﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86437</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/daa063fa-ba79-4e00-9d54-c21a05cf98bf.jpg</image:loc>
            <image:title>İplik Ailesi</image:title>
            <image:caption>İplik Ailesi diğerlerine hiç benzemiyor. Bu ailenin nesilden nesile aktardığı çok özel bir görevi var. Tüm aile bireyleri “şeyleri” birbirine bağlayabiliyor. 
Peki, nedir bu “şeyler?” Birbiriyle ilişkisi, ortak noktası olan ve  birlikte anlam ifade eden her şey. 
Şimdi ailenin en küçük iki üyesi İda ve Oruz’un da bu göreve başlama vakti geldi. Matematikle başı dertte olan İplik Kardeşler, oyun kuran Kirpi Masa ve söz dinleyen ipler sayesinde çarpım tablosunu hiç sıkılmadan, kolayca öğrenebilecek. 
Bu neşeli aileyle çarpma işlemini öğrenmek sandığınızdan da eğlenceli! 
İplik Ailesi matematiği oyunlarla birleştiren eğlenceli bir zekâ oyunu kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86438</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22e1a7e7-eb6d-4b21-a683-36ddef494c4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Atasözleri ve Hikayeleri 2</image:title>
            <image:caption>Atasözleri dilimizin zenginliği, bize atalarımızın mirasıdır. Hangisini istersek, babamızın malı gibi rahatça kullanırız. Hepsi de anamızın ak sütü gibi helaldir.
İşte bu kitapta birbirinden güzel, birbirinden değişik, birbirinden şenlikli atasözlerinin hikâyeleri var.
Aç ayının neden şakkıdı şakkıdı oynamadığını, damdan düşenin halinden en iyi kimin anladığını, kılavuzu karga olan adamın akıbetini, pilav seven kişinin cebinde ne taşıdığını, züğürtleyen bezirgânın eski defterleri neden karıştırdığını ve horozların nasıl yumurtladığını merak ediyorsanız bu kitabı okumaya doyamayacaksınız...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86439</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af63b347-515d-4089-9e37-8cc47e1fdc88.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafes</image:title>
            <image:caption>Görülmemesi gereken korkunç bir şey… Ona atılan bir bakış kişiyi ölümcül bir deliliğe sürüklüyor. Ne olduğunu ve nereden geldiğini ise kimse bilmiyor. 
Malorie ve iki çocuğu, olayların başlangıcından beş yıl sonra hayatta kalmayı beceren bir avuç insan arasındaydı. Nehrin kenarındaki terk edilmiş bir evde çocuklarıyla yaşayan Malorie, ailesinin güvende olabileceği bir yere gitmenin hayalini kuruyordu. Fakat onları bekleyen yolculuk tehlikelerle doluydu. Tek bir yanlış hamle ölümlerine yol açabilirdi. Ve onları takip eden bir şey vardı. 
Bu bilinmeyene doğru gözbağının karanlığında yaptığı yolculukta Malorie sık sık geçmişi hatırlıyordu. Bir araya gelerek hayatta kalmaya çalışan, kendisini de aralarına alıp onu da kurtaran arkadaşları bir bir aklına geliyordu. Ancak sağ kalan ve kapılarını çalan insanlar arttıkça ortaya yüzleşmeleri gereken bir soru çıkmıştı: Herkesin aniden delirdiği bir dünyada kime güvenilebilirdi? 
“Buna benzer bir korku öyküsü şimdiye kadar hiç anlatılmadı. Josh Malerman bu işi biliyor.”
Hugh Howey 
 
“Çok iyi, çok başarılı ve dolaysız yazılmış, büyük bir takdirle okuduğum çarpıcı bir roman.”
Peter Straub</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86440</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ad22e6c-11dd-4b94-9bb9-33e444fe4b13.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap Kurdu ve Çirkin (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Rosie Thorne, ExcelciCon balosunda tanıştığı gizemli General Sond sayesinde uzun zamandır ilk kez gülümsemişti. Yazamadığı üniversite başvuru mektubu, gelecek sene için para biriktirmesi gerektiği ve annesinin ölümünün içinde bıraktığı boşluk bir geceliğine yok olmuştu sanki. Fakat hayat peri masallarındaki gibi değildi. 
 
Hollywood’un prensi Vance Reigns ise yarattığı son skandalın sorumluluğundan kaçmak ve kariyerini kurtarabilmek için bir süreliğine ortadan kaybolmak zorundaydı. Hiçliğin ortasındaki devasa bir evde, köpeği ve Yıldızalanı kitaplarıyla dolu bir kütüphaneyle hapsolmuştu. 
 
Tuhaf tesadüfler çok değerli bir şeyin kaybolmasına ve çok daha değerli bir şeyin doğmasına sebep olacaktı. Çok uzun süredir taktıkları maskelerin ardında aslında kim vardı? 
 
“Tüm kitapseverleri kalbinden vuracak bir peri masalı.” —CNN 
 
“Mükemmel bir anlatım ve eğlenceli ters köşeler.” —SLJ 
“Güzel ve Çirkin’e esprili bir bakış.” —Booklist 
 
“Bir kâse dondurma yemek gibi keyifli ve akıcı.” —New York Journal of Books 
 
“Şehirdeki her kitapçının çatısına çıkıp ‘BUNU OKUYUN!’ diye bağırmak isteyeceksiniz.” —Geekmom 
 
“Asley Poston, geek olmak ne demek çok iyi biliyor” —Twin Citties Geek 
 
“Son derece çekici.” —Buzzfeed 
 
“Tatmin edici bir gerçek aşk hikâyesi.” —Kirkus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86441</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff6df24b-5ed6-4b2d-8fb6-7d93789079cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ötekiler</image:title>
            <image:caption>Beyaz golanlar, siyah golanlar ve âdemkızı Reşha...
Birbirinden ilginç on iki golan ülkesi...
Gerçekleşmesi ümit edilen bir kehanet...
Kehaneti gerçekleştirecek Asil Komutan...
Ve Ak ovada siyah golanlarla beyaz golanlar karşı karşıya...
Aşk, ihtiras, ihanet, kin, intikam, merhamet, savaş ve korku iç içe geçmiş soluksuz bir roman...
Sizce bu dünyada yalnız mıyız?
Gördüklerimizden başka ya görmediklerimiz de varsa...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86442</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa032acc-944c-4fb4-8fd3-943b23bba741.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimdeki Saklı Cennet</image:title>
            <image:caption>Kadın olmak, müzisyen olmak ve kendini bulmak üçgeninde olumlamalarla ve Allah aşkıyla yoğrulmuş, fonda hep şarkılar çalan yarı biyografik bir başarı ve kendini bulma hikâyesi 
İÇİMDEKİ SAKLI CENNET. 
Müzisyen ve kendi tabiri ile “Evrensel Anne” Ebru Elver, müzik yolculuğunda karşısına çıkan zorluklarla güçlenirken bize vazgeçişlerinden, vazgeçemeyişlerinden, yolunu aydınlatan aşktan aynı zamanda da 
Allah aşkından, evrendeki her varlığa yardım etme sevdasından, yenidünya düzeninden ve Ko*rona’dan bahsederken kendi hayatının tüm ayrıntılarını hiçbir şeyi saklama gereği duymadan, cömertçe ve cesurca anlatıyor. 
Dünden bugüne var olabilme, kendinden ödün vermeden saygın bir müzisyen olabilme mücadelesi veren Ebru Elver, yolculuğunda sektörün önemli isimleri ile bir araya geliyor. Kimi destek olurken, kimi bu mücadeleye köstek olmayı tercih ediyor. 
Ailesine, yoluna taş koyanlara ve yaşamın tüm çarpıklığına rağmen kendi yolunu çizip, hayalini yaşayan Ebru Elver’in hayatına dokunarak 
kendi gücünüzün farkına varmak ister misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86443</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e467cae9-46f9-4b83-be4b-fb94e06e8167.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtadamın Kutsal Kitabı</image:title>
            <image:caption>Yazdıklarıyla Kafka, Calvino ve Gogol gibi isimlerle kıyaslanan, bir dönem Rus Hava Kuvvetleri’nde görev yapan, röportaj vermeyi, insan önüne çıkmayı pek sevmeyen, ilk mesleği mühendislik olan Viktor Pelevin, Sovyetler sonrası Rusya’nın en ilgi çekici, kışkırtıcı, üretken yazarlarından biri oldu. Rusya Little Booker Ödülü’nü kazandı, The New Yorker tarafından otuz beş yaş altı en iyi Avrupalı yazarlar arasında gösterildi, eserleri otuzdan fazla ülkede yayımlandı. 
 
A Huli’yi görünce on beş yaşında, Moskovalı bir hayat kadını olduğunu sanabilirsiniz ama iki bin yaşında bir tilki aslında, kuyruğuyla insanları transa sokabiliyor ve içinde öyle bir sıkıntı var ki bir ruhunun olduğuna bile inanmaya hazır. Derken bir istihbaratçıyla, Aleksandr’la karşılaşıyor ve âşık oluyor. Ama bilmediği bir şey var: Aleksandr bir kurtadam aslında. 
 
Viktor Pelevin’den Kurtadamın Kutsal Kitabı, doğaya, gerçekliğe, modern Rusya’ya dair tilki gibi kurnaz, kurt gibi tehlikeli, hiperaktif bir roman. 
 
&quot;Görkemli paragraflarla, seksle dolu bir roman, yine de gösterişçi, seksi, taş kalpli kitaplardan biri olmamayı başarıyor. Hayal tutkuyla, mizah da kederle besleniyor.” –Ursula K. Le Guin 
 
“Viktor Pelevin çok zeki ve akıl dolu bir yazar.” –David Foster Wallace 
 
“Pelevin, siber çağın psikedelik Nabokov’udur.” –Time 
 
“Pelevin, Rusya’nın hem David Foster Wallace’ı hem Will Self’i hem de Haruki Murakami’sidir.” –Times Literary Supplement</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86444</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a13730f4-8bcb-459e-b7d7-454db9d182a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Denemeler Makaleler Eleştiriler</image:title>
            <image:caption>“Edebiyatın hayal mahsulü olması ve hayallerle ilgilenmesi, gerçeklere dayanmaması ve fikirleri de kesin bir şekilde ele almaması nedeniyle hor görülmesi gerektiği yönünde bir beyan, düpedüz deli saçmasıdır.” 
 
James Joyce’un kurgudışı yazıları estetik, basının görevi, sansür, İrlanda kültür tarihi, İngiliz dili ve imparatorluğu gibi pek çok konuyu ele alıyor. Bu derlemede Joyce’un gazete yazıları, kitap eleştirileri ve halkı bilinçlendirmek amacıyla yazdığı siyasi denemeleri bir araya geliyor. Joyce’un ömrünün yaklaşık kırk yılını kapsayan bu yazılar onun siyasete dair önemli fikir değişikliklerini, edebiyat ve tarih arasındaki ilişkiye dair düşüncelerini, çok değer verdiği Ibsen, Defoe, Wilde ve Blake gibi yazarlara dair hislerini derinlemesine ele alıyor. 
 
Buradaki metinler ayrıca Joyce’un Dublinliler’den Sanatçının Gençlik Portresi’ne ve hatta Ulysses’in ilk taslaklarına kadarki yazma sürecini aydınlatıp bu süreçte metinlerin geçirdikleri değişimleri günyüzüne çıkarıyor. Onlarca yazının birlikte sunulduğu bu edisyona hem açıklayıcı hem de eleştirel yüzlerce dipnot eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86445</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/524d0b63-0a16-4f21-9041-504679623890.jpg</image:loc>
            <image:title>Ebeveyn Boşluğu</image:title>
            <image:caption>Çocuklarınızı farklı şekilde yetiştireceğinize yemin etmiştiniz... Öyleyse neden ağzınızdan ailenizin sözleri çıkmaya devam ediyor?
Belki kendinizi sabahın erken saatlerinde bağırırken buluyorsunuz? Veya öfkenizin tetiklendiği diğer anlara ne dersiniz; örneğin çocuğunuz okul için ayakkabılarını giymeyi henüz bitirmediği ve ona bunu en az yirmi yedi kez hatırlattığınız zaman!
Hepimiz hayatları boyunca çocuklarımız adına mutluluk ve başarı istiyoruz. En çok sevdiğiniz insanların zarar görmesi endişesi, muhtemelen onların gelecekteki esenlikleriyle ilgilidir. Onlar adına daha iyi bir dünya istiyorsunuz.
Yapmanız gereken şey “Ebeveyn Boşluğu”nu kapatmak!
“Ebeveyn Boşluğu”, gerçek hayat öyküleri ve pratik tavsiyeleri kullanarak, Dr. Shefali Tsabary, Brené Brown ve Martha Beck&apos;in öğretilerini eğlenceli bir şekilde harmanlayarak ebeveyn durumlarını inceliyor.
Biz farkına bile varmadan çocuklarımız dünyaya adım atacaklar. Yıllar önce kendiniz, hayatınız ve aileniz için unutulmuş hikâyelerle yeniden tanışma zamanıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86446</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ce11018-9968-4c39-9280-079a217648f6.jpg</image:loc>
            <image:title>İkna Etmek İçin Yazmak</image:title>
            <image:caption>New York Times gazetesi Misafir Yazar Sayfası eski editörünün usta kaleminden çıkmış bu kitap, ikna sanatı konusunda her türden yazar için eşsiz ve eğlendirici bir kaynak değerindedir.
Trish Hall’ın etkileyici yazma üzerine değindiği yeni eseri, neredeyse herkesi hemen hemen her konuda ikna etmek için yazılmış eğitici rehberler ve tavsiyelerle doludur. Hall bütün yıllarını tartışmalara, argümanlara ve topluma kazınan yeni fikirlere harcamakla geçirdi. Eserleri mahveden jargonlarla ve gelişigüzel yazılmış sıkıcı yazılarla da mücadele etmeyi asla bırakmadı.  Nobel ödüllü şahsiyetler, Putin gibi küresel çapta söz sahibi insanlar ve Angelina Jolie gibi toplumu etkileme gücüne sahip ünlüler adına yaptığı editörlük tecrübelerine bakıldığında Trish Hall yazarlara, öğrencilere ve hatta iş başvurusunda bulunanlara ikna edici şekilde yazmanın en önemli inceliklerine dair kılavuzluk ediyor.
Okuyucularla bütünleşmenin en temel prensiplerini ortaya döken “İkna Etmek İçin Yazmak” adlı bu kitap, en bilindik anekdotlar ile en pratik ve en uygulanabilir tavsiyeleri bir araya getirmektedir. Bunu yaparken de günümüz 21. yüzyıl dijital medya kalabalığı ve gürültüsünün üzerine çıkarak etkileyici şekilde iletişim kurma sanatını oldukça anlaşılır bir dille aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86447</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/497fc1e8-647a-422d-887d-5960a5bb5e89.jpg</image:loc>
            <image:title>Cevahir</image:title>
            <image:caption>Benim insan eli değmemiş bir kaya olma özlemim, tutkum bundan. Şimdi istesem de bizim köyden herhangi biri olamam. 
(Hüseyin Cevahir) 
Bir insanı “unutulmaz” yapan en önemli şey, zamanının dışına taşabilmesi, kendi zamanının dışında da yaşayabilmesidir. Bu da ancak, ondan güç ve moral alınabilmesiyle mümkün olabilir. Hüseyin Cevahir, maratonu bırakmamış; ölümüyle, kendi sonrasına da güç ve moral vermiştir. Nasıl ki bir şair, ancak geleceğe taşan şiirleriyle ölümsüz olabiliyorsa Hüseyin Cevahir’i de “unutulmaz” yapan mücadelesi, edebiyatı ve sonuna kadar gidebilme karakterine sahip olabilmesidir. “Unutulmaz” olmak; güç alabilmek için geçmişten  bir  imge  arandığında  akla  gelebilmektir.  Hüseyin  Cevahir  (ve elbette Mahir Çayan, Ulaş Bardakçı, Deniz Gezmiş ve diğer arkadaşları ile birlikte) dayandığı ve güç aldığı geçmişin yerine gelecek kuşaklar için yeni bir “geçmiş” olabilmeyi başarabilmiştir… 
Bu kapsamlı kitapta kısa süren hayatına çağının özlem ve acılarını sığdıran, yeni ve başka bir dünya tahayyülünü kuşanmış cüretkâr bir devrimcinin, Hüseyin Cevahir’in hayatına dönemin toplumsal, siyasal ve kültürel ikliminden hareketle ışık düşürülmekte...&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86448</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5953265-95f1-4bb8-b5e2-67341b07babd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Okul</image:title>
            <image:caption>Öyle bir okul düşünün ki matematik, Türkçe, fen gibi bildiğimiz derslerle beraber hayatla ilgili ne varsa öğretiyor. Sabahları spor faaliyeti olarak halk oyunları çalışması yaptırıyor; her çocuk bir müzik aleti çalmayı öğreniyor; ev işleri ve tarımla ilgili çok önemli uygulamalar hayata geçiriliyor. Bu okulları biliyoruz, her zaman yeni olan, yeri doldurulamayan Köy Enstitüleri... 
Kemal ailesinden ayrılıp bu “yeni okul”a geldiğinde gördükleri karşısında çok şaşırmıştı. Ama sıcacık bir yuva gibi gelen okuluna kısa sürede alışmıştı. Artık yeni ailesi, her biri ülkenin biricik öğretmenleri olacak pırıl pırıl genç öğrenciler ve değeri unutulmaz öğretmenlerdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86449</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50fc3b88-673d-4101-b903-1c274fe25776.jpg</image:loc>
            <image:title>Rönesans’tan Romantizme Gizli Tarih Ve Tarihsel Bilinç</image:title>
            <image:caption>Önde gelen kültür tarihçisi Peter Burke, Rönesans’tan Romantizme GİZLİ TARİH ve TARİHSEL BİLİNÇ adlı eserinde okurlarının aşina olduğu yenilikçi tutumunu daha da ileriye taşıyor. Kitaba adını veren “gizli tarih” kavramının köklerini XVII. yüzyılda bulabileceğimizi ifade eden yazar, bu “yeni” tarih yazıcılığı yöntemi hakkında ayrıntılı, doyurucu zaman zaman da eğlenceli bilgiler sunuyor. 
Toplam on üç özgün makaleden oluşan Rönesans’tan Romantizme  GİZLİ TARİH ve TARİHSEL BİLİNÇ; historiyografi, Rönesans ve entelektüel tarihe dokunan, bilinçle bir araya getirilmiş bir toplam. Günümüzde kasten görmezden gelinen kimi tarih yazıcılığı metotları, Rönesans’ı anlamak için tarih biliminin yanında daima haklı yerini bulan sosyoloji, bu iki kardeş bilimin yardımına yetişerek Rönesans’ı görünür kılan antropoloji ve coğrafya, yazılı ve sözlü kültürle iç içe geçmiş sözlü şiir geleneği, yepyeni metin okuma yöntemleri ve tabii entelektüel tarih bu çarpıcı eserde bulabileceklerinizden bazıları.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86450</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bded02d8-b720-4bc4-b581-523cea191322.jpg</image:loc>
            <image:title>Askeri Tarih Nedir?</image:title>
            <image:caption>Tarihin kendisi kadar tarih yapmak hakkında bir kitap Askeri Tarih Nedir? “Kim, neden çalışır” sorularından hareketle askeri tarihi bir tür “savaş destekçiliğiyle” eşanlamlı gören bakış açılarına karşı güçlü bir polemik. 
Morillo ve Pavkovic İlyada gibi en eski tarih anlatılarında saklı askeri tarihten “askeri devrim” gibi güncel tartışmalara kadar uzanarak, büyük kahramanlıklara dayalı eski muharebe anlatılarının karşısına cephe gerisinin gündelik yaşamını, lojistiği, kadınların savaştaki rolünü ve askerlerin anılarını çıkarıyor. Tarihyazımının çoğul yapısına ve disiplin içi tartışmalara geniş yer ayıran inceleme, emekli askerlerden iktisatçılara kadar askeri tarih çalışmaları yürüten kişi ve kuruluşları, eğitimden medyaya kadar bir dizi tema dahilinde bir bütün olarak alanın kurumsal yapısıyla birlikte mercek altına alıyor. 
Günümüzde savaşın sınırlarını belirsizleştiren çatışmaların yaygınlığı karşısında sadece muharebelere odaklanan tarihin sınırlılıkları ortadayken elinizdeki kitap, savaşın Clausewitz’ten beri aşina olduğumuz siyaset ile girift ilişkisinin yanı sıra iktisat, sosyoloji gibi disiplinlerle melezleşme sürecini de derli toplu bir şekilde tartışıyor. Savaş olgusunu daha geniş bir çerçeveye yerleştirirken toplumsal cinsiyet, çevre, donanma tarihi, küresel tarih gibi alanların getirdiği yeni bakış açılarını da hesaba katıyor. 
Kavramsal haznesi gitgide genişleyen askeri tarih hakkında şimdiden alanın klasiklerinden biri olarak kabul edilen Askeri Tarih Nedir?, alana ilgi duyanlar için önemli bir rehber niteliğinde. 
Bu kitabın amacı yeni başlayanlar için bir yol haritası sağlamaktır: Öğrencileri askeri tarihin tarihiyle, onun mevcut biçimleriyle, uygulayıcılarıyla, izleyicileriyle ve ihtilaflarıyla, ayrıca kilit kavramları ve yönelimleriyle tanıştırmaktır. Kısacası, bu kitap “Askeri Tarih Nedir?” sorusunu yanıtlamaya girişiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86451</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4103e0d-bd31-45f6-82f6-e76c26c97d82.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahçup Sarmaşık</image:title>
            <image:caption>(…) 
bir zamanlar kendimi külah yapıp üflerdim 
ölçerek bir borunun ince hesap çapını 
gövdemi uydurup namluya ve menzile 
bir kuşu upuzun beklemişliğim var benim 
bir yaranın önünde kendime bakmışlığım 
 
başkasına kurduğum onca eski tuzağa 
her gün bile isteye düşmüşlüğüm var benim 
kuşlar insin için sabaha 
asfalt çukurlarına su olup birikmişliğim var 
bir işaret yeter bana 
düşülecek her şey için kusursuz bir planım 
durduk yere bir uçurumu kendiyle korkutmuşluğum var 
 
yitirdiği halkayı belki hatırlar diye 
sakin bir göle eğilip taş demişliğim var benim 
diyelim ki ömrümden cahit sıtkı&apos;yı çıkarttım 
bana ne kalırsa yetinirim 
kayboldum sandığım yerde 
ne de olsa kendime varmışlığım var benim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86452</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85a33169-b13f-4693-ba19-2f4bcd817dd4.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Mavi Sandalye (Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Cary Fagan&apos;ın yazıp Madeline Kloepper&apos;ın resimlediği Küçük Mavi Sandalye, sembolik değeri bulunan kimi nesnelerin, zamanda ve mekânda yolculuğa çıkıp farklı ellere geçtiğinde, nasıl bambaşka ihtiyaçlara seslenen yeni &apos;&apos;değer&apos;&apos;ler kazanabileceğini gözler önüne seriyor.

Yaşam döngüsünden hareket ederek bir nesnenin &apos;&apos;kullanım ömrü&apos;&apos; üzerine düşündüren bu sevimli kitap, minikleri çevre bilinciyle ilişkili iki güncel kavramla tanıştırıyor: &apos;&apos;tekrar kullanım&apos;&apos; ve &apos;&apos;yeniden değerlendirme&apos;&apos;.

İşlevi tanımlı bir nesnenin, hayal gücünün yardımıyla ne gibi yeni işlevler edinebileceğini anlatan öykü; çok boyutlu düşünmenin ve farklı deneyimlere açık olmanın dönüştürücü gücüne işaret ediyor.     Bir sandalye ne işe yarar? Yorulunca oturmaya, üzerinde saksı çiçeği yetiştirmeye, kuşların yemleneceği bir sofraya dönüşmeye? Bo, çok sevdiği küçük mavi sandalyesini bir an olsun boş bırakmıyor. Yemek yerken, kitap okurken, çadır kurarken, hatta uyurken bile sandalyesini hep yanı başında tutuyor. Ama gün geliyor Bo büyüyor, artık sandalyesinden ayrılma vakti geliyor. Küçük mavi sandalyenin elden ele dolaştığı &apos;&apos;acayip&apos;&apos; maceralı yolculuğu da böylece başlıyor. Kâh kocaman bir filin sırtında kâh bir dönme dolabın tepesinde dünyayı dolaşıp duruyor. Her durakta bambaşka yaşamlara dokunup, unutulmaz izler bırakıyor. Ta ki rengârenk bir uçan balon demetinin ucunda yeniden okyanuslara açılana dek. Varacağı noktada acaba onu kim bekliyor dersiniz?..  Cary Fagan, günümüz koşullarında, sahibinin ihtiyacını artık karşılayamadığı için büyük olasılıkla kaderine terk edilecek küçük bir sandalyeyi alıp elden ele dolaşan &apos;&apos;kıymetli&apos;&apos; bir hazineye dönüştürüyor, Küçük Mavi Sandalye&apos;yle, esin verici bir paylaşma öyküsü anlatıyor. Unutmayın, küçük bir sandalye asla &apos;&apos;sadece&apos;&apos; sandalye değildir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86453</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7db35641-6fad-4be8-9e2b-dca5d698b7c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Akümülatörlü Radyo</image:title>
            <image:caption>Türk edebiyatının mühim isimlerinden Tarık Buğra, Yalnızlar adlı romanının doğuşunu bu eseriyle ilişkilendirir ve şöyle der: “Akümülatörlü Radyo benim ilk eserimdir. Ona bir amatörün ilk eserine verebileceği taptaze dikkatleri, gözlemleri, içtenliği ve duygu, düşünce birikimlerimi koymaya çalışmıştım. Şehir Tiyatrosu&apos;ndan geri çekilince insanlarını romana döktüm. Ortaya Yalnızlar çıktı”. 
Önce Dört Yumruk, daha sonra ise Akümülatörlü Radyo adıyla yayımlanan eser 1980 yılında Devlet Tiyatroları’nın Oda Tiyatrosu’nda sahnelenmiştir. 1991 yılında Devlet Sanatçısı unvanına layık görülen Buğra, yarım kalan bir mutluluğun hikâyesi olan bu eseriyle de 1981 yılında Yazarlar Birliği tarafından Tiyatro Ödülü’ne layık görülmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86454</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e971271a-1eb5-47c1-a1f5-50e9d2b43d20.jpg</image:loc>
            <image:title>İbiş’in Rüyası (Piyes)</image:title>
            <image:caption>Nuran Tiyatrosu ve Nahit… Hüzün, neşe, gayret… Bir yanda rüyalar, bir yanda sanat… Tarık Buğra’nın dördüncü oyunu olan İbiş’in Rüyası, geleneksel Türk tiyatrosunun mühim isimlerinden Naşit’in hayatından esinlenerek yazdığı İbiş’in Rüyası’nda son derece duygulu bir aşk hikâyesi anlatılmaktadır. Eser, 11 Ekim 1972&apos;de Devlet Tiyatroları, Ankara Küçük Tiyatro&apos;da sahnelenmiştir. 
Tarık Buğra’nın en sevdiği eserleri arasında saydığı İbiş’in Rüyası, yazar tarafından aynı isimle hem roman hem piyes olarak kaleme alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86455</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/beda5518-b5ca-4484-a18e-9c5ab82a276d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bazıkmış İyit</image:title>
            <image:caption>Türlü donda çaputlar bağlandım 
düğümler attım karanlığına uzak dağların 
ürperdi taştan lekeler 
buzlandı gözgümün odunda tinler! 
çağırır beni şol kayalarda bedizler 
barayın tiser 
baru yime umaz men 
ah kurgandadır benim amrakım 
kireyin tiser 
kirü yime umaz men 
bu yüzden baç amrakım 
gök yeleli kurdun ardından her gün ağlarım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86456</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eea72037-38ae-400a-ade3-5474140daa04.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzlerce Çiçek Birden Açtı</image:title>
            <image:caption>Tarık Buğra’nın ikinci oyunu Yüzlerce Çiçek Birden Açtı idealizm temalıdır. İlk olarak Ötüken Neşriyat tarafından 1979 yılında kitaplaştırılmış ve 1989-1990 yılları arasında Devlet Tiyatrolarınca sahnelenmiştir. Yüzlerce Çiçek Birden Açtı, baskı rejimlerinin insanın mutlu olma hakkını nasıl elinden aldığını, onu nasıl buhrana sürüklediğini ve Loh ile Lili’nin dramlarını okuyucuya duygu yüklü şekilde aktarır. Tarık Buğra’nın İbiş’in Rüyası ile birlikte “en sevdiğim eserlerimdendir” dediği piyes, Devlet Tiyatroları’nda 1989-1990’da sahnelenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86457</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39ef73a1-a2cb-4996-be92-ca58ba1b5e3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Vatan Kaybettiler</image:title>
            <image:caption>Beş ana bölümden oluşan Bir Vatan Kaybettiler, Rumeli’nin kaybı ve Türk milletinin bu kayıptan nasıl derin bir şekilde etkilendiğini gösteren romanlara odaklanmakla birlikte, Osmanlı Devleti’nin kuruluş ve yükseliş devirlerini ele alan fetih ve Rumeli’ye geçiş anlatılarını da içermektedir. Bu erken dönemin hadiselerini işleyen metinlerden on dokuzuncu yüzyılın yani çöküş ve çözülüş dönemlerinin, Mütareke ve Millî Mücadele döneminde Balkanlarla ilgili meselelerin işlendiği romanlara, Lozan sonrasının mübadele meselelerine ve Cumhuriyet’in erken dönemlerinin hikâyelerine uzanan yedi asırlık bir tarihî sürecin edebî birikimi, bu çalışmada kronolojik olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca Rumeli’yle benzer bir kaderi paylaşan ve onun bir uzantısı kabul edilen adalarla ilgili romanlar da çalışmaya dâhil edilmiş, toplam 136 roman, Balkanlar ve Rumeli meseleleri özelinde tanıtılıp sınıflandırılmış, göç, soykırım, devletin ve kurumların çöküşü, yöneticilerin ve toplumun bozulması gibi belli başlıklar altında tematik bir incelemeye tabi tutularak değerlendirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86458</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ffba378-041d-45a3-a0d5-7ea3459d3b7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Eşimle Tanışmayı Unutmuşuz</image:title>
            <image:caption>Bugün ‘’Eşinizi Ne Kadar Tanıyorsunuz ? ‘’ adlı bir televizyon programına davetlisiniz. Sizi dürüstlük koltuğuna oturtacaklar. 
 
   Tereddüt etmeden katılabilir misiniz ? 
 
    Aynı evi ve aynı yatağı paylaştığınız kişiyi ne kadar tanıyor sunuz ? 
 
    Sizinle yaşamak , onun damağında nasıl bir tat bırakıyor ? 
 
   Tatlı , tuzlu acı , ekşi , kekremsi … Hangisi , biliyor musunuz ? 
 
   Kadınlar ve erkekler , birbirinden çok farklıdırlar. 
 
   Bu farkların keyfini mi çıkartıyorsunuz ?  Yoksa eşinizin canını mı çıkartıyorsunuz ? 
 
   Farklılıkların keyfini çıkartmak isteyenler için … 
 
   Işte size İPUCU HİKAYELERİ …</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86459</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c91673bb-b7d2-4e7d-9118-90ed42803708.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneş ve Arslan</image:title>
            <image:caption>Tarık Buğra’nın beşinci oyunu Güneş ve Arslan ilk olarak Ötüken Neşriyat tarafından 1988 yılında yayımlanmıştır. Güneş ve Arslan Tarık Buğra’nın ifadesiyle “Tarihî bir oyun değildir, belki bir masaldır; ama evvel zaman içinde yerine, gelecek zamanlar içinde diye başlanacak bir masal”dır. Ve Buğra şu sözlerle devam eder: “Gelecek zamanlar içinde” diye başlanacak bir masaldır ki, mutlu bir dünyanın olabileceğini, yâni sevginin, barışın, bağımsızlığın, ezmek, hükmetmek, sömürmek tutkusunu yenebileceğini anlatmaya, hiç değilse düşündürtmeye yönelir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86460</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c48926b7-3550-46a0-bd8b-0f63e2f0835e.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşıma Ne Oldu?</image:title>
            <image:caption>Gülperi ile Can çok yakın iki arkadaş ama bir gün hiç beklenmedik bir şey oldu ve bu iki iyi arkadaşın arası bozuldu. Gülperi Can’a çok kırılmış, Can ise Gülperi’ye... Neden mi? Nedeni her ikisi için de farklı galiba.. Kitabın bir yüzünde olayı Can’ın açısından dinleyebilirsin. Ama bir de tersinden oku…  Diğer yüzünde ise Gülperi’nin hikâyesi bekliyor seni. Acaba kim haklı? İki arkadaşın gözünden farklı açılardan  duruma bakabilir ve karar verebilirsin. Belki tek bir haklı yoktur kim bilir? Üstelik kitabın resimleri sizler gibi bir çocuk tarafından çizildi.  Hikâyelerin sonundaki etkinlikleri yapmayı da unutmayın sakın.  
Empati, farklılıklara saygı ve problem çözme gibi çok önemli ve çocuklarda zor gelişen  temel sosyal duygusal becerileri desteklemek üzere yazılmış ve çocuk bir çizerin gözü ile çizilmiş olan bu kitapta hikâye iki kahramanın farklı bakış açısı ile iki kez sunulmakta. Her hikâyenin sonunda önerilen problem çözme etkinliği, drama çalışması, yaratıcı etkinlikleri de ebeveynlerin ya da öğretmenlerin çocuklarla nitelikli vakit geçirirken onların sosyal duygusal becerilerini farklı ve eğlenceli bir yöntem ile desteklemelerine fırsat vermekte. 
Doç. Dr. Nalan Kuru uzmanlık alanı olan erken çocukluk döneminde sosyal duygusal öğrenme konusunda uzun yıllardır çeşitli üniversitelerde lisans ve lisansüstü dersler vermekte, öğretmenler, ebeveynler ve ruh sağlığı personelleri ile çeşitli eğitimler, seminerler, atölye çalışmaları gerçekleştirmektedir. Birçok bilimsel çalışmanın birikimi sonucu ortaya çıkan bu kitabın resimleri yazarın on yaşındaki kendi kızı tarafından çocuk gözüyle çizildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86461</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50a8eaa7-2abf-4da6-bf2f-014138201709.jpg</image:loc>
            <image:title>Peygamberin İzinde Dört Halife (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İslâm Tarihi’ne damgasını vurmuş dört büyük şahsiyet: Ebu Bekir, Ömer, Osman ve Ali. Hz. Peygamberin izinden bir milim bile ayrılmayan o dört adamın, daha doğrusu dört “ermiş” adamın Hulefâ-yi Râşidîn adını almasının sebepleri neydi?
Çünkü onlar:
Allah’ın rızasına ve dinin ulvi gerçeğine,
İhlas ve samimiyetin derin sırrına,
Peygambere sadakat ve bağlılığın tadına,
Ümmet-i Muhammed’e şefkatin zirvesine,
İslâm ümmetinin derdiyle dertlenmenin ruhsal genişliğine,
İ’la-yı kelimetullah ülküsünün insanı yücelten iklimine,
İslâm’ın yanlış anlaşılmasını ve yanlış uygulanmasını önlemenin sonsuz mutluluğuna,
Hz. Peygamberin, “Benden sonra onlara uyun.” buyurmasının yüklediği ağır görev bilincine,
Kur’ân’ın getirdiği, Allah Resûlü’nün uyguladığı değerlerin yaşamımızdaki önemine, ermişlerdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86462</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1d0ea91-77ba-47a0-8356-15909df07307.jpg</image:loc>
            <image:title>Kütüb-İ Sitte’nin Hadis Alma Kriterleri</image:title>
            <image:caption>Kütüb-i Sitte’nin meşhur imamları kimdir? Bu meşhur imamların hadisleri toplama süreci nasıl gerçekleşmiştir? Elinizdeki eser bu soruların cevabını bulmaya çalışmaktadır. Yazar, muhaddislerin çalışma metotlarını, dönemin şartları münasebetiyle hadis araştırmalarının nasıl bir süreçten geçtiğini, nasıl tetkik edildiğini detaylarıyla göstermektedir. Ayrıca yazar, okuyucunun kendisini bizzat o araştırmanın içerisine çeken bir eser ortaya koymaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86463</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c782f65b-f969-4131-9bfc-b8480a201f50.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya&apos;nın Evrimi</image:title>
            <image:caption>Büyülü doğasını ve tüm güzelliklerini korumak için, dünyamızın değerini anlamamız ve her şeyden önce onu tanımamız gerekir. Haydi o zaman, evimizi, Dünya gezegenini, uçsuz bucaksız Evren’in içindeki bu küçücük noktacığı tanıyalım! 
Dünya’nın doğumuna şahit oluyor, bütün bir hayat hikâyesini öğreniyoruz. Kalbine, yani çekirdeğine kadar inip, tüm gizemlerini keşfediyoruz. Depremlerin nasıl oluştuğunu, volkanların nasıl püskürdüğünü görerek anlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86464</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69beab07-667d-45d2-92d6-d674f39f874e.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Güne Bir Motivasyon Kartı</image:title>
            <image:caption>Bu senin hikâyen.
Bir kart seç, kendini ve yapabileceklerini keşfet</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86465</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/427f309e-007c-4a00-a8ad-d7bf1b7af220.jpg</image:loc>
            <image:title>Asılı Dağ&apos;ın Kahini</image:title>
            <image:caption>Kimse sana inanmazken bile
geleceği değiştirebilirsin.

Kraliçeyi Kurtarmak&apos;ın yazarından
yeni roman!
 
Kraliçeyi Kurtarmak ve Haritada Kaybolmak adlı kitaplarıyla ülkemizde milyonlarca okura ulaşan Kanadalı yazar Vladimir Tumanov, dünyada ilk kez Türkçe yayımlanan yeni romanında bu kez yakın tarihten gerçek bir serüvenin kapısını aralıyor. Batı Anadolu mitolojisindeki &quot;sözüne inanılmayan kâhin&quot; Kassandra karakterinden esinlendiği soluksuz macerada, insanın doğaya verdiği zararların sonuçlarını düşündürüyor. Bir çocuğun, sevdiklerini kurtarmak için atıldığı amansız mücadeleyi, kasabalının acımasızca dışladığı bir ailenin yaşadıklarını incelikli bir dille, zekice hikâyeleştiriyor. Çıkarları uğruna toplum yaşamını tehlikeye atan yöneticilerin karşısına cesareti, dayanışmayı, umutla vazgeçmemeyi koyuyor. Ülkemizde sayısız çocuğa matematiği ve coğrafyayı sevdiren fantastik romanlarıyla tanınan Tumanov&apos;u çocuklar kadar eğitimciler ve ebeveynler de büyük ilgiyle okuyor.

Kassandra, on ikinci doğum gününe uyandığı sabah, yıllar sonrasından gelen gizemli bir mektup bulur. Kendi elyazısıyla yazılmıştır ve büyük bir felaketi haber vermektedir, üstelik günü ve saatiyle! Dehşete düşer, kendisi dışında herkesin yaşamını kaybetmesine neden olacak bu felaketi engellemek için çırpınır. Ancak, Jay dışında kimse ona inanmaz ve ailesinin hayatı da kâbusa döner. Felaketin yaşanacağı saat hızla yaklaşmaktadır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86466</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df59cee7-6adb-4a14-bab8-78d404a6c6cc.jpg</image:loc>
            <image:title>İyileştiren Sınırlar</image:title>
            <image:caption>Özel olarak odaklanacağımız mucizevi kelimemiz: Hayır! Bir süper güç sayılabilecek “uygun yerde uygun biçimde ‘hayır’ diyebilme becerisini” Doç.Dr. İ. Volkan Gülüm bu kitapta detaylı bir şekilde tartışıyor.
Çok hayır demek ya da hiç hayır diyememek; sınırları konusunda katı olmak ya da sınır çekemiyor ve koruyamıyor olmak… Geçmişte maruz kaldığınız hangi etkileşimler bugün bu beceriyi sergilemek konusunda sizi zorluyor? İlaç niyetine bile olsa “hayır” dediğinizde neden kendinizi en kötü lafı sarf etmiş gibi hissediyorsunuz? Kaç farklı biçimde “hayır” denebilir? Ya da “hayır” demenin farklı biçimleri olabilir mi? Peki ya “hayır” diyememenin?
Bu kitapla başlayan yolcuğunuzda hayır demek ve sınır çekmek ile olan ilişkinizi ele almaya ve eğer bir sorun görürsek de bunu birlikte daha sağlıklı bir biçime dönüştürmeye çalışacağız.
Kitap boyunca açıklanan pek çok konunun temelinde Şema Terapi ve Bilişsel Davranışçı Terapi yaklaşımları ve bu yaklaşımların kuramsal ve uygulamalı bakış açıları bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86467</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3489aa1c-4570-4118-956f-6dfaaf82d7af.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplam Kalite Bakış Açısıyla İstatistiksel Kalite Kontrol</image:title>
            <image:caption>Bursa Uludağ Üniversitesi ve pek çok üniversitede lisans ve lisans üstü seviyede “İstatistiksel Proses Kontrol” ve “Kalite Kontrol” derslerinde okutulan bu kitap, Toplam Kalite Yönetimi temeline dayanmakta ve proaktif (olaylardan önce harekete geçen, önlemeye yönelik) yaklaşımla, hataların hangi tekniklerle ve nasıl önlendiğini irdelemeye çalışmaktadır. Sanayiden ve farklı sektörlerden alınan örnekler, elde edilen bulguların yorumları, özellikle son bölümde yer alan Minitab ve Excel uygulamaları ve kullanılan sade dil ile kitabın niteliği ve etkinliği artırılmaya çalışılmıştır.
İstatistikten korkan insanların bile rahatça anlayabilmesi ve söz konusu istatistiksel teknikleri uygulayabilmesi amacıyla, çözümlü örneklerdeki örneklem hacimleri genellikle küçük tutulmuş ve istatistiksel formüllerin arkasındaki mekanizmanın el (hesap makinesi) ile kolayca hesaplama yapılarak öğrenilmesi yolu tercih edilmiştir. Kitabın dörtte birlik kısmını içeren son bölüm ise bazı çözümlü örneklerin Minitab ve Excel uygulamalarına ayrılmıştır.
Bursa Uludağ Üniversitesi İ.İ.B.F. Ekonometri Bölümü İstatistik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erkan Işığıçok tarafından yazılan ve 3. Baskı olarak Sigma Akademi Yayınevi tarafından yayımlanan bu kitap, yazarın Doçentlik tez konusunun genişletilmiş şeklidir. Kitabın kapağındaki şekilden de görüleceği üzere, firmalarda proseslerin sayılabilir, ölçülebilir ve değerlendirilebilir yapıdaki nicel (sayısal) veya nitel (sözel) kalite özelliklerinin kontrol altında olup olmadıklarının belirlenmesini ve iyileştirme çalışmalarının yapılmasını sağlayan örneklerle dolu bir kaynaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86468</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b0c2ca9-c9a1-4254-852a-860ac6667f35.jpg</image:loc>
            <image:title>Kilit</image:title>
            <image:caption>En yoksulundan en zenginine kadar, insanoğlunun tamamını çarkları arasında çeviren bir düzen hayal edin. Çalıştığınız kurumdan kredi çektiğiniz bankaya, çocuğunuzu gönderdiğiniz okuldan tedavi olmaya gittiğiniz hastaneye, evlerinizin başköşesindeki televizyon kanallarına; hatta saksıya ektiğiniz bitkiye kadar hayatlarınızın tüm unsurlarına sızmış bir düzen… Öyle ki, çoğu kez anlam vermekte zorlandığınız çatışmalardan tarihin seyrini değiştiren büyük savaşlara kadar şiddetin dahi her türlüsünü kontrol edebilen bir düzen.  Evet, ‘yeni dünya düzeni’… Böyle bir senaryonun içinde, özgür olduğunuza inandırılmış olmaktan daha iç acıtıcı ne olabilir?.. 
 İşte Kilit, böylesi bir düzen’in çarkları arasında ezilmemek için direnen, dünyanın farklı yerlerinde olmalarına rağmen yolları kesişen, geçmişte düzen’in dehşeti ile yüzleşmiş bir grup insanın mücadelesini gözler önüne seriyor. Bu mücadelede hedef nettir: İnsanlık tarihi kadar eski ve amansız bir kavgada ateşin toprağı alt etmesini önlemek!.. 
 Kilit’te bahsi geçen kişi ve olaylar hayal ürünü olmakla beraber unutulmamalıdır ki var olan her şey gibi hayal gücünün de bir sınırı vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86469</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a31e37a-6588-46f7-b7af-cd9f61135b43.jpg</image:loc>
            <image:title>Hızırname</image:title>
            <image:caption>İşbu Hızırname didikleri kitab ne vakdin yazıldığı Allahuâlem meçhul olup rivayettür kim müellifi Karası vilayetinde zuhur iden gâhi abdal gâhi aylakçı, serkeşlikle ve dahi ayyaşlıkla namdar, ilmi, irfanı yarım, ameli noksan baldırıçıplak,tağlı bir kazakdır kim yazdıkları hacegan, ulema vü fukahaca makbul görülmeyü içinde dürlü noksan ü bida keşfolunub, şol sebepten ahaliye men ü nehy idülmüşdür. Lakin bu dürlü tedbir ve dahi tedipler fayda itmeyüp bu kazağun didikleri bir kısım molla vü sipahiyi yoldan azdurup, Anadolu vü Urumeli’ndeki ışık taifesinin dergâhlarında, kalenderi dervişanın ağuzlarında celali azgınlarınca dile gelüp cümle vilayetlere yayılmışdır. Güya şol zındık, Hızırname didiği ol kitapta Hızır Aleyhisselam bilen söyleşüp andan alplığın, devletin, bereketin ve dahi sekinetin sırlarını ögrenür, zulmetün, fesadun, bela vü musibetlerün, riyasetün hikmetlerini işidir, âlemde namdar olan mahlukat ü bir kısım eşyayı güya hikmet nazarında tefekkür ider, kuvvet, mevt, beşer kimin hususları aklınca tahsil ider, şeriat, tarikat ü hakikat bahislerile şol bid’a tolu kagıldusuna nihayet virir. İmdi akl ü feraset sahibi hiçkimesne buncıleyün herze tolu kitaplaru okumağa yanaşmaz, anlaru diline tolamaz, hanesine sokmaz, böyle yatlu bidatlu tomarları oda dutar, yakar, mollanın, nökerin okadığını görse anlara değnek urur, azgunlukları geçdükte nasihat virir, okayan gendü evladı olsa Hakk’a düa vü niyazilen, olmadı nasihat, tekdir ü tecziye bilen tedip ider, anı ıslah etmeğe uğraşur. Hem şol kitabı bir kazak yazmışdur, anda kazaklıktan, serkeşlikten, abdallıktan ayruk nesne bulınmaz, bulunmamakla bu cümle taifeden devlete, devletlüye, bazara bezirgâna, çifte çubuğa, rençbere, dülgere velhasıl işinde gücünde, rızkının peşinde hiç kimesneye fayda irişmez vesselam.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86470</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/092556f0-7097-42fb-8b7b-6bea2d3a335b.jpg</image:loc>
            <image:title>Haluk Hoca’nın İzinde</image:title>
            <image:caption>Gele bir devr, bu Halûk’u yad eyleyeler… 
 
Prof Dr. Ahmet Halûk Dursun, tarihçi, sosyal bilimci ve eğitimci olarak Türkiye’nin en temel stratejik meselesinin iyi ve donanımlı insan yetiştirmek olduğuna inanırdı. Bu noktada en önemli görevin duyarlı, meraklı, mesleğini, coğrafyayı, tarihi ve insanı seven öğretmenlerde olduğunu düşünürdü.  Kendisi eğitimi ders saati ile sınırlamayan, daha fazla öğrenmek isteyenlere yol, yöntem, kaynaklar göstererek, mümkünse imkân sağlayarak, onların yetişmesine katkı sağlamıştır. 
İşte bu kitap, Haluk Hoca’nın yakın çevresinde bulunup ondan çokşey öğrenen çoğu akademisyen; 
Ali Satan, Salim Aydın, Arzu Meryem Nurdoğan Demirkıran, Oya Dağlar Macar, Davut Hut, Eda Akgün, Betül Gür, Enes Bayraklı ve Hülya Utkuluer Yıldırım ve Halûk Hocamızın kızı Nilay Dursun’un makalelerinden oluşuyor. 
Hocamız çok sevdiği Şeyh Galip’e nazire olarak; 
“Gele bir devr, bu Haluk’u yad eyleyeler” demişti 
Öğrencileri, Halûk Hocayı rahmet ve hasretle yâd eyliyorlar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86471</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ed2a77e-5b5d-494b-9de4-1bd8c5e6d9a8.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimde İntihar Korkusu Var</image:title>
            <image:caption>Yüreklerimiz ki artık taşımaktan
ve mana yüklemekten yorulduğumuz birer mahzendir.
“Ben yüreğini yitirmiş bu zamandan korkuyorum.”
Füruğ Ferruhzad
Evde kalmış genç kızların, oğlu askerde şafak sayan annelerin, sevdiğini binbir ümit ile bekleyenlerin, kapısını doğru insana açmak için perde arkalarında gizlenen bakirelerin, Mushaf’ı anlamak ve anlatmak gayreti ile medreselerin karanlık odalarına çekilip ezberledikleri her ayeti daha ilk günmüş gibi okuyan genç kızların, bodrum katlarının rutubetli, sigara kokusu sinmiş duvarlarının arasında tekstil işçiliği, nakkaşlık yapan, meslek öğrenebilmek için direnen gençlerin taşıdığı yüreklerdir yüreklerimiz.
Yüreklerimiz ki artık taşımaktan ve mana yüklemekten yorulduğumuz, ağır işçilik ile bedeller ödediğimiz birer mahzendir.
Gördüklerimizin ürperti ve şaşkınlığı ile ayak uydurmaya çalışırken çağın gürültüsüne, üzerimizden bir türlü atamadığımız acemilik dolanıp duruyor ayakuçlarımıza.
İçimizde bir intihar korkusu…
İçimde bir intihar korkusu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86472</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4b18b50-95e7-402d-a2da-cf2c7f0d7b52.jpg</image:loc>
            <image:title>Göbekli Tepe 2</image:title>
            <image:caption>Göbekli Tepe/Girê Mirazan’da karşımıza çıkan ve üst düzeyde sanatsal bir gelişime karşılık gelen kültürün, hem değişik kültür aşamalarını birbirlerine bağlayan bir ara katman, hem de kendi konsepti içinde ele alındığında, devasa bir büyüklük arz eden kayıp bir kültürden arta kalan buz dağının görünen tepeceği görünümünde olduğu anlaşılmaktadır.

Keşfedildiği dar coğrafik alanla sınırlı değil, dünya çapında bir araştırmayı gerektiren bir yaygınlık kazanmış bir kültürdür bu ve dolayısıyla da araştırmanın da kapsamının bu oranda genişletilmesi gerekmektedir. Ancak bu şekilde, tüm boyutlarıyla olmasa da, olabilecek en geniş boyutlarıyla kavrama imkânı elde edilebilir diye düşünüyorum. Bu bağlamda ‘’dünya çapındaki’’ araştırma serüvenim de bundan sonraki kitap serileriyle devam edecektir.

Göbekli Tepe’de karşımıza çıkan kimi mimari yapı ile simgelerin izlerini sürerek, gerek kendisinden önceki, gerekse de sonraki kültürlerle analojiler kurabilmemiz pekâlâ olanaklarımız dâhilindedir. Sembollerin haricinde, dinsel inanışlarla, mitolojilerin analiz edilmeleri de bizlere çok değerli bilgiler sunabilmektedirler. Ama tüm bunlar bir yana, astronomi de bizler için olmazsa olmazlar arasında yerini almaktadır.

İlk kitabımda bu noktalardan hareketle zaten ayrıntılı açıklamalarda bulunmaya çalışmıştım. Elinizdeki kitapta ise ağırlıklı olarak sembollerin işlevlerinden hareketle, Göbekli Tepe’de karşımıza çıkan kimi simgeleri daha yakından ve ayrıntılı mercek altına alıp, konuyu daha bir derinleştirmeye çalışacağım. Bu da bize direkt olmasa da, dolaylı yollardan çok önemli veriler sunacaktır diye düşünüyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86473</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1fe5e94-0de1-4056-83ad-ed94b6a96077.jpg</image:loc>
            <image:title>Göbekli Tepe 1</image:title>
            <image:caption>Göbekli Tepe, birden bire ortaya çıkmış değildir. Orijinal ismini bilmesek de, bu coğrafyada çok daha eski dönemlerden beri var olagelen ve belki de, çok renkli kültürlerin bir sen­tezlenmesi neticesinde ortaya çıkan kendi döneminin kültürünün doruk noktalarından biridir. 
Göbekli Tepe’nin gerek mimaride, gerekse de sembollerde dışa vuran kompleks yapısı, onun dar, bölgesel bir oluşum olmadığına da işaret et­mektedir. Görünen o ki, binlerce yıllık süre zarfında geniş bir coğrafyada yaşayan değişik toplumlar vasıtasıyla birbirlerinden kültürel, inançsal alışverişte bulunan çok renkli kültürler yumağının bir ürünü ve sentezleşmesi sonucunda ortaya çıkmıştır. 
Tapınak ve başka birçok işlevi içinde barındıran bu yapı kompleksinin toplumsal, inançsal, ekonomik v.d. birçok işlevleri vardı. Toplumsal örgüt­lenme ise bir arada yaşama etiği ve davranış kurallarını gerektirir. Periyo­dik olarak ilerleyen zamanın belli dilimlere ayrıştırılıp, ona uygun akti­vitelerin planlanması da takvimi gerekli kılmıştır. İşlerin doğru zamanda başlatılıp, yine doğru bir zamanda tamamlanması ve zamanın en iyi bir şekilde değerlendirilmesi de yine bu ve buna benzer merkezler aracılığıyla sağlanmıştır. 
Buraları sadece ibadetlerin yapıldığı yerler değil; aynı inanca sahip olup, bir birlerinden uzak oturan insan topluluklarının yılın belli dönemlerinde toplanmalarını da sağlayan bir çeşit hac ziyaretinin yapıldığı yerlerdi aynı zamanda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86474</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85214aca-4149-4fd2-8981-83de900b8977.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Kıymetli Yalnızlığım</image:title>
            <image:caption>“Boğaz’ın havası, denizin kokusu, genzimi yakan lityum… Sahi bu kaçıncı sahil hesaplaşmasıydı kendimle? Kaçıncı kafa tutuşum duygularıma. Oysaki çokça tecrübe etmiştim insanın kendiyle girdiği savaştan zaferle çıkmak gibi bir şansı olmadığını. Bu savaştaki tüm eylemlerin seni kaybetmeye götüren bir adım, tüm sonuçların eksi hanene eklenen skorlar olduğunu… 
   Tüm bunları biliyordum da ne işim vardı yine bu sahilde. Çalınacak tüm kapılar çalınmış mıydı? Yoksa dökülecek iç mi kalmamıştı ki ben yine kendimden umut etmeye başlamıştım. Dünyadaki milyarlarca çift göz arasından bana sıcaklık sızdıracak bir tanecik bile mi yoktu?..
   Yoktu demek ki…” 
   Benim Kıymetli Yalnızlığım, her ne kadar bu cümlelerle başlasa da sizleri; şaşırtıcı, ilginç, komik ve bir o kadar da eğlenceli bir maceraya davet ediyor. Sizler de Seçil Çömlekçi’nin neşeli kaleminden çıkan bu maceraya katılmak istemez misiniz?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86475</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0ddef85-312e-4b41-8471-9ee3773c3e78.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Yönlü Başarı İçin Neden Çok Şeyle İlgilenmeliyiz?</image:title>
            <image:caption>Hiç de geç kalmış sayılmazsınız! 
Yayımlandığı günden bu yana çoksatar listelerinden inmeyen Çok Yönlü’de David Epstein profesyonel atletlerden Nobel Ödülü sahiplerine kadar onlarca başarılı insanın yaşamlarını inceleyerek, erken uzmanlaşmanın kural değil istisna olduğunu kanıtlıyor. Küçük yaşta sazı eline almaktansa farklı konularla ilgilenerek yolunu geç bulanlar daha yaratıcı oluyor ve tek alanda uzmanlaşmış kişilerin göremedikleri bağlantıları daha kolay kuruyor.  
Kışkırtıcı ve heyecan verici bulgularla dolu Çok Yönlü, öğrenmenin en iyi yolunun sınavdan kalmak olduğunu, en doyurucu kariyerlere sık sık iş bırakanların sahip olduğunu iddia ediyor. Eskiden uzmanlaşmış insanların yaptıkları işler artık bilgisayarların eline geçerken geleceğin önderlerinin geniş düşünebilen ve farklı deneyimlere kucak açanlar olacağını gözler önüne seriyor. 
“Yılın en önemli iş ve çocuk gelişimi kitabı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86476</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d31f24a-3c76-4d75-b935-1291da7f2776.jpg</image:loc>
            <image:title>Nişanlılar İçin Şarkılı Alfabe</image:title>
            <image:caption>Haydar Ergülen’in uzun zamandır farklı mecralarda yayınlanan, deneme türüne yeni soluk kattığı “alfabe”ler nihayet bir araya geliyorlar… Üstelik bu daha başlangıç! 
Nişanlılar İçin Şarkılı Alfabe’de Ergülen; A’dan Z’ye, Aşk’tan Devrim’e, Cumartesi Anneleri’nden Neşet’e, Nar’dan Üzüm’e ve Zeytin’e, Eskişehir’den Napoli’ye, Üç Fidan’dan Gezi’ye, Karantina’dan Göçmen’lere… otuz iki kısım tekmili birden bildiğimiz(i sandığımız) bütün kavram ve kelimelere Haydar Ergülen’ce karşılıklar veriyor. 
Şiirden yola çıkan, hatıralarda duraklayan, günceli kuşatan yepyeni bir “lügatçe”. 
“Nişanlılık kadar güzel ne var?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86477</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5a19ace-c93f-4806-9faf-f169c99895f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzel Bir Gün Gördümse</image:title>
            <image:caption>Sesini yalnızlığıma kuşanıyorum 
Güzel bir anne ağlıyor ardımdan 
Lekesizce büyüyor deryadil çocukluğum 
Akşam aldatmıyor o bildik sokakları 
Bir fısıltı, bir başak, bir dilim şarkı 
İçimin beyazlığına uzanıyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86478</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60d13269-56f6-4d84-b414-a99871e4fcac.jpg</image:loc>
            <image:title>Kazandıran Müzakere</image:title>
            <image:caption>Profesyonel deneyiminin çoğunu uluslararası platformlarda edinen Necil Beykont, 2005’te kurumsal katılımcılara müzakere eğitimleri vermeye ve uluslararası ticaret danışmanlığı yapmaya başladı. 2009 ve 2010’da verdiği teklifler ile İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Bahçeşehir Üniversitesi’nde müzakere derslerinin başlamasını sağladı. 

Halen kurumsal müzakere eğitimleri vermeye ve üniversite hocalığına devam eden Beykont bu kitapta önce müzakere konusunda yaygın kabul görmüş ama yanlış yaklaşım tarzlarını masaya yatırıyor. Sonra da tarafların başarılı müzakereler yürütmesini sağlayacak bakış açılarını ve sorgulayıcı yaklaşımları ele alıyor. 

Algı yönetiminin ve doğru-yanlış etkileşimin şifrelerini farklı örneklerle sunan Beykont, diğer tarafı tuzağa düşüren değil, tüm tarafların kazançlı ve sağlam işbirlikleri kurabileceği anlaşmalara götüren ilke ve davranışları ortaya koyuyor. 

“Necil Beykont değerli bir yönetici, iyi bir müzakereci ve yetenekli bir eğitimcidir. Bu kitapta, müzakere konusunda, kişisel deneyimleriyle harmanladığı bilimsel bulguları son derece anlaşılır bir dille okurlara aktarıyor.” 

Prof. Emre Kongar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86479</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/867ef552-772c-4322-8d2c-0c7f21e090c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kuş Penceremize</image:title>
            <image:caption>Dayanamıyor ya yalnızlığına 
İçinde bir boşluk düştü düşecek: 
Dışarda havalar esiyor, essin 
Dışarda serçeler uçuyor, uçsun 
Düşünüyor konamıyor bir dala</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86480</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa136f65-ebe9-4fc7-928c-eca4a429aacf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızılbaşlık</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Oğuz Türklerinin “Atalar İnancı”ndan kaynaklarını alan ve insanlığın kök kültürüyle akraba olan Kızılbaşlığın; iftiralardan, karalama ve uydurmalardan arındırılarak, kendi gerçek varoluşunu gün yüzüne çıkartma çalışmasıdır.
Bu çalışma aynı zamanda Osmanlıların; Kızılbaş Velilerinin Anadolu’ya ilk yerleşim dönemlerindeki varoluş, yönetim ve “kolonizatörlük” –yurt edinme– çalışmalarını örnek alarak, Kapıkulları için yapılandırdıkları Bektaşiliğin kuruluş, gelişim ve sonuç evrelerini anlatmaktadır.
Son olarak da amacımız, onbeşinci yüzyılın sonlarıyla onaltıncı yüzyıl boyunca, birbirlerinin can düşmanı olan ve Anadolu topraklarını kan gölüne çeviren, Bektaşi Tarikatı’ndaki Kapıkulları ile Anadolu Türk halkının inançsal mücadeleleri ve Türklerin yenilgiler sonucu inançsal değişim ve bölünmeye uğrayışını gözler önüne getirmektir. Türk halkının bir bölümü Sünni İslam’a geçerken, diğer bölümünün Bektaşiliğe evriliş sürecini, onlarla önce yol birliği ve 1826 “Vaka-i Hayriye” olaylarından sonra da kader birliği ederek bugünlere gelişini okuyucuya aktarmak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86481</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/888432d1-b1d2-4f19-84f0-b684349b7bf4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbin Arka Odası</image:title>
            <image:caption>Muhabbet tek taraflı olunca duvar taşla değil, gözle de örülür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86482</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fa12f19-c8c5-4f33-8b5e-5599885ba144.jpg</image:loc>
            <image:title>Öylece Yeryüzünde</image:title>
            <image:caption>ama bil isterim bil ve bağışla 
kendimi nereye koysam orası dolu 
her ne gördümse içinde silme göz 
bulutsu bulutsu sonsuz şey adını bildiğim bir tek nesne yok</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86483</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a384cc1-ec3e-45cc-acf5-fda025f07828.jpg</image:loc>
            <image:title>Perondaki Melek</image:title>
            <image:caption>Yağmur bu kadar inceyken 
Ağır açan bir gül kadar hafifken merhamet 
Ölüm çok ağır Allah’ım 
Ölüm çok ağır, affet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86484</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf8c040a-72bf-4416-9651-e1418492415a.jpg</image:loc>
            <image:title>Puslar İçinde</image:title>
            <image:caption>zaman yitik, sanki hiç yaşanmamış 
bu mekân ne ilk, ne son durak 
karşıda çifte minare, bak 
taşı işleyen nakkaş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86485</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cac765c-e424-412e-8a8f-00f95f20b5cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözü Yormadan</image:title>
            <image:caption>Dünyaya kıyısı olmayan bir yer 
Gelirken gördüğün her şeyden uzak 
Mahremin elinden henüz çıkmamış 
Ne güzel gülüyor, yardım almadan 
Otursan yanına, ağlasan biraz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86486</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f6960b7-e33c-41d4-8c04-6857150ff35b.jpg</image:loc>
            <image:title>Fazla Uzaklara Gitme</image:title>
            <image:caption>Divan Edebiyatına verdiği emekle ve ortaya koyduğu eserlerle ortak kabul gören Prof. Dr. Muhsin Macit, bütün eserleriyle Muhit Kitap’ta… 
Yazarımız ilk olarak öykü kitabıyla okuyucuyu selamlıyor: Fazla Uzaklara Gitme… 
Muhsin Macit’in öyküleri temiz ve aziz olanı konu edinir. İnsanın saflığı, taşranın güzelliği, çocukluğun büyüsü onun öncelikleri arasındadır.Fazla Uzaklara Gitme, gitmek isteyenler 
için iyi bir bahane olacaktır. 
Okuduğum romanlardaki gökyüzünü doğup büyüdüğüm vadiye taşıyorum. 
Hangi öyküden bir çift güvercin havalansa daima çocukluğumun gökyüzüne kanatlanıyor. 
 Kaç zamandır senin bitkin ve kırgın sesinle uyanıyorum. Uyanınca içimdeki şair tabiatlı mahcup çocuk, hemen kaynayan bir bulut oluyor ve tek başına yağacağı yerler arıyor. Bir türkü olup içime yağıyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86487</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec002115-2a04-430b-9e5d-0ae7d5544c20.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlak Müzik</image:title>
            <image:caption>Yürürsün ya hep uzak hep yabancı 
Bu saatler, bu bulutlar, bu rüya 
Artık meyve vermeyen bu alıç ağacı 
Yusuf ’un düştüğü bu kuyuya 
Gizlice gömersin gözyaşlarını</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86488</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3c909b1-ffcf-4c41-8c64-b96e75712a9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Co vid 19 Gerçekleri ve Gelecek</image:title>
            <image:caption>Bir sonraki büyük salgını (pandemi) hangi vürüsün çıkaracağını bilmiyoruz. Çünkü kısmen virüslerin dünyasını iyi tanımıyoruz… Biz insanlar kazara yeni virüslerin çıkmasına yol açmakta çok başarılıyız.
-Carl Zimmer
(ABD’li araştırmacı, köşe yazarı)
Co*vid 19 nasıl ortaya çıktı?
Co*vid 19 virüsü bir laboratuvardan mı sızdı?
Virüsün yarattığı kaos kimlerin lehine oldu?
Co*vid 19 ve diğerleri nasıl isimlendirildi?
Virüsünün vücuda girdikten sonra ölümcül olmasını tetikleyen faktörler neler?
Bu virüs en çok hangi alanlarda bulaşıyor?
Coronavirüs mü daha tehlikeli yoksa insanlar üzerinde yarattığı aşırı korku mu?
Coronavirüs aşısı ne kadar etkili olacak?
Co*vid 19 sonrası Dünya’ya nasıl bir sistem hakim olacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86489</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2a3ee68-cb1c-4e9d-a67f-77ea6b61a619.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanına Gittiğimizde</image:title>
            <image:caption>Yine kendine yükleyeceksin kabahati 
Yine kendinde bulacaksın hataları 
Bu senin en güzel, en güçlü yanın olacak 
Kekelemeyi bırak artık 
Masana ve kitaplarına dön 
Baş ağrılarına ve yorgunluğuna</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86490</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61125071-4620-4a33-a07c-d2198c000d5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bahar Buselik</image:title>
            <image:caption>Gökyüzüne bak ki sana geleyim 
Ben ki bir abdalım viranelerde 
Kalenderî sevdalardan anlamam 
Hayalimi gözlerinden sessizce Bırak bulutların tenhalarına</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86491</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8f50c05-f282-41a9-9417-e0d4fd6c6a02.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabah Gibi Uyandıran</image:title>
            <image:caption>Herkes öğrenebilir balık tutmayı 
Bana denize bakmayı öğret anne 
Sevinçli bir şarkı söyle 
Koşmaya alıştır babasız tayı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86492</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fec1c1c8-8b90-41dd-bfb0-4d7e5f34af0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Hizmet Etiği</image:title>
            <image:caption>Sosyal hizmet mesleğinin doğası gereği birçok insan doğrudan ya da dolaylı olarak sosyal hizmet uzmanlarının kararlarından etkilenmektedir. Sosyal hizmet uzmanları; huzurevleri, sevgi evleri, bakım merkezleri, sosyal hizmet merkezleri, kreşler, aile danışma merkezleri vb. birçok kurumda doğrudan müracaatçılara hizmet sunmaktadır. Yine mahkemelerde, hastanelerde, kliniklerde, psiko-sosyal danışma merkezlerinde, göçle ilgili kurumlarda, belediyelerde, sosyal yardım birimlerinde kısacası birçok özel kurum ve kamu kurumu ile kuruluşlarında ve sivil toplum alanında doğrudan müracaatçılara hizmet sağlayıcı olarak görev yapmaktadırlar. 
Sosyal hizmet, birey, aile, grup ve topluluklara yöneldiği için sosyal adaleti ve toplumsal barışı sağlamayı hedefleyen bir bilim dalı ve meslektir. Bu kitap, sosyal hizmet uzmanlarının, mikro, mezzo ya da makro düzeylerde, kişilerin yaşamını doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyebilecek kararları alırken hangi mesleki değer ve etik ilkelerle hareket etmeleri gerektiğine katkı sağlaması amacıyla hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86493</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab8f7ed6-42af-4938-bab5-76bf6392304b.jpg</image:loc>
            <image:title>Düz Yokuşun Sakinleri</image:title>
            <image:caption>Kulaklarına fısıldanan sesleri en çok duyan,
içlerinde biriken zehri farkına varmadan ekip biçenlerin hikâyeleri…
“Göbeğim büyümüş iyice. Her şeyi karnımda toplamışım. Bütün o özlediklerim, özendiklerim. Bıktıklarım, biriktirdiklerim. Hepsi dert olmuş. Karnımda. Perdenin arkasından sokağa bakıyorum. Dışarda gürül gürül akan bir dünya, bensiz. Herkes bir yerlere gidiyor. Telefonlar ellerinde. Ya konuşuyor, ya mesaj yazıyor ya da fotoğraf çekiyorlar. İnsanları var. Ben evde tek başıma.”
Hayatın yokuşu kaderdendir. Kimine düz, dertsiz olan sokak kimine alabildiğine dik bir yokuştur. Gözünü yokuşun başına dikmezsin, başını eğersin yıldırmasın diye, dayanabildiğim kadar dayanayım diye, gücüm yettiğince sürdürebileyim diye, başını eğer, katlanmanın bir yolunu ararsın.
En çok biriktiren, en çok gölgelerine, gölgelere sığınanların… Kulaklarına fısıldanan sesleri en çok duyan, içlerinde biriken zehri farkına varmadan ekip biçenlerin hikâyeleri…
İçe dönük, hayatlarının kıyılarında kalmış, bırakılmış, yaralı, yaralarını kimseye göstermeyen hüzünlü kadınların hikâyeleri. Belleri bükülürken gölgelerinin biriktirdiği karanlık yanlarını taptaze taşıyanların…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86494</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f586b644-8276-414e-a1f6-ca62cc215082.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötülüğün Mitleri</image:title>
            <image:caption>“Kötülük arayışında olan kişi önce kendi yansımasına bakmalıdır.” 
Konfüçyüs 
“Bu dünyadaki kötülüğün çoğu iyi niyetli insanlar tarafından yapılır.” 
T.S. Eliot 
“Eski bir yanılsama var. Buna iyi ve kötü denir.” 
Friedrich Nietzsche 
“Günümüz insanı ilkel veya antik çağ insanından daha fazla kötülük yapma kapasitesinesahip değildir. Sadece, kötülüğe eğilimini harekete geçirmek için eskisiyle kıyaslanamayacak kadar güçlü araçlara sahiptir.” 
Carl Gustav Jung 
“Hiçbir şey kötülüğü kınamaktan daha kolay değildir; hiçbir şey onu anlamaktan daha zor değildir. ” 
Fyodor Dostoyevski 
“Dünyada kötülük olduğunu biliyorum ve her zaman oldu. Ama açıklamak için Şeytan&apos;a ya da şeytanlara inanmanıza gerek yok. İnsanlar tek başlarına kötülük yapabilirler. ” Tess Gerritsen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86495</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42cb82bb-62a3-4603-97b5-f50dc670c73f.jpg</image:loc>
            <image:title>Rehin</image:title>
            <image:caption>Trump’ın tehdit dolu mektubu, neden önce gizlendi, ardından da geçiştirildi?
ABD’nin yaptırımları ne anlama geliyor?
Malvarlığı tehditleri, Türkiye’nin geleceğini nasıl ipotek altına alıyor?
Reza Zarraf ve Halkbank dosyası Türkiye’yi nasıl rehin aldı?
Suriye’nin kuzeyindeki
P*KK devletçiğine askerî harekât neden durduruldu? S-400’ler neden kurulamadı?
ABD-P*KK petrolü, hangi güzergâh üzerinden taşınacak ve satılacak?
AKP döneminde kimler, hangi yollarla nasıl zengin edildi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86496</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22b67134-863e-4f3c-a223-a709b0ec102b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinler Tarihi I</image:title>
            <image:caption>DİN VE DİNLER TARİHİ
Din 
Din Bilimleri 
Dinler Tarihi 
Karşılaştırmalı Dinler Tarihi 
Din Fenomenolojisi 
Nitelendirici Metot 
Hıristiyanlık 
İslâm 
Hinduizm 
Budizm 
Caynizm 
Konfüçyanizm 
Taoizm
Şintoizm 
Geleneksel Türk Dini 
Dinlerarası İlişkiler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86497</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2eb9deb7-754f-468d-8c18-d1cb643eec9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinler Tarihi II</image:title>
            <image:caption>Din ve Dinler Tarihi 
Yahudilik 
Hristiyanlık 
İslâm 
Budizm 
Caynizm   
Hinduizm 
Sihizm  
Konfüçyanizm  
Şintoizm  
Taoizm 
Geleneksel Türk Dini 
Dinlerarası İlişkiler 
Halk İnanışları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86498</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e24541d-25ac-4a6d-91cc-bebf42b65ef4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Kalbi</image:title>
            <image:caption>Servet-i Fünûn estetiğine bağlı romancılardan biri olan Safvet Nezihî (Ömer Lütfi) 1871 yılında doğmuştur. Galatasaray Lisesi’ni bitirmiş, Manastır ve Adana’da idadi müdürlüğü görevinde bulunmuş, eşi ve kızının ölümü üzerine İstanbul’a dönerek yayın dünyasına girmiş, Musavver Fen ve Edeb dergisini çıkarmış fakat hayatı boyunca karşısına çıkan birçok imkânı hakkıyla kullanamamıştır. Bir süre Bakırköy Hastanesi’nde Doktor Mazhar Osman’ın himayesinde tedavi görmüştür. Taksim Arsaları Şirketi’nde idare meclisi üyeliği görevini yürüten yazar, 1939’da Bakırköy Hastanesi’nde vefat etmiş, buradaki mezarlığa, arkadaşı Cenap Şahabettin’in yanına defnedilmiştir. 
 
Safvet Nezihi (1876-1939) Servet-i Fünûn döneminde girdiği yazı hayatında II. Meşrutiyet ve Cumhuriyet devirlerini de idrak etmiş, romanlarıyla devrinde çok tanınmış bir sanatçı haline gelmiştir. Yazarın beşinci romanı olan Kadın Kalbi, Servet-i Fünûn estetiğini temsil eden bir eser olup, söz konusu dönemin tematik yapısının merkezini oluşturan ‘hayal-hakikat’ çatışması üzerine kurulmuş trajik bir aşk - ihtiras - kıskançlık romanıdır. 
  Kadın Kalbi 1905 ve 1927’de iki kez Arap Alfabesi ile basılmıştır. Doç. Dr. Mümtaz Sarıçiçek tarafından eserin son baskısı esas alınarak Latin harflerine aktarılmıştır. Aktarım yapılırken şöyle bir yöntem takip edilmiştir: Sözcüklerin yazımında Türk Dil Kurumu’nun kılavuzu esas alınmakla birlikte, metinde geçen Arapça ve Farsça tamlamalar aslına uygun yazılmış, bunlardan dilimizde yaygınlaşmış olanların dışında kalanların Türkçe karşılıkları dipnotlarla verilmiştir. Kitabın giriş kısmında, yazar ve eserleri hakkında kısa bir bilgi ile Kadın Kalbi’nin tahliline yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86499</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b93eb44f-fc3a-433a-87c5-c283c4c3972f.jpg</image:loc>
            <image:title>Proklus – Zekanın Verdiği Mutluluğu Ancak Zeka Sahibi Ruhlar Yaşayabilir</image:title>
            <image:caption>“Her şey, her şeyin içindedir.” 
 
