﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127669</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f0e418e-4aef-4fbf-b62b-61452dc98474.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırlardan Gelecekler</image:title>
            <image:caption>Editörlüğünü Özge Güneş ve İlkay Öz&apos;ün yaptığı &quot;Kırlardan Gelecekler: 21. Yüzyılda Tarım ve Antikapitalist Perspektif&quot;, kırsal-tarımsal alandaki sistemik sorunların görünümünü sunma ve bu sorunlara antikapitalist yanıtların neler olabileceğini tartışma amacını taşıyor. Kitap, sermayenin kırsal alana yönelik saldırılarının tarihsel kökenlerini ele alırken, köylülük, tarımsal yapılar, mülksüzleşme ve proleterleşme süreçlerini tartışıyor; neoliberal politikaların bu alanlarda yarattığı yıkıcı etkileri gözler önüne seriyor. Farklı disiplinlerden akademisyenler ve kırsal alanın öznelerinin katkılarıyla hazırlanan bu derleme, alternatif bir kırsal yaşamın ve üretim biçimlerinin nasıl inşa edilebileceğine dair ipuçları sunuyor. Türkiye&apos;de kırsal alanlarda yaşanan hızlı dönüşüm ve köylülerin verdiği mücadelelere dair güncel örnekler içeriyor. Zülküf Aydın, Metin Özuğurlu, Deniz Pelek, Coşku Çelik, Tayfun Özkaya, Ali Bülent Erdem gibi yazarların makaleleri, tarımın küresel sermaye birikimi için nasıl bir araç haline getirildiğini analiz ediyor. Agroekoloji, kadın emeği ve gıda egemenliği gibi konularda alternatif arayışları tartışmaya açıyor. Hem akademik çevreler hem de tarım ve kırsal mücadelelere ilgi duyan herkes için önemli bir kaynak olan bu kitap başka bir kırsalın mümkün olduğuna dair bir umut sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127670</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e571b40-7365-4904-90ab-c261c5025012.jpg</image:loc>
            <image:title>Sadece Yaşayıp Yazdıklarım</image:title>
            <image:caption>Beşir Atalay… 
Akademisyen, yönetici, stratejist, siyasetçi… 
Türkiye’nin özellikle 1950’den bu yana içinden geçtiği siyasi, sosyo-kültürel ve ekonomik süreçleri, duyarlı bir özne olarak idrak etmiş tahlilci bir kişilik. Şahsi hayatındaki değerleri hayatının bütün alanına yaymaya çalışan inançlı bir idealist. Çocukluğundan başlayarak bugüne ilerlerken tarihsel değeri yüksek ayrıntıları gün yüzüne seriyor. ‘Sadece Yaşayıp Yazdıklarım’ aynı zamanda bir neslin entelektüel hikâyesi. 
 
‘Kendi anılarımı yazmayı planlarken, olayların dizilişini hayat hikayesi merkezli, ama asıl olarak daha geniş bir çerçevede, yaşadığım dönemin veya bazı dönemlerin toplumsal ve siyasi şartlarının anlaşılmasına katkıda bulunmayı amaçladım. O sebeple olaylar kadar, hatta bazı yerlerde onlardan daha çok dönemin şartlarını irdelemeye çalıştım. Bu anlamda yaşadığım dönemin, benim bakışımla, özet bir toplumsal 
ve siyasi tarihi de denilebilir.’</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127671</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb9ba2e1-a4c4-42a2-8738-84f25cc71924.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyadan Yansımalar 2: Çalışmak ve Yaşamak</image:title>
            <image:caption>Çalışmak için mi yaşamalı yoksa yaşamak için mi çalışmalı? 
Fransız çizer Fabien Toulmé, varoluşçu bir bakış açısıyla tasarladığı &apos;&apos;Dünyadan Yansımalar&apos;&apos; adlı serisinin ikinci halkası Çalışmak ve Yaşamak&apos;ta, pandemi sonrasında âdeta yeniden tanımlanan çalışma ve iş kültürünün farklı toplumalar üzerindeki yansımalarına dikkat çekiyor.  Sistem mağdurlarının ve onu değiştirmek için mücadele edenlerin peşinde usta bir belgeselci gibi iz süren sanatçı; kıtalararası yolculuklar ve bire bir görüşmelerle biçimlendirdiği çizgilerini şimdi de Teksas, Kore ve Komor Adaları&apos;nda konuşturuyor. Farklı kuşaklardan ve sınıflardan çalışanların iş-özel yaşam dengesine odaklanırken ücretli emeğin tarihsel serüvenine parantez açmayı da ihmal etmeyen bu belgesel grafik roman, son beş yılda özellikle gençlerin çalışmayla ilişkisinin nasıl kökten değiştiğini tüm gerçekliğiyle paylaşıyor.  2020 yılı itibariyle ABD&apos;de ortaya çıkan &apos;&apos;Büyük İstifa&apos;&apos; isimli iş bırakma dalgası nasıl yayıldı? Kurumsal hayattan kaçış akımının ardında neler yatıyor? Plaza literatürüne giren &apos;&apos;Bumerang Çalışanlar&apos;&apos;, &apos;&apos;Sessiz İstifa&apos;&apos; gibi terimler nereden çıktı?  Fabien Toulmé tarım, sanayi ve hizmet sektörü emekçilerinin beklentilerini anlama umuduyla hazırladığı Çalışmak ve Yaşamak&apos;ta; milyarlarca dolarla oynayan bir yatırım bankeriyken hayatına anlam katmak için şarkıcı olmaya karar veren bir üst düzey yöneticiden büyük şirketlerin kıskacında aşırı çalışmaktan her gün ölümle yüzleşmek zorunda kalan kuryelere uzanarak sıradışı yaşamlardan çarpıcı kesitler sunuyor.   Bu benim hayatım değildi, benden beklenen hayatı yaşıyordum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127672</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f547e01e-c756-4240-99fe-3f365ada53e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Güller Çabuk Solar 2 - Hayat Dönemeçleri</image:title>
            <image:caption>&quot;Gün güzel, sen günden güzel ve günden güne güzelsin.&quot; Yaşadığı mahalleden ve aile evinden kurtulan Ayten, kendini sığınacağı tek liman olan sevgilisi Akın’ın yanında bulur. Genç âşıklar, başlarına gelen sancılı olayların bittiğini, geleceğin onlara umutlu yarınlar bahşettiğini düşünmekte ve hayaller kurmaktadır. Kendi ayakları üzerinde durmayı kafasına koyan Ayten, bu uğurda en büyük desteği Akın’dan görmekte ve bundan mutluluk duymaktadır. Fakat ne Ayten’in hayatında sular durulmakta ne de Akın’ın uzak durmak istediği geçmişi yüzünden başı beladan kurtulmaktadır. Öte yandan Yavuz’un da içinde engel olamadığı hisler gitgide büyümekte, o da kendini karanlık bir ikilemin içinde bulmaktadır.  Dostluk, aile bağları ve hasret üçgeninde sınanan âşıklar; kendilerini hiç tahmin etmedikleri, kötü bir kaderin başında bulurlar. 16 Kasım günü patlayan bir silah her şeyi değiştirmiş, hayatın keskin dönemeçleri yol ayrımlarına sebep olmuştur. Artık ne Akın için geri dönüş vardır ne de Ayten’in elinden gelen bir çare…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127673</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe327ac3-1a2e-481a-8bd9-56cad3791d19.jpg</image:loc>
            <image:title>Paganlara Karşı Hıristiyanlık Savunusu</image:title>
            <image:caption>On İki Levha Yasası uyarınca bir tanrı ya da dinin resmî olarak kabulü Senatus onayı olmaksızın gerçekleşmediği için, yeni bir din olarak (religio nova) duyurulmasından itibaren Hıristiyanlık, Roma Hukuku ile ters düşmeye mahkûmdu. Roma yargısı tarafından uzun bir müddet tanınmayan konumu, çoğunluğu pagan olan bir halkın giderek artan hoşnutsuzluğu, kadim bir din olan Yahudiliğin tutucu tavrı, Nero’nun imparatorluk tebliğiyle (MS 64) doğrudan zulme varan muameleleri ve sonraki imparatorların da genellikle ikircikli tutumları arasında filizlenip varlığını güçlendirme çabasında olan bir dinin coşkulu tezlerini, Paganlara Karşı Hıristiyanlık Savunusu’nda buluruz. Bu eser Hıristiyan bir ilahiyatçının kaleminden çıkmış bir müdafaaname olduğu kadar, güçlü bir inancın şövalyeliğine soyunan bir hücum yazısıdır da. 
 
Eserde, Erken Dönem Hıristiyan âdetleri ve sistemi, Tanrı’nın varlığı ve tekliği, İsa Mesih’in kutsiyeti ve Tanrı-oğlu kimliği, keza peygamberin dünyevi yaşamı, Hıristiyan birliği ve kardeşliğinin doğası ifade edilir. Yakından ilişkilendirildikleri filozof ve ediplerin düşünceleriyle Hıristiyan öğretisi arasındaki kimi yakın kimi derin farkların kıyası yapılır. Aynı zamanda namus, hayâ ve saflık (pudicitia), ciddiyet ve ağırbaşlılık (probitas), tevazu ve kanaatkârlık (modestia), sükûnet, itidal ve yücegönüllülük (aequanimitas), güvenilirlik ve dürüstlük (fides), içtenlik, doğallık ve sadelik (simplicitas), masumiyet (innocentia), adalet (iustitia), sabır (patientia), ılımlılık ve ölçülülük (sobrietas) gibi Hıristiyanlık erdemleri açıklanır, yönetici erkin ülkede mevcut inanç gruplarına olan yaklaşımındaki eşitsizlik ve tutarsızlık günlük hayattan örneklerle kanıtlanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127674</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8517b09-9266-4307-b211-bd760242890a.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşçılık Sanatı</image:title>
            <image:caption>“Dē Rē Coquinariā”, Antik Çağ’dan günümüze eksiksiz olarak ulaşan, Avrupa’nın Eski Batı medeniyetlerine ait en eski yemek kitabıdır. Kitabın büyük bir kısmının MS 1. yüzyılda Marcus Gavius Apicius tarafından yazıldığı ve 4. yüzyılda bir derlemeci tarafından ilave edilen tariflerle son hâlini aldığı düşünülmektedir. Eski Yunan mutfağıyla zenginleşmiş bir İmparatorluk Dönemi Roma mutfağını yansıtan bu eserde dört yüz seksen tarif bulunmaktadır. Bu tarifler yemek, içecek (/içki) ve tatlı tariflerinden, sos tariflerinden, besinleri muhafaza etme yöntemlerinden, yemeği daha lezzetli hale getirme yollarından ve mutfak kültürüne yönelik çeşitli tavsiyelerden oluşmaktadır. 
 
Kitaptaki tarifler tüm edisyonlarda yer aldığı şekliyle çeşitlerine göre on ayrı bölümde sıralanmış; bölüm başlıkları aslına uygun şekilde tercüme edilerek adlandırmaya ve sıralamaya sadık kalınmıştır. Kitabın tercümesinde yararlandığımız edisyonda (Giarratano &amp; Vollmer) yer alan ve otuz bir tarif ile altı kısa malzeme listesinden oluşan otuz yedi maddelik Vinidarius seçkisi, MS 5. veya 6. yüzyılda yaşamış Vinidarius adlı bir derleyiciye ait olup tercümeye on birinci bölüm (kitap) olarak dâhil edilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127675</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aad7b8ed-6b18-46ff-9251-fae5a6aeae75.jpg</image:loc>
            <image:title>Üniversite Sosyal Bilimler ve Düşünce Dünyamız Eleştirel Notlar</image:title>
            <image:caption>Üniversitelerin devlete bağımlılığı, maddi yoksunluklar, sınırlı ifade hürriyeti gibi yapısal denebilecek sorunlar sosyal bilimler ve düşünce hayatımızdaki kısırlığı açıklamakta ne ölçüde yeterli? İki zıt kutup olarak birbirini besleyen evrenselcilik ve yerlicilik eğilimlerini besleyen dinamikler neler? 
Ana akım sosyal bilim çevrelerinde Batı merkezciliğin sorgulanmasına yönelik çekingenlik nereden kaynaklanıyor? Kategorik Batı karşıtlığı ve yerlicilik tuzağına düşmeden Batı merkezciliği eleştirmek imkansız mı? 
Türkiye’de anti-entelektüel damar ne ölçüde güçlü? Tarihselci hassasiyet ve karşılaştırmalı bakış eksikliğinin sebepleri neler olabilir? Sosyal bilimcilerimiz siyasal aktörler ve diğer güç odakları ile eleştirel mesafeyi korumakta neden çok zorlanıyorlar? 
Neden eleştirel değerlendirme denildiğinde aklımıza yıkıcı eleştiri ve abartılı övgüden başka bir şey gelmiyor? Düşünce dünyamızda kendi paradigmasına tutunma ve cemaatleşme eğilimleri neden çok güçlü? 
Elinizdeki kitap bu ve benzeri sorular hakkında düşünmeye davet ediyor. Sosyal bilimler ve düşünce dünyasının göreli özerkliğinin altını çizen metin, yapısal kısıtları işaret ederek risk almama ve var olan ile yetinmeyi meşrulaştırma eğilimlerini de eleştiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127676</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20b0c84b-d179-471e-be0d-e790eeda8021.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtların Savaş Sanatı</image:title>
            <image:caption>Savaş artık insanların ve ulusların kaçınılmaz bir sonu idi. Bu sondan üstün çıkmanın yolu ise elbette ulusların savaş meydanında verdiği mücadeleye bağlıydı. Savaş meydanlarında zaferler elde etmek ve sancaklarını dalgalandırmak isteyen uluslar, bunu yalnızca çarpışma sahalarında uygulayacakları stratejiler ve taktikler doğrultusunda elde edebilirlerdi. Roma’nın yükselişi, Persler’in büyümesi ve Çinliler’in ayakta kalması, savaş meydanlarında uyguladıkları taktikler ile gerçekleşmişti. 
Romalılar, Persler, Çinliler ve Slavlar tarih sahnesinde kendi savaş stratejileriyle yer edinirken, Türkler çarpışma sahasında hangi taktikleri uyguladı? Savaş meydanlarını oyun alanı gibi kullanan Türkler, çarpışma sahasında neden kurtlar gibi uluyorlardı? Çoğu ulus Türkler’e bozkırın kurtları derken, onların kurtlar ile olan bağı neydi? Kendinden üstün orduları hangi taktiklerle bertaraf etti? Savaş meydanlarında taktikleri ve stratejileri uygularken, diğer uluslardan ne kadar usta idi ve bunları yerine getirirken onları ne tetikliyordu? 
İşte Türkler’in savaş sanatlarına dair birden çok kitabın yazıldığı, fakat taktik ve stratejilerin ele az alındığı dönemde, biz bunu kısaca açıklamaya çalıştık. Nitekim tarih sahnesinde büyük zaferler elde eden, çağ açıp çağ kapatan bir ulusun elbette kendine has savaş taktikleri ve stratejileri olmalıydı. Ne de olsa dünya Türkün ayak izleri ile doluydu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127677</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d01fbf1-1c32-4b05-8bb1-85b258a64794.jpg</image:loc>
            <image:title>Bisiklet Öyküler</image:title>
            <image:caption>Saçlarını sarıya boyattırdım. Gözleri yeşil diye evlenmiştim. Çocuğuma adını verdim. Resminin asılmasını yadırgamadılar. Azıcık gücendi sonra alıştı kaynanam. Çok güzelmiş diyor kayınbabam. Kızım da sevdi seni bilmeden. Bir ben alışamadım bir ben. O odaya. Herkesin sana bakmasına. Bu eve. Duvardaki sana. Bir ben alışamadım bir ben sana.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127678</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79df9769-9ae7-4605-b6a3-5f72a34c7723.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizim Yusuf</image:title>
            <image:caption>Her doğan insan kendi hikâyesini yaşamaya başlar. Bazı insanların hayatları çoğunluğun hayatına göre daha başkadır. Bu yüzden yaşadığı zaman dilimi içerisinde kiminin hayatı başkalarının bilmesi gereken bir değere dönüşür. Bu kitapta bahsedilen ve aktarılan Yusuf’un hayatının bir bölümü de o bölgede yaşananlara önemli ölçüde tarihsel ışık tutmaktadır. Nefret yüklenen insanların nasıl vahşi hayvanlardan farksız olabileceğini, ama sevgi yüklenen insanların nasıl vicdanlarıyla hareket ettiğini ve ırk, dil, din ayırmadan, vefayı, dost hatırasına saygıyı hissedeceksiniz. Savaşan iki millet dahi olsa karşı taraftan bir çocuğun nasıl kucaklandığını okuyacaksınız. Bakış açınız değişecek, belki de dünyaya başka bir gözle bakacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127679</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40a8d453-5e30-43a3-8c7e-ff11a15b6f8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Elise - Günahkar Kadın</image:title>
            <image:caption>&quot;Ölüm kolay mı sanıyorsun Elise, sen cehennem ateşlerinde yanmaktan korkarsın!&quot;           
&quot;Canını yakacak en son kişiyim Karaca. Ama sen... Sen, beni derinden incitensin.&quot; 
Hayra yoracak geçmiş ezberlerim yok! Kendimle karşılaşmak; iki yabancının mayın tarlasında el sıkışması kadar komik ve hazin bir hayal. İçimde yeşeren taze intihar eylemleri, Boynuma asılan halatlar, Vücudumu kemiren haşereler. Hepsinin nedeni seni unutmuş olmam... Unutmayacağıma söz vermiştim değil mi ?mi? Aklım gibi yüreğimde hain, unutturdu bana seni. Yeni bir dünya bulursak eğer, söz veriyorum orada tekrar seveceğim seni. Şimdi gelgit aklımı bağışla! Ölümle yaşam arasındaki son bağımı koparmadan önce; Bana neden ölmek için çaba harcadığımı anlat. Niçin ölmeliyim? 
&quot;Elise hatırla. Hiç değilse beni hatırla!&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127680</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/882c129c-6cd9-4ff3-9350-9f6b71af1bcf.jpg</image:loc>
            <image:title>Sümer - Babil Tufan ve Yaratılış Destanları - Hasan Ali Yücel Klasikler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi Sümer-Bâbil Tufan ve Yaratılış Destanları eseriyle Eski Mezopotamya’nın kültürel mirasını onurlandırmaya devam ediyor. İnsanın ortaya çıkışı, toplumsal düzenin ilk kuruluşu, tanrılar ve doğanın oluşumunu konu alan yaratılış destanları, yaratılış büyüleri ile insanlığın ilk büyük yok oluş ve diriliş anlatısı olan tufan destanlarının Sümer ve Bâbil halklarının kültürel ve dinî yaşamlarında çok önemli bir yeri vardır. Elinizdeki bu kitap, bu destanların hepsini Türkçede ilk kez bir araya getiren ve tüm nüshaların (kazılarda en son bulunanlar dahil tüm nüshalardaki korunmuş tüm fragmanların) özgün dillerinden karşılaştırmalı çevirilerini içeren biricik, kapsamlı ve yetkin bir çalışmanın eseridir. Yedi Tanrının Doğuşu, Enlil Destanı, Enki ve Dünya Düzeni, Ninurta ve Anzu Destanı, Bâbil’in Ağır İşleri, Dunnu Teogonisi, Canlılar ve Nesnelerle İlgili Yaratılış Destanları (kazma, tahıl, ağaç kamış, yaz-kış, kuş-balık, kral, örümcek vd.), Yaratılış Büyüleri, Sümer Tufan Destanı, tufan anlatıları (Ugarit, Hitit ve Antik Yunan) ve daha pek çok dikkat çekici metne Bâbil Yaratılış Destanı –Enuma Eliş– ve Bâbil Hemeroloji Serisi –Uğurlu ve Uğursuz Günler Takvimi– kadar önem atfedilen Atra-ḫasīs Destanı ve Atra-ḫasīs Tufan Destanı eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127681</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb288363-5ed1-44ea-9d09-a620b413a960.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençlik - Yolun Sonu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Joseph Conrad’ın Gençlik ile Yolun Sonu yapıtları, yayınevimizden yayımlanmış olan Karanlığın Yüreği’yle birlikte bir üçlemenin tamamlayıcısıdır. Conrad, öykü içinde öykü sunan katmanlı anlatımıyla, okuru yaşam yolculuğunda benimsediği ilkelerin geçerliliği üzerine derinlikli sorgulamalara davet eder. Bir serüven atmosferinde işlediği deniz ve doğanın evcilleştirilemez güçleri, insani değerlere kökten meydan okuyan kaosun metaforlarıdır. Peki insan, kendi ilke ve istemlerine kayıtsız bu evren karşısında âciz midir? Conrad’da insan tam da gençlik, olgunluk ve yaşlılık evrelerinde bu meydan okumaya farklı yanıtlar üreten bir sentezdir. Marlow karakterinin damgasını vurduğu Gençlik, direngenlik ve umutla bu kırılganlığın üzerine yürür. Yolun Sonu ise ömrün son demlerinde değerlere tutunurken sessiz bir geri çekilişi betimler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127682</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13c7f43f-dfa0-46db-87e3-e672a82c0703.jpg</image:loc>
            <image:title>İmparatorluğun Yıkılışına Doğru</image:title>
            <image:caption>İmparatorluğun Yıkılışına Doğru</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127683</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4585d2f-ad05-4435-b0cf-7bb2cf6eb985.jpg</image:loc>
            <image:title>Hammurabi</image:title>
            <image:caption>Hammurabi (saltanatı M.Ö. 1792-1750), günümüzde en az gelişmiş bölgelerden biri olarak görülse de bir zamanlar dünyanın en ileri toplumlarına ev sahipliği yapan Mezopotamya’nın gelmiş geçmiş en büyük şahsiyetlerinden biridir.
Güçlü Elam’ın uzaktan gözetimi altında birbiriyle sürekli çekişen irili ufaklı onlarca Mezopotamya şehir devletinden biri olan Babil’in kralı olduktan sonra uzun bir süre kendisi de bu iktidar savaşı içinde yer almıştır. Ancak zamanla idareci olarak sergilediği adil yönetim, diplomat olarak izlediği akıllı strateji ve savaşçı olarak gösterdiği başarıların etkisiyle, bugünkü adıyla Basra Körfezi’nden kuzeye doğru Mezopotamya’nın büyük bir kısmını ele geçirip tek devlet çatısı altında birleştirmiş, böylece bölgesinde şehir devletinden teritoryal devlete geçişin öncüsü olmuştur.
Fakat onu bugünlere taşıyan asıl başarısı savaşçılığı değil, yaklaşık 300 yasadan oluşan ve kendisinden önce kanun derlemeleri yapan hükümdarlardan farklı olarak ülkesinin çeşitli yerlerine diktirdiği dikilitaşlarla kamuya ilan ettiği Hammurabi Kanunlarıdır. Kanunlarının temel mantığının çoktandır terk edilmiş olan “göze göz, dişe diş” yaklaşımı olması, onun kendini adil bir kral olarak görmesini ve adaleti hükümdarlığının asli unsurlarından biri olarak kabul etmesini engellememektedir. Hammurabi’nin aynı zamanda bu algıyı halkına ve sonraki nesillere başarıyla aktardığı da ortadadır.
Gerek bu açıdan, gerekse eldeki bilgi ve malzeme açısından Hammurabi, yazarın sözleriyle, belki de biyografisi yazılabilecek ilk insanoğludur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127684</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/086ad890-bdd5-471c-bb7a-490688271f9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bastien Bonlivre&apos;in Şaşırtıcı Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Bastien Bonlivre annesiyle babasının başlattığı hikâyeyi bitirmeye kararlı, hayal gücü zengin bir çocuk.
Olivier Odieux ve kötücül kardeşleriyse şimdiye dek kurdukları en büyük kumpasın peşindeler…
Bu iki hikâye, tehlikeli bir sır, büyük bir gizem ve Paris sokaklarında, gerçeğin peşinde şaşırtıcı bir kovalamacayla birbirine bağlanıyor. Bastien ve arkadaşları Alice, Theo ve Sami, Olivier’nin hak ettikleri sonu onlardan çalmasını engelleyecek kadar cesur olabilirler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127685</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a89cb4b-9b56-4ad1-a2ae-32e52ee8b377.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Kıta Mu</image:title>
            <image:caption>Tarih, bazen bir fısıltı gibi kulağımıza çalınan efsanelerle doludur. Kayıp Kıta Mu da bu fısıltılardan biridir. Pasifik Okyanusu&apos;nun derin sularında, binlerce yıl önce batmış olduğuna inanılan bu efsanevi kıta, sadece bir mit değil, belki de insanlık tarihinin en büyük sırrını saklıyor olabilir. 
James Churchward&apos;ın milyonlarca yıllık jeolojik araştırmalara ve kadim metinlere dayanan eseri Kayıp Kıta Mu, okuyucuyu bilinmeyene doğru bir yolculuğa çıkarıyor. Mu&apos;nun görkemli şehirlerinden, ileri teknolojisine, bilgeliğinden, tüm dünyaya yayılan uygarlıkların kökenine kadar birçok konuya ışık tutuyor. 
            Acaba gerçekten de Mu diye bir kıta var mıydı? Eğer varsa bu gelişmiş uygarlık nasıl oldu da bir anda yok oldu? Mu&apos;nun sırları, bizim kendi tarihimize ve geleceğimize nasıl bir ışık tutabilir? 
            Bu soruların cevaplarını ararken Kayıp Kıta Mu&apos;nun gizemli dünyasında kaybolacak, tarihin en büyük sırlarından birinin peşine düşeceksiniz. Unutmayın, bazı sırlar vardır ki onları aramaya cesaret edenler için sonsuza dek değişir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127686</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/039612f8-3934-4041-b4fd-aa1ce7ae8dfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Dervişin Not Defteri</image:title>
            <image:caption>Manevi Yolculuğunuzun Kilidini Açıp Şeyh Abdülkadir Geylani Hazretlerinin &quot;Dervişin Not Defteri&quot; İle Kalbinizin Derinliklerine Yolculuğa başlayın! 
Eğer hayatınızın anlamını arıyorsanız, içsel huzuru ve gerçek mutluluğu bulmak istiyorsanız, bu kitap tam size göre! 
Büyük İslam alimi ve evliya Şeyh Abdülkadir Geylani&apos;nin kalemiyle hayat bulan &quot;Dervişin Not Defteri,&quot;yüzyıllardır manevi arayış içinde olanlara ışık tutmuştur. Şimdi, bu derin bilgelik Türkçede, anlaşılır dille ve günümüz insanının anlayışına uygun bir şekilde sizlerle. 
&quot;Dervişin Not Defteri&quot; sadece bir kitap değil, bir dönüşüm yolculuğudur. 
Bu kitap, sizi kalbinizin derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkaracak. Kendi iç dünyanızı keşfedecek, maneviyatınızı güçlendirecek ve Allah&apos;a daha da yakınlaşacaksınız. 
Unutmayın: &quot;Bu dünya, ahiretin tarlasıdır.&quot; Bu dünyada ektiğiniz tohumlar, ahirette meyve verecektir. Bu kitabı okuyarak ahiret hayatınız için en güzel tohumları ekmeye başlayın. 
&quot;Dervişin Not Defteri&quot; ile maneviyatınızı keşfedin, kalbinizi arındırın ve Allah&apos;a yakınlaşın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127687</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2e06d53-1304-4cbe-95e4-024df8486c64.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutsal Kitaplar</image:title>
            <image:caption>Çağının ötesinde bir filozof olan Spinoza, Ethica adlı başyapıtında Kutsal Kitaplar&apos;ı aklın ve felsefenin ışığında inceleyerek geleneksel düşünceye meydan okur. Bu kitap, Spinoza&apos;nın Kutsal Kitaplar hakkındaki derinlemesine analizlerini bir araya getirerek size kutsal metinlerin ardındaki gizli dünyayı keşfetme fırsatı sunuyor. 
Spinoza&apos;nın keskin zekasıyla: 
Kutsal Kitaplar&apos;ın tarihsel ve kültürel bağlamını anlayın. 
Peygamberlerin rolünü ve ilahi ilhamın doğasını sorgulayın. 
Mucizelerin ve doğaüstü olayların gerçekliğini yeniden değerlendirin. 
Akıl ve inanç arasındaki ilişkiyi derinlemesine inceleyin. 
Kutsal Kitaplar&apos;ın etik ve politik öğretilerini keşfedin. 
Spinoza&apos;nın kışkırtıcı fikirleri, Kutsal Kitaplar&apos;a bakış açınızı sonsuza dek değiştirecek. 
Düşünmeye cesaret edenler için!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127688</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03bf902d-4ea4-47ca-99de-866564d20c27.jpg</image:loc>
            <image:title>Melahat</image:title>
            <image:caption>İkinci Meşrutiyet döneminin tanınan yazarlarından Ahmed Reşad’ın 1911 yılında Arşak Garoyan Matbaasında basılan bu “unutulmuş” romanı, ilk kez Latin harfleriyle okuyucuyla buluşuyor. 
Ahmed Reşad, bu eserinde, eşini kaybedip dul kalan Melâhat’ın trajik hikâyesini realist bir üslupla kaleme alır. Romanda Beyoğlu’ndaki sefahat dünyasının, aile yapısı üzerinde yarattığı zararlı etkileri, iffetli bir Osmanlı kadını olan Melâhat’ın sefaya düşkün ve ahlaksız bir erkek tarafından nasıl kandırıldığını ve aldatılma sonucu nasıl felakete sürüklendiği anlatılır. 
Dönemin İstanbul yaşamından moda eğilimlerine, düşünce dünyasından dünya görüşüne kadar pek çok konuda ilginç bilgiler sunan bu roman, İkinci Meşrutiyet dönemi Türk romanı araştırmacıları için çarpıcı bilgiler sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127689</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2f69cbf-a3a4-4e0c-b81b-f23beaa731d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah&apos;ım Seninle Konuşmalıyım</image:title>
            <image:caption>SUNDAY TIMES ÇOK SATANLAR LİSTESİNDEN 
 
Allah’ım Seninle Konuşmalıyım 
 
Aliyah Umm Raiyaan, İslam’ı seçmiş biri olarak, kişisel deneyimlerinden süzülenleri samimi anlatımıyla paylaşarak sizi hem kendisiyle hem de yüce Allah’la koyu bir sohbete davet ediyor. Şükür, sabır, dua, öz sevgi, kabullenme… Her yazıda ufuk açan bir konuyu ele alan yazar, yaşanmış hikâyeler eşliğinde okuruna yeni bir bakış açısı sunuyor. 
Bir ay boyunca okunabilecek otuz yazı; geçmişinizle yüzleşmenize, bugününüzü anlamlandırmanıza ve geleceğinizi ahiret odaklı planlamanıza rehberlik edecek. Ayetler, hadisler ve hikmet dolu alıntılarla desteklenen bu metinler, ruhunuzu ve zihninizi besleyip sizi harekete geçirecek. Günlük yazma teşvikleri, dua etme alışkanlığı kazandıran yönlendirmeler ve düşünme egzersizleriyle iç dünyanızı zenginleştireceksiniz. 
Bu kitap, ramazanın, manevi bir yenilenme için kıymetli bir fırsat olduğunu hatırlatıyor. Daha da ötesi hayatın her gününün, Allah’la konuşmak ve O’na yaklaşmak için bir armağan olduğunu fark ettiriyor. 
 
“Mübarek ay boyunca size eşlik edecek eşsiz ve anlamlı bir günlük.”
(Dr. Omar Suleiman)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127690</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5686665b-42b2-4274-b8b9-bae657d4b1db.jpg</image:loc>
            <image:title>Gazeteci</image:title>
            <image:caption>Kaynaklarda hayatı hakkında çok fazla bilgiye yer verilmeyen Ahmet Mazhar&apos;ın “Gazeteci” adlı oyunu tek perdelik komedi türünde bir eserdir. Oyun altmış dokuz sayfadan oluşmakta olup İstanbul&apos;da Asır Matbaası’nda 1907 yılında basılır. Bu tarih bazı kaynaklarda 1909 olarak geçer. &quot;Gazeteci&quot; oyununda olay örgüsü, Edîb Bey&apos;in bir makalesine yönelik eleştirilerle başlayan ve bu eleştirilerin yarattığı gerilimle gelişen olaylar etrafında şekillenir. Eserin şahıs kadrosu sınırlıdır. Matbuat hayatı hakkında bilgi veren “Gazeteci” oyunu, aynı zamanda söz konusu mesleğin zor yanlarını da gözler önüne serer. Bu güçlükleri mizahi bir dille eleştirir. Oyunda yer alan temalar da bu eleştiriler üzerinden çeşitlenir. Yazar, bu eser vasıtasıyla okuyucuya, seyirciye ders verme ama güder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127691</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b56e5dfa-43a9-4ef7-9ec3-4857908f6fac.jpg</image:loc>
            <image:title>Sefile</image:title>
            <image:caption>“Mazlume fuhuş̧ denilen girdabın en müthiş a&apos;makına kadar yuvarlandı. 
Mazlume merâtib-i insaniyyenin en sefiline, en zeliline kadar indi. 
Mazlume hayatın en mülevves, en müstekreh tecrübelerinden geçti. 
Mazlume insanların en bedbahtı, en felâket-dîdesi oldu. Fakat Mazlume artık mustarip olmuyor, ağlamıyordu. 
(…) 
Mazlume hiçbir şey değildi; fakat Mazlume düşmüş bir kızdı. Düşmüş bir kız cemiyet-i beşeriyenin en müstekreh bir lekesidir.” 
 
Gencecik yaşında kimsesiz kalan Mazlume’nin birey ve toplum tarafından fuhuşa sürüklenişini realist ve natüralist bir anlayışla irdeleyen Halid Ziya, özellikle romantik yazarlar tarafından çokça işlenen “düşmüş kadın” temasını onların aksine sert ve eleştirel bir dille ele alır. Toplum tarafından yalnızlığa ve sefalete terk edilen Mazlume, âşık olduğu adama iffetini teslim ederek âdeta insanlığından uzaklaşır. Büyük bir yıkım yaşayan genç kız, fuhuşa sürüklenmeden önce de sürüklendikten sonra da görmezden gelinen, insanlığı yok sayılan ve ötekileştiren bir metadır. Toplum tarafından insanlığın yüz karası olarak kabul edilen bu genç kız, seçmediği bu hayata onu sürükleyen insanlara “Beni ne yaptınız?” sorusunu sormaktan başka bir şey yapamaz. Ona cinsel bir meta olmanın dışında bir değer atfetmeyen toplum onun yavaş yavaş ölüme sürüklenişi karşısında da bigânedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127692</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7a2311c-53eb-4436-8e94-9304f397ca47.jpg</image:loc>
            <image:title>Duanın Gücü</image:title>
            <image:caption>“Duaların kapıları açma kudreti vardır; bu kitap, Allah’ın kapıları açmasını dileyenler için büyük bir nimet.”
– Müftü Menk
İmkânsız görünen, dua ile mümkün hâle gelebilir.
Sunday Times çok satan yazarı Aliyah Umm Raiyaan, bu kitapta duanın hayatı nasıl dönüştürebileceğini gerçek hikâyeler eşliğinde anlatıyor. El-Mucîb (Dualara Karşılık Veren) ile kuracağın bağın, ruhunu nasıl güçlendireceğini öğretiyor.
&quot;Duanın Gücü&quot;, dua pratiğini derinleştirmek, Rabbiyle diyaloğunu yeniden inşa etmek, tam bir imanla O’na yönelmek ve Allah’ın her daim mükemmel bir planı olduğunu bilerek huzur
bulmak isteyen herkes için yazıldı.
Dua, sadece istemek değil; Allah’a güvenerek teslim olmaktır. Şimdi, o güveni kalbine nakşetme vakti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127693</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4107dfd3-55d9-4aa6-b888-639e378934e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Konuşası Gelen Ağaçlar</image:title>
            <image:caption>Titrek kavağın ıslığını duydun mu? Konuşası Gelen Ağaçlar seni çağırıyor! 
Daha önce ağaçlarla konuşmayı denemediysen eğer, davetlerini fırsat bilip hemen sayfaları çevirmeye başla! 
Bu kitapta 12 farklı ağaç seni sohbete bekliyor. Her biri köklerinden yapraklarına kadar kendini anlatmaya hazır. 
Çınar güçlü sesiyle, mahmur kızılçam esneyerek, sakız ağacı sevecenlikle ve nicesi neşeyle selamlıyor seni. Kimi Truva atının yapımının başrolünde kimi gemicilerin gözdesi kimi Ayasofya’nın harcına katmış kendini… Hepsinin hikâyesi bambaşka ve eğlenceli! 
Bu kitapta bir ağaçtan diğerine yol alırken doğayla bağını güçlendirecek ilginç bilgiler de keşfedecek; keyifli deneyler, tarifler ve etkinlikler ile karşılaşacaksın. 
Şimdi kulak ver… Bakalım en çok hangi ağacı seveceksin? Kitabın sonunda adreslerini almayı da unutma, belki bir gün onları ziyaret edersin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127694</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f6e5d69-2caa-45b8-a09b-129d906cb312.jpg</image:loc>
            <image:title>Nesl-i Ahir</image:title>
            <image:caption>“Askerlerinin ekmeklerini, gemilerinin kömürlerini yemekle doymayan bu iştihâ-yı ifrit-âne, nerede temellük edilecek bir maden, nerede gasp olunacak bir mahlûl bulsa uzanan o idi; “kahır ve zulüm” ormanları söküp kurutmaktan, sîne-i arzı delip emmekten yorulmayan, intifa nâ-pezîr bir cinnet-i cû ü ateş ile ağaçları kemiren, taşları ısıran, enhar ve ebharı içmek isteyen o bir sürü vuhûş-ı belâ; memleketi sertâser, bir şehid-i mazlûmun kadîd-i muzmahilline döndürmüştü. “ 
 
Halid Ziya Nesl-i Ahîr’de diğer roman kişilerinden farklı olarak millî benliğini muhafaza eden bir Türk aydınını okurun karşısına çıkarır. Romanın başkişisi olan Süleyman Nüzhet hem millî kimliği temsil etmesi hem de fikirleriyle aydınlattığı gençlerin hayatında etkin rol almasıyla ön plana çıkar. Romanda Meşrutiyet’in ilanından önce II. Abdülhamit’in “istibdat” olarak adlandırılan baskıcı politikası altında meydana gelen siyasî, sosyal ve kültürel yozlaşma; Süleyman Nüzhet ve onun etrafına toplanan Meşrutiyet yanlısı gençlerin yaşadıklarıyla yansıtılır. Hepsi eğitimli ve kültürlü olan bu gençlerin ümit ve hayalleri istibdadın ezici gücü atında hayal kırıklığı ve hüzne dönüşür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127695</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aeba9841-36bb-4546-a113-8ddfcfa689be.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Ölünün Defteri</image:title>
            <image:caption>— Bu sırrı hayatımın son gününe kadar saklamaya karar vermiştim… Bugün artık sıkletine tahammül edememekte olduğum bu hayatı terk etmek üzere bulunduğum için işte onu sana devdi edeceğim Hüsam! 
Hastanın eli küçük bir yazıhanenin bir gözünü gösteriyordu. 
— Orada bir siyah defter bulacaksın… Bugüne kadar hayatına pek vâkıf olduğunu zannettiğin bir hayatın esrarını bu defterde bulacaksın… 
 
Zihninde ortaya çıkan karmaşayı yazıyla katarsisi mümkün kılan Vecdi’nin defterinde yazanlar, bir yönüyle, okuyucunun düşünce dünyasına, diğer yönüyle his âlemine nüfuz etmeyi başarır. Temel malzemesi dil olan sanat eserinin bu bütünlüklü yapısı sanatkârın kaleme aldığı metinden hareket etmekle beraber okuyucunun kendi sözcükleriyle oluşturduğu zihin dünyasında tamamlanır. Dolayısıyla Vecdi’nin katarsisi, okuyucunun alımladığı; Vecdi’nin dile getirdiği, okuyucunun talip olduğu ve deneyimlenmemiş bir aşk anlayışına dönüşür. Anlatılan yönüyle Halid Ziya Uşaklıgil’in ustalık eserlerinin müjdecisi olan bu eser bir devrin estetiğini olmasa da bir devrin katarsisini alımlamak açısından oldukça büyük bir önem arz etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127696</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8544737e-f3e1-40b5-ac79-36d915d7a44c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ferdi ve Şürekası</image:title>
            <image:caption>“Hasan Tahsin Efendi tahattur ettiği manzarayı görmemek istiyormuşçasına ellerini gözlerine tuttu: 
— Ah, o gece o hâli göreydiniz! Bunu size bin kere naklettim. Fakat mümkün değil fikrinizde o hâle şebîh bir şey tasvir edemeyeceğim. Yanmış bir ev… Ateş içinde tüten enkaz altında kalmış bir servet… On sekiz yaşında yanmış bir genç gelin… Deli olmuş bir adam… Ferdi o hâli görmek istemişti. Kızının yanına getirdiler. Bir ona bir de evine bakıyordu. O mutantan evin şu bir yığın ateşten, o güzel kızın o yaralar içinde vücuttan ibaret olduğuna inanamıyordu. Ağlamak istiyordu, ağlayamıyordu. Karşısında İsmail Tayfur çirkin, korkunç, kesik kesik bir kahkaha ile gülüyor, mütemadiyen gülüyordu…” 
 
Halid Ziya Uşaklıgil’in İzmir’de yayınladığı dördüncü ve son romanı olan Ferdi ve Şürekâsı, ilk olarak 1892 yılında Hizmet gazetesinde tefrika edilir. 1895 yılında ise kitap olarak basılır. Daha sonra 1908 yılında Mehmet Rauf tarafından çıkarılan Mehasin dergisinde üç perdelik piyes hâlinde yayımlanır. Yirmi bir bölümden oluşan romanın teması maddi imkân ve imkânsızlık çatışması üzerine kuruludur. Devrin duyuş ve düşünüş tarzını üslûbu, anlatış biçimi ve dili ile veren önemli bir eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127697</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/112c9ea2-7e61-4e88-b459-218d4f71722a.jpg</image:loc>
            <image:title>Nemide</image:title>
            <image:caption>“Kalplerin buseleri dudaklarda, ruhların buseleri nazarlardadır!” 
“Lakin heyhat! Hayatta en az devam eden saadettir.” 
 
Nemide, hayallerle gerçekler arasında sıkışmış narin bir ruhun melankolik hikâyesini anlatır. Babasının hatıraları ve sevdiği adama duyduğu saf hayallerle büyüyen Nemide, hayatın sert gerçeklerine karşı savunmasız bir çiçek gibidir. Hayalleri kırıldığında geriye yalnızca incinmiş bir ruhun sessiz çığlığı kalır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127698</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23e34566-327d-493f-b14e-599d6ef49930.jpg</image:loc>
            <image:title>Sana Milyarlarca Kelime Yazabilirdim</image:title>
            <image:caption>Bengi; idealist bir gazeteci, aşkının peşinden giden bir kadın, doğaya âşık bir çevreci ve hayatın her anının tadını çıkarmayı bilen bir insan. “Sana Milyarlarca Kelime Yazabilirdim”, çocukluğu yaralı genç bir kadının, cesur bir gazeteciye dönüşmesinin çarpıcı hikâyesini anlatıyor; okuyucuya da iyileşme ve affetme üzerine ilham veriyor. Sevgiye dair sorgulamalar, insan olmanın incelikleri ve doğanın yardım çığlığı, satır aralarından okuru kendine çekiyor. 
 
Anne sevgisinden yoksun bir çocukluk, beklenmedik ölümler, kayıplar... Yine de yaşamın beyhudeliği düşüncesine teslim olmayan Bengi, her acıdan güçlenerek çıkıyor. Doğanın içinde biçimlendirdiği yaşantısında, dünyanın geldiği noktaya samimi bir bakışla yaklaşarak insanın kendini tanıması ve kendine şefkat göstermesi gerektiğini güçlü bir şekilde hatırlatıyor. 
 
Ahlaklı olanın elinde sözcükler, dünyayı güzelleştiren, gerçeği çoğaltıp yayan bir tılsıma dönüşür. Kendi sözcüklerine hâkim olan, kendi hikâyesine de hâkim olur. Kendinize sormaktan korktuğunuz sorularla yüzleşmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127699</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc3b72c7-1a97-414a-b2a6-4f9d22c25aa7.jpg</image:loc>
            <image:title>True Beauty 8</image:title>
            <image:caption>ZAMAN GEÇSE DE 
 
UNUTAMADIĞINIZ İLK AŞKINIZLA 
 
YENİDEN KARŞILAŞSANIZ 
 
NE YAPARDINIZ?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127700</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13d708dd-6775-407e-8a92-d6dbc603ddca.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatım Bir İnternet Romanı 3</image:title>
            <image:caption>“SÖYLE HADİ. SADECE İYİ VAKİT GEÇİRELİM DİYE SENİNLE ARKADAŞ OLMADIM.” 
 
LİSENİN İLK GÜNÜNDEN HİKÂYEYE YENİ BİR ANA KARAKTER EKLENİYOR. DANİ’YLE YAKINDAN İLGİLENEN RUDA İLE YEORYEONG VE DÖRT BÜYÜK KRAL ARASINDA BÜYÜK BİR ÇEKİŞME BAŞLIYOR. DANİ, RUDA’DAN UZAK DURMAYA ÇALIŞSA DA İŞLER İSTEDİĞİ GİBİ GİTMİYOR. 
RUDA’NIN SÖYLEDİKLERİ, DANİ’NİN KAFASINI KARIŞTIRIYOR... 
BU SÖZLER DANİ’Yİ, YEORYEONG VE ARKADAŞLARIYLA İLGİLİ DÜŞÜNCELERİNİ GÖZDEN GEÇİRMEYE İTİYOR... 
 
“BEN DE SİZİN İÇİN YERİ DOLDURULAMAYACAK BİRİ OLABİLİR MİYİM?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127701</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91c67122-6513-428c-bd94-ae20f25c5b1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Turtanın Tabanındaki Tatlılık (Flavia de Luce Polisiyesi 1)</image:title>
            <image:caption>38 DİLDE 6 MİLYONDAN FAZLA OKUR 
 
TAKDİMİMİZDİR: FLAVIA DE LUCE. AMATÖR DEDEKTİF. ZEHİR USTASI. ON BİR YAŞINDA. 
 
Buckshaw Malikânesi’nin çürümeye yüz tutmuş duvarları ve taşranın durağanlığına inat hayat bulmuş keskin bir zekâ. Flavia de Luce’un deney tüpleri ve zehir formülleri arasına sıkışmış küçük dünyası, bir sabah kapı eşiğinde gagasına eski bir posta pulu iliştirilmiş ölü bir kuş bulmalarıyla değişir. O anda babasının yüzüne yayılan korku, Flavia’nın merakını tetikler. Derken bahçede bir ceset ortaya çıkar. Daha polis soruşturmasına başlamadan Flavia izleri sürmeye koyulmuştur bile. 
Babası gece yarısı çalışma odasında kiminle karşılaştı? Ulster İntikamcısı gerçek biri mi, yoksa bir gölge mi? Ve en önemli soru: Mutfakta soğumaya bırakılmış o korkunç turtadan bir lokma alacak kadar çaresiz olan kim? 
Flavia’nın peşine düştüğü ipuçları, onu yalnızca cinayetin değil, kökleri yıllar öncesine uzanan bir komplonun içine çeker. 
Yakında beyaz perdede de göreceğimiz Turtanın Tabanındaki Tatlılık, Hercule Poirot’un akıl oyunlarını, Miss Marple’ın dedikodulardan çıkarım yapma ustalığını ve klasik dedektif romanlarının unutulmaz büyüsünü taşıyan, leziz mi leziz bir cinayet bilmecesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127702</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27ca84f3-4190-41ba-b840-98d42daccef7.jpg</image:loc>
            <image:title>Reckless (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Paedyn ve Kai, tutku ile görev arasındaki çetin mücadelelerine devam ediyor. 
Ateşli gerilim ve ihanetle örülü bu epik romantik fantastik üçlemenin merakla beklenen ikinci kitabında sınırlarını zorluyorlar. 
 
Ilya krallığı kargaşa içinde… 
 
Arınma Sınavları’ndan sağ çıkan Paedyn Gray, Kral’ı öldürüp ülkenin dört yanında bir Direniş başlattı. Şimdi kollarına koşmak istediği tek kişiden kaçıyor. 
Kai Azer, artık Ilya’nın İnfazcı’sı ve ülkenin yeni kralına –kardeşi Kitt’e – sadık. Paedyn’i bulup mahkemeye çıkarmaya yeminli. Ölümcül Scorches Çölü’nde ve düşman şehir Dor’un derinliklerinde, Kai peşine düşmek istemediği tek kişiyi kovalıyor. Fakat Seçkinler’in olmadığı bu şehirde av ile avcı arasındaki dengeler bozuluyor. Vazife ile arzu arasındaki savaş ise ölümcül bir hâl alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127703</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/962e2ea3-fcd4-440f-96e3-17e56bee1ed4.jpg</image:loc>
            <image:title>Reckless</image:title>
            <image:caption>Paedyn ve Kai, tutku ile görev arasındaki çetin mücadelelerine devam ediyor. 
Ateşli gerilim ve ihanetle örülü bu epik romantik fantastik üçlemenin merakla beklenen ikinci kitabında sınırlarını zorluyorlar. 
 
Ilya krallığı kargaşa içinde… 
 
Arınma Sınavları’ndan sağ çıkan Paedyn Gray, Kral’ı öldürüp ülkenin dört yanında bir Direniş başlattı. Şimdi kollarına koşmak istediği tek kişiden kaçıyor. 
Kai Azer, artık Ilya’nın İnfazcı’sı ve ülkenin yeni kralına –kardeşi Kitt’e – sadık. Paedyn’i bulup mahkemeye çıkarmaya yeminli. Ölümcül Scorches Çölü’nde ve düşman şehir Dor’un derinliklerinde, Kai peşine düşmek istemediği tek kişiyi kovalıyor. Fakat Seçkinler’in olmadığı bu şehirde av ile avcı arasındaki dengeler bozuluyor. Vazife ile arzu arasındaki savaş ise ölümcül bir hâl alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127704</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fad7493c-5619-41e8-8899-0412f81179cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebeğimle Uyku</image:title>
            <image:caption>“Bu satırları okurken muhtemelen yorgunsun. Belki geceleri defalarca uyanan bir bebeğin var, belki de her uyuduğunda, acaba ne kadar sürecek diye endişeleniyorsun. Uyku senin için artık bir ihtiyaçtan çok, hayalini kurduğun bir lüks gibi görünüyor olabilir. Ama biliyor musun? Yalnız değilsin… Bu süreç geçici. Sen bebeğinin uyku düzenini sağlıklı hâle getirmek için adım attıkça, her şeyin daha iyiye gittiğini göreceksin…” Uykusunu iyi alan bebek, uykusunu iyi alan ebeveyn anlamına gelir. Yenidoğan bebeklerin uyku ihtiyaçlarını karşılamak sanıldığı kadar zor değildir ama farklı yöntemleri bir arada kullanmanızı gerektirir. Bebeğimle Uyku, bebeğin uykusuyla başlayıp ebeveynin uyku kalitesine varan, sağlık alanındaki güncel ve bilimsel verileri insan psikolojisini de unutmadan; şefkatli, uygulanabilir ve kapsamlı bir şekilde anlatıyor. 0-2 yaş arası bebeklerde uyku düzenini oluşturmak, bağımsız uyku alışkanlıklarını desteklemek ve regülasyonu sağlamak isteyen ebeveynler için kapsamlı bir uyku eğitimi rehberi. “Şimdi, uykunun ve huzurun kapılarını aralamaya başlayalım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127705</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b58318f-a917-45ab-94c6-dee06bdeb539.jpg</image:loc>
            <image:title>Mars Bize Ne Kadar Uzak?</image:title>
            <image:caption>Mars ne kadar uzak? Dünya ne kadar yakın? Her şeyin ötesinde bir umut var mı? Sene 2063… Yaşamın merkezi olan Dünya, insanlar yüzünden yaşanmaz bir hale gelmiştir. İnsanlar Mars’a göç ettiklerindeyse bir şeyler değişmeye başlamıştır. İki dost, fare ile zürafa, terk edilmiş yeryüzünde bir keşfe çıkar. İnsanların yokluğunda yerkürenin yavaş yavaş iyileşmeye başladığını fark ederler. Doğaya ve insana dair hem eleştiri hem de umut dolu sıcacık bir hikâye… Tolga Öztorun’un kalem aldığı Büşra Çakmak’ın resimlediği bu kitap çocuklara iklim krizini anlatıyor. Okul öncesi dönem ile okul dönemindeki çocuklara hitap ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127706</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0c2b924-66bf-4501-93f1-d270a81cd621.jpg</image:loc>
            <image:title>Ecinniler</image:title>
            <image:caption>Küçük bir Rus kasabasında alevlenen ideolojiler, çatışan nesiller, köktenleşen ya da vazgeçilen inançlar etrafında şekillenen hikâyede Camus varoluşçu bakış açısıyla, siyasi aşırılıkları ve ideolojik bağlılıkları irdeliyor. Karakterlerin derin ahlaki ikilemleri ve eylemlerinin sonuçlarıyla boğuşması, bireysel sorumluluklar ile toplumsal değişimin çalkantılı güçleri arasındaki çetrefil etkileşim iç içe geçiyor. 
 
Camus, Ecinniler’de, Dostoyevski’nin eserindeki psikolojik derinliği aynı ustalıkla korurken, kendi varoluşçu düşünceleriyle besleyerek büyüleyici bir tiyatro eseri yaratıyor. İnsanlık durumu, ideolojik çatışmalar, belirsizlik, nihilizm, devrimcilik ve idealizm gibi çağdaşlığını her dem koruyan temalar etrafında şekillenen bu trajikomedi, tarihle hesaplaşan bir adamın kalp kırıklığını ele alıyor. 
 
“Dostoyevski’nin Ecinniler’i beni birçok yönden besledi ve varoluşuma katkı sağladı.” 
Albert Camus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127707</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3126c51e-3c18-44ab-8013-61a628fa6e13.jpg</image:loc>
            <image:title>Ziyafet</image:title>
            <image:caption>“İnsan unutmak istediklerini hatırlayıp duruyor da hatırlamak istedikleri hiç aklına gelmiyor! Oysa çocuk olmak ne kolaydı. Bu ikisinin arasındaki incecik çizgi yoktu o zaman, seçim yapma özgürlüğü vardı. İstemediği şeyleri hemen unutup istediklerini bir daha hiç terk etmemek üzere kendi dünyasına katardı. Bunu artık yapamıyor olmayı, büyümekle ilgili sevmediği şeyler listesine ekliyor hayalinde.” İstediğimiz gibi donatılmış, sevdiğimiz insanların yanı başımızda olduğu sofralarda sadece güzel şeyler üzerine mi konuşuruz ya da çocukluğumuzda mutfaktan gelip bizi dünyanın en mutlu insanı yapan o koku, ölene kadar bize aynı şeyleri mi hissettirecektir? Güzin Yalın, Ziyafet’te bazen bir sofradan, bazen kaynayan tencerenin başından; bazen de iki arada bir derede ağza ancak bir lokma atılabilen sıkışık anlardan ve kalabalık zamanlardan yola çıkarak hayatın tam ortasına gelip kurulan öyküler anlatıyor: aşklar, ayrılıklar, yeni yeni heyecanlar, yalnızlıklar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127708</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac64f96b-04d0-4002-9630-2a02e68f3937.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Mektup Geldi O’ndan</image:title>
            <image:caption>“Hak’tan bir mektup geldi bana…” Sûfîler Kur’ân-ı Kerîm’i bu bakış açısıyla okumuş, bu bakış açısının gerektirdiği zarafet, saygı ve nezaketle kitaba yaklaşmıştır. İlahî kelam, Allah’tan gelen bir mektup olduğu gibi O’na giden yoldur da... İlahî kelamı okumak, Allah’ı tanımanın ve O’na yaklaşmanın vesilesidir. Onu anlamak ise, insanın halinin ve idrakinin durumuna göre farklılık arz eder. Her insan bulunduğu idrak düzeyiyle kitabı anlar, her insan bu ahlak ve idrak düzeyine göre kelamla irtibat kurar. Bu bakımdan insanların halleri, ayet-i kerimeyi gösteren bir ayna haline gelir. Sûfîler bunu, ilahi kelamın yüzünü birçok örtüyle örtmüş bir güzele benzeterek açıklarlar. Yüzünden perdelerin kalkması ise ilahi lütufla birlikte insanın ahlaken yetkinleşmesiyle ilgilidir. İnsan merhametli oldukça kelamı anlar, doğru oldukça kelama yaklaşır, cömert oldukça kelamın bilgilerine erişebilir. Bu ahlakın kaynağı ise Allah sevgisi, yani aşktır. Aşk, aşık ile maşuk arasındaki ayrılık halinde ortaya çıkan hasret ve iştiyak haliyle yaşanır. Daha sonra bir mıknatıs gibi aşığı maşuğa doğru çeker, en nihayetinde gurbeti aşarak ona ulaştırır. İlahi kelam ise aşık insana yolu, yolculuğu, maksadı ve kendisini tanıtarak onun yolculuğuna rehberlik eder. 
 
Elinizdeki kitap Kur’ân-ı Kerîm’den seçilmiş bazı ayet-i kerimelerin bu perspektifle okunduğu metinlerden oluşuyor. Bu metinler aracılığıyla ilahi kelamın anlam derecelerine doğru bir yolculuğa davet ediyoruz sizleri. Bir mektubu okur gibi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127709</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/387a73ec-cf49-47b6-8163-aae182b64b90.jpg</image:loc>
            <image:title>Nikah ve Pazarlıklar</image:title>
            <image:caption>Nurgül Certel, Türkiye’nin aşina olduğu fakat araştırma konusu olarak çoğunlukla gözden kaçmış bir hususu ele alıyor: Çokeşlilik. Suriye iç savaşının neden olduğu zorunlu göç sonrası, Suriyeli kadınlarla yapılan çokeşli evlilikleri yerinde gözlemlediği çalışmasında, bu evliliklerin taraflarından olan erkeklerin, çokeşli evlilikleri nasıl meşrulaştırdıklarını gösteriyor. Erkeklerin, “mağdur olana sahip çıkmak”, “çocuk sahibi (ağırlıkla erkek çocuğu) olamamak”, “sevgisiz ve geçimsiz evlilikler” gibi sebeplerle yapıldığını iddia ettikleri çokeşli evliliklerin diğer tarafları olan kadınların da sesi oluyor. Hem Türkiyeli “ilk eşlerle” hem de Suriyeli “ikinci-üçüncü eşlerle” yapılan görüşmeler neticesinde kadınların bu evliliklere nasıl ve neden “razı olduklarını/edildiklerini”, evlilik içi dinamikleri ve ilişkileri açıklama çabasının yanı sıra bu evliliklerin “aracılarını”, kadınların bir meta gibi pazarlık konusu haline getirilmelerini, kadınlar üzerinden kurulan çıkar ilişkilerini ve sağlanan kazançları da es geçmiyor. Nikâh ve Pazarlıklar, çokeşli evlilikler gerçeğine ışık tutarken, erkeklik çalışmalarına da katkı sağlayacak bir kitap… “Ataerkil toplumlarda sıklıkla karşılaşılan fakat ataerkil olmayan ortamlarda bile erkeğin her türlü ihtiyaçlarının kabul gördüğü bir erkek ayrıcalığı, erkeğin tüm ihtiyaçlarının sorgusuz karşılanması gerektiğini olağanlaştırmıştır. Erkeğin daha fazla ilgiye ve cinselliğe olan ihtiyacı herkesçe içselleştirilmiş, bunu karşılaması için seçtiği yollar kabul görmüştür. Çokeşli olmanın erkeklere faydası erkeğin ihtiyaçlarının duraksamadan karşılanması üzerine bir hayattır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127710</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2193b0b6-269d-4d1c-b9ef-550f7229b69c.jpg</image:loc>
            <image:title>Lüzumsuz Adam</image:title>
            <image:caption>Sait Faik Abasıyanık, Lüzumsuz Adam ile hayatın kenarında duranları merkeze alıyor. Onlar; sesleri duyulmayan, adları hatırlanmayan ama yaşamın gerçek sahipleri... 
Bu öykülerde, kâh bir balıkçı kulübesinde, kâh bir kahve köşesinde ya da dar bir sokakta bulursunuz kendinizi. Sait Faik’in kelimeleriyle, bu “Lüzumsuz!” görünen hayatların ne kadar anlam dolu olduğunu keşfedersiniz. İnsan ruhunun derinliklerini yalın ama güçlü bir dille anlatan bu eser, Türk Edebiyatı’nda unutulmaz bir iz bırakmıştır. 
Onun gözünde “Lüzumsuz!” diye bir şey yoktur; yalnızlıklar, hayal kırıklıkları ve en küçük sevinçler bile anlamla doludur. İstanbul’un dar sokaklarından deniz kıyısına uzanan hikâyelerde, her insan bir dünya, her dünya bir hikâye olur. 
Lüzumsuz Adam, insanı ve hayatı anlama çabasına dair bir davet... 
Her satırında içtenlik, her cümlesinde bir parça sizden bir şeyler var. 
“Ne garip insanlarız; çok az konuşur, çok şey söyleriz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127711</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/190fcfc6-76fd-484b-9c1b-b35534d27738.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarnıç</image:title>
            <image:caption>Sait Faik Abasıyanık, Sarnıç ile bizi sıradan hayatların derinliklerine, doğanın ve insanın iç içe geçtiği benzersiz bir dünyaya götürüyor. 
Bu öykülerde, hayatın sarnıcında birikmiş anılar, duygular ve hikâyeler, Sait Faik’in duru ve güçlü kalemiyle su yüzüne çıkıyor. 
Balıkçılar, işçiler, çocuklar ve İstanbul’un kenarda köşede kalmış yüzleri, onun öykülerinde hayata tutunmanın, var olmanın ve anlam arayışının simgeleri haline geliyor. 
Sait Faik, doğayı ve insanı o kadar canlı anlatır ki, bir martının kanat sesini duyabilir, bir dalganın kıyıya vurmasını hissedebilirsiniz. Onun Türkçeye olan hâkimiyeti, en sıradan anları bile büyülü bir hikâyeye dönüştürür. 
Sarnıç, hayatın küçük ama unutulmaz detaylarına bir davet. Bu sayfalarda, insanın doğayla ve kendiyle kurduğu bağın en saf halini bulacaksınız. 
“Hikâyeler, insanı anlamanın ve hayatı sevmenin en güzel yoludur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127712</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5279fb70-715e-4be2-8151-da840b2516d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Semaver</image:title>
            <image:caption>Sait Faik Abasıyanık, sade ve duru anlatımıyla, dilimizin zengin kelime dağarcığını kullanarak, sıradan insanların hayatına büyüleyici bir pencere açıyor. Bu hikâyelerde mahallelerin düzeni, denizin ferahlığı, insanın özündeki samimiyeti ve kendinizi bulacaksınız. 
Bir semaverin buğusunda geçen samimi dakikalardan, sokakta yankılanan bir çocuğun gülmesine giden bu öyküler, yaşamın küçücük ayrıntılarında saklanan, çoğumuzun gözünden kaçan detaylara dikkat çekiyor. 
Semaver, insana dokunan ve hayatın içinden hikâyeleriyle Sait Faik’in Türk Edebiyatı’na bıraktığı benzersiz bir iz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127713</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af1d5026-78ab-4e15-917b-221dd469f9d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Kuşlar</image:title>
            <image:caption>Sait Faik Abasıyanık, Türkçe’nin inceliklerini ustalıkla işlediği Son Kuşlar ile edebiyatımızın zirve noktalarından birini sunuyor. 
Her biri birer inci gibi işlenmiş öykülerinde, doğanın güzelliklerini, insan ruhunun derinliklerini ve hayatın büyülü detaylarını eşsiz bir dille anlatıyor. Onun kaleminde Türkçe, bir şairin ezgisine dönüşüyor; sade ama derinlikli, yalın ama çarpıcı. 
Bu kitapta, sıradan bir balıkçı ya da bir kuşun kanat çırpışı, kelimelerle destanlaşır. Sait Faik’in dili; deniz kokusunu, rüzgârın uğultusunu, sokakların sesini adeta sayfalardan taşırır. Her satır, doğaya, insana ve hayata bakışımızı değiştirir. 
Son Kuşlar, yalnızca bir öykü kitabı değil; Türkçe’nin sınırlarını zorlayan, onu en saf ve en güzel haliyle yücelten bir başyapıttır. Sait Faik’in dünyasında, her kelime bir hikâye, her hikâye bir hayattır. 
“Yazmasam deli olacaktım.” der Sait Faik. Bu kitap, onun yazarken yüreğinden geçenleri anlamak için eşsiz bir fırsattır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127714</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c4d9dcc-38ab-44cf-9829-03b1227cbeed.jpg</image:loc>
            <image:title>Alemdağ’da Var Bir Yılan</image:title>
            <image:caption>Sait Faik’in bu eserdeki anlatımı, okura bir tür dönüşüm hissini verir. Bir yandan yazar, okuyucusuna derin düşünceler sunarken, diğer yandan sade, bazen de günlük hayatın içindeki küçük ama anlamlı anları öne çıkarır. Kitapta, Faik’in karakterleri en çok toplumdan dışlanmış, yalnızlaşmış, kaybolmuş ve kendini arayan insanlardır. Bu yalnızlık, toplumdan uzaklaşmak değil, daha çok kendi iç dünyasına dönme, kişisel bir bölünmenin ortaya çıkmaması çabasıdır. 
Faik’in, doğa ve insan arasındaki çeşitliliği ele alışı da çok dikkat çekicidir. Yazar, doğayı sadece bir fon olarak kullanmakla kalmıyor, aynı zamanda insanın iç dünyasıyla paralel bir yolculuğa çıkıyor. 
İnsan karakterlerinin yaşadığı duygusal esneklik doğa ile iç içe geçer ve doğa, insanın içsel yolculuğunu yaşamasına imkân sunar. 
Sait Faik ve hikâye severlerin bir solukta bitireceği harika bir eser daha sizlerle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127715</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a008670-68a6-4fcb-9c2a-be3391233815.jpg</image:loc>
            <image:title>Evin Nerede ?</image:title>
            <image:caption>&quot;Peki, o da mı su altında kalacak Şiyar?&quot; 
&quot;Öyle olacak.&quot; 
Hasankeyf’te yaşayan Yusuf,myakında yuva bildiği yerlerden ayrılacak. Kedilerini, kaplumbağalarını yanında götürebilir. Ama ya türbe? O kollarına sığmaz ki... 
Yusuf türbeyi kurtarabilecek mi yoksa ona da veda etmek zorunda mı kalacak? Yusuf’la birlikte bir çözüm aramaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127716</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acfdf131-7bb6-4e08-a92c-356029977ab6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Hiç Kimsenin Kayboluşu</image:title>
            <image:caption>Bay Hiçkimse’nin Kayboluşu, sorunlarla dolu bir geçmişin travmasından ve günlük hayatınyüklerinden kaçarak yoksul ve muhtaç bir halde başkent Cezayir’in Ruveybe banliyösüne gelen isimsiz bir adamın hikâyesi. Burada, demans hastası yaşlı bir adamı hayatta tutmayı buyuran vicdanı ile ondan kurtulma arzusu arasında bocalayan Bay Hiç Kimse, yaşlı adamınölümüyle birlikte sırra kadem basar. Yaşlı adamın ölümü ile gizemli bakıcının ortadan kaybolması arasındaki bağlantıyı tespit etmekle görevlendirilen bir polis dedektifi, isimsizadamın kimliğinin tespit edilemediğini ve izine rastlanamadığını fark eder. Memurun soruşturması onu bir zamanlar Bay Hiç Kimseyle yolları kesişmiş kişilere götürür ve her birinde aradığı adamın bir yansımasını bulur. 
Adeta insanın etrafındaki dünyaya karşı varoluşsal yabancılaşma ve hayal kırıklıkları ile doluyaşamından izler taşıyan bir habitus örneği olarak Cezayir’in kenar mahallelerindeki hayatıngerçekliğini derinden hissettiren bu etkileyici noir roman, okuyucusuna polis muhbirleri, rotasından çıkmış imamlar, kaçak alkol satıcıları ve mezar soyguncularından oluşan karanlık bir dünya portresi çizer. Ahmed Taibaoui, hem uzun süren bağımsızlık savaşının hem de doksanlı yıllardaki iç savaşın getirdiği şiddet sarmalının mirasıyla mücadele eden bir ülke olarak Cezayir’de, sıradan insanlar için yer olmayan bir ilişkiler ağıyla yaygınlaşan hegemonyanın, güç mücadelelerinin ve yozlaşmanın sosyoekonomik durum üzerindeki etkilerini kimliğini yitirmiş bir adamın hikâyesi üzerinden ustalıkla resmeder. 
Kendisine 2021 yılında Necip Mahfuz Edebiyat Ödülü’nü kazandıran bu sade, iyi işlenmiş ve sürükleyici romanında Taibaoui, Cezayir’in şiddet dolu geçmişinin bugüne uzanan yankılarıarasında, toplumun kendi ürettiği dekadansı nasıl vicdan azabı duymadan mahkûm ettiğinisamimi ve eleştirel bir anlatımla kurguya aktarır. Bay Hiç Kimsenin bu sunumu, romanı değerli ve güncel kılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127717</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c87e6656-e6a0-4f98-a151-9ef18914b3f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuma Kuma Kuma Bear Cilt 8</image:title>
            <image:caption>DEVASA CANAVAR KRAKEN’İ TEK HAMLEDE YENDİ! BUNUN İÇİN AYI KIZIN BİR HEYKELİNİ DİKECEKLER Mİ?!


Paralel dünyaya hileli Kuma kıyafetiyle sürüklenen kız, Yuna. Yeni yiyecek malzemeleri aramaya geldiği sahil kasabasında yöneticilerin yozlaştığını ve denizin dev canavar Kraken tarafından işgal edildiğini görür. “Soya sosu, miso, deniz ürünleri!” narası ile leziz yemekler için tam gaz saldırır! Sekizinci cilt de aksiyon dolu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127718</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4990f76f-9bd8-4f59-a24a-92fe48c5ec99.jpg</image:loc>
            <image:title>Afrika’dan Türkiye’ye Göç ve Göç Teorileri</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin son kırk yılda aldığı uluslararası göçün bir kısmı Sahra altı Afrika’dan kaynaklanıyor. Afrika göçünün değişik yüzlerine ışık tutan on araştırma bu kitapta, uluslararası göç çalışmalarının kavramsal çerçevesini, teorik ve siyasal boyutlarını değerlendiren bir girişle birlikte sunuluyor. İncelemeleri birbirine bağlayan nitelikler, katılımcı gözlem ve yüz yüze iletişime dayanan araştırma metotları, ayrıca küresel gelişmelere ve bağlantılara özel duyarlık. Temsil edilen disiplinler, sosyoloji, antropoloji, psikoloji, medya ve kültür araştırmaları, iktisat, dinler tarihi, hukuk. Göçmen hayatının daha önce üzerinde durulmamış sosyal ve kültürel yanlarına, yaşam tarzı ve geçim kaynağı özelliklerine önem verilmesi, Türkiye’deki on beş yıllık Afrikalı göçmen varlığını belgeleyen ve yorumlayan görsel malzeme ve bir etnografik fotoğraf seçkisi, bu kitabı Türkiye’deki göç araştırmalarında benzersiz kılıyor ve öncü bir konuma yerleştiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127719</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d4e9b50-9c25-4426-a008-5b03b8aca340.jpg</image:loc>
            <image:title>Aydınlık Hareketi</image:title>
            <image:caption>Gürakar’ın doktora tezinden derlenen bu kitap, mevcut ve eski Aydınlıkçılarla yapılan kapsamlı görüşmelere dayanan bir saha araştırmasının ürünü. Okura iki temel vaat sunuyor ve bunu başarılı bir biçimde yerine getiriyor: 
 
Bir yandan ulusalcı tarz-ı siyasetin Aydınlık Hareketi tarafından hangi içeriklerle inşa edildiğini ve siyaset pratiğinde nasıl araçsallaştırıldığını ortaya koyarken ulusalcılığın kuramsal ve tarihsel açılardan âdeta “arkeolojisine” girişiyor. 
 
Diğer yandan ise, Aydınlık Hareketi’ni farklı siyasal yönelimlerin öne çıktığı farklı dönemler üzerinden ele alarak, onun yıllar içindeki dönüşümünü tarihsel-sosyolojik bir perspektiften tahlil ediyor. 
 
Kitap, ulusalcıların günümüzdeki konumlanmalarını ve kendi aralarındaki ayrışma ve tartışmalarını anlamak isteyenler için önemli bir kaynak olarak öne çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127720</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e4c57dc-d14f-4295-88fc-9b6da56b101d.jpg</image:loc>
            <image:title>Su Fırtınası</image:title>
            <image:caption>“Su… O ki toprağın can damarı; yeryüzünü yıkayan, 
saydam yağmurla gelen, ak gelinlik gibi karla inen şifa, 
hayatın olmazsa olmazı.” 
 
“Karanlıkta su sesi doluyordu kulaklarına, kırış kırış olmuş derisinin altında, damarlarında geziniyordu sanki derenin kolları. Çilelerle dolu göç yolunun bir bağışıydı bu ses; kuşkularla, korkularla geçen zamanın acısını azaltmak istercesine, her biten günün ardından doğan güneşin cömertliğini sunuyordu. Bu kutlu ses, koskoca dünyada kum tanecikleri gibi savrulup kaybolmadıklarını, usul usul akan mucizeyle yenilendiklerini söylüyordu Hüma’ya.” 
 
Gönül Çatalcalı, bu romanını Ege ve Güneydoğu ekseninde kuruyor.  Birbirinden bunca uzak iki bölgeyi su, göç ve aşk üçgeninde birleştiriyor büyük bir ustalıkla. Yakınlarda aradığımız iyiliklerin uzaklardan geldiğini, uzak olmasını dilediğimiz kötülüklerin bir nefes ötemizde durduğunu işaret ediyor. 
Heyecanlı kurgusu, farklı dili ve su gibi akan anlatımıyla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127721</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3b4698f-81a5-4743-ad05-b899b4188413.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçan Tabut</image:title>
            <image:caption>“Sessiz ol. Çok sessiz. Dikkatle kendi içine bak. Kendi kendini aşağı çekmekten, engellemekten, yormaktan beslendiğini göreceksin. Şaşıracaksın. Şaşır. Bu iyidir.” 
 
New York’tan yurda getirilen bir cenazenin ekseninde gelişen olaylarda, bir diğerinin hayatını bilmeden bir meteor çarpmışçasına etkileyen bir dizi insanın hikâyesi Uçan Tabut. 
 
Birbirine dokundukça uyanan, uyandıkça birbirine dokunan insanların hikâyesi. 
 
Herkesin biricik bir hikâyesi vardır. 
Kendine uyanış hikâyesi. 
“O” hikâyesi. 
Senin yok mu? 
Olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127722</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/191ad7a0-c3b0-438e-8e34-32578655c584.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayşegül 5.0</image:title>
            <image:caption>Geleceğe otostop çekmeye hazır mısınız? 
 
Bu kitap gelecekte bizi nelerin beklediğine dair fikir yürütüp kritik sorular sorabilmemize olanak tanıyacak bir rehber olarak hazırlandı. 
Bu yolculukta size yapay zekâ ve muazzam girişim öyküleri eşlik ederken zihin okuyabilen makineler, otonom araçlar ve dilimizi öğrenmeye başlayan robotlarla teknoloji devrimi içinde ilerleyeceksiniz. 
 
Eline koskoca bir uzay gemisi geçmiş küçük çocuklar gibiyiz. Önümüzdeki olasılıklar galaksisine bakarken, yapay zekâ ve akıllı teknolojileri nasıl kullanacağımızı henüz bilmiyoruz. Kitapta, gelen dalgada usta bir sörfçü olarak gençler, bireyler, şirketler, toplum olarak yeni yapılar inşa etmek ve bu yetenekleri kendimizde keşfetmek için anahtarlar bulacaksınız. Bu yeni sihrin öyküsü, bizi hem heyecanlandırıp cesaretlendiriyor hem de hızla koşarken önümüze çıkabilecek tehlikelere dikkat çekiyor. 
 
Geleceğe meraklı tüm maceraperestler: Korkmayın ve yola çıkın, geleceğin galaksisinde yaratıcı keşifler sizi bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127723</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9115b79-afea-424d-96b3-6deb6f6a55f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Arincon 2 - Zihin Aynası</image:title>
            <image:caption>Düşünceyi, bilimi ve macerayı harmanlayan soluksuz Arincon macerası kaldığı yerden 
devam ediyor! 
 
Arya ve İngo, ilk çıktıkları yolda Profesör Kızıl&apos;ı kendi oyununda yenmeyi başarmışlardır. Fakat şimdi karşılarında yeni düşmanlar, babalarına ait gizemli bir yol ve onlara eşlik edecek müttefikler vardır. 
 
Bu sefer ellerindeki anahtar çark bambaşka yolları aktifleştiriyor. Kendi evlerinde keşfettikleri yeni bir geçit, birkaç defa karşılarına çıkan ayna, onları yeni bir gerçeklikle tanıştırıyor. 
 
Annelerinin de bu düğümün bir parçası olduğunu öğrendiklerinde, çözmeleri gereken gizem daha 
karmaşık bir hale bürünüyor. 
 
Gerçekleri keşfetmek için cesaret gerekir. Peki, zihnin aynasında görünen her şey güvenilir midir? 
 
Paradokya - Gecenin Gizemli Oyunu serisi ile yüz binlerce okurun kalbine taht kuran Fatih Cem Gülbent&apos;in yeni serisi Arincon, Zihin Aynası&apos;yla birlikte devam ediyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127724</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/387b408e-8344-480e-90ca-3d590cef8022.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlığın 7 Kadim Sırrı</image:title>
            <image:caption>Daha sağlıklı, daha enerjik ve daha dengeli bir yaşam mümkün! 
 
Günümüzde sağlıklı yaşam üzerine sayısız bilgi dolaşıyor. Peki, gerçekten işe yarayan, bilimsel olarak kanıtlanmış, çağlar boyunca insanların sağlıklarını korumalarını sağlayan kadim sırlar nelerdir? İşte bu kitap, modern tıp ile geleneksel bilgeliği harmanlayan bir rehber niteliğinde! 
Prof. Dr. Vedat Göral’ın kaleme aldığı Sağlığın 7 Kadim Sırrı, beslenmeden sindirime, bağışıklık sisteminden enerji yönetimine kadar sağlıklı yaşamın temel taşlarını anlatıyor. 
 
•          Karında gaz ve şişkinlik nasıl çözülür? 
•          Yaşamın her 10 yılında mutlaka yenmesi gereken gıdalar nelerdir? 
•          Aquafaba nedir? 
•          Arı poleninin faydaları nelerdir? 
•          Ozon tedavisi gerçekten yararlı mı? 
•          Takviye ve vitaminler gerçekten işe yarıyor mu? 
•          Lifli gıdaların faydaları nelerdir? 
 
Bu kitap, sadece bir sağlık rehberi değil; aynı zamanda yaşam kalitenizi artıracak bir yol haritası!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127725</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37bb22b7-58f6-474c-baf0-03595ef7304b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ada</image:title>
            <image:caption>1987’nin sonbaharında genç bir çift, İzlanda’nın Batı Fiyortları’nda romantik bir tatile gider. Ancak tatil beklenmedik bir felaketle son bulur. 



Bundan on yıl sonra bir grup arkadaş Elliðaey Adası’nda av evinde bir hafta sonu tatili ayarlar. Dış dünyadan tamamen kopuk bu ıssız adada gruptan biri ölür. 



Gizli İzlanda serisinin ilk kitabı Karanlık’ta tanıştığımız Müfettiş Hulda Hermannsdóttir’in hikâyesinde geriye gidiyoruz. Hulda hem kariyerindeki engellerle hem de geçmişinin ağır yüküyle baş etmeye çalışırken on yıl arayla işlenen iki cinayetin arasındaki bağı araştırıyor. 

Ragnar Jónasson, okuru İzlanda’nın nefes kesen gri coğrafyasında dolaştırıp gerilimli bir maceraya ortak ediyor. 



“Yazarın o bayıldığımız kasvetli İskandinav atmosferini taşıyan en iyi maceralarından biri.” 

