﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124919</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98358b6b-05ef-40ed-bd30-79bd445a6804.jpg</image:loc>
            <image:title>Norveç Halk Masalları</image:title>
            <image:caption>Norveç Halk Masalları, iki masal hayranının keyifli keşifleri sonucunda ortaya çıkmış, kesinlikle sihir ve büyü dolu bir eser. Devasa troller hem vahşi hem de tuhaf bir şekilde sevimliler. Karanlık ormanlarda hantalca ilerliyor ve dağların içine sığınıyorlar. Bazı troller böğürüp kükrerken, bazıları hırlayıp sızlanıyor. Kafa koparıyor, prensleri taşa çeviriyor ve insanları dağlara kaçırıyorlar. Yine de hiçbiri, bir seferde on iki tane bile olsa trol kafası kesmekten çekinmeyen cesur ve yaratıcı Kül Delikanlı ile boy ölçüşemiyor. Moe’nun ikinci baskıya yazdığı giriş yazısında belirttiği gibi, masalların doğrudan ve acımasız bir şekilde anlatıldığını görebiliriz; bu, zalimlikten değil, saflık ve kurnazlıktan yoksunluktan kaynaklanan bir ifade biçimidir. Her yerde, tek amacı gözlemleme keyfi olan saf epik anlatım tarzını keşfederiz. “Çocuk odun çantasını doldurduktan sonra eve doğru yola koyulmuş. Sonra ağaç kütüklerinin olduğu bir açıklığa gelmiş. Orada şekilsiz beyaz bir kaya görmüş. “Ah, seni zavallı yaşlı kaya. Ne kadar da beyaz ve solgunsun. Çok üşümüş olmalısın!” demiş delikanlı. Kazağını çıkarmış ve kayanın etrafına sarmış.’’</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124920</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71f341ed-8411-4a3e-a0fd-6a2644c766d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Şirin Olimpiyatları - On birinci Kitap Peyo’dan Üç Şirin Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Uzun uzun yıllar önce, ormanın derinliklerinde küçük yaratıkların yaşadığı gizli bir köy vardı. Onlar kendilerine şirin derdi; mavi renkleri, beyaz şapkaları, her biri kendine has karakteriyle ormanın derinliklerinde Şirin Baba’nın gözetimi altında mutlu mesut yaşarlardı. Tabii üzerlerindeki gölgeyi saymazsak… Kötü kalpli büyücü Gargamel ve acımasız kedisi Azman köşe bucak şirinleri arardı. Ama endişelenmeyin, şirinler şirin oldukları kadar gizlenmekte de ustalardı! Ormana gezmeye gittiğinizde etrafı dikkatli dinlerseniz Gargamel’in çığlıklarını duyabilirsiniz. Ve iyi bir okur olursanız belki şirinleri bile görebilirsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124921</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf4ef444-069c-468b-a117-9f74634f58e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Anlayarak Hızlı Okuma</image:title>
            <image:caption>OKURKEN HIZLANMAK,
HIZLANIRKEN ANLAMAK İSTEYEN
ÇOCUKLAR İÇİN…
  Geleceğin liderlerini yetiştirmenin en önemli adımı, okuma alışkanlığını çocuklara kazandırmaktan geçer. Çocuklar İçin Anlayarak Hızlı Okuma, çocukların okuma hızını artırırken aynı zamanda metinleri daha iyi anlamalarını sağlayan eğlenceli bir rehber. 
Türkiye’de bu alandaki öncü isimler arasında yer alan Öznur Karaeloğlu, hem eğlenceli egzersizlerle hem de sürükleyici hikâye alıştırmalarıyla çocuklar için okuma sürecini keyifli hâle getirirken çocukların göz kaslarını güçlendirmeyi, kelime dağarcığını genişletmeyi ve en önemlisi dikkat seviyelerini artırmayı hedefliyor.
Ebeveynler ve öğretmenler için bir kılavuz niteliğindeki bu kitap, çocukların sınavlarda ve günlük yaşamlarında kendilerine olan güvenlerini pekiştirirken çok daha başarılı olmalarına katkıda bulunacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124923</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68539845-7b3e-4a3f-9f93-50c412f2b544.jpg</image:loc>
            <image:title>Erkek Dutların Gölgesinde</image:title>
            <image:caption>“Geldiler, dedi Meryem, korkudan titreyen elleriyle pencerenin tutamağını sıkı sıkıya çevirirken. Hafif bir gıcırtının boşlukta salınmasının ardından, loş oda kısa bir sessizliği giyindi birden. Sinekler soluk floresan ışığına çarpa çarpa uçuşuyorlardı durmadan. Evin oturma odasının tam ortasında duran yemek masasının üstünde gezindi arabanın farları ilkin. Meryem ışıkları kapattı hemen.” Üç kuşağın iç içe geçmiş hikâyesini anlatıyor Ali Özgür Özkarcı. 1940’lar ile 2000’ler arasında bölünen, parçalanan karanlık bir kesitte, Çukurova’da geçen, sürgünlerle, ne olursa olsun “kapanmayan” hesaplarla, ölümlerle, hırslarla dolu bir hikâye bu. Aynı zamanda yıllar geçse, mekânlar değişse bile yok olmayan, yok etmek için çaba sarf edenleri bile kendi içine çeken, hayatlarının bir anında belirmek için fırsat kollayan o karanlık haleyi de gösteren... Bir yandan da memleketin etrafı dikenli tellerle çevrili o tarihine bakıyoruz Erkek Dutların Gölgesinde’yi okurken. El değiştiren mülkiyetin “yeni” sahipleri, onlar tarafından “yersiz yurtsuz” bırakılanlar, her an can derdiyle tetikte olanlar, hiç bitmeyen o hesaplar, dalavereler, tüm bunların içinde yaşamaya çalışanlar, yaşamaya çalışmanın başlı başına bir dert yumağına dönüştürdüğü o insanlar... İşte bu roman, “o insanların” romanı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124924</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3def9e34-03ef-465b-a3a7-4ff9a92bdc69.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Tarihinde Kadınlar 1450&apos;den Günümüze</image:title>
            <image:caption>Özgürlükleri kısıtlanmış, köle olarak alınıp satılmış, şiddete maruz kalmış, seks işçisi olarak ticarete konu olmuş, ihtiyaç duyulduğunda askere alınmış, lüzum halinde eve kapatılmış, çiftçi ve işçi olarak çalışmış kadınlar… Hükümdar, şair, yazar, mucit, bilim insanı, elbette güçlü hareketlerin başını çekmiş eylemciler ve aktivistler olarak yaratıcılıklarını göstermiş, her dil, din ve ırktan kadın... Tarih kitaplarında çoğu zaman sadece birer yan karakter olarak yer alabilen kadınların görmezden gelinen hikâyelerini kaleme alan Bonnie G. Smith, dünya tarihinin farklı bir çehresini ortaya koyuyor, kadınların bizzat faili oldukları bir anlatı kaleme alıyor. Dünya Tarihinde Kadınlar, Çin’den Rusya’ya, Afrika’dan Asya’ya, kabile yaşamından modernizme, Sanayi Devrimi’nden kurtuluş mücadelelerine, kıtaları ve çağları aşıyor, tarihi kadınların gözünden okumak isteyenler için eleştirel bir pencere sunuyor. “Bu kitaptaki hikâyelerde, hoş ve alışılmadık tarihî karakterler başrolde yer alıyor – alışılmadık, çünkü onlar kadınlar ve kızlar... Dünya tarihinde önemsiz sayılan kadınlar hakkında, hatta önemli olanlar hakkında bile çok az şey biliyoruz ama bazıları hatırlanmaya değer olmaktan fazlasını ifade ediyor.” BONNIE G. SMITH</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124925</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0aa9e42d-bfda-425d-a425-8a9a6166a9e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Despotizm</image:title>
            <image:caption>Siyasal düşüncedeki merkezi önemine karşın günümüzde “despotizm” kavramı eskide kalmış istisnai bir yönetim biçimine işaret ediyor gibi. Oysa paradoksal bir şekilde günümüzde gitgide ekonomiye ve güvenliğe indirgenen bir dünyada, sıklıkla yasa ile yasasızlık arasındaki ayrımı aşan ve böylelikle bulanıklaştıran despotik emirler verildiğine tanık oluyoruz. Kitleler de bu sırada piyasanın dayatmalarına ve resmi makamlara itiyadi bir itaatkârlığı benimsemiş görünüyor. Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, kimi ülkeyi şirket gibi, kimi ömür boyu diktatörlükle yönetmeye hevesli, kimi de bu iki yolu birden kullanmak isteyen birtakım “güçlü” liderlere tahammül ediliyor, bununla da kalmayıp onlara açıkça davetiye çıkarılıyor. 
Görünürdeki farklılıklarına rağmen bu otoriter liderlerin hepsi demokrasiye karşı tutkulu bir düşmanlık besliyorlar ve insanları demokrasinin her türlü tezahürü aleyhinde kışkırtmakta çok azimliler. Çoğunlukların onların peşinden gönüllü olarak gittiği, demokrasinin hemen her yerde askıya alındığı, küresel çapta bir istisna siyasetinin koyu gölgesi altında yaşıyoruz. Despotların yönettiği bu dünyada despotizm sadece bir siyaset “sanatı” olarak meşrulaştırılıp benimsenmekle kalmıyor, bir kült(ür) olarak da normalleştiriliyor. Despotizm bugün yeniden canlandırılırken, kendisini inkâr eden, antidespotik, hatta demokratik olarak gören ve gösteren bir yapı sergiliyor. 
Ama unutmamalı: Baudelaire’in vaktiyle yazdığı gibi, “şeytanın en büyük kurnazlığı, insanları şeytanın var olmadığına inandırmasıdır.” Eğer kandırma despotizmin tanımlayıcı özelliğiyse, despotik yönetimlerin en büyük kandırmacası insanları despotik olmadıklarına ikna etmeleridir. 
— Bülent Diken</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124926</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e3f49a9-6f03-40f1-be48-294d5ae51fb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın En Boş Evi</image:title>
            <image:caption>“Karabasan bir ara üst kata çıktı ve bir daha inmedi. Sabaha kadar kendi kendine konuşup durdu. Aşağıya gelen sesler anlamsızdı. Kral da ötekiler de onun çıldırdığını düşündü. Ona bakmaya sadece köpek gitti. Diego, Sarı Kedi’nin yanından ayrılmadı. Dino hep sessizdi. Sanki dilini kesmişlerdi. Viva, kafasını çevirip Kral’a bile bakmadı. Vücudunu kaşıyıp durdu. Her tarafı kızarıklıklar içinde kaldı. Sarı Kedi tırnaklarını kanatıp paramparça yapana kadar yedi. Mevsim sonbahardı, sonbaharı hepsi severdi. Buse uyurken birkaç kere “vevevevev” diye sayıkladı.” 
Sürükleyici, sıra dışı ve şaşırtıcı bir roman...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124927</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/132db924-4dbc-497c-b55f-ef4aaef7886a.jpg</image:loc>
            <image:title>Peri Tozu SihirliÖyküler</image:title>
            <image:caption>Hamarat peri Günışığı Hanım bahar temizliğine başlar. Pencerede halısını silkelerken havaya epeyce peri yozu karışır. Rüzgarla birlikte dünyayı dolaşmaya başlayan bu toz ne zaman bir yazarın üzerine konsa, ona öykü yazması için ilham verir. 
 
Sekiz farklı ülkeden sekiz farklı yazar tarafından kaleme alınan sekiz sihirli öykü sizi maceradan maceraya sürüklerken dostluk, cesaret ve hayallerin gücünü yeniden keşfetmenizi sağlayacak. 
  Günışığı Hanım&apos;ın saçtığı peri tozu bu kitapla birlikte sizin de ruhunuza serpilmeye hazır. Hayal gücünüzün sınırlarını zorlayacak büyülü bir yolculuğa çıkmaya ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124928</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b440034a-98f6-4a03-8e2a-8c713c720e37.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Atatürk</image:title>
            <image:caption>Sevgili Çocuklarımız, 
Bugüne kadar Atatürk’le ilgili onlarca hatta yüzlerce kitap yazılmıştır. Eminiz kütüphanenizin bir 
köşesinde bu kitaplardan biri ya da birkaçı, başucu kitabı olarak yerini almıştır. 
Somut Yayıncılık olarak bu kitaplar dizisine bir kitap da biz ekleyelim istedik. Amacımız, 
Cumhuriyet’imize sahip çıkılmasının şiddetle gerekli olduğu bu günlerde bu konudaki duyarlılığımızı 
dile getirmek. Özenli, duyarlı, samimi bir çalışmayla hazırlanmış bu kitap, hem bugünlere nasıl 
gelindiğini hem de Ulu Önder’in bıraktığı büyük mirasın önemini, değerini yeniden hatırlatacaktır. 
Atalarımızdan aldığınız ve çocuklarınıza devredeceğiniz bu mirasın kararlı, tutkulu, inançlı 
savunucuları olacağınıza olan inancımızla, ışıltılı beyinlerinize bir kıvılcım da bu kitap çakar diye 
umuyoruz. 
Vecihi TİMUROĞLU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124929</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd5b8507-fb81-472c-9824-3aa10d9974e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bremen Mızıkacıları</image:title>
            <image:caption>Eskimeyen klasik Bremen Mızıkacıları, sevilen yazar 
Alp Gökalp’in yorumuyla yeniden canlanıyor. 
Canları sıkılan ve kendilerine yeni bir macera arayan patili arkadaşlar hem eski masalın izini sürüyor hem de kahramanların yarım kalan hayalini gerçekleştirmeye girişiyorlar. Dostluğun gücünü ve birlikte çalışmanın sihrini onlarla keşfetmeye var mısınız? Rengârenk çizimleri ve neşeli dostlarıyla HAVikulade bir şölen sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124930</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4badf21d-4755-4f92-8bf3-a69b5b60d120.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebek Şirin - On İkinci Kitap Peyo’dan Elli İki Şirin Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Uzun uzun yıllar önce, ormanın derinliklerinde küçük yaratıkların yaşadığı gizli bir köy vardı. Onlar kendilerine şirin derdi; mavi renkleri, beyaz şapkaları, her biri kendine has karakteriyle ormanın derinliklerinde Şirin Baba’nın gözetimi altında mutlu mesut yaşarlardı. Tabii üzerlerindeki gölgeyi saymazsak… Kötü kalpli büyücü Gargamel ve acımasız kedisi Azman köşe bucak şirinleri arardı. Ama endişelenmeyin, şirinler şirin oldukları kadar gizlenmekte de ustalardı! Ormana gezmeye gittiğinizde etrafı dikkatli dinlerseniz Gargamel’in çığlıklarını duyabilirsiniz. Ve iyi bir okur olursanız belki şirinleri bile görebilirsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124931</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efc50349-8a92-4a0e-ad64-6f1ac9dc6635.jpg</image:loc>
            <image:title>Karl Marx ve İngiliz Emperyalizmi</image:title>
            <image:caption>“Karl Marx’ın XIX. yüzyıl ortalarında, Çin’de İngiliz emperyalizmini konu alan makalelerini dilimize çevirirken, Osmanlı Devleti’ndeki aynı dönemin olaylarını incelemek ve bu kitapla bütünleştirmek istedik. Böylece, birbirinden uzak iki doğu devletini, aynı dönemin koşulları içinde birbiriyle karşılaştırınca, İngiliz (ya da Batı) sömürü aygıtının iki yüzü daha belirgin biçimde ortaya çıktı. K. Marx’ın makaleleri, bu sömürü aygıtının, acımasız, kan dökücü, hunhar yüzünü sergiliyorken, biz de aynı emperyalizmin Osmanlı Devleti’ndeki, kurnaz, yumuşak ve dolandırıcı yüzüyle karşılaştık.
O nedenle bu kitap hem bir çeviri ve hem de o çeviriyi destekleyen bir tarih incelemesi niteliğine büründü.”

Ali Nejat Ölçen 
…

“Karl Marx ve İngiliz Emperyalizmi’nde Çin ve Osmanlı İmparatorluklarının yıkılışını hızlandıran XIX. yüzyıldaki ‘dışa açılma’ süreçleri ve bunların ardındaki emperyalist sömürü ve denetim ilişkileri tutarlı bir biçimde sergilenmektedir. Kapitalizmin bir ‘dünya sistemi’ olarak başatlığı ve onun merkez ve çevre ülkeleri arasındaki eşitsizliği pekiştiren siyasal ve ekonomik kurumsallaşması süregeldikçe, Çin ve Osmanlı’nın XIX. yüzyıl deneyimlerini aktaran bu tür çalışmalardan akılda kalacak çok şey, çıkarılacak çok ders vardır.”

Ayça Tekin-Koru &amp; Oktar Türel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124932</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a3943e6-49d1-437e-9d8a-854dfd214c9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gogobi ve Kıyı Çamur Çulluğu</image:title>
            <image:caption>Gogobi genç, cesur ve hayatı sorgulayan bir faredir. Gogobi anlamlı bir hayat yaşamak isterken önüne çıkan engellere takılmaz. Onu destekleyen ailesi Gogobi’yi yüreklendirir.
Rekortmen bir kuş olan Kıyı Çamur Çulluğu ile kurduğu dostluk Gogobi’nin hayallerinin sınırlarını başka bir boyuta taşımaktadır. Tutkuları onu Pasifik Okyanusunun ötesine götürürken geride bıraktıklarından habersizdir. 
Herkes planlarını yaparken, öykümüzdeki Gelincik’te kendi planlarını yapmaktadır... Çok şey öğreneceğiniz, üzülüp sevineceğiniz yer yer heyecandan sayfaları hızla çevirip ne olacak diye merakla okuyacağınız bir öyküyle baş başasınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124933</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64b48df4-1d89-4732-8737-b0ccf2dc665c.jpg</image:loc>
            <image:title>DGS 6 Altın Fasikül Deneme</image:title>
            <image:caption>Delta Kültür Yayınevinden DGS 6&apos;lı Altın Fasikül Deneme... 
Youtube platformunda binlerce öğrencinin tanıdığı ve güvendiği yazarlarımız Eyüp Hoca ve Sefa Hoca sizler için bu deneme setini hazırladı. Gerçek sınav tecrübesini yaşamak, eksiklerinizi görmek, sonra eksiklerinizi kıymetli hocalarımızın soru çözümü videolarından telafi edebilmek için harika kaynak!.. 
– ÖSYM ile Uyumlu Gerçek Sınav Tecrübesi 
– Yazarları Tarafından Detaylı Video Çözümü – Her Bir Deneme de 50 + 50 = 100 Soru</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124934</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29a6f64d-4a5e-456a-8e42-9ab6ffe86dbe.jpg</image:loc>
            <image:title>MÖ. III. Binyılda Konya Karahöyük (Sıvama Cilt)</image:title>
            <image:caption>Sevgi GÜRDAL tarafından hazırlanan MÖ. III. Binyılda Konya Karahöyük, Erken Tunç 
Çağı &amp; Erken Tunç Çağı’ndan Orta Tunç Çağı’na Geçiş Dönemi (XXVII.- V. 
TABAKALAR) isimli kitap üç ana bölümden oluşmaktadır. I. Bölüm 1953-1992 Yılları 
Konya Karahöyük Kazıları, Höyüğün Tabakalanma Durumu, Erken Tunç Çağı ve Erken Tunç 
Çağı’ndan Orta Tunç Çağı’na Geçiş Dönemi Mimarisi ile ilgili bilgileri içermektedir. II. 
Bölüm Erken Tunç Çağı ve Erken Tunç Çağı’ndan Orta Tunç Çağı’na Geçiş Dönemi Çanak 
Çömleklerinin Üretim Teknikleri, Çanak Çömlek Grupları ve Çanak Çömleklerin tipolojik 
olarak incelenmesini kapsamaktadır. III. Bölüm Erken Tunç Çağı ve Erken Tunç Çağı’ndan 
Orta Tunç Çağı’na Geçiş Dönemi tabakalarında ele geçen diğer Pişmiş Toprak Buluntular, Taş 
Buluntular, Kemik Buluntular ve Metal Buluntuları içermektedir. 
Sonuç ve Değerlendirme Bölümünde Karahöyük’ün MÖ. III. Binyılına ait bütün 
buluntular tüm bağlamları ile birlikte değerlendirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124935</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5763f137-45aa-41af-8cef-5247bf735c21.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadrianopolis Kuzeybatı Nekropol Kilisesi (Sıvama Cilt)</image:title>
            <image:caption>Paphlagonia’nın güneyinde bulunan, Geç Kalkolitik Çağ’dan Orta Çağ’a kadarki sürece ait 
kalıntıları bünyesinden barındıran Hadrianopolis, Roma ve Bizans döneminde hem Anadolu 
hem de Paphlagonia’nın önemli kentlerindendir. Kentin bilinen ilk adı Kaisareis 
Proseilemmeneitai olup, Roma döneminde Hadrianopolis adını almıştır. Kent, Roma ve 
Bizans döneminde, imparatorluk sınırlarındaki ticari ve askeri yollar üzerinde bulunmasından 
dolayı tarihsel süreci boyunca her daim stratejik öneme sahip olmuştur. Son yıllarda 
gerçekleştirilen kazı çalışmaları sonucu ortaya çıkarılan yapı kalıntıları, mezarlar ve diğer 
küçük buluntular, dönem kaynaklarından elde edilen bilgiler, kentin idari ekonomik ve dini 
açıdan en parlak dönemini MS 4. ve 6. yüzyıl arasında yaşadığına işaret etmektedir. 
Hadrianopolis’te bulunup bu döneme tanık olan önemli yapılardan biri de bu kitaba konu olan 
Kuzeybatı Nekropol Kilisesi’dir. Hadrianopolis Kuzeybatı Nekropol Kilisesi Erken Bizans 
döneminde inşa edilmiş, barındırdığı izleriyle bu dönem sanat mimarisine ışık tutan en iyi 
yapılardan biridir. Kilisedeki kazı çalışmaları 2017 yılında başlamış olup 2021 yılında büyük 
oranda tamamlanmıştır. Kazı çalışmaları sonucunda, kilisenin muhtemelen MS 2. veya 3. 
yüzyıla ait bir Roma dönemi yapısı üzerinde kurulduğu ve iki farklı inşa evresi olduğu tespit 
edilmiştir. Mevcut kalıntılardan kilisenin ilk olarak MS 4. yüzyıl sonu veya 5. yüzyıl ortasında 
inşa edildiği, 5. yüzyıl ortası civarında yıkıldığı ve 6. yüzyıl ilk çeyreğinde yeniden inşa 
edildiği anlaşılmaktadır. Kuzeybatı Nekropol Kilisesi, mimari özellikleri ve sahip olduğu 
buluntuları ve hemen her yönüyle kentteki kiliseler arasında en iyi fikir sahibi olunan 
kilisedir. Bahsi geçen buluntular sadece Bizans dönemiyle de sınırlı değildir. Kilise ve 
çevresinde, Roma dönemine ait birçok küçük buluntuya da rastlanılmıştır. Bu kitapta, farklı 
disiplinlerden 15 bilim insanı bir araya gelmiş, nümizmatikten epigrafiye kadar geniş bir 
yelpazede, kendi alanlarıyla alakalı bölümleri en iyi şekilde bilim dünyasına sunmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124936</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38c73109-4f14-4db1-bc68-535fece10ee0.jpg</image:loc>
            <image:title>Hoşçakal Pirandello</image:title>
            <image:caption>Günlerimi küçük bir sahilde geçiriyorum. Etraf  kitaplarla ve kuşlarla çevrili. Dünya artık bir bahçe ve gelgitler piyanomu ıslatarak acıtıyor ama piyanom hayal kurmaya ve nefes almaya devam ediyor. 9. Senfoni’yi dinliyorum. 
Beethoven dünyayı 9 günde yarattı, dolayısıyla dünyanın bir sonu olması mümkün değil. 
 
Tijuca Ormanı’nda bir uğultu duyuluyor. Birisi hayatını mı kaybetti yoksa bu bir yüzyılın iç çekişi miydi? Yeniden doğuşa dair yeni bir haber yok. Mozart bile öldüyse bu dünyayı terk etmemek için kim, tek bir neden öne sürebilir ki? 
 
Hepimiz pandemide öldük. Her birimiz kendi tarzımızda. Bu tarz, kim olduğumuzun bir parçası. Bir nesil. Ölüler parçalarını topluyor. Ve ölüler! Yaşayanları gömenler oldu. 
Bizler, bir yazar arayan kişileriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124937</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a6ac4c9-b6af-4af1-aaf5-c4c9911c07be.jpg</image:loc>
            <image:title>Porselen Bebek</image:title>
            <image:caption>Çok uzak bir krallıkta, çok eski bir ülkede… 
...genç bir kız Moskova’da ailesiyle birlikte mutlu bir şekilde yaşamaktadır; kız kardeşi, babası ve peri masalları anlatmayı, porselen bebek koleksiyonu yapmayı seven ilginç bir annesi vardır. Bir yaz gecesi her şey değişir ve o aileden geriye sadece kız ile annesi kalır. Şimdi, on yıl sonra Oxford Üniversitesi’nde okuyan Rosie’nin bir İngiliz ismi, sevgi dolu nişanlısı ve önünde parlak bir geleceği vardır ama tek istediği geçmişi anlamak ve ardında bırakmaktır. Annesi öldükten sonra Rosie, elinde annesinin tuhaf hikâyelerinden oluşan bir defter ve tek bir anahtarla Rusya’ya geri döner. Ortaya çıkardığı şey, 1917 Devrimi, Leningrad Kuşatması, Stalin’in tasfiyeleri ve ötesine uzanan yıkıcı bir aile tarihidir. Bu destanın merkezinde porselen bir bebek kadar güzel, genç ve soylu olan Tonya vardır; onun yaptıkları -ve idealist bir adama duyduğu aşk- yüzyıl boyunca yankılanacak kapsamlı bir hikâyenin fitilini ateşleyecektir... Kristen Loesch’ten ihanet, intikam ve fedakârlıkla bezenmiş, 1917 devriminden Sovyetler Birliği’nin son günlerine kadar üç kuşak Rus kadınını ve ölümsüz aşk hikâyesini anlatan inanılmaz bir roman. “Gizem ve Rus masallarıyla dolu muhteşem bir destan… Kesinlikle büyüleyici bir roman.” –Historical Novel Society “Duygusal açıdan zengin bir hikâye. Loesch, Rosie&apos;nin aile sırlarını çözme ile Tonya&apos;nın Bolşevik Devrimi&apos;nden sağ çıkma çabaları arasındaki bağlantıyı ustalıkla kurmuş. Tarihi kurgu hayranları buna bayılacak.” –Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124938</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eeee8f61-1280-4e2a-afa5-2fa05561e9e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Borderline</image:title>
            <image:caption>“Borderline hepimize dokunur. Normaldir ama normal olması onu bir kimlik yapmaz. Bilakis, bir kimliğin eksikliğidir. Kalınması değil, geçilip gidilmesi gereken bir uğraktır borderline; kendini tanıma yolunda bir ara duraktır; evrensel ıstırap deneyiminin ve ilişkilerin bizi nasıl şekillendirdiğine dair bir kabuldür.” 
 
Antik Çağ’a kadar uzanan bu bozukluk, binlerce yıl boyunca ve çoğu cinsiyete dayalı olmak üzere pek çok isimle anıldı: cin çarpması, histeri, büyücülük, ahlaki delilik… Bu tanımların hepsinin ortak yanı; davranışları ve kişiliği parçalanmış, öngörülemez ve kontrol edilemez birine –çoğunlukla da bir kadına– atıf yapılmış olmalarıydı. 
Uzman klinik psikolog Alexander Kriss, akıl hastalıklarına dair klişeleşmiş ve damgalanmış düşüncelerle dolu bir zamana karşı Borderline’da bu kişilik bozukluğuna dair yanlış anladığımız ne varsa sorgulamaya çağırıyor; psikoterapinin ortaya çıkışına, modern teşhisin gelişimine ve günümüzde tedaviye yönelik tutumlara kadar rehberlik ediyor. 
 
Kriss’in danışanı Ana ile olan seanslarını ve pek çok bakımdan başarıyla sonuçlanan bir sürecin anlatısını da içeren Borderline, bir kişilik bozukluğunun kendi hikâyesi olarak karşınızda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124939</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1055e6cf-d4d9-44ed-8b24-0e267e28b348.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşlanmayan Beden</image:title>
            <image:caption>Hiç tüm hayatınızın kontrolünüzden çıktığını hissettiniz mi? Genellikle hayatımıza yansıyan sorunları görmezden gelir, durum kontrolden çıkana, hatta hayatımızı tehdit eden bir hastalığa dönüşene kadar, tümünü halının altına süpürürüz. Bunun yarattığı korku yalnızca aklımızı değil, bedenimizi de ele geçirir ve bizi içten içe tüketir. 
Gerçekten iyi olmak için yalnızca yüzeydeki semptomları gidermek yetmez, ruhumuzun ve bedenimizin özüne inmek gerekir. Yaşlanmayan Beden, size bu bütünlüğe ulaşma yolunu gösteriyor. Dr. AlbertoVilloldo&apos;nun rehberliğinde, korkunun esaretinden kurtulmayı ve gerçek anlamda iyi hissetmeyi ve iyi olmayı deneyimleyebilir, süper gıdalarla beyin ve bağırsak detoksu yapmayı, bedeninizin ışık saçan enerji alanlarını güçlendirmeyi ve geçmişin sizi kısıtlayan hikâyelerinden özgürleşmeyi öğrenebilirsiniz. 
Bugün bir adım atın ve hayatınızın kontrolünü yeniden ele geçirin. Dr. AlbertoVilloldo ve ünlü yazar Mark Hyman’ın birlikte hazırladığı 7 günlük “Yaşlanmayan Beden Protokolü” ile yalnızca genç ve yaşlanmayan bir bedene değil, korkularından özgürleşmiş ve ruhunuzla bütünleşmiş yeni bir benliğe de kavuşabilirsiniz. 
 
Jaguarlar ve diğer hayvanlar korkumuzun kokusunu alırsa onlara av oluruz ve bizi yiyip bitirirler. Korku, beyninizde ve hormonal sisteminizde, kokunuzu kelimenin tam anlamıyla avlanan bir hayvanın kokusuna dönüştüren kimyasal bir çağlayan başlatır.  Zihniniz o zaman dünyayı vahşi bir yer olarak görür ve kendinizi korumaya odaklanırsınız: Güvende miyim? Korku sizi kronik bir hiper-uyarı durumunda tutar ve bu da birinin akşam yemeğine dönüşmenize neden olabilir. 
Korkularımız bizi hasta edebilir. Karşılaştığımız sağlık sorunlarının çoğu iyileşmemiş duygularımızdan kaynaklanır ve bunlar arasında en önemlisi korkudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124940</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97d5d9c0-6e04-4b61-a971-6cc3a2123769.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölge Katil</image:title>
            <image:caption>Eğer bu sizin başınıza gelseydi,
muhtemelen siz de kaçardınız...     Yirmi beş yıl önce, Paul’ün arkadaşı Charlie Crabtree, sınıf arkadaşlarını vahşice öldürdü ve hiçbir iz bırakmadan ortadan kayboldu. Paul, olaydaki sorumluluğundan ötürü kendini hiçbir zaman affetmedi. Bir daha evine dönmedi. Ta ki yaşlı annesi düşene kadar.
 
Artık bu kaçışa bir son verme zamanı gelmiştir. Çok geçmeden işler karışmaya başlar. Annesi evde biri olduğunu iddia eder. Paul de birinin onu takip ettiğini fark eder. Üstelik kilometrelerce uzaktaki bir kasabada, kopyacı bir katil ortaya çıkmıştır. Bunun üzerine Paul şu sorunun yanıtını merak eder: Cinayet günü Charlie’ye gerçekten ne olmuştur?
 
Peki bu felaketin tekrar yaşanmasını engelleyebilecek biri var mıdır?
 
 
 
&quot;Yazarın yönlendirme sanatındaki ustalığı sizi etkileyecek. Bu gerilim, North&apos;u hikâye anlatma konusunda büyüleyici bir anlatıcı olarak sağlam bir şekilde konumlandırıyor.&quot;
– Booklist
 
&quot;North, sansasyonel ilk kitabı Fısıltı Adam&apos;ın ardından yine tüyler ürpertici bir romanla karşımızda... Yürek hoplatan bu sürükleyici kitabı elinizden bırakmak istemeyeceksiniz.&quot;
– Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124941</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60257c63-256b-4899-b3b6-bf3bea8b956c.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihsellik Düşüncesi ve Hadislerin Anlaşılması</image:title>
            <image:caption>Eylemleri, kendisini kuşatan ortam, imkân ve şartları ile sınırlı olan insan, tarihsel olarak yaşayan/davranan bir öznedir. İnsanı bu bağlamda ele alan düşünce tarihsellik/tarihselcilik olarak ifade edilir. Müslüman âlimlerin sünnet ve hadisler üzerinde, başlangıçtan bu yana yapmakta oldukları birtakım tartışmalar, tarihsellik düşüncesi ile birebir örtüşmese de bir tür tarihsellik bilincinin var olduğunu göstermektedir. Bu kitap, hadisleri anlamada böylesi bir bakış açısından nasıl yararlanılabileceğini tespit etmeye bir taraftan da Müslümanlar tarafından oluşturulan hadisleri anlamaya yönelik çabalar ile bir sentez oluşturmaya çalışmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124942</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73b76170-0e4b-4dba-ad65-fc7f7b96c0c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Felsefe - Tavşan Can Düşünceleriyle Barışıyor</image:title>
            <image:caption>Merhaba, ben Tavşan Can! Meraklı, pek çok sorusu olan ancak cevapları bulmakta zorlanan bir çocuğum. Benimle cevapların peşine düşmeye hazır mısınız?
 
Tavşan Can, her gün yeni sorularla karşılaşıyor ve bu sorulara cevap ararken hem kendini hem de çevresini daha iyi anlamayı öğreniyor. Onun içsel yolculuğunu, arkadaşlarıyla ilişkilerini, hatta keşiflerini gözlemlerken, siz de büyümenin hem güzelliklerini hem de zorluklarını fark edeceksiniz.
 
Eğlenceli, düşündürücü ve biraz da duygusal olan bu hikâye, çocukların hayal dünyasına dair samimi bir bakış açısı sunuyor. Tavşan Can küçük detaylardaki büyük anlamların peşine düşmek için sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124943</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3a9aa56-bac4-4682-92f0-4890e18962d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Atina</image:title>
            <image:caption>Günümüzden 2500 yıl önce Atina’da kurulan ve dünyanın ilk demokrasi deneyimi olma özelliğini taşıyan demokrasi diğer antik demokrasiler için örnek oluşturduğu gibi, modern çağlardaki siyasal düşünceler, yenilikçi hareketler ve demokratik sistemler için de esin kaynağı olmuştur. Yazar Prof. Thomas Noel Mitchell, Yunan dünyasını sarsan devrimci hareketler sonucunda doğan bu radikal siyasi düşüncenin nasıl ortaya çıktığını sorguluyor, ayrıca sağlam bir biçimde kök salarak sonraki iki yüzyıl boyunca nasıl evrildiğini ve sonunda üstün askerî güce sahip Makedon istilacılar tarafından nasıl sona erdirildiğini gözler önüne seriyor. Mitchell’ın Atina demokrasisinin öyküsünü sürükleyici bir biçimde anlattığı geniş kapsamlı eseri ilk demokratik yönetim modelinin çevresindeki önemli sorulara cevap arıyor: Demokrasinin ortaya çıkmasına ve kökleşmesine neden olan siyasal düşünce ve inançları başlangıçta ne tetikledi? Sistem hangi yönleriyle başarılı, hangi yönleriyle başarısız oldu? Bu model hem bir imparatorluğa evrilerek taçlanan hem de sanat, edebiyat ve felsefe dünyasını dönüştüren devasa bir kültür devrimini nasıl mümkün kıldı? Atina demokrasisinin yıkımını hazırlayan zayıf noktası neydi? 
Thomas Mitchell, Eski Yunan demokrasisini Atina özelinde ele aldığı eserinde sadece Atina demokrasisinin yükseliş ve çöküş sürelerini tarihsel bağlamıyla irdelemiyor, aynı zamanda dünyanın en etkili yönetim biçimi olan demokrasinin antik kökenlerine ve mirasına dair derin bakış açıları sunuyor. Gerek konusu gerek içeriği bakımından Türkiye’de bir ilk olan ve çok önemli bir boşluğu dolduran eser Eski Çağ tarihi, klasik filoloji, klasik arkeoloji, hukuk, siyasal bilimler, ekonomi, uluslararası ilişkiler alanlarının uzmanları ve meraklıları için son derece aydınlatıcı, mükemmel bir başvuru kaynağı niteliğini taşıyor. 
“İddialı ve kapsamlı bir tarih.” Edith Hall, History Today 
“Antik Yunan kültürü ve siyasetinin özünü mükemmel bir şekilde yakalıyor.” Roslyn Fuller, Irish Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124944</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf87456f-8ddc-4653-a18e-0614388c81ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefenin Tekniği</image:title>
            <image:caption>Düşünce hareketleri insanlığın ortak çabasının sonucudur. İlkçağ’dan itibaren başta Türkler, İranlılar, Hintliler, Yunanlılar, Çinliler ve İbranîler olmak üzere çeşitli toplumlar az veya çok ilim ve felsefeye katkıda bulunmuşlardır. Keklik Hoca felsefe tarihine ışık tutacak mukayeseli çalışmalar yapmıştır. Bunun yanında zor anlaşılan bazı felsefe problemlerini anlaşılır kılmak için çabalamıştır. Zor ön yargısını kırmak için çalışmalarında metaforlara ve somut örneklere yer vermiştir. Felsefe problemleri çoğunlukla soyut olduğu için soyut problemlerin kolay anlaşılmasına gayret etmek gerektiğini ve bunun yolunun da benzetmelere başvurmak olduğunu, çünkü ne kadar güçlü bir zihin yapısına sahip olursa olsun, çoğu kimselerin soyut ifadelerden pek de hoşlanmadığını belirtiyordu. 
Felsefenin Tekniği iki amaçla yazılmıştır. Birincisi, felsefeyi kolaylaştırmak için bir teknik ortaya koymak, ikincisi de genel ihtiyacı karşılayacak ölçüde küçük bir felsefe antolojisi meydana getirmektir. Nihat Hoca için, Felsefe iyi anlaşılmalıdır. İyi anlaşılmayan felsefe ve filozoflar bazı insanların kafasında olumsuzluklara; yanlış ve noksan kanaatlere yol açmaktadır. Kitapta zorlukları kolaylaştırmak için neler yapılacağını uygulamalarıyla açıklamıştır. Yanlış ve noksan kanaatlerin üç sebepten kaynaklanmış olduğunu belirtiyor. Birinci sebep: İddia sahiplerinin felsefe hakkında, bütünü kuşatacak şekilde bilgi sahibi olmamalarıdır. İkinci sebep: İddia sahiplerinin filozoflar hakkındaki yanlış değerlendirmeleridir. Üçüncü sebep: Bir kısım iddia sahiplerinin felsefenin zor anlaşıldığı (ve bazen de hiç anlaşılmadığı) görüşüdür. Bu iddiaların belli bir ölçüde doğruluğuna işaret eden Keklik Hoca, ancak zor anlaşılan felsefe meselelerini kolaylaştırmanın mümkün olabileceğini söylüyor. Kitap, zor görünen felsefe konularını kolayca anlatılan ve anlaşılan biçimde ifade etmek çarelerini göstermek üzere çeşitli uygulamalar yapmak suretiyle kaleme alınmıştır. Çalışmasını Hz. Muhammed (571-632)’in; “İnsanlara, anlayacakları ölçüde söyleyiniz” hadisine dayandırmıştır. Bu sahada yazılmış tek kitap olması bakımından önem arz etmektedir. 
Hoca’nın oldukça uzmanca hazırladığı bu çalışmada, zorlukları çözümlemek için çeşitli filozoflardan örnek olarak kullandığı fragment sayısı 300’ü bulmuştur. Kitap, Felsefe’yi zor olarak değerlendirenlerin rahatlıkla okuyup anlayabileceği ve uygulama sahasına koyabileceği metot bilgisinin yanında ayrıca felsefe antolojisi olması bakımından kullandığı fragmentlerden herkesin rahatlıkla istifade edebileceği eşsiz bir kaynaktır. 
Prof. Dr. Kazım Yıldırım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124945</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12692c3a-a068-49df-9015-98a8bf96cb86.jpg</image:loc>
            <image:title>Ziya Gökalp</image:title>
            <image:caption>Dr. Arslan Tekin, Ziya Gökalp - Bilinmeyen Yazıları, Hakkında Yazılanlar, Tartışmalar, Malta Günleri’nde Türkiye Cumhuriyeti’nin fikrî temelini atan Ziya Gökalp’ın farklı yönlerini, gölgede kalan fikirlerini ele alıyor. 
Ziya Gökalp’ın iki yıl esir tutulduğu Malta adası hatıraları etraflı bir şekilde ortaya konuyor. 
Gökalp’ın “Türkçülüğü” kadar “İslâmcılığı”nı da öne çıkaran makaleleri, zamanımıza ışık tutacak niteliktedir; ancak, “Türkçü” makaleleri kadar üzerinde durulma­mıştır. Hatta bir makalesi hiç yayımlanmamıştır. 
Bu kitapta özellikle Gökalp’ın “İslâmcılığı”na dikkat çekiliyor, onun Türklük hassasiyeti yanında İslâmî hassasiyeti öne çıkarılıyor, imzası görülmeyen, onun olduğu bilinmeyen yazıları ortaya konuyor, dinî görüşleri ve değerlendirmele­ri ayrıntılı ele alınıyor. 
Dr. Arslan Tekin’in, Ziya Gökalp - Bilinmeyen Yazıları, Hakkında Yazılanlar, Tartışmalar, Malta Günleri’nde farklı Gökalp okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124946</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9478a907-67a6-431b-ab3c-29a2bfec5698.jpg</image:loc>
            <image:title>Yunus Emre Divanı’ndan Seçmeler (Açıklamalı)</image:title>
            <image:caption>Dinî-tasavvufî Türk edebiyatının en önemli temsilcilerinden olan Yunus Emre düşünceleri ve mısraları ile evrensel bir üne ulaşmıştır. 
Onun sevgi dolu gönlünden kopup gelen birlik çağrısı çağları aşarak 21. asra kadar ulaşmış ve bütün dünya milletlerince benimsenmiştir. 
Yunus’u ölümsüz kılan, dilden dile, gönülden gönüle günümüze kadar eriştiren şiirleri, yani ilâhileridir. Bu şiirler zamanları aşmakla kalmamış, sınırları da aşarak tüm insanlığın malı olmuştur. 
Bu şiirler İslâm felsefesini, düşüncesini, insan anlayışını en güzel biçimde işlemiş ve halkın anlayacağı bir dille sunmuştur. Bu şiirleri böylesine benimseten anlaşılır ve samimi olmalarıdır. O en karışık düşünceleri basit söyleyişlerle bize sunar. Her insana aynı gözle bakmayı, tüm canlıları sevmeyi öğretir. 
13. asırdan günümüze, ruhları aydınlatmaya devam eden bu sevgi ve hoşgörü ışığı, sunduğu güzelliklerin ve sevgiyle onun yolundan gidenlerin sayesinde çağlar sonrasını da aydınlatacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124947</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/705cbd07-eb1b-4677-8a6e-ab19b0547df5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Neymişsin Be Hayat</image:title>
            <image:caption>Geçer not barajı 70 iken, 59 puan verilerek başarısız sayıldığım sağlık bakanlığı müfettiş yardımcılığı sınavıyla ilgili açtığım idari davam bakanlıkta gündem olmuştu. Zira bugüne kadar bu sınavı kazanamadığı için bakanlık aleyhine dava açıp kazanan olmamıştı. Günler geçmek bilmiyor, mahkemeden de bir haber gelmiyordu. Artık daha fazla dayanamayıp 4. İdare Mahkemesine gittim. Meğerse karar çoktan çıkmış ama daktilo edilemediği için aradan bir ay geçmesine rağmen taraflara tebliğ edilememişti. Rica ederek kararı mahkeme kaleminden aldığımda elim ayağım titriyor ve kalbimin güm güm atıyordu. Olumsuz bir karar olması hâlinde kalbim daha fazla dayanamazdı. Bu nedenle aceleyle binadan çıkıp, mahkemenin karşısındaki parkta oturdum ve biraz sakinleştikten sonra zarfı açtım. Bu defa vücudumu saran heyecanla okuduğum ilk üç sayfadan bir şey anlamadım. “Karar” bölümüne geldiğimde okuduğum her satır beni daha da duygusallaştırdığından, gözlerimden süzülen yaşlara daha fazla engel olamadım. Zira kararda, “TÜRK MİLLETİ ADINA… Bilirkişi Kurulu tarafından düzenlenen raporun incelenmesinden, anlaşmazlık konusu sınav kâğıtlarının sınav komisyonları tarafından düzenlenen soru cevap anahtarları, not baremleri ve aynı sınavda başarılı sayılanların sınav kâğıtlarıyla karşılaştırılması sonucunda, en az geçer not verilmek suretiyle sınavdan (82) seksen iki puan aldığı anlaşılmıştır. Bu durumda eşitlik ilkelerine, ölçme ve değerlendirme kurallarına açıkça aykırı olan hatalı değerlendirmeye dayalı dava konusu işlemin yürütülmesinin durdurulmasına 30/03/1990 gününde oy birliğiyle karar verildi” yazıyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124949</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a4ebb5a-bb30-4c70-895b-5e7b9fdfe510.jpg</image:loc>
            <image:title>Roka ve Koko 2 - Yılbaşı Geliyor!</image:title>
            <image:caption>İki haylaz köpek artık yalnız değil! Ali ve Yiğit de bütün yaramazlıklara ortak olacak. 
Peki kar topu savaşı ve kardan adam onlara yetecek mi? 
Yoksa yepyeni yaramazlıklar icat etmenin bir yolunu bulacaklar mı? 
 HEY ARKADAŞLAR!  Bizimle oynar mısınız? 
Arka kapağın içine sizler için TOMBALA SAKLADIK! 
Yılbaşının vazgeçilmez eğlencesini beraber oynamaya ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124950</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99d451f3-396b-4ef6-b7b1-169032e7187a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dante Muamması</image:title>
            <image:caption>“Bilakis, kurtuluşun ancak aşkta olduğuna her zamankinden daha çok inanıyordu fakat o zamana kadar bu düşüncesi basit bir fikir, okumalardan beslenen bir özlemdi onun için, şimdiyse köyün ha­vasını dolduran ölümün kokusu, melek yüzlü bir kadına duyulan aşktan oluşan iyiliğe ve güzelliğe daha da fazla tutunmaya zorlu­yordu onu. Bu yüzden, diye düşündü, kılıcın keskin tarafı ve şiirin mürekkebiyle savaşmaya değer.”
1288 yılı, Floransa. Ghibellinlerin kanına susamış Guelflerin lideri Corso Donati’nin ellerinde kasvetli bir şehir… Kuşatma altındaki Floransa’nın ortasında cesur, sanata tutkuyla bağlı Dante Alighieri, kendini Beatrice’ye adamışken eşi Gemma Donati’yle yaşamak zorunda kalan bir gençtir. Peki ama Dante bu kıyamet tiyatrosunun dışında kalabilecek miydi?
Şehir son kez büyük bir savaş hazırlığındayken Dante savaşa çağrılır, ar­tık silahlanmalı ve ne kadar cesur olduğunu Campaldino’da kanıtlamalıdır. İtalyan tarihinin akışını belirleyen böyle kanlı bir günde kendi kaderiyle yüzleşecek ve bu, hayatının dönüm noktası olacaktır. İki tarafın da ken­disinden pek çok şey kaybettiği bu savaş, hem bir insan hem de bir şair olarak Dante’nin hayatını derinden etkileyecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124951</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5832f2d7-a12d-4aca-a64d-0e39d7317807.jpg</image:loc>
            <image:title>Şah İsmail Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>İçinde bulunduğumuz 2024 yılı Safevî Hükümdarı Şah İsmail (Hatayî)’in Hakk’a yürüyüşünün  500. yılıdır. Bu kitapta Şah İsmail halk hikâyelerinden söz ediliyor. Kitabın ortaya çıkış nedeni sadece Şah İsmail’e ait hikâyeler ve masallardır. 
Şah İsmail (Hatayî), bir kültürdür. Bu ulu kişinin etrafında oluşan bir geniş kültür vardır. Şah İsmail, tarihi bir şahsiyettir. Büyük ve kahraman bir devlet adamıdır. Ulu bir halk şairidir ve âşıktır. Zaten; Alevî-Bektaşî kültüründe; Nesimî, Fuzulî, Yeminî, Viranî, Pîr Sultan Abdal, Kul Himmet ile Hatayî, “7 ulu ozan (şair)” arasında  zikredilir. 
Şah İsmail etrafında oluşan kültür ürünleri arasında; halk hikâyeleri, halk masalları, halk, efsaneleri, âşıklığı, şiirleri, divanı, dehname gibi mesnevileri, hakkında ortaya konan romanlar, incelemeler-araştırmalar, tarihi bilgiler-belgeler vb. ürünler bulunmaktadır. Onu sadece, bir hükümdar ve bir şair olarak değerlendirmek olmaz. 
Bu kitabda Şah İsmail kültürünün, halk hikâyeleri (masalları) tarafını incelenmekte ve halk arasından derlenen hikâyelerinden (masalından) söz edilmektedir. 
Şah İsmail kültürü, gelişimine devam etmektedir. 100 yıl, 200 yıl sonrasında da bu değişim ve gelişimi gözlemek mümkün olacaktır. 
Şah İsmail halk hikâyeleri (masalları) ve destanlarına katkı sağlayabilirsek kendimizi mutlu sayabileceğiz. 
Hayrettin İVGİN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124952</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56048387-5af5-41ed-b393-fe4e7065c27e.jpg</image:loc>
            <image:title>Müziğin ve Sesin Gizemciliği</image:title>
            <image:caption>“Şarkılar besteledim, söyledim, vina sazı çaldım. Bu müziği yaparak gezegenlerin müziğine dokunduğum bir sahneye ulaştım. Daha sonra her bir rûh benim için bir notaya ve bütün yaşamım müziğe dönüştü... Müziği bıraktım; çünkü ondan edinmem gereken her şeyi edinmiş bulunmaktayım. Bir kimsenin Tanrı’ya hizmet edebilmesi için en sevdiği şeyi kurbân etmesi zorunludur; ben müziğimi kurbân ettim, en sevdiğimi... Şarkılarımdan daha çok sözlerimi dinlemenin çekiciliğine kapılmış insânlara bu esinle konuştum.” 
 
Mûsıkî iki ses arasındaki mânevî münâsebettir. Kutbünnâyî Niyâzi Sayın 
Müzik kutsalla diyaloğumun dilidir. - Ross Daly 
 
Müziğin yarısı yok olmaktır: Var + Yok = Kâinat; 
Ses + Sessizlik = Müzik. 
Erkân Oğur 
 
Müzik sevinç doğuran “doğru acıdır”; Tanrı’ya yol olan acıdır. -Vefâ Önal, “Varlık Kokusu” 
 
“Truth” 
Açıktır hakîkâtin yüzü 
Parlaktır hakîkâtin gözü 
Hiç kapanmaz hakîkâtin dudakları 
Öne eğilmez hakîkâtin başı 
Kabarıktır hakîkâtin göğsü 
Dosdoğrudur hakîkâtin bakışı 
Ne korkusu olur hakîkâtin ne kuşkusu 
Beklemeye hakîkâtin vardır sabrı 
Dokunur hakîkâtin sözleri 
Derindir hakîkâtin sesi… 
Söz: Hazrat Inayat Khan 
Müzik: Johnny Cash 
 
“Babam Muhammed Ali artık dindâr olmaktan çok spiritüel bir insana dönüştü, günde beş kez ibâdet etmeyi bıraktı; ‘dünyâdaki en güzel kitaplar’ olduğunu söylediği, Hazrat Inayat Khan’ın sûfî öğretisini anlatan bütün yapıtlarını baştan sona tekrar tekrar okuyup duruyor.” Hana Yasmeen Ali, 2004 târihli söyleşiden 
*** Hazrat Inayat Khan (1882–1927) Doğu’nun bütün gizemci geleneklerini derin müzik bilgisi ve duyuşuyla harmanlayarak insan ve Varlık’ın hakîkâtine ulaşmış; Hindistan’tan Batı’ya gelerek bunu dinleyici ve öğrencilerine müziği ve sözleriyle aktarmış ilk gizemci, müzisyen ve ozandır. Müziğin tanrısal doğasının arı duru sözlerle anlatıldığı bu özgün yapıt yayınlandığı günden beri hem bilgelik arayışındakilerin hem de her türden müzikseverin en çok başvurduğu kitap olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124953</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25e4d8bd-35ee-4573-84d4-75ab2d8c189b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tristano Ölürken</image:title>
            <image:caption>“Yaşamın tadını yaşarken çıkarmalı, ve yaşamı her zaman takdir etmelisin, unutma, ölümden zevk alanlar yalnızca faşistlerdir.” 
 
20. yüzyıl İtalyan edebiyatının en özgün, en usta kalemlerinden 
Antonio Tabucchi Tristano Ölürken’de okurunu sıcak bir ağustos 
günü Toscana kırlarına, ölüm döşeğindeki Tristano’nun yanı başına 
taşıyor. Bacağındaki kangren yüzünden yatağa çakılmış, geçmeyen 
migren ağrıları sebebiyle ıstırap içinde kıvranan Tristano, isimsiz 
bir yazara hayatını anlatıyor. O anlatırken zaman çizgisi kopuyor, 
gerçek ve düş alemi birbirine karışıyor, morfinin etkisindeki hasta 
adamın bir zamanlar sevdiği tüm kadınlar birbiri ardına hikâyeye 
girip çıkıyor. İkinci Dünya Savaşı’nın karanlık gölgesindeki anılar 
Tristano’nun kahramanlıkla hıyanet arasında gidip gelen hayatını 
gözler önüne seriyor. Tristano, yaşamının son günlerinde olduğunu 
bilen ve geçmişiyle hesaplaşan; şanlı zaferleriyle övünmek yerine 
acıyla onların izlerini süren unutulmaz bir anti-kahraman. 
Yazabileceksen yaz, benden kalanlar yazılı sözcükler olsun istiyorum, o esnada yazmazsan da en azından zihnine kaydet, aklında tut ve sonra kendi kelimelerinle dök kâğıda, anladığım kadarıyla bunu nasıl yapacağını biliyorsun, birinin sana anlattığı bir şeyi bambaşka şekilde yazmayı yani…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124954</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5dd7c54-3cb6-4de0-b900-d4a89e46f519.jpg</image:loc>
            <image:title>Kız</image:title>
            <image:caption>“Kadın düşmanlığının ne kadar gizli, incelikli ve yıpratıcı olduğunu açıklamak çoğu zaman zordur. Laurens delici nüanslar, dokunaklı hikâye anlatımı ve keskin gözlemlerle kadın düşmanlığının tam olarak nasıl işlediğini ortaya koyuyor: Hayatlarımızı, benlik duygumuzu, potansiyelimizi, hırslarımızı ve ilişkilerimizi şekillendiriyor. Bizi şekillendiriyor.” 
–Soraya Chemaly 
 
“Gelecek nesillere aktardığımız derslerle ilgili biyografik bir roman.” 
–Book Riot 
 
“Kadınların hayatlarını şekillendiren toplumsal baskıları başarıyla gösteren güçlü bir çalışma.” 
–Library Journal 
 
“Kadınları her fırsatta küçümseyen bir toplumda, kahramanın genç kızlıktan kadınlığa ve anneliğe geçişini anlatan sürükleyici bir roman.” 
–Newyork Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124955</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79c19a6a-b198-476e-b292-2b16b9c74d76.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalemimle Kırk Sene (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir kalem, kırk sene... Ayşe Kulin, ilk öykü kitabı Güneşe Dön Yüzünü’den bu yana, tam kırk senedir yazıyor. Kitap, gazete, dergi yazarlığının yanında Kardelenler’e umut oluyor, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve UNICEF’le birlikte hareket ediyor, çocukların ilk adımlarını destekliyor. Onu kırk senedir 
tanıyoruz, görüyoruz, okuyoruz. Kulin’in kişisel arşivinden ve kendisinin 2023 yılında TED İstanbul Koleji’ne bağışladığı özel arşivinden toplanan belgelerle basından edinilen evrakın bir araya gelmesiyle ortaya çıkan Kalemimle Kırk Sene’de, işte bu kırk senelik birikimi okurla buluşturuyoruz. Kulin’in kırkıncı sanat yılı için hazırladığımız bu özel çalışmada, yalnızca haber metinleri, yazılar, röportajlar değil, aynı zamanda Kulin’in yayımlanmamış şiirleri ve hikâyeleri, aldığı davetler, katıldığı paneller ve ödüller, okurlarından gelen bazı mektuplar da yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124956</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/011575bb-b3fa-4dbd-be14-45a12397c4f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Suçsuzlar</image:title>
            <image:caption>Hermann Broch, 19. yüzyılın klasik sanat biçimlerinden birini neredeyse tanınmayacak şekilde dönüştüren büyük 20. yüzyıl romancıları geleneğine aittir. Modern roman artık “eğlence ve eğitim” (Broch) işlevi görmüyor ve yazarları artık alışılmadık, duyulmamış “olay” (Goethe) anlatmıyor ya da okura “öğüt” (W. Benjamin) verecek bir hikâye anlatmıyor. Daha ziyade okuru, hikâyeyi anlayabilmesi için kendisini de dahil etmeye hazır olması gereken sorunlar ve kafa karışıklıklarıyla karşı karşıya bırakıyor. Bu dönüşümün sonucu, pasif büyülenme olasılığı en yüksek olan popüler bir sanatın en zor ve ezoterik sanatlardan biri haline gelmesi olmuştur. 
“Proust, Joyce ve Broch&apos;un romanları (aynı zamanda her biri kendi tarzında bir sınıf olan Kafka ve Faulkner&apos;ın romanları) bir yandan şiirle, diğer yandan da felsefeyle dikkat çekici ve ilginç bir yakınlık içerisindedir.” 
–Hannah Arendt 
“Avrupa edebiyatının Joyce&apos;tan bu yana yetiştirdiği en büyük romancı.” 
–George Steiner</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124957</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b98cb57-406c-4591-a6bc-d8f75b6858af.jpg</image:loc>
            <image:title>Urbe</image:title>
            <image:caption>Aşk hiçbir engel tanımaz bahanelere aldanmayın bazı masalların karakterlerinden örnek vereceğim. 
 Neden güzel Bella, çirkin Canavar’a bu kadar âşık oldu? Bize sevginin dış görünüşün ötesinde olduğunu hatırlatmak için. 
Neden Sindirella, saat 12:00’ye geldiğinde kaleden kaçtı? Bize her şeyin hatta hayallerimizin bile sınırları olduğunu hatırlatmak için. 
Neden Uyuyan güzel, tek öpücüğü almak için bin yıl bekledi? Gerçek sevginin bekleyebileceğini kanıtlamak için. 
Neden prenses Yasemin, bir fakire âşık oldu? Kim olursan ol, sevginin bir yolunu bulacağını kanıtlamak için. 
Neden Ariel, denizkızı olmaktan vazgeçti? Bize sevginin fedakârlıklar gerektirdiğini anlatmak için. 
 Mazeret hiçbir şeyi göstermez sakın bunu unutmayın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124958</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f493dca9-0b57-4c62-8f31-c0e1b28b9574.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayendeyiz</image:title>
            <image:caption>İhanet neydi? 
İhanet, yaşanmış anlara saygısızlıktı çünkü ihanetle yaşanmış hiçbir an, saf duyguları barındırmazdı. 
Aşk neydi? 
“Katil.” 
“Nasıl yani?” 
“Aşk, güven duygusunu katleden bir katil, Hira.” 
Kardeşlik neydi? 
“Ölene kadar kardeşimsin.” 
&quot;Ölene kadar değil, öldükten sonra bile.” 
İhanetler ve yalanların arasında sıkışıp kalmıştı Gece’yle ekibi. Ancak farkında olmadıkları bir şey vardı, “İhanet en yakınındandı.” 
Ailen gibi gördüğün bir insan gerçekten ihanet edebilir miydi? Âşık olduğun insan seni öldürebilir miydi? Ölüm hiç beklemediğin bir insandan gelebilir miydi? 
Gerçekten de her şeyin doğru olduğuna emin miydik? Hayır, yalanların arasında sıkışıp kalmıştık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124959</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8a35a41-fc0d-4619-9c8f-6f79e424c66c.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Göçmen Girişimci Kadın İstanbul Örneği</image:title>
            <image:caption>“Kadınlar, zorlukları aşarak yalnızca kendi hayatlarını değil, toplumların geleceğini de yeniden inşa eder.” Bu eser, İstanbul’un kozmopolit yapısında yasayan göçmen girişimci kadınların sosyoekonomik yasama olan katkılarını ve karşılaştıkları engelleri titizlikle ele alıyor. Göç ve girişimcilik kavramlarını merkezine alan bu çalışma, yalnızca verilerin soğuk gerçekliğinde durmuyor; her istatistiğin ardında bir hayat, bir mücadele ve bir başarı öyküsü olduğunu yürekten hissettiriyor. Dil bariyerlerinden kültürel uyum sorunlarına, finansal engellerden bürokratik zorluklara kadar geniş bir yelpazede zorlukları asan bu kadınların hikâyeleri, toplumsal entegrasyonun ve ekonomik kalkınmanın gizli kahramanlarını gün yüzüne çıkarıyor. Akademik bir hassasiyet ve insani bir duyarlılıkla kaleme alınan bu çalışma, göçmen girişimciliğin ekonomik etkilerinin yanı sıra sosyal ve kültürel yansımalarını da gözler önüne seriyor. 
“Göç, yalnızca fiziksel bir yer değiştirme değil; yeni bir hayata, yeni bir kimliğe ve çoğu zaman yeni bir umuda yapılan bir yolculuktur.” Bu kitap, göçmen kadınların dünyasını anlamak isteyenler için güçlü bir rehber olmasının yanı sıra, politika yapıcılara, akademisyenlere ve sivil toplum kuruluşlarına da değerli bir kaynak sunuyor. ­İstanbul’un sokaklarında hayat bulan bu hikâyeler, yalnızca şehirlerin değil, insanlığın ortak geleceği adına ilham veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124960</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f21bfc9c-d653-4440-8f59-0914ff5ff640.jpg</image:loc>
            <image:title>Gurbet - Pour Bagage</image:title>
            <image:caption>Elinizde “Gurbet Pour Bagaj” isimli eserde okuyabileceğiniz bir çok şiirler arasında “Çift Dilli” şiiri çok dikkatimi çekti. Şair hanım bu şiirinde çift dilli olmayı evladına benzeterek yazmış. Diğer “Çocuk Boyunda” şiiri ise çocuklu bir annenin elinde sürekli telefon veya bilgisayar başında olma durumunu şiirinde olduğu gibi yansıtmış. Şiirde bir annenin iki gözü sürekli telefon ekranında birileriyle mesajlaşması yanındaki çocuğunun olup olmadığını fark etmemesi ve onun çağırısına tepki vermemesi sonucunda çocuğun kendisini yalnız hissetmesini, üzüntülerini yansıtmış. Maalesef bu durum ülkesinden, ırkından asılı olmayarak hem global sorun hem de acınacak durumlardan biridir. Veya diğer “Kader” isimli şiirindeyse 3462 km uzaklıkta Türkiye ile Fransa arasındaki yaşadıklarını şiir aracılığıyla kaleme almış. Şair hanımın eserinde daha farklı ve hayatla bağlı çok önemli şiirlerini de okuyabileceksiniz. Örneğin “Bir adım...” şiirinde bir kadının hayattaki mücadelesini yaşadıklarıyla isimlendirmesi çok duygusal ve iç acıtacak durumdur. Önsöz yazmak için şiirleri okuduğumda eskiden Sovyetler Birliği döneminde ünlü şair hanımların şiirlerini çok severek okuyordum. Ancak yıllar sonra Türk şair hanımın şiirini okuyup ona önsöz yazma fırsatım oldu. Ve Keziban hanımın şiirleri Sovyetler Birliği döneminde okuduğum şiirlerle kıyaslanamayacak derecede yüksek seviyede anlamlı ve gerçekleri yansıtarak kaleme alındığını fark ettim. Genellikle Keziban hanımın bu eserinde ağırlıklı olarak gurbeti, özlemi yaşayan bir insanın acılarını yansıtan gerçek bir şiirler okuyacaksınız. 
Dr. Sevil PİRİYEVA KARAMAN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124961</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1855f49-ddbf-4da4-9bf5-b6958e99f3f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bin Turna Avazı</image:title>
            <image:caption>Ve kırmızı yandı. 
Akıp giden trafik durdu. Kornalar bağrış çağrış. Sesleri kulak tırmalayıcı. Kızgın, hastalıklı… Camdan binalar ısıtıyor asfaltı. Asfalt kara zift. Yol boyunca reklam panoları göz alıcı, rengârenk. İnsanlar olanın bitenin farkında değil, koşar adımlı. Her adım uzaklaştırıyor insanı, aklıyla, elleriyle yarattığından. Yabancılaşıyor insan kendi özüne. 
 
Doğduğunuz coğrafyayı siz mi seçtiniz? Hayır, hiçbirimiz seçmedik. Okuyacağınız her bir öykü, sizi bambaşka hayatlara götürürken aynı zamanda kendinizi ve mutluluk kavramlarınızı da sorgulatacak çarpıcılıkta. 
Öfkenin, nefretin, felaketin karanlığı getirmesinin yanında; sevginin, şefkatin ve umudun nasıl ışık olabileceğine tanık olacaksınız. 
  Zican GÖKSU’nun kaleminden birbirinden farklı ama bir o kadar da iç içe olan öyküler ve karakterler sizi derinden etkileyecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124962</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1acc7377-d4a7-4fa0-b9ef-fa20463560e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Anastasia</image:title>
            <image:caption>Anastasia… Büyüleyici bir kitap, unutulmaz karakterler. Her sayfasıyla merak uyandıran, bir çırpıda okuyup bitireceğiniz bir eser. Aşk, dostluk, fedakârlık, intikam... Ara ara serpiştirilmiş, zengin genel kültür… Yine bizi, bizden aldınız Ali Bey. Hayal gücünün sınırlarını zorlayan sırlarla, güçlü duygularla dolu bu kitap için çok çok teşekkürler. 
Hatice Halen Atay 
Gaziantep Üniversitesi 
 
Hikâyenin başladığı yerde hüzün, duygusallık ve mutluluk ile biten, bir solukta okuma fırsatı veren Anastasia için, emeğine, kalemine sağlık... 
Cengiz Cenan 
 
İnsanların para hırsı ve şahsi menfaatleri uğruna acımasızca yapmış oldukları kötülüklerin karşısında, aşk ve sevgi uğruna, arkadaşı için gözünü kırpmadan canını feda edecek kadar güzel insanların da olduğunu anlatan bu roman için, size ne kadar teşekkür etsem az. Çok teşekkür ediyorum. Emeğinize, yüreğinize sağlık... 
Ökkeş Bulut 
İş adamı 
 
Astana’dan Karaganda’ya... Samara’dan Antalya’ya... Aşk, dostluk, intikam. Borovoe’de biten acı ve hüzün... Parçalanmış yürekler... 
Raxmet Ali Ağa Dr. Meruvert  Abylbekova</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124963</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e39e727c-f9dd-402f-b787-65feb692a005.jpg</image:loc>
            <image:title>Gülümse Dostum Çekiyorum</image:title>
            <image:caption>Umut, sokaklarda yaşayan 
hiçbir canlının aç kalmasını istemiyordu. 
Her gün okula giderken onlar için yemek götürüyordu. 
Peki Umut’un tüm sokak hayvanlarını besleyebilmesi mümkün müydü? 
Ya okul bahçesinde köpeğe bağıran o çocuğa ne demeliydi? 
Adı Rüzgâr mıydı? 
Rüzgâr, hayvanları sevmiyor muydu? Üstelik hiç gülmüyordu. 
İçindeki sevgi ve merhameti ortaya çıkarmanın bir yolu var mıydı? 
Mutlaka olmalıydı. 
Çünkü “sevgi” hepimizin içinde vardı. 
  Psikolog Ceren Karataş’ın kaleminden sevgi, merhamet ve dostluk üzerine gülümseten bir hikâye. Üstelik bu kitapta tek gülümseyen çocuklar değil, can dostlarımız sokak hayvanları da hikâyenin en özel yerinde sizlerle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124964</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/756d9257-5cc3-4cbf-a026-182aee0a75f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Öfken Ne Renk?</image:title>
            <image:caption>Yavru fil Kaju, ballı çörek yeme hayalinin gerçekleşmediği o sabah çok öfkelenir. 
Biraz yürümenin öfkesine iyi geleceğini düşünüp yola çıkar. 
Peki, bu yürüyüş Kaju’yu sakinleştirir mi? 
Kafasına düşen büyük bir Hindistan cevizi, ayağının takılıp tökezlemesi… 
Maymun Leo, Köstebek Köskös ya da başka bir arkadaşı, Kaju’ya yardım edebilir mi? 
Belki de öfkesini kontrol edebilmesinin 
 farklı yolları vardır. 
Ve belki de bunlar, çok da uzakta değildir! 
 
  Eğitimci yazar Serap BAŞKAYA’nın kaleminden çocukların öfke duygusunu tanıması, somutlaştırması ve de kontrol altına alabilmesine yönelik, yararlı olduğu kadar eğlenceli bir hikâye sizleri bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124965</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffab3dd3-e997-4c7f-ab39-fe4eba759288.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Ayaklı Çiçi</image:title>
            <image:caption>Bir el işi tekniği olan “amigurumi” ile örülmüş bir bebek Çiçipella. 
Kısa adı ÇİÇİ. 
Hikâyesi de en az kendisi kadar ilgi çekici. 
Japonya’dan yola çıkan Çiçi’nin bir sorunu var, bilseniz ne büyük! 
Ancak ona yardım edecek dostları var. 
Belki biri de sensin! Okul öncesi öğretmeni olan Adile ALKAN, çocuklar için ilgi çekici, eğlenceli ve şiirsel bir hikâye yaratmanın ötesine geçerek, “kendini sevme ve kabul etme” üzerine derin bir konuyu işliyor. Üstelik kitabın sonunda görselleri ile beraber yer alan talimatlara uyarak siz de kendi ÇİÇİPELLA bebeğinizi yapabilirsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124966</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ba77333-29b4-4f50-9ba1-d2093a7965ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Olive Oil and Wine Production in Aegean and Mediterranean in Antiquity</image:title>
            <image:caption>2022 yılında Bodrum’da düzenlenen Ege ve Akdeniz’de Antik Çağda Zeytinyağı ve Şarap Üretimi başlıklı sempozyum, daha önce Mersin ve Urla’da düzenlenen toplantıların üçüncüsüdür. 
 
Bodrum’daki sempozyum, Antik Çağ’da Ege ve Akdeniz’de zeytinyağı, şarap üretimi, kırsal yerleşimler, kent merkezleri ve ticaret alt başlığını taşımakta olup, üretimin her alanını kapsayan bir içeriğe sahiptir. Bodrum’da düzenlenen uluslararası sempozyumda, alanlarında yetkin bilim insanlarının sunduğu bildiriler sayesinde ele alınması gereken konular, yeni bulgular ve tartışmalar ortaya çıkmıştır. Sempozyum, bunları değerlendirmeyi, Antik Çağ boyunca Ege ve Doğu Akdeniz’deki yerleşimlerde zeytinyağı ve şarap üretiminin evriminin boyutlarını ve ticaret üzerindeki etkisini incelemeyi ve yeni elde edilen arkeolojik verileri ele almayı amaçlamaktadır. 
 
Sempozyumda ele alınan konulardan bazıları şunlardır: Antik zeytinyağı ve şarap üretiminde ambalajlama, taşıma ve güzergahlar; üretim kapasitesi, üretici-tüketici ilişkileri, arazi kullanımları ve kiralama sözleşmeleri, zeytin ve bağ tarımında antik peyzaj ve arazi kullanımı, antik zeytinyağı ve şarap üretiminde kırsal ve kentsel ilişkiler; antik zeytinyağı ve şarap üretiminde arkeometrik çalışmalar; zeytin ve asma üretiminde paleo-etnobotanik etnoarkeolojik çalışmalar; epigrafik tarihi belgeler ışığında zeytinyağı ve şarap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124967</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6eeb5de-71ee-43af-a09c-6efcbb7a9020.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgarına Kapılmak</image:title>
            <image:caption>“Sanki rüyalarım gerçek hayatımken, uyandığımda bana ait olmayan bir hayatı yaşıyormuşum gibi hissediyorum bazen. Çevremdeki her şeyin yas tuttuğu bir hayat. Ağaçların, bulutların, ama en çok denizin. En çok deniz severdi onu. Eminim en çok o özlüyordur. Denizin ondan daha yalnız olan tek şey olduğunu söylüyordu. İçinde boğulduğum, aşamadığım tüm o geçmişin hayaletlerinin sembolü denizin…” 
Kendini çocukluğundan beri sevdiklerinin üzerinde bir lanet olarak gören Tate, üstesinden gelemediği bir kaybı geride bırakabilmeyi umarak çocukluğunu geçirdiği Los Angeles’tan ayrılır ve sanat okumak üzere İstanbul’a gelir şehrin büyüsüne kapılarak oraya yerleşir. Tate, yazarın samimi ve cesur bir dille okura anlattığı bu hikâyede pişmanlık ve utanç yüklü yaşamının günahını çıkarır. Bir Kelebeği Yakalamak isimli ilk romanının devam kitabı olan, günlük dilde yazılmış bir isyan niteliğindeki bu romanda Sevinçli, hayatın her çağında düşüp her seferinde ağır yaralar ile kalkmış bir adamın depresyon, anksiyete ve yalnızlık üzerine savaşını İstanbul’un renkli sokaklarında tabulaşmış tutku dolu bir âşk hikâyesi ile bütünleştirerek anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124968</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c775b15-e110-4fb8-b5c3-089a80d97666.jpg</image:loc>
            <image:title>Montgomery Bonbon 1 – Müzede Cinayet</image:title>
            <image:caption>Pek çok insan hayatları boyunca ters giden şeyleri fark etmeden yaşar; bir gizemin açığa çıkmak üzere olduğunu gösteren ayak parmaklarındaki o karıncalanmayı, midelerindeki o burkulmayı hiç hissetmezler.  
Bonnie Montgomery kesinlikle o insanlardan biri değil.  
BONNIE MONTGOMERY: DÜNYANIN EN İYİ DEDEKTİFİ 
Büyükbaba Banks dışında kimse onun adını henüz duymadı. Ama -beresi ve uzun bıyığını saymazsak- şüpheli bir şekilde on yaşında bir kıza benzeyen centilmen dedektif Montgomery Bonbon&apos;u duymuşlardır.  
Dava: Hornville Müzesi&apos;nde gizemli bir ölüm.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124969</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/331eed57-53b8-45d2-b7a6-255cbc14c0ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Basma Balosu</image:title>
            <image:caption>Güldem Şahan, Basma Balosu adlı yeni öykü kitabında, insan ruhunun derinliklerine iniyor ve hayatın kaybolan, terkedilen anlarını keşfe çıkıyor. “Silva”dan “Batık Kentin Çıkmazı”na, “Çırçır Mahallesi”nden “Kelebeğin Ölümü”ne kadar her öykü, farklı dünyaların ve yaşamların izlerini taşıyor. Kitap, yalnızlık, keşif ve insanın içsel yolculuğunun izlerini sürerken, her bir öyküde farklı bir duygu ve evrensel bir bakış açısı sunuyor. Güldem Şahan’ın zarif dili, okuyucuyu derin bir deneyime davet ediyor. Basma Balosu, her sayfasında yeni bir keşif vaat ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124970</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e70b17e-d1c3-4ae0-a8c3-d4df7d305b9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mezarlıktaki Ateşböcekleri</image:title>
            <image:caption>Karacaahmet Mezarlığı’nın gölgesinde, yeni bir hayata başlamak Umut için büyümenin ve anlamanın yeni bir sınavı olacaktır. Ancak bu sınav yalnızca korkularla yüzleşmek değil, mezar taşları arasında filizlenen sıradışı bir dostluğu da beraberinde getirir. Umut, hem bu dünyadaki hem de geçmişin sessizliğinde yankılanan masumiyetin sesini keşfeder. Mezarlıktaki Ateşböcekleri, korkunun ve masumiyetin unutulmaz dansını sunuyor. Gotik bir romanın büyüsüyle sarmalanan bu hikâye, mezarlığın sessizliğini bozan her yankıda okuru içine çekecek. Korkmaya hazır mısınız? Ya da korkunun içindeki ışığı görmeye?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124971</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/680c4f7f-fc41-4b73-891c-8bc5a21bdedb.jpg</image:loc>
            <image:title>Portreler Kitabı</image:title>
            <image:caption>Genellikle insan ilişkileri konusunda sevdiklerimize sevgimizi söyleme konusunda cimri davranırız. Bunun sebebi nedir bilemem, fakat bu konuda az söyleriz ama öz söyleriz. Kim bilir belki de sevginin/aşkın kutsal bir sır olması sebebiyle, sevme duygusunu israf etmek istemediğimiz için, “Kim ne kadar sevilmeye layıksa onu o kadar sevmeliyiz” duygusunun şuur altında yer etmiş bir yansımasından kaynaklanıyor da olabilir. 
 
Yunus Emre “Sevdiğime sevgimi söylemezsem sevmek derdi beni boğar” diyor ya, ben de “boğulmamak” için yazdım. Yüzüne söylemeye cesaret/fırsat/ortam/bahane bulamadığım insanlara sevgimi yazarak izhar etmek istedim. Hani içimiz içimize sığmaz da sevgimizi avazımızın çıktığı kadar bağırarak ilan etmek isteriz ya, işte bu öyle bir şey! 
“Ben onu çok seviyordum” demek yerine, “Ben seni seviyorum” demenin kitabıdır bu. Her birimizin hayatında böyle güzel insanlar mutlaka vardır. Bu anlamda bir örneklik sergilemek istedim; sevdiklerime sevgimi ve saygımı ifade etmek suretiyle… İki kutuplu bir dünyada yaşadığımız için bazı kişilerin de yanlışlarını, haksızlıklarını ibret olsun diye kayda geçirdim. Bu kitabın muhtevasında yer alan kişiler tamamen zaman içerisinde kendiliğinden oluşmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124972</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0a2852a-366b-4097-a9b1-064837082bfb.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucize Hayat</image:title>
            <image:caption>Kalp yaşamın kaynağıdır; organlarınızı çalışır durumda tutmak için günün her saatinde kan pompalar. Dayanıklı bir organ olması ile beraber makul koşullar altında mükemmel çalışır. Yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, sigara, alkol, diyabet, hareketsiz yaşam, stres, aşırı kilo, psikolojik sorunlar, beslenme bozukluğu, uyku problemleri gibi birçok faktör bu mükemmeliyeti bozarak, kalp damar hastalığı ve kalp krizinin oluşumuna neden olabilir. Oluşan bu zararlı faktörlerden biri diğerinin de gelişimine katkıda bulunmaktadır. Bu faktörlerin ortak özellikleri ise birçoğunun önlenebilir olmalarıdır. 
 
Kalp sağlığının çok basit alışkanlıklarla korunabileceğini gösteren Mucize Yaşam, geleneksel ilaçların yan etkileri olmadan kan basıncınızı düşürmenin bilimsel olarak kanıtlanmış pratik bir yaşam tarzını sunuyor. Kalbinizi ve kalp damarlarınızı nasıl koruyacağınızı, hipertansiyon, diyabet ve 
kolesterol gibi risk faktörlerinizi kolaylıkla yönetebileceğinizi öğrenerek daha güçlü bir kalp ile birlikte daha iyi yaşam kalitesine sahip olmanın yolunda okuyucuya rehberlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124973</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cfe0d50-2b73-4d42-8266-51b2d46e7989.jpg</image:loc>
            <image:title>Fistan</image:title>
            <image:caption>Türkan iki halası, babaannesi ve büyük büyükannesi ile aynı evde yaşardı. 
Renkli perdeleri, renkli kilimleri, renkli ağaçları, renkli çiçekleri olan, rengârenk bir evdi onlarınki. 
Bunca renk arasında en zor olan, galiba kendi rengini bulmaktı. 
Evdeki herkesin kendine has, kendi renginde, tıpkı kendisi gibi bir fistanı vardı. 
 
Peki ya Türkan? O kendi fistanını bulabilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124974</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9004bcb-c78e-4f87-8056-617431ecf88b.jpg</image:loc>
            <image:title>Haliç Manzaralı Cinayet</image:title>
            <image:caption>İnsanlar, anlatacakları hikâyelerin sonunu bilir genellikle. Bazen de bilirler ama yanlış bilirler. Remzi Ünal ise bir bakışta hikâyenin sonunu sezinleyebilir. Yani, çoğu zaman diyelim. En azından bir noktada olayı kesin çözer. Bir tür mesleki deformasyondur bu. Bir seçmen kâğıdının Haliç manzaralı bir cinayete sebep olup olmayacağını fark edebilir mesela. Göbeğine doğrultulmuş silahtan kurtulmasına bir baykuşun yardım edip edemeyeceğini bilir. O Remzi Ünal’dır, yanlış kapıları çaldığı olur bazen ama her zaman değil. Ve birileri bir noktada mutlaka yalan söyler. Belki de herkes. Bu onun umurunda değildir. İsteyen istediğini söyler sonuçta. Önemli olan insanların yaptıklarıdır. *** 2019’da kaybettiğimiz usta yazarımız Celil Oker’in daha önce çeşitli dergilerde çıkan öykülerinden oluşan Haliç Manzaralı Cinayet ilk kez okur karşısına çıkıyor. Celil Oker’in kalemini özleyenler, onu öyküleriyle yeniden keşfetmek isteyenler ve tüm polisiye severler için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124975</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69327bdb-c50c-42bc-8762-3d572a35757a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratıcı Düşünme Egzersizleri</image:title>
            <image:caption>Limon gibi sıkılanlara Düşünüp düşünüp duranlara Durup durup düşünenlere İşlerinden bunalanlara Yollarda ömrü geçenlere Ömrü geçip giderken durup izleyenlere Yeni bir fikir arayanlara Çanta içi, masa başı, sohbet arası Yol arkadaşı, iş arkadaşı Bir çözüm önerisi... Yaratıcı Düşünme Egzersizleri aklınızın köşe bucağını kurcalayan, sizi zihninizin sınır boylarında dolaşmaya zorlayan bir çalışma. Öyle ki yapacağınız her egzersiz farklı bir kapıyı aralarken yeni bir şeyler öğrenecek, deneyecek ve orada yaratıcılığınızla tanışacaksınız. Üstelik bir şeyin sadece o şey olmayabileceğini alışılagelmiş kalıpların dışına çıkarak deneyimleyeceksiniz. Kelimeler sizinle birlikte dile gelecek, çizgiler yazıya dönüşecek. Hatta tersinin tersinin tersini düşünecek, gibinin aslından güzel olabileceğini göreceksiniz. Ve dahası zıt fikirlerin bir başka fikirde buluşabileceğini, bu yeni düzlemde çok da iyi anlaşabileceğini eğlenerek, gülerek ve kendinize şaşırarak fark edeceksiniz. Eda Albayrak yine yaratıcılığın sınırlarını zorluyor. Ne duruyorsunuz, haydi aralayın kapıları!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124976</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/720dbc1f-9ec8-4bbd-a05c-2fabe0850584.jpg</image:loc>
            <image:title>E - Ticaret</image:title>
            <image:caption>Elma Yayınevi’nin yeni çıkan bu kitabında bir e-ticaret serüveni okuyacaksınız. Yazar Ömer Koray Ünal,  Avrupa’nın büyük Türkçe kitapçısı www.kolnkutuphane.de’nin başarılarla dolu 5 yıllık hikâyesini, 28 ülkeden150.000 kişinin sıfırdan yaratılan bir markaya güvenerek nasıl alışveriş yaptığını, 5 yıllık e-ticaret serüveninde sizin hikâyeniz için de ibret olabilecek başarısızlık serüvenlerini; e-ticarete yeni başlayan, e-ticaretini geliştiren, e-ticaretini daha iyi yönetmek isteyenler için gereken kılavuz bilgileri ve e-ticaret 101 dersi akademik notlarını ve örneklerini herkesin anlayabileceği bir dilde anlatmaktadır. 
 
Ayrıca Türkiye’den Avrupa’ya taşınan bir mühendisin göç öyküsünü de gene örnek olması açısından detaylı bir şekilde bu kitabında siz okurlarla buluşturmaktadır. 
 
