﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128007</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e277d8c2-9f3f-4808-83ec-59be168cd874.jpg</image:loc>
            <image:title>İhyau Ulumi&apos;d-Din (muhtasar)</image:title>
            <image:caption>İhyâu Ulûmi’d-Dîn, İmam Gazalî’nin Bağdat’ı terk ederek kendini tefekküre ve deruni bilgiye verdiği dönemin en önemli ürünü ve dini, ahlaki, felsefi, tasavvufi muhtevasıyla İslam düşüncesinin en dikkat çekici eserlerinden biridir. Hem İslam coğrafyasında hem de Batı’da çok fazla dikkat çekmiştir. Bugün bütün dünyanın okuduğu kaynak eser olma özelliği taşımaktadır. 
İhyâ, dini konuların tasavvufî açıdan ele alındığı, tasavvufun teorik yaklaşım ve yorumlarını pratik dini uygulamalara yansıtma gayretidir. Yani, İhyâ, ibadetlerin ruh ve mânâsının kavranmasına yönelik bir gayreti ifade eder. Bu bakımdan İhyâ bir ıslah çalışmasıdır. 
İhyâ, bir taraftan ibadetin alt sınırını çizip insanları ümitlendirmekte, diğer taraftan da onların zirvesini gösterip mü’minleri teşvik etmekte ve zirvenin yol haritasını çizmektedir. Bu bakımdan her Müslümanın İhyâ’dan alacağı çok şey vardır. 
 
*** 
Elinizdeki bu eser, günümüz okurunun İhyâu Ulûmi’d-Dîn ile buluşmasını sağlamak amacıyla muhtasar (özet) olarak hazırlandı. Bu eser, asrın müceddidi Hüccetü’l İslam İmam Gazalî’yi ve fikirlerini daha yakından tanımanıza vesile olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128008</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03b3f346-4ccc-4230-8fba-f74323968925.jpg</image:loc>
            <image:title>Ankh</image:title>
            <image:caption>Özgür Kâinat özel, esin kaynağını mitolojiden, tarihten ve felsefeden alan bir şairdir. İlk şiir kitabı olan Ankh, adını Mısır mitolojinden almıştır. Ankh kelime anlamı olarak “yaşam” anlamına gelir ve Nil Nehri’nin sembolüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128009</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4245751-02af-4f94-a086-a2e89dd13c5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Nehir</image:title>
            <image:caption>Bütün medeniyetlerin nehir kenarlarında kurulması boşuna değildir. Nehir hayattır, candır, medeniyettir, kültürdür. Özgür Kâinat Özel’in “Nehir” romanında nehir; bir dost, bir arkadaş, sırdaş dertlerimizi dinleyen bir psikolog, buluşma yeri, dinlenme yeri ve huzur bulma yeridir. Doğanın eşsiz bir parçası, medeniyetlerin beşiği ve dünyanın direğidir nehir… 
Nehir’i okurken, aşk, dram, cinsellik, düş kırıkları, bilgelik ve umutla tanışacaksınız. Nehir, şiirsel, felsefi, sanatsal, tanrısal, evrensel varoluş ve yok oluş gerçeği ile doğum, yaşam, ölüm ve ölümsüzlük yolculuğuna sizi davet ediyor. 
En önemlisi size MEFRAKEN’i; Evrensel Varlık Hakları Bildirgesi’ni sunuyor. 
Nehir ile büyük ve uzun bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128010</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d919b743-5616-43d6-8151-82a7e70ed6c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanır Yassıhöyük Kazıları-1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Afşin-Elbistan bölgesinin büyük boyutlu höyüklerinden biri olan Tanır Yassıhöyük, uzun vadeli çalışmalarla arkeoloji bilimi açısından çok önemli sonuçlar üretmeye aday yeni bir kazıdır. 2021 yılında başlanana Tanır Yassıhöyük kazı çalışmaları, beklentilerin ötesinde bir hızla ilerleme göstermiş MÖ 6000’den MS 275 yılına kadar uzanan kesintisiz bir tabakalanma gün yüzüne çıkarmıştır. Her kazı sezonu, şaşırtan yeni bulgular sunmaktadır. 
Höyükte, her biri kendi içinde alt evrelere ayrılan dokuz dönemlik bir stratigrafik silsile tespit edilmiştir. Yaklaşık altı bin yılı kapsayan bu kesintisiz tabakalanmayı, kesin kronolojik sınırlarla net bir şekilde ortaya koymak mevcut aşamada henüz mümkün olmamıştır. Bununla birlikte, arkeoloji alanında yeni yorumların ve perspektiflerin gelişmesine katkı sağlayacak bilimsel veriler mevcuttur. Bu kapsamda başladığımız “Tanır Yassıhöyük Kazıları-1” adlı bu eser, ilerleyen süreçte her döneme ve tabakaya ilişkin verilerin ayrıntılı olarak ele alınacağı detaylı kazı bandı çalışmalarının ilk adımını oluşturmaktadır. Bu kitapta Tanır Yassıhöyük tanıtılarak, dört yıllık süreçte edinilen bilgiler sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128011</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7c35568-8e98-4628-848c-4a56543dd994.jpg</image:loc>
            <image:title>MYART-6: Myrina Yayınları Sanat Dergisi</image:title>
            <image:caption>MYART’ın 6. Sayısında aşağıdaki yazılar bulunmaktadır: 
 
İSKİT SANATINDA BİR BAŞ YAPIT: CHERTOMLYK VAZOSU (Onur YİĞİT) / 5; TİMURLU VE BABÜRLÜ MİMARİSİ: Popüler Bir Klipin Görsel Kaynakları (Çağlayan HERGÜL) / 7; GELENEĞİN İZİNDE BİR SANATÇI: Sevinç GÜVEN (Buse ALKAN) / 10; GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE ULAŞAN TÜRK DESENLERİ: Tarihsel Gelişim ve Sanatsal Dönüşüm (Buse ALKAN) / 12; HEYKELTIRAŞ APER AYDIN ile… (Nihal YÜKSEL) / 15; KONULARINI MİTOLOJİDEN ALAN “FANTASTİK” BİR SANATÇI: Doğan KARAKILIÇ (Cenker ATİLA) /18; “BU BİR SALINIM ASLINDA… ZAMANIN SARKACINDA BİR SALINIM” (Şebnem ATILGAN) / 21; SOFTPASTEL VE ROMANTİZMİN GÜCÜ: Murat FESLİ (Ufuk UYSAL) / 25; BEYOĞLU SOKAKLARININ DİLİ: Alp YAVUZ (Meltem TEKİN) / 36; RESSAM DUYGU KIZILKAYA İLE RESİM SANATI ÜZERİNE (Ufuk UYSAL) / 41; SANATINI İLMEK İLMEK İCRA EDEN BİR RESSAM: Funda ALKAN (Cenker ATİLA) / 45; ADEM BAŞPINAR’IN RESİMLERİNDE RENK, ZAMAN VE KONU (Kerem KACAR ) / 49; İNSAN (R. Eser KORTANOĞLU) / 54; DİSİPLİNLER ARASI BİR DİSİPLİN OLARAK FOTOĞRAF (A. Beyhan ÖZDEMİ) / 55; KOMPOZİT VE KOLAJ FOTOĞRAFLAR ÜZERİNE KISA BİR BAKIŞ (Olcay REYENT) / 59; BU DÜNYADA SİZDEN ÖNCE BİZ VARDIK (Foto Öykü) (Fotoğraf: A. Beyhan ÖZDEMİR, Öykü: Gönül OCAK) / 64; MEKÂNDA KAYBOLMA ALGISI: Liu BOLIN’in Çağdaş Sanat Pratiği (Tuğba KAYA) / 66; MİMARİDE DUVAR SERAMİKLERİ (Sema OKAN TOPAÇ) / 69; MİTOLOJİYE HAYAT VEREN BİR SANATÇI: R. T. Buğra ÖZER (Elif Z. BIÇAKKIRAN) / 74; SERGİ: EMİRHAN CANDAN (Seçki: Meltem TEKİN) / 78 ÇIRAK (İbrahim TIĞ) / 83; BEN MEMO (Emine AYDOĞDU) / 84; GAİA BİZİ KORUSUN (Umut GÜLER) / 87; ANADOLU (Ahmet ÇORUMLU) / 89; ÇAYLAR NEREDE (Duran BİLAL) / 89; SİSLİ PUSLU EVLER ROMANI İNCELEMESİ (Tacettin ÇETİN) / 90; SEVDİĞİM (Tacettin ÇETİN) / 91; KANADI KIRIK KUŞLAR (Zelda UÇAR) / 92; SANATSAL BİÇİMLEMEDE: ESTETİĞİN YENİ DİLİNİ YAKALAMAK (Ahmet ÖZBEK) /93; PAVESE’İN GÜNLÜĞÜ (Neşe SNAET) / 95; KADIN MI (Hekim BAYINDIR) / 97; KIRMIZI BİR KARANFİL DÜŞTÜĞÜNDE (İlker Sedat DİKEÇ) / 97; KÜÇÜK BİR KADIN (Franz KAFKA, Çev. Selin ALTUN) / 98; TÜTÜN AĞIDI (Hacer YILMAZ) / 102; SENDİN (Nevin AKSU) / 103; yanıtı gecikmiş mektupların anlaşılmayan ânlarına -1 (Salih AYDEMİR) / 104; VESTA (Özgür Kâinat ÖZEL) / 106; YENİDEN (Burcu ÇANCI GÜNAL) / 107; EPEYCE BİR SÜREDİR (İsmail Burak ERTURAN) / 108</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128012</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a651635-ec6a-4f26-92e7-34b556b1f20d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Burcu Çancı Günal, ilk şiir kitabı Rengârenk’ten sonra yazdığı ikinci kitabı “Yolculuk” ile bizi de adeta bir yolculuğa çıkarıyor. Toplam 117 şiirin bulunduğu kitapta; açık ve duru bir dille yazılmış şiirler, okuyucuyu yormadan duyguları ortaya koyuyor, bizi bir anda içine çekiyor. Tam da şiirden beklediğimiz gibi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128013</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adb4fb64-c7c2-4c60-b1ce-ae1b9457f8e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Filozoflar</image:title>
            <image:caption>Felsefe, insan düşüncesinin en temel ve derin sorularına yanıt arayışıdır. Felsefe tarihinde yer edinmiş Platon, Kant, Hegel, Nietzsche, Wittgenstein ve daha nice büyük filozof, yalnızca yaşadıkları çağları değil, günümüz dünyasını da derinden etkiledi. Peki, onların fikirleri nasıl doğdu? Hangi sorulara yanıt aradılar? Düşünce tarihine nasıl yön verdiler? 
Bryan Magee, bu eserinde, felsefenin en önemli filozoflarının düşüncelerini, temel problemlerini, alanlarında yetkin isimlerle gerçekleştirdiği derinlikli söyleşiler aracılığıyla ele alıyor. Büyük filozofların düşünme biçimlerini kavramamıza yardımcı olan bu kitap, aynı zamanda günümüz dünyasını şekillendiren fikirleri keşfetmemizi sağlıyor. 
Felsefi merakınızı kamçılayacak, düşünmeye teşvik edecek ve entelektüel ufkunuzu genişletecek bu eser, hem akademik bir rehber hem de felsefeyle tanışmak isteyen herkes için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı. 
Platon, Aristoteles, Descartes, Augustinus, Thomas Aquinas, Spinoza, Leibniz, Locke, Berkeley, Hume, Kant, Hegel, Marx, Schopenhauer, Nietzsche, Husserl, Heidegger, Peirce, William James, Dewey, Frege, Russell, Wittgenstein</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128014</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dae9b979-84f7-460e-b083-f43e4526455f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Fıskiye Gibi Ağlarsan Ne Olur?</image:title>
            <image:caption>Ağlamak Hiç Bu Kadar Eğlenceli Olmamıştı! Gözyaşlarınızı hazırlayın! Ama bu sefer üzülmek için değil. Çünkü Bir Fıskiye Gibi Ağlarsan Ne Olur? sizi ağlamanın bambaşka yönlerini keşfetmeye davet ediyor. Bir hikâye anlatıcısının sesini dinliyormuşçasına okuyucusuyla etkileşime geçen canlı metinleri ve zihnimizde görsel bir şölen başlatan hareketli çizimleriyle, bu kitap ağlamak üzerine bildiğimiz her şeyi altüst etmeye hazırlanıyor.
Bu eğlenceli ve sıra dışı bakış açısı, gözyaşlarının ne kadar değerli olduğunu hatırlatırken en hüzünlü anların içinde bile yüzümüzü güldürecek bir perspektif sunuyor. Yazar ve çizer Noemi Vola tarafından hazırlanan bu sıradışı kitap, ağlamaya dair gerçek bir güzelleme!
Duyguları fark etmenin ve onlara saygı göstermenin neşeli bir yolu. Kirkus Reviews Kötü bir güne karşı neşeli bir panzehir.  Youth Services Book Review Bir Fıskiye Gibi Ağlarsan, ağlamanın nasıl eğlenceli ve faydalı olabileceğini harika bir şekilde gösteriyor.  Young Adulting Genç okurlar, ağlamanın tamamen normal olduğunu öğrenecek... ve gözyaşlarının iyileşme sürecine nasıl katkı sağladığını keşfedecekler. The Baby Spot Temalar: duygular, özgüven, empati, hayalgücü ve yaratıcılık, doğa ve çevre bilinci, problem çözme becerileri, mizah.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128015</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86980292-2881-4ff2-8ab1-07c77ebe7927.jpg</image:loc>
            <image:title>Cinsiyetler Arasında İş Birliği</image:title>
            <image:caption>Psikoloji biliminin öncülerinden Alfred Adler, kadın-erkek ilişkilerine dair ezber bozan yaklaşımlarıyla Cinsiyetler Arasında İş Birliği adlı eserinde aşk, evlilik ve toplumsal cinsiyet konularını derinlemesine inceliyor. Tek eşliliğin doğasını sorgulayan, cinsiyetler arası güç dinamiklerini ele alan ve ilişkilerde sağlıklı bir iş birliğinin nasıl kurulabileceğini tartışan bu kitap, bireysel psikolojinin ışığında partner ilişkilerine dair yeni bir bakış açısı sunuyor. 
Adler, romantik ilişkilerde yaşanan çatışmaları psikolojik ve toplumsal bağlamda değerlendirmenin yanında, kadınların tarih boyunca nasıl ikincil konumda görüldüğünü eleştirerek, toplumsal cinsiyet rollerinin ilişkiler üzerindeki etkilerini de gözler önüne seriyor. 
Cinsiyetler Arasında İş Birliği aşk, evlilik ve toplumsal cinsiyetin psikolojik ve toplumsal boyutlarını derinlemesine inceleyerek, sağlıklı ilişkilerin temellerini atmak için önemli bir kaynak eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128016</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2dc73935-faeb-4993-94f5-eb5e5f34a5e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Arthur’un Ölümü</image:title>
            <image:caption>Ben başka yerden geçiyordum. Ağaçların sallanmaktan vazgeçtiği zamandan. Tüm seslerimi boynuma asmıştım. Oradan geçen patikanın adını artık ezbere biliyordum. Boynumda boğulan kuğuları bir bir izlemiştim. Şimdi bir keçi çanından öteye geçemezdi belki varlığım. Ben havanın hep güneşli olduğunu hayal ettim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128017</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98a8d143-2bc4-4d23-8374-d91a0efc8739.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadi Bize Bir Masal</image:title>
            <image:caption>Her şey saksağanın gramofon çiçeğinin içine hoop diye düşmesiyle başlamış. Bir de ne görsün bizim saksağan;  yanı başında hareket etmek üzere olan bir tren, kendisi de bu trende bilet kesen görevli! Gelin görün ki bu biletler parayla satılmıyormuş, yolcular bilet almak için bir masal anlatmak zorundaymış. 
İşte, böylece başlamış yolculuk… 
Filiz Özdem’in yazdığı, Mert Tugen’in resimlediği Hadi Bize Bir Masal ile Panter Mişmiş Hanım’ın laboratuvarına konuk olacak, zamanın neye benzediğini öğrenmek için hintbülbülüyle yollara düşecek, ejderha olmak isteyen balıkların bu dileğini gerçekleştirebilmeleri için onlara yardım edecek, sapsarı gölde yüzen mor balıklarla karşılaşacaksınız… 

Kim bilir, belki bir gün bizim saksağan sizin masalınızı da dinlemek için yanınızda bitiverir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128018</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30659116-688b-4972-aeeb-976efd4f7f48.jpg</image:loc>
            <image:title>Flört Etme Sanatı</image:title>
            <image:caption>FLÖRT, AŞKIN EN KEYİFLİ HALİDİR • Flört ile ilişki arasındaki fark nedir? • Flört kavramının tarihçesi nedir? • Flörtöz insanların en büyük özellikleri nedir? • Flörtün başlangıç aşamasındaki en büyük hatalar nelerdir? • Hangi formül ile flört ciddi ilişkiye çevrilir? • Flört ederken mizahı nasıl kullanabiliriz? • Flörtöz sorularla partnerini nasıl etkilersin? • Flörtöz bakış nasıl yapılır? • Flörtten evliliğe giden süreçte neler yapmalısınız? İlişki koçu ve yazar Adil Yıldırım bu kitabında Türk toplumunun kadim yarasına dokunuyor. Dünyaca ünlü James Bond filmlerinden örnek flört sahneleri veriyor, sırtlan erkeklerden avcı kadınlara uzanan geniş yelpazeyi anlatıyor ve en gizemli flört taktiklerini ilk defa açıklıyor: Neden flört edemiyoruz? Flörtün altın kuralı nedir? Flörtü kim başlatır? Flörtün amacı nedir? Flört etme sanatında nasıl başarılı olabilirsiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128019</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61d1019e-bcb9-4a8d-9406-35d34239fdff.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Öfkesini Nasıl Yener?</image:title>
            <image:caption>Epiktetos’un MS 50 yılında Frigya’daki Hieropolis kentinde dünyaya geldiği sanılmaktadır. Gençliğini köle olarak geçiren Epiktetos, Nero’nun ölümünden (MS 68) kısa bir süre sonra azat edildi ve Roma’da felsefe eğitimi vermeye başladı. MS 93 yılında Yunanistan’ın Epir yöresindeki Nikopolis kentine giderek bir felsefe okulu kurdu. Epiktetos Stoacı felsefeye uygun olarak, çok az eşyasıyla büyük bir sadelik içinde yaşamını sürdürdü. MS 135 civarında Nikopolis kentinde öldü. 
İnsan Öfkesini Nasıl Yener Epiktetos’un öfke konusundaki görüşlerinden yapılmış bir derlemedir. “Öfke, dışsal olaylara verdiğimiz tepkiyle değil, içsel tutumlarımızla şekillenir,” diyen Epiktetos, okuyucuyu, öfkenin kontrol altına alınabileceği ve akıl yoluyla yönetilebileceği bir felsefi bakış açısına davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128020</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d072aed7-6c66-4a38-82dd-21d2b00ed551.jpg</image:loc>
            <image:title>Elmer ve Sel</image:title>
            <image:caption>Yağmur yağsın ya da yağmasın, Elmer yürüyüşe çıkmak istiyor. Fakat gerçek bir maceranın onu beklediğinden habersiz: Orman sular altında kalmış ve birinin Elmer’in yardımına ihtiyacı var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128021</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62ebbd42-afdc-4665-a908-69b0dfb5d56a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Bir Dinozor Değil</image:title>
            <image:caption>Bu kitap bir dinozor hakkında DEĞİL. 
Tamam… 
Belki biraz öyle! 
Ama BU dinozor inanılmaz şeyler olabiliyor 
- bir futbolcu, kâşif, korsan, dalgıç hatta 
bir kuaför bile. 

Eğlenceye sen de katıl ve bir dinozorla arkadaş olmanın ne kadar BÜYÜK bir macera olabileceğini gör!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128022</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07f29207-deab-42ab-bf2b-88dfde09930d.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavarımın Kanı</image:title>
            <image:caption>Ben intikam peşindeydim . 
O ise dünyayı yönetecek bir gücü. 
Kirill ve ben , geceyle gündüz kadar farklıydık. Aynı karede , hatta evrende olmamalıydık. Ancak olup olabilecek en garip şartlar altında tanıştık. O benim ordudaki üstüm ,beni katliamla tanıştıracak olan adamdı. Cazibesi ve mükemmelliği beni cezbetmemeliydi. Sis perdesinin altında manipulator ,duygusuz bir canavar gizleniyordu. Üstelik o canavar , neden erkek gibi davrandığım da dahil tüm sırlarımı açığa çıkarabilirdi. Beni geri dönüşü olmayan bir noktaya çekebilirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128023</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b11f80a2-0ae6-4677-981b-800168155005.jpg</image:loc>
            <image:title>Kem Göz</image:title>
            <image:caption>Çocukluğu hayli zorlu geçen Yara geçmişini geride bırakmak için elinden geleni yaptığını ve hayatta hedeflediği her şeyi başardığını düşünmektedir. Sanat alanında lisans eğitimini tamamlayan Yara’nın üniversitede iyi bir işi vardır; bir yandan da eşi Fadi’yle iki kızını büyütmekte, evini çekip çevirmektedir. Evliliği anne babasının çalkantılı ilişkisine hiç benzemeyen Yara, kendi hayatının annesininkinden çok daha iyi ve özgür olduğunun da farkındadır. Ama durup dururken öfke patlamaları yaşamaya başlar ve kendini, adını koyamadığı bir hüznün pençesinde hisseder. Yara üniversitede yaşadığı bir olay yüzünden işini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalınca annesi her şeyin bir lanet yüzünden yaşandığını öne sürer. Yara batıl inançlı biri değildir ama özenle kurduğu dünyasının bir anda neden çökmeye başladığını anlamak ister. Kendini kurtarmak içinse geride bıraktığını sandığı çocukluğuyla yüzleşmesi ve kendi yolunu çizmesi gerekmektedir. NPR’ın yılın en iyi kitapları listesinde yer alan, Time dergisinin yılın en çok beklenen kitaplarından biri ilan ettiği Kem Göz, Etaf Rum’un annelik, travma, aidiyet gibi temaları incelikle işlediği, unutulmayacak bir roman. “Her yaştan ve kültürden okura hitap edecek sıra dışı bir roman.” BookPage “Rum, Yara’nın iç dünyasını hassas bir şekilde tasvir ederken, Filistinli kadınlara yüklenen cinsiyetçi rollere ve huzursuz bir geçmişin, bugünü nasıl etkileyebileceğine de ışık tutuyor.&quot; Washington Post “Etaf Rum, aşkın, tutkunun, göçün, kimliğin ve sanatın karmaşıklığını hassasiyetle irdeliyor. Rum, dürüstlüğü lirik bir duyarlılıkla harmanlayan olağanüstü bir yetenek. Kem Göz, harika bir roman!” Jean Kwok</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128024</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b46ceaf3-5097-4cc9-af37-4ce6231daac5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bekleyiş</image:title>
            <image:caption>Maddie Bosch, babası Harry Bosch&apos;un kaldığı yerden adaletin izini sürmeye devam ediyor. 
 
LAPD Dedektifi Renée Ballard, izini kaybettiren bir tecavüzcünün peşindedir. Ancak yıllardır sessiz kalan bu dava, tam bir çıkmaza girmiştir. Çözüm arayışı sırasında Faili Meçhul Vakalar Birimi’ne yeni bir gönüllü alır: devriye memuru Maddie Bosch, Harry Bosch’un cesur ve kararlı kızıdır. 
 
 Ekip, yeni tutuklanan bir adamla yirmi yıl önce ortadan kaybolan tecavüzcü ve katil arasında DNA bağlantısı bulur. Ancak tutuklanan kişi yalnızca 24 yaşındadır. Bu durum, suçlunun babası olduğunu ortaya çıkarır: Los Angeles’ta beş yıl boyunca korku saçan Yastık Kılıfı Tecavüzcüsü. Ballard ve ekibi anbean şüpheliye yaklaşırken, kendilerini karmaşık sırlar ve yasal engellerle dolu bir labirentin içinde bulurlar. 
 
Bu sırada Ballard’ın rozeti, silahı ve kimliği çalınır. Durumu üstlerine bildirmek, düşmanlarına koz vereceği için sessiz kalmayı tercih eder. Hırsızlığı kendi başına çözmeye çalışırken, işler tehlikeli bir hal alır ve Harry Bosch’un yardımına başvurmak zorunda kalır. 
 
Öte yandan Maddie’nin gönüllü olarak birime katılmasının başka bir nedeni vardır. Şehrin tarihindeki en ünlü ve karmaşık davalardan birini çözmek için faili meçhul vakaların dosyalarına ulaşmayı hedeflemektedir. 
 
Çarpıcı detayları ve beklenmedik dönemeçleriyle Bekleyiş, Michael Connelly’nin neden gerilim türünün ustası olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128025</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dc51726-ee89-4200-9052-7454e877e7fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Kulti</image:title>
            <image:caption>Hayat bir takım oyunudur, kalp ise en güçlü oyuncu... 
 
Kadınlar profesyonel futbol liginin başarılı oyuncularından Sal Casillas, çocukluğundan bu yana Reiner Kulti’ye hayrandır. Bir futbol efsanesi olan Kulti’nin, futbolu bırakıp kendi takımında yardımcı antrenör olarak görev yapacağını öğrendiğinde, geçmişin platonik aşkı yeniden hayatına girer. Ancak yıllardır hayalini kurduğu adam, Sal’in beklediğinden çok farklıdır. Kulti’nin sert ve mesafeli tavırları, genç kadının hem aklını hem de kalbini zorlar. 
 
Aralarındaki çekişme, yanlış anlamalar ve hırs, ilk başlarda büyük bir duvar gibi yükselir. Ancak zamanla, birbirlerinin iç dünyalarına dokunmaya cesaret ederler. Giderek derinleşen ilişkileri arkadaşlığa dönüşür. 
 
Peki ya bu, yalnızca bir başlangıçsa? 
 
Sal ve Kulti, futbol sahasında filizlenen bu dostluğu, aşkın sahasında büyük bir masala çevirmekten korksalar da kader, bu iki inatçı kalbi yıllar önce zaten birleştirmiştir. 
 
Belki de en zorlu mücadele, sadece aşkın kendisidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128026</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e636e9ae-452c-4a20-af8c-0271ac3146ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Revelle</image:title>
            <image:caption>Sihrin kaçak şampanya gibi aktığı, mücevherlerin her türlü fanteziyi gerçekleştirdiği Charmant Adası’na hoş geldiniz! 
Adanın en ünlü sihirli ailelerinden Revelle’in fantastik gösterileri tehdit altındaydı. Adadaki tüm kuralları değiştiren içki yasağı, eğlence alanındaki becerileriyle bilinen Revelle ailesini zora sokarken zamanda yolculuk yapabilen Chronos ailesini zengin ve mevki sahibi yapmıştı. Ama Revelle gösterilerinin yıldızı Luxe, kimsenin haberdar olmadığı sihir gücünü de kullanarak bunu değiştirmeye kararlıydı. Ailesine neler olduğunu öğrenmekten başka bir isteği olmayan yetim Jamison Port, adaya adım attığı andan itibaren oraya ait olduğunu hissetmeye başlamıştı. Kısa sürede Luxe’ün dikkatini çeken ve Revelle gösterisinin bir parçası olan Jamison, adanın geçmişine dair birçok kalbi kıracak karanlık bir sırrı da ortaya çıkarmak üzereydi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128027</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de7f10aa-1587-41cb-948b-26aa16c50926.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikaye Avcısı</image:title>
            <image:caption>Dodan’ın esrarengiz ve heyecanlı serüveni ne zaman başladı? 
Kabilesinin son hikâye anlatıcısı olunca mı? 
Bir yabani otun bile yaşayamadığı Kurak Vadi’de gizemli devasa bir ağaç gördüğünü sandığı anda mı? 
Hikâyelerin ve tuhaflıkların peşine düşmeye karar verdiği o gece mi? 
Yoksa rüya aleminin karmaşık ve tehlikeli dünyasının kapıları ona açıldığında mı? 
Cevap hiçbiri denebilir ama belki de “hepsi”dir. 
İyisi mi, kahramanımız Dodan’ın, yoldaşı Eşkan ve Kaya Adam’la birlikte uzun çöl yollarını aşarak ihtişamlı Persepolis kentine vardıkları bu yolculukta onlara eşlik edin ve kararı siz verin. 
 
“Herkes rahat olsun, unutmayın ki zamanın görüp görebileceği en iyi avcı, hikâyeleri yakalamaya geliyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128028</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38c23f7d-6ceb-4c18-a9fc-d2b131ba6203.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandeminin Gizemleri</image:title>
            <image:caption>Pandemi temalı bir kitap mı? Yine mi? Hem de genç okurlar için? Şaka yapıyorsunuz herhalde!
Ancak bu kitabın anlatıcısı virüsün ta kendisi. Christophe Gallaz’a göre pandeminin yeniden bağlamlandırılması son derece önemli: Virüs insanları o kadar paniğe sürükledi ki henüz kesin bir ders çıkarmış değiller.
Oysa ataları 3,5 milyar yıl önce Dünya’da ortaya çıkan bu virüs büyük resmi görüyor, ileriyi düşünüyor ve bu sayfalarda bizi neden çok hızlı ve sert bir biçimde etkilediğini bilimin ve tarihin ışığında anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128029</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/408419f4-8d96-4920-b2d5-775b6d95ea86.jpg</image:loc>
            <image:title>Belleğin Anısına</image:title>
            <image:caption>Belleğin Anısına, Maria Stepanova’nın halasının ölümü üzerine aile arşivinden yola çıkarak gerçekleştirdiği Yahudi-Rus aile kökeni araştırmasına dair belgesel niteliğinde felsefi bir anlatı.
Halasının ölümüyle solmuş fotoğraflar, eski kartpostallar, mektuplar, günlükler ve yığınla hatıra eşyasıyla dolu bir daireye adım atan Stepanova, sakin ve kararlı ellerle bu parçaları yeniden bir araya getirir ortaya çıkan, görünüşte sıradan bir ailenin zulüm ve baskısıdan nasıl kurtulduğunun hikâyesidir.
Roland Barthes, W.G. Sebald, Susan Sontag ve Osip Mandelştam gibi yazarlarla diyalog halindeki Belleğin Anısına, ender rastlanan entelektüel bir merak ve şiirsel bir sesle dolu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128030</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0756f3f-49d8-40f2-a6a6-d3f9eefeb205.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurt</image:title>
            <image:caption>Ergenler, ormanın derinliklerinde bir tatil kampında birkaç günlüğüne birbirleriyle ve doğayla baş başa bırakılır.
Sınıfta birbirine yabancı iki arkadaş, yaşadıkları tatsız olaylara ve akran zorbalığına katlanmaya çalışır. İkisinden biri, Jörg, zorbalığa uğrar, aşağılanır. Diğeriyse sataşmaları izlemekle yetinir, kendisi de zorbalık kurbanı olmaktan korkmaktadır. Durum daha da kötüye gitmeye başlayınca kurt ortaya çıkar. Sadece bir kâbus mudur kurt, yoksa gerçekliğin kâbusuyla yüzleşmeye ve cesur olmaya bir davet mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128031</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0942fcb9-1231-4388-9e47-63753de5651f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yolun Sonu</image:title>
            <image:caption>“Düşünüyordum da her iki Morgan’ı da en sonunda yok edecek olan şey, hayal gücü eksikliğiydi belki de. Başımı kaldırıp Laocoön’e baktım: Çektiği acı soyut ve anlamsızdı.”
Genç Jake Horner postmodern edebiyatın en karşı konulmaz antikahramanlarından biridir ve zihni karanlık düşüncelerle giderek felç edici bir örümcek ağına dönüşmüştür. Yardım için yarı aziz, yarı şeytan, hem dâhi hem şifacı hem de sihirbazdan müteşekkil olağanüstü bir doktora başvurur. Bu doktor sayesinde başladığı yeni işindeyse rasyonel varoluşçu Joe Morgan ve karısı Rennie’yle arkadaş olur ve trajik sonuçlara yol açacak bir ilişkiye sürüklenir.
Kendi kuşağının en etkili Amerikan yazarlarından biri kabul edilen John Barth dönemin ırkçılık, kürtaj gibi sorunlarına cesur bir bakış yöneltirken hiciv ve trajediyi ustalıkla birleştirerek bir felsefi roman ortaya koyuyor.
“Amerikan edebiyatında nadir bulunan bir şey; gerçek bir fikir romanı.”
Time</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128032</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47aa4c4b-16ae-4a3f-af83-d6474e51b964.jpg</image:loc>
            <image:title>Labirent Dedektifi Pierre: Labirent Taşı Soruşturması</image:title>
            <image:caption>Meşhur dedektif Pierre’i yeni bir vaka bekliyor!
Bay X, Opera şehrini kocaman bir labirente dönüştürebilen Labirent Taşı’nı çaldı. Pierre ve arkadaşı Carmen, zorlu görevleri yerine getirerek on beş farklı labirenti aşmak ve Bay X’i durdurmak zorunda. Opera şehrini kurtarmak için bu karmaşık ama heyecanlı macerada dedektif Pierre’e ve Carmen’e yardım etmek gerek.
Labirent Dedektifi Pierre’in her bir sayfası fantastik dünyalara açılıyor – yeraltı şehri, ormanın derinlikleri, sıcak hava balonları, perili evler, kalabalık çarşılar. Yol boyunca ipuçlarının izini sürecek, ödüller kazanacak ve dedektiflik becerilerinizi sınayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128033</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af541e75-7334-44f4-a440-4546bc6abb14.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Buğday</image:title>
            <image:caption>“Âlemi uzaktan seyredince kuleler, konaklar, üzerinde koşan tavla tavla atlar, mayalı develer, yalçın dağlar, acı göller, Şahin Beyler, beylerin uzun elleri, körüklü çizmeleri ve de bağlanmış taşlar ile salınmış köpekleri görünür. Bundan ibaret sanılan devranın derisinin altında asıl sahibin nehirden nabzı atar oysa. Çoğu zaman derinlere kaçar, kendi bile unutur nefsini. Sonra olmadık zamanda ve umulmadık anda öz magmasına rastlar. İçin için kaynar, elini öteki elinin örsünde döver, göbeğini keser ve onu gömdükleri kabuğu zelzelelerle yırtarak yazısını yeniden yazmaya çıkar. Bütün iş çoğunluktadır. Bütün iş buğdayı yatıracak acı rüzgârı beklemek yerine fırtına olup esmeyi hatırlamaktır. Ehil bir el gelir, kazandaki süt taşına uzanır ve atar dışarıya. Süt taşar!”   Deli İbram Divanı’nda Ege insanının doğayla, tarihle, efsanelerle beslenen hayatlarını anlatan Ahmet Büke, Kırmızı Buğday’da hikâyeye bu kez bambaşka bir açıdan yaklaşıyor. Kaderini memleketine bağlamış, ölümden yaşam doğuran insanları anlatan Kırmızı Buğday, Arap Ali, Adnan Bey, Gani Dayı, Teğmen Cemil, Dünya, Maya gibi unutulmaz karakterlerle hem tarihsel hem de toplumsal bir anlatının izini sürüyor.   Ahmet Büke’den yine çok ses getirecek, bu toprakların hikâyesini anlatan bir roman… Kırmızı Buğday…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128034</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9f95e10-9c05-4782-9110-8f7d913e5ee2.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Yönetimi ve Rum Tebaa: Selanik Örneği (1876-1913)</image:title>
            <image:caption>Osmanlılar, kurulduğu günden yıkılışına kadar geçen süre zarfında geniş bir coğrafyaya hâkim olmuş, farklı birçok unsuru bünyesine katmıştır. Hakimiyeti Kuzey Afrika’dan Arap Yarımadası’na, Mezopotamya’dan Balkanlar’a dek uzanmıştır. Selânik ise Osmanlı hakimiyeti altındaki şehirlerden sadece bir tanesidir. 19. yüzyıl boyunca Osmanlı Devleti’nin özellikle Balkanlar’da maruz kaldığı ayaklanmalar, I. Dünya Savaşı’na kadar bir sorun olarak kendini göstermiş, nihayetinde Osmanlı Devleti topraklarının büyük bir kısmını kaybetmiş ve geri çekilmek zorunda kalmıştır. Bu kitap, yaşanan problemlerin temelinde yattığı iddia edilen toplumsal meseleleri, Selânik özelinde ele alıyor ve Selânik Rumları ile Osmanlı yönetimi arasındaki ilişkileri inceliyor. Bununla beraber Rum toplumu, patrikhane, kilise, mezhepler, Rum cemaati, eğitim, Jön Türkler, Doğu Sorunu ve Makedonya Meselesi gibi hususlar dönem kaynakları kullanılarak masaya yatırılıyor. Osmanlı Yönetimi ve Rum Tebaa: Selanik Örneği (1876-1913), Cihan Harbi’ne giden süreçte bir Osmanlı şehrinin yaşamış olduğu, hem yerel hem de uluslararası problemleri göstermesi bakımından iyi bir örnek teşkil etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128035</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b372c95-7842-4506-bf94-3229a73ba0e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkler Uyanın Uygarlığınıza Sahip Çıkın</image:title>
            <image:caption>Türkler Uyanın Uygarlığınıza Sahip Çıkın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128036</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f3c99ab-cb64-4d56-9a37-154db658c16e.jpg</image:loc>
            <image:title>Mektuplarıyla Cahit Sıtkı Tarancı</image:title>
            <image:caption>Cahit Sıtkı’nın mektuplarını okumadan önce, onu biraz olsun tanıdığımı sanıyordum. Fakat yanılmışım. Mektupları okuduktan ve yaptığım araştırma ilerledikten sonra, bu gerçeği daha iyi anladım. Ve Cahit’i tanıdıkça sevdim. Onun şiire karşı duyduğu o büyük aşkı kıskandığımı saklamayacağım. Araştırmaya başladığımda, kütüphane çalışmasının oldukça fazla olmasından dolayı biraz gözümün korktuğunu itiraf etmeliyim. Fakat sabırla beraber araştırma neticesinde ortaya çıkan o tatlı yorgunluğun, kısa zamanda müptelası oldum. Bunda, şiire karşı olan özel ilgimle, araştırdıkça daha da çok sevdiğim bir şairin mektupları üzerinde çalışmamın etkili olduğu inancındayım. Ayrıca, bu çalışmanın şiire karşı olan ilgimi daha da geliştirerek bana çok şey kazandırdığını düşünüyorum. Aslında, Cahit Sıtkı hakkında yaptığım bu araştırmanın yeterli olmadığını ve Ziya’ya Mektuplar’ın çok daha geniş bir inceleme gerektirdiğini biliyorum. Bu çalışmayla edebiyatçıların mektupları üzerine araştırma yapmanın müptelası oldum diyebilirim. İyi bir araştırmanın zorluklarını yanında, doğru bir tahlil ve sağlam bir terkibe dayandığını bu çalışmayla öğrenmiş bulunuyorum. Kitabı okuyan ve kitaptan faydalanan araştırmacılara bir nebze olsun faydalı olabildimse ne mutlu bana. Mehmet Nuri PARMAKSIZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128037</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c236fb0-559d-4019-8952-05841f6c22ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzide Gülpınar Taranoğlu’nun Yayımlanmamış Mektupları</image:title>
            <image:caption>Mektup, konusu sınırsız olan bir edebi türdür. Bu nedenle bütün hayatı içine alır. Gönderen kişinin iç dünyasını yansıt-tığından, bu tür aracılığıyla o kişiyi yakından tanımak mümkündür. Ayrıca mektup aracılığıyla o devrin düşünce tarzı, zihniyetleri ve edebi anlayışları da anlaşılabilir. Güzide Taranoğlu, Cumhuriyet Dönemi‘nin önemli kadın şairlerindendir. Sanat ve edebiyata dair görüşlerini Gülpınar dergisi vasıtasıyla yaklaşık otuz yıl boyunca okurlarıyla paylaşır. Çok daha samimi bir üslupla, sanata ve edebiyata dair görüşlerini, duygu ve düşüncelerini ifade eder. Bu çalışmada, şairin 1976-1992 yılları arasında yazdığı mektupları ele aldık. Çalışmamız iki ana bölüm ile giriş, sonuç ve kaynakçadan oluşur. Giriş bölümünde mektup türü hakkında bilgiler verilir, bu türün tarihi gelişimi ele alınır. Çalışmanın birinci bölümü “Güzide Taranoğlu’nun Yayımlanmamış Mektupları (İnceleme)” adını taşır. Bu bölümde şairin yazdığı mektuplar; edebi mektuplar, özel mektuplar, tebrik ve teşekkür mektupları başlıkları altında incelenir. Şairin yazdığı edebi mektupların yanı sıra, şaire yazılanlara da yer verilir. Mektuplar, alfabetik olarak değil, yazıldıkları tarihe göre sıralanır. Çalışmanın ikinci bölümü ise, “Güzide Taranoğlu’nun Yayımlanmamış Mektupları (Orijinal Metin)” başlığını taşır. Bu bölümde, şairin yazdığı ve şaire yazılan mektupların tam metinleri verilir. Umuyoruz ki bu çalışmayla, Türk edebiyatında kendisine haklı bir yer edinen Güzide Taranoğlu‘nun bilinmeyen yönlerine ışık tutmuş ve bu alanda çalışacak kişilere yeni bir kapı açmış oluruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128038</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1842f893-8818-4c18-a6e2-858d5a54071d.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Şiir Dostu Cahit ve Ziya</image:title>
            <image:caption>Cahit Sıtkı ile Ziya Osman arasında bulunan ve ölüm onlar ayırıncaya kadar süren dostluk, bizlere arkadaşlığın ne derece ehemmiyetli bir değer olduğunun vesikasıdır. Onlar tanıştıkları ilk andan itibaren sıkı bir rabıta ile birbirlerine bağlanmışlar ve ayrı düştükleri her an, aralarındaki bu büyük dostluğun özlemini duyarak, birbirlerine yazdıkları mektuplar ile bu hasreti gidermeye çalışmışlardır. Ziya, Cahit’in ölümünden sonra kendini ona adamış gibiydi. Kendisine yazmış olduğu mektupları ortaya çıkarmakla kalmayıp, ona dair hatıralarını yazdı. Ziya Osman, ölmeden önce yazdığı bir mektubunda, Cahit için şunları söylüyor: “... Cahit Sıtkı hakkında, nihayet bir dergi sahifelerinin dar çerçevesi içinde kalınarak yazılmış birkaç yazı, Cahit’in şairliği, insanlığı ve bana karşı göstermiş olduğu dostluk yanında, sahiden hiçtir. Dostluğu asıl o bana öğretti. Ben mukabeleden aciz kaldım. Şimdi, Onun bana yazmış olduğu mektupları Latin harfleriyle temize çekiyorum. ‘Varlık’ta yayımlanmış olduğu gibi, inşallah yakında kitap halinde çıkacak. Şair Cahit Sıtkı’nın ne kadar dost olabildiğini o zaman daha iyi, daha yakından göreceksiniz.” Ziya, bu mektupların temize çekilme işlemini tamamladıktan bir gün sonra, görevini yerine getirmenin rahatlığı içinde mektupları Varlık Yayınevi’ne teslim edip kendince görevini tamamladıktan sonra - belki de Cahit’in yokluğuna dayanamayarak - onun ölümünden yaklaşık üç ay sonra - geçirdiği bir kalp krizi sonucu bizleri yalnız bırakıp, ebedî dostu Cahit Sıtkı’nın yanına gitti. Genç yaşta ölen bu iki şair, dost insan, arkalarında bu dünyada herkesin imreneceği bir dostluk abidesi bıraktılar; hâlâ kurdukları şiir dostluğu ve arkadaşlıkla bizlere numune olmaya devam ediyorlar. Mehmet Nuri PARMAKSIZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128039</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e5222e4-14a3-49a1-a941-c65d9029c44e.jpg</image:loc>
            <image:title>Gülpınar Dergisi (İnceleme – İndeks)</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet sonrası fikir ve edebiyat tarihimizin ana kaynakları arasında süreli yayınlar çok önemlidir. Fakat bugüne kadar yapılan çalışmalarda birçok mecmua ve gazete göz ardı edilmiştir. Bu çalışma, Türkiye’nin uzun ömürlü dergilerinden biri olan Gülpınar’ın sistematik açıdan incelenmesini amaçlamaktadır. Bu tür çalışmaların, Gülpınar gibi Türk edebiyatına katkısı olan dergilerin tanıtımında önemi bir paya sahip olduğu kanaatindeyiz. “Gülpınar Dergisi (İnceleme-İndeks)” adlı çalışmamızda, derginin 1976–2005 yıllarına ait (1–349) sayılarını esas aldık. Çalışmamız giriş, sonuç ve kaynakça hariç iki ana bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın giriş bölümünde Tanzimat’tan günümüze Türkiye’deki dergicilik faaliyetlerine değindik. Ayrıca derginin çıkış hikâyesi ve amacıyla Türk edebiyatındaki yeri ve önemine yer verdik. Birinci bölüm, “Şekil, Muhteva ve Yazar Kadrosu Bakımından Gülpınar Dergisi” başlığını taşır. Bu bölümde dergiyi şekil, muhteva ve yazar kadrosu bakımından inceledik. Şekil açısından derginin kimlik bilgileri, kapak kompozisyonu, sayfa yapısı, dizgi ve baskı tekniği ile fotoğraflar ve desenler üzerinde durduk. Derginin ikinci bölümü “Gülpınar Dergisinde Yayımlanan Ürünlerin Bibliyografyası” başlığını taşır. Bu bölümde dergide yayımlanan tüm ürünlerin bibliyografyasını alfabetik olarak yazarın soyadını esas alarak vermeye çalıştık. Bu bölümün hazırlanmasındaki önemli katkıları nedeniyle bilhassa Mehmet Nuri Parmaksız’a teşekkür etmek yerinde olacaktır. Umuyoruz ki, bu çalışma, Türk edebiyatına önemli katkılar sunmuş olan Gülpınar’ın unutulmasına mani olur ve bu alanda çalışacak kişiler için yeni bir kaynak oluşturur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128040</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/909635c3-d899-4076-9f57-ebe525bba082.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Kiracı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>SOYSUZ BİR ACIYI,
ASİL BİR KADIN SESSİZCE ÇEKER!


Çanlar çalıyor.
Ait hissedemediği bir evde, ait hissetmediği bir dinde,
ait hissetmediği bir kalpte
“Ben Kimim?” savaşını veren adam için
çanlar ısrarla çalıyor.

Çanlar çalıyor.
Baskı altında, el eliyle çizilmiş sınırların etrafında,
“Ben Bunu Neden Yaşıyorum?” sorusunu soramayan ve
özgürlüğünün kısıtlanmasına ses çıkarmayan
kadın için çanlar ısrarla çalıyor.

“Sen gerçeği görene kadar...”
Çanlar çalmaya devam edecek.
“Geride bıraktığını düşündüğün hayatın için...”
Çanlar çalmaya devam ediyor.
“Bir kadın olarak kurban seçildin...”
Çanlar sağır eden bir gürültüyle son kez çaldı.
“Yaratıcı buna izin vermeyecek! Yara veren her şeyi sök!”

Çanlar durdu.
Kadın yarayı sökemedi.
İlahi bir sesin yankısı, kadının yarasını
sökemediği yerden duyuldu:
“Hakikatin sahibini inkâr eden, hakkını aramasın!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128041</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b573201-25d1-421d-a040-a5e280b55c2b.jpg</image:loc>
            <image:title>On Yıl</image:title>
            <image:caption>Çoğu kişi ilk âşık olduğu anı hatırlamaz.

Ama ben hatırlıyorum.

Yedinci yaş günümdü, pastamdaki mumları üflüyordum ve James oradaydı, beni izliyordu.

Herkes tarafından dışlanmıştı, yalnızdı, elinde ise oyuncak arabaları vardı.

Bu onu ilk ve son görüşümdü.

Ta ki on yıl sonra kasabaya dönünceye kadar...

***

On sekiz yaşındaki James Redford, tehlikeli derecede romantikti, yakışıklıydı ve her kızın yaralarını sarmak isteyeceği türden travmatik bir geçmişi vardı.

O yıl, lisede geçirdiğim en harika zamanlardı. James ve onun coşkulu aşkı her yanımı sarıp sarmalamıştı.

Fakat geleceğimiz için bir seçim yapmam gerekiyordu.

Ve ben Lilian Hamilton, ona veda etmek zorundaydım.

İlk ve tek aşkıma...

***

Şimdi ise yirmi yedi yaşında, başarılı bir boşanma avukatıydım. Hayallerimdeki hayatı yaşıyordum.

Kendimle birlikte James’in hayatına da yön vermiştim ama o artık sadece televizyondan görebileceğim yıldız bir futbolcuydu.

Bu seferki on yıl çok masum geçmemiş, karşılaşmamız da romantik bir film tadında olmamıştı.

***

İkimiz de nefret, aşk ve ihtirasla doluyduk.

İkimiz de kazanmaya alışkındık.

İkimiz de bir diğerini yaralamak istiyorduk.

Ve her şeye rağmen ikimiz de hâlâ çok âşıktık.

***

“Eğer gözlerime on saniyeden fazla bakarsan seni sonsuza kadar kalbimde tutarım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128042</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5468218-47e1-42b9-a180-1f5a7c5b921f.jpg</image:loc>
            <image:title>Afrika’nın Son Dansı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Afrika’nın ritmine bir davettir… 
Her adımda doğanın kalp atışını duyacaksınız. 
Neşenin rüzgârla yükselip bulutlara dokunduğunu, 
trajedinin kumlarla savrulup uzaklara 
taşındığını hissedeceksiniz. 
 
İlk adımlarınızın sesini duyacaksınız; 
insanlığın köklerinden gelen, unuttuğumuz bir 
şarkının sözlerini de. Toprak size sırlarını 
fısıldayacak; yüzyılların biriken hikayelerini. 
Burada yazılanlar gerçek: Göklerin altındaki ilk 
şarkıdan, tükenişin son yankısına kadar 
uzanan bir melodi. 
 
Bu dans yaşamın kendisi kadar büyülü ve karmaşık. 
Her sayfayı çevirdiğinizde adımlarınız 
Afrika’nın kalbine dokunacak. 
Bu onunla son dansınız, belki de ilk...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128043</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3aba8729-ed87-44f4-a941-ff584322f05d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Kiracı</image:title>
            <image:caption>SOYSUZ BİR ACIYI,
ASİL BİR KADIN SESSİZCE ÇEKER!


Çanlar çalıyor.
Ait hissedemediği bir evde, ait hissetmediği bir dinde,
ait hissetmediği bir kalpte
“Ben Kimim?” savaşını veren adam için
çanlar ısrarla çalıyor.

Çanlar çalıyor.
Baskı altında, el eliyle çizilmiş sınırların etrafında,
“Ben Bunu Neden Yaşıyorum?” sorusunu soramayan ve
özgürlüğünün kısıtlanmasına ses çıkarmayan
kadın için çanlar ısrarla çalıyor.

“Sen gerçeği görene kadar...”
Çanlar çalmaya devam edecek.
“Geride bıraktığını düşündüğün hayatın için...”
Çanlar çalmaya devam ediyor.
“Bir kadın olarak kurban seçildin...”
Çanlar sağır eden bir gürültüyle son kez çaldı.
“Yaratıcı buna izin vermeyecek! Yara veren her şeyi sök!”

Çanlar durdu.
Kadın yarayı sökemedi.
İlahi bir sesin yankısı, kadının yarasını
sökemediği yerden duyuldu:
“Hakikatin sahibini inkâr eden, hakkını aramasın!” “</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128044</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0efb28cb-8882-45b0-9854-a2251518ca70.jpg</image:loc>
            <image:title>Yürekte Yar ve Yara Kudüs</image:title>
            <image:caption>Kudüs, sadece bir şehir midir, yoksa insanlığın vicdanı mı? 
Zamanın ve mekânın ötesinde bir dava, gözyaşlarıyla yoğrulmuş bir tarih… Kudüs bir şehrin ötesinde insanlığın vicdanı, medeniyetin kilit taşı peygamberlerin izi. Eğitimci yazar Mithat Bala son romanı Yürekte Yâr ve Yara Kudüs, kitabında okuyucuyu dünya tarihi geçiş törenine davet ediyor. 
Bala, Kudüs’ün tarihi dokusunu, peygamberler yurdu olma özelliğini ve bugün içinde bulunduğu durumu duygu yüklü bir anlatımla gözler önüne seriyor. Bir vasiyetin izinde, nesilden nesile aktarılan bir emanetin peşine düşen karakterler, okuru geçmişten günümüze uzanan bir hikâyenin içine çekiyor. 
Osmanlı’nın himayesinde adaletle yönetilen Kudüs’ten işgal altındaki Kudüs’e… Bir taşın, bir vasiyetin, bir şehrin anlatısıyla tarih sayfalarında unuttuğumuz gerçekler tekrar canlanıyor. 
Yüreğinizin bir köşesinde Kudüs’e yeni bir yer açmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128045</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e1d3cc1-2d58-4bcf-9a69-e91e4f98f85f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateş ve Havva Mahi</image:title>
            <image:caption>Ateş ve Havva ikinci kitabı: Mahi 
 
Yazar Şule Gizem Büyükboz, Ateş ve Havva serisini Mahi ile tamamlıyor. Aşkın Aşeka hâlinden sonra Mahi ile korkak bir adamın son çığlığını, celladına acımayan bir kadının öyküsünü okuyacaksınız. 
Sayfalar, mevsimini kaybetmiş ama rengini arayan bir gökkuşağının hikâyesiyle dolu. Bazı renkler kaybolur ve onları geri getirmek imkânsızdır. 
Havva, her şeyini kaybetse de hayatını yeniden boyayan bir kadın. Ateş ise sahip olduğu her şeye rağmen renklerini yitirmiş bir adam. Ateş ve Havva, yeni bir hayat yaratmanın değil, var olan hayatı yeniden renklendirmenin yolunu gösteriyor. 
Bazen yaralar kapanmaz, dikiş tutmaz; o yarayı kesip atmak gerekir. Bu hikâye, kesilip atılmış bir hayatın acılarıyla yüzleşen Mahi’nin sancılarından ibaret. 
Ateş ve Havva serisinin ikinci kitabı Mahi, kendini bulmanın ve belki de ikinci bir şansın varlığına inananların hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128046</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62f7c1e9-a438-4f50-97b4-8258a15e8d82.jpg</image:loc>
            <image:title>Bireysel Ahlak</image:title>
            <image:caption>Ahlak, yalnızca bir inanç meselesi mi, 
yoksa insanın özüne işleyen evrensel bir değer mi? 
İnsan, doğduğu andan itibaren içinde bulunduğu toplumun değerleriyle şekillenir. Ancak erdemli bir hayat sürmek, yalnızca kuralları bilmekle değil, onları içselleştirip uygulamakla mümkündür. 
Mehmet Kızılkaya’nın kaleme aldığı Bireysel Ahlak, Kur’an-ı Kerim ve hadisler ışığında ahlakın bireysel önemini ele alıyor. Hz. Peygamber’in (sav) örnek hayatından ilham alarak, teoriden pratiğe nasıl geçilebileceğini anlatıyor. 
Bu kitap, İslami açıdan iyi ahlak özelliklerinin nasıl geliştirileceğini ve kötü alışkanlıkların nasıl terk edileceğini de gösteriyor. 
•    Ahlak, sadece bir inanç meselesi mi, yoksa evrensel bir insanlık değeri mi? 
•    Kötü alışkanlıklarımızdan arınarak, içimizdeki iyiliği nasıl ortaya çıkarabiliriz? 
•    Toplumu dönüştürmek için bireysel ahlakın gücü ne kadar önemli? 
•    Mutluluk ve huzur, ahlaklı bir yaşamın doğal sonucu mu? 
ve daha birçok sorunun cevabını Bireysel Ahlak’ta bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128047</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4eff9f8e-416a-4887-872b-22a808aa28b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Çocukları Anlama Rehberi</image:title>
            <image:caption>Anne-Baba ve Eğitimciler için Kılavuz 
Dijital Çocukları Nasıl Anlarız? 
Çağımızın çocukları parmak uçlarıyla dünyaya hükmediyor. Bilgiye saniyeler içinde ulaşıyor, sanal dünyalarda yaşıyorlar. Peki, bu dijital sel onları nereye sürüklüyor? Gerçek dünyayla bağları kopuyor, dikkatleri dağılıyor, sosyal becerileri köreliyor mu? 
&quot;Dijital Çocukları Anlama Rehberi&quot;, bu karmaşık ve hızla değişen dünyaya rehberlik etmek için hazırlandı. Zihin Haritaları ve Duygu Kartları eşliğinde dijital çocukları anlamak, mümkün olacak. 
Bu kitapta; 
•          Dijital dünyanın çocuk psikolojisi ve gelişimi üzerindeki etkilerini, onların sanal dünyadaki motivasyonlarını, ilgi alanlarını ve karşılaştıkları riskleri, 
•          Ekran bağımlılığıyla nasıl başa çıkılacağını ve sağlıklı kullanım yöntemlerinin geliştirilmesini, 
•          Çocuğunuzla dijital dünya hakkında nasıl etkili bir iletişim kuracağınızı ve aranızdaki bağı nasıl güçlendireceğinizi, 
•          Eğitimcilere yönelik de sınıfta dijital teknolojileri bilinçli bir şekilde kullanmanın ve dijital okuryazarlığı geliştirmenin pratik yöntemlerini bulacaksınız. 
Çocuklarımızın dijital dünyada kaybolmasına izin vermeyelim. Onları anlayıp, onlara rehberlik ederek geleceğe birlikte yürüyelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128048</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7cd9dbe-02ce-4bf0-91ad-32483340fe81.jpg</image:loc>
            <image:title>Portakal Ağacı</image:title>
            <image:caption>Büyümek, sadece yılların geçmesiyle mi olur? 
Bazen bir çocuğun gözünden dünya, yetişkinlerin unuttuğu kadar büyük, karmaşık ve renkli olabilir. Portakal Ağacı, hayatın kıyısında duran bir çocuğun, içindeki büyük sorularla yüzleşmesini ve kendini keşfetme yolculuğunu anlatıyor. 
Mahalleye yeni taşınan bir aile… Battaniyeye sarılı gizemli bir çocuk… Gece yarısı yanan tek bir ışık… 
Çağan’ın dünyası, sokaklardaki koşuşturmanın ve çocukça oyunların çok ötesinde, sessiz bir merakın peşinde şekilleniyor. Kimi zaman hayran olduğu dostluklarla, kimi zamansa cevaplarını aradığı bilinmezlerle karşı karşıya kalıyor. 
Şule Gizem Büyükboz’un duygu yüklü kaleminden çıkan Portakal Ağacı, çocukluk düşleriyle büyümenin gerçekleri arasındaki ince çizgide yürüyenlerin romanı. 
Unutmayın; her çocuk büyümek ister.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128049</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0bfa392-370e-468e-8a92-bc9d3e97df9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarım Kalan Fısıltılar</image:title>
            <image:caption>Bazı öyküler tamamlanmayı beklerken yarım kalır. Bazı fısıltılar zamana karışır ama kaybolmaz; duvarlara siner, rüzgâra karışır, gecenin en derin sessizliğinde yankılanır. İşte bu kitap, o yarım kalmış fısıltıların, kalbin en kuytularına sinmiş sözcüklerin, zamana direnerek unutulmayan anıların yansımasıdır.

Her insan, hayatının bir noktasında suskun bir öykü taşır içinde. Söylenmemiş sözler, tamamlanmamış cümleler, geçmişin gölgesinde yaşayan anılar… Kimimiz bir fotoğraf karesinde takılı kalır, kimimiz eski bir mektubun sararmış satırlarında kaybolur, kimimiz ise gece gökyüzüne bakarken bir yıldızın titrek ışığında kendini bulur. Ama hepimiz, bir şekilde yarım kalan bir şeylerin izlerini taşırız yüreğimizde. 
Bu kitap, o izlerin peşinde bir yolculuğa çıkıyor. Geçmişin sırlarını barındıran bir tavan arasında, rüzgârın hafifçe titrettiği bir perdenin ardında, kırık dökük bir pencerenin eşiğinde bekleyen hikâyeler var bu satırlarda. Çünkü bazı sözler fısıltıyla söylenir, bazı öyküler sessizlikte yaşar. Ama en çok da yarım kalanlar, tamamlanmayı beklemeden kalbimizde yaşamaya devam ederler. 
Şimdi gözlerinizi kapatın, derin bir nefes alın ve sayfaları çevirirken bu fısıltıları dinleyin… 
“Bazı yaralar kapanmaz, bazı vedalar tamamlanmaz. Ama insan yine e yürümeye devam eder. Çünkü yaşam, hep yarım kalmış hikâyelerin toplamıdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128050</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81c79250-9ea6-4691-891c-672bbd390b4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiç</image:title>
            <image:caption>“Yalanlar döndürüyordu dünyayı. Dolmuşun mazotu gibi. Tekeri döndüren mazot, dünyayı döndüren yalanlar… Herkes yalan söylüyordu. Birileri inanıyor, birileri o güvenilen kelamlarla iş görüyor, ekmeğini kazanmaya çalışıyor, bir başkası o yalana inanan adama inanıyor, bir başkası yalana inanan adamın dediğine… Aynı anda şehrin farklı köşelerinde herkes birbirine yalan söylüyordu. Birileri söylüyor, birileri inanıyor, inandırılıyordu.” 
Ankara’yı temel öznesi olarak alan Tolga Aydoğan’ın kaleminden çıkan bu eğlenceli öyküler, okuru siyasal eleştirilerinin ve mizahın harmanladığı düşüncelere sürüklüyor. Aydoğan, önümüzden geçip giden, varlığının farkında bile olmadığımız yaşamlara değişik gözle bakmaya çağırıyor bizi. Yalın dili ve anlaşılır üslubuyla, günlük yaşamda her an karşımıza çıkabilecek öykü kahramanlarının anlatısının merkezine konumlandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128051</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b1ecc75-c12d-46e3-8fed-aa8926f90e81.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Otizm mi? Klinisyenler</image:title>
            <image:caption>Otizm nedir? Otuz yıl önce bu soru sorulsaydı çoğu kişinin aklına göz temasından kaçınan, bazı özel yetenekleri olsa bile neredeyse sürekli bakım ve gözetime ihtiyaç duyan, davranışları tuhaf erkeklerle ilgili bir hastalık gelirdi. Ancak son yirmi otuz yılda otizmin anlaşılması konusunda çok yol alındı. 1990’ların sonlarından itibaren otizmin büyük oranda genetik temelli, nörolojik bir farklılık olduğu, kadınlarda da sanıldığından çok daha yüksek oranlarda görüldüğü ortaya çıktı. Günümüzde otizmin başka formlarının da olabileceği konusunda bilinç giderek artıyor. Ancak ne yazık ki otizmin geniş spektrumunda yer aldığı fark edilemeyen veya yanlış tanılar konan kişilerin sayısı hâlâ çok yüksek. Kolay anlaşılır bir dille yazılan bu kitabın amacı, otizmin, özellikle de otistik özelliklerini gizlemek için maskeleme yapan kişilerde, nasıl çok farklı şekillerde kendini gösterebileceğini açıklığa kavuşturmak. Alandaki en son araştırmaların, yazarların mesleki gözlemlerinin ve yüzden fazla otistik katılımcının kendi sözleriyle aktardığı gerçek yaşam deneyimlerinin bir bileşimine dayanan bu kitapta, DSM-5-TR ve ICD-11’de yer verilen tanı ölçütleri adım adım anlatılıyor. Otizmin çok bariz olmayan görünümlerine ilişkin derinlikli, güncel ve nöroçeşitliliği kucaklayan bir bakış açısıyla yazılan kitap, tüm sağlık çalışanları, eğitimciler, otistik bireyler, yakınları ve otizm hakkında bilgi sahibi olmak isteyen herkes için yararlı bir kaynak niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128052</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c978ef07-275b-4942-aef7-55893e602db6.jpg</image:loc>
            <image:title>Shakespeare Nasıl Biriydi?</image:title>
            <image:caption>Shakespeare gerçekten kimdi, duyguları ve kişiliğiyle nasıl biriydi? İlişkileri nasıldı? Nelere gülerdi? Her şeyi yeni baştan düşünen bu heyecan verici kitap, hakkında türlü çeşit rivayet dolaşan meşhur yazarı yaşadığı evi, tiyatrosu, muhiti, kumpanyası ve kültürel ortamı içinde görmeyi mümkün kılıyor. Aynı zamanda oyunlarının, özellikle sonelerinin yetkin çözümlemeleriyle okuru Shakespeare’in duygu dünyasını anlamaya yönelik bir yolculuğa çıkarıyor. Shakespeare&apos;in nasıl yaşadığı, nasıl çalıştığı, dünya edebiyat ve tiyatro tarihinin en büyük, en kalıcı, en sevilen eserlerini nasıl yarattığı, yüzyıllardır okurları büyüleyen gizemlerden. Shakespeare’i anlamaya yıllarını vermiş, eserlerinin edisyonlarını yapmış, akademisyen ve dünyanın en önemli Shakespeare uzmanı kabul edilen Profesör Sir Stanley Wells, bu sorulara cevap arayarak şair ve tiyatro yazarını büyüleyici insanlığı içinde bugünün okurları için hayata döndürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128053</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df4032dd-d173-4c24-85a8-17d42f64bef3.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Enerji</image:title>
            <image:caption>İlaçsız bir hayat mümkün… 
Bugün kendiniz için bir iyilik yapın ve sağlıklı bir geleceğe adım atın! 
 
Günümüz dünyasında yorgunluk, halsizlik ve kronik hastalıklar adeta bir norm haline geldi. Sabahları zor uyanıyor, gün boyu enerjiniz tükeniyor ve bedeninizin size ayak uyduramadığını mı hissediyorsunuz? Peki ya bu belirtiler kaçınılmaz değilse? Dr. Casey Means ve Calley Means, İyi Enerji’de, modern yaşamın bedenimize nasıl zarar verdiğini ve bu döngüden nasıl çıkabileceğimizi anlatıyor. 
 
Gerçek sağlık, ilaçlara bağımlı olmak değil, vücudumuzun doğal dengesini koruyabilmesidir. Bu kitap, beslenme, biyolojik ritimler, uyku, hareket ve zihinsel sağlık gibi faktörleri ele alarak, enerji seviyenizi artırmanın ve kronik hastalıkları önlemenin yollarını sunuyor. Bilimsel araştırmalarla desteklenen bu yöntemler sayesinde, bedeninizin en iyi versiyonunu nasıl yaratacağınızı öğreneceksiniz. 
 
İyi Enerji’ye sahip olmak, yalnızca sağlıklı olmak anlamına gelmez; aynı zamanda zihinsel netlik, güçlü bir bağışıklık sistemi ve uzun ömürlü bir yaşamın kapılarını açar. 
 
 “Dr. Means, anlayışlı ve sevgi dolu rehberliğiyle, bize sağlıklı bir şekilde yaşam süremizi uzatmanın anahtarını sunuyor ve bu kitabı, sağlıklı yaşam yolculuğumuzda oyunun kurallarını değiştiren, paha biçilmez bir kaynak haline getiriyor.&quot; 
 
–David Perlmutter, Tahıl Beyin kitabının yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128054</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c8425c8-5dd0-4b2b-8ae2-390d1921c597.jpg</image:loc>
            <image:title>Emperyal Yaşam Tarzı Gündelik Yaşam ve Kapitalizmin Ekolojik Krizi</image:title>
            <image:caption>İklim krizinin yarattığı felaketler gitgide daha fazla insanın hayatını etkilemeye başlayıp daha görünür oldukça, iklim krizine dair inkârcılık da anaakım siyasetten çekilmeye başladı. Mızrağın çuvala sığmamaya başladığı yerde inkârcılığın yerini alan “yeni bir eleştirel ortodoksi” oluverdi. Bu yeni ortodoksiyse, krizin temelinde yatan asli sebepleri hesaba katmadan krizi çözebileceğine dair ümit vadediyor kitlelere. Elinizde bulunan kitap, iklim kriziyle eşzamanlı yaşanan ve birbirlerini şekillendiren toplumsal yeniden üretim krizi, siyasal temsiliyet krizini de hesaba katarak bir çoklu kriz kavramsallaştırması yapıyor ve bütün bunların altında yatan yapısal nedenin, Küresel Kuzey ülkelerinde içselleştirilmiş “doğru hayat” fikri etrafında oluşan “emperyal yaşam tarzı” olduğunu öne sürüyor. Dünyanın kaynaklarının hesapsızca sömürülmesine dayanan bu yaşam tarzı, olumsuz etkilerini üstüne atacağı bir dışarıya ihtiyaç duyduğu için bu zamana dek ancak bu yaşam tarzından mahrum olanların pahasına sürdürülebiliyordu. Gelişmekte olan ülkelerin üst ve orta sınıflarının da gitgide bu yaşam tarzına adapte olmaya başlamasıyla “dışarısı” gittikçe küçülmeye, bu da emperyal yaşam tarzını içsel bir krize sürüklemeye başladı. Markus Wissen ve Ulrich Brand, katmerlenen bu krizin karşısına kökleri insanların daha iyi bir yaşam için sürdürdüğü binlerce yıllık mücadeleye dayanan dayanışmacı bir yaşam tarzını koyuyorlar. Bu yaşam tarzının nüvelerini bugünün mücadelerinde ararken felaketçi bir kötümserliğe kapılmadan akılcı ve iradeci bir iyimserliğe bel bağlıyorlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128055</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d89410db-b6c6-4e66-8dc1-a7d6fb3f2d84.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuğumun İlk Kitaplığı (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>İlk kitaplar, güzel hatıralar zamanın tozuna karışmasın, bu günlükte yaşasın! Çocuğumun İlk Kitaplığı, anne ve babaların çocuklarıyla okudukları kitapları unutulmayacak anılara dönüştürecek rengârenk bir günlük. Çocuklar büyürken onlarla paylaşılan her an paha biçilmezdir. İlk sözcükler ve ilk kitaplar, ilk adımlar kadar özeldir. Yüzlerde gülücükler açtıran öykülerden okunmaktan yıpranmış sayfalara, en sevilen kahramanlardan ezberlenecek satırlara sayısız hatıraya tanıklık etmesi için hazırlanan bu günlük; ebeveynleri çocuklarıyla birlikte keyifli bir keşif yolculuğuna davet ediyor. Çocukların ilk kitaplığının arşivini tutmaya yardımcı olacak kitap değerlendirme sayfaları ve miniklerin eğri büğrü çizgileriyle renklenecek çizim bölümleriyle dopdolu bir içerik sunan bu özel çalışma, ebeveynlerin çocuklarıyla anı biriktirebilmeleri için rehberlik görevi de üstleniyor.  İlk kitapların izlerini geleceğe taşıması amacıyla tasarlanan Çocuğumun İlk Kitaplığı, ilk okuma çağında çocuğu bulunan herkese anlamlı bir armağan olarak da düşünülebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128056</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0254af8b-3d46-40b7-ac75-763fbb7e4496.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpek Çocuk Felix Powell</image:title>
            <image:caption>FELIX POWELL hayvanlarla konuşabiliyor. Bu onun özel yeteneği. Sincaplarla, kedilerle, tavşanlarla…
Aklına hangi hayvan gelirse! Ve hayvanlar da Felix’le konuşabiliyor.
Felix en çok köpeği Mary Puppins ile sohbet etmeyi seviyor. Puppins onun en yakın dostlarından biri. Peki ya Felix bir gün gizemli bir şekilde bir köpeğe dönüşürse? İşte asıl macera da zaten böyle başlıyor!
HAV-HAV-VUF-VUF!
Felix Powell ile tanışmaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128057</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c44cc59c-8606-47b5-aa57-57475e2add5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınların Tarihi -3</image:title>
            <image:caption>16 ile 18. yüzyıl arasında Avrupa’da yaşanan büyük entelektüel dönüşümlerle bir yandan kadınların kamusal hayatta varoluşunu destekleyen fikirler gelişirken diğer yandan toplumsal cinsiyet normları keskinleşmiştir. Batı’daki kadınların deneyimine yoğunlaşan ve çok yönlü bir tarih sunan Kadınların Tarihi serisinin bu üçüncü cildi, kadınların çalışma ve eğitim yaşamındaki konumlarını, annelik rollerini, yaratılmış güzellik normlarını incelerken sanat ve edebiyat gibi alanlarda üretilen kadın imgesini masaya yatırıyor. Kitap aynı zamanda kadınların bu dönemde bireysel ve kolektif olarak toplumsal normlara nasıl meydan okuduklarını, entelektüel ve siyasal alanda kendilerine yer açma mücadelelerini de ele alıyor. 
“Editörler, erken modern dönemde Avrupa’daki kadınların kendilerini aşağılayan bir toplum içinde hareket edebilme yetilerini vurguluyor, böylece kadınları mutlak mağdurlar olarak ele alan çalışmalara önemli bir karşıt duruş sergiliyor.” 
–Richard M. Golden, Religious Studies Review 
“Bu cilt, öncekiler gibi, bu alandaki bilgi birikimini önemli ölçüde artıracak ve derinleştirecek, ilerleyen çalışmalar için sağlam bir zemin oluşturacaktır.” 
–Virginia Quarterly Review 
“Bu cilt, tarihin bu dönemine ilgi duyan herkes için oldukça çekici, üst düzey bir akademik çalışma niteliğinde.” 
–Library Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128058</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/147e6d73-e6ce-40f3-a2de-731fc7baf2b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınların Tarihi -4</image:title>
            <image:caption>Fransız Devrimi ile I. Dünya Savaşı arasındaki çalkantılı dönemde, kadınların toplumsal konumları radikal ve yoğun biçimde tartışılmış, kadın emeğine ve kimliğine bakış yeniden şekillenmiştir. Batı’daki kadınların deneyimine yoğunlaşan ve çok yönlü bir tarih sunan Kadınların Tarihi serisinin bu dördüncü cildi, devrimin kadınlara vaat ettikleri ile kadınların maruz kaldıkları arasındaki çelişkiyi, kadınların işgücüne katılımını, beden politikalarının gelişimini, ev içi rollere dair söylemlerin yükselmesini ve hak mücadelelerini ele alıyor. Kadınların siyasal hak ve eşitlik taleplerinin yükseldiği bu dönemi, edebiyat, eğitim, siyaset ve toplumsal hareketler ekseninde inceliyor. 
“Fransız tarihçiler Duby ve Perrot’nun antikçağdan günümüze kadın tarihini aktarmayı amaçlayan iddialı projesinin dördüncü cildi, büyük hedeflerin, peşinden gitmeye değer olduğunu kanıtlıyor. 20. yüzyıla odaklanan cildin de yayımlanmasıyla bu proje gerçek bir başyapıt haline geldi.” 
 
–Trudie Knijn, Contemporary Sociology 
“Kadınların Tarihi, önde gelen Avrupa ve Amerikalı akademisyenlerin titizlikle kaleme aldığı makalelerden oluşuyor. Kadınların yüzyıllar boyunca kısıtlanması, ağır işlerde çalıştırılması, isimsiz kılınması, hatta insan olup olmadıklarının sorgulanmasının ardından, serinin dördüncü cildine geldiğimizde ‘Özgürlüğün Kızları ve Devrimci Yurttaşlar’ ile ‘Dışarıya Adım Atmak’ gibi destekleyici başlıklarla karşılaşmak gerçekten muhteşem.” 
 
–Elizabeth J. Sherman, Washington Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128059</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d678109e-3d16-4522-b04e-4e8fbb9585e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınların Tarihi -4 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Fransız Devrimi ile I. Dünya Savaşı arasındaki çalkantılı dönemde, kadınların toplumsal konumları radikal ve yoğun biçimde tartışılmış, kadın emeğine ve kimliğine bakış yeniden şekillenmiştir. Batı’daki kadınların deneyimine yoğunlaşan ve çok yönlü bir tarih sunan Kadınların Tarihi serisinin bu dördüncü cildi, devrimin kadınlara vaat ettikleri ile kadınların maruz kaldıkları arasındaki çelişkiyi, kadınların işgücüne katılımını, beden politikalarının gelişimini, ev içi rollere dair söylemlerin yükselmesini ve hak mücadelelerini ele alıyor. Kadınların siyasal hak ve eşitlik taleplerinin yükseldiği bu dönemi, edebiyat, eğitim, siyaset ve toplumsal hareketler ekseninde inceliyor. 
“Fransız tarihçiler Duby ve Perrot’nun antikçağdan günümüze kadın tarihini aktarmayı amaçlayan iddialı projesinin dördüncü cildi, büyük hedeflerin, peşinden gitmeye değer olduğunu kanıtlıyor. 20. yüzyıla odaklanan cildin de yayımlanmasıyla bu proje gerçek bir başyapıt haline geldi.” 
 
–Trudie Knijn, Contemporary Sociology 
“Kadınların Tarihi, önde gelen Avrupa ve Amerikalı akademisyenlerin titizlikle kaleme aldığı makalelerden oluşuyor. Kadınların yüzyıllar boyunca kısıtlanması, ağır işlerde çalıştırılması, isimsiz kılınması, hatta insan olup olmadıklarının sorgulanmasının ardından, serinin dördüncü cildine geldiğimizde ‘Özgürlüğün Kızları ve Devrimci Yurttaşlar’ ile ‘Dışarıya Adım Atmak’ gibi destekleyici başlıklarla karşılaşmak gerçekten muhteşem.” 
 
–Elizabeth J. Sherman, Washington Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128060</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9248e771-e256-4612-acc4-20e4db1d8ba9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarunta</image:title>
            <image:caption>“BİR MASAL ÜLKESİ” 
Sarunta, doksan dokuz dağın ardında bir masal ülkesi. Bugüne kadar bildiğimiz ülkelerden çok farklı. Mavi Göl, Bozkaya, Balık Ağacı, Masal Dağı, Naru, ebemkuşağı otları ve nicesi.
Bir gün davetsiz bir misafir gelir Sarunta’ya. Ülkenin güzel çocuklarından biri olan Akay’a arkadaş olur. Fakat bu misafir ile birlikte Sarunta’da tuhaf olaylar yaşanır. Sarunta, bir masal ülkesi ama seninle birlikte neden gerçek olmasın ki?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128061</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8675af6f-ef17-40bc-8491-962555538dc4.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi İnsanlar Haritası</image:title>
            <image:caption>Her yolculuk bir arayıştır. Kimimiz uzak diyarlarda huzuru, kimimiz ise içimizdeki cevherleri bulmayı isteriz. Ama ya aradığımız iyilikse ve onu bulmak için bambaşka bir dünyanın kapısını aralamanız gerekiyorsa? 
Yağmurun altında kaybolmuş bir Haritacı. Elinde eski bir harita ve bilinmeyen bir yolculuk. Kader, ona konuşan bir keçiyi yoldaş kılıyor. Haritacı, dağların, ormanların ve vadilerin ötesinde, köy köy dolaşıp “iyi insanları” bulmaya çalışıyor. 
Haritacının, iyiliğin izini sürerken kendi ruhunun haritasını keşfetmesini izlerken, siz de kendi yolculuğunuzda ne aradığınızı sorgulayacaksınız. 
Bu kitapta gerçek iyiliği, yolu gösteren asıl pusulanın ne olduğunu anlamaya çalışacaksınız. Bu etkileyici kitapla siz de bu hikâyenin bir parçası olacaksınız. Harita sizde, yol sizde, cevabı arama cesareti sizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128062</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19b90eca-e9f1-445e-8051-95337c5dcc82.jpg</image:loc>
            <image:title>Herkes Ayağını Kaldırsın</image:title>
            <image:caption>Çiçekleri kurutanlar, mini mini tomurcukları üzenler ayağını kaldırsın. Plan kurmakla ömürlerini geçirenler ise hiç basmasınlar ayaklarını yere. Çocuklar ağlamasın, diyorlar fakat hep ağlıyor çocuklar… 
Çok seviyoruz çocukları, diyorlar; çocuklara hiç sevgiyle sarılmıyorlar… 
Kaldırsın herkes ayağını, yalanlardan ayıklayalım dünyayı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128063</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d852dd3-fb77-44e9-b33e-68a52a9d33a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınların Tarihi -5</image:title>
            <image:caption>20. yüzyıl, kadınlar için toplumsal, siyasal ve kültürel dönüşümlerin hız kazandığı bir dönemdir. Batı’daki kadınların deneyimine yoğunlaşan ve çok yönlü bir tarih sunan Kadınların Tarihi serisinin bu beşinci cildi, savaşlar, devrimler, rejim değişiklikleri ve ekonomik dönüşümlerle şekillenen bu dönemde kadınların yaşadığı köklü değişimleri incelemektedir. Bu dönemde geleneksel cinsiyet rolleri yeniden üretilerek kadınlar üzerinde baskı aracı olarak kullanılmışsa da ekonomik bağımsızlık arayışları, artan siyasal görünürlük, feminist dalgaların yükselişi ve kadının kendi bedeni üzerindeki söz hakkının genişlemesi eşitlik taleplerini güçlendirmiştir. 
“Kitaba katkıda bulunan herkes tarihi, cinsiyetler arası ilişkileri ve toplumsal cinsiyet sistemlerinin evrimini vurgulayan bir toplumsal cinsiyet perspektifinden ele alma konusunda ortak bir bağlılık sergiliyor.” 
–Susan Ware, Journal of American History 
“Batı’daki kadınların 20 yüzyıldaki yaşamına dair geniş kapsamlı bir antropolojik çalışma niteliğindeki bu eser, devlet, çalışma hayatı, felsefe, savaş, sanat, demografi, aile ve 1900’den günümüze kadın hareketini şekillendiren feminist mücadele başlıkları hakkında zengin bir içerik sunuyor.” 
–Bonnie G. Smith, Contemporary Sociology</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128064</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13ecadcb-a860-47f0-91f9-146ac7fc31b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınların Tarihi -5 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>20. yüzyıl, kadınlar için toplumsal, siyasal ve kültürel dönüşümlerin hız kazandığı bir dönemdir. Batı’daki kadınların deneyimine yoğunlaşan ve çok yönlü bir tarih sunan Kadınların Tarihi serisinin bu beşinci cildi, savaşlar, devrimler, rejim değişiklikleri ve ekonomik dönüşümlerle şekillenen bu dönemde kadınların yaşadığı köklü değişimleri incelemektedir. Bu dönemde geleneksel cinsiyet rolleri yeniden üretilerek kadınlar üzerinde baskı aracı olarak kullanılmışsa da ekonomik bağımsızlık arayışları, artan siyasal görünürlük, feminist dalgaların yükselişi ve kadının kendi bedeni üzerindeki söz hakkının genişlemesi eşitlik taleplerini güçlendirmiştir. 
“Kitaba katkıda bulunan herkes tarihi, cinsiyetler arası ilişkileri ve toplumsal cinsiyet sistemlerinin evrimini vurgulayan bir toplumsal cinsiyet perspektifinden ele alma konusunda ortak bir bağlılık sergiliyor.” 
–Susan Ware, Journal of American History 
“Batı’daki kadınların 20 yüzyıldaki yaşamına dair geniş kapsamlı bir antropolojik çalışma niteliğindeki bu eser, devlet, çalışma hayatı, felsefe, savaş, sanat, demografi, aile ve 1900’den günümüze kadın hareketini şekillendiren feminist mücadele başlıkları hakkında zengin bir içerik sunuyor.” 
–Bonnie G. Smith, Contemporary Sociology</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128065</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5593f4bf-9390-4b8b-872b-a652d2f2029a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gazap Fırtınası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>GAZAP FIRTINASI, Dünya’yı aniden vuran ve dört bir yana yayılan iklim değişikliğinin adıdır. 
Gezegen eşi benzeri görülmemiş doğal felaketler nedeniyle tamamen yönünü sapmış, harap olmuş, parçalanmış durumda. 
Birkaç hafta içinde Dünya tüm tutarlılığını yitirdi. 
Ancak öfkesini kusan doğa kendini yeniden toparlamaya başladı. 
Hayatta kalan gruplar yalnızca Doğa’nın bildiği, yalnızca onun dayattığı kurallara göre ilerliyor… 
 
Enki Bilal’in Gazap Fırtınası Üçlemesi okuru  düşsel ve çılgın bir anlatıya sürüklüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128066</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30b5f910-723d-4aad-a1f9-76d69171294c.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk ve Kuşun Sırrı</image:title>
            <image:caption>Sevginin, merhametin, bağlılığın, dürüstlüğün ve çalışkanlığın kıymeti ile dayanışmanın önemini çocuklara uygun bir dille aktarılmasını sağlayan “Çocuk ve Kuşun Sırrı” kitabı, aile sevgisiyle büyüyen çocuklar için sıcacık bir rehberdir. 
Çocuk gelişiminde sevginin ve dayanışmanın gücünü etkileyici bir şekilde vurgularken, hayal dünyalarını da geliştirerek desteklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128067</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ae9f23b-0075-40dd-8242-e7c0202b3ec9.jpg</image:loc>
            <image:title>Moro</image:title>
            <image:caption>Moro kendisiyle barışıktı. Mor benekleri, yeşil gövdesi, uzun arka bacakları, çıkık gözleri onun çok hoşuna giderdi. Bazen aynanın karşısında, uzun uzun kendini seyrederdi. Görüntüsünden genel olarak memnun olan bir kurbağaydı. Fakat kuyruğunun olmaması çok canını sıkıyordu. “Kuşların kuyruğu var, balıkların kuyruğu var, salyangozların bile kuyruğu var. Peki benim neden kuyruğum yok?” diye düşünüp, üzülüyordu. 
 