Erken yaşta Atina’da Platon’un pelerinini almaya layık gösterilen Proklus, Yeni Platonculuğun iki kolundan birini temsil eder. İlk kolda Plotinos matematikte, ikinci kolda Proklus mantıkta varlık gösterirler. 
Proklus, Platon’un aşkın ideaları ile Aristoteles’in tözlerini iç içe geçirmeyi hedeflemiştir. İslam felsefesini derinden etkileyen bu filozof, Platon Akademisi’nin başına geçmiş ve kısa süreliğine Konstantinopolis’in belediye başkanlığı görevinde de bulunmuştur. 
Varlık, zihin, nedenler öğretisi, ruh, bilginin doğası, zaman, sonsuzluk ve daha pek çok kavramı sorgulayarak kurduğu sistemle modern çağın meşhur filozofu Hegel’in bile ilgisini çekmeyi başarmıştır. 
Elinizde tuttuğunuz bu kitap Proklus’un çok yönlü bir monografisidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86500</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b0bbf5a-743b-4270-a2ed-d52bb776eb54.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefe I</image:title>
            <image:caption>İslâm Felsefesi 
Pratik Felsefe (Ameli Hikmet) 
Tehâfüt Geleneği 
Teorik Felsefe 
Mantık 
Bilgi Felsefesi 
Doğa Felsefesi 
Ahlâk Felsefesi 
İlahiyat / Ontoloji 
Ebedî –Ezelî 
Eskatoloji 
Evrimci Yaratılış 
Hak 
Hal Teorisi 
İlk Felsefe 
İnanç 
Metafizik 
Mucize 
Sudûr Teorisi 
Tanrı 
Vahdet-İ Vücûd 
Vahiy</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86501</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c87c92af-55a0-4968-a371-6903a1fb8df3.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefe II</image:title>
            <image:caption>Genel Kavramlar 
Mantık 
Felsefenin Alt Disiplinleri 
Epistemoloji 
Metafizik 
Ahlâk / Etik 
Zihin Felsefesi 
Bilim Felsefesi 
Felsefe Okulları ve Dönemler 
Felsefî Akımlar 
Nihai Gerçeklik Tasavvurları 
Paradokslar Aydınlanma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86502</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/845d0534-0d9d-463d-8f3a-a3aeaf3c936a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadis I</image:title>
            <image:caption>Hadis 
Râvîlerin Tabakaları 
Muhaddisler Hakkındaki Nitelendirmeler 
Muhaddislerin Unvanları 
Hadis Tarihindeki Bazı Ekoller 
Kaynağına Göre Hadis Çeşitleri 
Râvi Sayısı Bakımından Hadis Çeşitleri 
Sıhhati Bakımından Hadis Çeşitleri 
Zayıflık Açısından Hadisin Kısımları 
Senedin Özelliklerine Göre Hadisin Kısımları 
Sahih Hadisle İlgili Kavramlar 
Rivayet Lafızları İle İlgili Kavramlar 
Râvîlerin Tenkidi 
Cerh- Ta’dil Lafızları 
Hadis Edebiyatının Oluşum Safhaları 
Hadis Edebiyatına Dair Bazı Terimler 
İsnad Ve İsnad İle İlgili Meseleler 
Cerh- Ta’dil Âlimlerinin Özellikleri 
Râvî İle İlgili Meseleler 
Hadis İlmi İle İlgili Kavramlar 
Hadis Öğrenim Ve Öğretim Metotları 
Bazı Hadis Meseleleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86503</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c3b01e9-4695-4350-b82f-e1bf45007c4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dili Araştırmaları</image:title>
            <image:caption>Türk Dili Araştırmaları, Türkçenin yazı öncesinden başlayıp günümüze kadar gelen serüvenini değişik açılardan ele alan çalışmalardan oluşmaktadır. Bu çalışmada; alfabe ve alfabeler, Türkçenin ses bilgisi, biçim bilgisi, sözcük bilgisi, Türkçenin köken bilgisi çalışmaları, Eski Türkiye Türkçesi yazı dilinin oluşması, yer adları, Tarihî Türkçe, Türkiye Türkçesi ağızları, Türk lehçe ve şiveleri, Grek harfli Türkçe kitabeler ve Karaman Türklerinin dili, ele alınmıştır. Ayrıca bu çalışma Türkçe eğitimi ve öğretimi, Türk ninnilerinin dili, Türkçenin Türkiye dışında öğretimi, Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi, Türkçenin diğer dillerle ilişkisi, Türkiye Türkçesinin çeşitli problemleri konularını da içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86504</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9746cc43-09a4-4a31-8701-efdf5ed531e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadis II</image:title>
            <image:caption>Hadis 
Sünnet 
Vahiy 
Tebliğ 
Beyân 
Hadis İlimleri 
Hadis Tarihi 
Râvi Tabakaları Ve Kimlikleriyle İlgili Bazı Istılahlar 
Rivayet Adâbı, Edâ Ve Edâ Lafızları 
Cerh- Ta’dil Lafızları 
Rivayetin Keyfiyeti Ve Lafızları 
Râvi İle İlgili Meseleler 
Hadis İsnadıyla İlgili İstilahlar 
Hadis Metniyle İlgili Istılahlar 
Hadis Çeşitleriyle İlgili Istılahlar 
Kitap Bölüm Ve Bâb Başlıklarıyla İlgili Istılahlar 
Hadis Edebiyatıyla İlgili Istılahlar 
Hadis Edebiyatıyla İlgili Istılahlar 
Hadis Kitaplarının Sıhhatiyle İlgili Istılahlar 
Hadis Edebiyatı Ve Hadis Litaratürü 
Hadis Bulma Litaratürü 
Kütüb-İ Tis’a Müellifleri 
Hadislerin Yazımıyla İlgili Istılahlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86505</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55f57de9-44cb-4605-82db-77ca17080591.jpg</image:loc>
            <image:title>Fransız Devrimi’nde Siyasal Düşünceler ve Mücadeleler 1789-1794</image:title>
            <image:caption>Siyasal düşünceler, dönemlerinin siyasal yapılarıyla, olaylarıyla, mücadeleleriyle doğrudan bağlantılıdır. Bu kitap, Fransız Devrim’inin öne çıkan, tartışılan halk-ulus egemenliği, insan hakları, düşünce özgürlüğü, kadınların durumu, kölecilik, dinsel yapı, cumhuriyet, savaş gibi temaları ve bu süre içinde yaşanan feodalizme son verilmesi, XVI. Louis’nin kaçışı ve yakalanması, krallığın düşüşü, Jakoben iktidarın yapılanması, bu iktidara karşı çeşitli muhalefet hareketlerinin biçimlenmesi, Devrimci Yönetim ile terörün uygulanması gibi olayları, gelişmeleri ele alıp inceleyor. Bu temaları ve olayları da, sınıfsal ilişkileri göz ardı etmemekle birlikte özellikle siyasal iktidar mücadeleleri bağlamı içine yerleştirip bu çerçevede dönemin aktörlerinin bunlarla ilgili dile getirdikleri düşüncelerine ağırlık veriyor.
Basın özgürlüğü ya bütüncül ve tanımlanmaz olmalıdır ya da yoktur… Kısacası, ya sınırsız basın özgürlüğünü kabul etmek ya da tüm özgürlüklerden vazgeçmek gerekir.”
-Maximilien Robespierre.
“Hiç kimse, en radikal düşünceleri için bile rahatsız edilmemelidir. Kadının darağacına çıkma hakkı vardır; aynı şekilde, yasayla kurulmuş kamusal düzene eylemleriyle zarar vermediği sürece Meclis kürsüsüne de çıkma hakkı olmalıdır.”
-Olympe de Gouges.
“Hoşgörüyü salık vermeye gelmiyorum. En sınırsız din özgürlüğü benim gözümde öylesine kutsal bir haktır ki, hoşgörü sözcüğü, kim tarafından dile getirilirse getirilsin, bana bir bakıma despotik olarak görünür; çünkü hoşgörü yetkisi olan bir otorite düşünce özgürlüğünü ihlal edebilir; hoşgörü gösterebileceği gibi göstermeyebilir de.”
-Mirabeau Kontu.
“Düşüncelerin iletişimini köstekleyerek engellemek, insanların insan olmalarını önlemek ve onları ilkel yaratıklar sınıfı içine hapsetmektir. Böyle bir davranışı uygulayanlar sadece tiranlardır.”
-Jean-Paul Marat.

“Bir insanı bir tür tanrı haline getiren ve yasaların güçlü olmasını onun varlığına bağlayan şu saçma sapan hurafeye körü körüne inanıldığı o eski zamanlarda yaşamıyoruz artık.”
-Condorcet Markisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86506</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed2d5929-41bb-4fb1-8872-17a8c43275ff.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Mezhepleri I</image:title>
            <image:caption>Mezhepler Tarihi 
Temel Kavramlar 
Makâlât ve Fırak Gelenekleri 
Fırkalar 
İmân 
İmân-İslâm İlişkisi 
Azzâbe Teşkilatı 
Tevhid 
Şia 
Vekâlet 
Kırtas Olayı 
Râfızîlik 
Kerbelâ Olayı 
Ehl-i Fetret 
Mehdi 
Gıybet</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86507</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ac7d34e-f6f2-4f85-b41a-570bc7a8b0ca.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Mezhepleri II</image:title>
            <image:caption>Mezhepler Tarihi 
Mezhepler Tarihçileri 
İsmailiyye 
Ehl-i Sünnet ve’l Cemaat 
Gulât Fıkralar 
Mezhepler Tarihi Açısından Bazı Önemli Şehirler 
Bazı Önemli Hareketler 
Ehl-i Kur’ân 
Ehl-i Hadis 
Cihad Hareketi 
Hizbullah 
Nurcu veya Nursiyye 
Süleymancılık 
Hizbu’d-Davetu’l-İslâmiyye 
İttihadiyye-i Müslimin 
Encümen-i Tebliğat-ı İslâmî 
İran İslâm Devrimi 
Taliban 
El- Hac Ömer Hareketi 
Filistin İslâmi Direniş Hareketi 
Filistin İslâmi Cihad Hareketi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86508</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/892604f4-7fcd-4cf4-a2a1-1b85ee460a83.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Tarihi II</image:title>
            <image:caption>İslâm Tarihi 
Devletler, Hanedanlıklar ve Siyasi Gruplar 
Gruplar ve Şahıslar 
Savaşlar ve Olaylar 
Antlaşmalar 
Kavramlar ve Kurumlar 
Coğrafi Bölgeler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86509</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f13dd3d1-72bd-4723-9234-a43b9b510091.jpg</image:loc>
            <image:title>Tasavvuf II</image:title>
            <image:caption>Temel Kavramlar 
Haller Ve Makamlar 
Tabirler 
Mekanlar 
Tarikatlar 
Kıyafet Ve Aletler 
Mutasavvıflar 
Tasavvufi Eserler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86510</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/672740bb-fad7-4bd7-ac53-1fb5d28be4a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Tefsir I</image:title>
            <image:caption>Kur’an 
Tefsir 
Kur’an’la İlgili Kavramlar 
Tefsir Kavram Ve Ekolleri 
Tefsir Usul Kavramları 
Kur’ân İlimlerine Ait Kavramlar 
Delalet Açısından Kur’ân Lafızlarının Taksimi 
Vazihu’d-Delale 
Yeni Tefsir Kavramları 
Kur’ân Kavram Ve Terkipleri 
Bazı Müfessirler Ve Tefsirleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86511</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75fcd1e7-9648-4a89-af9a-a9310331d94c.jpg</image:loc>
            <image:title>Tefsir II</image:title>
            <image:caption>Temel Kavramlar 
Tefsir Yönelişleri 
Eser Ve Müfessir 
Kur’ân Kavramları 
Nüzul Sırasına Göre Bazı Mekkî Sûreler 
Nüzul Sırasına Göre Bazı Medenî Sûreler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86512</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f98b1bdb-2501-4402-95a4-0e59d2ad2ea2.jpg</image:loc>
            <image:title>Anthropomorphus</image:title>
            <image:caption>geçti o dem 
som zaman şimşekleriyle yalnızlıklardan 
ve meclis-i mey pürhuruş idi. 
sagâr yıkıldı belki 
köpüklü dalgasına gri suların 
ki gözler kulkul-i mînâya gûş idi. 
müstağrak-ı tecellî-î hüsn olup / âteş rûhâna 
bir bulut döküldü soyut renklerine umarsızlığın 
artık çoktan beri yitirilmiş bir akşamdı gül 
ki çamurlu sokaklarda bezm-i kadeh şûlepûş idi. 
oysa sonsuz ufuklarda görmüştüm 
titreşen ölümünü 
can çekişen imgelerle bir agaaz-ı dâstânın 
 
ve büyük mavilikten yola çıktım 
ne lucien ne madame de bargeton 
ne gentile ne de hizmetçi kız albertine 
bu yolculukta olup bitenlerden 
asla sözetmediler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86513</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15fd98cb-05da-4ea0-a543-e041af60a19c.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk İslam Edebiyatı I</image:title>
            <image:caption>Türk – İslâm Edebiyatı 
Edebiyat 
Manzum 
Nesir 
İslâm Öncesi Türk Edebiyatı 
Sözlü Ürünler 
İlk Müellifler İlk Eserler 
Divan Edebiyatı Nazım Şekilleri 
Allah Teâla İle İlgili Türler 
Meşhur Kasideler 
Meşhur Mesneviler 
Kronoloji 
Dinî – Tasavvufî Türk Edebiyatı Türleri 
Dinî – Tasavvufî Türk Edebiyatı Önemli Temsilcileri 
Âşık Edebiyatı Temsilcileri 
Tanzimat Dönemi Temsilcileri 
Son Dönem Temsilcileri 
Hece Vezni 
Aruz 
Serbest Vezin 
Edebi Metin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86514</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18f417d9-e236-41e3-b3fe-45afdda42ca7.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk İslam Sanatları II</image:title>
            <image:caption>Türk İslâm Sanatları 
Sanat 
Genel Kavramlar 
Süsleme Ve Unsurları 
Süslemelerde Kullanılan Malzemeler 
Süslemelerde Kullanılan Renkler 
Süslemelerde Görülen Üslûplar 
Süslemelerde Kullanılan Motifler 
Hat Sanatı 
Tezhip Sanatı 
Minyatür (Resim) Sanatı 
Cild Sanatı 
Ebru Sanatı 
Çini Sanatı 
Dokuma Sanatı 
Ahşap Sanatı 
Diğer Sanatlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86515</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/420fa034-d4eb-4b21-8518-6fa57f17abbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Musikisi I</image:title>
            <image:caption>Musiki 
Türk Musikisi 
Lâdini Musikisi 
Dini Musiki 
Klasik Musiki 
Türk Halk Musikisi 
Mûsiki Nazariyatı 
Temel Kavramlar 
Makamlar 
Usuller 
Mûsikişinaslar 
Dini Mûsiki Kültürü 
Enstrümanlar 
Türk Mûsikisi Tarihi Kavramları 
Halk Mûsikisi Kavramları 
Askerî Mûsiki</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86516</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03bd90b5-f5a0-4614-84c7-3bcbce266fdf.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Musikisi II</image:title>
            <image:caption>Mûsiki 
Klasik Mûsiki 
Türk Halk Mûsikisi 
Temel Kavramlar 
Türk Mûsikisi Formları 
Makamlar 
Enstrümanlar 
Edebi Metinler 
Tekke Mûsiki Kültürü 
Türk Halk Mûsikisi 
El Nağme (Öyküsel Şarkılar) 
Usuller 
Mûsiki Nazariyatçılığı ve Tarihi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86517</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47a42912-ffae-46a0-8a84-2cf5cdb1245f.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk İslam Edebiyatı II</image:title>
            <image:caption>Türk İslâm Edebiyatı 
Divan 
Cönk 
Antoloji 
Elifnâme 
Hicretnâme 
Seyahatnâme 
Münazara 
Muamma 
Lugaz 
Arız 
Tarih Düşürme 
İmale 
Zihaf 
Şuara Tezkireleri 
Mesneviler 
Münâcât 
Medhiye 
Nazire 
Sultan Şairler 
Edebî Akımlar 
Edebî Topluluklar 
Dinî Kişilikler 
Tarihî – Efsanevî Kişilikler 
Bilgin Kişilikler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86518</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c0c2891-3f85-4f70-a4db-82442fa26bea.jpg</image:loc>
            <image:title>Arapça I</image:title>
            <image:caption>Arapça 
Nahiv 
Sarf 
Kelime 
İsim 
Fiil 
Harf 
Müfred 
Tesniye 
Cemi 
Müzekker 
Müennes 
Marife 
Harf-i Cerler 
İsm-i İşaretler 
İsm-i Mevsûller 
Kat’ Hemzesi 
Mazi Fiil 
Muzari Fiil 
Cevâzım 
Nevâsıb 
Mastar 
İsim Cümlesi 
Fiil Cümlesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86519</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82f00a93-fe6f-4869-b361-d441cf8687f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Arapça II</image:title>
            <image:caption>Arap Dili 
Belâgat 
Me’ânî 
Beyân 
Teşbih 
Mecâz 
Bedi’ 
Cem’ 
İhâm 
Mübâlağa 
Cinas 
Seci 
İktibas 
İktibas 
Telmih 
Tazmin 
Hal 
Akd Aks</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86520</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3a550b3-aaff-4de7-99c7-1453c101ce27.jpg</image:loc>
            <image:title>Din Sosyolojisi II</image:title>
            <image:caption>Din Sosyolojisi 
Epistemoloji ve Metodoloji 
Teoriler 
Birey Aktör 
Sosyal Etkileşim Dünyası 
Sınıf, Grup, Topluluk ve Kolektivite 
Sosyo-Politik 
İnanç, Din ve Dindarlık 
Dini Gelenekler, Mezhepler / Fırkalar 
Dini Örgütlenme 
Dini Hareketler ve Akımlar 
Kültür 
Toplum 
Dönüşümsel Modernite</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86521</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04abc63f-9e21-4fa5-9caa-2c063e7e4df2.jpg</image:loc>
            <image:title>Çarpık Hüzünler Kantatı</image:title>
            <image:caption>koro:
kıralın ezgisi iki bölümdü.
biz bir bölümü çıkardık attık
yerine koyduğumuz sanki ölümdü
sayrı büyüyen bir çocuk büyüttük
koro başı:
ve çocuk elinde kanlı bir şişle
şimdi oymadadır ruhlarımızı
şimdi oymadadır ruhlarımızı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86522</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8466bd3-27fc-4cdc-aa78-12f6e715ed3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Din Psikolojisi II</image:title>
            <image:caption>Din Psikolojisi 
Armaner, Neda 
Dindarlık Kavramları 
Spiritüellik ve Parapsikoloji 
Psikanaliz Kavramları 
Davranışçılık ve Hümanist – Varoluşçu Psikoloji 
Bilişsel Psikoloji Kavramları 
Sosyal Psikoloji Kavramları 
Psikolojide Araştırma Yöntemleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86523</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2b7323d-7a97-4761-a6ef-a359ddcf7729.jpg</image:loc>
            <image:title>Din Sosyolojisi I</image:title>
            <image:caption>Sosyoloji 
Din Ve Din Sosyoloji 
Sosyolojinin Temel Kavramları 
Dini Gruplar Sosyolojisi 
Aile Ve Eğitim 
Toplum Tipleri 
Din Antropolojisi 
Sosyo-Kültürel Dönüşüm Süreçleri 
Birey, Toplum Ve Din 
İdeolojik Düşünce Sistemleri 
Kültür Endüstrisi Ve Frankfurt Okulu 
Sosyla Bilimler Metodolojisi 
Klasik Sosyoloji Kuram Ve Kavramları 
Çağdaş Sosyoloji Kuram Ve Kavramları 
Çağdaş Din Sosyolojisi Kuram Ve Kavramları 
Türk Sosyologları 
Batılı Sosyologlar 
Dünya Dinleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86524</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06586c13-9b23-45a1-81c5-d3620de53e8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyaya Açılan Sinemamız ve Yeni Bir Kuşak</image:title>
            <image:caption>Ko*rona Virüs çağı aniden bastırdığında, Atillâ Dorsay dönem gereği iki sinema kitabına birden başlamak üzereydi: sinemamızın yakından izlediği o son ve parlak 2010-2020 yıllarının filmleri. Ve de 2015-2020 arasının yine çok önemli bulduğu dünya sineması. O arada özellikle “65 yaş üstü”lere reva görülenler bu zor dönemi kolaylaştırıcı değildiyse de, yazarımız görevini yaptı. Doğrusu bu yılın
Ağustos ayında birden ortaya çıkan kalp hastalığı ve o “6 by-pass birden” ameliyatı hiç hesapta yoktu. Ama o da aşılmış gözüküyor. Ve böylece, tüm engellere rağmen kitaplar çıktı, çıkıyor. Bu kitapta yenileriyle karışmış kimi eski Yeşilçam anıları da yok değil. Ayrıca Altın
Ayı veya Altın Palmiye’ye uzanan başarılar, bizi terk edip gidenler, star’lı dedikodular; arada kıvrılan polemikler, atışmalar, anekdotlar... Ağırlık elbette filmlerin kendisinde. Bu yılların içerdiği çağdaşlıkta, yaratmada, gençleşmede.... Ve de göz yaşartacak kadar görkemli ilk çıkışlarda.

Hepsi bu toplamın içinde sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86525</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fc56a51-969c-4266-89cc-116c08e55867.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalıcı Mutluluğun 7 Yolu</image:title>
            <image:caption>Dr. Gourgouris daha mutlu ve doyurucu bir hayat sürmenin ilkelerini paylaşıyor. Kolay uygulanabilen, zaman içinde test edilmiş, fark yaratacağı kanıtlanmış bu ilkeleri okuyup hayata geçirmeye başlayın. Böylece hem kendinizi hem de çevrenizdekileri olumlu biçimde dönüştürmenizi sağlayacak yeni bir bakış açısı kazanacaksınız. 
Kalıcı mutluluğa ulaşmak bu yollardan geçiyor: 
Kendini sevme 
Minnettar olma 
 Bağışlama 
 Tutkuların peşinden gitme 
 Ruhu besleme 
 Sevgi dolu ilişkiler yaratma 
 Yürekten yardım etme 
Eğer kalıcı mutluluğu arıyorsanız, bu kitap harika bir başlangıç olacaktır. Haydi yolculuk başlasın! 
Dr. Elia Gourgouris Atina’da doğdu. 11 yaşındayken ailesiyle birlikte Kaliforniya’da Santa Monica’ya taşındı. UCLA’de psikoloji bölümünden mezun olduktan sonra alanında yüksek lisans ve doktora yaptı. 
Dr. Gourgouris, insanlara kişisel başarı kazanma ve mutlu olma konusunda yardımcı olmayı amaçlayan The Happiness Center’in (Mutluluk Merkezi) kurucusudur</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86526</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa9b3ed9-a6a3-481c-8d06-6eab3264d934.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Artık Özgürüm</image:title>
            <image:caption>Anat Baniel Metodu NöroHareket hakkında muazzam bir anlayış ve içgörüyle yazılmış bu kitabı hem çok sevdim hem de derinden etkilendim. Bu kitap gerçek bir umut ve dönüşüm hikâyesi anlatıyor. Her farklı gelişim gösteren çocuk ebeveyninin, hatta her ebeveynin, torun sahibinin, çocuklarla çalışan profesyonellerin bu kitabı okumasını çok isterim.
Anat Baniel, ABMNH’in kurucusu, Sınırlarını Aşan Çocuklar ve Move Into Life kitaplarının yazarı 
Bu kitap ailelere büyük bir içsel kaynak… Bu kıymetli çocuklar yaşama birer hediye… Anneliğiniz birçok aileye yolculuklarında umut ışığını hatırlatıcı güç… Sevgi, umut ve bilgi tüm yolculuğunuzun rotası... 
Layza Ovadya, uzman klinik psikolog, oyun ve EMDR terapisti, oyun terapisi süpervizörü  
Yıllar önce evlatlarımızla çıktığımız yolculuğumuzda tuttuk birbirimizin elini. Çünkü gerçek yol arkadaşları olmadan yürünebilecek bir yol değil bu. Hep omuz omuza, sırt sırta durduk. Böyle böyle koca dokuz seneyi bıraktık arkamızda. Onları mı büyütüyoruz, biz mi büyüyoruz hâlâ emin olamadığım yol kardeşliğimizi ve bu anlamlı yolculuğu yazmış olman çok kıymetli. Yaşadıklarımızı o kadar güzel ifade ettin ki, bizim gibi aynı yolda, kalbi ağzında yürüyen tüm annelere kıymetlerini teslim ettin kitabınla. Duygularına tercüman olmakla kalmadın, onlara harika bir yol haritası da verdin. 
Ceyda Düvenci, oyuncu, sunucu, çocuk kitabı yazarı
Bu kitap bir sevgi ve umut hikâyesini anlatıyor... Serebral palsili bir çocuğun dönüşüm yolculuğunu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86527</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7972d81a-3e0a-40de-9aef-0c3f19455066.jpg</image:loc>
            <image:title>CHP Nasıl İktidar Olur?</image:title>
            <image:caption>Atatürk, CHP’yi solcu bir parti olarak mı kurdu?
Dindar seçmen CHP’yi ne zaman ve neden terk etti?
Kemalizm CHP’nin tüzüğünden ne zaman ve neden çıkarıldı?
CHP’de hizip çatışmaları ne zaman ve nasıl başladı?
Sosyal demokratlarla Kürt seçmenin yolları ne zaman birleşti, ne zaman ayrıldı?
CHP Güneydoğu’dan neden silindi?
CHP’ye büyük operasyon, Baykal’ın gidişi Kılıçdaroğlu’nun gelişi nasıl oldu?
CHP dindar kesimden nasıl oy alır?
CHP Güneydoğu’da nasıl var olabilir?
Millet İttifakı yerine neden Demokratlar İttifakı?

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu partisi olan CHP üç büyük dönüşüme imza attı:
Laik cumhuriyetin kuruluşu ve egemenliğin millete verilmesi, çok partili sisteme geçiş, ülkeyi sosyal demokrasiyle, sosyal devletle ve işçi haklarıyla tanıştırması. Bugün CHP’nin dördüncü bir iddiası var: özgürlükçü demokrasiyi yeniden inşa etmek, Türkiye’yi laik ve çağdaş bir bilgi toplumuna dönüştürmek. CHP’nin bu sorumluluğu yerine getirmesinin yolu da iktidar olmasından geçiyor. Ancak CHP, 74 yıllık dönemde sadece 15 yıl ve ancak koalisyon ortağı olarak iktidara gelebildi.

Peki CHP nasıl iktidar olacak?

Deneyimli gazeteci yazar Fikret Bilâ, sosyal demokrasi kavramının çıkışından Avrupa soluna, Türkiye’de sol partilerin doğuşundan gelişimine tarihsel bir yolculuktan sonra geçmişten bugüne merkez sol partilerle birlikte CHP’yi mercek altına alıyor. 1923’ten 2023’e ayrıntılı seçim sonuçları, parti içi tartışmalar ve kırılma noktalarıyla CHP’yi iktidara taşıyacak önerilerde bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86528</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08093bdc-31f9-4f2c-bc12-8155be662010.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıpırdamıyoruz</image:title>
            <image:caption>“Büyüdüm.
Zehirli bir ırmaktı zaman. Bizi kendine, kendini suskunluğa sürükledi.”

O yaz sonu kent kıyamet söylentileriyle uyandı güne. İşaretler bir bir çıkıyordu ya da öyle olduğuna inanmayı istiyordu bazıları. Sokakta alamünit fotoğraf çeken Settar, kenti çalkalayan o dört günde, hesapta olmayan bir gönül hikâyesine savrulacak, hayatı boyunca ondan saklanan sırlar yumağını çözmek zorunda kalacaktı. Bir insanın kendisi hakkında bildiği en temel şeyler yanlış olabilir mi?

Peki böyle bir durumda hatıraların içeriği de değişir mi? Settar’ın bir şeyleri değiştirecek zamanı var mıydı? Dört gün sonraki mahşere hazırlanan kent ahalisi ibadethaneleri ve meyhaneleri doldurmuşken, sırları dökülmüş bir hayatı yeniden biçimlendirmek mümkün müydü? İstanbul tarihinde kaydedilmemiş o dört günlük mahşerin sarsıcı öyküsüdür Kıpırdamıyoruz. Bir halkın yaşadığı altüst oluşun kıyısında kendi hayatına tutunmaya çalışan karakterin öyküsüdür. Aşkın doğasını anlama çabasıdır. Aşkın “her şeye rağmen” olduğunun şiiridir Kıpırdamıyoruz.

Fotoğrafa dönüşen bir dünyanın kuytularında gezinerek onun gizemlerini çözen saf bir çocuğun destansı hikâyesidir. Bu romanı okuduktan sonra kötülük ile iyiliği yeniden tanımlamak zorunda kalacaksınız. Kıpırdamıyoruz içimizde kıpırtısız kalan, suskun isyanın sesi olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86529</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61e85e9f-d4ae-4a57-bca0-a4aa2982a0b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşi Söndürmem Gerek 3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yıldızların büyüsüne kapılan gece, güneşe ihanet etti. Güneş söndüğünde ise gece kazandığını sandı. Oysaki güneş olmadan yıldızlar bir hiçti. 
 
Yaşadığı son yıkım yüzünden zor günler geçiren Umut’un yeniden başlayabilmesi için ya Kerem’i affedip yoluna devam etmesi ya da aşkını kaybetmek pahasına gerçeğin peşine düşmesi gerekmektedir. Ancak bu, düşündüğü kadar kolay olmayacaktır. 
 
Bir yanda büyük aşkı Kerem, diğer yanda ise vazgeçemediği doğruları vardır. Umut için yol ayrımı vakti gelmiştir. 
 
Umut ya güneşini söndürecek ya da güneşinin sonsuza dek yanmasına izin verecektir. 
 
Gökyüzü… Güneş… Yıldızlar… 
Orada her kim varsa ve şu anımıza şahitlik ediyorsa 
görsün ve bilsin ki… 
Kerem ve Umut’un aşkı gerçekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86530</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcafa422-ebf8-455a-9f27-8cd868765aac.jpg</image:loc>
            <image:title>Direksiyon</image:title>
            <image:caption>Usta yazar Üstün Dökmen, Direksiyon adlı romanında, düşünen insanı en çok meşgul eden konuları, özgürlüğü, mutluluğu ve aşkı zekice kurguladığı ve güçlü bir üslupla beslediği sürükleyici bir yol hikâyesiyle ele alıyor.
“Ben niçin sürekli çember çiziyorum? Gittiğim yol direksiyonuma benziyor. Ben mi çiziyorum çemberi, yoksa birisi mi çizdiriyor? Direksiyonumun patronu kim?”
Ateş, Canbal’a, “Kuyunun etrafında dönen beygirlerin gözlerini, günü, gece sansın diye mi bağlıyorlar?” diye sordu. “Yok, gözlerini bağlamalarının asıl sebebi, ileriye gittiğini sanması içindir. Eğer gözleri bağlı olmazsa beygir, aynı noktanın etrafında dönüp durduğunu anlar, bir süre sonra da durur, dönmeyi bırakır. Gözleri bağlı olduğu için döndüğünü fark edemez, çevredeki manzaranın hep aynı kaldığını anlayamaz, sürekli ileriye doğru gittiğini zanneder,” dedi.
Dolap beygirinin çemberi zorunludur, ya sizinki?
Aşk ya da iş hayatınızda bazen sürekli kendi çemberinizi sağlamlaştırmak yerine, çemberinizin dışına çıkıp dünyadaki yerinizi sağlamlaştırabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86531</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6cca695-1fec-4977-8b7c-bc1ae8b97eca.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikoterapide İnternet Bağımlılığı</image:title>
            <image:caption>&quot;Dijital çağda her birimiz vaktimizin çok daha büyük bir kısmını sanal evrende geçirir hale geldik. Kimi zaman mesleki mecburiyetler, kimi zaman sanal ortamda sosyalleşmenin karşı konulmaz cazibesi, kimi zaman ise eğlence amaçlı popüler aktiviteler bizi internet dünyasının içine doğru çekiyor; her yaştan insana yeni imkânlar ve seçenekler sunuyor. Ancak madalyonun diğer yüzü bu denli ışıltılı değil. Hızla artan internet bağımlılığı günümüz insanı için riskleri ve tehditleri beraberinde getiriyor. Psikolog-akademisyen Kuss ve Griffiths, bizleri internet bağımlılığının biçimleri, nedenleri ve riskleri üzerine ilginç bir yolculuğa çıkarıyorlar. Yazarlar, internet bağımlılığının tıpkı diğer bağımlılıklar gibi insan vücudunda ve davranışlarında yaptığı değişimi ustalıkla gözler önüne seriyorlar. Çevrimiçi oyun ve kumar bağımlılığı başta olmak üzere yaygın internet bağımlılığı türlerini cinsiyet, yaş ve meslek grupları gibi farklı kategorileri dikkate alarak inceliyorlar. Her ne kadar internet bağımlılığı tedavisi konusunda bugünkü bilgimiz kısıtlı olsa da yazarlar bu sorunu uluslararası ölçekte 20 farklı terapistin deneyimlerine odaklanarak aşmayı deniyor. Psikoterapide İnternet Bağımlılığı, yalnızca uzmanların değil dijital ortamda uzun vakit geçiren herkesin, bilhassa da ebeveynlerin ve gençlerin ilgiyle okuyacağı güncel bir araştırma…&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86532</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d96555f-ec43-4b59-8986-a18b36351fd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuk Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Hukuk Felsefesi, bir yandan mevcut hukuk sistemlerinin temel varsayımlarını sorgularken diğer yandan da ideal bir hukuk sistemine ulaşmanın imkânlarını araştırır. Bu iki çalışma çoğu zaman yan yana gider. Mevcut hukuk sistemi, toplumsal ihtiyaçların bir eseridir. Bunu akademi yıllarında hukuk dersimizin ilk tartışmalarında öğrenmiştim. Daha ilk derste hoca bize bir ödev vermiş ve tartışmak üzere bizi gruplara ayırıp sınıf dışına göndermişti. Ödev kurgusal bir olay üzerine kurulmuştu: “Uçakla bir Uzak Doğu ülkesine gidiyorsunuz. Uçak gideceğiniz ülkeye varmadan bir adaya düşüyor ve bir grup yolcu kurtuluyor. Kadın, erkek ve çocuklardan oluşan bu küçük grup ayakta kalmak için ne yapar?” Gruplarda bu konuyu tartışmış ve sınıfa dönmüştük. İstisnasız her grup, adada yaşamak için bir işbölümü yapılması ve bu işbölümüne uymak istemeyenlere ceza verilmesi gerektiğini belirtmişti. Hocanın da varmak istediği nokta buydu: Hukuk kuralları, birlikte yaşamanın ürünüdürler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86533</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0b31326-02f5-43c4-b7ec-922d32f12e33.jpg</image:loc>
            <image:title>Notadan Uygulamaya Barok Müzikte Performans Analizi</image:title>
            <image:caption>İyi bir performans sanatçısı ya da başka bir deyişle iyi bir yorumcu, notasyona yönelik katı bir sadakatin ötesinde, müzisyenliğe yaraşır bir performansın unsurlarını oluşturan ritmik alterasyon, ifadeli cümleleme, dinamikler ve aksan kullanımının yaratacağı ayrıcalığa, kaçınılmaz olarak gereksinim duyar. Peki böyle bir icraya nasıl ulaşılır? Bu kitapta bestecinin yaratımına mümkün olduğunca yakın olmanın yanında, ortaya çıkacak müziğin bütününde yine de performansçının kendi yorum becerilerini işlemesinin beklendiği geniş bir alan söz konusudur. Başlıca konu başlıkları arasında Barok dönem müziğine genel bakış, Barok müzı̇kte cümleler, ı̇fade, tempo, süslemeler, dı̇namı̇kler, artikülasyon ve performans analizleri yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86534</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e328cc61-4f43-4173-9c21-1c33801bccc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ertuğrul Bey ve Kayılar</image:title>
            <image:caption>Tarihler 1200’e yaklaşırken Asya’nın doğusunda büyük bir güç doğmaya başlamıştı. Avrupalıların Tatarlar, Asyalı kavimlerinse Moğollar şeklinde adlandırdığı bu kavmin en belirgin vasıfları arasında çevreye sürekli yayılmak, geçtiği her yeri istila etmek ve fazlaca kan dökmek vardı.
Moğolların batı yönlü yayılmacılığa başlamalarıyla Türkistan coğrafyası hedef hâline gelmişti. Bu coğrafyadaki Türk boyları Moğollara karşı mücadele vermekle birlikte adım adım batıya göçe başlamışlardı.
Moğol şerri ve istilası sebebiyle batı yönlü göçe başlayan Türk boylarından birisi de Kayılardı. Kayılar, 20 bin çadır olarak başladıkları ve 40 yıldan fazla süren göç yolculuklarının sonunda Söğüt ve Domaniç’e 400 çadır olarak ulaşabilmişlerdi.
Bu tarihî roman Kayıların; kadim Türk yurdu Türkistan’dan başlayıp Söğüt ve Domaniç’e uzanan destansı göç yolculuklarının bütün duraklarını, Rum hududundaki faaliyetlerini ve Ertuğrul Bey’in 93 yıllık efsanevi hayat hikâyesini tüm teferruatıyla gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86535</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7718a40-56d2-410c-89f9-db623ae9c133.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Renk Ver - Mandala Mutluluk Terapisi</image:title>
            <image:caption>Mandala ile alternatif meditasyon şeklini keşfedin.

Mandala, uzakdoğu dinlerinde ruhsal ve törensel açıdan Evren&apos;i temsil eden görsellere verilen isimdir. Bireysel meditasyon ve evren ile bütünleşebilme niyetindeki kişiler mandala çalışmaları yapmaktadır.

Bugün de modern hayatın stresinden kurtulmak isteyenlerin yeni gözdesi haline geldi. Beyaz sayfaları renklendirirken bir yandan da ruhunu yansıtanlar, renklerin arasında dinlendiklerini söylüyorlar.

Siz de farklı desenlerden oluşturulmuş bu kitapla kendi ruhunuzda bir yolculuğa çıkabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86536</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5373429e-bb64-4c30-9493-22a16d25bf18.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokrates</image:title>
            <image:caption>Sokrates inkâr edilemez şekilde tüm zamanların en büyük düşünürlerinden biriydi.
Ancak o hiçbir şey yazmadı ve geride kendisine ait bir eser bırakmadı. M.Ö. 5. yüzyılda Atina’da yaşayan bu sade ama karizmatik adamın felsefesini onun hayat hikâyesinden, düşüncelerinden, eylemlerinden, kararlı duruşundan, korkusuzca ölüme gidişinden ve etki alanının uçsuz bucaksız oluşundan okumak mümkündü. O, kendi felsefesini tam olarak işte bu şekilde somutlaştırdı.
Baldıran zehriyle son bulan sıra dışı yaşamı, güçlü öğretileri ve kışkırtıcı felsefesiyle Yüksek Ruhlar Serisi’nde söz şimdi Sokrates’te: “En faziletli insan ruhen yükselmeye çalışan, en mutlu insan da yükseldiğini hissedendir...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86537</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9535e87-222a-4a89-84a2-2546f04aceff.jpg</image:loc>
            <image:title>İstikrarlı İlişkiler</image:title>
            <image:caption>Tobias Beck yeni kitabında sizi eğlenceli, düşündürücü, kalıpları zorlayan ve üretken bir keşif yolculuğuna çıkarıyor.
Beck, insanlardaki dört temel karakter tipini açıklamak için hayvanları model olarak kullanıyor: balina, köpekbalığı, yunus ve baykuş. Bu formül milyonlarca kişiye ilham verdi, evlilikleri kurtardı, ofisleri yaratıcı ortamlara dönüştürdü ve karşılıklı anlayışı güçlendirdi. Siz de bu kitabı okurken eşinizi, ailenizi, arkadaşlarınızı, meslektaşlarınızı ve kendinizi birçok komik hikâyede görecek ve böylece hem kendinizi hem onları daha iyi anlayacaksınız. İstikrarlı İlişkiler’de bu dört hayvanın dilini konuşacak ve yunusların neden baykuşlarla asla evlenmemesi gerektiğini, neden bir balina evlat yetiştirmeniz gerektiğini ve bir köpekbalığı tarafından mideye indirilmemek için ne yapmanız gerektiğini öğreneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86538</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c87fed22-c0ae-49cf-a5a1-7d7d4179dceb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuruluş Osman</image:title>
            <image:caption>1281 yılının Eylül ayıdır. Kayı Aşireti’nin reisi Ertuğrul Gazi 93 yaşında iken vefat etmiştir ve herkes Kayıların yeni liderinin kim olacağını merak etmektedir.
Ve böylelikle başlar rüyalarla müjdelenen Osman Gazi’nin; Kayı Aşireti’ne reis olmasından uç beyliğine, uç beyliğinden sancak beyliğine ve nihayetinde 624 yıl üç kıtada hüküm sürecek bir cihan devletinin hükümdarlığına evrilen hikâyesi...  Moğollara, Rum tekfurlarına ve hatta Bizans İmparatorluğu’na meydan okuya okuya güçlenen Kayıhanlıların mücadelesi...
Kuruluş: Osman, soluksuz okuyacağınız kurgusuyla Osman Gazi’nin 1258’de başlayıp 1326’da nihayete eren destansı hayatını tüm teferruatıyla gözler önüne seriyor. Ve sizleri kutlu bir şafağa; Moğollar karşısında tutunamayan Selçuklular bir akşam güneşi gibi batarken, Kayıların Osmanlı Devleti olarak doğuşuna şahit olmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86539</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d08f3494-bca6-42e4-a3ef-a9ceb713f180.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Renk Ver - Mandala Çocuk</image:title>
            <image:caption>Mandala ile alternatif meditasyon şeklini keşfedin.
Mandala, uzakdoğu dinlerinde ruhsal ve törensel açıdan Evren&apos;i temsil eden görsellere verilen isimdir. Bireysel meditasyon ve evren ile bütünleşebilme niyetindeki kişiler mandala çalışmaları yapmaktadır.

Bugün de modern hayatın stresinden kurtulmak isteyenlerin yeni gözdesi haline geldi. Beyaz sayfaları renklendirirken bir yandan da ruhunu yansıtanlar, renklerin arasında dinlendiklerini söylüyorlar.

Renklendirme, yaratıcılığın kullanılmasına yardımcı olur ve boş zamanlarımızın verimli kullanılmasını sağlar. Çocuklarımızın da bu güzel serüvende kendilerine yer bulacağını umuyor. Mandala Çocuk serimizle hayatımıza renk katıyoruz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86540</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d7dd77a-5f51-4a46-955c-41e24f1f06f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarpıncık Feneri</image:title>
            <image:caption>Şu esas duruşta asker selamı veren kısa pantolonlu çocuk benim. Alman Harbi yıllarıydı. Her gece biraz daha karanlık… Topla tüfekle olmasa da, dişimizle, tırnağımızla ve yaşadığımız sefaletle bizler de içindeydik savaşın. Ayaklarımız çıplak, kılığımız kıyafetimiz haliyle biraz perişan. Ama olsun, utanıp çekinecek kimsemiz yoktu ki… Biz çok nadir çıkardık insan içine. Şu yamaçtaki beyaz deniz feneri var ya, işte orada yaşardık, herkesten uzakta…
Farkında değildik o zamanlar hiçbirimiz; yalnızlık ve yoksulluk nasibimiz olsa da, meğer çocukluk günlerimizin o son demleri aslında hayatımızın en güzel dönemleriymiş…
Fırat Sunel duygu yüklü bu romanında, herkesten ve her şeyden uzak bir deniz fenerinin ıssızlığında yaşam mücadelesi veren, köklerinden koparılmış bir ailenin dramını çocukluk günlerinin masumiyetiyle anlatıyor.
Günün birinde karşılarındaki adaların Nazi orduları tarafından işgal edilmesi acı hatıraları depreştirir ve geçmişin gölgesinde ailenin hayatı hızla değişir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86541</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6af33e1f-2aeb-470d-b778-c11d8aa2159c.jpg</image:loc>
            <image:title>Eyvah! Oğlum Çölyak</image:title>
            <image:caption>Çölyak hastalığı ince bağırsağın “glüten” adlı proteinine karşı ömür boyu süren alerjisidir. Günümüzde bu hastalığın tek tedavi yöntemi ise glütensiz diyettir. Çölyak hastalığı teşhisi konulana kadar bu bir hastalık, teşhis konulduktan sonra ise bir “yaşam tarzı”dır. 
 
Glütensiz beslenme sonucunda ilk günden başlayarak vücut tepkiler vermekte ve diyete devam ettiğiniz sürece bu sıkıntılar azalarak ortadan kalkmaktadır. 
 
Peki, sadece buğday, arpa ve çavdardan uzak durmak yeterli midir? Kitapta bu sorunun cevabını bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86542</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d236876a-77a0-49ce-a77c-8a49e9caac8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yirmi Birinci Yüzyılda Çatışma Çözümü</image:title>
            <image:caption>Jacob Bercovitch ve Richard Jackson bu kitapta çatışma çözümü literatüründe hem geleneksel yaklaşımlar olarak adlandırılan hem de son yıllarda gelişen daha yeni yöntemlerin izini sürmeyi amaçlamaktadır. Yeni çatışma çözümü yaklaşımlarının gelişmesinin ardında özellikle Soğuk Savaş sonrası dönemde uluslararası arenada yaşanan büyük dönüşüm yatmaktadır. Bu dönüşümün çatışma bağlamında ayırt edici niteliği devletlerarası savaşlardan çok daha vahim olan iç çatışmalar, terör ve etnik şiddette görünen artıştır. Neden ve ne zaman başladığı konusunda bile zlaşılamayan bu yeni savaşları bitirmek hakikaten farklı bir bakışı ve yaklaşımı gerektirmektedir. Şiddeti sonlandırma veya düşmanlıkları azaltma önceliğinde tasarlanmış olan önceki yöntemlere göre, yeni yöntemler çatışmanın temel meseleleri ve yapıları üzerinde daha kapsamlı ve kapsayıcı bir odaklanmaya sahiptir. Bu yeni yaklaşımlar,  sadece çatışmaları yönetmekten öte daha temel ve altta yatan sorunların çözümü ile ilgilidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86543</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69237c6e-ae81-4daa-94ed-5431e15ccd55.jpg</image:loc>
            <image:title>Cemil Sıtkı Ez-Zahavi</image:title>
            <image:caption>Irak’ın ünlü filozof ve şairi Cemil Sıtkı ez-Zahavî, hemen yanı başımızda var olduğu hâlde tanınmayan, hak ettiği gibi anlaşılmayan, hatta varlığı ile yokluğu belli olmayan büyük bilgelerden biridir. Onunla ilk tanışıklığım, fakülte yıllarında Arap edebiyatı dersinde okuduğumuz “İkimiz de Şurada Birer Garibiz” başlığını taşıyan bir şiirle başlamıştı. Trajik, öyküsel ve içtenlikli bir şiirdi bu. Hem kafiyeli ve akıcı, hem melankolik ve düşündürücü idi. Hatta bu şiirin öyle etkisinde kalmıştım ki, ilk defa Arapça bir şiiri ezberlemiş, yeri geldikçe arkadaş sohbetlerinde okumaya başlamıştım.
Yıllar geçmiş, zaman sanki su olup akmış, bu unutulmaz şiirin şairine olan ilgim bir türlü peşimi bırakmamıştı. Kimdi bu insan? Nasıl bir kişilikti bu unutulmaz şiiri yazan? Tanımalıydım. Okuyup anlamalı, deruni deryasına dalmalıydım bu aziz şairin… Nihayet coğrafyamız sayılacak bir toprağın göğünü aydınlatan nadide bir yıldız adamla, naçizane zihin dünyamın büyük babası sayılacak kıymette bir akıl akrabamla baş başa kalmıştım. Kısacası aradım taradım, buldum, okudum, doldum taştım; bu kitabı yazdım. Beğeneceğiniz ve hatalarımı hoş göreceğiniz zannım ve umudumla</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86544</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef19d74e-b393-46eb-9823-866eb355fd0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çembere İlk Tükürük</image:title>
            <image:caption>Yezidilik inancına göre; Hz. Âdem ile Hz. Havva’nın cennetten çıkarılmasında Melek-i Tavus’un (Diğer dinlere göre şeytanın) suçu yoktu. Melek-i Tavus, Tanrı’nın emrini yerine getirmişti. Tanrı, Melek-i Tavus’a dünyanın kurulması ve insanların çoğalması için Âdem’in dünyaya gönderilmesini emretmişti. Melek-i Tavus Tanrı’ya yakın mertebede, belki eş nitelikte ilahi bir kudretti. 

Burak Asteğmen, bilgileri karşılaştırıp yorumlamaya çalıştı. Önce, Hz. Âdem ile Hz. Havva’nın cennetten yeryüzüne gönderilişiyle ilgili şeytanın rolünü sorguladı. Şeytan, gerçekten Allah’ın emirlerini mi yerine getirmişti? Ya da Allah, Hz. Âdem ile Hz. Havva’nın cennetten kovularak dünyanın kurulması ve insanların çoğalması için şeytanı mı kullanmıştı? Bir başka ifadeyle (haşa) şeytanı kullanarak Hz. Âdem ile Hz. Havva’ya tuzak mı kurmuştu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86545</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d7fa6a0-02c0-418c-931f-d218209a7cf0.jpg</image:loc>
            <image:title>Küs Topraklar</image:title>
            <image:caption>Daha önceleri dokuz öyküsü sinemaya aktarılan, “Satılık Dünya” ve “Bankayı Portakal Gibi Sattım” kitapları çok satan kitaplar listesinde yerini aran ünlü emlakçı Salim Taşcı’nın bu kitabındaki öykülerini de bir çırpıda okuyacaksınız. Gülün, gülmezseniz düşünün ve yurdun insanlarını daha yakından tanıyın. 
Yandaş gazetecinin sonu. 
“Altmışından sonra azanı mezar paklarmış.” Ama Hacı düğününü bir yapsın hele. 
Kimse doğuştan fırıldak olmaz, şartlar fırıldak eyler. 
İşin ucunda cennet varsa çörtük ağacına da dua ederler. 
Bilgi mi tecrübe mi önemlidir? Yoluk Fehmi çok bilgiliydi. 
Komünist Arif’in suçu neydi? 
İki öğün yemek bedavadan nasıl yenilir? Fırıldak Halil yol gösteriyor. 
Ben devletin valisiyim, partici değilim. 
Toprak niye küser ki?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86546</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55b0e5d6-2c95-43ba-bcad-e4313cc847e8.jpg</image:loc>
            <image:title>2062 Yapay Zeka Dünyası</image:title>
            <image:caption>Nasıl bir geleceğe doğru ilerliyoruz? İktidarın teknolojik bir elitin elinde yoğunlaştığı; eşitsizliğin arttığı; asayişi insan öldürme yetkisi verilmiş otonom silahların sağladığı; gözetlenip işitilmeden tek bir adım atamayacağımız; işimizi makinelere kaptıracağımız distopik bir cehenneme mi varacağız? 
Ya da yolumuz ütopik bir cennete mi çıkacak? Çalışmak, “ilkel” toplumlarda olduğu gibi yine ayıp mı karşılanacak? Süper bilgisayarlar ve onların kontrolündeki makineler, tehlikeli, zor ve monoton işleri devralarak tüm insanların mutlu, müreffeh bir hayat sürmesi için mi çalışacak? 
Geleceğimizi seçimlerimiz belirleyecek. 
“Geniş bir konu yelpazesi, çok fazla bilimsel jargonda boğulmadan alanı keşfetmek isteyen okurlar için uygun, temiz, ferah ve teknik olmayan bir dille ele alınıyor.” 
—Books+Publishing</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86547</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87136e1e-30b5-485f-a059-64c5f32953b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakın Söyleme</image:title>
            <image:caption>Bir star parlar. Bir topluluk yanar. Ölen bir kadın huzur bulur. Bir çocuğun kalbi kırılır. İnsanlar bu dünyadaki yerlerini nasıl bulur ve bununla nasıl uzlaşır? Bu soru Nate Powell’ın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. Ödüllü grafik romancı Powell, Sakın Söyleme’de güçlü kısa öykülerini bir araya getiriyor. Ruhani ve zorlayıcı hikâyelerine bir yazar olarak hem dürüst hem de şefkatli yaklaşıyor. 
“Büyüleyici, şiirsel, görsel bir şölen. Sakın Söyleme, kafanızın içinde yer edecek. Kitabı bitirdikten sonra bile içindeki melodileri mırıldanıyor olacaksınız.” - Becky Cloonan 
“Sakın Söyleme, öykü derlemesinden çok daha fazlası. Günümüzün en yetenekli hikâye anlatıcılarından birinin, geçirmiş olduğu evrimin bir aynası.” - Scott Snyder</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86548</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/997daa94-ca82-4499-b9e0-1a3ea4aa061a.jpg</image:loc>
            <image:title>Carl Gustav Jung - Dışa Bakan Rüya Görür, İçe Bakan Uyanır</image:title>
            <image:caption>“Siz bilinçdışınızdakileri bilince dönüştürene kadar, onlar sizin hayatınızı yönlendirecek ve siz ona kader diyeceksiniz.” 
Psikanalizin en tartışmalı ve belki de ilerleyen dönemlerde daha fazla anılacak isimlerinden Carl Gustav Jung, 20. yüzyılın en önemli filozof-psikiyatrlarındandır. O bir ruhçözümlemecisidir. Freud’dan ayrıldıktan sonra kurduğu analitik psikoloji ekolüyle bir devrim yaratan Jung, günümüz psikolojisinde de halen kullanılan psikolojik tipler, kolektif bilinçdışı, kompleksler ve çağrışım testi gibi kavramların sahibidir. 
Jung hepimize bir bireyleşme süreci vaat eder, bunun rotasını da insanın içine baktığı bir deneyim yolu olarak çizer. Deneyim yolu gereklidir çünkü “kendi içine bakmaya cesareti olmayan herkesin yaşamı bulanıktır”, dahası bu bulanıklık dünyayı da bulandırır. 
Önyargı ve kabullerinizden sıyrılma vakti... 
Jung bizleri kendi mitimizle tanışacağımız bir yolculuğa davet ediyor. Sembollerin, rüyaların, arketiplerin ve mitlerin âlemine hoş geldiniz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86549</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3729305e-3eed-4cd6-98e2-97255e869cc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Biz</image:title>
            <image:caption>26. yüzyılda yaşayan bir matematikçi D-503. Tek Devlet’in egemenliğini evrene yaymak üzere yola çıkacak İntegral’in yapımında çalışıyor. Tuttuğu kayıtlarda, geçmişteki mutsuz özgür “ben”liklerden, şimdinin mutlu tutsak “biz”liğine nasıl geçildiğini anlatıyor. Halinden çok memnun, yüzyıllar önce yaşamış insanların ilkelliğine acıyor, ta ki kendi “benliğini” görene kadar. 
 Aldous Huxley’nin Cesur Yeni Dünyası’na ve George Orwell’ın 1984’üne ilham veren roman… Yevgeni Zamyatin’in Sovyet Devrimi’nin ardından yazdığı ve 68 yıl boyunca Rusçada basılamayan Biz, dünya edebiyatındaki en güçlü distopyalardan biri olmayı sürdürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86551</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1591a97-aefe-4280-b1c8-92da74c8cee6.jpg</image:loc>
            <image:title>Platon Okumaya Giriş - Descartes Üzerine Konuşmalar</image:title>
            <image:caption>“Bize öyle geliyor ki Platon’un siyasi düşüncesinin olağanüstü modernliğini, hattâ denebilir ki güncelliğini vurgulamaya gerek yok. Kuşkusuz herkesin herkesi tanıdığı, çevresinde bir gün içinde yürüyerek dolaşılabilen bir Eskiçağ πόλις (polis)’ine modern bir Devlet kadar az benzeyecek bir şey yoktur. Tıpkı bir Eskiçağ kadırgasını süper bir zırhlı gemiyle karşılaştırmak gibi olur bu. Yine de, Platon’un bize Atina demokrasisinin, anarşi ve demagoji yoluyla diktatörlüğe ve despotizme kayarak çöküşünü betimlediği hem tutkulu hem ağırbaşlı, hem derin hem iğneli sayfaları okurken, modern okur şunu söylemekten kendini alamaz: de nobis fabula narratur… (Hikâye bizi anlatıyor…)” 
 
“Ben kendi adıma Descartes’ın buyruğunun, iletisinin hiç bugünkü kadar güncel olmadığına inanıyorum. Bugün, yani insan düşüncesinin kendi değerini ve saygınlığını yadsıyarak, salt toplumsal görünümü ya da dahası, salt yaşam işlevini öne çıkardığı bir dönemde; yeniden belirsiz hale gelmiş dünyada insanın ne pahasına olursa olsun yeni bir kesinlik aradığı, bunu da kendi özgürlüğüyle ve kendi aklının özgürlüğüyle ödediği bir dönemde; yeniden doğan bir mitos ve acımasız yetkeler döneminde, Descartes’ın apaçık bir şekilde doğru olduğunu gördüklerimizden başka hiçbir şeyi doğru kabul etmemeyi buyuran buyruğuna her zamankinden daha fazla uymamız ve onun, aklın ve hakikatin üstün değerini ilân ederek, akıldan ve hakikatten başka bir yetkeye boyun eğmemizi yasaklayan iletisine bağlı kalmamız gerek.” 
 
Felsefenin akış yönünü değiştirmiş iki büyük filozofun, Platon ile Descartes’ın ortaya koydukları yapıtların harcını karan düşünceleri, yukarıdaki satırların sahibi bir başka büyük düşünürden, Alexandre Koyré’den eleştirel bir gözle okumak, biz felsefe okuyucuları adına kaçırılmayacak bir fırsat! Hele bir de, bizden bir felsefecinin, Kurtuluş Dinçer’in berrak Türkçesiyle okuma şansını yakalamışken…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86552</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05fee451-26a0-47fb-b7f6-f594aefd6404.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarmaşık</image:title>
            <image:caption>Kaybolan bir kedi. 
Onun peşinden giden bir yazar. 
Esrarengiz Yeşil Ev’in bahçesinde beklenmedik bir karşılaşma. 
Düş ile gerçeğin, geçmiş ile şimdinin kesiştiği yerde yaşanan, esaslı bir hesaplaşma. 
“Dur,” dedim, “nereye gidiyorsun?” Gitmesini istemiyordum. Arka bahçede zaman dursun istiyordum. Bir daha gitmesine, birinin daha gitmesine dayanamazdım ki? Güçlü değildim ben, hiç olmamıştım. “Gitme baba!” 
SARMAŞIK 
Bir baba oğul hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86553</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2d1d05a-2a9b-4737-8b45-0c2f188dd6a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiir Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Büyük Fransız filozof Henri Bergson bu kitapta Lucretius&apos;un de Rerum Natura yani Eşyanın Tabiatı şiirini yorumluyor. Bunu yaparken de bir şiirin ya da bir felsefe metninin nasıl yorumlanacağını filozofça bir tavırla öğretiyor. 
Eşyanın Tabiatı şiirinin edisyonlarından yapısına detaylı olarak ele alındığı bu çalışmada, Lucretius&apos;un etkilendiği Epiküros ve Demokritos&apos;un felsefeleri, Lucretius&apos;un bunları nasıl ele alıp aştığı, nasıl bir kozmoloji, nasıl bir felsefe ortaya koyduğu ince ince işleniyor.
Kitapta büyük şairler Vergilius ve Ovidius&apos;un Eşyanın Tabiatı&apos;ndan &quot;arakladığı&quot; parçalar da örnekleriyle kendine yer buluyor. Şiirin kitap kitap, parça parça örnekleriyle yorumlandığı bu araştırmanın bütününe bakıldığında da Lucretius&apos;u ve Eşyanın Tabiatı&apos;nı tanımanın yanında, bir klasik eseri okumak, yorumlamak, incelemek isteyen herkese katkı sağlayacak bir eser ortaya çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86554</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a064d3a-9ffb-4f3e-8111-2e7dce04f74e.jpg</image:loc>
            <image:title>Pedagojik Dertlenmeler</image:title>
            <image:caption>Gelişimin bir ömür zorunluluk olduğu günümüzde gerek kişisel gerekse toplumsal gelişmenin pin kodunu pedagoji oluşturuyor.  
Parmak izi kadar özel ve biricik olan bu kodlar doğru okunduğunda yaşam daha anlamlı hale geliyor, huzur ve mutluluk yakınlaşıyor. İnsanın psiko-sosyal özelliklerini içeren söz konusu şifreler eğitim sürecine yerleştirildiğindeyse toplumsal kalkınmanın ilk koşulu gerçekleşmiş oluyor. 
Pedagojik Dertlenmeler, yazarın her birimize tanıdık gelen kişisel hikayelerinden oluşan denemeler. 
Yaşama dair bu rehber yazılar aracılığıyla okuyucular olarak bir yandan 21.yüzyılda eğitimin değişen yönlerini yenilikçi bir ufukla değerlendirirken diğer yandan insanlığın tüm zamanlar için geçerli evrensel tarafına doğru keyifli bir yolculuğa çıkıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86555</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/119ad970-66a8-4596-83f8-fcb2c262ff27.jpg</image:loc>
            <image:title>Disiplinlerarası Bir Bakışla Sanat Yazıları</image:title>
            <image:caption>Ahmet Hamdi Tanpınar’ın meşhur yapıtı Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nde, Hayri İrdal şunları söyler: “Parmaklığın kendisine gelince, bu güzel sanat eserini ilk keşfeden, onun karşısında hayranlık duyan benim. Onun güzelliğini ben fark ettim. Onu antikacının dükkânında ben yakaladım. Herhangi bir anlayışsız ele düşmesini ben önledim. Hülâsa onu ben kurtardım. Kurtardığım şeyi kendi evimde emniyet altına almam, bir daha olur olmaz maceralara düşmemesini temin etmem kadar doğru bir şey olur mu? Sonra ondan benim kadar kim zevk alabilir? İnce arabeski arasından kendi mazisini, bütün o garip insan kalabalığıyla beraber kim seyredebilir?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86556</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a6c34e6-31c6-48d6-8973-c56accd2d876.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilge Tonyukuk Yazıtı (Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Moğolistan’ın başkenti Ulan Bator’a 56 km mesafede, Nalayh kasabasının yakınlarındaki Bayan Çokto’da, Türk tarihinin en önemli hatıralarından biri olarak 1300 yıl boyunca zamana direnen Tonyukuk Yazıtı yer almaktadır. “Edip, bilge, devlet adamı, komutan, savaş teorisyeni ve bozkır mistiği” Tonyukuk’un elli yıllık bir fetretten sonra Köktürk Devleti’nin yeniden ihya edilmesindeki rolünü anlattığı bir nevi savunma niteliğindeki bu metin, aynı zamanda Türkçenin de yalın ve güçlü bir edebî anıtı olarak Türk dili ve kültür tarihi içinde temayüz etmektedir. Tonyukuk Yazıtı araştırmalarına bir katkı sunmak üzere hazırlanan bu çalışmada hem büyük bilgenin hayatına dair metin merkezli yeni bir bakış açısı ortaya konulmuş hem de Türk filolojisi açısından metnin tarihî veriler ve önceki yayınlar ışığında yeni bir değerlendirmesine girişilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86557</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b957d0da-e52a-4030-97a8-6b8b7c6965ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Pişmanlık Ve Yeniden Doğuş</image:title>
            <image:caption>&quot;Pişmanlık ruhun yeraltındaki karanlık boyutlarına, suçun karanlık dehlizlerine inmeli, yokuş aşağı bu inişte karanlığın ve gizli varoluşun yeni bir farkındalığına varmalıdır. Dolayısıyla eğer biri derse ki, “Hiçbir suçumun farkında değilim, dolayısıyla pişman olacak hiçbir şeyim yok,” bu kişi ya bir tanrıdır ya da bir hayvan. Eğer bu kişi bir insan ise suçun doğasına dair henüz hiçbir şeyi kavrayamamıştır.&quot;
Utanma, hınç, aşk ve sempati duygusu gibi temel insani duygular üzerine yaptığı fenomenolojik çalışmalarla tanınan Max Scheler bu metninde pişmanlık gibi bir başka temel insani edimi ele alır. Fenomenolojik yöntemin temel ilkelerine sadık kalan Scheler pişmanlığı psikolojize etmeden ona insan deneyiminin sonsuz çeşitliliğinde ortaya çıktığı biçimleriyle, kendisi de pişman olan bir insan olarak yönelir. Scheler’in felsefi antropolojisi insanı anlarken bilimsel bulguları kullanır fakat bu bulgularda ortaya çıkarılamayan deneyimsel içeriği kendi deneyimine yönelerek keşfetmeye çalışır. Pişmanlığın bir zayıflık ve mağlubiyet değil, aksine bireyin kimliği ve ahlaki gelişimi için zorunlu olduğunu iddia eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86558</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a14d3b5-9b2f-4be8-90b8-728b5e66268b.jpg</image:loc>
            <image:title>Şu Acayip Balinalar</image:title>
            <image:caption>– Arıyorum! Arıyorum! Ama BALİNALARI bulamıyorum! 
– Dikkatlice baktın mı? Belki gözünden kaçmıştır. 
– Bir balina insanın gözünden nasıl kaçabilir? 
– Haklısın. Özellikle de aradığın bir MAVİ BALİNA ise! Düşünsene, hayvanın sadece dili bile, bir fil kadar ağır! 
– Evet olacak iş değil! Koskoca HAYVANLAR ANSİKLOPEDİSİ’nin BALIKLAR bölümünü üç kez baştan sona taradım, altını üstüne getirdim ama balinalarla ilgili hiçbir şey bulamadım! 
Minnacık lepisteslere dair koskoca iki sayfa ayıran ansiklopedi, yeryüzü yaratılalı ve hayvanlarla şenlendirileli beri nefes alıp vermiş en büyük canlı hakkında bir satır yazmaz mı? 
– Hiç! Bir şey sorabilir miyim? 
– Sor tabii. 
– Sen balinaları nerede arıyorsun? 
– Nasıl nerde? İşte burda! HAYVANLAR ANSİKLOPEDİSİ’nin BALIKLAR bölümünde! 
– Bulamamana şaşırmamalı! 
– Nedenmiş? 
– Tamam, suda yaşıyorlar ve şekil olarak da balıklara benziyorlar ama balinalar aslında balık değildir. Onlar memelilerin suda yaşayan balığımsılar sınıfındandır! Bir balina, bir köpekbalığından ya da bir orkinostan çok; bir file, bir suaygırına benzer... 
– Yok artık!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86559</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd66f09c-a59d-4d7a-b891-17044419b0fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu İşte Bir Köstebek Var</image:title>
            <image:caption>Düşüncelerinize dikkat edin! Çukurun dibinde &apos;&apos;filozof&apos;&apos; bir köstebek var... Eserleri ondan fazla dile çevrilen ödüllü yazar Cary Fagan, aile içi ilişkiler ve iletişim konularını ele aldığı Bu İşte Bir Köstebek Var&apos;la, ebeveyn tutum ve davranışlarının çocuklar üzerindeki etkisini tartışıyor. 

Aileyi bir arada tutan değerlere değinirken &apos;&apos;aile içi demokrasi kavramı&apos;&apos;na da temas eden bu düşündürücü roman, savrulmakta olan bir ailenin yaşadığı sorunları, evin en küçüğünün gözünden paylaşıyor.

Fagan, öfke kontrolünün önemi gibi, bireyin ruhsal ve sosyal hayatına tesir eden hassas bir noktaya dikkat çekerken; karşılıklı ilişkilerde sevgi, saygı ve hoşgörüden ödün vermemek gerektiğine de vurgu yapıyor.  

Ailesinin &apos;&apos;aniden&apos;&apos; aldığı taşınma kararına büyük tepki gösteren ve öfkeyle evden fırlayan Danny, önüne bakmadan koşarken, dev bir inşaat çukuruna düşer. Dipsiz bir karanlığın doldurduğu bu koca çukurda, yanında okul çantasından ve zekâsından başka hiçbir şey yoktur. Yerin metrelerce altında düşüncelere dalıp öfkesini dindirmeye çalışırken; şiir tutkunu, &apos;&apos;filozof&apos;&apos; ruhlu bir köstebekle karşılaşır. Bir an önce sakinleşip bir çıkış yolu bulmalıdır. Pek çok şey dener ama başarılı olamaz. Kaderine boyun eğip, çaresizce onu kurtaracak birini beklemeye karar vermişken, köstebekle dertleşmeye başlar. Hayatın güzellikleri ve aile birliği üzerine yaptıkları &apos;&apos;derinlikli&apos;&apos; konuşmalar, çok geçmeden Danny&apos;nin daha olgun ve mantıklı düşünmesine sebep olur. Danny&apos;nin, düştüğü çukurdan ve bu akıllı köstebekten öğrenecek çok şeyi vardır... 

Öfkesi ve önyargıları yüzünden gerçekleri görmekte zorlanan bir çocuğun büyüme ve olgunlaşma serüvenini sayfalara taşıyan Cary Fagan; yeraltında gelişen sıra dışı bir dostluk ilişkisi üzerinden, bambaşka bir Robinson Crusoe hikâyesi anlatıyor. 

Bu İşte Bir Köstebek Var, kimi gerçekleri içselleştirebilmek, daha kolay sindirebilmek için madalyonun öteki yüzüne de bakmak gerektiğini hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86560</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db3e6558-7761-453b-aca9-02aac5615c37.jpg</image:loc>
            <image:title>İkinci Kıyamet</image:title>
            <image:caption>Buğra Gülsoy, Birinci Kıyamet’in devamı olan, serinin son kitabı İkinci Kıyamet’te okurlarını sürükleyici bir yolculuğa daha çıkarıyor. Yaşanmış akıl almaz bir hikâyeden esinlenen roman, aşkın ve savaşın tanıklığında tüm zamanların içinde geçiyor.  
Birinci Kıyamet, Poe’nun “En korkunç canavarlar, ruhlarımızda gizlenenlerdir” cümlesiyle başlıyordu. İkinci Kıyamet ise yine Poe’nun “Bir taht inşa etmiş ölüm, uzak batıda yalnız bir şehirde”  cümlesiyle devam ediyor.  
Roman, boksör Sabri Mahir’in hiç bilinmeyen hikâyesinin detaylarını duygu yüklü bir dille anlatıyor. Türkiye’den gitmek zorunda kalan ve tüm dünyanın kıyısında aç, sefil dolaşan Sabri’nin tek hayali İstanbul’da bıraktığı Pera’sına, vatanına kavuşmaktır. Gittiği her ülkede yeni bir kıyametle tanışır, her kıyamet onu aşkına yaklaştıracak birer ipucudur.  
Tevfik Fikret’ten Sakallı Celal’e, Marlene Dietrich’den Bertolt Brecht’e, Osmanlı’dan Hitler Almanyası’na kadar tüm zamanların içinden geçen Sabri Mahir İkinci Kıyamet’te, akıl almaz serüvenine, “Güneşin Doğduğu Yer”e, Pera’sına seslenerek devam ediyor: 
“Bu sana son mektubum… Geliyorum…  
Dönüyorum sana, yuvama, gerçeğime. İçi bizimle dolu bir gelecek olamaz artık biliyorum. Tek bildiğim son bir kez daha bakabilmek gözlerine, yüzüne bakabilecek cesareti kendimde bulabilirsem eğer…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86561</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e51cab77-32be-498b-908e-af63bfb23f57.jpg</image:loc>
            <image:title>Neşeli Günler İlkokulu – Sihirli Hamster</image:title>
            <image:caption>Neşeli Günler İlkokulu yine bildiğiniz gibi, okulda olanlar öyle şaşırtıcı ki! Kıpır kıpır, fıkır fıkır ve elbette ki kıkır kıkır öğrencilerin bu yepyeni maceralarına yine hayret edeceksiniz. 
Büyücü hamster da olur muymuş derseniz? Bu okulda var bir tane. 
Öğrenci robota mı dönüşmüş? 
Tabii neden olmasın ki? 
Yanlışlıkla yutulan bir sinek insanı değiştirebilir mi? 
Hem de hiç ummayacağınız kadar! 
Pamela Butchart’ın bu eğlenceli okul hikâyesini Becka Moor resimledi. Kendinizi tutmayın, kahkahalarınızı hazırlayın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86562</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/094663f6-ba5e-4d15-bb14-5c74d0cf46b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Behemoth ya da İngiltere İç Savaşının İçyüzü</image:title>
            <image:caption>Avrupa düşünce tarihinin en etkili toplumsal sözleşme kuramcılarından olan İngiliz filozof Thomas Hobbes’un büyük eseri Behemoth, VakıfBank Kültür Yayınları aracılığıyla ilk defa Türkçeye kazandırılıyor. Günümüz dünyasının ekonomik, siyasi ve felsefi görüşlerinin büyük bir kısmının ortaya çıkmasına zemin hazırlayan İngiliz İç Savaşı, Cromwell iktidarı ve Restorasyon Çağına yakından tanıklık eden Hobbes, modern siyaset felsefesinin temellerini iki büyük eserle atmıştır. Hobbes, Leviathan’da muhafazakâr bir devlet teorisi geliştirirken, Behemoth’ta bütün 
taraflara eşit mesafede duran, bireysel düşünce ve vicdan özgürlüğünü her şeyin üzerinde tutan liberal bir tutum takınır. Abdullah Yılmaz’ın kapsamlı önsözü ve güzel Türkçesiyle adeta tarihsel bir roman akıcılığıyla ilerleyen Behemoth, Thomas Hobbes’un kişiliğini ve felsefesini anlamak için okurlara bulunmaz bir fırsat sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86563</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adcbfaea-05a8-4a7b-ae70-8975c56db515.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekber Şah</image:title>
            <image:caption>Hindistan’ın ortaçağ ve yeniçağ tarihine dair zihin açıcı kitaplarıyla tanınan Wisconsin Üniversitesi öğretim üyesi André Wink, Güney Asya İslam tarihinin en önemli dönemlerinden birine, bölge tarihinin en önemli insanlarından biri olan Ekber Şah (1542-1605) üzerinden bakıyor. Kitap Ekber Şah’ın içine doğduğu dünyayı ustalıkla tasvir edip Babür İmparatorluğunun tarihsel arka planını verdikten sonra Ekber’in çocukluğundan tahta çıkışına, iktidar mücadelelerinden cihan hükümdarlığı iddiasına dek bütünlüklü bir anlatım sunuyor. Wink’in çalışması sadece Ekber Şah’ın yarım yüzyıllık görkemli hükümdarlığını değil, bölgesel gelişmeler ışığında hem Babür İmparatorluğunun altın çağını hem de Hint alt-kıtasının yüzyıllar içindeki 
tarihsel serüvenini de aydınlatmakta. Literatürdeki en güncel Ekber Şah biyografisi olma özelliğini taşıyan bu çalışma sadece akademik uzmanların değil, dünya tarihine meraklı herkesin kütüphanesinde yer almaya değer bir kaynak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86564</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/987a6e4f-a062-4d70-a167-5fdb4a07843f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hafızam Çerkesçe</image:title>
            <image:caption>“Çerkesliğimiz çok güzel bir şeydi yavrum... Bir büyük girince böyle, insan ayağa kalkmaz mı, mesela? Zor olan şeylerimiz de vardı tabii. Hani konuşmazdı kayınbabayla, ama geri kalanının hepsi çok güzeldi. Saygılıydı, çok güzeldi. İnsanı yorar mı, yormazdı… Bir yaşlının önünü kesmiyorduk... Şimdi unuttuk, şimdi unuttuk!” Türkiye’deki Çerkeslere, “bir bilmeyene anlatır gibi kendini, Çerkesliği” anlattırıyor Ulaş Sunata. Farklı yaş ve cinsiyet gruplarından, farklı coğrafi böl gelerden, kırdan ve kentten, farklı siyasi görüşlerden Çerkes bireyler, Çerkesler ve Çerkeslik hak kındaki algılarını yansıtıyorlar. Yaklaşık 150 yıl önce anavatanlarından zorunlu bir göçle gelerek bir diaspora oluşturan Çerkeslerin “konma” tecrübesi, yaşadıkları mahrumiyetler... Eski-yerlilerle, Ermenilerle, Rumlarla “karşılaşmaları”… Soyluluk ve kölelik gerçeği… “At hırsızlığı” gururu… Gelenekler… Kadın-erkek ilişkileri, “büyükler”le ilişkiler ve“aşırı saygı” ahlâkı… Anlayanı belki çıksa da, çoğunlukla konuşulmaz hale gelen dil… Dinî kimlik ve Türk milliyetçiliğiyle eklemlenme meselesi… Ve bütün bunlara dair hem dayanıklılığını koruyan hem farklılaşan hafıza. Görmüş geçirmiş bir kolektif hafızanın dökümü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86565</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/daf48cf6-7fc4-4a6d-8124-83cfc3514450.jpg</image:loc>
            <image:title>Mülksüzleştirme ve Türkleştirme</image:title>
            <image:caption>“Milli iktisat politikalarına uygun bir şekilde “Ermeni Tehciri” ve Rum Mübadelesi sonucunda mülksüzleştirilen Hıristiyan azınlıkların emvâ l-i metrûkeleri aracılığıyla ilkel birikimlerini gerçekleştiren Müslüman-Türk unsurlar, iktisadi sahanın da kendi hâkimiyetlerine geçeceğini planlamışlardı. Oysa Müslüman-Türk unsurların bu planı Yahudilerin özellikle Trakya’da iktisadi hâkimiyet kurmasıyla sekteye uğramıştı. Böylece Türklüğün, “yerli ve milliliğin” kapsamı dışında kalan-bırakılan Yahudiler, hem Müslüman-Türk eşraf ve halkın hemde Türk hükümetlerinin hedefi konumuna gelmişti. İki kadim halkın Anadolu ve Trakya’dan tasfiyesinden sonra, Yahudi nüfusunun yoğun olduğu Trakya ve Edirne’de de bu tarihten itibaren Yahudi azınlığı karşıtı söylem ve olaylar meydana çıkacaktır. Bunların yoğunluğu Yahudilerin mülksüzleştirilmesi ve tasfiyesine kadar artarak devam edecektir.” Edirne’de, altmış yıllık zaman diliminde, gayrimüslimleri mülksüzleştiren olaylara odaklanan bu kitap, yerel gazetelerde ve tapu kayıtlarında bunun izini sürerek, Türkleştirme ve mülksüzleştirme politikasının nasıl yerel bürokrasi, eşraf ve halk işbirliği içinde gerçekleştirildiğini gösteriyor. İlkay Öz, gayrimüslimlerin mülksüzleştirilmesi, sürülmesi, Müslüman mübadil ve muhacirlerin Edirne’ye yerleştirilmesi, Müslümanların ilkel birikimlerini gerçekleştirmesi ve Türkleştirme boyutlarıyla bu süreci inceliyor. Ulus-devletin kuruluşu aşamasında “yerli ve milli” burjuva ve küçük burjuva sınıflarının oluşmasını “ötekilerin” mülksüzleştirilmesi üzerinden, ilkel birikim yöntemiyle gerçekleştirmeye çalışan politikalardan okuyarak somut bir tarihî kesit sunuyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86566</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58f3a6ec-aa51-4ff0-980b-b0650058e9ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazarını Arayan Kitap</image:title>
            <image:caption>Hey! Merhaba sevgili dostum! Nasılsın? 
(“Benimle mi konuşuyor bu kitap?” dediğini duyar gibiyim. 
Elbette seninle konuşuyorum!) 
Benim adım Yazarını Arayan Kitap. 
Dur seni bir inceleyeyim… Hımm… İlginç… 
Sana bir şey söyleyeyim mi? 
GALİBA ARADIĞIM YAZARI BULDUM! 
Evet evet, o sensin! 
Sayfalarımda seni birçok etkinlik bekliyor. Bu etkinlikleri yaparken birlikte hem çok eğleneceğiz, hem yeni bilgiler öğreneceğiz hem de bir düşünce yolculuğuna çıkacağız. 
Daha önce üzerine hiç kafa yormadığın konularda 
sohbet edeceğiz, bazı gerçekleri keşfedeceğiz. 
Ah… Şimdiden çok heyecanlandım! 
İlkokul öğretmeni Sevda Yücel Bali’nin sınıfta, öğrencileriyle yaptığı etkinlikler artık bu kitapta!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86567</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a514122f-8b82-4b32-844b-8528fe05328a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dublinliler</image:title>
            <image:caption>Modern edebiyatın en çetrefil, dilin, anlatının sınırlarını yıkıp geçen, roman türünü bambaşka ihtimallerle tanıştıran yazarı James Joyce için, Beckett “onun eserleri şeyle ilgili değil, o şeyin ta kendisidir,” der. Jorge Luis Borges, Flann O’Brien, David Foster Wallace, Gabriel Garcia Marquez ve başka sayısız yazarı etkileyen Joyce, sadece Dublin’i ve İrlanda’yı anlatarak evrensel ve zamansız bir edebiyat bıraktı ardında. 
 
Joyce, Dublinliler’de, kalemini felcin merkezinde olan bu şehirde gezdirerek bir ülkenin ahlaki tarihini irdeliyor.  
Bir peder ölür, bir kadın aşkın peşinden gidip gitmeyeceğine karar verir, başarılı arkadaşını dinlerken kırık hayallerini düşünür bir adam, alkolik bir kâtip kafayı çekmek için işten kaçar, siyaset dillerden düşmez ve pazar yerinin girişindeki bir çocuk, yetişkinliğe adım atar. 
 
James Joyce’un Dublinliler’inde herkesin, tüm ölenlerin, hayattakilerin üzerine aynı kar yağıyor, usulca geçip gidecek ruhları sarmalayan bedenler aynı sokaklarda yürüyorlar. Ve bir şehir böyle ölümsüzleşiyor demek ki. Kelimelerle, insanlarla. 