Keyifli okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124977</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29b66348-904e-43b2-bee4-577df84701d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa’da Yükselen Sağ Popülizmin Politik Ekonomisi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
1. BÖLÜM :  
SİYASAL KUTUPLAŞMA VE AŞIRI SAĞ: AVRUPA&apos;DA POLİTİK DÖNÜŞÜM 
 
2. BÖLÜM : 
ALMANYA&apos;DA AŞIRI SAĞIN YÜKSELİŞİ: GEÇMİŞE DÖNÜŞ? 
 
3. BÖLÜM : 
BİRLEŞİK KRALLIK’TA AŞIRI SAĞ: AVRUPA BİRLİĞİ’NDE AŞIRI SAĞ İLE BİR MUKAYESE 
 
4. BÖLÜM : 
FRANSIZ AŞIRI SAĞI’NIN YÜKSELİŞİNDE EKONOMİK FAKTÖRLERİN ETKİSİ 
 
5. BÖLÜM : 
İTALYA&apos;DA SAĞ POPÜLİST HAREKETLERİN YÜKSELİŞİ: TARİHSEL VE KÜLTÜREL BİR ANALİZ 
 
 
 
6. BÖLÜM : 
AVUSTURYA’DA AŞIRI SAĞIN YÜKSELİŞİ VE REFAH ŞOVENİZM 
 
7. BÖLÜM :  
MACARİSTAN’DA AŞIRI SAĞIN YÜKSELİŞİ 
 
8. BÖLÜM : 
POLONYA&apos;DA SAĞ POPÜLİZMİN YÜKSELİŞİNİN ARKA PLANI VE POLİTİK EKONOMİYE OLAN ETKİSİ 
 
9. BÖLÜM : 
BELÇİKA’DA AŞIRI SAĞIN YÜKSELİŞİ 
 
10. BÖLÜM : 
HOLLANDA’DA AŞIRI SAĞIN YÜKSELİŞİ VE POPÜLİZM FAKTÖRÜ 
 
11. BÖLÜM : 
AŞIRI SAĞ PARTİLERİN YÜKSELİŞİ: İSPANYA, PORTEKİZ VE YUNANİSTAN 
 
12. BÖLÜM : 
İSKANDİNAV ÜLKELERİNDE IRKÇI POPÜLİST PARTİLERİN YÜKSELİŞİ 
 
13. BÖLÜM : 
AVRUPA’DA POPÜLİST RADİKAL SAĞIN SINIRLI DESTEK BULDUĞU ÜLKELER: LÜKSEMBURG, İZLANDA VE MALTA 
 
14. BÖLÜM : 
AVRUPA&apos;DAKİ AŞIRI SAĞCI LİDERLERİN TÜRKİYE KARŞITLIĞI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124978</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74ca805c-9629-4a95-b5c7-8e47d00662d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Delilik Salgını</image:title>
            <image:caption>Bir teknedeyim, okyanusun içinde. Ve kürek yok ve yelken yok ve mazot yok ve kaptan... Suyun akışını seyrediyorum yalnızca. O suyun beni nereye götüreceği umurumda değil. Akıyorum yok olacağım kuruluğa ulaşmak için. Biliyorum ki bunun adı delilik salgını. Avucumuzda delilikten başka hiçbir şey yok. 
Ah! Salgın! Ucu açık bir zaman! İspatlanamamış tıbbi yaklaşımlar. Oyunun sonunda ne var? 
2019’da başlayıp izleri halen devam eden, dünyayı derinden sarsmış Covid-19 salgınının Türkiye’de baş göstermesinin ardından, Sağlık Bakanlığı toplumsal bağışıklığı sağlamak, salgının ekonomik ve psikolojik etkilerinin önüne geçmek için absürt bir uygulama başlatır. Buna göre 30 ile 40 yaş arasındaki gençlere virüs enjekte edilecek ve karantina merkezlerinde kontrollü bir şekilde virüsü atlatmaları sağlanacaktır. Böylelikle virüse karşı bağışıklıkları artarken, ekonomik olarak da topluma katkı sağlamaya devam edeceklerdir. 
Bu yöntem, tahmin edilenin aksine beklenmeyen sonuçlara gebedir. Çünkü karantina merkezinde sanatla ilgilenen hastalar yoğun sorgulamaların ardından deliliğin kıyılarında dolaşmaya başlarlar. Hatta ölüm bile onlar için kaçınılmazdır. 
Delilik Salgını, Mevlüt Soysal’ın etkileyici kalemiyle pandemi sürecinin dünyada ve ülkemizde doğurduğu sonuçları detaylarıyla ele alırken, psikolojik açıdan etkilerini de oldukça gerçekçi ve bir o kadar da trajik şekilde okura sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124979</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e252bb16-9bde-4ed5-9f43-2c84dc98a720.jpg</image:loc>
            <image:title>Mekana Dair Psikopolitik Okumalar</image:title>
            <image:caption>Yaşayan zaman naif bahçelerle değil; patlayan bir çöplükle, yayılan bir salgınla, sızan kanalizasyonla, denizi saran müsilajla, ağaçları, hayvanları kavuran ve küllerini kentlere savuran orman yangınıyla kendini gösteriyor. Tüm bunlar, politik ve psikolojik krizlerini de beraberinde getiriyorlar. 
Nihan Bozok 
 
Mekânın sosyal ve psikopolitik etkisine odaklanan tartışmaları derleme ve literatüre yeni bakış açıları kazandırma amacıyla Üsküdar Üniversitesi Politik Psikoloji Merkezi tarafından hazırlanan &quot;Psikopolitik&quot; serisinin bir devamı niteliğiyle Mekâna Dair Psikopolitik Okumalar başlıklı bu eser, alanlarında uzman akademisyenler tarafından hazırlanan makalelerle disiplinlerarası bir girişim olarak mekânların ve mekânsal dönüşümlerin sosyolojik ve psikopolitik izlerini sürme amacını taşıyor. 
Mekânsal dinamikleri güncel örneklerle tartışan bu seçki, okuyucuya hem mekâna dair literatürün yapıtaşlarının içinden hem de yeni tartışmaların bakış açısından çeşitli ve detaylı okumalar sunmayı hedefliyor, mekânsal ilişkilerin toplumsal ve psikopolitik bağlamını yansıtacak bir haritalama yaparak literatüre katkı sağlıyor. 
Mekâna Dair Sosyolojik ve Psikopolitik Okumalar, zamanla değişen yaşam koşulları ile birlikte mekânların kişiler ile ilişkisini ve etkisini tüm detaylarıyla kıymetli bir başucu kaynağı olarak okurlarına sunuyor. 
Makaleleriyle katkıda bulunanlar: Pınar Karababa Demircan, Nihan Bozok, Huriye Alyemiş Güripek, Laçin Tutalar, Özlem Büyüktaş, Ayşen Çelen Öztürk ve Başak Kalkan, Nihan Kalkandeler Özdin, Mehmet Bozok, Hazal Ayas, Mustafa Can Güripek, Bahadır Kaynak, Selin Dingiloğlu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124980</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b50e6e64-f2f2-42e0-a1a0-c00361b8568c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık Hayatlar - Livaneli Kitaplığı</image:title>
            <image:caption>Türk edebiyatının önde gelen isimlerinden Halid Ziya Uşaklıgil, kalemindeki ustalığı Kırık Hayatlar ile bir kez daha gözler önüne seriyor. Roman, toplumun ahlaki yapısı ile bireysel tutkuların çatışmasını derinlemesine ele alarak, zengin anlatımı ve güçlü betimlemeleri sayesinde zamansız bir eser olarak edebiyat dünyasındaki yerini alıyor. 
Kırık Hayatlar, doktor Ömer Behiç’in ailesine ve mesleğine olan bağlılığı ile yasak aşkı Neyyir’e duyduğu tutku arasında verdiği içsel savaşı anlatıyor. Ömer Behiç bu tutkusunun peşinden giderken sadece kendi hayatını değil, eşi Vedide’nin ve çevresindekilerinin hayatını da geleceği en başından belli olan bir yıkıma sürüklüyor. 
Kırık Hayatlar sadece bir yasak aşk hikâyesi değil, insanın zaaflarını, içsel çatışmaları, toplum yapısını ve pişmanlıkları derinlemesine ele alan bir roman. Zülfü Livaneli seçkisi içinde yer alan bu eserle, okurlara kimi zaman öfke duyacakları kimi zaman empatiye sürüklenecekleri bir deneyim sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124981</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ac1cfea-a243-4325-90ab-e929d6f677d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ankaralı Mecnun</image:title>
            <image:caption>“Rivayete göre o gün bugündür Karşıyaka Mezarlığı’nda, özelikle karlı kış gecelerinde Ankaralı Mecnun ile Leyla’nın mezarlarından iki ışık huzmesi çıkıp gökyüzünde birbirlerine sarılırlar ve kuşların şarkıları eşliğinde dans ederler.” 
 
Görelim bakalım Beni Amir kabilesine mensup Mecnun’un Leyla’ya olan aşkı mı büyük yoksa Ankaralı Mecnun’un mu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124982</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97534d9b-6d29-4b70-b257-7496db741cf2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sincap Bo</image:title>
            <image:caption>Sincap Bo’nun sıcacık öyküsü Türkçe, İngilizce, Fransızca ve İtalyanca baskılarıyla dört dilde çocuklarla buluşuyor… Çocukların ortak dili sevgidir! Bir gün ormanda karşısına çıkan kocaman bir yılan, Bo&apos;ya önemli bir ders verdi. Bo, arkadaşlığın ve sevginin gerçek anlamını keşfederken, yalnızca kendini değil, çevresindekileri de ne kadar değiştirebileceğini öğrendi. “Sincap Bo”, çocuklara paylaşmanın, dayanışmanın ve arkadaşlığın ne kadar değerli olduğunu anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124983</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2323ffdc-d1f2-4533-8fff-0b0f786e2811.jpg</image:loc>
            <image:title>Squirrel Bo</image:title>
            <image:caption>Sincap Bo’nun sıcacık öyküsü Türkçe, İngilizce, Fransızca ve İtalyanca baskılarıyla dört dilde çocuklarla buluşuyor… 
Çocukların ortak dili sevgidir! 
Bir gün ormanda karşısına çıkan kocaman bir yılan, Bo&apos;ya önemli bir ders verdi. Bo, arkadaşlığın ve sevginin gerçek anlamını keşfederken, yalnızca kendini değil, çevresindekileri de ne kadar değiştirebileceğini öğrendi. “Sincap Bo”, çocuklara paylaşmanın, dayanışmanın ve arkadaşlığın ne kadar değerli olduğunu anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124984</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c10df9fa-5801-48d9-b62c-9edabf2cc2f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bo L’ecureuil</image:title>
            <image:caption>Sincap Bo’nun sıcacık öyküsü Türkçe, İngilizce, Fransızca ve İtalyanca baskılarıyla dört dilde çocuklarla buluşuyor… Çocukların ortak dili sevgidir! Bir gün ormanda karşısına çıkan kocaman bir yılan, Bo&apos;ya önemli bir ders verdi. Bo, arkadaşlığın ve sevginin gerçek anlamını keşfederken, yalnızca kendini değil, çevresindekileri de ne kadar değiştirebileceğini öğrendi. “Sincap Bo”, çocuklara paylaşmanın, dayanışmanın ve arkadaşlığın ne kadar değerli olduğunu anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124985</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b130026-ff6c-4e15-9fb1-34289c2baf8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Scoiattolo Bo</image:title>
            <image:caption>Sincap Bo’nun sıcacık öyküsü Türkçe, İngilizce, Fransızca ve İtalyanca baskılarıyla dört dilde çocuklarla buluşuyor… 
Çocukların ortak dili sevgidir! 
Bir gün ormanda karşısına çıkan kocaman bir yılan, Bo&apos;ya önemli bir ders verdi. Bo, arkadaşlığın ve sevginin gerçek anlamını keşfederken, yalnızca kendini değil, çevresindekileri de ne kadar değiştirebileceğini öğrendi. “Sincap Bo”, çocuklara paylaşmanın, dayanışmanın ve arkadaşlığın ne kadar değerli olduğunu anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124986</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68ff164c-648c-4bb3-bce0-c36cbcb840c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Tuğlalar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dolu dolu bir yaşam, iş hayatında adım adım yükseliş, Atatürk’ün dediği gibi ufkun ötesini de görebilme becerisi. Kızlarınıza verdiğiniz zaman, değer, emek çok önemli bir örnek. Bütün babalar bundan ders almalı. Yolunuz hep açık olsun.

Ayşe Yüksel
ÇYDD Genel Başkanı 
 
Murat Yasa bir “mesleki dehadır”. Zevkle, sevgiyle okudum. Böyle insanların varlığı, bu ülke için ümidimi kaybetmememe neden oluyor. Teknik olarak konusunda çok uzman. 
Prof. Dr. Oktay Türel
İktisatçı 
 
Üretime yönelik dünya üzerinde rekabet gücü olan bir sanayi kuruluşu yaratan, bununla alana çıkıp, meydan okuyan, Aydınlanmacı Cumhuriyetin kazanımlarını içselleştirmiş Murat Yasa; bir Cumhuriyet Projesidir. 
Ali Sirmen
Gazeteci-Yazar 
 
Bizim yaşamımızı da içeren sürede yeni neslin nasıl çalışma hayatına atıldığını, iş ortamını ve girişimciliğin ne şekilde sanayiciliğe dönüştüğünü anlatmış Murat Yasa. Önemli bir kitap. 
Murat Ülker
İş insanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124988</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/080e25a8-c79b-450c-9575-7000238d0860.jpg</image:loc>
            <image:title>Meslek Yüksek Okulları İçin Aletsel Analiz Laboratuvarı</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
·         Deney 1. Ultraviyole - Görünür Bölge Spektroskopisi (UV-GB) ile Tek ve İki Bileşen İçeren Çözeltilerin Kalitatif ve Kantitatif Analizi 
·         Deney 2. UV-GB ile Nikel (Ni) İçeren Çözeltinin Kalibrasyon Grafiğinin Çizimi ve Bilinmeyen Nikel Tayini 
·         Deney 3. Toprakta Bulunan Demirin (Fe) Spektrofotometrik Olarak Tayini 
·         Deney 4. Ultraviyole - Görünür Bölge (UV-GB) Spektroskopisi, Bakırın EDTA ile Spektrofotometrik Titrasyonla Tayini 
·         Deney 5. Atomik Absorpsiyon Spektroskopisi ile Çay Örneğinde Bakır Tayini 
·         Deney 6. Çeşme Suyunda Demirin Atomik Absorpsiyon Spektroskopisi (AAS) ile Tayini 
·         Deney 7. Potansiyometrik Ölçümle Kuvvetli Asit ve Kuvvetli Baz Titrasyonları 
·         Deney 8. Alev Fotometresi ile Maden Sularında Potasyum Tayini 
·         Deney 9. Alev Fotometresi ile Doğal Kaynak Sularında Sodyum Tayini 
·         Deney 10. Polarografi ile Atık Suda Kadmiyum (Cd) Tayini</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124990</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f138a7c1-1145-4d0a-b082-e56fbbcfbf53.jpg</image:loc>
            <image:title>İşletme Perspektifinden Nörobilim Kavramlar, Teknikler ve Uygulamalar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
      1. BÖLÜM: TARİHSEL SÜREÇTE ZİHİN VE DAVRANIŞ 
 
      2. BÖLÜM: SOSYAL BİLİMLERDE NÖROBİLİMSEL ÖLÇÜM TEKNİKLERİ 
 
      3. BÖLÜM: NÖROYÖNETİM 
 
      4. BÖLÜM: NÖROPAZARLAMA 
 
      5. BÖLÜM: NÖROFİNANS 
 
      6. BÖLÜM: NÖROMUHASEBE 
 
      7. BÖLÜM: NÖROİKTİSAT VE İŞ GÜCÜ PİYASALARI 
 
      8. BÖLÜM: NÖROBİLİM VE KARAR SÜREÇLERİ 

      9. BÖLÜM: NÖROBİLİM VE İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ 
 
      10. BÖLÜM: NÖROBİLİM ALANINDA ETİK SORUNLAR VE ELEŞTİREL YAKLAŞIM</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124991</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/732ca654-92f6-4df4-ab75-25860282d1db.jpg</image:loc>
            <image:title>Elit Basketbolcularda Farklı Oyun Formlarında Anlık İş Yükü ve Yorgunluk Takibi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
                          1. GİRİŞ 
 
                          2. GENEL BİLGİLER 
 
                          3. YÖNTEM 
 
                          4. BULGULAR 
 
                          5. TARTIŞMA 
 
                          6. SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124992</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e21c2e4e-08a4-4b26-8337-1e0e95fcedfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kyorugi Taekwondo’da Güç ve Stratejinin Sanatı</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
       1. Bölüm: Kyorugi Ve Biyomekanik Temelleri 
 
       2. Bölüm: Pliometrik Antrenmanlar 
 
       3. Bölüm: Kyorugi Dayanıklılık Gelişimi 
 
       4. Bölüm: Kyorugi Sürat Ve Çeviklik Gelişim 
 
       5. Bölüm: Kyorugi Reaksiyon Gelişimi 
 
       6. Bölüm: Taekwondo Ve Psikolojik Boyutu 
 
       7. Bölüm: Taekwondo Ve Beslenme 
 
       8. Bölüm: Kyorugi Ve Fiziksel Yaralanmalar 
 
       9. Bölüm: Kyorugi Yaralanmalarında İlk Müdahale 
 
       10. Bölüm: Sporda Yetenek Seçimi: Taekwondo Branşı Üzerine Bir İnceleme 
 
       11. Bölüm: Rekreasyon Ve Taekwondo: Sağlık Ve Zindelik Rehberi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124993</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0709633f-4366-4d4f-bba2-edbaeb01813d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dış Ticaret Teşviklerinin Tms/Tfrs Çerçevesinde Muhasebeleştirilmesi ve Vergisel Boyutta Bir İnceleme (2024 Yılı Verileriyle)</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
DIŞ TİCARET İŞLEMLERİ İLE İLGİLİ KAVRAMSAL ÇERÇEVE 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
DIŞ TİCARET İŞLEMLERİNDE TEŞVİKLER VE MUHASEBE MEVZUAT SİSTEMİNE GÖRE GÜNCELLENMES 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
TFRS KAPSAMINDA İHRACAT TEŞVİK VE YARDIMLARIN MUHASEBELEŞTİRİLMESİ UYGULAMALARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124994</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47809b1a-b5bb-4977-80df-7569ac48fe40.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Bir Maraton</image:title>
            <image:caption>Haydar Doğan, 1969 yılında Tunceli&apos;de doğdu. 
Dokuz yaşında spora başladı. 
1986 yılında İstanbul Kartal Ticaret Lisesi&apos;ni bitirdikten sonra 1987–1988 yılları arasında İngiltere&apos;de yabancı dil ve spor eğitimi gördü. İngiltere&apos;nin en iyi atletizm kulübü olan ve bünyesinde Dünya rekortmenlerinin ve olimpiyat şampiyonlarının bulunduğu Herangay Spor Kulübünün formasını giydi ve orta ve uzun mesafe branşlarında kulübün 1988 yılı sezonunda İngiltere şampiyonu olmasına katkı sağladı. 
1989 yılında Marmara Üniversitesi Spor Akademisinde eğitimini sürdürdü. 1993 yılında mezun olduktan sonra, Beden Eğitimi öğretmeni oldu. 2004 yılında Tunceli Gençlik ve Spor İl Müdürü olarak göreve atandı. Tunceli&apos;de 4 yılda sporcu ve tesisleşmede birçok başarıya imza attı. Haziran 2008 tarihinde Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Merkez Teşkilatı&apos;na Şube Müdürü oldu. 
İşitme Engelliler Spor Federasyonu Genel Sekreterliği görevi de yaptı. 11 Şubat 2013&apos;te yapılan seçimlerde Haydar Doğan, Gelişmekte Olan Spor Branşları Federasyonu Başkanlığına seçildi. 1989 yılında kurulan Millî ve Şampiyon Sporcular Derneği&apos;nin kurucu üyesi oldu. 
Haydar Doğan, yirmi yıllık spor hayatında 100&apos;ün üzerinde millî formayı giydi. 7 kez Balkan şampiyonu olup 1987 yılında Avrupa Gençler Şampiyonası 10000 metre yarışında 2. olarak Avrupa&apos;da kürsüye çıkan ilk Türk atleti olma unvanını aldı. Halen kırılamayan üç Türkiye rekoru bulunan Haydar Doğan, 1 Haziran 1986&apos;da Fransa Nice&apos;de Liselerarası Dünya şampiyonasında 3000 metreyi 8.18.22 de koşarak 33 yıl kırılamayan Dünya rekorunun sahibi oldu. 12 yıl sonra 1998&apos;de Pakistan&apos;da yapılan Liselerarası Dünya Şampiyonasına onur konuğu olarak davet edilen Haydar Doğan&apos;a yıllarca kırılamayan rekoru dolayısıyla, &quot;Pakistan Schoolsport Organization&quot; tarafından onur plaketi verildi. 
Haydar Doğan, 22 Temmuz 2007 Türkiye genel seçimlerinde Tunceli&apos;den milletvekili adayı oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124995</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/285010dc-4edd-4071-835e-e2aee435926e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürgün (Yeni Kapak)</image:title>
            <image:caption>“Güzel tasvir etmek Refik Halid’in müktesep hakkıdır. Onu lisandaki kuvvet bakımından ancak Flaubert ile mukayese edebilirim. Hatta Flaubert’in ölçerek biçerek yazdığı cümleler onun âleminden daha merasimsiz çıkabiliyor. Sürgün Türk dilinin Madam Bovary’sidir.” 
Refi Cevat Ulunay 
 
“Bilhassa Hilmi Efendi tipi Duhamel’in ölmez Salavin’i gibi edebiyat tarihinde unutulmaz bir hatıra olarak kalacaktır. İşte büyük sanat ve yaratıcılığın mucizesi... Türk dilinin bu eşsiz sanatkârına muhakkak ki en güzel üslubu borçluyuz.” 
Halid Fahri Ozansoy 
 
“Sürgün üslup itibarıyla bir harikadır. Tahkiye, ruh ve karakter tahlilleri kudretli, insan ve memleket tasvirleri çok yüksektir. Eser baştan aşağı o devrin yıkılışını, dejenere tiplerini bütün açıklığıyla, yalnız karakter tahlilleri yapmak suretiyle bize göstermektedir.” 
Suat Derviş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124996</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b944a987-52a6-4c16-bb3a-100b7374a9f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Freud’un Sosyolojisi</image:title>
            <image:caption>Bu eser, çağdaş sosyolojinin dev isimlerinden biri olarak gördüğüm Freud’a ve
onun sosyolojisine odaklanmıştır. Bu kitap, dünyada Freud’un sosyolojisi
üzerine yazılmış ilk kapsamlı metindir. Bu yapıtta, modern sosyolojinin
ustalarından, çağdaş sosyal teorinin kilit isimlerinden biri olan Freud’un
entelektüel portresine, Leonardo da Vinci, Goethe, Darwin ve Nietzsche ile olan
bağlantısına, yeni bir bilim ve metodoloji olan, bilinçdışını kendine malzeme
yapan, gözleme ve yoruma önem veren, rüya yorumlarını esas alan, eleştirel bir
bakış açısı sunan, sosyal ve kültürel hayata odaklanan bir bakış açısı olarak
psikanalize, ruhsal hayatın bilinçdışı kısmına, ruhsal aygıtımızın irrasyonel
bölgesi olarak id’e, rasyonel bölgesi olarak egoya ve ahlâkî bölgesi olarak
süperegoya, uygarlığın getirdiği huzursuzluklara, özellikle de uygarlığın
nevrozları çoğaltmasına, içgüdüleri bastırmasına, cinselliği baskı altına
almasına, özgürlüğü boğmasına, narsisizmi üretmesine, yapıp ettiklerinin
bilincinde olmayan kitleleri üretmesine ve insanı mutsuz eden yönüne dair
yaptığı sıra dışı analizleri ayrıntılı bir biçimde incelenmiş, ayrıca onun
arkadaşlarına (Jung, Adler, Anna Freud ve Reich’a) ve modern sosyolojide ve
çağdaş sosyal teoride etkili olan çocuklarına (Frankfurt Okulu, Fromm, Marcuse,
Lacan, Žižek, Foucault, Deleuze, Althusser, Wallerstein, Lévi-Strauss ve
Bauman’a) yer verilmiş, böylece onun çağdaş sosyoloji ve günümüzde sosyal
teori için ne denli önemli olduğu irdelenmiş, Freud’suz bir sosyoloji
yapılamayacağı iddia edilmiş, ayrıca onun eczanesi ön plana çıkartılmış,
örselenen ruhsal yapımızı onaracak ve ruhsal hayatımızı daha iyi bir hale getirecek şifa dolu reçetesine vurgu yapılmıştır. İnsanın ruhunun derinliklerine uzun bir yolculuk yapmayı, ruhsal hayatın farklı bölgelerinde ve kıvrımlarında dolaşmayı planlayanlara… Bilinçdışına giden yolları bulmayı ve bilinçdışı üzerindeki örtüyü kaldırmayı isteyenlere… İnsanın hayatını kısıtlayan yapıları, kurumları ve mekanizmaları kurcalamayı, hayatı geri getirmeyi düşünenlere… Her türlü altüst oluşları, hayatın zelzelelerini, yaşadığımız travmaları, sakatlanmış ruhumuzu, mutluluğa hasretimizi anlamayı arzulayanlara… Modern toplumun resmini çizmeyi ve çağdaş insanın ruhsal hayatının röntgenini çekmeyi düşünenlere… Modern bireyin saplantılarını ve gerilimlerini anlamaya çalışanlara… Ruhun arkeolojisi, ruhsal hayatın sosyolojik tahlili ve psikanalitik sosyolojiyle tanışmayı arzulayanlara… Uygarlık ve yol açtığı huzursuzluklar ve uygarlığın sosyolojisi üzerine düşünmeyi göze alanlara… Freud’a dönüş çabalarını büyük bir titizlikle takip edenlere… Marx-Freud bağlantısına odaklananlara… Pozitivist sosyoloji ve hermeneutik sosyoloji dışında yeni bir sosyoloji çizgisini merak edenlere… Freud’un sosyolojisini büyük bir heyecanla bekleyenlere…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124997</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52f1f2aa-47f9-4d65-9f74-7ffc5aa41556.jpg</image:loc>
            <image:title>Virgül</image:title>
            <image:caption>Şiirler de yıllanmış şaraplar gibidir, zamanı gelince yudumlanmalıdır. Yazarın, kimi şiirleri kar tutmayan denizler gibi kimi şiirleri “bahar karları” gibi… Bu kitabı okurken yüreğiniz su berraklığı kadar dingin, içinizdeki yaşam buğday sevinci kadar bereketli ve yokluğunuz hançer yarası… 
Yazar, şiirlerinde ceylan bakışlı gülüşünüzün nöbetini tutuyor ki kimseler vurmasın diye. 
Tohum toprakta demlenir, insan… 
İnsan, yaşamın içinde demlenir, nokta koyamaz, virgül koyarak devam eder. 
 
Babam: &quot;Beni niye aramıyorsun?&quot; diyor, 
Ah, benim babam! Kayboldum diyemiyorum.Şiirler de yıllanmış şaraplar gibidir, zamanı gelince yudumlanmalıdır. Yazarın, kimi şiirleri kar tutmayan denizler gibi kimi şiirleri “bahar karları” gibi… Bu kitabı okurken yüreğiniz su berraklığı kadar dingin, içinizdeki yaşam buğday sevinci kadar bereketli ve yokluğunuz hançer yarası… 
Yazar, şiirlerinde ceylan bakışlı gülüşünüzün nöbetini tutuyor ki kimseler vurmasın diye. 
Tohum toprakta demlenir, insan… 
İnsan, yaşamın içinde demlenir, nokta koyamaz, virgül koyarak devam eder. 
 
Babam: &quot;Beni niye aramıyorsun?&quot; diyor, 
Ah, benim babam! Kayboldum diyemiyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124998</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c2402bc-4f5e-4b87-8567-552891981808.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyülü Taşın Sırrı</image:title>
            <image:caption>Ali, Zeynep, Kerem ve Ayça yaz tatilinde küçük kasabalarının eski kütüphanesini sık sık ziyaret ediyorlardı. Kütüphane, kasabanın en eski binasıydı ve tavanından sarkan örümcek ağları, tozlu raflarıyla tam bir hazine avcısına uygun bir yerdi. En çok binanın sessizliği ve mistik havası onları buraya çekiyordu. Ancak bu yaz günü, sıradan bir keşif olmayacaktı. 
“Ali, Zeynep, Kerem ve Ayça’yı bekleyen bu fantastik maceraya davetlisiniz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=124999</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fa4e670-efd7-4e61-a1e5-0695f31b0b98.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Piramitler</image:title>
            <image:caption>Ela, kitabı işaret etti. “Burada, piramitlerin yapımı için farklı teorilerden bahsediyor. Ama en ilginç olanı, Firavunların gizli bir teknolojiyi kullandıkları fikri.” 
Arda gülerek “Yani bilim kurgu gerçek olabilir mi?” dedi. Peki, gerçekte piramitleri kim yapmıştı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125000</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8e7a23e-9484-409e-83ee-d8e4872ecc48.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar Dünyayı Yönetirse</image:title>
            <image:caption>Bir sabah uyandığınızda çocukların dünyayı yönettiğini hayal edin! Sizce nasıl bir dünyaya uyanırdınız? 
Bu gizemli macera hem merak uyandıracak hem de eğlendirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125001</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9779b86-77e5-42e8-b9fd-424d916a8eab.jpg</image:loc>
            <image:title>Annem Babam Çocuk Oldu</image:title>
            <image:caption>Anne, baba ve çocuklar yaptıkları işten, yaşlarından ve hayatlarından şikayet etmeye başlamışlardır. Anne ve baba çocuk, çocuklar ise artık büyümek istiyordu. 
Veeeee bir sabah olan olmuştu! Çocuklar artık büyük, anne ve baba ise çocuktu. Peki şimdi ne olacaktı? 
Mutluluk, merak ve heyecan dolu bu hikayeyi keyifle okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125002</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3889022b-4d10-4212-9f16-407cfdc4f642.jpg</image:loc>
            <image:title>Şifreli Sandığın Gizemi</image:title>
            <image:caption>Mira’nın dikkati, her zamanki gibi kasabanın sahil yolundaki eski antikacı dükkânına kaydı. Bu dükkân yıllardır oradaydı ama Mira, bir kez bile içine girmemişti. Vitrindeki garip eşyalar hep ilgisini çekse de dükkânın loş ve biraz ürpertici havası onu caydırmıştı. Ancak bu kez bir şey dikkatini çekti: vitrine konmuş, üzeri garip desenlerle süslü bir sandık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125003</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/989a583c-88b8-4574-bfc5-810d99b8701c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ronaldo Bana Çalım Attı</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;nin küçük bir kasabasında, Bora sokaklarda arkadaşlarıyla futbol oynayarak büyüyordu. Futbol, onun için sadece bir oyun değil, aynı zamanda bir hayaldi. Ailesi, babasının işleri nedeniyle sık sık başka şehirlere taşınıyor, Bora da her defasında yeni arkadaşlar edinmek zorunda kalıyordu. Futbol, her taşındığı yeni mahallede bir araya geldiği çocuklarla iletişim kurmasını sağlıyordu. 
Bir gün, yeni taşındıkları mahallede, Bora eski bir futbol topuyla arkadaşlarıyla oynamaya başladı. Yanlarına yaklaşan Mahir, biraz daha büyük yaşlarda ve futbolu seven bir çocuk, Bora&apos;nın topu nasıl kontrol ettiğini görünce şaşırdı. Aslında Bora&apos;nın bir sırrı vardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125004</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09d0939c-4d35-4301-bae8-f1cb8e7106c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku Evi &apos;&apos;Son Macera&apos;&apos;</image:title>
            <image:caption>Korku Evi maceralarının üzerinden bir yıl geçmişti. Zeynep, Kerem ve Emre hayatlarına kaldıkları yerden devam etmeye çalışsalar da, her biri ruhlarının derinliklerinde hala o eski evin izlerini taşıyordu. Artık her şeyin sona erdiğini düşünseler de, bilinçaltlarında bir şey onları rahatsız ediyordu—bitmemiş bir iş, çözülmemiş bir sır, ve geri dönmeleri için duydukları garip bir çağrı. 
Bir gün, hepsi aynı anda bir mektupla uyandı. Mektuplar, tanıdık olmayan bir el yazısıyla yazılmıştı ve hepsinin içeriği aynıydı: 
“Sona ulaşmak için tekrar dönmek zorundasınız. Geçmişin gölgeleri hala yaşıyor. Bu, son çağrı. Size ihtiyacımız var. Korku Evi sizi bekliyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125005</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5eca5cd-ddd8-44b0-a611-92e6c59e3c27.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku Evi &apos;&apos;Gizemli Davetiye&apos;&apos;</image:title>
            <image:caption>Zeynep, sınıfta son dersin bitmesini sabırsızlıkla bekliyordu. Matematik öğretmeni tahtaya karmaşık denklemler yazarken, gözleri sürekli saatine kayıyordu. O gün okuldan sonra Kerem ve diğer arkadaşlarıyla buluşup sinemaya gitmeyi planlamışlardı. Ancak teneffüs zili çaldığında sırasının üzerinde garip bir zarf bulması tüm planlarını alt üst etti. 
Zarf eski, sararmış bir kağıttan yapılmıştı. Üzerindeki mühür, antika bir havaya sahipti ve yazısı el yazısıyla yazılmış gibiydi. Zeynep zarfı eline aldığında bir ürperti hissetti. Çantasına koymak yerine hemen açıp içindekine baktı. 
Notta şu yazıyordu: 
&quot;Cesaretin varsa Eski Orman Yolu No:13’e gel. Gece yarısı. Sadece en cesurlar korkularıyla yüzleşebilir.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125006</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd23e6c7-c6e6-43a4-a307-a87b2aaca3e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Vampirler Kulübü</image:title>
            <image:caption>Okulun en yaramaz, en eğlenceli, en sıra dışı çocuklarıyla tanışmaya hazır mısınız? İşte karşınızda Vampirler Kulübü! Bu altı vampir çocuk hem çok farklı hem de çok özel yeteneklere sahipler. Şimdi sırayla her birini tanıyalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125007</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04267508-270e-4db7-a1fe-cd6ebf3fdf15.jpg</image:loc>
            <image:title>Atasözleri ve Deyimlerle Öyküler 10 Kitap Set</image:title>
            <image:caption>Atasözleri ve Deyimlerle Öyküler 10 Kitap Set</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125008</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72079620-3631-4c88-b68a-51ef81dd6ab4.jpg</image:loc>
            <image:title>Önce Kar</image:title>
            <image:caption>Geleneksel muhasebe, mantıksal (ancak kusurlu) olan şöyle bir formül kullanır: Satışlar – Masraflar Kâr. Sorun ise işletmelerin insanlar tarafından yönetilmesi ve insanların her zaman mantıksal olmamasıdır. Girişimci Mike Michalowicz, muhasebeye davranışsal bir yaklaşım geliştirerek formülü şu şekilde değiştirdi: Satışlar – Kâr = Masraflar. Tıpkı en etkili kilo verme yönteminin tabakları küçülterek porsiyonları sınırlamak olduğu gibi, Michalowicz önce kârı alarak ve yalnızca kalanları masraflara tahsis ederek girişimcilerin işletmelerini nakit yiyen canavarlardan kârlı birer gelir kaynağına dönüştürebileceğini gösteriyor. Michalowicz’in Önce Kâr sistemini kullanarak okuyucular:
• 4 basit prensibi uygulamanın muhasebeyi kolaylaştırabileceğini ve banka hesap bakiyelerine bakarak kârlı bir işletmenin yönetiminin daha kolay olabileceğini,
• Küçük, kârlı bir işletmenin, gayrisafi hasılası üzerinden hayatta kalmaya çalışan büyük bir işletmeden çok daha değerli olabileceğini,
• Erkenden ve istikrarlı bir şekilde kârlılığı elde etmiş işletmelerin uzun vadeli büyüme şansının daha yüksek olduğunu öğrenecekler.
Sayısız vaka incelemesiyle, pratik, adım adım verdiği tavsiyelerle ve üst düzey mizah anlayışıyla Michalowicz, her girişimcinin hayalini kurduğu paraya sahip olması için oyunun kurallarını değiştiren bir yol haritası sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125009</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc66b6b2-66fc-426e-bc46-bc56fc728312.jpg</image:loc>
            <image:title>Balonla Beş Hafta</image:title>
            <image:caption>Zaman keşifler zamanı... 
Afrika ve Nil nehri tüm gizemiyle Avrupalı kâşifleri kendine çağırmaktadır. Nil&apos;in kaynağını kim keşfedecek? Bunu deneyen birçok kâşif, ya Afrikalı kabilelerin elinde, ya ağır hava koşulları yüzünden, ya da açlık ve susuzluktan hayatını kaybetmişti ama en yakın dostunun bile en başta inanmadığı Dr. Ferguson, bu geziyi balonla yapmaya karar verdi. Yanına sadık hizmetkârı Joe ve en yakın arkadaşı Dick Kennedy&apos;yi de alarak bu çılgın ve inanılmaz maceraya atıldı. Bu kez Afrika havadan keşfedilecekti. 
Tüm tehlikelerine rağmen üç maceraperest, yapılması çok zor olan bu görevi tamamlayarak sağ salim evlerine, İngiltere&apos;ye dönebilecekler mi? Balonla Beş Hafta tüm heyecanıyla sizleri bekliyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125010</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9171e4bd-dd93-4799-bccb-7c0afbeaeaab.jpg</image:loc>
            <image:title>Robin Hood</image:title>
            <image:caption>Kendi halinde bir yaşam süren zeki ve neşeli bir genç olan Robin Hood, Nottingham Şerifi’nin babasının topraklarına el koymasıyla yoksullaşan ailesine yiyecek getirebilmek için, yasak olmasına rağmen Sherwood Ormanı’nda bir geyik avlar ve Şerif tarafından ölümle cezalandırılır. 
Bu yasağın haksız olduğuna inanan Robin, ormana saklanır ve sonradan kendisine katılacak diğer kanun kaçaklarıyla bir çete kurarak ormandan geçen zengin ve asilleri soyup, onlardan aldıkları altınları yoksullara dağıtmaya başlar. 
Kısa sürede adı efsaneleşen Robin Hood, bir anda yoksul İngiliz halkının kahramanı olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125011</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c16fe01d-d948-4654-a4db-f2f5f317ef31.jpg</image:loc>
            <image:title>Oz Büyücüsü</image:title>
            <image:caption>Kim Muhtesem ve Kudretli Oz&apos;u görmek istemez ki? 
O ki sizin her dileğinizi anında yerini getirir, o ki sizi anında baska bir seye dönüştürebilir, o ki size bir kalp, bir beyin, cesaret verebilir ve hatta sizi Kansas&apos;a bile gönderebilir! 
Kansaslı kücük bir kız olan Dorothy, bir gün ansızın  ortaya çıkan fırtına yüzünden kendini Oz Ülkesi&apos;nde bulur ve evine dönmek icin yolda rastladığı Korkuluk, Teneke Adam, Aslan ile birlikte büyük büyücü Oz&apos;u bulup evine dönmeye çalısır. 
Dorothy evine dönebilecek midir? Evine dönmek isterken başına neler gelecektir? Dorothy`nin muhteşem, heyecan dolu maceralarını okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125012</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d522f5e-daff-42fb-ad28-860f61453649.jpg</image:loc>
            <image:title>Pelerinsiz Kahramanlar</image:title>
            <image:caption>Gerçeğin peşinden koşanların cesaretle yazdığı tarih. 
 
Gazetecilik... 
 
Bu kelime, kulağa sıradan bir meslek tanımı gibi görünse de, ardında gerçeği ortaya çıkarma tutkusuyla dolu bir dünya saklar. Her haber, her satır, her kelime bir insanın yüreğinden süzülen duyguların, yaşanmışlıkların ve tecrübelerin yankısıdır. 
 
Gazeteciler, yalnızca haber yazan kişiler değil, toplumun sesi, vicdanı ve gerçeğin izini süren cesur savaşçılardır. Bir haberi okura sunmadan önce detaylıca araştırıp doğrular ve titizlikle kurgularlar. 
 
Bu meslek, insanlık tarihinin derinliklerinden doğar. İlk insanların ateş başında hikâyelerini paylaşmasından bugüne, gerçekleri anlatma ihtiyacı insan olmanın en temel özelliklerinden biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125013</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abef4402-3c81-4c9e-8132-32fee4d709ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Mutlu Evliliğim 4</image:title>
            <image:caption>MİYO SAİMORİ, AİLESİNDEN HİÇBİR YETENEĞİ MİRAS ALMAMIŞ, HERKESİN YOK SAYDIĞI BİRİDİR. FAKAT KENDİ AİLESİ GİBİ ÖZEL GÜÇLERE SAHİP KUDOU AİLESİNE GELİN ADAYI OLARAK GİDER... 
SOYLU BİR AİLENİN KIZINA BENZEMEYEN MİYO’YU GÖREN AİLE REİSİ KİYOKA KUDOU, ONA SEMPATİ DUYMAYA BAŞLAR. SONUNDA BİRBİRİNDEN ETKİLENEN GENÇLER NİŞANLANMAYA KARAR VERİR. ANCAK MİYO, GEREKLİ EĞİTİMİ ALMADIĞI İÇİN KUDOU AİLESİNE LAYIK BİR GELİN OLUP OLAMAYACAĞI KONUSUNDA ENDİŞELİDİR. NEYSE Kİ KİYOKA’NIN İSTEĞİ ÜZERİNE ABLASI HAZUKİ, MİYO’YA DERS VERMEYE BAŞLAYACAKTIR. BU SIRADA FARKLI YERLERDE HEM KİYOKA HEM DE MİYO AYNI GİZEMLİ ADAMLA KARŞILAŞIR... ARATA TSURUKİ İSİMLİ BU ADAMIN AMACI NE OLABİLİR? SEVMENİN VE SEVİLMENİN GETİRDİĞİ MUTLULUĞU VE ACIYI ÖĞRENMEYE HAZIR OLUN...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125014</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/015c3096-54a0-4cb2-a27b-21a9c132a55b.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Mutlu Evliliğim 3</image:title>
            <image:caption>BAŞKALARI TARAFINDAN SEVİLMENİN NE KADAR MUTLULUK VERİCİ OLDUĞUNU İLK DEFA ÖĞRENMEK... ÖZEL GÜÇLERİ OLMAYAN VE HERKES TARAFINDAN YOK SAYILAN MİYO SAİMORİ, ÖZEL GÜÇLERE SAHİP AMA AYNI ZAMANDA SOĞUK VE ZALİM OLARAK DA BİLİNEN KUDOU AİLESİNİN GELİN ADAYI OLUR. 
 
ŞATAFATTAN UZAK OLAN VE SOYLU BİR AİLENİN KIZINA BENZEMEYEN MİYO’NUN DURUMUNU GÖREN AİLE REİSİ KİYOKA KUDOU, MİYO’YU ÖNEMSEMEYE BAŞLAR. ANCAK MİYO’NUN KISKANÇ ÜVEY ANNESİ İLE KIZ KARDEŞİ KAYA, ONU BİR DEPOYA KAPATARAK NİŞANINDAN VAZGEÇMESİ VE KENDİNE BAŞKA BİR EŞ BULMASI İÇİN BASKI YAPAR. BU SIRADA KİYOKA DA ÖZEL GÜÇLERİNİ KULLANARAK MİYO’YU 
 
KURTARMAYA ÇALIŞMAKTADIR.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125015</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2871565-18c6-4c3a-81bd-11eb7a00f965.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıradan Zaferler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Manu Larcenet’in artık klasikler arasına girmiş olan Sıradan Zaferler’i yayınevimizin 10. yaşı şerefine şimdi bu özel baskısıyla huzurlanırızda. 
“Gerçekçi edebiyat ve çizgi romanın mükemmel bir birleşimi.” Booklist 
“En iyi 5 grafik romandan biri. Psikolojik olarak yıpranmış, dünyayla ve aşık olduğu kadınla iletişim kurmaya çalışan bir fotoğrafçının, duygu dolu hikayesi. Çizimler çok etkileyici. Larcenet’in, sevecen karakterle dolu bu kitabı, insanda başka bir ülkeye seyahat etmiş hissi yaratıyor.” Time 
“Çok katmanlı bir kitap. Diyaloglar, fazlasıyla içe dönük ve bazen rahatsız edici derecede gerçekçi. Karmaşık karakterleri ve geniş bakış açısı, bu hikayeyi daha da dikkat çekici kılıyor.” Publishers Weekly 
“Bir erkeğin bağlanma korkusunu zekice işleyen çok fazla kitap yoktur. Ergenlikten çıkış ve olgunluğa geçiş sürecini aynı şekilde anlatan kitap sayısı da oldukça azdır. Larcenet, her iki konuyu da çok güzel işlemiş.” L.A. Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125016</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a9ba036-0a2d-41e8-948f-9c3f53da1327.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaşçının Açlığı 3</image:title>
            <image:caption>BU BENİM, SADECE 
BENİM İNTİKAMIM! 
 
Fate, nihayet Hado Vlerick’le olan geçmişine son darbeyi vurur. Açgözlü’nün yeni formuna ulaşmasıyla, Fate için Hart ailesiyle vedalaşma vakti gelmiştir. Oburluk yeteneğini bastıramaması ve Roxy’yi tehlikeye atmak istememesi nedeniyle Fate, Galia’ya doğru yola koyulur. Ancak arkasında bırakmaya çalıştığı geçmişi, bu yolculukta bir kez daha Fate’in karşısına çıkacaktır. Acı dolu çocukluğunun geçtiği köye saldıran canavarlarla yüzleşir; babasının mezarının karşısında yıllar sonra ilk kez gülümser... 
 
Sonunda geçmişinin zincirlerinden kurtulan Fate, yeniden Kızıl Gözlü Galialı Kız ile karşılaşır. Kız, ona borcunu ödeme vaktinin geldiğini söylediğinde ise Fate için yeni bir maceranın yolu görünür...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125017</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c77d7f4-f1b9-4ccc-9641-8f72101f78a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Küreselleşme ve Zafer Ekonomisi</image:title>
            <image:caption>“Siyasi, askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsunlar, iktisadi zaferlerle desteklenmezse
payidar olamaz!”
– M. Kemal Atatürk
Türkiye 1970’lerin sonunda başlayan küreselleşme sürecini en kötü performansla değerlendiren
ülkelerin başında geliyor. Çin, küreselleşmeyi, “süper güç oluş” için değerlendirirken, Türkiye
özellikle son 20 yılda büyük bir ekonomik gerileme yaşadı. Üstelik muhalefet partisi olarak
görülen partilerin ekonomi programlarının da iktidarın 2002’den bu yana uyguladığı
programlardan bir farkı yok.
Böyle bir ortamda, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) bünyesindeki çalışmaları ve
kalkınma ekonomisi alanındaki akademik birikimiyle uluslararası platformlarda ülkemizi
başarıyla temsil eden Bartu Soral, son 40 yılda dünya ekonomisindeki gelişmeleri özlü bir şekilde
tahlil ederek, Türkiye’nin rampayı aşması ve ekonomik bir sıçrama yapması için gereken
“Küreselleşme ve Ekonomik Zafer” programını ortaya koydu. Bu program neoliberal ekonomik
programlardan kökten farklı, Türkiye’nin özgün koşullarını dikkate alarak tasarlanmış bir
ekonomik kalkınma programıdır.
Zafer Partisi iktidarında, Türkiye, bu modeli uygulayarak bilim ve eğitimin ışığında, kalkınan, üreten ve ürettiğini adil paylaşan, mutlu, müreffeh insanların ülkesi olacak... Prof. Dr. Ümit Özdağ Zafer Partisi Genel Başkanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125018</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dcb0129-7c32-4ee9-b78a-2427f2015b86.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpek Olmak için Mükemmel Bir Gün 1</image:title>
            <image:caption>OKUR PUANI 9,9 OLAN 
MÜKEMMEL BİR ESER! 
 
BİRİNİ ÖPTÜĞÜNDE KÖPEĞE DÖNÜŞEN 
BİR KADIN İLE TRAVMA GEÇİRMİŞ VE KÖPEKLERDEN 
KORKAN BİR ADAMIN KARMAŞIK AŞK HİKÂYESİ... 
 
“BİRİNDEN HOŞLANMANIN BU KADAR 
KORKUTUCU OLDUĞUNU BİLMİYORDUM. 
ONCA İNSAN İÇİNDE, KÖPEĞE DÖNÜŞEN NEDEN SENSİN?&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125019</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16a6e81e-8ea3-4287-91e1-390e0ef2cd57.jpg</image:loc>
            <image:title>Politik Uyanış</image:title>
            <image:caption>BUGÜNÜN DÜNYASINDA STRATEJİK KAZANIMLAR 
 
Bu kitabın amacı, zorlukların üstesinden nasıl gelineceğini, çağımızın mevcut koşullarında hareket etme yöntemlerini, milli strateji ve politikanın ne olması gerektiğini yöntemleriyle beraber açıklamak; birey, ülke ve dünya ölçeklerinde gerekli en temel kavramları ele alarak okura rasyonalist, realist ve optimist yaklaşımların anahtarlarını sunmaktır. 
 
Vatan, millet, beka, politika, demokrasi, kültür, ekonomi ve teknoloji gibi konuların yanı sıra strateji, jeopolitik, savaş, devrim, güç mücadelesi gibi önemli kavramların, bu kadar güçlü yönleriyle anlatıldığını daha önce görmemiş olabilirsiniz. Fakat elinizdeki kitapla tüm bunları zihninizde metodik olarak bir şemaya yerleştirebileceksiniz. Olaylar ve şartlar, hatta geleceğin değerleri ve yeni kavramlar arasındaki korelasyonu tüm yönleriyle değerlendirebileceksiniz. 
 
Türkiye’nin geleceğine dair çok canlı ve zengin içerikler sunan bu eseri yanınızdan ayıramayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125020</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a80e075-aa0d-42e0-bc7f-a67005d4ca92.jpg</image:loc>
            <image:title>Unicornların Sihri</image:title>
            <image:caption>İçsel yolculuklarımız bizi evrenin sihrine bağlar. 
 
“Bugün burada, yeni Altın Çağ’ın doğumuna yardımcı olmak üzere bedenlenmiş bulunmaktasınız; biz de Dünya’nın bu zorlu doğum sürecinde sizlere yardımcı olmak üzere gönderildik ve bir umut mesajı iletiyoruz. Sabırlı olmalısınız; önünüzde altından bir gelecek uzanıyor.” 
 
Masal kahramanlarına inanır mısınız ya da onlardan ilham alır mısınız? Peki ya unicornların mucizelerine? Burada, bilinenin aksine, unicornların masalsı yanlarını değil insan hayatına olan etkilerini konuşacağız. İlk olarak kendi unicornunuzla tanışacak ve ardından onun, aile kökenlerinden gelen düşünce tarzlarına ve sorunlara şifa vermesini, içinizdeki çocuğu iyileştirmesini şaşkınlıkla izleyeceksiniz. Masal kahramanı olmaktan öte unicornlar, bu kitap aracılığıyla kendinizi ve yaşam amacınızı gerçekleştirme yolunda size rehberlik edecekler.  
 
Yurtdışında gördüğü yüksek ilgiyle binlerce baskı yapan Unicornların Sihri, unicorn simgelerini kullanarak insanın hem kendisi hem de diğerleri için daha iyiyi nasıl hedefleyebileceğini ve onlardan nasıl ilham alabileceğini gösteriyor. Eğer bu aydınlık yolculuk için hazırsanız, unicornunuz da yol arkadaşınız olmaya hazır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125021</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c5561f8-ac2b-490e-970c-26af85c1341c.jpg</image:loc>
            <image:title>Innsaei</image:title>
            <image:caption>“HER BİRİMİZİN İÇİNDE SONSUZ BİR EVREN VARDIR. INNSÆI, BU EVRENE AÇILAN BİR KAPIDIR.” 
 
InnSæi, İzlandacada “sezgi” anlamına gelir ve üç temel unsuru içinde barındırır: 
İçimizdeki Deniz: Bilinçaltımızın akışı 
İçimizi Görmek: Kendimize yönelmek 
Enine Boyuna Görmek: Dünyaya farklı perspektiflerden bakabilmek 
 
Sezgi, insanı içsel ve dışsal dünyalara bağlayan bir pusula olabilir mi? Hrund Gunnsteinsdóttir, doğa ile bağlantıyı yeniden kurmanın, yaratıcılığı ve öz farkındalığı artırmanın anahtarlarını paylaşıyor. İzlanda’nın büyüleyici kültürel mirasıyla şekillenen bu kitap, bilim, sanat ve kadim bilgelik yoluyla, içimizdeki derin denizi keşfetmeye davet ediyor. 
 
Kendi içsel rehberinizi bulmak ve yaşamınıza yön vermek istiyorsanız 
Bilimsel gerçeklerle sezginin büyüsünü birleştiren pratik araçlar arıyorsanız 
Günümüzün karmaşık dünyasında huzur, uyum ve anlam peşindeyseniz 
InnSæi, tam da aradığınız rehber olabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125022</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/428cbdac-2232-4c79-aa91-335ac978ed44.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhun Planı</image:title>
            <image:caption>Yaşadığımız her zorluk, ruhumuzun önceden tasarladığı bir yolculuğun parçası mı? 
Cesaretli ruhların sessiz hikâyeleri... 
Hayatınızdaki zorluklar gerçekten tesadüf mü? Yoksa doğmadan önce sizin tarafınızdan mı planlandı? Robert Schwartz, insan ruhunun derinliklerine inerek, hayatımızdaki en büyük zorlukların arkasındaki gizli anlamı ortaya koyuyor. 
 
Ruhun Planı, fiziksel hastalıklardan engelli bir çocuğa ebeveynlik yapmaya, bağımlılıklardan sevilen birini kaybetmeye kadar farklı hayat deneyimlerini inceliyor. Schwartz, medyumlar ve spiritüel rehberlerle yaptığı derin araştırmalar sayesinde okuyuculara, hayattaki travmatik anların ardındaki ruhsal anlaşmaları ve dersleri açıklıyor. 
 
“Bu kitap yalnızca zorluklarla başa çıkma gücünüzü değil, aynı zamanda ruhunuzun sınırsız sevgisini ve cesaretini keşfetmenizi de sağlayacak.” 
 
    – Colin Tipping, Radical Forgiveness yazarı 
 
Hayatın en derin anlamlarına ulaşmaya 
hazır mısınız? Ruhunuzun Planı, bu yolculukta size eşlik etmek için burada.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125023</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ed49307-4761-45e8-8703-c92eec94df0f.jpg</image:loc>
            <image:title>1909 İstanbul Düştü</image:title>
            <image:caption>Sultan Abdülhamid başını öne eğdi, sakallarını ovuşturdu: 
“İstanbul’u; Fatih’in fethettiği İstanbul’u bizden geri almak için geliyorlar!” 
 
Çok uzun zaman önce yaşanmış, hiç anlatılmamış ve sonra üstü örtülmüş bir tarih. 
 
Karanlık ve kanlı bir savaş... Hafızalardan, resimlerden, şarkılardan ve kitaplardan silinmiş. 
 
İçinde sadece Batı’nın olduğu uydurma tarihi yıkmaya cesareti olanlar için bu kitap yalnızca bir başlangıç. 
 
Büyük, değiştirme gücü olan, sarsıcı bir başlangıç. 
 
Hayatta bazı şeyleri yapmadan önce iki kere düşünmek ve gerçeklerin yaratacağı değişime hazır olmak gerekir. 
 
Bu kitabı okuduktan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125024</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00e40fb6-bd7b-4916-bb85-a6e3b99379a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah’a Güven</image:title>
            <image:caption>Allah’a güven, çünkü O seni senden iyi bilir ve hep yanındadır. 
 
BU KİTABI OKUDUĞUNDA GERÇEKTEN NEYE İHTİYACIN OLDUĞUNUFARK EDECEKSİN. 
 
Niçin Allah’a güvenmelisin? 
 
Çünkü O, seni senden çok daha iyi tanıyor. 
 
Çünkü O, senin gerçekten neye ihtiyacın olduğunu senden çok ama çok daha iyi biliyor. 
 
Çünkü O, nelerin sana zarar vereceğini de senden daha iyi biliyor ve şimdi düşün! 
 
Henüz anne rahminde daha kolların, bacakların, ellerin, ayakların, organların dahi oluşmadan ve tüm bunların sana olan faydasından bihaberken, Allah sana bir süre sonra dünyaya gözlerini açtığında lazım olacak diye; eller, ayaklar, kollar, bacaklar, gözler, tatman için dil ve dişler, nice organlar verdi. 
 
 
Hepsini senin için, tüm bunlara ihtiyacın olacak diye hem de sen istemeden yarattı. Şimdi Allah’a tüm samimiyetinle güven ve arkana yaslan. Senin için yaratılmış bu hayatın tüm engellerine karşı Allah’ın her daim yanında olduğunu duyumsa. O hep vardı, senden önce de seninleydi, tam şu anda da seninle ve her daim seninle olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125025</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be87004e-4c66-48f6-8fdc-27a71e096a3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Biraz Nostalji</image:title>
            <image:caption>BİRAZ NOSTALJİ 
Ana, zorluklara göğüs gererdi 
Her şeyi elde yıkayıp sererdi 
Bebeğin altına toprak sarardı 
Bilmez ki zamane nesli bunları 
 
Çocuklar lokumu bezle emerdi 
Ağzına yüzüne sinek çonardı 
Kedi yoğurda illa bir banardı 
Yemez ki zamane nesli bunları 
 
Yufkanın arasına somun korduk 
Beraberce aynı tabaktan yerdik 
Her türlü yardımlaşmada vardık 
Sevmez ki zamane nesli bunları 
 
Ellik takıp orakla ekin biçmeyi 
Susayınca tuluktan su içmeyi 
Emişince keçi oğlak seçmeyi 
Yapmaz ki zamane nesli bunları 
 
Siz hiç patozla harman sürdünüz mü? 
Omuzda deste çekeni gördünüz mü? 
Tuz yaka yaka nohut derdiniz mi? 
Dermez ki zamane nesli bunları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125027</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c0b0559-d2d6-43b0-8830-0108d87cc9e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Diocaesarea Kule Mimari ve Buluntular (Sıvama Cilt)</image:title>
            <image:caption>Diocaesarea (Uzuncaburç) antik kenti Dağlık Kilikia bölgesinde, bugün Türkiye’nin güney sahillerindeki Mersin ili Silifke ilçesinin yaklaşık 25 km. kuzeyinde yer alır. Diocaesarea (Uzuncaburç) antik kentinin Hellenistik Dönemi’ne tanıklık yapmış iki önemli yapısı öne çıkar. Bunlardan biri antik kentin dini merkez olmasını sağlayan Zeus Olbios Kutsal Alanı ve içerisinde yer alan tapınaktır. Diğeri ise en az onun kadar görkemli olan ve antik kentin Hellenistik Dönem’de idari merkez olarak tanımlanmasını sağlayan Kule’dir. 
 
Hellenistik Dönem’de bir Rahip Krallık Hanedanlığı tarafından yönetilen, Olba olarak adlandırılan bölgenin idari ve dini merkezi rolünü üstlenen yerleşimdeki 23 metre korunmuş yüksekliği ile beş katlı bu konut ve savunma kulesi Hellenistik Dönem’de bu alanın önemini ve anıtsallığını vurgular. Kule, Geç Antik Dönem’de terk edildiği andan günümüze kadar el değmeden korunmuştur. 
 
2021 yılından itibaren, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından ihalesi gerçekleştirilen proje kapsamında Kule’de kazılara başlanmıştır. Geniş bir arkeolog, restoratör, mimar ve mühendis ekibinin işbirliğinde gerçekleştirilen çalışmalarla bugüne kadar kazısı yapılamamış bir yapının açığa çıkarılması sağlanmıştır. Antik dünyanın en dikkat çekici yapılarından bir olan Uzuncaburç Kulesi’nin açığa çıkarılması, ardından gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarıyla gelecek nesillere aktarılmak üzere koruma altına alınması bu çalışmaları gerçekleştiren farklı meslek gruplarına ait kalabalık ekibin başarısıdır. 
 
Yapının korunmuş mimarisi Antik Dönem mimarlığı hakkında çok önemli veriler sağlamaktadır. Ayrıca kazılarla açığa çıkarılan çok zengin buluntu grubu da Antik Dönem kenti ve hayatı hakkında çok net bilgiler sağlamaktadır. Bu sebeple yapının gerek mimari özellikleri gerekse de zengin buluntu gurubu bu kitap içerisinde birarada ele alınarak bilim dünyasına sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125028</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84b7d79b-79e0-4246-b4cd-89d4bb75643f.jpg</image:loc>
            <image:title>99 Esma-İ Hüsna Allah’ın Güzel İsimleri</image:title>
            <image:caption>Şimdi ben sana bu kitapta Allah’ın, Peygamber Efendimiz’in (selamların en güzeli ona olsun) bize öğrettiği 99 isminin ne anlama geldiğini anlatmaya çalışacağım. Bunu yaparken, yeryüzünde gözümüzün gördüğü pek çok şeyden mesela kelebeklerden, arılardan, ağaçlardan, dağlardan, yıldızlardan, serin, tatlı suları neşe ile akan derelerden, uçsuz bucaksız okyanuslardan ve o okyanuslarda özgürce yüzen balıklardan, ormanlarda koşuşan güzel gözlü ceylanlardan, kanatlarını aça kapata uçan kuşlardan, süzülüp geçen bulutlardan, kar ve yağmur tanelerinden misaller vereceğim. Böylece biz, seninle beraber ikimiz, bu kitabın sonuna geldiğimizde, Rabbimizi çok daha iyi tanıyor olacağız. Ve birgün bize, “Rabbin kim?” diye sorduklarında, melekleri bile şaşırtacak ve mutlu edecek muhteşem cevaplar vereceğiz. “Benim Rabbim!” diyeceğiz mesela... “Yarattığı her şeylere güzel şekiller veren, çiçekleri, kuşları, arı ve kelebekleri hiçbir mecburiyeti olmadığı halde, böyle güzel yaratan MUSAVVİR’dir!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125029</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ca12146-a0a9-4961-87d4-b11215c196fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha da Küçükler İçin Allah’ı Merak Ediyorum</image:title>
            <image:caption>Çocuklar öğrenmek ve anlamak için soru sormaya ve cevaplarını bulmaya ihtiyaç duyarlar. Ebeveynler ise çocuklarının soruları karşısında bazen şaşırır, bazen de nasıl cevap vereceklerini bilemezler. Özellikle Allah’a dair soruları cevaplamakta güçlük yaşarlar. Doğru cevap verememe kaygısı bazen onları sessiz bırakır. Bu kitap çocukların sorularına, yaşlarına uygun cevaplar sunarken, aileye de doğru cevaplar konusunda destek olacaktır. 
Bu çalışma aynı zamanda, aile için çocukla sağlıklı iletişim kurmanın pedagojik örneklerini de sunmaktadır. Soru sormaya teşvik etmesi, cevapların şefkatli bir iletişim diliyle aktarılması, aile için bir rehber niteliğindedir. Kitaptaki baba-çocuk diyalogları ailelere rol model olması açısından değerlidir. Günümüzde özellikle şehir hayatında, babayla çok az vakit geçirebilen çocuklar ve babaları için de iyi bir örnek niteliğindedir. 
Bu kitap, içeriği, dili ve konuyu işleyiş tarzıyla dokuz yaş ve altı çocuklar için manevi gelişimi destekleyici niteliktedir. ‑ BANU YAŞAR (Psikolog-Psikoterapist)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125030</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78ad92f8-3d59-43c1-bbab-889cc1196df3.jpg</image:loc>
            <image:title>Peygamber Efendimiz</image:title>
            <image:caption>Peygamberimiz bir melek değildi. Bütün insanlar gibi acıkıyor, bütün insanlar gibi susuyor ve uykusu gelince uyuyordu. Eline bir diken batsa, canı yanıyordu. 
O bir insandı. Evet ama hiçbir insan onun gibi değildi. 
Çünkü o, aramızdan seçilmiş bir elçiydi. 
Ve Allah’ın Son Peygamberi... 
Bizim en ama en sevgili öğretmenimiz… 
Her insan gibi vefat ettiğinde, bize İslam gibi bir din, Kur’an gibi bir kitap, o muhteşem güzel hayatı gibi örnek alabileceğimiz bir hayat ve binlerce kıymetli nasihat bıraktı. 
Onun bu muhteşem hayatı, tarihî bir şahsiyetin –kim olursa olsun– hayatına ne benzer ne yan yana tutulabilir. Ne de okullardaki tarih dersi kitaplarında bir üniteye, içine doğum ve ölüm tarihleri düşülmüş bir paranteze sığdırılabilir. Çünkü onun hayatı, bir tarih bilgisi değil, öğrenmemiz, örnek alıp yaşamamız, sevdirerek öğretmemiz gereken bir iman dersidir. 
Bu kitap en küçük okurlarımıza (4+) Sevgili Peygamberimizi tanıma ve sevme yollarında bir başlangıç noktası olsun diye mümkün olan en az kelime ile mümkün olan en sade anlatımla, onların akıl ve kalplerine aynı anda seslenebilmeye gayret edilerek ve özellikle çocuklar için yazılan siyer kitaplarındaki lüzumsuz ve abartılı hüzünlü dilden, neşe eksikliğinden –konuların ciddiyetine yakışmayacak bir laubaliliğe de bulaşmadan– uzak durularak kaleme alındı. Çizimler ise son yıllarda ülkemizde yetişmiş en başarılı çizerlerden biri olan (çok sevilen Küçük Sahabiler dizisinin çizeri) Ceyhun Şen tarafından yapıldı. 
Yıllardır çocukların manevî dünyalarını zenginleştiren kitaplar yayınlamayı kendisine vazife edinmiş bir yayınevi olarak ümidimiz odur ki bu kitabın sayfalarına tutunan minik kalpler ve akıllar, Sevgili Peygamberleri ile aralarına sıradağlar gibi girmiş asırları uçar gibi aşsınlar ve Medine’nin sokaklarında oynayan küçük sahabilere arkadaş olsunlar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125031</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b734b78-3d10-49af-a29c-0fde58cb3d46.jpg</image:loc>
            <image:title>Liberalizm ve Demokrasi</image:title>
            <image:caption>Çoğu zaman aynı anlamda anılmalarına karşın liberalizm ve demokrasi farklı kavramlardır. İki kavramın bütünleşerek tarihi süreç içerisinde oluşturduğu liberal demokrasi modeli, ideal demokrasi modelidir. 
Liberalizm bireyi temel alan ve önceleyen bir ideolojidir. Demokrasi ise halkın seçimler yoluyla iktidarı belirlemesini öngören siyasi bir tekniktir. 
Demokrasi tekniğine içerik sağlayarak, çerçeve değerler kazandıran yegâne ideoloji liberalizmdir. Bu bağlamda liberal demokrasi, insan haklarına ve hukukun hakimiyetine bağlı, anayasa ile sınırlandırılmış devlet anlayışına sahip ve bireysel özgürlüklere saygılı niteliklere sahip yönetim sistemidir. 
Bu kitabın bulguları, liberalizmin siyasi yönetimde varlık gösterebilmesi için demokrasinin sunduğu tekniğe ihtiyacı olduğunu ortaya koyarken; demokrasinin ise hedeflediği yönetime liberal değerler ışığında ulaşabileceğini göstermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125032</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8971251-75f3-481c-acea-bba5c11fae9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ron ve Nefes</image:title>
            <image:caption>Bir kukla ve nefesin büyülü yolculuğu! 
 
“Merhaba, ben Ron! Bir kukla olabilirim ama inan bana nefes almak hakkında çok şey biliyorum. 
Peki ya sen… Nefesin gücüyle bedenin nasıl hareket ettiğini hiç merak ettin mi? 
Bu kitapta benimle birlikte nefes almayı keşfedecek, bedeninin nasıl çalıştığını anlayacak ve hatta duygularını nasıl kontrol edeceğini fark edeceksin!” 
 
Ron ile birlikte yapacağın nefes egzersizleriyle hem rahatlayacak hem de çok eğleneceksin. Bütün bu maceranın arasında bir de kendi kuklanı yapmaya hazır mısın? Nefesini al, sesini değiştir ve Ron ile unutulmaz bir maceraya atıl! 
 
Yaratıcı Drama Eğitmeni Esat Zorkirişçi, bu benzersiz kitapta çocukları nefesin büyüsüyle tanıştırıyor ve ailelere nefesin fiziksel ve duygusal sağlık üzerindeki önemini hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125033</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f121428-8bc9-4e05-a35c-e5a86423d837.jpg</image:loc>
            <image:title>Ella ve Yoyo’nun Yuvası</image:title>
            <image:caption>Ella ve Yoyo’nun sevgi dolu öyküsü Türkçe, İngilizce, Fransızca ve İtalyanca baskılarıyla dört dilde çocuklarla buluşuyor… Çocukların ortak dili sevgidir! Yoyo, Ella için sadece bir hediye değil, ona özel ve sevgiyle yapılmış bir oyuncaktı. “Ella ve Yoyo’nun Yuvası”, çocukları sevginin ve yaratıcılığın gücüyle tanıştırıyor ve her çocuğun kendi oyuncağını tasarlayıp hayal gücünü geliştirmesini teşvik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125034</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b4f2cc1-8d83-454f-a313-27892c535f1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ella and Yoyo’s Home</image:title>
            <image:caption>Ella ve Yoyo’nun sevgi dolu öyküsü Türkçe, İngilizce, Fransızca ve İtalyanca baskılarıyla dört dilde çocuklarla buluşuyor…
Çocukların ortak dili sevgidir!
Yoyo, Ella için sadece bir hediye değil, ona özel ve sevgiyle yapılmış bir oyuncaktı.
“Ella ve Yoyo’nun Yuvası”, çocukları sevginin ve yaratıcılığın gücüyle tanıştırıyor ve her çocuğun kendi oyuncağını tasarlayıp hayal gücünü geliştirmesini teşvik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125035</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b62aeb3-9d21-4580-bde1-baf79e60f91d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ella, Yoyo Et Leur Cocon</image:title>
            <image:caption>Ella ve Yoyo’nun sevgi dolu öyküsü Türkçe, İngilizce, Fransızca ve İtalyanca baskılarıyla dört dilde çocuklarla buluşuyor… Çocukların ortak dili sevgidir! Yoyo, Ella için sadece bir hediye değil, ona özel ve sevgiyle yapılmış bir oyuncaktı. “Ella ve Yoyo’nun Yuvası”, çocukları sevginin ve yaratıcılığın gücüyle tanıştırıyor ve her çocuğun kendi oyuncağını tasarlayıp hayal gücünü geliştirmesini teşvik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125036</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6139f84c-fd21-45e1-8346-474b65a21eac.jpg</image:loc>
            <image:title>Il Nıdo Di Ella E Yoyo</image:title>
            <image:caption>Ella ve Yoyo’nun sevgi dolu öyküsü Türkçe, İngilizce, Fransızca ve İtalyanca baskılarıyla dört dilde çocuklarla buluşuyor… Çocukların ortak dili sevgidir! Yoyo, Ella için sadece bir hediye değil, ona özel ve sevgiyle yapılmış bir oyuncaktı. “Ella ve Yoyo’nun Yuvası”, çocukları sevginin ve yaratıcılığın gücüyle tanıştırıyor ve her çocuğun kendi oyuncağını tasarlayıp hayal gücünü geliştirmesini teşvik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125037</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6cfb501-75c9-4d68-bc44-ce104d017219.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlam Yaratmak</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki David Bordwell’in kitabı, hem film eleştirisinin tarihi hem eleştirmenlerin filmi nasıl yorumladığına dair derinlikli bir analiz yaptıktan sonra film çalışmaları için alternatif bir de program teklifinde bulunuyor. Yazar, aslında film eleştirisinin anatomisini oluşturup film araştırmalarının gündemini yeniden belirlemeyi hedefliyor. Bu nedenle Anlam Yaratmak âdeta bir dönüm noktası kitabı, gelecekteki film çalışmalarının evrileceği tartışmanın odak noktasını teşkil ediyor. 
Filmleri yorumlamak ve onlardan anlam çıkartmak için farklı stratejiler geliştiren Bordwell, teorisini Batı film eleştirisinden çok sayıda örnekle açıklamaktadır. Argümanlarını oluşturan terimleri ve onların kapsamını ortaya koyduktan sonra, eleştirel teorilerin pratikleri nasıl kısıtladığını ve metinlerin yorumlanmasının beşerî bilimlerin merkezî bir meşguliyeti hâline geldiğini göstermeye çalışmaktadır. 
Eserde II. Dünya Savaşı’ndan bu yana Fransa, Britanya ve Amerika Birleşik Devletleri’nde film eleştirisinin gelişimine dair açıklamalar sunulmakla kalmaz, aynı zamanda bu gelişim iki önemli eleştiri türü aracılığıyla analiz edilir. Çoğunlukla zıt olarak görülen bu iki yaklaşımın aslında çok da ortak noktası olduğunu gösterir. Her iki ekolün de geleneksel, retorik ve problem çözme tekniklerinin izah edildiği çalışma, sinemada tarihsel şiirin film analizi için en verimli çerçeveyi sunduğu iddiasıyla sona erer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125038</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52a98bf9-f8aa-4eb5-9f88-8ba9cdc25355.jpg</image:loc>
            <image:title>Ela Rosa</image:title>
            <image:caption>“Şimdi bir başka ortam sesinin peşindeyim belki de. Kendi gerçeklerinden kaçarak rahat edeceklerini sanan insanların kaçtığı gibi değil, daha derin bir sessizliğin peşindeyim. Ölüm de uzun sürecek bir sessizlik değil mi? Ruhun inzivası da diyebiliriz buna…” 
 
Bu kadim topraklarda, Anadolu’da, farklı zaman dilimlerinde yaşayan kadınların ortak hikâyeleri sonsuzlukta Ela Rosa’yla buluşuyor.  
Acılarla, ölümlerle yüklü bir geçmişin gölgesinde, çaresizlik, vefasızlık, umutsuzluk başköşeye otururken “bir dalgaya gömülüp” giden kadınlar. 
Yas tutmanın, direnmenin, yaralarını iyileştirmenin yolculuğu Ela Rosa’nınki…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125039</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e8e9251-1f2f-41c0-b36f-5e26c0501b5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kertenkelelerden İnsanlara Davranışsal Organizasyon</image:title>
            <image:caption>Önde gelen gelişim psikoloğu, insan psikolojik eylemliliğine evrimsel bir yol öneriyor. 
Doğa, karşılaşabilecekleri her türlü olasılığa biyolojik olarak hazırlıklı organizmalar inşa edemez. Bunun yerine, Doğa, hedefleri takip eden, mevcut durumda bu hedeflere en iyi nasıl ulaşılacağı konusunda bilinçli davranışsal kararlar veren ve daha sonra etkinlik için davranışsal icrayı izleyen geribildirim kontrol sistemleri olarak işlev görecek bazı organizmalar oluşturur. Doğa psikolojik aktörler oluşturur. Cesur, yeni bir teorik öneride, Michael Tomasello, insana giden evrimsel yolda ortaya çıkan ana psikolojik eylemlilik biçimlerinin bir tipolojisini ileri sürüyor. 
Tomasello dört ana psikolojik eylemlilik türünü ana hatlarıyla belirtiyor ve bunları evrimsel ortaya çıkma sırasına göre tasvir ediyor. İlki, kadim omurgalıların hedef yönelimli eylemliliğidir, sonra kadim memelilerin niyetli eylemliliği geldi, ardından kadim büyük maymunların rasyonel eylemliliği geldi ve nihayet kadim insanların sosyal olarak normatif eylemliliğinde sona erdi. Her yeni psikolojik organizasyon biçimi, davranışın planlanması, karar verme ve icra kontrolünde artan karmaşıklığı temsil ediyordu. Her biri aynı zamanda çevrenin ve bazı durumlarda organizmanın kendi psikolojik işleyişinin yeni deneyim türlerine yol açtı ve sonuçta insanların tüm düşüncelerini ve eylemlerini yöneten nesnel ve normatif bir dünya deneyimi ortaya çıktı. Bu öneriler birlikte, evrimsel psikolojideki mevcut yaklaşımları hem genişleten hem de derinleştiren yeni bir teorik çerçeve oluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125041</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e8ebc33-4c78-4b37-9811-5af0237a2e1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sofia Coppola</image:title>
            <image:caption>&quot;Lost in Translation&quot;, &quot;The Virgin Suicides&quot; ve &quot;Priscilla&quot; gibi filmlerin yönetmeni Sofia Coppola&apos;yla yapılan bu söyleşiler kitabında yönetmenin sinemaya bakışıyla tanışacak, babası ve erkek kuzenleriyle sarılı sinema dünyasında nasıl bir &apos;kadın sinemacı&apos; olduğunun hikayesini okuyacaksınız...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125042</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29ef8767-873f-4323-9aba-5ff96d630d3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Tablolarla Almanca Gramer</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, Almancadaki bütün gramer konularını ve temel kuralları kısa ve öz bir biçimde tablolar halinde vermektedir. Bu nedenle Almanca öğrenen ya da öğreten kişi konulara daha hızlı ve kolay bir biçimde ulaşacaktır. Örneğin çekimler, zamanlar, Aktiv, Passiv cümleler, Präposition’lar, bağlaçlar vs. Böylece kitapta geçen temel konular tablolar şeklinde Türkçeleriyle birlikte bir arada verilmektedir. Bilindiği gibi bir şeyin tablolar halinde verilmesi bilgiye kısa sürede ve daha kolay ulaşmayı sağlamakta, öğrenmeyi oldukça kolaylaştırmakta, daha kalıcı olmasını sağlamakta ve hızlandırmaktadır. Konuların tablolar halinde verilmesi açısından ilk ve tek kitap niteliğindedir.

Konu ve içerikler belli bir sıraya göre düzenlenmiş, öncelik, sonralık sırasına göre basitten zora doğru ele alınır. Bu kitaptan, ortaokul ve liseden itibaren Almanca öğrenmek ve öğretmek isteyen herkes yararlanabilir. Özellikle YDS, LYS, GOETHE ZERTİFİKAT, TestDaF, TELC, ELC, ÖSD ve DSH gibi yabancı dil sınavları başta olmak üzere, diğer Almanca sınavlarına giren bütün adaylar, ortaokul, lise ve hazırlık sınıfı öğrencileri, Almancayla ilgili bölümlerde öğrenim gören öğrenciler, ders veren öğretmenler, çevirmenler, kendi kendine Almanca öğrenmek isteyen meraklılar ile bilgilerini derinleştirmek isteyen herkes bu kitaptan yararlanabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125043</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fb8d14f-ab49-4c48-9ef4-89c842c70725.jpg</image:loc>
            <image:title>Batı Eğitim Düşüncesi Tarihi</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta düşünce tarihi üzerindeki odak, kısmen, eğitim tarihini, ‘büyük adamlar’a dayalı bir yaklaşımdan uzaklaştırarak düşünceler ve inançlar üzerinde teknolojik, ekonomik, sosyal ve politik etkilerin belirleyici olduğu bir yaklaşıma taşıma girişimidir. Yazarlara göre, eğitim tarihi kitaplarının çoğu, düşüncelerin ortaya çıktığı genel tarihsel bağlamı yeterine dikkate almadan, düşünceleri ve inançları, bir ünlü düşünürden diğerine oldukça kolay bir biçimde taşımıştır. 
Eğitim tarihi geçmişte sadece büyük düşünürlerin hikayesine değil aynı zamanda kurumların tarihine de çok fazla yoğunlaşmıştır. Örneğin, bu kurumları oluşturan ya da onları dönüştüren toplumlardaki değişimin incelenmesi yerine ‘Üniversitenin Doğuşu’ gibi konular daha fazla ele alınmıştır. Gerçekte on ikinci yüzyıldaki Paris ve Oxford üniversitelerinin yirminci yüzyıl yüksek öğretimiyle ortak noktası oldukça azdır. Batı Eğitim Düşüncesi Tarihi, bireylerin katkılarını göz ardı etmeksizin değişimin nedenlerini araştırmaktadır. 
Birçok tarihçi, kendi ülkesinin tarihini bilmeyen bir bireyin daha çok hafızasını kaybetmiş bir kişiye benzediğini ileri sürmüştür; bugünümüze anlam verebilmek ya da en azından bu noktaya nasıl geldiğimizi bilmek için geçmişin bilgisine ihtiyaç duyarız. Bunun aynısı eğitimle ilgilenen herhangi bir kişi için de geçerlidir: Bir eğitim sisteminin zaman içinde nasıl geliştiğini bilebilirsek ancak o sayede eğitim sisteminin birçok özelliğine anlam verebiliriz. Bir eğitim sisteminin zaman içerisindeki gelişiminin bir kısmı, eğitim kurumlarının nasıl değiştiğinin hikayesidir ancak eğitim düşüncesinin nasıl geliştiğini anlamanın önemi de yadsınmamalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125045</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/937576ce-dd31-462f-94b8-0efcdc2e91bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kemalizmin Mabedi</image:title>
            <image:caption>“Sonuçta Halkevleri yeteri kadar olmasa da çalışıyordu ve bu haliyle bile sıradan taşra hayatına bir değişiklik katmıştı. Ancak mevcut çalışmaları itibarıyla Halkevleri; akademik araştırmalar yapan birer enstitü, halkı ücretsiz muayene eden birer poliklinik; birer dershane, tiyatro veya konser salonuydu. Kurslar veya eğlenceli etkinlikler için insanlar Ev’e geliyor, sonra da gidiyordu. Evler henüz insanların birlikte vakit geçirdiği, ‘bir düşünür, bir duyar bir kütle’ haline geldiği bir kamusal alan olmaktan çok uzaktı.” Bir resmî raporda (1935), “İslâm’ın camisi, Hıristiyan’ın kilisesi olduğu gibi Kemalist mezhebinin de Halkevleri bence birer mâbedidir” denmişti. Halkevleri, Türkiye’de tek parti döneminde inkılâp rejiminin “halk terbiyesi” kurumu olarak kurulmuş, gündelik hayatın her alanına müdahale etmeyi amaçlamıştı. Murat Can Kabagöz, Kemalizmin Mâbedi’nde, Halkevlerinin taşradaki gerçekliğinin manzaralarını sunuyor. Halkevleri mekânlarını, eğitsel işlerden eğlenceye, müziğe, spora uzanan geniş faaliyet yelpazesini, aydınlarla ilgili çelişkileri, memur-halk ilişkilerini analiz ediyor. Erken Cumhuriyet dönemi toplumsal gerçekliğinin, gündelik hayatının son derece ayrıntılı, canlı bir manzarası...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125046</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4abe60c3-61f4-42e7-9fc0-a2bfd78b8df5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Dava Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, siyasi görüşleri ve toplum anlayışları farklı olan pek çok insana, davanın bir aşamasında, “Burada tuhaf bir şey, kabul edilmesi zor bir şey oluyor” dedirten, bazen “Kafkaesk” diye tarif edilen bir dava sürecinin hikâyesi. Aynı zamanda, suç işlediğine dair kanıt olmadan tutuklanmış, hüküm giymiş ve kesintisiz yedi sene boyunca cezaevinde yaşamış bir insanın hayatının yedi senesinin hikâyesi. Osman Kavala mülakatlarında Gezi davasının kendisini cezalandırmanın ötesinde siyasi amaçlara hizmet ettiğine, kendisiyle ilgili oluşturulan kurgunun Gezi protestolarını kriminalize etmek için kullanıldığına dikkat çekiyor. Bu yapılırken demokrasi değerlerine bağlılıkları, bunları savunuyor oldukları bilinen insanların, kendisi gibi, hukuksuz biçimde yargılandıklarını, delil olmadan mahkûm edildiklerini vurguluyor. Çiğdem Mater, Mine Özerden, Tayfun Kahraman ve milletvekili seçilen Can Atalay, 2022 yılının Nisan ayından beri cezaevindeler. Kavala bu ağır hak ihlallerini siyasi gelişmelerle, insan haklarına ve insan hayatına değer vermeyen bir anlayışın yargıda yaygınlaşmasıyla ilişkilendiriyor. Bir Dava Hikâyesi, okurlarını, sadece Osman Kavala’nın değil, özgürlükleri ellerinden alınan bütün suçsuz insanların yaşadıklarına daha duyarlı olmaya davet etmek amacıyla hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125047</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/138867b4-6065-4561-9b70-c79e14b90a4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Asperger Sendromu</image:title>
            <image:caption>Aspergerli bireyler, dünyayı diğerlerinden farklı algılarlar. Genellikle sıradan insanları tuhaf ve anlaşılmaz, sosyal ilişkileri zor ve karmaşık bulurlar. Onlara göre gündelik hayat hızlı ve fazlasıyla değişkendir. Bu kişiler yüksek zekâlarıyla ve yaratıcılıklarıyla dikkat çekseler de, çoğunlukla geleneksel düşünme, hissetme ve davranış kalıplarına uyum sağlamakta zorlanırlar. Asperger sendromu, yakın zamana kadar az bilinen ve az görülen bir gelişimsel bozuklukken bugün neredeyse her okulda bu sendroma sahip bir çocuğa rastlamak mümkün. Bu çocukların evde, okulda, arkadaş ortamında sağlıklı ilişkiler kurmaları ve başarılı olmaları için desteklenmeleri elzem. Peki Asperger tanısı nasıl konur, bu konuda aileye ve öğretmenlere nasıl bir görev düşer? Sendromun görüldüğü çocuklarda dil kullanımı nasıl bir özellik gösterir? Bilişsel alan ve motor beceri gelişimi nasıl etkilenir? Sosyal davranışı belirleyen beceri eksikliğini gidermek için ne yapılabilir? Zorlayıcı deneyimlere sebep olan duyusal hassasiyetle nasıl mücadele edilir? En sık görülen belirtiler hangi pratik stratejilerle hafifletilebilir? Aspergerli kişilerin bağımsız bir yetişkin hayatı sürmeleri mümkün müdür ve bu yönde atılacak adımlar ne olabilir? Asperger sendromu alanında öncü araştırmalara imza atan, uzun yıllar bu durumdan etkilenen çocuk ve yetişkinlerle klinik çalışmalar yürüten psikolog Tony Attwood, bu kitapta Aspergerli kişilere özgü sıradışı özellikleri tanımlayıp analiz ederek ortaya kapsamlı bir rehber çıkarıyor. Asperger sendromundan etkilenen bireyler, anne babalar, eğitimciler ve ruh sağlığı alanında çalışan profesyonellerin kütüphanesinde bulunması gereken temel bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125048</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a54d1f75-b8e5-49a0-a2f5-1c4c41b24d00.jpg</image:loc>
            <image:title>Başka Kentler, Başka Denizler 5</image:title>
            <image:caption>Murat Belge, Başka Kentler, Başka Denizler adını taşıyan seyahatnamesine 5. cildiyle devam ediyor. Okuyucusuyla çıktığı bu yolculukta Belge önce her daim çalkantılı bir geçmişe sahip olan Balkanlar’a, Belgrad ve Bulgaristan’a gidiyor ve ardından tarihi, politikası, sanatı ve kültürüyle derinlemesine anlattığı Britanya’ya uğruyor, İrlanda’yı da ihmal etmiyor. Britanya ve İrlanda yolculuklarından sonra dümeni Güney Asya’ya, Hindistan’a kırıyor. Hindistan’ın tarihini Britanya ile ilişkileri çerçevesinde, yollarıyla, yemekleriyle anlatıp denizlere açılarak Yunan adalarına uğruyor. Güneş, deniz, balık ve musikiyle adaları dolaşıp Hollanda’nın kanal ve yeldeğirmenleriyle ünlü şehri Leiden’a, oradan da Almanya’ya, Potsdam ve Kiel’e uzanıyor. Uçsuz bucaksız Rusya’yı, bir Sovyetler Birliği tarihçesini de sunarak adımlıyor ve en sonda da Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan pencerelerinden Kafkasya’nın inişli-çıkışlı tarihini anlatarak seyahatnamesini sonlandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125049</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69473aaf-1ca0-4b42-9cd8-83ef6881d136.jpg</image:loc>
            <image:title>Sektörel Açıdan Finansal Analiz Ve Finansal Performans</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
FİNANSAL PERFORMANSIN DUPONT ANALİZİYLE İNCELENMESİ: SEKTÖREL BİR ARAŞTIRMA 
 
SECTORAL IMPACT OF DIVIDEND ANNOUNCEMENTS ON STOCK RETURNS: AN EVENT STUDY ANALYSIS ON BORSA ISTANBUL (2010-2023) 
 
BIST ENERJİ FİRMALARININ HİSSE PERFORMANSLARININ MALİ ANALİZİ: FİNANSAL DEĞIŞKENLER VE ENERJİ FİYATLARININ ETKİSİ 
 
KONAKLAMA SEKTÖRÜNDE FAALİYET GÖSTEREN ŞİRKETLERİN FİNANSAL PERFORMANSI: PANEL VERİ ANALİZİ 
 
FİNANSAL PİYASA DİNAMİKLERİ VE FİNANS SEKTÖRÜ PERFORMANSI ARASINDAKİ ASİMETRİK İLİŞKİLER 
 
BIST SİGORTA ENDEKSİNDEKİ FİRMALARIN FİNANSAL PERFORMANSLARININ BWM TABANLI VIKOR YÖNTEMİ İLE İNCELENMESİ 
 
SEKTÖREL LİKİDİTE YAPISINA EKONOMİK POLİTİKA BELİRSİZLİĞİNİN ETKİLERİ 
 
TÜRKİYE JEOPOLİTİK RİSKİ VE BIST ŞEHİR ENDEKSLERİNİN PERFORMANS ANALİZİ 
 
BİST TAŞ TOPRAK (XTAST) SEKTÖRÜNDEKİ ŞİRKETLERİN FİNANSAL PERFORMANS ANALİZİ 
 
ENERJİ VE KİMYA SEKTÖRLERİNDE FİNANSAL PERFORMANSIN İNCELENMESİ: ENTROPI VE MOORA YÖNTEMLERİ İLE BİR UYGULAMA 
 
BIST İMALAT SEKTÖRÜNDE FAALİYET GÖSTEREN ŞİRKETLERİN FİNANSAL BAŞARISIZLIKLARININ ALTMAN Z SKOR MODELİYLE ANALİZİ 
 
TOPSIS YÖNTEMİYLE FİNANSAL PERFORMANS ANALİZİ: BİST İMALAT SEKTÖRÜ ÖRNEĞİ 
 
AR-GE HARCAMALARININ SAVUNMA SANAYİ ŞİRKETLERİNİN FİNANSAL PERFORMANSI ÜZERİNE ETKİSİ: BORSA İSTANBUL ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA 
 
BORSA İSTANBUL SEKTÖR ENDEKSLERİNDE DÖVİZ, FAİZ VE PETROL FİYATLARININ FİNANSAL PERFORMANSA ETKİSİ: 2014-2024 ANALİZİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125050</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf894757-ca20-4b22-bfc4-49e022208afe.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Avcılık Sporcularının Depresyon Anksiyete ve Stres Düzeyleri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
      1.ÖZET 
 
      2. ABSTRACT 
 
      3.GİRİŞ 
 
      4.İLK ZAMANLARDAN GÜNÜMÜZE AVCILIK MALZEMELERİ 
 
      5.DEPRESYON NEDİR? 
 