Moro kuyruğuna kavuşacak mı acaba? 
Kurbağaların kuyruğu olmaz ama belki de tek kuyruklu kurbağa Moro olacak.  Moro’nun kuyruğu ile sınavı bakalım nasıl sonuçlanacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128068</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42817a8d-b0b3-4346-86c5-a3e5475f7f1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Xewnen Di Hundire Min De</image:title>
            <image:caption>Xewnên di hundurê min de, 
Serpêhatiyên razdar. 
Bi qasî stêrkên li ezman, 
Pir û geş. 
 
Carinan lehengê çîrokan, 
Carinan rêwîtiya keşfê. 
Rêwîtiyek veşartî, 
Baweriya di hundurê min de. 
 
Xewnên di hundurê min de 
Ji rastiyê derbas dibin. 
Reng bi reng, 
Wêneyekî hestan xêz dikin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128069</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d37cb61b-91da-4a6f-8de7-98fb41ebbf35.jpg</image:loc>
            <image:title>Melike</image:title>
            <image:caption>Seçimler sadece bir karar değildir. Seçimlerimiz kaderimiz olur. Şimdi Melike de hayatın kaderini şekillendirmek üzere ona sunduğu yolların kesişiminde duruyor. Aşk ve ihtişam, tutku ve mantık, özgürlük ve bağımlılık… Acaba Melike’nin kulağına fısıldanan sözler, hayatın ona sunduğu fırsatlar, aşkı kaderin sunduğu tek seçenek olmaktan çıkaracak mı? 
Melike… Güzelliğiyle görenleri büyüleyen, mütevazı bir mahallede büyük hayaller kuran genç bir kız. Bir kalbin peşinden mi gitmeli, yoksa aklın sesine mi kulak vermeli? 
Zenginlik uğruna ödenen bedeller, aşkın değişen yüzleri ve bir kadının kendi yolunu bulma hikâyesi… Melike, sizi tutkulu bir serüvene davet ediyor. Seçimlerinin gölgesinde kalan hayatlara tanık olacak, bir kadının kendini keşfetme yolculuğuna eşlik edeceksin. 
Acaba Melike yanlış seçim mi yapmıştı? Doğru olan seçim neydi? Peki insan aşık mı yoksa seviyor mu nasıl anlardı, bu duygular nasıl ayırt edilirdi ki? Bu kolay değildi çünkü herkesin sevgi kriteri farklıydı. Evet kimse dört dörtlük değildi, herkesin artıları ve eksileri vardı... Mühim olan eksileri bizim ne kadar tolere edip edemeyeceğimizde saklıydı... Melike bunları düşünürken bir sırrı keşfetmiş gibi gülümsedi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128070</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7647f70b-bdae-4984-b911-302719896fdd.jpg</image:loc>
            <image:title>Derinlerde Bir Yerde</image:title>
            <image:caption>Derinlerde bir yerde… 
Kelimeler sadece yazının, konuşmanın aracı mıdır, yoksa ruhumuzun derinliklerinden yükselen yankılar mı? Bu kitap, kelimelerin sadece anlamlardan ibaret olmadığını, her birinin bir his, bir anı, bir dünya taşıdığını anlatıyor. 
Her kelime bir yolculuktur. Bazıları sizi eski hatıralara sürükler, bazılarıysa henüz keşfetmediğiniz hislere. Peki ya kelimeler size ne anlatıyor? Hangi kelime sizi titretir, hangisi iç huzuru verir? 
Bu kitap, kelimelerin içinde saklı duygulara, hatıralara ve bilinçaltının derin sularına bir davet. Belki de sayfalar arasında gezinirken kendi kelimenizi bulacak, içinizdeki sesi keşfedeceksiniz. 
Sadece okuyarak değil, hissederek yol almak isteyenler için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128071</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dda04438-641e-4c3b-ac46-5ffee72db8fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Yakamoz</image:title>
            <image:caption>NASİHAT 
*Sırrını açma kimseye ama her şeyini de gizleme 
*Allah rızası için yap her iyiliği, sana yapılan kötülüğü de unut 
*Başkasının mutluluğundan kendine pay çıkar. 
*Konuşmadan önce düşün söyleyeceklerini 
*Aşırı gitme hep orta yolu seç, her işinde düzenli ol, hayatı sade yaşa 
*Planlı ol ama planlı yaşama 
*Bol bol hayaller kur, umut etmekten hiç vazgeçme 
*Olaylara olumlu yönden bak ama ne çok gül nede somurt 
*Kimsenin hakkına girme, kendi hakkını da unutma 
*Zarar görsen bile pişman olacağın şeylerden uzak dur 
*Zamanında, ama az uyu erken kalk 
*Az ama faydalı olan şeyler ye, az ama faydalı olan şeyler konuş 
*Vaktini boşa harcama, yürü, gez fazla oturma 
*İnsanlarla iletişim halinde ol ama genelde yalnızlığı seç 
*Geçmişi unutma, bugünü yaşa ama yarını hatırla 
*Başkalarının kusurlarını görme ve konuşma her zaman güler yüzlü ol 
*Canavardan kaçtığın gibi gösterişten kaç 
*Sen başkalarından farklı ol 
Unutma farkı fark eden farklı insanlardır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128072</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddd0aed1-72c5-429e-9917-75835d3e2ecc.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygu Seli</image:title>
            <image:caption>Şiirin önemi, insanın iç dünyasına dokunabilme gücünde yatar. İnsanın en derin duygularını, aşkı, acıyı, sevinci, hüznü, hayalleri, geçmişi ve umutları en güzel şekilde dile getirebilen bir araçtır. 
Şiir, insanın ruhunu besleyen, duygu ve düşüncelerini özgürce ifade edebildiği ve dilin güzelliklerini keşfedebildiği bir sanat dalıdır. Şiirin anlamı ve önemi, onun evrensel ve zamansız olmasında yatar. 
“Duygu Seli” şiir kitabı her satırlarında tüm okuyucuların kendilerini bulacakları duygu yüklü bir eserdir. 
Bu şiir kitabında bulunan her şiirde, okuyucularımız bazen çok hüzünlenecek, bazen uzun uzun dalacak, bazen duygulanacak, bazen de gözlerden yaşlar süzülecek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128073</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ba36d74-a18b-4bbe-aba1-72052ee2333a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbin Dili</image:title>
            <image:caption>Çalışıyor İnsan… 
Ebedi olmayan, geçici Dünya için. 
Kıymet bilmiyor, İnsan… 
Sevmeyi öğrenemediği için. 
Zulme sessiz kalıyor, İnsan… 
Kalbinde merhamet kalmadığı için. 
Her yanı Cennet kokan, Ülkemde… 
Bir tebessümü… 
Eksik İNSAN.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128074</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c125a4d3-925a-40ad-bdc8-d6046e655049.jpg</image:loc>
            <image:title>Akarçay Sevdam</image:title>
            <image:caption>Ne kadar hasretle dolmuşum sana 
Sensiz benim yüzüm gülmez Akarçay 
Kurban olurum dağına taşına 
Başka köyü gözüm görmez Akarçay 
 
Yazı ayrı güzel kışı bir başka 
Baharda gidersen doyarsın aşka 
Güzün yaylasında olsaydım keşke 
Suyun içmeyenler bilmez Akarçay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128075</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f12cd0d-9e02-4636-a7ed-2b89533871f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Çarıklı</image:title>
            <image:caption>Sizi biraz uzaklara götürmek istiyorum. Gençler için masal gibi, yaşlılar için birer anı, birer hatıra gibi. Geçmiş zaman içinde yaşanmış, içinde bir hayat hikâyesi ile birlikte dalgalanan bir dünyanın günümüze uzanan değişim rüzgârlarıyla savrulup gelen bir akımı izlemek üzere bazen üzüntü, bazen sevinç le karşılayacağınız duygu dünyasına götürmek istiyorum. Bu dünyada kendinizden bir şeyler bulacağınızı, akıp giden hayat yolunun duraklarında düşüneceğiniz bir kervanı izlemeye götürmek istiyorum. Beraber gideceğimiz bu yolun sonunda çaresizliklerin nasıl çareye dönüşüp model olduğunu görüp taşın altına elimizi koyabildiğimiz sürece her şeyin daha güzel daha da iyi olabileceği bir dünya anlayışına sahip olabildiğimiz bir anlayışın hakim kılınması dileklerimle. Saygılarımla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128076</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/912d4643-b668-4297-ac64-a7ed8c678363.jpg</image:loc>
            <image:title>Vuslat – Sahipsiz Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Kadın, doğumundan ölümüne kadar kimsesizliğini taşır yüreğinde… Yaşamı boyunca sessiz isyanlarını duyuramaz en yakınlarına bile… Kendi adıyla anacağı bir evi bile olmaz kadının! 
Ya “Baba evi’dir” yaşadığı ev, ya da “Koca evi”… 
Aile içinde ya da akrabalar arasında küçük yaşlarda Ensest ilişkiyle tanışır bazen! 
Cinselliğin ne olduğunu bilmeden, kadın ve erkek arasındaki farkı algılayamadan kocaman eller dokunur vücudunun en mahrem yerlerine! Korkar… Utanır… Yaşadığı kâbusu kimselere anlatamaz… 
Ruhunda fırtınalar kopar ama konuşamaz! Konuşsa da kimse ona inanmaz, inanmak istemez! Masum bakışlarına yansıyan isyanlarını ise, kimse gözlerinden okuyamaz! 
Ya canını acıtacaklarından korkarak susar ya da bir çikolatayla, gofretle, oyuncakla kandırılıp susturulur… Bazen de konuşacağından korkulup, tecavüzden sonra acımasızca öldürülür!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128077</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46f34423-1233-46c0-b813-afc1bca72c94.jpg</image:loc>
            <image:title>Mizahperver</image:title>
            <image:caption>O artık yetişkin bir bireydi. Eğlenmeyi ve eğlendirmeyi çok seviyordu. İnsanları mutlu etmeyi kendisine vizyon edinmişti. Buna giden yol ise gülümsemekten geçiyordu. Onun gülümsediğini gören insanlar da bir neşe hâkim oluyordu. Bir süre sonra bu durum ona yetmemeye başladı çünkü mutluluk kadar mutsuzlukta bulaşıcıydı. Gülümsettiği insanların mutluluğu çok kısa sürmekteydi. Daha fazla insana ulaşması gerekiyordu. İşte o an aklına bir fikir geldi. 
Yazmalıydı. Daha fazla insan okuyana kadar. Daha fazla insan okuyup gülümseyene kadar. Yazmalıydı. Çünkü hayat güzeldi. Çünkü hayat gülünce çok daha güzeldi. 
Arkadaşlarını barıştırmak için hikâyeler yazıp yıllar sonra yazar olan bir çocuk, ilginç tanışma hikayelerini çocuklarıyla paylaşan bir çift, sevdiği kızla evlenebilmek için siyasete atılan bir genç, arkadaşlarının dertleriyle dert sahibi olan bir ev arkadaşı, hoşlandığı kıza ulaşabilmek için kuşlarla haber yollayan bir aşık, ıssız bir adada yıllarca mahsur kaldıktan sonra kurtulan ve geri döndüğünde Dünya’nın eskisi gibi olmadığını anlayan bir adam, ilgisizliğinin sonuçlarıyla yüzleşen bir sihirbaz, hayatı boyunca hayalindeki aşkı arayan ve en sonunda bulduğunu sanan bir yolcu, sonuçlarını düşünmeden dilek dileyen bir şanssız, sessizlik arayışı içinde olan bir bahtsız. 
İkinci kitabım Mizahperver, on adet absürt mizah hikayesinden oluşan bir güldürü kitabıdır. Güldürürken aynı zamanda ikili ilişkilere dair konuları olabilecek en komik haliyle sizlere aktarmakta ve absürt yanını bizlere sunarak düşündürmektedir. Her bir hikâye sizi farklı alemlere götürecek ve bir nebzede olsa yüzünüzü gülümsetecektir. Keyifle okumanız dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128078</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adf80383-fcde-4e57-bd2a-c1bfc493c9cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Gözlerin Şiir Ben de</image:title>
            <image:caption>Ben hiç şiir yazmazdım 
Bilmezdim ki şiirin 
Gözde kâğıt 
Bakışta kalem 
Yürekte mısra 
Hece hece bölünüp 
Kurşun gibi vurduğunu 
Bilmezdim ki şiirin 
Ateş olup kor kor 
Kelimelerde tutuştuğunu 
Gözlerin bir kitap kadar 
Şiir okuduğunu 
Bilmezdim ki şiirin sen olduğunu 
Gözlerin şiir bende…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128079</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cda6480-b5ba-4d39-928f-f53b994735be.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk İncinir</image:title>
            <image:caption>Ayrılıktan söz etme ne olur 
Kalem kırılır kelimeler incinir 
Şiirler matem tutar gecede 
Gökteki yıldızlar incinir 
Toprak susuz kalır baharda 
Bülbül ötmez gül incinir 
 
Ayrılıktan söz etme ne olur 
Göz küser yaş incinir 
Yağmurunda ıslanır kalbim 
Sevmekten öte aşk incinir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128080</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b66e1113-47b7-4f5b-a536-179c94d14fdf.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanın Kıyısında</image:title>
            <image:caption>Hayat, değişmeyen değerlerimizle anlam kazanır. 
Bizi biz yapan hatalarımız, hayatı daha derin kavramamıza yardımcı olur. Kimi zaman sıkıntılar içinde kaybolduğumuzu sanırız, ama aslında her zorluk, bizi daha güçlü kılan bir basamaktır. Hazlar da sıkıntılar da gelip geçicidir; ancak asıl önemli olan, bu dalgalanmalar içinde kendi değerlerimize sadık kalmaktır. 
Önemli olan, varlığımızın anlamını keşfetmek, sevdiklerimizle birlikte zor günleri aşmak, sabrın gücünü ve şükrün kıymetini bilmektir. Hayatın karmaşasında kaybolmadan, doğruya tutunarak ilerlemek ve mutlu olmanın yollarını bulmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128081</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34dd3930-0770-4ac5-a378-905334c0af0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Eleştirel Kürdi Pedagoji</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, ‘Kürt Sorunu’nu başta dil hakları ve anadilinde eğitim olmak üzere kimlik üzerinden politika, kültür ve gündelik yaşamın çeşitli boyutlarında ele alan sosyo-pedagojik bir çalışma, bir tür eleştirel Kürdi Pedagoji. Kemal İnal, ‘Kürt Sorunu’nu öncelikle Kürtçe ve kimlik bağlamında olmak üzere, Yeşilçam’daki “kıro” arketipinden metropollerdeki “Kürt amele”ye, TBMM’de “bilinmeyen dil”den “özel Kürtçe dil kursları”na değin çok çeşitli yönleriyle ele alırken kendi Kürdi özel aile yaşamından da örnekler vererek başta “dil ırkçılığı” olmak üzere pek çok dil yasağı, önyargı ve ötekileştirme pratiklerini teorik bir analize tabi tutmaktadır. AKP döneminde Kürtçenin kamusallaşması yönünde atılan sivil adımların başına gelenleri çok dilli belediyecilik, yasaklı harfler, TRT Şeş, mahkemelerde Kürtçe savunma gibi bağlamlarda ele alan İnal, Kürtçeye dair yasak, baskı ve dışlamaların çok çeşitli örneklerini vermektedir. Kitap, bir bakıma son yirmi yılda ‘Kürt Sorunu’nun dil, kimlik ve politika boyutlarında başına gelenleri olgusal olarak açıklamaktadır. 
Töz Yayınevi olarak Kemal İnal’ın çalışmasının, bugünlerde yeniden çözülmesi yönünde umut ışığı yanan ‘Kürt Sorunu’nun dil, kültür ve kimlik boyutunda farklı bir açıdan ele alınması konusunda bir katkı getirdiğini düşünüyor ve geniş kitlelerce okunmasını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128082</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b3babd3-ff81-4e03-8dfa-654eea6610b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınıf Mücadelesi ve Sendikalar</image:title>
            <image:caption>Sendikaların sınıf mücadelesi içindeki yeri, önemi ve rolünün tarihsel bir bakış açısıyla ele alınması, 21. yüzyılda emekçilerin öz örgütleri olan sendikaları yeniden işçi sınıfının örgütlenme ve mücadele merkezleri haline getirme hedefi açısından önemlidir. 
Sendikaların yalnızca hak arama mücadelesiyle sınırlı kalmaması, işçi sınıfının siyasal bilincini artırarak bağımsız bir sınıf hareketi haline gelmesi gerekmektedir. İşçilerin örgütlü mücadelesi olmadan sermaye karşısında hak kazanmak ve kazanılmış hakları korumak mümkün değildir. Bugün, işçi sınıfının sermaye ve devlet karşısında bağımsız bir sınıf olarak varlığını sürdürebilmesi, sendikaların bugün ve gelecekte nasıl bir mücadele çizgisi izlemesi gerektiğiyle doğrudan bağlantılıdır. 
Sınıf mücadelesinin, sendikaların ve sendikal hareketin gelişiminin tarihsel bir perspektifle ele alınması, işçi sınıfının mücadelesine ışık tutarak gelecekte nasıl bir yol izlenmesi gerektiği konusunda önemli ipuçları sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128083</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d45f479-0ef5-49a3-8aaf-b59ea7771ec5.jpg</image:loc>
            <image:title>Can Mikroplara Karşı</image:title>
            <image:caption>Can şekerleri çok ama çok seviyor. Fakat ne zaman dişlerini fırçalaması gerekse hep bir bahane buluyor. Bu yüzden de dişlerini saran mikroplarla karşılaşıyor. 
Aydan Tuncayengin, bu sevimli ve öğretici hikâyeyle çocuklara diş sağlığının önemini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128084</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b41f8d42-cbce-4c76-aae2-1450e9963d55.jpg</image:loc>
            <image:title>Öncü &amp; Gönlün Sırları</image:title>
            <image:caption>Cibran’ın sözcükleri, bir kâhin gibi geleceği haber veren, bir münzevi gibi hakikati arayan, bir âşık gibi dünyaya tutkuyla sarılan bir tını taşır. O, modern dünyanın yalnız kalmış ruhlarına seslenir. Ona göre her insan, kendi içinde bir öncüdür ve her öncü, kendi gönlünün sırlarını taşımakla yükümlüdür. 
 
Öncü, insanın kendi yol arayışını anlatan bir bildiri, bir öznelik manifestosudur. Kendi varlığının öncüsü olmak, her yeni günün ilk ışığında kaybolan bir gölgeye dönüşmek ve tekrar yeniden doğmaktır. Cibran burada insanı, kendi kaderinin hem yolcusu hem de yaratıcısı olarak resmeder. Bizi, kendi içimizde bir devrim başlatmaya davet eder. Gönlün Sırları ise kalbin en gizli dehlizlerinden yükselen bir çığlık gibidir. İnsan varoluşunun ağırlığını, sevdanın ve kaybedişin izlerini, ruhun anlatmayacesaret edemediği sırları fısıldar. Aşk, bir esaret olduğu kadar bir özgürlüktür de; ayrılık bir son değil, dönüşümün başlangıcıdır. 
 
Bireyin iç dünyasına yaptığı metafizik yolculuğun iki farklı durağını andıran Öncü ve Gönlün Sırları, özel bir edisyonla ve Cahit Koytak’ın müthiş çevirisiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128085</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6690e6e-4e79-4df7-8448-50f5bf5504f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Vadinin Perileri &amp; Kırık Kanatlar</image:title>
            <image:caption>Zaman, bir nehrin sonsuzluğa uzanan akışı gibidir; biz, onun kıyısında duran, bir su damlasının içinde evreni görmeye çalışan yolcularız. Cibran’ın dünyasında her şey devinir, her şey dönüşür. İnsan da kendi içindeki boşluğun farkına vardığında gerçek anlamda doğar. 
 
Vadinin Perileri, doğanın bilge sesine dikkat kesildiğimiz, rüzgârın, ırmakların ve toprağın insana kendi hikâyelerini anlattığı bir eser. Cibran Vadinin Perileri’nde, modern insanın kaybettiği saflığı, köklerinden kopmuş ruhların vadilerde hâlâ duyulan seslerini anlatır. İnsan, özgür doğar, zincirlenir ve sonunda doğaya geri döner. Kırık Kanatlar ise, aşkın ve toplumsal kısıtlamaların yarattığı hüzünlü trajediyi gözler önüne serer. Kavuşmanın imkânsızlaştığı yerde, aşk en saf halini alır. Çünkü bazen iki insanın en büyük kaderi, birbirine çok yaklaşmışken sonsuza dek ayrılmaktır. Cibran, bu eserleriyle gösteriyor ki insan, sevdiği şeyleri kaybetmeye yazgılıdır; insan 
zaten kaybettikleriyle var olur. 
 
Bu özel edisyon, Cibran’ın metafizik gerilimi en yüksek iki eserini bir araya getiriyor. Vadinin Perileri ve Kırık Kanatlar, yeni bir edisyonla ve Cahit Koytak çevirisiyle Ketebe’de.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128086</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4841cae2-ed0c-43c4-9287-5729153f5a0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçtim Bu Alemden</image:title>
            <image:caption>İnsanlığa ferman okundu darda 
Daldım ummanlara derya katında 
Ozan Direnç derler benim adıma 
Geçtim bu âlemden pirler aşkına</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128087</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c3b3f13-8517-4b3b-a2fd-a93e4cc4b6b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Gücünün Sınırsız Denizi</image:title>
            <image:caption>Ülkü Tamer, hayatı boyunca edebiyat dünyasının içinde hem yazar hem yayıncı hem de okur olarak yer almış ve o yıllarda bin bir fedakârlıkla çıkan edebiyat dergilerinin hemen hemen hepsini özel bir titizlikle incelemiştir. Kendi de hem dergicilik hem yayıncılık heyecanına kapılmış ve bir şair olarak edebiyatın -kendi deyimiyle- “altın çağı”nı doya doya yaşamıştır. Bu durum, doğal olarak şairin yazma serüveninin son derece renkli ve ilginç hale gelmesine vesile olmuştur. 
 
Hayal Gücünün Sınırsız Denizi, Ülkü Tamer’in sanata ve özellikle edebiyata olan bakış açısını anlama açısından önemli bir hazine. O günün edebiyatını bazen ironik bazen de içli bir biçimde değerlendiren şair, anlamların sınırsızlığını ve bu sınırsızlığı inşa eden bütün patikaları gözler önüne seriyor. Ülkü Tamer’in edebiyat 
dünyasının izlerini daha da aydınlatan bu yazıları; edebiyatın değerini, haysiyetini ve anlamlarını düşünmek isteyenler için önemli bir merkez nokta olarak da kabul edilebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128088</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b775e30c-4f6c-43f8-9b16-f61a92476325.jpg</image:loc>
            <image:title>Amok Koşucusu</image:title>
            <image:caption>Tutkunun ve deliliğin sınırlarında gezinen bir adamın çarpıcı hikâyesi…Okyanusta seyreden
bir gemi, içinde yalnızca yolcuları değil, aynı zamanda unutulmaz bir itirafı da taşımaktadır.
Uzak Doğu’da görev yapan bir doktor, bir kadının çaresizce yardım istemesiyle kendini
beklenmedik bir girdabın içinde bulur. Ancak ilk anda reddettiği bu yardım çağrısı, kısa
süre içinde vicdanını kemiren bir takıntıya dönüşür. Amok koşucusu gibi gözü kara bir
şekilde, durmaksızın ve kaçınılmaz bir sona doğru sürüklenir.Stefan Zweig, insan ruhunun
en karanlık köşelerine inerken, saplantının ve tutkuların ne denli yıkıcı olabileceğini
ustalıkla gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128089</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba09d8f9-f2d2-429f-9c9a-a5d3afa55b14.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu</image:title>
            <image:caption>Bir mektup... Bir kadının sessiz çığlığı... Asla ulaşılamayan bir sevgiye yazılmış çarpıcı
veda.“Hayatım boyunca seni sevdim, hiç bilmedin.” Bir kadının, yaşamı boyunca kalbinde
sakladığı derin bir aşkın, hiç tanınmamanın ve sessizliğin iç burkan hikâyesi. Her satırında
gizlenmiş acı, özlem ve çaresizlikle yazılmış bir itiraf.Stefan Zweig’ın psikolojik
çözümlemeleriyle örülü bu sarsıcı eser, insan ruhunun en gizli köşelerine dokunuyor.
Sevginin bir omuzda yük, bir kalpte yangın oluşunu anlatıyor.Bu mektup, sadece bir adama
değil; unutulmuş, görülmemiş, adı anılmamış tüm aşklara yazılmış bir ağıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128090</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10dc3a27-1661-4f5f-ba3e-ecb075ab0b01.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kadının Yaşamından 24 Saat</image:title>
            <image:caption>Tutkunun, tesadüflerin ve insan ruhunun derinliklerine inen unutulmaz bir
hikâye…Riviera’daki lüks bir otelde, herkesin hayatını değiştiren tek bir gün… Saygın bir
İngiliz kadın, geçmişinden gelen büyük bir itirafla, hayatının en çarpıcı yirmi dört saatini
anlatıyor. Ansızın karşısına çıkan bir adam, onu sıradan yaşamından koparıp hiç
beklemediği bir tutkuyla sarsıyor. Peki, bir insanın kaderi yalnızca bir gün içinde tamamen
değişebilir mi?Stefan Zweig, Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat’te, insan doğasının en
derin tutkularını, vicdan ile arzunun amansız çatışmasını ve yalnızca birkaç saatte yaşanan
bir aşkın unutulmaz etkisini ustalıkla işliyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128091</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ec9eb8c-a617-4f1b-98b4-99f73f14569d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalpsiz</image:title>
            <image:caption>Bitme çağıydı, yeniden başlama çağıydı; ümit çağıydı, ümitsizlik çağıydı; susma çağıydı,
konuşma çağıydı; yalan çağıydı, gerçek çağıydı; unutma çağıydı, hatırlama çağıydı; var oluş
çağıydı, yok oluş çağıydı... Belli belirsiz bir çağdı bu. Ölüm ile yaşam arasındaki çizginin
adıydı. Attığın her adımda dikkatli olacaktın. Ya düşecektin ya da düşmemek için çaba
gösterecektin. Ya vazgeçecektin ya da devam edecektin. Ya cenneti seçecektin ya da
cehennemi. Hep bir seçim yapmak zorunda olacaktın. Ya zoru seçecektin ya da kolayı. Sen
zor olanı seçsen bile ayakların seni hep kolay olana gitmen için zorlayacaktı. Ama sen asıl
gerçeği zor olanda bulacaktın. Bunun için çabalayacaktın, yorulacaktın, ruhun yorulacaktı
ve sen yorulmaktan yorulacaktın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128092</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/530fe327-44a9-46a8-9405-5f9c2713e205.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Gecenin İzleri</image:title>
            <image:caption>Bir kadın düşün… 
Küçük bir köyde ailesi ve nişanlısıyla huzurlu bir hayat yaşarken, karanlık bir gecede tüm geleceği elinden alınan, hayalleri yıkılan paramparça bir kadın. 
Bir kadın düşün… 
Doğup büyüdüğü yerde dedikodu ve baskılara maruz kalıp nişanlısı tarafından terk edilen, suçsuz bir kadın. 
O kadının tek suçu, yardıma ihtiyacı olan arkadaşına el uzatmaktı. Nereden bilebilirdi ki en yakın arkadaşının ona kötü bir tuzak kurduğunu? 
O gece Suna oraya hiç gitmemiş olsaydı bu korkunç olayların hiçbiri başına gelmeyecekti. 
Peki, Suna köydeki dedikodular, ailesinin baskısı ve nişanlısının onu terk etmesi üzerine neler yaşayacak ve o karanlık gecenin izlerinden kurtulmayı nasıl başaracak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128093</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce88a073-610a-482c-9ef6-b882d480ba68.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Durdukça</image:title>
            <image:caption>İkinci Dünya Savaşı’nın çalkantılı günlerinde özgürlük arayışı... 1920’ler Berlin’inden 1950’ler İzmir’ine... Kocasının hareminden Berlin’e kaçan Leyla’nın, geçimini sağlamak için falcılıktan casusluğa uzanan ayakta kalma mücadelesi. Leyla, aradığı özgürlüğe kavuşacağını düşünürken patlak veren II. Dünya Savaşı... Zaman Durdukça; kimlik, güvenlik ve özgürlük arayışında bireylerin, özellikle kadınların hikâyesi. “Berlin... Parlak, ateşli, asi, hiçbir ucundan yakalayamadığın, yakalasan durduramadığın, ona tutunduğun sürece sonunu göremediğin bir tuhaf serüven. Tek başıma geldiğim bu şehirde tahayyül ettiğim o hayatı yaşamış, ısrarla kaçtığım aşka teslim olmuş, doğurmadığım bir insana sahte bir pasaportla bir gecede anne oluvermiştim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128094</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38b27c02-8dff-4023-91d3-064455160a84.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Göz</image:title>
            <image:caption>GÖZLERİNİ KIRPMA. EĞER BAKMAYI BIRAKIRSAN ONLARI DAHA ÇOK HİSSEDERSİN… 
 
Ölüm, varoluşumdaki tek neşeli olasılık gibi görünüyordu; bir kurtuluş, bir sükûnet. Hayat ise taşıması anlamsız ve gereksiz bir yüktü… 
Cleormont Malikânesi, görkemiyle büyüleyen ancak gölgelerinde insan ruhunu ezen karanlık bir sır saklıyordu. Nesiller boyunca süregelen bir lanet, malikane sahiplerini birer birer alırken, geride yalnızca kırık hayatlar ve kaybolmuş umutlar bırakıyordu. Bu evin duvarları sıradan taş ve tuğlalardan değil, anılardan ve çığlıklardan inşa edilmiş gibiydi. 
Umudun küllerinden doğan tutkulu bir aşk, bu lanetin karanlığını kırmaya yetecek mi? Yoksa Cleormont Malikanesi, geçmişte olduğu gibi onları da sonsuz bir sessizliğe mi mahkûm edecek? 
Kırmızı Göz, gotik korkunun, doğaüstü dehşetin ve insani dramın sınırlarında gezinen bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128095</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b302665-3632-49fc-85c3-28707b95377e.jpg</image:loc>
            <image:title>Satranç</image:title>
            <image:caption>HER OYUNUN BİR BEDELİ VARDIR. PEKİ YA BU OYUNUN BEDELİ AKIL SAĞLIĞIYSA? 
Bir yolcu gemisinde oynanan rastlantısal bir satranç maçı, iki zıt karakteri karşı karşıya getirir: Duygusuz, hesapçı dünya şampiyonu Czentovic ve geçmişinde karanlık bir sır taşıyan, satranca yalnızca bir hücrede tutunmuş Dr. B. 
Tutkunun deliliğe dönüştüğü, stratejinin yalnızlığa karşı oynandığı bu unutulmaz düelloda kazanan kim olacaktır? 
Stefan Zweig’ın sürgündeki son eseri olan Satranç, insan zihninin en uç noktalarını keşfeden unutulmaz bir başyapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128096</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e922114-1b29-4f8c-96c8-faeb64f640a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Satrançta Açılış İlkeleri</image:title>
            <image:caption>Satranç; hayatın zorlukları karşısında pes etmeyen, mücadele eden bireyler yetişmesini sağlamaktadır. 
Satranç; stratejik düşünmeyi sağlayarak bireyin daha doğru kararlar vermesine olanak tanımaktadır. 
Satranç; problem çözme, hızlı düşünebilme becerilerini ve kendine güven duygusunu geliştirmekte, planlı hareket etmenin önemini göstermektedir. 
Satranç; dostça oynamayı, kaybetmeyi kabullenmeyi, kurallara uymayı, kazananı kutlamayı öğretmektedir. 
Satranç; bireyin hayatta daha başarılı olmasına yardımcı olmaktadır. 
Satranç; hayatın 64 karelik bir dünyaya yansımasıdır. 
Serinin ikinci kitabı olan bu kitap ile konu anlatımlarının yanı sıra diyagramlar üzerinde satrancın açılış ilkelerinin (taş gelişimi, merkez hakimiyeti, şah güvenliği) öğrenilmesi hedeflenmektedir. Ayrıca bu kitapta, en yaygın kullanılan açılışlar (İtalyan açılışı, İskoç açılışı, İspanyol açılışı, Sicilya savunması, Vezir Gambiti vb.) ile bu açılışların oynandığı ustalardan maçlar da yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128097</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78ba38e0-64d7-4e6f-8117-c8d9a38dd2d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzay Feneri 23</image:title>
            <image:caption>SİLO’nun yazarı Hugh Howey’den Uzay Feneri 23, insan doğasının derinliklerine inen, savaşın ve yalnızlığın insan üzerindeki etkilerini sorgulayan heyecan dolu bir bilimkurgu romanı. 
 
Yüzyıllar boyunca deniz fenerleri, fırtınalara ve karanlığa karşı gemilere rehberlik etti. Bu yalnız ve çoğu zaman unutulmuş görevin kıymeti, ancak bir şeyler ters gittiğinde anlaşılırdı. Yirmi üçüncü yüzyılda, bu görev yıldızlara taşındı. Artık bir galaksi boyunca ışık hızının katbekat ötesinde seyahat eden gemilere yön veren uzay fenerleri vardı. Galaksinin ücra bir köşesindeki Uzay Feneri 23 de bunlardan biriydi. 
 
Galaksiler arası savaş sona ermişti. Uzay Feneri 23’te kalan eski askerin görevi basitti ve işler yolunda gittiği sürece sakin bir hayatı vardı. Ama kısa bir süre sonra Uzay Feneri 23’te bazı sıradışı şeyler olmaya başlayacaktı: bozulan sistemler, devredışı kalan aygıtlar ve kaza yapan bir kargo gemisi… Tüm bunlarla başa çıkmaya çalışan uzay feneri bekçisinin vermesi gereken çok daha büyük bir karar olacaktı ama bu karar milyonlarca insanın hayatını etkileyebilirdi. 
 
“Hugh Howey yine heyecanı ve gerilimi bir an bile azalmayan bir roman yazmış.” –Washington Post 
 
“Savaşa ve ıssızlığa dair şahane bir bilimkurgu romanı.” –Warren Ellis</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128098</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a823b95c-1ed0-45f7-bd1d-efdc59225093.jpg</image:loc>
            <image:title>Satrançta Temel Mat İlkeleri</image:title>
            <image:caption>Satranç; hayatın zorlukları karşısında pes etmeyen, mücadele eden bireyler yetişmesini sağlamaktadır. 
Satranç; stratejik düşünmeyi sağlayarak bireyin daha doğru kararlar vermesine olanak tanımaktadır. 
Satranç; problem çözme, hızlı düşünebilme becerilerini ve kendine güven duygusunu geliştirmekte, planlı hareket etmenin önemini göstermektedir. 
Satranç; dostça oynamayı, kaybetmeyi kabullenmeyi, kurallara uymayı, kazananı kutlamayı öğretmektedir. 
Satranç; bireyin hayatta daha başarılı olmasına yardımcı olmaktadır. 
Satranç; hayatın 64 karelik bir dünyaya yansımasıdır. 
Bu kitapta; koruma matı, merdiven matı, koridor matı, boğmaca matı, arap matı, kılıç matı, opera matı, açmaz yardımıyla mat, çoban matı, dilaram matı, açarak mat, çifte şahla mat gibi temel mat konularının diyagramlar üzerinde öğrenilmesi hedeflenmektedir. Ayrıca; 1 hamlede mat, 2 hamlede mat ve 3 hamlede mat alıştırmaları ile 720&apos;den fazla diyagram üzerinde mat konusunun pekiştirilmesi amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128099</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1633012c-b306-40fc-aa26-344ea9a20441.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Ne Saçma Sis</image:title>
            <image:caption>Enrique Vila-Matas metinlerarasılığı kullanan, kurmacanın tabiatını sorgulayan ve nevi şahsına münhasır eserleriyle öne çıkan, İspanyol edebiyatının en muzip, en üretken yazarlarından birisi. Edebiyat dünyasının her detayını romanlarında kullanmaktan çekinmeyen Vila-Matas, Bu Ne Saçma Sis’te Katalunya’nın bağımsızlığının ilan edildiğinin sanıldığı belirsizliklerle dolu üç günde gerçekleşen aile içi bir edebi karşılaşmayı anlatıyor. 
 
Yirmi yıl önce doğduğu memleketi terk edip New York’a göçmüş, Thomas Pynchon kadar gizemli, hatta bizzat Pynchon olduğunu iddia eden, uzaktaki yazar Reiner Bros, kendisini mütevazı alıntı sanatçısı ama bir ast, bir hokusai olarak gören Simon Schneider’le, efsaneleşmesine yol açan romanlarında kurdukları gizli işbirliğinin yanı sıra, bir başka sırrı da paylaşmaktadır: Aile. Babalarının vefatının hemen akabinde, memleketleri Barselona’nın en hararetli günlerinde, düelloyu andırır bir buluşmada bu iki kardeş, yazar ve edebiyat kahramanı nihayet hesaplaşacaktır. 
 
Enrique Vila-Matas’ın muazzam edebi labirentlerinden biri daha: Kurulurken yapıtaşlarının söküldüğü, yazılırken atıflarla durmadan dönüşen, her köşesinde “küçük varoluşların” parıldadığı, sıkı okurlar için sisin içinden çıkan som bir cevher. 
 
“Vila-Matas’ın kitaplarındaki anlatıcının sesi tüm felaketleri atlatabilir: Çağdaş edebiyatta çok az yazar bu kadar içten ve kişisel bir tonu tutturabilmiştir. Bu nedenle her zaman yazarın yeni kitabını hevesle bekliyoruz, o sesi tekrar duymak için.” –RICARDO PIGLIA 
“Enrique Vila-Matas’ta, tıpkı Houellebecq ya da Bolaño’da olduğu gibi, bana Philip K. Dick’in bu dünyadaki varoluşunu hatırlatan bir şey var ve bu eşsiz, benzersiz, harikulade bir şey.” –EMMANUEL CARRÈRE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128100</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edb60f63-6630-48ee-b6d1-32f5c413027d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yılan Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Siz hiç seçim yapmak zorunda bırakıldınız mı? Hayır, hayır. “Aşk mı para mı?” gibi klişe sorulardan bahsetmiyorum. “Film mi, kitap mı?” hiç değil. 
Siz hiç temiz kalabilmek için kirli bir kumar oynadınız mı? 
Ben oynadım. Hayatım yeşil örtülü masanın tam üzerinde duruyordu. Kartlar ise yaşayacağım günlerimdi. Fakat ben gibi değil. Aynı bedende, iki farklı kimlikte: çocuk Şirin’le, kadın Şebnem’le. 
Ben geçmişte kanca misali takılı kaldım, gelecekten sakındım. Deli bir aşığın camdaki kızı, özgür bir prensin denizkızıydım…. 
Siz hiç yüreğinize gömdüğünüz birinin hatırasında yıllarca yaşadınız mı, her gün biraz daha ölürken? 
Ben yaşadım, seçimlerim beni fırtınadan sağ çıkarırken. 
Yazarın müptelası olacağınız bir romanı daha…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128101</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7479f588-924f-4f88-b2a4-cb761c8a766a.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpeğim Charley İle Amerika Yollarında</image:title>
            <image:caption>Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Steinbeck Amerika gezisinden damıttığı çarpıcı gözlemlerini Köpeğim Charley ile Amerika Yollarında kitabında eşsiz anlatımıyla okura sunuyor. 
Steinbeck uzun yıllardır seyahat etmediği için Amerika’yı hafızasında kalanlarla yazdığını fark eder. Bu sebeple yirmi beş yıl sonra ülkeyi tekrar keşfetmeye karar verir ve 1960’ta Fransız kanişi cinsi köpeği Charley ve bir pikabın üstüne oturtulmuş küçük bir evden oluşan karavanıyla boydan boya bir Amerika yolculuğuna çıkar. Long Island’dan başlayıp Teksas’a kadar uzanan ve yaklaşık on beş bin kilometre kat ettiği bu yolcuğu edebi ustalığıyla harmanlayarak muhteşem bir 20. yüzyıl Amerika panoraması kaleme alır. “Steinbeck, yerelciliğin ölümü, Amerika’nın giderek homojenleşmesi ve çevrenin tahrip edilmesi gibi konularda tam isabet kaydetmişti. 
Tüm bu konularda ileri görüşlüydü.” BILL BARICH “Bu kitap, Steinbeck’in onlarca yıllık gözlemlerini ve zanaatını geliştirmek için harcadığı yılları yansıtıyor.” JAY PARINI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128102</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4654340-686b-4a19-bfc6-cdec5a15154c.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzun Vadi</image:title>
            <image:caption>Uzun Vadi, 20. yüzyılın ilk yıllarında, Kaliforniya’daki Salinas Vadisi’nde yaşayan insanlara odaklanıyor. Hem verimli tarım topraklarını, hem de çölü andıran düzlükleri barındıran uçsuz bucaksız bir coğrafyaya dağılmış sıradan insanların zayıflıklarını da, güçlerini de keskin bir gözlem gücüyle, betimleme ustalığını konuşturarak anlatıyor John Steinbeck. 
Hayalleri ile hüsranları arasında sıkışıp kalmış köylülerin, işçilerin, küçük kasaba insanlarının hikâyelerini benzersiz anlatım tarzıyla bir araya getiriyor, her öyküde tekdüze hayatların içindeki trajediyi, umudu ve insaniyeti ustalıkla yansıtan toplumsal hicivler inşa ediyor. 
Büyük romancı Steinbeck, öykü türünde de büyüklüğünü gösteriyor. “Uzun Vadi’deki bazı öyküler Çehov’un en iyi öyküleriyle aynı seviyede, hatta onlardan üstün.” ANDRÉ GIDE “John Steinbeck, birçok romancının koca bir kitapta anlattığı şeyleri birkaç paragrafa sığdırabiliyor.” LEWIS GANNET</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128103</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/455dd5ba-a5cd-48b3-80bd-f08384fd4059.jpg</image:loc>
            <image:title>Öfkeli Dinozor</image:title>
            <image:caption>Öfkeli Dinozor neredeyse her şeye sinirleniyor. Bir şeyeler istediği gibi gitmediğinde, bir işi yapmakta zorlandığında ya da televizyonda sevmediği bir program çıktığında çok öfkeleniyor. Acaba minik dinozor bu öfke duygusunu kontrol altına almayı başarabilecek mi? 
 
Minik Dinozorlarla Duygularımız dizisinde yer alan kitaplar, çocukların başa çıkmakta zorlandığı duygulara yoğunlaşıyor. Tekrar tekrar okumak isteyeceğiniz bu kitaplar hem komik hem de çocuklarımızın kişisel gelişimine büyük katkı sağlayacak. Ayrıca her kitabın sonunda bulacağınız pratik öneriler sayesinde çocuklarınıza duygularını yönetme konusunda yardımcı olabileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128104</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b33a93c-92e5-47f1-8201-b4c3fb0fb130.jpg</image:loc>
            <image:title>Alev Alev</image:title>
            <image:caption>John Steinbeck, tiyatro oyunu ile romanı birleştirerek biçimsel bir meydan okumaya, bir edebiyat deneyine girişiyor Alev Alev’de. Her biri nev’i şahsına münhasır dört karakter tuhaf bir ilişki sarmalının içine düşüyor: Delicesine istemesine rağmen bir türlü baba olamayan Joe Saul, canından çok sevdiği kocasına bir çocuk verebilmek için her şeyi göze alan Mordeen, bu evliliğin ortasına en olmadık şekilde düşen Victor ve üçüne verdiği tavsiyelerle işleri bazen karıştırıp bazen yoluna koyan Ed Arkadaş. Sirk, çiftlik ve deniz olarak tasarlanan üç perdede, mekânlar ve karakterlerin yaptıkları işler değişiyor ama yaşananlar aynı kalıyor, olaylar birbirini takip ediyor. Böylece meydana geliyor Steinbeck’in en sıradışı, en enteresan kitaplarından biri. “Şiirsel bir yoğunlukla tasarlanıp yaratılmış, ahlâk üzerine bir oyun.” NEW YORK HERALD TRIBUNE “Alev Alev’in karakterleri folklorun efsanevi arketipleridir. Kısıtlı, arındırılmış, ama çeşitli renklerle bezenmiş bir dil konuşurlar; kendine has, şiirsel, dokunaklı bir halk ağzıdır bu.” THE NEW YORK TIMES</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128105</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c505a059-b8b5-454a-85f4-1f2f608fbd50.jpg</image:loc>
            <image:title>Dava</image:title>
            <image:caption>“Kardeşimmiş gibi hissettiğim tek sanatçı Franz Kafka’dır.” –DAVID LYNCH 
 
Franz Kafka, modern edebiyatın en etkileyici yazarı ve yazar olmayanıdır, birkaç öyküsü hariç yapıtları ölümünden sonra tamamlanmamış hâlleriyle yayımlanmıştır. Buna rağmen ortaya koyduklarıyla insan bilincinin ve hissettiklerinin dile getirilmesinde çığır açmıştır. Yerleşik düzenlerin açmazlarını göstermek için rüyaları andıran kopukluklarla anlattıkları hakikatin algılarını da bozup dünyayı tersinden netleştirmektedir. 
 
Bir sabah kaldığı dairesine gelen memurlar sayesinde bir soruşturma kapsamında arandığını öğrenen Joseph K, suçsuz olduğunu gayet iyi bilmektedir. Bir hukuk labirentine götürülmesine itiraz etse de adalet idaresinin benliğini sıkıştıran mekanizmalarından paçasını kurtaramaz. Joseph K’nın yaşadıkları bir fantazyadan ibaret olsaydı, Franz Kafka’nın yaptığının edebiyat olduğunu söyleyebilirdik; ama her tarafta hayata geçebilecek hukuk labirentlerini gayet iyi tecrübe ettiğimizden, yazılanlara ancak kehanet diyebiliriz. 
 
Burada yazılanlar belki kimsenin başına gelmemişti, belki de bir gün herkesin başına gelecekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128106</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f31b0dd8-12a3-48a7-8998-6991468ae2a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Utangaç Dinozor</image:title>
            <image:caption>Utangaç Dinozor çok ama çok utangaç bir dinozor. Ne zaman bir arkadaşının doğum günü partisine gitse, tanımadığı biriyle konuşmak zorunda kalsa ya da okulda, sınıf arkadaşlarının önünde bir şeyler anlatması gerekse çok utanıyor. Acaba minik dinozor utangaçlığını yenmeyi başarabilecek mi? 
 
Minik Dinozorlarla Duygularımız dizisinde yer alan kitaplar, çocukların başa çıkmakta zorlandığı duygulara yoğunlaşıyor. Tekrar tekrar okumak isteyeceğiniz bu kitaplar hem komik hem de çocuklarımızın kişisel gelişimine büyük katkı sağlayacak. Ayrıca her kitabın sonunda bulacağınız pratik öneriler sayesinde çocuklarınıza duygularını yönetme konusunda yardımcı olabileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128107</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa7ac578-c3f5-41ab-922d-cc2cbe4bfa98.jpg</image:loc>
            <image:title>Elif ve Orman Dedektifleri - Kolay Okuyorum</image:title>
            <image:caption>Elif ve sınıf arkadaşları okul gezisine giderken çok heyecanlılardı! Ormanda keşfedilecek hayvanlar ve bitkiler vardı. Üstelik onlara bir rehber de eşlik edecekti. 
Elif, iki arkadaşıyla birlikte bir kunduz yuvası keşfetti. Kunduzu yakından görmek için biraz yürüyünce ormanda kayboldular. Neyse ki Elif ve arkadaşları, orman dedektifleri oldukları için yolu nasıl bulacaklarını biliyorlardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128108</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7b9339c-65fb-4efc-bdf1-e53015a220ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Lord Jim</image:title>
            <image:caption>“Lord Jim gibi nadir bulunan kaliteye sahip bir kitabı şükran ve sevinçle, aynı zamanda macera okurlarına sunulmuş ayrıcalığın bilinciyle karşılamak gerekir.” –NEW YORK TIMES BOOK REVIEW 
 
Modern edebiyatın ustalarından Joseph Conrad, insan ruhunun derinliklerini ve ahlaki çatışmalarını büyüleyici bir gerçekçilikle ele alan eserleriyle tanınır. Denizcilikten edebiyata uzanan yaşamı, yapıtlarına hem teknik bir doğruluk hem de varoluşsal bir derinlik kazandırmıştır. Conrad’ın en etkileyici romanlarından biri olan Lord Jim, onun karmaşık anlatım tarzının ve derin psikolojik çözümlemelerinin zirve noktalarından biridir. 
 
Lord Jim, yayımlandığı dönemde büyük yankı uyandırarak 20. yüzyıl edebiyatının temel taşlarından biri hâline geldi. İnsanın vicdanıyla, onuruyla ve kendi kimliğiyle olan mücadelesini evrensel bir temada işleyen romanda Jim’in hikâyesi, yalnızca bireysel bir trajedi değil, aynı zamanda insan olmanın ve hatalarla yüzleşmenin kaçınılmaz yolculuğudur. 
 
Roman, genç bir denizci olan Jim’in, Patna adlı gemide yaşanan bir kazanın ardından yaptığı hatayla başlar. Onurunu kaybetmiş bir adam olarak Uzak Doğu’nun egzotik topraklarına kaçıp kendini yeniden bulmaya çalışır. Ancak hiçbir kaçış, vicdan azabından daha güçlü olamaz. Patusan adlı uzak bir diyarda halk tarafından bir lider olarak benimsenen Jim, geçmişinin ağırlığı ve gelecekteki kaderiyle yüzleşmek zorunda kalacaktır. 
Joseph Conrad’ın edebi ustalığıyla şekillenen Lord Jim, insanın kendi hatalarından ders çıkarma ve yeniden doğma çabasını epik bir anlatımla sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128109</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e43c6e93-f821-4025-949c-9fe47d029971.jpg</image:loc>
            <image:title>Porçakal</image:title>
            <image:caption>Sadece yastık, döşek, Zetina dikiş makinesi, el radyosu ve kıyafetlerimizden ibaret olan eşyalarla sığınmıştık “taşı toprağı altın” dedikleri o koca şehirdeki küçük dünyaya. Keşke o radyoyu da getirmeseydik. Annem ve ablam tam buraya ayak uydurmaya çalışırken radyodaki ses yüzlerine bir tokat gibi çarpıp gurbette olduklarını hatırlatırdı çünkü. Ellerinde ne iş varsa bırakarak radyonun karşısına oturup şarkı başlamadan ağlamaya hazırlanırlardı. “Şimdi de TRT sanatçısı Ayla Gürses’ten dinliyoruz: “Gurbet o kadar acı ki.” Diyarbakır’dan İstanbul’a 1970’li yılların ortalarında göç eden, büyük şehrin girdabında hayatta kalmak için çırpınan arafta kalmış bir aile hikâyesi... 
Yaslı bir anne ile dünya yansa umurunda olmayan, anason kokan bir babanın hasbelkader büyüyen yedi çocuğu. Geçmişteki Gazi Köşkü, Suriçi, Lalebey Mahallesi, Menekşe Plajı, gazinolar, sinemalar, Boğaziçi, Adalar, Şehremini, Samatya… Bircan Değirmenci, Porçakal’da, yaşanmışlıklarını hikâyeleştirirken, İstanbul-Diyarbakır arasında mekik dokuyan bir kız çocuğunun parıldayan şaşkınlığıyla göz göze getiriyor bizleri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128110</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c919b0f8-55dd-4035-860f-3c4af8de0f45.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de İslamcılar ve Hilafet</image:title>
            <image:caption>“Hilafetin kaldırılmasının ve Müslümanların birlik halinde olmamasının İslâmcı dergilerde zaman zaman ‘imamesi kopmuş tesbih tanesi gibi dağınık’ ifadesiyle tarif edildiğine rastlarız. Sık başvurulmasa da, zamanı aşıp gelen güçlü bir ifade olduğunu düşünüyorum; 1970’lerde de günümüzde de -mesela TRT’deki Payitaht Abdülhamid dizisinde- karşımıza çıkıyor. Sünni-Müslümanların yaşadıkları şiddet olaylarına karşı verdikleri tepkilerde bu dağınık oluşun güçsüzlük olarak yorumlanması ve hilafetin onları koruyacak bir güç gibi sunulması yaygın bir anlatıdır.” Fikriye Yücesoy, Türkiye’de İslâmcılığın sihirli bir konusunu ele alıyor; İslâmcıların bu kavrama yükledikleri anlamları, onu araçsallaştırma biçimlerini, hilafet sembolizminin tezahürlerini inceliyor. Türkiye’de İslâmcılar ve Hilafet, radikal İslâmcılık ile ana akım İslâmcılığı (kuşkusuz etkileşimsiz olmayan) iki spektrum olarak ele alıyor ve her iki spektrumun dergilerinde gezintiye çıkıyor. Hilafet söyleminin, kolektif hafıza kurma işlevine eğiliyor. Hilafet söyleminin AKP döneminde ve Yeni Osmanlıcılık bağlamında aktığı mecra, yine bu dönemde Kürt sorununa yaklaşımda hilafet kavramının kullanımları da, çalışmanın odakları içinde bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128111</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c25c3ba7-76de-4bf3-a864-92c3b4bf9b55.jpg</image:loc>
            <image:title>Soydaşınız Balık Burcu</image:title>
            <image:caption>“Komşularımızın çoğunun Rum, bizimse Türk olduğumuz bilgisi büyülü bir şeydi. İnanılmaz, tuhaf, müthiş bir keşif! Meğer hepimiz aynı değilmiş, biz başka (Türk), onlar da başka (Rum) kimselermiş!” 
 
Edebiyatının kırkıncı yılını geride bırakan Mehmet Yaşın’ın on üç yaşında yazmaya başlayıp otuz üç yaşında tamamladığı; zamanın olağan seyrine ve kimliklerin, ulusların, “öteki” olmanın çekişmeli sınırlarına başkaldıran romanı Soydaşınız Balık Burcu yeniden raflarda. 
 
“Mehmet Yaşın’ın romanı Soydaşınız Balık Burcu’nun Cevdet Kudret Roman Ödülü’nü alması Türkiye’de bir tartışmayı ateşleyecek. Belli bir ülkede yaşayan, o toprağa bağlı insanlar yerine, her toprakta bir parça yaşayan roman kahramanları şimdi bu kitapla gündemde... Mehmet Yaşın’ın kozmopolit metropoliten roman tipleriyle Türk Edebiyatı’nda azınlık kişilerin roman dönemi başlıyor... ‘Köy romanı’nın yerini ‘Şehir romanı’ aldı derken, Mehmet Yaşın, yeni bir dönemi açan Soydaşınız Balık Burcu ile şehirli romanının pabucunu da dama atıyor. Onun yerine ‘Global romanı’ Türk edebiyatına getiriyor... Yaşın’ın bu uluslararası, coğrafyasız yeni insan tipini destekliyorum. Globalleşen dünyanın ilk roman kahramanı onlardır.” 
—Doğan Hızlan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128112</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4940ebb8-8b23-42fb-a7c6-7516902bb4e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Anna Freud’u Okumak</image:title>
            <image:caption>Anna Freud&apos;u Okumak, psikanaliz tarihinin en önemli figürlerinden birinin çalışmalarını kapsamlı şekilde ele alıyor.  
Bu benzersiz kılavuz, Sigmund Freud’un “Antigonem” diye andığı ve psikanalizle iç içe geçen ömrü boyunca klinisyen, kuramcı, eğitimci ve araştırmacı olarak özgün çalışmalara imza atan Anna Freud’un düşünce ve pratiğine odaklanıyor. Aynı zamanda, psikanaliz tarihinin bu kritik figürünün çalışmalarının gelişimini ve yansımalarını tematik bir düzen içinde sunuyor.  
Anna Freud Merkezi’nde klinisyen ve eğitimci olarak görev yapan Nick Midgley, temel tartışmalar ile önemli uygulamaları bir araya getirerek, Anna Freud’un kuramsal ve klinik katkılarını sistematik bir şekilde göz önüne seriyor. Çocuk analizi ve çocuk psikoterapisi alanlarının öncülerinden biri olarak tanınan Anna Freud’un yapıtlarının nispeten geri planda kalmış yönlerine de dikkat çeken Midgley, çocukların yaşamlarının iyileştirilebilmesi adına eğitim ve bakım kurumlarında, hastanelerde ve hukuki bağlamlarda gerçekleştirilen çalışmaları da ayrıntılı bir biçimde ele alıyor. 
Anna Freud&apos;u Okumak, çocuk ve ergen ruh sağlığı alanında faaliyet gösteren uzmanların yanı sıra çocuklarla çalışan eğitimciler ve araştırmacılar için de bir kılavuz eser niteliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128113</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4039d4e3-d49a-45d0-9284-4a9d3b3a38ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuz Mekan - Formsuz Mimarlık</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma iki sürrealistin, George Bataille ile Frederick Kiesler&apos;in “formsuz mimarlık” ve “sonsuz mekân” kavramlarını ele alarak, sürrealizmin eleştirel mimarlık perspektifini aydınlatıyor. Sürrealistler, egemen olan mimarlık disiplininin rasyonalizmine ve hayat üzerindeki hükümranlığına cephe alırlar. Frederick Kiesler’in “sonsuz mekânları” yerleşik mimarlık kavrayışının sorgulanmasında etkili olur. Bataille’ın “formsuzluğu”, Kiesler’in “sonsuzluğunu” tamamlar. Bu iki isim, özellikle İkinci Dünya Savaşı’nın ardından canlanan avangardın, mimarlığı ve şehirciliği sökme çabalarında etkili olurlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128114</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d26fd3cf-9d11-4f54-8dac-079598149185.jpg</image:loc>
            <image:title>Hep O Şarkılar Geliyor Aklıma</image:title>
            <image:caption>“1974-80 dönemindeki siyasi karakterler manzumesi olan, katmanlı ve ‘karakter silsilesi’ bir kitap. Ailedeki Klasik Türk Müziği geleneğini başlatan Hafız Sadık’ın udu; Arapça, Fransızca yazılı notaları... 1917 Ekim Devrimi öncesinde, balıkçı teknelerinde çalışıp şansını denemek için Batum’a gidip devrimin nimetlerinden yararlanan Fuat Morgül... Geleneği sürdüren kardeşi Bedri Morgül... 50’li yılların gözde mekânlarından Tepebaşı Gazinosu’nda, Arif Sami Toker’e çalan oğlu Demir Morgül... Birbirlerine şarkılarla zincirleme eklemlenen dört kuşak...” Sezai Sarıoğlu Şenol Morgül, bir yandan, 1970’lerin Rizesi’ndeki devrimci hareketi anlatıyor. Sadece siyasi bir hikâye olarak değil, toplumsal bir hikâye olarak, bir arkadaşlık hikâyesi olarak... O siyasiliğin içinde, Karadenizlilerin kendileriyle ve hayatla alay edişi de var üstelik: “Devrimimiz mizahi bir devrim olacaktı!” Aynı zamanda “müzikal” bir hikâye, bu. Akrabalık kuran şarkıların, türkülerin, marşların, horonların hikâyesi. Rize’nın ilk caz orkestrası “Los Lazikos”tan Rize’nin ilk kadın kemençecisine, elli yıldır tükenmeyen devrimci şarkılara. Hep o Şarkılar Geliyor Aklıma, bir yaşam sevinci kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128115</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d632ded-06c3-4af9-bce3-a52a09a89c5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayır Deme Cesareti</image:title>
            <image:caption>Doğduğumuz andan itibaren “evet” demenin makul olduğu bize öğretildi. Öyle ya, “hayır” dersek tüm olumlu fırsatları kaçıracak, tüm önemli ilişkileri berbat edecektik. Oyunbozanlık eden, sorun çıkaran şey “hayır” demek değil miydi? 
 
Muhtemelen partnerinize, ailenize, arkadaşlarınıza, patronlarınıza ve hatta yabancılara bile aslında “hayır” demek isterken “evet” dediğiniz anlar yaşadınız. Belki daha sık “hayır” diyebilmeyi diliyor ama bunun mümkün olup olmayacağını bile bilmiyorsunuz. Yalnız değilsiniz! 
 
Hayır Deme Cesareti adlı kitabında Vanessa Patrick, “hayır” demek üzerine yapılan yeni bilimsel araştırmaları inceliyor. Hayatınızın kontrolünü elinize almanızı sağlayan ve kanıtlanmış bir yöntem olan “güçlendirilmiş ret” kavramını tanıtıyor ve “hayır” kelimesinin gücüyle ilgili şaşırtıcı sırları ortaya koyuyor. Bu ilham verici çalışma çatışmaları çözme, sınırlar çizme, etkili iletişim kurma ve zor konuşmaları yönetme konusunda en büyük yardımcınız olacak. 
 
“Hayır demek bir süper güçtür ve Vanessa Patrick’in bakış açınızı değiştirecek kitabını okuduğunuzda bu güç sizin de olabilir. Kendi hayatınıza ‘evet’ diyebilmek için nasıl ‘hayır’ diyeceğinizi öğrenmek istiyorsanız, bu kitabı alın ve okuyun.” 
–Whitney Johnson</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128116</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ecf1531-4534-4de1-a2ea-427e428b8f4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Titanik’in Şansı</image:title>
            <image:caption>2022 YALSA En İyi Genç Yetişkin Kitapları Listesi 
2021 California Golden Poppy Ödülü 
 
Valora Luck’ın elinde yalnızca iki şey vardı: dünyanın en büyük, görkemli gemisine bir bilet ve geçmişini geride bırakıp New York’ta yeni bir hayata başlama hayali. 
Ancak tam gemiye adım atmak üzereyken hayalleri paramparça olacaktı; görünüşe göre Çinlilerin Amerika’ya girmesine izin verilmiyordu. Her şeye rağmen Val’in o gemiye binmesi şarttı. Denizlerde iki uzun yıl geçiren ikiz kardeşi Jamie de o gemideydi; kaderlerini değiştirebilecek kadar nüfuzlu sirk sahibi de. 
Bir akrobat olan Val, sınır tanımamaya alışkındı. Kaçak olarak bindiği bu gemide başını önüne eğip gözlerden uzak kalması gerekiyordu. Ama zaman daralıyordu ve gemi Atlantik Okyanusu’nu geçerken Jamie’yi bulmak, sirk sahibine kendini kanıtlamak ve ikisini de onu Amerika’ya sokmaya ikna etmek için yalnızca yedi günü vardı. 
Ancak bir gece, Atlantik’in ortasında her şey değişecek ve Val’in yeni bir hayat kurma hayali, artık önemli olan tek şeyin ağırlığı altında ezilecekti: Hayatta kalmak. 
“Stacey Lee bir kez daha yapacağını yaptı; tarihin büyüleyici bir kesitini alıp onu kederle ve umutla dolu zengin bir hikâyeye dönüştürdü. İhtiyacınız olan Titanik hikâyesi bu.” 
—MARIE LU 
“Kimlik, sınıf ve aile temalarını yankı uyandıracak şekilde işleyen, ustaca kurgulanmış bir tarihi anlatı.” 
—PUBLISHERS WEEKLY 
“Titanik’in Şansı ayrıcalığın, önyargının ve birini kurtarmanın ne anlama geldiği gibi temaları ustalıkla işliyor. Bu kitap sizi önce âşık, sonra da paramparça edecek.” 
—STEPHANIE GARBER 
“Irkçılık ve sınıf ayrımcılığı temaları hikâyede kusursuz bir şekilde işlenmiş. Valora’nın zekâsı ve cesareti hikâyeye büyük bir canlılık katarken kaçınılmaz olanın beklentisi anlatıya gergin bir hava veriyor. Tam anlamıyla bir mücevher.” 
—KIRKUS REVIEWS 
“Şefkatli, güçlü kadın başkarakteri ve geniş kadrosuyla bu eser, Titanik felaketinin heyecan verici ve önemli bir yeniden anlatımı.” 
—SCHOOL LIBRARY JOURNAL 
“Lee’nin samimi anlatım tarzı, tarihi kurguya bir tazelik katıyor. Yaklaşan trajediye rağmen filizlenen aşklar ve mizah sayesinde, umutla keder arasında heyecan verici bir denge kuruyor.” 
—BOOKLIST 
“Lee’nin anlatımı, okuru bu ‘unutulmaz geceye’ çekiyor... Tek kelimeyle yıkıcı.” 
—SCHOOL LIBRARY CONNECTION</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128117</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be481c90-f6b2-40e7-9749-5077d411c747.jpg</image:loc>
            <image:title>Devinimler</image:title>
            <image:caption>Şafak Baba Pala’nın 2022 yılında Vedat Günyol Deneme Ödülleri’nde Jüri Özel Ödülü’ne değer görülen dosyası Devinimler, eklenen yeni denemelerle birlikte kitaplaşıyor. Devinimler, yazarın Nilüfer Belediyesi Kütüphaneleri tarafından düzenlenen çeşitli sempozyumlardaki açılış konuşmalarından parçalar içerdiği gibi, aynı zamanda hem yazarlar ve kitaplar hem de insanlığın ortak kaygıları ve umutları üzerine metinlerini bir araya getiriyor. Ahmet Hamdi Tanpınar, Alberto Manguel, Erlend Loe, Nâzım Hikmet, Nezihe Meriç; bu sayfalar arasında gezinen isimlerden yalnızca birkaçı... 
 
Ve yine sormuştum kendime, peki nasıl yazmalıydım? Belki öykü kahramanlarından bahsedebilirdim. “Her memlekette kaç tane Konstantin Efendi var kim bilir? Kuşlardan sonra şimdi de milletin yeşilliğine musallat oldular,” denilen Konstantinlerden söz edebilirdim. Ya da insanları maşa gibi kullanan Mühendis Ahmet Beyleri anlatmalıydım. Şikâyet edilse de kendisine işlem yapılmayan Mühendis Ahmet Bey gibileri. “Bulamayan”da hayalinin peşinde koşan, adını bilmediğimiz şapkalı adamdan söz edebilirdim belki. Cazibe kanunundan gemisini kurtarmak için direklerine mıknatıs takmayı düşünen adamdan. Ya da “Yaşayacak” öyküsündeki İmrozlu Rum balıkçıyı anlatmalıydım. Çalıştıkça bir kudret heykeli halini alan, yazarın Tanrı Zeus’un balıkçı bir kızla macerasından doğma yarı tanrı olabileceğinden söz ettiği balıkçıyı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128118</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9db6dc5f-0450-4480-b2ad-0cdb7566801a.jpg</image:loc>
            <image:title>Annem</image:title>
            <image:caption>İlk yedi gün, başka bir evdeyiz. Evde duramıyoruz artık. Annesi düşmüş bir evden hayatta kalanları görmek için bu eve geliyorlar. Birden yoğunlaşmış bir denizin içinde şimdi başka bir şeyden konuşalım araları. Sohbet, dikkatlice oynanan bir oyunda nereye değdiği hesaplanarak el değiştiren top. Yüzüme dikkatle bakılıyor. 
 
Ev parçalı bir mekanizmaya dönüştü. 
 
Annem kendini dünyadan sıyırarak bizi dünyanın alışık olmadığımız bir halinde yeniden hayata getirdi. Şimdi bu dünyayı baştan öğrenmemiz gerekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128119</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc5d1e75-fe9f-4429-8079-23ce0c3665b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Duvarların Arasında</image:title>
            <image:caption>“Bir başkasının başından geçmiş gibi anlatınca her şey biraz daha anlaşılır hale geliyor.” 
İstanbul’da, sadece duvarları kalmış yıkık bir konağın restorasyon çalışmaları için, yapının orijinal planları ve hikâyesi araştırılmaktadır. Mimar Murat için ise o günlerde her şey boşluktur; işiyle eşzamanlı olarak hayat onu geçmişle hesaplaşıp gelecekle yüzleşmeye zorlar. Fakat hikâyeler duvarların deliklerine, Ayasofya’nın kubbelerine, kahvelerin köpüklerine kadar girip boşlukları doldurur. Bedenleri bozarak ruhları tedavi eden bir hekim, hayatlarına birlikte son vermeyi kararlaştırdıkları karısının “yoldaş” olmadığını öğrenen bir devrimci, 
küçük eylemlerin hukukuyla uğraşan bir avukat, konakla ilgili farklı zamanlara ait bir hikâyenin parçaları haline gelir. 
“Kalıpların dışındaki” öyküleriyle tanıdığımız Ferhat Özkan bu ilk romanında duvarların arasındaki insanı anlatıyor: İlk evi olan anne karnından ruhunu çevreleyen bedenine, koğuşlardan hücrelere, kurtarılmış bölgelerinden mezarına, hep duvarların arasındaki insanı… 

Hayatın bu sakin taraflarını daha önce öğrenemediğim için üzülüyorum. Çok sonraları, “Dolaylı evlerde dolaylı hayatlar yaşamışım meğer,” diye özetleyerek anlatıyorum Metin’e. “Konforlu hücreler, çatılı mezarlar, çok odalı koğuşlar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128120</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddc4f75f-7679-4099-b896-87709f75900b.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizgiler: Kısa Bir Tarih</image:title>
            <image:caption>Yürümek, dokumak, izlemek, hikâye anlatmak, şarkı söylemek, çizmek ve yazmak: Tüm bunların ortak noktası nedir? Bu etkinliklerin hepsi çizgiler boyunca ilerler. Tim Ingold, bu sıra dışı kitapta, herkesin ve her şeyin iç içe geçmiş ya da birbiriyle bağlantılı çizgilerden oluştuğu bir dünya tasavvur ederken, &apos;çizginin antropolojik arkeolojisi&apos; adını verdiği yepyeni bir disiplinin temellerini atmaktadır. 
Çizginin tarihini, Antik Çağ&apos;dan günümüze kadar uzanan bir yol boyunca takip eden Ingold&apos;un örnekleri, Antik Yunan müziğinden Japonya&apos;ya, Sibirya labirentlerinden Kızılderili dokumalarına, Avustralya Aborjinlerinin şarkılarından Roma yollarına, Çin kaligrafisinden modern basılı alfabeye kadar geniş bir yelpazeye yayılır. Konuşma ve şarkı, yazı ve müzik notası arasındaki ilişkiden yola çıkan Ingold, iki tür çizginin -iplik ve iz- nasıl birbirine dönüşebildiklerini ve birbirlerine dönüşürken yüzeyleri nasıl şekillendirdiklerini irdeler. Bir hareketin ardında bıraktığı iz olarak düşünülen çizgilerin, moderniteyle birlikte nasıl noktalar arası birer bağlayıcıya dönüştüklerini ve bu dönüşümün yolculuk, haritacılık, anlatı ve mekân anlayışımızı nasıl etkilediğini ortaya koyar. Çizim ile yazı arasındaki ilişkiyi çizginin soybilimi ekseninde tartışır ve iki alanın tarihsel olarak birbirinden nasıl ayrıldıklarını gösterir. 
Çizgiler: Kısa Bir Tarih modern dünyada çizginin nasıl düzleştiğini ve postmodernizmin yıkıcı etkisiyle nasıl parçalara bölündüğünü sorgulayan sarsıcı bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128121</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d5116d2-558b-4a5b-91af-3b3d016dea26.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendini Değiştirmek, Dünyayı Değiştirmek</image:title>
            <image:caption>Dünyayı değiştirmek! Şu büyük ülkü. Farklı amaçlar, güdüler ama hep aynı son, aynı hüsran. Peki ya değişime nereden başlamalı. Krishnamurti’nin yanıtı belli. Gerçek devrim insanın kendi içinde başlar. Dünyayı değiştirmek istiyorsa önce kendisini değiştirmeli insan. Zihinsel ve duygusal koşullanmalarından kurtulmalı. Korkularının, yalnızlığının ve bağımlılıklarının dünyayı algılama biçimini nasıl şekillendirdiğini anlamalı. Sevginin ve özgürlüğün özünü keşfetmeli. 
Krishnamurti’nin 1950’li yıllarda dünyanın dört bir yanındaki konuşmalarının yer aldığı Kendini Değiştirmek, Dünyayı Değiştirmek okuru derin bir öz farkındalık yolculuğuna, koşullanmamış bir zihinle yaşamanın yollarını keşfetmeye davet ediyor. 
“Gerçek devrim içseldir ve bu devrim ancak zihin onun peşinde olmadığı zaman gerçekleşebilir.” 
 
İşte gerçekliğin ustası diyebileceğimiz kişilerden biri.–Henry Miller 
Çok az çağdaş düşünür psikoloji, felsefe ve dini Krishnamurti kadar kusursuz birleştirebilmiştir.–Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128122</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f2c278f-c64a-4d9c-a43a-6f78dfc81d92.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Bir Başkasıdır</image:title>
            <image:caption>Arthur Rimbaud yaşamının çok kısa bir kesitinde şiirin dilini, yapısını, şiirsel söylemi ve imge düzenini tümüyle değiştirmiştir. Şairi kâhinleştirerek şiiri çağdaşlaştırmıştır. On altı buçuk yaşında “Kâhin’in Mektupları” adıyla bilinen iki mektubunda “Ben Bir Başkasıdır” diye yazarken, bununla Tanrı’yı, dünyayı ve insanı değiştirmek istediğini çok iyi biliyordu. On yedi yaşından yirmi bir yaşına kadar, dört yılda, şiirin bütün geleneklerini, yapısal ve zihinsel düzenini altüst etti. Şiir onun sayesinde parçalandı. Düzyazı şiirleriyle yarattığı şiirsel söylemin dili günümüz modern şiirinin yazınsal temellerini oluşturdu. Arthur Rimbaud’nun şiirde ulaştığı yükseklik şiirin son sınırları olarak kabul edilir. 
 
1875 yılında yirmi bir yaşında şiir yazmayı bıraktı; çünkü sözün simyasını keşfetmiş, şiiri tamamlamış ve sessizliğe erişmişti. Sonra yaşamak için, yaşamın kimyasını keşfetmek için 1880 yılında Afrika’ya gitti. 
 
“Rimbaud’dan sonra ne yazılabilir?” sorusu şimdiye kadar akıllardan çıkmış değildir. 
 
Cehennemde Bir Mevsim ve Illuminations’dan sonra şiir yazılabilir miydi? Bu soruyu, bir sonraki yüzyılın şairleri yanıtlayamadı. 
 
Rimbaud sessizliğe ulaşmış olan ilk şairdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128123</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f5319b6-9a99-4d30-8d7d-20990c8fe3fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Holly, Herbert ve Matematik Dehası Etobur Bitki</image:title>
            <image:caption>İNANILMAZ BIR ŞEY! 
Holly’nin “Bay Pula” adını verdiği yeni  etobur bitkisi sadece konuşmuyor, aynı zamanda  matematikten de anlıyor!  Peki ya yemek yapma merakına ne diyeceksiniz? 
Sizce de inanılmaz değil mi? 

Fakat bir anda korkunç bir şey oluyor ve Bay Pula kaçırılıyor! Acaba ünlü şef Siegfried Schmand’ın bunda bir payı olabilir mi? Holly ve yeni arkadaşı Herbert, her ne pahasına olursa olsun  Bay Pula’yı kurtarmak zorunda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128124</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9edb12a5-b032-4d4a-8b16-97a22931d4e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Gaspard De La Nuit</image:title>
            <image:caption>Gaspard de la Nuit, şiir tarihinde, yalnızca düzyazı şiirin (poème en prose) ilk örneklerinin toplandığı bir kitap değil, aynı zamanda bir dönemin kapanıp yeni bir dönemin başladığı dönüm noktasıdır. 
 
Gaspard de la Nuit’nin yayınlanmasından yirmi yedi yıl sonra, 1869 yılında yazdığı metinlerin yayınlamdığı kitabın (Le Spleen de Paris) başında yer alan yazıda, Charles Baudelaire büyük bir yazınsal dürüstlük ve vefa örneği olan şu paragrafa yer vermişti: 
 
“Küçük bir sır vereceğim size. Aloysius Bertrand’ın ünlü Gaspard de la Nuit’sini belki de yirminci kez karıştırırken, buna benzer bir şey denemek, onun öylesine garipçe, eski hayatın çiziminde uyguladığı yöntemini yeni hayatın, daha doğrusu yeni ve daha soyut bir hayatın anlatılmasında uygulamak geldi aklıma… Uyumu uyağı olmadan da şiirli, ezgili olan; ruhun içli devinimlerine, hayalin dalgalanışlarına, bilincin çarpıntılarına uyacak kadar çevik ve çelişken bir düzyazı mucizesini içimizde kim hayal etmemiştir ki?” 
 
Aloysius Bertrand, sadece Baudelaire’e değil, Mallarmé’ye, Comte de Lautréamont’a, Arthur Rimbaud’ya ve üstgerçekçilere geniş bir yol açtı. Gaspard de la Nuit, Lautréamont’un Maldoror’un Şarkıları’ndan, Rimbaud’nun Cehennemde Bir Mevsim’inden 30 küsur yıl (1842) önce yayımlanmıştı. 
 
“Fransız edebiyatının ünsüzlerinin en ünlüsü” olan Aloysius Bertrand düzyazı şiirin kurucusu ve Gaspard de la Nuit de bu şiirin ilk başyapıtı olarak kabul ediliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128125</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ccfef8e-2627-46fd-be84-c7b57facb7cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Psiko-Manevi Açıdan Ayrışmalarım</image:title>
            <image:caption>Yazar, terapistinin refakatinde başlattığı iç yolculuğunu ve iyileşme sürecini büyük bir samimiyet ve cesaretle bizlere anlatıyor. Kadim kültür ve medeniyetimizde mevcut olan ancak seküler bilim anlayışıyla ötelenen “nefs ilmi”nin yeniden canlanması, anlaşılması ve yayılması için böyle kitaplara çok ihtiyacımız var. 
Dr. Mustafa Merter 
 
Bu kitap, bir danışanın terapötik yolculuğunda nefsi ve psikolojisi arasındaki derin etkileşimi keşfetmesini konu alıyor. 
Yazarın cesurca ve samimiyetle paylaştığı terapi süreci, aynı zamanda tüm insanlığın ortak anlam arayışını yansıtan bir rehber niteliği taşıyor. 
Kitap boyunca, danışanın rüyalarının çözümlemesi eşliğinde gelişen terapi seansları, içsel bir farkındalık ve manevi dönüşüm sürecini gözler önüne seriyor. 
Kendi terapi deneyimlerini ve manevi farkındalıklarını kaleme alması itibarıyla alanında özgün bir nitelik taşıyan bu kitabı okurken, yalnızca bir danışanın sürecine tanıklık etmeyecek, aynı zamanda kendinizi bu derin keşfin bir parçası gibi hissedeceksiniz. Yazarın terapi deneyimine sizler de eşlik ederek, içsel denge ve huzur arayışında nefsi ve psikolojik yapıyı tanımanın ve bu donanım ile sağlıklı bir benlik inşa etmenin yollarını keşfedeceksiniz. 
Manevi gelişim ve psikolojik iyileşme süreçlerine dair kıymetli ipuçlarıyla dolu bu kitap, okuyucusunu kendi ruhsal yolculuğuna da çıkmaya teşvik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128126</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40c7d55d-0875-49da-bb31-b445ff91f395.jpg</image:loc>
            <image:title>Müjde</image:title>
            <image:caption>Dünya karanlıklarında boğulsa 
Ben yine sana şiir yazacağım 
O an vazgeçilenler kız, oğulsa 
Ben yine sana şiir yazacağım 
 
Tılsımını yitirse en sıcak anlar 
Gökleri sarsa zifiri kirli zanlar 
Sazlarını kırsalar bile ozanlar 
Ben yine sana şiir yazacağım 
 
Kudurdu cihan, azdıkça azsın 
Sen ki zemheriye gelen yazsın 
Bırak herkes cihana şiir yazsın 
Ben yine sana şiir yazacağım 
 
Aslan ceylanın gelişine vuruldu 
Ulu yay gibi yâr yoluna kuruldu 
Herkes dese “sevdası duruldu” 
Ben yine sana şiir yazacağım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128127</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7be9775-c1f5-4fd0-b0b8-5f6b87b5d4b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Düzenleyiciler (Yeni Kapak)</image:title>
            <image:caption>Stephen King’in Yaratık adlı romanıyla tanıdığımız birçok karakter ve Tak adlı yaratık Düzenleyiciler’de yeniden karşımıza çıkıyor. 
Tak, otistik bir çocuğun zihnini ele geçirerek küçük bir kasabada oturan sıradan insanların yaşamını kâbusa çeviriyor. Doğaüstü güçlerinin yanı sıra oyuncakları ve çoğumuzun bildiği televizyon dizisi kahramanlarını kullanarak... 
Düzenleyiciler, sakin bir kasabanın gerçeküstü olaylarla bir anda değişiverdiği ürpertici bir gerilim romanı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128128</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae58b3d8-769c-4c03-b2dc-fb1498503767.jpg</image:loc>
            <image:title>Çöp Perisi</image:title>
            <image:caption>Kimse ÇÖP PERİSİ’ne inanmıyordu. 
Elif hariç. 
Elif, her sabah parkın köşesinde Çöp Perisi’ni gördüğüne emindi. 
Çöpleri karıştırıyor, bulduklarından bazılarını sepetine atıyor 
ve dans ederek uzaklaşıyordu. 
Niye Elif dışında kimse onu görmüyordu? 
 
Eğitimci yazar Nilgün SÖNMEZ’in kaleminden geri dönüşüm üzerine sihirli bir hikâye sizlerle. Bu kitabı okuyunca hem çocukça bir sevinç duyacak hem de geri dönüşümle ilgili  harekete geçmek isteyeceksiniz. 
 
Kim bilir… 
Belki siz de bir ÇÖP PERİSİ’ne dönüşüverirsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128129</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18bd766f-f1d3-47b3-9429-a989042d97e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Geri Dönüş(süz)! (Roman Üçlemesi)</image:title>
            <image:caption>Savaşların neden olduğu kaosun insanlar üzerinde yarattığı en yaygın etkinin ‘yabancılaşma’ diye adlandırılan ruhsal çöküntü olduğunu söyleyebiliriz. Değerlerin hiçe sayıldığı savaş günlerinde ya da hemen sonrasında ortaya çıkan bazı belirtilerin, insanların farkına bile varamadan içine düştükleri ‘yabancılaşma’ girdabının sonuçları olduğunu saptamak hiç de zor değildir. Bu belirtilerin bazılarını şöyle sıralayabiliriz: İletişim ve ilişki kurma bozukluğu, yaşam korkusu, güncelden kopma ve geçmişe kaçış, kendini toplumdan yalıtma, asosyal yaşamın cazibesine kapılma v.s. 
‘Yabancılaşma’nın yalnızca savaşın bir yan ürünü olmadığını belirtelim. ‘Yabancılaşma’ modern zamanların ortaya çıkardığı bir ruh hali de olabilir. Savaş ortamı bireyin bunalıma girmesini hızlandırır ve sonuçları itibariyle daha çarpıcı ve derin krizleri açığa çıkarır. Üç kitapla ortaya konulmaya çalışılan sorunlar savaş öncesinde ve sonrasında daha belirgin renklere büründüğü için anlatı bu alana kaydırılmıştır çünkü ‘yabancılaşma’ya yol açabilecek olayların başında kişinin yaşadığı ya da yaşamak zorunda kaldığı ‘temel kayıplar’ vardır. 
‘Güven kaybı’, ‘özgürlük kaybı’ ve ‘anlam kaybı’ sözünü ettiğim temel kayıpların en önemlileridir. Ben de her biri için ayrı kitap yazarak elinizdeki ‘Roman Üçlemesi’ni meydana getirdim. 
Orhan Aydın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128130</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2408cde6-8bdb-4eaa-ba75-c58a13c29808.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah’ım Ben Geldim</image:title>
            <image:caption>Yarın öbür gün biri yanına gelip de, 
“Boş ver yaaa! Yaşlanınca kılarsın.” 
“Senin kalbin temiz zaten, namaz kılmasan da olur.” 
“Senin namazın kabul olmaz ki! Sen kiiim, namaz kılmak kiiim?” 
“Amman yaa koskoca ömür! Kim her gün beş vakit namaz kılacak şimdi? Zor iş!” 
“Sen namaz kılmasan da Allah affeder.” 
“Allah’ın senin namazına ihtiyacı mı var?” 
“O kadar işin gücün arasında namaz kılmaya vakit yok ki!” 
gibi cümleler fısıldarsa ona ne cevap vereceğini artık biliyorsun. 
Bu cevapları arkadaşlarına da söyle bence. 
Günde beş defa kendine de söyle. 
Sonra her ezan çağrısında dön ve Rabbine şöyle de: 
“Allah’ım ben geldim!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128131</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2957a24-5ef1-4922-a1d0-84160020e007.jpg</image:loc>
            <image:title>Movie The Hedgegog</image:title>
            <image:caption>The forest and all its inhabitants became abuzz with excitement when invitations were left at their doorsteps. 
There were only ten days left until the Halloween party and on top of that, the prize for the costume party was bigger than ever! Would Movie the Hedgehog be able to get ready for the costume party 

in such a short amount of time? 
She wasn’t holding out much hope. At least not until she began to look at the world around her more carefully. As it turned out, the most original, unique, and perfect things for a costume were within arm’s reach all along. 
This story by Nezihe Özkaya Şahin, which aims to raise awareness about recycling, will also nurture children&apos;s creativity and imagination!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128132</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e37f681-792e-46f0-98e5-57c82911089e.jpg</image:loc>
            <image:title>Alakart Sohbetler ve Garnitür Sosları</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu kitap, içimizdeki sesin yazıya dökülmüş halidir. 
 
