﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126135</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5f90015-4b61-48b6-8827-9c519ce7d28b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüh Be Riko - Banyo Zamanı</image:title>
            <image:caption>Banyo yapmak artık çok zevkli! 
Hadi, banyo oyuncağını bulup yıkanması için Riko’ya yardım edelim! 
İlgi çekici resimlerle boyutlanan Riko’nun bu neşeli öyküsü, hareketli ve pencereli sayfalarıyla banyo rutinlerini çok eğlenceli hale getirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126136</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/305fad60-8379-43b7-b94a-fd510e45f7c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüh Be Riko – Uyku Zamanı</image:title>
            <image:caption>Uykuya dalmak artık çok kolay! 
Hadi, Pijamasını giyip hızlıca uykuya dalması için Riko’ya yardım edelim! 
İlgi çekici resimlerle boyutlanan Riko’nun bu neşeli öyküsü, hareketli ve pencereli sayfalarıyla uyku rutinlerini çok eğlenceli hale getirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126137</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1419d1b-90cb-4ab1-b1dd-768cc31886b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Bilimlerinde Kavramsal Temeller ve İlkeler</image:title>
            <image:caption>·         IMPORTANCE OF INTELLIGENCE AND CREATIVITY IN EDUCATION 
 
·         KÜLTÜR VE SPOR 
 
·         SPOR VE TÜKENMİŞLİK: SINIRDA YAŞAMAK 
 
·         GERİLLA PAZARLAMA VE SPOR: SPOR ETKİNLİKLERİNDE DİKKAT ÇEKİCİ STRATEJİLER 
 
·         SPORDA YAPAY ZEKA TEKNOLOJİSİ VE SEKTÖRLERARASI İLİŞKİLERİ 
 
·         DİJİTAL OYUNLARIN TARİHSEL GELİŞİMİNE GENEL BAKIŞ 
 
·         REKREASYON VE SAĞLIK 
 
·         SPOR VE TURİZM 
 
 
·         SESSİZ İSTİFA VE SPOR 
 
·         CİMNASTİK SPORUNUN TARİHSEL YOLCULUĞU VE ALT DİSİPLİNLERİ 
 
·         REKREASYON VE ENGELLİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126138</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65d4860e-7b7e-4f68-952d-993c5b9c3f11.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsani Güvenlik: İç Güvenlikte Yeni Bir Perspektif</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM 
KAVRAMSAL ÇERÇEVE VE GÜVENLİK YAKLAŞIMLARI 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
İNSANİ GÜVENLİK YAKLAŞIMI VE TEMEL ÖZELLİKLERİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
İNSANİ GÜVENLİK BAĞLAMINDA POLİS TEŞKİLATININ FAALİYETLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126139</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78ff5646-b291-446a-abfd-054ec7263138.jpg</image:loc>
            <image:title>Blend S Cilt 3</image:title>
            <image:caption>Kış mevsimi geldi. Soğuyan havanın aksine Kafe Stile’de bahar rüzgarları esiyor! Kaho ve Akizuki’nin ilişkisi derinleşirken, Mafuyu gizemli bir erkek müşteriyle yakınlaşıyor! 
 
Bu sırada kafe müdürü Dino, Maika’ya aşkını itiraf etmeye karar veriyor! Planladığı iki günlük romantik kayak tatilinde acaba neler olacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126140</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60b81ca4-fdbe-4207-84ee-1b3119fe90bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Bilimlerine Disiplinlerarası Bir Bakış</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
·         YAŞLILIĞA BAĞLI SARKOPENİNİN ÖNLENMESİNDE EGZERSİZİN ROLÜ 
 
·         MENSTRUAL DÖNGÜ VE SPOR PERFORMANSINA ETKİLERİ 
 
·         HİPERTROFİ TEMELLİ DİRENÇ EGZERSİZLERİNİN BİLEŞENLERİ VE SAĞLIK KAZANIMLARI 
 
·         PROPRİOSEPSİYON VE EGZERSİZ İLİŞKİSİ 
 
·         KRONİK BEL AĞRISI OLAN BİREYLERDE PİLATES EGZERSİZİNİN ETKİNLİĞİ 
 
·         SPORCULARDA ANTİOKSİDAN KULLANIMININ OKSİDATİF STRES VE TOPARLANMA ÜZERİNE ETKİSİ 
 
·         SAĞLIKLI YAŞAM VE EGZERSİZ REÇETESİ 
 
·         EGZERSİZİN YAŞLI BİREYLERE PSİKOLOJİK VE FİZYOLOJİK ETKİLERİ 
      SPORDA ASİMETRİ 
 
·         SINIRLARI ZORLAYAN SIRA DIŞI BİR SPOR: PARKUR 
 
·         MODERN POLİSLİK VE FİZİKSEL UYGUNLUK 
 
·         BASKETBOLDA MODERN TEKNİK TAKTİK VE GELİŞEN TRENDLER 
 
·         OKUL ÇAĞI ÇOCUKLARDA BESLENME 
 
·         SPORDA TEKNOLOJİK YAKLAŞIMLAR: ANTRENMAN, PERFORMANS VE SAĞLIK ÇÖZÜMLERİ 
 
·         NÖROMÜSKÜLER ANTRENMANLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126141</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fe4d8a8-9bb8-4979-9b05-067db2f32a4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sporkurgu</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
·         SPOR ENDÜSTRİSİ: SÜRDÜRÜLEBİLİR ÇEVRECİ UYGULAMALAR 
 
·         TÜRKİYE OLİMPİK HAZIRLIK MERKEZLERİ: SPORUN GELECEĞİ 
 
·         SPOR EĞİTİMİNDE ÇOKLU ZEKÂ 
 
·         BOŞ ZAMAN VE EĞİTİM İLİŞKİSİ 
 
·         REKREATİF AMAÇLI YAPILAN SPORUN BİREYLERİN YAŞAM MEMNUNİYETİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ 
 
·         REKREASYON VE SOSYOLOJİ 
 
·         ERTELEME EĞİLİMİNİN SPOR ALIŞKANLIKLARINA ETKİSİ 
 
·         TEKNOLOJİK GELİŞMELERİN REKREASYON KAVRAMI ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ 
 
·         SPORDA DİKKAT ve KONSATRASYON 
 
·         SPOR ve BENLİK SAYGISI İLİŞKİSİ 
 
·         ÖZEL GEREKSİNİMLİ BİREYLERDE REKREASYON</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126142</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77d6a944-7d1f-4c79-bcc5-cfe14eb30777.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinçli Farkındalık Ve Spor: Kavramlar, Uygulamalar Ve Teknikler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
1. BÖLÜM BİLİNÇLİ FARKINDALIĞIN TANIMI 
 
2. BÖLÜM BİLİNÇLİ FARKINDALIĞIN YAPISI VE TEMEL KAVRAMLAR 
 
3. BÖLÜM BİLİNÇLİ FARKINDALIĞIN ÖNEMİ 
 
4. BÖLÜM SPORDA BİLİNÇLİ FARKINDALIK 
 
5. BÖLÜM SPORDA BİLİNÇLİ FARKINDALIK İLE İLİŞKİLİ KAVRAMLAR 
 
6. BÖLÜM SPORDA BİLİNÇLİ FARKINDALIK YAKLAŞIMLARI, SPORCULARDA PERFORMANSI ARTIRMADA UYGULANAN BİLİNÇLİ FARKINDALIK UYGULAMALARI 
 
7. BÖLÜM SPORDA BİLİNÇLİ FARKINDALIK TEKNİKLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126143</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ecd9b0d-d734-4a02-952f-9c73b43fe96b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Geçit Cilt 5</image:title>
            <image:caption>Yeni Geçit oyununa çok benzeyen başka bir dünyaya gönderilen en güçlü oyuncu Shin, oyundayken yardımcı karakteri olan Girart’la yeniden bir araya geliyor. Fakat Girart fazla ömrünün kalmadığını söyleyerek ustası Shin’le hayatlarını ortaya koydukları bir düello yapmak istiyor. Efsanevi canavar kral ve en güçlü oyuncu arasındaki yeri göğü yerinden oynatan ölümcül düello başlıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126144</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd4c916b-286c-4525-96bf-50bafe5a13ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelecek Bakanlığı</image:title>
            <image:caption>“DÜNYANIN SONUNU HAYAL ETMEK KAPİTALİZMİN SONUNU HAYAL ETMEKTEN DAHA KOLAYDI.” 
 
Çağdaş bilimkurgunun önemli ismi Kim Stanley Robinson’dan şimdiye kadar hayal edilmemiş bir iklim değişikliği tasavvuru: Gelecek Bakanlığı. 
 
2025 yılında kurulan yeni organizasyonun amacı basitti: Dünyadaki canlıları korumak ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak. Kısa süre sonra bu kuruluş “Gelecek Bakanlığı” adını alacaktı. 
 
Gelecek Bakanlığı, iklim değişikliğinin önümüzdeki on yıllar boyunca insanlığı nasıl etkileyeceğini mükemmel bir hikâyeyle birleştirerek anlatan bir “iklimkurgu”. Kıyamet sonrası bir dünyanın portresini çizmeden hem umutsuzluğa sevk eden hem de umut veren bir roman. 
 
“Okuduğum en iyi bilimkurgu romanı.” –Jonathan Lethem 
“Yakın gelecekteki Dünya’ya cesur ve insancıl bir bakış... Robinson, çevresel krizlerin ve jeomühendislik projelerinin gerçek ayrıntılarını, insanlığın felaket karşısında işbirliği yapma yeteneğinin kapsamlı ve iyimser bir portresine ustalıkla entegre ediyor. Bu bilimkurgu eseri, gezegenin geleceği hakkında endişelenen herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap.” –Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126145</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20d0d877-2103-452e-9e4d-bd757349ea3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Serap</image:title>
            <image:caption>“Aklımda dokunaklı romanları, kalbim hâlâ gözyaşları kaplı. Yapıtları rüya sevdalısı çok sayıda ruha hitap eden Max du Veuzit...” —RENÉ LELU 
 
Max du Veuzit takma adıyla romanlar yazan Alphonsine Zéphirine Vavasseur, insan ruhunun en kırılgan yönlerini sade bir dille gözler önüne seren, popüler aşk romanlarıyla kadınların yazın dünyasında görünürlüğünü artıran, Fransız edebiyatının en üretken ve sevilen yazarlarından biriydi. En bilinen eserlerinden biri olan Serap’ta aile bağlarının önemini ve bu bağların gerisinde yatan sırların ağırlığını ele alıyor. 
 
Hayatından memnun, kaygısız yaşayan Cylia, bir aile sırrını keşfetmesiyle kendini bambaşka bir gerçekliğin içinde bulur. Öğrendiği sır, onun hayata tutunduğu dalları birer birer kırarken, Cylia’yı sessiz bir çöküşe sürükler. Önceleri hayata neşe ve umutla bakan bu genç kadın gün geçtikçe solup kendi içine kapanır. 
Türk edebiyatının en büyük hikâye ustalarından Sait Faik Abasıyanık’ın, Max du Veuzit’in duygusal ve zarif dilini incelikle yansıtan çevirisiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126146</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9476101d-3756-493f-a2b2-1054a0c0e467.jpg</image:loc>
            <image:title>Horoz ile İnci Tanesi</image:title>
            <image:caption>“Krilov resmedilmeye değer bir ifade tarzına sahipti.” —ALEKSANDR PUŞKİN 
 
İvan Krilov, Rus edebiyatının en büyük fabl yazarlarından biri olarak tarihe geçmiştir. Hayvanlar üzerinden toplumsal sorunları ele alan Krilov, eserlerinde ahlaki dersleri alaycı bir dille aktarır. Rus halkının kültürel dokusunu ve günlük yaşamını başarıyla yansıtan yazar, Ezop ve La Fontaine gibi ustalardan ilham alsa da özgünlüğüyle edebiyat dünyasında kendine sağlam bir yer edinmiştir. 
 
Kuşaklar boyu hem çocukların hem de yetişkinlerin ilgisini çekmeye devam eden fabllar Krilov’un eşsiz tarzı ve Tarık Dursun K.’nın Türkçe anlatımıyla hem kalbinize dokunacak hem de aklınızda iz bırakacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126147</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/131fdb1e-53d8-4ded-8809-94d96454333b.jpg</image:loc>
            <image:title>Olsa Olsa Dünya</image:title>
            <image:caption>Hayatın içindeki kısacık anlardan büyük öyküler topluyor Güzin Ayan Olsa Olsa Dünya’da. İnsan olmanın dayanılmaz sancısına, aşkın yıkıcı tavırlarına, yaratma eyleminin hem öldüren hem de can veren hâllerine bulayarak var ediyor kahramanlarını. Yurdundan göçen yurduna dönüyor bu öykülerde, evlatlar aileleriyle yüzleşiyor, tomar tomar kâğıtlar sahibini bulmak için sandıklarda bekliyor, kadınlar imgelerin peşinde, yazdıkça yazıyorlar. 
 
Olsa Olsa Dünya, son derece yalın ama aynı zamanda okurunu muamma dolu yaşama karşı kışkırtmak için hazırlanmış bir ilk kitap. 
 
“Kendimi daha nasıl oyalayacağımı bilmiyordum. Tramvayın sinyal düdüğünü duydum, kaç durak kalmış diye kapı üzerindeki durakları saydım. Yolum uzundu, bu yabancı ve suskun kalabalık içinde eve varana kadar daha çok oyalanacaktım. Hikâyemi kendime anlatamayacak, kendime yine geç kalacaktım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126148</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0df349c8-b552-411a-997c-f74b4e2ccdf1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Cinayet Antolojisi - Çelenk Tanzim ve Tertip Sanatı</image:title>
            <image:caption>Bir başka polisiye roman mümkündü... ve yazıldı! 



Orhan Kemal Roman Armağanı (2016) sahibi İbrahim Yıldırım, bu kez ülkemizdeki polisiye roman anlayışını değiştirecek bir eserle çıkıyor okurlarının karşısına: Özgün biçimi ve üslubuyla Yıldırım’ın ustalık eserlerinden biri sayılabilecek Bir Cinayet Antolojisi - Çelenk Tanzim ve Tertip Sanatı, zamanın acımasızlığı karşısında sözün hakkını inançla savunan yalnız bir adamın sesine çağırıyor bizi. Üç ayrı mekânda, beş ayrı zamanda, seanslar hâlinde kaydedilen konuşmaların çözümlenmesiyle kurgulanan metin, gizemli bir defterin peşindeki anlatıcının sesiyle kuşkulu ölümlerin izini sürerken serüvenin kendisinden çok, yazının serüvenine odaklanıyor. Geçmişten söz eden herkesin aslında şimdi’nin gerçeğine (de) dokunduğunu unutmadan... 



“1867 yılında Sultan Abdülaziz onuruna Londra’da düzenlenen balo sırasında gerçekleşen ölümün yeniden ele alınmasının nedeni, 2018 yılından İstanbul’da bir terekede bulunan çok eski bir Defter’in hem o ölüme hem de ardından gerçekleştirilen diğer ölümcül olaylara dair kanıtlar sunmasıdır. Defter’in bir diğer özelliği ise 1907, 1908 ve 1917 yıllarında İstanbul’a üç kez gelen önemli ve çok ünlü bir suç öyküsü yazarı tarafından Büyük Londra Oteli’nde İngilizce kaleme alınmış olmasıdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126149</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2ab9d1a-d386-466e-b117-be4dcc4dcac4.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocukluğun Gölgesi 2. Cilt</image:title>
            <image:caption>Bozkırda diyar diyar dolaşan bir derviş ve çırağı, geçmişten aldıkları kültürel emaneti sözün büyüsüyle yeni bir zamana taşımaktadırlar. Bugünden yarının düşünü kuran gençler ise yaklaşmakta olan çığın telaşındadırlar. Çağ değişmektedir. Dün ve yarın aynı gedikte buluşmuş, dünün inadının üstüne geleceğin gölgesi düşmeye başlamıştır. 
 
&quot;İdrak ettiğim başka bir şey de hayatın her yerde ve her şart altında mucize yaratmaya devam ettiğidir. Bir gün bu satırları okuduğunda mutsuz ve umutsuz olduğumu düşünecek olursan bil ki evet mutsuzum ama kesinlikle umutsuz değilim!&quot; 
 
Bozkışın hükmü ayaza, çığa geçmiştir. Belki iyi zamanlar değildi belki de zamanın talihsiz tarafında duruyorlardı ama yine de umut ve umutsuzluk baş başa yol alıyordu. 
 
Çocukluğun Gölgesi, Ayaz ve Çığ tabletlerinden oluşan ikinci cildiyle sözü ve sesi kurmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126150</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60c50d21-540b-48c3-ad0f-4443ecea9443.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşen Kedigiller ve Temel Fizik</image:title>
            <image:caption>Düşen kedilerin nasıl ayakları üstüne indikleri [veya diğer bir deyişle, nasıl dört ayak üstüne düştükleri] uzun bir süredir insanların merakını uyandırmıştır. Fizikçi ve kedi velisi Gregory Gbur, neşeli ve göz alıcı bir geçmişteki kedi doğrultma refleksini anlama gi­rişimlerinin nasıl matematik, jeofizik, nörobilim ve insanlı uzay araştırmalarında­ki bilmecelerle ilgili içgörüler sağladığını mer­cek altına almaktadır. 
Sonuç, kedi dönüşü, kedi ters dönüşü ve kedi bu­rulması diye bilinen akrobatik performansın sırrı­nı bilimsel tartışma aracılığıyla gün ışığına çıkarmak amacıyla fizik, fizyoloji, fotoğrafçılık ve robotiğin bir ucundan bir ucuna me­rak uyandırıcı bir şekilde alınan yoldur. Okurlar meselenin nasıl çözüldüğünü öğrenirler ama aynı zamanda en ince ayrıntıların hâlâ ateşli tartışmalara yol açtığını keşfederler. Başka kedi davranışlarında olduğu gibi, eşeledikçe daha çok sürpriz ortaya çıkar. 
Bu kitap, Charlotte’taki Kuzey Carolina Üniversitesi profesörlerinden Gregory Gbur’un kaleme aldığı, onun genel okura hitap eden ilk bilimsel eseridir. Op­tik, bilim tarihi ve korku romanlarına duyduğu ilginin tamamı bu kitapta boy göstermektedir. Gregory Gbur, en çok (Robert E. Howard’ın kısa öyküsünden mülhem) Skulls in the Stars [Yıldızlardaki Kafatasları] adlı ödüllü web sitesinin blog yazarı olarak bilinir. Genç bir erkek çocuğunun dondurma yapmaya girişip sıcak suyun soğuk sudan daha hızlı donduğunu keşfetmesi gibi, en iyi çevrimi­çi çalışmalar bu kitapta konuk olarak sahne alır. 
Özünde kitap bilimin, çok defa dolambaçlı ve bir alandan diğerine beklenmedik uygulamalarıyla, gerçekten meydana geliş şekline övgüdür. Düşen bir kediyi incelemek kadar sıradan bir şeyin bilimin sınırlarını öteleyip bilim dallarının bir başından bir başına yararlı keşiflere yol açabileceğinin ispatıdır. 
  (Georgia Teknoloji Enstitüsü Profesörü, 2015 Ig Nobel Ödülü sahibi) David L. Hu, American Journal of Physics, Cilt 88, Sayı 6, Haziran 2020</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126151</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e08f0c65-efa2-48ed-96ce-1051dc70b46f.jpg</image:loc>
            <image:title>Özen</image:title>
            <image:caption>Özen varoluşumuzun önemli veçhelerinden biridir. Özen olmaksızın kendimizle, başkalarıyla ve dünyayla aramızdaki ilişki ziyadesiyle rastlantısal hale gelir ve bir amaçtan yoksun kalırdı; önümüze çıkan her faaliyete yüzeysel bir şekilde bağlardık kendimizi. Özen bizi dünyaya ve birbirimize bağlar. Fakat sıra özenin ne olduğunu sormaya geldiğinde cevaplanması zor felsefi sorulardan biriyle karşı karşıya kalırız. Todd May, bu zorlu soruyu düşünebilmek için gereken tüm desteği sağlıyor ve araştırmayı kolaylaştırdığı kadar keyifli de bir hale getiriyor. 
 
Özenin ne olduğuna ve insan yaşamındaki ehemmiyetine dair kapsamlı açıklama ve örneklerle birlikte konuyu düşünmeye başlamak bir yana, May’in bilgece müdahaleleri ve üslubu sayesinde özen hakkındaki tartışmaya dahil olmak ve felsefe yapmayı deneyimlemek işten bile değil. 
 
Özen ile ahlak/etik arasındaki; özen ile politika, özen ile yaşam karşısındaki incinebilirliğimiz ve insani olmayan çevre arasındaki ilişkileri düşünmek aynı zamanda kendimizle kuracağımız özenli bir ilişkinin de başlangıç noktası olacaktır. Dahası kendimiz ile dünyanın geri kalanı arasındaki ilişki ancak özen temelinde kurulduğunda gelecekle ilişkimiz de umut barındırabilecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126152</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/618a24de-394c-44b8-9f2f-0afd1ae33135.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Toplumun Sosyolojik Teorisi</image:title>
            <image:caption>Ori Schwarz, kendisinden evvelki sosyoloji teorilerini ve tartışmalarını bir ders kitabının basite indirgenmiş kabalaştırmalarından sıyrılarak, konuları derinlemesine ele alırken, titizlikle ördüğü teorisini son derece sarih bir şekilde ortaya koyuyor. Toplum, iktidar, benlik, kapitalist çalışma ve iş gibi sosyolojinin kadim kavramlarını sorunsallaştıran Schwarz, kapitalizmin 70’lerde emekle mücadelesinde girdiği krize yanıt olarak şirketlerin ve devletlerin yön verdiği dijitalleşme sürecinin sosyolojinin temel taşlarında zorunlu olarak kavramsal değişikliklere kapı araladığına işaret ediyor. Schwarz, 70’lerdeki sınıfların öneminin kalmadığı veya işçi sınıfının dönüştürücü gücünü yitirdiği yönündeki sanayi sonrası “enformasyon toplumu” teorilerinin başlıca iddialarından biri olan “çalışmanın son bulacağı” efsanesini ampirik örneklerle çürütürken, artık “tüketirken” ve hatta “haz alırken” bile üretimin bir parçası haline gelişimizi tartışıyor. 
 
“Örgütsüz” kapitalizm teorilerinin temel iddialarından biri olan sermayenin yerini teknokratların ve menajerlerin alacağı bir elitler yönetiminin de gerçekliği yansıtmadığını hatırlatıyor. Aksine, iletişim teknolojilerindeki gelişmeler, çalışma zaman-uzamı ile boş zaman-uzamı arasındaki ayrımı geçersiz kılacak ölçüde kapitalist üretim lehine yeniden düzenlemiştir. Yaşam alanlarımıza hükmeden algoritmaların “duvarlarla çevrili toplum”, “etkileşimci toplum” tanımlarının da izahını güçleştirmektedir. Yazar ayrıca Bourdieu’dan devraldığı sosyal sermaye kavramını dijitalleşen ve nesneleştirilen yaşamlarımıza ne kadar içsel olduğunu örneklerle anlatmaktadır. Yaygınlık kazanmış sosyal sermayenin hem şirketlerin hem de yaşam alanlarımızın kaçınılmaz kurucusuna dönüştüğünden hareketle, Goffman’ın “benliği sunumu”, Bauman’ın “akışkan toplumu”, Castells’in “ağ toplumu” kavramsallaştırmalarını yeniden mercek altına alan Schwarz, ayrıca Latour’un Aktör Ağ Teorisini masaya yatırmaktadır. Toplumsal ve kişisel belleklerimiz dahil tüm verilerimiz artık nesneleşirken, bağlantısal belleğin şekillenişinde canlı emeğin sermayenin bir bileşeni oluşuna tanık oluruz. Sözleşmenin yerini sözleşmesiz bir iktidar pratiği devralmıştır. Nitekim, algoritmik iktidar Weberci bürokratik iktidar kavramını sorgulanır hale getirmiştir. Peki, bu duvarsız fabrika toplumunda her yerde gözetlenen ve denetlenen bizler için çıkış yolu yok mudur? Schwarz tam da bu noktada, “aşağıdan gözetim”, “sabotaj” gibi direniş yöntemlerinin halihazırdaki etkinliğine dikkat çekerken, kavramsal dağarcığımıza önemli katkılar sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126153</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78d63854-9ef4-465f-b037-472bbac8d90a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Mühendis</image:title>
            <image:caption>Devletin bürokratik çarkı, yamuk yumuktur, kirlidir paslıdır. Ama hayati konularda, telaşsız fakat acımasızca ve hızla döner. Sadece meydan okuyanları, yumruk sallayanları değil, kendi yuvasındaki sakıncalı unsurları da merhametsizce ezer. Pislik içindeki fenalıklarının sayılıp dökülmemesi için kurbanlarını çoğu kez gizli operasyonlarının karanlığında ölü veya diri bir kenara fırlatarak topluma bir tür kayıtsız kalınız çağrısı yapar. 
 
İnsan hakkı ve kanun düzeni çiğnenmiştir. Adalet duygusu incinmiştir. Hatta bürokratik işleyiş hiyerarşisi bile bozulmuştur. Rejimin meşruiyeti zedelenmiştir. Ama adı konulmamış çağrıyla, insanlara korku ve geride durma duygusu bulaştırılmıştır. Çarkın irili veya ufaklı ve önemli ya da önemsiz dişlilerinden oluşan resmi görevliler de çağrıyı iliklerinde hissetmektedir. 
 
Türk Hükümeti, 2003 yılında Irak savaşına dolaysız biçimde katılmaya razı edilmiştir. Fakat savaşa ortak olmayı resmileştirecek Tezkerenin Meclis’te onaylanması, yükselen barış mücadelesinin etkisiyle tehlikededir. 
 
Bürokrasi, türlü yollarla milletvekillerini ikna etmeye çabalarken, Meclisin bilgisayar mühendislerinden Adem aniden kaybolur. Cesedi çok geçmeden bulunur. Ama olayın üstü koyu bir karanlığın sessizliğiyle örtülmüştür. 
  Avukat İzzet, Meclis’te kayıp mühendisin izini sürmeye başlar. Attığı her adımda, bürokratik çarkın örümcek ağı gibi sıkı sıkıya ördüğü ve şiddetle bezenmiş tuzaklarıyla karşılaşacaktır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126154</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bacedec5-e1d8-4dc8-ab72-735939910006.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessiz Cümle</image:title>
            <image:caption>The Washington Post’un ifadesiyle “her sayfasında eğlenceli, şık ya da dâhiyane bir şeyler bulabileceğiniz, bütün gün okuyabileceğiniz yazarlardan biri” olan David Lodge, Atlantik’in her iki yakasında da övgü toplamıştır. Lodge’un, on dördüncü 
kurmaca eseri olan Sessiz Cümle, esprili, özgün ve sürükleyici... 
 
Sağırlık komiktir ama körlük trajiktir. Örneğin Oedipus’u ele alalım: Diyelim ki gözlerini oymak yerine kulak zarını patlattı. Aslında daha mantıklı olurdu, çünkü geçmişine dair o korkunç gerçeği kulaklarıyla öğrenmişti, ama bu aynı katartik etkiye sahip olmazdı. Belki acıma duygusu uyandırabilirdi ama dehşet uyandırmazdı. 
 
Sessiz Cümle tam bir David Lodge klasiği; bir insanın sağırlık ve ölümle, yaşlanma ve ölümlülükle, insan hayatının komedisi ve trajedisiyle yüzleşme çabasının komik ve dokunaklı bir anlatımı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126155</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68791831-83d6-4b32-85dd-df7bd2045db0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Sadece Kuşları Severim</image:title>
            <image:caption>Ben sadece kuşları severim. Öyle hepsini de değil. Sadece iki kuş vardır beni kendisine çeken. Çünkü benim yaşamım onlarda gizlidir. Herhangi bir belgeselde tesadüfen karşınıza çıkan iki kuş, aslında benim hayatımın bir özeti de olabilir: gugukkuşu ve balkılavuzu. Bu iki kuşu o kadar çok severim ki sağ omzumda balkılavuzu kuşunun büyükçe bir dövmesini, sol omzumda ise yine aynı ebatlarda bir gugukkuşunu taşırım. 
 
Yıllarca Balkılavuzu olarak anıldım. Yapmadığım kötülük var mı bilmiyorum, ayrıca aldığım hiçbir sorumluluğu 
hatırlamıyorum. Hayatımın günahlarla dolu olmasını umursamıyorum. Yaptıklarımdan asla pişman olmadım. 
Şimdi sana gerçek beni anlatacağım. Şimdi seni şeytanla tanıştıracağım. Eğer buna hazırsan, kitabın ilk sayfasını 
açmanı bekliyorum. 
 
Kerem Ilgar’ın Ben Sadece Kuşları Severim adlı romanı bir kötülüğün resmini çiziyor; kötülük, romantik ve adil betimlemelerden ziyade tüm saflığıyla ete kemiğe bürünüyor ve bizleri, insanın korkutucu gerçekliğiyle tanışmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126156</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cad67d37-f46e-431d-bef7-a7d582fd783d.jpg</image:loc>
            <image:title>Maymundan İnsana - İnsanlık Tarihi</image:title>
            <image:caption>Nasıl bu hale geldik sence? Şimdiki görüntüne nasıl kavuştun? Ağaçlara tırmanan ve dört ayak üzerinde koşturan canlılarken, bizim için çalışacak ilk robotu icat eden canlılara giden uzun bir yolculuk bu. Peki toplum bugünkü haline nasıl kavuştu dersin? Günümüze kadar ulaşan ve hayatımızı şekillendiren bazı önemli keşifleri ve icatları yapacak kadar zeki miydik? Olabilir, çünkü ilk deneyimlerimizi çok uzun zaman önce ilk insanken ateşte kendimizi yakarak ve ilk bıçakla parmağımızı keserek edindik. 
 
Bu, insanoğlunun hikâyesi… Çok uzaklardan bize göz kırpıyor… Ya da belki de o kadar uzak değildir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126157</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cf3fea6-7365-44e0-9d97-94e8ae16e11a.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahşi Çocuk</image:title>
            <image:caption>İZİN VER SANA 
DOĞANIN BÜYÜSÜNÜBÜYÜSÜNÜ 
GÖSTEREYİM. 
Haydi beraber bir yolculuğa çıkalım. BÜYÜLEYİCİ bir dünyanın bizi beklediği vahşi bir yolculuğa... 
 
Ailenle ve arkadaşlarınla yürüyüşlere çıkmak ve gördüklerine dikkat edip o anları ölümsüzleştirmek olağanüstü vahşi hayatımızla ilgili bilgilenmenin ve ona hayran kalmanın oldukça pratik ve nefis bir yoludur. Bu harika kitap şiirsel bir anlatımla yazıldı ve birbirinden ilginç bilgilerle ve etkinliklerle dolu. Ödüllü doğa bilimci yazar Dara McAnulty bu kitap yoluyla sana yaşam alanlarını nasıl keşfedebileceğini ve o yaşam alanlarında yaşayan böcekleri, hayvanları ve bitkileri tanımlamak için duyularını nasıl kullanman gerektiğini gösterecek. Gezegenimizin ne kadar hayret verici olduğunu gerçekten fark ettiğinde onu koruyabilmek için elinden gelen her şeyi yapmak isteyeceksin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126158</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc9fe054-fc62-4a9d-90ae-29d1b564edd6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Zekanın Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>Uzun zamandır robotların, otomasyonun, yapay zekânın varlığından korkup kaçıp bir yandan da bu varlığın hayaline kapılıp büyüleniyoruz. Ödüllü yazar Michael Wildenhain da en başa gidiyor ve yapay zekânın gerçekten de kendi bilincini geliştirip geliştirmediğini sorguluyor. Yazar, Kasım 2022’de ChatGPT’nin de sahneye çıkmasıyla birlikte kullanımına dair tartışmaların zirve yaptığı yapay zekânın gelişimini ve alımlanmasını birkaç merkezde incelemeye alıyor: Mary Shelley, Johann Wolfgang von Goethe gibi yazarlardan Herbert A. Simon, Allen Newell ve Alan Turing gibi programlamanın öncülerine ve Gottlob Frege ve John Rogers Searle gibi filozoflara kadar giderek yapay zekânın gelişimini anlatıyor ve en önemlisi geleceğini tartışıyor. Yapay Zekânın Kısa Tarihi, ilk bilgisayarın ortaya çıkışından nörolojik ağlara kadar pek çok alanda kuş bakışı yolculuk yapabileceğimiz çokdisiplinli ve disiplinlerarası bilgilerle dolu, müthiş bir kılavuz. 
 
“Yapay zekâ, silahları otomatik olarak ateşleyemediği sürece insanların hayatta kalıp kalmayacağına insanlar karar verecek. Yine de akıllı makinelerin insanlığın karşısına geçip geçmeyeceği konusuyla ilgilenmemiz gerekiyor. Yazar Michael Wildenhain, kısa süre önce yayımlanan kitabında yapay zekâ sistemlerinin ne derece zeki olduğu ve bir bilince sahip olup olmadığı üzerinde duruyor. Yazar, bilgisayar bilimi ve felsefe kaynaklarından yararlanırken edebi unsurların da içeriğe akmasına izin veriyor. Son kertede, ruhsal varlıklara inanılması durumunda makinelerin bilincinin olduğuna inanılabileceğini söyleyerek tartışmayı teolojik alana havale ediyor...” Jutta Blume, Neues Deutschland 
 
“Durumu ‘Bilgisayarlar edebiyatı yaratmaz ancak yapay zekâ fikrinin babası edebiyattır,’ ifadesiyle özetleyen Wildenhain, kitabında yapay zekânın 
geçirdiği ‘uzun kış’ın ardından 2022 yılında ChatGPT’nin sahneye çıkmasıyla birlikte makinelere yönelik beklentilerin ve korkuların yeniden 
canlandığına değiniyor...” Cornelius Wüllenkemper, Frankfurter Allgemeine Zeitung</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126159</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b0d8339-35ab-4f29-b142-bee89e890663.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessiz Güç</image:title>
            <image:caption>Neden derslere hiç katılmıyorsun?
Neden çok sessizsin? 
Neden okuldan geldikten sonra hep odana kapanıyorsun?
 
Çok konuşmanın çok bilmekle ilişkilendirildiği bir dünyada bunca soruya maruz kalan sessiz bir çocuk ya da genç olmak gerçekten zor. Fakat en yakınınızdakilerin bile sizi anlamaması daha da kötü.
 
Sessiz gençler de en az diğerleri kadar zeki ve cesurlar. Onlar yalnızca içe dönükler. Fakat bazen ne kendileri ne arkadaşları ne de aileleri bunun farkında oluyor. Kendisi de bir içe dönük olan Susan Cain, Sessiz Güç ile gençlere kendilerini daha iyi tanımaları için bir fırsat sunuyor. İçe dönük gençlerle yaptığı sohbetlerden örneklere yer verdiği kitabında gençlerin, hem akranlarının gerçek yaşam hikâyelerinden ilham almasını hem de kendilerini yalnız hissetmemelerini sağlamayı hedefliyor. İçe dönüklerin aslında sahip oldukları “sessiz gücün” farkına vardıklarında potansiyellerinin çok yüksek olduğunu gösteriyor.
Sessiz Güç; içe dönük bir genç olarak kendini tanımak, bir ebeveyn olarak içe dönük çocuğunuzu anlamak, bir öğretmen olarak içe dönük öğrencilerin ihtiyaçlarının farkına varmak, dışa dönük biri olarak içe dönük arkadaşınızla empati kurmak için en ideal kaynak. 
Sessiz mizacınızın gücünü keşfedin!
“Metne eğlenceli çizimlerin eşlik ettiği Sessiz Güç, tam da hedef kitlesine hitap ediyor. İçe dönüklüğün, kişiye zayıflık değil, güç kattığının altını çizen kitapta pek çok genç kendini bulacak. Mükemmel.”
School Library Journal
“İçten içe kükreyen çocuklar ve gençler için.”
Booklist
“Sessiz çocuklar (ve ebeveynleri) için harika bir kılavuz. İçe dönüklüğe dair bir kutlama.” 
Guardian
“Gürültücü bir dünyada sessizliğin güçlü bir savunusu.”
Deutschlandradio Kultur
 
“Keşke 13 yaşındayken bu kitabı okusaydım. Gençler kadar ebeveynlerin de okuması gerek.”
Tim Lott
“İster içe dönük ister dışa dönük ister hem içe hem dışa dönük olun bu kitap hepinize göre. Sessiz Güç diyor ki içe dönük bir çocuğunuz varsa merak etmeyin, onlar hallerinden memnunlar, onları oldukları gibi kabul edin.”
Simon Mayo
“Sessiz Güç’ü okumak gözlerimi açmamı sağladı, kendi doğamı bana yeniden hatırlattı. Uyarı işaretlerine saygı duymak gerek. Bazılarımız sadece biraz daha zamana ihtiyaç duyuyor. Sessizce.”
Red
“İçlerinde volkan patlamayan çocuklar ve gençler Sessiz Güç’te onlar için savaşan biriyle tanışmaktan mutluluk duyacak. Cain&apos;in anlatımı nazik ve anlayışlı. Anekdotlar ve sosyal bilimden faydalanarak ve verdiği pratik tavsiyelerle yaygaracı olmayı ödüllendiren bir toplumda içe dönüklerin ne denli güçlü olabileceğini gösteriyor.”
Wall Street Journal
Sessiz olmak, bir süper güçtür!
Pek çok içe dönük, içe dönük olmasına RAĞMEN değil, içe dönük olduğu İÇİN hayatında inanılmaz şeyler başarmıştır.
Kendinizi olduğunuz gibi kabul edin. Dünyanın size ihtiyacı olduğunu ve kendinizi ifade etmenin de pek çok yolu olduğunu unutmayın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126161</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab22703e-a790-48e5-9b39-dcd87e162557.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişten Günümüze Özel Eğitim</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
DÜNYADA ÖZEL EĞİTİMİN TARİHSEL GELİŞİMİ 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
TÜRKİYE’DE ÖZEL EĞİTİMİN TARİHSEL GELİŞİMİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
ÖZEL EĞİTİM HİZMETLERİ YÖNETMELİĞİNİN DÜNÜ BUGÜNÜ 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
ÖZEL EĞİTİMDE GÜNCEL UYGULAMALAR 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM 
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE ÖZEL GEREKSİNİMLİ BİREYLERE TOPLUMSAL BAKIŞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126162</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e46d9c36-2f63-4473-8f1f-48f9e9cca3e7.jpg</image:loc>
            <image:title>İşletmelerde Sürdürülebilirlik Yönetimi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
BÖLÜM 1: 
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK KAVRAMI VE İŞLETMELERDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK 
 
BÖLÜM 2: 
SÜRDÜRÜLEBİLİR GİRİŞİMCİLİK 
 
BÖLÜM 3: 
SÜRDÜRÜLEBİLİR İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 
 
BÖLÜM 4: 
TEDARİK ZİNCİRİNDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK 
 
BÖLÜM 5: 
İŞLETMELERDE SÜRDÜRÜLEBİLİR SOSYAL SORUMLULUK 
 
BÖLÜM 6: 
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ODAKLI ÖRGÜT KÜLTÜRÜ 
 
 
 
BÖLÜM 7: 
SÜRDÜRÜLEBİLİR LİDERLİK 
 
BÖLÜM 8: 
SÜRDÜRÜLEBİLİR İŞLETMELERİN HUKUKİ YAPISI 
 
BÖLÜM 9: 
İŞLETMELERDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE İNOVASYON İLİŞKİSİ 
 
BÖLÜM 10: 
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE YENİ ÇALIŞMA BİÇİMLERİ 
 
BÖLÜM 11: 
KURUMSAL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK YÖNETİMİ 
 
BÖLÜM 12: 
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK YÖNETİM SİSTEMLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126163</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/326b4608-35bb-43ee-9a0c-9dfef8fb43e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhçuluk: Nedir, Ne Değildir?</image:title>
            <image:caption>Ruhçuluk öğretisi çoğu kez yanlış anlaşılmış ve karmaşık anlatımlarla dejenere edilmiştir. Bu kitap, Ruhçuluğun yalnızca popüler bir inanç sistemi, kişisel gelişim yöntemi veya şifacılık olmadığını vurgulayan bir bakış açısı sunuyor. Modern hurafelerle veya parapsikoloji, astroloji, fal ya da numeroloji gibi konularla hiçbir ilgisi olmayan Ruhçuluk, gerçek anlamda derin bir farkındalık ve içsel bilgelik arayışıdır. 
Kitap, günümüzün &quot;gurularına&quot; ve sahte şifacılara karşı uyanık olmayı, egonun tuzaklarını ve dogmaların insanları nasıl yanlış yollara yönlendirdiğini anlatmayı amaçlıyor. Yazar, ruhsal gelişim adına &quot;kendi kişiliğini geliştirmiş&quot; ve &quot;başkalarına öğüt verme&quot; görevini üstlenmiş olan sahte uzmanları cesurca eleştiriyor. Ayrıca, asıl anlamlarını Ruhçulukta bulan kader ve karma gibi kavramların, bazı kesimler tarafından nasıl çarpıtılarak fatalizm ve dogmatizme dönüştürüldüğünü ortaya koyuyor. 
&quot;Ruhçuluk parapsikoloji, mistisizm, kişisel gelişim veya fal değildir. Gerçek Ruhçuluk, içsel bilgelik arayışıdır ve sahte şifacılarla, dogmatik düşüncelerle karıştırılmamalıdır. Zira gerçek şifacılar çok nadirdir; sözüm ona &apos;gelişmiş&apos; kişiliklere sahip olanlar ise, çoğu zaman şişmiş egoları ve yanlış ideolojileriyle toplumu yanlış yönlendirirler.&quot; 
Bu kitap, Ruhçuluk ve onun felsefesini derinlemesine keşfetmek isteyen okurları cesur bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126164</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2370b659-7ce4-4be8-a36c-b4819e35fe69.jpg</image:loc>
            <image:title>Adıyamanlı Rıfat Baba Divanı</image:title>
            <image:caption>Asırlar boyunca edebiyatımızın temel unsurlarından biri olan Dîvân edebiyatı, birçok farklı kültür ve coğrafyada gelişimini sürdürmüştür. Bu edebiyatımızın gelişim alanı bulduğu sahalardan biri de tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan Adıyaman’dır. Adı edebiyat dünyasında çok fazla anılmasa da son yıllarda yapılan araştırmalar neticesinde bu şehrin 30 kadar Dîvân şairini yetiştiren önemli bir kültür ve sanat merkezi olduğu, edebiyat tarihimize hatırı sayılır katkılarda bulunduğu görülmüştür. Bu doğrultuda Rıfat Baba, Haydar Efendi, Lüzûmî Efendi, Hasmî Baba, Asım Efendi, Sıdkı Efendi, Lâmi Efendi gibi şairler örnek gösterilebilir. Bu çalışmanın konusu, Adıyaman’ın önemli şairlerinden biri olan Rıfat Baba tarafından kaleme alınan ve “Diyarbakır Ziya Gökalp Yazma Eser Kütüphanesi”nde “AHA – 6/1” demirbaş numarada kayıtlı bulunan Rıfat Baba Dîvânı’nın “İnceleme – Metin – Dil İçi Çeviri”sidir. Bu çalışmada Rıfat Baba Dîvânı incelendi. İlk olarak şairin hayatı, yaşadığı muhit, şiir ve dünya görüşü saptanmaya çalışıldı. Sonrasında eserde yer alan şiirler transkripsiyon alfabesine uygun olarak Latin harflerine aktarıldı ve bu şiirlerin dil içi çevirileri yapılarak eser tanıtılmaya çalışıldı. Bu çalışmanın amacı Adıyamanlı Rıfat Baba’nın şair kimliğini ortaya koyup Dîvân’daki şiirleri dil içi çevirileriyle birlikte transkribe ederek tanıtmaktır. Bu hususta böyle önemli bir eserin bulunup kültür ve edebiyat tarihine sunuluyor olması bizim için ayrı bir heyecan oluşturmaktadır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126165</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d538501b-67b1-43e5-ae7d-f7b8a6f73ec0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazma Dersleri</image:title>
            <image:caption>Yazma Dersleri, Türk edebiyatında genel kabul görmüş otuz romancı, öykücü ve şairin kendi açıklamaları ve görüşlerinden yola çıkarak; onların yazma tutumlarını ve yaratıcı düşünce dünyalarının perde arkasını, yazarlık serüvenlerinde karşılaştıkları güçlükleri de ele alarak ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu yazar ve şairlerin hangi duygularla ve nasıl yazdıkları, yaratma duygularını nelerin harekete geçirdiği, nasıl bir yazı evreni oluşturdukları, yazma sorunlarının neler olduğu ve neden bu yazma biçimlerini seçtikleri gibi soruların cevaplarını arayan bu çalışma, özellikle yazmanın doğasını merak eden okurlara kullanışlı bir rehber olmayı hedeflemektedir. 
  Bu kitap, bir “edebiyat dersleri” ve “yazma kılavuzu” olmasının yanı sıra, “hayat kılavuzu” olma özelliği de taşımaktadır. Kitaba bir bütün olarak bakıldığında, yazarlığa başlangıç adımlarından veda dönemlerine kadar bir yazarın “yazarlık biyografisi”nin de ortaya konduğu görülür. Kuşkusuz, yazarın hayatı ve yazarlığı ayrılmaz bir bütündür. Bu bağlamda yazarlar, yazarlık süreçlerinden damıttıkları hayat görüşlerini de bu yazılara yansıtırlar. Bir hayat nasıl yaşanmış, bu hayatın içindeki yazma hikâyeleri nasıl oluşmuş, bir yazar imgesi nasıl yaratılmış ve ondan bize ne kalmış... Bu kitapta ele alınmaktadır. Böylece okur, Ahmet Mithat’tan Tomris Uyar’a, Orhan Pamuk’a kadar uzanan yaklaşık yüz elli yıllık bir yazma serüvenini panoramik olarak görecek; bu yazarlar üzerinden değişen yazma anlayışlarını karşılaştırarak kendine bir yol haritası çizebilecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126166</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c255eafe-43f6-461f-944b-7da6daa58f51.jpg</image:loc>
            <image:title>Küller Ve Yıldızların Lanetlediği Kral</image:title>
            <image:caption>GECEDOĞAN DÜETİ 2 
Kejari’nin ardından Oraya’nın bir zamanlar gerçek olduğunu düşündüğü her şey yok olmuştu. Kendi krallığında bir tutsak gibi yaşarken hem sahip olduğu tek ailenin yasını tutuyor hem de yıkıcı bir ihanetin şokunu atlatmaya çalışıyordu. Artık kendi kanına dair gerçekleri bile bilmiyordu. Ancak emin olduğu tek bir şey vardı. Kimseye güvenemezdi, özellikle de Raihn’e… 
Gece Hanesi düşmanlarla sarılmıştı. Raihn’in kendi soyluları, bir zamanlar köle olan dönüşmüş kralı kabul etmeye istekli değildi. Kan Hanesi ise pençelerini krallığa geçirerek onu içeriden 
parçalamaya çalışıyordu. 
Raihn, Oraya’ya gizli bir ittifak teklifiyle gelmişti. Oraya’nın krallığını geri kazanması ve ona ihanet eden sevgilisinden intikam alması için gereken tek yol, anlaşmayı kabul etmekti. Tabii bunu başarmak için babasının en büyük sırlarıyla iç içe geçmiş yıkıcı ve kadim bir gücü kullanması gerekecekti. 
Hiçbir şey göründüğü gibi değildi, üstelik düşmanlar dört bir yandan yaklaşıyordu. Oraya geçmişinin sırlarını çözüp geleceğiyle yüzleşirken kendini bir seçim yapmak zorunda bulacaktı. Gücü ele geçirmek için kan dökmeyi mi seçecekti, yoksa yakıp kül eden aşkın onu yok etmesine izin mi verecekti?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126167</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de273e6c-7aef-45cf-b948-bf2abfefce5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklısı İçin Çevre</image:title>
            <image:caption>Hava, toprak, su, bitkiler ve hayvanlardan oluşan çevremizi tanımaya ne dersin? Gün içerisinde yapıp ettiklerimiz sence çevremizi nasıl etkiliyor? Peki, bizler çevremiz için neler yapabiliriz? 
Gezegenimize sahip çıkmak için neleri değiştirebileceğini keşfet. 
Çevre kirliliği sorununu ve bu sorunun nasıl çözülebileceğini araştır. 
Yaban hayatının gelişimine katkı sağlamak için sen de kendi mikro yaşam alanlarını yap. 
 
Meraklısı İçin dizisi, çocukları etraflarındaki dünyayla bağ kurmaya ve bu dünyayı keşfetmeye teşvik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126168</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bc4e6e5-ba12-4edc-824f-e1ff1e4d120d.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklısı İçin Robotlar</image:title>
            <image:caption>Robotlar gezegenimizin önemli bir parçasıdır. Peki, robotları bu kadar önemli yapan şey nedir? 
Farklı robot türlerini ve bu robotların yapabildiği muhteşem şeyleri keşfet. 
Robotların kendilerine verilen görev ve işleri tamamlamak için çevrelerini nasıl algıladıklarını, nasıl düşündüklerini ve harekete geçtiklerini araştır. 
Sen de kendi başına hareket edebilen bir robot yap! 
 
Meraklısı İçin dizisi, çocukları etraflarındaki dünyayla bağ kurmaya ve bu dünyayı keşfetmeye teşvik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126169</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/516b4d97-8fa2-4d6d-afb3-594f064e8671.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklısı İçin Su</image:title>
            <image:caption>Su, gezegenimizin büyük bir kısmını kaplar. Tüm canlılar için olmazsa olmazdır. Peki, suyu bu kadar önemli yapan şey nedir? 
Suyun dünyamızı nasıl şekillendirdiğini ve suyu günlük hayatımızda nasıl kullandığımızı keşfet. 
Bir kavanozun içinde bulut oluşturarak suyu ve hava durumunu araştır. 
Bahçenizdeki canlılar için sen de mini bir gölet yap. 
 
Meraklısı İçin dizisi, çocukları etraflarındaki dünyayla bağ kurmaya ve bu dünyayı keşfetmeye teşvik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126170</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fdd356e-48e7-4994-9bdb-4fc23d3afd3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklısı İçin Ağaçlar</image:title>
            <image:caption>Ağaçlar gezegenimizin önemli bir parçasıdır. Peki, onları bu kadar önemli yapan şey nedir? 
 
Ağaçların hangi kısımlardan oluştuklarını ve bize nasıl fayda sağladıklarını keşfet. 
 
Ağaçların yaşlarını araştır ve dünyanın en yaşlı ağaçlarıyla tanış. 
 
Birbirinden güzel yapraklar kullanarak sen de renkli bir ağaç kolajı yap. 
 
Meraklısı İçin dizisi, çocukları etraflarındaki dünyayla bağ kurmaya ve bu dünyayı keşfetmeye teşvik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126171</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c79fc3e0-0fe8-4635-956e-a29a7ffef72e.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Devleti’nde Bor Madeni</image:title>
            <image:caption>Tarih boyunca, keşfedilen birçok maden insanlığın gelişmesine katkı sağlamıştır. İlk zamanlar madenler zanaatkarların elinde şekillenmiş ve farklı formlarda kullanıma sunulmuştur. Teknolojinin gelişimiyle birlikte hem çıkarılan madenlerin miktarı artmış hem madenlerden elde edilen fayda üst seviyelere çıkarılmaya çalışılmıştır. Zengin maden rezervlerine sahip ülkeler ise her zaman hedef tahtasında olmuştur. Dünya tarihi bu madenler için gerçekleşen savaşlarla doludur. 
Bugün Türkiye’nin bor madeni rezervinde ilk sırada olduğu bilinmektedir. Bordan üretilen pek çok ürün artık marketlerde dahi karşımıza çıkmaktadır. Peki bu topraklarda bor hangi tarihte ve kimler tarafından keşfedilmiştir? 
Bu kitapta borun Osmanlı Devleti’nde keşfinden itibaren başlayan öyküsünü bulacaksınız. Bir tesadüfle başlayan bu öykü zamanla Osmanlı Devleti’nin küresel tekellerle mücadelesine sahne olacak geniş bir zamana yayılacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126172</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16fc5261-e959-4267-b658-4bd5d924a486.jpg</image:loc>
            <image:title>Olguda ve Kurguda Yaşlılık</image:title>
            <image:caption>Olguda ve Kurguda Yaşlılık, yaşlılığı hem tarihsel ve toplumsal gerçeklikte hem de kurgusal dünyada ele alan akademik bir çalışmadır. Sosyoloji, edebiyat, bilgi ve belge yönetimi, halk bilimi, arkeoloji, sinema gibi disiplinlerde yaşlılığın bireysel, toplumsal ve kültürel boyutlarını irdelemektedir. Cumhuriyet Dönemi Türk şiirindeki temsillerden eski Türk inanç paradigmasına, halk kütüphanelerinin ürettiği hizmetlerden dizilerdeki kahramanlara yaşlılığın izini disiplinlerarası bir perspektifle sürmektedir. Yaşlılığı anlamlandırmak için zengin bir birikim sunmakta ve bu konuda sağlıklı, sürdürülebilir bir bakış açısı geliştirmeye katkı sunmayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126173</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7f927fe-55b6-421d-b3ea-f032b5bf9a74.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Zeka ve Akıllı Ulaşım Sistemleri</image:title>
            <image:caption>Küresel ölçekte hızla artan kentleşme, teknolojik gelişmeler ve sürdürülebilirlik gereksinimleri, ulaşım sistemlerini yeniden şekillendiren önemli dönüşümleri beraberinde getirmektedir. &quot;Yapay Zekâ ve Akıllı Ulaşım Sistemleri-Geleceğin Ulaşım Dünyasına Disiplinlerarası Bir Bakış&quot; başlıklı bu eser, yapay zekâ ve akıllı ulaşım teknolojilerinin ulaşım altyapısına entegrasyonunu, disiplinlerarası bir perspektifle ele alarak derinlemesine bir inceleme sunmaktadır. 
 
Alanında uzman akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanan bu eser; otonom araçlar ve otonom gemiler, enerji verimliliği, engelsiz ulaşım uygulamaları, büyük veri analitiği, yapay zekâ destekli trafik yönetimi ve sürdürülebilir şehircilik gibi konulara odaklanmaktadır. Bu kapsamda, yalnızca mevcut durumun analizi ile sınırlı kalmayıp, geleceğe yönelik stratejik öngörüler ve çözüm önerileri de sunulmaktadır. 
  Yapısal ve analitik bir çerçeve sunan bu eser, akıllı ulaşım sistemlerine yönelik bilimsel çalışmalara rehberlik edecek nitelikte olup, mühendislik, şehir planlama, ulaşım yönetimi ve kamu politikası gibi çok disiplinli alanlarda faaliyet gösteren araştırmacı ve profesyoneller için değerli bir referans kaynağıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126174</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a682bef9-07cc-44f0-b2fb-139eb9653a3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Satınalma Sanatı ve İnsan</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta en az üç tedarikçiden teklif alın, çapa kullanın gibi her yerde bulacağınız standart satınalma bilgilerini görmeyeceksiniz. Onun yerine yeni bir ürün veya hizmetin doğumundan itibaren proje yönetimi, teklif alma ve değerlendirme, doğru tedarikçi seçimi ve uzun süreli tedarikçi yönetimi gibi konularda Akın Ergür’ün otuz yıllık deneyiminden yararlanma fırsatı bulacaksınız. 
Bu kitapta öncelikle ‘insan’ göreceksiniz. İlişki yönetiminden liderliğe, müzakereden kişisel gelişime, farklı bakış açıları geliştirmekten imaj yönetimine kadar birçok alana dair gözlem, izlenim ve tecrübelerin damıtılmış püf noktalarını okuyacaksınız. 
Böylece hem kişisel hem de şirket hedeflerine ulaşmanın yollarına dair yeni bir bakış açısı edinebileceksiniz. 
 
 
‘Pazarlık Taktikleri ve İkna’ konulu Satınalma 
Muhabbetlerinde verdiğiniz bir örneği iş hayatında 
uygulayarak çok verimli ve kısa sürede bir kazanç sağladım. 
 
* 
 
Gerçekten ihtiyacımız olan şey. Tam bize göre. 
Akın Bey, sizin dışınızda kimse cesaret edemezdi. 
 
* 
 
Akın Bey olsa ne düşünürdü ve ne yapardı dedim ve sizin taktikle hiç beklenmedik bir şekilde çok zor bir işi kapattım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126175</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d19ab239-f4a5-441c-b2d0-1e8d25bd47f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekranın Ardında Kaybolan İnsan</image:title>
            <image:caption>İlk adım belki de zararsız bir şeyle başladı: Çiçekler. Doğa, evlerimize çiçeklerle taşındı ama bakımı zordu, ömürleri kısaydı. “Neden sonsuza dek canlı gibi duran çiçekler yapmayalım?” diye düşündük. Böylece her daim mükemmel görünecek yapay çiçekler hayatımıza girdi. Ama bu mükemmeliyetin bir bedeli var: Gerçekten uzaklaşmak. 
 
Çiçeklerle başladık ama bu yetmedi. Etrafımızda doğanın kokusu da olsun istedik. Bu yüzden parfüm şişelerine yapay kokular eklemeye başladık. Lavanta kokusu, okyanus esintisi ya da taze meyve aroması... Hepsi bir şişenin içinde, birkaç püskürtme kadar yakın. 
 
Daha sonra midemiz hedef alındı. Laboratuvar ortamında üretilen yapay etler, genetiği değiştirilmiş sebzeler, daha uzun ömürlü, daha dayanıklı ve her zaman ulaşılabilir hale getirildi. Süpermarket raflarında gördüğümüz yiyeceklerin artık çoğu, gerçek anlamda doğanın bir ürünü değil. 
 
Gıdalarımız yapay hale geldikçe, beyinlerimiz de aynı süreçten geçti. Yapay bilgi, sahte haberler, yanlış yönlendirmeler hayatımızı kuşattı. Artık doğruyu yanlıştan ayırmak zorlaştı. Dijital dünyanın bu yapay bilgi bombardımanı, bir yandan her şey hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlarken, diğer yandan gerçek bilginin ne olduğuna dair kafamızı karıştırdı. 
 
Ve işte nihayet, bu yapaylık yolculuğunun son noktası: Yapay zekâ. Artık makineler bizim yerimize düşünüyor, analiz yapıyor, kararlar alıyor. İnsan beyninin yarattığı en büyük icatlardan biri olan yapay zekâ, şimdi insanlığın kendisine meydan okuyor. 
  Yapay çiçeklerle başlayan bu yolculuk, yapay zekâya kadar uzanan bir dönüşüm hikâyesi. Peki bu süreçte biz neye dönüştük?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126176</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e7fc6c5-c524-410e-9cb9-9a4113b5c2f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Ramses</image:title>
            <image:caption>II. Ramses, Nil Vadisi&apos;ni ve Mısır imparatorluğunun hâkimiyetindeki geniş coğrafyayı MÖ 1279&apos;dan
1213&apos;e kadar yönetti. Bu da onu en uzun süre tahtta kalan firavunlardan biri yapıyor. Kültürel konularda
yenilikçi, dur durak bilmeden kendi propagandasını yapan zeki bir diplomattı. Kadeş Savaşı&apos;ndan sonra
imzalanan barış antlaşması tarihin kaydettiği bir ilkti. Diğer tüm Mısır firavunlarını geride bırakarak Ebu
Simbel&apos;deki tapınakları, Karnak&apos;taki büyük hipostil salonu, karısı Nefertari&apos;nin anıt mezarını ve kendi anıtı
olan Ramesseum&apos;u inşa etti.
Ünü diğer tüm firavunları gölgede bıraktı demek mübalağa olmaz: İncil&apos;de bir despot olarak yerilmiş,
edebiyatta Ozymandias olarak nam salmış ve antik dünyayı araştıran ilk tarihçiler tarafından Genç
Memnon olarak övülmüştü. Hükümdarlığı, Eski Mısır&apos;ın gücünün ve refahının zirvesi olan Yeni Krallık
(MÖ 1539-1069) ile özdeşleşmişti.
Toby Wilkinson hazırladığı bu yetkin biyografi eserinde Ramses&apos;in uğraşları ve tercihleri üzerinden
megaloman bir hükümdarın metot ve amaçlarını göz önüne seriyor ve bunlardan günümüz için dersler de
çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126177</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9532e5eb-c24a-4014-81d7-1989c3a4a52a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Empati</image:title>
            <image:caption>Hayatta kalabilmek için başkalarına ihtiyaç duyarız ve insanları “okuma” becerimiz hayatta kalmada başarılı olma ihtimalini artırır. Bizimki gibi bir türün hayatta kalması empatiyle ilgili iki önemli beceriyi gerektirir. İlk olarak, başkalarındaki korku belirtilerini yakalayabilmemiz gerekir. İkinci olarak, çocuklarımızın ilgilenmemiz gereken ihtiyaçları olduğunu kabul etmeli ve biz de özenle bu ihtiyaçları karşılamalıyız. Ancak korkuyu hissedip buna tepki vermek ve başka bir kişinin ihtiyaçlarını okumak bizi mutlaka empatik yapmaz. Bunlar önemli araçlardır ancak empatiye tam anlamıyla dönüşebilmeleri için daha fazla eğitim ve beceri gerekecektir. 
Empatiyi kişiler arası empati ve sosyal empati olarak ayrıştıran yazar Elizabeth Segal, kişiler arası ve sosyal empati konusunda beceri sahibi olunduğunda, sosyal durumların başarılı bir şekilde yönetilme olasılığının daha yüksek olduğunu savunmaktadır. Sosyal empati, kişiler arası empatinin daha geniş alanda kullanımıdır. İnsanları ve diğer sosyal grupları, onların durumlarını algılayarak ve deneyimleyerek anlama becerisidir. 
Segal’e göre gruplar arasında empatiyi güçlendirdiğimizde uyumlu, duyarlı ve başarılı topluluklar yaratırız. Tarih boyunca insanlık daha empatik olma konusunda ilerleme kaydetmiştir. Daha empatik olma konusunda etkilenenler, karşılığında başkalarını da etkilemiştir. Empatinin tarihi budur. Empati bir kişiden diğerine, bir gruptan diğerine yayılır, ta ki farklılıklar ortadan kalkana ve “onlar” “biz” olana kadar. Bu yüzden sosyal empatinin anlaşılması önemlidir ve bu kitap da buna hizmet etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126178</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff653772-e8b1-4106-97d5-7579b07bdee2.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyanış</image:title>
            <image:caption>Uzun yıllar petrol tröstlerine danışmanlık yapan ve akabinde bu hizmetlerinden dolayı ABD Dışişleri Bakanı yapılarak kendisine yeni görevler yüklenen Condelezza Rice’ın, Amerikan Senatosunda yaptığı “22 ülkenin sınırları değişecek.” açıklamasıyla, küresel hakimiyet projesi kendini açık etti. 
İsrail, ABD’nin bütün kurumlarıyla desteklediği bu proje ile “Büyük İsrail”i kurma hayalini gerçekleştirme hedefine doğru ilerlemeye başladı. 
Bu çalışmada; bugün İsrail’in topyekûn ortadan kaldırmaya çalıştığı Filistin sorununun, işgalin ve Tek Dünya İmparatorluğu hırsıyla her alanda görülen yayılmacılığın bilgi ve belgelerini bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126179</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c5e17a2-d263-4516-b668-a8d6a914dffa.jpg</image:loc>
            <image:title>Filistin Meselesi (1947-1949)</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de daha çok Tanrı Buyruğu adlı Kur’ân tercüme ve tefsiriyle tanınan Ömer Rıza Doğrul, aynı zamanda kendi dönemindeki hadiseleri dikkatli bir şekilde takip ve tahlil etmiş bir münevver. Elinizdeki kitap ise Doğrul’un bu yönünü ortaya çıkaran en önemli metinleri bir araya getiriyor. 
1947-1949 aralığında kadim Filistin topraklarının siyonistler tarafından işgal edilerek İsrail’in kurulması sürecini bir Müslüman gözüyle izleyen Ömer Rıza Doğrul, hem o günlerin atmosferini ustalıkla yansıtıyor hem de Filistin meselesini Türkiye’nin o günkü şartları çerçevesinde ‘içeriden’ bir bakışla ele alıyor. Doğrul, Filistin’in Müslüman kimliğini, Arap direnişini ve siyonist emellerin Ortadoğu’da nasıl bir felakete yol açtığını çarpıcı bir üslupla ele alırken; Osmanlı’nın bölgeden çekilişinin ardından İslam âleminin bir araya gelme çabalarını ve Filistin’in geleceği için verilen mücadeleyi detaylandırıyor. Balfour Deklarasyonu’nun bölgeye etkisi, Filistin’deki İngiliz mandası rejiminin çifte standartları ve siyonistlerin bölgeyi kontrol altına alma stratejileri Doğrul’un yazılarında birinci elden gözlemlerle aktarılıyor. Meraklı okurlar açısından kitabın en dikkat çekici bölümlerinden birini, dönemin iki siyasî aktörü Ürdün Kralı Abdullah ve Kudüs Müftüsü Hacı Emin el-Hüseynî ile yapılan mülâkatlar oluşturuyor. Filistin Meselesi, 1947-1949, sadece siyonist işgale odaklanmıyor; aynı zamanda Ortadoğu ve İslâm dünyasındaki ülkelerin konuya nasıl yaklaştığını, Arap hükümetleri arasındaki çekişmeleri ve rekabeti de ortaya koyarak aslında bugün yaşanan birçok meselenin köklerinin geçtiğimiz yüzyılda bulunduğunu gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126181</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e194b8f-e216-47a3-921d-84be4802086a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilvan</image:title>
            <image:caption>Anlaşmayla başlayan bir evlilik… Kaderin acımasız oyunlarıyla sınanan iki insan. Hayali avukat olmak ve kendi ayakları üzerinde durmak olan Avin. Binbir derdin dermanı olan Maran. Avin, törelerin ve babasının katı kurallarının ördüğü duvarları aşmak için mücadele ederken hayatını kökten değiştirecek bir karar almıştı: Mirşad aşiretinin güçlü ağası Maran ile anlaşmalı bir evlilik yapmak. Ancak bu evlilik, Avin’in özgürlüğe uzanan yolu mu olacak, yoksa onu başka türlü bir esarete mi sürükleyecek? Töreye karşı duran; hayaller, özgürlük ve töreler arasında sıkışıp kalmış bir kadının yürek burkan mücadelesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126182</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fb7cfbc-1e59-40f2-bce4-bd9b7d98b010.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişteki Yaralı Ruh</image:title>
            <image:caption>On yedi yaşına bastığı gece ailesini trafik kazasında kaybeden Gökçe Bal Hazer ve abisi Göktuğ Hazer’in tüm hayatı bir gecede tepetaklak olur. Zengin bir ailede büyüyen iki kardeş, ailesinin ölümünün ardından tüm mal varlıklarını kaybettiklerini öğrenirler. İki kardeş birbirine tutunmaktan başka bir çare bulamaz. Yaşadıkları evden ayrılırlar. Gökçe okuduğu kolejden ayrılıp okulunu değiştirirken, Göktuğ da üniversitesini dondurarak ailesinden kalan borçları ödemek için çalışmaya başlar. Gökçe yeni okuluna başlar ve okulun motorcu çocuğu Doruk Çakır Arsal ile tanışır. Doruk, hayatını annesi ve erkek kardeşine adamış, hasta kardeşinin masrafları için motor yarışlarına katılan bir gençtir. Gökçe ve Doruk’un arkadaşlığı aşka evrilirken geçmiş onları bir adım gerilerinden takip eder… İki ruh, geçmişten gelen yaralar ve hayatın bir yerlerde bir araya getirdiği iki beden. Kayıplar, savaşlar ve en derin yara izleri… Onlar, geçmişteki yaralı birer ruhtu. Kapanan yaraları, birbirlerini bulmalarının ardından yavaş yavaş açılmaya başlamıştı. “Kayıplar vermiş iki kardeşin, yaralanmış ruhların ve geçmişten gelen sırların birer birer filizlendiği bu hikâyede, onlarla mısınız?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126183</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8da2d6ca-4368-4a23-b65f-9ff13c9f460d.jpg</image:loc>
            <image:title>Aldanışın Portresi</image:title>
            <image:caption>&quot;Dünyaca ünlü sosyal medya fenomeni Luca Stollen, bir video uğruna canından oldu,&quot; diyordu kadın muhabir. &quot;Dünyanın en tehlikeli yolu olarak bilinen Ölüm Yolu&apos;ndan geçerken feci şekilde can veren fenomen Luca Stollen...&quot; Bahsi geçen bölgenin ekrana verilen resimlerini gördüğümde muhabirin sözleri silikleşti. Bu mevsimde bile karlı olan, uzansan bulutlara dokunacakmışsın gibi görünen, bir arabanın zar zor sığabileceği, kırık dökük bir yol... Manzara o kadar güzeldi ki... Büyülenmiş gibi hissettim bir an kendimi. Bu güzelliğin altında yatan çirkinliği bilmeden o bölgeye gitmeyi kafama koydum. Bunun hayatımda verebileceğim en kötü karar olduğunu, nelere mâl olacağını bilmeden... İnce ince işlenmiş korkunç bir planın ortasına kendi ayaklarımızla yürüdük. Dört kişi çıktık bu yola, dönerken artık üç kişiydik... Ve ölüm... Hepimizi teğet geçmişti... Ama bilinenin aksine öldüren, yol değildi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126184</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1642e32-8117-453e-b153-a3bf232f0cd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Paranormal Hikayeler 2</image:title>
            <image:caption>Titreyip çırpınmaya başladım çünkü sıcaklık dayanılacak gibi değildi. Yeter Ebe avucundaki tuzdan biraz dudaklarıma sürüp biraz da alnıma dökünce önce serinledim, sonra soğuk bardağın sıcak suya temas edince çatladığı gibi çatladığımı hissettim. Korkuyla gözlerimi kapattım. “Kovulmuş şeytandan ve onun iblislerinden Allah’a sığınırım,” diyerek gözlerimi açtığımda gördüğüm manzara karşısında neredeyse küçük dilimi yutacaktım. Tahta üzerine yarı çıplak uzanmış bedenimi görüyordum. Bu nasıl mümkün olabilir, diye düşünürken bedenimin dışında olduğumu fark ettim. Bedenimin iki metre kadar yükseğinde durmuş havada süzülürken kendime bakıyordum. 
Sır içinde sır saklıdır. Sırrı örten her bir perde, gözlerin önüne set olarak çekilir. Görmediklerimiz, sırrın önündeki kalkandır. Bizleri koruyan bu kalkan korku pençesiyle yırtılırsa görünmeyenler görünür ve akıl buna dayanmakta zorlanır. 
 
Bu kitap, 10 kitaplık serinin ikinci kitabıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126185</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48caae66-deb6-43d6-b394-e3d2eaaacfd6.jpg</image:loc>
            <image:title>Şairlerin de Kalemi Susarmış Bazen</image:title>
            <image:caption>Her şiirin bir hikâyesi vardır, Her şairin yaralı bir yeri… Bu kitap; Bazen bir hasret, bazen bir özlemin yer aldığı; sevgiye, sevdaya dair duyguların her tonuyla renklendirildiği; bir şairin kalbindeki sevda hikâyelerinin şiirleştirilmiş hâli… Rüzgâr herkese dokunduğu gibi dokunmaz bir şaire. Yağmur, bir şairin gözünde başka yağar; başka anlamlar vardır güneşin doğuşunda, batışında. Çünkü her şairin kalbinde bir sevda yatar… Ve şairlerin de kalemi susar bazen... Ama kalbi susmaz hiç... Kalbinde bir sevda her zaman yanar… Uşak’tan Erzurum’a, Patnos’tan İstanbul’a, İskenderun’dan Afyon’a, Ankara’dan Denizli’ye ve memleketin birçok yerinden, adım attığım topraklardan esintiler ve tanıdığım bütün insanlardan hikâyeler... Bazen aşikâr bazen gizli… Başka hayatlara yazılan şiirler; başka hikâyelere, başka hasretlere, başka sevdalara… Bazen de gönlüme dokunan sevdaların kalemimden dökülen ağrıları… Çektiğim hasretlerin kalbimden dökülen damlaları… Her şiirde bir özlenen vardır muhakkak Belki de SEN’sin okuduğun şiirin kahramanı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126186</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1fe5f94-5722-4501-afec-903ccc64ed3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Haydi Beraber Koşalım!</image:title>
            <image:caption>“…hayatta bir yol almadan o yolun doğru ya da yanlış olduğu da bazen bilinmezdi.” 
 
Bazen tam da ihtiyaç duyduğunuz anda bir el uzanır size. “Haydi beraber koşalım!” der ve hayat güzelleşir. İşte Özgür’ün hikâyesi de ona uzanan eller sayesinde güzelleşiyor. 
Önder Bayrak bozkırın gölgesinde kalmış dokunaklı bir hikâyeyle yazarlık serüvenine iyi bir başlangıç yapıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126187</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d238ce2d-c493-43e6-ba12-d76540b1f1b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Teaching Time In English To Young Learners A Case Study Of Türkiye</image:title>
            <image:caption>Learning time-related concepts, both in the mother tongue and in a foreign language, surely have ramifications on a person’s selfexpression and communication with others in every aspect of life. Based on this main objective, the term project explores how primary school and secondary school students (K2-K8) learn and apply time-related concepts in English. Such questions as how children perceive time, at what age periods the comprehension of time cognitively and linguistically change and develop, what kind of interaction there is between the mother tongue and a foreign language in terms of learning time-related concepts, and how being aware of these concepts affects the exam performance and academic success matter. Based on these conceptual and theoretical questions, the project turns its attention to Türkiye in terms of testing and weighing them in an educational setting. Using inductive methodology, the research employs the qualitative research method and primarily document analysis, conceived in a broad sense. The basic curriculum of English language teaching in primary and secondary education, the textbooks currently used at K2-K8 level, the High-school Placement Tests (LGS) given between 2019 and 2023, and the reports of the Ministry of National Education of the Republic of Türkiye on these exams constitute the main data sources. The project analyzes each unit of the textbooks and each LGS exam question of each education year and reaches conclusions about the consistency between the curriculum, textbook, and exam questions. In addition, the project makes use of the statistical information from the reports prepared by the Ministry of National Education on the LGS exams. The project has reached conclusions such as that the textbooks have emphasized spatial elements rather than time-related concepts, that students who do not have good knowledge of the temporal elements may face difficulties in the LGS exam, and that there is discrepancy between the content of the textbooks and the questions on some issues. For future possible changes in the curriculum, this study recommends giving more weight to temporal concepts, including temporal elements in textbooks especially in the K5-K8 education, and paying due attention to tense elements in LGS exam questions.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126188</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/caea10de-6012-4bc2-809a-cd87c1f9d9b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Kedi Vani</image:title>
            <image:caption>Vani’nin sımsıcak ailesi, rengârenk arkadaşları ve eğlenceli maceralarıyla sevgi, şükür ve paylaşmanın güzelliğini keşfedin. Bu neşeli hikâye, küçük kalplere hem değerli öğütler hem de sıcacık bir mutluluk sunuyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126189</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35d1bb82-f5ba-4c37-bc6b-8953d454fe0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehrin Işıkları</image:title>
            <image:caption>Bizler dünya denizinde binmişiz bir kayığa, balık tutmak için atmışız oltamızı ve koca deryada boş çektikçe oltamızı, devamlı yer değiştiriyor, umut arıyoruz, yaşam arıyoruz, gelecek arıyoruz. Ama tam bulduk derken, birdenbire elimizden kayıyor. Aydınlık bize tam gelmiyor sanırım. Her zaman bir yanımız gölgede kalıyor... 
Sen şimdi uzaklarda, ben ise sensizliğe yüreğimde dert topluyorum. O yürek ki ancak sana kavuştuğunda her bir dert kelebek olup konacak aşkımıza, o zaman hasret bitecek. Bir şiir yazmak istedim adını sen koydum ama sensizliği kalem bile yazmadı. Umudum, umutlarım avucumun içinde, korkuyorum kaybolur diye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126190</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4be4967-cba9-482b-8cba-41d0c66eb8e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Yazarınız Olmalı - 2</image:title>
            <image:caption>Yazısal Portreler 

Yansımalar/Karşılaşmalar 



Her okurun bir yazarı olmalı düşüncesinden yola çıkılarak hazırlandı bu kitap dizisi. Türk edebiyatıyla dünya edebiyatının okurunu bulan yazarlarına 

dönük birer yazınsal portre denemesi… 

Bir yanıyla modern edebiyatın oluşumunda iz bırakan yazarların edebi yolculuklarına dönük değerlendirmeleri içeriyor, diğer yanıyla da okura 

“sizin de bir yazarınız olmalı” sorusunu sor duruyor. “İyi okur”luğun önünü açan mutlaka bir yazar vardır. 

Yazıda yolculuğu seçen her kişinin de bir yazara gitmesi, onu keşfetmesi, ondan el alması kaçınılmaz. 

İşte elinizdeki bu iki kitaplık birikim Feridun Andaç’ın okura/yazara/yazar adaylarına çağrısıdır: Bir Yazarınız Olmalı. 

Çağına çağdaşlık eden, yazdıklarıyla yaşadıkları dönemin insan gerçekliğini yansıtan yazarların yazı/yaşam yolculuklarına bir bakışı içeriyor çizilen her bir portre. Yaşamla, yazıyla karşılaşmalar size kendi yazarınızı da keşfettirecek bir okuma yolculuğudur aynı zamanda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126191</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37711308-ce5a-49f9-a09e-6fd4ceb98ff0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikmen Çeşmesi</image:title>
            <image:caption>Yılın sekiz ayı karakışın teslim aldığı, gözün görebildiği her yerin beyaza boyandığı Kars’ın (şimdi Ardahan’ın) Hanak ilçesinde doğan ve yaşamı yokluklar ve mücadelelerle geçen Oktay Kaya’nın kendine has üslubuyla yazdığı anıları bazen gülümseyerek, bazen sinirlenerek, bazen de hüzünlenerek okuyacaksınız… 
Tam bir mahrumiyet bölgesi olan bölgede yaşanan ibretlik olaylar, hayata bakışınızı kökten değiştirecek. Yarbay Salih Dikmen’in tamamen halis duygularla yaptırdığı Dikmen Çeşmesi’nin, zaten zorluklarla cebelleşen Kaya’nın başına ne işler açtığına inanamayacaksınız… 
Doğası gibi sert mizaçlı insanların; güzelliklerle, aşklarla, yokluklarla, ihanetlerle, dayanışmayla ve aldatmacalarla dolu yaşamına yakından bakmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126192</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b041e99a-8be0-4a94-9c8d-5af654506b93.jpg</image:loc>
            <image:title>THKP-C Kurtuluş -2</image:title>
            <image:caption>1976-1980 yılları, Kurtuluş’un gelişme/kitleselleşme ve devrimci atılım dönemiydi. Amaç, araç ve ihtiyaç diyalektiği doğrultusunda siyasal ve örgütsel adımlar bu dönemde atıldı. Bu bağlamda kamulaştırma eylemleri ve eğitim çalışmaları yapıldı. Kitle yayın organı olarak haftalık Kurtuluş Gazetesi çıkarıldı. Siyasal faaliyetler “Siyasal Kampanyalar” şeklinde yapılmaya başlandı. Belirlenmiş bir model üzerinden Kurtuluş Örgütü kuruldu. Kürdistan Seksiyonu oluşturuldu ve Kürt illerinde örgütlenildi. Demokratik kitle örgütlerinde ve sendikalarda çalışmalar yoğunlaştırıldı. 
 
Gençlik hareketine daha fazla önem verildi ve ayrı bir gençlik örgütü kuruldu. Kadın sorunu gündeme alındı. Ankara Devrimci Kadınlar Derneği (ADKD) kuruldu ve Demokrat Kadın dergisi çıkarıldı. Giderek artan faşist saldırılara ve katliamlara karşı antifaşist mücadeleye ağırlık verildi ve özel örgütlenmeler oluşturuldu. Sol içi şiddete karşı ilkeli bir tutum geliştirmeye ve sorunları ideolojik mücadele temelinde çözmeye çalışmasına karşın, ne yazık ki bu şiddete Kurtuluş’ta katıldı. 
 
Siyasal ve toplumsal sürecin seyrine uygun olarak her fırsatta, antifaşist, antiemperyalist, anti şovenist ve Kürdistan’da anti sömürgeci ilkeler temelinde eylem birlikleri kurulmaya çalışıldı. Kurtuluş’tan ilk bölünme bu dönemde ortaya çıktı ve Tekoşin grubu Kurtuluş’tan ayrıldı. Önemli öngörülerine rağmen Kurtuluş, diğer siyasal hareketler gibi 12 Eylül’e hazırlıksız yakalandı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126193</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84954f33-4040-49a4-b2ac-1e5eb52ce9f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Çay Peşinde Dünya Turu</image:title>
            <image:caption>Çay için sofralar kurulur. Muhabbetin en tatlı yerinde servis edilir. Dünyanın her yerinde farklı sunulur. Türkiye için vazgeçilmezdir. 
Hadi gelin peşinde dünyayı dolaşalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126194</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8801a44e-7bbb-479b-acf6-a7de974f50b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Talim Yazıları</image:title>
            <image:caption>Çağdaş şiirin sıkı şairlerinden Ergun Tavlan, Sesleri Alan: ve Görme Huyu kitaplarının ardından Talim Yazıları’yla okurların karşısında! Tavlan, edebiyat tarihinden bugüne satır aralarında kalanları, konuşulan fakat yazıya geçirilmeyenleri, “söylenmeye” cesaret edilemeyenleri özgün üslubu ve fragmantal yazı biçimiyle kaleme alıyor. Talim Yazıları parça parça büyüyen başka bir eleştiri, yakın okuma yaklaşımı. 
  Kimdi, unuttum, Dostoyevski’nin mektuplarının bomboş olduğunu söylüyordu yazarlarımızdan biri. Dostoyevski’nin mektuplarında Dostoyevski’yi aramış ama bulamamış. Ben de orada buluyorum Dostoyevski’yi. Yapıta bakmak, fokuslanmak, parıltıda kör olmaktır. Roman yazarken “başka biri”sin, yapıtın bir parçası olarak orada olman gerekmiyor. Ama mektuplarında kendinsin, (yapıtının bir parçası olarak) oradasın. Kimsin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126195</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17728ebb-0064-4bbe-8ef9-4fad60dbab2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bak Önümüzde Yeni Bir Mevsim</image:title>
            <image:caption>“Bir yaşamım olsun istiyordum.” 
 
Bak Önümüzde Yeni Bir Mevsim, insanlık hallerini derinden yüzeye çıkaran on iki öyküden oluşuyor. Serkan Türk gündelik hayattan an parçalarını, karşılaşmaları, tesadüfen orada bulunuşları, beklenmedik misafirleri, yalnızlıkları ve kalabalıkları tam da onlara uygun düşen bir yalınlıkla kaleme alıyor. “Ben anı hatırlarım,” diyen anlatıcısına emanet ediyor geriye dönüşler üzerine inşa ettiği öykülerini. Kimi zaman bir tat, kimi zaman bir koku, kimi zaman da bir manzara dolduruyor hafıza kuyusunu... 
 