      6.GEREÇ YÖNTEM 
 
      7.BULGULAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125051</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40ae7bdd-db28-4b1b-b11c-3268e57ca4da.jpg</image:loc>
            <image:title>Penny Pepper - Her Şey Yolunda</image:title>
            <image:caption>Penny Pepper maceradan maceraya atılıyor! 
Penny Pepper 10 yaşında ve üç büyük (ve yaklaşık bir milyon da küçük) dileği var: 
1. Bir köpek sahiplenmek 
2. Başarılı bir dedektif olup davalar çözmek 
3. Havalı Flora’nın doğum günü partisine gitmek zorunda kalmamak 
Üçüncü sıradaki dileğini gerçekleştiremeyen Penny, Flora’nın doğum günü partisinde dedektif olarak ilk davasını çözeceğini asla hayal edemezdi. Doğum gününde Flora’nın köpeği -dünyanın en tatlı köpeği- kayboldu ve Penny, köpek yatağının üzerinde suçlunun geride bıraktığı notu buldu. Peki Flora, köpeğinin kaçırılmasından kimi sorumlu tutuyor? Elbette Penny’nin ta kendisini…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125052</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcd3acb7-bbd3-4659-aa4f-4ba0c551286f.jpg</image:loc>
            <image:title>Penny Pepper - Hız Trenindeki Heyecan</image:title>
            <image:caption>Olay yeri: Eğlence Parkı! 
Onlar gerçek bir dedektif ekibinin üyeleri: Penny, en iyi arkadaşı Ida, ikinci en iyi arkadaşı Marie ve eski düşmanı Flora! Ve tabii ki ajan köpeği Justin. 
Bir önceki olayın üzerinden çok geçmeden yeni bir durumla karşı karşıya kaldılar. Eğlence parkına gittiler ve Penny’nin cüzdanı, Flora’nın cep telefonu, diğer birçok kişinin de çeşitli eşyaları ortadan kayboldu! Penny ve arkadaşları, bir şeylerin ters gittiğinden emindi. Justin, izleri takip etmeye başladı ve dedektifler hırsızı bulmak için görev başındaydı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125053</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2390385a-d45a-4248-9452-4c8db436bda2.jpg</image:loc>
            <image:title>Penny Pepper - Okuldaki Karmaşa</image:title>
            <image:caption>Penny ve arkadaşları çok heyecanlı! 
Okullarında bir yetenek yarışması düzenleniyor ve bir televizyon kanalı bu yarışmayı kaydetmek için orada olacak. En başarılı gösteri televizyonda yayınlanacak. Penny ve arkadaşları, Justin ile birlikte harika bir gösteri hazırladılar. 
Ne yazık ki yarışma günü bir şeyler ters gitti ve tam da Justin, eşsiz ajan köpeği yeteneklerini sergileyecekken sahneye siyah bir kedi fırladı. Bunun bir sabotaj olduğunu düşünen genç dedektifler bu konuyu çözmekte kararlı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125054</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/990a3bde-4588-43dc-a2db-50d006e599a1.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Hayvan Atlasım (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>DÜNYANIN ETRAFINDA MACERA DOLU BİR YOLCULUĞA ÇIKMAYA HAZIR MISIN? 
Birlikte tüm kıtaları adım adım dolaşacak ve DÜNYA ÜZERİNDEKİ İNANILMAZ HAYVANLARI keşfedeceğiz. 
Bu kitapta İKİ HARİKA SÜRPRİZ SENİ BEKLİYOR: 
OYNAMAN İÇİN 20 ADET MAKET HAYVAN FİGÜRÜ 
QR KODLARI OKUTARAK İZLEYEBİLECEĞİN 20 VIDEO 
Böylece tanıştığın hayvanları gerçek bir kâşif gibi yakından gözlemleyeceksin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125055</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0ac607a-673d-40f9-811b-e212c88539e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sportif Performans - Bilgilendirici Derlemeler</image:title>
            <image:caption>Bu bilgilendirici derleme kitap çalışması fikri var olduğumuz yere bir katkı sağlama sözüyle ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada yer alan yazarların hemen hemen hepsi Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde okuyan ve mezun olan öğrencilerden oluşmaktadır. Ekip olmanın iş üretmek adına güzel bir örneği olan bu çalışmanın birinci bölümünde, yüzme spor dalında farklı çıkış teknikleri ve sürat performansı ele alınmıştır. İkinci bölümünde, esneklik performansı ele alınmıştır. Üçüncü bölümde, sürat performansı farklı mesafe örnekleriyle açıklanmıştır. Dördüncü bölümde, sporcu-dansçılarda müsabaka performansına ait bilgiler bulunmaktadır. Beşinci bölümde, futbol spor dalı özelinde çeviklik performansının gerekliliği ve bu gerekliliğin belirlenmesine yönelik olarak çeviklik testi yöntemi yazılmıştır. Altıncı bölümde, voleybol spor dalındaki servis çeşitleri açıklanmış. Bunun yası sıra, servis çeşitliliği ile servis isabetliliğinin belirlenmesine yönelik olarak “Voleybol Servis İsabetlilik Testi” metodolojik olarak sunulmuştur. Yedinci bölümde, dikey sıçrama performansının belirlenmesine yönelik olarak iki farklı uygulama örneği metinsel olarak ele alınmıştır. Sekizinci bölümde, sportif performans ve müzik konusu işlenmiştir. Dokuzuncu bölümde, futbol spor dalı için hakem performansı ve başarı konusu ifade edilmiştir. Onuncu bölümde, aerobik egzersizlerin solunum fonksiyonlarının geliştirilmesi sportif performans bağlamında işlenmiştir. On birinci bölümde, solunum kası egzersiz yöntemlerinin sportif performansa katkısı açıklanmıştır. Son bölüm olan on ikinci bölümde ise, basketbol spor dalında kullanılan anaerobik güç testi protokolü yazılmıştır. Okurlarına katkı sağlaması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125056</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c3921b6-6b08-4696-b559-3e5bae5b3ce8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim Tasavvuru Bakımından Mucizenin İmkanı</image:title>
            <image:caption>Bir din felsefesi problemi olarak mucizenin imkanı meselesi dün olduğu gibi bugün de canlılığını muhafaza etmektedir. Mucizenin imkanına dair sorgulama, Tanrı evren ilişkisi bağlamında yapılmıştır. Yahudilik, Hristiyanlık ve İslamiyet gibi teistik dinlerde mucizelerin olağanüstü hadiseler olarak kabul edilmesi nedensellik, tabiatın düzeni, ilahi müdahale gibi birçok tartışmayı beraberinde getirmiş ve Tanrı&apos;nın evrenle kurduğu ilişkiye dair teologların, filozofların, bilim adamlarının muhtelif cevapları olmuştur. Bu kitapta erken Orta Çağ&apos;dan 17. yüzyıl bilimsel devrimine kadar değişen bilim tasavvuru bakımından mucizenin imkanına dair sunulan açıklamaları mukayeseli olarak okuyucuya aktarmak hedeflenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125057</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f2af124-f680-4c33-ad95-ca7ae34eaa30.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiddet ve Tecavüz Tarihine Epigenetik Yaklaşım Dün/Bugün</image:title>
            <image:caption>İnsanın tarihine böyle bir üst bakışta öne çıkan alt bilinç kavramı, birçoklarını şaşırtacaktır. Çünkü 
yine birçokları için alt bilinç, insan yaşantısında hiçbir şey ifade etmemektedir. İnsanların değer 
verdikleri, bilinçleri vardır. Bu bilinç, sadece saydam bir boş bardak değildir. İçine doldurulan şeyler 
üzerinde alt bilincin derin kontrolleri vardır. Alt bilinç, sürekli yadsınmıştır. İnsan, toplum yaşamına 
alt bilinci gösterecek bir ayna, resim, psikolojik hesaplaşma gibi motifler ne yazık ki daha 
tutulamamıştır. Böyle bir ayna, gelecekteki yüzlerce yılda da kesinlikle tutulamayacaktır. Aynanın 
adı, aydınlanmadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125058</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0250d2d5-558d-4e3d-b453-8c2abdba2e5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kesişimsel Feminizm</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki derleme, Türkiye’de yaşayan Suriyeli, Almanya’da yaşayan Türkiyeli kadınların göçmen kadın olma deneyimleri ile “içeride” ve “dışarıda”, öteki olarak var oluşu; toplumsal cinsiyet temelli şiddette mağdur, fail ya da tanık olarak yer alan erkekler ve kırılgan erkeklikler üzerinden “metodolojik erkeklik” tartışması; kadın keseninde sahada araştırmacı olarak yer almanın sınırları gibi konularla gerek teoride gerek pratikte kesişimselliğin farklı yüzlerine ilişkin bir perspektif sunuyor. 
Bunlarla beraber, Hıristiyanlık üzerinden dinin ve dini metinlerin kadınların ötekileştirilmesindeki rolü; kadınların kent yaşamındaki dezavantajlı konumları karşısında “kadın dostu kent”lerin mümkünatı;  “Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy halkının doğa-toplum ilişkisine bakışı”; Divan edebiyatında kadın şairlerin eril tahakküm altında var olma mücadelesine tanıklık ederek “dişil yazın” ile alternatif bir anlatı kurmanın önemi ve ulus-devlet inşasında “telaffuz” bahanesiyle Ermeni kadın oyuncuların tiyatrodan dışlanışı gibi birbirini toplumsal cinsiyet ekseninde kesen çok boyutlu çalışmalarla literatüre önemli bir katkı sağlıyor. 
Bu çerçevede çalışma, okuyucusuna bir yandan kesişimselliğin “sınırlarını” ya da “sınırsızlığını” görme imkânı sunarken, diğer yandan, feminizmin herkes için olduğunun altını çizen bir “sınırları aşma” girişimi olarak okunabilir. 
Hülya Kaşıkcı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125059</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2137139-d18a-4bcf-a8be-a348266f190c.jpg</image:loc>
            <image:title>Absürt Bir Distopya</image:title>
            <image:caption>“Yeni düzende sevgili olmadan önce ‘burç uyum testi’nden geçip sevgili sertifikası almak gerekiyordu. Sokakta burç zabıtaları sevgilinle gezerken durdurup kart sorma hakkına sahipti.” 
 
Günümüz kişisel gelişim dünyasını “renkli bir distopya”ya çevirerek anlatan Neşe Çelik Başar hem bireysel hem de toplumsal iyileşmenin sorgulamaktan geçtiğini akıcı, kışkırtıcı bir dille aktarıyor. Bir solukta okunan bu romanda ‘Kurallara Uymayanları Uyarma Merkezi’nden tutun da sokakta önünüzü kesen “Burç Zabıtaları”na kadar absürt birçok şeyle karşılaşacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125060</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdda2791-9ca4-4859-94b8-1451350da4de.jpg</image:loc>
            <image:title>Çöküşe Rıza</image:title>
            <image:caption>…yaşadığımız ve tamamlanmasına az kalan çöküş süreci şu ünlü kelebek rüyası metaforunda olduğu gibi acaba buna rıza gösterenler “mutlu bir rüya mıydı gördüklerimiz yoksa kâbusa mı uyandık” diye soracaklar: “Hayır” yanıtını verecek birkaç kişi kaldıysa ortalıkta… “Evet, keyifle izlediniz bu süreci her anından büyük bir haz aldınız, hepinizin başlıca derdi batan gemiden payınıza düşme olasılığı olan mallara ne zaman, nasıl ve hangi yolla konacağınızdı…” Yanıt bekleyen kimse kaldıysa eğer onların jargonuyla olmalı bu yanıt! Çünkü on yılları alan tüm algoritmaları hassas cetvellerle belirlenmiş gibi duran, tüm aşamaları kitlelerden onay alan bu süreç boyunca on milyonlarca insanın güruh ruh haliyle yalnızca bu sürecin birer paydaşı olabilmek uğruna özgürlük, eşitlik, adalet, etik vs. tüm insan için olan kavramlara sırt çevirdiğinin şahidi değil miyiz?  
…diğer taraftan bende ya da benim gibi olanlarda da bir çöküşe rıza hali söz konusu olabilir mi? Sessizce geleni karşılamak, artık kaçınılmaz olanı… Öncesinde ve ardından “demokrasi” oyunu ile faşizmin sürdürülebilirliği sağlandığından beri altta olanlar, her zaman “altta” olanlar, ben ya da benim gibi olanlar değil miydi? O halde diyemez miyiz coşkulu bir heyecanla sevinçli bir telaş içinde “Gelsin tufan, topyekûn yıkım, kıyamet. Umut yok, bırakında topyekûn ya da ne varsa bilebildiğimiz hep birlikte çöküşün, dibe vuruşun ve ardından gelecek yok oluşun cazibesini ve bu cazibenin hazzını yaşayalım! Fazla mı hedonist oldu, fazla mı kinik? Ve hiç kuşkusuz her kuşağa nasip olmaz bu durum!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125061</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de311596-a9ac-4ccf-b7b3-4134055c18c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizimdi O Masa</image:title>
            <image:caption>Fikret Özkurt, “Bizimdi O Masa”da yoksun, çaresiz ve yönsüz kalmış insanların yalın gerçekliğini ilmek ilmek örüyor… 
“Cezam infaz olup, hapisten çıktığımın ertesi yılıydı…
Durakta müşteri bekliyorum. Kapı aralık. Motorun kaputuna yaslanmış hâldeyim. Radyo hafif açık.
Cızırtılı sesler kafamın içini oyuyor. Dalgınım her zamanki gibi. Çat diye arka kapı açıldı. Baktım bir bayan. Saçları omuzlarına dökülüyor ama peruk gibi duruyor. Gözünde iri, siyah güneş gözlükleri, kolunda çanta ve topuklu ayakkabılarıyla çok şık, asortik bir bayan.
Geçti, arka koltuğa oturdu. Girdim ben de içeri. Belli ki pahalısından, keskin bir parfüm doluştu içeriye. ‘Sırada mısınız?’ falan, yok. Küstah biri olmasa bari, diyorum.
‘Buyurun hanımefendi,’ dedim, ‘neresiydi?’
‘Güverteye çek!’ dedi.
Kararlı ama kadife gibi bir sesti…
‘Ne güvertesi ya! Güverte de neresiymiş? Anlayamadım,’ dedim. ‘Tarif edebilir misiniz?..’
‘Bilmiyor musun? Çınarlı Bahçe’deki güverte…’
Bu ses…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125062</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a69ba2c-0db9-4883-b164-f5bc43c30255.jpg</image:loc>
            <image:title>Göç Yolları</image:title>
            <image:caption>“Savaş, beklemedikleri anda başlamış, ummadıkları şekilde gelişmişti. Düşman eline geçen her yerde zulme uğrayan, vurulan, kırılan, yerlerinden sürülen binlerce aile, can kaygısı ile evi barkı toplamış, göç yoluna düşmüşlerdi. Korku ve dehşet içindeydi insanlar. Perişandı. Kaçıyorlardı yaşadıkları felaketten, düşman zulmünden, ölümden. Kaçıyorlardı her yeri saran ateşten, kandan, kötülükten, düne kadar dost bildiklerinden...
Savaş bütün şiddetiyle devam ediyordu dağların yüksek tepelerinde, derin vadilerinde, ovaların yemyeşil çayırlarında. Köyler, kasabalar, ata yadigârı şehirler cayır cayır yanıyordu. O yangın içinde askerler ileri gidiyorlar, geri çekiliyorlar, manevra yapıyorlar, düşmanla savaşıyorlardı. Durdurmaya çalışıyorlardı azgın bir sel gibi akıp gelen, şehirleri, köyleri, kasabaları yakıp geçen amansız düşman ordularını...
Aralıksız yağan yağmurla çamur deryasına dönen, göç kafilelerinin doldurduğu eski dar yollar karmakarışıktı. Ne ileri giden belliydi ne geri çekilen. Yine de askerler tedbir almışlar, bir düzene sokmuşlardı göç kafilelerini. Şimdilik. Ellerinden geldiği kadar...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125063</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/731f09cc-da1a-404b-86e8-b89e081160e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökyüzü Gibi</image:title>
            <image:caption>İşte, duyguların en saf ve en derin halini bulacağınız bir şiir kitabı… 
&quot;Gökyüzü Gibi&quot; sizi, yüreğin en kuytu köşelerinde saklı kalan aşklara, ayrılıklara, özlemlere ve vuslat hayallerine götürüyor. 
Bu kitapta, bazen bir gülüşte saklı cenneti, bazen bir damla gözyaşında yankılanan hüznü bulacaksınız. Sevginin büyüsüne kapılıp hayallere dalacak, özlemin ateşiyle yanıp yeniden umutla dolacaksınız. Şiirlerin her mısrasında, kalbinizin en derin yerlerine dokunan bir melodiyi hissedeceksiniz. 
Belki de burada, kendi hikâyenizi bulacaksınız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125064</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbf5c862-8f81-4172-8a10-cace01bb0111.jpg</image:loc>
            <image:title>Evrensel Duygular</image:title>
            <image:caption>…yorulmuş bir hasret taşıyor sanki kalabalık
örselenmiş bir düş gibi
yüreği ağzında günlerden kalan
en uzak bir sevinç peşindeyim bense
girdim kendimin koluna
yürüyoruz kalabalığın içinde
aç gözlü bir ihtirasın
ezip geçen
beyaz nezaketi
yetmeyen bir istek gibi
fışkırıyor caddelerde
baş döndüren bir şeyler var ortalıkta
göze çarpan engeller
yetmiyor
sahibini arayan özgürlüğe</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125065</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa3632f8-826b-485d-9072-d1c39143f2fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Antraktta Alaska Frigo – Görmeden Önce Okumanız Gereken 100 Film</image:title>
            <image:caption>Emre Ergel kırk beş yıla yayılan seyir keyfinden damıtarak kaleme aldığı bu kitabında, sinema tarihinin dönemlerinde gezinerek 100 film üzerinden sinemaya bir müdavimin kendi içinden konuşmalarıyla bakıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125066</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0ead772-d12b-4207-925a-85a81decb5ef.jpg</image:loc>
            <image:title>İyimser Lili</image:title>
            <image:caption>Lili’nin, başarmaya çok yaklaşıp kıl payı kaçırdığı, “neredeyse olacaktı” dediği durumlarla başı dertte! Neredeyse yeterince uzun, neredeyse yıldız bir öğrenci, neredeyse birinci… Ve bu böyle sürüp gidiyor. 
 
Peki ya Lili yanılıyorsa? Belki de neredeyse dediği durumlar sandığı kadar olumsuz değildir! 
 
Hayatta nelerle karşılaşacağımızı bilemeyiz ama nasıl tepki vereceğimizi bilebiliriz. Bu ilham verici resimli kitapta olumsuzluklar karşısında iyimser olabilmek ele alınıyor. Lili’nin eğlenceli öyküsünde, olaylara olumlu yönden bakmayı öğreneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125067</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29395ebe-16a4-412d-b512-a8d51fbe225e.jpg</image:loc>
            <image:title>Fahri</image:title>
            <image:caption>Geçmiş şimdide dağ gibi dikilir, gelecek 
nehir gibi akarken kim yok edebilir seslerin izlerini? 
Yazma satan kadın “her şey naylon, pamuklu 
bulamazsın kızım” diyor. Çay pahalı, simit pahalı. 
Böyle güzel konuşma; ele gözlü sevgili, ela gözlü fa.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125068</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c03f609-be9d-40f0-bc8a-6a940654d71e.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzay ve Dünyalar</image:title>
            <image:caption>Geceleri gökyüzünün derinliklerine baktığımda, diğer gezegenleri merak ediyorum. Parlak yıldızlarla dolu karanlık bir nehre benzeyen Samanyolu’nda, başka hangi gezegenleri bulabileceğimi görmek için roketimle ilerliyorum. 
 
Bir çocuğun merakı yıldızlara baktığı bir gece alevlenir. Böylece Güneş Sistemi’nin ötesindeki gezegenleri görmek için bir yolculuğa çıktığını hayal eder. Merak Ettiğim Uzay ve Dünyalar, astronomi ve hayal gücünü bir araya getirerek okuyucuları Güneş Sistemimiz ve ötesinde fantastik bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125069</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcfc865d-ed0d-49ab-90a2-17fb20a1b81c.jpg</image:loc>
            <image:title>Açıkalan</image:title>
            <image:caption>BENİ ANLAYAMAZLAR 
Sen beni anlayamazsın, 
Çözülemeyen bir sır gibiyim. 
İstesen de yanında tutamazsın, 
Rüzgârlara karışan yeller gibiyim. 
Bekleme derdine umar olurum, 
Ne de oynadığın en son kumar olurum, 
Bakarsın senin için bir yabancı, bir el olurum, 
Ödenemeyen bir hesap gibiyim. 
Gelmeyebilirim mahkemeye şahidim desem de, 
Hâkimler bile söyletemez bir tek kelime, 
Başımı eğemem seni sevsem de, 
Hukuk, kural bozan gibiyim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125070</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7952d6d1-f564-4705-9cb0-8e20f993c757.jpg</image:loc>
            <image:title>Güçlü Kızlar Önyargısız Olur</image:title>
            <image:caption>Arya yeni sınıfına adım atar atmaz dikkatleri üzerine çekmeyi başardı… Sınıf arkadaşlarının tümü onun hakkında bir fikre sahip olmuştu bile: Çokbilmiş, hatta kendini beğenmiş bir kız! 
 
Peki, arkadaşları Arya hakkında çabucak edindikleri fikirlerden nasıl bu kadar emin olabiliyorlar? 
 
İnsanları yalnızca dış görünüşlerine bakarak değerlendirmek doğru mudur? 
 
Başlangıçta hoşlanmadığımız insanlarla sonradan arkadaş olabilir miyiz? 
 
Farklılıkları kabul etmek, hoşgörülü olmak ve empati kurmak arkadaşlık ilişkilerimizi güçlendirir. Önyargılara gelince… 
Güçlü kızlar daima ve herkese karşı önyargısız olur!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125071</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96125c83-b26b-43ca-bdcd-d2ac67f63a38.jpg</image:loc>
            <image:title>Güçlü Kızlar Kıskanç Olmaz</image:title>
            <image:caption>Bazı şeyler hep birlikte anılır. Mesela köfteyle patates, külahla dondurma ya da tahinle pekmez gibi… Ne kadar uğraşırsak uğraşalım bunları ayrı düşünmek neredeyse imkânsız! Tıpkı en iyi arkadaşım Tanya ve beni gibi… 
 
Peki ya birbirini tamamlayan arkadaşların sayısı artmaya başlarsa… Kıskançlıklar su yüzüne çıkar mı? 
 
Bir insanın iki en yakın arkadaşı olamaz mı? 
 
Alışkanlıklarımı ve uzun süre devam eden arkadaşlıklarımız bize güven verir. Ancak bu, yeni insanlarla tanışmaya, yeni arkadaşlıklar kurmaya ve sevgimizi paylaştırmaya engel olmamalıdır. Bu bağlar bizi güçlendirir ve güçlendikçe içimizde kıskançlık gibi olumsuz duygulara hiç yer kalmaz! 
Ne de olsa güçlü kızlar kıskanç olmaz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125072</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a23e2e7-6dc0-4820-bc83-1528ce8bc824.jpg</image:loc>
            <image:title>Mezbaha</image:title>
            <image:caption>Jack Reacher ıssız bir kavşakta otobüsten iner ve Margrave isimli küçük kasabaya ulaşmak için tam yirmi iki kilometre yürür. Bu, yakında pişman olacağı bir karardır. Otuz senedir ilk kez bir cinayetin işlendiği gün Reacher kasabadaki tek yabancıdır. Polisler Reacher’ı tutuklar ve polis şefi onu olay yerinde gördüğüne dair ifade verir. Reacher’ın tek bildiği kimseyi öldürmediğidir. En azından burada, en azından son zamanlarda. Kasabanın sırları açığa çıktıkça ve cesetlerin sayısı arttıkça bir şey kesinleşir: İftira atmak için yanlış adamı seçmişlerdir. Lee Child’ın uluslararası ün kazanmış Jack Reacher serisinin ilk kitabı Mezbaha, Reacher’ı yersiz yurtsuz eski bir askeri polis memuru olarak okurlarla buluşturuyor: Hızlı düşünmek ve daha da hızlı hareket etmek için eğitilmiş olan Reacher, sorunlarla dolu dünyamızda kusursuz bir modern kahraman. “Bağımlılık yaratıyor. Elinizden bırakamıyorsunuz.” George R.R. Martin “En havalı seri karakteri.” Stephen King “Mezbaha okura gerçekten müthiş bir yolculuk vaat ediyor.” Nevada Barr</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125073</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4212cbd-b556-4858-95db-118937f02d58.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne çok gelecek, ne az zaman</image:title>
            <image:caption>İlyas Tunç, yirminci yüzyılda dünyanın dört bir yanında siyasi, etnik ya da dinsel nedenlerle işlenmiş cinayet, katliam veya kırımlara odaklanıyor. Bir kısmını hiç bilmediğimiz, bir kısmını unuttuğumuz bu olayları dikkatli bir dille anlatan Tunç özellikle devletlerin ya da devlet gibi davranmak isteyen hareketlerin karanlık tarihine ışık tutuyor. Yakın geçmişte de olsa geride kaldığını düşünmeye meylettiğimiz bu tür örgütlü şiddet eylemlerinin yaşadığımız dünyayı şekillendirmekte rolü olduğuna şüphe yok. 
Ne çok gelecek, ne az zaman bizi bir kez daha, uygarlığın içinde saklı duran barbarlığı ve ona karşı koyma gücümüzü düşünmeye çağırıyor. Yüzleşmek pişmanlık duymayı, pişmanlık duymak ise söz konusu kötülükleri bir daha yapmamayı sağlayabilir. Kitabın diri tutmak istediği bu umuda, bölgesel savaşların sürdüğü, küresel bir savaş tehdidini hissettiğimiz şu yirmi birinci yüzyılda çok ihtiyacımız var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125074</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39db7a71-18e2-41a0-96ab-0e6c0e47dc05.jpg</image:loc>
            <image:title>Beş Kutsal Yara</image:title>
            <image:caption>Sahilde kanlar içinde bir ceset bulunduğunda, sakin bir sahil kasabası olan Weston-superMare’de kâbus dolu günler başlar. Olayın ardındaki sır perdesini aralamaksa kasabaya yeni atanan Dedektif Louise Blackwell’in sorumluluğundadır. Yaşlı bir kadın olan kurban Veronica Lloyd’un elleri delinmiş halde bulunmuştur. Bir rahip de aynı şekilde ölü bulunduğunda, Blackwell&apos;in bir seri katille karşı karşıya olduğu anlaşılır. Üstelik kurbanlar rasgele değildir. Katil yıllar öncesine dayanan karanlık bir sır için intikam almaya çalışmaktadır. Ölü sayısı arttıkça, Blackwell katilin kimliğini ortaya çıkarmak ve cinayetlere son vermek için zamanla yarışmaya başlar. Ne var ki Weston’ı tanıdığını sanan dedektifin attığı her adımda kasabanın düşündüğünden de çok sır barındırdığıyla yüzleşmesi gerekecektir... Çevrildiği her dilde okurların büyük beğenisini kazanan Beş Kutsal Yara, soluksuz okunacak bir polisiye. “Çılgın bir sona doğru ilerleyen sürükleyici bir dedektiflik hikâyesi. Louise Blackwell harika bir karakter.” Chris McDonald “Harika karakterler, çarpıcı bir olay örgüsü ve müthiş bir tempo.” M J Lee</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125075</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b6bc826-b40b-4191-a9f4-73e7008674e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kevin Hakkında Konuşmalıyız</image:title>
            <image:caption>Eva hiçbir zaman anne olmak istememişti, hele ki on altıncı yaş gününden iki gün önce yedi okul arkadaşını, bir kafeterya çalışanını ve kendisiyle arkadaşlık etmeye çalışan öğretmenini öldüren bir çocuğun annesi olmayı hiç. Ve artık Eva’nın evliliği, kariyeri, anneliği ve oğlu Kevin’ın korkunç saldırısıyla yüzleşmesi gerekiyor. Ayrı düştüğü kocası Franklin’e yazdığı mektuplar yoluyla kendi hayatıyla hesaplaşan Eva, başından beri anneliğin gerektirdiği fedakârlıklardan ve mesleğinden uzak kalışından ne kadar rahatsız olduğunu itiraf ediyor, kendi oğluna karşı duyduğu endişe verici hoşnutsuzluğun, Kevin’ı nihilist bir şekilde yoldan çıkardığından endişeleniyor. Peki gerçek suçlu kim? Aile mi, toplum mu, yoksa çocuk mu? Filmiyle de izleyicilerin büyük beğenisini kazanan, çoktan kült statüsüne erişmiş bu ödüllü kitap, uzun süre hafızalardan çıkmayacak, hikayesi kadar sorduğu sorularla da okurun zihnini meşgul edecek çarpıcı bir roman. “Son yıllarda okuduğum en sert, en düşündürücü kitap.” Sunday Telegraph “Kusurlu olmaya dair psikolojik ve felsefi bir yaklaşım ve zekice bir sonuç... Eva öfke, kendine acıma ve pişmanlık arasında gidip gelen bir anlatıcı olarak güvenilirliğini yitirdikçe, cevap arayışı okur için de bir o kadar zor oluyor.” Observer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125076</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d0c6f56-ccdd-443c-a537-f2b750259a73.jpg</image:loc>
            <image:title>Yoldan Çıkanlar</image:title>
            <image:caption>Nettel özgür. İlk kitabından bu yana, basmakalıp dogmaları ve eskiden miras alınan gerçekleri ortadan kaldırmak için inatla mücadele etti, bu konudaki meziyeti dikkate değer: en kasvetli göklerin altında bile, kendi anlatı söylemini, dünyada var olmanın benzersiz ve cesur bir yolunu ortaya koymayı başardı.                       Enrique Vila-Matas 
Benzersiz Kızım adlı kitabı büyük beğeniyle karşılanan ve 2023 Uluslararası Booker Ödülleri’nde kısa listeye kalma başarısı gösteren Guadalupe Nettel, okurlarının karşısına bu kez bir öykü toplamıyla çıkıyor. Yoldan Çıkanlar’daki sekiz öyküden birinde anlatıcı, Baudelaire’in de bir şiirini atfettiği albatros kuşu ile tanışma hikâyesini anlatıyor. Genelde yalnız uçan heybetli albatros kuşları bazen havada yeterince rüzgâr olmayınca dengelerini kaybeder, yollarını şaşırır ve yaşam alanlarından çok uzaklarda bulurlar kendilerini. Yani yoldan çıkarlar. Nettel de kitap boyunca bir şekilde yoldan çıkan kişilerin hayatların odaklanıyor. Bir gün hastanede, kimsenin konuşmak istemediği bir olay nedeniyle ailesi tarafından yıllarca dışlanmış dayısıyla tanışan kız; kendisinden daha iyi bir hayat yaşayan eski bir sınıf arkadaşının evinde istemeden farklı bir hayata başlayan hayal kırıklığına uğramış aktör; uyanık olmaktansa uyumanın daha iyi olduğu, ölmekte olan bir dünyada çocuklarıyla yaşayan kadın ya da mutsuz aile yaşantısına çareyi ıssız bir sokakta bulan, Pembe Kapı adlı muhteşem öykünün anlatıcısı. Gerçeklik ile fantezi arasında gidip gelen bu hikâyeler, karakterlerini toplumumuzun çizdiği başarı – başarısızlık takıntısıyla yüzleştirirken, Guadalupe Nettel’in bu türde ulaştığı ustalığı da gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125077</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60652caa-6c07-4073-8e5f-411ccdaea37e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kozmos Buradan Geçer</image:title>
            <image:caption>yine kalıyoruz sakince uzaklarda
bir kıyının savruk yamacında, oracıkta
bir gezegen seçelim içinde karanlıklar olan
ışığı kovan, arı bir an</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125078</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1d7d9d7-a4c7-4ca8-a202-9576cd6352d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Salyangoz ve Tornavida</image:title>
            <image:caption>“Yanımda yürüyen adam, söyle, benim gördüklerimi sen de görüyor musun? Duyduklarımı sen de duyuyor musun? Aynı yolda mı yürüyoruz şu anda seninle? Aynı yere mi götürüyor peki bu yol bizi? Dur, cevap verme! Cevap verirsen eğer, işler daha da karışacak. Şu an içimden konuşuyorum. İçimden konuştuğum falan yok aslında basbayağı konuşuyorum ama şimdilik böyle iyi. Ben cevap vereceğim senin yerine: Aynı yolda yürümüyoruz. Bu yolda yalnızım ben, bu yol sadece benim için. Bana diğer bütün yolları yok kılan bir yol bu. Diğer bütün hedefleri ulaşılamaz kılan. Öyle yazıldı diye öyle değil, yanlış anlama. Ben öyle yazıyorum diye öyle. Sorma.” 
Bittiği yerde yeniden başlayan bir serüven. Denizin üzerinde havada asılı bir adam. Gün batımına doğru ilerleyen kırmızı bir Chevrolet Impala. Kimin yazdığı belli olmayan bir roman. Şairler, katiller ve âşıklar… 
Roman türünün sınırlarını zorlayan elinizdeki kitapta; genç şair Tevfik yıllar sonra İstanbul’a, arkadaşlarının yanına döner. Burada geçireceği iki hafta onun için hem varoluşsal hem de edebi anlamda bir krize dönüşür. İstanbul’da bir pasaj kahvesinde bir araya gelen yedi ahbap, iç dünyalarındaki çatışmaların ve arayışların izinde, hikâyenin kozmik bir düzlemle birleştiği finale doğru sürüklenir. Epik anlatı geleneğinden, modern ve postmodern roman tekniklerinden; şiirin, nesrin, halk dilinin ve mizahın imkânlarından beslenen Salyangoz ve Tornavida roman türünün bakir alanlarını keşfe çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125079</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68b4cc01-1934-4b74-b348-a716ace56300.jpg</image:loc>
            <image:title>Kainatın Anahtarı</image:title>
            <image:caption>Hayatın sırlarını çözmeye ve içsel potansiyelinizi serbest bırakmaya hazır mısınız? “Kainatın Anahtarı”, sizi muhteşem bir dönüşüm yolculuğuna davet ediyor. Bu kitap, yaşamınızdaki engelleri aşmanız, ruhsal dengenizi bulmanız ve içsel ışığınızı aydınlatmanız için ihtiyaç duyduğunuz rehberi sunuyor. 
Her sayfada, enerjinizi nasıl yönlendirebileceğinizi, zihin ve beden arasındaki bağı nasıl güçlendirebileceğinizi öğreneceksiniz. Kendi yaşamınızı dönüştürmek için gerekli olan tüm araçlar bu kitapta bir araya getirildi. 
Bu kitapta keşfedecekleriniz: 
- Enerji terapisi nedir? Vücudunuzdaki enerji akışını nasıl dengeleyebilirsiniz? 
- Farklı enerji şifa teknikleri ve bunların yaşamınıza katacağı pozitif etkiler 
- Zihin, beden ve ruh dengesini sağlamak için uygulayabileceğiniz pratik meditasyonlar 
- Kendi kendinize şifa verme yöntemleri ile içsel gücünüzü ortaya çıkarma teknikleri 
- Enerji alanınızı güçlendirmek ve olumsuz etkilerden arınmak için basit ama etkili stratejiler 
- Hayatınızda derin ve kalıcı değişimler yaratmanın yolları 
 
Yazar, yıllar süren deneyim ve bilgi birikimiyle, okuyucularına ilham veriyor. Profesyonel teknikleri ve pratik örnekleriyle dolu bu eser, yalnızca bir rehber değil, aynı zamanda ruhsal bir uyanışın kapılarını aralayan bir kılavuzdur. 
“Bilmenizi isterim ki titreşen duygularınız sizin eşinizdir ve o eş ile yaşadığınız her his içerisinde bulunduğumuz dünyayı oluşturuyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125080</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6bdf343-967c-4508-a039-d468932d3bc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört</image:title>
            <image:caption>Bilmem! Yani hiçbir şey bilmiyorum. Adım, sanım, ünvanım; var mıyım, yok muyum? Gerçek miyim, insan mıyım, tanrıça mıyım ya da zebani? Tek bildiğim, İris. Adım İris. Şu ayağımın altında kayan kahverengi toprak, acaba Hades’in yaşadığı yeraltı mağarasından mı? Şu omuzlarıma dökülen sarı, kıvırcık saçlar, eğreti! Zihnimde çığlık çığlığa bağıran bir ses, Elektra! Susmuyor. 
“Kızım, ben annen Elektra. Sen; yedi renkli güzel sanat eserinin tanrıçası. Okyanusun gökyüzündeki temsilcisi. Sen İris, gökkuşağı. Gökyüzünün yeryüzündeki elçisi. Korkma kendinden! Korkma! Sen ölümlülere haber iletmek için ordasın.” 
Bir çocuk bağırıyor birden. Zihnimdeki tılsımlı sesler yok oluyor. 
“Abla! Ablaaaa!” diyor. 
Bir el, omuzumdan ittiriyor. 
“Helal sana!” diyor diğer ses. 
Aynı ses, bağırarak devam ediyor. “Polis misin sen? E, polissin sen. Kimliğin düştü.” 
Ayağımın altındaki kahverengi toprak, artık kara. Yerde yatan yaralı genç bir çocuk, yanında kanlar içinde başka bir genç ve yanımda otuz yaşlarında bir adam. Omzuma dokunduğunda hissettiğim anlık huzur. Ama onun da yüzü kanıyor. 
Polis miyim ben? 
 “Adım İris!” diye fısıldıyorum sadece. Yüzlerce kez kulağıma fısıldayan tılsımlı seslere meydan okuyorum. İlk kez korkmuyorum. Adım İris!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125081</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f87470ce-a170-4aaf-a86b-b9ade2393c47.jpg</image:loc>
            <image:title>Seçilmiş - Grafik Roman</image:title>
            <image:caption>“JONAS! BELLEK BİRİKTİRİCİ OLARAK EĞİTİLECEKSİN! ÇOCUKLUĞUN İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ!” 
 
Jonas kusursuz bir dünyada yaşıyordu. Savaş yoktu, açlık yoktu, acı yoktu. Her şeyin yetkililer tarafından eksiksizce planlandığı komünde, on iki yaşına gelen yurttaşlara hayat boyu yapacağı görev verilirdi. Jonas komünün en önemli ve eşsiz görevi için seçildi: Bellek Biriktirici. 
 
Yaşlı ve bilge Aktarıcı tarafından eğitilmeye başlayan Jonas hiç bilmediği bir geçmişin, duyguların –ve hatta renklerin– varlığını keşfetmeye başladı. Bu kusursuz düzen için feda edilenleri gördükçe derinden sarsılacak ama görevine sadık kalacaktı. Ta ki amansız bir gerçekle yüzleşip hayatının seçimini yapmak zorunda kalana kadar. 
 
Lois Lowry’ye prestijli Newsbery Madalyası’nı kazandıran modern klasik Seçilmiş, okurları bu kez grafik roman olarak büyülüyor. Yakın dönemli pek çok popüler distopyanın ilham kaynağı sayılan bu özel roman, grafik roman uyarlamalarının üstadı P. Craig Russell’ın çizimleriyle yeniden hayat buluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125082</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/deacf3fd-f797-4cff-a526-33594f8595a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Salyangoz Uykusu</image:title>
            <image:caption>“Senin dünyan çok ilginç,” dedi. 
“Benimkisi ise sadece kelimelerden ibaret.” 
Samet, fırçayı bir kenara bırakıp Sedef&apos;e döndü. “Kelimeler de birer yaratıktır,” dedi. “Senin kelimelerin, benim yarattığım canavarlardan daha güçlü olabilir hatta bir suç ya da bir delil.” 
 
Ölüm döşeğindeki bir itiraf, masum görünen bir hayatı yerle bir eder. 30 yıllık bir sır, genç kadının kimliğini sorgulatan karanlık bir gerçeği ortaya çıkarır. Yalanlarla örülmüş bir aile içinde büyüyen genç kadın, vicdan ve adalet arasında gidip gelirken, içindeki çelişkiler büyür. Ancak gerçekler, onu beklenmedik sulara sürükler. Bu dokunaklı hikâye, insanın kimliğini ve geçmişiyle olan bağlarını sorguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125083</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39518073-cb62-4d15-a87d-7c398c1bd9f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Zorbanı Nasıl Eğitirsin?</image:title>
            <image:caption>Bir &apos;&apos;zorbadabunuz&apos;&apos; varsa ne yapmalısınız? Her şeyi akışına bırakıp teslim olmak mı, yoksa bir şeyleri değiştirmek için mücadele etmek mi? Uzun süredir zorbalığa maruz kalan Dora Fahir&apos;in okula gitmemek için ürettiği bahaneler gerçeklik duvarına toslamak üzere. Yaşadığı sıkıntıyı ailesinden saklıyor ve içinde bulunduğu durumla tek başına mücadele etmenin yükü altında eziliyor. Kahramanımız kendince çıkış yolları ararken zorba çocuk, namı diğer Zorbadabu boş durmuyor. Dora Fahir artık emin, dünyaya zorbalanmak için gelmiş! Bu çıkmazın, bu karanlık tünelin bir çıkışı var mı acaba? Belki de tek çözüm her şeyi olduğu gibi büyüklere anlatmaktır. Ama o zaman da başkasını şikâyet etmiş bir kurbana dönüşecek. Hayat, daha on bir yaşındayken bu kadar karmaşık olmamalı...    Sevdiği şeylerden, başkaları yüzünden vazgeçmemeye karar veren bir gencin aydınlanma hikâyesini anlatan Zorbanı Nasıl Eğitirsin?, zorbalığın ardında yatan nedenlere inip çözümü eğlenceli sularda arıyor. Zorbaların üzerimize saldığı kara bulutları matrak şarkılarla bertaraf eden bu ufuk açıcı kitap, hiçbir zorbanın eğlenmediği bir şeyi sürdürmeyeceği gerçeğini de hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125084</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d356e4a-dd31-4987-9809-0de7b22516b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizaşırı</image:title>
            <image:caption>&quot;Falih Rıfkı Atay’ın sürükleyici, zengin muhtevalı, zıt görünüm ve olaylara dayanarak tezlerini savunan bir üslubu vardır.” 
Prof. Dr. İlber ORTAYLI 
 
“1927’de yazdığım Brezilya notlarını yeni yazı ile bastırıyorum. Uzun gazete tefrikasının ne kadar usanç verdiğini bildiğimden, o zaman notlarımın hepsini neşretmemiştim. Şimdi o eksikliği de tamamlıyorum. 
Bundan başka kelime ve cümleler üzerinde, yeni yazının tecrübelerine göre, bir daha çalıştım. Latin kalıbı yalnız yabancı terkipleri değil Arap, Fars kelimelerinden çoğunu dilimizden tasfiye etti. Uzatmalı ve komalı kelimelerin Türkçelerini aradım; nahvi basitleştirdim, cümleleri kısalttım. ‘Seyahatname’ye iyi bir karşılık bulamadığımdan kitabın ismini ‘Denizaşırı’ya çevirdim. 
Bir millet için gelişigüzel yazı yazmanın zararını biz Türkler pek güzel biliriz: Daha yola çıkmadan Brezilya için birkaç cilt okumuştum. Bu sefer eski hükümlerimi tekrar kontrol ettim. Eserin güvendiğim vasfı; gördüğüm, düşündüğüm ve duyduğum gibi yazılmış olmasıdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125085</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecfa14b8-97ae-4ba1-b1d4-8fc45e38aa07.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Çileden Çıkmış Nokta</image:title>
            <image:caption>İnsanlar bizi hangi özelliklerimizle tanır? Saygılı ve dürüst olmamızla mı? 
Düzenli ve sorumluluk sahibi olmamızla mı? 
Bizi diğer insanlardan ayıran ve aynı zamanda onlarla uyum içerisinde yaşamamızı sağlayan 
bazı özelliklerimiz vardır. Bu özelliklerimizle yaşadığımız toplumda yer edinir; doğru tercihler yaptığımızda saygı görür, sevgiyle kucaklanılırız. 
“Daha İyi Bir SEN İçin!” serisindeki hikâyeler, insan özelliklerini çocuklara tanıtmak amacıyla oluşturuldu. Her kitapta bu özellikler, örneklerle ele alınıp anlaşılır ve günlük hayatta uygulanması 
kolay baş etme yöntemleriyle açıklanıyor. 
‘Çileden Çıkmış Nokta’nızı nasıl kontrol altında tutabileceğinizi öğrenmek ister misiniz? 
Haydi, küçük noktaların eğlenceli dünyasına girin ve özelliklerinizi keşfedin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125086</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee11c2ae-7fa1-4865-9125-321df35693de.jpg</image:loc>
            <image:title>Ali Evi</image:title>
            <image:caption>İnanç, bireyin özgür iradesiyle evreni ve içinde gelişen doğa olaylarını yorumlamasıdır. Din ve inanç özgürlüğü, çağdaşlığın ve medeniyetin simgelerinden biri olarak insan haklarının kaçınılmaz kurallarındandır. 
Din ve inanç, bireyin tercihine bağlıdır. Hem evrensel hukuk hem de devletler hukuku açısından, herhangi bir din veya inancın meşru olup olmadığına karar vermek, devletin tarafsızlık yükümlülüğüyle bağdaşmaz. Tüm bu kurallara rağmen, yeryüzünü ortak paylaşan inanç gruplarından kamu gücünü elinde bulunduranlar, kendi inançlarını başkalarına dayatmaya çalışmaktadır. Bu durumda, kamu gücünden mahrum olanlar dışlanmakta ve yok sayılmaktadır. 
Tarihsel süreçte, dışlanan ve yok sayılmaya çalışılan Alevilik, her şeye rağmen yüzlerce yıldır varlığını korumuş, çoğunlukla sözlü kültürle beslenmeyi başarmış ve bu bilgileri kuşaktan kuşağa aktarmıştır. 
Bu kitapta Aleviliğin tarihsel süreci, yolu ve erkânı, yer ve zaman gösterilerek belgeler ışığında objektif bir şekilde sunulmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125087</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10ad961e-436c-412a-96d8-6bb01018c0cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Endişe Noktası</image:title>
            <image:caption>İnsanlar bizi hangi özelliklerimizle tanır? Saygılı ve dürüst olmamızla mı? 
Düzenli ve sorumluluk sahibi olmamızla mı? 
Bizi diğer insanlardan ayıran ve aynı zamanda onlarla uyum içerisinde yaşamamızı sağlayan 
bazı özelliklerimiz vardır. Bu özelliklerimizle yaşadığımız toplumda yer edinir; doğru tercihler yaptığımızda saygı görür, sevgiyle kucaklanılırız. 
“Daha İyi Bir SEN İçin!” serisindeki hikâyeler, insan özelliklerini çocuklara tanıtmak amacıyla oluşturuldu. Her kitapta bu özellikler, örneklerle ele alınıp anlaşılır ve günlük hayatta uygulanması 
kolay baş etme yöntemleriyle açıklanıyor. 
‘Dönüp Duran Endişeler’inizi nasıl kontrol altına alabileceğinizi öğrenmek ister misiniz? 
Haydi, küçük noktaların eğlenceli dünyasına girin ve özelliklerinizi keşfedin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125088</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac2ea9f9-92e0-48b3-951e-d6407e983b15.jpg</image:loc>
            <image:title>Harry Nelson Pillsbury</image:title>
            <image:caption>“Turnuva hazırlığı mı? Bir turnuvaya katılmadan önce eğer yapabilirsem uzun ve iyi bir uyku çekerim. Bildiğim yegane turnuva hazırlığı yöntemi budur.” 
(H. N. Pillsbury) 
 
Pillsbury’nin bazı sıra dışı entelektüel becerileri ve olağanüstü bir hafızası vardı. Kendisinin fantastik performanslarıyla ilgili çok sayıda kitap yazılmıştır. 
Örneğin, Hastings turnuvası sonrası ABD’ye döndüğü sıralarda, bir simultane körleme gösterisi öncesinde kendisi bir deneye tabi tutularak, aşağıdaki 30 kelimeye göz atması istenmiştir: 
Antiphlogistine, Periosteum, Takadiastase, Plasmon, Ambrosia, Threlkeld, Streptococcus, Staphylococcus, Micrococcus, Plasmodium, Mississippi, Freiheit, Philadelphia, Cincinatti, Athletics, No War, Etchenberg, American, Russian, Philosophy, Piet Potgleter’s Rost, Salmagundi, Oomisillecootsi, Bangmanvate, Schlechter’s Neck, Manzinyama, Theosophy, Catechism, Madjescomalops. 
Pillsbury, dört saat süren yorucu körleme maçlardan sonra, yukarıdaki kelimeleri, sırasıyla baştan sona ve sonra sondan başa doğru hatasız tekrar eder. 
Garry Kasporov dahil birçok otoriteye göre Pillsbury, Capablanca’dan önce Dr. Emanuel Lasker’i mağlup edecek olan kişidir, fakat bunu yapmaya otuz üç yaşında ölen talihsiz oyuncunun ömrü vefa etmez.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125089</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80ffff45-c4bf-4ddb-8700-0c01dc99fb72.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Huzurlu Nokta</image:title>
            <image:caption>İnsanlar bizi hangi özelliklerimizle tanır? Saygılı ve dürüst olmamızla mı? Düzenli ve sorumluluk sahibi olmamızla mı? 
Bizi diğer insanlardan ayıran ve aynı zamanda onlarla uyum içerisinde yaşamamızı sağlayan bazı özelliklerimiz vardır. Bu özelliklerimizle yaşadığımız toplumda yer edinir; doğru tercihler yaptığımızda saygı görür, sevgiyle kucaklanılırız. 
“Daha İyi Bir SEN İçin!” serisindeki hikâyeler, insan özelliklerini çocuklara tanıtmak amacıyla oluşturuldu. Her kitapta bu özellikler, örneklerle ele alınıp anlaşılır ve günlük hayatta uygulanması kolay baş etme yöntemleriyle açıklanıyor. 
Yoga ne demek veya nasıl huzurlu olunur öğrenmek ister misiniz? Haydi, küçük noktaların eğlenceli dünyasına girin ve özelliklerinizi keşfedin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125090</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7521611-0b02-464c-ae73-902a232dcbf0.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Empati Noktası</image:title>
            <image:caption>İnsanlar bizi hangi özelliklerimizle tanır? Saygılı ve dürüst olmamızla mı? 
Düzenli ve sorumluluk sahibi olmamızla mı? 
Bizi diğer insanlardan ayıran ve aynı zamanda onlarla uyum içerisinde yaşamamızı sağlayan 
bazı özelliklerimiz vardır. Bu özelliklerimizle yaşadığımız toplumda yer edinir; doğru tercihler yaptığımızda saygı görür, sevgiyle kucaklanılırız. 
“Daha İyi Bir SEN İçin!” serisindeki hikâyeler, insan özelliklerini çocuklara tanıtmak amacıyla oluşturuldu. Her kitapta bu özellikler, örneklerle ele alınıp anlaşılır ve günlük hayatta 
uygulanması kolay baş etme yöntemleriyle açıklanıyor. 
Empati kurabilmek için neler yapmanız gerektiğini öğrenmek ister misiniz? 
Haydi, küçük noktaların eğlenceli dünyasına girin ve özelliklerinizi keşfedin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125091</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a07a498-195e-4980-aee9-856a842954f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Esnek Düşünebilen Nokta</image:title>
            <image:caption>İnsanlar bizi hangi özelliklerimizle tanır? Saygılı ve dürüst olmamızla mı? 
Düzenli ve sorumluluk sahibi olmamızla mı? 
Bizi diğer insanlardan ayıran ve aynı zamanda onlarla uyum içerisinde yaşamamızı sağlayan 
bazı özelliklerimiz vardır. Bu özelliklerimizle yaşadığımız toplumda yer edinir; doğru tercihler yaptığımızda saygı görür, sevgiyle kucaklanılırız. 
“Daha İyi Bir SEN İçin!” serisindeki hikâyeler, insan özelliklerini çocuklara tanıtmak amacıyla oluşturuldu. Her kitapta bu özellikler, örneklerle ele alınıp anlaşılır ve günlük hayatta uygulanması 
kolay baş etme yöntemleriyle açıklanıyor. 
Esnek düşünebilmek için neler yapmak gerektiğini öğrenmek ister misiniz? 
Haydi, küçük noktaların eğlenceli dünyasına girin ve özelliklerinizi keşfedin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125092</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85a4e422-6f6d-43cf-afd3-84e55018109b.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Can Sıkıntısı Noktası</image:title>
            <image:caption>İnsanlar bizi hangi özelliklerimizle tanır? Saygılı ve dürüst olmamızla mı? 
Düzenli ve sorumluluk sahibi olmamızla mı? 
Bizi diğer insanlardan ayıran ve aynı zamanda onlarla uyum içerisinde yaşamamızı sağlayan 
bazı özelliklerimiz vardır. Bu özelliklerimizle yaşadığımız toplumda yer edinir; doğru tercihler yaptığımızda saygı görür, sevgiyle kucaklanılırız. 
“Daha İyi Bir SEN İçin!” serisindeki hikâyeler, insan özelliklerini çocuklara tanıtmak amacıyla oluşturuldu. Her kitapta bu özellikler, örneklerle ele alınıp anlaşılır ve günlük hayatta 
uygulanması kolay baş etme yöntemleriyle açıklanıyor. 
Can sıkıntınızı nasıl geçireceğinizi öğrenmek ister misiniz? 
Haydi, küçük noktaların eğlenceli dünyasına girin ve özelliklerinizi keşfedin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125093</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8f74de7-6083-4929-a488-da5502365504.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Hayvan Atlası (Sıvama Kapak)</image:title>
            <image:caption>Büyük Hayvan Atlası kitabı, dünya üzerindeki hayvanları tanımayı eğlenceli hâle getirerek İngilizce ve Almanca’ya başlangıç düzeyindeki her çocuk için vazgeçilmez bir kaynak olacak. Kıtalara göre ayrılmış bölümlerle hayvanları eğlenceli görsellerle tanıyacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125094</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6298e00-e41a-44fc-a732-5d6528dcd2fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Akis Dergisi İhtilalin Sesi (1960-1962) 4. Cilt</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin yakın siyasi tarihine yön veren 27 Mayıs 1960 darbesi, sadece bir ihtilal mi yoksa köklü bir dönüşümün habercisi miydi? Prof. Dr. Cemil Koçak’ın 2023 yılında ilk cildiyle Türkiye Bilimler Akademisi Bilimsel Telif Eser (TÜBA-TESEP) Ödülü’ne layık görülen serisi Akis Dergisi’nin dördüncü cildi bu kritik sorunun cevabını arayan ve dönemin nabzını tutan önemli bir belgesel niteliğinde. Türk yayıncılık ve siyaset tarihinin bir arşivi niteliğinde olan Akis’in sayfalarında dönemin siyasi atmosferine, aktörlerin rolüne ve 27 Mayıs’ın getirdiği umutlarla hayal kırıklıkları arasındaki gerilime tanıklık edeceksiniz. 
Derginin 27 Mayıs sonrası süreçte “inkılâp” ve “ihtilal” kavramları arasındaki çekişmelere nasıl baktığını, MBK içindeki güç mücadelesinin basın ve toplum üzerindeki etkilerini ve 1961 Anayasası’nın oluşturduğu yeni siyasi düzeni tüm ayrıntılarıyla masaya yatıran, İsmet İnönü liderliğindeki CHP’nin 1960’lardaki dönüşümdeki rolü ve 14’lerin tasfiyesinin arka planı bu anlatının merkezinde yer alıyor. Akis, 27 Mayıs’ı sadece askeri bir müdahale olarak değil, halkın demokrasi arzusunun yansıması olarak değerlendiriyordu. Dönemin siyasi paradigmasını, CHP’nin hem darbedeki hem de onu takip eden süreçteki rolünü anlamak isteyenler için eşsiz pencereleri bu cilt okura açıyor. 
Akis Dergisi, İhtilalin Sesi (1960-1962) 27 Mayıs’ın ve sonrasındaki yılların siyasi ruhunu derinlemesine kavramak isteyenler için kaçırılmayacak bir başucu kaynağı. 27 Mayıs’ın hâlâ süregelen etkilerini ve o dönemde alınan kararların, olgunlaşan ve kemikleşen siyasi tutum ve tarafların bugünkü yankılarını ve yansımalarını yarım asır öncesinin dergi sayfalarında keşfetmek bu kitapla mümkün.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125095</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae100fbb-316b-49a3-a00d-b86d2443570d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dostoyevski Üzerine Dersler</image:title>
            <image:caption>Dostoyevski üzerine beş ciltlik bir biyografinin de yazarı olan Frank’in, Stanford Üniversitesi’nde verdiği ve ilk kez yayımlanan Dostoyevski derslerinden oluşan bu kitap bizi alışık olmadığımız bir okuma biçimine davet ediyor. Kitabın hemen başındaki “Giriş Dersi” Dostoyevski’nin devraldığı mirası, nasıl bir geleneğin devamı olduğunu ve bu geleneğe verdiği yönü anlamamızı sağlıyor. Bu sayede, Dostoyevski üzerinde önemli etkileri olan Puşkin ve Gogol gibi yazarların Rus edebiyatındaki yerini daha net görebiliyoruz. Dostoyevski’nin romanlarını yazarın biyografisiyle paralel biçimde okuyan Frank, yazarın çok da üzerinde durulmayan İnsancıklar veya Öteki gibi romanlarını da en az Suç ve Ceza veya Karamazov Kardeşler kadar önemli hâle getiriyor. Dostoyevski uzmanlarının yanı sıra tüm edebiyat okurlarına hitap eden bu kitap büyük Rus romancısının eserlerini ve yaşadığı çağı anlamak için harikulade bir giriş…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125096</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6525c964-f783-490d-8627-4512e678331c.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehadet - Millet İçin</image:title>
            <image:caption>BU BİR KURŞUN ASKER VE BALERİN MASALIDIR. 
 
Olcay Karahanlı... Hakkâri’nin kanla sulanmış toprakları onu bağrına basarken geride bıraktığı miras, acı dolu bir yastı. 
 
Babasından sonra abisinin yokluğunda savrulan, ruhunda amansız bir savaş veren Doğukan Karahanlı; her nefesinde yeni bir düşmanla yüzleşiyordu. Üstelik hepsi de dağda değildi. 
 
Zihninin karanlık dehlizlerinde pusuda bekleyen kâbusları, en sevdiği masala olan inancını bile kaybettirmişti... 
Fakat tıpkı kurşun asker gibi zorluklarla dolu bir yolculuğa sürüklendiği sırada karşısına çıkmıştı balerin. 
 
Bir arkadaşlık sitesi onu tekrar masallara inandırabilir miydi? 
Yoksa bu, onun kendi kurşun asker masalına giden ilk adım mıydı? 
 
Can yoldaşlığından aşka dönüşen bir hikâyeye hazır olun...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125097</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e807183b-f320-4335-b5fd-db6c2a4f84c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kar Yağarken</image:title>
            <image:caption>İki ezeli düşman, bir araba yolcuğu ve
Noel...
Uzun süreli ilişkisinin sona ermesinden sonra yerel hava
durumu sunucusu Bea Armstrong ailesinden ve onların
sevgi patlamalarından kaçmaktadır. Ancak Noel hızla
yaklaşırken anne ve babasının Sherwood Ormanı&apos;ndaki eski
aile evlerinde işlettikleri okul olan Charis Evi&apos;ne doğru yola
çıkar. Üstüne üstlük, ailesinin her zaman evlenmesini istediği
çekilmez Henry Fairfax de Noel&apos;e davet edilmiştir.
Hayalindeki iş için son dakikada bir mülakata girmesi onu
mutlu etse de birkaç küçük sorun vardır:
Röportaj İskoçya&apos;da, Bea&apos;nin arabası yok ve
kar yağmaya çoktan başladı bile.
Tek çözüm Henry&apos;nin onu kendi arabasıyla
iş görüşmesine götürmesidir.
Bir Noel daha ne kadar kötü geçebilir?
Ancak iki günlük unutulmaz bir görüşme, bir kulübede
konaklama ve karda kâbus gibi bir yolculuk sırasında
Henry&apos;nin hiç de düşündüğü gibi biri olmadığı ortaya çıkar.
Bea&apos;nin eski sevgilisi ortaya çıktığında, yapması gereken zor
bir seçim vardır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125098</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c18f1e9e-ef5e-4b69-aadc-1718cae87f47.jpg</image:loc>
            <image:title>Zehir ve Yemin Krallığı</image:title>
            <image:caption>Özgürlüğüm yerine eşimi
seçerek bir pazarlık yapmıştım.
Ancak beni kaçıran veliaht prensi hafife almıştım.
Dokunuşu zehir, intikamı ölümcüldü.
Artık sahip olmadığım bir gücü arzuluyordu
ve onu elde edene kadar her parçamı feda edecekti.
Oysa ben ona ait değildim.
Kardeşine aittim.
Sonuçları ne olursa olsun,
benim için gelecek olan kardeşine...
Biri benim gücümü arzulayan, diğeri bana göz dike
iki prens arasında kaderim birbirine karışmıştı.
Ve kaybedeceklerim, hayal ettiğimden çok daha fazlaydı.
Kraliçeler arasındaki oyunda savaş kızışıyordu ve
ben onların piyonu haline gelmiştim.
Yine de hayatım için, eşim için savaşacaktım.
O da beni geri almak için krallıkları yerle bir edecekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125099</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a628b05-3635-4690-a3f7-7190e17474a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulaşılmaz</image:title>
            <image:caption>Tegen Matthews, Cehennem Atlıları Motor Kulübü&apos;nde bir kulüp
fahişesi olan Dorothy Kelley’nin kızıdır. Basit, küçük bir kız
olan Tegen, motosiklet kulübünün acımasız dünyasına kendini
kaptırır. Tatlı, şefkatli bir çocukla tanıştığında, onun kendisine
gösterdiği samimiyeti ve şefkati kucaklar.
Cage West, Cehennem Atlıları’nın başkanının oğludur. Uzun
boylu, sarışın ve koyu kahverengi gözleri olan Cage, büyüdükçe
gamzeli gülümsemesinin ve tatlı dilinin gücünü fark eder. Tesadüfi
bir karşılaşmayla Tegen, Cage’e sonsuza dek bağlanır. Bunu
pişmanlıklar, hatalar ve kalp kırıklıklarıyla dolu, onları bir arada
tutan ipleri çekiştiren bir yolculuk izler. Cage ve Tegen çok savaşırlar
ama savaştıklarından daha çok severler. Sonunda önemli
olan, bu yolculuğun başından beri birbirlerine bağlı olan bir kızı
ve bir erkeği nereye götürdüğüdür.
BU TEGEN VE CAGE’IN HIKÂYESI.
Aşk, kırılan bir kalbin tüm izlerini silmez ve kesinlikle insanları
değiştirmez. Ama aşk ipi ne kadar eski, ne kadar dayanıksız ne
kadar yıpranmış olursa olsun sizi sevdiğiniz insanlara bağlı tutar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125100</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24253b7e-b890-4e8a-8aa0-4e181bbdb439.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Kaynakları Yönetiminde Modern Performans Değerlendirme Yöntemleri</image:title>
            <image:caption>Küreselleşmenin hız kazandığı ve teknolojik gelişmelerin çalışma hayatını dönüştürdüğü çağımızda, işletmelerin sürdürülebilir bir rekabet avantajı elde edebilmesi, insan kaynaklarını etkin bir şekilde yönetebilmesine bağlıdır. Performans değerlendirme ise insan kaynakları yönetiminin temel unsurlarından birini oluşturmakta olup, işgörenlerin iş başarılarını, katkılarını ve gelişim alanlarını belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu süreç hem bireysel hem de kurumsal performansı artırmada kritik bir role sahip olmaktadır. 
         Dünya ticaretinin çok büyük bir bölümü deniz yoluyla gerçekleşmektedir. Bu durum, liman işletmelerini uluslararası ticaretin en önemli unsurlarından biri haline getirmiştir. Limanlar, birer lojistik merkezi olmaktan daha öte, ulusal ve bölgesel kalkınmaya önemli katkılar sağlayan stratejik işletmeler konumundadır. Bu çerçevede, liman işletmelerinde çalışan işgörenlerin performanslarının doğru ve objektif bir şekilde değerlendirilmesi hem işletmelerin operasyonel verimliliğini hem de rekabet gücünü artırmak için hayati öneme sahiptir. 
         Bu kitapta, insan kaynakları yönetiminin bir parçası olarak modern performans değerlendirme yöntemleri ele alınmış ve bu yöntemlerin liman işletmeleri işgörenlerinin performans değerlendirmesinde ortaya çıkardığı fırsatlar ve zorluklar üzerine değerlendirmelerde bulunulmuştur. Ayrıca, performans değerlendirme süreçlerinin işgören motivasyonu, organizasyonel hedeflerle uyum ve rekabet avantajı üzerindeki etkileri üzerine de değerlendirmelere yer verilmiştir. Bu bağlamda, bu kitabın, performans değerlendirme uygulayıcıları ve liman işletmeleri yöneticileri için bir kaynak teşkil etmesi amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125101</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91a84e66-cddd-4816-8cfd-4e96898d6cb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanların Yürüyüşü Üzerine</image:title>
            <image:caption>Aristoteles, Antikçağ felsefesinin en önde gelen filozofudur. Benzer düzeyde bir felsefeye İlkçağda sadece Platon’un erişebildiği kabul edilir. Antikçağa damgasını vurmuş olan Aristoteles, pek çoklarına göre tüm çağların en büyük birkaç filozofundan biridir. Bilim ve felsefede onun başarmış olduklarıyla rekabet etme ümidi besleyebilen insan sayısının bir elin parmaklarını geçmediği hemen herkes tarafından kabul edilir. 
Aristoteles mantık, doğabilimleri, metafizik, psikoloji, etik ve siyaset felsefesi gibi pek çok alanda eser vermiştir.  “Aristoteles külliyatı” olarak geçen, özgün haliyle Grekçe 1462 sayfadan oluşan eserler bütünü, derslerinin, kendisi ya da öğrencileri tarafından tutulmuş notlarından oluşur. 
Aristoteles’in hayvan hareketlerini incelediği ilginç bir çalışma olan Hayvanların Yürüyüşü Üzerine çeşitli hareket biçimlerini titizlikle kategorize eder ve hareketi etkileyen anatomik ve fizyolojik faktörlere vurgu yapar. 
Aristoteles’in gözlemleri, insanların yanı sıra dört ayaklı hayvanların farklı yürüyüşler sergilediğini gösterir; bazıları tüm vücutlarını aynı anda hareket ettirirken, diğerleri uzuvlarını sırayla koordine eder. Bu analizler, doğa üzerine yaptığı daha geniş felsefi sorgulamalara yansıyarak hayvan davranışlarını ve doğal dünyayı anlamamıza yardımcı olmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125102</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10f049b6-4e2e-4a48-8090-49ec69994c49.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Egemenliğinde Hindistan</image:title>
            <image:caption>Tarih, bir milletin kimliğini şekillendiren en önemli unsurlardan biridir. Bu kitap, Orta Çağ Hindistan’ının Müslüman yönetimi altında geçen dönemini derinlemesine inceliyor. Sultanlıkların yükselişi ve düşüşü, kültürel etkileşimler ve dini çeşitlilik, dönemin dinamiklerini oluşturuyor. 
Stanley Lane-Poole Osmanlı İmparatorluğu’ndan gelen etkilerden, bölgedeki çeşitli hanedanlıklara ve onların sosyal yapısına kadar geniş bir perspektif sunuyor. Müslüman yönetimlerinin sanat, mimari ve bilim üzerindeki katkılarını gözler önüne sererken, aynı zamanda Hindistan’ın tarihsel zenginliğine ışık tutuyor. 
Tarih meraklıları ve akademisyenler için vazgeçilmez bir kaynak olan bu eser, geçmişin derinliklerine inerek bugünün Hindistan’ını anlamanızı sağlayacak. Keşfetmeye hazır olun: Orta Çağ Hindistan’ının karmaşık ve büyüleyici dünyasına adım atın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125103</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4da0ef07-7586-4d4a-b43d-d8f36d5e9d95.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapısal Antropoolji</image:title>
            <image:caption>Yapısal antropolojinin temellerini oluşturan bu kitap, Claude Lévi-Strauss’un en önemli yapıtıdır ve dünya çapında ün kazanmasını sağlamıştır. Yazar, kendi geliştirdiği ve o dönemde çığır açan araştırma yöntemiyle neredeyse özdeşleşmiştir: yapısalcılık (structuralisme). Peki, nedir bu yapısalcı yöntem? Yazar, ilkel toplumları incelerken interdisipliner bir yaklaşım izliyor, yani sosyoloji, etnoloji, tarih, dilbilim, sesbilim, doğa bilimleri ve matematik gibi bilim dallarından yararlanıyor.  
Bu kitapta, yazarın, gerçek anlamda bütüncül bir bilimsel analiz sayesinde toplumsal olayları tüm çıplaklığıyla, en ince ayrıntılarına varıncaya dek nasıl büyük bir tutkuyla ortaya koyduğuna örneklerle tanık olacağız. 
Claude Lévi-Strauss’un makalelerinin bir derlemesinden oluşan bu yapıtta antropolojide yöntem ve eğitim sorunlarının yanı sıra sosyal antropolojinin tüm önemli konuları ele alınıyor: dil ve akrabalık ilişkisi, toplumsal örgütlenme, büyü, din ve sanat..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125104</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1bfb4aa7-b0b2-40ac-9f23-d7151b500574.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Aşkınlaştırır</image:title>
            <image:caption>“W. Theodor Adorno, ‘Eleştirel Kuram’ ya da ‘Frankfurt Okulu’ kavramlarını kalıcılaştıranların başında gelir. Bu eleştirel sanat filozofu hem sanat/yazın felsefesini, hem de başta 
Nasyonal Sosyalizm olmak üzere, her türlü diktatörlüğü ödünsüzce ve sağlam gerekçelerle eleştirmiştir. “Eleştirel Kuramı” yetkinleştirme uğraşında, bireyin özgürlüğü ve özerkliğini en üst değer olarak yapıtlarına içkinleştirmiştir. 
Adorno’nun engin bilgi birikimi ve eleştirel duyarlılığı, sanatsal ve yazınsal yaratımın, insanı ve toplumu, dolayısıyla da kültürü 
aşkınlaştıran özyapısını ve değerini belirginleştirmiştir. Eleştirel düşünmeyi ve davranmayı, yaşam ilkesi yapan bu önemli filozof, bireyin ve sanat yaratıcısının özgürlük alanını kısıtlayan “örgüt” ya da ‘’parti’’ türü anonim yapılanmaları karşı her koşul altında ödünsüzce eleştirmiştir. Bu kitapta ele aldığım yapıt ve yazıları, onun bu tutumunun kanıtlarıdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125105</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/faba2363-0032-4031-bcdf-4483a0c595c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Euthyphron-Küçük Hippias</image:title>
            <image:caption>Platon’un küçük dialoglarından olan Euthyphron’un konusunu, dine aykırı davrandığı için mahkemeye verilen Sokrates’le birini öldürmüş olan babasını, dine uygun olduğu için mahkemeye vermiş olan Euthyphron arasında geçen, dindarlığın ne olduğunu hakkındaki tartışma oluşturur. Küçük Hippias’da da Sokrates, Hippias’la yalan söyleme, aldatma hakkında tartışmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125106</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/185db7a4-5747-4e7e-b074-b28fd0e80c85.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinçli Farkındalıkla Bilişsel Davranışçı Terapi</image:title>
            <image:caption>Psikoterapi ekolleri, anksiyete ve depresyon gibi sorunları aşmak için bilimsel temeli olan pek çok teknik geliştirmiştir. Ancak bu yöntemler çoğu zaman aradığımız kalıcı iç huzuru sağlamada yetersiz kalmaktadır. Dr. Seth J. Gillihan, sağlıklı ve bütün bir yaşam için yalnızca belirtileri hafifletmenin ötesine geçmemiz gerektiğine inanıyor. 
Gillihan’ın Bilinçli Farkındalıkla Bilişsel Davranışçı Terapi (MCBT) yöntemi, manevi değerlerimizi ve spiritüel yanımızı da iyileşme sürecimize dâhil ederek uzun süreli sağlık ve huzura ulaşabileceğimizi savunuyor. Bu yöntem; olumsuz düşüncelerle başa çıkmayı, doğru seçimler yaparak anda kalmayı ve gerçek huzura ulaşmayı mümkün kılıyor. Bu ilham verici rehber, zihnimizi yeniden eğiterek kendimize söylediğimiz yalanlardan kurtulmamıza ve sağlıklı alışkanlıklar geliştirmemize yardımcı oluyor. Gillihan, varoluşumuzun derin hakikatlerini bize hatırlatıyor: Kusurlarımızla mükemmel olmasak da kabul edilebiliriz ve en önemlisi, sevgiye layık varlıklarız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125107</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ff2d607-9646-48ae-a130-00a8936ec05f.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku: Alternatif Dünya Tarihi</image:title>
            <image:caption>Korku, engeller koyarken bile yeni olasılıklar doğurur ve her şeyi değiştirebilir. “Hanedanlar yükselir ve düşer; dinler yaratılır, reforme edilir ve parçalanır; modern devletler doğar; piyasalar kârlı dönemlerden geçer ve çöker; dünya tekrar tekrar şekillenir ve bunların hepsi kısmen korku ve onun bir uzantısı olan panikten kaynaklanır. Yine de çoğu tarih kitabının dizininde ‘korku’ kelimesini bulacağınız şüphelidir. Bir filmdeki arka plan gürültüsü gibi atmosferin bir parçasıdır. Teferruat gibi görünür, gerçek hayatın neredeyse duyulmayan müziğidir...” Oysaki değişimin en itici güçlerinden biri korkudur. Kıtlık, savaş, hastalık, yoksulluk, tanrı korkusu ve diğer insanlara duyulan korku... Kültür tarihçisi Robert Peckham, Korku: Alternatif Dünya Tarihi kitabında, korkunun tarihi şekillendirme üzerindeki etkisini hem bir güç aracı hem de toplumsal değişimin katalizörü olarak ele alıyor ve bir otobüs durağına grafitiyle yazılmış çaresiz bir çağrı olarak ortaya çıktığında bile üretken bir potansiyeli olduğunu vurguluyor. Korkunun güce nasıl hizmet ettiğine dair tarihsel farkındalığın, gelecekte korku tarafından sömürülmemize engel olabileceğini söyleyen Peckham, korkunun önümüze bariyerler koyarken bile yeni olasılıklar doğurabileceğini ve dünyayı değiştirmek için onu kullanılabileceğimizi gösteriyor. Dünyanın “gölge tarihini” takip eden Peckham, yarını anlayabilmek için 14. yüzyıldaki Kara Veba’dan başlayarak Fransız Devrimi’ne, 19. yüzyılın toplumsal hareketlerinden terörizme, ekonomik krizlerden Soğuk Savaş paranoyasına, iklim ve çevre krizinden pandemiye korku üzerinden alternatif bir dünya tarihi anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125108</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ceb74e8a-28e9-45f7-aac1-73cdf863718d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatla Bir Anlaşma</image:title>
            <image:caption>Hayatın zorlukları bitmeyecekse, hayatla savaşmayı bırakmak ve bir anlaşma yapmak gereklidir. Bu anlaşma hem hayatı olduğu gibi kabul etmeyi, hem de doyasıya yaşamak için eyleme geçmeyi içerir. “Zihnimiz ve bedenimiz, travma ve benzeri yaraları iyileştirebilmek için sağlam bir donanıma sahiptir. İhtiyacımız olan şey, bu donanımın dilini anlayabileceğimiz şekilde bilgilenmektir. Derin bir içgörüye ihtiyacımız var. Ezbere ve hap bilgilerle kendimize yardım edebilmemiz pek mümkün değil. Ancak ‘travma bilgili’ bir perspektif, başka bilgileri tartma yetisini de geliştirir ve bu sayede kaynaklarda ne arayacağınızı çok iyi bilirsiniz.” Klinik Psikolog Merve Başibüyük, problemleri çözebilmemiz için öncelikle ortada bir problemin olduğunu bilmemiz gerektiğini vurguluyor ve bizleri, çoğunlukla farkında olmadığımız, bazen kaçtığımız veya varlığını çoktan unuttuğumuz yaraları nasıl iyileştireceğimizi anlatan bir yolculuğa çıkarıyor. Yetişkinlikte yaşadığımız sorunları ve ilişkilenme biçimlerimizi daha iyi kavrayabilmemiz için farklı ekollerden ve çok aşamalı egzersizlerden faydalanıyor. Okura “kendi kendinin psikoloğu olma” yöntemlerini anlaşılır bir dille ve cömertçe sunan Hayatla Bir Anlaşma, gündelik yaşantılarınızı iyileştirmenize yardımcı olacak değerli bir ilk yardım kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125109</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52fb281b-9c74-489b-88bf-04dcb4060105.jpg</image:loc>
            <image:title>50 Yalanla Kısa Dünya Tarihi</image:title>
            <image:caption>Natasha Tidd, 50 Yalanla Kısa Dünya Tarihi adlı eserinde, Jül Sezar’ın özenle hazırlanmış politik imajından Çernobil felaketinin örtbas edilmesine kadar tarihin en büyük aldatmacalarını gözler önüne seriyor. Yazar bu kitapta aldatmacanın gizli gücünü ve yalanın tehlikeli cazibesini ortaya koyarak gerçeğin kurgudan daha tuhaf ve çok daha tehlikeli olabileceğini kanıtlıyor. 
Bu yolculukta siz de “Konstantin Bağışı” ve “Siyon Protokolleri” gibi sahte belgelerin yüzyıllar boyunca nasıl çatışmalara ve baskılara zemin hazırladığını, İngilizlerin Boer Savaşı’ndaki toplama kamplarının karanlık yüzünü, Ukrayna’daki büyük kıtlığı görmezden gelen Pulitzer ödüllü yanıltıcı gazeteciliği ve Dreyfus Olayı’ndaki siyasi komploların perde arkasını keşfedeceksiniz. 
Tarihsel anlatıların, İspanyol Engizisyonu gibi örneklerde kurguyu gerçeğe dönüştürerek geçmişe dair anlayışımızı nasıl şekillendirdiğini görecek, Tuskegee Deneyi’nin trajik sonuçları gibi, tarihteki aldatmacaların kalıcı etkilerine tanık olacaksınız. Ve tek bir yalanla hayatı sonsuza dek değişen ve tarihin en acımasız korsanlarından biri hâline gelen Jeanne de Clisson gibi sıra dışı figürlerle tanışacaksınız. 
Haydi, tarihin sır perdesini aralayıp yalanların dünyasını keşfe çıkalım…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125110</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ec66624-9e88-4c88-aa33-5a18cad63336.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşlı Adam ve Deniz (Ciltli - Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>Hemingway&apos;in kült eseri Yaşlı Adam ve Deniz&apos;i bu ciltli özel baskıda Yusniel Santos&apos;un Yaşlı ve Adam ve Deniz için özel olarak yaptığı desenlerden seçmeler,  Hemigway&apos;in Nobel konuşması ve ilk baskılarının kapaklarıyla zenginleştirilmiş olarak sunuyoruz. 
Hemingway, ustalık eseri olan Yaşlı Adam ve Deniz&apos;de, Kübalı balıkçı Santiago&apos;nun devasa bir kılıçbalığıyla giriştiği amansız mücadele üzerinden, yenilgi karşısında cesaretin, kaybederek kazanılan kişisel zaferlerin öyküsünü sade ve güçlü bir dille anlatıyor. 
&quot;Hemingway&apos;in yazdığı en iyi öykü... Bu muhteşem ustalık eserinin tek bir sayfası bile daha iyi ya da daha farklı yazılamazdı.&quot; Sunday Times &quot;Anlatı sanatının oldukça harika bir örneği. Yaşlı adamın balıkla oynadığı misina kadar gergin ve aynı zamanda kıvrak ve kurnazca yazılmış.&quot; Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125111</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d66b2bb0-2e3c-42e5-957f-e21f2451aeb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiirin Vakti</image:title>
            <image:caption>&quot;gün yanıyorsa için için 
       işçiler sessiz sedasız ölüyorsa 
       toprak altında kanlı bir ikindi 
       yeşil çağlam gök ekinim 
       şiirin vaktidir artık 
       yürü dizelerin ışığında şimdi&quot; 
  Ödüllü şair Hidayet Karakuş, bu yeni şiir kitabında da okurlarına hayatımızın gerçeklerine ve çelişkilerine tanıklık eden çarpıcı dizeleriyle sesleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125112</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8b2b43a-1a01-4fd5-a2d9-75e4fbedd20c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dalgaların Götürdüğü</image:title>
            <image:caption>&quot;Dünya bedenimi istiyordu. Henüz solup sararmadan, derim bir samankâğıdı gibi buruşmadan, gözlerimin beyazı beyaz, siyahı siyahken çağırıyordu. Bana canlılığı vaat ediyordu. Sıcacık öğleüstü güneşi tenimi ısıtacak, serin öğle gölgelerinin içinden ılık gece ayazlarına kadar içtiğim şarap yüreğimi yumuşatacaktı. Dünya olacaktım.&quot; 
 
