﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=132976</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c87b8060-eef1-4e2c-baa5-eca5a833ee5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Çam Tırtılları</image:title>
            <image:caption>Çocuk yaşta köyünden ayrılıp İstanbul’a gelen ve yıllar sonra yorgun, bıkkın bir kaldırım çiçeği olarak karşımıza çıkan Hacer, hayatında temiz bir sayfa açma hayalleri kurduğu esnada babasından kalan mirası almak için köyüne dönmeye karar verir. Çok büyük beklentileri olmaksızın, kimseye karışmadan, ilişmeden sakin ve huzurlu bir hayat kurma umudundaki Hacer’in ardında bırakmak istediği kötü şöhreti, ne var ki kendisinden önce köyüne ulaşır. Gözü kulağı Hacer’de ve mirasında olan memurlar, ağalar ve esnaf ondan Kıvrak Hacer veya İstanbullu Kahpe diye bahsetmektedirler. Mülk hırsı ve şehvet ateşi, dedikodu kazanını kaynatmaya başlayınca silahlar çekilir, fırtınalar kopar. Meydana gelen bir doğal afet de ahali tarafından ilahi bir uyarı olarak görülünce gerilim daha da artar, arzular nefrete dönüşür ve olaylar başka boyuta evrilir. İlk kez okurla buluşan Mahmut Yesari’nin Çam Tırtılları romanı, 1935 yılında Son Posta gazetesinde tefrika edilmiştir. Yesari, erken Cumhuriyet dönemi köy romanlarındaki gibi taşraya odaklandığı bu eserinde, İstanbul’da farklı yaşam tecrübelerinden sonra köyüne dönen genç bir kadın ile halk arasında yaşanan aşk, arzu, merak ve nefret gelgitlerini kendi atmosferi içinde yalın bir dil ve gerçekçi bir üslupla işlemiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=132977</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2551e082-fa9b-48c0-a4e3-1ca2c90b68bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı Anlayışı</image:title>
            <image:caption>Tarih boyunca dünyanın her yerinde insanlar Tanrı’ya inandılar, bugün de inanmaya devam ediyorlar. Peki, Tanrı’ya neden inanıyoruz? Farklı dinler Tanrı&apos;nın varlığını nasıl yorumluyor? İbrahimî dinlerdeki ve Hindistan dinlerindeki Tanrı anlayışı ne gibi benzerliklere ve farklılıklara sahip? Tanrı’yı, O’nun varlığını gerçekten bilebilir miyiz, nasıl bilebiliriz? Tanrı inancı pratikte, dini yaşamda ne anlama geliyor? Bu sorulara birbirinden farklı, bazen de birbiriyle çelişkili pek çok cevap önerilmiş durumda. Din bilimleri profesörü, yazar John Bowker ise büyük dinlerin Tanrı’ya dair kendi özgün inançlarını nasıl oluşturduklarını ve Tanrı’nın varlığını nasıl yorumladıklarını inceliyor. Teologların ve felsefecilerin Tanrı hakkındaki temel soruları nasıl yanıtlamaya çalıştıklarını aktarıyor, çeşitli dini yorumları değerlendiriyor ve Tanrı’ya dair kavrayışımızın halen gelişmekte olduğu sonucuna varıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=132978</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38a8d756-ce3c-4c74-a305-3d736f166983.jpg</image:loc>
            <image:title>Eşitliğin Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>“Yazdıklarınız çok ilginç, ama araştırmalarınızı arkadaşlarımla, ailemle paylaşabilmem için biraz kısaltabilir misiniz?” Bu küçük kitap kısmen, okurlar tarafından sürekli dile getirilen bu talebe verilmiş bir cevaptır.  Thomas Piketty Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital adlı kitabıyla dünyada büyük yankı uyandırarak “eşitsizlikler” tartışmasına yepyeni bir boyut getiren, ardından çıkan Kapital ve İdeoloji’de eşitsizliği çok daha geniş bir tarihsel perspektif içinde ele alan Thomas Piketty, bu kez karşımıza Eşitliğin Kısa Tarihi ile çıkıyor. Eşitliğin Kısa Tarihi önceki dev eserlerin ana derslerini bir sentez halinde sunuyor ama onların tetiklediği tartışmaların ışığında eşitliğin tarihine yönelik yeni bir bakış açısı da geliştiriyor. “İktisadi sorunlar küçük bir uzman ve yönetici sınıfına emanet edilemeyecek kadar önemlidir. Yurttaşların bu bilgiye tekrar sahip çıkması iktidar ilişkilerini dönüştürmenin temel aşamalarından biridir” diyen Piketty, eşitliğe doğru ilerleme mücadelesinin köklerinin çok eskilere uzandığını gösterirken, bu sürecin 21. yüzyıldaki olası evrim çizgileri hakkındaki fikir ve önerilerini de okuyucuyla paylaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=132979</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/149fe9f6-38a8-4aa1-8263-7d64ab1d5848.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağaçlarla Konuşan Kız</image:title>
            <image:caption>Yedi ağaç, yedi eşsiz hikâye. Ağaçların dilinden, insanın ve doğanın hikâyelerini dinlemeye var mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=132980</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ea73771-cf56-4831-bd82-db185be1e623.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes İle Çöz - Kafa Karıştıran Bulmacalar</image:title>
            <image:caption>Tüm zamanların en büyük dedektifi Sherlock Holmes’un hayranı mısın? Gizemli vakaları çözmeyi ve dedektiflik becerilerini sınamayı seviyor musun? Cevabın evetse, hepsi de akıl almaz pek çok bilmece, bulmaca, sayı oyunu, kelime oyunu ve daha fazlasına çözüm arayarak tüm çıkarım gücünü serbest bırakmaya haz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=132981</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a59e5ec8-e79d-401c-b558-577f645af781.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Bilim Kurgu ve Fantastik Hikayelerini Yaz</image:title>
            <image:caption>Uzak yıldızlara göz açıp kapayıncaya kadar ulaşmayı, zamanda yolculuk yapmayı, maceralara atılmayı düşledin mi hiç? Bu kitapta pek çok ilham verici fikir bulacaksın. Yeni dünyalar kurarken yararlanabileceğin birçok faydalı ipucu sayesinde hayal gücünün en uzak noktalarını keşfedeceksin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=132982</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e05965e-0983-488e-9a12-d80bf5232b44.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğada Gizlenen Hayvanlar Bul ve Keşfet</image:title>
            <image:caption>Yükseklerde süzülen albatros, ormanda sıçrayarak koşan ceylan, suyun altında sessizce dolaşan timsah… Doğanın her köşesi sürprizlerle dolu! Bu büyüleyici doğal yaşam alanlarını görmek için dünyanın yedi farklı kıtasına doğru keşfe çıkmaya hazır mısın? Sarah Dennis’in kâğıt kesme sanatıyla hazırladığı etkileyici resimlerde gizlenmiş hayvanları bul ve doğanın sihrini yakala!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=132983</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/826571cb-2c91-41e8-9117-a3a0301e634c.jpg</image:loc>
            <image:title>Nesli Tükenmekte Olan Hayvanlar - Nasıl Yardım Edebilirsin?</image:title>
            <image:caption>Kara gergedanlar boynuzları için avlanıyor. Kaliforniya kondorları avlarındaki kurşun parçaları yüzünden zehirleniyor. Goriller ormanlar yok olduğu için yaşam alanlarını kaybediyor. Dünyanın biyolojik çeşitliliği günden güne azalıyor… Ama hâlâ umut var! Yağmur ormanlarından çöllere, kutuplardan okyanuslara kadar uzanan bu yolculukta; yok olan türleri, nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan canlıları ve koruma çabaları sayesinde yeniden çoğalan türleri keşfedebilirsin. En önemlisi sen doğa için neler yapabilirsin? Doğa seni bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=132984</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c90ead74-aac3-4404-80a8-abeaf24351c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşam - Dünyamızın Muhteşem Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Yaşamın tüm hikâyesi, gezegenimiz Dünya’nın geçmişine dair her şey bu kitapta.
Elli Woollard, Dünya üzerinde yaşamın hikâyesini anlatıyor: Küçücük bakterilerle başlayıp dörtnala ilerleyen evrimi, buzul çağından dinozorların saltanatına ve bugün bildiğimiz Dünya’ya varana kadar tüm hikâyeyi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=132985</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fc0448c-9269-43ef-bf10-9bb3122b65bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Su Bastı</image:title>
            <image:caption>Efe, biraz unutkan. Yatağını toplamayı, saçlarını taramayı, beslenme çantasını almayı unutuyor. Fakat Efe bu kez öyle bir şey unuttu ki sonunda dünyayı su bastı! Şimdi ne olacak? Her zaman hata yapabileceğimizi ama hatamızı kabul edip sorumluluk almanın ne kadar önemli olduğunu anlatan, komik bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=132986</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f301af2-4dab-47d4-a1dd-e78661004586.jpg</image:loc>
            <image:title>Nero</image:title>
            <image:caption>Nero, yalnızca Roma tarihinin değil, Batı kültürünün en karmaşık figürlerinden biri: annesine tuzak kuran, sahnede şarkı söyleyen bir imparator; yangınlarla, suikastlarla, entrikalarla anılan bir hükümdar; kimi zaman bir zalim, kimi zamansa sanata ve halka yakın bir genç lider. Onu bu denli ilgi çekici kılan yalnızca seciyesi ve karakteri değil; aynı zamanda Iulius-Claudius hanedanına olan köklü bağları, dönemin siyasal atmosferi ve entelektüel çevresidir. 
 
Miriam T. Griffin, bu çarpıcı biyografide Nero’nun yaşamını sadece dönemin tarihçilerinin satırlarında değil, aynı zamanda arkeolojik verilerde, yazıtlarda ve sanat eserlerinde de iz sürerek yeniden kuruyor. Griffin, Nero’nun yönetim tarzını, dostluklarını, tutkularını ve nihayetinde onu yıkıma götüren dinamikleri soğukkanlı bir titizlikle incelerken okuru da imparatoru yalnızca eylemleriyle değil, çevresindeki dünyayla birlikte düşünmeye davet ediyor. 
Nero: Bir Hanedanın Sonu, hem akademik derinliği hem de akıcı anlatımıyla yalnızca tarih meraklılarına değil, güç, imaj, propaganda ve bireysel sorumluluk gibi çağdaş meselelerle ilgilenen herkese hitap ediyor. 
 
“Nero’nun geniş bir okuyucu kitlesine ulaşması muhtemel ve bunu hak da ediyor çünkü yazar, anlatısının bu işlerle meşgul olmayan kimseler için de erişilebilir olmasına özen göstermiş.” 
 
— A. Wallace-Hadrill, Times Literary Supplement 
“Materyalin kusursuz bir ustalıkla kullanıldığı önemli bir kitap.” 
 
— Joint Association of Classical Teachers Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=132987</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03fef978-bba2-4cd3-8f59-aa908ea202f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Longevity Ve Psikofonksiyonel Tıp</image:title>
            <image:caption>UZUN VE SAĞLIKLI YAŞAM ŞANSA BIRAKILAMAZ… 
Hepimiz uzun yaşamak isteriz ama asıl önemli olan yaşamın ilerleyen yıllarında da bedenin ve zihnin gücünü koruyabilmek, yaşamı aktif ve anlamlı bir şekilde sürdürebilmektir. Sağlıklı ve uzun bir yaşam şansa bırakılmamalı, doğru bilgi, bilinçli tercihler ve sürdürülebilir alışkanlıklarla inşa edilmelidir. “Longevity ve PsikoFonksiyonel Tıp” bu amaçla hazırlanmış, beslenmeden uyku düzenine, ruhsal dengeden bilişsel fonksiyonlara, hücresel yaşlanmanın biyokimyasal süreçlerine kadar geniş bir yelpazede sağlıklı yaşamın her yönü üzerindeki kontrolünüzü artıracak bilimsel bir kılavuzdur. 
Psikoterapist &amp; Yazar &amp; Eğitmen Dr. Cem KEÇE 
www.cemkece.com.tr 
UZUN VE SAĞLIKLI YAŞAMIN REÇETESİ… 
“Longevity ve PsikoFonksiyonel Tıp” yaşlanmayı kaçınılmaz bir yıkım olarak değil, güçlü, canlı ve tatmin edici bir şekilde yaşamak için sağlığımızı yönlendirme gücünü kendi ellerimize alacağımız bir yol haritası çiziyor. Ne kadar ve nasıl yaşadığımızı şekillendiren, bilimsel bilgilerin, kişisel farkındalığın ve doğru alışkanlıkların kesişiminde gelişen bir yaşam sanatının tüm inceliklerini kanıtlanmış bilimsel verilerle anlatıyor. PsikoFonksiyonel tıbbın kişiye özel ve önleyici bakış açısıyla yaşam tarzı, beslenme, egzersiz, uyku, zihinsel denge ve cinsellik gibi alanlarda işlevselliği korumak için uzun ve sağlıklı yaşam reçetesi sunuyor. 
Psikoterapist &amp; Yazar &amp; Eğitmen Dr. Fatma COŞAR 
www.fatmacosar.com 
LONGEVİTY VE PSİKOFONKSİYONEL TIP UYGULAMALARI… 
“Longevity ve PsikoFonksiyonel Tıp” yaşlanmanın biyolojik teorilerinden epigenetik saate, mitokondriyal sağlıktan mikrobiyom etkilerine, bağışıklık sisteminden hormonlara kadar bilimsel açıklamalar sunan bilimsel bir başvuru kaynağı olmasının yanı sıra, sağlıklı ve uzun yaşam için fonksiyonel tıp ve longevity uygulamalarını ve günlük yaşamda benimsenecek ilkeleri anlatan kapsamlı bir başucu kitabıdır. 
 Longevity ve Well-Aging Derneği (LOWED) 
www.lowedkongre.org.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=132988</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f38fd8e-a764-46a5-af10-0b081fc8a2a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Aykırı Kıyılar 1 - Hediyeli Kutu</image:title>
            <image:caption>İÇERİK: 
Aykırı Kıyılar 1 – Ciltli (Özel PVC Şeffaf Şömiz İle) 
Lak Detaylı Mat Selefon Kutu
Özel Kesim Bilet Ayraç 
Özel Tasarım Sticker 
Kare Ayraç 
Poster 
Defter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=132989</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a482d00-2f9a-4af5-b028-35ef195b1907.jpg</image:loc>
            <image:title>Medarı Maişet Motoru</image:title>
            <image:caption>İnsanların oturduğu, tarlanın yeşerdiği, çocukların oynadığı toprak, neden insanoğluna yabancı olsun? Olmasın. Yalnız anamızın babamızın, sevgilimizin, arkadaşımızın zincirlerine bağlıyız da ondan bir türlü karışık hislerden kurtulamıyor, bir türlü rahat edemiyoruz.   Sait Faik Abasıyanık’ın ilk romanı Medarı Maişet Motoru, 1940-1941 yıllarında Yeni Mecmua’da tefrika olarak, 1944’te Sait Faik’in annesi Makbule Hanım’ın maddi desteğiyle Ahmet İhsan Basımevi tarafından kitap olarak yayımlanmıştır. Dağıtıma çıkar çıkmaz Bakanlar Kurulu kararıyla toplatılan roman, uzun yıllar yeniden yayımlanmayı beklemiştir. Sait Faik Abasıyanık, edebiyatımızın en özgün ve ayrıksı seslerinden…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=132990</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45f9b7f3-78fc-4c9d-b2ec-809fd6538d42.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutup Yıldızı 6: Son Liman</image:title>
            <image:caption>HİKÂYENİN BAŞINDA NE DEMİŞTİK?
Fedakârlık dört hecelik basit bir kelime olsa da aslında onun hayatında bir dönüm noktasıydı. Nisa… Bu kez hayatının en büyük dönüm noktasındaydı.
Nisa, aldığı önemli kararla herkeste büyük yaralar açtığının farkındaydı ve büyük bir çıkmazın içinde bulmuştu kendini. Sevdiği herkesi tek tek düşünüyordu: Senem’i, Demir’i, Devrim ile Esma Altun çiftini, arkadaşlarını ve hepsinden önemlisi yeni ortaya çıkan asıl kimliğini… Bir yanda onu bağrına basan, yaralarını saran bu insanlar; diğer yanda kanından, canından ama çok geç büyüdüğü annesi… Ne tarafa adım atsa bir diğer yanını incitecek, aklıyla kalbi arasında ince bir ipte yürüyordu. Ve bu ipte yalnız yürümüyordu. Aynı çıkmazda, en az onun kadar sınanan bir kişi daha vardı: Demir Gürsoy. Nisa’nın gitme kararıyla çaresizliğe düşen Demir’in de artık bütün yolları kapanmıştı.
Peki serinin final kitabında bu ikiliyi neler bekliyordur?
Nisa ve Demir’in aşkı, yaşadıkları zorlukların üstesinden gelebilecek kadar güçlü müdür? Bütün bu umutsuzluğun arasında birbirlerinin son limanı olabilecekler midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=132991</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e58a39f-de49-404c-9675-148283b35226.jpg</image:loc>
            <image:title>Şahmerdan</image:title>
            <image:caption>Ben de dün akşamdan beri Hasan’a uyduracak hikâye düşünüyorum. Saatlerce düşündüm. Sabahleyin ilk vapurda yine düşünüyordum. Ne dersin?.. Bu sefer benim hikâyemi anlatırsın... Yağmurlu gecede bir adam geldi, dersin...   Sait Faik Abasıyanık kendine özgü yalın ve akıcı öykülerinde okuru şaşırtan, insanı ve doğayı bütün içtenliğiyle anlatmaktan geri durmayan, her şeyin merkezine insan sevgisini koyan bir yazar. “Kökü kendinden olan” bir yazar olarak Abasıyanık, cumhuriyet dönemi edebiyatımızda bir mihenk noktası olarak belirirken çağdaş öykücülüğümüzün de temellerini atar.   Sait Faik Abasıyanık, öykücülüğümüzün en özgün ve ayrıksı seslerinden…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=132992</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0a27198-d296-4a16-bc18-0bf29917d8c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Şimdi Sevişme Vakti</image:title>
            <image:caption>İsmindeki birbirine bitişik çam ağacından 
Bir aşk fısıltısı; gözlerim kapanıyor. 
Seni burada düşünmeliyim sevgilim,
Hani bir akşam ikinci mevkiin rüzgârlı tarafına kimseler olmadığı için yerleşiyorduk. 
Bu, bir son vapurdu. 
Yıldızlar peşimizde, 
Yıldızlar gerimizde, ilerimizdeydi.     
“Şiir kararsızların en sevdiği bilme biçimidir. Sait Faik dünyayı etrafımızı saran bütün coğrafyasıyla duyan, bunun getirdiği aşırı duyusal yükün baskısını kararsızlığın alanında kalarak kucaklayan, ancak yazarak taşıyabilen biriydi. Kim ne derse desin, şairlerin en birinci savı bugün hâlâ dünyanın büyük bir bilinmeyen oluşudur. Bir tek şiir bu bilinemezliği dile getirme imkânını verir. Şiir Sait Faik için fiziksel bir zorunluluktu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=132993</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5becb684-5ff4-45d8-8290-bfc544af1a7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaş</image:title>
            <image:caption>İnsan on dakika sonra öleceğini bilse bile çocukluğundaki masumiyeti aramaktan vazgeçemiyor. Babamın mektuplarında göçüp gitmiş çocukluğum vardı. Tek bir ânını bile özlemiyordum.   Flandra’da yanmakta olan bir meyve bahçesi... Fransız askeri Ferdinand sarsılmış, ağır yaralı; çamur ve cesetlerle yıkımın ortasında, bilincini yitirdiği andan bu yana başına gelenleri anlamlandırmaya ve hayatta kalmaya çalışıyor. Nihayet bir askerî hastaneye götürülüp de ölümün kıyısından döndükten sonra, savaşın yarattığı ahlaki çöküntüyü, anlamsız ve hoyrat yıkıcılığı tüm çıplaklığıyla görüyor.   Céline, üçlemesinin ilk kitabı olan Taksitle Ölüm’ün ardından gelen Savaş ve Londra’nın elyazmalarının, nefret duyulan bir işbirlikçi olarak Paris’ten kaçtığı sırada direnişçiler tarafından dairesinden çalındığını iddia etmişti. Çok az kişi ona inanmıştı, ta ki elyazmaları 2020’de gizemli bir şekilde ortaya çıkana dek.   “Büyük Savaş’ın dehşetini bu denli derin ve yoğun bir şekilde hissettiren başka bir anlatım olmamıştır.”                                                                                      The New Yorker   “Savaş, yalnızca Céline’in tüm eserlerini incelemek isteyen araştırmacılar için değil, aynı zamanda sanat ile sanatçının ideolojik ya da ahlaki geçmişi arasındaki ilişkinin sınırlarını sorgulayan kuramsal tartışmalar bağlamında da uzun süre önemini koruyacaktır.                                                                                          The Telegraph</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=132994</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8a960f8-b3c8-4900-87d5-120eb4fe538c.jpg</image:loc>
            <image:title>R&apos;nin Şarkıları</image:title>
            <image:caption>Müzik R için çok ciddi bir işti. Hatta her şey demekti. Sevdiği rapçilerin tüm şarkılarını ezbere biliyor, fırsat bulduğu her an defterinin sayfalarını karalamalarla dolduruyor, her bir sözün üzerine saatlerce düşünüyor ve yalnızca bu yolla her şeyden uzaklaşıyordu. Tüm mutsuzluklarından, can sıkıntılarından, dertlerinden, hatta kekemeliğinden. Ancak iki şeyden bir türlü uzaklaşamıyordu: Tutkusu, giyimi karşısında babasının takındığı tavır ile okulun düzenlediği, yaklaşmakta olan yıl sonu müsameresi. Neyse ki ezberden ve haksızlıktan sıkılan başkaları da vardı…   Yazar Nazlı Deniz Güler kalıp düşünceler karşısında hayallerinin peşinden koşmak ve kendini keşfetmek üzerine eğlenceli bir öykü anlatırken, Oğuz Demir capcanlı sahneleriyle bu öyküye özgün bir boyut katıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=132995</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77ee7a5d-6273-4abf-ba07-2fe5753b6e9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Özündeki Işığı Keşfet</image:title>
            <image:caption>Hepimizin içinde, zamana ve acıya rağmen sönmeyen bir ışık var. Bu kitap, o ışığı yeniden hatırlaman, ona güvenmen ve onunla yaşamayı öğrenmen için yazıldı. Dr. Tara Brach modern dünyanın karmaşasında kendini yargılamaktan, başkalarını dışlamaktan ve korkularının etrafında dolanmaktan yorgun düşen kalbine nazikçe sesleniyor: Olduğun hâlinle yeterlisin. Sevgiye, şefkate ve özgürlüğe açılan kapı, tam da bu hatırlatmayla başlıyor. 
• Şimdiki anın gerçeğine kalbini aç. 
• Her durumda yüzünü sevgiye dön. 
• Farkındalığının içinde dinlen. 
Meditasyon öğretmeni ve psikolog Tara Brach, kırk yılı aşkın deneyimiyle seni özündeki iyilikle buluşmaya davet ediyor. Bu kitapta, insan olmanın inceliklerini keşfedecek; yargısız bir farkındalıkla, sevgiyle ve doğuştan gelen ışığınla yeniden bağ kuracaksın. Çünkü senin özün, altın gibi: Ne zaman unutsan, sadece hatırlaman yeter.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=132996</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e101659f-ba80-4712-b502-99f190c22697.jpg</image:loc>
            <image:title>Günlük Yaşamın Psikopatolojisi</image:title>
            <image:caption>Hepimiz hata yapıyoruz, bir şeyleri unutuyoruz ya da hatırlayamıyoruz, irili ufaklı kazalar yaşıyoruz, bir şey söyleyecekken dilimiz sürçüyor, anlamlı veya anlamsız başka bir şey söylüyoruz. “Olur böyle şeyler,” deyip doğal karşılıyoruz. İnsanlık hali evet, olur, ama her hata, her dil sürçmesi, her unutkanlık Freud’a göre zihnimizin derinliklerine, bilinçdışımıza açılan birer kapıdır. Eğer belli bir kişinin evine gitmek üzere sokakta yürürken kendinizi başka birinin evinin önünde buluyorsanız, bu sadece bir dalgınlık olamaz. Fiziksel ya da nörolojik bir kusurunuz olmadığı halde ikide bir düşüyorsanız, bu kazaların ardında pek çok şey gizli olabilir. Gündelik hayatta yaşadığınız bu tür aksaklıklar üzerinde kendi başınıza ya da bir uzmandan yardım alarak düşünmeniz size hayatınıza dair çok önemli ipuçları sağlayabilir, böylece sorunlarınızın farkına varmanız ve onları çözmeniz mümkün hale gelebilir. Sigmund Freud birbirinden ilginç vaka öyküleriyle de desteklediği bu kitabında insan ruhuna daha farklı bir açıdan ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=132997</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1eb369b9-d1a6-4304-b4c8-b25dfa8d5526.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaynak Kod: Yolun Başı</image:title>
            <image:caption>Bu yüzyılda nefes alıp vermiş ve Bill Gates’in girişimcilik başarılarını duymamış az insan vardır: Harvard Üniversitesi’ndeki eğitimini bırakıp sektörün devi haline gelen, çalışma ve yaşam biçimimizi kökten değiştiren bir yazılım şirketi kuran yirmi yaşındaki genç adam; daha sonra iklim değişikliği, küresel sağlık ve eğitim gibi önemli konulara kendini adayan multimilyarder. 
 
 
Ama Kaynak Kod, Microsoft’un altın çağı, Gates Vakfı veya teknolojinin geleceği ile ilgili değil. Bu kitap, kendi ağzından Bill Gates’in bugün olduğu kişiye nasıl dönüştüğünün hayli insani ve kişisel hikâyesi: Çocukluğu, ilk tutkuları, katı ilkeleri olan büyükannesi, hırslı anne babası, ilk dostlukları, çevresine uyum sağlama çabaları, yeni bir çağın şafağında kodlama ve bilgisayarlarla tanışması. Ergenlik yıllarında, gece yarısı bir bilgisayar merkezine yaptığı gizli kaçamaklardan üniversite yurdunda başlattığı, dünyayı değiştiren devrime uzanan yolculuğu. 
Bilgelik ve samimiyetle yazılmış bu kitap, hem ilham verici hem de etkileyici bir hayat portresi. 
 
 
“Bill Gates incelikle, sorgulayarak ve okuruna sarsılmaz bir güven duyarak şu sorunun peşine düşüyor: Neden özellikle o, Bill Gates oldu ve sadece çağımızın ilk büyük teknoloji devi değil, muhtemelen en iyisi haline geldi?” –BLOOMBERG 
 
 
“Neşeli, kendine inceden bir alayla yaklaşan, her daim samimi bir anlatım.” –THE NEW YORK TIMES BOOK REVIEW</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=132998</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfcfde28-7955-4b41-95e7-b8929051d931.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkat Bakanlığı</image:title>
            <image:caption>Dikkati dağınık olanlar kulübünün üye sayısı gittikçe artıyor. Çünkü dikkat dağınıklığı bir salgına dönüşmüş durumda. Artık birilerinin tekrar yel değirmenlerine karşı savaşmasının 
zamanı geldi de geçiyor. 
Kahramanımız Fuat, kendi ve tüm dikkati dağınık arkadaşları adına yola koyuluyor. Yetmiyor, sonunda bakanlık bile kuruyor. 
Nasıl mı? 
Tüm soruların cevabı bu kitapta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=132999</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf7a689e-a375-463a-9302-851afedfda3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Anadolu Kadını</image:title>
            <image:caption>Anadolu Kadını</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133000</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d9782f6-bb8a-48aa-85cd-341071ed7ec9.jpg</image:loc>
            <image:title>Azreildin Köz Jasy (Azrail’in Göz Yaşı)</image:title>
            <image:caption>Azreildin Köz Jasy (Azrail’in Göz Yaşı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133001</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52c2bc33-2a3b-46cc-b4ba-77fb58350498.jpg</image:loc>
            <image:title>En Güzel Hikaye Sensin Çocuk</image:title>
            <image:caption>En Güzel Hikaye Sensin Çocuk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133002</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3457a79a-04ea-42eb-bd68-22f747f45db8.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Moana - Çizgi Roman</image:title>
            <image:caption>Uzun, çok uzun zaman önce MAUI adlı bir yarı tanrı, ana ada olan TE FITI’nin kalbini çalıp doğanın dengesini bozdu ve dünyayı karanlıkta bıraktı. O günden sonra kimse Motunui Adası’nı terk edip denize açılmadı. Moana’nın elinden ne gelir ki? Nasıl denize açılacağını ve resifin ötesinde ne olduğunu bilmiyor, MAUI’yi nerede bulacağındansa tümüyle habersiz! Ancak kalp, ne pahasına olursa olsun yerine konmalı ve okyanus bu görev için Moana’yı seçti! 

Acaba Moana okyanusun güvenine layık olabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133003</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08530ae0-c6f0-4f57-b66b-e368b1be103c.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Pixar Arabalar - Çizgi Roman</image:title>
            <image:caption>Başarılı çaylak Şimşek McQueen, kariyerinin en büyük yarışı için Kaliforniya’ya giderken kendini beklenmedik bir şekilde 66. otoban üzerinde, haritada gösterilmeyen bir kasabada buluyor. Tekrar yola koyulmaktan başka bir şey düşünmezken tanıştığı sıra dışı karakterler sayesinde, hayatta kupa kazanmaktan daha önemli şeyler olduğunu keşfediyor. 
 

Disney Pixar Arabalar filminin süper havalı karakterleriyle sen de çok sevdiğin filmin heyecan dolu öyküsüne ortak olacaksın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133004</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d6500f1-2ef3-41b2-aff7-123a51cce87b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mert-İgo</image:title>
            <image:caption>Mert’in hayatı bir gecede değişti. Çünkü babası eve bir robot getirdi. Evet, evet! Yanlış okumadınız! Pek sevimli, çok meraklı, hayli sakar bir robot! İşte o andan itibaren hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Bolca kaos, çokça kahkaha, oldukça heyecan, fazlaca macera!  
Hatalı yüklemelere, çöken moral yazılımına, sabotaj girişimlerine rağmen öz güvenin güncellendiği, zorbalığın formatlandığı, dostluğun yeniden kodlandığı bir macera… 
Mert - İGO hikâyesi; geçmişte yaşanan kötü tecrübelerin insanı tanımlamak zorunda olmadığını, zorbalara karşı durmayı ve gerçek dostluğun neye benzediğini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133005</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a54729d-fc10-47cc-a25c-c42e7d909f67.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Pixar Arabalar 3 - Çizgi Roman</image:title>
            <image:caption>Yeni nesil yarışçı Jackson Fırtına pistlere çıktığında Şimşek McQueen, Piston Kupası’nın en hızlı yarışçısının artık kendisi olmadığını gördü. Geçirdiği korkunç kazanın ardından 95 Numara, akıl hocası Muhteşem Hudson Hornet’ın yıllar önce yaptığı gibi yarışlara veda mı etmeli? Yoksa sevdiği spora devam edip Fırtına ile tekrar mı karşılaşmalı? Şimşek aradığı yanıtı, genç ve hızlı Cruz Ramirez’le çalışırken bulacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133006</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26e9cbfa-3085-415b-9cb7-56bf87918b8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Karlar Ülkesi - Gerçek Hazine</image:title>
            <image:caption>Karlar Ülkesi 2 öncesinde yaşananları keşfetmeye hazırlan! Sevgili Kral Agnarr ve Kraliçe Iduna için düzenlenen anma etkinlikleri sırasında Elsa ve Anna ebeveynlerinin eşyalarıyla dolu bir kutu buluyorlar. Kutunun içinden, Kraliçe Iduna’nın düzenlediği hazine avı oyunu da çıkıyor. İki kız kardeş bu kutuyla çocukluk anılarına dönüyorlar. Anneleriyle yeni ve farklı bir deneyim yaşam şansına kavuşan Elsa ve Anna heyecanla oyunu oynamaya başlıyorlar. Ama oyundaki şifreleri çözmek için geçmişte kalsa da unutulmayan zamanların maceralarına tekrar bakmaları gerekiyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133007</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3075704d-dd8c-48ff-bb00-a9d068e1f6dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Karlar Ülkesi - İçimizdeki Kahraman</image:title>
            <image:caption>Olaf’ın cesur arkadaşı Hedda kocaman bir hayal gücüne sahip ve maceralara atılmak için can atıyor. Bir gün, birkaç zorbanın yaptıkları yüzünden, hayatını değiştirecek bir karar alıyor ve kendini kanıtlamak için Yasak Ülke’ye kaçıyor. Anna, Elsa, Kristoff, Sven ve Olaf çok geç olmadan Hedda’yı bulmak için tehlikeli bir maceraya atılıyorlar. Kristoff’u geçmişiyle yüzleştiren ve herkesin hoşgörülü olmak konusunda dersler alacağı bu yolculukta sen de arkadaşlarımıza katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133008</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f09034d9-5e85-4fad-9ad4-29f926bcb7ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Karlar Ülkesi - Kavuşma Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Elsa ve Anna, Snoob Krallığı hasat şenliğine davet ediliyorlar! Sevgili dostları Kai’ın kayıp kardeşinin orada yaşadığını keşfedince, iki kardeşi kavuşturmak için işe koyuluyorlar… Elsa, Anna, Kai, Olaf, Kristoff ve Sven’le heyecanlı bir yolculuğa çıkmaya hazır mısın? Tehlikeli dağ köprüleri, yabani hayvanlar, kaçak arabalar ve yepyeni, yardımsever dostlarla dolu bir macera seni bekliyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133009</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98c264bc-fbc8-4bdd-a3b0-594840faa521.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Karlar Ülkesi - Sınırları Aşmak</image:title>
            <image:caption>Anna, Erindel halkına daha çok yardım edebilmek için yeni yollar bulmayı görev ediniyor. Vahşi bir hayvan köyde karmaşa çıkardığında, Anna onunla benzer duygulara sahip olan maceracı Mari’yle tanışıyor. İki genç kız, krallığın ihtiyaç duyduğu farklı meslekleri keşfetmeye karar veriyorlar. Bu sırada Elsa, Erindel’e bağlı Batı Ormanları’nda baş gösteren bir gizemi ve komşu ülkedeki bir gerginliği çözmekle meşgul. Anna ile Mari, Elsa, Kristoff, Olaf ve Sven görevlerini tamamlamalı, gizemleri çözmeli ve ülkeye huzuru geri getirmeliler… Acaba başarılı olacaklar mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133010</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b35e2f78-d212-4c65-959d-644755c291d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Cat Power: Kedilerin Şifalı Gücü (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>Kediler insanlık tarihinde öteden beri önemli roller oynamıştır. Pek çok kültürde kutsal varlıklar olarak kabul edilmişler; yol gösterici, koruyucu ve şans sembolü sayılmışlar; sanatçılara, yazarlara ve yoldaşlık arayışındaki insanlara sadık dostlar olmuşlardır. Kedilerin beden ve ruh sağlığına iyi gelen özellikleri de uzun zamandan beri bilinse de bu konuda bilimsel çalışmalar yeni yeni artmaktadır. Kedilerin şifalı özelliklerine dair giderek artan araştırmalardan yola çıkan İsveçli yazarlar Ulrica Norberg ve Carina Nunstedt dünyanın önde gelen kedi uzmanlarıyla ve tutkulu kediseverlerle röportajlarını kendi tecrübeleriyle, tarihten ve günümüzden pek çok hikâye ve tanıklıkla birleştiriyor. Kendilerini “kedi delisi” yerine “kedi akıllısı” olarak tanımlayan Carina ve Ulrica bütün bu nesnel ve öznel birikimi –kedilerin dokuz canından ilhamla– dokuz başlık altında her yönüyle sunarak, kedilerin yaşam gücünü ve sihirli becerilerini hayatımıza katmanın yollarını gösteriyor. “Kedinin yolu daha bilgece bir yaşam sürmemizi sağlayabilir, bizi daha dengeli ve keyifli bir hayata götürebilir. O halde kedilerin yaşam enerjisine kendimizi açalım ve Kedi Gücü’nü bünyemize katalım. Kedilerin gücü adına: Cat Power!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133011</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0334816-8222-4f61-aa88-c6db2e86e5ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Tehlikeli! (Ciltli - Organik Kitap)</image:title>
            <image:caption>Küçük köstebek her şeyi etiketlemeyi çok seviyor. Derken günün birinde ormanda tuhaf bir şey bulan küçük köstebek, başlıyor onu da etiketlemeye! Daha önce hiç görmediği bu kocaman, sivri dişli, Yamru Yumru şey acaba TEHLİKELİ! olabilir mi? Yoksa köstebeğin, onun için yepyeni bir sözcük mü bulması gerekli? Birbirinden eğlenceli çocuk kitaplarının yaratıcısı Tim Warnes’tan arkadaşlık ve sürprizler üzerine, yine çok sevilecek bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133012</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce7ddb24-77e8-4e4c-a738-7866312f5920.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Gelişimi Alanında Güncel Çalışmalar * II</image:title>
            <image:caption>Çocuk Gelişimi Alanında Güncel Araştırmalar-ll, çocuk ve ergen gelişiminin farklı yönlerini güncel bir bakış açısıyla elealan kapsamlı bir eserdir. Kitapta; bağlanmanın gelişim üzerindeki etkileri, çocuklarda görülen davranış sorunları, erken dönemde uyku problemleri, kuşaklar arası travma aktarımının ebeveyn tutumlarına yansımaları ve ergenlik döneminde depresyon gibi önemli konular işlenmektedir. Alanında uzman yazarların katkılarıyla hazırlanan bu eser; araştırmacılar, öğrenciler ve profesyoneller için değerli bir başvuru kaynağı olmanın yanı sıra, çocukların gelişimini yakından anlamak isteyen ebeveynler için de yol gösterici bilgiler sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133013</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15dd13ad-e89e-49bc-a972-ed5974e679d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Gelişimi Alanında Güncel Çalışmalar - I</image:title>
            <image:caption>Çocuk Gelişimi Alanında Güncel Araştırmalar-l, çocukların gelişim süreçlerini farklı yönleriyle ele alan güncel ve kapsamlı bir çalışmadır. Kitapta; dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), özel öğrenme güçlüğü ve üstün yeteneklilik gibi nörogelişimsel özelliklerin yanı sıra, erken dönemde dil, iletişim ve özerklik gelişimi konuları da işlenmektedir. Alanında uzman yazarlar tarafından hazırlanan bölümler, hem akademik bilgi arayışında olan araştırmacılar ve öğrenciler için hem de çocuk gelişimine ilgi duyan ebeveynler ve profesyoneller için yol gösterici bir içerik sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133014</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba45b7c5-148e-42b7-98a2-51156fa2dc74.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap Kırılır mı Hiç?</image:title>
            <image:caption>Kırıkada kasabasında bir grup çocuk, yıllardır süren anlamsız küslüğü unutup binlerce yıllık, inanılmaz bir keşfin peşine düşüyor. Bu sadece sıradan bir kazı mı? Mitolojik hikâyeler gerçeğe dönüşür mü? Nehrin iki yakasındaki düşmanlık yerini dostluğa bırakır mı? Ihlamur ağacı iyileşecek mi? Gördükleri ateş böcekleri mi, yoksa ağaç perileri Driyadlar mı? Her adımda yeni bir bilmece, yeni bir soru, çocukları tarihin derin koridorlarına sürüklerken asıl sır kapının ardında saklanıyor. “Kitap kırılır mı hiç?” Bu soru sizi, Antik Çağ’ın tozlu sayfalarında sırlarla dolu, nefes kesici bir yolculuğa çıkaracak. Büyük gizemlere doğru yol almanızı sağlayacak bir kapıyı açmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133015</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37368ae2-e498-41fb-8aa7-2560a586ab74.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlığımı Yitirirken</image:title>
            <image:caption>İnsanlardan korkan ve utanç içinde yaşayan Yozo’ya göre hayat cehennemden farksızdır. Onun için çocukluğundan itibaren insanlarla zayıf da olsa bir bağ kurabilmenin tek yolu maskaralık yapmaktır. Gençliğinde ise her türlü bağımlılığın pençesine düşer. Hayatına giren herkesi teker teker yüzüstü bırakır. 
 
İlk kez 1948 yılında yayımlanan, Japon edebiyatının en ünlü ve sarsıcı eserlerinden biri olan İnsanlığımı Yitirirken, dünyayla uzlaşamayan bir yabancının aklının ve ruhunun yitiminde 
ne kadar sürüklenebileceğini gösteriyor. 
 
“Dazai kendimde en çok gizlemek istediğim şeyleri açığa çıkarıyor.” 
― Yukio Mişima</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133016</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0ba1616-f628-4d43-a8ca-0648cf06e6af.jpg</image:loc>
            <image:title>Kan Bağı</image:title>
            <image:caption>Carl ve Roy Opgard kardeşlerin, doğup büyüdükleri kasabada, Os’ta işleri yolundadır; bulundukları noktaya arkalarında birkaç ceset bırakarak gelmiş olsalar da… 
 
Carl havalı otelini işletirken Roy büyük bir eğlence parkı inşa etmenin peşindedir. Şerif Kurt Olsen ise kardeşlerin karıştığı cinayetleri aydınlatacak yeni ipuçları bulmaya kararlıdır. Ne var ki Carl ile Roy her şeyin çaresini düşünürler. 
 
Os’ta yeni cinayetlerin işlenmesi an meselesidir… 
 
Krallık kitabının devamı Kan Bağı aile ve sadakat üzerine müthiş bir psikolojik gerilim. Nesbo’nun usta yazarlığının parlak bir örneği…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133017</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b77d7da4-9857-461d-a19a-3224397bc28d.jpg</image:loc>
            <image:title>Onu Sevdiğim Zamanlar</image:title>
            <image:caption>Bazı aşklar unutarak değil, hatırlayarak biterdi belki de. 
 
Zamanın bir tavuğun gagasında aktığı Arkanya, “yazmasaydım büyüyemezdim” diyen çocuklar, bir annenin kucağında hazla ve ölümle geçen çağlar, gırnatanın ezgisiyle durulan halaylar, fısıltıyla söylenen şarkılar, geceyi delip geçen kurşunlar, duvara asılı ölü fotoğrafları, havaya savrulan beyaz tülbentler ve kuruyan bir çiçeğin sessizliği... 
 
Arkanya ile Paris arasında mekik dokuyan Onu Sevdiğim Zamanlar, aşka, barışa, yersiz yurtsuzluğa ve hatırlamanın acısına dokunaklı bir ağıt. Sesini sınırların olmadığı ve insanın insana merhem olduğu bir yerden yükseltiyor: Ey insan, neredesin? 
 
Romanları pek çok dile çevrilen, sinemaya uyarlanan, ödüller alan Kemal Varol, edebi coğrafyasını Paris-Arkanya hattına taşıdığı, iç içe geçen iki hikâyeyle ilerleyen bu romanda insanları ayıran değil, ortaklaştıran yaraları; suskunluğu sınırsızlığa dönüştüren büyülü bir aşkı olağanüstü bir dille anlatıyor. 
 
Onu Sevdiğim Zamanlar insanlığın eksik şarkısını yeniden hatırlatan eşsiz bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133018</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98562e34-9e6c-4b9c-9b85-7660c2e875d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Camellia&apos;nın Peşinde 1</image:title>
            <image:caption>Bildiğin tek hayattan koparılırsan, elinde ne kalır? 
 
Sokaklarda büyüyen on iki yaşındaki Camellia, annesinin yanından bir gece yarısı kaçırılır. Ama bu işin arkasında babasının ailesi, saygın Bale Hanesi vardır. Aile bireyleri onu sıcak gülümsemeler ve kucaklamalarla karşılasa da Camellia gerçeği kısa sürede fark eder. Buraya ailenin ikinci oğluymuş gibi davranmak, Camellius Bale kimliğine bürünmek için getirilmiştir. Hasta abisinin yerine sağlıklı bir aile vârisi olacak şekilde yetiştirilecektir.  
 
Camellius’un zamanla artan çekiciliği ve masum tavırları yalnızca halkın değil, veliaht prensin ve Dük Ihar’ın oğlunun da ilgisini çeker. Sarayın görkemli salonlarında ve entrikalarla örülmüş koridorlarında attığı her adım sırlarla çevrelenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133019</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d16d5e6-cb50-443b-ace3-61378440b55d.jpg</image:loc>
            <image:title>Arayış Ormanı 4 – Kül Büyücüsü</image:title>
            <image:caption>RUHLAR SESSİZ. ASALAR KIRIK.UMUTLAR PARAMPARÇA. 
Bekçi, Ena ve Levia, esaretin zincirlerinden kurtulduklarında artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığını anlarlar. Diyarın kadim düşmanı, karanlık efsanelerden fırlayıp gelen Soysuz Athor, küllerinden doğmuştur. 
Kül Büyücüsü ’nün önünde diz çökenlerin sayısı artarken, tılsımcıların çağının sona erdiğini ilan edenler, geriye kalan ne varsa yerle bir etmeye kararlıdır. 
Üç arkadaş, güçlerini toplamaya ve neler olup bittiğini anlamaya çalışırken hem geçmişleriyle hem de kendilerine duydukları güvenle yüzleşirler. Artık sadece düşmanla değil, içlerindeki korku ve çaresizlikle de mücadele etmeleri gerekmektedir. 
Arayış Ormanı serisinin bu son kitabı, ateşin küle döndüğü, küllerin yeniden doğduğu büyülü bir hikâyenin en soluksuz halkası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133021</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a16f28ac-8cf2-4137-9402-bba408cd987f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Yudum Umut</image:title>
            <image:caption>Bir Yudum Umut, hem yüreklere dokunan sıcacık bir öykü hem de geleceğe dair önemli bir mesaj taşıyor: Bir damla su, bir damla hayat demektir. 
Dededen toruna uzanan bilgeliğin ışığında, bir erik fidesine can veren ellerle başlar bu serüven. Ama doğa, suyu bilinçsizce tüketen insanoğluna hak ettiği bir dersi vermekte kararlıdır. Çatlayan topraklar, solan çiçekler ve susuz kalan insanlar arasında, küçücük bir dal, dünyanın en büyük umuduna dönüşür. 
Özlem Açar, metni ve çizimleriyle, doğaya sevgiyle bağlanmanın, doğanın dilini anlamanın ve küçük adımlarla büyük farklar yaratmanın yollarını açıyor. Çocuk, genç, yetişkin tüm okurlara…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133022</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27ddd2ee-2c37-4935-a2e5-0786d7fb6302.jpg</image:loc>
            <image:title>Akademiname Akademi Yolcusuna Öğütler</image:title>
            <image:caption>Akademi yolculuğunun başlarında her şey çok karışık görünür insana. Yürünmesi gereken yol, başka mesleklerde olduğu gibi aşikâr, güzergâhın sınırları belirli ve menzil çok net değildir. Ufuk belli belirsiz, alacakaranlıktır adeta. Böyle bir yolculuğa çıkma isteğinin olup olmadığı da çoğu kez meçhuldür. 
Böyle durumlarda önceki tecrübelere, akademik bir rehberliğe fazlasıyla ihtiyaç vardır. 
Akademi yolculuğunun gülleri-dikenleri, akademisyenliğin gerekleri nelerdir? 
Tez konuları nasıl belirlenir, bir tez nasıl yazılır, bir konu nasıl çalışılır? 
Ne çalışmalı, ne zaman çalışmalı, nerede çalışmalı? Çalışırken nasıl bir perspektife sahip olmalı? 
Sadece Batı akademisi/paradigması için ve içinden çalışmak ne tür sonuçlar üretebilir? 
Bu bağlamda bu çalışmanın amacı akademisyenlik kumaşına sahip nitelikli bireyleri akademiye yönlendirmek, daha faydalı konular çalışılmasına katkı vermek, karşılaşılacak akademik zorlukların çözümüne yardımcı olmak, daha iyi bir akademi ve bilim dünyası için bazı önerilerde bulunmaktır. 
Çalışmanın hedef kitlesi akademisyenlik mesleğinin kendilerine uygun olup olmadığı üzerine düşünenler, kariyer planı yapanlar, kariyer arayışı içinde olanlar, yüksek lisans ve doktora aşamasındaki genç akademisyenler, genç bürokratlar, konusunu belirlemede zorlananlar, hali hazırda akademi yolculuğunda olanlar, dolayısıyla tüm akademisyenler ile akademi/syen dünyasına, akademik bir bakışa ilgi duyan herkestir. 
Akademinâme, akademisyenlik mesleğine uygun nitelikte olanların daha fazla akademiye yönelmesine; sadece Batı (gelecekte belki Doğu, Güney, Kuzey) merkezli monolitik ve edilgen bir pozisyon alışı aşarak, içinden çıktığı medeniyetin/toplumun birikiminin de farkında olarak insanlığın küresel bilgi havuzuna daha fazla bilgi aktarma arayışında bir iş yapış ve bakış tarzıyla, çok merkezli, çok boyutlu ve çok yönlü bir akademik yaklaşıma katkı sunabilirse ne mutlu bana.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133023</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dffa88c-c1a2-42fb-bae3-0aac3eddd148.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırk Hadis, Beng ü Bade, Enisü’l-Kalb</image:title>
            <image:caption>Mü’min olmaz kişi hakîkat ile 
Dutmayınca tarîk-ı terk-i hevâ 
Her ne öz nefsine revâ görse 
Yâr u kardaşa görmeyince revâ 
Hz. Peygamber’in “Sizden biri kendisi için sevip istediğini, kardeşi için sevip istemedikçe iman etmiş olmaz.” hadis-i şerifini, Türk edebiyatının en büyük söz ustası Fuzûlî işte böyle; âhenkli, veciz ve sarih bir üslûp ile ifade ediyor... VakıfBank Kültür Yayınları, Fuzûlî’nin eserlerini, alanında uzman edebiyatçıların titizlikle sadeleştirip günümüz Türkçesine özenle aktardığı yedi ciltlik bir külliyat hâlinde bugünün diline kazandırıyor. Elinizdeki kitap, Fuzûlî’nin Kırk Hadis, Beng ü Bâde ve Enîsü’l-kalb adlı eserlerini ihtiva eden, külliyatın üçüncü cildi. Bu cilde, yukarıda Fuzûlî’nin veciz bir şekilde ifade ettiği dizeleri bugünün diliyle “Layıkıyla mümin denmez kişiye / Nefsinin yolunu terk etmedikçe / Kendisine neyi istiyor ise / Kardeşine onu istemedikçe” şeklinde okuyacağınız Kırk Hadis ile başlayacaksınız. Sonrasında, Fuzûlî’nin gençlik döneminde kaleme alıp Şah İsmail’e sunduğu, şarap ile esrarın üstünlüklerinin münazara üslubuyla anlatıldığı Beng ü Bâde ile hakikat arayışının mecazlarla örülü anlatımına şahit olacak ve nihayet, güzel söz söylemenin sanatkârane bir üslupla yüceltildiği, hırs ve riyânın tenkit edildiği ve dönemin devlet büyüklerinin adaletsizlikleri nedeniyle sorgulandığı Enîsü’l-kalb adlı kaside ile şiirin hem estetik hem de eleştirel bir ses olabileceğine tanık olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133024</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5251deaf-021d-4a1c-8ff1-7984e7b9411a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hükümdara Öğütler</image:title>
            <image:caption>Aile büyüklerine hürmet edilmelidir ki hürmet, diğer hanelere de ulaşsın. Evlatlara şefkat duyulmalıdır ki şefkat, diğer hanelere de yayılsın. Bu sayede, yeryüzünün yönetimi avuçlarınızın içinde olacaktır. Şiirler Klasiği’nde şöyle denir: “Davranışlarınla önce eşine örnek ol, sonra davranışlarını hane içindeki kardeşlerine göster ve en sonunda bu davranışlarını toplum geneline yay.” Bunun anlamı, benliğin iyiliğini başkalarına ulaştırmaktır. 
Mengzi (MÖ 372-289); insan doğasının doğuştan iyi olduğu teorisiyle antik dönem Çin felsefesine yepyeni bir soluk getiren, Konfuçyüs (MÖ 551-479) tarafından benimsenen ahlak öğretisini miras alarak detaylandıran, geliştiren ve bu öğretinin dünya çapında tanınmasına asıl katkıyı sağlayan filozoftur. Kadim Çin medeniyetinin günümüze dek korunan ve Uzak Doğu kültürünü şekillendiren geleneksel yapısını anlamak adına Konfuçyüs öğretisindeki normatif çerçeveyi bilmek ne kadar önemliyse, Çin ulusunun gelecek nesillere aktardığı siyasi ideolojisini anlamlandırmak adına Mengzi felsefesindeki hümanist yaklaşımı bilmek de bir o kadar önemlidir. Konfuçyanizm’in en değerli eserleri arasında yer alan Hükümdara Öğütler: Mengzi Klasiği, edebî kuvvetliliği ve felsefi berraklığı sayesinde bilgiyi ve erdemi özümseme, sosyal yaşamı düzenleme ve ideal siyaseti belirleme hakkında ayrıntılı anlatımlar sunuyor. Konfuçyüs’ün dile getirmediği konuları açıklayan ve önceleyen bu klasik, insanın doğuştan gelen iyi eğilimlerini nasıl koruması gerektiği temelinden ilerleyerek kişisel gelişimin tamamlanmasında psikolojik sürecin önemini vurgulayan ve beşerî ilişkilerin kurulmasında toplumsal eşitliğin gereksinimini destekleyen argümanlarıyla öne çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133025</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57077e1c-a308-48dc-a04a-97a87c949e76.jpg</image:loc>
            <image:title>Maceracı Yüzgeçler: Biba’nın Günlüğü - Uy Bisikletimin Tekeri Patladı</image:title>
            <image:caption>Sen hiç bisiklete bindin mi? Peki iki tekerlekli bisiklete mi bindin, yoksa dört tekerlekli mi? Maceracı Yüzgeçler “Uy” bisikletine biniyor. Çünkü balık bisikletini Taka Hamsi icat etti. Adını da “Uy” koydu. Uy bisikletine binip yarış yapmak küçük balıkların en sevdiği oyunlardan biri… Biba’nın çok sevdiği bisikletinin tekeri patlayınca sıra dışı bir macera başlar sularda…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133026</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80b3760f-070e-440d-b5f7-a061b6519a6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Patipalas Perili Değil</image:title>
            <image:caption>Ünlü korku yazarı Silas Sivridiş, Patipalas’a geliyor! Bay Sivridiş bütün zamanını ürkütücü şeyler düşünerek geçiriyor, o yüzden şimdi gökkuşakları, tek boynuzlu atlar ve baloncuklarla dolu bir tatile ihtiyacı var. Tofi, bundan oldukça memnun. Sonuçta Patipalas perili bir otel değil... Yoksa öyle mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133027</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5840c13e-7392-40ec-bfb2-63934d64865f.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahşi Robot Adada</image:title>
            <image:caption>Adada her şey olması gerektiği gibiydi. Sonra tuhaf, daha önce görülmemiş bir yaratık çıkageldi. 2024 yılında sinemaya uyarlanan, “New York Times” çoksatar listesinin bir numaralı romanı “Vahşi Robot”un resimli kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133028</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0835d4c-ffc0-46c5-9944-9db161eacf9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Nuri ve Lokum Yeni Görev</image:title>
            <image:caption>Nuri ve Lokum ayrılmaz iki dost. Nuri nereye, Lokum oraya! Hatta gerekirse okula... Bir bu eksikti! Doğru okudunuz, bu ikilinin yeni bir görevi var! Pek çok açıdan zor(layıcı) bir görev bu. Öyle ki ucundaki ton balıklı konserve bile yeterli motivasyonu sağlamayabilir. Nuri’nin canına minnet ama Lokum’un seçme şansı yok. Aynı olayı farklı bakış açılarından yansıtan, (em)pati dolu “Nuri ve Lokum” serisinin yeni macera kitabını okurken çok eğlenecek, hatta gülmekten yerlere yatacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133029</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7427b555-04f1-420c-b27f-9840b350c891.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Sektörde Kariyer</image:title>
            <image:caption>Kadri Kanpak’ın Özel sektörde kariyer üzerine yeni kitabı. 
… 
 
Kariyer, bir yolculuktur. 
Bu yolculukta bazen belirsizlikler, bazen fırsatlar karşımıza çıkar. 
İşte tam da bu noktada Kadri KANPAK’IN, Özel Sektörde Kariyer adlı çalışması devreye giriyor. 
Bu kitap, sadece bilgi veren bir rehber değil; aynı zamanda yol gösteren bir dost gibidir. 
İçinde, iş dünyasında başarılı olmanın ipuçlarını, özel sektörde ilerlerken dikkat edilmesi gereken noktaları ve gerçek hayattan alınmış değerli deneyimleri bulacaksınız. 
Eğer iş yaşamında kendinize sağlam bir yön çizmek, motivasyonunuzu tazelemek ve doğru adımlar atmak istiyorsanız, bu kitap sizin için güçlü bir başlangıç noktası olacaktır. 
Unutmayın; doğru bilgi ve doğru rehberlik, hayallerinize giden yolu çok daha ulaşılır kılar. 
Hasan ŞEKER- YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133030</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b3fc8d8-3d41-49c7-b320-9becb64125df.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşam Nehri</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, insanlık tarihini merak eden bir kız çocuğunun meraklı soruları
ile bilge yaşlı kadının Yaşam Nehri’nde ilereyen tarih yolculuğuna sizleri
davet ediyor.
İnsanlık tarihini sade ve yalın bir didde anlatan yazar, ikili diyaloğlar ile
tarihin akışı hikayeleştirerek, genç nesile tarihi sevdiriken, “ Büyüklere
Masallar” tadında da tarihin akışını okumayı herkese sevdirmektedir.
Geçmişini tanımayan nesiller geleceğine de sahip çıkamayacaktır. Sadece
bulunduğunuz yerden tarihinizin akan nehrine bakmayın. Onun kaynağına
doğru yolculuk yapın ve onun suyunu içerken de ıslanmayı göze alın.
Yaşamınızdaki anlam işte o anda başlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133031</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70f63b72-1b7f-4276-b195-e86281bf0905.jpg</image:loc>
            <image:title>Benliğe Dönüş</image:title>
            <image:caption>1937-38 Dersim Katliamının ciltlere sığmaz anlatıları ve belgelerinden yola çıkarak kurgulanan bu romanda, Yavuz Kardaşlar&apos;ın kaleminden Oguz&apos;un hikayesine tanıklık edeceğiz. Yazar,  bize tarihin hafızalardan silinmediğini anlatırken, Oguz&apos;un kendine yolculuğunda anlatmaktadır. 
Bu roman başka bir yola alınmış bir yolcunun yolunu bulup kendi gerçeğini ararken, yakın çevresindeki bireylerin de farklı hakikatlerini gözler önüne sermektedir. Aynı zamanda hakikatin gerçekle, doğruyla, güzelle, aşkla, kadınla, şeriatla insanın ve doğanın varoluş gerçekliğini edebi, felsefi  düzlemden kalbimizin ilmiklerinden geçirerek ruhumuza işlemektedir. 
*Geçmiş, yalnızca bir çeyiz ya da alet sandığı değildir; aynı zamanda derin bir yara, suskun bir kuyudur. İçinde gümüş saplı neşelerle pas tutmuş kederler yan yana durur. Sevinç, bazen zamana karşı kudretli bir sel olur; yakın geçmişin dertli taşlarını önüne katıp sürüklerken, eski acıların kökleri sessizce derinlere iner. Hafızanın kuyusu tuhaf bir terazidir; Yüzeyde, gündelik hayatın kırılgan dalgalarında salınan hatıralar vardır; varken yok, yokken var gibi. Onlar bir rüzgârla savrulur, bir tebessümle kaybolur ne kalbinizi sarsar ne de ruhunuzu yaralar. Ama dibe çakılı olanlar... İçten içe taş gibi ağırdır. Onun altında gömülü kalır.*</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133032</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0fece18-bfe8-4f45-bb88-c03a1ea0c219.jpg</image:loc>
            <image:title>Naye</image:title>
            <image:caption>Edebiyat bazen en beklenmedik yerlerden filizlenir. 
Demir kapıların ardında, yüksek duvarların gölgesinde, insanın hem kendisiyle hem de tarihiyle hesaplaştığı o mekânlarda kelimeler bir anda özgürlüğün sesi olabilir. 
Romanın merkezinde genç bir siyasi tutuklu var. 
İşkence odalarının karanlığından belleğin aydınlığına sığınan genç adam, her sorgudan sonra çocukluğuna, anneannesinin anlattığı masallara dönüyor. 
 
Yaşadığı coğrafya gibi asi bir isyancının ve küçük bir kız çocuğunun hayatta kalma çabaları, her ikisinin de özlem ve umutlarının kesiştiği hikayeyi kaleme almıştır yazar. 
Naye’nin özlemleri, umutları ve yaşamının son bulması noktasında, eşkiya olan Haydar’ın yakalanma uğruna küçük kız çocugunun hayatını kurtarması çabaları, her iki kahramanında mücadele ve hayata bağlılıklarında direnmelerini akıcı, merak uyandıran, gerçek bir hikayeden kurgulanarak eski zamanlara yolculuktur bu kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133033</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e26f470-965f-417d-9e0a-79c8c12623c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Günahın Kıyısında</image:title>
            <image:caption>Türkiye toplumunda &apos;Kadın&apos; olmanın ve toplumsal değerlerle de kadının adının, kimliginin yok edilişini, toplumsal kültür, din, aile üçleminde kaleme almıştır yazar. 
06/02/2025/ tarihinde yaşanan depremden de etkilenerek kitabı kurgulayan yazar Arjen EREZ Bu romanda, Aynı binada yaşadıkları hâlde birbirlerini tanıma imkânı bulamamış genç bir kız ile erkeğin bir depremle eş zamanlı yaşadıkları ruhsal sarsıntılar… Beklentilerle umutların, gerçeklerle hayallerin; günahla günah olmayanın iç içe geçtiği bir zeminde, hem bireysel hem toplumsal kırılmaların izini süren bir anlatıya dönüşüyor. 
Arjen EREZ, ruhsal, fiziksel ve maddi yıkımların nedenlerini ve sonuçlarını sorgularken; bireylerin ve toplumun kimler tarafından, nasıl günahın eşiğine sürüklendiğine ve bu çıkmazdan bir kurtuluşun mümkün olup olmadığına dair güçlü bir işaret sunuyor. Bu kitap, günahsız kalmaya çalışan herkesi sessiz ama kararlı bir çağrıyla kendine davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133034</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f3eb5f2-5758-4494-957d-f4fe58a23af9.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Affetmiyorum</image:title>
            <image:caption>Bazen en çok inandıklarımızdan gelir en ağır ihanet. Kalbimizi emanet ettiğimiz, en çok değer verdiğimizden… Bir bakışla, bir susuşla, bir gidişle… Ve o anda hayat geri dönşolmayan bir şekilde değişir. Ardında kelimelere sığmayan bir boşluk bırakır. Bu kitap, işte o boşluğun içinde kaybolmuş, kalbi paramparça edilmiş herkes için yazıldı. Değer görmemiş, ihanete uğramış, yarım bırakılmış herkes için… Her satırında sizin adınıza söylenmiş sözler, içinizde biriken ama dile getiremediğiniz haykırışlar var. Seni Affetmiyorum, yalnızca kırgınlıkların ve yaraların değil, aynı zamanda yeniden doğuşun kitabı. Kendi değerini yeniden hatırlayan, artık eskisi gibi olmayacak insanların… Aşk acılarını en derinlerden anlatan, kitaplarıyla binlerce kalbe dokunmuş ve çok satanlar listesinin değişmeyen ismi Zeus Kabadayı’nın satırlarında yaralarınızı iyileştirecek gc, umudu ve yeniden ayağa kalkacak cesareti bulacaksınız. Çnkbazen affetmemek de iyileşmenin ilk adımıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133035</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69ed0801-289c-41f2-8929-a11ac291631b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bulunamadı</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuz için resimli bir hikâye, sizin içinse yavrunuzun, çocuk olmanın getirdiği zorlukları aşmasına yardımcı bir rehber. 
3-6 yaş arasındaki bir çocuk için istemek, elde etmek demektir. İstekleri yerine getirilmezse hırçınlaşabilir, öfke patlamaları yaşayabilir. Ne Zormuş Büyümek serisinin bu kitabı, bol resimli ve kafiyeli anlatımıyla çocuğunuzun kaprislerini azaltmasına yardımcı olurken etkinlik önerileriyle bu süreçte onunla doğru iletişim kurmanızı sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133036</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebfc4ba6-6397-46d8-aaa5-23f78d9fb574.jpg</image:loc>
            <image:title>Heart of Darkness</image:title>
            <image:caption>Heart of Darkness by Joseph Conrad is a novella written during the late 19th century. 
The story follows Charles Marlow, a seaman who embarks on a journey up the Congo River, seeking to connect with a mysterious ivory trader named Kurtz. 

Through this quest, the novella explores themes of imperialism, colonization, and the darkness found within humanity.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133037</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f851bac1-10ec-4c74-8d3d-0a0c33f2b4fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Middlemarch</image:title>
            <image:caption>Middlemarch by George Eliot is a novel written in the mid-19th century that explores the lives and interactions of residents in a provincial English town. 
The story primarily centers around Dorothea Brooke, a young woman with high ideals and aspirations for a meaningful life, who grapples with her search for love and purpose amid societal expectations. 

The novel addresses themes of marriage, ambition, and the intersection of personal and social values in a rapidly changing world.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133038</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96e5bf6b-6eb4-40f1-a1dc-18367717d23d.jpg</image:loc>
            <image:title>American Short Stories</image:title>
            <image:caption>American Short Stories by Charles Sears Baldwin is a collection of selected stories and critical essays on the short story genre, written in the early 20th century. 
The compilation aims to showcase the evolution of the American short story, exploring its development from meandering anecdotes to a distinct and cohesive literary form. 
The collection features a variety of tales from notable American authors. 
PART I. THE TENTATIVE PERIOD 
Washington Irving – Rip Van Winkle 
William Austin – Peter Rugg, the Missing Man 
James Hall – The French Village 
Albert Pike – The Inroad of the Nabajo 
PART II. THE PERIOD OF THE NEW FORM 
Nathaniel Hawthorne – The White Old Maid 
Henry Wadsworth Longfellow – The Notary Of Périgueux 
Edgar Allan Poe – The Fall of the House of Usher 
Nathanıel Parker Willis – The Inlet of Peach Blossoms 
Carolıne Matilda Stansbury Kirkland – The Bee-Tree 
Fitz-James O’brien – What was It? A Mystery 
Francis Bret Harte – The Outcasts of Poker Flat 
Albert Falvey Webster – Miss Eunice’s Glove 
Bayard Taylor – Who was She? 
Henry Cuyler Bunner – The Love-Letters of Smith 

Harold Frederic – The Eve of the Fourth</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133039</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60900f16-2c23-4167-b3df-ad447288a2ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyuşma</image:title>
            <image:caption>&quot;Yol bazen kaybolmayı, bazen yenilgiyi kabul edip geri dönmeyi, bazense ilerlemektense kendine iyi geleni yaparak olduğun yerde biraz daha kalabilmeyi gerektiriyordu. O yolu inşa eden sen olmadığın sürece, ilerisinde karşına ne çıkacağını yürümeden bilmek mümkün değildi...&quot; 
Sevdiklerini yitiren balıkçı Valhaf, köyünü ardında bırakıp bilinmez bir yolculuğa çıkar. Limanlarda ve kasabalarda, ağır işlerin terinde ve kitapların satırlarında, kaybın ağırlığıyla sınanır. Sonra, dünyanın ortasında bir köprüden geçerek yaralı ruhların sığınağı “beyaz ev”e varır. Zaman akışını yitirdiğinde, dostluklar ve yeni bakışlar ruhunu iyileştirmeye başlar. Fakat bu evden çıkış, girilen kapıdan olmaz; her yolcunun kendi kapısı vardır. Kedisi Duman’ın rehberliğiyle Valhaf, kendi eşiğini keşfeder ve başladığı yere döner. Artık geçmişin zincirlerinden arınmış, yeni bir hayatın eşiğinde durmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133040</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/594b3172-94dc-4ca9-8796-b68dc9819a79.jpg</image:loc>
            <image:title>Malakan Kars-Moskova Hattı</image:title>
            <image:caption>“… Silah sesini duyup dışarı çıkan Azerbaycanlı apartman sakininin kapısı açık kalmıştı. O sırada Bakü Radyosunda çalan türkünün sözleri şöyleydi: 
 
Saçın ucun örmezler 
 
Gül solunca dermezler, 
 
Seni mene vermezler, 
 
Nenen ölsün sarı gelin…” 
 
 
Ortodoksluğun ve Rus Çarı II. Nicholas’ın acımasız kurallarına karşı direnen ve savaş karşıtı olan Molokanlar, 1877-1878 yıllarında Kars’ın su kıyısındaki bir köyüne sürülürler. Değirmencinin kızı Nadya ile Can’ın ilkokul arkadaşlığının tutkulu bir aşka dönüşü ile başlayan hikâye; Can’ın Nadya’nın peşinden gittiği Kars-Moskova hattıyla dönemin siyasi olayları içerisinde hiç beklenmedik bir hal alır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133041</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ab286ab-bbd4-4177-afae-86a274ed92ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlıkta Bir Çatlak</image:title>
            <image:caption>Su bazen göl bazen sel olur. Orman nefes alıp verir. Ardıç ağacının altında zaman durur ve yeniden başlar. Çakırdikenlerin sardığı kökler çözülür, karanlık çatlar ve yerine gelen bütün görkemli gümbürtüsüyle yaşamın şık ve ışık içindeki akışıdır. 
Yaşadığı ağır hastalığın ardından bedeni eksilen Lale, ölüme hazırlanmak için ormanın içindeki bir evi seçer. Bedenini ve ruhunu saran çakırdikenlerle baş etmeye çalışırken sağaltıcı kadın Dodik ve küçük kız Gülizar’la tanışır. Kendi çocukluğunu iyileştirir gibi Gülizar’ı kanatları altına alır. Gülizar da Lale’ye sığınacak, onun kucağına ve ilgisine yerleşecek, bu yoldan eksikli iki yaşam birbirine yaslanarak tamamlanmanın bir yolunu bulacaktır. Bütün bu süreçte onlara yol gösteren, ardıç ağacının gövdesinde dirilip yılanları ellerinde ısıtan, kurtların çağrısını duyan Dodik, doğanın kuvvet ve eğilimlerini insanlara taşıyan bir aracı gibidir. 
Reyhan Karaarslan, kadim bir hikâyeyi doğanın ritmine yaslanarak, eksilmenin ve yeniden filizlenmenin katmanlı bir yolculuğuna dönüştürüyor. Hafifliğe methiyeler, kimsesizliğe övgüler dizen Karanlıkta Bir Çatlak, denemekten çekinmeyen incelikli bir roman. 
“Toplayamadıklarının huzursuzluğu, darmaduman ettiği düzeninin yıkıntıları yok olmuş, her şeyden vazgeçmenin verdiği o sonsuz özgürlük hissiyle dolmuştu. Tutunamadığı yüzeylerin, duramadığı zeminlerin derdinde değildi; aksine bir su gibi akışkan olmanın, havalanıp uçmanın, ele avuca sığmamanın konforunu yaşıyordu. Eksilenlerle hafiflemişti.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133042</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/399da102-6856-46d7-a894-4b13f17d2b22.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiirle Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Şiir yazma merakım; ortaokulda Türkçe dersime giren öğretmenimin Cumhuriyet dönemimizin en önemli ozanlarından Âşık Veysel ŞATIROĞLU’nu tanıtması ve şiirlerinden örnekler vermesiyle başladı. Daha sonra Karacaoğlan ve Pir Sultan Abdal’a ait şiirlerden de etkilenmedim dersem yalan olur. 
İlk şiirimi liseye başladığım yıllarda yazdım. O günden bu güne yazmaya devam ediyorum. Yazdığım şiirlerin yalnızca benim içimde kalmaması ve başkaları tarafından da okunmasını sağlamak amacıyla şiirlerimi kitap haline getirmeye karar verdim. İlk şiir kitabım ‘’Anadolu’dan Esintiler’’i yayımladığımda sanki ilk defa evlât sahibi oluyormuşum gibi heyecanlandığımı ve duygulandığımı belirtmek isterim. Daha sonraki yıllarda ‘’Gönül Dilinden Şiirler’’ ve ‘’Aşk Şiirde Gizli’’ adlı şiir kitaplarımı ve ‘’Hayatı Roman Gibi Yaşamak’’ adlı öykü kitabımı yayımladım. 
Her konuda şiir yazmama rağmen daha çok Anadolu’muzdaki yaşanmışlıkları anlatan; aşk, sevgi, özlem, kırgınlık ve pişmanlıkları dile getiren şiirler yazmaya çalıştım. Ömrüm yettiğince de yazmaya devam edeceğim. 
Bu duygu ve düşüncelerle tüm şiir sever okurlarıma sağlık, huzur ve mutluluk dileklerimle selam ve saygılarımı sunarım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133043</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe93db89-42fd-4e01-927b-b3b909432278.jpg</image:loc>
            <image:title>Frenk Sokağı’nda Sonbahar</image:title>
            <image:caption>Frenk Sokağı’nda Sonbahar. Savaşlarla tükenen bir imparatorluğun çöküş sürecinde çok kültürlü bir liman kenti olan İzmir’de geçiyor hikâye. Bir yanda Levanten ticari yaşamının simgesi Frenk Sokağı, hemen arka sokaklarda ise frengi ve yoksulluğun iç içe olduğu bir yaşam... 
 
Askeri Doktor İzzet, Memleket Hastanesi’nde çalışmakta, İsviçre’de tıp okuyan Stella ise önce Karataş’ta sonra da Frengi Hastanesi’nde staj yapmaktadır. Bir tarafta farklı kültürlerin çatışması, diğer taraftaysa arka sokaklarda frengi batağındaki kadınların yoksul yaşamı, Stella’nın bipolar ruhunda kırılganlıklara yol açar...  
 
Bülent Ecevit’in kültür bakanlarından olan Prof. Dr. Suat Çağlayan’ın hekimlik, aşk ve sosyal sorunlarla ördüğü bu romanını kolaylıkla okuyacak ve keyif alacaksınız.       
 
Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133044</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a5c7397-1aa5-4ed9-80ef-9e6d2a637302.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozkırdaki Işıklar Öyküleriyle Köy Enstitülüler</image:title>
            <image:caption>Mustafa Gazalcı, dünya eğitim tarihinde yer edinen, Cumhuriyet’in büyük atılımlarından Köy Enstitülerinin ruhunu yansıtan anılardan yola çıkarak kaleme aldığı çarpıcı öyküleriyle karşımızda...  
Enstitülerin kurucularından İsmail Hakkı Tonguç, kitapta yer alan bir öyküde Arifiye’yi ziyaretinde şunları söylüyor:        
“…Sonunda Paşa’ya bir rapor hazırlayarak, ‘Bugün bu koşullarda yeni enstitü açamayız’ dedik. İsmet Paşa bu rapor üzerine, ‘Sonra çok pişman olacaksınız, savaştan sonra bize bunu hiç yaptırmazlar’ dedi. Yeni enstitü açamıyorsak bari var olanlarda öğrenci sayısını artırmalıyız diye düşünüyorum.      
Köy ve şehir yatılı öğretmen okulları bir süre yaşadı, sonra gürültüsüz patırtısız bu kurumları kapattılar. Yararsız mıydı? Hayır. Sayıları az olduğu için karşı çıkan olmadı. 
Biz Köy Enstitüleri yoluyla insanımızı canlandırmak, Türkiye’yi her türlü gerilikten kurtarmak istiyoruz. Bunun için de köye gidecek yarayışlı elemanları çoğaltmak gerekir.” 
Bozkırdaki Işıklar, “korkulan başa gelmeden önce”nin, karanlığı yara yara ilerleyenlerin sarsıcı öyküleridir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133045</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/176c2255-7ee9-4475-90fe-4a935b6955ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Buna Kim İnanır?</image:title>
            <image:caption>Taşlı bir tarla içinde, kuru otlar arasında yaprakları pörsümüş cılız bir ıhlamur ağacı... 
&quot;Burası dünyanın en güzel yeri!&quot; deseler kimse inanmaz. 
Bir kişi hariç... 
Kahramanımız Bay İnanır! 
“Dünyanın en güzel yeri”ni görmek istiyorsanız siz de ona inanın! 
Nuri Kurucu’nun esprili kalemiyle Berna Dörtpınar’ın birbirinden güzel resimleri birleşiyor ve ortaya eğlenceli bir hikâye çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133046</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9ffc600-487a-4e71-a890-67c91ba22373.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinçdışı Mırıltılar</image:title>
            <image:caption>Şiir üzerine uzun açıklamalar yapmak istemem, ama şiir anlayışımı birkaç cümleyle paylaşabilirim. Türkçe şiirde ustalarım hep Edip Cansever, Turgut Uyar ve Melih Cevdet Anday oldu. Anday, yıllar önce bir konuşmasında “şiir yazılmaz, yapılır” demişti. Bu tespit, şiir hakkında zihnimi açtı; Cansever ve Uyar’ın şiirini de başka bir gözle değerlendirmeme neden oldu. 



Bu kitaptaki şiirler son beş yılda, hayatın bana tanıdığı aralıklarda inşa edildi. Her biri, bir duyguyu düşünceyle harmanlama ve düşünerek iletme çabasının sonucunda ortaya çıktı. Felsefeyle daha fazla içli dışlı olduğum bu yıllarda Nietzsche’nin ve Schopenhauer’in etkileri de bu şiirlerde yer yer hissedilebilir. Özellikle Nietzsche’nin şiirlerini çevirmeye çalışmam, şiiri bir düşünme çabası olarak kavrayışımı derinleştirdi. 



Bütün bu söylediklerimi gerçekleştirip gerçekleştiremediğimse belirsiz. Bunu ancak okur takdir edebilir. Ama artık bu kitabın benden çıkması gerektiğine inanıyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133047</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fda565d9-56d5-41cb-85f3-9364a6e2d22b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurabiyeler Bitti!</image:title>
            <image:caption>Pelle’yle Lolo, temizlik yapacak gücü bulmak için önce lezzetli bir şeyler yemeye karar verir. Ama insan canının her çektiğine öyle hemen ulaşamaz. Ya heyecanla hazırladığınız kurabiyelerinizi fırın yerse? Peki, ya birbirine sarılmış iki salyongozu çörek zannederseniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133048</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07d9c9c0-f6f6-4cc8-9c9f-cf76904dd4dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Maceracı Yüzgeçler Boyama Kitabı 1</image:title>
            <image:caption>Maceracı Yüzgeçler Boyama Kitabı 1</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133049</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aedf0104-3d20-4a31-80bd-dfb2591e5662.jpg</image:loc>
            <image:title>Maceracı Yüzgeçler Boyama Kitabı 2</image:title>
            <image:caption>Maceracı Yüzgeçler Boyama Kitabı 2</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133050</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73c714af-02c8-49dd-b25f-d6616048716f.jpg</image:loc>
            <image:title>Maceracı Yüzgeçler Boyama Kitabı 3</image:title>
            <image:caption>Maceracı Yüzgeçler Boyama Kitabı 3</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133051</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6fcbf12-01ca-470b-b5d3-0ec7336c90d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Maceracı Yüzgeçler Boyama Kitabı 4</image:title>
            <image:caption>Maceracı Yüzgeçler Boyama Kitabı 4</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133052</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/377ba363-48d8-42f7-8478-0888dd7cad8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Maceracı Yüzgeçler Boyama Kitabı 5</image:title>
            <image:caption>Maceracı Yüzgeçler Boyama Kitabı 5</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133053</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76e18e18-7969-4c6b-942d-70327795b231.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahramanın Doğuşu: Kartallar Efsanesi 1</image:title>
            <image:caption>KAHRAMANLARIN DOĞUŞU, 
İHANETİN GÖLGESİNDEKİ ONUR... 
 