Kamera gözü tekniği ile anlatılan her bir hikâye, oyuncunun er meydanı olan tiyatro sahnesinde uygulanan mizansenler gibi katmanlar halinde sunulmaktadır. 
 
Hikâyeler hayata dair tepkileri, çözümleri, sıradanlığı, sarsıcılığı ve durağanlığı sorgulama amacı güderek, içinizdeki çığlığın açığa çıkmasını temenni eder. 
 
Mart 2025 
Erkan Karakaş ZOPRAs</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128133</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f098b9f7-f58b-4870-8588-6d357481cdad.jpg</image:loc>
            <image:title>Pembe Ağaç</image:title>
            <image:caption>Melis, yazma ödevini bir türlü yapamıyordu. 
Neden böyle bir ödev vardı ki! 
Bir ışık topunun pencereden içeri girip onun hikâyesini başlatacağını nereden bilebilirdi? 
Yardım isteyen yüce bir pembe ağaç… 
Bulutların üzerinde uçmak… 
Tamamlanması gereken görevler... 
 
Zeynep ÇOKRAN’ın kaleminden bir iyilik öyküsü… 
Doğa ve insanın kadim dostluğu, bir çocuğun iyilik hikâyesi ile yeniden yazılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128134</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46aa792c-bb1f-436b-87b1-f6201e795506.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaybolan Matematik Gezegeni</image:title>
            <image:caption>Matematiğin Evrenine Hoş Geldiniz… 
 
“Evrende her şey bir dil konuşur. Bu dil, yıldızların dansında, doğanın ritminde ve yaşamın dokusunda saklıdır. Matematik, bu gizemli dili anlamanın anahtarıdır. Sonsuz evrenin sırları, matematiğin ilahi ahenginde saklıdır ve bu ahengi keşfetmek, insanlığın en kutsal yolculuğudur. Bu yolculuğa çıkan her kimse rehberi bilgi olacaktır. 
Bilgi, karanlığın içine doğan bir ışık gibidir. Matematik ise bu ışığı yönlendiren, kaostan düzeni doğuran bir güçtür. Onu anlayan, evrenin ruhuna dokunur; onu koruyan, bilgelik yolunun rehberine dönüşür.” 
 
Bu kitap, sizi matematik evrenine bir yolculuğa davet ediyor. Gizemleri çözmeye, yıldızların şarkısını duymaya ve evrenin dilini keşfetmeye hazır mısınız? Çünkü bu keşif, yalnızca bir bilgelik yolculuğu değil; aynı zamanda insanlığın özüne yapılan bir çağrıdır. 
 
Şimdi matematiğin büyülü kapılarını aralama sırası sende.  Bu yolculukta kendini bulacaksın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128135</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7948b21-6cfe-4a63-9d51-4e5269495087.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Senfonisi</image:title>
            <image:caption>SADECE İNSAN 
 
Anadolu’mun kavruk toprağı yanık yüreği, bağlamasının tellerinde bazen sevdasını dillendiren, bazen yüreğinin en güzel parçasına “canının cananına” ağıdı gözlerde yağmur eyleyen, toprakla bereketlendiren can insan... 
 
Kelimeleri sevi yüklüdür, dizeleri yürek taşır. Bazen sessiz çığlık, bazen tükenişe isyan, bazen insanın dağınık halleri, bazen güneşe koşar sevinçleri... 
 
Dününü getirir bugününe, yaralarını sızlatır kimse bilmeden, vatan bilir sevdasını, senden kaçarken seni bulur kendinde, sinmiştir bir kere “kalemine kadın kokusu...” 
 
O Anadolu’mun yürek sözcüsü, sadece İNSAN... 
 
Eğitimci, Şair, Yazar Turgay KAÇAN 
 
Sevgiliye duyulan hasret, Nazım&apos;ın memleketine duyduğu hasret gibi sızlıyor. Bir fırtına gibi kopan yürekte mühürlü kelimeler kışın ayazına inat, baharın binbir renk çiçekleri misali dizelere dökülürken, okuyucunun içinde saklı ateşi harlıyor... Güneşin hiç sönmesin. 
Eğitimci, Şair, Yazar Nebih NAFİLE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128137</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa4e4582-15df-42e7-95b1-b1a5f4511acb.jpg</image:loc>
            <image:title>Armadilloyu Bul</image:title>
            <image:caption>Rüzgârın bir aslan gibi kükrediği bir gün, fısıltıyla irkiliyor Öykü: 
“Armadillo, Şekilsiz Çakıllar Diyarı’na seni çağırıyor...” 
 
Armadillo da nedir? 
Şekilsiz Çakıllar Diyarı’na nasıl gidilir? 
Bu yolculukta Öykü’yü neler bekliyor? 
Bilge bir bulut, yaşlı bir baykuş… 
Umutsuzluk Tepesi, sürprizlerle dolu bir göl… 
Sadece ona güvenenler için çözüm üreten 

bir bilgelik kesesi… 
Peki Öykü, armadilloyu bulabilecek mi? 
 
Çocuk Gelişim Uzmanı Nihal Turan Yurdabak, kaygı, cesaret, hayal, çaba, sabır gibi kavramları macera dolu bir hikâyeyle ele alarak, bir kitaptan fazlasını sunuyor. Kavramlar üzerine düşünmek ve sorgu kapılarını aralamak da okura düşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128138</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6089bdbb-e2f7-4ae3-bc06-e980cc224547.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 174. Sayı Jedi Merkez Bankacılığı</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
Enflasyon Gerçekleri ve Jedi Merkez Bankacılığı 
A. Erinç Yeldan, Bingül Satıoğlu 
Uluslararası Siyasal Sistemde Realizm ve Milliyetçilik Çağı mı? 
Ersin Kalaycıoğlu 
Şimdi Size Kaybolan Yıllarınızı Verseler... 
M. Aykut Attar 
Küreselleşmenin Çözülmesi ve Otokratikleşme Eğilimi: Tarihsel Bir Analiz 
Arda Tunca 
Türkiye’de Gelir Dağılımı ve Maliye Politikasının Büyüme Üzerine Etkileri: Kaleckiyen Bir Analiz 
Eda Yılmaz 
Ormanların Küresel İklimin Sürekliliği ve İklim Değişikliği Mücadelesindeki Rolü 
Murat Türkeş 
Bir Tarih Hipotezi Kurmak ve İspatlamak: “İslam’ı Tasvir- Resim Yasağı mı Geri Bıraktı?” 
Ergun Türkcan 
İktisat Zanaatı, Sanatı ve Bilimi: Beceri, Estetik ve Hakikat 
Ercan Eren 
Türkiye’de Oyunculuğun Politik Ekonomisi-III 
Sacit Hadi Akdede 
Batan Tarihin Malları… 
Yaşar Taşkın Koç 
Yerel Olandan Küresele: “Kasabamız”da 
Gülçin Elif Yücel 
Türkiye-Rusya Ekonomik İlişkileri (1920-2010) 
Erdinç Tokgöz 
Trump’ın Gümrük Stratejisine Eleştirel Bir Bakış 
Alp Buğdaycı 
Kapitalist Bakış Açısına Kısa Bir Eleştiri: Klasik Ekonomi 
Gökhan Tosun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128139</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91e15329-963b-4d7f-8f0c-05d73f44abb0.jpg</image:loc>
            <image:title>Divan</image:title>
            <image:caption>Diler isen ki hidâyet bulasın 
Hakk Te‘alâ’dan ‘inâyet bulasın 
Terk it a‘dâyı bidâyet bulasın 
Rabbün özinde nihâyet bulasın 
Gam degüldür gide dünyâ kala dîn 
Gam oldur kim kala dünyâ gide dîn 
Gurbî, 18. yüzyıl Osmanlı edebiyatı ve tasavvuf düşüncesinin önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilen, hem şiirleri hem de tasavvufi görüşleriyle döneminin entelektüel ve manevi atmosferine derinlemesine nüfuz eden bir şair ve mutasavvıftır. Sırbistan’ın kadim şehri Yenipazar’da (Novi Pazar) doğan bu gönül eri, ömrünün yetmiş beş yılını Anadolu, Rumeli, Edirne ve Bosna’nın manevi ikliminde geçirdi. Kendini daima gurbette hisseden şair, bu hüznü “Gurbî” mahlasıyla ölümsüzleştirdi. Seyyid Ali Sultan Dergâhı’nda Muhammed Musli Baba’dan nasip alarak Bektaşîliğe intisap etti ve bu yolun önemli bir temsilcisi oldu. 1722’de Bosna’da kaleme aldığı Dîvân’ı; Hz. Muhammed’e, Ehl-i Beyt’e, dört halifeye, Hacı Bektaş-ı Veli’ye ve özellikle Hz. Ali’ye duyduğu derin muhabbeti etkileyici bir üslupla yansıtır. Onun şiirleri, tasavvufun incelikleriyle örülü, felsefi bir derinlik taşır. Bu kitap, edebiyat ve tasavvuf meraklıları için vazgeçilmez bir kaynak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128140</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e58c146-ae1c-42a9-a8f4-0d0a3b4932d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarçın Kokulu Kız</image:title>
            <image:caption>Doğup büyüdüğü toprakları tüm yalınlığı ve gerçekliğiyle anlatmaktaki mahirliği sayesinde Brezilya&apos;da tüm zamanların en çok satan yazarı unvanının sahibi olan Jorge Amado, bu kez memleketini tutkulu bir aşkla kutsuyor.


Amado siyasetin amansız ve karanlık gerçekliğiyle, koltuklarından edilmek üzere olan toprak ağaları ve onlara karşı savaşan sermaye sahibi burjuvaların mücadelesini, Brezilya&apos;nın vahşi güzellikteki doğası ve dizginlenemez bir coşkuyla akan yaşamını arka planına alarak işler. Böylece edebiyat sahnesinin nadide âşıkları Nacib ile Gabriela, karanfil kokan bir liman kasabasında ete kemiğe bürünür. Kakao tarımının bölgeye getirdiği zenginlik vesilesiyle dramatik dönüşümler geçiren bir kentin tutucu ve ilkel geleneklerine sevdası uğruna kafa tutan Nacib de yoluna çıkan engellere karşı direnirken dönüşümün ta kendisi olur.


1983 yılında sinemaya uyarlandığında oldukça ses getiren ve yaşama içkin en derin arzuların çekincesiz işlenişiyle tepkilere konu olan Tarçın Kokulu Kız, Jean-Paul Sartre&apos;ın ifadesiyle &quot;halk romanının en iyi örneği.&quot;


&quot;Bazı çiçekler vardır, hiç dikkatinizi çekti mi? Bahçelerde, dallarda oldukları sürece güzeldirler, mis kokarlar. Vazoya konduklarında, vazo gümüşten bile olsa, solup ölürler.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128141</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63b4a1ae-945b-487a-abbb-5b987a6e0bcf.jpg</image:loc>
            <image:title>Korkunun Kıyılarında</image:title>
            <image:caption>Savaşın harap ettiği coğrafyalar, bir devrin geride bıraktığı hayatlar ve kaybettikleri kişilerin ardından ideallerin gölgesiyle yaşamaya çalışanlar... Buket Arbatlı yakın tarihi, belgelerin yanı sıra anılar ve anlatılar üzerinden canlandırıyor. Tarihsel denebilecek öykülerin, insan ruhunun veçheleri ve yazarın hafızasının ilmikleriyle örülmesi onlara hem özgün hem de modern bir tını kazandırıyor.


Erkeklere Her Şey Anlatılmaz&apos;da kadınlık hallerini çeşitli cephelerden anlatan Arbatlı, yeni öykü kitabı Korkunun Kıyılarında ile farklı bir alana açılıyor ve gerek tarihin sayfalarından gerek ailesinin ortak hafızasından kazıp çıkardığı anlatıları modern bir öykücülük anlayışıyla yeniden kurguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128142</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc355049-fc19-45eb-9506-dc990e3c3531.jpg</image:loc>
            <image:title>Ters Adam</image:title>
            <image:caption>“Ey köylü toplumun azıcık şehirli ve azıcık tiyatrosever seyircileri! 
Hayattan başka koparılacak zincirleriniz yoktur, birleşin.” 
 
Bir adam düşünün: Ne toplumun kurallarına uyar ne de insan ilişkilerinde beklenen rolleri oynar. Öfkesini, alaycılığını ve keskin zekâsını bir silah gibi kullanır. Ters Adam, sadece karşı çıkmak için karşı çıkan biri değildir; dünyanın çarpıklığını gören ve bunu ifşa etmek isteyen bir figürdür. Düzeni reddeder ama ona karşı savaşırken kendini de yok etmeye yaklaşır. 
 
İlk kez 1986’da yayımlandığında fazla dikkat çekmeyen, ancak yıllar sonra yeniden keşfedilen Ters Adam, edebiyatın konfor alanından taşan, geleneksel anlatıya meydan okuyan, sert ve sarsıcı bir metin. 
Barlas Özarıkça, klasik anlatı yapısını kırarak, bilinç akışı ve ani sıçramalarla okuru rahatsız edici bir yolculuğa çıkarıyor. Romanın anlatıcısının düşünceleri, öfkesi kadar hızlı ve keskin bir şekilde akarken, hikâye klasik roman kalıplarını reddediyor. 
 
Eleştirmen, akademisyen Yıldız Ecevit’in, bir “kara anlatı” ve “Oğuz Atay’ın Türk edebiyatında açtığı kulvarda başlayan yeni estetiğin en ilgi çekici örneklerinden biri” olarak tanımladığı Ters Adam, bu kez Everest Yayınları’nda okurları bir kez daha düzeni sorgulamaya davet ediyor. 
Düşünen Adam heykel olmaktan vazgeçip, her akşam yanımıza gelerek bizimle konuşmaya başlamıştı. Aklın yolu bir değil, daha fazladır, diyordu. 
Sizler normalden kaçtığınız için buradasınız, diyordu. Normali yaşayanlar, sizleri buralarda toplayıp biçimde ve özde misli görülmemiş oranlarda hayatı kendi doğallığının ötesine zorladılar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128143</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1f72f3c-63e2-4bb7-bbc0-bbe2d4ac2848.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Çocuğun Bir Yıldızı Vardır</image:title>
            <image:caption>Bir varmış üç yokmuş / Bir güneş varmış bir de ay / Bir çocuk doğunca / Gökyüzünde bir yıldız daha doğmuş / Bir çocuk bir yıldız / Bir yıldız bir çocuk / Ve ne kadar çocuk doğmuşsa o kadar yıldıza kavuşmuş dünya / Dünya bunun için güzel…      Her Çocuğun Bir Yıldızı Vardır kitabında, birbirinden bağımsız hikâyelerdeki çocuk kahramanların hayatından kendine yakın pek çok hayal bulacaksın. Yıldızlar ne kadar çoksa o kadar çok çocuk hayali olduğunu göreceksin. İyi ki hayaller var! Çünkü dünyayı hayal edebilen çocuklar güzelleştirebilir.       Hayal kurmaya Serap Deliorman’ın kitaptaki resimleriyle de başlayabilirsin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128144</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04b0eee7-8d72-4051-b3ed-42921972615b.jpg</image:loc>
            <image:title>Metamorphosis</image:title>
            <image:caption>Metamorphosis by Franz Kafka is a novella written during the late 19th century. The book explores themes of alienation and identity through the strange and tragic transformation of its main character, Gregor Samsa, who wakes up one morning to find himself turned into a grotesque insect. 

The story grapples with Gregor’s struggle to adapt to his new physical form and its implications for his family, shedding light on societal expectations and familial responsibilities.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128145</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a081482-d4c6-4c3e-b20a-e29a98c3fe71.jpg</image:loc>
            <image:title>The Great Gatsby</image:title>
            <image:caption>The Great Gatsby by F. Scott Fitzgerald is a novel written in the early 20th century. The story is mainly narrated by Nick Carraway, who reflects on the life of his enigmatic neighbor, Jay Gatsby, and the extravagant world of wealth and excess he inhabits. 

The novel explores themes of the American Dream, love, and social class.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128146</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27214459-9990-4413-bc42-77f7012f79ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Crime and Punishment</image:title>
            <image:caption>Crime and Punishment by Fyodor Dostoyevsky is a novel written in the mid-19th century. The story delves into the psychological turmoil of its main character, Rodion Raskolnikov, a former student living in extreme poverty in St. Petersburg, as he grapples with morality, guilt, and the nature of crime. 

Raskolnikov’s internal struggles and rationalizations set the stage for a broader exploration of existential questions and the consequences of one’s choices.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128147</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45618808-d511-456e-9dd6-778c8e58b2e5.jpg</image:loc>
            <image:title>The Picture of Dorian Gray</image:title>
            <image:caption>The Picture of Dorian Gray by Oscar Wilde is a novel written during the late 19th century. The story explores themes of art, beauty, and morality, centering on the life of a young man named Dorian Gray, who becomes entranced by his own beauty and the hedonistic philosophies of Lord Henry Wotton. 

As Dorian gains fame and pleasure through his youthful looks, he grapples with the implications of vanity and the cost of immortality. At the start of the novel, we are introduced to Lord Henry Wotton and the artist Basil Hallward, who has painted a stunning portrait of Dorian Gray. Basil is deeply enamored with Dorian’s beauty and harbors a secret affection for him.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128148</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de23e887-3294-4ca0-8442-25f340d01e50.jpg</image:loc>
            <image:title>Frankenstein</image:title>
            <image:caption>Frankenstein; Or, The Modern Prometheus by Mary Wollstonecraft Shelley is a novel written in the early 19th century. The story revolves around Victor Frankenstein, a young scientist who becomes obsessed with creating life, leading him to construct a living being from reanimated body parts. 

The book explores themes of ambition, the consequences of man’s desire to play God, and the isolation that arises from the act of creation.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128149</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3b2633e-5a93-473b-a140-4cf9078300fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Percy Jackson Özel Koleksiyon Kutusu</image:title>
            <image:caption>İçindekiler; 
Percy Jackson ve Olimposlular Şimşek Hırsızı kitabı 
Serinin tüm yeni kapakları – 5 adet şömiz 
Percy Jackson ve Olimposlular posteri ve Melez Kampı haritası 
1 adet büyük boy çıkartma 
Özel Percy ayracı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128150</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3b5500b-0416-4bf1-b280-94ec650141c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Gene Aşk</image:title>
            <image:caption>Gene Aşk geç yaşta aşk, tutku ve arzular üzerine kabul edilmiş görüşlere meydan okuyan bir yapıt. Konusu altmışlı yaşlarında, başarılı bir oyun yazarı ve yönetmeni olan Sarah Durham’ın çevresinde gelişiyor. 19. yüzyılda yaşamış, sıradışı bir kadının bıraktığı yazı ve resimlerle kurgulanan yeni bir oyunun çalışmaları sırasında Sarah, kendini beklenmedik bir duygular karmaşası içinde bulur. Tiyatro ekibinden iki oyuncuyla yakınlaşıp onların yaşamlarını tanıdıkça hem o zamana kadar benimsediği yaşantıyla hem de yaşlanmaya ilişkin genelgeçer kanılarla yüzleşmek durumunda kalır. Gene Aşk ömrümüzün her aşamasında aşkın bizi sürekli nasıl şekillendirdiğine ilişkin incelikli bir anlatı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128151</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d299d43-9a2f-4ced-a291-e7d1bfcbd180.jpg</image:loc>
            <image:title>Gene Aşk (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Gene Aşk geç yaşta aşk, tutku ve arzular üzerine kabul edilmiş görüşlere meydan okuyan bir yapıt. Konusu altmışlı yaşlarında, başarılı bir oyun yazarı ve yönetmeni olan Sarah Durham’ın çevresinde gelişiyor. 19. yüzyılda yaşamış, sıradışı bir kadının bıraktığı yazı ve resimlerle kurgulanan yeni bir oyunun çalışmaları sırasında Sarah, kendini beklenmedik bir duygular karmaşası içinde bulur. Tiyatro ekibinden iki oyuncuyla yakınlaşıp onların yaşamlarını tanıdıkça hem o zamana kadar benimsediği yaşantıyla hem de yaşlanmaya ilişkin genelgeçer kanılarla yüzleşmek durumunda kalır. Gene Aşk ömrümüzün her aşamasında aşkın bizi sürekli nasıl şekillendirdiğine ilişkin incelikli bir anlatı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128152</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/deb18e62-760b-47d9-86c6-775556b2a7c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Pal Sokağı Çocukları</image:title>
            <image:caption>Pál Sokağı Çocukları, Macar edebiyatının en ünlü yapıtlarından biridir. Ferenc Molnár’ın 1907 tarihli romanı birçok dile çevrilmiş, defalarca sinemaya ve sahneye uyarlanmış, bazı ülkelerde ortaokulların müfredatına dahil edilmiş bir çocuk klasiği olarak yazara dünya çapında ün kazandırmıştır. 
Roman, iki çocuk grubu arasındaki savaş oyununun hikâyesinden çok daha fazlasıdır. Yetişkin okurlara da çocukken kurulan bağların saflığını ve derinliğini hatırlatan cesaret, dostluk, sadakat ve fedakârlık temalarıyla, belleklerden silinmeyen capcanlı karakterleriyle zamansız bir yapıttır. Pál Sokağı Çocuklarının özgürlüklerinin simgesi, hatta yurtları olarak gördükleri boş arsa için Kırmızı Gömleklilerle giriştikleri mücadele her çağda, her yaştan okuru etkilemeye devam edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128153</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9aff2d4d-46f9-4f33-b731-c37ba8dd70ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Çekirdek Aile Geziyor - Atatürk İstanbul’da</image:title>
            <image:caption>Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşamında İstanbul’un özel bir yeri vardır. Harp Okulu’na adım attığında bu büyüleyici şehirle ilk kez tanıştı. 16 Mayıs 1919’da Bandırma vapuruyla İstanbul’dan ayrıldığında, bir daha uzun yıllar geri dönemeyeceğini bilmiyordu. Kurtuluş Savaşı’nın ardından, İstanbul’a döndüğünde coşkuyla karşılandı. 
 
 
 Usta yazar Metin Celâl, Çekirdek aileyle Atatürk’ün İstanbul’daki izlerini sürüyor. Atatürk’ün yaşadığı evleri, okuduğu okulları, çalıştığı mekânları ziyaret ederken Cumhuriyet tarihinin önemli dönüm noktalarına tanıklık edecek, tarihin içinde unutulmaz bir yolculuğa çıkacaksınız...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128154</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8991bffa-3598-4163-a80f-cf813e086878.jpg</image:loc>
            <image:title>Pal Sokağı Çocukları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Pál Sokağı Çocukları, Macar edebiyatının en ünlü yapıtlarından biridir. Ferenc Molnár’ın 1907 tarihli romanı birçok dile çevrilmiş, defalarca sinemaya ve sahneye uyarlanmış, bazı ülkelerde ortaokulların müfredatına dahil edilmiş bir çocuk klasiği olarak yazara dünya çapında ün kazandırmıştır. 

Roman, iki çocuk grubu arasındaki savaş oyununun hikâyesinden çok daha fazlasıdır. Yetişkin okurlara da çocukken kurulan bağların saflığını ve derinliğini hatırlatan cesaret, dostluk, sadakat ve fedakârlık temalarıyla, belleklerden silinmeyen capcanlı karakterleriyle zamansız bir yapıttır. Pál Sokağı Çocuklarının özgürlüklerinin simgesi, hatta yurtları olarak gördükleri boş arsa için Kırmızı Gömleklilerle giriştikleri mücadele her çağda, her yaştan okuru etkilemeye devam edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128155</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0db73eba-697b-4461-abc5-a46877620eb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Tiyatro Bir Şenliktir</image:title>
            <image:caption>“Sahne tozunu yutmuştuk bir kere. Tiyatro hep hayatımızda olacaktı.” 
 
Nefes sessiz, sakin, kendi hâlinde bir çocuktu. Ta ki şehre taşınana kadar! Anne ve babası artık hep çok meşguldü. Yeni arkadaşlar edinmek ve şehirdeki hayata uyum sağlamak sandığından daha zor görünüyordu. 
Ama sonra öğretmenleri harika bir fikirle geldi: Sınıfça bir tiyatro oyunu sahneleyeceklerdi! 
Tiyatronun büyüsü, Nefes’e sadece bir rol değil, aynı zamanda yeni dostluklar da kazandırabilecek mi? 
 
Kendini tanıma, farklılıklarımıza rağmen bir ekip olabilme ve tabii ki tiyatro hakkında sıcacık bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128156</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67b5dd5a-fc53-4787-a413-71ea871f86f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızılkuğu</image:title>
            <image:caption>ey koca tükenmezlik 
her yaprağı başka gülen sonsuz sarmaşık 
neredeyiz biz şimdi 
neresinde bu sürekli sancının 
ne söyler bize böyle 
ak köpükler savuran bu nefti nehir? 
yıldızlar ki hiç de uzak sayılmazlar bize bu çağda art 
uzaklık bir alışkanlık ey tükenmezlik 
uzaklık kafamızda salgın sayrılık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128157</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73027118-5029-4190-8281-c001cec7dcf3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kesik Baş</image:title>
            <image:caption>Geçim sıkıntısı çeken Nafiz Efendi, dertlerini kadehlerde ve şişelerde boğarak nefes almaya çalışan bir akşamcıdır. Bir gün kaynanasının maaş koçanını çalarak kendini meyhaneye atar. Körkütük sarhoş halde eve dönerken kaynanasının hışmından kurtulmak için ona bir baş lahana alır ve peşine takılan mahalle çocuklarının alaylarıyla sallana kaykıla ilerlerken akşamın alacakaranlığında fark edemediği bir kör kuyuya düşer. Nafiz Efendi, mahallelinin ve polisin yardımıyla kuyudan çıkarılırken koltuğuna lahanasıyla birlikte bir de çıkın alır. Ancak çıkına sarılı olan şey, Nafiz Efendi’nin sandığı gibi lahana değil, kesik bir insan başıdır. Tesadüfen bulunan bu kesik baş, İstanbul emniyetini alarma geçirir. Sırlarla dolu bu korkunç cinayeti çözmek için görevlendirilen Seyit ve Remzi Efendiler kolları sıvayarak soruşturma ve sorgulamalara başlarlar. Bu baş kime aittir, neden kesilip kuyuya atılmıştır, bedenin geri kalanı nerededir ve asıl önemlisi katil ya da katiller kimlerdir? 
Mizahı ve akıcı üslubuyla Hüseyin Rahmi Gürpınar, tek polisiye romanı olan Kesik Baş’ta gerilimli ve sürükleyici bir kurguyla okuru, 1900’lerin başında İstanbul’un ara sokaklarında, izbe köşelerinde, mezarlıklarında ve gizemli otellerinde başlayıp İtalya’ya uzanan bir dedektifliğe davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128158</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a731860-e83d-4186-aa47-2c50ab1e09b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bende Kalmasın</image:title>
            <image:caption>Otobiyografik özellikler taşıyan Fadiş, çocuk kitapları alanında Türkiye’nin ilk çoksatarıdır. Halen 156. baskısı dördüncü kuşaklar tarafından okunan roman, kahramanına verilen yatılı okul vaadiyle son buluyordu. Yıllardır okullarda, söyleşilerde ve çeşitli iletişim ortamlarında Fadiş siz misiniz? Fadiş sonra ne yaptı? Nasıl bir insan oldu? gibi sorularla karşılaşan Gülten Dayıoğlu işte bu soruların yanıtlarını içeren bir kitap yazma vaadini Bende Kalmasın ile yerine getiriyor. 
Bende Kalmasın çokkatmanlı bir toplumun çatışmalı değerleriyle kuşatılmış halde, düşe kalka kendi yolunu çizen Fadiş’in öyküsü. Gülten Dayıoğlu, elinizdeki kitapta yalnızca Fadiş’in hayatını, kişisel ve entelektüel gelişimini anlatmakla kalmıyor, keskin gözlemleri ve duyarlı bakışıyla kırklı yıllardan başlayarak Türkiye’nin toplumsal ve kültürel bir panoramasını da çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128159</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d99ef100-c38a-49a1-8b01-35f95dd0c3be.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Ömrün Emeği</image:title>
            <image:caption>Romanlarıyla tanıdığımız Rachel Cusk, anı ve deneme türleri arasında salınan üç düzyazı kitabının ilkinde hamilelik sürecini ve anneliğinin birinci yılını eşine zor rastlanır bir dürüstlükle anlatıyor ve buradan başka birçok meseleye açılıyor: Kadın bedeni ve bedensel acı; toplumun kadına, doğuma ve çocuk bakmaya yaklaşımı; aile ve çocuk bakımı emeği; uykunun ve gecenin değişen anlamı… Cusk kendi annelik deneyimini titizlikle kaydederken, bu dönemde okuduğu romanların Savaş ve Barış, Keyif Evi, Madame Bovary annelikle ilgili kısımlarını da tartışıyor, doğuma ve anneliğe hazırlanma ve çocuk bakımı konulu devasa literatürün kimi örneklerini sıkı bir eleştirel okumaya tabi tutuyor. 

İlk yayımlandığı 2001 yılında tartışmalara yol açan Bir Ömrün Emeği, 2019 yılında The New York Times tarafından hazırlanan son elli yılın en iyi elli anı kitabı listesinde yer aldı ve zaman içinde annelik deneyimini ele alan kitaplar içinde bir kilometre taşı haline geldi. 

Konu hakkında benzeri olmayan bir kitap. 

                                       The New Yorker 



Cusk yitirdiği özgürlük için tuttuğu yastan, çaresizlik duygusundan, acı, can sıkıntısı ve suçluluk hissinden açıkça söz etmekten korkmuyor ama tüm bunları annenin bebeği için duyduğu tarif edilmesi imkânsız sevginin bağlamı içinde yapıyor. 

                                                         The Observer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128160</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19a670a9-6935-4ece-8bae-0e873d210196.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçülme</image:title>
            <image:caption>Küresel ekonomi büyümeye mahkûm mu? Tüketim toplumundan çıkış mümkün mü? 
Fransız ekonomist Serge Latouche, kalkınma ve büyüme kavramlarını ekolojik ve toplumsal açıdan tartışmaya açıyor. Modern ekonominin refah getirmek yerine ekolojik ve toplumsal çöküşü hızlandırdığını öne sürüyor. 
Yerel ve dayanışmacı ekonomilere yönelmek, üretimi ve tüketimi yeniden düzenlemek, Latouche’un önerdiği çözümler arasında. Ancak küçülme yalnızca ekonomik bir tercih değil, aynı zamanda politik ve toplumsal bir dönüşüm projesidir. Sınırsız üretim ve tüketim çılgınlığını terk etmek, ekolojik sınırları kabul eden yeni bir yaşam biçimi inşa etmek mümkündür. 
İklim krizi ve sürdürülemez kalkınma politikaları, Latouche’un yıllar önce tartışmaya açtığı küçülme fikrini her zamankinden daha güncel hale getiriyor. Bu kitap, ekolojik ekonomi ve toplumsal hareketler üzerinde derin etki yaratmış temel metinlerden biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128161</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4773da51-6ce6-4ebf-9b22-dfaba7bd5ba0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sur ve Gölge</image:title>
            <image:caption>Khalkedon’un gerçek körü, her bilgiyi bilen kâhini, Gölgenin gücü yoktur, dedi. Gölgenin gücü yoktur. Işık yoksa gölge de yoktur. Suçu ışıkta arayın. Yanlış ondadır. Aslında sur da yoktur. Sur, sözdedir. Suru sözde arayın. Surun kapıları sözle açılır... 

Mehmet Zaman Saçlıoğlu, Sur ve Gölge’de ışık-karanlık, ölüm-ölümsüzlük gibi karşıtlıklar üzerine kurulu üç öykü sunuyor. Işık-gölge, geçmiş-şimdi gibi birbirini var eden kavramlarla örülmüş öyküler, III. Selim’in Suzidilara Peşrev’inden Apollon ve Daphne’nin hikâyesine, İsrafil’in surundan Hızır Aleyhisselam’a, tarihi, dini ve mitolojik unsurları barındıran zengin içeriklere sahip. 

Kitaba ismini veren ilk öyküde, kenti koruyan surların içinde İmparator Zenon’a ölüm getiren gölge, bu sefer Ömer ve Karin’le beraber kapıyı açacak sözleri de boğuyor. İlk öykünün karanlığından sonra ikinci öykü, güneşli bir günün getirdiği mutlulukla kurgulanan ütopya ülkesi İstlantis’i anlatıyor. Son öyküde ise Hızır’ın, Geceni sesten uzak tut uyarısıyla geliyor bilinmez olan. 

Sur ve Gölge, kurgu ile gerçeğin, yazgı ile rastlantının, ilaç ile zehrin, hayır ile şerrin Kumkapı, Moda ve Antakya’da fantastik bir yolculuğu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128162</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87a4a624-7e25-44c2-bcf3-05739892c61a.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı İmparatorluğu’nda Bankacılık, Ticaret ve Yatırımlar</image:title>
            <image:caption>İktisadi, toplumsal ve kültürel tarih alanlarının bazıları bugün ne yazık ki hayatta olmayan kalburüstü isimlerini bir araya getiren bu makale derlemesinde, Osmanlı İmparatorluğu ile Batı Avrupa’yı sanayileşmenin ilk yüzyılı boyunca giderek bütünleştiren başlıca kuvvetler farklı perspektiflerden ele alınıyor. Osmanlı coğrafyasındaki modernleşme dönüşümünün başlangıç aşamalarıyla da ilişkilenen olumlu ya da olumsuz ticari, mali ve parasal etkenlerin tahliliyle sınırlı kalmayan makaleler, geniş bir yelpazede sunulan bilgilerle aynı zamanda 19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun ekonomisine ve toplumuna genel bir giriş kitabı niteliği de taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128163</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56bedd65-2ac1-478c-b03a-1dc61a1b50e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Boşluğun Üst Katı</image:title>
            <image:caption>Devam etmeye 

Hevesi varsa. 

İğne ucu bir boşluktan sızan bir ip insanı hayata dikiyor. 



Boşluğun Üst Katı, kaybettiğiyle yer değiştiren bir özneye ne olduğunu, ne olacağını soruyor. 



Cesaret ve sevgiyle ona bakıyor. Daha önce bilmediğimiz, bilsek de emin olmadığımız duygulara yer açıyor. Elif Erdoğan’ın üçüncü kitabı sade, kendine has, zarif bir kalemin eşliğinde zamana dolanmak isteyenler için...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128164</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b8c706c-31b7-4040-8680-0afb9518abc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Öz Terapinin Getirdikleri</image:title>
            <image:caption>“Canlı olmanın en büyük mutluluklarından biri; bilimsel keşfin ya da aşkın ortaya çıkardıklarını anlamaktır.” 
Böyle diyor ünlü terapist P. A. Levine. 
Bu sözün büyüsüne kapılan yazar da 40+ yıldır psikoloji biliminin ona kazandırdığı donanım ile yaşadığı iki önemli deneyim sırasında önce kendine ayna tutuyor. Yaşadıklarını anlama ve anlamlandırma çabasına dayanarak aynada gördüklerini dışa yansıtarak insanı keşfetme serüvenini sürdürüyor. 
İşte bu kitap, içinden geçtiği iki önemli yaşam deneyimi sırasında oluşan sorular ve onlara yanıt arama çabası bir bakıma; birincisi kendi kendisinin terapisti olarak gerçekleştirdiği &apos;içsel kazı&apos; çalışması, diğeri ise; zamansız olarak yaşadığı bir &apos;aşk&apos; deneyimi. 
Bu iki dönüştürücü deneyim sırasında ortaya saçılan buluntular; yazarın yorumlarıyla, beni-seni-onu-diğerini anlatıyor ve &apos;insana dair&apos; pek çok psiko-sosyal gerçeği irdelememizi sağlıyor. Gülümsetirken düşündürüyor… Soru sorarken yanıtların da ipuçlarını işaret ediyor. 
Bakalım ipin ucu nereye çıkacak? Belki de bu yazıların yol açtığı izleklerde ilerlerken bireysel ve toplumsal bilinç dışı arşivlerinize bir ışık düşecek ve kendinize biraz daha yakınlaşacaksınız. Kim bilir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128165</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/103eb482-031d-4938-b49f-3c11b4c0930e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yavru Tilki ve Peri – Söğüt Ormanı Maceraları</image:title>
            <image:caption>Söğüt ormanında, hayallerin ötesinde maceralara atılmaya hazır mısın? 
Molly ile kardeşi Tom, tatilde ormanın kenarında yaşayan büyükannelerini ziyaret ettiler. Kar yağmaya başladığında yolunu kaybetmiş yavru bir tilki ile yardıma ihtiyacı olan bir peri buldular. İki kardeş, vakit kaybetmeden bir çare aramaya koyuldu. 
Kitabın sonunda eğlenceli alıştırmalar seni bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128166</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7efa54f9-e5b9-4331-a33a-d5e36d9c495c.jpg</image:loc>
            <image:title>Neşeli Günler İlkokulu – Teneffüs Tavşanları</image:title>
            <image:caption>Neşeli Günler İlkokulu&apos;nda her an her şey olabilir ve her zaman çok şaşırtıcı bir şey olduğu doğrudur. 
Oyun alanındaki tavşanlar çok mu sevimli görünüyor? EVET! 
Okula gelen özel misafir herkesi meşhur mu edecek? EVET! 
Müzik öğretmeninin kemanı büyülü mü? EVET! 
Peki öğrenciler ne yapacak dersiniz? TABİİ Kİ ÇOK EĞLENECEKLER!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128167</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78736f0c-f95c-48a3-b23c-8559d59a7f16.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal Masal Üstüne - 3</image:title>
            <image:caption>Kemerler ve düğmeler nasıl arkadaş olmuş? 

Pelerinli kedinin canı neden sıkkınmış? 

Kargalar gaklamayı neden unutmuş? 





Dünyamızı dönüştüren çok önemli değerler üzerine Filiz Özdem’in yazdığı bu merak uyandıran masallara Cem Kızıltuğ harika resimleriyle eşlik ediyor. 

Arkadaşlık, sevgi, saygı, paylaşma, özgürlük, adalet, merhamet, alçakgönüllülük, yaratıcılık, hayal gücü, akıl yürütme, doğa sevgisi, geri dönüşüm, çevre duyarlılığı üstüne masallar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128168</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/131245f8-f9c6-44de-84b9-951d27bb3ef6.jpg</image:loc>
            <image:title>Voleybol Güncesi Vazgeçmek Yok !</image:title>
            <image:caption>Voleybol diğer tüm takım sporlarından farklıdır. 
Voleybolda birbirinizle iletişim hâlinde olmanız gerekir. 
Diğer oyunlarda olduğu gibi topu alıp 
tek başınıza ilerleyemezsiniz. Topa iki kez vuramazsınız, 
bir kere dokunup arkadaşınıza vermek zorundasınız. 
Yani voleybolda bencilliğe yer yoktur. 
VakıfBank Voleybol Okulu’nda yaşanan 
hayali maceralarla dolu serinin ilk kitabı takım olmak, 
                                  kazanmak ve kaybetmek hakkında düşünmenizi sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128169</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14287603-a75b-4bef-aeac-3c938083bc54.jpg</image:loc>
            <image:title>İz Sürücü Köpekler-5 / Kayıp Çocuğun Peşinde</image:title>
            <image:caption>Gülten Dayıoğlu’nun dokuz arama kurtarma köpeği kardeşin hikâyelerini anlattığı İz Sürücü Köpekler dizisi A Takımı – Kayıp Çocuğun Peşinde macerasıyla devam ediyor. 



Bu kitapta Samur Kuyruk, Gözlüklü ve Sakarım’ın peşinden gitmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128170</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8737bd3-ba1c-43d8-b9fa-16fdb58b0e1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Elif ve Okuldaki Kelebekler - Kolay Okuyorum</image:title>
            <image:caption>Elif ve sınıf arkadaşları, sevinçten havalara uçtu. Sınıfa bir sürpriz geliyordu. Acaba bir kedi mi? Yoksa yavru bir köpek mi? 
Öğrenciler heyecanla evcil bir hayvan beklerken, öğretmen sınıfa tırtıllarla girdi. Çocuklar şaşkınlıkla kalakaldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128171</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4401efc7-f31d-4a4f-ba30-29f715aa89e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Güçlerimi Kaybettiğim Gün</image:title>
            <image:caption>Süper Güçlerimi Kaybettiğim Gün 



Unutmayın süper güçlerinizi kullanabilmek için azıcık hayal gücü yeterli! 



Küçük kahramanımız bir gün süper güçleri olduğunu keşfeder. Süper güçleri sayesinde sıradan bir günü inanılmaz bir maceraya dönüştürür. 



Michaël Escoffier’den miniklerin hayal güçlerinin ne kadar muhteşem olduğunu mizahi bir dille anlatan sevimli bir hikâye daha. 



İyi Kalpli Küçük Tavşan, Sihirbaz Tavşan ve Büyük Beyaz Tavşan kitaplarının sevilen yazarı Michaël Escoffier’den çocukların hayal güçlerine hayranlık bırakacak bu sevimli hikâyeyi Kris Di Giacomo resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128172</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b50f1605-db46-4eac-a482-1c3495010258.jpg</image:loc>
            <image:title>Ella ve İkinci Şans Günü</image:title>
            <image:caption>Ella ile babasının yaşadığı ev, KULLANILMAYAN eşyalarla dolup taşmaya başlamıştı. Baba kız buna bir çare bulmaya karar verip hemen işe koyuldu. Tüm eşyaları gözden geçirip işlerine yaramayanları ayırdılar ve atık merkezine doğru yola koyuldular. Yolda beklenmedik şeyler oldu, baba ile kızının kurtulmak istediği onca eşya, başkaları için bir ihtiyaç olabilir miydi? 
Geri kazandırma, yeniden kullanma, değerlendirme ve paylaşma üzerine, eşyaların da ikinci bir şansa sahip olabileceğini anlatan bir öykü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128173</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aefaee8c-1d4b-40f1-aa2b-6609af362135.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen de Boya Dünyayı</image:title>
            <image:caption>Bir uçurtmam olsa 
Rengârenk bir uçurtma 
Göklerde süzülse hep 
Hiç tellere takılmasa 
Neşe dolu, rengârenk hayalleriyle dünyayı güzelleştiren çocuklar için, onların hayatına dokunan şiirler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128174</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9111816f-9f62-4ac4-ac61-bb4ca2c548b4.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam İktisadı Temelinde Faizsiz Ekonomik Yapı ( Devlet Katkısı – Vergi Teşvikleri )</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
İKTİSADIN DOĞUŞU, İSLAM İKTİSADININ TARİHİ GELİŞİMİ, TEMEL ESASLARI, FİNANS YÖNTEMLERİ 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
MALİYE POLİTİKALARI, EKONOMİK SÜREÇLER ÜZERİNDE ETKİLERİ ve İSLAMİ FİNANSAL ARAÇLARIN ETKİNLİĞİNİN ARTTIRILMASI BAKIMINDAN ÜLKE ÖRNEKLERİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
İSLAM İKTİSADI FİNANS YÖNTEMLERİ ETKİNLİĞİNİN ARTTIRILABİLMESİ BAKIMINDAN SEKTÖR TEMSİLCİLERİNİN GÖRÜŞLERİ ve ANALİZİ 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
DEĞERLENDİRME</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128175</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cb653af-4b1d-4297-997d-75fbac3aeecd.jpg</image:loc>
            <image:title>Mito-Poetik Ve Filolojik Düşüncede Mit Konseptleri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
       I. Bölüm: Mito-Poetik: Teorik Yaklaşımlar ve Araştırmalar 
 
       II. Bölüm: Mitin Yeniden Doğuşu: Edebi ve Kültürel Yansımalar 
 
       III Bölüm: Edebiyat ve Mit: Arketiplerden Neo-Mitolojiye 
 
       IV. Bölüm: Edebiyatta Mitolojinin İzleri: XX. Yüzyıldan Günümüze 
 
       V. Bölüm: Edebi Metinlerde Mitoloji ve Arketiplerin Gücü: Nihai Bir Değerlendirme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128176</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e9006d9-2f98-4e08-a845-30118c50c3cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilimsel Araştırma Yöntemleri Ve Veri Analizi İş Güvenliği Verileri İle İstatistik Ve Spss Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
   1.TEMEL KAVRAMLAR 
 
   2. VERİLERİN BETİMLENMESİ 
 
   3. SPSS’İN GENEL TANITIMI VE VERİ GİRİŞİ 
 
   4. VERİLERİN SPSS KULLANIMI İLE BETİMLENMESİ 
 
   5. GRUPLARIN KARŞILAŞTIRILMASI 
 
   6. GRUPLARIN KARŞILAŞTIRILMASI (PARAMETRİK OLMAYAN YÖNTEMLER) 
 
   7. İLİŞKİLERİN BELİRLENMESİ 
 
   8. TAHMİNLEME</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128178</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2431b552-3ecd-4dbe-b8bb-646efa3e070f.jpg</image:loc>
            <image:title>Vatan ve Hürriyet – Atatürk’ün Askerlik Yılları</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Mustafa Kemal’in ilk görev yeri Şam’da başlıyor. Kitabın devamında Osmanlı İmparatorluğu’nu Birinci Dünya Savaşı’na taşıyan sürecin adımları ve bu süreçte Mustafa Kemal’in farklı bölgelerdeki mücadeleleri yer alıyor. 
 
Yazarımız Hatice Topçu’nun titiz inceleme ve araştırmaları sonucunda elde ettiği bilgilerle roman kurgusunda kaleme aldığı Atatürk’ün Askerlik Yılları Vatan ve Hürriyet’te, Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşü sürecinde büyük Atatürk’ün vatanı kurtarma yolundaki ilerleyişine tanıklık ediyoruz. 
 
Onu daha iyi tanımak için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128179</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d0a7c55-57ee-4bd4-9081-1c9947ba1d59.jpg</image:loc>
            <image:title>Yavru Ayı Öğreniyor Tıpkı Senin Gibi</image:title>
            <image:caption>Yavru Ayı oynuyor, öğreniyor ve çevresini gözlemliyor… Tıpkı tüm çocuklar gibi! Onun hikâyesi, küçük çocukları yavru bir hayvanın günlük yaşamını keşfetmeye ve kendisiyle olan benzerlik ve farklılıkları anlamaya davet ediyor. 
 
Rengârenk sevimli çizimleriyle bu kitap, küçük çocukların dikkatini kolayca cezbedecek. Kitabın sonundaki etkinlikler sayesinde, birlikte keşfetme ve karşılaştırma oyunu oynayarak minik yavrunuzla keyifli zaman geçireceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128180</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4c66c86-554e-49a1-8b35-ee3786b8a009.jpg</image:loc>
            <image:title>Yavru Ördek Öğreniyor Tıpkı Senin Gibi</image:title>
            <image:caption>Yavru Ördek oynuyor, öğreniyor ve çevresini gözlemliyor… Tıpkı tüm çocuklar gibi! Onun hikâyesi, küçük çocukları yavru bir hayvanın günlük yaşamını keşfetmeye ve kendisiyle olan benzerlik ve farklılıkları anlamaya davet ediyor. 
 
Rengârenk sevimli çizimleriyle bu kitap, küçük çocukların dikkatini kolayca cezbedecek. Kitabın sonundaki etkinlikler sayesinde, birlikte keşfetme ve karşılaştırma oyunu oynayarak minik yavrunuzla keyifli zaman geçireceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128181</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/369c4b76-e876-4d57-aba6-e6e580998b89.jpg</image:loc>
            <image:title>Shakespeare Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>Dünya edebiyatının en önemli tiyatro yazarlarından Shakespeare’in 17. yüzyılda yazdığı oyunlar günümüzde de ilgiyle okunup hayranlıkla seyredilmektedir. 
Bu eserleri canlı tutan insanlık hallerini sergilemekteki yetkinlikleri olmakla birlikte, kuşkusuz harikulade diyaloglarıdır. Aşk, tutku ve keder kadar, coşku, neşe ve ironiyi de muazzam bir ahenkle aktaran bu diyalogları değerlendirirken, Modern İngilizce ile Elizabeth Dönemi İngilizcesi arasındaki farkı gözden kaçırmamak büyük bir önem taşır. O dönemde kullanılan deyim, deyiş ve argo sözcükler günümüzde çok farklı anlaşılabilir, bunun yanı sıra sözcüklerin yan anlamlarını kavramakta pek çok zorlukla karşılaşılır. 
Shakespeare Sözlüğü için yazarın bütün oyunları ve şiirleri taranmış, 20.000’e yakın sözcüğün Türkçe karşılıkları örneklerle verilmiştir. Eser, perde, sahne ve dize numarası belirtilerek okurun örneklere kolayca ulaşabilmesi sağlanmıştır. 
Eleştirmen, yazar ve çevirmen olarak da önemli yapıtlar ortaya koyan eğitimci ve yönetmen Prof. Dr. Özdemir Nutku’nun hazırladığı Shakespeare Sözlüğü bu alandaki en kapsamlı sözlüktür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128182</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47daf2d3-6fc8-4923-ae83-29087251a505.jpg</image:loc>
            <image:title>Hafıza Bakımı</image:title>
            <image:caption>“Tüm anılarınızı artık biz yöneteceğiz.” Yakın gelecekte, sürekli çatışma ve çekişmelerden yorulmuş bir şehir, karanlık geçmişinden kaçmak için vatandaşlarının travmalarını yapay bir şekilde yok eden özel bir hafıza yönetim sistemi olan “Hafıza Bakımı’nı hayata geçirir. Böylece anıların manipüle edildiği ve vefat eden sevdiklerine dair tüm hatıraların anında silindiği bir distopya ortaya çıkar. Ancak Bom, bu dünyanın en temel kuralını —vefat eden birinin anısını saklamama kuralını— ihlal ettiğinde, bir zamanlar huzurlu olan hayatı çözülmeye başlar. Bom, dedesinin anılarını saklama ayrıcalığı karşılığında Hafıza Bakımı ürünlerini üreten ilaç şirketinin pazarlama ekibine katılınca sistemin kırk yıldır gömülü tuttuğu sırlar tek tek gün yüzüne çıkmaya başlar. Bora Jin’in kaleminden hafızanın ve unutuşun doğasına dair çarpıcı bir distopya...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128183</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84b41a80-e017-4de5-8a46-e8abf2e14972.jpg</image:loc>
            <image:title>Omzumdaki İki Arkadaş</image:title>
            <image:caption>Tavşan’ın kara bir arkadaşı var. On bir yaşından beri hep yanı başında. Başkaları onu göremiyor, sesini duyamıyor. Tavşan kiminle olursa olsun, nereye giderse gitsin, her zaman onun peşinden gidiyor ve omzuna yaslanarak onunla konuşuyor. Büyüdükçe Tavşan’ın ona dair hisleri karmaşıklaşıyor. Bazen ondan korkuyor bazen sıkılıyor, ancak zamanla söylediklerine inanmaya ve ona güvenmeye başlıyor. Tavşan, bu kara arkadaştan kurtulamazken, yeni insanlarla tanışıyor, önce bir kaktüse ardından bir kuşa bakıyor. Böylece Tavşan’ın kara arkadaşının varlığıyla gölgelenmiş hayatı yavaş yavaş değişiyor. Büyümek ve kırılganlıklara rağmen yetişkin olmak kolay değil şüphesiz. Ancak kederle ve mahrumiyetle yaralanmış çocukluğu iyileştirmek anlayış ve cesaret gerektiriyor. Omzumdaki İki Arkadaş, işte tam da buna dair bir hikâye. Üstesinden gelmeye çalıştığımız sorunları önce fark etmemiz ve kabullenmemiz gerektiğini vurgulayan Lee Suyeon, travmayla yüzleşmenin zorluğundan incelikle bahsediyor. Uzun soluklu bir çalışmanın ürünü olan bu çizgi roman, sulu boya renkleriyle sıcak bir atmosfer yaratırken duygu dolu hikâyesiyle okura geçmişin yüküne rağmen iyileşmenin her daim mümkün olduğunu yeniden hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128184</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb6847ba-69f8-498c-8749-129dfa70fb29.jpg</image:loc>
            <image:title>Michelangelo ve Medusa’nın Bakışı</image:title>
            <image:caption>Michelangelo’nun Kleopatra çizimi, sadece birer form olmaktan öte aynı zamanda bakışın güçlü bir ifadesidir. Mary D. Garrard, Medusa efsanesi ve Michelangelo’nun çizimi arasında paralellik kurarak, bu figürlerin sahip olduğu güç ve korku unsurunu cinsiyet üzerinden araştırır. Garrard, sanatçının çizimlerinde bakış ve donmuş bedenler arasında yaratılan gerilimin anlamını sorgulamaya tabi tutar. Çalışma, sanatta mitolojik ögelerin kullanımıyla ortaya çıkan dönüşümün izini sürer ve okuyucuyu Medusa etkisinden önceki anı görmeye çağırır. Michelangelo’nun eserlerinde gizlenen bu an, sanatta derin bir anlam taşır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128185</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f55f492-0d82-4bc5-8faf-ce24847d0879.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızıyı Görmek: Titian Daha İyisini Bilemeyecek Kadar Genç miydi?</image:title>
            <image:caption>Titian’ın erken dönem eserlerinde seçtiği kırmızı, sadece bir renge değil, aynı zamanda bir ifadeye de karşılık gelir. Beverly Louise Brown çalışmasında, Titian’ın resimlerindeki kırmızı rengini, sanatçının yaşının ve deneyiminin ötesinde nasıl bir anlama sahip olduğunu tartışır. Titian’ın erken dönem eserlerindeki cesur renk tercihleri arzunun, kararsızlığın ya da belki de bir deneyimsizliğin yansımasıdır. Bu çalışma, okuyucuyu sanatçının renk seçimlerinde estetik kaygılardan çok daha fazlasının olup olmadığına dair bir sorgulamaya yöneltir. Kırmızı burada yalnızca bir pigment midir, yoksa gençliğin, cesaretin ya da alınan risklerin simgesi midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128186</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca16564d-c083-49f7-b213-190577274b85.jpg</image:loc>
            <image:title>“Daha Usta ve Kararlı Bir El”: Giorgio Vasari’nin Lives of Artists’inde Manzara Resminin Tarihi”</image:title>
            <image:caption>Giorgio Vasari’nin “Lives of Artists” kitabı, manzara resminin, sanatın ve doğanın birleştiği noktaların, derinlemesine tahlilidir. Karen Hope Goodchild, manzara tarihini, Vasari’nin metninde saklı detaylardan yola çıkarak incelemeye tabi tutar. Bu çalışma, manzara resminin sanat tarihindeki konumunu ve zaman içinde nasıl şekillendiğini yeniden keşfeder. Vasari’nin gözlemleri, doğa ve sanat arasındaki bağlantıyı incelerken, okuyucuyu sadece dış dünyayı değil, aynı zamanda bu dünyanın resmedilme biçimini de sorgulamaya çağırır. Her bir manzara, yeni bir anlatının kapılarını aralar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128187</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61f2679d-1320-497a-ae32-f07fff0d3537.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitabı Aç...</image:title>
            <image:caption>Hayatın iniş ve çıkışlarında savrulurken, zor ve karmaşık zamanlardan geçerken bazen cesaret verici sözler duymak yeterli olabilir. Bazense çok daha fazlasına ihtiyaç duyarız. Çünkü o sırada bize gereken teselli sözleri değil “acil yardım”dır. 
Neden Bunu Bana Daha Önce Kimse Söylemedi? kitabı milyonlarca satış adedine ulaşan Dr. Julie Smith bu kitapla işte bu hayat kurtarıcı acil yardımı sunuyor bize. 
Kalpten kalbe yazılmış bir mektupla başlayan her bölümde içinde bulunduğumuz durumu iyileştirmek için içgörü ve bilgeliği hem çok pratik hem de basit uygulamalarla harmanlıyor. 
Her şeyi aşırı düşünüyorsanız, stres sizi yutuyorsa, korkuya teslim olduysanız, hayır demekte zorlanıyorsanız, dostluklarınızı sorguluyorsanız, önemli kararların eşiğindeyseniz yalnız değilsiniz… Ve ihtiyacınız olan rehberi elinizde tutuyorsunuz. 
 
Acı ya da kafa karışıklığı yaşadığımız anlarda, çoğumuz içimizde duymamız gereken sesi bulmakta zorlanırız. Bu, bizde bir sorun olduğundan değil, hepimizin hayat yolculuğunda öğrenmeye devam ediyor olmasındandır. İşte bu kitap tam da bu nedenle herkes için: yuvadan uçup kendi hayatlarını kuran çocuklarımız için, uzakta yaşayan dostlarımız için, ne söyleyeceğimizi bilemediğimizde ailemiz için ve bir çıkış yolu aradığımızda kendimiz için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128188</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d123e4e9-b624-4f6c-b987-c17cd2ef5915.jpg</image:loc>
            <image:title>Pieter Bruegel’in Manzara Çizimlerinin Tarihlendirilmesine Yeniden Bakış ve Yeni Bir Keşif</image:title>
            <image:caption>Pieter Bruegel, manzara çizimlerinde coğrafi niteliklerin yanı sıra zamana dair derin anlamlar iletir. Manfred Sellink, Bruegel’in eserlerine farklı bir perspektifle yaklaşırken sanatçının çizgilerinin zaman içerisinde hangi izler bıraktığını inceler. Bu çalışma, Bruegel’in manzara çizimlerinin yalnızca dış dünyaya ayna tutmak olmadığını, ayrıca bir zaman ve mekân anlayışını da kapsadığını gözler önüne serer. Yeni bulgularla, aşina olunan imgelerin ardında gizlenenler, okuyucuyu etkileyici bir biçimde sorgulamaya yönlendirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128189</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/659adeeb-19ef-4728-b3a4-bb2a646eb0fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Utancı Aşmak</image:title>
            <image:caption>Otizmin Maskesini İndirmek kitabının yazarı ve sosyal psikolog Dr. Devon Price bu önemli kitapta bireyleri sistemik sorunların faili gibi gösteren bir toplumda yaşamanın doğurduğu kendine öfke ve güçsüzlük hissi yani Sistemik Utanç ile yüzleşmek ve bu utançla nasıl başa çıkılacağını öğrenmek isteyenler için eşsiz bir rehber sunuyor. 
Sistemik Utanç, içinde yaşadığımız koşulların sorumluluğunu tamamen bireylere yükleyen, toplum tarafından inşa edilmiş bir kendinden nefret etme biçimidir. Bu bakış açısı, yoksulluğun sadece çok çalışılarak aşılabileceğini, ötekileştirilen bireylerin maruz kaldıkları baskıyı kendilerinin çözmesi gerektiğini ve iklim krizi gibi küresel felaketlerin bireysel eylemlerle durdurulabileceğini savunur. Hatta kendini kötü hissetmek bile kişisel bir başarısızlık gibi gösterilir. 
Ne kadar çabalarsak çabalayalım dayatılan imkânsız mükemmellik ölçütlerine ulaşamayız, hissettiğimiz utanç giderek derinleşir; bizi yalnızlığa ve umutsuzluğa doğru çeker. 
Dr. Devon Price, Sistemik Utanç’ın yıkıcı etkilerini bizzat yaşamış bir isimdir. Trans kimliğiyle verdiği mücadele sırasında, yaşadığı acıların sistemik baskılardan değil de kendi hatalarından kaynaklandığına inanarak bu utancı içselleştirmiştir. Ancak bu tür bir utanç yalnızca içsel bir ıstırapla sınırlı kalmaz; aynı zamanda bizi başkalarını da aynı sertlikle yargılamaya koşullandırır, çünkü biz de başkalarının bizi aynı şekilde yargılayacağından korkarız. Bu korku, ihtiyaç duyduğumuz kabul ve desteği aramamıza, topluluklar kurmamıza ve birlikte değişim yaratmamıza engel olur. 
Utancı Aşmak bu yoğun ve zorlayıcı duygularla nasıl yüzleşileceğini ve onlarla sağlıklı biçimde nasıl başa çıkılabileceğini anlatıyor. Kitap bize Sistemik Utanç’ın panzehiri olarak geniş kapsamlı tanıma kavramını tanıtıyor. 
Hem bireysel hem toplumsal düzeyde güven duygusunu yeniden inşa etmek için kendimize, başkalarına ve ortak geleceğimize duyduğumuz güveni güçlendirecek uygulanabilir alıştırmalar ve kaynaklar sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128190</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b89d69e3-a48a-4e15-9232-b9f0bc3de732.jpg</image:loc>
            <image:title>Kumarı Bırakmanın Kolay Yolu</image:title>
            <image:caption>Allen Carr’ın Easyway yöntemi, sigarayı bırakmak 
için bugüne kadar gelistirilmis en etkili yöntem 
olarak bilinmektedir. Basarısı sigarayı bırakmanın 
ötesine geçerek alkol tüketimi, asırı yemek yeme 
ve asırı harcama gibi çesitli sorunlara da etkili bir 
sekilde uygulanmıstır. Su anda bu yöntem, 
çagımızın hızla artan sosyal sorunlarından biri 
olan kumarla mücadele etmek için de kullanılmaktadır. 
Bu kitapta Allen Carr, bireylerin neden 
kumarın cazibesine kapıldıklarını ve hayatları 
üzerindeki zararlı etkisinin farkında olmalarına 
ragmen kumar oynamaya devam ettiklerini 
açıklıyor. Carr, kumar tuzagının dogasını 
açıklayarak kumar oynama arzusunu ve bagımlılıgı 
sürdüren tüm korkuları ortadan kaldırıyor. En 
önemlisi, kendinizi bir fedakârlık yapmıs gibi 
hissetmeyecek ve kumarı asla özlemeyeceksiniz. 
Hiçbir sekilde yoksunluk hissetmeden hayattan 
tam anlamıyla keyif alabileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128191</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/750a77ad-e2ff-4e01-b050-ec8505c72729.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Savaş Nasıl Kazanılır?</image:title>
            <image:caption>Çoban&apos;ın notlandırmalarıyla zenginleştirilen De Re Militari&apos;nin bu çevirisinde sadece Roma ordusunun teşkilat yapısı ve askerî teknolojisi değil, günümüz ordularına ilham kaynağı olmuş pek çok askerî geleneğin temellerini de bulacaksınız. 
Romalı düşünür Flavius Vegetius Renatus&apos;un De Re Militari ya da Epitoma Rei Militaris adıyla bilinen eseri yüzlerce yıl boyunca Avrupalı komutanların yanından ayırmadığı bir eser olmuştur. 4. yüzyılın sonlarında yazılmış olduğu tahmin edilen bu eserin muhtevası çağının ötesinde bir vizyonu ve sadeliği barındırır.  Vegetius, eserini mümkün olan en yalın şekilde, dönemin komutanlarının rahatlıkla anlayabileceği bir dil ile kaleme almıştır. Cebinde bu eseri taşıyan herkes, acemi erleri nasıl seçmesi gerektiğini, farklı arazi koşullarında hangi muharebe manevralarını gerçekleştirebileceğini, ordusundaki kuvvetlerin mevcudiyet bakımından oranlarını, sefer öncesi ve sonrasında dikkat edeceği hususları bilecek bir bilgeliğe ulaşmaktadır. Bu sebeple De Re Militari, yüzyıllardır farklı dillere tercüme edilmekte ve askerlik sanatıyla meşgul olanlara rehberlik etmektedir. 
Elinizdeki eser, sadece Roma ordusunun değil yerleşik kültürlerle de özdeşleşmiş olan merkezi ordu teşkilatlarının eşsiz bir özeti mahiyetindedir. De Re Militari&apos;nin satır aralarına dikkatlice bakıldığında, günümüz ordularının tarihte yaşanmış askeri hadiselerin benzerleriyle mücadele etmekte olduğu görülür. Muharebede zafer kazanmak için dikkat edilmesi gereken hususlar neredeyse aynıdır. Değişen ise sadece siyasi teşekküllerin isimleri ve askeri teknolojidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128192</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d154ebb7-fb05-4fae-9637-83ab2ccecbd9.jpg</image:loc>
            <image:title>Mukaddes Beldeler</image:title>
            <image:caption>On yedinci asra şahitlik yapan, kaleme aldığı yazılarıyla dünya edebiyatının en geniş, en mühim seyahat kitabını meydana getiren, kendisi de dünyanın en büyük seyyahı kabul edilen Evliya Çelebi’nin hayatı da eseri de, sırlarla doludur. Evliya Çelebi, neredeyse bütün dünyayı dolaşmış, bu esnada gördüklerini, duyduklarını, okuduklarını on ciltlik Seyahatname’sinde bir araya getirmiştir. Evliya Çelebi yıllarca özlemini çektiği farz olan hac ibadetini yerine getirmek için Batı ve Güney Anadolu’yu gezdikten sonra Suriye üzerinden Haremeyn_i Şerifeyn’e gitmiştir. 
Gezip gördüğü yerler içinde onu en çok heyecanlandıran ve Seyahatname’sinin dokuzuncu cildinin büyük bir kısmını ayırdığı Mekke, Medine ve Kudüs’ten müteşekkil bu üç mukaddes İslam beldesi olmuştur. 
Bütün hususiyetleriyle yüzyıllar öncesinde, hac için nasıl hazırlık yapıldığını, hangi güzergâhın takip edildiğini, yolculukta nelerin yaşandığını, hac ibadetini ve ziyaretlerinin nasıl yapıldığını, usul, adab ve şartlarını adeta bir hac rehberi gibi ayrıntılı olarak yazmıştır. Bunun yanında bu mukaddes beldelere ibadet ve ziyaret niyetiyle gelecek hacılara, edindiği bilgileri ve tecrübeleri de aktarmayı ihmal etmemiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128193</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/137e63da-d3a7-4c94-ae70-06b092460e0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiçbir Şey Yapmadan Her Şeyi Yapmak</image:title>
            <image:caption>Çalışmanın erdem sayıldığı, her an üretken olmanın zorunluluk haline geldiği bugünün dünyasında, durup dinlenmenin, eylemsizliğin ve tembelliğin dönüştürücü gücünü gözden kaçırıyor olabilir miyiz? 
Todd McElroy, modern çağın hızına meydan okuyan bu kitabında, tembelliğin ve bilinçli dinlenmenin yaratıcı düşünme, üretkenlik ve zihinsel sağlık üzerindeki beklen-medik etkilerini inceliyor. Tembelliğe yüklenen olumsuz anlamları sorgularken, onu yalnızca bir hareketsizlik hali olarak değil, yenilenme, içsel derinleşme ve yaratıcı atılım-ların kaynağı olarak ele alıyor. Evrimsel psikolojiden bilişsel bilimlere, antropolojiden modern iş kültürüne uzanan geniş bir çerçevede, dinlenmenin insan zihni ve toplumsal yaşam üzerindeki kritik rolünü inceliyor. Günü-müz çalışma kültürünün bireyi nasıl tükettiğini gözler önüne sererken, üretkenliği artırmanın yolunun sürekli hareket etmek değil, bazen durmayı bilmekten geçtiğini gösteriyor. 
McElroy, Hiçbir Şey Yapmadan Her Şeyi Yapmak kitabıyla okuyucularını düşünme biçimini değiştirmeye, yaratıcı zekasını ortaya çıkarmaya ve daha az çalışmayla, daha akıllıca yaşamaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128194</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73e803d5-18a2-4863-af83-ece52b4875f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Şam&apos;ın Uykusuz Zürafası</image:title>
            <image:caption>Uzun yıllar boyunca çevresinde devam eden savaşın içine çekilmeye direnen ama sonunda dahil olmak zorunda kalan hayalî bir mahalle: Rus Mahallesi. Fakat bu mahallenin sakinleri savaşa silahlarla değil, hikâyeleriyle giriyor. Zürafa, Nonna ve isimsiz anlatıcının küçük hikâyesiyle başlayan roman, kurgu ilerledikçe hikâye ve karakterleriyle kalabalıklaşıyor: Hayvanat bahçesinin müdürü Victor İvaniç, Fransızca öğretmeni ve esnaf Ebû Alî Suleymân, mahallenin kahramanı İsâm, az tanınan Rus yazar Arkadi Kozmiç, zürafa, Nonna’nın ördüğü serçe, tazı, deve kuşu ve niceleri… Gûta’ya atılan bombaların seslerini uzaktan duyan Rus Mahallesi sakinleri, bir gün bu sesi yanı başlarında bulduklarında ne yapacaklar? Kendilerini tarafsız, eylemsiz gören bu kitle olayların dışında kalabilecek mi? Kendilerini bu savaşın etkilerinden koruyabilecekler mi? Khalil Alrez’den çok sesli, ironik, karnavalesk, teatral, gerçek ile hayal arasında seyreden bir roman: Şam’ın Uykusuz Zürafası.  &quot;Zekice, derinlikli bir hikâye... Şam&apos;da uykusuz bir zürafa, savaşın ve hayatın karanlığına ışık tutan, hayali ve gerçek bir roman.&quot; –Al Akhbar “Khalil Alrez olay yaratan diliyle bizi hayrete düşürüyor; taze, pervasız, hızlı, zamanla yarışan ve dünyasını ustalıkla inşa ederken onu kuşatan bir dil bu.” –Arab News &quot;Khalil Alrez, büyüleyici bir fantastik filmden yeni çıkmışız gibi dokunaklı öyküler ve sahnelerle dolu bir anlatımla edebiyatının zirvesinde.&quot; –Independent Arabia</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128195</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f147502d-f424-4ee2-ac41-6d63b31cf434.jpg</image:loc>
            <image:title>Seyyahın İstanbul’u</image:title>
            <image:caption>Dünya edebiyatının en geniş, en mühim seyahat kitabını meydana getiren, kendisi de dünyanın en büyük seyyahı kabul edilen Evliya Çelebi’nin hayatı da eseri de, sırlarla doludur. Evliya Çelebi, seyahatleri esnasında gördüklerini, duyduklarını, okuduklarını on ciltlik Seyahatname’sinde bir araya getirmiştir. Seyahatname’nin en önemli cildi ise şüphesiz İstanbul’a ayrılmıştır. 
Evliya için İstanbul, Osmanlı’nın olduğu kadar kendi dünyasının da merkezidir. İslâmbol diye söz ettiği bu şehir, onun bütün Seyahatname’sinde anlattığı yerlerin mihenk taşıdır. Evliya Çelebi Seyahatname&apos;sinde yer alan İstanbul&apos;u okumak, aynı zamanda yüzyıllar öncesinin İstanbul&apos;unda ve daha öncesinde yolculuk yapmaktır… O devirlerde tılsımlı ve esrarlı mekanlar, eserler ve hadiselerin birçoğu günümüzde bile bilinmemekteyken; birçoğu da zamanın acımasız rüzgarında savrulup gitmiştir. Ancak, bu değerler Seyahatname&apos;de yaşamaya hâlâ devam ediyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128196</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b13ce971-c5f7-4570-811f-9a5db34f98c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamın İki Yüzü: Ağıt Ve Ötesi</image:title>
            <image:caption>“Her kayıp, bir nehir gibi akar; acının derin yataklarında kendine yol bulur. İnsan, ağıtlarla bu ‘kayıp nehri’ni geçer.” 
Tuğçe Erdal’ın Yaşamın İki Yüzü: Ağıt ve Ötesi kitabı, insanlığın en kadim meselelerine ışık tutuyor: ölüm, yas, travma. Ölünün ardından yakılan ağıtlar, yalnızca bir yas ritüeli değil, aynı zamanda iyileşme, anlam bulma ve toplumsal bağları onarma aracıdır. Bu kadim ağıt yakma geleneği, kültürel ve tarihsel bir gerçeklik olarak da insanın kayıplar karşısındaki acısını dile getirdiği ve bu acıyı dönüştürdüğü için güçlü bir dil. Bu dil, hem geçmişin yankılarını bugüne taşıyor hem de geleceğe dair bir anlam yaratıyor. Ağıtlar, yas sürecinin terapötik bir yönü olarak bireylerin psikolojik ve manevi direncini yeniden inşa etmeleri-ne olanak tanıyor. Aynı zamanda, bu ritüeller toplumların kültürel kimliğini şekillendiriyor ve ortak bir yas deneyimi etrafında bir araya gelmeyi mümkün kılıyor. 
Anadolu’nun zengin yas kültüründen örneklerle, halkbilimi, psikoloji ve teolojiyi harmanlayarak ölümle yüzleşmenin farklı boyutlarını ele alan bu kitap, hem akademik bir çalışma, hem de hayatın trajik boyutlarına dair bir rehber olmasıyla, yaşamın acı yüzüne anlam katan ve yasın dönüştürücü gücünü gözler önüne seren bir başucu kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128197</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55123f84-3dfc-40ab-ba58-57d3bd83122d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hapsedilmiş Benliği Özgürleştirmek</image:title>
            <image:caption>Beden yalnızca etten ve kemikten ibaret değildir; onda suskun bir benlik de gizlidir. Anoreksiya, bulimiya, zorlayıcı açlık… Tüm bu yeme bozuklukları, yalnızca bedene ait meseler mi, yoksa içindeki suskun benliğin sessiz bir çığlığı mı? Jeanne Magagna, bu çalışmasıyla yeme bozukluklarının derinlerine iniyor; psikoterapötik bir bakışla, bu hastalıkların bireyin iç dünyasında nasıl kök saldığını, neye karşı bir direniş, neyin yokluğunda bir çare olarak belirdiğini inceliyor. 
Anorektik beden, yalnızca bir kaybın ya da kontrol arzusunun tezahürü değil, bazen de içsel bir sessizliğe hapsolmuş, duyul-mayan bir sesin yankısıdır. Hapsedilmiş Benliği Özgürleştirmek, yeme bozukluklarını bir semptom olarak değil, kişinin yaşamla ve kendilikle kurduğu ilişkinin bir yansıması olarak ele alıyor. Magagna, klinik vaka analizleriyle, ebeveyn-çocuk ilişkilerinin derinliklerini, içsel çatışmaların beden üzerinden nasıl ifade bulduğunu ve psikoterapinin, benliği özgürleştirmedeki rolünü titizlikle ortaya koyuyor. 
Bireysel psikoterapiden aile dinamiklerine, bilinçdışı süreçler-den psikanalitik çözümlemelere uzanan bu eserde Magagna,  psikoloji literatürüne sadece bireyi daha iyi anlamak isteyen psikoterapistlerin değil ailelerin de faydalanacağı kilit bir eser armağan ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128198</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f9acb78-1aa9-482f-9d54-9e962d77b1f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Revizyon Otopsişizm</image:title>
            <image:caption>Kendimize her zaman hatırlatıyoruz: Bizler rafine zevkler ile doğmadık. Orta direk toplumda eş değerlerimiz gibi finansal problemlerle felsefeden daha fazla uğraşmak zorunda kalacak kişileriz. Dolayısıyla tüm düşün ve felsefe gayretlerine rağmen büyük olasılıkla basmakalıp bir varoluş yansıtıp gideceğiz dünyadan. Kayda değer bir praksis bile yaratamadan. Sefalet rüştümüzü saklayarak… Tam da bu bizim düş kırıklığımız olacakken Voltaire’in sözü daha yıkıcı bir hâlde karşımızdadır artık: “Thales’ten tutun da üniversitedeki profesörlere, en hayalperest akıl yürütücülere ve onlardan intihal yapanlara kadar hiçbir filozof oturduğu sokağın terbiyesini dahi etkileyememiştir. Niçin? Çünkü insanlar metafiziğe göre değil, âdetlere göre hareket eder.” Yine de her şeye rağmen en azından ilk Otopsişizm’den öteye geçebilmiş olmak ara form hissiyatından feragat edebilmemizi ve başarısız, metafizikçi bir filozof olma gayretimizin kasvetinden sıyrılmayı bir süreliğine sağlayacaktır. Bu durum, Revizyon Otopsişizm’i belki de praksis olma ihtimali bakımından daha anlamlı kılar. En azından sonumuz gelmeden önce denemiş olduk. Öyle değil mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128199</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/384bfaa9-dd6b-4b64-bb15-7f67a0978a84.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaramaz Uzaylı 2 - Zuziba Kayboldu</image:title>
            <image:caption>Yaramaz uzaylı Pobi’nin gezegeni Bordabolos’ta bir sorun var, gezegene enerji sağlayan Borda Pili kayıp! İşin kötüsü, onu bulabilecek tek kişi olan Uzay Polisi Zuziba da ortalarda yok. Dünya’ya geldiği zaman işleri karıştıran Pobi, önceki macerasında ona eşlik eden Melis ve ailesinden yardım istemeye karar veriyor. Birçok gezegen, türlü türlü uzaylı, yarışlar ve sürprizlerle dolu yeni serüvenlerinde Pobi ve Melis’e siz de katılın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128200</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/704fb7d6-3f5d-49d8-bda1-f84f6ac6a9a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarı Kepçe ile Ördek Yavrusu</image:title>
            <image:caption>Büyük iş makineleri her gün durmadan çalışıyor. Toprağı kazıyor, ağır yükleri taşıyor ve birçok şey inşa ediyorlar. Ancak inşaat alanına bir gün yolunu kaybeden bir ördek yavrusu geliyor. Turuncu Dozer’in yolunu kesiyor, Mor Mikser’in üzerine çıkıyor ve Kırmızı Vinç’in çalışmasını engelliyor. Bütün iş makineleri ondan şikâyet ederken Sarı Kepçe onlarla aynı fikirde değil. Ve zaman geçtikçe ördek yavrusuna alışan iş makineleriyle Sarı Kepçe’yi büyük bir sürpriz bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128201</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6836bf7-987e-4b6f-ad53-f9455349220f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümler Çağı</image:title>
            <image:caption>MICHAEL J. SULLIVAN’IN DESTANLAR ÇAĞI İLE BAŞLAYAN EPİK SERİSİ ÖLÜMLER ÇAĞI’YLA DEVAM EDİYOR. 

Bütün topraklar kış mevsiminin pençesine düşmüş ve umutlar çoktan tükenmişti. Batı ordusu, Avempartha’nın aşılmaz engeli yüzünden Fhrey topraklarına giremiyordu. Fane ejderhalarının sırrına ulaşmak için önce Nidwalden Nehri’ni geçmenin bir yolunu bulmak zorundaydılar. Hem insanlık hem de Suri için zaman daralırken, yaşayanların tek umudu ölülerdi. Kaderlerini mühürleyen bir seçim yapan bir avuç dışlanmış... İmkânsızı başarıp kurtuluşu getirebilecekler mi, yoksa hepsi kaçınılmaz sona mı mahkûm? Çünkü en büyük destanlar, yaşayanların dünyasının sınırlarını aşar. 

YAŞAM VE ÖLÜM ARASINDAKİ ÇİZGİDE, KAHRAMANLAR DOĞUYOR.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128202</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02606d94-4992-4124-a02c-c9ab073c137c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mob Psycho 100 – 2. Cilt</image:title>
            <image:caption>YİN VE YANG, MOB VE TERU. İKİ SÜPER GÜÇLÜ GENÇ KARŞI KARŞIYA. 
Ortamı anlamayan ve ezici doğaüstü güçlere sahip olan ortaokul öğrencisi Şigeo Kageyama (nam-ı diğer Mob) şüpheli dini grup “LOL”u yerle bir eder. Başka bir okulun grup lideri Teruki Hanazava (nam-ı diğer Teru) ortaya çıkar ve Mob’un okulundaki serserileri psişik güçlerini kullanarak alt eder. Apayrı hayatlar yaşayan bu iki süper güçlü genç karşı karşıya kaldıklarında neler olacak acaba?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128203</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b546e4d-b215-4c4a-9338-859b4eb83198.jpg</image:loc>
            <image:title>Takılı Kalan Zihin</image:title>
            <image:caption>Kendimizi hep aynı yoldan ilerlemek zorunda hissediyor ve sürekli bir şeyleri erteliyorsak, düşünceler bizi hayatı yaşamaktan alıkoyuyorsa, kötü hissetmekten bucak bucak kaçarken bizi iyi yönde besleyecek tüm tecrübeleri de elimizin tersiyle itiyorsak zihnimizde ne olup bittiğine bir bakmamız gerekiyor.
Zira hayat zihnimizin içinde değil, dışında...
Klinik Psikolog Esra Oras, Takılı Kalan Zihin’de sürekli aynı düşünceler etrafında dönüp durmak olarak ifade edebileceğimiz ruminasyon kavramı üzerinden bazı düşüncelere takılıp kalmamıza bir pencere açıyor. Bizi farkında olmadan sınırlı bir alana, psikolojik katılığa sürükleyen bu alışkanlığa Kabul ve Kararlılık Terapisi çerçevesinde nasıl yaklaşabileceğimizi anlatıyor.
Psikolojik katılıktan esnekliğe geçişin yollarını keşfetmek ve uygulamak için bu kitaba bir göz atın.
“Psikolojik esneklik, uzun vadeli kazanımlar için kısa vadeli kazanımlardan vazgeçebilme yetisidir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128204</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c253ff7e-a6ef-4ce1-a6b4-b53de6521052.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarmaşığın İçinden Bir Ses Geliyor</image:title>
            <image:caption>“Bazen büyük felaketler, insanı kendisiyle buluşturur.”

Yaş almanın hem fiziksel hem zihinsel değişimiyle baş etmeye çalışırken yaşamın konforunu yalnızlıkta bulmuş “ilk” kahraman, ömrünün son çeyreğini anlamlı kılmasını umduğu bir hikâye örüyor: Üçüncü Dünya Savaşı jeneriğinde, devlet ve polisin her köşeyi tuttuğu, tadı tuzu kaçmış bir dünyanın hikâyesi. Yaşanan karmaşaları kabullenmekte zorlanan “ikinci” kahraman ise ilmekleri başka bir hikâye için atıyor.

İşte “üçüncü” kahramanın çok daha gri, sessiz, yaban, daha az kalabalık dünyası böyle dokunuyor: İnsanın doğadan, doğanın insandan kopuşunun gerçekleştiği, ağaçsız, kuşsuz, kedisiz, köpeksiz ıssız bir dünya. Diğer bir deyişle insanın nihayet bedel ödediği, ancak kendini merkeze alan önlemlerle hayatta kalmayı başarabildiği bir dünya.

Her biri içinde bulunduğu şartları kabul etmeyen, değiştirmeye çalışan kahramanlarımız, nihayetinde bir yerden kaçmanın kendine dönüş hikâyesine karıştığı, Jungvari bir kurguda tutunacak bir dal bulabilecek mi?

