne doğru yola
çıkar. Üstüne üstlük, ailesinin her zaman evlenmesini istediği
çekilmez Henry Fairfax de Noel&apos;e davet edilmiştir.
Hayalindeki iş için son dakikada bir mülakata girmesi onu
mutlu etse de birkaç küçük sorun vardır:
Röportaj İskoçya&apos;da, Bea&apos;nin arabası yok ve
kar yağmaya çoktan başladı bile.
Tek çözüm Henry&apos;nin onu kendi arabasıyla
iş görüşmesine götürmesidir.
Bir Noel daha ne kadar kötü geçebilir?
Ancak iki günlük unutulmaz bir görüşme, bir kulübede
konaklama ve karda kâbus gibi bir yolculuk sırasında
Henry&apos;nin hiç de düşündüğü gibi biri olmadığı ortaya çıkar.
Bea&apos;nin eski sevgilisi ortaya çıktığında, yapması gereken zor
bir seçim vardır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125098</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c18f1e9e-ef5e-4b69-aadc-1718cae87f47.jpg</image:loc>
            <image:title>Zehir ve Yemin Krallığı</image:title>
            <image:caption>Özgürlüğüm yerine eşimi
seçerek bir pazarlık yapmıştım.
Ancak beni kaçıran veliaht prensi hafife almıştım.
Dokunuşu zehir, intikamı ölümcüldü.
Artık sahip olmadığım bir gücü arzuluyordu
ve onu elde edene kadar her parçamı feda edecekti.
Oysa ben ona ait değildim.
Kardeşine aittim.
Sonuçları ne olursa olsun,
benim için gelecek olan kardeşine...
Biri benim gücümü arzulayan, diğeri bana göz dike
iki prens arasında kaderim birbirine karışmıştı.
Ve kaybedeceklerim, hayal ettiğimden çok daha fazlaydı.
Kraliçeler arasındaki oyunda savaş kızışıyordu ve
ben onların piyonu haline gelmiştim.
Yine de hayatım için, eşim için savaşacaktım.
O da beni geri almak için krallıkları yerle bir edecekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125099</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a628b05-3635-4690-a3f7-7190e17474a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulaşılmaz</image:title>
            <image:caption>Tegen Matthews, Cehennem Atlıları Motor Kulübü&apos;nde bir kulüp
fahişesi olan Dorothy Kelley’nin kızıdır. Basit, küçük bir kız
olan Tegen, motosiklet kulübünün acımasız dünyasına kendini
kaptırır. Tatlı, şefkatli bir çocukla tanıştığında, onun kendisine
gösterdiği samimiyeti ve şefkati kucaklar.
Cage West, Cehennem Atlıları’nın başkanının oğludur. Uzun
boylu, sarışın ve koyu kahverengi gözleri olan Cage, büyüdükçe
gamzeli gülümsemesinin ve tatlı dilinin gücünü fark eder. Tesadüfi
bir karşılaşmayla Tegen, Cage’e sonsuza dek bağlanır. Bunu
pişmanlıklar, hatalar ve kalp kırıklıklarıyla dolu, onları bir arada
tutan ipleri çekiştiren bir yolculuk izler. Cage ve Tegen çok savaşırlar
ama savaştıklarından daha çok severler. Sonunda önemli
olan, bu yolculuğun başından beri birbirlerine bağlı olan bir kızı
ve bir erkeği nereye götürdüğüdür.
BU TEGEN VE CAGE’IN HIKÂYESI.
Aşk, kırılan bir kalbin tüm izlerini silmez ve kesinlikle insanları
değiştirmez. Ama aşk ipi ne kadar eski, ne kadar dayanıksız ne
kadar yıpranmış olursa olsun sizi sevdiğiniz insanlara bağlı tutar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125100</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24253b7e-b890-4e8a-8aa0-4e181bbdb439.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Kaynakları Yönetiminde Modern Performans Değerlendirme Yöntemleri</image:title>
            <image:caption>Küreselleşmenin hız kazandığı ve teknolojik gelişmelerin çalışma hayatını dönüştürdüğü çağımızda, işletmelerin sürdürülebilir bir rekabet avantajı elde edebilmesi, insan kaynaklarını etkin bir şekilde yönetebilmesine bağlıdır. Performans değerlendirme ise insan kaynakları yönetiminin temel unsurlarından birini oluşturmakta olup, işgörenlerin iş başarılarını, katkılarını ve gelişim alanlarını belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu süreç hem bireysel hem de kurumsal performansı artırmada kritik bir role sahip olmaktadır. 