Yüzyıllardır dilden dile anlatılan bir efsane... 
Görkemli Çin İmparatorluğu’nun çöküşüyle sarsılan bir halk... 
Ve karanlıkta doğan iki çocuğun, kaderlerini baştan yazacakları destansı bir yolculuk... 
Jin Yong’un ölümsüz kaleminden Kartallar Efsanesi, 
yalnızca bir kahramanlık hikâyesi değil; aşkın, sadakatin, 
ihanetin ve özgürlüğün sınandığı bir evrendir. 
Daha doğmadan düşman ilan edilen iki oğul, farklı ellerde 
büyüyüp birbirlerine düşman mı olacak yoksa kana bulanmış 
bu topraklarda dostluk ve cesaretle yeni bir çağ mı doğacak? 
Olağanüstü dövüş sanatları, mistik güçler ve tarihin unutulmaz figürleriyle bezeli bu serüven, sizi Song Hanedanlığı’nın çöküş dönemine götürecek. Güç ile adaletin, aşk ile intikamın iç içe geçtiği bu evrende, her karakterin yolu bir seçimden geçer: 
 
Ya şanlı bir ölüm, ya da onursuz bir yaşam... 
Fantastik kurgunun doğu efsaneleriyle harmanlandığı 
bu ilk cilt, bir destanın başlangıcı. 
Hazırsan, efsane seni bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133054</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5dffb1f-f063-46d1-9626-cd977565d413.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihne Saldırı</image:title>
            <image:caption>İnsanın en temel özgürlüğü, düşünme ve hissetme özgürlüğüdür. Peki, bu özgürlük sistemli bir baskı, korku ve propaganda ile elinden alınabilir mi? 



Psikiyatrist Joost A. M. Meerloo’nun klasik eseri Zihne Saldırı, bireyin düşünce ve iradesini hedef alan en sinsi baskı ve beyin yıkama yöntemlerini açığa çıkarıyor. Nazi Almanyası’ndan Soğuk Savaş’ın gölgelerine uzanan örneklerle yazılmış olsa da, kitabın uyarıları ve öngörüleri güncelliğini hiç bozulmadan, belki daha da önem kazanmış bir şekilde sürdürmektedir. Bugün de görünürde “özgür” toplumlarda, gizli totaliter yapılar benzer tekniklerle zihinlerimizi kuşatmaya çalışıyor: korku, propagandanın sürekli tekrarı, medya manipülasyonu ve kitle psikolojisinin yönlendirilmesi… 



Meerloo, “beyin yıkama” kavramını sadece bir metafor olmaktan öte, insan psikolojisinin derinliklerine yöneltilmiş sistemli bir saldırı olarak ele alıyor. Kitap, işkence odalarından mahkeme salonlarına, gazetelerin manşetlerinden sıradan insanların gündelik yaşamına kadar uzanan geniş bir yelpazede zihinsel kontrol mekanizmalarını inceliyor. Meerloo’nun analizleri, günümüz politik dünyasının karanlık noktalarını aydınlatıyor. “Bireysel özgürlük” kavramını yalnızca bir hak olarak değil, sürekli korunması gereken kırılgan bir değer olarak yeniden düşünmeye çağırıyor. Çünkü zihin üzerinde kurulan görünmez baskı, çoğu zaman farkına bile varılmadan işler ve toplumları sessizce itaatkâr hale getirir. 



Zihne Saldırı, sadece tarihsel bir inceleme değil; bugünü anlamak ve geleceğimizi korumak için güçlü bir kılavuz. Bu kitap, çağımızın en kritik sorusunu soruyor: Zihinsel özgürlüğümüzü kimlere, hangi güçlere emanet ediyoruz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133055</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdc111e5-4bce-4990-a4a9-bdcccf09ba03.jpg</image:loc>
            <image:title>Ev Cadısı 1</image:title>
            <image:caption>KALPLERİ ISITAN, 

ROMANTİK VE GİZEM DOLU 

BİR HİKÂYEYE HAZIR MISINIZ? 



Finlay Ashowan, Daxaria Sarayı’nın hizmetine girdiğinde, herkesin zihninde aynı soru belirdi: Bu genç yaşına rağmen olağanüstü yeteneklere sahip delikanlı kimdi, nereden gelmişti? Onu tanıyan yoktu. Finlay ise mutfağında yemeklerini pişirmekten ve işine karışmaya cüret edenleri kapının önüne koymaktan gayet memnundu. 



Ama Fin’in sırları çok geçmeden gün yüzüne çıktı. 



Ev cadısı olduğu ve sadık kedisi Kraken’le birlikte saray entrikalarına karıştığı anlaşılınca, yetenekleri hızla fark edildi. Yemek yapmanın yanı sıra hamile kraliçeyi korumak, kraliyet büyücüsünün gazabına karşı gelmek ve şövalyelere kafa tutmaktan saraydaki casusun kimliğini ortaya çıkarmaya kadar pek çok zorlu maceraya atılacaktı. Ama bu, Fin için yalnızca bir başlangıçtı. Çünkü hem geçmişi peşini bırakmayacak hem de aşk hayatı yılan hikâyesine dönecekti. 



Saray entrikaları, büyü, mizah ve enfes yemeklerle dolu Ev Cadısı, okuyucuları eşsiz bir maceraya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133056</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e208ebf-2049-4b18-9cc0-17704b6a8489.jpg</image:loc>
            <image:title>Kocam Bir Narsist</image:title>
            <image:caption>“Kadın oturuyor keder ağacında. Yalnız başına. Saçlarının her bir teline bin yıldız sığdırsa da ölyor kadın. Glşlerini gamzesine gömyor. Sırtında bilmem kaç hançer. Hiçbiri el değil bu ellerin. Hepsini tanıyor.” Romanlarıyla on binlerce okura adeta terapi sunan Funda Uçuk Er, Kocam Bir Narsist ile okuru derin bir yolculuğa davet ediyor... Narsist eşlerle hayatını birleştiren iki kadın kahramanımız Melal ve Sadberk, kendilerini srekli maniple ederek yetersiz ve eksik hissettiren eşleriyle başa çıkabilecekler mi? Psikoloji bilimi narsist bireyin dzelmeyeceğini söylerken, Psikiyatrist Kartal sahiden iyileşmenin bir yolunu bulmuş olabilir mi? Yolları aynı psikiyatrist ile kesişen iki farklı kadın; benzer karakterli, narsist iki erkek. Meşakkatli yollarda iki farklı karar, iki farklı sonuç. Narsist bir eş gerçekten değişebilir mi? Yoksa asıl mesele, onun yanında kendini kaybetmeden var olabilmek mi? İki kadın, iki seçim, iki son... Okuru derinden sarsacak bir yzleşme hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133057</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/254881e4-72df-481c-869e-f44668552b4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ankara&apos;nın Duygusal Tarihi</image:title>
            <image:caption>Bir kenti, onun tarihini yalnızca binalar, yollar, meydanlar, hakkında çıkan haberler üzerinden mi okuruz? Yoksa duygular da bu tarihin parçası mıdır? Üstelik konu, Ankara gibi her anlamda sembolikleşmiş, yalnızca yaşayan ya da iz bırakanların değil, dışındaki kalabalıkların duygularının da her bir taşına kazındığı bir kent olunca...


Lakin Ankara&apos;nın Duygusal Tarihi bildiğimiz anlamda bir tarih kitabı değil. Yazarı bir şehri sakinleri ve ziyaretçileri üzerinde bıraktığı hislerin çoğunlukla edebiyat üzerinden izlenebileceği iddiasını taşıyor. Sadece başkent olmanın ona yüklediği anlamlarla sembolize edilemeyecek bu şehrin uyandırdığı duyguları, Ankara&apos;yı mekân edinmiş romanları, öyküleri ve şiirleri takip ederek keşfetmeyi deniyor Hakan Kaynar. Kesin olarak söylediği ise şu olabilir: Edebiyat tarihe dahildir.


İşte bu savdan hareketle Kaynar&apos;ın okuru davet ettiği Yakup Kadri, Aka Gündüz, Refik Halid, Nahid Sırrı ve Memduh Şevket eşliğindeki bu kent yolculuğu; Vüsat O. Bener, Cihat Burak, Adalet Ağaoğlu&apos;nun duraklarında soluklanarak Ayhan Geçgin ve Sezgin Kaymaz&apos;la günümüze dek varıyor. Bilhassa da İlhan Tarus&apos;un tanıdık ve küçük Ankarası, Sevgi Soysal&apos;ın kalabalıklaşan Yenişehir&apos;i ve Barış Bıçakçı&apos;nın kayıtsız, yalnızlaştırıcı çağdaş Ankarası üzerinden; kentin her veçhesi kaygı, ihtiyat ve yalnızlık üçgeninde, her coğrafyanın muhtaç olduğu bir yeni-yeniden-okumaya tabi tutuluyor.


Ankara değiştikçe duygular da değişiyor; güvenin yerini mesafe, karşılaşmaların yerini görmezden gelişler alıyor, sokaklar meydanlar insan ilişkileri yeniden kuruluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133058</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8732d13-930c-4047-b519-c96a67c892c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Salır Atasözleri</image:title>
            <image:caption>Salır Atasözlerini Türk atasözlerinden ayrı düşünmek mümkün değildir. Atasözleri, coğrafya, tarih ve içinde bulunulan kültür çevresine göre değişiklik gösterir. Türk atasözleri de böyledir. Atasözlerimizle ilgili ilk kayıtlar en eski Türk yazıtlarına kadar uzanmaktadır. O halde Türkçe olarak kaydedilmiş atasözlerinin tarihi yaklaşık olarak 1300 yıl geriye gider. 
Salır Atasözleri, Ortak Türk Atasözleri ile örtüşür: 
Dama dama göl volur. 
“Damlaya damlaya göl olur.” 
Ayso Cañ Cinfen’in derlediği 922 atasözü Kerim Youde Han tarafından Türkçeye çevrildi ve sözlük/dizin ile yayına hazırlandı. 
Bu çalışma hem Salırcanın hem de Türk Atasözlerinin ortak yönlerinin tanınmasında katkıda bulunacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133059</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9257c3b7-fe31-4e35-9c75-7493c9d98086.jpg</image:loc>
            <image:title>1001 Gece Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Doğu’dan Batı’ya bütün dünyaya yayılan ve bütün uluslarca zevkle okunan, pek çok yazara da ilham kaynağı olan Binbir Gece Hikâyeleri, Türkçeye de çevrilmiştir. Binbir Gece Hikâyeleri’nin Anadolu’ya hangi yüzyılda girdiği bilinmemekle birlikte, Elf Leyletin ve Leyle Hikâyetleri adıyla geçen Bursa Nüshasının Anadolu Türkçesiyle yazılmış elde bulunan eski nüshalarından biri olduğunu düşünmekteyiz. Bu nüshanın çeviriyazılı metninin yayımlanması, Binbir Gece ile ilgili araştırılmayı bekleyen bazı konuların açıklığa kavuşturulması bakımından önemlidir. 
Binbir Gece’nin Bursa yazması tam on yıl önce Bursa Büyükşehir Belediyesince yayımlanmıştı, metnin aslını görmek isteyen o yayına bakmalıdır. 
Elinizdeki yayın metnin ilk çeviriyazılı metni ile ayrıntılı bir dizin/sözlüğünü içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133060</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e219f2b6-a690-4aac-9d2c-a6ae1c43a2cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz. Muhammed ve Ashabı Neden Önemli?</image:title>
            <image:caption>“Bir elime Ay’ı, bir elime Güneş’i verseniz, bu davadan vazgeçmem!” 
– Hz. Muhammed (s.a.v.) 
 
Bilginin hızla yayıldığı, ancak hakikatin çarpıtıldığı bir çağda yaşıyoruz. Bugün saldırıların asıl hedefi “şüphe”dir. Kuran’a doğrudan yönelemeyenler, Müslümanları köklerinden uzaklaştırmak için bu kez sünneti hedef alıyor. Bu modern görünümlü strateji, aslında kadim bir düşmanlığın yansımasıdır. 
 
Hz. Muhammed (s.a.v.), yalnızca bir elçi değil, ilahi nizamı hayata geçiren ve yeni bir medeniyet kuran yegâne peygamberdir. Onun hayatı, insanlık tarihinin en açık ve güvenilir kaynaklarla belgelenmiş örneğidir. 
 
Sahabe ise bu medeniyetin ilk halkasını oluşturur; Kuran’ın ilk uygulayıcıları olarak adalet, ahlak ve takva temelli bir toplum inşa etmişlerdir. İslam’ın kurduğu sistem, siyaseti sahiplik değil emanet olarak görür ve her makamı liyakatle doldurur. 
 
Bu eser, çağın karmaşasında hakikati arayanlara vahyin ruhunu ve sahabenin ferasetini hatırlatıyor. Çünkü hakikat, o rahmet yüklü yolda yürüyenlerin kalbinde yeniden hayat bulur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133061</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22b5dcf0-caca-4130-bba7-61c673a3a558.jpg</image:loc>
            <image:title>Gachiakuta 4</image:title>
            <image:caption>RUDO, KENDİSİNİ AVLAMAYI HEDEFLEYEN “YAĞMACILAR”LA SAVAŞIN ORTASINDAYKEN JİNKİ’SİNİN GÜCÜNÜ UYANDIRIR. BU YETENEK, DOKUNDUĞU EŞYALARIN DEĞERİNİ EN ÜST SEVİYEYE ÇIKARMASINI SAĞLAR VE SALDIRILARI BAŞARIYLA GERİ PÜSKÜRTÜR. FAKAT BU SEFER KARŞISINDA JİNKİ’SİNİN “SERİSİ” VE GÖK DÜNYA’YLA YER DÜNYA ARASINDAKİ “SINIR” GİBİ YENİ GİZEMLER VARDIR. YERALTI’NDA HER GÜN YENİ BİR SIRRIN KAPISI ARALANIR!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133062</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/456857b4-f153-4205-ae1d-8629b743113a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gachiakuta 3</image:title>
            <image:caption>RUDO, GÖK DÜNYA’YA DÖNMESİNİ SAĞLAYACAK BİLGİNİN PEŞİNDEN GİDER VE TEMİZLİKÇİLER’E KATILIR. PATRON’LA TANIŞANA KADAR ÇÖP CANAVARLARI’NI TEMİZLEME İŞİNE YARDIM EDER. GÜCÜNÜ KULLANMAYI HENÜZ TAM OLARAK BİLMEDİĞİ İÇİN ÜZÜLDÜĞÜ ZAMANLAR OLUR. RUDO’DAKİ ÖZELLİĞİ FARK EDEN YAĞMACILAR İSE ÇOKTAN PEŞİNDEDİR!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133063</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f147321d-abb5-483f-bebb-fbc3cba8bd03.jpg</image:loc>
            <image:title>Utopia</image:title>
            <image:caption>The dream of perfectIon or the mirror of folly? 
 
In 1516, Sir Thomas More imagined a society unlike any other—a bold vision of a perfect commonwealth, free from greed, corruption, and inequality. 
 
In Utopia, a traveler recounts his journey to a distant island where private property does not exist, everyone works for the common good, and reason governs daily life. 
 
Is it a blueprint for an ideal world, or a biting satire of human folly? More’s masterwork has provoked debate for over five centuries, challenging readers to question the flaws of their own societies and to ask: what would it take to build a truly just world? 
 
 
A cornerstone of political philosophy and literature, Utopia remains as provocative, inspiring, and unsettling today as it was in the Renaissance—an enduring exploration of the human dream of perfection.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133064</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f165701a-3824-4ac5-b79c-a2b9657ffbbe.jpg</image:loc>
            <image:title>Biz Eskiden Burada Yaşardık</image:title>
            <image:caption>DAVETSİZ MİSAFİRLERİ KİMSE SEVMEZ 
 
Charlie ve Eve, geçimlerini ev alıp satarak sağlayan genç bir çiftti. Dağların derinliklerine gizlenmiş, hem güzel hem de ıssız bir mahalledeki metruk evi inanılmaz bir fiyata aldıklarında çok şanslı olduklarını düşünmüşlerdi. Ta ki bir gün kapıları çalana kadar. 
 
Kar fırtınası yaklaşmaktaydı ve bir adam, büyüdüğü evi çocuklarıyla karısına göstermek istiyordu. Kimseye hayır diyemeyen Eve, onları içeri buyur ederken hayatının hatasını yaptığının farkında değildi. 
 
Ailenin eve adımını atmasıyla birlikte tekinsiz olaylar baş göstermeye başlamıştı bile. Eve’in tek isteği bir an önce çıkıp gitmeleriydi fakat evin eski sakinleri artık hoş karşılanmadıklarını anlamıyor ya da anlamak istemiyor gibiydi. Charlie’nin yokluğuysa hiç yardımcı olmuyordu. 
 
Eve yavaş yavaş deliriyor muydu yoksa evde ve ailede gerçekten korkunç bir terslik mi vardı? 
 
“Usta işi temposu ve kurgusuyla Biz Eskiden Burada Yaşardık, asla uyanamadığınız bir kâbusun içine düşmüşsünüz gibi hissettirecek.” 
–Nat Cassidy</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133065</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfd17605-3a9d-4d0d-99f4-3dde436fa2ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Kişilik Özelliklerimiz ve Genetik</image:title>
            <image:caption>Neden bazı insanlar daha yaratıcı, bazıları daha sakin ya da daha öfkeli? 
Neden kimimiz sabaha kadar uyuyamıyoruz da kimimiz başını yastığa koyar koymaz hemen uykuya dalıyor? 
 
Peki ya bağımlılıklara yatkınlığımız? Şans mı yoksa genlerimizin bize oynadığı bir oyun mu? 
 
DNA’mızdaki küçük farklılıkların; mizacımızı, davranışlarımızı, hatta hayata bakış açımızı nasıl şekillendirdiğini öğrenmeye hazır mısınız? 
 
Bu kitap, kişilik özelliklerimizin DNA’mızdaki şifrelerle nasıl şekillendiğini anlatıyor. 
Yaratıcılıktan uyku düzenine, bağımlılıklardan mizaca kadar pek çok özelliğimizin genetik kökenleri bilimsel verilerle gözler önüne seriliyor. 
 
Prof. Dr. Korkut Ulucan, kişilik genetiğine dair en güncel araştırmaları herkesin anlayabileceği bir dille aktarırken bir yandan da “Genler kaderimiz midir, yoksa bizi biz yapan çevre midir?” sorusuna yanıt arıyor. 
 
Kişilik Özelliklerimiz ve Genetik, kader ile özgür irade arasındaki o ince çizgiyi keşfetmek isteyenleri bilimsel ve şaşırtıcı bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133066</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb57e55f-f825-4b49-9c23-633dcd86891b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitaplar Ve Savaş - Savaş Zamanında Okurlar ve Kütüphaneler</image:title>
            <image:caption>Propaganda, ucuz romanlar, casuslar ve sansür: Savaş zamanındaki kitapların büyüleyici ve aksiyon dolu hikâyesi. 
Başkan Mao bir kütüphaneci, Stalin ise yayımlanmış şiirleri olan bir şairdi. Evelyn Waugh ise Brideshead Revisited’i yazmak üzere izne ayrılmadan önce orduda komando olarak görev yapıyordu. Kitaplar da savaşın ayrılmaz bir parçası olarak kendilerini sıklıkla cephe hattında bulmaya başlamışlardı. 
Tanınmış tarihçi Andrew Pettegree, Kitaplar ve Savaş adlı eserinde -seyahat rehberleri ve bilimsel makalelerden, Biggles ve Anne Frank’a varıncaya dek- modern çağın büyük çatışmalarının yazılı kültürü nasıl şekillendirdiğinin izlerini sürüyor. 
Bu çığır açıcı çalışma, Amerikan İç Savaşı’ndan Rusya’nın Ukrayna’yı işgaline kadar geçen dönemde -hikâye ve romanlar ile posterler, haritalar ve bilimsel yazılar gibi- matbu metinlerle savaşlar arasındaki ilişkiyi inceliyor. Yazılı metinlerin yalnızca propaganda için değil, aynı zamanda eğlendirme ve bilgilendirme amacıyla da istifade edilebileceğini göstererek, bunların hükümetler, askerler ve siviller tarafından muharebe esnasında kullanımının üzerindeki örtüyü kaldırıyor. Ayrıca çatışmaların, Evelyn Waugh ve George Orwell gibi yazarları nasıl etkilediğini de gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133067</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/092e2a88-26ee-4cba-8b93-9b540c2d19b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Bunun İçin mi İmza Atmıştım?</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar mutluluk ve umutla “evet” dediğiniz ilişki, gün gelir ağır sorumlulukların, iletişim kopukluklarının ve bitmeyen çatışmaların içine hapsolur. Bu noktada birçok çift kendi kendine sorar: “Ben bunun için mi imza atmıştım?” Çift terapisti Dr. Tracy Dalgleish, on yedi yılı aşkın süre yüzlerce çiftin yolculuğuna eşlik etmiş. İletişim kopuklukları, yakınlığın kaybolması, sadakatsizlik, baskıcı aileler, bitmeyen öfke döngüleri… Hepsini görmüş. Bu kitapta ise yalnızca danışanlarının hikâyelerini değil, kendi evliliğinde yaşadığı zorlukları da büyük bir dürüstlükle paylaşıyor. Çünkü terapistler de insan ve onların da ilişkileri zorlanabiliyor. Dolayısıyla hem bir rehber hem de içten bir tanıklık kitabı… Gerçek terapi seanslarından kesitlerle, Dr. Tracy’nin kendi hayatından samimi itiraflarla ve pratik başa çıkma becerileriyle örülü bu kitap çiftlerin yaşadığı çatışmaların evrenselliğini de gösteriyor. İster yeni bir ilişkiye başlamış olun ister yıllardır evli olun ister geniş bir aile içinde denge kurmaya çalışıyor olun… Bu kitap, partnerinizle yeniden bağ kurmanızı sağlayacak gerçek araçlar sunuyor. Eski yaraların iyileşmesine, birbirini daha iyi anlamaya ve daha derin bir yakınlık inşa etmeye yardımcı oluyor. İlişkilerde zorlanmak insan olmanın bir parçasıdır. Bazen bu zorlanmalar çiftlerin ayrılma nedeni olabilir. Bazen de bu zorluklar, umutsuzluğun değil, nikâh defterine atılan imzanın anlamını yeniden tanımlayarak değişimin, gelişimin başlangıcını da oluşturabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133069</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fdc126f-91cf-49d3-8f6e-c7141b2cd8b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaçak Tavşan</image:title>
            <image:caption>“Ne olursan, nerede olursan ol, annenin sevgisi hep seninledir.”  Kendi yolunu çizmek isteyen küçük bir tavşan ile onu her koşulda seven annesinin öyküsü...  Çocukların büyüme sürecinde yaşadığı bireyselleşme ihtiyacını ve ebeveyn sevgisinin önemini duygusal bir anlatım ve harika çizimlerle aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133070</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0db66d87-d077-4d91-852b-3503eeb809a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın İkinci Şansı: Bir Prens</image:title>
            <image:caption>Taşradaki Bir Derebeyinin Kızı Olan Amelıa, Ülkenin Başkentindeki Büyü Akademisi’ne Girer. Kendisinin Bir Üst Dönemi Olan Nişanlısıyla Yeniden Görüşecek Olmanın Ve Okul Hayatının Heyecanıyla Yeni Hayatına Adım Atar Fakat Nişanlısıyla Bir Türlü Buluşamaz, Üzerine Ondan Soğuk İşaretler Alır. Neden Kendisinden Bu Kadar Nefret Edildiğini Anlayamayan Amelıa, Kendi Ayakları Üzerinde Durmaya Çalışır. Güveneceği Kimse Yokken Ve Çaresiz Haldeyken Ona Elini Uzatan Kişi, Büyü Ve Bitki Bilimi Araştırmacısı Olan Dahi”, Meşhur Ve Yakışıklı Prens Sarge Olur! Gizli Gizli Ona Kapılan Bir Dahi İle İnsanların Nefretini Üzerine Çeken Genç Bir Kızın Dokunaklı Aşk Hikâyesi Başlıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133071</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ad66e38-a6ff-439e-96f4-a4a1c0f94a55.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayna Çıkmazı</image:title>
            <image:caption>İnsanoğlu ucu bucağı olmayan kör bir kuyu; ne kadar derine inersen in sonuna varamadığın, varsan bile hep bir eksikliğin baş gösterdiği bilinmezler diyarı…  Birbirini tanımayan Âdem, Rabia ve Musa’nın hayatları esrarengiz ve efsunlu bir yer olan Ayna Çıkmazı Sokağı’ndaki Ayna Köşkü’nde kesişir. Burada gerçekleşen gizemli bir olay bu üçlüyü iç dünyalarında bir yolculuğa çıkarır. Bu içsel yolculuk onları o güne kadar kendilerinin dahi farkında olmadıkları, gerilerde saklı öteki benlikleriyle yüzleştirir ve onları şu sorunun yanıtını aramaya teşvik eder:  İnsan, yaşamı boyunca kendini gerçek anlamda, bir bütün olarak ne kadar iyi tanıyabilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133072</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2daaf1b-7460-4256-80ef-987df657b904.jpg</image:loc>
            <image:title>Şen Çiftlik Orkestrası</image:title>
            <image:caption>“Haydi, yum, dedi gözlerini.  Dinle, yaprakların söylediklerini.  Duy kalp atışını ağacın.  Çek kokusunu içine,  buram buram ıhlamurların.”  Çiğdem Sezer’in yazdığı, Deniz Avcıer’in resimlediği Şen Çiftlik Orkestrası sizi doğanın ve hayvanların rengârenk dünyasına çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133073</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80d40518-995f-423d-842b-078dccd32e6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarı Sihirli Scooter</image:title>
            <image:caption>Sarı Sihirli Scooter, minik bir kalbin okul yolundaki renkli serüvenine davet ediyor sizi. Montessori, Çocuklar İçin Felsefe (PC4), Sosyal Duygusal Öğrenme (SEL), Değerler Eğitimi, Oyun ve Hikâye Temelli Öğrenme gibi çağdaş yaklaşımlarla zenginleşen bu eser, çocuklara keşif dolu bir yol sunuyor. 
Haydi sen de Sarı Sihirli Scooter&apos;a atla; 
kalbinin renkli yolculuğuna katıl. 
&quot;Sarı Sihirli Scooter, çocukların duygularını keşfetmesi için yazılmış masalsı bir yolculuk. Küçük okurlar sayfaları çevirdikçe duygularını tanıyacak; onlara bir isim, bir renk verecek ve her birini dostça kucaklamayı öğrenecek. Çünkü duygular kalbimizin en güzel masallarıdır.&quot; Klinik Psikolog Buse Yurtdaş Özcan 
&quot;Okula başlamak, küçük bir kalbin attığı en büyük adımlardan biridir. Ürkek bakışlar, merak dolu gözler ve heyecanla çarpan bir minik yürek... İşte tam da bu noktada, duyguları anlamak ve onlara isim verebilmek çok önemlidir. Sarı Sihirli Scooter, duyguları renklerin diliyle anlatıyor; sevgi dolu hikâyesiyle bu ilk yolculuğu cesarete ve umuda dönüştürüyor. Okula dair kaygıları güvenle aşmaya yardımcı olan bu kitap, küçük kalplere güven, ilk adımlara cesaret verecek; okul yolunu umut ve ışıkla aydınlatacak.&quot; Dr. Cansu Dursun Çirçi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133074</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2503adc9-2d43-4b88-a7a5-20e78d65e151.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaş Atı (Resimli Kitap)</image:title>
            <image:caption>Onları savaş ayırdı. Mücadeleler sınadı. Sevgi birleştirdi. İngiliz çocuk edebiyatı elçisi Michael Morpurgo’nun çok satan romanı Savaş Atı, bu kez Tom Clohosy Cole’ün etkileyici çizimleri eşliğinde tüm duyulara hitap eden benzersiz bir resimli kitaba dönüşüyor. Steven Spielberg’ün imzasıyla beyazperdeye, Broadway ve West End yapımlarıyla tiyatro sahnelerine taşınan bu eşsiz klasiğin yeni uyarlaması, tüm zamanların en unutulmaz savaş yapıtlarından birini küçük okurlarla buluşturmak için tasarlandı. Şimdilik elimden tek gelen, Joey’yi bulabilmek için bir gün daha hayatta kalmak. Çok sevdiği atı Joey orduya satılınca, Albert ona tekrar kavuşabilmek için çareyi askere yazılmakta arar. Sayısız cephede binlerce atın arasında Joey’yi bulmak zor gibi görünse de delikanlı kararlıdır. Kanının son damlasına kadar araması gerekse de pes etmeyecektir. Savaş şiddetlendikçe Albert ve Joey siperlerin her iki tarafında savaşın dehşetine tanıklık ederler. Öte yandan, onları ayakta tutan tek bir düşünce vardır: yeniden bir araya gelebilmek... Sıra dışı bir arayış ve dostluk hikâyesi anlatan Savaş Atı, her satırında sevginin ve umudun yankılandığı benzersiz bir başyapıt. Seni bulacağım Joey, bulacağım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133075</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2508e556-2adf-493d-af5a-9ba338f4f34b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıkıcı Eğitim Sistemi ve Toplumsallaşan Erkek Şiddeti</image:title>
            <image:caption>“Bilgi doğal güçlerin ve yıkıcı unsurların baskısından bizi kurtarır. Umut ettiğimiz dünya bilgi olmadan kurulamaz. 
Korkusuz ve özgürlük içinde yetiştirilmiş bir kuşağın bizim için mümkün olandan daha geniş, daha atak umutları olacaktır. Biz hâlâ bilinç düzeyimizin altında bizim için pusuya yatmış olan batıl inançlar ve korkularla mücadele etmek zorundayız. Biz değil, bizim yaratacağımız özgür erkek ve kadınlar, yeni dünyayı, daha önce hayallerinde, sonra da gerçeğin bütün parlaklığıyla görmelidirler. Yol açıktır. Bu yolda yürüyecek kadar çocuklarımızı seviyor muyuz? Yoksa kendi çektiğimiz acıyı onlara da mı çektireceğiz? Gençliklerinde eğri büğrü, bodur ve korkak olmalarını, sonradan da akıllarının sindirilmiş olmaları yüzünden önleyemedikleri savaşlarda öldürülmelerine izin mi vereceğiz?” 
Bertrand Russel / Eğitim Üzerine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133076</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1cd33f3-6ff1-4caf-a73c-4790eeed1682.jpg</image:loc>
            <image:title>Eskimeyen Şeyler</image:title>
            <image:caption>Akari, evde doğum günü hazırlıkları devam ederken dedesini almak üzere seramik atölyesine gider. Yıllardır kapalı duran ‘Eskimeyen Şeyler’ odasının kapısı bu sefer açıktır. Dedesi o odada, altın tozuyla onarılmış vazoların arasındadır. Akari’yi ilk anda tanıyamasa da dokunduğu her seramiğin hikayesiyle hafızası aydınlanır. 
Elif Yeşildağ’ın yazdığı Elif Onat’ın resimlediği Eskimeyen Şeyler, Semra Gültekin editörlüğünde hazırlandı ve anılar ile sevginin hiç eskimediğini dokunaklı bir şekilde anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133077</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46c253ea-9dad-427b-8e31-f1a83891b31f.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’dan Günümüze Balkanlar</image:title>
            <image:caption>Osmanlıların Balkanlardaki hakimiyetini tarihi süreç içerisinde inceleyen bu kitap söz konusu coğrafyada fetih siyasetini, imar ve iskan faaliyetlerini, sosyo-kültürel hayat ile ticari ve iktisadi müesseseleri ele almakta, somut örneklerle ortaya koymaktadır. Ayrıca Osmanlı Devleti&apos;nin son döneminde yaşanan problemlerden Makedonya sorununa dikkat çekmekte, Balkan halkları üzerinde Avrupa devletlerinin politikalarına yer vermekte ve günümüz Balkan coğrafyasının yeniden tahlilinde Macaristan&apos;ın rolüne değinmektedir. Birinci el kaynaklarla oluşturulan kitabın Balkan tarih ve kültürüne katkı sağlaması beklenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133079</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a52d2e1-59b7-453e-94c7-96a0ac4b99ce.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Öyle Hikayeler</image:title>
            <image:caption>İşte Öyle Hikâyeler, Rudyard Kipling’in kaleminden çıkan ve nesilden nesile aktarılan eşsiz parçalardan oluşuyor. Bu hikâyeler, hayvanların benzersiz özelliklerini ve geçirdikleri evrimi aktarırken hem çocukların hem yetişkinlerin hayal gücünü tetikliyor. Filin neden hortumunun olduğu ya da zebranın nasıl çizgili hale geldiği gibi konular, yazarın eğlenceli diliyle ve kurduğu benzersiz dünya aracılığıyla anlatılıyor. Üstelik sadece hayvanlar âlemi değil, alfabenin ve yazının bulunması gibi insana dair olaylar da bu kitapta daha önce hiç görmediğiniz biçimde anlatılıyor. Dünyayı keşfetme yolculuğunda, siz de İşte Öyle Hikâyeler’deki karakterlere katılmak istemez misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133080</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9611791-b42b-4034-b0ec-c92a926a398f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Büyüdür Yaşam</image:title>
            <image:caption>Günçe Yayınevi, Ayrık Otunun İçsel Yolcuğu kitabının yazarı Dalia Maya’nın yeni kitabı Bir Büyüdür Yaşam kitapçılarda! Büyü gibi bir şeydi. Önceleri, “Ben şimdi neyim?” diye kendime sorduysam da bir gün geldi sormaktan vazgeçtim.  Vazgeçtiğim gün fark ettim. Hayat büyü gibi bir şeydi. Ben büyü gibi bir şeydim. Kendimi sıfatlara ve etiketlere hapsetmek yerine olanı ve olmayanıyla bana bahşedilmiş bu yaşamı kabulde, yaşayan hayatın içinde akan bir varlıktım. Seyahatlerim devam ediyordu. Haliyle içsel yolculuğum da.  Modern toplumdan nispeten uzak, doğaya bizlerden daha yakın yerellerle geçirdiğimiz bir haftalık bir Afrika seyahatinin ardından yine bir büyü sarmaladı varlığımı. Kitap fikriyle ben yeniden doğdum. Dalia Maya kim mi? Doğrusu hâlâ bilmiyorum. Bilmek de istemiyorum sanırım. Galiba hayatın içinde var olan, olandan ve olmayandan keyif almaya bakan, öğrenen, sonra da öğrendiğinin özünü kendine eklemleyip dersi unutan, yaşamı sıkışık bir yerden değil de geniş geniş kabulde hisseden, akışkan, dönüşgen bir varlığım. Hepimiz gibi gün geliyor katılaşıyorum. Katılaştığımı fark ettiğimdeyse özümdeki büyüye başvurup hafiflemeye bakıyorum. Bu arada yazdıklarımı dönüp tekrar okuyorum. Büyü gibi dönüştürsün diye beni.  Bir Büyüdür Yaşam’da sizi yaşamın mevsimleri arasında bir yolculuğa davet ediyorum. Benim kalemimden dökülen satırları okurken kendinizi dinliyor olacaksınız. Bu kitap her seferinde sizinle birlikte yeniden yazılacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133081</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b8395e6-1afa-4a01-ba2f-9c14342b4c63.jpg</image:loc>
            <image:title>Köy Seyirlik Oyunları</image:title>
            <image:caption>Köy Seyirlik Oyunları, yaklaşık yedi yıl devam eden sürekli bir araştırmanın ürünüdür. Kitapta yer alan seyirlik oyunların büyük bir bölümü oynanma zamanlarında, kendi yörelerinde gözlemlenerek saptanmıştır. Kitabın hazırlanması için yirmiden fazla yerde araştırma yapılmıştır. 
Köy seyirlik oyunlarının özü, kökeni, biçimi, oynanış nedenleri ve zamanı, oynanma teknikleri katılımcı gözlem ve mülakatlarla derlenmiş, bilimsel yöntemlerle araştırılmış ve metinler olduğu gibi kitaba koyulmuştur. Bu anlamıyla sadece tiyatro sanatını değil, aynı zamanda antropoloji bilimini de ilgilendiren bir çalışmadır. Yazar, uzun yıllara yayılan araştırmasının amacını şöyle anlatmaktadır: 

Seyircisiyle bütünleşen; onun düşünsel ve pratik yaşantısına katkıda bulunan, yaşamını daha ileri götüren, solukklu, etkin ve yaygın bir ulusal tiyatroya kavuşma yolunda seyirlik oyunlarımızın incelenmesi, araştırılması, işlenmesi, geniş kitlelerin gereksinmesi, ürünü olabilmesi inancı ile çalışmalarımı yürüttüm.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133082</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34da82d1-061d-4b97-9d99-23fb16bae1e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Solcular</image:title>
            <image:caption>Hayatını geri çekmeyenleri... 
Sınırları aşanları... 
Ateşle yüzleşenleri... 
Kararlıları...
Cesurları...
Fedakârları... 
Haklılığın inadını sürdürenleri... 
Hayatıma dokunan düşünsel dostlarımı yazdım. 
ZAMANIN BENDE KALAN HAFIZASI Aziz Nesin... 
Yalçın Küçük... Vedat Türkali... Yılmaz Güney...Tarık Akan... Levent Kırca... Ferhan Şensoy... Edip Akbayram... Ahmet Kaya... Sırrı Süreyya Önder... Volkan Konak... İlhan Selçuk... Yaşar Kemal... Doğan Yurdakul... Alev Alatlı... Ahmed Arif... Bekir Coşkun... Nilgün Marmara... Nihat Genç... Ali Sirmen... Refik Durbaş... Füruzan... Sezai Karakoç... Yaşar Nuri Öztürk... Ahmet Say... Cemil Meriç... Hikmet Çiçek... Yaşar Nezihe... Mümtaz İdil... Metin Altıok...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133083</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12ffc83b-3829-4c85-aa37-e28e13ee4cca.jpg</image:loc>
            <image:title>Göç ve Ötesi</image:title>
            <image:caption>Bilgi toplumunda kapitalin sürekli olarak kendisini mekânda yeniden dağıtan rasyoneli içinde, insanlar sanayi toplumuna göre mekânda daha sık yer değiştirecektir. Böyle bir durumda, insanları bir yere bağlı olarak düşünmek yerine, yaşamları boyunca yeryüzünde belli güzergâhlar üzerinde hareket halinde düşünmek, var olan gerçekliğin daha doğru bir temsili olacaktır. 

İnsan ile yer ilişkisi, böyle bir güzergâh üzerinden düşünüldüğünde, yer değiştiren insan, göç eden insan olmaktan çıkarak dünyadaki güzergâhını gerçekleştiren bir insana dönüşür. Bu durumda insanların yerlerinden çok, güzergâhlarından ve güzergâh kalıplarından söz etmek gerekecektir. Güzergâhları zamanda ve mekânda kesişen insanlar, bir yerleşme ve topluluk oluşturacak, bu toplulukta sorumluluk yüklenecek ve yaşamlarına anlam kazandırabileceklerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133084</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e330f08f-c044-45a0-a669-5975f3c477c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Duman - Deneyim (2 Oyun Bir Arada)</image:title>
            <image:caption>Duman
Ve o anda anlatacak çok şeyi vardı
Ve bizden biri böyle susturulunca daha birçok kişi de susmayı tercih eder
Çünkü konuşmaktan korkarlar
Ve asıl tehlike de bu işte, biliyor musun
Deneyim
Bazen şeylerin göründüğü gibi olmadığını düşünüyorum. Değil mi? Siz buradasınız ama gerçekten burada mısınız? Hayatım karanlıkta bir yürüyüş gibi, tek başıma mı yoksa sizinle birlikte mi yürüyorum? Çünkü hepimiz buradayız ama zihnim beni farklı bir yere çekiyor. Siz orada değilsiniz. Ve her taş, her ağaç, bildiğim bir yoldaki bir sapma. Ama bugün durum farklı. Sanki hepimiz aynı şeyleri yaşıyoruz ama bazı düşünceler beni sizden uzaklaştırıyor. Yalnız kalıyorum. Bunu hissediyor musunuz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133085</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc4ebfc4-ac40-4025-b35c-0d47cce66094.jpg</image:loc>
            <image:title>Başucumda Deniz</image:title>
            <image:caption>“Görmediğim, bilmediğim ülkeleri gezme fikri aklıma geldi. Çünkü şairin şu dizelerini hatırlamıştım: Güçlükler kazanılan zaferleri daha da güzelleştirir...”–Sinbad Talat Kırış için macera Batı’da Odysseus, Doğu’da Sinbad’la başlar. Kırış’a göre “denizin tuzunu dalgaların tepesinde tadan, rüzgârın şarkısıyla hayalleri çoğalan tüm denizcilerin ruhunda biraz Odysseus biraz da Sinbad vardır. Sıcak evini zin korunaklı atmosferinden çıkıp da o sonsuz maviliğin içinde bir ceviz kabuğu kadar kalmış teknenizle bu gezegenin denizlerinde bir kez seyir yaptığınızda, artık hastalık ruhunuza bulaşmış demektir, iflah olmazsınız. Deniz bir tutkudur.” Başucumda Deniz ile cerrah, denizci, seyyah, akademisyen ve yazar Talat Kırış, okurlarını denizciler, kâşifler, deniz biyo logları, denize gömülmek isteyenler, derine dalanlar, yarışanlar, tersaneler, tekneler, masallar, efsaneler, şarkılar, Kutup lar, kitaplar, balinalar ve narvallarla dolu bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133086</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d237c0a3-11ec-489c-ad3b-441dde326c4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanlış İliklenen Düğme</image:title>
            <image:caption>“Resmî tarih hâkim sınıfların bilinmesini istediği tarihtir… Geçmişte yaşanmış olanın, iktidar sahiplerinin ihtiyacı doğrultusunda yeniden kurgulanmış versiyonudur. Bu amaçla toplum hafıza kaybına uğratılmak istenir… Resmî tarih, yalana, tahrifata, yok saymaya, adıyla çağırmamaya, sansüre ve oto-sansüre dayanır. Fakat resmî tarih bir başına amaç değildir, asıl amaç egemen ideoloji oluşturmaktır… Çünkü geçmişine hâkim olmadan bugüne ve geleceğe hâkim olmak mümkün değildir… Yetkin bir tarihçi ve sosyal analist olan Erdoğan Aydın, elinizdeki bu kitapta, ‘millî mücadele’ dönemi ve akabinde yaratılan Türkiye’nin harika bir tahlilini yapıyor. Bu tahlili, Cumhuriyet’in ‘kimsesizlere’ karşı nasıl kurumlaştığının çarpıcı bilgisiyle tamamlıyor. Resmî tarihin tevatürlerini birer birer ifşa ediyor… Tek parti-tek adam iktidarına giden yolun taşlarının nasıl döşendiğini gösteriyor…
Türkiye’nin yüz yıldır niçin demokratikleşemediği sorununu aydınlatıyor.
Bu kitabı büyük zevk alarak okudum ve doğrusu çok şey öğrendim. Tartışmasız bugüne kadar yazılmış en kapsayıcı resmî tarih eleştirisi demek de mümkün… Bize böyle değerli bir eser kazandıran Erdoğan Aydın’a ne kadar teşekkür etsek azdır…
Tarihimizle yüzleşmek bizi özgürleştirecektir…”
Fikret Başkaya
Yanlış İliklenen Düğme “bir hamlede okunabilecek kadar rahat, ancak üzerinde uzun akademik ve tarih tartışmaları yapılabilecek kadar da fikir yüklüdür. Kitabın özü hakkında kısaca şu söylenebilir ki, Cumhuriyet tarihinin ancak resmî tarih dışında okunmasıyla günümüzde karmaşıklaşan olayların anlaşılması olasıdır. (…) Fevkalade zengin bir tarihçe ile güçlendirilmiş olan eserin, toplumumuzun geçmişten bugüne yansıyan sorunlarına ışık tutabilme gücü yanında, birçok konuyu da tartışma zeminine taşıyarak toplumsal ufkumuzu zenginleştireceği açıktır.”
İzzettin Önder</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133087</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/898fe45f-9605-4391-bd0e-018681661b47.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de İdeolojinin Serencamı - İktidar Mücadelesi ve Hegemonik Pratikler</image:title>
            <image:caption>Siyaset felsefesi, değer ve ilkelerden yola çıkarak, normatif bir boyut taşıma eğilimindedir. Siyasal teoloji ise tanrının dünya ile olan ilişkisini, toplumla olan ilişkisi üzerinden inceler. Sonuç olarak, siyasal düşünüşün ilk düzlemini, sistematik düşünce biçimi olarak “siyaset felsefesi” ve “siyasal teoloji”sini oluştururken; ikinci düzlemini siyasal ideolojiler, üçüncü düzlemini ise en genel anlamıyla “siyasal düşünceler” oluşturur.
Toplumsal ya da siyasal hayata ilişkin akademik düzeyde önemli araştırma konularını içeren “siyasal düşünceler” ile “siyasal ideolojiler” arasında benzerlikler görülse de pek çok noktada farklıkların olduğunu söyleyebiliriz. Siyasal düşünceler, bir disiplin olarak kişilerin siyasi ve felsefi görüşlerinin incelenmesinin yansıra içinden çıktıkları toplumun sosyo ekonomik yapısı üzerinde yoğunlaşır. Siyasal düşünceler, yukarıda ifade edildiği üzere ilk iki düzlemi kapsar, ancak onlardan daha geniş bir alana yayılır. Yönetim, devlet, adalet, eşitlik ve özgürlük gibi siyasal etkinliğe ilişkin konular da “siyasal düşünceler” düzlemi içinde yer alır. İdeolojiler ise tüm bu konuları incelemekle birlikte güncel olanla da ilişki kurmayı amaçlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133088</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cecac04-60ec-4d0b-b61c-f546d81de736.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağaç, Hayvan ve İnsan</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, doğanın çığlığını duymak isteyen herkese bir çağrıdır… Küresel ısınma, kuraklık, çevre kirliliği, savaşlar ve bilinçsizce tüketilen doğal kaynaklar… Hepsi bir araya geldiğinde sadece insanlar değil, tüm canlılar tehdit altındadır. 
Yazar Tufan Yağma, bu eserinde doğayı; bir ağacın gövdesinden, bir leyleğin kanadından, bir kaplumbağanın kabuğundan anlatıyor. Ormanların ortasında kalan bir Koca Ağaç, kutuplarda yavrularını korumaya çalışan bir kutup ayısı, yumurtlayacak temiz bir sahil arayan deniz kaplumbağası, yaşama tutunmaya çalışan kuşlar, geyikler, sincaplar, kurtlar… 
Hayal ile gerçeğin iç içe geçtiği bu hikâyelerde; çocuklar için empati, doğa sevgisi ve çevre bilinci kazandırmayı amaçlayan samimi, yer yer mizahi, yer yer hüzünlü anlatımlar sizi bekliyor. Sadece bir kitap değil, geleceğe atılan vicdanlı bir bakış… 
“Doğa bir gün bizim dilimizden değil, kendi dilinden konuşacak.” 
Uyanmak için geç olmadan okuyun… Çünkü doğada yaşam tükeniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133089</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/141c6c50-35f3-4fec-9794-e193f5b99371.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbe Dokunan Işık</image:title>
            <image:caption>Hayat bazen beklenmedik fırtınalarla gelir, umutlarımızı gölgeleyen uzun gecelerle yüzleşiriz. Kırıldığımızda, güçsüz hissettiğimizde, yolumuzu kaybetmiş gibi olduğumuzda; bize yeniden ayağa kalkacak gücü veren, içimizde saklı bir cevher vardır: İman, sabır, dua ve sevgi. 
Elindeki bu kitap, en karanlık anlarında bile içinde var olan ışığı sana gösteriyor. Gerçek hikâyelerin ve ilham verici sözlerin eşliğinde; zorlukların ardından güzelliklerin, kayıpların ardından yeni kapıların açıldığının, tek bir dua ya da bir tebessümün bile tüm hayatı değiştirebileceğinin şahidi olacaksın. 
Her insan hayat yolunda düşer, yorulur ve zaman zaman umutsuzluğa kapılır. Ama unutma, yalnız değilsin. Bu sayfalarda; gönlünü güçlendiren bir umut, ayağa kaldıran içsel bir motivasyon, göğsüne huzur veren manevi bir rehber bulacaksın. 
Belki sadece bir cümle, belki bir öykü sana kendi hikâyeni anlatacak. Hayatın hediyesi olan imanla, sabır ve sevgiyle yeniden başlamak ve her geceden sonra doğan sabahı görmek için bu kitabın ilk sayfasını cesaretle çevir. Çünkü en karanlık gecede bile bir mum yakacak güç, senin kalbinde saklı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133090</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdf8296a-cf39-4230-944d-ef26b644611f.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökyüzü Bilgeliğinde Kişisel Keşif Rehber</image:title>
            <image:caption>Gülden Saba Dermenci, 1983 yılında İzmir’de doğdu ve İzmir’de yaşamakta. Bir çocuk annesi
olan Gülden Saba Eğitim alanındaki uzun yılların ardından astrolojide derinleşerek danışmanlık,
astroloji eğitimleri, sosyal farkındalık çalışmalarıyla ruhsal farkındalık alanında hizmet vermeye
başladı. Gökyüzü ilmini, astrolojik bilgileri günümüz diline aktarmayı amaçlayan yazar, bu ilk kitabında
okuyucuya hem teknik hem de içsel bir keşif sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133091</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c651659-1dc5-4a99-9eeb-e8f56c395829.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzayda Dinozor Var</image:title>
            <image:caption>Hayal kurmanın gücüyle uzaya uzanan bir çocuk... 
Tarık, dinozorlara hayran sıradan bir ilkokul öğrencisidir. Bir gün parkta bulduğu gizemli yeşil taş, onu hayallerinin ötesine bir maceraya sürükler. Peki ya bir dinozora dönüşüp uzayda süzülseydiniz ne olurdu? Ya bir göktaşını durdurmak gibi zorlu bir göreviniz olsaydı? 
Bu kitap, çocukların h ayal gücünü ateşleyen, bilimle hayali harmanlayan sıcacık bir yolculuk sunuyor. Eğlendirirken düşündüren, düşündürürken gülümseten bu öykü; dostluk, sorumluluk ve insan olmanın değerini anlatıyor. 
Kendini dev bir dinozor gibi güçlü hissetmek mi, yoksa bir çocuk gibi mutlu olmak mı? 
Cevabı Tarık’ın uzay yolculuğunda saklı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133092</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/710a5d72-3adb-4129-83ba-18701ebd22ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Gülüşünde Saklı</image:title>
            <image:caption>Aşk bazen gitmekle bitmez, bazen tek bir suskunluk, bir insanı yavaş yavaş yok eder. 
Bu kitap, bir adamın sevilmeyişten değil, anlaşılmayıştan nasıl çöktüğünün; bir kadının sustukça, bir adamın nasıl gömüldüğünün hikâyesi. 
Ve şiirle küllerinden doğan bir yalnızlığın romanı.... 
&quot;Sen Bana Sustun&quot; 
Ve ben bir daha kimseye ses olamadım. 
&quot;O sustu... Ben gömüldüm.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133093</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4d1ad21-fb8f-4fa9-9c33-a330619f7f29.jpg</image:loc>
            <image:title>Fısıltı</image:title>
            <image:caption>Kokmadan da ulaşılabilir bir hayat var. 
Yüksek sesle bağırmadan, kendini kanıtlamadan da sevilebilir bir “sen” var. 
Bu kitap, o sessiz ama güçlü sesi duyman için var. 
Kendine dönüşün fısıltısı, bu sayfalarda saklı. 
Her bölüm, hayatın içindeki görünmeyen ama hissedilen detaylara dokunuyor: sabırla, yavaşlıkla, sadakatle, hissederek, olduğun gibi… 
Belki de aradığın cevap hiç dışarıda değildi. 
Belki de aradığın şey, içindeki o fısıltıydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133094</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d0cf2d6-756e-4de7-8878-b5d3fe0ccc99.jpg</image:loc>
            <image:title>Adaletin Ateşi</image:title>
            <image:caption>&quot;Bazı yangınlar sadece bir evi değil, bir hayatı küle çevirir. 
Buğçe, adaletin terazisinde doğruları tartmak isterken; Mirza, kendi geçmişinin karanlığında yolunu arıyordu. 
Onları birleştiren, sadece lise sıraları değildi. Kırmızı bir bandana, boynunda bir kolye, sekiz kişilik bir dostluk... 
Ama her kıvılcım bir gün ya söner ya da büyük bir yangına dönüşür. 
&apos;Adaletin Ateşi&apos; dostluk, ihanet, sırlar ve hakikat arasında sıkışmış bir neslin, adalete uzanan mücadelesini anlatıyor. 
Ve bazı ateşler vardır ki,  
kolay kolay... 
Sön(dürül)mez.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133095</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1b09216-a10f-4626-93e9-76862d2f54a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Asi</image:title>
            <image:caption>&quot;Başbakan Adnan Menderes ve arkadaşları, Deniz Gezmiş ve arkadaşları, daha on yedisinde Erdal Eren, Mustafa Pehlivanoğlu ve daha nice insan idam edilirken, o mahkemelerin &apos;Türk Milleti adına&apos; diye başlayan kararları Türk Milleti&apos;nin vicdanını yaralamamış mıydı? 
Türk Milleti&apos;ne rağmen, Türk Milleti adına verilen bu cezalar aslında iktidarı gasp edenler adına verilmiş değil miydi? 
Adına milletin türküler yazdığı, destanlar düzdüğü insanları, millet adına cezalandırmak!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133096</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eaa29dd0-d413-4ff7-bb5f-3226110ad056.jpg</image:loc>
            <image:title>Kesişen Yollar</image:title>
            <image:caption>Nerede yere düşmüş bir Adalet görsem; 
Kaldırırım; öpüp başıma koyarım…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133097</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed2fce39-62a1-4840-a764-c60498f3e3f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Firar</image:title>
            <image:caption>Hukuk yolları tükenebilir, 
Ama 
Adaletin yolları asla tükenmez!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133098</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a010170-88ed-4a61-889a-3ef1c9800be9.jpg</image:loc>
            <image:title>Enkaz Altında Bir Gül</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, bir şehrin anılarını yaşatacak. 
Şiirlerde kendimizi bulacağız. Çocukların gülüşünden aldığımız umutla mücadelemizi göreceğiz.        
Küllerinden doğan bir şehri resmedeceğiz. Enkazların arasından yeşeren umudumuzu haykıracağız. Sanat ile çocuklar ile iyileşeceğiz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133099</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68178894-35c6-41b8-a4d1-02e5f28395a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Karlar Ülkesi 2 - Tehlikeli Sırlar</image:title>
            <image:caption>Kaybedecek çok fazla ama kazanacak daha da fazla şeyiniz olduğunda ne olur?
On altı yaşındaki Iduna karanlık bir sır saklıyordu. Görünüşte o Erindelli bir köylü kızı, hevesli bir mucit ve Prens Agnarr’ın en iyi arkadaşıydı ama o aynı zamanda gizliden gizliye bir Northuldra’ydı. Ormanın düştüğü günden beri Erindelliler intikam hissiyle Northuldra’yı küçümseyip güvenmediler. Onlar için Northuldra’nın, Erindel’in bir kısmı ile birlikte, Sihirli Orman’da aşılmaz bir sis duvarının ardında mahsur kalmasının bir önemi yoktu. Iduna sisin neden dağılmayı reddettiğini veya daha en başta neden duvar gibi indiğini bilmiyordu. Kesin olan bir şey varsa o da kimliğini herkesten saklaması gerektiğiydi; Agnarr’dan bile. Hayatı buna bağlıydı.
Neyse ki Agnarr, Iduna’nın, yıllar önce kutlamaların felakete dönüştüğü o günde, rüzgârda uçuyormuş gibi görünen o Northuldralı kız olduğunu bilmiyordu. Agnarr’ın babasını, Kral’ı kaybettiği o gün. Kendisinin de neredeyse ölmek üzere olduğu gün. Agnarr’ın bildiği tek şey, yirmi bir yaşına basıp Erindel’in tahtına geçene kadar kendisinin yerine ülkeyi yöneten baskıcı konseyin ve iyi niyetli kral vekilinin beklentilerinin ve onu bekleyen kraliyet sorumluluklarının ötesinde Iduna’nın gerçek bir dost olduğuydu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133100</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be9c5198-4743-47cb-9f0b-b0c3de77e3b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafdağı’nın Ardına Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Uzak Doğu gezisini sevgili okuyucularım için yazmaya kararlıydım. Her şey eksiksiz olmalıydı. Okuyucularım, gezi izlenimlerini okurken, oralara gitmişe dönmeliydi. 
 
Gülten Dayıoğlu adeta Zümrüdüanka’nın kanatlarında uçuyor Kafdağı’nın ardına. Singapur, Tayland, Filipinler, Japonya ve Kore’yi gezen yazarımız bu masal diyarlarını, geçirdikleri değişimi, çağı yakalama yolunda kat ettikleri mesafeyi eksiksiz anlatıyor. Üç kuşağın yazarı Gülten Dayıoğlu’nun ilk gezi kitabı Kafdağı’nın Ardına Yolculuk yeni kuşaklarla buluşmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133101</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56f40d29-2f23-427d-aed9-03f0ee060527.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçeküstücülük Neden Önemlidir?</image:title>
            <image:caption>André Breton’un Manifesto’yu yayımlamasının üzerinden bir asır geçmesine rağmen, çığır açıcı Gerçeküstücülük hareketinin ruhu hâlâ canlı. Çünkü bu akım, sadece bir sanat hareketinden ibaret değil. Mark Polizzotti Gerçeküstücülük’ün altında yatanın, her çağda ve her ülkede kendini gösteren evrensel bir zihin durumu olduğunu öne sürüyor. Geleneksel, Batı Avrupa merkezli, beyaz ve erkek Gerçeküstücülük anlatısını genişleterek akımın dünyadaki çeşitli tezahürlerini inceliyor. 
Akımın sadece kendi dönemindeki önemini değil, günümüzün ilerici düşüncelerine de nasıl zemin hazırladığını gösteren Polizzotti, görsel sanattan edebiyata, politikadan performansa kadar her alanda Gerçeküstücülük’ün izini sürüyor ve akımın aslında evrensel bir isyan, özgürleşme ve dönüşüm arayışı olduğunu ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133102</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9e8bf3d-86b9-44a0-9e6a-454fd15aac9d.jpg</image:loc>
            <image:title>İz Sürücü Köpekler 9 A Takımı – Köpek Otelinde Dönen Dolaplar</image:title>
            <image:caption>Gülten Dayıoğlu’nun yazdığı A Takımı - İz Sürücü Köpekler dizisi Köpek Otelinde Dönen Dolaplar kitabıyla devam ediyor. 
 
Çığ altında kalanları ya da madenlerde göçük altında kalan işçileri kurtarma hikâyeleri mi istersiniz, casusluk yapan köpek hikâyeleri mi… Neler neler var bu kitapta?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133103</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba3618a2-6e73-457d-b22e-150b563f1745.jpg</image:loc>
            <image:title>Yolun Sonuna Kadar</image:title>
            <image:caption>Gençler için yazan en iyi yazarlardan biri olarak Earle, yıllardır gönlümüzde taht kurmuş durumda.
Anthony McGowan
Peggy, ölümün eşiğinden kurtardığı bir sokak köpeğiyle sarsılmaz bir dostluk kurar. Hiçbir şey aralarındaki bağı koparamaz ta ki savaş patlak verene kadar.
Peggy güvenli bir yere tahliye edilirken, Beau Londra’da kalır ve hiç beklenmedik bir şekilde savaşın kahramanlarından birine dönüşür.
Her gece, bombalar yağarken ve hayatlar altüst olurken, Beau şehrin enkazlarında dolaşıp sayısız insanı kurtarır.
Ama bir gün büyük bir felaket yaşanır ve Beau, en sevdiği insanı, Peggy’yi, bulmak için olağanüstü bir yolculuğa çıkmak zorunda kalır…
Bugünün çocukları için yazan en özgün hikâye anlatıcılarından biri.
Lesley Parr
Usta bir yazar.
M. G. Leonard</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133104</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a4e8e14-4528-4a19-9bf2-3ec2b953b717.jpg</image:loc>
            <image:title>Çeşitli Yönleriyle Türk Töresi</image:title>
            <image:caption>Eski Türk toplumunda halkın devlete karşı yüklediği sorumluluklar yanında devletin ya da yöneticilerin de halkın yararını gözeterek gerçekleştirmesi gereken sorumlulukları yüklendiği bilinmektedir. Devletin, devlet yöneticilerinin sorumlulukları arasında vatanı düşman saldırılarından korumak, birliği ve bütünlüğü sağlamak, milleti doyurmak, giydirmek, refah ve huzur içinde yaşatmak vardır. Bunda başarılı olduğu sürece Hakan saygı değerdir ve Tanrı tarafından desteklendiği düşünülür. Adaletten ayrıldığında, milletine karşı sorumluluklarını yerine getirmediğinde ise tahtından indirilir. Devlet ve millet olarak bağımsızlık tutkusu, yurda bağlılık ve yurt sevgisi, üzerinde hür ve bağımsız olarak yaşadığı toprakları vatan sayması, adalet, eşitlik ve insana saygı, erkeğiyle, kadınıyla, çocuğuyla kendine özgü değerlerle donatılması, yurt ve milletin bekası için fedakârlık gösterilmesi belli kural ve anlayışlar çerçevesinde gerçekleşmektedir. Türk sosyal hayatını düzenleyen töre adı verilen belli kural ve kanunlar vardır. Devlet ve töre iç içedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133105</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7640b953-a963-47d8-905a-5b8fa31956ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Maturidi Akılcılığı</image:title>
            <image:caption>Mâtürîdî&apos;nin kurduğu sistemin kilit kavramının akıl olduğu, daha ilk baştan kendisini hissettirmektedir. Müellif sistemini akıl üzerine kurduğundan pek çok kavramı akılla ilişkilendirmiş ve olayları akıl açısından değerlendirmeye tabi tutmuştur. Tabii ki bundan kastımız Mâtürîdî&apos;nin akıldan başka bir bilgi kaynağını kabul etmediği değildir. Mâtürîdî, duyu ve haber bilgisine de büyük önem vermektedir. Ancak Mâtürîdî, onlardan gelen verinin kontrol görevini akla yüklemesi yönüyle Sünnî Kelâm içerisinde ayrı bir konum ve değere sahiptir. Özellikle yaşadığı dönemde akla aşırı güvenmekle itham edilen Mu&apos;tezi ekolü ile aklı dinde devre dışı bırakıp nakli esas alan Ashâb-ı hadis arasında bir denge unsuru olması, onun akılcılığını etraflıca incelemeyi cazip hale getirmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133106</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/685293ef-b077-4095-8a20-231a5324484e.jpg</image:loc>
            <image:title>Celladın Kara Çuvalını Ören Ot - (Flavia de Luce Polisiyesi 2)</image:title>
            <image:caption>FLAVIA DE LUCE. AMATÖR DEDEKTİF. ZEHİR USTASI. ON BİR YAŞINDA. VE DE YENİDEN İŞ BAŞINDA. 
 
İlk dedektiflik macerasının (ve su götürmez başarısının) ardından Flavia şahsi kimya laboratuvarı, zehirli karışımları ve ablalarından kurtulma planlarıyla dolu sıradan hayatına geri döner. Bishop’s Lacey’de her şey yolundadır, yani hayat pek sıkıcıdır. Ta ki ülkece sevilen kuklacı Rupert Porson bir gün bu köhne kasabaya uğrayana ve elektrik kaçağıyla talihsiz bir karşılaşma yaşayana kadar. Polisin soruşturmasına güven olmayacağını tecrübeyle bilen Flavia, ipleri bir kere daha eline alır ve kendi sorularını sormaya başlar. 
 
Darağacı Korusu’nda yaşayan deli kadın anlattığından fazlasını mı biliyor? Porson’ın güzelliği (ve dengesizliği) dillere destan asistanının sakladığı ne? Deliller aksini söylerken, müfettişler bunun bir cinayet olduğunu kabul etmemekte neden bu kadar ısrarcı? 
 
Tüm ipuçları yıllar önce unutulmuş bir başka şüpheli ölüme işaret ediyor. Flavia bu iki gizemi de çözmeye kararlı… hem de uyku saatinden önce. 
 
“Flavia sizi büyüleyecek.” –NEW YORK TIMES</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133107</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70ab5a9f-ee91-4078-9f03-515dd6ea794b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkat İnsan Çıkabilir!</image:title>
            <image:caption>Ya ormanda karşına insanlar çıkarsa? Çocuklar ve gençler için yazdığı kitaplarla sevilen Füsun Çetinel, bu kez minikler için, insanların doğanın dengesini bozmasını eğlenceli bir dille öyküleştirdi. Bir ayı ailesinin kış uykusundan zamansız uyanışı, illüstrasyon sanatçısı Cansu Dinç’in özgün desenleriyle boyutlanıyor; okuru keyifli bir görsel okuma macerasına çıkarıyor. Doğada her şeyin bir zamanı oluşunu, doğanın huzurunu kaçıranları ve ormanda karşımıza çıkacak “asıl tehlikeleri” anlatan rengârenk ve naif bir öykü. Bozayı kış uykusundan uyanmıştır, ama hâlâ çok uykusu vardır. Mağaranın dışından gelen gürültüler, ayı ailesinin uykusunu daha kış bitmeden bölmüş, hepsini uyandırmıştır. Mağaradan çıktıklarında, ormanlarındaki gürültü kaynağını görüp şaşkınlığa uğrarlar: İNSANLAR! Çayırın dört bir yanı plastik çöplerle dolmuş, ağaç dallarına salıncak kurulmuş, nehre olta atılmış, alabalık tutulmaktadır… Ayı ailesi, bağırıp çağırarak tüm ormanın huzurunu kaçıran insanları kovalamak için bir çözüm arar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133108</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/040f4618-4e8b-4e27-9e3d-4fb8e2e4a73e.jpg</image:loc>
            <image:title>Babamı Asmera’da Bıraktım</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
1.      SAVAŞ 
2.      TİGRAY 
3.      ASMERA 
4.      FRENK İNCİRİ 
5.      KASSALA 
6.      LINO BAR 
7.      KIZILDENİZ 
8.      MAVİ NİL 
9.      ALBAYIN SEVGİLİSİ 
10.  SINIR GÖREVLİSİ 
11.  LONDRA’NIN TONLARI 
12.  SON GÜN DOĞUMU 
13.UZLAŞMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133109</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4a82558-f3c6-403d-b3fa-f368d3ebe9ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Başlangıçtan 1453’e İslam Tarihi – Din ve Toplum</image:title>
            <image:caption>İslam ve Türkiye tarihi konusunda en önemli tarihçilerden biri olan Bernard Lewis, Hz. Muhammed&apos;in peygamber olmasıyla başlayan ve Fatih Sultan Mehmet&apos;in İstanbul&apos;u fethetmesine kadar uzanan yaklaşık sekiz yüzyıl boyunca İslam tarihinde bir yolculuğa çıkıyor. Arabistan Yarımadası&apos;ndan başlayıp Orta Doğu&apos;ya, Kuzey Afrika&apos;ya, Asya&apos;nın büyük bir bölümüne, Kuzey ve Güney Avrupa&apos;ya yayılan İslam&apos;ın bu tarihsel yolculuğunda, farklı devlet ve halkların ortak inanç temelinde yarattıkları bir uygarlığın tarihini herhangi bir yorum yapmadan orijinal belgelerle okumak, Lewis&apos;in okuyucusu için de heyecan verici bir deneyim oluyor. Orta Çağ İslam toplumunu yaşayış şekliyle ortaya koyması bakımından benzersiz olan bu kitapta Bernard Lewis, Orta Çağ İslamı&apos;nın karmaşık toplumsal, dini ve ekonomik yapılarını incelemek için geniş bir yelpazede özgün kaynaklar sunuyor. Muhalefet, hukuk kaynakları ve adalet yönetimi, farklı ırk ve inançlardan insanların birbirlerine bakış açıları ve birlikte yaşama biçimleri, kadınların ve kölelerin statüsü ve Orta Çağ İslam mizahı da dahil olmak üzere dini inanç ve uygulamaları tasvir ediyor. Bunu yaparken mezhepler, siyaset ve ekonomi, felsefe ve bilim, seyahat, biyografi ve edebi eserler üzerine kitaplar ile posta hizmetleri ve yargı gibi farklı kaynaklardan gelen bürokratik kayıtlar da dahil olmak üzere geniş bir İslam literatüründen yararlanıyor. Kapsamlı bir şekilde tercüme edilen bu belgeler, Batılı tarihçiler tarafından uzun süredir ihmal edilen bir dünyanın farklı yönlerini net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu kitap, İslam uygarlığı ve tarihine ilgi duyan herkesin mutlaka okuması gereken bir başyapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133110</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9f9f97c-3a76-449b-b6f5-ad53a199c6e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Nefeste Yapay Zeka</image:title>
            <image:caption>Yapay zekâdaki büyük gelişmeler onu bir kez daha manşetlere taşıdı. Peki ama bilgisayarları kullanarak insan zihnini taklit etmeye tam olarak ne zaman başladık ve yapay zekânın şu andaki ve gelecekteki yeteneklerinin ne kadarı gerçek? 
Yapay zekâ daima büyük bir heyecan ve endişe kaynağı olmuştur. ChatGPT gibi modellerin hayatımıza girmesinden bu yana, yapay zekânın kapsamı ve yetenekleri teknolojimizi hem iyi hem de kötü yönde dönüştürmeye hazır hale gelmiş gibi görünüyor. 
Çok sevilen “Bir Nefeste” serisinin en yeni kitabı, yapay zekânın 1950&apos;lerdeki mütevazı başlangıcından yola çıkıyor ve günümüzün insan beyninden daha fazla nörona sahip olağanüstü yeni modellerinin doğuşunu araştırıyor. Yapay zekâlar ve yaratıcılarına odaklanan kitap, her bir yapay zekânın arkasındaki bilim ve mühendisliği açıklıyor, etik konuları tartışıyor ve insan teknolojisindeki en önemli ve tartışmalı gelişmelerden biri hakkındaki en ilginç bilgileri ve bu alanın geleceğinde bizi nelerin beklediğini ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133111</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e7997b7-becf-48c9-95cb-23018fd04ba4.jpg</image:loc>
            <image:title>100 Soruda Türkiye&apos;de İşçi Hareketleri</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;de işçi sınıfı mücadelesinin doğrudan içinde yer almış, alanın en yetkin yazarlarından Kemal Sülker, &quot;100 Soruda Türkiye&apos;de İşçi Hareketleri&quot;nde, kitabın kapsadığı dönem itibariyle son derece önemli ayrıntıları, bütüncül bir anlatımla konunun meraklılarının dikkatine sunuyor. 
&quot;İşçiler, sosyal bir sınıftır; çıkarları, işçi sınıfından olmayanlarla, genellikle üretim araçlarına sahip olanlar ve iş birlikçi bürokratlarla çelişir, çatışır. İşçiler, her memlekette bütün değerlerin yaratıcıları oldukları hâlde, çok uzun süre köle, esir, üvey evlat muamelesi görmüşlerdir. İşte, işçiler bu durumdan kurtulmak, kendi vatanlarında insanca yaşamak için birçok mücadeleler yapmışlardır. Özellikle işçilere özgü meslek ve politika örgütleri kurmak, oy hakkına (seçmek, seçilmek) kavuşmak, grev yapmak, çalışma süresini azaltıp, ücreti yükseltmek, kendileriyle ve giderek memleketin öz çıkarlarıyla ilgili konularda söz ve karar sahibi olmak yolunda bütün araçlara başvurmuşlardır.  
İşte, işçi hareketleri, işçi sınıfının genel çıkarlarını ve işçilerin ekonomik ve politik sömürüden kurtulma mücadelelerini tümüyle kapsar.
Biz bu kitapta yalnız Türkiye’deki işçi hareketlerini ana hatları ve tarihî akışı içinde anlatmak istiyoruz.&quot; 
Kemal Sülker</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133112</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8683a12e-7085-4895-a532-408332f74308.jpg</image:loc>
            <image:title>Anadolu Selçukluları</image:title>
            <image:caption>Türkler kimdir ve nereden geldiler? On birinci yüzyıldan itibaren Anadolu’ya gelerek buraya yayılan ve yerleşen Anadolu Selçukluları, bölgedeki ilk Türk devletini kurdular. Nüfusun çoğunluğunu Hıristiyanların oluşturduğu Küçük Asya’da İslam nüfuzunu başlatarak bu coğrafyadaki en önemli sosyokültürel değişimlerden birinin fitilini ateşlediler. Siyasi birliği olmayan Anadolu’yu gerek fetihlerle, gerek ittifaklarla kontrol altına alıp, kendilerinden sonraki beyliklere, özellikle de bütün dünyaya yayılacak olan Osmanlılara önemli bir siyasi, askeri ve kültürel miras bıraktılar. Kitabın ilk bölümünde askeri ve siyasi gelişmeler anlatılırken, ikinci bölüm at sırtındaki bu savaşçıların Anadolu’da bıraktığı ve izleri hâlâ görülen kültürel mirasın incelendiği  bir seyahatname niteliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133114</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ac732bb-f0ea-468b-bb3f-cd092db0c6d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Tarih</image:title>
            <image:caption>Tarih yazarken en başından, bıg bang’den başlamak… tarihte yalnızca olaylara, sonuçlarına, kişilere odaklanmak yerine biyoloji, kozmoloji, fizik gibi fen bilimleriyle diğer sosyal bilimler birleştiriliyor. Evrenin ortaya çıkışından insanlığın geleceğine kadar uzun bir zaman diliminin kapsandığı eserde insanın evrenle ve doğayla kurduğu ilişkinin tarihin akışını nasıl şekillendirdiği disiplinlerarası bir yaklaşımla sunuluyor. Dünümüz ve yarınımıza ilişkin soruların cevaplandığı bu evrensel tarih anlatısı yararlandığı alanların çeşitliliği nedeniyle bir öncü olmakla birlikte, kapsadığı zaman aralığı açısından da eşsiz bir cesaret ve başarı gösteriyor. Bu kitapta evrendeki “her şeyin büyük tarihi” yazılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133115</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/100cc63f-10fd-477e-a544-813530c36071.jpg</image:loc>
            <image:title>Cadı Ağacı</image:title>
            <image:caption>“Yaşamak farkına varılmayan bir şeydi.”
Türk romanının unutulmaz eserlerinden Cadı Ağacı, tüm dalları kurumuş bir kadının romanı. Yarattığı karakterlerle kadın yazınında eşsiz bir yer edinen Ayla Kutlu, yayımlanan üçüncü romanında çürümeye yüz tutmuş değerleri odağına alıyor. Âdeta kendisinin yargıçlığını yapan başkişi Nilüfer’in yaşamöyküsü, toplumsal çözülmeyi bireyin iç çatışmaları üzerinden okumaya imkân tanıyor – unutmadan, unutturmadan ve aynı mahkemeyi tekrar tekrar kurarak. Amipe benziyorsun. Önüne çıkan her şeyi yutuyorsun. Parçalara bölüyorsun kendini. Yeni parçalar da önüne gelen şeyleri yutuyor. Ama sen artmıyorsun. Bin parçasın, hiçbiri bir arada değil.
Boyuna dağılıyor, yayılıyor, özünden uzaklaşıyorsun. Gerçekte, özün var mı senin, bir yoğunluk oluşur mu sende, bilmiyorum. Yazık sana. Acıyorum ama, acınmaya değer yanın var mı, bundan kuşkuluyum. Sen hep böyle miydin, yoksa sonradan mı değiştin, onu da bilmiyorum. Hep böyle idiysen, nasıl saklayabildin kendini? Senin varlığın bile kuşku verici, kaypak, ele geçmez bir şey sanki.
ÇOK YAKINDA!..
 Bir Göçmen Kuştu O
 Emir Bey’in Kızları
 Hüsnüyusuf Güzellemesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133117</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c28b28b4-b03f-4b64-9584-935625fa3643.jpg</image:loc>
            <image:title>Narval - Denizlerin Tek Boynuzu!</image:title>
            <image:caption>NARVAL’LA TANIŞIN. KENDİSİ, DENİZLERİN TEKBOYNUZLUSU!
Narval birazcık hayalperest, fazlaca meraklı ve çoook eğlenceli. 
En sevdiği şey mi? Arkadaş edinmek ve tabii ki waffle yemek. 
Bir gün şirin bir denizanasıyla tanışıyor. İkisi birbirinden farklı ama birlikte inanılmaz bir ikili oluyorlar! 
Macera, kahkaha ve sürprizlerle dolu bu hikâyede sen de onlara katılmaya hazır mısın? 
Narval ve arkadaşları seni bekliyor!
&quot;Çokkomik ve büyüleyici. Kurbağa ve kara kurbağasından beri en sevilesi ikili.&quot;
 -Köpek Adam Serisinin NYT Çoksatan Yaratıcısı, DAV PILKEY</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133118</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61d8109c-87b1-4d55-bc90-07ab70729f8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yer Gümbürdüyor</image:title>
            <image:caption>“Sadece doğmamış olanlar ve artık yaşamayanlar
yaralanmaktan muaf. Yaşamak, yaralanmak ve
iyileşebilmekle yürünen bir menzil.”
Yer Gümbürdüyor, Kemal Sayar’la yapılmış söyleşilerin genişletilmiş bir seçkisi. Ülke ve dünya gündemiyle çalkalanan ruhlara bir tutunma rehberi: İyileşme, merhamet, empati, aile, sosyal medya, edebiyat ve bizi tanımlayan, dönüştüren güncel pek çok olguya dair ilham verici, çok boyutlu bir gergef.
“Bu kitap, son yıllarda farklı edebiyat ve düşünce dergilerine verdiğim mülakatlardan derlediğim bir çalışma. Kitabı yayıma hazırlarken bazı hususların daha iyi anlaşılabilmesi için kimi ilave ve çıkarmalar yaptım. Tüm bu söyleşiler ümit ederim ki içimizde yaşayan ve içinde yaşadığımız dünyayı bir nebze daha iyi anlamamıza vesile olur. Her uzun yolculuk, küçük bir adımla başlar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133119</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9952cae1-910f-4aa2-9f47-88b9d3ba230d.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennet Bahçesi (İlk Adım)</image:title>
            <image:caption>Kendini kaybetmiş bir genç kız… 
Zihninde cevapsız sorular, kalbinde tarifsiz bir boşluk... 
Bir gece ettiği dua, bir rüya… 
Ve ardından gelen bir işaret: Cennet Bahçesi. 
Mihra, hayatın gürültüsünde boğulmuşken bir anda içsel bir yolculuğa çıkar. Sorgulamaktan korkmadığı bu yolculukta, karşısına çıkan Mahide Hoca ve o bahçenin kapıları, sadece bir mekân değil; hakikatin, huzurun ve yeniden doğuşun anahtarı olur. 
Bu kitap, genç bir kızın kalpten gelen sorulara cesaretle yürüyüşünü, inançla karşılaştığı dönüşümünü anlatıyor. 
Her satırı bir arayış, her bölüm bir buluş… 
Sen de kendi “Cennet Bahçen”i bulmaya hazır mısın? 
Bu kitap belki de senin için de bir ilk adım...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133121</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10d920f5-06c5-457f-9a19-d25ae9e36cdd.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizgi Roman Bilim / Maceralar – Olağanüstü Tibbi Keşifler</image:title>
            <image:caption>STEM KÜTÜPHANESİ 
Gerçekten işe yarayan bazı tıbbi tedavilerin keşfi epeyi maceralı olmuştu. Tıpta çığır açan tedavilerin keşfinin ardındaki gerçekleri, bilimsel macera, bilgi ve mizahla yüklü çizgi romanlarla keşfet. Ülser ilacını keşfetme yolunda kendini hasta eden hekim kimdir? Marie Curie’nin çalışmaları binlerce kişinin hayatını nasıl kurtardı? İlk anestezikler nasıl test edildi? Ayrıca bakteriler, aşılar ve tıp tarihiyle ilgili daha pek çok ilginç bilgi seni bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133122</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0271d0bc-2ce1-415c-93e4-177395eef4ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizgi Roman Bilim / Maceralar – Uzayı Keşfetmek</image:title>
            <image:caption>STEM KÜTÜPHANESİ Uzayı keşfetmek için bilimsel bilgi ve teknoloji ve tabii ki maceracı bir ruh gerekir! Olağanüstü insanların, robotların ve hayvanların gerçek uzay hikâyelerini, heyecanlı çizgi romanlar eşliğinde sen de keşfet... Uzayda nasıl güzel bir uyku çekilir? Gizemli kakalar hakkında kimler tartıştı? Hangi pilot uçak indirme konusunda tam bir felaketti? Güneş Sistemi, roketler ve daha çok fazlasının ardında yatan bilimi keşfet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133123</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee4b04ff-0538-4ddd-a0fd-81f6b47f57d4.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Dilli: İngilizce -Türkçe Snow Stories – Ollie The Owl / Kar Hikâyeleri – Baykuş Ollie İngilizce Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Ollie the owl is the best hunter in the forest. But when another owl moves in, Ollie must learn that the forest is big enough for both of them. 
Baykuş Ollie ormandaki en iyi avcıydı. Başka bir baykuş daha gelince, Ollie ormanın ikisine de yetecek kadar büyük olduğunu öğrenmek zorunda kaldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133124</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/add0798a-537c-4c4a-a311-ffb19bc89994.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Dilli: İngilizce-Türkçe Snow Stories – Little Wolf / Kar Hikâyeleri – Minik Kurt İngilizce Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Little Wolf was is too young to explore her forest home. But one evening when the wolf pack goes hunting, she decided to have an adventure of her own. 
Minik Kurt yaşadığı ormanı keşfetmek için daha çok küçüktü. Ama bir akşam, kurt sürüsü avlanmaya gittiğinde o da kendi macerasını yaşamaya karar verdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133125</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd630daa-8562-4457-b272-b5df99a82a02.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Dilli: İngilizce-Türkçe Nat The Narwhal / Narval Nat İngilizce Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Nat the narwhal really wants to know what his tusk is for. One day Nat and his friend Belora set off on a journey through the cracks in the ice to find out.