“Joyce gençliğinde kendisini aşmıştı.” –Ian McEwan 
 
“Dublinliler, edebiyat dünyamızın içine işlemiş vaziyette ama yirminci yüzyılın başlarında, daha önce hiç karşılaşılmayan türde bir kitaptı, özellikle de İrlandalı bir yazardan ve kitabın büyük bir kısmı geleneksel edebiyat dünyasının afallatmıştı.” –Colum McCann</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86568</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1260d72d-6f7f-4faa-96dd-2511b1dd76f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Veba</image:title>
            <image:caption>“London’ın üslubu coşkulu, bakış açısı ise şüpheci ve distopik. Kızıl Veba, Shakespeare’in Fırtına’sı gibi sömürü ve açgözlülük üzerine kafa yorup bize kendi umursamazlıklarımızın sebep olduğu tehlikeleri anımsatıyor.” –The Times 
 
Jack London edebiyat tarihinin ilk kıyamet sonrası anlatılarından biri olan Kızıl Veba’yı tefrika halinde yayımladığında yıl 1912’ydi ve halihazırda bilimkurguyla temas eden Demir Ökçe ve Adem’den Önce kitaplarını yayımlamıştı. Diğer bilimkurgusal romanı Yıldız Gezgini’nin yayımlanmasına ise üç sene daha vardı. Bu süreç içerisinde yazdığı pek çok spekülatif öykü ve romanda London, geleceğe dair öngörülerde bulundu ve 2020 itibariyle bu öngörülerin büyük ölçüde gerçekleştiği eseri Kızıl Veba oldu. 
 
Yıl 2073. Kızıl Veba’nın, dünya nüfusunun neredeyse tamamını yok etmesinin üzerinden altmış yıl geçmiştir. Geçmişe dair tüm yaşanılanlar büyük ölçüde unutulmuş, insanlığın binlerce yıldır sürdürdüğü gelişmeler tarih olmuştur. O günleri sadece bir kişi hatırlar: İhtiyar James Howard Smith. Batıl inançlarla dolu bu vahşi gelecekte, torunları ondan salgından önceki hayatı anlatmasını ister… anlattıklarına her ne kadar inanmasalar da. 
Bu edisyonda “Kızıl Veba” ile birlikte Çin’in süpergüç, biyolojik savaşın tek çözüm olduğu başka bir gelecek tahayyülü sunan bilimkurgu öyküsü “Görülmemiş İstila” da kendine yer buluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86569</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6dc255b-8596-4ba5-a583-0dc9c62dcb67.jpg</image:loc>
            <image:title>Golyat (Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Gatlı Golyat’ın savaşla pek ilgisi yoktu. Ona fikri sorulsa kılıç kuşanmayı değil idari işleri yürütmeyi tercih ederdi. Ama gelin görün ki kralın emri üzerine İsraillilere karşı günde iki kez savaş çağrısı yapmakla görevlendirildi. Peki Böyle önemli bir görev için doğru insan mıydı?  
 
Çağımızın en popüler karikatüristlerinden Tom Gauld, Golyat’ta yüzyıllardır anlatılagelen bir hikâyeyi yeniden yorumlayıp vadinin öte tarafında işlerin nasıl yürüdüğünü hassasiyet yüklü çizimleriyle aktarıyor.  
 
“Golyat hüzün dolu ve içten bir eser. Muazzam çizimleri ve hikâyesiyle Tom Gauld var olmanın bile acı kaynağı olduğu, Tanrı’nın gazabından nasibini almak için çok da bir şey yapmamak gerektiği bir dünya tasvir ediyor.” –Chris Adrian  
 
“Tom Gauld’u ne kadar övsem eksik kalır… En iyi karikatüristlerden biri.” –Mark Frauenfelder  
 
“Gauld, savaş ve kahramanlık gibi karmaşık konuları basit ve akıl dolu çizgileriyle aktarıyor.” –New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86570</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fe5f665-d7bb-4923-a290-33e96caef754.jpg</image:loc>
            <image:title>İşaretleri İzle (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Riley iki sene önce annesini kaybettiğinden beri yas destek grubunda edindiği tuhaf ailesi onun en büyük sığınağı olmuştu. Jay, Kate ve Noah acısını anlıyorlardı; hepsi sevdikleri birini kaybetmişti ve farklılıklarına rağmen yalnızca kendilerinin anlayabileceği trajedilerle birbirlerine kenetlenmişlerdi. 
Riley, annesini bir markette alışveriş yaparken gördüğünü sandığında aklını kaçırdığını düşünmüştü. Jay ve Kate’in de benzer tecrübeler yaşaması, Noah’yı onlardan uzaklaştırmış gibiydi ve onun birden ortadan kaybolması tüm grubu alarma geçirmişti. 
Çılgınca onu aramaya koyulduklarında, ölümden sonraki yaşama dair birtakım ipuçları barındıran bir gizemin içine çekildiler. Riley bir yandan da içinde uzun zamandır büyüyen hisleriyle boğuşmak zorundaydı. Eğer sevdiklerine ve kendine yardım etmek istiyorsa, önce zincirlerinden kurtulmalıydı. 
“Altıncı His ve Da Vinci Şifresi’nin genç okurlar için baştan yaratılmış hâli.” —Kirkus 
“Trajedinin ardından insanların hayatlarına devam edebilmesini sağlayan şeye dair çok güçlü bir mesajı var.” —Publishers Weekly 
“Biraz gizem, biraz doğaüstü olaylar, biraz da spiritüel meditasyon – kusursuz karışım.” —Booklist 
“Okurlar bu yazarın heybesinde başka neler olduğunu görmeye can atacak.” —VOYA 
“Bazen kahkaha attıracak kadar komik, bazen gözyaşı döktürecek kadar hüzünlü, bazen de tüylerinizi diken diken edecek kadar ürpertici. Kalbe dokunan ve elinizden bırakması çok güç bir gizem.” Jodi Lynn Anderson
“İşaretleri İzle sanki benim için yazılmış.” —Gwenda Bond 
“Bu kitap yaşamın ve ondan sonra gelen gizemin perdesini aralıyor. Son sayfayı kapadıktan çok sonra bile sizinle kalacak.” —Melanie Crowder 
“Komik, merak uyandıran ve romantik esintiler taşıyan İşaretleri İzle’de Emily France bize bir insanın derin bir kayıp karşısında yaşamını nasıl sürdürebileceğini gösteriyor.” —Deborah Heiligman 
“Emily France, insan kalbinin derinliklerini ustalıkla gözler önüne sererken, yakınlarını kaybeden dört arkadaşın anlam ve sevgi arayışını konu alan bu hikâyeyi bir yandan da mistisizm, arkadaşlık, zekâ ve yas gibi konularla harmanlıyor.” —Ingrid Law 
 “İşaretleri İzle, gerçek spiritüel yolculuğa bir kapı açıyor.” —Elizabeth Searle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86571</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6147b9b3-7607-465b-925d-86464bd1ea79.jpg</image:loc>
            <image:title>Dede Korkut Hikayeleri (Bez Cilt)</image:title>
            <image:caption>Türk edebiyatının en önemli yapı taşlarından biri sayılan ve katmanlı bir yapısı olan Dede Korkut Hikâyeleri yer yer mistik öğeler içermekle birlikte temelde Oğuzlar’ın hem kendi aralarındaki hem de düşmanlarıyla olan mücadelelerini anlatır. Halk arasında söylene söylene dilden dile aktarılan ve 16. yüzyılda yazıya geçirilen bu hikâyeler aracılığıyla aynı zamanda Oğuz Türkleri’nin siyasi yapılanmaları, kültürel ve sosyal yönleri, dünyaya bakış açıları, tarihleri, coğrafyaları, dil ve kültürleriyle ilgili önemli bilgiler edinilir.

Dede Korkut Hikâyeleri hem tarihi hem de edebi öneminden dolayı farklı araştırmacılar tarafından birçok kez incelenerek yorumlanmıştır. Eser Pamukkale Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden öğretim üyesi Salih Mehmet Arçın tarafından yayıma hazırlanmıştır. Editörlüğünü ise Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden öğretim üyesi Tülay Gençtürk Demircioğlu gerçekleştirmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86572</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/875cd896-6838-49b9-b591-3ce50801f51a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sergüzeşt (Bez Cilt)</image:title>
            <image:caption>Dilber daha ufacık bir çocukken bir esircinin eline düşerek kendi vatanından koparılıp İstanbul’daki bir aileye satılır. Satıldığı ailede Dilber’e iyi davranılmaz; sürekli tehdit edilip aşağılanan Dilber, çocuk yaşına rağmen zamanla esaretin ne olduğunu kavrar. Ardından yanında kaldığı ailenin taşınacak olması sebebiyle başka yere satılan Dilber’i, satıldığı ailenin ressam oğlu Celal, bir nevi oyuncağı görecek ve resmini yapmakta olduğu bu esire günden güne âşık olacaktır.

İlk realist romanlardan biri sayılan Sergüzeşt’te esaret teması üzerinden “hürriyet” fikrini ele almayı amaçlayan Sami Paşazade Sezai alt sınıfla üst sınıf arasındaki uçurumu da gerek dil gerek tasvirler bakımından okura vermeyi hedeflemiştir.

Sami Paşazade Sezai’nin bur romanı, Boğaziçi Üniversitesi’nde ders vermekte olan Dr. Hülya Bulut tarafından yayına hazırlanmıştır. Editörlüğünü ise yine aynı üniversiteden öğretim üyesi Prof. Dr. Nur Gürani Arslan gerçekleştirmiştir. Eserin bu baskısı, dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanarak yayına hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86573</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb008ef6-5cfc-4256-8e74-1feeacf23274.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarı Mendil Mavi Oya</image:title>
            <image:caption>Sarı mendilde hazan, mavi oyada umut…
Aşk gönül savaşıdır, vuslat diyorsan kazan…

Kendini ne kadar tanıyorsun? Sonu belli olan bu hayat yolculuğunda, kendini tanıyamamışsa, başka neyi tanıdığını iddia edebilir ki insan?

Tarık Akarsu, küçük yaşta annesini kaybetmiş, yanlarında yetiştiği ve aile olarak gördüğü arkadaşlarıyla bir dünya kurmuştur kendine: Aysima, Maya, Füruzan, Âsım…

Küçük yaşta yüreğine ektiği Aysima, büyüdükçe bir sevda filizi verir gönlünde. Sevdasını yıllar boyu içinde büyütür de bir türlü söyleyemez muhatabına. Sütkardeşi Füruzan, onun adına bu sevdayı inşa etmeye çalışsa da araya maddi uçurumlar girer. Yıllar ve yollar, Aysima ile Tarık’a başka insanlar, başka hayatlar taşır da gönüllerinden birbirlerini silemezler.

Büyük acılar, büyük bedeller sonrası sevenler kavuşacak mıdır, taze bahar çiçekleri hayat bahşeden kokularını aynı hevesle cömertçe yayacak mıdır? Her ânı imtihanla çevrili dünya hayatında yüreğini aynı safiyette tutmak zor mudur, kolay mı? Gören göz, düşünen akıl, seven ve nefret eden gönül, acıyı ve sevinci yaşayarak imtihan olan kalpler…

Güller, dikenlerini aşınca açar çiçeklerini. Diğer çiçeklerden daha özel olmasının, daha asil olmasının nedeni budur… Seven, gülün dikenine dokunmuşsa vay haline! Hançer yarası merhem sayılır onun verdiği hicranın yanında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86574</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2943f7a6-8d94-4d6e-9cab-302e9eacf743.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldızlar Arası Dinlenme Tesisi</image:title>
            <image:caption>Yıldızlar arası seyahat acentasına sahip bir uzaylı, yakınından bile geçmesinin yasak olduğu Dünya&apos;ya zorunlu iniş yapar. Hem de bu defa Amerika&apos;da değil, Türkiye&apos;de, Üsküdar&apos;ın şirin evlerinin arasında, Kuzguncuk&apos;ta buluruz onu. 
 
Hikâye bu ya, uzaylı Voxy&apos;nin akıbeti sırf payını başkası yemesin diye yıllarca sevmediği halde Ezine peyniri yiyebilecek kadar bencil olan Fulya&apos;nın insafına kalır. Kariyer planlamasında dünyayı kurtarmak olmasa da iş başa düşmüştür. Tek işi magazin programları izlemek olan ekürisi Melek, yakışıklı prensi Arslan, soğuk bilim insanı Yetkin Tokel ve şark kurnazı Feyyaz&apos;la NASA&apos;ya karşı yarışırlar. İşin içine bir de oğlunun mürüvvetini Dünya&apos;nın sonundan önce görmek isteyen bir anne girince olaylar halay başına kadar uzanır. 
 
Peki Dünya&apos;yı kurtarmak mümkün müdür? Bir avuç mahalleli NASA&apos;dan daha hızlı olabilir mi? En önemlisi milli mademiz bor konusunda en yetkili merci olan ve kül yutmazlığıyla nam salan Hamdi Bey&apos;i ikna edebilecekler midir?
 
Sevgisinin sağlamasını yapma fırsatını bulup bocalayan Fulya ve birbirinden renkli ama sıradan ekibiyle insanlığın akıbeti ne olacaktır?
 
Sıcacık ve bol kahkahalarla dolu bu kitapta kendinizden parçalar bulacaksınız!
Ve üzgünüz, bu kitaptan sonra mahallenizdeki arsaya bakarken bir uzay gemisi görmeyi umacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86575</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/704df3d5-d253-48b6-8b3e-4f3fd4bfc654.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Tiyatrosu</image:title>
            <image:caption>Parmak tiyatrosunun bütün kahramanlarını çocuğunuzla birlikte keşfederek eğlenin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86576</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc14e7bc-1282-48df-a2f1-2eda5b6961e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Ada (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yaşar Kemal’in önsözüyle: “Zülfü büyük kapıdan bu romanıyla girmiştir.” 
Son Ada… Martılar, yasemin kokuları, çam ormanları, renk renk balıklar ve mutlu insanlarla dolu anakaraya uzak bir sığınak. En iyi korunan sır, yeryüzünün gizli cenneti.  
Bu son insani köşe, son sığınak nasıl kaybedildi? Geri kazanmak mümkün mü? 
Ünlü edebiyatçı Zülfü Livaneli’nin en politik romanı olan Son Ada, ismini bilmediğimiz bir adada yine ismini bilmediğimiz insanların ve bir diktatörün ekseninde yaşananları anlatıyor. Livaneli, Türkiye’den ve dünyadan tüm okurların aşina olduğu “diktatörlük” gerçeğine alegorik bir anlatımla dikkat çekiyor. 
Türk edebiyatının mihenk taşlarından Yaşar Kemal’in Önsöz’de yer alan sözleriyle: “Zülfü bu romanda inanılmaz ölçüler, olanaklar yaratmış. Her şey birbirine uyuyor. Edebiyatta görkemli bir söz vardır, büyük kapıdan girmek. Bu, büyük bir eserin yazarı demek. Zülfü büyük kapıdan bu romanıyla girmiştir.” 
2009 Orhan Kemal Roman Armağanı’na layık görülen ve pek çok dile çevrilip dünya çapında okunan Son Ada, Gezi direnişçilerini selamlayan yenilenmiş finaliyle tekrar okur karşısına çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86577</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a8b565a-b5e0-4f42-bee5-973b2b771988.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Ada&apos;nın Çocukları</image:title>
            <image:caption>Gazetelerin birinde ‘Yeryüzü cenneti adada satılık ev’ başlığı altında, adamızla ilgili övgülere yer veriliyordu. Bu gazete ilanı, yıllardır herkesten sakladığımız Son Adamızın, küçük topluluğumuzun herkes tarafından bilinmesi ve huzurumuzun bozulması anlamına geliyordu. Kim bilir, evi nasıl biri alacaktı?” 
Ada sakinlerinin karmaşadan uzak kardeşçe yaşadığı son insani köşeye, son sığınağa, Son Ada’ya bir gün bir adam gelir. Adalıların o güne dek süren hayatları, huzuru ve mutluluğu bir anda yerle bir olur.  
Bu beklenmedik durum karşısında adanın çocukları ne yapacaklar? Büyüklerin kararlarının sonuçlarına razı mı olacaklar, yoksa adadaki hayatı koruyabilecekler mi? 
Kitapları 40’tan fazla dilde yayımlanan usta yazar Zülfü Livaneli’nin kaleminden genç okurlar için muhteşem bir roman. Son Ada’nın Çocukları, adalı çocukların barış ve özgürlük adına verdikleri ilham verici mücadeleyi anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86578</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8405e1a7-7b0d-4a8d-9338-b5045ab66c7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Değiştiren Beş Denklem</image:title>
            <image:caption>Dünyanın kaderini değiştiren beş büyük keşif! 
Harvard Üniversitesi’nde fizik ve matematik dersleri veren 
Michael Guillen, beş küçük denklem üzerinden beş büyük bilim insanının mücadele, hırs ve hayal kırıklıklarıyla dolu hayat hikâyesini gözler önüne seriyor. 
Bu kitapta Isaac Newton’un yerçekimi, Daniel Bernoulli’nin hidrodinamik, Michael Faraday’in elektromanyetik, Rudolf Clausius’un termodinamik ve Albert Einstein’ın özel görelilik üzerine yaptığı çalışmalar herkesin anlayabileceği bir dille anlatılıyor. Bugün bu muhteşem keşifler sayesinde elektrik enerjisinden yararlanıyor, uçakla seyahat ediyor, Ay’a insan gönderiyor, nükleer enerjiyi kontrol ediyor ve dünyadaki yaşamın ölümlülüğünü anlayabiliyoruz. 
Dünyayı Değiştiren Beş Denklem, bu beş bilim insanının hayatı aracılığıyla bilim tarihinin kısa bir özetini sunarken, matematik fobisi olanlar için bile keyifli bir okuma vaat ediyor. 
“Matematiksel hayal gücünün tamamen erişilebilir ve 
 ustalıkla kaleme alınmış hali.” 
– Publishers Weekly 
“Guillen bir hikâyenin nasıl anlatılacağını çok iyi biliyor. 
 Bu kitapta bahsedilen sade yasaların arkasındaki insanlar 
şaşırtıcı derecede özel.” 
 – Wall Street Journal 
“Bütün hikâyelerde, pembe dizilerin tüm romantizmi ve trajedisi, ilham ve umutsuzluk, her şeyden öte tutkulu bir merak var. 
Guillen bilime ve matematiğe  hayat veriyor.” 
– Grand Rapids Press</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86579</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea90ef93-aa59-4e1f-a56d-c8116961f29e.jpg</image:loc>
            <image:title>Asya Tarihine Giriş Türkler ve Moğollar</image:title>
            <image:caption>Leon Cahun  Türkçülük ve Turancılık akımlarına esin veren Fransız yazar ve tarihçi Ortadoğu’da, incelemeler ve seyahatler yaptı. Çeşitli dergilerinde Türk dili ve tarihine ilişkin yazılar yayımladı. Doğubilim kongrelerine Türk Moğol dili ve edebiyatı konularında bildiriler sundu. 1890’da Paris-Sorbonne Üniversitesinde Asya tarihi ve coğrafyasına ilişkin dersler verdi. Seyahatlerden topladığı materyallere dayanarak “Asya Tarihine Giriş” (1896) adlı eseri yazdı. Asya Tarihine Giriş adlı araştırma kitabı, Türkçülüğün kuruluşunda rol oynayan ana kitaplardan birisidir. Türkçeye çevrildiğinde devrin Türkçülerine büyük esin kaynağı olmuş, Ziya Gökalp, Yusuf Akçura ve Hüseyin Namık Orkun gibi Türkçülerin temel başvuru kitabı haline gelmiştir. Kitaplarının Türkiye’nin kurucusu Atatürk tarafından da okunduğu bilinmekte ve onu etkileyen yazarlar arasında adı geçmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86580</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03743d6e-1a40-44ee-9e0f-b94466bb8558.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu</image:title>
            <image:caption>Zengin ve ünlü bir yazar tatilden Viyana’ya döndüğünde, evinde tanımadığı bir kadından gelen bir mektup bulur. Mektubu yazan kadın, genç kızken komşu dairede yaşamıştır. Yazarın neredeyse hiç hatırlamadığı bu genç kız ona âşık olmuş ve ömür boyu aşkına tutkuyla bağlı kalmıştır. 
Telaşlı bir el yazısıyla acele acele yazılmış olan bu mektupta karşılıksız bir aşk dile getirilmektedir. 
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, Zweig’ın en etkileyici yapıtlarından biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86582</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88ad4177-e462-4f51-b375-1d5d56c0a727.jpg</image:loc>
            <image:title>Zine</image:title>
            <image:caption>&quot;Yeniden, yeni bir yola çıkmaktır yaşamak!&quot;
Toplumsal ve siyasal kimliğinin yanı sıra yazarlığını da kanıtlayan Yaşar Seyman, “iki gözüm kalemim” diye başlıyor bu kez ve “ülkenin zenginliği, yüz akı, bilge” kadınları, “ruhları yaralı” kadınları, “dünyayı değiştiren, simge” kadınları, “kendini yeniden yaratan” kadınları anlatıyor okurlarına.
Büyü(l)(c)ü kentlere göçlerle savrulmuş insanları resmederken göçmen kaleminin gücünü de sergiliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86583</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3116106a-3184-4b37-8f2f-089dc786fc2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateş Kuşu 1 - Altın Anahtar</image:title>
            <image:caption>Kuşların ülkesi Aves Terris’in hoşgörü ve düzen içinde süregelen yönetimi, bir aşk hikâyesiyle başlayan olaylar silsilesiyle karışıyor. Geçmişten gelen hesaplaşmalar da gün yüzüne çıkınca, geri dönülemez adımlar atılmaya başlanıyor. Okuyucuya da bu sürükleyici macerayı, yazarın müthiş hayal gücüyle yaşamak düşüyor. 
Ateş Kuşu serisinin ilk kitabı Altın Anahtar ile büyülü bir dünyanın kapısını aralayacak, her sayfasında sürükleyiciliğini devam ettirebilen bir kitabı okumanın hazzına varacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86584</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a62a8027-d84a-48af-82d7-2c3bfd08e43c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateş Kuşu 4 - Başlangıç</image:title>
            <image:caption>Tarih tekerrürden ibaret mi? Stagnum İnferno nasıl kuruldu? Altın anahtar nasıl ele geçirildi? 
Serinin dördüncü kitabı ,Başlangıç’ın son sayfasına geldiğinizde artık, ilk üç kitapta anlatılan bu fantastik dünya hakkında her şeyi öğrenmiş olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86585</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95ef1b8d-ab6a-4a1b-97a5-dbe1fb34eaf2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateş Kuşu 3 - Dünyanın Sonu</image:title>
            <image:caption>Kuşların ülkesi Aves Terris’in hoşgörü ve düzen içinde süregelen yönetimi, bir aşk hikâyesiyle başlayan olaylar silsilesiyle karışıyor. Geçmişten gelen hesaplaşmalar da gün yüzüne çıkınca, geri dönülemez adımlar atılmaya başlanıyor. Okuyucuya da bu sürükleyici macerayı, yazarın müthiş hayal gücüyle yaşamak düşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86586</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5ef29b0-335f-4219-a0df-ac26585e5e6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateş Kuşu 2 - Umulmadık İttifak</image:title>
            <image:caption>Kuşların ülkesi Aves Terris’in hoşgörü ve düzen içinde süregelen yönetimi, bir aşk hikâyesiyle başlayan olaylar silsilesiyle karışıyor. Geçmişten gelen hesaplaşmalar da gün yüzüne çıkınca, geri dönülemez adımlar atılmaya başlanıyor. Okuyucuya da bu sürükleyici macerayı, yazarın müthiş hayal gücüyle yaşamak düşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86587</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f431b943-eb4f-4bdf-9d82-c068d9a81868.jpg</image:loc>
            <image:title>Kesit</image:title>
            <image:caption>Hikâye, roman, senaryo yazarları yaşadıkları dönemin toplumsal yapısını gözlemleyerek izlenimlerini edebî bir form içinde kurgulayıp anlatırlar. Okuyucu; bu hikâyeleri, toplumun aksayan yanını, acılara sebep olan yanlışlarını görünce irkilir. Böyle şey mi olur? 
Evet, hoşumuza gitmese de içinde yaşadığımız toplumda damar damar, katman katman, yer yer böylesi sakat yapılar var. Mine Bay bu sorunları çarpıcı bir üslup ile dile getirmeye devam ediyor. Bir önceki romanında Eşikte duran bir sorunu anlatmıştı; bu kez de toplumda karşılaşılan başka problemli Kesit’leri okuyucuya sunmaktadır.  Bu romanı okuyunca, senarist merhume Ayşe Şasa’nın, Dergâh’ta yayımlanan bir hatıram münasebetiyle bana yazdığı, &quot;Hasan Bey, âlem içinde âlem varmış” sözünü hatırladım. Evet, Mine Bay’ın bu romanını okuyunca siz de çok etkilenecek ve &quot;âlem içinde âlem varmış!” diyeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86588</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffa9294a-af7c-432f-a59d-79bfc85854bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Eyvah Mutfakta Fil Var!</image:title>
            <image:caption>Eyvah mutfakta bir fil var! Tuvalette bir kaplan, banyoda orangutan, yatak odasında bir gergedan! Penguenler mısır patlatıyor, kutup ayısı dondurma yiyor, pandalar tenis oynuyor. Bir fikriniz var mı acaba, burada neler oluyor?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86589</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c04c388d-e003-47bc-8a73-aa59976bdc34.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Prens</image:title>
            <image:caption>Yetişkinler rakamlara bayılırlar. Onlara yeni bir arkadaştan bahsettiğinizde size esas gerekli şeyleri hiç sormazlar: “Ses tonu nasıldı? Sevdiği oyunlar neler? Kelebek koleksiyonu var mı?” Onların soruları genelde şunlar olur: “Kaç yaşında? Kaç tane erkek kardeşi var? Kaç kilo?” Sadece bu şekilde onu tanıyabileceklerine inanırlar. Eğer yetişkinlere, “Çatısında güvercinler ve pencerelerinde sardunyalar olan pembe tuğladan muhteşem bir ev gördüm…” derseniz bu evi hayal etmekte zorlanırlar. Oysa onlara şöyle demek lazım: “Yüz bin liralık bir ev gördüm.” O zaman sevinçle, “Ne kadar da güzel!” diye haykırırlar.
Uçağı arızalanınca çöle acil iniş yapmak zorunda kalan pilot, küçük bir çocukla karşılaşır. Adı Küçük Prens olan bu çocuk, üç yanardağı ve bir çiçeğiyle birlikte yaşadığı gezegeni hakkında ilginç hikâyeler anlatır. Küçük bir çocuğun gözünden yetişkinlerin dünyasına uzanan bu yolculuğa yazarın kendi çizimleri de eşlik eder.
Dünya edebiyatı tarihinin en önemli eserlerinden olan Küçük Prens, 300 farklı dile çevrilmiş ve birçok kez de filme çekilmiştir. Antoine de Saint-Exupéry’nin bu başyapıtının, bugüne kadar tüm dünyada 150 milyondan fazla satıldığı tahmin edilmektedir. Küçük Prens sadece çocuklara nasıl büyük olunacağını öğretmez, yetişkinlere de nasıl iyi bir yetişkin olunacağını öğretir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86590</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61758fd4-a65a-4dc4-8dbd-2f8e7962dfce.jpg</image:loc>
            <image:title>Political Science - Concepts, Institutions, Ideologies</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Kudret Bülbül&apos;s work brings a breath of fresh air to the political science literature in terms of its scope, method, language and sources. 
In his work, the author offers the reader the opportunity to be nourished by a wider universe than merely looking for the origins of Western political science. 
The method that the author follows, prioritizing the concrete and the practical, leaving the abstract and the theoretical to latter makes the subject matters more comprehensible. 
Bülbül has also taken up new, different and current debates along with the fundamental themes of political science such as the mechanism of politics, political institutions, concepts and ideologies. 
Accordingly, the concept of justice, which is not included in most of the Western political science books in the context of political ideals; as well as the discussions on tradition, modernity and postmodernity within various disciplines of social sciences are covered here in this book. 
- Globalization and Nation State
- Identity, Culture, Politics
- End of History, Clash of Civilizations
- Islam and Politics
- Security, Freedom, Politics
- Global Security 
are further current topics addressed in this study which ease to comprehend today&apos;s world for not only students of the field but also for the general reader.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86591</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bbd8491-23bc-4ece-a0c0-1efc092dfd41.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin Yetersizliği ve Otizm Spektrum Bozukluğu</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın amacı Eğitim Fakülteleri’nde yeni uygulanmaya başlanan Özel Eğitim Öğretmenliği lisans programı kapsamında yer alan iki uzmanlık alanı olan zihin yetersizliği ve otizm spektrum bozukluğu konularında öğretmen adaylarına genel bilgi kazandırmaktır. Kitap program kapsamında yer alan temel derslerden biri olan Zihin Yetersizligi ve Otizm Spektrum Bozuklugu dersine yönelik temel bilgileri içermektedir.
Zihin yetersizliği olan bireylerin yanı sıra otizm spektrum bozukluğu olan bireyler bu kitapta tanıtılmaktadır. Kitap özel eğitim öğretmenliği lisans programına devam etmekte olan öğretmen adayları başta olmak üzere zihin yetersizliği ve otizm spektrum bozukluğu konularında güncel ve giriş düzeyinde temel bilgi edinmek isteyen tüm okuyuculara hitap etmektedir. Kitabın özel eğitim alanına katkı getirmesi ve tüm eğitimcilere, uzmanlara, ailelere ve paydaşlara rehber olmasını dileriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86592</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c43acfa-80ff-4045-aeff-6a7a8d59214d.jpg</image:loc>
            <image:title>Köprü</image:title>
            <image:caption>Levent Şık, insanın hikâyesindeki detaylara ışık tutan, o hikâyedeki detayları iyilik, hoşluk süzgecinde süzüp, kalanlarla, kitaplarında okurlarının ruhuna bir güzel rüzgâr estiren bir yazar.  
Köprü&apos;de, sade ve içten dili, anlatımdaki ustalığı ve okuru saran kurgusuyla, yine bir güzel rüzgâr gönderiyor ruhlarımıza... 
&quot;Bu, bir köprü hikâyesidir. Sıradan bir köprünün, birbirinden habersiz hayatlar üzerine bıraktığı yağmurun anlatısıdır.  
Bir varlığın, hiçten var olanlar için nasıl ilham olabileceğine dair bir umut şarkısıdır. 
Bir köprü, yıllara meydan okuyabilir elbette ama &apos;bir gönül meselesine şiir de okuyabileceğinin&apos; hikâyesidir.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86593</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99836b61-9a4d-4326-8a02-b29280bf0cbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Turnusol Olayı - Tenten&apos;in Maceraları 18</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyıl Avrupa çizgi romanlarının en ünlüleri arasında sayılan Tenten’in Maceraları bütün dünyada bilinen ve zevkle okunan bir macera dizisi. Çizer George Remi, diğer ismiyle Hergé’nin başyapıtı sayılan bu çizgi roman heyecan, mizah ve ince ayrıntılarla dolu sayfalarıyla okurlarına dünyayı dolaştırıyor. 
Belçikalı bir gazeteci olan Tenten, köpeği Milu’yla birlikte çıktığı her tehlikeli serüvende kahramanca işlere imza atar. Dünyanın her yerine, hatta Ay’a bile gider. Düştüğü tehlikeli durumlardan zekâsı ve şansıyla kurtulur. Dizinin farklı kitaplarında Tenten’e alaycı ve kaba kişiliğiyle Kaptan Haddok, icatlarıyla Profesör Turnösol ve sakar dedektifler Dupond ve Dupont eşlik eder. 
Gerçek ya da kurgusal bir mekânda, mükemmel ayrıntılarla anlatılan serüvenler Hergé’nin kusursuz çizgileriyle birleşerek bir çizgi romandan fazlasını veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86594</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/602ecf17-f796-47f7-9df8-45f812736ceb.jpg</image:loc>
            <image:title>İki İnsan Bir Cihan</image:title>
            <image:caption>“ ‘İnsan ve Dünya’… Aslında bize bağışlanmış çok güzel bir dünya vardı. Irmaklarıyla, pınarlarıyla, serin okyanuslarıyla, yemyeşil ormanlarıyla harika bir dünya. İçinde kimsenin mutsuz olabileceği bir sebep yoktu. Çünkü her şey yerli yerine oturmuş ve çarklar dönüyordu. Ta ki insanlar birbirlerini öldürmek için çeşitli silahlar üretmeye başlayıncaya kadar. İşte ne olduysa ondan sonra oldu...” 

Her şeye rağmen güzel insanlarda vardı bir Karadenizli bir Mezopotamyalı iki gencin öcülüğünde dünyanın her tarafından gelen güzel insanlarla birlikte yeniden güzel bir dünya için Mezopotamya dan başlayacak bir yolculukla tüm dünyayı saracak zorlu bir yol . Kederden kadere uzanan bir yolculuk. Yaratıcının emanet ettiği dünyayı emanet edildiği gibi  gelecek nesillere bırakmak istiyorlardı.  ‘İki insan kocaman bir cihan’ nereye kadar gidebileceklerdi, bunu zaman gösterecekti. Tarih;  aşk, başarı ve hüzün,  okurken yaşama bakış açınızı değiştirecek roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86595</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0d76b36-3411-4cca-9399-291e1e56f607.jpg</image:loc>
            <image:title>Ata Çocuk - İnkılapların Doğuşu</image:title>
            <image:caption>Ülkemizi zekice taktikler sayesinde düşmanlardan kurtarmayı bilmiş ve yıkılmakta olan bir imparatorluktan yepyeni modern bir ülke kurmayı başarmış bir liderin çocukluğu acaba nasıl geçmiş olabilir hiç düşündünüz mü? 


İşte bu kitap ulu önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün ne denli zeki ve ileri görüşe sahip olduğunu, zorlu koşullar altında nasıl pratik çözümler bulduğunu ve ülkemizi kurarken yaptığı devrimlerin temelinin aslında nasıl oluştuğunu göstermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86596</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e85cedb-d137-427f-9e22-839ecce417b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Almarpa&apos;nın Gizemi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Efsaneler canlanıyor…

Tarihî değerlerimize ve kültürel mirasımıza duyarlılığı arttıran yapıtlarıyla tanınan yazar Koray Avcı Çakman&apos;ın ödüllü romanı Almarpa&apos;nın Gizemi, yepyeni kapak ve sayfa tasarımı, özel cildi ve gözden geçirilmiş metniyle &quot;Tudem Modern Klasikler&quot; koleksiyonu içinde yeniden okurlarla buluşuyor.

Ege ve Akdeniz&apos;in kesiştiği Köyceğiz ilçesindeki esrarengiz bir macerayı sayfalarına taşıyan bu sürükleyici roman, efsane ve söylencelerden beslenen yaratıcı kurgusu ile sözlü anlatı geleneğimizi gelecek nesillere taşıma gayretindeki hikâye anlatıcılarına da selam gönderiyor. 
 
Hayvanların, ormanların ve bitki örtüsünün korunması, doğal kaynakların bilinçli kullanılması, tarihî kent dokusuna sahip çıkılması ve gelecek nesillere aktarılması gibi önemli konulara değinerek farkındalık yaratan yazar, yeryüzünde yaşayan bütün insanların çevreye ve doğaya saygı duymaları gerektiğini hatırlatıyor. Ailesiyle birlikte büyükşehirden Köyceğiz&apos;e taşınan Kaan, yeni arkadaşları sayesinde, &quot;Kuşçu&quot; olarak da bilinen ilginç bir adamla tanışır. Omzuna tüneyen papağanıyla sıra dışı olduğu kadar, renkli bir karaktere de benzeyen Kuşçu, çocukları sık sık teknesiyle gezintiye çıkararak onlara daha önce hiç dinlemedikleri efsaneler ve öyküler anlatır. Meraklı hubara kuşunun, mavi gagalı pelikanın adını ilk kez Kuşçu&apos;dan duyan çocuklar; yelkovan kuşlarının hikâyesini, Ayaklı Göl&apos;ün sırrını ve Martı Efsanesi&apos;ni de yine onun ağzından dinler. Fakat bilgili ve kültürlü kişiliğine gölge düşüren bazı tekinsiz davranışları yüzünden dört kafadarı kuşku girdabına çeken Kuşçu&apos;nun gizemli hareketlerinin sebebi nedir? Kuşçu&apos;yu bir abi yakınlığıyla seven ama hislerinin uyandırdığı meraka da kayıtsız kalamayan arkadaşlar, çok geçmeden kendilerini heyecan verici bir serüvenin ortasında bulur. Okurlarını, yaşadıkları çevreyi daha yakından gözlemlemeye ve keşfetmeye yönlendiren Almarpa&apos;nın Gizemi, anlattığı efsane ve söylenceler ile tarihine ve kültürüne sahip çıkan bilinçli nesiller yetişmesine katkı sunuyor. &quot;Koray Avcı Çakman, Almarpa&apos;nın Gizemi&apos;nde anlattığı pek çok konuyla çocuklara dünyaya başka bir gözle bakmanın önemini gösteriyor.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86597</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcc332c7-1f2b-41aa-95ad-5dcd21e206e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Babaya Mektup</image:title>
            <image:caption>Üstelik de herhangi bir itirazda bulunamazdım çünkü senin aklına yatmayan bir konuda veya sen açmadığın sürece meseleyi daha en başından sakin bir şekilde ele almak mümkün değil­di, senin otoriter mizacın buna müsaade etmez. Bu durumu son yıllarda kalbindeki rahatsızlıklara yorar oldun, oysa senin farklı olduğun bir zamanı hiç anımsamıyorum, bu kalp rahatsızlıkla­rın olsa olsa sert mizacını daha da katılaştırmana yarayacak bir araç olabilir, bunun düşüncesi bile diğerlerinin her türlü itira­zına engel olmaya yetiyor. 
Babaya Mektup, dünya edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan Franz Kafka’nın çocukluğundan beri babası Hermann Kafka’ya söylemeye çekindiği her şeyi itiraf ettiği mektubudur. Baba-oğul arasındaki çatışmayı ve bir çocuğun sessiz çığlığını duymamıza yardımcı olan bu mektup Franz Kafka’nın kişiliğinin nasıl oluştuğunu da gözler önüne seriyor. Hayatı boyunca babasına duyduğu öfkeyi ve hayranlığı, otoriter baba figürünün yaşattığı tüm korkuları, kaygıları, bastırılmış duyguları tek bir mektupta kaleme alan Kafka’nın bu yazdıklarını babası hiçbir zaman okumamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86598</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78919341-e13c-4008-a841-dcd63d161949.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Werther’in Acıları</image:title>
            <image:caption>Kendi içime döndüğümde ise başka bir dünya buluyorum! Yine tasvir ve canlı bir güçten çok, önsezi ve belli belirsiz bir arzuyu içinde barındıran bir dünya bu. İşte o zamanlar her şey bilinçaltımda dalgalanma yaşıyor ve sonra rüya görüyormuşum gibi dünyaya bakıp gülümsüyorum. 
Edebiyat tarihinin en büyük yazarlarından biri olan Goethe, yaşadığı tutkulu aşktan esinlenerek yazdığı Genç Werther’in Acıları ile hemen hemen bütün Alman gençliğini etkilemişti. Yazıldığı dönemde kendi ülkesinde yankı uyandıran bu eser yıllar içinde dünya edebiyatının en önemli klasikleri arasında yerini aldı.
Mektup-roman tarzında yazılan eserin baş kahramanı Werther, genç bir ressamdır ve yaşadığı umutsuz aşktan dolayı çektiği acıları arkadaşı Wilhelm’e anlatmak için bu mektupları kaleme alır.
Goethe, aşkı ve aşkın getirdiği ıstırabı öyle akıcı bir dille anlatıyor ki onun yaşama ve ölüme karşı tutkulu bakışı okuyucuyu derinden etkiliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86599</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b906c6f-bf49-4c04-b615-48ec5c79c9c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sünnet Ve Hadisin Anlaşılması Ve Yorumlanmasında Metodoloji Sorunu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“İslam toplumu, tarih boyunca sünnet ve hadisi yanlış anlamaktan çektiğini, uydurma hadislerden çekmemiştir.” 
Muhammed Gazâlî 
Hadis ilimlerinin hemen hepsi, hadislerin sübut ve sıhhat problemini çözmeye yöneliktir. Hadis metinlerini anlamaya yönelik az sayıdaki ilim dalı ise gelişme gösterememiştir. Sünnet ve hadisi anlama sorununa pratik çözüm olarak sunulan usûl-i fıkıh da bir kanun yorumlama ve tahlil tarzı olduğu için yeterli olamamıştır. 
Bu kitap, sünnet ve hadisi doğru anlama doğrultusunda bir metodolojiye duyulan ihtiyacı tartışmakta ve bu doğrultuda yeni adımlar atmayı teklif etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86600</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/779d09f1-f53e-4b49-8d87-4a42fb35a411.jpg</image:loc>
            <image:title>Değirmen</image:title>
            <image:caption>Onu seviyorum, ne yapacağımı da hiç düşünmedim. Sen benim sevmemin nasıl olacağını
bilirsin... Ben ki, arkamdan uşaklarını koşturan konak sahibi hanımlara, başımı çevirmedim;
yedi köye hükmeden eşraf bana gelip: ‘Kızım senin için yataklara düştü, Çingene olduğunu
unutup seni evlat gibi sineme basacağım, yalnız gel, gel de kızımızı kurtar!..’ diye yalvardılar
da gene cevap vermeden yoluma gittim; işte şimdi bu bir kolu olmayan kızı seviyorum. Onu
alamam, onu kaçıramam. Hâlbuki o da beni seviyor. Bunu bana evvelsi gün ağlayarak
söyledi. ‘Gel’ dedim, ‘beraber kaçalım.’ Acı acı güldü, ‘Ağam,’ dedi, ‘ben senden noksanım
bana sadaka mı veriyorsun?..’ Onu nasıl sevdiğimi anlattım: ‘Bana kolunun yerine kalbini
veriyorsun,’ dedim, ‘bir kalp bir koldan daha mı az değerlidir?’
Değirmen adlı öyküden
Duygusal ve sevgi dolu öyküleriyle içimizi ısıtan yazar Sabahattin Ali’den ölümsüz bir eser
Değirmen. İçimizi ısıtan aşklarıyla, çaresizlikleri ve hüzün dolu yaşamlarıyla onlarca
kahraman ve bu kahramanların unutulmaz öyküleri...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86601</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b5a357d-3a50-46a5-9884-3021fa696cad.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Gün</image:title>
            <image:caption>Edebiyatta ortaya çıktığın andan itibaren dikkatimi çektin. Seninkisi hiç şüphesiz orijinal bir yetenek… İşini bütün samimiyetiyle seven her ihtiyarlayan yazar, haleflerinin olmasından gurur duyar. İşte sen onlardan birisin.
Ivan Turgenyev
“Sabah olduğunda çiçeğin bütün o habis gücünü kaybedeceğini umuyordu. Ondaki kötülük göğsünün, ruhunun içine geçecek, o zaman da ya fethedilecek ya da fethedecekti. Sonrasında da helak olup ölecekti ama dürüst bir savaşçı, insanlığın ilk savaşçısı olarak ölecekti çünkü o ana kadar kimse dünyanın kötülüğüyle yalnız başına boğuşmamıştı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86602</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60e2816e-3113-46e8-8fdc-1cb91b55b6bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Leyla</image:title>
            <image:caption>Mahallemizin en güzel kızı… Şimdi düşünüyorum da hiç hata etmemişim seni sevmekle ve bunca yıl özlemekle. Hatırlıyor musun, sana bisiklete binmeyi öğretmeye çalıştığım zamanlardan birinde, düşeceğin sırada, sana bir şey olmasın diye müdahale ettiğim bir anda kolumu kırmıştım. Babandan çok korkmama, ondan yediğim onca dayağa rağmen senden hiç vazgeçmedim. Her şeye inat, kaçar gibi o tepede buluşurduk. Avuçlarım terlerdi… O zamanlar çocuk olmamıza rağmen boyumuzdan büyük hayaller kurardık. Ya sen mahallenin köpeklerinden korkmuş kaçarken köpeklere bile saldırıp ısırıldığım güne ne demeli? Anlatacak o kadar çok şey var ki mahallemin güzel kızı… İlk kez kalbimin farklı attığı tek varlığım… 

Mavi Mühür adlı şiir kitabıyla hasretin şarkısını kulağımıza fısıldayan Erkan Ünlü, Leyla romanıyla bambaşka bir hasretin vesikasını gözler önüne seriyor. Şairin romanı Leyla, bir çırpıda bitireceğiniz bir kitap olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86603</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/651af3b8-c0e0-4256-8d1d-d93b4a9f0c37.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimizdeki Şeytan</image:title>
            <image:caption>“Macide yanındaki adama hayretle bakıyordu. Birdenbire, Bedri’yi kolundan yakalamış ve bu şekilde kim bilir ne kadar yürümüş olduğunu fark etti. Her zaman Ömer’i tuttuğu yerden, dirseğinin biraz üstünden yakalamıştı. Süratle elini çekti. Bedri’nin sitem dolu gözlerle kendisine baktığını hissederek başını yere çevirdi. Bir erkek yanı başında uzun uzun konuşmuştu. Fakat bu sefer Ömer’i dinlerken olduğu gibi elinde olmayarak bir sarhoşluğa düşmüyor, kafasında birtakım düğünlerin çözüldüğünü, iradesinin kaybolacağı yerde daha da kuvvetlendiğini görüyordu...” 
 
İyi-kötü ikileminde bocalayan, düzgün ve ahlaklı karakteri ile çamur içinde debelenen Macide... Onu seven ama yalnız bırakan, buhranlı kişiliği ve yaptığı hatalar yüzünden karısını ikinci plana atmış Ömer... Ve Macide’yi bu karanlıktan çıkarabilecek bir umut ışığı Bedri... Sabahattin Ali’nin kişiler ve olaylar üzerinden toplumsal eleştiri yaptığı eseri İçimizdeki Şeytan, güçsüz ama erdemli kişilerin çaresizliğini ve para hırsının ne çirkin şeylere sebebiyet verdiğini bizlere anlatıyor. Belki de içimizin kuytu köşesinde tetikte bekleyen şeytanı bizlerle yüzleştiriyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86604</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43aa30c1-d826-4ab2-af21-22bb1d1e7dcb.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökyüzünün Davulları</image:title>
            <image:caption>“... Bir zamanlar uzak bir dağda yaşayan yedi arkadaş varmış. Bunlar bir gün gökyüzüne çıkmışlar. Orada yedi tane yıldız adam olmuşlar. Gökyüzü bulutlandığında davul çalmaya başlıyor, gök gürültüsü yapıyor, rüzgâr hızlanınca da oradan oraya uçuyor, şimşek oluyorlarmış…” 

Gök gürültülü bir geceden korkan çocuklar ve hâlâ korkmaya devam eden yetişkinlerin içindeki çocuklar; Gökyüzünün Davulları sizi, ellerinizden tutup fantastik bir dünyaya götürecek… O dünyadaki muhteşem varlıklarla tanıştıracak ve onların kötülüklerle mücadelesine ortak edecek… 

Bu büyülü dünyadaki yolculuğunuzu tamamladığınızda artık hiç korkmayacak, her yağmur yağdığında gökyüzüne bakıp sevgiyle yıldız adamlara el sallayacaksınız. 

Yazar Tansu Bele, Orta Asya ve Türk mitolojilerinden beslenen fantastik romanıyla hem çocukları hem de yetişkinleri sihirli bir dünyada heyecan dolu bir macera yaşamaya davet ediyor. Biz Luna Yayınları olarak yerimizi ayırttık… Siz de ayırtmak ister misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86605</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5a894a7-6afc-427d-8f26-8b22db59ae95.jpg</image:loc>
            <image:title>İdealist Öğretmen</image:title>
            <image:caption>İdealist Öğretmen’de yıldızı parlak bir genç matematikçi olan genç Profesör Sergei Aleksandrovich Rachinsky&apos;nin hayatının çok önemli bir kesiti, Tatevo yılları anlatılmaktadır.
Herkesin gıpta ile baktığı Rackinsky tüm konumlarından istifa ederek on yıl süren köy öğretmenliği yapar.
Bu kesitte yetiştirdiği gençler Moskova ve Petersburg Üniversitelerinde “Tatevolular” olarak şöhret kazanırlar.
Tatevolular arasından birçok mühendis, makineci ve doktor çıkar. Rachinsky’nin hayatı umuda, alçak gönüllüğe, erdeme eklenmiş inançtır. İnsanı yok sayan ve hiçleştiren yoksulluk kültürüne ve cehalete karşı bir mücadeledir. Rachinsky’nin yaşamı matematiğin erdemle, umutla, değişimle ilişkisidir.
Profesör Rachinsky ve yaşam tercihleri bize Cumhuriyetin kuruluş yıllarındaki yeni bir ülke, insan, kültür ve düşün ortamı yaratma ülküsüyle donanmış Köy Enstitüsü deneyiminin sıcaklığını da anımsatmaktadır.
İdealist Öğretmen bir solukta okuyacağınız harika bir deneyim öyküsüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86606</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd48f365-6cca-4ae0-8798-5c26d12b2eea.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Ne İle Yaşar ?</image:title>
            <image:caption>Lev Tolstoy’un en önemli özelliklerinden biri de kötülüğe zor kullanarak karşı konulmaması gerektiği düşüncesine sahip olmasıdır. Bu düşüncesini şu sözlerle açıklar: “Ateşle ateşi söndürmemek, suyla suyu kurutmamak, kötülükle kötülüğü yok etmemek gerekir.” Ona göre, durum ne olursa olsun, iyilikle karşılık vermek gerekir. Tolstoy, iyiliği ahlakın merkezine koyar. İyiliği kazanmak için Mesih İsa’nın yolunda ilerlemek gerekir; onun kurallarını yerine getiren, onlara uyan, ancak iyiliği elde eder düşüncesini savunur. 
Tolstoy, toprak köleliğinin kaldırılmasını ister ve bu yolda çok çaba gösterir. Lev Tolstoy’a göre, toprak beyleri, köylülerin sayesinde elde ettiği sosyal statünün karşılığını, köylü halkı aydınlatarak vermelidir. Bu eserde Tolstoy’un köylülük, ahlaklılık, mutluluk, toprak köleliği gibi konularda düşüncelerinin izlerini görebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86607</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58a5b02c-a9aa-4fcc-beee-230f209525fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaptan Grant&apos;ın Çocukları</image:title>
            <image:caption>Jules Gabriel Verne, 8 Şubat 1828’de Fransa’nın Nantes şehrinde doğmuştur. Verne, 19. yüzyılın en büyük yazarlarındandır. Aynı zamanda gezgindir. Bilimkurgunun babası kabul edilir. Fakat hayatı boyunca yayınlanan 54 romanından sadece bir düzinesi bilimkurgu eseri sayılır. Verne, özellikle denizaltılar, uzay ve hava taşıtları ile ilgili konularda yazmıştır. Diğer bütün kitapları hayatı boyunca büyülendiği bilim dalı coğrafya hakkındadır. Her romanında okurlarını dünyanın farklı bir köşesine götürür.
Verne, Unesco’ya göre dünyada eserleri en çok çevrilen ikinci yazardır. Eserleri tam 148 dile çevrilmiştir. Jules Verne, sadece büyük bir yazar değil, aynı zamanda bir vizyoner ve ilham kaynağıdır. Verne, 24 Mart 1905’te yaşama veda etti. Amiens’deki Madeleine mezarlığına defnedildi. Mezarında yazarın 1907 yılında Albert Roze adlı bir heykeltıraş tarafından yapılan Verne’in mezarından kalkıp sağ elini gökyüzüne doğru uzattığı, “Vers L’Immortalite et L’Eternelle Jeunesse” (Ölümsüzlüğe ve Sonsuz Gençliğe Doğru) adını taşıyan heykeli bulunmaktadır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86608</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49569f7a-75ec-4d39-b9f2-04845d737fcc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuyucaklı Yusuf</image:title>
            <image:caption>“Yusuf hayatın bu kadar ezici günleri olduğunu gördükçe daha ileriyi düşünmekten vazgeçiyor ve kafasını bomboş bırakabilmek için çalışıyordu. Akşamları eve gelip yıkandıktan sonra sokak üstündeki odaya oturuyor, Muazzez’in sofra hazırlamasına bakıyordu. Birdenbire bütün canlılığını, bütün neşesini kaybeden genç kadın, kocasıyla göz göze gelmek istemiyordu. Çünkü bakışları ne zaman karşılaşsa, ilk akıllarına gelen şey, müşterek felaketleri oluyor ve ikisinin de gözleri yaşarıyordu.”
Kuyucaklı Yusuf, Türk edebiyatının toplumsal gerçekçi yönüne değinen en önemli romanlarındandır. Yaşar Kemal, Fakir Baykurt, Orhan Kemal tarzının ilk ayağı belki de Kuyucaklı Yusuf’tur. Sabahattin Ali, yarattığı romantik kahraman Yusuf ile Türk okuyucusunun gönlünde fazlası ile yer etmiş, bizleri sanki Yusuf’u tanıyor hissine kaptırmıştır. Yusuf, yaşadığı tüm kötülükler ve zalimlikler karşısında dik durmuş, hassas kişiliğinden hiç ödün vermemiştir. O, duygusal karakteri ve hayatın ona sunduğu içler acısı son ile Türk edebiyatı tarihinde kendine büyük bir yer edinmiştir. Yazarın ele aldığı etkileyici konunun yanında kullandığı duru dili ve akıcı üslubu şüphesiz eserin kıymetini artırmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86609</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a8d5ded-6d58-414b-8bd1-54412410cc51.jpg</image:loc>
            <image:title>Kürk Mantolu Madonna</image:title>
            <image:caption>“Bazı sebeplerle iki üç gün görüşemesek birbirimizi adamakıllı göreceğimiz geliyordu. Buluştuğumuz zaman, ayrı kalmış arkadaş çocuklar gibi seviniyor, elele tutuşarak yürüyorduk. Onu çok seviyordum. İçimde bütün bir dünyayı sevecek kadar çok muhabbet bulunduğunu hissediyor ve bunu nihayet bir yere sarf edebildiğim için kendimi mesut sayıyordum.”
Maria Puder, Raif’in narin ve çocuksu yanına âşık olmuştu. Raif’in, mutlu olmak için küçücük şeylerin yeterli olduğu dünyasında kendine kocaman bir yer bulmuştu. Raif ise içinden taşan azametli sevgisini korkusuzca demirleyebildiği bir limana yanaşmıştı sonunda.
Sabahattin Ali’nin ölümsüz eseri Kürk Mantolu Madonna üzerinden geçen onca yıla rağmen halen büyük bir ilgi ile basılmaya ve okunmaya devam etmekte, Türk edebiyatının klasikleri arasındaki yerini korumaktadır. Ele aldığı orijinal konunun yanında yazarın duru dili ve etkileyici üslubu şüphesiz eserin kıymetini artırmaktadır.
Dostluk ve dayanışmayla...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86610</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5b12864-e379-4a32-b7c2-53a7ce641376.jpg</image:loc>
            <image:title>Ömerin Çocukluğu</image:title>
            <image:caption>Muallim Naci’nin ‘’Ömer’in Çocukluğu’’ (Sünbüle (1890) adlı eserinin üçüncü kısmıdır) çocuklar için kaleme alınmış bir anı kitabıdır. Yazar bu eserinde bir çocuk gözüyle olayları anlatmış ve eserin merkezine çocuğu almıştır. Ömer’in Çocukluğunda Naci , ailesini , arkadaşlarını , sevinçlerini , hüzünlerini , kısacası çocukluk yıllarında yaşadıklarını anlatmıştır. Aynı zamanda dönemin yaşayış biçimini ve bir çocuğu merkeze alarak yaşam kültürünü de yansıtmıştır.
Muallim Naci’nin eserinde kullandığı yalın ve içten dil çok önemlidir. Bu dilin yankısı daha sonlar Ömer Seyfettin’in hikayelerinde yeniden karşımıza çıkacaktır. Naci, eserinde mutluluk, aile sevgisi be yardımseverlik gibi temaları da işlemiştir. Edebiyatımızın büyük ismi Ahmet Hamdi Tanpınar, Muallim Naci’nin Ömer’in Çocukluğu’ nda kullandığı dilin hakkını ‘Adeta Sanatı ve her türlü özentiyi atmışa benzeyen, külfetsiz, mübalağasız (abartısız) üslubu ona, yan taraftaki bir odaya geçer gibi geçmiş zamanı bulmasında yardım etmiştir’’, diyerek teslim etmiştir. Ömer’in çocukluğu Çocukluğu süsten ve mecazdan uzak bir eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86611</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/927d8093-9e05-4fdd-bdd1-9027b5d82b74.jpg</image:loc>
            <image:title>Mercan Adası</image:title>
            <image:caption>Robert Michael Ballantyne (1825-1894),İskoç yazar, yaşamı boyunca 100’den fazla kitap yazmıştır.özellikle 1857 yılında ‘’Mercan Adası’’ romanı ile Türkiye’de tanınmaktadır. Genç Kürk Tüccarları (1856) ,Mercan Adası (1857), Buz Dünyası (1859), Ungava: Bir Eskimo Diyarının Hikayesi (1857), Fener (1865), Korsan Şehri (1874), ve sayıları yüzü geçen birçok hikayesi bulunmaktadır. En çok bilinen ve sevilen eseri Mercan Adası’dır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86612</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5b95511-1880-4181-b8ef-fa0341800e75.jpg</image:loc>
            <image:title>Romeo ve Juliet</image:title>
            <image:caption>İki düşman ailenin iki umutsuz aşığıydı Romeo ve Juliet. Nefret tohumlarından filizlenen aşkları ikisinin de sonunu getirecekti. Sevda yeminleri içen bu iki genç kısacık ömürlerinde birbirleri için ölümü göze aldılar ve yüzyıllardır söylenegelen bir aşkın feryadı oldular. Shakespeare’in ölümsüz eseri “Romeo ve Juliet” son basımı ile okuyucu karşısında.
1591-1596 yılları arasında yazıldığı düşünülen bu eser 5 Perde/24 Sahneden meydana gelmektedir. Eserin ana konusu imkansız aşktır ve düşman ailelerin kinini zavallı aşıklar canları ile ödeyecektir.
İngiliz edebiyatının en trajik aşk hikâyesi kabul edilen Romeo ve Juliet günümüzde bile sahnelenmekte ve izleyici karşısında, yazıldığı dönemdeki ilk heyecanını korumaktadır. Birçok oyuna ilham kaynağı olan bu eser İngiliz klasikleri arasında, en üst sıralarda yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86613</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2a39d6c-317e-4bfe-8ead-d327ec470dcb.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk İlkeleri Ve İnkilap Tarihi</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti’nin yıkılması ile aziz milletimizin yaşadığı coğrafyalar genelinde Türkiye Devleti’nin inşası için canla başla mücadele edilmiş ve nihayet kıymetli vatan topraklarımızda ülkemiz kurtarılıp kurulabilmiştir. Türk Milleti’nin bir ferdi olan tüm gençlerimiz tarafından tüm tarihsel sürecimizin okunması gerektiği kadar Milli Mücadele Dönemi sıkıntılarının ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hangi zorlu şartlar altında kurulduğunun hakkıyla öğrenilmesi ve kıymetinin bilinmesi bir borç niteliğindedir. Bu noktada başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ve gelmiş geçmiş tüm şühedanın ruhlarının şad olması temennisiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86614</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94047326-18ab-4a42-bac0-1949542ba78f.jpg</image:loc>
            <image:title>Acayip Bir Bakan</image:title>
            <image:caption>Bayan Charlotte, arkadaşları Leo ve Marie’ye 
kavuşmak üzere yola koyulur. Tren istasyonunun 
bilet gişesine heyecanla koşarken kendi valizi 
yerine yanlışlıkla Başbakan’ınkini alınca planları 
tepetaklak olur. Çocukların eğitimiyle ilgili yeni 
politikasını açıklayacak olan Başbakan’ın valizi 
önemli belgelerle doludur. 
Bayan Charlotte, kendisine bakanlıkta bir görev 
teklif edileceğinin hayaliyle, Başbakan’ı bulup 
valizini teslim etmek üzere harekete geçer. 
Yol boyunca başından macera hiç eksik olmayan 
Bayan Charlotte, Başbakan’ın yerine sıra dışı bir 
konuşma yapınca hem medyanın hem de gizli 
servisin dikkatini çeker. Her yerde aranan Bayan 
Charlotte’un şu sıkıcı yeni eğitim politikasıyla 
ilgili de yorumları olacaktır. 
“Yeni Öğretmen” ve “Gizemli Kütüphaneci”yle 
çok sevilen Bayan Charlotte’un Maceraları dizisi hız kesmeden devam ediyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86615</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/488236ed-478a-4310-8b28-e0fd5d45eadc.jpg</image:loc>
            <image:title>Klara Miliç</image:title>
            <image:caption>Döneminin Avrupalı bakış açısına sahip tek Rus yazarı olarak anılan Turgenyev’in önce “Ölümden Sonra” ismiyle yayımlamayı düşündüğü ancak ispritizma suçlamalarına maruz kalacağını düşünerek ismini değiştirdiği öyküsü “Klara Miliç” yazarın son dönem eserlerinden biridir. 
Sabahattin Ali’nin de Kürk Mantolu Madonna romanında atıfta bulunduğu Klara Miliç, başka bir deyişle ölümden sonra başlayan, mistisizmle örülü bir aşkın hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86616</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60cf4c6f-6fb6-45e9-b993-b8f4d4757871.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Vardiyası</image:title>
            <image:caption>Gelecek vaat eden bir dedektif olan Renée Ballard, amirinin cinsel tacizine uğramasına rağmen, yine de cezalandırılan taraf olur ve gece vardiyasıyla görevlendirilir. Hollywood’da yaşanan birçok olayı araştıran genç kadın, bu vakaları gündüz vardiyası dedektiflerine bırakmak zorunda kaldığı için hiçbir davayı sonuçlandıramaz. 
 
  Ancak bir gece peşini bırakmak istemediği iki vakayla karşı karşıya kalır: Bir hayat kadını acımasızca dövülerek park alanında ölüme terk edilmiştir, aynı karanlık saatlerde gece kulübünde bir kadın daha öldürülmüştür. Dedektif Ballard, iki kadının maruz kaldığı vahşeti görmezden gelemez. Bu kez şafakta pes etmemeye kararlıdır. Üstlerinin ve ortağının isteklerini gece vardiyasında gerçekleştirirken, gündüzleri de kadınları hedef alan acımasız katilin peşine düşer. Vakalar birbirine karışıp departmanlar arası çekişme hızlanırken, hiçbir güç Dedektif Ballard’ı bu davaları çözmekten vazgeçiremeyecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86617</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f312df2-4641-4291-b91d-39e6535d166e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bira Qedere</image:title>
            <image:caption>Bîra Qederê ji şanzdeh fotografên binemaliya mîrê kurd Bedir-Xan pêk tê û bi mirinê dest bi vegotinê dike. Piştî mirina Celadet Beg êdî fotografên ku li pey wî mane dipeyivin. Jiyana wî ya ku di destpêkê de qurmiçî bû, bi carekê ve jîndar dibe û vediguheze jiyaneke têkel û rengîn. Di serê sedsala bîstemîn de, Stembola ku kozmopolît e, her texlît milet û mirovî di paxila xwe de dihewîne; dibe warê Celadetê pêşîn ê jiyanê. Paşê, ew jî mîna gelek welatî, nêz û nasên xwe dibe mişextî, ji welatê xwe bi dûr dikeve, dibe sirgûn. Saraya Osmanî û Bab-i Alî, Pira Galatayê û Taxa Kadikoyê, Şerê Cîhanê, kovara Hawar û Ronahiya ku dengvedana wan li Şamê deng vedide û dengê zimanê kurdî digihîne çar aliyê di nê, dibe yek ji wan fotograf û sûretên berbiçavtirîn ên romanê. Seranserê jiyana Celadet Beg, bi her awayî ve dibe navenda têkoşîn û zanîn, trajedî û evîn, warê keser û berxwedanê.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86618</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d780d64-342e-426f-a1c5-acd2935b2839.jpg</image:loc>
            <image:title>Rojek Ji Rojen Evdale Zeynike</image:title>
            <image:caption>Rojek Ji Rojên Evdalê Zeynikê, romana dengbêjê efsanewî yê Kurd, Evdalê Zeynikê ye. Jiyana Evdalê Zeynikê, bi riya dengbêjê Kovara Hawarê, Ehmedê Fermanê Kîkî bi sebr û sebat, bi hostehî, bi gotin, bi qise û peyvên ku di tûrikê xwe de veşartiye, ji nû ve tê vejandin, tê xemilandin û vegotin. Bi riya vê vegotin û serpêhatiya dengbêj em têdigihin, Evdalê Zeynikê dengbêjekî welê ye ku, ew bi awaza xwe li hember ba û bahoz, birûsk û tofanê radibe, dibe dengê dinê û mîna tîrêjên rojê, direşe ser rûyê erdê û zora tarîtiyê dibe, her deverî bi dengê xwe yê xurt ronî dike. Em rastê destana sedsalan a çand û edebiyata kurdî, evîna nemir Siyabend û Xecê jî tên, em dibin guhdar û xwendevanê vê metelokê, herw eha, berê me dikeve ser riya Mîrekanên wê serdemê yên welêt, xweşî û kirêtiya wan, yar û neyariya wan. Rojek Ji Rojên Evdalê Zeynikê, seranserê jiyana dengbêjekî siûdneçê vedibêje.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86619</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0d87bee-1c8a-4076-9a37-0acbe545183f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yitik Bir Aşkın Gölgesinde</image:title>
            <image:caption>Kürt edebiyatının usta ismi Mehmed Uzun, Yitik Bir Aşkın Gölgesinde&apos;de, ülkesinden sürgün edilen Vanlı Memduh Selim Bey&apos;in mücadelelerle dolu trajik ömrünü bütün incelikleriyle nakşeder. Kaderi yenilgiler, yitimler ve geçim sıkıntılarıyla örülen Kürt aydını Memduh Selim Bey, hayati bir seçim yapmak zorundadır: Aşkı mı, ülkesi için savaşmak mı? Biricik sevgilisini terk ederek ülkesi uğruna savaşmayı yeğlese de her iki cephede de yenilgiye uğrar. Savaşın orta yerinde hem memleketine hem de aşkına duyduğu özlemin kavuruculuğuyla boğuşurken, halk da içinde bulunduğu çetin koşullar nedeniyle çoktan perişan bir haldedir. Memduh Selim Bey, yaşamının son günlerine kadar yoksulluk, İstanbul ve Galata hasreti, y orgunluk ve yalnızlıkla boğuşup duracaktır.
Yitik Bir Aşkın Gölgesinde, umutlardan hüsrana, sevinçlerden burukluğa ve nihayet ebedi göçe doğru adım adım ilerleyen şiirsel bir yolculuk...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86620</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dba0eed0-47c5-41c1-81bc-f08298782d3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Roni Mina Evine Tari Mina Mirine</image:title>
            <image:caption>Baz. Kevok. Serbûriya Baz û Kevokê. Romana wan. Vegotina qedera wan. Vegotina serbûriya Baz û Kevokê ku bi mirinê dest pê dike û roman bi vegotina serbûriyên wan ên têvel ên tekel car bi car pêrgî hev tê û welê didome û paşê jî bi mirinê bi dawî dibe. Du însanên ji heman axê û siûdeke neçê, li ser eniya wan bê nivîsandin û wan bike endamê du eniyên ji hevdu cihê, wan bike dijber û neyarê hev. Ronî Mîna Evînê Tarî Mîna Mirinê, xwe dispêre destana herî kevnare ya însan û însanetiyê: Gilgamiş. Bi riya naveroka vê destana ewçend antîk û kevnare em hest pê dikin ku riya ronahiyê li ser riya tarîtiyê ye. Têkoşîn ronahiyê bi xwe re tîne, hêza evînê kambaxiya mirinê têk dibe.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86621</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/575a6323-e251-42fc-95a6-ea72ead51479.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık</image:title>
            <image:caption>Başında generallerin olduğu bir Büyük Ülke, o büyük ülkenin içinde etrafı dağlarla çevrili, kaderi göçlere, sürgünlere yazgılı, açlık ve sefaletin kol gezdiği, var olma mücadelelerini ağıt ve stranlarla ifade eden bir halkın yurt edindiği, adıyla müsemma Dağlar Ülkesi.
Mehmed Uzun, Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık&apos;ta okuru daha baştan romana bir taraf olarak dahil ediyor. Kitabın ilk sayfasında sonunun verilmesine rağmen, her sayfada hikâyenin değişmesine dair umudu canlı tutarak hem yaşatıyor hem de adeta yeniden yazdırıyor.
Hainle kahramanın, ölümle yaşamın, karanlık ile aydınlığın Dağlar Ülkesi&apos;nde çarpıştığı destansı bir anlatı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86622</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcda8d8d-a9ca-4ee9-873a-b53050067a44.jpg</image:loc>
            <image:title>Dicle&apos;nin Sürgünleri - Dicle&apos;nin Sesi 2</image:title>
            <image:caption>Mezopotamya halklarının ölüm ve göçlerle sarmalanan unutturulmuş akıbetinin ölümsüzleştiği &quot;Dicle&apos;nin Sesi&quot;nin ikinci kitabı Dicle&apos;nin Sürgünleri&apos;nde amansız olaylar Dengbêj Bıro&apos;nun kudretli nefesi ve Mehmed Uzun&apos;un usta kalemiyle can bulmaya devam ediyor.
Gelecek kuşaklar yaşananlardan ders alsın, acı ve kanla sulanan topraklarda artık iyilik ve güzellik filizlensin diye Mir Bedirhan&apos;ın önce İstanbul&apos;a, ardından da Girit&apos;e sürgün edilişinin hikâyesi kelime avcısı, kelam ustası Bıro tarafından adeta bir makam eşliğinde, tane tane aktarılıyor. Ta ki Bıro bitap düşüp, &quot;... ve şimdi kandili söndürüp, artık gidin&quot; diyene kadar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86623</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6443ff8-6cf8-4b4f-bcbb-7c821cf90b7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kader Kuyusu</image:title>
            <image:caption>Yazar, dilbilimci ve siyasetçi Celadet Ali Bedirhan&apos;ın İstanbul&apos;daki elit yaşamından, büyük sürgünün ardından yoksulluk içinde geçen ölüm yıllarına dek süren uzun bir dönemi konu edinen Kader Kuyusu&apos;nda Mehmed Uzun, ömrünün çoğunu sürgünde geçirmek zorunda kalmış Kürt aydınlarının yaşamlarına ışık tutan fotoğrafların izleğinde benzersiz bir nehir romana imza atıyor.
Üst zümrenin şehirli pratikleri, entelektüel ve kozmopolit ilişkiler, dünya savaşları ve Büyük Buhran&apos;ın Ortadoğu&apos;daki tezahürlerinin yanı sıra, acı, yoksulluk, sıla hasreti, burukluk ve özlem yüklü yaşamlar, bir kuyu metaforuyla biçimlendirilip gerçekçi bir dil ve modern bir üslupta hayat buluyor.
Kürt edebiyatının ulu çınarı Mehmed Uzun, Kürtlerin özgürlük mücadelesini, yenilgileri, yalnızlığı ve çaresizliklerini tüm çarpıcılığıyla resmediyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86624</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3516f746-8fe9-4c1f-8320-60868809250e.jpg</image:loc>
            <image:title>Evdale Zeynike&apos;nin Hayatından Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Efsanevi dengbêj Evdalê Zeynikê&apos;nin trajedi, zorluk ve yoksulluklarla dolu hayatını, Kürt Beyleri arasındaki çekişme ve zıtlaşmaları, Süphan Dağı&apos;nın hikmet ve heybetini, bin yıllık Xecê ile Siyabend destanının kudretini, dönemin sosyal, siyasal ve kültürel gelişmelerini bir çatı altında buluşturan Evdalê Zeynikê&apos;nin Hayatından Bir Gün, Kürtlerin sözlü edebiyat geleneğinin en büyük parçasını oluşturan dengbêjlerin, söylencelerin ve halk anlatılarının modern edebiyat biçemleriyle harmanlanıp birbirini tamamladığı, çok katmanlı, deneysel bir kurgu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86626</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb4f542a-dc2d-49d1-a012-9de3bc019cd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Sonbahar Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Güneşin yakıcı ışığı sönmüş, sincaplar meşe palamutlarını şevkle toprağa gömmeye başlamışlardı. Sonbahar yağmurları kapıdaydı. Ama hava serinledikçe yüreği endişeyle dolanlar da vardı. Bir türlü dalından ayrılıp kendini aşağı bırakamayan yaprak gibi… Büyüme korkusunu şefkatle ele alırken her yaştan okura yaşama sevinci ve cesaret aşılayan şiirsel bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86627</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dd13759-17b4-4c1f-b775-c096dfc7d384.jpg</image:loc>
            <image:title>Petrograd’dan Şanghay’a</image:title>
            <image:caption>Asker ve şair Wilfred Owen’ın Savaş Şiirleri, asker ve şair Tamer Gülbek’in duru Türkçesiyle tam yüz yıl sonra dilimize kazandırılıyor. Birinci Dünya Savaşı edebiyatının en önemli isimlerinden biri olan Owen (1893-1918), savaşta İngiltere adına teğmen rütbesiyle görev yapmış ve savaşın bitmesine çok kısa bir süre kala cephede hayatını kaybetmiştir. Owen Birinci Dünya Savaşının ve genel olarak tüm savaşların yol açtığı büyük acıları, şiir sanatının en güzel örneklerini verecek şekilde dizelere dökmüştür. Çağdaş akademi dünyası Owen’ın eserlerini savaş koşullarında savaşa dair yazılmış en çarpıcı şiirler olarak görmekte ve onun sonraki nesiller üzerindeki derin etkisini teslim etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86628</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcf7f7cb-ef87-4e7a-afbb-e005bd1c44b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Doktor Dolittle’nin Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Hugh Lofting, Dr. Dolittle’ın Hikâyesi’nde, yazarın hayal gücünün bir çocuğun hayal gücü olması gerektiğini gösteriyor. Bu da yeterli değildir; aynı zamanda olgun bir şekilde tutarlı olmalıdır. Daha ilk sayfalardan itibaren göreceksiniz ki, Dr. Dolittle sadece heyecan verici ve çeşitli maceralarıyla kadar, kendisi de özgün ve ilginç karakterde bir insandır. Kibar ve cömert bu adam elini sayfadan uzatıyor ve okuyucunun elini tutuyor. Yerkürenin yeşil saçlı tanrısı paradan hiç hazzetmiyor. Hayvanlarla konuşuyor ve onları kendi doğalarını terk etmeye asla zorlamıyor. Örneğin Polinezya tümüyle doğaldır. Dr. Dolittle’ı önemser ama bir kuş gibi önemser. Dr. Dolittle ve arkadaşlarıyla vedalaşma zamanı geldiğinde olması gerektiği yerde kalır. Bu kitabı okuyan herkesin Pushmi-pullyu&apos;nun varlığına inanmaması için hiçbir neden yoktur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86629</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02f49df4-85e2-4930-9293-ca8afdbcf885.jpg</image:loc>
            <image:title>Endekslerle Türkiye Ekonomisi</image:title>
            <image:caption>Endekslerle Türkiye Ekonomisi, Türkiye ekonomisinin farklı kaynaklarca açıklanan ve ekonominin tüm aktörleri tarafından takip edilen gösterge niteliğindeki veri ve endekslerini tek kitapta topluyor. 
Aynı zamanda, endeks ve verilerin teorik açıklamalarıyla birlikte, grafiklerine, grafik okuma yöntemlerine, neyi nasıl etkilediğine ve kullanım şekline yer vererek ekonomiyi yeni öğrenenler için başvuru kaynağı olmayı amaçlıyor. 
Bu kitapta yer alan karekodlar sayesinde, sürekli güncellenen bir içeriğe ulaşabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86630</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76010b67-0c6c-4b2c-9926-42aabb50d8b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ey Aşk! Bizi Affet</image:title>
            <image:caption>Şimdi bir aşk lazım bize 
Bir de aşk 
Ve bir daha aşk. 
Ya Hu… 
Ey kalbim, neden ağlarsın? Senin Rabbin var. 
Bazen susarsın. İçinde çoktan dünyanın en uzun cümlesini kurmuşsundur. 
Kime açsan, kime anlatsan anlamazlar. 
Dile düşse dili yakar. 
Susmak ne uzun cümle, kitaplara dahi sığmaz. 
Şimdi bir aşk lazım bize 
Bir de aşk 
Ve bir daha aşk. 
Ya Hu… 
O’na, hep en güzele giden yollar lazım. Başka kurtuluşu yok bu dünya durağının. Başka hiçbir aydınlık aydınlatamaz karanlıkları. 
Sadece siz yalnız değilsiniz. Hepimiz bir yalnızlığı paylaşıyoruz. 
Allah’ım, dünya onların olsun. 
Bana Sen lazımsın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86631</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b71a381-a051-4b73-8a6b-4e3c528c7f1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hemşire ve Ebeler İçin Doğum ve Kadın Sağlığı Uygulama Rehberi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, doğum ve kadın sağlığı uygulama derslerinde öğrencinin en üst düzeyde beceri kazanmasını sağlamak, her bir öğrenciye standart bir öğrenim ortamı oluşturmak, öğrenciyi standart yöntemlerle izlemek ve değerlendirmek ve bütün bunları bireye / hastaya zarar vermeden yapabilmek için eğiticinin ve öğrencinin yararlanacağı rehber olarak hazırlanmıştır. Ayrıca bu kitap, klinikte çalışan ebe ve hemşirelerin bakımı standardize etmelerini de sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86632</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e43a8d7-c10a-406d-a65c-77895c28ed13.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarın Berbat Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Maskeleri düşüren sivri dilli öyküler... Caz Çağı&apos;nın, adından en çok söz ettiren yazarlarından biri olan Dorothy Parker, Delidolu Yayınları tarafından iki cilt hâlinde yayımlanacak &apos;&apos;Toplu Öyküler&apos;&apos;i ile ilk kez Türkçede.
Amerikalı yazarın yirmi yedi öyküsüne yer veren ilk cilt Yarın Berbat Bir Gün; aşka inanmayanların, aşktan sarhoş olanların, aldatanların, aldatılanların, kazananların, her daim kaybedenlerin, cesurların, korkakların ve daha nicelerinin hayatına göz kırpıyor. 1920&apos;ler ve 30&apos;ların ruhunu göz kamaştıran yanları ve karanlığıyla zekice yansıtan, &apos;&apos;trajikomik&apos;&apos; olayları sivri uçlu kalemine dolayan Dorothy Parker, bu öykülerinde sadece kendi dönemini değil, insanın değişmeyen gerçekliğini de yakalamayı başarıyor.
&apos;&apos;Artık senin ne halt edeceğini de bilmiyorum. Oysa senin farklı olduğunu sanmıştım!&apos;&apos;
&apos;&apos;Farklıydım,&apos;&apos; dedi genç kadın, &apos;&apos;sadece sen benim farklı olduğumu düşündüğün müddetçe farklıydım.&apos;&apos;
Pek çok Hollywood filminin senaryo ve diyaloglarında da imzası olan Parker, kadın erkek ilişkilerindeki iletişim sorunlarının doğurduğu ezeli savaşın ve komik diyalogların güncelliğini hâlâ koruduğu bu öykülerde, tüm maskeleri birer birer düşürüyor. Kendi kendini kandıranları, ensesi kalınları, zorbaları, mağrurları, budalaları ve kendini beğenmişleri karikatürize ederken, hazır reçetelere bel bağlamıyor. İnsanın acınası ikiyüzlülüğünü, cehaletini ve türlü zaaflarını, keskin bir göz ve alaycı bir tebessümle gözler önüne seriyor.
&apos;&apos;İşte buradayım, yapayalnızım, istenmiyorum; üstelik yeni kıyafetlerimi giymişim. Hayat böyle, herhâlde. Biz zavallı minik şeyler... giyiniyoruz, plan yapıyoruz ve umut ediyoruz... peki, ne için? Hayat dediğin ne ki hem? Bir ölüm cezası. İki nokta arasındaki en uzun mesafe. Yorgun katırın burnuna bağlanmış saman demeti. Şey...&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86633</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1beee40e-2cfb-496e-8c16-5a2411e6ef50.jpg</image:loc>
            <image:title>Tazı Payı</image:title>
            <image:caption>Tazı Payı, Emile Zola’nın Fransa’da ikinci imparatorluk dönemini her yönüyle anlatmak için kurguladığı yirmi kitaplık roman dizisinin ikinci kitabıdır. Zola, yayımlandığı sırada kitaba yazdığı önsözde, Tazı Payı romanını “altının ve etin hikâyesi” olarak nitelemiştir.
Romanda bir darbeyle cumhuriyeti yıkarak kurulan imparatorluğun palazlandırdığı yeni zenginlerin ihtişamlı konakları, giyim kuşamları, ziyafet sofraları, danslı eğlenceleri en ince ayrıntılarına kadar anlatılır. Bu debdebenin gerisindeki açgözlülüğü keskin kalemiyle çırılçıplak gözler önüne serer Zola. Paris’i delik deşik ederek yutan arsa vurgunları, devlet adamlarının himayesinde girişilen mali dalavereler ve bir ensest öyküsü bir araya gelerek, “altına ve ete” doymak bilmeyen çürümüş bir toplumun kuruluşunu gösterir bize.
Roger Vadim’in 1966 yılında aynı adla sinemaya uyarladığı bu etkileyici romanı, ülkemizin en yetkin Zola çevirmeni Hamdi Varoğlu’nun Türkçesiyle okurlarımıza sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86634</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab1f171c-b316-4a31-8a12-f7d81a1567ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşün Ve Başar</image:title>
            <image:caption>Güçlü bir heyecan duygusuyla hareketlenerek başarıya yönelmenin on adımını açıklıyor Düşün ve Başar... Yüreğini başarı aşkıyla ateşlemek isteyen her yaştan her başarı yolcusuna hitap ediyor. 
Düşünce dehası nasıl geliştirilir? Çalışma coşkusu nasıl sağlanır? Harekete geçme cesareti nasıl güçlendirilir?  Şimdinin gücü nasıl kullanılır? İşleri anında yapmaya alışmak nasıl bir güç kazandırır? 
Mazeretlerin başarıyı baltalaması nasıl önlenir? 
Başarı, çalışmanın çocuğudur. Başaranlar gibi yirmi dört saatiniz, harika bir beyniniz ve muhteşem bir yüreğiniz var. Fakat amaçlarınız için duraksamaksızın çalışma azminiz de var mı? Müthiş bir değişimin içindeyiz. Mücadeleyi bırakır ve ilerlemezsek, yerimizde sayar ve ezilebiliriz. Bu kitapla yüreğinizde çakacağınız kıvılcımın heyecanı düşüncelerinize sıçrayacak ve hayatınız harekete geçecektir. Büyük amaçlar uğrunda yürek coşkusuyla çalışmaktan daha zevkli ne olabilir? 
Okuyucular şöyle yazdı: “Hayatımdaki en köklü değişimi yaşadım.” “Kendime güvenim arttı, hayattan daha fazla zevk alıyorum.” “Kendimi uzaya fırlatılmak için hazırlanan bir füze gibi hissettim.” “Hayatımda en kısa sürede bitirdiğim ilk kitap.” “Sorunlarımı yenebileceğime başka kimse beni inandıramamıştı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86635</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8977baa-1427-4ef6-9574-0e4382fa1403.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Mecmua Sayı 16 / Eylül - Ekim 2020</image:title>
            <image:caption>Türk Mitolojisi Çalışmalarında Bir Mesele: Mitoloji Ve Destan Farklılığı / Hayrettin İhsan Erkoç
Türk Destanlarını İncelerken Nelere Dikkat Etmeli? / Metin Ekici
Mitolojik Hikayeden Arkaik ve Klasik Destana / Fuzuli Bayat
Destanın Destanı Yahut Türk Destan Araştırmalarının Kısa Tarihi / Ali Duymaz
Türklüğün Mukadderatı Bağlamında Epik Destan Geleneği Mirasımız Üstüne / Özkul Çobanoğlu
Deli Dumrul İle Kazakların Korkut Atası Arasında Bir Mukayese / Ahmet Bican Ercilasun
Deli Dumrul’un ‘Ölüm-Lülük’ ile İmtihanı -Psikomitolojik Çözümleme- / Mehmet Bilgin Saydam
Uygur Harfli Oğuz Kağan Destanı -Halk Bilimsel Bir Tahlil- / Gürol Pehlivan
Yazıcızâde Ali’nin Oğuz Kağan Destanı / Sevim Yılmaz Önder
Türk Edebiyatında Müseyyeb Gazi Destanı /Necati Demir
Hazreti Ali Cenklerini Okuyan Ne Öğrenir? / İsmail Toprak
Anadolu Folklorunda Göktürk Efsanelerinin İzleri / Saim Sakaoğlu
Türk Tepegözü / Ahmet Özgür Güvenç
Türk Kültürü Dairesinde Köroğlu / Dr. Doğan Kaya
Bir Derviş Yolculuğa Çıkar Bir Daha Dönmemek Üzere Anadolu’dan Balkan Coğrafyasına Sarı Saltık’ın Efsanelerle Karışık Öyküsü / Mehmet Olgay Söyler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86636</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47f653db-af35-4168-9bb1-e28f1681d07b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur&apos;an-ı Kerim&apos;in İlahi Korunuş Tasarımı - 28 Mucizesi</image:title>
            <image:caption>Kur’an-ı Kerim’in en küçük yapı birimi olan harflerinden hecelerine, peygamberlerden, özel kişilere, akrabalık bağlarından, karı-koca, kardeşler, anneler, babalar gibi hukuksal bağları oluşturan tüm öykülerdeki kişi sayılarına kadar hep 28&apos;li ölçütle vahiy edildiği görülmektedir. Ayrıca sadece hukuksal bağlarla ilgili kişiler değil, hayvanlar, sorulan sorulara verilen cevaplar, matematik işlem rakamları, dualar, yemin sureleri gibi birçok konunun da 28 ölçütle vahiy edildiği anlaşılmaktadır.