        New York Times Book Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127726</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04f60b4e-08fb-4a86-82f0-909d7546d58a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruh Hassası</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap çoğu insanın sevilmek için yaşadığı bir dünyada sevebilmenin önemini vurgulamaktadır. Sevilmek herkesin benzer biçimde arzuladığı bir ihtiyaç, sevmek ise herkesin birbirinden farklı biçimde icra ettiği bir sanattır. Öyle bir sevin ki, sevilen de sevmeyi sizden öğrensin. 
Mehmet Zihni Sungur
Aşk yanına gelmediğinde rüyalarına gelendir. Yan yana olmak değil, o ayrı yazılır, aşk sımsıkı olmaktır. Dünyadaki herkesin parmak izinin farklı olması, kimsenin sana onun gibi dokunamayacağının kanıtıdır. O nedenledir ki fırsatınız varken sevin ve kendilerine bunu haykırın.
Uğur Batı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127727</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca185a28-a440-47b2-9d1d-543d68215c8b.jpg</image:loc>
            <image:title>40 Öncü - 1</image:title>
            <image:caption>Onlar, sadece bir topluluğun değil, bir davanın öncüleri… 
Zorlukların gölgesinde, belirsizliğin tam ortasında, yalnızca imanla yürüyenler… İslam’ın henüz görünür bir zafer kazanmadığı, gücün değil teslimiyetin belirleyici olduğu bir dönemde, bu yolda ilk adımları atanlar…
Elinizdeki kitap, 40 Öncü serisinin ilk halkası olarak, sahabelerin sahabeleri diyebileceğimiz bu yüce şahsiyetlerden ilk 11’ini anlatıyor. Peygamber Efendimizin (sav) en yakınında duran, İslam davasına canıyla, malıyla, sadakatiyle sahip çıkan bu isimler, sadece birer tarihi figür değil; bugün de hayatımıza ışık tutan örnek şahsiyetlerdir.
Bekir Develi ve Muhammed Yazıcı’nın samimi sohbetlerinden doğan bu eser, sizi Asr-ı Saadet’in en zor ama en anlamlı günlerine götürüyor. İlk olmalarının getirdiği çetin imtihanlar, sabırları, fedakârlıkları ve adanmışlıklarıyla bu çelik müminler, bugün de yaşanmışlıklarıyla gönüllere dokunmaya devam ediyor.
İlklerin izini sürmeye, gerçek öncülerle tanışmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127728</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6f9e0d9-31f3-4b37-b88e-e06a8bcbd90c.jpg</image:loc>
            <image:title>2. Doğuş</image:title>
            <image:caption>Şifa Sende, İçimizdeki Hekim ve Kendin Ol kitaplarının yazarı Dr. Erhan Özer&apos;den sarsıcı, yüksek frekanslı bir kitap. 



Dünyanın aydınlığa kavuşacağı sıra dışı bir çağın tam doğuşu içindeyiz. 



Matrix filmindeki gibi, gördüklerimiz aslında frekansların oluşturduğu bir simülasyon. Madde ve ruh, yalnızca titreşen enerji dalgalarından ibaret. Şimdi, yükselmiş karanlık enerjinin içinden aydınlığa doğma zamanı! 



Yapmamız gereken tek şey, zihnimizden özgürleşip kalbimizle bağlantıya geçmek ve aydınlanmayı sağlayacak 2. Doğuş&apos;u gerçekleştirmek… 



Gerçek doğum, zihni serbest bırakıp kalp frekansına yükselmektir. Genç kalmanın, sağlıklı yaşamanın, bedenin kendi kendini iyileştirmesinin ve ruhsal tekâmülün sırrı, 2. Doğuş&apos;ta saklı. Kutlamamız gereken asıl doğum günümüz, bu doğuşu gerçekleştirdiğimiz gündür. 



12.12.2012 itibarıyla açılan 5. Boyut portalı, Yeni Dünya Bilinci’ne geçiş için tüm koşulları hazırladı. Bu kitap, DNA’mızı güncelleyerek ruhumuzla tam bağlantıya ulaşmamızın yolunu gösteriyor. Evrensel yasalar, özgürleşmemiz için bizi zorluyor; iş, ilişkiler, hastalıklar mesajını alana kadar tekrar ediyor. 



Şimdi elimizde bir güç var... 2. Doğuş&apos;u gerçekleştirmek. 



Bu büyük bir uyanış, muhteşem bir sıçrama ve yeniden doğuş. Uyanmış olanların, uykuda olanları uyandırma vaktidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127729</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d161ff6-d801-4460-a29f-6ac63a154797.jpg</image:loc>
            <image:title>Açlık Oyunları 5 - Hasatta Gündoğumu</image:title>
            <image:caption>Sevdiğin her şeyi kaybetmeye hazırsan, uğruna savaşacak ne kalır? 
 
Ellinci Açlık Oyunları’nın günü ağarırken, Panem’in mıntıkaları korkunun etkisi altında. Bu yıl Çeyrek Asır Oyunları onuruna iki kat daha fazla haraç alınacak. 
 
12. Mıntıka’da Haymitch Abernathy şansına ne çıkacağını düşünmemeye çalışıyor. Onun umursadığı tek şey sevdiği kızla birlikte günlerini geçirmek. 
 
Adı söylendiğinde Haymitch’in tüm hayalleri yıkılıyor. Ailesinden ve aşkından koparılıp, diğer üç 12. Mıntıka haracıyla birlikte Başkent’e gönderiliyor: kız kardeşi gibi hissettiği bir dost, takıntılı bir bahisçi ve kasabanın en kibirli kızı. 
 
Oyunlar başlarken Haymitch, başarısız olacağını kabulleniyor.Ama içinde savaş isteyen bir dürtü hissediyor, hem de Açlık Oyunları arenasının çok ötesinde yankılanmasını istediği bir savaş...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127730</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a128b4b-f62f-46c8-8a3a-7cb7f4140708.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençler İçin Seçme Hikayeler</image:title>
            <image:caption>“Sizi bekliyorum. Sizi göreceğim; içimde bir şey koşacak. Siz görmeden geçeceksiniz. Ben kederle sevinci duyup dalacağım istediğim âleme. Dünyayı yeniden kederlerle kuracağım. Sonra çarşılardan çarşılara, insan sesleri arasında, her şeyi sizinle kurulmuş bir şehirde dolaşacağım.” 
 
Deniz kokusu, martı çığlıkları, mahalle kahveleri, balıkçı tekneleri, adalar ve sokakları dolduran sıradan insanlar… İşte Sait Faik’in dünyası! Onun hikâyeleri, İstanbul’un dar sokaklarında yankılanan ayak sesleri, balıkçıların ağlarına takılan umutları, bir çocuğun düşleri kadar gerçek ve sıcaktır. 
 
Sait Faik, büyük kahramanlar değil, küçük insanların büyük hikâyelerini yazdı. Bu kitapta, onun eşsiz anlatımıyla İstanbul’u ve içindeki insanları keşfedeceksiniz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127731</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/798d0f5d-2512-4a1a-9d9c-647ad2442991.jpg</image:loc>
            <image:title>Arincon 1 – Hafıza Çivileri</image:title>
            <image:caption>Bilimin gölgesinde kalan sırlar, hatıraların içine gizlenen mesajlar ve bilmecelerle dolu yepyeni bir dünya Arincon serisiyle karşınızda! 
 
Arya ve İngo bir sabah uyandıklarında hayatlarının asla eskisi gibi olmayacağını görmüşlerdir. Babaları esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolmuş; arkasında sadece çözülmeyi bekleyen şifreler, akıl oyunları ve gizemlerle dolu bir dizi ipucu bırakmıştır. 
 
Altmış dört profesörün, insanların bilinçaltlarını birbirine bağladıkları sistemi aktif hale getirmeden önce 
ortadan kaybolmaları; iki kardeşin gizem dolu bir yolculuğa çıkmasını sağlar. 
 
Arya, kararlı ve mükemmeliyetçi yapısıyla olayları kontrol altında tutmaya çalışırken, İngo&apos;nun hayal gücü ve sorgulayıcı zihni bambaşka kapılar açar. İpuçlarını takip ederek ulaştıkları gizemli ormanda, eski bir kulübe onları daha önce hiç karşılaşmadıkları bir anahtarla buluşturmak için bekliyordur. 
 
Paradokya - Gecenin Gizemli Oyunu serisi ile yüz binlerce okurun kalbine taht kuran Fatih Cem Gülbent&apos;in kaleminden macera ve aksiyon dolu bir eser sizleri bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127732</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecaa7b42-8e9a-41d8-b03f-cc867a0e19f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sümer - Babil Tufan ve Yaratılış Destanları - Hasan Ali Yücel Klasikler</image:title>
            <image:caption>Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi Sümer-Bâbil Tufan ve Yaratılış Destanları eseriyle Eski Mezopotamya’nın kültürel mirasını onurlandırmaya devam ediyor. İnsanın ortaya çıkışı, toplumsal düzenin ilk kuruluşu, tanrılar ve doğanın oluşumunu konu alan yaratılış destanları, yaratılış büyüleri ile insanlığın ilk büyük yok oluş ve diriliş anlatısı olan tufan destanlarının Sümer ve Bâbil halklarının kültürel ve dinî yaşamlarında çok önemli bir yeri vardır. Elinizdeki bu kitap, bu destanların hepsini Türkçede ilk kez bir araya getiren ve tüm nüshaların (kazılarda en son bulunanlar dahil tüm nüshalardaki korunmuş tüm fragmanların) özgün dillerinden karşılaştırmalı çevirilerini içeren biricik, kapsamlı ve yetkin bir çalışmanın eseridir. Yedi Tanrının Doğuşu, Enlil Destanı, Enki ve Dünya Düzeni, Ninurta ve Anzu Destanı, Bâbil’in Ağır İşleri, Dunnu Teogonisi, Canlılar ve Nesnelerle İlgili Yaratılış Destanları (kazma, tahıl, ağaç kamış, yaz-kış, kuş-balık, kral, örümcek vd.), Yaratılış Büyüleri, Sümer Tufan Destanı, tufan anlatıları (Ugarit, Hitit ve Antik Yunan) ve daha pek çok dikkat çekici metne Bâbil Yaratılış Destanı –Enuma Eliş– ve Bâbil Hemeroloji Serisi –Uğurlu ve Uğursuz Günler Takvimi– kadar önem atfedilen Atra-ḫasīs Destanı ve Atra-ḫasīs Tufan Destanı eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127733</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99a39e97-3bb4-4cc0-84bb-5c3700ce6902.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarına Kalır Yanına Kalmaz</image:title>
            <image:caption>KİMSE YAŞATTIĞINI YAŞAMADAN GİTMEZ. 
Sana ihanet eden, yalan söyleyen, seni en yakın arkadaşınla aldatan, 
kalbini kıran, paranı çalan, seni değersiz hissettiren, seni ezen, beğenmeyen, sözleriyle ve davranışlarıyla küçümseyen, seni yarı yolda bırakan, bugün “seviyorum” deyip ertesi gün haber bile vermeden çekip giden o adamın yanına mı kaldı sanıyorsun? 
Sen ağlarken, ıstırap içinde kıvranırken; o gününü gün edip, 
sonsuza dek mutlu yaşamaya devam mı edecekti? 
Buna nasıl inanırsın? 
İlahi adaleti nasıl unutursun? 
Hesap günü muhakkak gelir. Defterler dürülür, bedeller ödenir. Kimse yaşattığını yaşamadan gitmez. 
Bu kitapta kadınların aşkla, parayla, ihanetle ve ayrılıklarla verdiği sınavların içinden nasıl güçlenerek çıktıklarını değil, nasıl hesaplaştıklarını okuyacaksın. İlahi adaletin tecellisini hızlandıran ritüellerin ne büyük mucizelere yol açtığına inanamayacaksın. 
Bu kitap, insan ilişkilerinin derin dehlizlerine iniyor. Aldatılan, ihanete uğrayan, sevgiyi yara bandı gibi kullanan, yasak aşklara sürüklenen kadınların hikâyelerini kaleme alıyor. Her hikâye bir iç hesaplaşma, 
her cümle bir uyanış daveti...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127734</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bd4a7ea-6b69-45c3-9bb4-2d8aa91cb0cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençlik - Yolun Sonu</image:title>
            <image:caption>Joseph Conrad’ın Gençlik ile Yolun Sonu yapıtları, yayınevimizden yayımlanmış olan Karanlığın Yüreği’yle birlikte bir üçlemenin tamamlayıcısıdır. Conrad, öykü içinde öykü sunan katmanlı anlatımıyla, okuru yaşam yolculuğunda benimsediği ilkelerin geçerliliği üzerine derinlikli sorgulamalara davet eder. Bir serüven atmosferinde işlediği deniz ve doğanın evcilleştirilemez güçleri, insani değerlere kökten meydan okuyan kaosun metaforlarıdır. Peki insan, kendi ilke ve istemlerine kayıtsız bu evren karşısında âciz midir? Conrad’da insan tam da gençlik, olgunluk ve yaşlılık evrelerinde bu meydan okumaya farklı yanıtlar üreten bir sentezdir. Marlow karakterinin damgasını vurduğu Gençlik, direngenlik ve umutla bu kırılganlığın üzerine yürür. Yolun Sonu ise ömrün son demlerinde değerlere tutunurken sessiz bir geri çekilişi betimler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127735</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed09ad3f-1fbf-404b-843b-991ce5d8cb0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönderilen: Enis Batur - Edebiyatımızın Kırk Beş Yılının Yazar - Yayıncı Mektuplaşmaları</image:title>
            <image:caption>Gönderilen: Enis Batur’daki ilk mektup Yusuf Atılgan’dan 26 Ocak 1973 tarihli, en yeni mektup ise 18 Kasım 2018’de Ferit Edgü’den geliyor. Dolayısıyla yayıncılık tarihimizin kırk beş yıllık dönemine ait tanıklıklarla karşı karşıyayız.
Şair, yazar, duayen yayıncı Enis Batur’un Ankara’da başlayan ve İstanbul’a taşınan yayıncılık faaliyetini, edebiyatçılarla kurduğu ilişkileri mektuplarda izleyebiliyoruz. Bu kitap Leylâ Erbil, Oktay Rifat, Melih Cevdet, Ece Ayhan, Edip Cansever, İlhan Berk, Nuri Pakdil, Selim İleri, Mustafa Irgat, Selçuk Demirel, küçük İskender gibi önemli pek çok yazar ve şairimizin yayın serüvenine ışık tutacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127736</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/656a0623-65ce-4670-8999-98d981196828.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilek Kütüphanesi - Sonsuza Dek Arkadaş</image:title>
            <image:caption>Ne dilediğine dikkat et…
 
En iyi arkadaşlar her şeyi paylaşırlar. En azından Raven öyle yaptıklarını sanıyordu. Sonra Luca ona sormadan, okuldaki yetenek gösterisi için Raven’in de adını katılımcı listesine yazdı. Sinirlenen Raven, Luca’ya küstü ve ondan uzak durmaya karar verdi. Ancak iki arkadaşın ayrı kalması mümkün olmadı, bazı kuvvetler onları bir arada tutuyordu. Sanki görünmeyen bir iple bağlıymış gibi hareket etmeye başlamışlardı. Acaba Luca, Raven’e sormadan Dilek Kütüphanesi’ne mi gitmişti?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127737</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6424b99-69cd-4f23-8c96-75af46e1a137.jpg</image:loc>
            <image:title>Nene İle Pıtırcık</image:title>
            <image:caption>Yürüdüler rüzgârın, kumların ve köpüklerin içinden.
Uçtu şapkaları, karıştı saçları. Ama Nene de Pıtırcık da bir kez bile söylenmedi, hiç yakınmadılar durumlarından.
Sırılsıklamdı saçları, kıpkırmızı olmuştu yanakları soğuktan. Yine de Nene ile Pıtırcık hemen tutmadılar evin yolunu.
Hava nasıl olursa olsun, sevdiklerimizle geçirdiğimiz gün, güzel bir gündür…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127738</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b1482f4-4d6f-4619-b70e-91f5c8f25103.jpg</image:loc>
            <image:title>Ailemizin Ağacı</image:title>
            <image:caption>Çimenlikli tepede, minik bir ağaç vardı. Tek başına olmak onu üzüyordu. Aradan mevsimler geçti, minik ağaç büyüdü. Derken, günün birinde muhteşem bir şey oldu...
Doğanın gücü ve ailenin önemine dair bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127739</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72cc2a2d-df92-422d-b346-358fdd732a62.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaan&apos;ın Kazağı</image:title>
            <image:caption>Kaan, kazağını çok ama çok seviyor. Kazak ona çok büyük gelse de hiç üzerinden çıkarmak istemiyor. Fakat günün birinde, Kaan’ın kazağına biri göz dikti. Şimdi ne olacak?
Paylaşmanın herkesin hayatını kolaylaştırabileceğini gösteren, sıcacık bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127741</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/642d4b38-9c87-41f9-ab20-870e9aedc170.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Sonundan Çok da Bir Şey Beklemeyin</image:title>
            <image:caption>Her şey biz yaşarken gerçekleşiyor ve pek çok şeyi içinde yaşarken idrak edemiyoruz. Bize anlatılan hikaye ile hipnotize olduk. O nedenle biraz geriye çekilip gerçekliğimizi analiz etmek ve önemli bazı soruları sorup cevaplamak icap ediyor. 
Modern dünyada din ne işlev görüyor; yeni insanın ihtiyaçlarına ve sorularına cevap üretemeyen kurumsallaşmış din nasıl bir yapıya sahip? Dünyada yaşanan kötülüklere karşı ilgisiz olmakla suçlanan Tanrı gerçekten sessiz mi? Kötülük problemi ve ona karşı üretilen teodiseler hangi yaraya merhem oluyor? Yolunu kaybeden insanlık ne yana gidiyor? Devletler, şirketler, gücü elinde bulunduran karar vericiler nasıl bir dünya kurguluyor? Ayakta kalmanın giderek zorlaştığı vahşi bir cangıl olan çalışma yaşamı nereye doğru evriliyor? Her şey değişirken hiç umursamadan iki yüz yıldır değişmemekte direnen zorunlu-kitlesel okul sistemi yeni yüzyılda nelere yol açıyor, salt varlığıyla ne türden zararlar veriyor? Ötekine ve farklı olana karşı öfke ve tahammülsüzlüğün belirgin biçimde yükseldiği modern toplumlarda sosyal medya nasıl bir misyon görüyor? Tatminsiz tüketiciliği ve estetik operasyonlardan geçirilmiş bedeniyle öne çıkan, ayaklı bir ürüne dönüşmüş yeni postmodern insanı manipüle eden beden endüstrisi nedir ve nasıl işliyor? Toplumsal değişimden en ağır darbeleri alan aile ne yana gidiyor? Distopik ve ütopik kurgular yakıcı gerçekliğimizle ne kadar örtüşüyor?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127742</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41ddad6e-fc38-43d0-895b-80f53c967581.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Gemi</image:title>
            <image:caption>Sakin bir sahil kasabasında bir sabah 
ansızın beliren eski bir gemi... 
Geminin gizemini çözmek isteyen 
meraklı iki kardeş ve onlara eşlik eden 
dostları... 
Heyecan ve merakla okuyacağınız bir 
hikaye... 
Bu maceraya siz de var mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127743</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e433cdb-e187-4f4e-86df-336d2e80190e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yitip Giden Kültürel Miras</image:title>
            <image:caption>Akdeniz’in incisi Kıbrıs, üç kıtanın buluşma noktası, binlerce yıllık medeniyetlerin kutsal beşiği… Bu kadim ada, tıpkı Anadolu ve diğer büyük medeniyetler gibi, insanlık tarihinin en temel kaygılarından birini taşıyor: Kültürel mirasını korumak, insanlığın eşsiz zenginliklerini sürdürülebilir bir şekilde korumanın, insanlığın en önemli sorumluluklarından biri olduğunu tüm insanlığa kabul ettirebilmek. 
Tarihin içerisinde kültürel mirasın korunması uğruna atılan adımlar, yalnızca ulusal çerçevede değil, uluslararası arenada da köklü bir dönüşüme sahne olmuştur. Yitip Giden Kültürel Miras isimli bu eser, kültürel mirasın korunması ve restorasyonu alanında zaman içinde filizlenen çabaları tarihsel bir perspektifle ele almakla kalmıyor; bilimsel yaklaşımların nasıl evrildiğini, insanoğlunun bu kutsal göreve nasıl daha bilinçle eğildiğini gözler önüne seriyor. 
Geçmişin yitip gitmesine izin vermemek, bu uğurda harcanan çabaların kutsallığını bir kez daha bizlere hatırlatıyor. Bu kitap, yalnızca geçmişin yankılarına dikkat çekmekle yetinmiyor; aynı zamanda kültürel mirasa dair yeni sorular sormaya, yenilikçi yöntemler geliştirmeye, bu mirası koruma adına yeni bir heyecan yaratma ve ilham kaynağı olmayı hedefliyor. 
Yitip Giden Kültürel Miras, insanın varoluşuna anlam kazandıran medeniyetlerin ortak kaygısını sahiplenmek ve kültürel mirasın sonsuzluğa uzanan köprüsünü kurmak adına verilen çabaların ortak ürünü olarak okuyucu ile buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127744</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/755bf46a-f3d6-42d2-aab6-56d6c436ffc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sinop’un Tarihi Şahsiyetleri</image:title>
            <image:caption>Sinop, tarihi ve kentle özdeşleşmiş şahsiyetleri ile anımsanmaya ve anlatılmaya değer bir kenttir. Bu düşüncelerle hazırlanan Sinop’un Tarihi Şahsiyetleri kitabı, Sinop ile özdeşleşmiş yirmi üç şahsın biyografilerinin bir araya getirilmesi sonucu ortaya çıktı. Bir kent monografisi niteliğinde hazırlanan eser, farklı dönem ve karakterler üzerinden anlatılarla okuyucularına Sinop’a özgü insan portreleri sunmaktadır.  
 
Sinop’un Tarihi Şahsiyetleri: 
Diogenes • VI. Mithradates Eupator • Sinoplu Aziz Phocas • Sinoplu Marcion • Seyyid İbrahim Bilal • I. İzzeddin Keykavus • İlbasmış Oğlu Emir Gazi Tayboğa • Gazi Çelebi • Sinoplu Safâyî • Mahmud Kefevî • Seydi Ali Reis • Mehmet Yesari Baba • Mütercim Mehmed Rüşdi Paşa • Tayyareci Nuri Bey • Rıza Nur • Kemalettin Sami Paşa • Yusuf Kemal Tengirşek • Cevdet Kerim İncedayı • Ahmet Muhip Dıranas • Sabahattin Ali • Ferit Dikmen • Necmettin Erbakan • Tarzan Kemal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127745</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fa96741-2adc-4a74-bb60-071e38f8a6b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Düşünce Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Modernizmden sonra yaşanılan son yüzyılı “dijital modernizm” olarak adlandırırsak, her türlü gerçekliklerin yeniden tanımlanması gerekecektir. Bazı sosyal kavramların, algıların, değerlerin, istek ve ideallerin değişimi göz ardı edilemez. Ancak her türlü değişime uyum sağlamada zorlanmayan insanoğlu bu değişime de uyum sağlamış ve halinden hoşnut görünmektedir. Dijitalleşme ile daha kolay ve daha mutlu yaşadığını zanneden çağ insanının gerçekte ne kadar mutlu olduğu üzerinde düşünülmelidir. “Mutluluğun maddi gelişme ve refahla büyük ölçüde bağlantılı olduğu şüphesizdir. Ancak aralarında bire bir denklemsel ilişkinin olmadığını çoğumuz biliriz…” Sosyal ve psikolojik olarak yaşanan çağın gereklerine uygun hareket etmek “sanal mutluluk” şemsiyesi altına sığınmaktır. Yukarıdan ne yağdığına bakılmaksızın sığınılan bu dünya, fiziksel varlığı olmayan ancak fiziksel varolma algısı yaratan yalnızlık gerçeğinin dünyası gibidir. Bu kitap insan, eğitim ve teknoloji konularında ele alınan yazılarla sizleri bir düşünce yolculuğuna çıkaracak ve yeni düşüncelerin kapılarını açacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127746</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c884edfd-4b7c-4489-aedb-ec020869ffef.jpg</image:loc>
            <image:title>İsteme ve Tasavvur Olarak Dünya - II</image:title>
            <image:caption>İsteme ve Tasavvur Olarak Dünya’nın ikinci cildi, özgür karakteriyle hakikat arayışının hiçbir otoriteye boyun eğmeyen, saf ve tazeleyici dağ rüzgârını taşır. Eser, çağların, geleneklerin, inançların ve akademilerin kalıplarına sığmaz; bu bağımsız felsefi duruşuyla kültür dünyasının her alanında yankısını bulmuştur ve bulmaya devam etmektedir. 
 
Schopenhauer, ana eseri olan İsteme ve Tasavvur Olarak Dünya’yı yirmili yaşlarının ortasında yazmaya başlar, 30 yaşında tamamlar. Kitabın üslubunda gençliğin enerjisi hissedilir. Hayat ona uzun bir ömür bahşedince zamanı, bu kitaba ilaveler yapmak için kullanır. İkinci cilt, Schopenhauer 56 yaşına geldiğinde işte böyle doğar. Bu cilt “İlaveler” başlığını taşımasına rağmen, Schopenhauer’ın olgunluk döneminin en derin sorgulamalarını içeren bağımsız bir başyapıttır. İkinci cildin üslubunda, yaşlılığın rahatlığı ve zaman zaman muzip bir ton kendini gösterir. Burada Schopenhauer, insanın varoluşsal trajedisini, kör bir istemenin ürünü olarak dünyaya atılmışlığını tüm açıklığıyla ortaya koyar. Bunun yanı sıra sanat, estetik deneyim ve istemenin sessizleşmesiyle erişilebilecek bir özgürleşme ihtimalinin kapısını da aralar. 
 
İlk kez tam metin olarak Türkçeye kazandırdığımız bu eser, varoluşun doğasına dair en sarsıcı sorularla yüzleşmeye doğru bir serüven davetidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127747</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02b62935-cf78-4379-8ef9-06fe62ab7d70.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapayanlış</image:title>
            <image:caption>“Yanlışlıkla konuştukça zamanın izafiliğini deneyimliyordum. 
Yanlışta vakit çabuk geçiyordu. 
Doğru denilen şey durağan ve sıkıcı; 
yanlış ise dinamik ve keyifliydi.” 
Ayakları dünyaya değmeyen, gözleri zevahiri görmeyen, 
konuşası olmasa da 
asgari nezakette birkaç cümle kurması gereken bir adam. 
Elleri çiy damlası bir kadın. 
Bir de kahrolası “kahrolası aidiyet hissi!” 
Hakkı Altmışdört, bu usta novellada 
benlik sorgusunda çıkarıyor okuru. Yalın, derin, etkili. 
Yapayanlış, dosdoğru düzlemde ruhsal bir depremi 
rihter ölçeğine vuruyor. 
Kurgusu ve üslubu yepyeni.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127748</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2aa05ab-3c00-4d53-8d49-d387808f32ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşin Kardeşi</image:title>
            <image:caption>İnsanların arkadaşlarıyla, eşleriyle, çocuklarıyla, kardeşleriyle birlikte daha da mutlu olduklarını gördükçe, güneş de zamanla ‘keşke benim de, bana böyle sevgiyle bakacak bir kardeşim olsa’, diye düşünmeye başlamış...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127749</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1004bd9a-468d-4cc3-9b8c-fbc5f85aca40.jpg</image:loc>
            <image:title>Scott Pilgrim 4: Scott Pilgrim Kafasını Toparlıyor</image:title>
            <image:caption>“Çekici, komik, seksi ve yaratıcı güçle dolu, hikâye anlatma sevgisiyle yoğrulmuş.”
 –Comic Book Galaxy
Yaz mevsimi geldi ama kim rahatlayabilir ki? Scott’ın Ramona Flowers ile olan ilişkisi her zamankinden daha tatlı, ancak kızlarla ilgili sorunları devam ediyor; yedi kötü eski erkek arkadaş hâlâ onu öldürmek istiyor ve en kötüsü, şimdi Ramona ondan bir iş bulmasını istiyor! Tekmeler, yumruklar, Rock’n Roll, altuzay, yarı ninjalar, deneyim puanları, samuray kılıçları, kızsal aksiyonlar ve iş bulma çabalarının gülünç denemeleri, Scott Pilgrim’in her şeyi yoluna koymasının önündeki engeller!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127750</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7c11515-2761-4ee6-be49-d999f887c50c.jpg</image:loc>
            <image:title>Eve Bak, Melek</image:title>
            <image:caption>20. YÜZYILIN EN ÖNEMLİ ROMANLARINDAN EVE BAK, MELEK İLK KEZ TÜRKÇEDE!
“1949’da, on altı yaşımdayken, Thomas Wolfe’u keşfettim. O, 1938’de otuz sekiz yaşında hayata veda etmişti ve benim dışımda pek çok genci de edebiyatın sadık birer takipçisi hâline getirmişti. Wolfe’un dünyasında her şey kahramanca büyütülmüş, ölçüsüzdü. Kahramanlarının yalnızlığı, benmerkezciliği ve taşkın bilinci, sonsuz bir şekilde sürdürülen ağıt niteliğindeki lirik üsluba dönüşüyordu; bu üslup, epik bir varoluşa –epik bir Amerikan varoluşuna– duyulan ham bir özlemle besleniyordu.” —PHILIP ROTH
Yirminci yüzyıl Amerikan edebiyatının en güçlü kalemlerinden biri olan Thomas Wolfe, derin gözlem gücü ve lirik anlatımıyla edebiyatta kendine özgü bir yer edinmiştir. Otobiyografik izler taşıyan eserleri, geniş bir zaman ve mekân algısıyla bireyin içsel yolculuğunu epik bir dille işler. William Faulkner ve F. Scott Fitzgerald gibi çağdaşlarıyla birlikte Amerikan romanına yeni bir soluk getiren Wolfe, Eve Bak, Melek ile edebiyatta ölümsüzleşmiştir.
Bu yarı otobiyografik roman, hayalleriyle gerçekler arasında sıkışan Eugene Gant’ın büyüme hikâyesini anlatır. Küçük bir güney kasabasında doğan Eugene, ailesinin çatışmaları, toplumsal sınırlamalar ve kendi tutkuları arasında kalmıştır. Çocukluk yıllarının melankolisiyle olgunlaşan bu genç adam, büyük bir dünya özlemiyle yanıp tutuşur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127751</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88178b1d-accf-49d9-8232-63f93e5ad54d.jpg</image:loc>
            <image:title>Fosforlu Cevriye – Özel Baskı</image:title>
            <image:caption>Güzelliği dillere destan, yeri geldiğinde mangalda kül bırakmayan, gökyüzündeki yıldızlardan düştüğüne inanacak kadar saf bir fahişe Fosforlu. İstanbul’un izbe sokaklarının, yangın yerlerinin, mezarlıkların, surların, Tekfur Sarayı harabelerinin ve bostanların en cazip kızı o. Günün birinde hiç tanımadığı bir adam çıkıyor karşısına. Hastalığında ona bakan, itina eden, ilk kez bir kadın olduğunu hissettiren, onu bir et parçası olarak görmeyen bir adam. Ve birden Cevriye’nin karanlıkta bile parıldayan o fosforlu saçlarının alevi yüreğine sıçrıyor. O artık baştan ayağa ateş, baştan ayağa aşk!
“Bir gece kadınına, bir karanlık kızına bundan daha güzel ve onu daha iyi vasıflandıran bir sıfat bulmaya imkân mı vardı! Güzelliği kadar, ismi de kaldırımlarda meşhurdu.”
Suat Derviş, 1948’de tefrika edilen Fosforlu Cevriye adlı romanında, toplumun dışına itilmiş, “öteki” olarak konumlandırılan bir fahişenin hayatını anlatıyor. İstanbul’un farklı sınıflarından karakterlere yer verdiği ve insan sevgisini temel aldığı bu romanıyla, toplumda var olan ikiyüzlülüğe de ironik yaklaşımıyla dikkat çekiyor.
Türk edebiyatının usta yazarlarından İsmail Güzelsoy’un “Ateşi Okşayan Kadın” başlıklı sunuşuyla...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127752</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79bfee44-b1a7-40a7-aa21-8fa1fc9eea60.jpg</image:loc>
            <image:title>Fosforlu Cevriye – Özel Baskı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Güzelliği dillere destan, yeri geldiğinde mangalda kül bırakmayan, gökyüzündeki yıldızlardan düştüğüne inanacak kadar saf bir fahişe Fosforlu. İstanbul’un izbe sokaklarının, yangın yerlerinin, mezarlıkların, surların, Tekfur Sarayı harabelerinin ve bostanların en cazip kızı o. Günün birinde hiç tanımadığı bir adam çıkıyor karşısına. Hastalığında ona bakan, itina eden, ilk kez bir kadın olduğunu hissettiren, onu bir et parçası olarak görmeyen bir adam. Ve birden Cevriye’nin karanlıkta bile parıldayan o fosforlu saçlarının alevi yüreğine sıçrıyor. O artık baştan ayağa ateş, baştan ayağa aşk!
“Bir gece kadınına, bir karanlık kızına bundan daha güzel ve onu daha iyi vasıflandıran bir sıfat bulmaya imkân mı vardı! Güzelliği kadar, ismi de kaldırımlarda meşhurdu.”
Suat Derviş, 1948’de tefrika edilen Fosforlu Cevriye adlı romanında, toplumun dışına itilmiş, “öteki” olarak konumlandırılan bir fahişenin hayatını anlatıyor. İstanbul’un farklı sınıflarından karakterlere yer verdiği ve insan sevgisini temel aldığı bu romanıyla, toplumda var olan ikiyüzlülüğe de ironik yaklaşımıyla dikkat çekiyor.
Türk edebiyatının usta yazarlarından İsmail Güzelsoy’un “Ateşi Okşayan Kadın” başlıklı sunuşuyla...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127753</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cf8eeb9-4ebd-4b54-ab41-1729343a9f8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bata Çıka</image:title>
            <image:caption>Ne seninle ne sensiz...
Devlet yoksa biz neyiz?
Birleşmiş Milletler’in devletlerin lağvedilmesi yönündeki kararı, limandan henüz ayrılmış olan kuru yük gemisi Kabuk’ta bomba etkisi yapar: Düzeni korumak taraftarı Kaptan, göçmen kökenli İkinci Kaptan ile Aşçı Kadın’ı yanına çekmeye çalışırken, özgürlükçü Çarkçıbaşı makine dairesinde, Lostromo ve Yağcı’nın desteğiyle bir tür isyan hazırlığına girişir. Karanlık sularda yol alırken beklenmedik misafirleri de ağırlamak zorunda kalan Kabuk’un kaderi, karşısına çıkan bir destroyerle değişecektir... 
Ödüllü yazar ve çevirmen Fuat Sevimay, Bata Çıka’da, dış dünyayla bağlantısı kopmuş bir demir yığınının tekinsiz evreninde dolaşırken hem devletin dümen suyunda evrilen insan doğasını hem de aynı gemide olmanın anlamını sorguluyor.
“Sevgili seyirciler, sizler ne düşünüyorsunuz? Ben bu stüdyoda yıllarca, önüme ne konduysa, devletin bültenlerini okudum. Siz de bu ülkenin vatandaşısınız. Şimdi bizi kim yönetecek? Bir yandan da evet, birisinin yönetmesi gerekiyor mu? Belki de bunları konuşmak gerek.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127754</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adcf67c8-c02b-4552-8377-e91c8573d845.jpg</image:loc>
            <image:title>Transformers Earthspark - Baştan Sona Maskeli Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Baştan sona eğlence seni bekliyor! En sevdiğin karakterlerin dünyasına dal, sayfaları renklendir ve çıkartmalarla süsle!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127755</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b392e32e-775a-45b6-864c-273ec752f1b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuromi - Baştan Sona Maskeli Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Baştan sona eğlence seni bekliyor! En sevdiğin karakterlerin dünyasına dal, sayfaları renklendir ve çıkartmalarla süsle!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127756</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6db450b9-2660-43b9-a1dc-dd4f93c2cd23.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Pixar Ters Yüz 2 - Baştan Sona Maskeli Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Baştan sona eğlence seni bekliyor! En sevdiğin karakterlerin dünyasına dal, sayfaları renklendir ve çıkartmalarla süsle!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127757</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cce4bb13-fb13-44a2-beac-c7e18db34452.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Karlar Ülkesi - Baştan Sona Maskeli Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Baştan sona eğlence seni bekliyor! En sevdiğin karakterlerin dünyasına dal, sayfaları renklendir ve çıkartmalarla süsle!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127758</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d63e1b15-43fe-456f-b493-c7b2a61c6ee4.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kanatların Büyük Hayali (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Anka&apos;nın hayaline yolculuğu güçsüz kanatlara sahip tüm yavru kuşlara cesaret verecek. Ama aslında diğer yavru kuşların da Anka&apos;dan öğrenecekleri çok önemli şeyler var...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127759</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5514b94c-75ab-49ba-a820-ed675a1c93bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne Ben Kimim?</image:title>
            <image:caption>Onlara sayıları, renkleri, şekilleri öğretiriz. Ama bazen yanıtlanması güç sorular sorarlar. Peki böyle durumlarda onlara ne kadar yardımcı olabiliyoruz? Elinizdeki kitap bir ömür boyu yanıtını aradığımız en önemli sorulardan biri hakkında: BEN KİMİM?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127760</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d12ee075-d080-4581-8ee2-0209ce2512fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Köprübaşı’ndan Cumhuriyet’e</image:title>
            <image:caption>Köprübaşı’ndan Cumhuriyet’e, Şaduman Halıcı’nın, Cumhuriyet Pazar ekinde yer alan yazıları ile okuyucularını tarih alanında aydınlatan yazılarından oluşuyor. Halıcı okurlara, “Ermeni tehciri” konusunda farklı bakış açıları sunarken postmodern tarih anlatısının çıkmazlarını ortaya koyuyor. Birbirinden farklı çarpıtmaların yanıtlarını verirken Ermenilerin ayrılıkçı tutumları, sevk ve iskân kanunu ve çok tartışılan Ermeni nüfusu sorununa belgelere ışık tutuyor. 
Halıcı, çalışma konuları arasında yer alan başlıklarda; Cumhuriyet Devrimlerine, Mahmut Esat Bozkurt’tan altı oka, saltanatın kaldırılmasından devrim yasalarına, “Lozan hezimettir” masalından “Sevr ihaneti”ne kadar birçok alanda “Cumhuriyete neden sahip çıkmalıyız?” sorusuna yanıt veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127761</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef0b4894-53ca-4a25-bc9a-a8ff702abcf3.jpg</image:loc>
            <image:title>O Güzel Kadın</image:title>
            <image:caption>“Başkan Kostak, ‘Bana, ilçe başkanına, derdini anlatmaya gelen muhtarı görevden alacakmış. Sen kim oluyorsun Kaymakam?’ diyerek koltuğunda sağa sola döndü, söyleyecek güçlü bir söz aradı, bulamadı. Nereye dönse çaresizlik ve zamanının sıkışmışlığı duruyordu karşısında. Birden ayağa kalktı. ‘Ankara’da hükümetimiz güvenoyu aldığı gün, buradaki hükümeti yıkacağız. Aha şuraya yazıyorum!’ dedi” 
 
Destan, roman, şiir türlerinde yazdığı eserlerle edebiyatımızda önemli bir yeri olan İsa Küçük, O Güzel Kadın ismini verdiği öyküleriyle okurla buluşuyor. Hayatının çeşitli dönemlerinde gözlemlemiş olduğu durumları kendine has, yalın ve içten bir üslupla okura aktarmayı başaran yazar, bu anlamda topluma ayna tutuyor; anlattığı her durumda okuyanı öykünün içinde tutmayı başarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127762</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4f2406f-8786-4b9c-b918-d2a51b23bf44.jpg</image:loc>
            <image:title>Pjmasks Power Heroes - Baştan Sona Maskeli Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Baştan sona eğlence seni bekliyor! En sevdiğin karakterlerin dünyasına dal, sayfaları renklendir ve çıkartmalarla süsle!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127763</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8bb9d1c-f060-44a4-924b-223c5b142d49.jpg</image:loc>
            <image:title>Halley’de Yedi Kadın</image:title>
            <image:caption>“İlkiyle sonuncusu arasında neredeyse büyükkanne-torun farkı bulunan birkaç kuşak arasında yayılmış yedi kadın… Hepimiz birbirimizin hayatından ödünçler alıyoruz. Birbirimizin hayatına da borçlu kalıyoruz hesapça. Bu yüzden bir büyük ansiklopedi hayatı sürdürülüyor Halley’de…” 
Halley’de Yedi Kadın, yaşamındaki yabancılaşmalardan kaçarak sığınacak yer arayan yalnız bir erkeğin, ”devlet dersinden” kalan kadınlar tarafından gözden uzakta kurulmuş, “petek” halinde kullanabildikleri adalarını keşfetmesiyle değişen yaşamını getiriyor. Kadınlardan kimilerinin lokomotiflik yapıp topluma insanlık dersi verme ereğiyle kurduğu, deniz kıyısındaki bu pansiyona, adamın yerleşmesiyle yaşanan olayları odağına alıyor roman. Derinlerdeki sırlar, özgürlüğünü korumaya çalışan bu kadınların eril erkle, devletin kurumsallaştırdığı baskıyla yaşamak zorunda bırakılması, kadın olmanın zorluğu… Halley’de oluşan ebru, Türkiye için de bir ayna tutuyor. 
M. Sadık Aslankara, yalın dili ve duru anlatımıyla kimi kez gülümseten, yer yer hüzün yüklü bu çağdaş zaman öyküsüyle buluşturuyor okurlarını. “Yeni bir ülke, başka bir deniz” bulmaya çalışan roman kişilerinin çabalarını ustalıkla aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127764</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f29f5b7-85f5-4557-8843-048edde11367.jpg</image:loc>
            <image:title>E-Ticaret ve E-İş</image:title>
            <image:caption>Günümüzde e-dünya, e-ekonomi, e-iş, e-işletme, e-ticaret, e-devlet, e-Türkiye, e-Avrupa gibi “Elektronik” kelimesinin ilk harfi olan “e”yi her kelimenin önünde görüyoruz.
İnternet kullanımı artmış ve yaygınlaşmış en önemli etkisini ticaretin elektronik ortama taşınmasıyla görüyoruz.
Elektronik ortamda yapılan ticaret günümüzde elektronik ticaret ya da e-ticaret adını almıştır. Uluslararası rekabet için gereklidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127765</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e93973d3-dc8d-4428-b157-af663f1a24dc.jpg</image:loc>
            <image:title>İlimkat - Gönüller Üzerinde İnşa Edilmiş Bir İnstitute</image:title>
            <image:caption>Aziz okuyucu “İlimkat” sadece gönüller üzerinde kurulmuş bir inşa hareketidir. Bu külli ihya projesine dahil olmak için asla bir başvuru yoktur. Kaydolmak yoktur. İzin almak yoktur. Bir merciye müracaat etmek yoktur. Ast üst ilişkisi yoktur. Kimse amir veya memur değildir. Herkes eşittir ve herkes sadece kardeştir. Kardeş kardeşe baba tavrı takınamaz ve takınmamalıdır. Hem tıpkı namaz kılmak gibidir yani namaz kılmaya karar veren bir kişi bir yerden izin almaz. Kimseye müracaat etmek zorunda değildir. Namaz da kimse kimsenin “astı üstü” değildir. Namazını bireysel de kılabilir camide cemaat ile safta omuz omuza da kılabilir. Çünkü camide herkes eşittir. Zengin, fakir, alim cahil yan yanadır. Çocuk dedesiyle aynı safta yerini alabilir.
Bizce İslam “saf düzeninin” adıdır yani İlimkat’ta “piramitsel bir anlayış” yoktur ve olmamalıdır. Zira bu yüce gönüllülerin gönülleri üzerinde yan yana, el ele ve omuz omuza olmak kadar güzel ne olabilir ki? Sadece Allah rızasını aramaktan daha yüksek hangi amel
olabilir ki? İşte biz eserlerimiz ve derslerimizle tıpkı Sahabenin takip ettiği meslek gibi bir mesleği öneriyoruz. İşte İlimkat tam olarak bunu yapıyor ki gönüller üzerinde kurulmuş bu İnstitute’de her şey gönüllülük esasına dayanıyor. Hem bu manaya tüm mahiyeti ile inanır ki cennet vatanımızı çok seven necip milletine ve onun şanlı devletine bağlı hayırlı bir vatandaş olarak büyük insanlık ailesine katkı sunmayı hedefler.
Son olarak yazarlarımızdan S.Melih Ay’ın “Hocam” kitabında naklettiği şu mühim hususu da siz aziz okuyucularla paylaşmak isterim: “Hocam Yılmaz YENİDİNÇ yanına gelen ziyaretçilerine H.Hilmi Işık’ın şu beyanlarını okuttuğuna onlarca kez şahit oldum şöyle ki: “ H.Hilmi Işık kitaplarında doğruyu yazmaktan kaçınmaz, &quot;Korkulacak yalnız Allahü teâlâdır&quot; der, ama fitne çıkmamasına da çok dikkat ederdi. Devletin kanunlarına uymada çok titiz davranırdı. &quot;MÜSLÜMAN DİNE UYAR, GÜNAH İŞLEMEZ; KANUNLARA UYAR, SUÇ İŞLEMEZ&quot; derdi. Sık sık &quot;VATAN SEVGİSİ İMANDANDIR&quot; hadis-i şerîfini okuturdu.”
Vesselam…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127766</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45b138b4-e6e0-4456-b5f8-aae521a2d457.jpg</image:loc>
            <image:title>Maya</image:title>
            <image:caption>Orada gülünce burada yer yerinden oynuyor ve aklına düşüyor gülen yüzün kelebek etkisi!
Tutsak mavinin firari tonunda iyot kokulu denize bilinmez çaresizliğin gelişi ve gelişine değildi düşler. Açılan kucak dolusu göklere, uzak gözlerinde dağların mor perdesine süzülen düşlerin geçişlerinde sönük yıldızlar.
Dinlenince geçen değil de uyanınca kaldığı yerden devam eden bir yorgunluk! Bir şey daha var; şehir efsanesi ve bitmeyen sevda masalı. Yitik arama yiten yerde değil gözlerin. Ötesi berisi yok. İki üç adım sonrası gel-git zamanları.
Bıraktık sonsuzluğun sonunda olmayacak bir düşte gençliğimizi. Yoktu yaprak kuru dalda, sonbahar neyine. Öfkesi kalabalık durakların sakin yolcusu, az öte git desen burnundan solur gece rengi bakışların.
Dişli zamanların çarkı kırık ve düşlerin en keskin kenarı kesmez kıyıları. Kıyılarından köpüren dalgaların insafında çekip gitmelerin sebepsiz. Ölçüsü dünya ve söyletme dilsiz bu şehir. Anla artık, cennet-cehennem kimine uzak mekân.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127767</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5af7e51-44b6-4a76-939d-20079235010b.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Çocuğun Öyküsü</image:title>
            <image:caption>AİLELERİNİ YİTİREREK YALNIZ KALAN İKİ ÇOCUĞUN HAYATIN
ZORLUKLARINA KARŞI DİRENMELERİNİN ÖYKÜSÜDÜR.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127768</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84fcd1f6-05bb-4d5a-8d55-159404eefae7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırk Yıl: I.Cilt</image:title>
            <image:caption>“Hatıralar arasında bu seyranı nasıl düşündüm ve niçin buna başlıyorum. İnsanların hisleriyle kararları ve hareketleri arasındaki bağlar o kadar dolaşık ve karışık bir yumaktır ki bunu çözmeye, bilmem, daima imkân var mıdır? … Bir uyuşukluk içinde sakit bir matemle düşündüm, hayır düşünmek değil... Kendiliğinden, hep beraber uyanan düşüncelerin, hayallerin, hatıraların ortasında ezilmiş, bunalmış gibiydim. Bütün çocukluğuma, gençliğime, hayatımın bazen gülen, ekseriya ağlayan bütün hengâmelerine ait simalar, takım takım, el ele, karmakarışık bir deveranla etrafımı sarıyorlardı. Ben bu izdihamın ortasında yol açmaya çalışan ellerle, birçoğunu tekrar görmek istemeyerek, birçoğunun yanından geçerken irkilerek, tevakkuf ederek, daha sarih temaslarla telakilerimde geçirmek arzusuyla titrerken meçhul bir rüzgârın müstebit sevkiyle başkalarına sürüklenerek dolaştım. Neler, neler vardı; hayat önüme yığınlarla ne büyük kümeler yığmıştı! Bunları ayıklamak, ayıklananları daha vuzuhla görmek mümkün olmaz mıydı?”   Kırk Yıl, 1865 doğumlu Halid Ziya Uşaklıgil’in yaşamının ilk dönemini anlattığı bir anı kitabı. Başta II. Abdülhamid dönemi olmak üzere II. Meşrutiyet ve sonrasında yaşananları kendi deneyim ve tanıklıkları üzerinden anlatan Uşaklıgil, edebiyattan sanata, devrin İstanbul’undan kültürüne kadar birçok konuya dair düşüncelerini açık sözlülükle dile getirir. Dönemin edebiyat çevreleri ve saray erbabını da işin içerisine dahil eden kitap, geç dönem Osmanlı’ya dair sunduğu panoramayla dikkat çeker.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127769</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5b36f8d-eca6-477c-9759-5b8a85c78062.jpg</image:loc>
            <image:title>İç Savaşlar</image:title>
            <image:caption>Roma İmparatorluğu’nun iç savaşları ve siyasi çatışmaları üzerine odaklanan bu eser, Roma&apos;nın iç savaşlarının, sosyal yapısının ve siyasi mücadelesinin anlaşılmasında önemli bir kaynaktır. 

Eserde, İmparatorluğun son dönemlerinde, özellikle MÖ 1. yüzyılda yaşanan önemli iç savaşlar detaylı bir biçimde ve farklı başlıklarla anlatılıyor. Bu başlıklar Roma Cumhuriyeti&apos;nin çöküşüne ve Roma&apos;nın bir imparatorluğa dönüşmesine giden yolda, Cumhuriyetin çeşitli siyasi ve askeri güçler arasındaki çatışmalarını kapsıyor. Özellikle de Gaius Marius, Lucius Cornelius Sulla, Julius Sezar, Pompeius gibi öne çıkan figürler ve onların iç savaşlara etkileri detaylı bir şekilde ele alınıyor. 

Appian, sadece askeri stratejiler ve liderlerin hareketlerini değil, aynı zamanda bu iç savaşların Roma toplumuna, yasalarına ve devlet yapısına olan etkilerini de tartışıyor bu eserinde. İç savaşların Cumhuriyet’in güç yapısını nasıl zayıflattığını ve nihayetinde İmparatorluğa nasıl yol açtığını detaylandırır. 

İç Savaşlar, Roma tarihi üzerine yapılan çalışmalarda büyük bir öneme sahiptir. Çünkü eserin yazıldığı dönemde (M.S. 2. yüzyıl), Roma Cumhuriyeti&apos;nin çöküşünü anlatan kaynaklar sınırlıdır. Appian, olayları doğrudan tanıklık ettiği bir dönemde yazmasa da, çok sayıda antik kaynağa dayanarak geniş bir perspektif sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127770</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13ad11cd-9d37-411f-a810-cca77f60e8be.jpg</image:loc>
            <image:title>Konstantiniyye Seyahati</image:title>
            <image:caption>1851’de Moby Dick’i yayımladıktan sonra Herman Melville hem okurlarını hayal kırıklığına uğratan kimi yeni eserleri dolayısıyla “başarısız yazar” olarak adlandırılmaya başlanmış, hem de içinden çıkılmaz bir buhran dönemine girmiştir. Bir süre sonra eşi Lizzie Shaw Melville’in yardımıyla Akdeniz ve Avrupa’yı içeren bir “büyük tur”a çıkar. 11 Ekim 1856 tarihinde önce Liverpool’a varır, oradan Akdeniz ve “Kutsal Topraklar”ı kapsayan bir seyahat gerçekleştirir. 20 Mayıs 1857’de sona eren altı aylık bir seyahattir bu. Başta epik şiiri Clarel olmak üzere kimi şiirlerine ilham veren “Kutsal Topraklar”ı ziyaretinden önce yaklaşık bir ay Konstantiniyye’yi (İstanbul) gezer. 19. yüzyılın ikinci yarısında yaşanacak birçok büyük toplumsal hadiseden önce başkentin zengin kozmopolit kimliğine, “kendi halinde” yaşayışına ve doğasına hayran kalan Melville, günlüğüne birbirinden önemli gözlemlerini not eder. Elinizdeki Konstantiniyye Seyahati başlıklı bu kitap, seyahatin 19 Kasım 1856-22 Aralık 1856 tarihleri arasındaki kısmından oluşuyor. Üstelik Melville’in tanık olduğu İstanbul’a dair dönem görselleri eşliğinde. 
 
“Sedir ve servi başkentin yegâne ağaçları. — Servi adeta yeşil bir minare ve taş minarelerle uyum içinde. Belki de minarenin şekli serviden alınmıştır. Yaşam ve ölümün iç içeliğini ifade ediyor koyu renk ağaçlarla açık renk minare külahlarının birbirine karışması. — Boğaz’ın dini bayramdaki görünüşü. —Papatyaların uçlarında seher kızıllığı, çıktıkları toprağın kendisi kırmızı. — Köşkler, çeşmeler. Dışarıda böylesine telkâri, böylesine nefis ve masalımsı yapılar görünce insan şaşırıyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127771</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef696be1-9968-41be-a50c-a24a2ca77e31.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekselansları Halil Bey’in Eski ve Modern Tablo Koleksiyonu</image:title>
            <image:caption>Vaktiyle Paris’in elit çevrelerinde hakkında “Şark masallarından bir prens” tarzı sözler edilen, koleksiyoner, kumarbaz ve diplomat Halil Şerif Bey (1831-1879), eşsiz resim koleksiyonunu 1868 Ocak ayında, Paris’te, üç gün sürecek bir müzayedeyle satışa çıkarır. Kimler yoktur ki bu koleksiyonda: Courbet, Delacroix, Fromentin, Ingres, Gérôme, Isabey, Meissonier, Troyon, van Goyen, Watteau… 

Halil Şerif Bey’in koleksiyonunu yakından bilen dostu, dönemin ünlü şairi ve yazarı, bir İstanbul seyahatnamesi de olan Théophile Gautier, bizzat kaleme aldığı satış kataloğunun sunumunda birçok tabloya ayrı ayrı değinir ve resimlerle ilgili yorumlar yapar. Bütün resimlerin açıklamalı kataloğunun da bulunduğu Ekselansları Halil Bey’in Eski ve Modern Tablo Koleksiyonu, sıra dışı bir Osmanlının hayatından bir kesit olduğu kadar, dönemin Paris’inin sanat piyasasına dair de fikir verir. 

“Bir Müslüman çocuğu tarafından oluşturulmuş ilk koleksiyon olan bu eşsiz koleksiyonun sahibine kılavuzluk etmiş olan, şaşmaz bir zevk, mükemmel bir sezgi, samimi bir güzellik tutkusudur. Burada, eski başyapıtlara saygı, modern başyapıtlara sevgiyle birleşmiş ve geçmişe yönelik derin ilgi, bugüne yönelik hayranlığa hiçbir şekilde zarar vermemiştir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127772</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6947731f-de9e-41eb-a203-0aa173dcf229.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın En Vahşi Hayvanı</image:title>
            <image:caption>Frankfurt Hayvanat Bahçesi’nin Maymunlar Evi’nde bir ayna var. Bakan herkesin kendini gördüğü bu aynanın altında şöyle yazıyor: 
“Dünyanın en vahşi hayvanı.” 
İnsan, yalnızca hayvanlara karşı değil, kendi türüne karşı da acımasızdır. Tarihten bilime, edebiyattan psikolojiye uzanan bu kitap; unutulmuş olaylar, deneyler, mitler ve tarihi anekdotlarla aynanın içinden size bakan kişinin derinliklerine iniyor. 
Akıllı Hans’tan, Zeigarnik etkisine; Strazburg dans vebasından, Schopenhauer’ın sarkacına; Salieri kompleksinden, Layka’nın trajik hikâyesine uzanan bu sürükleyici anlatı, insan doğasına dair çarpıcı gerçekleri gözler önüne seriyor. 
Oktan Erdikmen, tarihin tozlu sayfalarındaki unutulmuş hikâyeleri bir araya getirirken, okuru yalnızca bilgiyle değil, derin düşüncelerle de baş başa bırakıyor. Okuduğunuzda dünyaya farklı gözlerle bakacak, “Acaba biz gerçekten de dünyanın en vahşi hayvanı mıyız?” diye soracaksınız. 
Hazır mısınız? Çünkü bu yolculuk, sadece başkalarına değil, kendinize de ayna tutacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127773</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb883518-7b18-4eae-a448-6546813eea85.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Ekoloji</image:title>
            <image:caption>Karanlık Ekoloji, Neolitik Çağ’dan beri sorgulanmadan işletilen lojistik “program”ın ekolojik krizinin izini sürer. Karanlık Ekoloji, ekolojik gerçekliğin ilk başta, etrafımızı saran, bizlere nüfuz eden bir dizi kaçınılmaz teşekkülle müşterek varoluşa dair trajik bir melankoli ve olumsuzluk niteliklerine sahip bir farkındalık gerektirdiğini iddia eder ancak paradoksal bir biçimde anarşik, komik bir müşterek varoluşa doğru evrilir. 
 
Karanlık Ekoloji depresyon olarak karanlıkta başlar. Ontolojik gizem olarak karanlığı kat eder. Kara tatlılıkta sona erer. 
 
Timothy Morton, Karanlık Ekoloji’de bir yandan biyosferdeki yerimizi aydınlatıyor, bir yandan da bir arada yaşamanın melankolisi ve olumsuzluğuyla dolu, ancak döngü biçimini keşfettikçe eğlenceli, anarşik ve komik bir şeye dönüşen ekolojik krizin mantıksal temellerini araştırıyor. Morton, felsefe, antropoloji, edebiyat, ekoloji ve biyolojiyi bir araya getirerek insan dışı varlıklarla bağlarımızı yeniden kurmayı ve içinden geçtiğimiz karanlık, tuhaf döngüyü aydınlatabilecek oyunbazlığı ve neşeyi yeniden keşfetmemize yardımcı olmayı umuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127774</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0716809b-d7b0-485f-9387-e6c0d242ea98.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Komik Biraz Garip</image:title>
            <image:caption>Okulda, evde, tatilde, canın sıkıldığında seni güldürecek 50 şaka, bu kitabın içinde! 
 
Dünyaca ünlü İrlandalı komedyen Sean Hegarty&apos;nin yazdığı ve Roald Dahl Komik Kitap Ödülü başta olmak üzere pek çok prestijli ödül alan illüstratör Jim Field’in eğlenceli çizimleriyle renklenen Çok Komik Biraz Garip, gülmek  ve güldürmek isteyenler için birebir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127775</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/714bf0d2-85af-46f1-af5a-8235deb53bc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Suspiria de Profundis</image:title>
            <image:caption>“Yalnızlık ışık kadar sessiz olsa da tıpkı ışık gibi en kudretli aracılardandır; zira yalnızlık insan için vazgeçilmezdir. Her insan dünyaya yapayalnız gelir, yine her insan dünyayı yapayalnız terk eder.”   19. yüzyıl İngiliz yazını ile romantik akımın önemli ismi Thomas De Quincey, ustalık eseri Bir İngiliz Afyon Tiryakisinin İtirafları’nın devamı niteliğindeki Suspiria de Profundis’te “psikolojik fantezi” türünün en çarpıcı örneklerini sunuyor. De Quincey’nin çocukluk çağına ait kişisel trajedileriyle afyon bağımlılığını birleştiren eser, okura rüya ile gerçek arasında gidip gelen, yer yer puslu ve karanlık ama derinlemesine bir felsefi irdeleme sunuyor. Mitolojik ve dinî imgelerle harmanlanmış sürrealist anlatımıyla bilinçaltının karmaşık yapısını, insanın içsel yolculuğunu ve toplumsal bağlamdaki varoluşunu sorguluyor.   Suspiria de Profundis yalnızca bir bağımlılık hikâyesi değil, aynı zamanda kendi karanlık köşelerinde kaybolmaya yüz tutmuş bir zihnin de yansımasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127776</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32832ef1-f694-41db-93b1-ef81652e12b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Feneri Bekçisi</image:title>
            <image:caption>Fırtınalı bir gecede dört direkli bir gulet, azgın dalgalar yüzünden kayalıklara sürüklenmişti. Yelkenleri anında parçalanmış, direklerinden üçü kırılmıştı ve hızla batıyordu. 
Benjamin Postlethwaite deniz fenerinin tepesinden yaşananları gördü. Ne yapması gerektiğini biliyordu. 
İşte benim maceram da böyle başladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127777</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8c6394b-23ae-42ed-b1a7-a0406f5f73ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Lilith’in Gözyaşlari (Ciltli Kutu Hediyeli)</image:title>
            <image:caption>Hafızasını kaybetmiş bir halde baş düşmanının evinde esir olarak uyanan Meira, geçmişte işlediği affedilemez bir günahın bedelini ödediğini öğrenir. 
 
Meira, uyandığında ona ilk, &quot;Biz düşmanız,&quot; diyen adamın, bir zamanlar gözlerinin içine aşkla baktığını öğrendiğinde, işlediği günahın hiç de sandığı kadar basit bir ihanet olmadığını ve altında çok daha korkunç bir entrikanın yattığını anlar. 
 
İki düşmanın kader ağları, tutku ve nefretin ateşiyle birbirine örülmüş; kurdun kuzu postuna bürünüp kuzunun kurda dönüştüğü çarpık bir ihanet oyununa evrilmiştir. Artık birbirlerinden kaçmaları ne mümkün! 
 
Bu yapbozu ise çözmenin tek bir yolu var: _Gördüğün ve duyduğun hiçbir şeye inanma. Bunu geçmişteki sen bile söylüyor olsa... 
 
CİLTLİ KUTU İÇERİĞİ: POSTER + ÖZEL KESİM AYRAÇ + KARAKTER KARTLARI + DEFTER + SAHNE KARTLARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127778</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4a50ee5-30e9-4848-ba1b-435076ab8baf.jpg</image:loc>
            <image:title>Şaşkın Çiçek</image:title>
            <image:caption>İnsanların özellikle çocukların özenine hayret eden çiçeğe 
Şaşkın Çiçek denir. Nalan Alaca resimleriyle görsel bir okuma sunarken yeryüzünde tüm canlılara yer var diyor. 
 
Kitabın sonundaki etkinlik sayfalarına bayılacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127779</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9612fa8e-9747-4b25-b49e-3d30f2a5fce1.jpg</image:loc>
            <image:title>Duyguların Tesellisi</image:title>
            <image:caption>Duygular bulutlar gibidir. Getirdiği yağmurlardan pek çok kez faydalansak da güneşi görmemizi engelledikleri de olur. Her duygu, ayrı bir âleme açılan bir kapıdır. Sevgiyle başka bir âleme gireriz, korkuyla başka, hırsla, inatla, hasetle daha başka... Yaşamı en çok duygular üzerinden seyrederiz. İçimizden geçen duygular, bazıları ne kadar sarsıcı olursa olsun, özel bir hikmete bağlı olarak vardır. İnsandaki hiçbir duygu “Olmasaydı daha iyi olurdu.” şeklinde nitelendirilemez. Bunu, insanın bedeninde hiçbir organın boşuna verilmemiş olmasına benzetebiliriz. Duyguların hepsi çeşitli faydalara hizmet eder ve bize muhtelif hakikatlerden haber verir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127780</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79891a62-d231-4587-b149-040415055d88.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbin Kurtuluşu</image:title>
            <image:caption>Ey vicdanlı, sorumlu tüm insanlar.. Kur’ân zamanı başlamıştır. Şu zor günler içinde. Allah’ın yardımına ihtiyacımız var. Allah’ın ipine sıkıca sarılmaya. Kurtuluşumuz. Allah’ın yardımıyladır. Bütün insanların. Kendiyle yüzleşme zamanıdır. İmanları. Kalbe inmiş midir. Yoksa şekilsel bir hâlde midir ibadetleriniz. Bilin ki. Kendinizi aldatsanız bile. Rabbinizi aldatamazsınız. Çocuklarınız için. Neslimizin. Yeryüzünün korunması için. Kalbin kurtuluşu için. Topluca kıyam etmeye hazır mısınız? Sorun kendinize. Dünyanın durumu bunu gerektiriyor. İnsan kuşatılıyor. Her anlamda. Her şeyi gören göz. ‘Yapay Zekâ Mesihi’. Son kalemizi de. Kalbimizi ele geçirmeye çalışıyor.

 KALBİN KURTULUŞU Anlamak için gayret edin biraz. Neler oluyor. Gıda. Silah. Sağlık. Teknoloji. Elektromanyetik tetikleme. Nano çipler. Grafen. Palantir. Nötrinolar. Stargate. Kuantum hız. Manyetik kutuplar.. Ve 6G!.. İnsanı. Yeryüzü Halifesi İnsanı. Pil yapacaklar. Bilgisayar ve insan birleşecek. Arayüz. Hayalet alan. Kuantum göz. Açın gözlerinizi. Hepsi birden. Bir sabah. Açınca gözlerinizi. Dünya başka bir dünya olacak. Hiçbir şey anlamayacaksınız. Ve ses. Siren sesi gibi. Olduğunuz yerde çaresiz kalacaksınız. Sirenler çalacak. Kurtulacak olanlar. Yeniden Dirilişin Habercileri. Kur’ân’ın içinde yaşayanlar. Kalblerinde nur olanlar. İmanı kalbine inenler. Mânevi zırhını kuşanmış olanlar. Evet, Cenâb-ı Allah’ın salih amel işleyen kulları. Onlar kurtulacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127781</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c12db393-f0e9-46d9-9e3d-b2f506513f25.jpg</image:loc>
            <image:title>Lider, Güç, Strateji</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta lider, güç ve strateji arasındaki ilişkiler incelenmektedir.
Lider, halkı ortak hedefler için örgütleyen ve harekete geçiren kişidir. 
Liderlik aynı zamanda gücün kullanılmasıdır. Gücün uygun zaman, yer 
ve şekilde kullanılması ise stratejinin alanına girer.
Liderler, geçmiş veya bugün ile gelecek arasında halkı için köprü görevi 
yaparlar. Halkı köprüden parlak bir geleceğe ulaştırmak için çalışan 
liderler “yaratıcı lider”lerdir. 
Bazı liderler bir dönemde gerçekleştirdikleriyle “yaratıcı lider” 
olurken, bazı dönemlerde de uygulamalarıyla insanlığı karanlığa ve 
felaketlere sürükleyerek “yıkıcı lider” hüviyetini de kazanabilirler.
Dolayısıyla kitap, Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, tarihe 
yön veren en önemli liderleri çeşitli boyutlarıyla incelemektedir.
Kitapta yaratıcı olandan yıkıcı olana, Batı‘dan Doğu’ya, soldan sağa 
birçok lider incelenmektedir:
Abraham Lincoln, Margaret Thatcher, Vladimir İlyiç Lenin, Mohandas 
Karamcand Gandhi, Franklin Delano Roosevelt, Otto von Bismarck, 
John F. Kennedy, Winston Churchill, Joseph Stalin, Mao Zedong, 
Charles de Gaulle, Adolf Hitler...
Tüm bu isimleri incelemek, elbette biyografi çalışmasının ötesinde bir 
iştir. Çünkü liderin gücü bir strateji içinde kullanmasının incelenmesi, 
sosyolojiden siyaset bilimine, askeri ve siyasi tarihten psikolojiye, 
süreçlere çok boyutlu bakmayı gerektirir.
Bu nedenle elinizde tuttuğunuz kitap, farklı disiplinlere ilgi duyan 
okurları da yakından ilgilendirmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127782</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eef2eb0e-a574-4970-832e-dccfc5e3bd6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet Adamları Nasıl Düşünür? –Uluslararası Politikanın Psikolojisi</image:title>
            <image:caption>Tanınmış siyaset bilimci Robert Jervis, bu kitabında devlet adamlarının yaptıkları tercihlerin ardında yatan psikolojiyi sorgulayarak, gayrişahsi yapıların, kurumların, kuralların ve teamüllerin yön verdiği düşünülen uluslararası siyasette kişisel algıların, yanlış anlamaların ve bilişsel tarafgirliklerin ne denli etkili olduğunu ortaya koyuyor. 
Yarım yüzyıla yaklaşan meslek hayatında edindiği tecrübeleri ve alanda yapılagelen araştırmaları bir araya getiren Jervis, siyasi liderlerin ve yöneticilerin istihbaratları ve olası tehditleri nasıl yorumladıklarını, diplomasi dansını bazen bıçak sırtında ustalıkla nasıl yaptıklarını ve bazen de felakete yol açacak kararlara hangi güdülerle imza attıklarını irdeliyor. 

Nükleer felaketin kapıda olduğu Soğuk Savaş döneminin diplomatik kıvraklıklarından, Üçüncü Dünya ülkelerinde yaşanan gerilimlere, ABD-Rusya ilişkilerinden günümüzün etnik ve jeopolitik çatışmalarına kadar uzanan geniş bir yelpazede gerçek dünyadan örneklerle modern tarihin en etkili uluslararası siyasi kararlarından bazılarının ardında yatan stratejik hesaplamaların mantığını ve psikolojisini gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127783</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ea611b7-3378-4512-ab17-d50eba4a875a.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanı Maymunlaştırmak –Nöromani Darwin Humması ve Bilimciliğin Sefaleti</image:title>
            <image:caption>Beyinlerimizden mi ibaretiz? İnsan bilinci, beyin hücrelerinin faaliyetine indirgenebilir mi? Duygularımız, düşüncelerimiz ve benlik algımız evrim sürecinin şekil verdiği biyolojik süreçlerden başka bir şey değil mi? 
İnsanı Maymunlaştırmak’ta ünlü felsefeci, nörobilimci, hekim ve hümanist Raymond Tallis, sivri dili ve parlak üslubuyla, günümüzün bilim dünyasında giderek egemenlik kazanan iki görüşe, nörobilimin insan deneyimini her yönüyle açıklayabileceği inancına ve her türlü insan davranışını evrim sürecinde ortaya çıkmış uyarlanmalardan ibaret görme eğilimine meydan okuyor. 
İnsanı biyolojisine indirgeyen, “biyolojik bir makine” olarak gören ve gün geçtikçe yayılarak insan kültürünün sanat, toplum, beşeri ilişkiler alanlarını da esir almaya başlayan bilimciliğe kendi deyişiyle “savaş açıyor”. Bilimin açtığı yoldan ayrılmadan da milyonlarca yıl önce primat akrabalarımızla yollarımızı ayırdığımızı, bugün artık “hayvandan fazlası” olduğumuzu görebileceğimizi ve görmemiz gerektiğini felsefi, bilimsel ve insan dünyasının içinden örneklerle ortaya koyuyor. 
Sanat, dil, ahlak, özgür irade ve bireysel bilinç gibi insan yaşamını derinlemesine şekillendiren olguları anlamanın anahtarının kolaycılığa sapmadan, olanı olduğu gibi görmekten geçtiğini savunarak, kulağa makul gelen entelektüel modaların tehlikelerine karşı okurlarını uyanık olmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127784</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b963d3e5-ce18-4c0a-825f-c44384b900cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kolay Piyano 3 (Spiralli)</image:title>
            <image:caption>Uzun bir aradan sonra yine sizlerleyiz. Uzun ama verimli bir süreç sonunda Kolay Piyano 3 ortaya çıktı. Böylece üçleme tamamlandı. 
Kolay Piyano 1 yeni başlayanlar için, Kolay Piyano 2 “Ben bu işi sevdim, devam ediyorum” diyenler için, Kolay Piyano 3 ise “Müzik benim yaşantı biçimim, her yönüyle öğrenmek istiyorum” diyerek koşanlar için… 
Bu aşamada basit ve sistemli bir biçimde armoniye de temel olacak bilgiler vermeye çalıştık. 
Kolay Piyano 2’de giriş yaptığımız ve sırasıyla da majörden başlayarak si minöre kadar getirdiğimiz tonların tamamını, si bemol majörden itibaren anlatıp örneklendirdik. 
Ayrıca repertuar oluşturmak için sevilen yapıtlardan bir seçki hazırladık. 
Son bölümde, halk müziğimizde de çok önemli yeri olan aksak ölçüleri anlatarak örnekler verdik. 
Sanatsal yaratı ve düşünceye katkı sunabildiysek ne mutlu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127785</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/646ca943-4b29-49e9-968f-b9b9b48c1ee8.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Ustası</image:title>
            <image:caption>Geleceği düşünürken bugünü kaçırmayın! Pelin Cansu Sarıyıldız&apos;ın Tudem Edebiyat Ödülleri&apos;nde üçüncülüğe layık görülen romanı Zaman Ustası, genç okurları meditasyon ve nefes çalışması gibi içsel gelişim ve farkındalık etkinlikleriyle tanıştıran bir arayış öyküsü. Geçmişin derinlerinde veya geleceğin bilinmeyenlerde takılı kalan zihinleri şimdiki zamana odaklanmaya çağıran yazar, anda kalmanın ve ânı yaşamanın önemini yineliyor.  Bir ay sonra on yaşına basacak Alper, kendisine alınan hediyeye kavuşmak için sabırsızlanıyor. Keşke zamanda ileri gitmek ya da zamanla oynamak mümkün olsa! Parkta tanıştığı yaşlı bir adam aklından geçen düşünceleri okumuş gibi Zaman Ustası&apos;nın adını fısıldıyor kulağına. Peki sonrası mı? Uçan arabaların çağına gitmek isteyen arkadaşı Efe ve köpeği Tepirdek ile düşle gerçeğin kesiştiği fantastik bir yolculuk... Çocukların dünyasındaki zaman algısını merkezine alan bu Don Kişotvari macera, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu kıskacındaki okurlara iç huzuru bulma yolunda rehberlik ediyor.  Bu kitabı okuyanları neler bekliyor? * Düşünceleri yönetmenin ve kontrol altına almanın yollar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127786</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba112995-8f64-4fe7-9ff8-adbeba3629f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Müzik Düşünürü Maestro Rengim Gökmen</image:title>
            <image:caption>Rengim Gökmen, kişisel tarihi Cumhuriyet&apos;in kültür sanat ve 
müzik alanındaki çağdaşlaşma tarihiyle iç içe geçmiş bir isim... 
Yıkılmış bir imparatorluğun küllerinden doğun genç Cumhuriyet&apos;in ilk 
kuşak sanatçılarının yeni kurulmuş konservatuvarda tanışmasıyla başlayan 
hikâye, Gökmen&apos;in öğrencilik yıllarında Ahmed Adnan Saygun ve 
İlhan Baran tanıklıklarıyla devam ediyor. Kendi de müzik tarihimizde 
yerini alırken, bugün &apos;efsane&apos; olmuş isimlerin çoğuyla yolu kesişmiş. 
Gökmen ile hayat hikayesiyle birlikte orkestraların nasıl çalıştığından 
müziğin tarihi, felsefesi ve tekniklerine, güncel tartışmalardan popüler 
kültür konularına çok geniş bir yelpazede yolculuk yaptık. 
O, orkestra şefi ve eğitimci kimliğiyle beraber müziğin akla gelebilecek her 
boyutuyla ilgili ve her daim &apos;Nasıl daha iyi, topluma daha faydalı olabilir?&apos; 
sorulurı üzerine kafa yoran bir &apos;müzik düşünürü.&apos;Diyor ki: 
&quot;Sanat bir toplumun kültürünün en önemli ayağı, dünya ile bağlantısını 
kuran, onu evrenselliğe taşıyan en önemli güçtür. 
Sanat bir toplumun yaratıcılığını tetikleyen unsurdur. Bütün yaratıcı fikirlerin, 
hatta bilimsel buluşların temelinde hayal kurma yani sanatın gücü vardır. 
Felsefe insan aklını kullanır, bilim deney yapar, sanat hayal gücünü kullanarak 
gerçeğe ulaşmaya çalışır. Birbirini besleyen bu üç unsurdan birisi eksik olursa 
o toplumun gelişmesi ve çağa ayak uydurması beklenemez&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127787</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/518ef49d-4ae4-48aa-94b3-4a4239464519.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Kurma ve Gerçekleştirme Sanatı</image:title>
            <image:caption>Piyanist, eğitimci, radyo programcısı, yazar, sanat yönetmeni, 
Türkiye’nin ilk yaz ustalık sınıflarının kurucusu... 
Tek boyutluluğun yaygın olduğu Türkiye’de, Filiz Ali nadir 
rastlanan çok boyutlu aydınlarımızdan. 
Yarım yüzyılı aşkın zamandır kristal prizma gibi çevresine 
ışık saçıyor. Hayal kuruyor, çevresini harekete geçiriyor ve 
düşündüklerini gerçekleştiriyor. Hep müziğin hizmetinde, 
yarınlar adına genç müzikçilerin yanında. Bu kitapta Filiz Ali 
14 saatlik söyleşiyle hayatını, hayal kurup gerçekleştirme 
sanatının inceliklerini anlatıyor. 23 tanık, Filiz Ali&apos;nin hayatının 
farklı dönemleriyle ilgili gözlemlerini aktarıyor. 62 yıl önce 
Bülent Arel&apos;in New York&apos;ta kaydettiği Filiz Ali&apos;nin yayımlanmamış 
resital plağı ilk kez müzikseverlere ulaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127788</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6777705-6bc9-4a52-ae1a-a4ae46e580b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Göğsümüzde Kızıl Bayrak</image:title>
            <image:caption>Kurulan şehirler, 
Yıkılan kaleler 
Ve her defasında dirilen umutlar 
Devrim sesiz bir isyandır önce 
Sonra bir kor olur halkın avucunda 
Kim bilir kaç karanlığı yarmıştır güneş 
Ve kaç yıldız dökülmüştür yeryüzüne 
Ey yediveren güller gibi açan yürekler 
Sizdedir çağların ötesine köprü kuran cevher 
İnsan, her defasında baştan yaratır 
Küllerinden doğar bir tarih 
Bugün buradayız, yarın başka bir yerde 
Aynı kavgada ve aynı sevdada 
Güller solmazsa bu yüreklerde 
Devrim daima bir umuttur, 
Geçmişten geleceğe…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127789</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69b83dfb-b5e6-4300-99d7-bfec73f1343a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakıncalı Yazılar</image:title>
            <image:caption>Çağlar boyunca egemenler; karanlığı, zulmü, gericiliği ve sömürüyü temsil etmişlerdir. İşkenceyi, sürgünleri ve ölümü göze alarak gerçekleri savunanları ise hep ‘‘sakıncalı’’ ilan etmişlerdir. 
 
Ülkemizde de özellikle askeri darbeler döneminde çoğunlukla gazeteciler ve yazarlar ‘‘sakıncalı’’ listelerine dahil edilir, zulmün bin bir çeşidine muhatap edilirlerdi. 
 
Günümüzde de değişen pek bir şey yok; maalesef hapishaneler gazeteci ve yazarlarla dolu. Buna rağmen her şeyi göze alarak gerçekleri yazmaya devam eden onlarca cesur yürek var. 
 
İşte onlardan birinin, Recai Şeyhoğlu’nun ‘‘sakıncalı’’ yazılarını okuyacaksınız bu kitapta…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127790</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a06df7a5-43c0-481b-9b53-e10ac989161f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih, Din ve Siyaset Üzerine Denemeler</image:title>
            <image:caption>Mithat Şükrü (Bleda) Bey, Ermeni katliamında en çok suçlananlardan Dr. Reşit Bey’e “siz hekimsiniz… ve bu sıfatla can kurtarmakla vazifelisiniz? Nasıl olup da bunca insanın yakalanıp ölümün kucağına atılmasına göz yumdunuz?” dediğinde Dr. Mehmet Reşit’ten “Türklüğüm hekimliğime galebe çaldı” yanıtını alacaktır. 
Ecevit konuşurken öğrenciler “Halklara Özgürlük” sloganları atmaya başlıyor… “Halkçı Ecevit” ürktü bu slogandan. Ne de olsa halkçı olan kendisiydi. Kabul edemediği bu “Halklar” söylemiydi… 
Ruşeni’ye göre “hain vatandaşlar” da vardır. Şöyle yazıyor: 
“Rum, Ermeni ve Yahudilerle, sahte kardeş olan Kürt, Çerkez, Arnavut ve Araplar Türklerin vatandaşı olamaz.” 
 
27 Mayıs askeri darbesi olmuş, kendisi de muhtemelen Kürt olan darbe lideri Cemal Aga (Gürsel) cumhurbaşkanı olmuştu. Cemal Aga Doğu illerini gezerken halkla yaptığı toplantıların birinde hem de Kürtlerin gözlerinin içine baka baka “Size Kürt diyenin yüzüne tükürün” diyordu. 
 
İmarethaneler, “hücre” adı verilen küçük odacıklara bölünmüştü. Bu odacıkların her birinde 3 veya 5 sûhte kalmaktaydı. Kalın duvarlı ve yeterli ışık almayan bu odalar gençlerin psikolojisini olumsuz etkiliyordu. Cinsel yönden de en “kızgın” dönemlerinde olan gençler farklı arayışlara yöneliyor ve ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyorlardı. “Bu ortamda ‘cinsel sapıklık’ öğrenciler arasında genişledi ve alışkanlık haline geldi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127791</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76a2d4b4-508b-459f-af67-08679402e370.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçurumun Başında ‘‘MirAS’’</image:title>
            <image:caption>Bozkırı severim, 
Kavaklarını bozkırın 
Söğütlerini bir de 
Su başında bitmiş 
Nazlı nazlı salınışını rüzgârda 
Yalnızlığını bazen 
Tek ağacını ıssızlığının ortasında 
Terk edilmiş 
Belki de terk etmişliğini 
Cesaretini, 
Kışına, gecesine direnişini 
O tek ağacın 
Ve ıssızlığı bölüşünü 
Gecede baykuş sesi gibi 
 
Bozkırı severim 
Dağılmadan, yıkılmadan 
Durmayı öğretir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127792</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91994ef7-c2e2-419e-8557-25abbb7a8932.jpg</image:loc>
            <image:title>Yolcu - Tarihi Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Çıyan bakışlı adam., “Senin Yolcu’nun yolu buraya kadarmış, başın sağ olsun, içerde intihar etmiş. Şu tutanağı imzala” dedi. 
 