Narval Nat boynuzunun ne işe yaradığını bilmeyi çok istiyordu. Bir gün Nat ve arkadaşı Belora bunu öğrenmek için buzların arasındaki çatlaklardan denize açıldılar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133126</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1386b0bf-ab43-4041-b6b9-d40648b8e092.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Dilli: İngilizce-Türkçe Sasha The Seal / Fok Sasha İngilizce Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Sasha the seal is learning to swim, but the water is deep, dark, cold – and full of surprises. Follow Sasha as he uses his tickly whiskers to find his way. 
Fok Sasha yüzmeyi öğreniyordu, ama su derin, karanlık ve soğuktu –ve sürprizlerle doluydu. Sasha’nın hassas bıyıklarını kullanarak yaptığı keşiflerde sen de ona eşlik et.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133127</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0beddf9-1c6d-4b4b-b2be-6ea4a244b2d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaprak Dedektifi Margaret Lowman Yağmur Ormanlarının Gizemlerini Nasıl Keşfetti?</image:title>
            <image:caption>EN İYİ STEM KİTABI (ABD ULUSAL FEN BİLİMLERİ ÖĞRETMENLERİ BİRLİĞİ) 
Meg Lowman başının üzerindeki doğal dünyaya öteden beri hayrandı. Ağaçların renklerine, dallarına, en çok da yapraklarına ve orada yaşayan gizemli hayvanlara… Meg bilim insanı olunca, yağmur ormanlarındaki ağaçlara tırmanmaya ve kanopiyi keşfetmeye adadı kendini. Bu araştırmaları yapan ilk bilim insanı olmak istiyordu. Ancak bu yolda zorluk üzerine zorlukla karşılaştı. Üniversitedeki profesörlerin hepsi erkekti ve Meg’I sınıflarına almak istemiyorlardı. Kanopi çok yüksekti, oraya tırmanmak zordu. En kötüsü de insanlar ormanları kesip yok ediyordu. Ancak Meg Lowman asla vazgeçmedi, asla pes etmedi. Araştırdı, yeni yollar icat etti, azimle çalıştı ve yalnızca bir bilim insanı olarak kendi geleceğini yaratmakla kalmayıp yağmur ormanlarının da geleceğini garanti altına aldı. “Meg Lowman veya ‘Kanopi Meg’, ormanın yüksek kanopi kısmında harika keşifler yapan gerçek bir kahraman, cesur bir kâşif. Yaprak Dedektifi, anlaşılması kolay bir dille yazılmış bilgilendirici metni ve muhteşem resimleri ile, fazla bilinmeyen bu dünyanın gizemlerini aktarıyor. Dünyanın dört bir yanındaki genç okuyucuların ilgisini çekecek, onları doğa hakkında daha çok şey öğrenmeye teşvik edecek bir kitap.” —
Jane Goodall, (PhD, DBE, Jane Goodall Enstitüsü Kurucusu ve Birleşmiş Milletler Barış Elçisi) “Margaret Lowman, sıra dışı bir hayal gücü, cesaret ve fiziksel güç gerektiren bir bilim dalında öncü olan bir bilim insanı. Bunun yanında, çevre ve doğal kaynakların korunmasına yönelik araştırmaların olağanüstü önemli yeni bir dalını kurmuş olması da aynı derecede önem taşıyor. Heather Lang ile Jana Christy, bu sevimli giriş kitabı ile bizi yukarılara tırmanıp Meg’I ziyaret etmeye davet ediyor.” —
Edward O. Wilson, Harvard Üniversitesi Emeritus Profesörü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133128</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/837fde24-3737-4893-8cd9-578171974076.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuğulu Günlükleri</image:title>
            <image:caption>Duygu, işyerinde görünmeyen yükleri sırtlanan, evde bastırılmış sesiyle yaş almaya çalışan bir kadın. Boşanmış, bir çocuk annesi; aynı zamanda bir evlat, bir çalışan ve kendi sessizliğinde yolunu bulmaya çalışan birisi. Herkesin bir şey beklediği ama kimsenin ne hissettiğini sormadığı bir dünyada, Kuğulu Park’ın huzurlu serinliğinde yeniden soluk almaya başlıyor. 
Gün geçtikçe artan yorgunluğu, annesinin sessizliği, babasının baskısı, kızının kırılganlığı ve içinden yükselen o bitmeyen sorgularla başetmeye çalışıyor. İşyerinde herkesin sorumluluğunu üstleniyor; evde ise kendine ait bir alanı bile yok. 
Bütün bunlar kızını okuldan alırken tanıştığı birkaç yabancıyla küçük yürüyüşlere başlayana kadar sürüyor. Bu yürüyüşlerde, sessizliğin içinde bir şefkat ihtimali doğuyor. 
Kuğulu Günlükleri, bir kadının gündelik hayatın içinde kendini kaybedip sonra yavaş yavaş yeniden bulma hikâyesi. Büyük olaylar değil, küçük ama tanıdık anlar anlatılıyor. 
Ve bazen, parkın sessizliğinde başlayan hikâyeler, Kuğulu Günlükleri’ne dönüşüyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133130</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9936192-b139-4a54-8725-e2db565de51d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yoga&apos;da Elementlerle Uyanış Yolculuğu ve Pratikleri</image:title>
            <image:caption>Lotus, saflığın, aydınlanmanın ve yeniden doğuşun sembolüdür. Aynı zamanda erdemin sessiz simgesidir. 
Lotus bize şunu hatırlatır: Çamura değil, ışığa doğru yönelen yol gerçek hazineyi açığa çıkarır. Çamurun içinden yüksel, ışığa açıl ve kendi özgürlüğünün tanığı ol. 
Lotus ışıkla buluştuğunda, hazineyi dışarıda değil, kendi özünde bulursun. O öz, sevgi kudret ve saf farkındalıktır. 
Öz ışıkla birleştiğinde, zihnin ürettikleri çözülmeye başlar. Duygu ve düşünceler bir gölge gibi erir, gerçekliklerini yitirir. Zaten içinde olanı bilme haline geçersin. Tam ve bütün hissedersin; varoluşun memnuniyeti bütün bedenine yayılır. 
Gerçek ile yanılsamayı ayırt eder hale gelirsin. “Ben” ve “diğerleri” kavramı çözülür; geriye yalnızca Öz kalır. Ve o anda, sadece izlersin… gülümsersin… ve gerçek huzura, özgürlüğe varırsın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133131</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c30d46a4-c3d3-4767-a514-ec228eccbd51.jpg</image:loc>
            <image:title>Getto</image:title>
            <image:caption>Getto, erken dönem Chicago Ekolünün en bilinen vaka incelemelerindendir. 1928’de yayımlanan eser, Park, Burgess ve McKenzie’nin geliştirdiği “insan ekolojisi” yaklaşımı ile “eş merkezli bölgeler” modelinin en yetkin örneklerinden biridir. Wirth, Yahudi gettosunun tarihsel seyri ve Chicago’daki gelişimini “doğal tarih” yaklaşımı içinde ele alır; mekânsal dağılım ile kültürel entegrasyonu birlikte düşünerek, doğal ve kaçınılmaz varsayılan temas, rekabet, uyum ve asimilasyon döngüsünü Chicago Yahudi topluluğu üzerinden sınar: Gettodan dışa doğru hareketlilik, Yahudilerin toplumsal yükselişi ve Amerika’ya entegrasyonunu simgeler. Bu süreç, yazarın kaleminde iki toplumsal tipte cisimleşir: getto içinde kalmış Ortodoks Yahudi ile gettodan çıkmış kozmopolit Yahudi. Asimilasyon yolundaki bu “yeni” Yahudi, “bölünmüş bilinç” sahibidir; ne dâhil olmak istediği dünyaya ne de ayrıldığı cemaatine bütünüyle aittir. Bu açıdan bir sosyal psikoloji denemesi olarak da okunabilecek Getto, salt bir monografinin ötesindedir; Simmel’in Yabancısından Park’ın Marjinal İnsanına uzanan bir hattın parçası olarak, kentteki devinim, temas ve karşılaşmaların asimilasyon, kültürel melezlenme ve kozmopolitizmle sonuçlanacağına dair sarsılmaz bir iyimserliği yeniden üretir. Bu inanç, erken dönem Chicago Ekolünün düşünsel uzlaşısını tanımlayan liberal hümanizmin temelindedir. Ne var ki kentsel ekolojinin “doğal bölgeler” yaklaşımının içerdiği natüralist-işlevselci çekirdek, kentsel eşitsizlik ve mücadeleleri tarihsizleştirerek politik eylemliliğin ufkunu daraltma riskini de taşır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133132</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d691c3a-b15e-42ff-b352-0ab0dec628fd.jpg</image:loc>
            <image:title>İSG (İş Sağlığı ve Güvenliği) Sınavlara Hazırlık Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>İş Sağlığı ve Güvenliği Sınavlarına Hazırlık Soru Bankası; yalnızca bir test kitabı değil, sınav yolculuğunuzda sizi başarıya götürecek kapsamlı bir çalışma kaynağı olarak tasarlandı. Bu kitap, İSG uzmanlık sınavlarının tüm alanlarını kapsayan eksiksiz bir soru bankası olarak hazırlandı. Kitapta; 
·         İş sağlığı ve güvenliğinin genel prensipleri, 
·         İş kazaları ve meslek hastalıkları, 
·         Risk yönetimi ve değerlendirmesi, 
·         İş hijyeni ve çalışma ortamı gözetimi, 
·         Mevzuat, iş hukuku ve temel hukuk bilgisi, 
·         Ulusal ve uluslararası kuruluşlar ile sözleşmeler, 
·         Maden, inşaat, tarım, ormancılık gibi yüksek riskli sektörlerde güvenlik uygulamaları, 
·         Kişisel koruyucu donanımlar ve acil durum planlaması, 
gibi sınavlarda sıkça sorulan tüm konulara yönelik özgün ve ayrıntılı sorular yer almaktadır. 
Her biri gerçek sınav mantığını birebir yansıtan bu sorular sayesinde; yalnızca bilgi tekrarını değil, aynı zamanda pratik yaparak hız kazanmayı da sağlayacaksınız. 50’şer soruluk testler halinde düzenlenen kapsamlı içerik, konuları adım adım pekiştirmenize yardımcı olacaktır. Bu kitapta; C, B ve A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanlığı sınavlarına hazırlanan adaylar için hazırlanmış, tek kaynaktan tüm konulara hâkim olmanızı sağlayacak tam kapsamlı bir rehber niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133133</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff240509-02e8-4b17-8b46-886a761f16e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Gafletten Uyanış</image:title>
            <image:caption>Kesin olarak anladım ki tasavvuf ehli, Allah yolunda yürüyen gerçek kimselerdir. Onların hayat tarzı en güzel hayat, yolları en doğru yol ve ahlakları en temiz ahlaktır.   İslâm düşünce tarihinin en mühim simalarından olan Gazzâlî, yalnızca eserleriyle değil, aynı zamanda yaşadığı fikrî buhran ve bunlardan doğan arayışlarıyla da adından sıklıkla bahsedilen büyük bir âlimdir.  Onun kaleme aldığı el-Münkız mine’d-dalâl, hem bir otobiyografi hem de bir entelektüel muhasebe metni olması bakımından İslâm düşünce tarihinin en özgün örneklerinden biri olmuştur. Hakikat yolunda ilerleyen herkesin yaşadığı aşamaları gözler önüne seren bu metinde Gazzâlî, hayatının dönüm noktalarını, ilim ve hakikat arayışıyla dolu yolculuğunu, yaşadığı şüpheleri ve bunlardan kurtuluş yolunu içtenlikle dile getirir. Kelâm, felsefe, bâtınîlik ve nihayet tasavvufa dair tecrübelerini aktararak zihnî ve kalbî serüveninin hangi merhalelerden geçtiğini ortaya koyar. Vardığı netice, aklî ilimlerin tek başına hakikati kuşatamayacağı; asıl huzur ve yakîn kapısının tasavvufî bilgi ve tecrübeyle aralanabileceğidir. Çektiği tüm fikrî sancılarının eşliğinde Gazzalî’nin otobiyografisini okuyacağımız Gafletten Uyanış, Dr. Salih Kadri Oğul’un samimi gayreti ve yoğun çalışmaları sayesinde okurla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133134</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/717ad063-fe50-4379-8f7b-525d994fff82.jpg</image:loc>
            <image:title>Sufilere Armağan</image:title>
            <image:caption>Bismillahirrahmanirrahim kerem sofrasının çağrısıdır. Kerem ve cömertliğinin feyzi, bize söz sofrasını açtı ve kadim bir kıssadaki perdeyi kaldırdı.  Bu sayede söz ustasının elindeki kalem de “Allah’ın adıyla/ Bismillah” diyerek söze başladı. Ey okuyucu! Bu yemek yeni pişirilip sofraya kondu, tadına iyi bak, lezzetinden mahrum kalma. Tadına bakamazsan da  göz kamaştırıcılığıı ve hoş kokusu can  gıdası olarak sana yeter.   Bu eser, büyük âlim ve edebiyatçı Molla Abdurrahman Câmî&apos;nin yedi kitaptan oluşan Heft Evreng isimli meşhur mesnevisinin ilk kitabıdır. Yedi büyük mesneviden oluşan bu eserin ilk bölümü olan Tuhfetü’l-Ahrar’ı Molla Câmî âdeta “özgür ruhlara armağan” etmiştir.  Fars edebiyatının en güçlü kalemlerinden biri olan Molla Câmî, Sufilere Armağan kitabında besmelenin faziletinden başlayarak nefsini terbiye etmek isteyenlere müstakim üzere gidilebilecek bir yol sunar. Tasavvuf edebiyatının başyapıtlarından biri olarak kabul edilen bu çalışma, günümüz okurunun anlayacağı sade ve akıcı bir dille yayına hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133135</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f91b68ee-01d1-4c6b-b9ff-e684bccd2403.jpg</image:loc>
            <image:title>Maskeler ve Aynalar</image:title>
            <image:caption>Kendini Korumak İçin Hangi Duygusal Zırhları Kullanıyorsun, Hangi Maskeleri Takıyorsun Ve Artık Hangilerini Bırakmaya Hazırsın?
İnsan, kendisini anlamaya başladığında hayatının kontrolünü daha çok eline alıyor. Çünkü, hepimizin kendimizi anlamaya, iç dünyamızın karanlıkta kalmış köşelerini aydınlatmaya ihtiyacı var. Elbette, acıyla yüzleşmek kolay değil. Ama kendi derinliklerimize dalmak, insan doğasını keşfetmek ve ilişkilerimizi daha iyi anlamak düşündüğümüzden çok daha özgürleştirici bir deneyim olabilir.
Bilinçdışımız sandığımızdan çok daha güçlü. Biz farkında olmasak da seçimlerimizi, ilişkilerimizi ve hayata bakışımızı büyük ölçüde şekillendiriyor.
Kendinle dürüstçe yüzleşmeye cesaret edersen, maskelerinle yakından tanışacağın bu sürecin sonunda çok daha farkında, güçlü ve özgür hissedeceğine inanıyorum. Bu kitap sadece psikoloji teorilerinden ibaret değil, sana kendini keşfetme yolculuğunda da eşlik etmeyi amaçlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133136</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8d7c4df-dd48-4d40-9025-7af494344d6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Roka ve Koko Kreşte</image:title>
            <image:caption>Roka ve Koko, bir gün gizlice kreşe girince olanlar olur! Boyalar havada uçuşur, sınıfı kahkahalar doldurur, hatta kayıp ayıcığın gizemi bile çözülür.  Ama dikkat! Bu macera sürprizlerle dolu…  Acaba Roka ve Koko’nun yaramazlıkları nasıl bir sona varacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133137</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/225654b2-88dd-4344-b736-75dd8b1d397b.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin</image:title>
            <image:caption>Yüzyıllar boyunca kendi içine kapalı kalan görkemli bir imparatorluk, 19. yüzyılın eşiğinde Batı’nın dayatmalarıyla yüzleştiğinde yalnızca sınırlarını değil, kaderini de kökten değiştirmek zorunda kalır.
Dünya tarihinin  en eski ve en etkileyici uygarlıklarından biri, Edward Rutherfurd’un usta kalemiyle yeniden hayat buluyor. Rutherfurd, Çinli, İngiliz ve Amerikalı ailelerin kesişen hayatları üzerinden, aşkı, ihaneti, sadakati ve mücadeleyi anlatırken, imparatorluk görkeminden devrim ateşine, gelenekten değişime uzanan büyüleyici bir tablo sunuyor.
Şanghay’dan Pekin’e, Nanjing’den Çin Seddi’ne uzanan bir coğrafyada geçen bu roman, Çin’in tarihi kadar zengin, karmaşık ve sarsıcı. Her sayfasında büyük dönüşümlere, unutulmaz karakterlere ve tarih sahnesini değiştiren olaylara tanıklık edeceksiniz.
Edward Rutherfurd’dan, Doğu ile Batı’nın, gelenek ile değişimin, birey ile ulusun kesiştiği yerde geçen nefes kesici bir tarih romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133138</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51be0a55-6fc5-4c2d-b13b-60aae619f9a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Artık Hazırım! Kelebek Olmaya (Oyunlu Kitap)</image:title>
            <image:caption>Bir yaprağın üzerinde başlayan bu yolculuk, bir tırtılın sabırla büyümesine, arkadaşının onu bekleyişine ve gök yüzüne açılan rengarenk kanatlara dönüşüyor ! Bazı şeyler zamanla değişir ve güzelleşir. Haydi, tırtılın kelebeğe dönüşümünü beraber keşfedelim!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133139</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63c96186-3c96-4c7b-a9fe-3fed6bbdb726.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimde Susmayan Bir Çocuk Ağlar</image:title>
            <image:caption>Aşkın, inancın ve kaybın sınavını veren iki genç yürek… Evra, resimlerine sakladığı fısıltılarla, gözlerinden düşmeyen hüzünle yaşayan bir genç kızdır. Ensar ise hem kalbinin hem de inancının sesini dinleyen bir delikanlı. Üniversite sıralarında başlayan arkadaşlıkları, kısa sürede kalplerinde sakladıkları büyük bir sırra dönüşür. Ama Evra’nın sert ve hoyrat babası, Ensar’ın ailesinin endişeleri, onları belirsiz bir geleceğin kapısına sürükler. Paris’e uzanan umutlu kaçış planları, içlerinde kapanmayan yaralar ve kaybolan bir evladın acısıyla birleşir. Evra tuvallerinde tek bir acıyı fısıldar: İçimde susmayan bir çocuk ağlar... Kitapları yüz binlerce okur tarafından tekrar tekrar okunan ve tavsiye edilen Ahmed Günbay Yıldız’dan, yürek burkan bir aile dramı ve sevdanın en saf, en kırılgan hâllerini anlatan bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133140</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc9fe8b6-3568-46ea-889b-cb1326254b5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gözler Gazze’de Yok Edilmeye Tanıklık</image:title>
            <image:caption>7 Ekim&apos;den sonra Gazze&apos;de gerçekten neler olduğunu tam idrak edebilmiş değiliz. İşte bu kitap, bu süreçte Gazze&apos;nin nasıl bir ablukaya alındığını ve dünyanın gözü önünde nasıl bir etnik temizlik sahasına çevrildiğini ortaya koyuyor.
Gazze&apos;de başlayan kıyım, hayatını kaybedenlerin sayısıyla değil, insanlık hafızasına kazınan derin yaralarla ölçülebilir. Gözler Gazze&apos;de, bombaların gölgesinde yaşamaya mahkum edilen bir halkın; her gün biraz daha kararan dünyanın gözleri önünde yok edilişine tanıklık ediyor.
 
Khaled A. Beydoun, soykırımın dijital çağda nasıl belgelendiğini, medyanın nasıl büyük bir ikiyüzlülük sergilediğini, Müslümanların katledilmesindeki pervasızlığın nasıl bir bilinçaltıyla şekillendiğini ve Filistin halkının yok edilişine karşı dünyanın hangi sınavlarla yüzleştiğini anlatıyor.
 
Bu kitap, bir çağrı! Emperyal tarihe karşı sessiz kalmamaya, tanık olduğumuz dehşeti inkâr etmemeye, hafızamızı diri tutmaya bir çağrı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133141</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/602fa233-c28f-4a6b-a15e-dccbb9526848.jpg</image:loc>
            <image:title>Juniper Mae - Tikotek Şehrinin Şövalyesi</image:title>
            <image:caption>Dört bir yanı gür ormanlarla çevrili dev teknoloji şehri Tikotek’e hoş geldiniz. 
 
Hayal bile edilemeyecek teknolojilerle tasarlanmış bu ışıl ışıl şehirde tüm halk huzur ve güven içinde yaşıyordu. Ta ki günbegün artan elektrik kesintileri ortaya çıkana kadar! Şehrin tamamen karanlığa gömülmesini önleyebilecek tek şey, küçük bir mucitti… Juniper Mae. 
 
Bugüne dek odasına kurduğu laboratuvarında jet motorlu sırt çantaları, ısıtıcılı çoraplar, havada süzülen akvaryumlar icat etmekle yetinen utangaç Juniper, şimdi korkularını yenip sinsi güçlerin oyununu bozacak icatlar yapmak ve onlara karşı duracak cesareti bulmak zorunda. Bakalım çok sevdiği efsanevi Muhafız Şövalyeler ve orman halkı tama-tamalar ona ne kadar yardım edecek? 
 
Juniper Mae, bilim ve icatlara meraklı tüm çocuklara şahane çizimler eşliğinde fantastik bir macera sunuyor. Onu takip edin, size anlatacakları var! 
 
BBC Blue Peter Kitap Kulübü Seçkisinde</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133142</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0b57d3e-42a9-4292-a8d0-761455450d01.jpg</image:loc>
            <image:title>Aileni Suçlamayı Bırak Olgunlaşmaya Bak</image:title>
            <image:caption>Bir dönem “ailenizi bağışlayın”, “ailenizi sevin” öğütlerini duyduk. Ne yaşadığımıza ne hissettiğimize odaklanmadan kendimizi bunu yapmak zorunda hissettik. 
Bir dönem iyi ailenin olmadığını, ailemizi affetmeyebileceğimizi, ailemizin yanlış yaptığını duyduk. Acı çektik, uzaklaşmak istedik. 
Şimdi bu kitapta ise ailenizle olan ilişkilerinizde çocukluğunuza takılı kalmaktansa yetişkin olma sorumluluğunu kazanmamız gerektiğini ruhunuzun derinliklerinde duyumsayacaksınız.
Hazırsanız eğer, çocukluktan yetişkinliğe uzanan yolculuğumuz başlıyor…
 
Klinik Psikolog İrem Oturaklıoğlu Kaya, geçmişe takılı kalmak ve birilerini suçlamak yerine hayatımızın sorumluluğunu üzerimize alıp yeni bir rota çizecek gücü bulmamıza yardımcı oluyor.
Geçmişle ve kendimizle kavga etmeden, anne babamızı suçlamadan olgunlaşmaya giden yola doğru bir başlangıç…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133143</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92620448-1aeb-4d33-a513-a421b6211ac8.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Aptal Niyetlerim</image:title>
            <image:caption>Benim Aptal Niyetlerim, Archy adında bir kaya sansarının otobiyografik romanı adeta. Yoksulluk içinde doğan ve bir kaza sonucu sakat kalan Archy, annesi tarafından köle olarak tefeci tilki Solomon’a satılır.
Archy’nin hayatı, Solomon’un yönlendirmesiyle zamanı, okuma yazmayı, ölümün gerçeğini öğrenmesi ve Tanrı’yla hesaplaşması sayesinde değişse de içgüdülerinin yönlendirdiği bir varoluşun özlemini çeker. Archy “gerçek bir hayvan” olmayı arzulamaktadır. Öğrendiklerini unutmasının bir yolu yoksa yazmak çare olacak mıdır?..
İtalyan yazar Bernardo Zannoni’nin romanı, hayvanların konuştuğu ve yuvalarını gözettikleri, ancak hayatta kalma mücadelesinden asla kurtulamadıkları vahşi dünyanın hikâyesi. Albert Camus’nün Yabancısı ve Collodi’nin Pinokyosuyla benzer temaların ürünü bir okuma deneyimi...
 
“Masalsı havasına rağmen, [Benim Aptal Niyetlerim] hiç de öyle sevimli bir hikâye değil... Archy’nin dünyasında yaşam sürekli bir hayatta kalma mücadelesi; Zannoni’nin hikâyesi, düşünme ve içgüdünün hayvanlar için başka anlamlar taşıdığını gösterirken, okuru onların dünyasının gerçekte ne kadar farklı olduğunu düşünmeye teşvik ediyor.” —The New Yorker
“Benim Aptal Niyetlerim, sıradan masallardan tamamıyla ayrılıyor; bu antropomorfik anlatıda fantastik bir eğilim olsa da eğlencelik hareketlere veya ahlaki derslere yer yok... Zannoni, Archy’nin çelişkili doğasını özgür irade, Tanrı ve ölüm gibi felsefi açıdan zengin bir dizi temayı keşfetmek için kullanıyor.” —The Rumpus
“Zannoni antropomorfik bir pikaresk roman yazmış, ama bu tanım romanın hakkını vermiyor. Bu sevimli olduğu kadar acımasız, farklılıklar, zayıflık ve değişim üzerine bir hikâye...” —Avvenire</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133144</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b95efb6-6705-4f8e-b067-aca4ad28f754.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim Ne Değildir?</image:title>
            <image:caption>Bilim, her soruya cevap verebilir mi? Doğa bilimleri dışındaki bilgi türleri değersiz midir? Din ile bilim arasında kaçınılmaz bir çatışma mı vardır? Bilim tarihi, dinin bilime engel olduğunu mu göstermektedir? Din, toplumun düşmanı mıdır? Müslüman toplumların geri kalmış olmalarının sebebi İslam mıdır? Sekülerleşme çağında din, birey ve toplum için ne ifade etmektedir? Dinlerin sonu gelmiş midir?
Türkiye’nin önemli sosyal bilimcilerinden Alper Bilgili, bu kitabında, eleştirel ve usta kalemiyle Yeni Ateizmin bu ve benzeri birçok iddiasını sorguluyor, tarihsel ve bilimsel kanıtlarla din ve bilim ilişkisine dair gerçekçi bir resim çiziyor. Güçlü argümanlarla desteklenen bu kapsamlı çalışma, bilim-din ilişkisi ekseninde yapılan tartışmaların ideolojilerin esiri olmaktan kurtarılmasına önemli bir katkı sunacaktır.
 

“Alper Bilgili’nin Bilim Ne Değildir? adlı eseri, bilimin doğası, amaçları ve meşru sınırları üzerine yapılan popüler ve akademik tartışmalara Türkiye’den ciddi ve önemli bir katkı niteliğinde. Teorik fizikçi bir okur olarak, metindeki yaklaşım bana bir kuramsal fizikçinin, teoremleri analiz etmedeki titizliğini hatırlattı: ön kabulleri görünür kılmak, bu aksiyomların çelişki üretip üretmediğini sınamak, aksiyomlara dayanan çıkarsamaların doğal sonuçlarını güncel verilerle test etmek. Bilgili, aksiyom-sonuç zincirini adım adım kuran üslubu ve berrak yöntemiyle argümanları sağlam bir çerçevede sunuyor ve din-bilim tartışmasını ‘çatışma’ klişesinin ötesine taşıyor.”  
Prof. Dr. Emre Onur Kahya
İTÜ Fizik Bölümü Öğretim Üyesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133145</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0496173e-9a49-4fd1-ad0c-fe2cf2d0a831.jpg</image:loc>
            <image:title>İskenderiye: Dünyayı Değiştiren Şehir</image:title>
            <image:caption>Homeros&apos;un öykülerinden ilham alan Büyük İskender, bir imparatorluk kurma arzusuyla Akdeniz’i aşıp Mısır’a çıktığında Afrika, Avrupa ve Asya&apos;nın kesiştiği noktada kendi adını taşıyan bir şehir olsun istedi. Aslında bu bir istekten ziyade, büyük bir vizyondu. Ne var ki 33 yıllık kısacık hayatı, adını ölümsüzleştiren İskenderiye şehrinin inşasını görmeye yetmedi. Ama şehri kurarken kafasında canlanan çok kültürlü ve ışıltılı bir metropol vizyonu bugün hâlâ ayakta.
İskenderiye&apos;de büyük medeniyetler buluştu. Bu şehir Yunan, Mısır, Roma ve İbrani etkisiyle muazzam bir bilgi başkenti haline geldi. Araplar ve Osmanlılardan Fransızlar ve İngilizlere kadar sonraki imparatorluklar tarafından, zorlu savaşlarla ele geçirildi, ancak İskenderiye’nin bağımsız ruhu varlığını sürdürmeye devam etti.
Islam Issa tutkuyla yaklaştığı İskenderiye üzerinden eski dünyanın uzun hikâyesini anlatıyor. Bu bir şehrin hikâyesi, Akdeniz kıyısındaki bir denizkızının hikâyesi, ama aynı zamanda Truvalı Helen’in, Homeros’un, Aristoteles’in, Julius Sezar’ın, Kleopatra’nın, Aziz Markos’un, Hz. Muhammed’in, İbn Battuta’nın, Napolyon Bonapart’ın, Amiral Nelson’un, E. M. Forster’ın ve Cemal Abdünnâsır’ın hikâyesi…
 
“Sanki Islam Issa bu kitabı yazmak için doğmuş gibi.”
Paul Strathern, The Medici’nin yazarı
“Hem dokunaklı bir aile anısı hem heyecan verici bir seyahat kitabı, hem de dünyanın en heyecan verici şehirlerinden birinin kapsamlı tarihi.”
Michael Wood, In the Footsteps of Alexander the Great’in yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133146</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f4d08d7-96d5-493d-b8dd-41ce97970dca.jpg</image:loc>
            <image:title>Otağ V: Selahaddin Eyyübi</image:title>
            <image:caption>Can olmazsa ten ortada kalmaz, ittihad olmazsa vatan yaşamaz.   Melikşah’tan sonra Büyük Selçuklu Devleti bir anda birkaç atabegliğe ayrılmış, ülke güçlü emirler arasında mücadele sahasına dönmüştü. Küçük olsun benim olsun prensibi Müslümanlara büyük acılar yaşatmıştı. Bu durumun neticesi olarak Haçlılar Orta Doğu’da kontluklar ve Kudüs Krallığı’nı kurmuşlardı. İşte bu safhada birbiri ardınca kurulan iki devlet üç sultan dikkati çekecekti. Tarihe yön veren bu iki hanedanlık Zengîler ile Eyyûbîlerdi. Sultanlarının hanedanlıkları ayrı olsa da birliktelikleri dikkate şayandı. İhlasları, samimiyetleri, din gayretleri, cihad ehli oluşları temel vasıfları idi. Hedefleri ise Kudüs’tü. Eyyûbîler, Zengî hanedanlığı içinde tarihî roller oynadılar. Mısır’da Şii Fâtımî Devleti’ne son verdiler. İmadüddin ve Nureddin Zengî Kudüs’ü fethetme yolunda büyük adımlar attılar. Urfa Haçlı Kontluğu’nu yıktılar. Onlardan sonra devletin adı Eyyûbî, sultanı ise Selahaddin Yusuf olmuştu. Sadece isim değişmişti, hedef aynıydı. Selahaddin Eyyûbî Kudüs’ü yeniden İslâm âlemine kazandırdı. Üçüncü Haçlı Seferi’ne neredeyse tek başına karşı koydu. Türk tarihine parlak zaferler kattı. Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil yediden yetmişe herkese tarihi sevdirmesiyle ünlendi. Osmanlı’yı anlattığı Kayı serisini tamamladıktan sonra Otağ serisine dünyanın en tanınmış sultanlarından Selahaddin Eyyûbî’yi de ekledi. Elinizdeki Otağ V, Kudüs Fatihi Selahaddin Eyyûbî adlı eserde, âdil ve mücahid bu üç büyük sultanın hayatını ve şanlı mücadelesini okuyacaksınız. Bu kitap, tarihe meraklı herkes için sürükleyici bir serüven, bir o kadar da öğretici ve ibretlerle dolu bir başucu eseridir. Okudukça, Selahaddin Eyyûbî isminin neden tarihe altın harflerle yazıldığını daha iyi anlayacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133147</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8432c5d-5bad-418d-9b66-d0975d3950a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Stratejistler: Churchill, Stalin, Roosevelt, Mussolini ve Hitler</image:title>
            <image:caption>Churchill-Hitler-Stalin-Mussolini-Roosevelt II. Dünya Savaşı&apos;nın en etkili beş lideri… Dünyanın en büyük iki savaşına tanık olmuş bu neslin adamları, I. Dünya Savaşı ile kimlik kazandı, II. Dünya Savaşı’nı ise onlar çıkardı. Kendi politik kariyerleri ve siyasi idealleri uğruna çizdikleri stratejiler, milyonlarca insanın hayatını etkiledi. St. Andrews Üniversitesi’nde Stratejik Araştırmalar Profesörü olarak görev yapan, savaş tarihi ve strateji uzmanı Phillips Payson O&apos;Brien, I. Dünya Savaşı&apos;yla kimlik kazanan bu beş etkili aktörün II. Dünya Savaşı’nı kendi elleriyle çıkarma hikâyelerini anlatıyor. Onların ilk büyük savaşta yaşadıklarının, edindikleri tecrübelerin ve izlenimlerin II. Dünya Savaşı&apos;nın gidişatını nasıl belirlediğini gösteriyor. O&apos;Brien, kitabın en başında bu beşliyi ayrı bölümler halinde ele alarak hepsi için birer mini biyografi sunuyor ve ardından okuru İkinci Savaş’ın kurmay heyetinin karargâhlarına götürüyor, cephe arkasındaki kulisleri dinletiyor, harita başındaki hesapları gösteriyor. Üstelik bunu işin içine karakter analizlerini de katarak yapıyor. Çünkü diyor ki: “Stratejiyi anlamak istiyorsak stratejisti de anlamamız gerekir.” Churchill&apos;in yılmaz ruhu ve retorik yeteneği, Stalin&apos;in paranoyak karakteri ama çaresiz kaldığı zamanlarda bir anda kuşandığı pragmatik aklı, Roosevelt&apos;in diplomatik becerileri ve teknoloji savaşına ağırlık vermesi, Mussolini&apos;nin hesapsız ve tökezleyen liderliği, Hitler&apos;in megalomanisi ve yıkıcı ideolojisi bir arada.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133148</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad1ce447-be40-42d7-9aed-79090a187f58.jpg</image:loc>
            <image:title>İbn Teymiyye ve Vehhabilik</image:title>
            <image:caption>İbn Teymiyye, kaleme aldığı eserler ve ortaya koyduğu düşüncelerle İslam düşünce tarihini derinden etkilemiş önemli bir isimdir. Farklı alanlarda geliştirdiği fikirler, döneminde büyük yankı uyandırmış, hem yoğun destek hem de sert eleştirilerle karşılaşmıştır. İbn Teymiyye, 18. yüzyılda ortaya çıkan Vehhabilik hareketiyle birlikte adeta yeniden keşfedilmiştir. Vehhabiler tevessül, istiğase, kabir, türbe, tekfir ve velâ-berâ meseleleriyle ilgili görüşlerinin temelini büyük ölçüde İbn Teymiyye’ye dayandırmış; ancak onun düşünsel mirasını zaman zaman bağlamından kopararak kendi ideolojik yaklaşımlarını destekleyecek biçimde yorumlamışlardır. Uzun yıllar boyunca İbn Teymiyye, gerek Türkiye’de gerekse Arap ve Batı dünyasında, radikalizme zemin hazırlayan; felsefe, kelam ve mantık karşıtı; tasavvufu, evliya inancını ve kerameti reddeden bir düşünür olarak tanımlanagelmiştir. Ancak bu indirgemeci ve hatalı tasavvurun sorgulanması, İbn Teymiyye hakkında daha dengeli ve bütüncül bir bakış açısının oluşması gerekmektedir. Dr. Kerim Polat’ın kaleme aldığı bu eser, İbn Teymiyye’nin tevhid anlayışını betimleyici bir şekilde ortaya koymakta ve bu anlayışın Vehhabi düşüncesi üzerindeki etkilerini mümkün olduğunca objektif bir biçimde analiz etmektetir. Böylece, günümüzde Selefi-Vehhabi çevrelerle farklı Müslüman gruplar arasındaki tartışmalarda İbn Teymiyye’nin ne ölçüde doğru referans alındığını ve onun radikalizm için gerçekten bir fikrî temel sunup sunmadığını sorgulamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133149</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad92ae4d-86ab-4cf9-972c-08097869b434.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Kere Felix</image:title>
            <image:caption>Kapıyı 2 kere tıklat, defteri 4 kere düzelt, kalemi 6 kere çevir... Felix için her şeyin bir kuralı var. Peki ya, bu kurallar bozulursa? İşte, asıl zorlu macera o zaman başlar!
  Felix, kelimenin tam anlamıyla sıra dışı biri... Her şeyi kontrol altında tutmaya çalışıyor ve kendi kurallarına sıkı sıkıya bağlı. Onun için bu sadece bir takıntı değil, başına gelebilecek felaketleri önlemenin tek yolu. Fakat takıntıları yüzünden başı dertten hiç kurtulmuyor.
Ta ki bir gün sınıfa yeni biri gelene kadar... Üstelik kuralları hiçe sayan biri...
Felix&apos;in düzeni yerle bir olurken, kafasının içindeki ses de yükselmeye başlar. Daha önce hiç gerçek bir arkadaşı olmamıştı. Peki, Tina ile arkadaş olmayı başarabilecek mi? Ya da korkularının hayatına yön vermesine izin mi verecek?
Kafasının içindeki ses, her zaman haklıydı. Yoksa öyle değil miydi?
Arkadaşları, ailesi ve rehberlik öğretmeni Hugo&apos;nun yardımıyla Felix, belki de ilk kez kendi kurallarının dışına çıkacak... Belki de biraz cesaret ve çabayla kendi hayatının kahramanı olabilmek, aslında zor değildir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133150</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d4291dc-673e-4448-afde-f892f8a3de94.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitapçı Serçe</image:title>
            <image:caption>O yaz, Hengâme&apos;nin aklında tek bir şey vardı: Tatilini, yayladaki köylerinde ördeklerin, kazların, tavukların ve en yakın arkadaşı Hacer&apos;in yanında geçirmek. Nazlı, Gazi, Tombik, Jennifer ve Profesör Maşallah ile beraber... Fakat annesi ne yapıyor dersiniz? Onu kocaman, sıkıcı bir kitapçıya sürüklüyor. Ya da başlarda Hengâme öyle sanıyor... Böylece annesinin yeni iş yeri olan kitapçı dükkânına gitmemek için her yolu deniyor. Fakat bu kitapçı, Hengâme&apos;nin sandığının aksine öyle sıradan bir yer değil! Matematik öğretmenine benzeyen tuhaf bir adam, kitapları su gibi içmek isteyen Uzun Bey, huysuz bir müdire ve birbirinden ilginç çalışanlarla dolu bu dükkânda, her an her şey olabilir... Hiç beklenmedik bir zamanda çok komik bir olay patlak verebilir ya da saklanan bir sır açığa çıkabilir. Peki ya, gizemli mektuplar, hikmetli atasözleri ve eski hikâyeler de işin içine girerse... Hengâme, tüm inatçılığını kullanarak hayalini gerçekleştirmeyi başarabilecek mi yoksa kader onu bambaşka bir maceraya mi sürükleyecek? İçinde aile bağları, samimi dostluklar ve heyecanlı kitaplar olan sürprizlerle dolu bir maceraya...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133151</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cda6743-0c88-4638-b8f3-3b71aebb23ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Hapur Hupur Matematik Sayılar Mutfakta</image:title>
            <image:caption>Matematik hiç bu kadar lezzetli olmamıştı! Bir tutam kesir, bir çay kaşığı çarpma işlemi ve bolca neşeyle dolu tariflerin peşine düşüyoruz. Hamurun içine gizlenmiş şekiller, pizzayla yapılan bölme işlemleri ve çikolatayla çözülmüş denklem soruları seni bekliyor. Hesap makinesini affedersin kepçeni kap… Çünkü bu mutfakta işin sırrı hem ölçmekte hem de eğlenmekte!
Hazırsan, matematik sofrasındaki yerini al!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133152</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4716d6b-2435-4f4b-ac5e-59d7747df315.jpg</image:loc>
            <image:title>Binlerce Mavi</image:title>
            <image:caption>2035: Bir hipodromun gölgesinde, genç bir kadın hurdalıkta gökyüzünü seyreden bir robot bulur. Merakına yenik düşerek onu yanına alır. Birlikte, ömrü boyunca fazla çalıştırılan ve artık mezbahaya gönderilmek üzere olan Today adında bir yarış atını kurtarmaya karar verirler. Today’in yeniden mutlu olabilmesi için özel bir plan yaparlar: Ona hayatının en yavaş yarışını koşturacaklardır. Fakat bu sıradan bir yarış olmayacaktır. Yarışın hararetinde Coli, Today’in çok hızlı koştuğunu hisseder. Today acı çekmektedir ve yakında sakatlanacaktır. Sevdiği atı kurtarmak için Coli son bir cesurca fedakârlıkta bulunması gerekmektedir.
Ancak yavaşladığımızda gerçek neşeyi hissedebiliriz.
&quot;Aşk, şefkat ve fedakârlık üzerine çarpıcı bir hikâye...&quot; 
—Bora Chung, Lanetli Tavşan’ın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133153</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7f63422-38ba-4c17-bc1f-9e29f838bfd9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaralı Kalpler Tedavi Merkezi</image:title>
            <image:caption>Boşanmanın ardından hayatını yeniden kurmaya çalışan terapist Sang-Yeop, terk edilmiş bir pazarın üst katında küçük bir danışmanlık merkezi açar. “Yaralı Kalpler Tedavi Merkezi ” adını verdiği bu mekân, sadece bir terapi ofisi değil; yaralı ruhların buluştuğu, hayatların birbirine dokunduğu sıcak bir limana dönüşür. Kaygı bozukluğuyla mücadele eden bir hemşire, gizli depresyonunu gülümsemelerle saklayan bir genç kadın, güven sorunları olan bir genç adam… Her biri kendi yüküyle gelen bu insanlar, zamanla hem kendilerini hem de birbirlerini iyileştirmenin yolunu keşfederler. Sang-Yeop ise danışanlarına şifa dağıtırken kendi yaralarıyla yüzleşmek zorunda kalır. Geçmişin gölgesi, beklenmedik bir aşk ve ani bir kayıp, onun da kendi içsel yolculuğuna çıkmasına vesile olur. Yaralı Kalpler Tedavi Merkezi, sadece bir roman değil; okuru duygu dolu bir yolculuğa davet eden, topluluğun gücünü ve insan ilişkilerinin iyileştirici dokunuşunu hatırlatan samimi ve sıcak bir anlatı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133154</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31c077b9-365a-49fb-983f-2afba82b118f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dakika Bekçileri</image:title>
            <image:caption>Merhaba, Benim adım Stevie Clipper. Babam ve ben birer &quot;fıdıl&quot;ız ve bizim işimiz insanlara yardımcı olmak. Bunu yapmak içinse sadece bir dakikamız var.   İnsanlar bizi göremez. Kendimizi insanlara göstermeye de çalışamayız. Kulağa mantıksız gelse de kural böyle. Ama ben... Benim kurallarla aram hiç iyi değil. Özellikle de sevdiğim insanın başı büyük dertteyse...   &quot;İnsanın içini ısıtan, güldüren ve bir o kadar da maceraya sürükleyen bir kitap.&quot; -A. F. Harrold, Çok Satan Yazar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133155</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ff23847-a5e9-4d5b-8a29-323dbc4ca9bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Haritacılar</image:title>
            <image:caption>Yıldızlara bak... Cordelia, kayıp babasının eşyalarını karıştırırken eline geçen haritayı bulduğu günden beri şehrin her tarafını altüst etse de babasını bulamadı. Herkes aksini düşünse de babası mutlaka hayatta olmalıydı. Cordelia&apos;yı bekleyen asıl sürpriz ise babasını aramak için çıktığı yolculukta Haritacılar isimli gizli bir cemiyetle karşılaşması oldu. Sürpriz olmayan şey ise tehlikenin pusuda beklediği... Cordelia, zanaatkârlığı kurtarmak ve babasına kavuşmak için şimdi ezelden beri rakip olmuş zanaatkârları bir araya getirmek zorunda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133156</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc0a01cd-f646-4fac-81a6-41afa2e50a5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Arap Edebiyatı Çalısma Metinleri</image:title>
            <image:caption>Arap Edebiyatı Çalısma Metinleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133157</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd601a9c-ed31-4ff4-89c3-1385f36c94ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Haritacılar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>&quot;Cordelia haritayı açtı. Haritadaki çizgiler gökyüzündeki yıldızların ışıklarıyla gümüş iplikler gibi parlıyorlardı. Haritayı ters çevirdi ve arkasına karalanmış bir satır yazıyı kaşlarını çatarak okudu: Yıldızlara bak.&quot; Cordelia, kayıp babasının eşyalarını karıştırırken eline geçen haritayı bulduğu günden beri şehrin her tarafını altüst etse de babasını bulamadı. Herkes aksini düşünse de babası mutlaka hayatta olmalıydı. Cordelia&apos;yı bekleyen asıl sürpriz ise babasını aramak için çıktığı yolculukta Haritacılar isimli gizli bir cemiyetle karşılaşması oldu. Sürpriz olmayan şey ise tehlikenin pusuda beklediği... Cordelia, zanaatkârlığı kurtarmak ve babasına kavuşmak için şimdi ezelden beri rakip olmuş zanaatkârları bir araya getirmek zorunda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133158</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5b02d7d-8a6a-4248-b879-529bfab4fbb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Dakika Kahramanları</image:title>
            <image:caption>Sevgili Günlüğüm, Hem zorbalığa uğramak hem de zorba olmak mümkün mü? Sanırım mümkün. Çünkü benim ve arkadaşlarımın yaşadıkları bunu gösteriyor. Peki ne yapmalıyız? Bize güçsüz ve değersiz olduğumuzu hissettiren kişilerle nasıl başa çıkabiliriz? Ya biz de insanlara böyle hissettiriyorsak… Bunun önüne nasıl geçeriz? Bu sefer rotamızı bir adaya çevirdik. Bu adada, bu sorularımın hepsinin cevabını bulacağıma inanıyorum. Hatta daha fazlasının… İkiz kardeşim Yekta ve biricik arkadaşlarım da bu serüvende benimle. Sen de bize katılmak ister misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133159</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4ad53e9-6854-46bb-88d3-3d1ef4af38a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Acil Yardım Treni</image:title>
            <image:caption>İsmet ve ailesi, yeni hayatlarına başlamak üzere Yardımzede Kasabası’na taşınır. Ancak bu kasabada işler biraz farklıdır: Kimse kimseye yarım etmez! Tek çare meydandaki Acil Yardım Treni&apos;ndedir. Ancak trende en insani yardım bile ücret karşılığında verilmektedir.   İsmet, Acil Yardım Treni’nin gizemini çözmeye çalışırken hem kahkahalarla gülecek hem de “Yardımlaşmak” üzerine derin sorularla yüzleşeceksiniz.   Eğlenceli dili sıra dışı olay örgüsü ve sıcak aile sahneleriyle bu kitap, çocuklara hem macera hem de değer dolu bir okuma deneyimi sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133160</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94e6c63c-ec6d-42ba-a544-c3c4cf74b122.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Robotun Kafası Karışırsa</image:title>
            <image:caption>Bir robotla arkadaş olabilir misin? Efe’nin yeni arkadaşı Bulut, sıradan bir arkadaş değil. O bir yapay zekâ! Çok zeki ve çok hızlı öğreniyor. Ama dikkat! Bazen kafası fena hâlde karışıyor… İşte o zaman kahkahalar başlıyor ve macera tam gaz devam ediyor. Sen de onların peşine takılıp şifreler çözmeye, posterler hazırlamaya ve bol bol gülmeye var mısın? Bu hikâye sana teknolojiyle arkadaş olurken onu akıllıca kullanmanın ipuçlarını verecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133161</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecd13f8f-fa22-44c8-bc7f-670cda1ac31e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedem Tekrar Çocuk Oldu</image:title>
            <image:caption>Bir gece sosyal medyada dolaşırken beyninize bir virüs bulaştığını hayal edin… Uyuduğunuz anda aktifleşen bu virüs, uyku süreniz kadar yılınızı çalıyor!    Beş dakika mı uyudunuz? Geçmiş olsun, beş yaş küçüldünüz.    Ülke genelinde olağanüstü hâl ilan ediliyor. Papatya çayı içmek, ninni söylemek, koyun saymak ve esnemek ikinci bir emre kadar yasak!    Milyonlarca insan gözünü açık tutmaya çalışırken gizemli saldırgan virüsten kurtuluşun anahtarını bir şifreye gizliyor. Kahramanımız Aytek bu şifrenin peşinde maceralar yaşarken okura şu mesaj iletiliyor:   “Teknoloji bağımlılığı konusunda uyanık ol!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133162</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63c6169d-9242-42f6-87ee-782fb03cac6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygu Orkestrası</image:title>
            <image:caption>“Her duygunun bir sesi vardır… Peki ya sen, kendi orkestranın şefi olmaya hazır mısın?”   Deniz’in kafasının içinde kocaman bir orkestra çalıyor: kaygısı bir akordeon, neşesi bir flüt, korkusu dev bir davul, gururu ise coşkulu bir trompet! Ama bazen hepsi aynı anda konuşuyor, ortalık karmakarışık oluyor. Ta ki gizemli bir müzik kutusu ve sevimli Baton ortaya çıkana kadar… Duygu Orkestrası, çocukları kendi iç dünyalarına eğlenceli bir yolculuğa çıkarıyor. Renkli karakterler, sihirli bir atmosfer ve sürükleyici bir hikâyeyle duygularımızı tanımayı, onları yönetmeyi ve içimizdeki melodiyi bulmayı öğretiyor. Çünkü her çocuk, kendi şarkısının şefi olabilir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133163</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7fcf5b7-7e33-41dc-bf2f-cacd25066df5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ya Şarjım Biterse</image:title>
            <image:caption>Burak’ın hayatı telefonuna gelen bildirimlerle dönüp duruyordu. Oyunlar, videolar, dijital karakterler… Derken babasının gizemli planı devreye girdi ve Burak kendini ekranın ötesinde, rengârenk gezegenlerle dolu tuhaf bir oyunun içinde buldu. Yanında garip kasklı Fufu ve cebinde mucizevi bir “sarımsak” ile Burak, dijital galaksinin en zorlu seviyelerinde sınavdan geçiyor. Peki gerçek oyunu keşfettiğinde, şarjı bitmeden kendi yolunu bulabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133164</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9c1cc7a-e6f8-4a6e-8405-991a16b8d9e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Şükür Müzesi / Gizemli Ormanın Fısıltıları</image:title>
            <image:caption>Tatil biter, okullar açılır, sınıfa yeni bir arkadaş gelir… Bunlar sıradan görünebilir. Ama ya hayatına peş peşe yaramaz ve geveze hayvanlar, sinirli bir profesör, hırslı bir baba, ısıran bir vadi, dev bir obruk ve gizemli bir müze girerse? İşte o zaman sıradanlık biter, macera başlar!   Adada neler olduğunu ve burada sayılmayan sürprizleri keşfetmek için sayfaları çevir, gizemli ormana adımını at; ben seni bekliyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133165</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2b208a0-b08a-45c8-a850-8bd1fb61b5e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgili Peygamberim Günlüğümde</image:title>
            <image:caption>Bu günlük, seni Peygamberimizin hayatıyla yepyeni bir yolculuğa çıkarıyor. Her gün bir hadisle tanışacak, sahabelerin dostluklarını okuyacak, merhametle dolu satırlarda kalbini dinleyeceksin. “Düşünce Kutusu”nda hayallerini yazabilir, “Hobi Kutusu”nda eğlenceli anlarını işaretleyebilirsin. Bu günlük yalnızca bir defter değil; yol arkadaşın, sırların saklı olduğu güvenli kutun ve her gün seni biraz daha büyüten rehberin olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133166</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd809f25-b0ef-4ae2-91db-5c0b1428734f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tik Tak - Davranış Baloncuklarını Patlat!</image:title>
            <image:caption>Hayvanlar da tıpkı bizler gibi nazik, cesur ve yardımsever…
Peki ya sen bugün nasıl davrandın?
**************************
Bu kitap, çocukların hem davranışlarını keşfetmelerini hem de ince motor becerilerini geliştirmelerini destekliyor.
Sayfalar ilerledikçe yeni davranışlar keşfediliyor; her biri merak dolu bir yolculuk sunuyor.
Tik Tak’la davranış baloncuklarını patlatmanın işte tam zamanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133167</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb16dfe5-e669-441f-8ddc-bf33c2efe6e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Tik Tak - Duygu Baloncuklarını Patlat!</image:title>
            <image:caption>Hayvanlar da bizler gibi mutlu, şaşkın, üzgün… Peki ya sen bugün nasılsın? **** Her sayfa bir duygu, her duygu keşfetmenin ilk adımı. Bu kitap çocukların hem duygularını tanıyıp ifade etmesini hem de ince motor becerilerinin gelişimini destekliyor. Tik Tak’la duygu baloncuklarını patlatmanın işte tam zamanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133168</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/454c2fbc-7a0f-4703-b8a4-a01e72d5d718.jpg</image:loc>
            <image:title>Olalla</image:title>
            <image:caption>Issız bir İspanyol dağ köyünde inzivaya çekilmiş yaralı bir asker… Güneşin kavurduğu taş duvarlar arasında geçmişin gölgelerini barındıran eski bir malikâne… Ve sessizliğiyle bile insanın kalbinde yankı uyandıran her bakışı geçmişten gelen görünmez zincirlerin izlerini taşıyan esrarengiz bir genç kadın: Olalla.   Robert Louis Stevenson’ın gotik-romantik öyküsü Olalla sadece bir aşk hikâyesi değil, köklerine tutsak bir ailenin laneti, insan doğasının karanlık mirası ve kaderin kaçınılmaz ağı üzerine dokunaklı bir meditasyon.   Stevenson’ın usta kalemiyle okuru hem büyülediği hem de ürperttiği Olalla görünürde dingin, ama her satırında çatlaklardan sızan bir sırrın tehdidinin hissedildiği küçük bir başyapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133169</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b27c203-e954-4534-ae9f-13c4031f0f70.jpg</image:loc>
            <image:title>Köşecik ile Kısacık</image:title>
            <image:caption>Köşecik ile Kısacık Miguel de Cervantes’in 1613’te yayımlanan Örnek Alınacak Hikâyeler adlı derlemesinde yer alan on iki öyküden biri.   Eserin en dikkat çekici öykülerinden biri olan Köşecik ile Kısacık kuralların altüst olduğu, suçun bile örgütlendiği bir dünyada geçer. İspanya&apos;nın altın çağının gölgesinde, yoksulluk ve sefalet içinde sokakta yaşam mücadelesi veren iki genç Sevilla’da kendilerini tuhaf bir “hırsızlar loncası”nın içinde bulurlar. Biri kâğıt oyunlarıyla, diğeri ufak hırsızlıklarla hayatta kalmaya çalışan bu iki zeki delikanlı asıl sınavlarını erdemlerini korumak ya da sisteme ayak uydurmak arasında kaldıklarında vereceklerdir.   Cervantes’in mizah, ironi ve gerçekçiliği harmanlayarak yalnızca “örnek” insanları değil, aksine hayatın sınırlarında yaşayanları kaleme aldığı Örnek Alınacak Hikâyeler’ini yayımlamaya bu kısa klasikle başlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133170</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fd87831-e998-43ed-b515-90845dd04e89.jpg</image:loc>
            <image:title>Alef</image:title>
            <image:caption>“‘Yemek odasının altındaki bodrumda,’ diye ekledi, telaştan telaffuzu bozularak. ‘O bana ait, bana ait! Onu okul çağından önce, çocukken keşfettim. Bodruma inen merdiven epey dik olduğundan büyüklerim inmemi yasaklamıştı, ama birilerinden bodrumda bir dünyanın saklı olduğunu duymuştum. Sonradan bunun bir sandık olduğunu öğrendim, ama çocukken orada bir dünyanın saklı olduğunu sanmıştım. Gizlice bodruma indim, yasak merdivende ayağım kayınca yuvarlana yuvarlana düştüm. Gözümü açtığımda Alef’i gördüm.’”
 
Valéry’nin hayal gücünde ve dilde kusursuzluğu barındıran estetik idealini eksiksiz bir şekilde elde eden, bir kristalin muazzam geometrisine ve tümdengelimin soyutlamasına eşdeğer eserler bırakan kurgu yazarı kim diye sorsalar, tereddütsüz Jorge Luis Borges diye cevaplarım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133172</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5874034-6693-418f-bee0-42d28ab539b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Karantina Günlükleri 2</image:title>
            <image:caption>Böyle günler insanlık sınavının verildiği günlerdir. Bilime ve akla en çok gereksinim duyduğumuz günlerdir.
Böyle günler; kimin niyetinin ne olduğunun sınandığı günlerdir... Böyle günler, cehaletin, yobazlığın para hırsıyla, kör inançlarla kaçıp kurtulamayacağı günlerdir.
&quot;Büyük İnsanlık&quot; bu karantina günlerini de aşacak... Biz biliriz ki yaşamak direnmektir. İnsanlık direnerek bu sömürü virüsünü de bir gün mutlaka yenecek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133174</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a2467a1-fc1f-4403-87d0-9f37df932ae8.jpg</image:loc>
            <image:title>Ustalarla Konuşmak: Tarihçinin Sesi Söyleşilerle Türkiye’de Tarih Disiplininin Dönüşümü</image:title>
            <image:caption>·         İçindekiler  
 
·         Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yüksel ÖZGEN Hayatı/Söyleşi  
·         Prof. Dr. Ahmet ŞİMŞEK Hayatı/Söyleşi 
·         Prof. Dr. Ahmet Yaşar OCAK Hayatı/Söyleşi 
·         Prof. Dr. Bülent İPLİKÇİOĞLU Hayatı/Söyleşi 
·         Prof. Dr. Hale ŞIVGIN Hayatı/Söyleşi 
·         Prof. Dr. İlhan TEKELİ Hayatı/Söyleşi 
·         Prof. Dr. Mustafa SAFRAN Hayatı/Söyleşi 
·         Prof. Dr. Necmettin ALKAN Hayatı/Söyleşi 
·         Prof. Dr. Refik TURAN Hayatı/Söyleşi 
·         Prof. Dr. Saadettin Yağmur GÖMEÇ Hayatı/Söyleşi 
·         Prof. Dr. Temuçin Faik ERTAN Hayatı/Söyleşi 
·         Prof. Dr. Tuncer BAYKARA Hayatı/Söyleşi 
·         Prof. Dr. Yavuz UNAT Hayatı/Söyleşi 
·         Prof. Dr. Yılmaz KURT Hayatı/Söyleşi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133175</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3ddcf4e-e50c-4934-b37e-71ed7e8116fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sporda İnsan Kaynakları Yönetimi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
I. BÖLÜM 
TEMEL KAVRAMLAR 
 
II. BÖLÜM 
SPORDA İNSAN KAYNAKLARI PLANLAMASI VE İŞGÜCÜ YÖNETİMİ 
 
III. BÖLÜM 
SPOR KURULUŞLARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133176</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b789f516-e3fa-4044-b5b7-4f47b0e54595.jpg</image:loc>
            <image:title>Temel Antrenman Bilimi</image:title>
            <image:caption>·         İçindekiler : 
 
·         ANTRENMAN BİLİMLERİNE GİRİŞ 
·         SPORDA KULLANILAN ENERJİ SİSTEMLERİ 
·         YÜKLENME – UYUM İLİŞKİSİ 
·         KUVVET ANTRENMANI VE TEMEL İLKELERİ 
·         SÜRAT ANTRENMANI VE TEMEL İLKELERİ 
·         DAYANIKLILIK ANTRENMANI VE TEMEL İLKELERİ 
·         BECERİ – KOORDİNASYON ANTRENMANI VE TEMEL İLKELERİ 
·         ESNEKLİK – HAREKETLİLİK ANTRENMANI VE TEMEL İLKELERİ 
·         ANTRENMAN PLANLAMASI 
·         TEST SEÇİMİ VE YÖNETİMİNİN PRENSİPLERİ 
·         30–15 INTERMİTTENT FİTNESS TEST (30–15 IFT) 
·         FUNDAMENTAL MOVEMENT SYSTEMS (FMS): TEMEL İLKELER VE TEST YAPISI 
·         KUVVET ANTRENMANI İÇİN EGZERSİZ REÇETESİ 
·         CORE ANTRENMAN 
·         PLİOMETRİK ANTRENMAN 
·         ANATOMİK ADAPTASYON KUVVET ANTRENMANI 
·         ANTRENMAN YÜKÜ 
·         EGZERSİZ SONRASI TOPARLANMA – ÇEŞİTLERİ VE YÖNTEMLERİ 
·         LONG TERM ATHLETE DEVELOPMENT (LTAD) – BOYLAMSAL SPORCU GELİŞİMİ 
·         KADIN VE SPOR 
·         YAŞLILARDA EGZERSİZ 
·         YÜKSELTİ VE EGZERSİZ 
·         SU ALTI FİZYOLOJİSİ 
·         ISI DENGESİ VE EGZERSİZ 
·         SPORDA ISINMA: KAVRAMSAL, FİZYOLOJİK VE UYGULAMALI BOYUTLAR PERFORMANS ANALİZİ 
·         SPORDA ANTRENMAN MÜHENDİSLİĞİ 
·         TEMEL ANTRENMAN BİLİMİ SORU BANKASI 
·         ANTRENMAN BİLİMLERİNE GİRİŞ 
·         SPORDA KULLANILAN ENERJİ SİSTEMLERİ 
·         YÜKLENME UYUM 
·         KUVVET ANTRENMAN VE TEMEL İLKELERİ 
·         SÜRAT ANTRENMANI VE TEMEL İLKELERİ 
·         DAYANIKLILIK ANTRENMANI VE TEMEL İLKELERİ 
·         BECERİ – KOORDİNASYON ANTRENMANI VE TEMEL İLKELERİ 
·         ESNEKLİK – HAREKETLİLİK ANTRENMANI VE TEMEL İLKELERİ 
·         ANTRENMAN PLANLAMASI 
·         TEST SEÇİMİ VE YÖNETİMİNİN PRENSİPLERİ 
·         KUVVET ANTRENMANI İÇİN EGZERSİZ REÇETESİ 
·         CORE – PLİOMETRİK 
·         ANATOMİK ADAPTASYON – HİPERTROFİ – INTERVAL – HIIT – FONKSİYONEL KARDİYO – KUVVET – TEKNİK – TABATA – INSANITY – CROSFIT 
·         KARAR VERME – SU SPORLARINDA KARA ANTRENMANI – ANTRENMAN YÜKÜ 
·         TOPARLANMA – SÜRANTRENMAN 
·         LTAD – KADIN VE SPOR 
·         YAŞLILARDA EGZERSİZ – YÜKSELTİDE EGZERSİZ – SU ALTINDA EGZERSİZ 
·         ISI DENGESİ VE EGZERSİZ – ISINMA – STRETCHING 
·         PERFORMANS ANALİZİ 
·         ANTRENMAN MÜHENDİSLİĞİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133177</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4264b6a3-8f11-46bf-81a7-9c16cb62a909.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu İnsanların Beyni</image:title>
            <image:caption>Hiçbir şey için kaygılanmasaydın hayatın nasıl olurdu hiç düşündün mü? Elinde tuttuğun bu kitap, günümüzde çok sık karşılaştığımız ama çoğu zaman ne yapacağımızı bilemediğimiz bir konuya, anksiyeteye odaklanıyor. Sayfaları çevirdikçe birçok tanım sana tanıdık gelecek, sık sık “Evet, tam da böyle hissediyorum!” ya da “Meğer başıma gelen şey bundan kaynaklıymış,” diyeceksin. Çünkü Ferran da tıpkı senin ve benim geçtiğimiz yollardan geçti. Kendini bu kavrama öylesine adadı ki şimdi İspanya’da bu sorunla mücadele eden binlerce kişiye yardım ediyor, yazdığı kitaplarla tüm dünyaya ulaşıyor. Üstelik bunu tek başına yapmıyor. Bu kitapta yola birlikte çıktığı, nörobilim alanında doktora yapmış Sara Teller ile el ele vererek, anksiyete atakları sırasında beynimizde neler olup bittiğini ve bunların nedenlerini bilimsel bir çerçevede bizlere sunuyor. Hem akıcı ve samimi bir dili olan hem de verdiği bilgilerle beynimizin karmaşık yapısını anlamamıza yardımcı olan bu kitabı elinden düşürmeyeceksin. Yalnız olmadığını görecek ve tekrar tekrar okumak isteyeceksin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133178</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33632fae-d0a1-40f0-b9c0-d0800c0f4bf7.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk İnsanı ve Siyaset</image:title>
            <image:caption>Türk İnsanı ve Siyaset 
Kadir Çapan 
Türk insanının siyasetle kurduğu bağ, tarih kadar köklü, toplum kadar renkli bir yolculuktur. Bu kitap, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e, gelenekten dijital çağa uzanan süreçte Türk toplumunun siyasal kültürünü, lider algısını, demokrasiye bakışını ve katılım biçimlerini sade ama derin bir dille ele alıyor. 
Kadir Çapan, halkın siyasete neden böyle baktığını, liderlerle kurduğu duygusal bağı ve toplumsal değerlerin siyasi tercihleri nasıl şekillendirdiğini inceliyor. 
“Türk İnsanı ve Siyaset”, sadece bir inceleme değil; halkın sesi, toplumun aynası ve geleceğe uzanan bir düşünce yolculuğudur. 
“Bir milletin siyaset anlayışı, tarihinden, kültüründen ve inancından doğar. 
Halkın sesini anlamadan, siyaseti anlamak mümkün değildir.” 
Türk insanını anlamak, Türkiye’nin geleceğini anlamaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133179</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e767f2c1-0a00-4327-a933-d3db54667e87.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekrandan Sandığa</image:title>
            <image:caption>·         İçindekiler  
 
 
       1. SEÇMEN DAVRANIŞI İLE İLGİLİ KAVRAMLAR 
 
       2. OY VERME DAVRANIŞINA ETKİ EDEN UNSURLAR 
 
       3. SİYASAL İLETİŞİM 
 
       4. SEÇİM KAMPANYALARI 
 
       5. İŞİÇİ SINIFI, OY VERME DAVRANIŞI VE MEDYA 
 
       6. BULGULAR VE YORUM</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133180</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9a8d3e7-7db9-47a5-bd82-3aa909eb57f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Paranın Zaman Değeri Ve Yatırım Projelerinin Değerlendirilmesi Yöntemleri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
PARANIN ZAMAN DEĞERİ VE FAİZ HESAPLAMALARI 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
SERMAYE MALİYETİ VE MENKUL KIYMET DEĞERLEMESİ 
 
ÜÇÜNÇÜ BÖLÜM 
YATIRIM VE YATIRIM PROJELERİ 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
YATIRIM PROJELERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133181</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7a698b7-a34c-42ef-b487-93e4c6c0ea28.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitabü’s-Selsebil ‘Fi Evsafi’n-Nil İnceleme-Metin</image:title>
            <image:caption>·         İçindekiler  
 
·         Klasik Türk Edebiyatı’nda Nil 
·         Kitâbü’s-Selsebîl fî Evsâfi’n-Nîl 
·         Eserin Nüshaları 
·         Eser Üzerine Yapılan Çalışmalar 
·         Eserin Kısa Muhtevası 
·         Metinde Doğrudan Geçen Bibliyografik Kaynaklar 
·         Metne Göre Hazret-i Nuh ve Evladı 
·         Sonuç ve Değerlendirme Kaynakça 
·         Metnin Oluşturulmasında Dikkat Edilen Hususlar 
·         Trankripsiyon Alfabesi 
·         Nil’in Vasıfları Üzerine (Yazılmış Olan) Selsebil/Su Kitabı 
·         Haẕā Kitābü’s-Selsebīl fī Evṣāfi’n-Nīl</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133182</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7c2e61e-af1d-4d9b-85e5-7eba9303a526.jpg</image:loc>
            <image:title>Metaverse Girişimcilik</image:title>
            <image:caption>·         İçindekiler  
 
       1. GİRİŞ 
 
       2. GİRİŞİMCİLİK 
 
       3. METAVERSE 
 
       4. GİRİŞİMCİLİK VE METAVERSE 
 
       5. SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133184</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b114c36a-9065-4d8d-aa48-2e8a5dd6bfcf.jpg</image:loc>
            <image:title>Birlikten Kuvvet Doğar</image:title>
            <image:caption>DÜNYAYI TEK BAŞIMIZA DEĞİŞTİREMEYİZ AMA BUNU EL BİRLİĞİYLE BAŞARABİLİRİZ! BU KİTAPTA YER ALAN DEVRİM NİTELİĞİNDEKİ ON İCADIN TARİHÇESİ DE İŞTE BUNUN KANITI. HER BİRİ ONLARCA HATTA YÜZLERCE YIL BOYUNCA BİRÇOK SIRADIŞI İNSANIN KATKILARIYLA GELİŞTİRİLDİ, DEĞİŞTİRİLDİ VE MÜKEMMELLEŞTİRİLDİ. BU DA DEMEK OLUYOR Kİ TAKIM ÇALIŞMASI BİZLERİ ÇOK AMA ÇOK İLERİ TAŞIYABİLİR!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133185</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e39d6c4-ba57-4487-955e-52bf22e64854.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şey Ters Gittiğinde</image:title>
            <image:caption>HATA YAPMAK, BAŞARISIZ OLDUĞUMUZ ANLAMINA GELMEZ! BU KİTAPTA YER VERİLEN ON DÂHİ, SAYISIZ İNSANIN HAYATINI DEĞİŞTİRECEK KEŞİFLER VEYA İCATLAR YAPMADAN ÖNCE 
(PEK ÇOK) HATA YAPARAK BUNU KANITLADI. HATA YAPMAK, AKSİNE HER BİRİMİZİ ÇOK AMA ÇOK İLERİ TAŞIYABİLİR...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133186</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30a46823-4581-4f14-86f0-d770f1c1613b.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaydaki Hainler</image:title>
            <image:caption>Genç bir bilim insanı olarak uzak bir gezegene yapılan keşif görevindesin. Dünya’ya dönüş yolunda, geminin bilgisayarı bir uzaylı yaşam formu tespit ediyor. Ama ortada hiçbir iz yok… 
 
Mürettebatına bakıyorsun. Acaba aralarından biri ele geçirilmiş olabilir mi? Kime güvenebilirsin? Hain uzaylı onlar mı… yoksa sen misin? 
 
Bu soluksuz “kendi yolunu sen seç” macerasında seni 45’ten fazla olası son bekliyor! Bulmacalar, mantık oyunları ve akıl zorlayan sorularla dolu bu hikâyede; doğru yolu seçip bulmacaları çözebilirsen uzaylıları yakalayabilirsin... acele et, onlar seni yakalamadan önce!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133187</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03f52078-5ea4-43d1-9cd2-581bf1e86c86.jpg</image:loc>
            <image:title>Öfkeyi Alt Etmek</image:title>
            <image:caption>Öfke… En tanıdık hissimiz, en kadim tepkimiz, en sert savunmamız, etrafımızdaki insanlarda en sık rastladığımız. Kimi zaman olmazsa olmazımız, kimi zaman en büyük handikabımız. Kimi zaman sinsi bir sızıntı, kimi zaman önüne çıkanı içine katan güçlü bir akıntı. Hepsinden öte hepimizin ortak paydası. 
            Çok önemli bir parçamız olsa da gerek kendi verdiğimiz gerek diğer insanlarda gözlemlediğimiz öfke tepkisi; huzurumuzun, mutluluğumuzun ve sağduyumuzun önünde dev bir engeldir. O varken ne etkili iletişim kurmak mümkündür ne de sağlıklı düşünmek. 
            Dr. Joseph Shrand tam da bu noktadan hareket ediyor ve öfke yönetimine dair klasik öğretilerin ötesine geçip bizleri çok önemli bir özelliğimizle tanıştırıyor. Aslında hepimiz, başka birinin öfkesini yatıştırma yeteneğine sahibiz. Yani karşımızdaki kişinin öfkesini alt etmek adına ihtiyacımız olan tek şey kendi beynimiz. 
            Öfke öyle bir ateştir ki kimse yanmaktan muaf değildir. Bu kitap size maşa sunmuyor, ateşi nasıl söndüreceğinizi öğretiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133188</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8080c19-aeb4-439e-8414-d51c2aaae6a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kulak Tıkama Sanatı</image:title>
            <image:caption>Oysa kimse bana, ne istediğimi hiç sormadı. Sürekli susup, onları dinlemekle meşgul oldum. Bana bazen kendimi bile unutturdular. Kendimi geçtim, bazen hayallerimi bile unuttuğum anlar oldu. Ama pes etmedim, kendimi zorladım ve kurduğum o hayalleri yeniden kalbime taşıdım. 
 
Beni benden iyi tanıdıklarını düşündüler. Hayatımın kalemini elimden alıp, onlar yazmaya devam ettiler. Fikrimi sormayı unuttular. Zamanla ben de kendimi unuttum. Bazen verilen her tavsiye, bana güvenli gelirdi ama sonuçta mutlu değildim. Asıl amacımız da bu değil midir? 
 
Mutlu olmak… 
 
Mutluluk ulaşılması kolay bir kavramdır. Tabii önünüzde, benim yaşamış olduğum gibi bir engel varsa biraz imkânsızdır. Bu duvarı yıkabilmenin tek yolu ise dinlememektir. Yani kulak tıkamaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133189</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fecdcbc3-51e6-48f5-9c59-7149b577b48d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedemin Antikaları Müzesi</image:title>
            <image:caption>Beren’in dedesinin eşyaları bir tuhaf. 
Guguklu saatler, kocaman bir radyo, takır takır ses çıkaran sarı bir daktilo, çevirmeli bir telefon… 
Beren’in en sevdiği eşya, tıngır tıngır sallanan sandalye. 
Hele de dedesinin bu sandalyeye oturup anlattığı masallar… 
Beren’in en mutlu anları. 
 
Ama bir gün… 
Bu eşyalar, değiştirilmeye karar veriliyor! 
Dedesi buna üzülmüş gibi… 
Peki, Beren’in herkesi mutlu edecek bir çözümü olabilir mi? 
 
Öğretmen yazar Ayşegül KANIK’ın kaleminden, 
çocuklara nostaljik değerleri hatırlatacak, 
sıcacık ve eğlenceli bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133190</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb66c9c1-dc62-49b5-b89e-a4b93120eb96.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Antrenmanı</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta yer alan bilgiler de, doğduğum günden beri maruz kaldıklarım, okuduklarım, okuduklarımdan anladıklarım, derlediklerim ve üstüne eklediklerim ile kaleme alınmıştır. Her halükârda gene de ‘ne okuyorsunuz’ diye merak edenleriniz olursa, kitabın en sonunda 2020 senesinden beri tutmakta olduğum kitap listelerime göz atabilirsiniz. ‘Keşke daha önce tutmaya başlasaymışım’ dediğim… Tabii ki bu listelerde, maaleseftir ki, okuduğum makaleleri, takip ettiğim gündelik yayınları, aklına, fikrine güvendiğim kişilerle belirli aralıklarla yaptığım ‘fikir jimnastiği’ diye betimlediğim sohbetleri görme imkânınız olamayacak. 
Umuyorum kolaylıkla, akarak okunan, sizleri, sonuçlardan ziyade sorularla bırakacak bir kitap oldu… 
Özüm Özbay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133191</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18db8bf0-8c51-4b3b-92c0-913ab6bbaf15.jpg</image:loc>
            <image:title>Üçüncü Reich</image:title>
            <image:caption>...balkona kurulup yağmurlu akşamı izliyorum. Hepimizi yutacak kadar kocaman. Yarın yenileceğim, şüphe yok. 
 
Almanya savaş oyunları şampiyonu Udo Berger, çocukluğunda yazlarını ailesiyle birlikte geçirdiği İspanya kıyılarına bu kez kız arkadaşı Ingeborg’la döner. Her şeyiyle dört dörtlük bir tatil geçirirlerken, burada tanıştıkları Alman çiftten biri, sörfçü Charly bir gece denizde kaybolur. Huzuru kaçan Udo kendini bunun üzerine Üçüncü Reich adlı çok sevdiği strateji oyununa verir. Sıcak ve sakin yaz, yağmurlu, fırtınalı bir sonbahara dönerken, Udo’nun gerçekliği de rüyalarıyla oyuna karışmaya başlar, artık hem oyunda hem de kendi zihninde kuşatma altındadır. 
 
1989’da yazılan ama ancak Bolaño’nun 2003’teki ölümünün ardından keşfedilen Üçüncü Reich huzursuzluğu körükleyen, gerilim dozu gittikçe yükselen, benzersiz bir anlatı. 
 