         Dünya ticaretinin çok büyük bir bölümü deniz yoluyla gerçekleşmektedir. Bu durum, liman işletmelerini uluslararası ticaretin en önemli unsurlarından biri haline getirmiştir. Limanlar, birer lojistik merkezi olmaktan daha öte, ulusal ve bölgesel kalkınmaya önemli katkılar sağlayan stratejik işletmeler konumundadır. Bu çerçevede, liman işletmelerinde çalışan işgörenlerin performanslarının doğru ve objektif bir şekilde değerlendirilmesi hem işletmelerin operasyonel verimliliğini hem de rekabet gücünü artırmak için hayati öneme sahiptir. 
         Bu kitapta, insan kaynakları yönetiminin bir parçası olarak modern performans değerlendirme yöntemleri ele alınmış ve bu yöntemlerin liman işletmeleri işgörenlerinin performans değerlendirmesinde ortaya çıkardığı fırsatlar ve zorluklar üzerine değerlendirmelerde bulunulmuştur. Ayrıca, performans değerlendirme süreçlerinin işgören motivasyonu, organizasyonel hedeflerle uyum ve rekabet avantajı üzerindeki etkileri üzerine de değerlendirmelere yer verilmiştir. Bu bağlamda, bu kitabın, performans değerlendirme uygulayıcıları ve liman işletmeleri yöneticileri için bir kaynak teşkil etmesi amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125101</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91a84e66-cddd-4816-8cfd-4e96898d6cb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanların Yürüyüşü Üzerine</image:title>
            <image:caption>Aristoteles, Antikçağ felsefesinin en önde gelen filozofudur. Benzer düzeyde bir felsefeye İlkçağda sadece Platon’un erişebildiği kabul edilir. Antikçağa damgasını vurmuş olan Aristoteles, pek çoklarına göre tüm çağların en büyük birkaç filozofundan biridir. Bilim ve felsefede onun başarmış olduklarıyla rekabet etme ümidi besleyebilen insan sayısının bir elin parmaklarını geçmediği hemen herkes tarafından kabul edilir. 
Aristoteles mantık, doğabilimleri, metafizik, psikoloji, etik ve siyaset felsefesi gibi pek çok alanda eser vermiştir.  “Aristoteles külliyatı” olarak geçen, özgün haliyle Grekçe 1462 sayfadan oluşan eserler bütünü, derslerinin, kendisi ya da öğrencileri tarafından tutulmuş notlarından oluşur. 
Aristoteles’in hayvan hareketlerini incelediği ilginç bir çalışma olan Hayvanların Yürüyüşü Üzerine çeşitli hareket biçimlerini titizlikle kategorize eder ve hareketi etkileyen anatomik ve fizyolojik faktörlere vurgu yapar. 
Aristoteles’in gözlemleri, insanların yanı sıra dört ayaklı hayvanların farklı yürüyüşler sergilediğini gösterir; bazıları tüm vücutlarını aynı anda hareket ettirirken, diğerleri uzuvlarını sırayla koordine eder. Bu analizler, doğa üzerine yaptığı daha geniş felsefi sorgulamalara yansıyarak hayvan davranışlarını ve doğal dünyayı anlamamıza yardımcı olmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125102</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10f049b6-4e2e-4a48-8090-49ec69994c49.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Egemenliğinde Hindistan</image:title>
            <image:caption>Tarih, bir milletin kimliğini şekillendiren en önemli unsurlardan biridir. Bu kitap, Orta Çağ Hindistan’ının Müslüman yönetimi altında geçen dönemini derinlemesine inceliyor. Sultanlıkların yükselişi ve düşüşü, kültürel etkileşimler ve dini çeşitlilik, dönemin dinamiklerini oluşturuyor. 