Mustafa Nuri, pandemi sonrası zihnimize geçmişi hatırlatırken gelecekten haber vererek şefkatli bir uyandırma çabasıyla okuru sarsıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128205</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a15505c-1b10-4e79-944c-b12fbeb2a139.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku Filmi</image:title>
            <image:caption>1993 yılının yazında, genç bir film ekibi, dört hafta boyunca Korku Filmi ismini verdikleri filmin çekimlerini yaptı. Yalnızca üç sahnesi yayınlanmış olmasına rağmen bu rahatsız edici film kültleşti ve uğursuz bir gölge olarak sinema tarihine adını yazdırdı.
Yıllar sonra, film bu sefer büyük bir bütçeyle yeniden çekilecekti ve Hollywood, orijinal kadrodan hayatta kalan tek kişiyle iletişime geçmişti: Sıska Çocuk karakterinin oyuncusuyla.
Sıska Çocuk her şeyi hatırlıyordu: senaryoya gömülen sırları, sette yaşanmış garip olayları ve aşılmış sınırları... 
Sahte Hollywood kişilikleri ve tuhaf hayran buluşmalarının içinde sıkışıp kalan Sıska Çocuk, geçmiş ve şimdiki zaman, senaryo ve gerçeklik, kameranın bize gösterdikleri ve sakladıkları üzerine bir hikâye anlatacaktı. Fakat geçmişin hayaletlerini yeniden çağırmanın bir bedeli olacaktı...
Blair Cadısı ve Halka gibi filmleri sevenlerin kaçırmaması gereken Korku Filmi, sayfalar ilerledikçe artan paranoyası, psikolojik gerilimi ve şaşırtıcı finaliyle okuru gerçeklik algısını sorgulamaya zorluyor.
“Neslinin en korkutucu yazarlarından biri olan Paul Tremblay, Korku Filmi ile okurlarına soluksuz bir korku romanı sunuyor.” –Joe Hill</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128206</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8886544-c35b-431e-93da-caf9b9b3b2de.jpg</image:loc>
            <image:title>Algı Kapıları – Cennet ve Cehennem</image:title>
            <image:caption>Hem edebiyata hem de felsefeye büyük katkılar sağlayan, başta Cesur Yeni Dünya, Algı Kapıları, Ada ve Loudun Şeytanları olmak üzere yazdığı elli kadar kitapla yalnızca çağını değil, çağdaşlarını da derinden etkileyen, dönemin en ünlü entelektüellerinden İngiliz yazar Aldous Huxley, yedi kez de Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterildi. Kâhin şair William Blake’in dizelerinden esinle kaleme aldığı 1954’teki Algı Kapıları ve 1956’daki Cennet ve Cehennem metinleri, popüler kültüre de nakşolmuş, insanın algıları ve mistisizm yoluyla gerçekleştirdiği düşünsel seyahatlerini barındırır. 
Meskalin deneyiyle başlayan ilk metin, zihnin algıları ile gerçeklik arasındaki farkları ortaya koyarken sanat, bilinç, psikoloji ve spiritüel deneyimler üzerine eğilir. İkinci metin ise, mistik deneyimin ve iç huzurun erişilebilir olduğu cennet hâliyle, insanın kendi zihninin karanlığında kaybolma tehlikesini barındırdığı cehennem hâlini karşı kefelere koyar. Sanat, tarih, felsefe ve psikoloji Huxley’nin iradesinde kapıları açıp kapayan anahtarlara dönüşür. 
Dünyayı mağarasının dar çatlaklarından görmekten vazgeçmek için algı kapılarını açmaya niyetlenenlere, karşıt kültürün minör düşünsel başyapıtı...
 
“Ömrü boyunca Huxley insan bilincinin gizemini anlama ihtiyacıyla hareket etmiş; hatta bu arayış kendisini Hıristiyan gizemciliğinden Uzakdoğu’nun inançlarına ve California’nın sahte inanışlarına kadar sürüklemiş. Gerek kendi çağında gerek bizimkinde edebi bir aydın için alışıldık olmayan biçimde, Huxley bilimle de derinden ilgilenmiş; işte asıl yapıtı da din, sanat ve bilim arasındaki sınır bölgesinde yer alır. Algı Kapıları tam da bu manyetik alanın merkezindedir.” –J. G. BALLARD
“Kısa ve öz, düşündürücü, bilgece, en önemlisi de insancıl bir başyapıt.” –SUNDAY TIMES</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128207</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89704c26-d525-4243-92f9-a739834148a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevimli Canavar Günlüğü - Öz Saygı Sorunları</image:title>
            <image:caption>Öz saygının içten gelmesi gerektiğini ve bazen yeteneklerimiz kadar sınırlarımızı da bilmemiz gerektiğini öğrenme sürecinde Marvin&apos;e katılın.  Marvin’in komik karalamaları ve günlük yazıları, keyifli maceralarını eğlenceli talihsizliklerini ve sonunda kazandığı zaferi eğlenceli ve bağ kurulabilir bir şekilde anlatıyor. Bu, DEHB ve ilintili sorunlar yaşayan çocukların da okumak isteyeceği bir seri! Marvin’in Sevimli Canavar Günlüğü, Dr. Melmed&apos;in yöntemlerini uygularken anne-babalar ve öğretmenlere yardımcı bir çalışma olarak karşınıza çıkıyor. Ayrıca çocukların keyifle çoğaltıp boyayabileceği ve evin her tarafına yapıştırabilecekleri ST4 hatırlatıcı etiketleri de bu kitapta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128208</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/668317aa-63cc-4fa9-a616-d94315756327.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Tarımı</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı’nın bu kitabında iki önemli özellik öne çıkıyor: 
1.        Tarımsal üretim aktörlerinden aile işgücü temelli küçük ve orta ölçekli tarım işletmelerinin sorunlarıyla onlara yönelik çözümler konusuna ağırlık verilmektedir. 
2.        Büyük bir çoğunluğun nitelikli ve yeterli gıdaya ulaşamaması sorununa yönelik tespitler ve çözümlerden meydana gelmektedir. 
 
Türkiye Tarımı – Emperyalist Saldırı ve Çözümler 
1.        Doğrudan tarımsal üretimle ilgili yazılardan meydana gelmektedir. 
2.        Tarımsal üretimin bir kolu olan hayvansal üretimle ilgilidir. 
3.        Tarımsal üretimin en önemli çıktısı olan gıda sorunu hakkındadır. 
4.        Bu bölüm, temelde doğu sorunu olan Kürt sorunu, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye ahalisine, Türk milleti denir” yaklaşımıyla kaleme alınmıştır. 
5.        Tarım dışı ekonomi-politik çözümlemeler yer almaktadır. 
6.        Bilim ve geleceğin planlanması hususundaki makaleden oluşmaktadır. 
7.        Atatürk’ün tarımla ilgili uygulama ve düşünceleri günümüze de ışık tutacak nitelikte olduğu için Atatürk’ün tarım uygulamalarıyla ilgili makaleler yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128209</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8514e88-ece6-46b4-9790-b0bb4c46b7ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Planla Rahat Yaşa</image:title>
            <image:caption>New York Times çoksatanı Tembel Dâhinin El Kitabı’nın yazarı, verimlilik kaygısından bıkan fakat iyi bir hayat yaşamak isteyenler için pratik ve anlayışlı bir zaman yönetimi kitabı sunuyor. Çoğu zaman yönetimi kitabı, mükemmeliyet ve optimizasyon üzerine odaklanarak sizi yetersiz hissettirebilir. Peki, her an verimlilik peşinden koşmak yerine sadece hayatınızı yaşamak isterseniz? Zamanınızı, ona teslim olmadan yönetmenin bir yolu var mı? Kesinlikle var! Kendra Adachi, samimi ve eğlenceli tarzıyla zamanınızı yönetmenin yepyeni bir yolunu gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128210</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f483485c-d93d-4821-8e5a-fe53b4ea6c30.jpg</image:loc>
            <image:title>39 Basamak</image:title>
            <image:caption>Kaçmak bir sanatsa, Richard Hannay ustasıdır. Sıradan bir akşam, Londra’daki dairesinde tanımadığı bir adamın kapısını çalmasıyla Richard Hannay’in hayatı altüst olur. Artık elinde sadece cinayetle suçlanan bir adamın anlattıkları, cebinde kırık ipuçları ve peşinde gölge gibi dolaşan ölüm vardır. İngiltere&apos;nin kırsal yollarında başlayan bu soluk kesici kaçış, uluslararası bir casusluk ağının ortaya çıkmasıyla bambaşka bir boyuta taşınır. Zaman daralmakta, tehlike büyümekte ve bir adamın omuzlarındaki yük, bir ülkenin geleceğini belirlemektedir. John Buchan’ın 1915’te kaleme aldığı 39 Basamak, gerilim ve aksiyonun klasikleşmiş ilk örneklerinden biri. Sürükleyici anlatımı ve keskin zekâsıyla Hannay’in bu macerası, hem polisiye tutkunlarını hem de casus romanı severleri ilk sayfadan itibaren kendine bağlıyor.  Bir adım atın ama dikkat edin, otuz dokuzuncusunda dünya değişebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128211</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32c9280f-62bc-4941-8bd4-afd65df754f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Güven</image:title>
            <image:caption>Sara, dışarıdan bakıldığında hayatı mükemmel görünen; rahat bir evi, sevgi dolu bir eşi ve iki çocuğu olan başarılı bir travma terapistidir. Ancak onun dışında hiç kimse hayatının bir yalan üzerine kurulu olduğunu bilmiyordur. Ta ki yeni bir hasta, Sara&apos;nın çok iyi bildiği, hatta yıllar önce bizzat kendisinin işlediği bir suçu itiraf edene kadar...  Bu kişi, Sara&apos;nın geçmişini nasıl biliyor? Ne planlıyor? Ve Sara, bu sırrın ifşa olmaması için ne yapabilir? Kesin olan tek bir şey vardır: Sara, sırrını ve ailesini korumak için her şeyi göze alacaktır... 
*** &quot;Bir psikolojik gerilim romanından isteyebileceğiniz her şey bu kitapta.&quot; John Marrs 
*** &quot;İlk sayfasından itibaren sizi içine çekecek muazzam bir aile içi gerilim.&quot; Ed James</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128212</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5f6f3b7-411c-47fb-acb0-63ca25b7008e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldız Koleksiyoncusu</image:title>
            <image:caption>Nola, evrendeki en parlak şeyleri toplamayı seven bir koleksiyoncu... Ama onun koleksiyonu pullardan, taşlardan ya da çiçeklerden oluşmuyor. O, yıldızları topluyor! Ama Nola’nın hiç hesaba katmadığı bir şey var: Yıldızlar sadece ona ait değil! Kayıp yıldızlar yüzünden yönünü bulamayan bir kaptan, ilhamını yitiren bir şair, uyuyamayan bir çocuk, dilek tutamayan bir genç ve daha niceleri kapısını çalmaya başlıyor. Ama Nola, kimseye yıldızlarını geri vermek istemiyor. Peki, gökyüzü yıldızsız kaldığında gerçekten ne olur? Dostluk, paylaşmak ve yeni başlangıçlar üzerine büyüleyici bir hikâye! Gökyüzüne bakmaya doyamayacağınız bir yolculuğa hazır olun! Belki de bir yıldız, tam şu an dileğini tutmanı bekliyordur...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128213</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df35767d-8e54-4410-89af-97d696425379.jpg</image:loc>
            <image:title>Jan van Eyck’in İtalyan Hac Yolculuğu: Mucizevi Bir Floransa Müjdesi ve Gent Sunak Resmi</image:title>
            <image:caption>Jan van Eyck’in olası İtalya hac yolculuğunun izleri, eserlerinde gizlidir. Penny Howell Jolly, Eyck’in Gent Sunak Resmi ve Müjde gibi öne çıkan çalışmalarını inceleyerek, sanatçının eserlerindeki kültürel, dinî ve görsel ögeleri açığa çıkarır. Eyck’in eserlerine dikkatlice işlediği semboller, sanatçının seyahatleri ve bu seyahatlerin eserlerine olan etkisinin dışavurumudur. Bu eser, okuyucuyu bir ressamın sanatına, inançlarına ve görsel kültür tarihine doğru gerçekleşen gizemli bir keşfe davet eder. Her bir detay, Eyck’in saklı anlamlarının dünyasına ışık tutar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128214</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ca27842-41b9-4901-9b7b-af051e0f9f87.jpg</image:loc>
            <image:title>Venedik’te Aziz Jerome: Giovanni Bellini ve Yalnız Yaşam Rüyası</image:title>
            <image:caption>Aziz Jerome sadece bir çöl azizi midir, yoksa içe bakışın görsel bir tasviri mi? 
Giovanni Bellini, Venedik topraklarında, doğayla iç içe bir figür resmederken yalnızlığın farklı boyutlarını gözler önüne serer. Bellini’nin tasarımında zaman adeta durmuş gibidir; bu dinginlik içerisinde her bir çizgi ve detay, anlam arayışı için bir fırsattır. Hans Belting, Bellini’nin eserlerinde bizi görsel huzurun ötesinde zihinsel bir yolculuğa çıkarırken, yalnızlık, manevi güç ve resmedilmiş sessizliğin ne anlama geldiğini yeniden düşünmemize olanak tanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128215</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cfec234-9d22-43cc-99c5-1310a3f116a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyadaki Son Robot – Haşmet 2.0</image:title>
            <image:caption>Yıl 2084...
İnsanların teknolojiden korktuğu bir dünyada Hamdi&apos;nin en yakın dostu bir robot: Haşmet!
Üstelik o sadece bir robot değil, aynı zamanda gezegendeki tek robot!
Hamdi ve Haşmet, annelerini kurtarmak için zorlu bir yolculuğa çıkarken dostluk, cesaret ve ön yargılarla yüzleşiyor.
Peki ya Haşmet? O sadece metalden mi ibaret yoksa kalbi olan bir kahraman mı?
Bu macera, seni dostluğun gücünü keşfetmeye çağırıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128216</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f34879dc-6391-4313-bc20-e9ae94dc6a87.jpg</image:loc>
            <image:title>Gezegenin Çılgın Filozofları</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, tarihin en büyük düşünürlerinin yaşamlarına konuk olacaksın. Sokrates’ten Pisagor’a, Farabi’den Descartes’e, Biruni’den Thales’e, Aristo’dan İbni Sina’ya çok sayıda düşünürle yakından tanışacaksın. Filozofların maceralarıyla dolu hikâyelerini keşfederken sen de büyük sorular sormaya başlayacaksın. Belki geleceğin filozofu olma yolunda ilk adımı atmış olacaksın. Merak etmenin ve düşünmenin inanılmaz sana nasıl kapılar açtığının şaşırarak farkına varacaksın. Filozoflar, dünyaya farklı gözlerle bakmayı severler. Kim bilir, bu kitabı okuduktan sonra kendi muhteşem sorularını sormaya başlayacaksın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128217</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db01301a-216f-4521-bcf6-f4d813d61d82.jpg</image:loc>
            <image:title>Leonardo’nun “Son Akşam Yemeği” Üzerine Düşünceler</image:title>
            <image:caption>“Son Akşam Yemeği”ni bir sondan ziyade başlangıç olarak görmek gerekir. Leonardo da Vinci’nin en önemli çalışmalarından biri olan bu eser, sadece bir andan ibaret olmayıp, zamanın ve anlamın ötesine geçişin de sembolüdür. Joseph Polzer, eserin restorasyon süreci sonrasında, bu çalışmayı her yönüyle mercek altına alırken, izleyicinin aşina olduğu bu imgede saklı gizemleri keşfetme fırsatı sunar. Perspektif, ifade ve boşluklarla hayat bulan bu çalışma, karmaşık doğasıyla okurları ve izleyicisini derinden etkilemeyi sürdürür. Polzer’in çalışması, klasik ikonografiye yeni bir bakış açısı getirerek anlamın sürekli değişen doğasına dikkat çeker.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128218</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef2fbeb8-1151-42cc-964f-de3fa7acb9bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Cenneti Göstermek: Botticelli’nin “Bakirenin Taç Giyme Töreni” ve Aracılı İmgeler</image:title>
            <image:caption>Cennet nasıl tasvir edilebilir ve bir ressamın bunu gösterme olanağı var mıdır? Botticelli’nin “Bakirenin Taç Giyme Töreni” adlı eseri, ilahi ve dünyevi olan arasındaki sınırı belirsizleştirir. Charles Burroughs bu eserde sembollerin rolünü inceler ve Tanrı’nın tasavvurunu yeryüzünde göstermeye çabalayan bir sanatçının meşakkatli görevini ele alır. Bu çalışma, dinî anlatının görsel ve sembolik ifadelerini inceleyerek, inanç ve sanat arasındaki bağlantıyı sorgular. Ayrıca görsel çalışmanın ritüellerle birleşerek ortaya çıkarmış olduğu manevi gücüyle, okuru imgelerin dünyasına çekilmeye davet eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128219</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/272de4b7-e3af-484e-9c00-16f75c56a26b.jpg</image:loc>
            <image:title>İstiyorum da İstiyorum</image:title>
            <image:caption>Can’ın aklında tek bir şey var: Yepyeni, ışıl ışıl, muhteşem bir bisiklet!  Daha hızlı, daha parlak, daha havalı… İhtiyacı olan şey tam da bu! Ama ailesi ona zaten bir bisikleti olduğunu söylüyor. Peki, arkadaşları rüzgâr gibi yarışırken, o eski bisikletiyle nasıl yetişecek? Turnuvaya böyle mi katılacak? İçindeki o kocaman bir “İSTİYORUM!” duygusu büyüdükçe büyüyor… Derken, bir gece odasında garip bir ses duyuyor. Çınn… çınn… Sanki bir bisiklet zili çalıyor.  Can sesin peşine düştüğünde, kendini iki farklı dünyanın eşiğinde buluyor. Biri, her isteğin anında gerçekleştiği İstekler Diyarı… Diğeri, gerçek ihtiyaçların fark edildiği İhtiyaçlar Diyarı… Bu yolculukta Can, gerçek mutluluğun neyle ilgili olduğunu keşfedecek. Peki, mutluluğun sırrı yepyeni şeylerde mi, yoksa zaten sahip olduklarımıza bakış açımızda mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128220</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/720c34ef-bf5f-421f-92b4-7a437435afae.jpg</image:loc>
            <image:title>Liya ve Düş Fırçası</image:title>
            <image:caption>Liya&apos;nın dünyası renklerle doluydu.  Onun için fırçası elindeyken, düşlerini çizmekten daha güzel bir şey yoktu. Bir gün, hayallerini şekillendiren Düş Fırçası esrarengiz bir şekilde ortadan kayboldu! Liya onu her yerde aradı ama bulamadı. Zamanla içindeki renkler de solmaya başladı. Ancak bu kayıp onu bambaşka bir yolculuğa çıkardı. Denizi hiç görmemiş insanların duvarlarına dalgalar çizdiği bir kasabaya, doğanın kalbindeki bir tiyatro sahnesine, gökyüzüne hayallerin bırakıldığı bir uçurtma tepesine ve yeni dostluklara... Bazen kaybolan şeyler kendimizi eksik hissettirse de, aslında bizi tamamlayan, onları ararken öğrendiklerimizdir.  Liya&apos;nın bu gizemli yolculuğuna katılmaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128221</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c035cd7c-eb14-4fc1-81bd-3ebc570cf891.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Ruhun Yarısı</image:title>
            <image:caption>Theodora Ettings, ruhunun yarısı bir peri tarafından lanetlendiğinden beri ne utanç ne de toplumun hassas kurallarına ayak uydurmak konusunda endişe duyabiliyordu. Londra’nın gözalıcı balo salonlarında sosyeteye henüz resmen tanıtılmamış, tuhaf bir genç kadın olarak kendine ait olmayan bir dünyada yer edinmeye çalışıyordu yalnızca.
Ancak kader, onu Londra’nın popüler ve huysuz büyücüsü Elias Wilder ile karşılaştırdığında her şey değişecekti. Elias, Londra’yı kasıp kavuran esrarengiz ve ölümcül bir büyü salgınının sırrını çözmeye çalışıyordu. Elias’la birlikte bu karanlık gizemin izini süren Dora, hem itibarını hem de hayatını tehlikeye atacaktı. 
Dora’nın üzerindeki lanet ve toplumun dışladığı bu adamla kurduğu yakınlık, onun zaten sallantıda olan itibarını tamamen yok edebilirdi. Ama belki de bu sıradışı bağ, Dora’nın yitirdiğini sandığı ruhunu yeniden keşfetmesinin tek yolu olacaktı. Ruhunun yarısı eksikse bile âşık olabilir miydi insan?
“Enfes bir roman. Bir Ruhun Yarısı, tam anlamıyla içinizi ısıtacak.”
―HANNAH WHITTEN
“Büyüleyici ama aynı zamanda ayakları yere basan, tatlı ama bir o kadar da sade bir roman. Bayıldım.”
―ALIX E. HARROW
“Büyük bir keyifle, bir çırpıda okuduğum bir kitap oldu.”
―KJ CHARLES
“Bu sevimli ve hayalperest romantik fantezi sizi âdeta etkisi altına alıyor.”
―MEGAN BANNEN
“Zekice kurgulanmış ve ezberbozan Bir Ruhun Yarısı; yalnızca kalbinizi değil, içinizde kalan son ümit kırıntılarını da ateşe verecek.”
―SHELLEY PARKER-CHAN
“Kusursuz bir tarihi fantazya; sıcacık, âdeta büyülü, tehlikeli ve nefis.”
―TASHA SURI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128222</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03f00be4-9d85-4352-ada4-5ec641c2de02.jpg</image:loc>
            <image:title>Zorlu Sınavlar Sırfısıldayan 2</image:title>
            <image:caption>Cadı Ormanı artık borazan sesleri ve ulumalardan oluşan muazzam bir gürültüyle yankılanıyordu. Benjamiah, Elizabella, Silas ve Mi kuklalarını savaşa hazır hale getirdiler.
“Gidiyoruz,” dedi Elizabella. “Hepimiz. Birbirinizden ayrılmayın. Bizi takip edin.”
Benjamiah, tuhaf bir cadıtaşı parçası keşfedince kendini yeniden Örülüdünya’nın labirent sokaklarında bulur. Burada arkadaşları Elizabella, Mi ve Haritacı Silas ile birlikte kapılmış çocukları kurtarmak için sınavlardan geçmesi gereken Benjamiah&apos;nın işi, sanıldığı kadar kolay olmayacaktır. Sınavları geçmek ve cadıtaşı parçasının esaretinden kurtulmak için yaz gün dönümünün sonuna kadar vakitleri vardır.
Harry Potter serisi, Narnia Günlükleri ve Malamander hayranları için mükemmel bir tercih olan Sırfısıldayan’da macera, serinin ikinci kitabıyla devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128224</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d15773d2-6be4-4743-bbbe-61128c0ff8c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehir Casusları</image:title>
            <image:caption>On iki yaşındaki Sara Martinez sıradan bir hacker değil. Onda çok daha fazlası var.
Sara devletin sistemine sızarak koruyucu ailesinin gerçek yüzünü ortaya çıkarır. Tebrik edilmeyi beklerken ıslahevine kapatılma ve bilgisayar kullanma yasağıyla karşı karşıya kalır. Neyse ki tam o sırada hayatına &quot;Anne&quot; adında bir adam girer ve Sara, kendini bir İngiliz ajanıyla çalışırken bulur.
Dünyanın dört bir yanından gelen sıra dışı yeteneklere sahip çocuklarla birlikte İskoçya&apos;da casusluk eğitimi almaya başlar. Paris&apos;te gençlik zirvesinden bir binanın tepesine, siber dünyadan uluslararası komplolara uzanan bu macerada Sara hem kendini hem de ekibini kurtarmak için mücadele eder.
Dostlukla örülü bu gizem dolu hikâye birbirinden yetenekli genç casusları bir araya getiriyor.
Kimse dünyayı kurtarmanın çocuk oyuncağı olacağını söylemedi…
&quot;Ustaca kurgulanmış okurken gülümseten bir kitap.&quot;
—People</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128225</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7337cacf-ad56-4e9c-b7e3-d1cdc9d257db.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbin Şifaları</image:title>
            <image:caption>Kalp... İmanı, merhameti, sevgiyi ve hikmeti barındıran, hakikate açılan manevi sığınağımız. Ama bazen, mal sevgisi, cimrilik, itibar tutkusu, korku, tembellik, yeis ve suizan gibi hastalıklarla kirlenir, ağırlaşır, hakikati görmekten uzaklaşır. Oysa her hastalığın bir şifası vardır. Kanaat, cömertlik, rıza, ümit, çalışkanlık, iman ve hüsnü zan; kalbi arındıran, onu yeniden özüne döndüren ilaçlardır. Peki, nefsimizin oyunlarını nasıl aşabiliriz? Kibir yerine tevazuyu, hırs yerine kanaati, korku yerine tevekkülü nasıl koyabiliriz? İmam Gazali, Kalbin Hastalıkları kitabında olduğu gibi, kalbin maruz kaldığı hastalıkları ve bunlara karşı geliştirilen çareleri ele almaya Kalbin Şifaları kitabında devam ediyor. Kalbin şifasını bulmanın, önce hastalığını tanımaktan geçtiğini vurgularken, derin hikmeti ve bilgeliğiyle kalbi arındırma yolculuğumuza rehberlik ediyor. Hakikatin izini sürmeye hazır mısın? Her imtihan bir arınma fırsatıdır. Öyleyse, şimdi kalbine dönme vakti!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128226</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73919de5-921b-44c1-b159-6c474e0ee7ab.jpg</image:loc>
            <image:title>21 Günde Düşünce Detoksu</image:title>
            <image:caption>Zihniniz gerçekten size mi ait, yoksa geçmişten gelen kaygılar, pişmanlıklar ve korkular tarafından mı yönetiliyor? 
 
Zihninizde dönüp duran olumsuz düşünceler hayatınızı nasıl etkiliyor ? Peki, bu düşünceler sizi ileriye mi taşıyor, yoksa farkında olmadan geriye mi çekiyor? 
 
21 Günde Düşünce Detoksu, zihninizi toksik düşüncelerden arındırarak sizi daha özgür, daha huzurlu ve daha dengeli bir hayata davet ediyor. Bu yolculuk yalnızca bir zihinsel temizlik değil, aynı zamanda kendinize olan inancınızı yeniden kazanma ve hayatınızı istediğiniz yönde şekillendirme sürecidir. 
 
Bu rehberde, negatif düşünce kalıplarını fark edip dönüştürmeyi, günlük pratikler ve farkındalık egzersizleriyle zihninizi disipline etmeyi, pozitif düşünme alışkanlıkları geliştirerek hayatınızı yeni bir seviyeye taşımayı öğreneceksiniz. 
 
Bülent Gardiyanoğlu’nun kılavuzluğunda, düşüncelerinizin efendisi olmayı seçin! Eski kalıplarınızı kırın, zihinsel yüklerinizden arının ve kendi gücünüzü keşfedin. 
 
Değişim için bir adım atmaya hazır mısınız? O halde şimdi başlayın. Yeni bir hayatı hak ediyorsunuz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128227</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0edcdb4d-2bfd-410c-a4bb-63ee905de36c.jpg</image:loc>
            <image:title>Tilki</image:title>
            <image:caption>Bir tilki iz sürerken hangi yolları kullanır? Peki ya bir yazar? 
Tilki, kalıplara uyan bir roman değil; farklı zaman dilimlerinde, farklı coğrafyalarda dolaşan, edebiyatın ve tarihin izini suren girift bir anlatı. Dubravka Ugrešić, Sovyet sansurunden Batı edebiyatının kalıplarına 
kadar pek cok farklı hikayeyi ustalıkla birbirine bağlıyor; sansurun golgesinde kaybolan sozcukler, surgun yazarların izleri, Nabokov’un kelebekleri ve edebiyatın zamansız direnişi bu hikayede buluşuyor. 
Kimi zaman ironik kimi zaman melankolik ama daima keskin bir yaratıcılık ile yazılmış bu metin, edebiyatın hayatta kalma mücadelesini ve anlatıcının varoluşsal seruvenini gozler onune seriyor. Modern edebiyatın en cesur seslerinden Dubravka Ugrešić’in kaleminden cıkan Tilki, anlatı sanatının sınırlarını zorlayan, zekice kurgulanmış bir eser. Edebiyatın ozgurluğunu, kayboluşunu ve yeniden doğuşunu keşfetmek icin… 
 
Hepimiz birer dipnotuz, pek çoğumuz hiçbir zaman okunma şansı bulamayacak, her birimiz yaşamımız için, bir dipnot hayatı yaşamak için, tüm gayretlerimize rağmen nihayetinde mecburen batana dekyüzeyde kalabilmek için acımasız ve çaresiz bir mücadele içindeyiz. 

Her yerde ve sürekli olarak varoluşumuzun, boşluğa ve hiçliğe karşı mücadelemizin izlerini bırakıyoruz. Ve anlamsızlık ne kadar büyükse mücadelemiz o kadar şiddetli oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128228</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19911469-0463-4133-97b0-35c96dd5ae33.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateşe Çalan Gece</image:title>
            <image:caption>İnsan yıkılacaksa, 
Dostun kucağına yıkılmalı. 
Sevecekse insan 
Kendinden sevmeli. 
Yüreğinin yarısını 
Filistin’de ölen çocuklarının yanında 
Diğer yarısını Lazkiye’de bırakmalı. 
Kürt sınırında kalkan, 
Musullu kadınlara umut olmalı. 
İnsan yaşayacaksa eğer 
Dönmeden, yan çizmeden 
İkirciksiz, dosdoğru yaşamalı. 
Yıkıldığı yerden 
Gülümseyerek kalkmalı... 
Kısacası; 
Gözyaşları ağlamalı, 
İnsanım diyenin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128229</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddc1c195-46f3-490c-afd0-a622e29df795.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaçak Anın Büyüsü</image:title>
            <image:caption>Nitelikli öyküleriyle romanlarına bir yenisini daha ekleyen Metin Turan, bu defa bizi, kahramanı Nafi Candeğer’le birlikte hem heyecanlı ve şenlikli hem de bir o kadar hüzünlü ve düşündüren bir yolculuğa çıkarıyor. 
 
Bu romanda kaçak ânın büyüsüne kapılacak, siz de muhtemelen aynı kaçınılmaz soruyu soracaksınız: 
 
Mademki bu hayatın bir tekrarı yok; o zaman bir âna, bir duruma, bir konuma; bir sıfat, bir tasnif ya da bir kategoriye zoraki sığdırılıp sıkıştırılan bir ömrü, âdeta sonu gelmez bir hamallığın mahkûmu gibi yaşamak zorunda mıyım? Yoksa “yazgı” denilerek sürgit taşımayı gayet normal bulduğum yükü sırtımdan indirip bir kez daha başa, en başa dönmeksizin yoluma devam etme, değişip değiştirme iradem var mı? 
Elinizde, sizi okuduğunu görüp şaşıracağınız bir roman var. 
 
Okuduğunuzda zihin kuşlarınız havalanacak.  
 
Çekinmeyin. Rahat olun ve yapın bir münasebetsizlik!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128230</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7a85a46-7e18-47c3-8a6b-94872d922854.jpg</image:loc>
            <image:title>Yandığın Ateş Yoluna Işık Olur</image:title>
            <image:caption>Yandığın Ateş Yoluna Işık Olur 
 
Güç, Güçlükten Doğar 
 
 
HAYAT VAZGEÇMEYENLERİ ÖDÜLLENDİRİR! 
 
Şu dünyada yanmayan var mı? Hayat içine düştüğümüz ya da düşürüldüğümüz yangınlarla dolu... Kimimiz sağlık sorunları yaşıyor, kimimiz ekonomik sıkıntılarla boğuşuyor; bazılarımız gelecek kaygısı taşıyor, bazılarımız geçmişin prangalarına takılıyor; birimizin derdi aile içi çatışmalar diğerininki siyasal baskılar... Yangınlarımız farklı ancak bizi yakan alevleri yolumuzu aydınlatacak ışıklara dönüştürmenin yöntemi aynı: Vazgeçmemek! Hayat, vazgeçmeyenleri ödüllendiriyor... 
 
Kişisel yolculuğunu, toplumun içinden geçtiği dönemin gerçekleriyle us- taca kurgulayan Sedef Kabaş, etkileyici üslubu ve derin analizleri ile hayatın en sert rüzgârlarına karşı dimdik durmanın yollarını gösteriyor. Kitaptaki birbirinden çarpıcı ve sürükleyici gerçek hikâyeler ilham vermekle kalmayıp, güçlüklerden nasıl güçlenerek çıkabileceğimize, zorlukların nasıl fırsatlara evrilebileceğine rehberlik ediyor. Cesaret, metanet ve zarafet içinde verilen her mücadelenin yenilmezliğini ortaya koyuyor... 
 
Bu kitap, yalnızca bir gazetecinin özgürlük manifestosu değil; aynı zamanda zorluklar karşısında yılmazlığı seçenler için eşsiz bir kılavuz. Okumanın ötesinde hissetmek, güçlenmek ve harekete geçmek için güçlü bir çağrı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128231</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59252c0a-f228-4296-9480-46cbcca2632d.jpg</image:loc>
            <image:title>Var mı Pamuk’tan Yaramazı? - Matrak Masallar</image:title>
            <image:caption>Sınıfın en matrak öğrencileri, 

klasik masalları alıp ters yüz ediyor. Prenseslerin uslu durmadığı, cücelerin kural tanımadığı, kraliçelerin üvey kızları için endişelendiği ve aynaların çok daha geveze olabileceği bir masala hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128232</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88004c5f-fc36-4834-860c-2677dc18d373.jpg</image:loc>
            <image:title>Püskül Kız’ın Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Bill Gates okuluna uçan trenle gidip gelen Püskül Kız, kimselere görünmek istemiyor. Ne sınıfta ne evde ne sokakta… Çünkü aşırı tüylenme hastalığı nedeniyle vücudu tüylerle kaplı. Neyse ki zekasıyla öğretmenlerinin, sadakatiyle de iki yakın arkadaşının takdirini toplamış! 
3 Mayıs 2038 günü gelen bir e-mektupta yazıldığına göre İlerleme Yasaları ve Ulusal Gelecek Projesi kapsamında Püskül Kız’ı “normal dışı çocukların tedavi edilmesi amacıyla” özel bir merkeze almak istiyorlar. Bu gerçekten iyi bir fikir mi? 
Püskül Kız’ın bazen yalnızlık bazen hiciv dolu günlüğünün sayfalarını karıştırırken, yerleştirildiği merkezdeki arkadaşlarıyla verdiği hayatta kalma savaşına tanık oluyoruz. 
Laura Jaffé’in kaleminden çıkan ve Fransa’da 2019 Société des Gens de Lettres ve 2020 Handi-Livres ödüllerini alan, bu etkileyici roman tüm farklılıklarıyla insanların eşit olduğunu hatırlatıyor. Ayşe Meral’in Fransızca aslından çevirdiği Püskül Kız’ın Günlüğü pek çok önyargıyı yıkmaya yarayacak kadar çarpıcı. 
 
 
“Adım Josépha Bellini, ama annem dışında bunu kim hatırlıyor? On üç yıldan beri, yani doğduğumdan bu yana, çirkinliğim benim kimliğim oldu. Herkes için ben Canavar’ım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128233</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0e7d516-0d86-4d14-8d27-f090bba3f98a.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlıkta Gökkuşağı</image:title>
            <image:caption>Yarın gelmese iyi olurdu ama oradaydı işte. Bekliyordu, tüm gizleriyle, sırlarıyla, sürprizleriyle oradaydı, gelecekti, zaman durdurulmaz, denetlenemez hızıyla, insanın sabrıyla, sabırsızlığıyla alay ediyor, her köşeye bir ilmik atıyor, sonra o ilmikler iç içe geçiyor, mutluluklar, belalar hemen hemen aynı hızla insanın üstüne çullanıyordu. Sümbüllerin kokusunu içime çektim. Bir yudum daha içtim kırmızı şarabımdan. Yok, duramayacağım ben burada, içimi kemiren o korkuyla karışık tedirginlik bırakmayacak yakamı. O tuhaf gürültü, kafamın içinde küçük bir çekicin darbelerine benzeyen o gürültü durmuyor. 
Yok, kafamın içinde değil, dışarıdan geliyor bu ses.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128234</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e7eb097-06b2-4af8-af69-8bf8e29dca7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Uzay - Bulmaca ve Etkinliklerle</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın kapağını açtığınızda kendinizi bir uzay roketinin içinde bulacak ve farklı bir galaksie doğru yola çıkacaksınız. 
Çocuklar için Uzay, yıldız ve gezegenlerden kuyruklu yıldızlar, küçük astronomların keşfetmek için can attığı her şeyi keyifli anlatımıyla ortaya koyuyor. 
Bu kitap sayesinde; 
·         Samanyolu Galaksisi gibi galaksilerin nasıl oluştuğunu, 
·         Dünya’nın neden döndüğünü ve yer çekimin,n ne olduğunu, 
·         Kuyruklu yıldız ve gezegenleri nasıl etkilediklerini, 
·         Ay’a ayak basan ilk insan hakkındaki gerçeği, 
·         Mars’ın neden bu kadar sıcak olduğunu ve Satürn’ün çevresinde neden halkalar bulunğunu, 
·         Bilim insalarının Dünya dışında herhangi bir yerde hayat olup olmadığıyla ilgili görüşlerini öğreneceksiniz. 
 
Kitap içindeki etkinlik ve bulmacalar hem uzay hakkındaki bilgilerinizi artacak hem de keyifli vakit geçireceksiniz, bir gökyüzü gözlem aracı yapabilir ya da odanızı küçük bir evrene dönüştürebilirsiniz. 
 
Çocuklar için Uzay, sizi bu dünyanın dışında bir yolculuğa davet ediyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128235</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06800171-09ae-4f75-91b4-98e611c66876.jpg</image:loc>
            <image:title>Biraz Nezaket</image:title>
            <image:caption>Sincap, domuzcuk, küçük fare ve hatta kurt… Hepsi çok kızgın görünüyor. Bugün herkese neler oluyor böyle? 
İşte ayı da uzaklaşıyor! Peki nereye gidiyor olabilir? Ayı çok değerli bir şey bulmuş ve dostlarına iyi hissetmenin sırrını veriyor. 
 
Nezaketin ve iyiliğin hayatımızı nasıl güzelleştirdiğini anlatana sıcakcık bir öykü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128236</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7a35ad7-56e6-4710-9102-4b5e05426b80.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefeyi Anlamak</image:title>
            <image:caption>Ölümden sonra hayat var mı? Ötanazi, intihar ya da kök hücre araştırmaları etik mi? Sporda performans artırıcı kullanımı hile yapmak sayılır mı? 
Günümüz insanı, bu tür felsefi sorularla karşı karşıya kalıyor. Felsefe, artık bir işe yaramayan bir dizi doktrin değil; tam tersine, davranışlarınızı şekillendirmek ve sorunlarınızı çözmek için başvurabileceğiniz, yaşayan bir bilgi birikimi. Sıkıcı olmayan ve kolayca takip edilir bir dille hazırlanan Felsefeyi Anlamak, sizi tüm zamanların en önemli düşünürleri ve onların son 2.600 yıl içerisinde üzerinde kafa yordukları sorunlarla tanıştırıyor. 
Dr. Kenneth Shouler, en bilinen dünya görüşlerini açıklıyor ve günlük yaşamdan örnekler sunarak bu kavramların iyice anlaşılabilmesini sağlıyor. 
Bu kitabın sayfalarında gezinirken, 
·      *   Sokrates, Platon ve Aristoteles   *   Augustinus ve Aquinas   *   Spinoza ve Descartes 
·      *   Locke ve Hume   *  Mill, Russell ve Sartre 
gibi filozofların düşünce yapıları üzerine fikir sahibi olacaksınız. Hayata bakışınızı genişletmek niyetindeyseniz, bu kitap sizin için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128237</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecfb3e0c-a06b-4362-b6c0-b0065cb9e25e.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Taht (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Günahkâr. Kötü adam. Ahlaksız. 
Haset Prensi asla bir aziz olduğunu iddia etmemişti. Ancak ölümcül bir oyunun başlangıcını işaret eden şifreli bir not aldığında, düşmek üzere olan iblis sarayını kurtarmak için bir günah belirtisinden daha fazlasına ihtiyaç duyacağını biliyordu. 
Bilmeceler, büyülü nesneler, isimsiz oyuncular… 
Hiçbir şey onun önünde duramayacaktı ama titiz planlarının hiçbiri onu, günahını başka hiçbir şeye benzemeyen bir şekilde ateşleyen sinir bozucu ressama karşı hazırlamamıştı... 
 
Erdemli. Çekici. Yalancı. 
Camilla, yıkıcı bir skandaldan kaçınmak için Envy ile şeytani bir pazarlığa girmek zorunda kalınca onun oyununun gerçek doğasını uyandıracağını beklemiyordu. Envy ve Camilla birlikte Yeraltı Dünyası’nda, ışıltılı iblis saraylarından ateşli vampir diyarına ve ötesine kadar tehlikeli bir yolculuğa çıkmalıydı. Fakat onlar için tuzakların en büyüğü âşık olmaktı. Her sayfası umut ve aşkla dolu bu hikâye, kalbinizin en derin köşesine dokunacak! 
 
Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128238</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc125b86-bf7b-4c27-af6d-efc77b741a18.jpg</image:loc>
            <image:title>Gurur ve Utanç - Çıtır Çıtır Felsefe</image:title>
            <image:caption>Gurur da utanç da cesaret ister! Küçük büyük herkesin hayatı sorgulama rehberi “Çıtır Çıtır Felsefe” dizisinin Türkçe’deki 35. kitabı “gurur” ve “utanç” kavramlarını ele alıyor. Dizinin yaratıcısı Brigitte Labbé, hayatımızın merkezindeki iki önemli duyguyu, günlük yaşamdan örneklerle düşündürüyor. Bazen ikili ilişkilerde, bazen topluluk önünde, bazen de içdünyamızda duyduğumuz gururun ve utancın, nasıl mutlu ya da huzursuz hissettirdiğini çokboyutlu ele alıyor. Jacques Azam’ın zengin mizah anlayışını yansıttığı desenleriyle renklenen dizinin her kitabında, farklı bir felsefi kavram ya da temel bir konu ele alınıyor. Kavramlar, minik öyküler, kısa kısa örnek durumlar, diyaloglar ya da sorular sayesinde, çocukların kolayca anlayabileceği sadelikte aktarılıyor. Dizi, çocuklar ve felsefe üzerine yapılan birçok çalışmaya da ilham veriyor. Utandığımızda kimimiz titrer, kimimizin gözleri dolar ya da kalp atışları hızlanır. Gurur duyduğumuzdaysa, gülmek, zıplamak, çığlık atmak isteriz. Utanç ve gurur çok güçlü, çok yoğun duygulardır ve içimizde ikisine ilişkin de duyarlılık vardır. Bu duyarlılık bize neyin doğru, neyin yanlış olduğunu bildirir; kendimizde hoşlandığımız ya da hoşlanmadığımız şeyleri hissettirir; kendimizi keşfetmemizi sağlar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128239</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f15e8bb-1ac6-4596-8dbe-7f966f8beea9.jpg</image:loc>
            <image:title>Elki Kimin Köpeği? (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Elki, her gün okula giderken bize eşlik eder, sonra bizi kapıda karşılardı.
Hep birlikte parka koşar, tüm öğleden sonramızı birlikte geçirirdik.
Mahallemiz, Elki için bir ev gibiydi.
Sokak hayvanlarına ve onlarla paylaştığımız yaşama yakından bakan, sıcacık bir resimli kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128240</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e5222c5-fb5d-4388-b807-34c4d3c01a3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Rüzgar</image:title>
            <image:caption>&quot;Ben, kendimi ararken her harfi ayrı bir yara yaptım yüreğime. 
Kader, her satıra bir ayrılık, her kelimeye bir özlem serpiştirdi. Yazdıklarımın her hecesine hüzünle dokundum sanki her nokta, bir vedanın sessiz çığlığıydı. Satırlarımda kayboldum, her cümlede bir adım daha uzaklaştım kendimden. Özledikçe yazdım, yazdıkça daha çok özledim çünkü her harf, aslında kaybolduğum yolda bana çizilen bir ayrılıktı. Oysaki kendimi sessiz vedalara ne çok alıştırmıştım. İçimdeki fırtınalar koparken bile, dudaklarımda bir tek kelime dahi dökülmemiş. Her ayrılıkta susmuş, her hasrette bir parçamı daha yitirmişim.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128241</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae122f70-adc0-43f9-a342-7c5d0ac72ddc.jpg</image:loc>
            <image:title>Yavru Tavşan Öğreniyor Tıpkı Senin Gibi</image:title>
            <image:caption>Yavru Tavşan oynuyor, öğreniyor ve çevresini gözlemliyor… Tıpkı tüm çocuklar gibi! Onun hikâyesi, küçük çocukları yavru bir hayvanın günlük yaşamını keşfetmeye ve kendisiyle olan benzerlik ve farklılıkları anlamaya davet ediyor. 
 
Rengârenk sevimli çizimleriyle bu kitap, küçük çocukların dikkatini kolayca cezbedecek. Kitabın sonundaki etkinlikler sayesinde, birlikte keşfetme ve karşılaştırma oyunu oynayarak minik yavrunuzla keyifli zaman geçireceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128242</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f38d6b30-eeb3-4dfe-89a7-22e76315c132.jpg</image:loc>
            <image:title>Yavru Koala Öğreniyor Tıpkı Senin Gibi</image:title>
            <image:caption>Yavru Koala oynuyor, öğreniyor ve çevresini gözlemliyor… Tıpkı tüm çocuklar gibi! Onun hikâyesi, küçük çocukları yavru bir hayvanın günlük yaşamını keşfetmeye ve kendisiyle olan benzerlik ve farklılıkları anlamaya davet ediyor. 
 
Rengârenk sevimli çizimleriyle bu kitap, küçük çocukların dikkatini kolayca cezbedecek. Kitabın sonundaki etkinlikler sayesinde, birlikte keşfetme ve karşılaştırma oyunu oynayarak minik yavrunuzla keyifli zaman geçireceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128243</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee61f055-e4db-4bf1-86d2-dd326427aa29.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucizeler Kendini Sevmekle Başlar</image:title>
            <image:caption>&quot;Dünün keşkelerine, yarının acabalarına elveda...&quot; 
 
Başkalarını çok sevmekten, elinden gelenin fazlası için çabalamaktan yorgun düşer, kendine yetemez insan. Oysa mucizeler, kendini sevmekle başlar. 
 
Güven duygunu kaybettiğinde, bir ayağı eksik masa gibi yarım kalırsın. Hayır diyebilmeyi de öğrenmeli, kendi özüne dönmenin iyileştirici gücüne inanmalısın. Seni sen yapan bütünden uzaklaştıkça dağılır, sıradanlaşırsın. Aynadaki yüz her ne kadar tanıdık olsa da artık kendine yabancısındır. 
 
Unutma; her çiçek her toprakta yeşermez, baharlar getir gülüşlerine. Vazgeçebildiğin kadar özgürsündür, çareyi ancak kendinde aramalısın. Bugün çizmediğin her sınır, gün gelir senin üzerini çizer. Zaman, en maliyetli kavramdır ömürde; geri gelmez yitip giden. Geç kalma mucizelere, yalnız kendine güven... Bırak, onlar haklı olsun; mutluluk sana kalsın. Gönlü nankör olana zaten yaranamazsın... 
 
Murat Tavlı, Mucizeler Kendini Sevmekle Başlar kitabında her zamanki samimi üslubuyla insanın dönüşümüne ışık tutuyor. Okurlarını, yaşanmışlıkların izinden süzülen hikâyeleriyle, sevginin mucizelerinde hayatın eşsiz mucizelerine tanıklık etmeye davet ediyor. 
 
İç dünyana yolculuk etmeye, kendini keşfetmeye hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128244</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a00a7e13-c7e0-433f-bca7-94ccb2c7013c.jpg</image:loc>
            <image:title>Topraktan Fincana Kahve</image:title>
            <image:caption>Cenk Girginol’un “gastronominin Oscar’ları” olarak görülen Gourmand Cookbook Awards’da Son 25 Yılın En İyi Kahve Kitapları arasına girmiş, İngilizce ve Çinceye çevrilmiş Topraktan Fincana Kahve kitabıyla tanışın…
Kahvenin çiğ halde toplanma tekniklerinden kavurma derecelerine, kahve türlerinden demleme yöntemlerine, ideal kahve reçetelerinden kahveli tariflere, bir kahve severin bilmesi gereken tüm bilgiler, detaylarıyla bu kitapta bir araya geldi.
Uzun yıllardır kahve üzerine çalışan ve eğitimler veren Cenk Girginol, sohbet eder gibi anlatımıyla okuru bir kahve yolculuğuna çıkarıyor. İster evde içtiğiniz kahveden daha çok keyif almayı amaçlayan biri olun ister kahve sektöründe yer alan bir barista ya da kavurma uzmanı, Topraktan Fincana Kahve’den edineceğiniz bilgiler, kahveden alacağınız lezzeti artıracak!
Dilerseniz bu yolculuğu serinin diğer kitabı Fincandan Lezzete Kahve’yle devam ettirebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128245</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca317854-1419-4843-95bc-65cf398f394d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüreğimdeki Bordo Bere</image:title>
            <image:caption>“…Malum Özel Kuvvetlerin simgesi bordo beredir. İşin sırrı da bu berede gizlidir. 
      Özel Kuvvetlerde iki tip insan vardır. 
      Birincisi bordo bereyi yüreğine takanlardır ki bunlar “Bordo Yürekliler” olarak isimlendirilebilir. Özel Kuvvetlerin tüm yükü bu bordo yüreklilerin omuzlarındadır. Her türlü sıkıntılı görevde hep bunlar ön plandadır. Doğal olarak şehit olurlar, yaralanırlar, içimizdeki asimetrik tetikçilerin hedefi olurlar. Çünkü bordo yüreklilerin düsturu ülkemizdir, vatandır, bayraktır, Atatürk’tür. Onun içindir ki bunlar yürekleri ile inandıkları değerlerle görev yaparlar… 
      İkinci grup ise bordo bereyi sadece başına takanlardır. Bu gruba girenler Özel Kuvvetleri bir tür rant kapısı olarak görenlerdir. Bu rantiyeciler, kurguladıkları senaryolar ile her görevi sanki kendileri yapmış gibi bir hava yaratırlar. Bunlar sadece yapılan görevleri sahiplenmekle yetinmezler, bir de şahsi çıkarları için kurguladıkları görevler vardır ki asıl tehlike de budur…” 
                                                                                                                                   Zülfü BERHOĞLU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128246</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc53977f-ecd4-479c-a67f-205984846932.jpg</image:loc>
            <image:title>Selimiye Günleri Bir Askeri Ortaokulun İzleri</image:title>
            <image:caption>“…Bu kitapta tam iki bin beş yüz kırk altı (2546) hayat var. Selimiye Askeri Ortaokulunda okuyanların miktarıdır bu. Altmış beş yıl önceki o kışlada koşuşturan üniformalı çocukların birazı subay, birazı mühendis, birazı öğretmen, birazı edebiyatçı, birazı sanatçı yetiştiler. Geri kalanlar mı? “Fazla hamaset yapıyorsun!” deseniz bile söyleyeceğim: Geri kalanlarımız benden daha fazla “vatansever” oldular…” 
                                                                                                        Cumhur Utku 
    Bu kitapta Selimiye Askeri Ortaokulu’nun izlerini bulacaksınız. Selimiye’de okuyanlar anlatıyor, anılar paylaşılıyor, Selimiye Ortaokulu’nun derin tarihi içinde bir gezintiye çıkılıyor… 
    İyi okumalar diliyoruz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128247</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e07698c-1582-4faf-9874-e1d91aa46c9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bölünmüş Beyin Ve Anlam Arayışı</image:title>
            <image:caption>McGilchrist’ın büyük eseri Beyin Dünyayı Nasıl Oluşturdu’nun savını devam ettiren bu kısa deneme metninde, yazar, elde ettiğimiz tüm bu maddi refaha rağmen insanların bugün neden geçmişte olduğundan daha mutsuz olduğunu sorguluyor ve beynin iki yarım küreye bölünmüş olmasının etrafımızdaki dünyayı görme ve anlama biçimimizi can alıcı biçimde etkilediğini öne sürüyor. McGilchrist’ın en başta gelen iddialarından biri, sol yarım kürenin gördüğü her şeyi mekanistik ayrıntılara ve ufak parçalara dönüştürme takıntısının modern toplumda derin insani değerleri anlama ve takdir etme kabiliyetimizin önüne geçtiğidir. Okuyucu Beyin Dünyayı Nasıl Oluşturdu’yu ister okumuş ister okumamış olsun, bu deneme, insan olmanın ne anlama geldiğinin en derinlerine dalan büyüleyici ve son derece merak uyandırıcı bir metindir. 
“[…] Modern çağın belirleyici ruh hali hayal kırıklığıdır. […] Maddi refahtaki şaşırtıcı gelişmelere rağmen insanlar bugün, elli yıl öncesine kıyasla ölçülebilir ölçüde daha az mutlular. Elbette gurur duyulacak çok şey var, hastalıkların üstesinden gelme konusundaki ilerlemeler ve yaşam ortalaması bunun sadece bir örneği. Ama akla gelen soru şu: Ne için?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128248</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c88ffbb-62c2-47a7-92c5-355c1aef96b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyindeki Ruh</image:title>
            <image:caption>Michael R. Trimble, bu merak uyandırıcı çalışmasında beyin işlevleri, dil, sanat -özellikle de müzik ve şiir- ve din arasındaki ilişkiyi ele alıyor. Çeşitli nöropsikiyatrik rahatsızlıklardan kaynaklanan dil yetisindeki bozuklukları inceleyip metafor, şiir, müzik ve dini deneyimlerden sorumlu olan beyin devrelerini saptıyor. Trimble bu materyallerden elde ettiği kanıtları kullanarak, dini deneyim ve inançların biyolojik olarak açıklanabileceğini, beyin işlevlerine ve bilhassa sağ yarım küreye bağlı olduklarını öne sürüyor. 
Hastalarının (ki birçoğu epilepsi, psikoz ya da affektik bozukluklara sahip kişilerdir) yazılarından ve düşüncelerinden ilham alan Trimble, kendi mantık ve yargı yetilerine fazlasıyla güvenen insanlığın nasıl oldu da uygarlığın ilk şafağından beri güçlü dini inançlara sarıldığını ve sanat eserlerine karşı böylesine huşu duyguları besleyebildiğini sorguluyor. 
Tipik nöropsikiyatrik bozuklukları olan insanlar üzerine yapılan çalışmaların, kültürümüzün en üst deneyimlerinin beyindeki kaynaklarını ortaya çıkarmada kilit rolü oynayabileceklerine dair, kendini adamış bir doktorun hassasiyeti ve başarılı bir akademisyenin merakıyla beraber derin bir analiz sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128249</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25724ae5-3c42-4010-80cf-92883ade713d.jpg</image:loc>
            <image:title>Eyvah Devler Yaşıyor</image:title>
            <image:caption>“Gerçek keşif, yeni diyarlar bulmak değil eski yerlere yeni gözlerle bakmaktır.” 
Hayal, tam olarak bunu yaşayacağını nereden bilebilirdi ki? 
Ara tatilde sıradan sıkıcı bir okul kampı yaşayacağını düşünürken, yüzlerce yıl önce yaşadığı düşünülen devler âlemine yolculuk yapacağını söyleseniz gülüp geçerdi. 
Ama oldu! 
İki dünya arasında nefes kesici bir macera… Bir dev ve bir insan çocuğun öz değerini ararken yardımlaştığı, düğümler çözdüğü sarsıcı bir yolculuk. 
Hadi sen de katıl onlara ve devler âlemine yolculuk başlasın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128250</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6cc310a-13e1-4803-9a48-aa72d32b3d30.jpg</image:loc>
            <image:title>Tayfa Limonata</image:title>
            <image:caption>Sesini duyurmanın pek çok yolu vardır. Bazen konuşmak, bazen susmak, bazen ağlamak, bazen gülmek. Mesela şarkı söylemek, şiir okumak ve hatta çığlık atmak. Sesinin başka kalplerde yankı bulduğunu hissetmek ne güzeldir. 
Bu dostluk hikâyesinde Ayşe ve arkadaşları tiyatro sanatıyla, kuşların, ağaçların deniz ve göllerin yani çevrenin sesi oluyor. 
Biraz neşeli biraz hüzünlü bu sesleri duymaya sen de hazırsan, hadi sayfaları aralamaya başla…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128251</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b9d66e9-0abb-4dcd-ae34-713f04e6cc4e.jpg</image:loc>
            <image:title>1. Dünya Savaşı Üzerine</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki eser 1914-1918 yıllarında oluşan muazzam literatürün içerisinden özenle seçilmiş düşünürlerin bu savaşı anlamlandırmaya yönelik yayınlarından oluşmaktadır. İçerisinde Henri Bergson ve hocası Emile Boutroux&apos;nun gelecek kuşaklara adeta öğütler içeren yazılarının yanı sıra, onların bakış açılarının belki de antitezi gibi duran, Hristiyan din adamı James W. Johnson&apos;ın tradisyonalist yazısı da bulunmaktadır. Ayrıca savaş yıllarında böylesine önemli yazarlar tarafından kaleme alındığı ve onların o dönemki düşüncelerinin mahsulü olması bakımından, bu eser I. Dünya Savaşı üzerine birinci elden bir kaynak ve dönemin ruh halinin bir aktarımı niteliği taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128252</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa43757b-853a-474e-ab8a-bec80946edc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Hilal’in İki Muhafızı / II. Abdülhamid – R. Tayyip Erdoğan</image:title>
            <image:caption>İki memleket sevdalısı, iki İslam mücahidi, iki güçlü lider ve yaşadıkları… 
 
Haçlıların dün saldırdıkları Sultan II. Abdülhamid ve bugün saldırılarını sürdürdükleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan... 
 
İkisinin de başına gelen ilginç ama bir o kadar benzer olayların bu kadar çok olması oldukça manidar. 
 
Bu kitap tarihe önemli bir not düşmek için, “Günlük politikanın oyuncağı olmadan, gerçek tarihimizin sayısız kaynaklarını inceleyip bir hafıza tazelenmesi yaptığımız için resmî tarihçiler bana darılmasın!” diyen tarihçi yazar Şükrü Altın tarafından bir hesaplaşma amacıyla kaleme alındı. 
 
Önyargıları mahkûm edip sıra dışı tarihimizin görünmeyenlerini okuyarak bu toprakların, bu Hilal’in, bu milletin bekası için geçmişten bugüne kendilerini siper eden iki büyük liderin; Sultan II. Abdülhamid’in ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hakkını teslim etmenin artık zamanı geldi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128253</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c7d50dd-49ab-4c68-b31c-e320aa0ad8c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Medine Müdafaası / Fahreddin Paşa</image:title>
            <image:caption>Hicaz İsyanı… 
Yakın tarihimizin gerçekleri… 
Bir millet kendi eliyle, kendi kanıyla, kendi gücüyle 
kazandığı şerefi unutabilir mi? 
Hele bangır bangır haykıran sayısız tarihi zaferlere güle güle mi diyeceğiz. 
Asla… 
Medine savunması süresince, Beytullah ile Ravza-ı Mutahharayı 
katiyen bırakmam diyen Fahreddin Paşa nasıl unutulur? 
Mekke’siz bir Osmanlı Devleti olabilir miydi? 
Medine üstünde bizim bayrağımız dalgalanıyordu. 
Hicaz bizimdir diyorduk. Şam evimiz kadar bizimdi. 
Bir destandı Hicaz! 
Bir destandı Hicaz savunması!!!… 
                                                                     *** 
 
Mustafa Kemal Paşa, Fahreddin Paşa’nın Ankara’ya geldiğini duyunca, 
&quot;Sağlığında adını tarihe altın harflerle yazdıran kahraman!&quot; 

geldi diye karşıladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128254</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac4db295-a46b-447b-a7b2-f2ac7a6e07c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihi ve Sırlarıyla Çivitcioğlu Medresesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Anadolu medreselerini anlatmak yetmez. 
Gidip görmek, gezip ermek lazım… 
 
Bu kitapla Çivitcioğlu Medresesi’nin kapısı açıldı. 
Anadolu’nun bağrından insanların gönüllerine, 
İslam’ın nûrunu nakşeden bir medresenin tarihi ve sırları döküldü. 
Medrese ders müfredatı anlatıldı. 
 
Kalemin hışırtıları ile bir şehri güzelleştiren tarihe tanık olacaksınız. 
Tarihimizin hoş nağmeleri ile yüzleşmekten çekinmeyin. 
Medreselerle, müderrislerle tanışın. 
 
Keyifli okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128255</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25b57ad4-1953-48ff-a671-46c53274ad59.jpg</image:loc>
            <image:title>II. Abdülhamid Efsanesi / Yıldız İstihbarat Teşkilatı</image:title>
            <image:caption>Sultan II. Abdülhamid için tarih ne yalanlara sahne oldu. 
 
“Kızıl Sultan, kan emici, Yıldız canavarı, vatanını satan adam”… 
Daha nice kuyruklu iftiralar!… 
Yalan tarihin gürültüsünden bıktık. 
 
Amcası Abdülaziz’in tahttan indirilmesi ve şüpheli ölümü, 
ağabeyi V. Murad’ın tahtta geçirildikten üç ay sonra ruhsal 
çöküntü geçirdiği iddiasıyla tahttan indirilerek Çırağan Sarayı’na 
hapsedilmesi neticesinde başlamıştı hükümranlığı. 
Bir yandan dış borçlar, bir yandan iç isyanlar ve kanlı darbe fırtınaları… 
 
Zor günlerden geçiyordu imparatorluk. 
 
II. Abdülhamid’in otuz üç yıllık iktidarı boyunca oluşturduğu 
eserlerinden izlediği politikalara ve Yıldız İstihbarat Teşkilatı’nın 
ettiği amansız mücadeleden şaşırtıcı jurnallere kadar uzanan bir serüven… 
 
İşte size sağanak sağanak tarih… 
Bilinmeyen yönleriyle Sultan II. Abdülhamid Han 
 
Bir toz zerresinde bile tarihin doğrusunu arayan Şükrü Altın’ın 
kaleminden her satırı düşündürücü, her satırı sarsıcı bir eser… 
II. ABDÜLHAMİD EFSANESİ.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128256</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e5a4b57-6e8d-4d3e-a091-a63505fe4d78.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Senarist Martı</image:title>
            <image:caption>KAYIP SENARİST MARTİ Kanatları olan bir yazar mı ? İmkânsız değil çünkü Marti, sıradan bir martı değil. Yüreğinde büyük hayaller taşıyan ve kelimelerle dans eden bir kuş. Peki, bir martı, insanların dünyasında nasıl yer edinebilir ? Kelimelerin büyülü gücünü keşfetmeye ve imkânsızın mümkün olduğunu öğrenmeye ne dersiniz ? Bu yolculukta Marti’ye eşlik etmeye hazır mısınız ? Eğitimci yazar Mehmet Solmaz imkânsızı başarmanın yollarıyla birlikte, haklarımıza sahip çıkmamız ve elde ettiklerimizi korumamız gerektiğini Kayıp Senarist Marti’nin ilginç hikâyesiyle anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128257</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3cdce45-e714-4267-91b8-6c969d5452c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Anneannem Tam Bir Çılgın</image:title>
            <image:caption>ANNEANNEM TAM BİR ÇILGIN
ODUNPAZARI MACERASI


Geleneklerine bağlı, kuralcı ama bir o kadar da komik ve 
çılgın bir anneanne ile tanışmak ister misiniz ?
Arya, Bulut, Atlas ve Ege, Odunpazarı’nda yaşayan çılgın anneanneleri Suna’yı ziyaret ediyorlar. O gece, Odunpazarı’nın rengârenk evleri, esrarengiz kişiler tarafından siyaha boyanıyor ve gizemli olaylar başlıyor. Dedektiflik şapkalarını takan bu eğlenceli ekip, gizemi aydınlatmak üzere işe koyuluyor. Sizce çılgın anneanne ile torunları, Odunpazarı’nın tarihî evlerini kurtarabilecekler mi?
Dikkat: Bu kitap bol kahkaha ve macera içerir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128258</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1f79309-3430-429e-825b-c0517349f7f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kopenhag - Denizkızı Vakası</image:title>
            <image:caption>Ölü bir denizkızı koca bir ulusu sessizliğin uçurumuna sürükleyebilir mi? Yazar Pandolfo ile çizer Risbjerg&apos;in sofistike bir kara mizah ve şiirsel bir derinlikle yoğurdukları Kopenhag - Denizkızı Vakası, Danimarka halkını yasa boğan dehşet verici bir cinayetin gizemini aydınlatan nefes kesici bir dedektiflik macerası. Bir ülkenin kültürel değerleri üstüne düşündürürken efsanelerin gerçeklik payını da sorgulatan bu etkileyici grafik roman; Wes Anderson filmlerini aratmayan masalsı atmosferi ve eksantrik tiplemeleriyle parmak ısırtıyor.  Düşlerimizi kurtarmak için elimizden ne gelirse yapmak zorundayız, denizkızlarını ve gezegenimizi kurtarmak adına... Nana Miller&apos;ın bir anlık kararla çıktığı Kopenhag tatili, henüz uçaktan iner inmez büyük bir hayal kırıklığına dönüşür. Sahilde bulunan bir denizkızı cesedi yüzünden şehirdeki bütün yaşam durmuş, ülkeye giriş çıkışlar kapatılmıştır. İnsanları korku ve paniğe sevk eden bu sıradışı olayın etkisiyle halk evlerine çekilmiş ve sokaklar boşalmıştır. Sessizliğin ve çaresizliğin kollarına düşen Nana, belirsiz bir süreliğine Kopenhag&apos;da sıkışıp kalmıştır. Neyse ki yalnız değildir. Kaldığı otelde Thyge adında sevimli bir adamla tanışır. İkili, Nana&apos;nın evine dönebilmesi için dedektifliğe soyunurken bir grup köpek gezdiricisi ile birlikte boylarını aşan bir operasyonun da içine sürüklenir.   Masal kenti Kopenhag&apos;ı arka fona yerleştirerek düşle gerçeğin iç içe geçtiği bir kurguya imza atan Pandolfo ve Risbjerg, Danimarka ulusu için paha biçilemeyen bir değerin yitirilişini tüm duygularımızı harekete geçirecek bir çarpıcılıkla ele alıyor.  Yarattığı gerçeküstü evrenin ışıltısıyla hayal gücüne, anılara ve çocukluğa övgü yapan kitap ayrıca, aynı topraklarda yaşayan büyük usta Hans Christian Andersen&apos;e saygı duruşunda bulunmayı da unutmuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128260</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e07911e-9f20-421a-bcf8-30aa7a2da776.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanatın Kısa Tarihi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sanat, dünyayı farklı görmemize veya dünyadaki yerimizi biraz daha net anlamamıza yardımcı olabilir. Bazen nedenini açıklayamasak bile bizi duygusal olarak etkileyebilir. Japonya ve Hindistan&apos;dan Güney Amerika ve Ortadoğu&apos;ya uzanan Charlotte Mullins, göz ardı edilmiş bir dizi sanatçıyı sergiliyor ve sanatın kolektif kültürümüzdeki önemli yerini kutluyor. Bu kısa tarih bizi terrakotta ordusu gibi sıradışı anonim yaratımlarla, Donatello ve Michelangelo gibi Rönesans ustalarıyla ve Frida Kahlo, Barbara Hepworth ve Yayoi Kusama gibi modern öncülerle tanıştırıyor. 
 
“Bu canlı kitap, öğrenciler için olduğu kadar konuya daha fazla hâkim olmak isteyen her okur için de idealdir. Kitabı bitirdiğinizde içinizde, sanat ve insanın hikâyesine dair kapsamlı bir takdir duygusu kalıyor.” 
 
–Meghan Cox Gurdon, Wall Street Journal 
“Bildiğimiz haliyle sanat tarihine yepyeni bir bakış açısı.” 
–Katy Hessel, The Great Women Artists Podcast 
“Enerjik ve aydınlatıcı, muhteşem bir kitap.” 
–Edmund de Waal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128261</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7b37f6e-96a1-4171-819b-dd337e08c0a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşklar, Hevesler, Ayrılıklar Üçlemesi (3 Kitap Birarada) (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kemal Varol, evvela yarım asırlık sevdasının peşinde, memleketi karış 
karış gezen Ağıtçı Kadın’ın sesini duyurarak Ucunda Ölüm Var 
dedi okuruna. Sonra pek çok ödül alıp sinemaya uyarlanan Âşıklar 
Bayramı’nda, bir baba-oğul hesaplaşmasının karşıt uçlarını, gitmek 
ve kopamamak ikilemini, yol düzlemine taşıdı. Ardından, Babamın 
Bağlaması’yla, ona ömürlük sorular bırakan Heves Ali’yi, âşıkların 
bayramına yetiştiren Yusuf’un, babasından kalanlarla, upuzun yolda 
aslında kendisine doğru yaptığı yolculuğu anlattı. 
Kemal Varol’un Aşklar, Hevesler ve Ayrılıklar Üçlemesi, Ağıtçı Kadın, 
Heves Ali ve Yusuf’un hikâyesi aynı zamanda. Hem tek başına 
hem de bir bütün olarak okunabilen bu üçlemedeki romanlar, eski 
bir hesabın kapanışına, aşka, ayrılığa ve hayata görkemli bir selam 
niteliğinde. 
İnsan öldüğü yaşta kalırmış. Yani insan kaç yaşında ölürse geride kalanlar 
seni hep o yaşta hatırlarmış. Zannedersem insan birinden ayrılınca 
da aynı yaşta kalıyormuş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128262</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6df12342-1a31-4572-8f22-69c95673c59a.jpg</image:loc>
            <image:title>Şirinler - Kayıp Köy</image:title>
            <image:caption>Son günlerde Şirine’nin aklını kurcalayan bir soru var: Beni ben yapan eşsiz özelliğim nedir? Gözlüklü pek zeki, Güçlü çok kuvvetli, Sakar ise… Sakar işte! Ya ben? 
Bir gün arkadaşlarıyla Yasak Orman’da yabancı bir Şirin ile karşılaşan Şirine amacını bulacak: Bu Şirin’i takip etmek! Ama bu yolda yalnız değil. Gargamel de gizemli Şirin’in peşinde. Kötü kalpli büyücü Kayıp Köy’ü bulacak ve tüm Şirinleri yakalayacak mı? Yoksa Şirine, Gözlüklü, Sakar ve Güçlü Kayıp Köy’ü kurtarabilecekler mi? 
Yağmur Korat’ın çevirdiği, Stacey Harman’ın aynı isimli filminden uyarlayan Stacia Deutsch’un yazdığı Şirinler Kayıp Köy’de siz de kendi amacınızı aramaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128263</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29c963b6-dbe7-4b51-86f5-fa08983de1cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiirler</image:title>
            <image:caption>“Dedemin şiirlerini bu kitapta okurlarla buluştururken, her dizede saklı olan samimi duyguların sizlere de geçeceğine inanıyorum. Şiirlerin çoğu, günlük hayatta gözden kaçan küçücük ayrıntıları gözler önüne seriyor; bazense derin bir düşünüşün sesini duyuruyor. Tıpkı onun kişiliği gibi: Sessiz ama bir o kadar da derin…” 
 
Bu kitap, hem Turan Gürbüzer’in kaleminden dökülen duygusal bir miras hem de her satırında kendi hayatımızdan birer parça bulabileceğimiz, samimi bir yolculuk. Her şiir, bazen bir sevinci yüceltiyor, bazen de içimizde sakladığımız yaraları dile getiriyor. Acı, hüzün, umut ve sevgi dolu bu yolculuğa siz de davetlisiniz. Bu satırların içinde kendi hikâyenizi bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128264</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a02209a-a577-44bd-bece-f5876b54b00e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldız Tozu</image:title>
            <image:caption>Yıldız Tozu, evrende hiçbir maddeye benzemeyen, zamanın ve mekânın ötesinde bir elementtir. Işıltılı, hareketli kristallerden oluşan bir sis gibi havada süzülmekte ve benzersiz parıltısıyla hem bir enerji kaynağı hem de bir bilinç yolculuğu yaptırmaktadır.  
 
Elinize aldığınızda soğuk ama içten yanan bir sıcaklık hissi verir. Havaya serpildiğinde, galaksi mavisi ve gümüşî ışıklarla dans eden bir duman gibi kaybolur; ancak temas ettiği her şeyi değiştirir.  
 
Gerçekliği bükebilir. Hafızaları silebilir. Zamanı kırabilir.  
 
Onu diğer parçalarından ayıran asıl unsur, içinde &quot;Nesessica&quot; adlı bir elementi barındırmasıdır. Uzay gemilerinden yaşayan varlıklara kadar her şeyi besleyebilecek kadar güçlü, ama bir o kadar da tehlikeli ve narindir.  
 
Yanlış kullanıldığında evrenin dokusunu çözüp zamanı un ufak eden bir kaosa neden olabilir; uzayda yarıklar oluşturarak canavarların istilasına yol açabilir. Bu kadar hassas olduğu için Nesessica elementini içeren Yıldız Tozu&apos;nu çok sık kullanmamakta fayda vardır.  
 
Yıldız Tozu, sadece kozmik bir madde değil, varoluşun özüne açılan bir kapıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128265</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/430fc282-8ef5-43e7-aeb8-6409d60c5e9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Set 1 – Hazır, Başla… Uç!</image:title>
            <image:caption>Takım olmak kadar eğlenceli, maç sayısı kadar heyecanlı. 
İtalya’yı sallayan ilk gençlik romanı serisi (10 yaş üstü) şimdi Türkçede.  
BONUS 
İki şampiyon voleybolcu Zehra Güneş ve Myriam Sylla’dan genç voleybolculara tavsiyeler 
Caterina ne yapacağını bilmiyordu. Boyu çok uzadığı için dansı bırakmak zorunda kalmış, yetmezmiş gibi en yakın arkadaşı Victoria’yla arasına kara kedi girmişti. Astronomiye olan ilgisi devam etse de çokça boş zamanı vardı. Derken sınıf arkadaşı ve aynı zamanda şehrin iki voleybol takımından Dream Volley’in en iyi oyuncusu olan Elisa, onu takımla deneme antrenmanına girmeye ikna etti. Caterina, karışık duygular içinde girdiği antrenman bittiğinde artık bir voleybolcu ve bu takımın parçası olmak istediğinden emindi. Takıma kabul edildiğini duyunca mutluluğa boğuldu. İlk maçlarının bir zamanlar en yakın dostu Victoria’nın takımıyla olacağını öğrendiğinde ise şaşkınlığa! O artık bir voleybolcuydu! Şimdi bir takımın parçası olmayı, şampiyonluğa giden yolu ve mücadeleyi öğrenmenin zamanıydı. Bakalım gökyüzündeki o çok sevdiği yıldızlar, yolunu bulması için ona nasıl yardım edecekti? 
Ödüllü yazar Annalisa Strada’nın ve Olimpiyat şampiyonu voleybolcu Myriam Sylla&apos;nın işbirliğiyle ortaya çıkan eğlence ve heyecan dolu bu seride voleybola dair her şeyi bulacaksınız. 
Kitabın sonunda ŞAMPİYONDAN TAVSİYELER bölümünde Zehra Güneş ve Myriam Sylla’dan sahada ve hayatta kullanılabilecek tavsiyeler. 
İlk tavsiye: Tadını çıkar! 
İkinci tavsiye: O çok sevdiğin yıldız sporcu gibi olmak zorunda değilsin. Senin için bir ilham kaynağı olabilir tabii ki ama sen sadece kendin olmalısın. Unutma: Başka hiç kimse de sen olamaz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128266</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f2598aa-04b8-46d8-b769-bde3b59b56f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Jön Türklerden İttihatçılara</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti’nin son döneminden Cumhuriyet’in ilk yıllarına uzanan tarihî süreçte, modernleşme, kimlik inşası ve siyasal dönüşüm ekseninde bir köprü kuran Jön Türklerden İttihatçılara, dönemin siyasi, sosyal ve ideolojik dinamiklerini derinlemesine analiz ediyor.
Bu kitap, Jön Türkler ve İttihatçılar arasındaki farkları, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan çizgide ele alırken; reform ihtiyacını, ideolojik kırılmaları ve devletin modernleşme serüvenini detaylı bir biçimde ele alıyor. Türk modernleşmesinin en kritik dönemlerinden birine ışık tutarak, okuru tarihî olayların karmaşık dokusunda anlamlı bir yolculuğa çıkarıyor.
Dönemin belgelerinden, tanıklıklardan ve akademik eserlerden yola çıkarak hazırlanan bu eser, sadece bir tarih anlatısı değil; aynı zamanda siyaset, ideoloji ve kimlik konularına dair disiplinler arası bir çalışma niteliğinde.
Hakan Burak Uz’un bolca kaynak taraması titiz bir araştırma süreci sonunda kaleme aldığı bu kitap, tarih meraklılarından akademisyenlere kadar geniş bir okur kitlesine hitap ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128267</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5ee5e12-68d5-42eb-8d6d-c8e04e43f8da.jpg</image:loc>
            <image:title>Papalık ve Doğu (1204-1571) - (6 Cilt Takım)(Ciltli / Kutulu)</image:title>
            <image:caption>Kenneth M. Setton’un “Papalık ve Doğu, Haçlıların Selçuklular ve Osmanlılarla Mücadelesi (1204-1571)” adıyla yayınladığımız eseri, Türklerin Avrupa’ya XV ve XVI. yüzyıllardaki derin tesirini anlatan hâlâ en başarılı ve en ayrıntılı çalışmadır. Setton’a göre “Türk İmparatorluğu” asrını başlatan en önemli hâdise İstanbul’un fethidir. Türklerin Batı yönündeki durdurulamayan ilerlemesi Setton’un eserinin en temel konusudur. Setton’a göre, XVI. yüzyıl “Türk Yüzyılıdır”.  
Setton, Katolik ve Ortodoks dünyası arasındaki kadim bölünmelerin, Katolik-Protestan kavgalarının her zaman Türk gücüyle irtibatlı olduğunu vurgular. Papa seçilirken dahi en ciddi tartışma konularından biri Türk meselesi olmuştur. Papalar, Türk tehlikesine karşı Hıristiyan dünyasını birleştirmeye gayret etmiş, Türk tehdidini en az dini ve siyasi bölünmeler kadar tehlikeli görmüşlerdir. Her fırsatta bu tehdidi ortadan kaldırmak için asırlarca planlar ve projeler hazırlatmışlardır. Setton’un çalışmasının en önemli taraflarından biri de “Türk tehlikesine” karşı papaların, büyük bir kısmı başarısız olan veya kâğıt üzerinde kalan bu planlarını bütün ayrıntılarıyla ele almasıdır. Günümüze kadar bu kadar ayrıntılı ve tamamen ana kaynaklara dayalı olarak konuyu böylesine doyurucu bir şekilde inceleyen başka bir çalışma daha kaleme alınmamıştır.  
Setton, Vatikan Gizli Arşivi’ndeki Latince ve Venedik Arşivlerindeki İtalyanca kaynakları en iyi kullanan araştırmacıların başında gelir. En büyük Osmanlı tarihçisi merhum Halil İnalcık’ın bile başucu kaynaklarından olan Setton’un “Papalık ve Doğu” adlı külliyatı Türkün, Avrupa’yı nasıl birçok manada inşa eden temel yapı taşı olduğunu merak edenlerin muhakkak okuması gerekli bir çalışmadır. 
Prof. Dr. Erhan Afyoncu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128268</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0b306cd-7a08-476b-9b1b-73977de24069.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet&apos;in İslami Temelleri ve Karşıtları</image:title>
            <image:caption>Türkiye Cumhuriyeti’nin İslamî temellere dayandığını ileri sürmek; Cumhuriyet tarihinin oldukça uzun bir süreyi kapsayan bölümünde Cumhuriyet’i İslam karşıtı gibi sunmakta olan ilahiyatçı kavrayış ve politize edilen dinî ortam ile elbette yaman bir çatışmaya girmeyi göze almaktır.
On yıllar boyunca yaygınlaştırılmış olan genel kabul, altı temel ilkesinden biri laiklik olan bu rejimin dinî bir temele dayanmasının mümkün olmayacağı üzerinedir. Toplumun kutuplaştırılıp ikiye bölündüğü yakın tarihimiz boyunca, İslamcı muhafazakârlığın karşısında yer alan yetersiz Cumhuriyet savunması ise, yine genel kabul olarak “laiklik” ilkesinin kavramsal tarihine bile değinmeye tenezzül etmeyecek şekilde tezahür etmiştir. Batı’nın tüm yönleriyle taklit edildiği iddiasıyla karşıtının söylem ortağı olan ve laikliği Cumhuriyet’in projesi olmayan sekülerleşmeye indirgeyen bu kesimi de hesaba kattığımızda, bu çalışmanın bir meydan okuma olduğu aşikârdır.
Bütüncül bir kavrayışla ele alındığında ve Türk tarihi içerisinde İslam dininin tecrübe fazlarının bilgisine sahip olunduğunda, çok katmanlı Cumhuriyet projesinin İslam’ın Türk yorumunu kendisine ontolojik bir temelde kaynak olarak seçtiği gerçeği, bizlerden zannettiğimiz kadar uzakta değildir. Buna rağmen ekseriyetle araştırmacıların konuyu “din siyaseti” veya “din söylemi” gibi indirgemeci bir tasavvur ile ele almalarından ötürü bu hakikat maalesef göz ardı edilmektedir.
Bu kitap, hem Türklerin İslam tarihi içerisindeki dönüşümlerini ele alarak hem de Cumhuriyet’in kurucu bilincinin üzerine çekilen örtüyü kaldırmaya azmederek bu politik ontolojiyi gün ışığına çıkarmayı hedeflemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128269</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/accb7ed3-ee3b-43ed-99d9-0f901e1c69c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Daniel Doktora Gidiyor</image:title>
            <image:caption>Çitlembik akşam yemeğine geliyor ve Anne Kaplan iki çok özel yemek hazırlıyor! Daniel yemekleri deneme konusunda pek hevesli değil. Ya tatlarını beğenmezse? Annesi ve Çitlembik, Daniel’a yeni lezzetlere açık olmamız gerektiğini söylüyorlar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128270</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e10ea6df-ff7b-474b-9796-ab63b9eb2461.jpg</image:loc>
            <image:title>Üzümlü Ada Cansu</image:title>
            <image:caption>Bazen her şey güllük gülistanlık devam ederken bir şey olur; elektrikler 
kesilivermiş gibi karanlığın ortasında kalırız. Dünya durur,  hayat durur, insanlık durur. Oysa gerçek hayat hiç de öyle değildir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128271</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3801eed4-4bf0-4290-8571-760aeef241e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bektaşi Kızılbaş Alevi Şairleri ve Nefesleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitap Türk edebiyat tarihi alanında önemli çalışmaları olan Sadettin Nüzhet Ergun’un Bektaşî Şairleri ve Nefesleri adlı kitabın üçüncü cildidir. 
Kitap edebiyat tarihi için olduğu kadar Bektaşîlik çalışmaları için de önemlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128272</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cec01d5e-ef1c-4eaa-a4a3-e88bfdab4736.jpg</image:loc>
            <image:title>Herkes Pembe Sevebilir</image:title>
            <image:caption>Yağmurlu bir günde eve tıkılıp kaldıkları için canları çok sıkılan altı arkadaş pembe bir hazine sandığı buluyor! Sandık, gri günlerini pembe bir oyun alanına dönüştüren eşyalar ve kostümlerle dolu. Yaratıcılıklarını harekete geçiren bu eşyalara bakarken bir yandan da şu sorunun cevabını arıyorlar: Kimler sever pembeyi? 
 
En başta boya yapanlar elbette! Ayrıca astronotlar ve uzaylılar pembe sevebilir. Dansçılar ve ejderhalar da öyle. Aslında herkes pembe sevebilir. 
 