“Kendi kuşağının en etkili ve hayranlık uyandıran romancısı.” 
Susan Sontag 
 
#şiliedebiyatı #arkadaşlık #tatil #ilişkiler #savaş #bilinçaltı #çocukluk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133192</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f698656-f869-4c93-a6da-1f0bd1408e29.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaş Sanatı</image:title>
            <image:caption>“Yetenekli bir lider savaşmadan düşman birliklerine boyun eğdirendir.” —SUN TZU
 
Yaklaşık iki bin beş yüz yıl önce yazılmış Savaş Sanatı, yalnızca bir askeri strateji kitabı değil, insan aklının düzen ve kaos karşısındaki en eski düşünsel kılavuzlarından biri. Çinli komutan, filozof ve bilge Sun Tzu savaşın doğasını anlamaya çalışırken aslında insanın içsel çatışmalarını, liderliğin sorumluluğunu ve bilginin gücünü çözümlemiştir. Onun kısa ama yoğun cümleleri, hem Doğu’nun sezgisel bilgeliğini hem de rasyonel planlamanın disiplinini bir araya getirir. Sun Tzu’nun bu anlayışıyla şekillenen eser, orduların hareketinden önce zihinlerin nasıl konumlanması gerektiğini anlatır. Stratejinin özü düşmanı yenmek değil, çatışmayı gereksiz kılmaktır. Bilgi, sabır, uyum, sezgi ve zamanlama…
 
Savaş Sanatı, yalnızca komutanların değil, liderlerin, düşünürlerin, sanatçıların, hatta kendi iç savaşlarını yöneten herkesin başvurduğu bir eser. Modern çağın rekabetçi dünyasında, Sun Tzu’nun öğretileri hâlâ şaşırtıcı bir biçimde güncel: Her strateji, her karar ve her mücadele bir “zamanlama” meselesi. Bu nedenle Savaş Sanatı, aklın sükûnetle kazandığı savaşların rehberi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133193</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df583d06-648a-4924-96a0-1acb2ffb405c.jpg</image:loc>
            <image:title>Altıncı Koğuş</image:title>
            <image:caption>“Hayatın önemsiz ayrıntılarındaki trajediyi Anton Çehov kadar net ve ince bir şekilde anlayan hiç kimse olmadı.” —MAKSİM GORKİ
 
Anton Pavloviç Çehov, kısa öykü sanatını ustalıkla dönüştürmüş, insan ruhunun en sessiz çalkantılarını derin bir sezgiyle kaleme almış bir yazar. Gerçekçiliğin sınırlarını incelikle zorlarken, karakterlerin trajedilerini yalın ama sarsıcı bir dille görünür kılar.
 
Altıncı Koğuş, küçük bir taşra hastanesindeki akıl hastaları koğuşunu ve orada görev yapan Doktor Andrey Yefimıç Ragin’in giderek kendi aklını ve inancını sorgulamasını anlatır. Ragin, hastalığın ve deliliğin sınırlarını ayıran çizginin ne kadar kırılgan olduğunu fark ettikçe, sistemin acımasızlığı ve toplumun körlüğü karşısında kendi varoluşunu yitirir.
 
Çehov bu kısa ama derin anlatıda deliliğin, özgürlüğün ve vicdanın aynı yerde kesişebileceğini ustalıkla gösterir. Altıncı Koğuş ise bireyin toplumsal düzene yabancılaşmasının, adaletin bürokrasi içinde yok oluşunun ve insanın akıl sağlığını koruma mücadelesinin zamansız bir alegorisi olarak okunabilir. Çehov’un yüzyılı aşkın süre önce kaleme aldığı bu metin, hâlâ yaşadığımız dünyaya ayna tutmaktadır: Sessizliğin, kayıtsızlığın ve umursamazlığın insan ruhunda açtığı yaraları hatırlatarak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133194</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d2a614c-e159-4d4d-ad6a-66ad07d98e55.jpg</image:loc>
            <image:title>Gurebahane-i Laklakan / Düşkün Leylekler Evi</image:title>
            <image:caption>“Haffaflar çarşısındaki leyleklerin bir-iki tanesini buraya aldım. Ben de artık bu ihtiyar kuşlardan farklı mıyım? Bu köşe onlar ve benim için bir gurebahanedir. Son günlerimizi burada birlikte yaşayıp bitireceğiz. Onun için binaya, ‘gurebahane-i laklakan’ ismini verdim.”
 
Ahmet Haşim’in çeşitli dergi ve gazetelerde yayımlanan denemelerinden seçilerek hazırlanan Gurebahane-i Laklakan (1928), Türk edebiyatında türün en zarif örneklerinden biri sayılır. Doğaya, zamana ve insana bakan benzersiz bir gözün, eşsiz bir dil musikisinin takip edildiği bu eser; Batı’ya yönelen yeni yaşam biçimleriyle geleneksel Osmanlı alışkanlıklarının çatıştığı bir dönemin zihniyet haritası olarak değerlendirilir.
 
Modadan edebiyata, mimariden sinemaya, yeni sanat anlayışından kadın-erkek rollerine kadar birbirinden farklı birçok konunun ele alındığı bu denemelerde, şairin ölçülü ve yer yer ironik üslubu öne çıkar. Şiirde olduğu kadar nesirde de kendine has bir estetik duyarlık yaratan Ahmet Haşim, bir yandan melankoliyi incelikle işlerken, öte yandan okuru sessiz bir seyir hâline davet eder.
 
Gözlemle düşünceyi, estetikle zekâyı buluşturan bu modern klasik; Türk nesrinde zarafetin ve biçim bilincinin en kalıcı örneklerinden biri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133195</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31ff8cb4-10f0-421f-97f0-c08cd23c168a.jpg</image:loc>
            <image:title>Will Moogley Hayalet Ajansı – 7 Tupper Evinde Dehşet</image:title>
            <image:caption>Will Moogley Hayalet Ajansı’nda yine işler karıştı! Ama fantastik maceralar aynı hızda devam ediyor.
 
TUPPER EVİNDE DEHŞET
Will Moogley Hayalet Ajansı’nda beklenmedik bir sorun çıktı: Will’in asistanı taşınıyor! En sadık ve biricik dostu Tupper’dan ayrılmak istemeyen Will hemen işe koyuluyor. Tupper’ın ailesini taşınma fikrinden vazgeçirmek için özel bir plan yapıyor.
Will’in planını hayata geçirebilmesi için Fetontes Kokuşuk, korkunç Sıvıdonyus ve haşin Rattila gibi hayaletler de ona yardım edecek. Acaba bu işin sonunda Hayalet Ajansı dağılacak mı yoksa eskisinden de güçlü bir ekiple yola devam mı edecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133196</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c61c3be-4970-43e6-a5b5-be2b9f8d0d48.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Öğretmeni Unutma</image:title>
            <image:caption>Tarçın kokulu kravat takan kibirli timsahların 4-B sınıfına girmesi yasaktır.
4-B sınıfında mutsuz bir şekilde dans edilemez. Dans eden herkes gülmelidir.
Üçgen şeklindeki zombilerin iç açılarının toplamı kötü kokar. (Bu bir kural değil, bilgidir. 4-B’ye giren herkesin bu bilgiyi bilmesi mecburidir.)
4-B’nin kapı eşiğine lav dökülmüştür. Bu sebeple sınıfa zıplayarak girilmesi gerekmektedir.
4-B’de “orangutan” demek yasaktır.
 
4-B sınıfı üç haftadır yeni öğretmenini bekliyor. Acaba uçabilen biri mi? Görünmez mi? Bilgileri kafalara sihirle yerleştirme yeteneği var mı?
Gerçek ortaya çıktığında, 4-B’nin şaşkınlığı da maceraları da katlanarak büyüyecek! Kahkahalarla okunacak, duygusal sürprizlerle dolu bir sınıf hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133197</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce5764d9-3662-40cd-8e06-0f77622ce333.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Bir Gökyüzü Altında</image:title>
            <image:caption>Pulitzer Ödüllü yazar Elizabeth Kolbert’ten…
İnsanlığın doğa üzerindeki etkisi artık öyle büyük ve yıkıcı ki, içinde yaşadığımız çağa yeni bir isim verildi: Antroposen. Yani insanın çağı. Peki bunca yıkımın ardından, doğayı bu kez kurtarmak için değiştirebilir miyiz?
Kolbert Beyaz Bir Gökyüzünün Altında’da bu soruya yanıt arıyor. Mojave Çölü’nün ortasında bir gölette yaşayan dünyanın en nadir balığını kurtarmaya çalışan biyologlardan, İzlanda’da karbonu taşa dönüştüren mühendislerden, daha sıcak bir gezegende yaşayabilecek “süper mercanlar” geliştiren Avustralyalı araştırmacılardan ve atmosferi soğutmak için gökyüzüne elmas tozları göndermeyi planlayan fizikçilerden söz ediyor.
Kolbert’e göre insan uygarlığı on bin yıllık bir doğaya meydan okuma öyküsü. Şimdi ise aynı müdahaleler, dünyanın son umudu olarak karşımıza çıkıyor. Hem umut verici hem ürkütücü hem de kara mizah yüklü bu eser insanlığın önündeki en büyük soruya odaklanıyor: Doğayı kurtarmak için ne kadar ileri gidebiliriz?
“Son derece çarpıcı.”
—Washington Post
“İnce bir zekânın ürünü.”
—Bill Gates</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133198</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89988d76-87bf-4b73-8aed-5801e27c1a14.jpg</image:loc>
            <image:title>Yabani</image:title>
            <image:caption>Yürekten ve şamatalı, güçlü ve şefkatli Yabani; hem samimi bir anı kitabı hem de sarsıcı bir uyanış çağrısı.
 
Kendimizi başkalarının beklentilerine uymak için eğitiriz. İyi bir kız, iyi bir eş, iyi bir anne olmanın ne anlama geldiği bize daha çocukken öğretilir. Ve bir gün, içimizdeki ses huzursuzca fısıldar: “Bu muymuş hepsi?”
 
Glennon Doyle, Yabani’de o sesi susturmak yerine dinliyor. Evliliğinin dağılmasından yeniden kendine dönmesine uzanan bu cesur hikâyede; özgürleşmenin, dürüstlüğün ve sevginin en ham hâlini anlatıyor.
 
Glennon Doyle’un samimi ve umut dolu anlatımıyla Yabani, âdeta kadınlara içlerindeki vahşiliği hatırlatan bir manifesto.
 
“Bu kitap, günümüz dünyasında kadın olmanın, ‘iyi’ sayılmanın ve kadınların sevilmek için neleri göze alabileceğinin özüne dair olağanüstü içgörülerle dolu.” —Reese Witherspoon
 
“Bu kitap zihnini sarsacak, ruhunun haykırmasına sebep olacak. Onu oku. Onu uygula. Onu yaşa.” —Adele
 
“Kaçırılmamalı.” —Emma Watson</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133199</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3abffe4c-525e-43bc-894e-ee1c5e910040.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıncılar, Hükümdarlar ve Tacirler</image:title>
            <image:caption>İnsanlık tarihinde atın oynadığı rolün hikâyesi geniş Avrasya bozkırlarında başladı. Binek hayvanı olarak kullanılması çok önemli bir stratejik varlık olmasını sağladı; Hunlar, Göktürkler, Kuşanlar gibi at binicileri bozkırda akınlar düzenleyerek ilk bozkır imparatorluklarını kurdu. Zamanla İran, Afganistan, Çin, Hindistan ve daha sonra Rusya’da güçlü imparatorluklar ortaya çıktı. Eski Asurlular ve Perslerden 17. yüzyıl Babürlülerine, 20. yüzyılın başlarında sömürgeciliğin doruk noktasına kadar, at yetiştiriciliği fetihler ve devlet yönetimi için vazgeçilmez hale geldi. 
Ancak atlar imparatorluk kurucularının silahları olmaktan fazlasıydı. At sırtında yaşamak destansı avlar, at yarışları, coşkulu seyircileri yerlerine çivileyen atlı sporlar demekti. Atlar ve binicileri, şiirlere, ressamlara, destanlara konu oldu. Süslenen, kendilerine özel maskeler yaptırılan atlar, kimi zaman binicilerine mezarda bile eşlik etti. 
David Chaffetz, Akıncılar, Hükümdarlar ve Tacirler’de, antik dönem devlet oluşumunu, yerleşik ve göçebe medeniyetler arasındaki ilişkileri inceliyor. Atın siyasi dinamiklerdeki belirleyici rolünü gözler önüne seriyor. 
“ … geniş bir coğrafyaya ve zamana yayılan karmaşık tarihi süreçleri, bozkırda kurulmuş bütün eski Türk devletleri ve bozkır halkları için doğal bir unsura dönüşmüş at kültürü üzerinden ele alması bakımından önemli bir kaynak.” 
—Prof. Dr. Ahmet Taşağıl</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133200</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39e8b472-33fd-4bf0-8713-2c0c6830fe91.jpg</image:loc>
            <image:title>Panik Atak ve Kaygı Bozukluklarından Kurtulun</image:title>
            <image:caption>Panik ataklar, aniden gelen yoğun korku ve çaresizlik nöbetleridir. Aşırı terleme, titreme, nefes darlığı ya da baş dönmesi gibi belirtilerle kendini gösteren bu durum, dünyada milyonlarca insanın hayatını kısıtlar. Ne yazık ki pek çok kişi yıllarca ilaç ve standart terapi yöntemlerini denese de kalıcı bir iyileşme sağlayamaz. Çünkü kaygı ve panik bozukluklarının asıl nedenleri göz ardı edilmiştir. Oysa çözüm, beyninizin derinliklerinde saklıdır: Kaygı, ancak oluştuğu yer olan nöronal yapılarda kalıcı olarak ortadan kaldırılabilir. 
 
Almanya’nın önde gelen beyin araştırmacılarından Klaus Bernhardt, geliştirdiği yöntemle kaygıyı başladığı yerde durdurmanızı sağlayacak güçlü bir yaklaşım sunuyor. “Bernhardt Yöntemi” olarak adlandırılan bu özel teknik, beynin nöroplastisite özelliğini hedef alarak kaygı bozukluklarının köküne iniyor. Dünya çapında binlerce kişiyi panik atak ve kaygıdan özgürleştiren bu yöntem, kolay uygulanabilir zihinsel eğitim ve düşünce kalıplarını kırma tekniklerinden oluşuyor.  Bu sayede yalnızca birkaç hafta içinde kaygının gerçek nedenlerini keşfetmek, olumsuz düşünceleri yeniden yapılandırmak ve tetikleyici durumlara verdiğiniz tepkileri köklü biçimde dönüştürmek mümkün oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133201</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cea30d0b-1798-4c97-8c21-6e6b68f33e4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Oylum Höyük</image:title>
            <image:caption>GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığınca finanse edilen, Kilis Valiliği’nce finanse edilen Oylum Höyük Tanıtım Projesi kapsamında Prof. Dr. Atilla Engin tarafından hazırlanan ve Bilgin Kültür Sanat Yayınevi tarafından yayımlanan “Oylum Höyük: Tantım Kitabı”, Kilis ili sınırları içerisindeki Oylum Höyük’deki kazı ve araştırmaların geniş bir özetini sunmaktadır. Kitapta, 40 yıla yaklaşan kazıları ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin en uzun soluklu kazı projesi olan Oylum Höyük’deki araştırma tarihçesi, kazı alanları, genel kazı sonuçları, stratigrafi, anıtsal mimari yapılar, nekropoller ve önemli bulgular çevre merkezlerle karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Kitabın önemli bir bölümünü Oylum Höyük’ün içinde bulunduğu bölgenin MÖ 3. binyıl ve 2. binyıl siyasi ve kültürel tarihi ile son yıllarda Kuzeybatı Alan’daki kazılarda açığa çıkartılan anıtsal Orta ve Geç Tunç Çağı yapıları ile kazılarda ele geçen çiviyazılı belgeler ve yönetici sınıfa ait olan mühür/mühür baskıları oluşturmuş, bu bulgular ışığında Tunç Çağları’nda bölgesel bir yönetim merkezi olduğu anlaşılan Oylum Höyük’ün lokalizasyonu problemi ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133202</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2673f1b-eb3e-4fc5-9133-b92eafd1808a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilimin İzinde Cesur Türk Kadınlarının Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Unutma sen de yapabilirsin!.. 
Bilim, kimi zaman bir mikroskobun merceğinde, kimi zaman gece yarısı yanıp sönen bir laboratuvar ışığında, kimi zaman da bir genç kızın kalbinde filizlenen merakla doğar. Ama her zaman cesaret ister… 
L’Oréal Türkiye’nin UNESCO Türkiye Milli Komisyonu iş birliğiyle yürüttüğü ve 23. yılına ulaşan “Bilim Kadınları İçin” Programının desteklediği bu kitap, genç kızlara “Sen de yapabilirsin!” demeyi, yeni nesillere yol göstermeyi ve bilimin cinsiyet kalıplarıyla sınırlanamayacağını bir kez daha hatırlatmayı amaçlıyor. 
Bilimin İzinde Cesur Türk Kadınlarının Hikâyesi, L’Oréal Türkiye’nin “Bilim Kadınları İçin” Programından ödül alan, cesaretleri ile bilim yolunda ilerleyen bilim kadınlarının yolculuğunu anlatıyor. Onlar, toplumun görünmez duvarlarını aşarak kendi ışıklarını çoğaltan, bilime tutkuyla bağlanan ve geride umut dolu bir iz bırakan kadınlar. 
Her biri kendi alanında çığır açarken, aynı zamanda gelecek kuşaklara “sen de yapabilirsin” diyor. Çünkü bu hikâyeler yalnızca bilimsel başarıların değil; sabrın, inancın, hayallerin ve eşitlik arayışının hikâyeleri… 
Bu kitap, bilimin yalnızca akılla değil; yürekle, azimle ve umudun en saf haliyle var olduğunu hatırlatıyor. Her sayfa, bilime adanmış bir ömrün yankısını taşırken, aynı zamanda yarını kuracak genç kızlara fısıldıyor: 
“Hayallerinin peşinden git, çünkü senin bilime, bilimin de kadınlara yani sana ihtiyacı var.” 
Bu kitabın satışından doğacak telif gelirlerinin tamamı 
Bilim Kahramanları Derneği’ne bağışlanacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133203</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df6720dc-c327-41e2-9633-ea7d48ebe03c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuk</image:title>
            <image:caption>Fransız ekonomist, siyasetçi ve filozof Frédéric Bastiat’nın 1850’de yayımlanan Hukuk adlı eseri, hukukun toplumdaki rolünü ve meşru sınırlarını inceleyen temel eserlerden biridir. Bastiat, bu kısa metninde devlet müdahaleciliğine karşı sert bir eleştiri geliştirerek bireysel özgürlük ve özel mülkiyet ilkelerini şiddetle savunur. Hukukun en yalın haliyle adaletsizliğe karşı koymak için örgütlenmiş ortak güç, bireysel meşru müdafaa hakkının kolektif örgütlenmesi olduğunu söyler.   Her birimizin kendi kişiliğini, özgürlüğünü ve mülkünü savunmak için Tanrı&apos;dan gelen doğal bir hakka sahip olduğumuzu savunan filozof, hukuku da bu hakkı savunmak için bireysel güçlerin yerine ortak bir gücün ikame edilmesi olarak tanımlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133204</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/300b6e22-6f75-45e7-adf5-eea7eebb7c58.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Fen Deneyleri</image:title>
            <image:caption>Çocuklar İçin Fen Deneyleri sayesinde, evinizde kolayca bulabileceğiniz malzemeleri kullanarak etkileyici ve tümü çocuklar tarafından denenmiş fen deneylerini kolayca yapabileceksiniz. Başarılı bir fen öğretmeni olan Tom Robinson, biyolojiden kimyaya, fizikten uzaya uzanan geniş bir yelpazede yer alan pek çok farklı konuyu ele alıyor ve size bilimsel ufkunuzu nasıl genişletebileceğinizi gösteriyor. Bu kitap sayesinde aşağıdaki türden soruların yanıtlarını bizzat deneyerek keşfedeceksiniz:  İçine üflemeden balon şişirmek mümkün olabilir mi?  Mıknatısın metalleri çekmemesi sağlanabilir mi?  Bir havuzu sadece bir kişinin nefesiyle temizlemek mümkün olabilir mi?  Yumurtayı hiç dokunmadan şişenin içine sokabilir miyiz? Haydi, hemen işe koyulun ve kitapta yer alan eğlenceli deneyleri gerçekleştirmeye, “fotosentez” gibi bilimsel terimleri öğrenmeye ve bir kauçuk ağacından günde kaç balon üretilebileceği gibi şaşırtıcı gerçekleri keşfetmeye başlayın. Çocuklar İçin Fen Deneyleri, eğlenceyle bilimi harmanlayarak sizi fen dünyasını kolayca deneyimleyebileceğiniz bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133205</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3a36b00-9286-447e-959d-e97455414d2b.jpg</image:loc>
            <image:title>ı Uykulu Unicorn İyi Geceler Tavşanlar – 10’a kadar sayma</image:title>
            <image:caption>Yıldızlar gökyüzünde parıldarken, sevimli unicorn günün son macerasına çıkıyor. Tatlı bir masal eşliğinde 10’dan geriye doğru sayarak sakinleşmeye ve güzel bir uykuya hazırlanıyor. Yol boyunca karşılaştığı arkadaşlarına iyi geceler demeyi ihmal etmiyor. Bu kitap, renkli çizimleri ve sıcacık anlatımıyla uyku öncesi rutini için mükemmel bir tercih.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133206</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc020db9-5f38-4a7d-a581-9ecee3b21ce3.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykulu Ejderha İyi Geceler Arkadaşlar – 10’a kadar sayma</image:title>
            <image:caption>Yıldızlar gökyüzünde parıldarken, sevimli ejderha günün son macerasına çıkıyor. Tatlı bir masal eşliğinde 10’dan geriye doğru sayarak sakinleşmeye ve güzel bir uykuya hazırlanıyor. Yol boyunca karşılaştığı arkadaşlarına iyi geceler demeyi ihmal etmiyor. Bu kitap, renkli çizimleri ve sıcacık anlatımıyla uyku öncesi rutini için mükemmel bir tercih.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133207</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b298d8c-441e-4837-b449-00455cc253c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiç Düşündün Mü? Korku Nedir?</image:title>
            <image:caption>Korkunca bedenimiz nasıl tepkiler verir? Peki çok korktuğun anlar oldu mu? Korkularımızdan ne zaman ve nasıl kurtuluruz? Seratonin ne demek, hiç merak ettiniz mi? Seratonin ne işe yarar? 
Bu kitapta korku ve korkularımızı yenmenin yolları pedagog Ayşen Oy tarafından samimi ve çocukların anlayabileceği bir dille anlatılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133208</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d914b05f-321a-4c78-a5d9-438da8409e19.jpg</image:loc>
            <image:title>Miras</image:title>
            <image:caption>Bazen sana düşen değil, bulduğun mirastır hak ettiğin. 
 
Sene 2000, mevsimlerden bahar. En kıymetli dostu, abisi, evine uğramadan günü bitirmediği Barış Abi ve kızı “Şoför Nebahat” Güler’le, kıvrıla kıvrıla inen Ege yollarında ilerleyen, gencecik bir Nejat İşler. Verilen sözler, kurulan dengeler, el yordamıyla yoklanan hisler… Yakında vadesinin dolacağını bildiği bir dostla gezmek nasıl bir his olsa gerek? Ya şu ileride gözüken, aşkın gölgesi mi sanki? Yola çıktığında başka, menzile vardığında başka birisin artık. Yol hikâyeleri böyledir, bunu herkes bilir. 
 
 
“Bence senden gayet iyi bir baba olur Neco. Sorumluluk sahibi adamsın. Benim gibi değilsin.” 
“Yok be abi. Baksana, yarınım meçhul. Daha aynı evde bir yıl bile oturamadım. Anamın babamın evine sığınıyorum hâlâ. Diyelim iyi gitti işler, başrol falan oynadım, meşhur oldum. Bizim piyasayı biliyorsun. Rahat vermezler adama da kadına da. Öyle ‘bir ömür boyu’ diye verilen sözler eskidenmiş.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133209</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f0e68a3-55f6-4895-9c87-d3b403c9bcd4.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıplak Heykeller, Şişman Gladyatörler ve Savaş Filleri</image:title>
            <image:caption>Yunanlar pantolon giyer miydi? 
Romalılar nasıl tıraş olurdu? 
O zamanlar doğum kontrol yöntemi olarak ne kullanıyorlardı? 
İnsan kurban ederler miydi? 
Yunan heykelleri niye genelde çıplaktır? 
 
Antik Yunan ve Antik Roma tarihçisi Garrett Ryan, alışıldık asık suratlı ve sıkıcı akademisyenlerden biraz farklı! Birbirinden “basit” görünen sorulara verdiği cevaplarla Ryan, sıradan hayatın içindeki detaylara bakmamızı sağlarken hem tarihin eğlenceli yanlarına dalıyor hem de gündelik yaşam tarihinin klasik “savaşlar, krallar ve komutanlar” tarihine kıyasla çok daha zengin olduğunu gözler önüne seriyor. 
Çıplak Heykeller, Şişman Gladyatörler ve Savaş Filleri, soru-cevaplarıyla zihninizi açacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133210</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2c5af57-3a04-4898-b68f-4121bafd65e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiç Düşündün Mü? Sevgi Nedir?</image:title>
            <image:caption>Sizce sevgi elle tutulan bir şey midir? Sevgimizi anlatabilir miyiz? Sevdiğimiz şeylere dokunabilir miyiz? Sevgimizi mutlaka beş duyumuzla mı hissedebiliriz? 
Mesela birisini seviyoruz diye onun her sevdiğini sevmek zorunda mıyız? Sevgi deyince illa ki bir insanı sevmekten mi bahsederiz? 
Bu kitapta sevgi ve sevginin çeşitli boyutları pedagog Ayşen Oy tarafından samimi ve çocukların anlayabileceği bir dille anlatılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133211</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0129019-0d28-434a-bde2-febe2acb16fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Baba Kali</image:title>
            <image:caption>Baba Kali, Kureyşan Ocağı’na mensup Kızılbelli bir Baba’ydı (Alevi Dedesi) ve Fem köyünün de muhtarıydı. Aynı zamanda Fem köyünde ilk defa okul açan bir aydınlanmacı ve bir hak ve adalet savunucusuydu. Şah Hüseyin Beyler, köylülerin topraklarını zorla ellerinden alarak onları köleleştirmeye çalışıyordu. Bu zorbalığa karşı çıkan köylülerin lideri ise Baba Kali’ydi. Bundan dolayı da Şah Hüseyin Beyler tarafından ortadan kaldırılması gerekiyordu. Onun yaşam öyküsü, haksızlıklara karşı duran, adaletin peşinde koşan bir halk kahramanının destanıdır. Baba Kali’nin bundan altmış altı yıl önce akıtılan kanı, halkın gözünde Karamusan’dan Kerbela’ya uzanan bir direnişin sembolü oldu. 
Bu kitap, Baba Kali’nin, cinayete yol açan fikirlerini, bu fikir doğrultusunda verdiği mücadeleyi anlamak, anlamlandırmak ve gelecek nesillere aktarmak için hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133212</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6890b1f-6314-4e42-b6e7-f9cd175e8798.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Günah</image:title>
            <image:caption>Sömürgecinin kendine izafe ettiği kavram medenilik. Bunu kültürel ve biyolojik üstünlüğe dayandırıyor. Medenileştirme kavramı bu hak iddiasının eseridir. Medenileştirmek nedir? Barbarın ehlileştirilmesidir. Aşağıdakilerin daha söz dinleyecek hâle getirilmesidir. Konuşmayı bilmeyenlere konuşmanın öğretilmesidir. Barbara öğretilen dil sömürgecinin dilidir. Çünkü medeni insan dili odur. Barbar o dili öğrendiğinde uyumlu olacak, hakkıyla komut alacaktır. Bu yaklaşımdaki dil yabancı bir dili öğretmek değil, efendinin dilini belletmektir. İngilizceyi, Fransızcayı, Almancayı...
Aslen barbarın medenileştirilmesinin gerekçesi, sömürgecinin beşerî kaynaklarının yetersizliğidir. Büyük coğrafyaları,
çok boyutlu meseleleri yönetmek için sömürülenin iş birliğine ihtiyacı olduğundan bu yöntemi tercih ederler, bu ihtiyaçları olmasa topyekûn imha etmeyi pekâlâ tercih ederlerdi. İş birlikçiler eğitmek, bu ihtiyacın gereğidir. Eğitim eliyle, sömürülenlerin kendini aşağılık görüp sömürgecisini üstün görmesi temin edilir. Çünkü barbar, aşağı ırktan kimseler ancak efendisini üstün gördüğünde ona hakkıyla hizmet edebilir. Sömürgeci diyor ki: &quot;Barbar benim dilimi, benim çizdiğim sınırlarda öğrenecek. Haddini bilecek, benim eğitim ve öğretim kurallarıma uyacak. Çünkü ben aydınlanmaya sahibim, gerektiği kadar aydınlatacağım. Onu belli ölçülerde medenileştireceğim ve hep bana minnettar olacak.&quot; Sömürgecilikle mücadele ederken önemli hususlardan biri, üstün olanın dilinin sömürülen ülkedeki konumlandırılmasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133213</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71656c23-6613-4787-a575-56f28f33c960.jpg</image:loc>
            <image:title>Hallac-ı Mansur</image:title>
            <image:caption>“Allah’ım! Şu topluluk senin kullarındır. Dinlerine olan bağlılıkları yüzünden sana yakınlaşma umuduyla beni öldürmek için toplanmışlar. Onları affet! Onları cennetinin en güzel yerine al. İyi biliyorum ki, bana açtığın sırları onlara açsan yahut onlardan gizlediğin şeyleri benden de gizleseydin, bu hâl başımıza gelmezdi. Yaptığın, murat ettiğin şeyler için sana sonsuz teşekkürler!”
Hallâc-ı Mansûr’un darağacında son nefesle Hakk’ın sonsuzluğuna bıraktığı bu niyaz, merhametin en arı hâli, teslimiyetin dile gelen en derin yankısı, aşkın insana sığmayan en yakıcı sırrıdır.
Sadık Yalsızuçanlar, bu eserde Mansûr&apos;un sırlarla örülü yolculuğunu rüyalardan mahkemelere, darağaçlarından gönüllere taşıyor. Her satırda, hakikatin ateşiyle yanıp kül olan bir âşığın nefesi hissediliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133214</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5257da94-1f99-4842-9197-4b719cfd7212.jpg</image:loc>
            <image:title>Efsunlu Güzellikler</image:title>
            <image:caption>İnsanın tüm tezatlarını şehrin kamufle etmesi büyük hikâye.
Tecelliyi insanda ararken teselliyi şehirde bulmak da başka bir hikâye. 
Yaşattığı ilklerle, bütün foyalarımıza ve heveslerimize, heyecanlarımıza ortak oluşuyla şehir en büyük sırdaşımız. 
Bence bir şehri hatırladıkça kendimizi de hatırlıyoruz. 
Hayat ve unutmak, sonra öğreniliyor galiba...
Edebiyat, kültür ve tasavvuf tarihimizin önemli şahsiyetleri;
sokaklar, sesler, mekânlar; kitaplar, türküler, şiirler... Bir şehirde kaybolmayı, başkasında kendini bulmayı, sorularına
cevaplar aramayı, bazen de hayata bir adım geriden bakmayı sevenler... 
Yağız Gönüler, Efsunlu Güzellikler peşinde yazmaya, yürümeye ve &quot;deneme&quot;ye devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133215</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05a1acd0-0322-42e1-8f77-c03a51a44b77.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Hayale Cumburlop!</image:title>
            <image:caption>Sanatın büyüsü ile hayal gücünü harmanlayan
&quot;Bir Hayale Cumburlop!&quot;, çocuklara ebrunun inceliklerini tanıtan soluksuz bir macera...
Meraklarının peşinden giden iki kafadar, Mahur ve Neva, Ebruzen Hikmet Barutçugil&apos;in atölyesine adım atar. Fakat küçük bir sakarlıkla kendilerini bir anda Ebristan&apos;da bulurlar. Renklerin dans ettiği bu büyülü diyardan çıkıp eve dönebilmeleri için ebru sanatının sır dolu malzemelerini toplamaları gerekir. Ebristan&apos;da onlara yol gösteren Çilek&apos;le sevgiyi, sorumluluğu ve dostluğu keşfedecekleri unutulmaz bir serüvene atılırlar.
Ayşenur Elhan Yıldırım, kaleme aldığı bu keyifli hikâyeyi; özgün teknikleriyle geleneğe yeni bir soluk katan ve UNESCO&apos;nun &quot;Yaşayan İnsan Hazinesi&quot; ünvanına layık görülen usta sanatçı Hikmet Barutçugil&apos;in eşsiz ebrularıyla buluşturdu.
Barutçugil&apos;in eserleriyle zenginleşen bu kitap, bizlere güzel görmenin, hayal kurmanın ve iyi düşünmenin önemini hissettirecek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133216</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8cb92da-6f99-4db9-aa1d-070cde00e5b5.jpg</image:loc>
            <image:title>F1 Perde Arkası</image:title>
            <image:caption>“YARIŞ TUTKUNLARI BUNU MUTLAKA OKUMAK İSTEYECEK.” – PUBLİSHERS WEEKLY Formula 1’in kapalı kapılar ardındaki dünyasına hiç olmadığı kadar yakından bakmaya hazır mısınız? Hızın, stratejinin ve büyük sırların hüküm sürdüğü bu evrende dışarıdan gördüklerimiz sadece buzdağının görünen kısmı. Drive to Survive gibi yapımlar padoktaki hayata kısa bir pencere açtı ama anlatılmayı bekleyen daha pek çok hikâye var. F1 Perde Arkası, Guardian gazetesi yazarı Giles Richards’ın on yılı aşkın deneyiminden süzülen gözlemleri ve özel röportajlarıyla Formula 1’in gerçek yüzünü ortaya koyuyor. Mercedes, Red Bull, Ferrari, McLaren, Alfa Romeo ve Aston Martin gibi dev takımların içinden gelen seslerle modern bir F1 takımının tüm dinamikleri ilk kez bu kadar açık biçimde anlatılıyor. Christian Horner, Lando Norris ve Toto Wolff gibi isimlerin kişisel hikâyeleri ve çarpıcı itiraflarıyla zenginleşen bu kitap, yalnızca yarışların değil; kulislerin, gerilimlerin ve perde arkasındaki mücadelelerin de heyecanını yaşatıyor. F1 Perde Arkası, sizi motor sporlarının en büyüleyici arenasını bambaşka bir açıdan görmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133217</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65f1c60f-b9d4-4432-8f40-c4814c9d87f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşmanlar</image:title>
            <image:caption>Birinin sadakati ölüm, diğerinin ihaneti kurtuluş olacak. 
 
1941 yazında, Chicago’lu iki genç adam olağanüstü bir yolculuğa çıkar. Meksika’nın tozlu yollarından Japonya limanlarına, oradan da savaşın pençesindeki Avrupa’ya uzanan bu yolculuk, kısa sürede bir maceradan çok daha fazlasına dönüşür. 
 
Wolfgang Wergin ve Herbie Haupt, Amerikan vatandaşıdır; ama ikisi de Almanya doğumludur. 
 
Savaşın gölgesinde, bir gün kendilerini dehşet verici bir seçimle karşı karşıya bulurlar: Nazi Almanyası adına Amerika’ya gönderilecek bir sabotaj ekibine mi katılacaklardır, yoksa Alman ordusunda Rus cephesine mi sürüleceklerdir? Biri ülkesine ihanet etmeyi, diğeri ölümle burun buruna yaşamayı seçer. Peki, hangisi gerçekten kurtulacaktır? 
 
Zamanında tüm Amerika’yı sarsan bu olay, bugün neredeyse unutulmuş durumda. Düşmanlar: Bir Savaş Hikâyesi, tarihin karanlık bir köşesinden çıkarılmış bu gerçeği, nefes kesici bir romanın içinde yeniden canlandırıyor. 
 
Yurtseverlik, adalet ve vicdanın sınandığı bu hikâye, savaşın insana dair en yakıcı sorularını yeniden hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133218</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f81721e-942f-4353-999d-7a839313fb3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Onu Ayışığında Aramak</image:title>
            <image:caption>ÖTEKİ DÜNYADAN GÖRMEK İSTEDİĞİN BİRİ VAR MI? 
 
Diye sorar genç ve bilge Ayumi, hayatlarını bir zamanlar derinden etkilemiş insanlarla yeniden buluşmak isteyenlere. 
Ama buluşmanın katı kuralları vardır. Ölen kişinin daha önce kimse tarafından çağırılmamış olması gerekir; çağrıya kulak vermeyi reddedebilir; kavuşma yalnızca dolunay ışığı altında gerçekleşebilir. 
Hirase, yaşamının en kırılgan anında kendisine incelikle yaklaşan o ünlüyle görüşmek ister. Kibirli bir adam, çok sevdiği annesinden aile ocağına dair saklı gerçeği öğrenmeyi arzular. Ölümcül bir kazadan sonra bir genç kız, eski dostuna son bir soru yöneltmek ister. 
Her buluşmada okurun önüne serilen büyüleyici ipuçlarıyla şefkatin, merhametin ve bağ kurmanın dokusundan örülmüş duygusal hakikate ulaşmak için yol gösterilir. 
Peki sen kimi görmek isterdin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133219</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e325ec7-b26e-4130-87bc-2c4a412185fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuma Seti (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>BİR DİRENİŞTİR AŞK!


Kuma kutulu seti; özel karakter kartı 3 tane + 3 ayraç. 
 
Bir evliliği ayakta tutan yegâne güç adamın sevdası, kadının bu sevdaya sarılışıdır. Mutluluğun formülü birbirini sevmekte saklıdır. Bu formülü bozacak günler Eroğlu Konağı’nın kapısını çaldığında içeri buyur edilir. Bebek hasretinin tutulduğu konakta KUMA rüzgârı eserken kaosa doğru sürükleyen fırtınaya iki kadın, bir adam tutulur.

Hayat ters köşeden vurarak bebeği olmayan, yıllarca bu eksikliğin acısını pervasızca çeken, hastaneden hastaneye koşan, umut etmekten ve istemekten yorulmayan kadının hayatına kuma gölgesi düşürür.

Karısının bebeği olmadığı her gün, aşkı daha sağlam ayakta dururken adamın duygularını ve aklını yitirecek kâbus gerçekleşir. Kokladığı gülün üstüne bir kır çiçeği yerleşir, bu çiçek tohumunu verir ve sevdaya tutulmuş adamın kalbi ikiye bölünür!

Üzerinde sade bir gelinlikle konağın kapısından içeri alınan kadını beklediğinden daha kötü bir evlilik karşılar. Zorlu sınavlardan geçer, aşk ve sevgi yoksunu bir evlilikte ayakta durmaya çalışırken kocası tarafından merhamet dilenen kadına dönüşür.

Sevda bir kadında, tutku bir kadındayken aynı çatı altında zorlu yaşam sürdürülür. Araf’ta kalmış bir adamın, bu adama bağlı iki kadının yaşamı zorlu serüvenlerle akıbeti belli olmayan sona doğru gider.

Ateş düştüğü yeri yakar, KUMA gelir.
Hasreti kadın dindirir, bebek doğar. Adam ikiye bölünür.
Ve aşkı hangi kadın alacak, sorusu akılları alır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133220</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e19e245-9fcf-4656-b33f-443a46d0c797.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçan Anne Terliği</image:title>
            <image:caption>NEREDE BİRLİK ORADA DİRLİK.   Tıknaz, Vecihi, İmdat, köpek kovalama ustası bir kedi Kurnaz, yirmi katlı düğün pastası ve uzaklardan uçarak gelen Anne Terliği Ödülü… “Bizim evden başka evde ses yok!” cümlesine tam on ikiden isabet eden bir hikâye. Kaybetmek ve bulmak arasında düğümlenmiş anıları şefkat ile ayırma zamanı! Anıl Basılı’nın karalamaları ve Eda Ertekin Toksöz’ün renkleriyle hayat bulan Uçan Anne Terliği, birbirlerine neşeyle bakanlara ve aramızda dolaşan şans kelebeklerine göz kırpıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133221</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9707b8b9-92cc-43ad-ac54-9e28b202b76c.jpg</image:loc>
            <image:title>‘Mış Gibi’ Yaşamlar</image:title>
            <image:caption>Kimimizin körleşip fark etmediği, kimimizin kanıksayıp artık yadırgamadığı ‘mış gibi’ bir yaşam yaşıyoruz. Sanki kaderimiz olmuş bu durum, kuşaktan kuşağa sürüp gidiyor: Yaşıyormuş gibi görünüp de aslında yaşamamak... Ve yaşamadığının farkında bile olmamak... 
·         Türkiye’deki yaşama bakınca “ne” görüyoruz? 
·         Ve dahası ne demektir ‘mış gibi’ yaşam? 
Düşüncelerinin arkasındaki niyetin farkında olmayan; sözü, gözü, davranışı birbirine uymayan insanların yaşamıdır ‘mış gibi’ bir yaşam. 
“Böyle insanlar var mı?” diye sorarsanız çevrenize bir bakın! 
Aklı, düşüncesi çocuğuna yardım etmekle dolu olduğu halde asık yüzlü, kırıcı, ilgisiz anne veya babaları; öğretmen olduğunu söyleyen ama hiç kitap okumayan insanları göreceksiniz. 
Üstelik ‘mış gibi’ yaşam, insanların bu anlayışla oluşturduğu ya da işlettiği kurumlar yoluyla giderek tüm topluma yayılıyor: Vatandaşa yardım etmek için oluşan bürokrasi köstek olmak konusunda uzmanlaşıyor; güven duymamız için oluşturulan kurumlar güvensizliğin kaynağı haline geliyor; adaleti sağlamak için yapılan yasalar adaletsizliğin düzenini sürdürüyor. 
‘Mış Gibi’ Yaşamlar’da Doğan Cüceloğlu; eğitimden adalete, trafikten anne-babalığa ve ilişkilere ‘mış gibi’ durumları gözlemleyip irdeliyor, gözler önüne seriyor. 
 
‘Mış gibi’ durumların farkında olmak ilk adım… Farkında olalım ve her birimiz güçlü bir değişimi kendi yaşamlarımızda başlatalım, başlatalım ki çocuklarımız da ‘mış gibi’ yaşamak zorunda kalmasınlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133222</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64f0eb7a-ac5a-4291-9f62-b7e237e721ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Ergenlik Kapıyı Çarpınca</image:title>
            <image:caption>Büyümek kolay değildir.
Ne çocuklar için ne de onları izleyen ebeveynler için. 

Bir gün çocuğunuzun kapısı daha sert kapanır, konuşmalar azalır, sesler yükselir, gözler devrilir, duygular karmaşıklaşır… 
Koşarak boynunuza atlayan, her güzel ânına eşlik ettiğiniz çocuğunuz şimdi artık sadece arkadaşlarıyla dışarı çıkmak ister. Fikrinizi sormadan kendi yolunu çizmek, kendi kararlarını kendi almak ister. Hatta çoğunlukla yanında görünmeniz bile fazladır. 
Bu dönemde çocuğu için, “Artık onu tanıyamıyorum,” diyen çaresiz birçok anne-baba olur. Aslında gördüğünüz bir yabancı değildir, “Ben de varım!” demeye çalışan bir gencin yetişkin olma yolundaki çırpınışlarıdır. 
·         Ergenlik döneminde çocuğumuzun bedeninde neler olur ve biz onların gelişimleriyle ilgili sorularına nasıl yanıt vermeliyiz? 
·         Hiçbir şey sormasalar da yine de onlara ergenlik dönemindeki değişimlerden bahsetmeli miyiz? 
·         Dijital evrenin uçsuz bucaksız dünyasında çocuğumuzla fiziki bağımızı nasıl koruyabiliriz? 
·         Hangi aşamada müdahale etmeli, hangi aşamada gözlemlemeliyiz? 
·         Çatışmaları ilişkimizi zedelemeden nasıl çözebiliriz? 
·         Ve dahası arkadaşlık ilişkileri, ilk aşk, uzayan sessizlikler, akran baskısı, riskli davranışlar ve bağımlılıklar, akademik başarı kaygısı söz konusu olduğunda nasıl yaklaşacağız? 
Hem akademik kimliği hem de ebeveyn bakış açısıyla Saniye Bencik Kangal, her ailenin hayatında kritik bir evre olan ergenlik dönemini yazdı. Bu döneme hem bilimsel hem de insani bir yerden yaklaşarak ebeveynlere; çatışmaların, suskunlukların, iniş çıkışların ardındaki anlamı görmeleri için bilimsel verilerle hikâyelerin harmanlandığı bir rehber hazırladı. 

O kapı bir gün aynı ellerle ama bu kez yavaşça açılacak ve içeriden, “İyi ki beklediniz!” diyen bir yetişkin çıkacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133223</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d763b22-a62a-42f9-8d07-ee09fb6e3229.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekonomi 101</image:title>
            <image:caption>•          Dolar neden yükselir? 
•          Enflasyon niçin düşmez? 
•          Krizleri önceden öngörmek mümkün müdür? 
•          Tasarruf ve yatırım arasındaki denge nasıl kurulur? 
•          Ekonomi yalnızca uzmanların anlayabileceği karmaşık bir alan mıdır? 
Türkiye’de ekonomi denince akla gelen iki isim, Mahfi Eğilmez ve Servet Yıldırım, yıllardır ekranlarda sürdürdükleri ekonomi sohbetlerini Ekonomi 101 ile bu kez sayfalara taşıyor. Güncel olaylardan yola çıkarak, teoriyi pratiğe; kavramları, yaşanan gelişmelere bağlayan bu kitapta, okuruna yalnızca ekonomik süreçleri değil, aynı zamanda onların arka planındaki mantığı da sunuyor. 
Sıkıcı formüllerden ve karmaşık terimlerden uzak; akıcı, anlaşılır ve gündelik hayatla iç içe bir anlatım… Mahfi Eğilmez ve Servet Yıldırım, çoğu zaman karmaşık ve sıkıcı gibi görünen ekonomi konularını herkesin rahatlıkla takip edebileceği bir dille aktarırken aynı zamanda düşünmeye teşvik ediyor. İster ekonomi eğitimi alıyor olun, ister yalnızca olup biteni anlamak isteyen bir meraklı; elinizdeki kitap size yeni bakış açıları kazandıracak bir başvuru kaynağı olacak. 
Ekonomi 101: Kavramlar, Sorunlar ve Çözümler, gündelik tartışmalardan küresel gelişmelere kadar uzanan geniş bir yelpazede, keyifli bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133225</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b527743-bdfa-4b27-95b7-000f4861436e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çöldeki Casus</image:title>
            <image:caption>“Bu çalışmayla Prof. Dr. Gülsüm Polat, güçlü arşivcilik yeteneklerini görünüşte önemsiz ve hayli sıra dışı bir Britanya imparatorluk görevlisi olan Harry Saint-John Philby’ye yöneltmiştir. Polat, Philby’nin T. E. Lawrence gibi daha ünlü isimlerden çok daha ilginç, tarihsel açıdan daha önemli ve incelenmeye daha değer bir şahsiyet olduğunu ikna edici biçimde ortaya koymaktadır. 
Tarih araştırmalarının bir başyapıtı olarak bu eserinde Polat, Philby’yi Britanya’nın Osmanlı topraklarındaki Birinci Dünya Savaşı stratejisinin merkezine, Suud Sultanlığı’nın kuruluşuna ve uluslararası petrol endüstrisinin doğuşuna, Amerikalıların Suudi Arabistan’a girişindeki rolü de dahil olmak üzere, yerleştirilmektedir. Bugünün Ortadoğu’sunun gizli köklerini ortaya çıkaran bu titizlikle araştırılmış ve büyüleyici kitabı okuma şansına sahip olmak, gerçekten de okuyucular için büyük bir ayrıcalıktır.” 
Prof.Dr. Michael Provence 
 University of California San Diego 
*** 
 
İngiliz İmparatorluğu, onu en sadık hizmetkârlarından biri olması için yetiştirmişti. Cambridge’de aldığı eğitimle Hindistan Sivil Servisi’nde parlak bir kariyerin eşiğindeydi. Peki, bu adam nasıl oldu da takım elbisesini çıkarıp cübbesini giydi, Londra’nın sisli havasını Arabistan’ın yakıcı güneşiyle değiştirdi ve kendisini var eden düzene meydan okuyan bir figüre dönüştü? Çöldeki Casus, 20. yüzyılın en esrarengiz ve çelişkili karakterlerinden biri olan John Philby’nin bu inanılmaz dönüşümünü merkeze alıyor. 
Britanya İmparatorluğu’nun en parlak döneminde, yönetici sınıfın tipik bir üyesi olarak yetişen Philby, Hindistan ve Mezopotamya’daki ilk görevlerinin ardından kendini Arabistan’da buldu. Burada, modern Suudi Arabistan’ın kurucusu İbnu’s-Suud’un en yakınındaki Batılı danışmanlardan biri haline geldi. Ancak Philby, sıradan bir siyasi memur olmanın çok ötesine geçti. O, aynı zamanda bir kâşif, bir tüccar, bir ajan ve her şeyden önemlisi, otoriteyle sürekli çatışan asi bir ruhtu. 
Ü. Gülsüm Polat, Philby’nin kendi kaleminden çıkan eserleri, devasa kişisel arşivini ve sayısız tarihî belgeyi bir araya getirerek bu karmaşık kişiliği tüm yönleriyle aydınlatıyor. Çöldeki Casus, 1940’larda MİT’in raporuna giren bir ajanın hayat hikâyesinden çok daha fazlasını, bir çağın öyküsünü sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133226</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c33c4d4d-e6d6-4a95-a1ec-e4e987806979.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Dış Politikası</image:title>
            <image:caption>Türk dış politikası, imparatorluk mirasından Cumhuriyet’in kuruluşuna, Soğuk Savaş dengelerinden günümüzün küresel krizlerine kadar uzanan bir yolculuktur. Bu yolculuk, hem dramatik kırılmalar hem de dikkat çekici sürekliliklerle doludur. 
 
Prof. Dr. Ali Balcı’nın kitabı, bu uzun serüveni herkesin rahatlıkla takip edebileceği anlaşılır bir dille anlatıyor. Kitap, her dönemi üç temel başlık altında inceliyor: Dış politikayı şekillendiren ilkeler, kararların arkasındaki aktörler ve uluslararası alanda dikkat çeken uygulamalar. Böylece okur, bir yandan Osmanlı’dan bugüne uzanan tarihsel arka planı görürken, bir yandan da günümüz siyasetinde sıkça karşımıza çıkan meselelerin kökenlerini kavrayabiliyor. 
 
1774 yılından başlayan ve 2020 yılına kadar uzun bir dönemi inceleyen bu çalışmada Kırım 
Savaşı, Lozan Antlaşması, İkinci Dünya Savaşı dönemi, Kore Savaşı, Türkiye’nin NATO’ya girişi, Kıbrıs Barış Harekâtı, Körfez Savaşı, 1 Mart Tezkeresi, ABD ile ilişkiler, Arap Baharı, 
Ortadoğu ile ilişkiler, Yunanistan’la hâlâ devam eden sorunlar, AB ile ilişkiler, günümüz sınır ötesi operasyonlarına kadar pek çok dönüm noktası, sürükleyici bir anlatımla ele alınıyor. 
Haritalar, tablolar, fotoğraflar ve karikatürlerle desteklenen bu baskı, okuma deneyimini hem görsel hem de zihinsel olarak zenginleştiriyor. 
 
On üç bölümden oluşan bu kapsamlı eser, yalnızca bir ders kitabı değil. Türk dış politikasıyla ilgilenen öğrenciler için temel bir kaynak olmasının yanı sıra, tarih ve siyaset meraklısı her okura, Türkiye’nin dünyadaki rolünü daha iyi anlama fırsatı sunuyor. 
Türkiye Dış Politikası: İlkeler, Aktörler ve Uygulamalar (1774-2020), hem öğretici hem de ufuk açıcı bir başvuru kitabı olarak kütüphanenizde mutlaka bulunmalı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133227</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd4b3ae4-7c57-4bf4-86c8-29db13e7a158.jpg</image:loc>
            <image:title>Türklerin Dünyası</image:title>
            <image:caption>Türklerin tarihini anlamak, yalnızca geçmişi öğrenmek değildir; kim olduğumuzu, nereden geldiğimizi ve dünyaya hangi değerleri kattığımızı yeniden keşfetmektir. Bozkırın rüzgârına karışan at nalı seslerinden taşlara kazınmış bengü yazıtlara, göç yollarında yeşeren yeni devletlerden kadim şehirlerin taş sokaklarına kadar Türklerin bıraktığı izler, insanlık tarihinin ayrılmaz bir parçasıdır. 
 
“Türklerin Dünyası”, işte bu izleri takip eden özel bir yolculuğun ürünü. İslâm öncesi Türk tarihinin duayeni Prof. Dr. Ahmet Taşağıl, Çin kroniklerinden Orhun Yazıtları’na, Uygurlardan Oğuzlara kadar uzanan geniş bir mirası bilimsel titizlikle ele alıyor. Onun yıllara yayılan araştırmaları, Türklerin kökenine, devlet anlayışına, törelerine ve kültürel devamlılıklarına ışık tutuyor. 
 
Bu birikim, usta gazeteci ve belgeselci Ahmet Yeşiltepe’nin sahadaki gözlemleri, belgeselci anlatısı ve güçlü kalemiyle birleşiyor. Arkeolojik kazı raporlarından kadim seyahatnamelere, bozkırda at koşturan günümüz tanıklıklarından bugünün Türk dünyasına uzanan gözlemler, kitabı akademik bir eser olmaktan çıkarıyor; okuyucuya sahici, canlı ve sürükleyici bir anlatı sunuyor. 
 
Bu çalışma, Türkistan’ın derin hafızasında yapılmış bir yolculuk. Sayfalar ilerledikçe okuyucu, yalnızca Türklerin değil; insanlığın ortak mirasının peşine düşüyor. Çünkü Türklerin hikâyesi, sadece bir milletin değil; medeniyetler tarihinin büyük akışının da ayrılmaz bir parçası. Orhun Yazıtları, Çin kaynakları, Türklerin devlet anlayışı, göç yolları, kültürel etkileşimleri, töre ve medeniyet devamlılığı; Türklerin yalnızca savaş meydanlarında değil, kültürde, siyasette ve günlük hayatta da dünyayı nasıl şekillendirdiğini gözler önüne seriyor. 
 
“Türklerin Dünyası”, hem güvenilir bir kaynak arayan araştırmacılara hem de tarihin büyüsünü hissetmek isteyen geniş okur kitlesine hitap ediyor. Akademinin sağlam bilgisiyle belgesel anlatının içtenliği bu kitapta buluşuyor. Türklerin bıraktığı izleri yeniden okumak isteyen herkes için, elinizde tuttuğunuz eser, unutulmaz bir yolculuğun davetiyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133228</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dae0b9da-77e7-402f-8050-e16694fc9923.jpg</image:loc>
            <image:title>Keçi Çocuk</image:title>
            <image:caption>Yarı keçi yarı insan olan meşhur çoban Tanrı Pan, Müzik Tanrısı Apollon’un düzenlediği tarihin ilk müzik yarışması için Likya’ya gelir; Apollon’a meydan okuyacaktır. Hiç kimse Pan’ın Apollon’u yenebileceğine inanmasa da yarışma berabere biter. Bunu sindiremeyen Apollon çeşitli hilelere başvurur ve nihayet Pan yenik durumuna düşer. Flütünü parçalara ayırıp yeryüzünün yedi farklı noktasına saklar ve müziği bırakır. 
 
Yıllar yıllar sonra bir çocuk doğar. Bu insan çocuğunun toynakları, kuyruğu ve gözünün hemen altında kahverengi bir doğum lekesi vardır. Bakımını bir keçinin üstlendiği bu çocuk doğanın kalbinde yetişir. Keçi yaşlanır ve ölmeden hemen önce çocuğa bir kaval nasıl yontulur öğretir. Keçi çocuk kavalıyla baş başa, doğayla iç içe bir hayat sürdürürken bir gün yaralı bir kuşla karşılaşır ve onun iyileşmesine yardımcı olur. Kuşla kurduğu bağ o kadar güçlüdür ki keçi çocuk, kendisine geçmemesi tembihlenen sınırı bile geçip kuşun ardına düşer. 
 
Böylece dünyanın geri kalanından bihaber yetişen keçi çocuğun hayatı keşfi başlar ve maceralar ardı ardına sıralanır. Bir çobanla karşılaşıp onunla arkadaş olur. Likya’da düzenlenecek bir müzik yarışmasına katılmaya karar verir ancak bir yandan da beklenmedik şekilde kaybettiği müzik yeteneğini bulmak için şehir şehir gezmeye başlar ve insanların gerçek yüzüyle yüzleşir. 
 
***
Bir zamanlar Pan’ın flütü sustu; yankısı yeryüzüne dağıldı, ezgisi unutuldu. Yıllar sonra, keçilerden biri olduğunu zanneden yalnız bir çocuk, kavalıyla bu kayıp melodiyi yeniden uyandırdı. Kimse ona bir isim vermemişti, kimse onunla konuşmamıştı. Dünyası, dağlarda özgürce dolaşan keçiler, gökyüzünde dans eden kuşlar ve rüzgârın sırlarından ibaretti. 
Bir gün, yaralı bir kuşu iyileştirmek isterken attığı adım, onu kendi sınırlarının ötesine taşıdı. Artık karşısında yalnızca kayalıklar ve ormanlar değil, tanrıların sahnesi de vardı. Apollon’un ihtişamlı gölgesi, Athena’nın bilge sözleri, Kimera’nın ateşi ve daha niceleri… Çocuğun yolculuğuna eşlik etti. Bu yolculuk, sıradan bir iyileştirme çabasından çok daha fazlasına dönüştü: Korkularla yüzleşilen, dostluğun sınandığı, cesaretin yeniden tanımlandığı bir arayışa… 
Özgür Balpınar’ın yalın ama derin anlatımıyla Keçi Çocuk, Anadolu mitlerinin kadim ruhunu bir büyüme hikâyesiyle buluşturuyor. Masalsı ve sarsıcı bu serüven, bir melodinin ya da cesaretin insanı nasıl değiştirebileceğini hatırlatıyor. 
 
Müfredat temaları:  
MÜTEVAZILIK, DUYARLILIK, YARDIMSEVERLİK, DOSTLUK, SEVGİ, AZİM, SABIR, MERHAMET, CESARET / CANLILAR, DOĞA / KÜLTÜREL MİRAS, ŞEHİRLERİMİZ, TARİHİ MEKÂNLAR, TARİHİ ŞAHSİYETLER, YURDUMUZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133229</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/692dfc1f-7ca1-440d-8abe-1dc181a21f79.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın En Sıkıcı (Olmayan) Okulu 2-Gizli Sınıf</image:title>
            <image:caption>Burası dünyanın en sıkıcı (olmayan) okulu. Ve Maksimilyan Şakacıkral&apos;ın gizli bir görevi var. Sıkıcılıkla Mücadele Kurumu bu görev için onu uygun görmüş; belki cüretkârlığından, belki de geçenlerde gittikleri okul gezisinde sınıf arkadaşlarıyla bağlarının güçlenmesinden ötürü. (Dünyanın En Sıkıcı Olmayan Okulu, Bölüm 1: Okul Gezisi) 
 
Maksimilyan bu sefer de Vasatbey Okulu’nda bir yerlerde saklı olan “gizli sınıf”ı bulmak zorunda. Ama bunu tek başına yapması mümkün değil, okul yönetmeliğine hâkim birinden yardım alması şart, yani Frida Keyfikarar’dan. 
 
Maksi kendisine emanet edilen gizli görev mektubunu okuduktan sonra mektup kendini imha eder ancak bu imha işlemi sırasında bir şeyler ters gider ve Bay Müller’in bahçe kulübesi alev alır. Kimselere görünmeden kendini komşusu Frida’nın evine zor atar. Bu gizli sınıfı bulabilecek biri varsa o da Frida’dır. Ancak Frida’nın sınıftan haberi yoktur ve kafasında başka bir plan vardır: Okul müdürü Vasat Tiran’ı cezalandırmak. Böylece Maksi ve Frida birbirlerine yardımcı olma konusunda anlaşırlar. 
 
Frida, Maksi gizli sınıfı rahatça arayabilsin diye Bayan Penne’nin dersini sabote eder. Bu esnada Maksi okulda gezinen dedektiflerin peşine düşer ancak sınıfı bir türlü bulamaz. 
 
Bu sırada okulu su bastığı için tüm sınıfa suları temizleme görevi verilir. Maksi ve Frida bir yolunu bulup arkadaşlarıyla gizli sınıfı aramaya koyulur. Ama önce Müdür Vasat Tiran’ın odasından geçmek, sonra da eskiden bir hapishane olan okulun gizli dehlizlerinden yollarını bulup kimse anlamadan sınıflarına dönmek zorundadırlar. 
 
Sabrina J. Kirschner’ın yazdığı, Monika Parciak’ın resimlediği serinin ikinci kitabında Maksi ve arkadaşları kendilerini gizli bir labirentin içinde ve eğlencenin tam ortasında buluveriyor. 
 
***
Sıkıntı çanları yeniden çalıyor!
Vasatbey Okulu’nda işler hiç de yolunda gitmiyor. Kurallar kitabı her geçen gün kalınlaşıyor, Müdür Bey panik içinde dolaşıyor. Ama bekle! Spor salonunda patlayan bir sağlık topu mu dedin? Duvarlarda açılan gizemli bir delik de neyin nesi? 
Maksimilyan “Maksi” Şakacıkral bu kez çok gizli bir görevle karşı karşıya: Gece yarısı, sınıf arkadaşlarını da alıp “Gizli Sınıf”ı bulmak zorunda! Tabii yanında şüpheci Frida, kekeleyen Paskal, mızmız Suzi ve daha birçok tuhaf karakter de var. Müdür Vasat Bey’in baskısı, ajan gibi dolaşan gizemli adamın gölgesi ve sürekli başlarını belaya sokan kurallar işlerini hiç kolaylaştırmıyor. Maksi’nin dâhiyane fikirleri işin içine girince, sıkıcılıkla mücadele tam gaz devam ediyor! 
Hazır ol! Bu eğlenceli macerada sırlar açığa çıkıyor, kurallar yıkılıyor ve kahkahalara engel olmak imkânsız hâle geliyor. 
 
Müfredat temaları:  
 
DOSTLUK, SEVGİ, YARDIMSEVERLİK, EĞLENCE, MİZAH</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133230</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2defd58c-8318-4d50-856a-f0240a708a65.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarın Kralı</image:title>
            <image:caption>Günlerden bir gün canı sıkıntıdan patlayan bir kral, dileklerini dinlemek için halkını her gün huzuruna çağırmaya karar verir. Kralın huzuruna her kim, ne zaman çıkarsa çıksın kralın cevabı değişmez: “Hay hay, elbette! Yeter ki siz isteyin. Bugün gidiniz, yarın geliniz. Hallederiz.” Günler günleri kovalar, cevap hep aynı kalır. 
 
Bunu fark eden ve kraldan talepkâr olan delikanlının aklına bir fikir gelir. Kral halkını huzuruna beklerken, halkı krala delikanlıyı ulak olarak gönderir ve işleri olduğunu iletir. Bu sırada tüm halk kafa kafaya verip kralın heykelini yapmakla meşguldür. Ona “Yarın Kralı” ismini verirler. 
 
Kral sonunda hatasını anlayıp halkının tüm taleplerini yerine getirir ancak bilhassa heykeli olduğu gibi tutar ki başkaları da kendi düştüğü hataya düşmesin, bu olaydan feyiz alsın. 
 
Beyza Akyüz’ün yazdığı, Ekinsu Kocatürk’ün resimlediği Yarın Kralı kitabı, “Bugünün işini yarına bırakma” atasözünü de anımsatarak sözünün eri olmak üzerine sorgulatan bir masal örneği sunuyor. 
 
***
Bir kral düşünün; halkının dileklerini dinliyor ama her zaman aynı cevabı veriyor:
“Yeter ki siz isteyin. Bugün gidiniz yarın geliniz. Hallederiz.&quot; 
 
Çiftçi öküz bekliyor, terzi kumaş, yaşlı amca çiçekler için su kanalları…  
Ama hiçbiri ertesi gün gerçekleşmiyor. Ta ki bir delikanlı, merakı ve cesaretiyle harekete geçene kadar! 
 
Beyza Akyüz’ün kaleminden Yarın Kralı, eğlenceli dili, sürükleyici kurgusu ile yalın, unutulmaz ve bugünü seçmeye davet eden bir hikâye. 
 
Ertelemenin komik ve bazen de tuhaf sonuçlarını gösterirken, yetişkinlere zamanın değerini, çocuklara ise küçük bir fikirle dünyayı değiştirebileceklerini hatırlatıyor. 
 
 
Müfredat temaları: 
 
DÜRÜSTLÜK, CÖMERTLİK, GÜVEN, YARDIMSEVERLİK, SÖZ VE DAVRANIŞLARDA TUTARLI OLMA, DOĞRU VE GÜVENİLİR OLMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133231</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aba64af4-c437-4546-9339-89261d1220fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Tilkinin Peşinde</image:title>
            <image:caption>Kitabın ana karakteri olan erkek çocuğu, o sabah gittiği karlarla kaplı parkta en sevdiği oyuncaklarından biri olan Küçük Tilki’yi kaybeder. Ailesiyle birlikte parkta aranmadık yer bırakmasa da tilkisini bulamaz. Geceleyin uyku vakti geldiğinde aklında hâlâ tek bir şey vardır, tilkisi. Uykusunun arasında birdenbire bir ses duyar. Camdan dışarı baktığında karşısında aynı oyuncak tilkisine benzeyen, sapsarı gözlü kıpkızıl tüylü bir tilki durmaktadır. Sanki anlatmak istediği bir derdi vardır. 
 
Çocuk bir an bile düşünmeden tilkinin peşine takılır ve birlikte önce şehri geçip ormana, yer yer buz tutmuş bir gölün kıyısına ulaşırlar. Tilkinin yavrusu burada, buzdan bir adacığın üzerinde mahsur kalmıştır ve yardım bekliyordur. Çocuk sihirli bir şekilde gökyüzünde yükselir ve yavruyu olduğu yerden kurtarır. 
 
Eve dönüş yolunda, anne tilki ve yavrusu çocuğa eşlik ederlerken ansızın karşılarına kayıp Küçük Tilki çıkar, bir ağaç kovuğunun içinde. 
 
Acaba her şey bir rüya mıdır yoksa sihir diye bir şey gerçekten de var mıdır? 
 
Rob Biddulph’un yazıp resimlediği bu büyülü kış masalı, kalpleri eritecek şiirsel bir üsluba sahip. Okul öncesi ve ilkokul çağındaki çocuklar için (5-8 yaş) sıcacık bir anlatı. 
 
***
Küçük Tilki kaybolmuştur.
Onu bulmak için başlayan arayış, kısa sürede karlı çayırları, ay ışığının altındaki nehirleri, sessiz vadileri aşan büyülü bir serüvene dönüşür. Çocuk, kızıl kürküyle karşısına çıkan tilkinin peşine takıldıkça sadece oyuncağına değil, sevgiye, cesarete ve dostluğa da biraz daha yaklaşır.
“Tilkinin Peşinde”; sıcak resimleri, rüya ile gerçeğin iç içe geçtiği kurgusuyla çocuklara hem umut dolu hem de sımsıcak bir okuma deneyimi sunuyor. Çünkü bazen kaybolan şeyleri ararken, aslında en değerli olanı buluruz: Sevgiyi. 
 
Müfredat temaları: 
DOSTLUK, DUYARLILIK, SEVGİ, YARDIMSEVERLİK, DOĞA, HAYVANLAR, MEVSİMLER, SORUMLULUK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133232</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/010e22af-e741-461e-966d-971f8f4f780d.jpg</image:loc>
            <image:title>Mücadelenin Onurlu Yolu - Fikri Sağlar Kitabı</image:title>
            <image:caption>12 Eylül askeri darbesinden üç yıl sonra, Türkiye yeniden seçime gitti. O seçimde, 30 yaşındaki Fikri Sağlar, dönemin en genç milletvekillerinden biri olarak Halkçı Parti’den Meclis’e girdi. Sağlar sırasıyla Halkçı Parti, SHP ve CHP’de devam eden siyasi yaşantısında gün geldi Kenan Evren’i istifaya davet etti gün geldi parti içinde demokrasi mücadelesi verdi. Ama hiçbir zaman sosyal demokrat ilkelerden vazgeçmedi. 

Cumhurbaşkanlığı Konseyi üyeleri hakkındaki yolsuzluk iddialarını Meclis’te ilk kez dile getiren isim oldu. Susurluk Skandalı sonrası ortaya çıkan mafya-siyaset-ticaret ilişkisini en çok sorgulayan ve araştıran isimlerin başında yer aldı. Tehditlere de suikast girişimlerine de boyun eğmedi. Kültür Bakanlığı yaptığı dönemde Türksoy’u kuran Sağlar, milyonlarca yurttaşı kültür sanatla buluşturmakla kalmayıp Zeus Heykeli ve Karun Hazineleri’ni yıllar sonra yeniden Anadolu’ya getirdi. 

Nazım Alpman ve Ekin Kadir Selçuk’un hazırladığı bu kitapta Fikri Sağlar 40 yılı aşkın süredir verdiği siyasi mücadeleyi aktarırken, CHP’nin yeniden iktidar olması için izlemesi gereken yol haritasını da çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133233</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9da04b42-c047-4866-ad4a-639f8602009c.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimizdeki Beşinci Kol</image:title>
            <image:caption>·         “İzmir Casusluk” kumpası nasıl kuruldu? 

·         Yirmili yaşların başındaki gencecik bir kadın, içlerinde generallerin de bulunduğu altmış kişilik “örgütün” nasıl yöneticisi yapıldı? 

·         Fetullahçıların “delillendirme” yöntemi nasıl işliyordu? 

·         İlkokulu bile zor bitirmiş, bilgisayar kullanmayı bilmeyen kadınlar nasıl casuslukla suçlandı? 

·         “İstanbul Casusluk” davasında Deniz Kuvvetleri personeli ve TÜBİTAK çalışanları nasıl hedef alındı? Casusluk bahanesiyle, asıl casusların önü nasıl açıldı? 

·         “Casusluk Çetesi” operasyonları GATA’ya nasıl uzandı? Şizofreniye tıbbi çözüm üreten bilimci neden hedef alındı? Tamamen ulusal olanaklarla gerçekleştirilen projeler nasıl sekteye uğratıldı? 

·         Hazine Müsteşarlığı’nın sivil bürokratları neden hedefe kondu? 

·         Bu çalışma “Casusluk” davalarıyla yürütülen “beşinci kol” faaliyetlerine odaklanıyor. Herhangi bir meşruiyet kaygısı duymadan, hukuki ve ahlaki kaygı taşımadan, Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı yürütülen operasyonların öyküsü işleniyor. 

·         Mustafa Önsel, sadece eski bir asker olarak değil, sorumlu bir Cumhuriyet yurttaşı olarak, hafızamızı tazelemek için çabalıyor. İnsanın hafızası kadar olduğunu bilerek, bir daha kumpaslara pabuç bırakmamak adına...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133234</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b2e15c8-7ce3-40ef-bbb1-4de112fbab00.jpg</image:loc>
            <image:title>Portekiz’e Yolculuk - Fotoğraflı Özel Edisyon</image:title>
            <image:caption>“Tek bir arzusu var, son derece meşru ve insani, o da başkalarının gözünün değdiğine bakmak, başkalarının adımlarından kalan izlere basmak.” 



José Saramago, 1979 güzünde tek başına, tam altı ay sürecek uzun bir yolculuğa çıkar. Sadece karşılaşmakla yetinen turistin aksine keşfetmeyi amaçlayan bir “gezgin” profiliyle, diktatörlük rejiminin izlerini üzerinden atmaya çalışan çok sevdiği ülkesini karış karış gezer. Sonradan bir kitaba dönüşecek bu notlarında ise yaşadıklarını yine kendine has üslubuyla hikâyeleştirirken, aynı zamanda sanattan mimariye derin bilgi ve görgü birikimiyle Portekiz kültürüne, tarihine ve halkına dair oylumlu bir belge ortaya koyar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133235</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/040d54ae-7a1f-4ecf-aa6c-58fbf23f5685.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıyametin Rüzgarı</image:title>
            <image:caption>Dünya, insanlığın sonunu getiren ölümcül bir salgının pençesine düşmüştür. Sokaklarda çürüyen bedenler yeniden dirilerek yaşayanlara saldırır. Kaos, ihanet ve ölüm yeni düzenin en sert kurallarıdır. Cezaevinden kaçarak başlayan yolculukları, zombilerden daha tehlikeli olan insanlarla yüzleşmelerine dönüşür. Eski hayatlarını geride bıraksalar da her adımda yeni sırlar, kanlı hesaplaşmalar ve acı kayıplarla sınanırlar. Büyük duvarlarla çevrili, eski dünyaya benzeyen güvenli alanlar vardır. Ama bu duvarların ardında bile her şey göründüğü gibi değildir. İhanet gölgelerde, intikam yeminleri dudaklarda dolaşır. Her adımda dost ile düşman birbirine karışır. 
 
Tam umutların yeniden yeşereceği sırada gökyüzünde yankılanan motor sesleri, yeni bir felaketi haber verir. Saldırılar hesaplaşmalar ve büyük sırlar, insanlığın geleceğini yeniden şekillendirecektir. 
 
Hayatta kalmak bir şanstır. 
Ama güvenmek bir hatadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133236</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26c1efd0-d893-4121-a227-55fe4fff625d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırıtık Mahallesi</image:title>
            <image:caption>Sırıtık Mahallesi sakinleri sıradan bir güne sıradan bir merhaba derken mahallenin girişinde dört ayaklı bir silüet belirdi. Çok uzaktaki Sırıtık Yokuşu’nun başında beliren bu silüet yavaş yavaş, titreyerek ve yalpalayarak Sırıtık Mahallesi’ne doğru ilerliyordu. Peki ama neydi bu? 
Bu kitapta, Sırıtık Mahallesi sakinlerinin bir köpekle beklenmedik bir anda buluşmasına tanık olacaksınız. Ama daha da önemlisi, aniden kesişiveren yaşamlara, sürprizlerle dolu hayatımızın inceliklerine ve sevginin karşı konulmaz gücüne gülümseyeceksiniz. Gülümsemek ne kelime; kahkahalar atacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133237</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a0d45d3-2832-4fd8-bb7f-fb12a4454337.jpg</image:loc>
            <image:title>Yogasūtra</image:title>
            <image:caption>Yoga, aklın gereksiz düşüncelerden arındırılarak sarsılmaz bir huzura erdirilmesidir. 
 
İnsan, sahip olduğu tarzda, yani kendi kalesinde, huzurlu olmak için nasıl bir yol izlemelidir? 
 
Yoga felsefesini Yogasūtra adlı eseriyle sistemleştiren Patancali, Sutra adı verilen kısa özdeyişlerle insanlığa bu yolu açıklamaya çalışmıştır. O, eserinde, “Cahil kişi; geçiciyi kalıcı, kirliyi temiz, kederliyi neşeli, benliksizliği de benlik olarak düşünür.” der. Yaşama körü körüne yapışmayı eleştirir. Ona göre “henüz gelmemiş acıdan kaçınmak” mümkündür. “Kötü düşünceler rahatsız ettiğinde onların aksine olanlar geliştirilmelidir.” “Kanaatkârlıkla en yüksek mutluluk elde edilir.” 
 
Patancali bu ölümsüz eserinde, Samkhya felsefesi gibi, kendinden önceki felsefî oluşumlardan da yararlanmış, kendisinden sonrakilere yol göstermiştir. 
 
Yoga aynı zamanda başka birçok dinin ya da felsefi görüşün içinde uygulanabilen bir metot olmayı da başarmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133238</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9b00bfd-0050-4566-a98d-cace2fdc0830.jpg</image:loc>
            <image:title>Patancali ve Yoga</image:title>
            <image:caption>Patancali ve Yoga, Batı’da büyük ilgi gören yogik düşünceye; onun tarihine, gelişimine ve ne anlama geldiğine dair açık, sade ve anlaşılır bir bakış sunuyor. Bu kitap yalnızca yoga tekniklerini ve uygulamalarını anlatan bir rehber değil.
Yoga, insanın acı ve ıstırabı aşma arayışıyla ortaya çıkmıştır; başlangıçta, arkaik ve büyüsel araçlara benzeyen yöntemlerle şekillenmişti. Bu yöntemler Patancali’den çok önce biliniyordu; fakat Eliade, yogayı ilk kez sistemli biçimde yazıya döken düşünür olan Patancali’nin Yoga Sutrālarına odaklanmayı tercih etmiştir. Patancali’nin izinden giden Hintli düşünürler, yogayı trans halleri, kendini hipnotize etme ya da yapay vecd durumlarından özenle ayırmış ve onun özgün doğasını keşfetmeye yönelmişlerdir. Yogik uygulamalar, farklı biçimleriyle Hindistan tarihinin ayrılmaz bir parçasını oluşturur.
Hindistan, en eski zamanlardan beri Batı’nın “değişmiş bilinç halleri” dediği deneyimlerle derinden ilgilenmiştir. Yoga, bireyin belirleyici koşullanmalardan kurtulmasını sağlar ve onu sözcüklerle tarif edilemeyecek bir özgürlük haliyle buluşturur. Bu özgürleşmeyle birlikte, modern bilim insanlarını bile hayrete düşüren –ve zaman zaman “büyü” ya da “okült” diye nitelendirilen– olağanüstü zihinsel ve bedensel yetenekler de ortaya çıkabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133239</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/851aa52b-005d-49d8-880f-42698077cc66.jpg</image:loc>
            <image:title>Hoşca Kal Leyla</image:title>
            <image:caption>Bir hoşça kal her şeyi bitirir miydi? Biriken anıları yok ederem odalarında dolaşıyordu. Ağrı Dağı’nın beyaz zirvesi bile onu yansıtıyordu. Ve önemlisi, acemi bir âşığın kalbinde atıyordu.Keşke her şeye bu kadar sinmeseydi. Ellerinde hâlâ onun kokusu vardı. O birçok yerdeydi. Karşıdaki vişne ağacının dallarında, kayısının tadında, bedeninde, ruhunda, baktığı her noktada gülümsüyordu. Beyni Leyla diyordu, aklı Leyla’yı anlatıyordu. 
Onu çok şey arıyordu, sadece Hasan değil; gezdiği yerler, balkonda oturduğu iskemle, güneş onu bekliyordu. Ay ışığı solgun bakarken beceriksiz bir sigaranın dumanında savruluyordu. 
“Hoşça kal Leyla, hoşça kal sevdiğim. Seni hiç unutmayacağım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133240</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d985194f-9c91-4a60-9b02-e2d112c913d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Günlük Kavuşma</image:title>
            <image:caption>Kim salkım sağanak bir yağmurun pençesinde yürür ki? O sağanak ki insanın iliklerine kadar işler, 
onu sırılsıklam ve bir başına bırakır. Hasret insanı bazen bu şekilde yakalar. Bir günlük kavuşmanın ardından kapanır gündüz geceler başlar. Hüzün ağır ağır iner gözyaşlarına, uzun bir yoldan gelir gibi yorgun ve korkaktır. Hasret ise adına ödüller konan bir kavuşma sonrasıdır. Kayıtsız şartsız ve ilelebet o gönülde yaralı kalır. Kavuşmanın süresi dolmadan yakaladı hasret onu. Kavuşmanın bittiği tam da o anda. 
O ne yakıcı bir ateşti ki yaşayan güzel şeyleri bırakmadı içinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133241</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcada713-4bb1-4b01-b9ea-fd0c021d287c.jpg</image:loc>
            <image:title>Güz Gelini</image:title>
            <image:caption>Adına gelinlik denen beyaz giysilerini sürükleyerek odadaki tek pencerenin önüne yürüdü. Eğildi baktı. Kalın duvağının ardından, dışarıdakileri seçmeye uğraştı. Bahçede, eski bir masa etrafında oturan üç erkekten hangisinin kocası olduğunu tahmine çalıştı. Biri iyice çökmüştü, kambur oturuyordu, yaşlıydı. Kel denecek kadar saçsızdı. Tam karşıda oturanın başında kocaman bir kalpak vardı. İri yapılıydı. Çünkü diğerlerinden daha yüksek görünüyordu. 
Dolgun suratı ve kırlaşmış sakallarıyla orta yaşlı olduğuna kanaat getiriyordu. Diğer yanda oturan gür saçlı bir adamdı. 