Hepimiz başkalarının romanlarından, öykülerinden kaçıyoruz. Madem bir öykünün ana kahramanı olamıyoruz, ne diye orada oyalanalım? En iyisi kaçmalı. Başka hikâyelerin kapısını aralamalı. İzinsiz girmeli. Burası benim yerim, demeli, diyebilme cesaretini göstermeli.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126196</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9ff7c1d-3a1b-4e27-bb94-2aacc1f48ba1.jpg</image:loc>
            <image:title>Üçüncü Kudret</image:title>
            <image:caption>O solgun yüze baktım. Çizgileri ne kadar ilgi çekiciydi! Gözleri ne kadar siyahtı! Dudakları ne güzel işlenmişti! Sevimli, cana yakın bir yüz! Nasıl olmuştu da şimdiye kadar görememiştim? 
Elleri kurşuni hastane yorganında ağarırken elimi yavaşça üzerlerine koymayı ne kadar isterdim! Fakat elimi uzatamadım ve ona hiçbir şey söyleyemedim. Sadece, yaz geceleri aya baktığımız gibi ona sessizce baktım. 
Ertesi gün artık ziyaret etmemem lazım gelirken ben yine gittim; ona bir demet gladiolus götürdüm. Fakat niye mutlaka gladiolus oluyor? Bu kâğıtlı, kordeleli buketin bir anlamı var: çiçekten harflerle ifade. Gladiolus, bukete sığmayan uzun bir çiçek; daha doğrusu bir fikir: hiçbir şey söylemeyen nezaket, O, gladiolusta, gayesiz bir hasta sevindirmeden başka bir şey göremezdi. Belki ona da bu türlüsü daha hoş geliyordu. Elini uzatarak: Siz ne iyi insansınız! dedi. Sanki sizi eskiden beri tanıyormuşum gibi bir duygum var. Benim gibi bir öksüz için, sıkabileceğim her el iki kat mukaddestir. Bunun üzerine öteki elimi de elinin üzerine koyarak hafifçe okşadım: Herkes tarafından sevilen kimse öksüz değildir; hem sizin yanınızda iyi bir insan olmak kolaydır, dedim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126197</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/509ffb46-ed21-47dd-bc0b-d3b29d1ca835.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Keyifli Etkinlikler (Çıkartmalı)</image:title>
            <image:caption>Keyifli bir eğlence seni bekliyor! 
 
Eğlenceli ve karşı konulamaz olan bu kitaptaki karakterler, onlara katılıp yarışmaları, labirentleri, arama-bulma bulmacalarını ve sudokuları birlikte çözmen için sabırsızlanıyorlar. Bu sevimli dünyayı dilediğin gibi renklendirmeni dört gözle bekliyorlar. 
 
Keyifli animasyonlarla dolu, matematik odaklı bu kitapta eğlenceli birçok etkinlik sizi bekliyor! 
  Çocuğunuzun dikkat, el-göz koordinasyonu, görsel algı ve motor becerilerinin gelişimine katkı sağlayacak bu şirin kitap, çocukların ellerinden düşmeyecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126198</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f98646be-b9f9-4708-9cbe-73d72602eccc.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Sevimli Etkinlikler (Çıkartmalı)</image:title>
            <image:caption>Sevimli bir eğlence seni bekliyor! 
 
Sevimli ve karşı konulamaz olan bu kitaptaki avokadolar, onlara katılıp yarışmaları, labirentleri, arama-bulma bulmacalarını ve sudokuları birlikte çözmen için sabırsızlanıyorlar. Bu sevimli dünyayı dilediğin gibi renklendirmeni dört gözle bekliyorlar. 
 
Sevimli animasyonlarla dolu, matematik odaklı bu kitapta eğlenceli birçok etkinlik sizi bekliyor! 
  Çocuğunuzun dikkat, el-göz koordinasyonu, görsel algı ve motor becerilerinin gelişimine katkı sağlayacak bu kitap, çocukların ellerinden düşmeyecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126199</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8a531aa-9cd2-4412-8a04-84b7e3fae0a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Korkma - Akif Romanı</image:title>
            <image:caption>Ahmet Hamdi Tanpınar ödüllü yazarımız Kemalettin Çalık’tan; Akif’in hayatını kaleme alan bu satırlarda bambaşka bir sesle karşılaşacak okur. Yaşadığı dönemin de nabzını tutan satırlara tanıklık edeceğiniz gerilimli, coşkulu, iniş ve çıkışları olan bir romanla karşı karşıya getiriyor yazar okuyucuyu. 
Akif’in gözleri kapalıyken bir faytonla karanlık sokaklar geçilir, Akif’i hiç böyle görmemişsinizdir. İzbe, kuytu bir evdir geldikleri yer. Bayrak üzerine silah ve kitap vardır, üzerine konulan bir el ve yemin töreni… Artık Akif Teşkilatı Mahsusa’dadır. Kalbi vatan millet aşkı ile yanıp tutuşmaktadır. Hafiyelerin takibine uğradığı acılı yıllarda, İstanbul onun için yaşanmaz bir yer haline gelmiştir. İstiklal Marşı şairine bunu reva görmüşlerdir. İki sivil hafiye takibinde dergiye geldiğinde iştahı iyice kaçar. Dergi sahibi burada duramayacağını gitmesi gerektiğini söylerken; Akif için zorlu bir dönem bir kere daha başlamıştır. 
Ankara Garı’nda Atatürk Akif’i karşılarken, artık Kurtuluş Savaşı’nın manevi mimarı gitmiş, yerine sürgündeki Akif gelmiştir. Ne değişmiştir, neler gitmiştir de Akif’i bir anda gözden düşürmek gibi bir gaflete düşülmüştür; bilen yoktur. El üstünde tutulan bir Akif ile karşılaşacaksınız romanda. Yazdığı broşür kitapçık haline getirilerek cephelerde dağıtılırken coşan, cepheye koşan insanlara ruh timsali olmuş bir şahsiyet… Roman kurgusu ve diliyle insanı alıp sürüklüyor, düşündürüyor, sorgulatıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126200</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edae15e2-cfca-43d6-854c-f00be230cdf9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Bir Sosyopatım</image:title>
            <image:caption>Sosyopatların topluma uyum sağlamalarının bir yolu var mı? 
Patric Gagne, anaokuluna başlamadan önce çevresindekilere rahatsızlık verdiğini fark etti. Diğer çocuklar gibi değildi; korku, suçluluk ve empati gibi duygulardan yoksundu. Çoğunlukla hiçbir şey hissetmiyordu. Topluma uyum sağlamak için çabalasa da zorlanıyor, bu yüzden sık sık yalan söylüyor ve hatta şiddete bile başvuruyordu. Tüm bunların amacı hiçliğin yerine bir şey koymaktı. 
Üniversiteye gittiğinde Patric uzun zamandır şüphelendiği şeyi doğruladı: O bir sosyopattı. Ne var ki 200 yıldan uzun bir süre önce tanımlanan ilk kişilik bozukluğu olmasına rağmen sosyopati, ruh sağlığı uzmanları tarafından yıllarca ihmal edilmişti. Sosyopatlar, popüler kültürde “canavar”, “deli”, “korkunç” gibi etiketlerle damgalanıyordu. Patric için hiç umut yok gibiydi. Ancak o, hastalığının nedenlerini anlamak için yıllarca psikoloji üzerine araştırmalar yaparak sosyopati alanında uzmanlaştı. Ve sevginin hayatında açabileceği yeni kapılar onun o kadar da umutsuz bir vaka olmadığını gösterecekti. 
Bu kitap, bir sosyopatın kaderini değiştirme yolculuğunun, sevgi ve umut dolu bir hayat kurmayı nasıl başardığının ilham verici hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126201</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1148c0fb-f215-4bed-acc2-d17ee9f81fcd.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkat! Koca Dev - Sen de Oku</image:title>
            <image:caption>Minik köpeğin dev macerası!

Kendine has mizahıyla öne çıkan Nuri Kurucu&apos;nun &apos;&apos;SEN de OKU&apos;&apos; için yazdığı Dikkat! Koca Dev, güçlülerin güçsüzleri ezdiği dünyaya bir de hayvanların gözünden bakmamızı sağlıyor. 

Enes&apos;in tek eğlencesi mahallelerindeki minik köpeği kızdırmaktır. Can sıkıntısından, sırf komiklik olsun diye yaptığı şakalar başlarda &apos;&apos;masumane&apos;&apos; gibi görünse de zamanla haylazlığa dönüşür. Enes, bir yapıp bin gülerken savunmasız Köpek yaşadıklarını ümitsizce kabullenmeye çalışır. Ta ki birbirleriyle yer değiştirecekleri o kaza anına değin... Nasıl yani, bundan böyle Köpek sıcak evinde meyve suyunu yudumlarken Enes kulübeye mi tıkılıp kalacaktır? 









Tuba Burdurlu&apos;nun matrak resimleri eşliğinde imkânsız bir dostluğu mümkün kılan Dikkat! Koca Dev, karşımızdakiyle empati kurabilmenin yolunun öncelikle kendimizi iyi tanımaktan geçtiğini hatırlatıyor. 


​Bu kitabı okuyanları neler bekliyor?

* Etik olmayan davranışlardan kaçınmak ve daha iyi bir insan olmak üzerine düşündürüyor.  
* Hayvan hakları hakkında farkındalık kazandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126202</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d005b0ac-73c6-48b8-8548-ca5383e5fb47.jpg</image:loc>
            <image:title>Harika Takım- İklim İçin El Ele</image:title>
            <image:caption>Yılın bu zamanı için gerçekten alışılmadık bir sıcak! Toprak, Ferhan ve Deniz, sıcağın etkisiyle âdeta erimek üzereler. Televizyondaki haberlerde iklim değişikliği konuşuluyor. Toprak’ın bahçesindeki karavanda, üç arkadaş iklim için bir şeyler yapmaya karar veriyor.
Ancak onlar plan yaparken, Toprak’ın huysuz komşusu da bazı garip planlar peşinde. O, dünyanın ısındığına inanmıyor. Bu işin sonucu neye varır dersiniz?
Farklı seviyelerde okuma becerisine sahip çocuklar için hazırlanan bu kitap, daha fazla çocuğu okumaya teşvik etmeyi hedefliyor. İklim sorununa dikkat çekerken, okuma seviyelerine göre farklılık gösteren okurlara alışıldık biçimde bireysel değil sosyal bir okuma deneyimi yaşatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126203</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea68a74a-2730-47a5-b06f-dfc42af88784.jpg</image:loc>
            <image:title>Evrendeki Yaşamı Anlamak</image:title>
            <image:caption>“İnsanlar binlerce yıldır gözünü dikmiş merakla gece göğüne bakıyor” diye başlıyor Wallace Arthur sözlerine. Kozmosa duyduğumuz merak tüm çağların, kültürlerin ve kuşakların ötesine geçiyor. “Evrende yalnız mıyız?” sorusu bir çocukla bir yetişkinin, modern insanla Antik Yunan vatandaşının zihninde aynı açlıkla dönüp duruyor. Ancak eskimeyen soruların ortasında, şimdi bizler, yepyeni bir dönemecin eşiğindeyiz: “Dünya dışı yaşama dair kanıtlar bulan neslin bizimki olabileceği gerçekçi bir tahmin. Cambridge University Press’in “Understanding Life” dizisi kapsamında yayınlanan Evrendeki Yaşamı Anlamak okuru işte bu devrime hazırlamayı hedefliyor. Samanyolu’nun 400 milyar yıldızı içinde Güneş, 1 trilyon gezegeni içinde Dünya yaşamın biricik beşiği değilse ve teleskoplarımız, gözlemlenebilir evrenin en fazla üçte ikisi kadar uzağa bakabiliyorsa, gözlerimizi nereye çevirmeliyiz? Uzayın karanlığında yıldızların ışığından teleskoplarımıza yansıyan geçmişe bakarken kendi canlılığımızın geçmişindeki, belki de geleceğindeki, hangi aşamayla karşılaşmayı beklemeliyiz? Wallace Arthur’un berrak dilinde anlaşılırlığa kavuşan ölçekler, mesafeler ve tanımlar, Dünya dışını hayal gücümüzün aydınlattığı bir spekülasyon alemi olmaktan çıkarıp yaşam dolu bir gerçekliğe dönüştürüyor. Geriye yalnızca sabırla ve açık fikirlilikle biraz daha beklemek kalıyor. Wallace Arthur, Galway Üniversitesi Zooloji Bölümünde emeritus profesördür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126204</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1071c3b-ce24-4b3e-9668-e9b8bae275c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Dark Souls Sayı:3 - Alev Efsaneleri</image:title>
            <image:caption>İÇİ BOŞ KAHRAMANLARIN ÇAĞLARLA BİRLİKTE 
YÜKSELİP DÜŞTÜĞÜ, CESUR ŞÖVALYELERİN 
GÜNAHLARINDAN ARINMAYA ÇALIŞTIĞI VE 
ŞENLİK ATEŞLERİNİN SONSUZ KARANLIĞA KARŞI 
ALEVLENDİĞİ BİR DİYARDA, EFSANELER VE 
MİTLER SONSUZA DEK HÜKÜM SÜRECEK... 
 
BANDAI-NAMCO’NUN ELEŞTİRMENLERCE ÖVÜLEN VİDEO OYUNU 
SERİSİNİN ISSIZ DÜNYALARINDAN, ÇİZGİ ROMAN DÜNYASININ 
YILDIZLARI TARAFINDAN YAZILAN VE ÇİZİLEN YEPYENİ DARK SOULS 
HİKÂYELERİNİN BU SARSICI KOLEKSİYONU ÇIKIP GELİYOR. SERİNİN 
KAPSAMLI HİKÂYESİNİ TEMEL ALAN BU AKSİYON DOLU ANTOLOJİ, 
OYUNUN TÜM HAYRANLARI İÇİN VAZGEÇİLMEZ ÖNEMDE.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126205</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5367cb5d-e5c9-4d41-a711-aa9517ea5c6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dark Souls Sayı: 4 - Ateş Çağı</image:title>
            <image:caption>TITAN COMICS, CINDER LORDU VE ŞÖVALYE 
ARTORIAS GWYN EFSANELERİNİN DRAMATİK 
BİR YENİDEN ANLATIMIYLA DARK SOULS 
HİKÂYESİNİN EN BAŞINA DÖNÜYOR! 
 
KADİM LORDLARIN TANRISAL GÜÇLERE SAHİP OLDUĞU VE 
SONSUZ EJDERHALARIN GÖKYÜZÜNDE SÜZÜLDÜĞÜ BİR 
DÜNYADA ÖLÜMLÜ İNSANLARA YER VAR MI? LORD GWYN’İN 
ORDUSUNDA GÜÇLÜ BİR SAVAŞÇI OLAN GÜMÜŞ ŞÖVALYE 
ARKON’UN KURTULUŞ VE HAYATTA KALMA ARAYIŞINA KATILIN 
VE ÖLÜMSÜZ LANETİN LORDRAN TOPRAKLARINI KASIP 
KAVURMASINDAN ÖNCEKİ ÇAĞLARA YOLCULUK EDİN.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126206</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2dd7f348-9172-4c0c-b985-89e71167fe6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Fil Necati 5</image:title>
            <image:caption>“Merhaba arkadaşlar, ben Fil Necati! Eğlence ve maceranın kalbi burada atıyor. Benimle maceraya atılmaya hazır mısınız?” Fil Necati, dört kolluların gezegeninde kaybolmuş bir iki kollu! Acaba bu “anormal” dünyada kendine yer bulabilecek mi? Mizah ve macera dolu bu hikâyede, Necati’nin komik çabalarına ve sıra dışı dostluklarına katılmaya hazır olun! “Yaşama dört koldan tutunanlar, Necati’yi çok sevecek!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126207</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67b13880-3a0f-4291-9172-c42a01dadaa8.jpg</image:loc>
            <image:title>Fil Necati 6 - İyiliğe Uzay Atlayışı</image:title>
            <image:caption>“Merhaba arkadaşlar, ben Fil Necati! Eğlence ve maceranın kalbi burada atıyor. Benimle maceraya atılmaya hazır mısınız?” Kemerlerinizi bağlayın, İyiliğe Uzay Atlayışı başlıyor! Fil Necati, çilekli pişilerle dolu bir uzay yolculuğunda, gök taşlarından otostopçu uzaylılara kadar pek çok maceraya atılıyor. Peki, Necati Dünya’ya geri dönebilecek mi, yoksa kendini yepyeni bir maceranın tam ortasında mı bulacak? İyilik, dostluk ve bolca kahkaha dolu bu eğlenceli hikâyeye katılmaya hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126208</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6235bc50-19bf-42da-b5ed-c62ac43baec4.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaferin Kökenleri</image:title>
            <image:caption>Askerî yenilik, harbin karakterini nasıl değiştirir ve ordular bu meydan okumaya nasıl uyum sağlar? 
 
Askerî stratejist Andrew F. Krepinevich, Jr. tarafından kaleme alınan bu kitap son iki yüz elli yılda harbin karakterinde meydana gelen dönüşümlerin dinamiklerini ortaya koyarken günümüzde askerî teknoloji ve muharebe sahasında ortaya çıkan değişiklikleri de mercek altına almaktadır. Çığıraçan askerî yeniliklerin ortaya çıkış süreçleri, yenilikçi liderlerin karakteristiği ve yeniliklerin savaş sahnesinde yenilikçilere sağladığı avantajlar titizlikle incelenirken, yeniliği ve dönüşümü ıskalayanları bekleyen tehlikeler de gözler önüne serilmektedir. 
Birinci Körfez Savaşı sırasında Amerikan ordusu tarafından uygulanan Hassas Savaş Yöntemleri Devrimi de harbin karakterini derin biçimde dönüştürmüş ve bu devrimi birkaç on yıl boyunca tekelinde bulunduran Amerika Birleşik Devletleri askerî üstünlüğünü tartışmasız şekilde kabul ettirmiştir. Fakat son yıllarda Amerika, başka güçlerin de aynı kabiliyetleri edinmesiyle tekel konumunu kaybettiği gibi yapay zekâ ve sentetik biyolojiden kuantum hesaplama ve eklemeli imalata kadar geniş yelpazeli ilerlemelerin yol açtığı yeni bir askerî devrime yanıt vermek durumundadır. 
Krepinevich’in bu çalışması ABD Silahlı Kuvvetleri özelinde savaş yöntemlerindeki “bir sonraki büyük şeyi” tanımlama ve bundan yararlanma yarışının nasıl kazanılabileceğini göstermeyi amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126209</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cad81f31-7ab4-49ea-83fb-15668afe3012.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Devleti Tarihi</image:title>
            <image:caption>Tek hanedanın yönetimi altında, 6 yüzyıl boyunca büyük bir coğrafyaya hükmetmiş olan Osmanlı Devleti’nin tarihi, dünyada örnek alınması ve iyi bilinmesi gereken bir tarihtir. Zira hâkimiyeti altında pek çok farklı millet ve farklı dinlere mensup toplumlar yaşamıştır. Bugüne kadar Osmanlı Devleti hakkında çok sayıda tarih kitabı kaleme alınmasına rağmen elinizdeki eserin diğerlerinden farkı, ele aldığı dönemi tek bir kitapta ve bütün değerlendirmeleri ile birlikte anlatmasıdır. 
Yazarı Mustafa Nuri Paşa 19. yüzyılın önemli devlet adamlarındandır. Devletin çeşitli kademelerinde uzun yıllar memuriyetlerde bulunduktan sonra Sultan Abdülhamid döneminde Maarif ve Evkaf nazırlıkları yapmıştır. Oldukça bilgili ve kendini çok iyi yetiştirmiş biri olarak kitabını yazarken büyük bir hazırlık yaptığı, devlet arşivlerinden detaylı bilgilere ulaştığı, önemli tarih kitaplarından yararlandığı anlaşılmaktadır. 
Netâyîcü’lvukû‘ât/Olayların Sonuçları, 620 yıl devam etmiş olan Osmanlı Devleti’nin ilk 540 yıllık dönemini anlatmaktadır. Nüktedan ve nispeten sade bir dil kullanan yazar, ele aldığı 1299-1841 yılları arasını 6 bölüme ayırmış, her bölüme öncelikle bu tarih dilimi içindeki olayları özetleyerek başlamıştır. Sonra o bölüme bir tekmile yazmış, daha sonra da devlet adamlarının durumu, askeriyenin durumu, maliyenin durumu, bilim tekniğin gelişmesi, hariciyenin durumu gibi başlıklar altında o tarih dilimini değerlendirmiştir. Osmanlı tarihini en güzel şekilde özetleyen bu kitap, günümüz Türkçesine çevrilerek siz değerli okuyucuların dikkatine sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126210</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f10c7adc-d886-42ab-987c-18926203c75a.jpg</image:loc>
            <image:title>Charles Darwin’i Anlamak</image:title>
            <image:caption>Evrim kuramı, doğal seçilim, en uyumlu olanın hayatta kalması, ortak atadan değişerek türeme... Bu sözcükler genellikle akıllara hemen Charles Darwin’i getirir. Ancak Charles Darwin çoğu insanın, hakkında bir sürü şey işitip, yazdıklarını hiç okumadığı ya da pek bilgi sahibi olmadığı bir isimdir. Cambridge University Press’in “Understanding Life” dizisi kapsamında yayınlanan Charles Darwin’i Anlamak bizi bu ünlü ismin evrim, kalıtım, din başta olmak üzere pek çok konuda gerçekten ne düşündüğünü anlamamızı sağlayacak bir yolculuğa çıkarıyor. Darwin’e ilişkin yaygınlaşmış birtakım yanlış anlamalara, bir yandan da Darwin’in bakış açısını biçimlendiren koşullara ve kişilere, kuramının gelişimi açısından kritik önem taşıyan etkilere ilişkin berrak ve zengin bir değerlendirme sunuyor. Erasmus Darwin, Robert Grant, Harriet Martineau, Alfred Russel Wallace ve daha nicelerine canlı bir şekilde yer veren kitap Darwin’in kuramını niçin, nasıl ve ne zaman geliştirdiğini biraz daha iyi anlamamızı sağlıyor. Kitabın sonunda, bilimin “en büyük kahramanlarından” biri olarak tanınan kişiye ilişkin doyurucu, inandırıcı, gerçekçi bir tabloya ulaşacaksınız. Darwin’i bilim insanı, aile babası, İngiliz orta-üst sınıfının seçkin bir üyesi kimlikleriyle de tanıyacaksınız. Erik L. Peterson, Alabama Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim üyesidir. Bilim, teknoloji ve tıp tarihi üzerine uzmanlaşmıştır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126211</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0181c2d6-b358-49ad-aab9-33ef20ffba1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Anadolu’sunda Ekonomik Hayat</image:title>
            <image:caption>Kitap, Koç Üniversitesi VEKAM ve Skilleter Center işbirliğiyle 2017 yılında gerçekleştirilen Osmanlı Anadolusu’nda Ticaret ve Üretim adlı sempozyumda sunulan bildirilerden oluşmaktadır. Çalışma ilk olarak Brill yayınevi tarafından Making a Living in Ottoman Anatolia adıyla 2021 yılında yayımlanmıştır. Kitapta yer alan bildiriler, Osmanlı Dönemi’nde Anadolu coğrafyasının ekonomik ve sosyal hayatına dair çarpıcı bir tablo çizmekle birlikte; tarım, ticaret, zanaat gibi farklı geçim kaynaklarının yanı sıra, kırsal ve kentsel yaşam arasındaki farklılıklara değinmekte; kadınların toplumsal hayattaki ekonomik rolleri ve vergilendirme sistemi gibi konuları detaylı bir şekilde ele almaktadır. Alanında değerli bir çalışma olan kitap, Osmanlı ekonomisi, sosyal tarih ve kırsal çalışmalar alanında çalışan araştırmacılar için referans alınabilecek önemli bilgiler sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126212</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21287d5a-7138-40a4-9fce-d2986a94e7e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Birlikte Daha İyiyiz</image:title>
            <image:caption>AMERİKAN PSİKOLOJİ DERNEĞİ (APA) DUYGUSAL GELİŞİM SERİSİ 
Martı, kurulduğu günden beri Grup Trup’un solisti ve şarkı sözü yazarıydı... ta ki Ördek gruba katılıncaya kadar. Artık şarkı sözlerini Ördek yazıyor, Ayı ile Tilki de onun yazdığı şarkıları daha çok beğeniyormuş gibi görünüyor! Kendini dışlanmış hisseden Martı gruptan ayrılacak mı? Solo kariyerinde beklediği ilgiyi yakalayabilecek mi? Peki, bozulan arkadaşlık ilişkilerini yeniden düzeltmek mümkün olacak mı dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126213</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16ecb44b-0d36-428e-b633-6e24e8528ac3.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikenli Olsam N’olur ki !..</image:title>
            <image:caption>Gerçek dostlar seni olduğun gibi sever. Balım iyi kalpli, narin ve sıcakkanlı bir kirpiydi. Arkadaş edinmek, ormandaki diğer hayvanlarla oynamak istiyordu. Tanıştığı herkes tüylerinden korkunca, uyum sağlamak için elinden geleni yaptı. Minik kirpinin uyum sağlama çabası, genç okurları eğlenceli bir keşif yolculuğuna çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126214</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70050bee-7a5c-4a92-8271-26f0b6ff2549.jpg</image:loc>
            <image:title>Ceren İle Ceviz ve Cimcime – Müthiş Pasta</image:title>
            <image:caption>AŞAMALI İŞLERİ TAKİP ETME VE ADIMLARI UYGULAMA TEKRAR TEKRAR OKUYACAĞIN EĞLENCELİ BİR ÇİZGİ ROMAN İLK SEFERDE TUTTURACAĞIN BİR TARİF 
Açlıktan midesi kazınan Ceviz evde yiyecek bir şey bulamayınca morali çok bozuluyor, fakat Ceren hemen bir tarif uydurarak sorunu çözüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126215</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0acdcf7b-7966-468c-a10d-aa23335563d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahraman Babam</image:title>
            <image:caption>Koca Ayak’tan daha güçlü, Einstein’dan daha zeki, Tarzan’dan daha cesur. O bir efsane. O bir süper kahraman. O... benim babam! Dünyanın tüm babalarına yazılmış – tamamen abartısız! – bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126216</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7363930-488d-4526-88ff-ebc4766f4266.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Artık Abla Oldun</image:title>
            <image:caption>Bir kardeş en büyük hazinedir! Ne oldu bil! Sen artık ABLA oluyorsun! Aileye yeni bir bebeğin katıldığı dönemi neşeli resimlerle anlatan bu hikâye, abla olma heyecanını yaşayan küçük kızınızın bu sürece uyum sağlamasına yardımcı olmak için yazıldı. Kızına, abla olmanın ve günden güne büyüyen minik kardeşine yeni şeyler öğretmenin çoğu zaman eğlenceli, bazen de zor yanlarını anlatan anneye kulak verin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126217</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5995db4f-6d38-4017-bc88-3f1c304edfee.jpg</image:loc>
            <image:title>Uf Oldu Geçti Minikler İçin İlkyardım</image:title>
            <image:caption>Uf Oldu Geçti 
Uf olduğunda ne yapman gerektiğini biliyor musun? 
Bu kitapla küçük kesik ve sıyrıkların nasıl tedavi edildiğini öğrenebilirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126218</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ae2e3a9-e1a3-407d-9baf-1c094099530f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ebedi Gençlik Pınarı</image:title>
            <image:caption>Hepimiz genç kalmak istiyoruz... 

Seksen yaşına geldiğimizde bile otuzlarımızda görünmek istiyoruz. Hatta, 

Haydi itiraf edelim, mümkünse hiç ölmemek, ölümsüz olmak istiyoruz… 



Ve bu konuda yalnız da değiliz. İnsanoğlu tarih boyunca gençlik pınarını, 

ölümsüzlük iksirini aramış. En eski efsanelere, Gılgamış Destanı’na bakın. 

Peki ama bu mümkün mü? Tamam, ölümsüzlük sevdamızı şimdilik erteleyelim ve 

soralım: Hiç yaşlanmamak, hatta giderek gençleşmek, çok uzun bir ömür sürmek 

mümkün olabilir mi? 



Ebedi Gençlik Pınarı tıptaki en son gelişmelerden hayvanların ve bitkilerin yaşamlarına bize “tersine yaşlanma”nın yani gün geçtikçe daha da gençleşmenin mümkün olabileceğini anlatıyor. 

Dünyanın en sıradışı canlılarından biri olan Grönland köpekbalığı Titanic battığında 281 yaşındaydı. 

Şu anda 393 yaşında ve bilim insanları daha 100 yıl yaşayacağını söylüyor. Istakozlar ve ağaçlar bildiğimiz anlamda “yaşlanmıyor” sadece büyüyor ve güçleniyor. 

Bu kitaba ilham olan Turritopsis tırnak büyüklüğünde bir denizanası. Bu canlı bütün anti-aging, kozmetik ve estetik sektörünün yapamadığını başarmış durumda çünkü Turritopsis “tersine yaşlanıyor” yani uygun gördüğü anda yeniden gençleşiyor hatta bebekliğine geri dönüyor. Acaba onlardan neler öğrenebiliriz? Moleküler biyolog Nicklas Brendborg bu çığır açıcı kitabında bitkilerin, hayvanların, kısacası doğanın bizden gizlediği gençlik sırlarını ifşa ediyor. Sadece sıradışı canlıların değil pratik yöntemlerin de peşine düşüyor. 

▶ Mesela gençliğin sırrı vücudu aç bırakmak olabilir mi? 

▶ Diş ipi kullanmak ömrü uzatır mı? 

▶ Belli aralıklarla kan vermek aradığımız gençlik formülü olabilir mi? 

Cevaplar için sizi kitaba davet ediyoruz. Bu hem ufuk açıcı hem de eğlenceli bir macera olacak çünkü Brendborg bu kitapla sadece çok iyi bir araştırmacı değil aynı zamanda müthiş bir hikâye anlatıcısı olduğunu da kanıtlıyor. 



Danimarkalı yazar Nicklas Brendborg Kopenhag Üniversitesi’nde biyoteknoloji alanında master yaptı. Aynı üniversitede moleküler biyoloji üzerine doktorasını yapıyor ve alanının en çarpıcı isimlerinden biri olarak kabul ediliyor. Kitabı Ebedi Gençlik Pınarı 25’in üzerinde dile çevrildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126219</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e123387-29c3-4bd4-bb07-e36f5e6b805c.jpg</image:loc>
            <image:title>Konuşan Dolap</image:title>
            <image:caption>Maya’nın konuşan dolabı ile tanışmaya hazır mısın? 
Haydi gel, çılgın mı çılgın fikirleriyle Maya’ya öneriler sunan konuşan dolabı yakından tanıyalım. 
Onların neşeli maceralarına ortak olalım. 
 
Doğum günü partisinden, 
sıradan bir okul gününe... 
Kış mevsiminden, yaz mevsimine... 
Bakalım konuşan dolabın birbirinden eğlenceli önerilerini beğenecek misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126220</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88abc438-2013-4dd9-a648-09a1c76b9777.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalci Minik Tırtıl</image:title>
            <image:caption>Sofi soru sormayı çok seven bir çocuktu. Merak ettiği her şeyi anne ve babasına sorardı. 
Bir gün, okuduğu bir hikâye onu yine meraklandırdı. 
 
Tırtıllar nasıl oluyordu da kelebeğe dönüşebiliyordu? 
Annesi, Sofi’ye bunu bir başka hikâye ile anlatmaya karar verdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126221</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a492abf-caea-4ede-bb39-dfca1cf4391f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bedenimin Bildikleri</image:title>
            <image:caption>“Vücudumdaki her hücre travma kuşaklarının, ölümün, doğumun, göçün, anlayamadığım tarihin kodlarıyla dolu... Bedenimin Bildikleri için kelimelerim olsun istiyorum.” 
Otuz yaşına geldiğinde Stephanie Foo kâğıt üzerinde oldukça başarılıydı: Ödüllü bir radyo yapımcısı olarak hayalindeki işi ve sevgi dolu bir erkek arkadaşı vardı. Ancak yalnız kaldığında panik atak geçiriyor ve her 
sabah masasında hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Yıllarca sorunun kaynağını sorguladıktan sonra kendisine karmaşık TSSB teşhisi kondu: travma yıllar boyunca sürekli olarak gerçekleştiğinde ortaya çıkan bir durum. 
 
Foo’nun ebeveyni ona yıllarca fiziksel ve sözlü tacizde bulunmuş, ardından ergenlik çağındayken onu terk etmişti. Bunlar geride kaldığında hayatının normale döndüğünü düşünüyordu, ancak kendisine konulan yeni teşhisle beraber geçmişinin sağlığını, ilişkilerini ve kariyerini nasıl tehdit etmeye devam ettiğini ortaya koydu. Kendisine yardım edecek sınırlı kaynak buldu, bu yüzden Foo kendini iyileştirmek ve deneyimlerini paylaşmak için bu yola çıktı. 
Bu son derece kişisel ve derinlemesine araştırılmış hikâyede Foo, bilim insanları ve psikologlarla görüşüyor ve çeşitli yenilikçi terapileri deniyor. 
Göçmen travmasının toplum üzerindeki etkilerini araştırmak için memleketi San Jose, Kaliforniya’ya dönüyor ve travmanın nesiller boyunca nasıl miras kalabileceğini öğrenmek için doğduğu ülke olan Malezya’daki aile 
sırlarını ortaya çıkarıyor. Nihayetinde, travmadan kurtulamayacağını ama onunla birlikte hareket etmeyi öğrenebileceğini keşfediyor. 
 
Güçlü, ilham verici ve umut dolu Bedenimin Bildikleri, geçmişin şimdi üzerindeki ve zihnin beden üzerindeki hâkimiyetiyle hesaplaşan ayrıca bir kadının travmasından kurtulma becerisini inceleyen cesur bir anlatı. 
‘’Harikulade bir kitap.” —ED YONG 
“Sürükleyici... Derinden etkileyici.” —THE NEW YORK TIMES 
‘’Hayat değiştiren bir kitap.” —ESMÉ WEIJUN WANG</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126222</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4675d43f-15bf-4971-b2cc-234ad8bcc83c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sait Faik Abasıyanık Bütün Öyküler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sait Faik Abasıyanık’ın ilk hikâyesi 1929 yılında Milliyet Gazetesi’nde yayımlandı. Bugün, neredeyse yüz sene sonra, o bir başlangıç noktası, yeniliği müjdeleyen bir kaynak hâlâ. Tabiata ve insana bakışta, anlatıcının sesinde, yazar-okur ilişkisinde, içerikte ve biçimde geleneksel Türk hikâyesinin o güne dek yürüdüğü yollara alternatif yollar teklif ederek modern hikâyenin bu coğrafyadaki temellerini atan Sait Faik Abasıyanık’ın edebiyat tarihimizdeki konumu hiç değişmedi. Bir insanı sevmekle başladı her şey, sevmekle devam ediyor. 
Yakup Çelik’in derlemesiyle yazarın tüm hikâyelerinin, dergi ve gazetelerde yayımlanma sıralarına göre yer aldığı bu kitap, onun hikâye çizgisindeki değişimi, Türkçeyi kullanma aşamalarını, hikâyelerinde zamanla değişen temaları ve anlatım tekniklerini ortaya koyan bir okuma deneyimi vaat ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126223</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1df0651-dfd9-477c-a5fc-21595fafda9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahnedeki Hayalet</image:title>
            <image:caption>“Isabella Hammad ince nüansların ustasıdır.” 
–New York Times 
 
Ailesinin memleketinden yıllarca uzakta kalan ve feci bir aşk ilişkisiyle sersemlemiş olan aktris Sonia Nasir, ablası Haneen’i ziyaret etmek için Hayfa’ya döner. Bu, onun ikinci intifadadan ve büyükanne ve büyükbabalarının ölümünden bu yana ilk dönüşdür: Haneen burada üniversitede öğretmenlik yapmak için Tel Aviv’e gidip gelerek bir hayat kurarken, Sonia oyunculuk kariyerine ve artık bitmekte olan evliliğine odaklanmak için Londra’da kalmıştır. Şimdi Filistin’le ilişkisinin hem kemik derinliğinde hem de yeni, kırılgan olduğunu fark eder. Sonia, Haneen’s’de yerel yönetmen olan karizmatik ve samimi Mariam’la tanışır ve kendisini Batı Şeria’da bir Hamlet prodüksiyonunun içinde bulur. 
 “Hammad doğal bir hikâyeci.” 
–Guardian 
“Bu kadar yetenekli olması Hammad’ı mucizevi kılıyor.” –Irenosen Okojie</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126224</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/730739ce-8b6f-49b9-90ee-d4b2663bdaaf.jpg</image:loc>
            <image:title>Maya Uygarlığındaki Günlük Hayat</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap en erken dönemlerinden 16. yüzyıldaki İspanyol fethine kadar Maya uygarlığındaki günlük hayatı gözler önüne sermektedir. Maya siyasi yaşamı, ekonomisi, sosyal yapısı, dini, yazısı, savaşı ve bilimsel yöntemleri açıklanmaktadır. Okurlar Maya takvimini, sayma sistemini, avlanma ve toplama yöntemlerini, dilini, aile rollerini ve ilişkilerini keşfedecekler. En son arkeolojik araştırmalara dayanarak gözden geçirilen bu baskıda yeni yorumlar sunuluyor ve popüler yanlış anlamaları düzeltiliyor ve Mayaların çevrelerine nasıl uyum sağladıkları ve binlerce yıl boyunca kültürlerini ve dillerini nasıl korudukları gösteriliyor. Birçoğu yeni arkeolojik alanlardan olmak üzere 60&apos;ın üzerinde fotoğraf ve illüstrasyon kitabı zenginleştiriyor. Son bölümü, Maya uygarlığının bugün bizim için ne anlama geldiğini ve Maya başarılarından ve başarısızlıklarından neler öğrenebileceğimizi tartışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126225</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b32187d4-21e0-413b-bd07-11720ea5f78c.jpg</image:loc>
            <image:title>Anksiyeteniz Size Ne Anlatmaya Çalışıyor?</image:title>
            <image:caption>Anksiyete/Kaygı, hepimizin hayatına bir şekilde dokunan, ancak çoğumuzun tam anlamıyla kavrayamadığı bir duygu. Bazen ansızın gelen bir korku dalgası, bazen de sürekli zihnimizde dolanan bir endişe bulutu... Peki, bu karmaşık his ne anlama geliyor? Anksiyete, hayatımızda yalnızca bir engel mi, yoksa bize anlatmaya çalıştığı şeyler mi var? Bu kitap, kaygıyı anlamanın ve onunla başa çıkmanın yollarını araştırırken onun gizli gücünün nasıl keşfedileceğini gösteriyor. Anksiyeteyi korkmamız ve kurtulmamız gereken bir şey haline getirdik, oysa bizi geliştirecek bir şey olarak da görebiliriz. Basitçe anlatmak gerekirse kaygı/anksiyete bir duman dedektörüdür. Dedektörün alarmı çalmaya başladıysa yemek yaptıktan sonra ocağı kapamayı unutmuşsunuz demektir. Alarm kötü bir şey değil, iyi bir şeydir! Sayesinde çözmemiz gereken bir sorunumuz olduğunu anlarız. Anksiyetenizin köklerine inmek ve onu yönetmeyi öğrenerek farklı bir güce dönüştürmek mümkündür. Teorik bilgilerin yanı sıra gerçek hayat hikâyeleri, pratik öneriler ve uygulanabilir yöntemlerle tanıştığınızda kaygı sizi değil siz kaygıyı yönetmeye başlayabilirsiniz. Dr. David H. Rosmarin sizi anksiyetenin dönüştürücü gücüyle tanıştırıyor ve hayatınıza kattığı derslere ve fırsatlara odaklanmanız için bir yol haritası sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126226</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e7029c6-5231-4e32-ab6d-59e3d7a5dd3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Asansörle Antik Yunan&apos;a Yolculuk</image:title>
            <image:caption>İki yabancı bir asansörde mahsur kalır. Biri arkeologdur. Ne iş yapıyorsun? sorusuyla asansörde Antik Yunan’ın büyüleyici dünyasına yolculuk başlar. 
 
Arkeolog Theodore Papakostas bizi, ilk çağlardan başlayarak Antik Yunanistan’da eğlenceli bir yolculuğa çıkarıyor. Asansörde mahsur kalan iki kişinin diyaloglarından oluşan bu kitap, salt bilgiyi gündelik hayata uyarlayarak Antik Yunanistan’da yaşamış hem önemli hem de sıradan insanların hikâyeleriyle tarihi eğlenceli hâle getiriyor. 
 
Yolculuk boyunca, daha önce aklınıza hiç gelmeyen soruların yanıtlarını bulabilirsiniz: 
Bir Minos prensesi Mısır’a giderken yanına ne almıştı? 
Müstehcen bir dans, demokrasinin doğuşuna nasıl yol açtı? 
Herakleitos neden Homeros’un tokatlanmasını önerdi? 
 
Daha önce Antik Yunan’ı okurken bu kadar eğlenmediğinizi fark edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126227</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c33fb3c9-acaf-44bb-842e-45c1a2a8f5c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Annemin Otobiyografisi</image:title>
            <image:caption>“Bir insanı bebekliğinden itibaren gözlemlemek; tıpkı yeni tomurcuklanan bir çiçeği gözlemler gibi, taçyapraklarının başta birbirlerine sımsıkı sarılışlarını, sonra her birinin doğallıkla gevşeyip yayılışını ve çiçek oluşunu, yani bir çiçeğin ömrünü anbean gözlemler gibi gözlemlemek muhteşem bir şey olmalı; gözlerde, dudakların iki kenarında durmaksızın biriken deneyimleri, kaşlardaki sarkmayı, kalpteki, ruhtaki ağırlaşmayı, bel ve göğüs çevresindeki kalınlaşmayı, yaşlılıktan değil, sırf hayatı ihtiyatla yaşamaktan yavaşlayan adımları; tüm bunları gözlemlemek, tüm bunları fark etmek muhteşem bir şey olmalı; gözlemleyenin, tanık olanın duyduğu haz, gözlemlenen ile gözlemleyen, fark edilen ile fark eden arasında görünmez bir ırmaktır ve ben pek çok yönden sevginin tanımı olan bu görünmez ırmaktan yoksun bir hayatın daima eksik kalacağına, asla tamamlanamayacağına inanıyorum. Beni kimse gözlemlemedi, beni kimse fark etmedi, ben kendi kendimi gözlemledim ve fark ettim; o görünmez ırmak benden bana aktı. Çaresizliğime isyan ederek, çaresizliğimden sevdim kendimi, çünkü elimde bundan başka bir şey yoktu. Böyle bir sevgi iş görür, ama sadece iş görür, sevgilerin en iyisi değildir; rafta çok uzun süre bekleyip ekşimiş bir yiyeceğin, yendiğinde insanın midesini yakan bir yiyeceğin tadı vardır bu sevgide. Ama iş görür, iş görür çünkü yerini alacak başka bir şey yoktur; iş görür, ama kesinlikle önerilmez. “
İskoç-Afrikalı karışımı baba ile Karayipli bir anneden doğma Xuela Claudette Richardson, Karayipler&apos;de geçen ömrünün yetmiş yıllık bir dökümünü çıkarır bu romanda.
Xuela, doğumu esnasında annesini kaybetmiştir. Önce bir sütanneye verilir. Yedi yaşındayken yeniden evlenen babası tarafından tekrar eve getirilip sonrasında yine başka bir ailenin yanına gönderilir. Bir çocuk, bir genç kız ve bir kadın olarak sömürge altındaki ülkesinde geçen yaşamı doğal olarak sıradan bir yaşam olmayacaktır. 
Mülksüzleştirilmişlerin kulak tırmalayıcı dili diyebileceğimiz bir dil kullanıyor Jamaica Kincaid, taklit edilmesi neredeyse imkânsız bir dil: Çünkü Xuela&apos;nın yaşamı da taklit edilemez. Bu yaşam sadece hep yeniden doğar; sömürgeyle, yok sayılmayla, annenin ölümüyle yeniden doğar... Daha önce Türkçede hiçbir kitabı yayımlanmayan Jamaica Kincaid’in olgunluk dönemi eserlerinden Annemin Otobiyografisi, Umay Öze’nin çevirisiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126228</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cd842fb-c6ee-4c33-a624-9dde8bad9728.jpg</image:loc>
            <image:title>Sait Faik Abasıyanık Bütün Öyküleri</image:title>
            <image:caption>Sait Faik Abasıyanık’ın ilk hikâyesi 1929 yılında Milliyet Gazetesi’nde yayımlandı. Bugün, neredeyse yüz sene sonra, o bir başlangıç noktası, yeniliği müjdeleyen bir kaynak hâlâ. Tabiata ve insana bakışta, anlatıcının sesinde, yazar-okur ilişkisinde, içerikte ve biçimde geleneksel Türk hikâyesinin o güne dek yürüdüğü yollara alternatif yollar teklif ederek modern hikâyenin bu coğrafyadaki temellerini atan Sait Faik Abasıyanık’ın edebiyat tarihimizdeki konumu hiç değişmedi. Bir insanı sevmekle başladı her şey, sevmekle devam ediyor. 
Yakup Çelik’in derlemesiyle yazarın tüm hikâyelerinin, dergi ve gazetelerde yayımlanma sıralarına göre yer aldığı bu kitap, onun hikâye çizgisindeki değişimi, Türkçeyi kullanma aşamalarını, hikâyelerinde zamanla değişen temaları ve anlatım tekniklerini ortaya koyan bir okuma deneyimi vaat ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126229</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d35cf5da-4a33-4484-bdf4-28279d56ee0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine Ait Bir Oda (Yeni Kapak)</image:title>
            <image:caption>Sizden bir oda düşünmenizi rica ediyorum, diğer binlerce oda gibi bir oda, penceresi insanların şapkalarının, kamyonetlerin, otomobillerin üstünden başka pencerelere bakıyor, içerideki bir masada ise boş bir kâğıdın üstünde büyük harflerle “KADINLAR VE KURMACA” yazıyor, başka da bir şey yazmıyor. 
 
İlk kez 24 Ekim 1929&apos;da yayımlanan Kendine Ait Bir Oda, Virginia Woolf&apos;un kadınların entelektüel ve ekonomik bağımsızlığa sahip olması gerektiğini savunan, uzun yıllar boyunca erkeklerin tekelindeki edebiyat dünyasının kapılarını cesurca çalan ve bugün dahi güncelliğini koruyan ilham verici bir deneme. 
 
“Feminist düşüncenin dönüm noktası ve retorik bir başyapıt.” 
The Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126230</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00001e82-c255-41e4-8268-3c61e9b2ef8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Filedelfiya Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>“Bizim mahallede kimse kimseyle yüzleşmezdi. Yüzleşmenin samimiyetinin kaldırılabileceği bir ilişki tarzı yoktu. O sadece aile içinde olur ve orada kalırdı. Komşuculukta herkes edebiyle davranır, edebiyle konuşurdu. Aslında annem söylentilere inanıyor, Reyhan Teyze de bunu biliyor, annem de onun bunu bildiğini biliyordu. Dahası, Reyhan Teyze, bu söylentilerin doğru olduğunu da biliyordu. Ama tüm bunları itiraf ettikleri anda, geriye dönüş yoktu. Birbirlerinin yüzüne hâlâ bakabilmek istiyorlarsa, bu konuyu samimiyetle konuşmaları mümkün değildi. Reyhan Teyze’nin çıkışı cüretliydi ama yüzleşme isteği değildi. Çünkü söylentinin inanılır olmadığını ima ediyordu. Sadece, yalnızlaştırılmak istemediğini, bu oyunu kuralına göre oynayacağını söylemeye çalışıyordu.”  Filedelfiya Hikâyeleri, aynı mahallede dönüp dolaşan, karakterlerin her birini bir diğerine büyük bir ustalıkla teyelleyen, hayatları zamanla iç içe geçen insanların hikâyesini gün yüzüne çıkarıyor. Büyüme mücadelesi verenler, sırrını kimseyle paylaşamayanlar, gözünü komşu evden alamayanlar, ilk aşk heyecanıyla başı dönenler ve bir baltaya sap olamayanlar bu hikâyelerde bir araya geliyor.  Yeşim Erdem, ilk kitabı Filedelfiya Hikâyeleri’nde topluma farklı bir gözle bakarken usul usul akan, her bir karakterine büyük bir dürüstlükle yaklaşan, herkesi anlamaya çalışan usta işi bir metin çıkarıyor ortaya.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126231</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1096d8c5-9eee-4236-9ce6-ca9d3597f6e0.jpg</image:loc>
            <image:title>İz Kalmasın</image:title>
            <image:caption>İZ KALMASIN, yazarın da içinde olduğu yaşanmış olaylar ve zamanla savrulup kaybolan yaşam öykülerinin canlı tanığı olarak yöresel dil ve geleneksel kültürümüzün kaynaşarak anlatıldığı bir romandır. Adını duyduğunuz ama hiç gitmediğiniz bir coğrafyada, doğal yaşam içinde asırlarca süren göçerlik kültürünün derin izlerini siz okuyucularla kucaklaştıran bu romandır. İZ KALMASIN, aslında hepimizin yaşadığı ama gizli kalmış sosyal ve kültürel yaşamımızın başka bir adıdır. Bu kitap, Toroslar’da binlerce yıl hiç kesilmeden süren göçerlik yaşamının trajik bir şekilde bitiş hikâyesidir. İZ KALMASIN’da okuyucular tarihsel ve kültürel geçmişlerini yeniden bulup sorgulayacaklarını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126232</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b7a118c-2e24-4fd6-a8cc-aa843b887e4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Orman Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bu, insan yavrusu Mowgli’nin, kurtlar tarafından büyütüldüğü ormanda hayatta kalma ve kendi yerini bulma hikâyesi.   Mowgli, sadık panter Bagheera, neşeli ayı Baloo ve korkutucu kaplan Shere Khan gibi dostlar edinirken, ormanın tehlikeleriyle ve kurallarıyla yüzleşecek, doğanın acımasız ama büyülü yönlerini keşfedecek.   Rudyard Kipling’in ebedî klasiği Orman Kitabı, maceranın, cesaretin ve içsel yolculuğun masalsı bir yansıması.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126233</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1871985a-3320-420a-8070-96e42fadde44.jpg</image:loc>
            <image:title>Sisli Puslu Evler</image:title>
            <image:caption>İnsanı köklerine doğru bir yolculuğa ne sürükler? Yüzlerce yıldır süren aşk hikâyesi mi? İzi silinmiş bir cinayet mi? 
1864 Çerkes Sürgünüyle başlayan yolculukta aşk hikâyeleri, kayıplar, kırık kalpler ve sırları keşfeden Deniz, Kerem, Nazlı ve Mümtaz geçmişin ısıtıp ısıtıp önlerine koyduğu kaderlerinden sıyrılıp kendilerine yeni yollar çizmeye çalışırlar. İstanbul’da bir dergide yazar olarak çalışan Deniz otuz beşinci yaş gününün sıradan geçmeyeceğinin işaretlerini aldığı bir kış gününde, uzun zaman önce ayrılmak zorunda kaldığı büyük aşkı Kerem’le karşılaşır. Hem Kerem’i yıllar sonra görmesi hem de kendisinden yüz elli yıl önce esrarengiz bir cinayete kurban gitmiş halası Esme’nin rüyasına girmesiyle bizi doğduğu ve ilk gençliğini yaşadığı 1990’lı yılların Söğütlühan kasabasına götürür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126234</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad988785-0cff-4bbb-a99b-4199298d0d8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Heidi</image:title>
            <image:caption>Anne ve babasını kaybettikten sonra Alpler’de yaşayan dedesinin yanına taşınır küçük Heidi. Doğanın büyüleyici güzelliğiyle tanıştığı yeni bir hayata adım atar, çoban Peter’la arkadaş olur, çevresindekilere neşe saçar. Ancak Heidi’nin bu huzurlu düzeni, büyükşehre götürülmesiyle altüst olur. Yuvasına duyduğu özlemle mücadele ederken, hasta bir kız olan Clara’ya umut aşılamak için bir yol bulmaya çalışır. Johanna Spyri’nin kalplere dokunan klasiği Heidi, doğanın iyileştirici gücü, sevgi, dostluk ve yuva kavramlarının gücüne dair eşsiz bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126235</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a401cd33-fe52-4b9f-a685-1a68d74c940d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaybolmuş Hayatlar</image:title>
            <image:caption>Diyarbakır’da başlayıp Adana’da noktalanan bir yaşam… 
Diyarbakır’dan Adana’ya çoğalan acılar… 
Bir annenin hırsında yönünü yitiren bir adam… 
Bir adamın yarım bıraktıklarını tamamlamaya çalışan bir kadın… 
Bir kadının kanatları altında anne sevgisi bulan dört çocuk… 
Yaşamdan alacağı olanların 
Yaşamla hiç bitmeyen kavgalarını anlatıyor 
Kaybolmuş Hayatlar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126236</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bca38dca-bae4-4a55-8cde-207b8b35f686.jpg</image:loc>
            <image:title>Kozmostan Kaosa</image:title>
            <image:caption>Kozmoloji son yıllarda bir devrim geçirdi. Astronomi ile temel fizik arasındaki heyecan verici etkileşim, kozmosumuza hâkim gibi görünen kara madde ve kara enerjinin varlığı da dahil olmak üzere dramatik keşiflere yol açtı. Bu tür gözlemlerle başa çıkmak, olasılık ve istatistiğin dikkatli bir şekilde uygulanmasını gerektirir. Ancak olasılık teorisi sadece temel fiziğin gizemli dünyasında bu kadar önemli bir rol oynamaz. Hukuktan piyangoya kadar günlük hayatımızın pek çok alanında etkisi vardır. O halde neden bu kadar az insan olasılığı anlıyor? Ve neden bu kadar az insan bunun bilim için neden bu kadar önemli olduğunu anlıyor? Neden bu kadar çok insan bilimin mutlak kesinlikten ibaret olduğunu düşünürken, aslında bilimin özünde belirsizlik hakimdir? Bu kitap, olasılık teorisinin temellerini açıklamaya ve bunların tüm bilim yelpazesindeki uygulamalarını göstermeye çalışmaktadır. 
 
 “Kozmostan Kaosa olasılığın bilimde ve günlük yaşamdaki rolüne dair gerçekten keyifli bir genel bakış sunuyor. Kitap temelde uzman olmayan okurlara yönelik olsa da içeriğine aşina olanlar bile teşvik edici sunumdan keyif alacaklardır.” 
–Nature 
 
“Yazarın fikirleri çok yepyeni bir hava estiriyor.” 
–Times Literary Supplement 
 
“Çok okunabilir bir kitap.” 
–Zentralblatt Math</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126237</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7398826-916d-4c1d-861b-e16086c7c31e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Gençler Ne Bilirler?</image:title>
            <image:caption>Bu Gençler Ne Bilirler? üçüncü baskısında Ayrıkotu Kitap’ta. 
 
Doktor düşünceler içinde bu iki öğretmene bakıyordu. Aklına Madame Bovary’nin güzel, fakat bir daha asla kimsenin başından geçmeyecek olan macerası geldi. Bu kasabada öyle büyük kadın ne gezer? Bir insanın o kadar büyük çapta bir hale gelebilmesi için geniş bir kültür ister... İçinde yaşadığımız şu âlem karikatürlerin ne mükemmel bir karikatürüdür... 
Fakat buradaki adilik, sıkıcı, basit bir bayağılık... 
 
Nerede o Fransız kasabasının bir kitap yoluyla bıraktığı silik izlerdeki renk ve hava... 
Orada hayatın gerçekten rengi ve kokusu var... Fakat burada herşey o kadar basit, o kadar açık ki... Böyle bir toplulukta karı koca arasındaki bir aldatmadan daha basit ne olabilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126238</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6753d18-eb46-44a7-ba0e-79a57135aa09.jpg</image:loc>
            <image:title>Böyle</image:title>
            <image:caption>“Editör kitabın her yerindedir. Vallahi!” 
 
 Selahattin Özpalabıyıklar’dan bir yazı, yanıt, söyleşi, anı (ilki için 
bkz. Göndermeler, ikincisi için bkz. İtalik Benim) kitabı daha! (Everest 
Deneme dizisindeki üçüncü kitabı olduğunu da eklemeli tabii 
buraya.) Böyle’de (neden “böyle” olduğunu meraklı okur çözecektir) 
metiniçi ve metindışı meseleler, öne çıkan tanıtım, sunuş ve arka 
kapak yazıları, Özpalabıyıklar’la yapılan söyleşiler bir araya geliyor. 
Editörün kim olduğundan kullandığı bilgisayar programlarına 
(dahi!) varan konuşmalarıyla, yayıncılıkta içeriği ve tekniği birlikte 
didikliyor Özpalabıyıklar (Yayıncılık 101 desek deriz); dipnotları, 
sonnotları, altını çizmeyi, bold vurgulamayı ve italikleri (elbette!) 
unutmuyor. Böyle, uzun zaman önce tasarlanmış üçlemeye son noktayı 
koyuyor. Öyleyse: “Alkış olsun Selahattin Özpalabıyıklar’a!” 
 
İlk defa editörlük yapmayı düşünen birine ne tavsiye edersin: Elindeki o kitabı bırak ve hemen uzaklaş!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126239</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc290cb6-7c7f-460d-8d10-d426da08e542.jpg</image:loc>
            <image:title>Affetmek Yok</image:title>
            <image:caption>Berlin, 1920’ler. Kocasının ölümünden sonra taşradan büyükkente 
taşınan genç bir dul, üç çocuğuyla birlikte iki yakasını bir araya 
getirmeye çalışır. Büyük oğul Karl, sosyal çöküntüye uğramış yoksul 
aileyi ayakta tutmak için cesurca çabalar. Otobiyografik unsurlar 
da içeren bu eser, materyalizme körü körüne bağlı burjuvazinin 
yükselişini ve düşüşünü “siyasi kıssa” tarzında işleyen bir aile romanıdır. 
  Dönemin ekonomik bunalımının toplumsal ve siyasi hayata etkilerini de yansıtan Döblin, bu kez bir aileyi temel alarak “Alman felaketi”nin sebeplerinin izini sürüyor. Roman, anlatım tekniği açısından burjuva gerçekçiliğinin düzyazısına yakın olmakla birlikte on dokuzuncu yüzyılın toplumsal-eleştirel Fransız romanlarından bazı özellikler de içeriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126240</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7278323b-ce59-4076-91ef-b60ea4ff8520.jpg</image:loc>
            <image:title>Ramayana - Sundara Kanda - Umudun Hikayesi (5. Kitap)</image:title>
            <image:caption>Bu destanda adı geçen Rama ve Vanar ırkı aslında kim? Öyle şeyler anlatılıyor ki, öyle büyük güçler atfedilmiş ki kahramanlara sormadan edemiyorum “Bu gerçekten de destanın anlatım özelliği mi yoksa gerçekten de böyle güçlere sahip insanlar ve ırklar yeryüzünde yaşadı mı?” diye. 
Bu sorular aklımda dolaşırken her gün biraz daha gelişen yapay zeka ve android teknolojisine bakıyorum. İnsansı robotlar var artık. Temel bütün duygular ve hareketler onları imal edenler tarafından yükleniyor ve sonra onlar tıpkı bizim gibi gittikçe daha karmaşık duygular ağını oluşturuyorlar, yeni doğmuş bir bebek mantığında hareket ederek. Hareketlerini geliştiriyorlar ve çok yakında bizlerin arasında olacaklar ya da artık aramızdalar. Bizden daha güçlüler çünkü acı hissi ve korku duygusu yok. Ve kendilerini yaratanlara sadıklar. Üstelik bir açma kapama düğmeleri var. 
Ya biz de bir zamanlar onlara benzer bir haldeyken bir anda yaratıcılarımıza/yaratıcıya sırtımızı dönüp kendimizin robotik bir teknoloji olduğunu unutarak canlı vasfına sahip bir tür olduğumuzu sanarak hareket etmeye başladıysak? Kendi üstünlüğümüzü sürdürmek için yaşamın tüm kutsal değerlerine ihanet ediyorsak? Açma kapama düğmelerimizi işlev göremez hale getirdiysek, kendimizi en güçlü sandığımız anda aslında ne kadar aciz olduğumuzu göremiyorsak ne olacak? 
Bizi kim durduracak? 
“Elimde olsa tüm insanları öldürürüm” diyen bir robot türü mü? Yoksa bizim bir tür android ve yapay zeka olduğumuzu asla unutmayan yaratıcımız mı? Üstelik onun hepimizi teker teker yok etmeye de ihtiyacı yok. Hep yaptığı gibi dünyanın fişini çekmesi yeterli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126241</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbdc238c-300c-4e60-b556-dba0f7da9dd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüme Sürgün</image:title>
            <image:caption>Yazar Zeki MARAKOĞLU’nun tarihin tozlu raflarından indirdiği, unutulan ya da az bilinen tarihi olaylara ışık tuttuğu tarihi roman serisinin 5’inci kitabı olan “Ölüme Sürgün” ile sizleri heyecanlı bir serüvenin içerisine davet ediyor. 
İkinci Dünya Savaşı, dünyanın en kanlı savaşlarından biridir. Özellikle sivil halklara karşı uygulanan zulümler, soykırımlar ve sürgünlerle milyonlarca insanın ölümüne sebep olan küresel bir felaketin kendisiydi. Özellikle Hitler’in Nazi Almanya’sı ile Stalin’in Sovyetlerinin acımasızlıkta birbiriyle yarışıyor olması; tarihin en korkunç ve en dehşet verici sahnelerini ortaya çıkartmıştı. 
Nazilerin Sovyet topraklarındaki ilerleyişi sırasında iki ateş arasında kalan Kırımlı Türkler ile Kuzey Kafkasyalılar için bir seçim yapma zamanı gelmişti. Hangi tarafı seçseler diğer taraf onları düşman olarak görüyordu. Bu, çok zor bir karardı. Hürriyet sevdalısı bu insanların bir kısmı, Sovyet zulmünden kurtulmak ve vatanlarında hür bir şekilde yaşamak için Nazi Almanya’sının saflarına katıldı. Ancak bu seçim, belki de bir sonun başlangıcıydı. 
Bir satranç dehası olan Giray’ın biyografik yaşamı üzerinden dönemin gerçeklerini, Drau Faciası’nı ve Mavi Alay’ın dramatik öyküsünü öğrenmeye ne dersiniz? Tarihi olayların ışığı altında, okuyucularını sürükleyici bir maceraya ve romantik bir aşk hikâyesine davet eden yazarımız; sizleri tarih okumaya değil, tarihi yaşamaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126242</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d022f6eb-6c15-45da-9d1d-2f5c747664db.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilge Dedem Anlatıyor &apos;&apos;O&apos;nun (S.A.V.) Gelişi&apos;&apos;</image:title>
            <image:caption>Benim adım Ahmet. Ben de her çocuk gibi şehirde ailemle birlikte yaşıyorum. Yaz tatilini geçirmek üzere ninemle dedemin yanına gittik. Uzun bir yolculuğun ardından köye ulaştık. Hasretini çektiğimiz köy yaşantısı her haliyle bizleri etkisi altına aldı. Köyde edindiğim yeni arkadaşlıklar ve Bilge Dedem ile birlikte geçirdiğim hoş vakitler, bitmeyecek bir yolculuğun habercisi oldu. Bu yolculuk, tatil boyunca hem maddi hem de manevi yönden devam etti.  
Bilge Dedem ile aramızda geçen her konuşma yeni bir bilginin kapısını ardına dek aralıyordu. Edinilen her bilgi, yeni bir maceraya sürüklüyordu beni. Macera dolu bu yaz tatilinde Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (S.A.V.) dünyaya gelişi hakkında çok önemli bilgiler edindim. Edindiğim bilgileri sizlerle paylaşmaya ve sesimi sizlere duyurmaya geldim. Peki, sizler de bu yolculukta bana eşlik etmek ister misiniz? O halde, buyurun! Yolun buradan sonrasını birlikte yürüyelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126243</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c391c0f-7b4e-488f-8d20-17c9fccc7653.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanın Hikayesi</image:title>
            <image:caption>İnsanı yaratan Allah, onu kendi haline bırakmadı. Ona niçin yaratıldığını, nereden gelip nereye gittiğini bildiren kitaplar ve elçiler gönderdi. Kimileri kâinatın her bir noktasında izlerini ve işaretlerini gördükleri Rablerini tanıdı, O&apos;nun elçilerine ve kitaplarına iman etti. Yaratılış amacını bildi, buldu ve o yolda yürümeye gayret etti. Allah’ın nuru ile aydınlanan bu bahtiyar kullar hayata aydınlık bir ufuktan baktılar. Hayatlarını Allah hesabına yaşadılar. Kimileri ise kâinatta tecelli eden âyetlere gözlerini kapattı, elçiler tarafından okunan
âyetlere kulaklarını kapattı. Rabbini inkâr etti. Uçsuz bucaksız çöllerde, kılavuzsuz ve rehbersiz kaldı. Engin deniz ve okyanuslarda pusulasız bir gemi gibi dalgaların arasında kaldı.

Kimileri ise kâinatta tecelli eden âyetlere gözlerini yumdu, elçiler tarafından okunan âyetlere kulaklarını kapattı, Rabbini inkâr etti. Uçsuz bucaksız çöllerde, kılavuzsuz ve rehbersiz kaldı. Engin deniz ve okyanuslarda pusulasız bir gemi gibi dalgaların arasında kayboldu.

Prof. Dr. Soner Duman bu kitabında, imanın aydınlığı ve inkârın karanlıkları arasında insanın durumunu ele alırken hayatın bir anlam ve amacının olduğunu, bu anlam ve amacı bilen ve buna uygun davrananların dünyada da âhirette de sonsuz bir mutluluğa kavuşacaklarını, buna karşılık Allah’ın rehberliğine kulaklarını, gözlerini ve gönüllerini kapatanların dünyada da âhirette de mutsuz, huzursuz bir hayat yaşayacaklarını Kur’an âyetleri ve Allah Resûlü’nün (s.a.v.) sözleri ile açıklıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126244</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f138490-da07-4a14-9317-1668495b1d43.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Kız Emekli Oluyor</image:title>
            <image:caption>Pandemide işini kaybettikten sonra depresyona giren ve kredi kartı borcu içinde boğulan yirmi dokuz yaşındaki umutsuz kahramanımız, Mapo Köprüsü’nden atlayarak sıkıntılarına son vermeye kararlıdır. Ancak bu intihar girişimi, Zamanın Sihirli Kızı’nı bulma görevindeki Aroa tarafından önlenir. Kahramanımız belki de o özel kişidir. Fakat sihirli kız olmak, kitaplarda tasvir edilenlerden çok farklıdır: Sadece alın yazısı değil, bir meslektir bu. Kahramanımızın eğitimler alması, görevlere katılması, insanlarla tanışması gerekmektedir. Çünkü dünya iklim krizi yüzünden yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Kahramanımızın göreviyse, yaşanabilecek bu felaketi engellemektir.
Park Seolyeon hem son derece kişisel hem de evrensel kurgusunda fantastik öğeleri kullanarak anlam arayışının ve sonu gelen dünyada iyilik yapma arzusunun altını çiziyor. 
Yüksek tempolu ve büyüleyici hikâyesiyle Sihirli Kız Emekli Oluyor, ay ışığında kötülükle savaşıp gün ışığında zafere ulaşmak için korkusuzca kendini keşfetme yolculuğuna çıkan ve hayal kurmaktan vazgeçmeyen okurlara sesleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126245</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c34c87f-69d2-4f39-9adb-b71bbcddf156.jpg</image:loc>
            <image:title>20 Türk Filmi Üzerine Kurumsal İnceleme</image:title>
            <image:caption>Türk sinemasının farklı dönemlerine, temalarına ve estetik anlayışlarına ışık tutan 20 seçkin filmi kuramsal bir perspektifle ele aldığım bu çalışmada, yapay zekâ destekli analiz yöntemlerinden faydalandım. Sinemamızın zenginliğini ve evrimini daha derinlemesine anlayabilmek için sosyolojik, psikolojik, feminist, postmodern ve auteur sineması gibi çeşitli kuramsal yaklaşımlar yapay zekâ destekli veri analizi ve içerik yorumlama teknikleriyle birleştirildi. 
Bu çalışma, Türk sinemasının toplumsal hafızayı nasıl şekillendirdiğini, birey ve toplum arasındaki çatışmaları nasıl ele aldığını, yönetmenlerin özgün bakış açılarını ve izleyiciye sundukları görsel-işitsel deneyimi hem geleneksel kuramsal yöntemler hem de yapay zekâ destekli analizler ışığında sorguluyor. 
İNCELENEN FİLMLER 
Ahlat Ağacı 
Anayurt Oteli 
Beş Vakit 
Buğday 
Dar Alanda Kısa Paslaşmalar 
Duvar 
Duvara Karşı 
Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku 
Gizli Yüz 
Gözetleme Kulesi 
Hakkari’de Bir Mevsim 
İtiraf 
Kış Uykusu 
Laleli’de Bir Azize 
Mayıs Sıkıntısı 
Sen Aydınlatırsın Geceyi 
Sevmek Zamanı 
Tabutta Rövaşata 
Takva 
Üç Yol</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126246</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbf212b1-6246-436f-8b80-50b52b27d5c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Haydi Bebekler Sofraya</image:title>
            <image:caption>Çağlar boyunca anneden kızına bilgi aktarma modeli günümüzde yerini sosyal medyaya bıraktı. Bu bilgiler bazen doğru olsa da, kimi zaman anneleri mükemmeliyetle sınayan ve yanlış yönlendirmelere yol açan unsurlar da barındırabiliyor. 
 
Günümüz bilinçli ebeveynine rehber olması için yazılan bu kitap, onları her  alanda mükemmel olmaya zorlayan çağımızda, anneliğin  üzerine yüklenen vicdan baskısından kurtulmalarına ve nefes almalarına yardımcı olmayı amaçlıyor. Ebeveynlere bebeğinin yiyecekle tanışma sürecini nasıl daha dengeli, sağlıklı ve doğaya yakın bir şekilde yapabileceklerini pratik ve sade bir dille anlatmayı hedefliyor. 
 
Tüm yeni nesil ebeveynlere ulaşması dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126247</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3dcc21a6-ea25-40ca-a239-7aa81940e9c0.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Metaforu Üzerine Denemeler</image:title>
            <image:caption>Kâinat belirli fizik kanunları çevresinde şekillenmiştir. Enerji de belirli kanunlar çevresinde akıp gidiyor. Enerjiye hükmeden ekonomiye, ekonomiye hükmeden dünyaya hükmediyor. Bize düşen küreselleşen Dünya&apos;da hem kendi ülkemize hem de çevremize uygun yatirimlari yapabilmeli. Hızla akıp giden bu asırda treni bir daha kacirmamaliyiz. Geleceğin dünyasında elbette bizimde yerimiz olmalı. Yazdığım deneme kitabının öncelikle tüm insanlarımıza yürekten bir faydası olması dileğiyle. Saygılarımı sunarım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126248</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36fa0082-9998-4c98-97b6-85ec9f85ab7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarının Öteki Yüzü</image:title>
            <image:caption>Kuzey Koreliler için yerinde kalmak neredeyse kaçmak kadar tehlikelidir. Hem Yunho hem de Myunghee bu gerçeği çok iyi biliyordur. Bu yüzden, karşı karşıya oldukları karanlık geleceklerine boyun eğmek yerine kaçmaya karar verdiklerinde, ölümden bile daha kötü bir kadere sürüklenebileceklerinin farkındadırlar. Yunho, yıllar önce sınırı gizlice geçen annesiyle yeniden buluşmayı umut ederken; Myunghee, rejimin asla izin vermeyeceği kadar büyük hayallerinin peşinden gitmektedir. Tesadüfi bir karşılaşma sonucu, bu iki yabancının kaderleri birbirine bağlanır ve Myunghee, Yunho&apos;nun hayatını kurtarır. Aydınlık bir gelecek hayaliyle birbirine bağlanan ikili, zehirli orman yılanları, acımasız askerler ve her an bulunma ya da hapsedilme korkusuyla dolu zorlu bir yola adım atar. Ancak özgürlüğe doğru attıkları her adımla birlikte içlerindeki umut da artar. Peki, bu umut, ikisinin de özgürlüğe ulaşması ve yol boyunca birbirlerini kaybetmemeleri için yeterli olacak mıdır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126249</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06a6ce60-7598-4846-a3e1-a3185a602926.jpg</image:loc>
            <image:title>Aksa’nın Muhafızları</image:title>
            <image:caption>Beş hafız muhafız! Senin yaşlarında, senin boylarında, senden hiç de uzak olmayan bir yerde; Kudüs’te, Mescid-i Aksa’da! 
Onlarla birlikte atılacağın nefes kesici maceralar, izini süreceğin mucizeler ve hatıralar, tanıdığında hayranlığının artacağı bir şehir ve Aksa’nın en gizli sırları… Ellerinde tuttuğun iki kapaklı hazinenin arasında. 
Aksa’nın Muhafızları bir kitaptan çok daha fazlası! Kudüs’ün özgürlüğüne giden yolda; bir yol haritası…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126250</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f3de052-3772-43f0-810f-0a6c1ac668c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedicik Yuva Arıyor</image:title>
            <image:caption>Hayatımızı güzelleştiren kedilerle ilgili masallarımıza devam ediyoruz. Bu kitabımın kahramanı da kendisine yuva arayan bir kedicik. Yuva ararken çocuklarımıza çok güzel dersler veriyor. 
Eminim Masal İçinde Rüya kitabım kadar, Kedicik Yuva Arıyor kitabımı da çok sevecek, okumaktan zevk alacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126251</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2e90ba4-1598-48fb-a9ca-f360d03e620a.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanın Potansiyeli</image:title>
            <image:caption>İnsan, 
Bir defa yaşayacak. Asla tekrar bir dünya hayatı yaşaması mümkün değil. Üstelik hayatımız çok kısa. Kıyamet öncesinde yaşadığımız için nimetler çok fazla ve çeşitlidir. Bunlar yapıcı kullanılmazsa çok meşgul edici ve kaybettiricidir. Kişiliğimizi geliştirmede kullanırsak, istifademiz çok fazla olur. Bunu verimli yapabilmek, potansiyelimizi bilmekle olabilir. Ayrıca potansiyel kabiliyetlerimizi nasıl ve hangi sırayla kullanmamız gerektiğini bilip, ona göre hayat tarzımızı programlamamız da önemlidir. İşte bunları Kur’ân’ı Kerîm, tasavvuf, tıp vb.’nin bütünlüğünde sunma gayretindeyiz. Sonsuz ahiret hayatımızı en iyi bir şekilde hazırlayabilmek için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126252</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b73a489-57fe-41a6-8b5b-1a11f05a58a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Bir Eğitim?</image:title>
            <image:caption>“Hayattaki en önemli şanslardan biri, ilkokulda iyi bir öğretmene rastlamaktır.”
Dünyayı değiştirmek için kullanılan en güçlü araç eğitimdir. Eğitimdeki temel maksat ise gündelik durumları kurtarmak değil, insan yetiştirmeye samimiyetle niyet etmektir. İnsani ve kültürel değerlerimize sahip çıkan, bunları şuurlu bir şekilde benimseyen, eğitimi hayatın her alanında birincil konuma yerleştiren nesiller yetiştirmek bu anlamda çok önemlidir. Bu konu üzerimizden bir başkasına atmaya çalıştığımız bir mesuliyet değil; üstlenmeye can attığımız ve elimizden geldiğince katkı sağladığımız bir konu olmalıdır. Geçmişimizde de hep böyle olmuş; eğitimcilere saygı duyulurken nesil yetiştirme konusunda hiç kimse kenara çekilmemiş, herkes elini taşın altına koymuştur. Çünkü en büyük sermayemiz çocuklarımızdır.
Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde uzun yıllar öğretmenlik ve çeşitli kademelerde idarecilik yapan Mustafa Altınsoy, şahit olduğu olaylar ve zengin tecrübeler ekseninde insan profilimiz, geleneklerimiz, kültürel mirasımız, yaşam tarzımız ve ideallerimiz için nasıl bir eğitime ihtiyacımız olduğunu anlatıyor. Velilere, öğrencilere ve öğretmenlere ayakları yere basan bir eğitim vizyonu çizerken genç meslektaşlarının ve onların yetiştirdiği yeni kuşakların elinden tutuyor.
 
***
“Nasıl Bir Eğitim? Eğitime Dair Meselelerimiz ve Öneriler isimli bu kitap, ömrünü eğitim ve öğretime vakfetmiş, değişik okullarda yöneticilik yapmış ve farklı şehirlerde Millî Eğitim Müdürü olarak bulunmuş tecrübeli bir eğitimcinin müktesebatının eseridir. Yazarın sade ve samimi bir dille okuyucuya sunduğu bilgiler altın nasihatler sınıfındandır. Bu bakımdan kitap, öğretmen ve idareciler için bir el kitabı hüviyetine sahiptir. Ayrıca yine bu kitapta, eğitim kadrosunda bulunmayan, farklı alanlarda çalışan yetişkin okuyucular için de ufuk açıcı yazılar bulunmaktadır.”
Prof. Dr. Bilal Kemikli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126253</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4296e543-6b03-42ab-9e45-738ea7db0269.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyolojik Marifet</image:title>
            <image:caption>Ahmet Hamdi Tanpınar bundan yıllar önce kendisine “Türkiye’nin en önemli sorunu nedir?” diye sorulduğunda şöyle cevap vermişti: “İstihsal meselesidir.” İstihsal üretim anlamına geliyor. Tanpınar’ın tespitinden beri bu konuda pek bir yol alınamamış gözüküyor. Çünkü aynı soruyu bugün bana sorsanız şöyle cevap verirdim: Üretimin niceliği ve niteliği. Yani az üretmek ve üretilenin de kalitesinin düşük olması.
 
Besim F. Dellaloğlu, bu kitabında deneyimli bir sosyolog ve usta bir kalem olarak Türkiye’de hatalı veya eksik bilinen birçok meseleyi sosyoloji çerçevesinde yeniden tartışmaya açıyor; laiklik, sekülerleşme, akademi, sosyal bilimler ve güncel siyasete dair birçok konuyu yazılarıyla tekrar düşünme şansı sunuyor. Ayrıca Dellaloğlu, halı, tespih, esnaf lokantası gibi gündelik hayatın sıradan detaylarını metodolojik bir incelemeye tabi tutuyor; birçok farklı konuya yeni bakış açıları sunarken istikrarlı bir yöntem de ortaya koyuyor ve okurları, meseleleri sosyal bilimler ekseninde görmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126254</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5728981-0324-4b91-8893-6b5831717573.jpg</image:loc>
            <image:title>Eve Dönüş Bileti</image:title>
            <image:caption>Doğa, başına geleceklerden habersiz proje ödevi için taş toplamaktadır. Bulduğu taşlardan birinin onu ve arkadaşlarını başka dünyalara savuracağını aklının ucundan bile geçirmez. Üç kafadar, önce hız sonra da kıtlık evreninde tuhaf olaylara şahit olurlar. Çocukların mahsur kaldıkları yerden kendi dünyalarına dönebilmek için ihtiyaç duydukları şey ise tam bir sürprizdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126255</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3978895e-3d51-43c8-84a3-fa84376ee04a.jpg</image:loc>
            <image:title>Adile Sultan: Müsrif- Mümin Muin - Şair</image:title>
            <image:caption>Yaptığı özgün çalışmalarla Türk ve dünya tarih literatürüne önemli katkılarda bulunmuş çok değerli bir isim olan Prof. Dr. Ali Akyıldız bu kitabında II. Mahmud’un şair, dindar, hayırsever, hassas ve asabî bir karaktere sahip ve babası dahil beş padişah dönemini gören kızı Adile Sultan’ın hayatını anlatıyor.
Hanedan kızları arasında divan sahibi yegâne şair sultan olarak dikkat çeken Adile Sultan’ın divanının biyografisi açısından değeri…
Adile Sultan’ın evliliğinden sonra piyasaya yaptığı büyük borçlar ve nedenleri…
Adile Sultan’ın yerli ve yabancı basının takip ettiği dillere destan düğünü ve ayrıntıları…
Eşi Mehmed Ali Paşa’nın karakteri…
Adile Sultan’la evli olan Mehmed Ali Paşa’nın teamüllere aykırı olarak yaptığı ikinci ve sıra dışı evliliği…
Hayatının ilk yıllarında oldukça dışa dönük ve sosyal bir insan olan Adile Sultan’ın daha sonra münzevi bir hayatı tercih etme nedenleri…
Hanedanın en zengin kadınlarından biri olan Adile Sultan’ın mal varlığı…
II. Abdülhamid’in Adile Sultan’ı hafiyelerine takip ettirmesi…
Adile Sultan’ın İttihatçılarla ilişkileri…
Adile Sultan’ın şöhreti ülke sınırlarını aşan hayırseverliği ve kurduğu vakıflar…
Akyıldız, birinci el kaynakları merkeze alarak kurguladığı Adile Sultan: Müsrif, Mümin, Muin, Şair adlı bu kitabında, belgeleri, yerli ve yabancı basını, hatıraları ve mevcut literatürü mukayeseli bir biçimde kullanarak sultanın hayatı, evliliği, karakteri, düşünceleri, yaşadığı saraylar ve hane halkı gibi bazı ana konuları açıklamaya ve problemleri çözmeye gayret etti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126256</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1941c0d-c447-454d-813a-31d160a5cdbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Varlığın İlahi Enerjisi</image:title>
            <image:caption>Evrende görünen, görünmeyen her bir varlığın kendine has enerjisi vardır. Ruhumuz kuantumsal enerjinin bütünüdür. “Ruh” enerji iletimiyle bedenle bütünleşirken insan da Allah ile bağlantısını ruh ile sağlar. 
Ruhsal enerjimiz, yaşamımızın her ânı için güç kaynağıdır. Özellikle çocukluk ve gençlik yıllarında ruhi tahribat yaşayanlar, belli bir yaşa geldiklerinde “tükenmişlik sendromu” ile baş etmeye çalışır. Dua eden insanların ruhsal enerjileri yükselir. 
Sedef Önaler’in 36 yıllık birikimi ve derin tecrübeleriyle şekillenen Varlığın İlahi Enerjisi, modern dünyanın karmaşasında manevi denge arayanlar için rehber niteliği taşıyor.
•    Düşünce ve niyetlerin enerjisi hayatımızı nasıl etkiler?
•    Hayat kalitesini artırmak için ruhsal enerji nasıl güçlendirilir?
•    Duaların, surelerin ve ibadetlerin enerjisi ile hayatımız nasıl iyi hâle gelir?
•    Olumsuz enerjilerden nasıl korunabiliriz?
•    Mekânların, renklerin, kokuların ve doğal taşların insanın enerjisine etkileri nelerdir?
Bu kitapla içsel enerji alanlarımızı tanımamızı ve dengelememizi sağlayarak ilahi enerjinin rehberliğinde, hayatımızın enerjisini keşfedeceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126257</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c08f4d3a-53a5-45c5-8769-8aec9dc1db4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Marvin Redpost Süper Hızlı ve Kontrolsüz</image:title>
            <image:caption>Pusulası cesaret olanın hızını kimse kesemez!

&apos;&apos;Yamuk Okul&apos;&apos;un yaratıcısı Louis Sachar&apos;ın onlarca dilde yayımlanan ünlü serisi &apos;&apos;Marvin Redpost&apos;&apos; bu kez bisiklet sırtında bir macerayla yoluna devam ediyor.

Sırf başkaları yaptı diye istemediğimiz bir şeyi yapmak zorunda olmadığımızı anımsatan Süper Hızlı ve Kontrolsüz, kararlarımızın sorumluluğunu almanın ve onlardan ders çıkarmanın önemini vurguluyor.



Marvin için yine tehlike çanları çalıyor. Bir iddia sonucu, yeni bisikletini kasabanın en yüksek zirvesinden aşağı sürecek! Bütün okul bu haberle çalkalanadursun eski dostumuzun içini tarifsiz bir endişe kaplıyor. Öyle ki, Marvin&apos;i yalnızca İntikam Tepesi&apos;ne çıkmak değil aynı zamanda bisiklete binmek de korkutuyor. Hoş, Marvin bir şeyi yapacağını söylediyse illaki yapar. Tabii eğer gerçekten kendisi söylediyse...

Korkulara meydan okuyan bu süper hızlı macera, arkadaşlara &apos;&apos;hayır&apos;&apos; demenin bazen sanıldığından çok daha fazla cesaret gerektirdiğini hatırlatıyor. 


Bu kitabı okuyanları neler bekliyor?

* Başkalarının düşüncesine göre hareket etmenin yersizliğini fark ettiriyor.  
* Kişisel motivasyonu geliştirmenin yollarını keşfettiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126258</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddf119dc-4678-4614-b4cd-a1865a32e215.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Olan</image:title>
            <image:caption>Benim için hayat sanki Peter Pan ve Kayıp Çocuklar’la tanıştığımda başlamıştı. 
Var Olmayan Ülke’nin büyüsü başımı döndürüyordu ve kendimi ilk kez evimde hissediyordum. 
Tek sorunum Vane’in bana teslim olmamasıydı ama bunu değiştirmeye kararlıydım. 
Adada güç dengeleri bozulmak üzereydi. Gölgesine henüz kavuşamayan Pan tehlikeliydi, onu öldürmek isteyen Fae Kraliçesi ve Kaptan Hook da öyle. Savaş kapıdaydı ve herkesin zayıf noktası sevdikleriyken kimse güvende değildi. 
 