Tutanakta ne yazıyor diye sormaya kalkınca sertleşerek, “İmzala işim gücüm var, ne yazacak teslim aldığın yazılı. Hadi şimdi cezaevi savcısı gelir, imzala da git içerde bir ton işim var’’ diye azarladı beni.  
Korkarak ve titrek elimle gözümü yumarak imzaladım. 
 
Ağlamayı sonraya bırakarak onu defnetmek için mezarlık aramaya başladım. Sonunda şehrin kenarındaki bir köy mezarlığına, köylülerin yardımıyla sonsuz yolculuğuna uğurladım onu. Başına bir tahta parçası dikip, üzerine tükenmez kalemle GARİP YOLCU yazdım. Sonra üstüne haç çizmeyi düşündüm; üç defa teşebbüs ettim, ama içimden bir ses, “Kızım, mezarın bütün olarak kalmasını istiyorsan aklından geçenden vazgeç” dedi. Ben de sarı yazmayla Edirneli sevgilisinin başörtüsünü bayrak yaparak tahtanın yanına diktim. Hâlâ ağlayamamıştım, belki de onun ruhunu bedenime sardığım için. 
 
Beni en çok üzen de ona tatlı ve sıcak bir dudak öpücüğü borçlu kalmış olmamdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127793</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab93eed3-1e22-4ac1-ab10-e7018adb4ab6.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikiyatri ve Cinsel Tıp</image:title>
            <image:caption>RUH SAĞLIĞI İLE CİNSEL SAĞLIK İLİŞKİSİNE DİSİPLİNLER ARASI YAKLAŞIM… 
“Psikiyatri ve Cinsel Tıp” ruh sağlığı ve cinsel sağlık arasındaki karşılıklı etkileşimi disiplinler arası bir perspektifle ele alarak bu alandaki önemli bir boşluğu dolduran öncü bir eserdir. Kitapta ruhsal, zihinsel ve bedensel bozuklukların cinsel sağlık üzerindeki etkileri, travmatik cinsel deneyimler, kontrolsüz cinsel davranışlar, sosyokültürel ve ilişkisel sorunlar gibi daha pek çok ruh sağlığı sorununun yol açtığı cinsel işlev bozukluklarının çözümüne yönelik cinsel terapi ve cinsel tedavi yaklaşımları anlatılmaktadır. Ayrıca cinsel işlev bozukluklarının ruh sağlığı ve ilişki dinamikleri üzerindeki olumsuz etkileri ve bunları ortadan kaldırmak için yaklaşımlar sunulmaktadır. 
Psikoterapist &amp; Yazar &amp; Eğitmen Dr. Cem KEÇE 
TEORİK VE PRATİK BİLGİ HAZİNESİ… 
“Psikiyatri ve Cinsel Tıp” ruh sağlığı alanındaki profesyoneller, akademisyenler, araştırmacılar ve öğrenciler için en güncel ve güvenilir bilgileri sunan önemli bir başvuru kaynağıdır. Ruh sağlığı ile cinsellik arasındaki karmaşık ve çift yönlü etkileşimi ele alırken, ruh sağlığı sorunlarına eşlik eden cinsel işlev bozukluklarının tanısı, tedavisi ve yönetimi konusunda kapsamlı bir yol haritası sunar. Bilimsel literatürün en son bulguları ile yazarların klinik deneyimlerini harmanlayarak verdiği teorik ve pratik bilgi hazinesi ile hem akademik hem de klinik çalışmalar için bir mihenk taşı niteliğindedir. 
Dünya Cinsel Sağlık Akademisi (WASHE) 
KANITA DAYALI TEDAVİ YÖNTEMLERİ VE VAKA ANALİZLERİ… 
“Psikiyatri ve Cinsel Tıp” farklı ülkelerden psikiyatri ve cinsel tıp alanlarında önemli çalışmalara imza atmış uzmanların bilgilerini ve deneyimlerini paylaştıkları benzersiz bir eserdir. Ruh sağlığı ile cinsel sağlık arasındaki nörobiyolojik, psikodinamik ve sosyokültürel bağlantıları ayrıntılı şekilde inceleyen, ayrıca etkinliği bilimsel araştırmalarla desteklenen farmakolojik ve psikoterapötik tedavi yöntemlerini gerçek vaka analizleriyle açıklayan uygulamalı ve kanıta dayalı bir el kitabıdır. 
Cinsel Sağlık Dernekleri Federasyonu (CİSEF)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127794</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a3e8127-00f8-46bb-a89c-83739e88e487.jpg</image:loc>
            <image:title>Anneliğin Muhteşem Tarihi Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Annelik, insanlık tarihi boyunca biyolojik, psikolojik ve toplumsal açıdan sürekli değişen ve evrilen bir kavram olmuştur. Kadınların çocuklarını dünyaya getirme, büyütme ve koruma sorumluluğu, tarihsel süreçte farklı fiziksel ve toplumsal koşullara göre şekillenmiştir. Günümüzde ise annelik, geleneksel kalıpların sınırlarını aşarak çok boyutlu ve dinamik bir kimliğe dönüşmüştür. 
 
Modern insanın ortaya çıkışını mümkün kılan uzun evrimsel süreç, iki ayak üzerinde yürüme yeteneğiyle başladı. Bizi insan yapan tüm özelliklerimizin toplamı çocuklarımızın rahim dışına taşan uzun gelişme sürecinden kaynaklandı. Bu süreçte anne hem rahimdeki embriyoya hem de doğumdan sonra gelişimini tamamlamamış bebeğine olağanüstü bir yatırım yapmak zorundaydı. Öyle ki annenin yokluğu, bebeğin yaşamını doğrudan riske atabilecek kadar kritik bir faktördü. 
 
Bu kitap, kadın bedeninde milyonlarca yıl boyunca süregelen anatomik değişimlerin anneliğin ve dolayısıyla insan kültürünün oluşumuna nasıl yön verdiğini ortaya koyuyor. Uzun çocukluk dönemi insan türünün en büyük evrimsel dönüşümlerinden birine yol açarken, kadın anneliğiyle bu değişimin mimarı olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127795</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15bd7d9e-4fc7-4c7c-8047-fdf5a49a62e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Açıklamalı Mesnevi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hazreti Mevlâna’nın Mesnevî’si yalnızca bir edebî şaheser değil, aynı zamanda İslâm düşüncesinin, sanatının ve tasavvuf geleneğinin en büyük başvuru kaynaklarından biridir. Öyle ki kendisinden sonra yazılan birçok eserde hep Mesnevî referans alınmıştır. Mesnevî’nin öğretisi, dünyanın farklı coğrafyalarına yayılmış ve çok sayıda insanı etkilemiştir. Özellikle de Anadolu Müslümanlığı öncelikle bu öğretiden beslenmiştir.  Mesnevî, seyrisülûk yolculuğunda insan için ruhun derinliklerine inen ve irfanın kapısını aralayan bir kılavuzdur. Aşkın, teslimiyetin ve hikmetin iç içe geçtiği bu ölümsüz eser, insanın kendini ve Yaradan’ı tanıma serüveninde en güvenilir rehberlerden biridir.  Mesnevî bütün bu kuşatıcı özellikleriyle yüzyılları aşan bir hakikat ışığı olmuş, felsefesiyle Doğu’dan Batı’ya, geçmişten günümüze insanlığı ve pek çok medeniyeti derinden etkilemiştir.  Cemal Aydın’ın elli yılı aşkın mütercimlik tecrübesinin ardından büyük bir özenle yaptığı bu tercümeyle insanımız, özellikle de gençlerimiz Mesnevî’yi severek okuyacaklar, Mesnevî’den alacakları ilhamla da ilim, fikir, sanat ve edebiyat alanında çığır açacaklardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127796</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2422de62-44e3-4a5a-88cf-92cc17aafb3e.jpg</image:loc>
            <image:title>50 Unutulmaz Film / Bir Daha</image:title>
            <image:caption>Sinemanın ünlü filmlerine yolculuk... Dorsay’ın sinema tarihine eğildiği aylık Milliyet-Sanat dergisi yazılarından oluşan üçüncü cilt bu. Önceki iki kitap gibi yine birçok üstad ve de başyapıtları var. Orson Welles, William Wyler, King Vidor, John Huston, Howard Hawks, Joseph L. Mankiewicz gibi Amerikalılardan Alfred Hitchcock, David Lean, Sir Laurence Olivier vb. İngilizlere... Henri-Gerges Clouzot, Agnes Varda, Jean-Luc Godard gibi Fransızlara... Luchino Visconti, Federico Fellini gibi İtalyanlara. Ve daha birçoğuna... Hepsi sizi sinemanın bir hazine olan geçmişine götürecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127797</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96fd8bd7-02d5-4973-9d6a-792d5d3b066b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitapçının Kızı</image:title>
            <image:caption>Savaş sırasında kaçırılan kitap koleksiyonunun peşinde gizemli bir serüven... Uzun süredir devam eden ilişkisinin aniden sona ermesinin ardından kalbi kırılan Francesca, nadir kitaplardan oluşan bir koleksiyonu çalıştığı galeri adına satın almak için sakin İtalyan adası Santa Caterina’ya gitme fırsatını kaçırmaz. Oraya vardığında, koleksiyonun gizemli sahibesi Lavinia’dan, yerel kitap koleksiyoncusu Thiago’nun da kitaplara talip olduğunu öğrenir. Thiago ile birlikte, kitapların İkinci Dünya Savaşı sırasında, onları Nazilerden kurtarmaya çalışan Helèna adlı bir genç kız tarafından adada bir yere saklandığını öğrenirler. Helèna’nın günlüğünün rehberliğinde kendilerini gizli koleksiyona götürecek sırrı ortaya çıkarmaya çalışırlarken, ikisinin de bu görev için seçilmelerinin bir nedeni olduğunu ve savaş zamanı yaşanmış olağanüstü bir aşk ve fedakârlık hikâyesinin ikisinin de hayatını sonsuza dek değiştireceğini fark edeceklerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127798</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/850664c9-c87c-46fb-8498-06e3d4eafe9b.jpg</image:loc>
            <image:title>1984</image:title>
            <image:caption>Baskının gölgesinde bir hayat… Düşünmenin suç olduğu, tarihin yeniden yazıldığı, Büyük Birader’in her hareketi izlediği bir dünya… 
George Orwell’ın unutulmaz distopyası 1984, bireyin özgürlüğünün yok edildiği, gerçeğin iktidarın oyuncağı hâline geldiği bir dünyanın kapılarını aralıyor. Totaliter rejimin gölgesinde, Winston Smith’in umutsuz başkaldırısı yalnızca kendi kaderini değil, insanlığın geleceğini sorguluyor. Aşkın bile ezildiği, düşüncenin ölümle cezalandırıldığı bu evrende, akıl almaz bir soru yankılanıyor: 
Gerçek hâlâ var mı? Özgürlük bir hayal mi? Yoksa hepimiz çoktan zincire mi vurulduk? 
Orwell’ın kehanet niteliğindeki bu eseri, bir roman olmanın ötesinde, modern dünyaya tutulan karanlık bir ayna. 1984, sizi distopyanın derinliklerine çekerken kendi gerçekliğinizi sorgulamaya itecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127800</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbacbb67-f76f-46fc-9c94-d0d4ee7dbcea.jpg</image:loc>
            <image:title>On Üç&apos;ü Saklamak</image:title>
            <image:caption>ÂŞIK OLMAK, KOLAY OLAN KISIMDI. 
ASIL ZOR OLAN SONRASINDA YAŞANACAKLARDI… 
 
Johnny Kavanagh’nın kaderinde spor yıldızı olmak vardı. Ancak feci bir sakatlık çok sevdiği on üç numaralı formadan ayrılmasına sebep olmuş, onu hayallerine tutunmak için mücadele etmeye zorlamıştı. Yolunu kaybetmiş durumdaydı, özgüvensiz ve umutsuz bir halde teselli arayışına girmişti. Bu yüzden, uyanık olduğu her saatte zihnini meşgul eden kızın gizemini çözmeye 
karar verdi. 
 
Shannon Lynch daha önce sır saklamakta hiç sorun yaşamamıştı. Şeytanların ve kötü adamların yalnızca peri masallarında değil, gerçek dünyada da var olduklarını biliyordu. Geçirdiği travmanın ardından çaresizce küçük kardeşlerini korumaya çalışıyordu. Ama geleceği gözlerinin önünde dağılırken kendini tekrar ailesinin olayları gizleme çabasının içinde bulmuştu. Şiddet görüp paramparça hale gelmiş, sonrasında ise çevresine duvarlar örmüştü ve insanlara olan güveni çok büyük bir darbe almış durumdaydı. 
 
Yalnızca tek bir kişi o duvarlara tırmanabilirdi. Kalbinin sahibi olan çocuk. Ancak sırlar ortaya çıktığında hayatları sonsuza dek değişebilirdi. Johnny ve Shannon’ın aşkı hayatta kalabilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127801</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e48a55a8-95fa-4d66-a11a-51b79cd0bb39.jpg</image:loc>
            <image:title>Altı&apos;yı Kurtarmak</image:title>
            <image:caption>AYNI DÜNYAYA AİT İKİ GENCİN YOLLARI KESİŞMİŞTİ VE HAYATLARI BİR DAHA ASLA ESKİSİ GİBİ OLMAYACAKTI. 
 
Paramparça bir evliliğin ikinci çocuğu olarak dünyaya gelen Joey Lynch, bütün hayatını dağılmakta olan ailesinin parçalarını toplamaya adamıştı. Joey’nin ortaokula başlayacağı gün ağabeyi kasabayı terk edince, henüz on iki yaşında olmasına rağmen kardeşlerinin ve annesinin koruyucusu rolünü üstlenmeye mecbur kalmıştı. Kendine duyduğu derin nefretin ve dünyaya karşı beslediği öfkenin gölgesinde, gençliğin zorluklarıyla boğuşuyordu. Bir yandan ailesi için sarsılmaz bir sorumluluk hissi taşıyor, diğer yandan ise onu tamamen yutmakla tehdit eden bağımlılığın kıyısındaki hayatı arasında tehlikeli bir denge kurmaya çalışıyordu. Karanlığını aydınlatan tek ışık, patronunun asla geri adım atmayan inatçı kızıydı. Kendisi aynı zamanda 
sınıf arkadaşıydı. 
Açık sözlülüğüyle tanınan Aoife Molloy, neşeli ve kendinden emin bir genç kızdı. Ancak ortaokulun ilk gününde, içindeki merakı ateşleyen ve her geçen gün bunu daha fazla büyüten öfkeli bir çocukla çarpıştığında hayatının kontrolünü yeniden gözden geçirmesi gerekecekti. 
Babasının çırağıyla karmaşık bir arkadaşlığa sürüklenen Aoife, Joey Lynch’in hayatındaki sır perdesini aralamaya çalışırken Joey onu bu karanlıktan uzak tutmak için elinden geleni yapacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127802</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87111660-bfcc-41a9-8082-cc322bb1ee58.jpg</image:loc>
            <image:title>Vay Canına! DNA Kim Olduğunuzu Biliyor</image:title>
            <image:caption>Minicik DNA’nın İçinde, Devasa Sırlar Gömülü! 
Hücrenin derinliklerinde saklanıp nesilden nesile aktarılan o gizemli şey DNA’dır. 
Arabaların bir tasarım planı olduğu gibi, insan vücudunun da bir planı vardır: DNA. 
DNA teknolojisi sayesinde ekilen fasulyeden mercimek bile çıkarabiliriz! 
İnsanlığın yararına olan biyoteknolojinin temel taşıdır. 
Fakat gaza gelip sınırları aşmamak lazım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127803</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e7eb277-e79f-4303-8525-b00aa93203b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Talihsiz Serüvenler Dizisi 7 - Karga Laneti</image:title>
            <image:caption>Sevgili Okur, 
   Bu kitabı hiç kuşkusuz yanlışlıkla eline almış olmalısın, bir an önce yerine bırakman yararına olur. Aklı başında hiç kimse Violet, Klaus ve Sunny adlı Baudelaire kardeşlerin hayatıyla ilgili kitapları, özellikle de GİT kasabasında yaşadıkları iç karartıcı olayların gerçeğe uygun ve insanı sarsan bir dille anlatıldığı bu kitabı bilinçli olarak okumaya kalkışmaz.  
   Bir kimsenin göç eden kargalar, öfkeli bir kalabalık, bir gazete manşeti, hapse atılan suçsuz insanlar, Seçkin Konuk Hücresi ve son derece tuhaf şapkalar gibi konuların yer aldığı bir kitabın kapağını açmaya can atması için tek bir neden bile gelmiyor aklıma.  
   Baudelaire öksüzlerinin hayatına ilişkin her ayrıntıyı araştırmak ve eksiksiz yazıya dökmek, benim için ciddi ve kutsal bir uğraş sayılır. Ama senin başka bir kitabı alıp okumak gibi daha hoşlanarak uğraşacağın ciddi ve eğlenceli uğraşların vardır herhalde.  
En derin saygılarımla,  
Lemony Snicket</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127804</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1a0c319-3c7a-49e2-ac4e-c4d29e9551c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Genel Cerrahi Ders Kitabı</image:title>
            <image:caption>Genel Cerrahi Ders Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127805</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdda971c-5246-49a8-bf86-41e9f52ac0c0.jpg</image:loc>
            <image:title>İçime Şiir Kaçtı</image:title>
            <image:caption>Ozan’ın şiir yazma ödeviyle başlayan heyecan dolu maceraları. Azmin, çalışmanın ve başarının öyküsü. 
 
     Ozan, sincap şiiri yazma ödevini yapabilmek için sincap görmesi gerektiğini düşünür. Kimseye haber vermeden Eren ve Gamze’yle ormana sincap aramaya gider. Ormanda hayal etmedikleri maceralarla karşılaşırlar. Ne kadar arasalar da sincap bulamazlar. Dönmek isterler ama gidecekleri yönü karıştırırlar ve ormanda kaybolurlar.  Aileleri, çocuklar dönmeyince merak ederler ve arayarak onları bulurlar. 
     Ozan, sincap bulamayınca şiirini yazamayacağı duygusuna kapılır. Ödevini yapamadığı için çok üzgün olarak uykuya dalar. Rüyasında kendini hiç tanımadığı, bilmediği çok farklı insanların içinde bulur. Burada ilk Türk şairle tanışır ve onunla sohbet eder. Onun öğütleriyle sabah uyandığında şiirini yazar. 
     Yazdığı şiiri çok çalışarak ezberler. Salonda, büyük bir kalabalığın karşısında heyecanla ve sevinçle şiirini okur. Ozan, o günden sonra isterse her şeyi yapabileceğine inanır. 
 
Unutma! 
İstersen yaparsın! 
İnanırsan başarırsın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127806</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4faf9f6c-d777-426b-800f-b266205d0e2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Kavminden Türk Milletine Doğu Türk Budun ve Batı Türk Budun</image:title>
            <image:caption>Türk Budun, Göktürk Devleti zamanında, Batı Türk Budun ve Doğu Türk Budun olmak üzere ikiye ayrılmıştır. İdareci olan Doğu Türk Budun boyları Moğolistan’da kalırken Batı Türk Budun boyları ise İstemi’nin önderliğinde On Oklar adıyla Batı Türkistan’a yerleşmişlerdir. Uygur Devleti zamanında Doğu Türk Budun boyları, İç Moğolistan taraflarına eski yurtlarına çekilirken Batı Türk Budun boyları ise Batı Türkistan’da ve Doğu Türkistan’da yayılmış halde yaşamaya devam etmişlerdir. 1000 yılına doğru Batı Türk Budun boyları Okuzlar adıyla anılıyordu fakat bunlar Türk ismini de kullanıyorlardı. Derken 1000 yılı civarında, Okuz boyları yani Batı Türk Budun boyları, 9 Oğuzlarla birleşerek 24 Oğuzları oluşturdu. Türk Budun boyları Oğuz olmuşlardı fakat Türk adını da dillerinden hiçbir zaman düşürmediler. Bu kitap, otuz yıllık çalışmanın ardından çıkmıştır ve Doğu Türk Halkı’yla Batı Türk Halkı’nın, günümüze kadar gelen tarihini anlatmaktadır. 
Tuğrul KORÜREK, “Başlangıçtan Bugüne Türk Halkları ve Alt Boyları” ve “Kıpçak Türkleri ve Kıpçakların Bugünü” eserlerinden sonra son eseriyle sizinle buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127807</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2a2acd3-c866-435f-a428-b93d3c739d51.jpg</image:loc>
            <image:title>X, Y ve Z Kuşaklarının E-Ticarete İlişkin Kaygı ve Tutumları</image:title>
            <image:caption>Küreselleşmenin artması ve teknolojinin hızlanması ile e-ticaret, her kuşaktan bireyin ilgisini çekmektedir. Yeni nesiller tüketim veya satın alma kategorilerinde X, Y ve Z kuşakları olarak sınıflandırılıyor. Teknoloji, internet, çevrimiçi alışveriş, dijital nesil gibi kavramlarla birlikte anılan bu kuşaklar; niteliklerine, davranış tarzlarına ve alışveriş alışkanlıklarına göre modern pazarlamanın ve e-ticaret sektörünün de odak noktası olmuş durumdalar. 
Bu araştırma X, Y ve Z kuşağı tüketicilerin e-ticarete ilişkin kaygı ve tutum seviyelerinin tespiti ve kuşakların demografik özellikleri açısından e-ticarete ilişkin kaygı ve tutum düzeylerinin farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek ve çözüm önerileri sunmak amacıyla yapılmıştır. Çalışma kapsamında e-ticaretin gelişimi ve kuşaklara olan etkisi detaylı bir şekilde ele alınmış olup alanına katkı sağlayacağına inanılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127808</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc3b3c70-2b83-44ea-aa77-f4c507d54844.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’ya Çeçen Göçü</image:title>
            <image:caption>Kafkasya, efsaneler ve masalların derin etkisi altında şekillenen bir bölgedir. Kafkasyalıların kültürünü, yaşam tarzını ve kişiliklerini bu masallar ve söylenceler biçimlendirmiştir. Çeçen halkı gibi, Kafkasya halkları da özgürlükleri için verdikleri mücadelelerde, atalarından duydukları efsanelerin ve öğretilerin etkisinde kalmışlardır. Bölgeye yapılan her saldırı, Kafkasyalıların kültürel köklerinden ve efsanevi anlatılarından beslenen dirençleriyle karşılanmıştır. Bu kültürel bağ, özgürlüğe olan bağlılıklarını pekiştirmiştir. 
Kafkasya&apos;daki mitler, gerçek ve hayalin iç içe geçtiği bir yapıyı oluşturur. Tanrılar ve dağlılar arasında geçen bir efsaneye göre, Tanrıların verdiği görevlerle dağlılar arasında feodal bir düzen oluşturulmuş, bu düzen içerisinde Nebiler ve Hanlar gibi sınıflar ortaya çıkmıştır. Ancak, bu düzen Tanrılar arasında dahi çatışmalara yol açmış, Kafkasya&apos;nın dağlık topraklarında yaşayan halkın bir arada durmasını sağlayacak kutsal bir birliği simgelemiştir. Bu mitolojik yapı, Kafkas halklarının özgürlük mücadelesine olan inançlarını pekiştirmiştir. 
Çeçen halkının tarihindeki göç ve sürgün, hem kültürel hem de coğrafi bir zorluk olarak karşımıza çıkar. Çeçenler, sürekli saldırıya uğramış, ancak çoğu zaman direnmiş ve sonunda Osmanlı İmparatorluğu&apos;na göç etmişlerdir. Bu göçün sebepleri, yaşanan acılar ve zorluklar uzun yıllar boyunca göz ardı edilmiştir. Cuma Bayazıt’ın “Osmanlı’ya Çeçen Göçü” adlı eseri, bu göç sürecini detaylı bir şekilde inceleyerek, Kafkasya halklarının tarihini daha iyi anlamamıza katkı sağlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127809</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d81de73-8ece-48eb-89af-4e6bd366c7e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye-Ermenistan İlişkilerinde Kimlik ve Ötekilik Söylemi: Süreklilik/Değişim</image:title>
            <image:caption>Tarih, sadece yaşanan olaylardan ibaret değildir; aynı zamanda bu olayların nasıl anlatıldığı, nasıl hatırlandığı ve kimin gözünden şekillendiğiyle de ilgilidir. Türkiye-Ermenistan ilişkileri, tarihsel belleğin, kimlik inşasının ve ötekilik söyleminin iç içe geçtiği bir alan olarak, uzun yıllardır süregelen bir tartışmanın merkezinde yer alıyor. 
Bu kitap, tarihsel süreklilik ve değişim ekseninde, Türkiye ve Ermenistan arasındaki siyasi, kültürel ve toplumsal dinamikleri kimlik ve ötekilik kavramları çerçevesinde ele alıyor. Söylem analizleri ve tarihsel okumalarla desteklenen çalışma, geçmişin izlerini bugünün dilinde sürerken, ötekinin nasıl inşa edildiğini ve bu inşanın zaman içinde nasıl dönüşüme uğradığını inceliyor. 
Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin anlatılmayan yanlarını, sessizleştirilen hikâyelerini ve değişen söylem kalıplarını mercek altına alan bu eser, hem akademik dünyaya hem de tarih ve uluslararası ilişkiler meraklılarına yeni bir bakış açısı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127810</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9edbe483-c212-4cbb-9fa2-31d498159397.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessiz Dil</image:title>
            <image:caption>İnsanlar arasındaki iletişim yalnızca kelimelerle gerçekleşmiyor. Amerikan antropolog Edward T. Hall’un kült eseri Sessiz Dil, bu sözsüz iletişimin derinliklerini keşfeden, alanında öncü bir çalışma. Kitap, bireylerin farkında olmadan ilettiği mesajların insan ilişkilerinde nasıl belirleyici bir rol oynadığını gözler önüne seriyor. 
Hall, insan doğasına atfedilen birçok davranışın aslında öğrenilmiş ve kültürel olarak şekillenmiş olduğunu savunuyor. Beden dili, zaman ve mekân algısı gibi unsurların kültürden kültüre nasıl farklılık gösterdiğini ve bu farklılıkların hayatı ne şekilde etkilediğini sistematik bir şekilde inceliyor. Verdiği örneklerle, yabancı toplumlarda bireylerin nasıl bocaladığını muzip bir dille ele alıyor. Tüm bu örnekler, bireyler ve toplumsal iktidar ilişkileri hakkında hem şaşırtıcı hem de öğretici bir okuma sunuyor. 
Okuyucusunu yalnızca kültürel farkındalığa değil, insanlığın dünyayı algılama biçimlerini anlamaya da yönlendiren bu eser, geçici akımlardan bağımsız olarak insan hayatını çevreleyen kalıcı sorulara yanıt arıyor. Edward T. Hall’un Türkçeye çevrilen ilk kitabı Sessiz Dil, kültürlerarası iletişimle ilgilenenler için temel bir kaynak ve vazgeçilmez bir rehber olmayı sürdürüyor. 
“Sessiz Dil, kültürel faktörlerin, bireyi, onun haberi olmadan nasıl etkilediğini gösteriyor.” —Erich Fromm</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127811</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67eaa958-1aa8-4da2-8a80-58e7f61962ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Gerek Var Sosyal Bilimlere?</image:title>
            <image:caption>Sosyal bilimlere ilginin belki de en dipte olduğu dönemi yaşıyoruz. Bilimin yalnızca pratik sonuç ve fayda kaygısıyla değerlendirilmesi, ekonomik nedenler, internet ve yapay zekâ uygulamaları… Tüm bunlar bizi bu noktaya getirdi. Eğitimi sadece bir iş kapısı olarak görenler sosyal bilimlere sırt çeviriyor. Üniversitelerde bölümler kapanıyor, kadrolar azalıyor, dersler bir bir kaldırılıyor. Peki, gerçekten sosyal bilimlere gerek var mı? Süleyman İnan, bu soruya protest bir çıkışla yaklaşıyor ve meseleyi tersine çevirerek soruyor: Ne Gerek Var Sosyal Bilimlere? 
İnan, ‘içeriden bir gözle’ sosyal bilimlerin bir disiplin haline gelmesi ve branşlara ayrılmasından en parlak günlerine, oradan da gözden düşüşüne kadar hem Batı dünyasında hem de Türkiye’deki sürece dair anlamlı bir çerçeve sunuyor. Bu kapsamda Şerif Mardin, Hilmi Ziya Ülken, Thomas Kuhn ve Karl Popper gibi önemli isimleri inceliyor; eleştiri kültürü, nesnellik, aydın-entelektüel ayrımı ve telif gibi temel meseleleri irdeliyor. 
Sosyal bilimlere net ve çarpıcı bir giriş niteliğindeki bu kitap, sadece akademisyenlere değil, düşünen, sorgulayan, yazan ve okuyan herkese hitap ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127812</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9278ba98-6e1b-470a-af50-71ebda4bc6ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Teşkilat-ı Mahsusa - Bir Gizli Teşkilatın Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Osmanlı’nın dağılış dönemindeki direnişin adı olan Teşkilat-ı Mahsusa, bir döneme damgasını vurmuş, büyük bir istihbarat örgütüdür. Bu kitap ile üç kıtada örgütlenen Teşkilat-ı Mahsusa kahramanlarının Anadolu’dan yollara düşüp Balkanlar’da, Afrika’da, Ortadoğu’da, Kafkaslar’da, Türkmenistan’da, Hindistan’da ve Çin’de vatan uğruna verdikleri acı dolu mücadelelere şahitlik edeceksiniz.  II. Abdülhamid’e yapılan suikast, sonuç alınamadığında üzülen şair Tevfik Fikret, Teşkilat’ın Kurduğu Batı Trakya Türk Cumhuriyeti, İngiliz casusları Thomas Edward Lawrence ve Gertrude Bell, sonu gelmeyen entrikalar çemberleri, Rus, Fransız, İngiliz ajanları ile Yahudi ve Ermeniler’in, Arapların nasıl işbirliği yaptıkları, süpürge tohumu yiyerek açlığa ve işgale direnen hatta acı ot yedikleri için zehirlenen askerler, her şartta yılmadan savaşan Enver Bey, Eşref Kuşçubaşı ve Teşkilat-ı Mahsusa üyeleri… Sayfaları çevirdikçe yürekleri ülke sevgisiyle dolu bu kahramanların özlemini duydukları gelecek için nasıl savaştıklarını, yaptıkları eşsiz fedakârlıkları kelimeler ile anlatmanın mümkün olmadığını siz de anlayacaksınız… Örneğin Eşref Kuşçubaşı, tarihçi Cemal Kutay’a el notlarıyla verdiği anılarında şöyle diyordu:  “Hiçbir harpte, Trablusgarp’ta olduğu kadar yalnızlığımızı hissetmemiştik. Çöl sıcaklarında yaralarımızı saracak pamuğumuz, merhemimiz yoktu. İçinde amonyak vardır diye yaralarımızın üzerine idrar döküyorduk.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127813</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/700835af-8630-4c81-b8a7-711da7f1587a.jpg</image:loc>
            <image:title>Powerless - Reckless 2 Kitap (Ciltli) Set</image:title>
            <image:caption>Powerless - Reckless 2 Kitap (Ciltli) Set 
 
1.       9786254237386 – Powerless (Ciltli) 
2.       9786254238666 – Reckless (Ciltli) 
 
 
 
&quot;Lauren Roberts&apos;ın heyecan verici hikâyesi, flörtöz konuşmalar, acımasız savaşlar ve yakıcı ihanetlerle okuyucuları büyülüyor... Ölümcül oyun temasına çok katmanlı bir karmaşıklık ekleyerek yeni bir bakış açısı sunuyor: çift bakış açısı; hem hayranlık uyandıran hem de sorunlu babalar; Pae ve iki kardeş arasında bir aşk üçgeni ipuçları; &apos;tutku vaat eden&apos; cinsel gerilim anları; yaratıcı yeteneklerle zenginleştirilmiş sert eğitim ve dövüş sahneleri; ve intikam peşinde olan yeraltı direnişi. Powerless, karanlık ve yıkımın, zalim bir kralın yarattığı bölünmenin ve özgürlüğün, seçimin ve gücün çekiciliğinin etkileyici bir hikayesidir.&quot; -- Shelf Awareness 
&quot;Denemeler giderek daha ölümcül hale geldikçe, Paedyn ve Kai, acımasız ve ayrımcı bir toplumdaki kendi yerleriyle büyüyen romantik hislerini uzlaştırmak zorundadırlar... Paedyn ve Kai’nin dönüşümlü bakış açıları, buharlı romantik karşılaşmaları yürek hoplatan aksiyon ve kanlı şiddetle ustaca yan yana getirerek, epik bir üçlemeyi başarıyla başlatan siyasi ve kişisel entrika dolu bir hikâye sunuyor.&quot; -- Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127818</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98e8b75b-5c2b-449c-b7cd-b541839bdf1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ünzile</image:title>
            <image:caption>Sadece yazlarına alışık olduğum güzel memleketimin güneşine hasret, yağmuruna uyumlu, fırtınasına yakın, deresine bir adım, denizine bin adım bir yol sonunda vardığım evin ahşap balkonundayım. Hava serindir her daim burada, esen rüzgâr içimi ürperterek geçiyor yanımdan. Bense hâlâ düşünüyorum derin yeşilliklere bakarken, yine aynı ışıklı evlerin içine farklı hayatları yakıştırırken, sessizce izliyorum. 
Tek tek düşünmek her bir evin içindeki hüzünleri, mutlulukları, acıları, doğup büyüyen hayata karışmış çocuklarını. Ne garip ve de ne adil oysa… Akşam olurken çıkan eflatun renginin gökyüzünden dağlara doğru süzülmesini, kendi maviliğini terk edişini, karanlığına hoş geldinini… Akan derenin sesi radyoda çalan şarkıya karışmış, alabildiğine uzanan mısır tarlası bereketli topraklarıyla anlatacak olduğum tüm hikâyeleri ayakta bekliyor ilanihaye. Şimdi çok şey var anlatmak istediğim; çocukluğumdan bir ümit eksik, iki yaşam fazla… Elvan SARIYER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127819</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15be59d4-4566-4713-8c09-5a3e21f8f486.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanın Gölgesinde</image:title>
            <image:caption>Hayat, karşılaşmalarla başlar ve izlerle şekillenir. Bazı insanlar ruhumuza dokunur, bazı anlar ise hafızamıza kazınır. “Zamanın Gölgesinde”; kavuşamayanların, yarım kalmış hikâyelerin ve zamanın sillesine direnen duyguların izini süren 15 öyküden oluşuyor. 
Her bir öyküde, hayatın farklı yüzlerine dokunacaksınız: Selim ve Ayşe’nin Taksim’in eski bir kitabevinde yeniden kesişen yolları, yılların ardından taşıdıkları anıların yansıması gibi duru ve kırılgan. Bir başka hikâyede, sessiz bir sahil kasabasında yaşanan unutulmaz bir karşılaşma, geçmişin yüklerinden sıyrılma cesareti verirken, başka birinde eski bir defterin sayfaları arasında gizlenmiş bir aşkın izleri yeniden gün yüzüne çıkıyor. 
Zaman, bu öykülerde kimi zaman bir dost, kimi zaman ise bir düşman olarak karşımıza çıkıyor. Kahramanlar, kaybettikleriyle barışmayı, eksiklikleriyle yaşamayı ve bazı duyguların sadece anların içinde değerli olduğunu öğreniyor. Bu kitap, hayatın bize sunduğu şansların, kaçırdığımız fırsatların ve kabullenişin derinliğini incelikli bir dille işliyor. 
“Bazı hikâyeler tamamlanmaz, çünkü hayat bazen yarım kalanları daha değerli kılar.” 
“Zamanın Gölgesinde” ile aşkın, dostluğun ve kabullenişin sayfalarda yankılanan sesine kulak verin. Bu öyküler, unutulmuş anıları hatırlatacak, sizi kendi zamanınızın gölgesinde bırakacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127820</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a53f98c-20f2-41d7-a974-25389a27f422.jpg</image:loc>
            <image:title>Göktürk’ün Maceraları</image:title>
            <image:caption>Uzaklarda, Orta Asya’nın sonsuz bozkırlarında, yüksek dağlarla çevrili verimli vadilerde, göçebe Türk boylarının ilk yerleşim yerlerinden biri varmış. Bu topraklar, Altay Dağları ile Tian Shan arasında, yeşil vadiler ve geniş çöllerle kaplıymış. Burası, Yenisey Nehri’nin kıyılarında, Tanrı Dağları’nın eteklerinde ve Altay’ın sarp yamaçlarında, ilk Türk yerleşimlerinin doğduğu, atların özgürce koştuğu ve insanların doğayla uyum içinde yaşadığı bir bölgeymiş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127821</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e97c6d58-c57d-42bc-8014-eaaba9f08a94.jpg</image:loc>
            <image:title>Madalyonun Öteki Yüzü</image:title>
            <image:caption>Nobel Ödüllü yazar J.M.G. Le Clézio 2023 yılında yayımlanan son kitabı Madalyonun Öteki Yüzü’nde arzulanmayan hayatlardan haberler getiriyor. 
Özellikle çocuk göçmenler, savaştan ve sömürgecilikten etkilenen insanlar, köleler ya da Amerika Yerlileri gibi “dışlanmış/istenmeyen” topluluklara dikkat çeken bu kitap, yanından geçip gittiğimiz hayatlarla ne kadar çok ortak yönümüz olduğunu sade bir dille ortaya koyuyor. Sekiz öyküden oluşan eser, her bir öyküde, kendinden acımasızca emin olan bir dünya içerisinde bir yer bulmaya çalışan karakterlerin hâllerini ele alıyor. Üstelik bu karakterler her zaman insan olmak zorunda da değil: Clézio’nun bir öyküsünün ana karakteri video kamera! Baskın olarak çocuk karakterlerin bulunduğu öykülerin coğrafyası ise Clézio’nun kavrayışındaki derinlikle doğru orantılı olarak çeşitleniyor: Mauritius’tan Panama’ya, Paris’ten Meksika’ya, Kolombiya’dan Lübnan’a ve Filistin’e sıçrayan tüm öykülerde Le Clézio’nun zarif dili okuyucuya usta bir rehber gibi eşlik ediyor. 
Madalyonun Öteki Yüzü, yaşamın anlamını yitirmeye yüz tuttuğu bir dünyaya fırlatılanların dokunaklı öykülerini anlatan sarsıcı bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127822</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f0999f0-19fd-41c8-94bf-76e7077e299e.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençlik... Gençlik...</image:title>
            <image:caption>Murathan Mungan’dan Aile Albümü ve Şiirin Eşya Deposu’ndan sonra yeni bir tematik şiir seçkisi Gençlik… Gençlik… 
&quot;Amacına, bağlamına, içeriğine bakıldığında bu kitabı, gençliği 70’li yıllara denk düşen, ilk şiirlerimizle aynı edebiyat dergilerinin sayfalarında birlikte göründüğümüz, ilk şiir kitaplarımızı birbirine yakın tarihlerde yayımladığımız kuşakdaşım şairlerin gençlik üstüne, gençlikleri üstüne yazdıkları şiirlerle kotardığım ve gençliğini aynı takvim yapraklarında yaşamış kendi kuşağımdan şairlerin ortak tarihine, hatıralarına adadığım anlaşılacaktır. Hazırladığım seçkiler içinde ilk kez bu kitapta kendi şiirime de yer verdim. Hazırladığım diğer şiir seçkilerine göre bu kitabın daha az hacimli oluşu gençliğin kısalığına denk düşsün istedim.  — Murathan Mungan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127823</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab52f83a-8e0e-437e-9efb-f7164d17383e.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat, Psikanaliz ve Başka Meseleler</image:title>
            <image:caption>Edebiyatla psikanaliz arasındaki ilişkiyi anlamlı bir biçimde kurabilmemiz için, bu ilişkiye tersinden bakmamız gerekir. Psikanaliz bir edebiyat metninin ne değerini ne anlamını ne de etkisini değiştirebilir. Ancak edebiyat metninin eleştirel okunması, bizim psikanalizi kavramamız, anlamlandırmamız ve psikanalitik terapi ilişkisinin dışında, tüm yaşamımızda kalıcı bir biçimde geçerli kılmamız için vazgeçilmez önemdedir. Freud’un söylediği rivayet edilen şöyle bir özlü söz var: “Nereye gitsem oraya benden önce gitmiş bir şair bulurum.” Rivayetten ibaret tabii; Freud külliyatını karıştırdığınızda böyle bir söze rastlamıyorsunuz. Ancak bu anlama çekilebilecek başka bir sözü söylediğinden emin gibiyiz: “Şairler ve filozoflar bilinçdışını benden önce keşfetmişlerdi. Benim keşfettiğim, bilinçdışını araştırmanın bilimsel yöntemiydi.” 
Şairler ve filozoflar bilinçdışını keşfettiklerinde orada neler gördüler? Gördüklerini nasıl anlamlandırdılar? Ve son olarak: Psikanaliz onların gördüklerinden neler öğrendi, neler öğrenecek? — Bülent Somay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127824</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4dc614a9-c9ee-4322-a032-1a424f60d28e.jpg</image:loc>
            <image:title>Eşsiz Kütüphane</image:title>
            <image:caption>Bu masal kitapları çoook seven insanların masalı… 
Bir gün ülkenin padişahı bir kütüphane yaptırır. İçine de çeşit çeşit kitaplar koyar. 
Herkes kütüphaneden ödünç kitap almak ister. Ancak bu o kadar kolay olmayacaktır. 

Masalın sonunda gökten 3 elma düşmüş. Birisi masalı yazana, birisi masal kahramanlarına, birisi de masalı okuyana. Masalı okuduysan bu elma senin için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127825</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c2ffa13-6521-4d05-aa23-9bee825d9672.jpg</image:loc>
            <image:title>Zıtlıklar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için eğlenceli ve öğretici bir kitap daha raflarda! “Zıtlıklar”, minik okuyucuların hem Türkçe hem İngilizce olarak kıyafetleri öğrenmesine yardımcı olacak harika bir resimli kitap. 
 
Renkli ve Eğlenceli İçerik
Bu kitap, çocukların zıtlıkları  keşfetmeleri için özenle hazırlanmıştır. Sema Gürsoy’un göz alıcı çizimleriyle, öğrenme süreci daha eğlenceli hale geliyor! 
 
Çift Dilli (Türkçe &amp; İngilizce)
Erken yaşta dil öğrenimini destekleyen bu kitap, çocukların kelime dağarcığını genişletmelerine yardımcı olur. 
Kazanımlar 
Renkli ve dikkat çekici illüstrasyonlar. 
Çocukların ilgisini çekecek basit ve anlaşılır kelimeler. 
Dil gelişimini destekleyen çift dilli anlatım. 
Uçan Fil ile keyifli okumalar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127826</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/403d8319-c566-438d-bfdb-e04f2d531fc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzay (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için eğlenceli ve öğretici bir kitap daha raflarda! “Uzay”, minik okuyucuların hem Türkçe hem İngilizce olarak kıyafetleri öğrenmesine yardımcı olacak harika bir resimli kitap. 
 
 Renkli ve Eğlenceli İçerik
Bu kitap, çocukların uzayı keşfetmeleri için özenle hazırlanmıştır. Sema Gürsoy’un göz alıcı çizimleriyle, öğrenme süreci daha eğlenceli hale geliyor! 
 
Çift Dilli (Türkçe &amp; İngilizce)
Erken yaşta dil öğrenimini destekleyen bu kitap, çocukların kelime dağarcığını genişletmelerine yardımcı olur. 
Kazanımlar 
Renkli ve dikkat çekici illüstrasyonlar. 
Çocukların ilgisini çekecek basit ve anlaşılır kelimeler. 
Dil gelişimini destekleyen çift dilli anlatım. 
Uçan Fil ile keyifli okumalar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127827</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/192021e3-6401-4207-b8a1-3e0f2b2f4e13.jpg</image:loc>
            <image:title>Konuşmalar</image:title>
            <image:caption>Çin klasiklerine getirdiği özgün yorumlarıyla tanınan C. C. Tsai, antik felsefenin en etkileyici eserlerinden biri olan Konuşmalar’ın çizgi roman uyarlamasıyla karşınızda. 
 
 
Zamansız bir klasiğe harika bir giriş niteliği taşıyan bu kitap, Konfüçyüs ve öğrencilerini daha önce hiç olmadığı kadar canlı ve içten bir şekilde tasvir ediyor. Yüksek kültür, sınıf atlama fırsatları ve acımasız savaşların egemen olduğu bir toplumda takip edilmeye değer bir lider olmanın ne anlama geldiğini tartışan Konfüçyüs’ün derinlikli öğretilerine tanıklık edin. 
 
 
Hangi erdemler geliştirilmeli? Uyumlu bir toplumun temelleri nelerdir? Hayatta gerçekten önemli olan şeyler nelerdir? Dini inançlardan ziyade geleneğin gücüne vurgu yapan Konfüçyüs, bir toplumun duyarlı, saygılı ve ahlaklı bireyler yaratma potansiyelini 
gözler önüne serer. Onun öğretileri modern dünyanın kaygılarına da ışık tutar. Konuşmalar, yalnızca Konfüçyüs’ün zamansız bilgeliğini değil, aynı zamanda çağdaş hayatımıza dair yeni perspektifler sunarak okuru derin bir düşünce yolculuğuna davet ediyor. 
 
 
 
“C.C. Tsai’nin kitapları tamamen büyüleyici. Zarif çizgiler; keskin çizgilerle resmedilmiş karakterler; ince ve yerli yerinde bir mizah; derinlikli bir konu. Karikatür sanatının zirvesi.” 
 
LARRY GONICK, EVRENİN ÇİZGİ TARİHİ ADLI ESERİN YAZARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127828</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f5357aa-7ec2-400f-83b7-c01dcf597c53.jpg</image:loc>
            <image:title>İlişki Testi</image:title>
            <image:caption>Goodreads Yılın En İyi Aşk Romanı Adayı 
 
New York Times çoksatan yazarı Helen Hoang, 
Aşkın Formülü ve Evlilik Provası’nın ardından bu kez de 
İlişki Testi’yle okurlarıyla buluşuyor! 
 
Keman virtüözü Anna, bir yandan kariyer baskısıyla 
mücadele ederken bir yandan da farkında olmadan kendini 
keşfetme yolculuğuna çıkar. İnternette yayınlanan bir video 
sayesinde beklemediği bir başarıya sahip olmasıyla kendini 
belli etmeye başlayan tükenmişlik sendromu, uzun süredir 
birlikte olduğu erkek arkadaşı Julian’ın açık ilişki istediğini 
açıklamasıyla “Ben buradayım!” diye bağırarak Anna’nın 
kendini daha fazla sorgulamasına neden olur. 
 
Julian’ın bu isteği karşısında kendisini başkalarıyla olmak 
için ikna etmeye çalışan Anna, tek gecelik bir deneyim hayal 
ederken, kendisini hiç beklemediği bir ilişkinin ortasında 
bulur. Quan Diep, Anna’yı olduğu gibi kabul eden ilk kişidir! 
 
Peki ama aşkları için bir aile trajedisiyle savaşmak zorunda 
kaldıklarında aşk yeterli olacak mı? Anna, Quan için ailesini 
karşısına alabilecek kadar güçlü mü? 
 
Helen Hoang, trajedi ve aşkın sınırlarında gezindiği İlişki 
Testi’yle okuru kendini keşfetme yolculuğuna çıkarıyor. 
Aşkın her şeyi yenebileceğine olan inancınızı tazelemeye hazır 
mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127829</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4296ec79-3b5c-4d2b-8573-a72f77f20300.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiftlik - Say Bul Eğlen</image:title>
            <image:caption>Bu eğlenceli kitapla saymaya başla, yeni kelimeler keşfet,
Renkleri ve şekilleri öğren.
 
Keşfetmeye hazır mısın? &quot;Say Bul Eğlen: Çiftlik&quot; kitabı, çocuklara eğlenceli ve öğretici bir yolculuk sunuyor!
Bu renkli ve dikkat çekici kitap, minik okurların çiftlik hayatını öğrenmesine, yeni kelimeler keşfetmesine ve renkler ile şekilleri tanımasına yardımcı oluyor. Çiftlikte yaşayan hayvanları keşfederken hem eğlenecek hem de öğrenmenin keyfini çıkaracaklar.
Dayanıklı ve kaliteli boardbook formatıyla hazırlanan bu kitap, küçük eller için ideal! 12 sayfalık içeriğiyle çocukların kolayca ilgisini çekecek, eğlenceli tasarımlarıyla onları keşfetmeye teşvik edecek.
Eğer çocuğunuzun hem öğrenmesini hem de eğlenmesini istiyorsanız, &quot;Say Bul Eğlen: Çiftlik&quot; tam da aradığınız kitap!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127830</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc76f509-b5b6-4614-8404-aabbc3a762da.jpg</image:loc>
            <image:title>Su Muhasebesi İstanbul’a Su Sağlayan Havzalarda Su Kullanımının Değerlendirilmesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
       1. GİRİŞ 
 
       2. KAVRAMSAL ÇERÇEVE 
 
       3. GENEL AMAÇLI SU MUHASEBESİ RAPORLARI: İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR    
 
          BELEDİYESİ ÖRNEĞİ 
 
       4. BULGULAR 
 
       5. SONUÇ ve TARTIŞMA, ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127831</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f6287ae-b53e-4ece-8faa-207d4c60d0f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kişilik Özellikleri Satın Alma Davranışını Etkiler Mi ?</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
       1. GİRİŞ 
 
       2. KİŞİLİK VE BEŞ BÜYÜK KİŞİLİK FAKTÖRÜ 
 
       3. TÜKETİCİ SATIN ALMA DAVRANIŞI 
 
       4. BEŞ BÜYÜK KİŞİLİK FAKTÖRÜNÜN TÜKETİCİ SATIN ALMA DAVRANIŞINA 
 
          ETKİSİ 
 
       5. SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127832</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf2a0b3d-7950-426b-98f6-7fc3df1185a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Psikolojisi Normal Ve Anormal</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
1.Bölüm: Kadın Bedeni 
 
2.Bölüm: Kadının Yaşam Boyu Gelişimi 
 
3.Bölüm: Bilişsel İşlevlerle ilgili Cinsiyet Kalıp Yargıları ve Kadınların Bilişsel Performansı 
 
4.Bölüm: “Kadına Şiddet” Yerine Bir Yaklaşım Farklılığı Olarak “Şiddete Uğramış Kadın” 
 
5.Bölüm: Sosyal ve Eleştirel Psikoloji Perspektifinden Kadın Olmak 
 
6.Bölüm: Kadın Algısının Medyada Psikolojik İnşası 
 
7.Bölüm: Gelişimsel Psikopatoloji ve Cinsiyet: Kız Çocuklarını Anlamak 
 
8.Bölüm: Nesneleştirme Kuramı Işığında Kadın Olmak 
 
9.Bölüm: Kadınlarda Görülen Psikiyatrik Hastalıklar 
 
  İçindekiler : 
 
1.Bölüm: Kadın Bedeni 
 
2.Bölüm: Kadının Yaşam Boyu Gelişimi 
 
3.Bölüm: Bilişsel İşlevlerle ilgili Cinsiyet Kalıp Yargıları ve Kadınların Bilişsel Performansı 
 
4.Bölüm: “Kadına Şiddet” Yerine Bir Yaklaşım Farklılığı Olarak “Şiddete Uğramış Kadın” 
 
5.Bölüm: Sosyal ve Eleştirel Psikoloji Perspektifinden Kadın Olmak 
 
6.Bölüm: Kadın Algısının Medyada Psikolojik İnşası 
 
7.Bölüm: Gelişimsel Psikopatoloji ve Cinsiyet: Kız Çocuklarını Anlamak 
 
8.Bölüm: Nesneleştirme Kuramı Işığında Kadın Olmak 
 
9.Bölüm: Kadınlarda Görülen Psikiyatrik Hastalıklar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127833</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a17b08f3-8c4e-48dc-b125-037573b3ff43.jpg</image:loc>
            <image:title>Demokratik Muhalefet 1960-1980 Dönemi Türk Siyaseti Üzerine Bir Analiz</image:title>
            <image:caption>1. BÖLÜM: SİYASAL MUHALEFET VE DEMOKRASİ İLİŞKİSİ 
 
       2. BÖLÜM: TÜRK SİYASAL HAYATINDA MUHALEFET GELENEĞİ 
 
       3. BÖLÜM: “DEMOKRATİK MUHALEFET OLGUSU” ÜZERİNE BİR ANALİZ 
 
          (1960-1980 DÖNEMİ)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127834</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c1786bb-f726-4d9c-b0ba-978cc894e43c.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Yöneticilerinin Kişilik Özelliklerinin Karar Verme Stilleri Üzerine Etkileri</image:title>
            <image:caption>1. BÖLÜM: KAVRAMSAL ÇERÇEVE İLE İLGİLİ ARAŞTIRMALAR 
 
2. BÖLÜM: MATERYAL VE YÖNTEM 
 
3. BÖLÜM: BULGULAR VE TARTIŞMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127835</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e6bee90-7ee9-4638-9244-a2438ce76740.jpg</image:loc>
            <image:title>Finnegan Uy’anması</image:title>
            <image:caption>Modern edebiyatın en çetrefil, dilin, anlatımın sınırlarını yıkıp geçen, roman türünü bambaşka ihtimallerle tanıştıran yazarı James Joyce için Beckett, “Onun eserleri şeyle ilgili değil, o şeyin ta kendisidir,” der. Jorge Luis Borges, Flann O’Brien, David Foster Wallace ve başka sayısız yazarı etkileyen Joyce, sadece Dublin’i ve İrlanda’yı anlatarak evrensel ve ölümsüz bir edebiyat bıraktı ardında. 
 
Dublin’de bir gece sarhoşken düşen bir adamın ve ailesinin hikâyesinin dünyanın tarihine mal edilmesinin anlatısı. Gecenin, memleketin, imparatorluğun, ihanetin, ölümün, kaosun, yaşamın, kozmosun, trajedinin, ailenin, komedinin, meyhanenin, deneylerin, gerçeklerin, mitlerin, yalanların, 
sürçmelerin, sürtmelerin, tarihin, inancın, politikanın, dönüşümlerin, geçişimlerin, kahkahanın, bilincin içinin, dışının, altının, üstünün romanı. James Joyce’un on altı yılda ilmek ilmek işlediği, altmış beş farklı dilden sözcükleri melezleştirerek serpiştirdiği, az sayıda dile çevrilmesine cüret edilmiş Finnegan Uy’anması, Fuat Sevimay’ın olağanüstü çabasıyla yeniden dillendirildi. 
 
Açık yapıtların şahikası: Okundukça yeniden yazılacak, çevrilecek, farklı farklı tekrarlanacak dipsiz bir dilsel macera. Bir noktanın tüm noktalarla kesişiminin çatlattıklarından göründüğü kadarıyla, Finnegan Uy’anması 20. yüzyılın başyapıtı. 
 
“Muazzam komik bir görü, bize neredeyse her sayfasında kahkaha attıran dünyadaki az sayıda kitaptan biri.” –ANTHONY BURGESS 
 
“Burada biçim içeriktir, içerik biçimdir. Bu şeyin İngilizce yazılmadığından şikâyet edebilirsiniz. Zaten hiç de yazılmamıştır. Okunmak için – ya da sadece okunmak için yani. Bakmak için ve dinlemek içindir.” –SAMUEL BECKETT</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127836</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b8e5a7a-e603-42bf-8177-ba23402b35cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yukarı Mezopotamya’da Devletin Kökeni</image:title>
            <image:caption>Dr. Mehmet Altun Devletin Kökeni kitabında referansı arkeoloji olan kanıt ve belgelerle devlet olgusunu kuramsal bir bakış açısıyla ele alıyor. 
 
“Yakındoğu’da devletin ortaya çıkış süreci son yarım yüzyıldır arkeologlar ve eskiçağ tarihçileri tarafından sıklıkla tartışılmaktadır. Sürecin nasıl başladığına dair çiviyazılı kayıtlar yanında, kazılan merkezlerin boyutları ve niteliği, popülasyon, işgücü ve meslek grupları, dini ve idari oluşumlara ilişkin arkeolojik kanıtlar da bir o kadar önemli olmuştur. Artık bu verilerden devletin temel kriterlerine ilişkin çıkarımlar yapabiliyoruz. Ancak Eski Yakındoğu’da devletin tanımı hâlâ tartışmaya oldukça açıktır. Zaten günümüz dünyasında tanımlanmış ve sınırları keskin kavramlara oldukça uzağız.  
Elinizdeki kitap bu kaygılarla, MÖ on binlere gidiyor, öykünün başladığı yere, Yakındoğu’da devlet oluşumunun somut örneklerini gördüğümüz Uruk Dönemi’nin çok öncelerine. Kuşkusuz Mezopotamya ekolojisi devletin oluşumuna uygun koşulları yarattı. İlk yerleşmeleri, tapınakları üreten toplulukların sosyal organizasyonu daha sonra oluşacak devlet yapılarının kurallarını da belirleyecekti.  
Dr. Mehmet Altun Devletin Kökeni kitabında bize bu kuralları veya doğal süreci prehistorya ve eskiçağ alanındaki akademik birikimiyle ustalıkla yansıtıyor.” 
— Prof. Dr. Erkan Konyar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127837</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b02be853-243c-4ba1-8dc3-af446b6bdb7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygur Türkleri Arasında İmam Cafer-i Sadık</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM  
UYGUR TÜRKLERİNDE İMAM TASAVVURU 
 
İKİNCİ BÖLÜM  
İMAM CAFER-İ SÂDIK TEZKİRESİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM  
İMAM CAFER-İ SÂDIK DESTANI 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
TRANSKRİPSİYONLU METİNLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127838</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e0097ae-30bd-4210-a38a-009789a6de29.jpg</image:loc>
            <image:title>Sirkeli Sokağın Kızları</image:title>
            <image:caption>Mesut, İranlı aileyle günden güne daha samimi oluyordu. Leyla Hanım az Türkçe biliyor, çocukları ise bilmiyor. Mesut, onlarla işaret diliyle anlaşabiliyor. Leyla Hanım’ın Mesut’a ihtiyacı var, alışveriş işlerini bilmiyor, İzmir’i fazla tanımıyor, bir de taşındıkları apartmanın kapıcısı yok, o boşluğu Mesut dolduruyor. Onun bu hareketleri Muhtarı delirtme noktasına getirdi. Çünkü Muhtarın da Mesut’a ihtiyacı var. 

Pazartesi günüydü. Mesut, Muhtarın Nalan’la ne konuştuğunu merak ediyordu. Muhtarlığa gittiğinde Muhtar, eline 33’lük bir tespih almış odanın içinde volta atıyor. Yüzü asık, üzerine uyumsuz bir yelek giymiş. Pantolonu kahverengi, yelek lacivert, arada yeleğin cebine elini sokuyor, belli ki çok kötü bir gece geçmiş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127839</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/572a5bb5-1f98-4541-a940-0ce090b691d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahmet Ümit’in Yazınsal Dünyası</image:title>
            <image:caption>Onur Bilge Kula Ahmet Ümit’in Yazınsal Dünyası adlı incelemesinde, yazarın farklı eserlerinden hareketle (Elveda Güzel Vatanım, Sultanı Öldürmek, Beyoğlu’nun En Güzel Abisi, Kırlangıç Çığlığı, Kayıp Tanrılar Ülkesi ve Yırtıcı Kuşlar Zamanı), tarihsel romanın özelliklerinden polisiye romanın biçimine varıncaya dek, sırtını bütünlüklü bir yazınsal incelemeye dayayan bir Ahmet Ümit okuması yapıyor. Kitabın sonunda yer alan söyleşi de Ahmet Ümit’in yazarlık serüveninin özeti niteliğinde: 



Ben Türkiye’de yaşayan bir yazarım. Bu ülkenin kültürüyle büyüdüm ama aynı zamanda bu ülkenin kültürü evrensel kültürden bağımsız değil. Çünkü evrensel kültür, sadece Batı kültürü değil, Doğu kültürü de değil, hepsinin birliği. Aynı zamanda geçmiş kültür ile bugünü ayırmak da mümkün değil; çünkü bugün geçmişin bağrından doğuyor, gelecek de bugünün içinden çıkacak. 

                                                                                                                                                                                                                                                Ahmet Ümit</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127840</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d6e8267-e5cb-4605-8e23-d242cd4f442c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kopuk</image:title>
            <image:caption>Öyküleriyle tanınan Sine Ergün bu ilk romanında bir foto muhabirini nerede olduğunu bilmediğimiz, isimsiz, zamansız bir dünyanın içinde tedirgin edici bir atmosferle karşımıza çıkarıyor. Kopuk’un tekrar eden seslerle, taşlarla, tozlarla kaplı ortamında hatırlamak, unutmak, kaçışlarımız üzerine düşünürken, yazarın hassas, yalın ve sakin dili bize rehberlik ediyor. 

Z ipini koparmıştı. Onun ipi olmamıştı hiç, öyle düşünüyordu. Ya da koptuğunu anımsamayacağı denli zaman geçmişti aradan. Başka bir şey, diye düşündü. Bir boşluğun içinde, yapış yapış bir boşluğun içinde hareket eder gibi. Ne zamandır. Amaçsız. Kopuk. 

Yine de. Şimdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127841</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a037ea4-eff5-4f7d-a684-2f2fe73243f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Beden Eğitimi ve Spor Eğitiminde Genel ve Pedagojik Alan Bilgisi: Öğretim Kalitesinin Artırılması</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM I: Giriş 
 
       BÖLÜM II: Literatürün gözden geçirilmesi 
 
       BÖLÜM III: Yöntem 
 
       BÖLÜM IV: Sonuçlar 
 
       BÖLÜM V: Tartışma ve Sonuç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127842</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6873b7e-5491-4ea8-9479-44b162fde9a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Ve Çeliğe Su Verildi</image:title>
            <image:caption>Sosyalist gerçekçi edebiyatın başyapıtlarından olan Ve Çeliğe Su Verildi, devrimci mücadelenin her cephesinde savaşan, sadece düşmana değil kendi bedenine de direnen bir genç komünistin, Pavel Korçagin’in öyküsüdür. 
Okuldan atılan Pavel küçük yaşta çalışmaya başlar ve kendi çocuk dünyasıyla ilgisi olmayan, emek sömürüsü ve sosyal adaletsizlikle örülü bir hayatla tanışır. Çocukça bir öfkeyle sağa sola savurduğu beceriksiz yumruklar, hayatına giren bir Bolşevikle gerçek hedefine yönelecektir. Komsomol atölyelerinde, Çeka’da, Parti komisyonlarında adım adım çelikleştiğine tanık olduğumuz Korçagin’in aynasında parti içi tartışmaları da izleriz ama bundan da önemli olarak Sovyetler’i inşa eden sosyalist ruha tanıklık ederiz. 
Nikolay Ostrovski’nin (1904-1936) yaşamından taşıdığı izlerle otobiyografik roman özellikleri gösteren romanda, Korçagin, yirmili yaşlarının başında gözlerini kaybedip felç geçirene kadar aktif bir devrimci, bu amansız hastalıklardan sonra insanüstü bir azimle hikâyesini anlatan bir romancı olarak çıkar karşımıza. Devrimin büyüttüğü bu genç, devrimci bilincin sınır tanımazlığının sembolü olacak, kısa sürede milyonlarca okuyucuya ulaşacaktır. 
Ülkemizde ve dünyada on yıllarca kısaltılmış olarak yayımlanan bu büyük romanı, Ostrovski Devlet Müzesi’nde bulunan el yazılı nüshadan yararlanılarak gerçekleştirilen 1989 tarihli eksiksiz Rusça basımdan yapılan çeviriyle sunuyoruz. 
“Nikolay, kardeşim! Sana bu mektubu Krasnodar deposundan tanımadığın bir tesviyeci yazıyor. Saat sabahın beşi, bense bütün gece senin Pavka’yı okudum. Bütün düşmanlarını dolma kalemle delik deşik edecek kadar çok sevdim onu. Dergiyi öyle bir delmişim ki şimdi oturdum onu kütüphaneye nasıl geri götüreceğimi düşünüyorum!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127843</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7f53714-0d4f-4b33-9a7c-3adea2ab0ae6.jpg</image:loc>
            <image:title>Politik Hayvan Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Alegorik bir hayvan meseliyle (Ölesiye Varkalım) başlayıp hiper-realist bir başka hayvan hikâyesiyle (Göçmen Kediler Dairesi) son bulan Politik Hayvan Hikâyeleri başlıklı öyküler toplamında Serdar Rifat, sekiz öykü boyunca farklı yüzlerini ve ilginç boyutlarını dile getirdiği yazma etkinliği kavramının ortaya çıkardığı değişik hikâyeleri anlatıyor. Bir başka deyişle, öykülerin ana izleğinin Kitap kavramının ta kendisi olduğu da söylenebilir. Yazar, kimi öyküde toy bir editörün (Bataklık Işıltıları), kiminde tutkulu ve saplantılı genç bir yazarın (Son Ziyaretçi), bir başkasında yazarlıkta dikiş tutturamamış bir yayıncının (SKT ve Ötesi) ya da biri geleneksel ve yerleşik (Sahafın Düş-Düşüncesi) diğeri ise çizgi dışı ve gezgin (Belirsizlik) iki sahafın gözünden yazı-çizi olayının gizlerine bizleri ortak ederken Brautigan Kitaplığı başlıklı öyküsünde olduğu gibi okurları doğrudan doğruya bir sırrı çözmeye de davet ediyor. 

Serdar Rifat’ın öyküleri birbirinden ilginç kişilerle, gülünç olaylarla, tiye alınmış entelektüel çevrelerle dolu. 

Ben şahsen, gerçek kitap kurtlarının savunucusu bir kitap kurduyum. Bir başka deyişle metafor, benzetilecek şeyin kendisi var olduğu sürece var olur ancak. 

                                                                                             Ölesiye Varkalım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127844</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/920357e3-249d-4e3d-9348-ce8676927421.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanzimat ve İstibdat Döneminde Türk Tiyatrosu (1839-1908)</image:title>
            <image:caption>Tanzimat ve İstibdat Döneminde Türk Tiyatrosu (1839-1908), Metin And’ın dört cilt halinde hazırladığı Türk tiyatrosu tarihinin dönem olarak iki, basım sırası olarak üçüncü kitabıdır. Yazarın ele aldığı bu dönem, Geleneksel Türk tiyatrosu ve Batı tiyatrosu arasındaki etkileşimin ilk ürünlerini verdiği bir geçiş dönemi niteliğindedir. 



Yazar, dört bölümden oluşan kitapta ilk olarak Batı’yla etkileşimin getirdiği kültürel değişimden ve bu değişimin tiyatro üzerindeki etkisinden bahsediyor. İkinci bölümde ise oyuncular ve tiyatro toplulukları, seyirci kitlesi, tiyatro binaları gibi etkenlerle dönemin tiyatro anlayışı ve yönetimini okuyucuya sunuyor. Üçüncü bölüme tiyatro yazarlarını ele alarak başlayan Metin And, yazarlar ve eserler üzerindeki gelenek ve Avrupa etkisini inceliyor. Son bölümde ise türlerine göre kategorilere ayırdığı oyunlardan örneklerle dönemin tiyatrosunu yansıtıyor. 



Metin And mektuplar, anılar ve gazete haberleri üzerinden Tanzimat insanlarının tiyatro hakkındaki eylemlerine ve düşüncelerine ışık tutuyor. Eser, tiyatro insanları ve aydınların yanı sıra gerek II. Mahmud ve Abdülmecid gibi padişahların gerekse Ahmed Vefik Paşa ve Ziya Paşa gibi devlet adamlarının tiyatro faaliyetlerini gözler önüne seriyor. 



Her şeyden önce Tanzimat aydını ve yöneticileri günümüz için bile geçerli değer ölçüleri getirmişlerdir. İlişkini oldukları topluma büyük sorumluluk duyan, büyük bir ülkücülükle halkının kalkınmasını, aydınlanmasını, mutluluğunu isteyen, kendilerini buna adamış insanlardı. Çoğu kendi kendini yetiştirmiş bu insanların eksikleri, kusurları ne olursa olsun bir kültür değişiminin mimarları olarak onları her zaman saygıyla anacağız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127845</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d555ee25-1861-4167-8afd-6f6194bafb03.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazan Kadın İçin Savunma</image:title>
            <image:caption>1500’lü yılların sonu, ünlü Fransız filozof Montaigne’in Denemeler eseriyle kendinden söz ettirdiği dönemdeyiz. Marie de Gournay kendi kendine okumayı öğrendiğinde on sekiz yaşındadır. Hayata bakış açısını değiştiren Denemeler’i okumuş, ailesinin onun için çizdiği sınırların dışında bir yaşamın hayalini kurmaya başlamıştır; hayali, hayranlık duyduğu ünlü filozof Montaigne gibi bir yazar olmaktır. Yaşadığı dönemde kadın yazarlara bu alanda pek fırsat tanınmadığını da göze alarak bu zorlu mücadeleye hazırlanır. Montaigne’e yazdığı mektubun ardından ünlü filozof, genç kadının düşüncelerine kayıtsız kalamaz ve onu ziyaret etmeye karar verir. Böylece Marie de Gournay ile Montaigne arasında sıradışı bir dostluk başlar. 
 

Marie de Gournay ve Montaigne hem ihtiyar yazar ve genç editörü hem de potansiyel âşıklardı. Jenny Diski, Yazan Kadın İçin Savunma romanında bu karmaşık ve tutkulu ilişkiyi her iki tarafın perspektifinden ustalıkla ele alıyor, ışıkları edebiyat tarihinin yeterince üzerinde durulmamış önemli bir karakterinin üzerine çeviriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127846</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f92dc8d-80e1-4352-8245-96a7e354eabe.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıyafetler (Türkçe &amp; İngilizce)</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için eğlenceli ve öğretici bir kitap daha raflarda! “Kıyafetler”, minik okuyucuların hem Türkçe hem İngilizce olarak kıyafetleri öğrenmesine yardımcı olacak harika bir resimli kitap. 
 
Renkli ve Eğlenceli İçerik
Bu kitap, çocukların günlük hayatta giydikleri kıyafetleri keşfetmeleri için özenle hazırlanmıştır. Sema Gürsoy’un göz alıcı çizimleriyle, öğrenme süreci daha eğlenceli hale geliyor! 
 
Çift Dilli (Türkçe &amp; İngilizce)
Erken yaşta dil öğrenimini destekleyen bu kitap, çocukların kelime dağarcığını genişletmelerine yardımcı olur. 
Kazanımlar 
Renkli ve dikkat çekici illüstrasyonlar. 
Çocukların ilgisini çekecek basit ve anlaşılır kelimeler. 
Dil gelişimini destekleyen çift dilli anlatım. 
Uçan Fil ile keyifli okumalar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127847</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afac65e0-8075-4448-9503-4468e3fca4d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Say Bul Eğlen Orman (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu eğlenceli kitapla saymaya başla,yeni kelimeler keşfet, 
Renkleri ve şekilleri öğren. 
 
Keşfetmeye hazır mısın? &quot;Say Bul Eğlen: Orman&quot; kitabı, çocuklara eğlenceli ve öğretici bir yolculuk sunuyor! 
Bu renkli ve dikkat çekici kitap, minik okurların ormandaki hayvanları, bitkileri ve yeni kelimeler keşfetmesine, renkler ile şekilleri tanımasına yardımcı oluyor. 
 
Dayanıklı ve kaliteli boardbook formatıyla hazırlanan bu kitap, küçük eller için ideal! 12 sayfalık içeriğiyle çocukların kolayca ilgisini çekecek, eğlenceli tasarımlarıyla onları keşfetmeye teşvik edecek. 
Eğer çocuğunuzun hem öğrenmesini hem de eğlenmesini istiyorsanız, &quot;Say Bul Eğlen: Orman&quot; tam da aradığınız kitap</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127848</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccb52b7e-0165-4962-a81d-83b1516f5b2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeka Nedir?</image:title>
            <image:caption>Zekâ doğuştan mı gelir, geliştirilebilir mi, işlemeyince geriler mi, bebeklerin beyni nasıl çalışır, bilim hayvanların ve bitkilerin zekâsını nasıl değerlendirir, yapay zekânın avantajları ve dezavantajları nedir? 
 
İstediğimiz kadar ölçelim ya da modelleyelim, zekâdan daha gizemli hiçbir şey yoktur. Yüzyıllar boyunca binlerce tanımı olmuştur. Yunanlar soyut düşünceden çok pratik düşünme ve becerikliliği birleştiren mètis’i övdüler. Kant, bireyin zekâsının, tolere edebildiği belirsizlik miktarına göre ölçüldüğüne inanıyordu. Modern psikoloji, mantığı zekâ ölçümünde anahtar haline getirdi. Nörobilim yaratıcı ve duygusal zekâya dikkatini çeviriyor. Yapay zekânın insan zekâsını tehdit edip edemeyeceği güncel tartışmaların odağında. Peki ya zekâ tekil ve evrensel modellerde karşılığını bulamıyorsa?  
 
Tarihsel olarak zekâ hakkında yapılmış çeşitli analizlere dayanan bu kitap, insan bilişi, bitki zekâsı, atipik düşünme biçimleri veya yapay zekâ hakkındaki en güncel bilgi ve tartışmaları konu alıyor. Héloïse Lhérété, okuyucuları zeki olmanın özünü sorgulamaya yönelik entelektüel bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127849</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5407c030-831e-4021-89de-40f298fd0cc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Arafta</image:title>
            <image:caption>En sevdiğini kaybetmenin acısını küçük yaşlarda deneyimleyen Hakan, hayatta kalabilmek için tek bir düşünceye sığınır: &quot;Çok seversen kaybedersin, o halde çok sevmemelisin.&quot; Böylece duygularını zihninin en derinine gömer ve üzerine, etiketlerden oluşan gösterişli bir bina inşa eder. Başarılı Psikiyatrist kimliği ve standartlarına uygun bir evlilik hayatıyla her şey kontrolü altındadır. Ta ki o karşılaşma anına kadar… Yıllarca emek verdiği, güvendiği o bina çökmekte ve enkaz altında çok şey kalmaktadır. 
 
Böylece Hakan, bir anda geçmişinin ara sokaklarına sürüklenir. Diyarbakır’dan başlayan bu yolculuk, önce İstanbul’un hışmına uğrayıp oradan Tunceli’ye, Munzur’un soğuk sularına varır. Burada geçmişiyle hesaplaşıp acısına sahip çıkmayı öğrenmeli; ışıklarını açık tutmak için önce içine, sonra toprağa kulak vermeli. Belki o zaman zihninin geç kalmış çığlıklarını dindirebilir, belki de o zaman güvercinini uçurabilir. 
 
Zengin dili güçlü mekân tasvirleri ve şiirsel anlatımıyla okuru sürükleyecek olan bu roman, bir psikiyatristin kaleminden akıl ve delilik arasındaki ince sınırda akan derin bir içsel yolculuk 
hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127850</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d1b8023-8c73-49e1-a583-27533e63c134.jpg</image:loc>
            <image:title>Not Defteri - II</image:title>
            <image:caption>SANA MECBURUM 
Hani kış ağlar ya 
Bahar gelirken 
Hani hayat uyanır ya 
Karlar erirken 
Hani toprak kokar ya 
Suyu duman duman bulutlara yürürken 
Öyle bir şeyler var içimde kıpır kıpır 
Yağmur damlalarının sudaki halkaları gibi 
İç içe genişleyen 
Denizdeki dalgalar gibi 
Oynaştıkça büyüyen 
Şimşek çaktıkça homurdayan 
Gök gürültüsü gibi 
Öylesine şeyler yüreğimde tutkulu 
İşte öyle şeyler seninle dolu 
Öylesine işte Türkiye’m 
Anlıyor musun? 
Sana mecburum biliyor musun? 
 
Dr. Harunhan Remzi ÖZTÜRK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127851</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7c5d3cb-f67b-489f-bfc1-e4f5b5875126.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Yönetim Modeli - Mimar Sinan</image:title>
            <image:caption>Bu eser medeniyetimizin öncü ve lider şahsiyetlerinden biri olan Mimar Sinan’ın yönetim ve psikoloji odağından çözümlenmesidir. Tarih, edebiyat, sanat, mimari, şehircilik disiplinlerini harmanlayan bu kitap, Sinan’ı ve onu oluşturan kurumları günümüzün yönetim ve psikoloji kavramlarıyla değerlendiren özgün bir çalışmadır. 
 
Çalışma yeni bir bakış açısıyla medeniyet zenginliğimizi yönetim dünyamıza aktarmaktadır. Yapılan çözümlemeler, günümüz yönetiminde bize yol gösterecek uygulanabilir bilgi ve ilkeleri ortaya koymaktadır. 
 