Ona da genç denemezdi. Oturduğu yerden göbeğinin büyüklüğü belli oluyordu. Bacaklarını iki yana açarak göbeğini yerleştirmişti. İstekanda (cam bardaklar) çay içip nadir konuşuyorlardı. Etraflarında dolanan, hizmet eden kadın ve erkeklere veya yanlarına sokulup kaçan çocuklara rağmen, hiçbirinde bugün düğünü olmuş birinin sevinci, heyecanı yoktu. Bu öğlen indirilen geline rağmen, bir toy evinin neşeli atmosferinden söz edilemezdi. Daha çok okunan bir mersiye sonrası durgunluk veya daha ötesi, ağır bir benzetmeyle, üzülmesini pek gerektirmeyen birinin ölümünün ardından sonraki sevimsiz hal denebilirdi ama ortama bakarak asla bir düğün evinin mutlu senfonisi çalınıyor denemezdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133242</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da96f809-cd1b-4ddb-b45a-d29c2c311fd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Arasın Kıyısında</image:title>
            <image:caption>Fatma Bacara Çağlayan’ın Aras’ın Kıyısında adlı bu kitaba topladığı öyküleri, “toplumcu duyarlılığı” olabildiğince yüksek bir çığlık… Anadolu insanının, özellikle de kadınının “özgürlüğe hasret”yaşamlarından aktarılan her yönüyle “gerçekçi” kesitler, son derece naif ve bir o kadar da can yakıcı…“Gönülsüz gelinler”in, “Almancılar”ın, “kumacılar”ın, “şıhlar”ın,“mübaşirler”in ve daha nice insan yaşamlarının hazin öyküleri… En 
önemlisi de iktidarların, devletlerin tüm baskı ve dayatmalarına karşın halklar arasındaki barış, dostluk ve kardeşlik istencinin ne denli derin olduğunu bize duyurması... Örneğin, bir Vali ile bir Ermeni’nin “Aras’ın 
kıyısında” balık tutarken birbirlerine sempatiyle yaklaşmaları ve:“Geçmişe takılıp kalırsak geleceğe nasıl gideceğiz?” diye seslenmeleri…“Aras durgundu. Sonbahar yağmurlarıyla henüz kabarıp coşmamıştı. Dostça akıyordu. Yanından kimlerin geçip gittiğinden habersizdi. Kıyısında ve bağrında birçok canlıyı barındırıyordu. 

Balıklar, kaplumbağalar, yılanlar, kurbağalar ve daha nice su hayvanları; etrafında türlü türlü bitkiler, kuşlar, ördekler, böcekler ve insanlar... Dost bir nehirdi Aras, onun kapısı herkese açıktı. Görkemine de bu yakışırdı. Nehirler kimsenin değildir. Onlar yeryüzünün mirası ve tüm canlılara armağanıdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133243</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df57fcd1-99ab-45bb-ae50-e44b23f980df.jpg</image:loc>
            <image:title>Kağan</image:title>
            <image:caption>“Sadık halkım! Yorulduğunuzu biliyorum. Düşmanlarımız yasaklanmış olanı denemeye cüret etti. Tengri şahittir ki denediler ama başarısızlığa yazgılıydılar. Ölü atalarının ruhlarını utandırmak istediler ve bunu başardılar. Bir kez daha galip geldik. Fakat unutmayın, bu mücadele sona erdi ama harp hâlâ sürmekte! 
“Ya askerlerim?” 
“Dua ediyorlar Kağan’ım. Hepsi sizi bekliyor.” 
Kağan yavaşça ayağa kalktı ve Başkak’a döndü, “Götür beni 

onlara, Başak. Gözlerimle görmek isterim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133244</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1ddc2c7-4b9b-4738-b029-b210b6d5bfff.jpg</image:loc>
            <image:title>Çini Sanatıyla Terapi İnsan Sanat İlişkisi</image:title>
            <image:caption>Anadolu toprakları üzerinden çeşitli medeniyetlerin günümüze kadar bıraktığı eserlere baktığımızda geniş 
bir sanat kültürüne şahit oluruz. Çini sanatı bu kültür içinde önemli bir yer tutmaktadır. Günümüz teknolojisi 
ile geçmişten gelen tarihi belgeler niteliği taşıyan somut ve soyut bilgilerle bu sanat, çeşitli yollarla geleceğe aktarılmaktadır. Aktarılan her belge aynı zamanda günümüze ve geleceğe mesajlarda taşır. Bu mesajları iyi okuyup çini sanatının bütünlüğünü bozmadan sürdürebilirliğinden yararlanarak kendine özgü kurduğu medeniyeti tanıtmak gerekir. Bu da bir ülkenin ancak kamu ve özel bileşenlerinin maddi, manevi destek ve himayeleriyle 
eserler ortaya koyarak; sözel geleneğe ve özellikle literatüre katkı yapmakla mümkün olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133245</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5527a0b0-8b9c-4c28-9752-2ebbc6ade6bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Turunç Çiçeği Kadınları</image:title>
            <image:caption>Kitabımı, tanıdığım en fedakâr, en güzel, en akıllı kadın rahmetli anneciğim Şerife KAR ŞEN’e ithaf ediyorum. 
Bu kitap, bir şiir kitabından çok daha fazlası: 
İnsanlığın kalbine yazılmış bir çağrıdır. 
Her dizede bir anne, bir kız kardeş, bir sevgili, bir öğreten gizlidir. 
KADININ sesi kısıldığında uygarlık körleşir. 
Kadının yeri; göğün yarısıdır, yüreği çiçek tarlası, sesi insanlığın tamamıdır. 
Şefkati anne kucağı, aşı şifa bucağıdır. 
Kadının gözleri gülerse güneşlere gebe umut yankısıdır. 
Yüzü güzelliktir kadının, estetik olan ne varsa ondadır. 
Narin bir kuğuyken güçlü bırakılmak zorunda kalanları vardır. 
Gerçek adalet kadının gözyaşını silmekle başlar. 
Kadının çığlıkları kesildiğinde insanlığın sesi kısılır. 
Onuru zedelendiğinde dünya denizlere küser. 
Kadını yok sayan bir toplum kendi vicdanını yok eder...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133246</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5414b377-227d-4656-a973-571a6d8cc351.jpg</image:loc>
            <image:title>Şahika</image:title>
            <image:caption>Bazı karşılaşmalar sessizdir ama kader, o sessizlikte en derin hikâyeyi fısıldar. Karen… Katıldığı kalabalık bir davette göz göze geldiği adamı unuttuğunu sanır. Ancak iki yıl sonra Şahika Giray’ın göl evinde yeniden karşılaştıklarında bunun bir tesadüf değil, yarım kalmış bir çağrının cevabı olduğunu anlayacaktır. Ve Şahika… Görkemli geçmişinin suskun tanığı. Unutmakla hatırlamak arasında, hafızasının kıyılarında yalnız yürüyen asil bir kadın. Silinmekte olan anılarını, acılarını ve kendisinden bile gizlediği sırlarını Karen’e emanet eder. Farklı geçmişlere sahip bu iki kadın, aynı acının gölgesinde birbirine yaslanır; birinin sustukları, diğerinin kelimelerinin sesi olur. Çünkü her kadın sessizliğinde bir sır taşır. Ve bazı sırlar, bir başka kadının hikâyesinde yankılanır. FATMA ERDEK, Şahika’da aşkı, sadakati, ihaneti ve hafızanın en derin yaralarını ustalıkla dokuyor. Okurunu, yüreği kavuran bir tutkuyla, kaybolan anıların ve unutulmaz bir yüzleşmenin tam kalbine çekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133247</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/975175b0-997c-4824-aaec-91228c4b7ee1.jpg</image:loc>
            <image:title>Medeniyet Ufku</image:title>
            <image:caption>Medeniyet, yalnızca geçmişin anılarıyla değil; bugünü şekillendiren ve yarına yön veren değerlerle var olur. Prof. Dr. Sadettin Ökten, bir ömür süren ilmî çalışmalarının ve tefekkürünün sonunda ulaştığı bazı cevapları Medeniyet Ufku’nda okurla paylaşıyor. Bu kitap, insanı insan yapan kök değerler üzerine yeniden düşünmeye davet ediyor.

 Kitapta medeniyet kavramı, tarihsel bir mirasın ötesinde yaşayan ve inşa edilebilen bir bütün olarak ele alınıyor. İslam medeniyetinin estetikten ahlaka, kültürden toplumsal yapıya kadar uzanan ufku; Batı modernitesine yöneltilen eleştirilerle ve bugünün sorunlarıyla ilişkilendirilerek aktarılıyor.
 
Eserde Ökten, bireyin sorumluluklarını, toplumun kimlik arayışını ve modern dünyada aidiyet duygusunu yalın ama derinlikli bir üslupla ortaya koyuyor. Bölümler “Medeniyet nedir?”, “Hangi değerlerle yaşar ve ayakta kalırız?”, “Medeniyetimiz bugün bulunduğu noktaya nasıl geldi?” gibi sorular etrafında şekilleniyor.

Okur, sayfalar arasında yalnızca ilmî bir tartışmaya değil, aynı zamanda kişisel bir muhasebeye davet ediliyor. Medeniyet Ufku, medeniyetimizin kökleriyle yeniden bağ kurmak ve bu bağdan ilhamla geleceğe yürümek isteyenler için vazgeçilmez bir rehber niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133248</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94f955e4-3dda-4ef6-aba8-980e830534fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürleştiren Kahkaha</image:title>
            <image:caption>İnsan deneyimlerinin zengin dünyasında mizah, hem en evrensel hem de en kırılgan olgulardan biridir. Özgürleştiren Kahkaha’da ünlü sosyolog Peter L. Berger, gülmenin ardındaki felsefi, psikolojik ve teolojik boyutları inceliyor; komikliğin insan yaşamındaki vazgeçilmez rolünü titizlikle ele alıyor.
Felsefeden sosyal bilimlere, fizyolojiden teolojiye uzanan bu yolculukta Berger, farklı komedi türlerini ve mizahın
çılgınlık, özgürleşme ve aşkınlıkla kurduğu şaşırtıcı bağları tartışıyor. Mizah ve din ilişkisine yaptığı güçlü vurgularla
eser, gülmenin sadece eğlence değil insan ruhuna dair derinbir keşif olduğunu gösteriyor.
Peter L. Berger’in modernite ve mizah üzerine geliştirdiği düşüncelerini içeren önsözüyle zenginleşen bu eser, gülmenin insan deneyimindeki derin anlamlarını keşfetmek isteyenlere hem düşündürücü hem de keyifli bir okuma vaat ediyor; okuru, kahkahanın ardındaki özgürleştirici ve dönüştürücü gücü yeniden düşünmeye çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133249</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/425c3ed6-66c9-402c-bfb0-075e70f500cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikiyatride Kişiler Arası İlişkiler Teorisi</image:title>
            <image:caption>Modern psikoloji ve psikiyatri literatürü, insan ruhunu uzun süre içgüdüler ve bireysel yaşantılar üzerinden açıklamaya yöneldi. Akademik dünyanın bu hâkim yaklaşımına karşılık Harry Stack Sullivan, farklı bir bakış açısı geliştirerek kişiliğin oluşumunu toplumsal bağlar ve iletişim örüntüleri çerçevesinde ele aldı. Psikiyatride Kişiler Arası İlişkiler Teorisi, bu özgün yaklaşımıyla insanı ilişkilerinin dokusunda yeniden okumaya davet ediyor.
Eserde, erken çocukluk deneyimlerinden kaygının aktarımına, benlik sisteminin doğuşundan ergenlikteki kırılma anlarına kadar geniş bir alan çalışılmıştır. Ruhsal bozuklukların, iletişim kopukluklarının ve başarısız olmuş ilişkilerin ürünü olarak görülmesi, Sullivan’ın düşüncesine özgün bir derinlik katmaktadır.
Çevirmen Feyza Doğan’ın titiz çalışması, Sullivan’ın katmanlı dilini günümüz Türkçesine akıcı bir şekilde kazandırıyor. Böylece kitap, hem uzmanlara hem de insan ilişkilerinin karmaşık doğasına merak duyan her okura sesleniyor.
Psikiyatride Kişiler Arası İlişkiler Teorisi, kişiliğin nasıl oluştuğunu, kaygının ilişkilerdeki rolünü ve iletişimin kırılma noktalarını merak edenler için hem güçlü bir kaynak hem de insanın kendi varoluşunu başkalarıyla kurduğu bağlarda aramasına dair unutulmaz bir davet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133250</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ea24ccd-9f85-4502-abd0-c129b88b0ebb.jpg</image:loc>
            <image:title>Entelektüel Çalışma ve İrade</image:title>
            <image:caption>Jules Payot’nun klasikleşmiş İrade Terbiyesi eserinin devamı niteliğindeki Entelektüel Çalışma ve İrade, zihinsel emeğin yöntemlerini ve disiplinini ele alarak düşünce hayatının yalnızca deha ya da ilhamla değil, kararlılıkla işlenen alışkanlıklarla geliştiğini vurguluyor.
Dikkatin korunması, belleğin güçlendirilmesi, öğrenmenin verimli hâle gelmesi ve zihinsel faaliyetin bir yükten çıkıp sevinç kaynağına dönüşmesi… Payot, entelektüel emeğin verimliliğini artıran bütün bu süreçleri iradenin eğitimiyle ilişkilendiriyor. Onun önerisi nettir: Çalışmayı rastlantılara bırakmak yerine yöntemli bir düzene oturtmak.
Ayşe Meral’in özenli çevirisiyle Türkçeye kazandırılan kitap, hem özgün anlamını muhafaza ediyor hem de çağdaş okura akıcı bir dil sunuyor. Böylece klasik bir rehber olma niteliğini sürdürürken bugünün okuruna da canlı bir yol arkadaşlığı vaat ediyor.
Entelektüel Çalışma ve İrade, yalnızca öğrenciler ve akademisyenler için değil zihinsel emeğini daha bilinçli ve verimli kılmak isteyen herkes için güçlü bir yol gösterici. Çalışmayı rastlantılara terk etmek yerine iradeyi merkeze alan yöntemlerle şekillendirmeyi öğütleyen bu eser, zihinsel emeği derinleştirmeye ve düşünce ufkunu genişletmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133251</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b016bbd-dfb0-471d-be3a-c588672b1d38.jpg</image:loc>
            <image:title>Niyet Hadisinin İki Şerhi</image:title>
            <image:caption>“Ameller niyetlere göredir” hadisi, ibadetlerden insanlar arası hukuki ilişkilerin tanzimine kadar fıkhî hükümlerin ilgili bütün konu başlıklarına temas eden derin anlamlara sahiptir. Kâfiyecî ve Süyûtî gibi önde gelen âlimler, bu hadisi kapsamlı şekilde incelemiş; dil, fıkıh, kelâm ve tasavvuf açısından hadisi zengin ve çeşitli yorumlara tabi tutmuşlardır.
Kâfiyecî’nin şerhi, önceki yorumların derli toplu bir özeti niteliğinde olup müellifin kendi görüşlerini delillerle temellendirdiği kapsamlı bir metin olarak öne çıkar. Üç ana bölüm hâlinde düzenlenen eser, niyet hadisiyle bağlantılı ihtilaflı meseleleri sistematik bir yaklaşımla ele alır.
Süyûtî’nin şerhi ise niyet hadisini yüz seksen bir başlık üzerinden yorumlayarak geniş bir perspektif sunar. Bu şerhte Süyûtî, diğer eserlerinde olduğu gibi önceki âlimlerin eserlerinden seçtiği açıklamaları başarılı bir şekilde derlemekte ve yer yer kendi yorumlarını da sunmaktadır.
Niyet Hadisinin İki Şerhi, hem hadis ilimleriyle ilgilenen araştırmacılar hem de İslâm düşüncesinde niyet kavramının fıkıh, ahlak ve tasavvuf eksenindeki derin anlamlarını keşfetmek isteyen okurlar için değerli bir başvuru kaynağıdır.250</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133252</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a5b335b-94c9-4c7c-8826-e373fdcd7f6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşayan Endülüs İspanya</image:title>
            <image:caption>Bir medeniyet tecrübesi olarak Endülüs, fetih öncesinde İspanya’nın sahip olduğu Yunan, Fenike, Roma, Vandal ve Vizigot dönemlerinin siyasi ve kültürel birikimini devralmıştır. Ardından, Maşrık (Doğu) İslam dünyasında üretilen toplumsal birikimi de kendi yapısına uyarlamıştır. Böylece Endülüs, modern öncesi geleneksel dünyanın merkezinde yer alan Ortadünya’nın bütün toplumsal mirasını tek bir potada eriterek benzersiz bir sentez ortaya koymuştur.
 
Bu kitapta yer alan somut ve soyut eserler ile kelime ve kavramlar; Endülüslülerin kitaplarından, kılıçlarından, kalemlerinden, mühürlerinden, mabetlerinden, giysilerinden, sarıklarından ve hikâyelerinden süzülen imgelerolarak görülmelidir. Onlar, alın terinden, gözyaşından ve gönül dünyasından damlayan birer katredir. Bu damlalar gönlümüze değdikçe Endülüs milletinin ruhu bizim kandilimize zeyt olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133253</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83c373e1-e906-4fca-b446-c213ac22712f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin’in Afrika Stratejisi</image:title>
            <image:caption>Çin’in ekonomik yükselişi küresel düzen içerisinde birçok değişimi beraberinde getirdi. Siyasi, ekonomik ve kültürel kabullerin dönüşümüne öncülük eden bu süreç, elbette az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri Çin ile iş birliği yapmaya teşvik ediyor. Bu ülkeler arasında en öne çıkanlar ise Nijerya, Kenya ve Güney Afrika. Anglosakson kültürel mirasının temsilcisi olan bu üç ülke; Çin ile siyasi, ekonomik, kültürel ve tarihsel güçlü ilişkilere sahip. Geçmişten günümüze gelişerek gelen Çin, Nijerya, Kenya ve Güney Afrika ilişkileri uluslararası örgütlerde de iş birliğini güçlendiriyor. Bu örgütlerin başında Birleşmiş Milletler gelirken IMF, Dünya Bankası ve Dünya Ticaret Örgütü gibi geniş bir ekonomik kurumlar skalasında da bu dört ülke birlikte hareket etmeye özen gösteriyor. Çin’in Afrika Stratejisi: Yatırım, Bağımlılık, Rekabet; küresel sistemdeki değişimleri dikkate alarak Çin’in yükselişini, alternatif model oluşturma çabalarını, dış ticaret ve yatırım üzerinden oluşturulan adaletsiz karşılıklı bağımlılık ilişkilerini istatistiksel veriler yardımıyla analiz ediyor ve Çin’in Afrika politikasının küresel düzendeki yansımalarına odaklanıyor. Bu kapsamda bu kitap; ne yöne evrileceği belli olmayan fakat her hâlükârda ciddi bir potansiyel barındıran Çin ve Afrika kıtası arasındaki dinamik ilişkiyi ve bu ilişkinin değiştirebileceği jeopolitik dengeleri kavramak için büyük önem taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133254</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8ccc330-3bc7-42b1-a238-a1780bf1d062.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’nin Grand Stratejisi Kavramsal Bir Giriş</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin en önemli güvenlik sorunu ne? 
 
 Yunanistan’la on yıllardır yaşanan anlaşmazlıklar çatışma boyutuna tırmanır mı yoksa ortak çıkarlar etrafında bir uzlaşı mümkün mü? 
 
 İsrail’in yayılmacılığı Türkiye için ne kadar yakın bir tehdit? 
 
 Rusya-Ukrayna Savaşı Türkiye’nin ulusal çıkarlarını nasıl etkiliyor? 
 
 FETÖ ile mücadelede sona yaklaşıldı mı? 
 
 PKK terörü nihayet bitiyor mu? 
 
 ABD ile ilişkiler Türk güvenlik sektörünü nasıl etkiliyor? 
Bu kitap, Türkiye’nin güvenliğini sağlamak amacıyla izlediği grand stratejilerin tarihsel gelişimini askeri ve diplomatik boyutlarıyla ele alıyor. Kurtuluş Savaşı’ndan erken Cumhuriyet yıllarına, İkinci Dünya Savaşı’ndan Soğuk Savaş dönemine, 2000’lerin başından bugüne uzanan süreçte; terörle mücadeleden isyan bastırmaya, konvansiyonel savaşlardan caydırıcı tedbirlere, uzlaşı mekanizmalarından ittifak ilişkilerine kadar Türkiye’nin güvenlik politikalarını kavramsal bir zeminde inceliyor. Bu noktada yazar, güvenlik stratejilerini yalnızca kronolojik bir olaylar dizisi olarak aktarmıyor; bunları uluslararası ilişkiler teorileri, strateji literatürü ve eski-yeni güvenlik kavramlarıyla ilişkilendirerek değerlendiriyor. Türkiye’nin farklı dönemlerde takip ettiği grand stratejileri anlamak isteyen araştırmacılar, öğrenciler ve uluslararası güvenlik çalışmalarına ilgi duyan herkes için kapsamlı bir başvuru kaynağı niteliğinde olan bu eser, Türkiye’nin dış politika ve savunma alanında aldığı kararları ve uyguladığı politikaları daha iyi yorumlayabilmeyi amaçlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133255</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c83be5de-9d0e-4078-9e72-6014eeb9a84f.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzay</image:title>
            <image:caption>Sonsuz ve akılalmaz uzay seni bekliyor! 

Bu özel çizgi romanla hem öğreten hem de gülümseten bir keşif gezisine çıkıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133256</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62bb4752-3abf-4893-ae22-19d89a85078f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitkiler</image:title>
            <image:caption>Bitkilerin rengarenk dünyası seni bekliyor! 

Bu özel çizgi romanla hem öğreten hem de gülümseten bir doğa gezisine çıkıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133257</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94944eb6-12f4-4b78-ab39-72c6f1ec1560.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanlar</image:title>
            <image:caption>Hayvanların eğlenceli dünyası seni bekliyor! 

Bu özel çizgi romanla hem öğreten hem de gülümseten bir doğa gezisine çıkıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133258</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f0a5551-ea1d-4c87-9cef-12ad9c0e9969.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Çürüme</image:title>
            <image:caption>Türkiye ’de her geçen gün daha da derinleşen ekonomik kriz, toplumun tüm kesimlerini etkiliyor. Ama gerçekten yaşadığımız her sorun sadece ekonomiden mi kaynaklanıyor? Şiddetten kadın cinayetlerine, toplumsal dayanışmanın zayıflamasından gündelik hayattaki tahammülsüzlüğe kadar gördüğümüz çarpıklıkların ardında başka bir şey olabilir mi? 
Zeliha Bürtek’in bir sokak röportajında dile getirdiği şu sözler milyonların zihninde yankılandı: “Türkiye’de sosyal çürüme var, dönüşü olmayan bir yerdeyiz!” 
Gazeteci-yazar Gülşen İşeri, bu cümlenin açtığı kapıdan girerek Bürtek’le derin bir söyleşi gerçekleştirdi. Bu kitap, yalnızca ekonomik sıkıntıların değil, toplumun vicdanında sessizce büyüyen çözülmenin de izini sürüyor. 
İnsana, hayvana, doğaya yıllarca ses olan Zeliha Bürtek, yaşadığımız döneme dair çarpıcı gözlemlerini ve cesur tespitlerini paylaşıyor. 
Sosyal çürüme kavramı üzerinden yapılan bu yüzleşme hem bir hatırlatma hem de yeniden düşünme çağrısı. 
Okuyan herkese yeni sorular sorduracak, bildiklerini sorgulatacak ve en önemlisi cesaret verecek. Çünkü sosyal çürüme yalnızca bir kavram değil; hepimizin içinden geçtiği bir gerçeklik. Ve bu gerçeklikle ancak birlikte yüzleşebiliriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133259</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97091773-cf74-4192-a470-54de7025e99f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihi Türk Başkentleri</image:title>
            <image:caption>SİYASİ TARİH 
 
Millet, kurucu lider, bayrak, sınırlar ve başkent… Bu kavramlar devlet oluşumunun belirleyici özelliklerindendir… Bu özelliklerden başkent, bazen öyle öne çıkar ki birçok devlet, başkent adıyla anılır. 
 
Tarihteki başkentlerimizi ele alan bu çalışma kurucu liderlerle bağlantılar kurarak, başkent kavramını bugünkü bilinen şehirlerin ötesine taşıyor. 
 
Tarihi Türk Başkentleri kitabında Ötüken, Kaşgar, Fustat, Bulgar, Gazne, Karabalgasun, Balasagun, Semerkand, Merv, İznik, Sofya, Tebriz, Erbil, Şam, Kazan, Erzurum, Hasankeyf-Diyarbakır, Kütahya, Sivas, Söğüt, Bursa, Konya, Abakan, Balıkesir, Kastamonu, Manisa ve Ankara şehirleri, başkentlik vasıflarıyla ele alınıyor. 
 
Tarihi Türk Başkentleri, devlet ve toplum hafızamızda önemli bir yere sahiptir. Yazar Birol Dok’un kaleme aldığı Tarihi Türk Başkentleri adlı çalışma, kültür dünyamızdaki önemli bir boşluğu dolduruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133260</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66023521-34b6-4c0f-b949-47ab9729a72d.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyunların Oyuncusu</image:title>
            <image:caption>“Banks, yalnızca yeni dünyalar hayal etmekle kalmaz, aynı zamanda yaşadığımız dünyayı bilimkurgu edebiyatında çok az kişinin yapabileceği bir şekilde eleştirir.” —Margaret Atwood
 
“Iain M. Banks’in Kültür romanları, benim için heyecan verici ve entelektüel açıdan zorlayıcı bir gelecek keşfi. Gelişmiş teknolojinin olanakları ve bunun toplum üzerindeki etkileri konusunda benzersiz bir bakış açısı sunuyorlar.” —Arthur C. Clarke
 
“OKUYACAĞINIZ, SIRF BİR OYUN OYNAMAK İÇİN UZUN SÜRELİĞINE ÇOK UZAKLARA GİTMİŞ BİR ADAMIN HİKÂYESİ.”
Hem spekülatif kurgu hem de anaakım edebiyat sahasında eserler veren Iain M. Banks, ütopyacı bilimkurguyu Kültür Serisi kitaplarıyla devasa bir oyun sahnesine taşısa da ideolojilerle ilgili derdini, tarihsel bakış açısını asla kaybetmedi. Her ne kadar kariyerindeki ilk büyük çıkışını 1984 yılında yayımlanan Eşekarısı Fabrikası adlı kitabıyla yakalasa da döneminin en önemli yazarlarından biri olmasını sağlayan eserleri bilimkurgularıydı. Oyunların Oyuncusu ise Banks’in Kültür evrenindeki en eğlenceli ve en sevilen romanı.
 
Kültür’ün efsanevi oyuncusu Jernau Morat Gurgeh, her şeyin mümkün sayıldığı bir ütopyada anlam arayışından vazgeçmiş, can sıkıntısıyla boğuşan bir dâhiydi. Acımasız Azad İmparatorluğu’ndan gelen teklifse onun için bir kurtuluş vaadi gibiydi: Medeniyetin kaderini belirleyen Azad oyununa katılmak.
 
Azad, yalnızca bir strateji oyunundan ibaret değildi; imparatorluğun acımasız, cinsiyetçi ve hiyerarşik düzeninin ta kendisiydi. Oyunda başarı statüyü meşrulaştırırdı; yenilgi ise ölüm demekti. Gurgeh, bu arenada sadece rakipleriyle değil, bir varoluş biçiminin bizzat kendisiyle yüzleşecekti. Üstelik bu ölümcül oyunda yalnızca bir “oyuncu” değildi, farkında olmadan başka bir felsefenin silahı hâline gelecekti. Zaferin bedelinin koca bir medeniyete mal olacağı nihai oyundu bu.
 
Oyunların Oyuncusu, evrendeki en tehlikeli oyunun elkitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133261</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36e020fd-8c5c-4d1d-b94b-efc4094bd924.jpg</image:loc>
            <image:title>Tereyağı</image:title>
            <image:caption>The British Book Awards 2025
 
Uluslararası Çoksatan
 
YİNE DE NE OLURSA OLSUN ASLA HOŞ GÖREMEDIĞIM İKİ ŞEY VAR: FEMİNİSTLER VE MARGARİNLER.
 
Gerçek bir olaydan esinlenen ve Japonya’da büyük ses getiren kült roman: Seri katil ve gurme bir kadın aşçı; onun peşine düşmüş ve davayı çözmeye kararlı bir gazeteci.
 
Yalnız işadamlarını ev yemekleriyle baştan çıkardığı ve öldürdüğü iddia edilen gurme aşçı Manako Kacii seri cinayet suçlamasıyla hüküm giymiştir. Tüm ülkenin ilgisini üzerine çeken bu dava, Kacii’nin basına konuşmayı reddetmesi ve kimseyi kabul etmemesiyle daha da gizemli bir hâl almıştır. Ta ki gazeteci Rika Maçida ona dana yahnisinin tarifini sormak için bir mektup yazana kadar. Kacii bu daveti geri çevirmeyecek ve cevap yazacaktır.
 
Haber merkezindeki tek kadın olan Rika, her akşam geç saatlere kadar çalışan, genellikle ramen dışında yemek pişirmeyen biridir. Onunla soğukkanlı Kacii arasındaki görüşmeler, gazetecilik araştırmasından çok mutfak eğitimine dönüşür. Rika, bu gastronomik alışverişin Kacii’yi yumuşatacağını ummaktadır ama asıl değişenin kendisi olduğunu fark edecektir. Yediği her yemekte bedeninde yeni bir şey uyanmaktadır; belki de Kacii ile düşündüğünden çok daha fazla ortak noktaları vardır.
 
Gerçek hayatta “Konkatsu Katili” diye bilinen dolandırıcı ve seri katilin davasından esinlenen Asako Yuzuki’nin Tereyağı romanı, Japonya’da kadın düşmanlığı, takıntı, aşk ve yemeğin sınır tanımayan hazları üzerine çarpıcı ve sarsıcı bir keşif sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133262</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bb27752-bbf9-487c-bbfa-d2f38fff7402.jpg</image:loc>
            <image:title>Cadıkorusu Düğümü</image:title>
            <image:caption>Cadıkorusu Malikânesi’nde olaylar bitmiyordu. Şimdi de periler, genç efendiyi kaçırmıştı. Fakat yeni gelen mürebbiye gizemli yetenekleriyle duruma müdahale edecek ve genç efendiyi kurtarmak için elinden geleni yapacaktı.
Mürebbiye Winifred Hall kolayca kandırılabilecek türden bir kadın değildi. Bakımını üstlendiği şımarık genç efendisi bir gecede mum gibi bir çocuğa dönüştüğünde, onun Peri Halkı tarafından kaçırıldığını hemen fark etti. Ancak ortada başka bir sorun daha vardı: Cadıkorusu Malikânesi’nin soğukkan­lı lordu perilerin varlığına inanacak son insandı. Bu da Win­nie’ye pek bir seçenek bırakmıyordu. Zavallı genç lordu ken­disinin kurtarması gerekecekti.
Cadıkorusu Malikânesi’nin duvarlarının ardına gizlenen başka bir dünyanın karanlık tehlikeleri birer birer ortaya çıktığında Winnie, malikânenin uşağı Bay Quincy’den yardım istemek zorunda kaldı. Her ne kadar güvenilmez ve karanlık biri olsa da Bay Quincy aile hakkındaki korkunç sırları bilen tek kişiydi.
Winnie, zekâsı ve cesaretiyle Cadıkorusu Düğümü’nü çözmeyi umuyordu. Ancak işler planladığı gibi gitmediğinde, kime güvenmeye cesaret edecek ve yoluna tüm tehlikelere rağmen nasıl devam edecekti?
 
“Cadıkorusu Düğümü, şimdiye kadar okuduğum en iyi Atwater romanı. Hem zarafetiyle hem karanlığıyla büyüleyen gotik bir aşk hikâyesi.”
—Alix E. Harrow
“Cadıkorusu Düğümü, hayallerimdeki gotik-fantastik aşk romanı. Ne kadar sevdiğimi anlatmaya yetecek güçlü bir sıfat bulamıyorum. Zarif dili, ürpertici atmosferi, ilgi çekici karakterleri ile kitabın her satırı beni büyüledi. Bu kitap tüm zamanların favorileri listemde ânında yerini aldı.”
—India Holton
“Yazar, dünyanın adaletsizliklerinden kaçmayan, aksine onlara öfke, zekâ, cesaret ve şefkatle karşı duran bir kurguyu kaleme almış. Sizi hem büyüleyecek hem de aynı zamanda size güç verecek bir hikâye.”
—Shelley Parker-Chan
“Kusursuz bir kurgu. Karanlık, ürkütücü ve romantik. Sonbahar için harika bir kitap.”
—Quenby Olson
“Cadıkorusu Düğümü, o muhteşem Viktoryen gotik malikâne havasını okurla buluşturuyor. Beklenmedik bir aşk, kadim büyüler ve karanlık bir atmosferle birlikte…Winnie, cesur, inatçı ve şaşırtıcı bir karakter; ona hayran olmamak elde değil.”
—Jacquelyn Benson
“Kötü niyetli periler ve şımarık erkeklerden bıkmış bir kadın kahraman… Bir fantastik aşk romanından daha ne beklenebilir ki? Atwater’ın tüm romanlarını okudum ve hepsini sevdim ama bu kesinlikle en favorim.”
—Virginia McClain</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133263</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed4ff33a-c6c0-4ab5-b17f-c59e93b501a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Çalıntı Hayat 1 – Ciltli</image:title>
            <image:caption>İKİ AYRI DÜNYA, İKİ FARKLI İNSAN. AYŞE VE DAVID. HAYATLARININ KESİŞTİĞİ ŞEHİR İSE NEW YORK. 
Ayşe, İstanbul’da aile apartmanında büyümüş ve hayatı oradan ibaret sanan genç bir kızdır. Fakat on yedi yaşında kısa süreliğine New York’ta yaşayan kuzeninin yanına taşınır. Büyük hayallerle geldiği bu şehirde daha ilk günden David Yessel Kohn ile çatışmaya girer. David, hayatı New York’a on dört yaşında geldiğinde tanımaya başlamıştır. İtalya’da Assisi’de büyüyen David hayatı orada gördüklerinden ibaret olduğunu düşünürken, dış dünyanın ve diğer insanların anlattığı gibi olmadığını keşfettiğinde adeta bir New York’lu gibi olur. İki farklı kültürden gelen Ayşe ve David’in yolları New York’ta kesişir. Ayrı hayatlar süren bu iki genç, önyargılarla birbirlerinin hayatını zorlaştırırlar. Sonunda, öğretmenleri Bay Munez buna bir son vermeye karar verir ve ikiliye birbirlerini tanımalarını sağlayacak bir proje ödevi verir. Ayşe, New York’lu gençlerin hayatını keşfetmeye başladıkça, aslında ne kadar küçük bir dünyada yaşadığını fark eder. Ancak bir yandan da bu aşırı özgür ülkede yaşamanın zorluklarını keşfeder. Partiler, dersler, insan ilişkileri ve yalanlar… New York hayatı onun için tamamen farklıdır. Ayşe kısa süreliğine geldiği bu ülkede bambaşka şeyler keşfederek dönecektir. “NEW YORK’TAKİ ALTI AYI HAYATIMIZDAN SAYMAYALIM. HİÇ YAŞANMAMIŞ GİBİ YAŞAYALIM, ÇALINMIŞ BİR HAYAT GİBİ.” Ama ikisinin de bilmediği bir şey vardır: Bu çalınmış hayatı, ömürlerinin sonuna kadar asla unutamayacaklardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133264</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f308b18-856a-4aa7-afdf-e2fcc46fcd83.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Uyurken Paran Senin İçin Çalışsın</image:title>
            <image:caption>Artan hayat pahalılığı, borç yükü ve geleceğe dair belirsizlikler… Günümüz şartlarında ayakta kalmak her geçen gün biraz daha zorlaşırken yardım elini Cihat E. Çiçek uzatıyor. 
İlk kitabı Dikkat Zengin Yapabilir ile büyük bir okur kitlesine ulaşan ve hayatları değiştiren Cihat E. Çiçek, yolculuğuna kaldığı yerden devam ediyor. Deneyimlerinden süzdüğü gerçek örneklerle, pasif gelir kaynaklarının ve ek kazanç stratejilerinin kapısını aralıyor. Borçlardan kurtulmak, ikinci bir gelir elde etmek ve uzun vadeli servet inşa etmek için uygulanabilir yöntemler de paylaşıyor. 
Sen Uyurken Paran Senin İçin Çalışsın finansal özgürlük arayan herkes için pratik, anlaşılır ve cesaret verici bir rehber niteliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133265</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89aa4771-a9be-4fbe-bbf4-572a8965333a.jpg</image:loc>
            <image:title>Çalıntı Hayat 1 – Hediyeli Kutu(Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İÇERİK:

Çalıntı Hayat (Ciltli) 
Lak Detaylı Mat Selefon Kutu 
Karakter Kartı (2 Adet) 
Özel Kesim Ayraç 
Özel Tasarım Sticker 
Defter 
Poster 
Ayraç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133268</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b8ca050-700a-41d3-bb98-2da13a0404d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Stephen King Gibi Öldürmek</image:title>
            <image:caption>Mamaloukas, Stephen King Gibi Öldürmek’te korku-gerilim ustası Stephen King’e bir saygı duruşunda bulunuyor. King kitapları koleksiyoncusu Raymond, yine kendisi gibi birer King tutkunu olan Brian, Ian ve Jake’le birlikte günlerini kitap toplamakla geçirirken beklenmedik gelişmeler ve cinayetlerle hayatları sarsılır. Artık isteseler de Stephen King ve kitaplarından kopamayacaklardır. Mamaloukas, King’in kaleminden çıkan kitaplara ve bu kitaplardan uyarlanan film ve dizilere uzanan bir külliyatı okurların önüne serip dolambaçlı yollara sokuyor. King’in, birçoğu kült mertebesine ulaşmış eserlerinin izinden giden bir edebi polisiye. “Stephen King Gibi Öldürmek, yalnızca korku edebiyatının değil, polisiye ve toplumsal romanın sınırlarını da sonsuza dek değiştirmiş bir yazara saygı duruşu niteliğinde, aksiyon dolu bir polisiye roman. [...] Yılın en iyi polisiye romanlarından.” Kostas Trahanas, Vıvlıo-Lıfe</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133271</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2877649-809e-46df-b70e-8f91683b4cfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygusal Olan Politiktir</image:title>
            <image:caption>Ayşegül Sandıkcıoğlu bizzat içinde bulunduğu, zamanını ve emeğini hasrettiği sendika deneyiminde kendisi gibi ayrımcılığa uğrayan, erkeklerden daha fazla çalışması beklenen, bakım emeği, eşitsiz iş bölümü ve benzeri angaryalar ve cinsiyetçi yaklaşımlar nedeniyle ikinci plana atılmaya çalışılan kadınların hikâyelerini, onların ağızlarından aktarıyor. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin, en “sol” görünen yerlerde, sendikalarda dahi ne kadar yaygın ve yerleşik olduğunu gösterirken, daha eşitlikçi, daha kapsayıcı sendikaların hayal olmadığını, bu konuda belki de kadınlardan daha fazla erkeklere iş düştüğünü, elini taşın altına koymalarının zamanının çoktan geldiğini hatırlatıyor… Duygusal Olan Politiktir–KESK’li Kadınların Mücadele Deneyimleri, sendikaların başka bir yönüne ışık tutarken, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin her yere nasıl sirayet ettiğinin de canlı bir kanıtı olma niteliği taşıyor. “Bu kitap sevgili erkek okur, sendikalarımızda bile sizlerle aynı noktalara gelebilmek için daha çok yolu geçmemiz gerektiğinin küçücük bir belgesi. Hatta sizin yürüyerek geçtiğiniz yolları canhıraş bir şekilde koşmak zorunda olan kadınların yol öykülerinden küçücük bir parça.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133274</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55e73c01-8ab7-4c13-8d2c-c673694f9727.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavarların Vaatleri</image:title>
            <image:caption>Günümüzün edebiyat eleştirisi yakın dönemin metinlerine bakarken yeni okuma yöntemleri kuşanmak zorunda. Ezgi Hamzaçebi de “feminist spekülatif kurmaca” başlığı altında topladığı, çoğu 1990’dan sonra yayımlanmış eserlere “musallatbilim”in, posthümanist ve yeni materyalist teorilerin merceğinden bakıyor. Suat Derviş’in Buhran Gecesi’nden Nazlı Karabıyıkoğlu’nun Kadın Kürkünde Rüya’sına uzanan yaklaşık yüz yıllık dönemde “biz” olmanın sorunsallaştırıldığı, “ben” derken ötekine duyulan etik duyarlılığın karakterlere ya da anlatıcıya musallat olduğu metinleri ele alıyor. Bu metinlere musallat olan canavar ve hayaletlerin vaat ettikleri etik ve politik potansiyeller ile edebi temsil düzleminin bu vaatleri gerçekleştirme olanaklarını ve kısıtlarını tartışıyor. Canavar tasavvurları insan dışı dünyaya, kadınlara ve kuirlere ilişkin olarak toplumda yer etmiş korku ve kaygılarla ilgili ne anlatır? İmkânsız, fantastik, doğaüstü olana yönelik arzu ve korkularla ilgili ne söylerler? Bu arzu ve korkular “biz” kategorisini nasıl kurar? “Biz”in bilgisine dair ne tür uyarılarda bulunurlar? Kimler, ne gibi özellikleri nedeniyle “biz” kategorisinden dışlanır? Bu tür soruların cevaplarını arayan Canavarların Vaatleri’nin, edebiyat eleştirisi ve feminizmin yanı sıra felsefeyle ilgilenen okurların da ilgisini çekeceğine inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133275</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52bb814a-5401-461f-8c0a-db735a0110bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’nin Balıkları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Türkiye sularında yaşayan balıkların gizemli dünyasına dalmaya hazır mısın? Türkiye’nin denizlerinde, göllerinde ve akarsularında birbirinden ilginç balıklar yaşıyor. Bu kitapta hem onlarla tanışacak hem de onlara dair şaşırtıcı bilgiler öğreneceksin. Ayrıca bu kitapta okyanusların en hızlı balıklarıyla yarışa katılacak, en büyük dişlerin ve en tuhaf yüzlerin gizemini keşfedecek, balıkların nasıl konuştuğunu, nasıl yuva yaptığını öğreneceksin. Mert Gökalp’in yazdığı 8 yaş ve üstü okura hitap eden kitabı Betül Sinanoğlu resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133276</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42a958f3-fc91-4626-a1e4-acd214b86b16.jpg</image:loc>
            <image:title>Burukluk: Bir Kasabadan Notlar</image:title>
            <image:caption>“Yirmi dakika... Bir bedeni, bir hayatı olduğunu, bulundukları yerin üstünde bir hayat olduğunu ve oraya geri döneceğini kendine hatırlattığı yirmi dakika.”  İngiltere’nin kuzeyindeki eski bir madenci kasabasında geçen bu hikâye, unutmanın ve hatırlamanın, kırılganlığın ve direnişin, umut ve hayal kırıklığının birbirine karşıt değil, bilakis birbirlerini tamamlayan duygular olduğunu gündelik yaşamın sıradanlığından yola çıkarak anlatıyor.  Alex ve abisi Brian, babalarının hayatını kaybettiği madende çalışarak babalarına yakın bir yaşam sürdürdüklerini hissetmektedir. Alex’in oğlu Simon ise bir yandan çağrı merkezinde çalışırken, diğer yandan Margaret Thatcher gibi karakterleri canlandırdığı drag show’larda sahne almaktadır. Sevgilisi Ryan ile olan ilişkisi ise hem tutkunun hem de kırılganlığın izlerini taşımaktadır. Yaşamları Yorkshire’daki bu madenin etrafında örülen üç kuşağın hikâyesi, kayda değer bir mesafeyi içeren bir ilişkisizlik teması etrafında kurgulansa da, yeni bir birliktelik ve değişim imkânını selamlar gibidir. Burukluk okura basit ve sıradan görünenin ne kadar karmaşık ve sıradışı olduğunu gösteriyor: yaşamak için çalışmak zorunda olmanın fiziksel yıpratıcılığı; güvencesiz iş koşullarının yarattığı tahribat; cinsel yönelimi saklamak zorunda hissetmenin korkunç kırıcılığı; neoliberal politikaların neden olduğu bireysel ve toplumsal yıkım.  Ödüllü şair McMillan’ın bu ilk romanında yapmayı başardığı şey okuru bizzat kendi sıradan hayatıyla büyülemek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133277</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6cb6b0a-7dcf-4def-8473-87efb05dd804.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerilimli Değişim</image:title>
            <image:caption>Toplumsal ve kültürel değişimler her yerde gerilim üretir. O güne kadar alışılagelmiş olan pratiklerin, düşüncelerin, hatta duyguların eskisi gibi olma imkanlarını ortadan kaldırır. Yeni olanlar toplumsal ve kişisel ölçekte tereddütler uyandırır, endişeler yaratır. Mimarlık alanında da böyle olur. Değişimle barışmak, onu olağanlaştırmak, gerilimleri düşürmek gerekir. Burada ele alınan tüm değişimler bunu başarmak için inşa edilen en geniş anlamıyla mimari içerikli politikalardır. Hepsi mimarlığın değişen yürütülüş ve toplumsal algılanışına ilişkindir. Toplum tarafından üretilirler, ama toplum kendi varettiklerinin olağanlığından daima kuşku duyar. Onları olağanlaştıracak veya katlanılır kılacak araçlar da yaratır. 
Türkiye’de bu araçların başında değişim iradesini devlete/siyasal iktidara atfetme alışkanlığı ve ısrarı gelir. Mimarlığın ve modernliğin inşasında devletin/siyasal iktidarın tek sorumlu olduğunda temellenen bu tarihsel kavrayışın Türkiye’de Ortaçağ’a uzanan bir geçmişi var. Devleti her alanda olduğu gibi mimarlıkta da “kadir-i mutlak” sayma inancı şeklinde dışavurulur. Modernleşme dönemindeyse devletin gidilmesi gereken değişim/ dönüşüm doğrultusunu herkesten önce fark ettiği, uyruklarına öncülük ettiği, hatta toplumun önünde koştuğu sanılır. Kimi dönemlerdeyse aynı ufuk açıcı iktidarı kullanamadığı saptamaları yapılır. Suçlu da, müsebbip de odur. Burada bu naif ideolojik saplantının tartışılması amaçlanıyor. Devlet toplumsal aktörlerden yalnızca biridir. Toplumsa devletin elindeki bir ideolojik sünger değildir; mimarlık hiç değildir. Dolayısıyla, bu kitap o alandaki değişimlerin devlet-dışı aktörler tarafından yaratıldığı fikrini, mimarın mesleki kimliğinden, mimarlık tarihi yazımına, toplumsal mimarlık kavrayışına dek uzanarak irdelemeyi deniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133278</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0fa2264-5a38-4add-9250-78e89b3b015e.jpg</image:loc>
            <image:title>Beş Vakitli Günden Vazgeçmek</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın merkezinde, dindar çevrelerde yetişmiş, ibadetlerini yıllarca eksiksiz yerine getiren fakat zamanla çeşitli nedenlerle dinî pratiklerden uzaklaşan erkeklerin sekülerleşme süreçleri yer alıyor. Türkiye özelinde daha önce tartışılmamış biçimde mütedeyyin erkeklerin sekülerleşme süreçleri dindar geçmişleriyle birlikte ele alınıyor. Gündelik hayata odaklanan kitap, mütedeyyin erkeklerin büyüdükleri evlerdeki dinî tablolardan mahalle sohbetlerine, evlerde dinlenen ilahilerden okunan kitaplara ve bütün bu varoluş biçimlerinin terk edilişine uzanan geniş bir çerçeveyi saha araştırmasıyla görünür kılıyor. Furkan Dilben, görüşmecilerin “arafta kalma”, “hamurunda İslam olma”, “ezberi unutma” ve “tevafuktan tesadüfe geçiş” gibi ifadelerinden yola çıkarak şahsi hikâyelerin gayrişahsi anlamlarını “habitus” ve “ritimanaliz” kavramlarıyla birlikte tartışıyor. Böylece, kişisel deneyimlerle Türkiye özelindeki güncel sekülerleşme tartışmalarını buluşturan özgün bir çalışma ortaya çıkıyor. “Ne annem ne babam biliyor benim inançsız olduğumu. […] annemin iyi hissetmesi için özellikle dinî günlerde arıyorum. Mutlu oluyor, o mutlu olunca ben de iyi hissediyorum. Ama bu insanı ikiye bölen bir durum. İki kişi gibi yaşıyorsun hayatı.” “Bu dünyayı öteki dünya için yaşarken, artık burası için yaşamaya başlıyorsun. Bildiğin her şey değişiyor haliyle.” “Yeni seküler hayat, en başta bir yıkım olarak geldi çünkü artık hayatımda din yoktu ama bütün enkazın üzerinde yaşamam gerekiyordu. Elbette yıkım hemen olmadığı gibi yeni hayatım da yeni kurulmayacaktı. Ama işin zorluğu yıktığım hayatta daha tecrübeliydim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133279</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1621493c-543e-4627-b398-d56990dd64a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Nesil Çeteler Daltonlar Red Kitler Casperlar</image:title>
            <image:caption>Başında Borsalino şapkası,üzerinde kemerli paltosu, bastonuna dayana dayana giden bir muhterem. Yahya Kemal Bey olmalı bu. Herhalde Markiz’e sabah kahvesini içmeye gidiyordur. Rebul’ün önünde, yanından geçen gençten bir beyefendi ile selamlaşıp ayaküstü bir şeyler konuşuyorlar. Onun da başında afili bir şapka var. Boynunda da bohem  tarzı laci bir kaşkol. Başını biraz daha çevirdiğinde, siluet tamamlanıyor. İstanbul Şehir Tiyatrolarının “jön prömiyer” aktörü Hazım Bey bu…
Abanoz  Sokağın  önünden  geçip  ilerliyoruz. Cercle d’Orient’ın önünde konuşa konuşa giden Galatasaray Lisesi hocalarından “Kaz” Hilmi ile  “Titrek” Necati, birazdan  okul kapısından girip  önce öğretmenler odasına, ardından da sınıflarına girip yaşamlarından gelip geçecek tebeşir tozlu yeni bir  güne daha “merhaba” diyecekler…
Beyoğlu, yepyeni bir güne uyanıyor, hayalimizdeki eski güzellikleriyle…
Turgay Tuna okurlarına İstanbul’u tanıtmaya devam ediyor. Taksim’den Tünel’e uzanan yolda hem binaları hem insanları ve hem de onların öykülerini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133280</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4a98cd0-e5c8-4f99-8b04-cfefc98c47df.jpg</image:loc>
            <image:title>Veda: Bakır Yırtık</image:title>
            <image:caption>Veda: Bakır Yırtık, Güven Pamukçu’nun yeni ve sarsıcı öykülerini bir araya getiriyor. Gündelik hayatın ayrıntıları, insanın çeşitli halleri, acılar kadar sevinçler ve gizli kırılma anları bu öykülerde göze çarpıyor. Psikolojik yapısı oldukça derinlerde olan, lezzetli bir dil işçiliği okuru selamlıyor. Veda: Bakır Yırtık - Bipolar Öyküler, zamanda ve öyküde yeniyi arayanlara… 
 
 
Onunla tekrar karşılaştığımızda Ankara Yüksel’deydik. 
Kitap seçiyordu raflardan. Bulamadığım bir kitabın 
parasını ödüyordum ben de, kasada. Gelsin, diye. 
Getirsinler diye… Aslında karşılaşmadık ya 
ben onu arkadan gördüm. O kadar ezberlemişim, 
her yaşı için hayaline durmuşum ki bunca yıl sonra 
arkasından bile… 
Kitabı almaya geldiğimde dilerim o da... 
Sarılır mıyım bütün yokluğunu var edene dek? 
Hatırlar mı? 
Hatıralar içinden çıkarıp anımsar mı şeyi? Oraları? 
Yılların unutkan yüzü, yüzümü de unutturmuş mudur yoksa ona?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133281</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcb99231-65f5-4f30-9a8e-7c67586907c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Cozy Boyama, Sevimli Ve Rahatlatıcı Boyama Kitabı - Hayvanlar</image:title>
            <image:caption>Disney’in en tatlı karakterleriyle eğlence, sihir ve sevimlilik bir arada; mutluluk ve huzur hep yanında! 
Renklerini seç, hayalini kat; her sayfa biraz sihir, biraz sanat! 

Rahatlatıcı, eğlenceli ve sımsıcak bir an; Disney Cozy Boyama huzur verir her zaman!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133282</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09819013-0383-413b-b25b-ddef4d544f03.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Cozy Boyama, Sevimli Ve Rahatlatıcı Boyama Kitabı - Minnoşlar</image:title>
            <image:caption>Disney’in en tatlı karakterleriyle eğlence, sihir ve sevimlilik bir arada; mutluluk ve huzur hep yanında! 
Renklerini seç, hayalini kat; her sayfa biraz sihir, biraz sanat! 

Rahatlatıcı, eğlenceli ve sımsıcak bir an; Disney Cozy Boyama huzur verir her zaman!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133283</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b035da1-21dc-4b39-89f8-e804f608a353.jpg</image:loc>
            <image:title>OKB İçin Farkındalık - Çalışma Kitabı</image:title>
            <image:caption>OKB’nin pençesinden kurtulmak için güçlü ve pratik araçlar. 
 
Zihniniz size oyun mu oynuyor? 
Aklınıza gelen düşünceleri susturmakta zorlanıyor musunuz? 
Kirlenmekten, zarar vermekten ya da kontrolü kaybetmekten mi korkuyorsunuz? 
Bu belirtiler sizi bir takıntı, kaçınma ve yalnızlık döngüsünün içine hapsedebilir. 
İyi haber şu: Yardım mümkün. 
 
OKB İçin Farkındalık Çalışma Kitabı, bu zorlu döngüyü kırmanız için hem bilimsel hem de pratik araçlar sunuyor. Güncellenmiş bu yeni baskı ile: 
Anda kalma beceriniz gelişecek, 
Çarpıtılmış düşüncelerle baş etmeyi öğrenecek, 
Düşünceleri ve duyguları gerçekmiş gibi değerlendirmeyi bırakacaksınız. 
Ve zamanla, OKB ile dolu değil, dolu dolu bir yaşamın kapılarını aralayacaksınız. 
 
Zihninizin sesini bastırmadan, onunla barış yapmanın zamanı geldi. 
Gerçek özgürlük, düşüncelerinizle savaşmayı bırakmakla başlar. 
 
“Jon Hershfield ve Tom Corboy, farkındalık ve meditasyon stratejilerinin OKB yönetiminde nasıl kullanılacağı konusunda alanın önde gelen isimleri. Bu kitap mutlaka okunmalı.” 
— Jonathan S. Abramowitz, Kuzey Carolina Üniversitesi 
Klinik Psikoloji ve Nörobilim Profesörü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133284</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/108a8d93-4a12-4953-a8d8-8dc4f5cd1e43.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaos</image:title>
            <image:caption>YAŞAMLA BARIŞIK BİR KADININ SAVAŞI... 
 
Bir erkek, bir kadın ve bir çocuk yalanı ve yalanlarla örülü dünyayı devreden çıkarmak için bir araya geldiler. Üçü de gerçeğe inanıyordu – Eskidünya’nın unutulan doğrularına. Ama zamanla inananlar azaldı, çünkü yalan dünya güç vaat ediyordu. 
Ve güç, dostluğu, arkadaşlığı, hatta sevgiyi bile yok ediyordu. Yok oluşların ortasında Derin vazgeçmedi çünkü doğruya inanmak, onun tek sığınağıydı. 
 
“Dünya değişti, ne varsa farklılaştı hem de dibine kadar... 
Bir kocam vardı. 
Var mıydı yoksa yok muydu? 
Bir savaş yaşanıyor. 
Belki de hiç silah patlamadı. 
Güvendiğim insanlar vardı. 
Onlar düşmanlarım olmasın? 
Gördüklerim, duyduklarım ve yaşadıklarım... 
İnandıklarım ve inanmadıklarım, hangisi doğru? 
Değişim beyinlerde olunca, insanların rüyaları bile kontrol altına alınınca...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133285</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5aa60b83-83ae-4d9a-a331-e6505f220ef3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağışıklık ve Yaşamın Felsefesi</image:title>
            <image:caption>“Yaşlanmak kaçınılmazdır. 
Sağlıklı yaşlanmak ise bizim elimizdedir.” 
 
Ben, yıllarımı bağışıklık sistemini anlamaya ve insan ömrünü daha sağlıklı, daha anlamlı kılacak yolları araştırmaya adadım. Bu kitapta sizleri, bağışıklığın gizemli ve büyüleyici dünyasına davet ediyorum. Hücrelerimizin içindeki görünmez savaşlardan bağırsaklarımızda yaşayan mikrobiyotanın sessiz kahramanlarına; epitel bariyerin koruyucu gücünden eksozomların umut vaat eden rolüne; uykunun, stresin, beslenmenin ve hareketin yaşamımıza kattığı derin etkilere kadar kapsamlı bir yolculuğa çıkacağız. 
 
Bağışıklık ve Yaşamın Felsefesi yalnızca bir bilimsel rehber değil, aynı zamanda yaşamın anlamını arayan bir yolculuğun da ifadesidir. Antik filozofların düşüncelerini modern bilimin sunduğu verilerle harmanladığım bu eserde, hem zihninizi besleyecek bilgileri hem de ruhunuza ilham verecek yaklaşımları bulacaksınız. 
 
Bu kitap, size kendi kişisel longevity planınızı oluşturmanız için bir yol haritası sunuyor. Daha uzun yaşamak için değil; daha dolu, daha huzurlu, daha bilinçli yaşamak için… 
 
Benim dileğim, her bir satırda hem bilimin ışığını hem de yaşam felsefesinin derinliğini bulmanız. 
Çünkü bağışıklık yalnızca bedenimizi değil, yaşamımızın bütününü şekillendiren görünmez bir pusuladır. 
 
— Prof. Dr. Tunç Akkoç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133286</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3cfa443-bfd6-4eff-96f3-eb489ace796a.jpg</image:loc>
            <image:title>Fae Prensleri</image:title>
            <image:caption>Efsanelerin gerçek olduğunu hepimiz öğrenmiştik. Var Olmayan Ülke’nin iki gölgesi de artık yerini bulmuş, büyük savaş bitmişti. Kas ve Bash de hak ettikleri tahta kavuştuklarında nihayet sonsuza kadar mutlu yaşayacaktık. 
 
Ama hiç hesaba katmadığımız bir düşman saldırmak üzereydi. Altın kanatlı, kötü kalpli ve uzun zamandır lagünün derinliklerine gömülü bir peri. Var Olmayan Ülke’yi istiyordu ve önüne çıkan herkesi yok etmeye ant içmişti. 
 
Kendi kanından olanları bile.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133287</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff376fa3-1163-4ba0-8d00-af06cc67b4c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Erkek Bedeni</image:title>
            <image:caption>ACBD Grand Prixde la Critique (Eleştirmenlerin Büyük Ödülü 2021) 
Angoulême Fauve des Lycéens 2021 
 
Peau d’homme, yayımlandığı dönemde Fransa’nın 
en çok ödül alan çizgi romanlarından biri olmuştur. 
 
 
 
Ailemizin kadınları bir sırrı paylaşıyorlar, elimizde bir erkek derisi var. 
 
Ona Lorenzo diyoruz... 
 
Deriyi bir kez giydiğinde kimse erkek olduğundan şüphe etmeyecektir. 
 
Böylece kim olduğunu belli etmeden erkeklerin dünyasında dolaşabileceksin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133288</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1251f176-49d3-4ad4-aaf4-b49c0edc71f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Dansı</image:title>
            <image:caption>Lisedeyken herkes Shiloh ve Cary’nin birlikte olacaklarını düşünürdü... onlar dışında herkes.
Onlar sadece arkadaştı, en iyi arkadaşlar ve müttefikler. Tüm yazlarını Shiloh’nun verandasında oturup gelecek hakkında hayaller kurarak geçirirlerdi. İkisi de Omaha’nın kuzeyinden ayrılmak istiyordu. 
Shiloh üniversiteye gidip bir oyuncu olacaktı, Cary ise donanmaya katılacaktı. Arkadaşlıklarının 
asla değişmeyeceğine dair birbirlerine söz vermişlerdi.Shiloh üniversiteye gitti, Cary de donanmaya katıldı.Ama yine de, bir şekilde her şey değişti.
Shiloh artık otuz üç yaşındaydı ve Cary’yle on dört yıldır hiç konuşmamıştı. Evlenmiş ve boşanmıştı, şimdi iki çocuğu vardı.Üstelik büyüdüğü eve geri dönmüştü. Hayatı bir zamanlar olmasını istediği noktadan çok uzaktaydı.
Eski bir arkadaşının düğününe davet edildiğinde, tek düşünebildiği şey Cary’nin orada olup olmayacağı ve 
onca yıl sonra bu adamı görmek isteyip istemediğiydi. Cary onunla konuşmak isteyecek miydi? 
Tüm yaşananlardan sonra? Cevap belliydi... Evet, evet, evet.
Aşkın Dansı, sevgiyi tanıyacak kadar büyümeden aşkın kollarına düşmüş iki çocuğun hikâyesi, 
her şeyini yitiren iki arkadaşın ve dünyada sadece kaybolmuş gibi hisseden iki yetişkinin...
“Rowell’ın yetişkin kurgu edebiyatına dönüşü muhteşem. Okurların gözlerini yaşartırken, yüreklerini hoplatacağı garanti.”
– Library Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133289</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1abf6d3-9401-472e-bb70-59c365fc8221.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Rüzgarında Uçmak</image:title>
            <image:caption>“Rüzgâra kapılan değil, kendi rüzgârını bulanların hikâyesi.” 
 
Herkesin bir maskesi vardır. 
Bazıları kusursuz taşır, bazılarıysa ilk cümlede düşürür. 
 
Zerrin, kendine dürüst olabilen bir kadın. Dostlukların ardındaki küçük hesapları, evliliklerin içindeki suskun savaşları, aşk sanılan alışkanlıkları fark edecek kadar dikkatli. 
 
Ama kalbiyle aklı arasındaki ince çizgide yürümeyi başarabilecek mi? 
Bir doğum günü davetinde başlayan küçük bir çatlak, çevresindeki herkesin içyüzünü yavaş yavaş ortaya çıkarıyor. 
 
Kimin gerçekten “iyi insan” olduğuna karar 
vermek mümkün mü? 
 
Kendi Rüzgârında Uçmak, görünürde sıradan hayatların içinde gizlenen dürüstlük, sadakat, güven ve sevgi arayışını incelikli bir dille anlatıyor. 
Her okurun “Ben olsam ne yapardım?” 
diye soracağı bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133291</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d967710b-8507-41ab-9184-6e8c2bcde6d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ustam, Ben ve Beyaz Fil</image:title>
            <image:caption>“Ani bir ürperti hissetti. Evinden böylesine uzak bir yerde onu neler bekliyordu? Artık geri dönemezdi. Kaderine razı olmuş bir mahkûm gibi adım adım yürüyerek Topkapı Sarayı’nın kapısından içeri girdi.” 
  Cihan, bu görkemli sarayda, Hint şahının Kanuni Sultan Süleyman’a hediye ettiği beyaz filin bakıcısı olarak buldu kendini. Onu buraya getiren geminin kaptanı her şeyi planlamıştı; oysa Cihan ne fillerden anlıyordu ne de sarayın kurallarını biliyordu. Neyse ki beyaz fil ona sırdaş, Mihrimah Sultan dost oldu. Ama dünyadaki yerini bulmasına asıl Koca Mimar Sinan yardımcı olacaktı. 
  Sinan’ın yanında çırak olarak çalışmaya başlayan Cihan, yalnızca mimarinin inceliklerini değil, hayata dair pek çok şeyi de bu büyük ustadan öğrenecekti. Düşmanların, entrikaların ve güç kavgalarının arasında ustasının kararlılığı, çırağın gerçeğin peşinden koşma isteğini körükleyecek; inşa ettikleri her eserle birlikte Cihan kendi yolunu keşfedecekti. 
 Usta yazar Elif Şafak’ın hayal gücünden süzülen bu eşsiz roman, sizi şaşırtıcı bir yolculuğa çıkaracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133296</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42505c3e-fc35-43eb-a7cc-d81d9edd92bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Adımlar Serisi Kutulu Set (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Minikler bu seriyle davranış ve alışkanlıklarını sağlıklı ve eğlenceli bir şekilde geliştirecekler.
Küçük adımlar, büyük keşifler için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133297</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5eaf1daa-d5f3-44c1-88b1-51b3778541e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şey Kolaj Olur - Sürpriz Suratlar</image:title>
            <image:caption>Tekrar Kullanılabilir Çıkartmalı Kolaj Kitabı
Yapıştır-sök-yapıştır-sök.
Hayal gücünü sayfalara dök!
Kolaj tekniğinin sınırsız olanaklarıyla sayfaları bir oyun alanına çevir!
Komik suratlar, ilginç karakterler ve rengârenk fikirler yarat!
Bu kitapta hem eğlenecek hem de kendi karakterlerini tasarlamanın keyfine varacaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133298</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a03ecc34-0a53-4750-bb95-1a43f8f90ffb.jpg</image:loc>
            <image:title>Shakespeare’den Hikayeler 5 - Bir Yaz Gecesi Rüyası-Hırçın Kız-Kısasa Kısas</image:title>
            <image:caption>William Shakespeare, tüm zamanların en büyük oyun yazarıdır. Oyunları, beş yüz yıldan uzun süredir sahnelenmektedir. Ne var ki bu oyunlar, büyüklerin anlayacağı bir 
dille yazılmıştı. 
Çocuk edebiyatı yazarı Edith Nesbit, bu oyunları çocuklar için hikâyeleştirdi. 
Shakespeare’den Hikâyeler üst başlığıyla yayımladığımız eserlerde, bu hikâyeleri okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133299</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65145a34-6b23-4465-b8b8-6d8bb3a76260.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Sıcaklığı</image:title>
            <image:caption>Aşkın Sıcaklığı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133300</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aff0c08f-9bd3-4e40-814a-34fa398731ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateşin İçinde İki Yürek</image:title>
            <image:caption>Ateşin İçinde İki Yürek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133301</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/594a8473-cd5c-4e4c-bb4e-12934b52dfd8.jpg</image:loc>
            <image:title>1. Sınıf Okumaya Başlıyorum ANETİL 10 Kitap</image:title>
            <image:caption>OKUMAYA BAŞLIYORUM – 10 KİTAP
Yeni MEB Müfredatına Uygun
Dik Temel Harflerle Hazırlanmıştır
Tüm Ses Grupları (anetil, okurım, üsöydz, çbgcş, phvğfj), Şiirler, Tekerlemeler ve Hikâyeler…
Okuma yazma serüveni başlıyor!
Bu setle harfleri tanıyacak, kelimelerin dünyasına adım atacaksınız.
Öğrendiğiniz harfleri birbirinden keyifli hikâyelerle pekiştirecek ve okumanın büyüsünü keşfedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133302</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cf1a28c-b292-434a-b878-3549882527f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Torreira - Sahanın Yıldızları</image:title>
            <image:caption>2025 yılı güncel bilgileri ve istatistikleriyle!

Lucas Torreira, Uruguay’ın mütevazı kasabalarından Fray Bentos’ta dünyaya geldi. Futbolun bir yaşam biçimine dönüştüğü bu küçük yerde, henüz üç yaşındayken o da birçok arkadaşı gibi futbol topunun peşinden koşmaya başladı. Mahalle aralarında büyüyen futbol tutkusu, zamanla onu sahaların vazgeçilmez isimlerinden biri hâline getirdi.
Küçüklüğünden beri içinde hissettiği futbol potansiyelini ortaya çıkarmak için bazen hayal kırıklıklarıyla bazen de zafer çığlıklarıyla dolu uzun bir yolculuğa çıktı. Bir yetenek avcısının onu keşfetmesiyle çocukken hayalini kurduğu gibi Avrupa’da futbol oynama fırsatına kavuştu.
Zorluklarla örülü bu yolculukta kararlılığı ve tutkusu onu daima bir adım ileri taşıdı. Avrupa’nın zorlu liglerinde edindiği deneyimini, bugün Galatasaray’da sergilediği üstün performansla taçlandırıyor; sahadaki varlığıyla hem taraftarın sevgisini kazanıyor hem de başarılarına her geçen gün bir yenisini ekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133303</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6879b809-262f-485c-b576-f8d0778a93f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kenan Yıldız - Sahanın Yıldızları</image:title>
            <image:caption>2025 yılı güncel bilgileri ve istatistikleriyle!

Kenan, Afyonkarahisar’dan Almanya’ya göç eden bir babayla Alman vatandaşı bir annenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Henüz üç yaşındayken futbola olan yatkınlığını fark eden babası, bu ilgiyi desteklemek için elinden gelen her şeyi yaptı. Gol videoları izlettirdi, maçlara götürdü, onu hep oyunla iç içe tuttu. Kenan’ın futbolla zaman içerisinde kurduğu bağ, basit bir çocukluk hevesinin ötesine geçip tutkulu bir öğrenme sürecine dönüştü.
Bu tutkuyu yalnızca yeteneğiyle değil, azmi, disiplini ve sarsılmaz inancıyla da besledi. Almanya’nın küçük bir şehrinde başlayan bu yolculuk, yıllar içinde onu Bayern Münih’ten Juventus’a, Euro 2024’ten Şampiyonlar Ligi’ne taşıdı. Çocukluk hayali adım adım gerçeğe dönüşürken Kenan her fırsatta sahaya karakterini de koydu.
Futbola duyduğu sevgi sayesinde henüz 17 yaşında dünya çapında tanınan bir isme dönüştü. Kenan Yıldız, bugün yalnızca attığı gollerle değil, hikâyesiyle de milyonlara ilham veriyor. Ve onun yolculuğu aslında daha yeni başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133304</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7f086a7-df25-4648-8eef-c1f37df83ae4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kentsel Ve Bölgesel Gelişimi Düşünmek</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Türkiye’de mekânsal düşüncenin gelişimine, kentsel ve bölgesel çalışmaların derinleşmesine eşsiz katkılar sunan Prof. Dr. Ayda Eraydın’a bir armağan olarak hazırlandı. Onun üretken akademik yolculuğuna eşlik eden öğrencileri, meslektaşları ve dostları, bu eserde hem bir hocanın bıraktığı izleri hem de birlikte düşünmenin değerini yeniden hatırlatıyorlar. 
 
Ayda Eraydın’ın çalışmaları yalnızca kent ve bölge planlaması alanına değil, düşünsel özgürlük, eleştirellik ve dayanışma kültürüne dair de kalıcı bir miras bırakmıştır. Kitap, bu mirası kavramsal ve pratik düzeyde yeniden yorumlayan yazılardan oluşuyor. Bölgesel kalkınmadan dijital ekonomiye, kentsel dönüşümden sosyal sermaye ve iklim değişikliğine uzanan geniş bir yelpazede, günümüzün temel mekânsal sorunlarını onun düşünsel izleriyle tartışıyor. 
 
Editörlüğünü Bilge Armatlı Köroğlu ve Tanyel Özelçi Eceral’ın yaptığı “Kentsel ve Bölgesel Gelişimi Düşünmek” kitabı, bir bilim insanına saygı duruşu olmanın ötesinde, ortak üretimin, entelektüel vefanın ve bilime adanmış bir yaşamın hikâyesidir. Her sayfası, Ayda Eraydın’ın ışığını bugüne taşıyan bir çağrıdır: Mekânı anlamak, insanı ve geleceği anlamaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133305</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad8bc140-1fb3-4dd4-896b-571ec2d23537.jpg</image:loc>
            <image:title>Konutun Dünü, Bugünü, Yarını</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Türkiye’de konut politikaları, kentsel ekonomi ve mekânsal planlama alanlarında kalıcı izler bırakmış Prof. Dr. Ali Türel’e bir armağan niteliğindedir. Onun düşünsel birikimini, akademik katkılarını ve kente dair bitmeyen merakını odağına alan bu eser, konutun geçmişten bugüne ve geleceğe uzanan hikâyesini çok yönlü biçimde ele alıyor. 
 
Kitapta yer alan bölümler, konutun yalnızca bir barınma biçimi değil, aynı zamanda toplumsal, ekonomik ve kültürel bir süreç olarak nasıl dönüştüğünü tartışıyor. Türkiye ve dünyadaki konut krizleri, mekânsal eşitsizlikler, belediyelerin rolü, afet sonrası yeniden yapılanma deneyimleri ve yeni konut biçimleri, farklı akademisyenlerin katkılarıyla derinlemesine inceleniyor. 
 
Editör Leyla Alkan Gökler’in özenle hazırladığı bu eser, bir yandan Ali Türel’in düşünsel mirasına ışık tutarken, diğer yandan konutun yarınını anlamak için yeni sorular soruyor. Bilime, emeğe ve insana adanmış bir hayatın iziyle… Konutun Dünü, Bugünü, Yarını, hem bir saygı duruşu hem de geleceğe bırakılmış bir düşünsel davettir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133306</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d24ac262-7fee-468b-935a-1a736a470433.jpg</image:loc>
            <image:title>Planlama, Politika, Uygulama Ve Deneyimler</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Türkiye’de planlama disiplininin şekillenişinde derin izler bırakmış bir bilim insanına, Semahat Özdemir’e armağan olarak hazırlandı. Editörlüğünü Nilgün Kiper’in yaptığı eser, Özdemir’in düşünsel birikimini, mesleki duruşunu ve planlama pratiğine kattığı özgün yaklaşımı çok boyutlu biçimde yansıtıyor. 
 
Kitapta, bir akademisyenin yaşamı boyunca biriktirdiği deneyimlerin, düşünsel üretimin ve toplumsal sorumluluk bilincinin izleri sürülüyor. Söyleşiler, kişisel tanıklıklar ve araştırma yazıları aracılığıyla planlamanın hem kuramsal hem de pratik boyutları yeniden yorumlanıyor. Kentsel dönüşümden mekânsal adalete, havza planlamasından iklim değişikliğine, katılımcı yönetişimden kırsal kalkınmaya uzanan geniş bir çerçevede, planlamanın toplumsal ve çevresel boyutları ele alınıyor. 
 
“Planlama, Politika, Uygulama ve Deneyimler”, yalnızca bir armağan kitap değil; bilimin rehberliğinde üretilen bilginin, paylaşılan emeğin ve kamusal sorumluluğun anlamına dair güçlü bir hatırlatmadır. Her sayfası, planlamayı bir meslekten öte, bir etik ve yaşam biçimi olarak kavrayan bir hocanın ışığını geleceğe taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133307</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/897ad029-b665-48f1-965f-5c8243921dea.jpg</image:loc>
            <image:title>Yerler Ve İzler(İ)</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Türkiye’de kent araştırmalarının düşünsel sınırlarını genişleten, mekânı veriyle, tarihi bilgiyle ve insan deneyimiyle yeniden kuran Prof. Dr. Murat Güvenç’e bir armağandır. Editörlüğünü Eda Ünlü Yücesoy ve Burcu H. Özüduru’nun yaptığı bu eser, Güvenç’in akademik üretimini olduğu kadar, araştırmacı, öğretici ve yurttaş kimliğini de görünür kılıyor. 
 
Kitapta yer alan yazılar, Murat Güvenç’in mekânsal düşünceye kazandırdığı çok katmanlı bakışın izlerini sürüyor. Haritalardan arşivlere, kent tarihinden dijital beşeri bilimlere uzanan çalışmalarıyla, kentleri yalnızca fiziksel mekânlar olarak değil, toplumsal ilişkilerin ve düşünsel süreçlerin sahnesi olarak kavramaya çağırıyor. Her bölüm, onun titiz araştırma disiplini, kavramsal derinliği ve bilginin kamusallığına duyduğu inancı farklı yönleriyle yansıtıyor. 
 
“Yerler ve İzler(i)”, bir bilim insanının topluma, bilgiye ve mekâna adadığı ömrün sessiz ama güçlü hikâyesidir. Her sayfası, Murat Güvenç’in bıraktığı izleri takip ederken, kentleri yeniden düşünmeye davet eden bir çağrıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133308</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21929b72-3fa8-47ad-b744-eb9da0e29805.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarı Defter</image:title>
            <image:caption>Çalışmak için kiralık bir oda buldum. Moonee Ponds’taki bir butiğin üstünde. Kuzeye, çok uzaklardaki alçak bir dağa bakıyor. Bir köşesinde lavabo var. Gideri tıkanmış, bayat, kahverengi bir suyla dolu. Belki içinde sivrisinekler ürer. Umurumda değil. Günde üç cümle yazıyorum. Perişan, hırçın, asabi ve çekilmez haldeyim. Belki tek kitaplık bir kadınımdır ben. 
 
Helen Garner’ın okurlar ve eleştirmenlerin büyük ilgisiyle karşılanan üç ciltlik günlüklerinin ilk cildi Sarı Defter, yazarın 1978-1987 yılları arasında tuttuğu notlardan oluşuyor. 
 
Bir yazarın iç kemiren şüpheler ve küçük zaferlerle dolu günlerinden anneliğin zorlukları ve zevklerine, arkadaş sohbetlerinden ihanetlerin ve ayrılıkların şiddetine, gökyüzü ve yeryüzü manzaralarından şehir hayatının sürprizlerine, Sarı Defter gündelik hayatın canlılığıyla, yakalanan anların büyüsüyle dolup taşıyor. Helen Garner’ın her zamanki dürüstlüğü ve keskin mizahıyla... 
 
Sarı Defter hakkında illa bir şey söylenecekse, Garner’ın içgüdülerinin hakikiliğinin bir kanıtını oluşturduğu, sıradan yaşamın sıradışı bir şey olmakla kalmayıp büyük bir edebi girişimi de hak ettiğinin bir delili olduğudur. Bunun da ötesinde, doğru gözlemcinin bakışının altındayken ve gerekli beceriyle kaydedildiğinde hayatın görkemli, yürek burkucu sanat katına yükseltilebileceğini de kanıtlıyor bu kitap. 
Alice Robinson 
 
Virginia Woolf’un günlüklerinden bu yana bir yazarın yayımladığı en iyi, en zengin günlükler. 
Rachel Cooke, The Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133309</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18e5d1da-16c2-4b63-ac5b-f1b36558ceb3.jpg</image:loc>
            <image:title>#Eşrefimahlukat</image:title>
            <image:caption>“Unutmak; nasıl hafifletici bir kelime, içinde milyonlarca özgürlük barındırıyor... Sorumluluğu evrenin bilmem
neresine bırakıp gitmek... Sorumlu olmamak... Sorumlu tutmamak... Akvaryumda cama ya da birbirlerine çarptıkları anda en başından başlayan, neden orada olduklarını unutan balıklar gibi...”
Songül Öden, hayat koşturmacasının gürültüsünde yitirdiğimiz ince sızıları, ansızın beliriveren anıları, insanın
kalbini sıkıştıran o tanıdık endişeleri ve en saf haliyle aşkı fısıldıyor öykülerinde. Sevginin, hüznün, heyecanın,
bitimsiz korkuların bizi biz yapan asıl hisler olduğunu gösteriyor, her şeyin bu hislerden ibaret olduğunu... Üstelik
kendine has anlatımı ve diliyle duygulu, coşkulu, içten, hayal gücünü tüm renkleriyle yansıtan, büyülü ve gerçekçi
bir dünya kuruyor...
Songül Öden&apos;in uzun yıllara dayanan yazma serüvenini görünür hale getiren eşrefimahlukat, her şeyin, herkesin
birbirine benzemeye başladığı çağımızda, hepimizin “biricik” olduğunu hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133310</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be6cc67a-c2c4-4566-87d7-def456b7d026.jpg</image:loc>
            <image:title>Öteki Dünya</image:title>
            <image:caption>Thomas Mann’ın Büyülü Dağ romanındaki sanatoryumu andıran, dünyadan kopuk bir yerde ölümden sonraki hayata dönüşümün sancıları var Öteki Dünya’da. Ölümü kavrayış ve mutlak unutuş aşamalarının yarattığı yabancılaşma birbirini tamamlayan iki metinde anlatılıyor: “Öteki Dünya”, “Taşıyıcı”. Bilimkurgu atmosferinde biçimlenen anlatılarda hayattan ayrılış kurgulanırken bir yandan da yaratılış mitlerine gönderme yapılıyor... Bu dünya aslında neresi? Orasıyla burası yer değiştirse nasıl olur? Gerçek düşlere bulandığında neler olur? 
 