Fatih Dağdelen ilk kitabı Dalgaların Götürdüğü’nde ölüm korkusuyla yaşama korkusu arasında salınıp giden hayatların fotoğrafını çekiyor. Hareketin, kaosun, takıntının, çocukluğun, hatırlamanın ve unutmanın, kadın-erkek ilişkilerinin odağında kurulan öyküler bazen doğrudan bazen de gizemle örülüyor. Dalgaların Götürdüğü o yerde kalanlardan mı yoksa orayı terk edenlerden misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125113</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b28d0f18-2899-4f31-bb61-4edb0b5e558a.jpg</image:loc>
            <image:title>Depremler - Orta Çağ İslam Dünyasında</image:title>
            <image:caption>Deprem Dünya’nın yaradılışından bu yana insanlık tarihinin en büyük karabasanlarından biri olmuştur. Öyle ki maddi ve manevi anlamda sebebiyet verdiği zararın yanında kimi zaman da tarihin akışı üzerinde tesirler meydana getirebilmiştir.  
Öte yandan insanoğlunun depremler dolayısıyla yaşadığı dehşet, panik ve bunların peşi sıra gelen psikolojik çöküntü geçmişten günümüze hiç değişmemiştir. Çalışma içerisinde aktarılan kaynakların ifadelerinden de anlaşılacağı üzere bu türden duygular, böyle felaketler karşısında insanoğlunun makûs kaderi olmuştur.  
Elimizdeki bu kitap Orta Çağ İslam Dünyası’nın 622-1258 yılları arasında Endülüs’ten, Maveraünnehir’e, Yemen’den Anadolu’ya uzanan coğrafyasındaki depremlerin oluş şekillerini, kaynaklarda bunlar hakkında yer alan bilgileri ve söz konusu felaketlerin değerlendirmelerini içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125114</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37de7507-4e94-483f-9844-50edfb4debae.jpg</image:loc>
            <image:title>Soykırımdan Diplomasiye</image:title>
            <image:caption>Almanya ve İsrail arasındaki ilişkiler tarihsel açıdan derin ve karmaşık bir geçmişe dayanmaktadır. İkinci Dünya Savaşı&apos;nın trajik mirasının gölgesinde günümüzde iki devlet arasında bilhassa diplomasi, ekonomi ve güvenlik alanı gibi pek çok faktörü kapsayan katmanlı bir yakınlaşma ve iş birliği süreci gelişmiştir. 
“Soykırımdan Diplomasiye Almanya-İsrail İlişkilerine Bir Bakış” başlığını taşıyan bu eser, söz konusu ilişkileri tam da bu üç faktörü esas alarak irdelemekte ve okuyucuyu iki devlet arasındaki ilişkilerin evrimini keşfetmeye davet etmektedir. Eser,Holokost sonrasında inşa edilen etkileşimden başlayarak bilahare tesis edilen stratejik işbirlikleri ile askerî ve ekonomik bağlara kadar geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır. 
Almanya ve İsrail arasındaki güncel krizlerin arka planını anlamak için de önemli bir rehber niteliği taşıyan eser, diplomasi, uluslararası ilişkiler ve tarih meraklıları için kaçırılmaması gereken bir başvuru kaynağı olmakla birlikte, geçmişin izlerini sürerken bugünün dünyasında iki devletin birbirine nasıl ve neden bağlı olduğunu da derinlemesine incelemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125115</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93f4eb35-568f-426d-9197-3587a6d1466e.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Silahlı Kuvvetleri - İngiliz Askeri İstihbarat Raporlarında</image:title>
            <image:caption>1947 yılında Truman Doktrini’nin ilanı Türk ordusu için büyük bir dönüşümün habercisiydi. Amerikan Askerî Yardımı basit bir teknoloji transferinden ziyade kökten bir değişimi hedefliyordu. Kısa süre içinde Türk limanlarına Amerikan hibesi tanklar, gemiler ve savaş uçakları yığılırken Türk ordusu da teşkilat ve doktrin noktasında adeta kabuk değiştirdi. 1950 yılında Türk birlikleri Kore’de üstün başarı gösterdi ve 1952 yılında Türkiye NATO üyesi oldu. 27 Mayıs 1960’ta gerçekleşen askerî darbe Türk ordusu için ikinci bir milat teşkil etti. 
İngilizler, tüm bu süreci askerî ataşeleri vasıtasıyla yakından izliyordu. Kara, deniz ve hava ataşelerinin kaleme aldığı istihbarat raporları, bir yandan Türk ordusunun dönüşüm sürecine ışık tutarken öte yandan İngilizlerin bu süreçteki pozisyonunu ortaya koyuyordu. İngiliz arşivinde bulunan binlerce sayfa askerî istihbarat raporunun gün yüzüne çıkarıldığı bu çalışma, İngiliz askerî istihbaratının Türkiye’deki faaliyetlerini izah ederken Cumhuriyet ordusunun bu uzun on bir yılının anatomisini çıkarmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125116</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8b915bf-3b6f-40fc-a323-923b778fc65f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitabü’l Harac</image:title>
            <image:caption>Kudâme b. Cafer el-Bağdadi (ö.948) tarafından kaleme alınan bu kitap İslam tarihinin en eski kaynaklarındandır. Maalesef sadece ikinci yarısı bize ulaşmıştır. Bu kısımda İslam tarihinin ilk üç asrındaki fetihlerden, devlet idaresinden, coğrafyadan, vergi sahalarından, devletin gelir kaynaklarından, şehirler arasındaki masraflardan, devlet dairelerinin (divanların) bir kısmından bahsedilir. 
Vergiler, diğer hukuki konular, vergi miktarları hakkında da değerli bilgiler verilir. Bu önemli kaynak ülkemizde pek tanınmamaktadır. Tercümesini vermekle kültür tarihimizdeki bir boşluğu doldurmak istedik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125117</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12513a08-daa0-4692-bd9f-bc87cfac7e2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sporda Psikososyal Alanlar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
·         1.Spor Tarihi 
 
·         2.Spor Sosyolojisi 
 
·         3 Spor Psikolojisi 
 
·         4 Sporda Koruma 
 
·         5 Sporda Fair Play</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125118</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51a51cb8-a4bf-42c8-8ca8-2e0dd6b932c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Taşınım Olayları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
BÖLÜM 1: Giriş 
 
BÖLÜM 2: Taşınım Özellikleri 
 
BÖLÜM 3: Kütle Denklikleri 
 
BÖLÜM 4: Kabuk Denkliği Metodu ile Momentum Transferi 
 
BÖLÜM 5: Kabuk Denkliği Metodu ile Isı Transferi 
 
BÖLÜM 6: Kabuk Denkliği Metodu ile Kütle Transferi 
 
BÖLÜM 7: Genel Değişim Denklemleri Metodu ile Momentum Transferi – Hareket 
Denklemi 
 
BÖLÜM 8: Genel Değişim Denklemleri Metodu ile Isı Transferi – Enerji Denklemi 
 
BÖLÜM 9: Genel Değişim Denklemleri Metodu ile Kütle Transferi – Bileşen İçin 
Kütle Denkliği (Süreklilik Denklemi) 
 
 
BÖLÜM 10: Türbülant Akış 
 
BÖLÜM 11: Sınır Tabakası 
 
BÖLÜM 12: Transfer Katsayıları 
 
BÖLÜM 13: Transfer Katsayıları İçin Modeller ve Benzerlik Teorileri 
 
BÖLÜM 14: Çeşitli Konular ve Karma Örnekler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125119</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83dd1c08-5a2a-4bb9-ba80-b480b7e83452.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece</image:title>
            <image:caption>Geceler, hatta sağanak yağışlı geceler, ordu baskınına en uygun zamandır. Gece baskınına götürülen atların iğdiş at olması, gece baskınına giden askerlerin öksürüklü hastalıklarının olmaması gerekirdi. 
Aşkın kederi en çok geceleri hissedilirmiş. Bu yüzden pop müzik güfteleri, duygulara hitap eden gece çağırışımı yapmıştır. 
“Geceler katran karası geceler 
Ellerim tütün kokar gecelerde 
Geceler olmaz olası geceler 
Açılır yelkenleri yalnızlığın 
Vurur dalga sesleri yüreğimde” 
Klasik şiirimizde Ülker gibi yıldızlar gecenin süsü olmuştur. Bazı kuşlar gece kuşudur. Modern şiirde “gece”, kaçışın adresi olmuştur. 
Eski Türkçede “gece” anlamı “tün” ve “keçe” sözcükleri ile karşılanmış, klasik dönemde “şeb” ve “leyl” sözcükleri sözlüğümüze eklenmiştir. Folklorumuz Gulyabani, Karakoncolos gibi gece yaratıklarından bahsetmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125120</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/242a188f-514b-43ef-ba6c-6769eb40704d.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul Öyküleri-1</image:title>
            <image:caption>Şehirlerin şehrini sevmek, dedik… Biz bu şehri çok sevdik. 
Aşklarda, şarkılarda, öykülerde İstanbul… Meydanlarda, kenar mahallelerde, sokak aralarında İstanbul…  Ama hep İstanbul… 
Bazen bir yetimi kollar bu şehir ıssız kaldırımlarında, bazense aşıkları saklar koynunda. Kimi nafakasını çıkarmanın peşindedir, arşınlar ıslak sokaklarını, kimiyse keşfetmek ister onu köşe bucak. 
Nuhan Nebi Çam, İstanbul Öyküleri kitabında çağdaş Türk edebiyatının usta kalemlerini bir araya getiriyor. Her bir ustanın kaleminden kendi İstanbul’unu tanıma fırsatı buluyoruz. 
***** 
Abdullah Mollaoğlu – Alim Kahraman - Aliye Akan - Cemal Şakar - Emine Batar - Ercan Köksal - Funda Özsoy E. - İbrahim Eyibilir - Murat Soyak - Nazan Özen - Necati Mert - Nuhan Nebi Çam - Osman Koca - Recep Seyhan - Sadık Yalsızuçanlar - Selim İleri - Selvigül K. Şahin - Senem Gezeroğlu - Sevinç Çokum - Seyit Göktepe - Sibel Eraslan -  Yunus Emre Özsaray</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125121</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdb3f57b-3eca-4926-810a-85535fa95bba.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul Öyküleri - 2</image:title>
            <image:caption>Şehirlerin şehrini sevmek, dedik… Biz bu şehri çok sevdik. 
Aşklarda, şarkılarda, öykülerde İstanbul… Meydanlarda, kenar mahallelerde, sokak aralarında İstanbul…  Ama hep İstanbul… 
Bazen bir yetimi kollar bu şehir ıssız kaldırımlarında, bazense aşıkları saklar koynunda. Kimi nafakasını çıkarmanın peşindedir, arşınlar ıslak sokaklarını, kimiyse keşfetmek ister onu köşe bucak. 
Nuhan Nebi Çam, İstanbul Öyküleri kitabında çağdaş Türk edebiyatının usta kalemlerini bir araya getiriyor. Her bir ustanın kaleminden kendi İstanbul’unu tanıma fırsatı buluyoruz. 
***** 
Ali Ayçil – Ali Haydar Haksal – Bahtiyar Arslan – Emrah Bilge Merdivan - Ercan Ata - Ethem Baran - Gülhan Tuba Çelik - Güray Süngü - İffet Oral - Jaklin Çelik - Metin Önal Mengüşoğlu - Metin Savaş - Mustafa Çiftçi - Mustafa Kutlu - Mustafa Uçurum - Müştehir Karakaya - Nazlı Eray - Necip Tosun - Özlem Göktaş - Recep Şükrü Güngör - Serpil Tuncer - Şeref Yılmaz - Şerif Aydemir - Yıldız Ramazanoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125122</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6831f3da-a72e-4059-a36b-d6b3e11e8fea.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Yol İnsana Çıkar</image:title>
            <image:caption>Dünya, insan için yaratılmıştı! Yol insan içindi ve insana yol, yolda olmak yaraşıyordu. 
İnsan, aradığını yolda buluyor, ancak yola çıkan insan hedefine ulaşabiliyordu. Kısmet insanın ayağına yoldan geliyor; ancak yoluyla, yordamıyla olan işler hoş karşılanıyordu. 
Biz de “Ya nasip!” diyerek yola çıktık. 
Nasibini yolda, rızkını yola çıkmakta arayan milyonlarca insan gibi… Çok şükür bizim de nasibimize bir yol ve yol üzerindekiler çıktı. 
Umarım yolumuza çıkanları siz de sevecek, onlarla hoş vakitler geçirerek iyi yoldaşlık yapacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125123</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec19b0b5-5e7c-4cc0-a70f-0dcf7d370c9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuki ve İktisadi Yönleriyle Para Vakfı</image:title>
            <image:caption>İslâm medeniyetinin en önemli ve özgün kurumlarından olan vakıf, aynı zamanda İslâm’ın fetihlerle birlikte yayılmaya başladığı ilk yüzyıldan günümüze kadar varlığını sürdürmesi bakımından en süreklilik arz edenidir. Erol Özvar ve Murteza Bedir’in editörlüğünde hazırlanan Hukuki ve İktisadi Yönleriyle Para Vakfı kitabı ise vakıf kurumunun Osmanlı ekonomik ve hukuk düzenine özgü özel bir türü olan para vakfı sistemini ele alan makalelerden oluşuyor. Alanında uzman akademisyenler tarafından kaleme alınan her bir makale, Osmanlı toplumunun ekonomik ve sosyal hayatında da merkezî bir rolü olan bu sistemi, para vakıflarının doğuşundan Osmanlı hukuk sistemindeki tartışmalara, bu vakıfların finansal işleyişinden, toplumsal etkilerine kadar geniş bir yelpazede tartışıyor. VakıfBank Kültür Yayınları olarak okuyucuyla buluşturduğumuz bu eser, para vakfı sisteminin günümüze kadar uzanan tarihine ve meselelerine ilgi duyan her türden okuyucu için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125124</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afdb9269-9afb-411f-b5a2-8ed370637c35.jpg</image:loc>
            <image:title>Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nin Tarihi</image:title>
            <image:caption>Evliyâ Çelebi, 51 yıllık seyahati sonunda 4 bin 152 sayfalık ve 3 milyon 25 bin 856 kelimelik dünyanın en büyük seyâhatnâmesini kaleme aldı. Elinizdeki çalışma, Evliyâ Çelebi Seyâhatnâmesi’nin tarihini bütün yönleriyle ele almaya matuf bir kitap tarihi denemesidir. Başka bir ifadeyle Seyâhatnâme’nin Evliyâ’nın rüyasından matbaaya uzanan serencamını konu edinmektedir. Bu çerçevede öncelikle Seyâhatnâme’nin neden, nasıl ve ne kadar sürede yazıldığı ele alınmıştır. Ardından eserin kaç cilt olarak planlandığı, iç düzenin nasıl inşa edildiği, nasıl bir sayfa tasarımı uygulandığı, derkenar notlarının kimler tarafından yazıldığı, fihristleri kimin hazırladığı ve Evliyâ’nın metne müdahalelerinin nasıl takip edilebileceği sorularına cevaplar aranmıştır.  
Okuyucu bu çalışmada, Evliyâ Çelebi’nin vefatından sonra Seyâhatnâme’nin başına neler geldiği, esere kimlerin sahip olduğu, ne zaman ve kimin sayesinde İstanbul’a getirildiği, nasıl istinsah ettirildiği, Osmanlı başkentinde Seyâhatnâme’ye kimlerin sahip olduğu, eseri kimlerin okuduğu ve Seyâhatnâme’nin yazmaları üzerine kimlerin notlar aldığı suallerine cevaplar bulacaktır. Seyahatnâme’nin matbaadaki serüveni de bu araştırmanın odak noktalarındandır. Bu kapsamda Seyâhatnâme’nin Hammer tarafından nasıl keşfedildiği, Osmanlı döneminde hangi baskıların kimler tarafından neden ve nasıl hazırlandıkları meseleleri de okuyucuların cevaplarını bulacağı hususlar arasındadır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125125</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce1907b6-a907-4685-aa75-e594ac373bc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Asayişten Afete Jandarma</image:title>
            <image:caption>Afetler, insanlık tarihi boyunca toplumların karşılaştığı en büyük problemlerden biri olmuştur. Depremler, seller, yangınlar ve diğer doğal afetler, yalnızca can ve mal kayıplarına neden olmakla kalmamış, aynı zamanda toplumların sosyal, ekonomik ve kültürel yapılarında derin izler bırakmıştır. Türk Devleti, yaşanan afetlerde her zaman vatandaşının yanında yer almış ve onun yaralarını sarmıştır. Ülkemizde geçmişten bugüne afetlere müdahale eden devlet kurumlarından birisi Jandarma Teşkilatı’dır.   
Bu eser, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde Türkiye&apos;de yaşanan afetlerde Jandarma Teşkilatı’nın üstlendiği kritik rolü ayrıntılı bir şekilde ortaya koymaktadır. Çalışmada, Osmanlı&apos;dan Cumhuriyet&apos;e uzanan süreçte, afet yönetimiyle ilgili hukuki düzenlemelerin gelişimi, jandarmanın afetlere müdahalesi ve oynadığı kritik rol detaylı bir şekilde ortaya konulmaktadır. Başka bir deyişle kanun ordusu olarak tanımlanan Türk Jandarması’nın, milletimiz için yaptığı fedakârlıkların sadece bir boyutu arşiv belgeleri, süreli yayınlar ve tetkik eserler ışığında okuyucunun bilgisine sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125126</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d4e5dd0-5894-4b37-b359-881761c44ad6.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyada Nükleer Kaos ve Türkiye</image:title>
            <image:caption>Nükleer enerji ülkelerin politika belirleme ve ekonomik rekabet gücü oluşturabilme, siyasal güç alanı yaratabilme çabalarını ortaya koymaktadır. Eserde, nükleer konusuna bütüncül bir yaklaşım sergilenmiş, Dünyada nükleer teknolojinin ortaya çıkışı ve gelişimi gerek enerji gerekse silah yapımında kullanımı, uluslararası ilişkilerdeki etkisi vb. üzerinde durulmuştur. Türkiye’nin nükleer konusundaki geçmişten günümüze değin girişimleri ele alınmıştır. 
Eseri önemli hale getiren hususlardan birisi, Türkiye’nin nükleer konusundaki gizli niteliği bulunan ve gizliliği yakın zamanda kaldırılmış olan (2022) Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivindeki belgelerden yararlanılmak suretiyle Türkiye’nin nükleer konusundaki resmi politikalarının ortaya konmasıdır. Ayrıca nükleer silahsızlanma konusunda öne çıkan başta ABD ve Rusya gibi devletlerin çalışmalarının inandırıcı ve güven verici nitelikle olmadığı vurgulanmış, Dünyanın adeta bir nükleer cephaneliğe çevrildiği gözler önüne serilmiştir. Son günlerde Rusya- Ukrayna savaşı ve İsrail’in saldırgan tutumu ile Dünya halkları açıkça nükleer silahlarla tehdit edilirken, Türkiye’nin de nükleer kaos karşısında nasıl tutum alması gerektiği irdelenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125127</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f48255e-b768-40c5-b36a-f07b6d1e78a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennetle Müjdelenen Sahabe: Zübeyr B. Avvam</image:title>
            <image:caption>Cennetle Müjdelenen Sahabe: Zübeyr B. Avvam 
Zübeyr bin Avvam, İslam’ın ilk yıllarından itibaren mücadele eden, Peygamber Efendimizin en yakın sahabelerinden biriydi. Hem cesareti hem de fedakârlığıyla tanınan Zübeyr, savaş alanlarında olduğu kadar, İslam&apos;ın yayılması için gösterdiği gayretle de örnek bir karakterdi. 
Bu kitap, Zübeyr bin Avvam’ın hayatını, İslam tarihindeki önemli rolünü ve onun örnek alınacak kişiliğini derinlemesine ele alıyor. Cesur bir savaşçı, sadık bir dost, adaletli bir lider olarak hayatına ışık tutan bu eser, onun savaşlardaki kahramanlıklarından, Peygamber Efendimizin yanındaki yeri ve manevi büyüklüğüne kadar pek çok yönünü gözler önüne seriyor. 
Zübeyr bin Avvam, sadece savaşlarla değil, aynı zamanda ahlaki değerleri ve İslam’a olan derin bağlılığıyla da cennetle müjdelenmiş bir sahabedir. Onun hayatını okumak, sadece tarihî bir figürü anlamak değil; aynı zamanda bugünün insanına ilham verecek dersler çıkarmaktır. 
Zübeyr’in cesaretini, inancını, ve Peygamberimizle olan dostluğunu keşfedin… Cennetle müjdelenenlerin izinden gidin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125128</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d233466-8465-4d83-8b2b-fbc9bc376157.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Vizyonu</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, İslam dünyasının tarihi, kültürel ve manevi zenginliklerini keşfederken, aynı zamanda bu mirası anlamanın ve ona sahip çıkmanın önemini vurgular. Osmanlı İmparatorluğu&apos;nun büyük mirasından, Türk dünyasının mevcut durumuna kadar uzanan geniş bir perspektifte, tarihsel sorumluluklarımıza ışık tutmaktadır. 
Balkanlar’dan Orta Asya’ya, Orta Doğu’dan Kafkaslar’a kadar geniş bir coğrafyada barış, adalet ve huzurun sağlanmasında atılması gereken adımlar ele alınırken, İslam Birliği&apos;nin gerekliliği ve potansiyeli üzerinde durulmaktadır. Bu kitap, sadece bir toplumun değil, tüm İslam dünyasının ortak sorumluluğunu ve çağdaş bir dünya düzeninin inşasına katkı sağlamak için bir yol haritası sunmaktadır. 
Sahip Olduğumuz Miras ile geçmişten gelen derin izleri ve bu izlerin ışığında şekillenen bir geleceği yeniden keşfedin. Bugünün ve yarının dünyasında gerçekleştirilmesi gereken büyük bir misyonun izini sürerken, tüm insanlık için barış ve adaletin inşasında birlikte yol alacağımızı hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125129</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab569472-592a-4418-9c1a-2851f34b9c10.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitmeyen Sticker Ülkemi Tanıyorum</image:title>
            <image:caption>Ülkemizi ne kadar tanıyorsunuz çocuklar? 
Bölgeleri, denizleri, şehirleri biliyor musunuz mesela? 
Yetiştirilen bitkileri, bir de ülkemizde yaşayan hayvanların kaç tanesini tanıyorsunuz? 
Mesela doğduğunuz şehrin haritada nerede olduğunu biliyor musunuz? 
 
Dahası da var bu kitapta. Nasreddin Hoca, Hacivat Karagöz. Hatta Yunuslar, tilkiler, kediler bile var. Çünkü hepsi ülkemizde var. 
 
  Bu kitapla hem ülkemizi tanıyacak hem de stickerlarla eğlenceli vakit geçireceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125130</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6bcc5fa4-ce16-4a62-8c68-576621f90a08.jpg</image:loc>
            <image:title>Arapça Türkçe Gramer</image:title>
            <image:caption>Tarih boyunca Arapça dilin en önemli üstatlarının çoğunlukla, ana dili Arapça olmayan diğer Müslüman halkalar arasından çıkmış olması da bunu gösterir. Medine Üniversitesi mezuniyetinden itibaren Arapçadan çevriler yapmakta ve değişik seviyelerde Arapça dersleri vermekteyim. Bu eğitim öğretim süreci içinde, Arapça dilbilgisinin temel konularını, öğrencilerimiz için anlaşılır bir üslup ile özetleme ihtiyacı hâsıl oldu. Bu ihtiyaca binaen, Arapça dilbilgisi konusunda yazılmış kaynakları da faydalanarak, elimizde bulunan bu Türkçe Gramer kitabını hazırladım. Kitabın amacı Arapça dilbilgisini temel seviyede vermek, ama önemli hususlar da ihmal edilmeden örnekleriyle açıklanmıştır. Dil, anlama, konuşma ve yazma itibariyle bir bütündür. Dolayısıyla Arapça öğreniminde gramerin yanısıra, kıraat ve muhadeseye de önem verilmelidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125131</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77de3ef1-5308-41c9-b5d0-769076b19a68.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam ve Gençlik</image:title>
            <image:caption>Gençlik, insanın doğumundan ölümüne kadarki yaşam sürecinde önemli bir süreçtir. Bu dönemde hayatımıza attığımız tohumlar geleceğimizi yönlendirir. Peki, Müslüman bir gencin hayatını yönlendirmesinde ehemmiyet taşıyan Referanslar neler olmalı? Kur’an-ı Kerim ‘in yol gösteriliğinde Peygamber Efendimizin diğer peygamberlerin hayatlarından ders alarak ilerlemek için en sağlıklı yoldur. 
Gençlerimizi yetiştirirken dinimizin temel iki kaynağı olan Kur’an-ı Kerim ve peygamberimizin sünnetini rehber edinmek bizleri başarılı kılar. Peygamber Efendimizi anlamak Kelime-i tevhit ve Kelime-i şehadet ile başlar. 
  Gençleri eğitirken yapılan her türlü ihmal ve hatalı davranış geleceklerini ve hatta ahiret hayatlarına bile zarar verebilir. Gençlik, cemiyetin bütününe güç veren, toplumun varlığına hayatiyet kazandıran ve onun devamını sağlayan ilahi bir hazinedir. İslam’da yeri ve değeri yüksek olan gençlik, peygamberimizin lisanı ile övülmüştür. Buna göre “ Gençlerimizin en hayırlısı bilgi, edep ve terbiyede ergin insanlara benzeyen, büyükler gibi kâmil olanlardır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125132</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6729841-3e01-4c10-8a28-a54c6a2cb121.jpg</image:loc>
            <image:title>O’na Ulaşmak</image:title>
            <image:caption>O’na Ulaşmak 
Sevgili okurlar!  Bu Kitapta hayatımızla ilgili bilmemiz gereken en önemli temel ve en önemli gerçekler vardır. 
“ Dünyaya neden geldik? 
Bizi ve her şeyi yaratan Rabbimiz nasıl davranışlarda bulunmamız istiyor? 
Allah’ı hoşnut etmek için nasıl davranmalıyız? 
Ahiret hayatı nedir? 
İnsan cehennemden neden korkmalıdır? “ Gibi sorular sorduk. 
 
Bu soruların cevaplarını umarız hepiniz çok iyi düşünürsünüz. Daha çok Genç olabilirsiniz ama unutmayın ki bir gün siz de beli bükülmüş İhtiyar bir amca ve teyze olacaksınız. 
Yine unutmayın, dünyada her şey için bir mazeret, bir gerekçe bulabilir ve hatta karşınızdaki insanları da ikna edebilirsiniz. Ama ölümden sonraki ahiret hayatında, her şeyi gören ve bilen Allah’ın karşısına kusurlarınız ve suçlarınız için herhangi bir özürünüz olmayacaktır. Bu nedenle, en güzel ve en doğru şekilde, hiç vakit kaybetmeden bütün bu gerçeklerin üzerinde düşünmeli ve Allah’ın sevdiği bir insan olmak için çalışmaya başlamalısınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125133</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c7f8ca4-bd7c-427b-bdbd-aab46b68b08b.jpg</image:loc>
            <image:title>Benimle Kal</image:title>
            <image:caption>Sarılmaların asılı kaldığı günlerden geçiyoruz ….. 
Ne bahar geldi 
Ne sen kalabildin 
Gülüşüne karlar yağdı 
Saçlarında deli rüzgârlar 
Oysa; 
Yürekler yine temmuz sıcağı  
Ziyanı yok sen üşüme 
Şiir örttüm üstüne 
Gökkuşağı ile süslü 
Mavi düşlerle 
Güneşle hep kal diye  ……! 
  Evet, sevgi ile hüzün benim içimde yan yanadır. Acı ile tatlı gibi. Ümitsizlik duygusunun içine bırakmam yüreğimi, bırakırsam ümitsiz şiirler dökülür kalemimden. Oysa umutlar insanı ayakta tutan, umuttur ne kadar kötülük olursa olsun bir iyilik aratan duygu. Öyle bir hale geldik ki iki dost, iki kardeş, artık oturup sohbet bile etmiyorlar. Paylaşmıyorlar, bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın misali her birey kendi çıkarları doğrultusunda kafasını kuma gömüp yaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125134</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5943ef55-5731-429c-9031-8e5ff5f5070d.jpg</image:loc>
            <image:title>Özlenen Asım&apos;ın Nesli</image:title>
            <image:caption>Onların nesebi, soyu ve kimliği sorulursa cevap hazırdır. Müslüman. Yani, onlar yalnızca Müslüman’dır. Soy, ad, veraset gibi şartlarla değil aksine inceleme, delil ve fıtri zevk sonucu Müslümandırlar. İşte bu neslin özelliklerinden biri de budur. Allah ve Resul’ünün hükmü onlarca kesin bir biçimde kabul görür. Şayet tağut’un sözü, hükmü gündeme getirirse buna asla itibar etmezler. Cevapları kesin bir surete reddir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125135</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/787cc8ab-b325-411f-abc1-2f4a8fdd0aaf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırılan Çiçek &amp; Kulilka Ku Şikest</image:title>
            <image:caption>&quot;Kırılan Çiçek&quot;, hayatta sevgi, acı, umut ve direnç gibi evrensel temaları, bir halkın kültürüne ve tarihine özgü bir bakış açısıyla harmanlayan etkileyici bir romandır. Bu eser, Kürtçe olarak ta ele alırken, bir çiçeğin kırılmasıyla başlayan bir yolculuğun içsel ve dışsal çatışmalarını gözler önüne seriyor. Zengin dil ve anlatım, okuru sürüklerken, Kürt halkının yaşadığı zorlukları, direncini ve insan olmanın evrensel anlamını sorgulatıyor. Kırılan Çiçek, sadece bir halkın hikayesi değil, insan olmanın evrensel yolculuğunun da bir yansımasıdır.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125136</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/387902be-b87a-4b1f-a04e-7a4af452c514.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Hukukunda Aile</image:title>
            <image:caption>Allah kime hidayet ederse O kişiyi sattıracak kimse olmadığı gibi , onun saptırdığını da hiç kimse hidayete erdiremez. yaşadığımız toplumdaki insanların büyük bir çoğunluğunun içinde bulunduğu gaflet, Kur’an-ı Kerim ‘ den haberdar olan her insanın malumdur. Bizler de malik olanından habersiz, gaflet içinde sürdürülen bu yaşamı ve varlığını sürdürmekte olan cahile inanışlarını kalem imizin gölgesinde oluşan kelimelerle haber verme gayreti içerisine girmiş bulunmaktayız.  bu yolda izleyebileceğimiz en etkili yöntemin kendimize soru sormak ve cevapları Kur’an-ı Kerim den ve sahih hadislerden aktarmak olduğuna karar vererek, çalışmamızı bu fikir ile kaleme aldık.. 
Neyi , niye, niçin, nasıl ve neden yaptığını bilmeyen Müslümanın muhakkak gaflete düşeceğine tarih sayfalarına da başvurarak defalarca tanıklık ediyoruz. Gayemiz kimseye hidayet vermek değil, çünkü bu mutlak anlamda yalnızca Allah’a mahsustur. Hedefimiz ise müslümanların bir an önce kendilerine gelmeleri, sınırları çizilmiş bir ülke gibi kabul ve reddlerini oluşturarak, Allahın rızasını kazanmaya yönelik yaşam sürmeye başlamaları yönündedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125137</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d073561-5718-4cf6-adc6-867daaee8448.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’nin Yükseköğretim Mimarisi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
1 BÖLÜM 
Yükseköğretim Profili 
 
2 BÖLÜM 
İnsan Kaynağı ve Akademik Terfi 
 
3 BÖLÜM 
Yerel Kalkınma ve Katılım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125138</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a7074a6-dd15-4e96-b004-0bbdce22012c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yenilenebilir Enerji - Renewable Energy Publıc Governance: A Comparatıve Vıew</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
·         BİRİNCİ BÖLÜM: ENERGIEFORSCHUNG IN DEUTSCHLAND UND DER TÜRKEI: EIN EMPIRISCHER VERGLEICH 
·         İKİNCİ BÖLÜM: BUILDING GLOBAL GOVERNANCE FOR RENEWABLE ENERGY: INSTITUTIONAL FRAMEWORKS AND INITIATIVES IN THE DECADE OF ACTION 
·         ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ÜZERİNE ETKİLERİ VE MÜDAHALE ÖNLEMLERİ 
·         DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: RENEWABLE ENERGY COOPERATIVES 
·         BEŞİNCİ BÖLÜM: ENERJİ POLİTİKALARI-SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA-YÖNETİŞİM BAĞLAMINDA “SIFIR ATIK PROJESİ” 
·         ALTINCI BÖLÜM: AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY IN CENTRAL AND EASTERN EUROPE YEDİNCİ BÖLÜM: URBAN POLICY FOR RENEWABLE ENERGY 
·         SEKİZİNCİ BÖLÜM: YENİLENEBİLİR ENERJİDE YEREL YÖNETİMİN ROLÜ: DÜNYA VE TÜRKİYE ÖRNEKLERİ DOKUZUNCU BÖLÜM: NAVIGATING THE LANDSCAPE FOR RENEWABLE ENERGY STARTUPS IN TÜRKIYE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125139</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2f3ce19-8662-41cc-bfae-e9c2d0145a3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Afet Yönetimi El Kitabı</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
1 BÖLÜM: Afet Yönetiminin Tarihçesi 
 
2 BÖLÜM: Sürdürülebilir Kalkınmada Afet Yönetiminin Yeri 
 
3 BÖLÜM: Afet Yönetim Sisteminde Jeofizik Mühendisliğinin Yeri 
Ve Önemi 
 
4 BÖLÜM: Afetlerde Bütünleşik Çevre Yönetim Stratejileri 
 
5 BÖLÜM: Afet Yönetimi İçerisinde Afet Lojistiğinin Yeri 
 
6 BÖLÜM: Afet Yönetiminin Farklı Evreleri İçinde Halk Sağlığı 
Uygulamalarına Bir Bakış 
 
7 BÖLÜM: Endüstriyel Afetlerde Kimyasalların Rolü 
 
8 BÖLÜM: Afet Yönetiminde Liderlik 
 
9 BÖLÜM: Afetlerde Risk Azaltma Stratejileri 
 
 
10 BÖLÜM: Afetlerde Hassas Gruplar 
 
11 BÖLÜM: Afetlerde Eğitim 
 
12 BÖLÜM: Sürdürülebilirlik Odaklı Bütünleşik Atık ve Afet 
Yönetimi 
 
13 BÖLÜM: Afetlerde Müdahale Sürecinin Yönetimi 
 
14 BÖLÜM: Afet Yönetiminde KBRN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125140</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b62d7984-9bc5-40f4-bfce-ac2c2c421f4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Real Madrid Rüyası</image:title>
            <image:caption>DEĞERLER DÜNYANIN EN BAŞARILI SPOR TAKIMINI NASIL YARATTI 
 
 
“Bu kitap ünlü kulübün temel işleyişine dair tam ve kapsamlı bir araştırma. Tarafsız ve hassas bir dokunuşla tamamlanmış zihin açıcı bir anlatım.” 
—SÖR ALEX FERGUSON, 1986-2013 Manchester United teknik direktörü 
 
 
Real Madrid dünya üzerindeki en başarılı spor takımıdır. Kulüp, onun üzerinde UEFA Şampiyonlar Ligi kupası dahil olmak üzere, diğer tüm spor takımlarından daha fazla kupaya sahiptir. Ancak bu parlak başarının ardındaki hikâye, oyuncuların ve teknik direktörlerin ötesine geçmektedir. Genellikle göze çarpmayan nokta, çoğunlukla dışarıdan gelenlerden oluşan bir yönetim ekibinin takımı iflasın eşiğinden alıp dünyanın en değerli spor örgütü haline getirmesidir.  
 
Peki Real Madrid böylesine olağanüstü bir başarıya nasıl ulaştı? Columbia Business School’da misafir öğretim üyesi olarak çalışan Steven G. Mandis, bu konuyu enine boyuna incelemektedir. Eşi benzeri görülmemiş bir perde arkası erişim imkânı olan Mandis, bir spor takımının hem saha içi hem de ticari yönlerini titizlikle analiz eden ilk araştırmacıdır. Öğrendikleri tam anlamıyla beklenmediktir ve moneyball stratejisiyle beslenen veri analizlerinin, takımın başarısının arkasında bulunan birincil araç olduğu yönündeki genel kanıya meydan okumaktadır. Aksine, Real Madrid’in oyuncu seçiminden finansal yönetimine kadar hem saha içinde hem de saha dışındaki kazanma formülü, stratejiyi taraftar kitlesinin kültürü ve değerleriyle uyumlu hale getirmesine dayanmaktadır. 
 
1990’ların sonlarında Real Madrid’in başına geldiği gibi, en yetenekli (ve en pahalı) oyuncuların peşinden koşmak, bir galibiyet rekorunun reçetesi olabileceği gibi bir finansal felakete de yol açabilir. Real Madrid yönetimi, kulübün Real Madrid camiasına hizmet etmek için var olduğuna inanmaktadır. 
 
 
 
“Daha önce eşine benzerine rastlanmamış bir perde arkası erişimle yazılmış bu kitap hem saha içi hem de saha dışı performansı analiz eden, herhangi bir spor takımı hakkında bugüne dek yapılmış en eksiksiz çalışma olup çıkarımları hayranlık uyandırıcıdır.” 
—DAVID STERN, NBA onursal komisyon üyesi 
 
“Kitap Real Madrid’in, futbolun ve sporun tüm gizemine ustalıkla nüfuz ediyor. Arka planına odaklanıp toplantı ve soyunma odalarındaki gerçeklere farklı bir bakış açısı sunuyor.” 
—RAY HUDSON, İngiliz emekli futbolcu ve eski MLS koçu 
 
⁠“Mandis bize topluluk markalarının inanılmaz gücünü açıklıyor. Bu kavramda küresel toplum, markaya öyle derin bir tutkuyla bağlıdır ki bu marka kişilerin bireysel kimliği, değerleri ve çok daha fazlasıyla özdeşleşir.” 
—ANDREW MESSICK, IRONMAN CEO’su 
 
“Eğer NFL, MLB ya da NBA seviyorsanız bu kitabı muhakkak okumalısınız çünkü tuttuğunuz takıma bakış açınızı değiştirecek.”  
—GEOFF POPE, 2008 yılı XLII Super Bowl Şampiyonu 
 
“Mandis’in iş dünyası ve akademik dünyadaki eşsiz geçmişi ve sahip olduğu objektif bakış açısı, her Madridlinin kütüphanesinde bulunması gereken bu önemli kitabı ortaya çıkarmıştır.”  
—GABE LEZRA, ManagingMadrid.com’un kurucusu 
 
“Real Madrid Yöntemi, efsanevi bir spor kulübünün başarı formülü hakkında çığır açıcı bilgiler sunuyor.” 
—VINCE GENNARO, Columbia Üniversitesi Spor Yönetimi Yüksek Lisans Programı direktörü  
 
“Real Madrid Rüyası hem sporseverler hem de yöneticiler için eşit derecede eğitici ve ilham verici.” 
—LINDSAY MCGREGOR ve NEEL DOSHI, Vega Factor’ın kurucu ortakları ve The New York Times  
çoksatanlar listesindeki Primed to Perform kitabının ortak yazarları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125141</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f04c725f-8f47-4da8-8957-2de1a6482ed8.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümsüzlük</image:title>
            <image:caption>Perde arkasında daima ipleri elinde tutan kadınlar vardır.
Tarih bizi görmez ama onu biz yazarız.
Gizli gizli cerrahlık yapan bir kadın
Hazel Sinnett geçen yıl yaşananların hayal gücünün bir ürünü olduğuna ikna olmuştu. Üstüne üstlük Jack’in yaşayıp yaşamadığını bile bilmiyordu. Artık bütün hayatı kendi tıp incelemesini yazmak ve onu gizlice çağıran hastaların yardımına koşmaktan ibaretti.
Ülkenin umudu olan hasta bir prenses
Bir hastasının hayatını kurtarmak hapse tıkılmasıyla sonuçlanınca Hazel pis bir hücrede idamını beklemeye başlamıştı. Ta ki kraliyet tarafından Prenses Charlotte’ın özel doktoru olması için İngiltere’ye çağırılana kadar. Prenses’in ülkenin önde gelen erkek doktorlarının
çözemediği gizemli bir rahatsızlığı vardı ve müstakbel Kraliçe’nin kurtarılması büyük önem taşıyordu. Üstelik şimdi bütün sorumluluk Hazel’daydı.
Ölüm Yoldaşları adında gizemli bir topluluk
Çok geçmeden Hazel, yetenekli sanatçılar ve biliminsanlarından oluşan Ölüm Yoldaşları’nın yastığına bir not bırakmasıyla sarayın şaşaasına ve romantizmine çekilmişti. Ancak herkesin saklayacak
bir şeyi olduğunu fark edecek ve tehlikede olan tek şeyin cerrahlık kariyeri olmadığını keşfedecekti.
Monarşiye karşı kötü planlar devreye sokulmuştu ve Hazel bunları durdurabilecek tek kişi olabilirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125142</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79f6876f-7e13-468a-ac6b-49266ec37e33.jpg</image:loc>
            <image:title>Namaste</image:title>
            <image:caption>Mutluluğa, Kendini Gerçekleştirmeye ve Başarıya Giden Yol 
 
Japonların uzun ve mutlu yaşam sırları üzerine yazdıkları uluslararası çoksatan Ikigai’nin ardından Héctor García ve Francesc Miralles bu sefer manevi gelişim yolunda önemli bir uğrak noktası ve binlerce yıllık köklü kültürüyle Doğu maneviyatının beşiği olan Hindistan’a rotasını çeviriyor. Yazarlar bu kapsamlı çalışmalarında nefes pratikleri, mantralar, meditasyonlar, Ayurveda, Tantra gibi bedensel, zihinsel ve ruhani gelişim için paha biçilmez mirasıyla bu topraklarda yeşeren kültürün dünyaya armağan ettiği önemli bilgileri okurlarına aktarıyor.  
 
Sanskritçede bir selamlama kelimesi olan namaste, içimizdeki kutsallığı selamlamamız için bizleri Hindistan’a götürüyor. Stres, endişe ve korkuyu hafifletmeye yardımcı olan en iyi teknikleri ve tam yaratıcı potansiyelimizi nasıl harekete geçireceğimizi öğreneceğimiz bu çalışma, mutluluk ve kendini gerçekleştirme yolunda eşsiz bir rehber niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125143</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd8509b1-2b85-4578-be56-dc069586435d.jpg</image:loc>
            <image:title>Elon Musk</image:title>
            <image:caption>“Amerika’nın en önemli biyografi yazarlarından biri, dünyanın en zengin adamı hakkında muazzam bir kitap kaleme aldı. Yüzden fazla röportaja dayanan bu yüksek tempolu biyografi... hırsları insan yaşamının geleceğini etkin bir şekilde biçimlendiren kibirli, zeki, bazen de acımasız bir figür hakkında baş döndürücü bir hikâye.”  
—Ron Charles, CBS Sunday Morning 
 
Steve Jobs’ın yazarından The New York Times’ın bir numaralı çoksatanı: çağımızın en büyüleyici ve tartışmalı yenilikçisinin şaşırtıcı derecede samimi hikâyesi. O; dünyayı elektrikli araçlar, özel uzay araştırmaları ve yapay zekâ çağına taşımaya yardımcı olan kural tanımaz bir vizyoner.  
 
Elon Musk, Güney Afrika’ da çocukken zorbalar tarafından sürekli şiddet görmekteydi. Bir gün, bir grup onu beton basamaklardan aşağı itti ve yüzünü tanınmaz hale gelene kadar tekmeledi. Elon bir hafta hastanede kaldı. Ancak bu fiziksel yaralar mühendis, serseri ve karizmatik bir hayalperest olan babasının açtığı duygusal yaralarla kıyaslandığında önemsizdi. 
 
Babasının etkisi ruh dünyası üzerinde uzun süre devam edecekti. Ani Dr. Jekyll ve Bay Hyde tipi ruh hali değişimlerine yatkın; riske karşı aşırı yüksek toleransı, dramatik durum arzusu, destansı bir görev anlayışı ve duygusuz, zaman zaman yıkıcı olabilen çılgınca bir gerilime sahip, sert ama savunmasız bir erkek çocuğa dönüştü. 
 
2022’nin başında –SpaceX’in başarıyla otuz bir roket fırlattığı, Tesla’nın bir milyona yakın otomobil sattığı ve kendisinin dünyanın en zengin adamı olduğu bir yılın ardından– Musk dramatik durumları tırmandırma dürtüsü hakkında pişmanlık içinde konuştu. “Ruhsal açıdan kriz durumundan çıkmam gerekiyor,” dedi. “Yaklaşık on dört yıldır, aslında belki de hayatımın büyük bir bölümünde bu ruh halindeydim.” 
 
Bu bir yeni yıl kararı değil, hüzünlü bir yorumdu. Bu sözü sarf ederken bile dünyanın en büyük oyun alanı olarak gördüğü Twitter’ın (günümüzdeki adıyla X) hisselerini gizlice satın alıyordu. Yıllar boyunca ne zaman zor bir durumda olduğunu hissetse bu onu oyun alanında zorbalığa uğradığı gün­lere götürmüştü. Artık o oyun alanına sahip olma şansı vardı. 
 
Isaacson iki yıl boyunca Musk’ı gölge gibi takip etti; toplantılarına katıldı, fabrikalarında onunla birlikte yürüdü. Onunla, ailesiyle, arkadaşlarıyla, iş arkadaşlarıyla ve rakipleriyle saatler süren röportajlar yaptı. Sonuç, zaferlerin ve çalkantıların şaşırtıcı hikâyeleriyle dolu, şu soruyu ele alan açıklayıcı bir arka plan anlatısı oldu: Musk’ı harekete geçiren şeytanlar aynı zamanda inovasyonu ve ilerlemeyi de harekete geçirmek için gerekenler midir? 
 
 
“Bay Musk hakkında ne düşünürseniz düşünün, o anlamaya değer bir adam; bu da bu kitabı okunmaya değer kılıyor.”  
—The Economist 
 
“Walter Isaacson, Elon Musk’la hem kahramanının bugüne kadarki tempolu yaşamının sürükleyici bir tarihçesini hem de bazı ilgi çekici yanıtlar sunuyor...”  
—Wall Street Journal 
 
“Deneyimli bir biyografi yazarının kapsamlı çalışması.” 
—The Observer 
 
“Walter Isaacson’ın tüm detaylara yer verdiği biyografisi... Teknolojinin başına buyruk adamının portresi büyüleyici.” 
 —The Telegraph</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125144</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3cd7044-aeac-40c9-b6ba-1cb8d88fc9ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Karantina 1. Perde Film Özel Baskı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Mahşerin Dört Atlısının Hikâyesi 
 
“Sadece bedenlerimizi değil, ruhlarımızı da karantinaya aldılar. 
Ne bu karantinadan çıkabiliyoruz ne de birbirimizden ayrılabiliyoruz.  
Bundan sonraki tek savaşımız bu karantinadan kurtulmak. 
Kurtulduğumuzda da birlikte olacağız ama özgür… 
Savas bitti ve biz sag kaldık. 
Savas bitti ve biz hâlâ ayaktayız.” 
 
Zeynep, yeni okuluna başladığı ilk gün kendini bir felaketin ortasında bulmuştu. Salgın bir hastalık nedeniyle okulu karantinaya alınmış, akşamında ise kendini okulun karanlık koridorlarında bir kız öğrencinin cesedinin başında bulmuştu. Üstelik yalnız değildi, onlar da yanındaydı; mahşerin diğer üç atlısı.  
 
Bu, yalnızca bedenleri değil ruhları da karantinaya alınmış dört kişinin hikâyesi.  
Bu, onların özgürlüklerine ulaşmak için yaşadıkları esaretin hikâyesi. 
Bu, birbirlerinin her şeyi haline gelen, gökyüzündeki son yıldız yanıp kül oluncaya kadar birlikte olacaklarına söz veren dört arkadaşın hikâyesi. 
Bu, mahşerin dört atlısının hikâyesi. 
Şimdi, bizimle misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125145</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba757229-5917-4684-966b-97292701da82.jpg</image:loc>
            <image:title>Hapisane Günlüğü</image:title>
            <image:caption>(…) Gül akşamüstü açar tomurunu, sonra solar 
Açması ve kuruması farkedilmeden sürer. 
Fakat kokusu, iner hapisanenin derinliklerine 
Anlatır tutsak arkadaşlara yaşamın adaletsizliğini, acısını. 
              Fransız Sömürgesi olan Çinhindi’nde Vietnam’da yoksul bir ailenin çocuğu olarak doğan Ho Chi Minh, orta eğitiminden sonra yaptığı görevler nedeniyle pek çok ülkeyi gezme-görme fırsatı buldu. Fransa, ABD ve Sovyetler Birliği gibi ülkelerde yaşayan Ho Chi Minh, Çinhindi Komünist Partisi’ni kurdu; Vietnam’ın Fransız sömürge boyunduruğundan kurtulması için diplomatik ve askeri savaşımlar–savaşlar yürüttü. 1941 yılında yardım arayışıyla Çin’e geçen Minh, orada kendisine güvenmeyen Çan Kay-şek askerleri tarafından tutuklandı ve 18 ay hapis yattı; elinizdeki kitaptaki şiirlerini bu süre içinde yanlış anlaşılmamak kaygısı ile Tang formuyla ve Çince yazdı. İkinci Dünya Savaşı sonrası Vietnam Komünist Partisi ile savaşımını sürdüren Minh, düşlerinde kurduğu Vietnam’ın bütünleşmesini göremeden, 1969’da öldü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125146</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3ca2274-0cc9-49fc-874f-1dccf87fd6d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Hasret Koordinatlar</image:title>
            <image:caption>“Görkemli ve unutulmaz bir roman, gerçekliğe karşı kurmacanın zaferi. Hasret Koordinatları okura gerçek bir kaçış fırsatı sunuyor!”
Booklist
Hasret Koordinatları güzelliğimizi ve çirkinliğimizi, birbirimize zarar verme ve birbirimizi sevme sınırlarımızı, doğayla olan gizemli ve kutsal ilişkimizi önümüze seriyor.
Önce bir adaya gideceğiz, ardından bir vadiye, unutulmuş bir şehre...
Kar çölünü ziyaret edeceğiz, ağaçlarıaraştıran bilim insanıyla ve kâhinle tanışacağız.
Bir buzul uğruna kopan beyhude savaşları sona erdirmeye çalışan jeolog yolda bize eşlik edecek.
Hayatının son demlerindeki aşıkları, devrimci oğlunu kurtarmak için kıyasıya mücadele eden anneyi, bir dost arayan canavarı, önce tekneye sonra kadına dönüşen kaplumbağayı yanımıza alacağız.
Kıtalar kadar huzursuz, kurumaya yüz tutmuş görkemli okyanusun hayaletiyle karşılaşacağız.
Bu roman hayatı iç içe geçmiş karakterlerin birliktelik arayışı.
Shubhangi Swarup tüm dillerde heyecan uyandıran bir edebi dehâ, Hindistan’ın dünya edebiyatına en güzel armağanlarından.
Dünya ile insanlığın birbirine duyduğu çok yönlü şiirsel aşkı ve özlemi anlattığı Hasret Koordinatları 17 dile çevrildi, dünyanın ve insanların sınırlarını hikayelerle aşma çabası edebi çevrelerde heyecan yarattı.
“Hasret Koordinatları, yeryüzünün nefes aldığını ve en yalnız olduğumuz anda bile değişen dünyanın bir parçası olduğumuzu hatırlatıyor bize.
Bu kitapta ana karanın yürüdüğünü, deniz fenerlerinin fora ettiğini ve bastığınız yerin hareket ettiğini hissediyorsunuz.” Guernica
“Şaşırtıcı ve benzeri görülmemiş... Shubhangi Swarup insanları, ormanları, okyanusları ve kar çöllerini edebiyatla tanıyıp sevmemizi sağlıyor.”
Nilanjana S. Roy
“Şiirsel, eşi benzeri görülmemiş, okuru kalbinin tam ortasından vuran bir roman.” JCB Edebiyat Ödülü Jürisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125147</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/837fa8ab-142b-4a98-b20e-71dfb14a0709.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Düşündüğünü Biliyorum</image:title>
            <image:caption>John Smith, kimileri için lütuf, kimileri için lanet sayılacak özel bir yeteneğe sahip: insanların zihinlerine erişebiliyor.
Akıllarına takılan şarkıları, herkesten sakladıkları sırları, gizledikleri korkuları, unutamadıkları acı dolu anları bir bakışta okuyabiliyor... 
 
Sürpriz değil, CIA onu en güçlü ajanlarından biri haline gelene dek ihtimamla yetiştirdi, yeteneklerini zorlayarak geliştirdi.
Ve yine sürpriz değil, John gibiler tek yere bağlı kalamaz...
Teşkilattan bir gece ansızın kaçtı ve şimdi özel danışman olarak çalışıyor, en büyük mücadelesi de kendisiyle. 
Tek derdi yeteneğinin karanlık potansiyelini kontrol altında tutmak ve beladan uzak kalmak. 
 
Yeni müşterisi milyarder yazılım gurusu Everett Sloan’ın teknoloji dehası eski çalışanını araştırması için John’u tutmasıyla işler fena karışıyor.
John, güçlerini sonuna kadar kullanmanın hayatta kalmak için tek umudu olduğunu biliyor, bu kendi akıl sağlığını riske atmak anlamına gelse bile. 
 
Christopher Farnsworth yüksek konseptli gerilim macera romanı
Ne Düşündüğünü Biliyorum&apos;da tarih, biyoteknoloji, aksiyon ve macerayı kusursuz bir şekilde harmanlıyor. 
 
 
“Ne Düşündüğünü Biliyorum&apos;u okumak, gökyüzünde 5.000 mil hızla ilerleyen balistik bir füzenin burun kısmına bağlanmakla eşdeğer. Unutulmaz bir yolculuk!” 
Nick Cutter, THE TROOP ve THE DEEP kitaplarının yazarı 
 
&quot;Biraz James Bond, biraz Jason Bourne, biraz Profesör X... tek farkla: Bizim kahramanımız daha zeki, daha esprili ve daha hızlı koşabiliyor. Christopher Farnsworth Ne Düşündüğünü Biliyorum&apos;da gelmiş geçmiş en büyük silahı kılıfından çıkarıyor: insan zihni!” 
Beau Smith, WYNONNA EARP&apos;ın yaratıcısı / yazarı 
 
“Chris Farnsworth tıpkı kahramanı gibi zihin okumayı biliyor, son sayfaya gelene kadar beni kendine bağlamayı bildi. Ne Düşündüğünü Biliyorum şimdiye kadarki en iyi romanı.” 
IanTregillis, MEKANİK’in yazarı 
 
“Telepati ve kirli işler...
Yoğun macera ve tekno-gerilim...
Güçlü yeteneklere sahip göz alıcı bir kahraman...
Ne Düşündüğünü Biliyorum&apos;da her şeyin en iyisi var ve baştan sona çok eğlenceli.” 
Jonathan Howard, JOHANNES CABAL THE NECROMANCER&apos;ın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125148</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99d8d74b-4a04-4d68-99cb-7dffedf1e42a.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkin Aydın: Yükselen Şampiyon</image:title>
            <image:caption>Ankara’nın soğuk sokaklarından, dünya voleybol sahalarına uzanan bir yolculuk… 
İlkin Aydın, yalnızca başarılarıyla değil; azmi, kararlılığı ve bitmek bilmeyen inancıyla bir efsaneye dönüştü. Her sımacı bir zafer, her adımı bir ilham kaynağı oldu. 
Bu kitap, genç bir kızın hayallerinin peşinden giderek nasıl bir dünya yıldızına dönüştüğünü ve milyonlara umut verdiğini anlatıyor. İlkin Aydın’ın sıra dışı hikayesiyle tanışın ve hayallerin sınır tanımadığını bir kez daha keşfedin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125149</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d30b058-ddbf-4a64-83b1-2c5a710ed057.jpg</image:loc>
            <image:title>Arda ve Neşeli Lamalar: İmdat, Büyüyorum!</image:title>
            <image:caption>Ve karşınızda tüm zamanların en muhteşem sınıf ekibi: Neşeli Lamalar!

İmkânsız görevlerin aranan lideri Arda; mücadele ve maceranın olduğu yerde korkuya meydan okuyan Ceyda; ekibin beyni Batu; tuhaf gafların kralı Mert ve son olarak, gereken her şeyi sırt çantasında taşıyan acemi casus Mine.

Beş kafadar için her gün yeni bir macera, yeni bir eğlence!
Zihni sinir projeleriyle karşılarına çıkan tüm sorunlara şipşak çözüm üreten Arda ve Neşeli Lamalar&apos;ın başarıyla tamamlayamayacakları görev yok.
Hem zaten böylesine bir ekip ruhu, sevgi ve dayanışmanın karşısında kim durabilir ki?

Anne-Gaëlle Balpe ile Zoé Plane&apos;ın ortak imzasını taşıyan dört kitaplık “Arda ve Neşeli Lamalar” serisi “İlk Çizgi Romanım” koleksiyonundaki yerini alıyor. 

Okumayı söken çocukları bir adım ileriye götürüp çizgili hikâyeler ile buluşturmak için hazırlanan “İlk Çizgi Romanım” koleksiyonu, çizgi roman sanatını eğlenceli bir eğitim aracı olarak kullanarak küçük yaştan geleceğin çizgi severlerini yetiştirmeyi hedefliyor.

Yurtdışındaki okullarda öğretmenler tarafından da önerilen “Arda ve Neşeli Lamalar”ın serüvenleri çocuklara zevkli bir okuma deneyimi vadediyor!



İnatçı sivilceler aşkına!

Arda&apos;nın çok büyük bir problemi var. Hatta belki biraz da korkunç! Saçları, yüzündeki sivilceler... Yoksa bir yerlerden ergen virüsü mü kaptı? Olamaz! Ergenliğe girmesi için henüz çok erken. Hem öğretmeni fark ederse kesin ortaokula gönderir Arda&apos;yı. Of, birileri bu duruma el atmalı. Neyse ki yalnız değil. Dahiyane fikirleri bulunan muhteşem dostları var. O zaman Neşeli Lamalar için yeni görev başlasın! Durun, bir dakika... Arda&apos;nın yüzünden akan şey de ne öyle?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125150</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bd0fac1-6a6a-41ca-9e5b-c399e45d9b34.jpg</image:loc>
            <image:title>Arda ve Neşeli Lamalar: Şampiyonluk Görevi</image:title>
            <image:caption>Ve karşınızda tüm zamanların en muhteşem sınıf ekibi: Neşeli Lamalar!

İmkânsız görevlerin aranan lideri Arda; mücadele ve maceranın olduğu yerde korkuya meydan okuyan Ceyda; ekibin beyni Batu; tuhaf gafların kralı Mert ve son olarak, gereken her şeyi sırt çantasında taşıyan acemi casus Mine.

Beş kafadar için her gün yeni bir macera, yeni bir eğlence!
Zihni sinir projeleriyle karşılarına çıkan tüm sorunlara şipşak çözüm üreten Arda ve Neşeli Lamalar&apos;ın başarıyla tamamlayamayacakları görev yok.
Hem zaten böylesine bir ekip ruhu, sevgi ve dayanışmanın karşısında kim durabilir ki?

Anne-Gaëlle Balpe ile Zoé Plane&apos;ın ortak imzasını taşıyan dört kitaplık “Arda ve Neşeli Lamalar” serisi “İlk Çizgi Romanım” koleksiyonundaki yerini alıyor. 

Okumayı söken çocukları bir adım ileriye götürüp çizgili hikâyeler ile buluşturmak için hazırlanan “İlk Çizgi Romanım” koleksiyonu, çizgi roman sanatını eğlenceli bir eğitim aracı olarak kullanarak küçük yaştan geleceğin çizgi severlerini yetiştirmeyi hedefliyor.

Yurtdışındaki okullarda öğretmenler tarafından da önerilen “Arda ve Neşeli Lamalar”ın serüvenleri çocuklara zevkli bir okuma deneyimi vadediyor!


Bu ekiple şampiyonluk kaçmaz!

Arda, pazar günü katılacağı maraton için hiç durmadan antrenman yapıyor. Çok çalışsa da sanki bir şeyler eksik gibi hissediyor. Mesela şans! Kimbilir, belki de ihtiyacı olan tek şey iyi bir ekiptir. Şanslı ki, zihni sinir fikirleriyle kendisini şampiyonluğa yakınlaştıracak sıkı dostları var. O zaman Neşeli Lamalar için yeni görev başlasın! Bundan sonra ne havanın sıcaklığı ne de altı delinen ayakkabısı engel olabilir Arda&apos;ya. Hem zaten yarışı beş muz yiyen biri kazanmayacak da kim kazanacak ki?​</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125151</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cdad730-6c91-419d-9d38-fe0435074c9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Arda ve Neşeli Lamalar: Lamalar, Yunuslara Karşı</image:title>
            <image:caption>Ve karşınızda tüm zamanların en muhteşem sınıf ekibi: Neşeli Lamalar!

İmkânsız görevlerin aranan lideri Arda; mücadele ve maceranın olduğu yerde korkuya meydan okuyan Ceyda; ekibin beyni Batu; tuhaf gafların kralı Mert ve son olarak, gereken her şeyi sırt çantasında taşıyan acemi casus Mine.

Beş kafadar için her gün yeni bir macera, yeni bir eğlence!
Zihni sinir projeleriyle karşılarına çıkan tüm sorunlara şipşak çözüm üreten Arda ve Neşeli Lamalar&apos;ın başarıyla tamamlayamayacakları görev yok.
Hem zaten böylesine bir ekip ruhu, sevgi ve dayanışmanın karşısında kim durabilir ki?

Anne-Gaëlle Balpe ile Zoé Plane&apos;ın ortak imzasını taşıyan dört kitaplık “Arda ve Neşeli Lamalar” serisi “İlk Çizgi Romanım” koleksiyonundaki yerini alıyor. 

Okumayı söken çocukları bir adım ileriye götürüp çizgili hikâyeler ile buluşturmak için hazırlanan “İlk Çizgi Romanım” koleksiyonu, çizgi roman sanatını eğlenceli bir eğitim aracı olarak kullanarak küçük yaştan geleceğin çizgi severlerini yetiştirmeyi hedefliyor.

Yurtdışındaki okullarda öğretmenler tarafından da önerilen “Arda ve Neşeli Lamalar”ın serüvenleri çocuklara zevkli bir okuma deneyimi vadediyor!


En büyük Neşeli Lamalar!

Acil durum! Bizimkilerin sınıfında yeni bir ekip kuruluyor: Akıllı Yunuslar. Peh, kimse Neşeli Lamalar&apos;dan daha iyi olamaz! O da nesi? Yoksa Akıllı Yunuslar&apos;ın kullandığı gizli bir şifre mi var? Peki ya bizimkilerin? O zaman Neşeli Lamalar için yeni görev başlasın! Of, ekibin ruhunu yansıtacak özgün bir işaret bulmak ne zormuş. Acaba, bir şarkıları mı olsa? “Eğer bir lamaysan benimle söyle! İstemiyorsan da, kenara çekil şöyle!” Belki de hiçbir şeye ihtiyaçları yoktur. Çünkü onlar gerçek bir ekip. ​</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125152</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92f0a0ce-e6bb-4944-b82d-8aeb5bb8c53f.jpg</image:loc>
            <image:title>Arda ve Neşeli Lamalar: Uyumak mı, Asla!</image:title>
            <image:caption>Ve karşınızda tüm zamanların en muhteşem sınıf ekibi: Neşeli Lamalar!

İmkânsız görevlerin aranan lideri Arda; mücadele ve maceranın olduğu yerde korkuya meydan okuyan Ceyda; ekibin beyni Batu; tuhaf gafların kralı Mert ve son olarak, gereken her şeyi sırt çantasında taşıyan acemi casus Mine.

Beş kafadar için her gün yeni bir macera, yeni bir eğlence!
Zihni sinir projeleriyle karşılarına çıkan tüm sorunlara şipşak çözüm üreten Arda ve Neşeli Lamalar&apos;ın başarıyla tamamlayamayacakları görev yok.
Hem zaten böylesine bir ekip ruhu, sevgi ve dayanışmanın karşısında kim durabilir ki?

Anne-Gaëlle Balpe ile Zoé Plane&apos;ın ortak imzasını taşıyan dört kitaplık “Arda ve Neşeli Lamalar” serisi “İlk Çizgi Romanım” koleksiyonundaki yerini alıyor. 

Okumayı söken çocukları bir adım ileriye götürüp çizgili hikâyeler ile buluşturmak için hazırlanan “İlk Çizgi Romanım” koleksiyonu, çizgi roman sanatını eğlenceli bir eğitim aracı olarak kullanarak küçük yaştan geleceğin çizgi severlerini yetiştirmeyi hedefliyor.

Yurtdışındaki okullarda öğretmenler tarafından da önerilen “Arda ve Neşeli Lamalar”ın serüvenleri çocuklara zevkli bir okuma deneyimi vadediyor!


Bu partide uyumak yasak!

Cumartesi Ceyda&apos;nın doğum günü ve harika bir kutlama planı var: Pijama partisi! Dostlarıyla birlikte uykusuz bir gece geçirmek için sabırsızlanıyor kahramanımız. Eh, tüm dünya uyurken onlar gizlice ayakta kalacak tabii. Üstelik gece boyunca bol oyun, bol şekerleme de cabası! Parti yaklaştıkça herkesi bir hazırlık telaşı sarıyor. O zaman Neşeli Lamalar için yeni görev başlasın! HORR... PIIŞ... GIIR... Amanın, yoksa birileri partinin orta yerinde uyuya mı kaldı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125153</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48cd3ad0-a762-4531-8e4b-9a8164e2298d.jpg</image:loc>
            <image:title>Vurgun – 1 Kelebek Çiçekler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Vurgun – 1 Kelebek Çiçekler (Ciltli)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125154</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/264f4781-1e03-4c99-bced-51544fb3852a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortadoğu’da Bir Çocuk – Kefen</image:title>
            <image:caption>Ortadoğu’da Bir Çocuk – Kefen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125155</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2344b6c-92a3-4a58-986e-23b842041c38.jpg</image:loc>
            <image:title>Kont</image:title>
            <image:caption>Kont</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125156</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b64dbc86-f2aa-4606-a13b-864ae3e7404f.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyülü Yer</image:title>
            <image:caption>“Burası büyülü bir yer. Diğerleri görmüyor ama ben görüyorum.” 
 
Büyülü yer eski bir hapishane. Ancak bir idam mahkûmu burayı farklı gözlerle görür ve kitaplarının içinde kaybolur, kendini ve etrafındaki insanları başka dünyalarda hayal eder. Parmaklıkların ardında kapana kısılmışken hapishanenin altında dörtnala koşan atların bir deprem gibi yeri sarstığını hisseder.   
 
Bu hapishaneye dış dünyadan iki kişi gelir: Günahkâr bir rahip ve Hanımefendi. Hanımefendi kendini idam mahkûmlarının hayatını kurtarmaya adamıştır. York adındaki bir katilin temyiz başvurusunu geri çekip ölmek istediğini söylemesi onu derinden sarsar. Hanımefendi’nin York’un geçmişini araştırırken buldukları ise masumiyet, suç, kurban, onur ve doğru ile yanlış hakkında bildiği her şeyi sorgulamasına sebep olur. 
 
“Hayal edebileceğiniz en büyülü şeyler burada oluyor. Hâlâ vaktim varken, onlar siyah perdeyi kapatmadan, ben de son selamımı vermeden önce size bunları anlatmak istiyorum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125158</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/046bf78f-ac47-4c44-a073-af640630de27.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Bu Kadar</image:title>
            <image:caption>Bu dünya, geçmişin anıları ve geleceğin belirsizliğiyle şekillenirken, her insan kendi 
hikâyesini yazmaya çalışıyor… 
 
Dünya Bu Kadar, küçük bir “ikindi kahvaltısı”nın etrafında şekillenen nesillerin, olayların ve duyguların iç içe geçtiği bir hikâye. Güneş’in hikâyesiyle başlayan olaylar bizi Kore Savaşı’nın tozlu yollarına, Mükerrem Hanım’ın dantellerle bezeli dünyasına, ansiklopedilerin tozlu sayfaları arasında kaybolmuş Korhan’la Fevziye’nin hayatlarına ve daha nicelerine taşıyor. 
Dantel motifleri gibi işlenmiş bu hikâyelerde, gündelik hayatın sıradan gibi görünen detaylarıyla yüzleşecek, kendinizi bazen bir sofrada, bazen de kalabalıklar içinde yalnız hissedeceksiniz. 
 
Dünya, gerçekten bu kadar mı? Yoksa daha fazlasını görebilmek için başka bir yerden mi bakmamız gerekiyor?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125159</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c01517b7-70df-4b7d-b026-2f3f6144dcbb.jpg</image:loc>
            <image:title>Neredeyse Aynı Şeyi Söylemek</image:title>
            <image:caption>İtalya’nın Libya’yı işgali ve asi çetelerle yıllarca süren çarpışmalarıyla ilgili anıların henüz taze olduğu yıllarda geçen çocukluğumda sık sık anlatılan bir hikâyeyi anımsıyorum. İşgal kuvvetlerinin peşine takılan bir İtalyan maceraperest o dili hiç bilmese de kendini Arapça çevirmeni olarak işe aldırmıştı. İsyancılardan olduğu varsayılan biri yakalandığında sorguya tabi tutuluyordu; İtalyan subay İtalyanca olarak sorusunu soruyor, sahte çevirmen de uydurduğu Arapçasıyla bir şeyler söylüyordu; sorguya çekilen kişi hiçbir şey anlamıyordu ve kim bilir neler söylüyordu (olasılıkla yanıt da anlaşılamıyordu) ve çevirmen kendi keyfine göre şahsın yanıt vermeyi reddettiğini ya da her şeyi itiraf ettiğini uyduruyordu ve genellikle isyankâr idam ediliyordu. Tahminime göre dalavereci arada sırada merhamete geliyor, sorguladığı zavallının ağzına onu kurtaracak sözler de uyduruyordu. Her neyse, bu hikâyenin nasıl sonuçlandığını bilmiyorum. Çevirmen belki hakkına düşen parayla onurlu bir hayat sürmüştür, belki de sahtekârlığı ortaya çıkmıştır ve başına gelebilecek en kötü şey işten atılması olmuştur. 
 
Bu öyküyü anımsadıkça asıl çevirinin daima ciddi bir iş olduğuna, hiçbir yapısökümcü çeviri kuramının etkisiz kılamayacağı bir meslek ahlakı gerektirdiğine inanıyorum. 
 
Umberto Eco’dan çeviri, çevirmenlik ve diller arası geçişler üstüne eşsiz bir kitap. Çeviri konusunda duyarlı tüm okurlara yeni ufuklar açarken neşeli anekdotlarıyla okuma sürecini son derece eğlenceli kılacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125160</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/704d8a78-0781-4f82-a6e6-e93bed1715e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Talihsiz Serüvenler Dizisi 5 - Katı Kurallar Okulu</image:title>
            <image:caption>Sevgili Okur,  
Bir yatılı okulda şen şakrak günler geçiren neşeli çocuklarla ilgili bir öykü arıyorsan, başka bir kitaba bak. Violet, Klaus ve Sunny’nin zeki ve becerikli olduklarını düşünerek, okulda çok başarılı olacaklarını sanabilirsin. Sakın sanma. Baudelaire öksüzlerinin okula başlaması, talihsizliklerle dolu hayatlarına yeni bir mutsuzluk ekliyor sadece.  
   Doğruyu söylemek gerekirse, elindeki kitapta anlatılan korkunç öykü boyunca üç kardeş, kıskaçlarını şakırdatan yengeçlerle, katı cezalarla, su damlatan bir mantarla, zorlu genel sınavlarla, keman resitalleriyle, K.Ö.L.E. programıyla ve metrik sistemle karşılaşıyorlar.  
   Bütün gece uyanık kalma pahasına, bu bahtsız çocukların hayatını araştırmak ve yazıya dökmek  
benim için ciddi bir görevdi. Ama sen güzel bir gece uykusu çekmeyi tercih edebilirsin. Böyle bir eğilimin varsa, başka bir kitap seçmen herhalde daha doğru olacak.  
 
En derin saygılarımla,  
 Lemony Snicket</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125161</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5610741-1fc0-4dee-b368-56c71e9dce2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Öbürküler</image:title>
            <image:caption>“Kökünden sökülmüş bir ağaca benzetti halini kendi kendine. Toprağından kopmanın mahzun serinliğini duydu o gece, yer döşeğinde.” 
 
Fahrettin Bey’in tayiniyle başlayan yolculuk, bizi Anadolu’nun taşrasından alıp metropolün karmaşasına, bir otobüs yolculuğundan bir tren manzarasına taşıyor. Fahrettin Bey ve ailesi, büyük hayallerle çıktıkları bu göçte yalnızca yeni bir hayatla değil, İstanbul’da doğaötesi olaylarla ve köşkün karanlıkta kalan yüzleriyle de karşılaşıyor. Köşkün kuytularında fısıldayan sesler, gecenin bir yarısı uykuları kaçıran ayak sesleri ve hiç beklenmedik anlarda ortaya çıkan öbürküler… 
 
Mahir Ünsal Eriş, geçmişle gelecek arasında gidip gelen bir anlatıyla, 60’ların Türkiye’sine ayna tutuyor. Basit bir taşınma hikâyesi, zamanla büyüyerek geçmişin ağırlığını ve kayıpların hüznünü hatırlatan bir deneyime dönüşüyor. Gerilim ve nostalji dolu bu roman, hem taşradan büyük şehre göçen insanların öyküsünü hem de tarihin silinip giden öbür yüzlerini, halının altına, kapının arkasına süpürülen acıklı göç hikayelerini konu alıyor. 
 
“Bizim millet unutmaya meraklıdır. Dünya ikiye yarılsa üç gün sonra dünyada olduğunu hatırlamaz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125162</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce8f47b5-501b-4d7c-884a-680548982573.jpg</image:loc>
            <image:title>Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde</image:title>
            <image:caption>“Bangır bangır Ferdi çalıyor evde, zamanın çok evleri gibi. Camlardan, aynalardan, duvarlarda asılı posterlerden dönüyor sesi Ferdi’nin titreyerek, titreterek; kadınlar bir yandan şerbetlenmemiş parmaklarının ucuyla tuttukları sigaralarını tellendirip bir yandan eşlik ediyorlar Ferdi Bey’e, yarı dudaklarıyla. İnsanların kederli olmayı çok sevdiği yıllar. Her şeye sinmiş bir Maltepe sigarası kokusu, bir ucuzluk, bir pazardan alınmışlık, bir muşambalık.” 
 
Taşranın sokak aralarında, evlerinde, kalplerinde yaşanan ama konuşulmayan hikâyeler… Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde… yalnızca bir dönemi değil, bir duyguyu da yakalıyor. Mahir Ünsal Eriş, geçmişin naftalin kokulu hikâyelerini gün yüzüne çıkarıyor. Hayaller, kayıplar, umutlar ve hayal kırıklıkları bu öykülerde iç içe geçiyor.  Bu hikâyelerse bazen gülümsetiyor, bazen hüzünlendiriyor ama her defasında derinden etkiliyor. 
 
Bu kitap, içinden geçtiğiniz ama hatırlamak için durup hiç bakmadığınız anların büyülü bir yansıması. Mahir Ünsal Eriş’in ilk öykü kitabı Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde... yıllar sonra bile hâlâ aynı hüzün ve neşeyle yüreklere dokunmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125163</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e0dddf5-eb59-4ebf-9261-bb5e9f448346.jpg</image:loc>
            <image:title>Diğerleri</image:title>
            <image:caption>“Kötü olan insanlardı çünkü bahar kimseyi öldürmezdi, şehir kimseye kıymazdı, gençlik 
can almazdı. Ne bela varsa insandandı.” 
 
Diğerleri, 70’lerin Türkiye’sinde bir mahallenin, eski bir konağın ve burada kesişen hayatların romanı. Öbürküler’den tanıdığımız Sacide ve arkadaşı Cahide’nin hikâyesi, geçmişin gölgelerinde kaybolmuş Hayganuş ve Artin Boğosyan’ın dünyasıyla birleşiyor, “diğerleri”nin şaşırtıcı varlığıyla şekilleniyor. Pansiyoncu olarak geldikleri evde üniversite öğrencisi gençler Artin Bey’in dünya dışı âlemlere açılan kapılarıyla karşılaşıyor. 
 
Mahir Ünsal Eriş, detaylara olan titizliği ve duygu yüklü anlatımıyla okurlarını taşra ile metropol arasında sıkışmış hayatların içine çekiyor. Büyük hayallerle dolu devrimci gençler, konakta saklanan sırlar ve her köşesinden insan olmanın derin karmaşıklığı sızan bu roman, hem kahkahalar attırıyor hem de yüreğinizi burkuyor. 
 
Her bir karakterin bir parçasını taşıdığı Diğerleri, insan olmanın karmaşık güzelliklerini ve zorluklarını hatırlatıyor, geçmişin gölgeleriyle bugünün umutlarını buluşturuyor ve her satırında okurunu derinden etkiliyor. Öbürküler ile başlayan macera Diğerleri ile yepyeni bir manzaraya açılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125164</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4d9b474-c487-41fc-b692-5f9018e47a27.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanılıyor Olabilirim</image:title>
            <image:caption>İsveç’te yayınlanır yayınlanmaz kitap listelerini altüst eden, Storytel tarafından “En İyi Kurgudışı Ödülü”ne layık görülen Yanılıyor Olabilirim başarıdan sadeliğe, belirsizlikten huzura uzanan bir yaşam hikâyesi. 
 
İş dünyasında başarıyla parlayan bir kariyeri geride bırakıp Tayland ormanlarında bir keşiş olarak yaşamayı seçen Lindeblad, bu radikal kararıyla içsel dinginliğin izini sürüyor. Ancak hayat ona yeni zorluklar sunuyor: ALS teşhisi, hem fiziksel hem de zihinsel bir mücadeleyi beraberinde getiriyor. 
 
Hayatın karmaşık doğasını anlamaya çalışan herkes için bir ayna görevi gören bu kitap, zihnimizin tuzaklarını ve bu tuzaklardan nasıl özgürleşebileceğimizi gösteriyor. Her düşünceye inanmak zorunda olmadığımızı hatırlatıyor, kendi içimizdeki huzuru bulmanın yollarını sunuyor ve modern dünyada kaybolmuş hissettiğimiz anlarda nasıl yeniden bağ kurabileceğimizi gösteriyor. 
 
Okuru adeta bir arkadaş sohbeti gibi içine çeken Yanılıyor Olabilirim sadece bir insanın hikâyesi değil; aynı zamanda hepimizin yaşadığı kaygıların, arayışların ve umutların bir yansıması.  
 
Bu kitap, bir yol gösterici olarak kalbinize dokunacak. 
 
“Okurken geri dönmek istediğim sayfaların köşelerini kıvırdım, bazı bölümleri kalemle işaretledim. Kitabın sonuna geldiğimde, neredeyse her sayfa kıvrılmış ve işaretlenmişti.” 
— Telegraph</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125165</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6acf037-488d-4d78-9925-7569b2fe9cab.jpg</image:loc>
            <image:title>Karlar Ülkesi II - Pırıltılı Etkinlikler</image:title>
            <image:caption>Karlar Ülkesi Pırıltılı Etkinlikler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125166</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce5f6cfa-c040-4e2a-a86c-1920a2104343.jpg</image:loc>
            <image:title>Suç Edebiyatı Terimleri Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>Scotland Yard’ın aslında bir birimin değil; Büyük Londra’daki bütün polislik faaliyetlerinden sorumlu olan Metropolitan Police Service teşkilatının karargâhının ismi olduğunu hiç duymuş muydunuz? 
 
Popüler kurgu eserlerinde karşılaştığımızın aksine, Interpol memurlarının suç soruşturmalarında aktif bir görev alamayacağını biliyor muydunuz? 
 
Peki hangi ülkede bir savcının öldürülmesinin ardından istihbarat birimi kapatılmış ve yeni bir istihbarat birimi kurulmuştur? 
 
Bu ve bunlara benzer pek çok bilginin yanı sıra beyaz yaka suçları, bilişim suçları, kilitli oda polisiyeleri ve mali suçlar gibi suç edebiyatının alt türlerine derinlemesine bir yolculuğa hazır mısınız? Suç Edebiyatı Terimleri Sözlüğü; en çok kullanılan zehir türlerinden 550’yi aşkın kitaptan oluşan dev bir okuma listesine kadar hem yazarlara hem de meraklı okurlara rehberlik edecek. Bu sözlük, suç edebiyatını yeniden keşfetmek isteyen herkesin başucu kitabı olmaya aday!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125167</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90467cbd-81ce-4f36-a773-94cbdec20e0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bem 2</image:title>
            <image:caption>BEM VE ARKADAŞLARI ZAMAN ZAMAN İNSANLAR TAR AFINDAN K ANDIRILIP İHANETE UĞRASALAR DA İNSAN OL ABİLME HAYALİYLE ŞEHRİ KURTARMA ÇABASINDAN HİÇ VA ZGEÇMEZLER. 
 
FAK AT ONLARIN BU ÇABASI, ŞEHRİ GÖLGE LERE KARŞI KONTROL EDEN BİR ÖRGÜT OLAN “GÖRÜNMEZ KONSEY” TARAFINDAN FARK EDİLİR. BÖYLECE BEM VE ARKADAŞLARI, KONSEYİN HEDEFİ HALİNE GELİRLER...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125168</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/383a41f6-c2f1-4270-8987-ef89560f81c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bem 3</image:title>
            <image:caption>BEM VE ARKADAŞLARI ZAMAN ZAMAN İNSANLAR TAR AFINDAN K ANDIRILIP İHANETE UĞRASALAR DA İNSAN OL ABİLME HAYALİYLE ŞEHRİ KURTARMA ÇABASINDAN HİÇ VA ZGEÇMEZLER. 
 
FAKAT ONLARIN BU ÇABASI, ŞEHRİ GÖLGE LERE KARŞI KONTROL EDEN BİR ÖRGÜT OLAN “GÖRÜNMEZ KONSEY” TARAFINDAN FARK EDİLİR. BÖYLECE BEM VE ARKADAŞLARI, KONSEYİN HEDEFİ HALİNE GELİRLER...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125170</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afbba3ce-d8d2-4149-b503-6b237c91e81a.jpg</image:loc>
            <image:title>İnek, Ateş, Kahraman</image:title>
            <image:caption>“Ey Ateş, sen Ahura Mazda’nın ışığı ve tüm varlıkların birliğisin. Sen, doğal ve tinsel olan her şeyi bir araya getirirsin.” 
 
Kutsala dair algımız daima belirli bir yönelişin altında şekillenir. Hacimli Hint metinlerinin daha tek bir sayfasını okumadan Hinduların ineğe taptığına, Mısır kutsal metinlerine dokunmadan Musa’nın firavununa dair önyargılarımız bulunur. 
 