Benim kaderimdeyse piyondan fazlası olmak vardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126259</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b2c7fd1-116c-4496-a19f-4cbe4f3e3bbb.jpg</image:loc>
            <image:title>XVIII. Yüzyılda Osmanlı-Prusya Münasebetleri</image:title>
            <image:caption>“Politika her şeyden evvel, elverişli durumlar yaratmaya çalışmaktansa, mevcut bu gibi durumlardan istifade etmek sanatıdır. Bu yüzden önceden sonu belirsiz olaylar hakkında ileriye matuf antlaşmalar yapmamanızı ve ellerinizi bağlamamanızı tavsiye ediyorum. Böylece zaman, yer ve şartların el verdiği gibi olaylara müdahale etmeniz, yani bir kelime ile menfaatlerinize göre davranmanız mümkün olur.”
Prusya Kralı II. Friedrich
Usta tarihçi Prof. Dr. Kemal Beydilli’nin bu çalışması, doçentlik tezi olarak hazırladığı iki kitabının birleştirilmiş, tekrar gözden geçirilmiş, yeni bilgilerle takviye edilmiş ve genişletilmiş hâlidir.
II. Friedrich devrinde (1740-1786) Avusturya ve Rusya’ya karşı amansız bir mücadele veren ve zor durumda kalan Prusya’nın, bu devletleri arka cephelerinden sıkıştıracak bir kuvvet olarak Osmanlı İmparatorluğu’nu doğal bir müttefik olarak görmesiyle önem kazanan bu münasebet, giderek her iki devletin müşterek “komşu ve düşmanlarına” karşı ortak bir cephe oluşturması zorunluluğunun açık bir şekilde belirmesine kadar varan bir gelişme göstermiştir. Başlangıçta Prusya için hayatî bir zorunluluk hâline gelen “Türkler” ile bir ittifak yapmak ve kurtuluşu bir “Türk müdahalesi”nde görmek arzusunun; giderek özellikle 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması’ndan sonra “Prusya” ile bir ittifak yapmak ve bir “Prusya müdahalesi”ni temin ederek, düşmanlarla baş edebilmek amacına dönüşmesi ve böylece münasebetlerdeki karşılıklı menfaat dengesinin yer değiştirmesi, konuya ayrı bir önem kazandırmaktadır.
Coğrafi konumu itibariyle birbirlerinden çok uzak ve ilgisiz gibi görünen bu iki devletin, “müşterek komşu ve düşman” karşısında ortak bir politik davranış ve mukadderat birliği içinde bulunmaları, etkinliklerini yakın zamanlara kadar sürdürecek bir gelişmenin ana karakterini oluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126260</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/366c0c1d-d2f1-425a-b0ba-6a76047138b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm ve Ötesi</image:title>
            <image:caption>Ey Rabbimiz! Bize ihsan ettiğin hidayetten sonra kalplerimizi haktan saptırma, bize kendi katından rahmet ihsan eyle! Şüphesiz ki Sen bol ihsan sahibisin! (Âl-i İmrân Suresi, 8) Yani, bundan önce bize imanı ilettiğin gibi ölüm anında da kalplerimizi saptırma, iman üzere sebat ettir.   
 
Allah Teâlâ, insanı dünya hayatında belirli bir süre için var etmiş, ona takdir ettiği rızkı ulaştırmış ve yazılı olan amellerini tamamlamasına fırsat vermiştir. İnsanoğlunun dünyadaki bu yolcuğu “Her nefis ölümü tadacaktır.” ayetinin tecellisiyle bir gün son bulacaktır. Ölüm ve Ötesi ismiyle dilimize kazandırdığımız bu kitap, özellikle modern dünyanın tuzaklarına düşen insanlara, kalplerini ölüm bilinciyle tekrar diriltme çağrısını muştulamaktadır.
Büyük İslam düşünürü Gazzâlî, bu kitabında ölüm ve ahiretin gerçekliğini çarpıcı örnekler ve kuvvetli delillerle açıklıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126261</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab80a4c8-ddcd-4e97-a0a7-60b33b0f169b.jpg</image:loc>
            <image:title>Maça Kızı 8 - 4. Kitap (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Kimdim ben, hiç olmaktan başka?” 
 
“Gözleri gözlerimle sevişiyordu ve bu sevişmeden nice kırgınlıklar, küskünlükler, dargınlıklar doğuyordu. Doğan her bir duyguyu sevmeye çalışıyordum belki de, ondan ve benden bir parça diye. Gözlerine bakmamı söylüyordu, zamanın birinde. Sadece gözlerine bakmamı. Eğer gözlerine bakarsam anlayacağımı. Ya da korkmayacağımı. Ne söylüyordu zamanın birinde, belki de hatırlamıyordum. Gözlerine bakmam gerektiğini biliyordum sadece. Bunu o söylemese de biliyordum. Çünkü benim için onun gözlerine bakmak, bir balığın yüzmesi kadar içgüdüsel bir eylemdi. 
Bir balıktım ben, onun okyanus karası gözlerinin hasretiyle, cehennem ateşinde yanan. Geride kalan zaman diliminin saniyeler mi yoksa dakikalar mı olduğunu bilmesem de okyanusa bir kez daha düşmek için tek bir saniyenin yeteceğini anlamıştım. Alev alev yanan gözleri, tüm bedenimi cayır cayır yakıyordu ve ben serinlemek için ona muhtaç hissediyordum. Bundan nefret ediyordum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126262</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4600d543-439c-4f53-9b40-067e7e468275.jpg</image:loc>
            <image:title>Yetiş Patişko!</image:title>
            <image:caption>Bir canavarı, elmalı turtayla evcilleştirmeniz mi gerekiyor? Okulda sağlıklı bir moda akımı başlatmak mı istiyorsunuz? Huysuz ve yaşlı komşularınızla birlikte mahallede bir eğlence festivali mi düzenleyeceksiniz? 
 
Hepsi ve çok daha fazlası için Patişko hizmetinizde!
 
İnsanları zıplatarak işe göndermek… Sokak hayvanlarını sahiplendirmek… Gizemli bir blog yazarının izini sürmek…  Hastanenin onkoloji bölümünde hasta çocuklar için moral gecesi düzenlemek… Tüm bunlar Patişko için sıradan işler.
 
Dünyayı kurtarmak çocuk oyuncağı! Ve bunun için yalnızca “Yetiş Patişko!” demeniz yeterli.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126263</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55a6438c-c741-443b-b154-23e801720f46.jpg</image:loc>
            <image:title>25 Muhteşem İcat</image:title>
            <image:caption>Dünyayı değiştiren ve hayatımızı yerinden hop hop oynatan icatların ilginç hikâyelerini okumaya hazır mısın? Çamaşır makinesinden televizyona, kalemden radyoya, gemiden fermuara, matbaadan bisiklete, mikrodalga fırından telefona kadar 25 muhteşem icadın sırrı bu kitapta seni bekliyor. Keşif dünyanda yepyeni kapılar açacak bu kitap, aynı zamanda esprili karikatürlerle okuma heyecanına eğlenceyi de katacak.
Haydi, kapağı arala ve mucitlerin dünyasına adım at!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126264</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3204fe7c-02d9-4736-9a3a-68965eb7fd18.jpg</image:loc>
            <image:title>Limon Kütüphanesi (Ciltli, Şömizli)</image:title>
            <image:caption>&quot;Kitaplar size kaybettiğiniz insanları geri verir.&quot;
Calypso 10 yaşında bir kız çocuğu. Kitaplar tüm dünyası. Annesini kanserden kaybetmiş ve babası ile yaşıyor. Babası içsel bir güce ve güçlü olmaya kafayı takmıştır. Olayları soğukkanlı karşılar, eşinin ölümünde bile ağlamamıştır. Calypso’ya da durmadan içsel olarak güçlü olmayı ve yalnızken mutlu olmayı telkin eder. 
Bir gün Calypso’nun okuluna yeni bir kız gelir. Bu kız onun rutin hayatını değiştirmeye başlayacak kişidir. Calypso, kendisi kadar kelimelere ilgi duyan bir arkadaş bulduğu için çok mutludur. Mae’nin en az onun kadar okuması ise bir başka sürpriz olur. 
Bu arkadaşlık limonlar gibi bir gün çürüyecek mi yoksa sonsuza dek sürecek midir?
&quot;Bir uçurumun kenarında duruyormuşum gibi hissediyordum, düşmemek için elimden tutan bir şey yoktu.
Keşke o limonları hiç bulmasaydım.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126265</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f250ce7-f9af-446b-a70f-afa33481b33b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Bir Başlangıç</image:title>
            <image:caption>Bu yolculuk zor ama ben buradayım. 
Gelmek isteyip gelemeyen, tanışmak isteyip tanışamayan, bilgilerime hızlı ulaşmak isteyenler için bu kitabım. 
Diyetler, tarifler, hikâyelerle dolu &quot;Diyet Hakkında Her Şey”in devamı kabul edin “Yeni Bir Başlangıç”ı. 
Nilay Keçeci olarak yolda, evde, işte, sporda, deniz kenarında sizlerle olmak hem keyifli hem de inanılmaz heyecan verici. 
Yeni hayat ve yeni bir beden için, klinik uzmanlığımdan faydalanıp yeniden sağlık bulmak için bildiğim her şeyi sizlerle bu kitabımda paylaştım. 
Sevgi ile okuyun, hep fit kalın. 
Hep bana yakın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126266</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1578556b-37a6-4e03-ba4d-2591d5451452.jpg</image:loc>
            <image:title>İsveç Kibritleri</image:title>
            <image:caption>Fransız edebiyatından gerçekçilik ve şiirselliğin harmanlandığı bir başyapıt!
“Karanlığın gölgesinde doğan, ışığın peşinden koşan bir yaşam...”
Paris’in nostaljik atmosferinde 1930’ların Labat Sokağı… Neşe ile kederin, hayal ile gerçeğin iç içe geçtiği bu dokunaklı anlatıda, öksüz bir çocuğun yaşam mücadelesi, hüzünle yoğrulmuş ama umutla ışıldayan bir öyküye dönüşüyor. Robert Sabatier, zarif bir şiirsel dille çocukluğun masumiyetini, dostluğun iyileştirici gücünü, yaşamın gizli mucizelerini ve insan olmanın benzersiz hallerini anlatıyor.
Dünyayı sessizce izleyen küçük bir çift göz... Labat Sokağı’nın renkli ama karmaşık ve çoğu zaman acımasız dünyasında, küçük Olivier’nin kaderin kırılgan ipleriyle örülmüş yaşamı, her ayrıntısı farklı bir duyguyu yansıtan bir mozaik gibi şekilleniyor. Madam Papa’nın yüreğindeki şefkat, Bougras’ın sıra dışı ruhundan taşan öyküleri ve Mado’nun büyüleyici dünyası, Olivier’yi ayakta tutan dostluk bağlarıyla sarmaş dolaş oluyor. Olivier’nin minik yüreğine ağır gelen bir geçmiş ve yaşamın sert gerçekleriyle çarpışan hayalleri onu her geçen gün daha da karmaşık bir labirentin içine çekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126267</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba1e04d4-2e23-4ac8-a706-676001c4735a.jpg</image:loc>
            <image:title>Karınca Tobi - Büyük Orman Macerası</image:title>
            <image:caption>&quot;Hangi yöne gideceğini bilmediğinde bile cesaretin sana yol gösterebilir.&quot;
 
 
Tobi, karınca dünyasının en sıra dışı üyelerinden biri. Çünkü diğer karıncalar gibi yiyecek bulma yeteneğiyle doğmamış. Bu yüzden dedesi, babası ve öğretmeni, Tobi’yi ormanın derinliklerinde eşsiz bir yolculuğa çıkarıyor. Ama bu, yalnızca bir yön bulma macerası değil. Tobi’nin cesaretini, azmini ve kendine güvenini keşfetme hikâyesi. Küçük karınca, doğanın sırlarını öğrenirken tehlikelerle yüzleşiyor, dedesiyle unutulmaz anılar biriktiriyor ve içindeki gizli gücü ortaya çıkarıyor. Üstelik bu unutulmaz macera boyunca bize Tobi’nin şarkıları da eşlik ediyor.
 
MACERA DOLU BU YOLCULUKTA
CESARET, SİZE DE YOL GÖSTERECEK!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126268</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3835d021-0722-4a6f-ba71-d2915abed23a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kozalak Krallığı</image:title>
            <image:caption>“Hey, bu kitabı eline aldıysan hazır ol! Çünkü seni çılgın bir macera bekliyor!”
Ender’in arka bahçesindeki ağaç evi, sıradan bir yer gibi görünebilir… Ama bir tilkiyle tanıştığında işler tamamen değişiyor. Bu tilki, turuncu kürklü ve çok havalı. Adı Reçel! Ama bekle, daha bitmedi. Tabletine yapışmış bir sincap, göbekli ve biraz sakar bir
kertenkele, bir de bol bol kahkaha var bu hikâyede. Ender ve arkadaşları, kozalaklarla krallıklar kuruyor, ormanın derinliklerinde gizemli planlar yapıyor ve doğayı korumak için avcılara karşı cesurca mücadele ediyor. Üstelik bu ekip, kahkahadan yerlere düşerken nasıl kahraman olunacağını da öğreniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126269</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6117dfc5-97e2-48ad-ad2c-1b406d08d57a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ormandaki Şarkı</image:title>
            <image:caption>Utangaç bir panda olan Çi, ormanın derinliklerindeki sesleri dinlemeye bayılırdı. Bir gün, alıştığı doğa seslerinin ötesinde bir melodi duydu. Bu melodi, Çi’yi hiç bilmediği bir yolculuğa çıkararak ona cesaretin ve dostluğun gücünü öğretecekti.
Bu sürükleyici hikâye, çocuklara duygularıyla yüzleşmenin, yardımseverliğin ve arkadaşlığın önemini anlatıyor.
Minik okurlar, ormanın eğlenceli dünyasında gezinen Çi’nin nasıl cesurca adımlar attığını izlerken dostluğun en saf hâline tanık olacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126270</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f9036d8-3b37-4479-81aa-6c33d97f6349.jpg</image:loc>
            <image:title>Duyguları Gösteren Ayna</image:title>
            <image:caption>&quot;HİSSETTİĞİN TÜM DUYGULARINLA ALLAH SENİ ÇOK GÜZEL YARATTI.&quot;
 
Çocuklarımızın yaşadıkları duyguları tanıması ve anlaması için kitaba ayna koyarak kitabı oyunlaştırdık. Çocuğunuza kitabı okuyun ve yaşadığı duygu değişimini hissetmesi için ona alan açın. Duyguları neden yaşadığını anlaması için rehber olun. Kendilerini daha iyi tanıması ve sağlıklı bir sosyal hayat için çocuklarınızın duygularını yakından hissetmesine imkan verin.
 
HAYDİ DUYGULARI GÖSTEREN AYNANIN BAŞINA!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126271</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49506382-3f00-4261-ab48-fe889d584f24.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Ramazan Çadırı</image:title>
            <image:caption>İşte orucun ilk günü! Yaşasın! Bu sabah kahvaltı yok çünkü oruçluyuz! Evet Ramazan ayında oruç tutmak demek akşama kadar hiçbir şey yiyip içmemek demek! Ramazan’da herkes mutlu olur. İnsanlar yardımlaşır, meydanlarda şenlikler yapılır, kalabalık sofralar kurulur.
*
Akşam ezanı okunduğunda iftar saati gelmiş olacak ve hep beraber orucumuzu açacağız. Bu vakte kadar hiçbir şey yemeyeceğim. Hem bundan kolay ne var ki? En sevdiğim şey oyun oynamak. Ramazan çadırımızın içinde bir sürü oyun oynayacağız. Bir de bakacağız ki iftar saati gelmiş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126272</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/164f0645-4d6b-429d-9558-15e59114ed01.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Karlar Ülkesi Elsa Nerede? Ara ve Bul Faaliyet Kitabı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Elsa ve arkadaşlarıyla eğlenceli bir oyun oynamaya ne dersin? 
Karlar Ülkesi ’ndeki dostlarınla bir keşif yolculuğuna çık ve Anna, Elsa, Olaf ile arkadaşlarını ara. 
Sahnelere gizlenmiş eşyaları görmek için gözlerini dört açmayı unutma! 
Bakalım hepsini bulabilecek misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126273</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/821f7db4-d0b3-4a89-851c-316e5bd6d841.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Arabalar Şimşek Mcqueen Nerede? Ara ve Bul Faaliyet Kitabı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Şimşek McQueen ve arkadaşlarının Radyatör Kasabası’ndan Tokyo’ya yaptıkları inanılmaz yolculuğa katıl! 
Sahnelerde gizlenen Şimşek, Cruz, Mater, Mack ile diğerlerini ara ve bul. Gözlerini dört aç ve karmaşık resimlerin içinde saklı nesneleri fark et! 
Hepsini bulabilir misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126274</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eab3a023-320c-43b2-bfcf-e6bd086f7556.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalanlar Gerçekler ve Kurabiyeler - İkiz Dedektifler</image:title>
            <image:caption>İKİZ DEDEKTİFLERİN SÜRPRİZLERLE DOLU DÜNYASINA HOŞ GELDİNİZ!
Nisa ve Musa birbirinden TAMAMEN FARKLI ikizler. Ama DURDURULAMAZ BİR DEDEKTİF İKİLİ olmaları an meselesi! Çünkü camideki yarışma için hazırladıkları kurabiyeler gizemli birileri tarafından mahvedildi!
Bu hikâyede seni bekleyenler:
·       LAV kaplı zemin
·       Baş düşman SLAYM-AH
·       Dedektif Norman namıdiğer Musa’nın en yakın arkadaşı
·       Ve ÇOK büyük, kontrolden çıkmış bir YALAN zinciri…*
*Nisa’nın biraz dram canavarı olduğundan bahsetmiş miydik?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126275</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/409ad7b2-d6c2-4233-8f38-0de8a30e42a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Sorarsan Yuvamdayım-İşte Yer Altı! (Kitap ve Yapboz Seti)</image:title>
            <image:caption>İşte yer altı macerası başlıyooor!
Haydi şimdi tamamlayalım puzzle’ı, görelim tüm yuvaları.
Okuyalım Sincap Loni’nin misafirlik maceralarını…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126276</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/990564dc-f677-4e07-b74e-3564a2f585a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ciğeri Yakan Nefes</image:title>
            <image:caption>“Düşüncelerim gurulduyor, açım. Geçmişimle geleceğimi kırık bir kaba döküyorum. Başka malzemem var mı bilmiyorum. Benliğim kırılmış şişeden fayansa akmış, ruhumsa bitik. Beni, ben yapan ne kalmış bilmiyorum. Elimde olan bunlar. Bana, benden kalan bunlar. Harabeye dönmüş evin ortasında duruyorum. Kırık tezgâh dolaplarını kaldırmışım bir kenara, tozlu mutfak tezgâhına koymuşum kırık kabımı. Karıştırıyorum güzelce, çırpıyorum içimdeki tüm hırsı çıkarmak istercesine. Anılar ve yaşananlar birbirine girip görünmez olunca duruyorum. Derin bir nefes alıp kabın içine bakıyorum. Geçmişimle geleceğimin karışımı berrak bir ayna olmuş, bana yansımamı gösteriyor. Sorguluyorum. Ben kimim?” 
 
İllegal dövüşlerde kazandığı zaferlerle adını duyuran bir kadın… Çocukluğundan itibaren aldığı ağır eğitimlerle makineye dönüşen bir genç kadın… Ailesinin intikamını almayı amaç edinmiş bir evlat… Savaşçı, yenilmez, zeki, kusursuz… O, &apos;mükemmel insan&apos; projesinin ilk deneklerinden… 
Dünyayı yönetmek isteyen yeraltı örgütlerinin peşinde olduğu genç bir kadının, Türkiye ve İtalya arasında akan gizemli hikâyesi bu… Nefes Yakıcı ya da diğer adıyla Alin&apos;in hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126277</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cf355dd-dcbc-4957-ae36-3b9b433dd881.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutulan Ruhların Çukuru</image:title>
            <image:caption>Sadece anıldığımız sürece varız. 

Kalpleri titreten hikâyeleriyle insan ruhunun derinlerine nüfuz eden Paco Roca bu kez hem İspanya hem de dünya tarihine iz bırakan baskıcı bir dönemi çizgilerine taşıyor.

Roca&apos;nın gazeteci Rodrigo Terrasa ile birlikte kaleme aldıkları Unutulan Ruhların Çukuru, Franco rejiminin kurşuna dizip toplu mezarlara gömdüğü on binlerce kurbanın yaşadıklarını günyüzüne çıkararak itibarlarını iade ediyor.
 
 









Tek isteği babasının naaşının hak ettiği şekilde gömülebilmesiydi.

1940&apos;ta öldürülen babasının kalıntılarını annesinin mezarına taşımaya çalışan Pepica Celda&apos;nın verdiği zorlu mücadeleyi odağına alan bu ödüllü grafik roman, aynı zamanda Franco döneminde infaz edilen kişileri gömmekle görevlendirilen mezarcı Leoncio Badía&apos;nın onurlu yaşamına da bir parantez açıyor. Mezarcının, katledilenlerin yanına eklediği küçük şişelerdeki ipuçları, faşizmin örtbas ettiği sayısız sırrın ortaya saçılmasına katkıda bulunuyor.

Bir ülkenin ve toplumun yakın tarihiyle yüzleşmesine tanıklık ettiren kitap, okuru bireysel ve toplumsal hafıza ekseninde unutma kültürü üzerine düşündürüyor. 

Álex Montoya tarafından çok yakında beyazperdeye de uyarlanacak Unutulan Ruhların Çukuru, Franco İspanya&apos;sında yitip giden nice faili meçhulün ebedî ruhuna sanatsal bir saygı duruşu.

Bir toplumun ölülerine bakarak o topluma dair çok şey öğreniliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126278</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c169b082-6723-48a8-ba2e-0e8e78e72d71.jpg</image:loc>
            <image:title>Kozmik Ritim - Ahenk</image:title>
            <image:caption>“HAYAT, ÇEŞİTLİ SEMBOLLERİ KULLANARAK MATEMATİKSEL BİR DİLLE YAZILAN KİTAP GİBİDİR. OKUYUP ANLADIKÇA, KÂİNATIN KURULU BİR DÜZEN İÇERİSİNDE, ÂHENKLE DANS ETTİĞİNİ GÖRÜRÜZ.” 
 
Hayatın, basit gibi görünen derin  
bir sorusu vardır: 
“Bu dünyadaki amacın ne?” 
Bu derin soru, seni varlığının anlamını keşfetmeye çağırır. İçindeki saklı potansiyeli uyandırmak, yaşamına sağlık, denge ve anlam katmanın anahtarıdır. Elindeki kitap, bu yolculukta rehberin olacak. 
Kim olursan ol; ister b ir öğrenci, ister yoğun bir çalışan ya da hayatında yeni bir sayfa açmak isteyen bir kişi... Bu kitap, sana kendi enerji merkezlerini tanıma ve yaşamına yepyeni bir bakış açısıyla yaklaşma fırsatı sunuyor. Her sayfa, seni hayatına yepyeni bir gözle bakmaya, içsel gücünü uyandırmaya davet ediyor. 
Kendi melodini yaratmaya, hayatın âhengini bulmaya ve bu evrensel dansa katılmaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126279</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92724592-5f5b-4ec7-876a-3185ddd862b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınır Var Sinir Yok</image:title>
            <image:caption>Mükemmel anne baba yoktur,ama yeterince iyi olmak mümkün! 
 
Hepimizin isteği mutlu, “dünya yaşanılabilir adil bir yerdir” inancı geliştirmiş, kendi ayakları üzerinde durabilen, karşılaştığı problemleri medeni yollarla çözebilen, tatminkâr, ahlaklı, nazik, merhametli ve saygılı çocuklar yetiştirmek… 
 
Peki bu hayali nasıl gerçeğe dönüştüreceğiz? 
Hiç bağırmayacak mıyız? 
Ceza vermeyecek miyiz? 
Ödüllendirmeyecek miyiz? 
O zaman çocuk, sınırlarını nasıl bilecek? 
 
Sınır Var Sinir Yok, disiplin ve sınırlar konusunda kafasındaki sorulara cevap bulamamış tüm anne baba ve eğitimciler için yazıldı. Akademisyen Anne Saniye Bencik Kangal, kendi hayatından ve Gözübüyük Ailesi’nden çarpıcı örneklerle, çocuk gelişiminin inceliklerini ve sınırların önemini anlatıyor. Çocukların gelişimsel ihtiyaçlarıyla uyumlu sınırlar koymak, onlara anlayışla rehberlik etmek ve krizleri sakince aşmak için adım adım bir yol haritası çiziyor. 
 
“İnsanız biz, sinirlerimizi aldırmış gibi yaşayamayız” diyenler burada mısınız? Akademisyen Anne Saniye Bencik Kangal’la ufuk açıcı bir yolculuk sizi bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126280</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07e90012-66c4-4b23-a78f-5ab50c16bbf6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınır Var Sinir Yok (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Mükemmel anne baba yoktur,ama yeterince iyi olmak mümkün! 
 
Hepimizin isteği mutlu, “dünya yaşanılabilir adil bir yerdir” inancı geliştirmiş, kendi ayakları üzerinde durabilen, karşılaştığı problemleri medeni yollarla çözebilen, tatminkâr, ahlaklı, nazik, merhametli ve saygılı çocuklar yetiştirmek… 
 
Peki bu hayali nasıl gerçeğe dönüştüreceğiz? 
Hiç bağırmayacak mıyız? 
Ceza vermeyecek miyiz? 
Ödüllendirmeyecek miyiz? 
O zaman çocuk, sınırlarını nasıl bilecek? 
 
Sınır Var Sinir Yok, disiplin ve sınırlar konusunda kafasındaki sorulara cevap bulamamış tüm anne baba ve eğitimciler için yazıldı. Akademisyen Anne Saniye Bencik Kangal, kendi hayatından ve Gözübüyük Ailesi’nden çarpıcı örneklerle, çocuk gelişiminin inceliklerini ve sınırların önemini anlatıyor. Çocukların gelişimsel ihtiyaçlarıyla uyumlu sınırlar koymak, onlara anlayışla rehberlik etmek ve krizleri sakince aşmak için adım adım bir yol haritası çiziyor. 
 
“İnsanız biz, sinirlerimizi aldırmış gibi yaşayamayız” diyenler burada mısınız? Akademisyen Anne Saniye Bencik Kangal’la ufuk açıcı bir yolculuk sizi bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126281</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd2def20-bcf5-4de4-9a50-25ade2d9ca87.jpg</image:loc>
            <image:title>Alemdağ’da Var Bir Yılan - Livaneli Kitaplığı</image:title>
            <image:caption>Alemdağ’da Var Bir Yılan, Sait Faik’in hayattayken yayımlanan son eseri. Varoluşçuluk ve sürrealizmden izler taşıyan bu kitap, dil ve anlatım olanaklarını geliştirmekle kalmadı, aynı zamanda öykücülüğümüzün akışını değiştirdi. Edebiyatımıza armağan niteliğindeki Alemdağ’da Var Bir Yılan birçok öykücüye pusula olmaya devam ediyor. 
Bu kitapta sevgisine karşılık bulamayan, kent yaşantısından bunalan, doğanın içinde huzur arayan insanlar anlatılıyor. Yazar “Eftalikus’un Kahvesi”de çevresinde olup bitenleri gözlemliyor, “Yalnızlığın Yarattığı İnsan”ı resmediyor, tüm olumsuzluklara rağmen doğanın içinden gelecek “Hişt, Hişt!” seslenişini duymaya ve duyurmaya çalışıyor. 
Ve ormanın derinliklerinden okura şöyle sesleniyor: 
Hişt hişt! 
Hişt hişt! 
Hişt hişt!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126282</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54315e96-c94c-488d-88fa-a2214974e0b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Melankoliye Övgü</image:title>
            <image:caption>Melankoliye Övgü, mutluluğun tek seçenek olarak sunulduğu modern dünyaya cesur bir meydan okuma. 
 
Eric G. Wilson’a göre melankoli, insan ruhunun gölgede kalan yüzü değil, anlam ve derinlik kazandığı bir alan. Bu kitap, korkularımızdan kaçmak yerine onlarla yüzleşerek insan ruhunun en derin noktalarına ulaşmanın yollarını gösteriyor. 
 
Wilson, okuru melankoliyi bir zayıflık olarak görmekten vazgeçip onun dönüştürücü gücünü anlamaya çağırıyor. Tarih boyunca melankolinin sanatı, edebiyatı ve insan düşüncesini nasıl şekillendirdiğini çarpıcı örneklerle anlatıyor. Beethoven’ın ezgilerinden van Gogh’un fırça darbelerine, John Lennon’ın şarkı sözlerinden Sylvia Plath’ın dizelerine kadar birçok yaratıcı dehanın ilham kaynağı olarak melankoliyi işaret ediyor. Yaratıcı bir ruh hali olan melankolinin, bazen neşeyle bazen de acıyla insanı daha yüksek bir farkındalığa taşıyabileceğini vurguluyor. 
 
Melankoliye Övgü, antidepresanların hızla tüketildiği bir dünyada, ruhun derinliklerini keşfetmek isteyenler için bir manifesto. Bu kitap, okuruna melankolinin karanlık tarafında saklı olan ışığı bulmayı ve bunu bir yaşam rehberi haline getirmeyi öneriyor. 
 
“Eric G. Wilson, ruhun karanlık gecesini savunarak modern dünyanın neşeye olan takıntısına hak ettiği eleştiriyi getiriyor. Eserin, bu anlam arayışı ve zarif karşıtlıklarla dolu yaklaşımı, adeta ruhu yüceltiyor.” 
 
– Colin McGinn, The Wall Street Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126283</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cce4d349-08d7-4ff2-baba-e2de08eabeae.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahalle Kahvesi - Livaneli Kitaplığı</image:title>
            <image:caption>Mahalle Kahvesi, Sait Faik&apos;in beşinci öykü kitabı… İkinci dönem kitapları içinde yer alan bu eserde yirmi iki öykü bulunuyor. Diyalogların öne çıktığı kitapta yoksul insanların ve kentli bireyin yaşamından kesitler sunuluyor. 
Usta yazar; laubaliliğin, kötülüğün, ikiyüzlülüğün kaynaştığı bir şehirde; hiçbir insanlık imtihanı geçirmemişlerin sandalında son nefesini verenlerin öyküsünü aktarıyor. Yaşama sevincini ve insan sevgisini eksik etmeden. 
Sait Faik, Mahalle Kahvesi’nden sesleniyor okura… Kendi insanlarını, kendi sokaklarını anlatıyor. Bu kitapta halkın içinden gelen, halkına bağlı bir “mahalle çocuğu”nun öykülerini okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126284</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/132f84af-3bff-4d0c-88ae-25b5141b186a.jpg</image:loc>
            <image:title>Vatan Millet Samatya (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Böyle güzel yalan söylemeyi annemden öğrendim.” 
 
Aile bağlarını sevgiyle değil zaaflarla kuran üç kuşağın, dönüşen İstanbul’la birlikte yeniden biçimlenen hikâyesi. Sevilmek isteyen kızların tetikte büyümelerinin, baskı altında yaşayan kadın ve erkeklerin hayatta kalmak için başvurduğu farklı çözümlerin çarpıcı panoraması. 
 
İstanbul’a caddeler üzerinden damga vurmak isteyenlere, aynı caddelerden can havliyle geçenlerin gözünden bir bakış… 
 
Unutulmaz karakterlerin yaratıcısı Seray Şahiner’den güçlü ve iz bırakacak bir roman. Zor hayatların coşkulu ve ironik bir metne dönüştüğü benzersiz bir kitap. 
 
Zengin ne demek? Biri seni kıskanıyorsa zenginsin. İnsan kaç parası olursa zengin olur bilmiyorum ama biz paramız varken bile zengin değildik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126285</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fe0b927-2cf7-433e-b295-a06c74f0437d.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Kuşlar - Livaneli Kitaplığı</image:title>
            <image:caption>Sait Faik, Son Kuşlar adlı bu eserinde dört tarafı sularla çevrili karalarda dolaştırıyor okuru… Yeşilin ve mavinin kesiştiği yerde… Denizi, teknesi, balığı, rüzgârı ve kuşuyla bütünleşmiş ada insanlarıyla tanıştırıyor. Kimi zaman meyhanede kimi zaman kahvehanede kimi zaman da balıkçı teknesinde… 
Son Kuşlar’da doğanın görkemini göreceğiniz kadar yıkımın yarattığı tahribata da rastlayacaksınız. Sanki bugünleri görürcesine “Kuşları boğdular, çimenleri söktüler, yollar çamur içinde kaldı,” diyor. Ve şöyle uyarıyor: “Biz kuşları ve yeşillikleri çok gördük. Sizin için kötü olacak. Benden hikâyesi.” 
Bu hikâyeleri nasıl mı yazdı? Şöyle yanıtlıyor usta yazar: “Koştum tütüncüye, kalem kâğıt aldım. Oturdum. Adanın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126286</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2518df7f-e2b3-4729-9ac4-4aa28cf44501.jpg</image:loc>
            <image:title>Lüzumsuz Adam - Livaneli Kitaplığı</image:title>
            <image:caption>Lüzumsuz Adam’da Sait Faik’in 1940 ile 1948 yılları arasında yazdığı öyküler yer alıyor. Sait Faik’in öykücülüğünde dönüm noktası olarak kabul edilen bu kitapta şehir yaşantısından bunalan, kalabalıktan kaçan, sevgisizliğin içinde yalnızlaşan insanlar anlatılıyor. 
Lüzumsuz Adam, aynı zamanda flanör -aylak kent gezgini- tiplemesinin edebiyatımıza bir yansımasıdır. Kentin sokaklarında kaygısızca dolaşan ve gözlem yapan karakterlerde korku, karamsarlık, bezginlik gibi duygular ön plandadır.  
Sait Faik’in kitaba ismini veren Lüzumsuz Adam öyküsünde dediği gibi: “Bineyim bir Boğaziçi vapuruna günün birinde. Bebek’le Arnavutköy önlerinde arka taraftaki oturduğum kanepeden kalkayım, etrafıma bakayım; kimseler yoksa denizin içine bırakıvereyim kendimi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126287</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c697ff6-32d3-4f77-a3f1-1a5ee9c07a55.jpg</image:loc>
            <image:title>Semaver - Livaneli Kitaplığı</image:title>
            <image:caption>Semaver edebiyatımıza damga vuracak bir yazarın habercisiydi. Sait Faik, 1936’da yayımlanan ilk kitabıyla güçlü bir çıkış yapmıştı. “Küçük insan”ın görmezden gelinen yaşantısını öykülerine taşımış, ölümsüz karakterler yaratmıştı. Üzerinden yıllar geçmesine rağmen bu öykülerdeki insanlar, bugün yaşıyormuş gibi aramızda dolaşmaya devam ediyor. 
Türkiye’den Fransa’ya kadar geniş bir coğrafyadan öykülerin yer aldığı kitapta otobiyografik anlatılar ön plana çıkıyor. Adapazarı’ndaki çocukluğu, Grenoble’deki öğrenciliği, İstanbul’daki ilk yılları… Bu zaman aralığındaki gözlemlerinden beslenen bu öyküler; yazarın yaşama sevincini ve emekçi insanlara duyduğu sevgiyi ortaya koyuyor. 
Sait Faik; ilk kitabında okuru “Stelyanos Hrisopulos Gemisi” ile okyanus ötesi düşlere yolculuğa çıkaracak, “Meserret Oteli”ne misafir edecek, sokaklarda sabahlayan “Birtakım İnsanlar”la tanıştıracak. Semaver’de pişen, üzerine rüyalar serpilen bir fincan salep eşliğinde…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126288</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51c58b3a-b130-4ede-a10e-8c9e154d22b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Faruk ve Viri Viri Biberi</image:title>
            <image:caption>Faruk, büyüyünce bir şef aşçı olmak istiyor ama ailesi onun tıpkı babası gibi doktor olacağını umuyor. 
Bir gün, komşusunun da yardımıyla Faruk; biraz acı viri viri biberi toplayıp bol baharatlı bir yemek daveti verir. 
Ailesi için yemek pişirmek Faruk’u çoook mutlu eder. Ve tabii geleceği için kurduğu hayallere bir yön verir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126289</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e64c927b-eed0-4e27-beba-41d8936e9f6d.jpg</image:loc>
            <image:title>En Sevgili’ye Kalpten Bir Mektup (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir çocuğun masum soruları ve sevgi dolu sözleriyle sevgili Peygamberimiz 
Hz. Muhammed’in (sav) asil karakterini keşfetmeye hazır mısınız? 
 
“Ona bir burger yapsam beğenir miydi?” 
“Işık hızında giden Burak’a binmek nasıl bir histi?” 
  Jenny Molendyk Divleli’nin gerçek bir olaydan ilham alarak yazdığı ve Rumeysa Abiş’in eşsiz resimleriyle süslediği En Sevgili’ye Kalpten Bir Mektup, merak ve hayal gücünü buluşturan sıcacık bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126290</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd3897ee-3e58-4c1a-956d-ace6ef82fa08.jpg</image:loc>
            <image:title>6 Şubat 2023 Depremlerinin Anatomisi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmanın ana amacı, depremin etkilerini ve sonuçlarını genel hatlarıyla incelemenin yanı sıra bu tür afetlere karşı hazırlıklı olmanın ve etkili mücadele stratejilerinin önemini vurgulamaktır. Özellikle risk azaltma,afetlere müdahale ve iyileştirme aşamalarında karar vericilere, planlamacılara, araştırmacılara ve tüm ülke halkına yönelik olarak hazırlanmıştır. Kitap, depremin etkilerini ve sonuçlarını ele alırken, sıfırıncı dakikadan itibaren kamu kuruluşları, özel sektör, üniversiteler ve gönüllü kuruluşlar tarafından yürütülen çalışmaları bir yılı aşan kronolojik çerçevede sunarak farkındalık yaratmayı amaçlamaktadır.  Asrın felaketinden asrın dayanışmasına uzanan süreçte, ülkenin tek yürek olarak gerçekleştirdiği ve dünyanın en büyük iyileştirme çabalarından biri olarak kabul edilen çalışmaları ele alan bu çalışma, ilk başvuru kaynağı niteliği taşımaktadır. En önemli ayırt edici özelliği, AFAD tarafından oluşturulan birincil verilere dayanmasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126291</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/225280c6-d46f-4c59-a036-a0293f13ad32.jpg</image:loc>
            <image:title>6 Şubat 2023 Depremlerinin Fotoğrafik Atlası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma, deprem sürecinin ve afet yönetimi aşamalarının görsel olarak belgelenmesi ve sunulması amacıyla hazırlanmış önemli bir kaynaktır. Bir taraftan asrın felaketinin etkilerini, yapılan müdahale ve iyileştirme çalışmalarını, toplumsal belleği görsel olarak kayıt altına alarak diğer taraftan halkımızı gelecekte meydana gelebilecek afetlere karşı daha bilinçli hale getirmeyi ve afet yönetimini iyileştirmeyi amaçlayan bir belge olarak hazırlanmıştır. Müdahale ve iyileştirme adımlarının boyutlarını görselleştirerek, gelecekte meydana gelebilecek afetlere hazırlık için gerçekleştirilen çalışmaların paylaşılmasını ve yaşanılan felaketten ders çıkarılmasını hedeflemektedir. Bu çalışma, empati ve dayanışma ruhunu ön plana çıkarırken, uluslararası düzeyde bilgi ve deneyim paylaşımına olanak sağlayacak ve afet yönetimi alanında küresel iş birliğine önemli bir referans kaynağı oluşturacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126292</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7093fbce-1802-4383-8693-ca307095a6de.jpg</image:loc>
            <image:title>Kavram Tarihi Çalışmaları</image:title>
            <image:caption>Tıpkı siyaset, toplum ya da ekonomi gibi kavramların da tarihi var mıdır? Günümüzde var olan, varlıklarını ve manalarını sabit kabul ettiğimiz kavramların da tarihsel usullere uygun birer tarihleri yazılabilir mi? Kavramların tarih boyunca taşıdığı manalar nasıl, ne yönde, neden değişmiştir? Kavram Tarihi Çalışmaları, işte bu ve bunun gibi Türk tarihçiliğinde son yıllarda giderek daha çok üstüne gidilen soruların peşine düşüyor. Prof. Dr. Ahmet Şimşek’in editörlüğünde hazırlanan bu kapsamlı eser, tarihsel bağlamda kavramların izini sürerek okuyucuyu derin bir entelektüel yolculuğa çıkarıyor. 
Türk tarihçiliğindeki kavramların yanlış veya anakronik kullanımlarının neden olduğu sorunlara dikkat çekilmesiyle yola çıkan bu kitap, sadece birtakım kavramların tarihine odaklanmıyor, aynı zamanda Osmanlı ve Türk tarihinde bir kavram tarihi araştırması için muayyen bir zemin hazırlamaya çalışıyor. Tarihî olay ve olguları bugünün kavramlarıyla anlamlandırma temayülünün tarih yazımında nasıl sorunlar yarattığının bilinciyle hazırlanan bu eser, sadece sunduğu örneklerle değil, çeşitli metodolojik yaklaşımlarla da Türkçe tarih yazımı literatüründe birçok boşluğu dolduracaktır. 
Dört ana bölüme taksim edilen bu eser, dönem, mekân, siyaset, bilim-eğitim, devlet-bürokrasi gibi çeşitli sahalardaki 22 farklı kavramı analiz ediyor. Kavramların tarihsel, toplumsal ve ideolojik bağlamlarda nasıl evrildiği ele alınırken, okuyucuya bir kavramın basit bir kelime tanımından çok daha fazlasını ifade ettiği gösteriliyor. Bu eser, tarih yazımında kavramların önemini ve bu kavramların kullanımında gösterilmesi gereken özeni vurgulayan ve bu vurguyu canlı tutabilecek, araştırma, sorgulama ve muhakeme örnekleri sunan alanında yegâne sayılabilecek bir başvuru kaynağıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126293</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0395b1b2-7325-45ba-921d-2fba7ad30846.jpg</image:loc>
            <image:title>Lozan Barış Antlaşması</image:title>
            <image:caption>Lozan bir tarihî hesaplaşmadır. 150-200 yıldır uluslararası gündemi işgal eden Şark Meselesi’nin son bulduğu platformdur. Batılıların, Birinci Dünya Savaşı (1914-18), Mondros Ateşkesi (1918) ve Sevr Barış Antlaşması (1920) ile çözdüğüne inandığı Şark Meselesi (coğrafyadan çıkarmayı başardığı Osmanlı Devleti’nin akıbeti) konusunda son sözün, Millî Mücadele (1919-22), Mudanya Ateşkesi (1922) ve Lozan Barışı ile (1923) Türkler tarafından söylendiği bir tarihî gerçekliktir. 
 
Türkiye’de 1914-1923 döneminde yaşanan Birinci Dünya Savaşı ve akabinde girişilen Millî Mücadele’yi bitirip uzun bir “barış devri” açan Lozan Barış Antlaşması, 100 yıldır geçerliliğini koruması bakımından ayrı bir öneme sahiptir. Elinizdeki kitap, Lozan’a sadece Türkiye’nin değil, aynı zamanda diğer imzacı devletler ve antlaşmadan etkilenen ülkelerin perspektifinden de bakmayı amaçlıyor. Kitap, Türkiye’nin tarihsel kazanımlarının yanı sıra İngiltere, Fransa, Yunanistan, ABD, Sovyetler Birliği, Japonya, Arap dünyası, Bulgaristan, Kıbrıs, Irak, Ermenistan, Mısır ve İran gibi pek çok ülkenin bu antlaşmaya bakış açılarını, dönemin diplomatik dengelerini ve uluslararası ilişkilerini derinlemesine inceliyor. Eserde, Lozan Barış Antlaşması ile Türkiye’nin kazanım ve kayıpları, Türkiye’nin verdiği diplomatik mücadele, barışın yansımaları vb. başlıklar tarihçiler, hukukçular, uluslararası ilişkiler ve diğer sosyal bilimler uzmanlarınca ele alınıyor. 
Lozan Barış Antlaşması - 100. Yılında Tarafların Bakışıyla adlı bu eser, Lozan Barış Antlaşması’nın 100. yılı anısına, uluslararası perspektifiyle yeni bir soluk getiriyor ve tarihin bu önemli dönüm noktasını daha geniş bir çerçeveden değerlendirmeye olanak sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126294</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36f3638a-4ef1-4cb1-9e50-cd540ec83f81.jpg</image:loc>
            <image:title>Anglo-Amerikan Dünyada Hukuk Felsefesinin Tarihi (1600-1900)</image:title>
            <image:caption>Kıta Avrupası’nın yazılı hukuk kuralları temelli hukuk sisteminin perspektifinden bakıldığında İngiltere’de gelişmiş ve sömürgecilik faaliyetleriyle geniş bir coğrafyaya yayılmış common law’un yapısı ve bu yapının ardındaki hukuki akıl çoğunlukla anlaşılmaz görülür. Bu da ya common law hakkında klişeleşmiş ama içi boş nitelemelere veya da abartılı bir farklılık vurgusuna yol açar. Buna ilaveten Türkiye’de son yıllarda hukuk felsefesi alanında İngilizce konuşulan, dolayısıyla da common law’un geçerli olduğu dünyada üretilen hukuki yaklaşımlar sıkça tartışılmakla birlikte, Anglo–Amerikan hukukunun tarihi veya kuramsal tarihi ihmal edilmektedir. Bu kitabın Türkçedeki söz konusu boşluğu doldurmaya aday olduğu rahatlıkla söylenebilir. 
 
Anglo–Amerikan hukuk tarihi alanında uzman olan Michael Lobban’ın kaleme aldığı kitap, Ortaçağ’ın sonlarında ve Modern dönemin başlarında İngiltere’de gelişen ‘common law zihniyeti’yle başlıyor. Kitapta İngiltere’de ve Amerika Birleşik Devletleri’nde gelişen farklı yaklaşımlar inceleniyor ve Edward Coke’un common law vizyonunun Amerikalı hukukçular üzerinde güçlü bir etki yaratmaya devam ederken, İngiltere&apos;de Bentham ve Austin&apos;in çalışmalarında tam ifadesini bulan daha pozitivist bir yaklaşımın kök saldığı gösteriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126295</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7373bc2b-3982-4a59-8034-09001f2f1e75.jpg</image:loc>
            <image:title>Gwendy’nin Sihirli Tüyü</image:title>
            <image:caption>Castle Rock’ta kötülük kol gezmektedir. Buna bir son vermek için zaman gitgide daralmaktadır. 
Gwendy Peterson, Castle Rock caddelerinde koşan genç bir kızken ona, Richard Farris adındaki siyah takım elbiseli gizemli yabancı tarafından olağanüstü özelliklere sahip bir düğme kutusu emanet edilmişti. Bu emanet aslında lanet de sayılabilirdi. Özel güçlere sahip bu kutu yıllar evvel, Farris geri dönüp bu kutuyu alana kadar ona sahip çıkması karşılığında Gwendy’ye küçük hediyeler sunmuştu. 
Gwendy artık otuz yedi yaşındadır ve Washington D.C.’de, milletvekili olarak görev yapıyordur. 
Ancak bir gün düğme kutusu ve Richard Farris de aniden geri döner. Gwendy bu kutuyla ne yapması gerektiğini bilmiyordur. Kutunun yeniden ortaya çıkışı ve Castle Rock’ta genç kızların gizemli bir şekilde ortadan kayboluşu, Gwendy’yi tekrar oraya gitmeye mecbur bırakır... Gwendy kayıp kızları kurtarmayı ve bir suçluyu, daha fazla korkunç şeyler yapmadan durdurmayı deneyecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126296</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9cf9eb8-3a69-4cec-9004-232fb8d0d98e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Gülüyor Muyum?</image:title>
            <image:caption>Dünya dönüyor, yıllar geçiyor, hayat bildiği gibi geliyor. Cengiz Bozkurt hayatı kendi üslubuyla karşılıyor. Biraz ciddi, biraz mizahi ama hep sevdiğiniz gibi. 
Bu dünyanın yükü hepimize ağır fakat onunki iki kat fazla sanki. Gün oluyor başkası yerine dertleniyor, gün oluyor başkası yerine utanıyor. Haklı eleştirilerini yaparken özeleştirisini vermeyi de ihmal etmiyor. 
Hayatın bin penceresi varsa binini de açıp bir de oradan bakıyor Cengiz Bozkurt. Hepsinden şöyle bir hava almasını sağlıyor okurun. Ben Gülüyor muyum dediğine bakmayın, satır aralarında attığı kahkahalara eşlik etmeyi unutmayın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126297</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7087b0a-a146-4b1a-b955-ffbe213d2ad7.jpg</image:loc>
            <image:title>Belladonna Serisi (Belladonna – Foxglove -Wisteria)</image:title>
            <image:caption>New York Times çok satan yazarı Adalyn Grace&apos;ten okuyucuların kalbini tutuşturacak baştan çıkarıcı aşk hikâyesiyle, büyüleyici ve ölümcül Belladonna üçlemesine heyecan verici bir son.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126298</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84b99f20-6b07-4cbd-9e53-b6aa2625fc93.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbulin</image:title>
            <image:caption>İstanbul’un hem coğrafyasının, hem tarihinin içinden dikkatli bir hayalet gibi geçen bu modern Evliya Çelebi’nin sırrı nedir? Antikçağ kentlerinden bilim-kurgu ülkelerine uzanan özel optiğiyle hikâyelerinden tanıdığımız Orhan Duru bize yepyeni bir İstanbul haritası çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126299</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13cb8f10-0c6e-4907-9c78-a78f6ab9c4c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahkeme kapısı</image:title>
            <image:caption>“(…) İşte, bizim kaplamaları söktüğümüz, harabeleri yıktığımız, gelinlik sandıkları parçaladığımız, marsık hasretiyle kapkara karardığımız günlerde işlenen bir cinayeti bugün mahkeme salonunda dinlerken, dışarda baharın, Postane’nin yan yollarından birinde kedi yavruları güzelliği ve sevimliliği ile oynaştığını görüyor, hemen hemen bu cinayeti bir film seyreder gibi seyre hazırlanıyordum.”
“Bu Senenin Meşhur Karakışı Cinayeti” adlı yazıdan
Kalemini yontup açtıktan sonra öpecek kadar yazıya bağlı olan Sait Faik Abasıyanık hayatı boyunca yazdı. Öykü, şiir, roman yazmadığı zamanlarda çeşitli dergilere, gazetelere yazılar yazıyordu. Bu kitapta yer alan 26 yazıyı Haber gazetesinin “Mahkemelerde” adlı sütunu için 1942’de kaleme almıştı.
Mahkeme kapılarında sürüp giden dramlarda, gülünç olaylarda, sıradan davalarda yine insanı bulup çıkaran Sait Faik’in haber röportajları okurun damağında gerçek bir öykü lezzeti bırakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126300</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68a37805-17c8-4575-bc26-44bc3a6af043.jpg</image:loc>
            <image:title>Üçüncü Hayat</image:title>
            <image:caption>Totaliter bir yapıdan kurtulma yolunda çok cesur bir adım atmışsın, 
tebrik ederim seni.”
“Yavaş yavaş kendime gelmeye ve kendim merkezli düşünmeye başladım. Bilmiyorum ama, ilk yapmam gereken şeyin ailemle, babamla barışmak ve buluşmak olduğunu düşünüyorum.”


...

[Ayşe] Mehmet’in aşkına karşılık vermeli mi bilmiyor, bilemiyordu. Mehmet hayatının tümünü bir hiç uğruna harcamak üzereyken hep dendiği gibi ‘direkten dönmüş’tü. Buna rağmen telafi edilemez yıllarını harcamıştı. Devrim ve toplumun tümden ve topluca kurtuluşu gibi bir hayalin peşinden koşmuştu.
...

“[İ]fade özgürlüğü bir kavşak özgürlüktür. Diğer hak ve özgürlüklerin bileşiminin bir sonucu olarak ortaya çıkar. Diğer haklar arasında özel mülkiyet en önemlisidir. Özel mülkiyet hakkını tanımayan bir yaklaşımın, yani sosyalizmin, ifade özgürlüğünü savunduğu görüşü çok temelsizdir.” 
Bu roman, kollektivist örgütleri sorgulama sürecinde kendini keşfederken ilişkilerini yeniden değerlendiren Mehmet ile Ayşe&apos;nin hayatını otoriterizm, totaliterizm, demokrasi ve liberalizm tartışmaları ile Türkiye&apos;nin yakın dönem siyasal gelişmeleri eşliğinde okurlara sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126301</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cc99aea-7486-4ec9-a190-a7fa766ed230.jpg</image:loc>
            <image:title>Sporda Rönesans: Olimpik Sanat Yarışmaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
Felice de Fredis’in Üzüm Bağlarından Coubertin Şatosuna Sanat 
Modern Olimpiyat Oyunları’nın Kurulması ve 1896 Atina Olimpiyatları 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
Olimpik Sanat Yarışmaları 
Öncü girişimler ve 1906 Paris sanat, edebiyat ve spor danışma konferansı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126302</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c82e086-1b02-4961-8f8f-95ffe86343aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğretim Elemanlarının Örgütsel Sosyalleşme Ve Örgütsel Sessizlik Düzeylerinin İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
ÖRGÜTSEL SOSYALLEŞME 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
ÖRGÜTSEL SESSİZLİK 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
ÖRGÜTSEL SOSYALLEŞME VE ÖRGÜTSEL SESSİZLİK ÖLÇEKLERİNİN UYGULANMASI VE BULGULARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126303</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d68fb66-35d9-4d89-8a25-7270efe7dcb7.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahalle Kahvesi</image:title>
            <image:caption>Yeniden doğulmaz. Doğsan bile n’olacak? Seni iki senede, iki senede değil, iki günde aynı insan ederiz. Aynı kendini düşünen, aynı haris, aynı kıskanç, aynı kötü huylu, aynı sarhoş, aynı budala oluverirsin. Seni aynı hastalıkla yıkmak için elimizde her şey var. Hem canım sen nasıl bir dünya istiyorsun? Görülmemiş, işitilmemiş, tadılmamış, yazılmamış, yaşanmamış... Olur mu böyle şey? Hadi gel. Dön her günkü hayatına. 
 
Sait Faik Abasıyanık kendine özgü yalın ve akıcı öykülerinde okuru şaşırtan, insanı ve doğayı bütün içtenliğiyle anlatmaktan geri durmayan, her şeyin merkezine insan sevgisini koyan bir yazar. “Kökü kendinden olan” bir yazar olarak Abasıyanık, cumhuriyet dönemi edebiyatımızda bir mihenk noktası olarak belirirken çağdaş öykücülüğümüzün de temellerini atar. 
 
Sait Faik Abasıyanık, öykücülüğümüzün en özgün ve ayrıksı seslerinden…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126304</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb087c13-43ad-4b8a-9243-7aceafbe79f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Pratik Biyokimya Laboratuarı</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
1. KARBONHİDRATLARA AİT TEPKİMELER 
 
2. NİŞASTANIN HİDROLİZİ 
 
3. PROTEİNLERE AİT TEPKİMELER 
 
4. NÜKLEİK ASİTLERE AİT REAKSİYONLAR 
 
5. İDRARIN FİZİKSEL VE MİKROSKOBİK TETKİKİ 
 
6. İDRARDA GLUKOZ ARANMASI 
 
7. İDRARDA PROTEİN ARANMASI 
 
8. İDRARDA KETON CİSİMLERİNİN ARANMASI VE LİPİTLERE AİT TEPKİMELER 
 
9. İDRARDA SAFRA BOYALARININ ARANMASI 
 
 
10. SÜTTE KAZEİNİN ÇÖKTÜRÜLMESİ VE SÜTTE LAKTOZ MİKTARININ TAYİNİ 
 
11. KANDA GLUKOZ TAYİNİ 
 
12. KANDA TOPLAM LİPİD TAYİNİ 
 
13. KANDA TOPLAM PROTEİN TAYİNİ 
 
14. KANDA KALSİYUM TAYİNİ 
 
15. KANDA ÜRİK ASİT TAYİNİ 
 
16. KANDA ÜRE TAYİNİ 
 
17. KARACİĞER FONKSİYON TESTLERİ I 
 
18. KARACİĞER FONKSİYON TESTLERİ II 
 
19. İDRARDA KREATİNİN TAYİNİ VE KREATİNİN KLERENS 
 
20. SUBSTRAT MİKTARINDAKİ DEĞİŞİKLİKLERİN ENZİMATİK TEPKİME HIZINA ETKİSİ 
21. KAN GRUBU TAYİNİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126305</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f381f493-36be-45b5-bd46-7f7bfe02ff4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Aranıyor</image:title>
            <image:caption>Yine çarşamba, yine perşembe, işte cuma! Cumartesi... Hele bu ertesiler yok mu ertesiler? Bu ertesiler, o kendilerini bir şey sanan insanlara benzerler. Sanki devam ediyorlar. Sanki bir bayramı, bir oh deyişi, bir sevişmeyi, bir sulhu, bir özgürlüğü, bir oyunu, bir aşkı, bir kardeşliği, bir dudak dudağa, bir anlaşmayı devam ettiriyorlar, yalancılar! Pazartesi! Yürü geç git! Lalettayin bir mart gününün lalettayin bir pazartesisi! 
 
“Yalansız, içten ve özgür” bir dünya hayalinin konu edinildiği Kayıp Aranıyor, eski konsoloslardan Vildan Bey’in kızı Nevin ile balıkçı Cemal’in hikâyesine odaklanır. Sait Faik Abasıyanık edebiyatının bir başka yüzünü temsil eden roman, dönemin ruhunu, insan yaşamındaki ikilemleri ve yazarın insan sevgisini farklı açılardan ön plana çıkarır. 
Sait Faik Abasıyanık, edebiyatımızın en özgün ve ayrıksı seslerinden…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126306</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21bee383-41d1-4f06-9e42-08b5445eb83e.jpg</image:loc>
            <image:title>Lüzumsuz Adam</image:title>
            <image:caption>Her insandan korkuyorum. Kimdir bu sokakları dolduran adamlar? Bu koca şehir, ne kadar birbirine yabancı insanlarla dolu. Sevişemeyecek olduktan sonra neden insanlar böyle birbiri içine giren şehirler yapmışlar? Aklım ermiyor. Birbirini küçük görmeye, boğazlaşmaya, kandırmaya mı? Nasıl birbirinden bu kadar ayrı, birbirini bu kadar tanımayan insanlar bir şehirde yaşıyor? 
 
Sait Faik Abasıyanık kendine özgü yalın ve akıcı öykülerinde okuru şaşırtan, insanı ve doğayı bütün içtenliğiyle anlatmaktan geri durmayan, her şeyin merkezine insan sevgisini koyan bir yazar. “Kökü kendinden olan” bir yazar olarak Abasıyanık, cumhuriyet dönemi edebiyatımızda bir mihenk noktası olarak belirirken çağdaş öykücülüğümüzün de temellerini atar. 
 
Sait Faik Abasıyanık, öykücülüğümüzün en özgün ve ayrıksı seslerinden…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126307</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d410a6f4-0672-440e-a8b1-8367e9722066.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamu Tercihi Analizi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
Birinci Bölüm 
Kamu Tercihi Teoremi ve Devlete Bakış 
 
İkinci Bölüm 
Kamu Kesimi Başarısızlıkları: Siyasal Arz Cephesi 
 
Üçüncü Bölüm 
Kamu Kesimi Başarısızlıkları: Siyasal Talep Cephesi 
 
Dördüncü Bölüm 
Kamu Kesimi Başarısızlıkları: Siyasal Arz-Talep İlişkisi ve Oylama Süreci 
 
Beşinci Bölüm 
Kamu Kesimi Başarısızlıkları: Kamu Kesiminin İşleyiş Aksaklıkları 
 
Altıncı Bölüm 
Kamu Kesimi Hacmi, Yönetimi ve Performansına İlişkin Çeşitli Göstergeler 
 
 
 
Yedinci Bölüm 
Kamusal Başarısızlıklara Çözüm Önerileri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126308</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f61512c-9703-4919-8686-05e0caf6fdb7.jpg</image:loc>
            <image:title>Plasebo Sensin</image:title>
            <image:caption>Herhangi bir ilaç kullanmadan veya ameliyat olmadan yalnızca düşünceyle iyileşmek mümkün mü? Gerçek şu ki bu durum düşündüğümüzden daha sık gerçekleşiyor. Dr. Joe Dispenza bu kitapta, plasebo etkisiyle kanseri, kalp hastalığını, depresyonu, artriti ve hatta Parkinson hastalığının titremelerini iyileştiren çok sayıda vaka paylaşıyor. Dr. Dispenza, plasebo etkisinin tarihine ve fizyolojisine yer vererek şu soruyu soruyor: “Plasebonun ilkelerini öğreterek, herhangi bir dış kaynağa güvenmeden bir kişi sağlığında ve nihayetinde hayatında olumlu değişiklikler gerçekleştirilebilir mi?” 
 
Nörobilim, biyoloji, psikoloji, hipnoz, davranışsal koşullandırma ve kuantum fiziğindeki en son araştırmaları bir araya getirerek plasebo etkisinin işleyişini açıklayan yazar, bizi geride tutan eski inanç ve algılarımızı değiştirerek hem sağlığımızı hem de yaşamımızı nasıl şifalandıracağımızı ve görünüşte imkânsız olanın nasıl mümkün olabileceğini gösteriyor. 
 
Düşüncelerin ve zihnin ne kadar güçlü olduğunu görünce şaşıracaksınız. 
 
“Hayatlarını zorlaştıran hastalıkları olan hastalarla yaşadığım deneyimlerle ilgili olarak Plasebo Sensin&apos;de paylaşılan gerçeği öğrendim. Beden, zihnin inandığı şeyi deneyimler. Hepimizin içinde kendi kendini iyileştirme potansiyeli var. Önemli olan, potansiyelinize nasıl ulaşacağınızı bilmek. Okuyun ve öğrenin.” 
— Bernie Siegel, tıp doktoru ve yazar 
 
  Dr. Joe Dispenza otuzdan fazla ülkede konuşma yapmak üzere davet edilen uluslararası bir konuşmacı, araştırmacı, kurumsal danışman, yazar ve eğitmendir. Kitapları onlarca dilde milyonlarca okura ulaşmıştır. Quantum Üniversitesi, Omega Holistik Araştırmalar Enstitüsü ile Kripalu Yoga ve Sağlık Merkezi öğretim üyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126309</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1f39637-3100-4ad4-9c50-2fa91c4330eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Parla ve Yalıçapkını</image:title>
            <image:caption>Parla’nın, kardeşinin doğumunu beklerken hissettiği endişeler, bahçedeki yalıçapkını kuşlarının yaşamını gözlemlemesiyle anlam buluyor. Bu içten hikâye, aile sevgisini, kardeşlik bağlarını ve büyümenin getirdiği duygusal keşifleri doğanın döngüsüyle harmanlayarak çocukların gözünden anlatıyor. Çocuklar için sıcak bir rehber olan bu kitap, sevginin ve sorumluluğun gücünü etkileyici bir şekilde vurguluyor. “Parla ve Yalıçapkını” yolu açık olsun. 
Ülkü Büşra AKIN 
 
Tabiatın insana sunduğu işaretler, onu yansıttığı tılsım, Parla ve Yalıçapkını karakterleri üzerinden karşımıza çıkıyor. Hikâyenin ana karakteri Parla’nın yaşadığı kaygılar, toplumdaki pek çok çocuğun karşılaştığı sorunlara ayna tutuyor. 
Bu kitap, ebeveynlerin sevgi ve desteğiyle çocuklardaki kaygı ve çıkmazların giderilebileceğini gösteriyor. Parla ve Yalıçapkını kitabının tüm çocuklara ulaşması dileğiyle. 
Gülten İSTANBULLU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126310</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4e56e91-0fd5-43d8-8fb1-6c9bf1813308.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Kahramanlar</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta birbirinden farklı kahramanlarla farklı farklı hikâyelere eşlik edeceksiniz. Bazen eğlenceli bazen hüzünlü anlar yaşayacaksınız. Sonunda ise kahramanlarımızın verdiği anlamlı mesajlara ulaşacaksınız. Bu mesajlar hayatın içinde size yol gösterecek mesajlardır. Kahramanlarımızla keyifli vakitler geçirmenizi dileriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126311</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37bb043f-a6e8-42e2-8e28-1f09b9550307.jpg</image:loc>
            <image:title>Dönüş Planı</image:title>
            <image:caption>Sınıf arkadaşlarınızla çıktığınız gezide “yanlışlıkla” gizemli 
bir geçidin kapısını açıp ıssız bir adaya düşseydiniz ne yapardınız? 
 
Kaçış Planı adlı macerasıyla tanıyıp çok sevdiğimiz Burçin’in 
başına gelen tam da bu! 
 
Ailesinin tayini çıkınca Afyon’a yerleşen Burçin, yeni okulu ve 
arkadaşlarına alışmaya çalışırken bir yandan da o güne dek 
hiç yapmadığı şeyleri öğrenme telaşındadır. Mesela üç yerine iki teker üzerinde bisiklet sürmeyi ve ip atlama konusunda ki yeteneklerini geliştirmeyi başarması şarttır artık... Günden güne hem yeni dostlarına hem de yeni hayatına alışırken sınıfça bir geziye çıkarlar. Gittikleri müzenin bahçesindeki gizemli bir taşa altı arkadaş, hep birlikte dokundukları an çok tuhaf bir şey olur ve kendilerini ıssız bir adada bulurlar. İlk bakışta her şey harikadır; bu ada, küçük çocukların özgür olabileceği bir cennet gibi görünür gözlerine. Ancak çok geçmeden karınlarını doyurmak, hava koşullarından korunmak ve adanın ağaçları arasına gizlenmiş binbir tehlikeyle mücadele etmek zorunda 
kalacaklardır. Onları adaya getiren geçidi kaybettiklerini fark ettiklerindeyse ihtiyaç duydukları en önemli şeyin ne olduğunu anlarlar: Eve dönüş planı! 
 
Aslı Perker’in muazzam hayal gücüyle dokunmuş bu kitap, sizi  bitmesini istemeyeceğiniz müthiş bir maceraya davet ediyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126312</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be543c0d-42de-48bf-9b0b-d605ea3d1ec8.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Mungo</image:title>
            <image:caption>Mungo Hamilton ve James Jamieson, 1990’ların başında Glasgow’un iki ayrı mahallesinde, işçi sınıfı gençlerinin mezhepsel çizgilerle bölündüğü ve itibarlarını korumak için mücadeleler verdiği fazlasıyla maço bir dünyada yaşarlar. “Gerçek” birer erkek sayılabilmeleri için birbirlerinin ezelî düşmanı olmaları gereken bu iki genç, James’in inşa ettiği güvercinliğe sığındıklarında çok iyi arkadaş olur, şefkati keşfeder ve hiç de misafirperver olmayan bu kurşuni şehirden kaçmanın hayalini kurarlar. Mungo gerçek benliğini etrafındaki herkesten saklamak için büyük uğraş vermek zorunda kalacaktır. 
 
Karakterlerinin gündelik hayatlarını lirizmle zenginleştiren Douglas Stuart, bu romanında dinsel ve cinsel tutuculuğun insanı nerelere sürükleyebileceğini insancıl bir bakış açısıyla yansıtıyor. Sınıfsal özelliklerin değer yargılarını nasıl etkilediğini, kişilerin yaşamını nasıl farklı uçlara götürdüğünü akıcı bir dille anlatıyor. 
 
Genç Mungo erkekliğin anlamı ve birini sevmenin tehlikeleri hakkında, romantizm ve şiddet arasında gidip gelen etkileyici bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126313</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb0efe7f-03d8-4189-b0c1-23ef59658e67.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamdan Ne Bekliyorsunuz?</image:title>
            <image:caption>“Yaşamdan ne bekliyorsunuz?” sorusuna felsefi bir bakış açısıyla yaklaşan bu kitap sayesinde mutluluğa, huzura, üretkenliğe ulaşmanın, bireysel hedefimize doğru ilerlerken karşımıza çıkabilecek sıkıntılarla başa çıkmanın yollarını öğreniyoruz. 
  Tiberius’un sunduğu stratejiler hayatı kesinlikle kolaylaştıracak türden.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126314</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0841ecfb-1a89-432e-9537-faaa494e23eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Demokrasi Mücadelesi</image:title>
            <image:caption>“Şu kesin ki, şiddet yeni bir olgu değil. Şiddet, tahakküm ve mülkiyet temelinde var olduğu için tüm “büyük uygarlıkların” besleyip büyüttükleri şeyin bir parçası. İnsani değerlerin küçümsenmesinin yanı sıra dişil olanın ve çocuklarımızın çocukluğunun küçümsenmesi de buna eşlik ediyor.” 
“Şiddetin bu ölçüsüzlüğü kendi anlamımızı yitirme tehlikesini de ortaya çıkartıyor. Böylelikle içimizdeki boşluk ya genel bir duygusuzluk ve depresyonun kaynağı haline geliyor ya da daha fazla şiddet üretmenin. Çünkü bu iç boşluk pek çok kişi için, içinden ancak hayali bir büyüklükle özdeşleşerek çıkabileceklerini umdukları bir anlamsızlık durumu yaratıyor. Hiçliğe ve ölüme adanmış bir radikalizme karşı ancak bu zihinsellikten uzak gelişimin derinlerdeki köklerini ortaya çıkartabilirsek direnebiliriz.” 
“Terör ve şiddeti engellemek, ancak insanın gerçek ihtiyaçlarının kabulüyle; gerçek yoksulluğa, gerçek sefalete, bazı halkların aşağılanmasına ve dışlanmasına son verilmesiyle mümkündür. Demokratik ve canlı bir yaşamı ayakta tutmayı ancak böylelikle başarabiliriz.” 
“Uzun vadede sorunu çözecek ve gerçek bir değişim getirecek tek bir yol vardır: çocuklarımızın, bir iç kurbanın oluşmasına başından imkan vermeyecek şekilde yetişmesini sağlamak.” 
“Demokratik topluluklar ancak insanın gerçek ihtiyaçlarını kavrayarak ve ciddiye alarak çocuklara, kendi empatik algılarına ve ihtiyaçlarına yönelik hakiki bir çocukluk yaşama imkanı sunarlarsa varlıklarını koruyabilirler. İnsanlık için kurtuluş budur. Zaman zorluyor. Yaşamdan yana olan herkes birlik olmalı ve iç kurbanın püskürtülmesi için tüm insanlara onurlu bir varoluşu garanti etmeyi görev edinmeli. Bir yandan da çocuklarımızın emniyet ve huzurunu pekiştirmeliyiz. Yaşama yatırım yapmak, silahlanmayı ve savaşları finanse etmekten çok daha ucuza mal olacaktır. Bizim için yaşamın yolundan başka bir yol yok.” Demokrasi Mücadelesi’nde Gruen, radikalizmi, şiddeti ve terörü tekil insan ve toplumsal boyutuyla; empati, nefret, kendine acıma, itaat, duygudaşlık, kimlik vb. kavramlar eşliğinde inceleyip analiz etmekte ve özellikle gençlerin şiddete eğilim göstermesinde toplumun ve ebeveynlerin tutum ve davranışlarının olumsuz etkisini vurgulamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126315</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03bb591c-5c96-4b22-b45d-f97ca204ab4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyin Dünyayı Nasıl Oluşturdu</image:title>
            <image:caption>Beyin Dünyayı Nasıl Oluşturdu’nun ana konusu beynin yarım küreleridir. McGilchrist, yarım küreler hakkında popüler düşünceye yerleşmiş basmakalıp algı ve tanımlamaları muazzam genişlikte bir literatürden faydalanarak sorguya alır. Fakat kitapta sadece dar odaklı bir nöroloji ya da nöropsikoloji perspektifi hâkim değildir, bilakis beynin yarım küreleri üzerine öne sürdüğü savı kültür tarihi, düşünce akımları ve modern dünyanın zaaflarını incelemek için kullanır. Kitabın ilk yarısı okuyucuya gerekli nörolojik bilgi temelini sağlarken, ikinci yarısı da bu incelemelere ayrılır. Orijinal dilinde ve çevirilerinde gördüğü ilginin, okuması zor olan ve sadece alanın uzmanlarına hitap eden alışılageldik bilimsel çalışmaları aşmasının sebebi de muhtemelen budur. Yarım kürelerin birbirlerinden farkı nedir? Kültürün ve dünya algımızın oluşumunda nasıl rol oynarlar? Modern dünya neden bu hatalara düşmektedir? 



- “Bu kitap, beynin sağ ve sol yarım küreleri arasındaki farklılıkların ve toplum, tarih, kültür üzerindeki etkilerinin öncül bir keşfi – klasik olma itibarını hak eden sayılı çağdaş eserden biri.” (Nicholas Shakespeare, Times, BK) 

  - “Son derece kayda değer bir kitap… Hem deneyimli bir psikolog hem de zeki bir filozof olan McGilchrist, beynin iki yarım kürenin ilişkisine yeni bir ışıkta bakıyor, sadece ilginç bir nöroloji sorunu değil de kültürümüzü şekillendirmede can alıcı bir etmen olarak ele alıyor. […] Tüm bunları harika bir şekilde, merak uyandıran bir biçimde işliyor. Kitabı elimden bırakamadım.” (Mary Midgley, The Guardian)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126316</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23dffb84-aa42-4b90-9cdb-6fa4c7657b53.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Hatan</image:title>
            <image:caption>Amazon prime’ın en çok konuşulan filmlerinden Culpa Mia nefes kesen ikinci kitabı Senin Hatan’la devam ediyor. 
 
İkisi de birbirine karşı koymaya çalıştı. 
İkisi de başarısız oldu. 
Ve şimdi... 
Aşkın yakıcı ateşiyle baş başalar… 
 
Noah ve Nick’in yasaklı düşmanlıktan tutkulu bir aşka dönüşen hikâyeleri, yeni bir sınava hazırlanıyor. Aralarındaki imkânsız­lıklar, tekinsiz kampüs partileri ve geçmişin açtığı kapanmaz yaralar, onları günbegün uçurumun kenarına sürüklüyor. 
Ne kadar çabalasalar da geçmişin yaraları kapanmıyor. Noah, korkularını yenip birine bütünüyle güvenmeye hazır olabilecek mi? Nick, geçmişini geride bırakıp kalbini açık tutabilecek mi? Yoksa birbirlerinin dünyalarını yakıp yıkmaktan başka çareleri kalmayacak mı? 
İspanya’yı ve BookTook dünyasını kasıp kavuran Mercedes Ron imzalı Senin Hatan, tutku dolu ve sürükleyici aşk romanları sevenlerin kaçırmaması gereken bir kitap</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126317</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4127bd09-ba2c-41de-b94d-c0dea2103582.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Özbek Kız</image:title>
            <image:caption>Kadın her yerde kadındır. İster Özbekistan’da olsun ister Türkiye’de, isterse Batı’nın en ileri bölgesinde. Emekçi, her yerde köle gibidir. İster kapitalist sistemlerde ister kolektivist sistemlerde, isterse en gelişmiş modern sistemlerde. 
Hikayemiz, üç Özbek kızın babasının emekçi hayatı üzerinden, komünist sistemle yönetilen Özbekistan’da başlıyor. Bizdeki beyaz Torosların benzeri siyah arabalar, oralarda da korku salıyor. Binen bir daha inemiyor. Özel mülkiyet yok, zorunlu çalışma var. Açlık yok, üründen kısmi bir pay almak var. Yani bir nevi kölelik. Kapitalist sistemde farklı mı, peki? Güya özgürlük var, seçme hakkı var, ama sahip olunabilen ekonomik şartlar, bireyin seçme hakkına yaraşır değil. Yani, emekçi dediğin her yerde aynı emekçi. 
Hikayedeki üç kız, hayatlarını birbirinden farklı şekilde sürdürüyor. Büyük kız, geleneksel bir aile ortamında, ortanca kız, mafyaya bulaşmış bir eşle, küçük kız İpek ise, aldığı eğitimin getirdiği imkânlarla daha demokratik ve daha refah içinde bir ailede evlilik hayatını sürdürüyor. Ama üçü de bulundukları kaba sığamıyor. Hayat rüzgârı üçünü de önüne katıp kovalıyor. 
Kitabın odağında bu küçük kız İpek’in ve Necdet’in aşkı var. Onların hikayesi, dünyanın dört bir yanından manzaralar ve sağlık sorunlarına karşı direnişle süslenmiş bir sevda masalı. Ancak bu aşkın derinliğini kitap sayfalarından çok, kendi kalbinizde hissedeceksiniz. 
Hayata, aşka ve sisteme dair sorgulamalarla dolu bu hikâye, sizi hem düşündürecek hem de derinden etkileyecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126318</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71525b58-358b-43db-8172-0fae07bec21c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Gece Yarısı</image:title>
            <image:caption>Gençliğinin en güzel yıllarını hapiste geçirmişti. 
Tam on üç yıl özgürlüğü elinden alınmıştı. 
Bedelini ödediğini zannediyordu. 
Ama yanılıyordu. 
Ona hüküm kesenler nefes almasını bile istemiyorlardı. 
Adım adım peşindeydiler. 
Bir örümcek ağına yakalanmış gibiydi. 
Etrafındaki acımasız çember gittikçe daralıyordu. 
Ona kaçıp gitmekten başka yol bırakmamışlardı. 
Bulutların Ay’ı gizlediği bir gece yarısıydı. 
Boğazın suları gibi hava da buz gibiydi. 
Küçük bir sandalda yaşlı bir denizci onu bekliyordu. 
Sandal, demir atmış gemiye doğru yol alırken bir meçhule gittiğinin farkındaydı. 
Yeni bir bedel ödemek istemiyordu. 
İstediği tek şey özgürce düşünmek ve yazmaktı. 
Memleketini, sevdiklerini geride bırakmanın hüznüyle alabildiğine yorgun ve dalgındı. 
Bir suçlu gibi firar etmek zoruna gitse de çaresizdi. 
Bindiği gemi demir aldığında şehrin ışıkları da gittikçe uzaklaşıyordu. 
Yüzünü bıçak gibi kesen soğuğa aldırmadan, güvertede elleri cebinde her şeyi son kez gördüğünden habersiz öylece bakıyordu. Çok uzaklar onu bekliyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126319</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c6ce541-6c94-49cf-924d-763297bbcca7.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;nin 100 Yıllık Tarihinde Belediyelerde Kadın Temsili</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
       1. TEMSİL VE DEMOKRASİ İLİŞKİSİ 
 
       2. DÜNYA’DA VE TÜRKİYE’DE KADIN TEMSİLİ 
 
       3. TÜRKİYE’DE GÖREVE BAŞLAYAN KADIN BELEDİYE BAŞKANLARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126320</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00fd6f90-56cc-4277-bce0-d28af61cdcb7.jpg</image:loc>
            <image:title>İş Yerinde Muhalefet Ve Dönüştürücü Liderlik Turizm İşletmelerinde Bir Araştırma</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
İŞYERİNDE MUHALEFET 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
DÖNÜŞTÜRÜCÜ LİDERLİK 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
İŞ YERİNDE MUHALEFET VE DÖNÜŞTÜRÜCÜ LİDERLİK İLİŞKİSİ ÜZERİNE TURİZM İŞLETMELERİNDE BİR ARAŞTIRMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126321</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb3b2bcd-4709-4063-9fdb-e447f010a3fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Entelektüel Yetersizliği Olan Bireylerde Fiziksel Uygunluk Ve Motor Performans</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
       1. ENGELLİLİK 
 
       2. ENTELEKTÜEL YETERSİZLİK 
 
       3. MOTOR PERFORMANS- MOTOR GELİŞİM 
 
       4. FİZİKSEL UYGUNLUK 
 
       5. BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126322</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7531b233-fc34-4162-bc1c-97d3b00981e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Proje Analitiği (Proje Yönetiminde Veri Analitiği)</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
·         KISIM 1 PROJE ANALİTİĞİNİN TEMELLERİ 
 
·         KISIM 2 PROJE PERFORMANS DEĞERLENDİRMESİ 
 
·         KISIM 3 VERİ BİLİMİNE DAYALI PROJE ANALİTİĞİ 
 
·         KISIM 4 PROJE SÜREÇLERİ BAZINDA PROJE ANALİTİĞİ 
 
·         KISIM 5 PROJE BİLGİ ALANLARI BAZINDA PROJE VERİ ANALİTİĞİ 
 
·         KISIM 6 ÇEVİK PROJE YÖNETİMİNDE PROJE ANALİTİĞİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126323</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97de8a8e-e43e-4567-b7b0-6adac46c1730.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Kulüplerinin Marka Kişiliği</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
·         BİRİNCİ BÖLÜM: MARKA KAVRAMI VE İLİŞKİLİ AÇIKLAMALAR 
 
·         İKİNCİ BÖLÜM: MARKA KİŞİLİĞİ 
 
·         ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: SPOR ENDÜSTRİSİNDE TÜKETİCİ VE TARAFTARLIK KAVRAMI 
 
·         DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: YÖNTEM 
 
·         BEŞİNCİ BÖLÜM: BULGULAR 
 
·         ALTINCI BÖLÜM: TARTIŞMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126324</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f98075a7-4886-4100-a228-53c4a912c028.jpg</image:loc>
            <image:title>Futbol Kulüpleri Altyapılarında Kurumsallaşma</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
·         KURUMSALLIK VE SPOR 
 
·         KURUMSALLAŞMA YAKLAŞIMLARI 
 
·         KURUMSALLAŞMANIN UNSURLARI 
 
·         KURUMSALLAŞMA SÜRECİ 
 
·         SPOR KULÜPLERİNİN YÖNETİMİ VE KURUMSAL YAPISI 
 
·         SPORUN YÖNETİMİ 
 
·         TÜRKİYE’DEKİ VE AVRUPA’DAKİ ALTYAPI KULÜPLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126325</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c141179b-5808-46eb-b9b7-41a0a2913650.jpg</image:loc>
            <image:title>Patagonya Ekspresi</image:title>
            <image:caption>“Hiç kimse mutlu olmaktan utanç duymamalı.” 
Patagonya Ekspresi, dünyaca sevilen Şilili yazar Luis Sepúlveda’nın, insanlık durumunu ve sanatçı olmanın anlamını kavramanın bir yolu 
olarak gördüğü yolculuk notlarını barındıran, en sevilen kitaplarından 
biri. Bu yolculuklar Şili, Arjantin ve Bolivya’dan geçerek 20. yüzyılın 
başlarına kadar ayak değmemiş Patagonya’ya, dünyanın sonuna 
uzanıyor: Onlarca şehir, liman, direnişlere ev sahipliği yapmış tren 
istasyonları, cezaevi hücreleri, kıyılar, dağ tepeleri, adalar, güney barları, sömürgeciliğin nişanesi çiftlikler, yazarın kendi köklerinin bulunduğu Martos ve yol boyu Sepúlveda’ya hayallerinde eşik eden çılgın pilot Carlos Soyadıyok, yunusların dostu Panchito, Hıçkıran Papağan isimli pırpır uçak, Patagonya’nın Sesi adlı radyo programı... Adını bir zamanlar Patagonya’da çalışan, sonra yavaş bulunarak kaldırılan bir tren hattından alan Patagonya Ekspresi dünyaya bakmayı öğrenmek için bir kılavuz. 
O zaman yaşlı adamın bakışları derimi deldi, kemiklerimin tümünü tek tek dolaştı, kapıdan sokağa çıktı, tepelerden indi, her ağacı, her zeytinyağı Ndamlasını, her şarap gölgesini, silinmiş her izi, söylenen her şarkıyı, uğursuz saatte kurban edilen her boğayı, her güneş batımını, her mirasın önünde küstahça dikilen üç köşeli şapkayı, çok uzaklardan gelen her haberi, artık gelmez olan her mektubu –çünkü lanet olsun yaşam böyle–, uzaklığın mutlaklığını doğrulamak istermiş gibi uzayıp giden sessizliği ziyaret etti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126326</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7c78db3-6532-4cd2-a174-345334fd210b.jpg</image:loc>
            <image:title>Nöromuhasebe</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
NÖROMUHASEBENİN KAVRAMSAL ÇERÇEVESİ 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
SOSYAL BİLİMLER PARDİGMALARI VE NÖROMUHASEBENİN TEMEL TEORİK YAPISI 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
NÖROMUHASEBENİN ORTAYA ÇIKIŞI VE DİSİPLİNLERARASI ETKİ 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
NÖROMUHASEBE ARAŞTIRMALARINDA KULLANILAN ÖLÇÜM YÖNTEMLERİ VE TEKNİKLERİ 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM 
NÖROMUHASEBE VE FİNANSAL KARAR VERME 
 
ALTINCI BÖLÜM 
NÖROMUHASEBE VE YÖNETİM MUHASEBESİ 
 
YEDİNCİ BÖLÜM 
NÖROMUHASEBE VE FİNANSAL RAPORLAMA 
 
SEKİZİNCİ BÖLÜM 
NÖROMUHASEBE VE DENETİM 
 
SEKİZİNCİ BÖLÜM 
NÖROMUHASEBE VE DENETİM 
 
ONUNCU BÖLÜM 
NÖROMUHASEBEDE ETİK HUSUSLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126327</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5ca5336-8296-4d42-9b3b-a4905e0b92c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlıkta Kalite Standartları Çerçevesinde Ayaktan Tedavi Hizmeti Alan Hastaların Deneyimleri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
TÜRKİYE’DE SAĞLIK SİSTEMİ 
 
İKİNCİ 
BÖLÜM SAĞLIKTA KALİTE STANDARTLARI (SKS) 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
SAĞLIKTA KALİTE STANDARTLARI ÇERÇEVESİNDE AYAKTAN TEDAVİ HİZMETİ ALAN HASTALARA YÖNELİK BİR ARAŞTIRMA: AYAKTAN HASTALARIN DENEYİMLERİ VE ÖZEL HASTANE TERCİHLERİNE ETKİSİ VE YAKINLARINA TAVSİYE ETME DÜZEYLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126328</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34d58d31-8594-453e-bd1e-620750122797.jpg</image:loc>
            <image:title>Kant Çalışmaları Dergisi Sayı 3</image:title>
            <image:caption>Kant ve Özbilinç 
Hasan Bülent Gözkân 
 
Kant’ın Eleştirel Felsefesi ve Bilişsel Bilimlerin Olanağı 
Kant’s Critical Philosophy and The Possibility Of Cognitive Science 
Kenneth R. Westphal 
 
Reichenbach’ın Kurucu ve Ampirik Aksiyomlar Ayrımı ve A Priori Kavramı 
Korcan Evgin 
 
Davos Tartışması Bağlamında Kant Felsefesinin Neliği Üzerine Bir Soruşturma 
Ozan Çılgın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126329</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3181e8f-83b8-4bb0-a088-3027a39f4599.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Şeker Dükkanı</image:title>
            <image:caption>YENİAY VE DOLUNAYDA 
KAPALIYIZ. 
 Tapınağın arkasında bir anda ortaya çıkan Alacakaranlık Çarşısı, bu dünya ile öteki dünya arasındaki boşlukta var olan gizemli bir mekândır. Burası, insanların dertleri ve kaygıları nedeniyle varlıkları dengesizleştiğinde onları içine çeker. Çarşının içinde, insanları karşılayan tek yer ise “Sihirli Şeker Dükkânı”dır. Dükkânın sahibi olan Kogetsu, tuhaf güçlere sahip şekerler satar ve her şekerin ardında yatan anlamı keşfetmelerini sağlar. Bu şekerleri satın alan müşterilerin hayatları yavaş yavaş değişir. 
 