Brueghel’in İkarus tablosundaki varlık sorgulamasının, o dramatik görüntünün etkisini bir anlatıya dönüştürüyor Kerem Işık. Felsefi bir düşünceyi kurmacanın 
arkasında betimliyor. 
 
Hepiniz öldünüz! Birkaç önemli bilgi daha: şu an Öteki Dünya’da yer alan Birinci İstasyon’un 871. lojman kompleksindesiniz. Girişte verilen ilaç nedeniyle kendinizi bitkin ve halsiz hissedebilirsiniz. Tabii tüm bu yan etkiler geçici. Ne de olsa az önce belirttiğim gibi artık ölüsünüz. 
Buranın bir tür ara bölge olduğunu unutmayın. En kısa sürede buradan çıkmaya bakın. Şimdi tulumlarınızın üzerinde yazan numaralara göre odalarınıza dağılabilirsiniz. İlk üç rakam apartman, son iki rakamsa oda numaranızdır. 
Öteki Dünya’ya hoş geldiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133311</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbc2aa70-7716-4571-91ec-4753f15c2887.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı&apos;da Dinden Çıkma (İrtidad)</image:title>
            <image:caption>Yalçın Çakmak, Osmanlı’da Dinden Çıkma (İrtidad) başlıklı bu kitabında, İslâm dininden çıkma olaylarına karşı Osmanlı devlet yönetiminin gösterdiği resmî tavrı ve bunun zaman içinde kâh sertleşip kâh yumuşayarak uygulanmasını ele alıyor. Eser, 15. yüzyıldan imparatorluğun sonuna kadar süren uzun bir zaman diliminde, dönemin din adamlarının görüş ve fetvalarıyla birlikte, mürtedlere karşı alınan kararların değişimini örnek vakalar ışığında incelerken, 19. yüzyıldan itibaren mürtedlerin ölüm cezası ile cezalandırılmalarına fiilen son verildiğini ama imparatorluğun sonuna kadar onlara karşı farklı cezai yaptırımların uygulanmaya devam ettiğini gösteriyor. Bu bakımdan, literatürde önemli bir boşluğu dolduruyor. “Başka bir inanç veya dinden İslâm’a dönmeyi temsil eden ihtida ve ihtida olayları önemsenirken, İslâm’ı terk ederek başka bir dine girme anlamına gelen irtidad olayları, muhtemelen örnek olup yaygınlaşma tehlikesine binaen göz ardı edilir ve böylece toplumsal fayda gözetilmiş olur. Bu yaklaşım çerçevesinde yerli literatürde göz ardı edilen konulardan biri de bu kitabın konusunu oluşturan Osmanlı dönemi irtidad olayları (dır). (…) Kitapta konunun bir tarafı olmadan akademik soğukkanlılığını ve nesnelliğini koruyan yazar, önce İslâm hukukunda irtidad konusunun teorik yerini belirledikten ve Osmanlı döneminde klasik fakih ve âlimlerin görüş ve fetvalarını inceledikten sonra, irtidad konusunu örnekler üzerinden değerlendiriyor.” ALİ AKYILDIZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133312</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7349a1d0-2a0f-4fdf-8c69-558b21d882e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Manzaraların En Güzeli</image:title>
            <image:caption>Alageyik manzarası çok güzel bir yere yerleşmişti. 
Buranın dere yatağı olduğunu, yağmurda taşabileceğini söyleyenlere kulak asmadı. 
Derken ilk yağmurda her yeri sel suları bastı. 
Alageyik bu olaydan sonra belki de hiç ummadığı bir şey öğrendi. 
Neydi en güzel manzara?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133313</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2824f58-8c8c-49fa-8848-80f4ee9618c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Nüfus İlkesi Üzerine Bir Deneme</image:title>
            <image:caption>“1838 yılının Ekim ayında, sistematik araştırmalarıma başladıktan on beş ay sonra, Malthus’un Nüfus İlkesi Üzerine kitabını okumaya başladım ve hayvanların ve bitkilerin alışkanlıklarını uzun süredir gözlemleyerek… [türlerin] varoluş mücadelesini anlamaya hazır olduğumdan… [kitabı okurken] mevcut koşullar altında olumlu değişimlerin devam etme, olumsuz değişimlerin ise yok olma eğiliminde olduğunu fark ettim. (…) Sonunda üzerinde çalışabileceğim bir teori bulmuştum.” CHARLES DARWIN, OTOBİYOGRAFİ Nüfus İlkesi Üzerine Bir Deneme, 1798’de yayımlandığında, insan nüfusunun geometrik artışına karşı gıda üretiminin aritmetik hızla artabileceğini öne sürerek karamsar bir gelecek perspektifi sunarak demografi, ekonomi-politik ve sosyal teori alanlarında önemli bir tartışma başlatmıştır. Nüfus artışını sınırlayan etmenler, yoksullara yardımın sakıncaları, bireysel özgürlüklerle toplumsal çıkar arasındaki gerilim gibi konularda Malthus’un öngörüleri, kitap yayımlandığı günden beri hem eleştirilmiş hem de yeniden yorumlanmıştır. Yoksulluğun Tanrı’ın koyduğu bir doğa yasasıyla belirlendiğini, doğal olduğunu iddia eden Malthus’un tezini Karl Marx, “proletaryaya karşı en acımasız savaş ilanı” olarak nitelendirmiştir. Charles Darwin ise bu kitabı evrim teorisinin ilham kaynağı olarak göstermiştir. Bugün de dünya nüfusu, gıda güvenliği ve ekolojik sınırlar üzerine yapılan tartışmalarda geçerliliğini koruyan bu klasik eser, siyasal düşünce tarihinin önemli metinlerinden biri olmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133314</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adba4399-6f84-4b7b-97b4-4956ca428f6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakikatin Peşinde Tahir Elçi</image:title>
            <image:caption>Devletin haksızlık ve adaletsizlikleriyle büyümüş, bizzat işkence görmüş, tehditler almış, tüm bunlara rağmen insan hakları mücadelesinden asla vazgeçmemiş bir isimdi Tahir Elçi. Hayatını faili meçhullere, cezasızlığa ve devletin karanlık yüzüne karşı hakikat mücadelesine adayan Diyarbakır Baro Başkanı Elçi 2015’te katledildi. Kendinden önceki isimlerden devraldığı hak mücadelesini arkasından gelenlere bıraktı… Gazeteci Burcu Karakaş bu kapsamlı araştırmasında çocukluğu ve üniversite günlerinden avukatlık serüvenine, devletle birçok kez karşı karşıya gelip kazandığı davalardan Kürt meselesine bakışına, hak mücadelesi tarihindeki yerinden insani yönlerine Tahir Elçi’yi her açıdan ele alıyor. Elçi’nin 49 yıllık ömrünü ve sarsıcı ölümünü tüm yönleriyle aktarırken Türkiye tarihinden de kesitler sunuyor. Hakikatin Peşinde–Tahir Elçi, yalnızca adalete adanmış bir ömrün biyografik metni değil, aynı zamanda hafızasızlığa karşı bir direniş ve asla unutulmaması gereken bir kaybın hikâyesi…  “1990’lı yıllardan bugüne JİTEM’ci ağababalarınız ve generallerinize boyun eğmedim, sizden mi korkacağım...”  TAHİR ELÇİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133315</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0735dfc7-2e39-45bb-a896-c6008180a927.jpg</image:loc>
            <image:title>Aç Hayaletler Diyarında</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en saygın tıp doktorlarından ve düşünürlerinden biri kabul edilen Dr. Gabor Maté Aç Hayaletler Diyarında’da sıklıkla görmezden gelinen ya da yüzleşmekten kaçınılan bağımlılık konusunu masaya yatırıyor. Yıllar boyu uyuşturucu bağımlılığının ve zihinsel rahatsızlıkların pençesinde yaşayan hastalarıyla çalışırken edindiği tecrübelerden süzdüğü gözlem ve bulgulara dayanarak insan gelişiminin doğasına dair yeni ve radikal bir perspektif sunuyor. Maté bu ödüllü kitabında gerçek kişilerin tanıklıkları, ufuk açıcı bilimsel araştırma sonuçları ve bizzat geliştirdiği şefkatli merak yaklaşımının terapötik potansiyelini bir araya getirerek bağımlılık meselesine dair panoramik bir resim çiziyor. Yazar sadece uyuşturucu veya alkol değil, sigara, kumar, seks, alışveriş, yemek gibi pek çok konuda öz yıkıma götüren her tür davranışı ele alıyor ve bağımlılığı, tedavi edilecek tıbbi bir rahatsızlığın ötesinde mağdurun kişisel hikâyesi, duygusal gelişimi ve beyin kimyasının birleşimi olarak inceliyor. Bağımlılığın işlevselliği, uyuşturucuyla savaş kampanyaları, dezavantajlı gruplarda uyuşturucu madde kullanımı, mağdurlara yönelik palyatif bakım tartışmaları, iyileşmenin ekolojisi, kitapta yer alan diğer başlıklar. Kendinizi, başkalarını ve dünyayı görme şeklinizi değiştirecek bir kült kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133317</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8782bc04-f66d-422b-9044-e1b484a97f1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Pusula</image:title>
            <image:caption>“Bizler nasıl bir umutsuzluk hastalığı kapmış olabiliriz?”
Gece Viyana’ya çökerken, hasta ve uykusuz Franz Ritter yatağında ngeçmişe savrulur: İstanbul, Halep, Şam ve Tahran yolculukları, belleğini dolduran sanatçılar, oryantalistler ve kâşifler… Ve tüm bu anıların
merkezinde, Avrupa ile Ortadoğu arasındaki gerilimin ortasında duran ulaşılmaz aşkı Sarah.
Pusula, belleğin ritmine kapılmış bir zihnin kıvrımlarında dolaşırken klasik müzikten tasavvuf ezgilerine, Goethe’den Aragon’a uzanan kültürel bir harita açar. Mathias Énard, akademik araştırmanın
heyecanını ve kayıp duygusunun derinliğini ustalıkla harmanlarken, Doğu ile Batı arasındaki çekimi kişisel bir yaraya dönüştürür. Fransa’nın en prestijli edebiyat ödülü Goncourt’a, ayrıca ülkemizde Talât Sait Halman Çeviri Ödülü’ne değer görülen bu roman, modern edebiyatın sınırlarını zorlayan, kurguyla düşünceyi zarifçe buluşturan bir zihin yolculuğu.
Yaşam, ölüm üzerine uzun bir meditasyon.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133318</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98ddf971-ebd3-40bf-b271-6de193e4feee.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaslı Bir Kalp</image:title>
            <image:caption>&quot;Rebus nasıl her kitapta çıtayı daha da yükseltebiliyor? Ian Rankin bir dahi.&quot; –Lee Child “Çok beğendim! Rebus, kurmaca edebiyatının en büyük karakterlerinden biri.” –Marian Keyes “Olağanüstü. Finali okurları büyüleyecek. Herkes bundan bahsedecek!” –Mick Herron “Muhteşem, harika yazılmış, zekice ve ne muhteşem bir final!” –Kate Mosse “Eşsiz. Kusursuz bir şekilde işlenmiş, sürükleyici, incelikli bir dokuya sahip. Sırasıyla alaycı, acımasız, gözü kara, yürek yakan.” –Sarah Vaughan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133319</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61231dd1-0501-4bd0-b843-d0ebd87f7cca.jpg</image:loc>
            <image:title>İngilizce Ticari Yazışmalar El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Akademisyen-yazar Yavuz Odabaşı’nın titizlikle hazırladığı bu kitap, İngilizce ticari yazışmalar üzerine, özellikle orta düzeyde yabancı dil bilgisine sahip olan kişilerin daha sade ve kolayca öğrenip uygulayabileceği temel becerileri geliştirmeye yönelik bir rehberdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133320</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45d54686-3e3f-4da1-89a9-3a95d20030f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kasatura – Yarası Keskin (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sevgilisiyle mutlu bir gelecek planlayan bir kızdım fakat kader benim planlarıma göre adımlamadı. Beni psikopat bir adamla anlaşmalı evlilik yapmaya zorladı. Kaderin bana hazırladığı o gelecek keskin bir yaraya ev sahipliği yaptığında, boyun eğmek zorunda kaldım.

Kimsenin gözüne batmayan bir hizmetçiyken, günahkârların aziz taklidi yaptığı o kurtlar sofrasında oturur vaziyette buldum kendimi. Kalbimde tutarım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133321</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0625cfec-9f07-495d-b576-1a9e8b7f5f65.jpg</image:loc>
            <image:title>Nakışlı Cezve</image:title>
            <image:caption>Okuduğum öyküleri, Doğu’nun otantik insanının gündelikleriyle yoğrulduğunu hemen ele veren ve o kültüre yoğunlaşmış bir anlatıcının varlığını hemen duyumsatan öyküler... Şiirlerindeki ses de geleneksel şiirimizin önemli duraklarına uğradığını, o duraklarda uzunca oyalandığını ve şiirlerini o duraklardan hareketle kurduğunu gösteriyor. Bu, önemli. Hayatın içinden söylediği sözler, sıcak ve sahici bir insanın,  yeni yüzyıla ve haksızlıklara çığlığı gibi... İnancım şu ki Fatma Bacara’nın, bu duygu ve birikim zenginliği önümüzdeki zaman içinde mazlumlar, düşkünler, yolda kalmışların yoldaşı olacak. Okuyacağınız  öyküler/şiirler, sahici bir insanın geleceğe gönderdiği naiv birer feryatdır. Az şey mi bu? Yokluğum onu çok telaşlandırmış, yaşlı kalbi heyecanlanmıştı. Kaybetme korkusunu taşıyan elleri titriyordu. Tekrar tekrar baktı aynı yere, sonra bir alt rafa ve sonra bir üst rafa baktı. Yoktu. İlerleyen yaşı ona bir oyun mu ediyordu? Aklını zorluyor, yokluyordu. Acaba başka bir yere mi koymuştu yoksa satmış mıydı? Son anılarında böyle bir sahne yoktu. Gidişim ona eski bir sevdanın varlığını hatırlatmıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133322</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a95efa77-eb5f-477f-8d78-15d2e8befe65.jpg</image:loc>
            <image:title>Kirli Peri Masalı</image:title>
            <image:caption>Kirli bir peri masalındaydık en başından beri.Mutsuz sonları olan…
Sonsuza dek mutsuz sonlarda yaşayan… 
İyilerin öldüğü,kötülerin yaşadığı…
Bizim gibi arada kalmış olanların ise yaşamayı ya daölmeyi beceremediği…
Söylesene Özgür… 
Biz nasıl biteceğiz?
Cehennem evindeki yangından sağ çıkıp polislerden ve peşlerine düşen düşmanlardan kaçmayı başaran Yosun ve Özgür, Bay K ve Anıl ile birlikte ıssız bir dağ evine sığınır.Fakat geçmişlerindeki sırlar acımasız hayaletler gibi o evin tavanında dolaşırken; bu kez kendilerini yalnızca hayatlarını değil, tüm ülkenin gündemini altüst edecek bir olayın tam ortasında bulacak, geçmişlerindeki ve şimdilerindeki kayıpları birbirine karıştıracaklardır...
Ölüme Fısıldayan Adam ve Kibrit Çöpü Mezarlığı’nın ardından,serinin üçüncü kitabı her karakteri kendi cehennemine sürüklüyor.Kurtulan olacak mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133326</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f38ff4ef-f67c-40f1-aafb-9ae6fdfeacc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Omzumdaki Serçe</image:title>
            <image:caption>Cebimdeki Güvercin kitabından tanıdığımız Sadık dede, bu kez evinden çıkıp sevgili Peygamberimizin yanına Medine’ye gidiyor. Sütunlar arasında kaybolmuş telaşlı bir serçeyle de orada karşılaşıyor. Bu karşılaşmanın sonrası sıcacık bir dostluk ve kavuşma hikâyesi... Omzumdaki Serçe’nin çizimleri, sayfa sayfa huzuru hissettirirken 5 yaş ve üzeri okurları fark ettirmeden kutsal mekânla tanıştırıyor. Kitap, Peygamber sevgisinin inceliğini Sadık dedenin cümlelerinde, Mescid-i Nebevî’nin huzurunu da hikâyesinde saklıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133327</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b4f738e-18b3-4f43-aa7c-8105fe46dbaa.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhların ve Bedenlerin Hekimi Akşemseddin</image:title>
            <image:caption>İstanbul’un fethi denilince Fatih Sultan Mehmed’den sonra akla gelen ilk isim olan Akşemseddin, sadece bir fethin manevi mimarı değil, aynı zamanda devrinin en iyi hekimlerinden biridir. Bu kitapta, tıp tarihinde ilk defa mikroptan “canlı tohumlar” olarak bahseden, hastalıkların bu yolla bulaştığı fikrini öne süren Akşemseddin’i âlim, hekim ve hoca kimliğiyle okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133328</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fdc1823-ac3f-4c56-8faf-ce74b673d327.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelime Terzisi</image:title>
            <image:caption>Küçük bir şehrin tek terzisi olan Kelime Terzisi, eşi benzeri olmayan bir terzidir. Kumaşları iplikle dikmez, onun yerine masallardan, hikâyelerden, şarkılardan, sözlüklerden derlediği kelimeleri kullanır. Palto dikerken soba, şömine, sevgi, sarılmak gibi sıcak kelimeleri; yazlık kıyafetler için de hasır şapka, gölge, mayo gibi serin tutan kelimeleri seçer. Zamanla şehir büyür, her şey değişmeye başlar. İnsanlar modayı takip eder ve ona uygun giyinir. Böylece Kelime Terzisi de yaptığı kıyafetler de unutulur. İşte olanlar ondan sonra olur.  Çünkü Kelime Terzisi’nin ürettikleri, kıyafetten daha fazlasıdır. Modaya, tüketim kültürüne farklı bir açıdan bakan; insan için anlamlı ve değerli olanı işaret eden keyifli bir hikâye. Zengin resimler, kelimelerle ilgili etkinlikler, Kelime Tüneli adlı kelime oyunuyla bu kitap hem kitap hem eğlenceli oyun arkadaşı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133329</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d70bb7e-774a-4b5e-9d6e-57edea5de167.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihsever Çocuk - Ertuğrul Gazi</image:title>
            <image:caption>Kayı Obası büyük bir kuraklık yaşamaktadır. Bu soruna çözüm bulmak için obanın ileri gelenleri toplanır. Toplantı sonunda verimli topraklara göç kararı alınır. Verimli topraklara ulaşmak için bütün oba batıya doğru göç eder. Göç yolunda Kayı halkını zorlu şartlar beklemektedir. Zorlu şartlara dayanamayıp geri dönenler olur. Yılmadan devam edenler bir devletin tohumlarını atar. Bu kitapta, Kayı Boyu’nun hayatta kalma mücadelesini ve Ertuğrul Gazi’nin obayı devlete dönüştürme yolundaki çabasını okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133330</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df99be5e-dcc3-41af-9744-e639fb0f282a.jpg</image:loc>
            <image:title>Köfte ve Pirinç Patlağı 1 - Uzay Kaçkını</image:title>
            <image:caption>Pirinç, yaptığı depreme dayanıklı geometrik ev projesi için bir proje danışmanı beklemektedir. Beklediği proje danışmanının geldiğini düşünür ama gelen kişi pijamalı Köfte’nin ta kendisidir. Köfte, Galaktik Emniyet Güçlerinden kaçarken kendisini “zaman konusunda kafası karışıklar”ın gezegeni olan Stemart 4K gezegeninde yani onların tabiriyle -Dünyalıların- gezegeninde bulur. Peki, farklı gezegenlerden olan bu ikili, birbiriyle anlaşmanın yolunu bulabilecek mi? Pirinç, gerçek proje danışmanıyla tanışabilecek mi? Peki Köfte uzay aracını tamir edip kaçmayı başarabilecek mi? Heyecanlı bir bilim kurgu macerası seni bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133331</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cac28d60-e44a-4d07-9b18-3ce7431ab8ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Köfte ve Pirinç Patlağı 2 / Dünya Şaşkını</image:title>
            <image:caption>Doktor Fasulye’nin çalışmalarının peşinde olan Cem Cemil, bu amacına ulaşmak için Köfte’yi kullanmak ister. Köfte’yi ele geçirmek için Galif Muhafız Birliğinin süvari alayı olarak görev yapan robot arı kolonisi baltutları kullanır. Baltutlar, Pirinç’ten Köfte’yi teslim etmesini ister. Pirinç’in “Gezegenimden gidin!” demesini tehdit olarak algılayan baltutlar, Dünya’yı patlamış mısır hâline getirmek için küresel ısınma balonunu aktifleştirirler. Dünya’yı kurtarmak için önce Pirinç’in planını uygularlar. Plan başarıya ulaşmayınca bu sefer Köfte’nin planı devreye girer. Köfte ve Pirinç’in gayretleri, Dünya’nın patlatılmasını engelleyecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133332</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1279039a-b00e-4b3e-a173-65770a06af87.jpg</image:loc>
            <image:title>Köfte ve Pirinç Patlağı 3 - Galaksi Taşkını</image:title>
            <image:caption>Pirinç, Sütlaç Hanım, Bezelye ve Köfte bir sarmalla Kerpeten Vadisi’ne düşerler. Robokaller tarafından yakalanmak üzereyken çocuk ajan Bezelye sayesinde Hayyan gezegenine gelirler. Yap Roşkoş’un elinden Galif’i ve Galif hanedan üyelerini kurtarmak için plan yaparlar. Bezelye ve diğer çocuk ajanlar hanedan üyelerini kurtarmaya çalışırken Köfte ve Doktor Fasulye de Galif halkını bilinçlendirmek için harekete geçer. Köfte ve ikizi Piyaz’ın, Galif’in ve işgal altındaki tüm gezegenlerin kurtulması için yaptığı fedakârlıklar Galif efsanesinin gerçekleşmesi için yeterli olacak mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133333</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4a03042-d0bf-45ea-9b5d-14dca9cae4ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Başörtüsü Kardeşliği - 1</image:title>
            <image:caption>Tesettür ve kadın erkek ilişkilerindeki sınırlar, özellikle lise çağlarında oldukça kafa karıştırıcı olabilir. Gençler; duygular, inanç ve toplumsal sorumluluklara dair pek çok şeyin kesişim noktasında bunalmış hissedebilir. Başörtüsü Kardeşliği, sözünü ettiğimiz bu sıkışmışlığı yaşayan bir grup lise öğrencisinin macerası... Bu macerada gençler, öğrendikleri ile yaşadıkları dönemin çatışmalarını yorumlayarak çıkış yolu buluyor. Endonezya’da “Çok Satanlar” listesinden düşmeyen Başörtüsü Kardeşliği titiz bir yayına hazırlık süreciyle hazırlandı. Endonezya eğitim sistemi içinde yatılı olarak eğitim veren Siti Fatıma Dinî Yatılı Okulunun yıllardır değişmeyen iki birincisi var: Asha ve Khalda. Ama şimdi karşı karşıyalar çünkü Almanya’da eğitim bursu yalnızca birine verilecek. Asha ve Khalda daha yurt dışı eğitim bursu fikrine alışamadan ikinci şoku yaşıyor. Seçim için yeni bir sınava girecekler. Üstelik kendi okulları dışında ve tam bir dönem boyunca! Şaka mı? Hayır, değil!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133334</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7843ca3e-af23-4a9c-bd29-0dcd4bac8686.jpg</image:loc>
            <image:title>Esma ile Hüsna 10 Kitap Set</image:title>
            <image:caption>Esma ile Hüsna 10 Kitap</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133335</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f440ed0-7c9a-48b2-921a-e8b2f2357e6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeyh-i Ekber&apos;in Yolunda</image:title>
            <image:caption>Şeyh-i Ekber’in Yolunda, Ekberî külliyatın okunması ve hikmetin idrak edilebilmesine dair usulüyle geleneğimizde var olan okuma edebini izah edebilmek adına kaleme alınmış bir girizgâh.  Eser, Muhyiddin İbn Arabî’de okumak ile Muhyiddin İbn Arabî’yi okumanın aynı şeyler olmadığını vurgulayıp Ekberî irfan ile Ekberî kültür arasındaki farkı ortaya koyuyor.  Sufi gelenekten farklı olarak marifetin hikmet üzerinden ifade edildiği bu okulun günümüzdeki en önemli meselesi olan modernliği, bu manada Ekberîliğin en önemli temsilcisi olan René Guénon üzerinden ele alıyor.  Sekülerlik ve hikmet meselesinin Guénoien silsileye tabiiyetin hasılı olduğunu vurgulayan ve kendi konumunu da buradan ifade eden yazar, Guénoien silsilenin meselelerini İşrâkîlik üzerinden tartışıyor. Şeyh-i Ekber’in Yolunda, bu mananın ilk kez yazılmış olması açısından büyük önem taşıyor.  Muhyiddin İbn Arabî Hazretleri’nde okumak adına, dört bölüm hâlinde tertip edilen kitabın ilk bölümünde kısa tarihi ve usulüyle Ekberiyye; ikinci bölümünde Muhyiddin İbn Arabî Hazretleri’nde okumanın manası; üçüncü bölümünde hikmetin ifadesi, Ekberî irfan ve kurucu metinler; dördüncü bölümünde Modernlik ve Ekberiyye bahsi; son bölümünde ise Tıbbu’r-Ruhani üzerine bir risale yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133336</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7afee60b-cbcb-487f-be49-1db1b25b1444.jpg</image:loc>
            <image:title>Eşim Tehlikeli mi?</image:title>
            <image:caption>Elimizdeki kitap, partner/eş şiddetinin ortaya çıkış nedenlerini sınıflandırarak şiddetin toplumsal ve psikolojik boyutlarını anlamaya yönelik kapsamlı bir çerçeve sunuyor. Namus algısı, ruhsal bozukluklar, madde kullanımı ve durumsal çatışmalar gibi etkenler üzerinden şiddetin dinamiklerini ele alırken, her tür için önerilen müdahale yöntemlerine yer veriyor. Eş Şiddeti Tehlikeliliği Değerlendirme Psikoeğitim Programı ile desteklenen bu çalışma, toplumsal farkındalık geliştirmek isteyen herkese ışık tutmayı amaçlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133337</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22f01d2a-6d01-48a1-ac08-bdf79017e97f.jpg</image:loc>
            <image:title>Vay Canına</image:title>
            <image:caption>Her çocuğun bir “kimim ben?” Yolculuğu vardır… 
Küçük timsahımız da bu yolculuğa kocaman bir “VAY CANINA!” diyerek başlayarak; kendini tanımanın, duygularını anlamanın ve dünyayı keşfetmenin büyüsünü yaşıyor. 
Çıktığı yolculukta; PANGOLİNDEN; korkunun koruyucu yanını. QUOKKADAN; mutluluğun bulaşıcılığını. DENİZATINDAN; özgürlüğün anlamını. KELAYNAKTAN; yuvanın kalpte olduğunu öğrenecek. 
Korkudan cesarete, hüzünden gülümsemeye, özgürlükten aidiyete uzanan bu macera; çocuklara hayatın en önemli dersini fısıldıyor: KENDİN OLMAK, DÜNYANIN EN BÜYÜK KEŞFİDİR.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133339</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6271d12-92c6-4fff-a84f-2e75d444e4b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlaşılmak</image:title>
            <image:caption>Çünkü her kalp, duyulmak ister.
Herkesin hayatı farklıdır. Kimimiz çocukluğumuzun güzel izlerini taşırız, kimimiz travmalarını; kimimiz gençliğimizin cesaretini, kimimiz hayal kırıklıklarını… Kimimizin sırtında yıllardır suskun acılar, kimimizin de kalbinde kimseye anlatılamamış kırgınlıklar vardır. 
Dışarıdan bakınca herkes birbirinden farksız görünür ama kapılar kapanıp dört duvarın arasına girildiğinde her insan kendi gerçeğiyle baş başa kalır. Yaşadıklarımızı küçük
bir fanusa sığdırmak mümkün değildir. 
Hayat ezbere bilgilerle değil, farkındalıkla, yüzleşmeyle ve içsel yolculuklarla değişir. Ama bazen insanın kendi yarasını ve acısını görüp iyileştirmesi kolay olmaz. İşte tam da o anlarda bir ışığa, yol göstericiye, aydınlanmaya ihtiyaç duyarız. Bunun için de önce kendi değerimizin farkına varmamız gerekir. İnsan kıymetlidir ve o kıymeti siz kendi elinizle kendinize vermelisiniz.
Bu kitap, kendinizi önce kendinizde bulmanız için yazıldı. Şimdi tebessüm edin. Belki de aradığınız bütün cevaplar yıllardır içinizde sessizce sizi bekliyor,
sessizce anlaşılmayı bekliyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133340</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cd6c6c0-7482-44b3-89b1-5503c6de3b39.jpg</image:loc>
            <image:title>Hükümran 3</image:title>
            <image:caption>Berzâh gitti.  
Ama hâlâ karşımda sanki... Gözlerimin içine nefretle bakıyor ve göğsüme  
sapladığı bıçağı acımasızca çevirip duruyor.  
Ne dur diyebiliyorum  
ne de elimi kaldırıp  
onu durdurabiliyorum.  
Artık hiçbir hükmü yok. Yürüdüğümüz yolun sonu, uçurumla bitti. 
 
Yine bir 12 Kasım gecesi, ardında bir kıyamet bırakarak ortadan kaybolan Berzâh, bu defa çok daha büyük bir tehlikenin içinde bulur kendini.  
 
Peşinde oldukları gerçekleri yalnızca o biliyordur artık: Geçmişin yalanlarını, iç içe geçmiş tuzakları kuranı, Savaş’ın geride bıraktığı mektubun sırrını ve hayatlarını tehdit eden esas düşmanlarının adını…  
 
Gerçekler ortaya dökülemeyecek kadar acı verici, bir daha Aybars’la yan yana gelmek istemeyeceği kadar da kirlidir fakat önünde uzanan yeni yol, onu bir seçim yapmaya mecbur bırakacaktır. 
 
Ya Lorenzo Martini’nin dostluğunu kabul edip bambaşka bir hayata adım atacak ya da Aybars’a gerçekleri anlatıp herkesin kaderini altüst edecektir.  
 
 Bir zaman sonra yolları yeniden birbirine çıkan Berzâh ve Aybars, yan yana değil karşı karşıya oldukları bir savaşın içine düştüklerinde, aşkla düşmanlık arasındaki o ince çizgide kaybedeceklerdir kendilerini.  
 
En çok da kalplerini…  
 
 
“Hep olmak istediğin gibi özgürsün,” 
dedim ağladığımın farkında olmadan.  
“Dışarıda olmasa da içimde  
bir mezarın var artık.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133341</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acbf0e3a-d38d-413b-995a-59ea0dc51e7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kritik Madenler Çağı - Enerji Dönüşümünün Jeopolitiği</image:title>
            <image:caption>Binlerce yıldır insanoğlunun yerküredeki medeniyet macerasını madenler isimlendirmiştir. İnsanoğlunun maden kaynaklarına sahip olma ve bunları kullanma becerileri toplumları, yönetimleri, ülkelerin sınırlarını ve çağları değiştirmiştir. Günümüzde ise dünya iklim krizinin neden olduğu yeni bir değişimin eşiğindedir. İklim krizinin aşılabilmesi enerji dönüşümüne, enerji dönüşümünün gerçekleşebilmesi de kritik madenlerin varlığına bağlıdır. Dünya yeni bir çağa, “Kritik Madenler Çağı”na girerken küresel jeopolitikte yüz yıl önce petrol için karılan kartlar günümüzde kritik madenler için yeniden karılmaktadır. Kritik madenlerin ulusal güvenlik, enerji, ekonomi, endüstri ve teknoloji alanlarındaki önemi artıkça ülkeler bir taraftan varlıklarını sürdürmenin ve refahlarını artırmanın yollarını bulmaya çalışmakta; diğer taraftan kaynak milliyetçiliği tüm dünyada giderek yükselmektedir. Tarih bize ulusal güvenlik için aklın ve kaynakların her ikisinin birden yeterli seviyede olması gerektiğini öğretmiştir. Bu kitap, Amerika Birleşik Devletleri’nin kritik madenlere yönelik öncü nitelikteki politikalarının yaşanan gelişmeler ışığında geniş kapsamlı bir değerlendirmesini yapmakta ve devletler arasında neomerkantilist uygulamaların giderek arttığı içinde bulunduğumuz süreçte Türkiye’nin ulusal güvenliği için çeşitli politika önerileri getirmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133342</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/234339b0-9846-46ce-b27f-0db4d82a9038.jpg</image:loc>
            <image:title>Danışmanlık İncileri Uygulamacı İçin Düşünceler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
     BÖLÜM I: DANIŞMANLIK FELSEFESİ 
 
     BÖLÜM II: DANIŞMANLIĞIN AMAÇLARI VE SINIRLARI 
 
     BÖLÜM III: DANIŞANLARIN DANIŞMA NEDENLERİ 
 
     BÖLÜM IV: DANIŞMANIN ROLÜ 
 
     BÖLÜM V: DANIŞMANLIKTA SORUNLAR 
 
     BÖLÜM VI: TEKNİKLER ve İŞLEMLER 
 
     BÖLÜM VII: YAP ve YAPMA 
 
     BÖLÜM VIII: SONLANDIRMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133343</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d9d195b-982d-416e-9484-ddb18cd979a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Aklın Bilinmeyene Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>İnsanlar evrende bedenleri ile gidemedikleri yerlere zihinleri ile gittiler. Duyuları ile alamadıkları sinyalleri beyinlerinin yarattığı araçlarla elde ettiler. Ve bize inanılmaz büyüklükteki evreni gösterdiler. 
Bizler, henüz çözülememiş sırlarla dolu bir evrende yaşıyoruz. Bu eserde evreni anlamak ve sorularımıza yanıtlar bulmak amacıyla, her adımda başka soru ve yanıtlarla karşılaşmayı göze alarak, zamanda geriye ve ileriye doğru bir yolculuğa çıkıyoruz. 
Aklın Bilinmeyene Yolculuğu ile akıcı, akılcı ve sorgulayıcı bir bakış açısı ile sadece yaşadığımız evreni değil modern bilim konularını da mercek altına alıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133344</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c15cebf-effe-4949-ba59-4dddfff7abb7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanatın ve Varoluşun Kökleri</image:title>
            <image:caption>“Var olmak, örtüşmemektir.” 
Her tür “uyum”un içkin bir doygunluğa ve dolayısıyla da bir tıkanmaya yol açtığı bir evrende, gerçek yaratım nerede başlar? François Jullien bu çalışmasında, sanatın ve varoluşun başlangıcını, her türlü “uygunluk”tan sapma, ayrışma ve yarılma olarak düşünmeye çağırıyor bizi. Örtüşümsüzlük -Fransızca özgün adıyla dé-coïncidence- sadece bir kavram değil, aynı zamanda Batı metafiziğinin içkin çelişkilerine karşı geliştirilmiş düşünsel bir devinimdir. 
Jullien, yaratıcı sürecin ya da bilinçli varoluşun herhangi bir büyük anlatının sunduğu “başlangıç” kurgularından değil, bizzat mevcut düzenin içinden kopan küçük ve sistemli çatlaklardan filizlendiğini öne sürüyor. Tıpkı sanatta olduğu gibi: Bir tablonun yüzeyine sızan çatlak ya da biçimle destek arasındaki küçük bir kayma/örtüşmeme, yeni bir estetik bilincin doğmasına neden olabilir. Bu düşünsel açılımı hem modern sanat hem de evrim kuramı üzerinden sürdüren Jullien, insanın doğayla olan ilişkisini de bu “örtüşmeme” ekseninde yeniden tanımlıyor. Bu kitapta, gerçekliğin mutlak bir denkliğe değil, ancak ayrışmaların verimli gerilimine dayandığını; yaratımın ise tam da bu “örtüşümsüzlük”te filizlendiğini göreceksiniz. Jullien’in özgün kavrayışı, varoluşu ve sanatın oluş/um sürecini yeniden düşünmek isteyen herkes için bir başlangıç sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133345</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be4c2c5a-585a-4f2f-ac1e-1efdccd2df32.jpg</image:loc>
            <image:title>Işıksız Denizler</image:title>
            <image:caption>Fikret Özkurt, usta kalemiyle bu kez, bir yaşam kurmanın telaşındaki deniz insanlarının hüzünle dolan hikâyelerini, ılık bir rüzgâra yükleyip, okurun yüreğine bırakıyor. 
“Katlanmakla yok olmak gibi sadece iki yolun olması bazen korkutuyor beni. İçimi korkular kaplıyor. Takatimin sınırlarına geldiğimi düşünürüm. O anda ne bir kelime konuşacak hâlim olur ne atacak bir adımım kalmıştır… Boğulur gibiyimdir. Sonra nasıl oluyorsa oluyor bir nefes koyuveririm derinden. Belki bir of çekerim ve yeniden dönerim hayata. Kerhen yani, çok da fazla istemeden.
Hayat bu… Ne yapalım? Hayat böyle… Yaşanıyor da çekiliyor da. Sonunda zaten herkesinki gibi bitmeyecek mi, denir ya. Bitecek elbette. Biz de öyle dedik. Nasıl olsa bitecek. Öyle ya da böyle...&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133346</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4124f95-23d6-460a-b3a8-caebda9a2220.jpg</image:loc>
            <image:title>Dezenformasyona Karşı Bağışıklık</image:title>
            <image:caption>Gerçekle yalan arasındaki çizgi hiç bu kadar bulanık olmamıştı. Her gün sayısız bilgiye maruz kalıyor, ama hangisine güveneceğimizi artık bilemiyoruz. Komplo teorileri, sahte haberler ve ustaca kurgulanmış manipülasyonlar… Hepsi zihnimizi hedef alıyor. 
 
Cambridge Üniversitesi sosyal psikoloji profesörü Sander van der Linden, Dezenformasyona Karşı Bağışıklık’ta bu çağın görünmez salgınını, yani yanlış bilginin bulaşıcılığını inceliyor. Neden bazı yalanlar bu kadar inandırıcı? Neden zeki insanlar bile aldanabiliyor? Ve en önemlisi – kendimizi bundan nasıl koruyabiliriz? 
 
Van der Linden, sosyal psikolojinin en yeni bulgularını kullanarak “psikolojik bağışıklık” adını verdiği bir yöntem öneriyor. Tıpkı bir virüse karşı aşı geliştirmek gibi, zihinlerimizi de küçük dozda dezenformasyona maruz bırakarak savunma gücümüzü artırabileceğimizi, bir tür “psikolojik aşı” kullanabileceğimizi söylüyor. Bu yaklaşım, bireylerin manipülasyon tekniklerini önceden tanıyarak daha dirençli hale gelmesini sağlamayı amaçlıyor. 
 
Dezenformasyona Karşı Bağışıklık, zihnimizin savunmasız noktalarını irdeliyor. 
İnsan zihninin kırılganlığını ve eleştirel düşünmenin gücünü ortaya koyuyor. 
Okurunu politik bir cepheleşmeden uzaklaştırıp, entelektüel dayanıklılığa yönlendiriyor. 
Bizi, çağımızın en güçlü silahı olan eleştirel düşünmeyi yeniden hatırlamaya itiyor. Gerçeğin değeri giderek ucuzlarken, bakışlarımızı kendi zihnimizin derinliklerine çeviriyor. Yanılsamalarla örülü bir dünyada, en karanlık bölge çoğu zaman dışarısı değil – zihnin kendisidir. Ama ışık da yine oradan doğar: Fark ettiğimiz anda, manipülasyon gücünü yitirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133347</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e496766-b0c1-4070-b98c-8dc1c24f78f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kharon’un Kayığı</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın yazarı, geçmişin karanlığına ışık tutmak için pek çok kutsal alanın arkeolojik kazısında çalıştı, tapınak ve inançların enkazından kutsalların temsillerini çıkardı. Yüzbinlerce inanırın inanç ve ritüellerinin izlerini taşıyan yıkıntılardan tanrıların ölülerini topladı ve onların kırılmış taştan heykellerini tümlemeye uğraştı. Zamanla yitmiş ve hayatla aşınmış olanda, enkazlarda ve kalıntılarda bugünün can alıcı meselelerine ışık tutan okunaklı bir metinle karşılaştı.  Bu yüzden bu kitap şu soruyla başlar: “Hayvan değil, bitki değil, insan değil bir tanrı niçin ölür?” 
İsmail Gezgin, bu çalışmasında milyonlarca yıllık izleri takip ederek inancın rüyalarla ilişkisini irdeliyor ve zamanın ruhuna uygun olarak sürekli yeni unsurlar eklenen öteki dünya algısının hangi dünyevi ihtiyaçlar neticesinde ortaya çıktığını sorguluyor. Başlangıçta küçük bir gruba sonsuz yaşam imkânı sunan, ödül ve ceza gibi içerikler taşımayan öteki dünya inancının, zaman içinde nasıl kurumsallaştığını ve insan yaşamını dinselleştirip siyasal iktidarın hizmetine girdiğini gözler önüne seriyor. 
Yerleşik tarım kültürüyle birlikte tanrılar da tapınaklar sayesinde insan içine karışmış, dahası siyasal iktidarla akrabalık kurarak Gılgamış gibi krallar vasıtasıyla yaşamı ipotek altına almışlardı. İnancın siyasallaşmasıyla birlikte ölüm de nekropolitik bir içerik kazanmış ve ölümden sonra yaşam müjdesi veren öteki dünya, Cennet ve Cehennem ayrımıyla iktidarın sopasına dönüşmüştü. 
Kharon’un Kayığı, Homeros’un, Vergilius’un, Ârdâviraf’ın rehberliğinde milyon yıl öncesine tersine bir yolculuğa çıkıyor. Ölümden sonra sonsuz bir yaşam düşüyle başlayan inancın, antikçağlardan itibaren ayrıcalıklı sınıf aracılığıyla nasıl yasaya dönüştürülerek dünyayı cehenneme çevirdiğinin dile getirilmeyen anlatısı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133348</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f10c078-53e3-412b-ba7c-8580d8541c85.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeftali Çiçeği ve Ölümsüz Aşk</image:title>
            <image:caption>Üç Hayat, Üç Dünya, Tek Kader 
Bir bedenden diğerine, bir zamandan ötekine savrulan bir ruh… 
Her dünyada farklı bir kimlik, farklı bir kader ve her köşede pusuda bekleyen bir tehlike. 
Aşk, hikâye, özgürlük... 
Ama hepsinin ardında çözülmeyi bekleyen karanlık bir düğüm var. 
Her adım, onu gerçeğe biraz daha yaklaştırırken başka bir dünyada her şeyi değiştirebilir. 
Zamanın duvarları ince, kaderin ipleri kırılgan. 
Ve üç yaşamdan biri, diğer ikisini sonsuza dek yok edebilir. 
Dünyalar arasında gelip giden bu hikâye kime ait olabilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133349</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/168a203f-4c08-4d6d-b838-422c5d4df2d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Husky ve Beyaz Kedisi Shizun</image:title>
            <image:caption>İhtişam ve yıkım arasında gidip gelen bir imparatorun hikâyesi 
Diz çökmeyenleri kana bulamış, en yakınlarını gözünü kırpmadan feda etmiş. 
Adı, korkuyla ve lanetle anılmış. 
Mo Ran, ömrünün sonunda kendi mezarını kazarak, karanlığa gömülürken her şeyin bittiğini sanmıştı. 
Ama ölüm bir son değildi. 
Gözlerini yeniden gençliğinde açtığında, karşısında bambaşka bir ihtimal belirdi. 
Hatalarını düzeltme, pişmanlıklarını telafi etme ve kaybettiklerini geri kazanma ihtimali… 
Fakat kaderin oyunu acımasızdır. 
Geçmişin gölgeleri peşini bırakmayacak, aşk ile nefret, sadakat ile ihanet arasında yine seçimler yapmak zorunda kalacaktır. 
Bu kez farklı m davranacak yoksa aynı trajediyi tekrar mı yaşayacak? 
İkinci bir şansın destansı sınavı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133350</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b07538fd-4a44-4365-89c4-4afb860e2c5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha İyi Bir Tez Nasıl Yazılır</image:title>
            <image:caption>Basit bir tanımla tez, genişletilmiş bir argümandır. Bir tezin geçerli sayılabilmesi için alandaki uzmanlar tarafından değerlendirildiğinde, alandaki bilgi birikimine özgün bir katkı sunması beklenir. Bu katkı mantıklı, yapılandırılmış ve savunulabilir bir akıl yürütmeye dayanmalı ve güvenilir, doğrulanabilir kanıtlarla desteklenmelidir. Birçok akademik çalışma arasında tezlerin istisnai bir durumu vardır: Her biri farklıdır ve standart veya genel bir yapıları yoktur. Tez danışmanlarının çoğu yalnızca bir kez tez yazmıştır ve yazım sürecinde gösterilen tüm çabaya rağmen bir tezi dikkatlice okuyanlar genellikle yalnızca proje danışmanları, tez değerlendirme komitesi üyeleri ve belirli bir uzman akademisyen kitlesidir. En başından itibaren bir tezin ne olduğu konusunda sağlam bir fikre sahip olmak önemlidir; bu nedenle tezler üzerine yapılacak bir tartışmaya başlamak için en iyi yer muhtemelen tezlerin amacıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133351</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/034d06df-5c92-41cc-a22d-e7ea0a4fca33.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Zeka Sosyolojisi</image:title>
            <image:caption>Yapay zekâ teknolojileriyle birlikte içinde bulunduğumuz çağ, insanlık tarihinin en köklü değişimlerinden birine tanıklık etmektedir. Zira yapay zekâ; üretim süreçlerinden gündelik yaşam deneyimlerimize, bilgi formlarından iktidar yapılarına kadar her düzeyde toplumsal yaşamımızı yeniden dokumaya başlamıştır. Bu minvalde değerlendirildiğinde içinde bulunduğumuz dönem sadece teknolojik bir devrimin habercisi değil, aynı zamanda yeni bir toplumsal ve kültürel devrimin başlangıcını oluşturmaktadır. 
 
Bu kitap, sosyolojinin klasik ve çağdaş kuramlarını yapay zekâ çağının dinamikleriyle buluşturarak algoritmik toplumun anatomisini gözler önüne seriyor. Teknolojik kapitalizm, algoritmik gözetim, dijital dayanışma, sanal kimlikler, yapay zekâyla güçlenen eşitsizlikler, ütopyalar ve distopyalar arasında salınan, algoritmalarla zihinlerin iç içe geçtiği yeni topluma dair kapsamlı bir okuma sunuyor. 
 
Neticede bu kitap yalnızca akademik bir araştırma değil; aynı zamanda geleceğin toplumuna dair bir yol haritası. Öğrencilerden araştırmacılara, meraklı okurlardan uzmanlara kadar herkes için yapay zekanın sosyolojik boyutlarını anlaşılır, eleştirel ve düşündürücü bir şekilde sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133352</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5dc7486-6dae-42c6-be55-2659bc8a0d32.jpg</image:loc>
            <image:title>Alnıma Güneş Kondu</image:title>
            <image:caption>Kendini bir şey sanan kış 
Güvensin dursun soğuğuna 
Şarjörüm bahar dolu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133353</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61b4bad0-48d1-4ed6-9dd7-f02d1ee82a46.jpg</image:loc>
            <image:title>En Karanlık Gecem</image:title>
            <image:caption>En Karanlık Gecem</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133354</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e9714c4-39d8-4236-a38c-3be8b57fd18f.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Hukuk Sisteminde Belediye Zabıtası</image:title>
            <image:caption>Belediye zabıtasını ilgilendiren mevzuatın dağınık olması, konu üzerine yapılan akademik çalışmaların tutarlılığını bozmakta ve daha da önemlisi, alınan idari kararların hukuki temelini zayıflatmaktadır. Serkan Aktepe’nin bu eseri, zabıta kurumunun görev, yetki ve idari yaptırım usullerini sistematik bir bütünlük içinde sunarak bu karmaşayı gidermeyi amaçlamaktadır. Kitap, yöneticilere hukuka uygun ve etkin bir teşkilat yönetimi için sağlam bir zemin hazırlarken, akademisyenlere de literatürdeki önemli bir boşluğu dolduran referans bir kaynak olma özelliği göstermektedir. 
Ancak eser, asıl ayırt edici gücünü, idari alanın ötesine geçerek zabıtanın ceza hukuku karşısındaki konumunu analiz ettiği bölümde gösteriyor. Zabıta Personelinin &quot;fail&quot;, &quot;mağdur&quot; ya da “tanık” olabileceği 22 farklı suç tipini güncel yargı kararlarıyla mercek altına alarak, sahadaki idari bir işlemin ne zaman ağır bir cezai sorumluluğa dönüşebileceğinin haritasını çıkarıyor. Bu yönüyle kitap hem kapsamlı bir mevzuat rehberi hem de kritik bir risk yönetimi aracı niteliği kazanmaktadır. 
Öne Çıkan Özellikler: 
• Dağınık mevzuatın; idari yaptırımlar, denetim usulleri ve görev tanımlarıyla bütüncül analizi. 
• Personelin taraf olabileceği 22 farklı suç tipinin (görevi kötüye kullanma, zor kullanma vb.) güncel yargı kararlarıyla derinlemesine incelenmesi. 
• Belediye avukatları ve diğer araştırmacılar için önemli bir referans kaynağı olması.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133355</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aee7afd9-4f94-42a3-923d-37e6c97459de.jpg</image:loc>
            <image:title>Sandıkta Hukuk</image:title>
            <image:caption>2017 yılında yapılan Anayasa değişikliği, Türkiye’de yalnızca hükümet sistemini değil; seçim hukukunu, temsil anlayışını ve siyasal meşruiyet düzenini de köklü biçimde yeniden tanımlamıştır. Bu yeni dönemde seçimler, sadece oy verme işlemi olmaktan çıkmış; halk iradesinin hukuki karşılık bulduğu bir ortamda anayasal ilkelerle sınandığı ve demokratik işleyişin daha sıklıkla gözlemlendiği bir alan haline gelmiştir. 
     Bu eser, 1982 Anayasası çerçevesinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin kuruluş sistematiğini, milletvekili seçilme yeterliliğini, seçim çevresi yapısını, adaylık süreçlerini, oyların sandalyeye dönüşümünü ve yargı denetimini bütüncül bir yaklaşımla ele almaktadır. 
   Kitap, yalnızca yasal düzenlemeleri açıklamakla kalmamakta; seçim hukukunun arkasındaki anayasal ilkeleri, siyasal işleyişi ve temsilin kurumsal niteliğini analiz etmektedir. Seçim sürecine hem hukuki hem de demokratik bir perspektiften bakmak isteyenler için sağlam bir kaynak sunmaktadır. 
    Birinci bölüm, TBMM’nin anayasal temelde nasıl kurulduğunu ve bu yapının demokratik temsille ilişkisini ortaya koymaktadır.  
    İkinci bölüm ise seçim sürecini belirleyen temel unsurları; adaylık koşullarını, oy kullanımına ilişkin düzenlemeleri, baraj sistemi ve yargı denetimi gibi kritik başlıkları sistemli bir biçimde incelemektedir. 
   Sandıkta Hukuk, oy verme eyleminin ötesine geçerek, seçim hukukunun yapısını, demokratik temsilin işleyişini ve anayasal çerçevenin sınırlarını anlamaya katkı sunan kapsamlı ve özgün bir çalışmadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133356</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09dca558-9726-48f3-a2d5-bda7933a330b.jpg</image:loc>
            <image:title>Said Nursi’nin Tasavvuf Anlayışı</image:title>
            <image:caption>TASAVVUF 
 
Nur Cemaatlerinin ve tasavvuf halkası içinde yer alanların arasındaki ilişkinin en esaslı belirleyicisi, hatta boğazlarda düğüm, gönüllerde perde olarak duran Said Nursî’nin tam olarak anlamlandırılmadığını düşündüğüm “Zamanımız tarikat zamanı değil hakikat zamanıdır” sözüdür. 
 
Bu sözde özne “zaman”dır ve sözün söylendiği zamanı esas almaktadır. Yoksa tarikata bir karşıtlığı ifade etmemektedir. 
 
Ancak başkaca bir söz ve değerlendirmeye gerek görülmemiş ve bu yüzden Nur talebeleri tarikata ve mensuplarına; tasavvuf yolundakiler de Said Nursî’ye ve Nur talebelerine mesafeli durmuştur. Hatta bazen birbirlerine tedavi edilmesi gereken manevi hastalar, bazen de çıkmaz bir yolun iflah olmaz yolcuları gibi baktıkları/bakanlar olmuştur. 
 
Bu çalışmanın amacı, böyle bakanlara farklı bir bakış açısı sunmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133357</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c310a6e-364b-4164-94d5-027159e01a59.jpg</image:loc>
            <image:title>Metaetik Nedir?</image:title>
            <image:caption>Ahlaki standartlar kültürden kültüre değişir mi? Ahlaki olgular var mıdır? İyilik nedir? Eğer ahlaki olgular varsa bunları nasıl öğreniriz? Tüm bunlar ahlakın statüsünü, etik olguların doğasını, etik bildirimlerin anlamını araştıran ve etiğin bir dalı olan metaetiğe ait sorularıdır. Metaetik; yeni başlayanlara soyut gelebilir ve dolayısıyla etiğin daha somut konularını araştıran, diğer iki alt alanı olan (normatif) etik kuram ve uygulamalı etikten çok farklı görünebilir, ancak etiğin en hızlı büyüyen ve en heyecan verici alanlarından biridir. 
Metaetik Nedir? adlı bu eser, bu önemli alanın gizemini çözmekte ve bu alanla ilk kez tanışan öğrenciler için ideal bir kaynak olma özelliği taşımaktadır. Yazar Matthew Chrisman bu eserde, önce metaetiğin kısa bir tarihsel özetini sunmakta, ardından “kavramsal bir araç seti” geliştirerek aşağıdaki temel konuları tanıtmakta ve bunları değerlendirmektedir: 
• Etik gerçeklik: Doğalcılık, doğaldışıcılık, ahlaki olgular ve realizm-antirealizm ayrımı ile ilgili sorular da dâhil. 
• Etik dil: Dil gerçekliği temsil eder mi? Ahlaki bildirimler hangi zihinsel durumları ifade eder? 
• Etik psikoloji: Humecu motivasyon kuramı ve ahlaki yargı ile motivasyon arasındaki bağlantı. 
• Etik bilgi: Sezgici ve bağdaşımcı ahlak epistemolojileri ile metaetikte nesnellik ve görelilik kuramları. 
• Geleneksel-olmayan kuramlar ile metaepistemoloji ve metanormatif kuramın uzantıları da dâhil olmak üzere metaetikte yeni yönelimler. 
Bölüm özetleri, anlama soruları ve sözlük gibi ek bölümler ve kısımlar bu eseri metaetiğe ideal bir giriş kitabı haline getirmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133358</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79ba4693-d13f-4fbb-9bd0-ffd19263cd00.jpg</image:loc>
            <image:title>Fikri Mülkiyet</image:title>
            <image:caption>Fikri mülkiyetin statüsü nedir? Patentler ve telif hakları özgür bir toplumda meşru mudur? 
Shaffer, bu sorulara temel özgürlükçü ilkelere başvurarak yanıt verir. Yalnızca insanların birbirleriyle özgürce müzakere ettiği düzenlemeler kabul edilebilir: bir devlet tarafından dayatılan yasalar kabul edilemez. İnsanlar fikir veya kitapların satışını veya iletimini sınırlayan sözleşmeler yapabilirler, ancak bunlar yalnızca onları yapanları bağlar. 
Fikri Mülkiyet, liberteryen hukuk teorisine önemli bir katkı ve hayati bir konu hakkında vazgeçilmez bir rehberdi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133359</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da292b99-41e2-4f0d-8ff2-81feda00f62d.jpg</image:loc>
            <image:title>MIH 3: Sağır Yürek – Hediyeli Kutu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İÇERİK: 
MIH 3: Sağır Yürek (Ciltli) 
Lak Detaylı Mat Selefon Kutu 
Özel Kesim Püsküllü Ayraç 
Özel Kesim Küre Ayraç 
Özel Tasarım Poster 
Defter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133360</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0170f78-c7b3-483a-9a6b-c9b0b85cd6a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu</image:title>
            <image:caption>Mutluluk, peşinden koşulması gereken bir hedef mi, yoksa yanlış yönlendirilmiş bir arayış mı? 
 
Derren Brown, akıcı kalemiyle mutluluk kavramına dair köklü yanlışları yıkıyor. Popüler kişisel gelişim kitaplarının sunduğu boş vaatlerden sıyrılarak tarih boyunca filozofların bu konuda neler söylediğini inceliyor. 
 
• Mutluluğu nasıl tanımlıyoruz? 
 • Kaygı ve korkularımızdan nasıl kurtulabiliriz? 
 • Daha iyi bir yaşam için gerçekten nelere ihtiyacımız var? 
 
Brown, bu sorulara hem felsefi hem de psikolojik açılardan yaklaşarak okuyucularına yeni bir bakış açısı kazandırıyor. Bu kitap, mutluluk hakkında bildiklerinizi sorgulamanıza ve hayatınızı yeniden şekillendirmenize yardımcı olacak. 
 
Gerçek huzuru bulmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133361</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e174192-c5de-43d5-88a8-c0862a33ef3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kare Kitap</image:title>
            <image:caption>“Her şey ne acayip oldu, yaşama sevincimi kaybettim ben! Yavaş yavaş gerçekleşti bu ve nasıl olduğunu asla anlayamadım! Atom gibiydim eskiden! Pandemiden etkilenmediğimi düşünüyordum fakat iki senede günden güne bittim bence ben! Büyük bittim! Yine de her şeye rağmen hayata bir yerlerden tutunmaya çalışıyorum! Fakat uzatmaları oynadığım hissiyatından da bir türlü kurtulamıyorum! Oyuna devam ama eğlendiğimden değil! Alışkanlıkmış hep meğersem! Geri sayım başlamış, anlamamışım! Çok eğlendiğim zamanlar şimdi çok uzak görünüyor bana! Sanki hep öyle sürecek gibiydi hayat! Sürmedi ama!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133362</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2229bd40-d969-49dc-9ecf-cdd76abd0435.jpg</image:loc>
            <image:title>Anneme ve Oğluma</image:title>
            <image:caption>Bu kez yeni serinin ikinci kitabı Anneme ve Oğluma ile karşınızdayım. Serinin ilk kitabı Anneme ve Kızıma’da ünlü isimler annelerine ve kızlarına mektuplar yazmışlardı, şimdi yine hepsi birbirinden kıymetli isimler annelerine ve oğullarına mektuplar yazdılar. 6 Şubat depreminin üzerinden iki sene geçti ama hâlâ bölgenin hepimizin yardımına ihtiyacı var. Sizin Öykünüz kitabımızla Hatay’a elimizi uzatmıştık. Anneme ve Kızıma kitabımızın satışından elde edilen gelirle de Kahramanmaraş’a ulaştık. 
Umarım böyle başka üzüntüler yaşamayız ve bu kitapları yazıp, bu yola çıkmamıza vesile olan ilk hedefimizi gerçekleştiririz. O hedefimiz Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde maddi imkânsızlıklar nedeniyle okuyamayan kız çocuklarımızı okutmaktı. Anneme ve Oğluma kitabımızla, bu amacımıza geri döneceğiz. 
İşte bu güzel amacımız için kâğıda, kaleme sarılıp birbirinden güzel ve anlamlı mektuplar yazan değerli isimler: 
Aslıhan Doğan Turan 
Aslışah Alkoçlar 
Burcu Kara 
Büşra Orakçıoğlu 
Canan Ergüder 
Cansel Elçin 
Damla Sönmez 
Demet Özdemir 
Derya Uluğ 
Ece Uslu 
Ecem Özkaya 
Gamze Keçeli 
Nur Sürer 
Nurgül Yeşilçay 
Özge Özberk 
Özlem Süer 
Pınar Erbaş 
Şevval Sam 
Yasemin Sakallıoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133363</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7122974b-50f9-4e68-a807-f68205a1f11a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kent Hakkı Yerel Demokrasi ve Sürdürülebilirlik</image:title>
            <image:caption>Bu eser yalnızca masa başında kaleme alınmış bir akademik metin değil; iki ülke ve onlarca şehirde yerinde edinilen deneyimlerle ve uzun soluklu bir araştırma sürecinin birikimiyle şekillenmiş özgün bir çalışmadır. Araştırmanın uluslararası boyutunda, kent hakkı kavramının doğduğu ve geliştiği kentlerden olan Avusturya&apos;nın Graz ve İtalya&apos;nın Orvieto şehirleri ziyaret edilmiş; bu çerçevede Avrupa&apos;daki katılımcı şehircilik, sürdürülebilirlik ve sakin şehir uygulamaları yerinde incelenmiştir. Bu gözlemler, yalnızca kuramsal bilgiyi değil, aynı zamanda bu kavramların pratikte nasıl karşılık bulduğunu anlama fırsatı da sunmuştur. 
Türkiye ayağında ise 19 il ve 19 ilçede yürütülen kapsamlı incelemeler, kentsel mekânın dönüşümünü, yerel yönetim pratiklerini ve kent yaşamına ilişkin toplumsal dinamikleri çok yönlü biçimde değerlendirmeyi mümkün kılmıştır. Bu gözlemler, mevcut durumu betimlemenin ötesine geçerek, yerel yönetimler ve kentliler açısından izlenmesi gereken olası bir yol haritasına dair önerilerin geliştirilmesine zemin hazırlamıştır. 
Bu yönüyle eser, yalnızca kuramsal tartışmaları aktaran bir çalışma olmanın ötesine geçmekte; uluslararası deneyimlerle yerel gerçekliği buluşturarak, uygulanabilir politika önerilerine yönelen bir bilgi üretim süreci ortaya koymaktadır. Özellikle belediyeler ve yerel yöneticiler açısından bu eserin, sakin şehir yaklaşımı çerçevesinde çok sayıda pratik çıkarım ve politika önerisi sunduğu söylenebilir. Kitap, kent hakkı ilkesinin sahada nasıl somutlaştırılabileceğine dair örnekleriyle, yerel yönetimlerin stratejik planlama, katılımcı yönetişim, çevresel sürdürülebilirlik ve kentsel yaşam kalitesi alanlarında doğrudan yararlanabileceği bir rehber niteliği taşımaktadır. 
Türkiye&apos;de kent hakkı literatürünün hâlâ sınırlı olduğu göz önünde bulundurulduğunda, bu kitap, hukuk perspektifinden hazırlanmış ilk kapsamlı çalışma olma niteliği taşımakta; aynı zamanda yerel demokrasi ve sakin şehir paradigması arasındaki bağlantıyı doğrudan kuran öncü bir araştırma olarak öne çıkmaktadır. Okur, bu eserde yalnızca Henri Lefebvre, David Harvey ve Don Mitchell gibi teorisyenlerin görüşlerini değil, aynı zamanda Türkiye&apos;de kent hakkının hayata geçirilmesi için atılması gereken somut adımlara dair kapsamlı bir analiz de bulacaktır. Böylece kitap hem kuramsal düşünceyi hem de uygulamaya dönük önerileri bir araya getirerek, kent hakkı alanında yeni bir tartışma zemini açmayı ve yerel yöneticiler için pratik bir başvuru kaynağı olmayı hedeflemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133364</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31d296a8-681e-46ec-8d64-6e7d2722aeb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Okyanusun Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Okyanuslar çok eski zamanlardan beri varlar. Çok büyükler ve dünyaya etkileri de çok büyük. Ayrıca çeşit çeşit canlıya ev sahipliği yapıyorlar. O yüzden onların hikâyesi çok önemli. Küresel bir soruna iyimser bir bakış sunan bu kitap, küçük okyanus severler için bir çağrı niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133365</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd9fd41b-aa16-4782-b68a-7055563b65b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin İçin En İyiyi Dilerim</image:title>
            <image:caption>Bir annenin çocuğu için dilekleri…. Tüm dünyada 1 milyondan fazla satan mega bestseller! Hayattaki en değerli varlığınız olan çocuğunuza verebileceğiniz en anlamlı hediye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133366</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/851c6d12-e7fe-4867-8f4e-13c9115e336a.jpg</image:loc>
            <image:title>Lunicorn ve Alena</image:title>
            <image:caption>Bulutların üzerindeki gizli bir dünyada, parlak ve ışıltılı boynuza sahip Lunicorn adında tek boynuzlu bir at yaşardı. Lunicorn ve Alena, iyilik yapmanın, paylaşmanın ve kendi benzersiz ışığını bulmanın önemini sıcacık bir hikâye ile anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133367</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69a35382-7f27-4353-83ce-b951e78530cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Yavru Dinozor Rex Dişlerini Fırçalıyor</image:title>
            <image:caption>Yavru Dinozor Rex’e arkadaşlarının bir tavsiyesi var! Rex, güçlü dişler istiyorsa, dişlerini çok iyi fırçalamalı. Minik okurlar için dostluk, sorumluluklar ve kendine güven temalarını işleyen keyifli bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133368</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/476353a7-ed83-43d5-87ab-315225396c4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk ve Cumhuriyet</image:title>
            <image:caption>Atatürk’ün, NUTUK’ta son cümlesi: 
“Bu sonucu, Türk gençliğine emanet ediyorum…” Ardından, Gençliğe Hitabe’yi okur. 
Mendilini çıkarır, göz yaşlarını siler. 
Çünkü, “en büyük eserim” dediği Cumhuriyet’i, Türk gençliğine emanet etmiştir. 
Cumhuriyet, doğudaki yoksul bir köyden bilim ve devlet insanı yetiştiren; Anadolu’nun fakir bir köyünden, kimsesizleri Cumhurbaşkanlığı makamına çıkaran rejimin adıdır. 
Cumhuriyet liyakattir. 
Fırsat eşitliğidir Cumhuriyet… 
Cumhuriyet erdemdir. 
Atatürk’ün mucizesidir Cumhuriyet. 
Bu kitapta, engellerle, nankörlüklerle, hainliklerle dolu yolculukta yaşananları ve Cumhuriyet’e giden sürecin öyküsünü okuyacaksınız. 
Cumhuriyet yolculuğuna çıkacaksınız. 
Siz, çocuklarınız, torunlarınız… 
Ve gelecek kuşak için yazılmıştır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133369</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e6ea460-ea38-4c7c-a8cb-ce5ac755135e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutsal Kehanet - Eklopsi 2</image:title>
            <image:caption>Karanlığın efendisi Rao’nun uyanışıyla birlikte Eklopsi için geri dönüşü olmayan bir savaş başlamıştır. Varagatya Kulesi’nde toplanan birlik hazırlıksız yakalansa da Vungzera’nın duru görüleri yaklaşan tehlikeyi açığa çıkarır. Ancak yıllar önce kara büyüyle toprağın altına mühürlenen Rao, dirilirken yalnızca kutsal kehaneti değil, beraberinde cehennemin karanlığını da yer altından çıkarmıştır. Emirleri çoktan dört bir yana yayılmış, ordusu gölgelerden yükselmiştir. 
Eklopsi’nin kaderi artık tek bir soruya bağlıdır: Vungzera önderliğindeki birlik, karanlığa göğüs gerip dengeyi geri getirebilecek mi, yoksa Rao’nun gölgesi Eklopsi’yi ebediyen örtecek mi? 
Katia Haviters, Rüyaların Çağrısı ile başlayan Eklopsi serüvenini bu kez daha da derinleştirerek okuyucuyu savaşın tam ortasına; kader ile kehanetin, ışık ile gölgenin, denge ile kaosun iç içe geçtiği bir yolculuğa sürüklüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133370</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/784343ee-120c-40b8-b35b-86243eea16b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Tılsımlı Mühürler Atlası</image:title>
            <image:caption>“Astroloji meselesine sığ bakışı ortadan kaldıracak bu envanter çalışması aynı zamanda kendisinden sonra gelecek kuşakları, çağların bütününü anlama ve inkâr etmeme konusunda da aydınlığa ulaştıracak gibi görünüyor. Önemli olan, emek-yoğun bir süreçte bilimin kuşkucu dilini özne alıp, parçadan tümevarım çalışmasının hasarsız bir şekilde tamamlanmış olmasıdır. Çünkü bu türden çalışmalarda küçük hasarlar büyük sapmalara neden olur. Kitapta bunun tam tersine; sapmış ve dağınık bırakılmış bilginin bir araya geldiğinde meselesini nasıl düzgün anlatabildiğine tanıklık edebilme şansımız doğmuş.” Mesut Yar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133371</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4732a5a4-345e-4b29-8aa6-cd07d749763c.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta Sınıfın Düşüşü</image:title>
            <image:caption>Türkiye’deki rejim krizi ve kurumsal savrulma ile birlikte yaşanan derin toplumsal dönüşümün fotoğrafını çeken son derece önemli bir kitap. Üstelik Türkiye’nin acilen ihtiyaç duyduğu yeni sosyal-siyasal tasarıma dair ipuçlarını da bu derlemede bulmak mümkün. 
Prof. Dr. Ali Yaycıoğlu/Stanford Üniversitesi Öğretim Üyesi 
 
Bir ülkede demokrasiyi ve ekonomiyi ayakta tutan orta sınıftır. Orta sınıf ne kadar güçlüyse o ülkede demokrasi o kadar güçlü, ekonomi kadar üretken ve gelir dağılımı o kadar adildir. Peki bir ülkede orta sınıf düşerse ne olur? İşte bu sorunun yanıtını değerli meslektaşım İpek Özbey ve değerli siyaset bilimci Onur Alp Yılmaz bu kitapta veriyorlar. Türkiye’nin sorunlarıyla ilgili herkesin özellikle geleceği belirleyecek olan gençlerin mutlaka okumaları gereken bir kitap. 
Fikret Bila/Gazeteci-Yazar 
 
İpek Özbey’in soruları ve Onur Alp Yılmaz’ın yanıtlarıyla hazırlanan Orta Sınıfın Düşüşü, Türkiye’nin ve dünyanın son yarım yüzyıllık hikâyesini yeni bir gözle okumaya davet ediyor. Cumhuriyetin meritokrasi idealiyle yükselen, neoliberal dönüşümle daralan, popülist siyasetin kimlik mücadeleleriyle parçalanan orta sınıfın serencamı, aslında demokrasinin de serencamı. Bu kitap, orta sınıfı yalnızca gelir ve tüketim üzerinden değil; liyakat, kişilerarası güven, kamusal ahlak ve siyasal temsil gibi boyutlarla ele alıyor. Okuyucuya hem akademik derinlik hem de güncel siyaseti kavrama gücü kazandırıyor. 
Prof. Dr. Evren Balta/Özyeğin Üniversitesi Öğretim Üyesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133372</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dad2e65b-a053-43ef-ae6a-e752435a4036.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Tuzak</image:title>
            <image:caption>Yapay zekânın cazibesine kapılmadan özgünlüğü koruyabilmek... Gaël Aymon’un “Tek Başıma Okuyorum!” koleksiyonu için kaleme aldığı Dijital Tuzak, bilişim çağı çocuklarını teknolojik araçların yararları ve zararları hakkında bilinçlendiren, heyecan verici bir farkındalık öyküsü. Hayatın hemen her alanında karşımıza çıkan yapay zekânın karanlık yüzüne dikkat çeken yazar, temel hak ve özgürlüklerimiz özelinde kişisel verilerin korunmasının önemini yineliyor. Kontrolsüz teknoloji kullanımının günlük yaşantımızı nasıl sinsice ele geçirebileceğini gösteren kitap, ekran bağımlılığını kırmanın yolları üstüne düşündürüyor. Bitmek bilmeyen ev ödevlerinden ve yorucu sınava hazırlık süreçlerinden sıkıldıysanız, size harika bir tavsiyemiz var: “İkinci Beynim” uygulaması! Beyninizi dinlendirmek için tasarlanan bu ücretsiz uygulama sayesinde sizi yorabilecek her şeyden uzaklaşacak ve sadece keyif aldığınız aktivitelere odaklanabileceksiniz. Küçük Mete de, daha nice çocuk gibi “İkinci Beynim”in cazibesine kayıtsız kalamadı. Zaten kim ödevini saniyeler içinde, üstelik tam da öğretmenlerin istediği şekilde hazırlayan bir dijital asistana hayır diyebilir ki? Oysa tüm bu vaatlerin ardında tehlikeli sırlar yatıyordu... Yapay zekâ çağında özgün kalmanın ve yaratıcı düşünmenin inceliklerine dair zihin açıcı bir hikâye anlatan Dijital Tuzak, çocukları kendi kararlarını alma hususunda yüreklendiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133373</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d124eba7-74bd-4ed9-b2ff-9f4d3d0490c6.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam’da Aklın Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Filistinli yazar ve akademisyen Sari Nusseibeh İslam’da Aklın Hikâyesi adlı bu eserinde, İslam düşüncesinin teşekkül dönemini ve sonrasındaki seyrini hem tarihsel hem felsefi bir perspektiften ele alıyor. Eserde aklın hikâyesi, onun şiirle kurduğu estetik ilişkiden kelâm geleneğine, özgür irade tartışmalarından Kur’ân’ın ontolojik statüsüne pek çok mesele bağlamında inceleniyor. Ancak yazarın izini sürdüğü bu hikâye, basit bir “ilerleme ve gerileme” diyalektiğine dayanmıyor; aklın mahiyetini, kim tarafından temsil edildiğini ve hangi siyasi-toplumsal bağlamlarda sınırlandırıldığını sorgulayan eleştirel bir bakış açısı da içeriyor. Bununla birlikte Nusseibeh’in yer yer nostaljik bir altın çağ arayışını çağrıştıran anlatısındaki bazı noktalar eleştiriye ve itiraza açık. Bu yönüyle bu nostaljinin üzerine düşünmeye de teşvik eden eser, İslam düşünce tarihinin, süregelen felsefi ve teolojik tartışmalarla olan bağını anlamak isteyen herkes için bir başlangıç noktası sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133374</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c61abcf-3b06-41e8-bdbc-daeb54508292.jpg</image:loc>
            <image:title>Kediden Kaçan Top</image:title>
            <image:caption>Bugün topun hiç keyfi yok. Oynamak değil sadece biraz durup dinlenmek istiyor. 
Ama kedi? Ah o kedi! Her an topun peşinde… 
Peki, top kaçıp kedi kovalarken sen ne yapacaksın? Laf aramızda, en önemli görev senin! Vereceğin kararlarla topun dinlenebileceği o mükemmel yeri bulmaya ne dersin? 
Kediden Kaçan Top; seni sadece bir okuyucu değil, bir kahraman hatta yazar yapıyor! Haydi, hemen sayfaları çevir ve bu macerada yerini al!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133375</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cfe44ad-0459-4984-b9e9-d1e8387bf3cf.jpg</image:loc>
            <image:title>19. Yüzyılın İkinci Yarısında Sivas Yenihan Kazasında Görev Yapan Kafkasya Göçmeni Bazı Müderrisler Ve Eğitim Faaliyetleri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
BİRİNCİ BÖLÜM  
19.YY’ın İKİNCİ YARISINDA OSMANLIDA EĞİTİM-ÖĞRETİM FAALİYETLERİ: MEKTEPLER VE MEDRESELER 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
KAFKASYA GÖÇMENLERİNE YAPILAN AYNİ VE NAKDİ YARDIMLAR 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
KAFKASYADAN YENİHAN KAZASINA GELEN ÂLİMLER ve EĞİTİM FAALİYETLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133376</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d948215-8984-4c3e-bee1-246752ae2ead.jpg</image:loc>
            <image:title>İstişarenin Türk Devlet Geleneğindeki Rolü: Siyasetnameler Üzerinden Bir İnceleme</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM  
TÜRK DEVLET GELENEĞİ 
 
İKİNCİ BÖLÜM  
TÜRK DEVLET GELENEĞİNDE İSTİŞARE VE İSTİŞARE KURUMLARI 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
TÜRK DEVLET GELENEĞİNDE İSTİŞARENİN SİYASETNAMELER ÜZERİNDEN İNCELENMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133378</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdeaf744-113f-4d26-8e94-12ee6232ff8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Keramet Lambası</image:title>
            <image:caption>“Eksik parça, bütününe ulaşmak ister, diğer yarısını arar.” Ahmet üzerindeki sihri kaldıramazsa yavaş yavaş taşlaşacak… Sihri kaldırmak için tek çaresiyse Keramet Lambası’nı ele geçirmek! Ama hiç kimse lambanın nerede olduğunu bilmiyor. Ahmet ve arkadaşları zamana karşı yarıştıkları bu serüvende lambanın peşine düşüyor. Görünmez bir yardımcının onlara bıraktığı ipuçlarını takip eden ekip; Şırıltı Kanyonu’nu aşmalı, geçilmez denilen tüneli arkalarında bırakmalı, Safran Kasabası’ndan sonra Karayası Sarayı’nın dehlizlerine ulaşmalıdır. Geçmiş sırlar Keramet Lambası’yla tüm zamanları aydınlatırken, Ahmet’in derdine çare olup onu ailesine kavuşturabilecek mi?   Yepyeni bir masal ve efsane diyarının kapısını aralayan Burcu Ünsal okurlarını Gizli Kapı dizisinin ikinci kitabında da soluk kesen maceraya ve sırlarla dolu bir yolculuğa davet ediyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133382</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f806601a-beac-4ce1-9f9d-682bc359ba68.jpg</image:loc>
            <image:title>Höt ile Zöt - İki Mağara Adamının Hikâyesi</image:title>
            <image:caption>İki mağara adamı HER ŞEYİ icat ediyor! 
Peki her şeye sahip olmak onları mutlu edecek mi? 
 
HÖT ile ZÖT iki mağara adamıdır. Zöt’ün mağarası daha büyüktür ve bu yüzden kendini Höt’ten üstün görür. Höt hiç altta kalır mı, hemen mağarasına suyu getirir. Ama Zöt durmaz ve ateşi bulur! Bunun üzerine Höt bir sandalye yapar. Ve bir ev. Ve bir araba. Bu arada Zöt bir şato, bir tren ve bir radyo yapmıştır! Böylece aralarındaki yarış giderek kızışır… ta ki biriktirdikleri tüm eşyalar önlerinde dev bir kule oluşturana kadar. 
 
Peki ama bu kule çökerse, ne kalır geriye?! 
 
Ödüllü ikili Alastair Chisholm ve David Roberts’tan, insan doğası, rekabet ve hayatta önemli olan şeyler üzerine zekice kurgulanmış, mizah dozu yüksek ve sıra dışı bir resimli kitap. 
 
Scottish Book Trust En İyi Resimli Kitap Ödülü 
Queen’s Knickers Ödülü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133383</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95fd66de-6903-4aa4-bc78-ad14f69f291b.jpg</image:loc>
            <image:title>%100 Minecraft Pikselli Boyama Daha Fazla Canavar</image:title>
            <image:caption>Hayal gücünü serbest bırak ve 70 adet %100 Minecraft illüstrasyonunu renklendir! 

Axolotl’dan köylülere, lavlarla çevrili tehlikeli bölgelerden yaratıklarla dolu maceralara kadar ikonik Minecraft dünyasını yeniden keşfet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133384</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3499cbd5-b6d1-49ab-a712-2ece7f86ad16.jpg</image:loc>
            <image:title>%100 Minecraft Pikselli Boyama Daha Fazla Piksel!</image:title>
            <image:caption>Hayal gücünü serbest bırak ve 70 adet %100 Minecraft illüstrasyonunu renklendir! 

Axolotl’dan köylülere, lavlarla çevrili tehlikeli bölgelerden yaratıklarla dolu maceralara kadar ikonik Minecraft dünyasını yeniden keşfet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133385</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5df77d61-d9ba-4aa9-99a1-17e66a8680d6.jpg</image:loc>
            <image:title>%100 Minecraft Pikselli Boyama Canavarlar Özel</image:title>
            <image:caption>Hayal gücünü serbest bırak ve 70 adet %100 Minecraft illüstrasyonunu renklendir! 