Kadim İran’ın ateşe veya Hintlilerin ineğe taptığı düşüncesi bizim için bir haberdir. Ateşe ve ineğe yükledikleri içerikten habersiz olarak bir fotoğraftan yola çıkarak yargıda bulunuruz. Oysa bu kabul Müslümanların Kâbe’ye tapması veya Hıristiyanların ahşap kuklalara iman etmesi kadar tutarsız ve yanlış düşüncelerdir. Müslüman, Kâbe’yi tavaf ederken örtülü bir duvara değil, yüce olan Allah’a tapar. İsa’nın ikonu, samimi bir Hıristiyan için iyi bir insanın dostlarını kendi canından ziyade sevebileceğinin, onların salahı uğruna ömrünü verebileceğinin temsilidir. 
 
Yazar ve felsefeci İzzet Erş, h ermenötik alanındaki bu yeni çalışmasında üç farklı mitin merkezi sembolleri üzerinden felsefi, teolojik, ezoterik ve tarihsel bir çözümleme yapıyor. Dağın eteklerinde halen yanmakta olan ateşin etrafında bağdaş kurup, gizil olanın peçesini indirmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125171</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70ba2bdd-e06d-4278-8d33-ef6b19540254.jpg</image:loc>
            <image:title>Rainer Maria Rilke Bütün Öyküleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kendisini “yedidüvel gezgini” olarak niteleyen Rainer Maria Rilke’nin, Sevgili Tanrı Hakkında Öyküler ve terekesinden çıkanlar da dahil olmak üzere tüm öykülerini tek bir ciltte sunan bu kitap, yirminci yüzyılın en derinlikli yazarlarından birinin edebi dehasını gözler önüne seriyor. Rilke&apos;nin şairane diliyle ördüğü bu metinlerde, insan ruhunun en gizemli köşeleri, varoluş sancıları, aşk, ölüm ve yalnızlık gibi evrensel temalar özgün bir dille ele alınıyor. Etkileyici üslubu, şaşırtıcı öngörüleri, sürüden sapan kahramanlarıyla Rilke, gündelik hayatın sıradan görünen anlarında bile insan ruhunun karmaşıklığına dair incelikli tespitlerde bulunuyor. Rilke&apos;nin derin sezgi ve gözlem gücünü yansıtan bu eser, onun zengin algısına, yaşama bakışına ve zamanının ötesindeki düşüncelerine yakından tanıklık etme imkânı verirken okuru da kendi varoluşsal sorularıyla yüzleşmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125172</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3af307dc-af21-4a3f-ac8f-3cd0be5d0653.jpg</image:loc>
            <image:title>Başkalaşımlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Birbirinden ilginç öyküleri peş peşe dizerek okuruyla ilgisini hiç yitirmeden, karşılıklı duygu alışverişinde bulunarak telaşla, hevesle, istekle yazan, Latin edebiyatının ünlü isimlerinden Lucius Apuleius’un yapıtıdır Başkalaşımlar. Batı edebiyatında yüzlerce çevirisi yapılmış, pek çok sanat eserine esin kaynağı olmuş, görsel sanatların görkemli eserlerine ilham vermiş, 
11 kitaplık bir edebiyat klasiğidir. 
Roma İmparatorluğunun eyaletlerinde yaşayan sıradan insanların gündelik hayatlarının çarpıcı yanlarını alaycı ve eğlendirici bir ifadeyle sunar. Yanlış bir büyü sonucu eşeğe dönüşmüş bir insanın gözünden insanoğlunun gizemli doğası ortaya konur. Bir ahlak felsefecisi gibi, insanın yaşamını, ahlakını, zayıflıklarını ve erdemlerini değerlendiren, düşünen, konuşan, sevinen, öfkelenen bu sevimli eşek, başından geçen öykülerle, okuru tümüyle kendi 
dünyasının içine çeker.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125173</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0715027f-eec0-4e0b-8071-bafed901ae43.jpg</image:loc>
            <image:title>Rainer Maria Rilke Bütün Öyküleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kendisini “yedidüvel gezgini” olarak niteleyen Rainer Maria Rilke’nin, Sevgili Tanrı Hakkında Öyküler ve terekesinden çıkanlar da dahil olmak üzere tüm öykülerini tek bir ciltte sunan bu kitap, yirminci yüzyılın en derinlikli yazarlarından birinin edebi dehasını gözler önüne seriyor. Rilke&apos;nin şairane diliyle ördüğü bu metinlerde, insan ruhunun en gizemli köşeleri, varoluş sancıları, aşk, ölüm ve yalnızlık gibi evrensel temalar özgün bir dille ele alınıyor. Etkileyici üslubu, şaşırtıcı öngörüleri, sürüden sapan kahramanlarıyla Rilke, gündelik hayatın sıradan görünen anlarında bile insan ruhunun karmaşıklığına dair incelikli tespitlerde bulunuyor. Rilke&apos;nin derin sezgi ve gözlem gücünü yansıtan bu eser, onun zengin algısına, yaşama bakışına ve zamanının ötesindeki düşüncelerine yakından tanıklık etme imkânı verirken okuru da kendi varoluşsal sorularıyla yüzleşmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125174</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64bceed3-df28-41be-8fb9-dc7e6a392093.jpg</image:loc>
            <image:title>Sinemanın Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Önsöz, Soner Sert 
Dünyanın Anlamsızlığına Verilen Cevap: Absürt, 
Sabire Soytok 
Anarşizm Ve Sinema: Başkaldıran İmgeler, Aylin Kuryel 
Aya Seyahat Filmi Üzerinden Belgesel İle Bilmek, 
Belgesel Biçimine İnanmak, Elif Kurtoğlu Demoğlu 
Estetiğin Evrimi ve Sinema İle İlişkisi Bağlamında 
A Ciambra Filminin İncelenmesi, Soner Sert 
Être Et Avoir Belgeselinde Etik Tartışması, Sonay Ban 
Zaman Makinesi ve Küçük Kıyamet Filmlerinde 
Kaderciliğe İsyan, Kaya Özkaracalar 
Sinemanın Fenomenolojisi, Yusuf Buhurcu 
Radikal Bir Hiçlik Arzusu: 
Athena Filminde Politik Nihilizm, Ulaş Işıklar 
Realizm ve Sinema, Nigar Çapan Kavruk 
Sezgicilik ve Zaman-İmge Sineması, Deniz Y. Berker 
Sürrealizm ve Roy Andersson’un 
“Yaşayanlar” Üçlemesi, Gül Yaşartürk 
Bilim Yoluyla İnşa Edilen “Kirli Şüphe”nin 
Acımasız Müphemliği: Primer, Emre Doğan 
Sinemada Felsefi Eleştiri ve Varoluşçuluk, Hakan Savaş 
Filmde Zaman: Halef’in Sunduğu Zaman Öğesine Dair Bergson’un Zaman Felsefesi ve Deleuze’ün Kristal İmgesi Bağlamında Sorgulamalar, Berceste Gülçin Özdemir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125175</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39dffca9-e962-48cb-94a4-fecbb5635505.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalpazanlar - Cevher Klasikler</image:title>
            <image:caption>Modern romanın başyapıtlarından biri… Kalpazanlar… 
Gide, ince zekâsı ve kendine has üslubuyla okuru insan ruhunun derinliklerinde dolaştırıyor. Girift ayna, klasik anlatının ötesine ustalıkla geçerken kurmaca ile gerçeği birbirinde eritiyor… 
Bernard, Olivier ve Édouard gibi karakterlerin dolaşık hayatları, okuru sürekli tetikte tutan bir anlatıya davet niteliğinde… 
 
Kalpazanlar’ın hiç eskimeyen dünyası bugün de edebiyat okurunu büyülüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125176</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c946f42a-8beb-48da-be3d-e8de43745fa9.jpg</image:loc>
            <image:title>Metapoetika</image:title>
            <image:caption>Ahmet Hamdi Tanpınar’dan Orhan Veli’ye, Oktay Rifat’tan Hilmi Yavuz’a, Barış Pirhasan’dan Haydar Ergülen’e... Minima Poetika (2021) ile çağdaş Türk şiirinin eleştirisine yeni bir boyut kazandıran Ersun Çıplak, farklı disiplinlerin ışığını yansıtan kendine özgü bakış açısıyla yeniden şiir üzerine düşünüyor: Metapoetika şiirimizin dünü ve bugünü arasında sağlam köprüler kuruyor. 
 
Şiire kendimi adamam ile şiirleri derin ya da yakından okuma serüvenimin eş zamanlı başladığını söyleyebilirim. Çevremdeki hemen herkes bir süre sonra şiir yazmayı bırakıp şiir eleştirmenliğine yöneleceğimi ileri sürdü. (...) Bense şiir eleştirisi, yahut çözümlemesinden öte, kendi yoluma işaretler koyduğumu düşünüyordum. Okuma notları gibi. Nitekim bu kitaptaki çoğu yazı, şiir çözümlemesi olmanın berisinde veya ötesinde. Şiir diğer disiplinler işe katılmadan anlamlandırılamıyor. Öğrendim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125177</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2471ebf-ecb7-4b54-8dca-16263b8b9447.jpg</image:loc>
            <image:title>Rodham</image:title>
            <image:caption>Hillary Rodham, Bill Clinton ile evlenmeseydi neler olurdu? New York Times çoksatan yazarı Curtis Sittenfeld belki de dünyanın kaderini değiştirecek bu senaryoyu olağanüstü heyecanlı ve sürükleyici bir romana dönüştürüyor. 
 
Chicago’da yetişen Hillary küçüklüğünden beri “sesi bir kıza göre fazla çıktığı” için eleştirildi. Yale Hukuk Fakültesi’ne giderken öğrenci aktivizminin ve kadın hakları hareketinin ön saflarında yer aldı. Sonra genç, yakışıklı, karizmatik hukuk öğrencisi Bill’le tanıştı. Aralarında daha önce deneyimlemedikleri derin bir entelektüel, duygusal ve fiziksel bağ oluştu. Hillary hepimizin bildiği gibi Bill’in evlilik teklifini kabul etti ve Hillary Clinton oldu. 
Ancak Curtis Sittenfeld’in benzersiz hayal gücüyle kurguladığı bu hikâyede Hillary farklı bir yol izliyor. Hayatını Bill’in planlarına göre şekillendirmeye, sadakatsizliğe, kendi kariyerini ikinci plana atmaya ve evlilik teklifine hayır diyor. 
Gerçek tarihsel olayların içine ustaca dokunmuş bu kurgusal hikâye, erkekler tarafından yönetilen dünyada bir kadının verdiği mücadele ve tavizleri, yaptığı seçimleri ve herkese duyurmayı başardığı sesini esprili, zekice ve sözünü sakınmayan bir dille anlatıyor. 
 
GUARDIAN, STYLIST, BBC VE IRISH TIMES TARAFINDAN YILIN KİTABI SEÇİLDİ. 
 
“Bu büyüleyici roman Rastlantının Böylesi filminin  Amerikan siyasetine uyarlanmış hali.” -STYLIST 
  “En sevdiğim yazarlardan.” -Kate Atkinson</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125179</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32b07366-bc3d-47bd-8361-3c07750a9848.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerillalar</image:title>
            <image:caption>“Kusursuz… Gerillar bana Naipaul’un Karanlığın Yüreği gibi geliyor: parlak bir sanatçıdan boşluğun ve umutsuzluğun anatomisi.” 
–Observer 
“Gerillar Naipaul’un en karmaşık kitaplarından biri; kesinlikle en heyecan uyandırıcı kitabı. Naipaul evrensel bir yazar; dil ve algı uzmanı.” 
–New York Times 
“Baskıdan nefret et ve baskılanandan kork.” 
–V. S. Naipaul İsimsiz bir Karayip adasında, ırk çatışmaları ve yoksulluğun kışkırttığı siyasi gerilim yüksektir. Bir yanda adanın hâkimiyetini halen elinde tutan eski İngiliz sömürgecileri, diğer yandaysa anarşinin sularında dolanan yerliler vardır. Yıkıcı bir kuraklığın ortasında devrimci bir halk lideri, bir gazeteci ve bir yayıncı olan Jimmy, Roche ve Jane üçgeni üzerinden özgürlük ihtiyacının nasıl bir savaşa ve yıkıma yol açabileceği betimleniyor. Sömürge sonrası huzursuz bir dünyada yollarını bulmaya çalışan kayıp ruhları anlatan Gerillalar insanların acılarını ve hayal kırıklıklarını acımasız bir dürüstlükle okura sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125180</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df1defb1-df14-48c9-a11b-0b11d3cad9ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Varoluşçu Olunur?</image:title>
            <image:caption>Gary Cox, varoluşçuluğun kasvetli ve karamsar olduğu yönündeki şöhretiyle dalga geçerek onu gerçekte olduğu haliyle ortaya koyuyor: dürüst, canlandırıcı ve potansiyel olarak hayat değiştiren bir felsefe! Ayrıca Nietzsche, Sartre, Camus ve diğer büyük varoluşçu filozoflar tarafından formüle edilen varoluşçuluk ilkelerine göre nasıl yaşanacağına dair açık tavsiyelerde bulunması elinizdeki kitabın en dikkat çekici yanı. Çağdaş mazeret kültürüne bir eleştiri niteliğindeki kitap, bizi insanlık durumunun katı varoluşsal gerçekleriyle yüzleşmeye çağırıyor. Hepimizin kaçınılmaz olarak özgür ve sorumlu olduğumuzu −Sartre’ın deyimiyle “özgür olmaya mahkûm” olduğumuzu− ortaya koyan Nasıl Varoluşçu Olunur? her birimizi kendi kaderimizin efendisi olduğumuza dair keskin bir düşünceye sevk etmeyi amaçlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125181</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9eaec4d-880d-452a-8d2e-1a544c89063f.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaşçı Kızın Doğuşu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Perry Firekeeper-Birch, bu yaz tatilinde tembellik etmeye karar vermiştir. Ancak evrenin başka planları vardır. Kendi hatası olmayan önemsiz bir trafik kazasından sonra tamir masraflarını ödemek için kabilesinin yaz stajına katılmak zorunda kalır. 
Perry staj sırasında, yerel bir üniversitenin toplantısına katıldığında arşivlerde saklanan atası “Savaşçı Kız” ile tanışır. Savaşçı Kız da dâhil olmak üzere müze ve üniversitelerin elinde olan diğer atalarının kemikleriyle eşyalarını, kabilesine ve ailelerine geri götürmek için planlar yapmaya başlar. 
 
Üniversite bu kalıntı ve eşyaları elinde tutmak için yasal boşlukları kullanmaktadır. Tüm becerilerini ve kaynaklarını kullanan Perry ve arkadaşları, çalınan eşyaları ve kemikleri sonsuza dek geri getirmenin tek yolunun bir soygun olduğunu fark eder. Ancak o sırada kabiledeki kadınlar ortadan kaybolmaya başlar. 
Sırlar ve gizemler gün yüzüne çıkarken Perry ve arkadaşları, ataları ve toplumları adına işleri düzeltmenin bir yolunu bulmak için  mücadele etmek zorundadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125182</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bb73349-41fc-4658-8dfa-2fe3c4ec674a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı’yla Mücadele Eden Bizler</image:title>
            <image:caption>Dünya bize kendini hikâyeler şeklinde sunar… Peki ama nedir bu hikâyeler? 

Amaçlarımızı, en derin ayartmalarımızı ve en takdire şayan özlemlerimizi nasıl doğru bir şekilde tanımlayabiliriz? Değerli dikkatimizi neye vermeliyiz? Hikâyemiz, hayatımızın gerçek hikâyesi midir; bu hikâye nedir, aslında ne olmalıdır? 





Dünyaca tanınmış klinik psikolog ve çok satan kitapların yazarı Jordan B. Peterson bu kitapla okuru içinde insana dair tüm hallerin bulunduğu bir yolculuğa çıkarıyor. Bu yolculukta isyan da var zafer de, fedakârlık da var keder de… 

Âdem ve Havva’nın cennetten kovuluşundan ilk kanı sembolleştiren Kabil ve Habil’in hikâyesine, Nuh Tufanı’ndan Babil Kulesi’ne, Tevrat ve İncil hikâyeleri üzerinden bugünün insanının psikolojisini çözümlediğimiz bir yolculuk bu. Elbette dahası da var. Yol üzerinde Harry Potter’a da uğruyoruz, Pinokyo masalına da, Jung’a, Nietzsche’ye, Dostoyevski’ye de… Hatta hatta çok izlenen filmlere, dizilere, çocuk filmlerine… Terminatör’e, Breaking Bad’e, Aslan Kral’a, Güzel ve Çirkin’e, Kara Şövalye’ye… 

Binyıllar öncesinin eseri kadim metinlerden kutsal kitap anlatılarına hikâyelerin ne anlama geldiğini düşünüyoruz. Anlam ve amaç arayışımızda, kim olduğumuzu bulma yolunda bu hikâyelerin bize nasıl rehberlik edebileceğini öğreniyoruz. 

Tanrı’yla Mücadele Eden Bizler kendi hikâyesi üzerine düşünen herkese zihin açıcı olduğu kadar hayranlık uyandıran bir entelektüel yolculuk vaat ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125183</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d12644a-dca6-40a0-8922-1b097daa9277.jpg</image:loc>
            <image:title>İnanılmaz Okulum Hakkındaki Gerçek - Okuldaki Hayalci</image:title>
            <image:caption>Bir okul bu kadar sürprizli olabilir mi?
Okuldaki Hayalci’nin yeni macerası yine çok komik!
Dünyaca ünlü sanatçılar Davide Cali ve Benjamin Chaud’dan ünlü dizisinin beşinci kitabı yine küçük büyük herkesi çok güldürecek. Yeni arkadaşını hızlı bir okul turuna çıkaran çocuğun sınırsız hayal gücünü yansıtan kitapta, Elvis Presley, Picasso, Pippi Uzunçorap ve daha nicesi var. Birçok sanat dalını, kitapları ve farklı güncel konuları kıpır kıpır öyküler ve çarpıcı desenlerle anlatan olağanüstü dizi, eğlenceli bir okuma deneyimi sunuyor.
Konusu
“Henri, yeni sınıf arkadaşına okulumuzu gezdirir misin lütfen?” “Aslında, görülecek pek bir şey yok. Gürültülü müzik odasından, gizli bir deney yürüttüğümüz laboratuvara ulaşır, bahçeye kestirme kaydıraktan iner, tuhaf yüzme hocasıyla tanışır ve koridorda ezilmezsek, kantindeki yemeğe yetişiriz. Bugün patates günü!”
OKULDAKİ HAYALCİ dizisi
– Ödevimi Yapmadım Çünkü Acayip Şeyler Oldu
– Okula Gelirken Çok Komik Şeyler Oldu
– İnanılmaz Yaz Tatilim Hakkındaki Gerçek
– Müzede Çok Komik Şeyler Oldu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125184</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17829230-9ce1-4716-b249-48471fc24e42.jpg</image:loc>
            <image:title>Net Holding 50.Yıl Kitabı - Bir Turizm Devinin Sıra Dışı Tarihi</image:title>
            <image:caption>Bir hayal,gerçeğe nasıl dönüşür ?Keramet o hayalde mi,o hayali kuranda mıdır ? 
Yoksa keramet,başarıya ulaşmak için çizilen yol haritasında mıdır ? 
Çok çalışmak,sınırları zorlamak,alışılmışın dışında cesur adımlar atmak. 
NET Holding’in sektörde devirdiği 50 yılın özeti.Mücadele ve başarı dolu bu hikayeyi yazansa gerçek bir lider ve ona inanan cesur,özverili çalışanlar.Bu,birlikte yazılan bir başarının hikayesi ! 
Bir Turizm Devinin Sıra Dışı Tarihi,stratejik düşünebilen,değişimi öngörme becerisi olan,değişime uyum sağlama refkeksi gelişmiş ve kriz yönetimi konusunda uzmanlaşmış bir yöneticinin hayaliyle başlayıp giderek devleşen bir şirketler grubunun,NET Holding’in,ezberleri bozan yürüyüşünü gözler önüne seriyor. 
Kurulduğu yıldan bu yana alışılmadık cesur atılımları ile sektörde 50 yılı deviren NET Holding’in tarihi ;Türkiye’nin ve dünyanın yakın tarihindeki siyaset,sosyal,kültürel olaylar eşliğinde hem tanıklarla hem de okuyucuyu tanık ederek,soluksuz okunacak deneyimlerin zenginliğini yansıtıyor. 
50.yılımızda dostlarımıza ve bizlerden sonrakilere bırakacağımız en kıymetli miras bu kitap ! 
Birlikte nice yıllara….</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125185</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33e0a2ac-3488-4095-a7a2-310d5a43dd91.jpg</image:loc>
            <image:title>Özlenen Vuslat</image:title>
            <image:caption>Zahit ve Asha, bu dünya da artık umudunu kaybetmiş hayata anlam katan aşk, sevgi, tutku defterini kapatmış; kalplerini inzivaya çekmişlerdi. Defalarca umut etmelerine rağmen gülmeyen hayat kim bilir belki de iki karakterimizin yollarının kesişmesi ile değişmiştir. 
Özlenen Vuslat adlı kitapta &quot;İki kalp, yıllar süren özlemin ardından birbirine kavuşmak için bir yol ararken, gerçek aşkın gü&quot;cünü keşfedecekler.&quot; 
Vuslat, aşkın en derin hali, en saf biçimidir. İki ruhun kavuşması, hem zamanın hem de mesafelerin ötesine geçer.&quot; 
&quot;Aşk, her engeli aşarak iki kalbi birleştirir. Vuslat, bekleyişin ve sabrın ödülüdür.&quot; 
&quot;Zorluklar, ayrılıklar ve bekleyişler... Her şey, iki aşkın kavuşmasıyla anlam bulur.&quot; 
&quot;Aşkın en saf hali, iki kalbin birbirini bulduğu o anın büyüsüdür. Vuslat, sonsuzluğa açılan kapıdır.&quot; 
&quot;Her aşk, mesafe fark etmeksizin kavuşmayı hak eder. Vuslat, aşkın en anlamlı sonucudur.&quot; 
&quot;İki aşık, birbirlerine kavuşmanın ve aşkı tam anlamıyla yaşamanın eşiğindedir. Vuslat, beklenen son değil, sonsuz bir başlangıçtır.&quot; 
&quot;Zamanın bize sunduğu en güzel hediye, kalplerimizin birbirine her an daha da yakınlaştığı an oldu.&quot; 
 Bu Vuslat kitabında iki kalbin sonsuz bir sevdayla birleştiği, zamanın ve mesafenin ötesine geçtiği anın adıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125186</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a611681-22c8-4275-9a67-b5ffd4ebde7e.jpg</image:loc>
            <image:title>İngiltere’den Mektuplar</image:title>
            <image:caption>“Bir ülkeyi ve insanlarını tanımanın bence en hoş yolu anı kitabı okumak. Anı kitatplarına bayılırım. İngiltere’de geçirdiğim 20 yıl ve iki İngiliz eşten sonra benim de yazmam farz oldu.” 
Dr. Yasemin Bradley 
 
Dr. Yasemin Bradley Türkiye’deki arkadaşı Ayse’ye yazdığı mektuplarda İngiltere ve İngilizler’e büyüteç tutuyor. Kültürlerini, yaşam ve düşünce biçimlerini bizimkiyle karşılaştırıyor. Güldüren, öğreten, düşündüren, sansürsüz mektuplar bunlar. Bir zamanlar üzerinde güneş batmayan ülke, şimdilerde ise sadece büyücek bir ada olmaya doğru yol alan İngiltere ve halkını tanımak için fırsat.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125187</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e509caee-7214-4c62-bffa-1ebd2262db60.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygu Dağıtıcısı ve Onun Acemi Yardımcısı</image:title>
            <image:caption>Moniz Bey her zamanki gibi duygu yüklü, masalsı aracıyla yollardaydı. Ama emektar Goros ulaşması gereken yere varamadan yolda kalmıştı. Şimdi arabayı tamir edip yola devam etmek zamanıydı. Ancak Moniz Bey, şu her şeye burnunu sokan küçük kızın merakını nasıl giderecekti? 
 
Hepha garip bir aracın altından sadece ayakları görünen bir adamla karşılaştığı an anlamıştı yeni bir arkadaş bulduğunu... Çünkü duyguları onu her zaman doğru yönlendirirdi. Yanıt almamasına rağmen ısrarla “merhaba” diye seslenmesinin nedeni buydu. Belki de bu yabancının aslında “eksik bırakılan duyguları dağıtmak” gibi çok önemli bir işi olduğunu sezmişti… 
 
Serap Biçici’nin duygularla dolu bu hikâyesi Duygu Polat Çakır’ın eğlenceli çizgileriyle hayat buldu. Duygularının 
peşinde olan küçük büyük herkesin kalbine dokunacak bir hikâye Duygu Dağıtıcısı ve Onun Acemi Yardımcısı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125188</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70c2ac44-93e2-47d6-be62-b87e49ee9218.jpg</image:loc>
            <image:title>Bugün Yeniden Başlıyorsun</image:title>
            <image:caption>Attığımız her adımın temelinde psikoloji var. Eylemlerimizde, kararlarımızda, vazgeçişlerimizde, arzularımızda… İnsan olmanın doğasında duygu, dolayısıyla psikoloji var ve hissettiğiniz bütün o duygular 
o kadar doğal ve geçici ki… Yeter ki bunun farkında olalım. 
 
Uzman Klinik Psikolog Lucy Maddox’un da belirttiği gibi, biz bir hava durumu değiliz, gökyüzünün kendisiyiz. Ruhumuzda yağmurlar yağıyorsa bir daha hiç güneş açmayacağını düşünmek faydasız, kaldı ki bu doğru da değil. 
 
Maddox, Bugün Yeniden Başlıyorsun’da yılı aylara bölerek bu süreçlerde duygu durumumuzda olacak muhtemel değişimleri ve bunları nasıl faydalı hale dönüştürebileceğimizi, danışanlarından örnekler vererek açıklıyor. 
 
Ayların da kimlikleri var, bu kimliklerin bizim ruhumuzda da bir tezahürü... 
Yeni bir sen için yeni bir yıla hazır mısın? O zaman haydi, bugün yeniden başlıyorsun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125189</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba04b736-56e5-4915-a86a-4ae1424c6199.jpg</image:loc>
            <image:title>Toprağın Derinlerindeki Güç</image:title>
            <image:caption>Toprağın Derinlerindeki Güç, Bilgeler Zamanı’nın ikinci kitabında gençler doğanın dengesinin bozulmasıyla yok olmaya başlayan yaşamları için amansız bir mücadelede buluyorlar kendilerini. 
 
Her şey minik bir fidanın canlanmasına ve nesli neredeyse tükenen bir Anadolu leoparının kurtarılmasına bağlı. Lanetler, geçmişe uzanan bağlar, feda edilenler… 
 
Defne çok mutluydu, bütün gün bu anı beklemişti. Ayağa kalkarak pastaya eğildi, bütün mumları tek seferde söndürdü ve sevinçle etrafına bakındı. 
 
Aniden dışarıdan gelen aşırı parlak bir ışık gözlerini aldı. Gözlerini kapatmalarıyla sarsılmaya başlamaları bir oldu. Odanın camları basınca dayanamayarak patladı. 
 
Elif boğuk bir sesle “Bu da neydi böyle?” diye sordu. 
 
Mert dışarıdan gözünü alamayarak “Bilge Feronia’nın doğum günü hediyesi!” diye yanıtladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125190</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6073cd2a-a931-4816-a599-5a65d7709c47.jpg</image:loc>
            <image:title>Oğul</image:title>
            <image:caption>Babasının ölüm haberini alan Barış, cenaze için İstanbul’dan Bodrum’a doğru yola çıkar. Yüzleşmekten kaçtığı geçmişinin peşine düşen Barış’ın durakları babası Kemal, annesi Zerrin ve kardeşi Ayşe’yle olan anıları olur. 
 
Barış’ın yol hikâyesi Oğul, iletişimsizlikle birbirini yaralamış, birbirini aynı çatı altında tanımamış ve dört bir yana savrulmuş bir ailenin yıllara yayılan hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125191</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/658fe24b-18f8-419a-b5e1-5199f34e48ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Öte Yaka Fırtına</image:title>
            <image:caption>Sayfalar arasında farklı üsluplarla yarattığı karakterleri ve seçtiği anlatıcılarıyla biricik bir dil yaratan Aslı E. Şeran, kulağınıza, bazen burnunuza, kimi zaman damağınıza hitap eden ama çoğunlukla kalbinize dokunan öykülerle karşılıyor sizleri. 
  Memlekete ait olmayanın, kanepede uyuyakalanın, yataktan çıkmayan Müjgân’ın, hayata sığamayıp çukura düşenin, işe servisle gidip gelenin, yaşamak isteyenlerin, senin, sizin, bizim hikâyelerimiz bunlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125192</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4407d1af-60ca-460d-86f0-6797b228fe91.jpg</image:loc>
            <image:title>Aleni Yaşamlar</image:title>
            <image:caption>Adalet bize ihanet etti. Güç sahipleri tarafından atanan yargıçların, masumiyet karinesinin ve zamanaşımının adaleti, geçmişin adaleti başarısız olmuştur. En kırılgan olanları korumaktan aciz olan bu Adalet sistemi, uzlaşılar içinde debelenip göz boyamaya çalışmıştır. Kaç suç unsuru bu şekilde görmezden gelinmiştir? Kaç mağdur böylece feda edilmiştir? Bizler, saldırganlara karşı gösterdiğimiz hoşgörüyle, mağdurların ömür boyu cezalandırılmalarına sebep olduk. Ancak bu devir burada son bulmaktadır. 
Aleni Yaşamlar, adalet duygusu zedelenmiş bir toplumun daha güvenli ve huzurlu yaşama talebiyle duvarları yıkıp yerine camlar inşa ettiği yeni bir toplum ütopyası. Her şeyin görünürleştiği, herkesin her şeye müdahale edebildiği yepyeni bir düzen söz konusu. Taciz, tecavüz, ensest, ev içi şiddet gibi suçların tümü artık geçmişte kalıyor. Toplumdaki tüm ilişkiler de görünen ve müdahale edilebilen bu yaşantının bir parçası. 
Lilia Hassaine’ın kaleme aldığı bu sürükleyici distopik romanda buharlaşmışçasına ortadan kaybolan bir ailenin izini sürerken şeffaflığın yarattığı ve reddedenleri dışladığı yeni bir diktatörlüğe şahit oluyoruz. Yazar, çağdaş toplum gerçekliğini sorgularken, güvenlik ve toplum huzuru ihtiyacını teknolojik ilerleme ve insan ruhunun karanlık doğası ikilemi üzerinden kurguluyor.  Suçları yaratan gerçekten kapalı kapılar ardında olmamız mıdır? 
 
1991 doğumlu Lilia Hassaine gazeteci, televizyon yorumcusu ve yazardır. Arte televizyon kanalı ve Le Parisien, Le Monde gibi gazetelerde çalışmıştır. 2019 yılında okuyucularla buluşan ilk romanı L’œil du paon (Tavuskuşu Gözü) ile 2021 yılı Folio-Elle Ödülü’nü kazanmıştır. 2021 yılında yayımlanan ikinci romanı Soleil amer (Tatsız Güneş) 2022 yılı Prix Lire Élire Ödülü ve 2022 yılı Caen Şehri Ödülüne layık görülür. Soleil amer ayrıca 2021 yılında Goncourt Ödülü’ne aday gösterilen kitaplar arasında yer almıştır. Son romanı Aleni Yaşamlar ile 2023 yılı Renaudot Liseliler Ödülü’nü kazanmıştır. Kitapları Éditions Gallimard tarafından yayımlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125193</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e0901d0-c432-4e19-9618-92d9c49c9c63.jpg</image:loc>
            <image:title>İnşa Etmek ve Yaşamak</image:title>
            <image:caption>Richard Sennett bu kapsamlı çalışmada, antik Yunan&apos;dan yola çıkarak yirmi birinci yüzyıl Şanghay&apos;ına kadar uzanan bir bağlamda şehirlerin mimari biçimleriyle insanların yaşayışı arasındaki kederli ilişkiyi ele alıyor. Paris, Barselona ve New York&apos;un modern biçimlerini nasıl kazandıklarını analiz ederken, bizi Kolombiya&apos;nın Medellín şehrinin arka sokaklarından Manhattan&apos;daki Google merkez binasına kadar günümüzün mekanlarında sosyolojik bir tura çıkarıyor.  Sennett belli kesimlere ayrılan, düzen altına alınan ve kontrol edilen &quot;kapalı şehirlerin&quot; Kuzey Yarımküreden Güneye doğru yayılmasından yakınıyor. Alternatif olarak, vatandaşlar arasındaki farklılıkların aktif şekilde tartışıldığı ve planlamacıların kentsel biçimler üzerinde deneyler yaptığı &quot;açık şehri&quot; savunuyor, insanların karmaşayla nasıl başa çıkabileceğini anlatıyor. Günümüze doğrudan hitap eden sosyolojik argümanların izini süren bu kitap, gitgide daha fazla sayıda insanın kentsel alanlarda yaşadığı günümüz dünyasında şehirlerin geleceği için cesur ve özgün bir vizyon oluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125194</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5ac9edb-a623-4d60-82ab-9725dd557cef.jpg</image:loc>
            <image:title>Naif Ruhlar</image:title>
            <image:caption>Barry Sanders, modern toplumun bireye karşı kayıtsızlığını inceliyor. İnsana gösterilen ilginin yavaş yavaş azaldığı Sanayi Devrimi ile sözlerine başlayan Sanders, insani etkileşimlerin yitip gittiği, ölüme ve hayata karşı ortak tutumlarda radikal değişikliklerin ortaya çıktığı modern çağa uzanırken insanı insan yapan unsurların kaybolmasından yakınıyor. Günlerimiz, dikkat göstermemizi gerektiren ve bizi kendi dünyamızdan çıkarıp insanlık dışı, kısır ve soyut bir dünyaya iten bitmek tükenmek bilmez bir bilgi bombardımanıyla dolu. Aynı zamanda kolektif bilinç duygusunu da kaybettik. Bu kayıp, Avrupalı güçlerin yükselişine ve dünya çapında sömürgeleşmeye kadar uzanan iki yüzyılda doruğa ulaştı. İşte bu ortamda zehrimizi, köktenci yaklaşımların çeşitli biçimleri arasından seçiyoruz; bunların her biri yalnızca diğerine yönelik tehdit oluşturmakla kalmıyor aynı zamanda insanlığın ta kendisine karşı bir tehdit oluşturuyor. Sanders insanlığın yok oluşunun sebeplerini ortaya koyarken, kurtuluşunun çarelerini düşünmemize yardımcı oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125195</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90ce8a2f-7b8f-42ce-ab30-f64f32547376.jpg</image:loc>
            <image:title>Et Yiyenler Arasında Yaşamak</image:title>
            <image:caption>Her yolculuk gündelik hayatı aksatır. Bu yolculuk da farklı değil. 
… 
Hayvanları yemeye son verdiğinizde, artık hem bir yolculuğa çıkan kişisinizdir hem de kasabaya gelen yabancısınızdır. Yolculuk, diğer varlıkları yemeyi bırakma kararınız ve bu değişim için attığınız adımlardır. Bu süreçte ailenizin, dostlarınızın ve iş arkadaşlarınızın gözünde bir yabancıya dönüşürsünüz; çünkü artık onlar gibi değilsinizdir. 
Alıştıkları o eski “sizi” geri isterler.  Dahası bu yeni ve “garip” sizle kurdukları ilişki, kendilerinin de bu yolculuğa çıkıp çıkmama kararlarını etkileyebilir. Artık gözleri üstünüzdedir. 
 
Veg*n camiasında bir başyapıt kabul edilen ve tüm dünyada büyük ses getiren Etin Cinsel Politikası’nın yazarı Carol J. Adams; bu kitapta veg*n olma yolculuğuna nasıl çıkabileceğinize değil, çıktıktan sonrasında et yiyen dünyayla nasıl iyi etkileşimler kurabileceğinize ve kişilerarası ilişkilerinizi nasıl koruyabileceğinize ışık tutuyor. 
 
Yazarın hem kendi deneyimlerinden hem de dünyanın dört bir yanındaki veg*nların aktarımlarından faydalanarak hayatta kalma tüyolarıyla bezediği kitap, her veg*nın sırf varlığıyla dahi tehdit olarak algılandığı ortamlarda içine düşmesi kaçınılmaz olan durumlardan incelikle ve ustalıkla kurtulmasını sağlayacak bilge bir yoldaş görevini üstleniyor. 
 
Lezzetin ve bolluğun imzasını taşıyan, birbirinden nefis veg*n tarifler de içeride sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125196</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf8f03b5-b8a2-4584-94fa-72075ec76941.jpg</image:loc>
            <image:title>Merkez’den “Uç”lara: Neoliberal Dönemde Sağ Siyaset (1983-2002)</image:title>
            <image:caption>Merkez’den “Uç”lara: Neoliberal Dönemde Sağ Siyaset, 1983-2002 yılları arasında Türkiye’de sağ siyasetin 12 Eylül cuntasının yarattığı siyasal mimari içinde oluşumunu, gelişimini ve unsurlarının birbirleriyle ilişkilerini tarihsel bir perspektiften ele alıyor.  1983’te sivil yönetime geçilmesinin ardından, kısa süre içinde, 1980 öncesinden farklı olarak merkez sağ içinde güçlü bir rekabet başlamıştır. 1987 referandumu sonrasında siyasi yasakların kaldırılmasıyla sağ içindeki rekabet hem ideolojik farklar hem de siyasi figürlerin güçleri bakımından çeşitlenmiş; ANAP’ın sağın üç eğilimini -liberaller, mukaddesatçılar ve hareketçiler- kucaklama iddiası zayıflamıştır.  1990’lar SSCB’nin çözüldüğü, Batıdan gelen tarihin sonu rüzgarının güçlü estiği, bir yandan da neoliberal hegemonyanın genişlediği yıllardır. Türkiye’de darbe anayasası ve yasaları içinde kurulmuş sivil düzende sosyalist düşünce ve hareketler büyük baskı altındayken siyasetin kendisi merkez sağ partilerin kendi içindeki rekabeti ve İslamcı/milliyetçi doktriner sağ partilerle içerme/ayrışma ilişkilerine dönüşmüştür. 90’lı yıllar boyunca, merkez siyaset zayıflayacak, doktriner sağ ise 1980 öncesiyle kıyaslanamayacak güce ve siyasi kapasiteye erişecektir. Bu yıllar aynı zamanda Kürt sorununda şiddetin yükseldiği, Susurluk skandalı ile ortaya serilen siyaset-bürokrasi-mafya ilişkileriyle ağır insan hakları ihlallerinin işlendiği, tarikatların sivil toplum örgütü adı altında vakıflaştığı ve şirketleştiği, sermaye örgütlerinin topluma yön verecek siyasal araçlara açıktan başvurduğu yıllardır. Bu kitap, 1983’ten 2002’ye Türkiye siyasetinde merkez sağdan doktriner sağa kayışın toplumsal ve siyasal dinamiklerinin kavranmasının 2002 seçimleriyle başlayan Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetleri dönemini doğru değerlendirebilmenin yolunu açacağını iddia ediyor ve bu iddiasını güçlü biçimde savunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125197</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5296e317-9143-4ad1-b059-12c78193fe7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ziya Yılmaz</image:title>
            <image:caption>Ziya Yılmaz’ın tarihi, aslında biraz da Türkiye’nin yakın dönem siyasal hayatının tarihidir. Memleketi Fatsa’dan başladığı yolculukta pek çok tarihsel olaya şahitlik etmiş, pek çoğuna da birincil dereceden müdahil olmuş bir devrimcinin öyküsüdür. Bu çalışma; 1950’lerin Türkiye’sini, 27 Mayıs 1960 darbesinden önceki gelişmeleri, 1960’lı yılların başındaki yeni cunta arayışları gibi olay ve olguları Ziya Yılmaz’ın penceresinden gözlemlemeyi mümkün kılmanın yanında, 1960’lı yılların ikinci yarısında Fatsa’dan Karadeniz’in neredeyse bütününe yayılan Türkiye İşçi Partisi teşkilatının nasıl oluştuğunu, hangi yöntem ve araçlarla devrimci bir atılım gerçekleştirildiğini, sürecin önderlerinden izlemeyi vaat etmektedir. Bununla birlikte, kurucularından olduğu Türkiye Halk Kurtuluş Partisi ve Cephesi’nin, etkileri bugün bile süren eylemlerini ve siyasal değerlendirmelerini okuyabileceksiniz: Banka soygunları… Mete Has’ın alıkonulması... İsrail Başkonsolosu Efraim Elrom’un kaçırılması ve öldürülmesi... Mahir Çayan, Ulaş Bardakçı, Cihan Alptekin ve Ömer Ayna’yla Maltepe Cezaevinden firar etmeleri... THKP-C’nin TSK içindeki etkisi ve sempatisi… İdam Cezasına mahkûm olması… gibi sansasyonel süreçlerin öykülerini, doğrudan Ziya Yılmaz’ın anlatımlarından gözlemleyebileceksiniz.  Ziya Yılmaz’ın kendi anlatımları üzerinden, kronolojik bir hatta derlenmiş bu kitap, çeşitli siyasal olay ve değerlendirmelerin yanı sıra, Ulaş Bardakçı ve Mahir Çayan gibi devrimcilerin insani yönlerini de anımsatıyor, aktarıyor.  Ve elbette; Hüseyin Cevahir’i, Ahmet Atasoy’u, Ertan Sarıhan’ı, Çörtük İsmet Öztürk’ü, Nihat Yılmaz’ı, Fikri Sönmez’i ve pek çok değerli devrimciyi... Fatsa’da bir dağ köyündeki mezar taşında “Devrim için yaşadı, Devrim için savaştı!” yazan Fatsalı Ziya Yılmaz’ı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125198</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4061a67d-7441-4598-8e8c-3814cf854c92.jpg</image:loc>
            <image:title>Toprakaltı Krallığı</image:title>
            <image:caption>Sevilen yazar Ahmet Şerif İzgören’in kaleme aldığı, tarihsel göndermeler ve bilimsel keşiflerle zenginleştirilmiş bu hikâye doğa, biyoloji, tarih ve felsefe gibi farklı alanları eğlenceli bir biçimde harmanlıyor. Okurlar minik Işıldar ve dedesiyle hayatın anlamını, üretmenin ve doğaya saygı duymanın önemini keşfederken, masal ile gerçeğin iç içe geçtiği anlamlı bir yolculuğa çıkacaklar. Her yaştan okura hitap eden bu keyifli okuma, hepimize yaşamın küçük hazinelerini fark etmenin değerini gösterecek, hatırlatacak. Sonundaysa köstebeklerle bir olacak ve neşeli anlatımıyla bize âdeta şu soruyu yöneltecek: Mutluluğun kaynağını derinlerde mi aramalı? Toprakaltı Krallığı, bir kitap kadar yakın… 
*** 
Işıldar ve ailesinin güzel tarlasında işler yolunda gitmiyor. Ansızın beliren tepeciklerden sonra, ürünler bir bir eksilmeye başladı. Bu durumun masallarında misafir ettikleri kahramanlarla ilgisi olabilir mi acaba? 
Masalla gerçeğin kol kola girdiği bu kitap, dünya hazinelerine işaret ediyor. Üstelik bir kısmı yaşamınızın içinde saklı. Bakalım siz bu küçük hazineleri fark edebilecek misiniz? 
İşte bir ipucu: Sevgiyle bakın, emek verin ve bekleyin. Tıpkı bir çiçeği büyütür gibi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125199</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/729b937c-9b89-4ade-b907-f9d4c9cd15f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Canavar</image:title>
            <image:caption>Yeşil Canavar ile tanışan üç kahramanımızın üç tane hayat felsefesi var: Azalt, tekrar kullan ve geri dönüştür. Ormanda sağa sola koşturup ardından öğle yemeği planlarken tanıştıkları bu canavara yardım etmek için, üç ilkelerini hayata geçiriyorlar. 
 
Doğa için farkındalık, doğanın sürdürülebilirliğinin ilk koşulu. Yeni nesil doğadan uzaklaştıkça ona yabancılaşıyor. Bu kitap doğa sevgisi ve doğa korumayı birlikte harmanlayarak geleceğe sağlam bir temel atmayı umuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125200</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2c24f5d-7d6a-4a53-a867-c99f88d32065.jpg</image:loc>
            <image:title>Kocakafa Nate - 1 Sınıfta Tek Başına</image:title>
            <image:caption>Nate büyük işler için yaratıldığını biliyor. Gerçekten büyük işler... Ama siz müthiş biri olsanız da hayat istediğiniz gibi gitmeyebilir. Nate’in başı beladan kurtulmaz ama bu onu rahatsız ediyor mu? Hayır, asla! O zaten büyük bir adam olduğunu biliyor. Nasıl mı? Çok basit. Şans kurabiyesi falından. Saftirik Greg hayranlarına müjde! Kocakafa Nate ile tanışmaya hazırlanın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125201</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b557325b-3512-48f7-b756-e3283f35929c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kocakafa Nate - 2 Tekrar Sahnede</image:title>
            <image:caption>Kocakafa Nate bu kez herkese nal toplatmaya kararlı. Peki siz de aynı fikirde misiniz? Bu pek de kolay olmayacak! Çünkü baş belası Gina her şeyi berbat edebilir! Nate’in bu kez ne yapacağı belli değil. Kazanabilir de kaybedebilir de... Sınıfı geçebilir de kalabilir de... Hatta belki yine ceza da alabilir. SAFTİRİK GREG HAYRANLARI! Haydi, öğretmenlerin kâbusu büyük dâhi KOCAKAFA NATE ile tanışın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125202</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/632e2e2b-eb4c-49b0-af18-43fd2ac0670f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kocakafa Nate - 3 Kampa Gidiyor</image:title>
            <image:caption>Nate izci oymağının kralıydı. Ta ki bir gün, Artur yani Bay Mükemmel de izci oymağına katılıncaya kadar. Artık Nate tahtından olmuştur, Artur’un ise tacını kimseye kaptırmaya niyeti yoktur. Kocakafa Nate büyük ödülü alabilecek mi? Yoksa adı tarih sayfalarından mı silinecek? SAFTİRİK GREG’İN GÜNLÜĞÜ TUTKUNLARINA MÜJDE! Bir sonraki kitabımız ”KOCAKAFA NATE BEŞ PARASIZ” olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125203</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efa722e0-b1a9-44f2-95d4-8b457374c84b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sancı</image:title>
            <image:caption>&quot;Şiir, yaşam yolculuğunun gamzesi, özgünlüğün ve özgürlüğün saklı kapısıdır.&quot; 
— Zeynep Erdoğan 
 
Uzun yıllardır şiir yazan Zeynep Erdoğan, bu süreçte Yaratıcı Yazarlık eğitimi alarak kalemini geliştirmiştir. Çocuk Gelişimi ve Sağlık Kurumları İşletmeciliği bölümlerinden mezun olan şair, sağlık alanında çalışmaya devam etmektedir. Aynı zamanda 2. Kademe Halk Oyunları Antrenörü ve İşaret Dili Tercümanıdır. Emel ve Emir’in annesi olan Zeynep Erdoğan, sanatın ve hayallerin izinde yürümeye devam etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125204</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/417cbb05-9af8-48cd-b077-9c04bbe83c0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kocakafa Nate - 4 Beş Parasız</image:title>
            <image:caption>Bilindiği gibi, Jefferson Ortaokulu HEP kazanan taraftır. Sonunda Nate kahramanlığa soyunmaya karar verir! Acaba Nate “Kardan Adam Yarışması”nda sondan birinci mi olacak? Yoksa okulları en büyük zaferini mi kazanacak? Saftirik Greg hayranları! Kocakafa Nate’le tanışın. Namıdiğer sınıf palyaçosu... Yalnız, öğretmenlerin gözdesi olmadığı kesin! SIRADA “KOCAKAFA NATE ZIVANADAN ÇIKIYOR!” VAR.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125205</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1128f0ad-9740-4180-9d66-3e5669aeaf06.jpg</image:loc>
            <image:title>Kocakafa Nate - 5 Zıvanadan Çıkıyor</image:title>
            <image:caption>Herkes NATE’in DAĞINIK ve PASAKLInın teki olduğunu bilir! Bu yüzden günün birinde en yakın arkadaşı Francis’in başını derde sokar, tabii kendisininkini de. Nate kendine çekidüzen verebilecek mi yoksa zıvanadan mı çıkacak? Saftirik Greg hayranları! Kocakafa Nate’le tanışın. Namıdiğer sınıf palyaçosu... Yalnız, öğretmenlerin gözdesi olmadığı kesin! SIRADA “KOCAKAFA NATE TAM HAVASINDA” VAR.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125206</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/692306dc-0e06-45d6-83be-916b57ecd3a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kocakafa Nate - 6 Tam Havasında</image:title>
            <image:caption>Nate bundan daha şanssız olamazdı... Ama sonra talihi döndü. Birden tek bir hata bile yapmamaya başladı! Ama neden! Hem bu böyle ne kadar sürecekti! Saftirik Greg hayranları! Kocakafa Nate’le tanışın. Namıdiğer Rockçı asi... Yalnız, öğretmenlerin gözdesi olmadığı kesin! SIRADA “KOCAKAFA NATE HAYATINI YAŞIYOR” VAR.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125207</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d417be5f-c004-4a70-a2f5-f23623ee3b94.jpg</image:loc>
            <image:title>Kocakafa Nate - 7 Hayatını Yaşıyor</image:title>
            <image:caption>Yeni bir öğrenciyle dostluk kurması istendiğinde Nate buna hayır diyemez, ta ki yeni arkadaşıyla TANIŞANA kadar. Nate bir eğlence düşmanıyla mı uğraşmak zorunda kalacak yoksa bu yeni dostu onun için hayatı bir eğlenceye mi dönüştürecek! Saftirik Greg hayranları! Kocakafa Nate’le tanışın. Namıdiğer sınıf palyaçosu... Yalnız, öğretmenlerin gözdesi olmadığı kesin! SIRADA “KOCAKAFA NATE MUTLULUKTAN UÇUYOR!” VAR.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125208</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44387059-3884-42cd-ac6f-a0499450529f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kocakafa Nate - 8 Mutluluktan Uçuyor</image:title>
            <image:caption>Nate yeni arkadaşı Ruby’den hoşlanmaya başlamıştır. Ancak Randy Betancourt’la kapışması okul gazetesinde manşetlere çıkınca ceza almaktan ÇOK DAHA kötü bir sorunla karşılaşır! Acaba Nate her şeyi yoluna koyabilecek miydi? Her sene yapılan Çamur Maçı’nı kazanacaklar mıydı?.. Yoksa hezimete mi uğrayacaklardı? Saftirik Greg’in Günlüğü hayranları! Kocakafa Nate’le, yani sınıfın en havalı çocuğuyla tanışın. Yalnız, öğretmenlerin gözdesi olmadığı kesin! SİZDE KOCAKAFA NATE’İN TÜM KİTAPLARI VAR MI?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125209</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb390e27-61bb-4efd-90c8-4039eff18013.jpg</image:loc>
            <image:title>Harf Sudoku</image:title>
            <image:caption>Sudoku, her yaştan insanın kolayca öğrenebileceği bir oyundur. Japonya’dan çıkan oyun, Japonca “suuji wa dokushin ni kagiru” (sayılar tek olmalı) kelimelerinin birleşiminden “sudoku” tabirini almıştır. Rakam yerleştirme şeklinde anlaşılabilecek bir bulmaca türüdür. 
Biz bu kitapta rakamlar yerine harfleri kullanarak bir nevi çok keyif alacağınız “Harf Sudoku 9x9” bulmacasını hazırladık. Harf Sudoku, standart biçimde oluşturulan 9×9 boyutlarında bir grafik üzerinde çözülen ve her satırda, her sütunda ve 3×3 boyutluk her karede A,B,C,D,E,F,G,H,K harflerinin birer kez yer alması gerektiği temeline dayanan zeka oyununa verilen addır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125210</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45f806c8-ace7-43a2-9c3c-50b180d8f747.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayı ve Harf Sudoku</image:title>
            <image:caption>Sudoku, her yaştan insanın kolayca öğrenebileceği bir oyundur. Japonya’dan çıkan oyun, Japonca “suuji wa dokushin ni kagiru” (sayılar tek olmalı) kelimelerinin birleşiminden “sudoku” tabirini almıştır. Rakam yerleştirme şeklinde anlaşılabilecek bir bulmaca türüdür. 
Biz bu kitapta rakamlar yanına harfleri de kullanarak bir nevi çok keyif alacağınız “Sayı-Harf Sudoku 16x16” bulmacasını hazırladık. Sayı-Harf Sudoku, standart biçimde oluşturulan 16×16 boyutlarında bir grafik üzerinde çözülen ve her satırda, her sütunda ve 4×4 boyutluk her karede, 1,2,3,4,5,6,7,8,9,A,B,C,D,E,F,G harflerinin birer kez yer alması gerektiği temeline dayanan zekâ oyununa verilen addır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125212</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76f6ad12-c142-4916-8030-b05d16cae187.jpg</image:loc>
            <image:title>7 Renkli Gezegen</image:title>
            <image:caption>O gece yedi renkli gezegende siren sesleri duyulmaktaydı. Kesik kesik çalan sirenler tehlikeyi haber vermekteydi. İstiridye halkının evlerinin üstü çelik bir kubbeyle kapatıldı. Artık dışarıdan içeriye girişler sağlanamayacaktı. Peki, kimdi bu ülkenin içine girmeye çalışanlar? 
Ramsoy acil bir haberle yanımıza geldi. Yüzü solgundu ve endişeli görünüyordu. Bize bir şeyleri anlatmanın zamanı geldiğinden bahsetti. 
Ne yapacağımızı hepimiz merak ediyorduk. Kurulun toplanmasını bekledik. Yaşlılardan oluşan İstiridye halkının İhtiyarlar Kurulu toplanmıştı. 
Söze başlamadan önce hepimizi selamladı. 
“Yedi Renkli Gezegen az önce Lebetler tarafından tekrar saldırıya uğradı. Hazırlıklara başlamalıyız.” 
“Lebetler de Yedi Renkli Gezegen’de yaşamıyorlar mı?” 
“Yedi Renkli Gezegen; üç bölüm halinde. Burası bozulmadan kalan kısım yani İstiridye halkının yaşadığı yer ve sizi karşıladığımız asit diyarı var. Orada ise yaşayabilen çok az canlı kaldı. Ve son bölüm de kral ile Lebetlerin yaşadığı karanlık bölüm. Oranın ismi ise Lubunya. Yani kötülük diyarı…” 
“Biz oraya henüz gitmedik.” “Evet, gitmedik!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125213</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91b45f92-f31e-499b-b1b2-767758fa59e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp</image:title>
            <image:caption>Kutup ayısı evinden çok uzakta, garip bir yerde kaybolmuştur. İnsanlar çok meşgul ve telaşlıdır; kimse onu görmez, evine geri dönebilmesi için yardım etmez. Kalabalık arasındaki küçük bir kız, kayıp ayıyı fark edecek; bu koca şehirde sevgi, dostluk ve yardımseverliğin de var olduğuna dair umutları yeşertecektir. 
 
Sular Altında kitabıyla çok sevilen ödüllü çizer Mariajo Ilustrajo’dan arkadaşlığın yol gösterici gücüne dair sıcacık bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125214</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6159ee50-032b-42f6-8c22-81151732f309.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğanın Yolu</image:title>
            <image:caption>Çin klasiklerine getirdiği özgün yorumlarıyla tanınan C. C. Tsai, bu kez Zhuangzi’nin etkileyici çalışmalarından biri olan Doğanın Yolu adlı eserinin çizgi roman uyarlamasıyla karşınızda. 
 
Taoizmin temel taşlarından biri olarak kabul edilen Zhuangi metinleri, Çin şiiri, resim sanatı, dövüş sanatları ve Zen Budizmi gibi pek çok alana derinlemesine nüfuz etmiştir. Binlerce yıl önce birey, toplum ve doğa hakkındaki geleneksel varsayımlara meydan okuyan bu eser, çatışmalarla dolu bir dünyada doğanın olağan akışına geri dönmenin tek akılcı yanıt olduğunu vurgular. 
 
C. C. Tsai’nin ilham verici çizimleriyle hayat bulan Doğanın Yolu, Zhuangzi’nin unutulmaz karakterlerini, anlam yüklü fabllarını ve düşünce deneylerini benzersiz bir şekilde okura sunuyor ve akıllara şu soruları getiriyor: Hakiki insan kimdir? Mutlak haz diye bir şey var mıdır? Ya da yaşamı muhafaza edip korumanın bir yolu var mıdır? 
 
Doğanın Yolu, hem Zhuangzi’nin hikmet dolu dünyasına eşsiz bir yolculuk hem de modern yaşamın karmaşasından sıyrılarak yaşamın doğal ritmine dönüş çağrısıdır. 
 
“C.C. Tsai’nin kitapları tamamen büyüleyici. Zarif çizgiler; keskin çizgilerle resmedilmiş karakterler; ince ve yerli yerinde bir mizah; derinlikli bir konu. Karikatür sanatının zirvesi.” 
LARRY GONICK, EVRENİN ÇİZGİ TARİHİ ADLI ESERİN YAZARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125215</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c33f03dd-b0bf-4ea4-9be1-c645a5c0e93d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilge Kadının Doğuşu</image:title>
            <image:caption>“Ben güçlü kadınların soyundan geliyorum…” 
Güçlü kadınların hayatları, bilgelik dolu hikâyelerde yaşamaya devam ediyor. Bu kitap, kayıp ve acının ardından gelen yeniden doğuşu, anne olmanın gücünü ve kadınlara atfedilen geçmişle gelecek arasındaki köprü olma sorumluluğunu gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125216</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5230b14e-1bdc-4a98-9302-5b8e2b152a33.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Şakir 15 - Nefesler Tutuldu Heyecan Dorukta (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Merhaba arkadaşlar ben Şakir! Herkesin bildiği nam-ı diğer Kral Şakir! 
Her zamanki gibi size yepyeni maceralarımı anlatmaya geldim. Bu sefer biraz daha çılgın şeyler var tabii! Bu kitapta sizi dört süper maceraya davet ediyorum. Üzgün Patates’in mutlu olması için yaptıklarımız, veli toplantısı sonrası anne-babamızın garip halleriyle yaşadığımız komik anlara, dedemin sosyal medya çılgınlığından mahalledeki örümcekli gizemlere kadar her şey var! Hazır olun, macera dolu bu kitabı kaçırmak istemezsiniz! Eğer kahkaha atmaya hazırsanız, hemen sayfalara dalın! Çünkü bu kitapta çok eğleneceksiniz !</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125217</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20ff5c7a-c433-453c-b5cb-f3b467870734.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıfır Noktası’ndan Türkiye’nin Meseleleri</image:title>
            <image:caption>Sosyolog, çevirmen ve yayıncı Hüsamettin Arslan, iktisat felsefecisi Feridun Yılmaz, askerî tarihçi Gültekin Yıldız ve yazar/şair Mevlâna İdris bu kitapta Türkiye’nin konuşmayı ve tartışmayı sürdürdüğü meseleleri ele alıyor. 
Farklı disiplinlerden gelen bu isimler Kemalizm’den Kürt meselesine, darbelerden seçimlere, hükümet sistemi tartışmalarından Türkiye’nin jeostratejik konumuna kadar birçok konuyu enine boyuna masaya yatırıyor. 
Gündemimizi meşgul etmeyi sürdürecek meseleleri ve sorunları tarihsel bağlamı içerisinde, felsefi tarafını ihmal etmeden anlatan bu metni sıkılmadan okuyacaksınız. Aklınızdaki sorulara cevaplar bulacak, yeni bakış açıları kazanacak, entelektüel kapasitenizi geliştireceksiniz. Kimi zaman keyifle kimi zaman da tahammül ederek yaşadığınız ülkeyi, içinde bulunduğunuz toplumu daha yakından tanıyacaksınız. 
Birbirinden değerli isimlerin katkıda bulunduğu Sıfır Noktası’ndan Türkiye’nin Meseleleri bu amaçla hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125218</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7539e3d1-f805-4fa3-88e6-ca1342ad5342.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıfır Noktası’ndan Türkiye’nin Kavramları</image:title>
            <image:caption>Sosyolog, çevirmen ve yayıncı Hüsamettin Arslan, iktisat felsefecisi Feridun Yılmaz, askerî tarihçi Gültekin Yıldız ve yazar/şair Mevlâna İdris bu kitapta Türkiye’yi şekillendiren kavramları tartışmaya açıyor. 
İnsan olmaktan dil ve kültüre, siyasi ideolojilerden din-bilim ilişkisine, tarih algısından şiddet ve teröre fikirlerimize yön veren birçok kavram bu kitapta sadece derinlemesine incelenmiyor aynı zamanda müzakere ediliyor. Küresel ve ulusal gündemi şekillendiren ideolojilerin ortaya çıkışı, ilericilik/gericilik tartışmaları ve daha fazlası ele alınıyor. 
Farklı disiplinlerden gelen isimlerin kavramların arka planını irdelemesiyle ortaya çıkan bu eserle entelektüel kapasitenizin geliştiğini, konulara farklı yönlerden yaklaşabileceğinizi ve meseleleri analiz seviyenizin artığını fark edeceksiniz. Sıfır Noktası’ndan Türkiye’nin Kavramları entelektüel merakları olanlar için bir başucu kitabı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125219</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/951c2637-83d9-4ce3-b404-e9593739eeaa.jpg</image:loc>
            <image:title>A Tale Of Both Poles (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Participating in Türkiye’s scientific research expeditions to the polar regions was not only a significant opportunity to document the scientists’ quest for the world’s future hidden in the secrets of the poles but also a way 

to express my personal fascination with natural history. 

Amidst the serene silence of the polar regions, this experience was also a step 

towards understanding and conveying how nature is responding to this rapid transformation of the planet we breathe upon and whether it can weather this process of change. 

We bear a profound responsibility to protect our fragile ecosystem and the melting worlds of polar creatures, and to ensure they are passed on to future generations. We strive to showcase 

not only the harmonious and holistic perfection that nature embodies but also the traces of transformation it bears due to global climate change. 

These extraordinary experiences in the polar regions, and the stories we discovered about the lives of living creatures, aim to convey, through visual storytelling, the cries rising from nature’s disrupted tranquility. 

This book aims to amplify the silent pleas for help from the polar regions and their inhabitants, while emphasizing our respect for nature and 

our responsibilities to our planet. We hope that the work of our scientists and our efforts to share it with the world will make a lasting contribution to raising awareness about the need to protect and preserve nature.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125220</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d77187eb-5b66-4393-bcde-401f032f50ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulusların Düşüşü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Tarih, Kaderden İbaret değildir! 
Ulusların Düşüşü, tarih boyunca ulusların, özellikle de birbirine benzeyen ulusların ekonomik ve politik gelişmeleri arasında neden büyük farklılıklar olduğuna dair bir tartışma yürütüyor. Yazarlar kısaca “Neden bazı ülkeler zenginken bazıları yoksuldur?” şeklinde bir soru ortaya atıp, köleci toplumlar, feodalizm, sömürgecilik, kapitalizm ve sosyalizm uygulamaları arasında ilginç ve çok öğretici bir yolculuğa çıkıyorlar. 
Sömürgeler, koloniler, devrimler ve kurtuluş hareketlerinin gölgesi, günümüze nasıl düşüyor… 
Sanayi Devrimi, neden Moldovya’da değil de İngiltere’de başladı… 
Kara Ölüm denilen Veba, kralları, lordları, serfleri nasıl etkiledi… 
Toplumların elitleri ile en alttakiler arasında değişen ve değişmeyen ilişki biçimleri hangileridir… 
Ulusların Düşüşü, dünyaya bakışınızı ve kavrayışınızı değiştirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125221</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23730ef9-287e-41ed-8fab-5367345c9301.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırkpınar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Historical Kırkpınar Oil Wrestling is the world’s oldest wrestling festival, with its origins tracing back to the 14th century in Rumelia. It stands as the second oldest combined sports event after the Olympics. Following the conquest of Edirne by Murat Bey and his frontier lords (uç beyi) in 1361, a wrestling competition was inaugurated during the summer of the same year under the auspices of Murat Bey in honor

of the forty brave raiders who played an essential role in the conquest.

This event went down

in history as “Kırkpınar Wrestling”. Subsequently, this prestigious wrestling tournament became an annual tradition in Edirne, taking place at the end of June and the beginning

of July. 

During the Kırkpınar Wrestling event, competitors engage

in matches held in a dedicated field over the course of three days.

The culmination of the tournament occurs on the final day, where the top three placements in each weight class, literally referred to as a “neck” (boyun), are determined. The most coveted title bestowed upon the victor is that of başpehlivan (master wrestler). 

During the Kırkpınar Festival, wrestling competitions and various other activities take place. While wrestling events were also part

of fairs organized in

the Ottoman era, it was only at Kırkpınar that the wrestler who earned the title baş (master or -literally- “head”) was recognized as başpehlivan until the following year’s tournament. 

From the moment I

first heard about the tournament, I sensed

the potential to capture compelling shots—a prospect that greatly excited me. As always, my level of interest in the subject directly influences the quality of my photographs. Everywhere I looked, there was an opportunity for creativity, and my aim was to 

convey the dynamic atmosphere, the intensity of emotions, and the spirit of competition through my images. 

Until the final matches,

I had the privilege of getting reasonably close

to the participants. I followed the competitions kneeling in the grass, fully immersed in the action. I moved swiftly alongside the wrestlers, crouching and darting around to find the perfect angles. 

By the end of each day,

I realized I was as slick with oil as the wrestlers themselves—a detail that now brings a smile to my face whenever I reminisce about Kırkpınar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125222</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1178a58-8530-45b4-9226-d57e85fdb88d.jpg</image:loc>
            <image:title>Photo Notes From Pakistan</image:title>
            <image:caption>During my three-year tenure in Pakistan,

often referred to as “the country far from Türkiye yet close to it” due to our historical, religious, and cultural ties, I gained invaluable experiences in photography and photojournalism that 

I believe would have been impossible to acquire within the same timeframe elsewhere in the world. 

Between 2013 and 2016, I had the privilege of witnessing the multifaceted nature of

a country endeavoring to navigate a complex sociopolitical landscape amidst challenging economic conditions. From the gravest terrorist attacks in the nation’s history to vibrant festivals celebrating its cultural richness, I endeavored to document the diverse spectrum of events— whether positive or negative—that unfolded before me. 

Pakistan’s South Asian geography offered a wealth of opportunities for professional photojournalism, revealing a rich tapestry of stories waiting to be told. However, it was the themes of migration and refugee crises that deeply resonated with me during my time in Pakistan. One of my most significant documentary projects involved capturing the lives of Afghan refugees residing in areas around the capital Islamabad and in Peshawar, near the Afghan border, and in some instances, documenting their journey back to their homeland, Afghanistan. 

Additionally, my time in Pakistan exposed me to natural disasters such as earthquakes

and floods, common occurrences that often confront photojournalists throughout their careers. While covering such events in one’s own country presents its own set of challenges, doing so in a foreign land provided me with a wealth of experience, contributing to my professional growth.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125223</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7af0e1d5-8271-44d5-8bce-182c85a76830.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Müslüman Türk Devletleri - Kayıp Medeniyet 1</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu kitabı okuyunca İlk Müslüman Türk Devletleri’nin nasıl da gül kokulu medeniyetler oluşturduklarını, kervansaraylar inşa ederek yolcularını misler gibi ağırladıklarını, hastaneler kurup, kümbetler, imaretler, medreseler yaptırdıklarını, öğrencilerine burslar dağıtıp en önemli alimleri kucaklarında yetiştirdiklerini öğrenince hayranlıktan kendinizi alamayacaksınız. Bu işin arkasına düşmeye karar verip Orta Asyalara yollanacak, oradan Afganistan, Pakistan, Hindistan’a uzanacak, gördüğünüz sultanların heybetinden şaşkınlığa düşeceksiniz.
Hindistan’a 17 sefer düzenleyip putları yere seren Gazneli Mahmut’un saltanatını, avuç avuç altınları ele geçirip, ülkelere hükmedip de sarayı olmayan koca Selahaddin’i, yok pahasına esir pazarında satılan bir köle iken Haçlıları dize getiren bir sultan haline gelen Baybars’ı, Malazgirt’te beyazlar kuşanıp da “Kefenim olsun!” diyen Alparslan’ı tanıyınca çok seveceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125224</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49cdb0a8-fed6-4632-bd28-3ea3380eddf4.jpg</image:loc>
            <image:title>Düş Çobanı</image:title>
            <image:caption>“AŞKNÂREM” ve “SİS” adlı şiir kitapları okuyucuları ile buluşan Müyesser DOĞAN’ın yeni kitabı: 
       “DÜŞ ÇOBANI”. 
 
“Hayatın uzun yolculuğunun kısalığını ekseriyetle sonunda anladığımız bir illüzyondan ibarettir yaşam. 
Herkesin bir hikâyesi, bir kahramanı, bir celladı, bir savaşı var bu yolculukta. Her defasında sıfırdan başlatır gibi güne uyanmak. Bu telaşelerin içinde, bu arz denilen cenderede bir çıkış, bir nefes alış durağı gibidir şiir. 
Kalın kitapların, romanların, tek bir şiirde anlatılabildiği ve okuyanın kendinden bir parça bulabildiği duygu resilati gibidir edebiyatın bu muazzam türü. Soyuttan somuta dökülmüş duygu raksını bulabildiğimiz, sahiplenebildiğimiz, ruhumuzu acıtan, sancıtan ya da kelebekler uçuran bu hâl ve hislerin hayalde kelimelerle resmedilmesidir şiir. 
İşte bu yüzden, kalemden kelama döküldü ‘Düş Çobanı’; derinlerimizdeki hakikatlerin varoluşunun, gözle göremediğim, fakat dokundukça varlığını en derinden hissettiğim duygu zirvesinin bir eseridir...” 
 
Sözleriyle başladığı Önsöz, dizeleriyle pekişiyor Müyesser DOĞAN’ın: 
 
“Şehirler sessiz,                                                
Duyan yok sevdama dair bir söz.                           
Sakladım gözlerini kalbimin gecelerine.              
Öp kanadından umudu kırılmış kuşların.               
Düşen yıldızların ötesinden onları azat et...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125225</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c257d62-636c-4b25-a3ad-20f0172d4f4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet’in İnşası: Atatürk Dönemi 1923-1938</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki eser Cumhuriyet tarihinin kuruluş ve inşası sürecinde modernleşme yolunda adım atan Genç Türkiye’nin başlangıç basamaklarını anlatan makaleler bütününden oluşmaktadır. Osmanlı Devleti’nin hukuken yok olmasından sonra, Cumhuriyet’in ilanıyla Anadolu’da, Ankara merkezli devlet adeta yeni doğan çocuk gibi yaşama tutunmaya çalışmıştır. Ankara’da devletin tüm zorluklara rağmen yaşaması için çaba harcayan Atatürk ve çevresi, modern ve Batıya yakınlaştırmak istedikleri Türkiye’yi inşa çalışmaları çabasındadır. Biz de bu süreci tarihi akışına uygun olarak akademik çalışmalarımızla aydınlatmaya çalıştık. Düsturumuz “yazanın yapana sadık kalması” ilkesidir. Cumhuriyetin Atatürk ile ilk 15 yılını tarih metodolojisine uygun olarak adeta masaya yatırdık. Bu süreci iç ve dış gelişmeler ve modernleşme temelinde ele aldık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125226</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32502b39-d515-40c0-90e4-724d1987dfac.jpg</image:loc>
            <image:title>12 Soruyla Aşkı Anlamak</image:title>
            <image:caption>Aşk, sormaktan korktuğunuz sorularda gizlidir. Hayatımız yanıt arayarak geçer ama aslında sorular yanıtlardan daha önemlidir. Aşk... Dünyanın en eski duygusu ama bir o kadar da çözülememiş sırrı. Peki, gerçekten aşkın bir tanımı var mı? Yoksa herkes kendi hikâyesinin aşkını mı yaratır? Yanlış aşklar mı yaşadınız, yoksa onlar sizi doğru aşka mı hazırladı? Hiç sevdiğiniz biriyle aranızdaki sessizliğin, kelimelerin kifayetsiz kaldığı o anların nedenini düşündünüz mü? Bu sessizlik, derin bir bağın ipuçları olabilir mi? Ya da ilişkinizin kırılma noktalarını bir kez daha gözden geçirecek cesaretiniz var mı? İlişkilerinizin size öğrettiklerini açığa çıkarmayı, hayal kırıklıklarınızın arkasındaki gizli mesajları çözmeyi, incinebilir olmanın zayıflık değil güç kaynağı olmasını istemez miydiniz? Aşk hep aynı mı kalır, yoksa herkes için farklı mı? Bazıları aşkı bir tutku fırtınası, bazıları ise bir huzur olarak yaşar. Peki ya siz? Yazar Topaz Adizes, Emmy Ödüllü belgesel dizisi {THE AND} için çeşitli ülkelerden 1200 çiftle aşk üzerine sohbetler yaptı. Büyük ilgi çeken belgeselin yanı sıra bu kitabı da kaleme aldı. On yıldan fazla bir zamana yayılan görüşmelerden çıkardığı 12 soruyla okuru ilişkilerini cesurca sorgulamaya ve keşfetmeye davet ediyor. Aşkın ne olduğunu ve nasıl daha güçlü hale getirilebileceğini anlamak için bir rehber olan bu kitapta kendi aşk hikâyenizi de bulabilirsiniz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125227</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6245e5cb-9356-4b2e-8de5-7e87995bba78.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanlış Kitap</image:title>
            <image:caption>Bisikletler “Ü-ÜRÜ-Ü!” diye ses çıkarır mı? Peki, yangın söndürmeye giden itfaiyeciler “ÇIN ÇIN!” diye mi öter? Bu eğlenceli resimli kitabın yazarı öyle düşünüyor! Neyse ki onun hatalarını düzeltecek birisi var. Canlı ve rengârenk resimleriyle bu kahkaha dolu hikâyeyi hem çocuklar hem yetişkinler keyifle okuyacak! Siz, kedilerin “BİP BİP” diye bağırdığını bilmiyor muydunuz yoksa? Hadi canım! 
3+</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125228</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec556502-fd4a-47f1-8288-d4dcefe46b50.jpg</image:loc>
            <image:title>Aforizmalar</image:title>
            <image:caption>“Düşünce dünyasını dogmalardan kurtarabilen insan, gerçeğe çok daha hızlı ulaşır. Bununla birlikte, yeni bilginin de peşine düşmek gerekir. Sürekli okuyarak farklı coğrafyaların çeşitli düşüncelerini takip ettiğimiz ve kendi akıl süzgecimizden geçirdikten sonra eriştiğimiz bilgi kıymetlidir. Celâl Şengör&apos;ün özdeyişleri de bu sürecin bir yansımasıdır. 
&quot;Büyük insanlara saygı duymak, onların her dediğine inanmak demek olmamalıdır,&quot; der Celâl Şengör. Bu sebeple okurlarıyla paylaştığı bilgilerin tenkit edilmeye açık olduğunun daima altını çizer. Bu kitapta yer alan her özdeyiş de tenkide açıktır. Elbette tenkit etmenin en önemli yolu eleştirel düşünceden geçer. Zira Celâl Şengör; 40 yıllık akademisyenlik geçmişinin yanı sıra yayımladığı yüzlerce bilimsel makale, onlarca kitap ve Teke Tek Bilim çatısı altında yer aldığı sayısız programda aktardıklarıyla bu düşünce şeklini herkes için uygulanabilir kılmayı hedeflemiştir. 
Hem kitaplarında hem de televizyon programlarında aktardığı yoğun bilgi hazinesinin arasında, filozofvari deyişleriyle de ön plana çıkan Celâl Şengör&apos;ün; bilimden tarihe, eğitimden felsefeye birçok başlık altında toplanan sözlerinin derlemesi olan Aforizmalar kitabı, aynı zamanda bir Celâl Şengör sözlüğü mahiyetindedir. Onun birçok konuda, hiçbir kalıba bağlı kalmadan düşünebilen zihni, okurları için de bir ilham kapısı açar. Bu kapı, bizler için gerçekle temas etmenin en kestirme yolu olabilir. Yankı bulması dileğiyle.”

Gamze İyem</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125229</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52eafa0b-efb6-4c1d-9b8c-b9e0d6f2c2d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Buyum İşte!</image:title>
            <image:caption>“Nâzım Hikmet bir şiirinde, &quot;yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin&quot; der. Haldun Dormen, Nâzım Hikmet&apos;e 20 yıl fark atmıştır! Çünkü o, doksanından sonra bile zeytin dikmeye devam ediyor. Öğrenci yetiştiriyor, ders veriyor, oyun ve kitap yazıyor. Tüm bunlarla birlikte yönetmenlik yapmayı sürdürüyor. Hatta son olarak bir filmde birlikte oynadık, yani hala film de çekiyor! 
Haldun&apos;la geçirdiğim yıllar boyunca bir tek &quot;keşke&quot;m var: Ne yazık ki onun öğrencisi olamadım. Ancak Geceye Selam Müzikali&apos;nde birlikte oynama şansını yakaladım. Bu nedenle Haldun&apos;un sahnedeki disiplinini, işine olan derin bağlılığını ve her detayda mükemmeliyet arayışını çok iyi bilirim. O, sahnede yalnızca kendisi için değil, birlikte çalıştığı herkesin en iyisini ortaya koymasını sağlayan bir ustadır. 50 yıla yakla an dostluğumuzda, onun kadar nazik, kibar ve zarif bir insan tanımadım. Bu kibarlık o kadar ileri seviyededir ki; Koronavirüs tedavisi sonrası hastaneden taburcu olacağı gün, hastane personeline ayıp olmasın diye yemek tepsisini kendisi kaldırmaya çalışırken düşüp kalçasını kırdı ve taburcu olamadı! 
Uzun lafın kısası, Haldun Dormen deyince aklıma umut, disiplin, yaratıcılık, nezaket, hiç tükenmeyen yaşam sevinci, inanılmaz bir yurtseverlik ve tam 50 yıllık, hiçbir çıkar güdülmeden yaşanmış gerçek dostluk gelir. Haldun&apos;un öğrenme ve üretme aşkını, tükenmek bilmeyen enerjisini, bitmeyen çalışkanlığını ve azmini her zaman hayranlıkla izlerim. 
Haldun Dormen, her yaşan insana ilham veren ve örnek alınacak bir yaşam ustasıdır…”
Mustafa Alabora</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125230</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ba51b9b-78e0-4d9e-b3f8-d7c99d64692b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayşece</image:title>
            <image:caption>Kelimelerin yetmediği bir dünyada, sessizlik kocaman bir oyun alanına dönüşebilir mi? 
Ayşe, rengarenk bilezikleri ve kırmızı çantasıyla kendine özgü bir dünyada yaşar.  
Kelimeler yerine sessizliği tercih eder. Sınıfındaki diğer çocuklar, Ayşe’nin bu sessiz dilini – Ayşece’yi – merak ederler. 
Diğer çocukların Ayşe’ye attıkları bir adımla başlayan bu sessiz arkadaşlık, dünyayı nasıl döndürdü dersiniz? 
Bu hikâye, arkadaşlığın sessizlikte de mümkün olabileceğini keşfetmek ve farklı dillerde anlaşmanın büyüsünü hissetmek isteyen herkesi kucaklıyor. 
Opus Kitap’ın “etkileşimli kitap” formatıyla yayımladığı Ayşece, çocuklar ve yetişkinler dahil herkesi anlamaya, paylaşmaya ve en önemlisi de ön yargılardan sıyrılıp, birlikte düşünmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125231</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78bbe9a6-06e9-4b9c-8d47-9c1258d6efea.jpg</image:loc>
            <image:title>Suç Kimde?</image:title>
            <image:caption>Parlak taşlar gördüğünde onları alan bir kargaya ‘suçlu’ diyebilir miyiz?  
Ya da insanlar kaybolan mücevherlerini aramak için ormana geldiğinde, orman sakinleri onlara ‘hak vermeli’ mi? 
 
Orman Çemberi bu sefer insanların mücevherlerini alıp getiren Karga Kuki için toplanıyor. Onlara Kerem ile Ada da eşlik ediyor. Herkes fikrini söylüyor. Tartışma derinleşiyor. Kimileri Karga Kuki’ye hak veriyor, kimileri tam tersini savunuyor. Peki saatler ilerleyip gün batmaya başladığında sonuç ne oluyor?  
 
Suç Kimde?, merak uyandıran öyküsünün yanı sıra, suç, affetmek, ceza gibi önemli kavramları tartışma imkanı veriyor ve sizi çocuklarla felsefe (P4C)  yapmaya yönelik pek çok soru ve etkinlikle buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125232</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96f57e5a-c88c-4e60-beda-5d957f0c28a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözcü Koyunların Sözcük Oyunları</image:title>
            <image:caption>Sakız Kuzu, Güzçimeni’ne sorar: “Anneciğim, saçma sapan ne demek?” 
Güzçimeni, yavrusunun Sözcü Koyunlar’la tanışma vaktinin geldiğini anlar. 
Sözcük oyunlarının ustası, saçmalamanın erbabı, sahipsiz yaşlı koyunlardır Sözcü Koyunlar. Deva Yaylası’nda Derman Nine ile yaşayan sekiz Sözcü Koyun, içinde sözcük oyunları saklı birer öykücük anlatır Sakız Kuzu’ya. Sakız Kuzu, Sözcü Koyunlar’ın mesajını anlamıştır artık: 
Saçmalık, komik ve eğlenceli olduğunda pek kıymetlidir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125233</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3aeb7e0-91d4-49c1-955d-2220cccf6f01.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Modernizminin Klasikçileri</image:title>
            <image:caption>Türkolog, yazar, yayıncı, çevirmen ve edebiyat eleştirmeni Beatrix Caner’in kaleme aldığı Türk Modernizminin Klasikçileri, dünya edebiyatında hak ettiği yeri almaya çok önceden hazır Türk yazınına eser ve sanatçı odaklı bir yaklaşımdır. Beatrix Caner kendi kaleminden bu eseri ile ilgili değerlendirmelerini şöyle ifade etmektedir: “Modernite” terimini Türk edebiyatı özelinde kullanarak edebî malzemelerin tarihselleştirilmesinin, eserlerdeki zaman ve mekân dokusunun ya da gerçekliğin yansımasının izini sürmeyi amaçlıyorum. Kitapta edebî yorumlamalardan önceki tarihle ilgili kültürel tarih perspektifinden yapılmış açıklamalar yer alıyor. Bunlar genel tarih sunumu olarak anlaşılmamalıdır. Sadece Türk edebiyatında entelektüel gelişimin temellerinin anlaşılması maksadıyla incelemeye dahil edilmiştir. Her ne kadar (Türkiye’deki ve Türkiye dışındaki) Türk edebiyatının temel, yerinde bir tanıtımının yapılmamasından yakınsak da ayrıca çalışmamı bir ölçüde bu durumu dikkate alarak temel eser olarak oluşturmaya teşvik edilsem de bu kitap, dünya edebiyatında hak ettiği yeri almaya çok önceden hazır Türk yazınına eser ve sanatçı odaklı bir yaklaşımdır ve güç beğenir okurların da ilgisini çekecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125234</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b52d0ba6-8b06-4cf8-a5a7-48bf90719dad.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelişmemiş Toplumlarda Zihinsel İşlevler</image:title>
            <image:caption>Fransız antropolojisinin kurucularından ve “ilkel zihniyet” kavramına öncülük eden Lucien-Lévy Bruhl tarafından kaleme alınan Gelişmemiş Toplumlarda Zihinsel İşlevler’de ilk olarak katılım yasası ve ilkellerin zihninin çelişkiye karşı duyarlı olmadığı gerçeği üzerinde duruluyor. İlkel zihniyetin yol gösterici ilkelerinin tam olarak neler olduğu, bu ilkelerin kurumlarda ve pratiklerde varlıklarını nasıl sürdürdükleri eserin temel konusunu oluşturuyor. Serinin devam kitabı İlkel Zihniyet ise daha çok ilkeller için nedenselliğin ne olduğunu ve buna ilişkin düşüncelerinden ortaya çıkan sonuçları gösteriyor. Yazarın birbirini destekleyen bu iki eserinde oldukça uygunsuz şekilde ilkel olarak adlandırdığımız ve bize hem çok uzak hem de çok yakın olan bu toplumların düşünce tarzlarına ve eylem ilkelerine nüfuz etmek çabasını taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125235</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06735757-713c-4afa-9aaa-63529a014be5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Köşkün Rüyası - 1 Taşın Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Cao Xueqin (1715?-1763): Qing Hanedanı dönemi yazar, şair ve ressamı. İmparatorun güvenine mazhar olsa da sonradan gözden düşüp bütün servetlerine el konan, soylu bir aileden gelmektedir. Cao Xueqin Çin edebiyatının en ünlü dört klasiğinden biri olan Kızıl Köşkün Rüyası’nı, Pekin sokaklarında yaptığı resimleri satıp geçinmeye çalışırken yazmıştır. Kitabın elyazması kopyaları Pekin’de elden ele dolaşmış, soylu ailelerin salonlarında olduğu kadar halk arasında da büyük beğeni kazanmıştır. İlk baskısıysa ancak yazarının ölümünden 30 yıl sonra yapılabilmiştir. Karakterlerin, giysilerin, yapıların, çevrenin, hatta doğaüstü olayların neredeyse en ince ayrıntısına kadar tasviriyle özellikle dikkat çeken eser, Jia ailesinin iki kolunun yaşadığı, komşu iki malikânede geçer. Yazar vaktiyle bir parçası olduğu soylu ailelerin yaşantısını anlatırken, daha merhametli denebilecek Daoizm ile Buddhizm’i, egemen inanış ve ideoloji Ruizm’in karşısına koymayı da ihmal etmez. Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisinde dört cilt halinde yayımlanacak olan Kızıl Köşkün Rüyası (Taşın Hikâyesi), özgün dili Çinceden çevirisiyle ilk kez dilimize kazandırılmış oluyor. 
Gao E (1738-1815): Qing Hanedanı döneminin en seçkin yazar ve aydınlarındandır. 1801’de ülkenin en prestijli bilimsel kurumu olan Hanlin Akademisi&apos;ne üye seçildi. Asıl şöhretini 18. yüzyılın en önemli Çin klasiklerinden biri olan Kızıl Köşkün Rüyası’nın son kırk bölümünün keşfi ve yayımlanmasıyla kazanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125236</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43537880-d24a-46c6-a988-c8ea8a0ae46a.jpg</image:loc>
            <image:title>Marcus : Simyacı ve Yarım Yüzlü Çocuk</image:title>
            <image:caption>Kadim ilimlerin, Tanrı’nın işaretlerinin ve göklerin derinliklerinden gelen sırların izinde bir Osmanlı-Gotik destanı: Marcus, sizi karanlığın içinde  ışığı arayanların dünyasına davet ediyor. 
 