En sevdiği renk ne olursa olsun, kendin ve biricik olmanın değerini anlatan sıcacık, eğlenceli bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128273</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34f634d8-2b11-4ce8-94b8-3eaf804d7ec9.jpg</image:loc>
            <image:title>3 Yaş Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>3 yaş, çocukların hayal güçlerinin zirveye ulaştığı, dil becerilerinin hızla geliştiği ve öğrenmeye en açık oldukları dönemlerden biridir. 3 Yaş Hikâyeleri, bu yaş grubundaki çocukların bilişsel ve duygusal gelişimine katkı sağlamak için özel olarak hazırlanmıştır. Bu kitap, miniklerin ilgisini çekecek eğlenceli ve öğretici hikâyeler içerir. Hikâyelerde doğa, hayvanlar, arkadaşlık ve keşif gibi konular işlenirken, tekrar eden kelimeler ve akıcı anlatım sayesinde çocukların dil gelişimi desteklenir. Ayrıca, kitap içerisindeki olaylar çocukların duygusal zekâlarını geliştirmeye yardımcı olur; empati kurmalarını, sorun çözme becerilerini geliştirmelerini ve yeni şeyler keşfetmelerini sağlar. Eğlenceli ve renkli illüstrasyonlarla desteklenen bu kitap, çocukların kitaplara olan ilgisini artırırken, aynı zamanda ebeveynlerin çocuklarıyla keyifli vakit geçirmesini sağlar. Hikâyeler, çocukların hayal gücünü geliştirirken aynı zamanda eğlenceli oyunlara da ilham verebilir. 
3 Yaş Hikâyeleri ile çocuğunuzun dil gelişimini destekleyin, onun hayal dünyasını genişletin ve birlikte unutulmaz anlar yaşayın! Bu kısacık hikâyelerle çocuğunuzun merak duygusunu destekleyerek iletişiminizi güçlendireceksiniz. Çocuğunuzun kendisini ifade etmesine ve özgürce sorular sormasına yardımcı olacaksınız. Minik hikâyeler kocaman oyunlara dönüşürken çok eğleneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128274</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/101dd4f2-d187-44bd-8c9b-4b69d62f8d52.jpg</image:loc>
            <image:title>Rental-San: Zamanını Kiralayan Adam</image:title>
            <image:caption>“İnsanların tuhaf durumlarda nasıl bağ kurabileceğini 
gösteren alışılmadık, etkileyici bir kitap.” 
—Kirkus Reviews 
 
“Bir hizmet başlatıyorum... Yanınızda birinin olmasını dilediğiniz 
herhangi bir durum için kullanabilirsiniz. Belki gitmek istediğiniz 
bir restoran vardır ama tek başınıza gitmekten çekiniyorsunuzdur. 
Belki oynamak istediğiniz bir oyun vardır ama bir kişi eksiktir. 
Ya da belki kiraz çiçeklerini izlemek için otoparkta yer tutacak 
birine ihtiyacınız vardır.” 
 
Shoji Morimoto’ya patronu sürekli, işe gelmesinin hiçbir fark 
yaratmadığını, varlığının şirkete fayda sağlamadığını söylüyordu. 
Morimoto da “hiçbir şey yapmayan” birinin bu dünyada yeri ve 
gerçek bir değeri olup olmayacağını sorgulamaya başladı. 
“Hiçbir şey yapmamak” bir hizmete dönüştürülebilir miydi? 
Böylece tek bir tweet’le “Kiralık İnsan” doğdu. 
 
Kiralık İnsan; yalnız, sosyal kaygıları olan, yakın çevresinden biri yerine bir yabancının yanında olmasını tercih edenlere ilgi çekici bir hizmet sunuyor. Güvenilir, yargılayıcılıktan uzak ve yabancı kalmaya kararlı. 
 
Morimoto, sıradışı işindeki birbirinden ilginç deneyimlerini bizlerle 
paylaşırken bir bağ kurma ve amaç arayışımızda ilişki, dostluk, 
iş ve aile kavramlarını nasıl değerlendirdiğimizi son derece sade 
bir anlatımla gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128275</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed1707dc-82e4-45ce-849c-227e039916fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Olur mu Aşkım?</image:title>
            <image:caption>Her yaşanan bir travma değildir. 
Her sıkıntıya bir anlam yüklemenin 
 
gereği de yok . 
 
Bazen iyi bazen kötü olursun . 
Bazen en iyi terapi boş vermektir. 
Bazen de yalnızca geçmişe gülümsemek... 
Başına gelen her olayı ciddiye almaktan 
yaşamın neşesini kaçırma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128276</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a76a09ec-6413-4eee-84d1-f25ec2961cbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanın Sonu</image:title>
            <image:caption>Greene, kozmoloji bilimini keşfederken teorilerle 
ve farklı bakış açılarıyla ustaca örülmüş zengin 
bir anlatı sunuyor. Şahane. 
 
-New Scientist 
 
 
Evrenin başlangıcından, bilincin derinliklerine; yıldızlardan kuantum dünyasına kadar her şeyin öyküsünü anlatan, dünyanın önde gelen fizikçilerinden Brian Greene, bilimsel keşiflerin en temel sorularımızla nasıl iç içe geçtiğini bu kitabında ortaya koyuyor. 
 
Zamanın Sonu, evrenin oluşumundan insan bilincine, yaşamın varoluşundan ölümün kaçınılmazlığına kadar pek çok soruya bilimsel bir bakış açısıyla yanıt arıyor. Evrenin zarafetini, maddenin gizemini ve yaşamın anlamını keşfetmeye çalışırken, sadece kozmik zamanın uçsuz bucaksızlığında değil, insan aklının yaratıcılığında da derinlemesine bir yolculuğa çıkıyoruz. 
 
Bilimsel gerçekleri incelikli anlatımıyla harmanlayan Greene, evrenin geçici güzelliğinde kalıcı anlamlar arayan herkes için vazgeçilmez bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128277</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e6cdf14-1155-4003-80e5-ac96e1a27d93.jpg</image:loc>
            <image:title>Öyfi</image:title>
            <image:caption>İstanbul’un ıssız ormanlarında bir başsız ceset! Soğukkanlı bir ihbarcı, keskin zekâlı bir başkomiser ve karanlık sırlarla dolu bir dosya… Her sorunun cevabı yeni bir bilmecenin kapısını aralıyor! 



Aylin, Erhan ve Cevdet... Masum görünen yüzlerinin ardında saklanan derin uçurumlar mı var?Yaşadıkları, onları trajik bir oyunun içinde yalnız mı bırakıyor yoksa? Cesedin göğsünde kazınmış üç harf: U-R-S… Bu harfler bir ipucu mu, yoksa tüyler ürperten bir imza mı? 



Polis teşkilatının deneyimli isimleri Başkomiser Tuncay ve Komiser Engin, bir yandan cinayetin peşinde sürüklenirken, diğer yandan kendi iç çatışmalarına yenik düşmemek için mücadele veriyor. 



Hırs, kıskançlık, intikam ve adalet arayışıyla yoğrulmuş bu romanda, hiçbir şey göründüğü gibi değil! Her sayfada değişen roller, ters köşeler ve gerçeklerin tokat gibi yüzünüze çarptığı bir anlatım… 



 “Öyfi”de geçmiş, mitler ve günümüz bir araya geliyor; okur, hem aklını hem vicdanını sorguluyor. 



Cesaretiniz varsa sayfaları çevirmeye başlayın! Ama dikkat edin… Bu romanda masumiyet yalnızca bir maske olabilir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128278</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4b1e942-11dc-433e-bfc6-3b775545b064.jpg</image:loc>
            <image:title>Şafağı Savun</image:title>
            <image:caption>Krallıklarını kurtarmak için neleri feda edebilirler? 
Onurlarını mı? 
Aşklarını mı? 
Hayatlarını mı? 
 
New York Times çoksatan yazarı Brigid Kemmerer’ın nefes kesen serisinin merakla beklenen devam kitabı Şafağı Savun, okurları bir kez daha macera ve romantizm dolu bir dünyaya davet ediyor. 
 
Tessa Cade’in bir asi olarak geçirdiği günler geride kalmıştır, artık kralın hizmetinde çalışan bir şifacıdır. Ancak yeni kazandığı yetkiyle bile tüm krallığı ele geçiren hastalığa engel olamamaktadır. Krallığın Ay Sarmaşığı neredeyse tükenmekte ve halk her geçen gün daha da bitap düşmektedir. Devrim ateşleri hâlâ tüterken Prens Corrick, ne kraliyet ile halk arasındaki gerginliği dindirmeyi ne de Tessa ile kendisi arasında büyüyen uçurumu onarmayı başarabilmektedir. 
 
Komşu krallıktan bir elçi ilgi çekici bir teklifle geldiğinde Tessa ve Corrick, Ay Sarmaşığı iksirinin yeni bir kaynağını bulmak için, sonunun nereye varacağı belli olmayan bir yolculuğa çıkacaklardır. Ancak alçakça bir ihanetin düşündüklerinden çok daha yakın olabileceğini hesaba 
katmamışlardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128279</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35e47399-354f-442c-ab35-8ee8ee777249.jpg</image:loc>
            <image:title>Türklerin Derin Tarihi</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma, Türk sözcüğünün kayıtlara geçtiği zamandan başlayarak günümüze kadarki beş bin yıllık Türk tarihini içermektedir. Öyle anlaşılmaktadır ki Eski Türklerin hatta Proto-Türklerin kendisine verdiği ya da onlara verilen tek isim vardı: O da hiç kuşkusuz “Türk” idi. Bu sözcüğü farklı milletler; farklı dillerde, farklı telaffuzlarla, farklı alfabelerle yazınca ortaya tartışmalı sonuçlar çıkmıştır. Bu durum, tarih boyunca “Türk” sözcüğünü duymak ve okumak istemeyenler için büyük bir fırsata dönüşmüştür. Çin’in kuzeyindeki halkları / halkı ifade eden “Ti” veya “Ti’k” [ 狄] sözcüğünü başlangıçta batılı araştırmacılardan de Groot ile Ligeti, “Ti’k” olarak okumuş; Çincede /r/ ünsüzü olmadığı için ismin Ti(r)k olabileceğini öne sürmüşlerdi. Çin’in kuzeyinde yaşayan halk için Çin kaynaklarında geçen ve ismi zikredilen Ti ya da Ti’k’ler, Çinli olamaz. İngiliz, Fransız, Alman, Rus, Arap ve Fars da olamaz. Romalı hiç olamaz. Öyle ise Ti ya da Ti’k’ler, Türk değil de kimlerdir? Bu bölge tamamıyla Türk vatanıdır, Türk kültür ürünleri ile doludur ve burası Türk kültür sahasıdır. Prof. Dr. Necati Demir Antik dönem Çin yazılı kaynaklarını, Çin, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Rusya’daki arkeolojik alanlar ile bu alanlardan çıkarılan eserleri tek tek incelemiş, Türk tarihinin derinliklerine ışık tutmaya çalışmıştır. Bu araştırmada, Türk ulusunun Türk adı ile 5000 yıllık yolculuğu kaleme alınmıştı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128280</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/001258b5-63f9-4d22-a9fb-55ee72ea891d.jpg</image:loc>
            <image:title>Western Lane</image:title>
            <image:caption>Sessizliğin ortasında bir kendini gerçekleştirme yolculuğu...   2023 Booker Ödülü finalisti Chetna Maroo&apos;nun ilk romanı Western Lane, yaşadığı yıkıcı kaybı sporla sağaltmaya çalışan genç bir kızın kendini aşma mücadelesini okurda derin yankılar uyandıracak bir duygu senfonisine dönüştürüyor.   Yas, büyüme, kardeş ilişkileri, kaybetme ve kazanma üstüne derinlikli bir metne imza atan yazar; kederle başa çıkarken hayatı yeniden anlamlı kılmanın yolları hakkında sorgulatıyor.   İngiltere&apos;de yaşayan Hint kökenli bir ailenin en küçük kızı Gopi, kendini bildi bileli elinde raket, ablalarıyla birlikte antrenmanlara katılır. Annelerinin ölümünden sonra ise babaları, onları sessiz ve sıkı bir çalışma rutinine sokar; böylece duvar tenisi bu üç kız kardeşin bütün dünyası hâline gelir. Servisler, sert vuruşlar ve düşüşler arasında yeteneğiyle gitgide ablalarından ayrılan Gopi bir yandan duygularını keşfederken bir yandan da etrafındaki insanları gözlemleyerek anlamayı öğrenir. Travma ve acıyı sporun &apos;&apos;iyileştirici&apos;&apos; gücüyle yenen 11 yaşındaki bir kızın dokunaklı ama bir o kadar da ilham verici hikâyesini anlatan bu sarsıcı roman, her şeye rağmen aile birliğini korumanın önemini yineliyor.   Yalın dili ve zarif üslubuyla öne çıkan kitap, olanca sessizliğin ortasında hayatın T noktasını arayan yalnız ruhların yolunu ışıtacak bir kendini gerçekleştirme yolculuğuna çıkarıyor. ​ &apos;&apos;Kederle boğuşan bir ailenin hikâyesini berrak bir anlatımla, derin çağrışımlar yaparak aktaran bir ilk roman.&apos;&apos; Booker Ödülü Jürisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128281</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97d59561-ac05-40c5-acfe-fae47626ffcd.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha Önce Hiç Açılmamış Kapı/ Merak ve Keşif Üzerine Heyecanlı Bir HikAye</image:title>
            <image:caption>Merak ve Hayal gücü dolu bir hikâye!
Alyanak ailesinin evinde pek çok kapı vardı. Ama o kapı... O kapı asla açılmamıştı. Nedenini kimse bilmiyordu. Bir sırrı mı saklıyordu yoksa yalnızca unutulmayı mı bekliyordu? Peki bu gizem nasıl çözülecekti? Yoksa hiç çözülmemeli miydi?  Tam da bu yüzden mi bu kapı mühürlenmişti?
Daha Önce Hiç Açılmamış Kapı, okuyucuların zihninde merak dolu ‘sorular konfetisi’ patlatıyor ve her soruda iç dünyamızda bir kapı aralanıyor. Hepimizi bilinmeyenin cazibesine doğru fantastik bir yolculuğa çıkarıyor ve yolculuk süresince Alyanak ailesinin sıra dışı karakterleri sayesinde ritmi kaybetmemize asla izin vermiyor.  
Okuyan Koala’nın ödüllü eseri ‘Bir Kitap Nasıl Yenir?’in yaratıcılarının kaleminden doğan Daha Önce Hiç Açılmamış Kapı; çılgın Alyanak ailesinin heyecan dolu yepyeni bir macerasını konu ediniyor. Evin meraklı kızı Alin’in keşfetme tutkusu evdeki tüm bilinmeyenlerin içine dalmak konusunda onu güdülüyor. Yıllardır açılmamış ve büyükanneleri tarafından asla açılmaması tembih edilmiş bir kapının gizemi Alin’i baştan çıkarıyor ve kapının ötesini görebilmek için evde aranmamış delik bırakmıyor. Kuzeni Leyla’nın da yardımlarıyla bütün evin altını üstüne getirseler de nafile… Hiç açılmamış kapının anahtarını hiçbir yerde bulamıyorlar. Gizemli anahtarın yerini sadece kardeşi Ali biliyor. Ancak o da büyükannelerinin yıllarca sakladığı sırrı korumaya pek niyetli görünüyor ve asla anahtarın yerini söylemiyor.  Ancak kadar çabalasa da Alin’in merakı tüm engellerin ötesine geçiyor ancak kapı açıldığında hem karakterler hem de okuyucular için yepyeni sorular ortaya çıkıyor. 
Sürprizli bir son ve sonsuz olasılıklarla dolu bu kitap her yaştan okuyucuyu, kendi içlerindeki merak duygusuyla temas edebilmeleri için kışkırtmaya hazırlanırken; üç boyutlu diorama sanatıyla hazırlanmış illüstrasyonlarıyla ise baş döndürücü bir okuma deneyimine ev sahipliği yapıyor. 
Temalar: Hayalgücü, merak, keşif, yaratıcılık, görsel sanatlar, aile içi ilişkiler, iletişim.
Övgüler: 
Karakterlerin bastırılamaz enerjisi, aksiyon dolu bu hikâyeyi turbo hızına çıkartırken, kitabın keşfetme tutkusu üzerine olan mesajının etkisini kat ve kat arttırıyor. 
Publishers Weekly
Özel sanat teknikleriyle oluşturulmuş illüstrasyonlar, Alyanak ailesinin hayal gücüyle dolup taşan evlerinin yüksek tavanlı odalarına ve dar koridorlarına anlamlı bir derinlik kazandırıyor. Ritmik ve zaman zaman kafiyeli anlatının özgür biçimli tipografisi, görsel karmaşaya sözlü bir drama ekliyor.  Tekrar tekrar okunma arzusunu güdüleyen bu kitap, coşkunun peşinde koşanların favorisi olacak. 
Kirkus Review
Kitabın üç boyutlu enerjisi, görseller adeta sayfaların sınırlarından taşacakmış duygusu yaratıyor. Görseller, kitabın temasına mükemmel şekilde uyum sağlıyor. 
Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128282</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1a7ade5-5099-4fa8-a056-d3d2e30b4e40.jpg</image:loc>
            <image:title>Güvercin Artık Okula Gitsin !</image:title>
            <image:caption>Güvercin büyüdü ve artık okula gitme zamanı geldi! Sen ne düşünüyorsun, güvercin okula gitmeli mi?
   Güvercin, bu kez okula gitmek istemiyor! &quot;Olmaz!&quot; diyerek itiraz eden Güvercin&apos;in, okul hakkında duyduğu endişeleri ve komik bahaneleri okurken hem çocuklar hem de yetişkinler bol bol kahkaha atacak.                                                                                                                                                                                                                                       
Kitap, çocukların okul kavramına alışmasını kolaylaştıran ve eğlenceli hikâyesiyle onları cesaretlendiren bir anlatım sunuyor. Mo Willems&apos;in mizahi dili ve basit ama etkileyici çizimleri, küçük okurların ilgisini çekerken ebeveynlere de çocuklarıyla keyifli vakit geçirme fırsatı veriyor.
Kazanımlar:
. Okula Başlama Kaygısını Azaltır
•    Okul öncesi dönemdeki çocukların okula gitme korkusu ve kaygılarını hafifletmeye yardımcı olur.
•    Çocukların okula dair endişelerini mizahi bir dille ele alarak onları rahatlatır.
Duygusal Farkındalık ve Empati Gelişimi
•    Çocukların kendi duygularını tanımalarını ve ifade etmelerini teşvik eder.
•    Güvercin’in okul hakkındaki bahanelerini ve korkularını görerek, benzer duygular yaşayan diğer çocuklarla empati kurmalarını sağlar.
Problem Çözme Becerilerini Destekler
•    Çocuklara yeni bir duruma nasıl uyum sağlayabilecekleri konusunda farkındalık kazandırır.
•    Okula gitmenin bir problem değil, güzel bir deneyim olduğunu anlamalarına yardımcı olur.
Mo Willems, New York Times’ın çok satan yazarı ve çizeridir. Resimli kitaplarıyla Caldecott Onur Ödülü alarak önemli başarılara imza atmıştır. Ayrıca dönemin ünlü programı Susam Sokağı’nda yazar ve animatör olarak çalışmış ve altı tane Emmy Ödülü kazanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128283</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca1c06a3-ce9d-4f88-98c0-80d3c383a2d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Mısır’ın Aldatmacaları; Küre Üzerinde Piramit İnşa Etmek Mümkün Değildir</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta bu evren ve bu Dünya’da VAROLUŞ ile ilgili sıra dışı konulara değinmeyi amaçlamaktayım. Konuları alışılmışın dışında değerlendirerek okuyucuya yeni ufuklar açmak isterim. Bu şekilde ilgili konuların yeniden değerlendirilmesi gerekliliğinin oluşturulmasını hedeflemekteyim. 
Bu kitapta bu evren ve bu Dünya’nın GERÇEK ve DOĞRULARIYLA herhangi bir çatışma ya da bunlara herhangi bir HAKARET etmeyi, CANLI formunu kendi GERÇEKLERİ dışında her hangi bir şekilde RENCİDE etmeyi amaçlamamaktayım. 
Ne neyse o odur. 
GERÇEK ve DOĞRU olanlar her neyse oldukları gibi herkes tarafından kabul edilmelidir. 
Yine bu kitapta herhangi bir şekilde bu evren ve bu Dünya’nın GERÇEK ve DOĞRULARI ile uyumlu olmayan herhangi bir ifade kullandığımı fark ettiğimde bunları süreç içeresinde eleyeceğimi bildiririm.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128284</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebdc980a-9749-425c-a347-c9009a866799.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Bağlantılara Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Daniela ve arkadaşlarının bilinen tarihten çok daha eski bir uygarlıkta yaşadıkları ilginç ve bir o kadar da metafizik olaylarla dolu hayatlarını konu alan bilim kurgu tadındaki bu romanda okuyucular, kendilerini yaşadıkları dönemle kıyaslayacak ve medeniyetler arasında eşsiz bir bağlantı kurarken kendilerini merakları giderek artan bir okuma serüveni içerisinde bulacaklardır. Felsefe, bilim kurgu, antik uzaylı teorisi ve mitoloji severler kitabın başına…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128285</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4585226a-1a01-4eb7-9d89-9db58980cabc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruh u Revan Şair Gönlüm</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, bir kalbin Yaradan’a uzanan duaları, teslimiyeti ve şükranıyla şekillendi. Her mısra, ruhumun derinliklerinden süzülen, ilahi bir arayışın ve huzur bulma gayretinin yansımasıdır. 
İlahiler, insana yaratılışındaki anlamı hatırlatan birer fısıltıdır. Bu dizelerle sadece kendi gönlümü değil, okuyacak olan her bir kalbe de bir yol açmak istedim. Her satırda, belki bir dua, belki bir teselli, belki de bir ilham bulacaksınız. 
Bu eser, bir yolculuğun başlangıcıdır. Hem benim hem de belki sizin ruhunuza dokunabilecek bir hikâye anlatır. Sizleri bu manevi yolculuğa davet ediyorum. 
Şimdi sözü, şiirlerime ve gönlümden kopup gelen bu nağmelere bırakıyorum. 
Sevgi, inanç ve hikmetle... ALLAH’A CC emanet olun vesselam... AKİF TIRAKGÖZ 
... SÖN SÖZ AŞK İLE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128286</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d65e20c-2fbf-40d4-afb5-2676e0c9aebb.jpg</image:loc>
            <image:title>Valhalla</image:title>
            <image:caption>Gözlerim, buz gibi bir kararlılıkla parlarken kulaklarımda yankılanan savaş naraları kalbimin ritmini hızlandırıyor. Tanrıların sesi kulaklarımda yankılanıyor: “Odin oğlu, görev seni çağırıyor!” 
Bu son şansım, biliyorum. Son bir defa yiğitlik bekleniyor benden. Tanrıların gözleri üzerimde zafer umuduyla dolu. 
Ölümsüzlük arayışım bu sefer son bulmaya hazır. Zafer kazanmış bir şekilde gideceğim tanrıların yanına, Valhalla’ya, gideceğim... 
“Savaşta ölenlerin salonu olarak bilinen Valhalla, Odin tarafından yönetilen Asgard’ın görkemli bir salonudur; savaşta ölen cesur savaşçıların ruhlarının toplandığı bir cennettir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128287</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b2555a5-0406-406e-bb4e-2312ab0fe03c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıcak Demir</image:title>
            <image:caption>“Sıcak Demir, tavın ve çekicin arasında kalan şiirin hikâyesidir.” 
Şiirleriyle, dergilerde şiir üzerine yazdıklarıyla ve Arabesk Yeniden çalış­masıyla tanıdığımız İsmail Afacan, bu kez Türkiye’de modern şiirin serü­venine odaklanıyor. Sıcak Demir, Afacan’ın bu odak kapsamında dönem tanığı şairlerle ve şiir tarihi alanında uzman akademisyenlerle yaptığı söyleşileri içeriyor. Şiirin 1923 – 2000 yılları arasındaki seyrini soruş­turan Sıcak Demir, poetik kavgalara, siyasi ve toplumsal dönüşümlere, kanonik mücadelelere dair önemli bir kayıt. 
Kısacası Türkiye’de modern şiir; kavganın, zaferin ve yenilginin şiiridir. Her akımın yolculuğu bu seyirde ilerler. Ki bu seyri yaşayanlar şiirimizin şanslı isimleridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128288</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7328527-d0e8-4fea-8257-01b7ef534343.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Büyük Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Sağlam iradeli, cesur, tutkulu ve muhalif ama aynı zamanda tavizsiz, güvensiz ve saplantılı. Mary Shelley, anlaşılması zor biriydi ama muazzam bir yeteneğe sahipti. 
Tüm zamanların en ikonik romanlarından biri olan “Frankenstein”ı yazdı ve sıra dışı, fırtınalarla dolu bir hayat yaşadı. 
Bu, 220 yıl önce, hamile bir genç kızın evden kaçıp edebiyatın ölümsüz yıldızlarından birine dönüşmesinin hikâyesi. Ve aynı zamanda, güneşin unuttuğu bir yazda, bir kadının korkuyu yeniden keşfederek dünyanın en ürkütücü canavarlarından birini yaratmasının... 
Hem edebi bir başyapıtın doğuşunu hem de tutku, trajedi ve dehanın kesiştiği bir yaşamı anlatan bu hikâye, sizi Mary Shelley’nin fırtınalı dünyasına sürükleyecek. 
TARİHİN SAYFALARI OKUL KİTAPLARININ ANLATTIKLARINDAN KESİNLİKLE DAHA KARANLIKTIR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128289</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04e97687-ba48-4abf-89b2-7132506941dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kan Kardeşi</image:title>
            <image:caption>Değişen tek şey, birbiri ile kan davalı iki siyasi kutbun, adına sağ-sol kavgası denen silahlı çatışmaları sonucu kana bulanan sokakların rengiydi. Ankara aynı Ankara’ydı, sadece bir süredir sokakları kırmızıydı. Bahçelievler’den gelmezse Cebeci’den geliyordu bir ölüm haberi. Çankaya’da vurulmamışsa biri, Aydınlıkevler’de bir sokağın kuytusunda yatıyordu bir başkasının cansız bedeni. İleride patlayan, bir arabanın egzozu muydu, namlusunu terk eden bir merminin sessizliği bölen sesi mi, en keskin kulaklar bile ayırt edemez olmuştu. 
Her an her şey olabilirdi, nitekim oldu. 
Kerem Özakman, 12 Eylül 1980 Darbesi’nden önceki yıllarda Türkiye’deki sağ-sol bölünmesini eksen aldığı &quot;Kan Kardeşi&quot; adlı romanıyla kara mizahın en çarpıcı örneklerinden birini veriyor. Yazar kimi zaman buruk bir tebessüme, kimi zaman da ölümle ve kayıplarla yüzleşmenin acısına, yaşanmışlığın tüm samimiyetiyle sizi ortak ederken kalbinizi ele geçiriyor. Roman, o günleri yaşayanların hatıralarını canlandırırken, genç okurların yakın tarihimizin en önemli dönüm noktalarından birine tanıklık etmesini sağlayarak 78 Kuşağı’yla tanışmasına fırsat tanıyor. Kan Kardeşi, yalnızca politik geçmişin izini sürmekle yetinmiyor; dostluk, çatışma, zamanın dönüştürücü etkisi ve toplumsal belleğin kırılganlığı gibi evrensel temaları da işliyor. Okuyucusunu düşündürüyor, duygulandırıyor ve kendi geçmişiyle yüzleşmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128290</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5f0ffb2-e1d8-4ff1-b0bb-b31a7c77eb8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Yelkovan</image:title>
            <image:caption>Yazmayı çok seven Anka’nın hayatı, ünlü yazar Biranda Sarin ile tanışmasıyla bambaşka bir yöne evrilir. Tesadüf gibi görünen bu karşılaşma, kısa sürede içten ve ilham dolu bir dostluğa dönüşür. Biranda&apos;nın gizemli bir şekilde ortadan kaybolması ise, Anka’nın hem yazarın izini sürmesine hem de kendi iç dünyasını keşfetmesine kapı aralar. Bu arayış, onun için hem büyüleyici hem de dönüştürücü bir yolculuğun başlangıcı olur. 
 “Son Yelkovan”, gerçek ile hayalin iç içe geçtiği, büyüme sancılarını, dostluğu, kimlik arayışını ve hayal gücünün gücünü merkeze alan etkileyici bir roman. Anka’nın yolculuğu onu su altı bahçelerine, zamanın işlemediği diyarlara ve yelkovan kuşlarının ardına düşüren fantastik dünyalara taşır. 
Bu büyülü serüven, yalnızca kaybolan bir yazarın peşindeki bir kızın hikâyesi değil, aynı zamanda büyümenin, kendini keşfetmenin ve güvenin hikâyesi. Anka&apos;nın adım adım kendi kimliğini bulduğu, hayal gücünün sınırlarını zorladığı bu yolculukta okuyucu da onunla birlikte kendini yeniden keşfedecek. 
*12 yaş ve üzeri için uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128291</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67ed887f-9a82-4e83-b48a-df59d5cb28fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Pazartesi Çetesi</image:title>
            <image:caption>“… zaman sadece takvim­lerde sabittir.” 
     Dedesinin Deniz’e bir doğum günü armağanı olarak verdiği metal takvim, yüzyıllar öncesinden süregelen bir gizeme sahiptir. Deniz okula gitmek için uyandığı bir pazartesi sabahının bezginliğiyle bu günü takvimde karalayıverir. Bu işlem, kısa bir sürede Deniz’in ve okul arkadaşlarının yaşamını alt üst edecek, dünyayı bir kaosa ve kâbusa sürükleyecektir. 
     Lise çağındaki bir çocuk dünyayla yaşıt bir takvimin, dolayısıyla zamanın ve evrensel düzenin son muhafızı mıdır? 
     Gerçeklikle fantastiğin birbirinin içine girdiği, yürekleri ağza getiren, ürpertici ve çılgın serüvenler… 
     Zamanı kurcalamanın yarattığı sonuçları sergileyen heyecanlı bir distopya. 
 
*12 yaş ve üzeri için uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128292</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6bcd3cd2-49cf-43f7-b1da-d159b16c412a.jpg</image:loc>
            <image:title>1 Yaş Hikayeleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bebeklerin gelişim sürecinde duydukları kelimeler, sesler ve hikâyeler çok büyük bir rol oynar. 1 Yaş Hikâyeleri, miniklerin erken dönemde dil gelişimini desteklemek, dünyayı keşfetmelerine yardımcı olmak ve onlara keyifli anlar yaşatmak için özenle hazırlanmış bir hikâye kitabıdır. 
 
Bu kitap, 1 yaşındaki çocukların ilgisini çekecek kısa ve anlaşılır hikâyelerden oluşur. Tekrar eden sesler ve basit cümle yapıları sayesinde bebeğinizin konuşma becerilerini destekler. Aynı zamanda renkler, zıtlıklar ve doğa gibi temel kavramları eğlenceli bir şekilde tanıtmayı hedefler. Hikâyeler, çocukların çevresini daha iyi anlamasına yardımcı olurken, ebeveynlerin de onlarla kaliteli zaman geçirmesini sağlar. 
 
Minik okuyucular için özel olarak tasarlanan bu kitap, eğlenceli görselleri ve sevimli karakterleriyle dikkat çeker. Hikâyeler aracılığıyla çocuklar hem eğlenir hem de yeni kelimeler öğrenir. Sert kapaklı ve dayanıklı yapısı sayesinde uzun süre kullanılabilir, böylece bebeğinizin en sevdiği kitaplardan biri haline gelebilir. 
1 Yaş Hikâyeleri ile bebeğinizin dil gelişimine destek olun, birlikte eğlenceli ve öğretici bir okuma deneyimi yaşayın! 
 
 
Bu kısacık hikâyelerle çocuğunuza renkleri, zıtlıkları ve doğayı kolayca anlatacak, vücudunu tanımasını sağlayacaksınız. 
Tekrar eden seslerle keyifli konuşma egzersizleri yapacaksınız. 
Minik hikâyeler kocaman oyunlara dönüşürken çok eğleneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128293</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5489b1d6-4e9c-4f10-bc13-2a32f0decf4c.jpg</image:loc>
            <image:title>2 Yaş Hikayeleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>2 yaş, çocukların dünyayı keşfetmeye başladığı, merak 
duygularının en yüksek olduğu yaşlardan biridir. Bu 
dönemde kelime hazinesi hızla gelişir, çocuklar yeni 
kavramları öğrenmeye ve anlamlandırmaya başlar. 2 Yaş 
Hikâyeleri, işte tam da bu dönemde miniklerin dil gelişimini 
ve hayal gücünü desteklemek için hazırlanmıştır. 
 
Bu kitapta, çocukların ilgisini çekecek kısa ve eğlenceli hikâyeler yer alıyor.  Doğa, hayvanlar, arkadaşlık ve günlük yaşam temalarını işleyen hikâyeler, miniklerin dünyayı anlamlandırmalarına yardımcı olur. Hikâyelerde kullanılan tekrar eden sesler ve basit cümleler sayesinde çocuklar kelime öğrenme süreçlerini hızlandırırken, ritmik anlatım dili öğrenmeyi eğlenceli hale getirir. 
 
Renkli ve dikkat çekici görsellerle desteklenen 2 Yaş 
Hikâyeleri, çocukların kitapları sevmesine yardımcı olur. 
Kitaptaki hikâyeler ebeveynlerin çocuklarıyla interaktif bir 
şekilde vakit geçirmesini teşvik eder ve onların hayal 
dünyasını zenginleştirir. 
 
Eğer çocuğunuzla birlikte eğlenceli ve öğretici bir kitap 
arıyorsanız, 2 Yaş Hikâyeleri tam size göre! 
Bu kısacık hikâyelerle çocuğunuza hayvanları, duyuları 
ve mevsimleri kolayca anlatacak, doğayı tanımasını sağlayacaksınız. 
 
Hayal gücünün gelişmesine ve duygularını fark 
etmesine yardımcı olacaksınız. 
Minik hikâyeler kocaman oyunlara dönüşürken çok 
eğleneceksiniz. 
 
Bu kısacık hikâyelerle çocuğunuza hayvanları, duyuları ve mevsimleri kolayca anlatacak, doğayı tanımasını sağlayacaksınız. 
Hayal gücünün gelişmesine ve duygularını fark etmesine yardımcı olacaksınız. 
Minik hikâyeler kocaman oyunlara dönüşürken çok eğleneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128295</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c04fa9f1-845c-40f4-8d10-1b399f33c346.jpg</image:loc>
            <image:title>Birlikte Büyüyoruz</image:title>
            <image:caption>Doğumdan ergenliğe çocuğuyla birlikte büyümeyi seçenler için… 
 
Ebeveynlik her gün yeniden başlayan, bazen zorlayan ama her zaman dönüştüren bir yolculuk. Bu yolculukta her gün yeniden öğreniyor, gelişiyor, çocuğumuzla birlikte büyüyoruz. 
Zaman değişiyor, çocukluk değişiyor, biz değişiyoruz. 
 
Ama içimizdeki “iyi bir ebeveyn olma” isteği hep aynı kalıyor. Bazen yetersiz hissediyoruz, bazen yalnız... Ve çoğu zaman mükemmel olmaya çalışırken ebeveynliğin tadına varamıyoruz. 
Gazeteci, yazar, ebeveyn koçu Zeynep İşman, Birlikte Büyüyoruz’da kendi deneyimlerinden yola çıkarak hatalarıyla, sorgulamalarıyla, yeniden denemeleriyle ebeveynliğe dair içten ve yalın bir ses oluyor. Zorlandığımız anlarda, şefkatli bir yaklaşımla bize şunu hatırlatıyor: “Yalnız değilsiniz.” 
 
Bu kitap, uyku sorunlarından öfke patlamalarına, teknoloji bağımlılığından akran zorbalığına kadar pek çok konuda ebeveynliğe dair duyarlı bir bakış açısı sunuyor. 
 
Unutmayalım ki, mükemmel ebeveyn yoktur. Anlayan, dinleyen ve birlikte büyümeye gönüllü olan ebeveyn vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128296</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce2ac552-791a-4cea-bdde-a7f489f44c9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bıcırık Aşık</image:title>
            <image:caption>Bıcırık’ın kalbinin yerinde, içinde bembeyaz güvercin bulunan bir kafer var sanki; Zeynep’i tanıdığından beri. Onu düşündüğünde ya da gördüğünde, yerinde duramayıp pııırrr diye havalanan bir güvercin bu. Bıcırık, güvercin telaşındaki yüreğine kanat olan arkadaşı Cimcimik’in yardımıyla Zeynep’in gönlünü çalabilecek mi? Ona şiir mi yazsın, armağan mı alsın, yoksa onu telefonla mı arasın? Bıcırık’ın âşık olunca neler yaptığını merak ettiyseniz hemen ilk sayfadan başlayın eğlence dolu maceralerını okumaya…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128297</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3abfe7e0-22ef-4f6e-8e8c-04459d5d1e21.jpg</image:loc>
            <image:title>Bahçe Kardeşliği</image:title>
            <image:caption>Şimdi doğayla el ele verin ve kendi harikalar bahçenizi kurun! 
 
Doğayla uyum içinde yaşamanın en güzel yollarından biri, onu evinizin bir parçası haline getirmektir. Bahçecilik sadece toprakla uğraşmak değil, aynı zamanda canlılarla kurulan bir dostluk, ekosistemle örülen bir işbirliğidir. İşte Bahçe Kardeşliği, bu doğa dostu yaklaşımı temel alan, bütünsel bir bahçecilik sistemi sunuyor.  
 
Sebzelerin arasında açan papatyalardan mısırın gövdesine sarılan sırık fasulyeye, uğurböceklerinden yabanarılarına kadar her canlının bir görevi, her bitkinin bir yeri var bu sistemde. 
 
Bahçe Kardeşliği’nde, sürdürülebilir bir yaklaşımla toprağı zenginleştirmenin, faydalı böcekleri bahçenize çekmenin ve doğanın ritmiyle hareket ederek sebzeler, aromatik otlar ve çiçekler yetiştirmenin inceliklerini keşfedeceksiniz. 
 
Sally Jean Cunningham, köşe yazarı, konuşmacı ve New York’taki  
Ulusal Bahçe Festivali’nin direktörüdür. Organik bahçecilik ve doğal tarım yöntemleri konusunda uzman olan Cunningham, bahçıvanlara doğa dostu çözümler ve sürdürülebilir bahçecilik yöntemleri sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128298</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d81a3dd-6b71-4dd1-91d6-405c316040b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Derviş Sofraları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Bu kitap, geçmişten bugüne uzanan, hem damağa hem ruha dokunan bir lezzet yolculuğuna davettir.” 
 
Mevlevilikte kaşığın sapı sağa, çukur kısmı sofranın üstüne gelecek biçimde ters kapatıldığını, buna “kaşık niyazda” denildiğini; Alevilik-Bektaşilikte ise kaşığın çukur kısmının yukarı baktığını, buna da “kaşık duada” denildiğini biliyor muydunuz? 
 
Alevilik-Bektaşilikte lokmanın sohbetin bahanesi olduğunu, lokmayla birlikte yapılan sohbetin gönülleri ve ruhları hoş ettiğini biliyor muydunuz? Ahilikte suya bir tutam tuz atılıp “bu şeriattır”, bir tutam daha atılıp “bu tarikattır”, üçüncü tutamdan sonra da “bu hakikattir” dendiğini ve talibe tuzlu su içirildiğini biliyor muydunuz? 
 
Yeşilliklerin şeytanı kovduğunu, çalışkanlığı sembolize eden suyun kini ve haseti söndürdüğünü, tuzun dengeyi ve ölçüyü simgelediğini, pilavın ve helvanın törensel bir yiyecek olduğunu biliyor muydunuz? 
 
Derviş Sofraları, yalnızca bir yemek kitabı değil; asırlardır süregelen bir öğreti, bir irfan yolculuğu… Tasavvuf mutfağının derin anlamlarıyla bezenmiş sofrasına buyurun. 
 
Gourmand Ödülü / Frankfurt Kitap Fuarı En İyi Mutfak Tarihi Kitabı Ödülü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128300</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cb4dcb9-94ac-41d8-b40e-6a43b52854b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Pokemon - Ara ve Bul Boyamalarım – Paldea’ya Hoş Geldin</image:title>
            <image:caption>ŞİMDİ SIRA SENDE! 
 
Paldea’nın yeni bölgesinde Quaxly, Fuecoco ve Sprigatito’ya katıl! Hep birlikte kitabının sayfalarında saklı Pokémonları aramaya çıkın. Hepsini bulduktan sonra, sahneleri istediğin gibi renklendirebilecek ve kitabındaki örnekleri kullanarak birçok Pokémon’u boyayabileceksin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128301</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80b475c6-e5a9-4627-b27e-3d55c688ca87.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapı Denetim Kuruluşlarının Mali Yükümlülükleri</image:title>
            <image:caption>Türkiye deprem kuşağında yer alan bir ülke olarak yüzlerce yıl boyunca depremlerde büyük can ve mal kayıplarıyla karşılaşmış ancak bu soruna köklü bir çözüm üretememiştir. 20. yüzyıl depremle mücadelede birçok ülkenin başarıya ulaştığı bir yüzyıl olurken bu dönem ülkemizde Marmara depreminin acı tablosuyla sonuçlanmıştır. Büyük oranda belediyelere bırakılmış bulunan yapı denetim görevinin gereği gibi yerine getirilmediği ortaya çıkmıştır. Bunun bir sonucu olarak 21. yüzyılın başında 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun ile dünyada bir başka örneği olmayan yeni bir yapı denetim modeline geçilmiştir. Bu modelde, yapı denetim hizmet sözleşmeleri sisteminin işleyişi bakımından kilit bir rol oynamaktadır. Aynı zamanda yapı denetim hizmet bedeline hak kazanılmasına ve buna bağlı olarak bazı kamu alacaklarının doğmasına neden olmaktadır. Bahse konu kamu alacakları sistemin bir diğer önemli unsuru olan yapı denetim kuruluşları ve elde ettikleri yapı denetim hizmet bedeli üzerinden takip edilmektedir. Bu durum, yapı denetim kuruluşlarına önemli mali ödevler yüklemektedir. Çalışmada, yapı denetim kuruluşlarının bahse konu mali yükümlülükleri üzerinden yapı denetim sisteminin vergi hukuku boyutunun incelenmesi hedeflenmiştir. Böylece hem literatürde bugüne kadar idare hukuku boyutuyla ele alınmış bu önemli konu bu kez vergi hukuku boyutuyla ele alınmış hem de sistemdeki vergi hukukuna ilişkin sorunlar tespit edilerek bunlara çözüm önerileri getirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128302</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e07ead75-7c6b-4db6-adc1-0e2a5dd7d1fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Maldoror’un Şarkıları</image:title>
            <image:caption>“Okuyanı coşkuya, kendinden geçmeye sürükleyen, ama yorumlamaya kalkışınca çok zengin, karmaşık, çelişkili anlamlar yaratabilir bir metaforlar yığınıyla karşılaştıran, bir yandan okunması kolay ve mantıksal, ama öte yandan gizlerinin bütün bütüne çözülmesi zor bir kitaptır Maldoror. Tarihî kıyımdan geçip, insan duyuşunu ve yazını geleceğe açan derin bir başkaldırıdır aynı zamanda. Birçok yazar bu kitapta yazınla insan bilincinin varılması güç, en son simgelerini buldu. Yirmi dört yaşında ölen bir şairce böyle bir kitabın yazılması, adeta varoluşun mantıksal sanılan temellerinin yıkılışını, hiçliğin sembollerle dolu bir ayaklanışının varlığını sezdirdi. Maldoror’un Şarkıları’na giren insanın, artık eski varlığıyla kalması olanaksız gibidir.” 
Demir Özlü 
 
“Rimbaud’yu ve Maldoror’un VI. Şarkısı’nı okuyunca kendi yapıtlarımdan utandım.” 
André Gide 
 
“Maldoror’un birazcık tadına bakınca, bütün şiir yavanlaşıyor.” 
Louis Aragon 
 
“Lautréamont’u açın! Bütün edebiyat şemsiye gibi tersine döner.” 
Francis Ponge</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128303</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7653bb87-2805-4002-9199-7952287bc1cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Requiem Bir Sanrı</image:title>
            <image:caption>“Düşündüm: Demek bu herif artık gelmeyecek.” 20. yüzyıl İtalyan edebiyatının usta kalemi Antonio Tabucchi Portekizce yazdığı Requiem’de temmuz ayının son pazar günü, Lizbon’da, tam öğle vakti başlayıp gece yarısına uzanan bir bekleyişin ve gezintinin öyküsünü anlatıyor. Kahramanımız ıssız sokaklardan ve rıhtımlardan geçerek kentin bar ve lokantalarına uğruyor, geleneksel Portekiz yemeklerinden yiyip içkiler içiyor. Bu gezintisinde ona yaşayanlarla birlikte ölüler de eşlik ediyor. Gece yarısında buluşacağı, Fernando Pessoa’ya çok benzeyen ve çoktan ölmüş bir şairi beklerken yaşanan bu süreç; rüya, gerçeklik, sanrı ve bilinçaltının karışımından oluşan bir Lizbon methiyesine dönüşüyor. Gizemli ve bir o kadar da bilgelik yüklü bir deneyimin güncesini anımsatan Requiem, yazarın sevgili Portekiz’ine ve Pessoa’sına adadığı bir armağan. …bugün sıkıntı dolu bir gün olacak, aynı zamanda da arınacaksın, belki de bundan sonra kendinle barışıp huzura kavuşursun oğlum, en azından dileğim bu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128304</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9255850d-cce5-4dae-b1c7-ee78813bda88.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet ve Komünistler</image:title>
            <image:caption>Tarih boyunca devrimci hareketler, genellikle yerleşik kabullerin sarsılması ve yeni bir düşünsel zeminin ortaya çıkmasıyla gelişmiştir. 
Bu kitabın hazırlanışındaki temel amaç, günümüzde sol ile cumhuriyetçi kesimler arasında karşılıklı olarak sorgulanmaya ve kırılmaya başlayan ezberlere yanıt verme arayışıdır. 
Türkiye Komünist Partisi’nin son kongresindeki, “CHP ve Kürt siyasetinden uzaklaşamamış Türkiye soluyla ilişkimizi kesiyoruz” çıkışı ilgiyle izleniyor. 
Böylesi bir kırılma anında cumhuriyetçi kesimler de daha önceden kendilerine dayatılan ezberlerin dışına çıkarak solu tanımaya, anlamaya çalışıyorlar. 
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan ile yapılan bu söyleşi solun ve cumhuriyetçi kesimlerin birbirlerini tanımasına ve bir araya gelmesine katkıda bulunmayı amaçlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128305</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc98906d-3370-43c5-989a-50d90bcda1f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Suçlu Doğmak</image:title>
            <image:caption>Thurber Amerikan Mizah Ödülü 
NAACP Image Ödülü 
 
Trevor Noah’nın apartheid Güney Afrika’sından dünyaca ünlü komedyenliğe uzanan sıradışı yolculuğu, ülkede başlı başına suç sayılan bir olayla başladı: doğumuyla. Trevor, beyaz bir baba ile siyahi bir annenin çocuğu olarak, bu tür bir birlikteliğin beş yıl hapisle cezalandırıldığı bir dönemde dünyaya geldi. Ailesinin “yasadışı ilişkisinin” canlı kanıtı olan Trevor, hayatının ilk yıllarını çoğunlukla evde saklanarak geçirdi. Annesi, onu her an elinden alabilecek devletten korumak için kimi zaman aşırıya kaçan, hatta absürt önlemler almak zorundaydı. Güney Afrika’daki ırkçı rejimin sona ermesiyle özgürlüğüne kavuşan Trevor ve annesi, yeni fırsatlarla dolu bir dünyaya adım attı; artık saklanmadan, özgürce yaşayabilirlerdi. 
 
Suçlu Doğmak, hem yaramaz bir çocuğun, varlığının yasadışı sayıldığı bir dünyada kendini bulmaya çalışan bir gence dönüşümünün, hem de bu genç adamı yoksulluk, şiddet ve istismar tehlikesinden kurtarmaya kararlı, olağanüstü bir annenin hikâyesi. Dünyaca ünlü komedyen Trevor Noah, bu çarpıcı otobiyografide, yasakların, yoksulluğun ve ayrımcılığın gölgesinde geçen çocukluk yıllarını hem dokunaklı hem de mizahi bir dille anlatıyor. Ama Suçlu Doğmak, sadece trajik bir geçmiş anlatısından ibaret değil. Hayatta kalmanın, zorluklara mizahla direnmenin, bir annenin sarsılmaz sevgisinin ve asla pes etmemenin de kitabı. 
 
“Trevor Noah’nın anlattığı kadar etkileyici bir komedyen başlangıç hikâyesi bulmak gerçekten zor.” – The Oprah Magazine 
 
“Sadece apartheid altında Güney Afrika’da büyümenin sarsıcı bir anlatımı değil, aynı zamanda yazarın olağanüstü annesine yazılmış bir aşk mektubu.” – The New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128306</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d64d359-c172-4053-a532-5cacf51d84e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayattaki Başlangıçlarımız</image:title>
            <image:caption>Şimdi anlıyorum... Vaktiyle burada oynamış olanların sesleri tüm bu duvarlara, bu sahneye ve bu balkonlara işlemiş, hem de en başından beri... tıpkı bir ses kutusu gibi. Belki kuliste bir yerlerde bulanan bir düğmeye basmak yeterlidir... İşte o zaman son 50 senede gelip geçen bütün o sesleri, oyunları duyabiliriz...
1960’lar... Paris’te iki tiyatro sahnesi...
Birinde genç aktris Dominique, yıldızı parladı parlayacak. Onu soyunma odasında bekleyen sevgilisi Jean, yazar namzedi... Diğer sahnede Jean’ın kıskanç annesi, artık yıldızı sönmüş bir aktris ve onun ukala sevgilisi Caveux...
Ve iki sahneyi birbirine bağlayan gizli bir geçit... Sisler ardında kalmış anılar, nostalji, melankoli...
Çehov’un Martı’sının kişisel bir yeniden yazımı olan Hayattaki Başlangıçlarımız, okuru belleğin izleri ve anıların sürekliliği üzerine düşünmeye davet eden, anlatı içinde bir anlatı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128307</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cd0282e-60ce-4c31-8802-b45b8ca19149.jpg</image:loc>
            <image:title>O Sırada, Dublör Çocuk</image:title>
            <image:caption>Bol ödüllü ve çoksatan Jason Reynolds&apos;tan muhteşem bir çizgi roman! 
İşte karşınızda yepyeni süper kahraman Dublör Çocuk! 
 
O, şehrin en yeni süper kahramanı. Ya da yaşadığı binanın. Ya da hiç değilse kendi zihnindeki dünyanın. O sizi En Fena Herbert Singletary gibi kötülerden koruyacak. Ya da Endişeli Titreyiş’ten. Ya da Kötü Zaman’dan. Tabii önce kendini kurtardıktan sonra. Ah, tabii bir de kediyi. Kediyi kurtarmak zorunda. Yoksa… 
Kedi mi 
ONU 
kurtaracak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128308</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f4f6d9e-aeae-47b5-92cb-799e83e7addb.jpg</image:loc>
            <image:title>Melek Yüz</image:title>
            <image:caption>“Bir an önce her şeyden uzaklaşmak, gelecek planlarını sonsuza dek rafa kaldırmak istiyorum… Dünyanın bu kadar hızlı dönmesine son vermek istiyorum. Düzenli olan, işleyen her çarkı kırıp dökmek, parça parça etmek istiyorum… Biraz olsun iyi hissedebilmek istiyorum. Kendime her şeyin yolunda olduğunu söylemek istiyorum.  
Endorfin yağmuruna ihtiyacım var… Yaşama arzusuna ihtiyacım var… Kendimi iyi hissetmeye ihtiyacım var… Peki, gökyüzü böylesine dilsizken huzuru nerede aramam gerekiyor?”  
 
Melek Yüz’ün kahramanının adı Elif ama herkesin ona, Poe’nun Annabel Lee’sinden esinle, Anna olarak hitap etmesini istiyor. Gelecek vadeden bir bölüme gitmesi bekleniyor Anna’dan ama o Güzel Sanatlar’da okumak istiyor. Uysal olması, otoriteye uyum sağlaması dayatılıyor ama o bir isyankâr ve hiçbir otoriteye biat etmiyor. Öfkesinin gücünü doğru kullanmayı, herkesten gizlediği kırılganlığı ve zayıflıklarıyla baş etmeyi öğreniyor adım adım. Özgürlük, yalnızca bedelini ödeyenlerin hak ettiği bir armağan sonuçta. Anna’nın kimliğini keşfetme arayışı, bir kuşağın acılar, bunalımlar, varoluşsal sancılar eşliğinde kendi yolunu çizme çabasını sembolize ediyor.  
 
Güncel gençlik altkültürlerine ait modern öznelerin tümü kendine yer buluyor Melek Yüz’de: Punk’lar, boksörler, skateboarder’lar, kekolar, anarşistler, züppeler… Romanın aktörleri onlar, sahnesi ise Kadıköy sokakları…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128309</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/086db5d4-04d5-4c75-9b75-86548fc8e7bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Papirüs&apos;ten Başyazılar: Düzyazılar</image:title>
            <image:caption>“Türk edebiyatını, özellikle de şiirimizi çok iyi biliyordu Cemal Süreya. Papirüs’ün başyazıları buna tanıktır. Bu yazılarda şair Cemal Süreya’yı düşünce adamı kimliğiyle görürüz. Araştıran, soran, değerlendiren, hesaplaşan bir Cemal Süreya’dır bu. Ve hiçbir zaman yetinmeyen.”
Atilla Özkırımlı
Papirüs’ten Başyazılar, Cemal Süreya’nın elli üç sayı yayımladığı Papirüs dergisindeki yazılarını bir araya getiren özel bir derleme. Cemal Süreya’nın şiire, hayata, siyasete ve sanata dair görüşlerini dile getirdiği bu yazılar, şairin dünyaya nasıl baktığını da gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128310</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9add9f8b-9ada-42ae-826e-e6186b848046.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutulmuş Şiirler</image:title>
            <image:caption>R. Eser Kortanoğlu’nun “Unutulmuş Şiirler” adlı bu kitabındaki şiirler, şairin 1990’lı yıllarda İstanbul’da yazdığı şiirlerinden oluşmaktadır. Şiirler, İstanbul’u, İstanbul’daki aşkları, İstanbul acımasızlığını, kalabalık içindeki yalnızlığı ve büyük şehrin acımasızlığını anlatır. Şairin dili sade ve akıcıdır. Yaşanmış ve gözlemlenmiş olayları, öz ve duygu yüklü bir anlatımla okuyucuya aktarır. Beğenerek okuyacağınızı umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128311</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b4dbc78-0eb2-4c63-922d-d5de9091b0eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatımızın En Uzun Kışı</image:title>
            <image:caption>“Hayatımızın en uzun kışı,” demişti annem. Üşümekten, bir de babamın yokluğundan uzayan günler, geceler, haftalar için. Anneannemin dediği kadar vardı, küflenmiş limon renginde, nemli, pis kokan bir şeydi kader dedikleri. Evin mavi badanası yeşermişti. Duvarlara sürttüğüm ellerim ip gibi sızan çivit mavisi bir sıvıyla boyanıyordu. Eğer bir şeyler yapılmazsa ev havuza dönecekti. Bulaşık bir sıvıyla dolu, küflü, yeşil bir havuz. Kader evimizi usulca ele geçiriyordu. Divanlara, somyalara, yatağa, yastığa, halıya, marleylerin çatlaklarına varıncaya kadar bulduğu her gediğe, oyuğa bulaşıp yamyaş ediyordu, arkasında kokusunu bırakarak.
Hayatımızın En Uzun Kışı sarsıcı, yakıcı, öfkeli bir kitap. Yazar, öykülerdeki iyi, kötü, sıradan ya da zalim karakterleri olduğu gibi, abartmadan veya eksiltmeden okura yansıtmanın meramında, daha fazlasınıysa okura bırakıyor.
Yoksunları, türlü zorluğa rağmen yaşama tutunmaya çalışanları, açmazda kalanları, yol ayrımında bekleyenleri anlatan bu öyküler, bugünün kaydını tutarken okuru büyük bir hesaplaşmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128312</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2f66efe-5049-46d6-be7e-a2944ff4e01e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Senaryo Yazalım</image:title>
            <image:caption>“Senaryo, görüntüler ve seslerle zihnimizde akan bir hikâyedir, uyanıkken gördüğümüz rüya gibidir. Öyle ki, o rüya âlemindeki kişiler bizim hayal ettiğimiz şeyleri yaparlar.”
Bir hikâyeyi nasıl senaryoya dönüştürürüz? Kimin gözünden anlatacağımıza nasıl karar veririz? Karakterleri nasıl derinleştirir, sahneleri nasıl canlandırırız? Feride Çiçekoğlu, senaryo yazmanın inceliklerini keşfetmek isteyen gençlere rehberlik ediyor bu kitapta. Kendi deneyimlerinden yola çıkarak senaryo formatından tretmana, görüntü ve seslerin yazımına kadar her aşamayı detaylandırıyor.
Bir Senaryo Yazalım, hikâyesini bir senaryoya dönüştürmek isteyen her genç için nitelikli bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128313</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d357246-dca6-4fec-ba9a-ec1a0401a38d.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Anayasalar ve Siyaset</image:title>
            <image:caption>Güncellenmiş onuncu baskısıyla Türkiye&apos;de Anayasalar ve Siyaset, Türkiye&apos;nin modernleşme dönemi anayasa ve siyaset tarihinin kısa ve eleştirel bir anlatımını sunmaktadır. Bu haliyle kitap, Türkiye&apos;de siyasî modernleşmenin ve demokratikleşmenin – veya demokratikleşememenin–  tarihi olarak da okunabilir. 

19. Yüzyıl başlarından günümüze uzanan siyasî-hukukî tarihimizin bu hikayesinde yazarın en fazla gözettiği husus tarihsel gerçeğe sadık kalmak olmuştur. Şu var ki, burada anlatılan sadece bir &quot;hikaye&quot; değildir; bu, siyaset ve anayasa teorisinin kavramsal-teorik araçlarının kılavuzluğunda yürüyen, Türkiye siyasetinin eleştirel ve analitik bir hikayesidir. Umulur ki, bu eserde okuyucu Türkiye&apos;nin özgürlük ve demokrasi arayışını çıkmaza sokan nedenlerle ilgili pek çok ipucunu da bulacaktır. 

Türkiye&apos;de Anayasalar ve Siyaset hem genel okuyucuya, hem de hukuk ve sosyal bilimler öğrencilerine hitap etmektedir. Kitap özellikle &quot;Türk Hukuk Tarihi&quot;, &quot;Türkiye&apos;de Anayasacılığın Gelişimi&quot; ve &quot;Türk Siyasal Hayatı&quot; dersleri için ideal bir başvuru kaynağı niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128314</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66b22265-15de-488a-ac1a-3943b15dffe4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Gece</image:title>
            <image:caption>Bir hikâye icat etmek... Ama nasıl? Nereden başlamalı?
Tüm hikâyelerin mümkün olduğu gizli hazineyi nereye saklarız?
Her şey uyuyan evin tavan arasında, uyumayan bir çocuğun kalbinde başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128315</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc939c86-441f-47f9-919d-23f69f9b6c5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şenlik Ailesi - Bu Evde Çok İş Var!</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en şenlikli ailesi geri dönüyor... Mizah dolu &apos;&apos;Şenlik Ailesi&apos;&apos; serisinin ikinci serüveni Bu Evde Çok İş Var!, aile birliğinin korunmasına dair curcunası bol bir durum komedisi.  Şenlik Ailesi&apos;nin çocukları, tatil boyunca evde dinlenip süper havalı aktivitelerle günlerini gün etmeye hazırlanıyor. Derken, Bay ve Bayan Şenlik, evi yeniden dekore etmeye, duvarları boyamaya kalkışmasınlar mı? Salon tam bir inşaat alanına dönmüşken çocuklar için oyun oynamak ne mümkün! Üstelik, boya rengi yüzünden anne babalarının arasındaki gerilimin yükselmesi de cabası. Bu kaosa derhâl bir çözüm bulunmalı. O hâlde ebeveyn barıştırma operasyonu için kolları sıvama vakti! Kardeş dayanışmasını öne çıkararak her yaştan okurun kalbine dokunmayı başaran Fransız yazar Mim, aile içindeki bazı anlaşmazlıkların küçük tavizlerle tatlıya bağlanabileceğini gösteriyor.  Bu kitabı okuyanları neler bekliyor? * Ebeveynler arası çatışmanın çocuklar üzerindeki yansımaları hakkında düşündürüyor.  * Ebeveyn-çocuk ilişkisinde çocukları dinlemenin önemini vurguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128316</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ede332d2-d82d-4976-8085-0effdef84eba.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Hissetmek El Kitabı - Depresyonu Yenmek Kaygıyı Aşmak ve Daha Güçlü İlişkiler Kurmak İçin</image:title>
            <image:caption>Dünya çapında çok satan iyi Hissetmek: Yeni Duygudurum Tedavisi kitabının yazarı Dr. David D. Burns, depresyon ve kaygıyı aşmanıza, hayatı daha keyifli ve heyecan verici bir duruma getirmenize yardımcı olacak yeni bir rehber sunuyor!Dr. Burns, büyük ilgi gören önceki kitabında depresyon tedavisi için ilaçsız, etkili bir yöntem geliştirmişti. Bu yeni kitabında ise günlük yaşamda karşılaşılan sorunlarla başaçıkmanızı sağlayacak güçlü teknikler ve pratik alıştırmalar paylaşıyor.Bu kitapla, daha iyi hissetmenin yollarını keşfedecek ve hayatın aslında ne kadar heyecan verici olabileceğini göreceksiniz.Korkulardan, fobilerden ve panik ataklardan.Olumsuz düşüncelerinizin sizi engellemesine izin.Samimi ve etkili iletişim kurmanın sırlarını öğrenin.İlişkilerinizdeki çatışmaları sona.Ertelemeyi bırakın ve başarıya adım atın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128317</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4448f32-dc06-4712-af85-ceed1b88a691.jpg</image:loc>
            <image:title>Karantina</image:title>
            <image:caption>Bir koğuş, bir sistem, bir toplum… Varlığı bile kabul edilmeyen, dışlanmış, “misafir” olarak etiketlenen insanlar... Karantina, yalnızca fiziksel bir hapsin ötesine geçiyor. Yazar, insanın varoluşsal yalnızlığını ve toplumsal yapının ezici gücünü, bir hastane koğuşunda karantinaya alınan bireylerin üzerinden sorguluyor. İçsel bir zindanın derinliklerine inmeyi başaran bu eser, toplumsal dışlanmışlığın, çaresizliğin ve direnişin öyküsünü çarpıcı bir şekilde sunuyor. 
Hastalıklar, acılar ve kısıtlamalar arasında hayatta kalmaya çalışan bir grup insan, ancak bir araya geldiklerinde her şeyi değiştirebilecek kadar güçlü bir azınlık... Her biri kendi varlığını kanıtlama mücadelesi verirken, sistemin baskıları karşısında içsel bir isyanın tohumlarını taşıyor. Peki, bu “misafirler” gerçekten isyan edebilecek mi, yoksa kaybolup gidecekler mi? 
Karantina, toplumsal yapıya dair derin bir eleştiriyi, insanın içsel direnişi ve isyan arayışını keşfederek sunuyor. Her bir karakterin yaşadığı zorluklar, varlıklarının sorgulandığı bir dünyada insan olmanın anlamını arayan bir yolculuğa çıkarıyor. Her bir karakter, derin bir hikâyenin parçası ve her hikâye, bir isyanın başlangıcına dönüşme potansiyeli taşıyor. 
 Bu kitap, yalnızca bir toplum eleştirisi olmakla kalmıyor, aynı zamanda bir varoluş mücadelesinin, umudun ve direnişin unutulmaz bir portresini oluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128318</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d84367fc-8ac5-4dae-9a0c-5ac6f3280e5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Pip &amp; Zilver Paris Macerası</image:title>
            <image:caption>Pip ve Zilver, Americka’ya gün geçtikçe alışıyor. Justin evi baştan aşağı onarıyor ve komşuları Jet teyze ile kapıyateslimgüveç işini kuruyorlar. Justin, çok iyi bir yardımcı baba olsa da ikizler gerçek babalarının nerede olduğunu bilmek için yanıp tutuşuyor. Babalarıyla ilgili aldıkları en son haber, onun Paris’te bir sokak bandosunda dansçı olduğu. Onların babası, dansçı ha? Ellerindeki tek ipucu bu olduğuna göre ikizlerin yapabileceği tek bir şey var: Paris’e gidip onu aramak. Nihayetinde, bir şehir ne kadar büyük olabilir ki? 
 

Pip ve Zilver, Paris’te babalarını bulabilecek mi, yoksa elleri boş Americka’ya geri dönmek zorunda mı kalacaklar? Çiler İlhan’ın çevirdiği, Iris Boter’ın resimlediği serinin ikinci kitabı Pip ve Zilver Paris Macerası’nı okurken çok eğleneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128319</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/373a8dfa-9c13-4ec6-869e-97501c8bd141.jpg</image:loc>
            <image:title>Robotların Düşüşü</image:title>
            <image:caption>Size bir hikâye anlatayım. Her güzel hikâye gibi üç bölümden oluşan: giriş, gelişme ve sonuç. 
 
Girişte, dünyamızı insanlar yönetiyordu. Kendi zamanlarında birçok harika/korkunç şey yarattılar. Biz de dahil. 
Gelişmede dünyayı biz robotlar yönetiyorduk. Yıllar, tek bir insan bile görmeden geçti. Daha sonra bir kız çıkageldi. On iki yaşında bir insan. Onun türünün son örneği olduğunu sanıyorduk ama yanılmışız. O, “ilk”ti. İnsanlar bunca yıldır bizden saklanıyordu. Kız, onların yeniden ortaya çıkmasını sağladı. Ve bir kez daha dünyanın parçası oldular. 
Sonuçta, insanlarla birlikte yaşamanın bir yolunu bulduk ve bunun hikâyemizin barış/uyum/dostluk içindeki sonu olduğunu düşündük. 
Yanılmışız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128320</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5fd1218-bb08-4bca-a373-07b537b9839c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mektup Selam Söyle</image:title>
            <image:caption>Mektup bizi uzağa götürür, uzağı yakına getirir, yaklaştırır, yakınlaştırır. Peki mektup yazan her zaman ‘acele cevap’  bekler mi, aşk mektubuysa bekler, bekledik, bazen de ‘çok beklersin!’ dedikleri gibi oldu, boşa bekledik, aşkın da aceleye gelmeyeceğini böylece anlamış olduk!  Veda mektubu, son mektup yazanlar herhalde beklemezler, bir de hiç yanıt gelmeyeceği bilinerek yazılan mektuplar vardır, bu kitaptaki mektuplar gibi. Onlar birer övgü, teşekkür mektubu sayılır, doğaya, bahara, bisiklete, anneye, babaya, kardeşe, sevgiliye, çocuğa, ağaca ve elbette postacıya. 
Ben de tam olarak böyle düşünerek yazdım, şairleri de unutmadım, onlar da bu saydıklarım kadar değerli çünkü. Üstelik dilimizde sevinçler çoğaltan, coşkular yaratan, güzel günler göreceğimizi müjdeleyen ve bize onca şiir armağan etmiş şairlerimize birer mektupla teşekkür etmek çok sayılır mı? Şairlerin nice alçakgönüllü olduğunu düşünürsek, bu mektupları ödül almış gibi mutlulukla karşılayacaklarını da düşünebiliriz. 
Çok yaşasınlar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128321</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74621d0b-8484-45e0-b571-bd32a1b672ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahval-İ Kıyamet (İnceleme-Metin)</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
AHVÂL-İ KIYÂMET TÜRÜ VE BU KONUDA TESPİT EDİLEBİLEN ÇALIŞMALAR 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
NÜSHANIN TAVSİFİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128322</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24a1080c-ff7a-4872-babb-cf31e35f861d.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyuşturucu ve Uyarıcı Maddeler: Analitik Yöntemlerle Tespiti</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
UYUŞTURUCU MADDELER (YASADIŞI MADDELER) 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
YASADIŞI İLAÇLARIN/NARKOTİKLERİN ANALİZLERİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
YASADIŞI İLAÇ/NARKOTİK MADDELERİN İNCELENMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128323</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/299be83f-844f-41a8-90c2-3bba2c6d44b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıllı Fabrika Muhasebesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
KAVRAMSAL ÇERÇEVE 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
DİJİTAL İKİZ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
AKILLI ÜRETİM 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
AKILLI İŞLETME KURULUMU 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM 
TEKSTİL SEKTÖRÜ ÖRNEK UYGULAMASI 
 
ALTINCI BÖLÜM 
AKILLI FABRİKA MUHASEBESİ 
 
 
YEDİNCİ BÖLÜM 
AKILLI FABRİKA MUHASEBESEL ANALİZLERİ 
 
SEKİZİNCİ BÖLÜM 
MALİYET MUHASEBESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128324</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07ccc097-cefb-4117-9030-52acedbf649e.jpg</image:loc>
            <image:title>Olay Örgüsü İçin Okumak</image:title>
            <image:caption>Olay örgüleri, ama özel olarak modern anlatı geleneğinin olay örgülerine dair bir kitap bu. Hikâyelerin nasıl belirli bir biçimde düzenlendiğini, ama aynı zamanda böylesi bir düzenlemeye duyduğumuz arzu ve ihtiyacı irdeleyen bir kitap. Peter Brooks için olay örgüsü örmek, anlatının tasarımı ve niyetidir; bir hikâyeye şeklini kazandırır ve ona belli bir yön veya anlam verir. 
Brooks, olay örgüsünden ziyade olay örgüsünün örülüşüyle, metni şekillendirme faaliyetiyle ilgileniyor. 19. yüzyıl romanlarından ve bu geleneği karmaşıklaştıran veya altüst eden ama yine de onunla hayati bağını koparmamış 20. yüzyıl anlatılarından seçilmiş örnekler üzerinden olay örgüsünü ilerleten ve bizi okumaya devam ettiren şeye odaklanıyor. 
Bunu yaparken hem anlatıbilimden yararlanıyor hem de edebiyatı insanın anlam verme, işaretler ve kurmacalar aracılığıyla dünyayı yeniden şekillendirme pratiklerinin bir parçası olarak gören yapısalcı düşünceden yararlanıyor; ama onlardan farklı olarak anlatıların okur üzerindeki etkisiyle ve anlatma modellerinin biçimlendirici düzenlerine neden ihtiyaç duyup onları arzuladığımızla ilgileniyor. Anlatıyı, içsel bir enerjiler, gerilimler, zorlantılar, direnişler ve arzular sistemi olarak görüyor. 
Brooks, psikanaliz ile edebiyat eleştirisi arasında bir örtüşme olduğunu düşünüyor; kendimizi kısmen kurmacalarımız aracılığıyla oluşturduğumuz için edebi ve ruhsal dinamikler arasında bir benzeşim olduğunu sezdirerek edebiyat eleştirisini insanlık durumuna bağlamaya çalışıyor. Olay örgüsünü okumayı, metin boyunca okuru ileri taşıyan bir arzu biçimi olarak tasavvur ediyor ve anlatıların hem arzuyu anlattığını hem de anlamlandırma dinamiği olarak arzu uyandırıp onu kullandığını göstermeye çalışıyor. 
 
 “Eşsiz bir çalışma… Yazar, fazla durağan bulduğu yapısalcı edebiyat eleştirisinin ötesine geçerek, anlatının dinamiklerini araştırıyor ve bu dinamiklerin psişik ihtiyaçlarımıza nasıl cevap verdiğini gösteriyor… Olay Örgüsü İçin Okumak, olay örgüsü örmenin nasıl hem insanın kader örüntülerini yansıtırken hem de hayata anlam yüklediğini yeniden değerlendirmeye davet eden ilham verici, çığır açıcı bir kitap.” 
 —Publishers Weekly 
 
“Peter Brooks, berraklığı ve kuramsal maceraperestliğiyle dikkate şayan bu kitapta, anlatı kuramı ve eleştirel pratiğe önemli bir katkıda bulunuyor.” 
—Terry Eagleton, Edebiyat ve Tarih Dergisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128325</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74590a68-446e-4ac9-b1bc-3e05009a8546.jpg</image:loc>
            <image:title>Dakikalar İçinde Borsa</image:title>
            <image:caption>BORSAYA DAİR BİLMENİZ GEREKEN HER ŞEY 
Borsa, modern ekonomilerin temel yapıtaşlarından biri. Gündelik hayatımızın çoğu anında bir şekilde haberdar olsak da borsaya dair bilgilerimiz sınırlı. Dakikalar İçinde Borsa ise bu bilgi sınırımızı aşmayı ve finansal okuryazarlığımızı artırmayı hedefliyor. 
 
Borsaya dair temel kavramları sistematik şekilde sunan Dakikalar İçinde Borsa, hisse senetleri, endeksler, halka arz süreçleri, yatırımcı türleri, piyasa dinamikleri ve işlem yapısına dair temel bilgileri herkesin anlayacağı bir dilde anlatıyor. Sade ve akıcı diliyle fiyat grafikleri, teknik analiz göstergeleri, temel analiz yaklaşımları, risk-getiri dengesi ve portföy oluşturma gibi yatırım kararlarını etkileyen teknik konuları da örneklerle sunuyor. 
 
Borsaya dair daha önce yayımladığı kitaplarla ses getiren yatırımcı ve akademisyen Doç. Dr. Serkan Ünal, Dakikalar İçinde Borsa ile temel kavramlardan endekslere, borsa işlemlerinden yatırımcı psikolojisine, sermaye kararlarından fonlara, hisse senetlerinden piyasa dinamiklerine kadar borsaya dair bilmeniz gereken kavram ve stratejileri görseller ve dikkat çeken bir üslupla sunuyor. Dakikalar İçinde Borsa, borsaya adım atmak isteyen veya yeni adım atmış herkes için vazgeçilmez bir başucu kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128326</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9704ad8-bab2-461b-abda-dc0c12789f75.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Rusya Tarihi</image:title>
            <image:caption>DOĞUDAN YÜKSELEN GÜÇ: BİN YILIN HİKÂYESİ 
“Rusya’yı ve Rusların hikâyesini anlamak istiyorsanız, Paul Bushkovitch’in Kısa Rusya Tarihi kitabından daha iyisini bulamazsınız. Bushkovitch küçük bir mucize gerçekleştirmiş: Rus tarihinin son derece karmaşık, dolambaçlı ve tartışmalı hikâyesini basit, doğrudan ve tarafsız bir şekilde anlatmış. Ayrıntılara saplanıp kalmıyor, kıvrımlarda ve dönüşlerde kaybolmuyor. Size ne olduğunu ve neden olduğunu anlatıyor.” 
Marshall Poe, Iowa Üniversitesi 
 
Dokuzuncu yüzyıldan günümüze uzanan bir serüven… Paul Bushkovitch, Kısa Rusya Tarihi’nde Rus tarihinin yalnızca siyasi dönüşümlerini değil, aynı zamanda edebiyat, sanat ve bilim alanındaki gelişmelerini ustalıkla ele alıyor. Korkunç İvan, Büyük Petro, Stalin gibi liderlerin yanında Çehov, Tolstoy ve Mendeleyev gibi ikonik isimleri de tarihsel bağlamlarında anlatırken, Rus halkının kökenlerinden Ortodoks inancının derin etkilerine, günlük yaşamın değişen dinamiklerinden toplumsal hareketlere kadar geniş bir panorama sunuyor. 
1991’de Sovyetler Birliği’nin çöküşüyle yaşanan devrim niteliğindeki değişimlere de ışık tutan Bushkovitch, yeni belgeler ve kavramlar eşliğinde Rusya’nın devrim öncesi ve sonrası geçmişini yeniden yorumluyor. 1917 Devrimi, Sovyet sistemi ve Soğuk Savaş gibi dönüm noktalarını ele alırken, bunları yalnızca Bolşevik iktidarının birer habercisi olarak değil, bin yıllık bir tarihin parçaları olarak inceliyor. 
Rusya’yı bir zamanlar sosyalizm fikrinin temsilcisi olmaktan öte, karmaşık ve çok katmanlı bir tablo olarak önümüze seren Bushkovitch, Rus tarihini anlamak ve bu zengin mirası keşfetmek isteyenler için temel bir rehber ortaya koyuyor. Kronik Kitap Kısa Tarih Dizisi’nin yeni üyesi Kısa Rusya Tarihi okuyucular için vazgeçilmez bir kitap olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128327</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f8132e1-7650-427e-a964-a344db1aa113.jpg</image:loc>
            <image:title>Örnek Okumalarla Eğitimin Romanı</image:title>
            <image:caption>Eğitimi kendine dert edinmiş biri olarak, birebir karşılaştığım sorunlara çözümler üretirken, aynı zamanda ayna olmaya çalıştım. Fakat eğitimin temel direklerini yani eğitimin olmazsa olmazlarını da hiçbir zaman görmezden gelmedim. Aslında ‘ibretlik okumalar’ diyebileceğim ‘örnek okumalar’la belli başlı bazı hususları öne çıkartmaya çalıştım. 
“Ben ne söyledim sen ne fehmettin, garip efsanedir!” diyor ya şair, ben de şairin yaptığı gibi düşündüklerimi içimden geldiği gibi yazarak paylaştım. Ne var ki aynın dili konuşuyor olmamıza rağmen kavramlara farklı anlamlar yüklediğimiz için bir türlü anlaşamıyoruz. Garip efsane olmaya devam eden eğitim, ülkemizde hâlâ çözüm bekleyen en ciddi ‘sorun’dur. 
Eğitimde isabetli kararlar verebilmek ve bu uğurda yol alabilmek için samimi ve sabırlı olmak gerekiyor. Kesin çizgilerle belirlenemese de eğitimle ilgili gözlemlerimi ve düşüncelerimi tarihe not düşmek için kaleme aldım. Ortaya kendi çapında eleştirel bir eğitimin romanı çıktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128328</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af18e081-4a03-4404-b39c-35fae90bcc7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Mektupları</image:title>
            <image:caption>Geçmişin Satır Aralarında Saklı Bir Seyahat 
Çihaçov’un Osmanlı Mektupları 
Tarih, çoğu zaman resmî belgelerin gölgesinde anlatılır. Oysa bir dönemin gerçek ruhu, duygusu ve insanî yönü; şahsi mektuplarda, bireysel tanıklıklarda saklıdır. Rus doğa bilimci Pyotr Aleksandroviç Çihaçov’un kaleminden çıkan bu mektuplar, yalnızca bilimsel bir seyahatin izlenimlerini değil, 19. yüzyıl ortalarında Osmanlı coğrafyasının kalbine yapılan derinlikli bir yolculuğu anlatıyor. 
Giresun’dan İstanbul’a uzanan bu seyahat; Anadolu’nun etnik mozaiğini, coğrafi çeşitliliğini, toplumsal yapısını ve devletin sancılı modernleşme sürecini gözler önüne seriyor. Çihaçov, jeoloji, botanik ve etnografya gibi bilimsel alanlarda gözlemler yaparken, Osmanlı’nın mali yapısından kamu düzenine, sivil idareden ticaret hayatına dek birçok alandaki zayıflıklarını da cesurca kaleme alıyor. 
Bu mektuplar, yalnızca bir dönemin belgeleri değil; aynı zamanda reformların toplum üzerindeki etkilerini, Osmanlı’nın iç çalkantılarını ve Batı etkisi altındaki dönüşümünü de anlamaya katkı sağlayan eşsiz birer tanıklık. 
Rusça aslından çevrilen TÜRKİYE MEKTUPLARI, tarihçilerin, coğrafyacıların, edebiyat araştırmacılarının ve geçmişin izini süren tüm okurların ilgisini çekecek nitelikte bir eser. Çihaçov’un gözünden Osmanlı’yı okumaya hazır olun; çünkü bu mektuplar, sadece geçmişi değil, insanı da anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128329</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/740d901b-9541-494b-abb3-60f45fe2c9eb.jpg</image:loc>
            <image:title>93 Harbi</image:title>
            <image:caption>Bir Esaret, Bir Yoksulluk, Bir Ölüm 
“93 Savaşı, modern Rusya ve Türkiye’nin tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır. Türk tarihinde sebep olduğu sarsıntıların yanında asıl önemlisi, bu pahalı zafer Rusya’da da toplum ve siyaset hayatında büyük sarsıntılar ve çalkantılar yarattı.”
— İlber Ortaylı 
 
19. yüzyıl, Osmanlı İmparatorluğu’nun askerî, siyasî ve ekonomik bakımdan zayıfladığı; büyük güçlerin, özellikle Avrupa merkezli imparatorlukların, iç işleyişine müdahil olmaya çalıştığı sancılı bir dönemdi. Bu asırda Rus İmparatorluğu, Panslavizm ideolojisinin yükselişiyle, Balkanlar’dan Kafkasya’ya dek Türk-İslam coğrafyasında yayılmacı emeller peşindeydi. Hedef açıktı: Osmanlı’dan mümkün olduğunca fazla toprak koparmak ve “Üçüncü Roma” ideali doğrultusunda İstanbul’u ele geçirmek. 
 
Rumi takvimle 1293 yılına tekabül ettiği için “93 Harbi” olarak anılan 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı, yalnızca bir askerî yenilgi ya da diplomatik başarısızlık değil; binlerce Osmanlı askerinin esaret, sefalet ve ölümle yüzleştiği büyük bir insanlık trajedisine dönüşmüştü. Rus orduları batıda İstanbul önlerine, doğuda ise Erzurum surlarına kadar ilerledi. Osmanlı İmparatorluğu, bu büyük savaşın sonunda anayurt topraklarının neredeyse üçte birinden vazgeçmek zorunda kaldı; imparatorluğun doğu-batı eksenindeki askerî direnci kırıldı, siyasî prestiji sarsıldı ve en önemlisi, halk hafızasında derin izler bırakan bir mağlubiyet bilinci oluştu. 
 
Mesut Karakulak’ın uzun yıllara yayılan arşiv ve saha çalışmalarına dayanan 93 Harbi, savaş esirlerinin izini sürerek bireyin gözünden imparatorlukların çöküşüne bakıyor. Rus toplumunun Osmanlı askerlerine yaklaşımı, esir kamplarındaki gündelik hayat, etnik ve kültürel önyargıların şekillendirdiği karşılaşmalar ilk kez bu denli kapsamlı ve titiz bir analizle ele alınıyor. Savaş tarihçiliğinin alışıldık kalıplarını kıran 93 Harbi; cepheden değil, esaret kamplarından yazılmış mektuplardan, sürgün yollarından ve sessiz tanıklıklardan konuşuyor. 
 
Kültürel çatışmaların, zihinsel sınırların ve kaybolmuş hayatların hikâyesi.
Savaşın ve savaşta unutulanların tarihi.
Esaretin, yoksulluğun ve ölümün tarihi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128330</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06801f49-ec17-46db-9681-db7c5f3ec099.jpg</image:loc>
            <image:title>Messi mi, Ronaldo mu?</image:title>
            <image:caption>Kronik Çocuk’tan futbolseverleri kıran kırana mücadeleye davet eden yepyeni bir seri: Gelmiş Geçmiş En Büyük Futbolcu Kim?. Matt Oldfield ve eski profesyonel futbolcu Seth Burkett’in kaleme alıp Dan Leydon’ın resimlediği serinin ilk kitabı Messi mi, Ronaldo mu?, günümüz futbolunun iki efsanesini karşı karşıya getiriyor. 
 
İpek Güneş Çıgay’ın çevirisiyle sunduğumuz Messi mi, Ronaldo mu?; iki yıldızın hayat hikâyesini, karakterlerini ve becerilerini mercek altına alıyor. Bugüne kadarki tüm maçları ve istatistikleri değerlendiriliyor; hem bireysel hem de takım oyunlarındaki katkıları masaya yatırılıyor. Oldfield ve Burkett, futbolu yakından takip eden herkesin hep merak ettiği o can alıcı soruya yanıt arıyor: Gelmiş geçmiş en büyük futbolcu hangisi? 
 
Hem tek başına hem de arkadaşlarınla okuyabileceğin bu kitapta seni favorini belirlemek için kıyasıya bir rekabet bekliyor! 
 
***
 
Futbol âşığı Matt Oldfield ve eski profesyonel futbolcu Seth Burkett’ten tribünleri ayağa kaldıracak yepyeni bir seri: Gelmiş Geçmiş En Büyük Futbolcu Kim? Oldfield ve Burkett, her kitapta futbol tarihinin efsane isimlerini karşı karşıya getiriyor ve yıllardır tartışılan soruya farklı kategorileri irdeleyerek yanıt arıyor: Futbolun en iyisi kim? 
 