Axolotl’dan köylülere, lavlarla çevrili tehlikeli bölgelerden yaratıklarla dolu maceralara kadar ikonik Minecraft dünyasını yeniden keşfet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133386</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f361dcb-647a-4ef2-8b89-15549ba63498.jpg</image:loc>
            <image:title>Belirsizlik –Einstein, Heisenberg, Bohr ve Bilimi Kurtarma Mücadelesi–</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılın başında fizik, evreni açıklayan sarsılmaz temeller üzerine kurulmuş gibi görünüyordu. Newton’un yasaları kusursuzca işliyor, gerçeklik bütünüyle ölçülebilir ve öngörülebilir sanılıyordu. Ta ki üç büyük deha sahneye çıkana kadar: Einstein, Heisenberg ve Bohr. 
Werner Heisenberg’in “belirsizlik ilkesi”, yüzyıllardır süregelen bilim anlayışını kökten sarstı; onu Albert Einstein’la doğrudan karşı karşıya getirdi ve Niels Bohr’u tarihin en hararetli entelektüel tartışmalarından birinin merkezine yerleştirdi. Heisenberg’in ilkesi, atom altı dünyanın bilinebilirliğine dair kesin sınırları ortaya koyuyor, “belirsizlik” kavramıyla bilimsel düşüncenin temellerini yeniden tanımlıyordu. 

David Lindley, Belirsizlik’te bu kritik dönemi yalnızca bir bilimsel devrim olarak değil, aynı zamanda modern düşünceyi, edebiyatı, hatta televizyonu derinden etkileyen bir kültürel kırılma olarak anlatıyor. Tarihsel tartışmaların, fikirlerin ve karakterlerin çarpışmasından doğan bu büyük dönüşümü çarpıcı ve canlı bir dille gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133387</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4351950-6896-48ec-a13e-8612b27e15c0.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlığın İnşasında Ritüel ve Din</image:title>
            <image:caption>Yeni Gine’nin domuz kurban edilen kabile törenlerinden Hindistan’ın renkli Holi kutlamalarına, Latin Amerika’daki karnavallardan Japonya’daki tapınak ayinlerine, Afrika’daki topluluk danslarından üç büyük dinin değişen ibadetlerine ve bayramlarına, hatta modern dünyanın eğlencelerine ve festivallerine kadar uzanan sayısız tören, ayin ve ritüel, insanın anlam, düzen ve bağlılık arayışını ortaya koyuyor. 
Peki, bu baş döndürücü çeşitlilikteki pratiklerin anlamı ne? Neden icra ediliyorlar ve gelişen dünyada neden hâlâ varlıklarını sürdürüyorlar? 

Roy A. Rappaport, din antropolojisinin klasiklerinden sayılan bu eserinde bu sorulara antropolojinin ve insanlığın evrimsel serüveninin içinden yanıt arıyor. Ritüel ve dinin, doğaüstü inançlardan çok daha fazlasını barındırdığını, toplumları bir arada tutan, anlamı kuran, dili ve kültürü mümkün kılan bir düzen mekanizması olduğunu ileri sürüyor. Dinin kökenini doğaüstünde değil, insanın kendini düzenleme gücünde buluyor. Ritüelin yalnızca kutsalın dili değil, insanın çevresine uyumunu, ahlaki düzenini ve kültürel sürekliliğini sağlayan temel unsur olduğunu gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133389</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1adaf5fb-2b8e-46a4-8e36-63b0d9634af4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sibirya Bavulundaki Sır</image:title>
            <image:caption>İki kültür, iki dil ve iki kimlik arasında sıkışmış bir varoluşun öyküsü… 
 
Sibirya bavulu... Sararmış gazete kupürleri, solmuş fotoğraflar, başka bir dilden fısıldayan hatıralarla dolu… Sessizlik içinde bekleyen bir sırrı saklıyor. 
Sibirya’nın uçsuz bucaksız bozkırlarında büyüyen bir çocuk, Fransız anneannesinin anlattığı, hafızanın, kimliğin, hayal gücünün ve tarihin iç içe geçtiği öykülerle farklı bir dünyanın izini sürüyor, düşsel bir evren yaratıyor. Dilin bir sığınak, geçmişin ise hem yük hem pusula olduğu bu evrende hayal ile gerçek, mutluluk ile keder iç içe geçiyor. 
Bir yanda Sibirya’nın sert gerçekliği, diğer yanda Paris’in ışıltılı zarafeti... Sözcükler, eski fotoğraflar, hatıralar ve hayaller onu kimliğinin gölgede kalmış kısmıyla yüzleştiriyor. Sürgünler, savaşlar ve suskun aşklar arasında Fransa’dan Rusya’ya uzanan olağanüstü bir içsel keşif yolculuğuna çıkarıyor. 
Andreï Makine’in Fransızca yazdığı ama bir Rus göçmen olduğu için Fransız yayınevleri tarafından geri çevrildikten sonra çevirmeni olduğunu iddia etmesiyle yayımlanan bu otobiyografik romanı, 1995’te Goncourt, Médicis Eş Birincilik ve Goncourt des Lyceéns ödüllerini alarak Fransız edebiyatı tarihine geçmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133390</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c172908e-5221-4991-94ba-6996173d1158.jpg</image:loc>
            <image:title>Leviathan</image:title>
            <image:caption>Thomas Hobbes (1588-1679): Modern siyaset teorisinin kurucu mimarlarındadır; devlet kavramının anatomisini çıkardığı Leviathan ise yazarın başyapıtıdır. Bu başyapıtta ideal bir devletin ve daha az çatışmalı bir toplumsal yaşamın inşası için egemenlik ilişkilerinin dünyevi (seküler) yasaları esas almasını öne sürer Hobbes. Ne var ki, felsefi ve siyasi fikirleri kadar teoloji hakkındaki yorumları da pek çok kesimi rahatsız eder. Kitaplarının yakılma kararı alınır; Hobbes dönemin statükocu güçlerinin tepkisini çekmiş olsa da ne çarpıcı fikirlerinden ne de düşünme arzusundan taviz verir. Eleştirel düşüncenin parlak ve yaratıcı örneklerinden olan Leviathan hâlâ kendi çözümlerini arayan modern dünyanın başvuracağı nadide bir kaynak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133391</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2da9d1e-a9b1-45e1-8bad-2e286699eba0.jpg</image:loc>
            <image:title>Leviathan (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Thomas Hobbes (1588-1679): Modern siyaset teorisinin kurucu mimarlarındadır; devlet kavramının anatomisini çıkardığı Leviathan ise yazarın başyapıtıdır. Bu başyapıtta ideal bir devletin ve daha az çatışmalı bir toplumsal yaşamın inşası için egemenlik ilişkilerinin dünyevi (seküler) yasaları esas almasını öne sürer Hobbes. Ne var ki, felsefi ve siyasi fikirleri kadar teoloji hakkındaki yorumları da pek çok kesimi rahatsız eder. Kitaplarının yakılma kararı alınır; Hobbes dönemin statükocu güçlerinin tepkisini çekmiş olsa da ne çarpıcı fikirlerinden ne de düşünme arzusundan taviz verir. Eleştirel düşüncenin parlak ve yaratıcı örneklerinden olan Leviathan hâlâ kendi çözümlerini arayan modern dünyanın başvuracağı nadide bir kaynak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133392</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50d08924-ad51-40e7-a8ed-e0b8efcc3a64.jpg</image:loc>
            <image:title>Woyzeck – Leonce ve Lena</image:title>
            <image:caption>Georg Büchner (1813-1837): Çağdaş Alman tiyatrosunun kurucularından sayılır. Strasbourg ve Giessen üniversitelerinde tıp okudu. 1830’daki Paris ayaklanmasından esinlenen Büchner, gizli bir grup kurarak devrim çağrısı yapan bir broşür yayımlayınca köylüler tarafından ihbar edildi ve İsviçre’ye kaçmak zorunda kaldı, ardında beş eser bırakarak 1837’de sürgünde öldü. Danton’un Ölümü ve yarım kalmış Woyzeck adlı oyunları Shakespeare’den ve Alman Romantik Sturm und Drang hareketinden etkilenmekle birlikte nitelik olarak zamanının çok ötesindedir. Her ne kadar tamamlanmamış, fragmanlar halinde ilerleyen metinler olsalar da gerek Woyzeck gerekse Leonce ve Lena, Büchner’in keskin bir mizah duygusuyla kaleme aldığı çarpıcı oyunlardır. Büchner modern ilişkilerin absürd yanlarını, burjuva sınıfının hafifliklerini, aristokrasi eleştirisini, yoksulluk ve sınıf farklarını çok zarif dokunuşlarla oyunlarında işlerken alttan alta başat bir arzuyu daima gündemde tutacaktır: insan özgürlüğü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133393</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/affe9459-35fe-48b0-8a7e-7ec63b007cb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Woyzeck – Leonce ve Lena (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Georg Büchner (1813-1837): Çağdaş Alman tiyatrosunun kurucularından sayılır. Strasbourg ve Giessen üniversitelerinde tıp okudu. 1830’daki Paris ayaklanmasından esinlenen Büchner, gizli bir grup kurarak devrim çağrısı yapan bir broşür yayımlayınca köylüler tarafından ihbar edildi ve İsviçre’ye kaçmak zorunda kaldı, ardında beş eser bırakarak 1837’de sürgünde öldü. Danton’un Ölümü ve yarım kalmış Woyzeck adlı oyunları Shakespeare’den ve Alman Romantik Sturm und Drang hareketinden etkilenmekle birlikte nitelik olarak zamanının çok ötesindedir. Her ne kadar tamamlanmamış, fragmanlar halinde ilerleyen metinler olsalar da gerek Woyzeck gerekse Leonce ve Lena, Büchner’in keskin bir mizah duygusuyla kaleme aldığı çarpıcı oyunlardır. Büchner modern ilişkilerin absürd yanlarını, burjuva sınıfının hafifliklerini, aristokrasi eleştirisini, yoksulluk ve sınıf farklarını çok zarif dokunuşlarla oyunlarında işlerken alttan alta başat bir arzuyu daima gündemde tutacaktır: insan özgürlüğü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133394</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2afd7c84-b2c5-4dad-ba7b-cfee7a179cfc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Miyim?</image:title>
            <image:caption>Saygın bir doktor olan Hans, Birinci Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle muharebe meydanlarından evine döner. Ancak döndüğü yer gerçekten evi midir? Zira savaş sırasında deneyimledikleri yüzünden gerçeklik duygusu un ufak olduğundan ve tarifsiz bir yabancılaşmayla baş etmeye çalıştığından, artık hiçbir şeyden emin değildir. Karısı, annesi ve arkadaşları onu tanır. Bir tek köpeği ona kuşkuyla ve düşmanca yaklaşır. Savaş bu adamı başka birine mi dönüştürmüştür? Yoksa o, çaktırmadan Hans’ın hayatına sızmış başka bir kişi midir? Kendi kimliğine ilişkin kuşkularını dile getirdiği soluksuz monoloğu, birçok varoluşsal meseleyi de ortaya koyar. Peter Flamm’ın ilk kez 1926 yılında okurla buluşan, savaşın insan ruhunda açtığı yaralara dair bu çarpıcı anlatısı yayımlanışından bir asır sonra Modern Klasikler Dizisi’nde yerini alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133395</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84b48951-2406-415d-9e91-a1fb8d5cb23a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Miyim? (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Saygın bir doktor olan Hans, Birinci Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle muharebe meydanlarından evine döner. Ancak döndüğü yer gerçekten evi midir? Zira savaş sırasında deneyimledikleri yüzünden gerçeklik duygusu un ufak olduğundan ve tarifsiz bir yabancılaşmayla baş etmeye çalıştığından, artık hiçbir şeyden emin değildir. Karısı, annesi ve arkadaşları onu tanır. Bir tek köpeği ona kuşkuyla ve düşmanca yaklaşır. Savaş bu adamı başka birine mi dönüştürmüştür? Yoksa o, çaktırmadan Hans’ın hayatına sızmış başka bir kişi midir? Kendi kimliğine ilişkin kuşkularını dile getirdiği soluksuz monoloğu, birçok varoluşsal meseleyi de ortaya koyar. Peter Flamm’ın ilk kez 1926 yılında okurla buluşan, savaşın insan ruhunda açtığı yaralara dair bu çarpıcı anlatısı yayımlanışından bir asır sonra Modern Klasikler Dizisi’nde yerini alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133396</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98f5fe9f-dfcb-4c54-b590-d7e95ba46e6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Orpheus</image:title>
            <image:caption>Monoton bir hayatı olan otuzlu yaşlarındaki Louis, can sıkıntısıyla gezindiği bitpazarlarından birinden yuvarlak kadranlı, nostaljik bir telefon satın alır. Eve gelip telefonun çalışıp çalışmadığını test edip eğlenirken, aklına ezberindeki biricik numarayı aramak gelir. Birkaç çalıştan sonra telefona cevap veren yıllar önce ölen babasıdır. Bu sırada “dram ve cehennem düşkünlüğü”nden kendini Orpheus olarak adlandıran genç bir adam gecenin derinliklerine dalıp hayatının aşkı Eurydike’yi aramaktadır. Hades’ten Kerberos’a, Kharon’dan Erinys’lere pek çok karakterle karşılaşacağı ve rehberliğini Vergilius’un yapacağı bu yolculukta umutsuz bir arayışa sürüklenecektir. Louis ve Orpheus, gündüz ve gece, bir hayalin peşinden koşmaktadır, peki nereye kadar? 2017’de Académie Française François Mauriac Ödülü’nü kazanan Éric Metzger, Orpheus’la mitolojiyi günümüze taşırken, modern insanın çıkışsızlığına dair özgün ve capcanlı bir romana imza atıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133397</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63357647-c338-4253-8865-06b7f1bea35c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağlasun Ayşafağı</image:title>
            <image:caption>yaz gecelerinde bir eski zaman heykelinin direnen 
yalnızlığıyla dikilip o insan topraklarda dokundum 
zamanın soğuk etine 
           seslenen kim? 
             gelen ne? 
             kan mı gelincik mi ateş mi gül mü 
             nedir ayrılık? 
             nedir bu som kayalardan geçen bu gölge? 
                                                gölgeler 
                                                gölgeler 
                                                     ve tuz dağı gözyaşı 
                                                               ağlasun ayşafağı 
                                                               ağlasun ayşafağı 
                                                               ayşafağı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133398</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ad5891e-e938-4aa6-8f58-be96b65df51d.jpg</image:loc>
            <image:title>Antroposen Olayı</image:title>
            <image:caption>Antroposen: Bir kriz değil, içinde yaşadığımız yeni bir koşul. Christophe Bonneuil ve Jean-Baptiste Fressoz, artık bir klasiğe dönüşmüş bu eserlerinde, çevresel felaketleri hâlâ geçici bir sapma gibi görmenin yanıltıcılığına dikkat çekiyor. Artan sıcaklıklar, çöken ekosistemler, devrilme noktaları, kitlesel yok oluşlar… Bunlar artık istisna değil; gezegenin yeni normalleri. “Çevre krizi” anlatısı, hâlâ geri dönülebilecek bir istikrar yanılsamasını sürdürüyor. Oysa yazarlar, içinde bulunduğumuz çağın, tesadüfi bir kriz değil, tarihsel olarak örülmüş, yapısal ve kalıcı bir bozulmanın sonucu olduğunu gösteriyor.
Kitap, çevresel yıkımı soyut ve homojen bir “insanlık” anlatısına teslim etmek yerine, kapitalist genişleme, emperyalist tahakküm ve savaş aygıtıyla örülmüş tarihsel bir sürecin sonucu olarak değerlendiriyor. Sorun, uyarıların eksikliği değil; bu uyarıların kimler tarafından bastırıldığı ve neden sistemli biçimde görmezden gelindiğidir.
Yazarlar, İnsan Çağı olarak da anılan Antroposen’i, evrensel bir insanlık hikâyesiyle değil; Sermaye Çağı, Ölüm Çağı, Tüketim Çağı ve Cehalet Çağı gibi kavramlarla parçalı, çatışmalı ve politik bir tarih olarak yeniden tanımlıyor. Bu alternatif adlandırmalar, ekolojik bozulmanın ardındaki iktisadi ve ideolojik güç yapılarını görünür kılıyor; yeni bir tarih yazımı için kavramsal bir zemin sunuyor.
Antroposen’i yalnızca bir yıkım değil, aynı zamanda kolektif bir mücadele alanı olarak kavrayan bu kitap, geçmişin unutulmuş direnişlerini bugünün politik tahayyülleriyle buluşturan güçlü ve sarsıcı bir çağrıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133399</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1c6fffc-8d18-4808-bce4-1375afe9447d.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzel Sanatlar’a Adanmış Bir Hayat</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. İlhami Turan, grafik tasarım söz konusu olduğunda Cumhuriyet Türkiyesi’nin öncü isimlerinden biri. Turan, Güzel Sanatlar’a Adanmış Bir Hayat adlı eserinde Bolu’da geçen çocukluğundan başlayarak Bolu Erkek Öğretmen Okulu ve Güzel Sanatlar Akademisi’ndeki öğrencilik dönemini, 64 yıllık eğitimcilik hayatını, tasarımcı ve yönetici olarak yaptığı çalışmaları ve bakanlık danışmanlığı sırasındaki hizmetlerini akıcı bir dille anlatıyor. Turan, hatıralarında 1944 Gerede depremi, 6-7 Eylül olayları, 1960 İhtilali’ne rastlayan askerlik hizmeti, Akademi’de ve Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’nda hocalık yılları, Güzel Sanatlar liselerinin kuruluşu gibi pek çok konuda tanıklıklarına yer veriyor. 1950’li yıllardan itibaren ikamet ettiği İstanbul’un geçirdiği kentsel değişimi, matbuat dünyasının merkezi olan Babıali’deki deneyimlerini ve Hasan Âli Yücel’den Yahya Kemal Beyatlı’ya, Prof. Emin Barın’dan Vehbi Koç’a, Mengü Ertel’den Avni Akyol’a pek çok isimle ilgili anı ve izlenimlerini okurla paylaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133400</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a03f575-cd07-45be-a747-555b844a0beb.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlıdan Cumhuriyete İktisat Tarihi Yazıları</image:title>
            <image:caption>Osmanlı-Türkiye iktisat tarihçiliğinin önde gelen isimlerinden Prof. Dr. Şevket Pamuk’un “Seçme Eserleri”nin üçüncü cildinde, 2010-2025 arasında çeşitli yerlerde yayınlanan iktisat tarihi yazılarının on altısından oluşan bir seçki sunuluyor. Kavramsal çerçevenin öne çıktığı ilk bölümde kurumlar ve kurumların temel belirleyicileri tartışılıyor. Devletin iktisadi gelişme sürecindeki rolü bugün tüm dünyada yeniden değerlendirilirken, geçmişten alınacak dersler Türkiye için de önem taşıyor. İkinci bölümde 19. yüzyıl öncesi Osmanlı dönemine odaklanan altı yazıda maliye, vergi, para düzeni ve enflasyon temaları öne çıkıyor, Osmanlı dönemi ile Cumhuriyet Türkiyesi arasındaki benzerliklere işaret ediliyor. Kitabın üçüncü bölümündeki yazılar ise son 200 yılı bir bütün olarak ele alarak Osmanlıdan Cumhuriyete hem kopuşlar hem de süreklilikler yaşandığını vurguluyor. Cumhuriyet ekonomisinin büyüme sicilini karşılaştırmalı olarak incelerken tarımsal yapılar, enflasyon, bölgesel eşitsizlikler ve devlet müdahaleciliği gibi temel özelliklerinin kökenlerini Osmanlı döneminde aramak gerektiğinin altını çiziyor. Son dönemde hem dünyada hem de Türkiye’de iktisat tarihine ilgi tekrar artmaya başladı. Gelişmekte olan bölgelerin iktisat tarihine olan ilgi büyürken antik çağlardan günümüze kadar dünyanın tüm bölgelerini ve bunların birbirleriyle olan bağlantılarını eskisine oranla çok daha fazla veri kullanarak inceleyen küresel iktisat tarihçiliği, bugün artık büyük bir araştırma alanına dönüştü. Prof. Dr. Şevket Pamuk’un Seçme Eserleri III: Osmanlıdan Cumhuriyete İktisat Tarihi Yazıları bu alana önemli bir katkı oluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133401</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b9fcd09-deae-4c53-adb9-408da486cafa.jpg</image:loc>
            <image:title>El - İnsanla İlgili Felsefi Bir İnceleme</image:title>
            <image:caption>Elin insan oluşumuzu şekillendirmekteki merkezi rolünü gündeme getiren ilk filozof ben değilim elbette. Okuyacağınız metinde ellerimiz olduğu için eşsiz derecede düşünceli varlıklar olduğumuzu ileri süren Anaksagoras’dan, eli “aletlerin aleti” diye tanımlayan Aristoteles’ten ve eli “zihnimize açılan pencere” olarak gören Kant’tan bahsediyorum. Anatomist F. Wood Jones’un “el insanın doğadaki yerini büyük ölçüde belirlemiştir” sözü, El’in tezini haber veriyordu. Bunu söyledikten sonra, nasıl bu kadar farklı olduğumuza dair anlattığım hikâyeyi bazılarının tümüyle ikna edici bulmayabileceğini ekleyeyim. Bu gibi durumlarda bile El’in, yine de onu okuyanları memnun edeceğini umuyorum. Bunun en önemli nedeni de el için bu metni yazmamın bana insan oluşumuzun zengin gizemini aydınlatma ve bundan sevinç duyma fırsatı vermiş olması; seküler bir hümaniste yaraşır bir işti doğrusu. 
(Yazarın Türkçe baskı için kaleme aldığı önsözden)
Raymond Tallis EL: İnsanla İlgili Felsefi Bir İnceleme adlı bu çarpıcı eserinde, insan elini yalnızca biyolojik bir yapı olarak değil, insan bilincinin, kültürünün ve benliğinin oluşmasında merkezi bir rol oynayan felsefi bir varlık olarak ele alıyor. Elin anatomisini, işlevlerini ve simgesel anlamlarını inceleyen Tallis tutma, işaret etme, jest yapma ve araç kullanma gibi eylemlerin, yalnızca fiziksel hareketler değil, anlam üretiminin ve özne olmanın temel bileşenleri olduğunu gösteriyor. Dilin,zamanın, toplumun ve düşüncenin evrimi, ellerimizin açtığı imkânlarla yeniden okunuyor. Sinirbilim, felsefe, antropoloji ve sanatı harmanlayan bu benzersiz kitap, insan elini, insan olmanın ne anlama geldiğini kavramak için güçlü bir mercek hâline getiriyor. Mizahı ve entelektüel derinliği ustalıkla buluşturan Tallis, okuru düşüncenin ve bedenin kesişim noktasında, alışılmadık bir felsefi keşfe davet ediyor. Elin izini süren bu yolculuk, belki de en sonunda bizi kendimize, düşünen ve yapan varlıklar olarak geri getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133402</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1546d76-aaab-42f0-ab93-8ae70386b6e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Tatlı - Güneşte Eğlence</image:title>
            <image:caption>HAYAT TATLI SÜRPRİZLERLE VE GÜLEN YÜZLERLE ÇOK DAHA GÜZEL!
Tatlı Dünya’da pırıl pırıl bir gün, herkes Arkadaşlık Festivali’ne hazırlanıyor! Minik Micky ve arkadaşları piknik için enfes tatlılar hazırlıyor: Karamel püskürten VOLKAN pastası, sihirli şimşek kurabiyeleri ve çamurlu tart! Ancak Micky’nin tarifinde çok özel bir tat eksik! SİHİRLİ malzemeyi bulmak için yolculuk zamanı! Bu tatlı macerada Micky ve arkadaşlarını kötü sürprizler bekliyor olabilir!
Birbirimizi farklılıklarımızla kabul edebildiğimiz, kahkahalar attıran, kalpleri ısıtacak bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133403</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c2e5611-d2c7-43f4-b2bb-2410e438e58b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sincapları Kurtarma Zamanı</image:title>
            <image:caption>Anne ve babalarıyla birlikte ormanda yürüyüşe çıkan Lina ile Leo, iki minik sincap yavrusu bulurlar. Çevrede anne sincaptan hiç iz olmadığı için yavruları ormanda bırakmak istemezler.
İki kardeş, veteriner asistanı annelerinin bilgisi ve rehberliğiyle yavruların sorumluluğunu üstlenir. Günler geçtikçe yavrular büyür, güçlenir ve doğaya geri dönme zamanları gelir.
Okumaya yeni başlayan çocukları, heyecanlı bir öykü, sincaplar hakkında ilginç bilgiler ve kitabın sonundaki bulmacalarla keyifli bir okuma deneyimi bekliyor!.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133404</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73997f84-d478-46b0-a984-3abad3263316.jpg</image:loc>
            <image:title>Şirin Doktorlarla Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Şirin doktorlar için yorucu bir gün başlıyor. Bekleme odası hastalarla dolu. Kendine düğüm atmış bir yılan, beneklerini kaybetmiş bir leopar ve çalar saat yutmuş bir köpek... Büyüyünce doktor veya hemşire olmak isteyen her çocuğun çok seveceği, her sayfası kahkahalarla dolu bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133405</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9442c40-179a-413a-ae89-36db6c2d3df8.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Kitabı - Ay Hakkında Her Şey</image:title>
            <image:caption>AY’IMIZIN hikâyesini dinlemeye hazır mısın? Ay tozu ve ay tavşanları, peynir ve astronotlar, büyük fikirler ve cesur projeler, hepsi bu kitapta. OKU, HAYAL KUR VE MERAK ET.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133406</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c18fcd8-5be4-48d1-9177-35981b287753.jpg</image:loc>
            <image:title>Zum!</image:title>
            <image:caption>Dün gece yatma vakti geldiğinde bir türlü uyuyamadım. Yılın en sıcak günüydü. Çocuk ve büyükbabası sıcaktan bunalmıştı. “Bunun tek çaresi var!” dedi Büyükbaba. “Hadi gel, çatıya çıkalım.” Teleskopla yıldızlara bakınca bir gezegen gördüler… bir de uzay kapsülü! Astronotların başı dertteydi. Çocuk ve büyükbabası onların imdadına yetişecekti. Ama önce süper hızlı bir roket yapmaları gerekiyordu. Çok sevilen Sam Usher’dan büyüleyici bir macera daha…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133407</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f4bfb18-faa7-47f4-9461-eb7c8b1d3d8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozorlar Komşular</image:title>
            <image:caption>Fosil Sokağı’nı duydun mu? Kasabanın en “harr-ika” yeri orası! Birbirinden havalı dino komşuların yaşadığı harikalarla dolu sokağı keşfetmeye hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133408</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9be1380e-9136-4f7b-a8e8-1c033aba4652.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyetin öteki yarısı : Türkiye&apos;de merkez sağ</image:title>
            <image:caption>Türk siyasetinde merkez sağ, Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren kendini “öteki yarı” olarak konumlandırdı; fakat halkın çoğunluğunun desteğiyle her zaman iktidarı talep etti. Bu kitap, 1946–2002 arasında Demokrat Parti (DP), Adalet Partisi (AP), Anavatan Partisi (ANAP) ve Doğru Yol Partisi (DYP) üzerinden merkez sağ geleneğin SEYR’ini, sosyal destek tabanı, ekonomi politikaları, yaşam tarzı bölünmesi, rejimle ilişkiler ve millî güvenlik/dış politika parametreleriyle analiz ediyor. 
“Yeter...Söz Milletindir!” sloganıyla başlayan yolculuk, söz hakkı mücadelelerinden askeri müdahalelere, sandık zaferlerinden darbelere kadar Söz – Sandık – Silah ekseninde çalkantılı bir seyir izledi. Peki, merkezin çevresindeki elitler iktidar merkezine nasıl yürüdü? Köylü, tüccar, esnaf ve muhafazakâr kesimlerin pragmatik ittifakı nasıl kuruldu? Vesayet rejimiyle süregelen gerilim, demokratikleşme sürecini nasıl şekillendirdi? 
1946’da çok partili hayatın başlamasından 2002’deki büyük siyasal dönüşüme uzanan yarım asırda merkez sağ, Türkiye’nin modernleşmesinde kritik roller üstlendi. Bu çalışma, yalnızca bir siyasi geleneğin tarihini değil; aynı zamanda Cumhuriyetin ihmal edilmiş yarısının meşruiyet arayışını ve iktidar mücadelesini özgün SEYR-MG modeliyle yeniden yazıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133409</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1f6cd19-5c18-4aa9-a03d-4bb5e0746a32.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleceği Çizen Çocuk</image:title>
            <image:caption>“Bir çocuk hayal kurduğunda bir millet geleceğini inşa etmeye başlar.” Ali, bir ödevin hayatını değiştireceğini asla tahmin edemezdi. Kalemi eline almakta zorlanırken hiç ummadığı bir yolculuğun kapıları önünde açılıverdi. Bu yolculukta karşısına çıkan büyük kahraman Mustafa Kemal ve dostları; ona cesaretin, kararlılığın ve hayallerin gücünü hatırlattı. Her adımda tarihin izlerini sürerken aslında kendi kalbinin derinliklerine inmeyi öğrendi. Geleceği Çizen Çocuk; yalnızca büyük bir lideri tanımanın değil, aynı zamanda bir çocuğun kendine güvenmeyi, eksiklerini kabullenmeyi ve içindeki gücü keşfetmeyi öğrenişinin hikâyesi. Belki de en büyük yolculuk, insanın kendi içine yaptığı yolculuktur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133410</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccaca69e-6e19-4516-a65d-67bb7d7245cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Işıklar Söndüğünde – Karanlığa Doğru 1</image:title>
            <image:caption>yüzü.meçhul.adam seni takip etmeye başladı 
 
GECE KADAR KARANLIK RUHU OLAN BİRİNİ İSTİYORDUM. 
BENİM İÇİN DÜNYAYI ATEŞE VERECEK VE BUNUN İÇİN BİR AN BİLE 
PİŞMANLIK DUYMAYACAK BİRİNİ. 
 
Acil hemşiresi Aly, çeşitli travmalara şahit olduğu zorlu nöbetlerin stresinden internetteki maskeli erkekler sayesinde kaçıyordu. 
En büyük fantezisiyse sürekli takip ettiği dövmeli ve maskeli adamın bir gün eve geldiğinde onu yatak odasında bekliyor olmasıydı.  Elinde bıçağıyla. Ama adamın hesabına sarhoşken attığı bir mesajın bu hayalini gerçeğe dönüştüreceğini asla 
tahmin edemezdi. 
 
Josh hayatı boyunca göz önünde olmaktan kaçmıştı. Gerçi babası gerçek suç belgesellerine konu olmuş bir seri katilken pek bir seçeneği de yoktu. Ama geceleri milyonlarca takipçisi için maskeli paylaşımlar yapan bambaşka biri olabiliyordu. Derken onu avlaması için yalvaran bir takipçisi dikkatini çekmeyi başardı. 
 
Aly ve Josh için kapalı kapıların ardı ateşli olduğu kadar tehlikeliydi de. Birbirlerinin en karanlık yanlarını ortaya çıkarıyorlardı ama Aly çok daha şeytani niyetleri olan birinin hedefi haline geldiğinde Josh avcıdan koruyucuya dönüşmek zorunda kalacaktı. Hayatının aşkı için ne kadar 
ileri gidebilirdi? 
 
 
“Işıklar Söndüğünde karanlık romantizm okurlarının aradığı her şey: maskeli bir adam, ateşli bir tutku, komik laf dalaşları ve Fred isimli sırnaşık bir kedi.” 
–CM Hutton</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133411</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8144ce81-d6a4-4566-8fe4-d4b209735439.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku</image:title>
            <image:caption>Dikkat, bu yaşsız bir kitaptır! 
 
Merhaba ben Sinem. 
Bu kitapları çocuklar ve içimizdeki çocuk modları için kaleme aldım. 
Sevgili çocuk, duygunu tanıman, anlaman, ifade etmen çok anlamlı. Bunu bu kitaplarla öğrenebilirsin. 
Sevgili ebeveyn, sen de duygu sosyalleştirebilen bir ebeveyn olmak istiyorsun biliyorum. O hâlde bu kitaplar sana da çok iyi gelecek. 
Hadi gelin birlikte duyguların sihirli dünyasına yolculuğa çıkalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133412</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49036f7d-045f-47d5-bd92-80c671eff9ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Salyangozların Ayak Sesleri</image:title>
            <image:caption>&quot;Sevgiyle esen rüzgârlar, çiçekleri yeşertir. Ama nefretle esen rüzgârlar toprağı da, insanı da kurutur. Biz insanlar bazen öyle duvarlar öreriz ki kendi görüşümüzü bile kısıtlarız. Ama bir gün uyanır, o duvarları yıkarız. Gözlerimiz gökyüzünün gerçek maviliğini görmeye başlar. Özgürleşiriz. Zincirleri kırdıkça koşarız. Engeller engel olmaktan çıkar. Güneş gibi yükseliriz, insanlığa ışık saçarız. İşte o zaman, fırtına gibi güçleniriz.” 
 
Edebiyat dünyasına Salyangozların Ayak Sesleri ile “Merhaba” diyen Sabah Aras, adalet arayışının, kayıpların ve yeniden doğuşun öyküsünü anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133413</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32b72701-2e59-49d3-b8bd-0dbc37ac7fd6.jpg</image:loc>
            <image:title>Öfke</image:title>
            <image:caption>Dikkat, bu yaşsız bir kitaptır! 
 
Merhaba ben Sinem. 
Bu kitapları çocuklar ve içimizdeki çocuk modları için kaleme aldım. 
Sevgili çocuk, duygunu tanıman, anlaman, ifade etmen çok anlamlı. Bunu bu kitaplarla öğrenebilirsin. 
Sevgili ebeveyn, sen de duygu sosyalleştirebilen bir ebeveyn olmak istiyorsun biliyorum. O hâlde bu kitaplar sana da çok iyi gelecek. 
Hadi gelin birlikte duyguların sihirli dünyasına yolculuğa çıkalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133414</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19b4eaad-49a0-472d-90dc-ca9dc0167d3a.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 180. Sayı Neoliberalizmin İklimi</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
Vergi Asimetrisi: Sermaye ve Emek – Alper Duman      
Siyasal Parti: Demokratik Siyasetin Vazgeçilmez Unsuru - Ersin Kalaycıoğlu              
Neoliberalizmin İklimi - A. Erinç Yeldan             
Üretimden İllüzyona: Tarımın Küresel Baskı Mekanizmaları - Ayça Tekin-Koru          
Kuraklık, Su Kaybı ve Tarımın Geleceği - R. Funda Barbaros         
İklim Değişikliğinden Sürdürülebilirlik Raporlamasına: İktisatçılar için Yeni Bir Alan - Nazire Nergiz Dinçer     
Sosyal Bilimciler Konuşuyor: Sevil Acar              
Kapitalizm ve Şiddet - Hüseyin Özel          
İktisat: Smith’in Çelişkili Ahlâkı Üzerine İnşa Edilmiş Bir Disiplin - Arda Tunca         
Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun Ekonomi Politiği - Haluk Ergüven          
Marco Polo Seyahatnamesi’nde Ekonomi Politik - Gülçin Elif Yücel         
Halk Arasında Dolaşan ve Kafa Karıştırıcı 7 Ekonomi Konulu Soru - Ilgaz Koyuncu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133415</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8bae998-fdec-43c2-baf0-000c321e1290.jpg</image:loc>
            <image:title>İkiz Olmayan İkizler</image:title>
            <image:caption>İz sürmenin dayanılmaz çekiciliği... Miyase Sertbarut’un imzasını taşıyan İkiz Olmayan İkizler, hayatın koşuşturması içinde unuttuğumuz değerleri çocuksu bir naiflikle anımsatan, sıcacık bir dostluk romanı. Farklı temaları mizahla yoğurarak okurlarını kâh güldüren kâh düşündüren yazar, içinde yaşadığımız toplumun değişimini ve dönüşümünü büyük bir incelikle yansıtıyor. Yetişkinlerin dünyasına çocukların gözünden bakan kitap; geçmiş, bugün ve gelecek arasında sözcüklerden köprüler kuruyor. İkiz taklidi yapan iki yakın arkadaş, Sinem ve Fulya... Üstelik dış görünüşleri kadar huyları da benziyor. İkizlerin olduğu yerde macera eksik olmaz derler! Her fırsatta kendilerini yeni bir curcunanın içinde bulan iki kafadar, gün geliyor dükkân tabelalarındaki yabancı isimleri avlıyor, gün geliyor kaçak bir muhabbet kuşunun sahibinin izini sürüyor. Bir zamanlar yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen küs annelerini barıştırmaları da cabası! Renkli ve yaratıcı çözümleriyle her sorunun üstesinden gelmeyi başaran kahramanlarımız için hayat keşiflerle dolu bir serüven. Çöp evler, horoz dövüşü, batıl inançlar gibi merak kabartıcı konuları hareketli bir kurgunun domino taşlarına dönüştüren bu sürükleyici roman, güçlü anlatısıyla ağızlarda hem acı hem de tatlı bir his bırakıyor; tıpkı hayat gibi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133416</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a90b8e5b-c1c3-473f-a099-39f35bfb0f18.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk</image:title>
            <image:caption>Dikkat, bu yaşsız bir kitaptır! 
 
Merhaba ben Sinem. 
Bu kitapları çocuklar ve içimizdeki çocuk modları için kaleme aldım. 
Sevgili çocuk, duygunu tanıman, anlaman, ifade etmen çok anlamlı. Bunu bu kitaplarla öğrenebilirsin. 
Sevgili ebeveyn, sen de duygu sosyalleştirebilen bir ebeveyn olmak istiyorsun biliyorum. O hâlde bu kitaplar sana da çok iyi gelecek. 
Hadi gelin birlikte duyguların sihirli dünyasına yolculuğa çıkalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133417</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e23c1bfa-09a6-4949-be7f-f312681ca6f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Üzüntü</image:title>
            <image:caption>Dikkat, bu yaşsız bir kitaptır! 
 
Merhaba ben Sinem. 
Bu kitapları çocuklar ve içimizdeki çocuk modları için kaleme aldım. 
Sevgili çocuk, duygunu tanıman, anlaman, ifade etmen çok anlamlı. Bunu bu kitaplarla öğrenebilirsin. 
Sevgili ebeveyn, sen de duygu sosyalleştirebilen bir ebeveyn olmak istiyorsun biliyorum. O hâlde bu kitaplar sana da çok iyi gelecek. 
Hadi gelin birlikte duyguların sihirli dünyasına yolculuğa çıkalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133418</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c335ebe-4313-4f6c-a93c-3c2a8453c214.jpg</image:loc>
            <image:title>Salyangoz Hayri</image:title>
            <image:caption>Hayri, minik bir salyangoz. 
Herkes gibi olmak istiyor. 
Ama değil… Ve hiçbir zaman da olmayacak. 
Peki, bu onu mutsuz mu etmeli? 
Hayır! Hayri kararını verdi. Şimdi harekete geçme zamanı! 
 
Bu sıcacık hikâyede, farklı olmanın aslında ne kadar güzel olduğunu göreceksin. Engelleri aşmanın, birlikte olmanın, yardımlaşmanın ve asla vazgeçmemenin ne demek olduğunu öğreneceksin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133419</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acedbd28-ee66-4203-9042-7b31ec5fb43d.jpg</image:loc>
            <image:title>Mirabelle ve Yaramaz Yarasakedicikler (Fleksi)</image:title>
            <image:caption>Mirabelle çok özel çünkü herkesten farklı. 
 
Annesi  cadı, babası ise peri... Mirabelle de yarı cadı, yarı peri! 
 
Mirabelle, sihirli yaratıkların yaşadığı bir sığınağa okul gezisine gideceği için o kadar heyecanlıdır ki sinir bozucu derecede uslu Lavinia ile eşleştirilmiş olması bile gününü mahvedemez. 
 
Ancak yarasakedicikleri kafeslerinden yanlışlıkla kaçırdıklarında işler biraz karmaşık bir hâle gelir. 
 
Bakalım Lavinia, Mirabelle’in başını beladan uzak tutmasına yardım edebilecek mi? 
 
Yoksa Mirabelle, Lavinia’ya bazı şeylerin başını belaya sokmaya değer olduğunu mu gösterecek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133420</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95b7eccf-f09b-45db-8220-1620d58f07fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeker Sokağı</image:title>
            <image:caption>Nobel Ödüllü yazar Necib Mahfuz, “Kahire Üçlemesi”nin üçüncü ve son cildi Şeker Sokağı’nda aşk ile otoritenin, inanç ile modernliğin, aile sadakati ile bireysel arzunun kesişim noktalarını inceliyor. Evlerin dar koridorlarından üniversite bahçelerine, tramvay yollarından Kahire’nin gürültülü meydanlarına uzanan bu katmanlı romanda Mahfuz, bir ailenin üç kuşağının değişen kaderlerini izleyerek iki dünya savaşı arasında sıkışmış Mısır’ı ve insanlarını çoklu bakış açılarıyla anlatıyor. Şeker Sokağı’na bakan bir aile evinin penceresini bütün insanlığa açarak birey ve toplum çatışmasını evrensel bir yaklaşımla aktarırken gündelik hayatın tedirgin mutluluklarını, ertelenmiş arzuları ve iktidarın gölgesinde büyüyen vicdan hesaplaşmalarını sakınmasız bir berraklıkla resmediyor. 

Bireyin, içinde bulunduğu çevrenin sebebi ve sonucu olduğunu duru bir dille ele alan Şeker Sokağı her geçen gün daha da güncelleşen, zaman ve sınır tanımayan, sadece Mısır’ı değil ortak kaderi olan tüm coğrafyaları anlatan, bugüne işaretler bırakan bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133421</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e605dcac-ecd5-47c3-971e-713c26309e1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet’e Karşı Küfür Romanları</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet’e Karşı Küfür Romanları, klasik bir edebiyat incelemesinin ötesine geçerek Türkiye’nin kültürel belleğindeki ideolojik işlevlere meydan okuyor ve onları tek tek teşhir ediyor. Yalçın Küçük, 12 Eylül sonrasında roman adıyla piyasaya sürülen metinleri analiz ederek solu ve ilericiliği mahkûm eden, bireyi küçülterek, estetiği çürüten bir yazı evrenini gözler önüne seriyor. Küçük, bu çalışmasında Kundera’dan Orhan Pamuk’a, Pamuk’tan Latife Tekin’e ve Ahmet Altan’a uzanan çizgide, “küfür romanları”nın nasıl bir teslimiyet projesine dönüştüğünü gösteriyor. Küçük’ün keskin diliyle açığa çıkan bu analiz, okuru yalnızca edebiyatı tartışmaya değil, Cumhuriyet’in düşünsel geleceği üzerine yeniden düşünmeye davet ediyor. 

 “Türkiye ilericiliğinin sorunlarını ‘fazla kitabî’ olmakta görmüyorum. Tam tersine ‘az kitabî’ olmakta buluyorum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133422</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d47b1e0-f0a7-48bc-9610-44fecf8b659a.jpg</image:loc>
            <image:title>Resimli ve Hareketli Bebek Kitabı (Sıvalı Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Tek bir parmağınla neler yapabilirsin? 
Bir anda baharı getirebilirsin örneğin. Veya yağmurda ıslanmamak için şemsiyeni açabilirsin. Ya da bir gökkuşağı oluşturabilirsin. 
 
Küçük okurlar, İlkbahar kitabının sayfalarını çevirerek tek bir parmaklarıyla her sayfada farklı bir sihir yapacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133423</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c187329-4c0d-4bf9-916a-88c1696e6a03.jpg</image:loc>
            <image:title>Resimli ve Hareketli Bebek Kitabı (Sıvama Cilt)</image:title>
            <image:caption>Tek bir parmağınla neler yapabilirsin? 
Geceyi yıldızlarla aydınlatabilirsin örneğin. Veya çiçeklerin açmasını sağlayabilirsin. Ya da bir gemiyle dünyayı dolaşabilirsin. 
 
Küçük okurlar, Mavi Gece kitabının sayfalarını çevirerek tek bir parmaklarıyla her sayfada farklı bir sihir yapacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133424</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6360500f-3b29-4574-80e4-58d8d1ee4ded.jpg</image:loc>
            <image:title>Berdel 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir kadın, herkes için kendini feda edebilir miydi? 
Bir adam, kendini feda eden kadının canını acımasızca yakabilir miydi? 
Sevenler, sevdaları uğruna ailelerini ezip onlara sırtlarını dönebilir miydi? 
Kan dökmek isteyen Şahmaranların Ağası’na, düşmanın kızı berdel hükmüyle verildi. 
Kadın, kendini feda etti. 
Adam, kadının canını yakmaya ant içti. 
Sevenler, sevdası uğruna herkesi hiçe saydı. 
Berdel fırtınası iki aile arasında koptu, düşmanlığın kuyusunu daha derin kazdı. 
Urfa toprakları bir kere daha ölesiye nefrete şahit oldu. 
Bir kere daha acıyla sınandı. 
Bir kere daha iç savaşı gördü. Bir kere daha hüznü ağırladı. 
Bir kere daha kan davasına kurbanlar verdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133425</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c6a8517-e3d3-4c4a-bb76-23ad5aa798d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Klasik Türk Şiirinde Zühd</image:title>
            <image:caption>İslam’ın mistik tarafını vurgulayan ve H. III. yüzyıldan itibaren müstakil bir ilim olarak varlığından söz ettirmeye başlayan tasavvuf, Hakk’ın rızasına vasıl olmak isteyen insanın manevî/ahlakî/ruhî yönünü terbiye ederek onun erginleşip varlığının bilincine hâsıl olmasını sağlayan bir eğitim metodudur. Tasavvufta; kâmil bir mürşidin yönlendiriciliğinde manevî bir yolculuğa çıkan sâlik, seyr ü sülûk denilen eğitim serüveninde türlü makamlardan geçerek Cenâb-ı Hakk’ın kendisine bahşettiği bireysel tecrübeye dayalı birtakım his ve heyecanlar yaşar. Sâlikin, çıktığı bu yolda kişisel çabası neticesinde ikâmet ettiği makamlardan biri de en genel tanımıyla “kişinin dünyaya ve dünya nimetlerine sırt çevirmesi yani Hak dışındaki hiçbir şeye meyl etmemesi” anlamına gelen zühd telakkisidir. Emevîlerin dünya, iktidar, lüks ve eğlence hırsına tepki olarak ortaya çıkan zühd, bireyin dinî yaşayışının şekillenmesine tesir edip ona kâinata, varlıklara, dünyaya, ahirete vs. karşı nasıl bir tutum sergilemesi gerektiğinin bilincini kazandıran bir anlayıştır. İslamiyet çatısı altında gelişen Arap, İran ve Türk edebiyatlarının müşterek unsurlarından biri olan zühd kavramı, Türk edebiyatında başlangıçta müspet bir anlamda ele alınırken bilhassa İran mutasavvıflarının ve şairlerinin etkisiyle yeni bir anlam sürecine girerek menfî bir mahiyet kazanmıştır. Fars şairlerin harâbâtî kavramlara şiir dilinde bazı sembolik anlamlar yüklemesiyle beraber zühd mefhumu, zaman içerisinde zahirî yani şeklen icra edilen dinî bir yaşantıyı karşılayacak şekilde ele alınmıştır. Fars şiirinin etkisinde gelişen klasik Türk şiirinde de zühd olumlu anlamının yanında genel olarak menfi/olumsuz anlamıyla karşımıza çıkmaktadır. Bu kitapta zühd kavramının muhtelif din ve inanç sistemleri ile İslam ve tasavvuf bağlamındaki gelişimi ele alınmış, zühdün klasik Türk şiirinde nasıl değerlendirildiği üzerinde durulmuştur. Osmanlı coğrafyasında yaşamış kırk şairin divanları ile sınırlandırılan çalışmada, şairlerin zühde dair bakış açıları, zühd ile ilişkili kavramların doğrudan veya dolaylı olarak çeşitli söz ve söz öbekleri ile ilişkilendirilerek müspet ve menfî manada nasıl yorumlandığı ve klasik Türk şiirinde zühdün birtakım sembollerle nasıl somutlaştırıldığı değerlendirilmiştir. Ayrıca zühd anlayışını merkeze alan gösterişçi ve dindar bir yaşam şeklini benimseyen zâhid tipinin divanlarda öne çıkan özellikleri tasnif edilerek zâhidin, rind tipiyle mukayesesi yapılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133426</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec527cd2-d03d-4ec8-b1e3-08af30d9975a.jpg</image:loc>
            <image:title>Seyyid Şerif Cürcani’nin Hayatı, Eserleri, Tarikatı Ve Tasavvufi Görüşleri</image:title>
            <image:caption>14. yüzyılda yaşamış, ilim dünyasına damgasını vuran çok yönlü bir İslam alimidir. Soyunun Hz. Muhammed’e dayanması nedeniyle “Seyyid Şerîf” unvanını almıştır. İlk eğitimini memleketinde tamamladıktan sonra ilim yolculuğuna çıktı. Dönemin önemli alimlerinden ders almak için Herat’a, 
ardından da Mısır’a gitti. Burada başta mantık ve kelam olmak üzere birçok alanda eğitim gördü. Tahsilini tamamlayıp ülkesine döndüğünde, Şiraz’da medrese müderrisliğine atandı ve büyük bir şöhret kazandı. Timur’un Şiraz’ı ele geçirmesiyle zorla Semerkant’a götürüldü. Burada 18 yıl boyunca başmüderrislik yaptı. Bu dönemde, özellikle çağdaşı Teftâzânî ile girdiği ilmi tartışmalarla ünü daha da arttı. Bu süreçte, Nakşibendiyye tarikatına ilgi duyarak tasavvufi sohbetlere katıldı. Timur’un ölümünden sonra Şiraz’a dönerek ömrünün geri kalanını ilmi çalışmalarla geçirdi ve 816/1413 yılında vefat etti. Cürcânî, ardında bıraktığı çok sayıda eserle ve yetiştirdiği öğrencileriyle sonraki yüzyıllar boyunca İslam düşüncesinde etkili bir otorite olarak kabul edildi. Görüşleri, medreselerin eğitim sisteminde yüzyıllarca temel kaynak olarak kullanıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133427</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a68d75a4-fd18-439d-8d33-52717d8ed6de.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizi İnsan Yapan Hayvanlar: Arkeolojide Kürk, Kuyruklar ve Tüyler</image:title>
            <image:caption>Tarih öncesi dönemden beri, hayvanlarla kurduğumuz sembolik ve manevi ilişkinin insanların kültürel, bilişsel ve duygusal gelişimi üzerindeki etkisini arkeolojik referanslarla inceleyen bu çalışma, İnuitlerden İskitlere, Akdeniz medeniyetlerinden tarihöncesi İskandinav topluluklarına uzanan çok çeşitli vaka çalışmalarına dayanıyor. Yazar, kendi deyimiyle, hayvanlarla “fiziksel bir kaynak değil, sembolik bir kaynak olarak” ilgileniyor ve “nasıl pişirildiklerini” veya “kemiklerinden, boynuzlarından, dişlerinden hangi araçların, silahların veya süslerin yapıldığını” değil, “cenaze töreni alanında veya dini sanatta nasıl kavramsallaştırıldıklarını” ve “insanın kültürel evrimini nasıl etkilediklerini” bulmaya çalışıyor. 
Köşe yazıları sayesinde Romanya’da arkeolojiyi popüler hale getiren yazar, şair, akademisyen ve arkeolog Catalin Pavel’in Romanya’da çok satan kitabı Bizi İnsan Yapan Hayvanlar: Arkeolojide Kürk, Kuyruklar ve Tüyler, arkeozoolojiye dair kavram ve tartışmaları her okurun kolayca anlayabileceği sadelikte, eğlenceli bir dille aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133428</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2da8b7a1-934f-4ccd-9079-cb93559447ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyetin Belediyecilik Öyküsü (1923-1990)</image:title>
            <image:caption>Türkiye belediyeciliğinin ayrıntılı ve kapsamlı bir tarihi ve yorumu, hukuki ve idari düzenlemelerin bulunmaz bir envanteri, yerel yönetim sorunlarının ve çözüm yaklaşımlarının mükemmel bir analizi. İlhan Tekeli’nin bu kitabı, belediyecilikle her düzeyde ilgili olanların ve ilgilenmek niyetinde olanların dikkatle inceleyecekleri bir başucu kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133429</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd750ba2-45d5-47e6-804c-91c38dc5ce33.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutulmazlar - 2</image:title>
            <image:caption>Gerçekler bazen görünmez sanılır, oysa en çok anlatıldıkça unutulmaz kılınır.
“Hakim&apos;in Yolculuğu” üçlemesinin yaratıcısı Fabien Toulmé’nin haber röportaj tekniklerinden yararlanarak derlediği “Unutulmazlar” serisinin ikinci cildi, İsviçre’den Brezilya’ya uzanarak değişik yaş ve sosyokültürel çevrelere ait beş cesur yüreğin kaderine boyun eğmeyişine tanıklık ettiriyor.
Korku ve nefretin tırmandığı bir çağda aile içi şiddet, kimlik arayışı, savaş gibi evrensel sorunlara dikkat çeken sanatçı, farklı yaşam biçimlerine karşı saygı duymaya ve hoşgörülü davranmaya teşvik ediyor.  
 
İnsanca varolma sanatı hakkında derin sorgulamalara iten kitap, sıradan insanların sıradışı hayatlarını çizgilerinin ucuna takarak anlık çarpan öykülere imza atıyor.
İsviçre Alplerinde kayak yaparken karların yuttuğu Julie, ölüm kendisini almaya geldiğinde aklından neler geçiriyordu? Şiddet yanlısı sevgilisine zincirlerle bağlı olan Cyntia, kabuğundan kurtulmayı nasıl başardı? Rock yıldızlarına özenen Kevin’ın huzurevinde çalışırken hissettiği tarifsiz duygunun kaynağı neydi? Geç yaşında âdeta küllerinden yeniden doğan Bruno yazgısını değiştirmeye çalışırken hangi mücadeleleri verdi? Bir zamanlar mühendislik ve fotoğrafçılık yapan Bohdan, nasıl oldu da kendini bir anda ateş hattında buldu?
Fabien Toulmé beş farklı yaşamın sessiz tanığı olmaya çağırdığı Unutulmazlar-2’de, modern toplumların bir portresini çizmekle kalmıyor aynı zamanda okura yönünü belirlemede ve kendi sorularının yanıtlarını bulmada rehberlik de ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133430</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f151085d-1af3-43cf-819a-e2122635cd7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Babil’in Anısı – Aynadan Geçen Kız Serisi 3. Kitap</image:title>
            <image:caption>Uzun zaman önce, “Kırılma” adı verilen bir felaketin ardından, dünya birçok göksel adaya bölünmüştü. Kemer olarak bilinen bu adaların her biri farklı şekillerde gelişmişti ve zamanla kendine özgü bir ilişkisi var gibi görünmekteydi, öyle ki günümüzde birbirine hiç benzemeyen dünyalar bir arada ama ayrı ayrı var olabiliyordu. Ve Kemerlerin her birinde, her şeye gücü yeten bir atanın ruhu yaşıyordu.
 
Ophélie hangi olasılığın daha korkutucu olduğunu bilmiyordu. Tanrı tarafından yönetilen bir dünya mı, yoksa kendilerini Tanrı sanan insanlar tarafından yönetilen bir dünya mı?
 
İki yıl yedi aydır Anima’da kapalı olan Ophélie, kayıp nişanlısı Thorn’u bulmak ve Faruk’un Kitabı’ndan öğrendikleriyle gerçeğe ulaşmak için sahte bir kimlikle Babil’e gidiyordu. Ancak bu kusursuz görünen dünyanın altında eski bir tasfiyenin gölgesi ve “değiştirilme” korkusu vardı.
 
Ophélie’nin yeteneği onu kurtarmaya, Thorn’a yeniden kavuşmaya yetecek miydi?
 
“Dabos nadiren bir araya gelen karmaşık dünya inşası, incelikli karakter gelişimi ve sürükleyici olay örgüsü üçlüsünü kolaymış gibi göstermeyi bile başarmış.” –KIRKUS REVIEWS</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133431</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06cf6322-0714-4cba-b3c6-7d31f5de3b1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Boşluklar</image:title>
            <image:caption>“Olmak istediğim kişiyle olduğum kişi arasındaki mutlak boşlukta boğuluyorum. Bunu anlayabilir misiniz?”
 
Bir tarafta geçmişin yüküyle yorgun argın yol alan Halil, Aysel ve Oğuz; bir tarafta bu kırık dökük hikâyenin mirasını kederle ama umutla geleceğe taşıyan Kenan, Füsun ve Neşe… Kalanlar, gidenler, evinin yolunu şaşıranlar, dolup boşalan meydanlar; tarihin tekerrürüne değil, adil bir tarihi yaratmanın gücüne inananlar… Caner Almaz, Yaşamaklar (2021) ve Notre-Dame de Sion Edebiyat Ödülü’ne layık görülen Duvarlar’ın (2024) ardından Boşluklar ile yakın tarihimize bir pencere aralayan üçlemeyi tamamlıyor: Aşk, dostluk, dayanışma, idealler ve ihanetle sınanan bir kuşağın buruk umudunu ağaçların altında yeniden yeşertenlerin hikâyesi, her şeyin bittiği yerde başlayan yepyeni bir geleceği işaret ediyor.
 
“Bir insanın kendi cinsine değil de bir hayvana, dağda ya da ovada, kendine nerede bir alan, bir nefes bulmuşsa orada yeşermiş çiçeğe, bir ağaca nasıl davrandığı, onun hakkında her şeyi anlatır Halil, demişti. Hayvanına eziyet eden bir gün birini de öldürebilir, demişti; suçsuz günahsız kendi hâlinde yaşayan bir ağaca, bir ota, bir çiçeğe kasteden de çok tehlikelidir. Niye? Çünkü ne cana değer veriyordur ne de bir başka yaşama. Hareket etmiyor diye, konuşmuyor diye onun senden benden ne farkı var? Sen de bir can taşıyorsun o da. Acı çektiğini görmüyorsun diye bir ağacı kesemezsin, kökünden sökemezsin, demişti… Lafın kısası kızım, her yerde böyle insanlar var.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133432</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d61ae74d-f561-4f39-9d94-1243742b8e30.jpg</image:loc>
            <image:title>Algının Fenomenolojisi</image:title>
            <image:caption>20.yüzyılın en önemli düşünürlerinden Maurice Merleau-Ponty, başyapıtı olan Algının Fenomenolojisi’nde, Husserl’den aldığı fenomenolojik yöntemi estetik bir anlayışla yeniden yorumluyor. Bedeni merkeze oturtan bu yorum, bir yandan psikolojizm ile entelektüalizm arasındaki Descartes ve empiristlerden beri devam eden tartışmaya özgün bir boyut kazandırıyor. Diğer yandan, bilim ile sanat arasındaki derinlemesine ilişkiyi felsefe aracılığıyla yeniden keşfetmemizi sağlıyor. Gerek analitik felsefenin gerekse kıta felsefesinin çağdaş sorunlarının ilk taslaklarını ortaya koyan bu çalışma, aslında yalnızca felsefe alanına değil, düşünceyi deyim yerindeyse ete kemiğe büründürmek isteyenler için bir referans kitap olma özelliğiyle edebiyattan sosyal bilimlere kadar uzanan geniş bir kapsama da hitap ediyor.
 
“Bizler dünyadayız, yani, şeyler bir resim gibi ortaya çıkar, devasa bir birey kendini olumlar, her varoluş kendini ve başkalarını anlar. Yapmak gereken sadece tüm kesinliklerimizi temellendiren bu fenomenleri kabul etmektir.”
— Maurice Merleau-Ponty
 
“Merleau-Ponty hep görme hakkında düşündü. (…) Görmek nedir? Bu soru sonuna kadar diğerlerine dayanak oluşturdu; ama bunun nedeni konuşmadan önce veya düşünmeden önce görüyor olmamız değil, daha ziyade her zaman bu görme hakkında konuşmamız ama onu unutmamızdı, sorgulamanın zaten ondan geçen bir sorgulamayı uyandırmak olmasıydı, aynı anda hem gözü hem de sesi titreştirmek, ifadenin gizemini kabul etmek olmasıydı…”
— Claude Lefort, “Eleştirel Baskıya Önsöz”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133433</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/912dcdee-76bb-4f59-bd86-b32012ff9076.jpg</image:loc>
            <image:title>Boğulma Teorisi Özel Baskı Kutulu Set</image:title>
            <image:caption>Özel Kutu İçeriği:
*Ciltli Kitap (Yan boyamalı)
*Kart
*Defter
Effy Sayre hayatı boyunca masallara inanmıştı. Çocuklu­ğundan beri Peri Kralı’nın görüntüsünden kaçarak yaşayan küçük bir kız olarak başka çaresi de yoktu. Onu yaşadığı çare­sizlikten ve korkudan kurtaran tek şey Emrys Myrddin’in ölümsüz eseri Angharad’dı. Yüzlerce kez okuduğu bu eser, gerçek hayatının kederi ve ağırlığından uzaklaşmasının tek yolu olmuştu.
Myrddin’in evi Hiraeth Malikânesi’nin yeniden tasarlan­ması için bir yarışma düzenlendiğini öğrenen Effy için bu harika bir fırsattı. Ancak Effy, harap hâlde olan malikâneye vardığında, üstlendiği görevin aslında “imkânsız” olduğunu fark etmişti. Myrddin’in hayatını araştıran genç akademisyen Preston, dost canlısı olmayan diğer insanlar ve Saltney’nin kasvetli havası bir araya geldiğinde Effy kendini karanlık sır­ların ve tehlikeli güçlerin ortasında hayal bile edemeyeceği bir hikâyenin baş kahramanı olarak bulacaktı.
 
 
“Hem ürkütücü hem duygusal. Bu hikâye içinize işleyecek.”
—RACHEL GRIFFIN
“Sizi sarsacak bir atmosfer, çarpıcı bir anlatım.”
—RORY POWER
“Bu kitapta her şey var. Karanlık bir peri masalı, yavaş ilerleyen bir aşk hikâyesi, ürkütücü bir tarihsel gizem ve hikâyeleri ellerinden alınmış insanlara sessiz ama kararlı bir saygı duruşu. Tek kelimeyle bayıldım!”
—ALIX E. HARROW
“Hem hikâyelere hem de gölgede bırakılmış, sessizleştirilmiş insanlara adanmış bir aşk mektubu.”
—ALLISON SAFT
“Karanlık bir romantizm ve iç karartıcı derecede ürkütücü. Bu kitabı uzun süre aklımdan çıkaramayacağım.”
—ERIN A. CRAIG
“Batıl inançların, efsanelerin ve çürüyen evlerin üzerine yağan sağanakların içinde geçen, kalbe dokunan, derin bir aşk öyküsü.”
—KENDARE BLAKE
“Bize okumayı neden sevdiğimizi hatırlatan kitaplardan biri. Boğulma Teorisi, karanlık akademi türünü yepyeni büyülü bir zirveye taşıyor.”
—SASHA PEYTON SMITH</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133434</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1b181b1-80f8-44a7-9c38-ba5bf708734c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yari Yolda Buluşalım</image:title>
            <image:caption>Madison on altı yaşındayken kalbini bir çocuğa verdi ama karşılığında aldığı tek şey kırık bir kalp ve şişmiş bir göbek oldu. Bir bebekle yalnızdı ve aradığı aşkı bulmak için çaresizdi, bağlılık iddiasını elmas bir yüzükle mühürleyen bir adama döndü. Ona bir aile sözü verdi. Bir hayat. Bir gelecek. Ama yalanları, onu her gün içine soktuğu kişisel cehennem için sadece bir kılıftı.
Şimdi yirmi beş yaşında olan Madison, aşka inanmayı çoktan bırakmıştı. Bu onun bingo kartındaki karelerden biri değildi. Bekâr ebeveynlik, üç iş ve çevrimiçi kurslar arasında denge kurmaya zaten vakti yoktu.
Bu yüzden dubleks dairesinin diğer tarafında yaşayan dalgın komşusu kapısına kaba bir not bıraktığında ilgilenmedi.
Ne adamın siyah saçları, ne fiziği ne de sadece bir kısmını gördüğü gamzeleri… Yüzde yüz, kesinlikle ilgilenmiyordu.

Azıcık bile.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133435</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29050e00-18f4-4152-abb4-f3040be0da73.jpg</image:loc>
            <image:title>Berdel-2 Ciltli</image:title>
            <image:caption>Sonunu görmediği yolu yürümekten hep korkan bir adamdı Rezan Şahmaran. Hayal kırıklığına uğramaktan hoşlanmayan, insanlara çok sevmediği müddetçe bağlanmayan, sevgisini heba etmeyen bir adamdı. 
Zorlu yolların sonunda hayatına bir kadın girdi. 
Önünü arkasını düşünmeyi, olanların sonucunu ölçüp biçmeyi unutturdu ve korkusuzca sona gidebileceğini öğretti. 
Hesapsız kitapsız yürümenin güzel tarafını bu kadın sayesinde öğrendi. İstemediği, sevmediğini defalarca kez yüzüne vurduğu kadını bir felaketin sonunda kaybetti. 
Kaybetmekten korkan bir âşık olacağı aklının ucundan geçmezdi. 
Nitekim Rezan Şahmaran’ın kalbi, sevdanın yakıcı ateşine yandı. Yandı ve kaybetmekten ölesiye korktu. 
Bir zamanlar sevmediği kadına, korkusunu pervasızca haykırdı: 
Allah der ki: Kimi benden çok seversen onu senden alırım. 
Ve ekler: Onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım. 
Yemin ederim, seni benden önce alacak diye çok sevmekten korkuyorum!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133436</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da568552-47be-4779-9d8d-b38b9aaa60d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Kapitalizmin Gelişmesi</image:title>
            <image:caption>Coğrafyamızda toplumsal yapı, ağırlıkta küçük burjuva unsurların varlığı, bu düşüncelerin sürekli farklı siyasi ve teorik biçimlerde/görünümlerde yaşam bulmalarına maddi temel teşkil ediyor. Bu koşullar var olduğu müddetçe -istesek de istemesek de- küçük burjuva devrimciliğine karşı mücadele etmek zorunda kalacağız. 
Maoculuk, toplumsal gelişmeyi analiz etmekte ve bundan siyasi sonuçlar çıkartmakta yetersizdir, bir çıkmaz içindedir. Ufku, en fazlasıyla küçük burjuva demokrasisiyle sınırlıdır; ondaki sosyalizm, Marksizm-Leninizm sadece lafızdadır; dünya görüşü olarak gelişmesinin maddi koşulları yoktur, çünkü hitap ettiği sınıf geleceği olan bir sınıf değildir ve bu nedenle ulusal ve uluslararası çapta Maocu akımlar olarak bölünüp parçalanmaktadır. 
Bu kitap da diğer ilk üç kitap gibi tamamen yöntem ve teori üzerine küçük burjuva devrimciliği ile somut olarak da Türkiye&apos;de Maocu örgütlenmelerle bir hesaplaşmadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133437</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7989bd4a-bf51-47b8-b596-91f408746493.jpg</image:loc>
            <image:title>Emperyalist Küreselleşme Ve Değişen Güçler Dengesi</image:title>
            <image:caption>Amerikan emperyalizminin dünya hegemon gücü olarak varlığını sürdürmek için koyduğu kurallar, şimdi ona ayak bağı olduğu için o kurumları önemsemiyor, yok sayıyor veya bağını kopartıyor. Ama artık yeni kurallar koyacak durumda da değil. Daha doğrusu, Amerikan emperyalizminin yeni kuralları, diğer emperyalist ülkelerin ve emperyalistleşen ülkelerin çoğunu bağlamayacaktır. Bunun böyle olduğunu Suriye eksenli Ortadoğu’da görüyoruz. 
Amerikan emperyalizmi, gerileyen dünya gücü olarak neoliberal yeni dünya düzenini kuramadı, ama eski düzenin devam ettirilmesi de mümkün değildi. Şimdi ortaya, giderek etkisizleşseler de eski kuralların, kurumların hala var olduğu, yenilerinin oluşmadığı bir geçiş dönemi dünyası çıktı. Bu dünya çok rekabet merkezli dünyadır. 
Bu çalışmada dünya çapında güçler dengesinin -tarihsel olarak da- gelişme seyrini ve bu gelişme içinde Türkiye&apos;nin yerini analiz etmeye çalıştık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133438</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c44340b4-fcd8-4d05-a96b-c4a9da08aed3.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumsal Ahlak</image:title>
            <image:caption>Toplumun huzuru, bireylerin ahlaki duruşuyla şekillenir. Mehmet Kızılkaya, Bireysel Ahlak’ın ardından kaleme aldığı Toplumsal Ahlak adlı bu eserinde Kur’an-ı Kerim ayetleri, Peygamber Efendimizin hadisleri ve hayatın içinden gerçek hikâyelerle ahlakın toplumsal boyutunu anlatıyor. 
Adalet, güven, yardımlaşma ve selamlaşma gibi değerlerin altını çizerken; rüşvet, hırsızlık, ihanet, intihar, ötanazi ve terör gibi çağımızın çağdaş kriz alanlarına İslam ahlakı çerçevesinde çözüm önerileri sunuyor. 
Toplumsal düzenin sürdürülebilirliği ile ahlaki normlar arasındaki ilişkiyi hem teorik hem de pratik düzlemde irdeleyen Toplumsal Ahlak, ahlaki duyarlılığı güçlendiren, yaşanabilir bir toplum idealine nasıl ulaşılabileceğini anlatıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133439</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a28d7132-47b2-417f-b33f-4fa658286c5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Arının Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Arının Yolculuğu sadece bal peşinde koşan bir canlının değil, aynı zamanda varoluşun, hikmetin, fedakârlığın ve kolektif yaşamın derin sırlarını keşfeden bir ruhun masalıdır. Kitap, bize istemeden vermenin ve kendimizden geçtikçe biz olmanın yüce anlamını hatırlatırken arıların dünyasındaki kusursuz dengeyi ve töreyi anlatıyor. Her bir satırında, hayatın bir armağan olduğunu ve bu yolculukta en büyük kazancın, gönül enzimlerimizle kattığımız değerler olduğunu fark edeceğiniz bu kitap, ruhunuza dokunacak ve  hayat yolculuğunuzda size ışık tutacak. Ey can,  Gel, seninle bir sır paylaşalım…  Belki Musa ile Hızır’ın,  Belki Leyla ile Mecnun’un sırrı bu.  Dünya ile güneşin,  Toprak ile suyun derin bir sırrı…  Bulduk mu? Dokunduk mu, hissettik mi? Bilemiyoruz…  Ama gel, birlikte arayalım.  Bulamasak da olur.  Çünkü artık biliyoruz nerede arayacağımızı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133440</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07810910-a764-4e99-8317-e1c567102580.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinleme Sanatı</image:title>
            <image:caption>DÜNYANIN İLK DÜŞÜNCE KOÇU
MÜNİR ARIKAN’DAN BEKLENEN KİTAP
Hayatımızın yüzde 70’i dinlemekle geçiyor! Peki, dinlemeyi gerçekten biliyor muyuz?
Eğitim hayatımız boyunca binlerce saatimizi dersleri, müziği, filmleri ve sosyal medyayı dinleyerek geçiriyoruz. İş hayatında, aile ilişkilerinde, dost sohbetlerinde her zaman bir şeylere kulak veriyoruz. Ancak en önemli dinleme biçimini unutuyoruz: Kendimizi ve hayatın sesini dinlemeyi…
Etkili dinleme, güçlü iletişimin ve anlamlı ilişkilerin anahtarıdır.
Peki, bu beceriyi geliştirmek için ne yapıyoruz? Okullarda, iş yerlerinde ya da günlük yaşamda dinlemeyi öğrenmek üzerine bir eğitim aldık mı?
Münir Arıkan, Dinleme Sanatı kitabında okuru bilinçli dinlemenin gücüyle tanıştırıyor. Hayatı daha iyi anlamak, ilişkilerimizi derinleştirmek ve gerçekten duyabilmek için neler yapabileceğimizi anlatıyor.
Bu kitap, sadece kulaklarımızı değil, zihnimizi ve kalbimizi de açmaya davet ediyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133441</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c0cedf5-122c-4b0f-b9f1-aa90fe22d448.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadim Tıpta Mizaç</image:title>
            <image:caption>Geçmişin Bilgeliğiyle Sağlığınızı Keşfedin! Hipokrat’tan İbn Sînâ’ya uzanan binlerce yıllık kadim tıp bilgeliği, insanı bir bütün olarak iyileştirmenin sırlarını barındırıyor. Bu sistemin merkezinde, her birimizi özel kılan “mizaç” kavramı yer alıyor. Elinizdeki kitap, unutulmaya yüz tutmuş bu geleneği ana kaynaklar ışığında gün yüzüne çıkarıyor. Dört unsur ve dört hılt ile şekillenen bedeninizi ve ruhunuzu nasıl okuyacağınızı adım adım gösteriyor. Mizacınızı Keşfedin! Detaylı mizaç testi ile kendi fiziksel ve psikolojik haritanızı çıkarın. Koruyucu Hekimliğin Temellerini Öğrenin! Beslenmeden uyku düzenine, spor alışkanlıklarından bedensel ve ruhsal arınmaya kadar her şeyi mizacınıza göre şekillendirin. Tıbbın Unutulmuş Dili: Kaynaklarıyla Kadim Tıpta Mizaç kendinizi ve sağlığınızı anlamak için bir rehber. Mizacınızın sırlarını çözün; daha dengeli, sağlıklı ve huzurlu bir yaşamın kapılarını aralayın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133442</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9540d6df-7fd7-4ae8-b2c7-41c44bd89b52.jpg</image:loc>
            <image:title>Odyolojiye Giriş</image:title>
            <image:caption>“Neden odyolojiyi seçtiniz?” Odyolojiye gönül veren meslektaşların, hatta öğrencilerin bu soruyla yaşamları boyunca en az bir kez karşılaştıklarından eminim. Aslında nasıl cevaplar verildiğini tek tek duymayı çok isterdim. Ancak seçim nedeni her ne olursa olsun bu alanda görev alan herkesin şu anki en büyük mesleki ilgisinin dış çevreden bilgi aktaran önemli duyularımızdan biri olan işitme ile ilgilenmek ve insanların iletişim kurma becerilerini sürdürmelerine yardımcı olmak olduğunu biliyorum. Bu ilginin etkin şekilde yönetimi için bir sağlık mesleği olarak odyolojide, olaylara, hastalara, konulara bütüncül bir yaklaşımla yönelmek çok faydalı olmaktadır. İşte bu elinizde bulunan kitap tam da böylesine bütüncül bir bakış açısıyla tasarlanmış ve okurların istifadesine sunulmuştur. Editör: Şule Çekiç Bir sağlık disiplini olarak odyoloji, lisans programlarının yaygınlaşması ile ülkemizde her geçen gün güçlenmektedir. Mesleğe adım atmaya hazırlanan odyoloji öğrencileri anlaşılır, akıcı ve ana dilimizde yazılmış kaynaklara ihtiyaç duyduklarını her fırsatta dile getirmektedirler. Bu talebi kısmen de olsa karşılayabilmek adına tam onların istediği nitelikte Türkçe, akıcı ve anlaşılır bir kitap hazırladık. Çok kıymetli yazarların katkılarıyla hazırlanan bu geniş kapsamlı kitabın camiamıza hayırlı olmasını diliyorum. Bilim yolunda sarf edilen çabalar mutlaka karşılık bulacaktır. Bu süreçte bizlere bu cesareti veren canım öğrencilerime, kıymetli tecrübe ve bilgileriyle destek olan yazarlarımıza ve sevgili aileme sabır ve anlayışları için teşekkürlerimi iletiyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133443</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1652022e-7ff1-4e26-a132-ff742b12fceb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Takvimi 2026 Duvar Takvimi</image:title>
            <image:caption>Sanat Takvimi 2026 Duvar Takvimi sayesinde yeni seneye eşsiz resimler eşliğinde merhaba diyeceksiniz.
Dünyaca ünlü pek çok ressamın birbirinden güzel resimlerini içeren bu takvim duvarlarınızı süsleyecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133444</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/804bce7e-4eac-43b5-895c-fdb715666b5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Sevmek Benim Harcım Değilmiş</image:title>
            <image:caption>Bir ömrün satır aralarına gizlenmiş kırılgan sevgiler, içe atılmış sitemler ve kabullenişle gelen olgunluk… 
Seni Sevmek Benim Harcım Değilmiş, yalnızca bir aşkın değil, bir insanın kalbinin sessiz hikâyesi. 
Nevzat Güzeldere kaleminden; bir yüreğin, yıllar boyu sakladığı, zamanla demlediği şiirlerle karşı karşıyasınız. Bu satırlar incitmeden anlatır, bağırmadan iç döker, usulca geçer kalbinizin kıyısından. 
Bazen bir vedanın, bazen bir &quot;keşke&quot;nin, bazen de sessizce kabullenilmiş bir hayalin izidir bu dizeler. 
Bu kitap, aşkı bilen ama onunla yaralanan herkes için yazıldı. 
Belki de “sevmek&quot; bazen, gitmesini bilmektir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133445</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c59cb254-1f18-4504-905a-c9f3a36774fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Desim’de Raa Haq’ire Xizmete</image:title>
            <image:caption>Dêsım&apos;de, dewa Werroze Dewrêsu&apos; de amo dina. Mektevo veren dewa Pazapunide wendo. Mekteve werti u lise Mamekiye&apos;de qedeno. 1974 de mekteve malımeni, qisıme Almanki Ankara&apos;de dest kerdo ci. Peyniyede Diyabekir&apos;de 1979 de qedeno. Tayine xo Malatya Kürecik re vejiyo. Xanima xo Alamanya&apos;de viya. Amo Alamanya. Xanıma xo Alamanya&apos;de viya. Amo Alamanya. 1980 de 12 payijiya verene de hukumat dêmdiyo, ranêcero Alamanya&apos;de mendo. 
1984 de tayine xo malımeniya Tırkire vejiyo. 2020 de teqawut biyo. Di lazekê xo este, Azad u Şahin. Sıkhır vo çar torne xXo este. Raa Haq’i re xızmete keno, talıvi cıra &quot;Bava Şervan&quot; vane. Kırmancki de lawiki, deyisı u beyiti vate. 
1986 de Berivane (Şervan, Emekçi, Bawer) kasete veto. 1988 de &quot;Newroz&quot; kasete xoser vejiyo. 
1989 de kasete “Na Duzene Dêmde” 
1994 de kasete&quot;Alemano&quot; veto. 
1996 de kasete &quot;Kêsreta Mı&quot; İstanbul de veto. 
2004 de istanbul de CD &quot;Ra u Rêçhe&quot; vejiyo. 
2010 de CD &quot;Bavokê Sımawo&quot; Istanbul de vejiyo. 
Xızmeta xo, Zonê Kimancki de itiqate &quot;Raa Haq’i&quot; Zagon u muzikė 
Kirmanciyeu Eleviyen&apos;iya.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133446</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05dcfc2e-749e-422e-ab8c-8c1ddcba4fe7.jpg</image:loc>
            <image:title>Diksiyon, Hitabet ve Protokol Kuralları</image:title>
            <image:caption>NEREDE OLURSAK OLALIM ÖNCE SELAM VERİRİZ SONRA KELAM EDERİZ. BİR TEBESSÜM İLE VERİLEN SELAM TÜM TÜM KAPILARI HIZLICA AÇABİLİR. AÇILAN KAPIDAN İÇERİYE GİRMEK İÇİN KELAMDAN SONRA GELEN LİSÂNIHALİ UYGULARIZ. 
ŞİMDİ SORACAKSINIZ NEDİR LİSÂNIHAL? LİSÂNIHAL: Kişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten, kişinin kendi ahlak değerleri üzerine dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan duygu. 
İŞTE TAM BURADA DEVREYE GİREN; DİKSİYON, HİTABET VE ETKİLİ İLETİŞİM KİTABIMIZDA ANLATTIĞIMIZ SAĞLIKLI İLETİŞİM KURMANIN TÜM MEDENİ YOLLARINI VE DETAYLARINI BİLMİŞ OLACAKSINIZ… 
İNSANLAR KIYAFETLERİYLE KARŞILANIR, KONUŞMALARIYLA UĞURLANIR. KENDİNLE İLETİŞİME GEÇ ÇÜNKÜ DÜNYA BİR ETKİLEŞİM VE İLETİŞİMDİR.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133447</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6212b8a3-049f-4d16-a576-0e63f98b8c9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalemin Ucunda Kalan Aşk</image:title>
            <image:caption>Seni düşünüyorum gözlerim kapalı, ağzımda zeytin ve ekmeğin tadı, gözlerim nemli. Ve biliyorum İran&apos;da yönetim değişir cumhuriyet gelir sen bana gelmezsin. Azerbaycan Karabağ&apos;a kavuşur ama biz kavuşamayız. 
Seni düşünmek özgürlüğe doğru koşmak gibi. Kalbim bağımsızlığını ilan ediyor, aklımla kavga halinde. Seni düşlemek bir gülü koklamak gibi dalından koparmadan, ona zarar vermeden ve aynı zamanda dikenlerini göze alarak. Seni sevmek, korkusuzca ateşe yürümek demek yanacağını bile bile, hiç şikayet etmeden. Seni görmek, dünyada cennetin varlığına inanmak, Allah&apos;a şükretmek demek. 
Senin sesini duymak tüm bahçelerimin çiçek açması demek. Seni özlemek, dünyada yaşarken ölmek demek. Ellerini tutmak, gökyüzüne uçmak demek, özgürce korkusuzca. Gözlerinin içine bakmak, dünyanın en güzel uykusuna dalmak gibi hiç uyanmak istemediğim. Bırak ay gitsin, yıldızlar gitsin sen kal benimle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133448</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b967fd27-cfe2-46f1-9ca6-cca1efee453f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih ve Uluslararası İlişkiler Perspektifinden Türk -Yunan İlişkileri 1821-2021</image:title>
            <image:caption>İnsanlar tarihlerini kendileri yazar. Ege’nin her iki yakasındaki tarihçiler için de bu tanım geçerlidir. Ancak Türk ya da Yunanlı olsun herkesin kalemi objektif olmaz, olamaz. Söz konusu iki ülkenin son yüz yılını incelemek istediğimizde karşımıza çıkan kitaplar ve araştırmalar, bu çerçevede bizi yanlış yollara kanalize edebilir. Daha doğru ve detaylı araştırmak için kesinlikle her iki ülkenin arşivlerine inmelisiniz. Bu konuda oldukça dikkatli ve kapalı olan Yunan arşivlerine girme başarısını gösteren sevgili hocamız Esra Özsüer’in hazırladığı bu kitap, kesinlikle her evin, her ilgilininin kütüphanesinde olması gereken bir hazinedir. İki ülkeden önemli araştırmacılar ve tarihçilerin görüşleri doğrultusunda sayfalara dökülen bilgiler, bir çok konuya açıklık getirecek düzeydedir.
MURAT İLEM
Bu gibi akademik çalışmaların her zaman yararlı olduğuna inanan bir gazeteciyim. Esra Özsüer’in öncülüğü ile iki ülkenin görüş ve anlaşmazlıklarının detaylarına inen akademisyenlerin önemli bir çalışma sonucunda birlikte yer aldığı  bu kitap elbette, yeni kuşak araştırmacıların yol haritalarından birini oluşturacaktır. Türk/Yunan ilişkilerine kafa yoran akademisyenlerin karşı tarafın görüşlerine saygı çerçevesinde ve duydukları endişelerini giderecek önerilerde de bulunmaları gerektiğine inanıyorum. Dahası, aynı Luciano Pavarotti’nin ünlü opera eserlerini “halka sevdirmek ve anlatmak” amacıyla “yok satan” aranjmanları gibi, akademisyenlerin de yaptıkları bu çalışma sonuçlarını ve önerilerini yalnız akademisyenlerin değil; halkın da anlayabileceği bir dille kaleme almalarının ve daha yaygın bir biçimde yayımlamalarının da yararlı olacağını düşünüyorum.
STELYO BERBERAKİS
Karmaşık olayları gerçeğe en yakın teşhis edebilmenin tek yolu, çok yönlü bakabilmektir. Yunan arşivlerindeki araştırmalarıyla tanıdığımız genç tarihçi Esra Özsüer, bu kitabında, Türk Yunan ilişkilerinin en gergin, en çatışmalı ilk yüzyılına böyle bakmamızı sağlıyor. En azından ‘karşımızdakini’ anlamanın yolunu açıyor. Konunun uzmanı Türk ve Yunan tarihçilerinin görüşlerini bir araya getiren bu değerli eserin herkes için ufuk açıcı olacağına inanıyorum.
TAHA AKYOL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133449</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e208a41-d92d-4a9e-b461-82f56d85d7d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Nazik Kanguru</image:title>
            <image:caption>Küçük Nazik Kanguru Merhaba Küçük Deha serisindeki heyecanlı maceralar, rengârenk sayfalar ve cana yakın hayvanlar, yaşamının ilk yıllarında edinmesi gereken beceri ve alışkanlıkları kazanmasında çocuğunuza yardımcı oluyor. Onu farkındalık alıştırmaları ile tanıştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133450</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/987d1030-f960-47cc-ae2a-4c781cca0003.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinonun Kitabını Kim Yedi?</image:title>
            <image:caption>“Birisi kitabı yemiş! Ama kim acaba?” 
 