Sinan’ın anlaşılabilmesi “Sinan’ı inşa eden medeniyet sistemi”nin anlaşılabilmesiyle mümkündür. Bu gerçeklikten yola çıkan Gerçik, çalışmanın ilk bölümünde Sinan’ın dehasını işleyen ve önünü açan Osmanlı yönetici yetiştirme programındaki kurumları tanıtmıştır. Ardından Sinan’ın kişiliğinden ve onu dünyaya armağan eden Osmanlı kurumlarından, günümüz yönetim uygulamalarına katkı sağlayacak bilgiler; liderlik, insan kıymetleri yönetimi, yönetici yetiştirme programı, motivasyon, kurum içi eğitim gibi alanlarda yapılan özgün ve yeni çözümlemeler ile aktarılmıştır. İkinci bölümde ise Sinan’ın Süleymaniye Külliyesi’nin yapım sürecinde gösterdiği liderlik, ekip yönetimi, uyguladığı ilke ve yöntemler günümüz proje yönetimi merkezinde ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127852</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89176f2a-9517-4a10-9f9d-7fa37437af84.jpg</image:loc>
            <image:title>Lale-i Aşk</image:title>
            <image:caption>Evvela hep birlikte öykü kavramını hatırlayalım. Öykü ya da hikâye, gerçek hayatta yaşanmış ya da tasarlanmış bir olayı dikkati celbedecek tarzda kısa ve öz anlatan yazı türüdür. Anlatımda yoğunluk ve doluluk olması şarttır. Olay örgüsü, romandan daha az sayıda mevcut olması gereken şahıslar, çarpıcı konuşmalar ve daha neler neler; acıklı veyahut sevindirici sonlar… Kolay değil ve zannederim ki hepiniz bu hususta benimle hemfikirsiniz. 
Hikâye (حِكَايَةٌ) kelimesinin Türkçeye Arapçadan geçtiğini biliyoruz. Yazarın bu eserinde hem durum hem olay hikâyesine rastlamaktayız, her iki nevide de öyküler kaleme almıştır kendileri. Öykülerini başarılı, hissiyatla dolu ve tasvir edici buluyorum, devamının gelmesini de cân-ı gönülden bekliyorum. Gönlünün şiire daha fazla meylettiğini bilsem dahi farklılıklar onun kalemine güç katıp müellif hüviyetini de çok yönlü kılacaktır. 
Yazarımızın yazarlık tutkusunun ömrü boyunca devam etmesini, düş, düşünce ve duygularını yazıya dökmekten vazgeçmemesini temenni ediyor; kendilerini daha nice güzide eserlerini neşrederken görmeyi diliyor ve şu iki âyet-i celîle ile yazımızı noktalamak istiyorum: 
وَلَا تَقُولَنَّ لِشَايْءٍ اِنِّـي فَاعِلٌ ذٰلِكَ غَداًۙ ﴿٢٣﴾ اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُؗ وَاذْكُرْ رَبَّكَ اِذَا نَسِيتَ وَقُلْ عَسٰٓى اَنْ يَهْدِيَنِ رَبِّـي لِاَقْرَبَ مِنْ هٰذَا رَشَداً ﴿٢٤﴾ 
“Allâh dilerse (inşallah)” demeden hiçbir şey için, “Şu işi yarın yapacağım” deme! Unuttuğun takdirde Rabb’ini an ve “Umarım Rabb’im bana, doğruya bundan daha yakın yolu gösterir” de (Kehf Sûresi, 18/23-24).</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127853</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4700cacb-2f2f-4746-89ba-18e786813293.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Çocuk Çizgi Roman Kulübü Ortaklığıedi ÇOCUK</image:title>
            <image:caption>Minik kahramanlarımız işbirliğini öğreniyor. Küçük yaramazlar iş başında. Naomi, Melvin, Gilbert, Curly ve kardeşleri; Yeniden çizgi roman yapmaya karar verirler. Çizdikleri her bir bölüm onlar için yeni bir macera demektir. Ortak çalışmanın önemini kavrarken, aslında küçük dokunuşların zamanla büyük etki yarattığını görürler. Tabii bütün bu kahramanlıklarının yanında temizlik bilincini kazanmaları gerekecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127854</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ca50e38-8110-4dd2-a665-b91409033ae7.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençlerle Baş Başa: Evrim</image:title>
            <image:caption>Gaye ve Deniz evrime merak salmış olan doktor amcalarıyla birlikte Viyana’da önce hayvanat bahçesini, sonra da dünyanın en önemli doğa tarihi müzelerinden birini gezerek bilimin bu en heyecan verici konusu hakkında enine boyuna konuşuyorlar. 
Yeryüzünde yaşam nasıl başladı? Elin yapısı bütün memelilerde benzer midir? Evrim nasıl gerçekleşiyor? Mutasyon nedir? Biyocoğrafya ne demek? Neden erkek aslanların yelesi var? Peki ya zebraların çizgileri neden? Niçin bazı insanlar kulaklarını oynatabiliyor? Evrimsel dönüşüm bireylerde olur mu? Genetik materyal nesiller arasında nasıl aktarılır? Dinozorlar yok olurken memeliler nasıl hayatta kaldı? Dünyanın birçok yerinde dinozor fosili bulunurken neden Türkiye’de yok? İnsan maymundan geldiyse neden hâlâ maymunlar var? Milyonlarca yıldır hiç değişmeden varlığını sürdüren canlılar var mı? Evrim bilgisi ne işimize yarar? Evrim fikrini kabul etmekte neden zorlanılıyor? 
Tamer Kaya akıcı bir diyalog biçiminde kaleme aldığı bu küçük kitapta canlılığın yeryüzünde en ilkel formlardan değişerek günümüze gelmesinin görkemli hikâyesini her yönüyle anlatıyor. Evrimin yalnızca zengin biyolojik kanıtlarına ve bilimsel olarak keşfine değil, toplumsal anlamına da değiniyor. 
Gençlerle Baş Başa: Evrim, yaşamın ve kendi kendisinin kökenini çözmek için insanın duyduğu o tükenmek bilmez merakı okuruna hissettiren, daha fazlasını öğrenmek için ilham veren bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127855</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0a83785-fb5e-43fb-a7bd-c9721e0274ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Hayalet Kol Geziyor</image:title>
            <image:caption>1848’de devrim dalgası kıtayı sarsarken, Marx ve Engels Avrupa’da bir hayaletin kol gezdiğini ilan etmişti: komünizm hayaleti. Bu hayalet bugün geri döndü diyor China Miéville. Hakikaten de, neoliberal kapitalizmin elinde daha ölümcül hale gelen küresel bir salgının sarstığı, emperyalist savaş borularının öttüğü, şehirlerin üzerine geceler boyu bombaların yağdığı, ekonomik bunalımlarla, ırkçılıkla, cinsel kimliklere saldırılarla yorgun düşmüş bir dünyada aksi düşünülebilir mi? Öyleyse bugün o hayaleti büyütenlerin çağrısına bir kez daha kulak vermek gerek. 
İşte, Miéville de tam olarak bunu yapıyor. Manifesto’yu derinlemesine, bir dizi kaynağa da başvurarak irdeliyor ve onun insanlık tarihindeki en etkili siyasi belgeler arasında başı çektiğini savunuyor. Bir başka Marksist eleştirmenin dediği üzere, “çok az metin tarihin seyrini Manifesto kadar değiştirmiştir” ve tıpkı 1848’de yayınlandığında olduğu gibi, “komünizmsiz antikomünizm”in hüküm sürdüğü bugünün dünyasında da Manifesto birilerinin kâbusu olmaya, birilerinin de umutlarını canlandırmaya devam ediyor. 
Komünist Manifesto’nun tam metniyle birlikte sunulan ve bir kılavuz niteliği taşıyan Bir Hayalet Kol Geziyor kesinlikle okumaya değer; Manifesto ile ilk kez tanışacak olanlar, devrimciler ve hatta en katı antikomünistler için bile… 
“Manifesto, kökten ‘itiraz’ı, eşi benzeri görülmemiş zorlayıcı üslubu, insanın gözlerini ondan almasına engel olan sürükleyiciliği ve hatta avaz avaz haykıran tipografisiyle türünün ana örneği oldu; dahası, günümüzde de bu özelliğini koruyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127856</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84856684-17b7-451b-b26e-25c9f15371bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizde Yine Mükemmel Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Geoff Dyer çocukken saatlerce model savaş uçakları yapıp boyardı. 2011’de ise bir çocukluk rüyasını gerçekleştirdi ve USS George H. W. Bush adlı uçak gemisinde iki hafta geçirme şansına erişti. Denizde Yine Mükemmel Bir Gün’de yazar, uçuş güvertesinin kilometrelerce uzunluktaki yürüme yolları ve ayrıntılı düzeninden beş bin kişilik mürettebata yemek sunan mutfaklara, mancınık ve tutuklama tertibatının sağır edici karmaşıklığına kadar “uçak gemisi dünyasının” rutinleri ve protokollerinde edindiği izlenimleri aktarıyor. 
İnsanı sürekli gelişmeye, daha iyisini yapmaya teşvik eden Amerikan dünyasında İngiliz kültürüyle yetişmiş olan yazar, gemideki günlük yaşamı zekice kayıt altına alarak, bunun, disiplin ve uyumun, adanmışlık ve iyimserliğin kendini ifade etme biçimleri haline geldiği bir toplumu anlamak için bir prizma olduğunu ortaya koyuyor. Belli bir türün kalıplarına hapsedilemeyecek Denizde Yine Mükemmel Bir Gün’de yazarın neden çağdaş edebiyatın en özgün –ve en komik– seslerinden biri olarak övüldüğü gayet iyi anlaşılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127857</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45a2c13b-5735-4bfb-a0af-8e196f308c13.jpg</image:loc>
            <image:title>21. Yüzyılda Evliya Çelebi’nin İzinde</image:title>
            <image:caption>Her şey, “Evliya Çelebi fotoğraf çekse nasıl olurdu?” sorusuyla başladı. Evliya Çelebi Seyahatnamesi’ni okuduktan sonra dünyanın en ünlü gezginlerinden biri olan Evliya Çelebi’nin izinde tarih dolu bir yolculuğa çıkmaya karar verdim. Seyahatname’de bazen fiziksel ayrıntılarıyla, bazen de hikâyeleriyle, insanlarıyla, kültürüyle kanlı canlı anlatılan ve bugün Türkiye sınırları içinde olan noktaları tek tek ziyaret ettim. Elimden geldiğince, bazıları harabeye dönmüş, bazıları restorasyon çalışmalarıyla ilk günkü gibi korunan ya da bambaşka amaçlarla kullanılmaya başlanan bu yerlerin günümüzdeki hallerini fotoğraflamaya çalıştım. İstanbul’dan başlayan serüvenim Bursa’dan Edirne ve Konya’ya, Erzurum’dan Bitlis ve Van’a kadar uzanan toplam yetmiş dört şehirle devam etti ve yolda geçen yaklaşık on dört ayın ardından tamamlandı. Bu kitapta Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde geçen noktaların fotoğraflarını, Evliya Çelebi’nin bu yerlerle ilgili yazdıklarını, aradan geçen yıllarda yapıların başına gelenleri bulacaksınız. Ayrıca yolculuk sırasında denk gelip konuştuğum insanlarla ilgili anılarımı, heyecanlarımı ve zaman zaman yaşadığım düş kırıklıklarını da okuyacaksınız. Bu yüzden bu kitap aynı zamanda, 21. yüzyılda, Evliya Çelebi’den yaklaşık 350 yıl sonra elinde fotoğraf makinesi ve teknik ekipmanla onun başladığı yerden yola çıkan modern bir gezginin de hikâyesi. Fotoğraflı Evliya Çelebi Seyahatnamesi’ne hoş geldiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127858</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22423203-1a0f-4517-a4d1-f6864199b65b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilimin Öncüleri: Neil Armstrong Ay&apos;daki İlk İnsan</image:title>
            <image:caption>1969’da tarihi bir an yaşandı ve bir insan ilk kez Ay’a ayak bastı.
İşte karşınızda Neil Armstrong: Maceraperest bir astronot ve uzay öncüsü! Küçük Neil’ın aklı Ay’a gitmeden önce bile hep göklerdeydi. Bu tutkusuna çocukken model uçaklar yaparak başladı ve sonra savaş pilotu olarak gökyüzünü fethetti. Ama az kalsın Ay’a ayak basan ilk insan olma şansını kaçıracaktı çünkü bu göreve son anda başvurdu! Tehlikelerle dolu pek çok yolculuk atlatan Neil her zaman soğukkanlı olmasıyla bilinirdi. Ama bu seferki görevi çok zordu: İnsanlık tarihine altın harflerle yazılacak Ay görevini komuta edecek ve Ay’a basan ilk insan olacaktı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127859</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c742f214-83ca-4da9-88f3-48f9aa5268fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Mitoloji ve İkonografi</image:title>
            <image:caption>Hangi türden olursa olsun, bir sanat ürününün tadılması, onun kavranılmasıyla doğru orantılıdır. Eseri ne kadar çok anlamışsak, elde edeceğimiz haz da o kadar yüksek olacaktır. Anlamak ise, araştırmakla, irdelemekle, aklın dışındaki güçlere elverdiğince az pay bırakmakla, sezgi ve izlenimlerimizi dile döküp başkalarına iletilir hale getirmekle gerçekleşebilir. 
 
Sanat eserleriyle izleyici arasındaki uzaklığın nedenini sanat tarihi eğitiminin eksikliğinde gören Bedrettin Cömert, 38 yıllık ömrünü bu eksikliği kapatmaya adamıştı. Çeviri, deneme ve ders notlarıyla Türkiye’de sanat tarihi yazımına katkıda bulunan en önemli isimlerden biri oldu. Bedrettin Cömert’in Mitoloji ve İkonografi isimli kitabı insanlığın bağlarını ve bu bağların görsel yansımalarını keşfetmek için bir fırsat, temel bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127860</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8dcc6585-27e4-4c6f-8039-7f057c07e476.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzik Aletleri (Türkçe &amp; İngilizce)</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için eğlenceli ve öğretici bir kitap daha raflarda! “Müzik Aletleri”, minik okuyucuların hem Türkçe hem İngilizce olarak kıyafetleri öğrenmesine yardımcı olacak harika bir resimli kitap. 
 
Renkli ve Eğlenceli İçerik
Bu kitap, çocukların müzik aletlerini keşfetmeleri için özenle hazırlanmıştır. Sema Gürsoy’un göz alıcı çizimleriyle, öğrenme süreci daha eğlenceli hale geliyor! 
 
Çift Dilli (Türkçe &amp; İngilizce)
Erken yaşta dil öğrenimini destekleyen bu kitap, çocukların kelime dağarcığını genişletmelerine yardımcı olur. 
Kazanımlar 
Renkli ve dikkat çekici illüstrasyonlar. 
Çocukların ilgisini çekecek basit ve anlaşılır kelimeler. 
Dil gelişimini destekleyen çift dilli anlatım. 
Uçan Fil ile keyifli okumalar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127861</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bbba66e-d831-414e-989d-18b550d62d05.jpg</image:loc>
            <image:title>Filozofların Tuşesi</image:title>
            <image:caption>Dünyadan kaçma edimi olarak piyano çalmak, dilsel göstergelerin ötesine çıkarak müziği okumak, dile getirilemeyen duygulara notalarla saldırmak... Sartre, Barthes, Nietzsche. 
 
François Noudelmann Filozofların Tuşesi isimli bu benzersiz çalışmasında düşünce tarihine damgasını vurmuş üç ismin piyanoyla ve müzikle olan yer yer yıkıcı ilişkilerini inceliyor. 
 
Nietzsche dünyanın ağırlığını tam da müzik yaparak alaşağı etme ihtirasına kapılmıştı. Piyanoysa onun yazı masası, tüm tutkularını telafi ettiği, umutsuzluk ve zaaflarına karşı mücadele ettiği savaş alanıydı Sartre yahut Barthes’la kıyaslanmayacak ölçüde hem de.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127862</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/434993bc-98f1-4305-bfd5-2f99410b8d56.jpg</image:loc>
            <image:title>Darağacı</image:title>
            <image:caption>Menzilsiz bir yolculuk belki de onunki... “Kün!” emrini bilirsiniz değil mi Mevla’nın? 
Olmazları olduran Rabbimiz, her şeyi Kün emri ile var eder. 
Şüphesiz babam da hep bir muştu bekledi. 
Hicran nasır tuttu belki ama o hep sabırla bekledi. Bir gülistan, yani gül bahçesi düşünün ve gül olma yolunda küçük goncaları tahayyül edin ve o gülistanı birilerinin ateşe verdiğini düşünün. Gül olamadan kül olan goncalar daha çok yakar görenin yüreğini. 
Ve kendi elleri ile o gül bahçesinin ortasına bir darağacı kurar. O hale nasıl geldiğini kendi bile tahayyül edemez. Çünkü gelmemiştir, getirilmiştir. 
Gül olmayan, güldürmemeye yeminli, acımayan ve daha gonca iken bu gönül gülistanlarını ateşe veren herkesi sallandırır yüreğinde. Yeni goncalar korkmadan büyüsün, gül olsun diye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127863</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6219976a-f0d0-4000-9f4a-1e4707dbef9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Mesafe Koşucuları İçin Kan Akışı Kısıtlama (Bfr) Antrenmanı</image:title>
            <image:caption>1. Giriş 
 
2. Kısa Mesafe Koşucuları için Kan Akışı Kısıtlama (BFR) Antrenmanı 
 
3. BFR Antrenmanı için Manşon Türleri ve Kullanım Yöntemleri 
 
4. Kan Akışı Kısıtlama Antrenmanın Uygulama Yöntemleri 
 
5. BFR Antrenmanı ile İlgili Bilimsel Araştırmalar 
 
6. BFR Egzersiz Örnekleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127864</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef31388f-bd1c-4e4a-a5a2-d847c950914b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ressamın Günlüğü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>H. bir portre ressamıdır. Yeteneğinin 
sınırlarının farkındadır ama bununla barışık 
olduğu söylenemez. Tanınmış bir işadamının
portresini yapmak için görevlendirilir. Ancak 
onun gözü işte değil oynaştadır. Portre bir 
türlü istediği sonucu vermeyince, büyük 
ressamların tablolarından esinlenmek için 
İtalya’ya gider. Tam bu sırada arkadaşı, 
Salazar rejiminin gizli polisi tarafından 
tutuklanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127865</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/886ffe72-4bbc-462f-b45c-9bbdd7672764.jpg</image:loc>
            <image:title>Farklı Boyutlarıyla Gümüşhane İlinde Bir Araştırma: Tespitler, Fırsatlar, ve Politika Önerileri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
1. GÜMÜŞHANE İLİNİN SOSYO-EKONOMİK YAPISI 
 
2. GÜMÜŞHANE İLİ ÜRETİM, ARAŞTIRMA VE TEKNOLOJİ ALTYAPISI (KURUMSAL ALTYAPI) 
 
3. GÜMÜŞHANE İLİ SEKTÖREL GÖRÜNÜM 
 
4. GÜMÜŞHANE İLİNDE BİR ARAŞTIRMA 
 
5. GÜMÜŞHANE İLİ SWOT ANALİZİ (GÜÇLÜ YÖNLER, ZAYIF YÖNLER, FIRSATLAR VE TEHDİTLER) 
 
6. İLGİLİ BAKANLIKLARIN, RESMİ KURUM VE KURULUŞLARIN SAĞLADIKLARI ÇEŞİTLİ DESTEKLER 
 
7. TESPİTLER, FIRSATLAR VE POLİTİKA ÖNERİLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127866</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e710983-89c2-40c9-83e7-eac7897c3781.jpg</image:loc>
            <image:title>Yasak Teoriler</image:title>
            <image:caption>Yasak Teoriler; 
Teknoloji ve büyünün birlikte hüküm sürdüğü bir uygarlık… 
Absürt komedi ve bilim kurgunun birleşimi… 
 
Genç yazarımız Beliz Çıtır’ı muhteşem hayal gücü ve kurgusuyla sizleri yeni bir dünyaya davet ediyoruz. 
 
Enrevya gezegeninde yaşayan Landra kendi gezegeninde sürekli kaçırıldığı için Dünya’daki bir okulda okumaya başlar. Landra’nın amacı aksiyonu hayatından olabildiğince uzaklaştırmaktadır. Fakat aniden gelen bir mesaj Landra’nın hayatını aksi yönde sürüklemeye başlayacaktır. 
“Teşekkürler (Size)” 
Çoktandır öldüğü düşünülen bir seri katilin kullandığı sembolü görmesiyle Landra bu mesajın anlamını ve arkasında kim olduğunu çözmek için mafya kuzeniyle çalışmak zorunda kalır. Fakat işler gerçekten bu kadar basit mi? Bütün bunlar yetmezmiş gibi bir de sınıfındaki insanlar garip davranmaya başlayınca Landra her şeyden şüphelenmeye başlar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127868</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5c497bb-746c-4763-9706-ca967d7f4f79.jpg</image:loc>
            <image:title>İddiayla Başlayan Veda Aşkı 3</image:title>
            <image:caption>&quot;HER ŞEY İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM. HOŞÇA KAL&quot; 
 
Nao, Satomuralar’la kamptan döndükten sonra son bir randevuyla hislerine nokta koymaya karar verir. Ve beklenen gün gelir. 
 
Vedalaşmamız gerektiğini biliyordum. 
 
İddiayla başlayan veda aşkının sonu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127869</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e8e7c90-1122-4b3f-9a29-962ba7a36add.jpg</image:loc>
            <image:title>Baltasar ile Blimunda (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>18. yüzyılda, savaşların ve salgın hastalıkların 
sarstığı Portekiz&apos;de geçen Baltasar ile 
Blimunda&apos;da, Nobel ödüllü yazar José 
Saramago, etkileyici bir aşkı anlatırken tarihsel 
gerçeklerle dokunmuş iki farklı hikâyeyi de 
romana ustalıkla katıyor: Bekledikleri veliahtın 
doğumunu kutlamak için manastır inşa ettiren 
kraliyet ailesi; insanın uçmasını sağlayacak ilk 
aleti, Passarola&apos;yı yapmaya çalışan Peder 
Bartolomeu; ve iki âşık: sol kolunu savaşta 
kaybeden Baltasar ile sıradan insanların 
göremediklerini görebilen, annesi cadı diye 
engizisyon tarafından yakılan güzel Blimunda. 
İktidarın projesi olan Mafra Manastırı ile insan 
iradesinin projesi olan Passarola da romanın iki 
önemli kahramanı olarak öne çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127870</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d997e38-2184-4428-80bf-c92567b2ff97.jpg</image:loc>
            <image:title>Söylenmeyen Mısralar</image:title>
            <image:caption>Bir ara çizmiş güzel de çizmiş rezalet te 
Olmayacağını bile bile hayalde etmiş 
Çoğu zaman kendi düşüncelerinde boğulup 
Sadece izlemiş 
Kelimelerden kaçmış bir satır bile okumamış 
Ancak okumuş doğru kelimeleri bulmuş 
Sonu gelmez düşüncelere zincirler vurmuş 
Ancak kâğıt kalem bunlara derman olmuş 
Bir zamanın tuvali şimdiki kâğıt olmuş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127871</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5eabf638-26ae-4dec-af8a-d1b0565b4e90.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim!</image:title>
            <image:caption>Selin’in bugün misafiri var! Arkadaşı Nihat oynamaya gelecek. Peki ya Nihat, Selin’in çok sevdiği oyuncak sincabıyla oynamak isterse? Olmaz! En sevdiği treni ya da arabalarıyla? Hayatta olmaz! Annesi, paylaşmak istemediği şeyleri gardıroba koymasına izin verince Selin her şeyi gardıroba kaldırmakta buluyor çözümü. Yanlış duymadınız, HER ŞEYİ… hatta herkesi! 
 
İki kez ALMA Ödülü’ne aday olan Klara Persson ve yetenekli sanatçı Charlotte Ramel’den, sevdiklerini başkalarıyla paylaşmak (ve paylaşmamak!) üzerine komik ve öğretici bir hikâye. 
 
“Çocuklar hem gülecek hem de paylaşmanın kendine saklamaktan çok daha eğlenceli olabileceğini fark edecekler.” –Kirkus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127872</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43b986b5-6048-4a12-8b85-2ba969990ae7.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Anahtarı: Fatiha Suresi</image:title>
            <image:caption>FÂtiha’yı anlamak, kalbinizde yeni bir kapı açacak. 
 
Fâtiha suresi, derin anlam katmanlarıyla yalnızca bir dua değil, aynı zamanda bir yolculuktur. Çünkü Fâtiha suresi bir yönüyle, Kur’an’ın özü ve ilahi aşk sarayının manevi bir omurgası iken; diğer yönüyle de Âlemlerin Rabbi’ni tanıtmak suretiyle, karanlık dünyamızı aydınlatan bir hidayet rehberidir. 
 
Sizi Fâtiha’nın derinliklerinde bir yolculuğa davet eden bu eserin içindeki sırlarla buluşan herkes, ilahi aşkın izlerini kalbinde bulacak ve ruhunu dönüştüren bir farkındalık yaşayacaktır. 
 
Eserin, ilahi aşk yolunda kişisel hikâyenizi güzelleştirmek için, mütevazı bir katkı sunması temennisiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127874</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/716c25af-f135-48f0-bf29-1cd9f8be8108.jpg</image:loc>
            <image:title>Gaf Ola Beri Gele</image:title>
            <image:caption>Söz her zaman uçmaz, bazen gider koca bir çamı devirir. 
 
Bir yaklaşıma göre: “Konuşmak, insanın en büyük cezalarındandır!” Hadi canım! E peki madem öyle, biz insanlar konuşma yeteneğimizle lanetlendik,  dibini bulalım o zaman. “Gaf yapmak, pot kırmak” temalı öykülerde buluştuk bu sefer. Kimimiz yaptığı gaftan sonra başını önüne eğdi, kuyruğunu kıstırdı; kimimiz gayet pişkin bir şekilde sırıtmaya devam etti. Örnekleri her gün medyada, haberlerde, gazetelerde... 
 
Bazısı da bu kitapta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127875</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07c14ef6-6b6e-4990-897a-9ef0d832f1ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Şüphecilerin Evren Rehberi</image:title>
            <image:caption>Yanlış bilgi, önyargı ve mitlerle dolu bir dünyada yaşamaktayız. Her zaman güvenebileceğimiz bir bilgi kaynağı yoktur; arama motorlarından ulaştığımız bilgiler bile yüzde yüz güvenilir değildir. Dolayısıyla tek yapmamız gereken, her şeyi eleştirel bir şekilde sorgulamak için kendi aklımızı kullanmaktır. Popüler podcast The Skeptics’ Guide to the Universe’ün kitap hâli Şüphecilerin Evren Rehberi batıl inançlarla ve cehaletle mantıksal düşünme, şüpheci sorgulamanın yanı sıra dozunda bir mizahla savaşıyor. 
Bu kitapta Dr. Steven Novella (Bob Novella, Cara Santa Maria, Jay Novella ve Evan Bernstein ile birlikte) şüpheci düşüncenin ilkelerini açıklıyor ve komplo teorilerini, sözde bilimin mantıksızlığını gözler önüne seriyor. Yazar, aşı karşıtlığından homeopatiye kadar en büyük bilimsel mitlere, basında kendine yer bulmuş ve çokça tartışılan komplo teorilerine, N ışınlarına yönelik görüşlerden UFO görülmelerine dair geniş bir yelpazedeki konulara şüpheci bir yaklaşım sunuyor. Bilim ve sözde bilim arasındaki farkı, temel eleştirel düşünme becerilerini, özensiz akıl yürütme, kötü argümanlar ve batıl inançlarla nasıl mücadele edeceğinizin yollarını bu kitapta bulacaksınız. 
Sadece öğrenmek değil, anlamak isteyen herkes için mükemmel bir rehber!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127876</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ba793bb-c8e2-4df6-a711-c7335fd062e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kararsız</image:title>
            <image:caption>“Bu kitabı elinizden bırakamayacak ve son sayfayı çevirdikten sonra bile aklınızdan çıkaramayacaksınız.” 
–Bal Khabra, Çarpışma’nın Çoksatan Yazarı 
 
Rhys Koteskiy geri dönmüştü ya da en azından deniyordu. 
Hokey takımının kaptanı ve geleceğin yıldız oyuncusu Rhys, beyin sarsıntısı geçirmesine neden olan sert bir darbe almıştı. 
Hızla iyileşmesine rağmen piste adımını attığı anda onu ele geçiren panik ataklara bir türlü çözüm bulamıyordu. 
Sezon başlamadan önce tek başına antrenman yapmak için piste gittiğinde ise… yalnız olmadığını gördü. 
Sadie Brown başarılı olmak zorundaydı yoksa ailesi dağılacaktı. 
Bitmeyen borçlar, küçük kardeşlerini kaybetme korkusu ve paten antrenmanları arasında boğulan Sadie, ertesi günü sağ salim atlatmaktan ötesini düşünemiyordu. Nefes alabildiği tek yer olan buz pistinde, dağılmış durumdaki Rhys’le karşılaşmayı ise hiç beklemiyordu. Aralarında kurulan bu özel ilişkide soru sormak ya da yarını düşünmek yoktu. 
Bazı yaralar kolay iyileşmezdi ama umuda tutunmak için iki kişi yeterdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127877</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0228034-daa1-4bca-8f2f-e36cff84bc7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatın Gerçekleri - Invincible 5</image:title>
            <image:caption>Süper kötülerle dövüşmek.  
 
Dünyayı kurtarmak.  
 
Gizli kimliğini korumak. 
 
Süper kahramanlık kolay olmadı. 
 
Şimdi de Mark Grayson âşık oluyor.   
 
İşler karışmaya başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127878</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a0b6951-4164-43b2-b3fd-c9e00bc3a760.jpg</image:loc>
            <image:title>Bertolt Brecht Bütün Oyunları-2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>20. yüzyıl Alman şiir ve tiyatrosunun en önemli isimlerinden biri olan Bertolt Brecht, epik tiyatronun, diğer bir deyişle diyalektik tiyatronun kurucusudur. Eserleri uluslararası alanda da saygıyla karşılanmış, pek çok ödüle layık görülmüştür. Düzen çarklarındaki çürük yanları başarıyla hicveden Brecht, onlarca oyununun yanı sıra kuramsal yazıları ve yeni sahneleme yöntemleriyle çağdaş tiyatro anlayışına da yön vermiştir. Körü körüne eğlendirmekten ziyade seyircide bir bilinç yaratmayı önceleyen Brecht’in epik tiyatrosunda oyuncuların role dışarıdan yaklaşması, seyirciden kopmadan farkındalığını belli etmesi, seyircinin katarsis yaşamasına engel olması beklenir. Brecht’in kavramlaştırdığı bu yabancılaştırma efekti, seyircinin oyunla duygudaşlık kurmasını engelleyip akılcı eleştirel bakışını korumayı amaçlar. Brecht, insanı koşulların bir ürünü olarak gören diyalektik görüşü benimsemiş ve insanın bu koşulları değiştirebileceğine inanmıştır: Mesele yalnızca dünyayı yorumlamak değil, ayrıca onu değiştirmektir; amacım bu ilkeyi tiyatroya uygulamaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127879</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9420d068-5cfa-4ec6-825c-979383b18cd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bertolt Brecht Bütün Oyunları- 2</image:title>
            <image:caption>20. yüzyıl Alman şiir ve tiyatrosunun en önemli isimlerinden biri olan Bertolt Brecht, epik tiyatronun, diğer bir deyişle diyalektik tiyatronun kurucusudur. Eserleri uluslararası alanda da saygıyla karşılanmış, pek çok ödüle layık görülmüştür. Düzen çarklarındaki çürük yanları başarıyla hicveden Brecht, onlarca oyununun yanı sıra kuramsal yazıları ve yeni sahneleme yöntemleriyle çağdaş tiyatro anlayışına da yön vermiştir. Körü körüne eğlendirmekten ziyade seyircide bir bilinç yaratmayı önceleyen Brecht’in epik tiyatrosunda oyuncuların role dışarıdan yaklaşması, seyirciden kopmadan farkındalığını belli etmesi, seyircinin katarsis yaşamasına engel olması beklenir. Brecht’in kavramlaştırdığı bu yabancılaştırma efekti, seyircinin oyunla duygudaşlık kurmasını engelleyip akılcı eleştirel bakışını korumayı amaçlar. Brecht, insanı koşulların bir ürünü olarak gören diyalektik görüşü benimsemiş ve insanın bu koşulları değiştirebileceğine inanmıştır: Mesele yalnızca dünyayı yorumlamak değil, ayrıca onu değiştirmektir; amacım bu ilkeyi tiyatroya uygulamaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127880</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3922d78-532c-44e1-9452-144f42e5c744.jpg</image:loc>
            <image:title>Memduh Şevket Esendal Bütün Öyküleri</image:title>
            <image:caption>Memduh Şevket Esendal’ın ilk öyküsü 1908’de Tanin’de yayımlandı ve Esendal yaklaşık elli yıl yazmayı sürdürdü. Modern Türk öyküsünün yapıtaşlarından olan yazar, öykülerinde siyasi çıkmazların halkın üzerinde bıraktığı tesiri, yardıma muhtaç insanların hayatlarını, hayat zorluğu, aile, evlilik gibi konuları kendine has üslubuyla kaleme aldı. Yaratılıştan sanat kabiliyetine sahip Esendal, yazarlığının yanında siyasi kimliğiyle de adını duyurdu ama yazmaktan hiç vazgeçmedi. Duru ve konuşma diline dayanan Türkçeyle yazma hususunda çağdaşı yazarlara öncülük etti. 
Yazarın süreli yayınlarda ve Hikâyeler-Birinci Kitap, Hikâyeler-İkinci Kitap’ta yayımlanan tüm öykülerini bir araya getiren bu kitap, Esendal’ın edebi çizgisinin kronolojik bir şekilde takip edilmesine, öykülerinde zamanla açılan yeni pencerelerin görülmesine imkân tanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127881</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70f94170-7e94-4be2-a897-ae13e867ad1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Prusya Nasıl Yükseldi</image:title>
            <image:caption>Tarihin kanunları vardır: 
Büyük mağlubiyetler sonrasında genellikle devletler çökerler. 
Fakat tarihin istisnaları da vardır: 
Büyük mağlubiyetler sonrasında bazı devletler gereken dersleri çıkarırlar ve yükselirler. 
Prusya, işte bu istisnai devletlerden birisidir. 
1701-1918 arasında varlık gösteren Prusya adeta yıkıla yıkıla ayakta kalmıştır. 
Prusya üzerinden yükselme ve yıkılmanın dinamiklerine bakıyor bu kez Ahmed Refik. 
Tarihi düşünme ve anlama bağlamını başka bir alana 
ustalıkla taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127882</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46c21959-716c-4240-abd9-d48a13344639.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Kahkaha</image:title>
            <image:caption>“Dünya çıldırdığında böyle gülmeye başlar…” 
Rus dışavurumculuğunun en önemli isimlerinden biri olan Leonid Andreyev,  Kızıl Kahkaha’da yalnızca savaşın fiziksel yıkımını değil, insan ruhunda yarattığı onulmaz tahribatı da gözler önüne serer. Kızıl Kahkaha, kurşunların bedenleri de zihinleri de paramparça ettiği bir cinnetin adıdır. Artık savaş cepheden taşmış, evlerde, sokaklarda, gazetelerin sayfalarında da sürmektedir. Bir askerin dağınık notları, ölümünün ardından, sivil kardeşi tarafından tamamlanır. Ancak savaşın dehşeti, yalnızca mermi yağmuru altında kalanları değil, dışarıda kalanları da ele geçirir. Cephede ve sivil hayatta, aklın sınırları giderek bulanıklaşır. 
1904-1905 Rus-Japon Savaşının gölgesinde yazılan bu romanla Andreyev, yaklaşmakta olan küresel felaketin habercisi niteliğinde bir anlatıyla Birinci Dünya Savaşının doğuracağı dehşeti yıllar öncesinden sezdirir.  Kızıl Kahkaha, hem savaş edebiyatının hem modern psikolojik anlatının en çarpıcı örneklerinden biri olarak kabul edilir. Andreyev’in bu karanlık başyapıtı, savaşın büyüttüğü deliliğin, korkunun ve duyarsızlaşmanın unutulmaz bir tasviridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127883</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e1c673f-6c90-4ec8-b431-0f1819fa9b0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökten Düşen Köpek</image:title>
            <image:caption>Bekçi köpeği değilim, arama kurtarma köpeği de değilim. Ben sadece… sevgi dolu bir köpeğim! 
 
Alberto’nun yaşadığı evde hayvan beslemek yasak. Yolda yürürken gökyüzünden kafanıza düşen köpekler için istisna yapacaklarını düşünebilirsiniz ama hayır, yasak. Zaten kimin kafasına gökten köpek düşer ki demeyin, Alberto’nunkine düştü… ve Alberto onu öylece sokakta bırakıp gidemezdi. Şimdi Sardunya’yı (evet, köpeğe gerçekten de bu ismi koydu!) huysuz ev sahibine kabul ettirmek zorunda ve bunun tek bir yolu var: Onun özel yetenekli bir köpek olduğunu kanıtlamak. Tabii öyle bir yeteneği varsa! 
 
Kitapları Uluslararası Çocuk Kitapları Kurulu tavsiye listesine değer görülen Fabrizio Altieri’den dostluk ve hayvan sevgisi üzerine kalpleri ısıtacak soluksuz bir macera. 
 
Disleksili ve okumaya isteksiz çocuklar da gözetilerek özel font ve sayfa tasarımı kullanılan bu kitap, çocuklara hem heyecan dolu bir serüven yaşatıyor hem de okuma alışkanlığı kazanmalarına yardımcı oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127884</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5afdcf2-9cd2-48c9-b653-c9789a7c8518.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Aslan Wanini 1</image:title>
            <image:caption>“BEN GÜÇSÜZ OLABİLİRİM AMA BİRLİKTE ÇOK GÜÇLÜYÜZ!” 
 
ARKADAŞLARIYLA BİRLİKTE YEMYEŞİL OVALARDA KOŞAN CESUR DİŞİ ASLAN WANİNİ... 
 
Wanini, kuvvetsiz ve avlanma konusunda yetersiz olduğu için sürüsünden dışlanır. Yalnızlık içinde, bir taraftan maymunlar ve kuşların umursamaz bakışları arasında kaybolurken, bir taraftan da çitaların sert pençeleriyle tehdit edilir. İnsanlar tarafından avlanmasına ramak kalan Wanini, bütün tehditlere rağmen, yetişkin ve kuvvetli bir dişi aslan olma yolunda ilerlemektedir. 
 
Yanlış ya da doğru bir yaşam biçimi yoktur; sadece birbirinden farklı güzellikler vardır. Her canlı, özüne sadık kalarak kendi yolunda ilerler; zebra zebra gibi, iguana iguana gibi, insan insan gibi… Wanini de öyle. Kendi doğasına uygun, cesur adımlarla bozkırda koşuyor ve hikâyesini özgürce yazıyor.?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127885</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/267236a0-7cba-4af3-856f-5020e4ebb1dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçek Dünya Böyledir</image:title>
            <image:caption>Goodreads Yılın En İyi Çocuk Kitabı Adayı

New York Times’ın çoksatan romanı Pax’ın yazarı Sara Pennypacker’dan kendi dünyasını yaratan hayalperestlere ve topluma ait değilmiş gibi hissedenlerin kalbine dokunacak bir roman.
“Her şey önceden başka bir şeydi ve sonra yine başka bir şey olacak...
Gerçek dünya böyledir işte.”
On bir buçuk yaşındaki Ware, yaz tatilini “kendi dünyasında” geçirmeyi, ortaçağ şövalyeleri üzerine hayaller kurmayı ve kendiyle baş başa kalmayı dört gözle beklerken anne ve babası onu hiç sevmediği Yaz Okulu’na yazdırır.
Burada “anlamlı sosyal etkileşimlere” katlanmak ve “normal” çocukların yaptıkları etkinliklere dahil olmak zorundadır.
Okulun ilk gününde terk edilmiş bir kilisenin bahçesini düzenleyen, tuhaf ve sır dolu bir kız olan Jolene ile tanışır. Ware kısa süre sonra Yaz Okulu’ndan kaçmaya başlar ve kilisenin yanındaki boş alanda hayallerindeki kaleyi inşa etmeye başlar.
Jolene, onun bir hayalperest olduğunu söyler çünkü Ware, onun gibi “gerçek dünyada” yaşamamaktadır. Ancak ne kadar farklı olurlarsa olsunlar, burası onlar için bir sığınak hâline gelir.
Ve bu sığınak tehdit altına girdiğinde ne pahasına olursa olsun bu yeri kurtarmaya yemin ederler.
Ancak gerçek dünyada kahraman olmak o kadar da kolay değildir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127886</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01a853e2-ec5f-4cdd-9d06-67719624ea5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yojimbot 1</image:title>
            <image:caption>İNSANLARIN TERK ETTİĞİ JAPONYA&apos;YA, 
 
SAMURAY KODLARINA UYUMLU 
 
BAZI ROBOTLAR YERLEŞMİŞTİR. 
 
BUNLAR YOJİMBOT&apos;LARDIR. 
 
 
 
BİR GÜN, BU ROBOTLARDAN BİRİ, 
 
ASKERLERİN VE DRONLARIN YAKALADIĞI ÇOCUĞU 
 
FARK EDER VE ONU ÖLÜMDEN KURTARMA 
 
MÜCADELESİ BAŞLAR...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127887</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c526fa6e-ea60-454a-8997-53443e1c2f65.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Ejderha 2</image:title>
            <image:caption>&apos;&apos;HİBANA DIŞINDA HİÇ KİMSE İÇİN EJDERHAYA DÖNÜŞMEM!&apos;&apos;  
 
AYKIRI KIRMIZI EJDERHA İSARA&apos;NIN &apos;&apos;KORUYUCU EJDERHA&apos;&apos; OLMASIYLA HİBANA KRALİÇE İLAN EDİLİR. AMA KUTLAMALARIN ARDINDAN PAYLAŞTIKLARI ÖPÜCÜĞÜN ANLAMINI DÜŞÜNÜNCE İKİSİ DE BİRAZ TUHAF HİSSEDER! ESKİ İÇİŞLERİ MEMURU SUZURİ&apos;NİN KALEYE DÖNMESİYLE HİBANA KENDİNİ GÜVENDE HİSSETMEYE BAŞLASA DA SUZURİ, İSARA&apos;YI PEK SEVMEZ... ÜSTELİK BİRİ HİBANA&apos;YI TEHDİT ETMEKTEDİR... 
 
BAKALIM İSARA, HİBANA&apos;YI KORUYABİLECEK Mİ?...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127888</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e97448f4-9da6-4dd3-8214-1fe10691745a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanık</image:title>
            <image:caption>“Ben TANIK. Olmuş bitmiş ve olup olacak her şeyin tanığı. Birlikte çok eğleneceğiz. Gösteri yeni başlıyor.” 
 
Eskort Rüya Nilay Kosova, müşterilerine “Aşk Simülasyonu” adlı hizmet paketleri sunarken, kendini çözülmemiş bir cinayetin ve annesinin giderken bıraktığı sırların ortasında bulacaktır. Kayıp bir kitap ve gizemli bir tanık, varoluşun anlamı peşinde savrulan Nilay’ı yaşam tapınağının en alt dehlizlerine indirecektir. 
 
Benim deneyimim benim devrimimdir! Gerisi hikâyedir. 
 
Pınar Eğilmez, okurlar tarafından büyük bir ilgiyle karşılanan Uçan Tabut romanından sonra ve Gece Geçen Gemi romanından önce, Tanık ile bizi soluk soluğa okuyacağımız bir maceraya sürüklüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127889</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c7db7d4-3949-4129-9e77-e33c2a583a11.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf İşler Mahallesi</image:title>
            <image:caption>Karlı bir kış sabahı, Tuhaf İşler Mahallesinin ortasında kimsenin ne olduğunu anlayamadığı bir iz belirir.  Bu izin nereden geldiğini, kimin yaptığını hiçbir yetişkin çözemez. Büyükleri beklemekten sıkılan üç kafadar, Çok Bilen, El Atan ve Kül Bırakmaz hızla harekete geçerler. Ancak işin sonunda buldukları şey, yalnızca mahallenin değil, dünyanın da kaderini değiştirecek bir sırdır! &quot;Tuhaf İşler Mahallesi,&quot; dostluk, macera ve doğanın geleceği üzerine düşündüren eğlenceli bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127890</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7476f50f-9e0d-4e4d-b53c-7d7d4f46274f.jpg</image:loc>
            <image:title>Seninle İçtiğim S*gara 3</image:title>
            <image:caption>Sinirleniyorum. 
 
Tayama’nın yağmurlu bir gecede ortaya çıkan “hayranlığı”, Sasaki’yi düşündürür. Bu duyguları kendisinin Yamada’ya olan hisleriyle bağdaştırsa da yaptıklarının sınırı aştığını düşünerek kendini uyarır. Tayama ve Sasaki, yavaş yavaş birbirlerinin duygularının farkına varsalar da asıl önemli olanı görmekte hâlâ zorlanırlar. Sasaki’nin evli olduğuna dair söylentiler ve marketteki yeni bir çalışanla yaşanan tuhaf sohbetlerden sonra yıl sonu telaşı kapıyı çalar. Sasaki’nin yılbaşında aldığı bir haberse ikilinin ilişkisi için yeni bir dönüm noktası olacaktır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127891</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a83fa4fe-711f-4d75-8f89-c8425ed43729.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Deniz Dolusu İyilik</image:title>
            <image:caption>Deniz’in küçük kalbinde her zaman iyilik ve heyecan var!
Bu yıl Deniz, sınıf başkanı olmayı kafasına koyuyor. Ancak onun planları yalnızca seçimle sınırlı değil! Deniz ve arkadaşları, sokak hayvanları için anlamlı bir projeye imza atmaya hazırlanıyor. İyilik dolu bu yolculukta dostluk, dayanışma ve cesaret her şeyin anahtarı olacak.
Bir Deniz Dolusu İyilik, çocuklara paylaşmanın, azimle çalışmanın ve iyilik yapmanın dünyayı nasıl güzelleştirdiğini anlatan sımsıcak bir hikaye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127892</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab69c2c3-5039-4e6a-bc9a-71701fa82f01.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedemin Fincanı</image:title>
            <image:caption>Geçmişin gölgesinde atılan çığlık, geleceğin enkazında yankılanır. 
 
Bazı hayatlar, doğdukları coğrafyanın kaderini sırtlanır. Yaşarken duyurulamayan sesler ölürken birer çığlığa dönüşür. Coğrafyanın kader olduğu yerde kederden kaçmak mümkün olmaz, isimler değişir ama hikâyeler asla... 
 
Kendi hayatlarını yaşamak isteyip ona ulaşamayanların hikâyesi bu. Ceyda sessizliğe mahkûm edilmiş bir genç kızdır. Düşlerini fısıldamaktan bile korkarak büyümüş, kendi hayatına dokunamadan başkalarının doğrularına boyun eğmiştir. Sevdiğini seçememiş, seçtiğiyle mutlu olamamıştır. Ayrılmak özgürlüğe açılan tek kapıdır ve o bir kez daha vazgeçer kendinden. Ama hayat Ceyda’ya ikinci bir şansı tanımaz. O gece otel odasında yer titrediğinde, duvarlar çöküp de karanlığı yuttuğunda geriye sadece yarım bir hikâye kalır. 
 
Ceyda’nın hikâyesini okurken kahve fincanınızı elinize alacak, kokusuyla geçmişe gidecek, kendi travmalarınızdan izler bulacak, kavuşamayan âşıkları anacak ve depremde hayatlarını kaybedenleri onurlandıracaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127893</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b44dc701-ad0e-49b0-ad62-8a1ef778f74c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Hayal Burnunuzdan Kaçarsa</image:title>
            <image:caption>Hayalleriniz burnunuzdan kaçarsa ne yaparsınız?  Kahramanımızın başına tam olarak bu geliyor! Kardeşi olacağı haberinin heyecanıyla dolup taşan zihninden bir hayali fırt diye kaçıyor. Onu yakalamak için çıktığı macerada kıskançlık ve endişeyle yüzleşirken aklını karıştıran kötü fikirlerle de mücadele etmek zorunda kalıyor. Ama merak etmeyin! O, kolay kolay pes edecek bir kahraman değil.  &quot;Kötü fikirler bazen seni yanıltabilir ama sevgi yolunu hep bulur!&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127894</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bce6c45-23eb-4e25-9c13-05a083de1bb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Balık Gezegeni</image:title>
            <image:caption>DİKKAT! BALIKBOOK CANLI YAYININDAYIZ! Şok şok şok! Balık Gezegeni’nde işler çığırından çıktı! Pusula denizanaları neden bu kadar huzursuz? Uzaydan gelen esrarengiz kapsülün sırrı ne? Uçsuz bucaksız sularla kaplı, ışıl ışıl mercan resifleriyle dolu bir gezegen… Rengârenk balıklar, neşeli deniz canlıları ve her köşesinde gizem saklı bir dünya! Beş yüz yılda bir Balık Gezegeni, Dünya’ya yaklaşır. İşte o büyük gün geldi çattı! Kahramanlarımız bu tarihi anı kaçırmak istemiyor. Ama bir sorun var… Aslında bir sürü sorun var! Casus denizanaları, ilginç keşifler, su altının gizemi ve bolca kahkahayla dolu bu hikâyede, cesaretin ve dostluğun gücünü keşfetmeye hazır mısınız? Derin sularda unutulmaz bir yolculuk başlıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127895</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee594fcf-981a-4eb8-b51b-02a1a772a32b.jpg</image:loc>
            <image:title>BulutBerber</image:title>
            <image:caption>Benim adım Mavi Bulutberber. 
Benim adım da Beyaz Bulutberber. 
Biz bulut berberiyiz. 
Her gün gökyüzünü şekillendiririz. 
Bize katılmak ister misin? 
Hayal gücümüzle gökyüzünü bir oyun alanına çevirebiliriz. 
Hazırsan başlayalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127896</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6958c2b5-b057-4af9-9445-e234be212a6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayallerim Gerçeklerden Büyük</image:title>
            <image:caption>Her seyin bir zamanı var… 
 
Şimdilik çorabımı giymekte zorlanıyorum ama süper kahraman kostümümü kusursuzca giyebiliyorum. Belki yatağımı toplamak bana karmaşık geliyor ama yıldızları birleştirerek kendi galaksimi oluşturabiliyorum. Ayakkabımın bağcıkları bazen düğüm olsa da ben koşarken özgür hissediyorum. 
 
HAYALLERİM GERÇEKLERDEN BÜYÜK, çocukların sınırlarını değil sonsuz hayal güçlerini, her çocuğun kendi hızında keşfettiği harika dünyayı anlatıyor. Bu kitap, eksiklere değil her çocuğun içinde saklanan sonsuz güce odaklanıyor. Çünkü her büyük hayal küçük adımlarla başlar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127897</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf50015d-938f-4ccf-a0d1-7b9398dd2377.jpg</image:loc>
            <image:title>Olifan</image:title>
            <image:caption>Olifan’ın küçücük kulakları ve kısacık bir hortumu vardı. 
Bir de kocamannn bir hayali! 
Kulakları ve hortumu yüzünden çok utanan bu minik fil, cesaretini toplayıp Eğlenceli Fil Festivali’ne katılabilecek miydi? Altında saklandığı büyük ve rengarenk şapkasını çıkarıp sonunda kendini gösterebilecek miydi? 
Bu soruların hepsinin cevabı içeride, seni bekliyor. 
Eğlenceli Fil Festivali’ne sen de davetlisin! 
En renkli şapkanı tak ve bize katıl.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127898</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/304ff66e-27b6-4c6c-b471-bf47b3894706.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç FA bir RE</image:title>
            <image:caption>Merhaba ben 
FA FA FAREEE! 
 
Sevgili ailemle tanışacağın için çok heyecanlıyım. 
Tıpkı seninle benim gibi onların da çok sevdiği yemekler, vazgeçemediği etkinlikler ve akıllarını kurcalayan bilmeceler var. 
 
İşte, bu yüzden hepsi birbirinden farklı ve çok özel. 
 
Bizim eve misafir olmaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127899</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84cd416f-ba35-4bf7-b481-2e6ca572263e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatın Anlamı Onun Bizden Ne Beklediğinde Saklıdır – Viktor E. Frankl</image:title>
            <image:caption>“Yaşamak için bir nedeni olan kişi, hemen her ‘nasıl’a katlanır.” 
– Nietzsche 
 
İkinci Dünya Savaşı olanca karanlığıyla bastırdığında milyonlarca insan acı dolu günlere mahkûm edildi. 
 
O insanlardan birisi sadece hayatta kalmanın ötesine geçti. Bu kişi Viktor E. Frankl’dı. 
Frankl’ın hikâyesi, yalnızca bir yaşama tutunma öyküsü değil. O, acının içinde dahi insan olabilmenin, bir amaçla ve onurlu bir şekilde yaşayabilmenin mümkün olduğunu bizlere kanıtladı. Nazi kamplarının dehşeti altında, sevdiklerini kaybetmiş, özgürlüğünden mahrum edilmiş biri olarak, insanın elinden alınamayacak tek şeyin “tutumunu seçme özgürlüğü” olduğunu bize gösterdi. Özgürlüğüne kavuştuktan sonra logoterapi ekolüyle tüm dünyada milyonlarca insana umut oldu. 
Viktor E. Frankl’ın çağrısı bugün anlamsızlık çağında bir ışık oluyor. Bizleri öğütleriyle anlam üretmeye, hayatın kumlarında bıraktığımız ölümsüz ayak izlerinin sorumluluğunu almaya ve insan olmanın gerekliliklerini yeniden hatırlamaya çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127900</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51954af2-5ffb-4f45-a80f-1d7b69655e47.jpg</image:loc>
            <image:title>Lekeler ve Yükler</image:title>
            <image:caption>1972 yılında İstanbul’da doğan R. Eser Kortanoğlu, Anadolu Üniversitesi Arkeoloji Bölümünde öğretim üyesidir. Kortanoğlu “Lekeler ve Yükler” adlı bu eserinde, yapmış olduğu karakalem çizimlerini; çizim günceleri ve farklı metinlerle (şiir, kısa öykü, anlatı v.b.) bir araya getirmiştir. 
Kortanoğlu’nun bilimsel yayınlarının yanı sıra “Lacivert Tanrıça” adlı bir romanı da bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127901</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2209061-1164-4ec6-9eca-d73ef2644ec8.jpg</image:loc>
            <image:title>Plastik Kasaba</image:title>
            <image:caption>Plastik olmak ya da olmamak,
işte bütün mesele bu!
 
İngiliz yazar Susie Bower, Türkçe&apos;deki ilk romanında dünyayı tehdit eden plastik atıklara zekice bir kurgu ve komik bir üslupla dikkat çekiyor. Birbirine benzer evlerin, eşyaların ve insanların oluşturduğu bir kasabanın tatsızlığı içinde farklılıkların önemini vurguluyor. Ekseninde tiyatro sanatı bulunan roman, üretim ve tüketim çılgınlığının tehlikeli sonuçlarını da gözler önüne seriyor.
 
Kamyondan bozma evleriyle gezerek tiyatro oyunları sergileyen ailesine ayak uydurmaya çalışan Ophelia, sakin bir hayat özler. Sabit bir ev, didişmeyen anne baba ve normal bir okul için dileği, mükemmel bir kasabaya geldiklerinde sanki gerçek olur. Göz alıcı vitrinler, parlak renkler onu cezbeder. Ancak, kasabayı derhal terk etmelerini buyuran mesajlar alıp, ormanda saklanan bir çocukla da tanışınca, bacası hep tüten tepedeki ürkütücü fabrikaya gizlice girmekten başka çaresi kalmaz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127902</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff94509e-10a9-4247-b667-3bf17079fe95.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruh ve Beden Enerjisi</image:title>
            <image:caption>Zihninizde merak unsuru olan tüm Spiritüel enerji çalışmalarının sorularının cevapları bu kitapta size rehberlik edecektir.  Ruh ve beden enerjisine dair merak ettiğiniz tüm sorulara yanıt niteliği taşıyan bu kitap, sizi hem içsel hem de dışsal bir dönüşüm yolculuğuna çıkarıyor. Ayfer Gök’ün samimi ve rehber niteliğindeki üslubuyla hazırlanan “Ruh ve Beden Enerjisi: Soru-Cevapla Gelen Dönüşüm Rehberi”, evrensel enerji çalışmalarıyla ilgili aklınıza gelebilecek pek çok başlığı anlaşılır bir dille ele alıyor. 
Sayfalar ilerledikçe bioenerji, kozmik enerji, reiki,access bars, eft,  aura, çakralar, nazar, bolluk bereket çalışmaları ve daha nice konu, pratik örnekler ve uygulanabilir tekniklerle yeni bir farkındalığa dönüşüyor. Kitabın soru-cevap formatı sayesinde, gündelik hayatta sıklıkla karşılaştığınız sorunlara enerjisel boyutta nasıl yaklaşabileceğinizi adım adım öğreniyorsunuz. Böylece ruhsal ve bedensel dengenizi sağlamanın yanı sıra; korkularınızla, kaygılarınızla ve geçmişten getirdiğiniz blokajlarla yüzleşme cesaretini de kazanıyorsunuz. 
Bu rehber, pozitif enerjiyle daha net, sakin ve mutlu bir yaşama adım atmak isteyen herkes için vazgeçilmez bir kaynak. Kendinize ve sevdiklerinize şifa alanı açmayı, evrene ve kendinize güven duymayı ve en önemlisi, iç sesinizi keşfederek özgürleşmeyi hedefliyorsanız, sayfalar arasında yolculuğunuz çoktan başladı demektir. “Ruh ve Beden Enerjisi”ni deneyimlediğinizde, fiziksel ve ruhsal gücünüzün sandığınızdan çok daha büyük olduğunu fark edecek ve kendinizi bambaşka bir ışıkta göreceksiniz. Mucizeler sizinle olsun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127903</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/151cb62f-72af-40c8-92bf-8648242a53c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Şişenin İçindeki Kalp</image:title>
            <image:caption>“Bir zamanlar bir kız vardı. 
Kafası dünyaya dair sorularla doluydu…” 
 
Oliver Jeffers’tan kalpleri ısıtan, dokunaklı bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127904</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9414c8e-7e76-439b-bbe9-678acd1b4dc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Geyik Bana Ait</image:title>
            <image:caption>“Wilfred’in bir geyiği vardı. 
Aslında önceden bir geyiği yoktu..” 
 
Dünya çapında resimli kitap fenomeni Oliver Jeffers’tan esprili ve merak uyandıran bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127905</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b525a098-4e28-419f-b105-77958f884e46.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Dünyasında Gezinti</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için Yoga serisinin ikinci kitabında Zeynep ve sınıf arkadaşlarıyla hayal 
dünyasında bir gezintiye çıkıyoruz! 
Gözlerinizi kapatın… Hangi sesleri duyuyorsunuz? Su sesi mi? Bir köpek mi havlıyor? 
Belki bir kuş ötüyordur. 
2018 yılından beri aktif olarak birçok kurumda çocuk yogası dersleri veren Begüm 
Tekön Eyilik’ten çocuklar için hikâyelerle dolu bir yoga serisi. 
Çocuk yogası, ekran başında çokça vakit geçiren çocuklarımızın tekrar hayal kurması, hareket etmesi ve nefes alması için açılan bir alandır. 
Yoga duruşlarını deneyimlerken doğadan ilham alır, kendi hikâyemizi oluştururuz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127906</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32cffe52-eeed-4dd8-8f4f-1a79c4c0d04e.jpg</image:loc>
            <image:title>Doktor Ayıcık</image:title>
            <image:caption>Bahar gelip çattığında, Doktor Ayıcık mağarasından dışarı adımını atar. Sıcak güneşin ışıklarıyla birlikte, onu bir grup yaralı hayvan karşılar. Peki, bu yaralar nereden gelmişti? Hayvanlar mı kendilerini yaralamıştı? Yoksa bu yaralar, insanların doğada yarattığı değişiklikler yüzünden mi olmuştu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127907</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c139fe1-4542-49dd-b9e5-f01fcdce2698.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi geceler Kaplan Daniel</image:title>
            <image:caption>Kaplan Daniel’a iyi geceler deme vakti neredeyse geldi, ama öncesinde yapacak çok şey var! Oyun zamanı ve sonra banyo zamanı… Diş fırçalama zamanını da unutma! Son olarak hikâye zamanı ve özel bir iyi geceler şarkısı için yatakta sarılma zamanı. Çocuklar, yataklarında iyi geceler demek için sarılmadan önce, meşgul günlerini Kaplan Daniel’la sonlandırmayı sevecekler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127908</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60c3e551-2108-4a91-9992-3df2d33015dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Nil’in Baloncuk Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Hazır mısın? Derin bir nefes al ve…işte! Bir sürü baloncuk havada uçuşuyor! Güneşli bir günde bahçede yapılacak en güzel şey havaya baloncuklar salmaktı. Küçük baloncuklar çok eğlenceliydi ama Nil’e göre büyük olanlar harikaydı. Nil’in aklında tek bir soru vardı: Bu büyük baloncuklar nasıl yapılıyordu ki?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127909</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc98044d-02cf-4d0c-ae55-4583d61ecf2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Zorlu Sınavlar Sırfısıldayan 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Cadı Ormanı artık borazan sesleri ve ulumalardan oluşan muazzam bir gürültüyle yankılanıyordu. Benjamiah, Elizabella, Silas ve Mi kuklalarını savaşa hazır hale getirdiler.
“Gidiyoruz,” dedi Elizabella. “Hepimiz. Birbirinizden ayrılmayın. Bizi takip edin.”
Benjamiah, tuhaf bir cadıtaşı parçası keşfedince kendini yeniden Örülüdünya’nın labirent sokaklarında bulur. Burada arkadaşları Elizabella, Mi ve Haritacı Silas ile birlikte kapılmış çocukları kurtarmak için sınavlardan geçmesi gereken Benjamiah&apos;nın işi, sanıldığı kadar kolay olmayacaktır. Sınavları geçmek ve cadıtaşı parçasının esaretinden kurtulmak için yaz gün dönümünün sonuna kadar vakitleri vardır.
Harry Potter serisi, Narnia Günlükleri ve Malamander hayranları için mükemmel bir tercih olan Sırfısıldayan’da macera, serinin ikinci kitabıyla devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127910</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c60a06d-3d75-476d-9b7c-3cfc6f324119.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyumak İstemiyorum</image:title>
            <image:caption>Akşamları saat dokuzda yatan Franklin, bir gece sabaha kadar uyanık kalmak istedi. Arkadaşlarıyla bahçeye çadır kurdular. Franklin ve arkadaşları, sabaha kadar uyanık kalabilecekler mi? Çocuğunuz tek başına rahatça okuyabiliyor mu? O zaman bu kitap, tam ona göre! Kelimelerin öykü boyunca tekrarlanması, çocuğunuzun yeni sözcükleri daha rahat öğrenmesini sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127911</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b2a55ba-c50a-4a69-b8fc-94e29c6d41ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilimin Öncüleri: Albert Einstein Fizik Dahisi</image:title>
            <image:caption>Geçmişten günümüze tarihe iz bırakan öncülerin hayatlarından ilham almaya hazır mısınız?
1919 yılında bilim insanları, Einstein’ın çığır açan görelilik teorisini kanıtladı ve bilim dünyası sonsuza kadar değişti!
Albert keşfetmeyi seven, fiziğe ve matematiğe meraklı bir çocuktu.
Öğretmenleri ona tembel ve dağınık dese de o, evreni anlamanın yepyeni bir yolunu keşfetti.
Görelilik teorisi ile bilim dünyasını kökten değiştirmekle kalmadı, atomlardan galaksilere kadar evren hakkında
bildiğimiz her şeyi yeniden şekillendirdi. Büyük keşifler küçük sorularla başlar, belki de sıradaki dâhiyane fikir sizde saklıdır!
Bu Kitapta Neler Var?
 -  Albert Einstein’ın ilham verici hayat hikâyesi
 -  Fizik alanındaki en önemli keşifleri
 - Bilimin eğlenceli ve düşündürücü yönleri
 - Genç okuyucular için ilgi çekici görseller ve anlatımlar
&quot;Hayal gücü, bilgiden daha önemlidir.&quot; sözleriyle bilinen Einstein, yalnızca fizik kurallarını değil, bilim insanı olmanın ne anlama geldiğini de değiştirdi. Bilime meraklı çocuklar ve gençler için harika bir başlangıç!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127912</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/143901fa-58b4-4cc4-bfa0-081ef7623f36.jpg</image:loc>
            <image:title>Horus’un Gözü</image:title>
            <image:caption>Efsaneler gerçek olsaydı ne olurdu? Peki ya mitolojik kahramanlar, gizemli yaratıklar ve kadim tanrılar hâlâ aramızda olsaydı? 
Bu kitap, sizi zamanda ve mekânda unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor! Eski medeniyetlerin destanlarından ilham alan, büyüleyici öykülerle mitolojik dünyaların kapılarını aralayın. Kayıp şehirlerde saklı sırları keşfedin, kehanetlerin peşine düşün ve olağanüstü kahramanlarla birlikte destansı maceralara atılın. 
Her sayfada sizi bekleyen yeni bir efsane var. Cesaretiniz varsa, bu serüvene katılın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127913</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fdb2315-c9af-4652-aff4-07d855f8eabd.jpg</image:loc>
            <image:title>Park Canavarı</image:title>
            <image:caption>Eyvah! Parka bir canavar dadanmıs.! 
Günün olağan saatleri yaşanırken parkın müdavimleri Kuzi, Sarman, Mini, Tini, Kara ve Foni’nin de kendine göre işleri vardır: Kimi şekerleme yapacak, kimi ceviz kıracak, kimi de bir arkadaşını ziyaret edecek… 
Ama Martin’in telaşla parka gelmesiyle tüm işler yarım kalır. Martı Martin’in herkese korkunç bir haberi vardır. Parklara dadanmış bir canavar söylentisi herkesin keyfini kaçırır. Hemen önlem almaya karar verirler. Ama nasıl? 
Karga Kuzi, Sarman Kedi, Köpek Kara, Serçe Tini, Fare Foni, Martı Martin ve Böcek Mini elbirliğiyle park canavarından kurtulmayı başarırken korkular üzerine de kafa yoruyor. Bazen en korkulan şeyler bilmediklerimiz değil midir? 
Park Canavarı, korkuları yenmenin gerçekleri öğrenmekle başladığını gösteren, dayanışma ve yardımlaşmayı anlatan macera dolu bir hikâye. 
Hafize Çınar Güner’in samimi kalemi ve 
Sevtap Sarıca’nın sımsıcak renkleriyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127914</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd1edc93-ab36-43d5-8bd9-bdb3d313d4be.jpg</image:loc>
            <image:title>Seyrüsefer</image:title>
            <image:caption>DÜNYADA 1,3 MİLYONDAN FAZLA SATTI! 
ÖDÜLLÜ YAZAR SHION MIURA’DAN BOOKSELLERS ÖDÜLLÜ ROMAN 
 
Genbu Yayınevi’nin sözlük editörlüğü departmanının gündeminde “Seyrüsefer” adlı sözlüğün tamamlanması vardır. Yayınevinin genel 
yayın yönetmeni Matsumoto Hoca’nın uzun yıllardır devam eden bu projesinde beraber çalıştığı kadim yol arkadaşı Araki, işinden 
ayrılmak zorunda kalır. Yerine geçmesi için bulduğu editör Mitsuya Majime, kelimeler konusunda takıntılı düzeydeki hassasiyeti ve 
çalışkanlığıyla kısa zamanda doğru kişi olduğunu kanıtlar. Majime bir yandan kelimeler denizinde kürek çekerken bir yandan da kaldığı 
pansiyonda beliren ay parçasının kalbine giden yolu bulmak için çabalar. 
 
Kelimelerin yaşayan varlıklar olmasının güzelliği, onları “sözlük” gibi sabit bir esere yerleştirip kilitlemenin zorluğuyla çakışınca işler, 
editörlerin tahmininden çok daha zor -bazen krizli- ilerler. Bir yandan da yayınevinin, sözlük editörlüğü departmanına çok az bütçe 
ayırması editörlerin yalnızca kelimelerle değil, hayat şartlarıyla da mücadele etmesini gerektirir. Bütün bunların arasında önemli olan 
tek şey vardır: “Seyrüsefer” adlı sözlüğü tamamlamak. 
 
Yıllarca süren bu sözlük derleme süreci, yayınevi çalışanlarının, kelimelerin hayatımızda ne kadar büyük bir yer tuttuğunu görmeleri 
için önemli bir yolculuk olacaktır. Seyrüsefer, aşkın, dostluğun ve insan iletişiminin gücünün portresini çizerken editörlüğün ve 
yayıncılığın gerçekliğini gösteren, sıcacık bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127915</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb62b761-a941-43c5-bfe4-1e1470915b22.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldızlı Saat Dağların Ötesinde</image:title>
            <image:caption>SİHİRLİ DÜNYANIN KAPILARI YENİDEN AÇILIYOR… 
 
2020 sonbaharının en çok satanlar listesinde yer alan Yıldızlı Saat Gölge Güvesi romanının heyecan verici devam kitabı! 
 
Chris Riddell’in muhteşem illüstrasyonlarıyla süslenmiş, heyecan verici ve eğlenceli Yıldızlı Saat üçlemesi, gençler için zamansız bir fantastik hikâye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127916</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a47b4200-1268-46ce-b0ab-9f68861f5823.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Diş - Dünya Çocuk Klasikleri</image:title>
            <image:caption>Yarı köpek yarı kurt olan Beyaz Diş daha minik bir yavruyken tanışır yaban hayatıyla. Yabanın kuralı basittir: Avla ya da avlan. Sonra insanla tanışır. Onu efendisi bilir. Sevgiden yoksun bir şekilde büyüyüp günden güne ...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127917</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/594b011a-c541-49a3-b590-e3230b78cff3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yok Ebesinin Örekesi: Küfrün Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>Konuştuğumuz dilin eğlenceli, anarşist; bir o kadar da sakıncalı, tehlikeli ve sağı solu belli olmayan ifade biçimi küfür, aslında bize 
verilmiş bir lütuf olabilir mi? Yok Ebesinin Örekesi kalıpları yıkan, düşündüren ve aynı zamanda eğlendiren bir anlatıyla küfrü tüm 
ayıplı detaylarıyla inceliyor. 
 
Küfür neden kötüdür? Küfrettiğimizde aslında ne söylüyoruz? Bazı küfürler neden diğerlerinden daha rahatsız edici ve kırıcı? Küfrün 
içinde yaşadığımız toplumla, tabularımızla ve önyargılarımızla ilişkisini irdeleyen kitap bu ve bunun gibi pek çok soruya cevap arıyor. 
Rebecca Roache küfür üzerinden yola çıktığı anlatısında görgü kurallarına ve toplumsal normlara yakından bakıyor, televizyon ve film 
dünyasından örneklerle pekiştirdiği argümanında aslında meselenin küfürden çok daha fazlası olduğuna dikkat çekiyor. Tarihi, insanlık 
kadar eskiye dayanan küfrü tüm yönleriyle anlamaya çalışan Roache, küfrün insanlar için gerekli ve hatta bazen yararlı olduğunu iddia 
ediyor. Bu küfürlü yolculukta, küfre uygulanan sansürlerin keyfi ve absürd dünyasını görmek, küfrü hakaretten farklı kılan şeyin ne 
olduğunu anlamak, küfrü ağırlaştıran ve hafifleten faktörleri öğrenerek daha etkili bir küfürbaz olmak mümkün. 
 
Küfrettiğimizde, kendimize ve dinleyenimize dair aktardığımız, ima ettiğimiz, dışa vurduğumuz şeyler o kadar fazla ki... 
 
Küfrün gücünü hafife almayın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127918</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/263a163a-db05-4a76-947e-c21939e4842c.jpg</image:loc>
            <image:title>Vaktin Var mı?</image:title>
            <image:caption>Yürüyüşe çıkalım mı? Bana uykudan önce hikâyeler okur musun? Bana yardım eder misin? Vaktim yok! Bu cevabı tanıyor musun? Bu küçümseyici ve neredeyse kaba olan cümlenin ardında ne var? Belki yorgunluk, stres, sabırsızlık, bencillik? Modern dünyanın aceleci hâli, her şeyi hızla geçip gitmemize neden oluyor. Gerçekten önemli olan şeyler dahil. İşte Helena Kraljič’in hikâyesinin anlattığı şey tam da bu. Ayıcık Tim, arkadaşlarına bir süre birbirlerini göremeyeceklerini söylemek istiyor ama arkadaşları günlük işlerine o kadar dalmış ki ona bir dakika, bir saniye, yüzde bir saniye bile ayıramıyorlar. Ama kibar ayıcık Tim sadece hoşça kal demek istiyor… Geri döndüğünde, kendisine bir an bile vakit ayırmayan arkadaşlarından intikam almıyor; yanlış anlaşılma olmaması için onları konuşmaya davet ediyor. 
“Kimse birbirine küsmesin diye daha çok konuşup iletişim kurmalıyız.” Hikâyenin bu düşüncesi, hepimize hit ap etmiyor mu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127919</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3721012a-5606-4571-b610-2ea130035b57.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmiş Gelecektir</image:title>
            <image:caption>Varoluşumuzu lirik bir hadiseye dönüştüren hafıza, salt nostaljinin değil, aynı zamanda ütopyanın da kaynağıdır. Biz, kapitalizmin hafızayı parçaladığı ve hatırlamanın günden güne imkânsızlaştığı bir dünyada; aşk, hayâl ve felsefenin tarih duygusundan asla bağımsız ele alınamayacağına inanan bir ekip olarak; Geçmiş Gelecektir diyoruz. 
Geçmiş Gelecektir adlı kültürel bellek projemiz kapsamında Michael Löwy (Paris), Jacques Rancière (Paris), Franco “Bifo” Berardi (Bolonya), Gretchen Dutschke-Klotz (Berlin) ve Savvas Michael-Matsas’la (Atina) entelektüel ve gündelik hayatlarından kesitleri paylaştıkları yazılı söyleşiler gerçekleştirdik. Ernst Bloch, Herbert Marcuse, Jean-Paul Sartre, Rudi Dutschke ve Nicos Poulantzas gibi o döneme damgasını vurmuş birçok düşünürü yad ettiğimiz bu söyleşilerde bellek mekanlarının önemini, nostaljinin olanaklarını ve 1968’in mirasını irdelemeye çalışıyoruz. 
Proje kapsamında video kaydına aldığımız yüz yüze görüşmeler de gerçekleştiriyoruz ve bu görüşmeleri ressam dostumuz Ayla Aksoyoğlu eskiz defterine çiziyor. İlk görüşmelerimizi 14-15 Ekim 2023 tarihlerinde Almanya’da gerçekleştirdik ve Gretchen Dutschke-Klotz’la Berlin’de, Roel van Duijn’le ise Fulda’da buluştuk. Öte yandan 14-25 Mart 2024 tarihleri arasında Alain Badiou, Michael Löwy, Janette Habel, Jacques Rancière, François Noudelmann, Frederic Gros, David Le Breton, Maurice Godelier ve Étienne Balibar’la görüşmek için Fransa’daydık. 20-30 Ekim tarihleri arasında Birleşik Krallık ve İrlanda’da Tarık Ali, Peter Burke ve Kathleen Lynch’le görüştük. Son görüşmemizi ise 23 Ocak 2025’te Londra’da Jeremy Corbyn’le gerçekleştirdik. 
Elinizdeki işbu kitaptan hareketle Geçmiş Gelecektir’i hem sergiye hem de belgesele dönüştürmeyi hedefliyoruz. Uluslararası sergilerde video çekimlerinden kurgulanmış kesitler, Ayla Aksoyoğlu’nun anlık emprovize çizimleri, gerçekleştirilen söyleşilerden yazılı alıntılar, direktörün notları ve fotoğraflar yer alacak. Geçmiş Gelecektir’in nihai karşılığı olan belgeseli ise “journalizm”i aşan, dramatik bir uzun metrajlı film olarak kurgulayacağız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127920</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e0cab3a-0ad4-4689-b727-ba24ffe3d8c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Oldukça Onurlu Bir Yenilgi</image:title>
            <image:caption>Iris Murdoch meşhur kara komedisi Oldukça Onurlu Bir Yenilgi’de her türlü insan ilişkisinin ne denli pamuk ipliğine bağlı olduğunu, çok sağlam ve uyumlu addedilen ilişkilerin bile akıllıca bir manipülasyonla yerle bir edilebileceğini gözler önüne seriyor. Romanın merkezinde yer alan Julius King, alaycı bir entelektüel ve başarılı bir bilim insanıdır. Şeytani bir karakteri vardır. Yakın çevresindeki bir grup insanın birbirlerine ne derece sadık olduklarını göstermek adına kendi tabiriyle bir “kukla oyunu”na girişir. Yaptığı zekice hamlelerle karakterlerin tam da onlardan beklediği gibi davrandıklarını görür. Öngörülemeyen birtakım aksiliklerin ortaya çıkmasıyla finalde trajedi kaçınılmaz olur. Ancak trajedinin asıl sebebi söylemdeki ahlakın eylemdeki ahlakla örtüşmemesidir. 
 
Aşk, evlilik, sadakat, iyilik, kötülük gibi temaların ve ahlak kavramının masaya yatırıldığı bu eğlenceli roman, zengin diyalogları ve eşcinsel karakterleriyle de öne çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127921</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/069f3cea-80bb-47b5-a527-2285c6dacd83.jpg</image:loc>
            <image:title>Yatakta Bir Tavuk</image:title>
            <image:caption>Yatakta on kişi vardı ve çilli tavuk haykırdı: 
“Yuvarlan! Yuvarlan!” 
Komik dostlarımız yataktan birer birer yuvarlanırken onları say.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127922</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b201214e-a2b5-4792-bdd4-e944ecefee4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonuna Yetiştiğim Şarkılar</image:title>
            <image:caption>Hüseyin Köse’nin beş yıl aradan sonra bir araya getirdiği Sonuna Yetiştiğim Şarkılar’ı yaşadığımız zamanların bilincinde biriken “bastırılmış sesler”in bazen açık açık bazen gizliden çağıldayan kaynaklarından sesleniyor. Gecikilmiş sevinçlerin yarattığı düş kırıklıkları, yarım kalmışlıkların kanayan anıları, eksilen şeylerin bilinçte olağan sınırlarından taşarak “yokluğun izi”ni kalıcı kıldığı gerçek yaşam ağrıları… Kendini her koşulda umudu ve barışı diri tutmaya adamış olanlarla iyiyi ve güzeli anında boğmaya yeminli olanlar arasındaki amansız kavga hâlâ sürerken içimizdeki ve ötelerimizdeki uzak-yakın gurbetlere yeniden bakmaya çağırıyor Şarkılar bizi. Kayıtsızlığın buzul çağında egemen sistemlerin örgütlü ve saldırgan kötülüğüne karşı, dürüst ve masum bir azınlığa ait olmanın haklı onurunu ve kendisi olarak sürüp gidememenin yol açtığı huzursuzluğu paylaşanların, tanımlanamayan yalnızlıklar ve acı veren suskunluklarla çevrelenen güneşli öykülerinden geniş bir evren, özgün bir sıcak lehçe: Kendi hayatlarının şarkılarını mırıldanmayı sürdürenler için...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127923</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd88323f-e59a-4935-801b-e36e25bd8689.jpg</image:loc>
            <image:title>Köy Enstitülülerin Ardından</image:title>
            <image:caption>Eğitim, aydınlanma ve kalkınma çabalarımızın unutulmaz başarılarının adı olan “Köy Enstitüleri”, Karabey Aydoğan’ın bitmez çabaları ve yakın tanıklıkları ile bir kez daha tüm gerçekliği ve belgeleri ile gün ışığına çıkıyor. 
 
Bir tanıtım yazısı ve köy enstitülerinin tartışılmaz mimarı İsmail Hakkı Tonguç’un çok değer verdiği ve etkilendiği iki yabancı eğitimci ile ilgili makalelerle başlayan kitap, enstitülerde öğretmenlik yapmış ve oradan yetişmiş ilginç kişilerin yaşam öykülerine tanıklıklarla sürüyor. 
 
Arkalarında büyük hizmet ve iş örnekleri bırakarak; sessizce, onurla, üreterek ve mutluluklar saçarak aramızdan ayrılan bu değerlerimizle ilgili yazıların, günümüz ve geleceğimiz kültür yaşamının ışıkları olacağı açıktır. 
 