Simyacı Mustafa, kayıplarının izini sürerken, sadece kendi geçmişine değil, insanlığın en derin korkularına da ışık tutan bir yolculuğa çıkar. Yokluğun ortasında yanan bir incir ağacının altında bulduğu bebek ona uğursuz bir güzergâhı işaret eder. Fakat bu yolculuk yalnızca kişisel bir arayış değildir; gizli teşkilatların sımsıkı koruduğu, tarihin karanlık köşelerinde unutulmuş sırları ortaya çıkaracak, ölüm ve yaşamın sınırlarını sonsuza dek değiştirecek bir kaderin hikâyesidir. 
 
Gökyüzünde beliren bir kuyruklu yıldız, sadece evrenin değil, insan ruhunun da karanlık sırlarını aydınlatmakta. Konstantiniyye’nin dar sokaklarından Makedonya’nın bozkırlarına uzanan bu hikâye, kadim çağlardan günümüze taşınan bir bilmecenin peşine düşmekte. 
 
Ve bu hikâye, karanlığın içindeki sırların henüz yalnızca başlangıcı… 
 
Bu destansı yolculukta, gerçeği ve inancı yeniden sorgulayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125237</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14646daa-4196-428a-9e29-5759285114a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Köşkün Rüyası - 1 Taşın Hikayesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Cao Xueqin (1715?-1763): Qing Hanedanı dönemi yazar, şair ve ressamı. İmparatorun güvenine mazhar olsa da sonradan gözden düşüp bütün servetlerine el konan, soylu bir aileden gelmektedir. Cao Xueqin Çin edebiyatının en ünlü dört klasiğinden biri olan Kızıl Köşkün Rüyası’nı, Pekin sokaklarında yaptığı resimleri satıp geçinmeye çalışırken yazmıştır. Kitabın elyazması kopyaları Pekin’de elden ele dolaşmış, soylu ailelerin salonlarında olduğu kadar halk arasında da büyük beğeni kazanmıştır. İlk baskısıysa ancak yazarının ölümünden 30 yıl sonra yapılabilmiştir. Karakterlerin, giysilerin, yapıların, çevrenin, hatta doğaüstü olayların neredeyse en ince ayrıntısına kadar tasviriyle özellikle dikkat çeken eser, Jia ailesinin iki kolunun yaşadığı, komşu iki malikânede geçer. Yazar vaktiyle bir parçası olduğu soylu ailelerin yaşantısını anlatırken, daha merhametli denebilecek Daoizm ile Buddhizm’i, egemen inanış ve ideoloji Ruizm’in karşısına koymayı da ihmal etmez. Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisinde dört cilt halinde yayımlanacak olan Kızıl Köşkün Rüyası (Taşın Hikâyesi), özgün dili Çinceden çevirisiyle ilk kez dilimize kazandırılmış oluyor. 
Gao E (1738-1815): Qing Hanedanı döneminin en seçkin yazar ve aydınlarındandır. 1801’de ülkenin en prestijli bilimsel kurumu olan Hanlin Akademisi&apos;ne üye seçildi. Asıl şöhretini 18. yüzyılın en önemli Çin klasiklerinden biri olan Kızıl Köşkün Rüyası’nın son kırk bölümünün keşfi ve yayımlanmasıyla kazanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125238</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db1d8436-d141-4c78-9d3a-b08c4119f125.jpg</image:loc>
            <image:title>Faust - Bir Tragedya</image:title>
            <image:caption>Johann Wolfgang von Goethe (1749-1832): Alman edebiyatının dünyaca ünlü, en önemli yazarlarındandır. Hukuk eğitimi alan ve resim sanatına da ilgi duyan Goethe, doğa bilimleriyle de uğraşmış, araştırmalar yapmış, yazılar yazmıştır. İlk romanı Genç Werther’in Acıları ile birlikte Goethe’nin belki de dünya edebiyatına en büyük armağanı olan Faust, yazarın yüzyıllardır süren edebi ününü pekiştirmiştir. Goethe Faust’un yazımı için altmış yıla yakın çalıştı. Alman halk efsanelerinde ruhunu şeytana satan Faust, Goethe’nin kalemiyle “gökyüzünden en güzel yıldızları, yeryüzünden ise en büyük hazları arzulayan” ve bu uğurda şeytanla anlaşmaktan çekinmeyen, ne elindekilerle ne de hayalleriyle tatmin olan, cesur bir insana dönüştü. Goethe’nin mirasının en değerli hazinesi Faust, Almanca aslından yepyeni bir çeviriyle Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisinde yerini alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125239</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e00c5c04-8239-425f-80bd-11953636c28f.jpg</image:loc>
            <image:title>Faust - Bir Tragedya (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Johann Wolfgang von Goethe (1749-1832): Alman edebiyatının dünyaca ünlü, en önemli yazarlarındandır. Hukuk eğitimi alan ve resim sanatına da ilgi duyan Goethe, doğa bilimleriyle de uğraşmış, araştırmalar yapmış, yazılar yazmıştır. İlk romanı Genç Werther’in Acıları ile birlikte Goethe’nin belki de dünya edebiyatına en büyük armağanı olan Faust, yazarın yüzyıllardır süren edebi ününü pekiştirmiştir. Goethe Faust’un yazımı için altmış yıla yakın çalıştı. Alman halk efsanelerinde ruhunu şeytana satan Faust, Goethe’nin kalemiyle “gökyüzünden en güzel yıldızları, yeryüzünden ise en büyük hazları arzulayan” ve bu uğurda şeytanla anlaşmaktan çekinmeyen, ne elindekilerle ne de hayalleriyle tatmin olan, cesur bir insana dönüştü. Goethe’nin mirasının en değerli hazinesi Faust, Almanca aslından yepyeni bir çeviriyle Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisinde yerini alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125240</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4bb2dc2-4d16-4d4f-b1a2-d403d0da74a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Köpek Tango’nun Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Kara Köpek Tango, neşeli ve maceraperest bir köpek. Ailesi ve dostlarıyla birlikte, her gün yeni bir maceraya atılıyor. Tango&apos;nun gözünden, arkadaşlık, sevgi, eğlence ve keşif dolu bir dünya keşfetmeye hazır mısınız? Bu kitap, Tango’nun ailesiyle yaşadığı eğlenceli anıları ve büyük küçük her şeyle ilgili düşüncelerini paylaştığı günlük formatında bir hikâye sunuyor. Küçük okurlar, Tango&apos;nun maceralarına katılarak, hayatın her anını daha çok sevecekler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125241</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4490a72d-3595-47c2-8a89-a44a9a6a18af.jpg</image:loc>
            <image:title>Yuan Huan 2 - Kütüphanedeki Kamera</image:title>
            <image:caption>Her okur, hikâyeye dahildir. Uzak Doğu&apos;dan Avrupa&apos;ya birçok dile çevrilerek efsaneleşen Yuan Huan, okurları yeniden hikâyelerin büyülü dünyasında dolaştırmak üzere aramıza geri dönüyor. İtalya&apos;da 2024 yılının çocuk romanı seçilerek yazarı Miyase Sertbarut&apos;a Rodari Ödülü kazandıran Yuan Huan&apos;ın ikinci serüveni Kütüphanedeki Kamera, hikâyelerin üzerini örten sır perdesini yine sözcüklerin gücüyle dağıtıyor.    Bakmak ve görmek arasındaki ince çizgiye değinen kitap, aynı hikâyeyi okuyan farklı gözlerin bambaşka şeyler görebileceğini de fark ettiriyor. Altıncı sınıfa geçen Tahsin&apos;i zorlu bir yaz tatili beklemektedir. Kırıklarla dolu karnesini kitap okumayı sevmemesine bağlayan annesi oğluna tatil boyunca çalışması için halk kütüphanesinde iş bulmuştur. Arkadaşları bilgisayar başında vakit geçirecekken o, kitap tozu yutacaktır. Önceleri ceza gibi gelen bu görev, kütüphanenin çardağındaki eski bir kameradan yükselen gizemli sesle heyecan verici bir maceraya evrilir. Yazıyı kabul etmeyen defterin perdeli hikâyesini dinlerken sözcüklerin büyüsüne kapılmaya başlayan Tahsin, hayal dünyasından çıkıp gelen ünlü masal kahramanlarıyla tanıştıkça kitaplara giderek ısınacaktır.  Okumayla arası pek iyi olmayan çocukları hikâyelerin değiştirici ve dönüştürücü gücüyle buluşturan Yuan Huan, ön yargıları yıkarak düşünceleri özgür bırakmanın önemini vurguluyor. Düşle gerçeğin tam ortasında yepyeni bir edebiyat evreni yaratan Miyase Sertbarut, her seferinde farklı bir macera yaşamayı seven okurları, kendi kendilerinin Yuan Huan&apos;ı olmaya çağırıyor.  Hem zaten her okur, hikâyeye dahil değil midir? Peki ya siz tam olarak bu hikâyenin neresindesiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125242</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42f7d9a8-6671-4d1f-8f72-27ef3b665095.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamansız Düşün : Geleceği Yazmak</image:title>
            <image:caption>Deprem olasılığına karşı evleri yıkılıp baştan yapılan Irmak, yeni evlerini bir türlü benimseyemez. Kafasındaki çelişkileri arkadaşlarıyla paylaştığında ise, etrafındaki bütün nesnelerin kendine göre bir canlılığı olduğuna ikna olur. Bir insanı ağaçtan, ağacı ahşaptan ayıran nedir? Peki, bu şeyler insanların gözünde nasıl daha önemli ya da önemsiz, güzel veya çirkin hale gelir? Bugün yeni olan yarın eskidiğinde, değeri artar mı azalır mı? Gelecek geldiğinde, bugün tarih olacaksa, bugünden itibaren etrafımızı saran her şeye bir tarihi eser gibi bakabilir miyiz? Bütün bu soruları, Irmak, Can, Arda ve diğer arkadaşları hararetle tartışmaya başladıklarında zamanın ötesinde düşünmenin “güzelliğini” keşfederler. Çocukları zamansız bir düşünme deneyimine davet eden Geleceği Yazmak, bugünden yarına neler değişeceğini merak eden herkes için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125243</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92bf46e4-4b23-4120-812d-2ad43691325a.jpg</image:loc>
            <image:title>Nardik Dikkatini Kullanmayı Öğreniyor</image:title>
            <image:caption>Nardik hikâyeleri, çocuklarla özfarkındalık çalışmaları yaparken doğdu. 
Çocuklarımız büyürken, yaşamı anlamlandıracakları ve ilişki kuracakları 
zemini oluşturuyorlar. Özfarkındalık bu zemine yerleştirildiğinde, yaşam 
kolaylaşıyor. Nardik adım adım yaşamı keşfederken, çocuklarımıza da 
nefes ve beden farkındalığını, dikkatini toplamanın gücünü, duygularını 
anlamayı ve uyumlu ilişkiler geliştirebilmeyi öğretiyor. Dileğim, her 
çocuğun yaşamına anlam katacak becerilerle donanarak büyümesidir. 
Nardik’in buna katkısı olması umuduyla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125244</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e2c8c60-87c0-48eb-adb8-1bf8e86f7fdd.jpg</image:loc>
            <image:title>Helal Gıda Bakımından Hayvanların Beslenmesi Ve Kesim Yöntemleri</image:title>
            <image:caption>Hayvansal kökenli gıdaların helal ve haram sayılmaları bakımından, etleri sofralara gelmeden önce hayvanların nasıl ve ne tür yemlerle beslendiği, kesimlerinde hangi yöntemlerin uygulandığı ve onlara nasıl muamele yapıldığı önem arz etmektedir. Her birinin bir canlı olup birtakım hakları bulunduğu bilinci içinde refahlarının sağlanıp sağlanmadığı da üzerinde durulması gereken bir diğer konudur. Bu konuların dini, ahlaki, fıkhi açıdan çeşitli boyutları ile ele alınıp bilimin ışığında tartışılması ve ulaşılan sonuçların insanların istifadesine sunulması bilim insanlarına düşen bir görev sayılmalıdır. İşte 20 Nisan 2024 tarihinde Bursa’da gerçekleştirilen Helal Gıda Bakımından Hayvanların Beslenmesi ve Kesim Yöntemleri isimli çalıştayda belirtilen bu görev yerine getirilmeye gayret edilmiş, belirlenen konularda günümüz insanının zihnini meşgul eden soru ve sorunlara cevap bulunmaya çalışılmıştır. Adı geçen çalıştayda sunulan tebliğler, tebliğ sahipleri tarafından geliştirilmiş, gözden geçirilmiş ve bazı ilavelerle kitap bölümü olarak bu kitapta bir araya getirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125245</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c62239a-5abe-489b-a277-ad9c950071f5.jpg</image:loc>
            <image:title>İstişare ve Demokrasi</image:title>
            <image:caption>Tecrübeler göstermektedir ki insanlık ideallerine ulaşabilmek için, insan olmaktan kaynaklanan zaafları yendikten sonra, iyiliğe niyet edip sağlam bir iradeyle doğru yöntemleri uygulamak gerekmektedir. Bu olmadığı taktirde insan ilişkilerinde gücün basit menfaatler uğruna kullanılmasının neticesi olarak istibdat ortaya çıkacak ve zamanla bütün toplum katmanlarına yayılacaktır. Çünkü insanlar yaptığı işin kötü olduğunu bilse bile bunun başkaları tarafından da yapıldığını söyleyerek kötülüğünü meşrulaştırmaya çalışırlar. Böylece kötülük bulaşıcı hastalıklar gibi yayılır. Dolayısıyla insanların, istibdattan kurtulup hak ve adaleti netice verecek demokratik düzeni kurabilmeleri için iyi niyetle, fedakarlıkla, yerine göre bedel ödemeyi göze alarak, insanlık adına doğru işleri yapmaya devam etmeleri gerekmektedir. Bu da otokontrol sağlayan manevi yaptırım gücüne sahip sağlam bir inanç sistemi ile olabilir ki, İslam medeniyeti demokratik ideallerin gerçekleşmesi için gerekli motivasyonu sağlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125246</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/615a8585-e0d6-454b-83aa-a3abc97e867e.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelenek İle Modernlik Arasında Tesettürlü Sporcuların Kimlik İnşa Stratejileri</image:title>
            <image:caption>Toplumların kültürel ve sosyolojik yapıları, bireylerin kimliklerini nasıl inşa ettiklerine dair derin ipuçları sunar. 
Gelenek ile modernlik arasında şekillenen kimlikler, özellikle sınırda duran bireyler için zengin bir araştırma alanı 
oluşturur. Bu kitap, modern spor dünyasında yer alan ve aynı zamanda tesettür gibi geleneksel bir yaşam biçimini 
benimseyen kadın sporcuların kimlik inşa süreçlerine ışık tutmayı amaçlamaktadır. 
Tesettürlü sporcular hem geleneksel değerleri hem de modern spor dünyasının gerekliliklerini bir arada taşıyan bir denge 
kurmaya çalışmaktadır. Bu denge, yalnızca bireysel bir tercih olmanın ötesine geçerek toplumsal normlar, küresel spor 
endüstrisi ve kadın kimliği gibi çok katmanlı dinamikleri içinde barındırır. Onların hikâyeleri, toplumsal değişim ve 
bireysel mücadelelerin kesişiminde yer alan güçlü anlatılar sunmaktadır. 
Bu kitap, sosyolojik, kültürel ve psikolojik perspektiflerden hareketle tesettürlü sporcuların kimlik inşa stratejilerini 
anlamayı hedeflemektedir. Aynı zamanda, bu kadınların başarı hikâyeleri üzerinden toplumların dönüşen değerler 
sistemini sorgulamak ve bu dönüşümün bireyler üzerindeki etkilerini tartışmaya açmak niyetindedir. 
Kitap boyunca, okuyucular sadece bir grup kadının hikâyelerine değil, aynı zamanda modern spor dünyasında kadın 
olmanın ve tesettürlü bir sporcu olmanın ne anlama geldiğine dair kapsamlı bir analize tanıklık edecekler. Geleneksel 
değerler ve modern idealler arasında bir köprü kuran bu kadınların hem bireysel hem de toplumsal anlamda nasıl bir 
rol üstlendiklerini anlamak, günümüz dünyasında kimlik ve aidiyet konularına dair önemli bir farkındalık sağlayacaktır. 
Bu kitabın hem akademik çevrelere hem de spora ve toplumsal meseleler üzerine düşünen geniş bir okuyucu kitlesine 
katkı sunmasını diliyorum. Tesettürlü sporcuların çabalarını, mücadelelerini ve başarılarını anlamak, yalnızca onların 
hikâyesini değil, aynı zamanda modern toplumun dönüşümüne dair önemli ipuçlarını keşfetmek anlamına gelecektir. 
Bu vesileyle özveri ile hazırlamış olduğum kitabımın bu aşamaya gelmesinde büyük emekleri olan, eğitim hayatım 
boyunca da bilgi birikiminden faydalandığım değerli hocam Doç. Dr. Erol SUNGUR’a, yapıcı eleştirileri ve değerli 
katkılarından dolayı Doç. Dr. Mustafa Derviş DERELİ ve Dr. Öğr. Üyesi Enver ŞAHİN hocalarıma, kitabın yazım sürecinde 
fikir alışverişinde bulunduğum, tecrübeleriyle beni destekleyip motive eden arkadaşlarım Doç. Dr. Recep Fatih KAYHAN, 
Bedel SAMANCI KAYHAN, Dr. Bekir Erhan ORHAN ve Esranur TERZİ’ye, yoğun iş ve spor tempolarına rağmen araştırmaya 
katılarak kitabın ortaya çıkmasına katkı sağlayan sporcu arkadaşlarıma, hayatımın her alanında olduğu gibi eğitim 
sürecim boyunca da yanımda olan aileme ve sevgili eşim Dr. Öğr. Üyesi Halil İbrahim ÇAKIR’a desteklerinden dolayı çok 
teşekkür ediyorum. 
Kitabımızın sporun tüm paydaşlarına ve özellikle tesettürlü sporculara katkı sağlaması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125247</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4aa66294-a825-4578-a19d-03d406ef9cae.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıdıka Hanım’ın Büyüleri</image:title>
            <image:caption>Sıdıka Hanım’ın Büyüleri’ni farklı şekillerde okumak mümkün. Tüm diğer kitaplar gibi onu hem baştan sona okuyabilirsiniz hem de sondan başa. Kendinize uygun bir başlık seçerek de ilerleyebilirsiniz, kapalı gözlerle İçerikler bölümünde parmağınızı gezdirip bahtınızdaki egzersize rast gelerek de. Elinizdeki kılavuz fazlaca oyunbaz. Sizi en doğru zamanda, tam da ihtiyacınız olan çalışmaya yönlendireceğine inanıyorum. Çünkü bu kitabın birçok hayali ama tek bir gayesi var: Yazma eyleminizi keyifli ve sürekli hale getirmek. İçindeki atölye çalışmaları mükemmeliyetçiliğe, boş sayfa korkusuna ve yazar tıkanıklığına panzehir olarak hazırlandı. Her bir egzersiz bilinçdışının kapılarını aralıyor ve orada bizleri bekleyen renkli dünyalara adım atmamıza vesile oluyor. Bu dünyalar yer yer büyülü, bazen de korkunç ama her daim bizden çok daha eskiler. Neden mi bunca derinlere dalıyoruz? Çünkü hepimizin kuytularında kâğıda dökülmeyi bekleyen masallar var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125248</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d957fd21-44a1-484f-a48d-4aa31e916fdd.jpg</image:loc>
            <image:title>Persler</image:title>
            <image:caption>Antik dünyanın en büyük imparatorluğu: Ahameniş Persler. Libya’dan Asya bozkırlarına, Etiyopya’dan Pakistan’a uzanan bu geniş coğrafyada, Kyros, Darius ve Kserkses gibi hükümdarlar, çok kültürlü bir halkı yöneterek tarihin ilk süper gücünü inşa ettiler. İhtişamın merkezi Persepolis’te, benzersiz bir görkemle hüküm sürdüler, yasalar koydular, ordular kurdular ve farklı kültürleri bir arada tutan bir yönetim modeli geliştirdiler. 



Ancak bu imparatorluk sadece ihtişamıyla değil, aynı zamanda çalkantılı saray entrikalarıyla da tarihe geçti. Kardeşlerin iktidar savaşları, kraliçelerin ve cariyelerin taht mücadeleleri, hadımların ve saray mensuplarının nüfuz çatışmalarıyla dolu bir hikâye. 

  Yüzyıllar boyunca, Persler hakkındaki bilgilerimiz, Herodotos gibi Yunan yazarların anlatılarıyla şekillendi. Ancak bu anlatılar, antik siyasi ve kültürel önyargılarla gölgelenmişti. Şimdi, Lloyd Llewellyn-Jones’un titiz çalışmaları sayesinde, İran yazıtlarından, arkeolojik keşiflerden ve Ahameniş sanatından alınan özgün bilgilerle “Pers Perspektifi” gün yüzüne çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125249</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7274733f-943a-4831-a3fd-75b5322c5793.jpg</image:loc>
            <image:title>Havana’daki Adamımız</image:title>
            <image:caption>6 Ekim 1958’de yayımlanır Graham Greene’in Havana’daki Adamımız romanı; bu tarih, Fidel Castro ve beraberindeki gerillaların 1 Ocak 1959’daki Havana kuşatmasından ve şehri düşürmelerinden bir yıl öncesidir. Devrim öncesi Küba toplumundaki siyasal çalkantılar romanın hem içeriğine hem de biçimine yansır. Greene’in zarif estetik bakışında türlü güzellikleri ve sefaletiyle Havana bir uçtan diğerine ateş almış gibidir; toplumsal doku çözülüyor, şimdiye kadarki siyasal dengeler altüst oluyor, şehir yalnızca Latin Amerika’nın değil, uluslararası güç ilişkilerinin de merkezi noktalarından biri haline geliyordur. Bu altüst oluşun kıyısında köşesinde yer alan, uzun zamandır Havana’da ikamet eden Wormold adlı bir İngiliz tüccar birdenbire kendini İngiliz istihbarat teşkilatının içinde bulur; toplumsal ve siyasal çözülüşlerin trajedisine istihbarat şebekelerinin komedisi eklenir. Havana’daki Adamımız gerçek anlamda bir komedi şölenidir: hayali ajanları, olmayan nükleer tesisleri, büyükelçileri, kiralık katilleri, çapraz sorguları, şifreli mesajları, komünistleri, siyasi gecekonduları, hisli fahişeleri, bar müdavimleri ve kalantor tüccarlarıyla Havana… 
Ve bu açık hava tiyatrosundaki boğucu havayı ferahlatan mucizevi bir iksir: viski…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125250</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f499de3f-0bf4-416b-8228-f466e3006882.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaçamak</image:title>
            <image:caption>Kaçmak mı? Sonuna kadar savaşmak mı? Kaderine razı olup yaşamak mı? Cesurca ölüme gitmek mi? 
Ömrünün büyük kısmını “yazar olma” hayaliyle geçiren, bu yolda tüm denemeleri sonuçsuz kalan ve hayatını idame ettirmek için plazalarda dirsek çürüten Adem… İlgili ve kendince sorumluluk sahibi bir baba, sadık bir eş aynı zamanda. Mesaisinden ve hayatından artırdığı her saniyeyi yazarlığa ayırırken, kaderin Adem için başka planları vardır. Hayat cenderesi içinde her geçen gün daha da sıkışan Adem rutinin dışına çıktığında her şey bambaşka bir hal alacaktır. Kaçamak adlı romanında Koray Horasan bir labirentin içinde dönüp dolanan, fasit daireler içinde hapsolan Adem’in hikâyesini yazarken, sorumluluk bizi esir ediyorsa arzularımız mı özgürleştirir sorusunu soruyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125251</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36816521-7fe1-4e03-9d60-11378fd35a09.jpg</image:loc>
            <image:title>Havana’daki Adamımız (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>6 Ekim 1958’de yayımlanır Graham Greene’in Havana’daki Adamımız romanı; bu tarih, Fidel Castro ve beraberindeki gerillaların 1 Ocak 1959’daki Havana kuşatmasından ve şehri düşürmelerinden bir yıl öncesidir. Devrim öncesi Küba toplumundaki siyasal çalkantılar romanın hem içeriğine hem de biçimine yansır. Greene’in zarif estetik bakışında türlü güzellikleri ve sefaletiyle Havana bir uçtan diğerine ateş almış gibidir; toplumsal doku çözülüyor, şimdiye kadarki siyasal dengeler altüst oluyor, şehir yalnızca Latin Amerika’nın değil, uluslararası güç ilişkilerinin de merkezi noktalarından biri haline geliyordur. Bu altüst oluşun kıyısında köşesinde yer alan, uzun zamandır Havana’da ikamet eden Wormold adlı bir İngiliz tüccar birdenbire kendini İngiliz istihbarat teşkilatının içinde bulur; toplumsal ve siyasal çözülüşlerin trajedisine istihbarat şebekelerinin komedisi eklenir. Havana’daki Adamımız gerçek anlamda bir komedi şölenidir: hayali ajanları, olmayan nükleer tesisleri, büyükelçileri, kiralık katilleri, çapraz sorguları, şifreli mesajları, komünistleri, siyasi gecekonduları, hisli fahişeleri, bar müdavimleri ve kalantor tüccarlarıyla Havana… 
Ve bu açık hava tiyatrosundaki boğucu havayı ferahlatan mucizevi bir iksir: viski…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125252</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24f0ea3a-f2fa-45f2-84e9-33f05884dd1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Güvenilir Kişi</image:title>
            <image:caption>“İçinde yaşadığımız şu dünya ne acayip: Bugün insanlara en az inandırıcı gelen şeyler en saf niyetler.” 
 
Sıradan bir iş gününde genç Max, yükleme alanına park eden lüks bir aracı vincine takıp yediemine doğru yola çıkar. Fakat bu sefer çektiği aracın içinde, film kaplı pencereler ardında kafası karışmış, yaşlı bir hanımın olduğundan habersizdir. Üstüne üstlük dehşetle fark edeceği üzere karşısındaki, kurabiye paketlerindeki yüzüyle herkesin tanıdığı, II. Dünya Savaşı sırasında Paris Direnişi’nin kahramanlarından Madeleine Larmor’dan başkası değildir. Kendine geldiğinde yaşlı kadın, Max’i yıllar önce savaş sırasında Nazilere esir düşen sevgilisi ile karıştıracak, ikili çok geçmeden hayatlarında yepyeni bir sayfa açacak bir maceraya sürüklenecektir. 
Yazdığı kırkın üzerinde kitap otuza yakın dile çevrilen Fransa’nın Gouncourt Ödülü sahibi yazarlarından Didier van Cauwelaert, hayatları birbirlerine güvenerek değişen iki yabancıyı merkezine aldığı bu romanında umudu her yaşta diri tutmaya dair yürek ısıtan bir öyküye imza atıyor. 
“Birbirinden renkli karakterler ve akıllardan uzun süre çıkmayacak sahneler içeren bu romanıyla Cauwelaert bizi bir kez daha şaşırtıyor.” –Le Parisien</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125253</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c13c4b37-c12f-4981-baef-2f154e5c6b52.jpg</image:loc>
            <image:title>Alemdağ’da Var Bir Yılan</image:title>
            <image:caption>“... Onun hikâyelerini okuyup sokağa çıktığımız zaman bir evin damını, uzakta uçan kuşu, yaprakların arasından denizi görünce birileri arkamızdan ‘Hişt! Hişt!’ diye seslenecek.” 
                                                                                      Oktay Rifat 
 
... İşte hikâyelerimi nasıl yazdığımı şimdilik merak eden dostum, yarın incir çekirdeğini doldurmayacak mevzuları yazan bir hikâyecinin iyi bir hikâyeci olmadığını yazacağına göre, bilmem hikâyem oldu mu? Olmadıysa ne yapalım? Bizim hikâye anlayışımız da böyle efendim. 
 
diyen büyük yazarın ilk kez 1954’te yayımlanan öykü kitabı Alemdağ’da Var Bir Yılan yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125254</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18fefdea-1bd9-4450-ac7d-df39903b9c7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Şahmerdan</image:title>
            <image:caption>“Sait Faik’i bugün bütünüyle düşününce, içimize insan sevgisi salan esrarlı bir kuvvet gibi görüyorum. Bu kuvvetin önünde doymak bilmez bir sevginin bulunup yitirilmişliği, tatmin edildikçe parlayıp alevlenen aşkın şifa bulmazlığı var.” 
                                                                                     Vedat Günyol 
 
“... Toprak kokan, deniz kokan, içi yıldız dolu bir insan. Sevdiği dosta, uçan kuşa, havaya, suya, toprağa, her şeye bağlı bir insan.... ‘Yaşamak ne güzel’ derdi sık sık.” 
                                                                                          Cahit Irgat 
 
... Ben de dün akşamdan beri Hasan’a uyduracak hikâye düşünüyorum. Saatlerce düşündüm. Sabahleyin ilk vapurda yine düşündüm. Ne dersin? Bu sefer benim hikâyemi anlatırsın... Yağmurlu gecede bir adam geldi, dersin... 
 
diyen büyük yazarın ilk kez 1940 yılında yayımlanan öykü kitabı Şahmerdan yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125255</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4503a957-c871-4698-8e95-2f0910ec31a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Şimdi Sevişme Vakti ve Diğer Şiirleri</image:title>
            <image:caption>Uyusam, 
Kendimi bir son vapurda sansam... 
Peşimizde yıldızlar 
Peşimizde uskur 
Uyusam... 
 
Sait Faik’in şiirlerindeki hüzünlü öyküler, öykülerindeki yanık şiirler... 
Şiirden öyküye, öyküden şiire, sevgiyi, insanı, doğayı, kuşları, balıkları, denizi, en çok da sevgi(yi) ve denizi taşıdı, hayattan alarak. 
Onun her satırı/dizesi insan olma serüveninin lirik anlatımıdır. 
 
Bu kitapta yayımlanmış bütün şiirlerinin yanı sıra ardında bıraktığı manüskrilerden –kurşunkalemle sarı kâğıtlara yazılmış– ilk kez gün ışığına çıkan “Donan Haber”, “Su Kenarında Yatanlar”, “Karların Hışırtısı”, “Ben Cıgaramı Söndürdüm...”, “Takam...”, “Bulutu Gördün mü...” adlı şiirleri de yer alıyor. 
 
“Sevmek, bir insanı sevmekle başlar her şey.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125256</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f29f192d-3fab-4b14-a852-68bbe5f96fa4.jpg</image:loc>
            <image:title>Lüzumsuz Adam</image:title>
            <image:caption>“Sanatına onun kadar bağlı az yazar tanıdım. Sanatı dışında bir işle uğraştığını görmedim. Üne ermeye bile özenmedi, tanınmak için yazılarından başka hiçbir şeye başvurmadı.” 
                                                                                 Nurullah Ataç 
 
Ben hikâyeciyim diye sizden ayrı şeyler düşünecek değilim. Sizin düşündüklerinizden başka bir şey de düşünemem. O halde bu adamın hikâyesi ne olabilir? Sakın benden büyük vakalar beklemeyin, n’olur? 
 
diyen büyük yazarın ilk kez 1948 yılında yayımlanan öykü kitabı Lüzumsuz Adam yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125257</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/904ba83f-2966-4f13-9114-294acc8d7826.jpg</image:loc>
            <image:title>Havuz Başı</image:title>
            <image:caption>“Sait Faik’i 1940’ta Nurullah Ataç sayesinde tanıdım. Nurullah Ataç, Burgaz’a gidip Sait Faik’i görmemizi önerdi. ‘O da kim?’ diye sordum. ‘Türkiye’nin en iyi hikâye yazarı’ dedi. Edebiyatımızın en iyi öykü yazarı olduğuna şimdi de inanıyorum. Neden derseniz, benim için edebiyatın özü şiirdir de ondan. Ve Sait öykülerinde şairdir.” 
                                                                                     Mîna Urgan 
 
... Ben, iskambil oynarken, yanımda birisi durursa pek memnun olurum, o zaman oyunu da iyi oynarım. Yalnız başına olan insan kadar büyük adam yoktur ama insanlarla beraber olan insan hakiki kıymetini ölçer, biçer. 
 
diyen büyük yazarın ilk kez 1952’de yayımlanan öykü kitabı Havuz Başı yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125258</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8507a6f7-5528-4b51-9747-13dd0b8cd99a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarnıç</image:title>
            <image:caption>“Ben Sait Faik’i çok severim. Bizim büyük hikâye-cilerimizden biridir. Büyük hikâyeci, büyük şair. Bazen bedbin, bazen ümitsizliğe kapılır. Fakat çok namuslu insan, memleketini çok seven insan. Ve belki de bedbinliği, ümitsizliği çıkar yol görememesinden ileri geliyor. Halbuki çıkar yol var tabii. Velhasıl büyük bir hikâyeci, büyük bir şair.” 
                                                                                  Nâzım Hikmet 
 
“... Sait Faik, hayata, kalemine korkmadan dokunan sanatkârdı. Bu, büyük cesaret ve büyük kuvvet isteyen bir iştir. Onda her ikisi de vardı.” 
                                                                              Yusuf Ziya Ortaç 
 
Önümüzde hayat... Her gün bir başka uykuya yatıp bir başka rüya göreceğiz. Hâlbuki zaman, ağır ağır bizimle beraber akan nehir, bir göle varıyordu. Bu gölde artık biz akmıyor, dalgalanıyorduk. Yahut bana öyle geliyordu. 
 
diyen büyük yazarın ilk kez 1939 yılında yayımlanan öykü kitabı Sarnıç yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125259</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55680c97-5415-4365-aa74-53240d4e91db.jpg</image:loc>
            <image:title>Birtakım İnsanlar</image:title>
            <image:caption>“Sait Faik bir sevgi peygamberiydi. Kırk sekiz yıllık, içine en ufak bir haksızlık karıştırmamış, tertemiz bir ömrün akışında içimize insan sevgisinin o ılık, o tatlı, o aziz büyüsünü en asli tarafıyla bir o salabildi: Sevmek, bir insanı sevmekle başlar her şey.” 
                                                                                     Vedat Günyol 
 
“Ne ondan evvel onun gibi sanatçı yaşadı; ne de ondan sonra yaşayacaktır.” 
                                                                                                     İlhan Tarus 
 
Şu karşıki sandalı görüyor musun? Bakın sahile yaklaşıyor. Onu yürüten şey nedir? Kürekleri değil mi? Ya şu uçan martılar! Kanatları yolunsa artık uçabilir mi? Düşünce de böyledir. Dört duvar arasına kapatılmak istenirse kanatsız kuş, küreksiz sandal oluverir ve bütün manasını kaybeder. 
 
diyen büyük yazarın ilk kez 1944 yılında yayımlanan romanı Birtakım İnsanlar yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125260</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af105bd1-f80f-4e82-942f-fdc61955d9c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Semaver</image:title>
            <image:caption>“Namuslu adamdı Sait Faik, ömrü boyunca namuslu kaldı. Yalnız namuslu olmakla yetinmedi, insanları değerlendirmede en başta namus ölçüsünü kullandı. (...) yazış tarzında da gene ömrünün sonuna kadar namuslu kaldı. Hiçbir zaman şaşırtma yoluyla, büyük laflar ederek, büyük davaların savunucusu görünerek ilgi ve alkış toplamaya kalkışmadı... Süsleyip, püslemek küçüklüğüne düşmeden düpedüz söyledi...” 
                                                                                      Yaşar Nabi 
 
... Küçük şeyleri unutamayanlar, en geri hatıraları da unutamayanlardır. Hafızalarının bu bahtsız kuvveti karşısında hiçbir memleket, hiçbir vatan tutamadan her yeri, her şeyi severek öleceklerdir. 
 
diyen büyük yazarın ilk kez 1936 yılında yayımlanan öykü kitabı Semaver yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125261</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d88dbf2-6198-461e-a862-48f3ac2055d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanfiller ve Domates Suyu</image:title>
            <image:caption>Gemi bir gün hazırdı. Bu gemi Trifon için bir dünya demekti. Trifon bu gemi için içinde bir şeylerin çarptığını hissediyor, bu gemiye bakarken Trifon, küçük kızların önünden geçtiği zaman duyduğu yumuşaklığı, bir nevi sarsıntıyı, baş dönmesini duyuyordu. Bu gemi Trifon için mavi gözlü bir kızdı. En tuhafı bu mavi gözlü kızı Trifon kendisi yaratmıştı. Bu mavi gözlü kız da Trifon’u seviyordu. Hiç mavi gözlü sahici kızlar Trifon’u severler miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125262</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a975d56-e4a2-4ee8-8ca4-9e5e6a06c7ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Havada Bulut</image:title>
            <image:caption>“... Bir adam Burgazadası’nda oturmuş, düşleri, anıları karışıyor birbirine, çocukluk, gençlik, yaşlılık yılları karışıyor birbirine, birtakım insanlar var hikâyelerinde, onlar da karışıyorlar birbirine, öyle yerler oluyor, anlatılan kişilerle, anlatan kişileri seçemiyorsunuz birbirinden...” 
                                                                            Nurullah Ataç 
 
Haksızlıkların olmadığı bir dünya... İnsanların hepsinin mesut olduğu, hiç olmazsa iş bulduğu, doyduğu bir dünya... Hırsızlıkların, başkalarının hakkına tecavüz etmelerin bol bol bulunmadığı... Pardon efendim! Bol bol bulunmadığı ne demek? 
Hiç bulunmadığı bir dünya... 
 
isteyen büyük yazarın ilk kez 1951’de yayımlanan öykü kitabı Havada Bulut dergilerde kalan, kitaplarına alınmamış iki öykünün de eklenmesiyle, yeniden gözden geçirilerek hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125263</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dce3b4e3-81a0-4d45-950c-cc57dc3d98e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Kuşlar</image:title>
            <image:caption>... Dünya değişiyor dostlarım. Günün birinde gökyüzünde, güz mevsiminde artık esmer lekeler göremeyeceksiniz. Günün birinde yol kenarlarında, toprak anamızın koyu yeşil saçlarını da göremeyeceksiniz. Bizim için değil ama çocuklar, sizin için kötü olacak. Biz kuşları ve yeşillikleri çok gördük. Sizin için kötü olacak. Benden hikâyesi. 
                                                         “Son Kuşlar” adlı öyküsünden 
 
“Son devir hikâyecileri içinde en çok beğendiğim bir genç yazardır. Türkçesi de çok mübalağalı değildi, tabii idi. Kendine has bir konuşması ve yazması vardı.” 
                                                                           Halide Edip Adıvar 
 
Hep aşk hikâyeleri okumalı. İnsanların birbirini sevmeye buradan başladığını sanmalı. 
 
diyen büyük yazarın ilk kez 1952’de yayımlanan öykü kitabı Son Kuşlar yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125264</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b3ee333-1110-468f-b749-3f6ce4e5290d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kumpanya</image:title>
            <image:caption>“Sait’in hayattaki bileti lüks mevki bileti idi. Ama o da tıpkı Barba gibi lüks mevkiden, birinciden, ikinciden hoşlanmıyor, soluğu hep üçüncüde, personel koğuşunda alıyordu.” 
                                                                                         Haldun Taner 
 
 
“... O, Orhan Veli ile beraber, son neslin en kuvvetli simalarından biridir. Yaşayışları, hayatın güzelliğini duyuşları, avarelikleri ve Türkçe’nin şiirini buluşları ne kadar birbirine benzer. İstikbalin edebiyat kitaplarında onlar, bugünün yıldızları olarak yan yana parlayacaklardır.” 
                                                                                Mehmet Kaplan 
 
Edebi eserler, insanı yeni ve mesut, başka iyi ve güzel bir dünyaya götürmeye yardım etmiyorlarsa neye yarar? 
 
diyen büyük yazarın ilk kez 1951’de yayımlanan öykü kitabı Kumpanya yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125265</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7a0494b-df19-4a12-a7f9-d1a3e5947d42.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahalle Kahvesi</image:title>
            <image:caption>Sevgilim! (…) Cıgara içmekten vazgeçilebilir mi? Hikâye yazmaktan da, körolası, vazgeçemiyoruz. İşte bir müddettir ben de, elimde cıgara, adam arıyor gibiyim. Ne kadar üstü başı düzgünler, suratı ciddiler, hali azametliler içinde kalmışım ki bir türlü hikâyeme yanaşamıyorum. 
                                                             “Dört Zait” adlı öyküsünden 
 
“Onun dünya nimetlerine dört elle sarılan yaşamak hırsını, şu dünyanın toprağını, suyunu, yemişini ve güneşini yudum yudum tadarken duyduğu yaşama sevincini düşünüyorum da, Sait Faik’siz edebiyat bana kasvetli geliyor.” 
                                                                       Sabri Esat Siyavuşgil 
 
Sait Faik Abasıyanık’ın ilk kez 1950’de yayımlanan öykü kitabı Mahalle Kahvesi yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125266</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed1e12aa-d20e-4c29-9160-2fd1366fef6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Aranıyor</image:title>
            <image:caption>“... Gerçek Türkçesiyle birlikte, hikâyelerinde anlattığı, bir düş içinde görünen insanları da gerçektir. Düş dünyası Sait’in gerçekçiliğinin üstüne çekilmiş bir cila gibidir.” 
                                                                                      Yaşar Kemal 
 
“... Sait’in tek olduğu muhakkaktır. Kendi mizacını, tabiatın eserine vermiş bir hikâyeci bundan evvel yoktu, bundan sonra da olmayacak.” 
                                                                                      İlhan Tarus 
 
Riyakârlık aşağılığın en son haddidir. Sahiden iyi insanlar, kötüler hakkında laf söylemezlerdi. (...) Riyayı kaldırırsanız mesele yoktur, kötüler hemen saflarına iyiyi alıverirler. Önemli olan kötülüğü iyilikle beraber ortadan kaldırmaktır. O zaman insanlık denilen şey kafasını kaldırır: “Durun bakalım”, der, “biz de varız”. 
 
diyen büyük yazarın ilk kez 1953 yılında yayımlanan romanı Kayıp Aranıyor yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125267</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f37cfb9-e8d4-4fbf-85dc-8e6c367c76be.jpg</image:loc>
            <image:title>Kewa Mı</image:title>
            <image:caption>Axx ke tı 
Vano ma ax ke tı 
Ere ma eke tı nebiyene 
Çı alo verê mıno kağıto qeleme bi 
Gureti mıra day nivisnayine 
No janê zerri sebtanê tora 
Van ma sayke tı nezana 
Ere hela tı defe be qaytê cı be 
Hama heni â roca ke 
Ne çımê mı gunay tora 
To jü çik narê nê cigeranê mıra 
Pelşawati kerdi zerro pişike mı 
Gureti helesnay ra sebetanê xora 
Hona â roca na roca 
Ez şewo roc nivisneno seba tora 
Vano wa pe şope şorê heun ra 
No janê zerro cigera 
Ez ke niya zaf hes keno Kewa xora..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125268</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/397bbc95-25c1-451b-a68e-25e75a1a1679.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalpten Kaleme</image:title>
            <image:caption>Bir uykusuz var uyuyamaz geceleri 
Şaşırmış akla karayı gün ile geceyi 
Şaşırmış sözlerini cümleyi heceyi 
Bir uykusuz var uyuyamaz geceleri 
 
Dünyayı tutar ahım ahuzarım 
Acep ne zaman kazılır mezarım 
Garibim derdimi böyle yazarım 
Bir uykusuz var uyuyamaz geceleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125269</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/245a3d84-db2d-4ac5-ad23-e0318621a587.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilbaz</image:title>
            <image:caption>Dertten yüreği dolup kabaran insan yüreği gibi bulutlar  damlacıklarıyla dolu dolu. Karadenizin değişmez sisli havası. Yağmurdan sonra suya doyan topraklar ve ağaçlar. Hani olur ya: Yağmur yağdıktan sonra bulutların arasından güneş ışınları görünür. Işık huzmeleri arasın da yolda yürümek, içiniz de o en sevdiğiniz şarkının ezgisi, geleceğe dair umutlar. Yağmur çok yağarsa biryere insan mecburen daha çok seviyor. Hele dağlar başları hep dumanlı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125270</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4eaf3b21-f4b7-4413-8db0-83b250cb6a98.jpg</image:loc>
            <image:title>Gül Endam</image:title>
            <image:caption>Kalem yoruldu bak, aşkın yazmaya. 
Olsun, kalemler hazır hep seni yazmaya. 
Korusun, güzel Allah’ım, bu kul azmaya! 
Gel gel ey Nebi, bu gece takva bizim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125271</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3ca9c4c-02e6-4ddb-aaa6-1a3337b9621d.jpg</image:loc>
            <image:title>Varoluşçu Danışmanlıkta ve Psikoterapide Beceriler</image:title>
            <image:caption>Terapötik ilişkiler nasıl kurulur ve geliştirilir?
Danışan değişimine nasıl yardımcı olunur?
Danışan için bir yaklaşımın ya da tekniğin uygunluğu
nasıl belirlenir?
 
Varoluşçu Danışmanlık ve Psikoterapide Beceriler, stajyerler,
pratisyen hekimler, bilgilerini tazelemek isteyen tecrübeli terapistler
ve varoluşçu yaklaşımı tanımak isteyenler için hazırlanmış uygulama rehberi niteliğinde önemli bir eser. Kitapta tedavi edici çalışmalar ve danışan grupları hakkındaki yaklaşımlarla ilgili temel beceriler ve teknikler sunuluyor.
 
Yazarlar, somut ve fark edilir becerileri, yapılması gerekenleri ve
etkileşimleri varoluşçu bakış açısı ile ele alıyor. Varoluşçu terapinin
kuramsal arka planı ve çıkış noktası ile ilgili altyapı oluşturacak
bilgiler verildikten sonra varoluşçu terapinin merkezinde yer alan
fenomenolojik yöntem ayrıntılı bir şekilde inceleniyor. Varoluşçu terapistlerin hangi özelliklere sahip olması gerektiği aktarılırken
danışanlara da yaşam hakkında daha fazla düşünme ve daha fazla
sorumluluk alabilmelerini nasıl sağlayacakları ile ilgili pratik bilgiler
veriliyor.
 
Psikoterapide varoluşçu yaklaşımı tanımak ve sunduklarını
keşfetmek isteyenler için benzersiz bir kaynak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125272</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e75f99d-1e52-4dc7-a04b-aa847ff5a9cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültürlü Kurt</image:title>
            <image:caption>Dünyanın dört bir yanındaki çocuklar, aileler ve öğretmenler tarafından çok sevilen Kültürlü Kurt, 34 dile çevrildi.    Tehlikeli ve aç Kurt, karnını doyurmak için gittiği çiftlikte büyük bir sürprizle karşılaşır. Çiftlikteki hayvanlar Kurt’un saldırısına tepki vermezler ve kitap okumaya devam ederler. Bir dakika! Hayvanlar hiç kitap okur mu? Hayal kırıklığına uğrayan şaşkın Kurt, çiftlikteki hayvanların dikkatini çekebilmek için okumayı öğrenmesi gerektiğini anlar. Ve onun için yepyeni bir macera başlar.  
Kazanımlar:
Macera
Dostluk
Cesaret
Başarı
Azim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125273</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c907651-4a66-4002-9b7a-1f962b47b297.jpg</image:loc>
            <image:title>İngilizce Sözlük</image:title>
            <image:caption>İngilizce Sözlük
İngilizce-Türkçe Türkçe-İngilizce</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125274</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7add4067-6ecc-49f5-99ee-8b1282a73452.jpg</image:loc>
            <image:title>Öykü Yazmak Hikaye Anlatmak</image:title>
            <image:caption>Günümüz okurunun yazma isteğini karşılayan, yazıda yol alabilmesine esin veren, yol/yön gösteren bir kitap Öykü Yazmak, Hikâye Anlatmak. Ama yazı reçeteleri sunan bir “el kitabı” değil. Sizdeki edebiyat duygusuna kapı aralayan, yazarken okurken size eşlik eden bir “yol arkadaşı”… Öyle ki yazılan her anlatının çıkış yolunun hayat olduğunu, bir o kadar da başka yazarların yazdıklarının neler içerdiğini bilmek için bir yol haritası çizmenize yardımcı olabileceğini söyleyebiliriz… Feridun Andaç, yazınsal birikimini okurla paylaştığı Öykü Yazmak, Hikâye Anlatmak aynı zamanda türler arası yolculuk için de bir okuma kitabı. Yazarken, yaşarken, gezindiğiniz yerlere bakma/ görme biçiminize dair yeni şeyler söyleyen bir anlatı kitabı demek daha yerinde. Yazmak duygusunun okuma tutkusuyla oluşup gelişebileceğine dair yeni sözler söyleyen bir başucu kitabı. 
• Hikâye Anlatıcısı 
• Öykü Yazmak 
• Bir Hikâyeniz Olmalı 
• Yazma Yöntemi, Yazmak, Anlatmak Yolculuğu 
• Kurmaca Gerçeklik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125275</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c026a16-7f9a-4ace-9e0e-8322dd47ee83.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaktüsler de Çiçek Açar</image:title>
            <image:caption>Hayatta en derin yaraları en yakınlarımdan aldım. Ama kırıldığım yerlerden yeniden şekillendim, güçlendim. Anlamını yitirmiş yollarda, hissiz adımlarla yürüdüğüm günler de oldu. Sonra anladım ki, insan yoluna çiçekler ekmeli; yarı yolda kalsa bile, geri döndüğünde o yollar çiçek açmış olmalı.
 
Kaktüsler bile çiçek açabiliyorken, bazı kalplerin çoktan kuruduğunu gördüm. Ama yine de, umutla büyütülen her şey bir gün çiçek açar.
 
“Her şey üstüne gelip seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde, sakın vazgeçme! İşte orası kaderinin değişeceği noktadır!”
-Mevlana</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125276</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/697785cb-4c6d-45c1-b6d1-843dbddf8e7b.jpg</image:loc>
            <image:title>İçi Boş Krallık</image:title>
            <image:caption>Seattle’ın Ravenna semtindeki küçük bir evde yaşayan karga B.P.’nin gözünden, büyük bir felakete sürüklenen dünyayı izliyoruz. B.P., insan dostu İri Jim’in tuhaf ve korkunç değişimlerine tanık olurken, bir yandan da dış dünyada akıl almaz olaylar yaşanıyor. Evcil hayvanlardan oluşan bir ekip, insanlığın tükenişine karşı hayatta kalmaya çalışırken korkunç sırlar ortaya çıkıyor.   İçi Boş Krallık, hem kara mizahla dolu bir macera hem de doğanın, insanlığın ve dostluğun sınırlarını zorlayan bir hikâye.   B.P. ve arkadaşları, tuhaflıklarla dolu bu dünyada hem kendi hayatlarını hem de sevdiklerini kurtarabilecek mi? Bu benzersiz ve karanlık mizah yüklü roman, okurlarını alışılmadık bir maceraya davet ediyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125277</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a3e2243-686d-4209-9edd-ca077ed18080.jpg</image:loc>
            <image:title>Akrebin Evi</image:title>
            <image:caption>“Sana şu kadarını söyleyeyim: El Patrón’un bir iyi bir de kötü yanı vardır. Majesteleri istediğinde son derece karan­lık olabilir. Gençken bir seçim yaptı; aynen bir ağacın şu ya da bu yöne büyümeyi seçmesi gibi. Bütün ormanı gölgede bırakacak gibi dallanıp budaklandı ama bu arada dalla­rından birçoğu eğilip büküldü.”   Matt, diğer insanlarla karşılaştığı gün gerçekle yüzleşti: O, bir klondu. Üstelik Opium isimli suç imparatorluğunun önderi El Patrón’un klonu, yani hücre yapısı olarak tıpatıp aynısıydı.   Ne var ki insanlar klonları canavar gibi görüyordu ve hepsi de Matt’a çok kötü davranıyordu.   Yalnızca El Patrón onu kolluyor ve ezilmesine fırsat vermiyordu. Matt günün birinde Opium’dan kaçmaya karar verdi.   Acaba bu garip ülkenin sınırları dışında onu neler bekliyordu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125278</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/147880aa-8d1a-45c0-ab9e-db4db6737c52.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyam Serisi 4 Kitap Set (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Beyza Aksoy’dan Siyam Kutulu 4 Kitaplık Koleksiyon Seti   Beyza Aksoy’un ustalıkla kaleme aldığı Siyam serisi, yalnızca bir romantizm hikayesi olmaktan öte, geçmişin derin izlerini silmeye çalışan insanları etkileyici bir şekilde anlatıyor. Tutkulu bir aşk hikayesine tanıklık ederken, karakterlerin duygusal dönüşümlerini adım adım takip etmek isteyenler için bu seri, unutulmaz bir okuma deneyimi sunuyor. Beyza Aksoy’un Siyam serisi, genç okurları içine çeken, aksiyon ve duygusal derinlikleriyle dikkat çeken bir dört kitaplık koleksiyon. Karaca, geçmişinin izlerinden sıyrılarak içsel gücünü keşfetmeye çalışırken, Kunt ise karanlık sırlarla ve güven arayışıyla yüzleşiyor. Her iki karakter de, hayatın sert gerçekleriyle başa çıkarken, hayatta kalma, cesaret, aşk ve dostluk gibi evrensel temalarla genç  okuyucunun favorisi.     
Kutu İçeriği                      
Siyam Kış Güneşi 
Siyam II:  Kanbeyaz                        
Siyam III:  Küllerinden            
Siyam IV: Mare             
Kitap Kartları ( 3 Adet) ve Büyük Boy Poster</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125279</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0dcce364-9627-4ab3-b2c4-dceafd63834d.jpg</image:loc>
            <image:title>Alemdağ’da Var Bir Yılan</image:title>
            <image:caption>Yalnızlık dünyayı doldurmuş. Sevmek, bir insanı sevmekle başlar her şey. Burada her şey bir insanı sevmekle bitiyor. 
 
Denizi, vapuru, adası, mahalle kahveleri, salaş meyhaneleri, bohem pasajları, Ermeni balıkçısı, topal martısı, Lüzumsuz Adam’ı, sokak köpekleri, bin bir hüznün oynaştığı günbatımları, gün doğmadan sokakları dolduran ameleleri, paydos saatlerinin umutsuz memurları, rakı şişesinde balık olan şairleri, neşeli kumpanyaları, sokakları utangaçça adımlayan yoksul çocukları, gayrimüslimleri, yalnızlığına ortak ettiği küçük insanlarıyla İstanbul’u yazdı Sait Faik, İstanbul oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125280</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ede8e389-eb65-4c23-a63f-b108dbc3ed7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Kuşlar</image:title>
            <image:caption>Ada’nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım. 
 
Denizi, vapuru, adası, mahalle kahveleri, salaş meyhaneleri, bohem pasajları, Ermeni balıkçısı, topal martısı, Lüzumsuz Adam’ı, sokak köpekleri, bin bir hüznün oynaştığı günbatımları, gün doğmadan sokakları dolduran ameleleri, paydos saatlerinin umutsuz memurları, rakı şişesinde balık olan şairleri, neşeli kumpanyaları, sokakları utangaçça adımlayan yoksul çocukları, gayrimüslimleri, yalnızlığına ortak ettiği küçük insanlarıyla İstanbul’u yazdı Sait Faik, İstanbul oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125281</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afa0370c-2432-4e86-bb85-5f46784e8f01.jpg</image:loc>
            <image:title>Kavuşmak Hayal Oldu</image:title>
            <image:caption>Darbeler, sürgünler, ölen arkadaşlar, gurbetteki oğlu için her Allah’ın günü Babıâli Yokuşu’nu tırmanan bir anne, yazar olma serüveninin her anını annesiyle paylaşan oğul, ikisini birleştiren ve ayıran şehirler, yün örgüsü kazaklarla paketlenen dergiler, kitaplar, Babıâli dedikoduları, Paris’in sökülen kaldırımları, grevler, sıkılan yumruklar ve aşklar… 
 
Nedim Gürsel’in annesine yazdığı mektuplarda, yalnızca bir yazarın yetişme sürecine değil, 1960’lardan 80’lerin ortalarına kadar Türkiye’nin toplumsal tarihine de tanıklık edeceksiniz. 
 
Bu mektuplar posta kutunuza gelmişçesine “sizin” olan mektuplar... 
 
“Sevgili anneciğim, 
Birden sizlere yazmak istedim. Odamda sabaha karşı yalnızım. Çalışıyorum. İstanbul’da, kitaplar, izmaritler, yazılmamış beyaz kâğıtlar, müsveddelerle dolu odamdayken, dışarıda sabah olurdu. Bu şehirde yaşadığım sıcak bir geçmişi yeniden kurmak gittikçe güçleşiyor. Türkiye’de 1971 yılında genç olmamın sorumluluğunu devrimci dostlarımla paylaşamadım. Öyküler yazıyordum, belki iyi, değişik bir başlangıç yapmıştım ama yazarlık serüvenim de yarım kaldı. Sanki yıllardır burada, Paris’teki odamın, üstüme yıkılacakmış gibi duran renksiz duvarları arasında yalnız yaşıyorum. Arada bir içimden anlatılması güç, güzel bir coşku geçiyor. Uzun, yeni bir öyküye başladığımı düşünüyorum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125282</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1d41ffb-6ab7-49e7-9349-10178673aeaf.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayonara Magic 1-Tanaka Üçüzleri</image:title>
            <image:caption>GÖRÜNMEZ OLSAN NE OLUR? 
Okulda Akira, Naoko ve Hiro’dan başka büyücü yok. 
Bu yüzden tuhaf şeyler olmaya başlayınca akla ilk onlar geliyor! 
Ama bu sefer tahminler doğru çünkü Hiro… 
GÖRÜNMEZLİK BÜYÜSÜ YAPTI! 
Görünmez olmak, iyi bir fikir gibi gelse de işler pek 
Hiro’nun planladığı gibi gitmiyor. 
Bu kez büyücü üçüzlerin başı gerçekten belada! 
HEM BÜYÜCÜLER, HEM ÜÇÜZ!... EN FAZLA NE OLABİLİR Kİ?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125283</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b3bc56c-f47a-47cd-8bc9-38a9822f9cdd.jpg</image:loc>
            <image:title>Bidigago 5 Bi Ses Duydum Sanki</image:title>
            <image:caption>Haydi durma! 
Sadece çizmekle kalma. 
Düşününce ne güzel 
Cümleler gelir aklına. 
Sıkıntıdan çatlama, Sakın balonumu patlatma. 
Ne çok ses var dinlersen... 
Onlarca oyun bulursun istersen.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125284</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bff2fba-fe1e-4404-9f28-24a5d41030c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Cüce</image:title>
            <image:caption>Zenîme’ydi adı. Zaman zaman kederli, derin yeislere kapılmış bulurdum onu, zaman zaman neşeyle taşmış kırıp geçirirdi gülmekten insanı. Güzelliği silinmemişti büsbütün. Lokma gözlü, uzun boylu, incecik, düzgün vücutluydu; kadınsı çizgileri yerindeydi hâlâ. Tuhaf kostümlerle dolaşırdı evin içinde. Hayatının herkese kapadığı bir noktası bir gizi, gerçek bir acısı olmalıydı bence, ama yine de dolu dolu yaşamış, dünyanın her bir yerinde sevgilileri olmuş; gözü arkada kalmamış, güçlü bir kadına benziyordu. 
Zenîme Hanım’ın oturma odası ya da salonu sanki orta yerde ulu bir çınar varmış da onun tüm yaprakları sonbaharın gelişiyle kuruyup dökülmüş gibi yerlere serilmiş yazılı yapraklarla doluydu. Kâğıtlar da kim bilir ne uzun süre orada öylece kalmışsa onlar da sararmış solmuştular. 
Bir gün “Al götür onları artık gözüm görmesin!” dedi, ikramda bulunurcasına bana! Zenîme Hanım, ad falan koymamıştı kitabına. Cüce adını ben koydum. 
                                            Yazarın Notu’dan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125285</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec71d33c-c7f2-412e-b5f2-fc8e6fef6008.jpg</image:loc>
            <image:title>Coğrafya</image:title>
            <image:caption>Coğrafya, başlangıcından bu yana bir bilim dalı olarak çok yol katetti. Keşfedilen “uzak diyarlar”ın adlandırılıp haritaya dökülmesiyle başlayan bu bilgi alanı, günümüzde çağdaş yaşamın ayrılmaz bir parçasına dönüşerek doğa ile toplum arasında, fen bilimleri ile beşeri bilimler arasında bir köprü işlevi görür hale geldi. Coğrafya, coğrafyacıların kullandığı en ileri teknolojileri aktararak bu bilim dalının bugün karşı karşıya kaldığımız yakıcı çevresel ve toplumsal meselelerin çözümüne nasıl yardımcı olabileceğine dikkat çekiyor. Onun esas konusunu, belli başlı kavram ve yöntemlerini, güçlü yanlarını ve tartışmalı yönlerini meslekten olmayan okurun da takip edebileceği şekilde açıklayıp tartışmakla kalmıyor, coğrafyanın geleceğine yönelik bir manifesto da sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125286</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9db981b0-1d75-40c2-9f13-0d774c9ed91d.jpg</image:loc>
            <image:title>Semaver</image:title>
            <image:caption>Semaver, ne güzel kaynardı. Ali semaveri, içinde ne ıstırap, ne grev, ne de kaza olan bir fabrikaya benzetirdi. Ondan yalnız koku, buhar ve sabahın saadeti istihsal edilirdi. 
Denizi, vapuru, adası, mahalle kahveleri, salaş meyhaneleri, bohem pasajları, Ermeni balıkçısı, topal martısı, Lüzumsuz Adam’ı, sokak köpekleri, bin bir hüznün oynaştığı günbatımları, gün doğmadan sokakları dolduran ameleleri, paydos saatlerinin umutsuz memurları, rakı şişesinde balık olan şairleri, neşeli kumpanyaları, sokakları utangaçça adımlayan yoksul çocukları, gayrimüslimleri, yalnızlığına ortak ettiği küçük insanlarıyla İstanbul’u yazdı Sait Faik, İstanbul oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125287</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76ce7ae4-2a69-40eb-8f66-fc550a1cc3fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyanmak İçin Çok Geç</image:title>
            <image:caption>“Küresel kıyamete beş dakika kaldığını, bu yüzden şu an felaketin önüne geçmek için köprüden önceki son çıkışta olduğumuzu hep duyuyoruz. Peki ya facianın zaten yaşandığını, kritik anı şimdiden beş dakika geçmiş olduğumuzu varsaymak, bu faciayı önlemenin tek yoluysa?” 
Küresel iklim krizi, ekolojik yıkım, kıtlıklar ve salgın hastalıklar gibi birbirini besleyen ve ancak küresel bir işbirliğiyle çözülebilecek krizlerle karşı karşıya olduğumuz bir dönemde, Rusya-Ukrayna savaşı vesilesiyle “medeniyetler çatışmasının” tüm şiddetiyle geri döndüğüne tanık oluyoruz. 
Žižek Uyanmak İçin Çok Geç’te mevcut jeopolitik durumdan yola çıkarak, geleceği değiştirmek için acil ihtiyaç duyulan özgürleştirici siyaset imkânlarını değerlendiriyor; sıklıkla düşünülenin aksine, felaketi kaçınılmaz bir şey olarak kavramanın ve gelecekle birlikte geçmişi de bu açıdan yeniden tahayyül etmenin tek çare olabileceğini savunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125288</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b42f7c33-287a-451c-b014-19b63b11fbf4.jpg</image:loc>
            <image:title>Lüzumsuz Adam</image:title>
            <image:caption>Her insandan korkuyorum. Kimdir bu sokakları dolduran adamlar? Bu koca şehir, ne kadar birbirine yabancı insanlarla dolu. Sevişemeyecek olduktan sonra neden insanlar böyle birbiri içine giren şehirler yapmışlar? Aklım ermiyor. Birbirini küçük görmeye, boğazlaşmaya, kandırmaya mı? Nasıl birbirinden bu kadar ayrı, birbirini bu kadar tanımayan insanlar bir şehirde yaşıyor? 
Denizi, vapuru, adası, mahalle kahveleri, salaş meyhaneleri, bohem pasajları, Ermeni balıkçısı, topal martısı, Lüzumsuz Adam’ı, sokak köpekleri, bin bir hüznün oynaştığı günbatımları, gün doğmadan sokakları dolduran ameleleri, paydos saatlerinin umutsuz memurları, rakı şişesinde balık olan şairleri, neşeli kumpanyaları, sokakları utangaçça adımlayan yoksul çocukları, gayrimüslimleri, yalnızlığına ortak ettiği küçük insanlarıyla İstanbul’u yazdı Sait Faik, İstanbul oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125289</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bf14983-5b48-40b5-80e7-a6404258302d.jpg</image:loc>
            <image:title>Söylemenin Vakti Var - Bir Yirminci Yüzyıl Bilgesi Refik</image:title>
            <image:caption>Hayatı yazarak anlatanlar vardır, bir de sözle anlatanlar. 
Gazeteci, radyocu, tiyatro eleştirmeni ve tarihçisi, roman, öykü ve deneme yazarı Refik Ahmet Sevengil güzel yazan, güzel anlatan kimselerdendi. İnsanın cismini, ruhunu, huyunu, sevdasını, ölümünü, doğumunu anlatan bir yirminci yüzyıl bilgesiydi. Yazdıklarıyla, söyledikleriyle dünyalar kurdu. 
Refik Ahmet Sevengil ilgi alanları, yaptıkları, söyledikleri, eserleri ve dünya görüşüyle Tanzimat’tan beri devam eden süreci yansıtan güzel bir kaynaşmadır; onu ve eserlerini cazip kılan da budur. Ondaki Doğu-Batı sentezi, böyle bir bileşimi dile getirenlerin özlediği türdendir. 
Cemal Ünlü, Söylemenin Vakti Var-Bir Yirminci Yüzyıl Bilgesi Refik Ahmet Sevengil’de, yirminci yüzyılın bir döneminde kültür ve sanat yaşamımıza damgasını vurmuş bu değerli aydınımızı eserleri, fikirleri, entelektüel mirasıyla ele alırken bu bileşimi de günümüz okuruna aktarıyor. 
Tiyatro tarihimizi araştırmak isteyenlerin vazgeçemediği kaynak eserler yazmış Sevengil’in kütüphanesinden ve belgeliğinden de yararlanan Cemal Ünlü, görsel açıdan da son derece zengin bir malzemeyi okurla buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125290</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47b02083-db72-4479-982f-0305cdff56f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhalif</image:title>
            <image:caption>Dünyanın dört bir yanında milyonlarca hayranı olan büyük yazar Brandon Sanderson’dan yıldızların ötesine uzanan destansı bir serinin nefes kesici finali. 
 
Spensa, karanlık bilinmezlikten geri döndü ancak yıldızlar arasındaki boşlukta gördükleri onu sonsuza dek değiştirdi. Kazıcılarla yüzleşti ve uzun süredir kafasını kurcalayan, garip cytonic yeteneklerine dair sorularına sonunda cevap buldu. Fakat Spensa uzaklardayken, galaksinin üstünlüğü için savaşan Üstyapı durmadı. Skyward ekibi, Winzik’i durdurmayı başardı ve mücadeleye destek olacak müttefikleri topladı ancak insanlığın –ve galaksinin geri kalanının– düşüşü an meselesi. 
 
Onları yenmek için Spensa’nın yokyerde edindiği tüm bilgileri kullanması gerekli. Ancak cytonic olmak, düşündüğünden çok daha karmaşık. Şimdi Spensa’nın kendine sorması gereken zor bir soru var: 
Zafer için neleri feda edebilir? Eğer bu, kendini ve dostlarını kaybetmek anlamına geliyorsa, 
buna değer mi? 
 
Skyward serisinin finali, ya insanlığı özgürlüğe kavuşturacak ya da sonsuza dek yok edecek. 
 
“Sanderson yine başardı!” 
Nerd Daily 
 
“Sinematik bir macera.” 
SLJ 
 
“Çılgın bir yolculuk!” 
Tor.com 
 
“Sayfaları yeterince hızlı çevirmek imkânsız.” 
Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125291</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2ca6642-5721-4646-9eec-c5b7e3882b56.jpg</image:loc>
            <image:title>Jean-Jacques Rousseau</image:title>
            <image:caption>Saat ustası maceraperest bir babanın oğlu olarak dünyaya gelen Jean-Jacques Rousseau (1712 Cenevre - 1778 Paris), 18. yüzyıl Avrupası’nda emekçi sınıfa mensup yoksul bir çocuğun, toplumun sınırlarını zorlayan özgün bir düşünüre dönüşmesinin simgesidir. Küçük yaşlardan itibaren yaratıcı ruhunun etkisiyle toplum ve düzenle uyum sağlayamamış, 16 yaşında evini terk ederek başına buyruk yaşamış, düzenli eğitim almamış ve çok sınırlı süreler dışında düzenli bir işte çalışmamıştır. Okuduğu kitaplardan ve gezgin hayatı sırasında toplumun her kesiminden tanıdığı insanlarla yaşadığı tecrübelerden edindiği birikimle kendi kendini eğitmeyi başararak fırtınalı ruhuna huzur sunmak için otuzlu yaşlarında yazmaya yönelmiştir. 
Ancak yazmak bile Fransız Devrimi’ne doğru giden bir süreçte artık iyice yozlaşmış aristokratik davranış ve düşünce kalıplarının egemen olduğu toplumsal yapıdan ve ilişkilerden bunalan bu asi dehaya ilaç olmamıştır. Mevcut kültürün aldığı yolu tartışan ve eleştiren, öğretisini insanın doğal özüne uygun ve bu özü bozmayacak, tam tersi geliştirecek sağlıklı ve adil bir yeni kültür anlayışı üzerine kuran Rousseau, düşüncesiyle yaşayışı arasında en çok benzerlik olan özgün filozoflardan biri olarak dinsel ve siyasi egemenlerin baskısına uğramıştır.             
Bu baskılardan bunalsa ve hassas ruhsal dengesini giderek yitirmeye başlasa da fikirlerinden taviz vermemiş, özellikle Toplum Sözleşmesi ile özgürlük, eşitlik, kardeşlik arayışının ışığı ve Fransız Devrimi’nin esin kaynağı olmuştur. Gücünü doğadan alan yaratıcı düşünceleriyle 19. yüzyıl felsefesine, özellikle de romantizm akımına ilham vermiştir. 
Devrimci bir yaklaşımla çocuk eğitimi üzerine yazdığı Emile, çocukluk çağlarının insan oluşumundaki önemini belirlediği ve üst sınıftan bir kadının sözleriyle, “annelere, bebeklerini emzirmeyi öğrettiği” için, büyük etki sahibidir. Otobiyografi tarzının atası sayılan İtiraflar, benliğin karanlık yönlerini araştırması açısından psikanalize giden yolun ana taşlarından sayılır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125292</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b34f734-a56e-4d1a-8252-22a1d021954c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayonara Magic 2-Destansı Bir Felaket</image:title>
            <image:caption>BİRİNİ ETKİLEMEK İÇİN NE YAPARSIN? 
Naoko’nun kalbinde bir süredir biri var. 
Üçüzlerin en yakın arkadaşı Maru. 
Naoko duygularını nasıl dile getireceğini bilmiyor. 
Sonunda bulduğu “dâhiyane” çözüm ise… 
SÜPER ÖZGÜVEN BÜYÜSÜ YAPMAK! 
Hiro ve Akira bunun işe yarayacağını düşünse de işler bekledikleri gibi gitmiyor. 
“Süper özgüvenli Naoko” planı tam bir felakete dönüşüyor. 
HEM BÜYÜCÜLER, HEM ÜÇÜZ!... EN FAZLA NE OLABİLİR Kİ?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125293</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e839d1da-73a9-474d-8b89-ce730ffd590c.jpg</image:loc>
            <image:title>Jane Austen</image:title>
            <image:caption>Ünlü İngiliz yazar Jane Austen (1775-1817), babasının papazlık görevi nedeniyle bulunduğu bir İngiliz taşra kasabasında, mütevazı ve kalabalık bir evde büyüdü. Babasıyla annesinin kitaplara, şiire ve edebiyata düşkünlüğü, ailenin hemen tüm bireylerine etki edecek, komşu ve akrabaları toplayıp kendi yazdıkları küçük tiyatro temsillerini sunanlar, hep Austen kardeşler arasından çıkacaktı. Ancak ailenin asıl yazarının temsiller kaleme alan, şiirler yazan, üniversitede okuyan ağabeyleri değil, küçük kardeş Jane olduğu gençlik yıllarında anlaşılacaktı. 
Başından birkaç gönül macerası geçen Jane Austen, o çağın kadınlarının ömürlerini genç yaşta tüketen sekiz-on çocuk doğuracağı bir evlilik yapsaydı büyük ihtimalle yeteneğini kağıda dökecek vakti ve enerjiyi bulamayacaktı. Kendi evini, kasabasını, evlilikler yoluyla bir ucu toplumun üst kesimlerine kadar uzanan kalabalık akrabalarını, komşularını, arkadaşlarını, yani ömrünü geçirdiği çevreyi, özellikle de o çevrenin kadınlarını ve onların bakış açısını romanlarına yansıtarak içinde bulunduğu bu dar dünyanın sınırlarını aşabildi. Yine çok genç yaşında öldü ama arkasında Akıl ve Tutku, Gurur ve Önyargı, Mansfield Park, Emma gibi dünyanın en çok okunan kitapları arasında yer alan ve kendisine büyük şöhret kazandıran romantik edebiyat şaheserleri bırakarak… 
Elinizdeki kitabın yazarı Claire Tomalin, başta 18. ve 19. yüzyıl İngiliz kadın yazarlar olmak üzere kaleme aldığı edebiyatçı biyografileriyle edebiyat dünyasında haklı bir şöhret edinmiş ve çeşitli ödüller kazanmıştır. Kendi ailesini kurmayan, kısa ömrünü İngiliz taşrasında kardeş, akraba ve komşuların oluşturduğu bir çevre içinde geçiren Austen’ın bu biyografisinin özellikle kalabalık aile hayatını anlatan kısımları, kendisi de beş çocuk annesi olan yazar tarafından içten bir yaşanmışlık duygusuyla ve edebi bir lezzetle kaleme alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125294</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d5b070d-de1f-416e-8de0-cba83ee2c9f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Dinozor</image:title>
            <image:caption>Luna’nın canı çok sıkılıyor. Zaman bir türlü geçmek bilmiyor. Off, beklemek gerçekten çok zor. Peki Luna neyi bekliyor? Tabii ki eğlenceli bir şeyler olmasını… Keşke Luna&apos;nın eğlenceli oyunlar oynayabileceği bir arkadaşı olsaydı. Hatta keşke çok sevdiği dinozorlar hâlâ dünyada olsaydılar, kim bilir birlikte ne maceralar yaşarlardı. 
Heeey! Bir dakika! Yoksa… 
Belki de Luna bu soruna bir çözüm bulmuştur, ne dersin? Haydi Luna’nın macerasına katıl ve sor bakalım kendine, Luna’nın yerinde olsaydın sen ne yapardın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125295</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8491403-00c2-446f-971a-c81603f7bbcc.jpg</image:loc>
            <image:title>Maceraperest Ördek</image:title>
            <image:caption>Mücadele devam ediyor! 
Maceraperest Ördek, rakibi Hınzır Havhav’ın karanlık planlarıyla karşı karşıya! Hınzır Havhav, dünyaya hâkim olmak ve emrindeki armadillolarla birlikte dev bir çikolata fabrikası inşa etmek için yağmur ormanlarını yok etmeye çalışıyor. Neon Zebra ve yeni yardımcısı lama Lola ile Maceraperest Ördek, bu tatlı ama tehlikeli tehdidi durdurabilir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125296</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28242969-5acf-4982-a298-79517777152d.jpg</image:loc>
            <image:title>Harika Uzay - Uzayla ilgili 101 Olağanüstü Bilgi</image:title>
            <image:caption>Neredeyse her gün yeni bir gezegenin keşfedildiğini ya da teleskoplarla milyonlarca yıl geçmişe bakılabildiğini biliyor muydun? Bu kitap, Güneş Sistemi’ndeki gezegenlerden ve onların uydularından, evrenin en uç noktalarına kadar uzayın birbirinden ilginç harikalarının anlatıldığı bir kılavuzdur. Bilime meraklı minikler, uzaya ilişkin sıra dışı 101 bilginin yer aldığı bu kitabı çok sevecek. Buradaki bilgilerin hepsi olağanüstü !</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125297</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64484b37-deff-42a0-8ae4-98773e583dfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Ada Biraz Öfkeli - Ilk Okuma Kitabım</image:title>
            <image:caption>Ada’nın pek iyi başlamayan günü çeşitli aksiliklerle devam etti. En sonunda resminin üzerine su dökülünce içini öfke kapladı! 
Ada’nın öfkesini anlamayı ve başa çıkmayı öğrendiği öykü, duygularını tanımaları ve doğru şekilde ifade etmeleri için çocuklara yol gösterebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125298</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cadba7d4-e95a-4c56-ac8a-56e06605cd47.jpg</image:loc>
            <image:title>Parti Başlasın</image:title>
            <image:caption>Gelin, muhteşem bir yolculuğa çıkalım. Hem 10’a kadar sayalım hem hayvanları tanıyalım. 
Denizlerin masmavi derinliklerinde, tropik ormanlarda, dağların karlı zirvelerinde ve birbirinden ilginç yerlerde karşınıza çıkacak ilginç hayvanları sayın, sonra da o sihirli dünyalarda başka kimlerin saklandığını bulun. 
Eğlenceyi kaçırmayın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125299</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56722d2b-0d9a-4b62-ba29-fc007199de39.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiftçi Lama</image:title>
            <image:caption>Çiftçi-Lama, Pijama-Lama, Muz-Lama, Panik-Lama, Dâhi-Lama… 
Çiftlikte güzel bir gün başlıyordu ve Çiftçi Lama samanları almak için kamyonetini çalıştırdı. Peki, bazı inatçı inekler yolundan çekilmezse ne olacaktı? 
Sesli okumaya uygun, zekice ve gülünç kafiyelerle dolu eğlenceli bir çiftlik macerası...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125300</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60b45281-1cd1-4ce2-aacd-1604db29c612.jpg</image:loc>
            <image:title>Olimpos Kahramanları Hades&apos;in Evi</image:title>
            <image:caption>2. Argo tayfası en önemli kararların verildiği kavşaklardan birinde. Önlerinde iki seçenek var: Ya Athena Parthenos heykelini alıp eve dönecek ve iki kampın savaşını engellemeye çalışacaklar ya da Tartarus’ta tutsak kalan Percy ve Annabeth’i kurtarmak ve Ölümün Kapıları’nı kapamak için Hades’in Evi’ne gidecekler. Hangi yolu seçerlerse seçsinler, acele etmeleri gerek. Kana susamış Gaia, güç kazanacağı tarihi 1 Ağustos olarak belirlemiş durumda. 
Percy ve Annabeth ise perişan halde. Her köşesinde bir tehlikeyle yüzleştikleri, karanlık ve zehir dolu Tartarus’ta hayatta kalmayı nasıl başaracaklar? Aç, susuz ve acı içindeler. Ölümün Kapıları’nı bulmalarının imkânı yok. Bulsalar bile Gaia’nın en güçlü yaratıkları, kapıların önünde nöbet tutuyor. 
Kehanetin yedi melezinin tek bir seçeneği var: imkânsızı başarmak! Tüm sevdikleri için bu riski göze almak zorundalar. 
Ancak aşk, bazen en riskli seçenek... 
Rick Riordan, çoksatan Olimpos Kahramanları serisinin sondan bir önceki kitabı Hades’in Evi’nde bir kez daha tüyler ürpertici ve soluksuz bir macera sunuyor. Melezlerin her birinin kendini bulduğu bu kitapta onlara bir kez daha bağlanacak, mücadelelerine ortak olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125301</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/407cd1aa-bb94-4e98-ae6a-3ca3d872a13b.jpg</image:loc>
            <image:title>Arayış Ormanı - Solgun Ruhlar Kitabı</image:title>
            <image:caption>Arayış Devam Ediyor. . . 
“Önünde daha uzun bir yol var Bekçi. Önce evine dönecek, Alt İstanbul’un ruhuna Arayış Ormanı’ndan çıktığını ve benim bir parçamı aldığını söyleyeceksin. O da seni tanımalı. Sonra evine git. Fedailerin seni eğitmesine izin ver…” 
ARAYIŞ ORMANI-BİRİNCİ KİTAP 
 