28’li ilahi bir korunuş ölçütünün keşfedilmesi önemli bir adım olacaktır. Bu ilahi korunuş tasarımı ile Kur’an-ı Kerim’in değişmez/değiştirilemez olduğu anlaşılmaktadır. Fakat asıl anlaşılması gereken şudur ki bilimsel ya da mucizevi keşiflerin soyut ya da somut bütün ispatların varacağı tek gerçek yer vardır: “Kendini Bilmek!..”

Bugün önemli bir gün... Yepyeni bir keşif insanoğlunun karşısında duruyor... Kendini keşfetmek kilidinin anahtarı yine kendindeyken...
“Oku!..”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86637</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12ea13ad-d244-4e5f-964d-51f3fb3bf13e.jpg</image:loc>
            <image:title>İdealin Diyalektiği Etkinlik ve Zihnin Kuruluşu</image:title>
            <image:caption>İdealin Diyalektiği, Etkinlik ve Zihnin Kuruluşu, İlyenkov’un Marksist felsefi düşünüşünün çekirdeğini ortaya koyan bir seçkidir. Seçkideki metinler bir bütünlük oluştururken, İlyenkov’un düşünüşündeki şaşırtıcı inceliği, ussallığı, özgünlüğü ve derinliği gözler önüne serer. İlyenkov, kitabın odağını oluşturan kavramların “oluşumsal köklerini” ve kavramsal düşünmenin somut gerçekliğini Marx’ın insan etkinliği kavramını merkeze alarak gösterir. Buna göre “evrensel”, bir kümenin üyeleri arasındaki ortak bir özelliği veya birbirlerinden bağımsız oldukları varsayılan tekilliklerin benzerlik veya özdeşliklerini imleyen bir şey değil, “ortak oluşumsal kökün” dışavurumu, farklı hatta karşıt öğelerin birliğidir. “İdeal” ise kafanın veya beynin dışındaki şeyin biçimiyle uyumlu gerçek, nesne-güdümlü insan etkinliğinin nesnelleşen biçimidir. “Kavram” ise kişinin zihinsel imgesi değil, gerçek insanların toplumsal doğadaki etkinlik biçimi; düşünme ile gerçeklik arasında varsayılan bütün yarıkları dolduran insan etkinliğinin özgül, tarihsel bir aracıdır.
Kavram ve görüngülerin ortak insani özünü ve Marksist materyalist diyalektiğin yöntemsel değerini ortaya koyan bu önemli çalışma, felsefeyle ilgilenen okurlar için keşfedilmeyi bekleyen yeni bir hazine...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86638</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/936bac2d-a6fe-43e8-a259-9cb76c545782.jpg</image:loc>
            <image:title>Silah ve Seçim Sandığı</image:title>
            <image:caption>Hindistan ile Çin’den başka sınır komşusu bulunmayan kara ülkesi Nepal, 1996 ile 2006 yılları arasında, Maoistlerin önderlik ettiği bir silahlı mücadeleye sahne olmuştu. Başarıya ulaşarak krallık rejiminin son bulmasını sağlayan bu mücadelenin ardından, aynı Maoistler, seçimler yoluyla ülke yönetiminde söz sahibi olmaya başlamıştı.
“Kırlardan şehirleri kuşatma” stratejisiyle yürütülen “halk savaşı” hangi aşamalardan geçmişti? Maoistler, ülkedeki farklı güçler arasındaki çelişkilerden nasıl yararlanmıştı? Halk Kurtuluş Ordusu’na kimler hangi nedenlerle katılmış, bu orduyu kimler hangi nedenlerle desteklemişti? Başlangıçtaki hedefleri devlet üzerinde mutlak denetim kurmak olan Maoistler, krallık rejiminin son bulmasının ardından çok partili rejimin bir bileşeni olmayı neden kabul etmişti? Maoist parti tarafından kurulan hükümetler, bu partinin toplumsal dönüşüm programını ne ölçüde hayata geçirebilmiş ve ne tür engellerle karşılaşmıştı?
Aditya Adhikari, bu kitabında, öncelikli olarak, Marksistlerin “öznel etmen” dedikleri şeyle ilgileniyor: “İsyana katılan Maoistlerin kişisel yolculukları, inançları ve hedefleri, ormanlardaki, köylerdeki, hapishane hücrelerindeki deneyimleri, birbirleriyle ve yerel topluluklarla ilişkileri, tek tek Maoist önderler arasındaki gerginlikler, bu önderlerin çelişen hedefleri ve stratejileri...”
Kitabın kaynakları arasında, ideolojik ve stratejik belgelerin, demeçlerin, önderlerin yayımladığı genelgelerin, Maoist komutanların çizdiği savaş planlarının ve savaşa katılanların iç dünyalarını ortaya koyan anı kitaplarının, romanların, günlüklerin ve mektupların yanı sıra, parti hiyerarşisinin farklı düzeylerindeki militanlarla yapılan görüşmeler ve Maoist hareketin farklı yanlarını inceleyen geniş akademik yazın ve gazetecilik yazını da yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86639</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f10774a-5f15-4af4-b9f9-0ecf3102be22.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Aşk Sayfası</image:title>
            <image:caption>1878 yılında yayımlanan Bir Aşk Sayfası, Emile Zola’nın yirmi iki yılda tamamladığı “Rougon ve Macquart Aileleri: İkinci İmparatorluk Döneminde Bir Ailenin Doğal ve Toplumsal Tarihi” adlı yirmi kitaplık dizinin sekizinci kitabıdır. Dizinin en çok gürültü koparan iki romanı Meyhane ile Nana’nın arasında yayımlanan Bir Aşk Sayfası, bu iki fırtınalı romanın ortasında sakin bir durak, bir soluklanma gibidir.
Roman, Paris’in eteğinde bir mahallede hasta kızıyla birlikte yaşayan dul Hélène Grandjean ile komşusu Doktor Deberle arasındaki gizli aşkı anlatır. Tekdüze bir yaşamı delip geçen aşkın bir çocuğun ruhunda yarattığı çalkantılar; yalnızlığı, ihtirası ve anneliği arasında bocalayan bir kadın; farklı toplumsal kesimlerin aşkı farklı yaşayışları...
Romanın başkişisi Hélène pencere kenarında dikişini dikerek düşüncelere dalarken, okurlar da hem tüm bunlara, hem de müthiş bir gözlem gücüyle betimlenen Paris manzaralarına tanık olurlar. Paris bu romanın kahramanlarından biridir âdeta.
Dramatik gücü nedeniyle yazarın diğer birçok romanı gibi sinemaya da aktarılan Bir Aşk Sayfası’nı, ülkemizin en yetkin Zola çevirmeni Hamdi Varoğlu’nun akıcı Türkçesiyle okurlarımıza sunuyoruz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86640</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d39bef4b-5de6-4c52-a924-bbd7f43fcfa7.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Komünist Partisi&apos;nin Kuruluşu 1919-1925</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin en eski partisinin yüzüncü yaşı için, belgeler arasında yapılan bir yolculuk bu. Geçmişten bugüne düşürülen eşitlik ve özgürlük ışığıyla günümüzü ve geleceğimizi aydınlatan bir tarih yolculuğu…
“Türkiye Komünist Partisi çok kolludur ve kuruluşu bir süreç halinde ele alınmalıdır,” diye yola koyulan ve belgelerin somutluğunda, bütün o kolları ayrıntısıyla inceleyen, süreci titizlikle araştıran bir yolculuk.
Ekim Devrimi ve partileşme süreci, Mustafa Suphi ve Doktor Şefik Hüsnü’nün özgün rolleri, diğer komünist önderler ve neferler, Kurtuluş ve Aydınlık dergileri, ilk genel işçi toplantıları ve eylemler, 1 Mayıs kutlamaları, teşkilat planları, dönemin komünist gençlik çalışmaları, Komintern’le ilişkiler ve farklı Kongrelere katılım, Doğu Seksiyonu’ndaki tartışmalar, millî mücadeleyle ve Cumhuriyet hükümetiyle ilişkiler ve daha nicesi, raporların, mektupların, kongre sunumlarının, bildirilerin, gazete yazılarının, mahkeme tutanaklarının ve her tür belgenin arasından okurların karşısına çıkıyor.
Türkiye’de sol akımlar ve solun tarihi dendiğinde akla ilk gelen isim olan Mete Tunçay ile yıllardır TÜSTAV bünyesinde çalışarak yeni belge-bilgileri inceleme ve derleme konusunda uzmanlaşan Erden Akbulut’un birlikte hazırladıkları bu çalışma, literatüre kapsamlı bir katkı niteliğinde.
Türkiye’de komünist hareketin yüzüncü yaşına bir armağan!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86641</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1429c22f-4ed9-4fc2-89e5-ff437785a5cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Bahçe Partisi</image:title>
            <image:caption>Katherine Mansfield (1888-1923), kısacık yaşamından geriye birbirinden etkileyici eserler bırakmış yazarlar arasında. Bunun yanında, öykü türünün tüm dünyadaki gelişimine büyük etkisi ve katkısı olan imzalardan. 
Mansfield’ın doruk metinlerini bir araya getiren 
Bahçe Partisi, 15 öyküden oluşuyor. Bilhassa kahramanları aracılığıyla, doğrudan veya dolaylı, birbiriyle ilintili öykülerde Mansfield, Yeni Zelanda ve Avustralya’dan İngiltere’ye uzanan bir coğrafyada 20. yüzyıl başının panoramasını çiziyor. Derinlikli anlatıma sahip ve titizlikle işlediği kahramanlarının psikolojik çatışmalarının ön planda olduğu, tek kelimeyle “iyi” öyküler toplamı, Şadan Karadeniz çevirisiyle… 
“Aman Tanrım, bir yer yok muydu, gidip saklanabileceği, kendi kendisiyle istediği kadar baş başa kalabileceği, kimseyi tedirgin etmeksizin, kimsenin de onu tedirgin edemeyeceği bir yer? Şu yeryüzünde nihayet kana kana ağlayabileceği bir yer yok muydu?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86642</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98e95894-1b2a-4f63-8310-e59800d50cd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk-ı Memnu</image:title>
            <image:caption>Ahmet Hamdi Tanpınar, “Halit Ziya’ya kadar, romancı muhayyilesiyle doğmuş tek muharririmiz yoktur” sözleriyle Halit Ziya Uşaklıgil’in Türk edebiyatındaki yerini kusursuz biçimde ifade eder. Kaleme aldığı eserlerin bugün bile okunuyor olması biraz da bundan… 

Konusunu bugün herkesin bildiği, Bihter ile Behlül’ün yasak aşkının anlatıldığı Aşk-ı Memnu, Uşaklıgil’in her dönem ilgi gören romanlarından. Varlıklı, kibar Adnan Bey, Göksu gezintilerinden birinde tanıştığı Firdevs Hanım’ın kızı Bihter’le evlenir. Adnan Bey’in zenginliğini düşünerek bu evliliği yapan Bihter, bir süre sonra, zengin kocasının yaşlılığını göz ardı edemez. Gönlünü kocasının uçarı yeğeni Behlül’e kaptırır. Oysa Behlül, kuzeni ve Bihter’in üvey kızı Nihal ile nişanlıdır… 

“Bu ilk aşk günahından sonra Bihter hastalanmış gibiydi, Behlül’ün odasından çıkınca hiçbir şey duymamıştı. Bütün hissini uyuşturan bir uyku içindeydi. Bir şey düşünmeyerek hep sükût etmek istiyordu. Yatağına girince hemen uyumuştu; fakat sabahleyin gözlerini açar açmaz, henüz yatağından kalkmadan, bütün o çirkin hakikati kendisiyle beraber uyanmış buldu. Demek bu sabah Bihter, her sabahkinden başka bir Bihter’di.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86643</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35b7c97b-d384-44d3-8e7c-bcea72f25744.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeytani</image:title>
            <image:caption>Rus edebiyatının en özgün ve sıra dışı ustalarından biri Mihail Bulgakov. Eserlerinde fantezi ve gerçeküstücülüğü, gerçekçilik ile bu kadar ustaca bir araya getirebilen başka bir yazar saymak oldukça zordur. Birbirini takip eden 11 öyküden oluşan Şeytani bunun en güzel örneklerinden. Kibrit Malzemeleri Genel Tedarik Merkezi’nde (KİMAGETEM) çalışan Korotkov’un serüveninde Bulgakov, bir yandan bürokratik hantallığı üzerinden Sovyet rejimini eleştirirken diğer yandan her kelimesinde kalemin kılıçtan daha keskin olduğunu ispatlıyor. 

“Herkesin iş değiştirip durduğu zamanlarda, Yoldaş Korotkov, kadrolu kâtip olarak Kibrit Malzemeleri Genel Tedarik Merkezi’nde (KİMAGETEM) hiç ara vermeden çalıştı ve burada tam 11 ay hizmet verdi. Böylelikle, KİMAGETEM’e kapağı atmış olan bu sessiz, kibar, sarışın Korotkov, kaderin oyunu dedikleri şeyin yeryüzünde var olduğu fikrini aklından tamamen çıkarmış, kendisinin –Korotkov’un– bu dünyadaki vadesinin sonuna kadar, durduğu yerde, bu merkezde çalışacağının kesinliğine hiç tereddütsüz inanmıştı. Ama gel gör ki olaylar hiç de böyle gelişmedi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86644</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a6f7c53-4109-4da6-a383-ba739284a282.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaragoza&apos;da Bulunmuş El Yazması</image:title>
            <image:caption>Hayat hikâyesi romanlarla yarışabilecek, para basma makinesinin mucidi, Jan Potocki’nin 1815’teki intiharından önce tamamladığı tek romanı Zaragoza’da Bulunmuş Elyazması. Önce unutulmaya terk edilen, ancak yıllar sonra (1958’de) yeniden keşfedilen roman, o gün bugündür fantastik edebiyatın en önemli yapıtları arasında yer alıyor. 

Onurlu, soylu, sözüne sadık Alphonse von Worden’in yaşamından on dört günün anlatıldığı romanda; deyim yerindeyse kahramanını ölümcül bir labirentin içinde dolaştırıp duruyor Potocki. Bunu yaparken, Kabalist öğretilerden Doğu metinlerine, şövalye anlatılarından ‘binbir gece masalları’na pek çok unsuru harmanlayarak erken modern bir romana imza atıyor. 

“Saatler böyle derin bir sessizlik içinde geçerken, bir çanın beklenmedik sesi beni şaşkınlıktan ürpertti. Çan on iki kere çaldı. Bilindiği gibi hortlaklar etkilerini, yalnızca gece yarısından, horozun ilk ötüşüne kadar olan zaman içinde sürdürürler. Şaşırdığımı söyledim, bunda da haklıydım, çünkü çan önceki saatleri çalmamıştı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86645</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ecf932b-ff6d-4677-8205-b1fa2673f7f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Astropenguen!</image:title>
            <image:caption>Küçük bir penguen, büyük bir hayal!
Orville hayvanat bahçesinde yaşayan küçük bir penguendir.
Etrafı sürekli heyecanlı maceralar yaşayan hayvan dostlarıyla çevrilidir ama o küçük olduğu için arkadaşlarına katılamamaktadır.
Ta ki bir gün kendi macerasını bulana dek: Ay&apos;a uçmak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86646</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/599dc2af-c10c-48d1-8fff-36631b149ddc.jpg</image:loc>
            <image:title>Planetary Cilt 2 - Dördüncü Adam</image:title>
            <image:caption>“Kışkırtıcı ve bağımlılık yaratan bir seri. Çizgi roman dünyasının en iyilerinden.” –ENTERTAINMENT WEEKLY 
 
PLANETARY’nin ikinci cildi takımın gizemli destekçisi “Dördüncü Adam”a odaklanıyor. Elijah Snow, Jakita Wagner ve Davulcu süperinsan arkeoloji çalışmalarına devam ederken radyoaktif insan deneklerin bulunduğu gizli bir hükümet yerleşkesini ziyaret ediyor, gerçeğe dönüşen kurgusal bir yapıyı keşfediyor ve “Dörtlü” olarak bilinen kötücül grup hakkında bilgi ediniyor. Bu araştırmalar sürerken Elijah, Dördüncü Adam’ın kimliği ile kendi gizli geçmişi hakkında bazı şaşırtıcı gerçeklere ulaşıyor.  
 
Buffy the Vampire Slayer ve Firefly’ın yaratıcısı Joss Whedon’ın önsözüyle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86647</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29f0d9ea-2c05-47c2-816a-e47be0c24391.jpg</image:loc>
            <image:title>İtfaiyeci Olacağım</image:title>
            <image:caption>GERÇEK BİR İTFAİYECİ OLMAK İÇİN BİLMEN GEREKENLER 
İTFAİYECİ OLACAĞIM 
Kısa ama öz bilgilerle dolu bu kitapla yangın güvenliği ve itfaiyecinin görevleri yangın güvenliği ve itfaiyecinin görevleri hakkında birçok şey öğreneceksin. Basit görevleri yerine getirerek deneyim kazan ve insanları nasıl güvende tutacağını keşfedip itfaiyeci gibi düşünmeyi öğren. Bu seri, çocukları STEM konularına ve onlarla ve onlarla bağlantılı muhteşem mesleklere ilgi duymalarını sağlar. Çocuklar mühendislikten astronotluğa birçok meslek için gerekli bilgi ve becerilerin neler olduğunu öğrenecekler. STEM eğitimi, fen (science),  teknoloji (technology), mühendislik  (engineering) ve matematik (mathematics)  gibi dört önemli disiplinin bir araya araya getirilmesiyle oluşturulan bir öğretim modeli olarak tanımlanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86648</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6eebdae5-9290-4cb3-93f9-115ca330a1e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kayıkta Üç Kafadar</image:title>
            <image:caption>Sürüsüne bereket hastalıktan mustarip (hisseden) üç İngiliz beyefendisi (ve bir de köpek), hava değişiminin kendilerine iyi geleceğini düşünüp günlük hayatın koşuşturmacasından biraz uzaklaşmak isteyince kayık kiralayıp Thames Nehri’nde iki haftalık, dinlendirici bir gezintiye çıkmaya karar verirler. Fakat bu gezi planladıkları kadar dinlendirici olmayacak, abartmaktan hiç tasarruf etmeyen balıkçılar, kendini beğenmiş buharlı tekneler, güvenilmez hava tahminleri, bir türlü açılmayan konserveler, çeşitli talihsizlikler ve maceralarla karşı karşıya geleceklerdir. 
 
The Guardians’ın tüm zamanların en iyi yüz romanı listesinde yer alan, yayımlandığı ilk yirmi yıl içinde, dünya çapında bir milyondan fazla basılmasının yanı sıra filmlere, radyo programlarına, oyunlara ve hatta müzikallere uyarlanan Bir Kayıkta Üç Kafadar, tekrar tekrar dönüp okumak isteyeceğiniz bir mizah başyapıtı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86649</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90586e98-eb38-4fac-88a4-4249615372a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzay Fareleri</image:title>
            <image:caption>İşte budur!  Şuna bakın! Dev bir peynir topu! Bir gece, karnı acıkan iki fare gökyüzünde dev bir peynir topu görünce, hemen oraya gidip,  büyük bir ısırık almaya karar verir. Afacan fareler yıldızlarla dolu gökyüzünde uçarak hayallerindeki ziyafete kavuşurlar. Ancak sonra işler biraz tuhaflaşır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86650</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34a6d518-b128-42c1-b7f3-b24749104be1.jpg</image:loc>
            <image:title>Darwin&apos;in Katedrali</image:title>
            <image:caption>David Sloan Wilson bu çalışmasında hem evrimsel biyolojiyi hem de sosyal teoriyi temellerinden sarsacak evrimsel bir din teorisi önererek radikal bir adım atıyor. Bu adımı atarken toplumu bir organizma olarak ele alıyor ve şu soruyu soruyor : ahlakı ve dini, insan topluluklarının tek bir birim olarak işlev görmesini sağlayan biyolojik ve kültürel olarak evrimleşmiş adaptasyonlar olarak düşünebilir miyiz ? 
Wilson, hem biyolojiden hem de sosyal bilimlerden bu soruyu olumlayan çeşitli kanıtlar sunuyor. Tarihin çeşitli zamanlarından örneklerle, dinlerin, insanların tek başlarına yapamayacaklarını toplu eylemler aracılığıyla yapabilmelerini sağlamada yardımcı olduğunu gösteriyor. 
Darwin’in Katedrali, evrim, din ve toplum arasındaki ilişkileri görme biçiminizi sonsuza kadar değiştirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86651</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bd54f7d-c24c-47e7-ae17-1155ea1c9638.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Buldum</image:title>
            <image:caption>BİLİM TARİHİNİN “BEN BULDUM!” ANLARI: 
100 BULUŞ, 100 ÖYKÜ! 
Arşimet’in, suyun kaldırma kuvvetini bulduğunda, hamamdan fırlayıp, “Evreka! Evreka!” diye kendini sokağa atmasının öyküsünü duymayan yoktur. Böyle “Evreka!” anları pek çok buluşta yaşanmıştır aslında. 
Telefonun bulunuş öyküsü sözgelimi; çoğumuz biliriz, ama cep telefonunun bulunuş öyküsünü hiç duyduk mu acaba?  Buna bilgisayarın, internetin, e-postanın, Facebook’un, WhatsApp’ın bulunuş öykülerini de ekleyebiliriz; elektriğin, oksijenin, DNA’nın, aspirinin, röntgenin bulunuş öykülerini de… Dünya’mızın yuvarlak olduğunu, döndüğünü ilk kim, nasıl buldu? Yaşını kim, çevresini kim hesapladı? Yine Dünya’mızın ilk oluşumu, yani doğuşu nasıl oldu? Ya küresel ısınmanın, sera gazlarının, ilk hava tahmininin öyküleri?.. 
Gündelik hayatımızı kolaylaştıran buluşlardan sonra buzdolabının, klimanın, tükenmezkalemin, blucinin, trafik ışıklarının, kedi kumunun “Ben Buldum!” anları nasıldı? 
Birbirinden ilginç araştırma ve derlemelerinden tanıdığımız Süleyman Bulut, merak radarlarını bu kez bilim ve buluşlar tarihine çevirdi…  Pek çoğunu ilk kez okuyacağınız 100 buluşun 100 kısa öyküsü Ben Buldum!’da.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86652</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/358aaded-990b-43d3-8f39-4eb011d1277f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Sensiz Ne Yaparım?</image:title>
            <image:caption>Minik tilki Foksi en iyi arkadaşı koca ayı Orsi kış uykusuna yatınca ormanda tek başına kalacağını düşünerek üzülüyor, kaygılanıyor. Ama sonunda mutlaka arkadaşlık peşinde koşmaya gerek olmadığını, bazen de arkadaşlığın kendiliğinden gelip sizi bulduğunu keşfediyor. İnsanın içini ısıtan bu ayrılık ve yeniden buluşma öyküsü, her kuşaktan gönüllerde yer edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86653</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f04dbd90-029c-482f-a8ef-2edab9e65421.jpg</image:loc>
            <image:title>Kış Kedileri</image:title>
            <image:caption>Ev kedileri, sokak kedileri - bu neşeli öyküde hepsi kış kedileri!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86654</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f715fd0b-1acc-4666-a690-8485ea7edd4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykusu Gelmeyen Porsuk</image:title>
            <image:caption>Küçük Porsuk çok yorgun olduğu için odasını toplamak, yemeğini yemek ya da dişlerini fırçalamak istemedi. Ama uyku vakti geldiğinde yorgunluğu birdenbire geçiverdi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86655</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55d4151e-6223-4efb-84e7-828c8f26bf72.jpg</image:loc>
            <image:title>Eda İle Pati</image:title>
            <image:caption>Eda’nın bu dünyada en sevdiği şey, köpek resimleri yapmakmış. Aslına bakarsanız, tek bir köpeğin resmini yapmakmış.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86656</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82d3f0c2-37d9-4163-8c96-ee0980f2a400.jpg</image:loc>
            <image:title>Diğerleri</image:title>
            <image:caption>Gece tıkırtıları, uykuları kaçanlar, endişeden ya da heyecandan uyuyamayanlar, çatı katlarında bir işler çeviren ihtiyarlar, iyi kalpli kasabalı gençler, eski mahalleliler, hevesli mektepli kızlar ve devrimci hayaller…
Diğerleri, 70’ler Türkiye’sinde, İstanbul’da kendi halinde bir mahallede, eski bir konakta hayatın bir araya getirdiği Sacide ve Cahide’nin, Hayganuş ve Artin Bey’in, Kamuran’ın ve bu hikâyeye tam orta yerinden dahil olan “diğerleri”nin hem ağlatan hem kahkahalar attıran bir romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86657</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d530ba5f-0f95-42bc-a9a3-dbaa186d1462.jpg</image:loc>
            <image:title>Geekerella Kutu Seti (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Mutlu sonların ve hayran kültürünün kesişimi.”  
—Publishers Weekly 
 
“Eğer muzip, büyüleyici ve popüler kültür referanslarıyla dolu bir kitap arıyorsanız, doğru adrestesiniz.” 
 —The Book Bratz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86658</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5843f744-7db2-4c5a-b039-012b751caf7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Börü 4 - Karanlığı Parçalayan</image:title>
            <image:caption>Öyle bir öleceğiz ki; 
Canını aldığımız yağıların tinleri, tamunun kızıl göğünü çatırdatacak! 
 
Öyle bir öleceğiz ki; 
Bizleri tanrının bahçelerine götüren tinler, acunda kalan bedenlerimize bakıp gözyaşı dökecek! 
 
Öyle bir öleceğiz ki; 
Bırakın soyların bizi hatırlamasını, gök bile unutmayacak! 
Her çakında bir, karanlığa adımızı haykıracak,
Her yaşında bir zalimin usunda korkular yaratacak! 
 
Öyle bir ölümsüzleşeceğiz ki; 
Adalet için çıkan her pusatta zalim kanıyla uyanıp, her can alışta can bulacağız! 
 
Öyle bir sevmiş olacağız ki; 
Hatunlarımızın gözlerinde gökte parıldayan bir ışık, 
Sevdiğimiz bozkır kızının ipek saçlarında bir rüzgâr, 
Büyüttüğümüz balaların dudaklarında bir gülücük olarak kalacağız! 
 
Gökte Doğanlar! 
Hah! 
Son kez… Ur-Ah! 
Ur-Ah! Ur-ah! Ur-Ah! 
  “Küllerinden yeniden doğabiliyorsan, yaşıyorsun demektir!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86659</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/313f9e5e-fc11-4c15-b9fd-155d54762df6.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitsel Veri Madenciliği Ve Öğrenme Analitikleri</image:title>
            <image:caption>Son dönemde internete dayalı uzaktan öğretim gibi yöntemlerin yaygınlaşması, özellikle e-öğrenme alanında bahsi geçen gelişmeler ışığında bazı yeni tekniklerin kullanılmasını beraberinde getirmiştir. Bu yöntem ve tekniklerin önemli bir kısmı doğal olarak bilgisayar bilimlerinden aktarılmıştır. Bu kitabın başlığını oluşturan iki ana kavram da, bilgisayar bilimlerinin farklı alanlarında çok çeşitli uygulamaları olan iki yaklaşımın, eğitim bilimlerine birer eğitim teknolojisi olarak kazandırılmaları akademik hayatımıza girmiştir. 

Veri madenciliği, büyük veri yığınlarındaki karmaşık ilişkileri anlayabilmemizi sağlayan birçok tekniği barındırır. Eğitsel veri madenciliği ise bu ilişkileri anlamlandırabilmemizi sağlamakla kalmayıp, öğrenmeye ve öğretmeye ilişkin önemli bulguları da beraberinde getirmektedir. Bu yönüyle klasik veri madenciliğinin “eğitimle ilişkili” verilere uygulanması biçimindeki ham tanımından oldukça uzaklaşan bu kavram, zamanla tümüyle yeni bir araştırma alanının doğmasına öncülük etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86660</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3daceea5-2ff6-4b09-96af-58c34464f73c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyoloji Tarihi 5</image:title>
            <image:caption>Bu eserde, sosyolojik düşüncenin ustaları ve çağdaş sosyologların öncüleri olan Nietzsche, Tönnies, Simmel ve Sombart, sosyoloji tarihi çerçevesinde kapsamlı bir araştırma sonucunda dünyada ilk kez bir araya geliyor. Bu kitapta, büyük fikir insanları olan Nietzsche, Tönnies, Simmel ve Sombart’ın entelektüel portreleri, metodolojileri, sosyal teorileri ve sosyolojik düşünceye katkıları ayrıntılı bir şekilde tahlil edilmiştir. Bu metinde, Nietzsche, Tönnies, Simmel ve Sombart’ın sosyoloji anlayışları ve çağımıza damgasını vuran dev eserleri dikkate alındığında klasik ve çağdaş sosyolojinin teorik ve metodolojik gövdesinin, modernliğin kamburlarının ve modern toplumun ana sorunlarının daha doğru anlaşılabileceği iddia edilmiştir. Nietzsche, Tönnies, Simmel ve Sombart’ın temel sosyolojik fikirlerini merak edenlere… Sosyolojiye geniş bir perspektiften bakmayı önemseyenlere… Sosyoloji tarihini yeniden keşfetmeyi arzulayanlara… Çağımızın ruhunu doğru anlamak isteyenlere... Çöküş ve yozlaşma halindeki mekanik modern toplumdan daha insanî olan doğal hayata ve taşraya geri dönüşün mümkün olabileceğini düşünenlere…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86661</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6a2cb1d-27c8-43e6-b910-e87e06dcf59d.jpg</image:loc>
            <image:title>Abdulhamit Ve Sarayındaki Amerikalı Wallace</image:title>
            <image:caption>Saraydaki kabulde Sultan Abdulhamit’in ilk defa elini uzatıp tokalaştığı yabancı elçi olan, 
İstanbul’da kaldığı dört yıl içinde, başka hiçbir yabancı temsilcinin olmadığı kadar padişaha yakın olan, eşi ile birlikte padişahın dost çevresine girebilen, 
Abdulhamit’in iki defa kendisi için çalışma teklifinde bulunduğu, 
Abdulhamit’in “Amerikalı doğru adamdır.” dediği, bu dostluk ve güvenin nişanesi olarak Mecidiye Nişanı hediye ettiği, 
“Seni bir elçiden daha çok takdir ediyorum.Tahtta olduğum için, senin gibi arkadaşlık yapmadığım hiçbir yabancı resmi veya özel olarak bana gelemez. Burada kaldığın yıllar boyunca ilişkimize bakarsan seninle dürüst ve samimi konuştuğumu görmelisin. Senden ayrılmak zor olacak, burada benimle kal, sana daha önce saygın görev teklif etmiştim.” diyerek uğurladığı, 
Avukat, vali, Amerikan İç Savaşı&apos;nda Kuzey orduları generali, Abdulhamit döneminin ABD Türkiye elçisi, meşhur “Ben Hur” romanının yazarı Lew Wallace’nin Türkçe’ye ilk kez çevrilen anılarını ve mektuplarını okumaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86662</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/178526ab-f9de-4cbf-802a-def6dc72d548.jpg</image:loc>
            <image:title>Derin Suikastler</image:title>
            <image:caption>Uzaktan ses ve görüntüye maruz bırakarak cinayet işlenebilir mi? 
Ses ve görüntü ile müdahale edilerek uçaklar düşürülebilir mi? 
ASELSAN cinayetleri nasıl işlendi? 
Muhsin Yazıcıoğlu, Turgut Özal, Recep Yazıcıoğlu, Eşref Bitlis, Adnan Kahveci, Uğur Mumcu nasıl öldürüldüler? 
Gerçekte, Susurluk’ta kamyon devlete mi çarpmıştır? 
İsrail Başbakanı İzak Rabin neden öldürüldü? 
Trabzon Mebusu Ali Şükrü Bey’i kim öldürdü? 
Abraham Lincoln ve John F. Kennedy cinayetlerindeki esrarengiz benzerlikler neler? 
Dünyayı değiştirmek için yapılan daha birçok suikasti ve arka planında olup bitenleri merak ediyorsanız bu kitabı okumalısınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86663</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc794078-f45c-4899-9729-1a6a17e3a4ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Yönetenlerin Günah Dosyaları</image:title>
            <image:caption>Dünya siyasetinde cereyan eden, devletleri ve insanların yaşamlarını şekillendiren her şeyin birilerince planlandığını ve onların maşalarınca uygulandığını biliyor muyuz? 
Dünyanın, ekonomileri inanılmaz büyüklükte on üç zengin aile tarafından yönetildiğini biliyor muyuz? 
“Medeniyetin beşiği olarak Türkleri kabul edemezdik, bu mirasa el koymalıydık.” diyen kim? 
İsrail’in kurulmasına destek vermeyen Yahudileri korkutmak amacıyla Hitler’in birkaç katliam yapmasına izin verenler ve anlatılanlardan çok daha az kişinin öldüğü bu katliamları kullanılarak, sözde milyonların yok edildiği Yahudi katliamı senaryoları üretenler ile aynı katliam senaryosunu“Ermeni Soykırımı” adı altında Türklere uygulamaya çalışanlar kimler? 
“Dünyada hiçbir yerde mafya ve kaçakçılık olayları bizim iznimiz olmadan yapılamaz.” diyen derin güçler kimler? 
Hiç düşündünüz mü Kuzey Amerika ve Batı Avrupa ülkeleri vatandaşlarına rahat ve varlıklı yaşam olanakları sunarken, dünyanın diğer ülkelerinde neden sefalet ve bitmeyen bir kargaşa var? 
Eski dünya düzenin gizli cemiyetlerinden gizli toplantılara;yeni dünya düzenin gizli cemiyetlerinden mafyaya kadar dünyayı yönetenlerin suç dosyasına bakmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86664</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7dd7f8b-c65b-4242-9b1a-5bfcc65d96be.jpg</image:loc>
            <image:title>Hasankeyf Ağladı</image:title>
            <image:caption>Yaşarken onu el üstünde tutan sevenleri, şimdi yine eller üstünde taşıyorlardı. Ama bu kez yeşil bir tabut içerisinde, musalla taşına... Çok sayıda insanın kıldığı cenaze namazından sonra, yine eller üstünde; doğup büyüdüğü evin önünden geçirilerek mezarlığa götürüldü. 
Yol boyunca ölüye gösterilen saygıdan sessiz olan kalabalık, evin önünden geçtikleri sırada daha fazla dayanamayarak feryat figan ağlamaya başlamışlardı. Ağızlardan çıkan feryatlar göğe yükseliyor, gözlerden dökülen yaşlar toprağa düşerek çamur oluyordu. 
Topraktan yaratılan Ademoğlu’nun mazlum bir evladı daha ihanete uğramıştı ve şimdi tıpkı bir gözyaşı gibi toprağa karışacaktı. Büyük bir kalabalığın iştiraki ve dillerde dualar ile önceden hazırlanan mezar yerine defnedildi güzel yüzlü çocuk. Yerdeki karıncadan gökte uçan kuşa kadar herkes ağladı Hamza’ya. 
Hasankeyf ağladı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86665</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6947d224-3341-47a8-a556-e2428dc4c2f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’dan Günümüze Derin Güçler</image:title>
            <image:caption>Osmanlı kurulduğu günden itibaren çok önemli politik, siyasi ve ekonomik bir güce sahip olmuş, devamında bu miras Türkiye’ye kalmıştır.Çünkü bulunduğumuz coğrafya jeopolitik olarak çok değerli bir alandır. 
İşte bunun içindir ki, Osmanlı’nın ve devamı Türkiye’nin düşmanları hiç eksik olmamıştır. Kendi çabalarıyla emellerine ulaşamayacaklarını fark eden bu düşmanların içeride işbirlikçiler ve hainler bulması da çok zor olmamıştır. 
Oysa Türklerin tarihi kahramanlıklar ile doludur. En zayıf oldukları zamanlarda bile ihanetlere rağmen düşmanlarını bertaraf etmeyi başarmıştır.Bu nedenle kimse Türklerle açıktan bir savaşı göze alamayacak, dolayısıyla da ihanetler bitmeyecektir. 
Osmanlı’dan günümüze derin güçlerin planlarıyla bu millete yapılan ihanetleri ve yaşadığımız acı olayları yeniden hatırlamak ister misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86666</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf34a295-bda4-4611-bbf5-b7b597b5d53b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayı Seti (11 Kitap)</image:title>
            <image:caption>BAŞINDAN SONUNA DEVLET-İ ALİYYE TARİHİ
 
Bazı devletler tarih sahnesinden çekilmiş görünür ama izleri ve tesirleri, hatta ruhu kolay kolay silinmez. Zaten tarihin vazifesi de insanlığın ölümsüz romanını ortaya sermektir. İşte etkisi ve ruhu halen devam eden ender tarihi varlıklardan biri de Osmanlı İmparatorluğu ve onun ruhudur.
Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil KAYI/ Bir İmparatorluk Tarihi setinde Söğüt’te kurulan devletin adım adım bir cihan imparatorluğuna dönüşümünü, zirve noktasında yaşamaya başladığı sorunları ve son yüzyılına damga vuran çatışmaları, toparlanma çalışmalarını ve akıl oyunlarını kendine has akıcı üslubu ile anlatıyor, Kayı boyunun ölümsüz hikayesini okura adeta yaşatıyor. 
 
 
KAYI I / Ertuğrul’un Ocağı 
KAYI II / Cihan Devleti
KAYI III / Haremeyn Hizmetinde
KAYI IV / Ufukların Padişahı: Kanuni
KAYI V / Kudret ve Azamet Yılları
KAYI VI / İmparatorluğun Zirvesi ve Dönüş
KAYI VII / Kutsal İttifaka Karşı
KAYI VIII / Islahat, Darbe ve Devlet
KAYI IX / Sonun Başlangıcı 
KAYI X/ II. Abdülhamid Han
KAYI XI/ Elveda</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86667</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1c01f36-4c2d-4a93-8ca2-19904f91434e.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Yeniçeri</image:title>
            <image:caption>Bir anda Büyükada&apos;daki otelde gözleri şaşkınlıkla açılmış Amerikalı’nın dudaklarından İngilizce küfürler döküldü. Elindeki portatif mitralyöz ile ortalığı ve adamlarını duman eden Esat’tan başkası değildi. 
İçinden gelen ayağa kalkıp saçını-başını yolma isteğini güçlükle engelledi. ‘Nasıl olabilir bu? Bir saat olmadı bizim bu adamları Trabzon’da gördüğümüz. Lanet olsun!’ diye bağırdı. Büyükada&apos;daki operasyon odası bir anda buz kesmişti.” 
* * * * * 
Bütün dünyayı pençesine almış kadim bir kötülük… 
Sönmek üzere olan son Osmanlı Ocağı… 
Yeni bir kıvılcım ve taze bir kanla canlanmaya çalışan yeniçeri fedailerinin kara Şövalyeler ile soluk kesen mücadelesi… 
Türkiye&apos;yi parçalamak isteyen şer ittifakına karşı silah kuşanan kahramanlar ve gümbür gümbür vuran mehter... 
Zulme karşı iman, hileye karşı cesaret, büyüye karşı dua ve kılıca karşı kılıç… 
Aksiyon ustası Erhan Akhan’dan bir solukta okuyacağınız, okurken yaşayacağınız fantastik bir destan… 
Son Yeniçeri, sizi Türk-İslam ruhunun yeniden şahlanışına tanıklık etmeye çağırıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86668</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b8832cf-ce52-430e-98cd-a07d6e7ca2b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyonizm’in Ve Yahudiliğin Gizli Tarihi</image:title>
            <image:caption>Dul kadının çocukları, muharref Tevrat’ı kaynak göstererek Yahudi ırkının dünya milletlerine yapması emredilen vahşet ve katliamı anlatır. Aynı zamanda da sinsice bir planla devletleri ve milletleri içten çökertmenin planlarını, yine tahrif edilmiş Tevrat’a atfederler. 
Dünya üzerinde her yönüyle bu kadar yayılmış olan Mason hareketlerinin gizli amaçları uzun yıllar içerisinde ortaya çıkmış ve nihayet beklenilen tepki gelmiştir. Osmanlı Devleti’ni zor durumda bırakmak amacıyla gerçekleştirilen bu hamleler,tüm çabalara rağmen başarılı olamamış ve genç Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra, tarih 1935 yılını gösterirken Mason çalışmaları resmî olarak sonlandırılmıştır. 
Bu kitapta, geçmişte yaşananların ve hâlâ devam etmekte olan Masonik çalışmaların, gelecek nesillere doğru aktarılmasını sağlamak, kutlu milletin çocuklarını Yahudi emellerine hizmetkâr etmemek ve ülkemizin bölünmez bütünlüğünü savunmak adına herkesin bilmesi ve bir vatan borcu olarak çocuklarına aktarması gereken bilgilerden bir demet sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86669</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dff7d27-a94d-42f6-9565-d713ef31be13.jpg</image:loc>
            <image:title>Yitik Zaman</image:title>
            <image:caption>“Bu yoğun duygu içinde dahi Seçgin gördüğü rüyaların anlamları olduğu ve bir an önce bunu çözmesi gerektiğinin farkındaydı. Gençliğinden beri ara sıra gördüğü rüyalar onu rahatsız etmemişti ama hastanedeyken gördüğü rüya gerçek bir olayla kesişiyordu. Bu da onu huzursuz etmiş, doktoru ve eşiyle rüyasındaki tüm detayları paylaşmıştı. 
Gördüğü patlama aynı gün gerçekten yaşanmıştı. Olayı sanki kendisi yaşamıştı. Hastanedeyken psikiyatrist ile yapılan uzun seanslar onu tatmin etmemişti. Olayı kendisi araştıracaktı.” 
Daha bebek iken evlatlık verilerek ailesinden ayrılan Seçgin’in ikiz kardeşinin yaşadığı olayları rüyasında görmesi ve gördüğü rüyaların bir bir gerçekleştiğini basın yoluyla öğrenmesi sonrasında rüyasında gördüğü ve aynı zamanda gerçekleşen hadiseleri araştırmaya başlaması ile yaşanan olayların  ve gerçek ailesini bulmasının hikâyesi. 
Seçil KUTAL’ın o güzel, akıcı ve berrak üslubu ile kaleme alınan ve okunan her satır ile hikâyenin devamına dair merakı daha da artıran olağanüstü bir roman…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86670</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/034ef868-f62d-43c3-8e0b-bac174dd17d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin Kontrolü</image:title>
            <image:caption>Parapsikoloji nedir? 
NSA binlerce insanın kişisel beyin haritalarını neden kaydedip şifreliyor? 
Bir istihbarat örgütü,gönderdiği kodlanmış radyo frekanslarındaki dalgalar ile bilgisayarınıza girebilir mi, bilgisayarınızdaki verileri değiştirebilir mi? 
Nazi karargahında Tibetli rahiplerin ne işi vardı? Hitler’le bağlantıları neydi? 
Kendisini önceden belirlenmiş bir geleceğin uygulayıcısı gören lider kim? 
Uzaktan kullanılan ve düşük psikolojik bozukluklardan ölüme kadar etkilere sahip silahları kimler, neden üretiyor? 
Dünyanın enerji alanları ile oynayarak insan beyni kontrol altına alınabilir mi? 
Biz günlük yaşamın koşuşturmasına kendimizi kaptırmış giderken; teknoloji ile ilişkimiz elimizdeki cep telefonu, evimizdeki beyaz eşyalar, kullandığımız tablet ve bilgisayarlar ve varsa modelli araçlarımızdan ibaretken dünyayı yöneten derin güçlerin neler yaptığını merak ediyorsanız bu kitabı okumalısınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86671</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/483b2d12-8133-4f4b-83af-e89ade0b9aac.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Bebek Bakımı</image:title>
            <image:caption>“Bu kitap kurtuluşunuz olabilir” 
-The Daily Telegraph 
Eve bir bebeğin gelecek olması göz korkutabilir. Uykusuz 
geceler, susturulamayan ağlamalar ve bebeği o istedikçe 
beslemek üzerine anlatılan hikâyeler her gururlu ebeveyni 
gelecekte onları neyin beklediği endişesiyle korkutabilir. 
Sakin olun çünkü Mutlu Bebek Bakımı size yardıma geldi. 
Tamamen güncellenen ve web sitesinin üyelerinin faydalı 
geribildirimleriyle genişletilen bu kitap, İngiltere’nin bir 
numaralı çocuk bakım uzmanı Gina Ford’un güvenilir 
ve pratik tavsiyelerini içeriyor. Gina’nın sırrı basit ve 
sonuçları harika. Bu kitapta anlatılanları uyguladığınızda 
mutlu bebeğiniz: 
Düzenli ve iyi biçimde beslenecek 
Daha az kolik sıkıntısı yaşayacak 
Erken yaştan itibaren geceleri uyuyacak 
Dahası, siz de huzurlu ve mutlu olacaksınız! 
“Teşekkürler Gina Ford. Sen ve kitabın gerçekten de 
cennetten gelmişsiniz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86672</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26a9a833-2274-40c4-a43b-342c1c3e7fd9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutü&apos;l-Amare&apos;den Mütareke&apos;ye Irak Cephesi</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı’na dahil olduktan sonra ilk muharebelerin başladığı cephe, Irak cephesidir. Osmanlı Devleti’nin idaresinde bulunan Irak, sahip olduğu zengin petrol yataklarından dolayı 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren özellikle İngiltere ve Almanya gibi devletlerin ilgi odağı hâline gelmiştir. Bu devletlerden İngiltere için Irak, en büyük sömürgesi konumundaki Hindistan’a giden deniz yollarının güvenliğini sağlamak ve Basra Körfezi kuzeyinde yer alan Abadan petrol tesislerini korumak noktasında büyük önem arz etmiştir. İngiltere, 5 Kasım 1914’te Osmanlı Devleti’ne savaş açmasını müteakip, 6 Kasım 1914’te Basra körfezi girişinde bulunan Fav yarımadasına asker çıkartarak, Irak harekâtını başlatmıştır. İngilizler, kısa sürede Basra ve Kurna’yı almışlar, ancak Selman-ı Pak’ta durdurulup, Kutü’l-Amâre’de tamamen tutsak edilmişlerdir.  29 Nisan 1916 tarihinde General Townshend komutasındaki 6.İngiliz-Hint Tümeni’nin esir alınmasıyla kazanılan Kutü’l-Amâre zaferi, maalesef yaklaşık bir yıl sonra 11 Mart 1917 tarihinde Bağdat’ın elden çıkmasına engel olmamıştır. Bundan sonraki süreç, Osmanlı Ordusu’nun Anadolu’ya doğru (Altınköprü-Kerkük-Musul yönü) ric’ati şeklinde gerçekleşmiştir. 30 Ekim 1918 tarihinde Mondros Mütarekesi’nin imzalanması ile birlikte taraflar arasındaki askerî harekâtın durdurulmuş olmasına rağmen İngilizlerin ileri harekâta devam ederek, Musul’u işgal etmesi ile Irak cephesindeki faaliyetler son bulmuştur. Okuyucular bu eserde Kutü’l-Amâre zaferinin büyüklüğüne, Bağdat’ın düşüş hikâyesine, Osmanlı 6.Ordusu’nun açlık,  sefalet ve yokluk içerisinde Musul’a kadar olan ric’atine dair pek çok bilinmeyene tanık olacaklardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86673</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d1ba159-3112-4806-aecd-8b0325e43f27.jpg</image:loc>
            <image:title>Bulut Adında Bir Köpek</image:title>
            <image:caption>Jasmine çiftliğin kapısında terk edilmiş hasta bir yavru köpek bulur. Zavallı yavrunun hayatta kalması için yardıma ihtiyacı vardır. Jasmine, sevgi ve şefkatle yavrunun güvenini kazanmaya çalışır. Acaba Bulut insanlara tekrar güvenebilecek mi?
Bu ancak Jasmine korkunç bir tehlikenin içine düştüğünde ortaya çıkacak. Bakalım Bulut, onu iyileştiren küçük kız için aynı fedakârlığı yapacak mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86674</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/897a5f4d-8de4-4f70-a828-fd4e2280885b.jpg</image:loc>
            <image:title>Söğüt - Türk Edebiyatı Dergisi Sayı 05 / Eylül - Ekim 2020</image:title>
            <image:caption>İNCELEME
 
BİR MİSLİ BAYDOĞAN KİTABI: AY HAN’IM / ELİF ARPACI
 
TÜRKİYE NERDEN BAŞLAR? / MEHMET AYCI
 
POSTMODERNİZME KARŞI BİR POSTMODERN ROMAN YA DA MEKANİZMİN HÂKİMİYETİNE DİRENMEK ZEMHERİ KUYUSU / SALİM ÇONOĞLU
 
KÂĞITTAN BİR DÜNYA / MUSTAFA KURT
 
KIZILIRMAK ÇOCUKLARI / ARZU KADUMİ
 
HİKÂYE KİTAPLARI ARASINDA BIR GEZİNTİ VE BAŞARISIZ BİR PROPAGANDA METNİ ÜZERİNE / O. MURAT ÖZTÜRK
 
 
 
 DENEME
 
KÖK - EKİN / SÜLEYMAN ÇOBANOĞLU
 
BİR TÜRKÜ GÜZELLİĞİ ADİLE KURT KARATEPE / MEHMET ALİ KALKAN
 
CÖNK YAZILARI - 3 “BAŞINDA FİNOR FESİ” / ALİ DUYMAZ
 
SES / SEDAT ANAR
 
ZİLELİ MEHMED’DEN İŞKODRALI ÇÂKER’E: BİR GARİP ŞAİR TERCÜME-İ HÂLİ / DOĞUKAN ORUÇ
 
ÖLÜLERLE YARIŞMAK: ŞİİR MARATONUNUN TAVŞAN ATLETLERİ / M. SADİ KARADEMİR
 
YESEVİ HİKMETLERİNDEN, TURNA NEFESİNDE BİR UTKU / CANSU COŞKUN
 
RÖPORTAJ
 
MURAT KAYMAZ İLE KALEME KARŞI ÜZERİNE / HABİP TÜRKER
DOSYA
 
NAMIK KEMAL’İN TÜRK EDEBİYATINDAKİ YERİ VE ÖNEMİNE DAİR PROF. DR. ÖNDER GÖÇGÜN İLE NAMIK KEMAL ÜZERİNE / TUĞÇE MEÇ
 
ÖLÜMÜNÜN 136. YILINDA NAMIK KEMAL / PROF. DR. BİROL EMİL
 
NAMIK KEMAL’E DAİR ÜÇ DİKKAT / MUHARREM DAYANÇ
 
NAMIK KEMAL: İYİ TANIMADIĞIMIZ BÜYÜK ŞAİR VE YAZAR / HÜSREV HATEMİ
 
ALTIN KAPININ MÜRŞİDİ NAMIK KEMAL / METİN SAVAŞ
 
SÜKÛT ÇEMBERİNDE YÜKSELEN SEDA: NAMIK KEMAL / BEGÜM HANDE ÇAY
 
NAMIK KEMAL’İN BAHAR-I DANİŞ ESERİNİN MUKADDİMESİNE BİR BAKIŞ / ASLIHAN KAYA
 
NAMIK KEMAL’İN MEKTUPLARI ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİME / ZEYNEP GÖZDE KOZLU
 
 
 
  HİKÂYE
 
KUYULAR HER YERDE DERİN / ŞERİF AYDEMİR
 
KAYITLARA GEÇMEYEN / AYDAN ALGÜL
 
AK TÜN / EMRAH ECE
 
HİLEKÂR PERDECİ / TUNCAY GÜNAYDIN
 
DULLAR APARTMANI KARANTİNADA  / MİSLİ BAYDOĞAN
 
HAYALLERDE SEYR-İ ÂLEM  / BERNA GÜZEY YIRTICI
 
KÂMUS DAVASI  / MELİKŞAH TEVER
 
EKMEK AĞACI / NUMAN ALTUĞ ÖKSÜZ
 
ŞİİR
 
İSTİKLAL ZAMANI / CENGIZHAN ORAKÇI
 
ŞÜPHEYE ÇALIM / EDA FIRAT
 
SERÇARE KÖPRÜSÜ / AYYÜCE GÜLOĞLU
 
DENİZE DEĞEN AĞACIN TÜRKÜSÜ / FATİH AKÇA
 
KOZALAK / FATMA AKSU
 
CAPGRAS-VİZYON / ERAY SARIÇAM
 
SIFIRLAMA ATIŞI / M. SADİ KARADEMİR
 
TAŞLIKTA BİR OYUN / M. TUĞRUL ÇOLAK
 
BEN VARIM / C. H. TÜRKER
 
KIRIK ZELVE OYUN / MEHMET ŞAMİL
 
ÇERÇEVEMDE BİR MELAL: İTİRAZ / İBRAHİM
DAŞ
 
POLEMİK
 
“SÜLEYMAN ÇOBANOĞLU, HEYHAT!” / MEHMET AYCI
 
ZORUNLU BİR YAZI / SÜLEYMAN ÇOBANOĞLU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86675</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56056643-0b9e-41c2-b474-1e49017a41ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Gül, Meydan</image:title>
            <image:caption>Meydan, alan, bulunulan yer ve çevresi, ortalık, karşılaşma yeri, imkân, vakit, oyun yeri, göz önü, çağrı yeri, açık yer, kavuşulan yer, görünülen, gösterilen...
Yapı Kredi Kültür Sanat’ta 22 Eylül – 31 Ekim 2020 tarihleri arasında açılan Deniz Gül’ün “Meydan” adlı sergisi, sanatçının sokakta olmaya ve mekânları duyumsamaya dair önerilerinden yola çıkıyor. Sanatçının son dönem çalışmalarını bir araya getiren “Meydan”da mekân, yüzeyleri kat etme önerisiyle birlikte gündeme geliyor. Deniz Gül sergide kenarlara, uçlara, katlara, içe gömülen parçalara, üst üste binmelere ve bunların çizgisel ilişkilerine odaklanıyor. Söylemsel belirlemelerin dışında başka yollarla bir alanı deneyimlemenin biçimlerini yüzeyde gezinerek irdeleyen sanatçı, “Meydan”da şeylerle (mekânlar, olaylar, nesneler…) kurulabilecek ilişkilerin çoğulluğuna, etkileşimlerine ve izlerine bakmaya çağırıyor. Meydan, güncel yerel ve küresel etkilerle dönüşen eylem ve bir aradalık biçimlerini bugün yeniden düşünmek için bir alan önerisi.
Tasarımını Ömer Ozan Erdoğan’ın yaptığı sergi kataloğunda Deniz Gül, Derya Bayraktaroğlu, Kerem Ozan Bayraktar ve Kevser Güler’in yazıları ile Murat Aluçlu’nun fotoğrafları yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86676</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ef054ba-da05-4cac-ade0-860986865161.jpg</image:loc>
            <image:title>Otorite Kavramı</image:title>
            <image:caption>Nazi işgali altındaki Fransa’da 1940’lı yıllarda yazılan Otorite Kavramı’nda Alexandre Kojève, Aydınlanmadan Vichy Fransa’sına kadar birçok örneğin pratik uygulamalarını inceleyerek dört ana otorite tipinin kavramsal önermelerini ortaya koyuyor. Otorite problemi ve kavramının çok az incelendiğini belirterek başlar kitaba Kojève. Yıllar geçmesine rağmen bu saptama geçerliliğini koruyor. Otorite kavramını felsefi bir incelemeye tabî tutan bu eseri değerli kılan da bu ve Otorite Kavramı büyük bir boşluğu doldurmaya devam ediyor. “Neoliberalizm, apolitikleşmeyi artırma çabasıyla, 
kendi politik meşruiyet kaynaklarını baltalamakta ve sonuç olarak insan ilişkilerini bireysel amaçlara hizmet eden güç kullanımlarına indirgemektedir. Kojève’in otoritenin doğasına dair anlayışı bu gelişmelerin farklı politik yönlerini açıklamaya yardımcı oluyor.” 
–Adam Adatto Sandel ve Julius Kerin 
“Kojève’in derslerinin dinleyicileri üzerinde etkisi çok derin oldu, 20. yüzyıl Fransa’sında diğerlerinden çok farklı ve güçlü bir etki bıraktı.” 
–Perry Anderson</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86677</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80847110-d648-4c00-844a-f7378d8388cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşlı Kadın Ve Papağan</image:title>
            <image:caption>Tek başına yaşayan Bayan Gage, geçimini tahta pabuçları onararak sağlamaktadır. Bir gün avukatlık bürosundan gelen mektup, uzun zamandır görüşmediği ağabeyinin vefat ettiğini bildirir ona. Nesi var nesi yoksa kızkardeşine bırakmıştır. Hemen yola çıkan Bayan Gage, ağabeyinin yaşadığı kasabaya gider ve orada bir sürprizle karşılaşır: Kendisine kalanlar arasında bir de papağan vardır. Ancak bu sıradan bir papağan değildir ve onun sayesinde Bayan Gage’in hayatı tümüyle değişecektir. 
İngiliz edebiyatının dünyaca ünlü yazarı Virginia Woolf’un çocuklar için kaleme aldığı 
Yaşlı Kadın ve Papağan, kısa ama etkileyici bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86678</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92ddd6f2-f248-43b6-9291-7f0482956df0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Varmış Bir Yokmuş (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ… 
HAYAT KISACA BÖYLEYDİ. 
BAZEN VAR OLUYORDUN BAZEN DE YOK... 
Ancak bazen hayallerinde büyüttüğün insanın tam karşısına dikilsen de ne sen görünürdün ne de hislerin... 
Adeta görünmez oluverirdin. 
İşte o an yokluğun en derinden yaşandığı andı.  
Ben de öyleydim. 
Hayatımı bir odada yalnız başıma tüketirken birilerinin anılarında var oluyordum. 
Fakat bir gün isyankâr ruhum şaha kalkıp kendini gösterdiğinde 
fırtınalara göğüs germeye çalışan bir papatya oluverdim. 
MADEM GİDİYORDUM, 
HAYATI SONUNA KADAR YAŞAYACAKTIM. 
SEVECEK, GÜLÜMSEYECEK, YENİ ŞEYLER ÖĞRENECEK 
VE YENİ DOSTLAR EDİNECEKTİM.  
** 
“Masal tadındaki bu aşk hikâyesi sizleri Meryem Nart’ın kalemine bir kez daha hayran bırakacak.” 
-MEHTAP FIRAT 
“Elif’in hayata karşı duruşuna, mücadelesine ve aşktan vazgeçişine hayran olacaksınız. 
Kesinlikle bu senenin güçlü hikâyelerinden biri.” -PINAR GENCAL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86679</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fecdd939-44f5-4185-9423-9d31a5ead5aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevdamız Vatan</image:title>
            <image:caption>Ozanlar milletin sesidir… Onlar yazmalı, söylemeli ve milletin değerlerini diri tutmalıdır. 
 
Şair Ozan Molla’nın sevdası davasıdır, ülküsüdür, memleketinin iyi yönetilmesidir. 
Türk Dünyası’nın birliği ve her ferdinin başı göğe değecek kadar hür olması, refah içinde yaşaması, hukuk ve adaletle mutlu olduğunu görmesidir. 
 
Gönlümdeki sınır Türkiye sanma 
Bilseniz nerede gezer hayalim 
Bugün gardaşıma hasretim amma 
Yarın bu gurbeti bozar hayalim 
 
Nahcivan’dan girip Azerbaycan’a 
Türkmen, Kırgız, Özbek, Kazakistan’a 
Ne işin var orda demeyin bana 
Çin Seddi’ne kadar uzar hayalim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86680</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8ac279b-4c9f-4205-b37a-cf0f41f802b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Nefes</image:title>
            <image:caption>&quot;Ucu belli olmayan bir tünelin yolcuları gibiydik biz. 
Tüm karanlığa rağmen âşık olduk ve zifirînin 
bizi yutacağını hesap edemedik…&quot; 
Sanem, güzelliğiyle etrafına ışık saçarken kalbine nefret ve intikam yüklemiştir. Bu intikam duygusuyla girdiği evde hiçbir şeyin kolay olmayacağının farkındadır. Ancak Ali ile yaşayacakları belki de onun için hayatının sınavı olacaktır. 
Sanem, Ali’nin tüm ukalalığı ile yapmış olduğu teklifi kabul edecek midir? Kendisine bir nefes borçlu olduklarını düşünürken onlara bir “Nefes” bırakabilecek midir? Peki ya aşk? Hiç bilmediği bu duygu, onu hangi yanlışların içine sürükleyecek, hangi doğrularla yüzleştirecektir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86681</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52dc500f-757f-4f27-bea7-647a45387d94.jpg</image:loc>
            <image:title>Pegi ve Gaya&apos;nın Maceraları</image:title>
            <image:caption>Bir gece bir turna kuşu camını tıklatsa korkup kaçar mıydın? Yoksa onun sırtında benzersiz bir maceraya mı çıkardın? Eğer macerayı seçersen, sence başına neler gelirdi? Çok ama çok korkan bir aslanla karşılaşsan ne düşünürdün? Ya da kızgın bir kirpinin öfkesini yatıştırabilir miydin? Peki ya uykuya dalamayan bir ayıcığı uyutabilir miydin? Bu kitapta, Pegi ve Gaya’ya eşlik edersen hepsini öğrenebilirsin! Haydi, sen de Pegi gibi dürbününü boynuna as ve onlara katıl…

Eser Sevinç Manav’ın yayınlanan ilk kitabı olan Pegi ve Gaya’nın Maceraları, Elif Balta Parks’ın harika çizimleriyle renklendi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86682</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ca05260-826e-4c4d-be03-9ddfe11ef503.jpg</image:loc>
            <image:title>Nice Nine&apos;nin Zeytini</image:title>
            <image:caption>Tek bir sabah, aynı sabahı anlatan beş öykü… 
 
Nice Nine’nin Zeytini dünyanın sahibi olduğunu zanneden insanlığın ve zeytin ağaçlarını dostu bellemiş insanların hikâyesi. 
 