Kitapta; şaşıracağınız, gururlanacağınız olaylar ve işler yanında içinizi burkan, hüzünlendiren şeyler de olacaktır. Ama güleceğiniz, gelecek için umut tazeleyecekleriniz de…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127924</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8faa3a6c-c63d-4d52-82e3-9b31c507d261.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınırlar</image:title>
            <image:caption>Bu kitap bir tarih kitabı değil; insan hikâyelerinin anlatıldığı, Yaşar Kemal’in Anadolu röportajları tadında bir kitaptır. Sınırlar’la, Mourenza’nın Türkiye ve Yunanistan’da gazeteci olarak çalıştığı son yirmi yıla eşlik edeceğiz. Onunla birlikte bu topraklarda seyahat edecek ve aynı zamanda sınırın her iki tarafında yatan tarihle birlikte geçmişten günümüze yolculuk yapacağız. Bu yolculukta, Türkiye ve Yunanistan’ı ayıran sözcüğün bile ortak bir kökeni olduğunu, Türkçe “sınır” kelimesinin Yunanca “sinoro”dan geldiğini öğreneceğiz. Çünkü sınırlar, bazı politikacıların iddia ettiği gibi sadece iki ülkeyi ayıran çizgiler değil, aynı zamanda etkileşim ve değişim yerleridir. 
Bu kitapta sınır hem mekân hem de başkarakterdir. Kitap boyunca, 1920’lerde zorunlu göç edenlerden, günümüzde savaştan ve yoksulluktan kaçıp Evros Nehri’ni veya Ege Denizi’ni geçerek idealize edilen Avrupa Birliği’ne ulaşmayı hayal edenlere, ev sahibi toplumların bu yeni gelen akınına nasıl tepki verdiğine ve “öteki” ile nasıl yüzleştiklerine dair anlatımları dinliyoruz. Ayrıca, sınır boyunca yaşayan veya ölümden ve zulümden kaçmak için sınırı geçmek zorunda kalan insanların gözünden, Yunanistan ve Türkiye arasındaki sınırın nasıl kurulduğunu ve zamanla nasıl büyüdüğünü görüyoruz. 
Bunlara ek olarak, bu kitapta, Yannis’in aşk uğruna ülkesinden nasıl vazgeçtiğini; yaşlı bir Yunan kadınının neden boynunda haç yerine bir tuğra taşıdığını; Güvenç ailesinin ve diğer mübadillerin Türkiye’deki yeni hayatlarına alışmakta ne gibi zorluklar yaşadıklarını; Selanik ve İzmir’in neden birbirinin aynası olduğunu; küçük Alan Kurdi’nin Bodrum açıklarında boğulmasına neden olan olaylar zincirini; kimi dükkânların mülteci krizinden nasıl faydalanmaya çalıştıklarını; ve Müftü Şerif Damatoğu’nun Kuzey Yunanistan’da dağlık bir köydeki isimsiz mezarlığı nasıl koruduğunu okuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127925</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5249289c-f81f-4d28-bd69-6091738da2ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Nil’in Uçurtma Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Nil günlerdir rüzgârın peşindeydi, çünkü bir uçurtma ancak rüzgârlı havada uçabilirdi. Peki sadece rüzgâr yeterli miydi? Nihayet beklenen gün gelmişti! Nil ve en yakın arkadaşı Eliz, uçurtmalarını kapıp parka koştular. Ama bir sorun vardı: Uçurtma havalanmıyordu! Onu uçurmak için ne yapmaları gerekiyordu? Yoksa her uçurtma uçmak zorunda mıydı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127926</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55022e19-ff3e-4413-a012-896124a7585d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kokuşuk Dev</image:title>
            <image:caption>Kokuşuk Dev</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127927</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83385cc6-ec3f-459b-8eee-454330bf2fba.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Kitap - Okumayı Seviyorum Dizisi</image:title>
            <image:caption>Kayıp Kitap</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127928</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ffe368a-4172-4220-a6d9-380ea143ab4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hoca Ahmed Yesevi ve Divan-I Hikmet</image:title>
            <image:caption>12. yüzyılda yaşamış olan Ahmed Yesevî hem maddi hem de manevi bakımdan Türk dünyasının gelmiş geçmiş en büyük ve en önemli öğretmenlerinden biridir. Eseri olan Dîvân-ı Hikmet ise Türkçenin en önemli eserlerindendir. 
Ahmed Yesevî, İslamiyet’i doğrudan Kur’an-ı Kerim ve Hz. Muhammed’in hadislerine dayanarak yorumlamış, verilen bilgileri Türk ulusunun daha iyi anlaması için Türkçeye çevirmiştir. Konu ile ilgili olarak eğittiği öğrencilerinin Türk dünyasının dört bir yanına dağılması ile onun fikirleri de Türk dünyasına yayılmıştır. Böylece Türk ulusu, kaynağı Kur’an-ı Kerim ve hadisler olan din anlayışını doğru kaynaktan ve doğru kişiden öğrenmiştir. 
Ayrıca Ahmed Yesevî, Tasavvufi Türk edebiyatının kurucusudur. Dîvân-ı Hikmet adlı eseriyle tasavvufi düşünceyi halk arasında yaygınlaştırmıştır. Onun düşünceleri, Anadolu&apos;da Hacı Bektaş-ı Velî, Yunus Emre ve Mevlânâ gibi isimler üzerinde de etkili olmuştur. 
Prof. Dr. Necati Demir, dünya kütüphanelerini taramış ve Dîvân-ı Hikmet’in yüzden fazla nüshasını incelemiştir. Bunlar içerisinde en eski tarihli nüshayı, başta öğrenciler olmak üzere herkesin anlayıp istifade edebileceği bir sadelikle Türkiye Türkçesine aktarmış, Ahmed Yesevî’nin hayatı ve sanatı hakkında bilgilerle birlikte okuyuculara sunmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127929</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3389657-0ae7-4177-9968-83add676ae62.jpg</image:loc>
            <image:title>Merhamet</image:title>
            <image:caption>Türkçeye Sabırsız Yürek olarak da çevrilen Stefan Zweig’in tamamlanmış tek romanı Merhamet, insan psikolojisinin derinliklerine inen unutulmaz bir başyapıttır. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun çatışmalarla dolu atmosferinde geçen bu roman; vicdan, merhamet ve aşkın karmaşık sınırlarında dolaşıyor. 
Genç teğmen Anton Hofmiller, katıldığı bir davette Edith Kekesfalva ile tanışır. Onu dansa kaldırmak ister ancak Edith, bir hastalık sonucu felçlidir. Bu gaf, hem Anton’un hem de Edith’in hayatını derinden etkiler. 
Merhamet ve acıma duygusu günden güne ruhunda büyürken Anton, Kekesfalva ailesinin evine ziyaretler düzenler. Edith bu ilgiyi yanlış yorumlayarak Anton’a karşı romantik duygular beslemeye başlar. Ancak Anton, Edith’in aşkını karşılıksız bırakamaz ve kendisini onunla evlenme fikrine kapılmış bulur. 
Merhamet mi, suçluluk mu, yoksa aşk mı? Zweig, karakterlerinin çelişkilerle dolu dünyasını titizlikle işlerken okurlarını, merhametin yaratıcı ve yıkıcı yönlerini keşfetmeye davet ediyor. 
İnsanın kendi vicdanıyla yüzleştiği en çarpıcı anlatılardan biri olan Merhamet, hem duygusal hem de düşünsel derinliğiyle okurlarını sarsmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127930</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d173ba2-892c-4826-b843-e6b073e379bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Müziğin Rengi</image:title>
            <image:caption>“Müziğin Rengi mi? İyi de müzik görülen değil, duyulan bir şey.” diye düşünüyorsan bu kitabı okurken şaşıracağın tek şey kitabın ismi olmayacak. Hayatın boyunca gördüğün şeyleri herkesin seninle aynı biçimde görmediğini öğrensen ne hissederdin? Elvin’in dünyası bir daha aynı olmayacak şekilde değişmek üzere. Bu bir süper güç mü? Yoksa sadece bir yanılgı mı? Elvin, müziğin ve renklerin izinde kendini keşfederken bambaşka bir dünyanın kapılarını aralıyor. Gerçek nedir? Müziğin gerçekten bir rengi var mı? Peki ya… Senin rengin ne?   Sürprizlerle dolu sımsıcak bir öykü, sanatın büyülü dünyasıyla birleşiyor. Kendi rengini bulmaya hazırsan Elvin’in renkli dünyasına hoş geldin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127931</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1165a32f-b091-427e-bc79-f22254fe53e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Edgar Allan Poe Bütün Şiirleri</image:title>
            <image:caption>Poe’nun şiirlerinde, öykülerinden aldıkları o yabancı ve ürkünç tadı bulmayı umanların, bir ölçüde düş kırıklığına uğrayacaklarını söylemek zorundayım: Zaman zaman fazla uzun ve bulanık olan bu şiirleri çevirmek, özellikle ses etkilerinin anlamı bastırdığı parçalarda güç oldu. Bununla birlikte, şiirleri anlayabildiğim ölçüde doğru olarak, öncelikle de ağır ve kasvetli atmosferlerini korumaya çalışarak Türkçeye çevirdim. 
Yazarın öykülerini böylesine etkili kılan gerilim unsuru, kasvetli bir havanın egemen olduğu bu şiirlerde yer yer ortaya çıkarak, okuyucuda “ürkütücü bir tekinsizlik” duygusu yaratır. Ancak, örneğin bir Kuzgun’da gördüğümüz bu dramatik gerilim, Poe’nun genel olarak “ağıt” havası taşıyan çoğu şiiri için geçerli değildir. Ulalume ya da Annabel Lee gibi örneklerde de görüldüğü gibi, Poe, ölmüş bir sevgilinin simgelediği metafizik bir aşk ve bu aşka bağlılık duygusuyla, fiziksel aşkı simgeleyen dünyevî bir güzel arasında gidip gelir. Bir yandan ölü sevgiliye bağlılığı, öte yandan güçlü isteklerle sarsılan ruhu, sık sık ihanetin ve pişmanlığın yakıcı duygusunu tattırır… 
Aslında uzun bir araştırmayı gerektiren Poe’nun şiirini anlamak açısından, kitabın başına özetleyerek koyduğum Richard Wilbur’un incelemesinin yararlı olacağını sanıyorum. Tabii, Poe’nun şiirinden zevk almak, yazarın kişisel dünyasına girmek ve bu dünyada bir süre kalmakla bağlantılı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127932</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2eb11c6e-d67e-4ebe-ba17-6f18cd0486ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Tablet Kaşifleri</image:title>
            <image:caption>Ömer ve Tuğrul, tabletlerine düşkünlüğüyle bilinen iki kuzendir. Ara tatilleri sırasında dedelerinin evinde, yine tabletlerinden oyun oynamak isterler. Ancak ekranlarında “Beş Keşif Programı” adlı gizemli bir program açılır. Başka hiçbir uygulamanın çalışmasına izin vermeyen bu program nedeniyle ne oyun oynayabilir ne de tabletlerini başka bir amaçla kullanabilirler. Üstelik, programdaki beş soruyu doğru cevaplamadan şarjları biterse tabletleri sonsuza dek kapanacaktır! 
Kültürümüze ve tarihimize yönelik sorular arka arkaya gelirken cevapları bulmak için dedelerinin yıllar önce aldığı bir ansiklopediye başvururlar. Ancak programı tamamlamak için sadece doğru cevapları bulmaları yetmez, cevapların izini sürmek için yollara düşmeleri gerekir. Çocuklar dedeleriyle beraber Türkiye’nin farklı yerlerine giderken zaman giderek azalmakta, heyecan doruğa çıkmaktadır. 
Acaba Ömer ve Tuğrul, Beş Keşif Programı’nı tamamlayıp tabletlerine kavuşabilecek mi? Peki, unuttukları ara tatil ödevlerini okul açılana kadar yetiştirebilecekler mi? 
Teknoloji bağımlılığı, ekip çalışması, araştırma yapma, emek verme, tarihî ve kültürel miraslarımızı keşfetme gibi önemli temaları işleyen bu kitap, 9 yaş ve üzeri tüm çocuklar için hem eğlenceli hem öğretici bir serüven sunuyor. 
Haydi, tabletinizi bir kenara bırakın ve sayfaları çevirmeye başlayın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127933</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44b8afdf-0e90-40c5-b29f-83c754978753.jpg</image:loc>
            <image:title>Pantolonum Kayboldu !</image:title>
            <image:caption>Yüzme havuzunun soyunma odasında büyük bir karmaşa söz konusu! 
Çünkü Nikoala, çoraplarını ve kalp desenli küçük külodunu buldu...Ama pantolonunu bir türlü bulamıyor! 
Kaybolmuş! Yok olmuş! 
Günün geri kalanında, bu sırrın ortaya çıkmasını istemiyorsa çok çabalamak zorunda kalacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127934</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f4aff63-8a95-4351-9705-2652e0ec0ba9.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper 1 Takım O İş Bizde (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kötülüğün sınır tanımadığı bir dünyada, Süper 1 Takım yine iş başında! 
Kara Delik Zamronve onun beceriksiz yardımcısı İkiyüzlü Nuri, dünyayı ele geçirmek için yeni planlarını devreye sokuyor. Ancak hesaba katmadıkları bir şey var: Birce, Birol, Ayı Dede, Yapay Zekai ve elbette cesur koyun Pempem! 
Bu kez olaylar çılgın bir televizyon programından karlı mağaralara, beyin yıkayan bir şov yıldızından devasa bir kar canavarına kadar uzanıyor. Kahkahalarla okuyacağınız bu macerada, dostluk, cesaret ve zekâ bir kez daha kötülüğe karşı koyuyor. 
Süper 1 Takım’ın yeni maceralarında kahraman olmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127935</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51652130-b965-4e0e-8c9a-5761b5d6efeb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıta Avrupası&apos;nda Hukuk Felsefesi&apos;nin Tarihi (1600 – 1900)</image:title>
            <image:caption>Kıta Avrupası’nda Hukuk Felsefesinin Tarihi (1600-1900), modern hukukun ete kemiğe büründüğü dönemin hukuk düşüncesine eşlik eden felsefi ve teorik görüşleri ele alıyor. Kutsal Roma İmparatorluğu’nun geçirdiği dönüşümle başlayan kitap, bir yandan Alman ve Fransız hukuk anlayışının belirleyici yönlerini ele alırken diğer yandan Aydınlanma’nın hukuk yaklaşımını diğer yandan da İdare Bilimi ile Anayasalcılık’ın kurucu esaslarını işleyerek on dokuzuncu yüzyıl Alman düşüncesine ulaşıyor. Avrupalı yazarlarca kaleme alınan eser, aynı zamanda hukuk ve devlet düşüncesindeki, bugün için de belirleyiciliği devam eden dönüşümü dışarıdan bir gözle değil, doğrudan söz konusu tecrübeye maruz kalmış geleneklerin içinden okuması sebebiyle de özel bir önem taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127936</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6bbf0591-e020-47ec-9148-fb005eaa1f1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Hayat İçin Bir Anahtar</image:title>
            <image:caption>Merakımız, ezelden beri bilmediğimiz alanları keşfetmemize olanak sağlıyor. İlgimizin uyandığı konularda sorduğumuz sorular, o alanda yepyeni yaratıcı yollar bulmamıza katkı oluyor. Ben de bu kitapta sorumluluk, ihtiyaçlar, rüyalar gibi psikoloji alanının ilgi çekici ve ufuk açıcı konularını eğitimini aldığım Geştalt yaklaşımından destek alarak, yer yer hayattan örnekler de katarak incelemeye ve anahtar olabilecek bilgileri kendimce bir araya getirip sizinle paylaşmaya giriştim. Kitabın kalbine ise şu soruyu yerleştirdim: Birlikte daha farkında, daha sorumlu, daha doyumlu ve daha özgür deneyimler yaşamamız nasıl mümkün olur? Aynı kapıyı aynı anahtarla defalarca zorladım fakat açılmıyor diyorsanız, belki geçmişten gelen bazı bildiklerinizi bir kenara bırakmanın ve yeni anahtarlar denemenin vakti gelmiş olabilir. Kilit bizsek, anahtar da biziz! Bu kitabın, içimizde kilit olmuş noktalara bir bir anahtar olması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127937</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40d1c807-a0de-46af-a2ae-bb137e349404.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Oyun Bilgisayarı</image:title>
            <image:caption>Zamanda yolculuk yapabilseydin neler yapmak isterdin? Tarih, teknolojiyle birleşirse ne olurdu sence? Peki ya geçmişin en büyük kahramanlarını günümüze getirip dünyayı değiştirebilseydin? İşte bu kitapta tam olarak bunları yapacaksın! 
Gizemli Oyun Bilgisayarı – Türkiye’nin Yükselişi, seni macera dolu bir yolculuğa çıkarıyor. Sıradan bir oyun bilgisayarı gibi görünen cihaz aslında zamanda yolculuk yapabilme gücüne sahip! Ve bu güç artık senin ellerinde! Ortadoğu’da uzun süredir sağlanamayan kalıcı barışı sağlamak için büyük bir görev seni bekliyor. Ama bu zorlu görevde yalnız değilsin… Atatürk, Gazi Osman Paşa, Barbaros Hayrettin Paşa, Selahaddin Eyyubi gibi tarihin en büyük liderleri bu yolculukta seninle olacak. Onların stratejik dehası ve senin cesur kararların birleştiğinde neler olabileceğini hayal edebiliyor musun? 
Ancak bu yolculuk hiç de kolay olmayacak! Zamanda yolculuk yapmanın riskleri var. Geçmişe yapacağın yolculuklarda büyük kahramanlarımızı geleceğe gitmek için nasıl ikna edeceksin? Sana inanmaları için neler yapacaksın? Geleceğe gelmeyi kabul eden bu büyük liderler günümüz dünyasında nasıl karşılanacaklar? Onları hangi kritik hamlelere yönlendireceksin? Ortadoğu’da kalıcı barışı sağlamak için nasıl bir strateji belirlemelisin? Tüm bu kararları sen vereceksin! 
Bu kitapta sadece bir okuyucu değil, kitabın kahramanı da sen olacaksın. Aldığın her karar olayların akışını değiştirecek. Bilim ve teknolojiyi doğru kullanma, tarih bilinci kazanma, vatan sevgisi, empati ve işbirliği gibi konularla bezenmiş bu macera; seni hem düşündürecek hem de sana heyecan dolu anlar yaşatacak. 
Bu nefes kesici serüvene katılmaya hazır mısın? Türkiye’nin geleceğini şekillendirmek senin ellerinde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127938</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23429a9a-ccd4-46be-aa51-68aa8b6bf80a.jpg</image:loc>
            <image:title>Mezarcı Kzagan</image:title>
            <image:caption>Ben Ahmet Emre Doğan, merhum D. Mehmet Doğan’ın ilk çocuğu olarak Ankara’da dünyaya geldim. 
İlkokul’da KANADI KIRIK KUŞLAR isimli bir şiirimle (o dönemde Bosna katliamı vardı) ilk kez kalem tuttu ellerim. Yalova’da tek bir şiir ile şairler şölenine katıldığımda içimden ‘ben de bir gün yazar olacağım’ demiştim. 
Ortaokul ve lise yıllarımda birkaç yazarlık namına deneme girişimim olsa da bu zamana değin muvaffak olamadım. Eseri merhum babam sağ iken kaleme almaya başlamıştım ancak çeşitli sebeplerden ötürü vefatından 11 ay sonra tamamlayabildim. 
Kitap, Türkiye’de seyrek diyebileceğimiz seviyede olan sinematik bilim kurgu tarzında hazırlanmıştır. 
Eserin içerisinde kurguya dayalı bilimsel, tarihi, geleneksel bazı olaylar ve bunlara bağlı durumlar ile diyaloglar bulunmaktadır. Genel olarak eser, Kzagan isimli kahramanın hayatını ve yaşadıklarının bir bölümünü içermektedir. 
Günlük yaşam içerisinde çeşitli zorluklar ve sıkıntılar nedeniyle toplumsal olarak etkilenen bir ülkeyiz. 
Bu etkiler giderek bizleri toplum olarak içe kapanık, agresif, tahammülsüz ve birbirine güvensiz bireyler olma yoluna itmektedir. İşte bu nedenle okuyucuları bu stres dolu dünyadan uzaklaştırarak kurgu dünyamın içerisinde oluşan karakterleri ve bize benzer hallerini sizlerle buluşturmak istedim. 
Dilerim ki sizler de en az benim kadar keyif alır ve bu kurgu içerisinde kendi benliğinize ait bir şeyler bulursunuz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127939</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02a98839-c5ab-4f07-bfe3-a8217ac0683d.jpg</image:loc>
            <image:title>Daima Ebediyen Sürmez</image:title>
            <image:caption>New York Times çok satan yazarlarından J. C. Cervantes’ten mükemmel, unutulmaz bir romantik genç yetişkin romanı. 
 
 Çocukluklarından beri hem en iyi arkadaş hem de ruh eşi olan Hart Augusto ve Ruby Armenta, birlikte lise son sınıfa geçeceklerken Hart, trajik bir tekne kazasında boğularak yaşamını yitirir. Tamamen paramparça olan Ruby, ebedî aşkı olduğunu bildiği Hart’a veda etmekte zorlanır. 
Hart da Ruby’den vazgeçemez… İlahi bir müdahale ile Hart&apos;a ikinci bir şans teklif edilir. Ancak bu, basitçe hayata döneceği anlamına gelmiyordur. Hart’ın ruhu, okulun kötü çocuğunun bedenine nakledilecektir. 
Hart, Jameson olarak hayata geri döndüğünde, Ruby’yi kazanmasının sandığından çok daha zor olacağını fark eder. En önemli detaysa, Ruby’ye gerçeği söylemesinin yasaklanmasıdır. Ayrıca Jameson olarak geçirdiği her gün, Hart olarak geçirdiği hayatın anıları solacaktır. 
Ruby hâlâ Hart’ın yasını tutsa da bir şeylerin onu Jameson’a çektiğini inkâr edemez. Anlamlandıramasa da ona karşı hissettiği ani çekim göz ardı edilemezdir. 

Jameson, ona neden bu kadar Hart’ı hatırlatıyordur? Hissettiği bağın gerçek olup olmadığını görmek konusunda çaresiz hisseden Ruby, kalbini Jameson’a açmaya başlar ama aşkları aralarındaki mesafeyi kapatmaya yetecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127940</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/557f6d36-1b59-4bbd-9ca9-c359073337eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Bruno Schulz Toplu Öyküler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bruno Schulz’un Toplu Öyküler’i, Susan Sontag, Philip Roth, Isaac Bashevis Singer, Roberto Bolaño, Jonathan Safran Foer gibi isimlerin övgüyle bahsettiği yazarın Türkçedeki en kapsamlı öykü derlemesi. Aynı zamanda ressam da olan Schulz, doğduğu ve hiç terk etmediği, bir lisede resim öğretmenliği yaptığı kentte Gestapo tarafından infaz edildiğinde henüz elli yaşındaydı. Kısa edebi yaşamında çok az yazabilmiş olsa da sonraki kuşakları derinden etkileyecek “Tarçın Dükkânları”, “Krokodil Sokağı”, “Klepsydra Altındaki Sanatoryum” gibi unutulmaz öykülerini kaleme almıştı bile. Danilo Kiş’in John Updike’a “Schulz benim Tanrım,” demesi, özellikle Doğu Avrupa edebiyatı üzerindeki etkisinin ne kadar büyük olduğunu gösterir. 
 
“Schulz’u okurken –belki bunu söylememeliyim ama– bazı öykülerini okurken onun Kafka’dan daha iyi olduğunu düşünüyorum. Bazı öyküleri çok daha kuvvetli. Ve absürt tarafı çok güçlü,  aptalca değil, çok zekice. Schulz ve Kafka arasında Goethe’nin Wahlverwandtschaft dediği şeyin, seçilmiş ruhların yakınlığı olduğunu söyleyebilirim.” 
–Isaac Bashevis Singer 
 
“Bruno Schulz’un güzel, hassas, anlam yüklü hikâyeleri Leh dilini büyütüp bambaşka bir seviyeye taşıdı. Onu çok seviyorum ama bir yandan da nefret ediyorum çünkü onunla rekabet etmek mümkün değil.” 
–Olga Tokarczuk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127941</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a466d4d8-a117-4759-8810-841b94d8e14b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bruno Schulz Toplu Öyküler</image:title>
            <image:caption>Bruno Schulz’un Toplu Öyküler’i, Susan Sontag, Philip Roth, Isaac Bashevis Singer, Roberto Bolaño, Jonathan Safran Foer gibi isimlerin övgüyle bahsettiği yazarın Türkçedeki en kapsamlı öykü derlemesi. Aynı zamanda ressam da olan Schulz, doğduğu ve hiç terk etmediği, bir lisede resim öğretmenliği yaptığı kentte Gestapo tarafından infaz edildiğinde henüz elli yaşındaydı. Kısa edebi yaşamında çok az yazabilmiş olsa da sonraki kuşakları derinden etkileyecek “Tarçın Dükkânları”, “Krokodil Sokağı”, “Klepsydra Altındaki Sanatoryum” gibi unutulmaz öykülerini kaleme almıştı bile. Danilo Kiş’in John Updike’a “Schulz benim Tanrım,” demesi, özellikle Doğu Avrupa edebiyatı üzerindeki etkisinin ne kadar büyük olduğunu gösterir. 
 
“Schulz’u okurken –belki bunu söylememeliyim ama– bazı öykülerini okurken onun Kafka’dan daha iyi olduğunu düşünüyorum. Bazı öyküleri çok daha kuvvetli. Ve absürt tarafı çok güçlü,  aptalca değil, çok zekice. Schulz ve Kafka arasında Goethe’nin Wahlverwandtschaft dediği şeyin, seçilmiş ruhların yakınlığı olduğunu söyleyebilirim.” 
–Isaac Bashevis Singer 
 
“Bruno Schulz’un güzel, hassas, anlam yüklü hikâyeleri Leh dilini büyütüp bambaşka bir seviyeye taşıdı. Onu çok seviyorum ama bir yandan da nefret ediyorum çünkü onunla rekabet etmek mümkün değil.” 

–Olga Tokarczuk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127942</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b1fe882-745d-45d2-a429-c2c06b6474b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçeğin Peşinde - 2. Cilt</image:title>
            <image:caption>Genç Do-Wan video oyunlarında harikalar yaratıyor. 
Evet, zamanla birbirinden tehlikeli görevleri yerine getirerek süper güçlü bir oyuncu hâline gelmiş ve artık okuldaki zorbalar tarafından rahatsız edilmiyor olabilir. 
Ama bu sefer başka sorunları var: Bazı tehlikeli çeteler onu hedef alıyor. 

Do-Wan’ın içgüdüleri, kötü adamlar gelip ondan kendilerini takip etmesini istediklerinde, bunu kabul ederse öleceğini söylüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127943</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9974a8be-9668-4ca3-a068-fcfa015f7672.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahraman Sensin - Korsan Macerası</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, kendi heyecan verici maceranı oluşturmak için hayal kurmana yardımcı olacak. 
Her sayfadaki resimlere bak ve hikayene eklemek istediğin bir şeyler seç 
 
Korsan gemisi sürmek ister misin? 
Korsan göz bandı takmak ister miydin? 
Bir fok şapkanı çalar mı? 
Robot bir korsanla arkadaş olur musun? 
Tahta bir bacak üzerinde yürümek sence zor mu?  
 
MİLYONLARCA farklı hikaye var analatabileceğin. 
Ver her şey sana kalmış… 
 
ÇÜNKÜ KAHRAMAN SENSİN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127944</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/144854ee-e60d-4dd4-9477-bc12ec64c774.jpg</image:loc>
            <image:title>Kılıç ve Pislik - 2.Cilt</image:title>
            <image:caption>Arkadaşları öldükten sonra klandan da atılan hırsız Raraja, meyhanede karşılaştığı gizemli bir adam tarafından takip edilir ve Iarumas ile Garbage’a takılıp kendini Zindan’ın derinliklerine tıkılmış bir şekilde bulur… 
Çok da hazırlıklı olmayan bir ekip oluşturan kahramanlarımız Zindan’ın keşfedilmemiş yerlerine doğru maceraya atılırken devasa gaz ejderhaları orada onları beklemektedir. 
Şimdiye kadar karşılaştığı en zorlu düşman karşısında dehşete düşen Raraja’nın yardımına Iarumas’ın çağırdığı ilahi “şimşek” yetişir. 
Kan ve külle boyanmış karanlık fantastik çizgi romanın ikinci cildi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127945</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e02b14e-cffa-4456-b003-4920a2840539.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahraman Sensin – Masal Diyarı</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, kendi heyecan verici maceranı oluşturmak için hayal kurmana yardımcı olacak. 
Her sayfadaki resimlere bak ve hikayene eklemek istediğin bir şeyler seç 
 
Uçan halıyla bir yolculuğa çıkmak ister misin? 
Kendi kalenin anahtarlarını ister misin? 
Büyülü bir ormanda kaybolmaya ne dersin? 
İyilik perisi bir yardımcın olsun ister misin? 
Peki sonsuza kadar murtlu yaşayacak mısın? 
 
MİLYONLARCA farklı hikaye var analatabileceğin. 
Ver her şey sana kalmış… 
 
ÇÜNKÜ KAHRAMAN SENSİN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127946</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0885e26c-6721-4e9a-8bce-a5a8915c6c7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahraman Sensin - Orman Macerası</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, kendi heyecan verici maceranı oluşturmak için hayal kurmana yardımcı olacak. 
Her sayfadaki resimlere bak ve hikayene eklemek istediğin bir şeyler seç 
 
Bir maymun gibi ağaçtan ağaca atlamak ister misin? 
Evcil bir bukalemun almaya ne dersin? 
Dişli bir Tukan seni ısırır mı? 
Konuşan bir hamburgerle arkadaş olmak ister misin? 
Yanına yedek külot almalı mısın? 
 
MİLYONLARCA farklı hikaye var analatabileceğin. 
Ver her şey sana kalmış… 
 
ÇÜNKÜ KAHRAMAN SENSİN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127947</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/106ce274-29e3-45d0-ac6f-8629b083049c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahraman Sensin - Uzay Macerası</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, kendi heyecan verici maceranı oluşturmak için hayal kurmana yardımcı olacak. 
Her sayfadaki resimlere bak ve hikayene eklemek istediğin bir şeyler seç 
 
Kayan bir yıldızı sürmek ister misin? 
Sana ait bir gök taşın olsun ister misin? 
Uzaylıların doğum günü partisine gider misin? 
Süper bir bilgisayarla arkadaşlık eder misin? 
Aç bir kara delikten kaçabilir misin? 
 
MİLYONLARCA farklı hikaye var analatabileceğin. 
Ver her şey sana kalmış… 
 
ÇÜNKÜ KAHRAMAN SENSİN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127948</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7f25a79-457f-431e-a5c8-4d1a3f01be28.jpg</image:loc>
            <image:title>Söğüt Ağacı ve Tavşancık</image:title>
            <image:caption>Tavşancık’ın yeni bir eve ihtiyacı vardır. Uzun bir yolculuğun ardından, 
bir söğüt ağacıyla tanışır ve onun dallarının altında güvende olacağını anlar. Artık günlerini birlikte geçireceklerdir. Sadece Tavşancık ve Söğüt Ağacı; 
Söğüt Ağacı ve Tavşancık. 
Derken bir akşam, ormanı öfkeli bir fırtına vurur. Ormandaki her canlı sığınmak için Söğüt Ağacı’na koşar. Fırtına şiddetlenirken, ağaç onları himayesine alır ve tüm gücüyle korur. Ancak her şey sona erdiğinde, Söğüt Ağacı’nın güzel dalları paramparça olmuş, o güçlü görüntüsü tamamen değişmiştir. Tavşancık ve diğer hayvanlar, bu defa yardım etme sırasının onlarda olduğunun farkındadır. 

Christopher Ödülü sahibi bir yazar ve Caldecott Onur Sanatçısı bir çizer tarafından hazırlanıp sunulan bu güzel hikâye, zorlu bir deneyimin ardından kurulan dostluğun, dayanışmanın ve umudun mesajını veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127949</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1187c443-3932-474e-92dd-182fcfdbd7df.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaka,Pırt,Çiş - Tuvalet Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Bugün Koala’nın doğum günü. 
Herkes harika vakit geçirse de Koala’nın 
bazı arkadaşları tuvaleti nasıl kullanacağını bilmiyor... 
Fil oyun bitene kadar çişini tutabilecek mi? 
Aslan tuvalet kâğıdını israf etmemeyi öğrenecek mi? 
Zebra tuvaletten çıkarken ellerini yıkayacak mı? 
 
Ödüllü çocuk kitabı yazarı ve psikolog Susanna Isern’den 
tuvalet alışkanlığı kazanmakta olan çocuklar için 
eğlenceli bir başucu kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127950</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16789d1c-9c8b-4a7c-9f28-e97c5e9e6863.jpg</image:loc>
            <image:title>Hepimiz Sırayla!</image:title>
            <image:caption>Ödüllü çizer Marianne Dubuc’ten okuma serüvenine yeni başlayan çocuklar için
neşeli detaylarla dolu bir çizgi roman! 
 
Paylaşmayı, dayanışmayı bilen yakın arkadaşların ve zamanı gelince
kendi kanatlarıyla uçan minik kuşların öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127951</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3294b609-68de-4f37-8bc7-e59dd95104dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Sureler / Kur&apos;an&apos;ı Keşfe Çıkıyoruz</image:title>
            <image:caption>Var mısın seninle gizemli bir yolculuğa çıkmaya!.. Önümüzde sarp yokuşlar, balçık topraklar, aşılması zor tepeler, sır dolu hikayeler var. Hayat da diyebiliriz bu yolculuğa..   Yanımızda bize pusula olacak, ışıltısıyla yolumuzu aydınlatacak eşsiz Kur&apos;an&apos;ımız var. Yol boyunca dönüp dönüp ona bakacağız.   Bu keşif yolculuğuna hazırsan haydi başlayalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127952</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b91a452-d833-4d8c-aa62-b8c2b9c9f67a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıra Sende – Bisiklet Yarışı</image:title>
            <image:caption>Her oyun bir macera! Minik parmaklarınla bu macerada yer almak harika bir fikir! Haydi, kitabı aç ve pop-it ile bu oyuna eşlik etmeye başla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127953</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b7bee7a-2475-4ea3-812a-7053e9a0755f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutsuzgiller</image:title>
            <image:caption>Mutsuzgiller Köyü’nde hiç kahkaha duyulmazdı. Kimse gülümsemez, komşular birbirine selam bile vermezdi. Ama bir gün Bahtiyar Dede ve Sevgi Nine geldi…   Peki, bu iki tonton insan köyü nasıl değiştirdi? Yemekleri neden herkesten daha lezzetliydi? En önemlisi, herkesin hayatını değiştiren o büyük yarış neydi?   Bu masalsı hikâyede, tebessümün, paylaşmanın nasıl mucizeler getirdiğini görmeye hazır mısın?   O zaman haydi Mutsuzgiller köyüne…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127954</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8aaad7e-7964-4e27-ade7-894152f4f9fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Moskof&apos;la İttifak / Osmanlı – Rus Diplomatik İlişkileri</image:title>
            <image:caption>Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın isyanı ve askerî kuvvetlerinin kazandığı zafer sonucunda Osmanlı için Mısır meselesi ciddi bir tehdit haline gelmişti. Bu durum, isyanın başından itibaren Osmanlı Devleti’ne müdahale için fırsat kollayan Rusya’nın, Doğu Sorununda en önemli aktör konumuna yerleşmesine yol açtı.  Son dönemlerde içinde bulunduğu koşullar nedeniyle Rusya için bir tehdit olmaktan çıkan Osmanlı Devleti’nin varlığının muhafazası, özellikle I. Pavel’in saltanat devrinden itibaren Rus dış politikasının temel kaidesi haline gelmişti. Rusya, bu politikanın mimarı Kont Viktor Koçubey’in ifadesiyle, “kendisinden daha rahat ve sessiz bir komşu düşünülemeyecek olan” Osmanlı için ciddi bir tehlike olarak gördüğü Mehmed Ali Paşa karşısında son derece kararlı bir siyaset izleyecekti.  Dr. Şenay Döner Osmanlı’nın zihin dünyasında azılı bir düşman olarak görülen ve “Moskof” tabiriyle isimlendirilen Rusya ile Osmanlı Devleti arasında nispeten ılımlı rüzgârların estiği bir dönemi ele alıyor. Bâbıâli’nin bu süreçte Rusya ve Avrupa devletleri arasında izlediği siyaseti ortaya koyarak 19. yüzyıl Osmanlı diplomasi tarihine katkı sağlıyor. İngilizce, Rusça ve Türkçe kaynakları bir arada değerlendirerek ittifakın her iki tarafındaki niyetleri, zihniyeti ve üçüncü bir taraf olarak Avrupa devletlerinin bu gelişmeye verdiği tepkileri, başka bir deyişle, Osmanlı-Rus ittifakının Avrupa başkentlerindeki yansımalarını analiz ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127955</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b23afb7d-a12e-40a7-ba7e-e3809612a0e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Suskunlar Meclisi</image:title>
            <image:caption>İstanbul’un kalbinde, Sultanahmet Meydanı’nda başlayan bir cinayet, dedektif Eşref Kalender&apos;i karanlık ve karmaşık bir dünyanın içine sürükler. Yaşlı ayakkabı tamircisi Nahit Söylemez’in cesedi üzerindeki garip bir bıçak yarasıyla kazınmış Latince söz dikkat çeker: Acta est fabula, yani oyun bitti!
Eşref Kalender’in ulaştığı birtakım izler, onu “Suskunlar Meclisi” adında gizemli bir tarikatın varlığını keşfetmeye götürür. Arkası kesilmeyen cinayetlerin sonunda Kalender kendisini büyük bir komplonun tam ortasında bulur. İşkenceler, kaçışlar ve uluslararası bir kovalamaca... Güvenecek kimsesi yoktur.
Peki, Eşref Kalender bu karanlık labirentten çıkabilecek mi? Suskunlar Meclisi’nin sırları açığa çıkacak mı? Hermes’in ilmi şeytanlardan kaçırılabilecek mi? Ve en önemlisi, hakikat galip gelebilecek mi?
Cihan Çetinkaya, Suskunlar Meclisi romanıyla gizemli bir dünyanın kapılarını şiirsel üslubuyla aralıyor. Sürükleyici bir polisiye hikâye, mitolojiyle kurulmuş gizemle birlikte çok katmanlı bir hâl alıyor. Ezoterizm ve okültizmin doruklarına kadar hissedildiği bu yapıt, aynı zaman felsefi sorgulamalarla bir boyut daha inşa ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127956</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a0d62c4-857e-4663-8b96-7610e1cde715.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul’un Anlattıkları</image:title>
            <image:caption>Çağlar boyu herkesin gözdesi olmayı başarmış İstanbul’un eşsiz bir tarihi var. Bu şehrin tarihini, sokaklarında anlatılanları ve İstanbul’un diğer tüm güzelliklerini bu gezi rehberiyle keşfe çıkmaya ne dersiniz? İstanbul’un Anlattıkları, sizi İstanbul’a dair daha önce duymadığınız gizli kalmış hikâyeleri okumaya davet ediyor.
“Hem ‘iyi ki’ hem ‘keşke’ dedirten bir eser. Keşke bizler büyürken İstanbul’u bize böyle anlatan kitaplar olsaydı. Keşke hepimiz İstanbul’u anlatan böyle kitaplarla büyüseydik.” -Sedat Bornovalı, Sanat Tarihçisi ve Rehber
“Tarih, yalnızca kitaplarda yazılı olan bir bilgi değil, aynı zamanda taşlarda, duvarlarda, meydanlarda ve eski sokaklarda yaşamaya devam eden bir kültürel mirastır. Bu kitap, tarihe ve kültüre ilgi duyan herkes için bir rehber olmanın ötesinde, bir keşif yolculuğu sunuyor.” -Selçuk Eracun, İstanbul Rehberler Odası Yönetim Kurulu Başkanı
“İstanbul&apos;un tarihi tüm dünyaya mal olmuş bir hikâye ve Rana Demiriz bunu anlatmak için mükemmel kişi! Efsanelerden sırlara, Kapalıçarşı’nın çıkmazlarından Sultanahmet’in ihtişamına varana dek her şey mükemmelce anlatılmış.” -Thomas Taylor, Çok Satan Malamander Serisinin Yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127957</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/508a1894-b45b-46b5-8043-6d227add05ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Rusya: Pagan Dönemden Putin&apos;e</image:title>
            <image:caption>Rusya… Uçsuz bucaksız sınırları, homojen olmayan etnik yapısı ve uzun zaman kapalı kutu olarak kalmış siyasi organizasyonuyla bilinmezlerle dolu bir ülke. Avrupa ve Asya&apos;nın kesiştiği noktada, iki kıtanın da “ötekisi”. Yine de dünyanın en güçlü ülkelerinden biri, zengin savaş ve barış tarihi, şairleri, yazarları ve devrimcileriyle küresel sahnede usta bir oyun kurucu. Rusya’nın tarihi ve bugünü hakkında yaptığı çalışmalarla büyük övgü toplayan, Putin yönetiminin ise dikkatle izlediği ve Rusya’ya girişine yasak koyduğu tarihçi ve güvenlik uzmanı Mark Galeotti okuru Rus ulusunun doğuşundan Putin Rusyası’na ve Ukrayna Savaşı’na kadar bin yıllık bir yolculuğa çıkarıyor. Büyük Vladimir zamanı, Ortodoksluğa geçiş, hanedan mücadeleleri, Moğol işgali, Korkunç İvan dönemi, Romanov hanedanlığı, Büyük Katerina dönemi, Türk-Rus Savaşları, Kırım&apos;ın ilhakı, Birinci Dünya Savaşı, Ekim Devrimi, İç Savaş, Gorbaçov ve SSCB’nin dağılması, Kafkasya’daki savaşlar ve Putin dönemi… Pagan dönemlerden Putin yıllarına kadar akıcı ve mizahi bir dille yazılmış kısa Rusya tarihi… “Müthiş bir şey bu; bu kadar çok konuyu bu kadar kısa ve harika bir şekilde ele almak inanılmaz bir başarı!” Peter Frankopan “Bin çalkantılı yıl boyunca bilgilendirici ve heyecan verici bir gezinti.” Spectator “Büyüleyici... Galeotti Putin ve modern Rusya üzerine en zeki siyasi yorumculardan biri.” Financial Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127958</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aefe8f06-697a-48f6-8340-7d18fb0dc891.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbullu Üç Osmanlı Ailesi</image:title>
            <image:caption>YAHYÂ EFENDİ, ŞAİR NİGÂR HANIM, AHMED MİDHAT EFENDİ AİLELERİNDEN GÜNÜMÜZE, DOLU DOLU BİR AİLE TARİHİ… Bir tarafta Beşiktaşlı Yahyâ Efendi’nin; bir tarafta Şair Nigâr Hanım’ın, bir tarafta Ahmed Midhat Efendi’nin soyağaçları… Arka fonda 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başlarındaki büyüleyici Boğaziçi: Bebek-Kayalar (Aşiyan), Rumelihisarı ve Beykoz… Bebek semtinin en köklü ailelerinden Nigâr Nigâr Alemdar, Boğaz’ın havasıyla, İstanbul’un kültürüyle, İmparatorluğun asaletiyle harmanlanmış bu üç aileyi bizzat ailelerin torunu olarak anlatıyor. Yadigâr eşyalar, fotoğraf albümleri, resmî belgeler, hayatta olan akrabalarından bilgiler, röportajlar, hayatta olmayan meşhur isimler, Ahmed Midhat Efendi ailesine dair bilinmeyenler, Şair Nigâr Hanım ile Ahmed Midhat Efendi arasındaki ilişki, Ahmed Midhat Efendi ile Sultan II. Abdülhamid’in iletişim şekli, Şair Nigâr Hanım’ın aile hayatı, Bebek’teki köşkün mimari çizimi, ailenin Tevfik Fikret ile komşulukları, o dönemki günlük hayat… Okurken Türk edebiyatına, Osmanlı tarihine ve Türkiye Cumhuriyeti’ne dair paha biçilmez detaylar yakalayacak, Osmanlı’dan günümüze sosyal bir tarih anlatısının içinde kaybolacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127959</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66c8534c-b760-4930-b138-83c62cea2fe3.jpg</image:loc>
            <image:title>Araştırmanın Alfabesi</image:title>
            <image:caption>Akademik dünyaya adım atanlar, tez yazım sürecinde olanlar veya araştırma pratiğini geliştirmek isteyen herkes için kaleme alınan Araştırmanın Alfabesi, okura akademik düşünceyi bir kültür olarak nasıl içselleştirebileceğini gösteriyor. Araştırmanın doğasını, sistematik çalışma anlayışını, etkili okuma, not alma ve yazım tekniklerini ele alan bu kitap, akademik dünyada yolunu kaybetmiş ya da daha sağlam bir temel arayan herkes için pratik öneriler sunuyor. Yasin Ramazan, okuruna araştırma yaparken neler yapması gerektiğine dair hazır yöntemler sunmaktansa bu yolda nasıl bir anlayışla ilerlemesi gerektiğine dair içsel bir farkındalık oluşturmayı hedefliyor. Akademik okuma-yazma pratiklerinin, uygularken öğrenileceği düşüncesine karşıt olarak bilgi ve tecrübe aktarımı yapıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127960</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70959d54-a523-4469-aee8-ab99313c281e.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşünmenin Alfabesi</image:title>
            <image:caption>Eleştirel düşünme bir sonuç değil başlangıçtır. Eleştirel düşünerek daha doğru inançlara ve daha iyi davranışlara ulaşmayı hedefleriz. Günümüzün bilgi bombardımanı altında doğruyu yanlıştan ayırabilmek, sağlam argümanlarla düşünebilmek ve eleştirel bir bakış açısı geliştirebilmek her zamankinden daha önemli.  Yasin Ramazan, Düşünmenin Alfabesi’nde akıl yürütmenin temellerini, mantıklı düşünmenin yöntemlerini ve eleştirel düşüncenin önündeki engelleri ele alıyor. Varsayımlar, inançlar, bilgi, argümanlar, safsatalar, bilişsel önyargılar ve rasyonel düşünme teknikleri gibi konulara odaklanan bu kitap, okuyucusuna daha tutarlı ve sağlam düşünme alışkanlıkları kazandırmayı amaçlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127961</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33ffd234-881d-4b47-a93d-29f070877bf6.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüyalarla Kapalıçarşı</image:title>
            <image:caption>&quot;Kapalıçarşı rüyalara açılan kapı. Gizemli sandıkların  bizi geçmişe, masallara götürdüğü bir mekân.  Nazlı, dedesi ve arkadaşlarının çiftlikten Kapalıçarşı&apos;ya uzanan hikâyesine katılmak ister misiniz?  İşte Lider Hepgenç, sizi o büyülü mekâna davet ediyor.  Hadi gelin, Kapalıçarşı&apos;nın masalını siz de paylaşın!&quot; 
                                              Fuat Sevimay 
 
Yaz tatilinde büyükanne ve büyükbabasının çiftliğine giden Nazlı’yı fantastik bir macera bekliyor. Henüz Nazlı’nın haberi yok ama ailesinin gizemli geçmişi onu, rüyâlar âleminde bir yolculuğa çıkaracak ve Kapalıçarşı’ya götürecek. Bu kitapla Kapalıçarşı’nın sokaklarında dolaşacak, arkadaşlık ve kardeşlik hakkında Nazlı’yla birlikte düşüneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127962</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32b28f41-74fa-476f-81c1-ea6bde6c39fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbindeki Işığı Kaybetme !</image:title>
            <image:caption>Işıklar sönüp karanlık çöktüğünde, cesur bir kız şehrini kurtarmak için yola koyulur! 
*** 
Farola şehrinde, her gece tam aynı saatte, dokuz büyülü lamba birer birer yanıp sokakları aydınlatırdı. Bu lambaları yalnızca karanlığın her yere yayılmasını engelleyen gizemli Lambacılar yakabiliyordu. Anemon, kedisi Mina’yla birlikte bu büyülü anı izlemeye bayılırdı.  
*** 
Ancak bir gece, beklenmedik bir şekilde kasabanın tüm lambaları sönüverir. Karanlık, bütün şehri yutmaya başlar. Üstelik Anemon ’un kedisi Mina da bir anda ortadan kaybolmuştur! Böylece Anemon, korkularıyla yüzleşerek Mina’yı aramak için yola koyulur. Fakat bu esrarengiz yolculuk, kayıp bir kediyi bulmaktan çok daha fazlasına dönüşecektir. Unutulmuş bir efsane, karanlığın içinde gizlenen gölgeler ve Lambacıların sakladığı büyük bir sır…  Her şey tamamen karanlığa teslim olmadan, Anemon ‘un hem kedisini hem de şehrini kurtarmak için çok az zamanı vardır. Ama bunun için önce kendi kalbindeki ışığı bulmak zorundadır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127963</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b88a5e61-8830-4be5-9e36-03de1ed37e63.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Teknoloji Faciası Zeki Ama Çalışmıyor</image:title>
            <image:caption>Kahkaha dolu dijital bir maceraya hazır mısın? Ali Velibey ve ailesinin teknolojiyle imtihanı tam bir komedi!  Dedeler gibi uyuyan şakacı bir bilgisayar… Dokununca içine kapanan duygusal bir tablet… Konuşan ama dinlemeyen bir telefon… Sadece kendi canının istediği kanalları açan inatçı bir televizyon… Ve gideceği yere kendisi karar veren özgür ruhlu bir araba… Eğer tuhaf isimlere sahip elektronik aletlerin, tamamen kendi kafalarına göre takılıyorsa… Hiç merak etme, Ali de seninle aynı durumda! Her şeyin teknolojiyle çözülebileceğini düşünüyorsan, bu kitapta işler biraz farklı! Okuduğunda göreceksin, son teknoloji harikası aletlerin tam bir faciaya dönüşen hikâyeleri hiç bu kadar komik olmamıştı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127964</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/288f7081-5012-4b7f-8b7d-ff4c3c421bb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrıların ve Hiddetin Şafağı</image:title>
            <image:caption>BÜYÜLEYİCİ “KADER VE ALEV” SERİSİNİN DÖRDÜNCÜ KİTABINDA DA TEHLİKE VE TUTKU DOLU BİR MACERA HIZ KESMEDEN DEVAM EDİYOR. ŞAFAĞIN ARDINDA İSE EN UMUTSUZ SAVAŞLAR VE EN BEKLENMEDİK AŞKLAR SIRASINI BEKLİYOR. 
 
 “Kehanet her zaman bir yolunu bulur.” 
 
 Kaderlerin isteği gerçekleşmiştir. Ejderhalar havada süzülürken canavarlar derinliklerden akın etmektedir. Ve Islor’un tahtı artık boştur... Ama bu çok uzun sürmeyecektir. 
Acımasız Sirenlerden kaçan Tyree ve Annika kendilerini uzak bir kıyıda mahsur kalmış bulurlar. Hayatta kalmak için bir araya gelmek zorunda kaldıklarında eski büyüleri ve korkunç yeni düşmanları keşfederler. 
Romeria ve Zander için, büyücülerin uzun süredir saklanan sırları herkesin hayatını çok uzun süredir dengede tutan güce nihayet hâkim olma şansını doğurur. Ama güç beraberinde ihaneti de getirir. Ve fedakârlıklar kaçınılmazdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127965</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb9baee4-2c92-43ce-8267-8b5dd4a7c609.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrıların ve Hiddetin Şafağı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>BÜYÜLEYİCİ “KADER VE ALEV” SERİSİNİN DÖRDÜNCÜ KİTABINDA DA TEHLİKE VE TUTKU DOLU BİR MACERA HIZ KESMEDEN DEVAM EDİYOR. ŞAFAĞIN ARDINDA İSE EN UMUTSUZ SAVAŞLAR VE EN BEKLENMEDİK AŞKLAR SIRASINI BEKLİYOR. 
 
 “Kehanet her zaman bir yolunu bulur.” 
 
 Kaderlerin isteği gerçekleşmiştir. Ejderhalar havada süzülürken canavarlar derinliklerden akın etmektedir. Ve Islor’un tahtı artık boştur... Ama bu çok uzun sürmeyecektir. 
Acımasız Sirenlerden kaçan Tyree ve Annika kendilerini uzak bir kıyıda mahsur kalmış bulurlar. Hayatta kalmak için bir araya gelmek zorunda kaldıklarında eski büyüleri ve korkunç yeni düşmanları keşfederler. 
Romeria ve Zander için, büyücülerin uzun süredir saklanan sırları herkesin hayatını çok uzun süredir dengede tutan güce nihayet hâkim olma şansını doğurur. Ama güç beraberinde ihaneti de getirir. Ve fedakârlıklar kaçınılmazdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127966</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bc58152-7905-4bc6-9532-bb5344991ca3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sorceline Cilt 3-Köklerimin İzini Sürüyorum /Cilt 4-Rüya ve Kabus</image:title>
            <image:caption>Kendimi bildim bileli hayvanları çok seviyorum. Ama sevimli kedileri ya da sadık köpekleri değil. Beni heyecanlandıranlar ejderhalar, tek boynuzlu atlar, canavarlar ve hayal ürünü kahramanlar... Yani efsanevi hayvanlar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127967</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fe6cbd2-99b7-4228-a17d-2068cd1f3510.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Kapılı Şehir / Şiddetin Çocukları - 5</image:title>
            <image:caption>Dört Kapılı Şehir, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Doris Lessing’in 
yarı otobiyografik roman serisi “Şiddetin Çocukları”nın beşinci ve 
son kitabı. Artık orta yaşlı bir kadın olan Martha Quest, savaşın ardından kendine yeni bir hayat kurma umuduyla Londra’ya gitmek 
için Afrika’dan ayrılır. Colridge Ailesi’nin hizmetçisi olarak bakımını 
üstlendiği çocukların büyümesini izler. Onlar yeni “şiddetin çocukları” dır. Parçalanan, nükleer felakete doğru sürüklenen bir dünyada büyüyen bu çocukları izlerken kendi bulanık zihnini arındırmaya çalışarak benliğini keşfetmek üzere bir yolculuğa çıkar. 
 
Doris Lessing serinin bu çarpıcı final kitabıyla medeni olduğu kabul 
edilen toplumların nasıl yozlaşabildiğini, insanın yapabileceklerinin 
sınırının olmadığını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. 
 
“Eğer 20. yüzyıl yazarları için bir Rushmore Dağı Anıtı olsaydı üzerine oyulmuş yüzlerden biri kesinlikle Doris Lessing olurdu.” 
–Margaret Atwood</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127968</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f7cc9d6-ac32-453f-92c9-2c086462d415.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Hemingway (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Michael Reynolds’un, Ernest Hemingway’in doğumundan Hadley Richardson’la ilk evliliğine dek hayatının ve ilk yazarlık girişimlerinin izini sürdüğü biyografik çalışması Genç Hemingway, Chicago, Oak Park’ın önemli ailelerinden birine doğan Hemingway’in aile ilişkilerini ve toplumsal çevresini irdeliyor. Başarılı bir ruhsal portre ortaya koyan bu çalışmada, okur, Amerikalı büyük yazarın gazetecilik günlerini, Birinci Dünya Savaşı’nda İtalya’ya Kızılhaç ambulans şoförü olarak gidişini ve savaştan dönüşünde bir birey ve bir yazar olarak kendini âdeta 
kitaplarındaki ölümsüz kahramanlarından biri gibi baştan başa kurgulamasına 
tanıklık ediyor. Henüz evli çiftin yeni bir hayat için Paris’e giden bir gemiye binmesiyle sona eren Genç Hemingway, okuru daha fazlası için merakta bırakıyor. 
“Herkesin hayatı aynı şekilde son bulur. Yalnızca nasıl yaşandığı ve nasıl 
ölündüğüne dair detaylar bir insanı diğerinden ayırmaya yarar.” 
— Ernest Hemingway</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127969</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92306a05-66bf-4e24-9047-c9ebccd72217.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Hemingway</image:title>
            <image:caption>Michael Reynolds’un, Ernest Hemingway’in doğumundan Hadley Richardson’la ilk evliliğine dek hayatının ve ilk yazarlık girişimlerinin izini sürdüğü biyografik çalışması Genç Hemingway, Chicago, Oak Park’ın önemli ailelerinden birine doğan Hemingway’in aile ilişkilerini ve toplumsal çevresini irdeliyor. Başarılı bir ruhsal portre ortaya koyan bu çalışmada, okur, Amerikalı büyük yazarın gazetecilik günlerini, Birinci Dünya Savaşı’nda İtalya’ya Kızılhaç ambulans şoförü olarak gidişini ve savaştan dönüşünde bir birey ve bir yazar olarak kendini âdeta 
kitaplarındaki ölümsüz kahramanlarından biri gibi baştan başa kurgulamasına 
tanıklık ediyor. Henüz evli çiftin yeni bir hayat için Paris’e giden bir gemiye binmesiyle sona eren Genç Hemingway, okuru daha fazlası için merakta bırakıyor. 
“Herkesin hayatı aynı şekilde son bulur. Yalnızca nasıl yaşandığı ve nasıl 
ölündüğüne dair detaylar bir insanı diğerinden ayırmaya yarar.” 
— Ernest Hemingway</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127970</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5fc754d-e35f-4c4c-8d42-93180c70c5cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Kudüs Tarihi</image:title>
            <image:caption>Kavimlerin, dinlerin ve medeniyetlerin şehri olan Kudüs, antik çağlardan itibaren dünyanın en kadim ve en önemli şehirlerinden biridir. Zengin bir tarihi mirasa sahip olan bu mukaddes şehir, diğer pek çok şehirden farklı olarak stratejik ve coğrafi özellikleriyle değil, üç semavi dinin kutsal kabul etmesi sebebiyle dini öneme sahiptir. Müslümanlar, Yahudiler ve Hristiyanlar için kutsal kabul edilen yegâne şehirdir. Özünde barışı, adaleti ve huzuru barındırır. Ne var ki Kudüs’ün gördüğü bu itibar ve değer, aynı zamanda birçok saldırıya uğramasına da sebep oldu. Tarih boyunca bu kutsal şehir defalarca yıkıldı ve her defasında yeniden yapıldı. Hâkim olan devletler, milletler ve dinler değişti fakat kutsallığı ve değeri hiçbir zaman eksilmedi.  
Elinizdeki bu kitap, tarihi gerçekler bağlamında Kudüs’ü antik çağlardan bugüne kadar anlamlı bir bütün halinde anlatmanın gayretiyle kaleme alındı. Amacımız; dünya kamuoyunun gündeminde olan bu kutlu beldenin manasını, önemini ve neden vazgeçilemez bir yer olduğunu, burada yaşamış dinlerin, milletlerin, devletlerin tarihini, kutsal mekânların bilgisini okuyucuya sunabilmek ve bir akademisyen olarak Kudüs tarihine dikkat çekerek bu alandaki araştırmaların sayısını arttırmada teşvik edici bir rol oynayabilmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127971</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dfbece8-c569-44c6-853a-64afdc36547e.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Askeri Tarihi</image:title>
            <image:caption>Tarih eğitimini Türkiye&apos;de almış hemen herkes, Osmanlı Tarihi’ne dair en iyi bildiği şeyin, savaşlar ve askerî teşkilat olduğunu düşünür. Oysa sadece savaşların başlangıç ve bitiş tarihlerini, muharebeler ve komutanların adlarını, barış antlaşmalarının birkaç maddesini bilmekle, buzdağının su üstündeki kısmı bile tanımlanamaz. 
18. yüzyılla birlikte Avrupa devletlerinin, askerî sektörde uygulamaya soktuğu yeniliklere Osmanlı Ordusu ve donanması ne ölçüde ayak uydurabilmişti? Denizciliğin önem kazandığı bir dönemde II. Abdülhamid, Osmanlı Donanması’nı gerçekten çürümeye mi terk etmişti? Endüstri çağında Osmanlı Devleti, silah sanayiinde ne tür hamleler yapmaya çalıştı? Sürat Topçuları, Mühendishane-i Bahr-i Hümâyun, Nizam-ı Cedid, Havacılık Komisyonu... Yenileşme hareketlerinin, alınan mağlubiyetler sonrasında öncelikle askeriyeden başlaması, sadece Osmanlı Devleti&apos;ne mahsus bir durum muydu? Yakın zamana kadar kulaktan dolma bilgilerle tanınan, ulemânın muhafazakârlığı yüzünden Batı&apos;daki teknolojik gelişmelere ayak uyduramadığı iddia edilen, zaferleri abartılıp hezimetleri yeterince analiz edilmeyen son dönem Osmanlı Askeriyesi’ne dair önyargıları sorgulatıp okuyucularını birçok kere şaşırtacak bir çalışma. 
Gültekin Yıldız&apos;ın editörlüğünde hazırlanan bu kitap, hepsi Osmanlı Askerî Tarihi’nde uzman on araştırmacının katkılarıyla oluştu. 1792-1918 arası dönemde Osmanlı Askeriyesi’nin farklı kuvvetleri (kara, deniz, hava) ve farklı sınıfları (piyade, süvari, topçu vs.) barış ve savaş zamanı faaliyetleri, teşkilatı ve askerî sanayii ilk kez bu kolektif eserde bir arada ve görsel malzemeyle desteklenmiş olarak ele alındı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127972</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2130dfe9-e926-47c1-aa48-0dd067caebbe.jpg</image:loc>
            <image:title>Notos 103 – Murathan Mungan: 50 Yıl, 70 Yaş: Bazı Fotoğraflar, Mektuplar, Kartpostallar</image:title>
            <image:caption>50 Yıl, 70 Yaş: Bazı Fotoğraflar, Mektuplar, Kartpostallar
Annie Ernaux: “Soyumun intikamını almış olmayı umuyorum.”
Alice McDermott: Eşyalar
Fadime Uslu: Öyküde Resimsel Görüntü Yaratmak 4: Görüntü ve Oyun
Notos her yıl bir sayısını bir yazar editöre teslim ediyor ve onun editörlüğünü koşulsuz kabul ediyor. Notos’un bu yılki konuk editörü Murathan Mungan. İmzasıyla birçok alanda varlık göstermiş biri olarak kültür sanat ve edebiyat dünyasında 50. yılını ve 70. yaşını kutlayan Murathan Mungan Notos’un bu sayısı için kişisel arşivinden belgeleri, mektupları, kartları, anıları derleyerek kültür sanat ve edebiyat tarihimizin hafızasına emanet ediyor. Kendi yazarlık ömrünü ortaya dökerken edebiyatımızın hep bildiğimiz, aklımızda yer etmiş yazarlarına, sanatçılarına göndermelerle de dolu bu dosya kalıcı bir döküm, bir belge niteliğinde.
Notos’un bu sayısının söyleşisi Nobel Edebiyat Ödüllü Fransız yazar Annie Ernaux ile, en sevdiği konular olan edebiyat, siyaset, feminizm, aşk, arzu üstüne.
Aganta bölümünde günümüz edebiyat dünyasına ve güncel kitaplara dair yazılarıyla Alper Güngör, Aslı İdil Kaynar, Cansu Eylül Yapıcı, Fatih Balkış, Fulya Kılınçarslan, Özge Kılıçoğlu, Pınarnaz Eren ve Tila Sadeki yer alıyor.
Bir Yazarın Seçtikleri bölümünde Çağatay Yılmaz okunmasını zorunlu gördüğü kitapları, Aylin Sökmen ise en çok etkilendiği yazarı nedenleriyle birlikte Notos’a anlatıyor.
Taçlı Yazıcıoğlu, Halil İbrahim Özbay ve Başak Arslan kısa sorulara kısa yanıtlarla kendi yazarlık serüvenlerini ve yayımlanan son kitaplarını anlatıyor.
Foto-Yazı bölümünde Daidō Moriyama’nin fotoğrafını Arzu Uçar kısa bir anlatıyla yorumluyor.
Kitaplık bölümünde Kemal Gündüzalp Antonio G. Iturbe’in Auschwitz Kütüphanecisi adlı romanını, Serkan Parlak Ufuk Tekin’in Kızıl Meşe adlı öykü kitabını, Şenay Eroğlu Aksoy Murat Çelik’in Bazı Günlerin Sonu adlı romanını inceliyor.
Notos’un bu sayısında öyküleriyle yer alan yazarlar: Sandra Cisneros, Arife Kalender, Esin Kıroğlu, Hüseyin Karagöz, Dilek Karaaslan, Ömer Kaya, Münevver Antczak, Gökçe Köksal, Gülendam Noyan Kurhan, İrem Bayraktar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127973</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd6343ab-7241-4f9a-b362-9b1f7a171f0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Bu Bize Okulda Öğretilmedi?</image:title>
            <image:caption>Neden Bu Bize Okulda Öğretilmedi?  yaratıcı çözümler bulmak ve hem evde hem de iş yerinde ilişkiler kurmak için yeni bir yaklaşım sunan İhtiyaç Odaklı Anlayış (Needs Understanding) kavramını tanıtıyor. Bu kavram, tek bir basit fikre dayanıyor: Hepimiz, ait olma, önemli olduğumuzu hissetme ve eğlenme gibi temel insan ihtiyaçlarımızı karşılamaya yönelik bir arayış içindeyiz. 
İster zor bir karar vermeye çalışıyor olun, ister daha etkili iletişim kurmak, istediğiniz gibi ebeveynlik yapmak ya da dünyada bir fark yaratmak istiyor olun, İhtiyaç Anlayışı size yardımcı olabilir. 
•             Davranışlarınızı yönlendiren parmak izi ihtiyaçlarınızı keşfedin 
•             Başkalarını uzaklaştıran 10 dinleme tarzını ve bunun yerine ne yapmanız gerektiğini öğrenin 
•             Kendinizi ve başkalarını suçlamayı bırakın, altta yatan sorunları çözün 
•             Zor problemlere yaratıcı çözümler bulmak için dağın etrafında dolaşma yöntemini kullanın 
•             Dünyayı değiştirmek için kendinizi güçlendirin 
Alice Sheldon, İhtiyaç Odaklı Anlayış kavramının yaratıcısıdır ve bunu bireyler ve kuruluşlarla dünya çapında paylaşmaktadır. 
 
Hepimizin derinden ihtiyaç duyduğu ama çoğumuzun nasıl erişeceğini bilmediği ilişki becerileri üzerine güzel ve sade bir rehber. Bu kitap, daha barışçıl bir dünya yaratmanın müfredatında kesinlikle yer almalı. 
— Dr. Scilla Elworthy, üç kez Nobel Barış Ödülü adayı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127974</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53b99f21-f023-43e4-aa89-58662ef62da7.jpg</image:loc>
            <image:title>Katibi Divanı</image:title>
            <image:caption>Kâtibî, Türk tarihinde oldukça önemli bir yere sahip olan Seydî Alî Reis’in şiirlerinde kullandığı mahlastır. Dededen miras kalan denizcilik mesleği ile başta Barbaros Hayreddin Paşa olmak üzere pek çok deniz erkânı ile seferlere katılmış olan şair, Hint seferi dolayısıyla atandığı kaptanlık sonucu hayatını değiştirecek bir macerayı yaşamış ve bunun sonucunda da ünlü eseri Mir’âtü’l-Memâlik’i kaleme almıştır.  
Kaynaklarda Kâtibî’nin Dîvân sahibi bir şair olduğu belirtilmesine rağmen bugüne kadar eserinin bir nüshası ele geçmemişti. Fakat yapılan kütüphane taramaları sonucunda şairin Dîvân nüshasına ulaşılmış olup bu çalışma da şairin şiirlerini gün yüzüne çıkarmayı amaçlamaktadır.   
Dört bölümden müteşekkil çalışma Dîvân metnini ilim âlemine tanıtmayı amaç edindiği gibi Kâtibî’nin edebî yönünü gösterecek şekilde şiirlerin incelemesini de havidir. Ayrıca şiirlerinde geçen bazı edebî ibareler açıklama ve notlandırılma yoluna gidilmiştir. Çalışma, bugüne kadar daha çok tarihî kimliği ile bilinen Seydî Alî Reis&apos;in kayıp bir eserini ortaya koyarak edebî yönünü de aydınlığa kavuşturmayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127975</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d88bd55-09f1-402a-9c24-b5edf15fefbb.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Vücudu Hakkında Doğru Bildiğiniz Yanlışlar</image:title>
            <image:caption>İnsan Vücudu Hakkında Doğru Bildiğiniz Yanlışlar, insan bedeniyle ilgili yaygın inanışları bilimsel açıdan sorgulayan eğlenceli bir kitap. Yazar Matt Brown&apos;ın mizahi üslubuyla kaleme aldığı eser, çocukluğumuzdan beri sorgulamadan kabul ettiğimiz birçok yanılgıyı ele alıp çürütüyor ve vücudumuzun en gizemli yönlerini aydınlatıyor. 
Bilimsel geçmişe sahip bir gazeteci olan Brown, kitapta vücut hakkındaki yanlışları, tıbbi alıntıları ve ilginç tedavi yöntemlerini inceliyor. Örneğin, şeker tüketiminin çocukları hiperaktif yaptığına dair yaygın inanışın bilimsel bir temeli olmadığını ortaya koyuyor. Ayrıca &quot;çift eklemli&quot; olma durumunun gerçekte ne anlama geldiğini ve yemekten sonra yüzmenin tehlikeli olup olmadığı gibi konuları da ele alıyor. 
Sözde bilimden güncel araştırmalara kadar geniş bir yelpazede ilerleyen kitap, bilgileri herkesin anlayabileceği bir dille sunuyor. &quot;Doğru Bildiğiniz Yanlışlar&quot; serisinin bir parçası olan bu eser, popüler bilimi erişilebilir kılarak okuyucuların ilgisini çekmeyi başarıyor. İnsan vücuduyla ilgili yaygın inanışları sorgulayan ve bilimsel gerçekleri ortaya koyan bu kitap, hem eğlendirici hem de bilgilendirici bir okuma deneyimi sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127976</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77560d2d-02fc-4c73-a9ff-c763a14e7ed5.jpg</image:loc>
            <image:title>Haydi Sesimi Dinle-İş Başında</image:title>
            <image:caption>Traktör,kepçe,itfaiye kamyonu. 
Bir sürü alet ve makine. 
Hepsi çalışıyor ve çalışırken sesler çıkartıyor. 
Düğmeye bas sesleri dinle. 
Hem eğlen hem öğren. 
Haydi iş başına !</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127977</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7a7e824-3e91-4039-b47d-9e74d2014866.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Adam Olmak</image:title>
            <image:caption>Zafer İşçi’nin kaleme aldığı gerçek hayatın izdüşümü bir öykü kitabı. 
 
Sabah kalktığımda kendimi köyümüzde sandım. Bir an koşup pencereden dışarıya baktım. Burası da neresi? Demek geldi içimden. Erkenden çıkıp Dursun ile Ali’yi çağırayım zaten okulda yok. Ya ben İstanbul’dayım ne köyü dedim. Kendime güldüm. İstanbul’a alışmam için sanırım bayağı zaman gerekiyor. Neyse kahvaltı yaptıktan sonra biraz kapının önüne gezineyim. Anam beni uyardı kapıdan uzaklaşma daha buraları bilmiyorsun diye seslendi. Haklıydı kimseyi tanımıyordum. Belki babamla geziniriz diye düşündüm;  ama babamı göremeyince hemen sordum: 
 __ Ana babamı göremedim nereye gitti? 
 __ İş aramaya gitti. Bir an önce iş bulması lazım. 
Anam haklıydı. İş bulması lazımdı. Artık Sarı kız’ımızda yok. Sütte satamayacak. İş bulabilecek mi acaba? Benim baban çalışkandır herhalde bulur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127978</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63fd5bb5-ce9a-4d21-ba9e-0c5a99975c00.jpg</image:loc>
            <image:title>Asteriks Lejyoner</image:title>
            <image:caption>Neredeyse dünyadaki tüm dillere çevrilen, büyük küçük her yaştaki okur tarafından tutkuyla okunan, dünyanın en sevilen çizgi kahramanları geri dönüyor. 
 
Asteriks, Oburiks, Büyüfiks ve diğer Galyalı dostlarımızın daha önce Türkiye’de hiç yayımlanmayan yepyeni maceraları artık raflarda...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127979</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3983f4f-5cf3-4319-8ec7-513ebb016341.jpg</image:loc>
            <image:title>Asteriks Galya Kalkanı</image:title>
            <image:caption>Neredeyse dünyadaki tüm dillere çevrilen, büyük küçük her yaştaki okur tarafından tutkuyla okunan, dünyanın en sevilen çizgi kahramanları geri dönüyor. 
 
Asteriks, Oburiks, Büyüfiks ve diğer Galyalı dostlarımızın daha önce Türkiye’de hiç yayımlanmayan yepyeni maceraları artık raflarda...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127980</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5be536b-d07b-4c7b-9832-a8229cd75194.jpg</image:loc>
            <image:title>Minki ile Bonki – Kimin Evi? (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Herkes yaşadığı yere kendine göre izler bırakır. 
Minki ile Bonki bu izlerin peşinde. 
 
Peki sen tahmin edebilecek misin, acaba kim yaşıyor bu evlerde?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127981</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5d780f2-95d5-42a7-bab4-7ffce54a0dfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Minki ile Bonki – Ne Lazım? (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>En sevdiğin oyun için ne gerekli? 
Onlara da yardımcı olabilir misin peki? 
 
Güzel bir gün geçiriyor Minki ile Bonki. 
Ama hep bir şeyler eksik sanki...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127982</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd4c9e34-091b-47ae-bd25-bd9578ebb62d.jpg</image:loc>
            <image:title>Minki ile Bonki – Nasılsın? (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Seni en çok ne mutlu eder? 
Seni üzen şeyler ne? Neye şaşırırsın? 
 
Minki ile Bonki’nin duygular hakkında 
sana anlatmak istediği şeyler var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127983</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5eba86b4-ca52-4b17-9cc0-0b2c4e83611b.jpg</image:loc>
            <image:title>Minki ile Bonki – Ne Renk? (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sarı seni neşelendirir mi? 
En sevdiğin kırmızı şey ne? 
 
Minki ve Bonki rengârenk resimler yapıyor. 
Onlara ne renk kullanacaklarını söyleyebilir misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127984</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c805dc9-befe-4667-91bf-c38105b5261a.jpg</image:loc>
            <image:title>Konuşmalar</image:title>
            <image:caption>Bollas ile Düşünsel Bir Yolculuk: Konuşmalar  
 
Psikanaliz dünyasının en özgün ve derinlikli düşünürlerinden biri olan Christopher Bollas, bireyin içsel dünyasını, bilinçdışı süreçlerini ve ruhsallığın doğasını anlamaya yönelik olağanüstü katkılarıyla tanınıyor. Bollas, kuramları ve kavramlarıyla yalnızca klinik pratikte değil, edebiyattan felsefeye, sanattan toplumbilime uzanan geniş bir yelpazede etkili oluyor. The Shadow of the Object, Being a Character ve The Infinite Question gibi klasikleşmiş eserlerinde insan psişesinin gizemlerine ışık tutan Bollas, bu kez Konuşmalar ile okuru doğrudan bir düşünce yolculuğuna davet ediyor.  
 
Düşüncelerinizin Sınırlarını Zorlamaya ve Bilinçdışının Gizemlerine Doğru Bir Yolculuğa Çıkmaya Hazır mısınız?  
Konuşmalar, yazarın uzun yıllara yayılan entelektüel ve klinik birikimini, diyalog formunda sunduğu derinlemesine bir metin. Bollas, kitap boyunca psikanalitik kavramları, insan ruhunun labirentlerini, klinik deneyimlerini ve felsefi yaklaşımlarını konuşmalar aracılığıyla ele alıyor. Ancak bu sadece kuru bir akademik söyleşi değil; aksine, düşüncenin akışına kendinizi kaptıracağınız, satır aralarında Bollas’ın bilgelik dolu sesini duyabileceğiniz samimi ve etkileyici bir eser.  
Bu kitap, Bollas’ın zihninin nasıl çalıştığını merak edenler için bir rehber niteliğinde. Onun düşünme biçimi, psikanalizi anlatışı, olaylara yaklaşımı o kadar kendine özgüdür ki, kitap boyunca Bollas’ın bir odada sizinle konuştuğunu hissedeceksiniz.  
 
Konu Başlıkları ve Kitabın Öne Çıkan Yönleri  
·           Bilinçdışı Süreçler ve Serbest Çağrışım: Bollas, Freud sonrası psikanalitik düşünceyi kendine özgü bir dille yeniden yorumluyor.  
·           Klinik Deneyimler ve Vaka Örnekleri: Terapi odasındaki en kritik anları, aktarım ve karşıt-aktarım süreçleri üzerine derinlikli çözümlemeleri içeriyor.  
·           Özne ve Öznellik: İnsan ruhsallığının şekillenişi, dilin ve kültürel bağlamların bireyin psikolojisindeki yerine odaklanıyor.  
·           Bollas’ın Kuramsal Mirası: “Bilmediklerimizi bilmek” kavramından, estetik karşılaşmaların ruh üzerindeki etkilerine kadar geniş bir çerçeve veriyor.  
 
Konuşmalar, Bollas’ın yazılarını takip edenler için hem onun düşüncelerine daha yakından temas etmek hem de yeni fikirlerle karşılaşmak adına eşsiz bir fırsat sunuyor. Eğer psikanaliz, insan ruhu ve düşüncenin derinliklerine inmeyi seven biriyseniz, bu kitap sizin için vazgeçilmez bir kaynak olacak.  
 
Neden Okumalısınız?  
·           Christopher Bollas’ın bilinçdışına dair özgün kavramlarını anlamak için.  
·           Psikanalizle ilgilenen herkesin başucu kitaplarından biri olacak kadar kapsamlı ve içgörü dolu olduğu için.  
·           İnsan zihninin, rüya dünyasının, terapötik ilişkilerin ve bilinçdışının en ilginç yönlerini keşfetmek için.  
·           Bollas’ın anlatımındaki edebi derinliği ve şiirselliği deneyimlemek için.  
 
Eğer psikanaliz sizin için sadece bir terapi yöntemi değil, bir düşünme biçimi, bir yaşam pratiği ise, Konuşmalar tam da aradığınız kitap olabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127985</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f00fcbb8-dc99-47ac-a50f-a3be66fa932c.jpg</image:loc>
            <image:title>İmam Azam Ebu Hanife</image:title>
            <image:caption>Yıldız, ışığını Güneş’ten alır. Geceleri görünür, gündüz kaybolur. Gökyüzünün süsüdür, karanlığa ışık olur. 
Işığını insanlığın güneşinden alan yeryüzü yıldızları da vardır. Bu yeryüzü yıldızları, etraflarına gece gündüz hep aydınlık saçarlar. Ama onları hakikatiyle görecek göz gerek... 
Yeryüzü yıldızları, maneviyat dünyamızın güzelliği ve süsüdürler. İnsanlık onlarla değerlenir, kıymet kazanır. Onlar, yaşanmaya değer hayatı yaşamış örneklerdir. Onlar, gecelerimizi gündüz ederler, kalbimizi nurlandırırlar. 
İşte onlardan biri, hem de en parlaklarından biri, İmam Azam Ebu Hanife’dir. 
İbretlerle dolu hayatı, en heyecanlı romanlara taş çıkartır. Zira o; imanın, irfanın, ilmin, ahlakın, cesaretin en güzel örneklerindendir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127986</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adb3500c-e3ad-433d-9dfd-665031af1524.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozuk Ayna</image:title>
            <image:caption>Kendinizi Suçlamayı Bırakın, Gerçeği Görün: Bozuk Ayna  
 
Modern ilişkilerde en büyük çıkmazlardan biri, kendimizi hep suçlu hissetmemizdir. Yanlış insanları seçtiğimiz, yeterince sevgi veremediğimiz ya da daha fazlasını yapmamız gerektiği fikri bizi tüketir. Ama ya aslında problem siz değil, karşınızdaki insan ya da içinde bulunduğunuz dinamiklerse?  
Dünyaca ünlü psikolog, ilişki uzmanı ve klinik profesör Dr. Ramani Durvasula, Bozuk Ayna’da tam da bu noktaya parmak basıyor. Narsist bireylerle kurulan yıkıcı ilişkilerden nasıl çıkılır? Kendini suçlamayı bırakıp sağlıklı sınırlar nasıl çizilir? Gerçek sevgiyle manipülasyonu nasıl ayırt edebiliriz? Bu kitap, tüm bu sorulara yanıt verirken içsel dönüşümünüzü başlatıyor.  
 
Dünyada Çok Satan, Dönüştürücü Bir Rehber!  
Bozuk Ayna, yayımlandığı andan itibaren büyük ses getirdi. Amazon, Barnes &amp; Noble ve birçok uluslararası platformda en çok satanlar listesine girdi. İnsan psikolojisini derinlemesine ele alan kitap, yalnızca teorik bir bakış açısı sunmakla kalmıyor; gerçek hayattan örneklerle, terapötik yaklaşımlarla ve pratik çözüm yollarıyla okurlarına yeni bir perspektif kazandırıyor.  
Dr. Ramani, özellikle narsistik kişilik bozukluğu, toksik ilişkiler ve manipülatif davranışlar konusunda dünyanın en saygın uzmanlarından biri. Onu YouTube videolarından, TED konuşmalarından ya da danışmanlıklarından tanıyorsanız, bu kitapla birlikte bilgisini çok daha derin ve sistematik bir şekilde sunuyor.  
 
Bu Kitap Size Ne Kazandıracak?  
✔ Toksik ilişkileri anlamayı ve kopmayı  
✔ Kendi duygusal ihtiyaçlarınıza öncelik vermeyi  
✔ Sınırlar koymayı ve kendinizi savunmayı  
✔ Gerçek sevgi ile yıkıcı bağımlılığı ayırt etmeyi  
 
Eğer geçmiş ilişkilerinizde hep aynı döngüleri yaşıyor ve nedenini anlayamıyorsanız, suçu kendinizde aramayı bırakmanın vakti geldi.  
Bozuk Ayna, sadece bir kişisel gelişim kitabı değil, duygusal olarak özgürleşmenin anahtarı! Kendinize yapabileceğiniz en büyük iyiliklerden biri, gerçeği görmek ve artık yıpratıcı ilişkilerin esiri olmamak.  
Şimdi okuyun, özgürleşin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127987</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac1b635f-cab2-4d87-8bc8-441a66989dfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Arafta Aşk</image:title>
            <image:caption>Bazen bir rüya, gerçeğin ta kendisidir… 
 
Hira, bildiği dünyada yaşamaya çalışırken, ruhu bambaşka bir âleme ait gibi. Her gece gözlerini kapattığında, rüyalarına esir o. Zamanın ve mekânın ötesinden gelen, tanımadığı ama hissettiği bir bilinmeze belki de bir hayale duyduğu aşk onu nereye sürükleyecek? 
 
Merih, gözlerini Hira&apos;dan alamayan, onun ruhunda kaybolmaya gönüllü bir yolcu. Ama Hira&apos;nın kalbi çoktan birine mi ait? Yoksa kader, onları çok daha büyük bir hikâyeye mi sürüklüyor? 
 
&quot;Üzülme, kaybettiğin her şey bir gün başka bir suretle geri döner,&quot; der Mevlana. 
 
Zamanın ötesinde yankılanan bir sevda… 
Geçmişin gölgelerinden geleceğe uzanan bir çağrı… 
Gerçek mi, hayal mi? Yoksa aşk, bunların çok daha ötesinde bir sır mı? 
 
“Senin adını bilmeden sevdim ben… 
Rüyalarımda fısıldanan bir dua gibi, 
Kalbime kazınmış bir sır gibi…” 
 
Arafta Aşk, kader ile özgür irade arasında sıkışıp kalan bir ruhun, gözlerine hapsolduğu aşkı arayış hikâyesi. 
 
Peki ya siz? Bir rüyanın peşinden gitmeye cesaret edebilir misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127988</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d18b1ca-ed1b-45a0-8bb1-332fb463a934.jpg</image:loc>
            <image:title>İş Bana Düşer</image:title>
            <image:caption>“Millennial Therapist” adlı sosyal medya hesabıyla
milyonlarca kişiye ulaşan varoluşçu psikoterapist Sara Kuburic’ten 
benliğimize ve hayatımıza sahip çıkmaya dair dönüştürücü bir rehber.
 
Pek çoğumuz hayatımızın belirleyici alanlarında kendimizi kayıp hissediyoruz; aile, arkadaşlık, aşk ve iş ilişkilerimizde kendimiz olamadığımız davranış örüntüleriyle mücadele ediyoruz. Toplumdan, medyadan, çevremizden bize yansıtılan yanıltıcı benlik imgelerini içselleştirerek kim olduğumuza ve gerçek hayallerimize uymayan kişilik ve mutluluk idealleri oluşturuyoruz. Bu da kendimize yabancılaştığımız ve kime ait olduğunu bilmez hale geldiğimiz hayatlar yaşamamıza yol açıyor.

Peki bunlardan bir çıkış yolu var mı? Varoluşçu psikoterapist Sara Kuburic teorik ve klinik tecrübesine dayanarak, aynı zamanda kendi “benlik kaybı” deneyiminden yola çıkarak bize bu konuda bir yol haritası sunuyor.

Hayata ve kendimize dair acı gerçeklerle yüzleşerek, seçimlerimizin ve eylemlerimizin sorumluluğunu üstlenerek, duygularımızla ve bedenimizle temas halinde olarak, varoluşumuzda anlamlı deneyimlere yer açarak kim olduğumuzu kavramanın ve olmak istediğimiz kişiyi yaratmanın yollarını gösteriyor. Böylece kendimiz olduğumuz anlamlı ve tatmin edici bir yaşam sürmenin mümkün olduğunu ortaya koyuyor. Yeter ki öncelikle “İş Bana Düşer” diyerek bu yolda kararlılıkla yürüyelim…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127989</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/429f2c90-c3cf-4bdb-bc31-bdb3e936bd04.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Kente Orman Denir</image:title>
            <image:caption>“Her kim ki canavarlarla uğraşmakta, süreç içinde kendinin de canavar olmamasına dikkat etmelidir. Cehennemi izlerken, cehennemin de sizi izlediğini unutmayın.” 
 