Bu öyküler, okuyanlara acı ve tatlı bir yolculuk sunarken, insan ruhunun derinliklerinde saklı kalan duyguları okşuyor. Gönlünüze dokunacak bu hikayelerde, kendinizden bir parça bulacak ve Kogetsu’nun dünyasına adım atarken gerçek ile hayalin iç içe geçtiği bu büyülü atmosferde kaybolacaksınız. 
 
Duygusal ve büyüleyici anlatımıyla Sihirli Şeker Dükkânı, sadece bir hikaye değil, aynı zamanda bir ruhsal keşif yolculuğu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126330</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fe32e22-b0ce-49f4-a6c8-cc36dbd84564.jpg</image:loc>
            <image:title>Dil Terzisi</image:title>
            <image:caption>Ali Hikmet Eren’in şiirlerini uzun süre “hiç sevmedim!..” Hazzetmediğim bu şiirler üzerine düşünmeyi, sevmiyor oluşumun neliğini betimlemeyi de hayat meşgalesi içerisinde hep erteledim. Ancak bir kez daha kabul ettim ki Tanrı haklıydı, her şeyin bir zamanı vardı ve bu şiirlerin zamanı “şimdi” gelmişti... Turgut Uyar’ın en etkileyici şiirlerinden birisi “Terziler Geldiler”dir. Bu şiiri ne zaman okusam, şiirin ne olduğunu ve ne olmaması gerektiğini duyumsarım. Ve bir gün yine bu şiiri okurken, deyim yerindeyse bir aydınlanma yaşadım ve anladım ki Ali Hikmet Eren bir ‘Dil Terzisi’ydi, dil kumaşından bize yeni kostümler sunuyordu ve onun şiirleri üzerine söz almamım zamanın gelmişti. Sevmememin ve “artık” seviyor olmamın neliğini ifade etmeliydim. Belki de şu, konfor alanımdan çıkmamak, sunulan farklı ve çetin şiirlerin bende yarattığı gerilimden uzak durmak için bunca zamanı pas geçmiştim. Oysa bu şiirleri niye sevmediğimi ve “artık” niçin sevdiğimi öncelikle kendime izah edebilmeliydim. İlk izahım ve saptamam da kendiliğinden oluşmuştu; Ali Hikmet Eren’in şiirleri bu şiirlerle etkileşime giren öteki ben’in, okurların konfor alanını tahrip eden bir niteliğe sahipti ve bu tahribatın neliği, niyesi, niçini çözümlenmeliydi. 
Serdar Aydın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126331</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a1946bf-d889-4127-a1fb-587739d630a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarım Politikalarının Tarımsal İstihdam Üzerindeki Etkilerinin Değerlendirilmesi: Çiftlik Beldesi Tarımköy Örneği</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
BİRİNCİ BÖLÜM   
TARIM SEKTÖRÜNDE İSTİHDAM 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
TARIM SEKTÖRÜNDE İSTİHDAMA YÖNELİK POLİTİKALAR 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
ARAŞTIRMANIN KAVRAMSAL VE METODOLOJİK ÇERÇEVESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126332</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/caf12521-1ea4-4872-ae2a-a4e309d666af.jpg</image:loc>
            <image:title>Güncel Spor Araştırmaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
·         Girişimcilik ve Rekreasyon 
 
·         Rekreasyonda Liderlik ve Yeni Yaklaşımlar 
 
·         Sporda Algılanan Güdüsel İklim: Futbolda Bir İnceleme 
 
·         Performansın İhmal Edilen Yanı: Zihinsel Antrenman 
 
·         Egzersiz Performasının Artırılmasında Gelişmekte Olan Supplementler: Mevcut Literatürün Güncellenmesi 
 
·         12-14 Yaş Spor Yapan Çocukların Performans Parametreleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi 
 
·         Fonksiyonel Antrenmanların Core Bölge Aktivasyonuna Etkisi: Deneysel Çalışmaların Derlemesi 
 
·         Kronobiyoloji ve Atletik Performans</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126333</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40ebfeae-2f5c-4ed9-8b00-6e5c17c4fd62.jpg</image:loc>
            <image:title>Komünizm İş Başında</image:title>
            <image:caption>Bernard Friot ömrünü Fransa’daki sosyal güvenlik sisteminin tarihçesini incelemeye adamış bir araştırmacı. Çalışmalarının sonucunda “genel vatandaşlık geliri” ya da kendi tercih ettiği adla “kişi olma vasfına maaş” kavramını geliştirdi ve bu kavram gerek COVID-19 salgını gerekse iklim krizi dolayısıyla gündeme gelen ekonomik küçülme teorisi içinde önemli bir yer tuttu. Friot Fransa’da İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra sendikaların yönetiminde yer aldığı sosyal güvenlik sisteminin fiilen komünizmi hayata geçirdiğini düşünüyor ve komünizmi “iş başında” olduğu dönemdeki uygulamalarla değerlendirmek gerektiğini savunuyor. 
Kapitalizm, Arzu ve Kölelik kitabından tanıdığımız, Marx ve Spinoza’nın felsefelerinden yola çıkan Frédéric Lordon ise “iş başındaki” komünizmin güçlü ve zayıf yanlarına dikkat çekiyor. Günümüzde yaygın eğilim olan anarşizan sistem dışına kaçış karşısında Friot’nun komünizm projesine neden ihtiyaç olduğunu ortaya koyuyor. 
İkilinin hemfikir olduğu noktalar kadar iktisat, siyaset felsefesi ve sosyoloji alanlarındaki görüş ayrılıklarının da incelikle tartışıldığı kitapta Rancière ve Bourdieu düşüncelerinin bir kez daha karşı karşıya geldiğini görüyoruz. 
Bu güzel ve sahici tartışmanın günümüzde siyaset ve sosyal güvenlik sistemi üstüne düşünen okurlarımızın ilgisini çekeceğine inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126334</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/211c99fc-858c-4925-b913-c36842a6bfaa.jpg</image:loc>
            <image:title>Yusuf’un Izinde Hikmet Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>&quot;Yusuf’un İzinde: Hikmet Yolculuğu&quot; kitabı, Hz. Yusuf’un yaşamından ilham alarak, zorluklar karşısında sabır, teslimiyet ve hikmetle yol almayı anlatan bir başucu rehberidir. Hz. Yusuf&apos;un masumiyetine rağmen yaşadığı hapis hayatı, imanını ve tebliğ görevini asla terk etmeyen güçlü bir duruş sergileyen örnek bir yaşamı temsil eder. Kitap, sadece bir hikâye değil, içindeki derin anlamlarla dolu bir yolculuktur. Tarih boyunca iftiraya uğramış İslam büyüklerinin de benzer şekilde yaşadıkları manevi sınavlar, okura her türlü zorlukta nasıl hak ve adaletle yol alması gerektiğini gösteriyor. Yusuf’un izinden giderek, her türlü sıkıntıyı bir nimete dönüştürmenin ve hikmetle yaşamayı öğrenmenin yolları bu eserde keşfediliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126335</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8314320f-94f5-4b5d-beb0-e3e8a6aba283.jpg</image:loc>
            <image:title>Son İnsan Medeniyeti</image:title>
            <image:caption>Gerçek Medeniyet, İnsanı İmha Değil İnşa Eder 
 
Medeniyet, bir toplumdan ve sınırları olan bir ülkeden daha geniş bir kavramdır. Bu nedenle bir milleti de aşan genişlikte toplulukların ortaya koyduğu her şeyi, medeniyetin içine dahil etmek mümkündür. 
 
Hangi topluluk, neyi temel alırsa, medeniyetini de onun üzerine kurar. Batı, özellikle 17’nci yüzyıldan beri pozitif bilimleri temel aldı ve bilimi din boyutuna yükseltirken, insanı ise evrimleşmiş bir hayvan türüne indirgedi. Basit fiziksel ihtiyaçlarla insanı tanımlayarak ona bir medeniyet vermeye çalıştı. 
 
Gelinen noktada ister sosyalist ister kapitalist bir yaklaşımla kurulmak istensin, Batı’nın dayattığı medeniyet, insanı anlayamadı, ihtiyaçlarını karşılayamadı, sorularına cevap bulamadı. 
 
İnsanı anlayan medeniyet, “insan medeniyeti” olan “İslam medeniyeti” idi ve bu gerçek şimdi yeniden ve inkâr edilemez şekilde, “modern insanın” karşısında duruyor. 
 
Kubilay Aktaş, Son İnsan Medeniyeti adlı bu eserinde, “İnsan nedir?”, “Hakikat nedir?”, “Medeniyet nedir?” sorularına cevaplar veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126336</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb2f244b-d3f3-4954-9d08-8772fe3f3de1.jpg</image:loc>
            <image:title>Cahiliye Karakterlerinin Anatomisi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, cahiliye toplumlarında var olan ve bireylerin yaşamını derinden etkileyen karakterlerin anatomisini çizerken, bu karakterlerin sahip olduğu derin “sıkıntı” ve “kayıp” duygusunu gözler önüne seriyor. Her bir figür, içsel huzurdan yoksun, dengeden uzak bir yaşam sürerken, bu yaşamın sonunda gerçek anlamda mutluluğu bulamıyorlar. 
Bir çağrı niteliği taşır; okuyucuyu, cahiliye karakterlerinin etkisinden sıyrılarak, Allah’ın vaad ettiği gerçek huzura ve mutluluğa yönelmek için davet eder. 
Allah, insanın kalbindeki niyeti bilendir ve samimi bir dönüşle, kişiye gerçek mutluluğu sunmak için her zaman hazırdır. Bu yolculuk, basit bir niyet değişikliği ile başlamaktadır ve Allah’ın rahmetinin kapılarını ardına kadar açmaktadır. 
Bu eseri okuyan her bir insan, en kısa sürede, bir niyetle hayatını değiştirebilir ve gerçek anlamda huzuru bulabilir. Cahiliye sisteminin etkilerinden kurtulmak isteyenler için bu kitap, bir yol gösterici, bir davet niteliğindedir. Ve unutulmamalıdır ki, her insan için bu fırsat sonsuz bir şekilde mevcuttur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126337</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cea79f7-0f42-4ed9-bad8-8d228e063c9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebi ve Edepsiz BEYOĞLU Bohem Bir Rehber</image:title>
            <image:caption>Bu küçük rehber diğerlerine benzemiyor, sevgili okur. Çünkü şehrini hiç bırakmayan Umur Talu, her sokağa kendinden bir parça yerleştirerek Cadde-i Kebir’i arşınlıyor. Zaman zaman başkaları da eşlik ediyor ona; yazarlar, şairler, bazen yalnızca kitaplar, en çok kitaplar, filmler. Ama bu bir anı kitabı da değil. Bir semtin zamanlar boyunca dönüşümünün, değişiminin, insanlara ayak uydurma serüveninin öyküsü. Büyük bir Beyoğlu kitaplığı. Edebiyatın, edepsizliğin, avare gezenlerin kokusunu taşıyan zarif bir kaos. Kitabın sayfaları arasında Eftalikos’ta Sait Faik’e rastlayacaksınız. Park Otel’de Yahya Kemal olacak. Nazım Hikmet ilk şiirini yazacak, Cemal Süreya bir şiir daha okuyacak. Yusuf Atılgan yürürken Aylak Adam’a rastlayacak! Bihter ile Zavallı Necdet aynı yerden alışveriş yaparken belki oralarda bir yerlerde eğlence peşindedir Behlül... Satırların arasında, belki defalarca geldiğiniz belki de hiç görmediğiniz Beyoğlu’nun çapkın, yılgın, ayyaş, serseri, entelektüel, zıpkın, hayalperest ve bohem yüzleri sizinle arşınlayacak caddeyi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126338</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e320008-626c-4d82-be26-b6ecd1fcf947.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Galatasaraylı Mimarın Anıları “Kavun Unutmadan”</image:title>
            <image:caption>1960’lı yılların Galatasaray Lisesi’nde tabiri caizse oldukça “haylaz” bir öğrencilik dönemi geçiren Prof. Dr. A. Aydın Kunt, kitaba adını veren lakabı da lise sıralarındaki arkadaşlarına ait: “Kavun…” Belki de çocukluğunun, çok dilli, dinli, renkli bir kültürün harmanlandığı İstanbul’un mahallelerinde geçmesi; yaşama bu kadar mizahi üslupla yaklaşabilmesini ve bu kadar farklı noktalardan kesit alıp bakabilmesini sağladı Aydın Kunt’a.  Yaşadıklarına dair aldığı ilmek ilmek notlar, günce defterleri, onun bir nevi yaşamına nasıl dışarıdan bakıp, vaziyet planını çıkardığı bir enstantaneye dönüştüğü konusunda ipuçları veriyor. 
 
Elinizdeki bu kitap, bir dönemin İstanbuluna yarenlik ediyor; insancıl ölçülerin kullanıldığı mekanlardan, insanların birbirine temas ettiği, esnafından şoförüne birbirinin diline dinine sahip çıktığı mahallelerine konuk ediyor. Hem de çok uzak bir zaman değil, bundan yarım yüzyıl öncesinin Şişlisine, Kadıköyüne götürüyor bizleri. Çocuk gözleriyle tanık olduğu dönemden akademide mimarlık okumaya karar verdiği döneme kadar uzanan bu süreçte, Kunt’un çok renkli kişiliği adeta yaşadığı dönemle de örtüşüyor. Mimar olduktan sonra büyüdüğü İstanbul ile kuşkusuz çatışmalar yaşayan Kunt, mozaiğin renkli parçalarını bu kitapla tamamlamış. Ama içinde hep eksikliğini duyduğu ve belki de sırtında taşıdığı ağırlığı bir nebze de olsa hafifletme isteğiyle… Bunun için de, çizerken de yazarken de en yakın destekçisi olduğu kalem kağıdıyla bulmuş dermanını…  
“(…) Niye yazdım?” sorusunun da birkaç yanıtı, bu kitabı yazmamın birkaç gerekçesi var... Sanırım ilk ve en önemlisi: “Ölüm korkusu”dur. Bu yaşadıklarımı kimselere aktaramadan ölürüm diye korktum nedense, özellikle de kızıma... Çünkü başkalarını belki de hiç mi hiç ilgilendirmeyecek olan birçok şey, kızım için bilinmesi gereken şeylerdi kanımca(…)” 
 
Prof. Dr. A. Aydın Kunt, 2006 yılında ilk basımı gerçekleştirilen “Kavun Unutmadan” adlı kitabını, büyümesine tanıklık edemediği kızı Ebru Kunt Akın’a adamış.  Bu kez yeni basımla “Kavun Unutmadan” kitabı tekrar okuyucularına ve dönemine kendini yeniden hatırlatıyor. Kitapta adı geçen birçok kişi ne yazık ki bugün aramızda değil tıpkı Bahçeşehir Üniversitesi’nde mimarlık bölümünde öğretim üyesiyken 2012 yılında kendisinin de aramızdan ayrılışı gibi… 
 
İçindekiler; 
Niye Yazdım? 
Ben de Kim?, 
Hatçe 
Sevgi’li Evimiz 
Gaf Kadınlarım 
Uçurtma - Okuma 
Komşular 
İlkokul 
Çiş İşi, Sanat İşi 
Kadıköy 
Bahariye İlkokulu 
Kadıköy Çarşısı 
Yine Kadıköy 
Cim Bom Bom 
Şalgam 
Danny Kaye 
Beyoğlu 
Bir Etüd Ağbisi 
Oyunculuk Yöneticilik 
Tiyatro 
Galatasaraylılaştırdıklarımızdan mısınız? 
Kadıköy... İlk Gençliğim 
Abanoz 
Bir Dost 
Timur 
Kuzguncuktaki Ev 
Çarşıdaki Ev 
Sınıflar Sınıflar 
11 Edebiyat 
Kopya 
Gençlik İncileri 
Papaz 
Onlar 
Yine Onlar 
Ali Baba 
Galatasaray Vokal Grubu 
Erdek Çalgıcıları 
Alex Vasıf Efendi 
Hep Onlar 
Güzel Sanatlar Akademisi 
Yaşam Serüvenimin Baş Aktörü Babam 
Bitirirken 
Cumhuriyet Röportaj 
Seçki; yazdıkları ve yazılanlar... 
Albüm</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126339</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bba85daa-08ea-4b7c-be8a-d01c5423d99a.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyülü Orman</image:title>
            <image:caption>“Ormanlar, yeryüzüne yazılmış en güzel masaldır.” 
Büyülü Orman, bir ormanın içinde neler saklayabileceğini 
muhteşem bir görsellikle sunuyor. Şafak Okdemir, 
doğanın hâkimi değil, parçası olmanın öykülerini yazıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126340</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/328da51b-5b87-4873-ade9-f75c02d7dbd4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bean Fasulye</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta iyilikten eser yok... 
Bean: Fasulye, acımasız bir gerçekliğin ortasında birbirini parçalayarak hayatta kalmaya çalışan karakterlerle dolu. Sevgi ile şiddet, arzu ile intikam arasında incecik bir çizgide yürüyen bu insanlar, ne pahasına olursa olsun hayatta kalmaya çalışırken, etraflarındaki her şeyi yıkmaya, kendi yaralarını başkalarının kanıyla sarmaya hazır. Her bir sayfa, bir savaş alanı; her bir cümle, ruhun en derin yaralarına keskin bir bıçak. 
Bu kitapta iyilikten eser yok: Masumiyet, tutkuların elinde bir oyuncağa dönüşmüş. Burada yalnızca çirkin gerçekler, zehirli bağlar ve sınır tanımayan bir sahiplenme hırsı var. 
Bu kitabı okumaya karar verdiyseniz, sınırları silinmiş bir dünyanın içinde sürükleneceksiniz. Her satırda hem çekilecek hem itileceksiniz; burada merhamet yok, yalnızca doyumsuz arzular ve onlara eşlik eden derin bir karanlık var. Tiksindirici ama büyüleyici bir gerçeklikle yüzleşmeye hazırsanız, sayfaları çevirmeye devam edin. Ve bu cehennemi keşfetmeye başlayın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126341</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd5d2305-8845-499f-a533-2f958f9894bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuz Bir İz</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Hazreti Peygamber Efendimiz&apos;in (sav) hayatının her yönüyle derin bir keşfini sunuyor. O, sadece bir lider değil, insanlığın en yüksek ahlakını, merhametini ve adaletini tüm dünyaya örnek gösteren bir rehberdir. Hazreti Peygamber’in (sav) güzel ahlakı, insanlığa olan sevgisi, öğretilerindeki derin hikmetler ve hayatını şekillendiren iman gücü, bizlere bugün de ışık tutmaya devam etmektedir. 
Bu eserde, Efendimizin tebliğ ettiği öğretilerin insanlığa nasıl yol gösterdiği, onun şemâli şerifine dair derin izlenimler, ahlaki değerlerin hayatımıza nasıl yansıması gerektiği ve geleceğe dair verdiği haberlerin bugünün dünyasında ne kadar anlam taşıdığı konu ediliyor. 
Sonsuz Bir İz&quot;, Hazreti Peygamber’in hayatının aydınlatıcı ışığını keşfetmek isteyenler için, sadece geçmişin değil, bugünün ve yarının da rehberidir. Kitap, onun hayatının her alanına dair derinlemesine bir bakış sunarak, insanlığa dair evrensel bir mesaj verir. Hazreti Peygamber&apos;in (sav) hayatından alınacak dersler, her dönemde insanlara ilham vermekle kalmayıp, onları daha güzel bir dünyaya taşımak için birer pusula görevi görmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126342</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad264e5c-fef0-464e-8d0c-7ba334f7e07e.jpg</image:loc>
            <image:title>Heartland and Rimland</image:title>
            <image:caption>Heartland and Rimland-21st Century’s Geopolitical Thinking in Foreign Policy explores two pivotal concepts shaping modern power dynamics. The Heartland emphasises the strategic importance of Eurasia’s interior and land power, while the Rimland highlights the critical role of coastal regions and maritime routes. 
This book analyzes the historical and current impacts of these concepts, focusing on the strategies of major powers like Russia, Germany, and the US in the Heartland, and the policies of Rimland nations such as Türkiye, China, India, and Iran. Authored by leading experts, it provides in-depth insights into these regions&apos; roles in the global order. 
An indispensable resource for strategic studies and international relations, this volume offers a concise guide to understanding the complexities of today’s geopolitical landscape.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126343</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1bfc77f4-9c6d-4919-9ceb-ded9395edbba.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpek Adam&apos;dan Sevgilerle Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>KÖPEK ADAM VE KEDİ ÇOCUK ÇİZGİ ROMAN KULÜBÜ SERİSİNİN YAZARINDAN
Dav Pilkey’in Köpek Adam’dan Sevgilerle Boyama Kitabı’nda en sevdiğiniz karakterleri boyayarak eğlenceli saatler geçirebilirsiniz!
“Umarım bu kitabı boyamaktan keyif alırsınız. Haydi eğlence başlasın!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126344</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfd26262-a8cb-487f-81c1-8e37900530cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Bilimlerinde Psikososyal Araştırmalar- I</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
·         ORTAOKUL ÖĞRENCİLERİNİN SPORTMENLİK DAVRANIŞLARININ ÇEŞİTLİ DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ: ERZURUM İLİ ÖRNEĞİ 
 
·         ÖĞRETMENLERİN ALGILADIKLARI ÖRGÜTSEL DESTEK DÜZEYİ İLE AKADEMİK İYİMSERLİK ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ 
 
·         SPOR BİLİMLERİ FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNİN EMPATİ DÜZEYLERİ İLE SPORTMENLİK BECERİLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN FARKLI DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ 
 
·         SPOR UZMANLARININ SAĞLIKLI YAŞAM BİÇİMİ DAVRANIŞLARI İLE YAŞAM KALİTESİ DÜZEYLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ 
 
·         ÇOCUK PSİKOLOJİSİ VE SPOR ALANINDA YAPILAN BİLİMSEL ARAŞTIRMALARIN HARİTASI 
 
·         PROFESYONEL BASKETBOLDA TAKIM RUHUNU İNŞA ETMEK 
 
 
·         SPORDA PSİKOLOJİK İHTİYAÇLARIN KARŞILANMASI İLE PSİKOLOJİK İYİ OLUŞ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ 
 
·         ORTAOKUL ÖĞRENCİLERİNİN, SOSYAL BECERİLERLE İLETİŞİM BECERİLERİ DÜZEYLERİNİN BAZI DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ 
 
·         BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR ÖĞRETMENLERİNİN DUYGUSAL ZEKÂ DÜZEYLERİ İLE LİDERLİK ÖZELLİKLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ (ERZURUM İLİ ÖRNEĞİ) 
 
·         PSİKOLOJİK SAĞLAMLIK VE SPOR ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126345</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f2243ee-c7c3-460f-b8ab-2007c0806141.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Bilimlerinde Psikososyal Araştırmalar- II</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
·         BASKETBOLDA ZİHİNSEL DAYANIKLILIK: ZİRVE PERFORMANSIN GÖRÜNMEYEN YÜZÜ 
 
·         SPOR VE MAKYAVELİZM: REKABETİN STRATEJİK OYUNU 
 
·         PSİKOLOJİK ŞİDDET VE SPOR ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ 
 
·         CURLİNG SPOR BRANŞINDA YARIŞAN SPORCULARIN ÇOK YÖNLÜ LİDERLİK YÖNELİMLERİ DÜZEYLERİNİN FARKLI DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ 
 
·         SHORT TRACK SPORCULARININ ATILGANLIK VE SAHTE BENLİK DÜZEYLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN FARKLI DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ 
 
·         SPOR KULÜPLERİ BÜNYESİNDEKİ OKULLARDA TAKIM SPORU VE BİREYSEL SPOR YAPAN ÖĞRENCİLERİN ETKİLİ İLETİŞİM BECERİLERİ İLE YETERLİLİK ALGISININ İNCELENMESİ 
 
·         BEDEN EĞİTİMİ DERSİNDE SINIFTA KİŞİLİĞİN KARANLIK YÜZÜ: İSTENMEYEN ERGEN ÖĞRENCİ DAVRANIŞLARI ÜZERİNDE KİŞİLİĞİN VE DAVRANIŞSAL BAĞIMLILIĞIN YANSIMASI 
 
·         SPORDA SENDİKALAŞMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126346</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31e74b51-01ac-4c5d-a92b-87a2b5d5ab1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Çapanoğulları</image:title>
            <image:caption>“Uzun süreler boyunca taşra toplum düzeninden Osmanlı merkez bürokrasisine kadar birçok alanda görev alan Çapanoğulları’nın iki rejim etrafındaki dönüşümünü konu edinen bu inceleme, ailenin Osmanlı İmparatorluğu’ndan Cumhuriyet sonrasına kadar benimsediği ‘hem emredici hem itaatkâr’ siyaseti merkeze alıyor. Bugüne değin olumsuz çağrışımlarıyla kulaktan kulağa dolaşan ‘her taşın altından bir Çapanoğlu çıkar’ deyimini bu çalışmayla beraber artık, bir manevra kabiliyeti ve politik maharet türü olarak ‘Çapanoğlu siyaseti’ etrafında düşünmeyi teklif ediyorum.” Çapanoğulları, Yozgat havalisinin köklü ve büyük bir hanedan ve elit sülalesi. Popüler hafızada, Milli Mücadele dönemindeki Çapanoğlu İsyanı ile ve “altından Çapanoğlu çıkar” deyimiylebiliniyorlar. Büşra Nur Topal Akdoğmuş, bu incelikli çalışmasında, Çapanoğulları’nı Osmanlı’dan Cumhuriyet’e taşra elitinin dönüşüm sürecinin canlı bir “sahası” olarak ele alıyor. Çapanoğulları’nda taşra eliti olgusu, merkez-çevre diyalektiği, patrimonyalizm, sultan rejimleri ve “güçlü devlet geleneği” gibi “büyük” modelleri de zihninin gerisinde tutarak, fakat esasen devlete toplumdan bakan bir görüş açısıyla inceleniyor. Güçlü analitik yaklaşımıyla, aynı zamanda aile romanı lezzeti taşıyan bir tarihsel sosyoloji anlatısı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126347</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ae0fbf1-b1c3-48d4-af61-86b8ec6a76bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Faşizme Heves Etmek</image:title>
            <image:caption>“Faşizm, ham siyasi şiddet biçimlerini idealleştirir ve uygular. Oysa popülizm bu yaklaşımı teoride ve çoğu zaman pratikte benimsemez. Bu nedenle popülizm ve faşizmi aynı şeymiş gibi konuşmak sorunludur. İkinci Dünya Savaşı’nda faşist güçlerin çöküşünün sonrasında ilk kuşak popülistler yalnızca diktatoryal faşizmi değil, aynı zamanda aşırı siyasi şiddeti, ırkçılığı, antisemitizmi, topyekûn savaş ve militarizmi de reddettiler.” Günümüz politik dünyasında lider merkezli otoriter hareketler ve siyasetleri anlamlandırmak için çeşitli kavramsallaştırmalara ve teorik müdahalelere başvuruyoruz. Bir yandan da geçmişin izini sürerek bu “küresel otokratların” tarihsel muadillerini ve benzerlerini keşfediyoruz; Adolf Hitler’e, Benito Mussolini’ye, Francisco Franco’ya benzeyen, onların “uğursuz” mirasını sahiplenmeye hevesli çağdaş otokratlarla baş etmeye çalışıyoruz. Tarihçi Federico Finchelstein, Faşizme Heves Etmek’te bu kez tarihsel faşizm ve popülizm arasındaki farkı ortaya koyarken, bu farkın bizi hiç de rahatlatmaması gerektiğini söylüyor. Faşist tehdidin kapıda olduğunu, bildiğimiz ve geleneksel anlamıyla faşist diyemeyeceğimiz faşizm heveslilerinin, çeşitli politik formlar içerisinde, faşizmin tahrip edici gücüyle eşdeğer antidemokratik siyasetlerinin çağdaş demokratik politika açısından ne tür tehlikeler arz ettiğini hatırlatıyor. Küresel otoriter manzarayı daha isabetli kavramak için iyi bir rehber...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126348</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d063dfd5-570d-47b1-9d49-4b24c254b54b.jpg</image:loc>
            <image:title>Karihōmen</image:title>
            <image:caption>“Filistin askısını biliyor musun; Karihōmenlilik işte öyle bir işkence. Vücudunun bütün ağırlığını yere zar zor değen ayak parmaklarının üstünde taşıman gerekiyor. Ben buna ‘Japon askısı’ diyorum. Karihōmenlilik ne zaman indirileceğini bilmeden tutulduğun bir askıdır. Çoğumuz yıllardır Japon askısındayız. İltica başvurusu yapıyorsun, reddediyorlar. Yine başvuruyorsun, yine reddediyorlar. ‘Ülkeme dönersem hapse girerim’ diyorsun, seni burada hapse atıyorlar. Dönmeyi reddedersen seni Karihōmenli yapıp Saitama’ya hapsediyorlar.” İrfan Aktan, 1990’lı yıllardan itibaren baskılar ve yayla yasakları nedeniyle Adıyaman-Maraş-Gaziantep üçgenindeki topraklarını terk etmek zorunda kalan Mahkan aşiretine bağlı Kürtlerin Japonya’da karşılaştıkları zulme sert bir ışık tutuyor. Aktan, Tokyo’ya yakın Kawaguchi-Warabi şehirlerinde yaşayan kadını, çocuğu, yaşlısıyla iki bin Kürt’ün, Türkiye ve Japonya hükümetleri arasındaki ilişkilere ve Japon iç siyasetine nasıl kurban edilip ikili kuşatmaya alındığını gösteriyor. Karihōmen denen “denetimli serbestlik” statüsüyle çalışma, sağlık, seyahat ve eğitim dahil, her türlü haktan nasıl mahrum bırakıldıklarını, Japonya’daki Netto-uyo (internet sağı) ile Türkiye’deki ırkçı sosyal medya kullanıcılarının müşterek olarak Kürt karşıtı nefreti nasıl örgütlediğini mercek altına alıyor. Japonya’daki ırk ayrımcılığının tarihsel ve sosyal arka planına eğiliyor. Karihōmen - Japonya’da Kürt Olmak bu alanda yapılmış kapsamlı ilk çalışma özelliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126349</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f627aa7e-30aa-426a-897d-bd1c0ad640a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Basit Terapi Düşe Kalka Yaşamayı Öğrenmek</image:title>
            <image:caption>Hayat her zaman istediğimiz ve beklediğimiz gibi gitmez. İniş çıkışlarla dolu bu yolculukta karşılaştığımız zorluklar, aldığımız yaralar ve yaşadığımız gelgitler kim olduğumuzu şekillendirir. Klinik Psikolog Büşra Naz Fırat’ın kaleminden Basit Terapi: Düşe Kalka Yaşamayı Öğrenmek, hayatın tümsekli yollarında kendimizi yeniden keşfetmek, modern yaşamın kaygılarını hafifletmek, kendimize şefkatle yaklaşmak ve hayata yeniden umutla sarılmak için ipuçlarıyla dolu bir rehber.
Yalnızca fiziksel değil, duygusal bedenimizin verdiği sinyalleri de fark etmemiz için bize ışık tutan kitap; kaygıyı, öfkeyi, sevgiyi nasıl hissettiğimize mercek tutuyor. Neden çoğu zaman en büyük eleştirileri kendimize yönelttiğimizi anlamamızı sağlarken hepimizi “siyah beyaz” düşünce tarzından çıkıp hayatın tüm renklerini görmeye davet ediyor. Ne de olsa hayat yolculuğunda düşe kalka da olsa daha emin adımlarla ilerlemek için hepimizin bir pusulaya ihtiyacı var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126350</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d343a254-6d1a-467c-91cc-edc70843399d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümü Atlatmak</image:title>
            <image:caption>Çoğu kişi ölümden söz etmekten, hatta onun hakkında düşünmekten hoşlanmaz. Hayatın sonluluğunun bilinciyle yaşamak yerine, olabildiğince kısıtsızca yaşamın sevincini duymak daha konforlu bir tercihtir. Zira insani açıdan bakıldığında, ölüm en zorlayıcı tecrübelerden biridir. Özellikle sevilen bir kişinin kaybı geride onulmaz bir boşluk bırakır. Yine de, ölümle baş etmeninin yolları bulunabilir mi? Ölmek bir son mudur? Ölüm anında tam olarak ne olur? Ölen kişi nereye gider? Artık onunla nasıl bir ilişki mümkün olabilir? Biyolojik hayatın ötesinden söz edilebilir mi? Yas nedir, hangi evrelerden oluşur? Ölümle arkadaş olmak mümkün müdür? Ölüm kimi durumlarda kurtuluş olabilir mi? Günümüzde ilaç sanayiinin ölüme karşı yürüttüğü mücadelenin başarılı olma şansı var mı? Ölüm ölürse, hayata ne olur? Wilhelm Schmid Ölümü Atlatmak’ta ahir zamanlardan beri insanları meşgul eden temel sorulardan birine odaklanıyor. Yazar düşünsel derinlik ve sezgi gücüyle hayatın en kavranamaz gerçeğiyle yüzleşirken, okura onunla baş etmenin inceliklerine dair ipuçları veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126351</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80a1e849-f3c5-4525-8003-096c6c5551a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Kahramanlara Ne De Kahramanlığa İnanırım</image:title>
            <image:caption>“Ben ne kahramanlara ne de kahramanlığa inanırım kardeşim. İnanmam. Bizler belki toplumun şöyle veya böyle önderleri olabiliriz, ufak tefek liderleri olabiliriz. Ama toplumun kahramanı, kurtarıcısı, bilmem nesi değiliz yani. (…) Ali Çerkezoğlu zaman zaman toplantılarda böyle takılırdı bana: ‘Bu örgüt için çok iş yapan abimiz…’ Orada da söylerdim, ben ‘abiniz’ falan değilim kardeşim. Ben bu örgütte bir arkadaşınızım. Beraber bir iş yürütüyoruz.” Bir ‘68’li, bir hekim, Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Başkanlığı yapmış bir hekim hareketi eylemcisi, Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın kuruluşuna emek vermiş bir insan hakları savunucusu, Kürt kimliğinin tanınma mücadelesine bir toplum önderi ve bir muhabbet adamı… Dr. Selim Ölçer’in Silvan’dan başlayıp, Ankara’da tıp fakültesi, Tatvan’da mecburi hizmet, yine Ankara’da Numune Hastanesi ve tabip odaları üzerinden, 2000 yılından beri Diyarbakır’da süren dopdolu hayat hikâyesi... Özen B. Demir ve Onur Erden’in hazırladığı “Ne Kahramanlara Ne de Kahramanlığa İnanırım”, Dr. Selim Ölçer’in müstesna ve renkli kişiliğiyle okuru sahiden bir sohbet havasında tanıştırıyor. Dr. Şükrü Hatun’un ve 2019’da Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Dr. Selçuk Mızraklı’nın sunuşlarıyla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126352</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9855448c-aaf0-4ab3-86cc-28762ccc2109.jpg</image:loc>
            <image:title>75 Yılda Fatih’ten Teşvikiye’ye</image:title>
            <image:caption>75 Yılda Fatih’ten Teşvikiye’ye adlı bu biyografik eser, bir yazılı tarih çalışması. Usta kalem Bergin Azer; posta ve telgraf nazırı Hasan Ali Paşa ve ailesi odağında Osmanlı İmparatorluğu’ndaki siyasal ve toplumsal gelişmeleri, insan ilişkilerini ve yaşam kültürünü o dönemde yaşamış iki devlet memurunun gözünden anlatıyor. Bir anı-belge niteliğindeki bu eser aile arşivi, tarihi belgeler ve efemeralardan faydalanılarak oluşturulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126353</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/219439d3-83f9-4c3d-9c2e-9b650b31942f.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasi Yazılar</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap Hegel’in siyasi fikirlerine ve onun düşüncesinin pratik yönlerine olduğu kadar metafiziksel yönlerine de hakkını veren metinlerden oluşuyor. Kitapta yer alan metinlerden beşi, Hegel’in niçin bir Sittlichkeit filozofu olduğunu ve onun hangi pratik problemlerin bu kavram aracılığıyla ele alınabileceğini, hatta belki de çözülebileceğini düşündüğünü ayrıntılı bir şekilde gösteriyor. 
Aynı zamanda, kitap, Hegel’in bazı büyük Avrupa devletlerindeki güncel siyasi durumları incelemek amacıyla Avrupa’daki feodalizmin evrimi üzerine karşılaştırmalı bir tarihsel perspektifi benimsediği üç metni de içeriyor. Söz konusu üç metin metafiziksel değildir ve örgütleyici ilkeleri olarak Sittlichkeit’ı sahnelemezler. Fakat bu metinler –özellikle de Alman Anayasası ve İngiliz Reform Tasarısı Üzerine– son derece ilginçtir, çünkü Hegel’in İngiltere, Fransa ve Almanya’daki son siyasi gelişmelere ilişkin dik-kate değer karşılaştırmalı analizlerden modern dünyadaki siyasal yaşama dair sonuçlar çıkardığını göstermektedir. 
Kitap, Hegel’in siyasi fikirlerine ilişkin tarihsel bir anlayış geliştirmek açısından önemli bir kaynak niteliğinde…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126354</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdb2ad9d-594a-429e-b12c-b88f6bfa00bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk Osmanlı’nın Celladı Gladstone’a Karşı</image:title>
            <image:caption>Atatürk Osmanlı’nın Celladı Gladstone’a Karşı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126355</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcb21bfa-7365-41bd-8527-1bfb293e184c.jpg</image:loc>
            <image:title>Atabey ve Haşhaşiler</image:title>
            <image:caption>Azerbaycan edebiyatının usta kalemlerinden olan Yunus Oğuz, Selçuklular döneminde şartların gereği olarak ortaya çıkan Atabey olgusunu ve döneme damgasını vuran Haşhaşi teşkilatını anlattığı romanı ile tarihi roman alanının en usta kalemlerinde biri olduğunu bir kere daha ortaya koyuyor. Kitabın, belki de hiç bilmediğiniz bir tarihi dönemi anlattığını söyleyebilirim. Melikşah’tan sonra Selçuklu dönemi ve Irak Selçukluları’nın tarihi bu kitabın ana konusu olarak önümüze çıkmaktadır. Selçukluların fetret devrine rastlayan dönemde, taht için yapılan akıl almaz mücadeleler, Bağdat Halifesi’nin Selçuklu devletini zayıflatmak için kurduğu tuzaklar ve gerçekleştirdiği oyunlar, emirlerin, beylerin mücadeleleri, tarihin önemli bir kesitinin tarihe sadık kalınarak roman tarzında anlatıldığı bu kitabı zevkle okuyacağınızı söyleyebilirim. Haşhaşileri, teşkilatlarını, ortaya çıkışlarını, çalışma şekillerini, mücadelelerini öğrenmek isteyenler için bulunmaz bir eser… Haşhaşilerin Türk sultanlarına karşı düşmanca tavırları ve sultanlara, Atabeylere suikast girişimleri, kitapta, sanki Türkler – Haşhaşiler mücadelesinin tarihi verilmiş gibidir. Atabeyler kimlerdir? Nasıl ortaya çıkmışlardır? Görevleri nelerdir? Azerbaycan Atabey devletinin temeli kim tarafından nasıl atılmıştır? Bunları merak ediyorsanız, bu kitabı mutlaka okumalısınız. Yunus Oğuz kolay okunan bir yazar olduğunu bu kitapta da gösterdiği için, bir solukta okuyacağınızı rahatlıkla söyleyebiliriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126356</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52f20d7c-ff35-4341-be83-5c24fc99888c.jpg</image:loc>
            <image:title>Avcı</image:title>
            <image:caption>Avcı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126357</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3931336-ca37-47c7-9332-2696aa38f6e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Fantasmagoria</image:title>
            <image:caption>Fantasmagoria</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126358</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad5f7772-f34b-4bc1-a430-2b433b485ebf.jpg</image:loc>
            <image:title>Günümüz Kazak Şiirinden Seçmeler</image:title>
            <image:caption>Günümüz Kazak Şiirinden Seçmeler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126359</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/466ba266-d1f2-40cb-acd6-47ca46f388d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk’ün İstanbul’u Fethi</image:title>
            <image:caption>Türk’ün İstanbul’u Fethi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126360</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6e2f1fd-9ce9-4163-8a5b-3465ce7b9320.jpg</image:loc>
            <image:title>Kavak Yelleri</image:title>
            <image:caption>Kavak Yelleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126361</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c445ee6c-cbfe-43e2-a317-e1b391278f02.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şeyin Işığı</image:title>
            <image:caption>Tom ve Zofia birbirine hiç benzemeyen iki çocuktur: Tom ne kadar sessiz ve utangaçsa, Zofia da bir o kadar gürültücü ve dışa dönüktür. Tom&apos;un annesi ile Zofia&apos;nın babasının evlenmesi üzerine bu iki çocuk da aynı evde yaşamaya başlarlar. Birbirleriyle hiç anlaşamasalar da doğacak kardeşlerine duydukları sevgi, onları bir araya getirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126362</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4dc08649-075b-455e-893d-0d375087ca70.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarılsam Üşür müsün</image:title>
            <image:caption>Sarılsam Üşür müsün</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126363</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/112e5234-813a-46df-bf72-73f925ec7215.jpg</image:loc>
            <image:title>Seferberlik Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitap yazıya geçebilmiş bazı seferberlik hikâyelerinden bahsediyor; ama siz onu ‘seferberlik hâlleri’ diye okumalı ve anlamalısınız. Bunlar alışageldiğimiz kahramanlık hikâyeleri değil; seferberlik, cephede çarpışan askerden çok geride bıraktıklarının hikâyesidir çünkü ve biz o hikâyeleri hemen hiç bilmeyiz. Cephedeki harpten gerilere düşen kıtlık, korku, ümitsizlik, hasret, hastalık, perişanlık ve yoksulluk gibi âfetlerdir; öyle hâller ki, eminim o hayat levhalarını yaşamak zorunda kalan geridekiler, cephede alnından vurulup -üstelik şehâdet mertebesine erişerek- ölmeyi bin kere yeğ tutarlardı. ‘Kahramanlık’ değil, fakat ‘Bir başka türlü kahramanlıktı cephe gerisinde yaşananlar. Hacim itibariyle pek küçük görünen bu eser, hikâye ve imâ ettiği memleket gerçekleriyle daha mühim şeylere işaret ediyor ve yakın tarih hakkında bilinenlerin öteki yüzünden ışık sızdırıyor. İbret almak için okunmalıdır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126364</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b43a222-c8f0-45d7-a302-2774168daed1.jpg</image:loc>
            <image:title>Milliyetçi Atatürk</image:title>
            <image:caption>Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk, her şeyden önce bir Türk milliyetçisi idi. O, sadece fikirleriyle ve söylemleriyle değil; aynı zamanda eserleriyle ve eylemleriyle de Türk milliyetçisi olduğunu fiilen gösterdi. Onun en büyük eseri, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Bu devlet, tamamen Türk milliyetçiliği fikri üzerine kurulmuştur. Bu kutlu devletimizin devam ve bekası da Atatürk’ün Türk milliyetçiliği fikrini, felsefesini, ruhunu iyice özümsememize, içselleştirmemize ve milli Türk devletini koruyup geliştirmemize bağlıdır. Her Türk çocuğu, Atatürk’ün Türk milliyetçiliği fikrini öğrenmesi ve hayatın her aşamasında uygulaması gerekir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126365</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3219c37b-7ac3-41af-bcfd-c9133926528e.jpg</image:loc>
            <image:title>Cesur Denizci</image:title>
            <image:caption>Bir gün, Kaptan Dora çook uzaklarda ıssız, sıradan bir ada keşfeder. Dostlarıyla beraber buraya taşınırlar ve artık ada sıradan değildir; maceranın kalbidir!
Cesur Denizci Pars, yelkenlerin gergin rüzgârla dolduğu bir sabah, denizin tuzlu kokusunu içine çeker, tayfasıyla beraber gemisine biner ve böyle adım atar görkemli maceraya!
Kaptan Dora’nın izinden gitmek isteyen genç Pars, bu yolculukta kendini keşfetmeye başlar. Vardığı her limanda gizemli hikâyeler ve birbirinden ilginç yaşamlara rastlayan Pars, hayallerinin peşinden gitmenin tadını almıştır bir kere; artık durdurulamaz!
Bu kitabın kapağındaki dalgaları dikkatle incele, zamanla o dalgaların büyüyüp üzerine geldiğini hissedebilirsin. Ardından kapağını aç ve okumaya başladığında... Dalgalarla beraber ilerlemeyi göze aldıysan bu maceralı denizde kendini kaybedeceksin! Kitabı bitirdiğinde kendi dünyana dönmeyi unutma, sevgili okur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126366</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86516f2b-766a-4d46-8256-6277bccb9d95.jpg</image:loc>
            <image:title>Renkli Evin Süper Kahramanları</image:title>
            <image:caption>Buralarda çok tuhaf birisi yaşıyormuş! Hem de mahalledeki renkleri sormamış tek evde… İnanabiliyor musun?
 
Gökyüzüne yükselen çatılar, yalnızlık hissi ve içinde büyüyen bir kaygı balonu... Tüm bu griliğin içinde Selin&apos;i heyecanlandıran tek bir şey var: Rengârenk, gizemli bir ev!
Bu renkli evde yaşayan kişiyle ilgili birbirinden ilginç söylentiler var. Acaba Selin bu kaygı balonunu yönetmeyi öğrenip renkli evin macerasına adım atabilecek mi?
 
Renkli Evin Süper Kahramanları&apos;nı okuduktan sonra eğer kendine izin verirsen hayatında kaygının yerini güven, bencilliğin yerini merhamet, zorbalığın yerini sevgi, karamsarlığın yerini umut alacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126367</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ebec745-57f7-489d-b7d0-c21dddadf79f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bünyo ile Harika Organlar Diyarı</image:title>
            <image:caption>Harikalar diyarı sandığınız kadar uzak değil! Merhaba, ben Dilara! Vücudumu daha iyi tanımak isterken kedim Bünyo ile çıktığım bu yolculukta kendimi organlarımla tanışırken buldum.  Ama bu, sıradan bir tanışma değil! Kalbimin melodisinden akciğerlerimdeki temiz havaya, midemin sırlarından bağırsaklarımın bilge yolculuğuna uzanan muhteşem bir macera!  Okulda yaşadığım zor bir günün ardından başlayan bu yolculukta sadece organlarımı tanımakla kalmadım, kendimi yeniden keşfettim. Her organın benzersiz hikâyesi ve önemi, vücudumuzun nasıl muhteşem bir uyum içinde çalıştığını gösterdi. Organlarınızın sizinle nasıl bir iş birliği içinde olduğunu keşfetmeye, bilge kedi Bünyo&apos;nun rehberliğinde çıkılan bu heyecan verici yolculuğa var mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126368</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d1dae3e-657c-4cfb-b87d-7871b66efc91.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarasaların Avlusunda</image:title>
            <image:caption>Tabii ki ölümü çok düşündüm 
Tabii ki ölümü anlayarak yaşlandım 
İyi ki güzelliğin sonunu önceden bilmedim 
İyi ki ayrılığın acısıyla donandı kalbim 
Melankoli, bir soğuk pencerenin pervazına 
Hayal ipliğiyle dikilmiş sapsarı bir bozkırdı 
Melankoli bütün kızlardan kaçan 
Taşralı bir mahcubiyetti 
Tabii ki eşikleri anladım 
Odayı da sokağı da aynı hayranlıkla sevdim 
İyi ki can sıkıntısı yazmanın kapılarını açtı 
Yalnızlığı sevecek kadar çok kitap okudum iyi ki 
Güzel dostlarım oldu ama hep tenha yürüdüm 
Ölülerimle konuşacak yaşlara geldim. 
 
Ben görsem ne, görmesem ne 
Kandil sönecek bir gün 
Ama dünyamızda ateş böcekleri 
Hep yanacak. 
 
* 
Yarasaların Avlusunda, Şükrü Erbaş’ın 2023-2024 yılları arasında yazdığı şiirlerden oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126369</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d94cfd08-12c8-44d1-b154-a5d2afb69454.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın En Komik Hayvanı</image:title>
            <image:caption>Şempo dünyanın en komik hayvanı! Şakalarıyla ormandaki herkesi kahkahaya boğuyor. Öyle ki uzak ormanlardan Şempo’nun şakalarına gülmek için gelenler bile var! Konu ciddi meselelere geldiğinde ise herkes “Hadi Şempo, şakanın sırası değil!” diyerek onu geçiştiriyor. Oysa Şempo’nun da ciddiye alınmasını istediği fikirleri var! Bu durum bir zaman sonra Şempo’yu üzmeye başlıyor. Ortada ne şaka kalıyor ne de gülümseme! Peki, ormandaki dostları Şempo’nun kalbini geri kazanabilecek mi? Yeniden şaka dolu günlere dönebilecekler mi?

CANER SARIOĞLU&apos;NUN KALEMİNDEN, OKUMAYI SEVDİREN, KIKIR KIKIR GÜLDÜREN BİR HİKÂYE...
ŞEMPO İLE BİRLİKTE, GERÇEK DOSTLUĞUN GÜCÜNE VE BOL KAHKAHAYA HAZIR OLUN!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126370</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fc9d21c-803c-43a8-8c54-b1b1f6a4801a.jpg</image:loc>
            <image:title>İyilik Yap Denize At!</image:title>
            <image:caption>Mercankaya Kasabasına Hoş Geldiniz. Burada hayat, deniz kadar sürprizlerle doludur. Kasabanın eski çeşmesinde yazılı bir söz, Selim&apos;in aklını kurcalar: &quot;İyilik Yap Denize At.&quot; Yaptığı iyilikleri neden denize atmalıydı? Selim çok yakında bu cümlenin ne demek olduğunu anlayacaktı. Bir gün fırtınanın karanlığında yanıp sönen bir ışıkla karşılaşan Naz ve bıyıksız kedisi Deniz farkında olmadan kasabanın kahramanı olurlar. Birlikte iyiliğin ruhunu bir kez daha anlarlar.  Kimi zaman bir iyilik, yalnızla bir hayatı değil, bütün bir kasabanın hikâyesini değiştirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126371</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1454df7-05b0-4a10-9f83-5ab6eaa57549.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Narsiste Aşık Olmak</image:title>
            <image:caption>İlişkinizin başlangıcı bir masalı andırır... Hayatınıza, sizi adeta büyüleyen biri girer. Sizi el üstünde tutar. Kendinizibiricik hissedersiniz. 



Ancak zamanla küçük tatsızlıklar başlar. İlk başta göz ardı etseniz de, sizi göklere çıkaran partneriniz gün gelir sizi o yükseklikten boşluğa bırakır. İşte, yüksek mutluluklar ile dev üzüntüler arasında gidip geldiğiniz narsistik istismar döngüsü böyle başlar... 



Unutmayın: “Gerçek olamayacak kadar iyi” diye düşünüyorsanız muhtemelen gerçek değildir. Bu, henüz mantıkla açıklayamazken bile gerçekleri gören, sezgisel, bilge yanınızın sesidir. Bu sesi duymayı unuttuysanız dahi yeniden hatırlamanız her zaman mümkündür. 



Klinik Psikolog Ezgi Taboğlu, Bir Narsiste Âşık Olmak’ta narsistlerle yaşanan yorucu ve yıpratıcı romantik ilişkilerin kendine özgü doğasını sade ve akıcı bir dille ele alıyor. Ayrıca narsistin partnerini ve partnerinin narsisti seçme yolculuğunu anlatıyor. 



Bu kitap, romantik ilişkisinde narsistik istismara uğradığından şüphelenen herkes için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126372</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee2f43d4-73bf-4901-bb38-dabc87618e0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Komünist Partisi’nde Yeni Arayışlar 1933–1935 - Komintern Dönemi TKP Tarihi-4</image:title>
            <image:caption>Komintern Dönemi TKP Tarihi üst-başlıklı çalışmanın dördüncü cildi Türkiye Komünist Partisi’nde Yeni Arayışlar 1933-1935 adını taşıyor. Uzun süredir hizipleşme ve polis baskısı gibi sebeplerle zayıflayan TKP örgütünün yeniden oluşturulması için ilk desantralizasyon dönemi başlatılmış ve partinin yönetim sorumluluğu geçici olarak Dış Büro’ya verilmiştir. Avrupa’daki siyasi gelişmeler ise gayet tedirginlik vericidir. Almanya’da Hitler’in Ocak 1933’te iktidara gelmesiyle birlikte, Komintern 6. Kongresi tarafından dünya komünist hareketine çizilen taktik hatta köklü bir değişiklik yaşanır. 1935’te toplanan Komintern 7. Kongresi, giderek ağırlık kazanan faşizme karşı birleşik cephe fikri ve pratiğini tüm komünist partilerin ana mücadele doğrultusu haline getirir. 
1933 sonlarında, 1929 TKP davasında hüküm giyenler cezalarını tamamlamış, ayrıca Cumhuriyet’in kuruluşunun 10. yıldönümü dolayısıyla ilan edilen aftan komünistlerin bir bölümü de yararlanmış, böylece TKP kadroları yeniden ayağa kalkabilir duruma gelmiştir. 1934 yılı boyunca yapılan genişletilmiş Dış Büro toplantıları, TKP’nin yeniden örgütlenmesiyle ilgili yepyeni arayışların zeminini oluşturur. Yeni bir Merkez Komitesi ve çalışma anlayışı tespit edilirken partinin geçmiş faaliyetleri ele alınmış ve başarısızlıkların nedenleri irdelenmiştir. Bu arada tüm parti üyeleri gözden geçirilerek geniş bir temizlik harekâtı yapılır ve oluşturulan “kara liste” parti yayın organlarında ilan edilir. Erden Akbulut ve Erol Ülker’in bilgi ve belgelere dayalı bu çalışması Komintern dönemi TKP tarihini olduğu kadar siyasal hayatımızın karanlıkta kalan figürlerini ve onların her türlü baskıya göğüs gererek verdikleri mücadeleyi de aydınlatıyor. İçinde gerçek insanların yer aldığı büyük bir hikâyenin görgü şahitleri kılıyor bizi… Mektup, hatırat gibi kişisel metinlerin de çalışmaya dahil edilmiş olması okurun bu duygusunu destekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126373</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5b761ba-9282-4905-b2bc-ee9d4cd12dc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapıyı Açan Kim? Bir Hadis Çizgi Romanı</image:title>
            <image:caption>Tüm bunlar alarmı kapatıp uyumaya devam ettiğim için başımıza geldi. İşte yaşananların özeti:
 
• Yaramaz bir kedi
• ⁠Tozlu bir depo
• ⁠Hurda bir araba
• ⁠Gizemli bir harita
• Asırları aşan bir hadis hikâyesi
 
Mahallenin tüylü, sevimli ve biraz da meraklı kedisi Papyon&apos;la tanışacağınız bu dostluk hikâyesi, sizin de yüzünüzü güldürecek. 
Bu arada Papyon nerede? Bak yine ortadan kayboldu. Kim bilir nerelerdedir? 
 
Papyoooon!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126374</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d69b1ea-12fc-422c-94f5-c3d1d31b781f.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişim Ve Düşüncelerim Cilt II</image:title>
            <image:caption>Aleksandr Herzen’in Rus ve dünya edebiyatının doruklarından biri olarak kabul edilen dört ciltlik anıtsal otobiyografisi Geçmişim ve Düşüncelerim’in ikinci cildi (3. ve 4. Kısım) 1838-1847 dönemini kapsamaktadır. Dışsal olay ve olguların fazla yer tutmadığı 3. Kısım’da Herzen, kuzeni ve karısı Natalie’nin çetin çocukluk yıllarını, despot, bencil hala Prenses Hovanskaya karakterini geçmişe dönük olarak bir roman havası içinde ele almakta, Natalie ile aşklarının mahrem, kişisel yönlerini, maceralı evliliklerini, ilk sürgünün Vladimir’de geçen son yıllarını ve gençlik dönemlerinin kapanışını içe dokunan bir duyarlılıkla anlatmaktadır.
4. Kısım’da ise Herzen’in Petersburg’da İçişleri Bakanlığındaki memuriyet deneyimi, Belinski’nin yönettiği “Anavatan Notları” dergisinde yazmaya başlaması, sürgün gittiği Novgorod’daki hayatı ve Moskova’ya dönüşü konu edilmektedir. Yine bu kısımda Herzen, Moskova’daki yakın çevresini, “bizimkiler” diye adlandırdığı Belinski, Granovski, Bakunin, Stankeviç ve başka birçok ismi, karşı kampta yer alan Homyakov, Kireyevski kardeşler, Aksakov gibi Slavofilleri ve Çaadayev’i ayrıntılı şekilde ele almakta, 1840’ların Rus düşünce hayatının canlı bir panoramasını çizmektedir. Ketçer ve Botkin ile ilgili uzunca iki portre de yine bu ciltte yer almaktadır. 
Geçmişim ve Düşüncelerim tarihsel bir monografi değil, tarihsel olayların, kendini tesadüfen bu olayların içinde bulan bir kişideki yansımalarıdır. A. Herzen
Goethe eğer Herzen’in bu kitabını [“Hapislik ve Sürgün”] görseydi onda geleceğin dünya edebiyatı kuramının parlak bir teyidini, kanıtını bulurdu. The Leader gazetesi, 21 Ocak 1860, Londra
Herzen tüm bir çağın ete kemiğe bürünmüş simgesi oldu ve bu çağı tüm kusurlarıyla, unutulmaz güzel olan ne varsa her şeyiyle şaşırtıcı derecede eksiksiz, bütünlüğü içinde, saf haliyle yazıya döktü. M. Gorki</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126375</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5774054-7992-4401-8f44-59a875242236.jpg</image:loc>
            <image:title>Ottoman Fİguratıve Arts 2: Bazaar Paınters</image:title>
            <image:caption>Coining the phrase ‘bazaar painters’ in a 1985 article, Metin And enriched our art history terminology with a new concept as well as offer a glimpse into the world of these artists: how they worked, what they drew, where their works are today and how they contribute to our study of history of art and culture. He continued to promote and popularise their work through books and articles published until 2007, at times repeating earlier content as required. 
 
Bazaar painters and their work were not initially identified as a distinctive genre; Franz Taeschner, the first researcher to publish a selection, felt no need to refer to them as anything other than ‘miniatures’. Challenging this trend, Metin And set about the immensely difficult task of obtaining pictures of bazaar painting albums from four corners of the globe in order to illustrate a prolific series of essays and books. 
 
The second volume of Ottoman Figurative Arts, Bazaar Painters consists of twelve articles published between 1985 and 2007, a comprehensive introduction by Tülün Değirmenci, and a concise album. The pictures and inscriptions Metin And chased enthusiastically all his life are but the echoing footsteps of a book, one that was either never written, or somehow got lost before it could be published…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126376</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f8ae8c1-8e3b-4df0-813f-709ac639ce21.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Atlar Büyük Köpekler</image:title>
            <image:caption>Hadi gelin “önceki dünyayı hayal etmek de keyiflidir” deyip, güzelliğin ve ölümün kol kola gezdiği vadilere gidelim. 
 
Ufuk açan, sürprizlerle bezenmiş, baştan aşağı gerilim dolu bir serüvene kendimizi kaptıralım. 
 
Günah nedir bilmeyen bir toplumda, yanlış yapanın, yanlışın bedelini nasıl ödediğini izleyelim. 
 
İnsanın kontrolü geleneklerde mi? Sorgulayalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126377</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6035b633-43ed-47fa-9ac9-efd2635e0d50.jpg</image:loc>
            <image:title>Padişahlarla Osmanlı Tarihi</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki eser; Osmanlı tarihini, Osmanlı padişahları üzerinden güncel ve disiplinlerarası bir bakış açısıyla anlatmaktadır. 
 
Kitapta, Türk tarihinin en önemli devirlerinden biri olan ve 600 yılı aşkın bir süreyi kapsayan Osmanlı tarihine ve padişahlarına dair merak edilen bütün önemli hadiselere yer verilmiştir. Ayrıca olaylar arasında neden-sonuç ilişkisi kurularak ön yargılardan uzak, objektif bir anlatım benimsenmiş; böylece okuyucu açısından daha iyi bir analiz imkanı oluşturulması hedeflenmiştir. 
 
Sonuç olarak bu kitapla, tarihin sıkıcı olarak varsayılan halbuki oldukça ilgi çekici ve faydalı içeriği, hem anlaşılabilir ve akıcı bir uslüpla hem de akademik bir disiplin içerisinde okuyucuyla buluşturulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126378</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/baf23e58-391b-44d2-8902-8799aed1f982.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuza Açılan Yol Benliğimizin Ötesindedir - Emmanuel Levinas</image:title>
            <image:caption>“Özgürlüğün önündeki en büyük engel, ölüm değil acılardır.” 
 
Elinizde tuttuğunuz kitap Levinas’ın derin felsefesine giriş niteliği taşıyor. Kendi sınırlarımızı aşmak, ötekine açılmak ve hakiki manada insan olmanın anlamını keşfetmek için bir yolculuk sunuyor. 
 
Modern hayatın kalıpları arasında sıkışan insan, gerçekten kendini bulabilir mi? 
 
Farklılıkları yok sayan, bireyleri birer istatistik ya da araç olarak gören sistemler, insanın hakikatine ulaşabilir mi? 
Emmanuel Levinas, işte bu soruların peşinden giden bir düşünür. 
 
Levinas’ın bakış açısıyla, farklılıklara, etik sorumluluğa ve birbirimizi anlamaya dair perspektifinizi değiştirmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126379</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b50e7d3-24a8-412b-a07f-91575b78d87a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedim Oyunlarım ve Ben 5</image:title>
            <image:caption>İKİ KEDİ VE 
 
BİR İNSANIN RENGÂRENK 
 
HAYATINA GÖZ ATMAK İSTER MİSİNİZ?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126380</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bf7cfb3-9c68-4783-8b0a-65be41da9657.jpg</image:loc>
            <image:title>Korktuğu Her Şey</image:title>
            <image:caption>Her anne çocuğu için endişelenir. Ama Sara Harmon, kendi çocuğundan korkuyor... 
17 yaşındaki Anna Shaw uçurumun kenarında selfie çekerken dengesini kaybedip düşerek hayatını kaybeder. Ölmeden önce gördüğü son şey, bakıcılığını yaptığı dokuz yaşındaki Katie Harmon’ın dehşet dolu bakıştır. 
Müfettişler olay yerinde toplanırken Katie’nin annesi Sara, kızını sakinleştirmek için yanına koşar. Yine de içinde sakladığı, kimseyle paylaşamadığı karanlık bir korku vardır. Bu gizli endişe, acemi dedektif Kim Pierce’ın dikkatinden kaçmaz. 
Birçok kişi yıllar boyunca bu sırrı çözmeye çalışmıştır. Gerçek suç üzerine yayın yapan podcast yayıncılarından, yıllar önce hapisten çıktıktan sonra ortadan kaybolan bir katilin izini süren lanetli bir gazeteciye kadar. Ve şimdi, dedektifler soruşturmalarını daraltırken Sara en büyük korkusuyla yüzleşmek zorunda kalır: Bakıcının ölümü bir kaza değilse? 
“Korktuğu Her Şey, nehir gibi akıyor. Kaçırılmaması gereken bir gerilim.” 
Michael Connelly 
“Rick Mofina, tüyler ürpertici, nefes kesen bir roman kaleme almış. Baştan sona sürükleyici, gerilim dolu bir hikâye.” 
Heather Gudenkauf</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126381</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf584df3-8807-41df-b25b-a7b1d38aa36a.jpg</image:loc>
            <image:title>Black Lagoon 2</image:title>
            <image:caption>Asya Denizlerinin En Delifişek Tayfası 
 
Black Lagoon’un en yeni üyesi Rock, korsanlığın her zaman güllük gülistanlık olmadığını öğrenmeye başlar. Tayfa, eski bir Alman denizaltında kaçakçılık yaparken karşılarına çıkan Neo-Naziler’le çatışmaya girer. Böylelikle Revy’nin ani öfke patlamalarından daha büyük sorunları olduğu ortaya çıkar... Bu sırada Roanpur, şehre musallat olan ve savaşın kıvılcımlarını çakan seri katiller ile çalkalanmaktadır. Rock’ın, dostlarına her zamankinden çok ihtiyacı olacaktır! 
Gelmiş geçmiş en delifişek kurye ekibiyle denize açılmaya hazır olun! Patron Dutch, Dört Göz Benny, Çift El Revy ve Japon Beyaz Yaka Rock ile güverteye hoş geldiniz! İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma torpido gemisi Black Lagoon’da binbir türlü macera, bu tayfayı bekliyor. Rus mafyası, Çin mafyası ve Kolombiyalı uyuşturucu kaçakçılarına bulaşıp yasadışı malların tesliminde de başları beladan kurtulmayan bu gözü kara kuryelerin bir günü olaysız geçmiyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126382</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d236088-07f2-4eeb-9eeb-5292195af167.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennetin Kapıları</image:title>
            <image:caption>“Sınırlı kaynakların bulunduğu bir ortamda kendini kopyalayan kusurlu bir sisteme 
sahip olduğunuzda evrim kaçınılmazdır.” Lee ve Mal’in rutin hayatı, Bodmin Moor’da canavarların izini sürmeye karar verdiklerinde tepetaklak oldu. Belki canavarlardan çok daha büyük bir keşfe imza attılar, ancak Lee’nin en iyi arkadaşı Mal, o gün gizemli bir şekilde kayıplara karıştı. Geçen dört yılın ardından, Lee için tüm umutlar tükenmek üzereydi. Derken beklenmedik bir şey oldu, Mal ansızın geri döndü. İyi ama bunca zamandır neredeydi ve kimin için çalışıyordu? Fizik profesörü Kay Amal Khan saldırıya uğradığında, istihbarat servisi durumu soruşturmaya başladı. MI5’te görevli Julian Sabreur, soruşturmanın peşinde sürüklenirken kendini tehlikelerle dolu bir bilinmezliğin içinde buldu: İnsan olup olmadıkları bile belirsiz gizemli güçlerin hizmetkârlarıyla kıyasıya bir mücadeleye girişmek zorundaydı. Julian’ın elindeki tek ipucu ise karıncalı bir video görüntüsüydü, Bodmin Moor’da öldüğü söylenen bir kadının görüntüsü… Oysa Khan’ın boyutlar arası araştırması tamamen teorikti, ta ki dünyamızla başka dünyalar arasındaki çatlakları keşfedene kadar. Üstelik bu çatlaklar günden güne genişliyordu ve içinden neyin çıkıp geleceğini kim 
bilebilirdi? 
Bilimkurgu ve fantastik edebiyatın hızına yetişilemeyen ve Hugo, Arthur C. Clarke, British Fantasy, British Science Fiction Association Awards gibi ödüller kazanan en üretken ve yenilikçi yazarlarından Adrian Tchaikovsky, Cennetin Kapıları ile bizleri paralel evrenler arasında süregiden destansı bir maceraya daha çıkarıyor. 
“Parlak, spekülatif icatlarla dolu.” 
STEPHEN BAXTER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126383</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41095246-e81a-4578-a090-1420fbc1d586.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayıyı Kurtaran Çocuk</image:title>
            <image:caption>MACERACI!AYIYA FISILDAYAN! 
Nuwan her zaman macerayı arzulamıştır ve bir ayının mağarasında saklanmak, onun için sadece bir başlangıçtır! Eğer mağaradan canlı çıkabilirse, Nissanka’nın çalınan anahtarını alarak Kralın Şehri’ne tehlikeli bir yolculuğa çıkması gerekecek. Üstelik, vahşi bir ayıyı kendisiyle gelmeye ikna edip onun hayatını kurtarması da şart! Bu sürükleyici hikâye, macera ve dostluk dolu bir serüvene davet ediyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126384</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8eb87572-c8fe-4a45-90a0-2e2db30ce010.jpg</image:loc>
            <image:title>Çingene Vedası Vakası</image:title>
            <image:caption>“Hiç şüphesiz günümüzde gençler için yazılan en iyi gizem romanlarından biri.” -Booklist, yıldızlı eleştiri 
“Zekice yazılmış duygusal bir hikâye.” -School Library Journal 
ENOLA VE SHERLOCK İÇİN HEYECAN VERİCİ SON GİZEM 
Enola, kayıp Leydi Blanchefleur del Campo’yu ararken, ağabeyi Sherlock’un aynı sırada, özen ve sebatla kendisini aradığını keşfeder. Sherlock, uzun zamandır kayıp olan annelerinden gelen bir mesajı deşifre etmek için Enola’nın yardımına ihtiyaç duymaktadır. Sherlock, Enola ve Mycroft üçlü bir gizemi çözmek zorundadırlar: Annelerine ne olmuştur? Ya Leydi Blanchefleur’e? Ve bu her iki gizemin de Enola’nın geleceğini elinde tutan Mycroft ile ne ilgisi vardır? 
AMELIA BOOMER PROJECT tarafından tavsiye edilen bir kitap. “Cesur bir kadın kahraman olan Enola, Nancy Drew’un cesaretiyle tarihi bir ortamda geziniyor.”-The Horn Book</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126385</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d731c30-a00b-434a-955f-39d2b2e63648.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Bilge</image:title>
            <image:caption>Küçüklüğümden beri Allah’ı buluta benzetirim. Aslında Allah hiçbir şeye benzemez ve benzetilemez ama ortaokuldaki din hocam, “İleriye gitmeden bir şeye benzetebiliriz,” demişti. O günden beri kafamı kaldırıp ne zaman baksam orada oldukları için Allah’ı bulutlara benzetiyorum. Bir kitaptan okuduğum şeyi sizle paylaşmak istiyorum: Kendine bazen çok yüklenirsin. Bazen aldığın nefes bile fazla gelir. Yaşadığın günleri bitsin diye yaşarsın. Ne yediğinden tat alırsın ne içtiğinden. İşte o zaman Allah’ın sana verdiği bedene hakaret etmiş olursun. Kimseyi kırma, kimseyi üzme. Aklına hep Allah’ı getir. Allah daima seninle. Ben Bilge Ben Bilge, şu an yirmi yaşındayım. Okuyacağınız her şeyi eksiksiz, fazlasıyla yaşadım. Yazarken kolay, yaşarken çok zor. Biliyorum, Allah’ın izniyle önümde daha güzel yıllar var. Pes etmek yok, yola devam. Doğumundan itibaren sağlık sorunları yaşamış, on altı yaşında kanser teşhisi konmuş ve kanseri yenmiş bir genç kızın hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126386</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a670755-8447-48d7-9fa3-0e3a2f03115f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarık ve Beyaz Karga</image:title>
            <image:caption>&quot;Tarık ve babası inatçı bir kara bulutun adalarının üzerinde durup gitmemesi üzerine yeni bir ada bulmak üzere denize açılırlar. Bu zorlu yolculukta onlara beyaz bir karga rehberlik eder...&quot;
Bu kitabın hikayesi Sarıgaga Yayınları tarafından düzenlenen hikaye atölyesi sırasında, on mülteci çocuğun katılımıyla yazıldı.
&quot;Tarık and his father had to leave their is land after a dark cloud threatened the island. They sailed away in order to find a new place to live during their journey, they were helped by a white crow&quot;.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126387</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77224a61-6310-48e4-9eac-24d2733d14ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Çağdaş Düşünce Tarihi</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de Çağdaş Düşünce Tarihi, Tanzimat’tan itibaren düşünce hareketlerini inceleyen en önemli klasiklerden biridir. Yapıt şimdiye kadar pek az üstlenilmiş bir çabanın ürünü, deyim yerindeyse Türk düşüncesinin ve zihniyet dünyasının en kapsamlı arkeolojisidir. Namık Kemal’den Ziya Gökalp’e, Ali Suavi’den Mustafa Suphi’ye, Dr. Abdullah Cevdet’ten Hikmet Kıvılcımlı’ya, Beşir Fuad’dan Prens Sabahaddin’e, Yusuf Akçura’dan Ahmet Ağaoğlu’na, A. Hamdi Başar’a dek uzanan geniş yelpazede birçok düşünce, ekol ve kişi mercek altına alır. İlk çıkan dergiler, ilk yayımlanan kitaplar, manifestolar ve çözüm önerileri son derece kayda değerdir. Modernleşme hareketleri, ilerleme düşüncesi ve ilerlemeye duyulan tepkiler, mantık, hukuk ve felsefe alanındaki ilk sistemli eserler, çevirilerle Batı’yı anlama yolunda atılan öncü adımlar ve Türk düşüncesindeki sentez çabaları kitabın ana çerçevesini oluşturur. 
 
Hilmi Ziya Ülken burada düşünce tarihinin ‘ansiklopedik’ bir anlatımını sunmaz. Belki de daha önemli olan, Tanzimat ve Cumhuriyet döneminin fikir akımlarının kökenlerine inebilmek ve bir dönemin canlı bir tasvirini sunabilmektir. Ülken, Tanzimat ve Cumhuriyet döneminin kurucu isimlerine tarafsız bir pencereden yaklaşır. Aydınlarımızı tüm nitelikleriyle, –yüzeysellikleri ve derinlikleri ile birlikte– anlamayı dener, onların yüksek ideal ve heyecanlarına ortak olur. Türk düşünce hayatında kalıcı izler bırakmış kişileri mahkûm etmekten ise özellikle kaçınır, her bir düşünsel faaliyetin toplumdaki karşılığını arar. Ele alınan isimler kimi zaman uç noktalarda yer alsalar da yaklaşık yüz elli yıl öncesinde ortaya konulan sorunlar hâlâ tazeliğini korumakta, bir toplumun zihniyet dünyasında bugün tüm canlılığıyla yaşamaktadırlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126388</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7313cb15-3376-4355-8576-271d29b32724.jpg</image:loc>
            <image:title>Turnalar Güneye Uçarken</image:title>
            <image:caption>Bo’nun zamanı tükenmek üzere. Bedeni artık onu yarı yolda bırakıyor ve sessiz yaşamı yalnızca bakım ekibinin günlük ziyaretleriyle kesintiye uğruyor. Elleriyse, Alzheimer hastası eşi Frederika’nın kokusunun sindiği şalı sakladığı o değerli kavanozu açamayacak kadar güçsüzleşmiş. Neyse ki hâlâ sevgili köpeği, sadık dostu Sixten var yanında. Ama şimdi de oğlu, köpeği ondan almakta kararlı. Sixten’i kaybetme tehdidi, Bo’yu dönüp geçmişine, baba oluşuna ve sevgisini ifade etme biçimlerine bakmaya itecek. Turnaların göç mevsimi yaklaşırken, Bo da hayatın kaçınılmaz döngüsüne direnmeye, sevdiklerini kaybetmeden önce onların kalbinde bir iz bırakmaya çalışacak.
Otuzu aşkın ülkede okurlarla buluşan Turnalar Güneye Uçarken babalar ve oğulları, sevgi ve hayatın kontrolünü elden bırakmama mücadelesi üzerine dokunaklı bir ilk roman...
 
“Yaşlanmak ve sevginin sessizce vuran acımasızlığı üzerine bir hikâye. Erkek olmak, insan olmak, babalar ve oğullar, babalar ve köpeklere dair bir hikâye. Aslında veda etmek zorunda kalan herkesin hikâyesi. Birine gerçekten ‘Seni düşündüm,’ demek isteyip nasıl söyleyeceğinizi bilemediğinizde hediye edebileceğiniz türden bir kitap.” –Fredrik Backman, Hayata Röveşata Çeken Adam’ın yazarı
“[Turnalar Güneye Uçarken] Hayat, ölüm ve yaşamımızın temelini oluşturan ilişkiler üzerine derin düşüncelere dalmanıza neden olacak. Bu, ruhunuzda yankılanacak bir kitap.” –Garth Stein
“Lisa Ridzén’in Turnalar Güneye Uçarken’i kulaktan kulağa yayılan bir fenomen haline geldi ve bunun nedenini anlamak hiç de zor değil.  Birbirlerini yeniden bulmaya çalışan bir babayla oğlun etkileyici hikâyesi. [...] Dokunaklı ve acı dolu, ama basit gündelik mutlulukların dokunuşlarına da sahip.” – Strömstads Tidning, İsveç
“Her şeyden önemlisi, bu romanda tamamen insana özgü olanın, bir insanın eşsizliğinin, hayal gücünün yarattığı mitolojik bir canavar fikri kadar soyut ve belgelendirilemez bir şeyin yakınında bulunuyoruz. Bo hâlâ Bo; bir yaşlıya, bir nesneye indirgenmiyor, kimliği yalnızca okuyucunun erişebildiği kelimelerle korunuyor.” –Dag og Tid, Norveç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126389</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f184e73-26e1-4f68-9914-0a02245660e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Romanda Anlam Arkeolojisi</image:title>
            <image:caption>Edebiyatın en kitleselleşmiş türü olan roman, derinliklerinde insan zihninin ürettiği fikirlerin kırık dökük kalıntılarını taşır. Yüzeyde, öyküye dayalı dilsel-duygusal eğlencenin altında, yüzyıllarca geriye giden bir tarih vardır. Bu kitap roman türünü örneklendirebilecek kimi klasik yapıtlarla daha yakın tarihli kurgulardaki bu tarihsel devamlılığı vurgulamayı amaçlıyor. Bir kurgusal yapı bir arada sunulan mekanik parçalar yığını değil, okuma edimiyle yaşamaya başlayan bir dünya, bir kozmos olarak karşımıza çıkar. Gerçeklikle sıkı bağları olan bu dünyanın biçimi ne olursa olsun ruhunu yaratan şey anlamlardır. Bu kitapta başlangıcından günümüze farklı dönemleri temsil eden romanlardaki bu gömülmüş anlamların nasıl belirlenebileceğine ilişkin bir yöntem öneriliyor. Bir yandan Rabelais, Voltaire, Rousseau, Hugo, Balzac, Sartre ve Echenoz çizgisinde bir roman tarihi taslağı çizilirken, diğer yandan bu yazarların romanlarındaki derinliklerde ne gibi kalıntıların bulunup çıkarılabileceği sorgulanıyor. Her roman kendi evrenini yaratıyor, ama sanki kalıcı olması buna bağlıymış gibi, bütün anlamlarını farklı derinliklere gömüyor. Sırf okur uğraşsın, uğraşırken de biraz olsun hayatın bulanık ve sıkıcı gerçekliğinden uzaklaşsın diye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126390</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/547876d6-f81a-4be4-9d93-86af1bcc23b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Tünelde</image:title>
            <image:caption>&quot;Kardeşimin Koruyucusu’nu okumuş olanlar için mutlaka okunması gereken bir kitap.”-Booklist 
“Keşke hiç savaş olmasa. Kötü niyetli hükûmetler, hırstan gözü dönmüş adamlar olmasa. Neden hep en yüksek sesli, en çirkin ruhlu, en bencil olanlar tarafından rehin alınıyoruz ki?”
Japon işgalinden kurtuldukları için sevinen Myung-gi ve ailesi, yeni rejimin de en az önceki kadar baskıcı olduğunu fark edince Kuzey Kore’den Güney Kore’ye göç etmeye karar verirler. Kuzey’de insanların özgürce dolaşma, düşüncelerini dile getirme ve yöneticilere itiraz etme hakları yoktur ve ülkeyi terk etmek isteyen insanlar hain olarak görülürler. Komşusu ve yakın arkadaşı Sora ve ailesi de Güney’e göç ediyorken, Myung-gi ve ailesi de burada daha fazla durmamalıdır. Ancak göç planları, babasının tutuklanmasıyla sekteye uğrar.
Şimdi küçük kız kardeşi ve annesinin de sorumluluğunu üzerinde hisseden Myung-gi, babasının yol göstericiliği olmadan Güney’e ulaşabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126391</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5285c806-2fcb-48b4-b731-fb9c70f244f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yerkuşağı</image:title>
            <image:caption>“Yum gözlerini de düşün, neler kimler duvarlardan geçer, hiç mi kök görmedin betonu çatlatmış, ya delilerin saydam ipleri hayat ağlarını yerden göğe örmez mi? Bu sonsuz yabanlık imkânı, seni ne varlardan ne yoklardan kılar, bir bakmışsın yerdesin, bir bakmışsın yokyerde.” 



YerKuşAğı’nda dört farklı canlı bir araya geliyor: Çocuk Moy, karabatak Şuri, hayvan mı bitki mi belli olmayan Hagrin ve munçak Cice. Her birini bütünden ayıran bir yan var: Moy sesler duyduğu için hasta sayılmış, ilaçlara bağlı büyümüş bir çocuk; Şuri yaşam alanı işgal edilmiş yorgun yaralı bir kuş; Hagrin “yarı sarmaşık yarı toynaklı, yuvarlanıp kıvrılan bir ses” ve Cice ise bir görünüp bir kaybolan havlayan bir munçak. Rastlantı eseri birbirlerini bulan bu canlılar yaraları ve ayrıksı oluşlarıyla birbirlerine çekilirler. Ancak bir topluluk kurmak, bambaşka bir dünyanın parçası olmak için önce beşeri dilden arınmaları gerekir. Böylece seslerle çevrili, sonu belirsiz bir yolculuğa koyulurlar. 