Şafak Okdemir, resimleriyle akıllardan çıkmayacak bir mücadele anlatırken kendini kandıran insanın acımasızlığına dünyanın gerçek sahipleriyle dur diyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86683</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22eaff56-00b5-4a93-aac2-fbccd409995c.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Büyük İmamın Faziletleri</image:title>
            <image:caption>Tarihte Müslümanların yaşam şekillerine yön vermiş üç büyük imamın doğumundan vefatına kadar geçen sürede neler yaşandı? Fakihlerin halk nezdinde itibarları, otoriteleri ve onlar hakkındaki haberler neydi? Sünnetlerin korunması ve bid’at ehline karşı fakihler nasıl bir yol izledi? Elinizdeki kitap bu soruların cevaplarını bulmaya çalışmaktadır. Her Müslümanın kendi hayat serüveninde bir cevap bulabileceği ve öğrenme gerçekleştirebileceği bu eser okuyucularımızın istifadesine sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86684</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/051607c0-9383-4d95-bc27-2946b8494892.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam&apos;da Tartışma Adabı</image:title>
            <image:caption>Hayır ve iyiliğe yöneltmesi bakımından insanın övgüye değer her türlü davranışı bize edebi anlatır. Âdâb ise edebin çoğuludur ve dünya insanlarının ve özellikle de Müslümanların bugünlerde ihtiyacını derinden hissettiği bir şuur durumudur. Bu muhtasar eser bizlere bugün bir nefes kadar ihtiyacımız olan âdâbın ne olduğunu yeniden hatırlatma görevini en iyi şekilde üstlenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86685</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c2dd7ed-8f7b-4f46-844d-3349540164ae.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam&apos;da Namazın Tarihi</image:title>
            <image:caption>Bir Müslümana namazın kendisine nasıl farz olduğunu sorsak genellikle şunu demekle yetinir: “Bilmiyorum, ama Allah namazı gerçekten bize farz kıldı.” Aynı soruyu bir Yahudi veya Hıristiyana yöneltirsek onun cevabı da yukarıdakine benzer olur. Bunun sebebi her insanın çevresini taklit ederek öğrenme kabiliyetini geliştirmesidir.
Elinizdeki eser, İslam’ın temel ibadetlerinden biri olan namazın tarihini, ne zaman farz kılındığını ve nasıl geliştiğini açıklayan bir kitaptır. Bunun yanı sıra İslam’daki namazın diğer semavi dinlerdeki benzerliği de ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86686</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66475a89-cf67-4ccc-9d77-bb2c5eda3eb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Hadis Kitabının Adı</image:title>
            <image:caption>Buhârî’nin kitabı Sahîh-i Buhârî, Müslim’in kitabı Sahîh-i Müslim ve Tirmizî’nin kitabı da Câmi-i Tirmizî isimleriyle meşhur olmuştur. Zaman geçtikçe kitapların kısaltılmış olan bu isimleri yayıldı. İlim ehlinin ve talebelerin birçoğu kitapların asıl isimlerini bilemez oldular, onları öğrenemediler. Elinizdeki eser, üç hadis kitabının içerisinde ne olduğunu tam olarak açıklamakla beraber kitapların ismini eksiksiz bir şekilde zikretmek ve bu isimleri yaygınlaştırmak için hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86687</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3666a8c9-6f18-4a87-baf3-03c0c73eaa1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Cehri Zikrin Dindeki Yeri</image:title>
            <image:caption>İnsan gönlünde sevdiğinin adını daima taşımak ister ve bundan şeref duyar.
Allahu Teâlâ’yı dil ile yahut kalp ile zikretmek Müminlerin kalplerinin rızkı, nefislerinin merhemidir. Gönüllerindeki hastalığın, derdin, hüznün ve kederin ise şifasıdır. “Beni anın ki sizi anayım” ve “Rabbini gönülden ve korkarak içinden hafif bir sesle sabah akşam an, gafillerden olma” ayetleri bize indirilmiştir.
Elinizdeki eser, hadis ilmini merkeze alarak cehrî zikri ele almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86688</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d97c395-dedd-4bba-8235-ed74fbf45496.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişten Geleceğe Öğretmen Ve Öğretmenlik</image:title>
            <image:caption>Öğretmek her ne kadar herkesin yaşamında birçok kez yaptığı işlerden olsa da öğretmen bu işi, belli ilke ve metotlar doğrultusunda profesyonel olarak gerçekleştirmeye çalışan kimsedir. Bu anlamda baktığımızda dünyanın kaderine etki edecek nesilleri, elinde bir hamura şekil verircesine yetiştiren de öğretmendir. 
Elinizdeki eser, “Öğretmenliğin tarihi nereden başlamaktadır?”, “Hz. Peygamber’in öğretmenlik yönünde ön plana çıkan özellikleri nelerdir?”, “Öğretmenliğin bir felsefesi var mıdır?”, “Ahlak ve değerler öğretiminde öğretmenler hangi hususlara dikkat etmelidir?” gibi soruların cevabını bulmayı hedeflerken geçmişten bugüne, bugünden de geleceğe öğretmen ve öğretmenliği birçok yönüyle irdeleyen bir kitaptır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86689</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/650c03de-51e6-4605-84f2-f8580562b7cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Mevzu Hadisler</image:title>
            <image:caption>Allah Teâlâ insanlara hidayet rehberi olarak Kur’ân’ı gönderirken, Hz. Muhammed (s.a.s.)’e de bu kitabın hayata nasıl geçirileceğini öğretme görevini vermiştir. Bu sebeple Kitap ve Sünnet, İslâm’ın ayrılmaz iki temelini oluşturmaktadır. Başta muhaddisler olmak üzere farklı alanlardaki İslâm âlimleri, Kutlu Nebî’nin üstlenmiş olduğu bu büyük görevi ifa ederken söylemlerinin ve fiiliyatının sonraki kuşaklara olduğu gibi aktarılmasındaki ehemmiyetin farkındaydılar. Bu sebeple ilk asırdan itibaren hadislerin korunup sağlıklı aktarılması hususunda ayrı bir özveri gösterdiler. Bunu yaparken de, insanın kendi çıkarlarını korumak amacıyla hadis uydurmaya yeltenmesine karşı kılı kırk yaran tedbirler aldılar. Bu çalışma, bütün bu çabaların bir özeti mahiyetinde olup mevzû hadislerle ilgili muhtasar bilgi sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86690</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5095b333-5f50-463b-b2ef-395686d8f84e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kodlama Öğretimi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap son zamanlarda yaygın olarak karşımıza çıkan kodlama öğretimi ve bu süreçte kullanılan blok tabanlı kodlama araçları hakkında hem kuramsal hem de uygulamalı bilgiler içeren geniş bir kaynaktır. Kitabın kuramsal bölümünde kodlama öğretiminin önemi ve dayandığı kuramlar hakkında bilgiler yer almaktadır. Bunun yanında blok tabanlı kodlama araçları hakkında temel bilgilere yer verilmiştir. Uygulama içeren bölümlerde ise blok tabanlı araçların kodlama öğretiminde nasıl kullanılacağı örnekler ile anlatılmıştır. En yaygın kullanılan araçlardan Scratch ve Alice’in tüm yönleri (kurulum, arayüz, tasarım vb.) ayrıntılı şekilde incelenmiş, örnek animasyon ve oyun tasarımlarına yer verilmiştir. Bunun yanında yine yaygın kullanılan Code.org, Blockly Games, Kodu ve MIT App Inventor hakkında da temel bilgilere yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86691</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88165028-e4b1-4cb0-b84c-d79e02a20958.jpg</image:loc>
            <image:title>La Balanza de Las Almas Sensibles</image:title>
            <image:caption>Cem Mumcu’nun Binbir İnsan Masalları serisine ait öykü kitabı Hassas Ruhlar Terazisi şimdi “La Balanza de Las Almas Sensibles” ismiyle İspanyolcada… 
Basta con que lo desees, en ese instante seré tuyo, con que tú lo quieras, en ese momento seré todo tuyo. Aún cuando veas que este pudiera ser ahora mi último suspiro, y hasta mi última exhalación, estaré contigo. 
No podría marcharme ni teniendo abiertas las puertas, ni tú teniendo el camino libre, ni cuando nosotros estuviéramos a punto de volar, ni siquiera entonces, podría irme. 
El pecado no era ni la serpiente ni el ángel caído ni la manzana. Era el interés. El pecado era el día de después. Era el día de la bestia: el futuro era el pecado. A la hora de rendir cuentas no habrá misericordia. A la hora de dar explicaciones saldrá todo de la misma cuenta. Sabes que el diablo vive a tu lado. Tal como tú. Si muerdo de tu manzana, dejaré preñado al diablo. Parirás a Caín. Parirás a la ambición y a la envidia, que son también los hijos del futuro… 
Cuando no lloras por el presente, tus lágrimas empañarán el futuro. Dentro de tus óvulos están las semillas del porvenir. Y estas son las semillas que, habiendo asesinado a Abel, no supieron -pasados los cuarenta días de su muerte- dónde crecer. 
Él, Caín, aprendió incluso de un cuervo la necesidad de enterrar a los cadáveres. Y tú, buscando un amor eterno…un amor, que nunca lo será.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86692</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea4f36bb-226b-4b8d-b0d8-0a72fa0a4b49.jpg</image:loc>
            <image:title>Vicdanın Sessizliği</image:title>
            <image:caption>Vicdan konusunda yazılmış eserlerin neredeyse hepsi, vicdanın başarısına ve övgüsüne odaklanmıştır. Bunlara tek yönlü, vicdanı yüceltmeye teşvik eden bir bakış hâkimdir. Oysa insanı yücelten ne varsa, ilk anda fark edilemeyen kimi başka yanlarıyla onu aşağı da çeker. 
Bu eser, vicdanın yapısı ve işleyişini ortaya koymanın yanı sıra, bu yetinin işlemeyişinin koşullarını saptamayı hedeflemektedir. İnsanlığımıza ve iyiliğimize vicdan sahibi olmak üzerinden dizdiğimiz övgülerin, hangi koşullar nedeniyle anlamsızlaştığını göstermektedir. Bu sayede, farkında olarak ya da olmayarak parçası olduğumuz kötülükler konusunda bir farkındalık yaratmayı ummaktadır. Ancak, bununla ‘insanın yapısal olarak kötü olduğu’nu değil, ‘yapısal özellikleri nedeniyle kötülük yapmaya yatkın olduğu’nu göstermeye çalışır. Kitapta dile getirilen eleştiriler ‘insan’a değil, kişi olarak ‘kendimiz’e duyduğumuz inancı sarsmaya yöneliktir. ‘İnsan sevgimiz’i değil, kötülüğü sürekli başkasının payı sayarak ‘kendi kişisel masumiyetimiz’e beslediğimiz doğal ve temelsiz güveni zayıflatmanın peşindedir. 
Hamdi Bravo’nun Vicdanın Sessizliği eseri, okuru, Schopenhauer, Nietzsche,  Rousseau, Hobbes ve Kuçuradi ile beraber ‘vicdan’ üzerine felsefi bir sorgulamaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86693</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98ab1592-2281-4368-8939-9b7994d1f497.jpg</image:loc>
            <image:title>İmkansızı Düşünmek –1960 Sonrası Fransız Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, 1960’lardan bu yana felsefede yaşanan olağanüstü dönüşüme ışık tutuyor.  Yazar Gary Gutting, Fransa’da ‘felsefe yapma’nın ne anlama geldiğini, hemen hemen aynı zamanlarda filizlenen analitik felsefeden nasıl farklılaştığını ele alıyor. 
Yazar, çağdaş Fransız felsefesinde öne çıkan üç filozof, Foucault, Deleuze ve Derrida üzerinden bu dönüşümü sorgulamaya girişiyor. Hegel ve Heidegger’in bu dönüşümdeki paylarını ve yeni kuşağın idolü Sartre’ın bu filozoflarla kurduğu ‘gerilimli ilişki’yi değerlendiriyor. 
Foucault, Derrida ve Deleuze’ün felsefi yapılarındaki Nietzsche okumaları ve hesaplaşmaları ele alınan ayrı bir bahis. 1980’ler ve 90’larda ‘etiğe dönüş’ün kurucu isimlerinden Levinas’ın bu filozoflarla ilişkisi ve Alain Badiou ontolojisinin ve fenomenolojinin ‘imkânsızı düşünme projesi’ndeki konumu elinizdeki kitapta  ele alınan diğer konulardandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86694</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19b10d22-352d-4e01-b561-2dd057f61690.jpg</image:loc>
            <image:title>Fizik Felsefesine Giriş –İstanbul Konferansları</image:title>
            <image:caption>Ünlü bilim felsefecisi Hans Reichenbach, Nazi Almanya’sından kaçarak Türkiye’ye gelen en önemli isimlerdendir. Bilimsel Felsefenin Doğuşu eserinin ön hazırlıklarını Türkiye’de yapmış ve kitabında yer verdiği, bilimsel felsefe, nedensellik ve fizik felsefesiyle ilgili düşüncelerinin bir kısmını “Üniversite Konferansları”nda sunmuştur. 
Fizik Felsefesine Giriş/İstanbul Konferansları başlıklı bu kitap, bu konferansların bir araya getirilmesiyle oluşan bir seçkidir. Bu seçkide fizik felsefesinin temel konuları, fizik felsefesinin evriminde ve modern fiziğe geçişte Descartes, Kant ve Hume felsefesinin rolü ele alınan temel konulardandır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86695</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1aa7248c-eb32-49ae-a819-a64052ec42c0.jpg</image:loc>
            <image:title>İçteki Ses – Algısal Bir Duygu Kuramı</image:title>
            <image:caption>Duygular hayatlarımızın merkezinde sahne alır. Duygular için ve duygulardan kaçınmak için yaşarız: galibiyetin heyecanı ve yenilginin azabı, eski bir arkadaşla geçen bir öğleden sonranın tatmini veya pişmanlığın ıstıraplı dırdırı. 
Duygular olmaksızın sadece kuru hareket, refleks ve rutin vardır. 
Duygu çalışmaları yüzyıllarca yıllık ihmalle beraber gelişti. Özellikle de nörobilimdeki güncel gelişmelerle beraber duygular yeniden ilgi odağı oldu. 
Neredeyse duyguların ne olduğu konusunda kafa yoran kadar kuram sayısı vardır. Elinizdeki kitap hem bu kuramlara genel bir giriş niteliği taşımakta hem de duygulara algısal bakışın yeni bir yolunu ortaya koymaktadır. Ayrıca Prinz, duygusal değerliğe, duygusal bilince ve evrimsel psikologlar ile sosyal inşacılar arasındaki tartışmaya da değinmektedir. 
Prinz’e göre duygular, bedendeki değişimin algılarıdır. Yazarın ‘bedenleşmiş değer biçme’ adını verdiği bu bakış, aynı zamanda duyguların bilişsel olup olmadığı tartışmasına bir uzlaşım önerisidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86696</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5be63256-8252-482d-b267-7e73441aa04f.jpg</image:loc>
            <image:title>Terapi Odası Konuları</image:title>
            <image:caption>Bir Terapistin Odasında En Çok Konuşulanlar“Bu hayatta bir tek ölüme çare yoktur.Onun dışında her zaman bir yol daha vardır 
”Çaresiz hisseden, üst üste yaşadığı sorunlarla çıkmaz bir yola girdiğini düşünen, aynı düzlemde sıkışan ve çareyi yeni şeylerde arayan herkesin bir şekilde kendini bulduğu terapi odalarında neler konuşulur? 
İçindeki kocaman boşluğu dolduramayanlar, gitmeye cesaret edemeyenler, çözülemeyen sorunların arasında acı içinde çırpınanlar ve eksik duygusunun peşinde koşanlar ne anlatırlar? 
Hayal kırıklıkları biriktiren, hayatı tek boyutlu yatay bir düzlemden ibaret sanan, üçüncü boyutu gözden kaçıran ve başarısız eylemlerinin altında ezilen herkesin kaderi ortak mı? 
Herhangi bir nedenle acı çeken sevdiklerinize destek olabilmeniz için ihtiyacınız olan her şeyi anlatan rehber niteliğindeki Psikolojik İlk Yardım kitabının yazarı Psikolog Tülay Kök, bu defa terapi odasının kapılarını açıyor ve can havliyle kendinizi attığınız o odada yaşananları süzerek önerilerde bulunuyor. Terapi Odası Konuları başucunuzdan eksik olmayacak, çıktığınız şifalanma serüveninde size yol arkadaşlığı edecek ve kaybettiğinizi sandığınız umutlarınızı yeniden yeşertecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86697</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/523f997e-926e-42c7-9417-ba743c55a3e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Mağara Adamı Grug!</image:title>
            <image:caption>Grug kalkıp etrafına baktığında, 
renkli ve parlak dünyayı keşfeder. 
Gördüğü her şey güzel ve 
heyecan vericidir… 
Ancak döndüğünde, Grug 
gördüklerini ailesine açıklamaya 
çalışırken küçük bir 
sorunla karşılaşır… 
Grug’un hikayesi okuyuculara yeni şeyler keşfederken merakın güdüleyici etkisini, doğanın da bu deneyime nasıl aracılık ettiğini düşünme fırsatı sunuyor. Aynı zamanda, içinde bulunulan sıkışık durumlara alternatif çözüm üretebilmek için de zengin bir hayal gücüne sahip olmanın öneminin altını çiziyor. Çağımızın çocuklarının da ruhsal yaşantısı benzer bir yolla besleniyor; gözlemlemek, deneyimlemek ve paylaşmak. Çevreye duyarlı olmak çocukların çağrışımlarını zenginleştirirken, doğada edindikleri her deneyim kendilerini tanımalarına yardımcı oluyor. Bunları paylaşmak ise hayatlarındaki önemli kişilerle bağlarını güçlendirirken, imgesel ve dış dünya arasında köprü kurabilmelerini destekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86698</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/642681f6-a01e-4840-9f19-b769a5542778.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Prenses Şatoda Yaşamaz</image:title>
            <image:caption>Kim olmak istiyorsun: Bir prenses? 
Korsan? Öğretmen veya bilim insanı? 
Peki, nerede oynamak istiyorsun? 
Bir şatoda? Korsan gemisinde? 
Kütüphanede ya da uzay gemisinde? 
Bu kararı vermek sana düşer, o yüzden düşün. 
Hayal gücün ve düşüncelerin yaratabilir görüntüleri ve öyküleri; 
en güzel, hayret verici, masal gibi düşleri! 
Çocukların hayal kurmalarına, oynamalarına ve en nihayetinde kendilerini sınırları toplum tarafından belirlenmiş rollerin dışında görüp ilham bulmalarına yardımcı olacak faydalı tavsiyeler ve stratejilerle dolu Ebeveyn ve Bakım Verenlere Notlar bölümüne de yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86699</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d500ce5-8460-42a6-872c-dd78360305f3.jpg</image:loc>
            <image:title>İvan İlyiç’in Ölümü</image:title>
            <image:caption>İvan İlyiç’in Ölümü, hayat ve ölümün bıçak sırtı anlatısı.Ömrünün son günlerinde sahip olduğu her şeyle tek tek yüzleşen İvan İlyiç, huzursuz sorularıyla karşılıyor okuru. “İyi bir hayat nasıl yaşanır?” sorusuyla başlayan muamma, ölüm döşeğinde bir adamın zihninden, hayatın anlamına dair bitmek bilmez hesaplaşmalara kapı aralıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86700</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49746c39-77b7-460b-8855-e3cac7fa6812.jpg</image:loc>
            <image:title>Başardin</image:title>
            <image:caption>Yaşam boyu gösterdiğimiz her çabanın sonunda ya başarılı ya başarısız oluyor, çevremizdeki pek çok şeyi de başarılı veya başarısız buluyoruz:
“Gerçekten çok başarılı!”
“Yok, çok başarısız!”
“Başarıdan başarıya koşuyor,”
“Başaramayacak,”
“Sonunda başardın!” diyoruz.
Peki, nedir bu başarı: Para mı, itibar mı? Hem itibar hem para mı, ne para ne itibar mı? Başarısızlıktan korktuğumuz sırada başarılı olduğumuzdan emin miyiz? Kime göre başarılı ya da başarısızız?
Kırk yıllık meslek hayatı boyunca tam mânâsıyla başarıdan başarıya koşmuş bir işinsanı, Bülent Şenver veriyor bu soruların yanıtını.
Şenver, iş hayatındaki sayısız tecrübesini gençlerle paylaşmayı, kazandığı bütün başarılardan daha değerli buluyor. Baktığımızı görmemizi, duyduğumuza kulak vermemizi tavsiye ediyor ve mümkünse “Amuda kalkın!” diyor: Çünkü dünyayı başka bir gözle görmemiz şart.
Başarmak kolay mı, zor mu? Bülent Şenver, bu ezeli soruya bir başka soruyla karşılık veriyor: “İnsan olmak kolay mı, zor mu?”
Şenver, başarıya ulaşma yolunda bu kitapta ilan ettiği ilkeler dışında hiçbir şeye yüz vermiyor. Başardin’in esas sırrı da bu ilkelerde...
“Başarı”nın aslında ne olduğunu merak edenlere...
Yaşam boyu gösterdiğimiz her çabanın sonunda ya başarılı ya başarısız oluyor, çevremizdeki pek çok şeyi de başarılı veya başarısız buluyoruz:
“Gerçekten çok başarılı!”
“Yok, çok başarısız!”
“Başarıdan başarıya koşuyor,”
“Başaramayacak,”
“Sonunda başardın!” diyoruz.
Peki, nedir bu başarı: Para mı, itibar mı? Hem itibar hem para mı, ne para ne itibar mı? Başarısızlıktan korktuğumuz sırada başarılı olduğumuzdan emin miyiz? Kime göre başarılı ya da başarısızız?
Kırk yıllık meslek hayatı boyunca tam mânâsıyla başarıdan başarıya koşmuş bir işinsanı, Bülent Şenver veriyor bu soruların yanıtını.
Şenver, iş hayatındaki sayısız tecrübesini gençlerle paylaşmayı, kazandığı bütün başarılardan daha değerli buluyor. Baktığımızı görmemizi, duyduğumuza kulak vermemizi tavsiye ediyor ve mümkünse “Amuda kalkın!” diyor: Çünkü dünyayı başka bir gözle görmemiz şart.
Başarmak kolay mı, zor mu? Bülent Şenver, bu ezeli soruya bir başka soruyla karşılık veriyor: “İnsan olmak kolay mı, zor mu?”
Şenver, başarıya ulaşma yolunda bu kitapta ilan ettiği ilkeler dışında hiçbir şeye yüz vermiyor. Başardin’in esas sırrı da bu ilkelerde...
“Başarı”nın aslında ne olduğunu merak edenlere...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86701</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0e64dc8-2f72-4349-8ba3-b169003592c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Serdar Başkan’la 50 İcat (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Tuvalet  kâğıdını icat etmek kimin aklına geldi? 
Çok sevilen gazlı içecekler nereden çıktı? 
 İlk insanlar da futbol oynuyor muydu? 
İnternet nasıl geliştirildi? 
Peki ya kurşun kalem nasıl ortaya çıktı? 
Bunlar ve daha fazlasının cevabı bu kitapta! 
İnsanlar, ilk çağlardan günümüze dek zekâ ve becerileri sayesinde hayatta kalmayı sağlayacak ve yaşamı kolaylaştıracak birbirinden ilginç keşifler yaptı, yapmaya da devam ediyorlar. Dünya tarihine yön veren bu önemli icatların şaşırtıcı hikâyelerini Serdar Başkan’la öğrenmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86702</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c549d09c-f076-4b89-baaf-8998027bcd74.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizler Altında 20.000 Fersah</image:title>
            <image:caption>Tüm dünya, daha önce hiç görülmemiş tuhaf ve korkutucu bir deniz canavarını konuşmaktadır. Doğa bilimci Dr. Aronnax, bu konuyu araştırmak için kurulan ekibe katılır. Çok geçmeden herkesin canavar sandığı şeyin, aslında o çağın çok ilerisinde bir teknolojiyle inşa edilen Nautilus adlı bir denizaltı olduğu anlaşılır. Ardından karizmatik kaptan Nemo’nun davetini kabul eder ve kuzeyden güneye, batıdan doğuya dolaşarak dünyayı bu kez suyun altından izler.
Jules Verne Denizler Altında 20.000 Fersah adlı romanıyla bir kez daha her yaştan çocuğu, denizlerin gizemli dünyasını keşfetmeye çağırıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86703</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/470f9637-119e-48b5-8429-30d30f455cba.jpg</image:loc>
            <image:title>Barış Pınarı</image:title>
            <image:caption>Suriye İç Savaşı, Arap Baharı sürecinde 2011’de başladı ve hâlen devam etmektedir. Bu savaşta ABD’nin Türkiye-Suriye sınırında bir uydu devlet kurma girişimi de olmuştur. Tüm bu yaşananlar, büyük güçlerin Doğu Akdeniz’in paylaşımına dâhil olduğu küresel bir perspektifle okunmalıdır. 
Suriye cephesi modern harp tarihi içinde Vekâlet Savaşlarının en belirgin örneklerinden biridir. Bizlere ekonomik, politik, diplomatik, hukuki, askerî yaptırımlarla dolu yeni bir güç mücadelesi türünün örneğini sunmuştur. 
Türkiye’nin Suriye sınırında haklı olarak gerçekleştirdiği operasyonlardan en önemlisi Barış Pınarı Harekâtı’dır.Türkiye bu harekât sırasında çok etkin diplomatik bir mücadele sürdürürken diğer yandan harp tarihi açısından not edilmesi gereken askerî gücünü de ortaya koymuştur.Barış Pınarı diplomasi, kamu diplomasisi ve askerîye konularından oluşan detaylı bir inceleme sunmakta, bu yönüyle referans niteliği taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86704</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4263fe69-2e4d-4dcb-8675-b69c066ea12f.jpg</image:loc>
            <image:title>Vecihi – Kara Tehlike</image:title>
            <image:caption>Vecihi Kara Tehlike, I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı yıllarında yarattığı mucizelerle Kurtuluş Savaşı’na büyük katkı sağlayan, Türk havacılık tarihinin  mihenk taşlarından Vecihi Hürkuş’un azmini ve sarsılmayan inancını anlatan belgesel niteliğinde bir roman. 
Vecihi Hürkuş, savaş dönemi bilinen adıyla “Kara Tehlike” yıkımın ve imkânsızlığın ortasında mavi gökyüzünde umudu yeşertiyor. Elinizdeki roman, esir düşse de teslim olmamayı şiar edinen Vecihi Bey’in, kadim topraklarımıza gösterdiği sayısız fedakârlığı anlatıyor. Ve, unutuluşa mahkûm edilerek sessiz sedasız ölüme giden bir milli kahramanı… 
Ömrünü hürlüğe doğru kanat çırpmaya adayan Vecihi Hürkuş’u, bir de Orhan Bahtiyar’ın sade ve akıcı kaleminden dinleyin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86705</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0be585e2-22f8-46dd-950e-349bc97f2fce.jpg</image:loc>
            <image:title>Rebecca</image:title>
            <image:caption>1938 Ulusal Kitap En İyi Kurgu Ödülü
Gotik edebiyatın hak ettiği takdiri zaman içinde gören yazarlarından Daphne du Maurier’nin Rebecca’sı örnek bir tekinsiz mekân anlatısı. Sahne sanatlarıyla, yazarlıkla ilgilenen bir ailenin kızı olan ve derinlikli, sonunu açık etmeyen tekniğiyle pek çok eseri beyaz perdeye uyarlanan du Maurier iki dünya arasına sıkışmış, sırları ve tutkularıyla kendilerine çıkış yolu arayan karakterleriyle okura son sayfaya kadar şüphe, şaşkınlık vaat eden yazarlardan. Alfred Hitchcock’un aynı isimle sinemaya uyarladığı Rebecca ise unutulmaz bir başyapıt.
Adı anılmayan ikinci eş, sevdiği adamın peşinden gider ve cennet bahçesi gibi görünen Manderley Malikânesi’ne gelir. Ancak burası, kısa sürede hayatını esir alan bir heyulaya dönüşür. Bu evlilikteki sorunları çözmek zordur ama asıl dert, ölümüne rağmen bütün mekâna izlerini bırakan ve hayatlarına musallat olan ilk eş Rebecca’nın hatırasından kurtulmaktır.
Daphne du Maurier’den Rebecca, bazı evlerin karanlık koridorlarında gizli gizli gezinen, evlilik kurumunun saklı öznesini ortaya çıkaran o roman.
“Yirminci yüzyılın en etkileyici romanlarından, Rebecca bir mit ya da rüyanın korkutucu gücüyle kültürümüzün özüne usul usul yerleşti.” –Sarah Waters
“Fevkalade eğlenceli… du Maurier modern kadınların kendi hissettiklerini ölçebilecekleri bir tartı yarattı.” –Stephen King</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86706</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3dbe26b0-0f8d-43c5-ab5d-248993b74844.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümün Sonu</image:title>
            <image:caption>On yılların en önemli bilimkurgu serilerinden Üç Cisim Problemi, Ölümün Sonu ile sona eriyor.
Nebula En İyi Bilim Kurgu Romanı Ödülü
Kıyamet Savaşı’ndan yarım asır sonra, Karanlık Orman Caydırması’nın sağladığı gergin denge, işgalci Trisolar medeniyetini uzakta tutmaktadır. Dünya, Trisolar teknolojileri sayesinde daha önce görülmemiş bir refah dönemine girmiştir. İnsan biliminin günbegün gelişmesi ve Trisolarların Dünya kültürüne entegre olması, iki medeniyetin birbirini yok etmeden birlikte var olabileceğini göstermektedir.
Yirmi birinci yüzyılın ilk zamanlarından bir uzay mühendisi olan Cheng Xin, bu yeni çağda hibernasyondan uyanır. Ancak beraberinde, Trisolar Krizi’nin başlangıcından kalan unutulmuş bir programın bilgisini de getirecek ve varlığı, bu iki dünya arasındaki narin dengeyi tepetaklak edecektir. İnsanlık yıldızlara ulaşabilecek midir yoksa beşiğinde can mı verecektir?
Üç Cisim Problemi için övgüler
“Olağanüstü bir kitap! Bilimsel ve felsefi tartışmaların eşsiz bir karışımı.” –George R. R. Martin
“Türünün en iyilerinden, alışılmış ama aynı zamanda da tuhaf.” –Kim Stanley Robinson</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86707</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/233cf6e3-bd9e-4fd2-993c-c0f21fead2ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Göbeklitepe Perileri - Efsanevi Yerler Serisi 2</image:title>
            <image:caption>Efsanevi Yerler Serisi’nin ikinci kitabında,
Periler dünyasındaki güç savaşları devam ediyor!
Bolivya’da yaşayan kötü kalpli Bulut Peri ve kızı Eva, yalnızca peri liderlerinin kullanabildiği beş yüz yıllık ömür tozunun peşindedir. Amaçlarına ulaşmak için büyüledikleri Gülizar Peri, farkında olmadan kendini Göbeklitepe’de bulur. Göbeklitepe Perilerinin Gülizar Peri’den bir isteği vardır: Diğer peri dostlarının ve anne-babasının yardımıyla Gülizar Peri’nin, beş yüz yıllık peri tozunu, Bulut Peri’den önce bulması gerekmektedir. Efsanelere konu olmuş Göbeklitepe, Nemrut Dağı, Balıklıgöl gibi pek çok önemli tarihi yapının etrafında şekillenen, sihir ve heyecan dolu bir macera…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86708</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07549e6e-2149-4820-815a-cf741cc58820.jpg</image:loc>
            <image:title>Natüralist</image:title>
            <image:caption>Bu Vahşi Katili Yakalamalarına Sadece Natüralist Yardım Edebilir.
Andrew Mayne’in Natüralist’inde Profesör Theo Cray, başkalarının kaos gördüğü yerde anlamı bulabiliyor. Montana’da ormanlığın derinliklerinde parçalanmış cesetler bulunduğunda herkes bunun bir ayının işi olduğunu düşünse de Theo onların kaçırdığı bir şey görecekti. Doğal olmayan bir şey. Sadece onun durdurabileceği bir şey.
Bilişimsel bilim ve biyologluğun kesişim noktasında çalışan Theo, aslında bir cinayet soruşturmasının karanlık sanatlarından çok dijital kodlar ve mikroplara aşinaydı. Ancak onu örnek alan eski öğrencilerinden birisi Montana’da ölünce kendini katilin peşinde bulacaktı. Theo ona inanmayan polisin bir adım ötesinde hareket edip sadece bilimsel yöntemler kullanarak katili yakalamalıydı. Acaba bu yırtıcıdan daha da kurnaz olabilecek miydi?
Andrew Mayne, Natüralist’te insanla tabiatı birbirinden ayıran bıçak sırtı bir çizgide yürüyor ama endişelenmeyin, yanınızda Profesör Theo Cray var.
“Andrew Mayne’den kusursuzca yazılmış bir gerilim romanı… Aksiyon Cray ve düşmanı arasındaki heyecanlı bir yüzleşmeye doğru yükseliyor ve bilimsel ayrıntılar inandırıcılığı sağlıyor.” –Publishers Weekly
“Natüralist, gerilimli ve tamamen eğlenceli bir hikâye… Bu ilginç yeni roman serisinin ilk kitabında Andrew Mayne’e tebrikler.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86709</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cf74966-8386-49ca-a60c-26da237e7abb.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlık Belirtileri (Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Benimle ilgili bilmek isteyeceğiniz ilk şey şu: Kız mıyım, erkek miyim?
Kendimi pek çok şey olarak tanımlayabilirim: asi, punkçı, muhalif. Tabii bir de akışkan cinsiyetli. Kendimi bazı günler kız gibi hissederken diğer günler oğlan olarak uyanabilirim. Ancak henüz dünyaya açılmayı başarabilmiş değilim. Babam muhafazakâr bölgemizden seçimlere aday olmuş ve ben de yeni okuluma adapte olmaya çalışırken kendimi iyice kapana kısılmış hissediyorum.
Terapistimin tavsiyesi doğrultusunda takma isimle açtığım blog hesabı kendimi, yaşadıklarımı ve hissettiklerimi anlamlandırabildiğim tek yer. Ya da eskiden öyleydi. Bir takipçime yardım etmemin ardından hesabımın viral olması ve sanki kim olduğumu bilen birinden gelen tehdit mesajları güvenli alanımı mahvetti.
Artık bir karar vermem lazım. Yeni arkadaşlarımı, beni dinlemek isteyen insanları ve kimliğimi arkamda mı bırakacağım yoksa her şeyi riske attığımı bile bile kendim için savaşacak mıyım?
“Riley çok zeki, komik ve keskin bir gözlem yeteneğine sahip.” —Publishers Weekly (starred review)
“Akışkan cinsiyet gibi karmaşık bir konuyu ele alan ilk genç yetişkin kitaplarından biri.” —Booklist (starred review)
“Akışkan cinsiyetli gençlerin dünyasına açılan, gerçekçi kurgulanmış bir pencere.” —Kirkus
“Akışkan cinsiyet hakkında çok az bilgiye sahip okurlar için önemli bir tanışma ve benzer hisler deneyimleyenler için sıcak bir karşılama.” —BCCB
“Gerçekten özgün bir başkarakter ve evrensel başarılarla kalp kırıklıkları sayesinde, bu unutulmaz kitap beni hem güldürdü hem de ağlattı.” —Lissa Price
“Hem eğlenceli hem de oldukça gerekli. İnsanlık Belirtileri, sadece okuduğunuzda bile sizi daha iyi bir insan yapacak türden bir kitap.” —Dahlia Adler
“Öylesine farklı ama bir o kadar da aynı olmaya dair etkileyici bir portre.” —Renee Ahdieh
“Riley, genç yetişkin edebiyatında kesinlikle ihtiyaç duyulan bir karakter.” —Robin Talley</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86710</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e07f07a6-fe57-4320-85a8-5e6fe54aa284.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Erkek Olarak Yaşamım</image:title>
            <image:caption>Peter ve Maureen’in bir sahtekârlığın üzerine inşa edilmiş tekinsiz evlilikleri çıkışı mümkün olmayan bir bataklığa dönüşür. Maureen, yetenekli bir yazar olan Peter’ın ilham perisi olmak ister ve bu durum saplantılı bir hal alır. Bu saplantının sapkınlığa dönüşmesiyle Peter kendini cehennemin tam ortasında bulur. Öyle ki Peter, Maureen’in 
ölümünden çok sonra dahi kendisine yeni bir yol çizemez çünkü saplandığı batak onun yeni hayatı olmuştur. 
Kurgu içinde kurgu tekniğiyle ilerleyen roman okuru yine ikilemde bırakıyor: Gerçeğin başladığı ve kurgunun bittiği yer neresi? 
Philip Roth’dan Portnoy’un Feryadı’ndan izler taşıyan bir günah çıkarma metni, bir itirafname.
Bir Erkek Olarak Yaşamım okuru baskı altına alan üslubuna ve metin boyunca süregiden büyük sefalete rağmen mizahi yönü çok kuvvetli bir kitap olarak da okunabilir.  -The New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86711</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37e5e891-3d36-4f11-a6cc-631a39f26069.jpg</image:loc>
            <image:title>Harry Potter ve Ateş Kadehi -4 (Ciltli , Resimli Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>Okul yılı boyunca üç görev yerine getirilecek ve bunlar şampiyonların farklı farklı 
niteliklerini sınayacak... sihirli güçlerini – cesaretlerini – sonuca varma yetilerini – ve, elbette, tehlikeyle başa çıkma yeteneklerini. 
Quidditch Dünya Kupası’nda Kara Leke’nin gökyüzünde belirdiği andan itibaren tehlike Harry Potter’ın peşini bırakmaz. Harry efsanevi Üçbüyücü Turnuvası’nda Hogwarts’ı temsil etmek üzere seçilir; en maharetli büyücüleri bile zorlayacak sihir ve cesaret testleriyle sınanır – ilk görev onu acımasız Macar Boynuzkuyruk’la karşı karşıya getirir. 
Oysaki yarışma Harry için çok daha uğursuz bir güç sınavının başlangıcıdır. 
Tom Riddle’ın atalarının yattığı mezarın bulunduğu Küçük Hangleton’ın sisleri arasında en Karanlık büyü hazırlanmaktadır… 
Eşsiz sanatsal maharetiyle Kate Greenaway Madalyası’nı kazanan Jim Kay, 
Beauxbatons, Durmstrang ve Hogwarts’ın Üçbüyücü Turnuvası’nı kazanmak için 
mücade ettiği J.K. Rowling’in çok sevilen serisinin dördüncü kitabının bu müthiş 
resimli özel baskısında en sevilen karakterlerin – Deligöz, Viktor Krum, Rita 
Skeeter daha pek çoklarının – nefes kesen sahnelerini canlandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86712</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/009a5a4f-ad86-49bd-96b6-1482105df118.jpg</image:loc>
            <image:title>Sus Barbatus! 2</image:title>
            <image:caption>Doğanın tahrip edilmediği, ütopyaların diriliğini koruduğu, emeğin ve adaletin saygınlığını yitirmediği, masumiyetin egemen olduğu zamanların romanı Sus Barbatus!. 
Faruk Duman’ın Sus Barbatus! üçlemesinin ikinci cildi Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlandı. 
İlk cildi 2018 yılında çıkan roman aynı yıl Orhan Kemal Roman Armağanı ile Cevdet Kudret Roman Ödülü’nü alarak geniş bir yankı uyandırmıştı. 
Çetin kış koşullarında geçen ürkünç olaylarla dolu ilk cildin ardından ikinci ciltte bahar mevsimi bütün görkemiyle gözler önüne seriliyor. Romanın arka planını oluşturan siyasal olaylar iyice belirginleşerek hız kazanıyor. Üçüncü ciltte mevsim yaza dönecek ve üçleme 12 Eylül darbesiyle sona erecek. 
Faulkner, Yaşar Kemal gibi yazarların kaleminde destanlaşan modern romanın çağdaş bir çeşitlemesini sunuyor Faruk Duman. Gerçeküstünün dilini yaratarak siyasal, tarihsel, toplumsal gerçekleri ete kemiğe büründürüyor. 
“Aysel. Aysel. Yeniden değişmişti ya, artık başına gelenleri anlamıyor değildi. –Öleceğiz sandım, dedi, adamlar arkamızdan ne çok ateş ettiler öyle. –Bizi öldüremezler, dedi Faruk, zamanında ne demiş; Pir Sultan ölür dirilir. Duyan da, duyan da bunun bir şaka olduğunu zannedecek. Ama şaka değil. Gerçek.” 
 
“Sus Barbatus!’un, yazınımıza sunulmuş bir armağan olduğunu söylemekten çekinmeyeceğim.” – M. Sadık Aslankara 
“Sus Barbatus! eleştirel gerçekçi edebiyata mensup, klasik anlayışla kaleme alınmış bütün soylu romanlar gibi, bir döneme ve yöreye, zamandizinsel bir olay örgüsü izleyerek, inandırıcı karakterler yaratarak hakim olabilen bir anlatıdır. Sadece o kadar değil, ilerde görebileceğimiz gibi, nasıl bize özgü Yaşar Kemal geleneğini çeşitlendirerek aşabiliyorsa, klasik roman geleneğini de sürdürürken, çeşitli yollarla aşmaktadır.”  – Erendiz Atasü   
Doğanın tahrip edilmediği, ütopyaların diriliğini koruduğu, emeğin ve adaletin saygınlığını yitirmediği, masumiyetin egemen olduğu zamanların romanı Sus Barbatus!. 
 
Faruk Duman’ın Sus Barbatus! üçlemesinin ikinci cildi Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlandı. 
İlk cildi 2018 yılında çıkan roman aynı yıl Orhan Kemal Roman Armağanı ile Cevdet Kudret Roman Ödülü’nü alarak geniş bir yankı uyandırmıştı. 
Çetin kış koşullarında geçen ürkünç olaylarla dolu ilk cildin ardından ikinci ciltte bahar mevsimi bütün görkemiyle gözler önüne seriliyor. Romanın arka planını oluşturan siyasal olaylar iyice belirginleşerek hız kazanıyor. Üçüncü ciltte mevsim yaza dönecek ve üçleme 12 Eylül darbesiyle sona erecek. 
Faulkner, Yaşar Kemal gibi yazarların kaleminde destanlaşan modern romanın çağdaş bir çeşitlemesini sunuyor Faruk Duman. Gerçeküstünün dilini yaratarak siyasal, tarihsel, toplumsal gerçekleri ete kemiğe büründürüyor. 
“Aysel. Aysel. Yeniden değişmişti ya, artık başına gelenleri anlamıyor değildi. –Öleceğiz sandım, dedi, adamlar arkamızdan ne çok ateş ettiler öyle. –Bizi öldüremezler, dedi Faruk, zamanında ne demiş; Pir Sultan ölür dirilir. Duyan da, duyan da bunun bir şaka olduğunu zannedecek. Ama şaka değil. Gerçek.” 
 
“Sus Barbatus!’un, yazınımıza sunulmuş bir armağan olduğunu söylemekten çekinmeyeceğim.” – M. Sadık Aslankara 
“Sus Barbatus! eleştirel gerçekçi edebiyata mensup, klasik anlayışla kaleme alınmış bütün soylu romanlar gibi, bir döneme ve yöreye, zamandizinsel bir olay örgüsü izleyerek, inandırıcı karakterler yaratarak hakim olabilen bir anlatıdır. Sadece o kadar değil, ilerde görebileceğimiz gibi, nasıl bize özgü Yaşar Kemal geleneğini çeşitlendirerek aşabiliyorsa, klasik roman geleneğini de sürdürürken, çeşitli yollarla aşmaktadır.”  – Erendiz Atasü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86713</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab713c68-a6a2-4b86-942d-793b1fbff416.jpg</image:loc>
            <image:title>Oğlan Çıkmazı</image:title>
            <image:caption>Dünya döndükçe az, döndükçe beyaz
Uyandım ve azalan sulara buladım aklımı
Ey doğusu bir avuç insanın, ey avucumda büyüyen şefkat
Bu uzun rüyayı kim ki taşlardan oyup yerleştirdiyse içime
Bir kuzgun salınsın ve dağılsın ince bileğinde bir haber
Ölmeye yatıyorum n’olur gel
Kan çektim yüzüme biraz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86714</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e92cad0c-bf98-4b71-b6fd-524ab79650eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Damgalı Kimlikten Sporcu Kimliğine - Madalyonun İki Yüzü</image:title>
            <image:caption>Güncel yaşamda engellilikleri ve başka kimlik özellikleriyle bağlantılı nedenlerle damgalanmış (stigmatized) kişilerin, drama veya spor gibi çeşitli oyun türü aktivitelerle yeni bir kimlik kazanarak hayata bağlanmaları büyük önem taşımaktadır. 

Bu bağlamda elimizde kitap olarak yayınlanan araştırmanın problemi, evde, işyerinde, okulda, sporda toplumun hemen her alanında etiketlenerek dışlanmanın çok kolay olmasına rağmen, damgalanma ile mücadele etme olanaklarının çok sınırlı olmasıdır. Çalışmanın temel amacı ise, toplumda engellilerin damgalanma sürecinin nasıl ortaya çıktığı kadar bununla mücadele stratejilerinin neler olduğunu ortaya koymaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86715</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73030ec9-21ff-4393-9c66-c8b7df0f1038.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Yunan Kadın Kıyafetleri</image:title>
            <image:caption>1882 yılında J. Moyr Smith tarafından yazılan ve Yunan kadın kıyafetleri konusunda derli toplu bir çalışma olan bu kitabın, konuyla ilgilenen bilim insanlarına ve antikçağa ilgi duyan okurlarımıza faydalı olmasını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86716</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77979a37-757d-4ce7-bfcc-35a246d71eb7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamburuma Üç Sebep</image:title>
            <image:caption>Tanıdık bir ağrı var Recep Kayalı’nın öykülerinde. Uzaklarda olduğunu sandığımız ama yakamızı bırakmayan bir ağrı. Kelimelerin arkasına saklanan küçük dünyaların sızısı. 

Dünyayla cezalandırılmış babaların kamburunu sırtında taşıyan çocuklar, ruhlarındaki boşluğu harf harf doldurmaya çalışan genç adamlar ve onların gerçeğe çok yakın duran gerçekdışılıkla iç içe geçmiş hikâyeleri, şiirden el almış, gördüğünü gösteren, görülmeyenleri de hissettiren, kendi yatağını bulmuş bir dille yeniden yoğruluyor bu kitapta. 

Recep Kayalı, yazı yolculuğunda “Taşın Dediği”den sonra emin bir adım daha atıyor. 
Ethem Baran</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86717</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff66a83d-63e5-4a90-b61a-715148816d45.jpg</image:loc>
            <image:title>Dede Korkut Kitabı Üzerine Araştırmalar Ve İncelemeler</image:title>
            <image:caption>Dede Korkut Kitabı Üzerine Araştırmalar ve İncelemeler adlı bu kitapta 25 yazı bulunmaktadır. 
Araştırma ve inceleme yazılarının birincisi ve ikincisi Vatikan ile Dresden yazmalarının Dede Korkut metni dışında bulunan Türkçe, Arapça, Farsça ve Latince kayıtlarının işlendiği, bu iki yazmanın bugüne kadar kimlerin mülkiyetinde bulunduğu konularını açıklayan yazılardır. 
İkinci grupta Sovyet-Türk / Türk-Sovyet ikili Dede Korkut Kolokyumlarının “açılış” ile “kapanış” konuşmaları ve ilk iki kolokyumun yayımlanan bildirilerinin “sunuş” yazıları (4., 5., 7., 8., 9. ve 17. yazılar) yer almaktadır. 
Üçüncü grupta Dede Korkut Kitabı’nın manzum parçaları olan soylamalar ile ilgili araştırmalar (3., 6. ve 24. yazılar) yer almaktadır. Özellikle 24 numaradaki “bir soylamanın analizi” başlıklı hacimli bölümün bu konudaki bütün yazılar ile görüşleri ihtiva etmesinin genç meslektaşlarıma bir metnin çözümü konusunda yol göstereceğini ve ufuklarını açacağını umuyorum. 
Dördüncü grupta Dresden yazmasındaki müstensih hatalarının düzeltilmesi ve Dede Korkut Kitabı’nın O. Ş. Gökyay ile M. Ergin ithaflarıyla ilgili açıklamalar ve araştırmalar (10. ve 21. yazılar); 
Beşinci grupta Dede Korkut Kitabı’nda geçen askerlikle ilgili Moğolca kelimeler (15. ve 16. yazılar); 
Altıncı grupta “tarıklığı boşalmak” ile “bir yetmen” ibarelerinin çözümü (12. ve 19. yazılar); 
Yedinci grupta Basat okunan kelimenin Busat şeklinde okunması gerektiği, Hoten Sakacası, Touba, Ruan Ruan, Tuyühun gibi topluluklarda ve daha sonra da Göktürk ve Uygur harfli metinlerde Begrek şeklinde, Arap harfli Dede Korkut metninde de Beyrek şeklinde geçen kişi adı ile, Demür Güci ve Kıyan Güci ile Derse (Han) kişi isimlerinin analizlerinin yapıldığı (14., 20., 22. ve 23. yazılar) yer almaktadır. 
Bu çalışmalar ile Dede Korkut Kitabı üzerinde yapılan araştırmalara ve incelemelere derinlik getirdiğimi umuyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86718</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16f51b8e-ebbe-4f3c-bf97-38cb134a6cdf.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Bilgiler Öğretiminde Teknolojinin Kullanımı</image:title>
            <image:caption>Bilginin hızlı bir şekilde dolaşıma sokulduğu ve tüketildiği bir çağda yaşıyoruz. Teknoloji kullanımı ile birlikte “bilginin veriye dönüştüğü” bugün, eğitim de kabuk değiştiriyor. Teknolojik gelişmişlik düzeyi ve dijitalleşme eğitim sürecine sirayet ediyor. Öyle ki günümüzde artık eğitimde teknoloji kullanımı olmazsa olmaz. 
Dünyayı sarsan pandeminin neden olduğu zorlu koşullarda eğitimde teknoloji ve dijitalleşmenin değeri bir kez daha ortaya çıktı. CO*VID 19 felaketi hem okullarımızın hem de öğretmenlerimizin dijital okuryazarlığının ne kadar gelişkin olduğunu sorgulamamıza yol açtı. Uzaktan eğitim “yeni normalimiz” haline geldi. Elbette eğitimin her alanının hızla geliştiği bir dönemde çocukların bilişsel zekâsını geliştirmeye odaklanan sosyal bilimlerin bu vaziyete kayıtsız kalması beklenemez. 
Dr. Yakup Ayaydın’ın editörlüğünde hazırlanan “Sosyal Bilgiler Öğretiminde Teknolojinin Kullanımı Uzaktan Eğitim İçin Alternatifler”, 21. Yüzyılda çocukların becerilerini dijitalleştirme yolunda eğitimcilere önemli ipuçları veriyor. Birbirinden değerli eğitimcinin katkı sunduğu bu kitap, kısa filmden teknoloji destekli zihin haritalarına, sanal gerçeklikten sosyal medya okuryazarlığına değin çağımızın önemli kavram ve araçlarını eğitim süreçlerine entegre etmeyi amaçlıyor. Böylelikle okurların uzaktan eğitime alternatifler oluşturmasına yardımcı oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86719</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6e7e4f7-aab8-4210-851e-e7e141e72fde.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimizdeki Şeytan (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İyilik demek kimseye kötülüğü dokunmamak değil, kötülük yapacak cevheri içinde taşımamak demektir.

Ellerimizle kirlettiğimiz benliğimizi kendimizden korumak için kaçarız aynaya bakmaktan, sanki o biz değiliz de içimizdeki şeytanmış gibi. Adım adım peşimizdedir oysaki... İyilik nerede biter, kötülük nerede başlar? Yaptıklarımızın mesuliyetini her zaman alabilir miyiz? Yoksa Sabahattin Ali’nin de belirttiği gibi, bütün sorumluluğu içimizdeki şeytana mı yükleriz? Sabahattin Ali, eserinde âdeta iyilikle kötülüğün sınırlarını çizmektedir. 

Sabahattin Ali’nin ikinci romanı İçimizdeki Şeytan, Ulus gazetesinde tefrika edildikten sonra, 1940 yılında ilk olarak Remzi Kitabevi tarafından basılır.

Türkiye’de gördüğü ilgi nedeniyle 2007’de Der Dämon in Uns adıyla Almancaya, 2008’de Le Diable Qui Est Nous adıyla Fransızcaya çevrilen İçimizdeki Şeytan, daha sonra Arnavutça, Bulgarca ve Felemenkçeye de çevrilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86720</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07d6a723-e434-47e4-9a9f-06cab80721a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Eve Dönüş</image:title>
            <image:caption>Ailesiyle birlikte bir süredir küçük bir adada yaşayan Ege, deniz kıyısında dolaşıp kuşları, su samurlarını, denizaslanlarını ama en çok da orkaları seyretmeyi çok sever. Annesiyle babası birkaç günlüğüne şehre gidince adada büyükbabasıyla kalan Ege bir sabah sahilde dolaşırken karaya vurmuş minik bir orka görür. Bu Ege’nin Oreo adını verdiği yavru orkadır. Oreo önceki günkü fırtınada karaya vurmuş, sular çekilince de kayalıklarda sıkışıp kalmıştır. Suların tekrar yükselmesine sekiz saatten fazla bir zaman vardır ve birileri yardım etmezse Oreo sıcak güneşin altında susuzluğa uzun süre dayanamayacaktır. Oreo’ya yardım etmek için kolları sıvayan Ege ile büyükbabasının zamana karşı yarışı başlamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86721</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95842fd9-e338-408b-9ae1-2ee34eaad34c.jpg</image:loc>
            <image:title>Efendi ile Uşağı (Bez Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Efendi ile Uşağı, hayalini kurduğu ve zenginliğini arttıracak koruyu rakiplerinden önce satın almak isteyen Vasiliy Andreiç’i, yardımcısı Nikita ile birlikte karlı ve fırtınalı bir havada yollara düşmeye iten ve hayatının seçimi ile karşı karşıya bırakan dürtüyü anlatırken aynı zamanda sınıf farklılıklarının çarpıcı bir örneğini ortaya koymaktadır.
Sergi Baba’da ise acıyla son bulan bir aşk macerasının ardından manastıra kapanan genç bir adamın zaman içindeki değişimine, yaşam amacını ararken deneyimlediği içsel çatışmalara ve Rus edebiyatının usta kaleminin insan zihninin yeni bir noktasını aydınlatışına tanıklık ederiz.
Hayata bakışını karşıtlıklar üzerine şekillendiren Tolstoy’un bir insanın ancak başkasının acısını duyarsa insan olabileceğini vurguladığı bu öykülerini Mehmet Yılmaz’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.Kullanılacak Reklam Mecraları: Bu kitabın hedef kitleye tanıtımını yayınevimize ait sosyal medya hesapları üzerinden yapmayı planlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86722</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f54b7d36-d0b4-46a5-acf8-bdde50a5abf5.jpg</image:loc>
            <image:title>Oblomov (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Oblomov, sınırsız bir hayal gücüne sahip ancak günlerini gerçekleşmeyecek planlar kurarak geçiren, yerinden kalkmamak için hep bir mazereti olan, miskin, ihmalkâr ve kaygısız bir asilzadedir. Toprak köleliğinin son bulmaya yüz tuttuğu bir dönemde Petersburg’daki yeni yaşama ayak uyduramayınca kabuğuna çekilir ve işlerini yattığı yerden yürütmeye çalışır. Ne var ki kendisinden daha tembel olan uşağı Zahar ile can dostu Ştoltz onu toplumsal yaşama çekmeye kararlıdır. Zoraki tanıştığı Olga sayesinde dünyası kısa süreliğine renklenip ruhunda bir uyanış gerçekleşse de bu saf aşk tek başına kabuğunu kırmasını sağlayabilecek, onu Oblomovluğundan çekip çıkarmaya yetecek midir?
Gonçarov’un 1849 yılında kaleme aldığı ve Rusya’nın soylu sınıfını hicveden bu eseri, çağların müzmin hastalığı Oblomovluğu anlatır ve adeta içimize bir ayna tutar. Derin kişilik analizleri ve eşsiz tasvir gücüyle Gonçarov’un ustalığını gösteren bu eseri Furkan Özkan’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86723</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f88cd94f-0978-43d3-8336-ddcbb01bfd26.jpg</image:loc>
            <image:title>Efil Ekonomi Araştırmaları Dergisi Cilt: 3 Sayı 10-11</image:title>
            <image:caption>Bu sayımızda: 
Is Women’s Political Empowerment Affecting COVID-19 Mortality? 
Arzu Akkoyunlu Wigley, Simon Wigley 
Acil Servis Departmanının Ajan Bazlı Modelleme ile Optimizasyonu 
Ercan Eren, Demet Topal Koç 
Demografik Unsurlar ile Mali Baskınlık Etkileşim Analizi: BRICT Ülkeleri Deneyimi 
Salih Barışık, Ebru Karkacıer 
Contribution of Foreign Direct Investment to Mexico’s Economic Growth during NAFTA Years (1994 -2019) 
Julen Berasaluce, Jose Antonio Romero 
Book Review: Turkey in Turmoil, Social Change and Political Radicalization during the 1960s Fikret Şenses</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86724</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a986134-5a18-456f-943c-85f6ab230391.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu Batı Düşünce Dergisi Yıl: 23 / Sayı: 94 Ağustos, Eylül, Ekim 2020</image:title>
            <image:caption>Doğu Batı  Düşünce Dergisi 94. Sayı
Deizm</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86725</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/064088eb-27f2-4be8-bf54-10620b5a4523.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Arkadaş - Petek ile Paytak 3</image:title>
            <image:caption>Petek’in “Büyük Okul” dediği yere gitme zamanı gelmişti. Bu gerçekten eğlenceli olabilirdi ama okulda olduğu saatlerde Petek’in, Paytak’tan ayrı kalması gerekiyordu. Öğretmeni onu yeni bir arkadaşla tanıştırdığında hiçbir şey planlandığı gibi gitmedi. Petek Mehtap’a baktı. Mehtap Petek’e baktı. Arkadaş olmak hiç kolay değildi…
Bu kitapta, nefis yiyecek tarifleri, ilginç bilgiler ve etkinlikler de bulabilirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86726</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a215f13-ce8f-483d-8172-86b15238353c.jpg</image:loc>
            <image:title>Fırtınalı Bir Gün - Petek ile Paytak 2</image:title>
            <image:caption>Petek için çok özel bir gündü çünkü balıkçı olan babasının denizden dönmesini bekliyordu. Fakat bir anda gökyüzünde kara bulutlar toplandı.Yağmur damlaları Pat! Pat! düşmeye başladılar. O sırada Paytak da uçup bulutların içine girmesin mi! Dışarıda fırtına çıkınca Petek için babasının ve Paytak’ın dönmelerini beklemek iyice zorlaştı…
Bu kitapta ayrıca, eğlenceli bilgiler, tekerlemeler, lezzetli yiyecek tarifleri ve etkinlikler bulabilirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86727</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca9bde56-0a0b-468d-8f4a-a3332ad2a1d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaralı Kuş - Petek ile Paytak 1</image:title>
            <image:caption>Petek, bir gece mutfaktan gelen şangır! sesiyle uyandı. Yoksa evde bir canavar mı vardı? Hayır! Uzaydan dev bir örümcek mi gelmişti? Hayır! Sadece kanadı yaralanmış bir yavru deniz papağanı düşmüştü.  Petek, Paytak’ı iyileştirdi ve onu çok sevdi. Fakat Petek’in, yeni arkadaşına veda etmesi gerekecekti. Peki, Paytak’ı bir daha görebilecek miydi?
Bu kitapta ayrıca lezzetli yiyecek tarifleri, eğlenceli bilmeceler ve etkinlikler bulabilirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86728</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/375358b2-8d4d-435c-848d-b43bbe258a62.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahraman Lazım Dediler Geldik! - Ertuğrul</image:title>
            <image:caption>Hiç arkadaşlarına rağmen doğru bildiğinden vazgeçmediğin oldu mu? Benim oldu ve sırf doğruları savunduğum için en yakınımdakiler bana sırtlarını döndüler. Ama olsun, kahraman olmak kolay değil sonuçta! Evet, tahmin ettiğini gibi ben bunun da kestirme yolunu buldum. Aslında çok zor da değil. Nasıl mı? Haydi çevir sayfaları, öğren sırrımı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86729</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa5ef6ac-5c4b-4e7a-a014-d276cdf6aa66.jpg</image:loc>
            <image:title>Can Veren Pervaneler - 7</image:title>
            <image:caption>Klasik şiirimizden, şairlerimizden bahsederken, dostlarımız, sevdiklerimiz, sevenlerimiz, “Biraz kendinden bahset, nereden geldin, hangi yollarda gezdin, hangi merhalelerden geçtin, bu günlere nasıl geldin?” dediler.
“Efendim, yakışık almaz, bizde münasip bir vaziyet değildir “ben” demek. Bizden ancak “bende” olur.” dediysek de,
“Can Veren Pervaneler deyince akla Hayati İnanç geliyor. Hayati İnanç deyince de şiir, nasihat, güzel sözler ve gönül sultanları… Hayati İnanç’ın bu hamuru nasıl yoğrulmuş, kimler yoğurmuş, şekil vermiş, bunu yine, en iyi, en güzel Hayati İnanç anlatır, başkasına söz düşmez. Hayati İnanç’ı sevenlere; onun gibi olmak, okumak, anlamak, anlatmak isteyen gençlere bir rehber, bir yol haritası lâzım.” sözleriyle ortaya koydukları kuvvetli teze verecek bir cevabımız yoktu.
Yine de, kıymetli okuyucularımızın kıymetli vaktini işgal etmek, kronolojik bir biyografi kitabı okutmak niyetinde değiliz.
Bu defa, biraz dertleşmek, biraz tecrübelerden, hatıralardan bahsetmek istedik.
Biraz bu fani dünyanın her birimizin sırtına yüklediği hüzün küfelerinden, biraz ayaklarımıza vurduğu acıtan prangalardan söz ettik.
İçinden çıkılmaz gibi görünen belâların, musibetlerin çaresini anlattık.
Mutluluğa, huzura, selamete kavuşmanın; kelimelere, mısralara, beyitlere yansıyan formüllerini paylaştık.
Ve elbette şiirsiz, şairsiz olmaz deyip, sözlerin hasından, manaların zirvesinden bir demet arz ettik.
Şimdi aramızda olmayan, gönüllere ışık saçan, çok kıymetli bir büyüğüm, “Bizi arayan, kitaplarımızın satırlarının arasında bulur.” demişti.
Acizane, “hayati” meseleleri “inançla” anlatırken, her kelimeye, her cümleye özendik, “Söz Hayâtîdir!” dedik.
Sürç-i lisan ettiysek affola!
Hiç ayrılığın olmadığı yerde buluşmak ümidiyle…
Konferansları binlerce kişi tarafından takip edilen, videoları milyonlarca kişi tarafından izlenen, klasik şiirimizi her yaştan insanımıza hatırlatan, sevdiren, hukukçu, yazar, televizyon programcısı ve sunucu, divan şiiri üstâdı Hayati İnanç, Can Veren Pervaneler serisinin 7. kitabıyla, bir sohbet deryasında, okuruyla adeta baş başa bir yolculuğa çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86730</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1646a7a-5868-4804-b9c6-bdebde518950.jpg</image:loc>
            <image:title>Şizofreni</image:title>
            <image:caption>Şizofreni günümüzde birçok insanın mustarip olduğu, kesin tedavisi olmadığı için umarsız hastalıklardan biri olarak görülür. Benim şizofreniye ilgim gençliğimde yaşadığım elim bir tecrübeye dayanmaktadır. Paranoid şizofreni hastası olan bir aile dostu, hastalığın akut döneminde kendisine zarar vereceklerini düşündüğünden iki oğlunun canına av tüfeği ile kastetmek istemiş ve birini vurarak öldürmüş, diğeri ise kaçabilmeyi başarmıştı. Evlat katili, hasta olduğu için hapse değil de kapalı kliniğe tedaviye gönderilmişti. Bu durum başta anne, kardeşi ve bizler üzerinde derin bir tesir uyandımıştı. Hatta hasta kendine geldikten bir süre sonra oğlunu öldürdüğü vicdan azabı ile intihar girişiminde bulunmuş, ancak başarılı olamamıştı. Ve bu da yetmemiş anne, kocası olan hastanın hayatının son yıllarında ona bakmak zorunda kalmıştı. Bu olaydan önceki hal, hareket ve tavırlarıyla hasta çevresinde çekinilen, şüpheci, çevresini suçlayan, alkol bağımlısı, başta eşine ve çevresine eziyet eden bir yapıya sahip olduğunu gözlemlenmekteydi. Tüm bunlar kitabımızda da bahsedeceğimğz üzere şizofreni ve özellikle paranoid şizofreni, hastanın sadece kendisini değil, başta aile bireyleri olmak üzere, akrabaları, komşuları ve toplumu etkileyen kompleks bir hastalık olduğudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86731</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8618b5e-a614-4a3e-9e1b-7cb42930616b.jpg</image:loc>
            <image:title>Karl Marx&apos;ın Ekososyalizmi - Sermaye, Doğa ve Ekonomi Politiğin Yarım Kalmış Eleştirisi</image:title>
            <image:caption>Eleştirmenlere göre Marx, maddi ihtiyacı sona erdirmek ve yeni bir doyum ve bolluk dünyası yaratmak için insanların doğal dünyaya hükmetmesi gerekliliğine dair içsel bir inanca sahipti. Bu yanlış algı, gerek anaakım çevreciler gerekse Marks’ı reddeden ekososyalistler tarafından benimseniyor. Karl Marx’ın Ekososyalizmi ise, Marx’ın ekolojik eksikliklerine yöneltilen bu suçlamaları boşa çıkarıyor. Saito, Marx&apos;ın, temel çalışmalarını ve doğaya yönelik tuttuğu defterlerini derinlemesine inceleyerek, Karl Marx&apos;ın kapitalizme gömülü çevresel krizi gerçekten gördüğünü iddia eden John Bellamy Foster ve Paul Burkett gibi bilim adamlarının çalışmalarını devam ettiriyor. Saito, &quot;Eğer biri Marx’ın ekolojik boyutunu göz ardı ederse, onun ekonomi politiğe yönelik eleştirisinin tümünü kavraması mümkün değildir.&quot; diyor. 
Marx’ın ekoloji hakkındaki notlarıyla, mevcut tartışmaya yeni ve güçlü kaynaklar sunuyor. Modern kapitalizmin ekolojik ve ekonomik krizine Marx’ı yeniden yorumlayarak yanıt arıyor. 

— Kevin B. Anderson, Marx Sınırlarda’nın yazarı Bu mükemmel kitap, Marx’ın teorik laboratuvarındaki entelektüel deneyleri keşfetmenin potansiyel kısa yollarını sunuyor; 40 yıldır süregelen çalışmasının ekolojik görünümüne bakış açımızı genişletiyor ve Marx’ın ekososyalist okumalarına yerinde eleştiriler getiriyor. Tıpkı Marx’ın Kapital’i gibi, bu kitap da sadece okunmamalı, üzerine çalışılmalıdır. 

— Bob Jessop, The State: Past, Present, Future’ın yazarı 
Saito, Marx’ın notlarını derinlemesine inceleyen ve Marx’ın araştırma sürecini ele alan ilk araştırmacı. Yalnızca Marx’ın notlarını ve kitaplarını incelemekle kalmıyor, aynı zamanda Marx’ın atıfta bulunduğu kaynakları da masaya yatırıyor. Saito, Marx’ın tamamlayamadığı kitabı “Politik Ekonomi Eleştirisi” ile bağlantılı olan ekolojik sorunların derinliğini heyecanlı bir macera olarak sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86732</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7797e23f-519c-4aee-8047-fc12b53c5bab.jpg</image:loc>
            <image:title>Sana Yazmadım</image:title>
            <image:caption>Selanik göçmeni Antalyalı bir ailenin kızı olan şair, hem Balkan hem de Antalya’ya özgü kültürlerin harmanıyla büyümüştür. Topraklarından koparılan, mübadelenin zorluklarını yaşayan, yoklukla büyüyen insanların kayıpları, acıları, özlemleri, şairin de genlerine işlemiştir. Memleketlerinden çıkıp başka topraklara gelirken yeni vatanları hüzün olmuştur. Bu nedenle zaman zaman Balkan neşesi şairin hayatına ve şiirlerine yansıyor olsa da, bu hüznü ve acıyı barındıran mısralar sıklıkla dökülmüştür kaleminden… 

Her ne kadar hüzne göç edenlerin torunları olsalar da Atatürk’le aynı topraktan gelmek, onlara hep umut vermiş ve belki de O’nun ümitvar gözlerindeki maviliğe tutkularından, Akdeniz’in mavi kıyılarından ayrılamamışlardır hiç.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86733</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a464f61-a2a9-4a8e-8d0a-b7532b2d7fea.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgelik Aforizmaları</image:title>
            <image:caption>Aciz beden giydi kefen, toprak oldu bana benzeyen. Herkes bitti sandı, ben ise seyredaldım. Allah’ı arıyorsan eğer; o ne yerde ne de gökte… Allah senin ruhunda…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86734</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be4010ce-cf67-43de-a8e3-223427ea38b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Kafadar Paylaşıyor</image:title>
            <image:caption>Bade ve arkadaşları Zeynep, Selin, Cenk, biriktirmeyi ve paylaşmayı öğreniyor! Onlarla beraber öğrenmeye ve Bade’nin dünyasına adım atmaya var mısın? 

Finansal okuryazarlık ne demek? Niçin tasarruf etmeli, niçin para biriktirmeliyiz? Banka kartları nasıl çalışır? Temel ihtiyaçlar ve gereksiz harcamalar arasındaki fark nedir? 

Çocuklar, artık bu kavramları eğlenerek öğreneceksiniz! Haydi kapağı açın ve bu eğlenceyi siz de paylaşın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86735</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/993aa1a7-ffce-4f44-ac60-3d2af56f604b.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin Felsefe Tarihi</image:title>
            <image:caption>Dünyanın ve insanın doğası... Nesneler arasındaki İlişkiler... Ahlaki ve toplumsal kurallar... Yaşamın yönetimi ve hedefi— Yin ve Yang... Bilginin yapısı...Söz ve eylem, teori ve pratik Ilişkisi... Bilgelik nedir?
Çin felsefesindeki en temel konulan Konfiçyüs&apos;len Taoculuğa, Budizm&apos;den Yasacılık ekolüne açılan yelpazede inceleyen Wu Chun, Çin Felsefe Tarihinde yalın sorular ortaya atıp yakıt yanıtlar veriyor. Dipsiz bir kuyuyu çağnştıran derin Çin felsefesi ve bağlantılı konulan 5 bin yıl boyunca oraya atılmış fikirler, kavramlar, kategoriler, teoriler ve öğretilerin ışığında inceleyen kitap, Çin ulusunun zihninde ve damarlarında dolaşan manevi güce dair mükemmel bir başvuru kaynağı.
&apos;&apos;Nesneler arasındaki ilişki, eski Çinli fılozoflar için bir diğer önemli merak konusuydu ve bu mesele ordan Avrupalı benzerlerinden farklı kıldı. Eski Avrupalı filozoflar esas olarak şeylerin doğamyla ilgiliydi. Bir anlamda, Avrupa felsefesl, &apos;Doğası nedir?&apos; sorusundan türedi. Ancak Çin&apos;de durum oldukça farklıydı. Çin felsefesi tarihinde en sık sorulan soru &apos;Aralarındaki ilişki nedir?&apos; şeklindedir.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86736</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f783fa3c-5d4d-4adc-a04a-47c5ea141f85.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Uzaklardan Bir Hikaye</image:title>
            <image:caption>Kimi verilen bir söz uğruna ölene dek bekler, 
kimi umutsuzdur, hemen pes eder. 
Bir mektupla başladı her şey. Eski, silik, okunaksız yazıları okunur hale getirdiğinde üşüştü kafasına sorular. Gazeteci Mauri’nin Avustralya’dan Çanakkale’ye uzanan ve duyguları alt üst eden yolculuğunda umudun, inanmanın ve bağlılığın gücünü okuyacak, Mauri ile birlikte siz de dostluğun, sevginin ve vefanın gerçek anlamını öğreneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86737</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35750296-19ec-4317-a2b8-97bc5319cd77.jpg</image:loc>
            <image:title>Kesişen Yollar</image:title>
            <image:caption>Iskalamak istemem hayatı! 
Radyoda kısık bir keman, 
Ciğerimde serin bir sonbahar, 
Bir de efil efil iyot kokan Türkuaz rengi bir deniz isterim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86738</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d572e223-b763-49b1-b67a-8375d82237f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Pisagor Okulu - Sayıların İzinde</image:title>
            <image:caption>Kayıp Piramit’in ardından İskenderiye Kütüphanesi’nin sırlarını çözen Cenk Demirbilek’in gizemli macerası sona yaklaşıyor. Bilim tarihi profesörü Tahir Baturay ile birlikte takip ettikleri, tarihin tozlu sayfalarına gizlenmiş izler onları bu kez Pisagor’a ulaştırır.
Kurduğu okulda efsane matematikçiler ve filozoflar yetiştiren Pisagor, yaşamının üzerinden binlerce yıl geçse de matematiğe yaptığı katkılarla “Sayıların Babası” olarak anılmaktadır.
Onlarla birlikte yolculuk ederken sen de Pisagor’un gizli kalmış sırlarını öğrenecek, matematiğin hiç duymadığın dünyasına adım atacaksın.
Sayıların izinde gizemli bir yolculuk seni bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86739</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/286f2c89-8913-49a6-bbc2-18ef3d8e8435.jpg</image:loc>
            <image:title>Zümrütlü Hançer - Bilmece Krallığı 02</image:title>
            <image:caption>Kerem ve Asya gizemli bir haritayı takip ederken kendilerini Bilmece Krallığı’nda bulmuşlardır. Olağanüstü maceraya devam edebilmeleri için karşılaştıkları bilmeceleri çözmeleri, zorlukları aşmaları gerekmektedir.
Kızılca Dağ’ın içine gizlenmiş labirentlerden çıkmak için kahramanlarımıza yardım ederek, sen de dikkatini geliştirip bilgi birikimini artırabilirsin.
Gizemli ve eğlenceli bir macera seni bekliyor!
Çocuklar bu seriyi okurken hem macera yaşayacaklar hem de bilmece ve sorularla dikkatlerini geliştirme fırsatı bulacaklardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86740</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c304ad13-32c1-4531-8669-d7f7e2990bd9.jpg</image:loc>
            <image:title>Palto</image:title>
            <image:caption>Rus edebiyatının dâhi yazarlarından Gogol’ün en meşhur ve en güzel hikâyelerinden biridir Palto. Dostoyevski’ye atfedilen “Hepimiz  Gogol’ün Palto’sundan çıktık” sözüyle onurlandırılan bu öncü anlatı, kendisinden sonra gelen yazarlar kuşağını derinden etkiledi. Rus ve dünya edebiyatı üzerinde olduğu kadar okurların yüreğinde de silinmez izler bıraktı. 
Palto, önüne gelen metinleri el yazısıyla aynen kopyalamak dışında bir mahareti olmayan, yoksul ve içine kapanık bir memurun hikâyesini anlatıyor. Genç kâtiplerin sataşmalarına sıkça maruz kalan bu küçük memur, alay konusu olan eski püskü, modası geçmiş paltosunu yenilemeye karar verir günün birinde... Dişinden tırnağından artırarak diktirdiği yeni paltosu, sosyal hayata katılması için ona cesaret vermiş olsa da talihsizlik yakasını bırakmaz. Küçük insanın küçük dünyasını edebiyata sokan Palto,  Gogol’ün ender rastlanan hiciv yeteneğini sergilediği trajikomik bir masal. Nuri Yıldırım’ın yepyeni, incelikli çevirisiyle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86741</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fb0c741-0edd-4d6e-a8be-457fb4b72fb7.jpg</image:loc>
            <image:title>Portre</image:title>
            <image:caption>Bir derebeyi çocuğu olarak, Dikanka dolaylarındaki bir çiftlikte geçirdiği çocukluk yılları boyunca kulağına çalınan halk şiiri ve türküleriyle, masal, söylence ve öyküleriyle beslenen Gogol, Kazak atalarının aşkları ve efsanelerini dinleyerek büyüdü. 
Rus gerçekçiliğinin kurucularından olan Gogol’e saygınlık kazandıran ilk eserleri Ukrayna’daki bu çiftlik yaşantısına dair anlatılardır. Bunların en ünlülerinden ikisi, Mayıs Gecesi ve Portre’dir. 
Mayıs Gecesi’nde Levko ve Galya’nın aşkını köy yaşantısının içinde, usta işi doğa tasvirleriyle anlatan Gogol, Portre adlı öyküsünde, gizemli bir portrenin, insanların hırslarını birer enstrüman gibi kullanarak yaşantılarını nasıl cehenneme çevirdiğini anlatıyor. 
Portre, Gary Shteyngart’ın “Shylock on the Neva” öyküsüne, Mayıs Gecesi de Nikolay Rimski-Korsakov’un aynı adlı operasına esin kaynağı olmuştur. 
Edebiyatseverler için, Hasan Âli Ediz’in güzel Türkçesiyle… 
“Ün, onu hak etmeyip de çalana zevk veremez; o ancak onu hak edende sürekli bir etki uyandırır... Çartkov’un bütün duy-gu ve isteklerinin paraya yönelişi bundan ötürüdür. Altın onun tutkusu, ideali, korkusu, zevki, amacı olmuştu... San-dıklarda banknot desteleri büyüyor, kaderine böyle korkunç bir ödül düşen her insan gibi o da altından başka her şeye il-gisiz, sıkıcı ve gizemli bir insan halini alıyordu.” Portre’den</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86742</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d5ca062-27cc-4337-adea-c13e176d264e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötü Söz Söylemeyi Kim İster ki? - Ertuğrul</image:title>
            <image:caption>Dostum, sen de güzel şeyler söylediğinde kendini iyi hissediyor musun? Ben hissediyorum. Hatta öyle ki bazen etrafımda çiçekler açıyor, kelebekler uçuşuyor gibi oluyor.
Tabii bir de bunun tam tersi durum var. Kötü söz söylediğimizde olanlar…
Ama merak etme. Ben bu sorunu da hallettim her zamanki gibi.
Çok kolay aslında. Nasıl mı?
Haydi çevir sayfaları, öğren sırrımı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86743</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adc0a693-9b01-4640-a563-635e77e25e6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Mayıs Gecesi</image:title>
            <image:caption>Bir derebeyi çocuğu olarak, Dikanka dolaylarındaki bir çiftlikte geçirdiği çocukluk yılları boyunca kulağına çalınan halk şiirleri ve türküleriyle, masal, söylence ve öyküleriyle beslenen Gogol, Kazak atalarının aşkları ve efsanelerini dinleyerek büyüdü. 
Rus gerçekçiliğinin kurucularından olan Gogol’e saygınlık kazandıran ilk eserleri Ukrayna’daki bu çiftlik yaşantısına dair anlatılardır. Bunların en ünlülerinden ikisi, Mayıs Gecesi ve Portre’dir. 
Mayıs Gecesi’nde Levko ve Galya’nın aşkını köy yaşantısının içinde, usta işi doğa tasvirleriyle anlatan Gogol, Portre adlı öyküsünde, gizemli bir portrenin, insanların hırslarını birer enstrüman gibi kullanarak yaşantılarını nasıl cehenneme çevirdiğini anlatıyor. 
Portre, Gary Shteyngart’ın “Shylock on the Neva” öyküsüne, Mayıs Gecesi de Nikolay Rimski-Korsakov’un aynı adlı operasına esin kaynağı olmuştur. 
Edebiyatseverler için, Hasan Âli Ediz’in güzel Türkçesiyle… 
“Kiraz ve salkım ağaçlarından meydana gelen sık ve el değ-memiş orman, köklerini suyun soğuk derinliklerine uzatmış-tı... Doğanın en güzel yelpazesi gece rüzgârı, gizlice ağaçların yanına sokularak onları öptüğü zaman, yapraklar sanki darılıyormuş gibi, zaman zaman başlarını hoşnutsuzlukla sallıyordu. Bütün doğa uykuda idi...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86744</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64a0a945-7e34-4f9d-b578-f451ac02d2de.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatım</image:title>
            <image:caption>Modern öykü türünde bir ekol oluşturan Anton Çehov’un ilgisi, ömrünün son yıllarında, Rus hayatının sosyal sorunları üzerinde yoğunlaştı. Kapsamlı ve derin bir hikâye olan Hayatım, yazarın olgunluk döneminde kaleme aldığı en çarpıcı eserlerden biridir. 
Hayatım’da, taşraya hâkim olan bağnazlık ve ahmaklıktan bunalıp örümcek ağı sarmalından kendini kurtarmaya çalışan Misail Poloznev’in hikâyesi anlatılıyor. Dar kafalı bir mimarın oğlu olan Misail, hiçbir işe yaramayan bir memuriyete kapılanmaktansa hayatını fiziksel emeğiyle kazanarak proleterleşmeyi seçtiği için ailesi ve toplum tarafından dışlanır. 
Hayatım (Bir Taşralının Hikâyesi), zamanın eleştirmenleri tarafından Tolstoy ekolü üzerine bir Çehov kritiği olarak değerlendirilmişti. Dokunaklı bir başyapıt olarak düşünsel ve yazınsal değerini bugün de fazlasıyla koruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86745</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1edfa08-7968-4583-bc99-1f9f4e255967.jpg</image:loc>
            <image:title>Portal</image:title>
            <image:caption>Meditasyon Bizleri İyileştirebilir Ve Gezegeni Kurtarabilir Mi?
 
Zihninizi Yatıştırın.
Kalbinizi Açın.
Dünyanızı Değiştirin.
 
Savaşlar, iklim değişikliği, ekonomik çöküş tehdidi… Dünyanın dört bir yanında sürekli krizlerle mücadele ediyoruz. Devrilme noktasındayız ama bir çıkış yolumuz var.
 
Yüzyıllardır var olan ve insanları dönüşüme yönlendiren eski bir yol haritasını ortaya çıkaran bu ilham verici kitap ve belgesel film, bugün insanlığın neye ihtiyaç duyduğunu keşfetmek adına bizleri zihnimizin arkasındaki Portal’a götürüyor: Meditasyon.
 
Portal, meditasyon ve farkındalığı kullanarak gücünüzün kilidini nasıl açacağınızı, çevrenizdekilere karşı nasıl daha şefkatli olabileceğinizi; değişim adına susuzluğunuzu nasıl gidereceğinizi bulma yolunda sizi bir keşfe çıkarıyor. Meditasyon yoluyla hayatlarını değiştiren altı kişinin hayat hikâyelerinin yanı sıra günümüzün en yenilikçi düşünürlerinden bazılarının etkileyici düşüncelerinin de aktarıldığı Portal kitabında insanlık için dönüştürülmüş bir vizyon serisi hayata geçiriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86746</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e11ca63-4256-49a6-81e1-34a4fefbd153.jpg</image:loc>
            <image:title>Düello</image:title>
            <image:caption>Anton Çehov’un en başarılı ve en uzun hikâyelerinden biri olan Düello, Rus romantiklerinin vazgeçilmez mekânı Kafkasya’nın bir sahil beldesinde geçiyor. Yeni bir yaşam kurma ümidiyle kocasını bırakıp sevdiği erkekle kaçan bir kadın, karşıt yaşam felsefelerine sahip iki erkek arasındaki artan düşmanlık ve kaçınılmaz olduğu kadar komik bir düello... 
Bu derinlikli hikâyede Çehov, kafasını kurcalayan felsefi, toplumsal ve bilimsel soruları parlak diyaloglar üzerinden tartışmaya açıyor. Hayatta “açık, bilinçli bir amaç”a sahip olmamız gerekli midir? Sorumsuz, zayıf karakterli insanların varlığı, onlara itibar göstermeyi sürdüren toplumu nasıl çürütür? Sosyal bilimler ve felsefe tamamen doğal bilimleri mi temel almalıdır? 
Psikolojik tahliller, canlı karakterler, doğa tasvirleri ve şairane ayrıntılar bakımından Düello, Çehov’un edebî dehasına bir kez daha tanık olma fırsatını veriyor. Sinemaya da uyarlanan bu başyapıtı, Nuri Yıldırım’ın incelikli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86747</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98963022-b2c1-40dc-986c-56b3bedae9c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Yıl</image:title>
            <image:caption>Çehov’un en güzel uzun hikâyelerinden biri olan Üç Yıl, 1905 Devrimi’nden on yıl önce yazıldı. Hikâye bu geçici durgunluk döneminin belirgin izlerini taşıyor. Genç ve güzel Yuliya, kendisine deli gibi âşık olan Laptev’in evlenme teklifini, taşradaki can sıkıcı yaşamından kurtulmak ve doktor babasının bencilliğinden uzaklaşmak için kabul eder. Birlikte Moskova’ya giderler. Ancak taşradaki yaşamı belirleyen can sıkıntısı ve atalet büyük şehri de teslim almıştır. 
Olgunluk dönemine ait eserlerin pek çoğunda yaptığı gibi, Çehov bu hikâyede de kahramanların durmadan şikâyet ettikleri hayatlarını değiştirmek için yeterince çaba göstermedikleri konusunu işler. İnsan ilişkileri ve duygular zamanın akışına bırakılmıştır. Hayatın getirdiği kimi yüklerin zamanla hafifleyeceği, kimi olumsuz duyguların onarılacağı umulur. Bu güzel Çehov öyküsünü, Nuri Yıldırım’ın Türkçesinden keyifle okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86748</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a36c236f-3e29-4fa9-ba04-4068d310c980.jpg</image:loc>
            <image:title>Step</image:title>
            <image:caption>Tatlı bir rüya gibi akıp giden Step (Bir Yolculuk Hikâyesi), Çehov’un sanatsal çizgisini olgunlaştırdığı uzun hikâyelerinden ilkidir. Uçsuz bucaksız Rus steplerinin şiirsel güzelliği, okurları olduğu kadar dönemin ünlü yazarlarını da büyülemişti. Çernişevski, Tolstoy, Gorki gibi devler tarafından hayranlıkla okundu ve en gözde Çehov yapıtları arasında yer aldı. 
Step’te, okula kaydolmak için tüccar dayısının atlı arabasıyla yolculuk yapan dokuz yaşındaki Yegoruşka’nın hikâyesi anlatılmaktadır. Çehov’un çocukluğundan izler taşıyan Yegoruşka, bir yandan annesinden ayrıldığına üzülürken, bir yandan da kendisini bekleyen yeni yaşamın bilinmezliğinden kaygı duyar. Bu uzun yolculukta canlı ve sempatik tipler çıkar karşılarına... Beklenmedik ufak tefek olaylar yaşanır. Ayrıntılı doğa tasvirleriyle zenginleşen bu güzel yapıtı, Nuri Yıldırım’ın Rusça aslından çevirisiyle sunuyoruz. 
“Çehov, insanın kafasında düşünceler, ruhunda özlemler yaratan o hoş kokulu, Rus ruhunu yansıtan açık hava hikâyesini, Step’i nasıl yazdıysa, Çehov üzerine de öyle yazmak gerekir. İnsanın sırf kendisi için yazdığı bir hikâye gibi.” Maksim Gorki</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86749</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf595035-2818-4b50-a29a-6911c80c8598.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Üzerine</image:title>
            <image:caption>Aşk Üzerine, büyük usta Anton Çehov’un olgunluk döneminde kaleme aldığı üç harikulade öyküden oluşan bir dizi. Bağımsız da okunabilen öyküler, ortak temalar ve anlatıcı karakterler üzerinden birbirine bağlanıyor. 
Üçlemenin ilk öyküsü “Kılıflı Adam”, dar görüşlülük üzerine trajikomik bir anlatı. En iyi havalarda bile sırtında kalın bir palto, ayağında lastikler, elinde şemsiye ile dolaşan; düşüncelerini de bir kılıfın içine saklamaya çalışan öğretmenin portresi, Çehov’un mutsuz geçen lise yıllarından esintiler taşıyor. 
“Bektaşiüzümü” yine bir kozanın içine sıkışıp kalma, üstelik de bundan kendi payına mutluluk çıkarma hikâyesi. Kitaba adını veren son öykü “Aşk Üzerine”, hayata anlam kazandıran aşkın değeri üzerinde düşünmeye davet ediyor bizi... 
Hasan Âli Ediz ile Nuri Yıldırım’ın özenli çevirileriyle Yordam Edebiyat’ın yayına hazırladığı bu üçleme, Çehov külliyatında çok özel bir yere sahip. Tüm edebiyat meraklıları için..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86750</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9823ec0-73a5-46ef-8639-884bd49d1628.jpg</image:loc>
            <image:title>Altıncı Koğuş</image:title>
            <image:caption>Büyük usta Çehov’un kaleminden Altıncı Koğuş, ilk yayınlandığında muazzam bir etki yarattı; olayların geçtiği taşra hastanesinde akıl hastalarının kapatıldığı koğuş, Çarlık Rusyasının bir alegorisi olarak değerlendirildi. Altıncı Koğuş’u okuyup bitirdikten sonra “kendimi o koğuşa kapatılmış gibi hissettim” diyen Lenin, hikâyenin kendisini bir devrimci yaptığını söylüyordu. 
Felsefi tartışmalar etrafında dönen Altıncı Koğuş, hırsızlık ve adaletsizlikle mücadele etmek yerine onlara göz yummayı seçen aydınlara çarpıcı eleştiriler getiriyor. Tartışmanın bir tarafında entelektüel seviyesi yüksek bir akıl hastası yer alırken, diğer tarafında, kayıtsızlığına Stoacı bir kılıf geçiren, koğuşun içinde ya da dışında olmanın bir önemi olmadığını, zira acı çekmenin zihinsel olduğunu savunan bir hekim var. 
Altıncı Koğuş, etkisinden uzun süre kurtulamayacağınız olağanüstü bir anlatı. Hasan Âli Ediz’in güzel Türkçesi ile...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86751</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e706a1d-ea4c-4b69-9d49-7b0c928c83a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Karşılıksız Bir Aşk</image:title>
            <image:caption>Maksim Gorki’nin yapıtlarının odağında, insanın içsel değerlerine ve potansiyeline olan inanç vardır. Karşılıksız Bir Aşk’ta, irade ve yargıları aşan güçlü ihtirasların bu imkânların tümünü nasıl ortadan kaldırdığını ustalıkla anlatır Gorki. 
Tiyatro oyuncusu Larisa’ya çılgınca ve karşılıksız bir tutkuyla bağlanan Petruşa, yoluna çıkan öz kardeşine düşman kesilir; sevimli nişanlısını terk edip babasından kalan malı mülkü satar. Larisa’nın yanı başında olmak dışında bir amaç gütmeksizin, taşra tiyatrolarında sahneye çıkan aktrisin peşinde oradan oraya ümitsizce sürüklenir. Oysa aşka değer vermeyen, yeteneği tartışmalı bu kadın sadece tiyatroyu önemsemektedir. 
“Kaderin insanla ettiği tüm alayların içinde karşılık görmeyen bir aşktan daha korkuncu yoktur” diyor Gorki. Karşılıksız Bir Aşk, Ayşe Hacıhasanoğlu’nun güzel Türkçesiyle “Bir Solukta Klasikler” dizisinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86752</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee829eb0-70a0-488a-aa7d-895fadfc3df7.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçek Bir Hikaye</image:title>
            <image:caption>“Öğleye doğru, daha henüz ada gözle görünüyorken aniden bir kasırga patladı, gemiyi hızla çevirmeye başladı ve birdenbire yaklaşık üç yüz stadion kadar yukarı kaldırdı ve bir daha asla bizi denize indirmedi. Gemiyle gökyüzünde savrulurken aniden bir rüzgar daha sert şekilde yelkenlerimizi doldurdu. Yedi gün yedi gece boyunca havada seyahat ettik. Sekizinci gün ise havadaki boşlukta, küre şeklinde ve ışık saçan, adaya benzer harika bir ülke gördük. Aşağı tarafımızda ise içerisinde şehirler, denizler, ormanlar ve dağlar bulunan başka bir ülke daha vardı. Anlaşılan orası bizim dünyamızdı!” 