Serinin ilk kitabı, iki efsanenin kapışmasıyla başlıyor: Messi mi, Ronaldo mu? Bugün bile tartışılan iki yıldızın kişisel başarıları ve karakterleri inceleniyor, teknikleri ve becerileri karşılaştırılıyor, hafızalara kazınmış maçları ve istatistikleri çarpıştırılıyor. Sonuç mu? Detaylar içeride! 
 
Gelmiş Geçmiş En Büyük Futbolcu Kim?; aksiyonu, detaylı istatistikleri, ilginç bilgileri ve eğlenceli çizimleriyle futbolseverlerin keyifle okuyacağı bir seri. 
 
Peki senin favorin kim? 
 
Müfredat temaları:  
ÇOCUK DÜNYASI, SPOR, BECERİ, REKABET, KİŞİSEL GELİŞİM, OKUMA KÜLTÜRÜ, İLETİŞİM</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128331</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5207d95-e7f6-4079-b890-bd964ded715a.jpg</image:loc>
            <image:title>Cesur Patiler: Müzenin Muhafızları</image:title>
            <image:caption>Tarih, cesaret ve dostluk dolu bir macera! 
Harbiye Askerî Tarih Müzesi’nin sevimli ve meraklı kedileri Kekik, Oynaksu, Suna, Çılbır ve Dombili için hayat oyun ve keşifle doludur. Ancak bir gün, müzenin huzuru Koca Patiler tarafından tehdit edilir! Onlardan çok daha büyük ve güçlü olan bu kediler, bahçeyi ele geçirmeye kararlıdır. 
Peki, minik kediler ne yapacak? Çözüm, tarihin derinliklerinde saklı! Müzenin bilge kaplumbağaları Sükûnet ve Ağırcan, onlara cesaretin ve aklın gücünü anlatırken, Mustafa Kemal Atatürk’ün büyük mücadelesinden ilham almalarını sağlayacak. 
“Cesur Patiler: Müzenin Muhafızları”, çocukları tarih, liderlik ve dayanışma kavramlarıyla buluştururken, heyecan dolu bir maceranın içine çekiyor. Eğlenceli karakterleri ve sürükleyici anlatımıyla hem çocuklara hem de yetişkinlere ilham veren bir hikâye sunuyor. 
Tarihî bir müze, cesur minik kediler ve unutulmaz bir macera!
Atatürk’ün izinden giderek kendi yollarını çizen kahramanları keşfetmeye hazır mısınız? 
 
***
 
Harbiye Askerî Tarih Müzesi’nin minik muhafızları Kekik, Oynaksu, Suna, Çılbır ve Dombili, huzurlu hayatlarını sürdürürken büyük bir sorunla karşılaşır. Koca Patiler, bahçeyi ele geçirmeye kararlıdır! Ama umutsuzluk yok! Bilge kaplumbağalar Sükûnet ve Ağırcan, onlara büyük bir lideri, Mustafa Kemal Atatürk’ü anlatır. Atatürk’ün cesaretinden ve zekâsından ilham alan Cesur Patiler, kendi zaferlerini kazanabilecek mi?  
Cesur Patiler: Müzenin Muhafızları ile dostluk, dayanışma ve tarihten güç almanın ne demek olduğunu keşfetmeye hazır mısınız? 
Müfredat temaları:  
TARİH, ATATÜRK, CESARET, DAYANIŞMA, BAĞIMSIZLIK, DOSTLUK, TAKIM ÇALIŞMASI, MÜZE SEVGİSİ, HAYVAN SEVGİSİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128332</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/407fbd41-e00c-4e17-bd0c-01cc49e68959.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuleler Şehri İstanbul</image:title>
            <image:caption>Kronik Çocuk’tan tarihe ve keşfe meraklı okurlar için büyülü bir yolculuk: Kuleler Şehri İstanbul. Önder Kaya’nın kaleme aldığı ve Elahe Behin’in resimlediği Kuleler Şehri İstanbul, eğlenceli ve öğretici bir keşif yolculuğu sunuyor. 
 
Bir proje ödeviyle başladığı araştırmasında İstanbul’un büyüleyici kuleleri arasında kaybolan Erdem; Kız Kulesi’nden Galata Kulesi’ne, Beyazıt Yangın Kulesi’nden Yedikule Zindanları’na kadar uzanan bu macerada hem tarihi karakterlerle unutulmaz karşılaşmalar yaşatıyor hem de şehrin bilinmeyen yüzlerini keşfediyor. Tarihçi dayısı Serkan’la birlikte İstanbul’un sokaklarını adımlarken sadece kulelerin hikâyesine değil; şehrin kültürel ve tarihi dokusuna da tanıklık ediyor. Aslıhan Pasajı’nda eski kitapların kokusunu içine çekiyor, Bulgur Palas’ta eşsiz bir manzaranın tadını çıkarıyor, Samatya’da geçmişin izlerini sürüyor. 
 
Hem eğitici hem de sürükleyici bir hikâyenin kapılarını aralayan Kuleler Şehri İstanbul, tarihe meraklı her yaştan okuyucuya hitap eden eşsiz bir eser. İstanbul’un kulelerini, geçmişten bugüne uzanan hikâyeleriyle keşfetmeye hazır olun! 
***
 
Tarih, macera ve keşif dolu bir İstanbul gezisine hazır mısın? 
 
Erdem, sıradan bir proje ödeviyle başladığı araştırmasında kendini İstanbul’un gizemli kuleleri arasında büyüleyici bir serüvenin içinde bulur. Kız Kulesi’nden Galata Kulesi’ne, Beyazıt Yangın Kulesi’nden Yedikule Zindanları’na Roma ve Osmanlı’nın saklı miraslarına uzanan bu keşif, onu hem geçmişin derinliklerine götürecek hem de rüyalar âlemindeki yolculukları aracılığıyla tarihi karakterlerle bir araya getirecektir. 
 
Tarihçi dayısı Serkan’la birlikte İstanbul sokaklarını adımlayan Erdem; Aslıhan Pasajı’ndan Jadore’a, Beyazıt Sahaflar Çarşısı’ndan Bulgur Palas’a, Samatya’dan Yedikule’ye kadar şehrin kültürel ve tarihi dokusuna tanıklık ediyor. 
 
İstanbul gezgini Önder Kaya’nın yazıp Elahe Behin’in resimlediği Kuleler Şehri İstanbul, her yaştan okura İstanbul’un tarihini öğretirken aynı zamanda onları büyülü bir keşif yolculuğuna çıkarıyor. “Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı?” sorusuna cevap ararken Erdem’le birlikte hem okuyacak hem de İstanbul’u yeniden keşfedeceksin! 
 
Müfredat temaları:  
ÇOCUK DÜNYASI, TARİH, ŞEHİR KÜLTÜRÜ, GEZİ, KEŞİF, ARAŞTIRMA, İSTANBUL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128333</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be8e0aa3-7a87-4da2-8b3e-90833e9aa64c.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzel İnsanlar Sokağı</image:title>
            <image:caption>Thomas Kutzli’nin Bodrum’da güzellediği bir sokak üzerinden fragmanlarla kurguladığı romanı, sahil kasabasının renkli insanlarıyla sınırlarını aşıp Avrupa’ya uzanan çok katmanlı bir anlatı sunuyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128334</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/389f3937-dea1-4783-96ca-e5fa2d1e844b.jpg</image:loc>
            <image:title>Arılar Sana Emanet</image:title>
            <image:caption>Sevilen Alman yazar Petra Postert, arıların ilham verici dünyasını aile sırları, tutkuyla bağlanma ve doğa sevgisiyle harmanlayarak gerilimli bir macera sunuyor okura. On iki yaşındaki Josy’nin kaygı ve önyargılarını aşma mücadelesini gözler önüne sererken, arıların sahiplenilebilecek en harika dostlar olduğu sırrını fısıldıyor. Josy’nin büyükbabası 91 yaşında hayatını kaybeder ve arılarını torununa miras bırakır. Bu durum şehir sakini Josy için tam bir sürprizdir. Yine de Josy, kısa sürede arılar hakkında pek çok şey öğrenir ve tutkulu bir arıcı olur. Ancak çok geçmeden arıları için mücadele etmek zorunda olduğunu fark eder. Bu süreçte büyükbabası hakkında dah</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128335</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2e28567-fec6-420f-a1c7-df58231bb1c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Fazla ! Bunaltıcı Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Bazen dünya ÇOK FAZLA gelir. Göz kamaştıran parlak ışıklar! 
Gürültülü sokaklar! Kaşındıran bir kazak! Bu sıcacık resimli kitap, 
küçük bir çocuğun bunaltıcı bir günde hissettiklerini 
ve nasıl yeniden huzur bulduğunu anlatıyor. 
ÇOK FAZLA! gününüzü güzelleştirmekle kalmayacak, 
kitabın sonundaki kapsamlı rehberle duyusal işleme 
farklılıklarına sahip çocuklara destek 
vermenize yardımcı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128336</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33e18e54-f9f0-4517-bcab-b02543c39d93.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşancığın Uykusu Nerede ?</image:title>
            <image:caption>Haydi baba gel artık! 
Beni kontrol etmeye gel, 
beni kontrol etmeye gel, 
beni kontrol etmeye gel! 
Minik tavşancık uyuyamamıştı çünkü babası hâlâ yanına gelmemişti! 
Yatağından usulca kalktı, oyuncak vagonunu babasının ihtiyacı olduğunu düşündüğü şeylerle doldurdu ve koridordan geçerek onun odasına gitti. 
Ödüllü yazar ve çizerin bir araya gelerek oluşturduğu bu sıcacık uyku kitabı, minik okuyucusuna ev karanlık ve sessizken de güvende olduğunu ve sevildiğini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128337</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b83fcf4-df64-465a-8880-b13e91c2d328.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Dinozorun Büyük Soruları</image:title>
            <image:caption>Küçük Dinozorun Büyük Soruları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128338</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4dc19a24-bbce-4d14-a76d-00cbfd886aab.jpg</image:loc>
            <image:title>Rembrandt’ın Gözleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Bir resme Schama’yla birlikte bakarsanız o resmi daha önce görmediğiniz bir yordamla görmeye başlarsınız.” –Doris Lessing, Daily Telegraph 
“Coşkulu ve devasa bir çalışma olan Rembrandt’ın Gözleri, sanatçının işlerine keskin bir takdir duygusuyla yaklaşmamızı sağlamakla kalmıyor, bizi aynı zamanda o dünyanın derinliklerine daldırıyor. Muhteşem…” 
–Michiko Kakutani, The New York Times 
“Schama’dan olağanüstü, destansı bir kitap. Yazar Rembrandt’ın modern sanatın kelebeğini özgür kılmak adına klasisizmin kozasını nasıl da parçalamaya giriştiğini anlatıyor; sonuç muazzam.” 
–Duncan Macmillan, Scotsman 
“Olağanüstü bir tarihçiden muhteşem bir çalışma. Schama, Rembrandt’ın neden sık sık tüm zamanların en büyük ressamı olarak anıldığını daha iyi anlamamızı sağlıyor.” –Frances Spalding, Literary Review 
“Usta işi bir anlatı. Schama’nın dikkat kesildiği şeyi hayata geçirme konusunda büyük bir yeteneği var.” 
–Svetlana Alpers, Los Angeles Times Book Review 
“Schama hem bir şairin tutturduğu ahenge hem de bir ansiklopedinin içerdiği malumata sahip.” 
–Waldemar Januszczak, Sunday Times 
“Hem göze hem de zihne hitap eden bir kitap. Daha önce böylesi yazılmamıştı.” –Ciaran Carty, Sunday Tribune 
“Sanat tarihine yapılmış muazzam bir katkı.” –Anita Brookner, Spectator 
“Derin ve göz kamaştırıcı.” –Deborah Moggach, Daily Mail</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128339</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15b0b02c-9fe6-4af0-ad42-4bc88745cd6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyun Kurtarma Operasyonu</image:title>
            <image:caption>Fikir Avcıları’nın bilgisayar kurdu Umut, bir oyun yazmaya başlar. Ancak bu oyun Kerem ve arkadaşlarının aklında soru işaretleri uyandırır. Çünkü Umut, hiç bilmediği bir oyunun içine düşer. Arkadaşlarına da zor bir görev düşmektedir.  Acaba Umut’u kurtarabilecekler mi?   “Biz, gerektiğinde birbirini yüreklendiren Fikir Avcıları’yız. Başarmak DNA’mızda olduğu için, beynimizi tıkır tıkır çalıştırdığımız için görevlerin hep üstesinden geliriz. Sorun şu ki kalkıştığımız her işte olağan dışı bir maceraya da atılmış oluruz. Olsun, hiç şikâyetçi değilim. Başarı, zorlu yolları, erişilmez dağları ve fırtınaları aşınca gelir. Bunu, okuduğum kitaplardan, izlediğim film ve belgesellerden biliyorum. Araştırmanın faydaları diyelim…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128340</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/117dab12-3152-483a-aeff-05ba4c39f688.jpg</image:loc>
            <image:title>İmam-ı Azam Ebu Hanife’yi Yeniden Okumak</image:title>
            <image:caption>İmam-ı Azam Ebu Hanife, İslam akait ve fıkıh tarihindeki en önemli simalardandır. O, Kur’an ve Sünnet merkezli olmakla beraber akla da önem veren bir yaklaşım sergilerken İslam fıkıh tarihinde ilk defa istişareye dayalı fıkıh meclisi kurmuş, adeta bir akademi oluşturmuştur. 
 
Dürüstlüğü, ahlakı, ibadete düşkünlüğü, yardımseverliği ile örnek bir şahsiyet olan Ebu Hanife aynı zamanda siyasi duruşu, zalim idarelere karşı hakkı çekinmeden söyleyen yaklaşımı ile de müstesna bir şahsiyettir. 
 
Sahih bir itikat üzere olabilmenin, insan ve toplum münasebetlerinde İslam’a uygun davranmanın yanı sıra asli vazifemiz olan adalet ve merhamete dayalı bir medeniyet inşa etmenin yolu İmam-ı Azam Ebu Hanife ve onun gibi hak yolda içtihatlarda bulunan âlimlerimizi örnek almamız ile mümkündür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128341</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a3fece7-e0f6-403f-9939-32c57d4b5851.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimizdeki Biz</image:title>
            <image:caption>“Bireyin sorunun değil, çözümün bir parçası olmaya karar vermesi; bu kararını söze dökmesi ve sözü ile bütünlük içinde yaşaması sahip olduğu en büyük güç kaynağıdır. Bir tek insan bir aileyi, bir tek insan bir şirketi, bir tek insan bir ulusu, bir tek insan tüm dünyayı etkileme gücüne sahiptir. Dünya tarihi bunun örnekleriyle doludur. Aileniz için, işyeriniz için BİZ Bilinci’ni uygulayan kişi siz olabilirsiniz.”¾Doğan Cüceloğlu 
 
Çevremizde gördüklerimiz bazı davranışların sonuçlarıdır. Bu davranışlar bir boşlukta oluşmaz. Her insan davranışı, o davranışı yapan insanın bilincinin aynasıdır. 
Dayanışma bilincinin olmadığı yerde Sen-Ben Anlayışı hâkimdir; sorunları bu anlayış yaratır. Sürekli etkileşim yumağı içinde olduğumuzun bilincine varınca “BİZ”in farkına varırız. Bu farkındalık, sorunların çözümünde en etkili dayanaklardan biridir. 
İnsan ilişkilerinde en önemli duygu güven duygusudur. BİZ Bilinci’ni yaşayan insanların oluşturduğu bir toplumda, insanlar birbirlerine güven duyarlar. Aile yaşamı, komşuluk ilişkileri, ekonomik ve politik yaşam bu güven üzerine kurulur. Böyle bir toplumda trafik ışığında motoru duran araca küfür değil, yardım eli uzanır. İnsanlar çocuklarının geleceğine ve topraklarına sahip çıktıkları kadar ağaçlarına, kuşlarına, balıklarına da sahip çıkarlar. Evlerinin içi kadar sokaklarının ve kentlerinin temizliğine de önem verirler. 
Doğan Cüceloğlu, kıymetli bakış açısıyla İçimizdeki Biz kitabında, Sen-Ben Anlayışı üzerine kurulmuş aile, iş ve toplum yaşamının sorunlarını irdeliyor ve BİZ Bilinci ile çözüme ulaşma yollarını gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128342</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc9eaae1-2b2b-4851-84cc-bba1491ebc7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gücün Hassas İplikleri</image:title>
            <image:caption>New York Times’ın 1 numaralı çoksatan yazarlarından olan ve harika fantastik evrenler yaratan V. E. Schwab, Gücün Hassas İplikleri’yle tehlikeli maceralara yeni bir kapı açıyor. 
 
Bir zamanlar, bir kitabın sayfaları gibi iç içe geçmiş, nabızları fantastik bir güçle atan dört dünya vardı. Birbirlerine tek bir şehir aracılığıyla bağlanıyorlardı: Londra. Ta ki sihir fazla hızlı büyüyene ve onları kendi dünyalarını korumak için çaresizce kumar oynayarak diğer dünyalarla aralarındaki kapıları mühürlemek zorunda bırakana kadar. Zaman geçtikçe kapıları açabilen az sayıdaki sihirbaz daha da nadir bulunur oldu ve artık hatırlandığı kadarıyla yalnızca üç Antari kaldı: Kırmızı Londra&apos;dan Kell Maresh, Gri Londra&apos;dan Delilah Bard ve Beyaz Londra&apos;dan Holland Vosijk. 
Ancak son yedi yılda onlar bile neredeyse hiç görülmedi ve Beyaz Londra&apos;da Kosika adında yeni bir Antari ortaya çıkarak Holland&apos;ın yokluğunda tahta geçti. Küçük Kraliçe Kosika, şehrini kendi kanı da dâhil olmak üzere kanla beslemeye razıydı ancak giderek artan dini coşkusu aynı zamanda her şeyi boğma potansiyeli de taşıyordu. 
Kırmızı Londra&apos;ya gelince… Kral Rhy Maresh, yükselmekte ve tahtı tamamen yıkarak güç dengesini düzeltmeye kararlı olan bir isyanın tehdidi altındaydı. 
 
Eski dostlar ve yeni düşmanların oluşturduğu bu ilmeklerin  arasında, sıra dışı bir sihir yeteneğine sahip olan bir kızın eline dört  dünyanın da kaderini değiştirebilecek bir cihaz geçti. Kızın adı Tes&apos;ti ve hepsini bir araya getirebilecek veya her şeyi dağıtabilecek tek kişi oydu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128343</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36a897da-5eda-471a-aaf7-5933b3877e47.jpg</image:loc>
            <image:title>Gücün Hassas İplikleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>New York Times’ın 1 numaralı çoksatan yazarlarından olan ve harika fantastik evrenler yaratan V. E. Schwab, Gücün Hassas İplikleri’yle tehlikeli maceralara yeni bir kapı açıyor. 
 
 
 Bir zamanlar, bir kitabın sayfaları gibi iç içe geçmiş, nabızları fantastik bir güçle atan dört dünya vardı. Birbirlerine tek bir şehir aracılığıyla bağlanıyorlardı: Londra. Ta ki sihir fazla hızlı büyüyene ve onları kendi dünyalarını korumak için çaresizce kumar oynayarak diğer dünyalarla aralarındaki kapıları mühürlemek zorunda bırakana kadar. Zaman geçtikçe kapıları açabilen az sayıdaki sihirbaz daha da nadir bulunur oldu ve artık hatırlandığı kadarıyla yalnızca üç Antari kaldı: Kırmızı Londra&apos;dan Kell Maresh, Gri Londra&apos;dan Delilah Bard ve Beyaz Londra&apos;dan Holland Vosijk. 
Ancak son yedi yılda onlar bile neredeyse hiç görülmedi ve Beyaz Londra&apos;da Kosika adında yeni bir Antari ortaya çıkarak Holland&apos;ın yokluğunda tahta geçti. Küçük Kraliçe Kosika, şehrini kendi kanı da dâhil olmak üzere kanla beslemeye razıydı ancak giderek artan dini coşkusu aynı zamanda her şeyi boğma potansiyeli de taşıyordu. 
Kırmızı Londra&apos;ya gelince… Kral Rhy Maresh, yükselmekte ve tahtı tamamen yıkarak güç dengesini düzeltmeye kararlı olan bir isyanın tehdidi altındaydı. 
Eski dostlar ve yeni düşmanların oluşturduğu bu ilmeklerin  arasında, sıra dışı bir sihir yeteneğine sahip olan bir kızın eline dört  dünyanın da kaderini değiştirebilecek bir cihaz geçti. Kızın adı Tes&apos;ti ve hepsini bir araya getirebilecek veya her şeyi dağıtabilecek tek kişi oydu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128344</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35a39ea6-8177-41b4-9740-eed14577e460.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu İlişkiyi Konuşmalıyız</image:title>
            <image:caption>Konumuz “ilişkiler” olunca konuşmamız gerekenleri konuşmuyoruz. 
Flört, evlilik, cinsellik…
Narsistler, güçsüzler, mükemmeliyetçiler…
Her ilişkinin kontratının ana maddesi sadakat…
Ve hakikat… Hep arayıp durduğumuz ve fakat hep de elimizden kaçan o hakikat… 
İlişkiler, çift olma hâli, bu konuda kanıksadıklarımız, susturulduklarımız bahsinde ilk akla gelen isim, ülkemizin kıymetli psikiyatrlarından Gülcan Özer; uzun zaman sonra okurlarıyla buluşuyor! 
Bu kitapta; hayat akıp giderken ilişkilerin, aşkların başına ne geldiğine dair her şey konuşuluyor. Çünkü ilişkiyi konuşmalıyız. Her ilişkiyi konuşmalıyız. Bu ilişkiyi konuşmalıyız. 
İlişkilere dair repertuar bilgimiz nereden gelir?
İnsanlar birbirlerine hangi özelliklerine göre çekilir?
Bir ilişkideki marazlar iyileşince ilişki biter mi? 
Etrafta gerçekten söylendiği kadar çok narsist var mı?
Başkasını değiştirmeye çalışmak, kendimizle ilgili neye işaret eder?
Evlilik gerçekten akıl işi midir?
Şehvet ile şefkat neden birbirinin rakibidir?
Anneliğin bazen durdurulması mı gerekir? 
Gülcan Özer; Yenal Bilgici’nin sorularını, aşka da ilişkiye de torpil geçmeden yanıtladı. 
Bu İlişkiyi Konuşmalıyız; “Her ilişkinin bir ömrü vardır,” diyebilen, evlenilen yahut sevgili olunan, boşanılacak ise helalleşen, ayrılmayı bilen, yaşadıklarından öğrenen, flörtün çok mühim olduğunu unutmayan, kendi ile tanışık, her rüzgârda savrulmayan kişilerden olabilme umuduyla…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128345</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f535a4d2-8752-4724-8e75-35e8635656ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Tarihi Osmanlı İmparatorluğu&apos;ndan Günümüze</image:title>
            <image:caption>Tarihçi ve siyaset uzmanı Hamit Bozarslan, 13. yüzyılda Bizans İmparatorluğu&apos;nun ve Selçuklu Devleti&apos;nin kalıntıları üzerine kurulan ve yedi yüzyıla yakın hüküm süren Osmanlı İmparatorluğu&apos;nun tarihi üzerinden günümüz Türkiyesi&apos;ni anlamaya çalışıyor. Bir dünya imparatorluğu ve mutlak bir Müslüman gücü olmayı başaran bu sıradışı devletteki sürekliliklerin, aynı zamanda yüzyıllar içindeki sert kopuşların izini sürerek, Türkiye tarihi denen karmaşık konuyu, kendi özgüllükleri içinde olduğu kadar başka mekânlarla etkileşimleri ve bağımlılıkları içinde de ele alarak tartışıyor. Bozarslan, Türkçe baskıya yazdığı önsözle, ayrıca bugün siyaset gündemimizi belirleyen dinamikleri anlamamızı sağlayacak önemli ipuçları veriyor. 
“Türkiye’de ‘toplum yaratmak’, geçmişteki İttihatçı teşebbüslerin yenilgisini kabul ederek, etnik, inançsal, politik ve ‘uygarlıksal’ çoğulculukların meşruluğunu –bunların güncel kamusal sahnede ifade ettikleri kopukluklarla birlikte– nihayet kabul etmeyi gerektirir. Türkiye’nin, bütün 19. ve 20. yüzyıllar boyunca sıklıkla ve şiddetli bir şekilde zemini olduğu radikal başkaldırıların yeni dalgalarını önlemesini, biçimsel kurumsal çerçevelerin ötesinde, sadece radikal biçimde yeniden tanımlanmış bir demokrasi sağlayabilir.” HAMİT BOZARSLAN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128346</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6dee995-4b24-4d95-b4d0-623de29ff5c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sur’a Kim Üfledi</image:title>
            <image:caption>Çukurca’ya giderken helikopterde Yiğitcan yüzbaşı ile karşılaştık. Doğum izninden dönmekte olduğunu söyledi. Kızının doğumundan sonra 10 gün kadar yanında kalmış ve şimdi tekrar teröristle mücadele bölgesinde birliğinin başına gidiyordu. Bu yakışıklı, civan yüzbaşı saygılı ve efendi tavırlarıyla komutanların dikkatini çekmekteydi. Allah vatana millete ve yeni doğmuş çocuğuna bağışlasın, inşallah tekrar yavrusuna sağlık sıhhat içinde kavuşur diye dua ederken içimde bir sıkıntı belirdi. Olacakları ancak yaşayınca öğrenebiliyorduk. 
* * * 
BTÖ’nün kırsalda değil de şehirlerde direniş yapmasını belirleyen kimdi? 
BTÖ şehirlerde tahkimat yaparken buna engel olmayan kimdi? 
Operasyon esnasında sivil kayıplar olsaydı ne olurdu? 
Halkın BTÖ’ye destek vermesi mi bekleniyordu? 
Tüm bunları planlayanlar bölgede iç karışıklık mı istiyordu? 
Kimdi bunlar? 
Hendeklerde mahşeri bize kim yaşattı? 
SUR’a Kim Üfledi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128347</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea99d649-7d87-4bf9-bb6a-a5527ff294bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Borsada Günlük Kazanç Sağlamak</image:title>
            <image:caption>Borsada Günlük Kazanç Sağlamak 
Yeni Başlayanlar İçin Risk Yönetimi Kılavuzu
Andrew Aziz 
Trading yaparak para kazanmanın tek bir doğru yolu olmasa da trading kariyerinize başlamanın tek bir doğru yolu vardır: İstikrarlı olmak!
Borsada Günlük Kazanç Sağlamak, finansal piyasalarda istikrarlı kazanç sağlamanın yollarını teknik analiz stratejilerinden psikolojiye, risk yönetiminden günlük işlem rutinlerine kadar kapsamlı bir şekilde ele alıyor. Yalnızca teorik bilgiyle sınırlı kalmayan Andrew Aziz, kendi deneyimlerinden hareketle işlem yapma süreçlerini detaylı bir şekilde açıklayarak başarılı bir trader olmanın yol haritasını okurlarına sunuyor.
Kitabın içinde şu konuları bulacaksınız:
• Gelişmiş ve basit day trade stratejileri
• Teknolojik araçların nasıl kullanılacağı
• Trade psikolojisini yönetme yolları
• Risk ve sermaye yönetiminde profesyonel teknikler
İster yeni başlayın ister deneyimli bir trader olun, Borsada Günlük Kazanç Sağlamak finansal hedeflerinize ulaşmanız için size rehberlik edecek. Kapsamlı bilgilerle donatılmış bu eser, trader olma yolculuğunda elinizden düşmeyecek bir kaynak olmaya aday.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128348</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32d0727b-28ee-4986-af46-c7aa664032f6.jpg</image:loc>
            <image:title>1977 Bugünün Bir Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>Marksist filozof Ernst Bloch, siyah kadın insan hakları savunucusu Fannie Lou Hammer, “cinsellik devrimcisi” Anaïs Nin, gerçeküstücü şair Jacques Prévert, neoliberal iktisadın öncü uygulayıcılarından Ludwig Erhard. Beşi de 1977 yılında hayatını kaybeden bu şahsiyetlerin düşünce dünyalarından ilhamla Philipp Sarasin, “hakikatin kurallarının” değiştiği bir büyük dönüşümü inceliyor. Kızıl Ordu Fraksiyonu’ndan feminizmin ilk kavgalarına, disko ve rap müziğinin yükselişinden yeni ruhanî tarikatlara, insan hakları kavramının dönüşümünden jogging deliliğine, hayatın her alanından hikâyelerle, 2000’lerin dünyasının 1970’lerdeki miladı Bir çağ dönümü analizi… “Kitabı bir tarihçi olarak yazdım, zamanın tanığı olarak değil. Bu, bu kitapta dile getirilen değişimlerin bazılarından sonrasında etkilenmediğim anlamına gelmiyor; devrimci umutların aşınmasından, feminist eleştiriden, ruhani arayıştan, ilk kişisel bilgisayardan, Foucault’dan ve modernliğin entelektüel eleştirisinden, postmodern mimariden... Bütün bunlar ve başka birtakım şeyler, beni yazarken hâlâ şaşkınlığa sevk edecek şekilde, sadece 1977 yılında kavranabilir halde değildiler (…), aynı zamanda hayret verici bir eşzamanlılıkla vuku buluyorlardı.” PHILIPP SARASIN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128349</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef1a18cf-fcba-4be2-9105-567680105243.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı&apos;dan Erken Cumhuriyet&apos;e Üfürükçüler, Cinciler, Falcılar</image:title>
            <image:caption>Ömer Obuz, Osmanlı İmparatorluğu’ndan erken Cumhuriyet’e hatta bugüne- kadar uzanan bir yelpazede üfürükçülerin, cincilerin, falcıların toplumsal konumlarını ve itibarlarının kaynaklarını, gündelik hayata ne ölçüde etki ettiklerini titiz bir çalışmayla ortaya koyuyor. Osmanlı’dan Erken Cumhuriyet’e Üfürükçüler, Cinciler, Falcılar değişen rejimle birlikte bu konuda aslında pek de değişmeyen sosyokültürel ortama işaret ederek batıl itikatların ve hurafelerin insanların duygularıyla oynamaya nasıl aracılık ettiklerini; sosyal ve siyasal hayatta oynadıkları rolü; iktidarların tutum ve pozisyonlarını ele alıyor. Trajik, absürt, komik, dramatik, fantastik hikâyelerle dolu, asırlık bir sorunun daha iyi anlaşılmasına katkı sunan bir çalışma. “Üfürükçü takımı Osmanlı’dan Cumhuriyet’e insanların mahremine ustalıkla sızmayı ve sayısız mağdura rağmen ardıllarına yeni fırsatlar sunmayı nasıl başarmışlardı? İnsanlar akıl almaz iddia ve yöntemlerine rağmen nasıl olup da neredeyse her sorunlarında kendilerini cinci, büyücü, falcı ve türevlerine teslim edebilmişlerdi? Bu güvenin kaynağı neydi ve insanların motivasyonunu ne sağlıyordu?” ÖMER OBUZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128350</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29d72b77-3e54-4dbe-8cf4-ada00644e737.jpg</image:loc>
            <image:title>Histerinin Psikoterapisi</image:title>
            <image:caption>Pek çok hekim yüzyıllarca, vücudun çeşitli yerlerinde şiddetli ağrı, bulantı, kusma, ishal, nefes darlığı, kalp çarpıntısı, felç gibi şikâyetlerle kendilerine başvuran ve çoğunluğu kadın olan bazı hastalara teşhis koymak, onları birtakım ilaçlarla tedavi etmek için boşuna çaba sarf etti. Nihayet 19. yüzyıl sona ererken Avrupa tıp çevrelerinde, tıbbın çözemediği bu tür vakalarda semptomların bazı hastalıklarla değil birtakım ruhsal travmalarla ilişkili olduğu konusunda genel bir kabul şekillenmeye başladı. Sigmund Freud gibi öncü hekimler psikanaliz ve hipnoz gibi tekniklerle bu ruhsal travmalar ile semptomlar arasındaki ilişkiyi kurup hastaların şikâyetlerini çoğu zaman kalıcı şekilde gidermeyi başardılar. Histerinin Psikoterapisi size bu tekniklerin nasıl uygulandığını ve ne tür sonuçlar doğurduğunu birbirinden ilginç dört vaka öyküsü eşliğinde sunuyor. Psikoloji, psikiyatri ve Freud meraklıları kaçırmasın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128351</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf3ad53d-63ad-4c51-ac7a-328fe200c08d.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahşi Güç</image:title>
            <image:caption>Kadim çağlardan beri kadın bedeninde var olan ancak unutturulmuş, hatta yasaklanmış bir şey var: Rahim, sezgisel ve ruhsal bir haritadır. Döngün, yalnızca hormonların değil, yaşam enerjinin, duygusal dönüşümünün ve ruhsal büyümenin döngüsüdür. 
Bu kitapta keşfedeceğin başlıca sırlar: 
• Rahmine kodlanmış içsel haritayı ve dişil gücünün gerçek doğasını keşfetmek, 
• Menstrüel döngünün “iç mevsimlerini” nasıl okuyacağını ve bedeninle yeniden nasıl bağ kuracağını öğrenmek, 
• Sinir sistemini döngünle uyumlu hâle getirerek daha dengeli, sezgisel ve derin bir yaşam sürmek. 
Vahşi Güç, dişil bilgelik yolunda kaybolduğunu hisseden tüm kadınlara bir davet. 
Rahminin çağrısını duy ve sana ait olan o vahşi, sınırsız gücü geri al! 
Bugüne kadar kendimizi bilme yolculuğunda birçok yöntem kullanmış olabiliriz. Bunlar bize iyi de gelmiş olabilirler. Ancak hepsinin bir şeyi “oldurtmak” odaklı olduğunu hiç fark ettiniz mi? Daha iyi bir versiyonumuzu yaratmak, geçmiş yüklerden arınmak vb. 
Bu kitabı okuyup Alexandra ve Sjanie ile üç sene süren Menstrüel Döngü Farkındalığı Eğitimi’ne katıldıktan sonra, kadınlarda, hayat yolculuğunda ikamesi olmayan içsel bir haritanın  varlığına uyandım. Herkesin kendine has olan bu haritayı keşfettiği Menstrüel Döngü Farkındalığı “çalışmasında” biz hayatı oldurtmak için çalışmayız; O, içeriden ve kendi zamanında bizi çalışır. Ve işte dişil olanın gizemli büyüsü çalışan doğaya şahitlik ettiğimizde uyanır. Kadının kendi doğasına uyanışına hizmet eden bir yol haritası niteliğindeki bu kitap genç kızlıktan itibaren her kadının kütüphanesinde olmalı. 
Şaylan Yılmaz 
Kadın Farkındalık Rehberi/Yoga Uzmanı 
Athenalar Yürüyor’un Kurucusu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128352</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/737b0f94-83db-4ee1-8829-4c9a11a0ec0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kentin ve Mimarlığın Anahtarı Olarak Saydamlık</image:title>
            <image:caption>Mimar Vedat Tokyay, bu kitapta, bir taraftan kentsel yaşam ve mimarlıkta çok önemsenen “Görülür ve Olgusal Saydamlık” kuramını çağdaş, geleneksel yapı örnekleri üzerinden ele alırken, bir taraftan da kent-yaşam ve insan üzerinden meseleye odaklanıyor. Arka plan bilincini mimarın, sözcükleri kullanmadan, yaşama dair önerilerini mekânsal örgütlenme sayesinde oluşturarak yapısına armağan ettiği anlamlar bütünü olarak betimliyor. Arka planı “mimarın, saydamlık sayesinde yazdığı şiiridir” sözüyle özetliyor. Mekânsal örgütlenme ilkesini ise kübist resim yaklaşımı üzerinden ele alırken, “gerçek yaşamdaki yerlerinden, boyutlarından, ilişkilerinden koparılmış ve yeni kompozisyon ile resmin anlamını iletmeye odaklanmışlardı” sözleriyle, klasik resimden farkını dile getiriyor, tıpkı mimarlığın da artık klasik mekânsal örgütlenme yöntemiyle yapılamayacağı vurgusu gibi… Tokyay, “zaman ve devinim” aracıyla mimarlık ve sinema arasındaki benzeşliğe dikkat çekiyor; sinemada yaşamların geçmiş ve gelecek bağlantıları, birine veya ötekine öykünme halini, mimaride şimdiki zaman mekânlarının geçmişle olan bağlantıları ile ilişkilendiriyor. Katmanlılık aracıyla da bir yönetmenin filmi çekerken, derdini anlatabilme kaygısını, mimarın mekânda geometrisi, kabuğu, geçirgenlik düzeyleri ve gün ışığının konumu gibi katmanlar ile yarattığı kompozisyona benzetiyor. “Kentsel Saydamlık” ile konunun sadece mimarları değil kent plancılarını da yakından ilgilendirdiğine değinirken Tokyay, kentsel demokrasinin gerekliliğine vurgu yapıyor. Ona göre bu kavram; kent hakkının kentliye geri verilmesidir. Yani kentsel saydamlıktır. Ona göre; özellikle, tarihi-kültürel miras niteliğindeki yapıların kent içindeki görülebilirliği sağlanması bir gerekliliktir ve bu da ancak, saydamlık ilkelerini gözeten bir kentsel planlamayla olanaklıdır. Vedat Tokyay, insan-demokrasi, aidiyet, kent, tarih kavramlarının bütünleşik olması üzerinden “Önce İnsan” kavramının önemine değiniyor ve aslında kitabın ana süjesine dikkati çekerek noktalamış oluyor. Tüm bunlar ışığında ele aldığımızda elinizdeki bu kitap, mimar, kent plancıları, mimarlık öğrencileri ve aslında kentte yaşayan her insanın algısını açmakla kalmıyor, yeni ufuklar ve farkındalıklar yaratarak insanın nasıl bir düzlemde yaşanılası bir dünyaya ait olması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.
Kitabın önsözünü kaleme alan Mimar Nevzat Sayın ile sözlerimizi bitirelim: “… Bu kitap bu bağlantıları ortaya koyarak geçirgenlikten geçip, özellikle saydamlık üzerine yoğunlaşıp, çok sayıda tekil yapı ve kent ölçeğindeki yerleşkeler üzerinden spesifik / yoğunlaştırılmış bir mimarlık eleştirisiyle saydamlık fikrini iyice saydamlaştırarak bildiklerimizi gözden geçirmemizi sağlıyor…” 
İçindekiler; 
· Saydamlıkla İlgili Kavramlar 
· Görülür Saydamlık ve Gün Işığının Rolü 
· Olgusal Saydamlık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128353</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84e33e0b-6b0d-48ce-a207-db51fa7fb167.jpg</image:loc>
            <image:title>Kim Korkar Toplumsal Cinsiyetten?</image:title>
            <image:caption>Günümüzde “toplumsal cinsiyet” akademik bir tabir olmaktan çıktı; politik mücadelelerin, toplumsal korkuların ve küresel ideolojik savaşların merkezine yerleşti. Peki, nasıl oldu da bir zamanlar sosyal bilimlere ait olan bir kavram, dünyanın pek çok yerinde korku ve telaşın kaynağı haline geldi? 
Judith Butler, toplumsal cinsiyet kavramının nasıl yanlış anlaşıldığını, muhafazakâr çevreler tarafından nasıl bir “tehdit” olarak kurgulandığını ve bu korkuların iktidarlar tarafından nasıl kullanıldığını derinlemesine inceliyor. ABD’den Brezilya’ya, Türkiye’den Rusya’ya kadar çeşitli ülkelerde toplumsal cinsiyetin şeytanlaştırılmasının ardında yatan politik ve ideolojik dinamikleri açığa çıkarıyor. Toplumsal cinsiyetin ulusal güvenliği tehdit ettiği, aile kurumunu yok edeceği ya da insan doğasına, yani fıtrata aykırı olduğu iddialarının bir “fantazma” oluşturduğunu vurguluyor. Bu fantazmanın otoriter rejimlerce nasıl inşa edildiğini, nasıl yayıldığını ve aslında kimi koruyup kime zarar verdiğini sorguluyor. 
Umuyoruz ki kitap, daha adil bir dünya uğruna verilen mücadelede toplumsal cinsiyetin yerini hatırlatacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128354</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c26403b-fd31-4d11-8c33-f393d6eccd81.jpg</image:loc>
            <image:title>Hızlı Kripto Para Rehberi</image:title>
            <image:caption>Kripto para dünyası, fırsatlar ve risklerle dolu bir evrendir. Ancak, doğru bilgi ve stratejilerle bu dijital evrende başarılı olmanız mümkün. Hızlı Kripto Para Yönetimi, yatırımcılara hızla gelişen kripto pazarında nasıl etkili bir şekilde yer alacaklarını ve kazanç sağlamak için en iyi stratejileri nasıl kullanacaklarını anlatan pratik bir rehberdir. 
Bu kitapta bulacağınız bilgilerle: 
• Kripto para piyasasının dinamiklerini anlayacak, 
• Portföyünüzü çeşitlendirerek risklerinizi azaltacak, 
• Kısa, orta ve uzun vadeli yatırım stratejilerini keşfedecek, 
• Hızlı alım satımlar için etkili yönetim tekniklerini öğrenecek, 
• Kripto dünyasında doğru kararlar almanızı sağlayacak analiz yöntemlerine hâkim olacaksınız. 
Hayalinizdeki finansal özgürlüğe ulaşmak için, bu kitabı okuyarak kripto dünyasına sağlam adımlarla girin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128355</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5f65bbe-0679-4826-b587-435dced6d203.jpg</image:loc>
            <image:title>Strega</image:title>
            <image:caption>Johanne Lykke Holm, ücra bir kasabada geçen bu romanında zamanın ve mekânın bulanıklaştığı tekinsiz bir atmosferi ustaca resmediyor. Kitap izbe bir otele çalışmak için gelen bir grup genç kadının hikâyesini konu alır. Alplerin gölgesindeki bu kasabada bir araya gelen kadınlar gösterişli ama kasvetli bir otelde çalışmak üzere toplanırlar. Anlatının yüzeyinde, gündelik yaşamları toplumsal cinsiyet rollerinin bilindik biçimiyle yeniden üretildiği sıkıcı rutinlerle örülüdür: Oda temizlemek, çamaşır katlamak, yemek servisi yapmak... Gelgelelim katı çalışma saatlerine göre düzenlenen gündelik zamanın derininde biriken şey huzursuzluk ve bastırılması gereken bir isyan kıvılcımıdır. Anlatı bir gece düzenlenen tuhaf ve coşkulu bir parti sırasında yaşanan olayların etkisiyle daha karanlık bir hâl almaya başlarken, gerçekliği gerçek dışından ayıran sınır git gide belirsizleşir. Strega, tıpkı sisle kaplı bir kasaba gibi, okura ancak görebildiği kadarını sunar- gerisi duyumsanan fakat tam olarak kavranamayan bir boşlukta yorumlanmayı beklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128356</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a344c893-d92b-4c3b-ba43-4d85c0fa3baf.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessizliğin Mesajı</image:title>
            <image:caption>Seçkin Zenginler’den Derin Bir Farkındalık Yolculuğu: 
Sessizliğin Mesajı 
Hayatın koşuşturmacasında, zihnimizin hiç susmayan seslerinde ve kimliklerimizin gölgesinde unuttuğumuz bir şey var: Sessizlik. Oysa sessizlik, huzurun, birliğin ve gerçek varoluşun kendisi… 
Seçkin Zenginler, Sessizliğin Mesajı ile okuyucusunu derin bir farkındalık çağrısına davet ediyor. Şu an bir geçmişin ve ismin olmasa kendini nasıl tanıtırdın? 
 
Bizi biz yaptığını zannettiğimiz düşüncelerimiz, duygularımız ve bedenimiz her an değişiyorken biz gerçekte kimiz? 
 
Mutluluğun elde edişlerde değil, fark edişlerde olduğunu anlatan Sessizliğin Mesajı okuyucusuna; “Ben kimim?” sorusu ile insanın görünenin ötesindeki varlığını hatırlama yolculuğunda işaretler sunuyor. 
 
Bu kitap, insanoğlunun iç potansiyelinin farkına varmadıkça kafasının içinde konuşan, onu duygudan duyguya, düşünceden düşünceye sokan sesin insanı sınırlı insan algısında tuttuğunu gerçek özünü, ruhsallığını unutturduğunu, ayrı bir kimlik yanılgısına mahkûm ettiğini ve bu hayattaki en büyük sınavın da bu olduğunu farklı ekollerden örnekler ile harmanlayarak okuyucusuna aktarıyor. 
Şimdi, içindeki sessizliğe kulak verme zamanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128357</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93287810-5832-4ce3-b6fb-5dfff32c43db.jpg</image:loc>
            <image:title>Trojans</image:title>
            <image:caption>Ankara’da Bir Ajan Okulu 
Heyeti (JAMMAT/JUSMMAT) desteğiyle 1957’de ABD Hava Kuvvetleri Mensupları Aile Bireyleri Okulu (AHS) kuruldu. 1957-1958 dönemini “Trojans yılı” ilan eden AHS, öğrencilerini “Trojans” olarak adlandırarak “Truva atı” yetiştirme misyonunu benimsediğini duyurdu. Soğuk savaş döneminde AHS, ABD’nin “antikomünizm” mücadelesiyle Türkiye ve çevresindeki politik operasyonların yönetildiği bir merkez hâline geldi. 
İlk kıvılcım, 2006’da yazarın Ankara’daki bir galeride klasik beyaz Chevrolet’yi görmesiyle parladı. Aracın sahibi, AHS’nin kurucu müdürü Jack E. Daseler’di. Yazar, Chevrolet’nin şahadetnamesindeki sıra dışı askerî yazıyı fark edince uzun soluklu bir araştırma serüveni başladı. AHS’nin 1958-1985 arasındaki yıllıklarına, binlerce fotoğrafa ve kapsamlı bir veri setine ulaşıldı. Sonuçta Türkiye-ABD ilişkilerinin giz perdesini aralayacak sıra dışı bir araştırma ortaya çıktı. 
• “Trojans” isimlendirmesi, ABD’nin Türkiye’deki stratejik varlığı için bir metafor muydu? 
• Ankara’daki ilk kadın CIA ajanı kimdi ve ardında nasıl etkiler bıraktı? 
• Mason, Methodist Kilisesi ve &quot;İlluminati&quot; üyeleri arasında yer alan okul müdürleri kimlerdi ve hangi misyonu temsil ediyordu? 
• Almanya’yı bombalayan darbeci generaller, masonlar ve CIA ajanları, AHS’nin yönetiminde nasıl stratejik roller üstlendi? 
• George W. Bush ve eşi Laura 1978’de Ankara’ya niçin geldi ve ziyaretin okulla ilgisi neydi? 
• Antikomünizm operasyonlarının zirveye çıktığı dönemde AHS’nin duvarına Lenin’in fotoğrafı nasıl asılabildi? 
• Ankara’daki “küçük Amerika” görüntüsü, okulun kültürel dönüşüm planının bir parçası mıydı? 
• Irak’ta Kasım’ı deviren İngiliz Büyükelçisi’nin AHS’de ne işi vardı? 
• Hangi yönetici, oynanmış fotoğrafıyla “Kaşımın üstünde gözüm var” mesajını veriyordu ve bunun anlamı neydi? 
• AHS öğrencileri, Anadolu’da ‘din ve mezhep haritası’ çıkaran Barış Gönüllüleri’ne nasıl destek oldu? 
• İnönü’nün damadı Metin Toker AHS’ye niye geldi? 
• BOP tam olarak ne zaman başladı ve AHS ile nasıl bir bağlantısı vardı? 
• Okul yöneticilerinin CENTO ve TUSLOG ile bağlantıları neyi işaret ediyor? 
• Esrarengiz Albay Kamil Homriş’in AHS’deki fonksiyonu neydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128358</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a12e1728-5cd5-41bf-ab9f-38a5f0e51a6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Andersen Masalları</image:title>
            <image:caption>Masalların büyülü dünyasına açılan bu kitapta, birbirinden etkileyici hikâyeler sizi bekliyor! Kralın Yeni Giysileri&apos;nde, kibirli bir kralın başına gelen komik olaylara tanık olacak, Karlar Kraliçesi&apos;nde dostluğun ve cesaretin neleri başarabileceğini keşfedeceksiniz. Kibritçi Kız’ın yaktığı her kibrit alevinde umut dolu hayallerine eşlik ederken, onun yüreğinize dokunan hikâyesini asla unutamayacaksınız. Her sayfada sürprizlerle dolu bu masallar, sizi hem güldürecek hem de duygulandıracak. 
 
Düşünün, görünmez giysilerle sokaklarda dolaşan bir kral olabilir mi? Ya da kalın buzların ardında saklanan bir kraliçeyi yenmek mümkün mü? Soğuk bir gecede, küçücük bir kızın kibrit alevlerinde gördüğü hayaller gerçeğe dönüşebilir mi? Andersen Masalları sizi hayal gücünüzü özgür bırakmaya ve bu sihirli dünyada unutulmaz bir yolculuğa çıkmaya davet ediyor. Şimdi kitabın kapağını açın ve masalların büyüsüne kapılın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128359</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a29b5906-4375-4db7-92f4-c5ccd1ddbbfb.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Kalbi</image:title>
            <image:caption>Bir çocuğun gözünden yaşama, arkadaşlıklara, üzüntü ve sevinçlere tanık olacağınız bu eşsiz kitapla, bir kez daha aslında önemli olan tek şeyin “insan olabilmek” olduğunu göreceksiniz. 
 
Üçüncü sınıf öğrencisi Enrico´nun gözünden anlatılan olaylar aslında bir günlük olsa bile, bütünüyle bakıldığında her anne ve babanın, her öğrenci ve öğretmenin başucu kitabı olma niteliğindedir. 
 
Enrico’ya kimi zaman annesi kimi zaman babası, kimi zaman öğretmeni, hatta bazen de arkadaşları yol gösterir ve yaşadıklarından ders çıkarmasını sağlarlar. Ama insanın her zaman en iyi rehberi kendisidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128360</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d81ee5a-19d9-480f-950a-bc5046227a74.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozkürt</image:title>
            <image:caption>Siyasi Tarihin Etkin Oyuncuları: 
Ülkücü Kürtlerin Saklı Kalmış Hikâyesi 
Tarihin tozlu sayfalarında, ideolojilerin ve kimliklerin kesişim noktasında bir hikâye saklı: Bozkürtler! Onlar kimdi? Ne için mücadele ettiler? Ve en önemlisi, bugün nasıl bir miras bıraktılar? 
Gazeteci-yazar Ahmet Dinç, Bozkürt-Ülkücü Kürtlerin Saklı Kalmış Hikâyesi kitabında, Ülkücü Hareket’in bilinmeyen yüzünü, Kürtler ve Zazalarla kurduğu tarihi bağı, Türkeş’in liderliğinde nasıl bir yol izlediklerini mercek altına alıyor. Diyarbakır’dan Ankara’ya, miting meydanlarından siyasi karar masalarına kadar uzanan bu serüven, hem bireylerin hem de toplumun dönüşümünü gözler önüne seriyor. 
✔ Ziya Gökalp ve Süleyman Nazif gibi akraba iki Bozkürt’ün mirası neydi? 
✔ Mesut Barzani’nin amcası hangi Bozkürt tarafından idam ettirildi? 
✔ Türkeş’in “Başbuğ” olarak anılmasına neden olan o kritik olay neydi? 
✔ PKK sonrası dönemde Bozkürtler nasıl bir misyon üstlenecek? 
Kürt ve Zaza kökenli Ülkücülerin hareket içindeki etkisini, misyonlarını ve toplumsal dönüşümde oynadıkları rolü cesur bir bakış açısıyla ele alan Bozkürt, yakın tarihe dair ezberleri bozan, çarpıcı bir anlatı sunuyor. 
Geçmişin izini sürmek, bugünü anlamak ve geleceğe ışık tutmak isteyenler için sarsıcı bir okuma…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128361</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7e8a6fb-b711-4922-a5b7-23b3917194bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Ümit Kaftancıoğlu Öykü Ödülleri 2025</image:title>
            <image:caption>Ümit Kaftancıoğlu Öykü Ödülleri 21 yaşında. 21 yıldır yazın dünyasına yeni kalemler katmaya devam ediyor. Yeni filizlenen yazarları aldıkları ödüller sonrası gerek dergi yazıları, gerekse kitapları ile izlemeye devam etmek büyük gurur ve onur. İster Olivetti daktilo olsun, ister Microsoft klavye, edebiyatın ve edebiyatçıların değeri hiç eksilmiyor. İnsan var oldukça, etkileştikçe, merak duygusu ittirdikçe de eksilmeyecek. Satırlara alın teri döken sanatçıların ortaya çıkmasına, ormanda güneşe ulaşmak için yarışan fidanlar misali çabalamayı bırakmayan direngen, yaratıcı, dünyayı kendi beyninde yeniden yazan ve okutan yazarlarımızın birkaçına omuz verebiliyorsak ne mutlu. Bu imkanı sağlayan Pia Yayınları ve Öztürk Tatar’a da minnetlerimi belirtmeliyim. 
Ümit Kaftancıoğlu ve yoldaşı yazarlar bir halkın ne derece yoksulluk ve çaresizlik içinde yaşatıldığına, sömürüldüğüne ama dışarıda bambaşka bir yaşam olduğuna Atatürk Türkiye’si sayesinde ve köy enstitüleri eliyle tanık oldular. Yıkılası düzen dediler, biz şanslı enstitülüler halka borçluyuz dediler. Görev yaptıkları okullarda, yazdıkları mecralarda cumhuriyetin meşalesi, halkın sesi ve öfkesi oldular. Anadolu’nun bilinmek, görülmek istemeyen kırk yamalıklı, kavruk, ezik, kopuk yaşamını, tahta bavulları, mandolinleri, çıbanlı yüzleri ile gün yüzüne çıkardılar. Gerçekçi köy edebiyatı ile şehirli zümrenin yüzüne bir tokat aşkettiler ki, tüm yazın dünyasını fethedip, Alper Akçam’ın betimlemesi ile “Anadolu rönesansı”nın neferleri oldular. Edebiyatla bir ulusun en alt kesiminin hem savaşını hem de yaşama tutku ile bağlanışının kayda geçiricisi oldular. 
45 yaşında öldürülen Kaftancıoğlu’nun cinayetinden beri 45 yıl geçti. Ülkemin düzeni, refahı ve huzurunda 45 adım ilerisine gidilemedi ne yazık ki. Umudumuzun bir parçası yazın emekçilerine saygı ve minnetle. 
Ali Naki Kaftancıoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128362</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e08b03e-5d41-4b75-8be2-8f700787b780.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölgenin Eli</image:title>
            <image:caption>Milyonlarca takipçisi olan sosyal medya fenomeni Darin Dinamo İstanbul’daki evinde vahşice öldürülmüştür. Cinayet Büro dosyayı soruştururken İstihbarat Şube’ye atanan Başkomiser Suat Zamir ise ünlü gazeteci Gökhan Konak’ı takip etmekle görevlendirilir. Suat görevi veren esrarengiz yöneticinin hiç tanımadığı babasıyla bir bağlantısı olduğunu öğrenir ve kendisini ailesinin sırlarıyla yüzleşeceği bir kedi-fare oyununda bulur. 
 
“Elçin Poyrazlar polisiyeye hakkını veren bir genç usta. Bu kitabını da süratle ve severek okudum. Polisiyenin en akılda kalıcı karakterlerinden Suat Zamir hepimizi şaşırtıyor.” 
Sevin Okyay 
 
“Gazetecilik merak gerektirir, bazen bir olayı araştırırken polisiye kitabın içinde hissedersiniz kendinizi. Elçin Poyrazlar’ın polisiye kitaplarını da bu merakla ve keyifle okurum. Son kitabında da güçlü kalemi ve kurgusuyla okurlarını yeni maceralara sürüklüyor.” 
Timur Soykan 
 
“Elçin Poyrazlar Suat Zamir’in kişiliğinde erkek egemen bir toplumda kadın olmanın zorluklarını anlatmayı da başarıyor. Gerçek bir polisiye romanla ve bir polisiye yazarıyla tanışmak isteyenlere şiddetle tavsiye ederim.”  
Alper Hasanoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128363</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54fbae5f-a271-40ab-946a-acf99c57d7ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuromi – Pofuduk Çıkartmalı Etkinlik Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bulmacalar çöz, oyunlar oyna, sayfaları renklendir, pofuduk çıkartmalarla resimleri tamamla ve sahneler tasarla. Kuromi’yle eğlenmeye başla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128364</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecc04c7d-ae8f-489f-8f38-22c4e714d9a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Muska</image:title>
            <image:caption>“Yaprakların hışırtısı, yüzüne vuran damlalar ve uzaktan uğuldayan İstanbul eşlik etti ona. Süresiz ve mesafesiz mutluluk. Felaket öncesinin aptallığı. Gölgeler ucuz bir filmden kopma fragmanlar gibi döndü kafasında. Bilmek ne müthiş bir yüktü. Beynini sıfırlamak istedi. Tüm anıları ve benliğini formatlamak. Geçmişi onu bırakacak kadar saf değildi.” 
 
Gazeteci Selin Uygar ABD’den memleketine döndüğünde bambaşka bir Türkiye’yle karşılaşır. Bombaların patladığı, cihatçıların ve militanların cirit attığı kaos ortamında İstanbul Emniyet Müdürü Ünsal Yüksel vahşi bir cinayete kurban gider. Ünsal Yüksel cinayetini araştırmaya başlayan Selin Uygar hem geçmişin hayaletleriyle yüzleşmek hem de peşindeki karanlık güçlerden kaçmak zorundadır. 
 
Selin Uygar’ın Washington’dan sonra İstanbul’da geçen ikinci macerası Amerika, Ortadoğu ve Türkiye üçgeninde karanlık ve tehlikeli oyunlara ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128365</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44be270e-9e02-454a-aa8e-1b2261e51c1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizgi Roman Bilim – Fizik</image:title>
            <image:caption>STEM KÜTÜPHANESİ 
Keşfetmeye hazır mısın? Kütle çekimi kaykay pistinde neden önemlidir... 
… ses nasıl yol alır... 
... ve bir buzdolabını çalıştıracak elektriği sen üretecek olsan ne yapman gerekirdi? 
KUVVETLERİN, ENERJİNİN ve BASİT MAKİNELERİN ardındaki bilimi, bilimsel macera, bilgi ve mizahla yüklü çizgi romanlarla keşfet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128366</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82cdda9d-66b0-459c-b698-21c4ea80fc38.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizgi Roman Bilim – Kimya</image:title>
            <image:caption>STEM KÜTÜPHANESİ 
Keşfetmeye hazır mısın? Buz neden paten yapmak için iyi, üzerinde yürümek için kötüdür... 
... katılar, sıvılar ve gazlar hangi işler için uygundur... 
... ve atomlar farklı şekillerde bir araya gelip nasıl her şeyi oluşturur? MADDENİN HÂLLERİ ile MALZEMELER ve özelliklerinin ardındaki bilimi, bilimsel macera, bilgi ve mizahla yüklü çizgi romanlarla keşfet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128367</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0da6998d-e917-4c3a-a27c-ffeb6b49bc90.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizgi Roman Bilim – Biyoloji</image:title>
            <image:caption>STEM KÜTÜPHANESİ 
Sindirim sistemindeki yolculuğunda endişeli patates cipsiyle... 
... korkunç seyahatinde Hindistan ceviziyle... 
... ve gösteriş yapmaya bayılan alkle tanış. HAYVANLARIN, BİTKİLERİN ve İNSAN VÜCUDUNUN ardındaki bilimi, bilimsel macera, bilgi ve mizahla yüklü çizgi romanlarla keşfet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128368</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8c0b06f-1097-48d2-a985-89818aa32385.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Sorular İlginç Cevaplar – Vücudum</image:title>
            <image:caption>İSKELETİM neyden yapılmıştır? 
Hücreler neden bu kadar ÖZELDİR? Nasıl hatırlıyorum? Senin de aklında bir sürü İLGİNÇ soru var mı? İlham verici cevaplarla dolu bir kitap! Vücudunla ilgili tuhaf, harika ve şaşırtıcı gerçekleri, eğlenceli çizimler ve bilimsel bilgiler eşliğinde keşfet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128369</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75e52122-c165-4c74-b048-60c84ff73f3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Sorular İlginç Cevaplar – Dinozorlar</image:title>
            <image:caption>Hangi dinozor berbat kokuları SEVERDİ? 
Kim dinozor KAKASI toplar? Pterozor da nedir? Senin de aklında bir sürü İLGİNÇ soru var mı? İlham verici cevaplarla dolu bir kitap! Dinozorlarla ilgili tuhaf, harika ve şaşırtıcı gerçekleri, eğlenceli çizimler ve bilimsel bilgiler eşliğinde keşfet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128370</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38392ab2-af27-4e31-be97-d609d71ea012.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpek Adam -12 Kırmızı Patiler</image:title>
            <image:caption>Köpek Adam bir kokarca tarafından geri püskürtülür. Domates suyuna düştükten sonra inanılmaz bir kokuyla karşı karşıya kalır. Zamanla koku gider ama artık kıpkırmızıdır. Sürgüne gönderilen bu cesur süper kahraman, onu dışlayanları kurtarmak için mücadele etmek için geri döner. Köpek Adam&apos;a yardım etmek için isteksizce suç hayatına geri dönen Petey için amaçlar araçları meşru kılacak mı?
Ve şimdiye kadar görülmemiş bir kötü adam yapay zekâ robot ordusunu serbest bıraktığında kim onu durduracak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128371</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41c71f27-8276-42db-bad6-f1c95094bd13.jpg</image:loc>
            <image:title>Erbaş’ın Diyaneti</image:title>
            <image:caption>“Türkiye’nin daha iyi bir geleceğe erişmesi için değişmesi gereken şeylerin başında belki de Diyanet’in mevcut durumu geliyor. Eleştirel ve hür aklı baskı ve kontrol altına almak isteyen yapılara karşı Diyanet, kuruluş amacına geri dönmeli. Laikliği güvence altına alan anayasa içindeki görevini yeniden üstlenmeli ve laikliğin yerleşmesi için çalışmalı. Siyasetle bağını koparmalı, yalnızca doğru dini bilgi için çalışmalı. İktidara, daha doğrusu devlete paralel güç oluşturan İslam dışı yapılar ile mücadelede öncülüğü Diyanet üstlenmeli. 
Biliyoruz ki umutsuz durumlar değil, umutsuz insanlar vardır. Bir döneme ışık tutmaya çalıştığımız bu kitap, umutsuzluğa neden olması için değil, mücadele etmenin neden önemli olduğunu göstermesi için kaleme alındı. 
Son olarak; 1993’te katledilen meslek büyüğümüz, usta gazeteci Uğur Mumcu’nun şu sözünü hatırlatmayı borç biliyoruz: 
‘Hangi iktidar din sömürüsüne dayanmış, mutlaka yıkılmıştır.’”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128372</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c80a1170-c1b5-4e3a-82ef-96a993eda54b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarı Ejder</image:title>
            <image:caption>Tablet oyunlarını çok seven beşinci sınıf öğrencisi Can, dersleri kötüye gitmeye başlayınca tüm oyunları silmek zorunda kalır. Annesi ona, mühendis abisinin zamanında ne kadar çalışkan bir öğrenci olduğunu hatırlatıp durur. Can ders çalışmaya kararlıdır ancak matematik sınavına çalışacağı gece tabletine gizemli bir mesaj gelir. Mesaj, Sarı Ejder’dendir. Sarı Ejder, bir ejder yumurtasıdır. Gelen mesajda, Can’a seçilmiş kişi olduğu, verilen görevleri uygulayarak ejderi yumurtasından çıkarıp büyütebileceği söylenir. 

Aynı mesaj Can’ın kuzeni Eylül’e de gelmiştir. Eylül, Sarı Ejder’i büyütmek için çok isteklidir. Can’ı da ikna eder ve oyuna başlarlar. 

İkili oyuna başlamak için konuma, mesajlara ve daha birçok erişim isteğine hiç düşünmeden izin verir. Sevimli bir hayvan büyütme oyunu, topladığı bilgileri kötüye kullanarak çocukların hayatını kâbusa çeviren bir tuzağa dönüşür. Uygulama, ailelerin hesap bilgilerini ele geçirir, seslerini dinler... Çocuklar oyundan kurtulmanın yollarını ararlar. 

Sarı Ejder kimdir? Neden Can ve Eylül’le uğraşmaktadır? Bir uygulama ele geçirdiği bilgilerle neler yapabilir? 

Maceranın sonunda bir sürpriz çocukları bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128373</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12c3e8aa-0e58-488c-88cf-529629f47285.jpg</image:loc>
            <image:title>Meşenin Muhteşem Dünyası</image:title>
            <image:caption>Kitabımızın ana kahramanı, köklerini yaklaşık üç yüz yıl önce toprağa salmış ulu bir saplı meşe: Doğanın sessiz bir tanığı, sayısız canlının sığınağı. Köklerinden dallarına, yapraklarından gövdesine her bir köşesinde yaşamın filizlendiği bu devasa ağaç, doğanın mucizesini gözler önüne seriyor. Thomas Müller, Meşenin Muhteşem Dünyası’nda, bu görkemli ağacın etrafında şekillenen yaşamı büyüleyici bir dille anlatıyor. Karacadan kızıl tilkiye, alaca baykuştan geyikböceğine pek çok canlının meşenin kanatları altında sürdürdüğü yaşamla tanışıyor, doğadaki uyumun ve dengenin kusursuzluğuna tanık oluyoruz. Ulu meşenin büyüleyici dünyasına davetlisiniz. 8+</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128374</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58e46bbb-112e-476f-9aa4-3b6f7da2cf86.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyninizi Yenileyin Hayatınız Değişsin!</image:title>
            <image:caption>Zihnini daha güçlü, hafızasını daha keskin, duygularını daha dengeli hale getirmeyi kim arzu etmez ki? Daha sağlıklı, kaliteli ve uzun yaşamayı kim istemez ki? Beyniniz, doğduğunuz andan itibaren sabit bir yapı değildir. Düşünceleriniz, alışkanlıklarınız ve yaşam tarzınızla onu şekillendirebilir, değiştirebilirsiniz. Beyninizin nasıl çalıştığını öğrenerek, onu daha verimli, daha güçlü hale getirebilir ve yenileyebilirsiniz! Sinirbilimdeki yeni gelişmeleri psikoterapiyle bütünleştiren Dr. John B. Arden beyninizi nasıl yenileyebileceğinizi anlatıyor. Basit ama etkili tekniklerle: 
✔ Stresi ve kaygıyı kontrol altına alarak daha huzurlu bir zihne sahip olma gücünüz var. 
✔ Düşük enerjili düşünce kalıplarını değiştirerek daha pozitif ve enerjik bir hayata adım atma seçiminiz var. 
✔ Belleğinizi güçlendirerek, bilgiyi daha hızlı öğrenme ve hatırlama becerinizi artırma kapasiteniz var.
✔ Beyninizin biyokimyasını destekleyerek odaklanma gücünüzü ve duygusal dengenizi geliştirme yetiniz var. 
✔ Yaşam tarzınızı değiştirerek, daha sağlıklı ve uzun bir ömür sürmek bir şans işi değil, niyet ve emek işidir. Bu kitap bilimsel ve kanıta dayalı uygulamaları günlük hayatınızı iyileştirmek için nasıl kullanacağınızı size gösterecek, kendinize koyduğunuz sınırlamalardan kurtulmanızda rehberiniz olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128375</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6334891-8f3b-466a-bbb6-01b48c0f1292.jpg</image:loc>
            <image:title>Carol</image:title>
            <image:caption>“Therese yine tezgâhının ardına geçince sanki bir şey arıyormuş gibi raflardaki kutuları çekip yerlerine itmeye başladı. Kadının karşıda işinin bitip gitmiş olacağı ana kadar böyle oyalandı durdu. Dakikaların geri alınamaz bir zaman parçası, geri alınamaz bir mutluluk gibi geçmekte olduğunu hissediyordu.” Patricia Highsmith’in ikinci romanı Carol, 1950’lerin muhafazakâr atmosferinde, yayıncısı tarafından reddedilmişti. Highsmith kitabını, Claire Morhan takma ismiyle ve Tuzun Bedeli (The Price of Salt) adıyla başka bir yayınevinden yayımlatmıştı. Okurların mektuplarla müthiş bir destek verdiği kitabını ancak 1990 yılında kendi ismiyle yayımlayabildi. Bir yasak aşk hikâyesi olmanın ötesinde, Carol toplumsal normlara meydan okuyan, cesur bir özgürlük çağrısı. “Döneminin çok ötesinde, derinlikli ve cesur bir aşk hikâyesi.” THE NEW YORK TIMES</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128376</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2430fb24-e865-42bc-abae-38a7605d0477.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Gezegen Varlıklar 2</image:title>
            <image:caption>Son Gezegen’de, Varlıklar serisinin ilk kitabı Ruhun Parmak İzi’nin kahramanları, erkeksiz bir tür olan varlıkların ortaya çıkışı anlatılıyor. Soyut düşüncelerden, duygulardan arındırılmış, bireyselliği reddeden, mantık ve toplum çıkarlarını yücelten canlılar olarak tasarlanan bu türün yaratılışı için, kendilerine “analar” denilen kırk kadın görevlendirilir ve onlar vasıtasıyla varlıklar için bir yaratılış efsanesi kurgulanır. Son Gezegen, çok uzak bir gelecekte, her şeye karşın insan kalmak isteyenlerle, kendini yok etmeye yazgılı, adına insanlık denen ölümcül illetten kurtulmak isteyenlerin çatışmasının öyküsü… Bu kitap sadece Mehmet Eroğlu külliyatında ayrıksı duracak bir metin değil, aynı zamanda edebiyatımızda konusu ve tarzıyla apayrı bir yer edinecek, insanlığın kaderi ile ilgili felsefi tartışmaları sürdürmeye devam eden eşsiz bir serüven romanı. Dünya söylencelerinde tekrarlanan kader olgusu, onu on binlerce yıl sonra burada bulmuştu... Acaba insanlık bir yerde, bir şekilde tekrar doğacak mıydı? Bunu bilmiyordu, ama insanın yaşadığı son gezegen burasıydı, bunu biliyordu. Her şeyin sonuna ulaşmıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128377</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/353f9257-e928-48c4-8d5c-ba38cf3431a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kış Güneşi (Kutulu Set)</image:title>
            <image:caption>Setin İçinde Yer Alan Kitaplar: 
Kış Güneşi Kutulu Set 
-Kış Güneşi (Ciltli)  
-Sticker  
-Poster  
-Karakter kartı 8 adet 
-Şeffaf Ayraç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128378</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a37a69e9-d808-414f-9636-4c5b6744fd18.jpg</image:loc>
            <image:title>Longevity Tariflerle Tabağın Değişsin Sen Değiş</image:title>
            <image:caption>Tabağındaki küçük değişimlerle hayatında büyük farklar yaratmaya hazır mısın? 
 
Sevgili Ebrucuğum, sağlıklı yaşam yalnızca bir hedef değil, bir yolculuktur. Pek çoğumuz genel kuralları bilsek de nereden başlayacağımız konusunda kendimizi çaresiz hissediyoruz. Şekersiz beslenme gruplarınla birçok insanın hayatına dokundun, sayısız insana da ilham oldun. Şimdi bu kitabın ile daha çok kişiye ulaşacaksın. Bu kitap, yalnızca tabakları değil, bakış açılarını da değiştirecek bir rehber olacaktır. Sevgilerimle. 
 
Tıp Doktoru, Fizyoloji Profesörü Nazan Uysal Harzadin 
 
Sürdürülebilir iyi yaşam alışkanlıklarını hayatınıza kazandırmak ve kendinizin en iyi versiyonuna ulaşmak istiyorsanız doğru yerdesiniz: Ebru’nun Sağlıklı Dünyası’na hoş geldiniz. Ebru’nun bilgi birikimi, yüksek enerjisi, içtenliği ve şefkat dolu rehberliği sayesinde sağlıklı yaşam yolculuğu hem keyifli hem de kolay bir hale geliyor… Elinizde tuttuğunuz bu kitap da sağlıklı ve dengeli bir yaşam için size ilham verecek. Şimdi niyetinizi kalbinize koyun ve Ebru’nun rehberliğiyle 
dönüşüm yolculuğunuza başlayın… 
Acıbadem Sağlık Grubu YK Üyesi Zeynep Aydınlar Eröğüt 
 
 
Ebru Zeynep Altay, sağlık koçu olarak yüzlerce kişinin hayatına dokundu ve dokunuyor. 
Ebru işini öğreterek, keyif alarak yapıyor ve wellbeing ile sağlıklı yaşamanın çok güzel bir örneği. Hayatı böyle yaşayınca danışanlarına da geçiyor bu ışıltı… Bu harika kitap ile daha çok kişiye ulaşacak bu değerli bilgiler… 
İletişim Duayeni Mine Kalpakçıoğlu 
 
 
Sağlıklı beslenme ve sağlıklı yaşam için @ebrununsagliklidunyasi hesabı çok önemli ve etkili bir kaynak oldu. Ebru’nun kişisel ilgi ve merakı fonksiyonel tıp alanında öncü bir kuruluş olan IFM’den koçluk eğitimi alarak profesyonel bir düzeye ilerledi. “Şekersizsiniz” programlarıyla pek çok kişiye koçluk yaparak sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanmalarını sağlıyor, pek çok kişinin kronik hastalıklardan kurtulmalarına ve korunmalarına yardımcı oluyor. Otoimmün ve kronik hastalığı olanların olduğu kadar sağlıklı yaş almak isteyen herkesin bu kitabı okuması dileklerimizle. 
Ebru’ya emeklerine sağlık diyoruz. 
Sağlıklı Yaşıyoruz Kurucuları Nurçin &amp; A. Okan Çağlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128379</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05b5d5ef-ed1a-4238-8e2e-f26f5e538140.jpg</image:loc>
            <image:title>Kış Güneşi</image:title>
            <image:caption>ON KİŞİ, BİR SUÇ... 

AŞK VE ARKADAŞLIK... 



Nilperi Özsoy arkadaşlarıyla işlediği suçun bedelini sonsuz bir yaz uykusuyla ödemektedir. Ta ki Yağız Güçlü, dağılan arkadaş grubunu yeniden bir araya getirmek isteyene dek… 



Birbirlerini bulmak için çıktıkları yolculukta biri vurulur, diğeri kaçırılır, bir başkası ölüm uykusuna yatarken düşledikleri son, yalnızca özgürlüktür. Onlar artık içlerinden birini kurtarmak isteyen sekiz arkadaş değil, birbirleri için yaşayan on kişidir. 



İşledikleri suç kötü bir sürpriz sonucu karşılarına çıktığında hayatta kalmak için Altınsoylar’ın teklifini kabul etmek zorunda kalırlar. Fakat Arden Koral’ın bir kez daha suç işleyip hapse girmeye hiç niyeti yoktur. 



“Bazı hikâyeler kendini yazdırır, bazı hikâyeleri sizin yazmanız gerekir. Bu bir yolculuk hikâyesiydi, sonunu hep birlikte yazdığımız.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128380</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/577b49b4-b5b0-4bb5-9bf4-697bd331e92a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Gelsene</image:title>
            <image:caption>BU HİKÂYELER ŞAKA MI? 
 
“Bu kitabı akvaryumda yaşayanlar için yazmadım. Onlar kim? Üç dört arkadaşıyla ve dünyaya dair okuduğu birkaç kitaptan arakladığı ve asla değiştirmediği birkaç entel görüşüyle fanatik biçimde yaşamını sürdürenler. Farklı görüşlere ve değişimlere kapalı, aynı hayat biçimini, gittiği mekânları, içkisini, sigarasını ya da bağımlı olduğu diğer şeyleri, tuttuğu takıma olan sevdasıyla birlikte sımsıkı korumaya çalışan fanatikler. Onlar yaşadıkları dünyanın tamamen değişmiş olduğunu anlayacak durumda değiller...” 
 
Uyarı: Bu kitapta bolca seks, kahkaha, şok edici hikâyeler ve Z kuşağı var! 
 
Fanteziler değil, yaşananlar konuşuluyor. Cesaretin varsa, buyur içeri. 
 
Z kuşağının kafa yapısını çözdüğünü sananlara kötü bir haberimiz var: Henüz hiçbir şey görmediniz. 
 
 
 
Bana Gelsene, bugünün gençlerinin flört, ilişki, seks ve birey olma deneyimlerine doğrudan bir bakış sunuyor. Tabii bol argo, sürprizli olaylar ve yer yer ağzınızı açık bırakacak diyaloglarla birlikte! 
 
Adil Yıldırım, bu defa Z kuşağının kapısını çalıyor. Hatta çalmıyor, direkt içeri dalıyor! 
 
Yeni dünyanın kurallarıyla tanışmaya hazırsan, hadi bakalım... BANA GELSENE!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128381</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c29eccd-f715-4eea-860d-5f41ba031b53.jpg</image:loc>
            <image:title>Kış Güneşi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>ON KİŞİ, BİR SUÇ... 

AŞK VE ARKADAŞLIK... 



Nilperi Özsoy arkadaşlarıyla işlediği suçun bedelini sonsuz bir yaz uykusuyla ödemektedir. Ta ki Yağız Güçlü, dağılan arkadaş grubunu yeniden bir araya getirmek isteyene dek… 



Birbirlerini bulmak için çıktıkları yolculukta biri vurulur, diğeri kaçırılır, bir başkası ölüm uykusuna yatarken düşledikleri son, yalnızca özgürlüktür. Onlar artık içlerinden birini kurtarmak isteyen sekiz arkadaş değil, birbirleri için yaşayan on kişidir. 



İşledikleri suç kötü bir sürpriz sonucu karşılarına çıktığında hayatta kalmak için Altınsoylar’ın teklifini kabul etmek zorunda kalırlar. Fakat Arden Koral’ın bir kez daha suç işleyip hapse girmeye hiç niyeti yoktur. 



“Bazı hikâyeler kendini yazdırır, bazı hikâyeleri sizin yazmanız gerekir. Bu bir yolculuk hikâyesiydi, sonunu hep birlikte yazdığımız.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128382</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63b74566-5b0d-4360-a1dc-5ffcb0af0855.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet Gibi Bir Kadın – Nahit Hanım</image:title>
            <image:caption>SOLUK KESEN BİR HAYAT, İNANILMASI ZOR BİR MACERA! 
 
Necip Fazıl da, Sabahattin Ali de ona deli gibi âşık oldu. O, Halil Vedat Fıratlı ve Arif Damar’la evlendi. Bu sırada, kendisinden epey genç olan Orhan Veli’ye sırılsıklam âşık oldu. Üstelik Halil Bey’le evliyken. 
1928 yılında, Ankara’da öğretmene ihtiyaç olduğunu duyduğunda, gözünü bile kırpmadan İstanbul’u geride bırakıp soluğu başkentte aldı. Cumhuriyet’in ve Ankara’nın kuruluşuna birinci elden tanıklık etti, katkı sundu. 
Tam bir Cumhuriyet kadınıydı. 
Nahit Hanım, Gazi’nin sofrasına oturdu, onunla dans etti. 
Henüz 19 yaşında bir genç kızken, büyük önderin hayranlığını kazandı. 
Güzeller güzeli Nahit Gelenbevî, hayatının sonuna dek evinin kapılarını sanatçılara ve edebiyatçılara açık tuttu. 
Karşılığında “Rönesans gibi kadın!” ve “Koruyucu meleğimiz!” denilerek onurlandırıldı. 
Nahit Hanım’ı en iyi tanımlayan cümleyi ise Cemal Süreya kurdu: 
“CUMHURİYET GİBİ KADIN!” 
 
 
1930’lu ve 1940’lı yılların Ankara’sını anlamadan, genç Cumhuriyet’in ideolojisini, felsefesini, itici gücünü, iradesini, tutkusunu kavramak mümkün değil. 
Nahit Hanım’la birlikte Cumhuriyet’i keşfetmeye var mısınız? 
Hem de onun inanılması güç hayatına tanıklık ederek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128383</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98043771-b570-43f0-9efd-ac227fb5d1eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Kız 1983</image:title>
            <image:caption>Olup bitenleri yazmak suretiyle ve bu hikâyeyi elimden geldiğince aslına uygun anlatarak tek bir bedende birleştirmeye çalışıyorum 2021 yılındaki kadınla 1983 yılındaki genç kızı. 

Bu mümkün mü bilemiyorum. 



1983 yılında bir kış gecesi, on altı yaşındaki genç kız tanımadığı Paris sokaklarında kaybolur. Cebindeki kâğıt parçasında yazılı olan adres ise kendisinden 30 yaş büyük fotoğrafçı A’nın evine aittir. Yaklaşık 40 sene sonra hayatı tüm dünyayla birlikte altüst olduğunda, yetişkin kadın genç kız olarak o gece yaşadıklarının izini sürmekten başka çaresi olmadığını anlar. 

Genç Kız, 1983, farklı zamanlarda Oslo, Paris ve New York’ta geçen, bellek ve unutuşun katmanları hakkında, herhangi bir yazın türünün kalıbına sığmayan etkileyici bir soruşturma. Bir dönüm noktasını belgeleyen önceki eseri Huzursuzlar’da olduğu gibi, Linn Ullmann bu kez de uzun süre karanlıkta kalmış sırları açığa çıkarma peşinde belleğin derinlerine matemli bir yolculuğa çıkıyor. 

Genç Kız, 1983 güzellik ve unutuş, arzu ve utanç, iktidar ve güçsüzlüğü konu alan akıllardan çıkmayacak, alabildiğine dürüst bir roman. 

Ullmann’ın bir yetişkin olarak hatırladığı ve yeniden sahnelediği genç kızın gücü ve acısına bakışı cesur ve şaşırtıcı. 

                                                                                      Deborah Levy 



Bir başyapıt. Anı ve hikâyenin bileşik gücüne yeni bir boyut getiriyor. 

                                                                                             Ali Smith</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128384</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/773036c4-15d9-48b8-81ab-4309b90e7646.jpg</image:loc>
            <image:title>Stalin Troçki’ye Karşı</image:title>
            <image:caption>Tarihin akışını değiştirmeye kalkan iki ihtilaflı figür... 



Biri 1917 Devrimi’nin mimarlarından, Rus İç Savaşı’nın kahramanlarından, hayatının son yıllarını sürgünde yaşamış, “sürekli devrim”i savunmuş ve egemen tarihyazımında –daha– özgürlükçü bir yer edinmiş Troçki. 



Diğeri devrim sahnesine daha geç çıkmasına karşın, rakiplerini tasfiye ederek Parti’de hızla yükselmiş, 1939 Alman-Sovyet Saldırmazlık Paktı’nın mimarı, “tek ülkede sosyalizm”i savunmuş ve egemen tarihyazımında –daha– totaliter bir yer edinmiş Stalin. 



Alain Frerejean, Stalin Troçki’ye Karşı’da, Troçki’nin Meksiko’da sürgündeyken 1940 yılında Stalin yanlısı bir ajan tarafından buz baltasıyla kafasına aldığı darbeler sonrası ölümüyle biten Stalin-Troçki mücadelesini adeta bir roman tadında anlatıyor. Günümüz siyasetçilerini kıskandıran propaganda faaliyetlerine, siyasi komplolara ve yazılı-görsel tarihyazımında yapılan tahrifata dair Frerejean’ın sunduğu çarpıcı örnekler ise masumiyetin Tarih’in çarkları arasında ezilmeye mahkûm olduğunun üzücü bir örneği.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128385</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a2d43f0-34fe-444e-ae67-b206ef05ee8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Adasız Deniz</image:title>
            <image:caption>Edebiyatımıza yepyeni bakış açıları getiren Faruk Duman, Adasız Deniz’de, kendine özgü diliyle yarattığı anlatı dünyasına denemenin penceresinden bakmamızı sağlıyor. Okurluğunun ufuklarını gösteriyor, yazarlığının derinliklerini ortaya koyuyor. 



Faruk Duman’ın içtenlikle kaleme alınmış konuşma, paylaşma, dertleşme kitabı Adasız Deniz. 