Stanley Lane-Poole Osmanlı İmparatorluğu’ndan gelen etkilerden, bölgedeki çeşitli hanedanlıklara ve onların sosyal yapısına kadar geniş bir perspektif sunuyor. Müslüman yönetimlerinin sanat, mimari ve bilim üzerindeki katkılarını gözler önüne sererken, aynı zamanda Hindistan’ın tarihsel zenginliğine ışık tutuyor. 
Tarih meraklıları ve akademisyenler için vazgeçilmez bir kaynak olan bu eser, geçmişin derinliklerine inerek bugünün Hindistan’ını anlamanızı sağlayacak. Keşfetmeye hazır olun: Orta Çağ Hindistan’ının karmaşık ve büyüleyici dünyasına adım atın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125103</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4da0ef07-7586-4d4a-b43d-d8f36d5e9d95.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapısal Antropoolji</image:title>
            <image:caption>Yapısal antropolojinin temellerini oluşturan bu kitap, Claude Lévi-Strauss’un en önemli yapıtıdır ve dünya çapında ün kazanmasını sağlamıştır. Yazar, kendi geliştirdiği ve o dönemde çığır açan araştırma yöntemiyle neredeyse özdeşleşmiştir: yapısalcılık (structuralisme). Peki, nedir bu yapısalcı yöntem? Yazar, ilkel toplumları incelerken interdisipliner bir yaklaşım izliyor, yani sosyoloji, etnoloji, tarih, dilbilim, sesbilim, doğa bilimleri ve matematik gibi bilim dallarından yararlanıyor.  
Bu kitapta, yazarın, gerçek anlamda bütüncül bir bilimsel analiz sayesinde toplumsal olayları tüm çıplaklığıyla, en ince ayrıntılarına varıncaya dek nasıl büyük bir tutkuyla ortaya koyduğuna örneklerle tanık olacağız. 
Claude Lévi-Strauss’un makalelerinin bir derlemesinden oluşan bu yapıtta antropolojide yöntem ve eğitim sorunlarının yanı sıra sosyal antropolojinin tüm önemli konuları ele alınıyor: dil ve akrabalık ilişkisi, toplumsal örgütlenme, büyü, din ve sanat..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125104</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1bfb4aa7-b0b2-40ac-9f23-d7151b500574.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Aşkınlaştırır</image:title>
            <image:caption>“W. Theodor Adorno, ‘Eleştirel Kuram’ ya da ‘Frankfurt Okulu’ kavramlarını kalıcılaştıranların başında gelir. Bu eleştirel sanat filozofu hem sanat/yazın felsefesini, hem de başta 
Nasyonal Sosyalizm olmak üzere, her türlü diktatörlüğü ödünsüzce ve sağlam gerekçelerle eleştirmiştir. “Eleştirel Kuramı” yetkinleştirme uğraşında, bireyin özgürlüğü ve özerkliğini en üst değer olarak yapıtlarına içkinleştirmiştir. 
Adorno’nun engin bilgi birikimi ve eleştirel duyarlılığı, sanatsal ve yazınsal yaratımın, insanı ve toplumu, dolayısıyla da kültürü 
aşkınlaştıran özyapısını ve değerini belirginleştirmiştir. Eleştirel düşünmeyi ve davranmayı, yaşam ilkesi yapan bu önemli filozof, bireyin ve sanat yaratıcısının özgürlük alanını kısıtlayan “örgüt” ya da ‘’parti’’ türü anonim yapılanmaları karşı her koşul altında ödünsüzce eleştirmiştir. Bu kitapta ele aldığım yapıt ve yazıları, onun bu tutumunun kanıtlarıdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125105</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/faba2363-0032-4031-bcdf-4483a0c595c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Euthyphron-Küçük Hippias</image:title>
            <image:caption>Platon’un küçük dialoglarından olan Euthyphron’un konusunu, dine aykırı davrandığı için mahkemeye verilen Sokrates’le birini öldürmüş olan babasını, dine uygun olduğu için mahkemeye vermiş olan Euthyphron arasında geçen, dindarlığın ne olduğunu hakkındaki tartışma oluşturur. Küçük Hippias’da da Sokrates, Hippias’la yalan söyleme, aldatma hakkında tartışmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125106</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/185db7a4-5747-4e7e-b074-b28fd0e80c85.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinçli Farkındalıkla Bilişsel Davranışçı Terapi</image:title>
            <image:caption>Psikoterapi ekolleri, anksiyete ve depresyon gibi sorunları aşmak için bilimsel temeli olan pek çok teknik geliştirmiştir. Ancak bu yöntemler çoğu zaman aradığımız kalıcı iç huzuru sağlamada yetersiz kalmaktadır. Dr. Seth J. Gillihan, sağlıklı ve bütün bir yaşam için yalnızca belirtileri hafifletmenin ötesine geçmemiz gerektiğine inanıyor. 