   M.S. 125-180 yılları arasında yaşamış olan Süryani hiciv ustası Samsatlı Loukianos Gerçek Bir Hikaye adlı bu eserinde kendinden önce yaşamış olan Hellen yazarlara sataşır. Bu sataşmalarını ustaca kurguladığı fantastik dünyası içerisine yerleştirir. Loukianos, kurgusunda Hellen felsefe okulu öğretilerini hicivle karışık aktarır. Böylece yazar özet niteliğinde felsefe dersi vermiş olur. Gerçek Bir Hikaye’yi dünya edebiyatında özgün ve kıymetli kılan özelliği bilim kurgu türünün en eski örneği olmasıdır. Eserdeki uzay macerası bölümü Jules Verne’nin 1865 yılında yayımlanan Ay’a Seyahat romanına esin kaynağı olmuştur. Loukianos’un bu eseri 1930’lardan itibaren popüler olmaya başlayan “uzay operası” türüne de arketip oluşturur, hatta gezegenler arası emperyal mücadelenin konu alındığı kısmı 1977’de bilim kurgu ve uzay operası türleri için zirve olacak George Lucas’ın Star Wars serisine ilham vermiştir. Türkçede ilk kez yayımlanacak olan bu sürükleyici serüvende yazar, 2. yüzyılın bakış açısıyla detaylı bir uzay yolcuğu betimlemesi sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86753</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77493aee-a7c5-4924-8dd3-c9dcccb83d27.jpg</image:loc>
            <image:title>Dodi Dişdostu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Doğadaki canlılar diş fırçası kullanmıyor madem,
Dodi için fırçalayacak başka bir diş bulmalı hemen!
Elif Yonat Toğay&apos;ın kıpır kıpır anlatımı ve Damla Tutan&apos;ın ele avuca sığmaz resimleriyle market raflarından hayatımıza uzanan Dodi Dişdostu; diş sağlığı ve bakımının önemini eğlenceli bir öykü aracılığıyla aktarıyor, doğadaki mutlu gülüşlerin izini sürüyor.

Çayırdaki zürafadan denizdeki köpek balığına, yeryüzündeki canlıların diş yapılarının özelliklerine ve diş temizliklerini nasıl yaptıklarına dair kıymetli bilgiler paylaşan bu rengârenk kitap, son sayfalarındaki &quot;Biliyor Musun?&quot; adlı bölümde yer verdiği şaşırtıcı bilgilerle, minik okurlarının merakını gıdıklıyor.
Farklı türdeki canlıların hijyen alışkanlıklarına değinirken, doğanın döngüsüne de işaret eden Dodi Dişdostu; kişisel bakımına ve temizliğine yalnız insanların önem vermediğini, diğer canlıların da &quot;kendi yöntemleriyle&quot; bu rutine katıldığını hatırlatıyor.

Yaşamını sağlıklı dişlere adayan Dodi, fırçalayacak diş arıyor. Bir sabah gizlice çıktığı yolda, bilin bakalım karşısına kimler çıkıyor? Çölde kendisini selamlayan DiliDışarıda fil, dişini kumlarla temizliyor; ona yardımcı olamayacağını fark eden Dodi, yeni umutlarla yola devam ediyor. Çayırda karşısına çıkan ONeBoyunÖyle zürafaya yaklaşınca, onun da dişlerini başka birinin temizlediğini keşfediyor. Sincap, kedi, maymun, su aygırı derken; Dodi bir ağız dolusu diş bulmakta kararlı görünüyor!

Dodi Dişdostu, doğadaki hayvan ve bitkilerin birbirleriyle olan ilişkisi üzerinden ağız bakımı ve diş fırçalamanın gerekliliği hakkında farkındalık kazandırıyor.

Her sayfası farklı keşiflerle dolu bu sevimli öykü aynı zamanda, Elif Yonat Toğay&apos;ın şiirsel dili ve ahenkli anlatımıyla çocukların dil gelişimine de büyük katkı sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86754</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a6b5085-4148-4943-97ad-d83cf2e03ead.jpg</image:loc>
            <image:title>Biyelkin Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Biyelkin Hikâyeleri, Puşkin’in kurgusal bir giriş yazısıyla çerçeveye aldığı beş güzel öyküden oluşuyor. Her bir öykü, ayrı bir dünya. Rus edebiyatının büyük ustası, benzersiz imgelem gücüyle duygudan duyguya sürüklüyor okurlarını... 
İşleri iyi gitmediği için zengin bir tüccarın ölümünü bekleyen “Tabutçu”nun haline gülümseyecek, biricik evladının akıbeti için endişelenen “Menzil Amiri”nin hasretiyle hüzünleneceksiniz. Evinin duvarları kurşun delikleriyle dolu, intikam ateşiyle yanıp tutuşan usta silahşorun “Düello”su son satırına kadar merakla okunuyor. Sürpriz finaliyle “Kar Fırtınası” bugüne dek yazılmış en güzel aşk öykülerinden biri... “Köylü Küçük Bayan” ise eğlenceli bir tebdili kıyafet hikâyesi. 
Bir Solukta Klasikler dizisinde yer alan Biyelkin Hikâyeleri, Puşkin’e olan hayranlığınızı pekiştirmek ya da onunla ilk kez tanışmak için güzel bir fırsat sunuyor. Hasan Âli Ediz’in akıcı çevirisiyle, Yordam Edebiyat’tan...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86755</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d817af26-0da2-4a90-bfd6-85a9e15c8d86.jpg</image:loc>
            <image:title>Dubrovski</image:title>
            <image:caption>Puşkin’in ölümsüz eseri Dubrovski, dünyanın pek çok dilinde karşılığı olan bir isyan hikâyesi... Topraklarına açgözlü bir derebeyi tarafından sözde hukuk marifetiyle el konulan genç bir soylunun adalet arayışını anlatıyor. Yozlaşmış bürokrasi tarafından eli kolu bağlanan Dubrovski, tek çareyi derebeyinin zulmünden kaçan bir grup köylüyle birlikte sistem dışına çıkmakta bulur. Zenginden çalıp fakirlere dağıtarak, tıpkı Robin Hood ya da İnce Memed gibi efsanevi bir halk kahramanına dönüşür. 
“Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz” demişler... Güçlü düşmanının kızına ümitsizce sevdalanan Dubrovski, aşkı ve adaleti bulabilecek mi? Puşkin’in hiciv ile romantizmi sımsıcak harmanladığı bu eseri, Hasan Âli Ediz’in su gibi akan çevirisinden “bir solukta” okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86756</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc6a9efc-195c-4e3b-8662-0521534f1970.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Meraklının Hayvanlar Alemi Rehberi</image:title>
            <image:caption>Bir sürü acayip sorun mu var?Bu kitap muhteşem cevaplarla dolu!
Eğlenceli resimlerle dolu bu kitapta hayvanlar âlemiyle ilgili çılgın, harika ve oldukça tuhaf bilgileri keşfedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86757</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efd6576c-b73d-4a1c-829a-63bb3346ae52.jpg</image:loc>
            <image:title>Maça Kızı-Mısır Geceleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Modern Rus edebiyatının kurucu dehası Puşkin’in iki çarpıcı öyküsünden oluşuyor. Gerilim dolu kurgusu ve içerdiği doğaüstü unsurlar nedeniyle sinemacıların her daim ilgisini çeken “Maça Kızı”, pek çok ülkede defalarca filme uyarlandı ve Çaykovski’nin ünlü operasına da kaynaklık etti. Öykünün kahramanı, genç mühendis Hermann, kumar masasında servet kazanma hırsıyla yaşlı bir kontesin oyun sırrını öğrenmek üzere harekete geçer. Bunun için her türlü ahlak dışı yönteme başvurmaya hazır olsa da kendisini bekleyen büyük sürprizden habersizdir. 
Kitabın ikinci öyküsü “Mısır Geceleri”, Puşkin külliyatında düzyazının şiirle iç içe geçtiği tek örnek olarak öne çıkıyor. Puşkin’in zamansız vedası nedeniyle tamamlayamadığı bu öykü, yazarın ölümünden sonra yayınlandı. Her iki öykü de usta çevirmen Hasan Âli Ediz’in imzasını taşıyor. Ancak, “Mısır Geceleri”nin önceki basımlarında yer almayan bir şiir, Yordam Edebiyat basımı için ilk kez Nuri Yıldırım tarafından çevrildi. Keyifle ve merakla okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86758</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/530322c4-375e-4ba2-8c9b-4be8daec6ee4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yabancılar İçin Türkçe Öğrenme Kitabı A2</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın temel amacı; Türkiye ve yurtdışında Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenmek isteyen yetişkinlerin Türk dili ve kültürü hakkında bilgi edinmelerine yardımcı olmaktır. Kitap, öğrenenlerin Türkçeyi kendi kendilerine öğrenmelerini kolaylaştırmak amacıyla, ara dil olarak İngilizce açıklamalarla desteklenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86759</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e799e2b5-9564-457e-8d47-dfb9b9b51977.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Meraklının Gezegen Rehberi</image:title>
            <image:caption>Bir sürü acayip sorun mu var? Bu kitap muhteşem cevaplarla dolu!
Eğlenceli resimlerle dolu bu kitapta gezegenimizle ilgili çılgın, harika ve epey tuhaf bilgileri keşfedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86760</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf850d2f-0544-4b32-ba63-262ad955b01f.jpg</image:loc>
            <image:title>Vivaldi</image:title>
            <image:caption>Olivier Baumont imzalı &quot;Vivaldi&quot; isimli kitap, hem çocuğunuzun hem de sizin klasik müzik macerasına adım atmanıza vesile olacak. Bu kitapla, çocuğuyla başlayan müzisyen olma yolculuğunda Vivaldi&apos;ye eşlik edecek, müzikle olan bağınızı güçlendireceksiniz. 
Bununla da kalmayacak, klasik müziğe dair birçok kavramı önerilen parçalar eşliğinde öğreneceksiniz. Böylece müzik ve metnin beraberliği sayesinde müzikle olan ilişkinizi sorgulayacak, bu büyülü dünyaya bambaşka bir pencereden bakacaksınız.  
Nasıl büyük sanatçı olunur? Eğitimle mi, doğuştan gelen yetenek sayesinde mi, çok çalışarak mı? Bir müzisyenin hayatını okuduğumuzda etkilenir, imrenir, bazen de onun yerinde olmanın nasıl bir his olduğu üzerine düşünürüz. 
Peki ya bir Müzisyen olmak? 
Olivier Baumont&apos;un kaleminden çıkan &quot;Vivaldi&quot; isimli bu kitap sayesinde bir yandan büyük bir müzisyenin yolcuğuna adım atarken diğer yandan da çocuğunuzun müzikle olan bağını kuvvetlendireceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86761</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94ff2b86-b86b-48d5-b8db-3ab81e488101.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Meraklının Güneş Sistemi Rehberi</image:title>
            <image:caption>Bir sürü acayip sorun mu var? Bu kitap muhteşem cevaplarla dolu!
Eğlenceli resimlerle dolu bu kitapta Güneş sistemiyle ilgili çılgın, harika ve epey şaşırtıcı bilgileri keşfedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86762</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c88e06c6-7c02-4a42-92ea-5785b112dd50.jpg</image:loc>
            <image:title>Altı Kırk Dört Dalgası</image:title>
            <image:caption>Bir yazar karakterlerini nasıl oluşturur, olayları nasıl kurgular? Yazmaya odaklanamayan yazarımız, bunları sorgularken, baş kahramanı kapıya dayanınca kendini öyküsünün içinde bulur. Tanıdığı ilginç insanlar, sıradışı karakterler olarak öyküsünde yaşamaktadır: Matematikçi Mecnun Bey, hayali köpeğini arayan Doğan, gezici kütüphanesiyle Nigar Hanım, annesini özleyen Şehrazat, horoz Muzaffer Bey, altı kırk dörtteki o dalga ve daha nicesi... Yazmak üzere masasına oturduğu gün, güçlü bir horoz sesi duyan yazarımızı kahramanları kadar, olayların akışı da şaşırtacaktır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86763</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d422ab1-8195-4159-88c8-e53d23d1a833.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Mart</image:title>
            <image:caption>Bir hayal kurdum ben. İlk defa bencil değildim. Üç hatta dört kişilik bir hayaldi. Tüm mücadelemi gösterdim, tüm enerjimi bu hayale harcadım ama ağır geldi bana, kaldıramıyorum artık. Mücadele gücüm kalmadı, yalnızlıkla başa çıkamıyorum. Ne olur affedin beni. Yapamıyorum, sevdiklerimi unutmak koyuyor bana. Ben, kimseyi unutmak istemiyorum. Korkuyorum artık. Ben... Neyse, çok üzgünüm, elimden bir şey gelseydi inanın yapardım onu, uğraşırdım ama içinde bulunduğum durumun bir çözümü yok. Kurtulamayacağım bir batağın içerisindeyim. Beni hep iyi hatırlayın olur mu? 
Bir ağaç dikin, onu yeşertin. Ben, hep iyi bir adam olmaya çalıştım ama kafamın içindeki sesleri susturamıyorum, susturmaya çalıştıkça daha kötü oluyor. 
Afitap&apos;ım, miniğim seni çok sevdim. Ne olur yoluna bak, mutlu ol ömür boyu. Abim sen de hep mutlu ol. Annemi, babamı arada ziyaret et olur mu? Afitap sana emanet, ikinizi de ayrı ayrı öpüyorum. Allah’a emanet olun, kendinize iyi bakın, sizleri çok seviyorum. Gurur’a ayrılan sürenin sonuna geldik.&quot; 
Gurur’un bıraktığı bu mektup; sırlarla, akıl oyunlarıyla ve sarsıcı hamlelerle kurulan zihin labirentinin yalnızca başlangıcıydı.                           Zihniniz bu sarmalda yürürken siz,
labirentin sonundaki sürprize, çok şaşıracaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86764</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/396c72be-bebc-4f0d-afac-2cb297517e40.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinçli Anne Huzurlu Çocuk</image:title>
            <image:caption>Çocuk yetiştiren bir anne, önce kendi ruhunu yetiştirebilmelidir.
Çocuk bakan bir anne, önce kendi ruhuna bakabilmelidir.
Çocuğuna sahip olmak isteyen bir anne, önce kendi ruh sağlığına sahip olabilmelidir.
Çocuğunu okutmak isteyen bir anne, önce kendisi “hayatı” okuyabilmelidir.
Çocuğundan beklediği hâlleri önce kendinde bulabilmelidir.
Çocuğunda görmek istediği özellikleri önce kendinde görebilmelidir.
Annelik, kadın ruhunun temel gıdasıdır. Kadın bu gıdayı ancak eş desteğiyle sağlıklı bir şekilde alabilir. Bilinçli Anne Huzurlu Çocuk hem annelerin anneliklerini hem de babaların babalıklarını çocuklarının ruh dünyalarına uygun bir frekans içinde yerine getirmelerini kolaylaştırmak için sizlere ipuçları ve yöntemler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86765</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38645988-0218-4d70-be34-df412897ca3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Buda&apos;nın Kalbi</image:title>
            <image:caption>“Bende bir sorun var” cümlesini hayatı boyunca her an içinde taşıyanlar, insanların kendisindeki sorunu görüp ondan kaçacaklarını düşündüğü için yakın ilişkiler kurmakta zorlananlar, içindeki boşluğu bir türlü dolduramadığı için zararlı maddelere ya da daha masum görünen gıdaya karşı bağımlılık geliştirenler ve ömrümü daha nice mesele ile boğuşarak geçirenler, bu kitap sizin yolculuğunuzu kolaylaştırmak ve umudunuzu tazelemek için yazıldı.
Buda’nın Kalbi, Dr. Brach’ın danışanları ve Budist öğrenciler ile yaptığı yirmi yıllık çalışmaları sonucunda geliştirdiği ve günlük pratikler de dahil olmak üzere bütünsel bir rehberlik sunan, sizi kendinizle yeniden buluşturacak bir başucu kitabı.
2003 Yılında Yayımlanan Spiritüel Kitaplar Arasında En İyisi Spirituality And Health Dergisi
“Buda’nın Kalbi bize, tüm acılarımız, korkularımız ve kaygılarımızla kendimize sarılmamız, anlayış ve şefkat yoluna hafif ama kararlı bir adım atmamız için bir davet.&quot; -Thich Nhat Hanh
“Buda’nın Kalbi, değersizliğimiz ve özlemini çektiklerimiz için en etkili ilaç olan bilgece ve şefkat dolu şifayı sunuyor. Nefes alın, yumuşayın ve bırakın bu şefkat dolu öğretiler kalbinize dolsun.”
-Jack Kornfield, A Path with Heart ve After the Ecstasy, the Laundry kitaplarının yazarı
“Buda’nın Kalbi, gerçek meditasyon pratiğine dair gördüğüm en iyi rehberlerden biri. Tara, bedenimizi, duygularımızı ve tüm insani yanlarımızı göz önünde bulundurarak, bize kökten özgürlüğün temeli olan aydınlanmış aklı ve şefkati gösteriyor.”
-Richard Freeman, dünyaca tanınan Ashtanga Yoga hocası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86766</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97f71f38-baa9-478c-8009-f3a222ddabbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonunda 12 Yaş</image:title>
            <image:caption>Büyümek dedikleri bu ol(ma)sa gerek!

11 Yaş Günü kitabıyla tanıdığımız Wendy Mass, Sonunda 12 Yaş&apos;ta, yine Willow Falls kasabasında geçen ama tamamen farklı karakterlerle ilerleyen, eğlenceli, matrak, çılgın mı çılgın bir büyüme hikâyesi anlatıyor.
 
&quot;Helikopter Ebeveynlik&quot; tanımı üzerinden, ilkgençlik çağındakilerin aile ilişkilerine odaklanan bu sürükleyici roman; ahlaki bir ders vermeksizin, hayatın içinden gerçekçi örnekler eşliğinde &quot;doğru şeyi&quot; yapmanın önemini vurguluyor.   

Küçük kasaba sakinlerinin büyük hayallerine ayna tutan Amerikalı yazar; popüler kültür ve tüketim toplumu bağlamında tektipleşen, benzer mutluluklar peşinde koşturan gençlerin gelecek kaygıları üzerine düşündürüyor. Cep telefonu almak, kulağını deldirmek, evde tek başına kalmak, makyaj yapmak, evcil hayvan sahiplenmek... Willow Falls kasabasında yaşayan Rory, 12. yaş günü için çok heyecanlıdır. En sonunda, yıllardır büyük umutlarla hazırladığı &quot;Yapılacaklar Listesi&quot;ndekileri birer birer hayata geçirme vakti gelmiştir. Yapmasına izin verilecek yepyeni şeyler, hayatını tamamen değiştirebilir. Ne de olsa artık koca (!) bir kızdır ve özgürlüğünü kısıtlayacak hiç kimse yoktur! Hayallerini gerçekleştirmeye başladıkça, bazı talihsiz olaylarla karşılaşır. Daha aldığı gün telefonunu kaybeder, sahiplendiği tavşan &quot;azıcık&quot; vahşi çıkınca onu iade etmek zorunda kalır. Bu arada, okullarındaki bir film çekiminde figüranlık bile yapar ama maalesef yine aksilikler peşini bırakmaz. Büyük düşler kurduğu 12. yaş günü hiç de umduğu gibi ilerlememektedir. Yoksa, iple çektiği bu yeni yaşı hayatında bir dönüm noktası olmayacak mıdır? Rory&apos;nin hesaba katmadığı önemli bir ayrıntı vardır: kaderi...   

12. yaş günüyle birlikte, deli dolu bir kendini tanıma serüvenine atılan Rory&apos;nin &quot;yeni yetmeliklerini&quot; hem komik hem de düşündürücü olaylar eşliğinde anlatan Wendy Mass bu kitabıyla, büyümenin ve olgunlaşmanın aslında ne olup ne olmadığını tartışıyor. Küçük şeylerden büyük mutluluklar çıkarmanın gerçekte mümkün olabileceğini hatırlatan Sonunda 12 Yaş, hayattaki basit ayrıntıların değerini bilmeye, hakiki dostluğun ve aile sevgisinin izini sürmeye çağırıyor okurlarını...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86767</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ebe9e8a-3a53-4a8a-9d95-59433d6bc474.jpg</image:loc>
            <image:title>Sümerler ve Sümer Dili</image:title>
            <image:caption>Daha önce varlığı bile bilinmeyen Sümerlilerin keşfi ve Sümer dilinin çözümü önceki dönemlerde Asur veya Babil dili olarak adlandırılan ve Sami dil grubu içerisinde bulunan Akadca’nın çözümüyle sağlanmıştır. Akadca’nın çözümlenmesinde M.Ö. birinci bin yılda İran’ın büyük bölümünde hüküm süren Persler ve Medler tarafından konuşulan, Hint-Avrupa dil ailesine ait Eski Persçe anahtar rolü oynamıştır. Pers kökenli Ahameniş hanedanının bazı yöneticileri yazılarını çivi yazısıyla üç dilde yazmayı siyasal bakımdan uygun bulmuşlardır. Kendi dilleri olan Persçe, hâkimiyetleri altına aldıkları Batı İran yerlilerinin konuştuğu eklemeli bir dil olan Elamca, Babil ve Asurluların Sami kökenli dili Akadca’dır. Mısır’da bulunan Rosetta Taşı’nın (Mısır’da bir kale yapımı esnasında Fransızlar tarafından bulunan, Demotik, Hiyeroglif ve Antik Yunanca olarak üç farklı dilde yazılmış taştır) aşağı yukarı bir eşdeğeri niteliğindeki üç dilli çivi yazısı grubu İran’da bulunmuştur. Söz konusu yazıların bulunmasıyla birlikte hayal dahi edilemeyen Sümer konusu gündeme gelmiştir. Araştırmacıların öncelikle peşine düştüğü ve haklarında Grek ve İbrani kaynaklarının bilgi verdiği halk Asurlular olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86768</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90784b72-9474-4db8-935f-56938ef3897f.jpg</image:loc>
            <image:title>Video Çözümlü 10 Yds Deneme Sınavı - 2</image:title>
            <image:caption>Bu kitabımızda tam 10 adet YDS denemesi bulunmaktadır. Her bir deneme, YDS’nin zorluk seviyesine göre hazırlanmıştır. Sınavlar içerik ve zorluk seviyesi olarak son yıllarda yapılan YDS’ler ile büyük benzerlik göstermektedir. Ayrıca YDT&apos;ye hazırlanan üniversite adayları için de etkili bir kaynak olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86769</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b081961-2cbd-44f0-939f-5dcd5c5a1e49.jpg</image:loc>
            <image:title>Yunancada Sıfatlar</image:title>
            <image:caption>Hasan Kaili, 1974 yılında Rodos’ta doğdu. Lisans ve Yüksek Lisans eğitimini Ege Üniversitesi, İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde tamamladı. Doktora eğitimini ise Yunanca ve Türkçede ad işlevli yantümcelerin karşılaştırılmalı çözümlemesi ve yabancı dil olarak Türkçe ad işlevli yantümcelerin Yunanca konuşucularına öğretimi ile Yunanca konuşucular tarafından öğrenimi adlı teziyle Atina     Üniversitesi, Yunan Dili, Dilbilim Anabilim Dalı’nda tamamladı.            2001-2013 yılları arasında Yunanistan’daki Aegean (Ege) Üniversitesi’nde, 2004-2006 yılları arasında paralel olarak Atina Üniversitesi’nde ve 2014-2019 yılları arasında Ankara Üniversitesi, Çağdaş Yunan Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. Halen Yunanistan’daki Aegean (Ege) Üniversitesi’nde Anadil ve İkinci / Yabancı Dil Analizi ve Öğretimi adlı yüksek lisans programında ders vermektedir. Yazarın Türkçenin koşul tümceleri ile ilgili Farazi (2016) ve Yunancada Sıfatlar (2020) adlı kitapları yayımlanmıştır. Ayrıca dil öğretimi ve Rodos’taki Türkçe ve Yunancada iki dilli toplulukla ilgili çeşitli bilimsel dergilerde ve konferans bildiri kitaplarında makaleleri bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86770</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfe7b2f5-7773-4f68-a686-25db3f623f87.jpg</image:loc>
            <image:title>Emine Hanım’ın Romanı</image:title>
            <image:caption>Değersizleştirilen hayatların savunucusu, 
çağımızın önemli çizerlerinden Aslı Alpar, Emine Hanım’ın hayatını çizgilerle anlatıyor. 
1922 doğumlu, İstanbullu, zengin bir ailenin kızı Emine Hanım. Ahlak bekçisi babası tarafından okul ile ilişiği kesilen, ardından evden devam eden eğitim hakkı da elinden alınan, sevdiceği ile bir hayat kurmasına izin verilmeyen, yaşadığı dönemde kıymetli sayılan “subay karısı” unvanının gölgesine tenezzül etmeyen, “ayıp” kabul edilen ruhsal sorunlarını yapayalnız göğüsleyen, her yaşında biraz daha içine kapanan, kaybolan, izleri silinen Emine Hanım’ın hayatını anlatan bu kitap, tıpkı bir aile albümü gibi kalabalık bir günde olmasa da yalnız hissettiğiniz her anda raftan indirip almaya, okumaya ve görmeye değer bir hikâye sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86771</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a35ec65-559e-4f5f-b32a-eddd95914c10.jpg</image:loc>
            <image:title>Hepimiz Aynı Sürüdeyiz</image:title>
            <image:caption>Kapitalizm vahşileşerek hiperkapitalizme dönüşürken, önce markalar insanların onaylanması, statü kazanması ve kabul görmesi için tüketilmesi gereken metalar haline dönüştürüldü. 
Sonrasında yaşanan teknolojik gelişmeler, siber alanlar, sosyal medya platformları, başkaları tarafından sürekli beslenen sürdürülebilir kaygılar ve dayatılan görünür olma zorunluluğu insanların kendilerini de birer metaya dönüştürmesine neden oldu. 
Sosyal medyada kendini olmak istediği gibi yeniden yaratan insan, giderek kendi gerçekliğine yabancılaştı. 
Bu kitap biricik ve özel olduğunu düşünürken birbirinin kopyası haline gelen, özgünlüğünü yitiren insanın, sistem tarafından sömürülürken kendine yabancılaşmasının hikâyesini tarihsel verilerin de ışığı altında anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86772</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcd9cfb9-b1fa-48c5-a92a-c7456cf2597a.jpg</image:loc>
            <image:title>Edgar Allan Poe / Gecenin Kıyısından Gelen Suratsız ve Yaşlı Kuzgun</image:title>
            <image:caption>“Hayal kuranlar, sadece geceleri düş görenlerin gözden kaçırdığı pek çok şeyi fark eder.” 
Edgar Allan Poe yalnızca şiir, korku, polisiye, gotik, bilimkurgu gibi türleri değil bütün bir edebiyat mirasını etkiledi. Karanlık, tedirgin ve tekinsiz ruhlarımız bugün bile onun kelimeleriyle sarsılmaya devam ediyor. 
Çağlar, dönemler içinde algılar, sanatsal ve edebi zevkler değişti; hakikat bin kez bükülüp başka bir hakikate evrildi ama Poe, kendi zamanını da kendinden sonraki zamanları da aşarak edebiyat tarihinin en yüksek zirvelerindeki yerini korumayı sürdürdü. 
Poe’nun değerini ortaya çıkaran, insanların onu sonradan anlaması değildi; zamanın ruhu ve edebiyat tanrısı onun adını tarihe ve belleklere kazıdı. Kendisi de hikâyelerindeki tuhaf öngörüleri gibiydi: Vaktinden önce gönderilmişti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86773</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05d327e9-6cd3-46ee-b5ad-620ec54e6d3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Çerçöp</image:title>
            <image:caption>“Hem ‘çerçöp’ün hem de ‘çer’in çeşitli anlamları var sözlüklerde. Hem o anlamlara uygun bir kitap bu hem de ‘çer’e benim yakıştırdığım ya da öyle sandığım ‘yol’a. Öyleyse çerçi de yolcu oluyor. Ama eli boş gitmeyen yolcu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86774</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67455283-0ed7-4217-867d-e93f7fc882de.jpg</image:loc>
            <image:title>Harari - Tarih, İnsanın Tanrı Oluşuyla Sona Erecek</image:title>
            <image:caption>21. Yüzyılın En Tartışılan Tarihçisi 
Harari, Yeni Dünya’yı nasıl görüyor?
Onu bu kadar popüler kılan ne? 
Geleneksel bir tarihçi mi yoksa veri analisti mi?
Meslektaşları tarafından hangi eleştirileri aldı, neyle suçlandı, eleştirilere neden cevap vermiyor?
“Salgınlar”, “dedikodunun gerekliliği”, “yenilmeyen liderler”, “yeni din ihtiyacı”, “geleceğin eğitim sistemi” gibi pek çok meseleye onun bakış açısıyla bakarak cevap bulabilir miyiz? 
Onun penceresinden onu gözlemleyerek Harari’nin zaman makinesiyle geçmişten geleceğe kısa bir yolculuğa çıkmaya ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86775</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/271c0f2a-75f8-4f5f-86c8-2f6e3051e3fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Ve Kendin</image:title>
            <image:caption>Düşler. Kendi düşlerinle kendin yorgun düşerek. O ulaşılmaz düşlerinle yorgun düşerek. Hiç yüksünmeden, yorgunluktan bir başka yorgunluğa sevinçle düşerek. Sessiz sessiz. Sanki yorgunluk atmak için biçimlediğin yeni düşlerle başka yeni yorgunluklara düşerek sonra. Öyle, düşlerin yorgunluğunu yeni düşlerin yorgunluğuyla seve seve atarak. Sessiz görünürken kendini bir coşkuya kapılmış bularak. Düşlerden düşlere koşarak. Düşerek. Kendini yanılgıya düşmüş sayarak. Yanılarak. Yanılmayı sanki severek. Yanıldıkça yanılarak. Durup uslanmak hiç istemeden. Bunu gerçekleştirmek için bir uslanmazlık geliştirmiş olarak. Kendine de şaşırtıcı gelen bir uslanmazlık geliştirerek ve yeni başka düşlerle yeni bir uslanmazlığa erişerek. Yeni bir uslanmazlıkla köpüğü dindirilmiş düşleri yeni düşlerle canlandırarak. Uslanmadan. Hiç. Kendi düşlerinle kendin yorgun düşerek. Uslanmayı kendine yasaklamış olarak. Kendi düşlerinle hiç uslanmadan kendin yorgun düşerek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86776</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a17ee59-92c1-4c21-b8b2-994cfcccaa90.jpg</image:loc>
            <image:title>Montrö Boğazlar Konferansı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yakın Tarihten Temel Kaynaklar Ve Belgeler: Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları, kurtuluş savaşı sonucunda İtilaf devletlerinin işgalinden ve emperyalist güçlerin boyunduruğundan kurtardıkları topraklarda kurdukları bağımsız devleti 1923 lozan antlaşması ile bütün dünyaya kabul ettirdiler. Ancak tüm çabalarına karşın Büyük Güçleri, Boğazlar üzerindeki egemenliklerinden vazgeçiremediler. Bunun için 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni beklemeleri gerekti. Aradan geçen bu on üç yıllık sürenin bütün dünyaya gösterdiği bir şey vardı: Yeni Türkiye Cumhuriyeti, yaptığı çağdaşlaşma atılımlarıyla uluslararası camianın saygın ve sözü dinlenir bir üyesi haline gelmişti. Artık Boğazlar üzerinde kontrol sahibi olmak istiyordu. Bunun için Milletler Cemiyeti’ne nota vererek bir konferans toplanmasını talep etti. Montrö’de toplanan konferansta Türkiye, kararlı tutumu sayesinde istediğini alarak Boğazlar’da egemenliğini kurdu. Aradan geçen onyıllar içinde esasta bir değişikliğe uğramadan devam eden Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nden aldığı yetkilerle donanmış olan Türkiye, 2. Dünya Savaşı ve Soğuk Savaş gibi dünyanın geçirdiği en zorlu dönemlerde, hem Boğazlar’daki egemenliğini tartışmasız biçimde sürdürmeyi, hem de bu kadar stratejik bir su yolunun hasım devletler arasında çatışmalara yol açmamasını sağlamayı başardı.
Mülkiye’nin efsane hocalarından Seha L. Meray, Büyükelçi Osman Olcay ile birlikte Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni ve bu sözleşmeyi ortaya çıkaran Montrö Boğazlar Konferansı’nı arı bir Türkçeye çevirerek kırkıncı yılında kitaplaştırmıştı. Elinizdeki kitap, o çeviridir. Türkiye’nin en yetkin uluslararası hukuk uzmanları arasında yer alan Rıza Türmen, Montrö Sözleşmesi’nin önemini, bu yeni baskı için son derece yalın bir anlatımla kaleme aldığı Önsöz’de değerlendirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86777</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09ec1b18-c76e-45fe-aa6c-01220a9c8ad2.jpg</image:loc>
            <image:title>Pozitif Enerji: Kişisel Gelişim</image:title>
            <image:caption>İnsanoğlu sürekli değişimle karşı karşıya.
Ve her gün bir şeylerin değiştiğini görüyoruz.
Yemek alışkanlıklarımız…
Okuma alışkanlıklarımız.
Dostluklarımız…
Arkadaşlıklarımız…
Her şey değişiyor.
Klasik olacak ama değişmeyen tek şey değişimin kendisi.
Bu kadar değişimin arasında biz de değiştik.
Eskiden daha uzun yazardık.
Şimdi daha kısa yazmaya başladık.
Çünkü insanların zamanı azaldı.
Zaman yetiremiyorlar okumaya.
Biz de buradan yola çıkarak kısa kısa yazdığımız yazıları bir araya getirip sizlerin beğenisine sunmaya karar verdik.
Ayrıca, yazdığımız yazılar ‘iki devlet bir millet’ olduğumuz Azerbaycan’dan sevgili Prof. Dr. Minehanım Nuriyeva Tekeli hocam tarafından da değerlendirildi. Kendisine takdim yazısın-dan dolayı şükranlarımı sunuyorum.
Keyifli okumalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86778</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91df8c6c-8020-4371-9568-eac4b0749b08.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağdaş Sorunlar Karşısında İnsan Ve Eğitim</image:title>
            <image:caption>Eğitim insanlık tarihiyle birlikte var olan, gelişen ve değişim gösteren başat konulardan biridir. İnsanın varoluşundan beri eğitim üzerinde birtakım çalışmalar yapılmıştır. Eğitimin temelinde insanın kendisini daha iyi eğitmek ve çağın koşullarına göre profesyonel bir sistemle geleceğe hazırlayabilmesi yatmaktadır. İnsan, biyopsişik bir özelliğe sahip olduğu için insan felsefesi ve eğitim felsefesinin de önemi burada ortaya çıkmaktadır. Eğitim felsefesi; eğitimin anlamı, eğitim ile ilgili kuramları, eğitim alanında yapılacak çalışmaların hedefini ve yöntemini çağdaş sorunlarla beraber ele alan bir disiplindir. 
İnsan hem eğiten hem de eğitilebilen yönü gereği kendi başarılarıyla ele alındığında diğer canlı varlıklar arasında en mükemmel bir donamına sahiptir. Dolayısıyla insanın en önemli özelliği, onun düşünebilme yetisine sahip olmasıdır. Bu nedenle insanın başarılarında ve doğaya karşı olan sorumluluğunda somut varlık bütünlüğü yer alır. Çünkü insan dünyasında karşılaştığımız bütün yapıp-etmelerin, sanatın, bilimin, teknolojinin ve başarıların temelinde eğitim vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86779</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ad8605a-e19d-46f3-89d3-f29eda906e9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Çetin Ceviz ve Gözlüklü Çocuk</image:title>
            <image:caption>“Gözlüklü Çocuk, göz açıp kapayıncaya dek bizi gezegenin iki kutbundan birine getirdi. Etrafımız alabildiğine beyazdı. Kuzey Kutbu olduğunu tahmin ediyordum. Her ne kadar güneş olsa da daha önce böyle bir soğuk gördüğümü hatırlamıyorum. Büyük bir derin dondurucunun içindeydim sanki. Her ne kadar çevremizde bir tane bile görmesek de penguenler gibi birbirimize sokulup ilerliyorduk. Bir yandan da etrafımı izliyordum. Beş ay önce çöl sıcağındaydık, şimdiyse dünyanın en soğuk noktalarından birinde. Üstelik her an dünyanın en büyük kara etoburu kutup ayısıyla burun buruna gelebilirdik.” 

Sinan Yaşar’ın Çetin Ceviz üçlemesinin bu kitabı Çetin Ceviz ve Gözlüklü Çocuk – Sıra Dışı Bir Kardeşlik Hikâyesi’nde sıfırdan doğan kardeşlik bağlarını, gezegenin en zorlu coğrafyalarındaki inanılmaz maceraları ve doğanın bilime nasıl ilham verdiğini okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86780</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/565c1893-6a03-440d-8f1b-54efc7af3c58.jpg</image:loc>
            <image:title>Duyulmayan Anlam Çığlığı</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, logoterapinin öncüsü Viktor E. Frankl, kitle nevrozu boyutuna ulaşan varoluşsal boşluğun altını çiziyor. İnsanın anlam arayışı; terapide bulunması gereken ve  terapinin amacını oluşturması göz ardı edilemeyecek bir durumdur. Yazar bu görüşünü örnekler vererek desteklemektedir. Örneğin; Amerika’da intihar girişiminde bulunmuş üniversite öğrencileriyle yapılan ankette, katılanların çoğu girişim nedenlerini ‘yaşamın anlamsızlığına’ bağlamaktadırlar. Üstelik sosyal açıdan aktif, aile ilişkileri iyi ve akademik anlamda başarılı olmalarına rağmen.   Bu durum sadece üniversite çevresiyle sınırlı kalmamaktadır. İnsan, her imkâna sahip olsa bile anlamı yakalayamadığında doyuma ulaşamamaktadır. Frankl’a göre  her vaka için geçerli olmasa da ‘insanın anlam arayışı’ ortaya çıktığı durumda, geleneksel psikoterapi yetersizdir ve insana yaşam anlamını katmadan onu iyileştiremeyebiliriz. İyi koşullara rağmen mutsuz olanların yanında, kitapta yer alan mektupta olduğu gibi, tüm zorluklara rağmen mutlu olanlar da vardır. Bir hükümlü, hapishanede gelişebildiğini ve daha mutlu olduğunu vurgulamaktadır. Bir yanda başarılı, sosyal, aile ilişkileri iyi gençlerin intiharı söz konusuyken öte yanda hapishanede, öncesinden daha mutlu bir insandan söz etmekteyiz. Frankl’ın değinmek istediği durum; insana hayatı için anlam kazandırmadığımız sürece onun için yaptığımız terapi eksik kalmaktadır. Her durum için geçerli olmasa da kişinin nevrozu ortadan kalkmışsa ve ‘boşluk’ durumunu dolduramadıysa o kişiyi iyileştirmiş olmuyoruz.  Yazar şöyle diyor: “Freud, Prenses Bonaparte&apos;a yazdığı mektubunda şöyle yazmış: ‘Kişi, yaşamın anlamını veya değerini sorguladığı an, hastadır.’ Oysa ben, yaşamın anlamını merak eden bir insanın, ruh hastalığını dışa vurmaktan çok, insanlığını kanıtladığına inanıyorum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86781</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c352f98-f10c-42dc-a6af-70d20ae5e948.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Siyaset Düşüncesi</image:title>
            <image:caption>İslam siyaset düşüncesinin ana fikrini Kur’an ortaya koymuş, Hz. Muhammed de uygulamalarıyla hayata geçirmiştir. Hulefâ-i Râşidîn döneminde aynı şekilde devam eden bu sistem, Emeviler döneminde Roma; Abbasiler döneminde Sasani etkisiyle zenginleşerek şekillenmiştir. Büyük Selçuklu dönemi ise İslam siyaset düşüncesinin yeni bir boyut kazandığı dönemdir. İslam tarihinde ilk defa Arap olmayan bir hanedan, bu kadar büyük bir güç ve kudrete sahip oluyordu. Bu hanedanın merkezî İslam coğrafyasındaki egemenlik talepleri, Abbasi hanedanı için önemli bir sorun teşkil edebilirdi. Bu sorunun aşılması için İslam tarihinde kapsamlı bir devlet teorisi geliştirme konusunda ilk teşebbüsler gerçekleştirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86782</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa8e58c9-f6d3-4cdc-ba9d-b50733d0c4ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuz Artı Bir</image:title>
            <image:caption>“İçin öyle yaralı ki evreni keşfe çıkmış bir astronot gibi iç acılarının çekimine karşı koya koya geziyorum ruhunun toprağında.”
Ne çok incitenin varmış, ne çok öldürmüşler seni.
Nasıl oluyor, demeyin bana; öldürenler iyi bilir!
Avuçlarımda henüz sıcak bir cinayetin faili meçhul kalp atışları. Dilimde ezber ettiğim dualar, yanı başımda daha önce hiç tanımadığım korkular.
Ruhumun duvarlarında yankılanan ses sonra,
Hesap sor onlardan! Ben giderken sana “kendimi” emanet ettim.

“Kaçmak mümkün değildi.
Yine aynı senaryonun başrolünde olacaktık belki.
Sadece alüminyum folyolara sarılmış kahraman sandığımız karakterler değişecekti!”

Birbirimizi kaybederek aradık, yitirerek tamamladık.
İyi mi yaptık, kötü mü; bilemedik.
Aklı başında sevmeyi hiç beceremedik!

Güzel şeyler dahi yazılmış olsa kadere, betimlemelere takılıp, düşüp kavgaya tutuştuk, yangını başlatan saman çöpünü bağımsızlaştırıp hakem tuttuk. Alnımıza yazılanı şeytan bile okuyup anladı da biz anlamak için hatim indirdik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86783</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd597bdf-4980-45b3-b61c-ba86ee7f1e58.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıskançlık</image:title>
            <image:caption>Kıskançlık, Fransız yazar Marcel Proust’un edebiyat tarihine damgasını vuran Kayıp Zamanın İzinde adlı yedi ciltten oluşan nehir romanının beşinci cildi Mahpus’tan seçtiğimiz çok çarpıcı bir bölüm. 
Fonunda, aristokrasinin çöküşü ve orta sınıfın yükselişi dönemine denk gelen Üçüncü Cumhuriyet yönetimi altında gerçekleşen büyük toplumsal değişimlerin yer aldığı romanın bu bölümü, kıskançlık duygusunun en karanlık yanlarını ve yıkıcı etkilerini ustalıkla ele aldığı satırlarıyla bütünden farklılaşıyor. 
Yazar olmak isteyen Marcel âşık olduğu Albertine’in kendisinin Paris’teki burjuva evine taşınmasını sağlamış ancak kendisi de arzunun ve kıskançlığın pençesine düşmüştür. Neden sürekli birbirimizi sınama ve sahiplenme eğiliminde oluruz, kıskançlık ölümden bile güçlü müdür gibi sorulara yanıt arayan Kıskançlık, Proust’un derin psikolojik gözlemlerine, zengin betimlemelerine aşina olanlar için bir hatırlatma, yeni başlayacak olanlar içinse tadımlık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86784</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b23b3f54-467c-4767-aeb2-37038ac0494d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Hazır Mısın Baba?</image:title>
            <image:caption>Anne ile çocuk arasındaki biyolojik bağ, simbiyotik ilişki ve sosyal değerler, çoğunlukla baba çocuk ilişkisinin gölgede kalmasının sebebi olarak gösterilir. Anne-çocuk ilişkisine yüklenen “kutsallık” önemli derecede doğru olsa da babanın “eve ekmek getiren” aile üyesinden ibaret olduğunun düşünülmesi oldukça hatalıdır. Babanın, hem kavram olarak hem de üstlendiği sorumluluklarla çocuğun ruhsal dünyası ve kişilik gelişimi üzerindeki etkileri tahmin edilenin çok üzerindedir. 
Çocuk sahibi olmak kadın için olduğu kadar erkek için de çok önemli ve hayat boyu sürecek bir ilişkinin başlaması demektir. Kadın ve erkek birlikte olmasalar dahi çocuklarına karşı anne-baba olarak sorumlulukları devam edecektir. Bir baba adayının ömür boyu sürecek bu bağlılık için çocuğu gerçekten istemesi, baba olmaya ve baba kalmaya hazır olması gerekir. Çocuğun yetiştirilmesi, eğitimi, ruh sağlığı ve esenliğinde baba da en az anne kadar etkilidir ve eşit derecede sorumludur. 
Babanın çocuğun gelişimindeki rolünü ve vazgeçilmezliğini vurgulayan  bu kitap hem babalara hem de baba adaylarına bir başvuru kaynağı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86785</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/389f2627-2844-4bcf-857a-636e99d619a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Perili Köşk ve Seçme Hikayeler (Açıklamalı Orijinal Metin)</image:title>
            <image:caption>O gece hiç uyuyamadım. Dalar dalmaz Hasan’ın hayali gözümün önüne geliyor, “İftiracı, iftiracı!” diye karşımda ağlıyordu. Küçük muhayyilem o vakitki dinî terbiyenin dehşetleriyle dolmuştu. Yarın ahret… Kim bilir kardeşim o haksız yediği tokadın hakkını benden nasıl çıkaracaktı? 
“Ömer Seyfettin öncelikle bir ‘hikâyeci’dir ve edebiyat tarihimizde hikâyenin bağımsız bir edebî tür olarak gelişmesindeki en önemli pay ona aittir. Ondan önce Ahmet Mithat Efendi, Samipaşazade Sezai, Halid Ziya Uşaklıgil gibi isimler de hikâyeler yazıp yayımlamalarına rağmen Ömer Seyfettin, özellikle bu edebî türe eğilmiş, bu türün tanınmasını ve yaygınlaşmasını sağlamış, biraz da romanın gölgesinde kalan ‘hikâye’yi edebiyat âlemine benimseten ilk isim olmuştur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86786</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9124f6f7-9699-41ea-8fae-71442c846e27.jpg</image:loc>
            <image:title>Perili Köşk Ve Seçme Hikayeler (Günümüz Türkçesiyle)</image:title>
            <image:caption>O gece hiç uyuyamadım. Dalar dalmaz Hasan’ın hayali gözümün önüne geliyor, “İftiracı, iftiracı!” diye karşımda ağlıyordu. Küçük muhayyilem o vakitki dinî terbiyenin dehşetleriyle dolmuştu. Yarın ahret… Kim bilir kardeşim o haksız yediği tokadın hakkını benden nasıl çıkaracaktı? 
“Ömer Seyfettin öncelikle bir ‘hikâyeci’dir ve edebiyat tarihimizde hikâyenin bağımsız bir edebî tür olarak gelişmesindeki en önemli pay ona aittir. Ondan önce Ahmet Mithat Efendi, Samipaşazade Sezai, Halid Ziya Uşaklıgil gibi isimler de hikâyeler yazıp yayımlamalarına rağmen Ömer Seyfettin, özellikle bu edebî türe eğilmiş, bu türün tanınmasını ve yaygınlaşmasını sağlamış, biraz da romanın gölgesinde kalan ‘hikâye’yi edebiyat âlemine benimseten ilk isim olmuştur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86787</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/504543b5-a37e-4888-abb9-facdd7f2436c.jpg</image:loc>
            <image:title>Harita Üzerinde Kaşifler, Dahi Haritacılar ve Hiç Var Olmamış Dağlar</image:title>
            <image:caption>Haritalar büyüler bizi. Dünyaya dair bildiklerimizi bir araya getirir, ilerlememizin kaydını tutar, hepsinden ötesi bizim hikâyemizi anlatırlar. Onlarsız bir dünya düşünün: Nasıl yolculuk yapardık? Toprak üstünde nasıl hak iddia ederdik? Ülkeler nereye kadar yayılırdı? Kadınla erkek arabada ne uğruna birbirini yerdi? 
Tam Benim Tipim ile yazı karakterleri gibi meraklısına özel duran bir konudan uluslararası çoksatan yaratan Simon Garfield şimdi sihrini haritalar için konuşturuyor. Garfield, kâşif ve filozofların eski dönem eskizlerinden Google Maps ve ötesine varan yolu izleyerek, haritaların insan doğasındaki en iyiyi (keşif ve merak) ve en kötüyü (çatışma ve yıkım) nasıl kusursuz yansıttığını ortaya koyuyor. 
Ortaçağın büyüleyici mappa mundilerinden aşılmaz ve hiç var olmamış Kong Dağları’na, Amerika’nın keşfinden Afrika’yı haritalama kâbusuna, kolera ile savaşan kartograflardan kapatıldığı hücrede Dünya’yı haritalamış Venedikli keşişe, dudak uçuklatan kartografik sahtekârlıklardan çevrimiçi harita savaşlarına uzanan onlarca şaşırtıcı öykü, Garfield’ın çok sayıda görselle süslenmiş sürükleyici, tutkulu ve nüktedan anlatımı sayesinde gerçek bir ziyafete dönüşüyor. 
“Simon Garfield, yanındayken zamanın nasıl akıp gittiğini fark etmediğiniz bir öğretmen gibi… Muhteşem bir anlatıcı.”  
Observer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86788</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a403b782-7ed0-4553-9929-3ae3017ffe78.jpg</image:loc>
            <image:title>Scout Açısı</image:title>
            <image:caption>“SCOUTING, OYUNCU BULMAK DEĞİL OYUNCUYU ANLAYABİLMEK VE ANLATABİLMEKTİR.” 
 
Santra Dergi ve Futbol Akademi’de yayımlanan futbol incelemeleri ile Lig Radyo’daki yayınlarıyla tanınan, daha önce de Türkiye futboluna birçok genç yeteneği kazandıran Bursaspor’un scouting departmanında görev alan M. Sinan Pala’nın oyuncu keşfetmenin ipuçlarını verdiği ve maçları farklı bir açıdan seyretmeye olanak tanıyan ilk kitabı: Scout Açısı. 
 
“Scouting Nedir?”, “Nasıl Scout Olurum?”, “Scouting Kalite Kontrol Piramidi” ve “Sahadaki Görevler” başlıklı dört ana bölümden oluşan Scout Açısı’nda Pala, oyuncu gözlemciliğinin tarihini, önemini ve futbolun gelişimine olan katkısını çeşitli futbol ekollerinden ve takımlarından örnekler vererek inceliyor. Günümüz futbolunda, özellikle Türkiye gibi genç oyuncu keşfetmenin ekonomik bir zorunluluk olduğu gelişmekte olan ülkelerde scouting gibi geniş kapsamlı bir çalışma alanının tuttuğu yeri ve gelişimini futbol tarihinin başladığı dönemden itibaren aşama aşama masaya yatırırken bu alana ilgi duyan futbolseverlere de oyuncu gözlemlemenin, analiz etmenin ve bilgi sunumunu yapmanın inceliklerini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86789</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/631db76f-9260-4fdb-8641-3cbc8b145dc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Duyuyorum</image:title>
            <image:caption>“Dinlenilmek ve duyulmak, insan kalbinin en büyük arzularından biridir. Dinlemeyi öğrenenler en sevilen ve saygı duyulanlardır. &quot;
- Richard Carlson
Kim anlamak ve anlaşılmak istemez ki?
Seni Duyuyorum, başkalarıyla konuşmanın kayıp bir sanat hâline geldiği bir çağda, farklılıklarımız veya çatışmalarımız olsa da anlamlı yollarla iletişim kurmanın yollarını bulabileceğimizi hatırlatıyor.
Birlikte vakit geçirmeyi çok sevdiğiniz insanları düşünün. Neden onlarla birlikte olmayı seviyorsunuz? Çünkü sizi duyuyor ve anlıyorlar.
Seni Duyuyorum, insanlarla nasıl daha etkili bir iletişim kurabileceğimizi, nasıl daha iyi bir çatışma çözümü sağlanacağı ve içine düştüğümüz en büyük iletişim tuzakları olan &quot;doğrudan öğüt vermek, gerçekçi olmayan teselli cümleleri&quot; gibi hatalara düşmeden nasıl destekleyici bir bağ kurulacağını gösteriyor.
Empatik olarak nasıl dinlenir?
Yansıtıcı dinleme nedir?
İlişkilerin anahtarı olan &quot;doğrulama öncülü&quot; nedir?
Mikro ve makro doğrulamaya nasıl dahil olunur?
&quot;İzin isteme&quot; ilkesi nedir? Nasıl uygulanır? Ve nasıl geribildirim verilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86790</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4300a0c-20df-4aab-9d5a-1504d9ceff89.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşancığa Banyo Yaptırır mısın?</image:title>
            <image:caption>Bugün tavşancığın banyo günü! Ama banyosunu yapabilmek için senin yardımına ihtiyacı var.
Haydi, başına şampuanını döküp bir güzel köpürt.
Dikkat et de gözüne sabun kaçmasın. Tüylerini kurutmayı da unutma sakın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86791</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ea951ab-0994-4191-aa67-049a6cb61592.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşancığı Yatağına Yatırır mısın?</image:title>
            <image:caption>Tavşancığın uyku vakti geldi! Ama yatağına yatmak için senin yardımına ihtiyacı var. Haydi, ellerini çırp da tavşancık üstünü değiştirsin.
Kulaklarını kaşıman da çok hoşuna gider. İyi geceler öpücüğü vermeyi de unutma sakın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86792</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/342c9386-047e-4f75-86ad-723d2d3341fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşancığın Yarasını Sarar mısın?</image:title>
            <image:caption>Tavşancık düşüp kolunu yaraladı. Ona yardım eder misin? Haydi, üç kere üfle de geçsin. Yara bandını da yapıştır lütfen. Sihirli sözcükleri söylemeyi unutma sakın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86793</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b190731-1966-4ed1-b96d-82bd24498a22.jpg</image:loc>
            <image:title>Gülme Başına Gelir Komşuna</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, sadece sizi güldürmekle kalmayacak, 
bunu etrafınıza da bulaştıracak!
Artık ben okuyanın doğrucusuyum; gereği düşünülen her şey bu kitapta!
Bu kitabın ölüyü bile güldürdüğü, kiloluk kahkahanın toptan fiyatına perakende satıldığı, derde kedere &quot;Aman boş ver be!&quot; dedirttiği ve bozuk morallerin Mine Sota
atölyelerinde itina ile tamir edildiği söyleniyor.
&quot;Zeytinyağlı yiyemem aman, basma da fistan giyemem aman&quot; diyenlerdenseniz bu kitap seçiciliğinize fena halde hitap edecek. Titizlenmenize değecek.
Neron’un bu kitabı bulamadığı için sinirinden ortalığı yaktığı, Kleopatra’nın, “Önce ben okuyacağım” diye kendisini sokmaya çalışan yılanın ümüğünü sıktığı, Rapunzel’in tutuna tutuna kuleden aşağı inip, sırf bu kitabı almak için kitapçıya kaçmak maksadıyla saçlarını uzattığı tarihi atmasyonlarda yer almaktadır. Zenginlerden alıp fakirlere veren Robin Hood’un bu kitabı okumayanlardan alıp okuyanlara verdiği de rivayetler arasındadır.
Hiçbir şey hakkında her şeyin anlatıldığı ve her şey hakkında pek çok şeyin didiklendiği bu kitap, sadece sizi güldürmekle kalmayacak, bunu etrafınıza da bulaştıracak.
Kısacası bu kitabı aldığınız takdirde sizi de bir gülmek alacak.
Haydi, kitapta gülüşürüz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86794</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef1f6a62-56ac-405b-839c-407c96c74f5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hormon Bozucular</image:title>
            <image:caption>Şüphelilerin Tek Tek Deşifresi, 
Bizi Nasıl Hasta Ettikleri ve Korunma Yolları 
Artık her şeyin bir kolayı var. 
Artık turfanda diye bir şey kalmadı, her mevsim her şeyi yiyebiliyoruz. 
Artık tarladan, bağdan bahçeden en yüksek verimi alıyoruz. 
Artık çocuklarımızın harika mamaları, oyuncakları, giysileri var. 
Artık endüstri öyle bir hale geldi ki, daha biz ihtiyaç duyduğumuzun farkına varmadan, ihtiyaç duyacağımız şey mağazada önümüze geliveriyor. 
Ama madalyonun öbür yüzü de var! Otizm artıyor, kız çocukları erken cinsel gelişim gösteriyor, bazı çocukların boyları aile ortalamasının altında kalıyor, obezite, diyabet artıyor, bazı kanser türlerine daha sık rastlanıyor, erkek sperm sayısındaki azalma artık bilimsel makalelere konu oluyor. 
Çünkü kullandığımız, giydiğimiz, yediğimiz, içtiğimiz şeylerin çoğunda çeşitli kimyasallar var ve bunlar hormonlarımızın salınımlarını bozuyor, bazen hormonlara benzer etki gösteriyor, bazen de kendi hormonlarımızın etkilerini azaltıyor ya da artırıyorlar. 
“Hormon bozucular” dışarıdan gıda, solunum veya cilt yolu ile vücudumuza girerek zararlı etkilerini gösteren ve çoğunlukla endüstride kullanılan kimyasallardır. 
Evet işimiz kolay değil, ancak gerçeği bilip hayatımızı ona göre düzenlediğimizde sonuç almamız mümkün. Bu kitap, okurun kendi hormonlarını ve dışardan alınan hormon bozucuları tanıması, kendisinin ve çocuklarının hayatını bu maddelerden koruması amacıyla kaleme alınmıştır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86795</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cff97e1-e4b1-4016-afd2-887206df018c.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgara Dokunmak</image:title>
            <image:caption>Siz her şeyi geride bıraktığınızı düşünmenize rağmen, 
geçmişin izlerinden kaçmak ne kadar mümkün? 
Rüzgâr Ulu, asistan doktor olarak çalıştığı hastanede sıradan bir hayat süren genç bir kadındır. 
Ta ki kapısının önünde, birtakım saplantılı 
aşk notları bulana dek… Bu korkunç notlarla beraber zihnine şüphenin ilk tohumu düşer ve 
geçmişin kirli izlerinin peşini bırakmadığını fark eder. 
Mavi Gece’den tanıdığımız Emir ve Gece’nin de 
yer aldığı romanda Rüzgâr artık ılık bir melteme değil, fırtınaya dönüşmek zorundadır. 
Peki, Mavi Gece’nin Tuna’sı bu fırtınanın oluşumunda 
nasıl bir rol oynayacaktır? 
Bu kitapta kendi kaderini şiddete teslim etmeyen 
güçlü bir kadının hikâyesini okuyacaksınız. 
“Birine sıkıca sarılmak canını acıtmadığında güzeldir. 
Kemikleri kıran sevgi, artık sevgi değil, sevgiye ihanettir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86796</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ea48b68-50cc-40a4-9ec5-8101510efb2c.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Tarihi: Başlangıçtan İstanbul`un Fethine - Politika ve Savaşlar</image:title>
            <image:caption>İslam ve Türkiye tarihi konusunda en önemli tarihçilerden biri olan merhum Bernard Lewis, Hz. Muhammed’in peygamber olmasıyla başlayan ve Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmesine kadar uzanan yaklaşık sekiz yüzyıl boyunca İslam tarihinde bir yolculuğa çıkıyor. Arabistan Yarımadası’ndan başlayıp Orta Doğu’ya, Kuzey Afrika’ya, Asya’nın büyük bir bölümüne, Kuzey ve Güney Avrupa’ya yayılan İslam’ın bu tarihsel yolculuğunda, farklı devlet ve halkların ortak inanç temelinde yarattıkları bir uygarlığın tarihini herhangi bir yorum yapmadan orijinal belgelerle okumak, Lewis’in okuyucusu için de heyecan verici bir deneyim oluyor. Üstelik, Bernard Lewis okuyucusunu heyecan verici bir yolculuğa çıkarmakla kalmayıp, kendi tarihsel çalışmaları için derlediği belgeleri paylaşarak İslam tarihi konusunda araştırma yapan tarihçilere de bir yol haritası çıkarıyor. 
Elbette tarih yazımı belgelerden ibaret değil. Bernard Lewis, tarihçilere sadece bir yol haritası veriyor. Tarihçiye düşen görev, bu yol haritasında, belgeler arasında kuracağı bağlantılarla, belgeleri yorumlayışıyla ve farklı belgelerle zenginleştirmesiyle kendi özgün tarihini yazmak oluyor. Lewis, tarihin sadece belgelerden ibaret olduğunu savunmuyor, aksine  “bu çalışmalardaki değerlendirmeler, hatta kabul görmüş olgular olma iddiasındaki basit açıklamalar bile titizlikle ele alınmalıdır” uyarısında bulunuyor. Tarih çalışmalarının sadece belgelerden ibaret olduğunu ileri sürmek ne kadar eksik bir anlayışsa belge olmadan tarihsel çalışma yapmanın mümkün olduğunu ileri sürmek de o kadar hatalı bir anlayıştır. 
İslam, İslam uygarlığı ve tarihi konusunda araştırma yapan tüm tarihçilerin ve bu büyük uygarlığın tarihine ilgi duyan herkesin mutlaka okuması gereken bir başyapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86797</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a07e742-f420-4918-9d47-2d3e4a654609.jpg</image:loc>
            <image:title>Yetişin Gençler</image:title>
            <image:caption>Ümit gençliktedir! Yetişin gençler…
Bu yüzyılda genç nüfusumuz bir daha bu kadar kalabalık olmayacak. Ya suni gündemler üzerinden kavga etmeye devam edeceğiz ya da hep birlikte gençlerin sesine kulak verip dertlerine ortak olacağız.
Tercih zamanı!
Yetişin Çocuklar kitabıyla çocuk yetiştirme alanında büyük bir boşluğu dolduran Prof. Dr. Selçuk Şirin, Yetişin Gençler’de ergenlikten yetişkinliğe uzanan serüvene odaklanıyor. Bu kitap gençler ve gençleri dert eden yetişkinler için yazıldı.
Çocukluk ne zaman bitiyor, ergenlik ne zaman başlıyor?
Genç beyin: Nasıl çalışır? Nasıl gelişir? Nasıl desteklenir?
Gençler neden risk almayı sever?
Gençlerde beden algısı nedir? Nasıl değişir?
Duygusal zekâ nedir? Nasıl kazanılır?
Şimdiki gençler neden âşık olmuyor?
Kimlik arayışında yaşanan temel sıkıntılar nelerdir?
Ergenlik döneminde gençleri bekleyen okul korkusu, akademik başarısızlık, depresyon, bağımlılık, obezite gibi sorunlarla nasıl başa çıkılır?
Gençlerin fiziksel, duygusal ve sosyal gelişiminde ebeveynlerden eğitimcilere tüm yetişkinlere düşen görevler nelerdir?
Kariyer arayışı ne zaman başlar, zirveye giden yolda gençleri bekleyen dört adım nedir?
“Amacım, her bir gencin sağlıklı, mutlu ve başarılı olabilmesi için gerekli adımların atılmasına aracı olmak. Bu kitapta ergenlik dönemine ait temel bilimsel verileri kendi ebeveynlik tecrübem ve küçük bir köyden New York’a ulaşan gençlik hikâyemle yoğurarak anlattım. Koşullar ne kadar kötü olursa olsun, tarih boyunca insanlık, genç kuşaklarla kendini yeniledi. O nedenle benim de umudum gençlerde.”
-Prof. Dr. Selçuk Şirin New York Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86798</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9014e44f-66e6-42d8-aa72-2288ad3c2a03.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyaset Felsefesi Kavramlar Klasik ve Modern Dönem</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, siyaset felsefesinin temel kavramlarına, klasik ve modern siyaset felsefecilerinin düşüncelerine, temel kaynakları üzerinden bir giriş niteliğindedir. Siyaset, din, kültür, hukuk ve bilgi ilişkisi bağlamında, adalet, özgürlük, demokrasi, iktidar gibi siyaset felsefesinin temel kavramları eserde aydınlatılmaya çalışılan konulardandır. 
Platon’un siyaset düşüncesinin evrimi ve ideal devlet anlayışı; Aristoteles’te erdem ve siyaset ilişkisi; Farabi’nin erdemli şehri; İbn Haldun’un asabiye ve umrân temelli siyaset anlayışı, klasik siyaset felsefesini anlamak isteyen okurları aydınlatacaktır. 
Doğa durumu, toplum sözleşmesi, birey ve devlet ilişkisi gibi siyaset felsefesinin temel meseleleri, Montesquieu, Locke ve Rousseau’nun yanında modern dönem siyaset filozoflarından Hobbes’un ve Spinoza’nın görüşleri ışığında ele alınmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86799</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/965c367b-fe8f-4be1-9ab6-1626193a1689.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefi Gelişimim Entelektüel Bir Otobiyografi</image:title>
            <image:caption>Bir çekicilik ve saygınlık çalışması.” The Observer 
“Bertrand Russell sadece bu yüzyılın en görkemli filozofu değil, kendini en çok eleştirenlerden biri. Bu özellikler felsefi otobiyografisinde kendisini açıkça gösteriyor.” A. J. Ayer 
Dünyanın önde gelen düşünürlerinden biri tarafından kendi felsefi çalışmasının yaklaşık yetmiş yılı üzerine yapılmış böyle bir çalışma, apaçık büyüleyici olduğu kadar önemli de. O bir felsefi otobiyografi başyapıtı. 
Bu kitapta Bertrand Russell felsefi gelişiminin bir açıklamasını sunmaktadır. O, Hegelci dönemini anlatıyor ve Hegelci bilim felsefesiyle ilgili notları içeriyor. İdealizmi terk edişini ve Peano’nun matematiksel mantığı üzerine kurulan mantığı benimseyişini kapsayan iki katlı bir devrimi ele alıyor. Principia Mathematica üzerine iki bölümden sonra, Dış Dünya Üzerine Bilgimiz’de incelendiği kadarıyla algı sorunlarına geçiyor. 
William James felsefesi yanında; öğrencisi ve dostu Wittgenstein’ın çalışmasında neyin kabul edilmesi ve neyin reddedilmesi gerektiğini ve kendisi üzerindeki etkilerini ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86800</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc00859b-da85-48db-a8b1-91024c176265.jpg</image:loc>
            <image:title>Söylem Etiği</image:title>
            <image:caption>Çağımızın en önemli düşünürlerinden Jürgen Habermas, K. O. Apel ile birlikte, Kantçı ahlak teorisini iletişimsel-kuramsal araçlarla yeniden formüle etmeyi deneyerek ‘söylem etiği’ kuramını geliştirirler. 
Söylem etiği, bir konuşmada tarafların geçerlilik iddiaları ortaya koydukları ve makul gerekçelerle uzlaşıma varmaya çalıştıkları, söylem merkezli etik kuramdır. Söyleme katılmakla, söylemin kuralları kabul edilmiştir. Söylem etiğinde, uzlaşı şart değilse de, evrensel bir norm olacak biçimde bir anlaşmaya varmak asıl amaçtır. 
Habermas’a göre, evrensel ahlak ilkelerini pratik ve ortak bir yarar sağlamak amacıyla gerçekleştirilen ussal tartışmalar temelinde ele almak mümkündür. Ancak tartışmanın tarafsız bir biçimde sürdürülmesi ve bir ussallık temelinde ilerlemesi gerekir. 
Elinizdeki eserde Habermas, söylem etiğinin Kant etiğiyle benzerliklerini ve farklılıklarını, Hegel&apos;in bu etiğe eleştirileri çerçevesinde ortaya koymakla beraber, Bernard Williams, MacIntyre, Charles Taylor ve Rawls gibi çağdaş filozoflarla etiğin temel sorunları üzerine bir tartışmaya girişmektedir. 
Bu değerli çalışmayı Erdal Cengiz’in Sunuşu ve Seyit Coşkun’un çevirisi ile okurlarımıza sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86801</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b0ac188-ff6a-4bb3-9b9a-2917ed5c0b8a.jpg</image:loc>
            <image:title>1 Köy 4 Adam 6,5 Darbe</image:title>
            <image:caption>Harbiye’de “İnönü mü, Atatürk mü” çekişmesi... “Harbiyeli Aldanmaz” çelengini Taksim’e bırakan ve Ergenekon’dan yargılanan general kimdi? Ordu içindeki hangi subaylar Mahir Çayan’ı destekliyordu? Erenköy’deki kontrgerilla karargahında neler yaşandı? Fet*ullah Gülen ile Ab*dullah Öca*lan’ın yolları nerede kesişti? Haydar Baş birlikte hapis yattığı solcular için ne dedi? Yılmaz Güney ile aynı koğuşta kalanlar neler anlattı? Babası 150’liklerden olan 27 Mayıs’ın etkili generali kim? CIA ajanı, Mihri Belli’ye ne söyledi? Kozmik Oda’da aranan neydi? Mustafa Önsel, dört kişi üzerinden Türkiye’nin kuruluşundan bugüne gelişen çarpıcı olayları kaleme aldı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86802</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2dd2c228-6cdf-4b4a-9524-98454f4377a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Okuma Üzerine</image:title>
            <image:caption>“Ne zaman yeni bir ki­tabın yayımlandığını duyarsanız, eski birini okuyun.” 
 
Lafcadio Hearn, çeşitli ülkelerde yaşayıp muhabirlik yaptıktan sonra Japonya’ya yerleşti. Hayatının önemli bir bölümünü Japon kültürüne adadı. Doğaüstü öykülerini bir araya getirdiği Kvaidan adlı başyapıtıyla tarihe geçip “Japonya’nın Poe’su” olarak kabul edildi. Hearn, aynı zamanda önemli bir eğitmendi ve lise ile üniversitelerde ders veriyordu. Bu derslerin metinlerinden derlediğimiz Okuma Üzerine’de hem insanın okuma alışkanlıkları hem de doğaüstü kurgu, yüksek sanat, romantik ve klasik edebiyat gibi konular ele alınıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86803</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62da966b-32ab-4be8-b216-13adc9e83025.jpg</image:loc>
            <image:title>Seçme Oyunlar</image:title>
            <image:caption>2005 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan dünyaca ünlü oyun yazarı Harold Pinter’ın, ilk yazdığı oyundan itibaren kariyerinde birer eşik sayılabilecek oyunlarından bir seçki. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de çok sevilmiş, çokça oynanmış, gerek amatör gerekse profesyonel tiyatro geçmişimizde tartışmasız önemli bir yer tutan ustaya bir selam.
“Eğer dünyaya söyleyecek bir şeyiniz varsa, o halde oyununuzu sadece birkaç bin kişinin izleyebilecek olması sizi üzer. Öyleyse başka bir şey yapmalısınız. Bir din öğretmeni olmalısınız, ya da belki bir siyasetçi. Fakat eğer dünyaya belli bir mesajı doğrudan ve açık seçik biçimde vermek istemiyorsanız, sadece yazmaya devam edersiniz ve bu size pekâlâ yeter.

Birinin sırf benim oyunlarımı izlemek için kalkıp gelmesi beni hep şaşırttı, çünkü o oyunları yazmak çok öznel bir işti. Kendi yararıma yazdım ve yazmaya da devam ediyorum; bir başkasının gelip dahil olması tamamen bir tesadüf. İlk ve son olarak, en başından beri, yazıyorum çünkü yazmak istediğim, yazmak zorunda olduğum bir şey var. Kendim için.”
Harold Pinter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86804</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bab83c13-dc12-4058-b52d-2ba921c20b78.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğum Gününün İcadı</image:title>
            <image:caption>Jean-Claude Schmitt, ünlü Fransız tarihçi Jacques Le Goff ve Annales Okulu’nun tedrisatından geçmiş, ortaçağ Batı uygarlığı üzerine yaptığı antropolojik çalışmalarla önemli eserler vermiş yetkin bir tarihçi. Doğum Gününün İcadı, bugüne kadar tarihçilerin yeterince eğilmediği günümüzün en olağan ritüelini, kişisel yaşantımızın ritmini belirleyen kutlama törenlerinin en başında sayabileceğimiz doğum gününü inceliyor. Doğum gününü ne zamandan beri kutluyoruz? Bu çalışma, uzun süre yanıtsız bırakılan bu soruya yanıt verirken şaşırtıcı bir gerçeği açığa çıkarıyor: Bugün kutladığımız şekliyle doğum günü doğrusu çok yeni bir buluş. Gelgelelim oluşumu uzun bir süreye yayılıyor. Schmitt, Goethe’nin 1802’de kutladığı 53. yaş günü kutlamasını varış noktası olarak kabul ederken, çapasını geçmişe doğru fırlattığında çok ilginç bir yapıtla karşılaşıyor: 16. yüzyılın başında, bir ticaret şirketinin maliye müdürü olan Augsburglu burjuva Matthäus Schwarz’ın 23. doğum gününden itibaren tutmaya başladığı resimli Kıyafetname.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86805</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/998efaef-1ef1-4b22-b826-206cb204cbe0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sımayıl İle Razıya</image:title>
            <image:caption>Bugün yerinde yeller esen “ah güzel İstanbul”un, 81 ili bünyesinde barındıran bir kenar mahallesinde yaşanan, dillere destan bir sevdanın romanı. Üstelik sosyolojik bir alan araştırmasıyla iç içe… Gel de Gör mahallesinin işporta kasetçisi Sımayıl ve onun yangını güzeller güzeli Razıya. Meşhur aşk hikâyelerinin rengârenk bir gecekondu versiyonu… 
“Kerem benim, Aslı ben 
Bu beton sarmalı sahrada 
Bir büyük çığlığım ben 
Savrulanların çığlığı! 
Sen nerdesin? 
Nerdesin sen?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86806</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cffa4f4d-80fa-4ff9-8940-0cc0593902bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbe Seslenmek Zordur</image:title>
            <image:caption>“Sezar lejyonerlerine yüze vurmalarını emretmişti. İnsanlık, yani romancının ustası ise ona sa­dece kalbe vurmasını söyler.” 
 
F. Marion Crawford, Türkçe dahil on sekiz dil bilen bir lisan tutkunuydu. Gizem, macera ve tarihsel kurgu türlerinde birçok roman kaleme aldı. İngilizcenin en büyük korku yazarlarından biri olarak kabul edildi. Bunların yanında birçok konuda çalışma yapan Crawford, “Roman Nedir?” sorusuna cevap aradığı bu makalede, romanın bir amaç taşıması ya da okuru bilgilendirmesi gerekip gerekmediğini, bir sanat ve fikir eseri olan romanın ticari bir ürün olarak nasıl değerlendirilebileceğini tartışarak yazarların dünyasına farklı açılardan yaklaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86807</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c74fc044-92e2-47b3-8e6f-2782e6787ff0.jpg</image:loc>
            <image:title>Erkek Dosyaları</image:title>
            <image:caption>Bir erkeğin aklından neler geçiyor? İç dünyalarında neler olup bitiyor? Erkekler bazen zor bir cebir probleminden daha kafa karıştırıcı olabilirler. Neyse ki Humfrey Hunter onları anlamanıza yardımcı 
olmak için hazır. Bekâr erkeklerin ne düşündüğüne, ne istediklerine, neyi neden yaptıklarına ve bunu onlardan biri olarak nasıl yaptıklarına dair bu kitapta sınırsız ipuçları veriyor. 
Mesela sizi aramıyor mu? Ve bunun nedenini merak ediyor musunuz? O aslında Anlayışlı Erkek mi, yoksa Kötü Çocuk mu? Kalıcı bir ilişki için hazır mı yoksa sadece anlık bir beraberliğin peşinde mi? 
Kafanız çok karışık olabilir ama bütün bu birbirine girmiş sinyallerin açıklaması elinizdeki Erkek Dosyaları’nda. 
Humfrey Hunter’ın kendi yaşamından okura yaptığı yansıtmalar, London Lite gazetesinde “ilişki danışmanı” olarak çalıştığı süre boyunca elde ettiği eşsiz deneyimler ve bunun yanı sıra okurla birebir kurduğu ilişki ağından oluşturduğu birikim, erkek zihninin çeşitli gizemlerini anlamanıza, doğru zamanda doğru hamle yapmanıza ve iyi adamları kalp kırıcılardan ayırt etmenize yardımcı olacaktır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86808</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9aed5b95-e6c0-41b6-afe6-bf15a0908183.jpg</image:loc>
            <image:title>İçsel Erkek</image:title>
            <image:caption>CİNSİYETLER ARASINDAKİ İLİŞKİ SORUNLARINA YENİ BİR BAKIŞ AÇISI 
“Güçlü ve kalıcı bir ilişki kurmak isteyen herkese hitap eden bir kitap.” 
–Profesör Eugene August 
 “Hem erkeklerin hem de kadınların ihtiyacı olan aydınlatıcı, yaratıcı ve bağımsız bir analiz.” 
–Dr. Warren Farrell 
 70’lerde kadınlar kendilerini güçlü ve bağımsız ilan ettiler; erkekler ise açık ve ilgili olma çabasıyla maskülen zırhlarını çıkardılar. Sonraki yıllarda erkekler zırhlarını çıkarmanın tehlikeli olabileceğini keşfederken, kadınlar hâlâ parlak zırhları içindeki şövalyelerini bekliyordu. Bu kitap, zengin vaka öyküleri ve şefkatli bilgelik yoluyla erkeklerle kadınların nasıl karmaşık sinyal ve duygu zorluklarının üstesinden gelebileceklerini ve birbirilerini daha açık ve dürüst bir şekilde nasıl 
sevebileceklerini gösteriyor. 
 Bu esaslı kılavuzda, dünyada kült bir kitap olan Erkek Olmanın Tehlikeleri&apos;nin yazarı Dr. Herb 
Goldberg, karşı cinsler arasında iletişim bozukluğuna yol açan yıkıcı rolleri nasıl tanıyacağınızı ve 
bunlardan nasıl sakınacağınızı anlatıyor: 
 Erkeklerle kadınların neden birbirleriyle konuşamadıklarını keşfedin. 
Özgürlük sonrası karmaşık mesajları deşifre edin. 
Özgürleşmiş erkeklerle kadınların oynadıkları eski oyunların “yeni ve geliştirilmiş” kurallarını tanıyın. 
Yeni duyarlılığınızın yol açabileceği açık yaraları iz bırakmadan iyileştirin. 
Yakınlaşma engellerinin üstesinden gelmek elinizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86809</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/543e75f6-a29c-4a18-989f-89e7ea5feaf1.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Bile Edemeyeceğimiz Varlıklar Kitabı</image:title>
            <image:caption>Hayvanlar âlemi insanı ezelden beri büyülemiştir. Kimi gerçek, kimi hayal ürünü olan hayvanlar efsanelerde, masallarda, sanat eserlerinde sık sık boy gösterir. Çağımızda artık ejderhaların, Zümrüdüanka kuşunun ya da tek boynuzlu atların gerçekte var olmadıklarını biliyoruz. Peki ama var olan bazı hayvanların da en az onlar kadar ilginç ve büyüleyici olduklarını biliyor muyuz? 
 