Ben, okudukça daha az konuşur oldum, farkındayım bunun. Bir yerde yazar şöyle bir şey söylüyordu: Şairler, ilkel dile yaklaşmaya çalışırlar. Böyledir, sözü azaltmaya çalışır şair, ama başka türlü bir sessizlik değil midir onunki? Sanki uzaklara gitmiş de geri dönmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128386</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cff3c2d-f932-4242-a224-633874a39011.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Ruhun Kayıp Sanatı</image:title>
            <image:caption>“Benim bazı şeyleri umursamam gerekiyor. Ama ben umursamam gerektiğini hiç umursamıyorum… 
Çulluk kuşu sürüsünde dalgalardan kaçışan kuşlardan biri olmak istiyorum. Sürüye ayak uyduran. Oysa ben oturup dalgaların gelmesini bekliyorum…” 
“Yaratıcı, kurduğu oyunda seni başrol yapmış küçük oyuncak. Ama merak etme, bazı kararları sen alacaksın. Kendini çok değerli hissedeceksin. Sonra da O’nun ezelden beri bildiği son gelecek. Çok adaletli (!) 
İsyan etmek istemiyorum. Ama anlam veremiyorum. Bence en adaletsiz durum benim rızam olmadan böyle bir oyuna dahil edilmem. Ruhlar âleminde rıza göstermiş tüm insanlar İslam dinine göre. Ama ben hatırlamıyorum. En azından o anı hatırlasaydık.” 
Bipolar bir ressamın içinde yaşadığı karmaşayı yansıtan yazılar bu eserde okuyucu ile buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128387</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea119bad-0366-4cfa-a9b7-49f97bb16d7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Alevilikte Düşkünlük - Bir Hukuk Sistemi Olarak</image:title>
            <image:caption>Alevî toplumlarında bulunan muhtelif inanç pratikleri; erkânlar ve bunların yanında sosyal hayatın düzenini sağlayan kimi mekanizmalar, aslında bu grubun tüm yaşantısını şekillendirir niteliktedir. Toplumun refah düzeyini yükseltmek, toplum bireylerini hoşgörü ve huzur içinde yaşatmak gayesinden hareketle, söz konusu bu mekanizmalar, Alevî toplumunda etkili bir yapıya sahiptir. Bunların başında da “düşkünlük kurumu” gelmektedir. Düşkünlük kurumu, örfi hukuk bağlamında değerlendirilmelidir. Bunun yanında, yazısız hukuk normları barındırması ve asırlardır etkinliğini sürdürmesi bakımından da oldukça önemlidir. Batı toplumlarında alışıldık “kısas hukuku” yerine, caydırıcı bir nitelik taşıyan düşkünlük cezası, bireye kusurlarını tamir etme imkânı sunar. Bu yönüyle bireyin suça meyletmesini önleyen, ahlaken yükselmesini hedefleyen bir uygulama ve kadim bir gelenek olarak insanlık tarihinde önemli bir yere ve öneme sahiptir. Toplumların kolektif yücelmesinde dikkate alınması gereken etkin bir hukuk sistemi olan düşkünlük hukuku, Türk kültürünün dünyaya büyük bir armağanı olarak değerlendirilmelidir. 
Haydar Ersöz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128388</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6232df5-2124-49b8-a818-6d6af06ca97b.jpg</image:loc>
            <image:title>İlmek-i Hayat</image:title>
            <image:caption>1930’ların İzmir’inde, yüksek tavanlı salonlarda yankılanan fısıltılar, büyük sırların habercisiydi. Zarif davetlerin, gösterişli sofraların ve gölgelerin ardına saklanmış duyguların hüküm sürdüğü bu hikâyede, dört farklı ruh, kaderin incecik ipleriyle birbirine dolanacaktı. 
 
Sevginin gölgesinde büyümüş bir çocuğun kaderle yaptığı zoraki anlaşma, boyun eğmiş bir adamın hayatını değiştiren o tek an, hırsın ve inatçılığın pençesindeki bir kalemin yazgıyı nasıl değiştirebileceği ve geçmişin küllerinden doğan bir kadının, zamana meydan okuyan sessiz savaşı… Her şeyin yerli yerinde olduğu sanılan bir dünyada, kader yeniden yazılacak, hakikatin sert rüzgârı herkesin yolunu değiştirecekti. 
 
Bu roman, insanın kendi yolunu çizdiğini sanırken, aslında çoktan yazılmış bir hikâyenin içinde savrulduğunu gösterecek. Süheyla, Ferit, Naim ve Gaetana, hayatın onları sürüklediği yolda adım adım dönüşecek, hiç tanımadıkları yüzleriyle karşılaşacak ve bildikleri her şeyin aslında bir yanılsamadan ibaret olduğunu öğrenecekler. 
 
Perde kalktığında, kimse başladığı yerde olmayacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128389</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51505681-3149-4da1-ba95-ccc856880075.jpg</image:loc>
            <image:title>Resul-i Ekrem Hayatı, Mücahedesi, Manevi Şahsiyeti</image:title>
            <image:caption>Efendimiz Muhammed Mustafa O… Alemler O’nunla övünüyor. Yaratan Rabbin Sevgilisi O… Habib-i Zişanı… 
Peygamberler Peygamberi O… İnsanlığın övünç kaynağı… Hz. Adem’in müjdesi, Hz. İbrahim’in evladı, Hz. İsa’nın muştusu O… 
Ondan on dört asır ötede, günümüz insanına bir asr-ı saadet tablosu olsun diye kaleme alınan bu kitap modern, özgün, çağdaş, mütevazi ve farklı bir siyer çalışmasıdır. Çünkü eseri bitirdiğinizde Hazret-i Muhammed (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) kimdir? sorusunun cevabını alacak ve kendinizi O’na çok yakın hissedeceksiniz. Bu yakınlığın verdiği hakiki imanla aradaki on dört asrın kalktığına şahit olacaksınız. Hazret-i Allah’ın: “Eğer sen olmasaydın hiçbir şeyi yaratmazdım.” buyurmasının sırrına ereceksiniz. 
Başta Kur’an’ı, ardından İbn-i İshak ve İbn-i Hişam’ın siret kitaplarını esas alarak yazıp aktaran bu çağdaş eser, günümüz insanına beşerin en büyüğü olan Hazret-i Muhammed’i adeta bir televizyon ekranında izlettiriyor gibi takdim ediyor. Kur’an O’nun için “Size bir Resul geldi ki: kendinizden, içinizden biri…” buyuruyor. Evet, O bizden biridir. O’nu bilip, tanıyıp, izlemekle insanlık hakiki mutluluğa erecektir. 
Akıcı üslubu, derin araştırmaları, neden ve niçin sorularına verdiği ikna edici cevaplar, zengin içerik ve özellikle mi’racda Cebrail Aleyhisselam’ı geride bırakan manevi şahsiyeti üzerine alınan derin tahliller bu kitabı ayrıcalıklı kılıyor. Çünkü, insanlığın Hazret-i Muhammed’le gerçek manada tanışmasını, onun yüksek şahsiyetini kavramasını sağlıyor. İnsanlığın muhtaç olduğu esasların portresini çiziyor. Beşerin bütün sıkıntılarının, manevi boşluklarının, huzursuzluklarının O’nun getirdiği Din ile çözümlenebileceğini haykırıyor ve Hz. Muhammed’le tanışan insanlığa iki dünya saadeti sunuyor. 
Dünyanız ve ahiretiniz cennet olsun diye sizi hayatı bütünüyle sevgi, fazilet, ihlas, ismet, izzet, sadakat, muhabbet, tebliğ, feyiz, cesaret, feragat, fetanet, ihsan, adalet, sıdk, emniyet, tam bir huzur ve “cisimleşmiş Kur’an olan” Hz. Muhammed’le buluşturan bu kitapla baş başa bırakıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128390</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/836850da-0d83-43a3-a845-0536243d1afa.jpg</image:loc>
            <image:title>Anılar ve Öyküler</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Türkiye’nin yetmiş yıllık yakın tarihini adeta bir ayna gibi yansıtan bir özet niteliğindedir. Sayfalar arasında ilerlerken, yalnızca anlatılan öyküleri değil, aynı zamanda kendi anılarınızı ve deneyimlerinizi de bulacaksınız. Yaşamınızla kurduğunuz paralellikler, geçmişin izlerini bugüne taşıyacak. 
Öykülerin kimisi trajik olayların ağırlığıyla sizi derinden etkileyecek, kimisi ise sıradanlığın durağan sularında kaybolacak. Bazı bölümlerde yüksek sesle kahkaha atmasanız da dudaklarınızın kıyısında beliren o hafif tebessümü hissedeceksiniz. Çünkü yaşam, trajediyle, sıradanlıkla ve küçük mutluluklarla örülmüş bir bütün değil midir zaten? 
Kitap, sade ve yer yer yerel dokunuşlarla zenginleşen bir üslupla yazılmıştır. Okuma kolaylığı sağlamak amacıyla kısa ve anlaşılır cümleler tercih edilmiştir. Keyifli okumalar dilerim...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128391</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d75f4e3b-0e02-4602-a1e7-f0698a0461fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Bülbül Kapanı 2</image:title>
            <image:caption>Savaş kaçınılmaz olduğunda tüm beyazlar siyaha dönmeye mahkûmdur. Büyük bir savaşın ortasında kalan Ahuzar ve Timur’un hayatlarındaki tek beyazlık; kalplerine düşen küçük bir kıvılcımken harlanarak büyüyen sevdalarıydı. Geçmişe gömülen acılar büyüyen sevdalarıyla gün yüzüne çıkarken kalpleri bir gül tomurcuğu gibi açıyor, kurşunların arasında ikisi de onu büyütmeye çalışıyordu. Ama düşman, sessiz ve sinsi; sırlar ise beklenenden daha büyük ve derinken ölüm Timur’un adında, Ahuzar’ın ise hayatında saklıdır. Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128392</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb39e775-e927-4364-80a2-12d2ca022f0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Odada</image:title>
            <image:caption>Brian Dillon’ın ilk kitabı Karanlık Odada, belleği gerekli gereksiz her 
nesnenin istiflendiği bir mekân olarak tanımlayarak geçmişin karanlık 
koridorlarında dolaşıyor. On beş yaşında annesini, beş sene sonra 
da babasını kaybeden Dillon, yıllar sonra yaşadığı bir çöküşün ardından çocukluk evine dönüyor: Bu ev artık yalnızca dört duvardan 
ibaret değildir, aynı zamanda bir anılar ve kayıplar galerisidir. 
 
 Dillon, bellek ile mekân arasındaki derin bağları keşfederken Baudelaire’den Barthes’a, Proust’tan Bachelard’a, Berger’dan Benjamin’e pek çok düşünürü de bu içsel yolculuğa dahil ediyor. Ev, eşyalar, fotoğraflar, bedenler, yerler... Geçmişinin sessiz tanıklarıyla bir tür yas meditasyonu yaparken ailesinden ve kendisinden geriye kalan döküntüleri topluyor, parçalıyor, yeniden birleştiriyor ve belleğin labirentinde kayboluyor. Karanlık Odada, bireysel bir yas anlatısı olmasının yanında, belleğin doğasını ve geçmişle kurduğumuz kırılgan bağı sorgulayan sarsıcı bir bellek kazısı niteliğinde. 
 
Ev, annemin her zaman direttiği gibi lanetliydi. Ama ortaya çıktı ki 
lanet benimdi ve geriye dönüktü. Onu terk ettiğim sabaha kadar ondan ne kadar nefret ettiğimi hiç bilmiyordum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128393</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39cf7c32-6c22-4edc-8dd0-3babf89b2375.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kitaplar Büyük Fikirler: Teknoloji Nedir?</image:title>
            <image:caption>Teknoloji Nedir? Tarih öncesi çağlardan bu yana, insanlar hayatlarını kolaylaştırmak için farklı araçlar kullanmıştır. Teknoloji de bu araçlardan biridir. Peki, teknoloji hangi sorunları çözer? 
-Teknolojiyi kim icat eder? 
-Teknoloji gezegeni nasıl kurtarabilir? 
-Teknolojinin geleceği nedir? 
 
   Bunların hepsi, keşfedilmesi gereken çok büyük sorular ve onlara ne kadar erken cevap vermeye başlarsak o kadar iyi olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128394</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ed72cb7-47ed-4b71-a378-35edae6ed233.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kitaplar Büyük Fikirler: Sanat Nedir?</image:title>
            <image:caption>Sanat nedir? İnsanlar binlerce yıldır duygularını ve düşüncelerini ifade etmek için sanattan faydalanmıştır. 
Peki, neyle sanat yapabilirsin? 
-Modern sanat nedir? 
-Sanat insanlara nasıl yardımcı olur? 
Bunların hepsi keşfedilmesi gereken çok büyük sorular ve bu sorulara ne kadar erken cevap vermeye başlarsak iyi olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128395</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc2d8d8e-810f-4760-80b5-2180e60be5c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Trump ve Zamanın Sonu</image:title>
            <image:caption>ABD siyasetini yıllarca Washington’dan takip etmiş gazeteci ve yazar 
Serdar Turgut, ezber bozan yeni kitabı Trump ve Zamanın Sonu ile Beyaz Saray’ın duvarları ardında dönen görünmeyen savaşın izlerini sürüyor. 
 
Bu sadece bir siyaset kitabı değil... Bu, kehanet gibi yazılmış politik bir 
analiz. Trump ve Zamanın Sonu, 2024 ABD seçimlerinde yeniden ikti- 
dara gelen Donald Trump’ın arkasındaki Evanjelist tarikat yapılanmasını, İsrail merkezli kutsal toprak stratejilerini ve büyük planlarının Türkiye’yi nasıl etkileyebileceğini çarpıcı belgeler, gözlemler ve referanslarla ele alıyor. 
 
Trump gerçekten İsa’nın gelişini hızlandırmak isteyen bir tarikatın oyuncağı mı? Evanjelistler neden Türkiye’ye ve Erdoğan’a düşman? ABD ve İsrail’in ortak hedefi sınırlarımızda yeni bir devlet kurmak mı? Beyaz Saray’da ağlayan adam kimdi ve neden “Tanrı’nın planı işliyor” diye dua etti? Trump bir Evanjelist değilse neden onların her dediğini yapıyor? Washington’da Trump’ın arkasındaki asıl güç kim: Derin devlet mi, tarikat mı? “Kutsal savaş” dedikleri Armageddon’un ilk durağı Türkiye mi olacak? Elon Musk ve Trump arasında gerçekleşecek büyük sürtüşmeye ne kadar kaldı? Türkiye tüm bu olayların neresinde? 
 
Bu kitabı okuduktan sonra Trump&apos;ı anlamak daha da kolay olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128396</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab5f50ec-e67c-4743-bbe7-72531080b62f.jpg</image:loc>
            <image:title>Buda’nın Kalbi</image:title>
            <image:caption>“Hepimiz özümüzde iyiyiz.”
Buna Buda’nın özü, kalbi denir.
 
Buda’nın özünde açıklık yatar; fenomenal dünyayı keşfetmek
ister, başkalarıyla ilişki kurmaya açıktır. Kendi içinde muazzam
bir güç ve güven barındırır, buna da korkusuzluk denir. Aynı
zamanda son derece meraklıdır. Geniş kapsamlıdır ve her yönü
görür. Zihnimizde yer alan Buda genleri hepimizde vardır.
 
Mindfulness (farkındalık) ve bilinç pratiklerinin geliştirilmesi
hem kendimizi anlamak hem de bu genleri ortaya çıkarmak
için en temel basamaktır. Meditasyon, kendimizi hayatın acı
gerçeklerinden uzaklaştırmanın bir yolu değil aksine “en
baştan başlamanın” bir yoludur. Bu yolun başında, ne bir
hüsnükuruntuya ne de katı bir yargılayıcı tutuma kapılmadan
kendimizle doğrudan yüzleşmeye istekli olmak gerekir.
Meditasyon pratiğinin merkezinde ancak ve ancak olduğumuz
kişi olabilmeye duyulan arzu yatar. Bu da bir kabullenme
süreciyle gerçekleşir.
 
Buda’nın Kalbi’ni okuduğunuzda kendi özünüze varmanın
yollarını aşama aşama öğrenmiş, gerçek yaşamınıza uygulamak
için pratik kazanmış olacaksınız. Empati kurmak, başkasının
neşe ve acısını paylaşmak, dünyayı tam da içinizde keşfetmek
için eşsiz bir yolculuğa hazır olun. Cesarete, kendinizi kabule,
dünyayı iyileştirmeye ve çevrenizi güzelleştirmeye var mısınız?
     Buda’nın Kalbi bunu gerektirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128397</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0f09e81-1afc-42e9-a875-116a37d6588a.jpg</image:loc>
            <image:title>Talihsiz Serüvenler Dizisi 10 - Kaygan Yamaç</image:title>
            <image:caption>Sevgili Okur,  
El sıkışma, evde beslenen hayvan ya da çiğ havuç gibi birçok şeyin kaygan olmayanı makbuldür. Ne yazık ki, dizinin bu acıklı kitabında Violet, Klaus ve Sunny Baudelaire garip ve kederli bir dağ sırasındaki hırpalayıcı yolculukları boyunca inip çıkarken kayganlıktan bolca nasiplerini alıyorlar. 
Seni daha fazla tiksintiye kapılmaktan kurtarmak açısından, bu öykünün tatsız ayrıntılarına, özellikle de gizli mesaja, kar kızağına, aldatıcı tuzağa, kar sivrisinekleri sürüsüne, entrikalar peşindeki alçağa, örgütlü gençler topluluğuna, kapaklı güveç tenceresine ve korkunç yangından sağ kurtulduğuna inanamayacağın kişiye hiç değinmeyeyim en iyisi. 
Ben hayatımı Baudelaire öksüzlerinin hazin öyküsünü araştırmaya ve yazıya dökmeye adamış biriyim. Senin de kendini böyle şeylere adaman için hiçbir sebep yok. Bu kaygan kitabın elinden kayarak yakındaki bir çöp kutusuna ya da derin çukura düşmesini sağlamak kendini adayacağın daha uygun bir iş olur. 
En derin saygılarımla,  
Lemony Snicket</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128398</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab61d0c9-b2b9-4e87-a5c9-fd845e64d095.jpg</image:loc>
            <image:title>Talihsiz Serüvenler Dizisi 8 - Dehşet Hastanesi</image:title>
            <image:caption>Birazdan bu berbat kitabı yere fırlatacaksın ve tabana kuvvet kaçacaksın, ama niçin böyle olacağını bilmende yarar olabilir belki. Baudelaire kardeşlerin Hamarat Cırcır Hastanesi’nde içine düştükleri acıklı durumu en ince ayrıntılarıyla anlatan tek kitap bu. İşte bu yüzden dünyadaki en korkunç kitaplar arasındaki haklı yerini almış bulunuyor.  
Hayatta okunacak birçok hoş şey var, ama bu kitap sana bunların hiçbirini sunmuyor. Sayfaları da kuşkucu dükkan sahibi, gereksiz ameliyat, dahili anons sistemi, anestezi, yürek biçimli balonlar ve çok şaşırtıcı bir yangın haberi gibi can sıkıcı ayrıntılarla dolu. Böyle şeyleri okumak istemeyeceğin apaçık ortada.  
Ben bu öksüzlerin talihsiz serüvenlerini araştırmaya ve elimden geldiği kadar yazıya dökmeye ant içmiş biriyim. Önceden yere fırlatılmış olarak bulduğun bu kitabı hiç açmadan olduğu gibi bırakmanın en doğru şey olduğunu benden daha iyi kimse bilemez.  
 
En derin saygılarımla,  
 
Lemony Snicket</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128399</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8265104-1032-46c9-a47a-6e9d2c6e6d8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Talihsiz Serüvenler Dizisi 4 - Bitik Orman</image:title>
            <image:caption>Sevgili Okur,  
   Umarım ki, hoşça zaman geçirme beklentisiyle bu kitabı okumayı seçmemişsindir. Senin iyiliğini düşünerek söylüyorum bunu. Eğer böyle bir beklentin varsa, bu kitabı hemen elinden bırakmanı öneririm. Çünkü Baudelaire öksüzlerinin mutsuz hayatını anlatan bütün kitaplar arasında, belki de en acıklısını tutuyorsun şu anda elinde. Bu öyküde Violet, Klaus ve Sunny bir bıçkıhanede çalışmak üzere Paçavracılar kasabasına gönderiliyorlar ve karşılarına çıkan her kütüğün arkasında felaket ve talihsizlik saklı duruyor.  
   Şunu çok üzülerek bildirmek zorundayım: Bu kitabın sayfalarında devasa bir kıskaç makinesi, berbat bir bulamaç yemeği, yüzü baştan başa duman bulutuyla örtülü bir adam, alçak bir hipnotizmacı, can kaybına yol açan korkunç bir kaza ve ücret kuponları gibi bir sürü tatsız şey var.  
   Ben bu zavallı çocukların bütün hayatını yazıya dökme sözünü vermiş durumdayım. Ama senin verilmiş bir sözün yok. Bu bakımdan daha gönül ısıtıcı şeyler okumaya istekliysen, başka bir seçim yapmakta özgür olduğunu bilmeni isterim.  
 
En derin saygılarımla,  
 Lemony Snicket</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128400</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e3601f4-e9ed-4b51-a140-5734f0972aa4.jpg</image:loc>
            <image:title>Revista 1 - (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Gerçekler ortaya çıkmadan önce herkes masumdur. Peki, ya sırlarınız? Onlar da sizin kadar masum mu?” Moda dünyasının en prestijli dergisi Revista’nın göz alıcı kapaklarının perde arkasında ihanet, entrika ve güç savaşlarıyla dolu karanlık bir oyun dönüyor. Feris Doğan, yıllardır emek verdiği derginin genel yayın yönetmeni olacağına inanırken her şeyin kontrolünde olduğunu sanıyordur. Ta ki derginin kuruluş yıldönümü partisinde, hayalini kurduğu koltuğun başkasına verildiğini öğrenene kadar… Güvendiği insanların sırt çevirdiği, çarpık ilişkiler ve skandallarla sarsılan bu dünyada, Feris yalnızca iş hayatında değil, kalbinin derinliklerinde de sarsıcı bir mücadelenin içine çekilir fakat her sırrın bir sonu, her oyunun bir bedeli vardır. Feris kendini güç savaşının içinde bulduğunda bir gerçekle yüzleşecektir: Güven en büyük lüks, aşk ise en tehlikeli tuzaktır. Revista’da kural nettir: Ya manşetlere zaferini yazarsın ya da yenilginin haberini okursun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128401</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c713509a-3bfb-4d96-953b-e21cf26a6664.jpg</image:loc>
            <image:title>Talihsiz Serüvenler Dizisi 2 - Sürüngen Odası</image:title>
            <image:caption>Sevgili Okur,  
   Bu kitabı basit ve neşeli bir masal okuma umuduyla eline almışsan, tamamen yanlış bir seçim yaptığını üzülerek söylemek zorundayım. Öykü ilk başta neşeli gibi gelebilir. Baudelaire kardeşlerin bazı ilginç sürüngenlerle ve havai bir amcayla geçirdikleri ilk günlere sakın aldanma. Bu şanssız çocuklar hakkında biraz bilgin varsa, en hoş olayların bile sonunda mutsuzlukla sonuçlandığını biliyor olmalısın.  
   Nitekim şu an elinde tuttuğun kitabın sayfalarında, üç afacan kardeş bir araba kazasıyla, çok berbat bir kokuyla, öldürücü bir yılanla, uzun bir bıçakla, büyük bir pirinç okuma lambasıyla ve bir daha hiç görmemeyi umdukları bir kişinin yeniden ortaya çıkışıyla karşılaşıyorlar.  
   Ben bu trajik olayları yazıya dökmek zorundayım. Ama sen bu kitabı aldığın yere koymak ve daha hafif bir şey aramak konusunda özgürsün.  
En derin saygılarımla,  
Lemony Snicket</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128402</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc7d6a95-f903-4760-b61a-7cc93c6ae47b.jpg</image:loc>
            <image:title>Revista 1– Hediyeli Kutu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kutu içeriği: 
Revista -1 (Ciltli) 
Özel Tasarım Defter 
Özel Tasarım Sticker 
Mokteyl Tarif Kartı 
Özel Tasarım Poster</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128403</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/318fd7e7-58ec-452a-81e7-8295e080550a.jpg</image:loc>
            <image:title>Talihsiz Serüvenler Dizisi 11 - Mantar Mahşeri</image:title>
            <image:caption>Sevgili Okur,  
 
Sümüklüböcek, denizşakayığı ya da bitki küfü değilsen, ıslak kalmayı herhalde tercih etmezsin. Baudelaire kardeşlerin amansız sualtı dünyasının derinliklerine inerken bolca ıslanışının anlatıldığı bu kitabı okumamayı tercih etme şansın da var. 
Aslında üç çocuğun bu yolculukta karşılaştığı dehşet verici şeyler o kadar çok ki, sıralamaya bu kapak yetmez. En beterlerinden başlayayım desem; ölüm saçan mantarlar, kayıp bir şeyin peşindeki umutsuz arayış, mekanik bir canavar, kayıp bir dosttan gelen can sıkıcı bir mesaj ve step dansı resitali yeter de artar. 
Baudelaire öksüzlerinin bunaltıcı öyküsünü yazıya dökmeye kararlı bir yazar olarak, mağaraların derinliklerinde kendimi paralamaya mecburum ben. Eğer gözlerinin ve gönlünün ıslanmasını istemiyorsan, seni daha mutlu edecek bir kitaba dalmanı öneririm. 
En derin saygılarımla,  
Lemony Snicket</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128404</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53f37b69-89e8-4032-9b2a-6d6a66cc96b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Talihsiz Serüvenler Dizisi 9 - Karnaval Ucubeleri</image:title>
            <image:caption>Sevgili Okur, 
Elindeki kitabın adında geçen “ucube” kelimesi, çok acayip görünümlü anlamına gelir. Böylesine sakil, yani çirkin, kaba ve biçimsiz bir kelimeyi gördükten sonra, daha fazlasını okumaya hiç gerek yok. Bu sakil kitapta öylesine can sıkıcı bir öykü yer alıyor ki, içinde yazılanları sindirmeye kalkışman dünyanın en dengesiz yemek mönüsünü bile başaramayacağı şekilde mideni altüst edecek. 
Rahatsızlık vermekten kaçınmak açısından, bu öyküyü pişirirken kullanılan sinir bozucu malzemeleri saymaya kalkmayacağım. Özellikle de kafa karıştırıcı bir haritaya, çakırpençe bir adama, zıvanadan çıkmış bir kalabalığa, sallanan bir kalasa ve Kurt Bebek fiebu’ya hiç değinmesem daha iyi olur. 
Baudelaire öksüzlerinin keyif kaçırıcı ve göz korkutucu hayatını araştırıp yazıya dökmenin bütün zamanımı alması benim için acı bir şey. Ama senin bütün zamanını önüne konan sebzeli yemekleri atıştırmak ya da bunları bir başkasına yedirmek gibi damak tadına daha uygun işlere verme şansın var. 
En derin saygılarımla,  
Lemony Snicket</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128405</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14634532-7ab7-4d44-9649-eee6ca156e8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hello Kitty Tatlış Boyama Çantam</image:title>
            <image:caption>Hello Kitty Tatlış Boyama Çantam</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128406</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8aaa506-360e-4891-b781-1af948b977ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Hindi’nin Ruhu</image:title>
            <image:caption>Hindi. Hasan Cahit Doğanay’ın anlaşılma, edebiyat dünyasında yer edinebilme adına attığı son kurşun. Mevcudiyeti muhtemel bir romancının, biyoromancı olma yolunda “konusunun” peşinden savrulma macerası. 
Hindi’nin Ruhu. Unutulup gitmeye yüz tutan, belki de hiç bilinmemiş olan bir romancının, Hasan Cahit Doğanay’ın Hindi adlı romanına ve onun anlam dünyasına bir yolculuk. 
Ersan Üldes, bu çok katmanlı eserinde bize roman içinde roman okuma deneyimi yaşatırken bir yandan da okuru edebiyat, roman sanatı, yazarlık, “insan” olmak ve tüm bunların akla gelmeyen tanımları üzerine düşünmeye sevk ediyor. 
 
 “İronik bir yaklaşımla satırarasına sızmış mizahla gelişen, 
eleştiriyi dozunda tutan bir anlatım.” 
–Metin Celal 
“Her cümlesinde bir hinlik olan, çok keskin bir kara mizah kitabı.” 
–Armağan Ekici 
“Seneler sonra yeniden okumak isteyeceğiniz bir roman...” 
–Meltem Gürle 
“Mesut Penyeci karakteri muhtemelen hiç unutulmayacak.” 
–Murat Uyurkulak 
“Oyunbaz olduğu kadar, satır aralarında edebiyata, felsefeye, memlekete dair de çok şey söyleyen, ironik ve kendine has ritmiyle keyifle okunacak bir roman.” 
                                                                 –Çağlayan Çevik 
“Hiç sırıtmayan bir şekilde ‘roman üstüne roman kondurmak’ böyle bir şey olsa gerek.” 
–Ali Bulunmaz 
“Klasik roman formlarını tekrar düşünmeye çağıran, edebiyatın sunduğu 
olanakların genişliğine selam üstüne selam çakan bir biçem.” 
                   –Eray Ak 
“Ersan Üldes, her şeyden önce ‘oyuncu’, bir adım ötesinde ‘eğlenceli’, hadi bir adım 
daha atalım, ‘çok eğlenceli’ bir yazar. (...) Bu Hindi’nin (Turkey) biraz da bizim 
memleket olduğunu söylemeye gerek yok herhâlde, değil mi?” 
          –Ali Haluk İmeryüz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128408</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5482a852-e2de-4055-a963-87b510fe70dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kabadayı Stavris&apos;in Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>19. asrın bu Yeni Babil’i olan İstanbul halkını bütün milletler şekillendirmekteydi. Eskiden nadiren de olsa yaşlı dilenci kadınlar da düşerdi buraya. Çoluğu çocuğu olmayan bu ihtiyarların çoğu ondan bundan kalma en sefil elbiselerin içerisindeydi: Pantolonlar sökük, ceketlerin her yanı yamalı, gömleklerse –o da varsa elbet– yırtık pırtık olurdu. Ola ki paltolu birini görürsen de üstündeki çuvali bezi gibi eriyip gitmiş olurdu. Kimisi yalınayak, kimisi leş gibi kokar, kimisi de tıraşsız olurdu. Ama bazen aralarına biraz daha insan gibi giyinebilmiş bir-iki kişi de düşerdi. Lakin çocuklar, talihsizler, küçücük bedenlerini doğru dürüst saracak elbiselerden mahrum, sadece üstlerine kuşakla tutturdukları paçavralar içerisinde yaprak gibi titrerlerdi. İlaveten bu bedbahtların çoğu ya açlıkları sözde bastırılmış ya da günlerdir aç halde dolaşırdı.
Kabadayı Stavris’in Hikâyeleri, 19. yüzyıl sonu İstanbul’unun önemli külhanbeylerinden biri olan Stavris’in başından geçenleri kayıt altına alıyor. Yunan mimar ve yazar Panos Çelebis’in yaşlı bir akrabası olan Stavris’ten dinlediği anı ve hikâyeleri yazıya geçirmesiyle gün yüzüne çıkan kitap, okura dönem İstanbul’una, gündelik yaşam ve yeraltı dünyasına dair çeşitli anlatılar sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128409</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d68cfe0f-a19e-4496-a456-eb632ec6bb1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Temel Sosyoloji Kavramları</image:title>
            <image:caption>Temel Sosyoloji Kavramları, Max Weber&apos;in sadece modern sosyolojik tahayyülün kurucu bir parçası değil, aynı zamanda toplumsal eylem, din, hukuk, bürokrasi, kent, sınıf, iktidar ve siyasi topluluk üzerine bölümleriyle sosyal yapıların ve normatif düzenlerin dünya-tarihsel derinlikteki ilk kesin ampirik karşılaştırması olan Ekonomi ve Toplum adlı eserinin ilk bölümünden bir kesit.
Temel sosyoloji kavramlarını, ekonomik faaliyet kategorilerini, yönetim türlerini, mülkiyet ve sınıf tartışmalarının yer aldığı sosyolojik kategoriler teorisini içeren bu eser Max Weber sosyolojisine giriş niteliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128410</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/609827c9-ed95-40e4-9a40-7e74cbeeb310.jpg</image:loc>
            <image:title>Parmak Kız</image:title>
            <image:caption>Yüz elliyi aşkın edebi masal kaleme almış Danimarkalı yazar, şair Hans Christian Andersen’in bu unutulmaz masalını, önde gelen şair ve çevirmenlerimizden Behçet Necatigil’in Türkçesinden, Gözde Bitir Tufan’ın özgün desenleri eşliğinde okuyoruz...
Ona cilalı, pek cici bir ceviz kabuğu beşiği vermişler. Mor menekşe yaprakları döşeği olmuş, bir gül yaprağı da yorganı. Geceleri uyuyor, gündüzleri masada oynuyormuş. Şarkı söylemesini de biliyormuş Parmak Kız, hem nasıl! Öylesi hiç duyulmamış oralarda. Bir gece Parmak Kız o güzel yatağında yatarken, çirkin bir kurbağa girmiş pencereden içeri...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128411</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6437d475-5307-4a4b-b910-6d216d47f2d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Reims’e Dönüş</image:title>
            <image:caption>Didier Eribon, babasının ölümünden sonra, doğduğu kent olan Reims&apos;e döner ve geçmişini araştırmaya karar vererek bir “sınıf kaçkını” olarak kişisel bir yolculuk aracılığıyla hem bir aile hem de işçi sınıfı düzeyinde kolektif dinamiklerin ve gerçekliklerin izini sürmeye başlar. Otobiyografik unsurlar taşıyan bu sosyolojik denemede Eribon, kişisel bir hikâyeyi anlatmakla yetinmez; onu daha etkili bir şekilde analiz eder ve çok daha geniş bir toplumsal bağlama yerleştirerek anlatısını sınıf meselesi, okul sistemi, kimliklerin inşası, cinsellik, toplumsal hiyerarşi, siyaset ve demokrasi üzerine düşünme unsurlarıyla iç içe geçirir. 
 2021’de sinemaya da uyarlanan Reims’e Dönüş, Didier Eribon’un bireysel yolculuğunda toplumsal tahakküm ve direniş biçimlerinin çokluğunu incelediği çarpıcı bir eser. 
 “Bu kitap beni çok etkiledi. Hayatımın hikâyesini okuduğumu hissettim.” 
 
Édouard Louis</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128412</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8dacc9c9-5749-4f9a-a44a-2cb54976d17e.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul’dan Londra’ya Şileple Bir Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Çarkçıbaşı tam bir Felemenkli tipi... Başında bir kalpağı ve bol şalvarı ile ayaklarında tahta ayakkabıları eksik... Mavi gözlü, şişman bir adam... Ağzına piposunu alınca tip daha tamamlanıyor. 
Kendine mahsus garip bir İngilizceyle bana Türklerden bahsediyor. “Balkanlılar içinde en çok Türkleri severim” diyor ve on yaşındaki çocuğunun Türkleri nasıl tasavvur ettiğini birçok jestler yaparak anlatıyor. Bu jestlere nazaran çocuğun hayalinde doğan Türk tasviri palabıyıklı, şalvarlı ve yatağanlı bir yeniçeri ağası olsa gerek. 
İstanbul’un hareketli limanından Londra’nın sisli kıyılarına uzanan sıra dışı bir yolculuk... Jules Verne ve Camille Flammarion gibi isimlerden etkilenerek coğrafyaya ve yazmaya ilgi duyan, bu ilgisini Sorbon Üniversitesi’nde coğrafya eğitimiyle pekiştiren Faik Sabri, Prof. Erich Obst ile İstanbul Üniversitesi’nde Coğrafya Enstitüsü’nü kurarak akademik alanda da öncü bir figür olarak karşımıza çıkar. 
Faik Sabri, “Telamon” adlı bir şileple çıktığı bu macerada, sadece bir coğrafyacı değil, aynı zamanda bir yazar ve düşünür olarak da yansıyor satırlara. İzmir’in canlı sokaklarından Pire’nin antik limanına, Amsterdam’ın kanallarından Londra’nın tarihi dokusuna uzanan bu rota, yazarın zengin deneyimleri ve derin gözlemleriyle hayat buluyor. Kitap, sadece coğrafi bir rotanın izinden gitmiyor, aynı zamanda farklı kültürlerin, insanların ve yaşam tarzlarının da kültürel haritasını çıkarıyor. VakıfBank Kültür Yayınları etiketiyle yayınlanan bu kitap, bir dönemin Avrupa’sına açılan bir pencere olmasının yanı sıra aynı zamanda bir yazarın iç dünyasına yapılan yolculuğu da gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128413</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c587937-3046-4b80-b944-891883adddd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Dışarı’daki Kız 6</image:title>
            <image:caption>EVDEN UZAKTA... 
 
Askerler tarafından takip edilen Doktor ve Shiva yaşadıkları evi terk ederek güvenli bir yer arar. İkili, buldukları yeni evde saklanmaya karar verir ama kader orada da peşlerini bırakmaz. Lanetli askerler, İçeri’dekilerin planları ve Doktor’un şimdiye kadar saklı kalan geçmişi yavaş yavaş açığa çıkıyor. 
 
Bu, gece ve gündüzü birbirinden ayıran o belirsiz anda ortaya çıkan ikilinin destansı hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128414</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f753fac1-fd90-47a6-bd69-4172dec3d201.jpg</image:loc>
            <image:title>Troya Şifresi</image:title>
            <image:caption>Çocuk edebiyatının sevilen yazarı Delal Arya yeni serisi Mitoloji Defterleri’nin ilk kitabı Troya Şifresi ile okurlarını Ege’nin masmavi kıyılarında, tarih ve mitoloji eşliğinde gizemli bir maceraya davet ediyor. 
 
Eli, Alaz ve Defne’nin Ege adalarından birinde geçirdikleri sakin yaz, aile dostları Profesör’ün beklenmedik bir kazaya uğramasıyla alt üst olur. Mitoloji kitaplarıyla ünlü Profesör’ün başına gelenleri araştırmaya başlayan üç arkadaş, yüzyıllardır saklı kalan bir sırra doğru sürüklenirler. Peşine düştükleri gizemli semboller ve şifreler, onları Troya&apos;dan Bergama&apos;ya, Efes’ten Girit’in labirentlerine uzanan şifrelerle dolu bir yolculuğa sürükler. Bu yolculuk boyunca Ege topraklarının günümüze uzanan zengin kültürel mirasını keşfederken ne yazık ki yalnız değiller. Peşlerinde tarihin en büyük keşiflerinden birini kendi çıkarı için kullanmak isteyen bir hazine avcısı var! 
 
Kitabın sonunda yer alan özel dosya, okurları Ege bölgesinin kültürel mirasları hakkında daha derin bilgi sahibi olmaya; yazma alıştırması ile tarih ve mitoloji alanında araştırma yapmaya teşvik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128415</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52022c43-bca8-4918-8910-75a432727ba4.jpg</image:loc>
            <image:title>Dışarı’daki Kız 5</image:title>
            <image:caption>ÖLÜ DEĞİL... 
 
Hafızası kayıp giden teyzesi... Bunu bilmeyen Shiva... 
 
Doktor, gerçeği söyleyemeden İçerililer tarafından tekrar saldırıya uğrar. Bir Dışarılı’ya temas etmesine rağmen değişmeyen bu kızda saklı olan nedir?... 
Peki Shiva için gönderilen vahiy ne anlama geliyor?... 
 
Bu, gece ve gündüzü birbirinden ayıran o belirsiz anda ortaya çıkan ikilinin destansı hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128416</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9279921-3e95-48fe-8356-341656d04faa.jpg</image:loc>
            <image:title>Trace 8</image:title>
            <image:caption>ADLİ TIP ARAŞTIRMACILARINDAN MANO REİJİ, NİİZUMA DAİSUKE CİNAYETİNİ İNCELEMEKTEDİR. KULLANILAN SİLAHTA BULUNAN DNA’NIN CİNAYET MASASI MÜDÜRÜ DAN HİROKİ’YE AİT OLDUĞUNU KEŞFEDER. 
 
TOMARU RYOUHEİ’NİN BU DAVADA 10 YIL ÖNCE TEK BAŞINA ÇALIŞTIĞINI ÖĞRENİR. 
TOMARU’DAN GİZLENEN DAVA MATERYALLERİNİ VE ASIL KATİLİN BAŞKASI OLABİLECEĞİNİ ÖĞRENEN MANO REİJİ, SUÇLULARI ÖLDÜRMEK İÇİN 24 YIL BEKLEMİŞTİR...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128417</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31f09fcc-25b4-415f-b486-68dfaba1bac8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sait Faik - Bütün Şiirleri - Seçme Hikayeler</image:title>
            <image:caption>«Söz vermiştim kendi kendime: Yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da bir hırstan başka ne idi? Burada namuslu insanlar arasında sakin ölümü bekleyecektim; hırs, hiddet neme gerekti? Yapamadım. Koştum tütüncüye, kalem kâğıt aldım. Oturdum. Ada’nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım.» 
Yazmayla, okumayla bir şekilde muhatap olmuş kişilerin aşina olduğu cümlelerin başında gelir Sait Faik’in bazı cümleleri:  
«Yazmasam deli olacaktım.» 
«Yaldızlı karyolalarda çift yatanlar bile tek. 
Yalnızlık dünyayı doldurmuş. Sevmek, bir insanı sevmekle başlar her şey. Burada her şey bir insanı sevmekle bitiyor.» 
  Edebiyatımızda hikâye denince ilk akla gelen isimlerden Sait Faik. Kendine özgü dili ile hikâyeciliğimize farklı bir soluk getirdiği tereddütsüz kabul görür. Yanı sıra roman ve şiir için de kalemi ile ses getirmiş aynı zamanda. 
  Bu kitapta, daha çok hikâyeleri ile bilinen Sair Faik’in, Bütün Şiirleri’ni ve Mahalle Kahvesi, Sarnıç, Semaver, Hişt!.. Hişt!.. ve Son Kuşlar başta olmak üzere hikâyelerinden yapılmış kalburüstü bir seçkiyi birlikte, tek bir kitap halinde okuyucunun beğenisine sunuyoruz Yayınevi olarak. 
  «Doğru rota ile yeni ufuklara» yolculuğumuz, «Matruşka Kitaplar: Bir Kitap, İki Eser» serimizin on üçüncü kitabıyla, değerli yazarımız sürüyor. 
  Editörlüğünü Kültür ve Turizm Bakanlığı Halk Şairi ve yayınevimiz yazarı Hakan Karcı’nın yaptığı “Matruşka Kitaplar-Bir Kitap, İki Eser” serisi, Sait Faik’in “Bütün Şiirleri-Seçme Hikâyeler” adlı eseriyle, doğru rota ile yeni ufuklara yol almaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128418</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69461b4e-e91a-4850-b5f3-d52c45bd6c77.jpg</image:loc>
            <image:title>B!LD!Ğ!M?</image:title>
            <image:caption>“ŞİİR”e bir selam veriyor, “B!LD!Ğ!M?”, kurak iklimlerde açan bahar müjdecisi çiçekler gibi. 
 
“Hayattan tek bir şey var öğrendiğim 
Dünyanın en dertsiz insanı benim 
Dertleştim anladım onca insanla 
Dünyanın en dertsiz insanı benim” 
 
                Şiirsever yüreklerin dostu olmanın, gecelerini paylaşmakla mümkün olduğunun idrakinde... 
 
“Seyyahlar 
gece 
dinlenir. 
Benim 
tüm seyahatlerim 
gecelerdedir!” 
 
Hayata dair umudu her zaman diri tutma gerekliliğinin bilincinde… 
 
“Dertleri kederi at bir kenara 
Olmasın gönlünde kanayan yara 
Umutsuz anında iyiyi ara 
Her şey yolunda ve herkes çok iyi” 
 
                “Yol”un ve “Yolcu”nun birlikteliğinin kaçınılmazlığına vâkıf… 
“Hak yolundan ayrılma, vuslattır ölüm sana, 
Âşık gibi gidersin, kavuşulacak ana. 
Kalbi temiz olursa, hayat güler insana, 
Ah alma, gönül kırma, emin ol Hakk’tan yana, 
Nadan olma, hep çalış, cennet gelmez nadana. 
 
Kaderim böyle deyip, hiç hayıflanma sakın, 
Attığın adımlarla ortaya çıkar farkın. 
Rabbine koşar iken insanlar akın akın, 
Can emanettir sana, vereceğin gün yakın, 
Işıl ışıl nur gibi, parıldasın ahlakın.” 
 
                …Ve her daim “ŞİİR” ile haşır neşir olmaya mütemayil gönüllere emanet ediyor kendini. 
                               “Ahmak ıslatan yağdı, 
                               Islandım…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128419</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4af13c05-338b-4a02-b90a-f31c457366f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozorlar - Eğlenceli Gerçekler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>KEŞİF ZAMANI: DİNOZORLAR 
Milyonlarca yıl önce Dünya’da devasa dinozorların yaşadığını biliyor muydun? Peki, T-Rex gerçekten korkutucu muydu? Triceratops’un boynuzları ne işe yarıyordu? Dinozorlar nasıl yok oldu? 
Bu kitap, seni tarih öncesi çağlara götürerek dinozorların büyüleyici dünyasını keşfetmeni sağlayacak! Açılır pencerelerle dinozorların sırlarını ortaya çıkaracak ve fosillerin izini süreceksin. 
Kitapta neler var?
 En güçlü dinozorları tanı!
 Otçul ve etçil dinozorları keşfet!
 Dinozorların yaşadığı dönemleri öğren!
 Fosillerin nasıl oluştuğunu gözlemle! 
Eğer tarih öncesi çağları ve dinozorları seviyorsan, bu kitap senin için mükemmel bir seçim olacak! 
 
“Eğlenceli Gerçekler” serisinde eğlenceli görseller ve anlaşılır bilgiler bir araya gelerek, milyonlarca yıl öncesine uzanan dinozorların dünyasını keşfetmeni sağlıyor! 
 
T-Rex, Stegosaurus ve Triceratops bu interaktif kitabın içinde seni bekliyor. 
 
Dinozorların dünyasına uzanan bu harika resimli yolculukta 50’den fazla pencereyi aç ve eğlenceli gerçekleri keşfet!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128420</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca860f1c-0f53-4566-a19b-6858555e1bfb.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzellik Dilencisi - Seçme Şiir</image:title>
            <image:caption>Günümüzde artık bir tür performansa dönüşmüş bulunan şiirin geçen yüzyıldaki en gümrah evlatlarından Attila József, “İyiydi, şen şakraktı, ama yok saydılar mı / doğru bildiklerini, orda belki dikbaşlı.” dizeleriyle tanıttığı Özgüvarlığının bedelini trajik bir yaşam ve ölümle ödedi; ancak müesses kötülük nizamıyla mücadelesinin semeresi olan alışılmadık yoğunluk ve özgünlükteki şiiri hâlâ dipdiri. 
Tıpkı Hölderlin gibi uçurumun kenarında, hatta Lenz misali “ellerinin üstünde yürümeye” çalışarak en parıltılı ve yürek parçalayıcı şiirlerini yazarken bir yük treni altında tükenen son nefesine kadar özgürlük, sevgi, akıl ve insanca yaşam uğruna haykıran Attila József’in trajedisi, aslında gizli bir zaferi muştuluyor hepimize. Şairin umudunun nabzı, durmadan yankılanan sesini ölümünden neredeyse yüz yıl sonra keşfedecek olanlar için “Biraz Nefes” başlıklı şiirinin son dizelerinde atıyor: 
 
Büyüdüm artık. Birikiyor gitgide 
dişlerimde yabancı maddeler, 
ölümün kalbime çöreklenmesi gibi. Ama haklarım var hâlâ 
ne ruh ne de balçığım henüz 
gerçi postum da pek öyle kıymetli değil ki 
tek laf etmeden vakarla katlanayım, 
özgür olmayışıma! 
 
Hükümdarım içimden hükmeder bana! 
Hayvan değil insanız – 
düşünen canız biz! Bir kayıt verisi olamaz 
arzuyu beslerken yüreklerimiz. 
Gel ey özgürlük! Yeni bir düzen doğur bana, 
doğru sözle eğit ve bırak oynasın 
senin bu güzel, ağırbaşlı evladın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128421</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afa0d676-6d22-428a-b07e-6df436a58a56.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Yalan Söylüyor</image:title>
            <image:caption>Sıkı bir okur ve heveskâr bir şair olarak onlu yaşlarından ömrünün son yıllarına dek şiir seyrini sürdüren Wolfgang Borchert, yazdıklarında Shakespeare ya da Rilke gibi büyük şairlerin sesini yankılayabilmeyi hayal ediyordu hep. Öyle ki bir dönem, Rainer Maria Rilke’ye duyduğu derin hayranlık sebebiyle kendi mektuplarını ve şiirlerini de Wolff Maria Borchert olarak imzalamaya başlamıştı. 
“Yakında sayısı birkaç bini bulacak şiirlerimin sadece iki ya da üç tanesi kayda değer sayılırsa, işte o zaman kendimi tatmin olmuş hissedebilirim,” diyen sanatçı, ne yazık ki yirmi altı yaşında dünyaya veda etti. Hayattayken yayımladıklarıyla birlikte öfke nöbetine kurban gitmemiş parçalardan oluşan şiirlerinin büyük çoğunluğu, esas yazınsal üretiminin ön hazırlığı sayılabilecek, vesilenin tetiklediği kısa liriklerden ibaretti. Ülkemizde daha ziyade kısa öyküleriyle tanınan Borchert, ilk kez bu betikle bir araya getirilen bütün şiirleri ve yine ilk kez Almanca aslından çevrilen Hayır De! Başlıklı kült savaş karşıtı manifestosuyla şimdi, dilimizde kendisine Orhan Veli ile Metin Eloğlu arasında bir soluk boşluğu açıyor. 
Uyutmuyor bizi tahtakuruları. 
Bütün gece düşünüyoruz kadınları, 
bir gün bir yerlerde karşılaştığımız. 
Zümrüt ve mavi gözlüler hakkında, 
narin ve servi boylular hakkında 
çene çaldık, caka sattık, göğüs geçirdik. 
Şafak sökerken bir ördek 
yanımızdan geçip vaklaya vaklaya 
en yakındaki içdenize koştu: 
Ah be ahbap, böyle bir ördek olsaydın ya!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128422</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/078bea17-9a23-4f48-9ab4-69c27cdeb5f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Korkusuz</image:title>
            <image:caption>“Korkmak nasıl bir duygu?” 
Her hayalet gibi Clint de insanları korkutmaya alışıktı. 
Ama kendisi, daha önce hiçbir korku yaşamamıştı... 
Neyse ki arkadaşı Juliet’in ona anlatabileceği bir sürü korkusu vardı. 
Belki bir tanesi Clint’i de korkutmayı başarabilirdi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128423</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d044ccef-17bf-478b-bed2-1124c296878f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tohum</image:title>
            <image:caption>Kaderin ipleri hiçbir zaman elimizde olmadı! 
Eğer şu anda bu kitabın sayfalarına dokunuyorsanız, 
kaderin sizi buraya getirdiği kesin. Bu an, çok önceden yazıldı. 
Hikâye hayal ürünü olsa da hayaldeki karakterle tanışmak... 
işte bu, sizin yazgınız. Çok hasta. Zamanı daralıyor. 
Ama bir gece, yıldızların altında karanlığa adım atıyor. 
Peki, neden mi? 
Öldürmek için... 
Hazırsanız, başlayalım! 
“Müslüm Ramazan’ın çarpıcı üslubunda hayat bulan karakterler, 
kaderin ipleriyle bağlı karanlık bir serüvene atılırken, okuyucuyu 
nefes kesici bir gerilimin tam kalbine davet ediyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128424</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cd4a399-f277-4d39-bf10-8b896d6b35ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Fermuar</image:title>
            <image:caption>Nasıl da güzeldi içimdeki hayallerim, umutlarım, coşkularım. 
Ne oldu bana? Nasıl oldu? 
Onlar mı kırdı umutlarımı, ben mi kırıldım anlayamadım. 
Neler oluyordu, neden hep ben... 
Olurlar neden olmaza kayıyordu. 
Yanlış olan neydi? 
Hayatımdaki karşı cinsler onlar mı zordu? 
Benim düşünce ve hareketlerim mi sorumluydu? 
Keşfettim artık yanlışlarımı. 
Siz sadece siz söndürebilirsiniz içinizdeki yangınları, umutsuzlukları, hayal kırıklıklarını. 
Yanlış yok!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128425</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a95d3e30-0d16-474d-a2bd-527a5a10e00c.jpg</image:loc>
            <image:title>İhtiyarın Gölge Öğüdü</image:title>
            <image:caption>Evvel bir zamanın içinde, hikayeler hep varmış. Bilgeler, görmüşler ve pirler anlatırmış hikayeleri. İnsanlar ise cesurca hikayelerde can bulan, onlara öğütler toplayan Ahrazlardan dinlermiş bu hikayeleri. Sonra da bırakırlarmış ki zamana karışsın bu hikayeler. Zaman, almış ve taşımış bu hikayelerden birini; ağaç yapraklarının hışırtısında saklamış. Sonra düşmüş yere, saçılmış göklere. Sevgili okuyucu, işte bir zerresini sen oku diye topladım bu hikâyenin. Hikayeler söz konusu olunca ne doğrudur ne yanlıştır kimse bilemez. Belki Ay bile asılı değildir gecede belki bu dilin sahibi, bir delidir. Ancak yüreğine ekildi mi bir hikâye insanın, orada yetişen çiçeğe dönelim de bir bakalım. En yorgun gözlerle en bitkin bedenlerle altında dinlenelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128426</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9595ba60-39d4-4fcf-8f11-00f5088f0f00.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Dalga</image:title>
            <image:caption>“Aynı anda hem korkmak hem de rahatlamak mümkün mü, bilmiyorum. Ama karanlık dalgayı hissettiğim an korkuyorum ve rahatlıyorum.” 
 
Aydan, bir gece rüyasında karanlık bir dalgada süzüldüğünü görür ve sabah uyandığında kendisini tanıdık ama bir o kadar da farklı bir dünyada bulur. Burada her şey daha güzel, ailesi ve arkadaşları çok daha mutlu, hayatı adeta mükemmeldir. Üstelik sonsuza dek kaybettiğini zannettiği biriyle bu dünyada kavuşmuştur. 
 
Aydan’ın aklında tek bir soru vardır: Bu kusursuz dünyada temelli kalmanın bir yolu var mı? 
 
Peki ya bu kusursuz dünya, sadece yaraları gizleyen uçucu bir yanılsamadan ibaretse? 
 
“Karanlık Dalga”, rüyalarımızın gerçeğe ve kendi gerçekliğimizin bir rüyaya dönüşebileceği o ince çizgide soluk kesici bir yolculuk vadediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128427</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1c8c399-7781-43d6-a9e8-9a1d4492b1c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Hello Kitty and Friends XXL Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Hello Kitty and FriendsXXL Boyama Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128428</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b2de9a1-7a05-43e6-839f-20f1c028e930.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneş Sistemi - Eğlenceli Gerçekler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>KEŞİF ZAMANI: GÜNEŞ SİSTEMİ 
 
Gökyüzüne baktığında neler görüyorsun? Yıldızlar, gezegenler ve sonsuz bir evren! Peki, Güneş Sistemi’nde hangi gezegenler var? Ay neden parlıyor? Dünya neden dönüyor? 
Bu kitapla uzayın derinliklerine doğru büyüleyici bir keşif yolculuğuna çıkacaksın! Açılır pencereler sayesinde gezegenleri yakından inceleyebilir, gökyüzündeki olayları daha iyi anlayabilirsin. 
 
Kitapta neler var?
 Güneş Sistemi’ndeki gezegenleri keşfet!
Ay’ın evrelerini öğren ve nasıl parladığını gör!
 Yıldızların nasıl oluştuğunu anlamak için pencereyi aç!
 Astronotların uzaydaki yaşamını keşfet! 
Eğer uzayı seviyorsan ve yıldızlar hakkında daha fazla şey öğrenmek istiyorsan, bu kitap tam sana göre 
 
“Eğlenceli Gerçekler” serisinde eğlenceli görseller ve anlaşılır bilgiler bir araya gelerek, uzayı keşfetmeni sağlıyor! 
Dev gezegenler, parlayan yıldızlar ve gök taşları bu interaktif kitabın içinde seni bekliyor. 
Uzaya yapacağın bu harika resimli yolculukta 50’den fazla pencereyi aç ve eğlenceli gerçekleri keşfet!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128429</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c206df6f-fd3e-4e1e-bec4-6afb94a03a9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Sular Altında</image:title>
            <image:caption>Dünya sular altında kalsa da medeniyet asla yok olmayacak.

Cary Fagan&apos;ın kaleme aldığı Dünya Sular Altında, gezegenimizin geleceğini tehdit eden en önemli sorunlardan olan iklim krizine dikkat çeken, çarpıcı bir distopya. 

Bildiği dünyadan ansızın koparak hiçliğin ortasına düşen bir çocuk ile köpeğinin hayatta kalma mücadelesini anlatan roman, sade ve sürdürülebilir bir yaşamın mümkün olup olmadığı hakkında düşündürüyor. 

Sıradan bir güne uyandığını düşünen Rafe, çok geçmeden içinde bulunduğu tuhaf durumun ayırdına varır. Penceresinden tek görebildiği maviliktir. Odası sanki evlerinden kopmuş ufak bir kulübe misali ucu bucağı olmayan sularda sürükleniyordur. Tanıdığı, gördüğü, sevdiği her şey nereye kaybolmuştur? Günler geceler boyunca odasıyla birlikte suyun üzerinde yüzerken kendisiyle benzer kaderi paylaşanlarla yolları kesişir. Yoksa ufukta bir kara parçası görmeyi umarlarken dünya çoktan yitip gitmiş midir? 

Özgün hikâyesi ve sinematografik kurgusuyla öne çıkan bu nefes kesici macera, kaderimizi tekrar elimize almamız için hiçbir zaman geç olmadığını hatırlatıyor. 


Bu kitabı okuyanları neler bekliyor?
* Ortak bir amaç uğruna birlik, beraberlik ve dayanışmanın gücünü keşfettiriyor. 
* Daha yaşanabilir bir dünya için çevreye duyarlı olmanın önemini fark ettiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128430</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f31a3fa-927d-4945-9e75-1f16a8274631.jpg</image:loc>
            <image:title>Biomortem</image:title>
            <image:caption>Bazı hikâyeler o kadar derinine işler ki öldükten sonra bile peşini bırakmaz. 



“Biz ölsek bile organ ve dokularımız yaşamaya devam edecektir Falin. İnsanlar üzerini toprakla örtüp hüzün içinde mezarını terk ettiğinde hücrelerinin hâlâ canlı olması gerçekten ironiktir. Düşünsene öldükten iki gün sonra bile vücudundaki binden fazla gen hiçbir şey olmamış gibi aktiftir. Akyuvarların 60 ila 86 saat, kas hücrelerin 14 gün, fibroblast hücrelerin ise bir aya yakın mücadeleye devam eder. Yani sen ölmüş olsan bile bedenin hayatta kalmak için savaşmaktan vazgeçmez.” 



Falin şaşkınlıkla dinliyordu. Hücrelerin yaşama tutunma mücadelesi gerçekten inanılmazdı. Her şey bu kadar canlıyken o zaman ölen şey tam olarak neydi? Yoksa insan ruhu dediğimiz şey 30 trilyon canlıyı etrafında tutabilen bir enerji formu muydu? Tıpkı gece küçük sinekleri etrafına toplayan ışık gibi ruh da hücreleri bir araya getiren bir melodi miydi? 

Serkan Karaismailoğlu’nun yeni kitabı Biomortem, okurlarıyla buluşuyor. “Glia” adlı yeni serinin bu ilk kitabını okurken hem sürükleyici bir hikâyenin hem de bilimin sayfalarında heyecanla dolaşacaksınız. 



Keyifli okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128431</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce57f8a1-4379-4f8e-8e30-f7e8ab4665e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Dişiliğin Vahşi Yönü</image:title>
            <image:caption>Santa Muerte, Baba Yaga, Kālī ve Pombagira vahşi dişiliği temsil eden tanrıçalardır. Bu dört figür güçlü bir şekilde marjinallik, belirsizlik, kutsal güçler, dönüşüm ve maddenin değişimi, yaşamdan ölüme geçiş ve tersine dönüş ile ilişkilidir. Ölümün sembolleri olan kan, iç organlar, kemikler ve kafatasları ile ya da Santa Muerte örneğinde olduğu gibi bir iskelet olarak tasvir edilirler. Baba Yaga, yaşam ile ölüm arasındaki eşikte duran ve bu geçişte insanlara yardımcı olan şeytanlaştırılmış, eski bir tanrıçadır. Kālī, şeytanlara karşı verdiği savaşlarda galip gelen güçlü bir savaşçı, Pombagira, mezarlıkların hanımı, Santa Muerte ise ölümün kendisidir. Bu figürler kendi kültürlerinde, farklı mekanlarda ortaya çıkarlar: Baba Yaga, eşiksellik ve öteki dünyaya geçişi sembolize eden, derin bir ormanda yer alan bir kulübe ve ateşten bir nehrin üzerindeki bir köprüde, Kālī savaş alanları ve ölü yakma yerlerinde; Pombagira kavşaklar ve mezarlıklarda; Santa Muerte ise, toplumun ana akımının dışında kalan ve geçişlerle ilişkilendirilen mekanlarında görülür. Genellikle hem şehrin dış bölgeleri hem de gün ile gece arasındaki geçişle ilişkilendirilen bu figürlerin eşikselliği mekânsal ve zamansaldır. Bu durum özellikle de Latin Amerika&apos;da, bu tanrıçalara inanan büyük grupların sosyal olarak marjinalleşmesini yansıtmaktadır. Ayrıca hem kan hem de yenilenme ile bağlantılı olan tanrıça kültlerine kimi zaman da kanlı kurbanlar sunulması gerekmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128432</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89525e8a-d2ab-4a66-86fd-d5619ffe262b.jpg</image:loc>
            <image:title>Film İcabı</image:title>
            <image:caption>Herkes hazırsa film çekimine başlıyoruz.

Yetgül Karaçelik, geleneksel mahalle kültürünü andığı Film İcabı&apos;nda tahta evleri, yorgancısı ve kahvecisiyle sahil kıyısındaki eski bir semtte yaşamanın güzelliklerini paylaşıyor okurla.

Film icabı da olsa farklı rollere bürünmenin dayanılmaz çekiciliğini mizah ve ironiyle ele alan yazar, bir an önce büyüyüp yetişkinlerin dünyasına adım atmaya heveslenen küçükleri çocukluğun tadını çıkarmaya davet ediyor. 

Niyazi, bir televizyon dizisinde oynamaya başlayınca ailesinin ve çevresinin de etkisiyle bambaşka hayallere kapılır. Işıkların önünde rol yapmanın, ilgi odağı olmanın büyüsüne aldanır. Tam oyunculuk hünerlerini sergileyip ünleneceği sırada aklı mahalledeki arkadaşlarına takılır. O repliklerini ezberlemeye çalışırken Ali, Süreyya ve Murat&apos;ın kendisinden bir şeyler sakladığından kuşkulanır. Zihninde soru işaretleriyle dedektifliğe soyunurken, karşısına komşunun çatık kaşlı kızı Neriman çıkar! Peki ama eski semtin çocuklarının Niyazi&apos;den sakladığı sır nedir?

Kısa soluklu bir oyunculuk serüveninin ardında gelişen gizem dolu bir arkadaşlık hikâyesinin şifrelerini çözmeye hazırsanız filmimiz başlıyor! Bu kitabı okuyanları neler bekliyor? * Hayallere sarılırken gerçeklerden fazla uzaklaşmamak gerektiğini fark ettiriyor. * Erken yaşta şöhretin olumsuz getirileri hakkında düşündürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128433</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2147eb76-54bd-49de-aa12-db089499e72a.jpg</image:loc>
            <image:title>Akan Nehir Gibi</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en sevilen ve en çok okunan yazarlarından Paulo Coelho’dan nefes kesici bir anlatı koleksiyonu.
Paulo Coelho maneviyat, yaşam ve etik üzerine düşüncelerini paylaştığı bu sürükleyici kitabında, büyük ya da küçük fark etmeksizin hayatın çok özel dersler barındırdığını gösteriyor. Okçuluktan farkındalığa, yolculuktan iyi ile kötünün doğasına kadar çok çeşitli konularda kişisel düşüncelerini sunan Coelho, bir kurşunkalemin mutluluğa giden yolu gösterebileceğini, bir dağa tırmanma kılavuzu sayesinde hayallerin gerçeğe dönüşebileceğini, Cengiz Han ve şahininin hikâyesi üzerinden öfkenin yıkıcılığını, dostluğun kıymetini ve daha nicesini anlatıyor.
Akan Nehir Gibi, okurları heyecan verici bir felsefi yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128434</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5cb9a8d-9220-4d4e-8f13-3bc1dd796697.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazışmalar 1946-1959</image:title>
            <image:caption>Sevgili René,
İşte plaklar. Onlara ve size canım sevinçler borçluyuz. Size borçlu olduğum daha çok şey var; yüreğimin derinliklerinde hissettiğim bir arkadaşlığı, bir ortaklığı hiç doğru dürüst anlatamadım size. Ama siz anlıyorsunuz.
Yorgunluğunuzu anlıyorum. Ben de şu sıralar yorgun hissediyorum kendimi. Ya dünya delirmiş ya da biz. Hangisine daha kolay katlanır insan?
On üç yıl süren ve ancak 4 Ocak 1960&apos;ta, Albert Camus&apos;nün trafik kazasındaki ölümüyle sona eren bu sadık mektuplaşma, edebî değerinin yanı sıra iki sanatçıyı harekete geçiren derin duyguları ortaya koyarken, Camus ve Char’ın savaş sonrası dönemdeki angajmanlarının, ortak çalışmalarının ve en yoğun haliyle bir kardeşliğin tanıklığını yapıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128435</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0610a57-554f-4f82-a770-2e5c308a53ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Maniac</image:title>
            <image:caption>John von Neumann bir bilim devi, dokunduğu her alanda devrim yaratan bir Macar harikasıydı. Gençliğinde Almanya’da matematiğin temellerini aradıktan sonra Soğuk Savaş&apos;ın güç oyunlarına karıştığı ABD’ye göç etti, oyun teorisini icat etti, yapay zekâ ve dijital hayata öncülük etti, dünyanın ilk programlanabilir bilgisayarını tasarladı ve makineye şaka yollu MANIAC adı verildi. Matematiksel güçleri o kadar olağanüstüydü ki, Nobel Ödüllü fizikçi Hans Bethe onunki gibi bir beynin insanınkinden daha üstün bir türe işaret edebileceğini ifade etti.
Ne var ki Von Neumann, Hiroşima’yla Nagasaki’yi yok eden atom bombalarının yaratılmasına da yardımcı oldu. 1957’de muhtemelen Los Alamos’ta maruz kaldığı radyasyon nedeniyle kanserden öldüğünde, Amerikan hükümetinin nükleer silahlar ve strateji konusunda en değerli danışmanlarından biriydi.
Gerçeği kurguyla ören Benjamín Labatut, MANIAC’ta John von Neumann’ı modern dünyamızın karanlık temelleri ve yapay zekâ hakkında edebî bir triptiğin merkezine yerleştirerek bilim ve teknolojinin bizleri yok oluşun eşiğine götüren korkutucu boyutlarına dikkat çekiyor. İnsan düşüncesinin ötesinde gelişen “çok yetenekli” yapay zekâların insan ve dünya için nasıl yıkıcı ve umutsuzluk kaynağı olabileceğini gösteriyor.
“[Labatut] Borges’ten bu yana en önemli Güney Amerikalı yazar olarak hızla yükseliyor. Dünyanın hiçbir yerinde onun gibi yazan yok.”
The Telegraph</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128436</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58df5c18-3684-4394-ab52-cbe3cf5bdeed.jpg</image:loc>
            <image:title>Fincandan Lezzete Kahve</image:title>
            <image:caption>Kahvenin tadı ve geçirdiği işlemlerin yanı sıra tarihteki dönüm noktalarını, kahve üstüne anlatılmış masalsı hikâyeleri de bilmek isteyen kahve severler için, Cenk Girginol’un “gastronominin Oscar’ları” olarak görülen Gourmand Cookbook Awards’da kahve dalında Dünyanın En İyi Kitabı Ödülü’nü kazanmış Fincandan Lezzete Kahve kitabı…
Türkiye’nin en ünlü kahve uzmanlarından Cenk Girginol, kahvenin çiğ çekirdek halinden başlayarak fincanımıza kadar geçirdiği aşamaları Topraktan Fincana Kahve kitabında anlattıktan sonra, bu kez de Fincandan Lezzete Kahve’yle karşımızda. Tarihte kahvenin yayıldığı coğrafyalara bakarak, Osmanlı’dan Avrupa’ya, Etiyopya’dan Brezilya’ya yöresel kahve türlerine değinerek, geleneksel kahve tarifleri vererek dağarcığımızı genişleten bu kitap, ayrıca kahve severlere nasıl kahve tadımı yapılacağını da adım adım öğretiyor.
Önde gelen şef ve gastronomi uzmanları Maria Ekmekçioğlu, Aydın Demir, Rafet İnce, Pelin Bilgiç, Diler Terzi ve Murat Güllü’nün bu kitaba özel olarak yarattıkları kahveli tarifleriyle zenginleşen Fincandan Lezzete Kahve, her kahve severin en özel kahve eşlikçisi olmaya aday!
Dilerseniz bu yolculuğu serinin diğer kitabı Topraktan Fincana Kahve’yle devam ettirebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128437</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4456988-a98c-413a-9ec8-551e3bd470a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamayanlar</image:title>
            <image:caption>İnsanlar üçe ayrılır: yaşayanlar, yaşamayanlar, yaşayamayanlar. 
Kanser hastası olan Yargı Yargıcı, hastane odasında ölümü beklerken gözlerini hiç bilmediği bir evrende açar. Ölülerin arasından seçilerek geldiği bu evrende, kendilerine “Yaşamayanlar” derler. Hâlâ Dünya’da olanlar “Yaşayanlar”, ölen ve ikinci şansı hak ettiği hâlde büyü gücü uyanmamış kişiler ise “Yaşayamayanlar” olarak bilinir. 
Yaşamayanlar’ın arasında olmak için vücudunda grup sembolünün belirmesi gerekir. Bu durum geciktikçe tedirgin olan Yargı, hiç beklenmedik bir şeyle karşılaşır: Dünya’da hiç âşık olmamıştır. Çünkü ruh eşi Yaşamayanlar’dadır. 
Ölerek kurtulamazsınız. Yaşamayanlar’a hoş geldiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128438</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30f55314-d3d2-44ae-9512-6a432d488d34.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessiz Çığlık</image:title>
            <image:caption>Selin, korkunç bir trajedi sonrası hayatını yeniden inşa etmeye çalışmaktadır. Kardeşi gizemli bir şekilde kaybolduğunda, polis olayı “kaybolmuş kişi” olarak sınıflandırmış ancak hiçbir iz bulamamıştır. Selin, yıllar geçmesine rağmen, kardeşinin kayboluşuyla ilgili cevaplar aramaktan vazgeçmez. Kendi başına yaptığı araştırmalar sırasında, kasabada kaybolan başka insanlarla ilgili bir dizi tuhaf olayla karşılaşır. Selin’in kasabada keşfettiği sırlar, sakin bir kasaba görünümünün ardında korkunç bir gerçeğin gizlendiğini ortaya çıkarır. Görünüşte sıradan olan kasaba, aslında cinayetlerin ve adaletin olmadığını kanıtlayan bir yerdir. Selin’in kaybolan kardeşini arayışı, onu yerel bir suç örgütüne, hatta adaletin bizzat kendi elleriyle dağıtıldığı bir intikam döngüsüne sürükler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128439</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49008ac4-fd0a-4882-8538-3b9244b49a48.jpg</image:loc>
            <image:title>Balık Balıktır (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>acık tefecik iribaş ile yavru balık, küçük bir gölde yaşayan iki arkadaştır. Gün gelir iribaşın bacakları çıkar, gölü bırakıp yeryüzünü keşfetmeye gider. Döndüğünde neler anlatır neler… Balıksa hayal eder, eder ama yetmez. O da yeryüzünü, diğer canlıları görmek ister. Bir gün denemeye karar verir ancak bu yeni yolculuk, hayalindeki gibi olmayacaktır. Elbette dostluk yüzünü gösterene kadar… 
Yalın öykünün ustası yine bildiğiniz gibi. Biricik Leo Lionni’den su gibi akıp gidecek bir eser daha. Dostluk, hayal gücü, bakış açılarımız ama en çok da kendi dünyamızı, doğamızı kabul etmekle başlayan değerli yolculuklarımız üzerine… 
Orada olduğunu bildiğimiz yetişkin okurlar, size de iyi okumalar. Bu kez bir balık çalacak kalbinizi, engin maviliklerde. Sayfadan sayfaya süzüldükçe göreceksiniz ki başkarakterimiz aslında hepimizden izler taşıyor. Bu minik balık da farklılıkları anlayıp kabul ettiğinde kim olduğunu keşfetmeye başlayacak. Kendi varlığının güzelliğiyle dolarken hafifleyecek, değişecek, dönüşecek ve eşsiz hayatının tadına varacak. Elbette çok seveceğiniz çocukluk arkadaşıyla beraber… 
 
“Günümüzde resimli kitap yeni bir görsel sanat formuysa eğer, Leo Lionni kesinlikle türün bir ustası olarak değerlendirilecektir.” 
The New York Times 
 
“Üstün bir kitap. Yalın ancak dikkat çekici.” 
School Library Journal 
***

Bir sabah iribaş, gece iki minik bacağının çıktığını fark etti. 
“Bak” dedi gururla, “Bak, ben bir kurbağayım!” 
“Saçma” dedi küçük balık. “Dün gece benim gibi küçük bir balıkken nasıl kurbağa olursun!” 
Uzun uzun tartıştılar ve en sonunda iribaş şöyle dedi: 
“Kurbağa kurbağadır, balık da balık, hepsi bu.” 
*** 
Sonra bir gün kurbağa, yosunları sarsan mutlu bir şıpırtıyla gölcüğün içine atladı. 
“Nerelerdeydin?” diye sordu balık heyecanla. 
“Oraya buraya zıplayarak dünyayı dolaştım ve sıradışı şeyler gördüm” dedi kurbağa. 
“Nasıl şeyler?” diye sordu balık. 
“Kuşlar” dedi kurbağa gizemli bir sesle. “Kuşlar…” 
Ardından kanatları, iki bacakları ve bir sürü, bir sürü renkleri olan kuşları anlattı. 
Kurbağa anlattıkça arkadaşı, kuşların büyük tüylü balıklar gibi kafasının içinde uçtuğunu gördü. 
“Başka?” diye sordu balık sabırsızca. 
*** 
Balık, bir süre şaşkın şaşkın etrafta yüzdü. Sonra derin bir nefes alarak temiz ve serin suyu solungaçlarına çekti. Şimdi yine hafif hissediyordu. Eskisi gibi, kuyruğunun en ufak hareketiyle öne arkaya, yukarı ve aşağıya gidebiliyordu. 
Güneş ışınları yosunların arasına uzanıyor, pırıltılı renkleri usulca değiştiriyordu. Bu dünya, kesinlikle dünyaların en güzeliydi. Balık, bir nilüfer yaprağına oturarak kendisini izleyen kurbağa arkadaşına gülümsedi. “Haklıydın” dedi. “Balık, balıktır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128440</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24219a8c-8526-4f81-8385-368f8659b1e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Balık Balıktır</image:title>
            <image:caption>Ufacık tefecik iribaş ile yavru balık, küçük bir gölde yaşayan iki arkadaştır. Gün gelir iribaşın bacakları çıkar, gölü bırakıp yeryüzünü keşfetmeye gider. Döndüğünde neler anlatır neler… Balıksa hayal eder, eder ama yetmez. O da yeryüzünü, diğer canlıları görmek ister. Bir gün denemeye karar verir ancak bu yeni yolculuk, hayalindeki gibi olmayacaktır. Elbette dostluk yüzünü gösterene kadar… 
Yalın öykünün ustası yine bildiğiniz gibi. Biricik Leo Lionni’den su gibi akıp gidecek bir eser daha. Dostluk, hayal gücü, bakış açılarımız ama en çok da kendi dünyamızı, doğamızı kabul etmekle başlayan değerli yolculuklarımız üzerine… 
Orada olduğunu bildiğimiz yetişkin okurlar, size de iyi okumalar. Bu kez bir balık çalacak kalbinizi, engin maviliklerde. Sayfadan sayfaya süzüldükçe göreceksiniz ki başkarakterimiz aslında hepimizden izler taşıyor. Bu minik balık da farklılıkları anlayıp kabul ettiğinde kim olduğunu keşfetmeye başlayacak. Kendi varlığının güzelliğiyle dolarken hafifleyecek, değişecek, dönüşecek ve eşsiz hayatının tadına varacak. Elbette çok seveceğiniz çocukluk arkadaşıyla beraber… 
 
“Günümüzde resimli kitap yeni bir görsel sanat formuysa eğer, Leo Lionni kesinlikle türün bir ustası olarak değerlendirilecektir.” 
The New York Times 
 
“Üstün bir kitap. Yalın ancak dikkat çekici.” 
School Library Journal 
***

Bir sabah iribaş, gece iki minik bacağının çıktığını fark etti. 
“Bak” dedi gururla, “Bak, ben bir kurbağayım!” 
“Saçma” dedi küçük balık. “Dün gece benim gibi küçük bir balıkken nasıl kurbağa olursun!” 
Uzun uzun tartıştılar ve en sonunda iribaş şöyle dedi: 
“Kurbağa kurbağadır, balık da balık, hepsi bu.” 
*** 
Sonra bir gün kurbağa, yosunları sarsan mutlu bir şıpırtıyla gölcüğün içine atladı. 
“Nerelerdeydin?” diye sordu balık heyecanla. 
“Oraya buraya zıplayarak dünyayı dolaştım ve sıradışı şeyler gördüm” dedi kurbağa. 
“Nasıl şeyler?” diye sordu balık. 
“Kuşlar” dedi kurbağa gizemli bir sesle. “Kuşlar…” 
Ardından kanatları, iki bacakları ve bir sürü, bir sürü renkleri olan kuşları anlattı. 
Kurbağa anlattıkça arkadaşı, kuşların büyük tüylü balıklar gibi kafasının içinde uçtuğunu gördü. 
“Başka?” diye sordu balık sabırsızca. 
*** 
Balık, bir süre şaşkın şaşkın etrafta yüzdü. Sonra derin bir nefes alarak temiz ve serin suyu solungaçlarına çekti. Şimdi yine hafif hissediyordu. Eskisi gibi, kuyruğunun en ufak hareketiyle öne arkaya, yukarı ve aşağıya gidebiliyordu. 
Güneş ışınları yosunların arasına uzanıyor, pırıltılı renkleri usulca değiştiriyordu. Bu dünya, kesinlikle dünyaların en güzeliydi. Balık, bir nilüfer yaprağına oturarak kendisini izleyen kurbağa arkadaşına gülümsedi. “Haklıydın” dedi. “Balık, balıktır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128441</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b542c7d-8c2a-46b6-b1e5-0faac2231969.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeynep ve Konuşan Sebzeler</image:title>
            <image:caption>Zeynep, sebzelere hiç o gözle bakmamıştı onları tanımıyordu. 
Sebzelerin, Zeynep’e anlatacağı hikâyeyi merakla okuyacaksınız. Bu hikâyeyi okuduktan sonra, sebzelerin tadı ve mis kokularıyla tanışmak için sabırsızlanacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128442</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b1ed5bb-f9d3-471b-85ae-91f929011b25.jpg</image:loc>
            <image:title>The War of the Worlds</image:title>
            <image:caption>Get ready for a thrilling extraterrestrial invasion in H. G. Wells’ The War of the Worlds. When Martians land on Earth with their superior technology and devastating weapons, humanity is thrown into chaos. As the protagonist struggles to survive amidst the destruction, the world grapples with the terrifying reality of being overpowered by an alien force. A masterpiece of science fiction, The War of the Worlds explores themes of survival, human resilience, and the vulnerability of civilization in the face of an advanced and ruthless enemy. A timeless tale of interplanetary conflict, it remains of a powerful reflection on the fragility of mankind.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128443</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b365161-efc2-4b21-8d2b-4087081cdecd.jpg</image:loc>
            <image:title>The Strange Case of Dr. Jekyll and Mr. Hyde</image:title>
            <image:caption>Step into the chilling world of Rober Louis Stevenson’s The Strange Case of Dr. Jekyll and Mr. Hyde, a timeless tale of duality and the dark side of human nature. When the respected Dr. Henry Jekyll begins to experiment with a potion that transforms him into the malevolent and immoral Mr. Edward Hyde, the lines between good and evil blur with terrifying consequences. As the mystery unfolds, the horrifying truth about the doctor’s secret life emerges, raising unsettling questions about identity, morality, and the limits of scientific experimentation. A gripping psychological thriller, The Strange Case of Dr. Jekyll and Mr. Hyde is a haunting exploration of the inner conflicts that lie within us all.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128444</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/711db4ba-3bb8-4a1e-a439-f5e2aa9053e8.jpg</image:loc>
            <image:title>The Time Machine</image:title>
            <image:caption>Discover the thrilling adventure that set the stage for modern science fiction with H. G. Wells’ The Time Machine. In this groundbreaking novel, a Victorian scientist invents a machine that can travel through time, sending him on an extraordinary journey to the distant future. As he encounters strange civilizations and witnesses the dramatic evolution of humanity, he grapples with the consequences of his actions and the mysteries of time itself. A though-provoking exploration of progress, survival, and the unknown, The Time Machine challenges our understanding of the world and the future that awaits.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128445</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5258f09a-c242-452a-8a8f-1b4be8306b26.jpg</image:loc>
            <image:title>Mrs. Dalloway</image:title>
            <image:caption>In Virgina Woolf’s Mrs. Dalloway, a single day in post-World War I London becomes a profound exploration of memory, identity, and the complexities of human existence. Clarissa Dalloway, preparing for a party she will host that evening, reflects on her past decisions and the paths not taken. As her day unfolds, she encounters old friends, grapples with the lingering trauma of war, and crosses paths with Septimus, a shell-shocked veteran whose life mirrors the fractures in society. Written in Woolf’s signature stream-of-consciousness style, Mrs. Dalloway intricately weaves together the inner lives of its characters, offering a poignant meditation on time, loss and the search for meaning.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128446</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/670ec914-8a93-49ea-b734-cfe082398c5e.jpg</image:loc>
            <image:title>The Picture of Dorian Gray</image:title>
            <image:caption>In Oscar Wilde’s The Picture of Dorian Gray, a young man’s quest for beauty and pleasure leads him down a dark and dangerous path. Dorian Gray, a handsome and impressionable aristocrat, becomes infatuated with his own portrait, which mysteriously ages while he remains youthful and unmarked by time. As Dorian’s life spirals into decadence and moral decay, the portrait reflects the true consequences of his hedonistic lifestyle. A haunting tale of vanity, corruption, and the pursuit of eternal youth, The Picture of Dorian Gray is a brilliant exploration of the dangers of living a life disconnected from ethics and the soul.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128447</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55ec5f59-6be1-4b7b-9c68-54cadc4aa326.jpg</image:loc>
            <image:title>Detaylar</image:title>
            <image:caption>2024 ULUSLARARASI BOOKER ÖDÜLÜ FİNALİSTİ  
 
Ia Genberg, kendi memleketi İsveç’te August ve Aftenbladet ödüllerine layık görülen Detaylar romanıyla, uluslararası arenada da Booker ve Dublin edebiyat ödüllerine aday gösterilerek, Avrupa edebiyatının son yıllardaki parlayan yıldızı hâline geldi. Genberg insan ilişkilerinin detaylarını, bir zamanlar yaşanmış ama zihnin kıvrımlarında kalmış biçimleriyle, hafızasının ateşlendiği anlardan yola çıkarak aktarıyor.  
 
Detaylar’da anlatıcının uzandığı geçmiş, bir Paul Auster romanının sayfalarından fırlamışçasına bir sıtma hararetiyle ortaya çıkıyor: Seksenlerin Stockholm’ünde, psikolojinin henüz gençlerin pervasızlıklarının adlarını koymadığı dönemde ev arkadaşlarının, dostların, sevgililerin, hayatı etkileyip belirleyen ama sonradan kaybolanların peşine düşülüyor. Dört etkileyici adımda günümüz insanının profili çiziliyor.  
 
Biz böyle yaşadık... Yalın ve dürüst anlatımıyla, bir kuşağın hemen hemen tüm dünyada yaşadıklarına da dokunan, insana unuttuklarını kâh gülümseterek kâh ürperterek hatırlatan, bir kadının gözünden bizim kayıp zamanımız.  
 