Nietzsche 
 
Karanlık, bazen insanın en derin korkularından doğar. 
Kimileri için efsane, kimileri için sadece eski bir masal olan gölgeler, şimdi kanlı bir gerçeğe dönüşüyor. 
Bu bir savaş değil; bir hesaplaşma. İnsan ile bilinmeyen, geçmiş ile bugün, gerçek ile kabus arasındaki sınır giderek siliniyor. Efsaneler gerçek oluyor ve bu unutulmuş̧ geçmişin sisli ve tozlu sayfalarından fırlayan bir yaratık... Adı, ruhlarda korku ve terör estiren bir canavar. 
Onu durdurmak için seçilmiş bir adam ve bir kadın. 
Hayatta kalmak için eskiyi unutmak ve tekrar birbirlerine sarılmak zorundalar. 
Gecenin en karanlık anında başlayan bu yolculuk, sadece hayatta kalma mücadelesi değil. 
Korkunun, ihanetin ve bilinmezliğin kol gezdiği bir hikâyede, herkesin kendine sorması gereken tek bir soru var: Avcı mısın, yoksa av mı? 
 
Ve av başladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127990</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ab80c5e-9fa5-40af-a329-e326e10ddc92.jpg</image:loc>
            <image:title>Corvus</image:title>
            <image:caption>Bazen bir cinayet, sadece bir cinayet değildir. 
 
Emniyet teşkilatının en seçkin ekiplerinden A Takımı, Justinyen Köprüsü&apos;nde işlenen tüyler ürpertici bir cinayetle karşı karşıyadır. 
Kurbanın başına yerleştirilen çiçek tacı, duvara çizilen esrarengiz semboller ve kanla yazılmış mesaj… 
Bu, sadece bir katilin işi mi, yoksa çok daha derinlere uzanan bir ritüelin parçası mı? 
 
Başkomiser Alp Korugan ve ekibi, ipuçlarını bir araya getirirken cinayetin sanılandan çok daha büyük bir bilmece olduğunu keşfeder. Adım adım ilerledikçe karanlık sırlar ortaya çıkacak, geçmiş ile bugün iç içe geçecek ve hiçbir şeyin tesadüf olmadığı anlaşılacaktır. 
 
Gerilim ve gizem dolu bir hikâyeye hazır olun. 
Bedelini kuzgunların ödediği cinayetlere... 
 
 
Corvus, sizi polisiyenin en karanlık köşelerine götürecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127991</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2475f9a0-50db-4d56-96c1-7cc5d1f763b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Dalgadaki Köpük</image:title>
            <image:caption>&apos;Dalgalarda oluşan deniz köpüğü bir süre yüzeyde kalır, rüzgârın etkisiyle kaybolur.’ 
 
Işıltılı ofisler, büyük toplantılar ve sonsuz güç vaatleri. Kurumsal hayatın boşluğu, geçiciliği, çıkar odaklı ilişkiler ve tükenmeyen hırslar. Unutulan zaferler, yenilgiler. Ve geri gelmeyen zaman. 
 
Melis, güçlü olmak için bencilleşmeyi, kazanmak için kaybetmeyi göze almıştı. Peki, bu gücün ve ihtişamın bedeli neydi? Hırsı ona yol gösteren bir ışık mıydı, içindeki karanlığı besleyen bir alev mi? 
 
Çiğdem Turgay&apos;ın üçüncü romanı Dalgadaki Köpük&apos;de, başarılı olmak için her yolu deneyen Melis&apos;in entrikalar ve sahte dostluklarla dolu bir dünyadaki dönüşümüne tanık olacaksınız. Gerçek ile yalanın iç içe geçtiği bu hikayede, zirveye tırmanırken kaybolan bir ruhun izini süreceksiniz..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127992</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/555182b4-f7f7-4fb0-be6e-8b5e538c66f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşüncelerimizi Düzenlemek: Tavşan Can’la Felsefeye İlk Adım Kılavuzu</image:title>
            <image:caption>Düşüncenin gücünü keşfetmeye hazır mısınız?
 
Bazen zihnimiz sorularla dolup taşar: Kimim ben? Düşüncelerim
nereden geliyor? Ya dünya sandığımızdan çok daha farklıysa?
Düşüncelerimizi anlamak, sorgulamak ve daha iyi ifade etmek için
Tavşan Can’la maceraya çıkmaya hazır mısınız?
 
Düşüncelerimizi Düzenlemek, çocukları felsefenin büyülü dünyasına
davet eden eğlenceli ve düşündürücü birçok etkinlikle buluşturuyor.
Tavşan Can’ın kendi düşüncelerini keşfetme serüveni, çocuklara eleştirel
düşünme, mantık yürütme ve sorgulama becerileri kazandırırken, aynı
zamanda onları eğlenceli bir keşfe çıkarıyor.
 
Matthew Lipman, bu kitapta çocukların hem kendileriyle hem de
dünyayla daha derin bağ kurmalarına yardımcı olmayı hedefliyor.
Ebeveynler ve eğitimciler için de yol gösterici nitelikte olan bu kılavuz,
felsefeyi günlük hayatın bir parçası hâline getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127993</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c684964-68ed-4679-b4e5-eefa53ad6c5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dişlerin Dansı</image:title>
            <image:caption>Dişlerin dans edebildiğini biliyor muydun? 
Ege’nin diş kontrolü günü gelip çattığında hiç beklemediği bir sürprizle karşılaşır: Saklanan bir dişi vardır! Onu bulmak için dişlerinin dansına katılmalı ve doktorunun verdiği görevi tamamlamalıdır. 
Ege’yle birlikte dişlerin eğlenceli dünyasını keşfetmeye hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127994</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3e20d09-b028-4c33-9cf1-5270f17bd301.jpg</image:loc>
            <image:title>Düş Gezginleri</image:title>
            <image:caption>Bir çiçek size gülümseyip konuşursa ne yaparsınız? Ya bir balık “Hadi cesaretini topla!” derse? 
Ayşe, sıradan bir gecede sıradışı bir yolculuğa çıkar ve kendini her şeyin mümkün olduğu Hayal Bahçesi’nde bulur! Dans eden yıldızlar, konuşan çiçekler, parlayan kelebekler ve… biraz komik ama fazlasıyla bilge bir Cesaret Balığı. Her köşe sürprizlerle dolu! 
Ayşe’nin bu büyülü dünyada hayal kurmanın sınır tanımadığını, düşmenin kalkmanın en eğlenceli yolu olduğunu ve gerçek dostların bazen hiç beklemediğiniz yerlerden çıkabileceğini keşfettiği bu maceraya sen de katıl!                                                                          Hayallerine sıkı sıkı sarıl, unutma: En büyük macera, kendi hayal gücünde başlar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127995</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd585969-ed20-4197-8e3a-617bad56a57b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşam ve Yaratıcılık Üzerine 12 Nota</image:title>
            <image:caption>Tek umudum, benden sonra gelenlere her 
şeyi gerçekleştirmeleri için ilham verebilmek. 
Ortak çabalarımız birçok “ilk” ortaya 
çıkarsın ama “tek seferlik”ler yaratmasın. 
 
Dünyanın sayılı müzisyenlerinden, prodüktörlerinden ve akıl 
hocalarından biri olan Quincy Jones, Yaşam ve Yaratıcılık Üzerine 12 Nota adlı kitabında yaratıcılık, yaşam ve mükemmellik arayışı üzerine düşüncelerini samimi bir dille ortaya koyuyor. 
 
Başarılı ve çok ödüllü bir müzisyen olmasının yanı sıra hayatı sonuna kadar kucaklayan bir öğretmen de olan Jones, müzikle yoğrulmuş yaşamını, karşılaştığı zorlukları ve bu zorluklar karşısındaki direncini tüm yalınlığıyla gözler önüne seriyor. 
 
Her bölümü bir notayla adlandırılan bu kitapta, 12 notaya karşılık 
12 unutulmaz yaşam dersi okurları bekliyor. Hayatın bir melodi 
gibi akıp gittiğini, kimi zaman güçlü bir akor, kimi zaman derin bir 
sessizlik olduğunu ancak her zaman cesaretle başlaması gerektiğini keşfederken, Quincy Jones’un büyüleyici yolculuğuna tanıklık edecek ve onunla birlikte hayatın 12 notasını keşfedeceksiniz. 
 
Özellikle yaratıcılık gerektiren işlerle uğraşanların başucu kitabı 
olmaya aday Yaşam ve Yaratıcılık Üzerine 12 Nota’da herkes için bir şeyler var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127996</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/547d0636-4931-4188-90af-1164ca3cce78.jpg</image:loc>
            <image:title>Hezeyan Fabrikası</image:title>
            <image:caption>“Gerçek; sadece kurgudur. Çoğu zaman içinde yer almayı tercih ettiğimiz, bazen de içinde yer almaya zorlandığımız bir hikâyedir.” 
-M.E. 
 
“Düşünün; hayaller şehri İstanbul’un hayalet kalemleri, yitik bir aşkı kurtarmak için seferber olmuş̧. Bu artık sadece bir kampanya değil, yılın sanat olayıdır.” 
-Kampanya Sözcücü Aslı Y. 
 
“Dijital istismarın belirtileri paranoyak şizofreniye benzer. Kanıtlaması zordur.  Ama telif hakları söz konusu olursa o davayı kazanabiliriz.” 
-Avukat Zuhal 
 
“Hiç tanımadığın, asla yüzünü görmeyeceğin biri seni kimsenin anlayamadığı kadar iyi anlayabilir ve anlatabilir… Sen bir kahramansın. Sen bu hikâyenin yıldızısın.” 
-En güzel aşk romanlarının yazarı M. 
 
“Kimse konuşmayacaktır. Zaten faillerin çoğu utanç verici bir olaya karıştığını düşünmek bile istemez.” 
-Adem’in Askerleri 
 
*** 
 
Olaylar 2015-16 Türkiye’sinde geçer. Kahramanlarımız kendi hayatlarının komplo teorileriyle boğuşurken; haber alma hakkının hükümranlığını ancak başka hayatların üzerinde sürdürebildiği, kurgunun gerçeğin yerini aldığı bir tuhaf zamanda teker teker kendi sonlarını bulurlar. Buldukları anda da hikâyeden çıkarlar çünkü: 
Bir yerde sırların çıtası yüksekse 
önemsiz olaylar karşısında susmak meşrudur. 
 
Neyin gerçek neyin rüya olduğunu bilemediğimiz bu çarpıcı hikâyede, kimin dost, kimin düşman olduğunu ayırt etmek de mümkün değil. Kurtuluş mümkün mü, yoksa bizi daha büyük bir kayboluş mu bekliyor? 
 
“Hezeyan Fabrikası, aşkın karanlık dehlizlerinde dolaşan bir hayal kırıklığı ve direniş destanı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127997</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1ecf588-2030-4af1-ac7d-8f399b46b644.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıyamet Virüsü</image:title>
            <image:caption>“Bildiğiniz dünyayı unutun! O artık yok, yitip gitti. Satranç tahtası eski oyuncularından temizlendi. Yeni bir dünya burası! Kurallar değişti, oyuncular değişti. Taşlar yeni bir oyun için dizildi tahtaya…” 
 
*** 
 
Bir zamanların kurtarıcıları, şimdi “Kurt” ve “Kuzgun” olarak bilinen iki Ejderan. Kadim bir lanetin işaretiyle birleşen bu ikili, geleceğin savaşçısı mı yoksa son umudu mu olacak? 
 
“Dünya bambaşka bir şekil aldığında gelecek Kalgançı Çak. Sayısız mevsim döngüsü geçecek. İnsan urukları (halkları) tüm dünyayı dolduracak. Demirden atlara binecekler, kuşlar gibi uçacaklar, kocaman, taştan dağa benzer kulelerde karıncalar gibi üst üste yaşayacaklar. Her şeyleri olacak ama ruhları çürümüş olacak. Uruklar birbirlerini boğazlarken, Albız (şeytan) üstlerine körmöslerini (iblis) salacak. Başka dünyalardan gelen körmösler bunlar, insanlığa yıkım ve hastalık yayacaklar. Uruklar, urukların kurdu olacak, dünya ortadan ikiye bölünecek. Güneşin doğduğu topraklar temiz, battığı topraklar hastalıklı kalacak.” 
 
2090 yılının İstanbul’undan, Karakurum’un ürkütücü dağlarına; modern şehirlerden harap olmuş topraklara uzanan nefes kesici bir yolculuk… Geçmiş ve geleceğin, mitoloji ve gerçekliğin birleştiği bu dünyada, kader çizgileri yeniden çiziliyor. Mitolojik bir geçmişten, karanlık bir geleceğe uzanan bu destansı yolculukta, insanoğlu hayatta kalmayı başarabilecek mi? Yoksa dünya tamamen ejderanların, zombilerin ve gölgelerin oyun alanına mı dönüşecek? Kurt ve Kuzgun’un izinden gidin ve soruyu sorun: Bu kıyametten geriye kim kalacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127998</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa06619e-90eb-4fd6-b618-c5b4a2a30bac.jpg</image:loc>
            <image:title>Mozaik Uğur Böceği</image:title>
            <image:caption>Bir Çocuk 
Gördüğünü Hatırlayabilir. 
Okuduğunu Anlayabilir. 
Ancak Yaptığını Sevebilir. 
Minik Laçin’in yaptığı Mozaik Uğur Böceğini çok sevdiği gibi. 
 Bu sıcacık hikâye, çocuklara yaratıcılığın, aile bağlarının ve doğanın güzelliklerinin ne kadar özel olduğunu anlatıyor. Laçin’in mozaik uğur böceğiyle çıktığı bu maceraya siz de katılın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=127999</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70b5949a-0868-4232-8d67-cb0810125500.jpg</image:loc>
            <image:title>Beklediğin Kişi Sensin</image:title>
            <image:caption>İçsel Aile Sistemleri Modelinin Yakın İlişkilere Uygulanması 
Richard Schwartz’ın Devrim Niteliğindeki Kitabı: Beklediğin Kişi Sensin  
 
Kendini sevmek, özgüven kazanmak ve sağlıklı ilişkiler kurmak üzerine sayısız kitap yazıldı. Ancak çok azı gerçek dönüşüm için etkili bir yöntem sunabiliyor. Psikoterapist ve İçsel Aile Sistemleri (IFS) kurucusu Richard Schwartz, Beklediğin Kişi Sensin’de, ilişkilerde yaşadığımız temel sorunların kökenine inerek, okuyucuyu içsel şefkat ve kendine liderlik yolculuğuna davet ediyor. Bu kitap, yalnızca romantik ilişkileri değil, bireyin kendi iç dünyasıyla kurduğu bağı da kökten değiştiren bir rehber niteliğinde.  
 
Neden Bu Kitabı Okumalısın?  
İlişkilerde sürekli benzer sorunlarla karşılaşıyor, sevgiye ve değere layık olmadığını hissediyor, başkalarının seni tamamlamasını bekliyor ya da duygusal bağımlılıkla mücadele ediyorsan, bu kitap tam sana göre! Schwartz, IFS metodolojisiyle, içimizde var olan farklı “parçalarımızın” nasıl çalıştığını ve onların yaralarını nasıl şefkatle iyileştirebileceğimizi anlatıyor.  
 
Kitabın sunduğu kazanımlar:  
·           Kendini eleştirmek yerine anlayarak içsel barışa ulaşma  
·           Duygusal bağımlılığı aşarak sağlıklı ilişkiler kurma  
·           Romantik ilişkilerde tekrar eden kalıpları fark etme ve değiştirme  
·           Kendi iç liderliğini keşfederek öz güven geliştirme  
·           Sevgi ve kabulü önce kendine vererek dış dünyaya daha sağlam adımlar atma  
 
Richard Schwartz Kimdir?  
Dr. Richard Schwartz, psikoterapi dünyasında çığır açan İçsel Aile Sistemleri (Internal Family Systems – IFS) modelinin kurucusudur. Kendi terapi pratiğinde, insanların iç dünyalarında farklı sesler ve parçalar taşıdığını fark eden Schwartz, bu parçaların birbirleriyle nasıl etkileşime girdiğini anlamak için yeni bir yaklaşım geliştirdi. IFS, günümüzde travma terapisi, kişisel gelişim ve ruh sağlığı alanlarında en etkili yöntemlerden biri olarak kabul ediliyor.  
Schwartz’ın geliştirdiği model, yalnızca terapistlerin değil, kendi iç dünyasını keşfetmek isteyen herkesin kullanabileceği pratik bir yol haritası sunuyor. Travmayı iyileştirmek üzerine yazdığı Bozuk Parçan Yok ile tüm dünyada çoksatan listelerini altüst eden yazar, kendimizi anlama ve kendimizle ilişki kurma konusunda devrim niteliğinde bir paradigma öğretiyor.  
 
Bu Kitap Kimin İçin?  
·           Kendi içindeki çatışmaları anlamak ve çözmek isteyenler  
·           İlişkilerde sürekli aynı döngülere düşmekten yorulanlar  
·           Kendi değerini dışarıda aramak yerine, içsel güven ve sevgiyi bulmak isteyenler  
·           Kendini daha derinlemesine tanımak ve kabul etmek isteyenler  
·           IFS modelini öğrenerek hayatına uygulamak isteyenler  
 
Artık Beklemek Yok, Çözüm Sende!  
Bu kitap, hayatın boyunca başkalarının seni iyileştirmesini beklemek yerine, kendi içsel liderliğini nasıl ele alabileceğini gösteren güçlü bir rehber. Beklediğin kişi, tam olarak sensin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128000</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/387d7703-4d60-4892-9ed1-a081592ccb1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Corvus ve Desiderium - İlk Aşk</image:title>
            <image:caption>Batan güneşi izledi Corvus bir süre, &quot;Eğer hiç batmasaydı bu muhteşem varlık, doğuşunun bir önemi olur muydu?&quot; diye fısıldadı sessizce. &quot;Bunu daha önce hiç düşünmemiştim Diversum ama belki de önemli olan, var olmak değildi hiçbir zaman. Önemli olan şey, batacağını bilmene rağmen doğmaktı belki de.&quot; 
&quot;Sonsuz olmaktan vaz mı geçmeli?&quot; diye sordu sakin bir ses tonuyla Diversum. 
Hayatlarını, amaçlarını ve benliklerini arayan Corvus ve Desiderium, birbirlerini gördükleri anda geride var olan her şeyi unuttular. Göremez ve bilemez oldular. Ne isimlerini hatırlayabildiler ne de geçmişlerini. Ne mutlu anıları kaldı fikirlerinde ne de yıkılan hayalleri. Yalnızlıklarını da umutlarını da unuttular. Onlara iyi gelen, kötü hissettiren veya hiçbir etkisi olmayan tüm her şeyi unuttular. Gelecekleri hâlâ bir sır olsa bile o an unutuldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128001</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b51922a-6110-40ca-aef2-ee2427497ba5.jpg</image:loc>
            <image:title>Gücüm Yetene Kadar</image:title>
            <image:caption>“Zaman mı değiştirdi yoksa yaşadıklarımız mı? Belki de hiçbiri. Sen değiştirdin beni. Ama bu öyle kolay olmadı. Önce direndim. Kabullenemedim olanları. Görmez, konuşmaz, yürümez, anlamaz denilen bir bebek bırakmışlardı kucağıma. Oğlumla geleceğe dair düşlediğim hiçbir şeyi gerçekleştiremeyecektik. Yaşama amacımı kaybetmiştim. Bu nedenle ne yapacağımı bilemedim uzun bir süre. Sonra fark ettim ki yepyeni bir yol var önümde. Ya daha önce tanıdığım hiç kimsenin gitmediği, nereye çıkacağını bilmediğim bu yola girecek ya da düştüğüm karanlıkta bir ömür boyu kalacaktım. Şimdi düşünüyorum da... Meğer geleceğimizin belirlendiği yol ayrımıymış bu karar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128002</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e90efea6-7bf7-4346-b6e2-5c133c03c1b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Zamanın Mucidi</image:title>
            <image:caption>Zaman… Akıp giden, geri döndürülemez, elimizden kayıp giden bir nehir gibi. Onu ölçeriz, planlarız, parçalarına ayırırız; ama hiçbir zaman ona tam anlamıyla hükmedemeyiz. Geçmiş, biz farkına varmadan zihnimizin derinliklerine kök salar. Anılar, bazen bir sığınak, bazen ise kaçamadığımız bir labirente dönüşür. Peki ya geçmişe dokunabilseydik? Yaşanmış anları yalnızca hatırlamakla kalmayıp onları yeniden görebilseydik? O zaman zamanın efendisi mi olurduk yoksa onun kölesi mi? 
 
Bu kitap, geçmişle yüzleşmenin özgürleştirici ama aynı zamanda yıkıcı olabileceğini anlatıyor. Kendi geçmişine saplanıp kalmış bir adamın, icat ettiği bir makineyle yalnızca anılara değil, insan ruhunun en karanlık köşelerine yolculuk edişine tanık olacaksınız. Geçmişe bakmak, bir cevap arayışı mıdır yoksa gerçeğin ağırlığıyla yüzleşmeye hazır olup olmadığımızı test eden bir sınav mı? 
 
Kayıp Zamanın Mucidi, bir icadın ötesinde, insan olmanın, hatıraların ve kaçınılmaz hesaplaşmaların hikâyesidir. Çünkü bazen en büyük keşifler, dış dünyada değil, zihnimizin en derinlerinde saklıdır. 
 
Şimdi bir seçim yapma zamanı: Geçmişe bakmaya cesaretin var mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128003</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/330f9335-35e3-4b86-ab66-649a6699f886.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhteşem Sıradanlar</image:title>
            <image:caption>Bazı hayatlar sessizce akar, gözden kaçar, sıradan sanılır. Ama belki de en büyük mucizeler, en derin hikâyeler tam da bu sıradanlığın içinde saklıdır... 
 
Bir kitabın arasında unutulmuş bir mektup, her sabah aynı saatte pencereden bakan bir çift göz,  eski bir kahve fincanına sinmiş hatıralar... 
 
Öylece geçiveren zamanların, fark edilmeden hayatı değiştiren tesadüflerin ve insan ruhunun büyüleyici sadeliğinin izini süren bu kitap, seni sıradanın içindeki muhteşemliği keşfetmeye davet ediyor. Göreceksiniz ki her birimizin zihninde kimsenin bilmediği koca bir şehir var. Duyacaksın ki her sabah uyandığında usulca mırıldandığın bir şiir, şarkı var. Anlayacaksın ki kalabalıkların arasında tek başına yürüsen de içinde taşıdığın uçsuz bucaksız bir manzara var. 
 
Muhteşem Sıradanlar, fark edilmeden akıp giden hayatların içindeki görünmez kahramanların hikâyesidir... 
 
Ve her ne kadar benim gibi sıradan görünüyor olsa da en az senin kadar muhteşemdir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128004</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f0ba918-7266-464b-8174-6b8228d237c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yok Oluş</image:title>
            <image:caption>GEZEGENİN EN BÜYÜK HASTALIĞI; İNSAN 
          “Neden insanlar vaat edilmiş bir gelecek için şimdilerini feda etmek zorunda kalıyorlar hep? Ya o vaat edilen şey, yaşadığımız anda, acımasızca akıp giden her saniyede bir yerlerdeyse!” 
          “İnsanoğlu, bir şekilde yaşadığı her kıyameti atlatsa bile kendine yeni bir kıyamet yaratacak kadar acımasız ve ilkel duygular barındırıyordu bünyesinde.” 
Yok Oluş kitabının devamı niteliğindeki roman, birinci kitabın soluksuz akıp giden distopik kurgusunu katlayarak okuyucularını nefes kesen, alışılmışın dışında ve kitabı ellerinden bırakamayacakları yeni bir serüvenin içine çekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128006</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3de41bb0-29ce-4696-abb5-9f0ccc5fd216.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedektif Kediş ve Kayıp Ceviz</image:title>
            <image:caption>Kediş ile kitabın sayfaları arasında soluksuz bir maceraya çıkmaya hazır mısınız? 
Meraklı bir kedi, en sevdiği dedektifçilik oyununu gerçek bir maceraya dönüştürüyor! Kayıp fındığı ararken, karşılaştığı engeller hepimize hayatın değerli derslerini öğretiyor. Hazır olun, çünkü Kediş’in dünyasında kaybolan her şeyin bir anlamı var! 
Kediş’in en sevdiği dedektiflik oyunu, arkadaşı Sincap’ın ricasıyla gerçek bir maceraya dönüşür. Dedektif pardesüsünü giyip, gerekli tüm araştırma malzemelerini de yanına alarak işe koyulan Kediş kayıp fındığı ararken pek çok engelle karşılaşır. Dostlarının yanına geri döndüğünde onlara ait ve kaybolan pek çok şeyi bulmasına rağmen asıl aradığı fındıktan eser yoktur. Aslında Kediş, başarısızlık olarak gördüğü görevinde çok daha önemli bir farkındalık kazanır. Bazen asıl hedefimiz gibi görünen işler, bizi bambaşka keşiflerle buluşturmak için sadece bir başlangıç noktasıdır. 
Dedektif Kediş, başarısızlıkla yüzleşme, azim ve yardımlaşmanın önemini vurgularken; yolun bizi götürdüğü beklenmeyen sonları sevgiyle kucaklayabilmek konusunda da cesaretlendiriyor. Kediş&apos;in yolculuğu, küçük okurlara gerçek başarının bazen dolaylı yollardan geldiğini ve iyilik yapmanın değerini öğretiyor. Hayatta engellerle karşılaşsak bile kendimize inanmanın ve yola devam etmenin önemini vurguluyor. 
Okuyan Koala tarafından yayımlanan Hayır Dedi Tavşan! isimli kitabın yazarı Marjoke Heinrichs&apos;in bu yeni kitabı, ilham, hayal gücü, azim ve nihayetinde takdir duygusunu barındıran büyüleyici bir dedektiflik hikayesi sunuyor. Bu sevimli kitap, küçük dedektif adayları ve detayları keşfetmeyi seven minik okurlar için harika bir seçim. 
Temalar: Empati, yardımlaşma, arkadaş ilişkileri, problem çözme becerileri, yaratıcı düşünme, öz güven, sabır ve azim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128007</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e277d8c2-9f3f-4808-83ec-59be168cd874.jpg</image:loc>
            <image:title>İhyau Ulumi&apos;d-Din (muhtasar)</image:title>
            <image:caption>İhyâu Ulûmi’d-Dîn, İmam Gazalî’nin Bağdat’ı terk ederek kendini tefekküre ve deruni bilgiye verdiği dönemin en önemli ürünü ve dini, ahlaki, felsefi, tasavvufi muhtevasıyla İslam düşüncesinin en dikkat çekici eserlerinden biridir. Hem İslam coğrafyasında hem de Batı’da çok fazla dikkat çekmiştir. Bugün bütün dünyanın okuduğu kaynak eser olma özelliği taşımaktadır. 
İhyâ, dini konuların tasavvufî açıdan ele alındığı, tasavvufun teorik yaklaşım ve yorumlarını pratik dini uygulamalara yansıtma gayretidir. Yani, İhyâ, ibadetlerin ruh ve mânâsının kavranmasına yönelik bir gayreti ifade eder. Bu bakımdan İhyâ bir ıslah çalışmasıdır. 
İhyâ, bir taraftan ibadetin alt sınırını çizip insanları ümitlendirmekte, diğer taraftan da onların zirvesini gösterip mü’minleri teşvik etmekte ve zirvenin yol haritasını çizmektedir. Bu bakımdan her Müslümanın İhyâ’dan alacağı çok şey vardır. 
 
*** 
Elinizdeki bu eser, günümüz okurunun İhyâu Ulûmi’d-Dîn ile buluşmasını sağlamak amacıyla muhtasar (özet) olarak hazırlandı. Bu eser, asrın müceddidi Hüccetü’l İslam İmam Gazalî’yi ve fikirlerini daha yakından tanımanıza vesile olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128008</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03b3f346-4ccc-4230-8fba-f74323968925.jpg</image:loc>
            <image:title>Ankh</image:title>
            <image:caption>Özgür Kâinat özel, esin kaynağını mitolojiden, tarihten ve felsefeden alan bir şairdir. İlk şiir kitabı olan Ankh, adını Mısır mitolojinden almıştır. Ankh kelime anlamı olarak “yaşam” anlamına gelir ve Nil Nehri’nin sembolüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128009</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4245751-02af-4f94-a086-a2e89dd13c5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Nehir</image:title>
            <image:caption>Bütün medeniyetlerin nehir kenarlarında kurulması boşuna değildir. Nehir hayattır, candır, medeniyettir, kültürdür. Özgür Kâinat Özel’in “Nehir” romanında nehir; bir dost, bir arkadaş, sırdaş dertlerimizi dinleyen bir psikolog, buluşma yeri, dinlenme yeri ve huzur bulma yeridir. Doğanın eşsiz bir parçası, medeniyetlerin beşiği ve dünyanın direğidir nehir… 
Nehir’i okurken, aşk, dram, cinsellik, düş kırıkları, bilgelik ve umutla tanışacaksınız. Nehir, şiirsel, felsefi, sanatsal, tanrısal, evrensel varoluş ve yok oluş gerçeği ile doğum, yaşam, ölüm ve ölümsüzlük yolculuğuna sizi davet ediyor. 
En önemlisi size MEFRAKEN’i; Evrensel Varlık Hakları Bildirgesi’ni sunuyor. 
Nehir ile büyük ve uzun bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128010</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d919b743-5616-43d6-8151-82a7e70ed6c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanır Yassıhöyük Kazıları-1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Afşin-Elbistan bölgesinin büyük boyutlu höyüklerinden biri olan Tanır Yassıhöyük, uzun vadeli çalışmalarla arkeoloji bilimi açısından çok önemli sonuçlar üretmeye aday yeni bir kazıdır. 2021 yılında başlanana Tanır Yassıhöyük kazı çalışmaları, beklentilerin ötesinde bir hızla ilerleme göstermiş MÖ 6000’den MS 275 yılına kadar uzanan kesintisiz bir tabakalanma gün yüzüne çıkarmıştır. Her kazı sezonu, şaşırtan yeni bulgular sunmaktadır. 
Höyükte, her biri kendi içinde alt evrelere ayrılan dokuz dönemlik bir stratigrafik silsile tespit edilmiştir. Yaklaşık altı bin yılı kapsayan bu kesintisiz tabakalanmayı, kesin kronolojik sınırlarla net bir şekilde ortaya koymak mevcut aşamada henüz mümkün olmamıştır. Bununla birlikte, arkeoloji alanında yeni yorumların ve perspektiflerin gelişmesine katkı sağlayacak bilimsel veriler mevcuttur. Bu kapsamda başladığımız “Tanır Yassıhöyük Kazıları-1” adlı bu eser, ilerleyen süreçte her döneme ve tabakaya ilişkin verilerin ayrıntılı olarak ele alınacağı detaylı kazı bandı çalışmalarının ilk adımını oluşturmaktadır. Bu kitapta Tanır Yassıhöyük tanıtılarak, dört yıllık süreçte edinilen bilgiler sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128011</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7c35568-8e98-4628-848c-4a56543dd994.jpg</image:loc>
            <image:title>MYART-6: Myrina Yayınları Sanat Dergisi</image:title>
            <image:caption>MYART’ın 6. Sayısında aşağıdaki yazılar bulunmaktadır: 
 
İSKİT SANATINDA BİR BAŞ YAPIT: CHERTOMLYK VAZOSU (Onur YİĞİT) / 5; TİMURLU VE BABÜRLÜ MİMARİSİ: Popüler Bir Klipin Görsel Kaynakları (Çağlayan HERGÜL) / 7; GELENEĞİN İZİNDE BİR SANATÇI: Sevinç GÜVEN (Buse ALKAN) / 10; GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE ULAŞAN TÜRK DESENLERİ: Tarihsel Gelişim ve Sanatsal Dönüşüm (Buse ALKAN) / 12; HEYKELTIRAŞ APER AYDIN ile… (Nihal YÜKSEL) / 15; KONULARINI MİTOLOJİDEN ALAN “FANTASTİK” BİR SANATÇI: Doğan KARAKILIÇ (Cenker ATİLA) /18; “BU BİR SALINIM ASLINDA… ZAMANIN SARKACINDA BİR SALINIM” (Şebnem ATILGAN) / 21; SOFTPASTEL VE ROMANTİZMİN GÜCÜ: Murat FESLİ (Ufuk UYSAL) / 25; BEYOĞLU SOKAKLARININ DİLİ: Alp YAVUZ (Meltem TEKİN) / 36; RESSAM DUYGU KIZILKAYA İLE RESİM SANATI ÜZERİNE (Ufuk UYSAL) / 41; SANATINI İLMEK İLMEK İCRA EDEN BİR RESSAM: Funda ALKAN (Cenker ATİLA) / 45; ADEM BAŞPINAR’IN RESİMLERİNDE RENK, ZAMAN VE KONU (Kerem KACAR ) / 49; İNSAN (R. Eser KORTANOĞLU) / 54; DİSİPLİNLER ARASI BİR DİSİPLİN OLARAK FOTOĞRAF (A. Beyhan ÖZDEMİ) / 55; KOMPOZİT VE KOLAJ FOTOĞRAFLAR ÜZERİNE KISA BİR BAKIŞ (Olcay REYENT) / 59; BU DÜNYADA SİZDEN ÖNCE BİZ VARDIK (Foto Öykü) (Fotoğraf: A. Beyhan ÖZDEMİR, Öykü: Gönül OCAK) / 64; MEKÂNDA KAYBOLMA ALGISI: Liu BOLIN’in Çağdaş Sanat Pratiği (Tuğba KAYA) / 66; MİMARİDE DUVAR SERAMİKLERİ (Sema OKAN TOPAÇ) / 69; MİTOLOJİYE HAYAT VEREN BİR SANATÇI: R. T. Buğra ÖZER (Elif Z. BIÇAKKIRAN) / 74; SERGİ: EMİRHAN CANDAN (Seçki: Meltem TEKİN) / 78 ÇIRAK (İbrahim TIĞ) / 83; BEN MEMO (Emine AYDOĞDU) / 84; GAİA BİZİ KORUSUN (Umut GÜLER) / 87; ANADOLU (Ahmet ÇORUMLU) / 89; ÇAYLAR NEREDE (Duran BİLAL) / 89; SİSLİ PUSLU EVLER ROMANI İNCELEMESİ (Tacettin ÇETİN) / 90; SEVDİĞİM (Tacettin ÇETİN) / 91; KANADI KIRIK KUŞLAR (Zelda UÇAR) / 92; SANATSAL BİÇİMLEMEDE: ESTETİĞİN YENİ DİLİNİ YAKALAMAK (Ahmet ÖZBEK) /93; PAVESE’İN GÜNLÜĞÜ (Neşe SNAET) / 95; KADIN MI (Hekim BAYINDIR) / 97; KIRMIZI BİR KARANFİL DÜŞTÜĞÜNDE (İlker Sedat DİKEÇ) / 97; KÜÇÜK BİR KADIN (Franz KAFKA, Çev. Selin ALTUN) / 98; TÜTÜN AĞIDI (Hacer YILMAZ) / 102; SENDİN (Nevin AKSU) / 103; yanıtı gecikmiş mektupların anlaşılmayan ânlarına -1 (Salih AYDEMİR) / 104; VESTA (Özgür Kâinat ÖZEL) / 106; YENİDEN (Burcu ÇANCI GÜNAL) / 107; EPEYCE BİR SÜREDİR (İsmail Burak ERTURAN) / 108</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128012</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a651635-ec6a-4f26-92e7-34b556b1f20d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Burcu Çancı Günal, ilk şiir kitabı Rengârenk’ten sonra yazdığı ikinci kitabı “Yolculuk” ile bizi de adeta bir yolculuğa çıkarıyor. Toplam 117 şiirin bulunduğu kitapta; açık ve duru bir dille yazılmış şiirler, okuyucuyu yormadan duyguları ortaya koyuyor, bizi bir anda içine çekiyor. Tam da şiirden beklediğimiz gibi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128013</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adb4fb64-c7c2-4c60-b1ce-ae1b9457f8e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Filozoflar</image:title>
            <image:caption>Felsefe, insan düşüncesinin en temel ve derin sorularına yanıt arayışıdır. Felsefe tarihinde yer edinmiş Platon, Kant, Hegel, Nietzsche, Wittgenstein ve daha nice büyük filozof, yalnızca yaşadıkları çağları değil, günümüz dünyasını da derinden etkiledi. Peki, onların fikirleri nasıl doğdu? Hangi sorulara yanıt aradılar? Düşünce tarihine nasıl yön verdiler? 
Bryan Magee, bu eserinde, felsefenin en önemli filozoflarının düşüncelerini, temel problemlerini, alanlarında yetkin isimlerle gerçekleştirdiği derinlikli söyleşiler aracılığıyla ele alıyor. Büyük filozofların düşünme biçimlerini kavramamıza yardımcı olan bu kitap, aynı zamanda günümüz dünyasını şekillendiren fikirleri keşfetmemizi sağlıyor. 
Felsefi merakınızı kamçılayacak, düşünmeye teşvik edecek ve entelektüel ufkunuzu genişletecek bu eser, hem akademik bir rehber hem de felsefeyle tanışmak isteyen herkes için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı. 
Platon, Aristoteles, Descartes, Augustinus, Thomas Aquinas, Spinoza, Leibniz, Locke, Berkeley, Hume, Kant, Hegel, Marx, Schopenhauer, Nietzsche, Husserl, Heidegger, Peirce, William James, Dewey, Frege, Russell, Wittgenstein</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128014</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dae9b979-84f7-460e-b083-f43e4526455f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Fıskiye Gibi Ağlarsan Ne Olur?</image:title>
            <image:caption>Ağlamak Hiç Bu Kadar Eğlenceli Olmamıştı! Gözyaşlarınızı hazırlayın! Ama bu sefer üzülmek için değil. Çünkü Bir Fıskiye Gibi Ağlarsan Ne Olur? sizi ağlamanın bambaşka yönlerini keşfetmeye davet ediyor. Bir hikâye anlatıcısının sesini dinliyormuşçasına okuyucusuyla etkileşime geçen canlı metinleri ve zihnimizde görsel bir şölen başlatan hareketli çizimleriyle, bu kitap ağlamak üzerine bildiğimiz her şeyi altüst etmeye hazırlanıyor.
Bu eğlenceli ve sıra dışı bakış açısı, gözyaşlarının ne kadar değerli olduğunu hatırlatırken en hüzünlü anların içinde bile yüzümüzü güldürecek bir perspektif sunuyor. Yazar ve çizer Noemi Vola tarafından hazırlanan bu sıradışı kitap, ağlamaya dair gerçek bir güzelleme!
Duyguları fark etmenin ve onlara saygı göstermenin neşeli bir yolu. Kirkus Reviews Kötü bir güne karşı neşeli bir panzehir.  Youth Services Book Review Bir Fıskiye Gibi Ağlarsan, ağlamanın nasıl eğlenceli ve faydalı olabileceğini harika bir şekilde gösteriyor.  Young Adulting Genç okurlar, ağlamanın tamamen normal olduğunu öğrenecek... ve gözyaşlarının iyileşme sürecine nasıl katkı sağladığını keşfedecekler. The Baby Spot Temalar: duygular, özgüven, empati, hayalgücü ve yaratıcılık, doğa ve çevre bilinci, problem çözme becerileri, mizah.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128015</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86980292-2881-4ff2-8ab1-07c77ebe7927.jpg</image:loc>
            <image:title>Cinsiyetler Arasında İş Birliği</image:title>
            <image:caption>Psikoloji biliminin öncülerinden Alfred Adler, kadın-erkek ilişkilerine dair ezber bozan yaklaşımlarıyla Cinsiyetler Arasında İş Birliği adlı eserinde aşk, evlilik ve toplumsal cinsiyet konularını derinlemesine inceliyor. Tek eşliliğin doğasını sorgulayan, cinsiyetler arası güç dinamiklerini ele alan ve ilişkilerde sağlıklı bir iş birliğinin nasıl kurulabileceğini tartışan bu kitap, bireysel psikolojinin ışığında partner ilişkilerine dair yeni bir bakış açısı sunuyor. 
Adler, romantik ilişkilerde yaşanan çatışmaları psikolojik ve toplumsal bağlamda değerlendirmenin yanında, kadınların tarih boyunca nasıl ikincil konumda görüldüğünü eleştirerek, toplumsal cinsiyet rollerinin ilişkiler üzerindeki etkilerini de gözler önüne seriyor. 
Cinsiyetler Arasında İş Birliği aşk, evlilik ve toplumsal cinsiyetin psikolojik ve toplumsal boyutlarını derinlemesine inceleyerek, sağlıklı ilişkilerin temellerini atmak için önemli bir kaynak eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128016</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2dc73935-faeb-4993-94f5-eb5e5f34a5e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Arthur’un Ölümü</image:title>
            <image:caption>Ben başka yerden geçiyordum. Ağaçların sallanmaktan vazgeçtiği zamandan. Tüm seslerimi boynuma asmıştım. Oradan geçen patikanın adını artık ezbere biliyordum. Boynumda boğulan kuğuları bir bir izlemiştim. Şimdi bir keçi çanından öteye geçemezdi belki varlığım. Ben havanın hep güneşli olduğunu hayal ettim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128017</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98a8d143-2bc4-4d23-8374-d91a0efc8739.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadi Bize Bir Masal</image:title>
            <image:caption>Her şey saksağanın gramofon çiçeğinin içine hoop diye düşmesiyle başlamış. Bir de ne görsün bizim saksağan;  yanı başında hareket etmek üzere olan bir tren, kendisi de bu trende bilet kesen görevli! Gelin görün ki bu biletler parayla satılmıyormuş, yolcular bilet almak için bir masal anlatmak zorundaymış. 
İşte, böylece başlamış yolculuk… 
Filiz Özdem’in yazdığı, Mert Tugen’in resimlediği Hadi Bize Bir Masal ile Panter Mişmiş Hanım’ın laboratuvarına konuk olacak, zamanın neye benzediğini öğrenmek için hintbülbülüyle yollara düşecek, ejderha olmak isteyen balıkların bu dileğini gerçekleştirebilmeleri için onlara yardım edecek, sapsarı gölde yüzen mor balıklarla karşılaşacaksınız… 

Kim bilir, belki bir gün bizim saksağan sizin masalınızı da dinlemek için yanınızda bitiverir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128018</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30659116-688b-4972-aeeb-976efd4f7f48.jpg</image:loc>
            <image:title>Flört Etme Sanatı</image:title>
            <image:caption>FLÖRT, AŞKIN EN KEYİFLİ HALİDİR • Flört ile ilişki arasındaki fark nedir? • Flört kavramının tarihçesi nedir? • Flörtöz insanların en büyük özellikleri nedir? • Flörtün başlangıç aşamasındaki en büyük hatalar nelerdir? • Hangi formül ile flört ciddi ilişkiye çevrilir? • Flört ederken mizahı nasıl kullanabiliriz? • Flörtöz sorularla partnerini nasıl etkilersin? • Flörtöz bakış nasıl yapılır? • Flörtten evliliğe giden süreçte neler yapmalısınız? İlişki koçu ve yazar Adil Yıldırım bu kitabında Türk toplumunun kadim yarasına dokunuyor. Dünyaca ünlü James Bond filmlerinden örnek flört sahneleri veriyor, sırtlan erkeklerden avcı kadınlara uzanan geniş yelpazeyi anlatıyor ve en gizemli flört taktiklerini ilk defa açıklıyor: Neden flört edemiyoruz? Flörtün altın kuralı nedir? Flörtü kim başlatır? Flörtün amacı nedir? Flört etme sanatında nasıl başarılı olabilirsiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128019</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61d1019e-bcb9-4a8d-9406-35d34239fdff.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Öfkesini Nasıl Yener?</image:title>
            <image:caption>Epiktetos’un MS 50 yılında Frigya’daki Hieropolis kentinde dünyaya geldiği sanılmaktadır. Gençliğini köle olarak geçiren Epiktetos, Nero’nun ölümünden (MS 68) kısa bir süre sonra azat edildi ve Roma’da felsefe eğitimi vermeye başladı. MS 93 yılında Yunanistan’ın Epir yöresindeki Nikopolis kentine giderek bir felsefe okulu kurdu. Epiktetos Stoacı felsefeye uygun olarak, çok az eşyasıyla büyük bir sadelik içinde yaşamını sürdürdü. MS 135 civarında Nikopolis kentinde öldü. 
İnsan Öfkesini Nasıl Yener Epiktetos’un öfke konusundaki görüşlerinden yapılmış bir derlemedir. “Öfke, dışsal olaylara verdiğimiz tepkiyle değil, içsel tutumlarımızla şekillenir,” diyen Epiktetos, okuyucuyu, öfkenin kontrol altına alınabileceği ve akıl yoluyla yönetilebileceği bir felsefi bakış açısına davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128020</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d072aed7-6c66-4a38-82dd-21d2b00ed551.jpg</image:loc>
            <image:title>Elmer ve Sel</image:title>
            <image:caption>Yağmur yağsın ya da yağmasın, Elmer yürüyüşe çıkmak istiyor. Fakat gerçek bir maceranın onu beklediğinden habersiz: Orman sular altında kalmış ve birinin Elmer’in yardımına ihtiyacı var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128021</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62ebbd42-afdc-4665-a908-69b0dfb5d56a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Bir Dinozor Değil</image:title>
            <image:caption>Bu kitap bir dinozor hakkında DEĞİL. 
Tamam… 
Belki biraz öyle! 
Ama BU dinozor inanılmaz şeyler olabiliyor 
- bir futbolcu, kâşif, korsan, dalgıç hatta 
bir kuaför bile. 

Eğlenceye sen de katıl ve bir dinozorla arkadaş olmanın ne kadar BÜYÜK bir macera olabileceğini gör!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128022</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07f29207-deab-42ab-bf2b-88dfde09930d.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavarımın Kanı</image:title>
            <image:caption>Ben intikam peşindeydim . 
O ise dünyayı yönetecek bir gücü. 
Kirill ve ben , geceyle gündüz kadar farklıydık. Aynı karede , hatta evrende olmamalıydık. Ancak olup olabilecek en garip şartlar altında tanıştık. O benim ordudaki üstüm ,beni katliamla tanıştıracak olan adamdı. Cazibesi ve mükemmelliği beni cezbetmemeliydi. Sis perdesinin altında manipulator ,duygusuz bir canavar gizleniyordu. Üstelik o canavar , neden erkek gibi davrandığım da dahil tüm sırlarımı açığa çıkarabilirdi. Beni geri dönüşü olmayan bir noktaya çekebilirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128023</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b11f80a2-0ae6-4677-981b-800168155005.jpg</image:loc>
            <image:title>Kem Göz</image:title>
            <image:caption>Çocukluğu hayli zorlu geçen Yara geçmişini geride bırakmak için elinden geleni yaptığını ve hayatta hedeflediği her şeyi başardığını düşünmektedir. Sanat alanında lisans eğitimini tamamlayan Yara’nın üniversitede iyi bir işi vardır; bir yandan da eşi Fadi’yle iki kızını büyütmekte, evini çekip çevirmektedir. Evliliği anne babasının çalkantılı ilişkisine hiç benzemeyen Yara, kendi hayatının annesininkinden çok daha iyi ve özgür olduğunun da farkındadır. Ama durup dururken öfke patlamaları yaşamaya başlar ve kendini, adını koyamadığı bir hüznün pençesinde hisseder. Yara üniversitede yaşadığı bir olay yüzünden işini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalınca annesi her şeyin bir lanet yüzünden yaşandığını öne sürer. Yara batıl inançlı biri değildir ama özenle kurduğu dünyasının bir anda neden çökmeye başladığını anlamak ister. Kendini kurtarmak içinse geride bıraktığını sandığı çocukluğuyla yüzleşmesi ve kendi yolunu çizmesi gerekmektedir. NPR’ın yılın en iyi kitapları listesinde yer alan, Time dergisinin yılın en çok beklenen kitaplarından biri ilan ettiği Kem Göz, Etaf Rum’un annelik, travma, aidiyet gibi temaları incelikle işlediği, unutulmayacak bir roman. “Her yaştan ve kültürden okura hitap edecek sıra dışı bir roman.” BookPage “Rum, Yara’nın iç dünyasını hassas bir şekilde tasvir ederken, Filistinli kadınlara yüklenen cinsiyetçi rollere ve huzursuz bir geçmişin, bugünü nasıl etkileyebileceğine de ışık tutuyor.&quot; Washington Post “Etaf Rum, aşkın, tutkunun, göçün, kimliğin ve sanatın karmaşıklığını hassasiyetle irdeliyor. Rum, dürüstlüğü lirik bir duyarlılıkla harmanlayan olağanüstü bir yetenek. Kem Göz, harika bir roman!” Jean Kwok</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128024</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b46ceaf3-5097-4cc9-af37-4ce6231daac5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bekleyiş</image:title>
            <image:caption>Maddie Bosch, babası Harry Bosch&apos;un kaldığı yerden adaletin izini sürmeye devam ediyor. 
 
LAPD Dedektifi Renée Ballard, izini kaybettiren bir tecavüzcünün peşindedir. Ancak yıllardır sessiz kalan bu dava, tam bir çıkmaza girmiştir. Çözüm arayışı sırasında Faili Meçhul Vakalar Birimi’ne yeni bir gönüllü alır: devriye memuru Maddie Bosch, Harry Bosch’un cesur ve kararlı kızıdır. 
 
 Ekip, yeni tutuklanan bir adamla yirmi yıl önce ortadan kaybolan tecavüzcü ve katil arasında DNA bağlantısı bulur. Ancak tutuklanan kişi yalnızca 24 yaşındadır. Bu durum, suçlunun babası olduğunu ortaya çıkarır: Los Angeles’ta beş yıl boyunca korku saçan Yastık Kılıfı Tecavüzcüsü. Ballard ve ekibi anbean şüpheliye yaklaşırken, kendilerini karmaşık sırlar ve yasal engellerle dolu bir labirentin içinde bulurlar. 
 
Bu sırada Ballard’ın rozeti, silahı ve kimliği çalınır. Durumu üstlerine bildirmek, düşmanlarına koz vereceği için sessiz kalmayı tercih eder. Hırsızlığı kendi başına çözmeye çalışırken, işler tehlikeli bir hal alır ve Harry Bosch’un yardımına başvurmak zorunda kalır. 
 
Öte yandan Maddie’nin gönüllü olarak birime katılmasının başka bir nedeni vardır. Şehrin tarihindeki en ünlü ve karmaşık davalardan birini çözmek için faili meçhul vakaların dosyalarına ulaşmayı hedeflemektedir. 
 
Çarpıcı detayları ve beklenmedik dönemeçleriyle Bekleyiş, Michael Connelly’nin neden gerilim türünün ustası olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128025</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dc51726-ee89-4200-9052-7454e877e7fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Kulti</image:title>
            <image:caption>Hayat bir takım oyunudur, kalp ise en güçlü oyuncu... 
 
Kadınlar profesyonel futbol liginin başarılı oyuncularından Sal Casillas, çocukluğundan bu yana Reiner Kulti’ye hayrandır. Bir futbol efsanesi olan Kulti’nin, futbolu bırakıp kendi takımında yardımcı antrenör olarak görev yapacağını öğrendiğinde, geçmişin platonik aşkı yeniden hayatına girer. Ancak yıllardır hayalini kurduğu adam, Sal’in beklediğinden çok farklıdır. Kulti’nin sert ve mesafeli tavırları, genç kadının hem aklını hem de kalbini zorlar. 
 
Aralarındaki çekişme, yanlış anlamalar ve hırs, ilk başlarda büyük bir duvar gibi yükselir. Ancak zamanla, birbirlerinin iç dünyalarına dokunmaya cesaret ederler. Giderek derinleşen ilişkileri arkadaşlığa dönüşür. 
 
Peki ya bu, yalnızca bir başlangıçsa? 
 
Sal ve Kulti, futbol sahasında filizlenen bu dostluğu, aşkın sahasında büyük bir masala çevirmekten korksalar da kader, bu iki inatçı kalbi yıllar önce zaten birleştirmiştir. 
 
Belki de en zorlu mücadele, sadece aşkın kendisidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128026</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e636e9ae-452c-4a20-af8c-0271ac3146ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Revelle</image:title>
            <image:caption>Sihrin kaçak şampanya gibi aktığı, mücevherlerin her türlü fanteziyi gerçekleştirdiği Charmant Adası’na hoş geldiniz! 
Adanın en ünlü sihirli ailelerinden Revelle’in fantastik gösterileri tehdit altındaydı. Adadaki tüm kuralları değiştiren içki yasağı, eğlence alanındaki becerileriyle bilinen Revelle ailesini zora sokarken zamanda yolculuk yapabilen Chronos ailesini zengin ve mevki sahibi yapmıştı. Ama Revelle gösterilerinin yıldızı Luxe, kimsenin haberdar olmadığı sihir gücünü de kullanarak bunu değiştirmeye kararlıydı. Ailesine neler olduğunu öğrenmekten başka bir isteği olmayan yetim Jamison Port, adaya adım attığı andan itibaren oraya ait olduğunu hissetmeye başlamıştı. Kısa sürede Luxe’ün dikkatini çeken ve Revelle gösterisinin bir parçası olan Jamison, adanın geçmişine dair birçok kalbi kıracak karanlık bir sırrı da ortaya çıkarmak üzereydi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128027</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de7f10aa-1587-41cb-948b-26aa16c50926.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikaye Avcısı</image:title>
            <image:caption>Dodan’ın esrarengiz ve heyecanlı serüveni ne zaman başladı? 
Kabilesinin son hikâye anlatıcısı olunca mı? 
Bir yabani otun bile yaşayamadığı Kurak Vadi’de gizemli devasa bir ağaç gördüğünü sandığı anda mı? 
Hikâyelerin ve tuhaflıkların peşine düşmeye karar verdiği o gece mi? 
Yoksa rüya aleminin karmaşık ve tehlikeli dünyasının kapıları ona açıldığında mı? 
Cevap hiçbiri denebilir ama belki de “hepsi”dir. 
İyisi mi, kahramanımız Dodan’ın, yoldaşı Eşkan ve Kaya Adam’la birlikte uzun çöl yollarını aşarak ihtişamlı Persepolis kentine vardıkları bu yolculukta onlara eşlik edin ve kararı siz verin. 
 
“Herkes rahat olsun, unutmayın ki zamanın görüp görebileceği en iyi avcı, hikâyeleri yakalamaya geliyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128028</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38c23f7d-6ceb-4c18-a9fc-d2b131ba6203.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandeminin Gizemleri</image:title>
            <image:caption>Pandemi temalı bir kitap mı? Yine mi? Hem de genç okurlar için? Şaka yapıyorsunuz herhalde!
Ancak bu kitabın anlatıcısı virüsün ta kendisi. Christophe Gallaz’a göre pandeminin yeniden bağlamlandırılması son derece önemli: Virüs insanları o kadar paniğe sürükledi ki henüz kesin bir ders çıkarmış değiller.
Oysa ataları 3,5 milyar yıl önce Dünya’da ortaya çıkan bu virüs büyük resmi görüyor, ileriyi düşünüyor ve bu sayfalarda bizi neden çok hızlı ve sert bir biçimde etkilediğini bilimin ve tarihin ışığında anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128029</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/408419f4-8d96-4920-b2d5-775b6d95ea86.jpg</image:loc>
            <image:title>Belleğin Anısına</image:title>
            <image:caption>Belleğin Anısına, Maria Stepanova’nın halasının ölümü üzerine aile arşivinden yola çıkarak gerçekleştirdiği Yahudi-Rus aile kökeni araştırmasına dair belgesel niteliğinde felsefi bir anlatı.
Halasının ölümüyle solmuş fotoğraflar, eski kartpostallar, mektuplar, günlükler ve yığınla hatıra eşyasıyla dolu bir daireye adım atan Stepanova, sakin ve kararlı ellerle bu parçaları yeniden bir araya getirir ortaya çıkan, görünüşte sıradan bir ailenin zulüm ve baskısıdan nasıl kurtulduğunun hikâyesidir.
Roland Barthes, W.G. Sebald, Susan Sontag ve Osip Mandelştam gibi yazarlarla diyalog halindeki Belleğin Anısına, ender rastlanan entelektüel bir merak ve şiirsel bir sesle dolu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128030</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0756f3f-49d8-40f2-a6a6-d3f9eefeb205.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurt</image:title>
            <image:caption>Ergenler, ormanın derinliklerinde bir tatil kampında birkaç günlüğüne birbirleriyle ve doğayla baş başa bırakılır.
Sınıfta birbirine yabancı iki arkadaş, yaşadıkları tatsız olaylara ve akran zorbalığına katlanmaya çalışır. İkisinden biri, Jörg, zorbalığa uğrar, aşağılanır. Diğeriyse sataşmaları izlemekle yetinir, kendisi de zorbalık kurbanı olmaktan korkmaktadır. Durum daha da kötüye gitmeye başlayınca kurt ortaya çıkar. Sadece bir kâbus mudur kurt, yoksa gerçekliğin kâbusuyla yüzleşmeye ve cesur olmaya bir davet mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128031</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0942fcb9-1231-4388-9e47-63753de5651f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yolun Sonu</image:title>
            <image:caption>“Düşünüyordum da her iki Morgan’ı da en sonunda yok edecek olan şey, hayal gücü eksikliğiydi belki de. Başımı kaldırıp Laocoön’e baktım: Çektiği acı soyut ve anlamsızdı.”
Genç Jake Horner postmodern edebiyatın en karşı konulmaz antikahramanlarından biridir ve zihni karanlık düşüncelerle giderek felç edici bir örümcek ağına dönüşmüştür. Yardım için yarı aziz, yarı şeytan, hem dâhi hem şifacı hem de sihirbazdan müteşekkil olağanüstü bir doktora başvurur. Bu doktor sayesinde başladığı yeni işindeyse rasyonel varoluşçu Joe Morgan ve karısı Rennie’yle arkadaş olur ve trajik sonuçlara yol açacak bir ilişkiye sürüklenir.
Kendi kuşağının en etkili Amerikan yazarlarından biri kabul edilen John Barth dönemin ırkçılık, kürtaj gibi sorunlarına cesur bir bakış yöneltirken hiciv ve trajediyi ustalıkla birleştirerek bir felsefi roman ortaya koyuyor.
“Amerikan edebiyatında nadir bulunan bir şey; gerçek bir fikir romanı.”
Time</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128032</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47aa4c4b-16ae-4a3f-af83-d6474e51b964.jpg</image:loc>
            <image:title>Labirent Dedektifi Pierre: Labirent Taşı Soruşturması</image:title>
            <image:caption>Meşhur dedektif Pierre’i yeni bir vaka bekliyor!
Bay X, Opera şehrini kocaman bir labirente dönüştürebilen Labirent Taşı’nı çaldı. Pierre ve arkadaşı Carmen, zorlu görevleri yerine getirerek on beş farklı labirenti aşmak ve Bay X’i durdurmak zorunda. Opera şehrini kurtarmak için bu karmaşık ama heyecanlı macerada dedektif Pierre’e ve Carmen’e yardım etmek gerek.
Labirent Dedektifi Pierre’in her bir sayfası fantastik dünyalara açılıyor – yeraltı şehri, ormanın derinlikleri, sıcak hava balonları, perili evler, kalabalık çarşılar. Yol boyunca ipuçlarının izini sürecek, ödüller kazanacak ve dedektiflik becerilerinizi sınayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128033</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af541e75-7334-44f4-a440-4546bc6abb14.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Buğday</image:title>
            <image:caption>“Âlemi uzaktan seyredince kuleler, konaklar, üzerinde koşan tavla tavla atlar, mayalı develer, yalçın dağlar, acı göller, Şahin Beyler, beylerin uzun elleri, körüklü çizmeleri ve de bağlanmış taşlar ile salınmış köpekleri görünür. Bundan ibaret sanılan devranın derisinin altında asıl sahibin nehirden nabzı atar oysa. Çoğu zaman derinlere kaçar, kendi bile unutur nefsini. Sonra olmadık zamanda ve umulmadık anda öz magmasına rastlar. İçin için kaynar, elini öteki elinin örsünde döver, göbeğini keser ve onu gömdükleri kabuğu zelzelelerle yırtarak yazısını yeniden yazmaya çıkar. Bütün iş çoğunluktadır. Bütün iş buğdayı yatıracak acı rüzgârı beklemek yerine fırtına olup esmeyi hatırlamaktır. Ehil bir el gelir, kazandaki süt taşına uzanır ve atar dışarıya. Süt taşar!”   Deli İbram Divanı’nda Ege insanının doğayla, tarihle, efsanelerle beslenen hayatlarını anlatan Ahmet Büke, Kırmızı Buğday’da hikâyeye bu kez bambaşka bir açıdan yaklaşıyor. Kaderini memleketine bağlamış, ölümden yaşam doğuran insanları anlatan Kırmızı Buğday, Arap Ali, Adnan Bey, Gani Dayı, Teğmen Cemil, Dünya, Maya gibi unutulmaz karakterlerle hem tarihsel hem de toplumsal bir anlatının izini sürüyor.   Ahmet Büke’den yine çok ses getirecek, bu toprakların hikâyesini anlatan bir roman… Kırmızı Buğday…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128034</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9f95e10-9c05-4782-9110-8f7d913e5ee2.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Yönetimi ve Rum Tebaa: Selanik Örneği (1876-1913)</image:title>
            <image:caption>Osmanlılar, kurulduğu günden yıkılışına kadar geçen süre zarfında geniş bir coğrafyaya hâkim olmuş, farklı birçok unsuru bünyesine katmıştır. Hakimiyeti Kuzey Afrika’dan Arap Yarımadası’na, Mezopotamya’dan Balkanlar’a dek uzanmıştır. Selânik ise Osmanlı hakimiyeti altındaki şehirlerden sadece bir tanesidir. 19. yüzyıl boyunca Osmanlı Devleti’nin özellikle Balkanlar’da maruz kaldığı ayaklanmalar, I. Dünya Savaşı’na kadar bir sorun olarak kendini göstermiş, nihayetinde Osmanlı Devleti topraklarının büyük bir kısmını kaybetmiş ve geri çekilmek zorunda kalmıştır. Bu kitap, yaşanan problemlerin temelinde yattığı iddia edilen toplumsal meseleleri, Selânik özelinde ele alıyor ve Selânik Rumları ile Osmanlı yönetimi arasındaki ilişkileri inceliyor. Bununla beraber Rum toplumu, patrikhane, kilise, mezhepler, Rum cemaati, eğitim, Jön Türkler, Doğu Sorunu ve Makedonya Meselesi gibi hususlar dönem kaynakları kullanılarak masaya yatırılıyor. Osmanlı Yönetimi ve Rum Tebaa: Selanik Örneği (1876-1913), Cihan Harbi’ne giden süreçte bir Osmanlı şehrinin yaşamış olduğu, hem yerel hem de uluslararası problemleri göstermesi bakımından iyi bir örnek teşkil etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128035</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b372c95-7842-4506-bf94-3229a73ba0e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkler Uyanın Uygarlığınıza Sahip Çıkın</image:title>
            <image:caption>Türkler Uyanın Uygarlığınıza Sahip Çıkın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128036</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f3c99ab-cb64-4d56-9a37-154db658c16e.jpg</image:loc>
            <image:title>Mektuplarıyla Cahit Sıtkı Tarancı</image:title>
            <image:caption>Cahit Sıtkı’nın mektuplarını okumadan önce, onu biraz olsun tanıdığımı sanıyordum. Fakat yanılmışım. Mektupları okuduktan ve yaptığım araştırma ilerledikten sonra, bu gerçeği daha iyi anladım. Ve Cahit’i tanıdıkça sevdim. Onun şiire karşı duyduğu o büyük aşkı kıskandığımı saklamayacağım. Araştırmaya başladığımda, kütüphane çalışmasının oldukça fazla olmasından dolayı biraz gözümün korktuğunu itiraf etmeliyim. Fakat sabırla beraber araştırma neticesinde ortaya çıkan o tatlı yorgunluğun, kısa zamanda müptelası oldum. Bunda, şiire karşı olan özel ilgimle, araştırdıkça daha da çok sevdiğim bir şairin mektupları üzerinde çalışmamın etkili olduğu inancındayım. Ayrıca, bu çalışmanın şiire karşı olan ilgimi daha da geliştirerek bana çok şey kazandırdığını düşünüyorum. Aslında, Cahit Sıtkı hakkında yaptığım bu araştırmanın yeterli olmadığını ve Ziya’ya Mektuplar’ın çok daha geniş bir inceleme gerektirdiğini biliyorum. Bu çalışmayla edebiyatçıların mektupları üzerine araştırma yapmanın müptelası oldum diyebilirim. İyi bir araştırmanın zorluklarını yanında, doğru bir tahlil ve sağlam bir terkibe dayandığını bu çalışmayla öğrenmiş bulunuyorum. Kitabı okuyan ve kitaptan faydalanan araştırmacılara bir nebze olsun faydalı olabildimse ne mutlu bana. Mehmet Nuri PARMAKSIZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128037</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c236fb0-559d-4019-8952-05841f6c22ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzide Gülpınar Taranoğlu’nun Yayımlanmamış Mektupları</image:title>
            <image:caption>Mektup, konusu sınırsız olan bir edebi türdür. Bu nedenle bütün hayatı içine alır. Gönderen kişinin iç dünyasını yansıt-tığından, bu tür aracılığıyla o kişiyi yakından tanımak mümkündür. Ayrıca mektup aracılığıyla o devrin düşünce tarzı, zihniyetleri ve edebi anlayışları da anlaşılabilir. Güzide Taranoğlu, Cumhuriyet Dönemi‘nin önemli kadın şairlerindendir. Sanat ve edebiyata dair görüşlerini Gülpınar dergisi vasıtasıyla yaklaşık otuz yıl boyunca okurlarıyla paylaşır. Çok daha samimi bir üslupla, sanata ve edebiyata dair görüşlerini, duygu ve düşüncelerini ifade eder. Bu çalışmada, şairin 1976-1992 yılları arasında yazdığı mektupları ele aldık. Çalışmamız iki ana bölüm ile giriş, sonuç ve kaynakçadan oluşur. Giriş bölümünde mektup türü hakkında bilgiler verilir, bu türün tarihi gelişimi ele alınır. Çalışmanın birinci bölümü “Güzide Taranoğlu’nun Yayımlanmamış Mektupları (İnceleme)” adını taşır. Bu bölümde şairin yazdığı mektuplar; edebi mektuplar, özel mektuplar, tebrik ve teşekkür mektupları başlıkları altında incelenir. Şairin yazdığı edebi mektupların yanı sıra, şaire yazılanlara da yer verilir. Mektuplar, alfabetik olarak değil, yazıldıkları tarihe göre sıralanır. Çalışmanın ikinci bölümü ise, “Güzide Taranoğlu’nun Yayımlanmamış Mektupları (Orijinal Metin)” başlığını taşır. Bu bölümde, şairin yazdığı ve şaire yazılan mektupların tam metinleri verilir. Umuyoruz ki bu çalışmayla, Türk edebiyatında kendisine haklı bir yer edinen Güzide Taranoğlu‘nun bilinmeyen yönlerine ışık tutmuş ve bu alanda çalışacak kişilere yeni bir kapı açmış oluruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128038</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1842f893-8818-4c18-a6e2-858d5a54071d.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Şiir Dostu Cahit ve Ziya</image:title>
            <image:caption>Cahit Sıtkı ile Ziya Osman arasında bulunan ve ölüm onlar ayırıncaya kadar süren dostluk, bizlere arkadaşlığın ne derece ehemmiyetli bir değer olduğunun vesikasıdır. Onlar tanıştıkları ilk andan itibaren sıkı bir rabıta ile birbirlerine bağlanmışlar ve ayrı düştükleri her an, aralarındaki bu büyük dostluğun özlemini duyarak, birbirlerine yazdıkları mektuplar ile bu hasreti gidermeye çalışmışlardır. Ziya, Cahit’in ölümünden sonra kendini ona adamış gibiydi. Kendisine yazmış olduğu mektupları ortaya çıkarmakla kalmayıp, ona dair hatıralarını yazdı. Ziya Osman, ölmeden önce yazdığı bir mektubunda, Cahit için şunları söylüyor: “... Cahit Sıtkı hakkında, nihayet bir dergi sahifelerinin dar çerçevesi içinde kalınarak yazılmış birkaç yazı, Cahit’in şairliği, insanlığı ve bana karşı göstermiş olduğu dostluk yanında, sahiden hiçtir. Dostluğu asıl o bana öğretti. Ben mukabeleden aciz kaldım. Şimdi, Onun bana yazmış olduğu mektupları Latin harfleriyle temize çekiyorum. ‘Varlık’ta yayımlanmış olduğu gibi, inşallah yakında kitap halinde çıkacak. Şair Cahit Sıtkı’nın ne kadar dost olabildiğini o zaman daha iyi, daha yakından göreceksiniz.” Ziya, bu mektupların temize çekilme işlemini tamamladıktan bir gün sonra, görevini yerine getirmenin rahatlığı içinde mektupları Varlık Yayınevi’ne teslim edip kendince görevini tamamladıktan sonra - belki de Cahit’in yokluğuna dayanamayarak - onun ölümünden yaklaşık üç ay sonra - geçirdiği bir kalp krizi sonucu bizleri yalnız bırakıp, ebedî dostu Cahit Sıtkı’nın yanına gitti. Genç yaşta ölen bu iki şair, dost insan, arkalarında bu dünyada herkesin imreneceği bir dostluk abidesi bıraktılar; hâlâ kurdukları şiir dostluğu ve arkadaşlıkla bizlere numune olmaya devam ediyorlar. Mehmet Nuri PARMAKSIZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128039</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e5222e4-14a3-49a1-a941-c65d9029c44e.jpg</image:loc>
            <image:title>Gülpınar Dergisi (İnceleme – İndeks)</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet sonrası fikir ve edebiyat tarihimizin ana kaynakları arasında süreli yayınlar çok önemlidir. Fakat bugüne kadar yapılan çalışmalarda birçok mecmua ve gazete göz ardı edilmiştir. Bu çalışma, Türkiye’nin uzun ömürlü dergilerinden biri olan Gülpınar’ın sistematik açıdan incelenmesini amaçlamaktadır. Bu tür çalışmaların, Gülpınar gibi Türk edebiyatına katkısı olan dergilerin tanıtımında önemi bir paya sahip olduğu kanaatindeyiz. “Gülpınar Dergisi (İnceleme-İndeks)” adlı çalışmamızda, derginin 1976–2005 yıllarına ait (1–349) sayılarını esas aldık. Çalışmamız giriş, sonuç ve kaynakça hariç iki ana bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın giriş bölümünde Tanzimat’tan günümüze Türkiye’deki dergicilik faaliyetlerine değindik. Ayrıca derginin çıkış hikâyesi ve amacıyla Türk edebiyatındaki yeri ve önemine yer verdik. Birinci bölüm, “Şekil, Muhteva ve Yazar Kadrosu Bakımından Gülpınar Dergisi” başlığını taşır. Bu bölümde dergiyi şekil, muhteva ve yazar kadrosu bakımından inceledik. Şekil açısından derginin kimlik bilgileri, kapak kompozisyonu, sayfa yapısı, dizgi ve baskı tekniği ile fotoğraflar ve desenler üzerinde durduk. Derginin ikinci bölümü “Gülpınar Dergisinde Yayımlanan Ürünlerin Bibliyografyası” başlığını taşır. Bu bölümde dergide yayımlanan tüm ürünlerin bibliyografyasını alfabetik olarak yazarın soyadını esas alarak vermeye çalıştık. Bu bölümün hazırlanmasındaki önemli katkıları nedeniyle bilhassa Mehmet Nuri Parmaksız’a teşekkür etmek yerinde olacaktır. Umuyoruz ki, bu çalışma, Türk edebiyatına önemli katkılar sunmuş olan Gülpınar’ın unutulmasına mani olur ve bu alanda çalışacak kişiler için yeni bir kaynak oluşturur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128040</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/909635c3-d899-4076-9f57-ebe525bba082.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Kiracı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>SOYSUZ BİR ACIYI,
ASİL BİR KADIN SESSİZCE ÇEKER!


Çanlar çalıyor.
Ait hissedemediği bir evde, ait hissetmediği bir dinde,
ait hissetmediği bir kalpte
“Ben Kimim?” savaşını veren adam için
çanlar ısrarla çalıyor.

Çanlar çalıyor.
Baskı altında, el eliyle çizilmiş sınırların etrafında,
“Ben Bunu Neden Yaşıyorum?” sorusunu soramayan ve
özgürlüğünün kısıtlanmasına ses çıkarmayan
kadın için çanlar ısrarla çalıyor.

“Sen gerçeği görene kadar...”
Çanlar çalmaya devam edecek.
“Geride bıraktığını düşündüğün hayatın için...”
Çanlar çalmaya devam ediyor.
“Bir kadın olarak kurban seçildin...”
Çanlar sağır eden bir gürültüyle son kez çaldı.
“Yaratıcı buna izin vermeyecek! Yara veren her şeyi sök!”

Çanlar durdu.
Kadın yarayı sökemedi.
İlahi bir sesin yankısı, kadının yarasını
sökemediği yerden duyuldu:
“Hakikatin sahibini inkâr eden, hakkını aramasın!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128041</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b573201-25d1-421d-a040-a5e280b55c2b.jpg</image:loc>
            <image:title>On Yıl</image:title>
            <image:caption>Çoğu kişi ilk âşık olduğu anı hatırlamaz.

Ama ben hatırlıyorum.

Yedinci yaş günümdü, pastamdaki mumları üflüyordum ve James oradaydı, beni izliyordu.

Herkes tarafından dışlanmıştı, yalnızdı, elinde ise oyuncak arabaları vardı.

Bu onu ilk ve son görüşümdü.

Ta ki on yıl sonra kasabaya dönünceye kadar...

***

On sekiz yaşındaki James Redford, tehlikeli derecede romantikti, yakışıklıydı ve her kızın yaralarını sarmak isteyeceği türden travmatik bir geçmişi vardı.

O yıl, lisede geçirdiğim en harika zamanlardı. James ve onun coşkulu aşkı her yanımı sarıp sarmalamıştı.

Fakat geleceğimiz için bir seçim yapmam gerekiyordu.

Ve ben Lilian Hamilton, ona veda etmek zorundaydım.

İlk ve tek aşkıma...

***

Şimdi ise yirmi yedi yaşında, başarılı bir boşanma avukatıydım. Hayallerimdeki hayatı yaşıyordum.

Kendimle birlikte James’in hayatına da yön vermiştim ama o artık sadece televizyondan görebileceğim yıldız bir futbolcuydu.

Bu seferki on yıl çok masum geçmemiş, karşılaşmamız da romantik bir film tadında olmamıştı.

***

İkimiz de nefret, aşk ve ihtirasla doluyduk.

İkimiz de kazanmaya alışkındık.

İkimiz de bir diğerini yaralamak istiyorduk.

Ve her şeye rağmen ikimiz de hâlâ çok âşıktık.

***

“Eğer gözlerime on saniyeden fazla bakarsan seni sonsuza kadar kalbimde tutarım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128042</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5468218-47e1-42b9-a180-1f5a7c5b921f.jpg</image:loc>
            <image:title>Afrika’nın Son Dansı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Afrika’nın ritmine bir davettir… 
Her adımda doğanın kalp atışını duyacaksınız. 
Neşenin rüzgârla yükselip bulutlara dokunduğunu, 
trajedinin kumlarla savrulup uzaklara 
taşındığını hissedeceksiniz. 
 
İlk adımlarınızın sesini duyacaksınız; 
insanlığın köklerinden gelen, unuttuğumuz bir 
şarkının sözlerini de. Toprak size sırlarını 
fısıldayacak; yüzyılların biriken hikayelerini. 
Burada yazılanlar gerçek: Göklerin altındaki ilk 
şarkıdan, tükenişin son yankısına kadar 
uzanan bir melodi. 
 
Bu dans yaşamın kendisi kadar büyülü ve karmaşık. 
Her sayfayı çevirdiğinizde adımlarınız 
Afrika’nın kalbine dokunacak. 
Bu onunla son dansınız, belki de ilk...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128043</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3aba8729-ed87-44f4-a941-ff584322f05d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Kiracı</image:title>
            <image:caption>SOYSUZ BİR ACIYI,
ASİL BİR KADIN SESSİZCE ÇEKER!


Çanlar çalıyor.
Ait hissedemediği bir evde, ait hissetmediği bir dinde,
ait hissetmediği bir kalpte
“Ben Kimim?” savaşını veren adam için
çanlar ısrarla çalıyor.

Çanlar çalıyor.
Baskı altında, el eliyle çizilmiş sınırların etrafında,
“Ben Bunu Neden Yaşıyorum?” sorusunu soramayan ve
özgürlüğünün kısıtlanmasına ses çıkarmayan
kadın için çanlar ısrarla çalıyor.

“Sen gerçeği görene kadar...”
Çanlar çalmaya devam edecek.
“Geride bıraktığını düşündüğün hayatın için...”
Çanlar çalmaya devam ediyor.
“Bir kadın olarak kurban seçildin...”
Çanlar sağır eden bir gürültüyle son kez çaldı.
“Yaratıcı buna izin vermeyecek! Yara veren her şeyi sök!”