Gillihan’ın Bilinçli Farkındalıkla Bilişsel Davranışçı Terapi (MCBT) yöntemi, manevi değerlerimizi ve spiritüel yanımızı da iyileşme sürecimize dâhil ederek uzun süreli sağlık ve huzura ulaşabileceğimizi savunuyor. Bu yöntem; olumsuz düşüncelerle başa çıkmayı, doğru seçimler yaparak anda kalmayı ve gerçek huzura ulaşmayı mümkün kılıyor. Bu ilham verici rehber, zihnimizi yeniden eğiterek kendimize söylediğimiz yalanlardan kurtulmamıza ve sağlıklı alışkanlıklar geliştirmemize yardımcı oluyor. Gillihan, varoluşumuzun derin hakikatlerini bize hatırlatıyor: Kusurlarımızla mükemmel olmasak da kabul edilebiliriz ve en önemlisi, sevgiye layık varlıklarız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125107</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ff2d607-9646-48ae-a130-00a8936ec05f.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku: Alternatif Dünya Tarihi</image:title>
            <image:caption>Korku, engeller koyarken bile yeni olasılıklar doğurur ve her şeyi değiştirebilir. “Hanedanlar yükselir ve düşer; dinler yaratılır, reforme edilir ve parçalanır; modern devletler doğar; piyasalar kârlı dönemlerden geçer ve çöker; dünya tekrar tekrar şekillenir ve bunların hepsi kısmen korku ve onun bir uzantısı olan panikten kaynaklanır. Yine de çoğu tarih kitabının dizininde ‘korku’ kelimesini bulacağınız şüphelidir. Bir filmdeki arka plan gürültüsü gibi atmosferin bir parçasıdır. Teferruat gibi görünür, gerçek hayatın neredeyse duyulmayan müziğidir...” Oysaki değişimin en itici güçlerinden biri korkudur. Kıtlık, savaş, hastalık, yoksulluk, tanrı korkusu ve diğer insanlara duyulan korku... Kültür tarihçisi Robert Peckham, Korku: Alternatif Dünya Tarihi kitabında, korkunun tarihi şekillendirme üzerindeki etkisini hem bir güç aracı hem de toplumsal değişimin katalizörü olarak ele alıyor ve bir otobüs durağına grafitiyle yazılmış çaresiz bir çağrı olarak ortaya çıktığında bile üretken bir potansiyeli olduğunu vurguluyor. Korkunun güce nasıl hizmet ettiğine dair tarihsel farkındalığın, gelecekte korku tarafından sömürülmemize engel olabileceğini söyleyen Peckham, korkunun önümüze bariyerler koyarken bile yeni olasılıklar doğurabileceğini ve dünyayı değiştirmek için onu kullanılabileceğimizi gösteriyor. Dünyanın “gölge tarihini” takip eden Peckham, yarını anlayabilmek için 14. yüzyıldaki Kara Veba’dan başlayarak Fransız Devrimi’ne, 19. yüzyılın toplumsal hareketlerinden terörizme, ekonomik krizlerden Soğuk Savaş paranoyasına, iklim ve çevre krizinden pandemiye korku üzerinden alternatif bir dünya tarihi anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125108</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ceb74e8a-28e9-45f7-aac1-73cdf863718d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatla Bir Anlaşma</image:title>