İlk romanı Ahraz’la okurların sevgisini kazanan Deniz Gezgin ikinci romanı YerKuşAğı’nda geleneksel anlatımı bir yana bırakarak, “zamanı çıkarınca geriye kalan” şeyleri söze döküyor. Yerkürede yaşanan yıkımla dünyaları parçalanan başka başka canlıların yeni bir varlık alanında buluşup dönüşmelerinin ve birbirlerinin yaralarını sarıp eksiklerini tamamlayarak anlama erişmelerinin öyküsünü anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126392</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8ce5f2f-531f-47d7-9643-08ef954ac55f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüm Müdahalelere Rağmen</image:title>
            <image:caption>Gökhan Yılmaz, beşinci kitabı Tüm Müdahalelere Rağmen’i “kurtarılamayanlara ve kurtulmak istemeyenlere” ithaf ediyor. 
 
Yılmaz’ın yalnızlığı, yaşlılığı, dışlanmışlığı sorguladığı öykülerinde, herkes gibi olmayı reddeden karakterlerin dünyasına yakından bakıyoruz. Dile Gelenler ve Dilden Gelenler olarak iki ayrı bölüme ayrılan on dört öykü, yazarın kendine özgü oyunbaz üslubuyla kimi zaman hüzünlendiriyor kimi zaman gülümsetiyor. 
 
Duygulandı Ceylan. Acıdı. Hem annesine hem kendine. Keşke bazı şeyleri fark etmemenin bir yolu olsaydı. İnsan aklı avunmak için çırpındığını bilmeseydi. Ağladığını mesela anlamasaydı da kendiliğinden aksaydı yaşlar. Geçmişin az sonrasında kapıyı açıp bebekle anneyi buluşturduğunda Aziz’in annesi söyleseydi ona ağladığını.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126393</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f147e40c-7674-41d6-be78-b3439224d6d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Ada Arıyorum</image:title>
            <image:caption>Bir Ada Arıyorum, Haldun Taner’in deneme, öykü ve oyun kitaplarından seçilmiş etkileyici cümlelerden, çarpıcı saptamalardan oluşan bir güldeste. 



Haldun Taner’i henüz keşfetmemiş okuru kitaplarına özendirmek için hazırlanan seçkiye yazdığı önsözde Demet Taner, seçim kriterlerini şöyle açıklıyor: “Haldun Taner gibi çok yönlü birikime sahip bir yazarın kişiliğini, yaşam görüşünü, entelektüel derinliğini, insanlara, topluma ve doğaya olan yaklaşımını, insan haklarına duyduğu saygıyı, demokrasiye olan inancını, yazarlık ahlakına verdiği önemi ve her türlü sansür ile ayrımcılığa karşı tutumunu doğru yansıtabilmesini sağlamaktı.” 



Bir ada arıyorum. Sen ben kavgasından uzak. İnce hesaplardan. Bir ada ki ona gelen unutsa adını, mesleğini, bencil ihtiraslarını. Soyunsa kinlerinden, hasetlerinden bir bir. Yeterince yer olduğundan kelli güneşin altında, denizde ve kıyıda, kimsenin gözü olmasa başkasının yerinde. Uzanıp düşünmemek, sadece yaşamak tadı ile yetinip bıraksa kendini kendine. Ayak oyunlarına sapmadan. Dedikodu yapmadan. Bıraksa kendini hafif rüzgâra, deniz minaresi gibi kozmik bir ezeli şarkıyı ta içinde duyarak. 



Bir ada arıyorum. Hoyratlıktan uzak. Nankörlükten ve küstahlıklardan. Bir ada ki herkes gülümserdir. Herkes kendisiyle ve âlemle barışık. 



Bir ada arıyorum. Rakamlardan uzak mı uzak. Para pul, kâr-zarar konuşmak yasak. Bir ada ki bankeri yok, yüksek faizi yok. Tahvil, senet, karşılıksız bono, sertifika, çifte faiz bilinmez. O adada akıllılar yolunu bulup safdilleri sömürmez. Dar gelirli her fırsatta okkanın altına gitmez. 

                                                                     (Haldun Taner, Çok Güzelsin Gitme Dur, 1983)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126394</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db321733-eb0f-4c11-a696-44d44bc7ccb7.jpg</image:loc>
            <image:title>Dostluk Üzerine</image:title>
            <image:caption>Eugenio Borgna (22 Temmuz 1930, Borgomanero) Novara, Maggiore Hastanesi’nde Psikiyatri Başhekimi, Milano Üniversitesi Sinir Hastalıkları ve Zihinsel Hastalıklar Kliniği’nde öğretim üyesi olarak hizmet verdi. 2015’te YKY’den yayımlanan Bekleyiş ve Umut kitabıyla Bagutta Ödülü’nü alan Borgna, 4 Aralık 2024’te Borgomanero’da vefat etti. 
 
Başlıca kitapları: I conflitti del conoscere. Strutture del sapere ed esperienza della follia (1988, Bilmede Yatan Çatışmalar. Bilmenin ve Deliliğin Yapısı), Malinconia (1992; Melankoli, YKY 2014), Come se finisse il mondo. Il senso dell’esperienza schizofrenica (1995, Dünyanın Sonu Gibi. Şizofrenik Deneyimin Anlamı), Le figure dell’ansia (1997, Anksiyetenin Türleri), Noi siamo un colloquio (1999, Biz Bir Söyleşiyiz), L’arcipelago delle emozioni (2001, Duyguların Takımadası), Le intermittenze del cuore (2003, Yüreğin Duraklamaları), L’attesa e la speranza (2005; Bekleyiş ve Umut, YKY 2015), Come in uno specchio oscuramente (2007, Karaltılı Bir Şekilde Aynada Gibi), Nei luoghi perduti della follia (2008, Deliliğin Kayıp Yerlerinde), Le emozioni ferite (2009, Yaralı Duygular) ve La solitudine dell’anima (2011, Ruhun Yalnızlığı, YKY 2013), La fragilità che è in noi [2014; Şu Bizim Kırılganlığımız, YKY, 2018], Sull’amicizia [2022; Dostluk Üzerine, YKY, 2025]. 
 
“Bizler birbirinden uzak adalar değiliz, bizler geleceğe açık topluluklar olmalıyız.” 
 
Saatlerdeki zaman, takvimdeki zaman hayatımız süresince akıp geçse de dostlukta zaman, içsel zaman, geçmişten şimdiki zamana, şimdiki zamandan geleceğe baş döndürücü bir şekilde uzanıveren yaşanmış zaman asla zedelenmez. Bir kez daha söylemek isterim ki, birbirini yeniden gören dostlarda sessizliğin ve yokluğun dili yerini çehrenin ve gözlerin, tebessümün ve gözyaşlarının diline bırakır ve bunlar zaman zaman konuşmaktan da parlak bir iletişim yoludur. 
 
İtalyan psikiyatr Eugenio Borgna’nın sıcak, yaratıcı ilişkiler kurmamızı sağlayan kocaman bir köprü olarak nitelediği dostluğun günlük hayatımızın, ruhsal ve mistik dünyamızın alanlarındaki yeri üzerine bir kitap Dostluk Üzerine…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126395</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7341d33-6449-4dff-b2f7-e36ed3c10a19.jpg</image:loc>
            <image:title>Korkunç Dev’in Hikayesi</image:title>
            <image:caption>“Kimse bana karşı koyamaz. 

Ben kimseye yenilmem...” 



Bir zamanlar, korkunç bir dev varmış. 

Bu dev olağanüstü irilikteymiş, üstelik çok çirkin, müthiş öfkeli, karnı hep açmış ve çok da acımasız olduğuna inanılıyormuş. Dev halinden memnun, çevre köylere saldırıp duruyormuş. Kimse ona karşı koyamıyormuş. Derken bir gün Korkunç Dev hiç ummadığı biriyle karşılaşmış ve hayatında görmediği ilgi ve iyi niyet karşısında ne yapacağını şaşırmış. 



Çok sevilen Hayalet Gişe kitabının yazarı Norton Juster ve illüstratörü Jules Feiffer’dan merak uyandıran bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126396</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b457c051-8786-43a9-ac83-c16b88dec282.jpg</image:loc>
            <image:title>Birlikte</image:title>
            <image:caption>Yırtıcı hayvanlardan kaçan ringa balığı sürülerinden hayatlarının aşkını arayan flamingo kolonilerine, göğü kaplayan sığırcık sürülerinden heybetli fil topluluklarına 

varıncaya dek pek çok hayvan türü birlikte yaşar… 



Peki bu hayvanlar neden bir araya gelir ve nasıl birlikte yaşarlar? 



Joanna Rzezak’ın yazıp resimlediği Birlikte işte bu sorunun yanıtını dünyanın dört bir yanındaki hayvanların yaşamlarından örnekler ve olağanüstü çizimler eşliğinde anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126397</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce7d4463-ee9b-475f-acd3-3d7f8a9ba255.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizli Yaralar</image:title>
            <image:caption>“EN GÜÇLÜLER, EN ÇOK YARALANANLARDIR.” 
 
Neden hep aynı insanları celladım olarak seçiyorum? 
Neden hep aynı tuzaklara düşüyorum? 
Kendimi neden yetersiz hissediyorum? 
İlişkilerimde neden hep aynı yerden yaralanıyorum? 
Başarılarımın altında bile neden bir eksiklik duygusu taşıyorum? 
 
Bütün içsel çelişkilerin temelinde hayatı zorlaştıran döngüler yatıyor, her biri geçmişin mirası, öğrenilmiş en eski duygusal kalıplarınız. 
 
Psikolog Esra Ezmeci, kaleme aldığı Gizli Yaralar adlı bu kitabında, yaşamın kara kutusu sayılan duygusal kalıpların, şema terapi yöntemiyle nasıl yeniden tasarlanabildiğini, hayatın içinden seçtiği gerçek kahramanların, aklınızdan hiç çıkmayacak sarsıcı hikâyeleriyle ele alıyor. 
Handan, Yeliz ve Selen... Sevgisizlik, kaybetme korkusu, yetersizlik, haklılık, ilahi adalet, seks oyunları, intikam ve sıkışmışlık duygularıyla mücadele eden üç özel kadın. Kara kutular açıldığında hikâyelerin nasıl tersyüz edilebileceğinin en güzel örnekleri... Hikâyelerle, şema terapiyle ve dönüştürücü ritüellerle neler yapılabileceğine inanamayacaksınız. 
 
Geçmişi değiştiremezsiniz belki ama geçmişle ilişkinizi değiştirebilirsiniz. Şema terapiyle geçmişle kurduğunuz ilişki değişecektir, hal böyle olduğunda döngüler de kırılacaktır, dolayısıyla artık başka bir hikâye başlayacaktır sizin için. Olmuş olan değişmeyecektir belki ama olacak olan değişmeye başlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126398</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f87671b-3961-4024-892a-1b77f8a2f1e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Mısır Surresi ve Hac Emirliği</image:title>
            <image:caption>Yavuz Sultan Selim’in 1517 yılında Mısır’ı fethinden sonra bölgenin yerel kaynakları tespit edilmiş, Haremeyn’in zahire ve surre akçesi başta olmak üzere bütün hizmetlerinin yerine getirilmesi amacıyla Mısır’daki kurum ve kaynakların Osmanlı devlet merkezine uyum ve entegrasyonu için merkezden önemli devlet adamları ve tecrübeli bürokratlar Mısır’daki divan, hazine bürokrasisi ve dini bürokrasiye vazifeli kılınarak Mısır’da yeni bir devlet düzeni oluşturulmuştur. Bu süreçte Memlükler döneminden kalan ümera ve beyler de Mısır hac kafilesinin Haremeyn’e gidiş ve dönüşünü güven içinde sağlamak üzere Mısır hac emiri olarak görevli kılınmışlardır. 
Mısır Surresi ve Hac Emirliği isimli bu eserde Mısır’ın fethinden sonra Haremeyn’in idaresiyle beraber bütün dünya Müslümanlarının hamisi olma sıfatını kazanmış bulunan Osmanlı Devleti’nin, Mısır’daki bütün yerel kaynak ve dinamiklerin Haremeyn idaresi ve hizmetine sunulmak üzere oluşturduğu Mısır hac emirliği ve onun idaresindeki Mısır sürresini ele almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126399</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3537e1e3-d7d8-4ff6-8be6-89b0fb69d4af.jpg</image:loc>
            <image:title>Mühendislik Matematiği</image:title>
            <image:caption>Mühendislik Matematiği kitabı, mühendislik fakülteleri, teknoloji fakülteleri ve meslek yüksekokullarında elektrik, elektronik, bilgisayar ve yazılım alanlarında eğitim gören öğrencilerin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak hazırlanmıştır. Öğrencilerin mühendislik eğitiminde karşılaştıkları karmaşık problemlere çözüm üretebilmeleri için gerekli matematik alt yapıyı edinmeleri amaçlanmıştır. Bu kitap içerik olarak, teorik tarafı daha kısa sunulmuş olup çoğunlukla uygulamalı örnekler ve mühendislik problemlerine yönelik çözümlerle desteklenmiştir. Kitapta Diferansiyel Denklemler, Laplace Dönüşümleri, Fourier Serileri, Optimizasyon, Sayısal Analiz ve Cebirsel Olmayan Denklemler gibi konular detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Bu konular, teorik bilgilerin mühendislik problemlerine nasıl uygulanacağını göstermek amacıyla örnekler ve çözümlerle zenginleştirilmiştir. Ayrıca, PSIM benzetimleri ve gerçek zamanlı deneylerle desteklenen uygulamalar, soyut kavramların somutlaştırılmasına yardımcı olmakta, teori-pratik bütünlüğünü sağlayarak öğrencilerin analitik düşünme yetilerini geliştirmelerine katkı sunmaktadır.  Yaklaşık 30 yıllık deneyim ve akademik birikimin sonucu olarak hazırlanan bu bilimsel ve çok disiplinli kitap, sadece lisans öğrencileri için değil, yüksek lisans ve doktora seviyelerinde eğitim gören araştırmacılar için de önemli bir bilimsel kaynak niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126401</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79fb187a-1ecf-4355-b022-08300ad99b73.jpg</image:loc>
            <image:title>Turizm Tesislerini Biyofilik (Doğamsı) Tasarımla Projelendirme</image:title>
            <image:caption>Rekreasyon ve turizm, insanların boş zamanlarında hem doğal hem de yapılı çevrede deneyimledikleri etkinliklerin toplamı olarak değerlendirilmektedir ve ticari hiçbir amaç gütmeden sadece dinlenmek-yenilenmek-tazelenmek maksadıyla yapılmış olmaları gerekir. Rekreasyon ve turizm müşteri memnuniyeti esaslıdır, müşteri memnuniyeti ise fiziki ve beşerî ortamlarının mükemmelliğe erişme durumuyla ters orantılı olarak artar veya azalır. Rekreasyon ve turizmde, ofisleri ve eğlence-dinlence mekânlarını doğamsı tasarlamak, oluşturduğu fiziksel ve psikolojik ambiyansla, bir yandan müşterilerin beğenisini artırmakta diğer yandan çalışan performansını yükseltmektedir. Müşteriler, konakladıkları turistik tesisteki çalışanlarla geliştirdikleri beşerî ilişkileri de çok önemsemektedir ki, çalışan performansı ne kadar iyi ise, beşerî ilişkileri de o kadar iyi olmaktadır. Sözün özü, rekreasyon ve turizm, deneyimlendiği açık ve kapalı mekânların doğamsı (biyofilik) tasalanmış olmasına koşut olarak iyileştiğine göre, bu sektörlerin tesisinde çok daha fazla önemsenmelidir. 
Bu kitabı hazırlarken temel düşüncemiz, rekreasyon ve turizm hareketliliğine olan pozitif katkıları, zaten araştırmalarla ortaya koyulmuş olan biyofilik (doğamsı) tasarımı, sektöre ait doğal ve yapılı çevrede kullanmanın önemini ve esaslarını, hem uygulamalı orman ekoloğu ve ekoturizm uzmanı hem de işletme bilim doktoru bakışıyla ortaya koymaktır. Eserimizin, bu bağlamda katkı sağlaması en büyük dileğimizdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126402</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97658f22-0e5a-4ed6-9ff7-ea57fe29e142.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadya</image:title>
            <image:caption>2017’de Granta dergisi tarafından en iyi genç Amerikalı yazarlar arasında gösterilen, kitaplarıyla Ulusal Kitap Vakfı Kurgu Ödülü’ne üst üste aday olan, ilk öykü kitabı Florida ile 2018’de The Story Ödülü’nü kazanan ve aynı yıl Guggenheim Vakfı Bursu’na layık görülen Lauren Groff, Arkadya’da zamansız ve eşsiz bir hippi komününü anlatıyor.  
Evvel zaman içinde, 1960’ların sonlarına doğru, gençliğin özgürlüğün peşine düştüğü aşk ve isyan yıllarında, bir grup insan New York kırsalındaki eski yerleşimcilerden kalma bir malikânenin topraklarında kendi ütopyalarını yaşamaya başlar: Arkadya. Komünde ilk doğan bebek ve minnacık boyutuyla herkesin gözbebeği olan “Bit” Ridley Stone, gerçekliğin ve ideallerin tüm zorluklarıyla renkleri arasında rüya gibi bir ortamda doğar, büyür, hayatı öğrenir, âşık olur. Zaman içinde cennet dağılınca da tüm hippiler gibi gerçeklerin acı tadıyla yüzleşecektir.  
Hayallerin peşinden gidenlerin gerçeklikle sınavlarına dair, umulmadık derinlikte dönüşümlere ve büyüleyici detaylara gebe bir ütopya, günümüzün karanlığını aralayan ışıltılı bir anlatı.  
 
“En tesadüfi detayları bile yaşamla titreşen Arkadya güvenebileceğiniz sevgi dolu, hassas bir mekâna geri götüren yürek burkucu bir patikaya çıkıyor.” —The Washington Post  
 
“Envai çeşit karakterle dolu ve tutkulu ve ah, çok sevimli, Lauren Groff’un Arkadya’sı uzun zamandan beri okuduğum en etkileyici ve tatmin edici romanlardan biri oldu. Gösterişe kaçmadan daha iyisini yazmak mümkün olamaz.” —Richard Russo</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126403</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fdac794-d65d-44d9-aa73-dbad6bd2f27d.jpg</image:loc>
            <image:title>Mrs. Dalloway</image:title>
            <image:caption>“20. yüzyılın en etkileyici, devrim niteliğindeki sanat eserlerinden biri.” —MICHAEL CUNNINGHAM 
 
Modernist edebiyatın en önemli isimlerinden biri olan Virginia Woolf’un başyapıtı sayılan Mrs. Dalloway zaman, bilinç ve bireyin iç dünyası üzerine cesur bir keşif. Woolf’un yenilikçi anlatım tekniklerinin ve derin insani sezgilerinin ustalıkla harmanlandığı bir eser. 
Bir yaz sabahı, Londra sokaklarında yankılanan saat zili, Clarissa Dalloway’i bir günün içindeki binlerce ânın karmaşasına çağırır. Partisinin hazırlıklarına dalmış olan Clarissa, anılarla ve bugünün getirdiği düşüncelerle boğuşur. Geçmiş sevgiler, hayatının seçimleri ve zamanın kaçınılmaz akışı, bir kadının yaşamına sığabilecek tüm duyguları ve düşünceleri bir günde gözler önüne serer. Woolf’un bu başyapıtı, insan zihninin karmaşıklığını, bireysel yalnızlığı ve toplumun çelişkilerini bilinçakışından taşan bir dille keşfe çıkar. Mrs. Dalloway, sadece bir kadının bir gününe odaklanmaz; aynı zamanda hayat, ölüm, aşk ve zamanın doğasına dair evrensel bir meditasyondur. Woolf’un bu zamansız eseri, her okuyucuyu kendi yaşamına, geçmişine ve seçimlerine bir ayna tutmaya davet eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126404</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf9cb384-fe8d-402e-a556-e071c6bbd5e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bi&apos; Radyocunun Anı&apos;tomisi</image:title>
            <image:caption>Radyo stüdyolarının büyüsü.. 
Ve bir DJ’in yayınlardan sonra kalan hatıraları bu kitapta gizli ve ölümsüz. 
Stüdyolarda yaşadıklarımın hepsini bu kitapta yazmasam da. 
Yaşamaya değer di, 
Ve tabi yazmaya da. 
Hayalini kurmaya değmişti.. 
Radyo benim vazgeçilmez tutkumdu, 
Bu tutkuyu yaşamak için öyle çabalamıştım ki 
Ve yılmadım asla, 
Asla pes etmedim ve sonunda başardım, 
O yayın odalarında o koltuklarda o kulaklıklar kulağımda, 
Ruh’um mikrofondaydı her yayınımda.. 
Zamanı paylaştım onlar la, 
Çoğu zaman kahkahalar havaday dı, 
Daha çok tekli yayınlarımda duyguyu yansıtmaya çalıştım, beni kalbiyle duyanlara, 
Şarkıların büyüsün de, 
Şiirlerin gizemin de,, 
Öykülerin yaşanmışlığında, gecelere gizlenmiştim. 
Her ne kadar evde yalnız kalsan da, 
Yalnız değilsiniz dedim tüm ayrı kalanlara. 
Ben burada seninleyim, 
Sen uykuya dalana dek.. 
Güzel bir sabaha uyanıncaya dek, 
Hep kal dedim sevdan da, 
Tutkun la, 
O kocaman yüreğin le: 
Sen hep sevdan da saklı kal.            
İ.Gökhan DURMAZ  (Karanlık)  - Aralık – 2024</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126405</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/806fed08-798e-45c9-b9a4-0bb37eb40c7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekonomi Politik Perspektiften D-8 Ülkeleri</image:title>
            <image:caption>Devletler arasındaki bütünleşme hareketleri; siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel boyutları içermektedir. Hatta üyeleri arasında ticarete engel olan çeşitli kısıtlamaların kaldırılmasını ve piyasaların bütünleştirilmesini hedefleyen ekonomik bütünleşme bile kendi içinde; tercihli ticaret anlaşmaları, serbest ticaret bölgesi, gümrük birliği, ortak pazar, ekonomik ve parasal birlik, tam ekonomik bütünleşme aşamalarını içeren, basitten daha karmaşık bir bütünleşmeye doğru yol alan bir süreci işaret etmektedir. Ülkelerin birbirlerine duyduğu ihtiyaç uluslararası iş birliğini sağlayacak örgütleri ortaya çıkarmıştır. Küreselleşme ile birlikte ülkeler arasında karşılıklı bağımlılık ilkesi üzerine kurulan ilişkilerin kurumsallaşması sonucunda, özellikle II. Dünya Savaşı sonrasında uluslararası kuruluşların sayısının ve etkinliğinin gittikçe arttığı görülmektedir. Dünya’da, Birleşmiş Milletler tarafından tanınan 208 ülkede 2022 yılında 7 milyar 951 milyon 595 bin 433 kişi yaşamaktayken, 2023 yılında kişi sayısı 0.92’lik artışla 8 milyar 24 milyon 997 bin 28 kişiye ulaşmıştır. Coğrafik olarak tanımlanamayacak kadar geniş bir alana yayılan İslam dünyasında 2 milyarı aşkın insan yaşamakta ve yaklaşık 50 ülkenin nüfusunun çoğunluğu Müslümandır. Her 4 kişiden birinin Müslüman olduğu dünyada İslâm, dünyada en hızlı büyüyen dindir. Türkiye, Pakistan, İran, Mısır, Endonezya, Malezya, Bangladeş ve Nijerya ile kurulan D-8 Ekonomik İş birliği Teşkilatı ya da D-8 (D-8 Organization for Economic Cooperation), sekiz üye ülkeden oluşan bir uluslararası kuruluştur. D-8 ülkelerinin toplam nüfusu 1 milyarı aşmaktadır. Bu nüfus, İslam dünyasının toplam nüfusunun yaklaşık yarısına, toplam dünya nüfusunun ise yaklaşık % 15’ine tekabül etmektedir. D-8 üyeleri tabii kaynakları, kalabalık nüfusları ve potansiyel pazarlarından ötürü hem bulundukları kendi bölgelerinde hem de tüm dünya için önem arz etmektedirler. Bu çalışmanın temel gayesi de; hem D-8’e üye ülkelerin tek tek sahip oldukları, hem de örgüt çatısı altında birlikte meydana getirdikleri potansiyelin ne kadarının değerlendirildiğini, bir uluslararası işbirliği örgütü olması münasebetiyle ekonomi politik açıdan incelemektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126406</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6daf5c7-acd6-48a6-90d5-2c43e4776ab3.jpg</image:loc>
            <image:title>Moby Dick</image:title>
            <image:caption>“Moby Dick, ruhu derin bir sessizliğe büründürür ve insanda bir hayranlık uyandırır... Dünyanın en garip ve en muhteşem kitaplarından biridir.” —D. H. LAWRENCE 
 
On dokuzuncu yüzyıl Amerikan edebiyatının en büyük yazarlarından biri olan Herman Melville, denizcilik deneyimlerinden ve insan doğasına dair derin gözlemlerinden ilham alan eserleriyle tanınır. Eserlerinde yaşamın karmaşıklığını, doğanın gücünü ve insanın bu güç karşısındaki çaresizliğini çarpıcı bir şekilde yansıtır. Moby Dick ise Melville’in başyapıtı olarak kabul edilir ve dünya edebiyatının ölümsüz klasiklerinden biridir. 
Balina av gemisi olan Pequod’un güvertesinde, tek gözünü dev beyaz balina Moby Dick’e âdeta saplantılı bir kinle dikmiş Kaptan Ahab, hırs ve intikam dolu bir yolculuğa çıkacaktır. Ve bu yolculukta mürettebatın her üyesi, Ahab’ın saplantısının yıkıcı etkileriyle karşı karşıya kalacaktır. 
Melville doğa karşısında insanın çaresizliğini, intikamın yıkıcılığını ve insan ruhunun karanlık dehlizlerini derinlikli bir dil ve zengin simgesel bir anlatımla kaleme alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126407</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd3ba74f-f24a-4a30-9c31-b9a3cbcaa34a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kiki ve Bir Diğer Cadı</image:title>
            <image:caption>Küçük cadı Kiki artık on altı yaşındadır. Dört yıldır Koriko şehrinde yaşamakta ve Kiki’nin Cadı Kargosu sayesinde, büyü güçlerini şehir sakinlerinin yararına kullanmaktadır. Bir gün, Koriko’da bir anda ortaya çıkan on iki yaşındaki Keke, Kiki’nin tüm düzenini altüst eder. Bu özgür ruhlu ve yaramaz kız, Kiki’nin hayatına kendini zorla dahil edecek ve Kiki’ye büyük zorluklar yaşatacaktır. Kiki, kedisi Jiji ve birçok şehir sakininin yardımıyla bu zorlukların üstesinden gelmelidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126408</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b2beb73-d078-4c55-9496-62c2072c9d0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Leb Demeden Leblebi</image:title>
            <image:caption>Zamanın durduğu bir çocukluğun hikâyesi...
 
Çocuk edebiyatımızın esprili ve duygu yüklü kitaplarıyla sevilen ödüllü yazarı Hacer Kılcıoğlu, okurunu adeta zamanda yolculuğa çıkarıyor. Yakın komşuluk ilişkilerinin yaşandığı, gazoz şişeleriyle, fotoğraf albümleriyle, bahçe oyunlarıyla ve haylazlıklarla dolu, teknolojiden uzak yılları hatırlatıyor. Toplumsal yaşamımızın kültürel değerleri üzerine gülümseterek düşündürüyor.
 
Duru, gözünü açtığında kendini bahçeli, tek katlı evlerle çevrili, tanımadığı bir kasabada bulur. Karşısına daldan dala atlayarak soluksuz konuşan, cepleri leblebi dolu yaşıtı Jale çıkınca, mecburen onun peşine takılır. Laklak leyleklerin gölgesinde, kayıp horoz Pataros&apos;un peşinde, buzcu dükkânından tren garına, pişi ziyafetinden postanede telefon bağlatmaya uzanan macerada bilmediği sözcükler ve kendi yaşamından çok farklı anılar toplamaya başlar. Duru, hiç tanımadığı bu eski kasabaya nasıl ve neden geldiğini çözebilecek midir?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126409</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09ac6065-a2d8-42d2-a2ea-2859153a6798.jpg</image:loc>
            <image:title>Muamelat Fıkhında Kadın Farkı ve Günümüz Türk Hukuku Çerçevesinde Tahlili Bir Yaklaşım</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma, İslâm Fıkhı’nın muâmelat alanında hak ve sorumluluklarına bağlı olarak kadın ve erkek arasındaki farkların barizleştiği hukuki konuları incelemektedir. İslam’da kadın ile erkek arasında bireysel ve sosyal adâlet temelli bir rol dağılımının esas olduğu, bilhassa kadın lehine özel bir takım uygulama ve ayrıcalıklar bulunduğu bilinmektedir. Nikâh, talâk, velâyet, denklik, nafaka, mehir, şahitlik, miras başlıkları altında kadın lehine pozitif ayrım ile hükmedilirken iki cins arasındaki adâletin eşzamanlı olarak korunabilmesi, İslâm hukukunun ilke ve prosedürlerinin orijinalitesiyle ilgilidir. Kadın-erkek farkını İslâm hukuk doktrinleri bakımından mukayeseli bir şekilde görüş ve delilleriyle ortaya koymayı amaçlayan bu çalışma, aynı konuların yürürlükteki kanunlar bakımından hukuki karşılıklarını da tahlil etme çabasındadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126410</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d51e1410-a249-432e-9619-2c48bd9da306.jpg</image:loc>
            <image:title>Maymun Savaşları</image:title>
            <image:caption>Deniz, sırdaşı olan dedesini kaybettiğinden beri okulda arkadaşlarıyla bazı sorunlar yaşıyordu. Tam okulunu değiştirmeyi düşündüğü sırada primatolog olan anne ve babasıyla birlikte, gizli bir görevle Kongo’ya doğru yolculuğa çıktı. İşte elinizde tuttuğunuz bu kitap, onun sürprizler, maymunlar ve keşiflerle dolu; nefes kesici bir maceraya dönüşen yolculuğunda başına gelenleri anlattığı sevgili günlüğü!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126411</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/358767ad-a930-4454-bd0b-739f5ce09363.jpg</image:loc>
            <image:title>Küreselleşen Dünyada Ekonomik İstikrar Arayışı: Sermaye Kontrollerinin Uluslararası Politik Ekonomisi</image:title>
            <image:caption>Günümüzün hızla değişen ve küreselleşen finansal sisteminde, sermaye kontrolleri, gelişmekte olan ülkeler için yalnızca ekonomik bir araç değil, aynı zamanda jeopolitik bir strateji olarak da öne çıkıyor. Bu kitap, sermaye kontrollerini uluslararası politik ekonominin çok boyutlu perspektifinden ele alarak, ekonomik bağımsızlık ile küresel güç dengeleri arasındaki karmaşık ilişkiyi mercek altına alıyor. 
Uluslararası Politik Ekonomi disiplini çerçevesinde Merkantilizm, Liberalizm ve Marksizm gibi farklı teorik yaklaşımlarla desteklenen bu kapsamlı çalışma, sermaye kontrollerinin tarihsel ve güncel bağlamda oynadığı rolü derinlemesine inceliyor. Ayrıca, uluslararası finansal krizlerin artan etkisiyle, sermaye kontrollerinin devletler tarafından nasıl bir savunma mekanizması olarak kullanıldığını ortaya koyuyor. 
Kitap, yalnızca teorik bir çerçeve sunmakla kalmıyor; aynı zamanda, farklı ülkelerin deneyimlerinden elde edilen empirik bulgular ışığında, bu politikaların ekonomik ve siyasi etkilerini de analiz ediyor. Sermaye kontrollerinin faydalarını ve risklerini tarafsız bir şekilde ele alan bu eser, uluslararası finansal sistemin dinamiklerini anlamak isteyen akademisyenler, politika yapıcılar ve öğrenciler için önemli bir kaynak niteliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126412</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3673590-fd38-4843-95a1-555da40b2f9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötülük (Suret-15)</image:title>
            <image:caption>İnsanlığın aydınlığa yöneldiği iki yüzyıllık süreçte ütopya hedefleri olan ideolojik disiplinler gibi olmasa da olup bitenleri açıklama ve anlama gücüne sahip olabilecek ve bu hâliyle hâlâ bireyselden kolektife iyi nesne hâkimiyetinin gücünü tahkim etme imkânları olan psikanaliz, felsefe ve çeşitli sosyal bilimler tüm anlamı yok etme saldırısındaki kara deliğe direnmeye devam etmekteler. 
Ortaya çıkan bu kesif kötülüğü açıklama ve anlama gücü tüm şiddet, vahşet ve dehşetin içinde görünmez hale gelen iyilik ile (onun geçirdiği dönüşümler, onun zıddıyla diyalektik ilişkisi, kötülüğün reaktif tarafı, vb.) bir temas kurma umudunu bir nebze olsun canlı tutuyor. 
Ancak tüm bunlara karşın kötülüğü anlama ve açıklama girişimi (onu kapsama uğraşı) akıllarda şu sorunun yakıcı varlığını ortadan kaldıramıyor: yoksa kötülük doğası gereği bu şekilde kapsanamaz olan mıdır?  Anlamlandırılan kötülük ile hiçbir zaman anlamlandırılamayacak olan arasında bir fark mı vardır?  Psikanalizin alanından örnek verecek olursak, bir travmaya dayandırılarak açıklanan yıkıcılık ile etyolojisinde bu tür bir zarar görmüşlük olmayan ve dolayısıyla bir sebep-sonuç bağlantısıyla gerekçelendirilemeyen yıkıcılık arasındaki fark insanlığın anlam ve umutla ilişkisinde kolay giderilemeyecek bir kayıp yaratır. İnsanlığın ıstırabını azaltmaya yönelik “bilme, öğrenme, giderme” girişimlerin gücünün bittiği yerdir burası. Çağımızın ruhundaki endişe bu konudaki umut ve umutsuzluk arasındaki ince çizgide yalpalamamızdandır. 
Elinizde tuttuğunuz sayıdaki yazılar bu ince çizgide yürüyorlar. Gözlerini ve zihinlerini bazen anlama, bilmeye ve umuda diğer zamanlarda ise kapsanamaz olanın, simgesel düzene girmeyenin reel’liğine dikiyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126413</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5038dc70-0496-41d0-acc2-5459538e2a61.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinçaltını Aşka Uyumla</image:title>
            <image:caption>Bilinçaltındaki aşkı dönüştürürsen hayalindeki aşkı ve hayatı yaşarsın! 
 
Aşkı neden hep aynı şekilde yaşıyor, aynı döngülerin içinde sıkışıp kalıyorsun? Belki de geçmişte öğrendiğin yanlış inançlar, korkular ve kalıplar seni hayalindeki aşktan uzak tutuyor. Ancak bilinçaltındaki bu kodları dönüştürmek, seni yalnızca hayalindeki aşka değil, bambaşka bir hayata da taşıyabilir. 
 
Bu kitap, bilinçaltı dönüştürme teknikleri ve ilham veren hikâyeler ile bilinçaltını aşkın yüksek frekansına uyumlamak için bir rehber. İçindeki gerçek aşkı keşfetmen, kendinle ve hayatla yepyeni bir bağ kurman için sana adım adım yol gösteriyor. 
 
Eğer aşkı ve hayatı kalpten, hak ettiğin gibi yaşamak istiyorsan, yolculuğa başlamak için bu sihirli kitabı okuman yeterli. Unutma, dönüşüm seninle başlar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126414</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1befed6f-89f8-4560-a3bf-3ed924c9be57.jpg</image:loc>
            <image:title>Haberci Yıldızlar</image:title>
            <image:caption>Neil deGrasse Tyson, medeniyete kozmik bakış açısıyla yaklaşıp zamanımızın önemli “kırmızı çizgi”lerine –savaş, siyaset, din, hakikat, güzellik, cinsiyet ve ırk– hepimiz için daha derin bir birlik duygusu uyandıracak şekilde ışık tutuyor. 

Siyasi ve kültürel görüşlerimizin her zamankinden daha fazla kutuplaştığı günümüzde belki de her şeyden çok ihtiyaç duyduğumuz şey, düşünme biçimlerimize etki edecek bir panzehir. Astrofizikçi Neil deGrasse Tyson ise kozmik perspektifin büyüsü ve bilimin rasyonelliğini harmanlayarak o panzehiri bizlere sunabilecek yegâne insanlardan. 

Bilimin dünyayı nasıl gördüğünü anlamak ve gezegenimiz hakkında derinlemesine düşünmek; hayattaki öncelikleri yeniden değerlendirme ve şekillendirme gücüne sahip. Tyson bunu biliyor ve bu düşüncelerin kültürden topluma, bireysel hayatlardan uygarlığa kadar hiçbir bakış açısını etkilemekten geri kalamayacağını gösteriyor. 

Yıldız tozuna, mantığa, mizaha ve zarafete bulanmış diliyle bize rehberlik eden Haberci Yıldızlar, küresel çatışmaların çözümüne dair içgörülerden hayatta olmanın ne kadar değerli olduğunu hatırlatmaya kadar, evrendeki yerimize dair bir dizi parlak ve güzel gerçeği samimiyetle ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126415</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf860ab6-eedd-45fe-b216-724469980271.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlıkta Yaptığımız Şeyler</image:title>
            <image:caption>Tek bir cinayetle suçlanmak hayatınızı mahvedebilir; iki cinayetle suçlanmaksa sizi tamamen yok edebilir. 

Paris Peralta kendi banyosunda –kanlar içinde, elinde bir jiletle, arkasındaysa meşhur kocası küvetin içinde ölü hâldeyken– tutuklandığında, cinayetle suçlanacağını biliyordu. Durum göründüğü kadar vahim de olsa onu asıl endişelendiren şey bu değildi. Medyanın dikkati, hiç istemese de onun üzerindeyken uzun zamandır sır gibi sakladığı geçmişinden birinin onu tanıması artık an meselesiydi. Bu, inşa etmek için canla başla çalıştığı yeni hayatını ve iyi bir geleceğe sahip olma ihtimalini yok edebilirdi. 

Yirmi beş yıl önce, doksanlı yılların başında, Buzlar Kraliçesi olarak da tanınan Ruby Reyes; Kanada’da kan donduran, benzer bir cinayet davasında suçlu bulunmuştu. Reyes, Paris’in gerçek kimliğini biliyordu; ansızın serbest bırakıldığında, Paris’i tüm sırlarını ifşa etmekle tehdit etmişti. 

Başka bir seçeneği kalmayan Paris, kaçıp durduğu karanlık geçmişiyle artık yüzleşmek zorundaydı, ilk ve son defa… 



“Korkunç derecede tüyler ürpertici.” 

–People 

“İnsanı mest eden bir gerilim. Hillier’in dur durağı yok.”  

–New York Times Book Review 

“Muhteşem bir incelikle kurgulanmış, özgün bir hikâye. Elimden bırakamadım.”  

–Shari LapenA 

“İnanılmaz sürükleyici bir gerilim romanı. Hillier işinin ustası.” 

–Alex Segura 

“Karanlık bir hikâye… Kitabın açılışı, klasik Hillier tarzında: Gizem ve ölümlerle dolu bir matruşkanın ilk katmanı gibi.” 

–Lucy Foley</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126416</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b925a3c-4d19-4d42-9dbd-d297745084e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuz Hayat, Sonsuz Dersler</image:title>
            <image:caption>Ruh şifacısı olarak da tanınan ünlü medyum Susan Grau bu kitapta ölüme-yakın bir deneyimle başlayan ve verdiği derin mücadelelerden sonra binlerce insana yardım eden bir medyum oluşunun son derece etkileyici öyküsünü anlatıyor. Yazar bu dönüşüm yaratıcı yolculuğunu iyileşmeyi ve aydınlanmayı arayanlar için ilham verici bir yol haritası olarak sunuyor. Onun yıllar içinde yardım ettiği insanların -her biri ruhunuz için bir ders içeren- öyküleri sizi adeta büyüleyecektir. Ruhsal âlemle ilgili bu bilgi ve içgörü dolu eserde öbür dünyanın daha derin bir anlayışını kazanacak ve melekler, rehberler ve kaybettiğiniz sevdikleriniz ile bağlantı kurmanın yollarını öğreneceksiniz. Ayrıca, her bölümün sonunda yer alan Özümseme Anları ve Alıştırmalar kitapta sunulan dersleri özümsemenize ve uygulamanıza yardımcı olacaktır. Siz ister sevdiğiniz bir insanı kaybetmenin acısını çekiyor olun, ister hayatın gizemlerini çözmek istiyor olun, ister ölüme-yakın deneyimlerle ilgileniyor olun, isterse ruhsal farkındalığınızı derinleştirmeye çalışıyor olun, bu kitap yolculuğunuz için gerekli olan berraklığı, bilgeliği ve teselliyi huşu verici bir biçimde sunmaktadır. “Bu öbür dünyayı anlamak ve onunla bağlantı kurmak isteyen herkesin okuması gereken ve hem bu hayattaki hem öbür dünyadaki insan deneyiminin güzelliğini ve derinliğini yakalayan bir eser. Grau bize, Tanrı ile aramızdaki ‘birliğin’ ilahî özünü şimdi ve burada hissetmemizi sağlayan gereçler sunuyor.” - Cindy Kaza, medyum, The Holzed Files adlı programın sunucusu “Bu kitap evrenin ebedi bilgeliğini ortaya çıkarıyor ve derin dersler sunuyor. Ben bu öğretileri yaşam değiştirici buldum. Buradaki uygulamalar ve ruhsal içgörüler içimde bir dönüşümü hızlandırarak çok ihtiyaç duyduğum bir iyileşmeye yol açtı. Susan’ın etkili bir biçimde anlattığı öykü sonsuz bir tekâmüle ve anlayışa doğru bir yolculuğu oluşturuyor.” - Riley J. Ford, New York Times çok-satan yazarı “Eğer bu olağanüstü başyapıtta sunulan bilgiyi uygularsanız, hayatınızın geriye kalanını hayatınızın en iyi bölümü kılabilirsiniz.” -Kim Russo, medyum, yazar, sunuc</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126417</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a48c143-3975-46bb-987d-bf13efe17876.jpg</image:loc>
            <image:title>Kütle Transferi Esasları Ve Uygulamalar Eki</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
       BÖLÜM 1: GİRİŞ 
 
       BÖLÜM 2: KÜTLE TRANSFER MEKANİZMASI VE DİFÜZYON KATSAYISI 
 
       BÖLÜM 3: DURGUN VEYA LAMİNAR KOŞULLARDAKİ AKIŞKANLAR İÇİNDE KARARLI HAL TEK YÖNDE MOLEKÜLER DİFÜZYON 
 
       BÖLÜM 4: SÜREKLİLİK DENKLEMİ 
 
       BÖLÜM 5: KÜTLE TRANSFER KATSAYILARI 
 
       BÖLÜM 6: KÜTLE TRANSFER TEORİLERİ 
 
       BÖLÜM 7: BENZERLİK 
 
       BÖLÜM 8: FAZLAR ARASI KÜTLE TRANSFERİ 
 
 
 
       BÖLÜM 9: AYIRMA İŞLEMLERİNİN GENEL SINIFLANDIRILMASI VE HESAPLAMA METODLARI 
 
       BÖLÜM 10: GAZ ABSORPSİYONU 
 
       BÖLÜM 11: DİSTİLASYON 
 
       BÖLÜM 12: SIVI-SIVI EKSTRAKSİYON 
 
       BÖLÜM 13: KATI-SIVI EKSTRAKSİYON 
 
       BÖLÜM 14: NEMLENDİRME VE SOĞUTMA KULELERİ 
 
       BÖLÜM 15: KURUTMA 
 
       BÖLÜM 16: ADSORPSİYON 
 
       BÖLÜM 17: BUHARLAŞMA 
 
       BÖLÜM 18: FİLTRASYON 
 
       EKLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126418</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e707b014-839e-4f4f-a584-fd55a23df3d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizden Ben Kala</image:title>
            <image:caption>Kelimenin kendisi ne bilmiyorum, sadece anlamını tanımlayabiliyorum; başını rastgele çevirdiğin bir yerde, sadece tek bir an, sanki onu görecekmiş hissiyle heyecanlanıp, kalbin yerinden fırlayacakmış gibi olurken, aslında bunun hiçbir zaman mümkün olmayacağının saliseden bile kısa sürede idrakine vardığın anda hissettiğin, baştan aşağı ve tırnağından saç teline kadar, tüm vücudunu saran o korkunç ürperti… 
  Şiir serüvenim, eşim Veysel Ekmen&apos;i kaybettikten sonra, bana yazdığı şiirleri bulduğumda başladı. Hiç haberim yokken başladığı bu şiir serüvenini devam ettirebilmenin hazzı, tarif edilemez. O’nun şiirlerindeki varlığım, benim şiirlerimdeki yokluğuyla yarıştı âdeta. Ve ben, bunca zaman onun tamamen yok olduğuna inanmadım hiç. Sadece ona dair beş duyumu elimden almışlar, geriye bir tek hasretini bırakmışlar gibi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126419</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/059aacc7-11b7-486e-bd13-a7ac90a8ba68.jpg</image:loc>
            <image:title>Terazi Lastik Cimlastik</image:title>
            <image:caption>Ne bir spor salonu var ne de profesyonel bir alet. 
Bu köyde cimnastik yapılır mı? 
Neden olmasın? 
Yeter ki çocuklar istesin! 
Saman balyalarından parkur… 
Konserve kutularından halterler… 
Ah bir de ses sistemi olsa… 
 
Temel cimnastik antrenörlüğünden milli takım antrenörlüğüne kadar cimnastiğin her alanında etkin görevler almış; her yaştan çocuğa eğitim vermiş, yıllarını spora ve sporcu yetiştirmeye adamış biri Bahadır UYGUR. 
 
Şimdi de içindeki çocuğun hikâyesini paylaşmak için sizlerle. 
Üstelik hikâyesi, sadece 
sporcu çocuklar için değil, 
tüm çocuklara. 
İstedikten sonra 
her şeyin mümkün olabileceği, ilham verici bir hikâye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126420</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1725b58-2b58-4a39-9bf0-87b93ab271de.jpg</image:loc>
            <image:title>Ecel Kılıcı - Asar Serisi: 2. Kitap</image:title>
            <image:caption>Onur Çalcalı, Asar Serisi’nin ilk kitabı Asar’ın Evlatları’ndan sonra şimdi de serinin ikinci kitabı Ecel Kılıcı ile okurlarıyla buluşuyor. 
Ecel Kılcı, temposu hiç düşmeyen, Türk mitolojisinden beslenen, büyülü bir dil ile okurun hayal dünyasının sınırlarını zorlayan fantastik bir roman. 
“Binlerce reva öldürdüm!” diye bağırdı. “Kendi ırkımdan binlercesini katlettim! Ben, Oğuz Kağan, kendi halkıma soykırım yaptım!” 
Gözlerimi sonunda açabilip ona baktığımda hasmımın arkasında üç kayanın süzüldüğünü gördüm. Delirmiş gibi bakıyor, haykırıyordu. 
“Her öldürdüğüm revada kendimi kahraman gibi hissettim. Toprağın kendisi, göğün ruhuydum!” 
Üç kayanın birisi boşta kalan ayağımın, diğer ikisi kollarımın üzerine inerken acıyla hıçkırdım. “Hepsi acıyla haykırdı. Her reva, kalan tüm kuvvetiyle bana yalvardı! Kanları kaynadı, tenleri eridi ama ben hiçbirine acımadım. Hepsini öldürmek zorundaydım!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126421</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f58ef242-3020-45cb-a589-d4029a1833c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihin Unutulmuş Yıkımları Kavimlerin Çöküşü</image:title>
            <image:caption>Tarihin derinliklerinde kaybolmuş, efsanevi yıkımların izleri... Bu kitap, insanlık tarihinin en gizemli ve etkileyici kavimlerinin sonlarını anlatıyor. Büyük felaketler, kadim uygarlıkların yok oluşları, doğaüstü olaylarla birleşen gerçekler... Her biri, bir medeniyetin devrim niteliğindeki yükselişiyle başlayıp, inanılmaz bir şekilde sona eren kavimlerin dramatik hikâyeleriyle dolu. Nuh Tufanı’ndan Sebe halkının sonuna kadar, her sayfada farklı bir çöküş, farklı bir felaket ve insanlık tarihinin unutulmuş sırları sizi bekliyor. Yıkımın ardındaki derin anlamları keşfedin. Geçmişin yıkımına tanıklık edin, kaybolan uygarlıkların ardında kalan derin anlamları bu kitapta keşfedin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126422</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3fac3e1-2ac7-4111-a05f-cf948938f8c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kesintisiz Devrim ve İktidar Sorunu</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, burjuva demokratizmin, onun bir biçimi olan küçük burjuva demokrasisinin; burjuva ve küçük burjuva bir akım olan post-modernizmin, post- Marksizmin Marksizm - Leninizm`e ve enternasyonel proletaryaya karşı ideolojik saldırılarının sistematik bir tarzda sürdürdüğü bir tarih kesitinde çıkmaktadır. Kitap Marksizm-Leninizm`in proleter dünya devrim teorisinin bin bir biçimde tasfiye edilmeye .çalışıldığı, proletaryanın sosyalist görevlerinin, sosyalist mücadelesinin, sosyalist toplum projesinin, azami programının gözden yitip gittiği; keza, ya demokratik devrimci görevlerin yok sayıldığı ya da her şey haline getirildiği koşullarda, oportünizmin sağ ve &quot;sol&quot; biçimlerine karşı programatik nitelikte bir ideolojik mücadele karakteri taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126423</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/601e67c2-ec05-4943-ba1e-80ef46eaa148.jpg</image:loc>
            <image:title>Victoria’nın Gece Mektupları</image:title>
            <image:caption>“GECE SADECE ÜÇ SAATTİR.” 
Kimi uyur, kimi uyutur, kimi sever, kimi sevilir, kimi korkar, kimi kaçar… Bir de gecenin o üç saatinde hep uyanık olan Victoria vardır. Üç saatin üçünü de sahiplenir, mektuplarını hep o saatlerde yazar. Üç saatlik zaman diliminin ilki Victoria’ya servis edildi. İkincisini gece kaptığı gibi karanlığıyla süsledi. Üçüncüsü ise Martin’in zamanına işlendi. 
Bu üçü arasında gözlerden uzak bir savaş olmalı. 
Gece Victoria’dan uykularını aldı; Martin ise kelimelerini… Fakat anıları bıraktılar… 
  Yaşanmış bir hikâyeden esinlenilerek yazılan bu mektuplarda, sadece gecelerini değil tüm hayatını duygularına esir etmiş bir kadının iç sesine kulak vereceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126424</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/636dae1c-c12c-47cf-a620-f37aff548391.jpg</image:loc>
            <image:title>Evrad-ı İmam Nursi</image:title>
            <image:caption>Aziz Kaari, Nurun birinci talebesi Albay Hulusi Yahyagil Barla’da Üstad Bediüzzaman’ı ziyaret eder. Kendisine bir şeyh aramaktadır. Lakin Hz. Bediüzzaman Said Nursi Hulusi Bey’e şöyle hitap eder ve der ki: “Kardaşım! Ben şeyh değilim. Tıpkı İmam Rabbani gibi İmam Gazali gibi İmamım der.” İşte bu münasebetle kitabımızın adını “Evrad-ı İmam Nursi” koyduk. 
İmam Nursi’nin evrad okuma keyfiyeti çok ulvidir. Kalb-i pakleri bu dua ve virdlerle nurlanmıştır. İmam Nursi bu virdlerinin bir bölümünü Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevî hazretlerinin 3 ciltlik “Mecmuat’ül Ahzab” eserinden almıştır ki bu Mecmuatu’l-Ahzab’ı her on beş günde bir defa bitirirlermiş. 
Evet İmam Nursi’nin en çok okuduğu virdlerden olan “Celcelutiyye” ki Mecmuatu’l-Ahzab’ın birinci cildi olan “Şazeli” cildinde “Cevşen ül Kebir” ikinci cildi olan “Muhyiddin-i Arabi” cildinde “Evrâd-ı Kudsiye” ise üçüncü cildi olan “Nakşibendi” cildinde yer alır. 
İşte elinizdeki “Evrad-ı İmam Nursi” eserinin ana eksenini merhum Mustafa Sungur’un nezdinde bulunan ve Hz. Üstad Said Nursi’nin (R.A.) 1918 yılında İstanbul’dan alıp okuduğu ve üzerine kendi mübarek el yazılarının olduğu orijinal Osmanlı taş baskısı “Mecmuat’ül Ahzab” eserinin yine merhum Mustafa Sungur’un izni ile alınan fotoğrafları oluşturmaktadır. 
Bu eserde İmam Nursi’nin en çok okuduğu virdlerden olan “Cevşen ül Kebir”in ve “Evrâd-ı Kudsiye”nin tamamını orijinal 1918 yılı Osmanlı taş baskısı nüshasından neşrettik. İmam Nursi’nin “Mecmuat’ül Ahzab” üzerindeki kendi mübarek el yazılarını ve notlarını da neşrettik. İşte bu dünyada bir ilktir ki ilme ehemmiyet veren araştırmacılar için harika bir tarihi vesikadır. Yine bu eserde İmam Nursi’nin Mısır’ın kaht u galâsının sebeb-i ref’i olan İmam-ı Şâfiî’nin meşhur bir münâcâtını da neşrettim ki arabça hat bana aittir. 
Son olarak diyorum ki: Her şeyi imana ve Kur’an’a hizmete vesile kılanlara selam olsun, inşaallah necip milletimizin asil evlatları bu kitabımızdan azami derecede istifade ederler. Zihninize, kalbinize, tefekkür dünyanıza atıfetler ve afiyetler olsun. 
Kemal-i Hürmetlerimle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126425</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/503205c4-5093-43ab-9638-8df6fb27011d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutub</image:title>
            <image:caption>Ben yüksek tahsilimi Kastamonu’da yaptım. O büyük kutub vefat ettiğinde yine Kastamonu’da stajyer öğretmendim. Üniversite hayatım müddetince Zat-ı alilerini defalarca kez ziyaret ettim. Cuma günleri de Kastamonu Şeyh Şaban-ı Veli camiinde kendileri ile namaz kıldım. Evet Mehmed Feyzi Efendi Hazretleri tam müstakim bir evliya idi. Evliyalar kutbu idi. İşte bu kitabımda o büyük veliyi muhtelif yönleriyle siz aziz kaarilere takdim ettim ki hayatının her anını milletine hizmeti her şey sayan ahlak ve kemalatıyla tebellür eden bir kutbun ruh portresini müşahede etmenizi istedim. O kutbun kabir taşında: “Hüve’l-Hayyü’l-Baki / Burada yatan Âdem / Bir zaman Hubbî idi / Bir zaman Cübbî idi / Bir zaman Sükutî idi / Şimdi de Türabî oldu.” Yazıyor ki hayatını bize böyle özetlerdi. Bunu kendilerinden kaç kez dinledim sayısını bilmiyorum. 
Kendilerinden hayatlarında ettiğim istifade misüllü ne zaman kabrine gidip te onu ziyaret etsem derin bir huzur hali bulurum. Rabbime ettiğim dualar beni sürura gark eder. 
Sizler de Kastamonu’da onu mübarek kabrinde ziyaret ederseniz bu hakikata şahit olursunuz. 
Yalnız bir şey var, onu söylemeliyim: Bizler kabir ziyaret etmeyiz! Orada yatan zatı ziyaret ederiz. 
Şimdi sizleri kitabım ile baş başa bırakıyor ve her şeyi imana ve Kur’an’a hizmete vesile kılanlara selam olsun, diyorum. 
İnşaallah necip milletimizin asil evlatları bu kitabımdan azami derecede istifade ederler. Zihninize, kalbinize, tefekkür dünyanıza atıfetler ve afiyetler olsun. 
Kemal-i Hürmetlerimle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126426</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09ffbcb8-1abf-4fc5-a0a5-1d83a7b9063c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Sanatı Sevmekle Başlar Her Şey</image:title>
            <image:caption>“Hayati Asılyazıcı, benim için bir ağabey, bir can, bir usta, bir hoca, bir yoldaştır. Gazetedeki sohbetlerimizde, İstiklal Caddesi’ndeki yürüyüşlerimizde, Karaköy-Kadıköy vapurundaki yol arkadaşlığımızda, karşılaştığımız gala, oyun, konser çıkışlarında, fuaye sohbetlerinde anlattıkları, aktardıkları, kavrattıkları ve kattıklarıyla bilge, ulu bir çınardır. Hiç bitmeyen örnek enerjisiyle yol gösteren, yön veren, düzelten, düzenleyen bir deniz feneridir.

1954&apos;ten bu yana sanat, tiyatro ve müzik alanlarına dair yazıları, eleştirileriyle ışık olmuştur. Hayati Asılyazıcı, sanat dünyasının yakından tanıdığı aydın bir isim, kıymetli bir kalemdir. Polonya Tiyatrosu hakkında yazan ilk yabancı gazeteci-eleştirmen olarak takdir gören isim yine kendisidir. Polonya, Sovyetler Birliği, Çekoslovakya, Bulgaristan, Türk Cumhuriyetleri ve Doğu Almanya gibi ülkelerde edebiyat, tiyatro, opera, bale, müzik dallarında araştırma ve incelemeler yapmıştır. “Burhan Felek Hizmet Ödülü”nü oybirliğiyle kazanan, sarı basın kartı taşıyan ve İsmet Küntay Tiyatro Ödülleri jüri başkanı olan Asılyazıcı’nın nehir söyleşisini bu kitapta okuyacaksınız. Bir dönemin hafızası olarak anlattıklarına, Cumhuriyet tarihine, kıymetli yaşanmışlıklara satır aralarında tanıklık edeceksiniz.

Sanat, sanatçı ve sanatın ülkemiz tarihindeki izini sürmek, bunları anlamak, sorgulamak isteyenler için her paragrafı bir hazine değerindeki bu kitaba emek verenleri yürekten kutluyorum.

İyi okumalar...”
Okday Korunan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126427</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f28371aa-9b83-4bb6-ab66-cd9ce9ed202a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Kitabı Tersten Okuyun</image:title>
            <image:caption>“Tanıdıkları, hatta bazen tanımadıkları insanların hayatlarını güzelleştiren, yaşamın yaşamaya değer olduğunu gösteren insanlar vardır. İlginçtir ki bu kişiler dışarıdan bakıldığı zaman genelde huysuz, ters ve zor karakterler olarak görünür. Başta uzak durmanız gerektiğini düşünür ama bir kez tanıyıp hayatınıza kattıklarını gördükten sonra o insandan vazgeçemez hale gelirsiniz. Benim hayatımda iki, bilemediniz üç kişi vardır böyle ve bunlardan biri de hiç şüphesiz elinizde tuttuğunuz kitabın yazarı İzzet Çapa’dır.
 
İzzet belki hatırlar belki hatırlamaz, kendisiyle ilk kez 1980’lerin ilk yarısında, o zamanların en popüler diskoteği Regine’de karşılaştım. DJ kabininde, boyunun yetmediği bir pikaptaki plaklarla milleti coşturmakla meşguldü. Bizi tanıştıran da ortak arkadaşımız, canımın içi Aslı Atay’dı. O sıralarda İzzet muhtemelen orta mektep talebesiydi ama benim ondan önce de tanıdığım abilerinin izinde, İstanbul’un eğlence hayatına Şamdan’larla imza atmaya başlamıştı.
 
Yaşam tarzlarımızın farklılığı nedeniyle İzzet’le bir sonraki görüşmemiz yıllar sonra oldu. İzzet artık İzzet Çapa olmuştu; boynuz kulağı, İzzet abilerini geçmişti. İstanbul’u eğlendirmek, yedirip içirmek onun işiydi. Geceleri karşılaşıyor, ufaktan sohbet ediyorduk ama henüz dost değildik. Yollarımızın tam olarak kesişip küçük sohbetlerin büyük bir dostluğa dönüşmesinin nedeni İzzet’in işi değil, uğraşı oldu. İzzet Çapa bir yandan da ailesinin yapısı gereği, entelektüel tarafının güçlü olduğunu gösteren yazılar yazıyor, röportajlar yapıyordu ve bu da benim ilgimi çekiyordu. Ancak bu işler kıyıda köşede kalıyor, ulaşması gereken geniş kitlelere ulaşamıyordu. Aradım ve “İzzet gel, görüşelim,” dedim. Kendisini eğlence adamından müthiş bir me dya karakterine dönüştürmeyi başardı. Zaten ne iş yaparsa yapsın en iyisini yapmaya kafa yoran, takıntılı bir kişiliği vardır.
 
Bu tanışma bizi iki şahane dost yaptı. Tanıdığım en karmaşık kişilik olarak hayatıma girdi. Yin ve Yang’ı içinde son derece uyumlu barındıran, dostluğuna da düşmanlığına da bu kadar güvenebileceğiniz birini kolay kolay bulamazsınız. Tüm karmaşıklığının içinde onun gibi net birini hayatımda görmedim. İnanılmaz derecede kompleks bir kişiliği böyle komplekssizce taşıyan, bu kadar akıllı bir deliye hiç rastlamadım. 

Yaşadığı her yıla birkaç on yıllık tecrübe sıkıştıran, her türlü yeniliğe kollarını açarak korkusuzca koşan ve tüm bunlardan öğrendiği sınırsız tecrübeyi sevdiklerine cömertçe aktaran şahane bir adamın hayatını okuyunca siz de kendinizi onun dünyasında hissedeceksiniz.
 
İzzet kusursuz bir insan değildir benim için. Ama kusursuz bir dosttur. Nedeni de bu kitapta anlaşılacaktır.”


Fatih Altaylı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126428</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34e89b30-78c2-495f-a174-0661cb1a69e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Baba, Bak Ben Büyüdüm!</image:title>
            <image:caption>Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olan Fatin Murat Seferbeyoğlu, görev yaptığı yerlerde, insanları ve olayları gözlemleyerek öyküler ve şiirler yazmaktadır. Yazdığı şiirler ve öyküler birçok ödül kazanmıştır. Yazıları Anadolu’nun kanayan yaralarını gözler önüne sererken, unutmaya yüz tuttuğumuz manevi değerleri de bize yeniden hatırlatır. 
Burada yer alan “Kül ve Fidan” adlı öykü Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Mansiyon ödülü almıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126429</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3eeecde0-8173-4a10-9420-c3ef4c0a805a.jpg</image:loc>
            <image:title>Alıcısı Bulunamadı</image:title>
            <image:caption>İçli ağlamalar 
Başka adrese ulaşmaz ki zaten 
Çünkü adresi yanlış yazılmıştır 
onların 
Üzerinde kırmızı kaşe ile 
Gelir konar yüreğinin ortasına 
“Alıcısı Bulunamadı” 
Fatin Murat Seferbeyoğlu’nun “Alıcısı Bulunamadı” adlı bu şiir kitabında daha önce yayımlanmamış otuz üç şiir bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126430</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83caa5ef-da47-4d75-8e62-50e7d654b2f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Veda Havası</image:title>
            <image:caption>Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olan Fatin Murat Seferbeyoğlu, görev yaptığı yerlerde, insanları ve olayları gözlemleyerek öyküler ve şiirler yazmaktadır. Yazdığı şiirler ve öyküler birçok ödül kazanmıştır. Yazıları Anadolu’nun kanayan yaralarını gözler önüne sererken, unutmaya yüz tuttuğumuz manevi değerleri de bize yeniden hatırlatır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126431</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ae9a1ea-68ec-41a0-98ea-266dc998083a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Uygarlıkları Altaylar İle Türkiye’den Doğdu Tanıyalım</image:title>
            <image:caption>“Dünya Uygarlıkları Altaylar ile Türkiye’den Doğdu” adlı bu kitap, Metin Cansız tarafından hazırlanan “DÜNYA KÜLTÜR OLUŞUMUNA ETKİLERİYLE ÖN TÜRK TARİHİ İLE SANATINI TANIYALIM” adlı dokuz kitaptan oluşan dizinin birinci kitabıdır. M. Cansız, serinin birinci kitabı olan bu kitapta; Anadolu ve Altaylardaki ilk sanat eserlerinden başlayarak, dünya sanatını ve kültürünü etkileyen önemli uygarlıkları ve kültürleri inceliyor. Kitap ayrıca bol miktarda renkli resim ve zengin bir kaynakça ile desteklenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126432</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/815fc74e-5c0a-4e08-9251-81e321a9fe01.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürgün Notları</image:title>
            <image:caption>Sürgün Notları, Fatin Murat Seferbeyoğlu’nun iki uzun şiirinden oluşan ve 2017 Hacıbektaş Belediyesi Sanat Ödülleri’nde Mansiyon almış bir kitabıdır. 
““Anlatmak” değil “duyurmak” ve aslında “hissettirmek” yönünde güçlü bir örüntü ile; her okuyanda farklı bir etki, izlenim, çağrışım yaratma potansiyeli yüksek dizeler ile; günlük dille anlatımı olanaksız coşkuları, sevinç ve üzüntüleri dile getiren ve insanı sarıp sarmalayan bölümler ile bir yolculuğa çıkacaksınız elinizdeki kitapla ve üstün bir güzelliği özleyen bir çığlığı duyacaksanız her sayfada</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126433</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50942887-9944-4b5c-862a-131d4c65ab2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençlik Mesajları</image:title>
            <image:caption>Bugüne kadar, yüze yakın kitabım yayınlandı ve milyonlarca okurlara ulaştı. 
Hepsi tamamen yaşanmış ve ibretli konulardan seçildiği için ilgiyle okundu. 
İlkokul öğretmenliğinden üniversite hocalığına kadar eğitimin her kademesinde görev yaptım ve binlerce öğrencim yetişti. 
Öğrencilerim ve okurlarımla aramızda gönülden bir iletişim kuruldu.  Bu nedenle her gün yoğun mesajlar alıyorum. 
Gelen mesajlar genellikle; çaresizliğin çığlıkları gibi yürekleri yanan insanların mesajları.   
Şaşkınlık içinde okuduğum ve çözüm önerileri sunduğum bu mesajların kişiye özel kalmamasını istedim. 
Bu nedenle de “Gençlik Mesajları Sorunlar ve Öneriler” adıyla kitap hâline getirdim. 
Bu kitapta, başta gençler olmak üzere, her kesimin hayatı, yaşadıkları ve çözüm önerileri mevcuttur. Bunlardan birisi de siz olabilirsiniz. 
Faydalı olması dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126434</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3308359-9089-495b-8d08-79a45f22915f.jpg</image:loc>
            <image:title>Öfkenin Afetleri</image:title>
            <image:caption>“Gerçekleri net bir şekilde görenler bilir ki, insanın damarlarında şeytana uzanan bir bağ vardır. Kim öfkenin ateşiyle hareket ederse, şeytana olan yakınlığı artar. Çünkü şeytan ‘Beni ateşten yarattın, onu ise topraktan yarattın.’ demiştir. Toprağın yapısı sakinlik ve dinginlikken, ateşin tabiatı ise tutuşmak, yanmak ve sürekli hareket içinde olmaktır. 
Öfkenin sonuçlarından biri de kin ve hasettir. Bu iki kötü duygu, birçok insanı helak etmiş, onları ahlaken bozulmaya sürüklemiştir. Bu duyguların kaynağı, insanın kalbinde gizlidir. Eğer kalp düzelirse, beden de onunla birlikte düzelir. Ancak kin, haset ve öfke, insanı tehlikeye götüren, kalbi karartan şeylerdir. Bu yüzden, insanın bu tehlikeleri tanıması ve bunların kötü sonuçlarından korunması son derece önemlidir. Eğer bu duygular insanın kalbine yerleşmişse, kişi onları kalbinden temizlemeli, yok etmeli ve tedavi etmelidir.” 
*** 
Asrının müceddidi Hüccetü’l-İslam İmam Gazalî bu kitabında “öfkenin afetlerini, öfkenin nasıl ortaya çıktığını ve nasıl ortadan kaldırılması gerektiğini” merkeze alıyor. Aynı zamanda öfkenin mahiyetini, özelliğini, kime ve neye nasıl yönlendirilmesi gerektiğini açıklıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126435</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8893067-9aae-43d5-a4fd-c430342ed538.jpg</image:loc>
            <image:title>Lorca’nın Peşinde</image:title>
            <image:caption>“Açıkçası Mr. Spicer bu kitaba bir giriş yazmamı istediğinde epey şaşırdım,” diye yazıyor mezarından şair Federico García Lorca: “Genç kuşak şairler Mr. Spicer’ın zor ve pek de mükâfatı olmayan bir görevi yerine getirmesini şevkle karşılayabilirler, amenna.” 
Şair Jack Spicer, 1936’da Franco’nun askerlerince katledilen Lorca’nın şiirlerini (kendi kaleme aldığı şiirlerle birlikte) İngilizceye çevirdi ve İspanyol şaire hayali bir dizi mektup yazdı. 
Bu yolla belki de kendisi, Lorca ve de Walt Whitman gibi queer şairler arasında görünmeyen, fizikötesi bir ağ, poetik bir telsiz bağlantısı kurmayı tasarlıyordu. Yazıldığı 1957 yılından epey sonra yeniden gündeme gelen Lorca’nın Peşinde, yalnızca Spicer’ın Lorca’ya bir selam duruşu değil, aynı zamanda okuru müellif kavramını sorgulamaya çağıran, şiir ve çeviri kuramları hakkında genelgeçer kavram ve yaklaşımları sarsan, hâlâ soluk alan başat bir yapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126436</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f19fdc51-72dc-4d41-a4a0-f0b25378db81.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Senden Ne İstiyor?</image:title>
            <image:caption>“Bu hayattan ne istiyorum?” 
 
En sık sorduğumuz sorulardan biridir hayatın tozlu yollarında. Bu soruyu ısrarla soran iç sesimiz bir an için yorulup sustuğunda başka bir ses kaplar ruhumuzu. Daha derinlerden gelen bir sestir bu. Sesimizin altına saklanmış, dünyanın bin bir türlü gürültüsü ile bastırılmış bambaşka bir ses. Hayatın sesidir bu. Sana verilmiş en değerli emanetin sesi. Senin soruna karşılık, o da sana kendi sorusunu sormakta, sendeki hakkını aramaktadır.  Eğer onun sorusunu doğru cevaplarsan, sana sorduğun sorunun cevabını bulabileceğini vaat eder. Hayat haklı olarak sorar: 
“Peki ya ben senden ne istiyorum, düşündün mü hiç?” 
 
Varoluşçu psikoterapinin ve varoluşçu edebiyatın önemli ismi Psikiyatrist Mustafa Ulusoy, insanın anlam arayışına dair günümüz klişelerini alt üst ederek okura farklı bir bakış açısı sunuyor. Hayata Rabbani bir mektup olarak bakmanın ve o mektubu, şifrelerini çözerek okumanın; bağrında taşıdığı sırları gün yüzüne çıkarmanın, hayatın sonsuz değerliliğine ulaşmanın yollarını okurları ile paylaşıyor. 
 
Mustafa Ulusoy’un bu kitabı dünyaya sıkışıp kalmış ruhunuza bir pencere açacak ve böylece ruhunuza dar gelen dünyanın ötesine uzanacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126437</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c007abe8-cb4f-4a8c-93d6-987f7f95cebf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kibrit Kokusu</image:title>
            <image:caption>“Ne gülün ne de kâfurun gücü yeter kan kokusunu bastırmaya.” 
 
Her şey yanık kibrit kokusuyla başladı. Yunus’un görüleri, ne olduğunu anlayamadığı gücü. İçindeki bu şeyle, kudret mi yoksa lanet mi olduğunu anlayamadığı şeyle ne yapacağını anlamak için çeşit çeşit yola başvurdu. Bazı insanlar ondan etkilendi, bazıları korktu. Bazı insanlar onu sevdi, bazıları terk etti. Depremin hemen ardından yaşadıkları, insanlara yardım etmek isteyen ve bunu nasıl yapacağını bir türlü bilemeyen Yunus’u yepyeni bir maceraya sürükledi. Çok sevdiği Zühre’yi kaybetti ama Urfa’daki akrabalarıyla tanıştı. O bile kendisine inanmazken ona inanan insanlar buldu. Yine de yalnızlık, kalabalığın merkezindeyken bile yalnızlıktı. 
Özlem Göncü, Kibrit Kokusu’nda kendiyle ve ölümün ağırlığıyla sınanan Yunus&apos;un hikâyesini anlatıyor. 
 
Kalabalığın arasında yalnızdı. İnsan yüzlerine bakıyor ama görmüyordu. Sohbetlere katılmıyordu. Dışında kaldığı dünyayı ışığını yitirmiş bakışlarla seyretmekten yana kullanıyordu tercihini. Çağrışımlar denizinde batıp çıktığını herkesten gizliyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126438</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f30aabc6-85bd-4735-afde-ff506b508a6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevginin Dili</image:title>
            <image:caption>Sevgi, farklılıklarımız arasında bir köprü kurmaktır. 
Ya da belki, sevgi sadece sevmektir... 
 
Bir çiçeğe, ağaca veya bir kediye, karıncaya ya da bir insana sevgini nasıl gösterirsin? Peki ya sevgi dilin, Sara’nınki gibi, herkes tarafından anlaşılmıyorsa? 
Sara, elleriyle konuşup gözleriyle dinleyen özel bir çocuk. Küçük kardeşi, ablasına sevgisini göstermek için kendine özgü bir yol ararken, sevginin ne kadar farklı şekillerde ifade edilebileceğini keşfediyor. Bu eğlenceli ve duygusal yolculuk ona, hem Sara’nın dilinde hem de kendi dilinde bir bağ kurmanın gücünü öğretiyor. 
 
Peki, hiç düşündün mü? Senin sevgi dilin nedir? 
 
Kazanımlar: 
·         Sevgi 
·         İletişim Becerileri 
·         Duyarlılık 
·          Aile Bütünlüğü 
·         Farklılıklar ve Farkındalıklar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126439</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83c47565-1f2f-4c47-9978-f412e571ed74.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakanlıktan Başkanlığa : Türk Yönetim Sistemi</image:title>
            <image:caption>Yönetim sistemimiz halk iradesiyle değişmesine rağmen, parlamenter sisteme dönüş tartışmaları hâlen devam etmektedir. Bu tartışmalar, yeni yönetim sistemini tüm yönleriyle ele almayı gerektirmektedir. Bu sebeple Araştırmacı-Gazeteci Nuh Albayrak, söz konusu eksikliği tamamlamak adına elinizdeki kitapta Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sisteminin Türkiye için ne anlam ifade ettiğine dair kapsamlı bir araştırma sunuyor. Okurlarını Türk devletlerinin yönetim tarzı ve performansı özelinde tarihî bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126440</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a81820de-c1b2-4b04-ab62-8ffc6b1a0332.jpg</image:loc>
            <image:title>Lucca’nın İki Yarım Küresi</image:title>
            <image:caption>Hiçbir zaman bir “hayır”la yetinmeyin. 
“Keşke”lerle yaşamayın. 
Kimden gelirse gelsin mutlak tanılara boyun eğmeyin. 
İmkânsız diye bir şey yoktur. 
Meksikalı bir aile: Lucca, serebral palsi (beyin felci) tanısı konmuş küçük bir kahraman; annesi Bárbara Anderson bu teşhisi bir engel değil, olağanüstü bir mücadele çağrısı olarak gören cesur bir kadın. Babası Andrés ve kardeşi Bruno ise en sıkı yoldaşları. 
Bu kitap Bárbara Anderson’un, yenilikçi ve eşsiz bir deneysel tedaviyle oğlunu iyileştirmek için ailesiyle birlikte dünyanın öbür ucundaki Hindistan’a yaptığı zorlu yolculuğu ve yaşadıkları çarpıcı deneyimleri anlatıyor. 
Hintli bilim insanı Rajah Kumar’ın geliştirdiği devrim niteliğindeki Cytotron cihazı imkânsız gibi görünen bir dönüşümü mümkün kılıyor. Lucca’nın iyileşme sürecini okumak, bilimin sınırsız keşif olanakları düşündürtürken, kendimizi doğanın her an yeşerebilecek bir parçası olarak hissetmemizi sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126441</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6eb4ff26-7352-4e57-9a31-d815a783586a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hilafetin Dönüşüm</image:title>
            <image:caption>“X. yüzyılda siyasî gücünü bütünüyle kaybetmiş durumdaki Abbâsî halifeleri için felaketi tamamlayan son darbe, 945 senesindeki Büveyhîlerin Bağdat’ı işgaliyle birlikte gelmiştir. Böylece Şiî bir devletin 
tahakkümü altına giren hilafet, yok olmak tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Her şeye rağmen Sünnî İslâm dünyası üzerinde tesis ettikleri manevî kudretleri sayesinde ayakta kalmayı da başarmışlardır. 
Hilafetin Dönüşümü isimli bu eserde, Abbâsîlerin Büveyhîlerin hâkimiyeti altındaki Bağdat’ta ayakta kalma çabalarını ve bunu yaparken geçirdikleri dönüşüm üzerine kaleme alınmıştır. Ayrıca okuyucular bu eserde, Abbâsîlerin ellerindeki tek ve en önemli koz olan ve iktidarları boyunca onları ayakta tutan manevî pozisyonlarının mahiyetini de anlamak imkanı bulacaktır.” Prof. Dr. Aydın Usta</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126442</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc79054e-6a43-4c89-b31f-68bed3c5dac0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ehl-i Sünnet’in Önemi</image:title>
            <image:caption>İslam’ın özü, Kur’an-ı Kerim ve Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in sünnetiyle şekillenir. Bu eser, Ehli Sünnet’in temel öğretilerini ve tarihsel sürecini, dinin doğru anlaşılması ve yaşanması adına detaylı bir şekilde ele alır. Kur’an’da ve sünnette yer alan bu kutlu yolu izleyenler, hem bireysel hem de toplumsal yaşamlarında huzura ererler. Ehli Sünnet, İslam’ın evrensel mesajını doğru bir şekilde anlamanın, yaşamın her yönünü doğru bir biçimde yaşamanın anahtarıdır. Bu kitap, doğru yolu arayan her mümin için bir başvuru kaynağı olmayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126443</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7282363d-0c5a-46da-8bc9-739a30d52773.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıl ve İman Allah İçin Bir Yaşam</image:title>
            <image:caption>&quot;Akıl ve İman: Allah İçin Bir Yaşam&quot; 
Bu eser, insanın hayatında akıl ve imanın nasıl bir arada var olabileceğini, birbiriyle nasıl uyum içinde çalıştığını derinlemesine keşfetmektedir. Akıl, insanın doğruyu yanlıştan ayırt etmesini sağlarken, iman ise kalbinin huzur ve doğruluğa yönelmesine rehberlik eder. Kitap, sadece inançla değil, aynı zamanda akıl ve mantıkla Allah’a yaklaşmanın yollarını sunar. İslam’ın temel öğretilerine ışık tutan bu eser, her bireyin yaşamında akıl ve iman arasında bir denge kurarak, Allah için en doğru yaşam biçimini benimsemesine yardımcı olmayı amaçlamaktadır. &quot;Akıl ve İman: Allah İçin Bir Yaşam&quot;, aklın ve imanının birleştiği noktada insanın gerçek huzura nasıl kavuşabileceğini gösteren bir yol haritasıdır. Hem akıl arayan hem de kalbini imanla aydınlatmak isteyenler için vazgeçilmez bir başvuru kaynağıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126444</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c8ac6c7-ff13-4725-aef7-cbe0e3602ea3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kopenhag Üçlemesi (Kutulu Set)</image:title>
            <image:caption>ÇOCUKLUK
“Çocukluk tabut gibi uzun ve dar, kendi kendine içinden çıkmak mümkün değil.”
1976 yılında, henüz elli sekiz yaşındayken intihar eden Tove Ditlevsen işçi sınıfından bir ailenin kızıydı, dört defa evlendi, hayatı boyunca bağımlılık dahil birçok psikolojik rahatsızlıkla mücadele etti. Uluslararası üne ölümünden sonra ulaşan Ditlevsen’in Çocukluk, Gençlik ve Bağımlılık kitaplarından oluşan Kopenhag Üçlemesi bir itiraflar silsilesinden çok daha fazlası, kalabalıkta yanından geçip gitmiş olabileceğiniz inişli çıkışlı bir hayatın yankısı.
Tove, Kopenhag’da dar gelirlilerin oturduğu bir semtte yaşıyor. Babası sosyalist ve sendika üyesi, o yüzden iş bulması zor, annesi fazla korumacı bir kadın, sadece kızı evlenince rahatlayacak, ağabeyi de çıraklık yaptığı yerde soluduğu cila yüzünden öksürük nöbetleri geçirmekte. Tove’nin içindeyse bütün bu karmaşanın ortasında başka bir gerçeklik filizleniyor, okumayı seven bu küçük kız, şair olma hayalleri kuruyor. Tove Ditlevsen’den Çocukluk geçim sıkıntısıyla, siyasi karmaşayla karakteri şekillenen ayrıksı bir ruhun hüzünlü yaşamının anlatısı.
GENÇLİK
“Kendi kendime sarılıyorum, genç ve sağlıklı olduğuma seviniyorum. Yoksa gençliğim sadece bir yokluk, bir an evvel geride bırakmak istediğim bir engel.”
1976 yılında, henüz elli sekiz yaşındayken intihar eden Tove Ditlevsen işçi sınıfından bir ailenin kızıydı, dört defa evlendi, hayatı boyunca bağımlılık dahil birçok psikolojik rahatsızlıkla mücadele etti. Uluslararası üne ölümünden sonra ulaşan Ditlevsen’in Çocukluk, Gençlik ve Bağımlılık kitaplarından oluşan Kopenhag Üçlemesi bir itiraflar silsilesinden çok daha fazlası, kalabalıkta yanından geçip gitmiş olabileceğiniz inişli çıkışlı bir hayatın yankısı.
Avrupa savaşın içine sürüklenmekte, Naziler gitgide daha da güçlenmekte. Kopenhag’da şairlik hayalleriyle yaşayan Tove ise bu keşmekeşte bağımsızlığı arzuluyor, kendisine ait kılabileceği bir kişisel alanı… Ama önce işe girmesi, tiyatro grubunda yerini bulması, ev ekonomisine katkıda bulunması, tacizci adamlardan kurtulması, yöneticilerine katlanması lazım. Tove Ditlevsen’den Gençlik, hassas ama yeteneklerine güvenen bir şairin hayalleri ile gerçek hayat arasındaki mesafeyi katedişinin, yetişkinliğe adım atışının hikâyesi.
BAĞIMLILIK
“Kavgamızdan kısa süre sonra bir gün eve her zamanki saatte dönmeyince ona ne kadar bağımlı olduğumu hissediyorum.”
1976 yılında, henüz elli sekiz yaşındayken intihar eden Tove Ditlevsen işçi sınıfından bir ailenin kızıydı, dört defa evlendi, hayatı boyunca bağımlılık dahil birçok psikolojik rahatsızlıkla mücadele etti. Uluslararası üne ölümünden sonra ulaşan Ditlevsen’in Çocukluk, Gençlik ve Bağımlılık kitaplarından oluşan Kopenhag Üçlemesi bir itiraflar silsilesinden çok daha fazlası, kalabalıkta yanından geçip gitmiş olabileceğiniz inişli çıkışlı bir hayatın yankısı.
Tove artık ünlü bir şair, kendisinden yaşça epey büyük olan editör eşinden gizleyerek bir roman yazmakta ve içindeki huzursuzluk hâlâ yerli yerinde. Artık yetişkinliğin dünyasına adım atmış bu kadın, sanatçı kişiliğini kurmaya, yazdıklarıyla geçinmeye başlarken, bir yandan da gizli aşk ilişkileriyle, istenmeyen gebeliklerle boğuşmak zorunda kalacak ve en sonunda yaşamının belki en büyük derdiyle yüzleşecek: Uyuşturucu bağımlılığı. Tove Ditlevsen’den Kopenhag Üçlemesi’nin son kitabı Bağımlılık kaygıyla, tutkuyla, yalnızlık ve aşkla bezeli bir hayatın kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126445</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/246c9cd1-e43f-4b6f-ae62-1040d6832959.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuvaletim Geldi</image:title>
            <image:caption>Bir insanın hayatında yeni bir dönem daha başlıyor. 
Artık birine bağlı kalmadan kendi tuvaletini kendi yapabilme dönemi… 
İşte bu kitaptaki amacımız sosyal öğrenme dediğimiz ‘’başka insanların bir işi nasıl yaptığını gözlemleyerek öğrenme’’ ile tuvalet alışkanlığı kazanım sürecini normalleştirerek öğrenmeyi desteklemek. 
Kitap kahramanımız da ağabey ve ablaları gibi beze veda edip hayatında yeni bir döneme başlıyor… 
Sence tercihi ne olacak ;klozet mi,adaptör mü ? 
Sen olsan hangisini seçerdin ?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126446</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52b06b86-ee28-4711-b46b-61700a84fce4.jpg</image:loc>
            <image:title>Şifa ve Esmaü’l-Hüsna ile Dua</image:title>
            <image:caption>Şu harika mevcudatı yaratan, kâinatı ve içindeki tüm varlıkları da en ince ayrıntılarıyla bilen, neyin insan vücuduna faydalı neyin zararlı olduğunu en iyi takdir eden Yüce Allah’ın vücuttaki her türlü arızaların giderilmesi için bahşettiği bir lütuf ve ulvî bir gerçektir şifa. 
Doktor, cerrah, sülük, kaplıca ve diğer müdahaleler veya bitkiler ya da ilaçlar aracılığıyla da olsa şifa mutlaka Allah’tandır ve O’nun dilemesiyle vuku bulur. 
Şifanın vuku bulması için de maddi ve manevi faktörler vardır. Bazen hayretler içinde kalacağınız ve bir saatine bir sene nafile ibadet sevabı kazandıracak olan tefekkür deryasına dalacağınız bu ilginç faktörler elinizdeki bu kitapta; Biyoenerji ve Kozmik Bilim ışığında teferruatıyla anlatılacaktır. Takdim bizden, takdir sizden, tevfik ve inayet Yüce Allah’tandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126447</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c810b7cd-9493-4067-bc21-1dafee1613b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayrılmaz İkili - 1</image:title>
            <image:caption>Sıcacık Bir Dostluk Hikayesi  
 
Ayı en yakın arkadaşı Sincap’a mutsuz, neşeli veya öfkeli olduğunda hep yanında kalacağına dair söz verir ve Sincap nereye giderse gitsin, Ayı hep onun  yanındadır.  Başlangıçta Sincap bu durumdan hoşlansa da Ayı Sincap&apos;ın kanosunu batırdığında, favori kupasını kırdığında ve tahtaravalliden onu fırlattığında işler sarpa sarar. En sonunda Sincap biraz mesafe istemeye karar verir. Fakat Ayı yanında olmadığında hayatın o kadar da eğlenceli olmadığını fark eder…  
Smriti Halls tarafından yazılan ve Steve Small tarafından resimlenen Ayrılmaz İkili, dostluğun değerini ve kalıcılığını konu ediniyor. Aynı zamanda farklılıklarına rağmen birbirinden asla vazgeçmeyen iki arkadaşın, dokunaklı ve eğlenceli deneyimleriyle okuyucularını buluştururken, sevginin her zorluğun üstesinden gelmeyi ne denli kolaylaştırdığı üzerine de önemli bir farkındalık yaratıyor.  
Ayrılmaz İkili 2021 Klaus Flugge 2021 Oscar&apos;s Book Prize ve British Book Awards çocuk kitapları kategorilerinde de kısa listeye girmeyi başararak büyük bir beğeni toplamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126448</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9fc0957-1dd1-4558-adf6-821f5716479e.jpg</image:loc>
            <image:title>Alev Alatlı’yı Anlamak</image:title>
            <image:caption>15-16 Mayıs 2024 tarihlerinde gerçekleştirilen Alev Alatlı&apos;yı Anlamak Sempozyumu&apos;nun amacı; Alev ALATLl&apos; yı yakından tanıyan, onunla birçok alanda iş birliği yapmış, onun fikir yapısını bilen ve aynı tartışma ortamlarında yer almış, farklı bilim dallarında uzmanlaşmış değerli konukları bir araya getirmek ve Alev ALATLI Hocanın eğitim, düşünce dünyası, edebiyat ve bilim ile ilgili çalışmalarına yönelik bilinmeyenleri ortaya koymak, bu konulardaki önemli fikirlerini yeniden gündeme getirmek ve tarihe not düşmekti. 
 