Borges’in Düşsel Varlıklar Kitabı’ndan ve ortaçağ hayvannamelerinden esinlenen bu kitapta Caspar Henderson, evrimin yaratıcılığının insanın hayal gücünden hiç de aşağı kalmadığını gözler önüne seriyor. Sevimli yüzüyle aksolotldan tehditkâr görünümüyle dikenli moloka, dayanıklı su ayısından yanardöner Venüs kuşağına birçok sıradışı hayvanı daha yakından tanımamıza, aşina olduğumuz bazı hayvanların ise bir o kadar sıradışı özelliklerini keşfetmemize imkân sağlıyor. Bunu yaparken de bilimin yanı sıra edebiyat, sanat, felsefe, mitoloji ve tarihten faydalanarak zengin bir metin ortaya koyuyor. 
 
Fakat hemen belirtelim: Hayal Bile Edemeyeceğimiz Varlıklar Kitabı bir ucube sirki değil. Amacı ele aldığı hayvanları ötekileştirmek değil, bilakis (kendisi de bu kitapta yer alan) insanla diğer hayvanlar arasındaki derin evrimsel bağı, farklarımızın yanı sıra benzerliklerimizi vurgulamak ve bazıları yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan hayvanlara karşı sorumluluklarımızı hatırlatmak. 

Dünya hayal bile edemeyeceğimiz varlıklarla dolu, diyor Henderson. Onları koruyabilmek için öncelikle hayal gücümüzü, onların gerçekliklerini daha iyi anlayacak şekilde genişletmemiz lazım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86810</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e81f719-221a-44ea-955d-35f8ff99bb0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’nin 1970’li Yılları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>1960’ların sonrası, 12 Eylül’ün öncesi, kimilerine göre yitik ve karanlık bir “ara dönem”… Türkiye’nin 1970’li yıllarını merak edenler için detaylı ve aydınlatıcı bir başucu kitabı. 
 
 
•12 Mart Muhtırası, Anayasa değişikliği, hürriyet gömleğinin daralması, radikalleşme… 
•Ecevit, Kıbrıs Bunalımı, TÜSİAD, 24 Ocak kararlarına giden yol… •Süleyman Demirel, Milliyetçi Cephe Hükümetleri, anti-komünist şahlanış, Aydınlar Ocağı… 
•Alparslan Türkeş, Ülkücü Hareket, komünizme karşı paramiliter mücadele… •Necmettin Erbakan, Millî Nizam, Millî Selamet, Akıncılar, mücahitler… •15-16 Haziran, Kanlı 1 Mayıs, Maraş Katliamı, “darağacında üç fidan”… •DİSK, İlerici Kadınlar Derneği, emek ve kitle örgütleri… 
 
•Müzik, sinema, edebiyat; sanat ve siyaset ilişkisi, plaklı propaganda… 
 
Mete Kaan Kaynar’ın hazırladığı derlemeye Sevgi Adak, Emel Akal, Pınar Akarçay, İsmet Akça, Mehmet Ö. Alkan, Murat Arslan, Sernaz Arslan, Şükrü Aslan, Gökhan Atılgan, İlker Aytürk, Tanıl Bora, Funda Şenol-Cantek, Yalçın Çakmak, Aziz Çelik, Kadir Dede, Veysel Dinler, Selçuk Duran, Evren Eken, Arda Ercan, Çağdaş Görücü, Veysel Ergüç, Çimen Günay-Erkol, Bora Gürdaş, Kerem Hocaoğlu, Süleyman İlaslan, Mete Kaan Kaynar, Nurettin Kalkan, Nuray Keskin, Bayram Koca, Selçuk Koca, Bilsay Kuruç, Murat Meriç, Levent Odabaşı, Asım Öz, Gencer Özcan, Celal Oral Özdemir, Hüseyin Özel, Güven Gürkan Öztan, Selman Saç, Ayşem Sezer-Şanlı, Burcu Sümer, Tuncay Şur, Anıl Varel, Kerem Yavaşça, Yavuz Yıldırım, Mete Yıldız, Mehmet Yüce ve Yelda Yürekli yazılarıyla katkıda bulundu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86811</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85cc3384-5d7c-4fef-bf95-cd3669294a2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa’nin Anasi Anadolu</image:title>
            <image:caption>Helmut Uhlig’in bu yapıtını bütün aydınların okumaları gerek… 
Bugün kimi üniversitelerimizde, kimi öğretim görevlileri bile her şeyi Eski Çağ Helen kültürüne bağlıyorlar. Elbette onların yetiştirdiği öğrenciler de böyle… 
Helmut Uhlig’in elinizdeki yapıtı bizim için çok önemli doğruları içeriyor. 
Yeryüzünde toprağın ilk sürüldüğü, ilk yerleşmenin gerçekleştiği Anadolu, elbette Avrupa’nın Anası’dır. 
–Cengiz Bektaş 
Avrupa, düşündüğümüzden çok daha eski. Batı kültürünün ve medeniyetinin kökleri Antik Çağ dünyasında ya da İncil’de değil, on binyıl önce insanlığın ilk gösterilebilir şehirlerinin ortaya çıktığı eski Anadolu’da yatmaktadır. Bu bölgenin kültürel başarıları o kadar güçlüdür ki, MÖ 8. binyıldan başlayarak, Avrupa erken tarihi üzerinde çağların dönümüne kadar kalıcı bir etkiye sahiptir, hatta bu etki günümüze dek sürmektedir. 
Helmut Uhlig bu kitabında heyecan verici Doğu-Batı kültür transferinin yani dinden ve kültlerden, kural, ekonomi, ticaret ve sanat yapısına kadar tüm yönlerini araştırıyor; ve âdeta geldiğimiz yolu değiştiren sansasyonel keşifler yapıyor. 
« Avrupa’nın Anası Anadolu » bu bağlamda kültürümüzün anahtar kitabı özelliğini taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86812</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f93b2ee-4ac4-4d86-8f1f-9afaccd3f9fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Anneannemin Yeşil Kuyruğu</image:title>
            <image:caption>“Benim anneannem biraz yaramazdır. Nasıl mı? Örneğin dedemin taklidini yapıp bizi güldürür, sabahın köründe şarkılar söyleyip herkesi uyandırır ve daha neler neler… En sevdiği şey de ailemizin küçük çocuklarına tuhaf hikâyeler anlatmaktır.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86813</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49219f1d-8353-4988-9fea-0a16885d410f.jpg</image:loc>
            <image:title>Batık Kent&apos;e Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Marmara Denizi&apos;nin derinliklerinde batık bir kent bulunur. Adı Kyzikos&apos;tur. Kahramanımız Ufaklık ve kız arkadaşı Gizem, teknoloji harikası tekneleri Deniz Kurdu&apos;yla bu tarihî kenti keşfe çıkarlar. Ancak kendilerini, yaşayan bir İlk Çağ kentinde, tehlikelerle dolu serüvenin içinde bulurlar. Pek çok kez ölümle yüz yüze gelseler de her seferinde kurtulmayı başarırlar.
Binlerce yıldan beri kinle, düşmanlıkla iç içe yaşayan bu kente, arkadaşlığın ve dostluğun tohumlarını atarlar. Dostlar edinir, arkadaşlıklar kurarlar. Tarihin en büyük hazinelerinden birini bulup yeryüzüne geri dönerler.
Bu olağanüstü serüveni onlarla birlikte yaşamaya ne dersiniz?
O zaman;
Haydi Çocuklar, Serüven Peşine...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86814</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cd52ab4-ff82-4b06-bf57-e5f382ccc229.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Gece</image:title>
            <image:caption>Emir ve Gece… 
İki hırçın ve asi âşık. 
Babasının ölümünün ardından hayattan bir beklentisi kalmayan Gece, yaz tatilini annesinin ve üvey babasının zoruyla bir tanıdıklarının yanında geçirmeye başlar. Hayallerini ve düşlerini umutsuzluğa teslim etmiştir, rüzgârda savrulan bir yaprak gibidir. Yürüdüğü karanlık yolda, hayatına tehlikeli bir kapı aralayan Emir ise Yeraltı’nın vazgeçilmez isimlerinden biridir. Fakat Gece’nin hayatına girmesiyle duyguları ve hayatı farklı bir yöne evrilir. 
Aşkın kural tanımazlığı, Emir ve Gece’yi ya Yeraltı’na tutsak edecek ya da tamamen özgür kılacaktır. 
Tutku ve sevginin maviye boyandığı o gece, iki kişi için de unutulmazdır… 
 
“Ne zifirî karanlık ne aydınlık... 
O gece bizim umudumuz ve mucizemizdi. 
O gece maviydi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86815</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/761ea256-d096-4594-a9ef-4960ccd1653c.jpg</image:loc>
            <image:title>Teresa Hala&apos;nın Soruşturmaları</image:title>
            <image:caption>İlkokul öğrencilerinin görsel ve mantıksal  becerilerini geliştirmek için hazırlanmiş etkinlikli ve çıkartmalı polisiye çizgi roman
Bu bölümde…
Güzel bir ilkbahar sabahı, güneş semt pazarını aydınlatıyor. Ancak bu huzurlu hava birden bozuluyor. Kaniş mimi ortalarda yok… 
Kaçtı mı yoksa kaçırıldı mı?
Teresa hala’ya ipuçlarını toplamasında yardım edelim ve neler olduğunu öğrenelim! Ama bunun için önce, şu merak uyandıran mantık oyunlarını çözmemiz gerek:
eksik şekilleri bulma,
harfleri ve şekilleri döndürme,
dizileri yeniden düzenleyip tamamlama,
labirentleri çözme,
tarif edilen gizemli kişiyi bulma,
simetrileri tamamlama,
kümeleri okuma ve tamamlama.
Teresa hala’nın soruşturmaları serisinin ilkokul bir ve ikinci sınıf öğrencileri için tasarlanan ilk kitabı venedik’te kayıp köpek vakası ile, okuma yazmayı yeni yeni öğrenen çocukların özellikle görsel becerilerini geliştirmeleri amaçlanmaktadır. Bu nedenle yazılı metinler olabildiğince kısa tutuldu, bilişsel yükler olabildiğince azaltıldı.
İlköğretimin sonraki yıllarını da kapsayarak devam edecek bu maceralı seri, egzersizler aracılığıyla çocukları motive etmeyi ve sürekli bir keşif ortamına sokmayı hedefliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86816</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79c25ea7-f012-4d28-945a-7df9695e284c.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın Pusula – Karanlık Cevher Serisi 1. Kitap</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılın en büyük fantastik serilerinden biri olarak gösterilen Karanlık Cevher, yenilenmiş edisyonlarıyla tekrar okurlarıyla buluşuyor! 
 
1995 Carnegie Madalyası Kazananı 
1995 Guardian Yılın Kitabı 
 
Oxford Üniversitesi’ndeki âlimlerle yaşayan Lyra Belacqua, en yakın arkadaşı Roger’la birlikte dertsiz tasasız bir hayat sürmektedir. Fakat korkutucu amcası Lord Asriel onu ziyarete geldiğinde kendisi için kurduğu bu mutlu hayat paramparça olacaktır. Lord Asriel, Toz denilen büyülü bir madde ile kuzey ışıklarında görülen ve bir alternatif evrene ait olduğunu düşündüğü bir şehri araştırmak üzere yardım istemeye gelmiştir. 
 
Zırhlı ayıların hüküm sürdüğü Kuzey’e doğru yola çıkan Lord Asriel, Lyra’yı da gizemli bir âlim olan Bayan Coulter’ın yanına bırakır. Bayan Coulter, Lyra’ya amcasının göstermediği şefkati gösterir. Fakat bu dünyada hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Lyra’nın arkadaşı Roger’ın Hamhumlar denilen bir grup tarafından kaçırılmasıyla birlikte Lyra kendisini dünyanın öteki ucuna kadar götürecek bir yolculuğa çıkacaktır. 
 
“Altın Pusula okuduğum en iyi fantastik/macera kitaplarından biri. Kimsenin kaçırmaması gereken bir eser.” 
–Terry Brooks 
 
“Çok nadiren de olsa öylesine sıradışı bir çocuk kitabı yazarı ortaya çıkar ki birçok neslin hayal gücünü derinden etkiler. Lewis Carroll, C. S. Lewis ve Tolkien bu gruba dahildir. Ve artık Philip Pullman ile Karanlık Cevher Serisi de.” 
–Amanda Craig</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86817</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c825ce5-e357-4171-8d39-a117f3187a24.jpg</image:loc>
            <image:title>Seyyahların Gözüyle Eskişehir</image:title>
            <image:caption>“Eskişehir, Anadolu coğrafyasında avantajlı bir konuma sahip bir kenttir. Anadolu’nun önemli karayollarının kavşağında bulunması, Eskişehir’i hemen her devirde önemli kılan bir özellik olmuştur. Kentin bu avantajından kaynaklanan pek çok getiriyi her dönemde kullandığı anlaşılıyor. Bölgenin önemini en çok artıran gelişme, Osmanlı Türkleri’nin Eskişehir’in yer aldığı bölgede büyümeleri ve imparatorluğa giden yolda temelleri atmalarıdır. Eskişehir’in tarihi pek çok farklı döneme ayrılarak incelenebilir. Türkler öncesi, Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti dönemlerinin her birinde Eskişehir’de siyasal, sosyal, kültürel ve ekonomik içerikli önemli gelişmeler olmuştur.”
“Günümüzde gelişmiş bir büyükşehir olan ve son yıllarda turizmin de canlanmaya başladığı Eskişehir, 19. yüzyılın son çeyreğinde bakımsız, sessiz, gelişmemiş bir şehir olarak anımsanır. Berlin-Bağdat Demiryolu’nun gelişi şehri pek çok yönden hareketlendirmeye başlar. Ekonomik, idari ve ticari açılardan gelişen şehir, göçlerin de katkısıyla sosyal ve kültürel anlamda da değişime uğrar.”
Beş farklı makalenin derlenmesiyle oluşan Seyyahların Gözüyle Eskişehir; okuyucuyu tren istasyonlarından otellere, demiryollarından Mevlihanelere uzanan tarihî bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86818</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fb173d2-c232-4081-a902-1a07cd4fab91.jpg</image:loc>
            <image:title>21. Yüzyılda İslam&apos;ın Dirilişi</image:title>
            <image:caption>Garaudy, bu eserinde okuruna şöyle sesleniyor: Sosyalizmin iflas ettiği, kaptalizmin de çöktüğü bu yüzyılımızda, insanlığı uçuruma yuvarlanmaktan kurtaracak tek çare, ilk insandan günümüze kadar gelen tek ve yegane temel ilahi din olan islam&apos;ı yeniden şahlandırmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86819</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/845cd5a3-2e09-4140-80e8-0128a966ef92.jpg</image:loc>
            <image:title>İbnülemin Mahmud Kemal İnal</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Osmanlıdan Cumhuriyet&apos;e yaşayan bir kültür abidesi olarak intikal eden ibnülemin Mahmud Kemal inal&apos;ın hayatının tüm safhalarını, kültür dünyamızdaki değerini ve yerini onu tanıyanların gözünden ortaya koymaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86820</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77803d2c-71fb-4bb6-95ab-047b3cd25774.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihçi</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;nin en önde gelen tarih bölümlerinde genellikle yabancılar tarafından kaleme alınan metodoloji kitapları okutulur. Bunların dışında kalan bölümlerde ise 1970&apos;lerde ve 1980&apos;lerde kaleme alınmış eserler hala okutulmaya devam etmektedir. Taha Niyazi Karaca&apos;nın kaleme aldığı bu eser, hem Batı&apos;da kaleme alınmış eserleri iyi bir değerlendirme süzgecinden geçirerek damıtıyor hem de tarih biliminin son 20 yılda yaşadığı değişimleri de ortaya koyarak günümüz trendlerini okuyucularım aktarıyor. Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte tarih araştırmalarında yaşanan kolaylıklar konusunda da tarihçi adaylarına yol gösteriyor. Bu eser, yerli ve yabancı metodoloji kitaplarının ayrı ayrı ortaya koymaya çalıştıkları bilgi yumağını bir bütün halinde okuyucularım özgün bir şekilde sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86821</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae80eedb-ffba-4ae5-b63b-4298c35d9d71.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Soğuk Savaş Tarihi</image:title>
            <image:caption>* Yazarımız İlkin Başar Özal, Kısa I. Dünya Savaşı Tarihi ve Kısa Il. Dünya Savaşı Tarihi kitaplarından sonra tüm dünya tarihini ve düzenini değiştiren savaşlar silsilesinin son ayağı olan Soğuk Savaşla bu seriyi bitiriyor.
Ülkemizde Soğuk Savaş Tarihi ile ilgili yerli çalışmalar bulunmamakla beraber çevrilen yabancı kitaplar da salt kronolojik düzlemde akıyor. Bu çalışma ise dünya tarihinin en önemli olaylarından biri olan bu savaşı, öncesi ve sonrasıyla, tüm cepheleriyle derli toplu ve çok akıcı bir üslupla aktaran en önemli çalışmalardan.
Gençlerin çokça oynadığı ve Türkiye&apos;de Il. Dünya Savaşı&apos;na olan ilginin artmasına sebep olan bazı oyunlar artık Soğuk Savaş üzerine konularını devam ettirmeye başladılar. Bu durum da yakında Soğuk Savaş Tarihi&apos;ne olan ilginin yoğunlaşacağının göstergesi.
Yazarımız İlkin Başar Özal birçok belgeselin metin yazarlığı yanında Robert Kolej ve Bahçeşehir Üniversitesi&apos;nde tarih dersleri veren çok popüler bir hoca.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86822</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d2c7b97-e4fd-4957-8026-f333fef51d23.jpg</image:loc>
            <image:title>Nazime</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Osmanlı Devleti&apos;nin son yıllarında Osmanlı hanedanının kadın üyelerinden biri olan Nazime Sultan&apos;ın hayatı ve yazdıkları çerçevesinde: dönemi, hanedan üyeleri arasındaki ilişkileri ve onların gündelik yaşamlarını, hanedan üyelerinin toplumsal olaylara bakışını ve toplumla ilişkilerini ortaya koyarken ilk defa gün yüzüne çıkarılan belgelerden yararlanmaktadır. Bu kitap, günümüz insanının zihnindeki &apos;hanedan üyesi kadın imajını&quot; ters yüz edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86823</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f26fcab-2607-4e57-a209-2563a1f8397a.jpg</image:loc>
            <image:title>Mülkiyet Hakkı Çerçevesinde Çıraqov Davası</image:title>
            <image:caption>Bilindiği üzere, Azerbaycan ve Ermenistan arasında yüzyıllardır devam etmekte olan Yukarı Karabağ sorunu neticesinde, Azerbaycan topraklarının % 20’si ilhak edilmiş ve uluslararası hukuk tarafından güvence altına alınan en temel insan hakları ihlâl edilmiştir. Sorunun çözümü için sorunun tarafları ve onların doğal müttefiklerinin yanında, uluslararası toplumun önemli aktörleri de devreye girmiştir. Yine uluslararası örgütler zemininde de sorunun çözümü için girişimler yapılmış, Ermenistan’ın ilhak edilmiş topraklardan geri çekilmesi talep edilmiş ancak bu girişimler, bir sonuç getirmemiştir. Bugün itibarıyla bakıldığında, Yukarı Karabağ’da hâlâ insan hakları ihlalleri yaşanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86824</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9899827a-2a39-4509-9494-d3016b7fbc47.jpg</image:loc>
            <image:title>Kütüphanemi Toplarken</image:title>
            <image:caption>Çağımızın en yaratıcı okurlarından ve en kitapsever yazarlarından Manguel’in kütüphanesinin içtenlikle ve sevecenlikle anlatılmış bir hikâyesi.
Her kitap yaşantımızın yakaladıklarını bütünüyle elde tutmanın imkânsızlığını itiraf eder niteliktedir. Gelmiş geçmiş bütün kütüphanelerimizse bu başarısızlığın anlı şanlı bir kaydıdır.
Manguel, bürokratik bir pürüz yüzünden uzun yıllardır yaşadığı Fransa’dan ayrılmak zorunda kaldığında, 35 bin kitabını sığdırabildiği kütüphanesinden de ayrılmak zorunda kalır. Kitapların ayıklanma, kolilere doldurulma ve nakil süreci, çoğunu belki de bir daha görememe ihtimali, gitgide boşalan raflar ona bu kısa ağıtı esinletir.
Kütüphanemi Toplarken okuru kütüphanelerin tarihi, sözlükler, sözlük yazarları, rüyalar ve anılar hakkında hoş anekdotlar, sıra dışı düşünceler ve çağrışımlar arasında renkli bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86825</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4a89b8c-ff42-4da9-948e-404fe207cea8.jpg</image:loc>
            <image:title>Çifte Kıskaç</image:title>
            <image:caption>Avrupa’nın iki ucunda yeniden filizlenen savaş dinamikleri
Putin’in kendisine muhalif Rusları, dünyanın neresinde yaşıyor olurlarsa olsun, “susturma” konusundaki kararlılığı, ülke sınırları içinde casusluk operasyonlarına müsamaha göstermeyen İngiltere’yi harekete geçirir. Böylece İngiltere ve Rusya Soğuk Savaş döneminden sonra yeniden karşı karşıya gelir. İngiliz gizli istihbarat teşkilatı MI5’ın karşı casusluk biriminde görevli Liz Carlyle, katledilen sevgilisinin acısını yaşayamadan kendisini ansızın sahada, acımasız ve kuralsız bir oyunun ortasında bulur.
Çanlar çalıyor, savaş baltaları ortaya çıkıyor.
Stella Rimington’ın 1969 ile 1990 arasında, yani Soğuk Savaş’ın en gergin döneminde, MI5 karşı casusluk operasyonlarında bilfiil başarıyla çalışmış olması,
Çifte Kıskaç’ta aktardıklarını paha biçilmez kılıyor. Ortaya çıkan nefes kesici kurmaca bugünün karmaşık dünya siyasetini anlamak isteyenlere de ışık tutuyor.
“Rimington hikâyesini ancak James Bond maceralarında görülen keskin bir tonlamayla anlatıyor.” -New York Times Book Review
“Stella Rimington sayfaları hevesle çevirip okumayı sevenler için cazip bir yazar.”
-Independent
“Yıllarını MI5’ta geçiren Rimington, en güncel basit tasvirlerde bile çok iyi bir iş çıkarıyor.” -Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86826</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12f1ad33-befc-4130-bcb2-190b7258d732.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Dünya Seyahatnamesi</image:title>
            <image:caption>“Eski Dünya Seyahatnamesi rastgele bir isim değil. Henüz Balkanlar ve Ortadoğu’nun eski havasını muhafaza ettiği günlerdeki gezilerimi içeriyor. Bir ülkeyi bir daha gördüğünüz zaman önünüzde aynı tablo olmaz. Tarih, gezginin vazgeçemeyeceği bir değerlendirme alanı... Benim eski dünyam, bugün artık değişiyor.”
- İlber Ortaylı
Dünya, seyyahların dilinde ve gözünde büyür, genişler, çoğalır. Seyahatnameler, bizi zamanın derinliklerine, tarihin katmanlarına ulaştırır.
Türk tarihçiliğinin büyük ismi İlber Ortaylı, seyyah kişiliğiyle bizi dünyanın birbirinden farklı yerlerini keşfe çıkarıyor. Onun yazılarını okurken bir şehri gezip görmenin, o şehrin ait olduğu kültürü ve medeniyeti tanımakla anlam kazanacağı belirgin biçimde ortaya çıkıyor. Selanik’ten Bakü’ye, Venedik’ten Tokyo’ya, Endülüs’ten Moskova’ya, Bosna’dan Mısır’a, Kudüs’ten Kırım’a, Berlin’den Budapeşte’ye gerçekleşmiş geziler eşliğinde çok geniş coğrafyalar yine o genişlikteki tarihi birikimle harmanlanıyor ve böylece nefis bir kültür kitabı ortaya çıkıyor. Eski dünyanın izleri Ortaylı’nın bilge adımlarıyla anlam kazanırken, insanların yaşam biçimleri ve ülkelerin medeniyet birikimleri geleceğe uzanan biçimde yorumlanıyor. Böylece kitap, okuyucuların hafızasından uzun süre çıkmayacak bir belgesel niteliği kazanıyor.Eski Dünya Seyahatnamesi, maziye özlem duyan değil geçmişi yeniden gözlemleyen bir kitap. En büyük amacıysa bugünün dünyasını en doğru biçimde anlamaya bir kapı aralamak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86827</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2a8c8d2-dcdc-4503-a986-60eb0bed0087.jpg</image:loc>
            <image:title>Eşref</image:title>
            <image:caption>Kuşçubaşı’nın Alternatif Biyografisi, gayrinizami harp tarihimizin en meşhur ismini en insani özellikleriyle ortaya koyan sıradışı bir kitap… 
Adı tarihe Teşkilat-ı Mahsusa’nın kurucusu ve ilk başkanı olarak geçen Eşref Kuşçubaşı gerçekte kimdi? Ömrünü gayrinizami harp ve istihbarat faaliyetleriyle geçiren bir kahraman mı? Yoksa Milli Mücadele sırasında Yunan saflarına geçerek yıllar boyunca Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı savaşan bir vatan haini mi? 
Gayrinizami harp ve istihbarat tarihi uzmanı Polat Safi, bu sorulara Eşref Kuşçubaşı’nın çoğu gün yüzüne yeni çıkmış olan şahsi evrakına dayanarak hazırladığı alternatif biyografiyle yanıt veriyor: EŞREF, yakın tarihimizin, hakkında çok şey yazılıp çizilmesine karşın aslında hâlâ bir muamma olan bu tartışmalı figürüne dair ezberleri bozuyor ve ona önce bir insan, sonra tarihi bir kişilik olarak yeniden ayna tutuyor. Bu kitap aynı zamanda yakın tarihimizi ilgilendiren birçok karanlık noktayı da aydınlatıyor: Eşref, Arabistan Devrimci Komitesi adında bir örgüt kurdu mu? Çok yakın olduğunu iddia ettiği Mustafa Kemal Atatürk, Enver Paşa ve Çerkes Ethem’le nasıl bir ilişkisi vardı? Garbi Trakya Hükümeti ve Teşkilat-ı Mahsusa’nın başkanlığını yaptı mı? Mehmet Akif Ersoy, “Çanakkale Destanı”nı onunla birlikte gittiği Necid görevi sırasında mı yazdı? Eşref, Yakup Cemil hadisesinde nasıl bir rol oynadı? Milli Mücadele aleyhindeki ayaklanmalarda payı oldu mu? Neden Yunan tarafına geçti? Atatürk’e suikast girişimindeki rolü neydi? ve daha nicesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86828</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a62ccdec-2475-4156-bac5-f599935297f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikaye Anlatıcılığının Bilimi</image:title>
            <image:caption>İnsanlar on binlerce yıldır hikayeler anlatıyorlar, ama neden... Peki nasıl daha iyisini anlatabilirler? Hikayeler, karakterimizden kültürel kimliğimize kim olduğumuzu şekillendirirken yaşamın her alanına da sirayet ediyor aslında: Siyaset, inanç, hukuk sistemi, insan ilişkileri, iletişim, sanat... Uyuduğumuzda bile bir hikayeyle rüya görürüz. Hikaye anlatımı, bizi insan yapan şeyin önemli bir parçasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86829</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b2edfe3-0972-4eaf-9dae-1f4c6da6a379.jpg</image:loc>
            <image:title>Zor Çocuk</image:title>
            <image:caption>Eğer sorunlu davranışları olan bir çocuğun annesi ya da babasıysanız, bu kitap çocuğunuzun yaşadığı güçlükleri idare etme konusunda iyimser hissetmenize, ailenize yeniden huzur getirmenize yardımcı olacaktır. Eğer söz konusu çocuğun büyükanne ya da büyükbabası, öğretmeni, komşusu, antrenörü ya da terapistiyseniz, bu kitap hiç değilse anlamanıza yardımcı olacak.” 
Ross W. Greene 
Kolay Sinirlenen, İnatçı ve Sürekli İtiraz Eden 
Çocukları Anlamak İçin Yeni Bir Yaklaşım! 
Çığlıklar, dinmeyen ağlama krizleri, diretmeler, vurmalar, küfürler ve bunu takip eden okuldan uzaklaştırılma kararları, öğretmen şikâyetleri, huzursuz aile ortamı... Ne zaman geleceğini kestiremediğimiz bu krizler karşısında kendinizi çaresiz, tükenmiş hissediyorsanız... Evde verdiğiniz mücadelenin yanı sıra markette, restoranda, parkta size çevrilen bakışlardan bunaldıysanız... Çocuğunuza dair pek çok kişiden “İlgi çekmek istiyor”, “Damarımıza basıyor”, “Bir problemi var”, “Ailesi çok taviz veriyor” gibi ithamları duyuyor ve hatta içten içe kendinizi de çocuğunuzu bu şekilde suçlarken buluyorsanız... 
Çocuğunuzu anlamak için bundan daha iyi bir zaman olmayacak; şimdi harekete geçin! 
Sosyal, duygusal ve davranışsal zorlukları olan çocuklarla yıllarını geçiren Dr. Ross W. Greene, bu alanda yaptığı araştırmalar ve deneyimlerinden yola çıkarak çocuklarınızın neden bu şekilde davrandığına, bunu neyin tetiklediğine ve onlara çatışmadan nasıl yardım edebileceğinize dair çığır açıcı bir metot geliştirdi ve geleneksel ebeveynlik ve tedavi yöntemlerine meydan okuyan Greene’in bu çalışması onlarca dile çevrildi, pek çok aileye ve kuruma fayda sağladı. 
Siz de bu davranışlara öncesinde müdahale edip pek çok atağın önüne geçebilir, dahası bunu çocuğunuzla iletişim kurarak beraber çözebilirsiniz. Kolay olmayacak. Hızlı olmayacak. Ama çocuğunuzun -ve kendinizin- iyi taraflarını gittikçe daha fazla görmeye başlayacaksınız. Her çocuk şayet elinden geliyorsa iyi olanı yapar, siz ona sahip olmadığı becerileri öğrettiğiniz sürece.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86830</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7961583b-b883-46a2-90a4-c996317d0c02.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Alaeddin Keykubad Ve Zamanı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Anadolu, uzun tarihi boyunca hiçbir zaman tek bir devletin hâkimiyeti altında birleştirilememiştir. Bu hususta Türkler bir istisna teşkil etmişlerdir. Bütünlüğünün sağlanması sayesinde Anadolu, tarihinde ilk defa tümüyle istilaya uğramadan Türklerin elinde kalmıştır. Selçuklular devrinde Anadolu’nun tek hâkimiyet altında birleştirilmesi; Türklerin Anadolu’yu savunması, burada parlak bir medeniyet kurması ve ekonomik gelişmeyi sağlaması için son derece uygun bir zemin hazırlamıştır. Alâeddîn Keykubad, Batı Rönesansı’ndan çok önce gerçekleştirilen bu Türk-İslâm Rönesansı’nın başlıca mimarlarından biridir. 
Sultan I. Alâeddîn Keykubad dönemi; siyasî ilişkilerden ticarî ve ekonomik canlanmaya, askerî yeniliklerden göz alıcı sanat eserlerine, fetih hareketlerinden güvenlik politikaları ve stratejilerine dek Anadolu Selçukluları tarihinin en hareketli ve dikkat çekici devridir. Alâeddîn Keykubad liderliğinde Anadolu Selçuklu Devleti altın çağını idrak etmiştir. Tüm bu gelişmeler, Haçlı seferleri ve Moğol istilası arasında sıkışıp kalmış, tansiyonu oldukça yüksek bir coğrafyada meydana gelmiştir. 
Selçuklu tarihinin en önde gelen isimlerinden Prof. Dr. Mehmet Altay Köymen’in “ustalık eserim” dediği bu çalışması, “akıllara durgunluk veren” bir medeniyeti ve refahı teferruatıyla ortaya koymasıyla alanının en yetkin kitabı olma özelliğine sahiptir. Bu eserle birlikte dönemin devlet otoritesi, devlet hayatında rol oynayan unsurlar, saray teşkilâtı, hükûmet teşkilâtı, ordu, devlet idaresi ve hükümdarın hayatı birincil kaynaklara dayanan bilgilerle ve benzersiz bir üslupla ortaya konmaktadır.
Büyük Alâeddîn Keykubad ve Zamanı, Türk tarihinin hem en önemli devirlerinden hem de en önemli hükümdarlarından birini tüm çarpıcı yönleriyle takdim eden eşsiz bir kaynak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86831</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbcb9c0d-b0fe-48cd-b1be-b0c72895f43c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Öyküler Set (5 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Sokağa çıktığımızda etrafımızda gördüğümüz her şeyin bir hikâyesi olduğunu hiç fark ettiniz mi? Bir bozuk para, bir deniz feneri, bir köpek yavrusu neler anlatırlardı dile gelselerdi eğer? İşte Mavi Öyküler sizlere gökyüzünün esintisini, denizin macerasını, mutluluğun sesini taşırken bütün bu hikâyelere de kulak verebilme şansı sunuyor.
Set Kitapları:
1. Arkadaş Arayan Deniz Feneri
2. Çöp Tenekesi Kralı
3. Gölge’nin Maceraları
4. Morali Bozuk Para
5. Tembeller Okulu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86832</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b214b4eb-9ff4-4ffc-a85b-aad4e2697de1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtubalı Lübna - Endülüs’ün Büyük Bilim Kadını - Bilimin Öncüleri</image:title>
            <image:caption>Köyünde çıkan büyük yangının sonunda bir köle tüccarı tarafından kurtarılan küçük Lübna çok meraklı, zeki ve biraz da konuşkan bir kızdır. Zekâsı ve meraklı tavırları onun diğer bütün kölelerden ayrı muamele görmesini sağlamış, kölelikle başlayan hayat yolculuğu saray kütüphaneciliğine kadar uzanmıştır.

Endülüs Sarayı’nın dahi ve nazik bilim kadını Kurtubalı Lübna tanışmak için sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86833</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29de12e3-8f00-470f-b33e-aeaa0d590fdb.jpg</image:loc>
            <image:title>Fe.tö&apos;nün Üvey Çocukları</image:title>
            <image:caption>Hiç bir siyasi partinin kölesi olmadım,çünkü tabiri caiz se ALLAH’ ın partisinden oldum. 
Ben ALLAH cı oldum. Onlar Fe*tullah cı oldular. 
Kaldırdılar ALLAH kelamını. 

Koydular Fe*tullahı. ALLAH sız oldular!!... 

Doğrular siyasetten geçmez, bilimden geçer. 

Boş insanlar hayatı siyasi partilerin ağzından almaya kalkarak daima çuvallarlar, çünkü hiçbir siyasi parti dün söylediğine bugün bu gün sahip çıkmayacaktır... 

Siyaset ,insanların” DEMOKRATİK” yoldan köleleştirme sanatıdır.
 
Bu güzel VATAN’ ımız da ATATÜRK sevenleri sözde ATATÜRK çü partiyi İĞFAL ettirdiler... 

Dindarları dinci partilerle İĞFAL ettiler, dinci holdinglere soydurdular ,ırzına geçtiler... 

Milliyetçileri sözde milliyetçi partilerle İĞFAL ettiler... 

Kürtleri de kürtçü partilerle İĞFAL ediyorlar...Herkes kendi malını görüyor!!...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86834</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0651bccd-f4a6-497a-9d1a-fbc6da229a06.jpg</image:loc>
            <image:title>Kışkent (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Laylee, annesi ölüp de hayaleti ona musallat olana ve babası da yas yüzünden aklını kaybedene kadar mutlu bir hayat sürüyordu ama Kışkent’te ölüleri Öbürdiyar’a hazırlamak için gün ağarana kadar bedenleri ovalamak, ruhları zaptetmek ve son yolculuklarına uğurlamak artık onun sorumluğundaydı. 
Gitgide artan yalnızlığı bir yana, aşırı çalışan elleri kaskatı kesilmeye ve tıpkı saçları gibi renklerini kaybetmeye başlamıştı. Kapkaranlık ve fırtınalı bir gecede, bembeyaz bir kız ve taşı bile ikna edebilecek bir oğlan evine geldiğinde Laylee neredeyse pes etmek üzereydi. 
Örümcekler ve böceklerden oluşan ordusuyla Benyamin de aralarına katıldığında, Kışkent ruhların istilasına uğramadan önce bu dört çocuğun büyünün ve arkadaşlığın iyileştirici gücünü keşfetmesi gerekecekti. 

“Kışkent’in akıllara kazınacak başkahramanı Laylee’nin karakter dönüşümü gözalıcı.” —Booklist, starred review 

“Hem klasik hem de taptaze bir roman.” —School Library Journal 

“Güzel olduğu kadar ölümcül bir büyüyle sarmalanmış bu harika hikâye, renklerin hayat kurtarabildiği, balinaların ulaşım aracı olarak kullanıldığı, böceklerin ve yürüyen ölülerin dehşetle beraber umut da getirdiği bir dünyaya açılıyor.” —BCCB 

 “Tahereh Mafi, günümüz dünyasının kurallarını ve ilişkilerini hikâyesine mükemmel biçimde yedirmeyi başarmış. Kitap boyunca size yaptığı uyarıları dikkate alsanız iyi edersiniz.” —Kirkus, starred review 

 “Kışkent, en az Ötediyar kadar (hatta belki de daha fazla) büyüleyici. Fars kültürüyle yoğurulmuş bu fantastik dünyada, arkadaşlığın iyileştirici gücüne bambaşka bir gözle bakacaksınız.” —Shelf Awareness, starred review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86835</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09f4d5f8-2458-4708-b400-e1e38e1d4c34.jpg</image:loc>
            <image:title>Kehribar Dürbün – Karanlık Cevher Serisi 3. Kitap</image:title>
            <image:caption>2001 Whitbread Yılın Kitabı Ödülü 
2001 İngiliz Kitap Ödülleri 
 
Hem cennetin hem de cehennemin kuvvetleri Lord Asriel’in isyanına katılmak için harekete geçmişlerdir. Bu destansı çarpışmada herkesin oynayacağı bir rol ve yapacağı fedakârlıklar vardır. Cadılar, melekler, casuslar, suikastçılar ve sahtekârlar… herkes bu isyandan payına düşeni alacaktır. 
 
En tehlikeli görev de Lyra ile Will’e kalmıştır. Hiçbir canlı ruhun ayak basmadığı ve kaçışın imkânsız olduğu gri bir dünyaya gitmeleri gerekmektedir: Ölüler diyarına. Zırhlı ayı Iorek Byrnison ve iki minik Gallivespian casusla birlikte çıktıkları bu yolculuk hepsini derinden değiştirecektir. 
 
Savaş devam eder ve gökyüzünden Toz yağmaya başlarken, tüm canlılar ile ölülerin kaderine iki çocuk ve basit bir öykünün basit bir hakikati karar verecektir. 
 
“Savaş, siyaset, büyü, bilim, tekil hayatlar ve kozmik kaderler, hepsi bu kitapta var. Cömert, keskin bir zekâya sahip bir yazarın elinde şahane bir kitaba dönüşüyorlar.” –The New York Times Book Review 
 
“Karanlık Cevher Serisi çağımızın en önemli fantastik serilerinden biri olmayı başarıyor.” –The Daily Telegraph</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86836</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9dd7e68-dd15-43d3-9a39-3658864eb08f.jpg</image:loc>
            <image:title>Efsun Sokağı 137</image:title>
            <image:caption>“Artık gece yarısını geçtik... Çok yakında gece bitecek ve sonsuz şafak sökecek.” 
 
Antik Mısır’da doğan ve yüzyıllardır yaşamaya devam eden simyacı, özgür günlerinden çok uzakta, modern dünyanın kıskaçları arasında yaşamaya çalışmaktadır. Tekinsiz addedilen tarihî köşke taşındığında planı çoktan hazırdır. Meşum köşkteki davete icabet eden üç kişiyse sadece kendi hayatlarını değil tüm dünyayı değiştirecek bir teklife “evet,” dediklerinin farkında değillerdir. 
 
Terazinin diğer kefesindeyse insan azmanı bir mezar soyguncusu, iki yaşlı bekçi ve canlı canlı gömülen bir kadın vardır. Bu iki grubun arasındaki savaş halka halka büyüyerek herkesin savaşına dönüşecektir. Terazinin dengesini bozacak kişiyse yıllar önce ölen küçük bir kız çocuğudur. 
 
“Burada olanlar bir süre sonra her yerde başlayacaktı. Dünyayı saran asfalt kabuk kırılacaktı ve her şey geride kalacaktı; taş ve çelik yığınlarının arasında, külle kaplanmış bir beton artığına dönüşecekti. Geçmişten gelen tek şey, yitik şehirlerin mezar taşlarını andıran binaları olacaktı. Granitten, mermerden, betondan ve çelikten mezar taşları; yıkılmış, kırılmış, dökülüp ufalanmış tapınaklar ve mabetler; asfalt döşeli kompozit yüzeyler; mirasçısı olmayan bir dünya kalıntı… İçinde yaşadıkları dünya, ağaçların boy alıp, hayvanların cirit attığı bir hayaletler müzesine dönüşecekti. Metruk binalarla çevrili ölmüş şehirlere bakacaklardı ve kimse hikâyeyi bilmeyecekti.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86837</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce588037-bac5-4e4c-8525-c34de43efd7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ragnarök - Tanrıların Alacakaranlığı</image:title>
            <image:caption>“İnsanların tanrıları tanımlamakta kullandığı sözcükler zincir ve pranga gibi kelimelerle ima etmek istedikleriyle aynıdır; ne de olsa dünyayı bütün halinde tutan ve kargaşa ile düzensizliğin dünyaya hâkim olmasını her daim engelleyen şey, tanrıların ta kendisiydi.” 
 
TIMES’ın 1945’ten günümüze, En İyi 50 İngiliz yazar arasında gösterdiği A.S. Byatt’tan çarpıcı bir roman: Ragnarök. 
 
İkinci Dünya Savaşı sırasında yaşadıklarına anlam vermeye çalışan küçük bir kız çocuğu, İskandinav mitolojisi üzerine bir kitap bulur ve savaşın yarattığı dehşetin ortasında bambaşka bir kıyametle karşı karşıya kalır. 
 
İskandinav tanrıları Odin, Thor ve Freya’nın öldüğü, ay ve güneşin kurtlar tarafından yutulduğu İskandinav mitolojisindeki Ragnarök, namı diğer Tanrıların Alacakaranlığı’dır bu kıyamet.

Yalnızca böylesine büyük bir savaş ve yıkımdan sonra dünya yeni baştan başlayabilecek ve ölüm, yaşamı mümkün kılabilecektir. Belki de insanı anlamak için, önce tanrıları anlamak gerekir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86838</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea5169a5-c378-4fcc-b43a-4ef031dd5bfb.jpg</image:loc>
            <image:title>Define Adası</image:title>
            <image:caption>“Bilinmeyen bir adaya gitmek ve 
gömülü defineyi aramak için yola çıkıyordum.&quot; 
Genç kahramanımız Jim Hawkins, ailesiyle birlikte İngiltere’nin güney kıyılarındaki Amiral Benbow Hanı’nda yaşamaktadır. Bir gün hana gelen “Kaptan” lakaplı eski korsan Billy Bones yüzünden ailenin hayatı tamamen değişmek üzeredir. 
Genç Jim, yaşlı korsanın gizli sandığından çıkan define haritasını bulup onu güvendiği Doktor Livesey’ye ulaştırınca, Define Adası’na kadar uzanan, tehlikelerle dolu bir gemi yolculuğu başlar. Bu yolculuk boyunca ve ıssız adada iyiyle kötünün nefes kesen mücadelesi sürüp giderken, soluk soluğa bir define avı genç kahramanımızı beklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86839</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc8b8f7c-6a38-4e06-9c36-c092e4037b50.jpg</image:loc>
            <image:title>Keskin Bıçak – Karanlık Cevher Serisi 2. Kitap</image:title>
            <image:caption>Lyra, kendisini Cittàgazze ismindeki yeni ve tuhaf bir dünyada bulmuştur. Hiçbir yetişkinin bulunmadığı, çocukların kendi başlarının çaresine baktığı bir yerdir burası. Sokaklarında ölümcül, ruh emici Heyulalar gezerken gökyüzünde ise meleklerin kanat çırpışları duyulur. 
 
Ancak Lyra bu dünyada yalnız değildir. Yanında cini Pantalaimon ve yeni tanıştığı Will Parry vardır. On iki yaşındaki Will birini öldürmüş ve havada beliren bir pencereye tırmandığında ise yaşadığı dünyadan ayrılıp kendisini Cittàgazze’de bulmuştur. Tek amacı bir kâşif olan babasını bulmaktır. Lyra’nın her zaman doğruları gösteren aletiyometresi de ona bir mesaj verir: Will’in babasını bul. 
 
Ancak bu arayışları hiç de kolay olmayacaktır. Bir yandan tüm yaratılışı sarsacak bir savaşın davulları çalarken Lyra ile Will kendilerini çok büyük sorumlulukların altında bulacaklardır. 
 
“Altın Pusula gibi, Keskin Bıçak da karşı koyması zor bir kitap. Hikâyenin çok daha büyümesinin bunda payı büyük. Dahice yazılmış bir eser.” –Lloyd Alexander 
 
“Yüzüklerin Efendisi’nden beri yazılmış en iddialı eser.” –The New Statesman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86840</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73abacd1-60bd-4289-b2af-896203af7061.jpg</image:loc>
            <image:title>Yokuş Aksanı</image:title>
            <image:caption>Geçiyoruz. Hem de acelemiz varmış gibi, kimsenin bizi beklemediği, kimseye merhem olamayacağımız yerlere doğru geçiyoruz. Bu geçişte ne ışıltı ne görkem, ne umut ne de gayret var. Bu geçiş yara almayı da yara açmayı da öğrendiğimiz, önce süte sonra kana özendiğimiz ve toprağa bile yettiğimiz bir geçiş. Bir de geride kalanlar var. Bu geçişin sağalmak olmadığını bilenler. Tıpkı kabuk bağlamış bir yaraya bakar gibi geçişimize bakıp &apos;Sen bu yaranın kabuğusun, kaşırsam kanarım, düşersen ne âlâ,&apos; diyenler. 
 
Mizgin Bulut, ilk kitabı Yokuş Aksanı&apos;ndaki öykülerle okuru şaşırtmayı ve oyun oynamayı seven bir yazar olduğunu müjdeliyor bize. Bireyi, aileyi ve toplumu ele alışındaki sahicilik, kendi sesini gizleyip karakterleri işitmemizi sağlayan dil mahareti ve sıradan görüneni tuhaflaştırmaktaki yeteneği ilk bakışta fark ediliyor. Yokuş Aksanı, uzun süre sizinle gezecek ve unutulmayacak bir kitap. 
 
&quot;İki metalin birbirine sürtünmesindeki kıyıcı ses, nasıl da anlatıyor kendini. Kendinden böyle haber veren, aslı gibidir, diyebildiğimiz çok az şey kaldı. Bu ses bana, ‘Hadi,’ diyor,  ‘kalk da Allah’a teşekkür et, ölmedin acından.’ 
Kırk gün kırk asır gibiydi ama işte günü geldi. Zaman hep böyle geçmez umarım. Diriyim. Aynaya baktım bu sabah, duruyor yüzüm hâlâ. Şöyle sese doğru yürüyen iki bacağım da var şükür. Birazdan daha neler edeceğim o bacaklarla neler… Yürüyüp şu kapıdan çıkacağım. Asansör yerine merdiveni kullanacağım. Binadan çıkana kadar yığılmazsam yolu hatırlıyorum demektir. Yığılmayacağım.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86841</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7cf555c-eefb-49b1-9e24-d175ffaec62b.jpg</image:loc>
            <image:title>Eşsiz</image:title>
            <image:caption>Ait hissetmediği bir evde, yasaklar aşılayan bir babayla ve yaptığı hataları, sorumluluklarını sırtlayamayan annesinin gölgesinde büyüyen bir çocuktur Çakıl. 
Yaşayamadığı çocukluk nedeniyle hayatta hep yalpalamaktaydı. 
Kanayan dizlerini örtmek dert değildi de ruhunun kırık kısımlarını 
tamir etmek onun için neredeyse imkânsızdı. 
Ta ki… Asıl imkânsızlığıyla tanışana dek. 
 
İçindeki büyümeye yemin etmiş küçük kız, ailesinin açtığı yaralara rağmen ona umut aşılayan kahramanını gizlice keşfetmişti. 
Ve onların hikâyesi bir “Merhaba” ile değil de altı yıl boyunca süren sessizliklerinin şerefine başlamıştı. 
 
Çakıl, nefesini kesen kuralların ardında mı savrulup duracak yoksa aldığı her nefesin imkânsızlıkların bile üstüne gidecek güçte olduğunu keşfetmesine neden olan kahramanına mı yaklaşacak? 
Ya kahramanı yalnız değilse? 
Kendisiyle birlikte belayı da yanında getirdiyse ne olacak? 
Çakıl yaşına büyük gelen sorumluluklardan annesi gibi kaçacak mı, 
yoksa sevginin gücüyle hayatın getirdiklerini göğüsleyecek mi? 
Peki, hayat neler getirmişti?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86842</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1bbea13-96d8-438f-8693-eddeb2359255.jpg</image:loc>
            <image:title>Malamander</image:title>
            <image:caption>-Thomas Taylor gençlik alanında yazan en yüksek potansiyeli&apos; yazarlardan birisi. Kitabı uzun zamandır doldurulmayan fantastik-macera boşluğunu doldurması bekleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86843</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f39c9f9-f589-4426-ab1d-39ba742d2265.jpg</image:loc>
            <image:title>Baskın</image:title>
            <image:caption>Ben sizlere, nasıl attığımızı, nasıl hoplayıp zıpladığımızı, ne kadar kahraman olduğumuzu da anlatabilirdim bu kitabımda. Ama yanıltmış olurdum sizi. Dağdaki mücadele ya da dağdaki kahramanlıklar, adına çatışma denilen kısa bir zaman aralığına sıkışmış şeyler değildir çünkü. Askerin kahramanlıkları, mücadelenin fedakârlıklarına gizlenmiştir. Ve bu fedakârlıklar sadece çatışma aralıklarında değil, dağın bütün anlarındadır. 
Ne kadar güçlü, ne kadar dayanıklı, ne kadar atletik olduğumuzla da süsleyebilirdim sayfaları bir güzel. Ama bu değildir dağlarda yaşam. Güneydoğu’nun bir adımlık anlarında bile, yüz binlerce fedakârlık üretilir. Ve tüm anlattıklarım, anlatmadıklarımın yanında bir yudum bile değildir. 
Mücadele etmeyen, mücadele edenin halini bilmek zorundadır ama. En azından, bilmek isteyenler için yazılmıştır bunlar. Yaşamasa, yaşayamasa bile gönlünü askerin yanına koymak isteyenler için... 
“Abdullah, çok önemli olayları, çok basit cümlelerle, çok vurucu anlatıyor. O zamanımızın Fakir Baykurt’u... Bir Sahip-i Üslup... Türkiye’de böyle yazar kaç tane? Ve bu, Allah vergisi bir yetenek...” 
Attilâ İlhan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86844</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0eee6d0f-c877-4813-a0d6-7be3bbc3b722.jpg</image:loc>
            <image:title>Soren Kierkegaard - Hayat Çözülecek Bir Problem Değil, Yaşanacak Bir Hakikattir</image:title>
            <image:caption>“İnsan yalnız başkaları için değil, kendisi için de bir gizemdir.”  
Søren Kierkegaard, bireyi merkeze alan, keder, melankoli, korku, kaygı gibi duyguları bireyin varoluş durumuna yerleştiren, yaşamı bütünüyle ironik kavrayan bir felsefe ortaya koyar. Bu felsefe, aynı zamanda onun yaşamöyküsüne de içkindir. Babasından miras bir melankoli ve bir lanetlenmişlik psikolojisi, bu lanetlenmişlik psikolojisinin gölgesinde geçmiş ve Büyük Deprem’le sarsılmış bir çocukluk ve ilk gençlik ile son büyük kırılma olarak Regine Olsen’le evlilik meselesi; Kierkegaardian düşüncenin temel önerilerini açığa çıkartmıştır. 
Onun spekülatif felsefesi, yalnızca kendisinden sonraki felsefeye tesir etmekle kalmamış, psikolojiden edebiyata, resimden sinemaya kadar pek çok disiplin için de esin verici olmuştur. Öyle ki, Kierkegaard felsefesinden etkilenenler arasında Jean-Paul Sartre, Ludwig Wittgenstein, Sigmund Freud, Henrik Ibsen, Edmund Munch, Erich Fromm, Ingmar Bergman, Jacques Derrida, Jorge Luis Borges gibi pek çok farklı felsefi gelenekten ve pek çok farklı disiplinden önemli kişiler bulunur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86845</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbbc7000-b65a-4404-aa85-406fe83243aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Kimyası</image:title>
            <image:caption>AŞK’ın 
Antropolojik, Evrimsel, Psikolojik ve Biyolojik İncelemesi 
Aşk bir durumdur, bozukluk değil. Neredeyse her insanın yaşadığı, zaman zaman kendini içinde bulduğu bir haldir. Ancak yaygınlığına rağmen, birçok insan için aşk acılı, kederli ve kaygılı bir süreçtir. İşte tam da bu nedenle, yapısında “bozulma” potansiyeli taşıdığı söylenebilir. 
Aşk bir bozukluk değilse de, insanın normali de değildir. Yani insan âşıkken, biyolojik olarak normali dışında, farklılık gösterir. Söz konusu bu biyolojik fark, psikolojik, davranışsal, fizyolojik ve bilişsel farklılıklara da yol açar kuşkusuz. 
“Âşık bir insan, tam olarak kendinde değildir, yargılama yetisi bozulmuştur!” demek hiç de yanlış bir tarif olmaz. Bu nedenle âşık kişi, çeşitli istenmeyen durumlara açık ve duyarlı hale gelebilir. 
Aşkı zor hale getiren bir diğer özelliği de istemli cereyan ediyor olmamasıdır. Aşk, kontrol edebileceğiniz, “Gelsin gitsin, başlasın bitsin!” diyebileceğiniz bir süreç de değildir. 
Prof. Dr. Özgür Öner’in kaleme aldığı AŞKIN KİMYASI evrimsel, kimyasal, psikolojik, antropolojik, biyolojik, sosyolojik ve evrensel açıdan aşk hakkında yazılmış en kapsamlı ve çok boyutlu bir kaynak... Prof. Dr. Özgür Öner, şu ana kadar 70’in üstünde uluslararası bilimsel yayın yapmış, yerli ve yabancı kitaplarda bölümler yazmış, kendi alanında birçok bilimsel ödül almıştır. Öner; kaygı bozukluğu, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, yeme bozuklukları, davranış bozuklukları, tik bozuklukları, kişilik bozuklukları, depresyon, sosyal ilişki sorunları, öğrenme sorunları, madde kullanımı gibi psikiyatrik sorunlarda çocuk, ergen ve yetişkinlere danışmanlık vermekte, bireysel, aile ve grup terapileri yapmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86846</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80d31529-d4fd-4b23-b7d6-dd784cfe1017.jpg</image:loc>
            <image:title>Stratejinin Yazılı Kaynakları</image:title>
            <image:caption>İnsanlığa ekonomik, kültürel, bilimsel alanlarda katkıda bulunmuş tüm tarihi kişileri övgüyle anmak, her insan için bir görevdir. Öte yandan belirli bir küme insan yararına diğer insanlara acılar çektiren, yıkımlarına neden olan kişileri benimsemek ya etnik ayrımcılığa ya da dinsel bağnazlığa girer. Ancak ne yazık ki tarihin akışını da çok kere ikinci türden insanların içinde bulunduğu kümeler değiştirir. 

Tüm diğer uluslarda olduğu gibi Türkler, Farslar, Araplar arasında da her iki türden insanlar bulunmuş, yalnızca kendi ülkelerinde değil, tüm dünyada etkili olmuşlardır. 

Yanlış bilinen bazı gerçeklerden biri, Türklerin, Müslüman olduktan sonra yerleşik yaşama geçtiği savıdır. Bu doğru değildir, Türkler önce yerleşik yaşama geçmeye, sonra İslamiyet’i benimsemeye başlamıştır. 

Yine okul kitaplarında Türklerin kitleler halinde Müslüman olduğu ileri sürülür. Bu da doğru değildir, Türklerin İslamiyet’e geçmeleri çoğu kez silah zoruyla dayatılmış, İslamlaşma süreci yaklaşık 350 yıl sürmüştür. Selçukluların politik nedenlerle İslamiyet’i kabullenip Ön Asya’da egemen olmaya başlamaları üzerine Türkler arasında İslamiyet yayılmaya başlamıştır. 

Uzun yıllar Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş.’de Stratejik Planlama Şefi, Ticari Programlar Müdürü, Teşkilat ve İç Denetim Direktörü olarak görevini sürdüren Osman Karadağ’ın kaleme aldığı bu kitap, doğru bilinen yanlışlara ışık tutan kıymetli bir kaynaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86847</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a7c0227-5b09-48ca-9d80-e9cf8a6d4c25.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefi Düşün Sayı:15 – Müzik ve Felsefe</image:title>
            <image:caption>Çağdaş ve geçmişe ait -başta Klasik Batı Müziği türünde olmak üzere - tüm müzik türlerinde filozofların müziğe yaklaşımlarına ilişkin çalışmaların yanı sıra müzisyenlerin felsefeyle kurdukları ilişkiye odaklanan çalışmalar ve müzik felsefesi başlığı altında yer alacak her türden nitelikli inceleme bu sayının konusunu oluşturmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86848</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f37ea9d0-fcd1-4222-ac30-6255f6dae926.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanamalı Haydut</image:title>
            <image:caption>Yazarlar sinik insanlardır. Onları, sürekli yakınmak ve acıdan gebermek hoşnut eder. 
Benim sorunum, çözümün başkalarında olması. Elimden başka bir şey gelmediği için yazıyorum. Dilekçeme yanıt alsaydım, bu labirente girmezdim. Çünkü, bir öyküyle “Umum Vekalete” yazılmış bir dilekçe arasında hiçbir fark yoktur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86849</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cf5c5d2-ee72-4f41-b386-105206bb1c7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahyar ve Ebrarın Yolu: Tasavvuf</image:title>
            <image:caption>Osmanlının son dönemlerinde Kuzey Irak&apos;ta yaşamış olan Bahâuddin Tâhâ b. Abdurrahman el-İmâdi tarafından kaleme alınmış olan ve orijinal adıyla kısaca Minhac olarak bilinen Ahyar ve Ebrârın Yolu Tasavvuf, bir şekilde kurtularak günümüze ulaşmış olan ve tek nüshası bulunan nadir yazma eserlerden biridir. Eser, Hakkâri&apos;nin Dağgöl Mahallesi Şeref Ağa Cami&apos;nde bir dolap içerisinde bulunan Arapça kitaplarların dikkat çekmesiyle keşfedilmiş bir el yazmasıdır. Aynı zamanda, Doğu Anadolu Bölgesi&apos;nde pek çok irşad faaliyetinde bulunan Nakşibendiyye&apos;nin Hâlidiyye tekke ve zaviyeleri Türk düşünce ve kültür hayatında önemli yeri olan birçok münevveri de yetiştirmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86850</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a70de335-e7ab-4e54-89bc-50ed4b0ceaae.jpg</image:loc>
            <image:title>Peygamberimizin Çevresindeki Hanımlar</image:title>
            <image:caption>Peygamberimizin Çevresindeki Hanımlar&apos;, Allah&apos;ın Son Elçisi olan Efendimizin çevresinde, islam&apos;a hizmette bulunmuş ve asılar boyu yeni nesillere örneklik oluşturmuş belli başlı hanım sahabilerin hayatlarına dair anekdotlar içermektedir. Hayatlarının hemen hemen en çarpıcı yanları yansıtılan bu hanımları, &quot;destanlaşan hanımla?, &quot;efsaneleşmiş kadınlar&quot; gibi ifadelerle zarif etmek imkansız. Bu ve benzeri ifadeler onların islami yaşamları, dini hayatı algılayış biçimleri, sosyokültürel yaşama entelektüel yaklaşımları ve inisiyatif alışları karşısında çok yeteriz ve bir hayli yüzeysel kalır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86851</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c125266-8dea-459c-8a09-c2fd4d66990e.jpg</image:loc>
            <image:title>Nakkaşın Sırrı</image:title>
            <image:caption>Bir ayağı geçmişte, diğer ayağı bugünde ilerleyen romanın hitap ettiği kitle geniştir. Dostluğu, aşkı, sevgiyi, sadakati sorgulayan Çiğdem Aldatmaz, Nakkaşın Sırrı&apos;nda aksiyonu yüksek bir çalışmayla okurunun dikkatini dağıtmadan ama yoğun bir anlatıyla çıkıyor karşımıza.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86852</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5ece774-abe5-42b9-b425-3e4a9b9347c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Anadolu Efsaneleri</image:title>
            <image:caption>Her Sehrin Bir Efsanesi Var
Şehirler de insanlar gibi… Her birinin hatırı, hatıraları ve efsaneleri var. Çoğu zaman unutulmuş, sadece birkaç yaşlı zihinde kalmış ve kimse sormaz, dinlemezse yok olacak efsaneler bunlar. Ve üzerinde yaşadığımız toprağın efsanesini bilmezsek toprak bize küsecek.

Anadolu; dört bucağında hatıraların var olduğu, uğruna devletlerin kurulduğu, canların verildiği ve destanların yazıldığı bir diyar. Çok eski zamanlardan beri dünyanın her bir yanından çıkıp da buralara gelen insanların biriktirdiği efsaneleri var.
Bu kitap işte size “Anadolu” denen bu toprakların hatıralarını anlatıyor, şehir şehir gezdirerek bir eski zaman serüvenine çıkarıyor esasında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86853</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77353b89-64ed-4de5-9d2b-1891a52e7c76.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Mehmet Akif Ersoy</image:title>
            <image:caption>Merhaba genç arkadaşım.
Neredeyse her gün defalarca duyduğun, okuduğun İstiklal Marşı’mızın şairi Mehmet Akif Ersoy’u tanıyor musun?
Kimdir, nerelidir, ne iş yapar ve neden İstiklal Marşı’nı yazmış hiç merak ettin mi?
İşte bu kitapla Mehmet Akif Ersoy’u tanıyacaksın. Ve hatta onu çok seveceksin.
Haydi, Mehmet Akif Ersoy ile tanışmanın tam da zamanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86854</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b47eac3-5471-4940-8bf5-bbe8e21c7c92.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta Türkçe Sözlük 11-16. Yüzyıllar</image:title>
            <image:caption>Orta Türkçe Dönemi, Eski Türkçeyle yeni Türkçeyi birbirine bağlayan geçiş dönemidir. Bu özelliğiyle diğer dönemler arasında bir nevi köprü konumundadır. Orta Türkçe Dönemi’nden günümüze birçok eser gelmiştir. Bu dönemin incelenmesi, gerek Türk tarihinin gerekse Türkçede yoğun bir şekilde kullanılan saf Türkçe kelimelerin bilinmesi açısından önemlidir. Yapılan bu çalışmayla, bu dönemde yazılmış ve gerek kendi döneminde gerekse günümüzde kaynak değerinde olan birçok sözlük ve kitap incelenmek suretiyle Orta Türkçe Dönemi’ndeki kelime varlığı bir bütün hâlinde ortaya konmaya çalışılmıştır. 
Orta Türkçe Dönemi dilin kelime ve kavramsal açıdan zenginleştiği dönemdir. Eski Türkçe Dönemi’ndeki kelime hazinemiz Orta Çağ’a girdiğimizde neredeyse ikiye katlanmıştır. Tertip edilen bu sözlükte söz, terim ve kavramlardan oluşan yaklaşık 26.000 madde başı ve 1.720 civarında da madde içi kelime yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86855</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/552c8bc5-1ff4-4c2e-bef8-e7ac6ba40bac.jpg</image:loc>
            <image:title>Ufak Tefek Kaygılar - Çocuktan Al Bilgiyi</image:title>
            <image:caption>Çocukların dilinden yazılan bu metin, ergenlik dönemindeki çocukların kaygı durumlarını anlatıyor. Son yüzyılın en büyük problemlerin olan kaygı, çocuklarda erken yaşta ortaya çıkmaktadır. Sınav kaygısı, arkadaş edinme kaygısı, sosyal adamlara girme kaygısı ve bu ortamlarda becerilerini sergileme kaygıları, çocukları içine kapanık ve kendisiyle barışık olmayan bir duruma getiriyor. Hayatı her anlamda olumsuz etkileyen &quot;kaygı&quot;ya, &apos;Ufak Tefek Kaygılar&apos; sayesinde bambaşka bir gözle bakacaksınız. Ada ve Çınar&apos;ın dilinden anlatılan &quot;kaygı&quot;; aileye ve öğretmene, hatta çocuğa kaygının nasıl yönetileceğini anlatacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86856</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/039133cb-accd-480e-8dc6-1ffd0a73eedd.jpg</image:loc>
            <image:title>Duvarın Arkasında Ne Var?</image:title>
            <image:caption>Duvarın Arkasında Ne Var, bahçesindeki duvarın arkasında ne olduğunu merak eden bir çocuğun hikayesi... Duvarın arkasını merak eden çocuk, her çocuk gibi hayal gücünü devreye sokuyor ve kendisini resmiyle anlatıyor. Tekrarlanan kelime grupları hikayeye masalsı bir anlatım kazandırıyor. Masalsı üslubunun yanında yalın anlatımı, birbirinden anlamlı, rengarenk resimleriyle Duvarın Arkasında Ne Var? kitabı, merak ve hayal gücü temaları üzerine yükseliyor. Duvarın arkasını merak eden çocuk, kitap boyunca pes etmiyor, mücadelesini sürdürüyor. Kidsnook Masal Akademisinin kurucusu, öğretmen, öğretmen adayları ve ebeveynlere yönelik &apos;Çocukla İletişimde Hikaye Anlatıcılığı&apos; seminerleri ve eğitimleri veren Ayşegül Dede, ilk kurgu kitabıyla çocuklara sesleniyor. Duvarın Arkasında Ne Var?, pandemide sokağa çıkma yasağının evde dört duvar arasında geçiren, sağlık sebebiyle hastanede kalan ve cezaevi duvarları arkasında büyüyen tüm çocuklar için yazıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86857</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9453b933-fda3-4d5a-99b7-26eb056dd6ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Bol Hapşırıklı Kütüphane Can Avar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Can Avar.. Aslında sıradan bir çocuk... Her gün dünyayı kurtarmasını saymazsak tabii! Kurt adamlar, hayaletler, mumyalar, vampirler, uzaylılar, kimin olduğu belli olmayan gölgeler. Hepsiyle tek başına savaşıyor... Bizler de onun sayesinde yatağımızda rahat uyuyabiliyoruz. Ah! gir de büyüklerini bu başarılarına inandırabilse . Mesela annesini evlerinin bir ejderha tarafından ısırıldığına ikna edebilse ya da yıllardır kedi diye besledikleri hayvanın aslında bir rakun olduğunu herkes öğrense... Anlayacağınız Can&apos;ın büyüklere anlatmak istediği çok şey var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86858</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a55dc5c-6660-4b79-ae48-f2068bb458ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavarlar Gece Gelir Mi?</image:title>
            <image:caption>Çocuklarda gece korkusu pek çok pedagog tarafından önemle üzerinde durulan bir problemdir. Her yaş grubunda çocukların korkuları olduğunu biliyoruz. Üç yaş ve üzeri yaş grubundaki çocukların en çok korktukları şeylerin başında kuşkusuz karanlık geliyor. Bakıp da görememek, duyulan seslerin kime ait olduğunu bilememek yahut geceleri karanlıkta görülen gölgeler; çocuğun sonsuz hayal dünyasında dallanıp budaklanıyor ve korku olarak kendini hissettiriyor. &quot;Canavarlar Gece Gelir mi?&quot; kitabı çocukların hayal dünyalarında kurup korktukları nesnelerin aslında hayatımızın içinde, sıradan nesneler olduklarını anlamalarını sağlayacak. Nasıl mı? Masal tadında bir anlatım ve dünya standartlarında resimlenmiş sıcacık bir öyküyle... Canavarlar Gece Gelir mi? kitabının kahramanı Maya ile çocuklar gece korkularının ne kadar yersiz olduğunu keyifle öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86859</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79203351-ab92-4120-9d61-159ca1bee485.jpg</image:loc>
            <image:title>Güldür Güldür Bilim</image:title>
            <image:caption>Güldür Güldür Bilim-Matrak Nobel Ödülleri kitabı, araştırma, geliştirme ve merak duygusuna yönelik kazanımlarla dolu. Aslında &apos;gereksiz&apos; gibi görülen birçok olayın arka planında önemli bilimsel gerçekler ve sonuçların çıkabileceğine yönelik ilham veren araştırma hikayelerinin olduğu kitap, çocukları sorgulama ve eleştirmeye sevk ederek sorumluluk duygusunun gelişmesine katkıda bulunuyor. Bunun yanında eğlenceli ve akıcı üslubu; esprili karikatürleriyle keyifli bir okuma süreci vaat ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86860</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4728ec8-3894-45c7-9899-e67adfc0c286.jpg</image:loc>
            <image:title>İnanılmaz Özel Efektler</image:title>
            <image:caption>Efektler hayatımızı&apos;, her anında bizlerle. Kimi zaman bir film seyrederken kimi zaman bir tiyatro oyununda kimi zaman da telefonumuzda şöyle ışıltılı bir video çekmek istediğimizde... inanılmaz Özel Efektler kitabı da efektlerin sinema, film ya da teknolojinin herhangi bir kullanım alanında ne kadar önemli bir yer kapladığına işaret ediyor. Aslında her şeyin göründüğü kadar gerçek olmadığını bize arka plan bilgilerle gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86861</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04102a41-bd66-43dd-ab6a-5544919bd5f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kasırga Avcıları</image:title>
            <image:caption>Dünya&apos;daki coğrafi olayların sebep ve sonuçları, yaşamımızın en önemli parçalarından. Bu parçaların en önde gelen unsurları ise hava olayları. Bu kitap hava olaylarını eğlenceli ve öğretici bir dille detaylı teknik bilgilerle anlatıyor. Çocuklar için kolayca öğrenme fırsatı sunan kitap, ilgili derslere de önemli bir yardımcı konumunda. Öğretmenler için de referans niteliğinde. Kitabın bir başka önemli yönü, çağımızın en büyük sıkıntılarından olan küresel ısınmanın sebepleri ve sonuçlarına dair önemli bir bilgi kaynağı olması.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86862</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b63b129-cd38-48ce-82c3-2632c8ef7fe5.jpg</image:loc>
            <image:title>Efsane Savaşçı Danişmend Gazi - Devlerin Savaşı</image:title>
            <image:caption>Malazgirt Zaferi&apos;nden sonra Türklere açılan Anadolu topraklarının İslam yurdu olması ve daima öyle kalması için tehlikeden tehlikeye atılan korkusuz bir komutan ve efsane bir savaşçı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86863</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a1645c8-9d41-4437-b269-874f22414e55.jpg</image:loc>
            <image:title>Merhaba Eşyalarım</image:title>
            <image:caption>&quot;Mert ve Mine &quot;Merhaba!&quot; dedi yeni güne. Oyunlar oynadılar, resimler yaptılar. Tüm gün harikaydı ama bir sorun vardı. Eşyalar çok dağılmıştı.&quot; Dağılan eşyaları toplamak için Mert çok istekli. Sen de ona yardım etmek ister misin? Dağılan eşyaları metne göre yerlerine yerleştirirken hem iş birliği yapmanın hem de düzenli olmanın ne kadar keyifli olduğunu keşfet!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86864</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccf4bd00-1057-4ce9-8c88-bebf9bc34928.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuz Dedektifleri (5 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Naci, Ahmet, Ceyda ve Leyla... Dört arkadaş bir araya gelince, daha doğrusu adlarının baş harfleri bir araya gelince, tuz oluşuyor, yani tuzun kimyasal formülü olan NaCl... Beş kitaplık bu seride, mahalle sakinlerinin başlarına gelen gizemli olayları Tuz Dedektiflerinin nasıl çözdüklerini okuyacaksınız. Bakalım onlardan önce olayları çözebilecek misiniz?
Setin Kitapları
1. Kayıp Dede
2. Şiir Defteri Nerede?
3. Hırsız Kim?
4. Görünenin Ardındaki Gerçek
5. Esrarengiz Mektup Kimin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86865</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f61b8289-9945-43e7-8403-005367374ab4.jpg</image:loc>
            <image:title>Tasavvuf Meseleleri Sorular ve Cevaplarla</image:title>
            <image:caption>Tasavvuf, İslâm’ı yorumlama ve yaşama yöntemlerinden biri, hatta her zaman en canlısı. Milyonlarca Müslüman, bağlı oldukları tasavvuf öğretisinin geleneklerine göre yaşamaya çalışıyor. Yüzlerce farklı öğreti, binlerce farklı ritüel, inanış biçimi o… Öte yandan tasavvuf, konuyu merak eden ve öğrenmek isteyenler için oldukça kafa karıştırıcı bilgilerle çevrilmiş durumda. Abdülbâki Gölpınarlı, derin bir vukufiyetle kaleme aldığı bu eserinde, tasavvufa ilişkin akla gelebilecek tüm soruları listelemiş ve bir ilim adamı duruşuyla her birine ayrı ayrı tafsilatlı cevaplar vermiştir. Kitap bu özelliğiyle tasavvufa serinkanlı bir şekilde yaklaşmak isteyen, önyargı taşımayan her okur için rehber niteliğinde…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86866</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1c798cf-87b8-4c6b-a97b-23b6cd1a088b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Şakir 9 -Muhtişim Dedektifler!( Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Merhaba arkadaşlar ben Şakir!
Olağanüstü olayların eksik olmadığı mahallemizde yepyeni maceralara hazır mısınız?
Babam Remzi ve Fil Necati Ağabey, Muhtişim Dedektifler olarak yine iş başındalar. Bakalım mahallemizdeki Kurt Adam’ı bulabilecekler mi?
Fil Necati Ağabey’in yanlış anlamalarına, iştahına ve sakarlıklarına rağmen üstesinden hep birlikte geldiğimiz birbirinden heyecanlı, aksiyon dolu hikâyeler sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86867</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90ff038f-cd0b-4508-8637-6df94fc6ff19.jpg</image:loc>
            <image:title>Biri Sırtımı Kaşıyabilir Mi Lütfen?</image:title>
            <image:caption>&quot;Bir filsen kaşınmak hiç kolay değil.&quot;
Filin sırtı çok kaşınıyordu. Birinin yardımı olmadan kaşıması imkansızdı. Neyse ki kirpi bu işte çok iyiydi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86868</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08d32a10-837e-4b48-a497-55efbacb45f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Komşudaki Tiyatro (Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Doğa ve Doruk kuklalarıyla tiyatro oynamayı çok seviyorlardı. Ancak Doruk, 
bitişiklerindeki eve yeni taşınan Bora ile tanıştığından beri kuklalarla hiç ilgilenmiyordu. 
Doğa artık çoğunlukla yalnızdı. Ta ki Bora hasta olana kadar. 
Zor ve umutsuz görünen şeylerin bazen nasıl da kolayca çözüme kavuştuğunu gösteren 
sıcak bir dostluk hikâyesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86869</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d572fc82-376e-41f0-b330-5b6950170973.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasi Parti Lider Söylemlerinde Türkiye İsrail İlişkileri</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Ankara Üniversitesi SBE’de hazırlamış olduğum &quot;Postmodern Siyaset ve Söylem: Siyasi Parti Lider Söylemleri Üzerine Bir Çalışma” başlıklı doktora tezimin bir bölümünden üretilmiştir. Kitapta, postmodern dönem tanımlaması ile bağlantılı olarak toplumu bir bütün olarak ilgilendiren siyasetin sözcülerinin yeni politik söylemini siyasal aktörler üzerinden ele almak amaçlanmıştır. Bu bağlamda kitap, siyasette ve siyasal söylemlerde yaşanan değişimi içinde bulunulan zamanın özellikleri ile de ilişkilendirerek bu değişimi siyasi lider söylemleri üzerinden ampirik bir araştırma ile kanıtlamaya yönelmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86870</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a6fbfda-8cd1-4fed-ad64-551f0377b0bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Örgüt Kültürü</image:title>
            <image:caption>Çalışanların örgüt içerisindeki tutum ve davranışları üzerinde bağlı oldukları kültürün doğrudan, belirleyici etkisi vardır. Kültür, örgütsel ya da toplumsal kökenli olabilir. Diğer taraftan, örgüt kültürünün toplumsal kültürün bir alt unsuru olduğu da iddia edilebilir. Ancak, her iki kültürel kaynağın, sürekli etkileşimin sonucunda geçişken olduğu da unutulmamalıdır. Örgüt kültürleri de, halkla ilişkiler faaliyetleriyle, organizasyon üyelerini dönüştürerek ya da diğer çıktılar yoluyla toplumsal kültürü etkiler. Bireyler, örgütsel kültürden etkilendikleri gibi ait oldukları toplumsal ya da mesleki kültürü örgüt içine taşıyarak örgüt kültürünü etkilerler. Örneğin, toplumsal kültürün bireyci ya da toplumlu niteliklere sahip oluşu, bireyin örgüt kültürüne etkisinin yönünü de belirleyecektir. Bu çerçevede, açık bir sistem olan örgütlerin amaçlarına ulaşmasını sağlayacak nitelikte, etkili yönetimin gerçekleşebilmesi için kültürün kökenlerinin ve bileşenlerinin bilimsel bir yaklaşımla araştırılıp ortaya konması son derece önemlidir.
Bu kitap, örgüt kültürü, örgütsel adalet, örgütsel bağlılık, örgütsel vatandaşlık, iş tatmini ve örgütsel performans konularında literatüre katkıda bulunacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86871</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4779a37-e1e0-4cd1-9f17-466aec263cdc.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı&apos;dan Cumhuriyet&apos;e Ekonomi - Öne Çıkan Sektörler</image:title>
            <image:caption>Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı İmparatorluğu’nun en önemli mirasçısıdır. Osmanlı’nın birikimi Cumhuriyet’in de temellerini oluşturmuştur. Osmanlı İmparatorluğu döneminde ekonominin çeşitli sektörlerinde ortaya çıkan gelişmeler Türkiye Cumhuriyeti döneminde yeni bir anlayışla daha ileriye götürülmüştür.
Bu kitapta, Osmanlı İmparatorluğu’ndan Türkiye Cumhuriyeti’ne ekonomi, sektörler temelinde ortaya konulmaktadır. Bu çerçevede, öne çıkan sektörler, bilimsel-akademik bir yaklaşımla ele alınmıştır.