“Mucizevi türden bir roman.” –HERNAN DIAZ  
 
“O kadar güzel ki tekrar okuyabilmek için cümlelerin altını çizip duruyorum.” –MARK HADDON  
 
“Kaybolanın kayıp kaldığı bir zamanı özlemle hatırlıyor.” –THE TIMES</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128448</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/674e779d-493b-45cd-97c3-6417e50fc295.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Dileğe Yolculuk</image:title>
            <image:caption>22 Nisan gecesi, Bora, Can ve Cemre ilginç, eğlenceli bir yolculuğa çıkıyor. Yetişkinlerin dünyasına adım attıkları bu yolculukta, nelerle karşılaştıklarını ve üstlendikleri sorumlulukları taşıyıp taşıyamadıklarını konu edinen bu roman, farklı bir 23 Nisan hikâyesi anlatıyor. 
Yazarı Buğra Kaleli’nin ilk eseri olan Bir Dileğe Yolculuk, Nur Demirbağ’ın sıcak çizgileriyle renklendi ve Semra Gültekin’in editörlüğüyle okurlarla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128449</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47b91678-e94d-4d87-93e9-c69d84f4b84c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ankara&apos;da Bir Ev: Yakın Tarihimizden Trajik, Ürkütücü, Garip Olaylar</image:title>
            <image:caption>&quot;Ankara&apos;da bir evden tekrar merhaba.&quot;


Münevver Elif, Aralık 2022&apos;den beri Ankara&apos;daki evinden kesintisiz sürdürdüğü podcast yayınında bu sözle açtı hep programını. Her bir kayıtta, Türkiye&apos;nin yakın tarihinden, basının ve halkın gündemini uzun süre meşgul etmiş trajik, ürkütücü, garip bir olayın öyküsünü anlattı kulak verenlere. Amatör bir uğraş olarak başlayan Ankara&apos;da Bir Ev, günden güne artan müdavimleriyle podcast dünyasının en gözde programları arasına girerken, bu başarısını şimdi de özel olarak hazırlanmış bir kitapla taçlandırıyor.


1920&apos;lerin sonundan başlayarak 1980&apos;lere varıncaya, Türkiye&apos;nin farklı şehirlerinde ama en çok da İstanbul&apos;da yaşanmış, toplumda yarattığı onca infiale karşın zamanla unutulup gitmiş, akıllara durgunluk veren bu hikâyelerde, deyim yerindeyse modern Türkiye&apos;nin gündelik hayatının içine dalarak, türlü çeşit maraziliklerle gün yüzüne çıkan sıradan gerçekliğimize tanıklık edeceğiz. Ayrıca olayların arkaplanında gözümüze çarpan bazı adlara ve olgulara fener tutarak kültürel ve siyasal tarihimizin çeşitli cephelerine de küçük pencereler açacağız.


Kör talihin, bahtsızlığın yanı sıra ihtirasın, açgözlülüğün, alçaklığın, fukaralığın, ezeli kadın düşmanlığının, cinsel sapkınlığın, yamyamlığın, zulmün, işkencenin, çilenin, cinnetin, yürek burkan aymazlığın, ezcümle akla gelebilecek her çeşit kötülüğün boy gösterdiği bu hazin anlatılarda aynı zamanda hiç dinmeyen bir yaşama arzusunun izlerini bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128450</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa10ab48-4d06-4d06-ba0c-a67e6aa94bc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutulmuş Büyüler ve Terk Edilmiş Öyküler - (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir zamanların ismi unutulmuş meşhur bir halk ozanı vardı. Anlattığı hikâyelerin ucu bucağı yoktu ve öyle hikâyelerdi ki bunlar, onu dinleyenler işittiklerinin tek bir kelimesini bile hiç unutmazdı. Genç ozan, elinde eski lavtasıyla diyar diyar gezer, bir köyden duyduğunu öteki köye götürür, bir kasabadan dinlediğini öteki kasabaya taşırdı. Ancak bazen öyle öykülere denk gelirdi ki bunları öğrendiği gibi başka kimseye anlatmamaya yemin ederdi. Zihninde hapsolmuş bu öyküler, bazen uyumasına bile mâni olurdu. O da bu yükten kurtulmak için kendince bir yöntem geliştirdi. Ölümlü kulaklara ulaşmaması gereken sonsuz hikâyelerini ölümsüz olanlara anlattı. Ozan, yalnızca sırtını doğrultabilmek ve yükünü hafifletmek adına ölümsüzlere güvendi ama ölümsüzler, ona ihanet etti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128451</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/020f0c6c-8c69-474e-b6c0-40a7fe594db1.jpg</image:loc>
            <image:title>Lanzarote Defterleri 1.Kitap</image:title>
            <image:caption>1992 yılında Portekiz hükümetinin İsa’ya Göre İncil’in Avrupa Edebiyat Ödülü kısa listesinden çıkarılmasını istemesi üzerine, José Saramago bunun bir “sansür” olduğunu söyleyerek Portekiz’den ayrılma kararı alır ve Lanzatore’ye (Kanarya Adaları) yerleşir. 1993 yılında Saramago’nun gönüllü sürgünü başlamıştır. Senenin başında dostları Saramago’ya “özel” bir defter verirler. Tek koşulları vardır: Lanzarote’deki günlerini yazması. Saramago defteri kabul eder ve “günler yürümeye başlar”. 
15 Nisan-31 Aralık 1993 tarihlerini kapsayan Lanzarote Defterleri’nin bu ilk cildinde Saramago, hem Lanzarote’de geçen günlerini aktarıyor hem de çağının tanığı ve toplumsal sorumluluklarının bilincinde muhalif bir yazar/aydın olarak dünyada yaşananları değerlendiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128452</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63aeaa18-a17e-4456-8e22-5a29dd8f0edd.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Sinematekten Ötekine</image:title>
            <image:caption>Onat Kutlar, Hüseyin Baş ve Şakir Eczacıbaşı’nın girişimleriyle 1965’te kurulan, Türkiye’de sinema “kültürünün” yer etmesinde önemli rol oynayan Türk Sinematek Derneği’nin, ilk üyesi Jak Şalom. 
Fransa Sinemateki’nin kurucusu, “hazinelerin koruyucu ejderi” Henri Langlois ile beraber Fransız Sinemateki’nde ve Dünya Sinema Müzesi’nin kuruluşunda görev almış sinema uzmanı Jak Şalom. 
Film eleştirileri yazmış, gerçekleşen yeni hareketlerin, kurulan oluşumların içinde bulunmuş, hatta bir kısa film bile çekmiş sinemacı Jak Şalom. 
50 yıl sonra, yarım kalan hikâyenin devamını getirmek üzere kolları sıvamış ve daha kurumsal bir yapıyı inşa etmiş sinematekçi Jak Şalom. 
İlk değerlendirmelerini 12 yaşındayken kenara not almaya başlayan, 1950’lerden bugüne “büyük beyazperde”ye tüm yönleriyle kendini adamış sinemasever Jak Şalom. 
Bir Sinematekten Ötekine – Sinemayı Sevmek Jak Şalom’un kaleminden ve dilinden, bir insanın, dönemin, kurumun, o kuruma hayat verenlerin, kendini sinemaya adamış insanların “belge”si.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128453</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21630b18-9f85-4878-8d83-8dbb1df9cff5.jpg</image:loc>
            <image:title>Nihavent Tango</image:title>
            <image:caption>“‘Neresi bu Arjantin denen yer?’ dedi Fatma Zehra Hanım. 
‘Güney Amerika’da bir yerdir, hanımefendi.’ 
‘Fransa’dan da uzak mı?’ 
‘Çok ama çok uzaktır efendim; dünyanın öbür ucu.’ 
‘Ne işi varmış benim deli oğlanın orada?’” 
 
Herkesin ailesinde vardır, Mehmet Halit Tüccarbaşıoğlu gibileri. Ya birilerinin dedesidir ya büyük dayısı ya da ailenin müsrif ve maceraperest bir bireyi. Saza gidecek kıyafet olmadığı için dükkân satan, sermayeyi gözü kapalı kediye yükleyenlerden... 
Nihavent Tango böyle bir “dede”nin romanı. İstanbul’dan Arjantin’e giden, sadece iyi değil, tam olarak istediği gibi yaşayan Mehmet Halit Tüccarbaşıoğlu’nun sergüzeşti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128454</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e02c15ac-6c47-4db6-8667-979d3a30cfd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Stalin - Cilt 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Stephen Kotkin, üç cilt olarak tasarladığı bu kapsamlı biyografinin ikinci cildinde çağdaş dünyanın en tartışmalı liderlerinden Stalin’in mutlak iktidarını perçinlediği 1929-1941 yılları arasına odaklanıyor. Eşi Nadya Alliluyeva’nın intiharı ve yakın arkadaşı Sergey Kirov’un öldürülmesi gibi, yalnızlığını ve kuşkuculuğunu daha da keskinleştiren trajedilerle gündelik yaşamındaki sıradan anları detaylı olarak takip ettiğimiz çalışmanın bu ikinci cildi Hitler’i Beklerken’de kişisel olanla “tek ülkede sosyalizm”in inşasının iç içe geçtiği sarsıcı bir hikâye anlatılıyor. Özellikle Ukrayna ve Kazakistan’da kitlesel bir kıtlığın yanında insani yıkıma da yol açan “iradi” kolektivizasyon ve sanayileşme süreçleriyle büyük bir köylü ekonomisinin dünyanın en büyük güçlerinden biri haline gelmesinde Stalin’in oynadığı rol ve sahip olduğu sorumluluk detaylı bir şekilde inceleniyor. Kotkin, parti içi muhalefet, düşmanlıklar ve bitimsiz tasfiyelerin gölgesindeki Sovyetler Birliği’nin Nazi Almanyası ile yerleşik düzene karşı ortaklıklarla birlikte karşıtlıklar da barındıran ilişkisini yeni bir dünya savaşının eşiğinde, İspanya İç Savaşı’ndan Japon saldırganlığına uzanan geniş bir coğrafyada, tarihsel bir kapsamda tartışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128455</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e318ce49-31fc-40b1-adf0-f37c065ceeb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanılsamalar Şehri</image:title>
            <image:caption>Geçmişi silinmiş bir adam ormanın derinliklerinde uyanır. Adı yoktur, hatıraları yoktur ve Dünya’ya ait olmayan gözleri vardır. Bir süre ona evlerini ve kalplerini açan insanların arasında yaşadıktan sonra geçmişinin ve hakikatin peşinde bir yolculuğa çıkar. 
 
Yıldızlararası savaşların gölgesinde, Dünya artık eski Dünya değildir. Bilgiler yok edilmiş, şehirler harabeye dönmüş, insanlık ise bir avuç topluluğa sıkışmış durumdadır. Ve her şeyin ötesinde, gizemli bir güç gezegeni kontrol altına almıştır. 
 
Ursula K. Le Guin’in yaratıcı kaleminden çıkan Yanılsamalar Şehri kimlik ve hafıza, yalan ve hakikat, bilgi ve iktidar gibi kavramlar üzerine düşünen bir bilimkurgu klasiği…  
 
&quot;Umut, güvenden bile daha narin, daha çetin bir şey, diye düşündü. Güzel bir dönemde insan hayata güvenir; kötü bir dönemde sadece umut eder. Ama her ikisi de özünde aynıdır: İnsan zihninin diğer zihinlerle, dünyayla ve zamanla zorunlu ilişkisidir. Güven olmazsa insan yaşar ama insan hayatı değildir yaşadığı; umut olmazsa ölür. Ellerin birbirine dokunmadığı, bir ilişkinin olmadığı yerde duygular boşlukta körelir, zekâ kısırlaşır ve zihinde saplantılar oluşur. İnsanlar arasında kalan tek bağ, sahip ile köle ya da katil ile kurban ilişkisi olur.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128456</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/629e40a5-87ac-48ce-bc8d-fa25837e58d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Bir Alman İdealizmi</image:title>
            <image:caption>Adrian Johnston bu titiz çalışmasında Slavoj Žižek ile eleştirel bir diyalog kurar. Johnston yirmi birinci yüzyıla uygun bir metafizik bulabilmek için on dokuzuncu yüzyılın Alman İdealistlerine dönmek hususunda ustası ile hemfikirdir. Fakat tam da özgün bir filozofun yapabileceği şekilde Žižek’ten henüz başlangıç noktasında ayrılır: Arzunun ve hareketin kökenine yerleştirilen “boşluk” reddedilmelidir. Žižek’in kuantum fiziğine ve Lacancı psikanalize ayrıcalık tanıyan düşünsel stratejisi, Hegelci mantığın olumsuz boşluğu etrafında dönüp dururken; Johnston düşüncenin yönünü yaşama doğru çevirmek gerektiğini düşünenlerdendir. Felsefeyi biyolojiyle ittifak kurarak zenginleştiren bu düşünce; doğaya, yaşama ve gerçeğe hakkını vererek Marksizme şimdinin ihtiyaç duyduğu politik güçler bahşetme potansiyeline sahiptir. Zaten Johnston’u Žižek’le tartışmaya iten temel saik Hegelciliği çağdaş sol materyalizmi güncellemeye yarayan bir araç olarak yeniden düşünme gerekliliğidir. 
Yeni Bir Alman İdealizmi biyoloji, nörobilim, psikanaliz ve politik teoriyi harmanlayarak köklü bir geleneği temellerinden sarsan güçlü bir metin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128457</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5d1d114-d688-41b3-b021-dd3ffbced0e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kraliçeyle Dostluk ve Ayrılık Hikayem</image:title>
            <image:caption>Türlü-çeşitli çirkinlikler içinde yaşamış ve yaşayan bir toplumda, onun güzelliği sanki bunca yıldır hayatlarımızın en güzel armağanlarından, bize verilmiş en güzel tesellilerden biridir. 
 
O bir film oyuncusu, bir aktris, ünlü bir kadın, sorumlu bir anne, toplumuyla uyum ve kendisiyle barış içinde yaşamış bir kadın değildir yalnızca... O, kendisine toplum tarafından verilmiş o eşsiz unvanın bir eldiven gibi uyduğu müstesna bir kadındır; o Türkan Sultan’dır. Onu sevmemek kimin haddine! 
 

O yazar ise ona hayranlığını hep sürdürecek ve bu hayranlığın nedenlerini, belki bir gün, bir türlü bitiremediği bir kitapta daha iyi anlatmaya çalışacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128458</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b573e3b-aac1-4630-83cb-ff0c85a6ebc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Baba Olmak Kolay Mı?</image:title>
            <image:caption>Baba olmak sadece bir ünvan değil, sorumluluk ve farkındalıkla şekillenen bir yolculuktur. Kendi çocukluk deneyimlerimiz nasıl bir baba olacağımızı ne kadar etkiler? Nasıl bir baba olacağımıza gerçekten biz karar verebilir miyiz? 
 
Eren Güzel, baba olmanın çoğu zaman içgüdülerle değil seçimlerimizle şekillendiğinin altını çizerek kendi çocukluk deneyimlerinden hareketle miras aldığı ebeveynliği, nasıl bir baba olmayı seçtiğini, dönüşüm yolculuğunu ve kendi babalığını adım adım nasıl inşa ettiğini içtenlikle anlatıyor.  Babalığın ilk yılına dair yaşadığı deneyimlerini ay ay bir rehber niteliğinde sunarken ikinci kez baba oluşuyla birlikte iki çocuklu bir baba olarak yaşadığı zorlukları ve maceralarını samimi bir dille paylaşıyor. 
 

Baba Olmak Kolay mı? Belki değil… Ama her gün yeniden öğrenmek, gelişmek, değişmek ve daha iyi bir baba olmak mümkün… Bu kitap sadece baba olanlar için değil, baba olmayı planlayan, ebeveynlik üzerine düşünen, çocuklarıyla daha güçlü bir bağ kurmak isteyen, ebeveynliği eşit paylaşarak yaşamayı seçen herkes için yazıldı. Geleneksel kalıpların dışına çıkmaya cesaret edenleri baba olmanın gerçek anlamını keşfetmeye ve hakkını vermeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128459</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3858a2c-af9c-44aa-b930-c4856ae4d18c.jpg</image:loc>
            <image:title>Öykü Zamanı (10 Kitap+Soru Kitapçığı)</image:title>
            <image:caption>Bu öyküler birbirinden bağımsız on kitaptan oluşmaktadır. Her kitap farklı bir öyküyü anlatmaktadır. Başlarken bazen bir ata bineceksin. Bazen ışıl ışıl yanan bir ateş böceği olacaksın. Belki bir Japon balığı, belki yeşil bir kurşun kaleme dönüşeceksin. Arkadaşlığı, dostluğu ve paylaşmanın önemini anlayacaksın. Her şeyden önemlisi hayal gücünü daha da renklendireceksin. Peki eski oyuncakları tanımaya ne dersin? Mesela topaç gibi. Kukla oynatmak da var bu keyifli on kitabın içinde. Kitapları okuduktan sonra soru kitabındaki soruları cevaplamayı da unutma. Bu keyifli serüvene katılmaya ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128460</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52b0da2e-eb88-45eb-b654-624695c50698.jpg</image:loc>
            <image:title>Feng Shui Pusula İçimizde</image:title>
            <image:caption>Feng Shui Master Esra Koyuncu’nun huzur ve mutluluğu yaşadığımız alanlara ve hayatımıza taşımak için yazdığı ilk Türkçe özgün kitap Feng Shui Pusula İçimizde Günçe Yayınevi markasıyla raflarda. 
İnsanlık uzun yıllar boyu &quot;hormonlu domates&quot; yetiştirmenin peşindeydi. Sonra fark ettik ki, tarlada yetişen, mis kokan o gerçek domates aslında hep aradığımız şeymiş! 
21. yüzyıl bize doğayla uyumun ne kadar önemli olduğunu bize zorla da olsa öğretiyor. 
Feng Shui; yeryüzünü, gökyüzünü ve insanları inceleyerek, doğanın ritmini yaşam alanlarımıza nasıl taşıyabileceğimizi anlatan bir yaşam sanatı. Temelinde doğanın akışına saygı göstermek, mekanlarımızı ve hayatımızı bu akışla uyumlu hale getirmek var. 
Esra Koyuncu, keşfetme tutkusunu sade ve akıcı bir dille harmanlayarak Feng Shui&apos;yi günlük yaşamınıza taşıyan bu kitabı kaleme aldı. 
Türkçedeki ilk özgün Feng Shui kitabı olan Feng Shui Pusula İçinizde, iç huzuru ve dengeyi arayan  herkes için yol gösterici bir rehber. Sadece evinizi değil, sizi de dönüştürecek bu kitapla, doğanın akışına uyum sağlayarak daha dengeli bir yaşamın kapılarını aralayacaksınız. Unutmayın, değişen zamana uyum sağlamak her şeyin başlangıcıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128461</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54595941-d660-4b1c-b319-1e351baa5bc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar, Masallar ve Yaşam</image:title>
            <image:caption>“Edebiyatın yıllardır hem mutfağında çalışan hem yazan hem de öğreten Gülsüm Cengiz, koca bir hayatı daha güzel ve daha yaşanılabilir bir dünya yaratmak adına mücadeleyle geçirmiş, bunun için şiirler, öyküler, romanlar, araştırmalar/incelemeler yazmış ve durmaksızın üretmiş bir yazardır. Çocuklar Masallar ve Yaşam / Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Üzerine (1871-2015) adlı bu kitabında Gülsüm Cengiz, 19. yüzyılın sonundan itibaren günümüze kadar çocuk ve gençlik yazınının dünyada ve Türkiye’de geçirdiği aşamaları bir deneme tadında panoramik bir bakış açısıyla yedi ana başlık altında ortaya koymaya çalışır.” 
          Gülsüm  Cengiz eserinde, sanatın çocuk gelişimi üzerindeki etkisi, okul öncesi dönemde halk kültürünün verimleri olan ninni, nazlatma, tekerleme, masal vb. ürünlerin çocuk gelişimindeki yeri ve önemi, çocuk ve gençlik edebiyatı, bu alanda üretilen kitapları değerlendirme ölçütleri, çocuk ve gençlik edebiyatının ülkemizdeki tarihi, bu alanda yapılan çalışmalar; dönemsel özelliklerin, ekonomik ve toplumsal koşulların çocuk kitaplarına yansıması; çocuklar için yayımlanan kitaplardaki yazınsal ve ideolojik sorunlar, ayrımcılık ve şiddet olguları, bu alanda üretilmiş bazı yapıtlar üzerine yoğunlaşmaktadır. Çocuk ve gençlik edebiyatına ilişkin birikim ve deneyimlerini paylaştığı bu kitapta; doğumdan başlayarak ilk gençlik dönemini de kapsayan sürede çocukları ve gençleri etkileyen söz, ezgi, oyun ve kitapların onlar üzerindeki etkisini ortaya koymaktadır. 
Prof. Dr. Medine SİVRİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128462</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4f8e177-9a36-44f6-903f-e4b04e0c77b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Fırıldak Ailesi Son Ödeme Tarihi</image:title>
            <image:caption>“Bir gecede bütün ülke nasıl buzul çağına girer?” 
Türkiye’nin en eğlenceli ailesi Fırıldaklar, bu kez faturalarla ve donmuş bir dünyayla mücadelede! Sabri Fırıldak, doğalgaz faturalarını kısarak tasarruf yaptığını düşünürken, evde yaşanan büyük bir soğuk hava dalgası bütün mahalleyi, hatta ülkeyi etkisi altına alıyor. Ortaköy’den yayılan bu buz gibi felaketi durdurmak için tek çare... Halay çekmek mi?! 
Absürd mizahın ve komik diyalogların zirve yaptığı “Buzul Çağında Fırıldaklar”, sizi kahkahalara boğacak ve içinizi ısıtacak! 
Soğuğun ortasında sımsıcak bir hikâyeye hazır olun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128463</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dd2e574-9539-4c6b-be88-73a44118ebfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Nereden Nereye Anadolu Ajansı</image:title>
            <image:caption>liderliğindeki Türki- ye’de Anadolu Ajansının yaşadığı kapasite artışı incelenmektedir. Bu bağlamda 2002-2024 yıllarını karşılaştırmalı verilere dayalı şekilde analiz eden çalışma, kamu yayıncılığına yapılan yatırımlar sonucunda Anadolu Ajansının nereden nereye geldiğini somut şekilde ortaya koymaktadır. 
Bu tarihlerde Türkiye’nin, diğer pek çok alanda olduğu gibi, yaşadığı pozitif değişim ve dönüşümün yansımalarını AA ölçeğinde irdeleyen bu eser, kendi alanında önemli bir boşluğu doldurmaktadır. 
Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde takip edilen politikaların iletişim alanındaki en önemli taşıyıcısı konumundaki Anadolu Ajansı, kuruluş misyonuyla da uyumlu şekilde cihanşümul bir haber ajansı olarak küresel ölçekte hakikatin yanında bulunmaya ve bu doğrultuda haberi savunma- ya devam etmektedir. 
Kurtuluş Savaşı’nın zor yıllarında, 6 Nisan 1920’de, Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla kurulan Anadolu Ajansı, Millî Mücadele’nin haklı tezlerini güçlü bir şekilde dünyaya duyurmuştur. Bu haber yolculuğu, yapılan yatırımlar neticesinde daha güçlü nitelikler kazanarak yoluna devam etmektedir. 
Osmanlı Devleti’nden Türkiye Cumhuriyeti’ne geçiş sürecinin temel özellik- lerini de barındıran Anadolu Ajansı, basın alanındaki sürekliliğin mirasını taşımaktadır. Elinizdeki eser, bu anlamda Anadolu Ajansının kuruluş sürecinin kültürel atmosferine dair bir çerçeve çizmekte ve süreklilik unsur- larının üzerinde durmaktadır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128464</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/731624fe-f3c7-441d-ab09-28a971f14ed0.jpg</image:loc>
            <image:title>Babamın Oyuncak Sandığı</image:title>
            <image:caption>Hayal gücünüzü serbest bırakın ve oyuncakların gizemini keşfetmeye hazır olun! Uçurtmalar rüzgârı çağırırken, dürbünlerle başka yerlere ışınlanacak  ve pilot gözlükleriyle gökyüzüne süzüleceklerdir! Ali, Zeynep, Efe ve Berk, bir yaz tatilinde köyde geçirdikleri sıradan günlerde bir tavan arasında buldukları eski bir oyuncak sandığıyla bambaşka bir maceraya adım atarlar. Ama her şey bir oyundan ibaret değildir... Sandıktaki oyuncaklar kaybolunca işler ciddileşir. Dört arkadaş, zekâlarını, cesaretlerini ve dostluklarını birleştirerek, gizemli koleksiyoncu Mezatçı’nın peşine düşer. Peki, onları bekleyen sırlar nelerdir? Babamın Oyuncak Sandığı; sıcak, eğlenceli ve düşündürücü diliyle okurlarını maceranın tam ortasına sürüklüyor. Bu kitap, eski oyuncakların ardında yatan sırları ve el birliğiylebu sırrı çözmenin gücünü keşfetmek isteyen her yaştan okuru bekliyor. Haydi siz de bu maceraya katılın.  Geleneksel oyuncakların şaşırtıcı gücü, dostluk, macera ve sıcacık bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128465</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e867ee6-7c03-481e-a454-dddd9dad30d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Asansöre Binemeyen Leylek</image:title>
            <image:caption>Çocukların dünyasına yepyeni bir kahraman katılıyor: Leko! 
Henüz uçmayı öğrenememiş sevimli bir leylek yavrusu olan Leko, ailesiyle sakin bir çatı hayatı sürerken, 
en yakın arkadaşı güvercin Gürkan’la oynadığı bir oyunun ardından 
kendini hiç beklemediği bir anda bir çöp tenekesinin içine düşer. 
Bu durum, Leko’nun hayatını tamamen değiştirir. Artık kendini çok güvende ve huzurlu hissettiği çatısından ve ailesinden uzaktadır. Şehrin kargaşasının ve kalabalığın zorluklarıyla mücadele ederken birbirinden ilginç arkadaşlar edinir.  Bu şehir macerası içinde Leko ailesine ve kendini güvende hissettiği çatı hayatına 
tekrar kavuşabilecek mi? 
Bu hikâye, yalnızca minik bir leyleğin ailesine kavuşma mücadelesi değil; 
bir dostluk, vefa ve hayatta kalma macerasıdır. 
Leylek Leko’nun, güvercin Gürkan’ın, fare Famik’in ve kedi Pırtık’ın İstanbul turuna hazır mısın? 
Haydi Leko’nun macerasına sen de katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128466</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26df4915-7956-427a-82d0-9ebecd5b9d56.jpg</image:loc>
            <image:title>Depodaki Sır</image:title>
            <image:caption>Turuncu renkli, cesur ama biraz tedirgin bu top! 
                       Kendini sadece sıradan bir top sanıyordu, ta ki bir gün onu bakkaldan satın alan 
                                                 Yiğit ile  yepyeni bir maceraya atılana dek... 
                        Patlatılma korkusuyla başlayan bir topun hikâyesiyle, çocukların dünyasına, dostluğun gücüne ve “farklılıkların aslında ne kadar kıymetli olduğuna” tanıklık edeceksiniz. 
  Yiğit ve arkadaşlarının oyun alanında yaşadıkları küçük çatışmalar, büyük farkındalıklara dönüşüyor. 
Yamalı, unutulmuş toplar; alay edilen, dışlanan çocuklar ve akran zorbalığı…
Çeşitli mücadele ve kırgınlıklardan sonra aynı arkadaş ortamındaki çocukların birbirini anlaması sonucu ortaya çıkan müthiş bir dayanışma ve dostluk hikayesi… 
Depodaki Sır sizlerle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128467</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/decf852a-9c52-403b-8da2-2c67dff98c20.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgarın Çırağı</image:title>
            <image:caption>Denizin bir sırrı vardır; onu öğrenmek cesaret ve sabır gerektirir. 
Denizi çok seven Kemal, deniz kıyısında bulduğu eski bir şişe ile bambaşka bir dünyaya adım atar. 
İçinde bir mektup vardır. Kemal o mektuptaki sırrı Bilge’nin yardımıyla çözmeye çalışır. 
Bilge’nin macera boyunca söylediği bir cümle vardır: 
“Rüzgâr seni sınar ama sabırla çalışırsan onunla dost olursun.” 
Bilge’nin bu sözüyle Kemal rüzgârla mücadele eder, yağmurla savaşır, balinalarla tanışır.
Sonunda; bir martı ve akıllı bir kızla birlikte, kötülüğe karşı büyük bir savaşa girer. 
Bu kitap, bir mücadele ile aynı zamanda cesaretin, dostluğun 
ve hayallerin peşinden gitmenin heyecan verici hikâyesidir. 
Rüzgârın Çırağı sizi cesur bir maceraya davet ediyor. Ama bu büyük yolculuk hiç de kolay olmayacak.                        
Peki ya sen? Rüzgârın ne fısıldadığını duymaya ve Rüzgârın çırağı olmaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128468</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7eb12af8-fc64-4c09-b207-67d26080fe9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Korsanlar ve Deniz Canavarları - Adadaki Veteriner</image:title>
            <image:caption>Adadaki &apos;&apos;küçük&apos;&apos; veterineri hayvanlar çok sevecek! Ödüllü yazar Gill Lewis&apos;in &apos;&apos;SEN de OKU&apos;&apos; koleksiyonu için kaleme aldığı Adadaki Veteriner: Korsanlar ve Deniz Canavarları, yeni başlangıçlara yelken açarken hayalleri pusula yapan ilham verici bir serüven. Patili dostlarımızın korunmasına yönelik farkındalık uyandıran kitap; çiftlik, ev ve sokak hayvanlarının sağlığı ve bakımı hakkında çeşitli ipuçları da paylaşıyor.   Hayvanları çok seven Büşra, tıpkı annesi gibi veteriner olmak istiyor. Neyse ki bu dileği için fazla beklemek zorunda değil. Annesi bir gün görev için komşu adaya gidince Büşra da bir sürü hayvanla baş başa kalıyor. Şimdi bakılacak onca hayvan var: Tabii bacadan aşağı uğuldayan dev bir deniz canavarı ile sol gözünde siyah leke olan bir korsandan fırsat bulabilirse... Annesine yardım ederken hayallerine dümen çeviren küçük bir kızın başından geçen maceraları anlatan bu eğlenceli roman, veterinerlik mesleğinin incelikleri hususunda çocuklara rehberlik ediyor. 
Bu kitabı okuyanları neler bekliyor? * Hayvanların gözetilme, bakım ve korunma hakları hakkında bilinçlendiriyor.   * Meslek seçiminde hayallerin ve ideallerin önemini fark ettiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128469</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61b538aa-4b2b-482e-a1d1-f45b87d92e6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaçak Yolcu Fırtfırt</image:title>
            <image:caption>“Acaba ormanın ötesinde neler vardı?” 



Fırtfırt ormanın ötesinde neler olduğunu öğrenmek için bir fırsat yakalamıştı. 

Doğa yürüyüşü yapmaya gelenlerden birinin çantasına gizlice girerek şehre ulaşacaktı. 



Kertenkele Fırtfırt’ı şehirde neler bekliyordu acaba? 



Berat Alanyalı’nın yazdığı Kaçak Yolcu Fırtfırt’a Tuğçe Karaburçak resimleriyle eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128470</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c96c74b1-6b7c-4d92-bb97-cca6d3853e2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı İbik Ne Yapsın?</image:title>
            <image:caption>Üürüüüüüüü! 



Ah Kırmızı İbik ah! Sen misin köyden şehre gitmek için yola çıkan ev ahalisinin peşine takılan! 



Şehir hayatını hiç bilmeyen Kırmızı İbik’in başına neler gelecek neler! 



Nursel Erdoğan’ın yazdığı Kırmızı İbik Ne Yapsın? hikâyesine Meryem Tanrıkulu güzel resimleriyle hayat veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128471</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/591b2374-0510-45f9-bb1c-697ca98059ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Varoluşun İzinde</image:title>
            <image:caption>İnsan varoluşunun zorluklarıyla baş etmek ve
anlam arayışına ışık tutmak... İnsanın kendini tanıma yolculuğu, en derin içsel soruları yanıtlamak için çıktığı,
durmaksızın değişen ve gelişen bir süreçtir.
Varoluşçu terapi, bireylerin bu yolculukta karşılaştıkları kaygı, anlam, özgürlük, ilişkiler ve ölüm gibi
büyük temalar üzerinde düşünme cesaretini göstermesine rehberlik eder.

 Bu kitap, sadece bir terapi rehberi değil, insan yaşamının evrensel çelişkileriyle yüzleşen bir pusula niteliğinde. Emmy van Deurzen ve Claire Arnold-Baker&apos;ın rehberliğinde, varoluşçu terapinin öncü lerinden gelen gerçek vaka örnekleri ve etkili analizlerle destekle nen bu eser, okurlara kendilerini, başkalarını ve içinde yaşadıkları dünyayı daha iyi anlama yolunda içsel bir rehber sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128472</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/963ea3bb-0bf1-4591-9011-557fb84f4cf5.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’ye Schmitt ile Bakmak: 1970’lerde Düşmanlıklar ve Ötekiler</image:title>
            <image:caption>1970’li yıllar, Türkiye siyasî tarihinde en çalkantılı dönemlerden biridir. Bu dönemde 12 Mart sürecinden çıkışla birlikte sivil siyaset, CHP-MSP Hükûmeti ile tekrar başlamıştır. CHP-MSP hükûmeti döneminde 1974 Genel Af Kanunu ve Kıbrıs Barış Harekâtı gibi önemli iki hadise gerçekleşmiştir. 1975’ten itibaren ise Milliyetçi Cephe iktidarları döneminden başlayarak 12 Eylül darbesi ile sonlanan süreçte özellikle aşırı politizasyon ve ideolojik kitlelerin militan mücadeleleri döneme damga vurmuştur. 1970’lerin ortalarından itibaren görülebilecek diğer baskın tema ise devletin egemenlik ve karar kapasitesindeki fragmantasyondur. Tüm bu olgular, bu dönemi Carl Schmitt’in üç adet düşmanlık formu üzerinden Türkiye’nin 1970’li yıllarına bakmayı önermektedir. Bu doğrultuda “iç düşman”, “dış düşman” ve “mutlak düşman” tipolojileri ekseninde Türkiye siyasî tarihinin en çalkantılı döneminin izini sürmektedir. Bu kritik dönemi kronolojik bir tarihsel anlatı biçiminde değil de Schmittyen kavramsal okuma ekseninde anlamaya çalışmak hem tarihsel olgulara yeni bir yorum getirmeyi hem de dönemin dinamiklerini kavramayı güçlendirecek bir düşünsel şablon çıkarmayı sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128473</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8146a41b-ed7a-4ce6-a20d-97560bd03acc.jpg</image:loc>
            <image:title>Robert Nozick: Adalet Teorisi ve Temel Kavramları</image:title>
            <image:caption>Robert Nozick, adalet kavramını siyaset felsefesinin merkezî araştırma nesnelerinden biri haline getirmiştir. Elinizdeki bu kitabın iki temel amacı bulunmaktadır. Bunlardan ilki, Nozick’in adalet teorisinin farklı unsurları içeren boyutunu betimsel olarak açıklamaktır. İkinci amaç ise diğer düşünürler tarafından Nozick’in teorisine yapılan itirazlar çerçevesinde Nozick’in  adalet teorisinin eksikliklerine ve tutarsızlıklarına işaret etmek ve bunları aşmaya çalışmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128474</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72315f60-b319-4326-ae61-5e031d2f908b.jpg</image:loc>
            <image:title>Katip Bartleby</image:title>
            <image:caption>“Kalabalığını gördüğü, bildiği bir mekânın yalnızlığının tek seyircisiydi o...” 
 
Dünya edebiyatının kült eserlerinden Kâtip Bartleby, bir avukatın Wall Street’teki hukuk bürosuna bir kâtibi işe almasıyla başlar. Bir süre sonra çalışmayı ve hatta yaşamayı reddederek hâkim düzeni ve en sarsılmaz inançları tersyüz eden Bartleby, dünyaya karşı takındığı alışılmadık tavrıyla avukatın elini kolunu bağlar. 
 
Bartleby, bireyin sessiz bırakıldığı ve itaate koşulduğu modern dünyada “yapmamayı tercih ederek” yaşayan sıradan bir kâtibin varoluş nüshasıdır. Sorgusuz sualsiz kabullerin karşısına dikilmiş sessiz bir isyan bayrağıdır. Özgürlüğü yeniden tanımlayan, tuğla duvara bakan bir masanın ardında tarihin başka türlü yazıldığı bir başkaldırı hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128475</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/659cb0ff-9a33-4ff8-a26a-f04a27597293.jpg</image:loc>
            <image:title>Cornelia ve Orman Makinesi</image:title>
            <image:caption>Cornelia ve ailesi ormanın yakınlarında büyük bir eve taşınırlar. Anne ve babası yeni evi yerleştirirken Cornelia kendini yalnız hisseder ve ormanda keşfe çıkar. Bu keşif, ona hem yeni bir arkadaş kazandırır hem de hayal gücünün ötesinde bir macera sunar. Çünkü arkadaşının bir orman makinesi vardır! 
Bu hikâye, seni harika resimlerle dolu büyülü bir dünyaya davet ediyor. Sıkı tutun, orman makinesiyle yolculuk başlıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128476</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28ca0941-101b-45ee-836c-0a8d8baf9a01.jpg</image:loc>
            <image:title>Kim Doğum Günümü Kutlamak İster?</image:title>
            <image:caption>İda, doğum gününü kutlamak için büyük bir parti hazırlığı yapar ama bir sorun var. İda’nın Kuzey Kutbu’nda hiç arkadaşı yok ki! Acaba ne yapmalı? İda bunun üzerine hava balonuyla dünyayı dolaşmaya karar verir. Bu yolculukta balina, sincap, tilki, timsah derken pek çok arkadaş edinir ve hepsini partisine davet eder. Çünkü bir kutlama, birlikte oldukça ve paylaştıkça anlam kazanır. 
İda hemen eve dönmeli artık! Çünkü daha fazla balon şişirmesi gerekiyor. Çok yakında bir sürü misafiri ağırlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128477</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5693d9ba-6d12-4da1-901f-fd6c62f497c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurt Ormanı</image:title>
            <image:caption>Hedda, büyükbabasının göl kenarındaki evini çok sever. Bir gece ormanda bir şey gördüğünü hisseder. Ertesi gün  pati izlerini takip edince yaralı bir kurtla karşılaşır. Bu yeni arkadaşını eve götürür ama büyükbabası evde kurt beslenemeyeceğini söyler ve kurt ormana doğru kaçar. Hedda ise arkadaşının peşinden giderken kendini büyük bir tehlikenin içinde bulur. Peki Hedda bu zor durumdan nasıl kurtulacak?  
 
Harika resimlerle dolu bu hikâye, okurlarını dostluk, cesaret ve yardımlaşmanın gücünü keşfetmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128478</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8e68157-6a58-4189-b7e8-fc3edaebf035.jpg</image:loc>
            <image:title>Efendi</image:title>
            <image:caption>Mete Z., popüler olmasa da mizah camiasında kendine yer edinebilmiş, içine kapanık, çevresi tarafından “Efendi Çocuk” diye tabir edilen bir karikatüristtir. Bir yandan sadece çizerek ayakta kalmaya çalışırken, bir yanda da toplumda varoluş mücadelesi vermektedir. Katıldığı bir doğum günü partisinde tanıştığı Seyran’a görür görmez âşık olur. Fakat bu aşk beraberinde, içinden çıkılmaz bir olaylar zincirini getirecektir. 
 
Kendi de bir karikatürist olan Uğur Günel’ den otobiyografik bir bakışla yazılmış, kendi yaşamıyla da paralellikler taşıyan bir roman. Toplumda “öteki” olarak yer etmiş yazar-çizer-üretenler adına yazılmış, dramatik, komik, yer yer erotik, fantastik ve mistik bir sistem eleştirisi. 
 
Sayfalarda kaybolmaya hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128479</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/309d1d8d-e9be-4def-9696-1cb38b0ea593.jpg</image:loc>
            <image:title>Jamal</image:title>
            <image:caption>“Onunla bir çöp bidonunun başında tanıştım; çekingen, utangaçtı. Aç olduğu her halinden belliydi, yine de çöpü karıştırıp karıştırmamakta kararsızdı. … Kapkara gözlerinin feri sönmüş, omuzları çökmüş, dudakları çatlamıştı. Çöpten bulup çıkardığım ilk yiyeceği ona uzattım; tereddüt etti, gözleri doldu, boğazı düğümlendi. … Verdiğim mısır ekmeğinden ısırırken onu adeta incitmemeye çalışıyordu, belli ki ‘nan’ın kıymetini biliyordu, ‘nankör’ değildi yani. Birkaç parça daha yiyecek tutuşturdum eline; ilk defa gülümsedi, bembeyaz dişleri yüzünü aydınlattı. Birbirimizin dilini konuşamıyorduk, ancak iyiliğin evrensel diliyle anlaşmak zor değildi.” 
 
Düşenlerin, sürülenlerin, yersiz yurtsuz bırakılanların, içlerinde bir anda “tık” diye bir şeyler kopanların, acımasızca işleyen bir çarkın dişlilerinde öğütülenlerin son sığınağıdır sokak. Orada insan olmanın/insan kalmanın, dayanışmanın, bir dilim ekmeği paylaşmanın mutluluğu da yaşanır; yüzüstü bırakılmanın, tepetaklak yere çakılmanın acısı da. İnsanların en güzel hallerine de tanık olunur, en kötücül hallerine de. Ama sokağın “sesine” kulak vermek değildir aslolan, o “sesin” bizzat kendisi olmaktır. Sokak özgürlüktür çünkü, özgürlük sokaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128480</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74e94543-08c3-4c11-886d-8a3c9a64248c.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşancan ile Faresu Serisi Seti - 11 Kitap Takım</image:title>
            <image:caption>Tavşancan ile Faresu’nun maceraları 1 milyondan fazla okura ulaştı! Bütün dünyada çocukların zevkle okuduğu, elliden fazla dile çevrilen Gruffalo’nun çizeri Axel Scheffler’in yazıp resimlediği, çocukların dünyasına özgü konuların ele alındığı “Tavşancan ile Faresu” kitaplarının tamamı şimdi tek bir çantada!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128481</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/871d2e80-7892-4b47-a440-e406e156f3f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Saka ve Sanrı 2</image:title>
            <image:caption>Bige’nin korkulu rüyası olan 13 Haziran kapıya dayanmıştır. Her doğum günü bir öncekinden daha kötü ve sarsıcı geçmişken bu sefer hiç ummadığı bir sürprizle karşılaşır. Geçmişinden çıkıp gelen biri onu hazırlıksız yakalamıştır. Bige’nin yaşadığı psikolojik çöküşte yanında olan ve her konuda onu destekleyen kişilerden biri de Karun’dur. Sahte bir evlilikle bir araya gelen ikili, düşündüklerinden daha fazla ortak yönleri olduğunu keşfeder.
Peki, Saka ve Sanrı için intikamla başlayan bir evlilik gerçeğe dönüşebilir miydi?
“Gidişine çok kızgınım ama öfkemin asıl sebebi döndüğünde bile seni affedecek olmam.”
Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128482</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85c86c85-8fce-4cd2-8c91-0d5409fa3095.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşasın Dans (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hector, yerinde duramayan, enerji küpü bir çocuktu. Ailesi, enerjisini atması için onu dans derslerine götürmeye karar verdi. Hector, o günden sonra durmadan ama hiç durmadan dans etmeye başladı. Artık bu kadarı da fazlaydı!
Önyargılar, kalıplaşmış fikirler, toplumsal cinsiyet rolleri hakkında, kahkaha dolu bir resimli kitap!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128483</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a74726df-b973-4571-9060-09484cab8364.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşklar ve Yalnızlıklar</image:title>
            <image:caption>Köklerini arayan bir kalbin, aşk ve adaletle sınavı... 
 
Londra’nın gri sokaklarında, sıradan ve sessiz bir hayat süren üniversite öğrencisi Selim, yaratıcı yazarlık dersinde verilen bir ödevle sarsılır. Bu ödev, onu Türkiye’de savcı olan dedesinin gizemli geçmişine, Pakistan kökenli İngiliz annesinin suskunluğuna ve ailesinin derin sırlarına doğru sürükler. Ancak asıl kırılma noktası, ağaçlar altındaki bir bankta Leila’yla yaptığı uzun, sarsıcı bir konuşmayla başlar. 
 
Arkadaşlıklar, aidiyetler, kuşaktan kuşağa aktarılan miraslar, kaybolan değerler, kopan ve kurulan bağlar, aşklar ve yalnızlıklar... 
 
Arda Erel, Aşklar ve Yalnızlıklar romanında modern dünyanın kırılgan ruhunu mercek altına alırken, günümüz insanının aşk, aidiyet ve yalnızlıkla olan karmaşık ilişkisini sorguluyor. Ve bizi şu kaçınılmaz soruyla baş başa bırakıyor: 
 
Hayat, aşk ve bir ülke ne kadar adaletli olabilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128484</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d334067-cbdb-4ab9-8d98-80f93f27227e.jpg</image:loc>
            <image:title>Huzurlu Beyin</image:title>
            <image:caption>BUGÜNE KADAR ZİHNİNİZİN ESİRİ MİYDİNİZ? ARTIK KONTROLÜ ELİNİZE ALMA ZAMANI! 
 
Gerçek huzur, sadece dış koşullara mı bağlı? 
Stresin ve endişenin altında ezilmeden daha mutlu ve yaratıcı bir yaşam sürmek mümkün mü? 
Peki ya, beyninizi yeniden programlayarak hayatınızı kökten değiştirebileceğinizi söylesek? 
 
Huzurlu Beyin, bilimsel araştırmalarla desteklenen tekniklerle, zihninizi nasıl daha sakin, daha dirençli ve daha mutlu bir hale getirebileceğinizi gösteriyor. Nöroplastisite sayesinde beyninizin değişebilir olduğunu keşfedecek, meditasyonun ve farkındalığın gücüyle stresin kontrolünü ele alacaksınız. 
 
Dawson Church, Huzurlu Beyin kitabında yalnızca teoriyle değil, gerçek hayat hikâyeleri ve pratik uygulamalarla, beyninizi pozitif bir dönüşüm sürecine sokmanın sırlarını paylaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128485</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b7116c3-2989-4129-bd32-6efcb7190dc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Zor Bir Kitap (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dikkat! Bu kitap sizden zor şeyler yapmanızı isteyecek!  Yaşamın Kısa Tarihi&apos;nden tanıdığımız yazar Idan Ben-Barak ile çizer Philip Bunting&apos;in yollarını yeniden kesiştiren Çok Zor Bir Kitap, erken öğrenme çağındaki çocukların üstbilişsel becerilerini destekleyen bol etkileşimli bir serüven. Zihin felsefesi kavramına temel bir giriş sunarken hayal gücünün sınırsızlığından ilham alan kitap, okurları soyut konular üstüne soru sormaya ve açık uçlu düşünmeye davet ediyor. Yapmak istemediğin bir şey yap yahut bir dakikalığına başka bir yerde ol! Şu an tanıtımını okuduğunuz bu kitap, &apos;&apos;düşünme&apos;&apos; hakkında nasıl fikir yürütmeniz gerektiğini gösteren önerilerle dolup taşıyor. Kitaptaki rengârenk resimleri bütünleyen yönergeler, sizden bambaşka şeyler hayal etmenizi ve yapmanızı istiyor. Evet, bazıları yapması çok zor belki ama bir o kadar da eğlenceli! Eğer hazırsanız, birlikte düşünmeye başlayalım mı? Bu kitabı okuyanları neler bekliyor? * Yaratıcı düşünmenin önemini fark ettiriyor. * Zorlu görevlere meydan okuma deneyimi kazandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128486</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ddc7f01-f241-4eae-9cb9-62358fdb9f36.jpg</image:loc>
            <image:title>Berserk 8</image:title>
            <image:caption>Doldrey Savaşı sonlanır! Şahin Ekibi’nden Griffith, zaferin kazanılmasında büyük bir rol oynar. Şimdi onları, Midland Hanedanı ile soyluları arasındaki güç mücadeleleri ve entrikalar beklemektedir. Griffith’in tutkusu, Casca’nın hisleri ve Guts’ın amacı nedir? Bunları kendileri bile bilmemekte... Gençlerin her biri kendi yollarında ilerlerken Guts bir karara varır. Gençliğin ışığı ve gölgesi altında ilmek ilmek örülen Altın Çağ!...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128487</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83debed6-7c29-47c9-a33e-7e33e986aa30.jpg</image:loc>
            <image:title>Artık Çok Geç</image:title>
            <image:caption>BEN KÖTÜ BİRİ DEĞİLİM 
 
SADECE KÜÇÜK BİR HATA YAPTIM 
 
Kocasından yakın zamanda ayrılan Meghan Michaels’ın hayatı, annelik ile tam zamanlı hemşirelik arasında denge kurmaya çalışarak geçiyordu. Görevli olduğu yoğun bakım birimine bir intihara teşebbüs vakası geldiğindeyse geçmişin karanlık yüzü kendini göstermeye başlayacaktı. 
 
Caitlin Beckett adındaki hasta söylentilere göre köprüden atlamıştı ve yaşıyor olması bile mucizeydi. Meghan daima işiyle arasına mesafe koyabilmesiyle övünürdü ama bu sefer uzak duramamış ve kadının düşüşünün ardındaki gizemin içine çekilmişti. 
Caitlin köprüde yalnız mıydı? Kendisi mi atlamıştı yoksa onu biri mi itmişti? Peki böyle bir şeyi nasıl bir canavar yapardı? 
Meghan tüm bu sorularla boğuşurken hem kendisinin hem de kızının tehlikede olduğunu dehşetle fark edecekti… 
ama artık çok geçti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128488</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00739e43-0cf9-4bd3-842e-9c85f886a3d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Berserk 7</image:title>
            <image:caption>Dostluk, hayaller ve hırslar... Her bir gencin birbirinden farklı ideallerinin kesiştiği noktada Midland Ordusu ve Şahin Ekibi, düşman ülke Chuder’a diz çöktürmek için sefere çıkar. Savaş meydanında dostlarından ayrılan ve ormanda birçok düşman asker tarafından çevrelenen Guts ve Casca, birbirleriyle yüzleşir. İkisinin ilerlediği yoldaki engellerden biri, ele geçirilemeyeceği söylenen Doldrey Kalesi’dir... Altın Çağ’da heyecan giderek artıyor!...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128490</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e669d727-13d7-4a63-8b31-88c57b6a731e.jpg</image:loc>
            <image:title>Fatih Sultan Mehmed</image:title>
            <image:caption>YAŞAMININ TÜM YÖNLERİYLE 
FÂTİH SULTAN MEHMED 
“Fâtih, Avrupa’dan Karadeniz’e kadar ömrü sefer-i hümâyunda geçen bir hükümdardı. Devrin yazarları onu Büyük İskender, Hannibal ve Caesar’la karşılaştırıyordu. Aynı zamanda, ülkesine İtalya’dan ressamlar getirecek kadar sanatla da ilgiliydi. Arapça, Farsça, İtalyanca ve Yunanca biliyordu. İmparatorluğunu ve çevresindeki dünyayı tarihiyle ve coğrafyasıyla tanımak istiyordu. Fâtih Sultan Mehmed’i tek bir cümleyle ifade etmek gerekirse: Doğu’nun ve Batı’nın efendisiydi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128491</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/310f8947-7939-45dc-9b3f-1af239fa6ee1.jpg</image:loc>
            <image:title>Küskünler</image:title>
            <image:caption>Bu oyun herkesi barıştıracak! Çağdaş edebiyatımızın ödüllü yazarlarından Behçet Çelik, ilkgençliğin samimi ve sahici duygularıyla örülü bir duruşma oyunu kuruyor. Bir aile meselesini çözmek için, dört arkadaşı hukuk yolunda bir araya getiriyor. Duru anlatımı ve güçlü öykülemesiyle temposu hiç düşmeyen roman, aynı plağı dinleyenlerin, bir matematik kümesinde buluşanların, kendini ifade edemeyenlerin, küskünlerin ve arada kalanların hikâyesini anlatıyor. Yazdıklarıyla hep tam not alan Ferhat, babasıyla dedesinin birbiriyle konuşmadığını anlattığı ödevde başarısız olunca tüm sınıf çok şaşırır. Ama bir tek Gül, bu uzun küslüğün nedenini merak eder. Ferhat onu dedesiyle tanıştırmayı teklif ettiğinde kendini geri dönülmez bir yolda bulur. Arkadaşları Akın ve Zeynep’in de katılmasıyla dörtlü, bir barıştırma planı başlatır. İşleri iyice çorba etmeyi göze alarak kurdukları tuzak, buzları eritmeye yetecek midir?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128492</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/552b4827-d67b-4f3d-8f04-b024356fff9d.jpg</image:loc>
            <image:title>ReLife - 1</image:title>
            <image:caption>Arata Kaizaki, yirmi yedi yaşında ve işsiz bir adam. Liseden sonra üniversiteye girebilmek için fazladan iki sene harcayan Arata, mezun olduktan sonra girdiği işten üç ay içinde çıkıyor ve bir yandan iş görüşmelerinden olumsuz sonuçlarla ayrılırken diğer yandan hem işsizliğini çevresinden saklamaya çalışıyor hem de sevgilisinin bile olmamasına dertleniyor.
 
Bir gün aniden karşısına çıkan Ryou Yoake isimli bir adam, çalıştığı firmanın yaptığı deneyden bahsediyor ve ona bir kapsül veriyor. Deneye dahil olduğu sürece bütün masraflarının karşılanacağını söylüyor.
 
En başta kapsülü içmeyi reddeden Arata, kötü geçirdiği gecenin ardından sabah aynaya baktığında… kendini yeniden lise çağlarında buluyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128493</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48078f64-3def-4ac8-94c6-3e9738fab3c0.jpg</image:loc>
            <image:title>İstihdam Faiz ve Paranın Genel Teorisi</image:title>
            <image:caption>John Maynard Keynes, 1936’da yayımlanan İstihdam, Faiz ve Para Genel Teorisi’yle yalnızca ekonomi dünyasını değil, tüm toplumsal düşünceyi derinden etkilemiştir. Keynes’in teorileri, bireysel özgürlüğü savunarak, toplumsal eşitsizlikler ve yüksek işsizlik gibi sorunların üstesinden gelmeyi amaçlar. Cambridge’deki öğrencilik yıllarından itibaren “serbest ticaret” ve “serbest düşünce”ye olan tutkusunu dile getiren Keynes’in bu idealleri, onu ekonomik krizlere çözüm bulmaya çalışan bir düşünür haline getirmiştir. 
 

Ekonominin ve toplumun karşılaştığı yapısal sorunlara farklı bir bakış açısı getiren Keynes, özgürlüğü ve refahı yalnızca bireysel değil, toplumsal düzeyde de savunmuş; bu hedefe ulaşmanın yollarını, devlet müdahalesi ve ekonomik planlamada görmüştür. İstihdam, Faiz ve Para Genel Teorisi, ekonomik düşüncenin dönüşümünü simgeleyen ve yirmi birinci yüzyılda da geçerliliğini koruyan bir başyapıttır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128494</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73a75cdb-b683-4726-a028-6b61b76ce102.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınav Dövme Sanatı</image:title>
            <image:caption>Bizim karar vermemiz için anlık ya da geçici değil, gerçek durum tespitine ihtiyacımız var. Bu açıdan bakıldığında özellikle neredeyse hiçbir yaş sınırlaması olmayan ve mesleki tercihi anlamında sürekli değişiklikler arz eden bir eğitim dünyasında, insanları dar zaman kalıplarına sokup çok etkilenecekleri bir sınav algısı oluşturarak onları sınav yoğunluklu bir yaşam tarzına zorlamak, en azından gençliğin enerjisini çalmak, gençlik dünyasına haksızlık olur. Zaman geri dönmeyeceğine göre bir ebeveyn veya öğretici olarak gereksiz çalışma şeklinde adlandırılacak bir dönem yaşanması, her öğrenci için istenmeden de olsa yaratılan bir stres kaynağıdır. Tecrübe edilmiştir ki milyonlarca kişinin girdiği sınavda birinci olan öğrenciler dahi bir sonraki süreçte, aynı strese dayanamayıp okumaya ara vermek zorunda kalabilmiştir. 
“Başkaları cehennemdir” anlayışını motto kılacak bir yarışa dönüşen sözde eğitim sisteminden; hayırlı bir süreçle en yakında kurtulmak ve Türk gençliğinin emeğinin akla, bilime ve “birlikte daha güçlüyüz, bir elin nesi var, iki elin sesi var”, “el elden üstündür” mottosu ile eğitim ve üretim sinerjisine dönüştür-mek umuduyla bu çalışmanın “istikbal göklerdedir” diyebilecek bir nesil için hayırlı olmasını dilerim. 
MELA Yayınlarından çıkan Sınav Dövme Sanatı adlı eserde yazar ve eğitimci Nebi Gül’ün Türkiye’deki üniversite giriş sınav sistemi üzerine yaptığı eleştirileri ve bu sistemin içinde olan gençlere verdiği tavsiyeleri okuyacaksınız. 
 
Keyifli okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128495</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bc70a67-7c51-46a2-bf9a-d5408865c67c.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişin İzinde: Keşan Nüfus Defterlerinin Anlattıkları</image:title>
            <image:caption>İnsanların özgün nitelikleri ve karakterleri nasıl onları biricik ve özel kılıyorsa, kentler de taşıdıkları tarih, kültür ve kimlik ile diğerlerinden ayrışır ve anlam kazanır. Bir kenti değerli kılan, onun hakkında anlatılanlar, yazılanlar ve paylaşılan hikâyelerdir. Ne kadar çok anlatılırsa, ne kadar çok yazılırsa, bir kent o denli görünür hale gelir, bilinirliği ve değeri artar. İşte bu düşünceden hareketle, Keşan’ın geçmişine ışık tutmak, ona güçlü bir kimlik kazandırmak ve bu kimliği daha da pekiştirmek amacıyla bu çalışma hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128496</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f0666d2-125d-4a50-8022-daa5a6501395.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de 2000-2021 Yılları Arasında 3-6 Yaş Grubu Çocuklar İçin Basılan Çocuk Kitaplarındaki İllüstrasyonların Analizi</image:title>
            <image:caption>İllüstrasyon; iletilmek istenen bir mesajı, anlatılmak istenen konu, olay ya da durumu betimleyerek açıklama amacıyla yapılan resimlemelerdir. İllüstrasyonlar, anlatılmak isteneni kolayca algılamaya ve kavramaya fayda sağlayan insanların yaşamlarında kolaylık sunan kültürlerarası ortak bir dili oluşturan önemli ögelerdir. Gündelik yaşamın içerisinde her alanda illüstrasyonlara denk gelmek mümkündür. Bu alanlardan birisi de çocuk kitaplarıdır. Çocuk kitaplarındaki illüstrasyonlarda, çocuklar için yol gösterici temel unsurlardır. Özellikle 3-6 yaş grubu gibi henüz okuma-yazma bilmeyen çocuklar için de illüstrasyonlar oldukça fayda sağlamaktadır. 
Çalışmanın amacı 3-6 yaş grubu çocuk kitapları ile ilgili olarak; içeriğinin nasıl olması gerektiği, kitap seçimi yapılırken nelere dikkat edilmesi gerektiği, illüstrasyonlarının nasıl olması gerektiği ve bu kitaplardaki illüstrasyonların, hedef kitlenin yaşına uygun bir biçimde yapılıp yapılmadığı sorularına cevap bulmaktır. 
Çalışmanın kapsamında öncelikle literatür taraması yapılmış olup, illüstrasyonları analiz edilecek olan kitaplar belirlenmiştir. Bu araştırma için, 3-6 yaş grubu çocuk kitapları ile ilgilenen kişilerin görüşlerinden de yararlanma amacıyla bu yaş grubu çocuk sahibi olan ebeveynler, anaokulu öğretmenleri, illüstratörler ve pedagoglar ile derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Yapılan araştırmalar ve derinlemesine görüşmeler sonucunda belirlenmiş olan 3-6 yaş grubu çocuk kitaplarındaki illüstrasyonlar analiz edilerek sonuç oluşturulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128497</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd191508-75f0-4072-9324-3f410c4803cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Sait Faik Abasıyanık - Seçme Öyküler</image:title>
            <image:caption>Bu kitapla genç okurlarımızı Türk edebiyatında çağdaş öykücülüğün öncülerinden Sait Faik Abasıyanık’la tanışmaya davet ediyoruz. Burcu Aktaş’ın sunuşu ve notlarıyla zenginleştirilmiş bu seçkide yer alan 11 öykü -Uzun Ömer, Bir Kaya Parçası Gibi, Sinağrit Baba, Son Kuşlar, Stelyanos Hrisopulos Gemisi, Önündeki kış, Tüneldeki Çocuk, Dülger Balığının Ölümü, Birtakım İnsanlar, Fındık, Gümüş Saat- yazarın insana, doğaya ve şehre bakışını temsil ediyor. Sait Faik Abasıyanık’ın Türkçenin zenginliğini gözler önüne seren yalın ve içten üslubuna çizer Müjde Başkale’nin desenleri eşik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128498</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b490879c-2cd5-4844-b1d1-f19e89a95afd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlaması</image:title>
            <image:caption>Günümüzde sürdürülebilirlik, şirketlerin ve kurumların gündeminde önemli bir yer tutmakta, ekonomik başarıyla çevresel ve sosyal sorumluluğun birleştiği noktayı ifade etmektedir. Bu kitap, Türkiye’de ilk defa sürdürülebilirlik raporlama sürecini baştan sona tüm yönleriyle kapsayan ve uygulama örnekleriyle zenginleştirilmiş kapsamlı bir rehber niteliği taşımaktadır. 2024 yılından itibaren zorunlu hale gelen sürdürülebilirlik raporlaması çerçevesinde şirketlere ve kurumlara ihtiyaç duydukları bilgileri net, anlaşılır ve uygulanabilir bir formatta sunmaktadır. 
Kitap; sürdürülebilirlikle ilgili temel kavramlardan uluslararası raporlama standartları olan IFRS S1 ve S2’ye, emisyon yönetiminden kurumsal yönetişim ilkelerine kadar geniş bir içerik yelpazesine sahiptir. Kurumların sürdürülebilirlik raporlarını doğru, etkin ve şeffaf bir biçimde hazırlayabilmesi için gerekli teorik altyapının yanı sıra, Türkiye’den ve dünyadan örnek olaylar ve vaka analizleriyle içeriği somutlaştırmaktadır. 
Sakarya Üniversitesi ve VakıfBank iş birliği ile hazırlanan bu eser, akademisyenler, sürdürülebilirlik uzmanları, sektör çalışanları, şirket yöneticileri ve öğrenciler başta olmak üzere sürdürülebilirlik konusunda bilgi sahibi olmak ve uygulamalı çözümler üretmek isteyen herkes için değerli bir başvuru kaynağı olacaktır. Gelecek nesiller için sürdürülebilir bir dünya inşa etme yolunda atılan bu önemli adıma katkıda bulunmak isteyen herkes için faydalı ve yol gösterici olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128499</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8f974e9-cfcd-4654-b200-460ee3f3ca18.jpg</image:loc>
            <image:title>Roma İmparatorluk Dönemi Gümüş Sikkeleri - Özel Koleksiyon</image:title>
            <image:caption>Roma İmparatorluğu’nun görkemli tarihi, sadece askeri zaferlerle değil, aynı zamanda ekonomik ve kültürel zenginliklerle de şekillenmiştir. Bu eser, Roma İmparatorluğu dönemine ait gümüş sikkelerin derinlemesine bir incelemesini sunarken, antik dünyanın en önemli para birimi olan denariusun tarihsel evrimine ışık tutmaktadır. 
Koleksiyonumuz, nadir bulunan örneklerle zenginleştirilmiş olup her bir sikke, çağının sanatını, politikalarını ve toplumsal yapısını yansıtan benzersiz belgeler olarak öne çıkmaktadır. Eser, okuyuculara sikkelerin sanatsal ve tarihi değerlerini keşfetme fırsatı sunarken, aynı zamanda Roma’nın ekonomik sistemini gözler önüne sermektedir. 
Bu özelliği ile eser, yalnızca nümizmatik meraklıları için değil, aynı zamanda antik tarih, sanat tarihi ve arkeoloji alanında derinlemesine bilgi edinmek isteyen akademisyenler ve araştırmacılar için de vazgeçilmez bir kaynak niteliğindedir. Her sayfada, geçmişin derinliklerinden gelen bu görkemli paraların öyküsü, tarihsel bağlamıyla birlikte anlatılmakta; okuyucular, Roma İmparatorluğu’nun muazzam kültürel mirasını keşfe davet edilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128501</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33877a27-9ccf-44cc-b128-d2e49d91192f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşlı Bebekler</image:title>
            <image:caption>“Sen o kadar duyarlı bir çocuktun, o kadar çabuk incinirdin ki, bunları söylemek zorunda kalmıştım. Hayat karşısında kendini savunmasız hissetmeni istemiyordum. Yaşam acımasız olabilir. Korunduğunu hissetmeni, arkanda seni kollayıp gözeten daha yüce bir güç olduğunu  bilmeni istiyordum. Evren’in seninle kişisel olarak ilgilendiğini hissetmeni istiyordum.” Annemi alnından öptüm, bir deri bir kemik kalmış alnından. Koruyucum oydu, daha yüce güç oydu. Benimle kişisel olarak ilgilenen Evren oydu. Her şey hep oydu. “Seni seviyorum” dedim. 
 
Dünyayı sarsan Damızlık Kızın Öyküsü ve Ahitler romanlarının yazarı Margaret Atwood’dan yaşlılık, hatıralar ve hayatın her anını dolduran sevgi üzerine göz kamaştırıcı, zihin açıcı öyküler. Atwood’un keskin zekâsı ve ironisiyle yarattığı evrende neler yok ki: Atwood’la koyu bir sohbete dalan George Orwell; annesini cadı sanan bir genç kız, ruhu insan bedenine sıkışmış bir salyangoz ve elbette kendini bir salyangozun gözünden görme ayrıcalığına sahip olan Sevgili Okur! 
 
 
 
 
“O Margaret Atwood, her şeye kadir.” 
—Ann Patchett 
 
“Yaşayan en büyük yazar.” 
—Daily Telegraph 
 
“Çağımızın seçkin romancısı.” 
—Sunday Times 
 
“Yaşayan efsane.” 
—New York Times Book Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128502</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8f8624f-965c-4f67-a601-e3f7476b6bcf.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Gelişimi Atlası</image:title>
            <image:caption>&quot;Ebeveyn olmak, çocuğunuzun dünyasına yapılan en özel yolculuktur. Onun ilk adımlarına eşlik eder, gözlerindeki heyecanı hisseder, en derin kaygılarında yanında olursunuz. Ama bazen, en doğruyu yapmak isterken kendinizi çaresiz ve yetersiz hissedebilirsiniz… Peki, bu yolculukta ona nasıl rehberlik edeceğinizi biliyor musunuz?&quot; 
Çocuğunuzun gelişimini en iyi şekilde desteklemek için neler yapabilirsiniz? 
Onun duygularını anlamak ve sağlıklı bir bağ kurmak için hangi adımları atmalısınız? 
Kardeş kıskançlığı, öfke nöbetleri ve sınır koyma gibi konularda bilinçli ebeveynlik nasıl mümkün olur? 
Ebeveyn olarak kendi duygularınızı nasıl yönetebilir ve stresle nasıl başa çıkabilirsiniz? 
Ebeveyn olduktan sonra yeni rollerinizle dengeyi nasıl kuracaksınız? 
Bu kitap, çocuğunuzun dünyasını daha iyi anlamanızı, onun gelişim sürecinde bilinçli adımlar atmanızı ve sağlıklı bir ebeveyn-çocuk ilişkisi kurmanızı sağlayacak bir rehber. Bilimsel bilgiler, gerçek yaşamdan örnekler ve pratik önerilerle dolu bu kitap, ebeveynlik yolculuğunuzu daha bilinçli ve keyifli hale getirmek için yanınızda olacak. 
Çocuğunuzun gözlerinden dünyaya bakmaya ve ebeveynlik yolculuğunuzu yeniden keşfetmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128503</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2658c2d-69f6-4d21-862e-23afa37ef6b2.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Benim Masalım</image:title>
            <image:caption>Hayatım boyunca insan gücünü aşan ağır yükleri taşıdım. Meleği de gördüm, iblisi de… 
3,5 yaşındayken Muhsin Ertuğrul’un kucağında başlayan sanat yolculuğum, sakin denizlerden okyanuslara taşıdı beni. Dost rüzgârlarla yelkenlerim dolarken, aniden bastıran fırtınalarla da 
boğuştum. 
 
Yıllar boyu perde hiç kapanmadı benim için. Tiyatrolardan konser salonlarına, spot ışıklarının altında bir ömür geçti. Ama her ışığın ardında bir gölge vardır. Sahne önünde bir yıldız, sahne arkasında bir savaşçı oldum. Güller içinde açan papatyaların yanı başında, zehirli dikenlerle de tanıştım. 
 
Anılarım, acısıyla tatlısıyla bir mozaik gibi… 
 
Zihnimde bir araya getirdiğimde ortaya çıkan bu tablo görkemli, şaşırtıcı, bilgilendirici, heyecanlı ve sürükleyici oldu. Eğer bu hatıralar gerçekten anlatılmaya değer olmasaydı, bu kitabı asla yazmazdım. Bu hazineyi sizlerle paylaşmamak, kendime saklamak bencillik olurdu. 
Ve işte bir kez daha karşınızdayım… Şimdi sırada hayatımın şarkısı var; en içten duygularla yazıldı, sizin için… 
                                                                                                              Neşe Karaböcek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128504</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56d5d4f5-0187-4e61-831c-4030eddac968.jpg</image:loc>
            <image:title>Yurtta Barış - Paşaların Barışması</image:title>
            <image:caption>Mustafa Kemal Atatürk’ün yanında Milli Mücadele kahramanları ve Cumhuriyet’in kurucu kadrosu olarak bilinen Ali Fuat Cebesoy, Kâzım Karabekir, Rauf Orbay, Refet Bele, Fevzi Çakmak ve İsmet İnönü’nün aralarındaki çatışmalar ve küskünlükler literatüre “paşaların kavgası” olarak geçti. Bu konu hakkında birçok akademik ve popüler çalışma yapıldı.   



Ancak görmezden gelinen ya da es geçilen bir konu oldu: paşaların barışması... Devrimlerin gerçekleşmesi ve rejimin oturmasının ardından Atatürk, yurtta sulh amacıyla Cebesoy ve Bele ile barışarak onları siyasal sisteme entegre etti. Atatürk’ün vefatının ardından İnönü, barışma siyasetini devam ettirdi. Karabekir ve Orbay siyasal sisteme eklemlendiler. Bu barışma siyaseti, Cumhuriyet’in kurucularının zihniyet dünyasını bize göstermesi açısından anlamlıdır. 



Prof. Dr. Hakkı Uyar döneme ait arşivleri, süreli yayınları, sözlü tarihi de kapsayan zengin referanslarla yakın tarihimizi yeni bir perspektifle değerlendiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128507</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6003e31d-3341-4df6-9d10-2060482ed726.jpg</image:loc>
            <image:title>Finaller - Sözün Ustaları</image:title>
            <image:caption>Oyunlar başlayacak 2 Haziran’da 
Adım adım yürü bu yolda 
Gelirken yanına bir harita al 
Etrafı dört duvar, içine dünya sığar. 
 Mustafa ve arkadaşları Söz Oyunlarının finaline katılmaya hak kazandılar. Ama hiçbiri final oyunlarının nerede yapılacağını bilmiyor. Bakalım, Apta’dan gelen mektuplardaki bilmeceleri çözüp oyunların nerede yapılacağını bulabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128508</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74cd78b9-a5a3-43d0-a199-d8e7332965a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Laf Ebesi - Sözün Ustaları</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlar, dersimiz “Düşünme”! 
Düşünme mi? 
Düşünmenin dersi mi varmış? Vay! 
Çok heyecanlı ve komik... 
“Oturun arkadaşlar istediğiniz yerden düşünmeye başlayabilirsiniz. 
 
Mustafa ve sınıf arkadaşları bu sene Söz Oyunlarında çok eğlenecekler. Dönemin sonunda ise onları bir sürpriz bekliyor. 
Bu kitap 2019 yılında Uluslararası Gençlik Kütüphanesi’nin (International Youth Library) dünyanın en iyi çocuk ve gençlik kitaplarına yer verdiği “The White Ravens” kataloğuna seçilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128509</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcfc1dda-d890-43db-88ac-5777a089cf2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku Tuzakları</image:title>
            <image:caption>Korkularımıza Hapsolmak ya da Özgürleşmek 
 
Hayatınızı korkularınız mı yönetiyor? Olur olmadık şeylerin sizi tetiklemesinden yoruldunuz mu? Köşeye sıkışmış ve hayatınızı hakkıyla yaşayamadığınızı mı hissediyorsunuz? 
Klinik ve sosyal psikoloji uzmanı Dr. Nancy Stella Korku Tuzakları’nda yalnızlık, reddedilme, yüzleşme, yok sayılma, başarısızlık, bilinmezlik gibi yaygın korku tuzaklarını inceleyerek beynimizin korkuyla ilişkisini ve korkuya bağlı döngülerimizi nasıl kırabileceğimizi açıklıyor. Beyni cesaretlendirmeye yönelik geliştirdiği özel terapi tekniğinin yardımıyla savunma mekanizmalarınızın sizi dibe çekmesini engelleyebilir, hayatınızdaki zorlukların üstesinden özgüvenle gelebilirsiniz. 
Korkular sizi susturabilir, eylemsizliğe itebilir ya da ölçüsüz tepkiler vermenize neden olabilir. Ama unutmayın, siz güçlüsünüz ve korku tuzağınız ne olursa olsun ondan kurtulmayı başarabilirsiniz. Gerçek vakalardan örnekler ve uygulanabilir alıştırmalarla desteklenen Korku Tuzakları daha cesur ve olasılıklarla dolu bir hayata adım atabilmek için zihninizde yeni bir kapı açacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128510</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f23af05-79a4-4f08-a73d-abe53afb7558.jpg</image:loc>
            <image:title>Boğa Güreşçisinin Adı</image:title>
            <image:caption>“Ben en iyi arkadaşım olan adama ihanet ettim. 
Ancak baştan sona anlatacağım bu lanet olası olayda 
duygulara yer olmadığını da biliyorum.” 
 
Hayatının yükünü bir sürgün olarak sırtında taşıyan Juan Belmonte, 
Avrupa’nın çehresinin değiştiği ve sosyalist duvarların yıkıldığı günlerde, kendisini beklenmedik bir maceranın tam ortasında bulur. 
Nazilerin kaçırdığı paha biçilemez bir koleksiyonun peşinde, eski 
Doğu Alman gizli servisinin kirli oyunlarına karışırken, iki farklı 
dünyanın çatışmasını yaşar. Bu sürükleyici hikâyede Belmonte yalnızca bir kayıp hazinenin değil, aynı zamanda kendi geçmişinin ve 
kimliğinin de peşindedir. 
Luis Sepúlveda’nın güçlü kalemi, Avrupa’da çöken sosyalist cumhuriyetlerden Güney Amerika’nın devrim mücadelelerine, bireylerin hayal kırıklıklarından devletlerin zalimliğine uzanan geniş bir tabloyu gözler önüne seriyor. Boğa Güreşçisinin Adı, yalnızca bir polisiye değil; insanın hayalleri, mücadeleleri ve kayıpları üzerine dokunaklı bir hikâye. 
Ülkede demokrasi olduğu doğruydu. Ama o demokrasinin nasıl kazanıldığını, bugünlere nereden gelindiğini söylemeye bile yeltenmemişti. Hayır. Şili, demokratik bir “ülkeydi”, bu da onun iyi yolda olduğunu gösteriyordu. Huzursuz edici herhangi bir soru, ülkeyi gittiği bu doğru yoldan uzaklaştırırdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128511</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bf25832-593b-4060-a0a6-debd0305fdad.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikayenin Sonu</image:title>
            <image:caption>“Rotamız ne olursa olsun, eskiden yaptıklarımızın 
ve eskiden olduğumuz kişinin gölgesi, bir lanetin 
inadıyla bizi takip eder.” 
 
Juan Belmonte, Şili’nin güney kıyısında, geçmişin yükünden uzakta sade bir yaşam sürmektedir. Ancak eski bir gerilla ve ajan olarak sahip olduğu tecrübe, onu zaman zaman geçmişin gölgesine çeker. Bir gün aldığı bir telefonla yeniden harekete geçmek zorunda kalır: Bu seferki iş, vaktiyle Pinochet ordusunda görev almış, sonradan mahkûm edilerek hapsedilmiş biriyle ilgilidir. İkinci Dünya Savaşı sırasında SS birliklerinde görev alan Kazakların soyundan gelen bu işkenceciden nefret etmek için Belmonte’nin ayrıca kişisel sebepleri de vardır. 
 
Hikâyenin Sonu, Luis Sepúlveda’nın ustalıklı diliyle, bireysel geçmişle politik hafızayı, Latin Amerika’nın karanlık dönemleriyle Rus Devrimi’nden gelen izleri birleştiren çarpıcı bir politik gerilim romanı. 
 
Belmonte dağlara bakarak ama onları görmeden bekledi. Aklına gelen tek şey, kayıp bir albümdeki fotoğraflar gibi art arda gele görüntülerdi ve hepsinde Veronica vardı. O sabah, bir parkın yapraklı ağaçları altındaki siyasi bir mitingde ona yaklaşmış ve ondan ayrılmak istemediğini anlamıştı. Akşam onun yüzünü ellerinin arasına aldı, kırmızı dudaklarına dokunana kadar yaklaştırdı ve aşkın mümkün olduğunu anladı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128512</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf9593a6-937a-4d34-856b-c53ab1369892.jpg</image:loc>
            <image:title>Zor İştir Tayyarecilik</image:title>
            <image:caption>“Sevdası gökyüzü kadar büyük olanın, yüreği de o kadar büyük olmalıdır. 
     Çelik bilek, mangal yürek ister. 
     Zor iştir Tayyarecilik! 
     Bir kere, 
     Bilgi ister! Tek başına bilgi yetmez, beraberinde beceri de ister. 
     Bilek ister! Yetmez! Bileği bileklendirip yumruk yapacak yürek de ister. 
     Zekâ ister zekâ! Saniyeler içinde en doğru kararı verip jet hızıyla uygulamak ister. 
     Emek ister, 
     Erdem ister, 
     Kendine öz güven ister, 
     İster de ister, 
     Havası ve parası için tayyarecilik yapılmaz,               
     Aşk ister, sevda ister; 
     Hem de mavi sevda!..”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128513</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33859fcf-a92c-4fa7-af29-49a374d3dc60.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkmen Aşiretleri</image:title>
            <image:caption>İttihat ve Terakki iktidarının Teşkilat-ı Mahsusa örgütlenmesine bağlı Aşâir ve Muhacirin Müdüriyet-i Umûmiyesi’nin 1918’de yayımladığı Türkmen Aşiretleri kitabı, aşiretlerin nüfus ve cevelan sahalarından çadırların obada hiyerarşik yerleşimine, konuk kabul ve evlenme hukukundan aşiretler ve bireyler arasındaki “hukuk-u şahsiye” uygulamalarına dek folkloruna ilişkin bugüne kadar yeterince konu edinilmemiş ayrıntılı bilgiler içermekle beşeri ve sosyal bilimlerimiz için önem taşımaktadır. Konuyla ilgili alan gözlemine dayalı sayılı araştırmanın ilklerindendir ve Türkmen etnografyasının yanısıra İttihatçılarla işbirliği içinde bulunduğu Almanlar’ın Türkmen aşiretlere nasıl baktıkları ve ne tür çıkarlar umduklarını da ortaya koymaktadır. 
Bugün artık neredeyse tümüyle yerleşik yaşama geçmiş Türkmenlerin geleneksel yaşam biçimlerine ilişkin “son” tanıklıkla bir yüzleşme ve dönemin ruhunun anlaşılmasına önemli bir katkı… 
Kitabın “çevir­meni” tarafından Almancadan çevrildiği iddia olunur ancak “Doktor Frayliç” ve “Mühendis Rav­ling” hayalî kişilerdir. “Habil Adem” takma adını kullanan Naci Pelister’in birtakım Alman raporlarından derleyip neşret­tiği izlenimi yaratan Türkmen Aşiretleri bu konuya iliş­kin ilk derli toplu çalışma ve Osmanlı çağı içinde Türkmenler hakkında orijinal bilgiler ihtiva eden yayınlardandır. 
Suavi Aydın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128514</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fadb9208-b109-483d-b2fd-815585e4a387.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucizeler Yağarken</image:title>
            <image:caption>İnsan geçmişinden kaçabilir ama kalbinden asla kaçamaz. 
 
Joy Candellaro kısa süre önce ihanete uğramış, boşanmış ve yapayalnız kalmış bir kadındır. Noel tatili yaklaşırken daima hayalini kurduğu maceraya atılmaya karar verir. Hiç kimseye 
haber vermeden bir uçak bileti alır ve hiç bilmediği bir şehre gider. Ancak beklenmedik biçimde kendini aniden bir ormanın içindeki balıkçı motelinde bulur. 
 
Balıkçı motelini Daniel O’Shea, ilk kez annesiz bir Noel geçiren altı yaşındaki oğlu Bobby’yle birlikte işletmektedir. Ölen annesinin acısıyla içine kapanan Bobby sadece hayali arkadaşıyla konuşmaktadır. Babası ona yardım etmek için kıvranırken ne yapacağını bilemez. Fakat Bobby, Joy’la karşılaşınca ikisi derin bir bağ kurar. Bobby ve Daniel’a yardım ederken Joy da kendisi için yeni bir amaç bulmuştur. 
 
“Hannah kalbinizin derinliklerine dokunacak.” 
Rendezvous</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128515</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a61b66bd-852c-4309-90ed-09e27df8811f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kış Bahçesi</image:title>
            <image:caption>Annesini tanımayan bir kadın kendini gerçekten tanıyabilir mi? 
 
Meredith ve Nina Whitson çok farklı karakterde iki kız kardeştir. Biri çocuklarını yetiştirip aile işine sahip çıkar; öteki ise dünyayı gezip ünlü bir foto muhabir olur. Fakat çok sevdikleri babaları hastalanınca birbirlerine yabancılaşmış bu iki kadın kendilerini yine bir arada, şimdi bile kızlarına hiçbir avuntu vermeyen, aşırı mesafeli anneleri Anya’nın yanında bulur. Ölüm döşeğindeki babaları onlardan bir söz vermelerini ister: Anya yıllar önce yaptığı gibi Rus masalını bir kez daha onlara anlatacaktır. Onlar da dinleyecektir, hem de bu sefer masalın hiç bahsedilmeyen sonuna kadar. 
 
Bu masal daha önce duydukları hiçbir şeye benzemez. İki kız kardeş annelerinin geçmişlerinde, ailelerini tümüyle sarsacak ve tamamen değiştirecek bir sır öğrenecekleri, beklenmedik 
bir yolculuğa sürüklenirler. 
 
“Okurlar, anne ve kızlar yakınlaştıkça hem gülmekten hem de ağlamaktan kendilerini alamayacaklar.” 
Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128516</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83a4ec88-1347-4fc8-9f4f-ff712eb1e907.jpg</image:loc>
            <image:title>Beowulf</image:title>
            <image:caption>Beowulf is an epic poem likely written in the early medieval period. This foundational work of English
literature tells the story of a young warrior named Beowulf who embarks on a quest to assist Hrothgar,
the king of the Danes, in defeating a menacing monster named Grendel.
The poem explores themes of heroism, loyalty, and the struggle against evil.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=128517</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:17:09+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe2f977e-ef09-4fd0-9154-e2d6f0cf5fa0.jpg</image:loc>
            <image:title>The Sonnets</image:title>
            <image:caption>The Sonnets by William Shakespeare is a collection of 154 poems written in the late 16th century during the English Renaissance. 
This renowned work explores themes of love, beauty, time, and mortality, expressed through a series of lyrical reflections often directed toward a young man and a “dark lady.” 

The sonnets’ intricate exploration of human emotion and the complexities of love makes this collection a profound contribution to the world of poetry.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>