Çanlar durdu.
Kadın yarayı sökemedi.
İlahi bir sesin yankısı, kadının yarasını
sökemediği yerden duyuldu:
“Hakikatin sahibini inkâr eden, hakkını aramasın!” “</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128044</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0efb28cb-8882-45b0-9854-a2251518ca70.jpg</image:loc>
            <image:title>Yürekte Yar ve Yara Kudüs</image:title>
            <image:caption>Kudüs, sadece bir şehir midir, yoksa insanlığın vicdanı mı? 
Zamanın ve mekânın ötesinde bir dava, gözyaşlarıyla yoğrulmuş bir tarih… Kudüs bir şehrin ötesinde insanlığın vicdanı, medeniyetin kilit taşı peygamberlerin izi. Eğitimci yazar Mithat Bala son romanı Yürekte Yâr ve Yara Kudüs, kitabında okuyucuyu dünya tarihi geçiş törenine davet ediyor. 
Bala, Kudüs’ün tarihi dokusunu, peygamberler yurdu olma özelliğini ve bugün içinde bulunduğu durumu duygu yüklü bir anlatımla gözler önüne seriyor. Bir vasiyetin izinde, nesilden nesile aktarılan bir emanetin peşine düşen karakterler, okuru geçmişten günümüze uzanan bir hikâyenin içine çekiyor. 
Osmanlı’nın himayesinde adaletle yönetilen Kudüs’ten işgal altındaki Kudüs’e… Bir taşın, bir vasiyetin, bir şehrin anlatısıyla tarih sayfalarında unuttuğumuz gerçekler tekrar canlanıyor. 
Yüreğinizin bir köşesinde Kudüs’e yeni bir yer açmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128045</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e1d3cc1-2d58-4bcf-9a69-e91e4f98f85f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateş ve Havva Mahi</image:title>
            <image:caption>Ateş ve Havva ikinci kitabı: Mahi 
 
Yazar Şule Gizem Büyükboz, Ateş ve Havva serisini Mahi ile tamamlıyor. Aşkın Aşeka hâlinden sonra Mahi ile korkak bir adamın son çığlığını, celladına acımayan bir kadının öyküsünü okuyacaksınız. 
Sayfalar, mevsimini kaybetmiş ama rengini arayan bir gökkuşağının hikâyesiyle dolu. Bazı renkler kaybolur ve onları geri getirmek imkânsızdır. 
Havva, her şeyini kaybetse de hayatını yeniden boyayan bir kadın. Ateş ise sahip olduğu her şeye rağmen renklerini yitirmiş bir adam. Ateş ve Havva, yeni bir hayat yaratmanın değil, var olan hayatı yeniden renklendirmenin yolunu gösteriyor. 
Bazen yaralar kapanmaz, dikiş tutmaz; o yarayı kesip atmak gerekir. Bu hikâye, kesilip atılmış bir hayatın acılarıyla yüzleşen Mahi’nin sancılarından ibaret. 
Ateş ve Havva serisinin ikinci kitabı Mahi, kendini bulmanın ve belki de ikinci bir şansın varlığına inananların hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128046</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62f7c1e9-a438-4f50-97b4-8258a15e8d82.jpg</image:loc>
            <image:title>Bireysel Ahlak</image:title>
            <image:caption>Ahlak, yalnızca bir inanç meselesi mi, 
yoksa insanın özüne işleyen evrensel bir değer mi? 
İnsan, doğduğu andan itibaren içinde bulunduğu toplumun değerleriyle şekillenir. Ancak erdemli bir hayat sürmek, yalnızca kuralları bilmekle değil, onları içselleştirip uygulamakla mümkündür. 
Mehmet Kızılkaya’nın kaleme aldığı Bireysel Ahlak, Kur’an-ı Kerim ve hadisler ışığında ahlakın bireysel önemini ele alıyor. Hz. Peygamber’in (sav) örnek hayatından ilham alarak, teoriden pratiğe nasıl geçilebileceğini anlatıyor. 
Bu kitap, İslami açıdan iyi ahlak özelliklerinin nasıl geliştirileceğini ve kötü alışkanlıkların nasıl terk edileceğini de gösteriyor. 
•    Ahlak, sadece bir inanç meselesi mi, yoksa evrensel bir insanlık değeri mi? 
•    Kötü alışkanlıklarımızdan arınarak, içimizdeki iyiliği nasıl ortaya çıkarabiliriz? 
•    Toplumu dönüştürmek için bireysel ahlakın gücü ne kadar önemli? 
•    Mutluluk ve huzur, ahlaklı bir yaşamın doğal sonucu mu? 
ve daha birçok sorunun cevabını Bireysel Ahlak’ta bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128047</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4eff9f8e-416a-4887-872b-22a808aa28b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Çocukları Anlama Rehberi</image:title>
            <image:caption>Anne-Baba ve Eğitimciler için Kılavuz 
Dijital Çocukları Nasıl Anlarız? 
Çağımızın çocukları parmak uçlarıyla dünyaya hükmediyor. Bilgiye saniyeler içinde ulaşıyor, sanal dünyalarda yaşıyorlar. Peki, bu dijital sel onları nereye sürüklüyor? Gerçek dünyayla bağları kopuyor, dikkatleri dağılıyor, sosyal becerileri köreliyor mu? 
&quot;Dijital Çocukları Anlama Rehberi&quot;, bu karmaşık ve hızla değişen dünyaya rehberlik etmek için hazırlandı. Zihin Haritaları ve Duygu Kartları eşliğinde dijital çocukları anlamak, mümkün olacak. 
Bu kitapta; 
•          Dijital dünyanın çocuk psikolojisi ve gelişimi üzerindeki etkilerini, onların sanal dünyadaki motivasyonlarını, ilgi alanlarını ve karşılaştıkları riskleri, 
•          Ekran bağımlılığıyla nasıl başa çıkılacağını ve sağlıklı kullanım yöntemlerinin geliştirilmesini, 
•          Çocuğunuzla dijital dünya hakkında nasıl etkili bir iletişim kuracağınızı ve aranızdaki bağı nasıl güçlendireceğinizi, 
•          Eğitimcilere yönelik de sınıfta dijital teknolojileri bilinçli bir şekilde kullanmanın ve dijital okuryazarlığı geliştirmenin pratik yöntemlerini bulacaksınız. 
Çocuklarımızın dijital dünyada kaybolmasına izin vermeyelim. Onları anlayıp, onlara rehberlik ederek geleceğe birlikte yürüyelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128048</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7cd9dbe-02ce-4bf0-91ad-32483340fe81.jpg</image:loc>
            <image:title>Portakal Ağacı</image:title>
            <image:caption>Büyümek, sadece yılların geçmesiyle mi olur? 
Bazen bir çocuğun gözünden dünya, yetişkinlerin unuttuğu kadar büyük, karmaşık ve renkli olabilir. Portakal Ağacı, hayatın kıyısında duran bir çocuğun, içindeki büyük sorularla yüzleşmesini ve kendini keşfetme yolculuğunu anlatıyor. 
Mahalleye yeni taşınan bir aile… Battaniyeye sarılı gizemli bir çocuk… Gece yarısı yanan tek bir ışık… 
Çağan’ın dünyası, sokaklardaki koşuşturmanın ve çocukça oyunların çok ötesinde, sessiz bir merakın peşinde şekilleniyor. Kimi zaman hayran olduğu dostluklarla, kimi zamansa cevaplarını aradığı bilinmezlerle karşı karşıya kalıyor. 
Şule Gizem Büyükboz’un duygu yüklü kaleminden çıkan Portakal Ağacı, çocukluk düşleriyle büyümenin gerçekleri arasındaki ince çizgide yürüyenlerin romanı. 
Unutmayın; her çocuk büyümek ister.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128049</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0bfa392-370e-468e-8a92-bc9d3e97df9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarım Kalan Fısıltılar</image:title>
            <image:caption>Bazı öyküler tamamlanmayı beklerken yarım kalır. Bazı fısıltılar zamana karışır ama kaybolmaz; duvarlara siner, rüzgâra karışır, gecenin en derin sessizliğinde yankılanır. İşte bu kitap, o yarım kalmış fısıltıların, kalbin en kuytularına sinmiş sözcüklerin, zamana direnerek unutulmayan anıların yansımasıdır.

Her insan, hayatının bir noktasında suskun bir öykü taşır içinde. Söylenmemiş sözler, tamamlanmamış cümleler, geçmişin gölgesinde yaşayan anılar… Kimimiz bir fotoğraf karesinde takılı kalır, kimimiz eski bir mektubun sararmış satırlarında kaybolur, kimimiz ise gece gökyüzüne bakarken bir yıldızın titrek ışığında kendini bulur. Ama hepimiz, bir şekilde yarım kalan bir şeylerin izlerini taşırız yüreğimizde. 
Bu kitap, o izlerin peşinde bir yolculuğa çıkıyor. Geçmişin sırlarını barındıran bir tavan arasında, rüzgârın hafifçe titrettiği bir perdenin ardında, kırık dökük bir pencerenin eşiğinde bekleyen hikâyeler var bu satırlarda. Çünkü bazı sözler fısıltıyla söylenir, bazı öyküler sessizlikte yaşar. Ama en çok da yarım kalanlar, tamamlanmayı beklemeden kalbimizde yaşamaya devam ederler. 
Şimdi gözlerinizi kapatın, derin bir nefes alın ve sayfaları çevirirken bu fısıltıları dinleyin… 
“Bazı yaralar kapanmaz, bazı vedalar tamamlanmaz. Ama insan yine e yürümeye devam eder. Çünkü yaşam, hep yarım kalmış hikâyelerin toplamıdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128050</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81c79250-9ea6-4691-891c-672bbd390b4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiç</image:title>
            <image:caption>“Yalanlar döndürüyordu dünyayı. Dolmuşun mazotu gibi. Tekeri döndüren mazot, dünyayı döndüren yalanlar… Herkes yalan söylüyordu. Birileri inanıyor, birileri o güvenilen kelamlarla iş görüyor, ekmeğini kazanmaya çalışıyor, bir başkası o yalana inanan adama inanıyor, bir başkası yalana inanan adamın dediğine… Aynı anda şehrin farklı köşelerinde herkes birbirine yalan söylüyordu. Birileri söylüyor, birileri inanıyor, inandırılıyordu.” 
Ankara’yı temel öznesi olarak alan Tolga Aydoğan’ın kaleminden çıkan bu eğlenceli öyküler, okuru siyasal eleştirilerinin ve mizahın harmanladığı düşüncelere sürüklüyor. Aydoğan, önümüzden geçip giden, varlığının farkında bile olmadığımız yaşamlara değişik gözle bakmaya çağırıyor bizi. Yalın dili ve anlaşılır üslubuyla, günlük yaşamda her an karşımıza çıkabilecek öykü kahramanlarının anlatısının merkezine konumlandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128051</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b1ecc75-c12d-46e3-8fed-aa8926f90e81.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Otizm mi? Klinisyenler</image:title>
            <image:caption>Otizm nedir? Otuz yıl önce bu soru sorulsaydı çoğu kişinin aklına göz temasından kaçınan, bazı özel yetenekleri olsa bile neredeyse sürekli bakım ve gözetime ihtiyaç duyan, davranışları tuhaf erkeklerle ilgili bir hastalık gelirdi. Ancak son yirmi otuz yılda otizmin anlaşılması konusunda çok yol alındı. 1990’ların sonlarından itibaren otizmin büyük oranda genetik temelli, nörolojik bir farklılık olduğu, kadınlarda da sanıldığından çok daha yüksek oranlarda görüldüğü ortaya çıktı. Günümüzde otizmin başka formlarının da olabileceği konusunda bilinç giderek artıyor. Ancak ne yazık ki otizmin geniş spektrumunda yer aldığı fark edilemeyen veya yanlış tanılar konan kişilerin sayısı hâlâ çok yüksek. Kolay anlaşılır bir dille yazılan bu kitabın amacı, otizmin, özellikle de otistik özelliklerini gizlemek için maskeleme yapan kişilerde, nasıl çok farklı şekillerde kendini gösterebileceğini açıklığa kavuşturmak. Alandaki en son araştırmaların, yazarların mesleki gözlemlerinin ve yüzden fazla otistik katılımcının kendi sözleriyle aktardığı gerçek yaşam deneyimlerinin bir bileşimine dayanan bu kitapta, DSM-5-TR ve ICD-11’de yer verilen tanı ölçütleri adım adım anlatılıyor. Otizmin çok bariz olmayan görünümlerine ilişkin derinlikli, güncel ve nöroçeşitliliği kucaklayan bir bakış açısıyla yazılan kitap, tüm sağlık çalışanları, eğitimciler, otistik bireyler, yakınları ve otizm hakkında bilgi sahibi olmak isteyen herkes için yararlı bir kaynak niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128052</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c978ef07-275b-4942-aef7-55893e602db6.jpg</image:loc>
            <image:title>Shakespeare Nasıl Biriydi?</image:title>
            <image:caption>Shakespeare gerçekten kimdi, duyguları ve kişiliğiyle nasıl biriydi? İlişkileri nasıldı? Nelere gülerdi? Her şeyi yeni baştan düşünen bu heyecan verici kitap, hakkında türlü çeşit rivayet dolaşan meşhur yazarı yaşadığı evi, tiyatrosu, muhiti, kumpanyası ve kültürel ortamı içinde görmeyi mümkün kılıyor. Aynı zamanda oyunlarının, özellikle sonelerinin yetkin çözümlemeleriyle okuru Shakespeare’in duygu dünyasını anlamaya yönelik bir yolculuğa çıkarıyor. Shakespeare&apos;in nasıl yaşadığı, nasıl çalıştığı, dünya edebiyat ve tiyatro tarihinin en büyük, en kalıcı, en sevilen eserlerini nasıl yarattığı, yüzyıllardır okurları büyüleyen gizemlerden. Shakespeare’i anlamaya yıllarını vermiş, eserlerinin edisyonlarını yapmış, akademisyen ve dünyanın en önemli Shakespeare uzmanı kabul edilen Profesör Sir Stanley Wells, bu sorulara cevap arayarak şair ve tiyatro yazarını büyüleyici insanlığı içinde bugünün okurları için hayata döndürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128053</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df4032dd-d173-4c24-85a8-17d42f64bef3.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Enerji</image:title>
            <image:caption>İlaçsız bir hayat mümkün… 
Bugün kendiniz için bir iyilik yapın ve sağlıklı bir geleceğe adım atın! 
 
Günümüz dünyasında yorgunluk, halsizlik ve kronik hastalıklar adeta bir norm haline geldi. Sabahları zor uyanıyor, gün boyu enerjiniz tükeniyor ve bedeninizin size ayak uyduramadığını mı hissediyorsunuz? Peki ya bu belirtiler kaçınılmaz değilse? Dr. Casey Means ve Calley Means, İyi Enerji’de, modern yaşamın bedenimize nasıl zarar verdiğini ve bu döngüden nasıl çıkabileceğimizi anlatıyor. 
 
Gerçek sağlık, ilaçlara bağımlı olmak değil, vücudumuzun doğal dengesini koruyabilmesidir. Bu kitap, beslenme, biyolojik ritimler, uyku, hareket ve zihinsel sağlık gibi faktörleri ele alarak, enerji seviyenizi artırmanın ve kronik hastalıkları önlemenin yollarını sunuyor. Bilimsel araştırmalarla desteklenen bu yöntemler sayesinde, bedeninizin en iyi versiyonunu nasıl yaratacağınızı öğreneceksiniz. 
 
İyi Enerji’ye sahip olmak, yalnızca sağlıklı olmak anlamına gelmez; aynı zamanda zihinsel netlik, güçlü bir bağışıklık sistemi ve uzun ömürlü bir yaşamın kapılarını açar. 
 
 “Dr. Means, anlayışlı ve sevgi dolu rehberliğiyle, bize sağlıklı bir şekilde yaşam süremizi uzatmanın anahtarını sunuyor ve bu kitabı, sağlıklı yaşam yolculuğumuzda oyunun kurallarını değiştiren, paha biçilmez bir kaynak haline getiriyor.&quot; 
 
–David Perlmutter, Tahıl Beyin kitabının yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128054</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c8425c8-5dd0-4b2b-8ae2-390d1921c597.jpg</image:loc>
            <image:title>Emperyal Yaşam Tarzı Gündelik Yaşam ve Kapitalizmin Ekolojik Krizi</image:title>
            <image:caption>İklim krizinin yarattığı felaketler gitgide daha fazla insanın hayatını etkilemeye başlayıp daha görünür oldukça, iklim krizine dair inkârcılık da anaakım siyasetten çekilmeye başladı. Mızrağın çuvala sığmamaya başladığı yerde inkârcılığın yerini alan “yeni bir eleştirel ortodoksi” oluverdi. Bu yeni ortodoksiyse, krizin temelinde yatan asli sebepleri hesaba katmadan krizi çözebileceğine dair ümit vadediyor kitlelere. Elinizde bulunan kitap, iklim kriziyle eşzamanlı yaşanan ve birbirlerini şekillendiren toplumsal yeniden üretim krizi, siyasal temsiliyet krizini de hesaba katarak bir çoklu kriz kavramsallaştırması yapıyor ve bütün bunların altında yatan yapısal nedenin, Küresel Kuzey ülkelerinde içselleştirilmiş “doğru hayat” fikri etrafında oluşan “emperyal yaşam tarzı” olduğunu öne sürüyor. Dünyanın kaynaklarının hesapsızca sömürülmesine dayanan bu yaşam tarzı, olumsuz etkilerini üstüne atacağı bir dışarıya ihtiyaç duyduğu için bu zamana dek ancak bu yaşam tarzından mahrum olanların pahasına sürdürülebiliyordu. Gelişmekte olan ülkelerin üst ve orta sınıflarının da gitgide bu yaşam tarzına adapte olmaya başlamasıyla “dışarısı” gittikçe küçülmeye, bu da emperyal yaşam tarzını içsel bir krize sürüklemeye başladı. Markus Wissen ve Ulrich Brand, katmerlenen bu krizin karşısına kökleri insanların daha iyi bir yaşam için sürdürdüğü binlerce yıllık mücadeleye dayanan dayanışmacı bir yaşam tarzını koyuyorlar. Bu yaşam tarzının nüvelerini bugünün mücadelerinde ararken felaketçi bir kötümserliğe kapılmadan akılcı ve iradeci bir iyimserliğe bel bağlıyorlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128055</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d89410db-b6c6-4e66-8dc1-a7d6fb3f2d84.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuğumun İlk Kitaplığı (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>İlk kitaplar, güzel hatıralar zamanın tozuna karışmasın, bu günlükte yaşasın! Çocuğumun İlk Kitaplığı, anne ve babaların çocuklarıyla okudukları kitapları unutulmayacak anılara dönüştürecek rengârenk bir günlük. Çocuklar büyürken onlarla paylaşılan her an paha biçilmezdir. İlk sözcükler ve ilk kitaplar, ilk adımlar kadar özeldir. Yüzlerde gülücükler açtıran öykülerden okunmaktan yıpranmış sayfalara, en sevilen kahramanlardan ezberlenecek satırlara sayısız hatıraya tanıklık etmesi için hazırlanan bu günlük; ebeveynleri çocuklarıyla birlikte keyifli bir keşif yolculuğuna davet ediyor. Çocukların ilk kitaplığının arşivini tutmaya yardımcı olacak kitap değerlendirme sayfaları ve miniklerin eğri büğrü çizgileriyle renklenecek çizim bölümleriyle dopdolu bir içerik sunan bu özel çalışma, ebeveynlerin çocuklarıyla anı biriktirebilmeleri için rehberlik görevi de üstleniyor.  İlk kitapların izlerini geleceğe taşıması amacıyla tasarlanan Çocuğumun İlk Kitaplığı, ilk okuma çağında çocuğu bulunan herkese anlamlı bir armağan olarak da düşünülebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128056</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0254af8b-3d46-40b7-ac75-763fbb7e4496.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpek Çocuk Felix Powell</image:title>
            <image:caption>FELIX POWELL hayvanlarla konuşabiliyor. Bu onun özel yeteneği. Sincaplarla, kedilerle, tavşanlarla…
Aklına hangi hayvan gelirse! Ve hayvanlar da Felix’le konuşabiliyor.
Felix en çok köpeği Mary Puppins ile sohbet etmeyi seviyor. Puppins onun en yakın dostlarından biri. Peki ya Felix bir gün gizemli bir şekilde bir köpeğe dönüşürse? İşte asıl macera da zaten böyle başlıyor!
HAV-HAV-VUF-VUF!
Felix Powell ile tanışmaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128057</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c44cc59c-8606-47b5-aa57-57475e2add5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınların Tarihi -3</image:title>
            <image:caption>16 ile 18. yüzyıl arasında Avrupa’da yaşanan büyük entelektüel dönüşümlerle bir yandan kadınların kamusal hayatta varoluşunu destekleyen fikirler gelişirken diğer yandan toplumsal cinsiyet normları keskinleşmiştir. Batı’daki kadınların deneyimine yoğunlaşan ve çok yönlü bir tarih sunan Kadınların Tarihi serisinin bu üçüncü cildi, kadınların çalışma ve eğitim yaşamındaki konumlarını, annelik rollerini, yaratılmış güzellik normlarını incelerken sanat ve edebiyat gibi alanlarda üretilen kadın imgesini masaya yatırıyor. Kitap aynı zamanda kadınların bu dönemde bireysel ve kolektif olarak toplumsal normlara nasıl meydan okuduklarını, entelektüel ve siyasal alanda kendilerine yer açma mücadelelerini de ele alıyor. 
“Editörler, erken modern dönemde Avrupa’daki kadınların kendilerini aşağılayan bir toplum içinde hareket edebilme yetilerini vurguluyor, böylece kadınları mutlak mağdurlar olarak ele alan çalışmalara önemli bir karşıt duruş sergiliyor.” 
–Richard M. Golden, Religious Studies Review 
“Bu cilt, öncekiler gibi, bu alandaki bilgi birikimini önemli ölçüde artıracak ve derinleştirecek, ilerleyen çalışmalar için sağlam bir zemin oluşturacaktır.” 
–Virginia Quarterly Review 
“Bu cilt, tarihin bu dönemine ilgi duyan herkes için oldukça çekici, üst düzey bir akademik çalışma niteliğinde.” 
–Library Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128058</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/147e6d73-e6ce-40f3-a2de-731fc7baf2b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınların Tarihi -4</image:title>
            <image:caption>Fransız Devrimi ile I. Dünya Savaşı arasındaki çalkantılı dönemde, kadınların toplumsal konumları radikal ve yoğun biçimde tartışılmış, kadın emeğine ve kimliğine bakış yeniden şekillenmiştir. Batı’daki kadınların deneyimine yoğunlaşan ve çok yönlü bir tarih sunan Kadınların Tarihi serisinin bu dördüncü cildi, devrimin kadınlara vaat ettikleri ile kadınların maruz kaldıkları arasındaki çelişkiyi, kadınların işgücüne katılımını, beden politikalarının gelişimini, ev içi rollere dair söylemlerin yükselmesini ve hak mücadelelerini ele alıyor. Kadınların siyasal hak ve eşitlik taleplerinin yükseldiği bu dönemi, edebiyat, eğitim, siyaset ve toplumsal hareketler ekseninde inceliyor. 
“Fransız tarihçiler Duby ve Perrot’nun antikçağdan günümüze kadın tarihini aktarmayı amaçlayan iddialı projesinin dördüncü cildi, büyük hedeflerin, peşinden gitmeye değer olduğunu kanıtlıyor. 20. yüzyıla odaklanan cildin de yayımlanmasıyla bu proje gerçek bir başyapıt haline geldi.” 
 
–Trudie Knijn, Contemporary Sociology 
“Kadınların Tarihi, önde gelen Avrupa ve Amerikalı akademisyenlerin titizlikle kaleme aldığı makalelerden oluşuyor. Kadınların yüzyıllar boyunca kısıtlanması, ağır işlerde çalıştırılması, isimsiz kılınması, hatta insan olup olmadıklarının sorgulanmasının ardından, serinin dördüncü cildine geldiğimizde ‘Özgürlüğün Kızları ve Devrimci Yurttaşlar’ ile ‘Dışarıya Adım Atmak’ gibi destekleyici başlıklarla karşılaşmak gerçekten muhteşem.” 
 
–Elizabeth J. Sherman, Washington Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128059</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d678109e-3d16-4522-b04e-4e8fbb9585e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınların Tarihi -4 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Fransız Devrimi ile I. Dünya Savaşı arasındaki çalkantılı dönemde, kadınların toplumsal konumları radikal ve yoğun biçimde tartışılmış, kadın emeğine ve kimliğine bakış yeniden şekillenmiştir. Batı’daki kadınların deneyimine yoğunlaşan ve çok yönlü bir tarih sunan Kadınların Tarihi serisinin bu dördüncü cildi, devrimin kadınlara vaat ettikleri ile kadınların maruz kaldıkları arasındaki çelişkiyi, kadınların işgücüne katılımını, beden politikalarının gelişimini, ev içi rollere dair söylemlerin yükselmesini ve hak mücadelelerini ele alıyor. Kadınların siyasal hak ve eşitlik taleplerinin yükseldiği bu dönemi, edebiyat, eğitim, siyaset ve toplumsal hareketler ekseninde inceliyor. 
“Fransız tarihçiler Duby ve Perrot’nun antikçağdan günümüze kadın tarihini aktarmayı amaçlayan iddialı projesinin dördüncü cildi, büyük hedeflerin, peşinden gitmeye değer olduğunu kanıtlıyor. 20. yüzyıla odaklanan cildin de yayımlanmasıyla bu proje gerçek bir başyapıt haline geldi.” 
 
–Trudie Knijn, Contemporary Sociology 
“Kadınların Tarihi, önde gelen Avrupa ve Amerikalı akademisyenlerin titizlikle kaleme aldığı makalelerden oluşuyor. Kadınların yüzyıllar boyunca kısıtlanması, ağır işlerde çalıştırılması, isimsiz kılınması, hatta insan olup olmadıklarının sorgulanmasının ardından, serinin dördüncü cildine geldiğimizde ‘Özgürlüğün Kızları ve Devrimci Yurttaşlar’ ile ‘Dışarıya Adım Atmak’ gibi destekleyici başlıklarla karşılaşmak gerçekten muhteşem.” 
 
–Elizabeth J. Sherman, Washington Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128060</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9248e771-e256-4612-acc4-20e4db1d8ba9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarunta</image:title>
            <image:caption>“BİR MASAL ÜLKESİ” 
Sarunta, doksan dokuz dağın ardında bir masal ülkesi. Bugüne kadar bildiğimiz ülkelerden çok farklı. Mavi Göl, Bozkaya, Balık Ağacı, Masal Dağı, Naru, ebemkuşağı otları ve nicesi.
Bir gün davetsiz bir misafir gelir Sarunta’ya. Ülkenin güzel çocuklarından biri olan Akay’a arkadaş olur. Fakat bu misafir ile birlikte Sarunta’da tuhaf olaylar yaşanır. Sarunta, bir masal ülkesi ama seninle birlikte neden gerçek olmasın ki?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128061</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8675af6f-ef17-40bc-8491-962555538dc4.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi İnsanlar Haritası</image:title>
            <image:caption>Her yolculuk bir arayıştır. Kimimiz uzak diyarlarda huzuru, kimimiz ise içimizdeki cevherleri bulmayı isteriz. Ama ya aradığımız iyilikse ve onu bulmak için bambaşka bir dünyanın kapısını aralamanız gerekiyorsa? 
Yağmurun altında kaybolmuş bir Haritacı. Elinde eski bir harita ve bilinmeyen bir yolculuk. Kader, ona konuşan bir keçiyi yoldaş kılıyor. Haritacı, dağların, ormanların ve vadilerin ötesinde, köy köy dolaşıp “iyi insanları” bulmaya çalışıyor. 
Haritacının, iyiliğin izini sürerken kendi ruhunun haritasını keşfetmesini izlerken, siz de kendi yolculuğunuzda ne aradığınızı sorgulayacaksınız. 
Bu kitapta gerçek iyiliği, yolu gösteren asıl pusulanın ne olduğunu anlamaya çalışacaksınız. Bu etkileyici kitapla siz de bu hikâyenin bir parçası olacaksınız. Harita sizde, yol sizde, cevabı arama cesareti sizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128062</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19b90eca-e9f1-445e-8051-95337c5dcc82.jpg</image:loc>
            <image:title>Herkes Ayağını Kaldırsın</image:title>
            <image:caption>Çiçekleri kurutanlar, mini mini tomurcukları üzenler ayağını kaldırsın. Plan kurmakla ömürlerini geçirenler ise hiç basmasınlar ayaklarını yere. Çocuklar ağlamasın, diyorlar fakat hep ağlıyor çocuklar… 
Çok seviyoruz çocukları, diyorlar; çocuklara hiç sevgiyle sarılmıyorlar… 
Kaldırsın herkes ayağını, yalanlardan ayıklayalım dünyayı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128063</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d852dd3-fb77-44e9-b33e-68a52a9d33a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınların Tarihi -5</image:title>
            <image:caption>20. yüzyıl, kadınlar için toplumsal, siyasal ve kültürel dönüşümlerin hız kazandığı bir dönemdir. Batı’daki kadınların deneyimine yoğunlaşan ve çok yönlü bir tarih sunan Kadınların Tarihi serisinin bu beşinci cildi, savaşlar, devrimler, rejim değişiklikleri ve ekonomik dönüşümlerle şekillenen bu dönemde kadınların yaşadığı köklü değişimleri incelemektedir. Bu dönemde geleneksel cinsiyet rolleri yeniden üretilerek kadınlar üzerinde baskı aracı olarak kullanılmışsa da ekonomik bağımsızlık arayışları, artan siyasal görünürlük, feminist dalgaların yükselişi ve kadının kendi bedeni üzerindeki söz hakkının genişlemesi eşitlik taleplerini güçlendirmiştir. 
“Kitaba katkıda bulunan herkes tarihi, cinsiyetler arası ilişkileri ve toplumsal cinsiyet sistemlerinin evrimini vurgulayan bir toplumsal cinsiyet perspektifinden ele alma konusunda ortak bir bağlılık sergiliyor.” 
–Susan Ware, Journal of American History 
“Batı’daki kadınların 20 yüzyıldaki yaşamına dair geniş kapsamlı bir antropolojik çalışma niteliğindeki bu eser, devlet, çalışma hayatı, felsefe, savaş, sanat, demografi, aile ve 1900’den günümüze kadın hareketini şekillendiren feminist mücadele başlıkları hakkında zengin bir içerik sunuyor.” 
–Bonnie G. Smith, Contemporary Sociology</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128064</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13ecadcb-a860-47f0-91f9-146ac7fc31b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınların Tarihi -5 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>20. yüzyıl, kadınlar için toplumsal, siyasal ve kültürel dönüşümlerin hız kazandığı bir dönemdir. Batı’daki kadınların deneyimine yoğunlaşan ve çok yönlü bir tarih sunan Kadınların Tarihi serisinin bu beşinci cildi, savaşlar, devrimler, rejim değişiklikleri ve ekonomik dönüşümlerle şekillenen bu dönemde kadınların yaşadığı köklü değişimleri incelemektedir. Bu dönemde geleneksel cinsiyet rolleri yeniden üretilerek kadınlar üzerinde baskı aracı olarak kullanılmışsa da ekonomik bağımsızlık arayışları, artan siyasal görünürlük, feminist dalgaların yükselişi ve kadının kendi bedeni üzerindeki söz hakkının genişlemesi eşitlik taleplerini güçlendirmiştir. 
“Kitaba katkıda bulunan herkes tarihi, cinsiyetler arası ilişkileri ve toplumsal cinsiyet sistemlerinin evrimini vurgulayan bir toplumsal cinsiyet perspektifinden ele alma konusunda ortak bir bağlılık sergiliyor.” 
–Susan Ware, Journal of American History 
“Batı’daki kadınların 20 yüzyıldaki yaşamına dair geniş kapsamlı bir antropolojik çalışma niteliğindeki bu eser, devlet, çalışma hayatı, felsefe, savaş, sanat, demografi, aile ve 1900’den günümüze kadın hareketini şekillendiren feminist mücadele başlıkları hakkında zengin bir içerik sunuyor.” 
–Bonnie G. Smith, Contemporary Sociology</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128065</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5593f4bf-9390-4b8b-872b-a652d2f2029a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gazap Fırtınası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>GAZAP FIRTINASI, Dünya’yı aniden vuran ve dört bir yana yayılan iklim değişikliğinin adıdır. 
Gezegen eşi benzeri görülmemiş doğal felaketler nedeniyle tamamen yönünü sapmış, harap olmuş, parçalanmış durumda. 
Birkaç hafta içinde Dünya tüm tutarlılığını yitirdi. 
Ancak öfkesini kusan doğa kendini yeniden toparlamaya başladı. 
Hayatta kalan gruplar yalnızca Doğa’nın bildiği, yalnızca onun dayattığı kurallara göre ilerliyor… 
 
Enki Bilal’in Gazap Fırtınası Üçlemesi okuru  düşsel ve çılgın bir anlatıya sürüklüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128066</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30b5f910-723d-4aad-a1f9-76d69171294c.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk ve Kuşun Sırrı</image:title>
            <image:caption>Sevginin, merhametin, bağlılığın, dürüstlüğün ve çalışkanlığın kıymeti ile dayanışmanın önemini çocuklara uygun bir dille aktarılmasını sağlayan “Çocuk ve Kuşun Sırrı” kitabı, aile sevgisiyle büyüyen çocuklar için sıcacık bir rehberdir. 
Çocuk gelişiminde sevginin ve dayanışmanın gücünü etkileyici bir şekilde vurgularken, hayal dünyalarını da geliştirerek desteklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128067</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ae9f23b-0075-40dd-8242-e7c0202b3ec9.jpg</image:loc>
            <image:title>Moro</image:title>
            <image:caption>Moro kendisiyle barışıktı. Mor benekleri, yeşil gövdesi, uzun arka bacakları, çıkık gözleri onun çok hoşuna giderdi. Bazen aynanın karşısında, uzun uzun kendini seyrederdi. Görüntüsünden genel olarak memnun olan bir kurbağaydı. Fakat kuyruğunun olmaması çok canını sıkıyordu. “Kuşların kuyruğu var, balıkların kuyruğu var, salyangozların bile kuyruğu var. Peki benim neden kuyruğum yok?” diye düşünüp, üzülüyordu. 
 
Moro kuyruğuna kavuşacak mı acaba? 
Kurbağaların kuyruğu olmaz ama belki de tek kuyruklu kurbağa Moro olacak.  Moro’nun kuyruğu ile sınavı bakalım nasıl sonuçlanacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128068</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42817a8d-b0b3-4346-86c5-a3e5475f7f1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Xewnen Di Hundire Min De</image:title>
            <image:caption>Xewnên di hundurê min de, 
Serpêhatiyên razdar. 
Bi qasî stêrkên li ezman, 
Pir û geş. 
 
Carinan lehengê çîrokan, 
Carinan rêwîtiya keşfê. 
Rêwîtiyek veşartî, 
Baweriya di hundurê min de. 
 
Xewnên di hundurê min de 
Ji rastiyê derbas dibin. 
Reng bi reng, 
Wêneyekî hestan xêz dikin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128069</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d37cb61b-91da-4a6f-8de7-98fb41ebbf35.jpg</image:loc>
            <image:title>Melike</image:title>
            <image:caption>Seçimler sadece bir karar değildir. Seçimlerimiz kaderimiz olur. Şimdi Melike de hayatın kaderini şekillendirmek üzere ona sunduğu yolların kesişiminde duruyor. Aşk ve ihtişam, tutku ve mantık, özgürlük ve bağımlılık… Acaba Melike’nin kulağına fısıldanan sözler, hayatın ona sunduğu fırsatlar, aşkı kaderin sunduğu tek seçenek olmaktan çıkaracak mı? 
Melike… Güzelliğiyle görenleri büyüleyen, mütevazı bir mahallede büyük hayaller kuran genç bir kız. Bir kalbin peşinden mi gitmeli, yoksa aklın sesine mi kulak vermeli? 
Zenginlik uğruna ödenen bedeller, aşkın değişen yüzleri ve bir kadının kendi yolunu bulma hikâyesi… Melike, sizi tutkulu bir serüvene davet ediyor. Seçimlerinin gölgesinde kalan hayatlara tanık olacak, bir kadının kendini keşfetme yolculuğuna eşlik edeceksin. 
Acaba Melike yanlış seçim mi yapmıştı? Doğru olan seçim neydi? Peki insan aşık mı yoksa seviyor mu nasıl anlardı, bu duygular nasıl ayırt edilirdi ki? Bu kolay değildi çünkü herkesin sevgi kriteri farklıydı. Evet kimse dört dörtlük değildi, herkesin artıları ve eksileri vardı... Mühim olan eksileri bizim ne kadar tolere edip edemeyeceğimizde saklıydı... Melike bunları düşünürken bir sırrı keşfetmiş gibi gülümsedi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128070</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7647f70b-bdae-4984-b911-302719896fdd.jpg</image:loc>
            <image:title>Derinlerde Bir Yerde</image:title>
            <image:caption>Derinlerde bir yerde… 
Kelimeler sadece yazının, konuşmanın aracı mıdır, yoksa ruhumuzun derinliklerinden yükselen yankılar mı? Bu kitap, kelimelerin sadece anlamlardan ibaret olmadığını, her birinin bir his, bir anı, bir dünya taşıdığını anlatıyor. 
Her kelime bir yolculuktur. Bazıları sizi eski hatıralara sürükler, bazılarıysa henüz keşfetmediğiniz hislere. Peki ya kelimeler size ne anlatıyor? Hangi kelime sizi titretir, hangisi iç huzuru verir? 
Bu kitap, kelimelerin içinde saklı duygulara, hatıralara ve bilinçaltının derin sularına bir davet. Belki de sayfalar arasında gezinirken kendi kelimenizi bulacak, içinizdeki sesi keşfedeceksiniz. 
Sadece okuyarak değil, hissederek yol almak isteyenler için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128071</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dda04438-641e-4c3b-ac46-5ffee72db8fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Yakamoz</image:title>
            <image:caption>NASİHAT 
*Sırrını açma kimseye ama her şeyini de gizleme 
*Allah rızası için yap her iyiliği, sana yapılan kötülüğü de unut 
*Başkasının mutluluğundan kendine pay çıkar. 
*Konuşmadan önce düşün söyleyeceklerini 
*Aşırı gitme hep orta yolu seç, her işinde düzenli ol, hayatı sade yaşa 
*Planlı ol ama planlı yaşama 
*Bol bol hayaller kur, umut etmekten hiç vazgeçme 
*Olaylara olumlu yönden bak ama ne çok gül nede somurt 
*Kimsenin hakkına girme, kendi hakkını da unutma 
*Zarar görsen bile pişman olacağın şeylerden uzak dur 
*Zamanında, ama az uyu erken kalk 
*Az ama faydalı olan şeyler ye, az ama faydalı olan şeyler konuş 
*Vaktini boşa harcama, yürü, gez fazla oturma 
*İnsanlarla iletişim halinde ol ama genelde yalnızlığı seç 
*Geçmişi unutma, bugünü yaşa ama yarını hatırla 
*Başkalarının kusurlarını görme ve konuşma her zaman güler yüzlü ol 
*Canavardan kaçtığın gibi gösterişten kaç 
*Sen başkalarından farklı ol 
Unutma farkı fark eden farklı insanlardır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128072</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddd0aed1-72c5-429e-9917-75835d3e2ecc.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygu Seli</image:title>
            <image:caption>Şiirin önemi, insanın iç dünyasına dokunabilme gücünde yatar. İnsanın en derin duygularını, aşkı, acıyı, sevinci, hüznü, hayalleri, geçmişi ve umutları en güzel şekilde dile getirebilen bir araçtır. 
Şiir, insanın ruhunu besleyen, duygu ve düşüncelerini özgürce ifade edebildiği ve dilin güzelliklerini keşfedebildiği bir sanat dalıdır. Şiirin anlamı ve önemi, onun evrensel ve zamansız olmasında yatar. 
“Duygu Seli” şiir kitabı her satırlarında tüm okuyucuların kendilerini bulacakları duygu yüklü bir eserdir. 
Bu şiir kitabında bulunan her şiirde, okuyucularımız bazen çok hüzünlenecek, bazen uzun uzun dalacak, bazen duygulanacak, bazen de gözlerden yaşlar süzülecek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128073</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ba36d74-a18b-4bbe-aba1-72052ee2333a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbin Dili</image:title>
            <image:caption>Çalışıyor İnsan… 
Ebedi olmayan, geçici Dünya için. 
Kıymet bilmiyor, İnsan… 
Sevmeyi öğrenemediği için. 
Zulme sessiz kalıyor, İnsan… 
Kalbinde merhamet kalmadığı için. 
Her yanı Cennet kokan, Ülkemde… 
Bir tebessümü… 
Eksik İNSAN.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128074</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c125a4d3-925a-40ad-bdc8-d6046e655049.jpg</image:loc>
            <image:title>Akarçay Sevdam</image:title>
            <image:caption>Ne kadar hasretle dolmuşum sana 
Sensiz benim yüzüm gülmez Akarçay 
Kurban olurum dağına taşına 
Başka köyü gözüm görmez Akarçay 
 
Yazı ayrı güzel kışı bir başka 
Baharda gidersen doyarsın aşka 
Güzün yaylasında olsaydım keşke 
Suyun içmeyenler bilmez Akarçay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128075</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f12cd0d-9e02-4636-a7ed-2b89533871f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Çarıklı</image:title>
            <image:caption>Sizi biraz uzaklara götürmek istiyorum. Gençler için masal gibi, yaşlılar için birer anı, birer hatıra gibi. Geçmiş zaman içinde yaşanmış, içinde bir hayat hikâyesi ile birlikte dalgalanan bir dünyanın günümüze uzanan değişim rüzgârlarıyla savrulup gelen bir akımı izlemek üzere bazen üzüntü, bazen sevinç le karşılayacağınız duygu dünyasına götürmek istiyorum. Bu dünyada kendinizden bir şeyler bulacağınızı, akıp giden hayat yolunun duraklarında düşüneceğiniz bir kervanı izlemeye götürmek istiyorum. Beraber gideceğimiz bu yolun sonunda çaresizliklerin nasıl çareye dönüşüp model olduğunu görüp taşın altına elimizi koyabildiğimiz sürece her şeyin daha güzel daha da iyi olabileceği bir dünya anlayışına sahip olabildiğimiz bir anlayışın hakim kılınması dileklerimle. Saygılarımla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128076</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/912d4643-b668-4297-ac64-a7ed8c678363.jpg</image:loc>
            <image:title>Vuslat – Sahipsiz Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Kadın, doğumundan ölümüne kadar kimsesizliğini taşır yüreğinde… Yaşamı boyunca sessiz isyanlarını duyuramaz en yakınlarına bile… Kendi adıyla anacağı bir evi bile olmaz kadının! 
Ya “Baba evi’dir” yaşadığı ev, ya da “Koca evi”… 
Aile içinde ya da akrabalar arasında küçük yaşlarda Ensest ilişkiyle tanışır bazen! 
Cinselliğin ne olduğunu bilmeden, kadın ve erkek arasındaki farkı algılayamadan kocaman eller dokunur vücudunun en mahrem yerlerine! Korkar… Utanır… Yaşadığı kâbusu kimselere anlatamaz… 
Ruhunda fırtınalar kopar ama konuşamaz! Konuşsa da kimse ona inanmaz, inanmak istemez! Masum bakışlarına yansıyan isyanlarını ise, kimse gözlerinden okuyamaz! 
Ya canını acıtacaklarından korkarak susar ya da bir çikolatayla, gofretle, oyuncakla kandırılıp susturulur… Bazen de konuşacağından korkulup, tecavüzden sonra acımasızca öldürülür!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128077</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46f34423-1233-46c0-b813-afc1bca72c94.jpg</image:loc>
            <image:title>Mizahperver</image:title>
            <image:caption>O artık yetişkin bir bireydi. Eğlenmeyi ve eğlendirmeyi çok seviyordu. İnsanları mutlu etmeyi kendisine vizyon edinmişti. Buna giden yol ise gülümsemekten geçiyordu. Onun gülümsediğini gören insanlar da bir neşe hâkim oluyordu. Bir süre sonra bu durum ona yetmemeye başladı çünkü mutluluk kadar mutsuzlukta bulaşıcıydı. Gülümsettiği insanların mutluluğu çok kısa sürmekteydi. Daha fazla insana ulaşması gerekiyordu. İşte o an aklına bir fikir geldi. 
Yazmalıydı. Daha fazla insan okuyana kadar. Daha fazla insan okuyup gülümseyene kadar. Yazmalıydı. Çünkü hayat güzeldi. Çünkü hayat gülünce çok daha güzeldi. 
Arkadaşlarını barıştırmak için hikâyeler yazıp yıllar sonra yazar olan bir çocuk, ilginç tanışma hikayelerini çocuklarıyla paylaşan bir çift, sevdiği kızla evlenebilmek için siyasete atılan bir genç, arkadaşlarının dertleriyle dert sahibi olan bir ev arkadaşı, hoşlandığı kıza ulaşabilmek için kuşlarla haber yollayan bir aşık, ıssız bir adada yıllarca mahsur kaldıktan sonra kurtulan ve geri döndüğünde Dünya’nın eskisi gibi olmadığını anlayan bir adam, ilgisizliğinin sonuçlarıyla yüzleşen bir sihirbaz, hayatı boyunca hayalindeki aşkı arayan ve en sonunda bulduğunu sanan bir yolcu, sonuçlarını düşünmeden dilek dileyen bir şanssız, sessizlik arayışı içinde olan bir bahtsız. 
İkinci kitabım Mizahperver, on adet absürt mizah hikayesinden oluşan bir güldürü kitabıdır. Güldürürken aynı zamanda ikili ilişkilere dair konuları olabilecek en komik haliyle sizlere aktarmakta ve absürt yanını bizlere sunarak düşündürmektedir. Her bir hikâye sizi farklı alemlere götürecek ve bir nebzede olsa yüzünüzü gülümsetecektir. Keyifle okumanız dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128078</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adf80383-fcde-4e57-bd2a-c1bfc493c9cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Gözlerin Şiir Ben de</image:title>
            <image:caption>Ben hiç şiir yazmazdım 
Bilmezdim ki şiirin 
Gözde kâğıt 
Bakışta kalem 
Yürekte mısra 
Hece hece bölünüp 
Kurşun gibi vurduğunu 
Bilmezdim ki şiirin 
Ateş olup kor kor 
Kelimelerde tutuştuğunu 
Gözlerin bir kitap kadar 
Şiir okuduğunu 
Bilmezdim ki şiirin sen olduğunu 
Gözlerin şiir bende…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128079</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cda6480-b5ba-4d39-928f-f53b994735be.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk İncinir</image:title>
            <image:caption>Ayrılıktan söz etme ne olur 
Kalem kırılır kelimeler incinir 
Şiirler matem tutar gecede 
Gökteki yıldızlar incinir 
Toprak susuz kalır baharda 
Bülbül ötmez gül incinir 
 
Ayrılıktan söz etme ne olur 
Göz küser yaş incinir 
Yağmurunda ıslanır kalbim 
Sevmekten öte aşk incinir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128080</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b66e1113-47b7-4f5b-a536-179c94d14fdf.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanın Kıyısında</image:title>
            <image:caption>Hayat, değişmeyen değerlerimizle anlam kazanır. 
Bizi biz yapan hatalarımız, hayatı daha derin kavramamıza yardımcı olur. Kimi zaman sıkıntılar içinde kaybolduğumuzu sanırız, ama aslında her zorluk, bizi daha güçlü kılan bir basamaktır. Hazlar da sıkıntılar da gelip geçicidir; ancak asıl önemli olan, bu dalgalanmalar içinde kendi değerlerimize sadık kalmaktır. 
Önemli olan, varlığımızın anlamını keşfetmek, sevdiklerimizle birlikte zor günleri aşmak, sabrın gücünü ve şükrün kıymetini bilmektir. Hayatın karmaşasında kaybolmadan, doğruya tutunarak ilerlemek ve mutlu olmanın yollarını bulmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128081</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34dd3930-0770-4ac5-a378-905334c0af0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Eleştirel Kürdi Pedagoji</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, ‘Kürt Sorunu’nu başta dil hakları ve anadilinde eğitim olmak üzere kimlik üzerinden politika, kültür ve gündelik yaşamın çeşitli boyutlarında ele alan sosyo-pedagojik bir çalışma, bir tür eleştirel Kürdi Pedagoji. Kemal İnal, ‘Kürt Sorunu’nu öncelikle Kürtçe ve kimlik bağlamında olmak üzere, Yeşilçam’daki “kıro” arketipinden metropollerdeki “Kürt amele”ye, TBMM’de “bilinmeyen dil”den “özel Kürtçe dil kursları”na değin çok çeşitli yönleriyle ele alırken kendi Kürdi özel aile yaşamından da örnekler vererek başta “dil ırkçılığı” olmak üzere pek çok dil yasağı, önyargı ve ötekileştirme pratiklerini teorik bir analize tabi tutmaktadır. AKP döneminde Kürtçenin kamusallaşması yönünde atılan sivil adımların başına gelenleri çok dilli belediyecilik, yasaklı harfler, TRT Şeş, mahkemelerde Kürtçe savunma gibi bağlamlarda ele alan İnal, Kürtçeye dair yasak, baskı ve dışlamaların çok çeşitli örneklerini vermektedir. Kitap, bir bakıma son yirmi yılda ‘Kürt Sorunu’nun dil, kimlik ve politika boyutlarında başına gelenleri olgusal olarak açıklamaktadır. 
Töz Yayınevi olarak Kemal İnal’ın çalışmasının, bugünlerde yeniden çözülmesi yönünde umut ışığı yanan ‘Kürt Sorunu’nun dil, kültür ve kimlik boyutunda farklı bir açıdan ele alınması konusunda bir katkı getirdiğini düşünüyor ve geniş kitlelerce okunmasını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128082</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b3babd3-ff81-4e03-8dfa-654eea6610b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınıf Mücadelesi ve Sendikalar</image:title>
            <image:caption>Sendikaların sınıf mücadelesi içindeki yeri, önemi ve rolünün tarihsel bir bakış açısıyla ele alınması, 21. yüzyılda emekçilerin öz örgütleri olan sendikaları yeniden işçi sınıfının örgütlenme ve mücadele merkezleri haline getirme hedefi açısından önemlidir. 
Sendikaların yalnızca hak arama mücadelesiyle sınırlı kalmaması, işçi sınıfının siyasal bilincini artırarak bağımsız bir sınıf hareketi haline gelmesi gerekmektedir. İşçilerin örgütlü mücadelesi olmadan sermaye karşısında hak kazanmak ve kazanılmış hakları korumak mümkün değildir. Bugün, işçi sınıfının sermaye ve devlet karşısında bağımsız bir sınıf olarak varlığını sürdürebilmesi, sendikaların bugün ve gelecekte nasıl bir mücadele çizgisi izlemesi gerektiğiyle doğrudan bağlantılıdır. 
Sınıf mücadelesinin, sendikaların ve sendikal hareketin gelişiminin tarihsel bir perspektifle ele alınması, işçi sınıfının mücadelesine ışık tutarak gelecekte nasıl bir yol izlenmesi gerektiği konusunda önemli ipuçları sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128083</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d45f479-0ef5-49a3-8aaf-b59ea7771ec5.jpg</image:loc>
            <image:title>Can Mikroplara Karşı</image:title>
            <image:caption>Can şekerleri çok ama çok seviyor. Fakat ne zaman dişlerini fırçalaması gerekse hep bir bahane buluyor. Bu yüzden de dişlerini saran mikroplarla karşılaşıyor. 
Aydan Tuncayengin, bu sevimli ve öğretici hikâyeyle çocuklara diş sağlığının önemini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128084</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b41f8d42-cbce-4c76-aae2-1450e9963d55.jpg</image:loc>
            <image:title>Öncü &amp; Gönlün Sırları</image:title>
            <image:caption>Cibran’ın sözcükleri, bir kâhin gibi geleceği haber veren, bir münzevi gibi hakikati arayan, bir âşık gibi dünyaya tutkuyla sarılan bir tını taşır. O, modern dünyanın yalnız kalmış ruhlarına seslenir. Ona göre her insan, kendi içinde bir öncüdür ve her öncü, kendi gönlünün sırlarını taşımakla yükümlüdür. 
 
Öncü, insanın kendi yol arayışını anlatan bir bildiri, bir öznelik manifestosudur. Kendi varlığının öncüsü olmak, her yeni günün ilk ışığında kaybolan bir gölgeye dönüşmek ve tekrar yeniden doğmaktır. Cibran burada insanı, kendi kaderinin hem yolcusu hem de yaratıcısı olarak resmeder. Bizi, kendi içimizde bir devrim başlatmaya davet eder. Gönlün Sırları ise kalbin en gizli dehlizlerinden yükselen bir çığlık gibidir. İnsan varoluşunun ağırlığını, sevdanın ve kaybedişin izlerini, ruhun anlatmayacesaret edemediği sırları fısıldar. Aşk, bir esaret olduğu kadar bir özgürlüktür de; ayrılık bir son değil, dönüşümün başlangıcıdır. 
 
Bireyin iç dünyasına yaptığı metafizik yolculuğun iki farklı durağını andıran Öncü ve Gönlün Sırları, özel bir edisyonla ve Cahit Koytak’ın müthiş çevirisiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128085</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6690e6e-4e79-4df7-8448-50f5bf5504f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Vadinin Perileri &amp; Kırık Kanatlar</image:title>
            <image:caption>Zaman, bir nehrin sonsuzluğa uzanan akışı gibidir; biz, onun kıyısında duran, bir su damlasının içinde evreni görmeye çalışan yolcularız. Cibran’ın dünyasında her şey devinir, her şey dönüşür. İnsan da kendi içindeki boşluğun farkına vardığında gerçek anlamda doğar. 
 
Vadinin Perileri, doğanın bilge sesine dikkat kesildiğimiz, rüzgârın, ırmakların ve toprağın insana kendi hikâyelerini anlattığı bir eser. Cibran Vadinin Perileri’nde, modern insanın kaybettiği saflığı, köklerinden kopmuş ruhların vadilerde hâlâ duyulan seslerini anlatır. İnsan, özgür doğar, zincirlenir ve sonunda doğaya geri döner. Kırık Kanatlar ise, aşkın ve toplumsal kısıtlamaların yarattığı hüzünlü trajediyi gözler önüne serer. Kavuşmanın imkânsızlaştığı yerde, aşk en saf halini alır. Çünkü bazen iki insanın en büyük kaderi, birbirine çok yaklaşmışken sonsuza dek ayrılmaktır. Cibran, bu eserleriyle gösteriyor ki insan, sevdiği şeyleri kaybetmeye yazgılıdır; insan 
zaten kaybettikleriyle var olur. 
 
Bu özel edisyon, Cibran’ın metafizik gerilimi en yüksek iki eserini bir araya getiriyor. Vadinin Perileri ve Kırık Kanatlar, yeni bir edisyonla ve Cahit Koytak çevirisiyle Ketebe’de.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128086</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4841cae2-ed0c-43c4-9287-5729153f5a0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçtim Bu Alemden</image:title>
            <image:caption>İnsanlığa ferman okundu darda 
Daldım ummanlara derya katında 
Ozan Direnç derler benim adıma 
Geçtim bu âlemden pirler aşkına</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128087</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c3b3f13-8517-4b3b-a2fd-a93e4cc4b6b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Gücünün Sınırsız Denizi</image:title>
            <image:caption>Ülkü Tamer, hayatı boyunca edebiyat dünyasının içinde hem yazar hem yayıncı hem de okur olarak yer almış ve o yıllarda bin bir fedakârlıkla çıkan edebiyat dergilerinin hemen hemen hepsini özel bir titizlikle incelemiştir. Kendi de hem dergicilik hem yayıncılık heyecanına kapılmış ve bir şair olarak edebiyatın -kendi deyimiyle- “altın çağı”nı doya doya yaşamıştır. Bu durum, doğal olarak şairin yazma serüveninin son derece renkli ve ilginç hale gelmesine vesile olmuştur. 
 
Hayal Gücünün Sınırsız Denizi, Ülkü Tamer’in sanata ve özellikle edebiyata olan bakış açısını anlama açısından önemli bir hazine. O günün edebiyatını bazen ironik bazen de içli bir biçimde değerlendiren şair, anlamların sınırsızlığını ve bu sınırsızlığı inşa eden bütün patikaları gözler önüne seriyor. Ülkü Tamer’in edebiyat 
dünyasının izlerini daha da aydınlatan bu yazıları; edebiyatın değerini, haysiyetini ve anlamlarını düşünmek isteyenler için önemli bir merkez nokta olarak da kabul edilebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128088</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b775e30c-4f6c-43f8-9b16-f61a92476325.jpg</image:loc>
            <image:title>Amok Koşucusu</image:title>
            <image:caption>Tutkunun ve deliliğin sınırlarında gezinen bir adamın çarpıcı hikâyesi…Okyanusta seyreden
bir gemi, içinde yalnızca yolcuları değil, aynı zamanda unutulmaz bir itirafı da taşımaktadır.
Uzak Doğu’da görev yapan bir doktor, bir kadının çaresizce yardım istemesiyle kendini
beklenmedik bir girdabın içinde bulur. Ancak ilk anda reddettiği bu yardım çağrısı, kısa
süre içinde vicdanını kemiren bir takıntıya dönüşür. Amok koşucusu gibi gözü kara bir
şekilde, durmaksızın ve kaçınılmaz bir sona doğru sürüklenir.Stefan Zweig, insan ruhunun
en karanlık köşelerine inerken, saplantının ve tutkuların ne denli yıkıcı olabileceğini
ustalıkla gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128089</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba09d8f9-f2d2-429f-9c9a-a5d3afa55b14.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu</image:title>
            <image:caption>Bir mektup... Bir kadının sessiz çığlığı... Asla ulaşılamayan bir sevgiye yazılmış çarpıcı
veda.“Hayatım boyunca seni sevdim, hiç bilmedin.” Bir kadının, yaşamı boyunca kalbinde
sakladığı derin bir aşkın, hiç tanınmamanın ve sessizliğin iç burkan hikâyesi. Her satırında
gizlenmiş acı, özlem ve çaresizlikle yazılmış bir itiraf.Stefan Zweig’ın psikolojik
çözümlemeleriyle örülü bu sarsıcı eser, insan ruhunun en gizli köşelerine dokunuyor.
Sevginin bir omuzda yük, bir kalpte yangın oluşunu anlatıyor.Bu mektup, sadece bir adama
değil; unutulmuş, görülmemiş, adı anılmamış tüm aşklara yazılmış bir ağıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128090</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10dc3a27-1661-4f5f-ba3e-ecb075ab0b01.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kadının Yaşamından 24 Saat</image:title>
            <image:caption>Tutkunun, tesadüflerin ve insan ruhunun derinliklerine inen unutulmaz bir
hikâye…Riviera’daki lüks bir otelde, herkesin hayatını değiştiren tek bir gün… Saygın bir
İngiliz kadın, geçmişinden gelen büyük bir itirafla, hayatının en çarpıcı yirmi dört saatini
anlatıyor. Ansızın karşısına çıkan bir adam, onu sıradan yaşamından koparıp hiç
beklemediği bir tutkuyla sarsıyor. Peki, bir insanın kaderi yalnızca bir gün içinde tamamen
değişebilir mi?Stefan Zweig, Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat’te, insan doğasının en
derin tutkularını, vicdan ile arzunun amansız çatışmasını ve yalnızca birkaç saatte yaşanan
bir aşkın unutulmaz etkisini ustalıkla işliyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128091</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ec9eb8c-a617-4f1b-98b4-99f73f14569d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalpsiz</image:title>
            <image:caption>Bitme çağıydı, yeniden başlama çağıydı; ümit çağıydı, ümitsizlik çağıydı; susma çağıydı,
konuşma çağıydı; yalan çağıydı, gerçek çağıydı; unutma çağıydı, hatırlama çağıydı; var oluş
çağıydı, yok oluş çağıydı... Belli belirsiz bir çağdı bu. Ölüm ile yaşam arasındaki çizginin
adıydı. Attığın her adımda dikkatli olacaktın. Ya düşecektin ya da düşmemek için çaba
gösterecektin. Ya vazgeçecektin ya da devam edecektin. Ya cenneti seçecektin ya da
cehennemi. Hep bir seçim yapmak zorunda olacaktın. Ya zoru seçecektin ya da kolayı. Sen
zor olanı seçsen bile ayakların seni hep kolay olana gitmen için zorlayacaktı. Ama sen asıl
gerçeği zor olanda bulacaktın. Bunun için çabalayacaktın, yorulacaktın, ruhun yorulacaktı
ve sen yorulmaktan yorulacaktın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128092</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/530fe327-44a9-46a8-9405-5f9c2713e205.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Gecenin İzleri</image:title>
            <image:caption>Bir kadın düşün… 
Küçük bir köyde ailesi ve nişanlısıyla huzurlu bir hayat yaşarken, karanlık bir gecede tüm geleceği elinden alınan, hayalleri yıkılan paramparça bir kadın. 
Bir kadın düşün… 
Doğup büyüdüğü yerde dedikodu ve baskılara maruz kalıp nişanlısı tarafından terk edilen, suçsuz bir kadın. 
O kadının tek suçu, yardıma ihtiyacı olan arkadaşına el uzatmaktı. Nereden bilebilirdi ki en yakın arkadaşının ona kötü bir tuzak kurduğunu? 
O gece Suna oraya hiç gitmemiş olsaydı bu korkunç olayların hiçbiri başına gelmeyecekti. 
Peki, Suna köydeki dedikodular, ailesinin baskısı ve nişanlısının onu terk etmesi üzerine neler yaşayacak ve o karanlık gecenin izlerinden kurtulmayı nasıl başaracak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128093</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce88a073-610a-482c-9ef6-b882d480ba68.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Durdukça</image:title>
            <image:caption>İkinci Dünya Savaşı’nın çalkantılı günlerinde özgürlük arayışı... 1920’ler Berlin’inden 1950’ler İzmir’ine... Kocasının hareminden Berlin’e kaçan Leyla’nın, geçimini sağlamak için falcılıktan casusluğa uzanan ayakta kalma mücadelesi. Leyla, aradığı özgürlüğe kavuşacağını düşünürken patlak veren II. Dünya Savaşı... Zaman Durdukça; kimlik, güvenlik ve özgürlük arayışında bireylerin, özellikle kadınların hikâyesi. “Berlin... Parlak, ateşli, asi, hiçbir ucundan yakalayamadığın, yakalasan durduramadığın, ona tutunduğun sürece sonunu göremediğin bir tuhaf serüven. Tek başıma geldiğim bu şehirde tahayyül ettiğim o hayatı yaşamış, ısrarla kaçtığım aşka teslim olmuş, doğurmadığım bir insana sahte bir pasaportla bir gecede anne oluvermiştim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128094</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38b27c02-8dff-4023-91d3-064455160a84.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Göz</image:title>
            <image:caption>GÖZLERİNİ KIRPMA. EĞER BAKMAYI BIRAKIRSAN ONLARI DAHA ÇOK HİSSEDERSİN… 
 
Ölüm, varoluşumdaki tek neşeli olasılık gibi görünüyordu; bir kurtuluş, bir sükûnet. Hayat ise taşıması anlamsız ve gereksiz bir yüktü… 
Cleormont Malikânesi, görkemiyle büyüleyen ancak gölgelerinde insan ruhunu ezen karanlık bir sır saklıyordu. Nesiller boyunca süregelen bir lanet, malikane sahiplerini birer birer alırken, geride yalnızca kırık hayatlar ve kaybolmuş umutlar bırakıyordu. Bu evin duvarları sıradan taş ve tuğlalardan değil, anılardan ve çığlıklardan inşa edilmiş gibiydi. 
Umudun küllerinden doğan tutkulu bir aşk, bu lanetin karanlığını kırmaya yetecek mi? Yoksa Cleormont Malikanesi, geçmişte olduğu gibi onları da sonsuz bir sessizliğe mi mahkûm edecek? 
Kırmızı Göz, gotik korkunun, doğaüstü dehşetin ve insani dramın sınırlarında gezinen bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128095</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b302665-3632-49fc-85c3-28707b95377e.jpg</image:loc>
            <image:title>Satranç</image:title>
            <image:caption>HER OYUNUN BİR BEDELİ VARDIR. PEKİ YA BU OYUNUN BEDELİ AKIL SAĞLIĞIYSA? 
Bir yolcu gemisinde oynanan rastlantısal bir satranç maçı, iki zıt karakteri karşı karşıya getirir: Duygusuz, hesapçı dünya şampiyonu Czentovic ve geçmişinde karanlık bir sır taşıyan, satranca yalnızca bir hücrede tutunmuş Dr. B. 
Tutkunun deliliğe dönüştüğü, stratejinin yalnızlığa karşı oynandığı bu unutulmaz düelloda kazanan kim olacaktır? 
Stefan Zweig’ın sürgündeki son eseri olan Satranç, insan zihninin en uç noktalarını keşfeden unutulmaz bir başyapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128096</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e922114-1b29-4f8c-96c8-faeb64f640a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Satrançta Açılış İlkeleri</image:title>
            <image:caption>Satranç; hayatın zorlukları karşısında pes etmeyen, mücadele eden bireyler yetişmesini sağlamaktadır. 
Satranç; stratejik düşünmeyi sağlayarak bireyin daha doğru kararlar vermesine olanak tanımaktadır. 
Satranç; problem çözme, hızlı düşünebilme becerilerini ve kendine güven duygusunu geliştirmekte, planlı hareket etmenin önemini göstermektedir. 
Satranç; dostça oynamayı, kaybetmeyi kabullenmeyi, kurallara uymayı, kazananı kutlamayı öğretmektedir. 
Satranç; bireyin hayatta daha başarılı olmasına yardımcı olmaktadır. 
Satranç; hayatın 64 karelik bir dünyaya yansımasıdır. 
Serinin ikinci kitabı olan bu kitap ile konu anlatımlarının yanı sıra diyagramlar üzerinde satrancın açılış ilkelerinin (taş gelişimi, merkez hakimiyeti, şah güvenliği) öğrenilmesi hedeflenmektedir. Ayrıca bu kitapta, en yaygın kullanılan açılışlar (İtalyan açılışı, İskoç açılışı, İspanyol açılışı, Sicilya savunması, Vezir Gambiti vb.) ile bu açılışların oynandığı ustalardan maçlar da yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128097</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78ba38e0-64d7-4e6f-8117-c8d9a38dd2d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzay Feneri 23</image:title>
            <image:caption>SİLO’nun yazarı Hugh Howey’den Uzay Feneri 23, insan doğasının derinliklerine inen, savaşın ve yalnızlığın insan üzerindeki etkilerini sorgulayan heyecan dolu bir bilimkurgu romanı. 
 
Yüzyıllar boyunca deniz fenerleri, fırtınalara ve karanlığa karşı gemilere rehberlik etti. Bu yalnız ve çoğu zaman unutulmuş görevin kıymeti, ancak bir şeyler ters gittiğinde anlaşılırdı. Yirmi üçüncü yüzyılda, bu görev yıldızlara taşındı. Artık bir galaksi boyunca ışık hızının katbekat ötesinde seyahat eden gemilere yön veren uzay fenerleri vardı. Galaksinin ücra bir köşesindeki Uzay Feneri 23 de bunlardan biriydi. 
 
Galaksiler arası savaş sona ermişti. Uzay Feneri 23’te kalan eski askerin görevi basitti ve işler yolunda gittiği sürece sakin bir hayatı vardı. Ama kısa bir süre sonra Uzay Feneri 23’te bazı sıradışı şeyler olmaya başlayacaktı: bozulan sistemler, devredışı kalan aygıtlar ve kaza yapan bir kargo gemisi… Tüm bunlarla başa çıkmaya çalışan uzay feneri bekçisinin vermesi gereken çok daha büyük bir karar olacaktı ama bu karar milyonlarca insanın hayatını etkileyebilirdi. 
 
“Hugh Howey yine heyecanı ve gerilimi bir an bile azalmayan bir roman yazmış.” –Washington Post 
 
“Savaşa ve ıssızlığa dair şahane bir bilimkurgu romanı.” –Warren Ellis</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128098</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a823b95c-1ed0-45f7-bd1d-efdc59225093.jpg</image:loc>
            <image:title>Satrançta Temel Mat İlkeleri</image:title>
            <image:caption>Satranç; hayatın zorlukları karşısında pes etmeyen, mücadele eden bireyler yetişmesini sağlamaktadır. 
Satranç; stratejik düşünmeyi sağlayarak bireyin daha doğru kararlar vermesine olanak tanımaktadır. 
Satranç; problem çözme, hızlı düşünebilme becerilerini ve kendine güven duygusunu geliştirmekte, planlı hareket etmenin önemini göstermektedir. 
Satranç; dostça oynamayı, kaybetmeyi kabullenmeyi, kurallara uymayı, kazananı kutlamayı öğretmektedir. 
Satranç; bireyin hayatta daha başarılı olmasına yardımcı olmaktadır. 
Satranç; hayatın 64 karelik bir dünyaya yansımasıdır. 
Bu kitapta; koruma matı, merdiven matı, koridor matı, boğmaca matı, arap matı, kılıç matı, opera matı, açmaz yardımıyla mat, çoban matı, dilaram matı, açarak mat, çifte şahla mat gibi temel mat konularının diyagramlar üzerinde öğrenilmesi hedeflenmektedir. Ayrıca; 1 hamlede mat, 2 hamlede mat ve 3 hamlede mat alıştırmaları ile 720&apos;den fazla diyagram üzerinde mat konusunun pekiştirilmesi amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128099</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1633012c-b306-40fc-aa26-344ea9a20441.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Ne Saçma Sis</image:title>
            <image:caption>Enrique Vila-Matas metinlerarasılığı kullanan, kurmacanın tabiatını sorgulayan ve nevi şahsına münhasır eserleriyle öne çıkan, İspanyol edebiyatının en muzip, en üretken yazarlarından birisi. Edebiyat dünyasının her detayını romanlarında kullanmaktan çekinmeyen Vila-Matas, Bu Ne Saçma Sis’te Katalunya’nın bağımsızlığının ilan edildiğinin sanıldığı belirsizliklerle dolu üç günde gerçekleşen aile içi bir edebi karşılaşmayı anlatıyor. 
 
Yirmi yıl önce doğduğu memleketi terk edip New York’a göçmüş, Thomas Pynchon kadar gizemli, hatta bizzat Pynchon olduğunu iddia eden, uzaktaki yazar Reiner Bros, kendisini mütevazı alıntı sanatçısı ama bir ast, bir hokusai olarak gören Simon Schneider’le, efsaneleşmesine yol açan romanlarında kurdukları gizli işbirliğinin yanı sıra, bir başka sırrı da paylaşmaktadır: Aile. Babalarının vefatının hemen akabinde, memleketleri Barselona’nın en hararetli günlerinde, düelloyu andırır bir buluşmada bu iki kardeş, yazar ve edebiyat kahramanı nihayet hesaplaşacaktır. 
 
Enrique Vila-Matas’ın muazzam edebi labirentlerinden biri daha: Kurulurken yapıtaşlarının söküldüğü, yazılırken atıflarla durmadan dönüşen, her köşesinde “küçük varoluşların” parıldadığı, sıkı okurlar için sisin içinden çıkan som bir cevher. 
 
“Vila-Matas’ın kitaplarındaki anlatıcının sesi tüm felaketleri atlatabilir: Çağdaş edebiyatta çok az yazar bu kadar içten ve kişisel bir tonu tutturabilmiştir. Bu nedenle her zaman yazarın yeni kitabını hevesle bekliyoruz, o sesi tekrar duymak için.” –RICARDO PIGLIA 
“Enrique Vila-Matas’ta, tıpkı Houellebecq ya da Bolaño’da olduğu gibi, bana Philip K. Dick’in bu dünyadaki varoluşunu hatırlatan bir şey var ve bu eşsiz, benzersiz, harikulade bir şey.” –EMMANUEL CARRÈRE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128100</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edb60f63-6630-48ee-b6d1-32f5c413027d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yılan Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Siz hiç seçim yapmak zorunda bırakıldınız mı? Hayır, hayır. “Aşk mı para mı?” gibi klişe sorulardan bahsetmiyorum. “Film mi, kitap mı?” hiç değil. 
Siz hiç temiz kalabilmek için kirli bir kumar oynadınız mı? 
Ben oynadım. Hayatım yeşil örtülü masanın tam üzerinde duruyordu. Kartlar ise yaşayacağım günlerimdi. Fakat ben gibi değil. Aynı bedende, iki farklı kimlikte: çocuk Şirin’le, kadın Şebnem’le. 
Ben geçmişte kanca misali takılı kaldım, gelecekten sakındım. Deli bir aşığın camdaki kızı, özgür bir prensin denizkızıydım…. 
Siz hiç yüreğinize gömdüğünüz birinin hatırasında yıllarca yaşadınız mı, her gün biraz daha ölürken? 
Ben yaşadım, seçimlerim beni fırtınadan sağ çıkarırken. 
Yazarın müptelası olacağınız bir romanı daha…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128101</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7479f588-924f-4f88-b2a4-cb761c8a766a.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpeğim Charley İle Amerika Yollarında</image:title>
            <image:caption>Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Steinbeck Amerika gezisinden damıttığı çarpıcı gözlemlerini Köpeğim Charley ile Amerika Yollarında kitabında eşsiz anlatımıyla okura sunuyor. 
Steinbeck uzun yıllardır seyahat etmediği için Amerika’yı hafızasında kalanlarla yazdığını fark eder. Bu sebeple yirmi beş yıl sonra ülkeyi tekrar keşfetmeye karar verir ve 1960’ta Fransız kanişi cinsi köpeği Charley ve bir pikabın üstüne oturtulmuş küçük bir evden oluşan karavanıyla boydan boya bir Amerika yolculuğuna çıkar. Long Island’dan başlayıp Teksas’a kadar uzanan ve yaklaşık on beş bin kilometre kat ettiği bu yolcuğu edebi ustalığıyla harmanlayarak muhteşem bir 20. yüzyıl Amerika panoraması kaleme alır. “Steinbeck, yerelciliğin ölümü, Amerika’nın giderek homojenleşmesi ve çevrenin tahrip edilmesi gibi konularda tam isabet kaydetmişti. 
Tüm bu konularda ileri görüşlüydü.” BILL BARICH “Bu kitap, Steinbeck’in onlarca yıllık gözlemlerini ve zanaatını geliştirmek için harcadığı yılları yansıtıyor.” JAY PARINI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128102</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4654340-686b-4a19-bfc6-cdec5a15154c.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzun Vadi</image:title>
            <image:caption>Uzun Vadi, 20. yüzyılın ilk yıllarında, Kaliforniya’daki Salinas Vadisi’nde yaşayan insanlara odaklanıyor. Hem verimli tarım topraklarını, hem de çölü andıran düzlükleri barındıran uçsuz bucaksız bir coğrafyaya dağılmış sıradan insanların zayıflıklarını da, güçlerini de keskin bir gözlem gücüyle, betimleme ustalığını konuşturarak anlatıyor John Steinbeck. 
Hayalleri ile hüsranları arasında sıkışıp kalmış köylülerin, işçilerin, küçük kasaba insanlarının hikâyelerini benzersiz anlatım tarzıyla bir araya getiriyor, her öyküde tekdüze hayatların içindeki trajediyi, umudu ve insaniyeti ustalıkla yansıtan toplumsal hicivler inşa ediyor. 
Büyük romancı Steinbeck, öykü türünde de büyüklüğünü gösteriyor. “Uzun Vadi’deki bazı öyküler Çehov’un en iyi öyküleriyle aynı seviyede, hatta onlardan üstün.” ANDRÉ GIDE “John Steinbeck, birçok romancının koca bir kitapta anlattığı şeyleri birkaç paragrafa sığdırabiliyor.” LEWIS GANNET</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128103</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/455dd5ba-a5cd-48b3-80bd-f08384fd4059.jpg</image:loc>
            <image:title>Öfkeli Dinozor</image:title>
            <image:caption>Öfkeli Dinozor neredeyse her şeye sinirleniyor. Bir şeyeler istediği gibi gitmediğinde, bir işi yapmakta zorlandığında ya da televizyonda sevmediği bir program çıktığında çok öfkeleniyor. Acaba minik dinozor bu öfke duygusunu kontrol altına almayı başarabilecek mi? 
 
Minik Dinozorlarla Duygularımız dizisinde yer alan kitaplar, çocukların başa çıkmakta zorlandığı duygulara yoğunlaşıyor. Tekrar tekrar okumak isteyeceğiniz bu kitaplar hem komik hem de çocuklarımızın kişisel gelişimine büyük katkı sağlayacak. Ayrıca her kitabın sonunda bulacağınız pratik öneriler sayesinde çocuklarınıza duygularını yönetme konusunda yardımcı olabileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128104</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b33a93c-92e5-47f1-8201-b4c3fb0fb130.jpg</image:loc>
            <image:title>Alev Alev</image:title>
            <image:caption>John Steinbeck, tiyatro oyunu ile romanı birleştirerek biçimsel bir meydan okumaya, bir edebiyat deneyine girişiyor Alev Alev’de. Her biri nev’i şahsına münhasır dört karakter tuhaf bir ilişki sarmalının içine düşüyor: Delicesine istemesine rağmen bir türlü baba olamayan Joe Saul, canından çok sevdiği kocasına bir çocuk verebilmek için her şeyi göze alan Mordeen, bu evliliğin ortasına en olmadık şekilde düşen Victor ve üçüne verdiği tavsiyelerle işleri bazen karıştırıp bazen yoluna koyan Ed Arkadaş. Sirk, çiftlik ve deniz olarak tasarlanan üç perdede, mekânlar ve karakterlerin yaptıkları işler değişiyor ama yaşananlar aynı kalıyor, olaylar birbirini takip ediyor. Böylece meydana geliyor Steinbeck’in en sıradışı, en enteresan kitaplarından biri. “Şiirsel bir yoğunlukla tasarlanıp yaratılmış, ahlâk üzerine bir oyun.” NEW YORK HERALD TRIBUNE “Alev Alev’in karakterleri folklorun efsanevi arketipleridir. Kısıtlı, arındırılmış, ama çeşitli renklerle bezenmiş bir dil konuşurlar; kendine has, şiirsel, dokunaklı bir halk ağzıdır bu.” THE NEW YORK TIMES</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128105</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c505a059-b8b5-454a-85f4-1f2f608fbd50.jpg</image:loc>
            <image:title>Dava</image:title>
            <image:caption>“Kardeşimmiş gibi hissettiğim tek sanatçı Franz Kafka’dır.” –DAVID LYNCH 
 
Franz Kafka, modern edebiyatın en etkileyici yazarı ve yazar olmayanıdır, birkaç öyküsü hariç yapıtları ölümünden sonra tamamlanmamış hâlleriyle yayımlanmıştır. Buna rağmen ortaya koyduklarıyla insan bilincinin ve hissettiklerinin dile getirilmesinde çığır açmıştır. Yerleşik düzenlerin açmazlarını göstermek için rüyaları andıran kopukluklarla anlattıkları hakikatin algılarını da bozup dünyayı tersinden netleştirmektedir. 
 
Bir sabah kaldığı dairesine gelen memurlar sayesinde bir soruşturma kapsamında arandığını öğrenen Joseph K, suçsuz olduğunu gayet iyi bilmektedir. Bir hukuk labirentine götürülmesine itiraz etse de adalet idaresinin benliğini sıkıştıran mekanizmalarından paçasını kurtaramaz. Joseph K’nın yaşadıkları bir fantazyadan ibaret olsaydı, Franz Kafka’nın yaptığının edebiyat olduğunu söyleyebilirdik; ama her tarafta hayata geçebilecek hukuk labirentlerini gayet iyi tecrübe ettiğimizden, yazılanlara ancak kehanet diyebiliriz. 
 
Burada yazılanlar belki kimsenin başına gelmemişti, belki de bir gün herkesin başına gelecekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128106</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f31b0dd8-12a3-48a7-8998-6991468ae2a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Utangaç Dinozor</image:title>
            <image:caption>Utangaç Dinozor çok ama çok utangaç bir dinozor. Ne zaman bir arkadaşının doğum günü partisine gitse, tanımadığı biriyle konuşmak zorunda kalsa ya da okulda, sınıf arkadaşlarının önünde bir şeyler anlatması gerekse çok utanıyor. Acaba minik dinozor utangaçlığını yenmeyi başarabilecek mi? 
 
Minik Dinozorlarla Duygularımız dizisinde yer alan kitaplar, çocukların başa çıkmakta zorlandığı duygulara yoğunlaşıyor. Tekrar tekrar okumak isteyeceğiniz bu kitaplar hem komik hem de çocuklarımızın kişisel gelişimine büyük katkı sağlayacak. Ayrıca her kitabın sonunda bulacağınız pratik öneriler sayesinde çocuklarınıza duygularını yönetme konusunda yardımcı olabileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128107</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa7ac578-c3f5-41ab-922d-cc2cbe4bfa98.jpg</image:loc>
            <image:title>Elif ve Orman Dedektifleri - Kolay Okuyorum</image:title>
            <image:caption>Elif ve sınıf arkadaşları okul gezisine giderken çok heyecanlılardı! Ormanda keşfedilecek hayvanlar ve bitkiler vardı. Üstelik onlara bir rehber de eşlik edecekti. 
Elif, iki arkadaşıyla birlikte bir kunduz yuvası keşfetti. Kunduzu yakından görmek için biraz yürüyünce ormanda kayboldular. Neyse ki Elif ve arkadaşları, orman dedektifleri oldukları için yolu nasıl bulacaklarını biliyorlardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128108</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7b9339c-65fb-4efc-bdf1-e53015a220ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Lord Jim</image:title>
            <image:caption>“Lord Jim gibi nadir bulunan kaliteye sahip bir kitabı şükran ve sevinçle, aynı zamanda macera okurlarına sunulmuş ayrıcalığın bilinciyle karşılamak gerekir.” –NEW YORK TIMES BOOK REVIEW 
 
Modern edebiyatın ustalarından Joseph Conrad, insan ruhunun derinliklerini ve ahlaki çatışmalarını büyüleyici bir gerçekçilikle ele alan eserleriyle tanınır. Denizcilikten edebiyata uzanan yaşamı, yapıtlarına hem teknik bir doğruluk hem de varoluşsal bir derinlik kazandırmıştır. Conrad’ın en etkileyici romanlarından biri olan Lord Jim, onun karmaşık anlatım tarzının ve derin psikolojik çözümlemelerinin zirve noktalarından biridir. 
 
Lord Jim, yayımlandığı dönemde büyük yankı uyandırarak 20. yüzyıl edebiyatının temel taşlarından biri hâline geldi. İnsanın vicdanıyla, onuruyla ve kendi kimliğiyle olan mücadelesini evrensel bir temada işleyen romanda Jim’in hikâyesi, yalnızca bireysel bir trajedi değil, aynı zamanda insan olmanın ve hatalarla yüzleşmenin kaçınılmaz yolculuğudur. 
 