Demiryolları, havacılık, eğitim, tarım, denizcilik, madencilik, tekstil, gazetecilik, reklam ve sinema işletmeciliği, halkla ilişkiler, fotoğraf stüdyoları, Osmanlı İmparatorluğu’nda ve Türkiye Cumhuriyeti’nde ekonominin önemli bileşenlerinden bazılarıdır. Bu konular, önemleriyle ilişkili olduğu kadar yazarların ilgi alanlarına dayalı olarak da bu kitap kapsamına alınmışlardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86872</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9e027eb-117b-43a2-91a9-aeeb340aec79.jpg</image:loc>
            <image:title>İletişim Kuramları</image:title>
            <image:caption>İletişim Kuramları, farklı ideolojik, kültürel, ekonomik, psikolojik veya sosyal teorileri uygulamak için geliştirilen çeşitli metodolojik yaklaşımlardan oluşmakta ve birçok bilim dalından beslenmektedir. İletişim kuramlarının kökenlerine bakıldığında sosyoloji, psikoloji, sosyal psikoloji gibi çeşitli bilim dallarında çalışmalar yürüten önemli isimlerin alanlarında kazandıkları tecrübelerini iletişim bilimlerine taşıdıkları görülmektedir. 
Kitapta Lasswell, Lazarsfeld, Berelson, Gaudet, Hovland, White, Shannon, Weaver, Heider, Newcomb, Osgood, Tannenbaum, Festinger, Westley, MacLean, Berne, Nash, Schramm, J. Riley, M. Riley, Rogers, McCombs, Shaw, Lippmann, Maletzke, Gerbner, Comstock, Tichenor, Donohue, Olien, Goffman, Noelle-Neumann, Katz, Ball-Rokeach, DeFleur, Gramsci, Adorno, Horkheimer, Debord, Althusser, Foucault, Baudrillard, Habermas, Thompson, Hoggart, Williams, Hall, Saussure, Peirce, McLuhan ve Castells’in ele aldıkları düşünceler etrafında kuramlar okuyuculara sunulmaktadır. 
Oldukça kapsamlı olarak hazırlanan kitap içerisinde yer alan bölümler; 
Lasswell’in İletişim ve Propaganda Modeli 
Lazarsfeld ve İki Aşamalı Akış Kuramı 
Hovland’ın İletişim ve İkna: Yale Modeli 
White ve Eşik Bekçiliği Modeli 
Shannon ve Weaver’in Matematiksel İletişim Kuramı 
Heider ve Denge Kuramı 
Newcomb ve ABX Denge Modeli 
Osgood ve Tannenbaum’un Uygunluk Kuramı 
Festinger ve Bilişsel Uyumsuzluk Kuramı 
Westley ve MacLean’ın Aracılanmış İletişim Modeli 
Berne ve Transaksiyonel Analiz Kuramı 
Nash ve Oyun Teorisi 
Osgood ve Schramm’ın İletişime Dairesel Yaklaşım Modeli 
Riley ve Riley’in Sosyolojik İletişim Modeli 
Rogers ve Yeniliklerin Yayılması Teorisi 
McCombs ve Shaw’ın Gündem Belirleme Kuramı 
Maletzke’nin Kitle İletişim Modeli 
Gerbner’in Kültürel Göstergeler ve Ekme Kuramı 
Comstock ve Televizyon Etkisi Modeli 
Tichenor, Donohue ve Olien’in Bilgi Açığı Kuramı 
Goffman ve Çerçeveleme Kuramı 
Noelle-Neumann ve Suskunluk Sarmalı Kuramı 
Katz’ın Kullanımlar ve Doyumlar Kuramı 
Ball-Rokeach ve DeFleur’un Medya Bağımlılığı Kuramı 
Gramsci ve Hegemonya Kuramı 
Adorno ve Horkheimer’ın Kültür Endüstrisi 
Debord ve Gösteri Toplumu 
Althusser ve Devletin İdeolojik Aygıtları 
Foucault ve Gözetim Toplumu Teorisi 
Baudrillard ve Simülasyon Teorisi 
Habermas ve İletişimsel Eylem Kuramı 
Thompson, Williams, Hoggart, Hall ve Kültürel Çalışmalar 
Saussure, Peirce ve Göstergebilim Araştırmaları 
McLuhan ve Küresel Köy Teorisi 
Castells ve Ağ Toplumu Teorisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86873</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32c556b1-584e-48ff-8fdc-3783a0488138.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyaset Bilimi Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>İnsan belirli bir zamanın, kültürün, medeniyetin, düşüncenin, bakış açısının içine doğar ve onun içinden kendini kurar. İçine doğduğu zamanın ruhunu yansıtan kavramlarla düşünür, konuşur, anlaşır ya da çatışır. Bu açıdan sözlükler ortak kavramlarla insanlığın anlaşmasını kolaylaştırırken, içerdikleri farklılıklarla, aynı zamanda tek bir paradigmanın ya da hegemonyanın tahakkümüne engel olurlar.

Siyaset Bilimi Sözlüğü’nün temel perspektifi, bir taraftan siyaset bilimine dair kavramlara yüklenen yaygın anlamı olabildiğince vermeye çalışırken, diğer taraftan, bu kavramları eleştirel bir değerlendirmeye tabi tutarak literatüre farklı anlamlar ve kavramlar kazandırmaya çalışmaktır. Bilişim çağında, küresel bilgi havuzuna kendi birikimlerini ya da kavramlara kendi anlam kodlarını da aktarabilen toplumlar ancak kültürel olarak varlıklarını sürdürebilirler.

Çalışmada kavramlar sadece tanımlanmamakta, onlarla adeta özgürlükten, adaletten, çoğulculuktan, etik olandan yana bir yolculuğa çıkılmaktadır.
Sözlük, esasen siyaset bilimine dair kavramları içermekle birlikte, siyasetin hayatın çok farklı yönleriyle ilişkili olduğu düşünüldüğünde, pek çok disiplinle yakından ilgilidir. Bu açıdan çalışma, kamu yönetimi, uluslararası ilişkiler, hukuk, felsefe, iktisat, sosyoloji, Türk siyasal hayatı, küresel güvenlik, küresel siyaset, İslam düşüncesi, Türk-İslam siyasal düşünce tarihi, diaspora, kültür ve medeniyet gibi alanlara ilgi duyanlara da katkı sağlayıcı niteliktedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86874</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/617ae1f1-1f1a-435f-97b7-816b507cddbe.jpg</image:loc>
            <image:title>Canım Gülnar</image:title>
            <image:caption>…. Annem, kardeşlerime ninni söyler bazen de şiir okurdu. Ben de annem gibi kardeşlerime, çocuklarıma ve torunlarıma ninniler söyledim. Sonraları içimdeki duygular şiire dönüştü. Gönlüme zincir vuramadım böylelikle şiir yazmaya başladım. En büyük ilhamım Karacaoğlan’dır. Karacaoğlan’ın çizdiği yolda adımlarımı atıyorum. Şiir yazmak benim için bir sevda oldu. Eşim ve çocuklarımın da desteğiyle bu sevda katlanarak devam ediyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86875</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4461ff33-a37c-432e-b691-c979c8268b59.jpg</image:loc>
            <image:title>Gül şafağı</image:title>
            <image:caption>Ufka gül şafağı düşüyor bugün, 
Bülbülü lalezar, gülzar bekliyor. 
Hilal sevdasıyla solan sancaklar, 
Vuslat ateşine rüzgâr bekliyor. 
 
O gül şafağında bir poyraz esti, 
Hacı Bektaş dergâhında yol oldum. 
Hamdım, pistim, yandım, 
Taptuk Emre kapısında kul oldum. 
 
Rüzgârı biçerken atımın yeleleri, 
Tümen tümen safımda Peçenek, Uz erleri, 
Dudaklarımda yanık Hun türküleri. 
Bir gül şafağında Bizans kapsındayım. 
 
Bir ses yankılandı surun burcunda: 
Biraz daha, biraz daha ucuna, 
Sancak sığmaz oldu bir avucuma. 
Ben Ulubatlı Hasan’ım. 
 
Bir soylu sevdanın türküsün yazdım. 
Hünkâr gözü ile nazar eyledim. 
Öpmeye kıymazdım civanlarımı, 
Kızılelmalara mezar eyledim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86876</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40529c54-3294-495b-8165-8d3a6266c788.jpg</image:loc>
            <image:title>Zehra</image:title>
            <image:caption>Türk edebiyatının ilk natüralist romanlarından olan Zehra, aynı zamanda psikolojik roman türünün ilk örneklerindendir. 1984 yılında Servet-i Fünun&apos;da tefrika edilmeye başlanan roman, kıskanmanın ve intikamın romanıdır. 

Küçük yaşta annesini yitiren Zehra sevgisiz büyür. Bu yüzden histerik ve geçinmesi zor bir insan olmuştur. Babası Zehra&apos;yı kendi iş yerinde katip olarak çalışan Suphi ile evlendirir. İlk zamanlarda mutlu giden evlilik, gün gelir bozulmaya başlar. O andan sonra işler herkes için daha zor bir hal alacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86877</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9a69c12-684d-4cb0-8ca2-187506cd278d.jpg</image:loc>
            <image:title>Zavallı Çocuk</image:title>
            <image:caption>Namık Kemal&apos;in 1873 yılında yazdığı Zavallı Çocuk, 1874 yılında Gedikpaşa Tiyatrosu&apos;nda sahnelenmiştir. Görücü usulü evliliklerin bir eleştirisi niteliğindeki bu eser, Ahmet Hamdi Tanpınar&apos;a göre duygusal edebiyatımızın başlangıcıdır. Ata, on dokuz yaşında öksüz bir gençtir ve amcasının yanında büyümüştür. On dört yaşındaki amcasının kızı Şefika&apos;ya da aşık olmuştur. Şefika hakkında başka planları vardır. Ancak ebeveyninin Şefika hakkında başka planları vardır. Kızlarını aşık olduğu Ata&apos;yla değil, otuz sekiz yaşındaki bir paşayla evlendirmek ...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86878</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc490033-1a60-4f0e-bc45-37271ae6e279.jpg</image:loc>
            <image:title>Yakıcı Sır</image:title>
            <image:caption>Yakıcı Sır, son derece çapkın, Avusturalyalı bir baronun tatilini eğlenceli hale getirmek için yaşamış olduğu macerayı konu alır. Gönül işlerinde oldukça profesyonel olan baş karakterimiz orta yaşlı, güzelliğinin son demlerinde olan Viyanalı bir kadını gözüne kestirir. Bu çekici kadının yeni bir hastalık atlatmış on iki yaşlarında çekingen bir yandan da zeki bir oğlu vardır. Kadını elde etmenin yolunu oğlundan geçtiğini düşünür ve çocuğun masum dünyasına hızlı bir geçiş yapar. Fakat işler asla tahmin etmediği şekilde gelişir. Çok kısa sürede çocuk annesi ve baronun arasında bir sır olduğunu fark eder ve annesinin gözlerine inmiş perdeyi aralamasına yardım eder...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86879</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b3dbb6a-94ad-40d9-a7b1-2dd56c7d53fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Vadideki Zambak</image:title>
            <image:caption>Vadideki Zambak, Honore de Balzac&apos;ın yazarlık kariyerinin olgunluk dönemlerinde 1836 yılında yazdığı kitaplarından biridir. Roman, Paris Aristokrasisinin en gözde ve en güçlü kadınlardan biri olan çok zengin ve soylu bir adam olan kocasıyla mutlu olmayan Henriettei ile kendisinden çok genç olan Felix&apos;in imkansız aşlarını anlatır. Roman bir aşk öyküsü çevresinde girilen fiyaloglar, olaylar, duygular ve değerlendirmeler sayesinde toplumsal ve insani yönleri irdeleyen bir eserdir. Eser 19 yy Fransa&apos;sındaki, devrim sonrası, toplumsal hayat hakkında da ipuçları içerirken duygusal bir yakınlaşmayı ve bu yakınlaşma sonrasında ahlaki değerler, erdemler içgüdüler ile bedeni isteklerin çalışmalarını da anlatmaktadır. Eser, ruhsal analizler,düşünsel tepkiler, istekler, ahlak, erdem ve bedeni arzuları sorgulayan ve bu duyguların çatışmalarını yaşayan ve yansıtan kahramanlarının ruhi ve dış betimlemelerini ustaca ortaya koyması bakımından önemlidir.  Honore de Balzac, ölümünden on beş yıl önce bu eseri yazmıştır. Roman teknik, üslup, olay anlayışı bakımından Klasizimin etkilerini taşıyan gerçekçi bir roman olma özelliği taşıması yaznında, platonik bir aşkı anlatması, romantik bir son, hazin bir ölüm gibi unsurlarla romantizmden de izler taşımaktadır. Bu eserinde Balzac kendi hayatından da kesitler sunmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86880</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5ddac31-abd4-4fe7-b457-13f5f6ffd93e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şair Evlenmesi</image:title>
            <image:caption>Şair Evlenmesi, Türk edebiyatından Batılı anlkamdaki ilk tiyatro eseridir. Eser, Tercüman-ı Ahval gazetesinde yayımlanmış ancak sahnelenmemiştir. Bir töre komedisi özelliği taşıyan tiyatro, görücü usulüyle evliliğin sakıncalarını konu almaktadır.

Müştak Bet, alafranga davranışları, kılık ve kıyafetiyle pek sevilmeyen; şairliğe özenen, fakir ama ileri görüşlü bir gençtir. İki kardeşten yaşı küçük ve güzel olan Kumru Hanım&apos;ı severeken onun çirkin ve huysuz ablası Sakine Hanım&apos;la evlendirilmeye çalışılır ve bunun için kendisine bir oyun oyananır. Üstelik bu oyuna bütün mahalle halkı dahildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86881</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81a449c8-4a11-4a78-9d06-2c57e4aa6ae8.jpg</image:loc>
            <image:title>Karabibik</image:title>
            <image:caption>Bazı eleştirmenlerce uzun hikaye olarak kabul edilen Karabibk, Türk edebiyatındaki ilk köy romanı olarak kabul edilmektedir. Eserde köye ait unsurlara ve yöresel ağız özelliklerine büyük yer verilmiştir. Kitap 1896 yılında eski yazıyla basılmış, harf inkılabından sonra yeni harflerle de basılmıştır.  Roman, Antalya&apos;nın Kaş ilçesine bağlı Beymelik köyünde geçmektedir. Küçük bir tarlasından başka mal varlığı olmayan ve geçimini bu şekilde sağlayan Karabibik, tarlasını sürebilmek için Koca İmam&apos;ın öküzlerini kiralamaktadır. Öküz kirasından kurtulmak için Huri&apos;yi evlendirmekten başka bir isteği yoktur...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86882</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbb927e5-9612-4fee-9be1-0bd461715588.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökyüzüne Uğurladım Çocukluğumu</image:title>
            <image:caption>Hep mi sessiz geçer bu çocukluk, 
Hep mi yarıda kalır o masumane hayaller, 
Hep mi izi kalır düştüğünde kanayan yaranın? 
 
Çocukluk diyorum... 
Ne kadar da hevesliydi büyümeye… 
Oysaki büyümek dediğin, 
Bir kuru rüzgârdan başka neydi ki? 
Yeri geldi hayallerini, 
Yeri geldi gülüşlerini savurdu uzaklara. 
Bir çaresiz özlemden başka neydi ki büyümek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86883</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fc5ba26-8f17-4086-a486-8f35a3df1ac4.jpg</image:loc>
            <image:title>Rakı Şişesinde Genç Werther</image:title>
            <image:caption>“Yutkunamadığım bu nefes borusuyla, 
Kadeh kadeh tüm yıldızları içtik; 
Şair sandığım tüm insanlığa, 
İsa’nın son şarap kadehi gibi gülüp geçtik.” 
Şair Veli Atalay, şiirlerinde kimi zaman Tanrı’ya sesleniyor, kimi zaman ise içimizdeki isyan ateşinden bir köz alıp koyuyor satırlarının arasına. 
Çıkacağınız bu küçük ama sarsıcı yolculukta, okuyacağınız şiirlerin tınısına her şiir için özenle seçilmiş, birbirinden güzel müzik parçaları eşlik edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86884</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb7181d8-a7cb-490e-a1ae-2f4f59dff2bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Depresyon Sokağı</image:title>
            <image:caption>İyi bir şey olunca, birine güvenince, 
birini sevince hep kendimi olumsuzluklara hazırlıyorum. 
Hiçbir zaman tam anlamıyla mutluluğu yaşayamıyorum; 
en mutlu anımda bile içimde hep bir paranoya. 
Olsun, buna da şükür, beddua etmiyorum, 
fakat dilerim beni böyle şüpheci bir insana dönüştürenler bir gün bu hissi 
gülümserken depresyonu arka sokaklarında tadar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86885</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94e73643-9371-42e0-8afb-7e462561a16f.jpg</image:loc>
            <image:title>Günebakan İs Serisi 3</image:title>
            <image:caption>Her şeyin açıklığa kavuşmasıyla beraber İs, duygusal olarak toparlanmanın yolunun uzaklaşmaktan geçtiğini düşünür. Artık yeni bir şehre, ciğerlerini yakacak yeni bir nefese ihtiyaç duymaktadır. Fakat bilmediği bir şey vardır, nereye giderse gitsin, geçmiş geçmeyecektir ve onu bir hayalet gibi takip etmeye devam edecektir. Korhan bir gölge gibi İs’i izleyip onu geri isterken, İs aşk ve gurur arasındaki o çizgide arafta kalmıştır. Serinin üçüncü kitabında çözülen tüm düğümler bir kez daha bir araya geliyor ve aşk, yalanlar ile gerçeklerin sarmaşığına takılıp kördüğüm oluyor. Sustuğum her kelime kurşun olup zihnimden kalbime yağarken aynadaki yansımama gülümsedim. Yalanları kusan bir adamın gerçekleri saklayan küçük kızı olarak bitirdiğim bir gecenin sabahına, yine o adamın kilitli kafesinden ayağına bağladığı bir yalanla anahtarı bile olmadan çıkan kekliği olarak uyanmıştım. 
Onu seviyordum, onu sevdiğim için kalbimi affedemiyordum. Devam edecektim. Yel değirmenlerinin boş arazilerde dönmeye devam ettiği gibi devam edecektim; başım dönecekti ama 
devam edecektim. Devam edecektim. Bir çocuğun attığı ilk adımdan sonra düşüp yine de tekrar koltuğun kenarlarına tutunarak kalkıp adım atmaya devam ettiği gibi devam edecektim; ayaklarım beni taşımayacak, dizlerimin üzerine düşecektim ama devam edecektim. O kadar devam edecektim ki, kimse benim kadar devam edemeyecekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86886</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03baf6c0-4ecb-4333-aa76-0a3fa27356c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Öyle Bakma</image:title>
            <image:caption>“Ölürüm sevdiğim zehirim sensin. 
Evvelim sen oldun, ahirim sensin.” 
Neşet Ertaş 
Ali, daha küçük bir çocukken dost bildiği Oğuz&apos;la ve onun karamel kokulu kız kardeşi Ece&apos;yle tanışmıştı. Oğuz&apos;un artık iki kardeşi vardı. Ece, Ali&apos;nin hem en iyi arkadaşı hem de sırdaşıydı. 
Genç kız, 15 yaşına girdiğinde her şey yerle bir oldu. 
İnançlarına sadık olan Ece, Ali&apos;yi kendine haram bildi; 
gözlerini, sözlerini, tebessümünü bile sakındı Ali&apos;den. 
Ali, onu başka kızlarda unutmaya çalıştı. 
Ece, kitaplara sığındı. 
Her gün birbirlerine rastlar, canları yanar, kalpleri titrerken, 
nasıl uzak duracaklardı? İpler kopmak üzereydi. 
Koptuğunda her şey birbirine dolanacaktı. 
Ece, “Ağabey” demek zorunda olduğu bu sarı saçlı, safir gözlü adamı sadece Allah&apos;a anlatabildi. 
Allah, olmayacağı bile oldurandı... 
Ona, “Haram” oldum. Ona, “Ağabey” oldum. 
Ama asla, “Yâr” olamadım. Helal olmayacak kadar uzak, haram olamayacak kadar yakındım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86887</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca4408d8-99f9-440a-a4cb-4ddc5e953b3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Dünya</image:title>
            <image:caption>“Kaçmak, her zamanki gibi her şeyden kaçmak... 
Görmekten, duymaktan ve beraber ızdırap çekmekten kaçmak… 
İçimde buna isyan eden bir şey vardı.” 
Eserlerinde toplumcu yönüyle dikkat çeken çıkan Sabahattin Ali, Yeni Dünya’daki öykülerinde insancıl ve hassas duruşuyla öne çıkıyor. Tıpkı yazarın diğer kitaplarındaki gibi “insan”ı merkezine alan 13 öykünün tamamı; yozlaşma, yabancılaşma, 
sosyal adaletsizlik ve despotizm ana temalarından oluşurken esas güçlerini samimiyetlerinden ve sadeliklerinden alıyor. Yazar bizlerden biri olduğunu haykırırcasına sıcacık bir 
Anadolu nefesi üflüyor okurunun gönlüne. O nefes ardında 
incecik bir sızı bırakarak dağılıveriyor. Her satırı okurun yüreğine dokunan, insana dair ince bir duyarlılığın ürünü olan bu eseri okurla buluşturmanın mutluluğunu duyuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86888</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdbb8a23-f977-4455-a77e-941791f7a66d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sadece Sevdim</image:title>
            <image:caption>Leyla uğruna çöllere düşen Mecnun, Şirin uğruna dağları delen Ferhat, Aslı’ya kavuşmadan yanıp kül olan Kerem, Ayrı yaşamaktansa birlikte ölmeyi göze alan Romeo ve Juliet…
Ömrümüz boyunca bu fedakarlık ve hüzün dolu aşk hikayelerini dinledik. Belki bir gün efsane olabilecek bir aşk hikayemiz olur umuduyla yıllarımız geçti. Aşk denilen duygunun kendi başına bir efsane olduğunu kabul etmek istemedik…
Sadece Sevdim’i okurken aşkınızın uğruna neleri göze alabileceğinizi, nelerden vazgeçebileceğinizi sorgulayacaksınız. Hüzün, umut ve fedakarlık dolu bir aşk hikayesi ile hisli bir yolculuğa çıkmaya hazır olun…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86889</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63360ceb-06da-46ad-a4b6-034abc6756e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Güvenli İnternet</image:title>
            <image:caption>Siber saldırganlar kullanıcılara ait bilgileri hangi yöntemlerle çalıyor?
Güvenli bir internet deneyimi oluşturacak tedbirler hangileri?
Güvenli e-ticaret ve internet bankacılığı mümkün mü?
İnternetteki mahremiyetiniz neden önemli?
Akıllı cihazlara indirilen hangi tür uygulamalar ne gibi tehlikeler barındırıyor?
İnternet teknolojileri her geçen gün biraz daha gelişirken kullanıcıların güvenliğine yönelik tehditler de büyüyor. Sosyal medyayı, e-ticaret platformlarını ya da internet bankacılığı uygulamalarını kullanırken, kendimiz hakkında giderek daha fazla bilgiyi internet üzerinden paylaşıyoruz. Bu bilgilerin güvenliğini sağlamak için gerekenler ise yalnızca birkaç basit adım.
Güvenli İnternet, sosyal medya kullanımından sanal para birimleriyle yapılan ödemelere, internet kullanımınızın her aşamasında sizi daha güvende hissettirecek öneriler sunuyor.
İnternet güvenliğini sağlayan unsurları, hangi bilgilerin ne gibi amaçlarla hedef alınabileceğini açıklıyor. Dijital dünyanın tehlikeli yüzünü kafa karıştırmadan anlatırken, akıllı bir kullanıcının sahip olması gereken alışkanlıkları da sıralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86890</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7301dec7-0cc1-49d5-81ea-66135c850544.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleceğe Dokunan Anneler</image:title>
            <image:caption>“Projemiz Hayat Derneği” tarafından yürütülen “Geleceğe Dokunan Anneler Projesi”, “duygusal ihmal” konusuna anneler eliyle dikkat çekilmesi ve gelecek nesillerin güçlendirilmesini hedefliyor.  Amaç duygusal ihmalin gelecekte yol açabileceği olumsuz davranış kalıplarını egellemek. Çünkü sağlıklı bir aile ve toplum yapısı oluşturmak, mutlu geçirilmiş bir çocukluk dönemiyle mümkün olabilir. 
Duygusal ihmal ve istismar nedir? 
Çocuğunuzun duygusal olarak istismara uğradığını nasıl fark edersiniz? 
“Yemedim yedirdim, içmedim içirdim...” demek yeterli mi? “ 
“Mükemmel anne-baba” olmak zorunda mısınız? 
Doğru kuralları nasıl koyarsınız? 
Ölüm, ayrılık, boşanma gibi kaygı oluşturacak durumlarla nasıl başa çıkarsınız? 
Bir bebeği duygusal olarak ihmal etmek mümkün mü? 
“Mükemmel” olmak isteyen anne-babalara her şeye farklı bir açıdan 
bakmalarını öğütleyen bu kitapta, çocukla doğum anından itibaren 
başlayan iletişim sürecini adım adım takip edecek, vaka analizleriyle 
ebeveynlerin nerede hata yaptığına şahit olacaksınız. 
“Geleceğe Dokunan Anneler Projesi”nin gayretiyle bir kitap hâline 
gelen tüm bu bilgi ve araştırmalar, çocukların “duygusal ihmal”den 
uzak büyüyüp sağlıklı bireyler hâline gelebilmesi için hazırlanmıştır. 
Başucunuzdaki yerini bulmasını dileriz. 
Bir türkü vardı, babaannem söylerdi; 
“Neyleyim köşkü, neyleyim sarayı, 
İçinde salınan yâr olmayınca...” 
Aileleri tarafından en iyi şekilde bakılmış, hatta herkesten daha özenle büyütülmüş de olsalar duygusal olarak yalnız bırakılmış, bir insanın en büyük ihtiyacı olan duygu alışverişinden, karşılıklı sohbetlerden mahrum kalmış, ailelerinin dinlemediği, vakit geçirmediği, oyun oynamadığı, varlığı görülüp fark edilmeyen, korkularını, sevinçlerini, hayallerini anlatmasına izin verilmeyen, yani aileleriyle duygusal paylaşımda bulunmayan çocuklara, türküdeki yâr bir türlü gelmez. - Dr. Gülseren BUDAYICIOĞLU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86891</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6bd4e31f-d9f5-46e7-bb6f-af256424b7ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Proust ve Annesi</image:title>
            <image:caption>Proust’un sonsuz bir döngü olan romanının özünde ne vardı? Geçmişi arayış mı? Gerçeği arayış mı? Yoksa bu ikisinin de kurucusu olan Anne’yi arayış mı? Michel Schneider’e göre, Proust büyük yapıtını ancak annesinin ölümünden sonra yazabilmişti, hem Anne’ye ulaşmak hem de Anne’yi aşmak için.
“Proust’un yazar oluşu, Anne’nin öpücüğünün, o ölüm siperinin, sevgi putunun çevresinde gelişir. Annesinden gelecek olan ve annesinin içinde bulunan, o olmazsa olmaz şeyin.”
Kayıp Zamanın İzinde en nihayetinde Anne’ye asla söylenemeyeceklerin, onun yokluğunda, ona yönelerek dile gelmesidir; çünkü edebiyat her şeyden önce Proust’la Anne arasındaki derin ve kopmaz bağdır.
Proust için yazmak, Anne’yi capcanlı ve sıcacık biçimde yanında tutma, ona eskiden söylediği sözleri yeniden söyleme girişimi olacaktır: Yazıda egemenlik altına alınan varlık, o eksikliğin yerini alan, geri dönen –aslında, anımsanan– öpücük. Ardından, tüm Kayıp Zamanın İzinde, o kayıp öpücüğü, Anne’den ayrılmayı, adeta ölü bir çocuğun ayaklarına benzeyen soğuk ayaklarını Anne gelip ısıtana dek oğulun yaşadığı bitmek tükenmek bilmeyen bekleyişi içerir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86895</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2ecec19-ddd6-4e5b-bfe0-bbe2303059da.jpg</image:loc>
            <image:title>Kula&apos;nın Sosyo-Ekonomik Yapısının Akademik Perspektiften Araştırılması</image:title>
            <image:caption>Kula&apos;nın Sosyo-Ekonomik Yapısının Akademik Perspektiften Araştırılması.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86896</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e881985-88ab-4230-af34-41c1a5a2fe9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Delinin Mektupları</image:title>
            <image:caption>Gerçekler insana kendini kaybettirecek kadar kötüyse her şeyi unutmak büyük bir lütuf değil mi? Sırf bunun için deli sayılmak niye? Acımasız hayatta yeniden “akıllı” sayılabilmek için gerçeklerin peşine düşen bir deli… Siz olsanız ne yapardınız? Yeniden akıllı sayılmak için gerçeklerin peşine mi düşerdiniz yoksa bir hastane odasında gerçeklerden soyutlanmak mı isterdiniz? Kendi hapishanesinde hayata tutunmak için kalem kâğıda sarılmış, yazdığı mektuplarda hayata tutunmaya çalışan bir adam ve içinde kaybolduğu acılarının hikayesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86897</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d65d62e-5d52-42fa-b79a-9ca333fc5514.jpg</image:loc>
            <image:title>Cancan&apos;ın Mavi Arabası</image:title>
            <image:caption>Cancan bu sabah erkenden heyecanlı ve mutlu bir şekilde uyandı. Hızlıca yatağından kalkarak perdesini açtı ve dışarısı sıcak mı diye baktı. Yaşasın!
Güneşli bir gün diyerek koşarak içeriye doğru annesinin yanına gitti. Arkadaşlarıyla parka oynamak için güzel bir gündü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86898</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9490f933-dff4-4743-8d87-79f88ceed1ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Karamel Doğayı Koruyor</image:title>
            <image:caption>Karamel, güzel rüyalar görmek dileğiyle uykuya yatar. Fakat mavi gökyüzünün, ağaçların, çiçeklerin olmadığı bir doğayla karşılaşır. Uyandığında ise artık başka biri olmuştur. O artık doğanın minik bir koruyucusudur…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86899</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42a772fb-e67a-4efa-9849-f50b4ea86311.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şakaya Gülünür mü?</image:title>
            <image:caption>Felsefe kulübü öğrencileri bu kez safsataları masaya yatırıyor. Espri, şaka, mizah gibi kavramlar üzerine konuşarak, soğuk espri karşısında ne hissederiz, şaka ile espri arasında ne fark var, söylediklerimizde belirsizlik yaratırsak ne olur, gibi sorulara cevap arıyor. 
Kulüp odasında felsefe etkinliğinin başlamasını beklerken Kuzey her zamanki şakacı tavrını takınarak tahtaya çıktı. Önemli bir konuşma yapacakmış edasıyla, “Arkadaşlar,” diye seslendi. “Eğer şu hayattan bir ders almamız gerekirse...”
“Evet,” dedik hepimiz merakla.
“Felsefe dersi alalım!” 
Felsefe eğitmeni Dr. Özge Özdemir kitaplarını, 9-12 yaş arası çocuklarla yürüttüğü “Çocuklar için Felsefe” atölyelerindeki tartışmalardan yola çıkarak kaleme alıyor. Her kitapta altı arkadaş, felsefe öğretmenleri eşliğinde düşünüyor, tartışıyor. Kitaplarda yer alan Ezgi Platin’in harf-çizimleri ise kavramlara eğlenceli bir yorum getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86900</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d60840e4-f6e7-4622-a696-3a496b6a75e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Söze Güvenilir mi?</image:title>
            <image:caption>Felsefe kulübü öğrencileri bu kez safsataları masaya yatırıyor. Otorite, güç, baskı gibi kavramlar üzerine konuşarak, otorite olmak ile otoriter olmak aynı şey mi, bir otoriteye düşünmeden kulak verirsek ne olur, çoğunluğun yaptığı her zaman doğru mu, gibi sorulara cevap arıyor. 
İpek Hanım kulüp odasına girer girmez elimi kaldırıp sordum: “Siz bir otorite misiniz?”
İpek Hanım şakın şaşkın baktı, tam anlamamış gibiydi. “Geçen hafta siz kendiniz demiştiniz,” diye açıkladım.
“Ha tamam, şimdi anladım,” dedi İpek Hanım. “Tabii ki otoriteyim, bunu tartışacak değiliz herhalde!” diye sert bir tavırla cevap verdi.
“Hayırdır inşallah, ateşiniz falan mı var?” diye sordu Kuzey.
İpek Hanım kendini tutamayıp kahkaha attı. 
Felsefe eğitmeni Dr. Özge Özdemir kitaplarını, 9-12 yaş arası çocuklarla yürüttüğü “Çocuklar için Felsefe” atölyelerindeki tartışmalardan yola çıkarak kaleme alıyor. Her kitapta altı arkadaş, felsefe öğretmenleri eşliğinde düşünüyor, tartışıyor. Kitaplarda yer alan Ezgi Platin’in harf-çizimleri ise kavramlara eğlenceli bir yorum getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86901</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1caf471c-5e0b-4b79-a7f5-b8c48125f675.jpg</image:loc>
            <image:title>Our Solar System</image:title>
            <image:caption>Discovering the World serisi ile İngilizcenizi geliştirirken bir yandan da şaşırtıcı bilgiler edinebilirsiniz! Bu seride, her bir kitap ve bu kitapların alıştırmaları farklı seviyelere göre hazırlandı. Size uygun İngilizce seviyeyi seçin ve okumaya başlayın...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86903</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dedc6a61-ed25-4232-9863-8035e1555495.jpg</image:loc>
            <image:title>Kirpiğinde Darağacı</image:title>
            <image:caption>İşte o an 
Tenimin sıcağına iner kutupların ayazı 
Kurur yapraklarım 
Savrulur ilkbaharda 
Göçmen kuşların telaşı büyür gözlerimde 
Çırptıkça kanatlarını 
Kan nehirleri akar içimden</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86904</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a90fa9e-b7c1-4b1c-9c9f-ea65792ba570.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkası Mutlaka Gelir</image:title>
            <image:caption>“Mırıltı kesintisizdi. Çok uzaklardan geliyordu; sanki durmadan yağmur yağan, yine de suyun aç toprağı beslemeye yetmediği bir yerden... Bazen bir yakarışa, bazen ağlamaya, bazen inlemeye benzeyerek uzayıp gidiyordu. Şimdiye kadar duyduğu bütün seslerden farklıydı. İnsan aklının sınırları içinde düşünmüştü; mırıltı yaralı toprağı yatıştırmaya, sakinleştirmeye mi çalışıyordu? Sonra yanıldığını anladı. Yeni gelenlerin kulaklarına fısıldanan kindar bir ninniydi bu, anlatılmaz, dile gelmez yıkımların dehşetli ezgisi.” 
Yedi öyküyü bir araya getiren Arkası Mutlaka Gelir, Ayşegül Devecioğlu koleksiyonunun yedinci kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86905</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/352681fe-4edb-40a9-b56f-dea4a00a2cf8.jpg</image:loc>
            <image:title>Galileo İle Mevleviler</image:title>
            <image:caption>Küçük Filozoflar Dizisi, 9 - 14 yaş çocukları için filozofların hikâyelerini anlatan çok güzel resimlenmiş kitaplardan oluşuyor. Diziyle çocukların felsefeye zevkli bir giriş yapmalarını, kendi sorularının peşinden gitme alışkanlığı kazanmalarını amaçlıyoruz. Galileo İle Mevleviler dizinin yirmi beşinci kitabı. 
Yazarlarımızdan Chiara Pastorini bir süre diş hekimi ve ağız hastalıkları uzmanı olarak çalıştı. Ama felsefe atölyeleri düzenleyen Küçük Aydınlanma’yı kurduğundan beri önyargıları köklerinden sökmek için pensini kullanması gerekmiyor. Frédéric Morlot ise çocukken hokkabaz olmak istiyormuş, derken bir teknik üniversitenin sıralarına oturunca yoldan çıkmış ve matematikçi olmuş. 
Çizerimiz Junli Song, Chicago yakınlarında yaşıyor. Güneş Dünya’nın etrafında dönmüyor olabilir, ama çizerimizin yarattığı olağanüstü serigraf baskıları ve şiirsellik yüklü gravürleri görseydi belki de yeniden görmek için dönerdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86906</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f3e7e95-935e-410d-b414-99d998118377.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekolojik İktisatta Kalkınma Sorunu - Karşılaştırmalı Bir İnceleme</image:title>
            <image:caption>Dünyadaki iktisadî yaklaşımları ekoloji ile uyumu açısından ele alarak irdeleyen Ekolojik İktisatta Kalkınma Sorunu, 1970’lerden günümüze kalkınma konusundaki görüşleri karşılaştırmalı olarak ele alıyor, eleştiriyor ve derinlemesine analiz ederek bir senteze varmaya çalışıyor. Bunu yaparken ekolojik iktisadın ‘büyümeme’ (degrowth) gibi kavramlarını yeniden ele alıyor ve tanımlarını sorguluyor. Kitapta özellikle doğa kavramının kalkınma iktisadı yaklaşımlarında yer edinememesi, canlı ve döngüsel bir varlık olarak yer bulamaması üzerine ayrıntılı analizler yer alıyor.

Kitap, ana akım iktisadın yanı sıra, ana akım iktisada eleştirel yaklaşan diğer iktisadî görüşleri de ekolojik iktisat penceresinden eleştiriyor. Kalkınma okullarının çevre ve doğa hakkındaki analizlerinin ne kadar farklılaşsalar da ekolojik açıdan yoksunluk noktasında nasıl birleştiklerini ortaya koyuyor. Kitap, 21. yüzyılda güncel gelişmeler ışığında ekolojik bakış açısının iktisadî düşünce üzerinde ne kadar mühim etkiler yaratacağının sinyallerini açıkça gösteriyor.
Ekolojik İktisatta Kalkınma Sorunu, sürdürülebilir kalkınma mefhumunu yepyeni bir ekolojik iktisat bakış açısıyla özgün bir şekilde yorumluyor ve iktisadî düşüncede yeni ufuklar arayışına giriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86907</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1122951e-1515-4cd7-a738-ef17a1796905.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaşkay Türkçesi Grameri</image:title>
            <image:caption>Giriş 
1.Kaşkaylar Ve Kaşkay Türkçesi
 
Ses Bilgisi 
1. Ünlüler 
2. Ünsüzler 

Şekil Bilgisi 
1. Ekler 
2. Kelime Türleri 

Sonuç 
1. Kaşkay Türkçesinin Bazı Karakteristik Özellikleri 
Kaynakça 

Ekler 
1. Kaşkaylar Ve Kaşkay Türkçesi İle İlgili Türkiye’de Yapılan Bazı Çalışmalar 
2. Fotoğraflar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86908</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6180a4fa-6f77-4433-a8f4-3b603f5ed0ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Psiko Motor Gelişim</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
BÖLÜM I: PSİKO-MOTOR GELİŞİME GİRİŞ 
BÖLÜM II: TEMEL KAVRAMLAR 
BÖLÜM III: GELİŞİM KURAMLARI 
BÖLÜM IV: DOĞUM ÖNCESİ DÖNEM 
BÖLÜM V: BEBEKLİK DÖNEMİ(UTERUS İÇİ VE 0-12 AYLAR) 
BÖLÜM VI: İLKEL HAREKETLER DÖNEMİ(0-2 YAŞ) 
BÖLÜM VII: GENEL HAREKETLER DÖNEMİ (3-6 YAŞ) 
BÖLÜM VIII: SPORA YÖNELİK HAREKETLER DÖNEMİ (7-14 YAŞ) 
BÖLÜM IX: ERGENLİK DÖNEMİ (11-17 YAŞ) 
BÖLÜM X: GENÇLİK DÖNEMİ (13-20 YAŞ) 
BÖLÜM XI: YETİŞKİNLİK DÖNEMİ (20-30/40 YAŞ) 
BÖLÜM XII: ORTA YILLAR DÖNEMİ (30-40/65 YAŞ) BÖLÜM XIII: YAŞILIK (65-85 YAŞ) VE İLERİ YAŞLILIK DÖNEMİ ( 85 YAŞ VE ÜSTÜ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86909</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af89664b-eb0c-48e8-98f7-5e344806361e.jpg</image:loc>
            <image:title>Siber Aylaklık</image:title>
            <image:caption>Siber Aylaklık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86910</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba00bf7f-698d-4ae2-b176-3cd1ae0ba09b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Bilimler Çerçevesinde Güncel Alan Araştırmaları</image:title>
            <image:caption>Sosyal Bilimler Çerçevesinde Güncel Alan Araştırmaları.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86911</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebb407ae-e922-4222-85ca-34bdcf96b86c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Bilimler Perspektifinden Güç (Cilt III)</image:title>
            <image:caption>Sosyal Bilimler Perspektifinden Güç (Cilt III)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86912</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4143ea6-d472-484a-921a-832df3414640.jpg</image:loc>
            <image:title>Stratejik Pandemi Yönetimi Co*vid19 ile İlgili Sektörel Görgül Araştırmalar</image:title>
            <image:caption>Stratejik Pandemi Yönetimi Co*vid 19 ile İlgili Sektörel Görgül Araştırmalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86913</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ba0a823-992f-4096-9764-d15063e527db.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Borç Laffer Eğrisi</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;de Borç Laffer Eğrisi Teori ve Uygulama.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86914</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed458793-0fa6-4349-801d-be42ab00f482.jpg</image:loc>
            <image:title>Yatırım Analizi ve Portföy Yönetimi</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM I Yatırım Ortamı ve Piyasanın Oyuncuları 
BÖLÜM II Menkul Kıymet Borsaları 
BÖLÜM III Türkiye’de Sermaye Piyasası Faaliyetleri ve İstanbul Menkul Kıymetler Borsası 
BÖLÜM IV Paranın Rolü, Faiz Oranları, Getiri Eğrileri ve Faiz Oranının Yapısını Açıklayan Teoriler 
BÖLÜM V Portföy Risk ve Getirisi 
BÖLÜM VI Etkin Sınır ve Portföy Seçimi 
BÖLÜM VII Sermaye Varlıklarını Fiyatlama Modeli (CAPM) 
BÖLÜM VIII Faktör Modelleri ve Arbitraj Fiyatlama Teorisi 
BÖLÜM IX Etkin Piyasalar Hipotezi 
BÖLÜM X Hisse Senetleri ve Borsa İstanbul ve Hisse Senetleri Piyasasında Alım Satım İşlemleri 
BÖLÜM XI Hisse Senetlerinin Değerlemesi 
BÖLÜM XII Tahviller ve Diğer Sabit Getirili Menkul Kıymetler 
BÖLÜM XIII Tahviller ve Diğer Sabit Getirili Menkul Kıymetlerin Değerlemesi 
BÖLÜM XIV Temel Analiz 
BÖLÜM XV Finansal Tablolar Analizi 
BÖLÜM XVI Teknik Analiz 
BÖLÜM XVII Portföy Yönetim Stratejileri 
BÖLÜM XVIII Vadeli İşlem Sözleşmeleri 
BÖLÜM XIX Opsiyon Sözleşmeleri ve Opsiyon Piyasaları 
BÖLÜM XX Opsiyon Değerlemesi 
BÖLÜM XXI Portföy Performansının Ölçülmesi 
BÖLÜM XXII Davranışsal Finans ve Bireysel Yatırımcılar 
BÖLÜM XXIII Risk Yönetimi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86915</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a18745e-ca61-4ff7-89f8-eec5a6b8d885.jpg</image:loc>
            <image:title>Açık Bankacılık Finansal Sistemin Dönüşümü</image:title>
            <image:caption>Açık Bankacılık Finansal Sistemin Dönüşümü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86916</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8428432-5242-4b1e-b30d-98759651d429.jpg</image:loc>
            <image:title>Current Researches in Money and Capital Markets</image:title>
            <image:caption>Current Researches in Money and Capital Markets.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86917</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03ba7995-6509-4eb8-b8bb-ac00c50cd991.jpg</image:loc>
            <image:title>Davranışsal Finans</image:title>
            <image:caption>Davranışsal Finans.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86918</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/add7c463-9ff6-4723-b3cb-adc1f8865558.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Çağda İşletmenin Gücü - Dağıtım</image:title>
            <image:caption>Dijital Çağda İşletmenin Gücü : Dağıtım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86919</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f12c254-cf24-427c-8128-b1a8762a68e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygusal Ekonomi</image:title>
            <image:caption>Duygusal Ekonomi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86920</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad23d9cb-e596-4693-8f89-9a2220ab4c71.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Halka Arzlarda Piyasa Anomalileri ve Piyasa Zamanlaması</image:title>
            <image:caption>İlk Halka Arzlarda Piyasa Anomalileri ve Piyasa Zamanlaması.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86921</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37b6167d-c5f1-4738-84f5-b6b8f86b4f09.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Tarihi I</image:title>
            <image:caption>İslam Tarihi I.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86922</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40f26e50-b43f-49f4-8cfc-d59905bbf497.jpg</image:loc>
            <image:title>Şuursuz</image:title>
            <image:caption>Mücadeleyle geçen ömrümüzde beynimizin muhakeme gücünü, bizlere öğretilenlerle ne kadar gerçek ve sağlam temeller üzerine kurabildik, kurabiliyoruz? Geliştirdiğimiz muhakeme ne kadar doğru? Öğrenip benimsediklerimizin temelleri ne kadar sağlam? Ne kadarı dışlanma korkusuyla kabullenilmiş gerçeklerden, ne kadarı bizleri sindirme maksatlı dayatmalardan oluşuyor? Matematiğin bizlere tanıtılan doğrularla gerçeklik arasındaki farkı ortaya koymadaki rolü ne? 

Meriç Yılmaz, Şuursuz romanıyla düşünen beyinlerin gün geçtikçe derinleşen yalnızlığını dile getiriyor, dahi karakteri Ahmet aracılığıyla. Ve ezbere hayatların, ezbere konuşmaların, ezbere duyguların yaşandığı; şuursuzluğun prim yaptığı bir dünyada varoluşunuzun özünü nasıl koruyabileceğinizi sorgulatıyor… Elbette bunun üzerine kafa yormak isteyen okurlarına… 

Hazır olun; kitabın satırlarında ilerledikçe bedeniniz, zihniniz ve ruhunuz ciddi bir sarsıntı geçirecek! 
Bugüne kadar size öğretilenlerin öğretildiği gibi olmadığına tanıklık edeceğiniz bu kitap, Şuursuz, Fütursuz ve Lüzumsuz romanlarından oluşan Değer-siz üçlemesinin ilk kitabıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86923</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/348eb7b0-4dfe-4210-9a38-cb7890d3a2f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Trendeki Adam</image:title>
            <image:caption>Michael, hayatı raydan çıkmış, yıkılmış bir adamdır. İstasyonların arasında, peronların kör noktalarında, kimsenin bakıp görmediği bar tuvaletlerinin pis zeminlerinde kalakalmıştır. Yaşlanmıştır. Evi, işi, eşi, parası ve daha fazla yaşamak için hiçbir amacı yoktur. Michael, yaşadığı her şeyin suçunu çocukluğuna ve orada yaşadığı, geleceğini mahveden bir travmaya dayandırmaktadır. Fakat kaderinin önünde daha fazla eğilmemeye de kararlıdır: Bu gidişata artık bir nokta koyacaktır. Oysa son yolculuğunu planlarken, geleceğine bambaşka bir şekil verecek, hesaba katmadığı küçük bir ayrıntıyla karşılaşacaktır: Bir sonraki treni kaçırmasına ve hayatına bambaşka bir rayda devam etmesine sebep olacak, yeni insanlara dokunabilmesini sağlayacak on iki dakikalık bir rötar...   Tesadüflerin mucizesine inandıran etkileyici öyküsüyle, hayatın gerçeklerine ayna tutan Trendeki Adam, kendi sonunu &apos;&apos;elleriyle&apos;&apos; hazırlayan yalnız bir insanın içsel yolculuğunu, samimiyetle sayfalarına taşıyor. Okuru içine çeken anlatımıyla derinlikli bir romana imza atan Andrew Mulligan, umudun hiç umulmadık yerlerde ve umulmadık zamanlarda karşımıza çıkabileceğine işaret ederek yaşamı sıkı sıkıya kucaklıyor. Dedikleri gibi, treni kaçırmak bazen hayatınızı kurtarabilir...   &apos;&apos;Sevgiye giden en kestirme yol bu muydu? Kendinizi o kadar hırpalıyordunuz ki birileri size sevecen davranmak zorunda kalıyordu...&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86924</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29663577-8932-42ad-90d6-daa95c1b30ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Babamı Kim Öldürdü</image:title>
            <image:caption>Birtakım iç hesaplaşmalar içindeki yazar uzun zaman sonra çocukluğunun geçtiği, küçük, çirkin bir Fransız kentinde yaşayan babasını ziyarete gider. Karşısında bulduğuysa, erkeklerin duygularını bastırması ve sert olması gerektiğini savunan, bugün “toksik erkeklik” denen kültürün içine doğmuş, kendisine rol model olan birçok erkek gibi erkenden okulu bırakıp işçiliği değişmez bir kader gibi sırtlanarak fabrikalarda çalışıp ellisinde yatağa mahkûm olmuş, zavallı bir adamdır. 
Fransa’nın en etkili yazarlarından biri kabul edilen Édouard Louis bu kısa ve çarpıcı metinde mevcut düzenin grotesk gerçekliğini vurgularken, milyonlarca insanın hayatını etkileyip yöneten siyaset denen şeyin, siyasetçiler için aslında bir salon oyunundan başka bir şey olmadığını anlatıyor. 
“Louis’nin bir yazar olarak en güçlü yanı, olguları kimi zaman takıntı noktasına varacak kadar tutkulu bir şekilde hissetmesi ve hislerini nötrlemek yerine onları araştırmaya açık, felsefi bir zihinle analiz etmesidir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86925</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d4037e2-9f53-4873-87cb-a28f24953788.jpg</image:loc>
            <image:title>Kül Ezgileri</image:title>
            <image:caption>“Dağ başlarında çıldıran safkan bir rüzgâr çığlığı bu, 
Yüreğimi omuzlayan acılar ustalığında 
Ufukları bekliyorum papatya çiçekleriyle, 
Yüreğimdeki küllenmiş sevda iffetleriyle... 
Dehşetler anımsayan aklımda bir tek aşka yer kalmış 
Can yorgunluğuma hançerler çeken muazzam eller 
gerçekliği 
Gül kokuları üfleyen hayal güzelliği aklıma 
Damla damla ter gibi dökülüyor bütün güzel yüzler 
Köksüz günlere, 
Köklü çiçekler ekiyorum kalbimle. 
Unuttum bütün zor zamanların ölüm korkusunu 
Usul bir azap sızısı vurunca yüreğime Aşka uyarladım sevinç saatlerinin kurgusunu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86926</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a26fadb-83d5-4ec0-937e-8119c127eea5.jpg</image:loc>
            <image:title>Suç Dehaları - İntikam</image:title>
            <image:caption>Suç Dehaları / İntikam, The New York Times Çok Satanlar ünvanlı Gordon Korman’ın Suç Dehaları serisinin üçüncü ve son cildidir. 

Osiris Projesi klonları eski arkadaşlarından birinin ihanetine uğradıktan sonra bir kez daha kaçmaktadır. Eli’yle Tori ve Amber’la Malik iki gruba ayrılmış, gerçek dünyada hayatta kalma savaşı veriyorlardır. 

Amber’la Malik, Osiris Projesi’nin varlığını kanıtlayabileceğine inandıkları tek kişinin –Malik’in DNA bağışçısı olarak da bilinen azılı gangster Gus Alabaster’ın– peşine düşer. Ancak –gerçek bir aile edinme ihtimaliyle boş umutlara kapılan– Malik suç dünyasının içine çekilirken eylemleri Amber’la hayatlarını büyük tehlikeye sokar. 

Eli’yle Tori ise Osiris Projesi’nin en sıkı korunan sırrını –Eli’nin DNA’sının kime ait olduğunu– öğrenmeye çalışırken kendilerini daha da büyük komploların ortasında bulurlar. 

Yanlarında beklenmedik, yeni bir müttefikle, bir kez daha ülkeyi baştan başa aşacakları bu maceralarında dörtlü, eğer Osiris Projesi’ni tamamıyla sonlandırmak istiyorlarsa, kendi en kötü yönlerinin üstesinden gelmek için el ele vermek zorundalar. 
Suç Dehaları Serisine Övgüler: 

“Müthiş sürükleyici. Beklenmedik sürprizlerle dolu bir kitap… Kemerlerinizi bağlayın.” 
– James Patterson 

“Suç Dehaları, okurları harika espriler, şaşırtıcı gizemler ve sempatik karakterlerle dolu bir yolculuğa çıkarıyor.” 
– New York Times çok satan Fablehaven ve Five Kingdoms serilerinin yazarı Brandon Mull 

“Gizemlerle dolu, sonu tatmin edici, insanı saran bir kitap.” 
 – ALA BOOKLIST.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86927</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d6aec5d-9a3c-4704-b7cc-03663669f5c0.jpg</image:loc>
            <image:title>The Philosopher Oak</image:title>
            <image:caption>(Anooshirvan Miandji&apos;nin çok ilgi gören Filozof Meşe kitabını, İngilizce öğrenen, öğrenmeye çalışan ve okullarında İngilizce eğitim gören çocuklar için, Yasemin Yener&apos;in çevirisiyle İngilizce olarak sunuyoruz.) 
*** 
What happens if nobody does what they are supposed to do? What happens if we want someone else to carry our burdens? Is collective laziness good? What is the cost of self-indulgence? Can mistakes from the past be fixed? Isn’t accepting a mistake, a mistake in itself? What separates right from wrong? 
Why do some people not want to believe in truth? Why do some people like to live in pain instead of trying to fix the situation? Is suffering a destiny? Is thinking a hard business? Is gossiping a way of thinking? What awaits the society that does not criticize itself? 
 
Does standing alone mean to be mistaken? Is there another possibility for the ones who do not give up? If you are wondering the answers to some of these questions, you might have to read The Philosopher Oak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86928</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4487701b-0cb6-4a24-8d35-4e7b7ef00476.jpg</image:loc>
            <image:title>O Gece Her Şey Değişti (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Daima gerçekleri anlattım.
Ama bana kimse inanmadı. 
 
Jazmin’in hayatı o gece değişmişti. En yakın arkadaşı Becky, ilk görüşte âşık olduğu Icarus’la birlikte yüksek bir binadan atlamış ve yere çarpmak yerine sanki buharlaşıp uçmuştu. Tıpkı yıllar önce bir başka çiftin yaptığı gibi. Kasabada anormal olaylar yaşanıyordu ve tanıklar da en az kurbanlar kadar tehlikedeydi. 
 
“Kitap boyunca kartlar tekrar tekrar dağıtılıyor ve hikâyenin her yeni güzergâhı nefes kesiyor. Daha önce hiç böyle bir şey okumadım.” —Kiran Millwood-Hargrave


“O Gece Her Şey Değişti, her ne biçimde olursa olsun aşkın ve insan olmanın ne demek olduğunu gösteriyor.” —Jane Etheridge 
 
“Bu gizemli hikâye, detaylı ve etkileyici çizimleriyle sizi büyüleyecek. Stranger Things hayranları için ilginç ve alışılmadık bir bilimkurgu-romans kitabı.” —South Wales Evening Post 
 
“Etkileyici illüstrasyonlar ve birden çok anlatıcıyla, çok katmanlı bir okuma deneyimi sizleri bekliyor.” —Bookseller 
 
“Toplumsal sorunların bilimkurguyla yoğurulduğu bu büyüleyici romanı elinizden bırakamayacaksınız!” —School Library Association 
 
“Genç Yetişkin alanında zekice yazılmış bilimkurgular, özellikle de içinde aşk olanları asla yeterli değilken Sally Gardner imdada yetişiyor.” —Book Witch 
 
“Eğer bilimkurgu hayranıysanız, bu kitabı da seveceksiniz.” —The Roaring Bookworm 
 
“Öyle tahmin edemeyeceğim bir yönde ilerledi ki tek oturuşta bitirdim.” —Dyslexic Reader</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86929</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9115f6d8-2dbf-4967-b6b7-3fb6d16d119d.jpg</image:loc>
            <image:title>Salgın</image:title>
            <image:caption>Dünyayı Kasıp Kavuracak Çin Virüsünü Önceden Tahmin Eden Roman!
2018 Kirkus Kurgu Ödülü
2018 Locus En İyi İlk Roman Ödülü Adayı
2019 PEN/Hemingway En İyi Çıkış Romanı Ödülü Finalisti
NPR, The New Yorker, Amazon, New York Times The Paris Review, Buzzfeed, Chicago Review of Books, Huffpost, Bustle’a göre 2018 Yılının En İyi Kitaplarından Biri!
Salgının Ciddiyeti, Hangi Haber Kaynağının Takip Edildiğine Göre Değişiyordu.
Dünyanın sonu gelmiş olabilir. Ama Y kuşağına mensup bir işkolik olan Candace Chen için bu durumun pek bir şey değiştirdiği söylenemez.
Göçmen anne babasının ölümünün ardından düştüğü boşluğu doldurmak için kendisini işinin rutinine bırakan Candace Chen, korkunç bir salgın New York’u kasıp kavurmaya başladığında tam da bu sebeple bu duruma pek dikkat etmez. Fakat Shen Humması yayılmaya devam eder. Aileler şehri terk eder. Metrolar çalışmayı bırakır. Şirketler, arkasında ofisin işlerini halletmesi için bir iki kişiyi bırakarak salgın sonrası dönmek üzere ofislerini kapatırlar.
Chen de büyük bir tazminat vaadiyle ofiste kalmaya karar verenlerdendir. Bir başına kalan Chen, terk edilmiş haldeki ürkütücü New York’un bomboş sokaklarını fotoğraflamaya başlar ve bu fotoğrafları NY Hayaleti ismindeki bloğunda paylaşır.
Gelgelelim Chen’in tek başına uzun süre hayatta kalması mümkün değildir. Başlarında iktidar özentisi bir bilişimci olan Bob’un bulunduğu bir grupla yolu kesişen Chen, kendisi ve geleceği için en iyisinin ne olduğuna karar vermek zorunda kalacaktır.
Günlük ritüellerin, rutinlerin ve kaçırılan fırsatlar üzerine düşünen Salgın, yeni nesiller için farklı bir kıyamet senaryosu sunuyor.
“Bir salgının insanlığın büyük kısmını yok etmesinin ardından hayatta kalmış bir kadının hikâyesi ile salgının öncesini dönüşümlü olarak anlatan, çok iyi yazılmış bir kıyamet sonrası anlatısı. İlgi çekici, derinlikli bir başkarakter.” –Roxane Gay
“Ling Ma’nın kıyameti dehşet, mizah, öfke ve merhametle tıka basa dolu… Zekice tasarlanmış ve aklınızdan çıkmayacak bu kitabı elinizden düşürmeyeceksiniz.” –Samantha Hunt
“Salgın, Y kuşağı hakkında şimdiye dek yazılmış en iyi roman.” –New Yorker</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86930</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b821c2c2-63f5-4bd9-a4c2-b6bcfdeb6a1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı&apos;nın Bir Kulu</image:title>
            <image:caption>Modern Amerikan edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan, sıklıkla Herman Melville ve William Faulkner gibi ustalarla kıyaslanan Cormac McCarthy kariyeri boyunca Güney gotiği, Western ve postapokaliptik türlerde verdiği birbirinden başarılı eserlerle Pulitzer, Ulusal Kitap, Ulusal Kitap Eleştirmenleri Ödülü ve MacArthur Dâhi Bursu gibi ödüllerin sahibi oldu. Üçüncü romanı Tanrı’nın Bir Kulu 1973’te yayımlandığında “birçok sahnesinin halüsinasyona benzer bir gücü var, akla kazınıyorlar” diye yorumlandı. 
 
Mazisi ırkçılıkla harmanlanmış topraklar. Doğu Tennessee. Lester Ballard ailesinden kalan toprakları kaybeder önce. Toplumdan koptukça dağlara, mağaralara döner yüzünü. Münzevidir, seri katildir artık. Seksin, ölümün heyulası. İnsanın, tabiatın ve Tanrı’nın adaletinden kaçıp medeniyetten intikam alan bir yeraltı canlısı. 
 
Ülkenin, tarihin, insanlığın doğurduğu bir canavarın anlatıldığı Tanrı’nın Bir Kulu gözleri karanlıkta kırmızı mücevherlere benzeyen şahinler kadar ürkütücü bir yaşamın romanı. 



“McCarthy’nin romanları, şiddet yoluyla yenilenme, Güney pastorali, kutsal avcı figürü ve uçsuz bucaksız Batı toprağını fethetmeye çıkan sınır kâşifleri gibi Amerika’nın temel mitleriyle derinden ilintilidir.” –James Wood 
 
“Cormac McCarthy fazlasıyla hayran olduğum yazarlardan.” –David Foster Wallace</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86931</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/687b5e5e-f74a-428c-bd8b-eb9d41b9df98.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Dünyamız 179 Kasım - Aralık 2020</image:title>
            <image:caption>Sanat Dünyamız dergisinin 179. sayısı çıktı. Derginin bu sayısının kapağında Evin Sanat Galerisi’nde “Saydam Şehrin İçinden” adlı sergisi 28 Kasım’a dek görülebilecek olan sanatçı Setenay Alpsoy yer alıyor. Dergide Uras Kızıl imzalı bir yazıda, sanatçının pratiği ve sergisi çok yönlü olarak inceleniyor. 
Dirimart’taki kişisel sergisi 8 Kasım’a dek devam eden güncel sanatın en önemli isimlerinden Sarkis, geniş bir söyleşide son dönem çalışmalarını ve sergisini Özlem Altunok’a anlatıyor. 
Ayrıca Arter’de devam eden “Dinleyen Gözler İçin”, “Gökcisimleri Üzerine” ve Alev Ebüzziya’nın kişisel sergisi “Tekerrür”, SALT’ta devam eden “İmparatorluklar Arasında, Sınırlar Ötesinde” sergisi üzerine birer inceleme yazısı okurları bekliyor. 
Kunsthaus Hamburg’da devam eden “The Futureless Memory” sergisi üzerine bir eleştiri yazısı da derginin başlıkları arasında. 
Amsterdam merkezli sanat mekânı Framer Framed’de süren ve Bosna Katliamı üzerinden şiddetin temsiline odaklanan sergisi vesilesiyle küratör Natasha Marie Llorens’i ise Nesli Gül Durukan bir söyleşide konuk ediyor. 
“Eleştiri Dizisi”nde Semih Fırıncıoğlu sanatta yeni kavramının işleyişini konu ediniyor. “Açıklaya Açıklaya Sanat” dizisinin dördüncü yazısında ise Süreyyya Evren nasıl bir çevrimiçi sanat ve eleştiri istediğimizi araştırıyor. Bu yazıya eleştirmen Elisabeth Lebovici ile profesör Patricia Falguières’in sanat eleştirisi üzerine bir yazısı da eşlik ediyor. 
Dergide Sanat Kütüphaneleri söyleşi serisi, Bilkent Üniversitesi Kütüphanesi- Sanat Koleksiyonu ile, Sanat İnisiyatifleri Söyleşi serisi ise, Ortaformat ile sürüyor. 
Dergide ayrıca tiyatro meraklılarını da tiyatro festivali direktörü Leman Yılmaz’ın söyleşisi bekliyor. 24. İstanbul Tiyatro Festivali üzerine olan söyleşide Yılmaz, festival programını ve festivalin son dönem tiyatrolardaki gelişmelere bakışını detaylı olarak açıklıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86932</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2d2603a-5c21-42cd-95e9-ff0bc9c196a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Harfleri Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Okuma ve yazma süreci birçok bilişsel becerinin öğrenildiği temel bir alandır. Bu nedenle temel ses farkındalığı çalışmalarında çocuklarımıza görsel-işitsel farkındalık ve beceri kazandırmanın yanında küçük kas gelişimi ile yazma becerisini de desteklemeye yönelik çalışmaların bulunduğu Harfleri Öğreniyorum kitabımızdan, tüm anasınıfı ile ilkokul birinci sınıflarda uygulanacak sınıf içi ve ev çalışmalarında yararlanabilirsiniz. 
Birinci sınıf, öğrenme yolculuğunda okuma yazma ile birçok alana aynı anda adım attığımız uzun bir yolculuğun başlangıcıdır. Bu yolculuğa sağlam ve güvenilir bir başlangıç yapabilmeleri için öğrencilerimizin okuduğunu anlamalarını sağlayan, görsel okumadan anlamlı okumaya geçişlerini hızlandıran bir çalışma ile başlamaları, Harfleri Öğreniyorum kitabımıza temel hedef olarak konulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86933</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/990fa661-2e38-4b33-984d-a2c4d1f22632.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtuluş Savaşı Kahramanları Seti(5 Kitap)</image:title>
            <image:caption>KURTULUŞ SAVAŞI KAHRAMANLARI SETİ (5 Kitap)
1) Çete Ayşe
2) Şahin Bey
3) Kara Fatma
4) Kâzım Karabekir
5) Yörük Ali Efe 

Hepimizin içinde bir kahraman vardır. Bu kitap serisi, içimizdeki kahramana sesleniyor.  Öykülerin diliyle 
İnanç 
Fedakârlık 
Sabır 
Azim 
Ümit 
Vefa 
duygularını canlandırıp içimizdeki kahramanı uyandırıyor.  İyi insanlar beyaz atlara binip gittiğinden beri içimizde uyuyan kahramanın uyanıp silkinme vakti gelmedi mi? Çünkü dünyada çok fazla kötülük var. İsimsiz kahramanlara, güzel insanlara ne kadar da muhtacız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86934</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4be0a9d1-4703-4ef8-9051-3e58b0a3dd26.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Tarih Oyunu 2.0 - Göbeklitepe&apos;nin Heykeli</image:title>
            <image:caption>Ufuk ve Gökçe’yi unutamayacakları bir yaz tatili beklemektedir. Arkeolog anne babalarıyla birlikte Göbeklitepe’ye giden iki arkadaş, UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan ve 12 bin yıllık geçmişiyle herkesi büyüleyen bu gizemli tarihi alanı birlikte keşfedecektir. Ufuk’un bilgisayar oyunu Neolitik Dönem ve Çatalhöyük maceralarının kapısını aralarken, iki kafadar acaba kayıp heykelin izini bulabilecek midir? Gizemli Tarih Oyunu dizisinin ikinci kitabı Göbeklitepe’nin Kayıp Heykeli, arkeoloji, tarih ve doğayla iç içe bir maceraya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86935</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46b68e6d-d309-44df-93ca-4a53f8430fdd.jpg</image:loc>
            <image:title>Can&apos;ın Sıkıntısı</image:title>
            <image:caption>Can, canının sıkılmasından çok korkardı ve can sıkıntısının bir numaralı düşmanı, içinde tabletiyle kulaklığının olduğu “sıkıntıkovar” çantasıydı. Dışarı çıkacakları zaman annesi ilk iş, 
bu çantayı kapının yanında hazır ederdi. 
Bir gün doktor randevusuna giden Can ve annesi, muayenehaneye vardıklarında “sıkıntıkovar” çantasını evde unuttuklarını fark ettiler. Bu, Can için korkunç bir şeydi! Annesi doktorun yanındayken, tableti ve kulaklığı olmadan Can ne yapacaktı? 
Kesin canı çok ama çok sıkılacaktı! 
En azından Can öyle sanıyordu... 
 
Sevilen yazarımız Dicle Keskinoğlu’ndan tablete ya da 
telefona düşkün çocuklar için anlamlı ve etkileyici bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86936</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b8663d1-6464-4017-af3b-640614719bad.jpg</image:loc>
            <image:title>Dalgıç- Meslekleri Öğreniyorum 5</image:title>
            <image:caption>Evde çok sıkılan bir çocuk, babasıyla limana gidiyor. 
Aa, o da ne? Ayaklarında palet olan biri var, balıkların fotoğrafını çekiyor. 
Adına dalgıç denilen bu insanlar denizin içinde nasıl nefes alıyor? 
Sevilen yazar Koray Avcı Çakman, Meslekleri Öğreniyorum Serisi’nin beşinci kitabında çocukları denizin derinliklerine davet ediyor. Sualtı yaşamı inceleyen çocuklar, dalgıç nedir, ne iş yapar öğreniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86937</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1b10a25-c650-4efc-9e80-0b4e8b7e93b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap-lık 212 Kasım – Aralık 2020</image:title>
            <image:caption>Kitap-Lık 212  Kasım – Aralık 2020</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86938</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6325ca1-2a29-4ba6-a2a8-e05158d14b7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Sorular Kitabım - Hayvanlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Büyük Sorular Kitabım serisi Büyük Sorular Kitabım - Hayvanlar kitabıyla devam ediyor. 
Bu yepyeni kitap hayvanlar âlemi üzerine 8 konuya ayrılmış resimli sorular ve bunların resimli yanıtlarıyla, okuma serüveninde emeklemeye başlayan meraklılara hem bilgilenecekleri hem eğlenecekleri rengârenk görsel bir şölen sunuyor. Sorulara ve yanıtlara eşlik eden 150’yi aşkın sevimli resim miniklerin hayvanlarla ilgili merak ettiklerini öğrenmesine yardım edecek… 
Evde, Bahçede, Denizde, Çiftlikte, Ormanda, Savanada, Buzullarda Olağanüstü hayvanlar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86939</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33199128-bd63-4366-b7ca-e3571259210d.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa Şark&apos;ı Bilmez</image:title>
            <image:caption>Bu önemli çalışma Şarkiyatçılığa şimdiye kadar yaklaşılmamış bir açıdan bakıyor: Edward Said ve diğer çağdaş düşünürlerin Batı’nın Doğu’ya yaklaşımını eleştiren görüşlerini ele alıyor ve Osmanlı-Türk aydınlarının onlardan çok daha önce, 19. yüzyıl sonlarından itibaren bu konudaki tespitlerini ortaya koyuyor. Avrupa Şark’ı Bilmez, Şarkiyatçılığa “Şark”ın kendisinin verdiği cevaplar konusundaki kaynak eksikliğini tamamlayan değerli bir kitap.
Rashid Khalidi
Modern Arap Araştırmaları Edward Said Profesörü
Columbia Üniversitesi Tarih Bölümü
Avrupa Şark’ı Bilmez, Zeynep Çelik’in uzman bakışı ve bilgi birikimiyle bir araya getirilmiş, gelecek kuşaklara yol gösterecek bir giriş yazısıyla açılan çok önemli bir kitap. Çelik’in yapıtı geç dönem Osmanlıların ayakları yere basan, entelektüel, kozmopolit bir dünyasının olduğunu, hem “modernite projeleri”ne katıldıklarını hem de Avrupalı bilim insanlarının “Şark” konusundaki varsayımlarını keskin bir eleştirel gözle değerlendirdiklerini gösteriyor. Böylece 19. yüzyılın Şarkiyatçı kuramcılarına karşı çıktığı gibi, Şark’ın kuramsal kurtuluşunu Avrupa-Amerika entelektüel düşüncesinin evrenine yerleştiren bazı 21. yüzyıl düşünürlerinin görüşlerini de sarsıyor.
Jerrilyn Dodds
Harlequin Adair Dammann İslam Araştırmaları Profesörü
Sarah Lawrence College
Avrupa Şark’ı Bilmez, öfkeli Osmanlı ve Türk aydınlarının Şarkiyat eleştirilerini bir araya getiriyor ve Zeynep Çelik kitap için seçtiği metinleri giriş yazısında ustaca tanıtıyor. Çelik’in çalışmaları, Osmanlı İmparatorluğu ve Ortadoğu’nun modernleşmesini anlamak için şart.
Orhan Pamuk
Edward Said’in çığır açıcı yapıtının Şarkiyatçılığı emperyalizmin anahtar tekniklerinden biri olarak tanımlamasından bu yana, yerel direnişin ifadelerini ele alan fazla çalışma yapılmadı. Zeynep Çelik’in kapsayıcı giriş yazısına eşlik eden alıntılar Şarkiyatçılık eleştirilerine ek olarak imparatorluk ve milliyetçilik düşlerini seslendiriyor. Bu metinler, geç dönem Osmanlı İmparatorluğu ve erken dönem Türkiye Cumhuriyeti’nde Batı’nın kültürel egemenliğine karşı entelektüel tartışmaların ne kadar zengin ve canlı olduğunu sergileyen büyüleyici bir okuma sunuyor. Avrupa Şark’ı Bilmez, Şarkiyatçılık çalışmalarına katkıda bulunacak ve bu alandaki araştırmacılar ve eğitimciler için önemli bir kaynak kitap olacak.
Selim Kuru
Yakın Doğu Dilleri ve Uygarlıkları Doçenti ve Bölüm Başkanı
Washington Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86940</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/122bfdd8-005a-4041-a7f8-417a3958b988.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar (0-18) İçin Kültürel Miras Çalışmaları Çalıştayı, Bildiriler</image:title>
            <image:caption>Çiğdem Maner ve Özlem Dengiz Uğur tarafından yayına hazırlanan kitap, kültürel miras konusunda hem Türkiye’den hem de dünyadan örnekler sunularak, Türkiye’de bu konuda çalışanlar için yeni fikirlerin oluşması ve sürdürebilir kültürel miras eğitiminin desteklenmesi amacıyla 14-15 Kasım 2019’da VEKAM tarafından gerçekleştirilen Çocuklar için Kültürel Miras Çalışmaları Çalıştayı’nda sunulan bildiriler ve atölye metinlerinden oluşmaktadır. Ülkemizde ve dünyada çocuk ve gençlere yönelik kültürel miras eğitimlerinin ele alındığı bildirileri kaleme alan araştırmacıların düzenlediği atölyeler, farklı platformlarda yürütülen kültürel miras çalışmalarının çeşitliliğinin ve zenginliğinin, sunumların temalarıyla paralel içeriklerle deneyimlenmesini sağlamıştır. Çocuklara yönelik kültürel miras eğitimi çalışmaları yürütenler için yöntem açısından başvuru kaynağı niteliği taşıyan bu kitabın aynı zamanda bu alanda özgün örneklerin görülebileceği bir rehber olarak kullanılması hedeflenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86941</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1878a2c3-0862-4c44-9fc6-c41d80fb2862.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne - Ada (Bezciltli)</image:title>
            <image:caption>Kızıl saçlı kahramanımız Anne’in yaşıyla birlikte büyüyen hayallerine, umutlarına, ilk kalp ağrılarına tanıklık etmeye ve değişen dünyayı bir kez daha bu tatlı kızın penceresinden izlemeye hazır mısınız?

Nihayet hayallerinin başlangıcında, Redmond Üniversitesi’nin kapısının önünde olan Anne Shirley, bavulunu kapıp çocukluğuyla beraber çok sevdiği Avonlea’ye de veda etmiştir. Hem eski hem de birbirinden farklı ve eğlenceli yeni dostlarıyla hayatın hiç bilmediği yönlerine tanık olurken, ona asla unutamayacağı acı dolu dersler veren bir tecrübe de dâhil olmak üzere, birden çok sürprizle karşılaşır. Yine de günün sonunda dostları yanında olduğu sürece gözyaşları bir kez daha kahkahalara dönüşür. Öte yandan elbette Gilbert Blythe da hâlâ Anne’in kalbinin peşindedir ve Anne Shirley’nin artık o önemli kararı vermesi gerekmektedir. Yüreği aşka yelken açmaya gerçekten hazır mıdır?

L. M. Montgomery’nin ölümsüz kaleminde hayat bulan ve Anne with an E isimli Netflix dizisine de ilham olan Yeşilin Kızı Anne, yolculuğuna kaldığı yerden serinin üçüncü kitabı Yeşilin Kızı Anne Ada ile devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86942</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d044b0d-60ee-41cb-8129-4a88d9fa10ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurmacanın İnşası</image:title>
            <image:caption>“Doğuştan yetenek” diye bir şey var mı? Oyun yazarlığı için doğuştan yetenekli mi olmak gerekir? Yoksa herkes eğitim yoluyla oyun yazarı olabilir mi? Yaratıcılığın, hayal gücünün, yazma becerisinin doğuştan gelen bir yetenek olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. Fakat kimse doğduğunda herhangi bir sanat yeteneğiyle doğmuyor. Kendindeki yeteneği zamanla fark ediyor, üzerine gidiyor, fazlasıyla çalışarak, yeteneğinin bir esere dönüşmesi için zaman ve emek harcıyor. Doğuştan gelen yetenek -eğer varsa- tek başına yeterli de değildir zaten. Söz konusu alanda bilgi birikimi, teknik eğitim ve gerekli çaba gösterilmezse tesadüfler dışında ortaya iyi bir eser koymak pek mümkün değildir. Eğer bir konuda yeteri kadar istek duyuyorsanız ve isteğinizi elde etmek için sabırla ve haz alarak çalışıyorsanız “yeteneğiniz” var demektir. Kurmacanın İnşası, oyun yazarlığı için bu yeteneğinizi keşfetmeye, pratiğe dökmeye dönük ipuçları taşıyan sistematik bir yazma ve okuma yöntemidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86943</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:00:16+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/358bb776-a5d4-4572-9bc8-991aea019962.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Deli Derviş - Yazyalnızı</image:title>
            <image:caption>“Bir ara kıyıya takıldı gözüm. Çırılçıplak bir çocuk vardı. Yan yan yürüyordu, yere bakarak. Bir yengeç olmalıydı yerde. Bakıp öykündüğü. Başımı çevirmiş iskambil oynamaya gidenlere bakmıştım. Dümdüz yürüyorlardı. ‘Bilmesem sizin de bir zamanlar yan yan, düşe kalka, yalan yanlış yürüdüğünüzü...’ diye söylenmiş, ufaklık gibi yürüyerek yanına gitmiştim. Şimdi de bu kalabalık caddede yan yan yürüsem yengeç gibi, o çıplak ufaklık gibi. Sonra da olacakları, dostlarımla gittiğim tatlıcıda oturup, Gözleri Gece’ye yazsam.”  
 
Behçet Çelik, ilk iki öykü kitabının bir araya getirilmesiyle oluşan bu kitapta yalnızlığıyla baş etmeye çalışanların, uzaktan uzağa âşık olup düş kuranların, kendinden bir nebze uzaklaşmak isteyenlerin, yaşamın çıldırtan tekdüzeliğinden bunalanların, işsizliğin ve belirsiz geleceğin yarattığı boşlukta kaybolanların, dost sohbetlerindeki samimiyeti arayanların hikâyelerine kâh ince bir keder kâh ince bir ironi içeren üslubuyla hayat veriyor. İki Deli Derviş / Yazyalnızı, ustalıkla örülü özgün bir edebi evreni müjdeleyen ilk öykülerin sıcacık buluşması.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>