Bu amaçlara ulaşabildiğimizi düşündüğümüz sempozyumun çıktısı olarak bu kitapta yer alan sunumların hem Kapadokya Üniversitesi mensuplarına hem de bütün okuyuculara Alev ALATLI hakkında yeniden düşünmek ve onun eserlerini yeniden okumak ihtiyacını hissettireceğini umuyoruz. 
 
Prof. Dr. İlhan ÖZTÜRK 
 
Prof. Dr. Şafak OĞUZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126449</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ec9ed69-1ad3-45fb-84d8-a27f08dbfbe7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapadokya’da Çevre Koruma Politikaları Yasal, Yönetsel ve Planlama Boyutları</image:title>
            <image:caption>&quot;...Kapadokya’nın essiz coğrafi yapısı; peri bacaları, yer altı şehirleri, tarihî kiliseleri ve mağara evleriyle tanınmaktadır. Bölge, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer almaktadır ve dünya mirası olarak korunmaktadır. 
 
‘Kapadokya’da Çevre Koruma Politikaları: Yasal, Yönetsel ve Planlama Boyutları’ kitabında; UNESCO dünya mirası kavramı ve uluslararası sözleşmeler ile Kapadokya ilişkileri, Kapadokya ve Üniversitemizin bulunduğu Mustafapasa (Sinasos) yerleşiminde korumaya yönelik planlama sorunları, Kapadokya’da koruma ve mimarlık, arkeoloji ve sanat tarihi sorunları, Kapadokya’da mekânsal kimlik, Ürgüp’te kentsel sorunlara ilişkin akıllı çözümler, Ürgüp’e bağlı Karain köyünde kırsal mimari mirasın korunma sorunları, bölgede biyolojik çeşitlilik: mevcut durum, koruma politikaları ve sorunlar, müze-kent olarak Kapadokya’nın sergilenmesi ve destinasyon yönetiminin yerel kalkınma ile sosyoekonomik etkileri yönetmedeki rolü ve ana baslıklar konuların uzmanları tarafından değerlendirilmiştir. 
 
Bu eserin oluşmasında ve editörlüğündeki emekleri için değerli hocamız Prof. Dr. Ruşen KELES ve Prof. Dr. Mehmet TUNÇER’ e, Üniversitemizin değerli öğretim elemanlarına ve katkı sağlayan tüm akademisyenlere çok teşekkür ediyorum.&quot; 
 
Kapadokya Üniversitesi Rektörü 
 
Prof. Dr. Hasan Ali KARASAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126450</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81574f0c-e5d5-4246-98d1-a7647bd24512.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayrılmaz İkili - 2</image:title>
            <image:caption>Yeni Arkadaş, Yeni Macera!  
Uluslararası sansasyon yaratan Ayrılmaz İkili’nin yaratıcılarından, kabullenme ve aidiyet üzerine neşeli bir masal daha!   
Çok sevilen karakterler Ayı ve Sincap geri döndü! Dostluklarına tam mükemmel bir ritim bulmuşken, beklenmedik bir sürprizle karşılaşıyorlar: Tavuk! Tavuk da onlarla arkadaş olmak istiyor! Ama Ayı ve Sincap, yeni bir arkadaşı aralarına kabul etmek konusunda biraz şüpheli hissediyorlar. İki kişi iyiler, peki ya üç?  Acaba ayrılmaz bir üçlü olmayı başarabilecekler mi? Ayı ve Sincap, Tavuk’un da aralarına katılmasıyla birlikte, sosyal ilişkilerin ne kadar çeşitlenebileceğini ve farklı seslerin birleşerek nasıl daha güçlü bir arkadaşlık bağı oluşturabileceğini deneyimliyorlar.  
Ayrılmaz İkili-2, yeni arkadaşların grup içindeki dengeyi nasıl değiştirebileceği ve bu değişen dengelerin farklı bakış açıları kazanmak açısından ne kadar destekleyici olduğu konusunda çocuklara önemli bir bakış açısı kazandırıyor. Tıpkı ilk kitapta olduğu gibi dostluk, birlikte büyümek ve aidiyet gibi temaları oldukça yalın ve mizahi bir dille işliyor.  
Bu müthiş eğlenceli kitap, sadece arkadaşlığın gücünü değil, aynı zamanda farklılıklara saygı duyabilmenin ve birlikte büyümenin önemini de vurguluyor.  Ayrılmaz İkili-2 okuyucularını ritmik, coşkulu ve kahkahalarla dolu bir okuma deneyimine ve grup olmanın tadını çıkarmaya davet ediyor!  
Temalar: Arkadaşlık, farklılıkara saygı, davranış gelişimi, birey ve toplum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126458</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac6133ac-c55e-4ca6-9a9d-d7f702a9f91a.jpg</image:loc>
            <image:title>Memo ile Ahtapot</image:title>
            <image:caption>Dünya Memo için fazla parlak bir yerdi. Ve fazla gürültülü. “Yanlış bir gezegende yaşıyor olmalıyım,” diye düşünüyordu Memo. Derken bir gün Ahtapot Maya’yla tanıştı. Onunla vakit geçirdikçe, Memo bu dünyada aslında hiç de yalnız olmadığını keşfedecekti.  
 
Çok sevilen Müzedeki Sandalye’nin yazarı Isabelle Marinov, bu kez Asperger sendromlu bir çocuğun dünyasını yeryüzünün en olağanüstü yaratıklarından biriyle kurduğu özel bağ üzerinden anlatan, incelikle örülmüş, masalsı bir resimli hikâye sunuyor. 
 
“Dünyayı otizmli bir çocuğun ve bir ahtapotun gözünden anlatan büyüleyici bir hikâye. Duygu durumuna dair nazik betimlemeler gayet yerinde ve zekice.” 
– Profesör Tony Attwood, Asperger Sendromu’nun yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126459</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abe63f98-cddb-4cde-a0f2-482189e0bbf2.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıl Sağlığının Örüntüsü</image:title>
            <image:caption>İnsan Zihninin Derinliklerine Dair Unutulmaz Bir Rehber: Akıl Sağlığının Örüntüsü  
 
Deliliğin sadece bir zihinsel bozukluk değil, insan varoluşunun derinliklerinde saklı bir anlatı olduğunu hiç düşündünüz mü?   
Akıl Sağlığının Örüntüsü, deliliğin köklerine inen ve bu fenomeni kişisel, toplumsal ve felsefi açılardan ele alan sarsıcı bir eser. Yazar Neville Symington, insan ruhunun bilinmezlerle dolu labirentinde yol alırken, okuru hem sorgulamaya hem de anlamaya davet ediyor. Bu kitap, yalnızca bir psikanaliz çalışması değil, aynı zamanda insanlığın kendi içindeki kaosa dair bir keşif yolculuğu…  
 
Deliliğin Doğası ve Psikolojik Derinlikler  
Bu eser, deliliğin bireyin içsel dünyasında nasıl şekillendiğini ve bu durumun hayatımızı nasıl etkileyebileceğini kapsamılı bir şekilde ele alıyor. Symington, psikolojik travmaların, bilinçaltı çatışmaların ve savunma mekanizmalarının bireyde nasıl bir delilik kalıbı oluşturabileceğini çözümlüyor. Ancak bu kitap sadece klinik bir analiz değil; aynı zamanda insani deneyimlerin özüne inen bir felsefi yolculuk.  
Symington’ın dili, teorik bilgiyi okuyucuyla kolayca buluşturan, akıcı ve derin bir anlatım sunuyor. Psikanaliz dünyasında şöhret kazanmış, özgün düşünceleri ve teorik katkılarıyla bilinen yazar, okuyucusunu hem akademik hem de duygusal olarak sarsan bir esere imza atıyor.  
 
Kime Hitap Ediyor?  
•          Psikoloji ve psikanaliz alanıyla profesyonel olarak ilgilenen terapistler, psikologlar ve akademisyenler için vazgeçilmez bir kaynak.   
•          İnsan zihninin karanlık ama aydınlatıcı yönlerine merak duyan okuyucular için etkileyici bir deneyim.   
•          Psikolojik ve felsefi derinliklere dair söyleyecek sözü olan herkes için ufuk açıcı bir yolculuk.  
 
Symington’a Dair Birkaç Söz  
Neville Symington, psikanalitik literatüre yaptığı çok sayıda katkı ve çağdaş psikanalitik teorilere getirdiği özgün yorumlarla tanınıyor. Onun eserleri, psikanalizin sadece bir tedavi yöntemi değil, insan varoluşunu anlamanın anahtarı olarak ele alındığı bir düşünce sistemi olduğunu gözler önüne seriyor. Symington, sadece bir teorisyen değil, aynı zamanda okuyucuların duygusal dünyasına dokunan bir hikâye anlatıcısı.  
 
Akıl Sağlığının Örüntüsü, bir kitaptan fazlası; deliliğin ve akıl sağlığının özüne dair bir başyapıt. Bu kitapla birlikte hem insan psikolojisinin derinliklerine inin hem de insan ruhunun sınırlarını keşfedin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126460</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/668b786a-c1f8-490d-8887-fc859d808af9.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Makinesi - Çizgi Roman</image:title>
            <image:caption>19. yüzyıl Londra’sında yaşayan bir bilim insanı, zamanda yolculuk yapma hayaliyle bir makine icat eder ve soluk kesen bir maceraya doğru yola çıkar.  Döndüğünde, 802701 yılında yaşadığı bu çılgın macerayı bir grup arkadaşına anlatır ve gelecekte insanoğlunu bekleyen gizemi ortaya çıkarır. Gelecekte dünya, Eloilerin yeryüzündeki bütün nimetlerden tasasızca keyif aldığı, bolluk ve huzur dolu bir yer olarak görünür. Ancak bu cennet bahçesinin ardında gizlenen korkunç sır çok geçmeden açığa çıkacaktır… Yeraltı dünyasında yaşayan Morlocklar, karanlıkta Eloi avlamak için geceleri yeryüzüne saldırırlar… 
Sayısız esere ilham kaynağı oluşuyla değerini hiç kaybetmeyen ve ilk kez zamanda yolculuk kavramını işlemiş olması bakımından eşsiz olan Zaman Makinesi, aynı zamanda H.G. Wells’in Viktorya dönemi İngiltere’sindeki sosyal adaletsizliğe yönelttiği sert bir eleştiri olma özelliği taşıyor. Dobbs’un senaryolaştırdığı ve Mathieu Moreau’nun çizimleriyle yeniden canlandırdığı bu bilimkurgu efsanesi, çizgi roman severleri fazlasıyla heyecanlandıracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126461</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a156d960-a0ed-4264-bfea-d8db1d05478e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yavru Dinozor Tehlikede! - Küçük Yıldızlar</image:title>
            <image:caption>Ensenizde bir T-Rex varsa fazla uzağa kaçamazsınız!

&apos;&apos;Küçük Yıldızlar - İlk Okuma Kitaplığı&apos;&apos;nın yeni üyesi Yavru Dinozor Tehlikede!, zamanı dondurup okurları milyonlarca yıl öncesine ışınlayan nefes kesici bir serüven.

Ön yargıları yıkmanın ve yaşadığımız andan keyif almanın önemini vurgulayan bu öykü, tarih öncesi çağların merak uyandırıcı atmosferinde geçen bir kurtarma operasyonu.









Defne, Mete, Pelin ve Yağız ormanda yürüyüşe çıkmanın &apos;&apos;sıkıcı&apos;&apos; olduğunu düşünüyordu. Ta ki tesadüfen keşfettikleri gizli geçit onları müthiş bir zaman tünelinden geçirene kadar. Karşılarında uzanan dünya inanılmazdı: Egzotik ağaçlar, rengârenk mantarlar ve kocaman bir dinozor yumurtası! Macera asıl şimdi başlıyordu. Dört kafadarın yavru dinozoru annesine kavuşturması pek de kolay olmayacaktı... 


Bu kitabı okuyanları neler bekliyor?

* Dinozorların yaşadığı Mezozoik Çağ ve dinozor türleri hakkında bilgilendiriyor.
* Gerçek ile fantastiği kesiştiren hem eğlenceli hem de öğretici bir okuma deneyimi sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126462</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0c2519b-99ae-4e7f-8dc7-e7a82acad518.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir İnsanı Nasıl Tanırsınız?</image:title>
            <image:caption>İnsanları Derinlemesine Tanımaya Giden Yolculuk: Bir İnsanı Nasıl Tanırsınız?  
 
İnsan ilişkileri yüzeyselleştiğinde, hayatın anlamı eksilir. Günümüz dünyasında, insanları gerçekten görmek, anlamak ve onlarla bağ kurmak giderek kaybolan bir beceri haline geldi. İşte tam da bu noktada David Brooks’un “Bir İnsanı Nasıl Tanırsınız? Derinlemesine Görme ve Görülme Sanatı” kitabı devreye giriyor. Brooks, yalnızca bir kişisel gelişim rehberi değil, aynı zamanda bir sosyal farkındalık manifestosu sunuyor.  
Bu kitap, bir insanı gerçekten tanımanın ne anlama geldiğini ve bunu başarmanın yollarını derinlemesine inceliyor. Brooks, bireysel ve toplumsal düzeyde insanların birbiriyle bağ kurmasının ne kadar önemli olduğunu, anlamlı ilişkiler kurabilmenin yaşamın en değerli sanatı olduğunu vurguluyor. Psikoloji, nörobilim, edebiyat ve felsefeden aldığı ilhamla, insanların hem bireysel hem de sosyal dünyalarını zenginleştirecek bir yol haritası sunuyor.  
 
Ne Sunuyor?  
Brooks, kitabında insanların arasındaki bağların kopmasının nedenlerine dair kapsamlı bir analiz yapıyor. Çoğu zaman insanları yüzeysel bir biçimde tanıdığımızı sanıyoruz. Ancak gerçekten birini anlamak, onu derinlemesine görmekle mümkün olur. Bu anlayış, sadece dostluk ve romantik ilişkiler için değil, iş dünyasında liderlikten eğitimde öğrenci-öğretmen ilişkilerine kadar hayatın her alanında bir devrim yaratabilecek güce sahip. Kitap, okurlarını şunlar üzerine düşünmeye davet ediyor:  
·         Görmek ve Görülmek: İnsanların derin arzularından biri, anlaşılmak ve görülmektir. Peki biz başkalarını gerçekten görebiliyor muyuz?  
·         Bağ Kurma Becerisi: Empati, sabır ve açık yüreklilikle bağ kurmak; güçlü ve kalıcı ilişkilerin temelidir.  
·         Anlamlı Diyaloglar: Sözlerin gücünü kullanarak, insanlar arasında köprüler inşa etmek mümkün mü?  
 
Kimler Okumalı?  
Bu kitap, insan ilişkilerini geliştirmek isteyen herkes için eşsiz bir rehber.   
·         İş dünyasında liderler: Ekipleriyle daha güçlü bağ kurmak isteyen yöneticiler.  
·         Eğitimciler: Öğrencilerini daha iyi anlamak isteyen öğretmenler.  
·         Hizmet sektöründe çalışanlar: İnsanlarla etkili iletişim kurmayı amaçlayan profesyoneller.  
·         Kendi iç yolculuğuna çıkmak isteyen bireyler: Kendini tanımaya ve başkalarıyla derin bağlar kurmaya ihtiyaç duyan herkes.  
 
David Brooks Hakkında  
 
David Brooks, New York Times köşe yazarı, sosyal gözlemci ve en çok satan yazar kimliğiyle tanınıyor. Daha önce kaleme aldığı “The Road to Character” ve “The Second Mountain” gibi eserlerinde insan doğasının derinliklerini keşfeden Brooks, bu kitabında da benzersiz bir içgörü sunarak okuyucuyu daha anlamlı bir yaşam inşa etmeye teşvik ediyor.  
 
Neden Bu Kitap?  
“Bir İnsanı Nasıl Tanırsınız?” sadece okuyup rafa kaldıracağınız bir kitap değil; uygulamaya dökebileceğiniz bir yaşam kılavuzu. Her bir sayfasında Brooks’un etkileyici anlatımıyla, hem kendi iç dünyanıza yolculuk yapacak hem de çevrenizdekilerle olan ilişkilerinizi daha derin ve anlamlı hale getireceksiniz. İnsanları derinlemesine görmenin ve görülmenin yolunu arıyorsanız, bu kitap tam da size göre!  
Bağ kurmanın, görmenin ve anlamanın gücünü keşfetmek istiyorsanız, bu, yaşamınızı dönüştürebilecek bir kitap. İnsan ilişkilerinin yüzeyselliğe mahkûm olduğu bu çağda, bu eseri elinize alarak fark yaratabilir, hem kendinizi hem de çevrenizdekileri derinlemesine tanıma yolculuğuna çıkabilirsiniz. Brooks’un satırlarında, gerçek bir insan olmanın ve başkalarını gerçekten görmenin sanatını bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126463</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1b2a925-6d9b-4300-bc40-b401d6b4b12e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyalar Savaşı - Çizgi Roman</image:title>
            <image:caption>Bir süredir Kızıl Gezegen&apos;den Dünya&apos;ya düzenli aralıklarla güçlü tesirli mermiler düşmektedir. Küçük bir İngiliz kasabası olan Ottershaw&apos;da yaşayan Profesör Ogilvy, genç bir öğrencisi tarafından ortaya atılan “dünya dışı bir saldırı” teorisine inanmakta zorlanır. Ancak, evinin yakınlarına bir meteor düştüğünde, kraterinde sadece üstün bir uygarlığın eseri olabilecek dev bir silindir keşfeder. Ve bu medeniyetin gerçekte barışçıl niyetleri olmadığını zor yoldan öğrenecektir... Uzaylı kapsülünden çıkan tripodlar ile kaos ve yıkım tohumları ekerek diğerlerine katılacak olan muazzam bir ölüm makinesi insanlığa ulaşmış ve felaket daha yeni başlamıştır... H.G. Wells’in anti-militarist mesajıyla öncü bir kıyamet öyküsü olan ve defalarca sinemaya da uyarlanan Dünyalar Savaşı, nihayet Dobbs ve Cifuentes işbirliği ile çizgi romanda hak ettiği sadık uyarlamaya kavuştu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126464</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7369a42-9a9f-43a4-87b3-a20b7daa09e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Daha Bak: Hep Orada Olanı Fark Etmenin Gücü</image:title>
            <image:caption>Başkalarının Aklı ile Dürtme kitaplarının yazarlarından… 
Hayatınızın en güzel günü hangisiydi? Peki o günü tekrar tekrar yaşasanız sizce nasıl hissederdiniz? Muhtemelen giderek anlamını yitirirdi. Böyleyiz... Hafta başında bizi heyecanlandıran şey hafta sonu geldiğinde sıkar. Bir zamanlar nefes kesici bulduğumuz ilişkiler, işler, şarkılar, sanat eserleri bir süre sonra ışıltısını kaybeder. İnsan alışır ve iyi şeyleri fark etmemeye başlar. Tabii kötü olanları da: Kirli havaya alışır, kendisine zarar veren ilişkileri sürdürür, hatalı davranışlara karşı kayıtsızlaşır, eşitsizliğe karşı körleşir. 
Peki ya her şeyi yeniden görmenin bir yolunu bulabilseydik? Ya sadece gözalıcı şeylere duyduğumuz hayret duygusunu, çoktandır göz ardı ettiğimiz şeylere karşı da yeniden kazanabilseydik? 
Davranış bilimi alanındaki iki müthiş zihnin işbirliğiyle ortaya çıkan Bir Daha Bak, rutinlerimizi bozmanın beyni nasıl sıfırlayabileceğini ve böylece günlerimizi yeniden yeşertip, daha mutlu ve tatmin edici hayatlar yaşamamızı sağlayabileceğini gösteren çığır açıcı bir çalışma. 
“Leonardo da Vinci’den Albert Einstein’a tüm yaratıcı düşünürlerin ortak özelliği, çoğu insanın körleştiği gündelik şeyleri farklı gözle görüp hayret edebilmeleridir: mavi gökyüzü, zamanın geçişi, ışık huzmesinin bir yaprak üzerinde yarattığı parlaklık... Bir Daha Bak, etrafımızdaki şeylere yeni bir gözle bakmamıza, hayatımızı yeniden canlandırmamıza yardımcı olabilecek değerli bir yol.” –WALTER ISAACSON 
“Esenlikli bir hayat sürmenin yollarını gösteren muhteşem bir rehber.” –ANGELA DUCKWORTH</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126465</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28098262-5773-4fd5-8bb1-866b34ceee8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Huysuz’un Günlüğü 3</image:title>
            <image:caption>Fannette’in hayatında hiçbir şey yolunda gitmiyor! 
 
• Annesi TÜM okulun önünde onu utandırıyor. 
• Tam da yakışıklı Théo Ulmer ile buluşacağı gün bitleniyor. 
• Ondan hoşlanan biri var… 
Ama yakışıklı Théo Ulmer değil! 
 
Neyse ki Fannette’in her zaman bir çözümü var… 
Bitmez dediğin bitler bir gün biter. 
 
Unutma, son gülen iyi güler! 
Haahhaaha</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126466</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e242edd2-6907-44ab-914b-8a21bec9e4f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Şirinler ve Robot Şirin - On Üçüncü Kitap Peyo’dan İki Şirin Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Uzun uzun yıllar önce, ormanın derinliklerinde küçük yaratıkların yaşadığı gizli bir köy vardı. Onlar kendilerine şirin derdi; mavi renkleri, beyaz şapkaları, her biri kendine has karakteriyle ormanın derinliklerinde Şirin Baba’nın gözetimi altında mutlu mesut yaşarlardı. Tabii üzerlerindeki gölgeyi saymazsak… Kötü kalpli büyücü Gargamel ve acımasız kedisi Azman köşe bucak şirinleri arardı. Ama endişelenmeyin, şirinler şirin oldukları kadar gizlenmekte de ustalardı! Ormana gezmeye gittiğinizde etrafı dikkatli dinlerseniz Gargamel’in çığlıklarını duyabilirsiniz. Ve iyi bir okur olursanız belki şirinleri bile görebilirsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126467</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae76041f-7a68-4943-a493-6cab726098fe.jpg</image:loc>
            <image:title>English 100 Machines – İngilizce 100 Kelime</image:title>
            <image:caption>Hadi öğrenmeye! 
 
Çocuğunuzun makinelerin İngilizce isimlerini kolayca öğrenmesini sağlayın. 
 
Kelimeleri tanıtın. 
Nesnelerin resimlerini parmağınızla gösterin ve resmi tanımlayan kelimeyi iki kez okuyun. 
 
Pekiştirin. 
Nesnenin adını söyleyip çocuğunuzdan kitapta bulmasını isteyin. 
 
Sözel yeteneklerin gelişimini sağlayın. 
Resimleri işaret edip çocuğunuzdan ne olduğunu söylemesini isteyin. 
 
 
İngilizce 100 Kelime dizisinin rengârenk ve cıvıl cıvıl kitapları öğrenmeyi basit ve eğlenceli hale getirmekle kalmıyor, aynı zamanda çocuğunuzun İngilizce kelime dağarcığını kolayca oluşturup geliştirmesini de sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126468</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1d801f1-c4b0-431a-b332-fe021e457176.jpg</image:loc>
            <image:title>En Büyük Sevgi - Atatürk’ün Askeri Okul Yılları</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Mustafa Kemal’in az bilinen dönemlerinden olan Harp Okulu ve Harp Akademisi yıllarına ışık tutuyor. 
 
Yazarımız Hatice Topçu’nun titiz inceleme ve araştırmaları sonucunda elde ettiği bilgilerle roman kurgusunda kaleme aldığı Atatürk’ün Askeri Okul Yılları En Büyük Sevgi’de ülkesinin kurtarıcısı, kurucusu olacak ve çağdaşlaşma yolunda yapacağı devrimlerle bütün dünyayı kendine hayran bırakacak büyük bir liderin doğuşu yolundaki seçimlerine tanıklık ediyoruz. 
Onu daha iyi tanımak için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126469</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/551f1b00-279d-4bda-bb52-948583854f29.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrimler Çağında Yunan Devrimi 1776-1848</image:title>
            <image:caption>Devrimler Çağında Yunan Dünyası, Paschalis M. Kitromilides * Avrupa’da Devrimler (1776-1848), Annie Jourdan * Yunan Devrimi ve Devrimler Çağı, David A. Bell * Yunanistan, İspanya ve Erken Dönem Avrupa Liberalizminde Özgürleşme Kuramı, José Maria Portillo Valdés * Avusturya ve 1820’lerin Devrimleri, Miroslav Sediy * 1820’lerde Ulusötecilik ve Kozmopolitanizm, Anna Karakatsouli * Yunanistan ve 1820-1823 Güney Avrupa Liberal Devrimleri, John A. Davis * Yunanistan ve 1848: Doğrudan Tepkiler, Christopher Clark ve Christos Aliprantis * “Che Dura Prova È Tentar Di Greca Aquıla Il Dorso,” Francesco Scalora * Devrimler Çağında Rusya ve Yunanistan, Simon Dixon * Yunan Devriminden Önceki On Yıl: Osmanlı Tarihinde Bir Kara Delik, H. Şükrü Ilıcak * Sırp, Yunan ve Rumen Devrimleri Karşılaştırması, Harald Heppner * İsyanlardan Yunan Devrimine, Olga Katsiardi-Hering * Devrim Tetikte: Devrimci Yunanistan’da Kamu Güvenliği ve Polis, Vaso Seirinidou * Sırp ve Yunan Devrimlerinde İç Çatışmalar, Maria Efthymiou * Ulus İnşası ve Deniz, Gelina Harlaftis ve Katerina Galani * Yunanistan’daki Napoli Konsoloslarının Yazışmalarında Ekonomi ve Siyaset, Anna Maria Rao * İsyancı Yunanların Demokratik ve Liberal Bir Devlet Tasavvuru, Spyros Vlachopoulos * Yunan Devriminde Özgürlük İdealleri ve Siyasi Modernite Söylemi, Konstantinos A. Papageorgiou</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126470</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6581080a-adaf-463f-a628-2d6f08e7744b.jpg</image:loc>
            <image:title>Themiscyra&apos;nın Krali̇çeleri̇</image:title>
            <image:caption>Kız kardesler. Anneler. Asıklar. Savasçılar. 
Antik Themiskyra’da, Hippolyte Amazonların Kraliçesi olarak hüküm sürmektedir. Tüm Yunanistan’da korkulan Amazonların savaş alanında eşsiz yetenekleri vardır. Ancak kıyılarına bir gemi yanaştığında, savaş tehdidinden daha tehlikeli bir şey getirir: Hippolyte’nin asla hayal edemeyeceği bir gelecek. Atina’ya sürüklenen Hippolyte, Amazon kadınlarının arasındaki güçlü bağları bile aşan bir aşkın var olduğunu öğrenir. Savaşçı geçmişini unutup bambaşka bir hayat kurabilecek midir? Kız kardeşinin ölümünden sonra Penthesilea için Amazonların yeni kraliçesi olarak yükselmekten başka seçenek kalmamıştır. Kız kardeşinin merhametini ve bilgeliğini bir kenara bırakan Penthesilea, Ege’de dehşet saçan bir fevrilik ve vahşilikle hüküm sürer. Ancak Hippolyte’nin dünyası parçalanmaya başladığında, onurlarını, ailelerini ve yaşam tarzlarını korumak için ne kadar ileri gideceğine karar vermek Penthesilea’ya kalmıştır. Destansı hikâyelerin, güçlü kadın karakterlerin ve mitolojinin yeniden anlatımını seviyorsanız Hannah Lynn’in Yunan Kadınları Serisi’nin bu üçüncü kitabını da çok seveceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126471</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ed7b520-ddd3-4d1b-8449-effe5529eb3b.jpg</image:loc>
            <image:title>İmam Nursi Ve Üçler, Yediler, Kırklar</image:title>
            <image:caption>Aziz Kaari, Nurun birinci talebesi Albay Hulusi Yahyagil Barla’da Üstad Bediüzzaman’ı ziyaret eder. Kendisine bir şeyh aramaktadır. Lakin Hz. Bediüzzaman Said Nursi Hulusi Bey’e şöyle hitap eder ve der ki: “Kardaşım! Ben şeyh değilim. Tıpkı İmam Rabbani gibi İmam Gazali gibi İmamım der.” İşte bu münasebetle kitabımızın adını “İmam Nursi ve Üçler, Yediler, Kırklar” koyduk. 
Fakat ben “Üçler, yediler, kırklar” derken asla Allah katında haşa! makam sıralaması yapmıyorum ve yapamam da. Çünkü bu hakikati sadece ve sadece Allah bilir. Eğer yaparsak tevhide ters düşeriz lakin hüsn ü zan edebiliriz. Hem de asla unutmayalım ki: Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim şöyle der: “Vemen ahsenu kavlen mimmen deâ ilallâhi ve amile sâlihan ve kâle innenî minel müslimin” yani “Allah&apos;a çağırıp iyi işler yapanlardan ve şüphe yok ki ben Müslümanlardanım diyenden daha güzel sözlü kim olabilir ki?” Öyle ise Müslüman olmak yeterlidir, kafidir ve vafidir. 
Kitabımda tanıttığım Üçler, Yediler, Kırklar ki elli zat eder bir de İmam Nursi onunla elli bir zat eder ki hepsi de Allah yolunda çalışmış necib milletimize, imana ve Kur’an’a hizmet etmişler. En önemlisi de iyi bir mü’min, samimi bir müslüman ve de Cenab-ı Hakka kul olmuşlar. Fedakarane bu Cennet vatan ve mübarek millet için hem cihan harbinde hem kuvayı milliye safında çarpışmışlar şehid olmuşlar, gazi olmuşlar, esir düşmüşler ve benzeri... İşte ben bunu yani milletimize hizmetkar olmayı ayakta alkışlıyorum. Bu sebeple de onlara vefa gösteriyorum ve sırf rıza-i İlahi için bu kitabımı yazıyorum. 
Dilerim ki bin yıldan fazlaca bir zamandır İslamiyete, imana ve Kur’an’a kahramanca hizmet etmiş olan necip milletimizin asil evlatları ve özellikle de gelecek nesiller bu kitabımdan azami derecede istifade ederler inşaallah. 
Zihninize, kalbinize, tefekkür dünyanıza atıfetler ve afiyetler olsun. Kemal-i Hürmetlerimle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126473</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0960d04-b202-44ea-8537-0a5d39105c56.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateşi Keşfeder Gibi…</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, İsmail Hakkı Tonguç Belgeliği Vakfı’nın varsıl belgeliğinden yararlanılarak oluşturulmuştur. Tonguç Baba’nın geniş gözlem gücü ile kaleme aldığı ve şimdiye değin gün ışığına çıkmamış gezi notlarını içermektedir. 
Anadolu’nun dört bir yanında Köy Enstitülerinin yarattığı Aydınlanma coşkusuna katılan bir toplumun bilgisizliği ve bilisizliği yenme, uluslaşma sürecini en yakından gözlemleyen Tonguç Baba, Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ve Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel ile birlikte yurdu karış karış geziyor. İmparatorluk döneminde yok sayılan, yalnızca savaşta anımsanan Anadolu’ya hizmet etmenin en önemli koşulunun yurt gerçekliğiyle “temas etmek olduğunu” imliyor, “halkla nefes nefese gelmedikçe ve onunla hamur olarak yoğrulmadıkça bu memleketin sırları anlaşılmaz” diyor. 
Gezi notlarındaki kimi satırlar, Köy Enstitülerini yaratan kadronun nasıl bir gelecek ve toplum düşleyerek eyleme geçtiğine ilişkin ipuçları veriyor. Örneğin, Tonguç’un 1939’da, Ankara-Sivas treninde yazdığı şu satırlar: 
“Geceleri her tarafında elektrik ışıkları dalgalanan, şarkılar söylenen, coşularak yaşanılan Anadolu ideali ne zaman tahakkuk edecek? Bunun hasretini çekiyoruz. Yeni cemiyeti, onun yeni insan tipini karakterize etmeye uğraşıyoruz. Ateşi keşfeder gibi didinerek, Anadolu’yu ışığa bulayacak kahramanları yetiştirmek lazım. Işığı bulacak, hayata geniş imkânlar yaratacak, fertlerinin hep mesut yeni cemiyetin yeni insanlarını yetiştirmek lazım. Bunun için didinmeliyiz.” 
Gerçek yurtseverler ateşi keşfetmişlerdi. O yüzden Prometheus gibi bedenleri ve yarattıkları değerler kara kuşlara yedirildi. 
Anıları bize geleceğe yönelik güç veriyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126474</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f64b3a28-83f2-46de-b070-5a269ee5e224.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçe-Rusça Konuşma Kılavuzu / Турецко-Русский Разговорник</image:title>
            <image:caption>Dil öğrenimi salt gramer yapılarının öğrenilmesinden ibaret olmayıp konuşma, okuma ve yazma gibi dil becerilerinin edinimini kapsayan karmaşık bir süreçtir. 
Bu konuşma kılavuzu, söz konusu dil öğrenim sürecinin bir parçası olan konuşma ve okuma becerilerini geliştirmeye yöneliktir. 
Hacim olarak çok büyük olmayan bu kitapta aşağıdakilerden ibaret zengin bir içerik yer almaktadır: 
✔ Tematik olarak düzenlenmiş 36 farklı konu başlığı 
✔ Tematik olarak düzenlenmiş yüze yakın diyalog 
✔ Tematik olarak gruplanmış bölüm sonu kelime listeleri 
✔ Tematik olarak gruplanmış bölüm sonu kalıp ifade listeleri 
✔ Okuma parçaları 
 
В этом учебнике собраны практические диалоги на самые актуальные темы — от общения в магазине и ресторане до вопросов о направлениях и медицинской помощи. 
Мы предлагаем вам не просто фразы и слова, но и коммуникативный метод, который поможет вам развивать навыки общения. У нас много материалов, которые разделены по категориям: “Повседневное общение”, “Транспорт”, “Путешествия”, “Здоровье” и других жизненно важных тем, с которыми может столкнуться иностранец во время своего пребывания в Турции. 
Этот подход позволит вам быстро адаптироваться и уверенно чувствовать себя в новой языковой среде. 
Изучая язык через диалоги и конкретные ситуации, вы не только запомните нужные фразы, но и научитесь применять их на практике. Наши диалоги помогут вам стать более уверенным и свободным в общении, что сделает ваши путешествия и взаимодействия с местными жителями более приятными и результативными. 
Пусть это подготовит вас к увлекательному и полезному пути в мир турецкого языка!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126475</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03bca5fc-95b4-48b6-b684-a8cfe07d6650.jpg</image:loc>
            <image:title>İnci Taneleri</image:title>
            <image:caption>Aşk güzeldir sevmesini bilene ve sevilmesini bilene. 
Sevmekten ve sevilmekten korkmayın, eğer birbirinizi seviyorsanız haykıra haykıra bağırın seni seviyorum diye. 
Çünkü seni seviyorum diyebilmek büyük cesarettir, çünkü ben seni seviyorum demekten vazgeçtiğim için çok insanı kaybettim ama siz kaybetmeyin, seni seviyorum demekten vazgeçmeyin. 
Seni seviyorum diyebilmek dünyanın en güzel kelimesidir. 
Aşk güzeldir ama bir de sevip de sevilmemek vardır, birini deli gibi seversiniz ama o sizi sevmez, görmez den gelir, gizli gizli ağlarsın, dua edersin ama Allah’tan başka kimse görmez. 
Sen kovalarsın, o kaçar, kıymetini bilmez. 
Sana tavsiyem o senin kıymetini bilmiyorsa, sen de ona değer vermeyi bırak, ilgi duymayı bırak, onu sevmekten vazgeç; vazgeç ki senin değerini anlasın, kıymetini bilsin, ondan sonra elbet sıra sana gelir. 
Ne diyordu büyük üstat bozkırın tezenesi Neşet ERTAŞ; 
Can yakıp da kalp kırma, senin gül benzin de solacak bir gün... 
İnsanlık bakidir ama güzellik gelip geçicidir onun için insan kalın, bütün güzellikler Allah’ın izniyle sizi bulur. Metin Özdemir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126476</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce7d1cd3-cb0f-4060-934c-97ed010c3efb.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölmüş Babadan Gelen Mektup</image:title>
            <image:caption>Olaylar Birinci Dünya Savaşı’nda şehit düşen Muharrem’in çocuklarının bilmedikleri bir şehre bırakılmasıyla başlar. Yıllar süren zorlu yaşam mücadeleleri ve hayatlarını anlatır. Gerçek yaşanmış bu olaylar ikinci nesilden üçüncü nesle aktarılan torunu olan Aysel Bahadır tarafından kaleme alınmıştır. 
Kitap; samimi bir hayat, heyecan, üzüntü, sevinç, mutluluk gibi olaylardan harmanlanmıştır. 
Hasan Çavuş, vatan topraklarını korumak için yok olan bir ailenin küllerinden doğan evlatlarını anlatmaktadır. 
Ve onlar yıllar sonra ölmüş babalarından haber almışlardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126477</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f1f328a-5e1f-4a99-8216-36bb56dd724b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yatırım Psikolojisi ve Risk Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Yatırım dünyasında başarı, sadece doğru fırsatları bulmakla değil, aynı zamanda doğru bir zihinsel yaklaşımı benimsemekle de ilgilidir. Ancak çoğu yatırımcı, duygusal kararlarla ve ani tepkilerle büyük hatalar yaparak potansiyel kazançlarını kaybeder. 
Yatırım Psikolojisi ve Risk Yönetimi, duygusal zekânın yatırım süreçlerinde nasıl kullanılacağını, bilinçli risk almanın yollarını, risklerin doğru bir şekilde analiz edilmesi ve yönetilmesi için ihtiyaç duyulan stratejileri, teknikleri ve araçları detaylı bir şekilde anlatırken aynı zamanda gerçek yaşam örnekleriyle de zenginleştirilmiştir. 
Yatırım başkalarını kendi oyunlarında geçmek demek değildir. Yatırım daha çok kendi oyununuzda kendinizi kontrol etmekle ilgilidir. Yatırım yaparken odak noktamız kendi planımız olmalıdır. Başkaları ile sürekli kendinizi kıyaslamak bu alanda pek işe yarayan bir strateji olamaz. Herkesin bilgisi, deneyimi ve cesareti farklıdır. Herkesin başlangıç noktası farklıdır. Bununla birlikte geçmiş yaşantılarımız da bizim gelecekteki kararlarımızı etkilemektedir. Bunların hepsini yok sayarak kendinize hayali rakipler oluşturmak size açıkça zarar verecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126478</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68c13ae7-855c-4d95-a153-a4681f5f04e9.jpg</image:loc>
            <image:title>21 Günde Ustalaş - Olumlamalar</image:title>
            <image:caption>21 Günde Yepyeni Bilgilerle Kendinizi Daha İyi 
Tanımaya Hazır mısınız? 
Araştırmalar, hayatımızda yeni olan bir şeyin alışkanlığa dönüşmesi için 21 güne ihtiyaç duyduğumuzu gösteriyor. Merak ettiğiniz konularla ilgili her gün yeni bir bilgi öğrenerek spiritüel ilgi alanlarınızı genişletmeye ne dersiniz? 
Dünya çapında milyonlarca okura ilham veren ve onların hayatını dönüştüren LouiseHay’in eşsiz öğretileri, şimdi sizin de hayatınızı dönüştürmenize rehberlik etmeye hazır. 
İster daha mutlu, sağlıklı bir yaşam arayışında olun, ister kendinizi ruhsal açıdan geliştirmeye çalışın, ister bollukla ilgili blokajları geride bırakmaya niyet edin; 21 Günde Ustalaş -Olumlamalar, modern hayatın karmaşasında size yol gösterecek eşsiz bir rehber niteliğinde. 
Şimdi harekete geçin! Sadece 21 gün içinde hayatınızı iyileştirmeye başlayın ve gerçek potansiyelinizi keşfedin. Çünkü siz değiştiğinizde dünya da değişmeye başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126479</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49e7872e-1fa8-4def-b4a2-116ae18f62dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahşi ve Dişil Arketiplerle Kendini Keşfet</image:title>
            <image:caption>Bu destedeki kartlar aracılığıyla dişilin güçlendiren ve cesaretlendiren bilgeliğini hayatınıza çağırın. Rehber kitapçıktaki ilham verici alıntılar ve kartların ışık ve gölge yönleri, size görünenin ötesindeki rehberliğin mesajını taşısın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126480</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e144cb61-024e-48b7-9783-6750479d5d07.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Lekesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>sonra madem insan kal adında bir beladır 
insan dalgın bir belgedir kendisiyle hayat arasında 
neden eve dönmekten ibarettir hayat 
neden bazen simsiyah bir doğruyla denilir 
devletin ve Allah’ın en iyi fikridir kış 
bütün evlerin en mükemmel hatasıdır baba 
 
başka incirin yarasını başka incir de bilmez gibi talandır bu herkesle herkes olmak 
kopan umur, ufalan ödün adıyla 
iki lekenin birbirine dağılmasına sadece aşk mı denir 
diğer zeytinin diğer zeytine fethi gibi 
dilerim herkesin vaktiyle  adı sinem olan 
uzun bir yasa değer eli 
sinem! 
o kadar 
o denli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126481</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e14e0908-17fa-4da1-8bd7-f042143b1654.jpg</image:loc>
            <image:title>Pozitif Psikolojinin Gücü</image:title>
            <image:caption>Kendinizin en büyük eleştirmeni misiniz? Kimi zaman fikirlerinizi açıkça belirtip kendinizi savunmakta zorlanıyor musunuz? Başkalarının ne düşüneceğinden çekinip kolayca huzursuz mu oluyorsunuz? Stresli durumlarda bile neşesini kaybetmeden dik durabilen ve kusursuz görünen insanlara hayret mi ediyorsunuz? Dürüst olalım, hepimiz bazen etrafımızdakilerin soğukkanlılığına imrenerek bakarız. Bunun en yaygın nedenleri arasında öz güven ve öz farkındalık eksikliği yer alır. Bir de durmadan bizi eleştiren içimizdeki o ses! 
 
 Bu kitap size içinizdeki eleştirmenle nasıl yüzleşeceğinizi gösteriyor. Kendinize güvenmeyi öğrenmek, öz güveninizi güçlendirmek, kendinizi haksız dış eleştirilere karşı savunmak ve başkalarının görüşlerinden kurtulmak sadece sizin elinizde. Güzel konuşma ve iletişim koçu, çoksatan yazar Wladislaw Jachtchenko, Pozitif Psikoloji’nin yedi anahtarı sayesinde daha güçlü, daha sakin, daha öz güvenli bir hayata giden yolu bulmanıza yardım edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126482</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea2d6130-ace2-4b6d-a753-71f0a028b2cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahiler Sınıfı – Kopernik ve Astronomi Devrimi</image:title>
            <image:caption>DÂHİLER SINIFI: OKUMASI KOLAY, UNUTMASI ZOR 
 
Hukuk eğitimi almış bir genç, gökyüzüne daha önce kimsenin bakmadığı gibi baktı. Çarptı, böldü, hesaplar yaptı ve sonunda Dünya ve gezegenlerin Güneş’in etrafında döndüğünü açıkladı. Bu öylesine büyük bir keşifti ki sadece astronomiyi değil, insanlığın gidişatını değiştirdi. Karşınızda ilk modern astronom: Nikolas Kopernik. 
Büyük ilgi gören Dâhiler Sınıfı serisi Nikolas Kopernik ve Astronomi Devrimi ile devam ediyor. 
Dâhiler Sınıfı Serisi Hakkında: 
Bunlar, her biri kendi yöntemiyle; kelimeleriyle, icatlarıyla, seçimleriyle ve hatta kaderleriyle dünyayı değiştirmiş kadınların ve erkeklerin hayat hikâyeleri; şaşkınlık ve hayranlık duymanızı sağlayacak, hayal gücü ve merak duygunuzu harekete geçirecek büyüleyici hikâyeler. Dâhiler Sınıfı serisi bu özel insanları çocuklarla (9 yaş ve üstü) tanıştırmak üzere tasarlandı. İlk olarak yayımlandığı İtalya’da büyük övgü toplayan ve ardından pek çok dile çevrilen Dâhiler Sınıfı, minik ebadı, renkli illüstrasyonları, bilgiyi heyecan ve macerayla birleştiren anlatımıyla çocukların kolay okuyacağı, zor unutacağı, onlara öğrendiklerinden daha da fazlasını merak ettirecek bir seri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126483</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9edd7f64-b451-4551-8be5-33b12f6c6d20.jpg</image:loc>
            <image:title>Ongen Ev Cinayetleri</image:title>
            <image:caption>Yedi öğrenci. Lanetli olduğu söylenen bir ada. Her köşesinde cinayetin pusuya yattığı ongen biçimli bir ev. 
Bir üniversite polisiye kulübünün üyeleri, yıllık gezileri için bir haftalığına ıssız bir adada toplandıklarında, en sevdikleri polisiye romanlarına taş çıkaracak bir dünyaya adım attıklarını düşünürler. Ancak adanın geçmişindeki korkunç trajediyi anımsatan bir katil onları teker teker avlamaya başladığında, hayatta kalmak için tek sığınakları, çok sevdikleri dedektiflik hikâyeleri olacaktır. 
İpuçlarını bir araya getirmeye çalışırken, her yeni cinayet ve muhtemel kanıtlar yeni bir sır fısıldar. Katil aralarında mıdır? Yoksa adanın laneti mi geri dönmüştür? 
Japon polisiyesinin imzası Honkaku türünün yeniden doğuşunda büyük rol oynayan Ongen Ev Cinayetleri, aynı zamanda polisiye edebiyatın Altın Çağı&apos;na, özellikle Agatha Christie&apos;nin On Kişiydiler&apos;ine de usta eseri bir saygı duruşu niteliğinde. 
Bence polisiye, özünde entelektüel bir bulmaca... okuru usta bir dedektifle veya yazarla karşı karşıya getiren, heyecan verici bir mantık oyunu. 
 
&quot;Her bir kelime, usul usul, hayrete düşürecek ama mantığa da ihanet etmeyecek bir sonu şekillendiriyor.&quot; –PUBLISHERS WEEKLY</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126484</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9c71f94-cc3b-422a-aa91-c784569ee964.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Roma (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Klasik Roma’nın Batı kültürü, mimarisi ve sanatı üzerindeki geniş kapsamlı etkisinin ve Roma’nın emperyal, askeri ve siyasi gücünün yetkin bir açıklaması, 
Roma İmparatorluğu’nun yükselişinin ve çöküşünün tüm tarihi ve dünyanın gelmiş geçmiş en önemli ve etkili uygarlığının öyküsü, 
İmparatorlar Caligula ve Nero’nun kötü şöhretli hayatları, Marcus Antonius ile Kleopatra’nın ünlü ilişkisi, Antik Roma’yı sarsan skandallar ve dana nicesi… 
Yaklaşık 1000 renkli fotoğraf, tablolar, sanat eserleri ve rekonstrüksiyonlar, soy ağaçları, haritalar, muharebe planları, mimari çizimler ve kesitler Antik Roma’nın ihtişamını ve gücünü gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126485</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49738760-b38c-4762-b11f-60d369230ca9.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Mısır (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Eski Mısır mitolojisine ve dinine, dünyanın ilk büyük uygarlığının hayranlık uyandıran tapınaklarına, mezarlarına ve diğer kutsal mekânlarına yönelik büyüleyici bir kılavuz, 
Bu kitapta Eski Mısır’da 5.000 yıl boyunca gelişen ve 3.000 yıllık parlak bir dönem yaşayan bir toplumdaki olaylara ışık tutuluyor, 
Gize, Sakkara ve Krallar Vadisi gibi en meşhur gömü alanlarına yönelik merak uyandırıcı bir kılavuz, 
Firavunların gömüldükleri tapınaklardan, çok sayıda tanrıya ve tanrıçaya adanan tapınaklara uzanan büyüleyici bir tur, 
Antik tarihin en ilgi çekici dönemlerinden birinde, dini inançların ve mitolojinin oynadığı önemli rolün derinlemesine bir incelemesi, 
750’den fazla renkli fotoğraf</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126486</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afec2c7d-84f0-4160-a70f-c2284c42a9cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Bostanda İsyan Var</image:title>
            <image:caption>Şehirde bir tarla mı! Bahar gelince bahçede fideler kendilerine bir yer bulur. Her şey çok güzel gidip usul usul büyürlerken yaz birdenbire bastırır. Üstüne üstlük bahçede beklenmedik bir şeyler de olmaya başlar. Acaba bahçıvan bunların farkına varacak mı dersiniz? Nedir bu ekoloji? Peki okul öncesi çağda çocuklara modern çağın tarım gereksinimleri nasıl anlatılır? Akılcı çözümler ile dar alanda nasıl tarım yapılır? İşte hepsinin cevabı Tolga Öztorun’un eğlenceli bir dille yazdığı Eda Dereci’nin resimlediği bu kitapta!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126487</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bff48e83-2b1c-4c1a-9ac1-94c40557cde9.jpg</image:loc>
            <image:title>Çamur Birikintileri</image:title>
            <image:caption>Çok ama çok yağmur yağdı. Peppa ve George oluşacak çamur birikintilerinde oynamayı dört gözle bekliyorlar. Bu güzel kitapla sen de Peppa ve arkadaşlarının çamurlu eğlencesine katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126488</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5c1ec51-fcea-454d-b1a6-0ea5dedf8f78.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bay ve Bayanlar Gündüzden Geceye 10 Öykü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126490</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09a21b98-2fc9-4fd0-888b-04950867513d.jpg</image:loc>
            <image:title>Haçlıların Hezimeti Niğbolu Muharebesi: Fransız Kaynaklarından Türklere Bakış</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Geç Orta Çağ Fransa’sında derin bir iz bırakmış olan Niğbolu Muharebesi üzerine on dördüncü yüzyıl sonları ve on beşinci yüzyıl başlarında kaleme alınmış çeşitli türlerdeki Fransızca eserlerden oluşan bir seçkiyi bir araya getirmekte ve bu eserlerin Türkçe tercümelerini okurla paylaşmaktadır. Söz konusu eserler, oldukça kıymetli birincil kaynaklar olarak, Niğbolu Muharebesi’ne şövalyelerin gözünden bakmanın yanı sıra, dönemin Osmanlı algısına ve Geç Orta Çağ Fransa’sının toplumsal dinamiklerine dair de ipuçları sunmaktadır. 



“Dr. Kocabıyıkoğlu Çeçen, ülkelerinin yenilgisi karşısında şoka uğramış olmalarına rağmen, yeni kurulan Osmanlı Devleti&apos;nin askeri gücünden derinden etkilenen Ortaçağ Fransız yazarlarının görüşlerini sunarak okurlara büyük bir hizmette bulunmaktadır.” 



Jonathan Harris, Royal Holloway, Londra Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126491</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4ae0361-90ac-4fb5-859b-31fcbe8d1251.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben De Az Değilim</image:title>
            <image:caption>Son zamanlarda sosyal medyada gördüğümüz, günlük yaşamda vitrinlerde şahit olduğumuz ve zaman zaman da bizim yaptığımız yansıtmalar var.
Ben değerliyim, ben hep haklıyım, benim gibisini zor bulur, hep alacaklıyım, belirsizliğe gelemem gibi...
Ya bizde de hatalar varsa?
Hep biz mi haklıyız?
Hep biz mi mağduruz?
Hep kader, evren, dış güçler mi suçlu?
Elbette hayır!
Ben de az değilim yani…
Günü kurtarmayan bahanelerden sıyrılma ve yüzleşme vakti. Bu kitapla sahici bir yüzleşmeyle kendine bakacak, doğru kendilik algını inşa edebilecek, psikolojik sağlamlığını güçlendirecek ve ikili ilişkilerindeki hatalarını
tespit edebileceksin.
Nerede hata yapıyorum?
Hangi döngülerden çıkamıyorum?
Neden oyuncu değişse de senaryom değişmiyor?
Ve daha fazlası.
Kendinle yüzleşmeye var mısın?
Kusursuz değilsin ama bütün kusur sende de değil.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126492</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd743c88-4602-47f0-8ae7-89d241c10bf3.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Hükümdarlığını Keşfetmek</image:title>
            <image:caption>“Osmanlı hükümdarlığının ‘mahiyetini’ tespit etmek mümkün müdür? Şayet mümkünse, 600 yılı aşkın ömrü boyunca hanedanlığı harekete geçiren başlıca ilkeler nelerdi ve bu ilkeler ne derece istikrarlı ve tutarlıydı?” İşte bu sorularla yola çıkan Rhoads Murphey bu önemli eserinde, sultanın merkezi konumunu derinlemesine irdeleyerek imparatorluğun ruhunu anlamak için bir yol haritası çiziyor. Murphey, zengin ve çok çeşitli bir kaynak grubundan yararlanarak, sultanın, sarayında ikamet ederken ya da imparatorluğunun uçlarına doğru hareket halindeyken, cezalandırırken ya da affederken, lütuf ve mükâfatlarla cömertliğini sergilerken, dostlarına ya da rakiplerine hitap ederken başvurduğu araçlar, simgeler ve ifadeleri inceleyerek Osmanlı hükümdarlığının özünü keşfe çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126493</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d175708-71d9-4359-87eb-ccf454b29fef.jpg</image:loc>
            <image:title>Eyvah! Kediler Dünyayı İstila Etti</image:title>
            <image:caption>Efe, sabahın erken saatlerinde bir garip hisle uyandı. Her sabah olduğu gibi kuşların cıvıltısıyla değil, dışarıdan gelen tuhaf bir uğultuyla uyanmıştı. Bu ses, insanların konuşmaları gibi gelse de biraz garip bir tınısı vardı. Yatağından kalkıp pencereye yöneldi. Pencereyi açar açmaz duyduğu ses, Efe’nin gözlerini faltaşı gibi açtı. 
Sokakta kediler, büyük bir kalabalığın tam ortasındaydı. Normalde birkaç sokak kedisi gezinirken görmeye alışık olduğu manzara, bu kez tamamen farklıydı. Kaldırımların köşelerinden gelen zarif mırıltılar sokakta yankılanıyordu. Ama asıl tuhaf olan, kedilerin o mırıltılarının insanları susturuyor gibi görünmesiydi. İnsanlar, endişeli ve şaşkın bir şekilde oradan oraya koşuşturuyordu, ama kediler hiçbir şeyden etkilenmeden kraliyet edasıyla ortalıkta dolaşıyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126494</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa3ace38-335d-46b8-a35e-9b608db8cb6c.jpg</image:loc>
            <image:title>DreamBeat</image:title>
            <image:caption>Elif 13-14 yaşlarında Türk bir genç kızdır. Küçüklüğünden beri müziğe olan ilgisi, bir gün onu Kore&apos;ye kadar götürür. Kore’ye ailesiyle bir tatil ya da değişim programı için gider. Burada tesadüfen bir grup Koreli genç kızla tanışır. Kızların her biri müziğe tutkuyla bağlıdır. İlk başta sadece arkadaş olmak için bir araya gelirler ancak sonrasında bir müzik grubu kurmaya karar verirler. Bu süreçte hayallerini gerçekleştirmek için çok çalışırlar. 
Hem kültürel farklılıkları aşarak dostluklarını güçlendirirler hem de müziğin evrenselliği sayesinde bir başarı hikâyesi yazarlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126495</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/516515d6-4e40-4c94-8dff-14fac12b5de0.jpg</image:loc>
            <image:title>Eyvah Ekranlar Karardı!</image:title>
            <image:caption>EKRANLARIN OLMADIĞI BİR DÜNYA DÜŞÜNEBİLİYOR MUSUNUZ? 
On yaşındaki Stella bir sabah uyandığında bütün ekranlar KARARMIŞ, tüm dünya kaosa sürüklenmiştir. Akıllı telefonlar, tabletler, bilgisayarlar, televizyonlar… hepsi gitmiştir. Stella ile ailesi, ülkenin öbür ucunda yaşayan büyükannelerini kurtarmak için arabaya atlayıp yola çıkar. O güne kadar navigasyonsuz hiçbir yere gitmemişlerdir. Haritaları yoktur. Paraları yoktur. Ama bu onları durdurmaz ve hep birlikte yıllardır hiç yapmadıkları bir şey yapıp ailece heyecan ve eğlence dolu bir maceraya atılırlar. Hem belki ekranların kararması o kadar da kötü bir şey değildir. Dünyaca ünlü yazar ve komedyen DANNY WALLACE’tan, bağımlısı olduğumuz ekranların bir anda hayatımızdan çıkmasıyla birlikte olabileceklere dair, son sayfasına kadar KAHKAHA DOLU bir macera.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126496</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb9260ed-1bfc-45ef-bed0-d9191e91c4cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Aaa! Sınıf Arkadaşım Bir Robotmuş!</image:title>
            <image:caption>Ayşe Öğretmen tam tahtaya dönüp bir şeyler yazıyordu ki kapı nazikçe vuruldu. Tüm gözler kapıya çevrildi. Sınıfa uzun boylu ve ince bir adam girdi. Müdür yardımcısı olduğunu belli eden ciddi bir yüz ifadesi vardı. Yanında ise sırtında sade bir çanta taşıyan bir çocuk duruyordu. Çocuk, çevresine bakmadan, başı dik bir şekilde öğretmene doğru yürüdü. “Çocuklar,” dedi müdür yardımcısı, “bu yıl sınıfınıza yeni bir öğrenci katıldı. Tanışın: Atlas.” 
Ve macera işte o an başladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126497</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6bba334e-ce57-4f2e-b56d-35f43f4ff9e5.jpg</image:loc>
            <image:title>THK - Türk Havacılık Kronolojisi</image:title>
            <image:caption>Mustafa KILIÇ 
(1959, Eskişehir) Havacılığa Ankara paraşüt kulesinden 
atlayışlar ile başladı. 1977 yılında Türk Hava 
Kurumu (THK) İnönü Eğitim Merkezinde paraşüt 
başlangıç eğitimi aldı. Eskişehir Bahçelievler Lisesi 
Havacılık Kolunu kurdu. Hava Teknik Okulları’nı 
1978 yılında bitirdikten sonra Hava Astsubay olarak 
ilk birliği Sinop, Ayancık’a gitti. Birçok model 
uçağını denizde ya da ormanda kaybetti. Diyarbakır 
Bölge Harekât Merkezi’nde 1983-88 yıllarında 
görev yaptı. Ankara, Hava Kuvvetleri Karargâhında, 
Radar Kıymetlendirme Kıtasında Kalite Kontrol 
öğretmenliği yaptı. Anadolu Üniversitesini bu 
yıllarda bitirdi. Ahlatlıbel Radarında mübadele personel koordinatörlüğünü 
yürüttü. Emekli olduğu 2002 yılına kadar Emir Astsubaylığı görevinde bulundu. 
Son olarak THK 22. Genel Başkanı Korg. Erdoğan Karakuş ile birlikte iken 
yolu THK ile bir kez daha kesişti. 2002 yılında açılan THK Müzesinin kurucuları 
arasında yer aldı ve ilk amiri olarak görev yaptı. Havacılık tarihi, özellikle THK 
tarihi ile ilgili araştırmalara yoğunluk verdi. Çeşitli dergilerde makaleleri yayımlandı. 
THK Uçantürk dergisinde tarihsel yazılar ve fotoğraflar yayımladı. 
Kuruluş yıldönümü, kitap fuarları, bölgesel faaliyet kapsamında fotoğraf ve 
belgeler sergisi açtı. THK Kültür Yayınlarından “ THK-13 Uçan Kanat ” kitabını 
yayımladı. 2006 yılı sonlarında THK Basımevi Kısım Şefi olarak atandı. Uzun 
yıllar üzerinde çalıştığı “ THK Dizinseli ” adlı kitabı THK yöneticileri tarafından 
dikkate alınmadı. Basımevinde ve THK yönetiminde gözlemlediği olumsuzlukları 
paylaşmaya başlayınca 2012 yılında THK’dan kovuldu. THK’dan 
kovulunca basılmış ve tüm geliri THK’na bırakılmış “ THK-13 Uçan Kanat ” 
kitabı imha edildi. 2017 yılında “ Son Tayyareci ” adlı kitabını yayımladı. 2020 
yılında “Ayancık Sen Benim İlk Aşkımsın” Bu anı kitabını yayımlayarak, Sinop 
/ Ayancık’a olan borcunu ödeyebileceğini sandı. 2021 yılında, imha edilen“ 
Uçan Kanat ” kitabını genişletilerek tekrar yayımladı. 
Elinizdeki “ THK Kronolojisi – THK Dizinseli ” adlı çalışma, OTAĞ ( Olcay Tarih- 
Arkeoloji Araştırmaları Grubu ) destekleri ile hayata geçirildi. 
Mustafa Kılıç, halen STK’larda, Üniversitelerde ve televizyonlarda THK’yı anlatmaya 
devam ediyor. Çalışmalarını “ Uçman Avni Yaykın ”ve “ Türkkuşu ” 
adlı kitaplarda yayımlamayı planlıyor. 
OTAĞ Hakkında : ‘OTAĞ’ Olcay Tarih-Arkeoloji Araştırmaları Gurubu olarak 2Er 
Ltd Şti Kurucu Ortağı Sayın Erbil Olcay tarafından ferdi olarak oluşturulmuş bir 
girişimdir. Tarih ve Arkeoloji Alanlarında yapılan araştırma ve çalışmaları desteklemek 
ilkesini benimseyen Erbil Olcay Mimar ve aynı zamanda tarihçidir. Üç nesil, 
Yemenden Çanakkale’ye ve Kıbrıs Çıkartmalarına uzanan asker kökenli bir ailenin 
ferdi olarak misyonunu Tarihe destek olarak sürdürmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126498</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ef77ac1-f22c-497c-9d08-7c99230a32ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Varoş Kraliçesi Bübüş</image:title>
            <image:caption>Yaşlı adam, Gülşen ablayı görünce sevinmiş gibiydi. 
“Günaydın kızım. İyi ki geldin, ben de sizinle konuşmak istiyordum. Oğlum Uğur az önce geldi. Hayvan barınağı yapmak için belediyeyle konuştuğunu anlattı. Hoşuma gitti. Uğur’un böyle bir işe girişmesine çok sevindim. Yalnız ben, sizin sözünü ettiğiniz o çöplük bahçenin sahibini tanımam. Ama komşum Hatice Hanım yakından tanıyor. Kırk yıllık mahalle arkadaşıymışlar. Size bunu söyleyecektim,” dedi. 
Gülşen ablam sevindi “Çok iyi. Hatice Hanım’ın eşi, Almanya’dakileri arayabilirse bize de haber verirsiniz olur mu?” dedi. 
Sakallı Uğur’un babası “Hatice Hanım’ın eşi yok, kızıyla birlikte oturuyor. Umarım o insanlarla bağlantı kurabilirler,” dedi. 
Ben de Bobo’ya “Gördün mü? Bak senin sahibin de hayvan barınağımızın kurulmasını istiyor. Sen de yavruları oraya bırakırsın, tamam mı?” dedim. 
  Tansu Bele’nin kaleminden sıcacık bir çocuk romanı. Komşuluğun, yardımlaşmanın ve en önemlisi sokak hayvanlarının gözünden sevgiyi ve dostluğu en tatlı haliyle bize sunmakta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126500</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aaa26e2c-1ef6-426c-b2e7-a82a5fb42f80.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadının Çağrısı</image:title>
            <image:caption>Kadınlar; yıllardır çağırıyorlar. Kimi? Erkeği! 
Kadınlar dünyanın her yerinde üç yüz yılı aşkın bir süredir bir savaşım içindeler. Neyin savaşımı bu? Kadınla erkeğin eşitliği! 
Peki, üç yüz yıl önce ne olmuştu da kadınlar birdenbire kadın-erkek eşitliğinden söz etmeye başlamışlar ve bu konuda bir savaşımı göze almışlardı? O zamana dek, yeryüzünde böyle bir eşitlik yok muydu? Ya da neden yoktu? Böyleyse ne gibi bir etken uyandırmıştı kadınları? Erkeklerle eşit sayılmadıklarını nasıl, ne zaman keşfetmişlerdi? Ya da yeryüzünde başka bir şeyler mi değişime uğramıştı da kadınlar erkeklerden geride kaldıklarını varsayıp harekete geçmişlerdi? Varsa bu değişen şeyler neydi? 
  Tansu Bele, kadının tarih boyunca var olma çabasını, bu çabada emeği geçen kadınları ve mücadelelerini bize anlattığı eserinde; farklı mecralarda sunduğu konuşmalarını, yazıları ve tarihsel notları birleştirmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126501</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e47923ef-bd45-438a-a7b8-ee8996e076f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeter ki Aşk Olsun!</image:title>
            <image:caption>Vural Bey’in kapısına kaçamak bir bakış attı gülümseyerek. Önceleri hayatına sıradan bir arkadaş gibi giren ama zamanla kopmayan bir parçası haline gelen bu genç adamı aklından geçirince yüreğinin hoplamasına alışmıştı artık. Üstünü çıkarmadan, hava aniden soğuyunca balkondan içeri aldığı kasımpatılarıyla selamlaştı. Bir süre gözlerini onlara sabitledi. Aralarında sanki ruhsal bir bağ vardı. Çok seviyordu hayata küsmesini engelleyen bu çiçekleri. Onlara boşuna “güz mevsiminin kraliçesi,” dememişlerdi. Bazı kültürlerde ölümü, bazılarındaysa uzun bir ömrü, aşkı, uyumlu bir evlilik ümidini ve sadakati simgeleyen tomurcukları, sevgiyle okşadı. Krizantem de deniyordu bu güzelliklere. Sevdiği kıza gönderdiği çiçeklere her seferinde “Krizan t’aime,” (Krizan seni seviyor) sözcüklerinin yazılı olduğu bir not iliştiren Krizan isimli hayali genci düşünerek gülümsedi. Fransızların bir yakıştırmasıydı bu öykü kuşkusuz… 
 
Aşk… Bazen bir gülüşte filizlenir, bazen de bir gözyaşının derininde saklı kalır. Peki, onu bulmak için ne kadar cesursunuz? 
 
Handan Ünlü Haktanır, Yeter Ki Aşk Olsun! ile sizi sekiz farklı öyküye davet ediyor. Sevginin, hayal kırıklığının ve gizemin iç içe geçtiği bu yolculukta, her bir hikâye, aşkın bambaşka bir yüzünü gözler önüne seriyor. Bir bakış bir hayatı değiştirebilir mi? Kaybolmuş bir kalp yeniden umutla çarpabilir mi? Belki de sorunun yanıtı bu sayfalarda gizlidir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126502</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42ace65a-e5e3-4966-9639-5552f7048f98.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin Yolculuğu Defterleri</image:title>
            <image:caption>Roland Barthes 
Nisan-Mayıs 1974’te Çin’e gitmişti. 
 
Yanında felsefeci ve yayın yönetmeni François Wahl ile Tel Quel dergisi topluluğundan Philippe Sollers, Julia Kristeva, Marcelin Pleynet vardı. Çin’den bir metinle dönmeyi arzulayan Barthes yolculuğun ilk anlarından itibaren defterine çizimler eşliğinde notlar almaya başlamış, yolculuğun son gününe kadar da titizlikle sürdürmüştü bu çabasını. 
 
Notlarda neler mi var? Özellikle propaganda konuşmalarının ardındaki Mao’nun Çin’i var; birer tablo izlenimi veren, tek tek sözcüklerden oluşmuş anlık görüntüler var; ve elbette gözlemledikleriyle, yaşadıklarıyla, yorumlarıyla, kişisel hazlarıyla, geçici sıkıntıları ve anlık küçük mutluluklarıyla “benzersiz yazar” Barthes var. 
 
Olaylara, durumlara, görevlilere, gençlere ve şeylere  fenomenolojik bir bakışla yaklaşan Barthes’ın esinleyici, anımsatıcı,  çağrıştırıcı notlarında kendine özgü eleştirel, çarpıcı, ironik tutumu da sürekli hissediliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126503</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d494c7ec-6282-4d24-b5cd-65a49d059c6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Karamanlıdıka Studies (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>This collection gathers the recent studies of Evangelia Balta, who has contributed since 1978 to the growing interest in Karamanlidika Studies through her research and publications. This interdisciplinary field, a branch of Ottoman Studies, covers history, literature, anthropology, and linguistics, exploring topics related to the history and culture of the Karamanlis or Karamanlidhes, the Turkish-speaking Orthodox Anatolians, who settled in Greece after the Treaty of Lausanne (1923). As one of the many non-Muslim groups that made up multi-cultural Ottoman society, Karamanlidhes, from the beginning of the eighteenth century, defined themselves and left their ethnoreligious cultural traces on the Ottoman legacy through their publications in Turkish using the Greek alphabet. Their book production was a vehicle for circulating cultural goods produced in the Empire, Europe, and the Greek Kingdom. It also served as a bridge between the Ottoman world and Greek education after the emergence of nationalism. The volume Karamanlidika Studies between the Greek and Ottoman Literary Legacy explores the perception of various cultures by the Orthodox Rums and opens up new areas of discussion on refugee poetry, as well as the life and work of the authors, editors, and translators of Karamanlidika books. Furthermore, it spurs the search for unknown manuscripts containing memoirs, autobiographies, and Ottoman archival material. Evangelia Balta is Director Emerita of Ottoman Studies at the National Hellenic Research Foundation (Athens) and a Visiting Professor at Bilkent University.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126504</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10793b57-633d-4058-8a79-9d62b1202793.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölge Gezegen</image:title>
            <image:caption>Vecihi’nin sıradan görünen hayatı, bir akşam yemeğinde anne babasının verdiği tuhaf haberle altüst oldu: Yakında evlerinin çatı katına uzaylılar taşınacaktı! Vecihi ve emekli itfaiyeci dedesi Hadi Bey, uzaylı canavarların istilasından korunmak için acilen hazırlık yapmalıydılar! Ne var ki Marsık gezegeninden Dünya’ya sığınan uzaylılar hiç de filmlerde gördükleri canavarlara benzemiyordu. Acaba tıpkı insan gibi görünen bu Marsıklı misafirler gerçekte dost muydu yoksa düşman mı? Uzak bir gezegenden Dünya’ya gelen uzaylılar, gizemli bir kolye, beklenmedik dostluklar ve yıllardır herkesten saklanan büyük bir sır... Koray Avcı Çakman’ın yazdığı Gölge Gezegen, okurunu mizah ve heyecan dolu, benzersiz bir uzay macerasına davet ediyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126505</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d2631c0-840c-47d9-8552-b4f6a0b96859.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutma Beni</image:title>
            <image:caption>“Ben İda. Günlerden bir gün, eski bir zamanda, uzak bir diyarda, çoğunuzun inanılmaz bulacağı bir yolculuğa çıktım. Dünyam, bir kar lalesinin peşine düşmemle, hayal edemeyeceğim şekilde değişti.” İda, heybetli sarp kayalıkların, geçit vermeyen dağların çevrelediği gözden uzak bir diyarda yaşıyordu. Bir gün, evinin yakınındaki bir patikada rastladığı göz alıcı güzellikteki kar lalesini toprağından ayırıp evine götürmek istedi. Çok geçmeden anladı bunun bir hata olduğunu ama artık geri dönemezdi. Şimdi önünde, mevsimlerce sürecek upuzun bir yolculuk vardı. Bu yolculuğu tamamlayıp eve dönebilmesi; içinde gizlenen iyiliğe, cesaretine, kararlılığına ve her şeyden çok umuduna bağlıydı. Unutma Beni, hayatın basit ama derin gerçeklerini okuruna nazikçe fısıldayan, hatırlanmaya değer bir öykü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126506</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b22efaf-5922-466a-9819-c563f20a0b6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendimize Söylediğimiz Yalanlar</image:title>
            <image:caption>Gerçeklerle yüzleşmek neden bu kadar zor ve acı verici? Kendimize söylediğimiz yalanlar bizi koruyor mu, yoksa daha derin çıkmazlara mı sürüklüyor? Peki bu yalanlar bizi gerçekte kim olduğumuzdan uzaklaştırıyorsa? 
Dünya çapında tanınan psikoterapist, eğitmen ve yazar Jon Frederickson Kendimize Söylediğimiz Yalanlar’da insanın kendini kandırma biçimlerini ve gerçeklerden kaçmanın duygusal sağlığımıza etkilerini ele alıyor. Psikoterapi seanslarından çarpıcı örnekler sunarak savunma mekanizmalarımızı nasıl fark edebileceğimizi ve içsel özgürlüğe nasıl ulaşabileceğimizi gösteriyor. 
Gerçek bazen zor ve acı verici olabilir ama aynı zamanda iyileştirici ve özgürleştiricidir. Duygularımızı bastırmak yerine kabul ettiğimizde daha tatmin edici ve anlamlı bir hayat sürebiliriz. Kendimize Söylediğimiz Yalanlar korkularınızı aşıp kendinizi tanımanıza ve hayatınızı dönüştürmenize yardımcı olacak. Hakikatin gücünü keşfedip kendinizi özgür bırakmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126507</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f5c7ceb-1ff5-437f-9c12-2b355b6d71de.jpg</image:loc>
            <image:title>Beş Küçük Farecik</image:title>
            <image:caption>Kafiyeli, ritmik ve çok eğlenceli bir ileri-geri sayma hikâyesi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126508</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e04bd8bd-53dc-41bd-9608-e2cac0c0f3f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Alebriheler</image:title>
            <image:caption>SON HİKÂYE ANLATICISI EFSANESİ DEVAM EDİYOR!
New York Times, Kirkus, Booklist, Chicago Halk Kütüphanesi tarafından 
« Yılın En İyisi » seçildi.
Newbery ve Pura Belpré Ödüllü Donna Barba Higuera’ya, 
Pura Belpré Onur Ödülü kazandırdı.
KÜÇÜCÜK BİR KANAT ÇIRPIŞI TARİHİN SEYRİNİ DEĞİŞTİREBİLİR.
Dünya dört yüzyıldır çorak bir araziydi. Hayatta kalan birkaç yüz Cascabel, acımasız Pocatel şehrinde açlıkla mücadele ediyor, hayatta kalmaya çalışıyordu.
Cascabellerden biri olan Leandro, kız kardeşi Gabi’yi korumak için onun suçunu üstlenirken sürgüne gönderileceğini biliyordu ancak bir alebriheye dönüştürüleceği söylenmemişti.
Alebrihe olduktan sonra önünde açılan dünyada, Leandro, kardeşinin ve halkının kurtuluşunu sağlayabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126509</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/540f3d05-8c41-4303-bf98-0f1a9abb249e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşattığını Yaşa</image:title>
            <image:caption>Bu kitap senin için. Yazdığım her bir cümlede, her satırda kalbinin derinliklerine dokunmak istedim. İstedim ki yalnız olmadığını bil; acını hafifletecek bir teselli olabilirim sana… Yaşadıklarını, hissettiklerini ve belki de en çok ihtiyaç duyduğun şey olan anlayışı, tüm kalbimle, senin için yazdım. Kalbindeki yaralarının, sende bıraktığı derin izlerin ve her bir gözyaşının ardındaki hikâyeleri biliyorum. Nereden mi? Kendimden… Ben çok zaman kendimi üzdüm. Bu yüzden; başına ne geldiyse geldi, geçti. Olanlar oldu. Haksızlıkların ve kalp kırıklıklarının seni durdurmasına izin verme diye yazdım. Senin yanındayım, demek için… Belki de bu kitabın sayfalarında gezinirken kendinle yüzleşecek ve hiç değmeyecek insanlar için artık kendine haksızlık etmeyeceksin. Hak edene, “Yaşattığını Yaşa!” demeyi bileceksin. Unutma, senin hikâyen henüz bitmedi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126510</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0f6b55e-3155-4012-b3bd-decd28b3fc22.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurumsal Risk Yönetimi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
KAVRAMSAL ÇERÇEVE 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
DÜNYADA VE TÜRKİYE’DEKİ GELİŞMELER IŞIĞINDA: TÜRK KAMU MALİ YÖNETİMİNDE KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
TÜRK KAMU MALİ YÖNETİMİNDE KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ UYGULAMA ÇERÇEVESİ 3.1. KAMU KURUMSAL RİSK YÖNETİMİNİN AKTÖRLERİ 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
ABC ÜNİVERSİTESİ KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ UYGULAMASI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126511</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67098211-fc22-498c-994c-d4ada7b81252.jpg</image:loc>
            <image:title>Açıklanabilir Yapay Zekâ Yaklaşımları: Alzheimer Hastalığının Tespitine Yönelik Uygulamalar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
YAPAY ÖĞRENME 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
AÇIKLANABİLİR YAPAY ZEKÂ (XAI) 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
ALZHEİMER HASTALIĞININ TANISINDA XAI YAKLAŞIMLARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126512</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8e333b8-b9fe-48f6-96c0-12248101dbec.jpg</image:loc>
            <image:title>Geliştirilmiş Jeotermal Sistemler Ve Türkiye Potansiyeli</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
BÖLÜM I JEOTERMAL ENERJİ 
 
BÖLÜM II GELİŞTİRİLMİŞ JEOTERMAL SİSTEMLER 
 
BÖLÜM III DÜNYADA GELİŞTİRİLMİŞ JEOTERMAL SİSTEM UYGULAMALARI 
 
BÖLÜM IV TÜRKİYEDE GELİŞTİRİLMİŞ JEOTERMAL SİSTEM POTANSİYEL ALANLARI 
 
BÖLÜM V SONUÇLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126513</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e309a5c-7473-4e69-a58d-ae7569feb517.jpg</image:loc>
            <image:title>Nyxia 2: Dizginsiz</image:title>
            <image:caption>Bizi bu hale getirmemeliydiler. 
Şimdi onları hedefe koyduğumuz için buna pişman olacaklar.

Emmett Atwater, Babel’ın onlara basit bir oyun hazırladığını düşünmüştü: Puanları topla. Paranı al. Ama çok geçmeden her adımı bir öncekinden daha tehlikeli, tutulmayacak sözlerle dolu bir yarışmanın içinde olduğunu anlamıştı. 
Şimdi Babel, sağ kalanlarla kurulan yeni ekipten Eden’daki en kıymetli cevher nyxia’yı toplamasını ve bunu yaparken Eden halkıyla uzun çabalar sonucu kurulmuş hassas bağı korumasını bekliyordu. Ancak ekip, başlarına gelen her ‘talihsizlikle’ birlikte bu oyunda çoktan gözden çıkarıldıkları hissine kapılıyordu. 
Emmett ve diğerlerinin, dizginleri ele alıp Babel’ın akıl oyunlarına kafa tutmaktan başka çaresi yoktu. Çünkü uğruna sevdikleri her şeyi geride bıraktıkları nyxia’nın, Babil ve Eden halkının çıkar çatışmalarında onlara doğrultulmuş bir silaha dönüşmesi an meselesiydi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126514</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cdf5ca3-1d85-44be-ac31-085cf8647728.jpg</image:loc>
            <image:title>Acayip Komşular</image:title>
            <image:caption>Çınar’ın bugün böyle olmasının sebebi, aslında o güne dayanır. Kar fırtınası yüzünden annesinin eve dönemediği ve Çınar’ın acayip komşuları ile bir gece geçirmek zorunda kaldığı güne… O fırtınalı gecede neler olmadı ki… Eğitimci yazar Tuğba Akgün korkularımızla ve ön yargılarımızla hareket etmenin yanlışlığını, harika bir hikâye ile anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126515</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65430677-2876-442f-a583-b1fa19c8f272.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Ada Başka Ada</image:title>
            <image:caption>“Erken Çocukluk Dönemi” adı verilen, hayatın özellikle ilk altı senesinde mahremiyet eğitimi çok önemli bir yer tutar. Sağlıklı bir kişiliğin temeli bu dönemde atılır. Mahremiyet bilinci kazanan çocuklar öz alanını bilir, bu alanlarını korumaya çalışır ve başkalarının alanına, haklarına saygı göstermeyi öğrenir. Bu da nitelikli nesillerin inşasında son derece önemli bir husustur. Çünkü sınır koymayı öğrenen, alanını koruyabilen çocuklar nitelikli bir toplum oluşmasında sorumluluk alır. Bu Ada Başka Ada, bu bilinçle manevi değerler ışığında çocuğa “Bedenim bana aittir” bilinci, özel alanı tanımlama (özel bölgeleri sevgi objesi yapmama), yabancıların izinsiz fiziksel temaslarına karşı bedenini keşfetme gibi temel insani becerileri öğretir. Hazırlanan kılavuzda ebeveyn ve eğitimcilerin, kitabı okurken çocukları nasıl yönlendirebilecekleri de belirtiliyor. Kitabın arkasındaki karekodu okutarak kılavuza ulaşabilirsiniz. Ayrıca kitap, başkalarının önünde çocuğun kıyafetinin değiştirilmemesi gerektiği, çocuğa güvenli beşli kavramının öğretilmesi, tuvalet alışkanlığı kazandırırken mahremiyetin önemi, çocuğun odasına izinsiz girmeme gibi birçok kazanımlar açısından da veli, yetişkin ve çocuklara rehberlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126516</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bda3e99-9ef9-4df4-bd1a-8933beb7431d.jpg</image:loc>
            <image:title>Fistanlı Tavuk</image:title>
            <image:caption>Yaramaz bir tavuğun maceralarının anlatıldığı kitap, 4 yaş ve üstü çocuklara masalsı anlatımıyla sesleniyor. Kahramanımız Cemil’in bahçedeki tuhaf değişikleri fark etmesiyle başlayan macera; Cemil’in, Fistanlı ve arkadaşlarını takip etmesiyle sürüyor. Kitap akıcı üslubu, çocukların ilgisini çekecek kafiyeli anlatımıyla çocuklara, dinlerken de okurken de eğlenceli dakikalar sunacak. Tabiatı keşfetme ve tanıma, hayal gücünü geliştirme, sorgulayarak anlama ve öğrenme gibi kazanımlarla çocukların dünyasını zenginleştirecek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126517</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c21ae12-3b69-457d-b878-3705fe1bb020.jpg</image:loc>
            <image:title>Beklenen İstanbul Depremi</image:title>
            <image:caption>Deprem dirençli kent mutlu kenttir! 
 