Roman, genç bir denizci olan Jim’in, Patna adlı gemide yaşanan bir kazanın ardından yaptığı hatayla başlar. Onurunu kaybetmiş bir adam olarak Uzak Doğu’nun egzotik topraklarına kaçıp kendini yeniden bulmaya çalışır. Ancak hiçbir kaçış, vicdan azabından daha güçlü olamaz. Patusan adlı uzak bir diyarda halk tarafından bir lider olarak benimsenen Jim, geçmişinin ağırlığı ve gelecekteki kaderiyle yüzleşmek zorunda kalacaktır. 
Joseph Conrad’ın edebi ustalığıyla şekillenen Lord Jim, insanın kendi hatalarından ders çıkarma ve yeniden doğma çabasını epik bir anlatımla sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128109</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e43c6e93-f821-4025-949c-9fe47d029971.jpg</image:loc>
            <image:title>Porçakal</image:title>
            <image:caption>Sadece yastık, döşek, Zetina dikiş makinesi, el radyosu ve kıyafetlerimizden ibaret olan eşyalarla sığınmıştık “taşı toprağı altın” dedikleri o koca şehirdeki küçük dünyaya. Keşke o radyoyu da getirmeseydik. Annem ve ablam tam buraya ayak uydurmaya çalışırken radyodaki ses yüzlerine bir tokat gibi çarpıp gurbette olduklarını hatırlatırdı çünkü. Ellerinde ne iş varsa bırakarak radyonun karşısına oturup şarkı başlamadan ağlamaya hazırlanırlardı. “Şimdi de TRT sanatçısı Ayla Gürses’ten dinliyoruz: “Gurbet o kadar acı ki.” Diyarbakır’dan İstanbul’a 1970’li yılların ortalarında göç eden, büyük şehrin girdabında hayatta kalmak için çırpınan arafta kalmış bir aile hikâyesi... 
Yaslı bir anne ile dünya yansa umurunda olmayan, anason kokan bir babanın hasbelkader büyüyen yedi çocuğu. Geçmişteki Gazi Köşkü, Suriçi, Lalebey Mahallesi, Menekşe Plajı, gazinolar, sinemalar, Boğaziçi, Adalar, Şehremini, Samatya… Bircan Değirmenci, Porçakal’da, yaşanmışlıklarını hikâyeleştirirken, İstanbul-Diyarbakır arasında mekik dokuyan bir kız çocuğunun parıldayan şaşkınlığıyla göz göze getiriyor bizleri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128110</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c919b0f8-55dd-4035-860f-3c4af8de0f45.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de İslamcılar ve Hilafet</image:title>
            <image:caption>“Hilafetin kaldırılmasının ve Müslümanların birlik halinde olmamasının İslâmcı dergilerde zaman zaman ‘imamesi kopmuş tesbih tanesi gibi dağınık’ ifadesiyle tarif edildiğine rastlarız. Sık başvurulmasa da, zamanı aşıp gelen güçlü bir ifade olduğunu düşünüyorum; 1970’lerde de günümüzde de -mesela TRT’deki Payitaht Abdülhamid dizisinde- karşımıza çıkıyor. Sünni-Müslümanların yaşadıkları şiddet olaylarına karşı verdikleri tepkilerde bu dağınık oluşun güçsüzlük olarak yorumlanması ve hilafetin onları koruyacak bir güç gibi sunulması yaygın bir anlatıdır.” Fikriye Yücesoy, Türkiye’de İslâmcılığın sihirli bir konusunu ele alıyor; İslâmcıların bu kavrama yükledikleri anlamları, onu araçsallaştırma biçimlerini, hilafet sembolizminin tezahürlerini inceliyor. Türkiye’de İslâmcılar ve Hilafet, radikal İslâmcılık ile ana akım İslâmcılığı (kuşkusuz etkileşimsiz olmayan) iki spektrum olarak ele alıyor ve her iki spektrumun dergilerinde gezintiye çıkıyor. Hilafet söyleminin, kolektif hafıza kurma işlevine eğiliyor. Hilafet söyleminin AKP döneminde ve Yeni Osmanlıcılık bağlamında aktığı mecra, yine bu dönemde Kürt sorununa yaklaşımda hilafet kavramının kullanımları da, çalışmanın odakları içinde bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128111</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c25c3ba7-76de-4bf3-a864-92c3b4bf9b55.jpg</image:loc>
            <image:title>Soydaşınız Balık Burcu</image:title>
            <image:caption>“Komşularımızın çoğunun Rum, bizimse Türk olduğumuz bilgisi büyülü bir şeydi. İnanılmaz, tuhaf, müthiş bir keşif! Meğer hepimiz aynı değilmiş, biz başka (Türk), onlar da başka (Rum) kimselermiş!” 
 
Edebiyatının kırkıncı yılını geride bırakan Mehmet Yaşın’ın on üç yaşında yazmaya başlayıp otuz üç yaşında tamamladığı; zamanın olağan seyrine ve kimliklerin, ulusların, “öteki” olmanın çekişmeli sınırlarına başkaldıran romanı Soydaşınız Balık Burcu yeniden raflarda. 
 
“Mehmet Yaşın’ın romanı Soydaşınız Balık Burcu’nun Cevdet Kudret Roman Ödülü’nü alması Türkiye’de bir tartışmayı ateşleyecek. Belli bir ülkede yaşayan, o toprağa bağlı insanlar yerine, her toprakta bir parça yaşayan roman kahramanları şimdi bu kitapla gündemde... Mehmet Yaşın’ın kozmopolit metropoliten roman tipleriyle Türk Edebiyatı’nda azınlık kişilerin roman dönemi başlıyor... ‘Köy romanı’nın yerini ‘Şehir romanı’ aldı derken, Mehmet Yaşın, yeni bir dönemi açan Soydaşınız Balık Burcu ile şehirli romanının pabucunu da dama atıyor. Onun yerine ‘Global romanı’ Türk edebiyatına getiriyor... Yaşın’ın bu uluslararası, coğrafyasız yeni insan tipini destekliyorum. Globalleşen dünyanın ilk roman kahramanı onlardır.” 
—Doğan Hızlan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128112</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4940ebb8-8b23-42fb-a7c6-7516902bb4e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Anna Freud’u Okumak</image:title>
            <image:caption>Anna Freud&apos;u Okumak, psikanaliz tarihinin en önemli figürlerinden birinin çalışmalarını kapsamlı şekilde ele alıyor.  
Bu benzersiz kılavuz, Sigmund Freud’un “Antigonem” diye andığı ve psikanalizle iç içe geçen ömrü boyunca klinisyen, kuramcı, eğitimci ve araştırmacı olarak özgün çalışmalara imza atan Anna Freud’un düşünce ve pratiğine odaklanıyor. Aynı zamanda, psikanaliz tarihinin bu kritik figürünün çalışmalarının gelişimini ve yansımalarını tematik bir düzen içinde sunuyor.  
Anna Freud Merkezi’nde klinisyen ve eğitimci olarak görev yapan Nick Midgley, temel tartışmalar ile önemli uygulamaları bir araya getirerek, Anna Freud’un kuramsal ve klinik katkılarını sistematik bir şekilde göz önüne seriyor. Çocuk analizi ve çocuk psikoterapisi alanlarının öncülerinden biri olarak tanınan Anna Freud’un yapıtlarının nispeten geri planda kalmış yönlerine de dikkat çeken Midgley, çocukların yaşamlarının iyileştirilebilmesi adına eğitim ve bakım kurumlarında, hastanelerde ve hukuki bağlamlarda gerçekleştirilen çalışmaları da ayrıntılı bir biçimde ele alıyor. 
Anna Freud&apos;u Okumak, çocuk ve ergen ruh sağlığı alanında faaliyet gösteren uzmanların yanı sıra çocuklarla çalışan eğitimciler ve araştırmacılar için de bir kılavuz eser niteliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128113</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4039d4e3-d49a-45d0-9284-4a9d3b3a38ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuz Mekan - Formsuz Mimarlık</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma iki sürrealistin, George Bataille ile Frederick Kiesler&apos;in “formsuz mimarlık” ve “sonsuz mekân” kavramlarını ele alarak, sürrealizmin eleştirel mimarlık perspektifini aydınlatıyor. Sürrealistler, egemen olan mimarlık disiplininin rasyonalizmine ve hayat üzerindeki hükümranlığına cephe alırlar. Frederick Kiesler’in “sonsuz mekânları” yerleşik mimarlık kavrayışının sorgulanmasında etkili olur. Bataille’ın “formsuzluğu”, Kiesler’in “sonsuzluğunu” tamamlar. Bu iki isim, özellikle İkinci Dünya Savaşı’nın ardından canlanan avangardın, mimarlığı ve şehirciliği sökme çabalarında etkili olurlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128114</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d26fd3cf-9d11-4f54-8dac-079598149185.jpg</image:loc>
            <image:title>Hep O Şarkılar Geliyor Aklıma</image:title>
            <image:caption>“1974-80 dönemindeki siyasi karakterler manzumesi olan, katmanlı ve ‘karakter silsilesi’ bir kitap. Ailedeki Klasik Türk Müziği geleneğini başlatan Hafız Sadık’ın udu; Arapça, Fransızca yazılı notaları... 1917 Ekim Devrimi öncesinde, balıkçı teknelerinde çalışıp şansını denemek için Batum’a gidip devrimin nimetlerinden yararlanan Fuat Morgül... Geleneği sürdüren kardeşi Bedri Morgül... 50’li yılların gözde mekânlarından Tepebaşı Gazinosu’nda, Arif Sami Toker’e çalan oğlu Demir Morgül... Birbirlerine şarkılarla zincirleme eklemlenen dört kuşak...” Sezai Sarıoğlu Şenol Morgül, bir yandan, 1970’lerin Rizesi’ndeki devrimci hareketi anlatıyor. Sadece siyasi bir hikâye olarak değil, toplumsal bir hikâye olarak, bir arkadaşlık hikâyesi olarak... O siyasiliğin içinde, Karadenizlilerin kendileriyle ve hayatla alay edişi de var üstelik: “Devrimimiz mizahi bir devrim olacaktı!” Aynı zamanda “müzikal” bir hikâye, bu. Akrabalık kuran şarkıların, türkülerin, marşların, horonların hikâyesi. Rize’nın ilk caz orkestrası “Los Lazikos”tan Rize’nin ilk kadın kemençecisine, elli yıldır tükenmeyen devrimci şarkılara. Hep o Şarkılar Geliyor Aklıma, bir yaşam sevinci kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128115</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d632ded-06c3-4af9-bce3-a52a09a89c5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayır Deme Cesareti</image:title>
            <image:caption>Doğduğumuz andan itibaren “evet” demenin makul olduğu bize öğretildi. Öyle ya, “hayır” dersek tüm olumlu fırsatları kaçıracak, tüm önemli ilişkileri berbat edecektik. Oyunbozanlık eden, sorun çıkaran şey “hayır” demek değil miydi? 
 
Muhtemelen partnerinize, ailenize, arkadaşlarınıza, patronlarınıza ve hatta yabancılara bile aslında “hayır” demek isterken “evet” dediğiniz anlar yaşadınız. Belki daha sık “hayır” diyebilmeyi diliyor ama bunun mümkün olup olmayacağını bile bilmiyorsunuz. Yalnız değilsiniz! 
 
Hayır Deme Cesareti adlı kitabında Vanessa Patrick, “hayır” demek üzerine yapılan yeni bilimsel araştırmaları inceliyor. Hayatınızın kontrolünü elinize almanızı sağlayan ve kanıtlanmış bir yöntem olan “güçlendirilmiş ret” kavramını tanıtıyor ve “hayır” kelimesinin gücüyle ilgili şaşırtıcı sırları ortaya koyuyor. Bu ilham verici çalışma çatışmaları çözme, sınırlar çizme, etkili iletişim kurma ve zor konuşmaları yönetme konusunda en büyük yardımcınız olacak. 
 
“Hayır demek bir süper güçtür ve Vanessa Patrick’in bakış açınızı değiştirecek kitabını okuduğunuzda bu güç sizin de olabilir. Kendi hayatınıza ‘evet’ diyebilmek için nasıl ‘hayır’ diyeceğinizi öğrenmek istiyorsanız, bu kitabı alın ve okuyun.” 
–Whitney Johnson</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128116</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ecf1531-4534-4de1-a2ea-427e428b8f4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Titanik’in Şansı</image:title>
            <image:caption>2022 YALSA En İyi Genç Yetişkin Kitapları Listesi 
2021 California Golden Poppy Ödülü 
 
Valora Luck’ın elinde yalnızca iki şey vardı: dünyanın en büyük, görkemli gemisine bir bilet ve geçmişini geride bırakıp New York’ta yeni bir hayata başlama hayali. 
Ancak tam gemiye adım atmak üzereyken hayalleri paramparça olacaktı; görünüşe göre Çinlilerin Amerika’ya girmesine izin verilmiyordu. Her şeye rağmen Val’in o gemiye binmesi şarttı. Denizlerde iki uzun yıl geçiren ikiz kardeşi Jamie de o gemideydi; kaderlerini değiştirebilecek kadar nüfuzlu sirk sahibi de. 
Bir akrobat olan Val, sınır tanımamaya alışkındı. Kaçak olarak bindiği bu gemide başını önüne eğip gözlerden uzak kalması gerekiyordu. Ama zaman daralıyordu ve gemi Atlantik Okyanusu’nu geçerken Jamie’yi bulmak, sirk sahibine kendini kanıtlamak ve ikisini de onu Amerika’ya sokmaya ikna etmek için yalnızca yedi günü vardı. 
Ancak bir gece, Atlantik’in ortasında her şey değişecek ve Val’in yeni bir hayat kurma hayali, artık önemli olan tek şeyin ağırlığı altında ezilecekti: Hayatta kalmak. 
“Stacey Lee bir kez daha yapacağını yaptı; tarihin büyüleyici bir kesitini alıp onu kederle ve umutla dolu zengin bir hikâyeye dönüştürdü. İhtiyacınız olan Titanik hikâyesi bu.” 
—MARIE LU 
“Kimlik, sınıf ve aile temalarını yankı uyandıracak şekilde işleyen, ustaca kurgulanmış bir tarihi anlatı.” 
—PUBLISHERS WEEKLY 
“Titanik’in Şansı ayrıcalığın, önyargının ve birini kurtarmanın ne anlama geldiği gibi temaları ustalıkla işliyor. Bu kitap sizi önce âşık, sonra da paramparça edecek.” 
—STEPHANIE GARBER 
“Irkçılık ve sınıf ayrımcılığı temaları hikâyede kusursuz bir şekilde işlenmiş. Valora’nın zekâsı ve cesareti hikâyeye büyük bir canlılık katarken kaçınılmaz olanın beklentisi anlatıya gergin bir hava veriyor. Tam anlamıyla bir mücevher.” 
—KIRKUS REVIEWS 
“Şefkatli, güçlü kadın başkarakteri ve geniş kadrosuyla bu eser, Titanik felaketinin heyecan verici ve önemli bir yeniden anlatımı.” 
—SCHOOL LIBRARY JOURNAL 
“Lee’nin samimi anlatım tarzı, tarihi kurguya bir tazelik katıyor. Yaklaşan trajediye rağmen filizlenen aşklar ve mizah sayesinde, umutla keder arasında heyecan verici bir denge kuruyor.” 
—BOOKLIST 
“Lee’nin anlatımı, okuru bu ‘unutulmaz geceye’ çekiyor... Tek kelimeyle yıkıcı.” 
—SCHOOL LIBRARY CONNECTION</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128117</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be481c90-f6b2-40e7-9749-5077d411c747.jpg</image:loc>
            <image:title>Devinimler</image:title>
            <image:caption>Şafak Baba Pala’nın 2022 yılında Vedat Günyol Deneme Ödülleri’nde Jüri Özel Ödülü’ne değer görülen dosyası Devinimler, eklenen yeni denemelerle birlikte kitaplaşıyor. Devinimler, yazarın Nilüfer Belediyesi Kütüphaneleri tarafından düzenlenen çeşitli sempozyumlardaki açılış konuşmalarından parçalar içerdiği gibi, aynı zamanda hem yazarlar ve kitaplar hem de insanlığın ortak kaygıları ve umutları üzerine metinlerini bir araya getiriyor. Ahmet Hamdi Tanpınar, Alberto Manguel, Erlend Loe, Nâzım Hikmet, Nezihe Meriç; bu sayfalar arasında gezinen isimlerden yalnızca birkaçı... 
 
Ve yine sormuştum kendime, peki nasıl yazmalıydım? Belki öykü kahramanlarından bahsedebilirdim. “Her memlekette kaç tane Konstantin Efendi var kim bilir? Kuşlardan sonra şimdi de milletin yeşilliğine musallat oldular,” denilen Konstantinlerden söz edebilirdim. Ya da insanları maşa gibi kullanan Mühendis Ahmet Beyleri anlatmalıydım. Şikâyet edilse de kendisine işlem yapılmayan Mühendis Ahmet Bey gibileri. “Bulamayan”da hayalinin peşinde koşan, adını bilmediğimiz şapkalı adamdan söz edebilirdim belki. Cazibe kanunundan gemisini kurtarmak için direklerine mıknatıs takmayı düşünen adamdan. Ya da “Yaşayacak” öyküsündeki İmrozlu Rum balıkçıyı anlatmalıydım. Çalıştıkça bir kudret heykeli halini alan, yazarın Tanrı Zeus’un balıkçı bir kızla macerasından doğma yarı tanrı olabileceğinden söz ettiği balıkçıyı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128118</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9db6dc5f-0450-4480-b2ad-0cdb7566801a.jpg</image:loc>
            <image:title>Annem</image:title>
            <image:caption>İlk yedi gün, başka bir evdeyiz. Evde duramıyoruz artık. Annesi düşmüş bir evden hayatta kalanları görmek için bu eve geliyorlar. Birden yoğunlaşmış bir denizin içinde şimdi başka bir şeyden konuşalım araları. Sohbet, dikkatlice oynanan bir oyunda nereye değdiği hesaplanarak el değiştiren top. Yüzüme dikkatle bakılıyor. 
 
Ev parçalı bir mekanizmaya dönüştü. 
 
Annem kendini dünyadan sıyırarak bizi dünyanın alışık olmadığımız bir halinde yeniden hayata getirdi. Şimdi bu dünyayı baştan öğrenmemiz gerekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128119</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc5d1e75-fe9f-4429-8079-23ce0c3665b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Duvarların Arasında</image:title>
            <image:caption>“Bir başkasının başından geçmiş gibi anlatınca her şey biraz daha anlaşılır hale geliyor.” 
İstanbul’da, sadece duvarları kalmış yıkık bir konağın restorasyon çalışmaları için, yapının orijinal planları ve hikâyesi araştırılmaktadır. Mimar Murat için ise o günlerde her şey boşluktur; işiyle eşzamanlı olarak hayat onu geçmişle hesaplaşıp gelecekle yüzleşmeye zorlar. Fakat hikâyeler duvarların deliklerine, Ayasofya’nın kubbelerine, kahvelerin köpüklerine kadar girip boşlukları doldurur. Bedenleri bozarak ruhları tedavi eden bir hekim, hayatlarına birlikte son vermeyi kararlaştırdıkları karısının “yoldaş” olmadığını öğrenen bir devrimci, 
küçük eylemlerin hukukuyla uğraşan bir avukat, konakla ilgili farklı zamanlara ait bir hikâyenin parçaları haline gelir. 
“Kalıpların dışındaki” öyküleriyle tanıdığımız Ferhat Özkan bu ilk romanında duvarların arasındaki insanı anlatıyor: İlk evi olan anne karnından ruhunu çevreleyen bedenine, koğuşlardan hücrelere, kurtarılmış bölgelerinden mezarına, hep duvarların arasındaki insanı… 

Hayatın bu sakin taraflarını daha önce öğrenemediğim için üzülüyorum. Çok sonraları, “Dolaylı evlerde dolaylı hayatlar yaşamışım meğer,” diye özetleyerek anlatıyorum Metin’e. “Konforlu hücreler, çatılı mezarlar, çok odalı koğuşlar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128120</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddc4f75f-7679-4099-b896-87709f75900b.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizgiler: Kısa Bir Tarih</image:title>
            <image:caption>Yürümek, dokumak, izlemek, hikâye anlatmak, şarkı söylemek, çizmek ve yazmak: Tüm bunların ortak noktası nedir? Bu etkinliklerin hepsi çizgiler boyunca ilerler. Tim Ingold, bu sıra dışı kitapta, herkesin ve her şeyin iç içe geçmiş ya da birbiriyle bağlantılı çizgilerden oluştuğu bir dünya tasavvur ederken, &apos;çizginin antropolojik arkeolojisi&apos; adını verdiği yepyeni bir disiplinin temellerini atmaktadır. 
Çizginin tarihini, Antik Çağ&apos;dan günümüze kadar uzanan bir yol boyunca takip eden Ingold&apos;un örnekleri, Antik Yunan müziğinden Japonya&apos;ya, Sibirya labirentlerinden Kızılderili dokumalarına, Avustralya Aborjinlerinin şarkılarından Roma yollarına, Çin kaligrafisinden modern basılı alfabeye kadar geniş bir yelpazeye yayılır. Konuşma ve şarkı, yazı ve müzik notası arasındaki ilişkiden yola çıkan Ingold, iki tür çizginin -iplik ve iz- nasıl birbirine dönüşebildiklerini ve birbirlerine dönüşürken yüzeyleri nasıl şekillendirdiklerini irdeler. Bir hareketin ardında bıraktığı iz olarak düşünülen çizgilerin, moderniteyle birlikte nasıl noktalar arası birer bağlayıcıya dönüştüklerini ve bu dönüşümün yolculuk, haritacılık, anlatı ve mekân anlayışımızı nasıl etkilediğini ortaya koyar. Çizim ile yazı arasındaki ilişkiyi çizginin soybilimi ekseninde tartışır ve iki alanın tarihsel olarak birbirinden nasıl ayrıldıklarını gösterir. 
Çizgiler: Kısa Bir Tarih modern dünyada çizginin nasıl düzleştiğini ve postmodernizmin yıkıcı etkisiyle nasıl parçalara bölündüğünü sorgulayan sarsıcı bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128121</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d5116d2-558b-4a5b-91af-3b3d016dea26.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendini Değiştirmek, Dünyayı Değiştirmek</image:title>
            <image:caption>Dünyayı değiştirmek! Şu büyük ülkü. Farklı amaçlar, güdüler ama hep aynı son, aynı hüsran. Peki ya değişime nereden başlamalı. Krishnamurti’nin yanıtı belli. Gerçek devrim insanın kendi içinde başlar. Dünyayı değiştirmek istiyorsa önce kendisini değiştirmeli insan. Zihinsel ve duygusal koşullanmalarından kurtulmalı. Korkularının, yalnızlığının ve bağımlılıklarının dünyayı algılama biçimini nasıl şekillendirdiğini anlamalı. Sevginin ve özgürlüğün özünü keşfetmeli. 
Krishnamurti’nin 1950’li yıllarda dünyanın dört bir yanındaki konuşmalarının yer aldığı Kendini Değiştirmek, Dünyayı Değiştirmek okuru derin bir öz farkındalık yolculuğuna, koşullanmamış bir zihinle yaşamanın yollarını keşfetmeye davet ediyor. 
“Gerçek devrim içseldir ve bu devrim ancak zihin onun peşinde olmadığı zaman gerçekleşebilir.” 
 
İşte gerçekliğin ustası diyebileceğimiz kişilerden biri.–Henry Miller 
Çok az çağdaş düşünür psikoloji, felsefe ve dini Krishnamurti kadar kusursuz birleştirebilmiştir.–Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128122</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f2c278f-c64a-4d9c-a43a-6f78dfc81d92.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Bir Başkasıdır</image:title>
            <image:caption>Arthur Rimbaud yaşamının çok kısa bir kesitinde şiirin dilini, yapısını, şiirsel söylemi ve imge düzenini tümüyle değiştirmiştir. Şairi kâhinleştirerek şiiri çağdaşlaştırmıştır. On altı buçuk yaşında “Kâhin’in Mektupları” adıyla bilinen iki mektubunda “Ben Bir Başkasıdır” diye yazarken, bununla Tanrı’yı, dünyayı ve insanı değiştirmek istediğini çok iyi biliyordu. On yedi yaşından yirmi bir yaşına kadar, dört yılda, şiirin bütün geleneklerini, yapısal ve zihinsel düzenini altüst etti. Şiir onun sayesinde parçalandı. Düzyazı şiirleriyle yarattığı şiirsel söylemin dili günümüz modern şiirinin yazınsal temellerini oluşturdu. Arthur Rimbaud’nun şiirde ulaştığı yükseklik şiirin son sınırları olarak kabul edilir. 
 
1875 yılında yirmi bir yaşında şiir yazmayı bıraktı; çünkü sözün simyasını keşfetmiş, şiiri tamamlamış ve sessizliğe erişmişti. Sonra yaşamak için, yaşamın kimyasını keşfetmek için 1880 yılında Afrika’ya gitti. 
 
“Rimbaud’dan sonra ne yazılabilir?” sorusu şimdiye kadar akıllardan çıkmış değildir. 
 
Cehennemde Bir Mevsim ve Illuminations’dan sonra şiir yazılabilir miydi? Bu soruyu, bir sonraki yüzyılın şairleri yanıtlayamadı. 
 
Rimbaud sessizliğe ulaşmış olan ilk şairdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128123</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f5319b6-9a99-4d30-8d7d-20990c8fe3fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Holly, Herbert ve Matematik Dehası Etobur Bitki</image:title>
            <image:caption>İNANILMAZ BIR ŞEY! 
Holly’nin “Bay Pula” adını verdiği yeni  etobur bitkisi sadece konuşmuyor, aynı zamanda  matematikten de anlıyor!  Peki ya yemek yapma merakına ne diyeceksiniz? 
Sizce de inanılmaz değil mi? 

Fakat bir anda korkunç bir şey oluyor ve Bay Pula kaçırılıyor! Acaba ünlü şef Siegfried Schmand’ın bunda bir payı olabilir mi? Holly ve yeni arkadaşı Herbert, her ne pahasına olursa olsun  Bay Pula’yı kurtarmak zorunda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128124</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9edb12a5-b032-4d4a-8b16-97a22931d4e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Gaspard De La Nuit</image:title>
            <image:caption>Gaspard de la Nuit, şiir tarihinde, yalnızca düzyazı şiirin (poème en prose) ilk örneklerinin toplandığı bir kitap değil, aynı zamanda bir dönemin kapanıp yeni bir dönemin başladığı dönüm noktasıdır. 
 
Gaspard de la Nuit’nin yayınlanmasından yirmi yedi yıl sonra, 1869 yılında yazdığı metinlerin yayınlamdığı kitabın (Le Spleen de Paris) başında yer alan yazıda, Charles Baudelaire büyük bir yazınsal dürüstlük ve vefa örneği olan şu paragrafa yer vermişti: 
 
“Küçük bir sır vereceğim size. Aloysius Bertrand’ın ünlü Gaspard de la Nuit’sini belki de yirminci kez karıştırırken, buna benzer bir şey denemek, onun öylesine garipçe, eski hayatın çiziminde uyguladığı yöntemini yeni hayatın, daha doğrusu yeni ve daha soyut bir hayatın anlatılmasında uygulamak geldi aklıma… Uyumu uyağı olmadan da şiirli, ezgili olan; ruhun içli devinimlerine, hayalin dalgalanışlarına, bilincin çarpıntılarına uyacak kadar çevik ve çelişken bir düzyazı mucizesini içimizde kim hayal etmemiştir ki?” 
 
Aloysius Bertrand, sadece Baudelaire’e değil, Mallarmé’ye, Comte de Lautréamont’a, Arthur Rimbaud’ya ve üstgerçekçilere geniş bir yol açtı. Gaspard de la Nuit, Lautréamont’un Maldoror’un Şarkıları’ndan, Rimbaud’nun Cehennemde Bir Mevsim’inden 30 küsur yıl (1842) önce yayımlanmıştı. 
 
“Fransız edebiyatının ünsüzlerinin en ünlüsü” olan Aloysius Bertrand düzyazı şiirin kurucusu ve Gaspard de la Nuit de bu şiirin ilk başyapıtı olarak kabul ediliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128125</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ccfef8e-2627-46fd-be84-c7b57facb7cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Psiko-Manevi Açıdan Ayrışmalarım</image:title>
            <image:caption>Yazar, terapistinin refakatinde başlattığı iç yolculuğunu ve iyileşme sürecini büyük bir samimiyet ve cesaretle bizlere anlatıyor. Kadim kültür ve medeniyetimizde mevcut olan ancak seküler bilim anlayışıyla ötelenen “nefs ilmi”nin yeniden canlanması, anlaşılması ve yayılması için böyle kitaplara çok ihtiyacımız var. 
Dr. Mustafa Merter 
 
Bu kitap, bir danışanın terapötik yolculuğunda nefsi ve psikolojisi arasındaki derin etkileşimi keşfetmesini konu alıyor. 
Yazarın cesurca ve samimiyetle paylaştığı terapi süreci, aynı zamanda tüm insanlığın ortak anlam arayışını yansıtan bir rehber niteliği taşıyor. 
Kitap boyunca, danışanın rüyalarının çözümlemesi eşliğinde gelişen terapi seansları, içsel bir farkındalık ve manevi dönüşüm sürecini gözler önüne seriyor. 
Kendi terapi deneyimlerini ve manevi farkındalıklarını kaleme alması itibarıyla alanında özgün bir nitelik taşıyan bu kitabı okurken, yalnızca bir danışanın sürecine tanıklık etmeyecek, aynı zamanda kendinizi bu derin keşfin bir parçası gibi hissedeceksiniz. Yazarın terapi deneyimine sizler de eşlik ederek, içsel denge ve huzur arayışında nefsi ve psikolojik yapıyı tanımanın ve bu donanım ile sağlıklı bir benlik inşa etmenin yollarını keşfedeceksiniz. 
Manevi gelişim ve psikolojik iyileşme süreçlerine dair kıymetli ipuçlarıyla dolu bu kitap, okuyucusunu kendi ruhsal yolculuğuna da çıkmaya teşvik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128126</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40c7d55d-0875-49da-bb31-b445ff91f395.jpg</image:loc>
            <image:title>Müjde</image:title>
            <image:caption>Dünya karanlıklarında boğulsa 
Ben yine sana şiir yazacağım 
O an vazgeçilenler kız, oğulsa 
Ben yine sana şiir yazacağım 
 
Tılsımını yitirse en sıcak anlar 
Gökleri sarsa zifiri kirli zanlar 
Sazlarını kırsalar bile ozanlar 
Ben yine sana şiir yazacağım 
 
Kudurdu cihan, azdıkça azsın 
Sen ki zemheriye gelen yazsın 
Bırak herkes cihana şiir yazsın 
Ben yine sana şiir yazacağım 
 
Aslan ceylanın gelişine vuruldu 
Ulu yay gibi yâr yoluna kuruldu 
Herkes dese “sevdası duruldu” 
Ben yine sana şiir yazacağım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128127</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7be9775-c1f5-4fd0-b0b8-5f6b87b5d4b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Düzenleyiciler (Yeni Kapak)</image:title>
            <image:caption>Stephen King’in Yaratık adlı romanıyla tanıdığımız birçok karakter ve Tak adlı yaratık Düzenleyiciler’de yeniden karşımıza çıkıyor. 
Tak, otistik bir çocuğun zihnini ele geçirerek küçük bir kasabada oturan sıradan insanların yaşamını kâbusa çeviriyor. Doğaüstü güçlerinin yanı sıra oyuncakları ve çoğumuzun bildiği televizyon dizisi kahramanlarını kullanarak... 
Düzenleyiciler, sakin bir kasabanın gerçeküstü olaylarla bir anda değişiverdiği ürpertici bir gerilim romanı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128128</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae58b3d8-769c-4c03-b2dc-fb1498503767.jpg</image:loc>
            <image:title>Çöp Perisi</image:title>
            <image:caption>Kimse ÇÖP PERİSİ’ne inanmıyordu. 
Elif hariç. 
Elif, her sabah parkın köşesinde Çöp Perisi’ni gördüğüne emindi. 
Çöpleri karıştırıyor, bulduklarından bazılarını sepetine atıyor 
ve dans ederek uzaklaşıyordu. 
Niye Elif dışında kimse onu görmüyordu? 
 
Eğitimci yazar Nilgün SÖNMEZ’in kaleminden geri dönüşüm üzerine sihirli bir hikâye sizlerle. Bu kitabı okuyunca hem çocukça bir sevinç duyacak hem de geri dönüşümle ilgili  harekete geçmek isteyeceksiniz. 
 
Kim bilir… 
Belki siz de bir ÇÖP PERİSİ’ne dönüşüverirsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128129</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18bd766f-f1d3-47b3-9429-a989042d97e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Geri Dönüş(süz)! (Roman Üçlemesi)</image:title>
            <image:caption>Savaşların neden olduğu kaosun insanlar üzerinde yarattığı en yaygın etkinin ‘yabancılaşma’ diye adlandırılan ruhsal çöküntü olduğunu söyleyebiliriz. Değerlerin hiçe sayıldığı savaş günlerinde ya da hemen sonrasında ortaya çıkan bazı belirtilerin, insanların farkına bile varamadan içine düştükleri ‘yabancılaşma’ girdabının sonuçları olduğunu saptamak hiç de zor değildir. Bu belirtilerin bazılarını şöyle sıralayabiliriz: İletişim ve ilişki kurma bozukluğu, yaşam korkusu, güncelden kopma ve geçmişe kaçış, kendini toplumdan yalıtma, asosyal yaşamın cazibesine kapılma v.s. 
‘Yabancılaşma’nın yalnızca savaşın bir yan ürünü olmadığını belirtelim. ‘Yabancılaşma’ modern zamanların ortaya çıkardığı bir ruh hali de olabilir. Savaş ortamı bireyin bunalıma girmesini hızlandırır ve sonuçları itibariyle daha çarpıcı ve derin krizleri açığa çıkarır. Üç kitapla ortaya konulmaya çalışılan sorunlar savaş öncesinde ve sonrasında daha belirgin renklere büründüğü için anlatı bu alana kaydırılmıştır çünkü ‘yabancılaşma’ya yol açabilecek olayların başında kişinin yaşadığı ya da yaşamak zorunda kaldığı ‘temel kayıplar’ vardır. 
‘Güven kaybı’, ‘özgürlük kaybı’ ve ‘anlam kaybı’ sözünü ettiğim temel kayıpların en önemlileridir. Ben de her biri için ayrı kitap yazarak elinizdeki ‘Roman Üçlemesi’ni meydana getirdim. 
Orhan Aydın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128130</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2408cde6-8bdb-4eaa-ba75-c58a13c29808.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah’ım Ben Geldim</image:title>
            <image:caption>Yarın öbür gün biri yanına gelip de, 
“Boş ver yaaa! Yaşlanınca kılarsın.” 
“Senin kalbin temiz zaten, namaz kılmasan da olur.” 
“Senin namazın kabul olmaz ki! Sen kiiim, namaz kılmak kiiim?” 
“Amman yaa koskoca ömür! Kim her gün beş vakit namaz kılacak şimdi? Zor iş!” 
“Sen namaz kılmasan da Allah affeder.” 
“Allah’ın senin namazına ihtiyacı mı var?” 
“O kadar işin gücün arasında namaz kılmaya vakit yok ki!” 
gibi cümleler fısıldarsa ona ne cevap vereceğini artık biliyorsun. 
Bu cevapları arkadaşlarına da söyle bence. 
Günde beş defa kendine de söyle. 
Sonra her ezan çağrısında dön ve Rabbine şöyle de: 
“Allah’ım ben geldim!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128131</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2957a24-5ef1-4922-a1d0-84160020e007.jpg</image:loc>
            <image:title>Movie The Hedgegog</image:title>
            <image:caption>The forest and all its inhabitants became abuzz with excitement when invitations were left at their doorsteps. 
There were only ten days left until the Halloween party and on top of that, the prize for the costume party was bigger than ever! Would Movie the Hedgehog be able to get ready for the costume party 

in such a short amount of time? 
She wasn’t holding out much hope. At least not until she began to look at the world around her more carefully. As it turned out, the most original, unique, and perfect things for a costume were within arm’s reach all along. 
This story by Nezihe Özkaya Şahin, which aims to raise awareness about recycling, will also nurture children&apos;s creativity and imagination!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128132</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e37f681-792e-46f0-98e5-57c82911089e.jpg</image:loc>
            <image:title>Alakart Sohbetler ve Garnitür Sosları</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu kitap, içimizdeki sesin yazıya dökülmüş halidir. 
 
Kamera gözü tekniği ile anlatılan her bir hikâye, oyuncunun er meydanı olan tiyatro sahnesinde uygulanan mizansenler gibi katmanlar halinde sunulmaktadır. 
 
Hikâyeler hayata dair tepkileri, çözümleri, sıradanlığı, sarsıcılığı ve durağanlığı sorgulama amacı güderek, içinizdeki çığlığın açığa çıkmasını temenni eder. 
 
Mart 2025 
Erkan Karakaş ZOPRAs</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128133</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f098b9f7-f58b-4870-8588-6d357481cdad.jpg</image:loc>
            <image:title>Pembe Ağaç</image:title>
            <image:caption>Melis, yazma ödevini bir türlü yapamıyordu. 
Neden böyle bir ödev vardı ki! 
Bir ışık topunun pencereden içeri girip onun hikâyesini başlatacağını nereden bilebilirdi? 
Yardım isteyen yüce bir pembe ağaç… 
Bulutların üzerinde uçmak… 
Tamamlanması gereken görevler... 
 
Zeynep ÇOKRAN’ın kaleminden bir iyilik öyküsü… 
Doğa ve insanın kadim dostluğu, bir çocuğun iyilik hikâyesi ile yeniden yazılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128134</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46aa792c-bb1f-436b-87b1-f6201e795506.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaybolan Matematik Gezegeni</image:title>
            <image:caption>Matematiğin Evrenine Hoş Geldiniz… 
 
“Evrende her şey bir dil konuşur. Bu dil, yıldızların dansında, doğanın ritminde ve yaşamın dokusunda saklıdır. Matematik, bu gizemli dili anlamanın anahtarıdır. Sonsuz evrenin sırları, matematiğin ilahi ahenginde saklıdır ve bu ahengi keşfetmek, insanlığın en kutsal yolculuğudur. Bu yolculuğa çıkan her kimse rehberi bilgi olacaktır. 
Bilgi, karanlığın içine doğan bir ışık gibidir. Matematik ise bu ışığı yönlendiren, kaostan düzeni doğuran bir güçtür. Onu anlayan, evrenin ruhuna dokunur; onu koruyan, bilgelik yolunun rehberine dönüşür.” 
 
Bu kitap, sizi matematik evrenine bir yolculuğa davet ediyor. Gizemleri çözmeye, yıldızların şarkısını duymaya ve evrenin dilini keşfetmeye hazır mısınız? Çünkü bu keşif, yalnızca bir bilgelik yolculuğu değil; aynı zamanda insanlığın özüne yapılan bir çağrıdır. 
 
Şimdi matematiğin büyülü kapılarını aralama sırası sende.  Bu yolculukta kendini bulacaksın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128135</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7948b21-6cfe-4a63-9d51-4e5269495087.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Senfonisi</image:title>
            <image:caption>SADECE İNSAN 
 
Anadolu’mun kavruk toprağı yanık yüreği, bağlamasının tellerinde bazen sevdasını dillendiren, bazen yüreğinin en güzel parçasına “canının cananına” ağıdı gözlerde yağmur eyleyen, toprakla bereketlendiren can insan... 
 
Kelimeleri sevi yüklüdür, dizeleri yürek taşır. Bazen sessiz çığlık, bazen tükenişe isyan, bazen insanın dağınık halleri, bazen güneşe koşar sevinçleri... 
 
Dününü getirir bugününe, yaralarını sızlatır kimse bilmeden, vatan bilir sevdasını, senden kaçarken seni bulur kendinde, sinmiştir bir kere “kalemine kadın kokusu...” 
 
O Anadolu’mun yürek sözcüsü, sadece İNSAN... 
 
Eğitimci, Şair, Yazar Turgay KAÇAN 
 
Sevgiliye duyulan hasret, Nazım&apos;ın memleketine duyduğu hasret gibi sızlıyor. Bir fırtına gibi kopan yürekte mühürlü kelimeler kışın ayazına inat, baharın binbir renk çiçekleri misali dizelere dökülürken, okuyucunun içinde saklı ateşi harlıyor... Güneşin hiç sönmesin. 
Eğitimci, Şair, Yazar Nebih NAFİLE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128136</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db91d20b-cad5-4770-868f-9a6e2c3d1081.jpg</image:loc>
            <image:title>Adalet mi Anne?</image:title>
            <image:caption>Sana mavilikler içinde bir dünya veremedik  
O ışıldayan gülen gözlerinin içindeki 
Yaşama sevincini göremedik  
Ah be Çocuk! 
 
Toprak uğruna, inanç uğruna, bir de para kazanmak uğruna 
Bombalar altında, gezegeni kızıla çevirdik 
Ah be Çocuk! 
 
Mermiler yerine çiçekler  
Çiçekle arının sevdasına dönen balı veremedik  
Ah be Çocuk! 
 
Egomuza, hırslarımıza yenilip  
Bu gezegene sığamadık 
Barışı ve sevgiyi veremedik, 
Gözyaşlarını silemedik 
Affet bizi 
Ah be Çocuk!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128137</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa4e4582-15df-42e7-95b1-b1a5f4511acb.jpg</image:loc>
            <image:title>Armadilloyu Bul</image:title>
            <image:caption>Rüzgârın bir aslan gibi kükrediği bir gün, fısıltıyla irkiliyor Öykü: 
“Armadillo, Şekilsiz Çakıllar Diyarı’na seni çağırıyor...” 
 
Armadillo da nedir? 
Şekilsiz Çakıllar Diyarı’na nasıl gidilir? 
Bu yolculukta Öykü’yü neler bekliyor? 
Bilge bir bulut, yaşlı bir baykuş… 
Umutsuzluk Tepesi, sürprizlerle dolu bir göl… 
Sadece ona güvenenler için çözüm üreten 

bir bilgelik kesesi… 
Peki Öykü, armadilloyu bulabilecek mi? 
 
Çocuk Gelişim Uzmanı Nihal Turan Yurdabak, kaygı, cesaret, hayal, çaba, sabır gibi kavramları macera dolu bir hikâyeyle ele alarak, bir kitaptan fazlasını sunuyor. Kavramlar üzerine düşünmek ve sorgu kapılarını aralamak da okura düşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128138</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6089bdbb-e2f7-4ae3-bc06-e980cc224547.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 174. Sayı Jedi Merkez Bankacılığı</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
Enflasyon Gerçekleri ve Jedi Merkez Bankacılığı 
A. Erinç Yeldan, Bingül Satıoğlu 
Uluslararası Siyasal Sistemde Realizm ve Milliyetçilik Çağı mı? 
Ersin Kalaycıoğlu 
Şimdi Size Kaybolan Yıllarınızı Verseler... 
M. Aykut Attar 
Küreselleşmenin Çözülmesi ve Otokratikleşme Eğilimi: Tarihsel Bir Analiz 
Arda Tunca 
Türkiye’de Gelir Dağılımı ve Maliye Politikasının Büyüme Üzerine Etkileri: Kaleckiyen Bir Analiz 
Eda Yılmaz 
Ormanların Küresel İklimin Sürekliliği ve İklim Değişikliği Mücadelesindeki Rolü 
Murat Türkeş 
Bir Tarih Hipotezi Kurmak ve İspatlamak: “İslam’ı Tasvir- Resim Yasağı mı Geri Bıraktı?” 
Ergun Türkcan 
İktisat Zanaatı, Sanatı ve Bilimi: Beceri, Estetik ve Hakikat 
Ercan Eren 
Türkiye’de Oyunculuğun Politik Ekonomisi-III 
Sacit Hadi Akdede 
Batan Tarihin Malları… 
Yaşar Taşkın Koç 
Yerel Olandan Küresele: “Kasabamız”da 
Gülçin Elif Yücel 
Türkiye-Rusya Ekonomik İlişkileri (1920-2010) 
Erdinç Tokgöz 
Trump’ın Gümrük Stratejisine Eleştirel Bir Bakış 
Alp Buğdaycı 
Kapitalist Bakış Açısına Kısa Bir Eleştiri: Klasik Ekonomi 
Gökhan Tosun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128139</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91e15329-963b-4d7f-8f0c-05d73f44abb0.jpg</image:loc>
            <image:title>Divan</image:title>
            <image:caption>Diler isen ki hidâyet bulasın 
Hakk Te‘alâ’dan ‘inâyet bulasın 
Terk it a‘dâyı bidâyet bulasın 
Rabbün özinde nihâyet bulasın 
Gam degüldür gide dünyâ kala dîn 
Gam oldur kim kala dünyâ gide dîn 
Gurbî, 18. yüzyıl Osmanlı edebiyatı ve tasavvuf düşüncesinin önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilen, hem şiirleri hem de tasavvufi görüşleriyle döneminin entelektüel ve manevi atmosferine derinlemesine nüfuz eden bir şair ve mutasavvıftır. Sırbistan’ın kadim şehri Yenipazar’da (Novi Pazar) doğan bu gönül eri, ömrünün yetmiş beş yılını Anadolu, Rumeli, Edirne ve Bosna’nın manevi ikliminde geçirdi. Kendini daima gurbette hisseden şair, bu hüznü “Gurbî” mahlasıyla ölümsüzleştirdi. Seyyid Ali Sultan Dergâhı’nda Muhammed Musli Baba’dan nasip alarak Bektaşîliğe intisap etti ve bu yolun önemli bir temsilcisi oldu. 1722’de Bosna’da kaleme aldığı Dîvân’ı; Hz. Muhammed’e, Ehl-i Beyt’e, dört halifeye, Hacı Bektaş-ı Veli’ye ve özellikle Hz. Ali’ye duyduğu derin muhabbeti etkileyici bir üslupla yansıtır. Onun şiirleri, tasavvufun incelikleriyle örülü, felsefi bir derinlik taşır. Bu kitap, edebiyat ve tasavvuf meraklıları için vazgeçilmez bir kaynak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128140</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e58c146-ae1c-42a9-a8f4-0d0a3b4932d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarçın Kokulu Kız</image:title>
            <image:caption>Doğup büyüdüğü toprakları tüm yalınlığı ve gerçekliğiyle anlatmaktaki mahirliği sayesinde Brezilya&apos;da tüm zamanların en çok satan yazarı unvanının sahibi olan Jorge Amado, bu kez memleketini tutkulu bir aşkla kutsuyor.


Amado siyasetin amansız ve karanlık gerçekliğiyle, koltuklarından edilmek üzere olan toprak ağaları ve onlara karşı savaşan sermaye sahibi burjuvaların mücadelesini, Brezilya&apos;nın vahşi güzellikteki doğası ve dizginlenemez bir coşkuyla akan yaşamını arka planına alarak işler. Böylece edebiyat sahnesinin nadide âşıkları Nacib ile Gabriela, karanfil kokan bir liman kasabasında ete kemiğe bürünür. Kakao tarımının bölgeye getirdiği zenginlik vesilesiyle dramatik dönüşümler geçiren bir kentin tutucu ve ilkel geleneklerine sevdası uğruna kafa tutan Nacib de yoluna çıkan engellere karşı direnirken dönüşümün ta kendisi olur.


1983 yılında sinemaya uyarlandığında oldukça ses getiren ve yaşama içkin en derin arzuların çekincesiz işlenişiyle tepkilere konu olan Tarçın Kokulu Kız, Jean-Paul Sartre&apos;ın ifadesiyle &quot;halk romanının en iyi örneği.&quot;


&quot;Bazı çiçekler vardır, hiç dikkatinizi çekti mi? Bahçelerde, dallarda oldukları sürece güzeldirler, mis kokarlar. Vazoya konduklarında, vazo gümüşten bile olsa, solup ölürler.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128141</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63b4a1ae-945b-487a-abbb-5b987a6e0bcf.jpg</image:loc>
            <image:title>Korkunun Kıyılarında</image:title>
            <image:caption>Savaşın harap ettiği coğrafyalar, bir devrin geride bıraktığı hayatlar ve kaybettikleri kişilerin ardından ideallerin gölgesiyle yaşamaya çalışanlar... Buket Arbatlı yakın tarihi, belgelerin yanı sıra anılar ve anlatılar üzerinden canlandırıyor. Tarihsel denebilecek öykülerin, insan ruhunun veçheleri ve yazarın hafızasının ilmikleriyle örülmesi onlara hem özgün hem de modern bir tını kazandırıyor.


Erkeklere Her Şey Anlatılmaz&apos;da kadınlık hallerini çeşitli cephelerden anlatan Arbatlı, yeni öykü kitabı Korkunun Kıyılarında ile farklı bir alana açılıyor ve gerek tarihin sayfalarından gerek ailesinin ortak hafızasından kazıp çıkardığı anlatıları modern bir öykücülük anlayışıyla yeniden kurguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128142</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc355049-fc19-45eb-9506-dc990e3c3531.jpg</image:loc>
            <image:title>Ters Adam</image:title>
            <image:caption>“Ey köylü toplumun azıcık şehirli ve azıcık tiyatrosever seyircileri! 
Hayattan başka koparılacak zincirleriniz yoktur, birleşin.” 
 
Bir adam düşünün: Ne toplumun kurallarına uyar ne de insan ilişkilerinde beklenen rolleri oynar. Öfkesini, alaycılığını ve keskin zekâsını bir silah gibi kullanır. Ters Adam, sadece karşı çıkmak için karşı çıkan biri değildir; dünyanın çarpıklığını gören ve bunu ifşa etmek isteyen bir figürdür. Düzeni reddeder ama ona karşı savaşırken kendini de yok etmeye yaklaşır. 
 
İlk kez 1986’da yayımlandığında fazla dikkat çekmeyen, ancak yıllar sonra yeniden keşfedilen Ters Adam, edebiyatın konfor alanından taşan, geleneksel anlatıya meydan okuyan, sert ve sarsıcı bir metin. 
Barlas Özarıkça, klasik anlatı yapısını kırarak, bilinç akışı ve ani sıçramalarla okuru rahatsız edici bir yolculuğa çıkarıyor. Romanın anlatıcısının düşünceleri, öfkesi kadar hızlı ve keskin bir şekilde akarken, hikâye klasik roman kalıplarını reddediyor. 
 
Eleştirmen, akademisyen Yıldız Ecevit’in, bir “kara anlatı” ve “Oğuz Atay’ın Türk edebiyatında açtığı kulvarda başlayan yeni estetiğin en ilgi çekici örneklerinden biri” olarak tanımladığı Ters Adam, bu kez Everest Yayınları’nda okurları bir kez daha düzeni sorgulamaya davet ediyor. 
Düşünen Adam heykel olmaktan vazgeçip, her akşam yanımıza gelerek bizimle konuşmaya başlamıştı. Aklın yolu bir değil, daha fazladır, diyordu. 
Sizler normalden kaçtığınız için buradasınız, diyordu. Normali yaşayanlar, sizleri buralarda toplayıp biçimde ve özde misli görülmemiş oranlarda hayatı kendi doğallığının ötesine zorladılar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128143</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1f72f3c-63e2-4bb7-bbc0-bbe2d4ac2848.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Çocuğun Bir Yıldızı Vardır</image:title>
            <image:caption>Bir varmış üç yokmuş / Bir güneş varmış bir de ay / Bir çocuk doğunca / Gökyüzünde bir yıldız daha doğmuş / Bir çocuk bir yıldız / Bir yıldız bir çocuk / Ve ne kadar çocuk doğmuşsa o kadar yıldıza kavuşmuş dünya / Dünya bunun için güzel…      Her Çocuğun Bir Yıldızı Vardır kitabında, birbirinden bağımsız hikâyelerdeki çocuk kahramanların hayatından kendine yakın pek çok hayal bulacaksın. Yıldızlar ne kadar çoksa o kadar çok çocuk hayali olduğunu göreceksin. İyi ki hayaller var! Çünkü dünyayı hayal edebilen çocuklar güzelleştirebilir.       Hayal kurmaya Serap Deliorman’ın kitaptaki resimleriyle de başlayabilirsin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128144</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04b0eee7-8d72-4051-b3ed-42921972615b.jpg</image:loc>
            <image:title>Metamorphosis</image:title>
            <image:caption>Metamorphosis by Franz Kafka is a novella written during the late 19th century. The book explores themes of alienation and identity through the strange and tragic transformation of its main character, Gregor Samsa, who wakes up one morning to find himself turned into a grotesque insect. 

The story grapples with Gregor’s struggle to adapt to his new physical form and its implications for his family, shedding light on societal expectations and familial responsibilities.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128145</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a081482-d4c6-4c3e-b20a-e29a98c3fe71.jpg</image:loc>
            <image:title>The Great Gatsby</image:title>
            <image:caption>The Great Gatsby by F. Scott Fitzgerald is a novel written in the early 20th century. The story is mainly narrated by Nick Carraway, who reflects on the life of his enigmatic neighbor, Jay Gatsby, and the extravagant world of wealth and excess he inhabits. 

The novel explores themes of the American Dream, love, and social class.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128146</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27214459-9990-4413-bc42-77f7012f79ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Crime and Punishment</image:title>
            <image:caption>Crime and Punishment by Fyodor Dostoyevsky is a novel written in the mid-19th century. The story delves into the psychological turmoil of its main character, Rodion Raskolnikov, a former student living in extreme poverty in St. Petersburg, as he grapples with morality, guilt, and the nature of crime. 

Raskolnikov’s internal struggles and rationalizations set the stage for a broader exploration of existential questions and the consequences of one’s choices.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128147</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45618808-d511-456e-9dd6-778c8e58b2e5.jpg</image:loc>
            <image:title>The Picture of Dorian Gray</image:title>
            <image:caption>The Picture of Dorian Gray by Oscar Wilde is a novel written during the late 19th century. The story explores themes of art, beauty, and morality, centering on the life of a young man named Dorian Gray, who becomes entranced by his own beauty and the hedonistic philosophies of Lord Henry Wotton. 

As Dorian gains fame and pleasure through his youthful looks, he grapples with the implications of vanity and the cost of immortality. At the start of the novel, we are introduced to Lord Henry Wotton and the artist Basil Hallward, who has painted a stunning portrait of Dorian Gray. Basil is deeply enamored with Dorian’s beauty and harbors a secret affection for him.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128148</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de23e887-3294-4ca0-8442-25f340d01e50.jpg</image:loc>
            <image:title>Frankenstein</image:title>
            <image:caption>Frankenstein; Or, The Modern Prometheus by Mary Wollstonecraft Shelley is a novel written in the early 19th century. The story revolves around Victor Frankenstein, a young scientist who becomes obsessed with creating life, leading him to construct a living being from reanimated body parts. 

The book explores themes of ambition, the consequences of man’s desire to play God, and the isolation that arises from the act of creation.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128149</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3b2633e-5a93-473b-a140-4cf9078300fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Percy Jackson Özel Koleksiyon Kutusu</image:title>
            <image:caption>İçindekiler; 
Percy Jackson ve Olimposlular Şimşek Hırsızı kitabı 
Serinin tüm yeni kapakları – 5 adet şömiz 
Percy Jackson ve Olimposlular posteri ve Melez Kampı haritası 
1 adet büyük boy çıkartma 
Özel Percy ayracı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128150</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3b5500b-0416-4bf1-b280-94ec650141c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Gene Aşk</image:title>
            <image:caption>Gene Aşk geç yaşta aşk, tutku ve arzular üzerine kabul edilmiş görüşlere meydan okuyan bir yapıt. Konusu altmışlı yaşlarında, başarılı bir oyun yazarı ve yönetmeni olan Sarah Durham’ın çevresinde gelişiyor. 19. yüzyılda yaşamış, sıradışı bir kadının bıraktığı yazı ve resimlerle kurgulanan yeni bir oyunun çalışmaları sırasında Sarah, kendini beklenmedik bir duygular karmaşası içinde bulur. Tiyatro ekibinden iki oyuncuyla yakınlaşıp onların yaşamlarını tanıdıkça hem o zamana kadar benimsediği yaşantıyla hem de yaşlanmaya ilişkin genelgeçer kanılarla yüzleşmek durumunda kalır. Gene Aşk ömrümüzün her aşamasında aşkın bizi sürekli nasıl şekillendirdiğine ilişkin incelikli bir anlatı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128151</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d299d43-9a2f-4ced-a291-e7d1bfcbd180.jpg</image:loc>
            <image:title>Gene Aşk (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Gene Aşk geç yaşta aşk, tutku ve arzular üzerine kabul edilmiş görüşlere meydan okuyan bir yapıt. Konusu altmışlı yaşlarında, başarılı bir oyun yazarı ve yönetmeni olan Sarah Durham’ın çevresinde gelişiyor. 19. yüzyılda yaşamış, sıradışı bir kadının bıraktığı yazı ve resimlerle kurgulanan yeni bir oyunun çalışmaları sırasında Sarah, kendini beklenmedik bir duygular karmaşası içinde bulur. Tiyatro ekibinden iki oyuncuyla yakınlaşıp onların yaşamlarını tanıdıkça hem o zamana kadar benimsediği yaşantıyla hem de yaşlanmaya ilişkin genelgeçer kanılarla yüzleşmek durumunda kalır. Gene Aşk ömrümüzün her aşamasında aşkın bizi sürekli nasıl şekillendirdiğine ilişkin incelikli bir anlatı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128152</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/deb18e62-760b-47d9-86c6-775556b2a7c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Pal Sokağı Çocukları</image:title>
            <image:caption>Pál Sokağı Çocukları, Macar edebiyatının en ünlü yapıtlarından biridir. Ferenc Molnár’ın 1907 tarihli romanı birçok dile çevrilmiş, defalarca sinemaya ve sahneye uyarlanmış, bazı ülkelerde ortaokulların müfredatına dahil edilmiş bir çocuk klasiği olarak yazara dünya çapında ün kazandırmıştır. 
Roman, iki çocuk grubu arasındaki savaş oyununun hikâyesinden çok daha fazlasıdır. Yetişkin okurlara da çocukken kurulan bağların saflığını ve derinliğini hatırlatan cesaret, dostluk, sadakat ve fedakârlık temalarıyla, belleklerden silinmeyen capcanlı karakterleriyle zamansız bir yapıttır. Pál Sokağı Çocuklarının özgürlüklerinin simgesi, hatta yurtları olarak gördükleri boş arsa için Kırmızı Gömleklilerle giriştikleri mücadele her çağda, her yaştan okuru etkilemeye devam edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128153</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9aff2d4d-46f9-4f33-b731-c37ba8dd70ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Çekirdek Aile Geziyor - Atatürk İstanbul’da</image:title>
            <image:caption>Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşamında İstanbul’un özel bir yeri vardır. Harp Okulu’na adım attığında bu büyüleyici şehirle ilk kez tanıştı. 16 Mayıs 1919’da Bandırma vapuruyla İstanbul’dan ayrıldığında, bir daha uzun yıllar geri dönemeyeceğini bilmiyordu. Kurtuluş Savaşı’nın ardından, İstanbul’a döndüğünde coşkuyla karşılandı. 
 
 
 Usta yazar Metin Celâl, Çekirdek aileyle Atatürk’ün İstanbul’daki izlerini sürüyor. Atatürk’ün yaşadığı evleri, okuduğu okulları, çalıştığı mekânları ziyaret ederken Cumhuriyet tarihinin önemli dönüm noktalarına tanıklık edecek, tarihin içinde unutulmaz bir yolculuğa çıkacaksınız...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128154</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8991bffa-3598-4163-a80f-cf813e086878.jpg</image:loc>
            <image:title>Pal Sokağı Çocukları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Pál Sokağı Çocukları, Macar edebiyatının en ünlü yapıtlarından biridir. Ferenc Molnár’ın 1907 tarihli romanı birçok dile çevrilmiş, defalarca sinemaya ve sahneye uyarlanmış, bazı ülkelerde ortaokulların müfredatına dahil edilmiş bir çocuk klasiği olarak yazara dünya çapında ün kazandırmıştır. 

Roman, iki çocuk grubu arasındaki savaş oyununun hikâyesinden çok daha fazlasıdır. Yetişkin okurlara da çocukken kurulan bağların saflığını ve derinliğini hatırlatan cesaret, dostluk, sadakat ve fedakârlık temalarıyla, belleklerden silinmeyen capcanlı karakterleriyle zamansız bir yapıttır. Pál Sokağı Çocuklarının özgürlüklerinin simgesi, hatta yurtları olarak gördükleri boş arsa için Kırmızı Gömleklilerle giriştikleri mücadele her çağda, her yaştan okuru etkilemeye devam edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128155</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0db73eba-697b-4461-abc5-a46877620eb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Tiyatro Bir Şenliktir</image:title>
            <image:caption>“Sahne tozunu yutmuştuk bir kere. Tiyatro hep hayatımızda olacaktı.” 
 
Nefes sessiz, sakin, kendi hâlinde bir çocuktu. Ta ki şehre taşınana kadar! Anne ve babası artık hep çok meşguldü. Yeni arkadaşlar edinmek ve şehirdeki hayata uyum sağlamak sandığından daha zor görünüyordu. 
Ama sonra öğretmenleri harika bir fikirle geldi: Sınıfça bir tiyatro oyunu sahneleyeceklerdi! 
Tiyatronun büyüsü, Nefes’e sadece bir rol değil, aynı zamanda yeni dostluklar da kazandırabilecek mi? 
 
Kendini tanıma, farklılıklarımıza rağmen bir ekip olabilme ve tabii ki tiyatro hakkında sıcacık bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128156</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67b5dd5a-fc53-4787-a413-71ea871f86f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızılkuğu</image:title>
            <image:caption>ey koca tükenmezlik 
her yaprağı başka gülen sonsuz sarmaşık 
neredeyiz biz şimdi 
neresinde bu sürekli sancının 
ne söyler bize böyle 
ak köpükler savuran bu nefti nehir? 
yıldızlar ki hiç de uzak sayılmazlar bize bu çağda art 
uzaklık bir alışkanlık ey tükenmezlik 
uzaklık kafamızda salgın sayrılık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128157</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73027118-5029-4190-8281-c001cec7dcf3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kesik Baş</image:title>
            <image:caption>Geçim sıkıntısı çeken Nafiz Efendi, dertlerini kadehlerde ve şişelerde boğarak nefes almaya çalışan bir akşamcıdır. Bir gün kaynanasının maaş koçanını çalarak kendini meyhaneye atar. Körkütük sarhoş halde eve dönerken kaynanasının hışmından kurtulmak için ona bir baş lahana alır ve peşine takılan mahalle çocuklarının alaylarıyla sallana kaykıla ilerlerken akşamın alacakaranlığında fark edemediği bir kör kuyuya düşer. Nafiz Efendi, mahallelinin ve polisin yardımıyla kuyudan çıkarılırken koltuğuna lahanasıyla birlikte bir de çıkın alır. Ancak çıkına sarılı olan şey, Nafiz Efendi’nin sandığı gibi lahana değil, kesik bir insan başıdır. Tesadüfen bulunan bu kesik baş, İstanbul emniyetini alarma geçirir. Sırlarla dolu bu korkunç cinayeti çözmek için görevlendirilen Seyit ve Remzi Efendiler kolları sıvayarak soruşturma ve sorgulamalara başlarlar. Bu baş kime aittir, neden kesilip kuyuya atılmıştır, bedenin geri kalanı nerededir ve asıl önemlisi katil ya da katiller kimlerdir? 
Mizahı ve akıcı üslubuyla Hüseyin Rahmi Gürpınar, tek polisiye romanı olan Kesik Baş’ta gerilimli ve sürükleyici bir kurguyla okuru, 1900’lerin başında İstanbul’un ara sokaklarında, izbe köşelerinde, mezarlıklarında ve gizemli otellerinde başlayıp İtalya’ya uzanan bir dedektifliğe davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128158</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a731860-e83d-4186-aa47-2c50ab1e09b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bende Kalmasın</image:title>
            <image:caption>Otobiyografik özellikler taşıyan Fadiş, çocuk kitapları alanında Türkiye’nin ilk çoksatarıdır. Halen 156. baskısı dördüncü kuşaklar tarafından okunan roman, kahramanına verilen yatılı okul vaadiyle son buluyordu. Yıllardır okullarda, söyleşilerde ve çeşitli iletişim ortamlarında Fadiş siz misiniz? Fadiş sonra ne yaptı? Nasıl bir insan oldu? gibi sorularla karşılaşan Gülten Dayıoğlu işte bu soruların yanıtlarını içeren bir kitap yazma vaadini Bende Kalmasın ile yerine getiriyor. 
Bende Kalmasın çokkatmanlı bir toplumun çatışmalı değerleriyle kuşatılmış halde, düşe kalka kendi yolunu çizen Fadiş’in öyküsü. Gülten Dayıoğlu, elinizdeki kitapta yalnızca Fadiş’in hayatını, kişisel ve entelektüel gelişimini anlatmakla kalmıyor, keskin gözlemleri ve duyarlı bakışıyla kırklı yıllardan başlayarak Türkiye’nin toplumsal ve kültürel bir panoramasını da çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128159</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d99ef100-c38a-49a1-8b01-35f95dd0c3be.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Ömrün Emeği</image:title>
            <image:caption>Romanlarıyla tanıdığımız Rachel Cusk, anı ve deneme türleri arasında salınan üç düzyazı kitabının ilkinde hamilelik sürecini ve anneliğinin birinci yılını eşine zor rastlanır bir dürüstlükle anlatıyor ve buradan başka birçok meseleye açılıyor: Kadın bedeni ve bedensel acı; toplumun kadına, doğuma ve çocuk bakmaya yaklaşımı; aile ve çocuk bakımı emeği; uykunun ve gecenin değişen anlamı… Cusk kendi annelik deneyimini titizlikle kaydederken, bu dönemde okuduğu romanların Savaş ve Barış, Keyif Evi, Madame Bovary annelikle ilgili kısımlarını da tartışıyor, doğuma ve anneliğe hazırlanma ve çocuk bakımı konulu devasa literatürün kimi örneklerini sıkı bir eleştirel okumaya tabi tutuyor. 

İlk yayımlandığı 2001 yılında tartışmalara yol açan Bir Ömrün Emeği, 2019 yılında The New York Times tarafından hazırlanan son elli yılın en iyi elli anı kitabı listesinde yer aldı ve zaman içinde annelik deneyimini ele alan kitaplar içinde bir kilometre taşı haline geldi. 

Konu hakkında benzeri olmayan bir kitap. 

                                       The New Yorker 



Cusk yitirdiği özgürlük için tuttuğu yastan, çaresizlik duygusundan, acı, can sıkıntısı ve suçluluk hissinden açıkça söz etmekten korkmuyor ama tüm bunları annenin bebeği için duyduğu tarif edilmesi imkânsız sevginin bağlamı içinde yapıyor. 

                                                         The Observer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128160</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19a670a9-6935-4ece-8bae-0e873d210196.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçülme</image:title>
            <image:caption>Küresel ekonomi büyümeye mahkûm mu? Tüketim toplumundan çıkış mümkün mü? 
Fransız ekonomist Serge Latouche, kalkınma ve büyüme kavramlarını ekolojik ve toplumsal açıdan tartışmaya açıyor. Modern ekonominin refah getirmek yerine ekolojik ve toplumsal çöküşü hızlandırdığını öne sürüyor. 
Yerel ve dayanışmacı ekonomilere yönelmek, üretimi ve tüketimi yeniden düzenlemek, Latouche’un önerdiği çözümler arasında. Ancak küçülme yalnızca ekonomik bir tercih değil, aynı zamanda politik ve toplumsal bir dönüşüm projesidir. Sınırsız üretim ve tüketim çılgınlığını terk etmek, ekolojik sınırları kabul eden yeni bir yaşam biçimi inşa etmek mümkündür. 
İklim krizi ve sürdürülemez kalkınma politikaları, Latouche’un yıllar önce tartışmaya açtığı küçülme fikrini her zamankinden daha güncel hale getiriyor. Bu kitap, ekolojik ekonomi ve toplumsal hareketler üzerinde derin etki yaratmış temel metinlerden biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128161</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4773da51-6ce6-4ebf-9b22-dfaba7bd5ba0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sur ve Gölge</image:title>
            <image:caption>Khalkedon’un gerçek körü, her bilgiyi bilen kâhini, Gölgenin gücü yoktur, dedi. Gölgenin gücü yoktur. Işık yoksa gölge de yoktur. Suçu ışıkta arayın. Yanlış ondadır. Aslında sur da yoktur. Sur, sözdedir. Suru sözde arayın. Surun kapıları sözle açılır... 

Mehmet Zaman Saçlıoğlu, Sur ve Gölge’de ışık-karanlık, ölüm-ölümsüzlük gibi karşıtlıklar üzerine kurulu üç öykü sunuyor. Işık-gölge, geçmiş-şimdi gibi birbirini var eden kavramlarla örülmüş öyküler, III. Selim’in Suzidilara Peşrev’inden Apollon ve Daphne’nin hikâyesine, İsrafil’in surundan Hızır Aleyhisselam’a, tarihi, dini ve mitolojik unsurları barındıran zengin içeriklere sahip. 

Kitaba ismini veren ilk öyküde, kenti koruyan surların içinde İmparator Zenon’a ölüm getiren gölge, bu sefer Ömer ve Karin’le beraber kapıyı açacak sözleri de boğuyor. İlk öykünün karanlığından sonra ikinci öykü, güneşli bir günün getirdiği mutlulukla kurgulanan ütopya ülkesi İstlantis’i anlatıyor. Son öyküde ise Hızır’ın, Geceni sesten uzak tut uyarısıyla geliyor bilinmez olan. 

Sur ve Gölge, kurgu ile gerçeğin, yazgı ile rastlantının, ilaç ile zehrin, hayır ile şerrin Kumkapı, Moda ve Antakya’da fantastik bir yolculuğu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128162</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87a4a624-7e25-44c2-bcf3-05739892c61a.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı İmparatorluğu’nda Bankacılık, Ticaret ve Yatırımlar</image:title>
            <image:caption>İktisadi, toplumsal ve kültürel tarih alanlarının bazıları bugün ne yazık ki hayatta olmayan kalburüstü isimlerini bir araya getiren bu makale derlemesinde, Osmanlı İmparatorluğu ile Batı Avrupa’yı sanayileşmenin ilk yüzyılı boyunca giderek bütünleştiren başlıca kuvvetler farklı perspektiflerden ele alınıyor. Osmanlı coğrafyasındaki modernleşme dönüşümünün başlangıç aşamalarıyla da ilişkilenen olumlu ya da olumsuz ticari, mali ve parasal etkenlerin tahliliyle sınırlı kalmayan makaleler, geniş bir yelpazede sunulan bilgilerle aynı zamanda 19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun ekonomisine ve toplumuna genel bir giriş kitabı niteliği de taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128163</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56bedd65-2ac1-478c-b03a-1dc61a1b50e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Boşluğun Üst Katı</image:title>
            <image:caption>Devam etmeye 

Hevesi varsa. 

İğne ucu bir boşluktan sızan bir ip insanı hayata dikiyor. 



Boşluğun Üst Katı, kaybettiğiyle yer değiştiren bir özneye ne olduğunu, ne olacağını soruyor. 



Cesaret ve sevgiyle ona bakıyor. Daha önce bilmediğimiz, bilsek de emin olmadığımız duygulara yer açıyor. Elif Erdoğan’ın üçüncü kitabı sade, kendine has, zarif bir kalemin eşliğinde zamana dolanmak isteyenler için...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128164</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b8c706c-31b7-4040-8680-0afb9518abc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Öz Terapinin Getirdikleri</image:title>
            <image:caption>“Canlı olmanın en büyük mutluluklarından biri; bilimsel keşfin ya da aşkın ortaya çıkardıklarını anlamaktır.” 
Böyle diyor ünlü terapist P. A. Levine. 
Bu sözün büyüsüne kapılan yazar da 40+ yıldır psikoloji biliminin ona kazandırdığı donanım ile yaşadığı iki önemli deneyim sırasında önce kendine ayna tutuyor. Yaşadıklarını anlama ve anlamlandırma çabasına dayanarak aynada gördüklerini dışa yansıtarak insanı keşfetme serüvenini sürdürüyor. 
İşte bu kitap, içinden geçtiği iki önemli yaşam deneyimi sırasında oluşan sorular ve onlara yanıt arama çabası bir bakıma; birincisi kendi kendisinin terapisti olarak gerçekleştirdiği &apos;içsel kazı&apos; çalışması, diğeri ise; zamansız olarak yaşadığı bir &apos;aşk&apos; deneyimi. 
Bu iki dönüştürücü deneyim sırasında ortaya saçılan buluntular; yazarın yorumlarıyla, beni-seni-onu-diğerini anlatıyor ve &apos;insana dair&apos; pek çok psiko-sosyal gerçeği irdelememizi sağlıyor. Gülümsetirken düşündürüyor… Soru sorarken yanıtların da ipuçlarını işaret ediyor. 
Bakalım ipin ucu nereye çıkacak? Belki de bu yazıların yol açtığı izleklerde ilerlerken bireysel ve toplumsal bilinç dışı arşivlerinize bir ışık düşecek ve kendinize biraz daha yakınlaşacaksınız. Kim bilir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128165</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/103eb482-031d-4938-b49f-3c11b4c0930e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yavru Tilki ve Peri – Söğüt Ormanı Maceraları</image:title>
            <image:caption>Söğüt ormanında, hayallerin ötesinde maceralara atılmaya hazır mısın? 
Molly ile kardeşi Tom, tatilde ormanın kenarında yaşayan büyükannelerini ziyaret ettiler. Kar yağmaya başladığında yolunu kaybetmiş yavru bir tilki ile yardıma ihtiyacı olan bir peri buldular. İki kardeş, vakit kaybetmeden bir çare aramaya koyuldu. 
Kitabın sonunda eğlenceli alıştırmalar seni bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128166</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7efa54f9-e5b9-4331-a33a-d5e36d9c495c.jpg</image:loc>
            <image:title>Neşeli Günler İlkokulu – Teneffüs Tavşanları</image:title>
            <image:caption>Neşeli Günler İlkokulu&apos;nda her an her şey olabilir ve her zaman çok şaşırtıcı bir şey olduğu doğrudur. 
Oyun alanındaki tavşanlar çok mu sevimli görünüyor? EVET! 
Okula gelen özel misafir herkesi meşhur mu edecek? EVET! 
Müzik öğretmeninin kemanı büyülü mü? EVET! 
Peki öğrenciler ne yapacak dersiniz? TABİİ Kİ ÇOK EĞLENECEKLER!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128167</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78736f0c-f95c-48a3-b23c-8559d59a7f16.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal Masal Üstüne - 3</image:title>
            <image:caption>Kemerler ve düğmeler nasıl arkadaş olmuş? 

Pelerinli kedinin canı neden sıkkınmış? 

Kargalar gaklamayı neden unutmuş? 





Dünyamızı dönüştüren çok önemli değerler üzerine Filiz Özdem’in yazdığı bu merak uyandıran masallara Cem Kızıltuğ harika resimleriyle eşlik ediyor. 

Arkadaşlık, sevgi, saygı, paylaşma, özgürlük, adalet, merhamet, alçakgönüllülük, yaratıcılık, hayal gücü, akıl yürütme, doğa sevgisi, geri dönüşüm, çevre duyarlılığı üstüne masallar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128168</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/131245f8-f9c6-44de-84b9-951d27bb3ef6.jpg</image:loc>
            <image:title>Voleybol Güncesi Vazgeçmek Yok !</image:title>
            <image:caption>Voleybol diğer tüm takım sporlarından farklıdır. 
Voleybolda birbirinizle iletişim hâlinde olmanız gerekir. 
Diğer oyunlarda olduğu gibi topu alıp 
tek başınıza ilerleyemezsiniz. Topa iki kez vuramazsınız, 
bir kere dokunup arkadaşınıza vermek zorundasınız. 
Yani voleybolda bencilliğe yer yoktur. 
VakıfBank Voleybol Okulu’nda yaşanan 
hayali maceralarla dolu serinin ilk kitabı takım olmak, 
                                  kazanmak ve kaybetmek hakkında düşünmenizi sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128169</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14287603-a75b-4bef-aeac-3c938083bc54.jpg</image:loc>
            <image:title>İz Sürücü Köpekler-5 / Kayıp Çocuğun Peşinde</image:title>
            <image:caption>Gülten Dayıoğlu’nun dokuz arama kurtarma köpeği kardeşin hikâyelerini anlattığı İz Sürücü Köpekler dizisi A Takımı – Kayıp Çocuğun Peşinde macerasıyla devam ediyor. 



Bu kitapta Samur Kuyruk, Gözlüklü ve Sakarım’ın peşinden gitmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128170</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8737bd3-ba1c-43d8-b9fa-16fdb58b0e1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Elif ve Okuldaki Kelebekler - Kolay Okuyorum</image:title>
            <image:caption>Elif ve sınıf arkadaşları, sevinçten havalara uçtu. Sınıfa bir sürpriz geliyordu. Acaba bir kedi mi? Yoksa yavru bir köpek mi? 
Öğrenciler heyecanla evcil bir hayvan beklerken, öğretmen sınıfa tırtıllarla girdi. Çocuklar şaşkınlıkla kalakaldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128171</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4401efc7-f31d-4a4f-ba30-29f715aa89e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Güçlerimi Kaybettiğim Gün</image:title>
            <image:caption>Süper Güçlerimi Kaybettiğim Gün 



Unutmayın süper güçlerinizi kullanabilmek için azıcık hayal gücü yeterli! 



Küçük kahramanımız bir gün süper güçleri olduğunu keşfeder. Süper güçleri sayesinde sıradan bir günü inanılmaz bir maceraya dönüştürür. 



Michaël Escoffier’den miniklerin hayal güçlerinin ne kadar muhteşem olduğunu mizahi bir dille anlatan sevimli bir hikâye daha. 



İyi Kalpli Küçük Tavşan, Sihirbaz Tavşan ve Büyük Beyaz Tavşan kitaplarının sevilen yazarı Michaël Escoffier’den çocukların hayal güçlerine hayranlık bırakacak bu sevimli hikâyeyi Kris Di Giacomo resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128172</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b50f1605-db46-4eac-a482-1c3495010258.jpg</image:loc>
            <image:title>Ella ve İkinci Şans Günü</image:title>
            <image:caption>Ella ile babasının yaşadığı ev, KULLANILMAYAN eşyalarla dolup taşmaya başlamıştı. Baba kız buna bir çare bulmaya karar verip hemen işe koyuldu. Tüm eşyaları gözden geçirip işlerine yaramayanları ayırdılar ve atık merkezine doğru yola koyuldular. Yolda beklenmedik şeyler oldu, baba ile kızının kurtulmak istediği onca eşya, başkaları için bir ihtiyaç olabilir miydi? 
Geri kazandırma, yeniden kullanma, değerlendirme ve paylaşma üzerine, eşyaların da ikinci bir şansa sahip olabileceğini anlatan bir öykü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128173</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aefaee8c-1d4b-40f1-aa2b-6609af362135.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen de Boya Dünyayı</image:title>
            <image:caption>Bir uçurtmam olsa 
Rengârenk bir uçurtma 
Göklerde süzülse hep 
Hiç tellere takılmasa 
Neşe dolu, rengârenk hayalleriyle dünyayı güzelleştiren çocuklar için, onların hayatına dokunan şiirler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128174</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9111816f-9f62-4ac4-ac61-bb4ca2c548b4.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam İktisadı Temelinde Faizsiz Ekonomik Yapı ( Devlet Katkısı – Vergi Teşvikleri )</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
İKTİSADIN DOĞUŞU, İSLAM İKTİSADININ TARİHİ GELİŞİMİ, TEMEL ESASLARI, FİNANS YÖNTEMLERİ 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
MALİYE POLİTİKALARI, EKONOMİK SÜREÇLER ÜZERİNDE ETKİLERİ ve İSLAMİ FİNANSAL ARAÇLARIN ETKİNLİĞİNİN ARTTIRILMASI BAKIMINDAN ÜLKE ÖRNEKLERİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
İSLAM İKTİSADI FİNANS YÖNTEMLERİ ETKİNLİĞİNİN ARTTIRILABİLMESİ BAKIMINDAN SEKTÖR TEMSİLCİLERİNİN GÖRÜŞLERİ ve ANALİZİ 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
DEĞERLENDİRME</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128175</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cb653af-4b1d-4297-997d-75fbac3aeecd.jpg</image:loc>
            <image:title>Mito-Poetik Ve Filolojik Düşüncede Mit Konseptleri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
       I. Bölüm: Mito-Poetik: Teorik Yaklaşımlar ve Araştırmalar 
 
       II. Bölüm: Mitin Yeniden Doğuşu: Edebi ve Kültürel Yansımalar 
 
       III Bölüm: Edebiyat ve Mit: Arketiplerden Neo-Mitolojiye 
 
       IV. Bölüm: Edebiyatta Mitolojinin İzleri: XX. Yüzyıldan Günümüze 
 
       V. Bölüm: Edebi Metinlerde Mitoloji ve Arketiplerin Gücü: Nihai Bir Değerlendirme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128176</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e9006d9-2f98-4e08-a845-30118c50c3cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilimsel Araştırma Yöntemleri Ve Veri Analizi İş Güvenliği Verileri İle İstatistik Ve Spss Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
   1.TEMEL KAVRAMLAR 
 
   2. VERİLERİN BETİMLENMESİ 
 
   3. SPSS’İN GENEL TANITIMI VE VERİ GİRİŞİ 
 
   4. VERİLERİN SPSS KULLANIMI İLE BETİMLENMESİ 
 
   5. GRUPLARIN KARŞILAŞTIRILMASI 
 
   6. GRUPLARIN KARŞILAŞTIRILMASI (PARAMETRİK OLMAYAN YÖNTEMLER) 
 
   7. İLİŞKİLERİN BELİRLENMESİ 
 
   8. TAHMİNLEME</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128178</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:03:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2431b552-3ecd-4dbe-b8bb-646efa3e070f.jpg</image:loc>
            <image:title>Vatan ve Hürriyet – Atatürk’ün Askerlik Yılları</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Mustafa Kemal’in ilk görev yeri Şam’da başlıyor. Kitabın devamında Osmanlı İmparatorluğu’nu Birinci Dünya Savaşı’na taşıyan sürecin adımları ve bu süreçte Mustafa Kemal’in farklı bölgelerdeki mücadeleleri yer alıyor. 
 
Yazarımız Hatice Topçu’nun titiz inceleme ve araştırmaları sonucunda elde ettiği bilgilerle roman kurgusunda kaleme aldığı Atatürk’ün Askerlik Yılları Vatan ve Hürriyet’te, Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşü sürecinde büyük Atatürk’ün vatanı kurtarma yolundaki ilerleyişine tanıklık ediyoruz. 
 
Onu daha iyi tanımak için…</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>