            <image:caption>Hayatın zorlukları bitmeyecekse, hayatla savaşmayı bırakmak ve bir anlaşma yapmak gereklidir. Bu anlaşma hem hayatı olduğu gibi kabul etmeyi, hem de doyasıya yaşamak için eyleme geçmeyi içerir. “Zihnimiz ve bedenimiz, travma ve benzeri yaraları iyileştirebilmek için sağlam bir donanıma sahiptir. İhtiyacımız olan şey, bu donanımın dilini anlayabileceğimiz şekilde bilgilenmektir. Derin bir içgörüye ihtiyacımız var. Ezbere ve hap bilgilerle kendimize yardım edebilmemiz pek mümkün değil. Ancak ‘travma bilgili’ bir perspektif, başka bilgileri tartma yetisini de geliştirir ve bu sayede kaynaklarda ne arayacağınızı çok iyi bilirsiniz.” Klinik Psikolog Merve Başibüyük, problemleri çözebilmemiz için öncelikle ortada bir problemin olduğunu bilmemiz gerektiğini vurguluyor ve bizleri, çoğunlukla farkında olmadığımız, bazen kaçtığımız veya varlığını çoktan unuttuğumuz yaraları nasıl iyileştireceğimizi anlatan bir yolculuğa çıkarıyor. Yetişkinlikte yaşadığımız sorunları ve ilişkilenme biçimlerimizi daha iyi kavrayabilmemiz için farklı ekollerden ve çok aşamalı egzersizlerden faydalanıyor. Okura “kendi kendinin psikoloğu olma” yöntemlerini anlaşılır bir dille ve cömertçe sunan Hayatla Bir Anlaşma, gündelik yaşantılarınızı iyileştirmenize yardımcı olacak değerli bir ilk yardım kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125109</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52fb281b-9c74-489b-88bf-04dcb4060105.jpg</image:loc>
            <image:title>50 Yalanla Kısa Dünya Tarihi</image:title>
            <image:caption>Natasha Tidd, 50 Yalanla Kısa Dünya Tarihi adlı eserinde, Jül Sezar’ın özenle hazırlanmış politik imajından Çernobil felaketinin örtbas edilmesine kadar tarihin en büyük aldatmacalarını gözler önüne seriyor. Yazar bu kitapta aldatmacanın gizli gücünü ve yalanın tehlikeli cazibesini ortaya koyarak gerçeğin kurgudan daha tuhaf ve çok daha tehlikeli olabileceğini kanıtlıyor. 
Bu yolculukta siz de “Konstantin Bağışı” ve “Siyon Protokolleri” gibi sahte belgelerin yüzyıllar boyunca nasıl çatışmalara ve baskılara zemin hazırladığını, İngilizlerin Boer Savaşı’ndaki toplama kamplarının karanlık yüzünü, Ukrayna’daki büyük kıtlığı görmezden gelen Pulitzer ödüllü yanıltıcı gazeteciliği ve Dreyfus Olayı’ndaki siyasi komploların perde arkasını keşfedeceksiniz. 
Tarihsel anlatıların, İspanyol Engizisyonu gibi örneklerde kurguyu gerçeğe dönüştürerek geçmişe dair anlayışımızı nasıl şekillendirdiğini görecek, Tuskegee Deneyi’nin trajik sonuçları gibi, tarihteki aldatmacaların kalıcı etkilerine tanık olacaksınız. Ve tek bir yalanla hayatı sonsuza dek değişen ve tarihin en acımasız korsanlarından biri hâline gelen Jeanne de Clisson gibi sıra dışı figürlerle tanışacaksınız. 
Haydi, tarihin sır perdesini aralayıp yalanların dünyasını keşfe çıkalım…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125110</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ec66624-9e88-4c88-aa33-5a18cad63336.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşlı Adam ve Deniz (Ciltli - Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>Hemingway&apos;in kült eseri Yaşlı Adam ve Deniz&apos;i bu ciltli özel baskıda Yusniel Santos&apos;un Yaşlı ve Adam ve Deniz için özel olarak yaptığı desenlerden seçmeler,  Hemigway&apos;in Nobel konuşması ve ilk baskılarının kapaklarıyla zenginleştirilmiş olarak sunuyoruz. 