Deniz, kendi ağacının, yani Ruhlar Ağacı’nın söylediği her şeyi yaptı. Hayalet Marangoz’a asasını yaptırmak ve ardından da Ay Manastırı’nı bulmak için sabırsızlanıyordu. Kendini diyara Bekçi olarak tanıtabilmesi için bu şarttı. Ama beklenmedik bir gelişme, maceranın tahmin ettiğinden de önce başlamasına neden olacaktı. Artık Konsey’in ve diyarın geleceği genç bekçi Deniz’in elindeydi. Üst İstanbul’un büyü dolu dünyasında, tılsımcı dostu Ena ve Bozkır Cadılarından Levia ile birlikte çıkacağı yolculuk hiç kolay olmayacaktı. 
Deniz, Hayalet Marangoz’u nasıl bulacaktı ve Ay Manastırı’nda nelerle karşılaşacaktı? Cadılara ve karanlık güçlere karşı vereceği savaşı kazanabilmek için önünde zorlu bir macera vardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125302</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c65a4323-6bf0-4382-9754-a6c378407652.jpg</image:loc>
            <image:title>Öncesiyle Sonrasıyla 12 Eylül Döneminde Ermeniler Olaylar Tanıklıklar</image:title>
            <image:caption>Gazeteci Serdar Korucu, Türkiye Ermenilerinin 1970’lerin başından 1990’ların ikinci yarısına kadar olan dönemdeki sosyal hayatlarını, kolektif tecrübelerini dönemin basınından topladığı verilerin yanı sıra Türkiye Ermeni toplumundan o günleri yaşayan 22 kişiyle yaptığı röportajlar ışığında inceliyor. ASALA eylemlerinin, 12 Eylül darbesinin ve PKK’nın ortaya çıkışının Türkiye Ermenilerinin hayatını nasıl etkilediğini, bunlar vasıtasıyla maruz kaldığı baskıyı gözler önüne seren bu kitap, 12 Eylül döneminde Türkiye’de birçok Ermeni’nin de polis ve mahkeme süreçlerinden geçtiğini, hatta işkence gördüğünü ortaya koyuyor. Kitabın birinci bölümünde Korucu, bazı önemli olaylar ve figürlerden yola çıkarak dönemin bir fotoğrafını çekiyor. İkinci bölüm ise bu 22 kişinin, başlarına gelen çoğu zaman gergin, üzücü ama kimi zaman da trajikomik olayları anlattıkları tanıklıklardan oluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125303</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2c1d2bc-e265-41a1-a3ee-b6a760e89dee.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiçeklenmeler</image:title>
            <image:caption>“Bütün yaşamımı birilerinin yanında durarak geçirmiştim. Birilerinin bana açtığı boşluklara sığmış, taşmamış, yükselmemiş bile ama kurumamış da, orada eski bir göl gibi durup beklemiştim. (...) Hiç kendi kaderimi tayin edecek bir adım atmamış, ekseriyetle bana gösterilen yere ilişmiş, bundan şikâyet etmemiş ama şimdilerde yeni yeni ve epey sarsılarak fark ettiğim şekilde bu sınırları belirlenmiş hayattan sandığım kadar tatmin olmamıştım.” Hayatın tekdüze akıp gidişi içinde hayallerini usul usul yitirdiğini fark etmeyen, aşkın neye benzediğini unutan, bir adada tek başınaymış gibi yaşamayı benliğinin parçası olarak kabullenen, neyi beklediğini tam olarak bilmeden yıllarca bekleyen bir kadının hikâyesi... Melisa Kesmez, hayatı ıskalamış bir kadının kocasının ölümünün ardından yeni bir başlangıç yapmak için cesaret arayışını anlatıyor. Türkan&apos;ın &quot;her şey mümkün&quot;lerle, yeşeren umutlarla &quot;dünyaya doğru&quot; attığı adımlarını takip ederek okuru çiçekli bir içsel yolculuğa davet ediyor. Çiçeklenmeler, bir büyüme hikâyesi...
Melisa Kesmez, hayatı ıskalamış bir kadının kocasının ölümünün ardından yeni bir başlangıç yapmak için cesaret arayışını anlatıyor. Türkan&apos;ın &quot;her şey mümkün&quot;lerle, yeşeren umutlarla &quot;dünyaya doğru&quot; attığı adımlarını takip ederek okuru çiçekli bir içsel yolculuğa davet ediyor. Çiçeklenmeler, bir büyüme hikâyesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125304</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a3051e6-4103-4e5a-aab9-806181621745.jpg</image:loc>
            <image:title>AKP, Kadınları Nasıl Kazanıyor</image:title>
            <image:caption>Kadınların, kendi lehlerine hareket etmeyen sağ partilere neden oy verdikleri ve hatta zaman zaman oy vermenin ötesine geçerek bu partilere neden bizzat katıldıkları, hem merak uyandırmış hem de araştırma konusu olmuştur. Nur Sinem Kourou, bu merakın peşine düşerek Türkiye örneğinde kadınların AKP ile olan ilişkilerini inceliyor. Bilhassa AKP Kadın Kollarının faaliyetleri ve işleyişinin yanı sıra, seçmen düzeyindeki kadınların saiklerini de mercek altına alıyor. Bunu yaparken İstanbul’da yürüttüğü saha çalışmasından yararlanıyor. Bu saha çalışmasında Kourou, AKP Kadın Kolları ile birlikte sokak sokak, ev ev, kapı kapı geziyor; iç işleyişlerine dair yerinde gözlemler yapıyor; kadın seçmenin gerekçelerini dinliyor. Kadınların Recep Tayyip Erdoğan’a bakış açılarını serimlerken, parti yerine Erdoğan’ı takip ettiklerinin de altını çiziyor. AKP, Kadınları Nasıl Kazanıyor çelişkili görünen bir durumun tahlilini sunuyor, sağ siyasette kadınların “görünmez” olarak nasıl hayatta kalabildiklerini çözümlüyor. “AKP kadınların siyasallaşmasını mümkün kılarken bunu geleneksel cinsiyet normlarına, siyasetin ve toplumun ataerkil doğasına dokunmadan ve hatta bunları daha derinleştirerek ve kadın-erkek arasındaki geleneksel ilişkinin değişmesine de müsaade etmeden yapıyor. Bu sebeple de AKP’de kadınlaşma, literatürün ‘kadınların siyasete sayısal katılımı kadınlar lehine etkin birtakım değişiklikler getirir’ çıkarımından farklı bir örnek olarak ortaya çıkıyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125305</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c9dbf5e-04d9-4dc6-b59a-27c3c4796739.jpg</image:loc>
            <image:title>Findel Gizemi</image:title>
            <image:caption>Efsane geri dönüyor, macera devam ediyor! Sözcükler, kodlama ve korsan kitap muamması... 
Zekice kurguladığı okul romanlarıyla hem dünyada hem Türkiye’de milyonlarca okura ulaşan Andrew Clements’in geride bıraktığı dosya kitaplaştırıldı. Çocukların ve öğretmenlerin unutulmazları arasına giren, çocuk edebiyatının modern klasiklerinden olan Bunun Adı Findel macerası bir nesil sonra yeniden alevleniyor. Dijital çağda yaratıcı emeğin gaspedilmesine odaklanan yazar, cesaretle dayanışmayı öneriyor. Yapay zekânın da kolaylaştırdığı hak ihlallerine, korsan yayınlara ustaca dikkat çekiyor. Teknoloji tutkunu Josh, tüm ödevlerini birkaç tuşla çözebilir. Ancak, edebiyat öğretmeni Bay N sınıfta bilgisayar kullanılmasını kabul etmediği gibi, ödevleri de hep elyazısıyla ister. Rastlantıyla keşfettiği “findel”i, kankası Vanessa’yla paylaşan Josh, Bay N’nin sır gibi sakladığı geçmişinin peşine düşer. Her hamlede bambaşka gerçeklerle karşılaşan çocukları, çok sevdikleri bir yazar adına girişecekleri dijital bir mücadele beklemektedir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125306</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0518b26-ced4-479e-8af5-444a7e5cbdd4.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutma Beni Apartmanı</image:title>
            <image:caption>“Kendim çok günahsızmışım gibi sana ceza kesebilir miyim?” 
Kırk üç yaşındayken gelen beklenmedik bir telefonla annesinin sesini 
ilk kez duyan ve bu garip konuşmanın gölgesinde geçmişin labirentlerinde 
gezinmeye koyulan Süreyya’nın hikâyesi bu. 
Hayatını hayalet yazar olarak sürdüren Süreyya, bir yandan kayıplar 
üzerinden inşa ettiği geçmişini sorgularken, bir yandan da kimliğini 
gizleyerek yazdığı romanlarla bambaşka hayatların içine sızıyor... O 
hayatlara yepyeni hikâyeler biçerse, kendi hikâyesini de temize çekecek, 
ruhundaki boşlukların nedenini bulacakmış gibi... 
Çağdaş Türk edebiyatının güçlü kalemlerinden Nermin Yıldırım’ın 
ilk romanı olan Unutma Beni Apartmanı, Süreyya’nın hayatı ekseninde 
yakın Türkiye tarihinin de sayfalarında gezinirken, zengin karakterleri 
ve sağlam hikâye örgüsüyle bizlere şu soruyu sorduruyor: 
Kırık dökük bir geçmişin gölgesinde yaşarken hatıraları onarmak, 
hiç değilse geleceğe inanmayı başarmak mümkün mü? 
Ölüler artlarında teselli veren tatlı hatıralar bırakır. Oysa kaybolandan 
geriye tek kalan, dünü, bugünü ve yarını yutup yok etmeye yeminli, 
devasa bir şüpheler girdabıdır. Bu girdabın laneti bir kez dile geldi mi 
sadece giden değil, kalanlar da kayıplara karışır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125309</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da422431-53ee-40b4-aede-19fabcb92f75.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhasebe ve Denetim Alanındaki Çalışmaların Bibliyometrik Analizi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
·         Muhasebe Standartları Alanında Yapılmış Çalışmaların Bibliyometrik Analizi 
·         Büyük ve Orta Boy İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standardı (BOBİ FRS): 2016 – 2023 Dönemi Üzerine Bibliyometrik Analiz 
·         Sürdürülebilirlik Raporlaması Konusunda Yapılmış Çalışmaların Bibliyometrik Analizi: Dergipark Örneği 
·         Entegre Raporlama Konusunda Yapılmış Çalışmaların Bibliyometrik Analizi 
·         Muhasebe Eğitimi Araştırmalarının Bilim Haritalama Teknikleri İle Bibliyometrik Analizi Muhasebe Meslek Etiği Konusunda Yapılmış Çalışmaların Bibliyometrik Analizi 
·         Visual Mapping Of Accounting Ethic Issues: A Bibliometric Analysis Using Vosviewer 
·         Tarım Muhasebesine Yönelik Makalelerin Bibliyometrik Analizi 
·         Çevre Muhasebesi Konusunda Yapılmış Çalışmaların Bibliyometrik Analizi 
·         Adli Muhasebe Alanında Yayımlanmış Makalelerin Web Of Science Temelli Bibliyometrik Analizi (1982-2024) 
·         Enflasyon Muhasebesi Konusunda Hazırlanmış Akademik Makalelerin Bibliyometrik Analizi Denetim Faaliyetlerinde Bilgi Teknolojilerinin Kullanımı: Türkiye’de Yapılan Çalışmaların Bibliyometrik Analizi 
 
·         Bilgi Teknolojileri Ortamında Denetim Konusunda Yapılmış Uluslararası Çalışmaların Bibliyometrik Analizi 
·         Denetim Kalitesi Üzerine Yapılan Çalışmaların Vosviewer İle Bibliyometrik Bir Analizi Denetimde Önemlilik Konusunda Yapılmış Çalışmaların Bibliyometrik Analizi 
·         Hile Denetimi: 2010-2023 Yılları Arasında Ulusal Düzeyde Yapılan Çalışmaların Bibliyometrik Analizi 
·         Denetim Konularına Yönelik Yapılan Akademik Araştırmaların Bibliyometrik Analizi 
·         Bağımsız Denetim Standartları Konusunda Yayınlanan Makalelerin Bibliyometrik Analizi 
·         İç Kontrol ve İç Denetim Alanında Yapılan Uluslararası Çalışmaların Bibliyometrik Analizi 
·         Blockchain Teknolojisi İle Muhasebe ve Denetim Üzerine Vosviewer İle Bibliyometrik Bir Analiz 
·         Faaliyet Tabanlı Maliyetleme Alanında Yapılan Çalışmaların Bibliyometrik Analizi: Web Of Science Uygulaması 
·         Hedef Maliyetleme Alanında Yazılan Makalelerin Bibliyometrik Analizi 
·         Türkiye’de Yayınlanan Kaizen Maliyetleme Konulu Makalelerin Bibliyometrik İncelemesi: 2000 – 2023 Dönemi 
·         Lojistik Maliyetleri Konusunda Yapılmış Çalışmaların Bibliyometrik Analiz İle Değerlendirilmesi Muhasebe Bilgi Sistemi-Kurumsal Yönetim Etkileşimine Yönelik Çalışmaların Bibliyometrik Analizi 
·         Kurumsal Yönetim-Risk Yönetim Etkileşimine Yönelik Makalelerin Bibliyometrik Analizi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125310</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/977ecb17-ce14-45af-bfc0-db5e6e657612.jpg</image:loc>
            <image:title>Hastanın Sonsuz Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>“Acı çekmenin, ağrı ve ıstırabın, hastalığın öğrencisi olmak: Dile kolay. Öğrenciliğin ne kadar süreceği belirsizdir bir defa; savruluşlarla yaşanacaktır. Ödenecek bedellerin külfeti de öyle. Peki ya sağ çıkılacak olursa? Yaşam, eski alışkanlıkların güdümünde mi sürdürülecektir yeniden? Peki ama ya, eyvah, bilincin ta kendisi hastalanacak, benlik de orta yerinden çatırdayacak olursa?” Özen B. Demir’in yazıları, tıpla edebiyatın etkileşimlerini incelerken geniş anlamda “yazın”a da açılıyor, felsefenin, antropolojinin, psikanalizin, tarihin ve politikanın “sağlık”la ve “hastalık”la, hasta ve hekimle ilişkilerine bakıyor. Olağanüstü geniş bir literatürle sohbete giren, Türkçe ve dünya edebiyatındaki sayısız hasta ve hekim imgesini “muayene eden” yazılar... Romantizmden (romantiklik, hastalık mıydı yoksa tedavi mi!) modernist tıbbiyeli tipine, biyopolitikaya, geniş bir analiz çerçevesi… Başlıbaşına, topyekûn bir düşünce ve duygular tarihi merceği... Hastanın Sonsuz Yolculuğu, “acı çekmenin, ağrı ve ıstırabın, hastalığın öğrencisi olma”nın açıldığı “imgeler coğrafyası”nda, kendisi de edebi tat taşıyan metinlerle, uzun ve zevkli bir seyahat.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125311</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/612a5e48-0dc9-4a4a-9f09-42e8c0cdeb17.jpg</image:loc>
            <image:title>Halide Dündar</image:title>
            <image:caption>Halide Dündar’ın Devrimci Demokrat Kadınlar Derneği’nden (DDKAD), Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi’nden, öğretmen örgütlenmesinden, Kürt kadın dergilerinden geçen hayat hikâyesi, bir kuşağın ve Kürt kadın hareketinin canlı bir resmini sunuyor. Bir Kürt Feminist: Halide Dündar, kendine feminist demeyen fakat kendini bir “kadın kimliği” kurmaya adamış bir şahsiyetin portresi. Dündar’ın anıları, siyasi mücadelede etkin başka kadınlarla yaptığı görüşmeler ve dergilerde yazdıkları, kendisinin Kürt kadın hareketinde eksikliğinden yakındığı belge-bilge eksiğini gidermeye önemli bir katkıda bulunuyor. Roza ve Jûjîn dergilerinin hatırasını yaşatması, başlıbaşına değerli. Aksu Bora’nın Sunuş’ta söylediği gibi, “Çok erken yaşta hayatının iplerini kendi eline almış, bildiği yolda ilerlemiş, bunun bedellerini ödemiş. Ailesiyle, devletle, Kürt siyasetinin ağır ağabeyleriyle, Türk feministlerle, sendikal iktidarla, sakat eliyle, kendisiyle bile” çatışarak, “bu dünyada bir iz bırakmaya kararlı bir kadın”ın yolculuğu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125312</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ce1dd03-37de-431c-a10c-8b36062d8be9.jpg</image:loc>
            <image:title>&quot;Lütfen Ellerinizi Kaldırır mısınız?&quot;</image:title>
            <image:caption>“İnegöl’de hatırı sayılır bir güç olmuştuk. O zamanlar halkın büyük çoğunluğunun sağcı ve tutucu olduğu bir yerde solcu olmak, ‘Sosyalistim, komünistim’ diye ortalık yerde konuşmak zordu.” Sosyalist hareketin canlandığı 1975-1980 yılları arasında, adını belki daha önce duymadığımız binlerce genç kendini “devrimci” olarak tarif ediyordu. İhsan Zafer’in küçük bir kasabada başlayıp büyük şehirlere, oradan da cezaevine uzanan hayat hikâyesini anlatışındaki rahatlık, o dönem gençliğini en doğal haliyle tanımamızı sağlıyor. Zafer, sosyalizm fikriyle nasıl tanıştığını, Kurtuluş hareketi içinde özel olarak görevlendirilip “kibar bir biçimde” yaptığı banka soygunlarını, cezaevi günlerini ve idama mahkûm edilişini şaşırtıcı bir heyecanla, mizah dozu yüksek bir dille ve macera tadında anlatıyor. “Profesyonel devrimcilik” hayatını anlatırken kişiliğinin gelişmesinde önemli yer tutan Çerkes geleneklerini, yetiştiği İnegöl’ü, aile ilişkilerini, âşık olduğu kadınları da es geçmiyor. “Kamulaştırma” için girdiği bankadaki memureyle bakışmalarını, koğuşta nasıl rakı yaptıklarını anlatışındaki ayrıntıların canlılığı kadar bugünden geçmişe bakıp yaptığı değerlendirmeler de okunmaya değer. “Lütfen Ellerinizi Kaldırır mısınız?”, alışılmadık bir ’78’li hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125313</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e232132-d4b2-4e64-b4f7-423e26338bee.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykuya Yatmak</image:title>
            <image:caption>— Nasıl başlasak? 
— Unutuşu, nisyanı konuşalım. 
 
Mantua’da San Giorgio Kalesi’ndeki “Gelin Odası”nın duvar resimleri, baba ve kız, John ile Katya Berger arasında bir sohbet başlatır. Dünyanın uykuya yatmak için tasarlanmış bu en güzel odasında, onlarla birlikte bakarken, resimlerin bir yandan her şeyi açıkça gözler önüne serdiğine, diğer yandan pek çok şeyi gizlediğine şahit oluruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125314</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a821ee2d-e2b6-45be-b468-7c83da4ce36a.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanın Olmadığı Bir Evren</image:title>
            <image:caption>Albert Einstein ve Kurt Gödel’in, Einstein’ın hayatının son on yılında çok iyi arkadaş oldukları yaygın olarak bilinen ancak üzerinde çok az düşünülen bir gerçektir. İkili Princeton İleri Araştırmalar Enstitüsü’nden evlerine her gün birlikte yürüyor; fizik, felsefe, politika ve içinde büyüdükleri Alman biliminin kayıp dünyası hakkında fikir alışverişinde bulunuyorlardı. 1949 yılına gelindiğinde Gödel dikkate değer bir kanıt üretmişti: İzafiyet Teorisi tarafından tanımlanan herhangi bir evrende zaman var olamaz. Einstein bu sonucu gönülsüzce de olsa onayladı, çünkü bu sonuç onun bağlı olduğu klasik dünya görüşünü kesin bir şekilde alaşağı ediyordu. Ancak bunu çürütmenin bir yolunu bulamadı ve o zamandan bu yana geçen yarım yüzyılda başka hiç kimse de bulamadı. Ancak bu çarpıcı keşiften daha da dikkat çekici olan, sonrasında ne olduğuydu: hiçbir şey. Kozmologlar ve filozoflar sanki Gödel’in kanıtı hiç var olmamış gibi çalışmalarına devam ettiler – modern entelektüel tarihin en büyük skandallarından biri. Zamanın Olmadığı Bir Evren kapsamlı, iddialı ama bir o kadar da dokunaklı ve samimi bir kitap. Zamanın bilimsel modası tarafından rafa kaldırılan iki muhteşem zihnin hikâyesini anlatıyor ve birlikte yaptıkları parlak çalışmaları hak etmedikleri bir bilinmezlikten kurtarmaya çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125315</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3df77503-8e8e-49b5-83de-fafcabd48a75.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Mucizedir İnsan</image:title>
            <image:caption>Her bir yaşam evresi, insanın kendi varoluşsal hikâyesini inşa etmesine katkı sağlayan mucizevi ve işlevsel öğrenmelerle doludur. 
Bu kitap, insanın anne rahmindeki ilk anlarından yaşlılık döneminin olgunluğuna kadar uzanan benzersiz yolculuğunu ele alıyor. Beynimizdeki kimyasalların etkisinden hormonal değişimlere, yaşamın her evresinde karşılaşılan zorluklara ve fırsatlara ışık tutarak okurlara kendi hayatlarına dair yeni bir farkındalık kazandırıyor. 
Hangi nörobiyolojik yapılar bir çocuğun dünyayı keşfetme arzusunu tetikler? Beynimiz ergenlik döneminde neden bu kadar kaotik çalışır? Yetişkinlikteki kararlarımızı hangi biyolojik süreçler şekillendirir? 
Ruh sağlığı alanındaki yirmi yıllık deneyimin birikimiyle yazılan bu eser, bireyin gelişimsel hikâyesini anlamasına ve kendisiyle daha derin bir bağ kurmasına yardımcı olmayı amaçlıyor. 
İnsan olmanın mucizesini ve sürekli değişim hâlindeki benliğinizi keşfetmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125316</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4e436ff-0167-4013-98f6-74f8b21b9abe.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Parçacık Gökyüzü</image:title>
            <image:caption>Kirpi Kürdancık’ın bir hayali var: karanlık yuvasına biraz gökyüzü taşımak! 
Hayalini gerçekleştirmek için çıktığı yolda yalnız da değil: Sincap Kızılcık ve Kurbağa Zıpırcık onun yanında. 
Peki dostlarının yardımıyla bu küçük kirpinin büyük hayali gerçeğe dönüşebilecek mi? 
 
“Bir Parçacık Gökyüzü” okurlarına hayal kurmanın gücünü, inancın getirdiği gayreti, dostluğun sıcaklığını ve yardımlaşmanın çift yönlü mutluluğunu hissettiren tatlı bir hikâye…  
Siz de Kürdancık’a eşlik etmeye ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125317</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1954a961-ec40-433e-84c8-04999ac42608.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzel Ahlak</image:title>
            <image:caption>Var olduğundan beri insanın hakikaten neye ihtiyacı olduğu 
tartışılmıştır. Bu konuda çok söz söylenmiştir ama en kıymetlisi 
şudur: İnsanın temelde kendisi için ahlaklı olmaya ihtiyacı vardır. 
Çünkü herhangi bir şeyin yokluğunda insanlar bir şekilde onu 
telafi edip ayakta durabilir, sağ kalıp yaşayabilir ancak 
ahlak olmazsa insanın sağ kalması mümkün değildir. 
Ahlak olmadığında insanlar birbirlerini yerler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125318</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bc1d3d2-b5de-46e4-95f2-f9543acb494f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaldırılmasının 100.Yılında Halifelik</image:title>
            <image:caption>Osmanlı siyasal sisteminin en belirgin özelliği kuşkusuz Saltanat ve Hilafet kurumlarıdır. Çağdaş devlet sistemine geçişte bu kurumların yerinin olamayacağı gerçeğinin yeterince algılanamadığı, hatta siyasal beklentiler uğruna devrim yasalarının yanlış yorumlandığı görülebilmektedir. Halifeliğin kaldırılmasını konu alan elinizdeki kitap, Türkiye ve dünya tarihinin bu önemli olayının yüzüncü yılı dolayısıyla yayımlandı. 
Yüz yıl önce kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin Büyük Millet Meclisi’nde 3 Mart 1924’te kabul edilen devrim yasalarıyla tarih sayfalarına gömülen bu kurumun canlandırılmasının son yıllarda ülkemizde dile getirilir olması, Halifeliğin niteliğine ilişkin bilgi eksikliğinden kaynaklanır. 
Halifeliğin kaldırılmasıyla Türk Devrimi’nin en önemli adımlarından biri atılmıştır. Günümüzde ise bu atılımın tarihsel geçmişi bilinmeksizin yapılan yorumlar, toplumu, olay ve olguları değerlendirmede sağlıklı sonuçlara götürmemektedir. 
Halifeliğin kimliği, tarihsel geçmişi, Osmanlı Devleti’ndeki durumunu da özetleyen elinizdeki kitap, bu kurumun laik Türkiye Cumhuriyeti’nde yersizliğinin anlaşılarak kaldırılmasına kadarki dönemi de özetleyen bir başvuru kaynağı niteliğinde…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125319</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/270b6a4b-54a4-434d-b800-60b4d11aeeab.jpg</image:loc>
            <image:title>Antroposen Alegorileri</image:title>
            <image:caption>İnsanlığın kendi eserlerinin enkazı altında yaşamaya mahkûm olduğu bu çağda, Elizabeth M. DeLoughrey içerisinde bulunduğumuz küresel krizin köklerini sömürge topraklarının geçmişinde arıyor. Antroposen çağının karakteristiğini yükselen deniz seviyelerinden nükleer radyasyona, yığılarak biriken atıklardan türlerin yok oluşuna dek uzanan geniş bir yelpazede tarif eden Antroposen Alegorileri; yerli ve postkolonyal halkların sömürgecilik ve insan kaynaklı iklim değişiminin etkileriyle nasıl edebiyat aracılığıyla mücadele ettiğinin izini sürüyor ve postkolonyal adaletsizliklerin günümüzün çevresel felaketleriyle nasıl iç içe geçtiğini, yıkımın estetiği ve anlatı biçimleri üzerinden çarpıcı bir biçimde gözler önüne seriyor. 
Yerel deneyimlerle küresel sistemler arasındaki uçurumları “alegori” kavramı üzerinden kurduğu köprülerle geçmeye çalışan yazar, gezegenimizin çok katmanlı ve karanlık tarihinin dehlizlerinde bir umut ışığı bulmaya çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125320</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b09c784e-8743-47ef-bfac-c285e4f28d38.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Matematik tüm çevremizde. Fakat matematikçiler için tüm evreni temsil ederken, birçoğumuz için kara tahtadaki denklemler biçiminde de, ay sonunda bir türlü toplamını bulamadığınız faturalar biçiminde de olsa göz korkutan bir konu. Ama böyle olması gerekmiyor: Matematiğin dili ve ifade ettiği düşünceler başlıbaşına bir güzellik olabilir. 
Matematik: Cebirden Algoritmalara Sayıların Arasında Maceralar, sıradan bir matematik kitabı değil. Okuru bir yandan matematiğin tarihinde bir geziye çıkararak yolda tüm dünyadan büyüleyici kişilikler ve fikirlerle tanıştırıyor; bir yandan da matematiğin en temel konularını ders kitaplarından farklı bir dille anlatarak okul çağından beri başı matematikle hoş olmamış herkese bambaşka bir içgörü kazandırıyor. Her konuda zengin görsellere küçük egzersizler, düşünce deneyleri ve okurun kendini deneyebileceği problemler eşlik ediyor. Michael Wellers’ın kaleme aldığı Matematik: Cebirden Algoritmalara Sayıların Arasında Maceralar matematiğin gizemlerini ve tarih boyunca gelişimini bambaşka bir yaklaşımla tanıtıyor. 
İçindekiler 
Cebir: Bir Giriş 
Cebir Temelleri 
Antik Yunan 
Mısır, Hindistan ve Persler 
İtalyan Bağlantısı 
Rönesans Sonrası Avrupa 
Para ve Özel Hayat 
Dizin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125321</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/665d1510-339e-4e5b-a7fa-cdbda75d6b4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Yeşil Gezegenim</image:title>
            <image:caption>Dünyada olan bitenleri, kötü gidişatı hayretle izleyen bir erkek çocuğu... Umut dolu olmaktan vazgeçmez. Geniş ormanların, tertemiz suların, zamanında açan çiçeklerin, sevgiyle sarmalanan hayvanların hayalini kurar. Geleceği, hayalleriyle sımsıkı kucaklar. Tuğçe Tatari, bu kez iklim krizini bir çocuğun gözünden ele alıyor. Aysun Altındağ’ın siyah ve yeşil ağırlıkta olduğu görselleriyse okumaya bambaşka bir boyut katıyor. Kitap okul öncesi dönemle okul dönemindeki tüm çocuklara ve yetişkinlere hitap ediyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125322</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a375d2d3-99fc-4e2e-a2d0-c6deddad6d38.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçekten Eşit miyiz?</image:title>
            <image:caption>Etrafında olan bitenleri meraklı gözlerle izleyen bir çocuk... Yetişkinlerin, çocukların cinsiyetine göre ne kadar da farklı davrandıkları dikkatinden kaçmaz. Farklılıkları görür ama bu durum onu yıldırmaz. Çünkü onun için herkesin hakkı aynıdır. Birbirlerini insanca kucaklayabilenlere... Tuğçe Tatari, cinsiyet eşitsizliğini bir kız çocuğunun bakış açısıyla anlatıyor. Aysun Altındağ’ın iki renkli görselleriyse okumaya bambaşka bir boyut katıyor. Kitap okul öncesi dönemle okul dönemindeki tüm çocuklara ve yetişkinlere hitap ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125326</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/165f2c08-071f-47f9-8aab-2a931a8347f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Terra Incognita</image:title>
            <image:caption>İnsanlık yüzyıllar boyunca üzerinde yaşadığı dünyayı anlamaya çalışırken, aslında onun hakkında ne kadar az şey bildiğini fark edebildi mi? Haritalarda “Terra Incognita” olarak işaretlenen keşfedilmemiş bölgeler, bilinmeyenin yarattığı korkuları nasıl şekillendirdi? Cehalet, insanların hayal gücünü nasıl besledi ve bilimsel keşiflere giden yolu nasıl açtı?

Alain Corbin Terra Incognita, On Sekizinci ve On Dokuzuncu Yüzyılda Cehaletin Tarihi’nde, cehaletin ve bilgi eksikliklerinin insanlık tarihinin gelişiminde üstlendiği rolü araştırıyor. Konu edindiği yüzyıllarda volkanlardan kutup bölgelerine, okyanusların derinliklerinden stratosfere kadar, dünyanın çeşitli gizemlerini anlatırken, bu bölgeler hakkındaki her yeni keşfin ne büyük hatalar, önyargılar ve hayranlık uyandıran hislerle harmanlandığını ortaya koyuyor. Bir yandan da toplumların bilgiye erişimindeki sınırların yol açtığı tutarsızlıkları ve bu süreçten doğan düşünsel dönüşümleri inceliyor. Yalın üslubuyla Corbin, okurunun hem bilinmeyene duyduğu merakı körüklüyor hem de dünyayı anlama tutkusunu canlandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125327</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/753e5de3-f9d3-4211-96d7-9bc372d6f308.jpg</image:loc>
            <image:title>Bonbon Toplarını Arıyor - Fenerli Ara Bul Kitabı 18 + Ay</image:title>
            <image:caption>Bonbon ormanda oynarken toplarını kaybeder. Haydi, feneri kullanarak Bonbon’a toplarını bulması için yardım edelim. Bu kitapta minik okurlar sayı sayma, renkleri öğrenme, görsel düşünme, ilişkisel düşünme, dikkat ve algı konusunda gelişim gösterirler. 
Psikolog onaylıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125328</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/618817c7-14ed-4279-bc42-923fa5d0221f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tonton Hazineyi Arıyor - Fenerli Ara Bul Kitabı 18 + Ay</image:title>
            <image:caption>Tonton hazineyi bulmak için arkadaşlarından yardım ister. Haydi, feneri kullanarak biz de Tonton’a yardım edelim. Bu kitapta minik okurlar su altı yaşamını ve canlı türlerini öğrenme, görsel düşünme, ilişkisel düşünme, dikkat ve algı konusunda gelişim gösterirler. 
Psikolog onaylıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125329</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd55f57d-c5bb-4b24-8bc3-15c6e9872655.jpg</image:loc>
            <image:title>Ponpon Dostlarını Arıyor - Fenerli Ara Bul Kitabı 18 + Ay</image:title>
            <image:caption>Ponpon oynamak için kentte arkadaşlarını arar. Haydi, feneri kullanarak Ponpon’a onları bulması için yardım edelim. Bu kitapta minik okurlar zaman-mekan farklılığı, görsel düşünme, ilişkisel düşünme, dikkat ve algı konusunda gelişim gösterirler. 
Psikolog onaylıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125330</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b3b60d5-1c13-4fdf-aeed-43fad35121f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Monmon Papağanları Arıyor - Fenerli Ara Bul Kitabı 18 + Ay</image:title>
            <image:caption>Monmon sohbet etmek için papağanları arar. Haydi, feneri kullanarak Monmon’a onları bulması için yardım edelim. Bu kitapta minik okurlar mekan farklılığı, renkleri tanıma, sayı sayma, görsel düşünme, ilişkisel düşünme, dikkat ve algı konusunda gelişim gösterirler. 
Psikolog onaylıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125331</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/382b271b-29ee-45e8-b36a-717543314d2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpek Adam -11 Denizler Altında Yirmi Bin Fesat</image:title>
            <image:caption>SON ZAMANLARIN EN ÇOK SATAN KÖPEK ADAM SERİSİNİN HEYECANLA BEKLENEN ON BİRİNCİ KİTABI! Domuzcuk şimdiye kadarki en şeytani planla geri döndü... Ufukta başka kötü adamlar da var. Peki hepsi nereden geliyor? Ve bu alçaklar süper dostlarımıza zarar vermek istediklerinde şehri kim kurtaracak? Köpek Adam Denizler Altında Yirmi Bin Fesat aksiyon ve eğlence dolu bir macerayla okurlarıyla buluşuyor. Dav Pilkey Köpek Adam Serisi’nin her kitabında her yaştan okuyucuya hitap etmesinin yanı sıra empati, nezaket, sabır ve iyilik yapmak gibi evrensel temaları da işliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125332</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/841d39b5-3ae3-4267-bc41-c2a403c9450f.jpg</image:loc>
            <image:title>Akademisyen Olmak</image:title>
            <image:caption>“Akademisyen Olmak isimli bu eseri, 40 yıl içinde bulunduğum akademideki ve öncesinde diğer kamu kurumlarındaki çalışma hayatımdan bazı anekdotlar ile okuyucuların, özellikle gençlerin meslek seçimleri öncesinde akademik hayat hakkında bilgilendirmek amacıyla kaleme aldım. 
 
Gençlerin hayattan beklentileri, yaşlarının verdiği hayata bakış açıları gibi konuları göz önünde bulundurarak akademisyenliğin bütün süreçlerinde karşılaşılabilecekleri gerçekleri, olabildiğince yalın ve objektif olarak aktarmaya çalıştım. 
 
Ülkemizin her alanda bilim insanlarına ihtiyacı bulunmakta ve küresel dünya rekabetleri göz önüne alındığında bu ihtiyacın daha da arttığı ve önem kazandığı bilinmektedir. Gençlerimizin bilim insanı olmak için kendilerini analiz etmelerinin, bu sürecin kendilerine uygunluğu konusunda akademik hayatın bazı gerçeklerini yaşamış, deneyimlemiş bir insandan bilgi sahibi olmalarının önemli olduğuna ve kararlarında etkili olabileceğine inanıyorum. En büyük dileğim araştırma görevlisinden profesörlüğe uzanan bu hayatın kesitlerini paylaştığım bu eserin, akademi ile tanışmaya hazırlanan genç okuyuculara bir perspektif sunmasıdır.” 
                                                                                              Prof. Dr. Osman Samsun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125333</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4999d85e-15c6-4364-88ed-aeb7046b2bf5.jpg</image:loc>
            <image:title>13387 Numaralı Temettuat (Vergi) Defterine Göre 19. Yüzyılda Sızır</image:title>
            <image:caption>İnsanlık tarihi kadar eski olan vergi sistemi devletleşme ile birlikte devletin kendinden beklenen görevleri yerine getirebilmesi için zamanla önem kazanmıştır . Temettuat vergisi de bu grup vergi sınıfına girmektedir. 
Osmanlı Devleti’nin sosyo-ekonomik tarihi araştırmalarında özellikle Temettuat Defterleri’nin yeri çok önemlidir. Söz konusu bu defterler, Osmanlı toplumundaki hanelerin maddi imkânlarını hanenin sahip olduğu hayvan, arazi ve diğer emtia üzerinden devletin alacağı vergiyi tespit etmek amacıyla tutulmuştur. Hane reislerinin adının baba adıyla, lakabıyla veya sülâle adıyla yazıldığı, fiziki tasvir, yaş ve çocuklara dair herhangi bir kaydın olmadığı bu defterler, oldukça detaylı bilgiler içerdiklerinden döneminin sosyo-ekonomik yapısına ışık tutan önemli kayıtlar olarak görülmektedir . Kayıtların tutulduğu yerleşimdeki hane reislerinin adlarını, lakaplarını, ne işle meşgul olduklarını, kazançlarını ve buna bağlı olarak ödedikleri vergi miktarlarını, dolayısıyla bulundukları toplumda kişilerin sosyal statülerini bu kayıtlar sayesinde tespit etmek mümkündür. 
  13387 Numaralı Temettuat (Vergi) Defterine Göre 19. Yüzyılda Sızır (Sosyo-Ekonomik Hayat) isimli bu esere konu olan çalışma kapsamında Yozgat Sancağı Sızır Karyesi’ne yönelik olarak Başbakanlık Osmanlı Arşivinde yer alan 13387 numaralı ve 36 sayfalık Temettuat Defterinin öncelikle trankripsiyonu yapılmış ve karyedeki sosyo-ekonomik yapıya ilişkin ortaya çıkan durum tüm yönleriyle değerlendirilmiştir. Temettuat Defterlerinin önemi ve bu konuda yapılan ilk çalışmalarla başlayan eserde, Yozgat Sancağı içerisinde Sızır Karyesi’nin yeri ve önemi irdelenmiş, defter kayıtlarındaki düzenleme sırasına göre sosyo kültürel ve sosyo-ekonomik yapı tablolarla da desteklenerek karyenin sosyal ve iktisadi hayatı detaylıca incelenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125334</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/896ab3b5-90c7-4fc2-966e-8388b9d5a84c.jpg</image:loc>
            <image:title>Burdur İlinde Kültürel Turizmin Mekansal Örüntüsü</image:title>
            <image:caption>Antik Dönem&apos;de Pisidia Bölgesi olarak adlandırılan Burdur, Paleolitik Çağ&apos;dan başlayarak arkeolojik verileri ile birlikte birçok tarihi yerleşime ev sahipliği yapmıştır. Günümüzde küresel çapta tanınan tarihi mekânları ile dikkat çeken Burdur ili, Teke Yöresi Kültürü&apos;nün önemli merkezlerinden biri olup Türk-İslam Dönemi&apos;ne ait somut ve somut olmayan kültürel değerler açısından büyük bir potansiyeli de barındırmaktadır. 
 
Burdur İlinde Kültürel Turizmin Mekânsal Örüntüsü, Burdur ilinin eşsiz doğal ve kültürel miras değerlerini güncel durumlarıyla kayıt altına almak ve bu eşsiz miras unsurlarını kültürel turizmle tanıştırarak hem kırsal kalkınmanın desteklenmesine hem de korunmasına katkı sağlamak amacıyla hazırlanmıştır. Burdur ilinin bu kültürel zenginliğinden yola çıkılarak hazırlanan eserde kültür, kültürel turizm ve kültür rotası kavramları kısaca ele alınmış olup dünyada, ülkemizde ve Burdur ilinde kültürel turizmin gelişimine; bölgenin fiziki, beşeri ve coğrafi özelliklerinin turizm faaliyetlerine etkisine de ayrıca değinilmiştir. Bununla beraber Burdur ilinde kültürel turizmin gelişmesini teşvik etmek amacıyla ilin doğal ve kültürel miras değerlerini kapsayan kültürel rota önerilerine de eserde yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125335</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d5f7325-12eb-47a5-8e8d-5439db3625bc.jpg</image:loc>
            <image:title>İlhanlılar Tarihinde Çobanoğulları (Sulduslar)</image:title>
            <image:caption>Temuçin’in büyük han olma yolunda aşması gereken en büyük engel esaretten kurtulmasıydı. Zaten ne başka bir seçeneği ne de gidebileceği bir yeri vardı.  Suldus Kabilesine mensup Sorhan Şira, Cengiz Han’ın hayatını kurtararak belki de dünya tarihinin seyrini değiştirmişti. 1206’da otuz dokuz yaşında Cengiz Han adını aldığındaTemuçin’in, yanında Suldus Kabilesine mensup Sorhan Şira ve çocukları vardı. 
 
Gerek Cengiz Han hayattayken gerekse ölümünden sonra, halefleri devrinde, Çin’den Türkistan’a birçok bölgeye yayılan Suldus kabilesi ve üyeleri gittikleri her yerde Cengiz Han’ın halefleri tarafından kurulan devletlerin kaderinde etkili olmuşlardır. 
 
Cengiz Han’ın torunu Hülagü tarafından 1256’da İran’da kurulan ve 1295’den itibaren bağımsız bir hale gelen İlhanlı Devleti, “yenilikçi” Gazan Han’ın 1304 yılında ölümünden sonra gerilemeye başlamıştır. Gazan Han’ın ölümü, İlhanlı Devleti’nin geleceği açısından bir kırılma noktası olarak kabul edilmektedir. Olcaytu’nun 1316’da tahta çıkan oğlu Ebû Saؙ îd’in ya da daha doğru bir ifade ile Emîrü’l-ümerâ Suldus Emir Çoban dönemi “Moğol yönetiminin altın çağı” olarak tanımlanmaktadır. Son İlhan Ebû Saؙ îd’in Emir Çoban’ı öldürtmesi İlhanlı Devleti için sonun başlangıcı olmuştur. 
 
İran başta olmak üzere Azerbaycan, Güneydoğu Anadolu, Irak, İran, Gürcistan ve bugünkü Ermenistan’ın bir bölümünü de içine alan geniş bir coğrafyada etkili olan Suldus/Çobanoğulları, hâkimiyet sürelerinin büyük bir bölümünde gölge ilhanlar ilan etmek suretiyle İlhanlı Devleti’nin hayatta kalmasına çaba sarf etmişler ve bu coğrafyaların siyasi, askeri ve kültürel mirasında etkili olmuşlardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125336</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e43492e6-903d-4ad7-b9b0-cbe38f7d477a.jpg</image:loc>
            <image:title>17. Yüzyılda Harput</image:title>
            <image:caption>Bugün Elazığ ili sınırları içerisinde yer alan Harput, coğrafi konumu ve stratejik önemi nedeniyle tarihsel süreç boyunca pek çok devletin egemenlik kurma arzusu taşıdığı bir yerleşim merkezi olmuştur. Bu nedenle, Harput&apos;u birçok kavim ve devletin istilasına maruz kalarak sık sık el değiştirmiştir. Ancak Osmanlı Devleti’nin bölgede hâkimiyet kurması ile birlikte istikrarlı bir yapıya kavuşmuştur. 
Harput, Osmanlı Devleti’nin egemenliğine girdikten sonra kentsel ve kültürel gelişimini büyük ölçüde tamamlayan önemli bir yerleşim yeri olmuştur. Coğrafi konumu itibariyle de  farklı yolların kesişim noktasında yer alması nedeniyle şehirlerarası ticareti destekleyen stratejik bir avantaja sahipti. Dolayısıyla Harput, çevre bölgelerden gelen tüccarların yanı sıra, daha uzak illerden gelen ticaret erbaplarının da dikkatini çekmiştir. Fakat Osmanlı Devleti’nin 16. yüzyılın sonlarından itibaren geçirdiği sarsıntılı durum Harput’un gelişim sürecini de olumsuz yönde etkilemiştir. 17. yüzyılda imparatorluğu çalkantılı durumdan kurtarmak için idari, askeri, iktisadi ve siyasi alanlarda birtakım yapısal yeniliklere gidilmesi ile Harput sancak idaresinde de yönetimsel bakımdan önemli değişiklikler olmuştur. Bu eser, 17. yüzyılda Harput&apos;un tarihî, kültürel, idari, siyasi, ekonomik ve sosyal yapısını detaylı bir şekilde incelemektedir. Harput&apos;un tarihi mirasını keşfetmek isteyen araştırmacılar ve meraklı okurlar için bu kitap değerli bir referans kaynağı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125337</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bca5cb69-a10f-4b39-93a3-8df441487295.jpg</image:loc>
            <image:title>İlahi Yalan</image:title>
            <image:caption>Annesiyle yaşayan altıncı sınıf öğrencisi Natsuru Nanao, içine kapanık Rio Suzumura&apos;yla beklenmedik bir şekilde yakın arkadaş oluyor. Natsuru, futbol kampına gitmekten vazgeçerek bütün yaz tatilini Rio ve kardeşiyle onların yıkık dökük evinde geçiriyor ancak karanlık bir sır, pamuk ipliğine bağlı mutluluklarına büyük bir tehdit oluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125338</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef879a96-4ee4-4a58-8fdc-18421c2b6a70.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Ay’a Götür</image:title>
            <image:caption>AŞK VE MUTLULUK DOLU EVLİLİK KOMEDİSİ BAŞLIYOR! 
Çalışkan ama biraz şapşal bir öğrenci olan Nasa Yuzaki, bir gün Tsukasa adındaki gizemli ve çok güzel bir kızla tanışıyor. Nasa, her şeyi göze alıp ona aşkını itiraf edince şu şekilde bir karşılık alıyor:
 “Benimle evlenirsen seninle çıkarım!” Nasa’nın gizemlerle dolu ve her şeyden daha tatlı eşiyle evlilik hayatı başlıyor!!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125339</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78790efc-1c6b-4683-a17e-a01246221273.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet Aklı Kimin Aklı?</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşünden itibaren Türkiye’nin siyasi ve sosyal düşünce tarihinde sürekli gündeme gelen, hem devletin hem de toplumsal yapıların arka planındaki temel dinamikleri anlamaya çalışan bir bakış açısıyla “Devlet Aklı” kavramını mercek altına alıyor. Koray Demir, devlet aklının tarihsel süreçte nasıl bir “vatanseverlik turnusolu” olarak kullanıldığını, toplumsal bütünlüğü tehdit ettiği iddia edilen unsurları bastırmak için ne derece pragmatik bir araç haline getirildiğini derinlemesine analiz ediyor. “Devlet Aklı”nın, çoğu zaman gerçekte halkın ve devletin iyiliğini amaçlamaktan çok iktidar sahiplerinin güçlerini koruma refleksinden beslendiğini belirtiyor. 
Demir’e göre “Devlet Aklı” olarak adlandırılan bu kavram, daha ziyade güç odaklarının kendi endişeleri ve korkularına karşı geliştirdikleri bir savunma mekanizması olarak karşımıza çıkmakta. Kitap, Devlet Aklının yasal sınırların ötesinde bir hareket kabiliyeti ile iktidarı elinde tutanların eliyle sürekli bir “beka” argümanı olarak nasıl meşrulaştırıldığını tartışıyor. 
“Bir işin ‘doğru, adil, meşru, hukuki olarak yapılmasını istemek’ ile ‘toplumsal bütünlüğü bozmak’ arasında bir ikileme sokulan milli ve yerli insan, her seferinde ‘toplumsal bütünlüğü bozma’ ithamından uzak durmayı seçmiştir. Fikrin tebliğcileri bu fikirlerinin yanına hemen ‘beka’ kelimesini ekleyip yönetici erkten ‘şüphe’ duyulmasının önüne geçmek istemektedirler.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125340</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5140d089-a172-4bc8-9d1f-ffede0b364b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Brief An Den Vater - Die Vervandlung</image:title>
            <image:caption>Kafka ist zweifellos einer der berühmtesten Schriftsteller der Welt. Obwohl er nur eine begrenzte Anzahl von Werken hinterließ, verdiente er den Ruhm, den er erlangte. 
„Von welchem ​​Werk aus sollen wir mit der Lektüre von Kafka beginnen?“ Die Antwort auf diese Frage kann natürlich von Person zu Person unterschiedlich sein. 
Allerdings ist unserer Meinung nach das erste Werk, das man lesen muss, um Kafka zu verstehen, „Brief an den Vater“. Die zweite Station von Kafka‘s Reise, die mit diesem Buch begann, muss „die Vervandlung“ sein. 
„Brief an den Vater“ ist gewissermaßen der Ausdruck von Kafkas geistiger Welt aus seiner eigenen Feder. Nach der Lektüre von Kafkas „Brief an den Vater“ öffnet sich die Tür zu seiner kafkaesken Welt. 
„die Vervandlung“ erscheint direkt, wenn wir diese Tür öffnen. Beim Lesen tauchen wir Schritt für Schritt in die kafkaeske Welt ein. Während wir uns der auffallenden Verbindung zwischen dem „Brief an den Vater“, in dem Kafka seine Gefühle gegenüber seinem Vater zum Ausdruck bringt, und der „Vervandlung“ bewusst werden, reifen unsere Vorstellungen von dieser Welt. Auf diese Weise wird es uns möglich, Kafka und der Wirkung seiner Werke zumindest teilweise näher zu kommen. 
Ausgehend von dieser Idee freuen wir uns als Verlag, dem Leser beide Werke gemeinsam in einem Buch präsentieren zu können. 
Unsere Reise „zu neuen Horizonten mit dem richtigen Weg“ geht mit diesem Buch weiter, das wir den Lesern als zwölftes Buch unserer „Matroschka-Bücher: Ein Buch, zwei Werke“ Reihe präsentieren.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125341</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d5a496e-e39d-4eb2-bc8c-238e85d15b96.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayasofya-İstanbul / Aya Sofia-Constantinople</image:title>
            <image:caption>Eski Çağ’daki insan emeği eserlerden bazıları Dünya’nın Yedi Harikası olarak adlandırılmış ve belleklerimizde yer etmişlerdir. Bugün için bir kısmı yok olmuş bu eserlerden esinlenilerek yeni harikalar belirleme girişimleri olmakta kimi zaman. Harika olarak nitelendirilebilecek eserler arasında sayılmayı hak eden Ayasofya, bir mimari şaheser olarak kabul görmekte kuşkusuz. 
Çeşitli nedenlerle uğradığı yıkımları müteakip, son olarak Bizans İmparatoru Justinianus tarafından 532&apos;de aynı yerinde yeniden inşa ettirilen Ayasofya, yüzyıllar boyunca tarihin yıpratıcı etkisine maruz kalmış zaruri olarak. 
1847 yılında, Sultan Abdülmecit, İtalyan mimarlar Fossati kardeşleri Ayasofya&apos;nın bakımı ve onarımı ile görevlendirmiş ve bu restorasyon faaliyetleri sırasında mabet yeni bir çehreye bürünmüş, hatta bazıları bu çalışmanın bir restorasyona göre fazla radikal değişiklikler içerdiğini kabul ediyor. 
Gaspare Fossati, Ayasofya onarım faaliyetleri tamamlanıp görkemli açılış töreni yapıldıktan sonra (13 Temmuz 1849), Londra&apos;da, 1852 yılında, “Sultan Abdülmecid Döneminde Yapılan Restorasyon Zamanında Ayasofya-İstanbul” adlı bir kitap yayınlamış. İşte şu an elinizdeki kitap, bu kitap. Kitapta mimar Gaspare Fossati’nin Ayasofya’dan ve İstanbul’dan orijinal çizimlerine yer verilen gravürler ve Adalbert De Beaumont’un bu çizimlere ilişkin açıklamaları ile Önsöz’de binanın mimarî safhaları hakkında kısa bir tarihçe yer almakta. Taş baskılar ise Louis Haghe imzasını taşımakta. 
Kitaptaki gravürler hakkındaki açıklamaların Fransızca orijinal metinleriyle birlikte Türkçe çevirisinin de yer aldığı renkli olarak yayımladığımız bu kitap, tam bir kaynak kitap olmasının yanı sıra, İstanbul’a, Ayasofya’ya, mimariye ve güzel sanatlara ilgi duyanlar için nadide bir eser aynı zamanda. 
Yayınevi’nin, “doğru rota ile yeni ufuklara” yolculuğu bu harika kitap ile kesintisiz devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125342</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6bab5c58-f0b6-4c2f-945b-48c0bfc8bfbb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendini İyileştiren Zihin</image:title>
            <image:caption>Modern yaşamın stresi sizi de tüketiyor mu? 
Zihinsel sağlığınızı güçlendirmek için yeni bir yol arıyor musunuz? 
Zihinsel gücünüzü yeniden keşfetmeye hazır mısınız? 
 
Modern dünyanın telaşında, ruh ve zihin sağlığımız çoğu zaman arka planda kalıyor. Stres içinde, yorgun, tükenmiş ve mutsuz hissederek yaşamanın normal olduğunu zannediyoruz. Aslında bu doğru değil. Dr. Gregory Scott Brown, Kendini İyileştiren Zihin’de, yaşamınızın kontrolünü tekrar elinize almanız için kanıta dayalı, pratik bir rehber sunuyor ve depresyon, anksiyeteyle başa çıkmanın yollarını arayan milyonlarca kişi için devrim niteliğinde bir çözüm öneriyor: özbakımın iyileştirici gücü. 
Dr. Brown, geleneksel tedavi yaklaşımlarına meydan okuyor ve zihinsel sağlığımıza yönelik algılarımızı kökten değiştiriyor. Kendini iyi hissetmeye dair klişelerin ötesine geçen yazar, ruh sağlığını sürdürülebilir bir şekilde iyileştirmenin beş temel direğini açıklıyor: farkındalık, uyku, maneviyat, beslenme ve hareket. Bunlar, yalnızca bilimsel temellere dayanmakla kalmıyor, aynı zamanda herkesin yaşamında uygulayabileceği pratik adımları da içeriyor. 
Kendini İyileştiren Zihin, sadece bir okuma deneyimi değil, sizi daha güçlü, daha dengeli ve daha mutlu bir geleceğe taşıyacak bir rehber. 
 
Doğru şekilde kullanıldığında kaygı, sadece hayatta kalmamıza değil, yaşadığımız dünyada başarılı olmamıza da yardımcı olan şeydir. Ancak kaygı yoğunlaşıp kontrol edilemez hâle geldiğinde yıkıcı olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125343</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b52d6fe1-4ed0-4ed0-a742-91e891eaac91.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikoloji 101</image:title>
            <image:caption>İnsan Zihninin Gizli Kapılarını Aralayın! 
Psikoloji, herkesin hakkında bir fikri olduğu ama çok az kişinin derinlemesine anladığı büyüleyici bir alan. Psikoloji 101 ile bu belirsizlikleri geride bırakın ve insan zihninin karmaşık dünyasına adım atın. 
Bu kapsamlı kitap, düşüncelerimiz, duygularımız ve davranışlarımızın ardındaki bilimsel temelleri keşfetmeniz için size eşlik ediyor.  Algıdan hafızaya, duygulardan kişiliğe, zekâ, sosyal etki, uyku ve beyin gibi konulara kadar psikolojinin tüm önemli alanlarını sade ve anlaşılır bir dille ele alıyor. Ayrıca, ruh sağlığı ve psikolojik terapiler gibi güncel ve önemli konularda da derinlemesine bilgi sunuyor. 
İster bir öğrenci olun ister zihnin işleyişine dair daha fazla bilgi edinmek isteyen meraklı bir okuyucu, Psikoloi 101 vazgeçilmez bir rehber olacak. İnsan zihnini anlamak hiç bu kadar keyifli olmamıştı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125344</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3af8340f-1dc2-41a9-951a-3eeadc8dae28.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıfırdan Milyonerliğe</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın amacı iyi bir yatırımcı olmadan önce binlerce doların yok olduğunu görmenizi engellemektir. Çoktan gördüyseniz kusura bakmayın! Bazı dersler diğerlerinden daha çok acı verir. 
Ödüllü finans yazarı Nicolas Bérubé, yatırım dünyasına sağlam adımlarla girmek isteyenler için elinizdeki rehberi hazırladı. Kendi deneyimleriyle başlayıp büyük yatırımcıların stratejilerini mercek altına alan yazar, profesyonellerin piyasada nasıl kazandıklarını gözler önüne seriyor. Üstelik tarih, psikoloji ve finansı harmanlayarak yatırım yapmayı heyecan verici bir yolculuğa dönüştürüyor. 
Newton’un borsa çöküşünden Mona Lisa hırsızlığına kadar az bilinen hikâyeler eşliğinde, yatırımlarınıza bugün başlamanız veya doğru yolda ilerlemeniz için ihtiyacınız olan tüm ipuçlarını sunuyor. Kendini “sıfır” gibi hissettiği başarısızlıklarla dolu ilk adımlarından, kazananları kaybedenlerden ayıran detaylara uzanan Bérubé, kanıtlanmış stratejileri herkesin uygulayabileceği bir rehbere dönüştürüyor. 
 
Finans dünyasının mitlerini sorgularken, sağlam bir yatırımcı olmanın basit ama etkili yollarını öğrenmeye hazır mısınız? Şimdi, adım adım servet biriktirmenin ve iç huzuruyla yatırım yapmanın sırrını keşfetme zamanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125345</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe3b5f26-3475-44be-824c-4f19bcc865cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Stressiz Yatırım Sanatı</image:title>
            <image:caption>Stressiz bir finansal hayat nasıl yaşanır? 
Birçoğumuz finansal kaygılarla dolu bir hayat yaşıyoruz. Borçlar, kredi ödemeleri, birikim eksikliği… Geceleri uyuyamıyor, gün içinde endişeden kurtulamıyoruz. Fakat bu kitabın söylediği çok net: Finansal stres gereksizdir ve ekonomik açıdan stressiz bir yaşama çok rahat ulaşabilirsiniz. 
Stresiz Yatırım Sanatı, size basit ama güçlü bir finansal denge kurmanın yollarını sunuyor. Günlük küçük kararlarla boğuşmak yerine, hayatınızdaki büyük kararları doğru vermeniz için bir yol haritası çiziyor. Bu kitapta, borçların ve risklerin sizi nasıl yıprattığını görecek ve onları yönetmenin akılcı yollarını keşfedeceksiniz. Çünkü huzur, daha çok para kazanmakla değil, parayla olan ilişkinizi doğru kurmakla başlar. 
Bu kitapla:  
•  Parayla ilgili düşünce yapınızı gözden geçirecek, duygusal engellerinizin farkına varacaksınız.  
•  Borçlanma ve yatırım kararlarınızı daha bilinçli verecek, stresin sizi yıpratmasına izin vermeyeceksiniz.  
•  Nihayetinde, paranın mutluluk kaynağı değil, onu sağlama aracı olduğunu göreceksiniz. 
 
Stressiz Yatırım Sanatı, maddi huzur arayan herkes için bir çıkış yolu. Parayı düşünmek zorunda kalmadığınız, finansal olarak rahat bir hayat için bu kitabı elinizden bırakmayın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125346</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86df5ef5-be3b-4828-8c26-d0458f6ebd0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Dürbün</image:title>
            <image:caption>M.E.B. 1992 Çocuk Romanları Yarışması’nda ikincilik ödülü 
     Tarihî olayları, tanık oluyormuşçasına izlemek ister miydiniz? Yusuf ve Veysel, ceviz ağacının gölgesinde hayaller kurarken yanlarında beliren gizemli bir yaşlı adam onlara sihirli bir dürbün hediye ediyor. Bu sıradan gibi görünen dürbün, onları yüzlerce yıl öncesine götürüyor! 
      Şeyh Edebalı’nın tekkesine giriyor, Yunus Emre’den şiirler dinliyor, Mevlâna’yı görüyor, Ertuğrul Gazi’nin rüyasını seyrediyor, Osman’ın çocukluk ve gençlik yıllarına tanık oluyorlar. Osmanlı’nın kuruluşunu başlatan kahramanlar, çocukların gözleri önünde canlanıyor. Dürbün her bakışta yeni bir macera sunarken Yusuf ve Veysel, tarih kitaplarında yazanları ve yazmayanları keşfediyor. 
      M.E.B. 1992 Çocuk Romanları Yarışması’nda ikincilik ödülü alan Sihirli Dürbün, geçmişin sırlarını merak eden herkes için eğlenceli ve öğretici bir yolculuk vadediyor. Tarih bilinci, liderlik, ahlak, öğrenme arzusu, paylaşım, ideal peşinde koşma, aile ve vatan sevgisi gibi değerleri ele alan bu kitap, okurlarını tarihimizin altın sayfalarında unutulmaz bir keşfe çıkarıyor. 
    Geçmişin kapılarını aralamak için bazen bir kitap, bazense bir dürbün yeter. Tarihin büyüsünü keşfetmek için sayfaları aralayın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125347</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cddefd9-3d42-464f-89cd-c3ced1713b53.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyatta Kadın ve Aşk</image:title>
            <image:caption>Kitap, dünyanın farklı kültürlerinde romandan şiire, oyundan öyküye farklı edebî türlerde yazılmış 
eserlerde kadın merkezli aşk temasına odaklanmakta; kadın-aşk ilişkisini ve etkileşimini farklı 
kuramsal ve kültürel değerlendirmeler ile yorumlamalara tabi tutmakta; âşık olunan kadın ile âşık 
olan kadının deneyimlerini eserlerdeki kadın karakterler üzerinden incelemekte; özellikle ataerkil 
toplumlarda kadının bu bağlamda nasıl yansıtıldığını resmetmektedir. Bu yönleriyle kitap, kadın 
çalışmalarına ve kadının anlatılıp anlaşılmasına hem tarihsel hem kültürel hem de toplumsal ve 
bireysel açılardan katkılar sağlamakta ve ışık tutmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125348</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a238978-c940-4f3e-9e83-1eb6b9885b6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Olimposlular - Zeus</image:title>
            <image:caption>Küçük Olimposlular serisi, Yunan mitolojisinde yer alan büyük kişilerin çocukluk dönemlerini minik okurlarla buluşturuyor. 
 
Zeus, ailesiyle birlikte yaşarken yeteneklerini göstermeye başlıyor ancak bir sorun var; güçlerini kontrol edemiyor ve her sıkıldığında ya da sinirlendiğinde yanlışlıkla şimşekleriyle ortalığı birbirine katıyor. Bu nedenle ailesi yeteneklerini kullanmayı öğrenmesi için onu bir kampa, Eureka’ya gönderiyor. Peki Zues güçlerini kontrol altına alıp yeteneklerini sergileyebilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125349</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9a67196-62af-4342-8875-543333a41c83.jpg</image:loc>
            <image:title>Antropolojik Dilbilim Temek Kavramlar 1</image:title>
            <image:caption>Hem dilin insan kültürü ve toplumu üzerindeki etkisini hem de bu unsurların dil üzerindeki etkisini 
inceleyen bir disiplinlerarası araştırma alanı olan Antropolojik Dilbilim özellikle dilin kültürel 
bağlamda nasıl işlediğini anlamaya odaklanır. Bu alan, dil ile kültür, kimlik, düşünce ve sosyal yapı 
arasındaki karşılıklı ilişkiyi anlamaya çalışır. Bu kitap, bu alana ilgi duyanlar için temel bir kaynak 
görevi görmekte ve alana ilişkin temel kavramları açıklayıcı ve yorumlu olarak tanıtmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125350</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20eb1b87-6f54-405f-a3ac-02d3c2292ea0.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Olimposlular - Athena</image:title>
            <image:caption>Küçük Olimposlular serisi, Yunan mitolojisinde yer alan büyük kişilerin çocukluk dönemlerini minik okurlarla buluşturuyor. 
 
Eureka kampına katılan ve Olimpiyat Oyunları’na hazırlananlardan birisi de Athena’dır. Diğerleri güçleriyle övünürken, Athena onları nasıl yeneceğinin planlarını yapmaya başlıyor. Bunun için de bilgi ve strateji hamlesini ön plana çıkarmak ve yarışları kazanmak istiyor. Peki Athena bilginin en büyük güç olduğunu kanıtlayabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125351</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a380196-09fd-4d7e-adcb-eb58cb97e910.jpg</image:loc>
            <image:title>Jean De Thevenot’nun Seyhatnamesine Yansıyan Oryantalizmin İzleri</image:title>
            <image:caption>Kitap, keşfetme tutkusuna sahip 17. yüzyıl Fransız gezgini Jean de Thévenot’nun, Batı için ‘egzotik’ 
sıfatıyla tanımlanan Doğu’ya yaptığı yolculuklar sırasında Doğu dünyası ve kültürü ile ilgili edindiği 
izlenimleri seyahatnamesinden yola çıkarak ele alır. Bu süreçte, Batı’nın Doğu’yu öteki olarak gören 
oryantalist bir bakış çerçevesinde Thévenot’nun yapıtından alıntılar yaparak ve bu alıntıları 
yorumlayarak, Batı’nın bugün de tartışılan Doğu’ya ve Doğulu’ya ilişkin söylemine ışık tutulmaktadır. 
Pek çok oryantalist gezginde görüleceği üzere, Thévenot da Doğu’ya ilişkin genellemelerden ve 
damgalamalardan kaçınmamış ve tutkulu bir merak hâline gelen Doğu uzamı üzerine eleştirel bir 
bakış açısı geliştirmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125352</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0dd0d378-8fc7-4dfd-9ff6-0e0b639f82e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Resim Terapisi Hadrianopolis Renkleri /Çocuklar İçin Arkeoloji Serisi 1</image:title>
            <image:caption>Ersin ve Eda Çelikbaş Arkeoloji serilerinin ilk kitabıdır. Bu kitap arkeoloji alanında disiplinlerarası bağlamda ve de resim terapisi alanında ilk eserlerden birisidir. Serinin ilk kitabında, kazılardan, antik kentlerden, müze olgusundan, arkeoloji alanında kullanılan materyallere ve arkeolog kavramına kadar çocukların anlayabileceği; tek başlarına ve aileleriyle beraber sıkılmadan etkinliklerinden faydalanarak hem öğrenip hem eğlenecekleri bir çalışma ortaya çıkarılmak istenmiştir. 
Çalışma, Ersin Çelikbaş’ın arkeoloji bilgisi ve on beş yılı aşkın sürelik arkeoloji ve kazı deneyimleri ile Eda Öz Çelikbaş’ın on üç yıllık sanat terapileri serüveniyle birleşerek yeni ve farklı bir alan açmak için alternatif olarak ortaya çıkarılmıştır. 
Okuyucu ve uygulayıcı çocuklar ve onlarla kendini keşfedecek olan yetişkinler ve ebeveynler arkeoloji alanını keşfederken aynı zamanda içindeki çocuğu da keşfederek çocukluğuna, geçmişine ve anda burada günümüze kısa bir yolculuk yaparak kendini bulur. Çocuklar ise, farkında olmadan öğrenen ve uygulayan olarak terapötik bir süreç yaşar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125353</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fde40e5-a859-44df-a469-32cef68f74bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Dorohedoro 1. Cilt</image:title>
            <image:caption>TÜM DÜNYADA SANSASYON YARATAN DOROHEDORO SERİSİ ŞİMDİ TÜRKÇEDE!
“Delik” olarak bilinen kasvetli şehirde, büyücüler klanı kara büyü kullanarak insanlar üzerinde korkunç deneyler yapmaktadır. Bir gün karanlık bir ara sokakta Nikaido, kertenkele başlı ve amneziden mustarip Kaiman’ı bulur. Kaiman’a yapılan büyüyü bozmak için, Delik’teki büyücüleri avlayıp öldürmeye başlarlar. Hedefleri doğru kişiyi bulmaktır. Ancak Başbüyücü En, adamlarını katleden bir kertenkele adam olduğunu öğrendiğinde, “temizlikçi” ekibini Delik’e gönderecektir ve bu da iki dünya arasında bir savaşı ateşleyecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125354</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc7d79fb-8e05-4ae8-8a63-30333e9f2efe.jpg</image:loc>
            <image:title>Karambol</image:title>
            <image:caption>1992 yılında İngiliz futbolu, Avrupa turnuvalarından beş yıl boyunca menedilmiş olmanın etkilerini hâlâ üzerinde taşıyordu. Oynanan oyun, modern futbol anlayışından oldukça uzaktı. Futbol fiziksel güce dayalıydı; hızdan çok kuvvet, centilmenlikten çok agresiflik ön plandaydı. Sert müdahaleler, uzun boylu forvetlerin hava toplarıyla gol araması ve topu ceza sahasına doldurmak gibi taktikler yaygındı. Diziliş açısından 4-4-2 dışında pek fazla alternatif düşünülmüyor, takımlar taktiksel yeniliklerden kaçınıyordu. O dönem futbol, ağırlıklı olarak güçlü oyuncuların bireysel mücadelesine dayanan basit bir oyun olarak kabul ediliyordu.
Sonra, neredeyse bir gecede her şey değişti. Premier Lig’in kurulması, futboldaki en önemli kural değişikliklerinden biriyle, geri pasın yasaklanmasıyla aynı döneme denk geldi. Bir anda savunmacılar için kurtuluş yolu kalmadı, kaleciler topu kontrol edebilmek ve oyuna sokabilmek zorundaydı, oyunun temposu da inanılmaz şekilde hızlandı. Bu dönemde, taktikler, diğer ülkelerin liglerinden alınan ilhamla hızla evrildi.
Karambol, Premier Lig’in taktiksel hikâyesine derinlemesine inen ve futbolun nasıl geliştiğini ayrıntılı bir şekilde ele alan ilk kitap. Ferguson’ın doğrudan oyun anlayışından Keegan’ın sürekli hücum eden Newcastle’ına, Mourinho’nun temkinli ve reaksiyonel Chelsea’sine, Ranieri’nin kontratak şampiyonlarına kadar birçok dönemi kapsayan Karambol, şimdiye kadar yazılmış en eğlenceli, bilgi dolu ve zengin futbol kitaplarından biri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125355</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/337a27f2-a797-419e-b45f-ef6725015097.jpg</image:loc>
            <image:title>Neyse ki Günler Uzadı</image:title>
            <image:caption>Mesut Barış Övün’den günlük hayatın sıradan ve derin izlerini keşfeden bir öykü kitabı: Neyse ki Günler Uzadı.
Kısa-uzun yolculuklar, parklar, dükkânlar, cenazeler... Birbirine dolanan mekânlarda sesi yalınkat duvarları aşan hikâyeler anlatıyor Övün. Geçici anları günün ötesine taşırarak okura pek de yabancı bulmayacağı paylar ikram ediyor. Kırılgan ancak direnen kalemiyle tesadüflere yaslanan, çocukluktan ilham alan, köprülerin üstünde – zamanın amansız hızından yakınanlara ses veriyor.
“Yeni bir dönem mi başladı, diye soruyordum kendime, insanların konuşmadıkları, birbirlerine soru sormadıkları, kimseden tavsiye almadıkları yeni bir çağ mıydı bu. O dönemde artık toy falan değildim, değişimi hissediyor, insanların kapanışını seziyordum. Yeni bir çağa girdiğimizi düşünüyordum. Zamanın beni haklı çıkardığını söyleyecek olursanız size karşı çıkmam.
Şimdi işte o çağın içindeyiz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125356</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/630bf581-9091-43b9-9862-eb286aa49a2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Oyun</image:title>
            <image:caption>Aynı takımdaki iki insan, karşı taraflarda olabilir mi?
Adalyn Reyes günlük hayatını kusursuz hâle getirmek için yıllarını harcamıştı: Şafak vakti uyanır, Miami Flames ofisine gider, evine döner ve ertesi gün aynı şeyleri tekrar ederdi.
Fakat Adalyn’in bu rutini, takımın maskotuyla yaşadığı tartışmanın videosu internete düşünce tamamen bozuldu. Takımın sahibi –ki bu aynı zamanda babası oluyordu– Adalyn’i kovmak yerine ona bir şans daha vermeye karar verdi: Hiçliğin ortasındaki Kuzey Carolina’ya gidecek ve kasabanın yaramaz futbol takımı Yeşil Savaşçılar’a çekidüzen vererek hatasını telafi edecekti. Ne var ki, Adalyn oyuncuların antrenmanlarına tütü giyerek çıktığını (neden?), evcil keçiler beslediklerini (pasaklı!) ve kendisinden çok korktuklarını (tatsız...) keşfettiğinde, planları suya düştü. Üstelik bu oyuncular yalnızca dokuz yaşında çocuklardı!
İşleri daha da berbat edecek olan şeyse, kaleciliği yakın zaman önce bırakan efsanevi Cameron Caldani’nin kasabadaki varlığıydı. Cam, Adalyn’e yardımcı olmak için mükemmel bir adaydı; ta ki, bir horoz, Cam’in bacağı ve Adalyn’in arabasının tamponunu içeren talihsiz bir ilk karşılaşma yaşanana kadar. Bu karşılaşmadan sonra Cam, Adalyn’i kasabadan göndermeyi kafasına koymuştu; fakat sürgün, Adalyn için bir seçenek olamazdı. Çığırından çıkmış bu çocuklara yardım etmek, kendini affettirebilmesinin tek yoluydu ve bunun için büyük oyunu oynamaya kararlıydı. Cam’in yardımı olsun ya da olmasın.
“Elena Armas her seferinde müthiş bir iş çıkarıyor. Büyük Oyun bir romantik komedide isteyebileceğiniz, keçiler dahil her şeye sahip!” —HANNAH GRACE
“Elena Armas; ateşli, bağımlılık yapan romansların kraliçesi. Sayfalarında kendinizi kaybedeceğiniz Büyük Oyun, insanı olabileceği en iyi versiyonuna dönüşmeye iten bir aşk mektubu gibi.” —B. K. BORISON
“Büyük Oyun, kitabınızın sayfalarını tutuşturacak kadar ateşli bir spor romantizmi.”
—Sarah Adams
“Şehvet dolu, tatmin edici ve Roy Kent hayranı olan herkesin bayılacağı bir eser!”
—Library Journal
“Eğlenceli ve samimi sahnelerle dolup taşan, ateşli bir romantik komedi!”
—Woman’s World
“Büyük Oyun, o kadar büyüleyici ve çekiciydi ki resmen elimden bırakamadım! Elena Armas’ın âdeta kusursuz bir senfoniyi ilmek ilmek işler gibi yazdığı bu kitabı okurken, Cameron’ın sevgilisi olmaktan daha çok arzuladığım hiçbir şey yoktu.” 
—Lana Ferguson
“İçinizi ısıtacak bir kitap. Armas’ın şu âna kadarki en iyi eseri.”
—Bookriot
“Armas bir romans okurunun kalbini nasıl kazanacağını çok iyi biliyor.”
—Tessa Bailey
New York Times ve USA Today Çoksatanı
2023 Goodreads En İyi Romans Adayı
POPSUGAR, Publishers Weekly ve Apple Book En Çok Beklenen Sonbahar Kitapları Seçkisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125357</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7faedd37-8c7f-4e1a-b43d-0187d5d9abb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Üstümden Trenler Geçti</image:title>
            <image:caption>“Onu görmemi, ona saygı duymamı, onu ‘erkeğim’ kabul etmemi, ona kayıtsızca bağlanmamı istemişti. Böyle var oluyordu. O da bana sahip çıkacaktı, beni koruyacaktı ve beni hiç bırakmayacaktı. Ben de böyle var olacaktım. Sessiz bir anlaşma gibi. Biz buna aşk dedik.”
Yaşanmışlıkların gölgesinde, herkesin yarasına dokunacak öykülerde kendinizle yüzleşebilir misiniz?
Toksik sevgiler, yıkıcı evlilikler, sınırsız dostluklar, zorlayıcı aile bağları ve güveni yerle bir eden iş ortamları… Travma ve ilişki koçu, eğitmen Ebru
Ertüreten, sizi on dört farklı öyküyle, ilişkilerin karanlık tarafında bir yolculuğa çıkarıyor. Her bir öykü, sevginin ve bağlılığın nasıl zehirli bir hâl alabildiğini anlatırken, yeniden var olmanın da mümkün olduğunu hatırlatıyor.
Üstümden Trenler Geçti, acımasız gerçekliğiyle sizi kendi hikâyenizle yüzleştirmekle kalmayacak, her sayfada size o sarsıcı soruyu sorduracak: “Ben, kendim için ne yapıyorum?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125358</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4efbec8d-280e-451f-857f-70881636ada2.jpg</image:loc>
            <image:title>Evreni Nasıl Duyarım?</image:title>
            <image:caption>100 YIL…
2 ÖNCÜ BİLİM İNSANI…
1 ÇIĞIR AÇAN KEŞİF…
ALBERT EINSTEIN’ın bir teorisi vardı. Yıldızların arasında bir yerde, uzayda, evrenin uzak köşelerine dair pek çok sır taşıyan çarpışmalar olduğunu düşünüyordu. Ama bu sadece bir teoriden ibaretti.
Seneler sonra, Arjantinli GABRIELA GONZÁLEZ, onunla aynı soruları sordu. Modern teknolojiyi arkasına alan Gaby, Einstein’ın teorisini kanıtlamayı amaçlayan bir fizikçi ekibine katıldı. Başta hiçbir şey olmadı. Ama sonra… bir ses duydular.
Bu büyüleyici resimli biyografide, Patricia Valdez ve Sara Palacios, tamamlanması yüzyıl süren harika bir bilimsel keşfin hikâyesini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125359</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88a68ba6-a518-4056-8779-199014a9db6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuvvetini Mazluma Değil Zalime Kullan – Hacı Bektaş Veli</image:title>
            <image:caption>“Her ne ararsan kendinde ara...” 
 
Anadolu’nun derin yaralarını sevgiyle iyileştiren 
bir bilge, çağların ötesine ışık tutan bir yol gösterici: 
Hacı Bektaş Veli. 
 
Çok satan Var mısın ki Yok Olmaktan Korkuyorsun kitabının yazarı Mesud Topal bu kitabında 
Hacı Bektaş Veli’nin derin tasavvuf öğretilerini, halkın gönlünde kök salan sözlerini ve insanlığa armağan ettiği evrensel değerleri keşfetmeniz için bir anahtar sunuyor. Moğol istilalarının karanlığında dahi bir umut meşalesi yakan bu büyük düşünürün hikâyesi, size büyük ilham verecek. Sayfaları çevirdikçe sadece bir tarih yolculuğuna çıkmayacak, kendi içdünyanızın derinliklerine de ineceksiniz. 
 
Bu kitap, yüzyıllar öncesinden gelen bir sesin, günümüzün karmaşasına rehberlik eden bir çağrının hikâyesidir. Kendini anlamak ve hakikati bulmak isteyenler için...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125360</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d17063b2-3056-4abe-a806-76e7e1e54b60.jpg</image:loc>
            <image:title>MYART-5 (Ocak-Şubat-Mart 2025)</image:title>
            <image:caption>MYART’ın 5. Sayısında aşağıdaki yazarların çalışmaları bulunmaktadır: 
SANAT 
Sanatın İçinde Ölüm: COLOSSEUM (Prof. Dr.  Emre OKAN); İskit Sanatında Bir Başyapıt: Tovsta Mohyla Gerdanlığı (Onur YİĞİT); Bir Hyperrealist Ressam: Massimiliano Pironti (Ufuk UYSAL); Cumhuriyetin Bilinmeyen Sanatçısı: Şevket ARMAN (Prof. Gökhan EKEN); Aldığı Ödüllerle Ülkemizi Uluslararası Arenada Başarıyla Temsil Eden; Rukiye GARİP ile Resim ve Sanat Üzerine (Ufuk UYSAL); Leonara Carrington’un Tarot Kartları (Yaren KOCA); Ressam Meltem Tekin’in Eserleri ve Sanat Felsefesi (Adem BAŞPNAR); Osmanlı’da İstanbul Art Nouveau’su  Üslubunda Tek Türbe: Şeyh Zafir Külliyesi (Şebnem ATILGAN); Bengü ÖĞRETMEN ve “Ab-ı Hayat” Eseri Üzerine (Doç. Dr. Cenker ATİLA); Türkiye’de Yeraltı Edebiyatı ve Sineması: Kaybetmenin Estetiği: Ağır Roman (Aylin PEKSERT); Düşünce ve Görsellik: Leos Carax’ı Çevreleyen Çizgi (Ahmet ÖZBEK); Giyilebilir Sanat: Çağdaş Seramik Takılar (Elif ZENGİN BIÇAKKIRAN); Anlama, Anlatma ve Bellek Aracı Olarak Fotoğraf (Doç. Dr. A. Beyhan ÖZDEMİR); Kapı, Haç ve Sembolizm (Fotoğraf: A. Beyhan ÖZDEMİR; Yazı: Gönül OCAK);The Decisive Moviment/Karar Anı (Kıvanç ŞEN); 
EDEBİYAT 
Sanatın Özgürlük Mücadelesi: Sansür ve Direniş (Burcu ÜNLÜ); Bağış (Aydanur SARAÇ); Ara Beni Bul Beni (Fatma ARAS); Samsun (Umut ÇETİN); Etçil Güvercin (Selami KARABULUT; İkizdereli Kadınlara Övgü (Tuğrul KESKİN); Bir Mutsuzluk Yansıması (Neval SAVAK); Son Güz Zamanı (Cenk URAS); Au Revoir İlhan (Uğur GÜNEL); Aklın Büyüsü (Emine AYDOĞDU); Fantastik Düşler (Ahmet Rıfat İLHAN); Göldeki Ayna (Sinan KABAN); Oturduğum Yer (Ilse AICHINGER; Çev. Selin S. ALTUN); Düşkün Evi (George ORWELL; Çev. Özgür Şiir ÇETİN); Gördüm (Haydar ÜNAL); Arketiplerle Hayatımızı Ele Alabilir miyiz? (Silvia ARSEBÜK); Karanfil (Hacer YILMAZ); Yüzyıllık Misafir (Hatice TARKAN DOĞANAY)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125361</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7238b907-ce72-46dc-a8f8-7e69daa2fd54.jpg</image:loc>
            <image:title>Afacan ile Bilgin - Deniz Macerası</image:title>
            <image:caption>Birlikte geçirdikleri her an birbirinden eğlenceli! 
 
Afacan denize gitmek istiyor, Bilgin ise evde kalıp kitabını okumak. 
Afacan’a göre her yeni gün, yeni bir macera demek olduğu için Bilgin ona eşlik etmeye ikna oluyor. 
Ancak Bilgin çok tedirgin: Ya denizde kocaman ve balığa benzeyen bir şeyle karşılaşırlarsa?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125362</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c88678e4-032d-46be-a6ab-b42247a96e23.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar için Su Altı Yaşamı Ansiklopedisi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kıtaları biliyoruz, kutup ayılarının Kuzey Kutbu‘nda yaşadığını ve aslanlar ile 
çitaların ekvator yakınlarındaki düzlüklerde gezdiğini... Peki, okyanusların tuzlu sularında hangi canlıların süzüldüğünü hiç merak ettin mi? 
Bu kitabın sayfaları arasında, dalış yapmadan denizaltı dünyasını kendi gözlerinle görebileceksin. Mercan resiflerini inceleyip dünyanın en tuhaf balıklarıyla tanışmak 
için kilometrelerce derinliklere ineceksin. Köpekbalıklarının ve balinaların dişlerini 
görecek ve sardalya sürüleriyle birlikte yüzeceksin. Denizaltının renkli dünyasında bir yolculuğa çıkmaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125363</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6daf716-24c0-4957-bd8b-d504898a11b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Toprak / Elementler -2</image:title>
            <image:caption>Adalet, kimi zaman vicdanda gizlidir. 

John Boyne&apos;un imza projelerinden &apos;&apos;Elementler&apos;&apos; serisinin ikinci halkası Toprak, karanlık sırlar üzerine inşa ettiği afili şöhretine gölge düşüren büyük bir suçlamadan kurtulmaya çalışan bir futbolcunun adalet arayışını sayfalarına taşıyor.

Okurları ahlaki bir sorgulamanın ortasına çeken roman, modern toplumların genlerine işlemeye başlayan yozlaşma ve çürümeyi kırılgan bir gerçeklikle dışa vuruyor.  

Bu kitabıyla hakikat sonrası çağın en kompleks sorularını ve sorunlarını kalemine dolayan yazar, haklıyla haksızın verdiği özgürlük mücadelesinin medyanın adalet terazisinde nasıl tartıldığını da gösteriyor. 
 









Hiçbir şey yok olmuyor. Hiçbir şey unutulmuyor. Bugünlerde, söylediğimiz ve yaptığımız her şey sonsuza kadar peşimizden geliyor. 

Ressam olma hayali kuran Evan Keogh, içinde yaşadığı ve âdeta bir tutsak gibi hissettiği adadan kaçmak için her yolu denemeye hazırdır. Lâkin, hayatın ona getireceklerinden habersizce atıldığı bu macerada karşısına çıkanlar, geçmiş travmalarını aratacak denlidir.

İstemsizce sürüklendiği futbol dünyasında kısa sürede şöhreti yakalamasına rağmen henüz tam olarak benliğini bulamayan genç adam, şimdilerde büyük bir skandalın hedefindedir. Kendisine yöneltilen suçlamalardan aklanmaya çalışırken hayatını tepetaklak etmeye aday bir davanın da eşiğindedir. Bir yanda hasır altı edilemeyecek gerçekler, diğer yanda zincirlerinden boşalan yalanlar, iftiralar... Peki, önyargının ve riyakârlığın hüküm sürdüğü bir düzende gerçek adaletten bahsetmek ne kadar mümkün?

Geçmişte yaptığı seçimlerin yükü altında ezilen Evan&apos;ın özgürlük arayışına tanıklık ettiren bu sürükleyici kitap, toplumun öz değerlerine; adalet, ahlak ve vicdan kavramları üçgeninde eleştirel bir bakış getiriyor.  