Ülkemizde depremlerin tarihi yaklaşık 16,3 milyon sene öncesindeki Neo-Tektonik döneme dayanır. Bu tarih önümüzde uzanan geleceğin de habercisidir. Depremleri durdurma gücümüz yok, onları engelleyemiyoruz ama her depremde binlerce insanımızı toprağa verecek kadar âciz miyiz? Hayır. 21. yüzyılda depreme bu kadar kurban vermek açıklanabilir bir durum değildir. Çağdaş ülkeler, yani bilim toplumları, bir depremde bu kadar çok insan kaybeden ülkeleri “çürümüş” toplumlar olarak niteler. Depremden sonra açılan davalarda bu çürümüşlüğün izleri görülmektedir: Müteahhitlerin yaptığı çürük evler, kalite ve malzeme yolsuzluğu, denetim eksikliği... 
 
Alp-Himalaya Dağ Kuşağı üzerinde yer alan ülkemiz için deprem gerçek bir beka meselesidir. Nesillerimizin bu topraklar üzerinde güvenli, sağlıklı, ekonomik olarak güçlü ve bağımsız bir yaşam sürdürebilmesi için deprem sorununun bir an önce çözüme kavuşturulması gerekir. Bu da ancak ve ancak deprem dirençli yerleşim alanları yaratmakla mümkündür. 
 
Beklenen İstanbul depremine karşı devlet-yerel yönetim, sivil toplum ve yurttaş ekseninde deprem dirençli bir İstanbul’u nasıl yaratabileceğimizin ana hatlarını açıklayan Prof. Dr. Naci Görür’den yerel yönetimler, altyapıdan sorumlu kurumlar, yurttaşlar ve İstanbul’a gönül vermiş herkes için bir el kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126518</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29430faa-9f82-4949-92fe-a296b27d6312.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölge Avcısı’nın El Kitabı - Ölümcül Oyuncaklar</image:title>
            <image:caption>Gölge Avcıları dünyasına ışık tutacak bu resimli rehber sayesinde bildiğiniz dünyanın ötesine geçmeye hazırolun!  
Hem “Ölümcül Oyuncaklar” hem de “Cehennem Makineleri”nde adı geçen bu el kitabı, 13. Yüzyıldan beri Gölge Avcısı olma yolundaki her genç Nefilim için vazgeçilmez bir ihtiyaç. Ahenkle resimlenmiş rehberimiz, meşhur Nefilimler’in gelmişinin ve geçmişinin yanısıra, diğer Aşağı Dünyalılar’ın tasvirlerini de içeriyor.  
 
Ancak bu kitap, Gölge Avcısı’nın El Kitabı’nın sıradan bir baskısı değil.Clary’nin kendi nüshası. Kendisi de bir sanatçı olan Clary, kitapta arkadaşlarının ve ailesinin enfes çizimlerini yapmış, sayfa boşluklarına işinize yarayacak öneriler karalamış. Jace ve Simon’ın kendifikirlerini eklemelerine de engel olamamış. Bir yandan ansiklopedi, bir yandan tarih kitabı, bir yandan da alıştırma kitapçığı olan bu rehber, 13.yüzyıl da çok satar listesi gibi bir gelenek olsaydı tıpkı “Ölümcül Oyuncaklar” ve “Cehennem Makineleri” gibi zirveyi kimseye bırakmazdı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126519</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6507c2d6-11a3-4c7d-b45e-e22f6c5ef9ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şeyin Evrimi</image:title>
            <image:caption>Akılcı İyimser ve Genom kitaplarının yazarı, tehlikeli ve yaygın bir efsaneyi kesin bir şekilde çürüten büyüleyici ve parlak bir evrim argümanıyla geri dönüyor: Dünyamızı yönetebilir ve kontrol edebiliriz. Ridley’in bilim, ekonomi, tarih, siyaset ve felsefeden anekdotlarla dokuduğu bu kapsamlı ve son derece tartışmalı eseri, bilimsel ve sosyal zorunlulukların ister hükümet, ister iş dünyası, ister akademi ya da ahlak alanında olsun, yukarıdakiler tarafından dikte edildiğine dair geleneksel varsayımları yerle bir ediyor. Aksine, ne kadar karşı çıksak ve görmezden gelsek de, aşağıdan yukarıya eğilimler dünyayı şekillendirir. Ridley yerleşik kalıpları yerle bir ediyor ve aklınıza gelecek her şeyde evrimi etkili bir şekilde savunuyor. 
 
™Dünyaya dair son derece zekice ve yüreklendirici bir şekilde gelenekleri yerle bir eden bir bakış açısı. Hayatı yeni gözlerle görmemizi sağlıyor.∫ 
–New York Times Book Review 
 
Muhteşem bir kitap: okunması olağanüstü kolay, anlaşılması kolay, takdir edilmesi kolay. Nasıl evrim en uygun olanı öne çıkarıyorsa, Her Şeyin Evrimi de evrimin her yerde var olduğu iddiasını savunmak için en uygun metin olarak öne çıkıyor.∫ 
–Washington Times 
 
™Bu derinlemesine kitap Ridley’in bugüne kadarki en iyi ve en önemli çalışması. Bu aşağıdan yukarıya yaklaşımında son derece demokratik ve eşitlikçi, hatta seçkinci karşıtı bir şey var: Herkesin değişimi getirmede bir rolü olabilir.∫ 
–Wall Street Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126520</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66969584-ca5e-4234-956e-91c31675aeeb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaderin Üç Dokumacısı</image:title>
            <image:caption>Geçmiş ve günümüzde iç içe geçerek kesişen dramların öyküsü... “İnsanın karşısına, kaderine soru sorma fırsatı hiç çıkar mı? Elif’in çıkmıştı ve o da kiminle sınanacağını sormuştu. Cevabın Ozan olduğunu bile bile…” Galata’da, insanların yaşam halılarını dokuyan üç kız kardeş –Hayat, Kader ve Sonver– yaşar. Hayat insanların doğum vaktini, Kader nasıl sınanacaklarını, Sonver ise ölüm anını belirler. Kader o gün Elif’in halısını dokumak üzere tezgâhının başına oturduğunda, Elif lise aşkı Ozan’la okulun mezunlar gününde karşılaşmıştır. Elif, olaylı biçimde ayrıldığı Ozan’ı görünce okul binasını terk eder. Bitişikteki genelev sokağından yokuşu çıkarken yaralı bir hayat kadını üstüne yuvarlanır. Elif ile peşinden gelen Ozan, zor durumdaki bu kadını isteseler de bırakamazlar. Yüksek Kaldırım’dan Galata Mevlevihanesi’ne ve oradan da Tünel’e uzanan bu macera, on dokuzuncu yüzyılın gözde yosması Feride’nin hikâyesiyle kesişecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126521</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a28e13b-7098-40a4-b44b-da4c1dc48377.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahzendeki Sır</image:title>
            <image:caption>“İnsanın istediğinde uzaklara gidebilmesi ne güzel bir şeydi.” 
 
Tarihî binanın derinliklerinde örtülü bir sır… Daha önce kimsenin karşılaşmadığı bu sır, Poyraz ve Selim ikilisini bir yolculuğa çağırıyor… 
 
Kim bile isteye bir arkadaşını incitir ki? Poyraz ve Selim, hiç istemeseler de bu konuda feci bir şekilde çuvalladılar, ne var ki şanslılardı da… Eksantrik ve müthiş biri olan Nazif Öğretmen’in verdiği görevler sayesinde hem kendilerini Göktuğ’a affettirebilme hem de okuldaki fiyakalarını düzeltme şansı geçmişti ellerine. Ve bir gün okulun bodrum katında, antika bir sandığın içinde keşfettikleri gizemli kask sayesinde kendilerini bir anda bambaşka bir zamanda buldular: Çok sevecekleri Yunus Emre’nin zamanında! 
 
Mahzendeki Sır: Yunus Emre’nin İzinde, hata yapmanın, sevgi diliyle gönül almanın, gölge olup Yunus Emre ruhunu yaşamanın hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126522</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/887559de-29fd-4df4-ad36-8733c9e9d24a.jpg</image:loc>
            <image:title>Eşik</image:title>
            <image:caption>Farklı bir kariyer kitabı 
 EŞİK Yapay Zekâ Çağında İş ve İnsan 
• Yapay zekâ çağında iş dünyası nasıl evriliyor? 
• İnsan, bu yeni düzeninin neresinde yer alıyor? 
•Yapay zekâ araçları mesleklerin sonunu mu getirecek? 
Bir sistem analisti olan Oz, veri analitiği, yapay zekâ projeleri ve kullanıcı deneyimleriyle dolu iş hayatında sadece bir çalışan değil, aynı zamanda bir lider olarak da sınanıyor. 
Oz’un hikâyesi; modern iş dünyasında karşılaşılan zorlukları, ekip yönetimi, müşteri memnuniyeti ve teknolojik dönüşüm süreçlerini etkileyici bir anlatımla gözler önüne seriyor. 
Günümüz insanı, yazılımların ve yapay zekânın merkezinde olduğu bir dünyada 
kendine nasıl bir yer bulur? 
İş dünyasının satır aralarına inmek ve teknolojinin insan hayatını nasıl dönüştürdüğüne dair yeni bir bakış açısı kazanmak elinizde. 
İş hayatına atılmadan önce de işe başladıktan sonra da okunması gereken ilk kitap: EŞİK-Yapay Zekâ Çağında İş ve İnsan.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126523</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9a02fb6-c488-4273-ae44-af334cc0b1da.jpg</image:loc>
            <image:title>Rembrandt - Sanat Felsefesi Üzerine Bir Deneme</image:title>
            <image:caption>Rembrandt’ın sanatının tarihsel gelişimiyle ilgilenmemizin nedeni, herhangi bir rateninkinden ziyade, [tarihsel] gelişimin kendisinden çıkarılamaz; daha ziyade, ortaya çıkış koşullarından tamamen bağımsız olarak, onun sanatına atfettiğimiz değer algılarına dayanır. Ancak sözünü ettiğim estetik analiz, sanat eserine var olduğu ya da ortaya çıktığı hâliyle odaklanır. Estetik analiz bir tablonun her bir bileşenini derinlemesine incelemiş olsaydı bile, bu ne sanat eserinin yaratılışını ne de yarattığı izlenimi tam olarak yakalayabilirdi. Elbette, tamamlanmış sanat olgusu çeşitli biçimsel ve özsel bakış açılarına göre kategorize edilebilir ve böylece bir dizi ayrı izlenim faktörüne ayrılabilir Ancak canlı bir bedenin teşrih tezgâhında parçalara ayrılmış uzuvlarından yaşayan bir varlık canlandırılamayacağı gibi, bu unsurların bir araya getirilmesiyle bir sanat eseri de yeniden yaratılamaz ve böylece anlaşılır hâle getirilemez. Sanat eseri ne estetik unsurların yan yana gelişine ne de içinden çıktığı tarihsel sıralamaya tekabül eder, çünkü belirleyici olan bambaşka bir şeydir, yani belki de bu unsurları bir araç olarak kullanan ya da belki de onlar aracılığıyla somut, analitik olarak tanımlanabilir düzeye ulaşan yaratıcı bütünlüktür. Sanatın özünü ve o sanata değgin eserlerin sıralamasını, bu kategorilerin eklenmesinden ibaret olarak düşünmek kendini kandırmanın en büyüğüdür. 
GEORG SIMMEL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126524</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0db27189-837b-4b21-901e-9923e7ae2fee.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahibini Arayan Kalp</image:title>
            <image:caption>AŞKI BÖYLE OKUMADINIZ 
Yaşanmış bir hayat hikâyesi: Sahibini Arayan Kalp 
 
Bazı aşklar zamanla büyür, bazıları ise kalbin en derin köşelerine kök salar. Kader bazen insana aklında olmayan yolları aralar. 
İkiz kardeşler Menesa ve Meryem’in hayatları yaşanan trafik kazasının ardından yeniden şekillenir. Menesa, kardeşinden yadigâr minik bir yavruya sahip çıkmak için kendi aşkından vazgeçer. Kazada hayatı kaybeden Meryem’in kalbi ise genç bir kadına hayat verirken ait olduğu yeri arar. 
Gerçek bir hayat hikâyesinden ilham alınarak yazılan Sahibini Arayan Kalp ile aşkı, aile bağlarının gücünü ve hayatın karşımıza çıkardığı zorluklara rağmen umudu kaybetmemenin anlamını yeniden fark edeceksiniz. 
Bu kitapta, kalbin en derin köşelerinde kök salan aşka 
kavuşmanın mümkün olup olmadığını okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126525</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1461bc7b-b7d5-4933-98cb-361111727d12.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklı Kulüp ile Rotamız Arda Güler</image:title>
            <image:caption>Şubat ayının karlı bir gecesinde bir bebek dünyaya geldi. Kısa sürede tüm Türkiye’nin, hatta tüm dünyanın ismini öğreneceği özel bir bebektir. Başarı merdivenlerini kısa sürede çıkarak dünyanın en iyi kulübünde futbol oynayacaktı. 
Evet, Arda Güler’den bahsediyorum genç arkadaşım! 
Bu kitaptaki konuğumuz, hep hayalini kurduğu ve şimdilerde Real Madrid’de forma giyerek bu hayalini yaşayan Arda Güler. 
Beden eğitimi hocası İsmail Hoca ve bizim Meraklı Kulüp üyeleri İç Ses Kuzey, Atıştırmacı Sabri, Sessiz Osman, Profesör Görkem ve Dış Mimar Defne; Arda Güler’e mikrofon uzattı. Bakalım bizim kulüp üyelerinin sorularına ne cevaplar verdi Arda Güler? 
Bu müthiş kitabı okumak için kitabın ön yüzünü çevir ve okumaya başla…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126526</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c46fbf8-bc46-496c-a166-da9ee96529da.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Madalyon</image:title>
            <image:caption>Kerem ve arkadaşları, terk edilmiş bir binada gizemli bir kutu bulur. Bu kutuda onları, zamanda yolculuğa çıkarabilecek bir sır vardır. Cesaret ve dostlukla örülü bu macerada kahramanlarımız, hayal güçleriyle gerçeğin sınırlarını zorluyor.  Gizemli Madalyon’uokumaya başladığında aklında 
tek bir soru yer alacak: 
Madalyonun sırrı ne? 
“Biz, gerektiğinde birbirini yüreklendiren Fikir Avcıları’yız. Başarmak DNA’mızda olduğu için, beynimizi tıkır tıkır çalıştırdığımız için görevlerin hep üstesinden geliriz. Sorun şu ki kalkıştığımız her işte olağan dışı bir maceraya da atılmış oluruz. Olsun, hiç şikâyetçi değilim. Başarı, zorlu yolları, erişilmez dağları ve fırtınaları aşınca gelir. Bunu, okuduğum kitaplardan, izlediğim film ve belgesellerden biliyorum. Araştırmanın faydaları diyelim…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126527</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e32401c1-fe93-48bf-a41c-00a5a3278a00.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiper Değil Süper Cemil</image:title>
            <image:caption>Hem eğlenceli hem de maceraların içinde farkındalıklarla dolu keyifli bir Hiper Cemil 
hikâyesi bu! 
*Heyecan içinde sürükleyici bir çocuk romanı olan Hiper Değil Süper Cemil kitabı, “Hiper Cemil Serisi”nin bağımsız kitabıdır. 
Okullar arası bilgi yarışması düzenleniyor. Yarışmada birinci ve sonuncu olan okul tüm gazetelerde ve televizyonlarda ilan edilecek. İşin ilginci, yarışmaya katılacak olan öğrenciyi çarkıfelek seçiyor. 
Çarkıfelek döndü, döndü. Birincide Oyunbozan Ercan, ikincide Uyurgezer Ali’nin ismi çıktı. Cingöz Şinasi ağladı, bayıldı, ayıldı ve çarkıfeleği üçüncü defa zorla çevirtti. Çıka çıka benim ismim çıktı. Cingöz Şinasi bu sefer bir bayıldı, bir hafta ayılamadı. 
Herkes okulu kurtarmaya çalışırken ben mahalle bakkalımız Nuri Amca ile ticarete atıldım. Hâl böyle olunca Cingöz Şinasi başta olmak üzere herkes okulun sonuncu olacağına inanmaya başladı. Yani haksız da sayılmazlardı. Fakat öyle bir şey oldu ki ben bile gaza gelip ders çalışmaya başladım. 
Peki ne mi oldu? Çok merak ettiysen haydi, sayfayı çevir ve okumaya başla. 
Macera kitabın içinde…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126528</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64b7f8d0-da60-4583-bce7-f81482b773f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Gezegeni Kurtaran Kız</image:title>
            <image:caption>Teknolojiyle kuşatılmış bir dünyada 
sıra dışı bir çocuk... 
Teknojistan kasabasında hayat tamamen teknolojiye teslim olmuş durumda. İnsanların gözlerinde çip bilgisayarlar, parmaklarında sensörler, her hareketlerini ve meslek seçimlerini kontrol eden Teknokafa adlı bir yapay zekâ... Monotonluk, uyum ve tekdüzelik, kasabanın altın kuralı. Fakat Karen Bolokur, bu kurallara uymayan bir çocuk. O, kitapların büyülü dünyasında kaybolmayı, hayal kurmayı ve doğayla iç içe olmayı seviyor. Farklılıkları yüzünden dışlanıyor, ailesi ve çevresi tarafından anormal bulunuyor. Peki, Karen bu monoton ve kontrol altındaki dünyada kendine bir yol bulabilecek mi? 
Teknolojinin duvarlarla çevirdiği bir gelecekte, kendi yolunu bulmaya cesaret edenlerin kalbinde yankı bulacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126529</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f297890a-fcda-4b35-ac63-289e0ea09143.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıl Oyunları</image:title>
            <image:caption>Kerem ve Fikir Avcıları ekibi, heyecan dolu bir yarışmaya katılıyor. “Küçük Afacanlar Yarışıyor” programı, onlar için oldukça heyecanlı. Soruların cevaplarını akıl yürüterek bulmak zorundalar. 
En doğru cevabı kim verecek? 
Hadi, sayfaları çevir ve Fikir Avcıları’yla bu heyecana sen de ortak ol! 
“Biz, gerektiğinde birbirini yüreklendiren Fikir Avcıları’yız. Başarmak DNA’mızda olduğu için, beynimizi tıkır tıkır çalıştırdığımız için görevlerin hep üstesinden geliriz. Sorun şu ki kalkıştığımız her işte olağan dışı bir maceraya da atılmış oluruz. Olsun, hiç şikâyetçi değilim. Başarı, zorlu yolları, erişilmez dağları ve fırtınaları aşınca gelir. Bunu, okuduğum kitaplardan, izlediğim film ve belgesellerden biliyorum. Araştırmanın faydaları diyelim…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126530</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2c7a2b6-3b9e-4a88-9c1f-812bc7a876de.jpg</image:loc>
            <image:title>Bisikletle Asya Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Kâh hain karı yolumuzdan süpürmek, kâh katı buzdan kendimize basamak kesmek için yavaşlıyorduk. Neredeyse zirveye dek birbirimizi ite çeke ilerledik. Bir çaresiz çaba daha derken kendimizi uçsuz bucaksız, kademe kademe eğim kazanan bir kar yatağının üzerinde bulduk. Bu gevşek yüzeyi dizlerimizin üzerinde hızla kayarak aştık. Sendeleyip düşüyor, sonra kalkıp yeniden devam ediyorduk, ta ki nihayet bitkin bir vaziyette Ağrı’nın zirvesine varana kadar.”
Üniversiteden mezun olduklarının ertesi günü bisikletleriyle macera dolu bir dünya turuna girişen iki genç adam... New York’ta başlayan maceraları İngiltere’den İtalya’ya, o dönemki Osmanlı topraklarından Çin diyarına, akla gelebilecek birbirinden farklı birçok durakta soluklanarak üç yılda tamamlanır. 
William Lewis Sachtleben ve Thomas Gaskell Allen, bisikletle gezerken tarihe de şahitlik ediyor. Özellikle topraklarımızda yaptıkları yolculukları, anıları ve gözlemleri hepinizi şaşırtacak. Bisikletle Asya Yolculuğu, türünün en iyi ve özgün kitaplarından biri. Sizleri tüm bu maceralara ortak olmaya davet ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126531</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e174e1f-0adc-4cf2-8311-fd46c903e0a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Çoklu Krizler Gölgesinde Sosyal Hizmet</image:title>
            <image:caption>Sosyal hizmet şu temel soruyla yüzleşmelidir: Krizden krize koşan bir dünyada bizim rolümüz nedir? Bu soruya cevap verebilmek için söz konusu krizlerin, doğrudan ve bariz etkilerinin ötesinde, temelde yatan nedenlerini incelemeliyiz. Neoliberal politikaların fiyaskoyla sonuçlanması, küresel şirketlerin kontrolsüz gücü ve eşitsizlik ile dışlanma, bu krizlerin sadece arka planı değil bizatihi serpilip büyüdüğü topraklardır. Sosyal hizmetin sosyal adalet ve sistemik değişim yönünde bir kuvvete dönüşmesi bir paradigma değişimi gerektirir.  
Dar bir perspektiften tek tek vakalara ve müdahalelere odaklanmayı bırakıp hizmet verdiğimiz kişilerin hayatlarını şekillendiren yapısal kuvvetlerle daha geniş çapta etkileşime girmemizi gerektirir. Bu da sosyal hizmetin siyasal boyutlarını tanımak ve statükoyu sorgulamaktan korkmayan daha radikal bir tavır benimsemek anlamına gelir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126532</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ce26d0a-2a4e-400a-ac77-6aaff58ca29a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kürt Tarihinin Unutturulmuş Bir Sayfası Abdürrezzak Bedirhan</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, Osmanlı coğrafyasının merkezileşme yönelimiyle birlikte otonom Kürt beyliklerinin ortadan kaldırılmak istenmesi üzerine, beyliklerin devletin bu pratiğine karşı ayaklandığı veya direndiği sürecin sonunda oluşan Kürt milliyetçiliğinin 1908-1918 dönemini odağına alıyor. Kitap, Kürt milliyetçiliğinin tarihsel kaynaklarından olduğu halde Kürt tarihinin yeterince aydınlanmayan bu dönemini aydınlığa kavuşturup tarihsel bağlamına yerleştiriyor. Böylelikle Kürt tarihyazımına bütünsel bir çerçeve kazandırıyor. 
Kürt siyasal milliyetçiliğinin ancak Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra ortaya çıktığı yolundaki yaygın bilgi ve görüşleri tekzip eden bu çalışma, ulus-devlet düşüncesi ile siyasal milliyetçiliğin 1880’de Şeyh Ubeydullah ile birlikte Kürtlerin dünyasına girdiğini belgelere dayanarak açıklığa kavuşturuyor. Sonradan Bedirhanilerin ve özellikle de Abdürrezzak Bedirhan’nın bu mirası devralmasıyla birlikte Bitlis Ayaklanmasına dek uzayan süreci analiz eden kitap, Kürt tarihinin unutturulmuş bir dönemini tarihsel bilgiye kazandırıyor. 
Abdürrezzak Bedirhan Bey’in bağımsız bir Kürdistan kurma yolundaki düşünsel, siyasal ve örgütsel çalışmalarını belgeler ışığında gün yüzüne çıkaran kitap modern Kürt tarihi alanında eşsiz bir kaynak niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126533</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d692fb2-6db3-4480-850a-2c0d7b9d0bb7.jpg</image:loc>
            <image:title>Belgrad Kanon</image:title>
            <image:caption>&quot;İki yöne bakan bir yüz görüyorum. Ölümün, gökkuşağını andıran renkleriyle, yaşamın tekdüze, neredeyse gri renklerinin arasında kalmış bir yüz. Bu benim yüzüm mü? Yüzümün bir yan anlamı var mı? Zihnimde beliren görüntülerden manzaralar kuruyorum. Şafağa uyanmış bitkilerin arasında; kum dalgalarının, dolinlerin arasında; dumanların, sümbül köklerinin arasında bir gezginim. Zihnimdeki kelimeler, müzikli renk öbekleri halinde sokaklara yayılıyor. Geleceği hayal ediyorum, geçmişin çile dolu göğsüne uzanmışken üstelik. Sorular gölüne yüzükoyun yatıyorum. Ovaları aşıp yürüyorum yalınayak. Turnaların, kekliklerin kanadına değen o ülkeyi arıyorum; benden aşırı, göğsüme yakın...&quot; Ebru Ojen Belgrad Kanon&apos;da, hayatı değiştirmek isterken bir anda kendilerini beklenmedik olayların içinde bulan insanların hikâyesini anlatıyor. Yolları Türkiye&apos;den Belgrad&apos;a düşmek zorunda kalmış siyasi mülteci kahramanlarımızın sadece yirmi dört saatlik dilimine şahit ediyor bizi. Bu kahramanlarımız var olma mücadelesi verirken, aynı zamanda geçmişin hem politik düşleriyle, hem de insanlarıyla bir hesaplaşmaya girişiyorlar. Kumaş depolarında kan ter içinde çalışıp sokakları korkuyla adımlıyorlar, şehrin kumarhanelerinde hiç gelmeyecek güzel günler için umutlanıyorlar. Bir yandan hayatla hesaplaşmaları devam ediyor, diğer yandan yabancı bir ülkede var olmanın bedelinin beklediklerinden daha fazla olduğunu anlıyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126534</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f17047cb-11a6-423c-b995-08157a67f205.jpg</image:loc>
            <image:title>Hafriyat</image:title>
            <image:caption>“Artık, toprağı kazmak Yadigâr için bir araç değil, amaç olmuştu. İster maden ister firar ister define olsun, tüm bu kazılar, onu öksüz bırakan kalpsiz dünyadan toprak ananın rahmine doğru bir yolculuktan başka bir şey değildi.” Aslında bir hayatımız var mı? Zamansal, mekânsal, bedensel ve sosyal olarak tümüyle kendimize ait bir hayat? Peki, yaşadıklarımızı bir hayat saysak bile tüm bunların bir anlamı var mı? Bu efsunlu romanın kahramanları biraz absürttür, yaşamları ve başlarına gelenler gerçekliğin sınırını zorlar. Ama bu onların tercihi değildir. Bunun sebebi, atalarının, kahramanlarımızın üzerine göçen hayatlarının, kaldırılması imkânsız lanetli hafriyatıdır. Osman Özarslan’ın Hafriyat adlı bu ilk romanında, kahramanlar cezbeyle çekilerek bir kara deliğin içine düşmüş gibi, zamansız ve mekânsız oradan oraya dolanırken küçük fısıltılar duyarlar, bu hayatı onlara miras bırakanların siluetlerini görürler, bir zamanlar bir anlamı vardıysa da artık ne anlama geldiği belli olmayan nesnelerle birlikte zamanın giderek büyüyen boşluğunda savrulurlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126535</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20f2cff9-6524-45ab-9830-4abfbde38a62.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyoloji Tarihi II</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
       1- Karl Marx 
 
       2- Emile Durkheim 
 
       3- Max Weber  
 
       4- Talcott Parsons 
 
       5- Robert K. Merton 
 
       6- Charles Wright Mills 
 
       7- Frankfurt Okulu (Eleştirel Teori) 
 
       8- Michel Foucault 
 
       9- Pierre Bourdieu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126536</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0dd6d500-156c-4db0-b9eb-1dba59a03df8.jpg</image:loc>
            <image:title>Paramilitarizm</image:title>
            <image:caption>Uğur Ümit Üngör, paramilitarizmi karşılaştırmalı ve kavramsal olarak ele aldığı bu çalışmasında, devletlerin paramilitarizm stratejilerine odaklanıyor, organize suçun bu kavrama ne kadar dahil olduğunu derinlemesine inceliyor. Silahlı grupların devlet adına sivillere karşı şiddet uyguladığı bu örgütleri tek bir coğrafyayla sınırlı tutmuyor, dünyanın dört bir yanından örneklerle, farklı paramiliter örgütlenmelere yer veriyor, böylece paramilitarizmin küresel ölçekteki yerini de gösteriyor. Kendi ordusu ve kolluk kuvvetleri olan devletlerin neden paramiliter örgütlere ihtiyaç duyduğu sorusunu masaya yatıran Üngör, paramiliter örgütlerin devlet adına iş görürken, aynı zamanda suç faaliyetlerine zemin yarattıklarına ve devleti içeriden bölme tehdidine de dikkat çekiyor. Paramilitarizm-Devletin Gölgesinde Kitlesel Şiddet, paramilitarizme kapsamlı bir bakış için önemli bir kaynak… “Paramilitarizmi daha ayrıntılı bir şekilde anlamamız için gereken daha sofistike kavram ve araçlara sadece bilgimizi derinleştiren ve genişleten daha fazla sayıda karşılaştırmalı araştırmayla erişebiliriz. Bu kitap, tüm vakalarda tarihin önem taşıdığını, suçun önem taşıdığını ve devletin önem taşıdığını varsayar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126537</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a51487de-3208-4389-bb79-9d658fab2f6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Eleştirel Sosyal Çalışma</image:title>
            <image:caption>“Kariyerimde ilerledikçe özellikle eleştirel sosyal bilimcilerin fikirlerine dayanan sosyal teorinin cazibesine kapıldım. Özellikle ideoloji kavramına, belirli kelimelere ve fikirlere olan inancın yarattığı güce hayran kaldım. İdeolojinin  (ve bu kavramın daha sonraki hali olan söylemin) oldukça güçlü kavramlardan biri olduğunu düşünüyorum. İdeoloji, insanların toplumsal olarak miras alınan fikirlerin etkisini doğrudan kendi özel yaşam öykülerinde izleyebilmelerine olanak sağlamaktadır. Ben hâlâ bu gelenekten yazıyor ve düşünüyorum. Bu bakış açısıyla yaşamak ve çalışmak, zamanla bireyler olarak toplumsal dünya ile tamamen iç içe olduğumuzu kanıksamaya başlamama vesile oldu. Bana göre sosyal çalışmanın özü budur ve kullandığımız teoriler ne olursa olsun bu temel anlayışı içermelidir.”
Eleştirel sosyal çalışma pratiği, her şeyden önce tahakküm, sömürü ve baskının olmadığı bir toplumun gelişimini destekleyecek uygulamaların hayata geçirilmesiyle ilişkilidir. Bu uygulama anlayışı, toplumsal yapıların nasıl tahakküme neden olduğuna, bireylerin toplumsal yapılar ve ilişkileri nasıl inşa ettiğine ve bizatihi bu yapılar tarafından nasıl inşa edildiklerine odaklanır. Aynı zamanda görünüşte türdeş olan durumların çoklu ve çeşitli biçimlerde inşa edilmiş olabileceğini kabul eder. Toplumsal ilişkilere ve yapılara yönelik bu perspektif, egemen anlayışları ve yapıları altüst etmek ve bunları farklı grupları da kapsayacak şekilde dönüştürmek için bir temel sağlar.
İlk yayımlanışının üzerinden 20 yıl geçtikten sonra Jan Fook, ufuk açıcı metnini güncellemek için geri dönüyor. Mesleğin eskimeyen ideallerinin hakkını teslim eden bu kitap, teorik alt yapılarını ve uygulamalarını geliştirmek maksadıyla sosyal çalışmanın eleştirel geleneğiyle etkileşime geçmek isteyen tüm sosyal çalışma öğrencilerine ve profesyonellerine rehberlik ediyor. Yazar bu kitapta, eleştirel sosyal bilim perspektiflerinden hareketle sosyal çalışma disiplinine teorik ve pratik düzeyde bir müdahalede bulunmayı amaçlarken aynı zamanda farklı bağlamlarda uygulamaya aktarılabilen bir sosyal çalışma pratiğini kavramsallaştırmaya çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126538</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbde2b03-98f6-420d-bb01-71f80bcbc3ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Patronun Gözü</image:title>
            <image:caption>Yapay Zekâ nedir? Yüzyıllar boyu kölelerden, emekçilerden beklenen bezdirici işleri halledecek bir &quot;bedelsiz işçi&quot; mi? İnsan beynini taklit edip aşan &quot;üstün zekâ&quot;sıyla tüm dertlerimizi çözecek bir &quot;dost yabancı&quot; mı? Sonsuz gelişme potansiyeliyle sonunda insanlığı alt edecek bir gizemli güç mü? Yoksa insan uygarlıklarının kadim zamanlardan beri geliştirdiği temel soyutlama işlemlerinin devasa ölçeklere taşınmasından ibaret bir istatistik makinesi mi? 
 
Sistemin işleyişinin her zamankinden çok gözlerden gizlendiği, masallarla mitlerle örtüldüğü günümüzde, her aşamasında dünya kaynaklarını acımasızca tüketen, insanlığın biriktirdiği kol ve zihin emeğine el koyarak çalıştırılan Yapay Zekâ olgusuna daha yakından bakmamız gerekiyor. 
 
Patronun Gözü, Yapay Zekâ&apos;nın biyolojik zekâyı değil emeğin ve toplumsal ilişkilerin zekâsını taklit ederek geliştirildiğini anlatıyor. Bu kitapla 2024 Deutscher Memorial ödülünü kazanan Pasquinelli, Yapay Zekâ&apos;nın epistemolojisiyle ve bilgi hafriyatçılığı rejimiyle mücadele etmek için kolektif bir “karşı-zekâ”nın öğrenilmesi gerektiğini söylüyor ve okura tavır alma çağrısı yapıyor: &quot;Bizim asıl ihtiyacımız, tüm sorunları teknolojiyle çözmeye kalkmak veya tersine teknolojiden tümden vazgeçmek değil, topluluklara ve kolektife ihtimam gösteren, failliği ve zekâyı asla tümüyle otomasyona terk etmeyen bir tasarım, planlama ve icat kültürü yaratmak.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126539</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67cfb809-9311-433f-9263-c3d7180ab6be.jpg</image:loc>
            <image:title>Emanet</image:title>
            <image:caption>“Van der Wouden, ruhun çatlaklarını incelikle resmediyor. Emanet, hem bir çıkış romanı hem de bir edebi manifesto.” 
—Booker Ödülü Jürisi 
Bir evin odaları ne kadar sır saklayabilir? Ya bir insanın kalbi? 
Hollanda kırsalında, savaşın ve kayıpların gölgesinde bir taş ev... Bu evin yalnızlığını kutsal bir emanet gibi taşıyan Isabel. 
Geçmişin izlerini birer birer kataloglayan, anıların tozunu silerken kendi kırık dökük hikâyesini inşa eden Isabel’in hayatı, kardeşi Louis’nin sevgilisi Eva’nın gelişiyle altüst olur. Eva, yalnızca bir misafir değil; Isabel’in sessiz dünyasına atılmış bir kıvılcımdır. Ve bu kıvılcım, hem Isabel’in hem de evin taş duvarlarının ardına saklanmış sırları ortaya çıkaracaktır. 
Emanet, yasak bir aşkın büyüsünü, bir evin duvarlarına sinmiş fısıltıları ve geçmişin inatla direnen ağırlığını anlatıyor. Yael van der Wouden, 2024 Booker kısa listesine kalan bu usta işi ilk romanıyla insan ruhunun en mahrem köşelerine dokunurken bizleri yalnızca bir hikâyenin içine çekmekle kalmıyor, aynı zamanda unutmanın ağırlığını ve hatırlamanın cesaretini sorgulatıyor. 
Van der Wouden’in cümlelerinde zaman yavaşlıyor; geçmişle bugün iç içe geçiyor. Emanet, yasak bir aşkın, kapanmamış yaraların ve sırrını korumak için direnen bir evin hikâyesini derin bir duyarlılıkla anlatıyor. 
“Emanet, bir evin kalbini dinlemeye davet ediyor. Sessiz ve derin bir yankı, adeta bir fısıltı: Bu hikâye sizi kendine çekecek.”
— The Independent</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126540</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11155017-a556-4f2f-b576-538c6b080c06.jpg</image:loc>
            <image:title>Cicibiciler Sevimli Evciller Faaliyet Kitabı</image:title>
            <image:caption>150’den fazla renkli çıkartma, çeşit çeşit oyunlar ve çok sevimli hayvancıklarla dolu bu çıkartmalı faaliyet kitabıyla neşeli saatler seni bekliyor. Hepsi birbirinden sevimli hayvanlarla tanışacak ve labirentler, sözcük bulmacaları, eşleştirme oyunları, boyama sayfaları gibi birçok eğlenceli faaliyeti yaparken harika zaman geçireceksin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126541</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08cdb461-4c15-4993-93e2-8982736f598f.jpg</image:loc>
            <image:title>Cicibiciler Unicornlar Faaliyet Kitabı</image:title>
            <image:caption>150’den fazla renkli çıkartma, çeşit çeşit oyunlar ve unicorn dostlarımızla dolu bu çıkartmalı faaliyet kitabıyla neşeli saatler seni bekliyor. Hepsi birbirinden sevimli unicorn’larla tanışacak ve labirentler, sözcük bulmacaları, eşleştirme oyunları, boyama sayfaları gibi birçok eğlenceli faaliyeti yaparken harika zaman geçireceksin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126542</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9234ae72-6641-48d8-a344-6cb4bf61cd52.jpg</image:loc>
            <image:title>Cicibiciler Dinozorlar Faaliyet Kitabı</image:title>
            <image:caption>150’den fazla renkli çıkartma, çeşit çeşit oyunlar ve hayranlık uyandıran dinozorlarla dolu bu çıkartmalı faaliyet kitabıyla neşeli saatler seni bekliyor. Hepsi birbirinden sevimli dinozorlarla tanışacak ve labirentler, sözcük bulmacaları, eşleştirme oyunları, boyama sayfaları gibi birçok eğlenceli faaliyeti yaparken harika zaman geçireceksin!150’den fazla renkli çıkartma, çeşit çeşit oyunlar ve hayranlık uyandıran dinozorlarla dolu bu çıkartmalı faaliyet kitabıyla neşeli saatler seni bekliyor. Hepsi birbirinden sevimli dinozorlarla tanışacak ve labirentler, sözcük bulmacaları, eşleştirme oyunları, boyama sayfaları gibi birçok eğlenceli faaliyeti yaparken harika zaman geçireceksin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126543</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39f63cd9-3f58-4333-a270-dc594bd9fbd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Cicibiciler Hayvanlar Faaliyet Kitabı</image:title>
            <image:caption>150’den fazla renkli çıkartma, çeşit çeşit oyunlar ve hayvan dostlarımızla dolu bu çıkartmalı faaliyet kitabıyla neşeli saatler seni bekliyor. Hepsi birbirinden sevimli hayvanlarla tanışacak ve labirentler, sözcük bulmacaları, eşleştirme oyunları, boyama sayfaları gibi birçok eğlenceli faaliyeti yaparken harika zaman geçireceksin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126544</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51878411-253a-4557-a464-19a07cf4e139.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Bilimleri Fakültesi Öğrencilerinin Dijital Oyun Oynama Tutumlarının İncelenmesi: Bir Karma Yöntem Araştırması</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
       1. GİRİŞ 
 
       2. GENEL (KURAMSAL, KAYNAK) BİLGİLER 
 
       3. GEREÇ ve YÖNTEM 
 
       4. BULGULAR 
 
       5. TARTIŞMA 
 
       6. SONUÇ ve ÖNERİLER 
 
      7. KAYNAKLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126545</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d28360a-3a50-4b19-b951-bf8f3f3271ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Reformasyon’un Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>Reformasyon, Batı Hıristiyan âleminin içerisindeki tartışmalardan süzülse de siyasi tarihe açılımları bakımından çok önemli etkiler yaratmış ve üzerinden beş yüz yıl geçmesine rağmen hâlâ farklı toplumsal bağlamlarda pek çok tartışmanın odağında olmaya devam etmiştir. Helen L. Parish, Reformasyon’un Kısa Tarihi kitabında her şeyden evvel tek bir Reformasyon hikâyesinin olmadığının kabulüyle hareket ediyor ve onu kadınların değişen/değişmeyen konumuyla, evlilik gibi kurumlarla, ruhani-seküler otorite çekişmesiyle, Katoliklik itişmesiyle, matbaanın gelişimiyle birlikte ele alıp çok çeşitli toplumsal dinamiklerle etkileşime sokuyor. “Luther’in 95 Tez’ini kilisenin kapısına çaktığı çekiç imgesi, imlediği şeyle ortak bir özelliğe sahip, ama onunla özdeş olmayan bir simgedir. Luther’in protestosu halkın belleğinde öyle bir yer etti ki, hemen hemen mitsel bir anlam kazandı ve aşağı yukarı beş yüz yıl boyunca her nesil tarafından tekrar tekrar yorumlanıp yeniden biçimlendirildi. Reformasyon gerçekten de ‘insan aklını yeni yollara sürüklemiş’ ise olaylar ile kazanımların tek bir anlatısının olmamasına sevinmek gerekir.” HELEN L. PARISH</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126546</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/198fc3be-43d2-44a8-8374-8a10753eb252.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültür, Medeniyet, Maarif Kavramları ve Türklerin Bakışı</image:title>
            <image:caption>Eserde kültür, medeniyet ve maarif konuları kavramsal bir çerçevede ve Tarihçi bakış açısıyla değerlendirilmiştir. Üzerinde uzlaşılamayan ve pek çok düşünürün, bilim insanının farklı anlamlar yükledikleri kültür ve medeniyet kavramına, ayrılmaz bir parçası olması dolayısıyla maarif/eğitim kavramı da eklenmiştir. Türklerin kültür, medeniyet ve maarif algısı, özellikle XIX. yüzyıldan günümüze değin, geleneksel yapılardan moderniteye uzanan serencamın anlaşılması çabasına 
girişilmiştir. 
Zor olan bu çabada Prof. Dr. Tuncer Baykara’nın eserleri yol gösterici olmuş, ünlü Türk tarihçisi Baykara’nın Türk kültürü ve medeniyetine dair 60 yılı bulan sayısız eserleri öğrencisine ilham vermiş ve eseri Hocası Prof. Dr. Tuncer Baykara’ya ithaf etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126547</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b283c76-5d6e-4ac0-889d-d7fb72a994d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Nesrin Sipahi-Sahnelerin, Radyoların, Plakların Hanımefendisi</image:title>
            <image:caption>“Nesrin Sipahi, hem radyoda, hem plak dünyasında, hem de sahnelerde gerçek bir yıldızdı. (…) Tüm yeteneğine rağmen son derece mütevazı ve sakin bir karaktere sahipti. Ekolünün yegâne temsilcisi ve bir daha benzeri gelmeyecek biriydi o.” Murat Beşer, Türk müziğinin zarif sesi Nesrin Sipahi’nin yaşamı ve sanat serüvenini titizlikle anlatıyor: Yeşilköy’de başlayan çocukluğun radyolardan plak kayıtlarına, turnelerden gazinolara uzanan büyük bir başarı öyküsüne dönüşümünü olduğu kadar Sipahi’nin bilinmeyen yönlerini de ortaya koyuyor. Sanatçının kariyerinden dostluklarına, aile bağlarından renkli anılarına pek çok detay barındıran Nesrin Sipahi-Sahnelerin, Radyoların, Plakların Hanımefendisi aynı zamanda bir dönemin kültürel portresi. Burhan Felek’in tarifiyle “müziğimizin yüz akı” Nesrin Sipahi’yi tanıyanlar için zevkli, yeni nesilleriçin ilham verici bir müzikal yolculuk...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126548</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0303abe3-1e4d-4b2a-9187-2a124528aef2.jpg</image:loc>
            <image:title>Metal İstila</image:title>
            <image:caption>Güneşin sarı sıcak ışıkları yerini puslu bir griliğe bırakmıştı. Dünya, insanlığın tanıdığı halinden çok farklıydı. Robotlar her yeri ele geçirmiş, sokaklar terk edilmiş birer savaş alanına dönüşmüştü. Şehirlerin üzerini kaplayan kalın duman tabakası, insanlığın kaybettiği savaşı haykırır gibiydi. 
Artık ROBOTLARIN ÇAĞI başlamıştı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126549</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abaa64ad-73c3-45a9-8398-96b206eac23e.jpg</image:loc>
            <image:title>Teslim Olunca</image:title>
            <image:caption>NASIL OLMUŞTU DA MAFYA KOCAMDAN KENDİMİ BAŞKA BİR MAFYANIN KOLLARINDA BULMUŞTUM? 
  İtalyan mafya lideri babam beni bir infazcıyla evlendirdiğinde hayatım korkunç bir kâbusa dönüşmüştü. Her şeyi geride bırakıp yeni bir hayata başlamaktan başka çarem kalmamıştı. Adımı ve kimliğimi gizleyerek kaçabildiğim kadar uzağa kaçtım. 
İbiza’ya geldiğimde üzerimdeki kıyafetlerim ve cebimdeki üç beş kuruştan başka bir şeyim yoktu. 
Çaresizliğim beni doğruca Damiano De Rossi&apos;ye götürmüştü. Bu adayı o yönetiyordu ancak yakışıklılığının altında karanlık bir sır yatıyordu. Gitgide ona âşık olmaya başlıyordum. Ancak olamazdım. Gerçek adımı ve sırrımı ona dâhi söyleyemezdim. 
Ona karşı direncim tamamen tükeniyordu. Sırlar perdesi aralandığında iskambil kartlarından bir kule gibi dağılmıştık. Her şey altüst olmuştu. Ne yapmam gerektiğini biliyordum. Kaçmalıydım. Ancak artık çok geçti. 
 Her şey için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126550</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31f692b1-948b-40ac-8544-6c018ef9ede6.jpg</image:loc>
            <image:title>Altı Adımda Başarılı Literatür Tarama</image:title>
            <image:caption>Altı Adımda Başarılı Literatür Tarama esas olarak iki araştırmacı grubuna yöneliktir: Yüksek lisans tezlerini tamamlayanlar ve doktora tezleri üzerinde çalışanlar. Araştırma ödevi yapan veya çoğu yüksek lisans projesini tamamlayanlar da belirli bir konu üzerindeki mevcut bilgileri özetleyen ve değerlendiren literatür taramaları hakkında rehberlik sunmaktadır. Bazı yüksek lisans tezleri ve tüm doktora tezleri ise daha kapsamlı bir literatür taraması gerektirmektedir. Bu kitap, özgün araştırma gerektiren bir problemi tanımlayıp tartışmak zorunda olan öğrenciler için karmaşık bir literatür taramasını tamamlamanın ilk aşamasında da oldukça yararlıdır. 
Kitabın büyük bir kısmı eğitim alanını bağlam olarak kullansa da sunulan model, strateji ve araçlar sosyal bilimler içinde çok daha geniş bir kitleye hitap etmektedir. Eğitim, uygulamalı bir bilim dalıdır. Bu nedenle kitapta yer alan birçok örnek ve strateji, sosyal ve örgütsel psikoloji, sosyoloji ve grup psikolojisi gibi farklı bakış açılarından literatürü ele almaktadır. Böylece bu disiplinlerde öğrenim gören öğrenciler de bu kitaptan yararlanabileceklerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126551</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e6792e3-9834-4ec2-98a8-f1ae036d5aee.jpg</image:loc>
            <image:title>Birbirinin İyiliğini İstemek ve Birbirine Kötülük Etmek</image:title>
            <image:caption>“Ne kadar çok seversek, o kadar çok incitiriz.”

Maxime Rovere Birbirinin İyiliğini İstemek ve Birbirine Kötülük Etmek: Tartışmanın Felsefesi’nde insan ilişkilerini sarsan çatışmaların doğasını didik didik ediyor; tartışmanın tuzaklarını bertaraf ederken bir yandan da karşı koyulmaz çekiciliğine kucak açıyor. İlişkilerin sahnesine felsefeyi yerleştiren bu kitap, keskin bir farkındalık sunuyor: “Hiçbir acı kaçınılmaz değildir, hiçbir acı boşa çekilmez.”
 
Belki de bizi inciten bizzat sözler değil, açtıkları gedikler, bizi en yakınımızdakileri ve kendi iç dünyamızı keşfetmeye zorlayan derin yarıklardır. Ama asıl mesele, bu boşlukları nasıl dolduracağımızı öğrenmekte yatıyor. Rovere’in bu eseri tutkularımız, hatalarımız ve ideallerimiz üzerine sarsıcı bir değerlendirme.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126552</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69410892-c4da-43ca-a10d-1c80e41677e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Resmigeçit</image:title>
            <image:caption>Bir ressam, kariyerinin geç döneminde dünyayı baş aşağı gösterdiği resimler yapmaya başlar. Bu, karısıyla ilişkisinde yeni bir dönemin başlangıcı olur. 
 
Bir kadın sokakta bir yabancının saldırısına uğrar ve kadınlığına dair gömülü kalmış bir bilgi gün yüzüne çıkar. 
 
Bir kadın heykeltıraşın eserlerinin sergilendiği müzede bir adam intihar eder. Aynı akşam bir grup arkadaş intiharı ve heykeltıraşın yaşamını konuşurlar. 
 
Bir anne ölür ve çocuklarına özgürlüğe benzeyen bir duyguyu miras bırakır. 
 
Rachel Cusk son romanı Resmigeçit’te, hepsi aynı adı taşıyan birkaç farklı sanatçının sanat yaşamları ve aile ilişkileri üzerinden yaratıcılık, kimlik, kadınlık, annelik, beden ve ölüm gibi temaları kendisinden alıştığımız bir radikallikle irdeliyor. Zaman zaman bir felsefe metnini, zaman zaman uzun bir düzyazı şiiri andıran Resmigeçit edebiyatın ulaşabileceği uçları gösteren sarsıcı, görkemli bir roman. 
 
 “Cusk’ın şimdiye dek yazdığı en müzikal yapıt... Cusk’ın yapıtlarında hep olduğu gibi, labirentten çıkış yolunu benzersiz bir ses gösteriyor.” 
Ange Mlinko, London Review of Books 
 
“Resmigeçit eskimiş deneysel usulleri taklit etmiyor. Bunun yerine Cusk bir kez daha sahiden yeni bir şey yazmış.” 
Maddie Crum, Vulture 
 
“Resmigeçit, Cusk’ın roman türünün geleceğine giden yolunda yeni bir adım.” 
Jana Siciliano, Bookreporter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126553</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/526631e5-8d03-47d5-8c9f-2dc9382bba4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaos Teorisi</image:title>
            <image:caption>Étienne Ghys (29 Aralık 1954) CNRS’in teorik ve uygulamalı matematik bölümü araştırma merkezi direktörü ve 2019’dan beri Fransa Bilimler Akademisi’nin daimi sekreteri Fransız matematikçi. Araştırmalarını “dinamik sistemler” üzerine yoğunlaştırmış ve matematiğin Fransa’da halk nezdinde yayılmasına önemli katkılarda bulunmuştur. 

Başlıca yapıtları: La Petite Histoire des Flocons de neige (Odile Jacob, 2021), La Petite Histoire du ballon de foot (Odile Jacob, 2023). 



“Önemli bir matematiksel kavram ya da düşüncenin kamuoyuna mal olması pek nadirdir. Bununla beraber, René Thom tarafından 1970’li yıllarda popülerleştiri­len felaketler (afet) teorisi ya da Benoît Mandelbrot’un tasarladığı, 1980-90 yılla­rında ortaya çıkan harika fraktal desenler gibi kamuoyuna ulaşmış bazı örnekler de vardır. Geniş kesimlerce bilinen ama büyük ölçüde çok da yanlış anlaşılan bir başka kavram da ‘kaos teorisi’nin simgesi haline gelen ünlü ‘kelebek etkisi’dir. Genel olarak şöyle ifade edilir: ‘Küçük bir etki büyük sonuçlar doğurabilir’ ya da ‘geleceği öngöremeyiz’, hatta ‘geleceğimiz başlangıç şartlarına bağlıdır’ vb.” 



Fransız matematikçi Étienne Ghys, hava durumu tahminlerinden borsa öngörüleri­ne kadar hayatın pek çok alanında karşımıza çıkan “kaos” olgusunu anlamlandırma çabasının matematiksel tarihini anlatıyor: Az, öz ve rastlantısal.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126554</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2805dea-0015-4e4b-b3a8-ed7383d5a14b.jpg</image:loc>
            <image:title>Titanosaurus Hareket Halinde</image:title>
            <image:caption>DİNOZORLAR ADASI SIRLARLA DOLU BİR ADA! 



İşte yine başlıyoruz: Dinozorlar Adası’nın bize ihtiyacı var! 



Bu kez fantastik bir hazine avına çıkıyoruz. 



Aksakal Gıygıy’ın efsanevi hazine sandığının peşindeyiz ve görkemli titanosaurusların yaşam alanını keşfedeceğiz. 



Tabii bu macera boyunca tehlike hiç eksik olmayacak ve bıyıklarımızı titreten beklenmedik olaylar yakamızı bırakmayacak... 



Size kemirgen sözü!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126555</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f8615fd-2a3f-4b07-ba56-2ac8736dde64.jpg</image:loc>
            <image:title>Temel Finans Ve Yatırım Okuryazarlığı</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
·         PARA: TARİH, İŞLEV VE GÜNÜMÜZDEKİ ROLÜ 
 
·         PARANIN PATRONU: MERKEZ BANKALARI 
 
·         PARANIN ZAMAN DEĞERİ 
 
·         MENKUL KIYMETLER 
 
·         RİSK VE GETİRİ 
 
·         FİNANSAL PİYASALAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126556</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0a2619a-ca48-4d53-b0dc-9a09ce39ad03.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevresel Belirsizlik Ortamında Kobi’lerin Girişimsel Pazarlama Faaliyetlerinin İşletme Performansına Etkileri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
       1.GİRİŞ 
 
       2.LİTERATÜR TARAMASI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126557</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54f47a3c-183b-4267-8a6e-cfca7bec018d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalkınma Teoriler ve Kalkınma Teorilerinde Tarım</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
KALKINMA İLE İLİŞKİLİ KAVRAMSAL ÇERÇEVE 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
KALKINMA TEORİLERİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
KALKINMA TEORİLERİNDE TARIM</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126559</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8aec4d5d-e1d9-4d4f-8cf4-db6e5d574ee8.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlığın Önemi</image:title>
            <image:caption>İnsanlığın Önemi 
Bir Yüzyılın Hikâyesi 
Bu kitap, insanlığın varoluş amacını, bireylerin toplum içindeki yerini ve evrimsel süreçteki etkilerini derinlemesine sorgulayan bir yolculuğa çıkarıyor. Modern dünyanın hızla değişen yüzüyle, insanlık tarihi ve kültürleri arasındaki bağları yeniden keşfetmeye davet eden yazar, her birimizin sahip olduğu değerleri sorgularken, toplumsal ve bireysel sorumluluklarımızı yeniden hatırlatıyor. 
&quot;İnsanlığın Önemi&quot;, dâhili bir keşif, toplumla barış içinde var olma ve insan olmanın derin anlamına dair çağdaş bir bakış sunuyor. İnsanlık tarihinin kesişim noktasında, bizi şekillendiren değerler üzerine düşündüren bu eser, okuyucusuna sadece bilgi sunmakla kalmayıp, aynı zamanda anlamlı bir dönüşüm için ilham veriyor. Birlikte inşa ettiğimiz dünyaya, yaşamın gerçek anlamına dair çok yönlü bir bakış açısı kazandıran bu kitap, herkes için bir okuma önerisi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126560</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47b68b4c-d517-4d20-842d-e1cbdc5ffa58.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam’ın Duru Gerçeği</image:title>
            <image:caption>İslam’ın Duru Gerçeği, insanın dâhili huzura ve gerçek anlam arayışına ulaşabileceği tek yoldur. Dinsizliğin yarattığı boşluk ve amaçsızlık ile İslam’ın sunduğu ruhsal barış arasındaki farkları keşfedeceksiniz. Kolaylık dini İslam, sadece bir inanç değil, yaşamı yönlendiren bir rehberdir. İman, kalbinizi arındıran ve hayatınıza anlam katan en güçlü kaynaktır. Bu kitap, size gerçek huzuru ve manevi dönüşümü vaat ediyor. Gerçek anlamı bulmak için doğru yolda olduğunuzu fark edeceksiniz. Bir insanın içindeki boşluğu doldurabilmesi, yalnızca gerçek imanla mümkündür. Bu eser, size o imanı bulma yolunda rehberlik edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126561</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9adef08b-1d4a-4b5b-944a-8a0488a12be0.jpg</image:loc>
            <image:title>Karganı Bağışla</image:title>
            <image:caption>&quot;Kardeşim Yaşar,Geçenlerde Ağaç mecmuasını gördüm, orada hikayem vardı, soyadım yerine Adalı yazmışlar, çok üzüldüm, benim soyadım yok mu sanki. Kardeşim Yaşar, sen soyadını yazıversen hiç böyle karışıklıklar olmayacak.Sait Faik&quot;Türk edebiyatının parlak zirvesi Sait Faik Abasıyanık, bir öyküsünün sonunda &quot;yazmasam deli olacaktım&quot; diyordu. Roman, deneme, şiir ve çok sayıda mektup, ama en çok da öykü yazdı.Orhan Veli, Yaşar Nabi Nayır, Orhan Kemal, Naim Tirali, Tarık Buğra, Fazıl Hüsnü Dağlarca başka olmak üzere, birçok yazar dostunun yanı sıra yakınlarına yazdığı ve onlardan gelen mektup ve kartpostallar; dönemin edebiyat dünyasına, Sait Faik&apos;in ayrıntılarını pek de bilemediğimiz hayatına ışık tutuyor.Karganı Bağışla&apos;nın bu yeni baskısında pek çoğu ik kez bu kitapta gün ışığına çıkan mektup ve kartlara yenileri ekleniyor. Sait Faik Abasıyanık&apos;ın hayatı biraz daha aydınlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126562</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eaf8fb30-b905-4410-a0d5-5cc7b2616532.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikayecinin Kaderi</image:title>
            <image:caption>&quot;Hikayenin yeri gazetede ya son sayfa, ya ondan bir evvelki imiş. Gazete sekreteri, hikayeyi ikinci sayfaya korsa, gülerlermiş ona. &apos;Bu da ne biçim sekreter?..&apos;derlermiş. Gazeteler, hikayeye lazım gelen önemi hiçbir zaman vermeyeceklerdir. Her zaman, hikayeci kıskanç, kendini dev aynasında görür, iki satır okumaya tenezzül etmez bir sekreterin eline düşecektir. Seni okutmamak için gazetenin has muharrirleriyle birleşip elinden geleni yapacaklardır...&quot; &quot;Hikayecinin Kaderi&quot;nden Sait Faik&apos;in ölümünden sonra dergi ve gazetelerde yayımlanan öykü ve yazılarından oluşan Hikayecenin Kaderi&apos;nde yer alan, &quot;Sur Dışında İnsanoğlu&quot;, &quot;İnsanlığın Haline Doğru&quot;, &quot;Mösyü Edmond Rostand&apos;ın Cyrano&apos;su&quot; ve &quot;Galata Köprüsü&apos;nün Sabahı ve Akşamı&quot; başlıklı yazılar ilk kez kitaplaşıyor. Yazarın gazete ve dergi sayfalarında yayımlanmış yazıları, röportaj-öyküleri Hikayecinin Kaderi ile ilk kez eksiksiz olarak okuyucuya ulaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126563</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/603277cc-2e2c-454e-aa44-2202dbd11fad.jpg</image:loc>
            <image:title>Romantik Hareket</image:title>
            <image:caption>Aşk, seyahat, mimari, felsefe ve edebiyat üzerine kitaplarıyla tüm dünyada geniş bir okur kitlesi tarafından sevilen Alain de Botton’un odağında bu kez modern zaman ilişkileri ve âşıkların psikolojisi var. Romantik bir ilişkiyi tanışma anından ayrılığa dek inceliyor, “aşk” dediğimiz şeyi didik didik ediyor. Seks, alışveriş ve roman arasındaki bağlantıları sorguluyor, ilişki içi güç dengelerini tartışıyor. Bu tartışmalarda örnek teşkil etmesi için ele aldığı modern çift ise yeni bir ilişki peşinde koşmaktan sıkılmış, geçmiş ilişkisinden ağzı yanmış genç reklamcı Alice ve bir anda karşısına çıkarak gönlünü çelen bankacı Eric. Onlar romantik ve sıkıntılı zamanlarını yaşarken, Descartes’tan Flaubert’e uzanan bir düşünürler ordusu da ilişkilerinin analizi için seferber oluyor. 
Romantik Hareket, aşkın ve sanatın tabiatına dair ufuk açıcı bir çalışma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126564</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27dc5979-3ac0-4275-9ad9-5dd11a409002.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih-i Gılmani</image:title>
            <image:caption>Mehmet Halife ve Tarih-i Gılmânî…
Ahmet Refik ve Osmanlı Tarihi…
İsimler ve eserler bu kez birleşiyor ve Osmanlı İmparatorluğu’nun derinlerine bakıyor.
Tarih-i Gılmânî’nin yazarı Mehmet Halife’dir ve pek çok kitaba kaynak olan bu ilginç eseri görevli olduğu Osmanlı hareminde yazmıştır. Mehmet Halife; Üç Osmanlı Padişahı Dördüncü Murat, Sultan İbrahim ve Dördüncü Mehmet devrinde meydana gelen bizzat içinde yaşadığı iç ve dış olayları, bir kuyumcu titizliği içinde dile döküyor.. 
Enderun teşkilatı, kara ve deniz savaşları, fethedilen kaleler, Osmanlı bütçesi, Anadolu ve İstanbul isyanları, Sultan İbrahim’in öldürülmesi, Ağalar saltanatı, İstanbul’u kasıp kavuran yangınlar, kellelerin dallarına asıldığı Çınar Vakası… Mehmet Halife’nin kalemi ve Ahmet Refik’in titizliği burada, Tarih-i Gılmânî’de.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126565</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/529d29eb-dc99-49f0-bcb7-ed0d35493c70.jpg</image:loc>
            <image:title>Taş ve Ten</image:title>
            <image:caption>Heykeltıraş ve akademisyen Ulya’nın peşinden, geçmişte yarım kalmış bir aşktan yola çıkarak, aile ilişkileri, kadın-erkek ilişkileri ve siyasal çalkantıların gölgesinde bir hayatın izini sürüyoruz Taş ve Ten’de. 
Ulya yaşayamadığı aşkı, sergisi için gittiği Hamburg’da rastladığı bir başkasında tamamına erdirme hayalleriyle geçmişten bugüne mekik dokuyarak kendisiyle, ilişkisiyle ve ailesiyle içsel bir hesaplaşmaya girer. Duygusuyla mantığı arasındaki bocalamalarla sürüp gider bu sorgulama... İnci Aral&apos;ın usta kaleminden unutulmaz bir kahramanın hikâyesi. 
 
Evet, oraya dönmeliyim. Taşların yüreğine. Çünkü sadece onlar uysallaşıyor ellerim dokunduğunda. Ten gibi yumuşak, incinebilir ama sıcacık oluyorlar avuçlarımda. Dokunun sert ya da yumuşak oluşunun anlamı yok, belirleyici olan bu değil, biliyorum. Geçmişe, geleceğe, her şeye çıplak parmak uçlarıyla dokunabilmek ve dokunduğunu bütün varlığınla hissedebilmek önemli.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126566</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00655b9d-9b86-431f-92dd-8a499e716adf.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalini Yorganına Göre Uzat</image:title>
            <image:caption>ENERJİMİZİ NEREYE KOYARSAK
HAYAT ORADA GELİŞİR. 
Dünyadaki tüm insanlara demokratik olarak verilmiş tek şey zamandır. Bütün insanların ayları otuz, haftaları yedi gün, bir günleri yirmi dört saat, bir saatleri de altmış dakikadır. 
O hâlde bazı insanları yaşadıkları hayat kalitesi açısından diğerlerinden ayıran nedir? 
Yaygın anlayışa göre, başarının sırrı istemekte yatar. 
Hiç şüphesiz bütün başaranlar isteyenler arasından çıkar. Ancak hepimiz biliyoruz ki “isteyenlerin” çoğu ya yarı yolda kalır ya da başarısız olur. 
İstemekle başarmak arasında sanıldığı gibi kuvvetli değil, zayıf bir ilişki vardır. 
Başarılı ve mutlu bir hayat için kişinin, istemenin ötesinde, kendi gerçeklerini fark etmesi, başarabileceği alanlara yönelmesi ve bütün enerjisini o alana odaklaması gerekir. Çünkü tutkunun ve sevginin birinci işareti odaklanmadır. Ömrümüzün uzunluğu elimizde olmasa da derinliği ve yoğunluğu tamamen bizim elimizdedir. 
Enerjinizi yarın sabahtan itibaren tutkunuza, hedeflerinize, işinize ve ailenize odaklayacak olsanız hayatınızda neler değişmeye başlardı? Bir düşünün ve kendinize şu soruları sorun: 
“En derinde yer alan değerlerimle uyumlu bir hayat yaşayabilmem için enerjimi nasıl kullanmalıyım?”  
“Enerjimi şimdi nasıl kullanıyorum?”  
Yarım asırlık mesleki kariyeri, yetmiş yılı aşkın yaşam tecrübesiyle psikolojiyi bilimsel temelinden uzaklaşmadan geniş kitleler için anlaşılır kılan Acar Baltaş’ın kaleminden, iş ve özel hayattaki yaygın anlayışları temelinden sarsan, “başarı” algımıza farklı ve çarpıcı bir yaklaşım sunan bir eser… Hayalini Yorganına Göre Uzat; insanların hayallerini sınırlamak için değil, enerjilerini doğru alana odaklamaları gerektiğini vurgulamak için yazıldı. 
Hayatıyla ilgili sorular sormak, zihninde soru işaretleri yaratmak ve bunların altını alışılmış klişelerden farklı yaklaşımlarla doldurmak isteyen herkes için… 
Şimdi sıra sende!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126567</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a76079a1-4219-4ceb-81e2-4cc73d0702a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Huysuz’un Günlüğü 2</image:title>
            <image:caption>Harika haber: Fanette, arkadaşının evindeki bir partiye davetli. Üstelik yakışıklı Théo Ulmer de orada olacak! 
O kadar harika olmayan haber: Fanette partiye kardeşini de götürmek zorunda… Ayrıca karnesi (elbette gerçek bir huysuz karnesi) her an gelebilir ve ailesi Fanette’e dışarı çıkmayı yasaklayabilir. 
Neyse ki Gaston Dedesi var… Huysuzluğun kitabını yazan Fanette’in numaraları da bitmez tabii kolay kolay. 
Huysuz huysuzluğundan vazgeçer mi hiç!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126568</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6d56171-4012-428c-9973-dcc35b00bb47.jpg</image:loc>
            <image:title>Değişimin Sırrı</image:title>
            <image:caption>Hayatımızın büyük bir kısmını işimize adıyoruz. Üstelik iş yalnızca bir geçim kaynağı değil; dünyaya katkıda bulunduğumuz, sınırlarımızı keşfettiğimiz, kendimizi geliştirdiğimiz ve yaşamın akışına katıldığımız bir alan... 
Peki, hayatımızın bu denli büyük bir bölümünü işimize adarken kim bu yılları anlamlı, keyifli ve tatmin edici bir uğraşla geçirmek istemez ki? 
Elbette hepimiz isteriz. Ancak hayat her zaman planladığımız gibi akmaz. 

Kariyer yolculuğunun başında olup eğitim aldığı alanda umduğunu bulamayanlar…
Yıllarca emek verdiği işinde artık anlam bulamayıp tatmin duyamayanlar…
Başarılı olmasına rağmen içinde bir huzursuzluk taşıyanlar…
Ailevi sorumluluklarıyla kariyer değişimi arzusu arasında sıkışıp kalanlar…
Ve maddi kaygılar nedeniyle her sabah işine ayaklarını sürüyerek giden insanlar… 

Bir noktada işimizin ya da mesleğimizin bize uymadığını ya da bizi tatmin etmediğini fark edebiliriz. İşte o an içimizde bir ses belirir: 
“Mesleğimde/kariyerimde değişim mümkün mü?” 
Devamı da gelir: “Ve gerekli mi?” 

Bu soruların yanıtı hayatınızın akışını değiştirebilir. 
Bir yanınız “Neden olmasın?!” derken diğer yanınız “Bu riski almaya değer mi?” diye sorgulayabilir. 
Yanıtları bulmak kolay değildir ama denerseniz rüzgâr sizi bambaşka sahillere taşıyabilir. 
 
Yıldız Hacıevliyagil Cüceloğlu, kendi kariyer değişim yolculuğunun yanı sıra, kitabın içerisinde on yedi farklı kahramanın kariyer dönüşüm hikâyelerini alandaki bilimsel araştırmalar ve yazınla harmanlıyor. Çeşitli alıştırmalar ve belki de kendinize çoktan sormanız gereken sorularla size farklı bir bakış açısı kazandırmayı amaçlarken kariyerinde değişim adımları atanlara da bu yolculukta eşlik etmeyi hedefliyor. 
Unutmayın, yeni bir kariyer her yaşta mümkün!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126569</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1d23930-8b0f-4d88-880e-e585a1151dc4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sovyet-Japon Savaşı</image:title>
            <image:caption>SOVYETLER JAPONLARI NASIL DİZE GETİRDİ? 
 
İkinci Dünya Savaşı’nın Pasifik Cephesi, çoğunlukla ABD ve Japonya arasındaki kanlı çarpışmalarla anılır. Sovyetler Birliği’nin Yalta Konferansı’nda ABD ve İngiltere ile vardığı mutabakat gereği Mançurya, Kore’nin kuzeyi, Sahalin ve Kuril Adaları’na hücum ettiği 1945 tarihli Ağustos Fırtınası Harekâtı ise genellikle göz ardı edilir. Charles Stephenson’un titiz araştırmalarına dayanan Sovyet-Japon Savaşı, bu harekâtın arka planındaki askeri ve siyasi süreci, harekâtı ve bunun muhtelif sonuçlarını titizlikle ele alıyor. 
 
Stephenson Kızıl Ordu’nun Mançurya, Kore ve Sahalin’deki hızlı ilerleyişini, Japon Kwantung Ordusu’nun çöküşünü ve Sovyetlerin bu zaferle Uzak Doğu’daki siyasi dengeleri nasıl değiştirdiğini inceliyor. Stalin’in bu savaştaki stratejik hedefleri ve ABD’yle ilişkiler bağlamında oynadığı karmaşık diplomatik oyun da derinlemesine analiz ediliyor. Çalışma ayrıca Japon İmparatorluğu’nun savaşın bu son döneminde takip ettiği siyaseti, imparatorluk içindeki farklı görüş ve hizipleri, atom bombası ile Sovyet harekâtının teslimiyetteki rollerini de mercek altına alıyor. 
 
Arşiv belgelerine dayanan Sovyet-Japon Savaşı, yalnızca askeri tarih meraklıları için değil, aynı zamanda Soğuk Savaş’ın kökenleri anlamak isteyenler için de vazgeçilmez bir kaynak. Japonya’nın teslimiyetinde Sovyetler Birliği’nin oynadığı rolü yeniden değerlendiren bu eser, savaşın bilinen anlatısına yeni bir perspektif sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126570</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3323ad09-5bea-44fb-9277-e9734cc3ca1f.jpg</image:loc>
            <image:title>İkinci Dünya Savaşı’nda Türk Savunması</image:title>
            <image:caption>NAZİ TEHDİDİ KARŞISINDA TÜRKİYE 
 
Nazi Almanyası Balkanlar&apos;ı işgal etmiş ve 1941&apos;e gelindiğinde Türkiye sınırlarına dayanmıştı. Savaşın alevleri Avrupa’nın dört bir yanını sarmışken, Türkiye tarafsız kalmak için ince bir diplomasi yürütüyor ama aynı zamanda olası bir işgale karşı Çatalca Hattı’nı güçlendiriyordu. İstanbul’un kapılarını koruyan bu savunma hattı, koruganlar, siperler, ejder dişleri ve topçu bataryalarıyla donatıldı. Sessiz ve gergin bekleyiş sürerken, Trakya topraklarına savaşın gölgesi çöküyordu. 
 
Peki, bugün İstanbul’un batısında, Çatalca’nın tepelerinde bu hatlardan geriye ne kaldı? Askeri mühendislik harikası sayılabilecek bu savunma sistemi nasıl planlandı, nasıl inşa edildi ve olası bir Nazi saldırısına karşı nasıl hazırlanıldı? Türkiye, savaşın dışında kalmasına rağmen neden milyonlarca lira harcayarak bu hattı güçlendirdi? 
 
Tarihçi Salim Aydın, savaşın gölgesinde unutulmuş bu savunma hattının izini sürüyor. Arşiv belgeleri, haritalar ve dönemin tanıklarının anlatımlarıyla Çatalca Hattı’nın İkinci Dünya Savaşı boyunca geçirdiği dönüşümü adım adım ortaya koyuyor. 
Bugün otoyolların, yerleşim yerlerinin ve tarlaların arasında kaybolmaya yüz tutmuş bu tahkimatlar, İstanbul’un savaş yıllarındaki kaderini nasıl şekillendirdi? Çatalca Hattı gerçekten İstanbul’u koruyabilir miydi? Nazi savaş makinesini durdurabilir miydi? 
 
Salim Aydın, tüm bu ve benzer soruları İkinci Dünya Savaşı’nda Türk Savunması: Çatalca Hattı’nda yanıtlıyor ve Türkiye’nin savaşın eşiğinde attığı en büyük savunma adımlarından biri ilk kez derli toplu anlatılıyor. İkinci Dünya Savaşı’nda Türk Savunması: Çatalca Hattı, içerisindeki tamamı renkli 100’den fazla görseliyle ülkemizin İkinci Dünya Savaşı sırasında yaptığı en büyük hazırlığı gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126571</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c2050da-5e8a-47e7-9c0c-510da9358e70.jpg</image:loc>
            <image:title>Rubicon</image:title>
            <image:caption>ROMA CUMHURİYETİ’NİN 
YÜKSELİŞİ VE ÇÖKÜŞÜ 
 
“Roma Cumhuriyeti’nin kanla kaplı son yılları ... muazzam bir zekâ, anlatım gücü ve içgörüyle yeniden anlatılıyor.” 
 
“Bu kitap, Kral Tarquin ile İmparator Augustus arasındaki Roma tarihini tek kitapta en iyi anlatan eser. Caesar, Pompeius, Cato ve Cicero gibi devlerin yaşadığı Roma’daki cumhuriyet deneyinin hikayesini mükemmel bir tazelik ve ince bir zekâyla anlatıyor.” 
Andrew Roberts 
 
Usta tarihçi Tom Holland’ın çok satan Roma Tarihi üçlemesinin ilk cildi olan RubIcon, Roma tarihine ilgi duyanlar için vazgeçilmez bir kaynak olmasının yanı sıra, akıcı diliyle de okurlarına büyüleyici bir anlatı sunuyor. Roma Cumhuriyeti’nin görkemli yükselişini ve dramatik çöküşünü sanki bir film izlermişçesine soluksuz takip edeceksiniz. 
 
Eşsiz dramların yaşandığı, Iulius Caesar’ın, Pompeius’un, Cicero’nun, Kleopatra’nın, Marcus Antonius’un, Brutus’un, Spartacus’un ve daha nicelerinin esip gürlediği bir yüzyıl. Gücün, hırsın, fedakârlığın, arzuların ve entrikaların merkezinde bir şehir. RubIcon’la tiranlara baş kaldırıp cumhuriyet kuracak, Akdeniz’in dört bir yanında savaşıp fetihler yapacak ve Caesar’la Rubicon Irmağı’nı geçip imparatorluk ihtişamına ulaşacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126572</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bbf8130-0d18-4971-bc16-81f875750e49.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşim Taşı Efsanesi 3: Son Mücadele</image:title>
            <image:caption>Ömer Ünal’ın Türk mitolojisi ile fantastik edebiyatı ustalıkla harmanladığı Yeşim Taşı Serisi, destansı finaliyle okurla buluşuyor! Serinin merakla beklenen üçüncü ve son kitabı Son Mücadele, iyilik ile kötülüğün amansız savaşına sahne oluyor! 
 
Oğuz’un son görevi, Erlik Han’ın başlattığı Kalgançı Çak’ı sona erdirmek! Ancak önce tutsak edilen arkadaşları Umay ve Berk’i kurtarması, sonra da üç tılsımlı nesneyi ele geçirmesi gerekiyor. Gökbil’de Ak Hatun ve Bilge Kağan’la başlayan bu tehlikeli yolculukta Hacı Bektaş Veli’den Fatih Sultan Mehmet’e, Alparslan’dan Mustafa Kemal Atatürk’e kadar pek çok önemli şahsiyet de yer alıyor. 
 
Son Mücadele, yalnızca heyecan dolu bir macera vadetmekle kalmıyor; aynı zamanda kültürel mirasımıza da saygı duruşunda bulunuyor. 
 
****
Kayıp Rıhtım’ın 2020 yılında “En İyi Yerli Fantastik Kitabı” seçtiği Yeşim Taşı Efsanesi serisi, iyilik ve kötülüğün savaşıyla son buluyor. Serinin üçüncü kitabı Son Mücadele’de Oğuz ile Erlik Han karşı karşıya geliyor! 
 
Gökbil’de Ak Hatun ve Bilge Kağan’la tanışan Oğuz’un yeni bir görevi var: Erlik Han’ın başlattığı Kalgançı Çak’ı sona erdirmek. Bunun için önce Erlik’in hapsettiği arkadaşları Umay ve Berk’i kurtarması gerekiyor. Daha sonra bir kılıç, bir bozdoğan ve bir tılsımlı nesneyi bulması gereken üç arkadaş, tehlikelerle dolu heyecanlı bir maceraya atılıyor. 
 
Son Mücadele; Bilge Kağan’dan Hacı Bektaş Veli’ye, Ak Hatun’dan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Mustafa Kemal Atatürk’e pek çok tarihî şahsiyetin yer aldığı soluk soluğa bir serüven! Ömer Ünal, serinin son kitabında da okurlarını Türk mitolojisine ve Türk tarihine saygı duruşuna davet ediyor. 
 
Müfredat temaları:  
ÇOCUK DÜNYASI, YARDIMLAŞMA, TÜRK MİTOLOJİSİ, TÜRK TARİHİ, MACERA, ZAMAN VE MEKÂN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126573</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15c6a2ca-b032-4896-876a-039dabcd74ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Futbolun Hikaye Hali</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en büyük futbol yıldızlarının başarıya giden yolda yaşadıklarını hiç merak ettin mi? Kronik Çocuk’tan futbolsever çocuklara ilham olacak gerçek hikâyelerle dopdolu bir kitap: Futbolun Hikâye Hâli. 
 
YouTube’da hazırladığı videolarla milyonlarca izlenen spor gazetecisi Ufuk Kaan Karacan’ın kaleminden futbol yıldızlarının hayat hikâyelerini okumaya hazır mısın? Cristiano Ronaldo’dan Victor Osimhen’e, Lamine Yamal’dan Didier Drogba’ya, Edin Dzeko’dan Kaka’ya dünyanın en büyük futbolcularının hayat hikâyelerini, yaşadıkları zorlukları, başarıya giden yolda yaşadıklarını okurken hem eğlenecek hem de futbol kültürünün ne kadar evrensel bir dile sahip olduğunu keşfedeceksin. 
 
Sadece bu kadar mı? Immobile, Sneijder, Ribery, Anelka, Jay Jay Okocha, Quaresma, Sow… Ülkemizde futbol oynamış ve adını tarihe yazdırmış önemli futbolcuların hikâyeleri de Futbolun Hikâye Hali’nde seni bekliyor! 
 
Futbol sadece futbol değil… Ufuk Kaan Karacan hikâyelerini anlatmak için seni yeşil sahaya davet ediyor! 
 
Müfredat temaları:  ÇOCUK DÜNYASI, SPOR, HAYAT BECERİLERİ, KİŞİSEL GELİŞİM, OKUMA KÜLTÜRÜ, İLETİŞİM</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126574</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0150fa4d-2ba7-4fdf-8e1c-fc883228046c.jpg</image:loc>
            <image:title>Akdeniz ve Akdeniz Dünyası - 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Venedik, Roma, İstanbul, Atina, Barcelona, İskenderiye, Marsilya ve Napoli… Her biri kadim dünyanın merkezinde ışıl ışıl parlayan ebedi güzellikteki kentler... Muazzam bir kültürel hareketliliğin, uygarlığın, siyasi rekabetlerin, ticaretin, ihtirasların ve dinsel çekişmelerin kalbi… Akdeniz bir denizden hep daha fazlasını taşımıştır. O aynı zamanda Baltık, Sahra, Mezopotamya, Atlantik ve Kuzey Afrika çölleri değil midir? Liman ve kıyılarıyla birlikte dağlar, ovalar ve yaylalar da bir denizin kaderini paylaşmış, yenilgi ve zaferlerini benzer ritimde yaşamıştır. 
 
Braudel’in Akdeniz’inde, Fransa’yı anlamak için Cezayir’i, Suriye’yi anlamak için İspanya’yı, Anadolu’yu anlamak için Mısır’ı anlamak gerekir. Bu çerçevede tarihin geniş alanlar yelpazesinde sorun-odaklı tarih, karşılaştırmalı tarih, tarihsel psikoloji, jeo-tarih, uzun sürenin tarihi, dizisel tarih, tarihsel antropolojinin yanısıra iklimbilim, iktisat, nüfusbilim, biyoloji vb. pek çok disiplinin başarılı sentezi Akdeniz ve Akdeniz Dünyası’nda bir araya gelmektedir. 
 
Birinci cilt, hemen hemen hareketsiz bir tarihi, insanın onu çevreleyen ortamla ilişkileri içindeki tarihini gündeme getirmektedir; bu tarih yavaş akan ve yavaş değişen, sıklıkla ısrarlı geri dönüşlerden ve sürekli yenilenen devrelerden meydana gelen bir tarihtir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126575</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/277e4189-6bf3-4785-9494-49ef63b0338b.jpg</image:loc>
            <image:title>Akdeniz ve Akdeniz Dünyası - II (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Yirminci yüzyılın en yenilikçi, hafızalarda en fazla iz bırakan ve en önemli tarih çalışmalarının kayda değer bir bölümü Fransa’da üretildi.” Fransız Devrimi nasıl dünya siyasi tarihinin ve modern çağın yönünü belirleyen ve onu dönüştüren bir yolun kapısını açtıysa, “Fransız Tarih Devrimi” de tarihyazımı açısından bu anlamda benzer bir etki yapacaktır. 
 