Hemingway, ustalık eseri olan Yaşlı Adam ve Deniz&apos;de, Kübalı balıkçı Santiago&apos;nun devasa bir kılıçbalığıyla giriştiği amansız mücadele üzerinden, yenilgi karşısında cesaretin, kaybederek kazanılan kişisel zaferlerin öyküsünü sade ve güçlü bir dille anlatıyor. 
&quot;Hemingway&apos;in yazdığı en iyi öykü... Bu muhteşem ustalık eserinin tek bir sayfası bile daha iyi ya da daha farklı yazılamazdı.&quot; Sunday Times &quot;Anlatı sanatının oldukça harika bir örneği. Yaşlı adamın balıkla oynadığı misina kadar gergin ve aynı zamanda kıvrak ve kurnazca yazılmış.&quot; Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125111</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d66b2bb0-2e3c-42e5-957f-e21f2451aeb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiirin Vakti</image:title>
            <image:caption>&quot;gün yanıyorsa için için 
       işçiler sessiz sedasız ölüyorsa 
       toprak altında kanlı bir ikindi 
       yeşil çağlam gök ekinim 
       şiirin vaktidir artık 
       yürü dizelerin ışığında şimdi&quot; 
  Ödüllü şair Hidayet Karakuş, bu yeni şiir kitabında da okurlarına hayatımızın gerçeklerine ve çelişkilerine tanıklık eden çarpıcı dizeleriyle sesleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125112</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8b2b43a-1a01-4fd5-a2d9-75e4fbedd20c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dalgaların Götürdüğü</image:title>
            <image:caption>&quot;Dünya bedenimi istiyordu. Henüz solup sararmadan, derim bir samankâğıdı gibi buruşmadan, gözlerimin beyazı beyaz, siyahı siyahken çağırıyordu. Bana canlılığı vaat ediyordu. Sıcacık öğleüstü güneşi tenimi ısıtacak, serin öğle gölgelerinin içinden ılık gece ayazlarına kadar içtiğim şarap yüreğimi yumuşatacaktı. Dünya olacaktım.&quot; 
 
Fatih Dağdelen ilk kitabı Dalgaların Götürdüğü’nde ölüm korkusuyla yaşama korkusu arasında salınıp giden hayatların fotoğrafını çekiyor. Hareketin, kaosun, takıntının, çocukluğun, hatırlamanın ve unutmanın, kadın-erkek ilişkilerinin odağında kurulan öyküler bazen doğrudan bazen de gizemle örülüyor. Dalgaların Götürdüğü o yerde kalanlardan mı yoksa orayı terk edenlerden misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125113</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:11+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b28d0f18-2899-4f31-bb61-4edb0b5e558a.jpg</image:loc>
            <image:title>Depremler - Orta Çağ İslam Dünyasında</image:title>
            <image:caption>Deprem Dünya’nın yaradılışından bu yana insanlık tarihinin en büyük karabasanlarından biri olmuştur. Öyle ki maddi ve manevi anlamda sebebiyet verdiği zararın yanında kimi zaman da tarihin akışı üzerinde tesirler meydana getirebilmiştir.  
Öte yandan insanoğlunun depremler dolayısıyla yaşadığı dehşet, panik ve bunların peşi sıra gelen psikolojik çöküntü geçmişten günümüze hiç değişmemiştir. Çalışma içerisinde aktarılan kaynakların ifadelerinden de anlaşılacağı üzere bu türden duygular, böyle felaketler karşısında insanoğlunun makûs kaderi olmuştur.  
Elimizdeki bu kitap Orta Çağ İslam Dünyası’nın 622-1258 yılları arasında Endülüs’ten, Maveraünnehir’e, Yemen’den Anadolu’ya uzanan coğrafyasındaki depremlerin oluş şekillerini, kaynaklarda bunlar hakkında yer alan bilgileri ve söz konusu felaketlerin değerlendirmelerini içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>