Dört yanı sularla çevrili bir kara parçasından İngiltere&apos;nin yemyeşil çimlerine uzanan Toprak, dört temel elementten biri olan toprağın hayatlarımızı etkileme gücünü ortaya koyarken bireyin vicdanıyla yüzleşmesini de irdeleyen, derinlikli bir anlatı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125364</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1d07d71-7d81-4056-ae4b-5b589a903674.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 171. Sayı Çocukları Pistten Alalım</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
Çocukları Pistten Alalım Lütfen: “Gerçek” Heterodoks İktisat 
Hüseyin Özel 
Türkiye Ekonomisinde İstikrar Arayışları ve Siyaset 
Öner Günçavdı 
İstanbul’a Bir Çevre Planı Yapılması Üzerine Notlar 
İlhan Tekeli 
Sürdürülebilir Kentler için Yenilikçi Yol Kenarı Yönetimi 
Eren İnci 
Kurumlar İktisat ve Toplum için Önemlidir ama Nasıl?: Eleştiriler 
Alper Duman 
2024’ün Siyasal Gelişmeleri Üzerine 
Ersin Kalaycıoğlu 
Gelişmekte Olan Ülkelerde Mali Baskınlık ve Para Politikası 
Bora Süslü, Mehmet Avcı 
İstanbul Darülfünun (Üniversitesi) Hukuk Fakültesi: Türkiye’de İlk İktisat Lisans ve Doktora Programının Açılması Tarihi 
Ercan Eren 
Belediyeler, (Popüler) Sanat ve Tiyatro (IV) 
Sacit Hadi Akdede 
Bu Bir Ekonomi Yazısıdır… 
Yaşar Taşkın Koç 
Doğu-Batı Ekseninde Kültürel Çatışma: Frankfurt Okulu ve Hâşim-Tanizaki Üzerine Bir Okuma 
Gülçin Elif Yücel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125365</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44582cca-ca3f-448b-bcec-cc099968b30e.jpg</image:loc>
            <image:title>Disiplinlerarası Sanat Terapisi Hadrianopolis Değerleri /Çocuklar İçin Arkeoloji Serisi 2</image:title>
            <image:caption>Ersin ve Eda Çelikbaş Arkeoloji serilerinin ikinci kitabıdır. Bu kitap arkeoloji alanında disiplinlerarası ve aslında disiplinlerüstü bağlamda ilk serinin ikincisidir. Serinin bu kitabında, Hadriano ve Hadriana isimli antik kentin iki uzaylı karakteri bizleri karşılamaktadır. Kazıdan ortaya çıkarılan animistik ve sembolik tüm değerleri çalışmada yer verilerek çocukların anlayabileceği şekilde ele alınmıştır. 
Çalışma, Ersin Çelikbaş’ın arkeoloji bilgisi ve on beş yılı aşkın sürelik arkeoloji ve kazı deneyimleri ile Eda Öz Çelikbaş’ın on üç yıllık sanat terapileri serüveniyle birleşerek yeni ve farklı bir alan açmak için alternatif olarak ortaya çıkarılmıştır. 
Okuyucu ve uygulayıcı çocuklar ve onlarla kendini keşfedecek olan yetişkinler ve ebeveynler arkeoloji alanını keşfederken aynı zamanda içindeki çocuğu da keşfederek çocukluğuna, geçmişine ve anda burada günümüze kısa bir yolculuk yaparak kendini bulur. Çocuklar ise, farkında olmadan öğrenen ve uygulayan olarak terapötik bir süreç yaşar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125366</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eed4b19f-3b70-405a-ac53-3a68e356570a.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli İstihbarat Teşkilatı</image:title>
            <image:caption>Demokratik ülkelerde istihbarat servisleri, toplumun güven ortamı içerisinde yaşamasını sağlayan, devletin ve toplumun çıkarlarını korumaya yönelik bilgileri toplayıp analiz ederek karar alıcılara sunan ve ulusal güvenliğe karşı tehditleri açık ve örtülü faaliyetlerle bertaraf eden hayati önemdeki organizasyonlardır. 
Güçlü bir istihbarat servisi yaratmanın ilk adımı, istihbarat servinin gücünü hukuk ile kontrol altına almaktır. Görev alanı, yetkileri ve gücü hukuk ile kontrol altında tutulmayan istihbarat servisleri, Devletin güvenlik sektöründen almayı beklediği faydayı Devlete veremezler. Anayasanın 125. maddesinde hüküm altına alındığına göre idarenin her türlü işlemine karşı yargı yolu açıktır. İstihbarat faaliyetleri her ne kadar doğası gereği gizli yürütülen faaliyetler olsa da milli güvenlik açısından hayati önemdeki faaliyetler olsa da bu durum istihbarat servislerinin hukuk karşısında diğer devlet kurumlarından daha fazla koruma görmesine sebep olmamalıdır. 
Bu çalışmanın amacı Millî İstihbarat Teşkilâtı özelinde Türkiye&apos;deki istihbarat sisteminin yapısal sorunlarının hukuk ile olan bağlantısını neden-sonuç ilişkisi içerisinde ortaya koymaktır. Çünkü, istihbarat servislerinin hukuku göz ardı ederek yalnızca devletin güvenlik sektöründen beklentisi olan birey ve toplum güvenliğine odaklanmaları, en nihayetinde servisi kendisinden beklenen faydayı devlete ve bireylere veremeyecek noktaya sürükleyecektir.  
Kitapta yer alan ve Türkiye&apos;deki siyasi süreçlerle birlikte incelenen örnek vakalar ile görülecektir ki, istihbarat hukuku alanındaki eksiklikler bir milli güvenlik sorunudur. Bu hipotezden yola çıkarak araştırmada güvenlik ve hukuk arasındaki dengenin doğru bir şekilde kurularak servisten beklenen faydanın nasıl azami düzeyde alınabileceği, istihbarat servislerinin denetiminin önemi ve nasıl denetlenmesi gerektiği, istihbarat servislerinin denetlenmesinde yasama-yürütme-yargı erklerinin görevleri ve istihbarat hukuku çalışmalarıyla servisin yapısal sorunlarının nasıl çözülebileceği ortaya konulmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125367</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63cc7c8b-182f-41a9-b03d-3c484763156e.jpg</image:loc>
            <image:title>Merkaba</image:title>
            <image:caption>Işık, beden ve ruhun uyumu, evrene açılan kapının anahtarıdır. 
 
Merkaba, spiritüel ve ezoterik geleneklerde kullanılan bir terimdir. Mısır lisanında “mer-ka-ba” şeklinde üç kelimenin birleşiminden oluşur: ışık-ruh-beden. Merkaba genellikle, ruhun beden ve zihinle uyumlu bir şekilde hareket etmesini sağlayan, ışık bedenini temsil eden bir araç olarak tanımlanır. Bu kavram, kişisel ve kozmik bilinçlilik seviyelerinin artmasını ifade eder. 
 
Merkaba bağlamında “üçler yasası”, genellikle üç temel enerji veya bileşeni temsil eder: 
 
1.   Zihin: Düşünce ve bilinç düzeyi. 
 
2.  Vücut: Fiziksel varlık ve hareket. 
 
3.  Ruh: Spiritüel öz ve ruhsal enerji. 
 
Bu üç bileşen, Merkaba’nın oluşturulması ve etkinleştirilmesi sırasında uyum içinde çalışır. Merkaba meditasyonu veya Merkaba aktivasyonu, bu üç enerji bileşeninin dengelenmesi ve senkronize edilmesiyle ilgilidir. Amaç, kişinin bilinç seviyesini yükseltmek, ruhsal farkındalığı artırmak ve evrensel enerjiyle uyum sağlamaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125368</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cd7236c-360b-48cb-b2c4-4aadb70ccbfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap-lık 237 / Ocak – Mart 2025</image:title>
            <image:caption>Poetik Ben’in İnşası 
 
Ocak-Mart 2025 tarihli 237. sayının dosya konusu “Poetik Ben’in İnşası”. Yücel Kayıran’ın hazırladığı dosya onun “Poetik Ben’in Neliği ve Edebi Yapıtta Ortaya Çıkışı - Hegelyen Bir Okuma” başlıklı yazısıyla başlıyor. Fahri Öz Walt Whitman’ı, Erhan Altan Abdülhak Hâmit’i, Mehmet Akif Tutumlu Edip Cansever’i ve Enis Akın Turgut Uyar’ı “Ben” açısından ele alan yazılarıyla dosyada yer aldılar. 
 
Mehmet Rifat’ın Yves Stalloni’den çevirdiği “Romancı Kimdir” başlıklı yazı, Yüksel Pazarkaya’nın “Dilin Kirlenmesi” başlıklı yazısı ve Esin Bilbaşar Rey’in babası Kemal Bilbaşar’ın Denizin Çağırışı romanının Fransızcaya çevrildiğini bildiren yazısı bu sayının dikkat çeken sayfaları. 
 
Hüseyin Ferhad, Feridun Andaç, Josef Kılçıksız, Robert Schild, Neşe Aksakal, Mukadder Özgeç, Arife Kalender, M. Şeref Özsoy yazıları; Enis Akın, Cevdet Karal, Zafer Şenocak, İlhan Durusel, Levent Karataş, Soner Demirbaş, Ersun Çıplak, Serhat Uyurkulak, Dündar Hızal, Davut Yücel, Didem Gülçin Erdem, Anıl Cihan şiirleri; İzzet Göldeli, Sezer Duru, Muzaffer Kale, Hürriyet Yaşar, İsmail Pelit, Batıkan Köse, Hasan Türksel, İpek Nil, Nilgün Çelik öyküleri; Hüseyin Peker ve Bâki Ayhan söyleşileriyle kitap-lık dergisinin 237. sayısındalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125369</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d98c9d08-7cf7-4348-bf3d-ed960582c868.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatım Bir İnternet Romanı 2</image:title>
            <image:caption>“GENÇ MACERACILARIN ZİNDAN SALDIRISINDA YARDIMINIZI RİCA EDİYORUM, BERYL USTA!” 
 
ŞÖVALYE BİRLİĞİ’NİN ÖZEL EĞİTMENİ OLAN BERYL GARDENANT... 
 
SİYAH SEVİYE MACERACI OLAN ESKİ ÖĞRENCİSİ SURENA, BERYL’DAN ZİNDAN SALDIRISI GÖREVİNE EŞLİK ETMESİNİ İSTER. 
 
BERYL, ÖĞRENCİSİNİN BU RİCASINI KABUL ETMEYE KARAR VERİR. 
 
FAKAT YETENEKLERİNDEN ŞÜPHE DUYULDUĞUNDA KENDİNİ KANITLAMAK İÇİN SURENA İLE KAPIŞMASI GEREKİR... 
 
BİR AMCANIN YÜKSELİŞ HİKÂYESİNİN 2. CİLDİ SİZLERLE!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125370</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30b614ca-4c54-4aa4-834f-dd54ad9c81e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Cogito – 116 / Krizler ve Duygular</image:title>
            <image:caption>“Krizler ve Duygular” sayısı 2024 yılında düzenlenen “Siyaset Felsefesi Buluşmaları”nın ilkinde sunulan çalışmalara yer veriyor. Devrim Sezer, Can Cemgil ve Özlem Cihan editörlüğünde hazırlanan sayı, içinde bulunduğumuz yeni belirsizlikler ve çoklu krizler dönemini siyaset felsefesinin araçları ve zengin mirası eşliğinde masaya yatırmak amacıyla düzenlenen, “Krizler ve Duygular” başlıklı ilk buluşmada sunulan metinlerin bir bölümünden oluşuyor. 
 
Editörlerin Sunuş Yazısından: 
 
Demokrasinin küresel ölçekte gerilemesi, temsil paradigmasının yaşadığı kriz, neoliberal/kapitalist tahribat, ekolojik kriz ve hakikat ötesi siyasete eşlik eden gerçeklik krizi birbirinden koparılarak anlaşılması güç, iç içe geçen ve birbirini besleyen krizler yaşandığını gösteriyor bize. Bütün bunlara akademinin, sosyal ve beşeri bilimlerin ve Türkiye’nin deneyimlediği krizlerin eklendiğini de akılda tutmak gerekiyor. Böyle bir çoklu krizler gündemine, siyaseti yeni baştan tahayyül etmeye yönelik cesur ve minör girişimlerden umutlu ve coşkulu direnişlere, çeşitli belirsizlikler ve felaketler karşısındaki kaygılı ve hüzünlü bekleyişlerden öfke ve hınç patlamalarına, iktidar sahiplerinin ürettikleri yalanlar ve safsataların dünyaya saldığı korkulardan kayıplar karşısında yaşanan hayal kırıklıkları ve yılgınlıklara uzanan genişçe bir duygu yelpazesi eşlik ediyor. Günümüze musallat olan yeni problemlere ve bu problemlerin harekete geçirdiği yeni düşünsel arayışlara ve siyasal mücadelelere tanıklık ediyoruz. Tam da bu nedenle ilk buluşmamızda siyaset felsefesinin klasik gündemlerini takip eden çalışmalarla disiplinler ötesi arayışları “Krizler ve Duygular” başlığı altında buluşturmayı amaçlamıştık. Kuşkusuz, ne bugün karşı karşıya olduğumuz krizlerin tümü, ne krizlerle duygular arasındaki etkileşimin bütün yönleri iki gün süren bir buluşmada ele alınabilirdi. Dolayısıyla hazırladığımız dosya, belirlenen başlığı çeşitli açılardan irdeleyip tüketen dört başı mamur bir çalışma olma iddiası taşımıyor. Bu kolektif çalışma, bir araya gelme ve birlikte düşünme çabamızın ilk adımı ve yazılı ürünü olarak görülebilir. 
 
Cogito’dan 
Can Cemgil-Özlem Cihan- 
Devrim Sezer • Siyaset Felsefesi Buluşmaları’nın Ardından 
 
Dosya: Krizler ve Duygular 
Gaye İlhan Demiryol • Gerçekliğin Erozyonu: Hannah Arendt’in  Perspektifinden Hakikat ve Krizi 
Filiz Zabcı • Modernizmin Gün Batımında İlerleme ve Kriz 
Kurtul Gülenç • İksion’un Çarkı 
Volkan Çıdam • Günümüz Eleştirel Kuramında Kriz ve Toplumsal Dönüşüm İlişkisi 
Umur Başdaş • Politik, Yani Metafizik: Hobbes’un Duygu Mühendisliği Bize Demokrasinin Krizleri Hakkında Ne Söyler? 
Murat Borovalı • John Rawls ve Liberal Adalet 
Zeynep Talay Turner • Bir İmkânsızlık Olarak Bağışlama 
Gülay Uğur Göksel • Birlikte Yaşamanın Bilmecesi: Mekân-Zamansal Dayanışma Olanakları 
Selbin Yılmaz • Hannah Arendt’in Duygulara Mesafesi Bugüne Ne Söylüyor? 
Feryal Talay Tuner • Feminist Mücadelenin Duygu Tayfı Üzerine Bir Girizgâh 
Cansu Muratoğlu • Belirsizlik İçinde Yaşamın Trajik Duygusu’nu Yeniden Okumak 
Eylem Canaslan • Özgür İrade İnancının Açmazları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125371</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a374aa9a-2099-4842-898e-85467c7132d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Geceni Bana Getir</image:title>
            <image:caption>BU AŞK HİKÂYESİYLE KADERİNİZİ YENİDEN YAZMAYA HAZIR MISINIZ? 
 
Aşka ve büyüye hazır olun. “Geceni Bana Getir”,  kalbinizin en derinlerine dokunacak benzersiz bir romantizm ve nefes kesici bir dünya sunuyor. Bu büyüleyici roman ile, okyanusun serin esintisini, aşkın sonsuz heyecanını ve Tana’nın yüreğini sarsan imkânsız seçimleri iliklerinize kadar hissedeceksiniz. 
 
-Kırık Bir Kalp romanın yazarı Stephanie Garber 
 
Kaderin ötesine geçmeye cesaret edenlerin, içlerindeki fısıltıya kulak verenlerin ve aşkın eşinden gitmeye kararlı olanların hikâyesi... 
Dünyaya meydan okuyan cesur bir kadın, aşkı uğruna kendi yolunu çizmek için mücadele etmeye başlıyor. 
 
“Geceni Bana Getir”, okuyucularını aşkın gücünü ve kendi kaderini eline alma cesaretini örmeye çağırıyor. 
Bu eşsiz hikâye, aşkı kadere bırakmayıp büyülü hayaller kuranları destansı dünyasına davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125372</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6733ad6-e356-47cb-a0b9-d8d731847cf6.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimde Bir Yolculuk Var</image:title>
            <image:caption>Gerçek bir hayat hikâyesi olan bu kitap, her düştüğünüzde kalkmanın da mümkün olduğunu anlatan bir yol arkadaşı, bir başucu kitabı olarak tasarlandı. Hayatı doya doya yaşayabilmek için formüller, anahtarlar sunan Gila Kantar, sıcacık bir anlatımla sizi nesiller arası hikâyelerle tatlı bir gezintiye çıkartacak. 
 
Kendinize bir güzellik yapın ve bu masalsı yolculuğun tadına varın. Her masal mutlu bitmez belki ama başrol oyuncusu sizseniz; hayata olan duruşunuz güçlüyse, hele bir de yaşama TUTKU ile bağlıysanız sizin MASALINIZ FARKLI yazılabilir. 
 
Haydi, yazılmışı, farklı yazmaya VAR MISIN?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125373</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39769e10-09e9-48a2-b554-9ff533254ecf.jpg</image:loc>
            <image:title>Karaçamın Dirilişi</image:title>
            <image:caption>Diriliş için güç ve inanç gerekir. Bir dalı suya koymak tek başına yeterli değildir. Ben de bir karaçam ağacının dalını su dolu bir kavanoza koymuştum; dal kurudu, cansızlaştı, kırılganlaştı ve gevredi, hayat onu terk etti. Dal unutulup gitti, kayboldu, dirilmedi. Ama şairin evindeki karaçam, bir kavanoz suyun içinde canlandı. 
Karaçam çok ciddi bir ağaçtır. Bu, iyiyi ve kötüyü bilmenin ağacıdır; bir elma ağacı, bir huş ağacı değildir! Âdem ile Havva’nın cennetten kovulmasından önce Cennet Bahçesi’nde duran ağaçtır. 
 
Kolıma öyküleri Karaçamın Dirilişi ile devam ediyor. Varlam Şalamov yine en iyi bildiği dünyayı, mahkûmların soğuk ve uzun kamp günlerinin, açlığın, hastalıkların, ölümlerin dünyasını, insanın tüm bu zorluklar karşısında büründüğü çeşitli ruh halleriyle birlikte ustalıkla resmediyor. Üstelik bu kez Kuzey’in vahşi doğası da olanca muhteşemliği ve canlılığıyla karşımızda. Yeri geliyor ölmek, yok olmak, vazgeçmek üzere olan birisini küçük bir karaçam dalı tekrar yaşama bağlıyor. Ama bu kez sadece Kolıma’ya dair değil, mahkûmiyet sonrası yaşama dair şeyler de var öykülerde.  
Şalamov sadece anlattıklarıyla değil, mesafeli ve serinkanlı üslubuyla da okurlarını yine büyülüyor. Karaçamın Dirilişi, Gamze Öksüz’ün Rusça aslından çevirisiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125374</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/827d535e-a0f9-4e3c-a930-818b9928ed08.jpg</image:loc>
            <image:title>İllet</image:title>
            <image:caption>“Umutsuzca bakındı Esma çocuklara. Pazar günlerinin kâbusu başlıyordu yine, küçük tüpü kontrol etti, doluydu. Adına ‘piknik’ denilen kabir azabı başlıyordu yine. Birkaç dakika sonra korna çalmaya başladı.” 
 
“Bedir 25 yaşında ince uzun, kaslı bir çocuktu. Öyle filmlerdeki aktörlerin kasları gibi değil, daha doğal daha erkesi... Bazen hayaller kuruyordu. Marmaris’te köylüsü bir çocuk vardı. ‘Lan ne sürünüyorsun o İstanbul denen çöplükte? Burada ekmek var, turist kızlar var, insan gibi hayat var, deniz var, iş var... Atla gel.’ Kafasına yatmıştı aslında. İstanbul kahpesinin, her geçen gün bir parçasını koparttığını hissediyordu.” 
 
Türkçe yeraltı edebiyatının en güçlü ve gizemli isimlerinden Angutyus, şimdiden türün klasikleri arasına gireceğine kesin gözüyle baktığımız bu romanında bağımsız bir sinema filmi atmosferi yaratıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125375</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79ced09a-5131-488c-ad1b-ccea7a2d297d.jpg</image:loc>
            <image:title>Işık Tut Keşfet Dinozorlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuz feneriyle Mezozoik Çağ’ı keşfederken dikkat geliştiren ayrıntılarla dolu görsellerle hem öğrenip hem de çok eğlenecek.   Birbirinden renkli çizimler ve ilgi çekici bilgilerle dolu bu kitap sayesinde çocuğunuzun görsel dikkati ve akıl yürütme becerileri gelişecek.   Hey, genç kâşif! Fenerini al ve karanlıkta gizlenmiş görselleri bul. Bakalım kaç çeşit dinozorla karşılaşacaksın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125376</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3b50dea-1fbb-4c7e-a754-9b802c3b36c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Nefret Mektupları</image:title>
            <image:caption>Naomi ve Luca beşinci sınıftan beri mektup arkadaşıydı. 
Daha doğrusu yaratıcı hakaretler ve söz düellolarından oluşan bir savaşta iki düşman… 
 
Her satırından tarifsiz bir nefret akan bu mektuplar yıllara yayılan bir arkadaşlığın temelini atmıştı. 
 
Ta ki bir gün mektuplar aniden kesilene kadar. Naomi, iki yıldır Luca’dan haber alamıyordu. Her şeyi değiştirebilecek o son mektubun arkası gelmemişti. 
 
Ne var ki yerel haber kanalındaki masasında bir anda beliren yeni bir zarf, fitili tekrar ateşleyecekti. 
 
Bu sefer son sözü nefret değil aşk söyleyecekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125377</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c1d67df-15b0-4d96-8601-bd3c7829f46d.jpg</image:loc>
            <image:title>Stillwater 3 - Sınır Geçişi</image:title>
            <image:caption>SON, KAPIYA DAYANDI. 
 
Kurallar değişti ve Daniel artık Stillwater’da özel bir yere sahip. Galen’ın kasaba üzerindeki kontrolü yeni bir rakibe karşı sağlam kalabilecek mi?   Serinin bu unutulmaz son cildinde, yıldız yazar CHIP ZDARSKY (Daredevil, Batman) ve Eisner ödüllü çizer RAMÓN PÉREZ (Tales of Sand, Jane) ölümsüz dehşet ve gizem dolu hikâyelerini sona erdiriyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125378</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/034ef1b9-7412-46e8-947c-cd7fe8b0e125.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıradan Bir Köylü Hünerli Bir Kılıç Ustası Oluyor 1</image:title>
            <image:caption>“BERYL USTA’MI, ŞÖVALYE BİRLİĞİ’NE ÖZEL EĞİTMEN OLMAK ÜZERE ÖNERDİM.” 
 
BERYL GARDENANT, KIRSALDA KÜÇÜK BİR KILIÇ USTALIĞI DOJOSU İŞLETEN BİR ADAMDIR. 
 
BİR GÜN DOJOYA, KRALİYET ŞÖVALYE KOMUTANI OLAN ESKİ ÖĞRENCİSİ ALLUCİA GELİR VE BERYL’I ÖZEL EĞİTMEN OLMASI İÇİN BAŞKENTE GÖTÜRMEK İSTER!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125379</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed29536e-7251-445b-b5f4-87a72690ebec.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimizdeki Düşman</image:title>
            <image:caption>ZORLUKLARIN KAYNAĞINI HEP DIŞARIDA MI ARIYORSUNUZ: İŞİNİZDEKİ STRES, İNCİNEN KALBİNİZ YA DA HAYAL KIRIKLIKLARI? OYSA ASIL DÜŞMAN ZİHNİNİZİN DERİNLİKLERİNDE GİZLENİYOR! 
Ne zaman cesurca bir adım atmak isteseniz, içinizden bir ses “Yapma, rahatın bozulur!” dedi. Ne zaman yeni bir ilişkiye adım atmak isteseniz, “Daha iyi olacağını nereden biliyorsun ki?” diye sordu. Ne zaman biri size selam verecek olsa, tavrını beğenmediniz, ses tonundan hoşlanmadınız. İçinizden bir ses, “Kesin arkasında bir şey var!” diye uyardı. Sonuçta gergin, mutsuz, özgür hissedemeyen insanlara dönüştünüz. 
Hayat sizi yordukça yordu ve yiten sizin zamanınız, ömrünüz oldu. Oysa bir gerçeği bilmiyordunuz. Gerçekte kendi kendini görevli ilan edip size sürekli fısıldayan o sahte benlikler yoktu... Onlar hiç var olmadı. 
Korkularınız ve endişelerinizin gerçek olup olmadığını nasıl anlayabilirsiniz? 
Kendinizi ve düşüncelerinizi dönüştürerek nasıl huzurlu bir yaşam sürebilirsiniz? 
İçsel düşmanınızla yüzleşerek daha sağlıklı ilişkiler kurmanın yolları nelerdir? 
Guy Finley, “Düşüncelerimiz bize ne söylerse söylesin, düşman bizim dışımızda değil, içimizdedir!” diyor ve bu düşmanla nasıl mücadele edip, mutlu ve huzurlu yaşayabileceğinizin yolunu gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125380</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd1096ee-7c5f-4599-9801-d1f665c0410d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıradan Bir Köylü Hünerli Bir Kılıç Ustası Oluyor 2</image:title>
            <image:caption>“GENÇ MACERACILARIN ZİNDAN SALDIRISINDA YARDIMINIZI RİCA EDİYORUM, BERYL USTA!” 
 
ŞÖVALYE BİRLİĞİ’NİN ÖZEL EĞİTMENİ OLAN BERYL GARDENANT... 
 
SİYAH SEVİYE MACERACI OLAN ESKİ ÖĞRENCİSİ SURENA, BERYL’DAN ZİNDAN SALDIRISI GÖREVİNE EŞLİK ETMESİNİ İSTER. 
 
BERYL, ÖĞRENCİSİNİN BU RİCASINI KABUL ETMEYE KARAR VERİR. 
 
FAKAT YETENEKLERİNDEN ŞÜPHE DUYULDUĞUNDA KENDİNİ KANITLAMAK İÇİN SURENA İLE KAPIŞMASI GEREKİR... 
 
BİR AMCANIN YÜKSELİŞ HİKÂYESİNİN 2. CİLDİ SİZLERLE!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125381</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39fcb863-b9ad-4b02-a063-be06154eedc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıradan Bir Köylü Hünerli Bir Kılıç Ustası Oluyor 3</image:title>
            <image:caption>“NEDENMİŞ?! BEN SİZİ, O KILICI SAVURURKEN GÖRMEK İSTİYORUM, USTA!” 
 
KÜNYELİ CANAVAR ZENO GRABLE İLE CANI PAHASINA OLAN SAVAŞTA KILICINI KAYBEDEN BERYL, DEMİRCİLİKLE UĞRAŞAN ESKİ ÖĞRENCİSİ BALDER İLE KARŞILAŞIR. 
 
SURENA, BALDER’DEN ZENO GRABLE’IN PENÇELERİNİ KULLANARAK BERYL İÇİN YENİ BİR KILIÇ DÖVMESİNİ İSTER. BERYL BAŞTA BU TEKLİFİ REDDETSE DE BALDER’İN COŞKUSUNDAN ETKİLENEREK KILICI KABUL ETMEYE KARAR VERİR. TAM O SIRADA ŞEHİRDE BERYL’I HEDEF ALAN YANKESİCİ BİR KIZ ORTAYA ÇIKAR! 
 
BİR AMCANIN YÜKSELİŞ HİKÂYESİNİN 
 
3. CİLDİ SİZLERLE!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125382</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5f4dd21-d75e-43dd-9599-68754d1bf94a.jpg</image:loc>
            <image:title>Işık Tut Keşfet Uzay (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuz feneriyle uzayın derinliklerini keşfederken dikkat geliştiren ayrıntılarla dolu görsellerle hem öğrenip hem de çok eğlenecek.   Birbirinden renkli çizimler ve ilgi çekici bilgilerle dolu bu kitap sayesinde çocuğunuzun görsel dikkati ve akıl yürütme becerileri gelişecek.   Hey, genç kâşif! Fenerini al ve karanlıkta gizlenmiş görselleri bul. Bakalım uzaydaki hangi büyüleyici nesnelerle karşılaşacaksın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125383</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05568705-368a-4a57-8fe1-64771bd23066.jpg</image:loc>
            <image:title>Ernest Neden Ağlıyor</image:title>
            <image:caption>Ernest, birkaç gündür yaptıklarından keyif almıyordu. 
Kalbinde bir boşluk hissediyordu. 
Sanki yemek için kabuğunu kırdığı cevizin içi, boş çıkmış gibiydi. 
Neden böyle hissediyordu? 
 
Ernest’in hikâyesini okurken hem çok eğlenecek hem de kaplumbağalar hakkında birbirinden ilginç bilgiler öğreneceksiniz. 
 
Ve bir de… Korkularımızın bazen gereksiz olduğunu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125384</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1371af28-de0d-4c1e-8aa4-eec91a858b83.jpg</image:loc>
            <image:title>Çaça Evet Demeyi Öğreniyor</image:title>
            <image:caption>“Yazar, çocukların kendilerini ifade ederken kendi sınırlarını korudukları kadar başkalarının sınırlarını da gözetmeleri gereken dengeli bir ifade yolunun mümkün olduğunu; bu yolun etrafta bulunan yetişkinlerin şefkatli rehberliği ile bulunabileceğini bizlere aktarmaktadır. Çocuklar, bu kitabı okurken hayal kırıklığı ve öfke duyguları üzerine düşünebilir, kendileri ve diğerlerini güvende hissettirecek şekilde ifade etmenin yollarını keşfedebilirler.” 
 
İPEK ÇELİK 
Psikolojik Danışman 
 
*** 
“Çaça’nın yeni hikâyesi, ‘Evet,’ diyerek sınır koymanın nerede, nasıl ve ne zaman yapılacağını keşfederken, bizlere de önemli dersler veriyor. Doğru yerde ‘Evet,’ diyebilmek, paylaşmayı, iş birliğini ve sevgi dolu ilişkiler kurmayı mümkün kılar. Çaça’nın bu macerası, çocukların hem kendilerini hem de çevrelerindekileri anlamaları için eşsiz bir fırsat sunuyor.” 
 
Cansu AKINCI Uzman Klinik Psikolog</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125385</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/018d3f5d-070c-4c51-b98e-af89b4af1426.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Bahçenin Sırrı</image:title>
            <image:caption>Erdem ve Çiçek, Cikcik Sokağı’nı gözlemler. Erdem’in annesi bu sokaktaki gizemli evin sırrını çözmelerini istemiştir. Evin gerçekten de gizemli bir hâli vardır. Sokaktaki diğer evlerden çok farklıdır. Bahçesi yemyeşil ağaçlarla dolu, sardunyaları mis gibi kokuyor ve hanımeli duvarı aşıp yere kadar sarkıyor...  Erdem ve Çiçek sokaktaki çocuklarla arkadaş olur ve gizemli ev hakkında bilgi edinmeye çalışırlar. Sonunda ev sahibi Salih amca ve Aynur teyzenin hiç çöp atmadığını öğrenirler. Böyle bir şey nasıl olabilir acaba? Sıfır atık, geri dönüşüm, yenilenebilir enerji ve kompost hakkında çocuklara farkındalık kazandıracak merak uyandıran bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125386</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/526aec20-5baf-486e-bc6d-2fca023a9597.jpg</image:loc>
            <image:title>Tilki Rastık ile Karın Sesi</image:title>
            <image:caption>Tilki Rastık, okul öncesi yaş grubunda olan çocukların beklemek ve sabır algıları ile çevrelerindeki olaylara karşı geliştirecekleri farkındalığa aynı anda dokunuyor. Zamanın kendi ritmi içinde ilerlemesi, mevsimlerin değişmesi, hoşa giden şeylerin beklenmesi... Tilki Rastık zamanı, seslerle takip ediyor. Çaydanlıktaki su fokur fokur kaynıyor, odunlar çıkır çıtır yanıyor, yağmur şakır şakır yağıyor... Çevremizde ne çok ses var, tam olmaları gereken zamanda ortaya çıkıyorlar. Yansıma seslerin eğlencesi, Tilki Rastık’ın heyecanına karışıyor. Ortaya unutulmaz bir macera çıkıyor. Şimdi, çevremizdeki sesleri keşfetme zamanı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125387</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29868d42-7c6f-4064-bc23-931211cf95a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Kimim?- Bir Öncünün Hikayesi Martin Luther King</image:title>
            <image:caption>Bir hayalim var benim! Ataları Afrika’dan Amerika’ya zorla getirilen Martin Luther King, gözünü siyahların ırkçılığa maruz kaldığı, haklarının esirgendiği bir dünyaya açtı. Hayatını ırkçılıkla mücadeleyle geçirdi, siyahların haklarını elde etmek için elinden gelen yaptı. Organize ettiği yürüyüşler ve protestolar sayesinde siyahlar, uzun yıllardır hak ettiklerini alabildi… Martin, haklarını ararken şiddete başvurmadı.  Sadece siyahlar için değil, tüm dünyada ezilen, haksızlığa uğrayan insanlar için de bir şeyler yapmak istedi. Kimsenin ırkından, renginden dolayı ayrımcılık yaşamadığı bir dünya kurmak için çalıştı.  Bu kitapta, Martin’in amacına ulaşmak için verdiği mücadeleyi okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125388</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6b863d8-d6d8-4a96-99b3-7529e1b41feb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbimdeki Fısıltılar</image:title>
            <image:caption>Akran zorbalığı, son yılların en fazla konuşulan konularından biri. Dedikodu da bir tür zorbalık olarak çocukların duygusal dünyalarını etkiliyor. Arkadaş ilişkilerinde sorunlara yol açan ve kişiyi yalnızlaştıran dedikodu, bir döngü olarak yapan kişiyi çevreliyor. İnsanlar dedikodunun yıkıcılığından kendilerini korumak için uzaklaşırken, kişi yalnızlaşıyor. Yalnızlaştıkça daha fazla dikkat çekme ihtiyacı duyarak yeni dedikodularla bir kez daha insanlara yaklaşmayı deniyor. Yazar, dedikodu döngüsünü hem yapan hem de hakkında konuşulan çocuklar açısından oldukça somut ve net bir şekilde ele alıyor. Kitabın sonunda ebeveynlere ve eğitimcilere verdiği ipuçlarıyla çocukları, arkadaşlık ilişkisinin temelini sarsan dedikodudan nasıl uzaklaştırılabileceğimizi anlatıyor. Eğitimciler ve ebeveynler açısından rehber olacak kitap, aynı zamanda hikâyesi ve çizimleriyle de unutulmazlar arasına girecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125389</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83ad62ba-c7f0-4ab1-a9ce-0516f26a12e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbimdeki Dalgalar</image:title>
            <image:caption>Uzmanlar, çocuklarda kaygı bozukluğu görülme sıklığının arttığını söylüyor. Sınavlar, başarısızlık korkusu, dışlanma, zorbalık... Pek çok tetikleyicinin bulunduğu bir dönemde büyüyen çocuklar için kaygıyla baş edebilmenin yöntemini öğrenmek oldukça önemli. Kalbimdeki Dalgalar, çocuklara kaygı durumunda hissettikleri şeyi somutlaştırarak anlatıyor. Kalbimizdeki kaygı dalgaları büyüyünce neler olur, neler yaparsak sakinleşir gibi kilit sorulara anlaşılır, somut ve gerçek cevaplar veriyor. Yazar, kitabın sonunda kaygı bozukluğu yaşayan çocuklarla nasıl iletişim kurulması gerektiğine dair ipuçları veriyor. Eğitimciler ve ebeveynler açısından rehber olacak kitap, aynı zamanda hikâyesi ve çizimleriyle de unutulmazlar arasına girecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125390</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e35506fe-ad10-4e5d-b57d-8dfc3eba1729.jpg</image:loc>
            <image:title>İyilik Ne Renktir?</image:title>
            <image:caption>İyiliğin bir rengi olabilir mi?  Kitabımızın kahramanı Yalıçapkını’nın en merak ettiği soru: İyilik ne renktir?  Karşılaştığı kuşlara bu soruyu sorar. Önce Kanarya ile karşılaşır. Kanarya altın rengi kanatlarını çırparak iyiliğin sarı renk olduğunu söyler. Güneş’in şefkatle Dünya’mızı ısıttığını ve başakları büyüttüğünü belirtir. Karga iyiliğin siyah olduğunu söyler. Gecenin merhamet ve nezaketle Dünya’mızı örttüğünden bahseder.  Her bir kuşun cevabı kendi rengindedir, verdiği örnekler farklıdır. Yalıçapkını, hepsinin de haklı olduğunu düşünür, kafası karışır. Tam bu esnada karşılaştığı biri ona aradığı cevabı verir.  Acaba iyilik ne renktir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125391</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c933a3a1-d93e-453f-b98c-52cd1d259fe0.jpg</image:loc>
            <image:title>Haritadaki Efsanenin İzinde - İki Kule Bir Rüya</image:title>
            <image:caption>Çocukların, eğlenceli etkinleriyle tanıdığı tiyatro sanatçısı Özgür Özgülgün, bir efsaneyle karşımızda. İstanbul’un dehlizlerinden tarihî mekânlara uzanan gizemin peşinde Melis Nida ve Can’la birlikte dur durak bilmeyen bir maceraya dalıyoruz. Tarih, kültür, dijital bağımlılık, arkadaşlık, dostluk, sabır... Nefes kesen olaylar silsilesinde pek çok kez birbirimizin omuzuna vurup yüreklendirmemiz, el ele tutuşup “Yapabiliriz!” dememiz gerekiyor. Daha harekete geçmediniz mi? Haydi, bu taraftan!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125392</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcb286cc-4d8c-46e2-884e-872b0bfd0f7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Sadece</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi yaş grubu minik okurlara, sahip oldukları özelliklere karşı farkındalık kazandıran bu hikâye, Tobiş fil, zürafa, karınca, sincap ve kurbağanın sınıf arkadaşı olduğunu öğrendiği gün başlıyor. Tombiş filin “çaaat” diye kırılan kalemi, karıncanın bir türlü çıkamadığı basamak, zürafanın sığamadığı ön sıra kahramanlarımızı hem kendilerinin hem de arkadaşlarının özellikleriyle tanıştırıyor. Onlar güçsüz, sakar veya şaşkın değil; küçük, uzun veya güçlüler. Peki, siz özelliklerinizin farkında mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125393</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4dbffd71-2feb-41bf-8038-5ebdaa13bf10.jpg</image:loc>
            <image:title>Taçsız Kral Metin Oktay - Ben Kimim?</image:title>
            <image:caption>Metin Oktay, futbol hayatına İzmir’in amatör lig takımlarından Damlacıkspor’da başlar. Sonrasında başarı basamaklarını tırmanarak profesyonel futbolcu olarak Galatasaray’a oynar. Farklı yıllarda 10 kez gol kralı olur. Gol krallığı ona Taçsız Kral lakabını kazandırır. Futbol kariyerindeki başarılar, Galatasaray için yaptığı fedakârlıklar ve insanlara verdiği değerle de gönüllerin kralı olur.
Bu kitapta; azimli, yardımsever, güler yüzlü, mütevazı ve nahif bir insan olan efsane futbolcu Metin Oktay’ın hayatını okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125394</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/585a745d-9e4e-46a6-9af0-74215264d1e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kralın Dönüşü</image:title>
            <image:caption>2013 yılında Samuel Johnson Ödülü’ne aday gösterilen Kralın Dönüşü – Afganistan’da İktidar Savaşları, Birinci Afgan Savaşı’nın her iki taraftaki unutulmaz karakterlerin hayatları üzerinden anlatıldığı bir analiz.   Ödüllü tarihçi William Dalrymple’ın Britanya’nın en büyük emperyal felaketini ustalıkla yeniden anlattığı bu eser, sömürgeci hırs, kültürel çarpışma ve kibrin günümüz için güçlü, önemli bir benzetmesidir. Aynı zamanda 19. yüzyıl Afganistan’ının karmaşık siyasi ve sosyal dokusuna bir yolculuktur. Bu dikkatle hazırlanmış çalışma, dönemin güç dinamiklerini, diplomatik manevralarını ve toplumsal değişimlerini derinlemesine ele alırken aynı zamanda günümüz Orta Asya politikalarına ışık tutan önemli paralellikler kuruyor.   Dalrymple’ın titiz araştırması ve akıcı anlatımı, okuyucuya sadece geçmişi anlamak için değil aynı zamanda günümüz jeopolitik karmaşıklıklarını çözümlemek için de değerli bir perspektif sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125395</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06b4f688-cb90-4f2d-a45f-a3989df0567f.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehreküstü Apartmanı (Set)</image:title>
            <image:caption>Toprak ailesi ile birlikte babaannesinin yanına, Bursa’ya taşınır. Babaannesinin evi kentsel dönüşüm nedeniyle bir apartmana dönüşmüş ve Şehreküstü Apartmanı adını almıştır. Bursa’ya taşınmaları, onlara bu apartmanda yaşayacakları maceraların kapılarını açar. Toprak, babaannesi Şakayık Hanım’ın âdeta çocukluğuna geri dönmüş yeni hâline alışmaya çalışır. Toprak, serebral palsi adında özel bir durumu olan Zeynep ile arkadaş olur. Toprak ve Zeynep dostluk, yardımlaşma ve paylaşmanın önemini keşfederken bir yandan da gelenek ve görenekleri öğrenir. Birbirinden çok farklı karakterlerin yaşadığı Şehreküstü Apartmanında her gün yeni bir macera yaşanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125396</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f337aed-5337-4ed4-9569-08c40cb961ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur&apos;an Arapçası 2</image:title>
            <image:caption>“Bu bir mübarek kitaptır ki onu sana, insanlar ayetleri üzerinde iyice düşünsünler, akıl ve iz’an sahipleri ondan dersler, öğütler alsınlar diye indirdik.” (Sa’d, 29)
Kur’an Arapçası öğrenme yolculuğu, bir dil öğrenmenin çok ötesinde; hakikate, gayrete ve samimiyete olan bir bağlılıktır. Bu kitap, o yolda karşınıza çıkacak taşlara ve dikenlere rağmen ilerlemenin ve yolun hakikatine odaklanarak devam edebilmenin yollarını öğretiyor.
Bayyinah Akademi’de temelleri atılan, Kuran Akademi’de büyüyen ve gelişen bu çalışma, Kur’an’ın mucizelerine olan hayretinizi artırırken Arapçada derinleşmenizi sağlayacak detaylarla dolu. Nahiv ve sarf bilgileriyle şekillenen bu eser, öğrendiğiniz bilgileri, Kur’an-ı Kerim ayetleri üzerinde irdeleyerek uygulama fırsatı sunuyor. Terim karmaşasından uzak, sade ve anlaşılır anlatımıyla Arapça öğrenimini kolaylaştırıyor.
Anlaması, kavraması ve içselleştirilmesi kolay, analitik ve sistematik bir metotla hazırlanan bu çalışma, Fulya Tuncel ve arkadaşları tarafından kurulan Kur’an Akademi bünyesinde taliplilerine ücretsiz olarak da ders veriliyor.
Kur’an’ın hakikatine açılan bu kapıda bir yol arkadaşı arıyorsanız, bu kitap rehberiniz olacak.
Kur’an’ı anlayarak okumak isteyen, O’nun mesajını hayatına taşımayı hedefleyen herkes için bu eser, yalnızca bir öğrenme kitabı değil, aynı zamanda bir kalp ve niyet yolculuğu…
“Kelamına talebe olma nimetini veren Allah’a hamd olsun.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125397</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0942160-82bc-4645-8a72-edce5be7f97c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaldızlı Fısıltılar</image:title>
            <image:caption>“Hak, yaldızlı fısıltılarla perdelenemez…”
Aslında her bâtıl ideoloji bir fısıltıdır. Ateizm, deizm, agnostisizm, feminizm, darwinizm…
Hepsi hakikatin önünü kapatıp durmaya çalışan süslü kelimelerle, ‘parlak’ fikirlerle bezenmiş şeytanî fısıltılardır.
Bu fısıltılar, insanı Hak’tan çeldirebilir ve onun anlam arayışına cevap verebilir mi?
Gerçek özgürlük, kalıcı mutluluk; bu yaldızlı fısıltıların arkasında mı saklı?
Yaldızlı Fısıltılar, insanın varoluşuna, kalbine ve akledişine meydan okuyan 15 ayrı ideolojinin perde arkasını aralıyor. Pozitivizmin kıt yaklaşımı, agnostisizmin ikircikli belirsizliği, feminizmin rövanşist öfkesi, darwinizmin başlangıçsız kör rastlantısallığı… Tüm bu izmler, hakikate alternatif sunmaya çalışırken, insanı nereye çağırıyor?
Bu kitap, her bir ideolojinin ışıltılı ama yanıltıcı yüzeyini kazıyıp, altındaki çelişki ve yanlışlıkları gün yüzüne çıkarıyor.
Hak yolun daveti sade ve nettir. Ancak bu davet, kişinin hevâsına uygun düşmediğinde; insan bu gerçeği göz ardı etmeyi seçer ve yaldızlı ama içi boş fısıltıların peşine takılır.
Yaldızlı Fısıltılar, kalbini ve akledişini hakikate bilerek kapatmayanlar için bir rehber; yanıltıcı fısıltıların ötesinde, hakikatin berrak ışığını gösteren bir pusuladır.
Gerçeği aramaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125398</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44ff8883-ff8e-4bf8-9453-1781f93c0a6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Ruhlar İçin Çay Saati</image:title>
            <image:caption>“Yaşarken, bu dünyadan göçüp gidenlerin bıraktıkları yerleri işgal ederiz. Kuraldır bu.”
 
Fransa’nın Nice şehrine yakın bir kasabasında yaşayan çobanın iki kızı vardı: Agonie ve Félicité.
Agonie korkutucu bir cadıydı, Félicite ise ruhları ve hayaletleri bulan bir dedektif. İkizler yıllar içinde ayrı düşmüş, otuz yıl görüşmemişlerdi. Ta ki annelerinin annelerinin ölümünün ardından, kendilerine rağmen, bir araya gelene dek.
İkizler, annelerinin ruhunu bulmak ve son sözlerini öğrenmek üzere onun hayatına tanıklık edenlerle bir araya gelecekleri ve geçmişin izini sürecekleri bir yolculuğa çıkar.
Tanıştıkları her kişiyle ve gizemli çaylarının yardımıyla annelerinin hayatına dair yeni bir düğümü çözeceklerdir. Gerçeğe dair arayışları, Agonie ve Félicité’yi Nice’in dar sokaklarından terk edilmiş uzak köylere ve Endülüs’ün efsunlu bir çölünden bir ailenin geçmişinin derinlerine götürecektir. Fransa Fantastik Edebiyat Büyük Ödülü 2024 kazananı Kayıp Ruhlar İçin Çay Saati, sessizliğe gömülmüş pişmanlıklar, paylaşılamayan sevgiler ve koparılamayan bağlara dair fantastik öğelerle bezeli büyüleyici bir roman…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125399</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd128a27-a80e-4e88-bc40-e966a4bdbd9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Vagus Sinirine Reset At</image:title>
            <image:caption>Patronunuzdan gelen sert bir mesaj yüzünden kendinizi gergin mi hissediyorsunuz? 
Gürültülü bir ortama girdiğinizde bunalıyor musunuz? 
Endişe verici bir düşünceden sonra vücudunuza adrenalin pompalanıyor mu? 
Evetse, sinir sisteminizin dengesinin bozulmuş olabilir. 
 
Anna Ferguson, Vagus Sinirine Reset At’ta işte bundan bahsediyor. Sinir sisteminin işleyişini ve onu sağlığımızı, ruh halimizi ve davranışlarımızı olumlu yönde etkileyebilmesi için ne şekilde desteklememiz gerektiğini anlatıyor. Sinir sisteminin tepkilerinin algımız üzerindeki etkilerini fark ederek bu tepkileri dengelemeye yönelik stratejiler veriyor. 
Son zamanlarda sık sık duyduğumuz somatik deneyimlemenin ne olduğunu merak eden ve hayatına katmak isteyen herkesin yararlanabileceği bir kitap.
 
“Kaygı ve stresin insanı ele geçirdiğini hissetmenin ne kadar zor olduğunu biliyorum; bir türlü rahatlayamama, zihninizin sürekli bir düşünce ve endişe uğultusu içinde olduğunu hissetme, neredeyse her sosyal etkileşimden sonra gelen yorgunluk... Biliyorum çünkü ben de o yollardan geçtim. Güzel olan şu ki, iyileşmek ve üstesinden gelmek için doğuştan gelen bir kapasiteye sahibiz. Bu kitapta işte bunu anlatıyorum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125400</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f8b8b2e-189c-4dde-bcf3-e294f6acd7c8.jpg</image:loc>
            <image:title>İttihatçıların Kara Kutusu</image:title>
            <image:caption>“Ben Resne’de iken Bulgar komitelerinin devâm-ı nüfuzuna, te’sir-i hükmüne imkân olamaz idi. Resne ve Presbe Kumandanlığında iken hükûmet-i müstebidenin kuvveti olmaktan ziyade cemiye­tin eli olmuştum. Bir taraftan aynı suretle Ohri’ye getirilen ve aynı emeli takip eden Ohri Redif Taburu Kolağası Eyüp Efendi kardeşim, feleğin aynı müsaadelerine mazhar olduğu için, Ohri cemiyetin en mutemed bir merkezi hükmünde idi.”
Resneli Ahmed Niyazi Bey
“Bu sırada, yani üç yüz yirmi üç senesi Eylül’üne doğru Ohri Redif Taburu Kumandanlığına tayin olunan Kolağası Eyüp Sabri Efendi’nin vüsûlü cemiyetin tevessüüne fevkalâde yardım etti. Zaten Ohrili bu zât derhâl idare hey’eti arasına idhâl edilerek ce­miyetin tevessüüne çalıştı. Zekâveti ve gayreti sayesinde hakikaten muvaffak oluyordu.”
Enver Paşa
 
“Eyüp Sabri benim kardeşimdir.”
Talât Paşa
“Bazı isimler vardır, sahiplerinin hal, tavır ve ahlakına uygun düş­müştür. Eyüp Sabri hakikaten sabrın ve tahammülün bir timsali idi. Kızmazdı, kendisine ta İttihat ve Terakki günlerinden beri edilen müracaatları daima güler yüz ve tatlı sözle karşılardı. Dün onun cenazesinde, son saatlerinde yanında bulunan bir dostu anlatıyor­du: ölüm döşeğinde yatarken yine kendisine müracaat edenlerin arzusunu isafa [yerine getirmeye] çalışmıştır. Hele amansız hasta­lığından, ağrısından, sızısından asla şikâyet etmeyişi Eyüp ismine ne kadar layık olduğunu gösteriyordu. Onun 1908 İhtilâli’nden evvelki hizmetleri kitaplara geçmiştir. Tabii yalnız eski devirde ve eski harflerle yazılmış kitaplara geçmiş olduğu için, belki yeni nesiller Eyüp Sabri’nin o vaktin tabiriyle bir kahraman-ı hürriyet olduğunu bilmezler. Fakat o, öyle bir kahramandı ki ne caddelere sığmayacak kadar kollarını kabartarak halk arasına girmiş, ne de arkadaşları arasında baş sedire oturmaya kalkışmıştır.”
Adnan Adıvar
 
 
Talha Burak Ünlü bu defa İttihat ve Terakki zincirinin eksik halkalarından Ohrili Eyüp Sabri Akgöl’ün hayatını yazdı. Resneli Niyazi Bey’i durdurması için II. Abdülhamid tarafından görevlendirilen Şemsi Paşa’nın halefi Müşir Tatar Osman Paşa’yı alıkoyarak II. Meşrutiyet’in ilanına yaptığı büyük katkıların ve “Hürriyet Kahramanı” olmasının yanı sıra Osmanlı Devleti’nin son dönemini ve erken Cumhuriyet dönemini ilgilendiren birçok olayın bir numaralı tanığı Eyüp Sabri Bey’in…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125401</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8482e115-bcde-498a-8360-4cb76278a3eb.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Osmanlı Muharebeleri Bafeus 1302 &amp; Pelekanon 1326</image:title>
            <image:caption>İznik feth olınacak nevbet İstanbul’a düşer
 
Görsel Osmanlı Savaş Tarihi Serisi, merhum Prof. Dr. Halil İnalcık’ın tarifiyle Osmanlılara beylik olma yolunu açan Bafeus 1302 &amp; Pelekanon 1326 muharebeleriyle devam ediyor.
Bu iki muharebe Osmanlı tarihi çalışmalarının duayen ismi Prof. Dr. Feridun M. Emecen tarafından yazıldı. Bizans’a karşı alınan iki parlak zaferin adıydı Bafeus (1302) ve Pelekanon (1326). Osmanlı Beyliği’nin kurucusu Osman Bey Bafeus’ta bir Bizans ordusunu yendi. Oğlu Orhan Bey ise Gebze yakınlarındaki Pelekanon’da Bizans imparatorunun kumanda ettiği kuvvetleri ezdi. Osmanlılar bu zaferlerle diğer beyliklerin önüne geçti.
Emecen, ilk Osmanlıların pusu ve baskın dışında taktik beceri gösteremeyen aşiret savaşçıları oldukları görüşünü çürütüyor. Osmanlılar daha ilk devirlerde istihbarat toplama, topografyayı çalışma, hızlı hareket etme, taktik esneklik gösterme ve gece harekatı düzenleme konusunda ne kadar deneyimli olduklarını bu muharebelerle ispatladılar.
Bu kitapta iki muharebeyi bu çalışmaya özel üretilen krokiler, planlar, çizimler ve haritalarla takip edebileceksiniz. Muharebe hakkındaki yerli/yabancı kaynaklardan geniş alıntılar sayesinde dönemin havasını soluyacaksınız. Karekod uygulaması ile hareketli muharebe planlarını göreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125402</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fd36f1c-064b-486c-9fc2-b5c529921fcb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Zeka ve İslam</image:title>
            <image:caption>İnsanlık, tarihinde ilk defa kendisi dışında muhakeme yapan, yorumlayan ve karar alan bir varlıkla, yapay zekâyla birlikte yaşayacak ve ister istemez bu değişimden önemli ölçüde etkilenecek. İnsanın değişmesi, ilişkide bulunduğu tüm anlam ve bağlamların da değişmesine yol açacak. Gerçeklik algısı değişime uğrayan kişinin, kendisinden başlamak üzere fizik ve metafizik âlemle kurduğu ilişkinin mahiyeti de başkalaşacak. Sahte olan ile sahih olanın iç içe geçmesi, insanın kendine yettiği sanrısı, “teknolojik hipnotizmden teknolojik nihilizme sürükleniş” gibi ihtimalleri doğursa da yine de bu sürecin sunduğu fırsatlar yok mudur?
İnsanları sıkça &quot;aklını kullanmaya ve &quot;tefekkür etmeye&quot; teşvik eden İslâm dini çerçevesinde yapay zekânın bugünkü seviyesi ve kısa zamanda gerçekleştirilmesi beklenen yeni versiyonları nasıl değerlendirilebilir?
Yapay zekâ kullanımının etik çerçevesini çizmek mümkün müdür? Mahremiyetin ihlali, taraflı algoritmalar, dezenformasyon amaçlı sistemler, epistemik şiddet ve dijital faşizm gibi sorunlara yönelik tedbirler alınabilir mi?
İleri teknolojilerin adeta yaratıcılık sıfatlarına sahipmiş gibi görülmesi İslâm felsefesi içinde nasıl cevap bulur?
Hac ya da Hicret simülatörleri, namaz benzetim aplikasyonları ibadet hayatımızı dönüştürecek mi?
Robot teknolojisinin varlık kazandığı yeni sosyolojik yapıda inanç ile insansı robotların karşılaşması nasıl olacak?
Felsefe, ilahiyat ve mühendislik disiplinlerinden zengin bir yazar kadrosu Prof. Dr. Mehmet Bulgen’in editörlüğünde bir araya geliyor ve bu ileri teknolojinin hayatlarımızı tümel boyutta nasıl dönüştüreceğini, İslâm&apos;ın temel ilkelerinin/değerlerinin, yeni teknolojinin kullanımına dair nasıl bir çerçeve çizdiğini tartışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125403</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c4f37e0-22d9-4e59-81ba-e450cfb46d18.jpg</image:loc>
            <image:title>Melekütun Keşfi</image:title>
            <image:caption>Ulvi hallerin ve harikulade mükaşefelerin renk renk gömlekleri vardır. Nitekim Sevgili (sav) “Rabbimi en güzel surette gördüm.” buyurmuştur.
 
Ruzbihân-i Baklî&apos;nin Meleûutun Keşfi isimli eseri müellifin samimi ve sade bir üslupla âdeta manevi otobiyografisini yazdığı eseridir. Müellifin ruhsal yolculuk, murakabe ve müşahede benzeri tasavvufi kavramlara dair kendi tecrübelerini okuyacağınız bu eser, Ruzbihân-i Baklî külliyatının ikinci eserini oluşturmaktadır. Eser, aynı zamanda müellifin hayatına ve dönemin tasavvufi, kültürel ve sosyal yaşantısına dair de önemli izler taşımaktadır.
Baklî&apos;nin tasavvufi görüşünün merkezi gayb âlemine dayanır. Melekût âlemi olarak ifade ettiği bu dünyaya öylesine cezbolmuştur ki yazdığı pek çok eserde bu sırlı dünya ve yaşadıkları hakkında bilgiler paylaşmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125404</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6f9539a-ca10-4486-bde4-863b6b682534.jpg</image:loc>
            <image:title>Lema En Yüksek Tepe</image:title>
            <image:caption>Bir genç kızın gücü, yaşadığı kasabanın kaderini değiştirebilir mi?


Mavel Kasabası’nın soğuk ve gizemli atmosferinde, Lema’nın hayatı hiç peşini bırakmayan görüngü krizleriyle altüst olur. Ancak Lema, bu krizlerin arkasındaki karanlık sırları keşfettikçe, her adımda yeni bir tehlikeyle yüzleşir ve kayıp geçmişinin perdelerini aralar. Lema’nın krizlerle başlayan yolculuğu, içsel gücünü ve kim olduğunu keşfetme arayışına dönüşür. Ancak bulduğu cevapların daha büyük soruları açığa çıkardığı bu macerada Lema, yalnızca yaşadığı kasabanın değil, tüm evrenin kaderini değiştirebilir. Lema: En Yüksek Tepe, gerçeklerin ve yalanların ince çizgisinde yürüyen destansı bir hikâyenin başlangıcı. Bir kasabada başlayan bu macera, sizi ışığın ve ateşin buluştuğu zirvelere taşıyacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125405</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ddebb72-5330-42d7-92b8-7a2fb3215dfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Bunu Kimden Duydun? - Nuriye Ecmel 3</image:title>
            <image:caption>Eğer birinden bir dedikodu duyarsanız yapabileceğiniz şeyler listesi:
·       Kulaklarınızı tıkamak
·       İmdaaat, diye bağırıp koşa koşa kaçmak
·       “Aman canım boş ver şimdi bunları, şu senin işleri ne yaptın…” diyerek hemen konuyu değiştirmek
Ben de bir dedikodu duydum ve ne yaptım dersiniz? Dedikodunun peşine düştüm. Ama onun peşine düşeyim derken kendimi birden çok acayip bir yerde buldum. Nerede bulduğumu şu an anlatamam, isterseniz kendiniz okuyup öğrenin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125406</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19ad8772-3626-4a85-bd8a-17d6e6f7be9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Böcek Oteli</image:title>
            <image:caption>Böcek Oteli’nin büyük açılışına hazır mısınız?
Pofuduk koltuklar, ışıltılı bir havuz ve rahatlatıcı bir spa...
Tüm böcekler için mükemmel bir yer! 
Ama tam o sırada beklenmedik bir misafir beliriyor kapıda: BİR SÜMÜKLÜ BÖCEK! 
Yapış yapış, ıslak ve diğerlerinden çok farklı olan bu konuk, otele kabul edilebilir mi?
 
Arka kapağından çıkan kes-birleştir küçük böcek karakterlerle hikayeyi canlandırarak oku.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125407</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c554512b-6a5f-48a4-b2eb-ab6610bf44f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevda</image:title>
            <image:caption>Sevda</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125408</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d6ceec8-c579-4e0c-9228-eda0bd3ef91d.jpg</image:loc>
            <image:title>Monolog</image:title>
            <image:caption>Bizim apartman beş katlı. Evimiz beşinci katta. Apartmanda asansör var. İçine giriyorum. İnmek bir dakika sürdü. Çıkmak bir dakika sürdü. Ama komşumuz asansör ile çok eşya taşıdı. Asansör bozuldu. Okula gitmek için beş kat inmek, beş kat çıkmak zor. Sabah okula gitmek için merdiven basamaklarını tek tek iniyorum. Akşam okuldan geliyorum. Beşinci kata çıkmak için merdiveni tek tek çıkıyorum. Ter içinde kalıyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125409</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10600bcc-a8ed-4e51-92f2-1e59caf1cdd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kusursuz Cinayet Mobbing</image:title>
            <image:caption>Kusursuz cinayet bir insanın yaşama sevincinin öldürülmesidir. Bu suçu işleyenler genellikle makam ve mevkilerindeki lüks odalarında veya patron yalakaları olarak her doğan yeni günle yeni cinayetler planlamaktadırlar. Cinayete kurban edilecekler ise gece uykusuz; sabah yeni saldırılara kör, sağır ve dilsiz olmak zorundadırlar, çünkü evde bebekler mama, çocuklar oyuncak bekler ve eve ekmek götürülmesi gerekmektedir. KURBAN, her gün psikolojik olarak bir travmadan diğerine ücretsiz, fazla mesai olmadan, aşağılanarak, küçümsenerek, hor görülerek ve ışık hızıyla gider. Uğradığı her saldırıda onuru kırılır. Bir zaman sonra yaşadıkları kabul edilebilecek sınırları fazlasıyla aşar. MAĞDUR’un ilk yaptığı intihar etmek veya ZORBASINI öldürmektir. Siz kendi köşenizde başkalarının magazin haberlerini gülerek izlerken, hayatlar yok olur gider ama bilmezsiniz. Kurban bir mobbing mağdurudur, bilmezsiniz. ZORBA planlayarak, canavarca hislerle birden fazla kişiyi öldüren bir katildir. Hem katildir hem de elinin altındakileri kullanmak suretiyle aslında başka cinayetlerin de azmettiricisidir, bilmezsiniz. MAĞDUR, kendi halinde, ekmeğinin derdinde olan bir ÇALIŞAN iken ondan katil yaratan ise ZORBA’dır bilmezsiniz. İşte tam da bu nedenlerle MOBBİNG KUSURSUZ BİR CİNAYETTİR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125410</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdb15334-752d-4822-a6d1-5dd03de6b56b.jpg</image:loc>
            <image:title>Poetik Fragmanlar</image:title>
            <image:caption>“... Kendini yaşamın merkezine aldığın, alabildiğin tek yer sahne mi? Bundan mı sahneye olan sevdan? Seni sana sevdiren tek şey ân’ın merkezine, başköşesine mi kurulman? Bundan mı gözlerini ötekine yumman? Sana nasıl baktığını, sesindeki titreyişi, vurguladığı heceyi, aklında olup biteni, uyanıkken gördüğü rüyayı fark ettin mi? Aranızdaki mesafeyi görebildin mi? Ya nabzının sesini? Çınlayan nefesini? Görmedin, değil mi? Göremedin. Sana bakan göz bebeklerindeki sen, sanki bir yabancı, en az öteki kadar yalancı ...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125411</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dee86efb-9914-4685-bb16-1907427032d7.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul’un Çatalca İlçesi Üzerine Halkbilimsel Bir Araştırma</image:title>
            <image:caption>Çatalca, İstanbul’un batısında yer alan, hem tarihî hem de tabii güzellikleriyle dikkat çeken bir ilçedir. Soyluluk çiçeği erguvanla özdeşleşmiş bir habitattır. Renkler henüz o kadar da endüstrileşmemişken Çatalca rengini erguvandan almıştır. İlçede bu tılsımlı rengin baskınlığına şahit olmamak namümkündür. Birçok eski medeniyetlerin izlerini taşıyan Çatalca kadim İnceğiz Mağaralarına ev sahipliği yapar. Hem Marmara Denizi’ne hem de Karadeniz’e yakınlığıyla stratejik öneme sahip olan ilçe, savaşların ve yolcuların geçiş güzergâhı olduğu kadar kültür festivallerinin, sanatın ve doğal güzelliklerin de beşiğidir. Belki de bundandır ki bağrından önemli dervişler, müzisyenler, şairler ve yazarlar çıkagelmiştir. Toprakları ne kadar bereketli, efsaneleri, sanatı ve tarihi ne denli ahenkliyse, insanları da o derece misafirperver, nazik ve yardımseverdir. 
Çatalca’nın tarihî zenginlikleri, Bizans ve Osmanlı dönemi kalıntılarıyla taçlanırken, Çatalca’nın köyleri ve mahalleleri geleneksel halk kültürü ve doğal güzellikleriyle öne çıkar. İlçede yer alan tarihî camiler, çeşmeler, köprüler ve konaklar geçmişin izlerini günümüze taşır. 
Bu kitap, Çatalca’yı farklı yönleriyle ele alıp araştırmacıları ve her perspektiften okuru bilgilendirmeyi amaçlamaktadır. Çatalca’nın tarihini, kültürünü, doğal zenginliklerini ve bölgedeki yaşamı derinlemesine inceleyerek hem Türk kültürüne hem de güzel İstanbul’a ilgi duyanlar için keyifli bir okuma vaat ediyor. Çatalca’nın halk kültürüyle yoğrulmuş saklı mekânlarından, antik yerleşim yerlerine kadar her bir ayrıntıyı keşfetmek isteyenler için bu eser, bir yol arkadaşı niteliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125412</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29fc8f14-4808-499e-b384-7c6f1b1b32e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijitalleşme ve Haksız Rekabet</image:title>
            <image:caption>Dijitalleşme, ticaretin yapısını kökten değiştirerek geleneksel rekabet anlayışını sarsmakta ve haksız rekabetin tanımını yeniden yapmaya zorlamaktadır. Algoritmaların piyasa dinamiklerini yönlendirdiği, platform ekonomilerin sınırları zorladığı günümüz dünyasında, ticari süreçlerde fırsatların yanı sıra manipülasyon, ayrımcılık ve şeffaflık sorunları da derinleşmektedir. Bu dönüşüm, sadece ticari teknikleri değil, hukukun temel ilkelerini de yeniden gözden geçirmeyi zorunlu kılmaktadır. 
Bu kitap, Türk Ticaret Kanunu’nun dijital dönüşüme uyum kapasitesini değerlendirirken, algoritmik manipülasyon, dinamik fiyatlandırma ve büyük veri analitiği gibi konulardaki hukuki boşluklara odaklanmaktadır. Avrupa Birliği&apos;nin Dijital Hizmetler Yasası (DSA) ve Dijital Pazarlar Yasası (DMA) gibi düzenlemeler ışığında, Türk hukuk sisteminin ihtiyaçları somut analizlerle ele alınmaktadır. 
Hem akademisyenler hem de uygulayıcılar için rehber niteliğinde olan bu çalışma, dijital çağda rekabet hukukunun geleceğine dair kapsamlı bir perspektif sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125413</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/283ae7da-11d7-46fe-90b6-7bc62643b5ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Açık İnovasyon</image:title>
            <image:caption>Küreselleşmenin hızla yaygınlaştığı günümüzde, iş dünyası ve toplumlar sürekli bir dönüşüm süreci içerisindedir. Teknolojik gelişmeler, değişen pazar dinamikleri ve tüketici davranışları işletmeleri yalnızca yenilikçi olmaya zorlamakla kalmamakta, aynı zamanda sürdürülebilir ve çevik iş modelleri geliştirmeye de teşvik etmektedir. Bu bağlamda, işletmelerin varlıklarını sürdürebilmeleri, yenilikçilik kapasitelerini artırabilmelerine ve iç kaynaklarını dış bilgiyle entegre edebilme becerilerine bağlıdır. İşte tam da bu ihtiyaçlara cevap veren açık inovasyon modeli, işletme dünyasında giderek daha fazla önem kazanan bir yönetim stratejisi olarak ön plana çıkmaktadır. 
Açık inovasyon, işletmelerin yalnızca iç kaynaklarını değil, dış paydaşlardan gelen bilgi ve teknolojiyi de yenilik süreçlerine dahil ederek sınırları ortadan kaldırmasını ifade etmektedir. Bu anlayış, rekabet gücünü artırmak, maliyetleri düşürmek ve sürdürülebilirlik hedeflerini gerçekleştirmek açısından işletmelere stratejik bir avantaj sunar. Aynı zamanda iş dünyası ile akademik dünyanın yenilik ve iş birliği anlayışında yepyeni bir bakış açısını temsil eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125414</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24b1cfe5-2831-4ed6-a8b1-f4a6db110526.jpg</image:loc>
            <image:title>Rubailer</image:title>
            <image:caption>Mademki mutlak gerçek elimizde değildir 
Ömrü şüphede ümitte geçirmek de nedir 
Sakın düşürmeyelim kadehi elin ayasından 
Sarhoş olunca ayık da sarhoş da birdir Ömer Hayyâm’ın rubâîleri, yaşamın anlamına, zamanın akışına, insana ve varoluşa dair temel sorular sorar; yalın ama derin yanıtlar verir. Yüzyıllardır, Doğu ve Batı edebiyatında iz bırakan bu rubâîler hayatın geçiciliğini kucaklamak için bilgece bir yol sunar. Bir şairden daha fazlası olan Hayyâm, şiirlerinde bazen yaşamın coşkusunu bazen ölümün kaçınılmazlığını dile getirirken daima insana dair hakikatin izini sürer. Aşk, şarap, yaşam ve ölüm temaları etrafında örülen bu yalın dörtlükler evrensel insanlık hallerine ışık tutar. Dogmalardan uzak, özgür bir bilincin izini taşır Rubâîler. İran sınırlarını aşarak dünya edebiyatında yankı uyandıran, kültürlerarası bağlar kurmuş Rubâîler’in Farsça aslından çevirisi, Hayyâm’ı Türkçenin incelikleriyle buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125415</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d587d569-34c5-4c55-bfe7-d8e63425b52d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin Polisiyesi 4 - Yılanbaşı</image:title>
            <image:caption>Amerikalı adli tıp uzmanı Margaret Campbell ve Çinli dedektif Li Yan bu yeni macerada yeniden bir araya geliyor. Bu kez karşı karşıya oldukları düşman, yalnızca ülkelerin sınırlarını değil, tüm insanlığı tehdit ediyor. 
 
Teksas’ta tüyler ürpertici bir olay yaşanır; bir kamyonun kasasında onlarca Çinli göçmenin cansız bedeni bulunur.  Olayın ardındaki sırrı çözmek için çağrılan Campbell, eski ortağı ve unutamadığı aşkı Li Yan ile tekrar birlikte çalışmak zorunda kalır. Ancak bu kez soruşturma, onları milyar dolarlık yasadışı insan ticareti ağının karanlık dehlizlerine çeker. Bu kirli ticaretin başında, “Yılanbaşı” olarak bilinen biri vardır. Kaçakçılık yetmezmiş gibi göçmenlerin aynı zamanda ölümcül bir biyolojik silaha da dönüştürüldükleri anlaşılır. Bu “biyolojik saatli bomba,” Çin’den ABD’ye uzanan, siyasetin ve gücün ağlarıyla örülmüş son derece karmaşık bir tehdittir. 
 
İnsan kaçakçılığı, uluslararası suç ağları ve zamanla yarış... 
Peter May, okurunu her sayfasında nefesleri kesecek bir maceraya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125416</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79169575-e4b2-43de-8721-6de5f6805a0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Miguel Sokağı</image:title>
            <image:caption>Naipaul’un Trinidad’da geçen çocukluk ve gençlik deneyimlerinden aldığı ilhamla dönemin tarihsel belleğini harmanlayan bu öykü dizisinde, Port of Spain’in ücra mahallelerinden renkli insanların yaşamlarından kesitler sunuluyor. İsimsiz anlatıcı, İkinci Dünya Savaşı yıllarında Amerikalılara ve beyazlara duyulan güvensizliğin perçinlenmesi, yoksulluğun ve şiddetin yükselmesiyle şekillenen çevresinde her biri birbirinden farklı karakterleri gün yüzüne çıkarıyor. 
“Bir yabancı Miguel Sokağı’ndan arabayla geçecek olsa, “Varoş!” deyip işin içinden çıkar; gördüğü o kadardır çünkü. Ama burada yaşayan bizler için sokağımız, herkesin birbirinden bambaşka olduğu, kendi başına bir dünyaydı. Adam-dam deliydi; George aptaldı; Koca Ayak kabadayıydı; Şapka maceracıydı; Popo filozoftu; Morgan da komedyenimizdi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125417</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d7ecada-5de6-4e85-b805-b9b3146620c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Dolayımlar</image:title>
            <image:caption>“bir yüzde iki gözün arası 
                ömür kadardır 
yakınlık birlik getirmez bazı yerde 
oturduğun taşı alıp götüremezsin 
söz tohum diye düşer de toprağa 
iki gözün bir gördüğünü diğeri 
                inkar eder 
bütün ortasından nehir geçen şehirler 
baş geyiğin bilgisindedir 
çift iri gözünü birden 
suda birleştirir baş geyik 
ürkmesi tüfek tetiğinden değil 
ıssız yağan kar misali 
ölümün ıssız bırakan hükmündendir”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125418</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/144dff22-8215-472b-a1fa-270d504c53b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Matruşka Kahır</image:title>
            <image:caption>yüzerim alışır nasılsa boy verdikçe acı kaybımız 
yüzerim unutulacak yürüyen kendimden bir parça sıcaklık 
yüzerim birikince karnıma ölüleri kamaşan düğümler 
fotoğrafçılar artık gülümse demiyor bana 
yine de geçerliymiş bu vesikalık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125419</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3023d61f-2849-41b4-bb2e-2cb6e10d6be2.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Gidenler</image:title>
            <image:caption>Catherine Sterling annesini çok iyi tanıdığına inanmaktadır. Annesi Ruth Sterling sessiz, çalışkan ve kızı için yaşayan biridir. Hayatı boyunca dünyaya karşı kızıyla baş başa mücadele etmişlerdir. Catherine artık kanatlarını açmaya, evden taşınmaya ve yeni bir kariyere başlamaya hazırdır ve annesi bunu engellemek için her şeyi yapacaktır. 
 
Ruth Sterling kızını çok iyi tanıdığına inanmaktadır. Catherine asla isyan etmeyecek, annesinin geçmişiyle ilgili hiçbir şeyi sorgulamayacaktır. Ancak Ruth’un kızını yanında tutmak için giriştiği umutsuz arayış, özenle inşa ettiği dünyasındaki çatlakları ortaya çıkarmaya başladığında hem anne hem de kızı aldatmacalarla dolu bir dansa girişirler. 
Dünyada en sevdiğiniz kişiyi korumak için ne kadar ileri giderdiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125420</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a4b4467-9f05-4ee5-9f76-eca31dc44b86.jpg</image:loc>
            <image:title>Alaycı Kuş</image:title>
            <image:caption>Egemen güçlerin toplumsal bilinçlenmeyi önleme taktikleri... Elitler ne ister? Uyuyan halklar! Neden? Halkın ürettiklerine ve halka ait doğal zenginliklere rahatça el koymak için. Halkın güdülmesinde en etkili araç nedir? Medya… Yöneticiler, TV Programcıları, gazeteciler, sanatçılar, yazarçizerler halkı şekillendirirler. O zaman onlar denetimde tutulmalıdır. Alaycı kuş, duyduğu her sesi taklit yeteneğine sahip bir kuştur. Amerikan istihbaratı bu nedenle olmalı ki Soğuk Savaş döneminde, “Alaycı Kuş” adını verdiği operasyon (Mockingbird Operation)” ile gazetecileri kullanmıştı. Ve bu operasyon devam ediyor... 
Elitler, bu “Alaycı Kuş”larla halkı ikna etmeye çalışırlar. İkna edemediklerini de oluşturdukları “sahte muhalifler”e havale ederler. Özetle bunlar, halkı bekleyen çok katmanlı operasyonlardır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125421</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe88bfc0-f9ba-44da-a579-888190cfdeb1.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşi Söndürmeyin</image:title>
            <image:caption>İlkel hayvanların erkekleri dişilerine bu türlü kötü davranmaz, eşlerini öldürmezler çünkü. Erkeğin eşini öldürdüğü tek hayvan türü “insandır” 
Jack London, Adem&apos;den Önce 
Birbirinden farklı hayatlar nasıl ortak bir hikayeye dönüşür? Acının, kederin beslediği yaşanmışlıkların intikam duygusuyla beslendiği, kesiştiği bu romanda gördüğümüz, duyduğumuz acıların yerleştiği karakterler, büyük bir gerçeği seriyor önümüze. Öğretmen olma hayalleriyle Ankara&apos;ya gelen Mısra&apos;nın, acısını intikam duygusuna çeviren Kuzey ile karşılaşması, birbirlerini kucaklaması gibi. Her gün duyduğumuz, okuduğumuz kadın cinayetleri haberlerinin tüm gerçekliğini ortaya seren bu romanda, Seher&apos;in hikayesi hem tanıdık gelecek hem de sizi derinden sarsacak. Acıyı en derinden yaşamış her karaktere sarılmak isterken, bu nefret zincirinin sonlanmasını tekrar ve tekrar isteyeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125422</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfde9558-18f0-49cd-8c1c-c50cdd7fc858.jpg</image:loc>
            <image:title>Finduk</image:title>
            <image:caption>Minik bir fındık tohumunun, toprağın derinliklerinde başlayan büyüme yolculuğuna sen de eşlik etmek ister misin? 
Acaba bu yolculukta onu neler bekliyor? Toprağın altında nasıl bir yaşam var? Finduk filizlenip ağaç olurken yanında kimler var? 
Hadi, kitabın kapaklarını çevirelim; sevgi, emek ve sabırla başlayan bir hayatın güzelliklerini şahit olalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125423</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f866275b-0f51-4d87-b257-09ef51a53393.jpg</image:loc>
            <image:title>Aslan Paşa’nın Diş Ağrısı</image:title>
            <image:caption>Ormandaki iyi kalpli hayvanlar, diş ağrısıyla kıvranan kahramanımız Aslan Paşa&apos;ya yardım etmek isterler. 
Hepsi kendince bir çözüm bulmaya çalışır, fakat Aslan Paşa&apos;nın diş ağrısı bu şekilde geçmez. 
Acaba Aslan Paşa endişelerini yenip diş doktoruna gidebilecek mi? 
Kuş, sincap, tilki, ceylan, maymun; Aslan Paşa&apos;nın diş ağrısını kim geçirebilecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125424</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1d3caf3-7735-429f-b81b-238800aef08a.jpg</image:loc>
            <image:title>Karlar Ülkesi</image:title>
            <image:caption>Her kar yağışı, Karlar Ülkesi’nde yaşayanları çok mutlu ederdi. Herkes üzerine düşen sorumluluğu titizlikle yerine getirirdi. 
Kar keklikleri kar tanelerini resmeder, boz ayılar bunları ışıl ışıl taşlar haline getirirdi. Penguenlerin maharetli gagaları da taşları işleyip takı haline getirirdi. 
Tilkiler ise bu güzellikleri bütün dünyaya dağıtırdı. 
Ama bir gün hiç beklenmedik bir şey oldu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125425</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/105a6217-4f2c-4cec-8550-ebb0f4879e66.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeteneğini Arayan Öykü</image:title>
            <image:caption>Öykü, Melodi ve Denge… 
Birbirinin tıpatıp aynısı üçüz kardeşler… 
Onları ayırt edebilen tek kişi anneleridir ve “Birbirinizin tıpkısı da olsanız, siz çok farklısınız, nasıl karıştırırım?” der. 
Melodi’nin sesi çok güzeldir. Çok da güzel keman çalar. Bu onun özel bir yeteneğidir. 
Denge’nin vücudu çok esnektir. Ters takla ve parende atabilir. Bu da onun özel bir yeteneğidir. 
Peki ya Öykü? Onun özel bir yeteneği var mı acaba? 
Öykü, büyüteci ile yeteneğini aramaya çıkıyor? Acaba yeteneğini bulabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125426</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/986aee77-bfcd-481b-a413-571eacb4c94d.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Varlığım</image:title>
            <image:caption>“Bazen, arkadaşlarıma sevimli görünmek için bana yanlış gelen şeylere ses çıkartmadığım oluyor. Neyse bizimkiler duymasın…” 
Ali, yine ne yaptı acaba? Her şaka komik midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125427</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30b6d5da-a4f2-4741-b995-e73ea69fc122.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Aklım</image:title>
            <image:caption>“Bugün canım çok sıkıldı, çünkü öğretmenimin sorduğu soruya yanlış cevap verdiğim için arkadaşlarım bana güldüler.  O an kendimi, dünyanın en, hiçbir şey bilmeyen kişisi gibi hissettim.” 
Ali, insanları küçümseyip onlarla alay etmenin yanlış bir davranış olduğunu öğreniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125428</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1ce807a-403d-4f6c-b38a-9d46e2edf4b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Özelim</image:title>
            <image:caption>“Anne, bugün sınıf arkadaşlarım beni çok dikkatli dinlediler.” 
“Öyle mi, ne anlattın ki arkadaşlarına?” 
“Dün babamla tartışmıştınız ya, onu anlattım.” 
Ali, özel bilgilerin herkesle paylaşılmamasını gerektiğini öğrenirken yaşadıkları sizi çok düşündürecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125429</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b87e3478-e9ad-4b59-8d6e-6e33d7f5e0aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Bedenim</image:title>
            <image:caption>“Ana sınıfına başlayacağımı öğrendiğimde, içimde büyük bir sevinç vardı. Yeni arkadaşlar, yeni oyuncaklar… Düşündükçe geceleri gözüme uyku girmiyordu. Büyük gün geldiğinde kocaman bir heyecanla başladım okuluma. Ama hiçbir şey hayal ettiğim gibi değildi. Bu işte bir terslik vardı.” 
Sınırlar ve mahremiyet konusunu öğrenirken Ali’nin başına gelenler sizi hem eğlendirecek hem de düşündürecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125430</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2572bb86-4a19-481f-9233-83bed71988ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Eşyalarım</image:title>
            <image:caption>“Ablam sekiz yaşında, ikinci sınıfa gidiyor. Onunla oyun oynamayı çok seviyorum. Ama bazen arkadaşı Sevim abla bize geldiğinde, odaya girip kapıyı kapatıyorlar. Böyle zamanlarda, onları rahatsız etmiyorum ama içeride ne konuştuklarını çok merak ediyorum.” 
Ali, sınırlarını korumayı öğrenirken başına neler gelmiş… Merak ediyor musunuz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125431</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e830281-5d77-428c-91c8-db10540f0de6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bul Ya Da Öl</image:title>
            <image:caption>On üç insan ve bir şeytan! 
&quot;Şeytanın yönettiği oyunda kapılar kilitlendi, bulmacalar yerleşti ve biletler dağıtıldı. Oyunumuz için herkes yerlerini aldı.&quot; 
İtalya’nın en ücra köşelerinde annesiyle birlikte yaşayan son sınıf öğrencisi Rose Parker, hayatından hiç memnun değildir. Günlerini sıkıcı ve monoton bir şekilde geçirirken, internette gördüğü bir ilan dikkatini çeker. İlan, “kırmızı odalarda oyun oynayarak para kazanma” fırsatı sunmaktadır. 
Rose, büyük bir umutla bu ilana başvurur. 
Ancak ilanda yazanlar, gerçeklikle uzaktan yakından alakalı değildir... Çünkü şeytan oyun değil, ölüm istiyordur. 
Yaşamlarından koparılarak tuzaklarla ve oyunlarla çevrili malikanede hapsolan 13 yarışmacının gün geçtikçe şansları zorlanıyordur. Kırmızı kapıların arkasında ölümler artıyor, kalanlar ise şeytanla savaşıyordur. 
Rose, ona sığınan insanları kurtarmak için şeytana kafa tutmaya göze almıştır. 
&quot;Burası şeytanın cehennemiydi, biz de onun zebanileri...&quot; 
Sevgili okuyucularımız, kitabın kapağını aralayın, oyuncularımızla beraber bulmacaları çözüp anahtarı bulmaya çalışın. 
Eğer bulamazsanız siz de şeytandan kaçın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125432</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06e8534e-50c9-45c4-8445-a909edaf06cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Dolunay Yalnızlığı</image:title>
            <image:caption>Onun bir sevdiği vardı ve ona bir daha dokunamadı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125433</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3aea764d-8ff7-4e89-a36c-383155162541.jpg</image:loc>
            <image:title>Paranormal Hikayeler 1</image:title>
            <image:caption>Lena, odasının ortasına oturup avuçlarında sımsıkı tuttuğu tuz ve biberiyeden oluşan karışımı son bir umutla yere serpti. Kitapta okuduğu kadarıyla bu basit ritüelin onu içinde bulunduğu karanlıktan kurtarması gerekiyordu. Mumlar titrek bir ışıkla yanıyor, odanın havası gittikçe daha boğucu bir hâl alıyordu. “Beni serbest bırak,” diye fısıldadı, sesi titriyordu. İçindeki varlık, bu beceriksiz girişimi alaycı bir şekilde karşıladı. Lena’nın zihninde yankılanan soğuk bir kahkaha duyuldu, ardından mumlar birer birer söndü. 
En çok güvendiğin, bedenin, an gelir sana ihanet eder. Gerçek gerçek olmaktan çıkar ve aklın sana oyun oynar. Neyin gerçek neyin hayal olduğunu anlamak imkânsızlaşır. Her hikâye farklı bir korkuyu, her korku farklı bir duygunuzu tetikleyecek. 
Bu kitap, 10 kitaplık serinin ilk kitabıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=125434</loc>
        <lastmod>2026-06-03T10:20:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03c34820-4ea1-47e7-a421-e13dba89f443.jpg</image:loc>
            <image:title>Mıh 1: Kör Talih (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Görünen yalnızca bir sanrıdan, görünmeyen ise geçmişe ait bir yangından ibaretti.” 
 
Elif, sıradan bir günün ardından durakta beklerken onun dünyasına asla ait olmadığını fark ettiği gizemli bir adamla basit bir sebepten tartışır. Bu tartışmanın ise hayatını altüst edeceğinden habersizdir. Kısa bir süre sonra bir hastane odasında uyandığında nasıl büyük bir belaya bulaştığını anlayacaktır ama her şey için çok geçtir. Gizemli adam, Elif’in tehlikede olduğunu söylüyor ve bu tehlikeden kurtulmanın tek yolunun onunla evlenmekten geçtiğini iddia ediyordur. İddiası bir tuzak, sahte evlilik vaadi bir yalan, sırları ise gerçektir. Ancak hissetmeyi bilmeyen bu adam ona ilk gördüğü andan itibaren âşık olmaya başladığında işler içinden çıkılmaz bir hal alır. Yaşama talihini avlayan bu adamın adı ise Siraç Vuslat’tır. 
 
“Sen,” dedi kalabalığın ardından sıyrılan sesi. “Yalnızca kör talihini avladın.” O an şimşek çaksaydı, onun buz gibi sesini taklit etmiş olurdu. “Seni tekrar bulacağım.” 
 
Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>