Kitabın ilk cildinde bahsedilen, hareketsiz jeo-tarihin üstünde şimdi yavaş ritimli bir tarih fark edilmektedir; dip dalgaları Akdeniz hayatının bütününü nasıl yükseltiyor? İşte kitabın ikinci cildinde, birbirlerini takip edecek şekilde ekonomileri, devletleri, toplumları incelerken ve nihayet tarih kavrayışını daha iyi aydınlatmak için denizdeki bütün bu güçlerin karmaşık savaş alanında nasıl etki ettiklerini göstermeye çalışırken, Braudel’in sorduğu soru budur. Bu bağlamda ele alınan demografi ve nüfus hareketleri, ticaret ve Amerika’nın keşfiyle altın ve gümüş hareketlerinin seyri, Afrika’nın batısından doğusuna Hindistan deniz yolunun keşfi ve etkileri, imparatorlukların yapısı, toplumlar, bürokrasi, uygarlık ve kültürel yapıları, alışverişler ve savaşları, kumpanyalar ve korsanlık bu cildin başlıca konularıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126576</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/278ae3a3-edb6-40e8-b35f-66818c23be0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Akdeniz ve Akdeniz Dünyası - III (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Akdeniz Dünyası, Fransızların geleneksel doktora tezi standartlarına göre tartıldığında bile devasa bir kitaptır. İlk basımında onu sıradan bir kitabın hacminden altı kat büyük kılan altı yüz bin sözcükten oluşuyordu. Kitap her biri geçmişte farklı bir yaşam tarzının örneğini sunan üç kısma ayrılmıştı. İlk sırada “insan” ile “çevre” arasındaki ilişkinin “neredeyse zaman dışı” tarihi vardır; sonra ekonomik, toplumsal ve siyasi yapıların tedricen değişen tarihi gelir; ve en son olayların hızlı gelişen tarihi. Bu üçüncü ciltte Braudel okurlarına oldukça profesyonel bir siyasi ve askerî tarih örneği sunar. Braduel tarih sahnesindeki önde gelen simalara ilişkin kısa ama özlü karakter taslakları çıkarır. İnebahtı Savaşı, Malta’nın kuşatılması, 1570’lerin sonlarındaki barış müzakereleri uzun uzadıya anlatılır. (…) 
 
Akdeniz Dünyası gibi bir inceleme yapmayı pek az tarihçi ister, böyle bir incelemeye gücü yetecek tarihçi sayısı ise bundan da az olacaktır. Buna rağmen, bu incelemeyle ilgili tıpkı Tolstoy’un Savaş ve Barış’ında olduğu gibi (Akdeniz Dünyası bu romana yalnızca ölçek bakımından değil, aynı zamanda sahip olduğu mekân bilinci ve insan eyleminin beyhudeliği hakkında sezdirdiği şeyler bakımından da benzemektedir) içinde yer aldığı disiplin imkânlarını sürekli genişlettiğini söylemek doğru olacaktır. 
 
Peter Burke</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126577</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9fea41f-89a5-4ed6-89b6-64be32b3f690.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Kapitalizm (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>sosyal bilimlerin bu çığır açıcı eseri, bir Balzac romanından, bir Shakespeare oyunundan ya da Brughel’in ayrıntılara nüfuz eden genel bir insanlık resminden pek de farksız değildir. 
 
Sombart içinde bulunulan ekonomik evreni (yani büyük bir boşluğu) 11. yüzyıldan itibaren ele alır. Kişisel ve sosyal yaşamdaki bu uzun ve sert dönüşümü anlatırken kapitalizmi belli bir zaman çizgisine yerleştirir. İnsanlık elbette bugünkü dönemden çok farklı değerler ile tanışmıştı. Geleneksel bir ortamda zanaatkârlara dayalı, kişilerin ustalık ve yeteneklerini gerektiren görece mutlu bir yaşam, sonrasında yerini tek bir gücün hemen her şeyi kontrol edip mekanikleştirdiği bir dünyaya terk etmiştir. Sombart Ortaçağ’dan günümüze modern kapitalizmin hangi koşullar altında doğduğunu son derece nesnel bir dille anlatır. “Kapitalist ruhu” [spiritus Capitalisticus] ve dolayısıyla sahip olma içgüdüsünü, sınırsızlığı ve hükmetme gücünü tarihsel koşullar içinde değerlendirir. 
 
Sombart eser boyunca belge ve kayıtlara, rapor ve istatistiklere dayanır. Gerçekçi ve gündelik bir yaşamdan ayrılmaz. İmalathane ve atölyelerden, çeşitli meslek gruplarından sayısız örnekler verir. Şehir hayatına geçilirken hemen her kesim bu büyük dönüşümü birlikte yaşamıştır. Kırsal kesim ve yoksul sınıflar kadar büyük toprak sahipleri ve ünlü zengin aileler de yer alır bu tabloda. 
 
Sonuçta Avrupa tarihinin en gerçekçi resimlerinden biri Werner Sombart’ın Modern Kapitalizm adlı eserinde bir araya gelir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126578</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd0b1404-f792-4536-b0b9-3946ee9f6e85.jpg</image:loc>
            <image:title>Teknoloji Toplumu</image:title>
            <image:caption>Günümüz medeniyeti tekniğin durmaksızın genişlediği ve geri döndürülemez hakimiyetinin hayatın her alanına yayıldığı teknik bir medeniyettir. Hiçbir sosyal, insani veya manevi olgu, modern dünyadaki teknik olgusu kadar önemli değildir ancak hiçbir konu da teknik kadar az anlaşılmamıştır. 
Fransız filozof Jacques Ellul’ün, alanında bir klasik olan bu eserinde tekniğe dair öne sürdüğü görüşleri, yazıldığı dönemde bir kehanet gibi görülürken bugün hâlâ korkutucu bir şekilde geçerliliğini koruyor. Modern çağda tekniğin sosyal, politik, ekonomik ve felsefi anlamını sorgulayan bu kitap; klişelerden uzak, ezber bozan bir içeriğe sahip. Teknolojinin tehlikeleri ve toplum üzerindeki kaçınılmaz etkileri hakkındaki hiçbir tartışma, Teknoloji Toplumu dikkatle okunmadan başlamamalı. 
 
Yirminci yüzyılın ikinci yarısının en önemli kitaplarından biri. Bu kitapta Jacques Ellul, insanın hizmetkârı olarak görmeye devam ettiğimiz teknolojinin, insanlığın kendisi de dâhil olmak üzere, gelişiminin iç mantığını engelleyen her şeyi alaşağı edeceğini ikna edici bir şekilde ortaya koymaktadır. 
—The Nation 
Teknolojinin tamamen özerk hale gelerek istisnasız her toplumun geleneksel değerlerini ele geçirip altüst ettiği ve nihayetinde teknolojik olmayan tüm farklılık ve çeşitliliğin yalnızca bir görünümden ibaret olduğu monolitik bir dünya kültürü üretme sürecinin bir tasviri. —Los Angeles Free Press</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126579</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5efd0eb-4462-4f96-bdd2-feff1e1f1b14.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Kulak Vakası</image:title>
            <image:caption>Zorbalığa direnen bir çift kulak! Dilge Güney&apos;in ince mizahıyla yoğrulan Kayıp Kulak Vakası, saç örgülerinin altında saklanan &apos;&apos;büyük&apos;&apos; bir sırrın peşine düşen absürt bir durum komedisi. Zorbalığa uğrayan bir kız çocuğunun mücadelesini anlatan kitap; farklılıklarımızla varız ve güzeliz görüşünü savunuyor.  Alelacele okula çağrıldıklarında kızları Vivi&apos;nin kulakları olmadığını öğrenen Zarafet Hanım ile Cazip Bey&apos;i bir telaş alıyor ki sormayın. Mümkün değil! Hem zaten aksi bir durumu bunca yıldır fark etmezler miydi? Ne kadar dil dökseler de müdür yardımcısı ikna olacağa benzemiyor. Kurallara göre eğer Vivi&apos;nin kulakları yoksa okuldan alınması şartmış! Kulaksız bir çocuk sorun yaratabilirmiş. Çözüm mü? Afili bir doktor raporu. Peki ya kahramanımızın kulakları gerçekten yerinde durmuyorsa? ​Bu kitabı okuyanları neler bekliyor? 
* Mutluluğa ulaşabilmek için kendimizi olduğumuz gibi kabul etmenin önemini fark ettiriyor.   * Sağlıklı ebeveyn-çocuk ilişkisinin yapı taşları hakkında düşündürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126580</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cede0529-6194-45f0-b52b-ccb459765d97.jpg</image:loc>
            <image:title>Wisteria (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>New York Times çok satan yazarı Adalyn Grace&apos;ten okuyucuların kalbini tutuşturacak baştan çıkarıcı aşk hikâyesiyle, büyüleyici ve ölümcül Belladonna üçlemesine heyecan verici bir son. 
 
Blythe Hawthorne, babasının özgürlüğü için bir anlaşma yapar ve Kader’le evlenmek zorunda kalır. Ancak bu, sıradan bir evlilikten çok farklıdır. Kendini prens olarak tanıtan adamın ne bir sarayı ne de yönettiği bir ülkesi vardır. Genç kadın, içinde bulunduğu şartları babasının öğrenmemesi için kocası Kader’den bir oyun oynamasını ister. Bu oyun sürprizlerle doludur ve Kader için bir dönüm noktası olur. 
 
Blythe Kaos’la tanıştığında, hastalığı nüks eder ve Ölüm artık kapısında kol gezmeye başlar. Genç kadın, tüm bu karmaşanın içinde bir de hiç beklemediği birinin dönüşüne şahit olur. 
 
Artık işler değişmiştir. Blythe için sonun başlangıcına gelindiğinde, Kader bir karar vermek zorunda kalacaktır. Bazen aşk, yaşanma ihtimali olan tüm hayatların üstündedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126581</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/903a7cd3-b2c2-43d4-a452-eef8f71bfd95.jpg</image:loc>
            <image:title>Wisteria</image:title>
            <image:caption>New York Times çok satan yazarı Adalyn Grace&apos;ten okuyucuların kalbini tutuşturacak baştan çıkarıcı aşk hikâyesiyle, büyüleyici ve ölümcül Belladonna üçlemesine heyecan verici bir son. 
 
Blythe Hawthorne, babasının özgürlüğü için bir anlaşma yapar ve Kader’le evlenmek zorunda kalır. Ancak bu, sıradan bir evlilikten çok farklıdır. Kendini prens olarak tanıtan adamın ne bir sarayı ne de yönettiği bir ülkesi vardır. Genç kadın, içinde bulunduğu şartları babasının öğrenmemesi için kocası Kader’den bir oyun oynamasını ister. Bu oyun sürprizlerle doludur ve Kader için bir dönüm noktası olur. 
 
Blythe Kaos’la tanıştığında, hastalığı nüks eder ve Ölüm artık kapısında kol gezmeye başlar. Genç kadın, tüm bu karmaşanın içinde bir de hiç beklemediği birinin dönüşüne şahit olur. 
 
Artık işler değişmiştir. Blythe için sonun başlangıcına gelindiğinde, Kader bir karar vermek zorunda kalacaktır. Bazen aşk, yaşanma ihtimali olan tüm hayatların üstündedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126582</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62b9699d-af72-4967-9ac2-d587a333f786.jpg</image:loc>
            <image:title>Cemre Düştü - 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Beni sevmeseydin, yüzüme tükürür giderdin. 
Beni biraz sevseydin, beni ele verirdin, cezamı çekeyim diye, yapabilirdin bunu. Ama beni çok sevseydin, Cemre... Beni çok sevseydin, kalbime sıkardın. 
Ve beni o kadar sevdiği için de kendi kalbine...” 
 
 
 Cemre, Toprak’a düşmüştür. Ve Toprak onu yakmıştır. Cemre artık bahar değildir. Sonsuz bir kara kıştır. 
 
Sevdiği kadının hayatını kurtarmak isterken onu ateşin ortasına atan Toprak için hatasının bedeli ağır olur. Ancak baharın yeniden geleceğine inancı tamdır çünkü Cemre’yi içinde, bir kurşun yarasının işlemediği kalbinde saklamıştır. 
 
Toprak, parlak, kızıl bir ateş topu dünyayı yeniden ısıtsın diye canını vermeye hazırdır ancak Cemre ondan canını istemiyordur. 
 
Aşı boyalı koyu kırmızı geçmişlerinin ve simsiyah geleceklerinin üzerine beyaz bir perde çekmek ve filmi baştan yazmak istiyordur. 
 
Karanlık gölgelerin hüküm sürdüğü bu yolda mutlu son var mıdır? Kara kışın sonu, sonsuz bahar mıdır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126583</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c1e3ace-93ff-4508-9675-59a5476ab603.jpg</image:loc>
            <image:title>Cemre Düştü - 2</image:title>
            <image:caption>“Beni sevmeseydin, yüzüme tükürür giderdin. 
Beni biraz sevseydin, beni ele verirdin, cezamı çekeyim diye, yapabilirdin bunu. Ama beni çok sevseydin, Cemre... Beni çok sevseydin, kalbime sıkardın. 
Ve beni o kadar sevdiği için de kendi kalbine...” 
 
 
 Cemre, Toprak’a düşmüştür. Ve Toprak onu yakmıştır. Cemre artık bahar değildir. Sonsuz bir kara kıştır. 
 
Sevdiği kadının hayatını kurtarmak isterken onu ateşin ortasına atan Toprak için hatasının bedeli ağır olur. Ancak baharın yeniden geleceğine inancı tamdır çünkü Cemre’yi içinde, bir kurşun yarasının işlemediği kalbinde saklamıştır. 
 
Toprak, parlak, kızıl bir ateş topu dünyayı yeniden ısıtsın diye canını vermeye hazırdır ancak Cemre ondan canını istemiyordur. 
 
Aşı boyalı koyu kırmızı geçmişlerinin ve simsiyah geleceklerinin üzerine beyaz bir perde çekmek ve filmi baştan yazmak istiyordur. 
 
Karanlık gölgelerin hüküm sürdüğü bu yolda mutlu son var mıdır? Kara kışın sonu, sonsuz bahar mıdır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126584</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94905cc1-42ac-457f-9700-7e0ac0998b17.jpg</image:loc>
            <image:title>Yansıması Olmayan Kız</image:title>
            <image:caption>Veliaht prensle evlenmesi için seçilen genç bir kız, kocasıyla tanışmak için İmparatorluk Sarayı&apos;na gitmek zorundadır ancak imparatorluk ailesinin yüzyıllardır sakladığı karanlık gerçeği keşfettiğinde dünyası altüst olur.
 
 
Prenses Ying Yue bir zamanlar aşka inanan bir genç kızdır. Veliaht prensle evlenmeye karar verdiğinde, Ying’in masalsı evlilik hayalleri hızla suya düşer. Eşi, Ying’i odasına kapatacak kadar soğuk ve kayıtsız biridir. Daha da kötü olan, geçmişte gizemli bir şekilde ortadan kaybolan diğer yedi imparatorluk gelini hakkında dönen söylentilerdir.
Odasında hapsolan Ying, aynada garip şeyler görmeye başlar. Farkında olmadan açtığı gizli kapı aracılığıyla bir ayna dünyasına çekilir.
Bu âlemde, gerçek hayattaki herkesin bire bir yansıması vardır. Gerçek dünyadaki benzerinin aksine, aynadaki kocası yani ayna prens, nazik ve şefkatlidir. Ying çok geçmeden ona âşık olur, her zaman hayalini kurduğu türden bir aşktır bu.
Ancak bu yeni dünyanın bir de karanlık bir yüzü vardır. Ve Ying iki dünya arasındaki karanlık sırları keşfetmek zorunda kalacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126585</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1841987a-6b30-4e33-bd65-75b78c461758.jpg</image:loc>
            <image:title>Renkli Uçurtmalar Kampı</image:title>
            <image:caption>Ömer, Alya ve yanlarındaki bir avuç insan, yalnızca yardım etmek için çıktıkları bu yolda hayatlarının hiç beklemedikleri bir yöne savrulacağını bilmiyorlardı. Adım attıkları her yerde çaresizliğin ardından doğan umutla tanıştılar, insanlığın en zor sınavlarına tanıklık ettiler. 
 
Bu yolculuk, kayıp ve acıyla, gözyaşı ve umutla büyüyen bir hikâyeyi anlatıyor. 6 Şubat depreminin hasır altı edilmiş yanlarına derin bir eleştiri getirirken, bazen bir kurtuluş çığlığına, bazen de gökyüzünde süzülen bir uçurtmanın hafifliğine tutunarak hayatta kalmaya çalışan insanları konu ediniyor. 
 
Renkli Uçurtmalar Kampı, sadece bir enkazın değil, insan ruhunun direnişinin ve yeniden ayağa kalkışının hikâyesi. Acının, dayanışmanın ve insan olmanın derin izlerini taşıyan bu roman, “En karanlık geceden sonra bir mucize doğabilir mi?” sorusunu sordururken; hayatta kalma, birlik olma ve umut gibi konuların etrafında şekillenen kurgusuyla kalbinizde de derin bir yere dokunacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126586</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8e0e34c-9f49-45cf-969f-f8e7408a477b.jpg</image:loc>
            <image:title>Namaz Psikolojisi</image:title>
            <image:caption>Dr. Senai Demirci, psikoterapist kimliğiyle, namazın bilinen şeklinin sakladığı varoluşsal akışın çağıltılarını dinliyor. Jung’dan Mevlana’ya, İbni Arabi’den Saint Exupery’ye uzanan insanlığın tefekkür birikimini kıyamın gövdesine giydiriyor. Namazın hareket ve sözlerinde kodlanan meditasyon derinleşmelerini keşfe çıkıyor. Tasavvufta ‘sema’ diye bilinen minnet duyuşu ve hayret coşkusunu ‘salât’ın avuçlarına koyuyor. 
Namazın daha çok dindar olmaya değil daha çok insan olmaya çağırdığını hatırlatıyor. 
“Varlığın göğsünü kabartıyorsun. Başını evrenin göğsüne koyup göksel kalbin canlı atışlarını duyuyorsun. Yıldızlar doğuran dönüşümleri, galaksiler deviren devrimleri hayatının nabzına taşıyorsun. Her an taze nefes almanın coşkusuyla sıradanlığın gömleğini yırtıyorsun. Seni nesneleştiren alışkan benliğinden sıyrılıyorsun. Özdeğerini ayağa kaldırıyorsun. Tazeleniyorsun. Yüzünü, yeryüzünden alıp Yâryüzü&apos;ne yaslıyorsun…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126587</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d72da08f-2312-470c-9d27-4cb9eb6098f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Arthur Andersen Var(dı)</image:title>
            <image:caption>“...Boğaziçi Üniversitesi’nin ilk mezunları olarak 1972 yılı Haziran ayında yeni bir hayata adım atma hazırlıkları içindeyiz. Henüz mezuniyet törenimiz yapılmamış, bir daha yaşama fırsatı bulamayacağımız okuldaki son günlerimizin tadını çıkarmaya çalışıyoruz. 
Bir gün, değerli hocam Prof. Özer Ertuna beni ofisine davet etti. Kendisinden, Arthur Andersen &amp; Co. adında bir uluslararası mali danışmanlık şirketinin, Londra ofislerinde Auditor  (bağımsız denetçi) olarak yetiştirilmek üzere eleman seçmeye İstanbul’a geleceklerini öğrendim. ‘Audit’ kelimesini ilk defa duyuyor ve ne anlama geldiğini de bilmiyorum. Özer Hocam bu mesleği biraz tanıttıktan sonra Türkiye’de yakın bir gelecekte kurulacağını belirterek, ‘Gidin, öğrenin ve gelin; ülkemizdeki kuruluşuna öncülük edin’ diyerek cesaretlendirdi. Bizler de nereye, ne için gittiğimizi tam anlamıyla bilmeden bir heyecanla yola çıktık... 
Bugün, binlerce yüksekokul mezunu gencimiz bu mesleği yapıyor. Bir bölümü, bir süre sonra ayrılıp iş dünyasının farklı alanlarında katkıda bulunurken bir diğer bölümü sermaye piyasalarında bağımsız denetim, vergi uzmanlığı ve yönetim danışmanlığı hizmetlerini sürdürüyor. 
Bir Arthur Andersen Var(dı) –Türkiye’de Bağımsız Denetimin Doğuşu ve Yükselişi– başlıklı bu kitapta, Türkiye’de elli yıl önce Arthur Andersen Muhasebe ve Müşavirlik Limited Şirketi adıyla faaliyete geçen firmanın kuruluş, büyüme ve birleşme sürecini anlatırken, ülkede bağımsız denetim mesleğinin geçirdiği aşamaları da yansıttığımıza inanıyoruz...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126588</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd37cab2-01d8-4339-9cda-28e3b9bbb91e.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Dünyanın Yedi Harikası</image:title>
            <image:caption>ANTİK DÜNYANIN MÜHENDİSLİK HARİKALARI 
 
Piramitler, Babil’in Asma Bahçeleri, Olympia’daki Zeus Heykeli, Halikarnassos Mausoleion’u, Efes’teki Artemis Tapınağı, Rodos Heykeli ve İskenderiye Feneri… İnsanlığın yaratıcılığını ve mühendislik dehasını simgeleyen bu eşsiz yapılar, iki bin yılı aşkın süredir hayranlık uyandırmaya devam ediyor. 
Peki, Antik Dünyanın Yedi Harikası nasıl inşa edildi? Hangi yöntemler ve koşullar bu olağanüstü projeleri mümkün kıldı? Bu harikalardan altı tanesi günümüzde artık var olmasa da tarihçiler ve arkeologlar, bu anıtların yapılmasının altında yatan sebepleri anlamaya çalışıyorlar. Ne var ki bu araştırmalar daha önce hiç bilim, mühendislik ve teknolojinin katkılarıyla, böyle kapsamlı bir tezde sentezlenmemişti. 
Michael Denis Higgins, Antik Dünyanın Yedi Harikası kitabında bu görkemli yapıları bilimsel bir bakış açısıyla yeniden değerlendiriyor. Antik belgeleri ve arkeolojik bulguları, mühendislik ve jeoloji gibi disiplinlerle birleştirerek her anıtın detaylı ve çok katmanlı bir portresini sunuyor. Harikaların inşasına dair temel sorulara yanıt ararken, bu anıtların modern tekniklerle nasıl yeniden inşa edilebileceklerini ve çevresel koşullar ile doğal afetlere karşı nasıl daha dayanıklı hâle getirilebileceklerini de tartışıyor. 
Antik Dünyanın Yedi Harikası jeoloji, mühendislik, arkeoloji ve tarihi bir araya getirerek Antik Mısır, Anadolu ve Yunanistan’daki tarihin en büyük hazinelerinin arka planındaki bilimsel yöntemleri gözler önüne seriyor. Antik Dünyanın Yedi Harikası okurları zamanda büyüleyici bir yolculuğa çıkarırken insanın yaratıcılığını ve mühendislikteki olağanüstü başarısını keşfetmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126589</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9d63a77-f861-4533-ad51-abcfc997760b.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Para Kazanılır?</image:title>
            <image:caption>ROMALILAR PARAYI SEVERDİ. PEKİ AMA NASIL GEÇİNİYOR VE HATTA ZENGİN OLUYORLARDI? 
ROMALILARIN SERVET YÖNETİMLERİ BUGÜN BİZE NELER SÖYLEYEBİLİR? 
 
Princeton University Press’in “Günümüz Dünyası için Antik Bilgelik Serisi” Kronik Kitap’ta! 


Her biri uzman isimlerce hazırlanan kitaplar, modern yaşamın kargaşası içerisinde kaybolanlar için bin yılların bilgelik birikimini ulaşılabilir kılıyor. Antik bilgelerin kaleminden çıkan zamansız metinlerle seslenen bu eserler yeni bağlamlar, anlamaya yardımcı giriş yazıları ve notlarıyla yeni bir okuma deneyimi sunuyor. 
 
Serinin ilk kitabı Nasıl Para Kazanılır? Yaşlı Plinius’tan Cicero’ya, Cato’dan Plutharkos’a antik dünyanın büyük düşünürlerinin para kazanma ve serveti idare etme konusundaki görüşlerini ortaya koyuyor. Romalıların para hakkında ne düşündüklerini, nasıl para kazandıklarını, yatırım yaptıklarını, harcadıklarını, kaybettiklerini ve dağıttıklarını Para Nasıl Kazanılır?’da görecek; para kazanma ve yönetmeye dair bugün de geçerliliğini koruyan evrensel ilkelerle karşılaşacaksınız. Para Nasıl Kazanılır?: Servet Yönetimine Dair Antik Bir Rehber, finansal okuryazarlığınızı geliştirmenize ve ekonomik kararlarınıza tarihî bir perspektif kazandırmanıza yardımcı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126590</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b0e7c80-c22f-4193-82fb-f4b698e8925e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiçbir Aşk Hiçbir Ölüm</image:title>
            <image:caption>Boşanma sürecinde olan ve yeni bir hayata hazırlanan Simden ile gönlünce bir hayat yaşamış olan annesi Sara… Geçmişi sorgulamayı, gelecek kaygılarını, yargılamaları barındıran zorlu bir yüzleşme. Çağdaş Türk edebiyatının en usta kalemlerinden İnci Aral, ilk olarak 1997’de yayımlanan Hiçbir Aşk Hiçbir Ölüm’de anne-kız çatışması üzerinden, ölüm ve varoluş arasında birbirini anlama çabasını, toplumsal cinsiyet rollerini ve kadın kimliğinin yeniden inşasını konu ediyor. 
 
Zamanın bu kadar çabuk geçişi, insan hayatının böylesine kısa oluşu haksızlıktı. İnsan, hele bir de kadınsa nasıl yaşaması gerektiğini öğrendiğinde iş işten geçmiş oluyordu. Nasıl seveceğini bildiğinde, akşam oluyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126591</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdcfcfc3-3f60-40a0-9b8a-8d0e27946827.jpg</image:loc>
            <image:title>Anabasis - Onbinlerin Dönüşü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Anabasis, Pers tahtına göz diken Kyros’un ağabeyi kral Artakserkses’e meydan okumak için topladığı ve büyük çoğunluğu Hellen paralı askerlerinden oluşan muazzam ordunun Anadolu’dan Mezopotamya içlerine uzanan destansı yürüyüşününün ve bu başarısız sefer sonunda başıboş kalan Hellenlerin kendi başlarına Babil yakınlarındaki Kunaksa’dan yüzlerce kilometre uzaklıktaki yurtlarına dönüşünün çileli hikâyesidir. Ünlü filozof Sokrates’in öğrencisi, aynı zamanda soylu ve zengin bir maceraperest olan Ksenophon, bu orduya tesadüfen katılmış, ordu komutansız kalınca da ona liderlik ederek Pers tuzaklarıyla dolu tekinsiz yollarda ilerlemeye çalışan, bilmedikleri coğrafyalarda biteviye önlerini kesen savaşçı kabileler karşısında ölüm kalım savaşı veren Hellenleri sonunda yurtlarına kavuşturmayı başarmıştır. Aylar süren bu zorlu yolculuk sonunda Trabzon civarında dağların zirvesinden denizi gören askerlerin sevinç çığlıkları Batı uygarlığının zihninde hâlâ yankılanmaktadır: Thalatta! Thalatta!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126592</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdfd2302-a206-4578-aa08-f3cfc355c5e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Yerel Kalkınmada Spor Tesisleri (Hesarek Kayak Tesisi Örneği)</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
·         BİRİNCİ BÖLÜM YEREL KALKINMA 
 
·         İKİNCİ BÖLÜM SPOR TESİSLERİ 
 
·         ÜÇÜNCÜ BÖLÜM KAYAK 
 
·         DÖRDÜNCÜ BÖLÜM HESAREK KAYAK TESİSİ 
 
·         BEŞİNCİ BÖLÜM MATERYAL VE METOT 
 
·         ALTINCI BÖLÜM BULGULAR 
 
·         YEDİNCİ BÖLÜM TARTIŞMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126593</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/125982d6-ab49-4710-929d-0c168e0e12fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Atletik Triad&apos;ın Olimpik Branşlardaki Kadın Sporcularda Görülme Sıklığı Sporcu ve Antrenörlerin Bilgi Düzeyleri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
       1. Giriş 
 
       2. Araştırmanın Kuramsal Çerçevesi 
 
       3. Yöntem 
 
       4. Bulgular 
 
       5. Tartışma, Sonuç ve Öneriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126594</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e822252-af0a-49ec-89d7-193e2e773f42.jpg</image:loc>
            <image:title>Futbolda İzoinertial Antrenman Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
       1.ÖZET 
 
       2. ABSRACT 
 
       3. GİRİŞ ve AMAÇ 
 
       4. GENEL BİLGİLER 
 
       5. GEREÇ ve YÖNTEM 
 
       6. BULGULAR 
 
       7. TARTIŞMA ve ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126595</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ddf7dff-ce05-42cc-97d3-f64b710fdecb.jpg</image:loc>
            <image:title>Hamlet</image:title>
            <image:caption>Hamlet is not only one of Shakespeare’s greatest plays, but also the most fascinatingly problematical tragedy in world literature. 
First performed around 1600, this a gripping and exuberant drama of revenge, rich in contrasts and conflicts. Its violence alternates with introspection, its melancholy with humour, and its subtlety with spectacle. The Prince, Hamlet himself, is depicted as a complex, divided, introspective character. His reflections on death, morality and the very status of human beings make him ‘the first modern man’. 
Countless stage productions and numerous adaptations for the cinema and television have demonstrated the continuing cultural relevance of this vivid, enigmatic, profound and engrossing drama.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126596</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c04eac8-1278-472a-ae0f-42fe8ab3ba3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Romeo and Juliet</image:title>
            <image:caption>Romeo and Juliet is the world’s most famous drama of tragic young love. Defying the feud which divides their families, Romeo and Juliet enjoy the fleeting rapture of courtship, marriage and sexual fulfilment; but a combination of old animosities and new coincidences brings them to suicidal deaths. 
This play offers a rich mixture of romantic lyricism, bawdy comedy, intimate harmony and sudden violence. Long successful in the theatre, it has also generated numerous operas, ballets and films; and these have helped to make Romeo and Juliet perennially topical.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126597</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff2d3cfa-4e0e-478d-adb7-2b6570dde68f.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal Denizindeki Kayıp Balık</image:title>
            <image:caption>Masal okurken uyuyakalan Tuna, okuduğu masalın içine düştü. Sonra ne oldu dersiniz? 
Masaldaki cadı da Tuna’nın peşine düştü. Tuna bir balık olup engin denizlerde yüzerken bir plastik şişenin içine sıkıştı ve oradan nasıl çıkacağını bilemezken bir balıkçının oltasına takıldı.  Sonrasında neler oldu neler... 
“Masal Denizinde Bir Şişe” öyküsündeki minik turuncu balığın asıl macerasını ve başından neler geçtiğini bu kitapta öğreneceksiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126598</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ceb74788-6718-405b-ba3b-f9727e63059e.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal Denizi Balıkçısı</image:title>
            <image:caption>Karsos tesadüfen, küçük bir çocuğun kocaman bir kelime hazinesine sahip olduğunu duyduğunda gözleri ışıldadı. Küçük ve iyimser bir çocuğun elinden böyle değerli bir hazineyi çalmak ne kadar zor olabilirdi ki? 
Bu hazineyi çalmanın onun hayatını olumlu yönde değiştireceğini umuyordu. Peki bu hazine tahmin ettiği gibi onun hayatını istediği gibi değiştirecek miydi? 
“Masal Denizi” serisinin diğer maceralarından tanıdığınız yaşlı balıkçının asıl hikayesini bu kitapta okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126599</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b168c005-12f7-48f5-83fa-4394ca2dc5c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğru Akıl</image:title>
            <image:caption>Amerika kutuplaşmanın ve acziyetin derinliklerine inerken, sosyal psikolog Jonathan Haidt imkânsız gibi görünen bir şeyi başararak ahlak, siyaset ve din hakkındaki geleneksel düşünceyi siyasî yelpazedeki herkese hitap edecek şekilde sorguluyor. Ahlak psikolojisi üzerine yirmi beş yıldır sürdürdüğü çığır açıcı araştırmalarına dayanarak, ahlaki yargıların nasıl akıldan değil de içgüdüsel duygulardan kaynaklandığını gösteriyor. Haidt, liberallerin, muhafazakârların ve liberteryenlerin doğru ve yanlış konusunda neden bu kadar farklı sezgilere sahip olduklarını açıklıyor ve herkesin temel kaygılarının çoğunda aslında neden haklı olduğunu gösteriyor. 
 
Haidt, bu incelikli ama kolay anlaşılır kitapta bize insan işbirliğinin mucizesini ve aynı zamanda ebedi bölünmelerimizin ve çatışmalarımızın lanetini anlamanın anahtarını veriyor. Öfkenizi anlayışla takas etmeye hazırsanız, Doğru Akıl&apos;ı okuyun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126600</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b10b7f56-052b-4c9e-a751-82b52ed5dcc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal Denizinde Bir Şişe</image:title>
            <image:caption>Plastik su şişesi, bakkal amca için satabileceği bir şeydi, onu satın alan çocuk ise içindeki suyla susuzluğunu gidermeye çalışıyordu... 
Bazen üstüne basılarak ezilen şişenin tek istediği artık bir çöp parçası olmamaktı. Yine de denize düşüp nereye varacağı belli olmayan bir maceraya atılabiliyordu. Taa ki küçük bir balık şişenin içine girip orada sıkışana kadar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126601</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/847e66d6-b80a-4ac0-a44c-feb18b839dc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Vazgeçmeyenler - Bir Çanakkale Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bir milletin kaderi, kimi zaman en imkansız görünen anlarda yeniden yazılır. İradesiyle ölümün üzerine yürüyen, inancıyla imkansızı mümkün kılan bir halk, tarihe unutulmaz bir mühür vurur. Merhum Akif’in “Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? Gömelim gel seni tarihe desem, sığmazsın” dediğin o destan, işte böyle bir mührün adıdır. Bu, toptağı vatan yapanların, adanmış yüreklerin ve “vazgeçmeyenlerin” hikayesidir. 
Bu büyük mücadele, yalnızca bir zafer değil; imanın, fedakarlığın ve kararlılığın zaferidir. Seyitlerin omuzladığı mermilerde, isimsiz kahramanların duasında ve geri dönmeyi düşünmeden cepheye yürüyenlerin adımlarında saklıdır. Bu direniş, bir halkın boyun eğmeme yemininin en güçlü haykırışıdır. 
Elinizdeki kitap, bu haykırışı bugüne taşımak ve bir milletin nasıl vazgeçmediğini hissettirmek için hazırlandı. Her satırında, toprağın derinlerinden yükselen bir destanın yankısını bulacak ve o günlerin iman dolu nefesini hissedeceksiniz. Bu kitap unutulmayanlar için ve asla “vazgeçmeyenlere” bir selamdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126602</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a33af59-d7cc-421f-a95b-c8ed32308cd2.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Hikaye Bir Hayattır</image:title>
            <image:caption>İnsanın dünyaya gelişi bir hikayedir. 
Doğması hikâye, emeklemesi hikâye, büyümesi hikâye, ölümü bir hikayedir. 
Doğumda da ölümde de yaşanmış hikayelerle süslenmiş yol işaretleri vardır. 
Bu bilinç ve odaklanmayla başladım okumaya. 
Yaşanmış hikayelerin bir yol arkadaşı, bir uyarıcı, tecrübe paylaşımı ve çoğu zaman da bir kurtarıcı olduğunu gördüm. 
Hikâyeleri okurken bazen hüzünlendim, bazen güldüm, bazen gözlerim yaşardı. Kimi zaman derin düşüncelere daldım. 
Düşündüm... Hayatın sürprizlerle dolu olduğunu... Olayların bizim bilmediğimiz ve göremediğimiz yönlerinde ne büyük manalar ve sırlar bulunduğunu anladım. 
Her hikâyede bir şeyler buldum. 
Her hikâyede hayatın aslında ne kadar güzel olduğunu anladım. 
Bir hediyenin ardındaki sırları gördüm, bir tebessümün sonuçlarını yaşadım, fedakarlığın ne kadar güzel bir şey olduğunu anladım, bir gün mutlaka hesap sorulacağını idrak ettim... 
Her hikâyeyi kendi hayatıma uyarlamaya çalıştım... 
Bu kitaptaki bir demet yaşanmış hikâyede hayatınızdan izler bulacaksınız. 
Sizi yaşanmış hikâyelerin gizem dolu dünyasına davet ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126603</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0369b906-3c65-4a2d-9b4c-18abd1348388.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Öğrenme Kitaplarım: My First Books (5 Kitap) (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>&quot;İlk Öğrenme Kitaplarım&quot; serisi, miniklerin dünyayı keşfetmelerine yardımcı olacak eğlenceli ve eğitici bir set! Megakids Yayınları tarafından 2025 yılında basılan bu sevimli seri, 9x9 cm boyutlarında 5 kitaptan oluşuyor ve her biri çocukların temel kavramları öğrenmesine rehberlik ediyor. 
 
Sayılar - Numbers, Zıtlıklar - Opposites, Renkler - Colors, Şekiller - Shapes ve Alfabe - Alphabet başlıklarından oluşan her kitap, çocukların hem Türkçe hem de İngilizce kelime dağarcığını geliştirmek için tasarlandı. İlk sayfada Türkçe ve İngilizce kelimeler yer alırken, ikinci sayfada bu kelimelerin karşılığı olan renkli ve eğlenceli resimler bulunuyor. Bu sayede çocuklar, görsel hafızalarını kullanarak hem yeni kelimeler öğreniyor hem de iki dil arasında bağlantı kuruyor. 
 
Kitapların küçük boyutu, minik ellerin rahatça tutup çevirebilmeleri için ideal. Ayrıca, setin kutusu sayesinde kitaplar kolayca taşınabilir ve saklanabilir. Bu özellikleriyle &quot;İlk Öğrenme Kitaplarım&quot; serisi, hem evde hem de okul öncesi eğitimde kullanılabilecek harika bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126604</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afe885aa-0425-4278-8048-39764c0da41a.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Hikaye Bir Fırsattır</image:title>
            <image:caption>Her nefes, yeni bir sahne; her adım, bir anlatıdır. 
Biz fark etmesek de her an, yaşamın sayfalarına yazılan yeni bir hikâye olur. Her biri, bizi biz yapan, hayata anlam katan eşsiz bir fırsattır. 
Bazı hikayeler bizi büyütür, bazıları ise incitir. Ama her biri, içimizde bir iz bırakır. İnsan, yaşadığı hikayelerle şekillenir; onları anlayıp yorumladıkça olgunlaşır. 
Her hikâye, kalbimize dokunan bir fısıltı, ruhumuza uzanan bir köprüdür. 
“Her Hikâye Fırsattır” işte bu nedenle kitaplaştırıldı. Çünkü her hikâye bir fırsattır; bir adım daha atmak, bir kelime daha anlamak, bir yürek daha kazanmak için… 
Ve bu kitap, her satırında size küçük bir tebessüm, bir farkındalık ve belki de hayatınızı güzelleştirecek bir ders bırakmayı amaçlıyor. 
Birlikte öğrenelim, hissedelim ve her hikâyede kendimize bir fırsat bulalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126605</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1a88a1d-4fab-4a86-9d8c-e6eab0d9e38f.jpg</image:loc>
            <image:title>Terakki Çareleri Nazif Paşa</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti’ni uzun yıllar ataşemiliterlik yapması nedeniyle dıştan, İstanbul’a döndükten sonra da imparatorluğun çöküşe yüz tuttuğu yıllarda icra ettiği görevler nedeniyle içten analiz etme şansı bulan Nazif Paşa, emekliliği sonrasında yapabileceği en isabetli işi yaparak edebî faaliyetlere girişmiştir. Kişiselleştirilmiş eleştirel bir üsluptan uzak, herhangi bir siyasi hesaplaşmanın, tartışmanın tarafı olmadan tamamen en iyi bildiği askerlik mesleğiyle ilgili bilgisini merkeze alarak eserlerini kaleme almıştır. Nazif Paşa’nın Terakki Çareleri adlı kitabı, askerlik mesleğiyle ilgili görüşlerin yanı sıra Avrupa’da bulunduğu dönemde Avrupa insanın yaşantısı, gündelik hayat pratikleri, Avrupa şehirlerinin mimarisi gibi çeşitli konulara dair gözlemler, Osmanlı kamuoyunun gündemini işgal eden sorunlara dair çözüm önerileri sunması bakımından önemlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126606</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72aab1c5-2f24-489d-b200-0b450feb409d.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu, Güneydoğu ve Musul Denkleminde Aşiretler (1918-1922)</image:title>
            <image:caption>Birinci Dünya Savaşı’nın sona ermesi ve savaşta yenilen taraflardan biri olan Osmanlı Devleti’nin 30 Ekim 1918’de Mondros Mütarekesi’ni imzalaması devletin doğu ve güneydoğusunda yeni birtakım gelişmeleri de beraberinde getirdi. Musul’dan Güneydoğu Anadolu’ya doğru işgalci bir politika sergileyen İngiltere, bölgede sosyal ve siyasal güç olan aşiret yapılanmasını da kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak adına muhtelif politikalar sergiledi. 
 
Doğu, Güneydoğu ve Musul Denkleminde Aşiretler (1918-1922) isimli bu eserde Mondros Mütarekesi’nin ardından İngilizlerin aşiretleri elde etme çabalarına karşı Osmanlı Devleti’nin uyguladığı siyaset ve aşiretlerin bu siyasete yönelik izledikleri tutum, Millî Mücadele’ye yaklaşımları ve bağımsızlık hareketlerindeki rolleri ile beraber Osmanlı topraklarında aşiret örgütlenmesi çok yönlü olarak ele alınmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126607</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b276182-f43d-4a25-b0d9-90d3b465fe11.jpg</image:loc>
            <image:title>Keltlerden Vikinglere Britanya</image:title>
            <image:caption>Britanya adaları tarihi İngiltere, İskoçya, Galler ve İrlanda’yı kapsayan çok yönlü zengin bir tarihtir. Bu tarihin şekillenmesinde belirleyici bir rol üstlenen İngiltere ise tarih boyunca siyasi ve kültürel bir merkez olmuştur. 
Keltlerden Romalılara, Anglo-Saxonlardan Vikinglere kadar birçok uygarlığın iz bıraktığı Britanya kültürünün oluşumu ve gelişimi, tarihi kaynaklar ve British Museum’da yer alan maddi kalıntılar temel alınarak incelenmiştir. Britanya’nın kimliğini oluşturan bu toplulukların inançlarını, geleneklerini ve yaşam tarzlarını yansıtan eserlerin yanı sıra yaşanan siyasi, dini ve kültürel etkileşimler ile değişimlerin ele alındığı bu kitap, Britanya kültürünü derinlemesine incelenme imkanı sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126608</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/566028d6-82e6-44c5-b021-28033776d280.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim, Tarih ve Modern Paradigma</image:title>
            <image:caption>Bilimler hiyerarşisinde tarih ve eğitim başta olmak üzere diğer sosyal/beşeri bilimlerin kesişme noktasında olan eğitim tarihi, batıda yüzyıldan fazla zamandır kurumsal bir yapıya kavuşurken Türkiye’de henüz zayıf bir saha görünümündedir. Başta eğitim bilimi formasyonuna bakış paradigmasıyla ilgili olan bu durumun dil, kültür, tarih, sosyoloji, felsefe, iktisat ve siyaset alanlarıyla da yakın bir irtibatı vardır. Farklı disiplinlerden gelen desteklerle gelişmeye çalışan eğitim tarihine ve tarihçiliğine prosopografik bir nazar maksadıyla hazırlanan bu eserde, Türkiye’de eğitim tarihi çalışmalarının başlangıcından bugüne gelişim çizgisi, önde gelen isimleri ve eserleri ile belirgin meseleleri üzerinde yoğunlaşılmıştır. 
Daha çok lisansüstü düzey için bir rehber ve manuel kaynak niteliğindeki eser, eğitim tarihinin ve tarihçiliğinin dünyadaki seyrine de kısa değiniler yaparak, karşılaştırmalı analizler yapmakta ve ilgililere pratik, güvenilir bir izlek sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126609</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fab6549b-2113-4bfd-8b83-65ba6fb7633d.jpg</image:loc>
            <image:title>Rodosçuklu Fenni Divanı</image:title>
            <image:caption>18. yüzyıl şairlerinden olan Rodosçuklu Fennî’ye dair bilgiler kısıtlıdır. Asıl adı Emin olan şair bir dönem İstanbul’da saray hizmetinde bulunmuştur. Saraydan ayrıldıktan sonra Rodosçuk’a bugünkü adıyla Tekirdağ’a yerleşmiş ve hayatının kalan kısmını orada tamamlamıştır. Fennî’nin bilindiği kadarıyla tek eseri 1779/80 yılında tertip ettiği Divan’ıdır. 
İki bölümden oluşan bu kitabın ilk bölümünde Fennî’nin hayatı ve edebî üzerinde durulmuş, Fennî’nin Divan’ında andığı ve nazire yazdığı şairlerden bahsedilmiş, Divan’da bulunan nazım şekilleri ile ahenk unsurları incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde Divan’ın tenkitli metnine yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126610</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43e5922c-721f-4ac9-a0ad-a48fa2a0500d.jpg</image:loc>
            <image:title>Surp Yerrortutyun Katolik Ermeni Kilisesi</image:title>
            <image:caption>Sedat Bornovalı’nın bu eseri, İstanbul’un, Beyoğlu’nun kendine has mimari dokusunu sadakatle, zarafetle ve derin anlamıyla yansıtan örneklerden biri olan Surp Yerrortutyun Kilisesi’nin ilk 300 yılını konu alıyor. 
Yapı Latin Triniter Tarikatı tarafından kurulmuş ve adlandırılmış, sonradan Avusturya İmparatorluğu’nun himayesine girerek uzun süre Papalık temsilcilerinin hizmetinde kalmış. Hatta, kilisenin en görkemli noktasında konumlanan ve ayinlere katılmak üzere gelen İmparatorluk temsilcisinin locası dahil olmak üzere tüm geleneğin muhafazası, kilise halen ait olduğu Katolik Ermeni cemaatine devredilirken de şart koşulmuş ve günümüze değin sürdürülmüş. 
Geçmişinde İstiklal Caddesi üzerinde çok geniş bir parseli kaplayan yapı bugünkü mütevazı haliyle bile Doğu ile Batı’nın, Papalık ile İmparatorluğun ve siyasette ezeli rakipler olan Osmanlı Habsburg hanedanlarının kaynaştığı, hem somut hem de simgesel anlamlarıyla, dünya çapında benzersiz bir mekân olmayı başarıyor. 
Sedat Bornovalı İstanbul’un hiç beklenmedik bir anda sunabileceği tarihsel derinliği ve sanat eserlerini, yine hem bilgilendirici hem de sürükleyici bir anlatı içerisinde aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126611</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23987f8c-76a7-451b-8709-1e9928411b82.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalet</image:title>
            <image:caption>NATIONAL BOOK AWARD FİNALİSTİ 
 
Hayatı için mi koşuyor, yoksa hayatından kaçmak için mi? 
 
Castle Cranshaw ya da kendine taktığı isimle Hayalet’in özel bir yeteneği vardı: KOŞMAK. Parkura çıksa tüm şehri geçebilecek kadar hızlıydı. Ama o birilerini geçmek için değil, babasından kaçmak için öğrenmişti koşmayı. 
Bir gün yolunun tesadüfen parkura düşmesi ve takımın en hızlı atletini geçmesiyle her şey değişecekti. Ondaki müthiş yeteneği gören Koç Brody, Hayalet’i takımında istiyordu. Yalnız bir şartla: Uslu duracak, hem parkurda hem okulda sorun çıkarmayacaktı. İşte bu, sorunlardan koşarak kaçılabildiğine inanan Hayalet için, zorlu bir yolun başlangıcıydı. Neyse ki zamanında kendi şansını harcamış Koç Brody, Hayalet’in kaybolmasına izin vermemeye kararlıydı. 
 
HAYALET, farklı hayatlara ve kişiliklere sahip, mücadeleye hazır olduklarını önce kendilerine kanıtlamaları gereken bir grup genç atletin hikâyesini anlatan PARKUR serisinin bol ödüllü ilk kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126612</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2582991-1a24-4ad6-b1a0-5f29b85f6381.jpg</image:loc>
            <image:title>Panik Atak</image:title>
            <image:caption>“Kalbim çok hızlı atıyor, sanki yerinden fırlayacak gibi! Göğsüme bıçak saplanıyor. Eyvah kalp krizi geçiriyorum galiba! Yakınlarıma haber vermeliyim! Nefesim yetmiyor, boğazımda bir düğün var. Her tarafım uyuşuyor, ateş gibi yanıyorum. Midem bulanıyor. Tansiyonum yükseldi. Sanki aklımı yitireceğim.” 
Panik atak, bir çeşit “yalancı kalp krizi” atağıdır ve onlarca nedeni vardır. Bunlar tespit edilir ve ona yönelik tedavi uygulanırsa başa çıkılabilen bir problemdir. 
Siz de panik atağı tedavi ederek yaşama kaldığınız yerden devam edebiliriz. İçinizdeki iyileşme gücünü, yaşam enerjinizi ve bilinçli tedavi sürecinizi birleştirerek yaşam kalitenizi artırmak elinizde. Bu kitap, panik atak ile nasıl başa çıkacağınızı anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126613</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8294f395-d277-45d0-bb17-27316ff6960f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yol Seni Yormasın</image:title>
            <image:caption>İnsan, nereye gittiğini ve yolun ne zaman son bulacağını bilmeyen bir yolcu. Varlık gayesi yolda olmak olan insana düşen de yürümek. Yürümekse gayeyi bilmenin ve ona ulaşmak istemenin ispatı. 
Yol zorlu, yol meşakkatli. Yol çetin, yol engellerle dolu. Yol çeldiricilerle dolu. “Daha kestirme bir yol var.” diyenlerin, “Daha kolayı var.” diyenlerin sufleleri… Şüphelerin, “acaba”ların, korkuların ve kötülerin/kötülüklerin musallatlığı… Ve daha yolun başında yorgun düşüp vazgeçenler… Arkasını kollamaktan önüne bakmaya fırsat bulamayanlar… Yanında yürümesi gerekenlerin arkadan çekiştirmesiyle yürümeye dermanı kalmayanlar… 
“Bakmakla yetinme. Yüzeysel bakış her zaman yanıltır. Görmeyi de öğren.” diyen bu kitap, yorulduğunuz zamanlarda size güç veren bir nefes olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126614</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9463ac63-f5fa-4295-ad52-2bf86a57cb58.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözün Hakkı</image:title>
            <image:caption>Söz, ancak Hakk’ın insana bahşettiği ilmin insanı aydınlatması için kullanılmalıdır. Ağızdan çıktığı noktada nereye gideceği belli olmayan sözün hiçbir kıymeti yoktur. 
Söz, Ayla Ağabegüm’ün kaleminde önce inanır, sonra onun üslubunda samimiyeti kuşanır. 
Sözün Hakkı, hikmetince erişmek istediği manaya ulaşma gayesiyle kaleme alınan Ayla Ağabegüm yazılarından oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126615</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6bba1e47-07d7-4576-8adb-b3447d280cbe.jpg</image:loc>
            <image:title>Edep Mektebi</image:title>
            <image:caption>Ayla Ağabegüm, yaşadığı toplumu güzelleştirmeyi misyon edinmiş gönül insanlardan biridir. O eski İstanbul’u çok iyi tanımış, bu şehrin ruhunu kendi ruhu ile birleştirebilmiş bir İstanbul hanımefendisidir. 
Bu kitapta, geçmiş zamanın inceliklerini bugüne taşıyan bir İstanbul özlemi çeken Ayla Ağabegüm’ün; görgünün, nezaketin, komşuluk ilişkilerinin, mahalle kültürünün devam edebilmesi adına tecrübe aktarımı yaptığı birbirinden değerli yazılarını bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126616</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6d99e26-83f2-4a30-b5c1-2bc7fcae677d.jpg</image:loc>
            <image:title>Beş Mevsim Edebiyat</image:title>
            <image:caption>“Yazdıklarımızdan ibaret değiliz elbette ancak nasip olmuş ve yazabilmişsek bir kısmını da paylaşmalıydık.” diyor Yasemin Kuloğlu eserinin sunuşunda bizlere. 
Naatların, mesnevîlerin, halk hikâyelerinin süslediği; hayatı durup yeniden düşünmek isteyenlere ve dünya dertlerinden bunalanlara soluklanacakları tasavvuf ve felsefeyle harmanlanmış bir köşe oluyor böylece Beş Mevsim Edebiyat. 
Yasemin Kuloğlu; Beş mevsim Edebiyat eseriyle bizleri edebiyatın iyileştirici iklimine davet ediyor, âdeta zamanlar ve mekânlar arasında sürüklenen hatıralarla aramızda mistik bir bağ kuruyor. Onun yazılarındaki kıvılcımlarla kendi ruhunuzda yeni bir ışık bulacak, kelimelerle şifalanan dostların arasında olacaksınız. 
“Okuduklarım, yazdıklarım karnımı doyurmuyordu ancak ruhumu eşsiz ziyafetlere götürüyordu. Sizi bu ziyafetlere davet etmek istedim.” diyerek bizi samimiyetle kucaklayan yazarın, çeşit bol sofrasına gelin konuk olup birazcık soluklanalım. 
O zaman Aşk Hû…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126617</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36c85f1c-6b6a-4957-9750-e0c3bdf22c2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlam Okumaları-1 Estetiğin Dili</image:title>
            <image:caption>Anlatı; kendini yapıda, koleksiyonda, satırda, mısrada, renkte, yolda, mekânda, kronolojide saklar. İnsan, bu anlatıyı arayan ve onu oluşturan noktada konuşlanır. Mevcut olanla yeni arasındaki bağı, algı ve estetikle oluşturur. 
Bir insanın yalnızca yaşaması bile hayat için, içine doğduğu toplum ve ailesi için, kurduğu bağlar için bir anlatıdır. O yüzden estetiğin dili önemlidir. 
Sanatı sanatçının ekseninden çıkarırsak, hayatın her yanına saçılan algılar ve önem; anlatının herkesin bir ucundan yakalayacağı şey olduğunu bize gösterir. Sporla ilgilenen o anlatıyla ilgilidir, mimariyle ilgilenen kendi alanıyla… 
Elinizdeki bu kitap, bu imgelere ve bağlara dair örnekleri içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126618</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa6eab62-b5c5-4053-84fb-2fa0729c87f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanal Evrenden Kaçış</image:title>
            <image:caption>Neredeyse tamamen boşalmış bir dünya. Bomboş şehirler, caddeler, parklar, iş yerleri… Herkes nerede? 
Bütün insanlar sanal evrende! Orada hayalini kurdukları yaşama sahipler. Sanal evrende dilediğini yapabilmeyi kim istemez ki? 
Ama ya sanal evrende istediğin yaşama sahip olmanın bedeli tüm zamanınsa? 
Kahramanlarımız gerçek ile sanalın iç içe geçtiği bir çağda yaşıyor: Metaverse çağında! 
Her şey çok güzel görünüyor. Elbette düşünemeyen ve hiçbir şeyin farkında olmayanlar için… 
Peki, tüm gerçekleri fark edenler?.. Eğlencenin arkasına gizlenen köleliği görenler?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126619</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8e0bd83-3941-47f9-a06b-27da2e5d8efc.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozor Arama Rehberi</image:title>
            <image:caption>&quot;Yuvasında oyun oynarken bir ses duyup dışarı çıkan tilki Tiki, üzerinde &quot;Dinozor Arama Rehberi&quot; yazan bir kağıt bulur. Fakat dinozoru ararken büyük bir sürprizle karşılaşacağından habersizdir.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126620</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88801d31-a2df-491b-ab16-60b4d7f41056.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeker Şövalyeleri’nin Dileği</image:title>
            <image:caption>Şeker Şövalyeleri&apos;nin hikâyesi kaleme alan yazarlar: 10 yaşındaki Safiye Hazal, 9 yaşındaki Tuana ve 6 yaşındaki Melek, hayal gücünü tetikleyen renkli betimlemelerle doldurdukları; cesaret, dostluk ve iyilik gibi değerli dersleri akranlarıyla paylaşıyorlar. 
Genç yazarlar, tatlılar diyarında geçen bu büyülü serüvenle akranlarını hem eğlendirmek istiyorlar hem de zorlukların üstesinden gelmenin ve birlik olmanın önemini yine ‘çocuk’ bakış açısıyla anlatmayı amaçlıyorlar. 
Şeker Şövalyeleri, çocukların kalbinde özel bir yer edinmeye aday…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126621</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0662054b-0027-45f6-840b-9c9e68321f4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yağmurlu Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Sonbaharın yağmurlu bir gününde, konuşan Balkabağı ve tavşan arkadaşı; yağmurdan kaçacak bir yer ararken Nar Bülbülü ile karşılaşır. Ancak bu buluşma, onları sadece yağmurdan korumakla kalmaz; aynı zamanda doğanın güzelliklerini fark etmelerini sağlar. 
 
Bu hikâye, çocuklara yağmurun huzurunu, doğayla uyum içinde olmanın keyfini ve paylaşmanın önemini gerçekçi bir şekilde anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126622</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7661130e-a238-4d80-a415-c1b83f03dcc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Simetri</image:title>
            <image:caption>Bilim insanları teleskopla uzak yıldızlara baktıklarında ya da maddenin en küçük bileşenlerini
analiz etmek için parçacık hızlandırıcı kullandıklarında, tüm evreni her zaman ve her yerde aynı
fizik yasalarının yönettiğini keşfederler. Fizikçiler, fizik yasalarının değişmeyen, her yerde var olan
yapısına simetri adını verirler. Simetri, doğa yasalarını tanımlayan ve dolayısıyla düzenleyen temel
ilkedir. Bu çok önemli kavrayış, modern fizikteki en büyük kavramsal dönüm noktalarından biridir
ve tüm fizik yasalarını açıklayacak büyük bir birleşik teori keşfetmeye yönelik çağdaş çabaların
temelini oluşturur. Nobel Ödüllü Leon M. Lederman ve fizikçi Christopher T. Hill, bu etkileyici ve
kolay anlaşılır popüler bilim kitabında simetrinin son derece zarif içeriğini ve bu kavramın evren
üzerindeki tüm derin etkilerini açıklıyorlar.
Kitapta ana tema olan simetri anlatısının merkezinde Emmy Noether ve onun akademik çalışmaları ile ortaya koyduğu korunumu yasaları ve simetri arasındaki derin bağ bulunuyor. Lederman ve Hill, Noether’in çalışmalarına dayanarak, evren hakkında geniş kitleler tarafından büyük ölçüde bilinmeyen ve Büyük Patlama, Einstein’ın görelilik teorisi, kuantum mekaniği ve fiziğin diğer birçok alanıyla bağlantılı geniş kapsamlı etkileri olan bir kavramı inceliyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126623</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da3e2b47-b221-459b-9376-3f24654b5e8c.jpg</image:loc>
            <image:title>İletişim Kuran Meraklı Canlılar</image:title>
            <image:caption>Gezegenimizin dört bir yanında meraklı canlılar farklı yollarla birbirleriyle &apos;konuşuyorlar&apos;. 
Bu kitapta dans eden örümcekler, birlikte şarkı söyleyen balinalar ve kokularıyla etraflarındaki hayvanları kaçıran lemurlar sizleri bekliyor! 
Gönderdikleri sinyalleri okumayı öğrenin ve bu muhteşem hayvanların aslında ne dediğini keşfedin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126624</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7498d7ba-a74d-45f4-bfa3-4938de15621a.jpg</image:loc>
            <image:title>Skip and Loafer - 1</image:title>
            <image:caption>Lise birinci sınıfta, kırsal bir bölgeden Tokyo’daki prestijli bir okula geçiş!
 
Hayatını mükemmel bir şekilde planlamış olsa da biraz farklı bir mizaca sahip olan İwakura Mitsumi, farkında bile olmadan etrafındakilere huzur saçıyor. 
Tam anlamıyla doğal bir mutluluk elçisi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126625</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/879874bd-9803-49a7-8683-c8c89cd6779c.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Şeflik Rejimi</image:title>
            <image:caption>‘Bürokratik şef’ Birinci Mustafa Paşa’nın Tanzimat mimarlığı ile başlayan “terbiye-i nâs ve icrayı nizâmât” inşaatının Cumhuriyet binasında tecessüm etmesini sağlayan mühendis ‘ebedi şef’ İkinci Mustafa Paşa’nın “yürümeyi öğreninceye ve yolu tanıyıncaya dek milletin elinden tutup ben yönlendireceğim. Ancak ondan sonra kendi başına karar verebilir, kendi kendisini yönetebilir” anlayışının sürekliliğini “devlet yönetimini alalade cahil ve gerici insanların eline bırakmamak” inancıyla taahhüt altına alan müteahhit ‘milli şef’ Üçüncü Mustafa Paşa’nın ‘kılavuzluğunda’ kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci asrına girerken dahi değil ‘aydınlanmış bir çağda’, değil ‘aydınlanmaya giden bir dönemde’ aydınlanmanın eşiğinde bile ‘henüz’ durulmamıştır: ‘Tembellik, rahatlık/konfor, korkaklık, alışkanlık’ nedeniyle ‘ergenlikten çıkıp’ ‘erginliğe adım atamamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126626</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94d9ccdf-a4bf-44a3-9b39-34333fb9003e.jpg</image:loc>
            <image:title>Mieruko - Chan -1</image:title>
            <image:caption>Miko, bir gün ansızın sıradan insanların göremediği tuhaf varlıkları görebilmeye başlıyor. Ancak ne onlardan kaçıyor ne de onlarla yüzleşiyor. 
Hepsini var gücüyle görmezden gelmeye çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126627</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8579b4fa-c884-437d-aee5-55be6e641d47.jpg</image:loc>
            <image:title>Sporsal Derlemeler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
·         SPOR BİLİMLERİNDE İMGELEME ANTRENMANI VE SPORTİF PERFORMANS 
 
·         SPOR PAZARLAMASINDA YEŞİL 4P 
 
·         FUTBOLDA GOL ANALİZİ 
 
·         SPORCULARDA AKCİĞER SOLUNUMU VE DİYAFRAM SOLUNUMU ARASINDAKİ FARKLAR 
 
·         REKREASYON VE YÜZME İLİŞKİSİ 
 
·         DÜNYACA ÜNLÜ ŞİRKETLERİN REKREASYON ALANLARI 
 
·         SPOR VE ATOMİK ALIŞKANLIKLAR 
 
·         EVVEL ZAMAN REKREASYON 
 
 
·         TENİS VE ÇOCUK 
 
·         SPORDA OTOJENİK ANTRENMAN 
 
·         SPORDA STRES YÖNETİMİ 
 
·         PLİOMETRİK ANTRENMANLAR 
 
·         TÜM VÜCUT DİRENÇ ANTRENMANININ ETKİLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126628</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b6829cd-c57c-4ddf-a117-a8523368a9c0.jpg</image:loc>
            <image:title>2025 MEB AGS Sözel Yetenek 7 Deneme Tamamı Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>2025 MEB AGS Sözel Yetenek 7 Deneme Tamamı Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126629</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0caacd89-5d26-47ad-bc06-3f969485968c.jpg</image:loc>
            <image:title>Aleme Bir Yar için Ah Etmeye Geldik / Gönül Sadası’ndan Akisler-3</image:title>
            <image:caption>“Sanman taleb-i devlet-i câh etmeye geldik 
Biz âleme bir yâr için âh etmeye geldik”
Yenişehirli Avni
“Hayat akıyor, günler geçiyor, sohbet devam ediyor. Varlığın neşesi suretlerin altında kımıldayıp işmar ediyor. Duy o sesi ki seni kendi özüne çağırıyor. İşit o nefesi ki mucizenin diri olduğunu sana fısıldıyor. Konan göçüyor ama dağ yerinde duruyor. Hak ve hakikat uğruna söylenmiş hiçbir söz ve eylem zayi olmuyor. Hiçbir iyilik yok ki dönüp de kaynağına ihsanlar, armağanlar sunmasın. Gönülden çıkmış hiçbir âh yok ki İşiten onu duymasın. Kim yâri sayıklamış da ruhlar pazarından eli boş dönmüş? 
O hâlde aşk ile bir daha: Âh!”
Sadettin Ökten ve Kemal Sayar, “Gönül Sadası’ndan Akisler” serisinin üçüncü kitabında, şairlerin hikmetli sözlerini de yanlarına alarak hayata, insanlığa ve medeniyete dair birçok konuda fikir alış verişinde bulunuyor, birbirlerine felsefi sorular sorarken biz okuyuculara da bu sorular karşısında kendi cevaplarımızı bulmamız için rehberlik ediyor...
Âleme Bir Yâr İçin Âh Etmeye Geldik, iyilik, güzellik, barış ve aşk üzerine; başucunuzdan ayıramayacağınız, tadına doyulmaz bir sohbet kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126630</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e242f143-0541-4087-b8b9-3257d6f758ff.jpg</image:loc>
            <image:title>2025 MEB AGS Tarih 15 Deneme Tamamı Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126631</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a36f5f4e-20ac-4c38-b84a-db3beccb99e2.jpg</image:loc>
            <image:title>2025 MEB AGS KPSS DGS ALES Sözel Mantık 30 Deneme Tamamı Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>2025 MEB AGS KPSS DGS ALES Sözel Mantık 30 Deneme Tamamı Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126632</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55dc005b-088e-4a0a-bbc4-62b1a91ba8c0.jpg</image:loc>
            <image:title>2025 MEB AGS Mevzuat Bilgisi 15 Deneme Tamamı Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>2025 MEB AGS Mevzuat Bilgisi 15 Deneme Tamamı Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126634</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5b59b08-64f2-42a2-a4c1-b259b1cda472.jpg</image:loc>
            <image:title>2025 MEB AGS Sayısal Yetenek 10 Deneme Tamamı Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>2025 MEB AGS Sayısal Yetenek 10 Deneme Tamamı Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126635</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ab3a029-eaa0-4d6e-8aac-e0dacfc794e6.jpg</image:loc>
            <image:title>2025 MEB AGS Türkiye Coğrafyası 15 Deneme Tamamı Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>2025 MEB AGS Türkiye Coğrafyası 15 Deneme Tamamı Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126636</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08907563-3224-4b8a-bbd2-20bd31753ec5.jpg</image:loc>
            <image:title>Candide ya da İyimserlik (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Voltaire (1694-1778): Fransız edebiyatının en önemli yazarlarından olan François-Marie Arouet eserlerinde kullandığı Voltaire mahlasıyla tanınmıştır. Eleştirel zekâsı ve hiciv ustalığıyla sivrilen yazar, neredeyse bütün edebi türlerde eser vermiştir. Fransız İhtilali’nin arifesinde Avrupa medeniyetinin gelişim yönünü etkileyen eserleri çağımızda da baskı ve bağnazlık karşısında yurttaşlık hakları ve özgürlük düşüncesinin başyapıtları arasında yer alır. 1759’da yayımlanan en ünlü eseri Candide, dine ve din kurumlarına hakaret ve politik kışkırtıcılıkla itham edilerek birçok yerde yasaklanmıştır. Yasaklara rağmen birçok dile çevrilmiş, çok kısa sürede son derece popüler olmuştur. Aslen kötülüğü konu edinen teolojik bir metin olan Candide, Leibniz’in “mümkün dünyaların en iyisinde” yaşadığımızı savunan iyimser felsefesine Voltaire’in cevabıdır. Voltaire, Candide’i “en iyi” dünyadaki kötülüğün türlü çeşidinden geçirir ve nihayet İstanbul’a gönderir, Candide burada mutluluğun formülünü bulacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126637</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dc9efba-c9c3-41b4-85ef-5bda5fec25eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Boş Gardıroplar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>20. yüzyıl Portekiz edebiyatının en önemli yazarlarından Maria Judite de Carvalho, “suskunluğun ve yalnızlığın yazarı” olarak nitelenir. Büyük şehirde yaşayan kadınların umutsuzluğunun ve yalnızlığının mahir gözlemcisidir. Carvalho’nun yapıtlarında “suskunluk” bazen karakterler arasındaki diyalog eksikliğinden, bazen de diyalogdaki tutarsızlıktan kaynaklanan olmazsa olmaz bir unsurdur. Yalnızlığın adeta haritasını çıkaran Carvalho, sessizliğe gömülmüş, hayal kırıklığı içindeki kadınları anlatır bize. Boş Gardıroplar, muhafazakâr Salazar diktatörlüğü sırasında ataerkil toplumun baskısı altında sıkışıp kalmış; teslimiyet ile umut, hayal ile hayal kırıklığı arasında gidip gelen kadınların hikâyesidir. Ana olay örgüsü, on yıllık bir dönem içinde itaatkâr ev kadınından teselli bulamayan dula ve derken ihanete uğrayıp aşağılanan “yaşlı” kadına dönüşen Dora Rosario’ya odaklanır. Minimalist üslubuyla gündelik hayatın trajedisini ve varoluşun absürdlüğünü eşine az rastlanan bir beceriyle sözcüklere döken yazar, karakterlerinin iç dünyasında olup bitenlerle dış dünya arasında nüanslı bir etkileşim yaratmaktaki ustalığıyla dikkat çeker.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126638</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b870cff1-10b1-4e69-823c-6f04a1d5e8e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Okumayı Seviyorum (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Set İçeriği: 
1-Efe Ağaç Dikiyor / Fatma Işık
2-Efe Balıkçı Oluyor / Fatma Işık
3-Efe Deney Yapıyor / Fatma Işık
4-Efe Uçağa Biniyor / Fatma Işık
5-Efe Doktora Gidiyor / Fatma Işık
6-Efe Lunaparka Gidiyor / Fatma Işık
7-Efe Köye Gidiyor / Fatma Işık
8-Efe Tekerleme Öğreniyor / Fatma Işık
9-Efe Şampiyon Oluyor / Fatma Işık
10-Efe Trafik Kurallarını Öğreniyor / Fatma Işık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126639</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e05141b-177e-4ba1-9f7f-4caf97703901.jpg</image:loc>
            <image:title>Leviathan – Kara Aynalar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılın en önemli Alman yazarlarından biri olarak kabul edilen Arno Schmidt, Nazi Almanya’sında yaşadığı yabancılaşmanın da etkisiyle, insanın insana düşman olduğu ve savaşın dehşetinin hüküm sürdüğü bir dünyada insan türünün geleceği üzerine kafa yorar. Karamsar dünya görüşünün yanı sıra bireyciliğiyle de nam salan Schmidt, gündelik dili dönüştürerek kendine has bir üslup, ayrıca sözcüklerin gerçek anlamlarını ve birbirleriyle bağlantılarını ortaya koyduğunu düşündüğü kendi yazım kurallarını yaratmıştır. 1949’da yayımlandığında büyük heyecan yaratan Leviathan ya da Dünyaların En İyisi, yazarın ölmüş bir Alman subayın günlüğü şeklinde kaleme aldığı öyküsüdür. İkinci Dünya Savaşı’nın son günlerinde, kayıp asker ve sivillerden oluşan bir grup insan buharlı bir trende buluşur. Bazıları Tanrı’ya inancını korurken kimi de yazgısına boyun eğmiştir. Ancak cepheden; insanın kötülüğünün damgasını vurduğu bu dünyadan kaçma çabası umutsuz bir girişimdir. Dünyayı Leviathan adlı canavar yaratmış, onun yırtıcı doğası insanoğluna geçmiştir. 1951 tarihli Kara Aynalar’da ise Üçüncü Dünya Savaşı’nın yol açtığı kıyametin ardından sağ kalan bir adam yeryüzünde tek başına dolaşır durur. Bütün kurallar askıya alınmış, bütün yasaklar kalkmıştır. Yedi yıllık yalnızlıktan sonra, bu nükleer savaştan sağ kurtulan tek kişinin kendisi olmadığını fark eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126640</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84d57808-cf3c-4f18-987d-2b515c7cacb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Okumayı Öğrendim Serisi (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Okumayı Öğrendim Seti 10 Kitap Takım - Küçük Boy Kısa Özet 
Set İçeriği; 
1-Sahipsiz At Arabası
2-Uçmaktan Korkan Balon
3-Sevimli Dev Uçak
4-Orman Dostu Araba
5-Küçülmek İsteyen Vinç
6-Küçük Pırpır Helikopter
7-Benekli Yaramaz Vapur
8-Okula Gitmeyen Kamyon
9-Özgürlük Meraklısı Otobüs
10-Tıngır Mıngır Tramvay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126641</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d5a8244-4ded-457c-b698-feb634c12f90.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Modern Avrupa’da Matbaa Devrimi</image:title>
            <image:caption>Elizabeth L. Eisenstein 1979’da 2 ciltlik anıtsal eserini yayınladı: The Printing Press as an Agent of Change (Bir Değişim Aktörü Olarak Matbaa). Batı’da 15. yüzyılda yaşanan matbaa devrimini bütün yönleriyle ele alan ilk ve çığır açıcı bir çalışma söz konusuydu. 
Yazar daha sonra bu dev eserin kısaltılmış bir versiyonunu hazırladı: Erken Modern Avrupa’da Matbaa Devrimi. Bu kısaltılmış baskı, matbaaların kurulmasının getirdiği ilk temel ve teknik değişimleri özetledikten sonra, asıl tartışmak istediği noktalara odaklanıyordu: Matbaa geleneksel kurumları nasıl sarsmış ve değiştirmişti? Matbaa, Batı açısından temel öneme sahip üç kültürel hareketi, Rönesans, Reform ve modern bilimin doğuşunu ne şekilde etkilemişti? 
Elinizdeki kitap bu kısaltılmış versiyonun ikinci baskısı ve Eisenstein’ın 2005’te kaleme aldığı güncelleyici bir Sonsöz içeriyor. Yazar bu Sonsöz bölümünde, yaşadığımız son döneme damgasını vuran yeni iletişim teknolojilerini matbaa devriminin tetiklediği süreçler perspektifinden ele alıyor. 
Elizabeth L. Eisenstein’ın elyazması eserlerden matbu eserlere geçişin etkilediği değişimleri irdeleyen çalışması, günümüzde matbu eserden çeşitli dijital formatlara geçişin olası etkileri hakkında da ilham verici fikirler barındırıyor. 
İletişim araçlarındaki radikal değişimlerin, iletişim devrimlerinin toplumsal, kültürel ve insani anlamda ne kadar derin değişimlere yol açabildiğini anlamak isteyenler için vazgeçilmez bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126642</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52c7520b-0824-47a1-8ddb-f547a9cb6d06.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Masalları (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Okumaya yeni başlayan çocukların zevkle ve heyecanla okuyacağı bu seri, .MEB okuma-yazma programa uygun dünya çocuk edebiyatının en seçkin örneklerinden derlenmiştir. 
Set İçeriği: 
1-Kibritçi Kız / Hans Christian Andersen
2-Kraln Yeni Giysileri / Hans Christian Andersen
3-Kurşun Asker / Hans Christian Andersen
4-Deniz Kızı / Hans Christian Andersen
5-Çirkin Ördek Yavrusu / Hans Christian Andersen
6-Sindirella / Jacob-Wihelm Grimm
7-Uyuyan Prenses / Jacob-Wihelm Grimm
8-Çizmeli Kedi / Jacob-Wihelm Grimm
9-Pinokyo / Carlo Collodi
10-Ali Baba Ve Kırk Haramiler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126643</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da25a0c9-bed9-413c-9620-2da9b550eaf6.jpg</image:loc>
            <image:title>Gabriel Garcia Marquez</image:title>
            <image:caption>Okurlarıyla buluştuğu andan itibaren büyük bir ilgi gören, ilerleyen zaman içinde de klasik seviyesine ulaşan Yüzyıllık Yalnızlık’ın yazarı Gabriel García Márquez, 1982 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü aldığında üç ülke onun kendi yazarı olduğunu iddia edecekti: Kolombiya, Meksika ve Küba. Üstelik hepsi de haklıydı. Kolombiya, doğup büyüdüğü, onca yoksunluk ve yoksulluk çekmesine karşın ısrarla yazmak suretiyle üslubunu oturtarak uzun, akıcı ve şaşırtıcı ölçüde heyecanlandırıcı cümlelerini oluşturduğu vatanıydı. Meksika, en uzun yaşadığı ve en rahat çalıştığı yerdi. Küba ise her Latin Amerikalı gibi onun da içinde biraz Fidel’lik bulunduğu için, siyaseten vatandaşı hissettiği ülkeydi. 
Memleketinin halk türkülerini söyleyip sokaklarda dans etmekten keyif alan Márquez, siyasi duruşuyla kıtasının iktidar sahibi diktatörlerini maruz bıraktığı soğuk duşlar, yazdıklarıyla okuyucusuna tattırdığı edebi hazlar ve çılgınlıklarıyla çevresine yaşattığı neşeli anlar sayesinde giderek büyüyen bir arkadaş çevresi edinmiştir. Latin Amerika’nın edebiyat patlamasının ve büyük bir isabetle büyülü gerçekçilik olarak adlandırılan akımın en önemli yazarı olarak başta Fidel Castro, François Mitterand, Felipe González, Bill Clinton olmak üzere dünyadaki birçok önemli liderin dostluğunu kazanmıştır. 
Ülkesine, kıtasına ve sola katkıda bulunmak için hayli çalıştıktan ve dünyanın en ünlü Nobel’lisi olduktan sonra, kendine saygı duyan her yazarın İngilizce bir biyografisinin yazılması gerektiğine ikna olmuş ve hayat öyküsünü kağıda dökmek isteyen Latin Amerika edebiyatı uzmanı ABD’li Gerald Martin’in önerisini kabul etmiştir. Önceleri sadece “müsamaha gösterdiği” Martin, aralıklı görüşmelerle on yedi yıla uzayan bir süreç içinde, kendisinin “resmi biyografi yazarı” statüsüne kavuşacaktır. 
Martin’in üç yüzden fazla kişiyle yapılan röportajları da içeren bu uzun ve meşakkatli çalışmasının sonucunda üslubu, içeriği ve dozunda mizahıyla elinizdeki harika biyografi ortaya çıkmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126644</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1d0d5f7-1dd7-402d-aef1-593074bff7e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hızlı Para Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Hayatınızı kontrol altına almak ve finansal özgürlüğe adım atmak ister misiniz? Hızlı Para Yönetimi paranızı daha bilinçli kullanmanız, borçlarınızı azaltmanız ve hedeflerinize ulaşmanız için ihtiyaç duyduğunuz temel bilgileri pratik ve anlaşılır bir şekilde sunuyor. 
Bu kitap, karmaşık finansal terimlerden uzak, günlük hayatınıza kolayca uygulayabileceğiniz adımlarla dolu. Bütçe planlamasından tasarruf yöntemlerine, yatırımlardan borç yönetimine kadar kişisel finansın her yönünü ele alıyor ve sizi güçlü bir finansal gelecek için hazırlıyor. 
İster sıfırdan başlıyor olun, ister mevcut durumunuzu iyileştirmek istiyor olun, HızlıPara Yönetimi hayatınızı değiştirecek bir rehberdir. 
Finansal özgürlüğe bugün bir adım atın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126645</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41204b02-9da0-44be-82a9-2330d9ba9fdf.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihi Şekillendiren Padişahlar Osmanlı İmparatorluğu &amp; Sultanen ku Diroke Diafirinin: İmparatoriya Osmani</image:title>
            <image:caption>·         Tarihi Şekillendiren Padişahlar: Osmanlı İmparatorluğu 
 
    Osmanlı İmparatorluğu&apos;nun altın çağı, 36 yüce padişahın güçlü liderlikleriyle şekillenmiş ve asırlara damgasını vurmuştur. Her bir hükümdar, sadece kendi zamanının değil, tüm insanlık tarihinin yönünü değiştiren kararlarla tarihe adını altın harflerle yazdırmıştır. Bu eşsiz eser, Osmanlı&apos;nın zirveye ulaşmasında payı olan o büyük padişahları derinlemesine keşfetmek isteyenler için bir kapı aralar. 
 
     Her padişah, imparatorluğun görkemini zirveye taşırken, aynı zamanda altın çağın izlerini bıraktığı topraklarda kalıcı izler bırakmıştır. Bu kitap, o izleri, o mirası ve o liderlik anlayışlarını ustaca harmanlayarak, Osmanlı&apos;nın ihtişamını ve gücünü anlamanızı sağlar. Altın dönemine adım atmaya hazır mısınız? 
        İmparatorluğun tarihini öğrenin, bir padişahın yönetim anlayışında gizli olan gücü keşfedin. 
 
·         Sultanên ku Dîrokê Diafirînin: Împaratoriya Osmanî 
 
Serdema zêrîn a Împaratoriya Osmanî bi rêberiya bihêz a 36 sultanên bilind pêk hat û mohra xwe li sedsalan hişt. Her desthilatdarî bi biryarên ku ne tenê dema xwe, tevahiya dîroka mirovahiyê guhertiye navê xwe di dîrokê de bi tîpên zêrîn nivîsandiye. Ev xebata bêhempa deriyek vedike ji bo kesên ku dixwazin bi kûrahî li wan sultanên mezin bigerin ku ji bo ku Împaratoriya Osmanî bigihîje lûtkeya xwe ked dane. 
 
Dema ku her sultanek rûmeta împaratoriyê gihandiye lûtkeya xwe, wan jî şopên mayînde li ser axa ku serdema zêrîn mohra xwe lê hiştiye hiştin. Ev pirtûk rê dide we ku hûn heybet û hêza Împaratoriya Osmanî bi jêhatî tevhevkirina wan şopan, wê mîratê û wan têgehên serokatiyê fam bikin. Ma hûn amade ne ku derbasî serdema zêrîn bibin? 
 
Dîroka împaratoriyê fêr bibin û hêza ku di têgihiştina rêveberiyê ya sultan de veşartî ye kifş bikin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126646</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64669a59-6b84-4670-943b-a48c3dbf2cf3.jpg</image:loc>
            <image:title>Travmalardan Özgürleşmek</image:title>
            <image:caption>Şimdi zincirlerinizi kırın, ruhunuzu özgür bırakın ve hayatınızı yeniden yaratın! 
 
Hepimizin yaşam yolculuğunda iz bırakan deneyimleri vardır; kimi zaman bu izler, görünmez bağlarla bizi geçmişe zincirler. Peki, bu zincirleri kırıp özgürlüğe adım atmak mümkün mü? 
Travmalardan Özgürleşmek, şamanik bilgeliğin kadim yollarını modern dünyanın ihtiyaçlarına göre yeniden yorumluyor. Bu kitap, travmalarınızı anlamanıza, geçmişin yüklerinden kurtulmanıza ve hayatınızı yeniden şekillendirmenize yardımcı olacak şamanik ritüeller, derin içsel çalışmalar ve pratiklerle dolu. 
Şamanik geleneklerden ilham alınarak hazırlanan bu kitapta: 
Travmalarınızın kökenini keşfetmeyi, 
Ruhunuzu iyileştiren dönüşüm tekniklerini, 
Doğanın ve enerjinin şifalı gücüyle yeniden bağ kurmayı, 
Günlük yaşamınıza uygulanabilir pratiklerle içsel dengeyi bulmayı öğreneceksiniz. 
Bu kitap, geçmişin yaralarını bir bilgelik kaynağına dönüştürmek isteyen herkes için güçlü bir kılavuz. İçinizdeki şifacıya ulaşın, kendi gücünüzü geri kazanın ve hayatı yeni bir gözle keşfetmeye başlayın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126647</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e48d36d9-8ead-407d-a0e0-40ea758b9db1.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykudan Önce (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Tek başına uyu(ya)mayan miniklerin yeni başucu kitabı! Babam Uyumak Bilmiyor ile Babam Yerinde Durmuyor&apos;un yaratıcıları Coralie Saudo ve Kris Di Giacomo ikilisinin imzasını taşıyan Uykudan Önce, yatağında uyumak istemeyen bir filin komik ve azimli hikâyesi.  Tüm çocukların sorduğu o soru!  &apos;&apos;Bu gece seninle uyuyabilir miyim?&apos;&apos; Küçük fil de aynı soruyu soruyor ve yatağında uyumamak için kararlı adımlar atıyor. Ancak gecesi hiç de hayal ettiği gibi geçmiyor... Dünyanın dört bir yanında, milyonlarca evde yaşanan bir ritüeli sayfalarına taşıyan bu sıcacık kitap, uykudan önce miniklerin içini huzurla kaplayacak bir anlatı sunuyor.    Bu kitabı okuyanları neler bekliyor? * Ebeveynleri ile birlikte uyumakta ısrar eden minikleri bu alışkanlıktan vazgeçirmeye çalışıyor.  * Sağlıklı bir yaşam için uykunun önemini fark ettiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126648</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8355760f-593a-4a6a-b616-9c18f4cf8419.jpg</image:loc>
            <image:title>Stratonikeia - Antik Dönemlerden Günümüze (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Stratonikeia - Antik Dönemlerden Günümüze</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=126649</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:28:42+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04c54017-d28c-4469-be9c-7efeff155e0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Stratonikeia - From Antiquity To Modern Times (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Stratonikeia - From Antiquity to Modern Times</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>