Eğlenceli, renkli ve çok meraklı bir seri geliyor! 
Her kitapta bir hayvanın en sevdiği kitabı gizemli biri “hapur hupur” yemiş! Minik okurlar, sayfalardaki ipuçlarını takip ederek suçluyu bulmaya çalışıyor. Mizah dolu hikâyeler, renkli illüstrasyonlar ve delikli sayfalarla dolu bu seri, çocuklara hem kahkaha hem de dikkat geliştiren bir okuma deneyimi sunuyor. 
 
Olamaz! Biri Dino’nun kitabını hapur hupur yemiş! 
Peki bunu kim yapmış olabilir? Triceratops mu yoksa Brachiosaurus mu? 
Dino’nun araştırmasına katıl, ipuçlarını takip et ve suçluyu bul! 
 
Kazanımlar 
 
·         Dikkat, tahmin ve neden-sonuç ilişkisi kurma becerilerini geliştirir. 
 
·         Mizah duygusunu besler, okuma sevgisini artırır. 
 
·         Ebeveyn–çocuk ortak okuma deneyimi sunar. 
 
·         Kalın karton sayfalarıyla küçük eller için dayanıklı yapıdadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133451</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45aeb1b3-8368-4a3a-a435-043b9640d27d.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Resimler</image:title>
            <image:caption>Hiç bir kitabı okurken huzursuzlandığınız oldu mu?
(ve yine de elinizden bırakamadığınız...) 
 
 
Doğum yapmasına günler kalmış bir kadının titrek eskizleri. Ölmek üzere olan bir adamın karaladığı dağ silsilesi. Okul defterinde evini gri bir lekeyle kapatan bir çocuğun resmi. Geçmişte işlenmiş suçlarla bağlantılı dokuz tuhaf resim, sayfalar ilerledikçe delillere, okur ise her ayrıntıyı bir araya getiren dedektife dönüşüyor. 
 
 
Tuhaf Resimler çizimlerin, krokilerin ve diyagramların arasına gizlenmiş ipuçlarıyla örülü, birbirine ustalıkla bağlanan öykülerden oluşan rahatsız edici bir yapboz, tüyler ürpertici ve adım adım tırmanan bir gizem. 
 
Uketsu’nun nefes kesici anlatımıyla gerilim ve çağdaş polisiye kurallarını yerle bir ettiği ilk romanı Tuhaf Resimler, en az yazarının gerçek kimliği kadar gizemli. 
 
 
 
“Uketsu’nun tuhaf bilmeceleri hem ürpertiyor hem de bağımlılık yapıyor. Elimden bırakamadım.” R. F. Kuangü 
 
 
“Öyle sürükleyici ki bir günde okudum. Öyle tedirgin edici ki bütün gece düşündüm.” Janice Hallett 
 
 
3 MİLYONDAN FAZLA OKUR, 30’DAN FAZLA DİL 
 
 
Her çizim ürpertici bir uyarı. 
Her biri burnunuzun dibindeki korkunç bir sırrı ortaya çıkarıyor. 
 
 
Uketsu’nun tekinsiz gizemleri milyonlarca okuru büyüledi. 
Peki ya siz, bu tuhaf resimlerdeki ipuçlarını bulup hepsini birbirine bağlayan karanlık gerçeği ortaya çıkarabilecek misiniz? 
 
 
“Ustaca örülmüş, hayranlık uyandıracak kadar karmaşık bir hikâye... Uketsu, okuru son âna dek tahmin yürütmeye zorluyor.” New York Times Book Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133452</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55498fc5-d21d-4441-8589-35373552fd8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Panda’nın Kitabını Kim Yedi? (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Birisi kitabı yemiş! Ama kim acaba?” 
 
Eğlenceli, renkli ve çok meraklı bir seri geliyor! 
Her kitapta bir hayvanın en sevdiği kitabı gizemli biri “hapur hupur” yemiş! Minik okurlar, sayfalardaki ipuçlarını takip ederek suçluyu bulmaya çalışıyor. Mizah dolu hikâyeler, renkli illüstrasyonlar ve delikli sayfalarla dolu bu seri, çocuklara hem kahkaha hem de dikkat geliştiren bir okuma deneyimi sunuyor. 
 
Panda’nın en sevdiği kitap paramparça olmuş! 
Suçlu acaba Fil mi yoksa Aslan mı? 
Panda’ya yardım et, gizemi çöz ve kitapların neden yenmeyeceğini öğren! 
Kazanımlar 
 
·         Dikkat, tahmin ve neden-sonuç ilişkisi kurma becerilerini geliştirir. 
 
·         Mizah duygusunu besler, okuma sevgisini artırır. 
 
·         Ebeveyn–çocuk ortak okuma deneyimi sunar. 
 
·         Kalın karton sayfalarıyla küçük eller için dayanıklı yapıdadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133453</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52e875cf-a18d-4893-8f56-ea540467ef91.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşan’nın Kitabını Kim Yedi? (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Birisi kitabı yemiş! Ama kim acaba?” 
 
Eğlenceli, renkli ve çok meraklı bir seri geliyor! 
Her kitapta bir hayvanın en sevdiği kitabı gizemli biri “hapur hupur” yemiş! Minik okurlar, sayfalardaki ipuçlarını takip ederek suçluyu bulmaya çalışıyor. Mizah dolu hikâyeler, renkli illüstrasyonlar ve delikli sayfalarla dolu bu seri, çocuklara hem kahkaha hem de dikkat geliştiren bir okuma deneyimi sunuyor. 
 
Birisi Tavşan’ın kitabını hapur hupur yemiş! 
Peki kim olabilir? Hamster mı yoksa Köpek mi? 
Tavşan’ın dedektiflik macerasına katıl, arkadaşlık ve merak dolu bir serüvene atıl! 
 
Kazanımlar 
 
·         Dikkat, tahmin ve neden-sonuç ilişkisi kurma becerilerini geliştirir. 
 
·         Mizah duygusunu besler, okuma sevgisini artırır. 
 
·         Ebeveyn–çocuk ortak okuma deneyimi sunar. 
 
·         Kalın karton sayfalarıyla küçük eller için dayanıklı yapıdadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133455</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4f088d0-ec40-423d-bb8a-741c05c6db92.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük İşler Nasıl Başarılır</image:title>
            <image:caption>Bir fikir nasıl gerçeğe dönüşür? Empire State Binası sadece yirmi bir ayda New York’un silüetini süsleyen bir başyapıta dönüştü. Apple’ın ilk iPod’u, yalnızca bir çalışanın başlattığı bir fikirken on bir ayda tüm dünyaya sunuldu. Büyük vizyonların gerçeğe dönüşme hikâyeleri ilham verici. Peki ya yolunda gitmeyen projeler? Dünyada yatırımın, emeğin ve hayallerin karşılığını veremeyen örnekler neden bu kadar çok?  Oxford Üniversitesi profesörü ve dünyanın önde gelen megaproje uzmanı Bent Flyvbjerg, Dan Gardner ile kaleme aldığı kitabında dev projelerin neden başarısız olduğunu değil, nasıl başarılı olabileceğini anlatıyor. İster mutfak tadilatı, ister uluslararası bir teknoloji girişimi ya da milyar dolarlık bir altyapı yatırımı olsun; tüm projelerin başarıya ulaşmasında geçerli olan evrensel ilkeleri açıklıyor.  Sidney Opera Binası’ndan Pixar animasyonlarına, ev yenilemelerinden mega altyapı projelerine kadar onlarca örnekle anlatılan bu kitap, projeniz ne olursa olsun zamanında ve bütçeyi aşmadan başarıya ulaşmanız için bilimsel, uygulanabilir ve sürükleyici bir rehber sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133456</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b6fb87d-debb-4314-a93c-c39d7ea86e13.jpg</image:loc>
            <image:title>Görsel Keşif Rehberi - Hayvanlar Atlası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dünyanın dört bir yanındaki 600’den fazla inanılmaz hayvanla tanışacağın, heyecan dolu bir yolculuk seni bekliyor! Bu harika atlasla, Kuzey Kutbu’ndaki ayılardan, Avustralya’da yaşayan kızıl kangurulara, Amazon Ormanları’nda uçuşan renkli tukanlara kadar birçok harika hayvanı yakından tanıyacaksın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133458</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f259f7e-6208-4020-ab2b-e3326ee758ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Miralay - Şefik Aker&apos;in Öyküsü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Osmanlı İmparatorluğu yıkılıp Türkiye Cumhuriyeti doğarken ortaya çıkan kahramanlardan biri de Şefik Bey’dir. Şefik Bey’in askerlik hayatının en parlak anı, 25 Nisan 1915’te Arıburnu’nda 27. Alay Komutanı olarak Anzak çıkarmasına karşı kazandığı savunma zaferiydi. Ancak, o gün 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal Bey de inisiyatif kullanıp tümenini Arıburnu’na sevk ederek Çanakkale Muharebeleri’nin kaderini değiştirecekti. Bugün Atatürk’ün Arıburnu başarısı bilinirken, imparatorluğun en iyi tümen komutanının yanında imparatorluğun en iyi alay komutanı olarak savaşan Şefik Bey büyük ölçüde gölgede kalmıştır. Şefik Bey’in kariyerinin ikinci doruk noktası, Yunanlıların İzmir’i işgalinden bir hafta sonra Harbiye Nezareti’ne gönderdiği telgrafta Kuvayı Milliye fikrini ortaya atıp, ilk Kuvayı Milliye birliklerinin gayri resmi komutanlığını yapması oldu. Ancak, Denizli Hadisesi ve başka olumsuz gelişmeler yüzünden, çeşitli isyanların bastırılmasında önemli hizmetler gördüğü halde, ne terfi edebildi ne de birlik komutanlığına atanabildi. Haluk Oral yıllardır Şefik Bey’in evrakı metrukesini toparladı, dağınık hatırat ve yazılarına bütünlük, hakkındaki tartışmalara açıklık kazandırdı. Üstelik bütün bunları ilgiyle ve rahat okunacak şekilde yazdı. Ciddi okurlar ve tarihçiler kitabı zenginleştiren ve belgesel niteliğini artıran orijinal fotoğraf ve belgeleri ayrıca takdir edeceklerdir.” Prof. Dr. Mesut Uyar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133459</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1b324ec-ddd6-49d1-9e7d-b4abec85b7ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Oz&apos;dan Çıkış</image:title>
            <image:caption>Lanetli Yıllar’ın bu son kitabında, bir zamanlar barış içinde yaşayan Oz Krallığı, sosyal karışıklıklarla mücadele ediyor: Zümrüt Şehir, Muchkin Ülkesini işgale hazırlanıyor, Glinda Sahtedilenci Malikânesinde ev hapsine alınıyor, Korkak Aslan kanundan kaçarken Liir ve Serçe’nin de nerede oldukları, hatta hayatta olup olmadıkları bile belli değil. Ve bir sürpriz kapıyı çalıyor: Dorothy’nin ta kendisi. Tüm bu kaosun ortasında Elphaba’nın torunu Yağmur, anne babasız, bir başına büyüyor. Savaşın yıprattığı Oz’da Batının Lanetli Cadısı’nın mirasını alma sırası artık onda. “Oz masallarının cesur bir yeniden yorumlaması. Maguire’ın tuvali inanılmaz zengin.” –People “Maguire dört kitapta, Oz efsanesini genişleterek, Orta Dünya veya Narnia kadar zengin ve ciddiyetle yüceliği dengeleyen bir diyar yarattı.” –USA Today “Bir başyapıt. Son yılların en cüretkâr ve başarılı fantastik serilerinden biri son buluyor. Bütün iyi fantastik seriler gibi insan tekrar tekrar okumak istiyor.” –Washington Post</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133460</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef5cbcb1-194a-4266-9201-79b8ce18c254.jpg</image:loc>
            <image:title>Örümcek Burgacı</image:title>
            <image:caption>&quot;İnsanlar çoğaldıkça azalır. Her insan bir kâinattır,  beş insan bir memleket.&quot;
Beş yaşındaki dedektif Alper Kamu&apos;nun yaratıcısından  bir diğer sıradışı kahraman:
Cinaslı Hafiye, Stan LaFleur Rilke gibi dilbaz, tilki gibi kurnaz
Alternatif bir 1974. II. Dünya Savaşı sonrası Batı bloku başta olmak üzere Türkiye dahil pek çok ülke “hiperdemokrasi” olarak adlandırılan yeni bir rejimle yönetilmektedir. Kamuyu ilgilendiren her konunun anketlerle belirlenip karara bağlandığı bu düzen, bilgiyi tekeline almış, ayrıcalıklı uzman zümrenin tahakkümüne son verdiği iddiasındadır. Hiperdemokraside toplum kanaati esas, &quot;gerçek&quot; en tehlikeli kavramdır. Adalet, ekonomi, eğitim, bilim, sanat... hepsinin nasıl işleyeceğine çoğunluk karar verir. Kimin yaşayıp kimin öleceğine de.
İşte böyle bir dünyada, küçük yaşta bir Türk aile tarafından evlat edinilen Alman asıllı şair-dedektif Stan LaFleur, iç içe geçmiş bir cinayet ve intihar vakasını araştırmak üzere kolları sıvar. Takip ettiği izler onu, gökyüzünde aniden belirip günbegün büyüyen kızıl yarığın gizemiyle yüz yüze getirir. Soruşturması derinleştikçe LaFleur kendini büyük bir komplonun ortasında, kozmik güçlerin karşısında bulacaktır. Apokaliptik tehditleri ortadan kaldırmak için önünde sadece beş günü vardır; cephanesi zekâ, vicdan ve hayal gücünden ibarettir.
Alper Canıgüz’ün yeni romanı Örümcek Burgacı, ütopya ile distopya arasındaki çizginin belirsizleştiği evreninde, okuru baş döndürücü bir maceraya davet eden son derece özgün bir retro bilim-kurgu/polisiye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133461</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/721fb2fd-5661-49e8-8bec-ee75f5a1456a.jpg</image:loc>
            <image:title>Efsanesoyu</image:title>
            <image:caption>Annesi bir kazada öldükten sonra, on altı yaşındaki Bree Matthews aile ve çocukluğunun anılarıyla dolu evinde kalmak istemez. Kuzey Karolina Erken Üniversitesi’ndeki parlak lise öğrencileri için düzenlenen yatılı programı mükemmel bir kaçış gibi görünmektedir; ta ki Bree kampüsteki ilk gecesinde büyülü bir saldırıya tanık olana kadar. İnsan enerjisiyle beslenen uçan bir iblis. Yaratıkları avlayan “Efsanesoyu” öğrencilerden oluşan gizli bir topluluk. Ve kendine “Merlin” diyen ve Bree&apos;nin gördüğü her şeyi hafızasından silmeye çalışan ama başaramayan gizemli bir genç büyücü. Büyücünün başarısızlığı, Bree&apos;nin kendi eşsiz büyüsünün ve derinlerde gömülü bir anının kilidini açar: Annesinin öldüğü gece, hastanede başka bir Merlin vardır. Bree artık annesinin ölümünde polis raporundakinden daha fazlası olduğunu bildiğinden, gerçeği öğrenmek için ne gerekiyorsa yapacaktır; bu, Efsanesoyu’na kabul edilerek sızmak anlamına gelse bile. Efsanesoyu üyeleri kendilerini Kral Arthur&apos;un şövalyelerinin torunları olarak tanıtıp büyülü bir savaşın yaklaştığını açıkladıklarında, Bree gerçek için ne kadar ileri gideceğine ve büyüsünü topluluğu yıkmak için mi yoksa savaşa katılmak için mi kullanacağına karar vermek zorunda kalır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133462</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/316b199f-be1f-4a2d-b152-8ef79ddd886c.jpg</image:loc>
            <image:title>8 (Sekiz)</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
· Gerçek keşif yeni gözlerle bakmaktır 
· Yeniden başlamak için önce bir sıfırlamak lazım 
· Kayan yıldız olacağına, güneş olmayı tercih et 
· Kendi hikayeni yazma zamanı gelmedi mi? 
· İlk Halka 
· Seni tebrik ediyorum 
· Çık çık nereye kadar, kariyerden sıkıldım 
· Dinle, anlarsın 
· Hedeflerine ulaşmak için, bugün bir adım at 
· Yalnızlık zor değil mi? 
· Çok hastayım, aslında tembelim 
· Bayram geldi, bana iyi geldi 
· Tartın doğru gösteriyor mu? Sanki biraz kilo almışsın 
· Korkuyorum. Hem de çok 
· Çık aradan karamsarlık 
· Bana iyi geliyorsun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133463</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcb5504b-b6bc-4f0b-9011-4b20f2b7234d.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürlüğe Giden Uzun Yol</image:title>
            <image:caption>“Merak uyandırıcı bir kitap. İnsanlık dışı bir sistemin muazzam tasviri ve bunu aşacak bir gücün var olduğunun kanıtı.” –Washington Post Book World 
 
“Az sayıdaki sürükleyici politik otobiyografiden birisi, Özgürlüğe Giden Uzun Yol’u ‘en iyi’ ifadesi anlatabilir.” –Los Angeles Times Book Review 
 
“İnsan umudunun ve onurunun yenilmez doğasına olan inancın ışığıyla yanıyor.” 
–Andre Brink 
 
“Muhteşem. Bu Mandela&apos;nın ve mücadelenin ve bir halkın zaferinin hikayesi.” 
–Desmond Tutu 
 
“Farklı, sade, edebi ve okuru bilgilendirirken duygusal olarak da yakalayan gerçekten harika bir otobiyografi.” –Chicago Tribune 
 
“Mandela az görülen ve sürükleyici bir açık yüreklilikle yazıyor.” –The Economist 
 
“Yüceliğin oluşumuyla gerçekten ilgilenen herkes için okumaya değen ve 20. yüzyılın en olağanüstü politik öykülerinden birisi.” –Financial Times (Londra) 
 
“Nelson Mandela’nın etkileyici yolculuğunu okumak boyun eğmez insan ruhunu hatırlatıyor. Fakat bu hatırlatma o kadar ince ve usta bir şekilde veriliyor ki boyun eğmez olmanın anlamı derinleşiyor.” –San Diego Union-Tribune 
 
“Fedakârlık, cesaret ve dayanma gücü gibi kelimeler, Mandela’nın bu kadar bekleyebilen ve beklediğinin ne için olduğunu bilen adamı selamlıyor. Çok yaşa, Mandela! Çok Yaşa!” –Globe and Mail</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133464</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f294e5d7-48c0-4c5b-a06d-ed997e7f6da7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur&apos;an&apos;da Matematiksel Hata İddiasına Cevap</image:title>
            <image:caption>İslam hukukunda ölenin mirası üzerindeki hakların ödenmesinden sonra kalan malın mirasçılar arasında nasıl pay edileceğinden bahseden ilim dalına “feraiz” denir. Feraiz kelimesi miras paylaşımı ile ilgili hükümler içeren Nisa suresi 11,12 ve 176. ayetlerde, sahiplerine verilmesi Allah tarafından farz kılınmış hisseler anlamındaki “fariza” kelimesinin çoğuludur. 
Feraiz Kur’an ve sahabi içtihatları temeline oturan ve fıkhın oluşum aşamasında belli bir sistematiğe kavuşmuş, kendine has konuları ve özel terimleri ile İslam fıkhının bağımsız bir ilim dalı haline gelmiştir. Miras taksiminin eşit olmayan hisseler ilkesine dayanması dışında feraiz sistemi yapısal olarak ciddi bir eleştiriye tabi tutulmadan İslam toplumlarında uygulana gelmiştir. Ancak son dönemlerde Kur’an muhaliflerince ortaya atılan ve bazı kimselerde akıl karışıklıklarına sebep olan Kur’an’da matematiksel hata bulunduğu iddiası miras ayetlerindeki verili pay oranları ile taksim yapıldığında hesabın her zaman tam çıkmayıp, bazen miras malının yetmemesi, bazen de bir miktar malın artmasına dayandırılmaktadır. 
Hz. Ömer döneminde verili oranlara göre miras paylaşımı yapıldığında malın varislere yetmemesi halinde, Abbas b. Abdül-muttalib’in teklifi üzerine, avl işlemi adı altıda oranlarda eksiltmeye gidilerek; bir miktar malın artması halinde ise artan kısım red işlemi adı ile tekrar hak sahipleri arasında pay edilerek aşılmaya çalışılmıştır. Hz. Ömer’in vefatından sonra Abdullah İbn-i Abbas bu uygulamaya karşı çıkarak, bütün varislerin hisse oranlarının değiştirilmesi yerine asabelik durumunda belirli hisseleri belirsiz hale gelen varislerin hisselerinde değişikliğe gidilmesi, diğer hisselere dokunulmaması yönünde görüş belirtmiştir. Dört Sünni mezhep ile İbaziye ve Şianın Zeydiye kolu avl konusunda Hz. Ömer’in uygulamasını, İbn Hazm ve Şia’nın Caferiye kolu ise İbn-i Abbas’ın görüşünü benimsemiştir. 
Miras taksim ilkelerinin tam bir sistematiğe kavuşmadığı sahabe dönemleri için içtihada dayalı bir çıkış yolu olarak başvurulan avl ve red yöntemleri gerçekte feraiz sisteminde halledilmesi gereken bazı noktaların hala var olduğunun da göstergesi durumundadır. Hal böyle iken bu yöntemler, daha sonraki tarihi süreçler içinde olması gerekenin aksine asli birer yöntem olarak kabul görüp günümüze kadar uygulana gelmiştir. 
Avl ve red işlemleri iki hamlede malın tamamen dağıtılmasını sağlayabilmekte ise de miras ayetlerinde verilen oranları devre dışı bırakarak başka oranlar ihdas etmekte ve sonuç itibariyle mirasçılara, Kur’an’ın talimatı ile hak ettiklerinden farklı miktarlarda mal verilmesine sebep olmaktadır. Bu ise miras pay oranları konusunda Kur’an’ın koyduğu hükümlerin değiştirilmesi anlamına gelmekte, kısaca uygulanan miras paylaşım sistemi hata vermektedir. Kur’an’da böyle bir durumun varlığı söz konusu olamayacağına göre ayetleri anlamada hata yapılmış olduğuna hükmetmek ve miras ayetlerini bu bakış açısı ile yeniden değerlendirmek bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunun için de miras ayetlerinin anlaşılmasında red ve avli zorunlu kılan noktaları belirleyip her miras hesabında sonucun artıksız ve eksiksiz çıkmasını sağlayacak tespitler yapmak gerekmektedir. İşte elinizdeki çalışma bu düşüncenin eseri olarak ortaya çıkmıştır. 
Çalışmada önce feraiz ilminde temel paylaştırma yöntemleri olarak “adile”, “avliye” ve “reddiye” meseleleri örnekleri ile tanımlandı. Daha sonra miras ayetlerinin matematiksel özelliği, miras ayetlerindeki bazı lafız ve cümlelere verilen anlamların yeniden şekillendirilmesi, miras ayetlerinden çıkarılan ve miras paylaşımı sırasında dikkate alınması zorunlu olan ilkeler ortaya konuldu ve ayetler bu ilkeler doğrultusunda değerlendirilmeye çalışıldı. Her bir konu gerektiğinde tablolarla desteklendi. 
Çalışmada feraiz ilmi bir bütün olarak ele alınmayıp sadece red ve avl işlemlerinin devre dışı bırakılmasını sağlayacak bakış açısı takip edilmiştir. Bu sebeple mevcut hali ile kalması konumuzu etkilemeyecek olan hacb vb. konulara değinilmedi. Zevilerham konusu ise kitabın sonunda özet olarak aktarıldı. 
Her türlü yapıcı eleştiriye açık olan bu çalışmanın faydalı olacağını umuyoruz. Başarı Allah’tandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133465</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1ddb747-6bca-4b1d-bc17-eaf229013102.jpg</image:loc>
            <image:title>Yürekten Dökülen Satırlar</image:title>
            <image:caption>HİÇ BİLMEM NEREDE NEREYE 
 
Sessiz gecelerde... 
Issız gecelerde ... 
Sensiz gecelerde... 
Kalbim ellerimde 
Kulaklarım sessiz seslerde 
Gözlerim karanlık gözlerde 
Dilim karışık sözlerde 
Burnumun direği sızlar sensiz hecelerde 
Ayaklarım götürür garip ummanlara 
Ellerim kalemimde 
Histerik şiirlere, 
Götürür bu yol, 
Hiç bilmem nerede 
Nereye?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133466</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c07c8a8-8295-4dae-98a8-93ab731dda51.jpg</image:loc>
            <image:title>Mıh 3: Sağır Yürek (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“YANGIN, İKİ ÂŞIĞIN SEVDASINI KÜL EDERKEN UÇURUMUN ENKAZINDA TUTUNACAK TEK DAL MASUM BİR CANDI.”
Siraç, uçurumun kenarında doğru seçimi yapmış olsa da sevdiği kadını yaptığı hatalar yüzünden kaybetmiştir. Şimdi Elif’i tekrar kazanabilmek için önce yaşayacağını kanıtlaması gerekmektedir. Her sevda ikinci bir şansı hak eder mi? Yoksa bazı sevdalar uçurumun kenarında yitip gitmeye mahkûm mu edilmeli?
Peki ya sebep olanlara ne demeli? Her şeyin sebebi karga iken o ise artık görevini tamamlayarak köşeye çekilmeyi tercih edecektir ama artık karga da oynadığı oyunların sonuna gelmiştir. Yalan da ortaya çıkacaktır, gerçek de… Sırlar da, geçmiş de... Ve sonra sıra kurula gelecektir. Şimdi herkesin bedel ödeme vaktidir.
 “Bu yol bizimse şayet, bir kere düştük o uçuruma. Sen ise o yolun da önünü kapattın,” dedi sanki tek doğrusu buymuş gibi. “Bir daha ne giderim ne de düşmek için heves ederim.”
Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133467</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6a9a825-fe89-417b-a60c-c61c2066b4ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Tatlıköfte ve Maceraları</image:title>
            <image:caption>GERÇEK BİR SEVGİ HİKAYESİ!
Hamburger Bebek olan Talıköfte, Havuç Baba ve Turp Anne ile tanışmaya hazır mısınız?
Tatlıköfte ve Sebze Ailesi çocuklara aidiyet, güven ve sevgi üzerine sıcacık bir hikaye sunuyor.
Küçük kalplere büyük umut veren bu hikaye farklılıklara saygı, aile olmanın çeşitliliği ve sağlıklı beslenme gibi değerleri keyifli bir dil ile anlatıyor. 
Peki senin ailen ile sevgi hikayen ne?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133468</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae2078db-2c0f-463e-9c27-5cbffa0b3a82.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaplumbağa’nın Kitabını Kim Yedi?</image:title>
            <image:caption>“Birisi kitabı yemiş! Ama kim acaba?” 
 
Eğlenceli, renkli ve çok meraklı bir seri geliyor! 
Her kitapta bir hayvanın en sevdiği kitabı gizemli biri “hapur hupur” yemiş! Minik okurlar, sayfalardaki ipuçlarını takip ederek suçluyu bulmaya çalışıyor. Mizah dolu hikâyeler, renkli illüstrasyonlar ve delikli sayfalarla dolu bu seri, çocuklara hem kahkaha hem de dikkat geliştiren bir okuma deneyimi sunuyor. 
 
Biri Kaplumbağa’nın kitabını yemiş! 
Ama kim? Deniz aygırı mı yoksa köpekbalığı mı? 
Kaplumbağa’nın deniz altı dedektifliğine eşlik et ve kitabı kim kemirmiş bul! 
Kazanımlar 
 
·         Dikkat, tahmin ve neden-sonuç ilişkisi kurma becerilerini geliştirir. 
 
·         Mizah duygusunu besler, okuma sevgisini artırır. 
 
·         Ebeveyn–çocuk ortak okuma deneyimi sunar. 
 
·         Kalın karton sayfalarıyla küçük eller için dayanıklı yapıdadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133469</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb77dedb-a840-4088-8a9c-ed34ec11b790.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk’ün Dersim Operasyonu</image:title>
            <image:caption>Uçurumun kenarındaki bir ülkeden İstiklal Harbi’ne… İstiklal Harbi’nden Cumhuriyet’e… Cumhuriyet’le birlikte muasır medeniyetler hedefine… Her alanda tüm hızıyla ilerleyen genç ve dinamik Türkiye Cumhuriyeti, 1937 ve 1938 yıllarında Tunceli ilimizde yaşanan ve kamuoyunda “Dersim İsyanları” olarak adlandırılan elem verici olaylarla karşı karşıya kaldı.  Temelde feodal yapıların organize ettiği, arka planında ise Cumhuriyet’in ayağına bastığı iç ve dış gölge yapıların yer aldığı bu iki isyan karşısında devlet, üzerine düşeni yaptı ve her iki isyanı da bastırdı. 
Yaşanan olayların üzerinden yaklaşık 90 yıl geçti fakat tartışmalar hâlen devam diyor. Bu tartışmaların büyük bir çoğunluğu ise bilimsel ve tarihî verilerden uzak, hamaset ve hurafelerle dolu bir düzlemde ilerliyor. Hâl böyleyken arşiv belgelerinin ve kaynakların yer aldığı bilimsel bir çalışmanın hazırlanması kaçınılmaz oldu. Toplam beş ana bölüm ve birçok arşiv belgesinin yer aldığı bu çalışma Dersim isyanlarıyla ilgili merak edilen birçok sorunun cevabını kaynaklarla bulabilmeniz için kaleme alındı ve siz değerli okurlara sunuldu. 
Bu kitapta bulabilecekleriniz: 
-           1937 ve 1938’de yaşanan olaylar başlamadan önce isyanları planlayanların hazırlıkları 
-           İsyanları planlayan başaktörlerin karakteri ve kimlik yapıları 
-           İsyanların fiilen başlaması ve sonrasında yaşananlar 
-           Devletin isyanlar karşısındaki tutumu ve aldığı tedbirler 
-           Yabancı ajanların faaliyetleri 
-           Atatürk’ün sağlığında, 1937’de başlayan birinci isyana karşı kendisinin bizzat planlayıp yönettiği askerî operasyonun detayları 
-           Seyit Rıza’nın yargılanması ve idamı 
-           1938 askerî harekâtı ve isyanların sona ermesi 
-           İsyanlar sonrası Dersim’in durumu 
-           Zorunlu göçler ve iskân</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133470</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57353d77-b26e-4cbb-8e79-4a5580ec7d7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Deli Yangın</image:title>
            <image:caption>Alevlerin arasında soluksuz bir kaçış! 
 
Çok ödüllü Amerikalı Rodman Philbrick, dehşet verici bir orman yangınının ortasında kalan iki çocuğun kurtulma macerasını anlatıyor. Patlayan alevlerden ve dumanlardan kaçarak ailelerine ulaşmaya çalışan ikili, Amerika tarihinin en büyük doğal afetlerinden birinde sürükleniyor. Doğada hayatta kalmaya dair ipuçları barındıran roman, kayıpları, hayal kırıklıklarını, hataları geride bırakıp yola devam etme umudu veren bir film tadında.


Maine ormanlarındaki yaz kampına katılan Sam, Büyük Kuzey Ormanı Yangını&apos;nın ortasında kalır. Kamp ekibini tahliye eden otobüsü kaçırınca, yangından kurtulmak için soluksuzca kaçar. Babasından öğrendiği hayatta kalma taktikleri, cesareti ve ormanda bulduğu eski bir ciple alevleri arkasında bırakmaya çabalarken karşısına onun gibi kaybolmuş Delphy çıkar. Ormanı hızla yutan yangın ve kundakçılar peşlerinde, tüm kaçış yolları alevler içindeyken, iki çocuk güçlerini birleştirip hayatta kalabilecek midir?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133471</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc8277cb-c936-4fb6-987a-6f91b6191068.jpg</image:loc>
            <image:title>Peterburg</image:title>
            <image:caption>“Yirminci yüzyıl edebiyatının en önemli dört eserinden biri.”
–Vladimir Nabokov
“Öyle bir roman ki tüm Rusya’yı özetliyor.”
–Anthony Burgess
“Bu kitapla Peterburg, Gogol ve Dostoyevski’den sonraki
gerçek sanatçısını bulmuştur.”
–Zamyatin
“20. yüzyılda yazılmış en önemli, en etkili ve en kusursuz
şekilde oluşturulmuş Rus romanı.”
–The New York Times Book Review
“Muhteşem Peterburg, Belıy’nin ‘gölgelerin biyolojisi’ ve
‘beyin oyunu’ olarak adlandırdığı şeye dayanıyor.
Belıy’de şehir ve beyin topolojik temas halindedir.”
–Gilles Deleuze
“20. yüzyıl Rus edebiyatının zirvelerinden biri olarak kabul edilen bu modernist roman, çevirmenine meydan okuyor.”
–Rossica Ödülü Jüri Heyeti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133472</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d4a8f06-ce21-4606-9f76-c67505a00411.jpg</image:loc>
            <image:title>Petersburg (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Yirminci yüzyıl edebiyatının en önemli dört eserinden biri.” 
–Vladimir Nabokov 
“Öyle bir roman ki tüm Rusya’yı özetliyor.” 
–Anthony Burgess 
“Bu kitapla Peterburg, Gogol ve Dostoyevski’den sonraki 
gerçek sanatçısını bulmuştur.” 
–Zamyatin 
“20. yüzyılda yazılmış en önemli, en etkili ve en kusursuz 
şekilde oluşturulmuş Rus romanı.” 
–The New York Times Book Review 
“Muhteşem Peterburg, Belıy’nin ‘gölgelerin biyolojisi’ ve 
‘beyin oyunu’ olarak adlandırdığı şeye dayanıyor. 
Belıy’de şehir ve beyin topolojik temas halindedir.” 
–Gilles Deleuze 
“20. yüzyıl Rus edebiyatının zirvelerinden biri olarak kabul edilen bu modernist roman, çevirmenine meydan okuyor.” 
–Rossica Ödülü Jüri Heyeti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133473</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2457ea5b-090d-4a15-93e5-b6ef1bb55a5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokakların Ölümü</image:title>
            <image:caption>“Çok eski bir resme benziyordu ama içinde o eski zamana ait ruh yoktu.” Gürsel Korat, Sokakların Ölümü’nde yalnızca taş duvarların, eski evlerin ve dar sokakların değil; bir ülkenin belleğinin, sesinin ve ruhunun nasıl silindiğini anlatıyor. Çocukluk fotoğraflarından başlayan bu yolculuk, Anadolu’nun kentlerinde kaybolan izlerin peşine düşüyor; yok edilen mahallelerin, sessizleşen meydanların ve unutulan sokakların tanıklığını dile getiriyor. Bir nostalji kitabı değil bu; kaybolan kültürel dokunun ardından yazılmış güçlü bir ağıt ve uyarı. Sokakların yok oluşu, geçmişle bağımızın da silinmesi anlamına geliyor.. Kapadokya merkezli bir noktadan, Kayseri’den yola çıkarak, sokaklardan, eski yollardan ve örenlerden geçip Kayseri’nin “tektonik kardeşi” Pompei’ye kadar uzanan bir coğrafyanın sözleriyle konuşacağım. “Sokak” kavramı temel izleğim olsa da, sokaklardan geniş meydanlara, uçsuz bucaksız yollara, denizlere ve dağlara ulaşıldığını bilmiyor değilim. “Sokak gezgini” olarak yürüdüğüm bütün kentlerde, dağlara ve denizlere baktığımda bile, sokağa ait izlenimler edinmek için yürüdüğümü belirtmeliyim. ...  Sokaklarını koruyan bir ülkenin “vatan olabileceğini” düşünüyorum, sokaklarını yok eden bir ülkenin ise kanımca bir barınaktan öte anlamı bulunmuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133474</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5990688c-3bec-46c2-b252-9e22c5c2f6af.jpg</image:loc>
            <image:title>Virgülün Şikayeti</image:title>
            <image:caption>,,bâzı şeyler birbiriyle eştir, sözgelimi sigara dumanı ve        martı sesleri, can erik ve telâş, erguvan ve kuzey, tuğla ve ekmek, isim ve yas, çeşme ve yuva,,
“Doğada nokta yoktur,” düşüncesiyle, feminist, mimar, yazar Simlâ Sunay, ikinci öykü kitabında tek yazım ayracı olarak sadece “virgül”ü kullanır. Kendi deyimiyle kitabın performansı da ilhamı da noktayı devirerek çoğalan -imlâdan fazlası- “virgül”dür. Böylece öykünün edebiyattaki konumunu, öykü ânının öncesini ve sonrasını okura işaret eder. Leylâ Erbil’e selam durur. Virgül, ses ve anlatıdaki sürekliliğe de kesintiye de övgüdür. Virgül sınıfsaldır. Öykülerinde politik ve eleştirel bir tercihle yer alan eski sözcüklerde yumuşak a’ların hepsi belirgindir. İmlâ ya da harf görünendir. Tüm bunlar, Sunay’ın tartışmak istediği; mekân ve hafızası, mimarlık ve mirasları, kent ve suçları, baskı ve rejimleri, şiddet ve kurumları, göçmen ve yersizliği meseleleriyle uyumlu, son derece özgün, üst gerçekçi, biçimsel ve deneysel bir plandır. Bu planıyla da bizi arada kalmışların, başkaldıranların, hasretin, bekleyişin ve belleğin “manzara”larında gezdirir. 
Türkçe edebiyata yaratıcı bir sürpriz. Virgülün Şikâyeti. Simla Sunay’dan tam bir yazı hamlesi.
Sema Kaygusuz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133475</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61f22a4a-3e35-4f6b-8089-47b1c617c37e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhum Sana Emanet</image:title>
            <image:caption>“Ve sonra sen çıktınkarşıma.
Allah’ın bana bak sana ne yazdım, deme şekliydin.”
Tohum misali, genç bir adam ne açacağını bilmeden bekliyorken
gömüldüğü yerde, rüyasında gördüğü bir kadının ve gerçek hayatta
tanıdığı bir delinin peşine düşüyor. Ta ki gerçek ve rüya yer değiş-
tirene kadar… Deli Hilmi’nin “İnsan güzeli neden arar?” sorusu
ve Tufan’ın cevabı ararken şeyhine kadar uzanan içsel yolculuğu
Ruhum Sana Emanet’te.
Güçlü kalemi ve kendine has üslubuyla Mehmet Ercan, bu kez bir
romanla okuruyla buluşuyor. Ruhum Sana Emanet, aşkın yakıcılığı-
nı ve acısını içtenlikle anlatıyor. Bunun altındaysa daha derinlerde
bir varoluşsal kaygının olduğunu ve onun oluşturduğu sancıların
içinde kendimizi bulacağımıza dikkat çekiyor. Asıl meselenin he-
defe ulaşmak değil, hedef için yapılan yolculuğun kendisi, yolun
kendisi olduğunun altını çiziyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133476</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3769760-c6cd-4f32-8943-0d15aca66bff.jpg</image:loc>
            <image:title>70 Adımda Sağlıklı Beslenme</image:title>
            <image:caption>Modern çağda sağlıklı beslenmenin etkili ve pratik kuralları bu kitapta uygulanabilir şekilde, küçük adımlar hâlinde sunuluyor.
İlk baskısı kısa sürede tükenen ve okurlardan çok olumlu geri dönüşler alan kitap, gözden geçirilerek ikinci baskı hâlinde sizlere sunuldu. 
Yazarın yüzlerce makale ve bilimsel kaynaktan yola çıkarak sağlıklı beslenmeye dair bilgilerin özünü derlediği bu eser, küçük hacmine rağmen çok büyük bir değer barındırmaktadır. 
Herkesin çevresinden gelen duyumlarla uyguladığı veya uygulamaya çalıştığı beslenme alışkanlıkları, bu eserde yalın bir dille ve bir doktor gözüyle açıklanmıştır.
Okurken ufak ipuçları ve kolay uygulanabilir çözümler sunan bu kitap, okuyucuların sorularına cevaplar bulacağı ve yeni şeyler keşfedeceği bir başucu eseri olacaktır. 
Sağlıklı beslenme, birçok ölümcül hastalığa karşı en etkili tedbirdir.
Yediğimiz gıdaların içerikleri hakkında asgari düzeyde bilgi sahibi olmalı ve en sağlıklı olanları tercih etmeliyiz.
Bütün bunları dönemsel değil, sürekli olarak uygulamalıyız. 
Bu kitapta, bunu başarabilmeniz için gerekli bilgileri kısa ve öz biçimde bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133477</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36f21d4a-9e8b-44f8-ba2a-95012ab4d98e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Çeyrek 2 - (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>BAZI HİKÂYELER, MUTLU BİR SONLA DEĞİL, YAŞANILMASI GEREKEN ZOR SINAVLARLA DEVAM EDER. Feza ve Dorukhan aşkı bulmuşlardı fakat aşklarına sahip çıkmak o aşka sahip olmaktan daha zordu. Feza, içinde yaşadığı boşluğu Doruk’la tamamlamaya çalışsa da hep bir şeylerin eksik olduğunu hissetmeye başlamıştı. Visal ona huzur veren tek yerdi fakat artık bu dört duvarın içine sığamadığını hissediyordu. O kendini keşfetme yolundaki sancılı sürecinde kritik kararlar alırken Dorukhan Falay adı ise tribünlerde eskisinden daha yüksek bir sesle yankılanmaya başlamıştı. Feza’nın kalbinde verdiği sessiz savaşın sonucu ise Dorukhan’ı derin bir yalnızlığa sürüklemek üzereydi. Sevdiğin birini daima kendi önüne koymaya nereye kadar devam edebilirsin? Feza, adının anlamında saklı olan sınırsızlığı tatmak için kendi sınırlarını aşmayı kafasına koymuştu. Peki bu, onlar için gerçekten son çeyrek miydi? AZRA İZGÜNER’İN DÖRT ÇEYREK SERİSİNİN İKİNCİ KİTABI, SESSİZ VEDALARLA YENİDEN BAŞLAMALARIN ARASINDA; AŞKI, AFFETMEYİ VE TAMAMLANMAYI EN DERİN HÂLİYLE KALPLERE İŞLİYOR.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133478</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d62f00d-ff12-443d-9ff2-ff024d6567a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtuluş Savaşı Gençliği</image:title>
            <image:caption>Titiz bir arşiv çalışması ve belgeye dayanan kitaplarıyla tanıdığımız Zeki Sarıhan, &quot;Kurtuluş Savaşı Gençliği&quot;nde özellikle üniversite öğrencilerini merkeze alarak, Osmanlı Devleti çökerken, Mustafa Kemal önderliğinde yürüyen kurtuluş mücadelesinde dönemin gençlerinin üstlendiği sorumluluğu inceliyor.
Gençlik örgütlerine, öğrenci hareketlerine, gençliğin Ankara ile kurduğu bağa ve bunun yansımalarına mercek tutan Sarıhan&apos;ın çalışması, günümüz gençleri için de bir kılavuz görevi görüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133479</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b044c12-ec7b-4019-a45e-06e838efe7bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Mot ve Metal Balıkçıları</image:title>
            <image:caption>Mot&apos;un gerçek adı Vlinder, yani &apos;&apos;Kelebek&quot;tir; tabii ona yalnızca annesi bu adla seslenir. Annesi, kızının elbise giyen, cıvıl cıvıl, kaygısız bir çocuk olmasını tercih eder ama Mot öyle biri değildir işte... Siyah kıyafetlerini ve büyüdüğü eski, bakımsız şehri sever. Bir isyan anında Mot, eski kanalda balık tutmak için kendi harçlığıyla bir mıknatıs satın alır ve küçük, paslı bir denizaltı bulur. Mot&apos;un denizaltı bulduğu hafta gayet sıradan, hatta biraz da sıkıcı başlar ama Mot, büyük keşfini yapmadan önce daha çok şey yaşanacaktır. Mot&apos;un asi akrobatlarla tanıştığı, güçlü bir milyarderle kapıştığı ve annesini daha yakından tanıma şansı bulduğu büyük macera işte böyle başlar. “Çözüm Bakanlığı”yla ülkemizde çok sevilen, ödüllü yazar Sanne Rooseboom&apos;dan şehrin yaşaması zor semtlerinde büyümek, kendin olmak ve paslanmış şeylerle ilgili büyüleyici bir macera.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133480</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b38056df-31f6-433c-8bfa-b0d514f7feb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Annemin Uyurgezer Geceleri</image:title>
            <image:caption>Unutma yetisini kaybetmenin siyah mermerden yapılmış kaskatı bir levha haline getirdiği hayatım bundan otuz küsur yıl önce altüst oldu. Bir gece sabaha karşı bir saatte annemin uyurgezer olduğunu fark ettim. Ama hayatım annem uyurgezer olduğu için değil, annemin uyur halde gezerken bana söylediği şey yüzünden altüst oldu. Annem o gece benliğime öyle bir darbe indirdi ki, bir daha yaşadığım hiçbir şeyi unutamadım.   Annemin annesinden nefret etmesi gibi, ben de annemden nefret mi ediyorum, bu yüzden mi E.’den kopamıyorum, bağımsız bir Şehnaz olamıyorum diye kendime soruyordum. Cevaplarından korktuğum sorulardı bunlar.   Unutamayan bir belleğin kişisel muhasebesi, hayata rengini veren otuz yıllık güçlü bir aşkın anatomisi ve bir ülkenin toplumsal panoraması.   Annesinin uyurgezerliği bilinçdışının labirentlerinde kaybolduğu sanılan aile sırlarını açığa çıkarırken buna tanık olan Şehnaz’ın belleği unutma yetisini kaybeder. Öğrendiği sırlar sadece aile sırları değildir, Osmanlı’dan günümüze uzanan toplumsal ve trajik bir kadınlık durumudur. Ekonomi profesörü Şehnaz kadınların yüzyıllardır süren yok-hayatlarını sorgularken erkeklerin hayattan erken çekildiği kadıncıl ailesinin var olma sürecini bir akademisyen gözüyle ele alır. Kişisel muhasebesini yaparken toplumsal normlara uymayan otuz yıllık aşkının zehirli yanlarıyla yüzleşir, bu sırada aklında bir başka kadın, büyük aşkı E.’nin karısı Eyşan vardır.   Annemin Uyurgezer Geceleri, bireysel hatıraların nasıl toplumsal hafızaya dönüştüğünü güçlü bir edebiyat diliyle sorgularken okurları bu ülkede kadın olmanın düşünmekten kaçındığımız gerçeğini de düşünmeye zorluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133481</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ded0c9d-44ab-46c9-8b7a-78bb379213cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Yüzünden (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yeliz, sıradan bir sınav stresinin gölgesinde, sıra dışı bir gecenin eşiğine sürüklenir. Kapıdan içeri adım attığında karanlık sadece ışıkları değil, gerçekliği de yutmuştur. Tanıdık yüzler yabancılaşır. Kendi zihnine bile güvenemez hâle gelir. 
 
 
 Her şey bir gülümsemeyle başlar. Ve bir gülümsemeyle son bulur. 
Cesaretin varsa kapağı aç, yoksa buradan hemen uzaklaş. 
“Eğer halamla eniştem dışarıdaysa… az önce salonda oturanlar kimdi?” 
Senin Yüzünden, insanın kendine bile düşman kesilebileceği, karanlık bir labirentte korkunun katmanlarını tek tek soyarak ilerleyen bir psikolojik gerilim-korku romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133483</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd43de68-10ef-4d14-acae-e1c0326abce6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sünnet ve Hadisin Anlaşılması ve Yorumlanmasında Metodoloji Sorunu</image:title>
            <image:caption>“İslam toplumu, tarih boyunca sünnet ve hadisi yanlış anlamaktan çektiğini, uydurma hadislerden çekmemiştir.” 
Muhammed Gazâlî 
 
Hadis ilimlerinin hemen hepsi, hadislerin sübut ve sıhhat problemini çözmeye yöneliktir. Hadis metinlerini anlamaya yönelik az sayıdaki ilim dalı ise gelişme gösterememiştir. Sünnet ve hadisi anlama sorununa pratik çözüm olarak sunulan usûl-i fıkıh da bir kanun yorumlama ve tahlil tarzı olduğu için yeterli olamamıştır. 

Elinizdeki kitap, sünnet ve hadisi doğru anlama doğrultusunda bir metodolojiye duyulan ihtiyacı tartışmakta ve bu doğrultuda yeni adımlar atmayı teklif etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133484</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81551200-bca0-444c-b36a-ca48591ff620.jpg</image:loc>
            <image:title>Adadaki Veteriner: Örümcek Kuşu Adası (SEN de OKU)</image:title>
            <image:caption>El ele verirsek belki bir gün dünyayı bile değiştirebiliriz. Ödüllü yazar Gill Lewis’in “SEN de OKU” koleksiyonu için kaleme aldığı “Adadaki Veteriner” serisinin yeni serüveni Örümcek Kuşu Adası, nesli tükenmeye yüz tutan savunmasız canlıları korumak için kolları sıvayan iki yakın arkadaşın çıktığı esrarengiz yolculuğu sayfalarına taşıyor. Kumsalları bozarak otel inşa etmenin ya da plastik poşet kullanmanın yaban hayvanları ve yaşam alanlarını nasıl tehdit ettiğine dikkat çeken kitap, sürdürülebilir bir gelecek için çocukları duyarlı olmaya ve sorumluluk almaya çağırıyor. Yaşadıkları adadan kısa bir süre için şehre giden Büşra, annesi ve anneannesi ile birlikte doğum gününü kutlamak üzere hayvanat bahçesini ziyaret eder. Şehrin gürültüsünden ve kalabalığından sıkılıp geri dönmek için sabırsızlanan kahramanımız yolda tatsız bir sürprizle karşılaşsa da adaya vardıklarında arkadaşı Melis’in kamp teklifiyle keyfi yerine gelir. Büşra, ilerleyen günlerde kendilerini bekleyen maceradan henüz habersizdir. Doğanın kalbinde deniz papağanlarını saymayı umarken aniden gelişen olaylar nedeniyle geceyi bir başlarına geçirmek zorunda kalan iki kafadar, karanlığın derinliklerinden gelen korkunç ve hüzünlü seslerin izini sürerken cesur birer kâşife dönüşmek üzeredir... Örümcek kuşları, caretta carettalar gibi eşsiz hayvanların yaşamına dair ilginç bilgiler paylaşan bu hareketli roman; Dünya’mızın güzelliğine vurgu yapıyor, her canlının görünmez iplerle birbirine bağlı olduğunu gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133485</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6aebe685-782f-4efe-a91f-c1ab15be33b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Tearmoon İmparatorluğu - 2</image:title>
            <image:caption>Bir imparatorluğu yaklaşan felaketlerden kurtarıp kanlı bir devrimin eşiğinden kaçmak mı zordur? Yoksa tüm bunları yaparken bir yandan da yeni okulundaki sosyal hayatını idare etmeye çalışmak mı? Mia Luna Tearmoon tam da bu durumun ortasındadır! Tüm bunlar yetmezmiş gibi, sınıf arkadaşlarının bazıları önceki hayatında idamına giden yolu açan en büyük düşmanlarıdır! 
 
Ve şimdi de yılın ilk okul dansı için bir partner bulması gerekiyordur. Hem de kimseyi kızdırmamalı, dikkatleri üzerine çekmemelidir. En fazla ne olabilir ki?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133486</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8392931a-2c0a-4689-b9c8-d8bd9f316599.jpg</image:loc>
            <image:title>Tearmoon İmparatorluğu - 1</image:title>
            <image:caption>Tearmoon İmparatorluğu devrim ateşleriyle kavrulurken, bencil Prenses Mia Luna Tearmoon halkın gözleri önünde idam edilir... Ancak bir anda geçmişe, on iki yaşındaki hâline uyanıverir! Şimdi toparlanma, müttefikler edinme ve geleceği bilme avantajını kullanarak imparatorluğu kurtarma zamanıdır! 
 
Peki Mia bu göreve hazır mıdır? 
Hayır, hiç de hazır değildir. 
Ama giyotinin soğuk bıçağıyla ikinci kez tanışmak istemiyorsa, başka seçeneği de yoktur!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133487</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e53c49d-3e6c-4149-bd5a-b755c5bf1b0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tearmoon İmparatorluğu - 3</image:title>
            <image:caption>Önceki zaman dilimindeki düşmanlarıyla arkadaş olan Mia, Abel’le dans etmekten ve onunla ata binmekten keyif alarak okul hayatına devam eder. Arkadaşları Annu, Chloe ve Tiona’yla birlikte Abel için sefer tası hazırlamaya karar verirler. Hiçbirinin yemek yapma deneyimi olmadığı bu ortamda akla başarısızlıktan başka sonuç gelmezken, Mia kendini beğenmiş tavırlarıyla bir mucize yaratabilecek midir? 
 
Eskiden güvenilmez olan bir prensesin, kaderine karşı ayakta durmak için mücadele ettiği fantastik bir tarihi değiştirme hikâyesi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133488</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd34e4b2-2b3d-4fe9-a48e-5b1753d8c276.jpg</image:loc>
            <image:title>Afakan</image:title>
            <image:caption>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından kütüphaneler için satın alınan kitaplar arasında olan ve  çocuklarımıza güvenle okutabileceğimiz bir kitabı daha okurla buluşturmakla kıvançlıyız: “AFAKAN” 
 
 
Afakan da sizin gibi içi içine sığmayan bir çocuk. Tabii ki biraz yaramaz da olabilir, her çocuk küçük de olsa yaramazlıklar yapmaz mı? Yapar elbette, Afakan’ın yaramazlıkları da öyle, masum yaramazlıklar. Arkadaşları Gürkan, Serkan, Erkan, Şimal, Gül ile birlikte gülüp, eğleniyor, oynuyorlar, kısaca çocukluklarını yaşıyorlar. 
İlkokula giden Afakan ve arkadaşları ile tanışmak, onlarla birlikte gülmek, oynamak, eğlenmek, düşünmek, sevinmek ve zaman zaman ufacık yaramazlıklar yapmak, çocukluklarını yaşamak her çocuğun hakkı değil mi? 
Haydi çocuklar, çevirin sayfaları ve geç kalmadan katılın siz de Afakan’a. 
 
Daha önce de şiir, hikâye ve roman türleri başta olmak üzere, çeşitli eserlerini okuyucu ile buluşturduğumuz, Kültür ve Turizm Bakanlığı Halk Şairi kartı sahibi Hakan KARCI’nın yetkin kaleminden çıkan, çocuklarımızın okurken keyif alacağı ve çok eğleneceği bu kitabı,  her kütüphanede bulunması gerektiğini düşünüyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133489</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94b6cdf4-443e-4404-9dcd-95a386bfaa93.jpg</image:loc>
            <image:title>Quo Vadis?</image:title>
            <image:caption>“QUO VADİS?” Latince bir tabir, “NEREYE GİDİYORSUN?” anlamında. 
Kendisine sorular sormaktan vazgeçmeyen insanoğlunun, kafasını kurcalayanların en başında gelen bir soru esasen bu. Koşturmacanın, hengamenin içinde hamsterlar gibi durmaksızın çabalayan bizlerin, bir nefeslik durduğumuzda, kendimizde bu soruyu sormamız bizi nerelere götürür düşünmekte yarar var. 
Hatta şahıs zamirleri kapsamında bir fiil çekimine maruz bırakılması da faydalı olabilir bu sorunun: 
 
“Nereye gidiyorum? 
Nereye gidiyorsun? 
Nereye gidiyor? 
Nereye gidiyoruz? 
Nereye gidiyorsunuz? 
Nereye gidiyorlar?” 
 
Cevabı herkes kendisi verecek elbette? 
 
“QUO VADİS?” cevapları barındırmıyor, soru da sormuyor esasen, “ŞİİR” vadediyor, gönüllere hitap eden, yüreklere dokunan bir “ŞİİR SEYAHATİ”ne davet ediyor okuru. 
 
               Kültür ve Turizm Bakanlığı Halk Şairi Kartı sahibi Hakan KARCI’nın yeni kitabı “QUO VADİS?” ile doğru rota ile yeni ufuklara yolculuğumuz devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133490</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1453004b-7e4c-4d7a-b284-321da13d8f9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüreğin Sonsuza Dek Yüreğimde</image:title>
            <image:caption>Öylece temize çeksem geçmişi 
Olur muyuz ilk gün ki kadar genç 
Rüzgârlar kadar hoyrat. 
Ben sende buldum, yaşama sevincini, umut ışığını 
Senle öğrendim mevsimleri, ayları ve vuslatı. 
Hadi kaldır başını gökyüzüne 
Benim sana anlatacak çok sözcüklerim var heybemde 
Dökülüversin tek tek usul usul yüreğine 
O yüreğin sonsuza dek yüreğimde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133491</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44998eb1-726b-4f26-ba64-2c35d352d7de.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap Kurdu&apos;nun Yükselişi - 6</image:title>
            <image:caption>Myne okuyabilmek için kitap üretme yolculuğuna devam eder. Bu sırada “tüketme hastalığı”yla mücadele ediyordur ve tedavi olmak için çok para gerektiğini öğrenir. İçindeki yaşama hissiyle birlikte, eski dünyasında öğrendiği yeni bilgileri satmaya karar verir. Fakat “tüketme hastalığı” onu günden güne çürütmeye devam ediyordur ve bir iş toplantısında bilincini kaybeder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133492</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7900ff5-4a2d-45df-a9de-ea68b982790a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap Kurdu’nun Yükselişi - 5</image:title>
            <image:caption>Myne ona gerçek kimliğini açıkladığında Lutz neye uğradığını şaşırır. Fakat bir yıl boyunca birlikte kâğıt ürettikleri ve bu sürede yakın arkadaş oldukları için Myne’ı kabullenir. Kâğıt üretimi sorunsuz bir şekilde tamamlanıp Benno’nun onayından geçer. Ardından satış işlemlerinin başlaması için tüccar loncasına kaydolmaya giderler. Bu sırada lonca müdüründen saç süsü siparişi alırlar ve torunu Frida’nın isteklerini dinlemek için yola koyulurlar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133493</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18f26adb-2df0-404c-8565-8f9e3d98153f.jpg</image:loc>
            <image:title>Balkız</image:title>
            <image:caption>Beklediğim atanma belgeleri elime geçtiği zaman çok heyecanlanmıştım. Haritaya baktığımda gideceğim şehir çok uzaklarda görünüyordu. İçime mahzun bir ıssızlık çöktü. Gideceğim yeri, orada yaşayan insanları, şehirleri, geçeceğim yolları merak ediyordum. Aslında içimde bastıramadığım bir korku büyümekteydi. En önemlisi de aldığım sorumluluğun ne kadar zor olduğunu biliyordum. Ayrılığın acısı yüreğime yumruk gibi oturuyordu. 
İzmir otobüsüne binip büyük bir heyecanla koltuğuma oturdum. İçimde hüzünle birlikte tedirginlik de vardı. Otobüsün şoförü arabayı çalıştırdı. Kapılar kapandı ve bir anda otobüste büyük bir sessizlik hâkim oldu. Artık ayrılık vakti gelip çatmıştı. Ağlamamak için kendimi zor tutuyordum. Sevgili Sarıkamış, seninle ayrılık vakti gelip çatmıştı. Rengârenk çiçeklerini, al renkli lalelerini, çam kokularını, dağlarının güzelliğini, soğuk suyunu, kışın metrelerce yağan karını, soğuğa inat açan kardelenlerini, elleri kınalı ninemin yanık türkülerini ve sevgili Kars, seni evet seni çok ama çok özleyeceğim. Benim yardımıma muhtaç insanların sorumluluğunu almak ve görevimi yerine getirmek için yine de sana veda etmeliyim. 
Sarıkamış gerilerde kalmıştı. Bundan böyle yeni bir hayata başlıyordum. Uzun yolları, ormanları, vadileri, şehirleri ardımızda bırakmıştık. İzmir’e yaklaşmak üzereydik…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133494</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d299b25a-aea9-4592-aab2-4c74a9aaf102.jpg</image:loc>
            <image:title>Söz Buketi</image:title>
            <image:caption>Edebiyatın mutluluk veren dünyasına ayak bastığım bu kitabın aşkı, komediyi, psikolojiyi barındıran satırlarında kendinizden bir parça bulamamanız imkansız. Raks eden cümlelerin arasında gözlerinizi gezdirirken kimi zaman aldığınız nefesin değiştiğini kimi zaman da gözlerinizden düşen incileri avuçlarınızda hissederken bir anda da gülüşleriniz kaplayacak yüzünüzü. Kocaman bir nefes alın, gözlerinizi kapatın ve sözcüklerden oluşan bu söz buketini kucakladığınızı düşünün. Parmaklarınızın arasında hissederek değiştirdiğiniz her bir sayfa içinde, gözlerinizi ağır ağır gezdirip cümleleri benliğinizde misafir edin. İyiliği, güzelliği hissedin. İyi okumalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133498</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0829ca0-611e-4e8a-bdd4-ebb3a4774844.jpg</image:loc>
            <image:title>Hamlet (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Danimarka sarayının soğuk duvarlarına yas ve düğün sisi hâkimdir. Kral ani bir şekilde ölmüş, kraliçe ise kısa süre sonra kocasının kardeşi Claudius’la evlenmiştir. Prens Hamlet, bu ani ve şüpheli gelişmeler karşısında büyük bir keder ve öfke içindedir. İhanet, intikam, delilik ve ahlaki çöküşün gölgesinde şekillenen bir hikâyeyi sahneye taşıyan &quot;Hamlet&quot;, sadece bir prensin değil insanlığın da en derin varoluş sorgusu. William Shakespeare’in yüzyıllardır tartışılan ve sahnelenen bu eseri, şimdi özel baskısıyla hep kitap’ta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133499</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de68b683-dd1a-407c-a815-e2da55dc09c9.jpg</image:loc>
            <image:title>İskoç Aydınlanması ve Kıta Avrupası Aydınlanması</image:title>
            <image:caption>Aydınlanma, yalnızca bir tarihsel dönem değil, insan aklının, özgürlüğün ve toplumsal düzenin anlamını yeniden tanımlayan kapsamlı bir zihinsel süreçtir. Ancak bu büyük dönüşüm, tek bir biçimde değil; farklı coğrafyalarda birbirinden ayrı yollarla şekillenmiştir. Bu kitap, genellikle homojen bir olgu olarak sunulan Aydınlanma düşüncesine yeni bir bakış kazandırarak, İskoç Aydınlanması ile Kıta Avrupası Aydınlanmasını toplumsal düzen teorileri bağlamında karşılaştırmaktadır. 
İskoç Aydınlanması’nın kendiliğinden oluşan düzen anlayışı ile Kıta Avrupası Aydınlanması’nın organize edilmiş düzen fikrini ele alan bu çalışma, toplumun temellerine yeni bir gözle bakmamızı sağlıyor. Rüveyda Çelik, Francis Hutcheson’dan David Hume’a, Adam Smith’ten Immanuel Kant’a uzanan düşünce çizgisinde toplumsal düzenin doğasını sorguluyor:
Düzen, bilinçli bir planlamanın ürünü müdür, yoksa özgür bireylerin etkileşimlerinden kendiliğinden mi doğar? 
Bu sorgulama, yalnızca geçmişe değil, bugüne de ışık tutuyor. Günümüzün merkeziyetçi eğilimleri, bürokratik yapıları ve özgürlük tartışmaları, iki Aydınlanma geleneğinin felsefi mirasında yankılanıyor. 
İskoç Aydınlanması ve Kıta Avrupası Aydınlanması: Toplumsal Düzen Teorisi, tarih, felsefe ve siyaset bilimi arasında köprü kuran bu özgün incelemeyle okuru, Aydınlanmayı bir zihinsel sürecin sürekliliği içinde yeniden düşünmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133500</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47fe1dfc-b843-49be-a5f3-68fe32cc9fb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpek Adam - 13 Koca Jim Başlıyor</image:title>
            <image:caption>SÜPER KAHRAMANIMIZ, ÖDÜLLÜ YAZAR VE ÇİZER DAV PILKEY&apos;İN EN ÇOK SATAN SERİSİNİN GERİLİM DOLU ON ÜÇÜNCÜ KİTABI KÖPEK ADAM KOCA JIM BAŞLIYOR İLE GERİ DÖNÜYOR!
Uzaydan gelen sevimli yaratıkların şehri yok etmesine engel olmak için güçlerini birleştiren Köpek Adam Serisi&apos;nin sevimli kahramanlarının geçmişlerini keşfedin.
Köpek Adam ve arkadaşlarının geleceğini geçmişleri mi belirleyecek?
İyilik ve cesaret galip gelecek mi?
Gerçekten inanırsan her şey olabilir mi?
Daha içten ve komik maceralar için Kedi Çocuk Çizgi Roman Kulübü Serisi&apos;ni takip edin. Köpek Adam Boyama Kitabı ile yaratıcılığınızın tadını çıkarın. Ve her şeyin başladığı seriyi hiç unutmayın! Kaptan Düşükdon!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133501</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6dc07baa-f34f-4cf3-a2ee-22059a0e9c7a.jpg</image:loc>
            <image:title>MYART-8</image:title>
            <image:caption>Myrina Yayınları Sanat Dergisi olan MYART’ın 8. Sayısında aşağıdaki yazılar bulunmaktadır. 
 
BEYAZ KAŞLI ARTEMİS’İN KENTİ: MAGNESIA AD MAEANDRUM (Şebnem Atılgan) / 5; SUR-U SULTANİ DUVARINDA BAROK ÜSLUBUN BİR ÖRNEĞİ:II. Abdülhamid Han Çeşmesi (Eda Güneş) / 21; UNUTULMUŞ ELLERİN İZİNDE: GELENEKSEL SANATLARDA KADIN SANATÇILAR (Buse Alkan) / 27; GUERNİCA: SANATLA EN SERT YÜZLEŞME Bir Tablodan İnsanlığın Suç Ortaklığına Bakmak (Ebru Karaca) / 29; “BEN, BENİ ÇİZİYORUM!” Sonay Aslantürk ile Söyleşi (Şebnem Atılgan) / 32; BÜLENT YAVUZ YILMAZ “Bireysel Hafızadan Evrensel Duyguya Soyut Bir Yolculuk” (Kerem Kacar) / 36; RESSAM TURGUT AKARSU VE SANAT ANLAYIŞI (Meltem Tekin) / 39; ÜLKEMİZİ ULUSLARARASI ARENADA BAŞARI İLE TEMSİL EDEN BİR SANATÇI YALÇIN BİLGİN (Meltem Tekin) / 43; KAMAYÖ TEKNİĞİ VE EROL PELİOĞLU (Kerem Kacar) / 54; RENGİN VE SÖZCÜKLERİN IŞIĞINDA BİR RESSAM: YAŞAR BEDRİ ÖZDEMİR (Alparslan Bozkurt) / 58; 18. İSTANBUL BİENALİ 20 EYLÜL’DE BAŞLADI (Şebnem Atılgan) / 63; MOCA BANGKOK: Çağdaş Sanat Müzesi (Museum of Contemporary Art) (Doç. Dr. A. Beyhan ÖZDEMİR) / 72; NATÜRMORT FOTOĞRAFÇILIĞI VE SEVİNÇ GÜMRÜKÇÜLER (Prof. Dr. Cenker Atila) / 76; BİR FOTOĞRAFIN GÖSTERGESİ: PENROSE MERDİVENİ… (Okyar Atilla) / 80; EKSİ YİRMİ YEDİ (Foto Öykü) (Fotoğraf: Doç. Dr. A. Beyhan Özdemir-Öykü: Nazan Tümer) / 85; SERAMİKTE SGRAFFİTO TEKNİĞİ (Nihal Korkmaz) / 87; SANATIN YARALI DÜŞLERİ KURGUYU ESTETİK MEKÂNDA SAĞLAMAK (Ahmet Özbek) / 91; Vahşi Yalnızlık (Veysel Çolak) / 94; SEN KAL (Mecit Yıldız) / 94; GARA GİLEM (Fatma Aras) / 95; HaYret (Aslıhan Tüylüoğlu) / 95; Rota (Mehmet Rürgâr) / 96; BİLİNÇ VE VİCDAN (Şefif Kara) / 97; UMUT ÇETİN’İN SILA’YLA ŞEHİR/LER ARASINDAKİ UZUN YOLCULUĞU (Halim Şafak) / 98; BUTA (Emine Aydoğdu) / 102; FİL GÖZÜ- MEVSİM YENİCE (Umut Kaygısız) / 104; Çatalkaya&apos;m, İzmir&apos;im! (Gülizar Atan) / 107; ÖLÜM ÂSÛDE BAHAR ÜLKESİDİR BİR RİNDE; (İlker Sedat Dikeç) / 107; İçimde Sakladım (Metin Soydeveli) / 108; SANA SÖYLEMİŞTİM (Ahmet Çorumlu) / 108; ÂŞIKTIR UMUT, GAYRETİN HASBAHÇESİNE (Zümrüd-ü Sabah) / 109; Ahval-i Dünya (Tacettin Çetin) / 109; BEKLETMEMEK LÂZIM (Zeliha Pamukoğlu) / 110; Prusias (Hekim Meretoyar ) / 110; NÖBET (Gönül Çatalcalı) / 111; PİLİN BİTTİĞİ YER (E. Mete Öztürk) / 112; SON ALTMIŞ DAKİKA (Susan Glaspell) (Çeviri: Hatice Kurun) / 116</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133502</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68412926-a66c-46ca-8185-862b9f6420eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Gurur Kaynağımız Araçlılar</image:title>
            <image:caption>Araçlı zeki, çalışkan ve dürüsttür. Türkiye’ye dağılmış yaklaşık 80.000 Araçlının içinde nadiren işsiz, yoksul olanına rastlarsınız. Çünkü, Araçlı her gün 8 değil, icabında 25 saat çalışır. Müzik ve sanat alanında çok başarılı sanatçıları vardır. Özellikle Batı Müziğinde, operada çok sayıda Araçlı sanatçı yetiştirilmesinde Cumhuriyet mucizesinin de payı büyüktür. Düşünebiliyor musunuz ? Bu küçük ilçede neredeyse bir Oda Orkestrası oluşturacak kadar sanatçı yetişmiş. 
Yine Araçlı ; sanatsever, bilim âşığıdır. Çok okur. Okuduğu okullarda genellikle çok başarılıdır. Mizahi konuşma ve yazma hayat felsefesinin temelini oluşturur. 
Kitapta, kısa sürede biri kuruluş, 294 seçkin Araçlının özgeçmişi derlenerek bilim dünyasının hizmetine sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133503</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dce4bb53-702c-4361-8be7-aafb127f795b.jpg</image:loc>
            <image:title>Beastars 6</image:title>
            <image:caption>Legoshi, verdiği yoğun mücadele sayesinde Hal’ı Aslan Çetesi’nin elinden kurtarmayı başardı ama son treni kaçırdıkları için geceyi bir otelde geçirmek zorunda kaldılar. Legoshi, kapalı kapıların ardında geçmişteki suçlarını itiraf edecek ve bu sırada Aslan Çetesi’nin karagâhına sızan Louis, Legoshi’nin ağır yaraladığı çete reisi aslana silahını doğrultacak. Ama çete üyeleri etrafını saracak! Legoshi, Hal ve Juno... Aşk hikâyeleri Meteor Festivali’nde iç içe geçiyor. Şok edici bir son sizi bekliyor! Hayvanların gençlik draması karşınızda!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133504</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc32b4c3-c057-44ab-a5c9-ca31a1c89481.jpg</image:loc>
            <image:title>Mieruko-chan Cilt 2</image:title>
            <image:caption>Miko, sıradan insanların göremediği varlıkları canla başla görmezden gelmeye çalışan bir lise öğrencisi. Yanında ruhları üzerine çeken yakın arkadaşı Hana ve medyumluğa özenen Yuria varken üstüne bir de görmezden gelme yeteneği gerçek bir sınavdan geçiyor. Korku ve komediyi harmanlayan manganın ikinci cildi sizlerle!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133505</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9c56a59-5605-4696-b2bf-4e550d18df20.jpg</image:loc>
            <image:title>Karlı Bir Gece (Ciltli - Organik Kitap)</image:title>
            <image:caption>Park bekçisi Mıstık parkta yaşayan bütün hayvanlarla arkadaş, yemeğini her gün onlarla paylaşıyor. Derken karlı bir kış gecesi ansızın kapısı çalınıyor. Anlaşılan, o gecede dostlarının yemekten biraz daha fazlasına ihtiyacı var. Acaba Mıstık onlara yardım etmenin bir yolunu bulabilecek mi? Karlı Bir Gece, ödüllü yazar ve çizer Nick Butterworth’ten, arkadaşlığa ve iyiliğe dair, hiç eskimeyecek bir klasik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133506</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd6238d6-f7c8-4e6e-a4f8-33a15d49e63c.jpg</image:loc>
            <image:title>Balina Gezdirme Rehberi (Ciltli - Organik Kitap)</image:title>
            <image:caption>Evcil hayvanınıza iyi bakmak çok önemlidir. Ama devasa bir deniz canlısına egzersiz yaptırmak istiyorsanız onu parkta gezintiye çıkaramazsınız... Bir BALİNA gelip evinizde yaşamaya başlarsa neler olur? Cevabı bu kitapta!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133507</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edbf8bb5-1cab-4665-81af-3e36aa66992b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Kız Sitesi Cilt 5</image:title>
            <image:caption>Fırtına’daki çelişkiyi fark eden kızlar, site yöneticilerini yakalamak için harekete geçiyor ama site yöneticileri onlara suikast düzenlemeye başlıyor! Kapana kısılan Aya ve arkadaşları ne yapacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133508</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b805f7b-979e-4936-95ca-7c6eb2ac68af.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandora Hearts Cilt 2</image:title>
            <image:caption>Tekinsiz topraklardan dönen Oz Vessalius, Alice’in hatıralarını aramaya başlıyor. Fakat kızıl karanlık onu bir kez daha ziyaret ediyor. Sivri dişli ağzından çıkan lanetli sözler masum kuzuyu kana boyuyor. Umut denen sahte inancı ezip yok ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133509</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2f48773-0773-4601-8b43-a0ce15cf8506.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Nesil mi, Diriliş Nesli mi?</image:title>
            <image:caption>Her nesil kendi zamanının sessiz çığlığını taşır; gençlik ise bu çığlığın hem taşıyıcısı hem de geleceğin mimarıdır. 
Gençliğin Yolculuğu: İçsel Diriliş ve Manevi Farkındalık, modern dünyanın karmaşasında yönünü arayan gençleri; öz benliklerini keşfetmeye, inanç ve değerleriyle yeniden buluşmaya davet ediyor. 
Bu eser, kimlik arayışından umutsuzluğa, başarı baskısından içsel huzura kadar gençliğin karşılaştığı zorlukları derin bir farkındalıkla ele alıyor. Dualarla, tefekkür notlarıyla ve ilham verici gerçek hayat hikâyeleriyle zenginleştirilen sayfalar; okuru hem ruhsal hem de zihinsel bir dirilişe çağırıyor. 
Kadir Çapan, bu kitapta gençlerin kalbine dokunarak onları kendileriyle barışmaya, kalplerini diri tutmaya ve yaşamı anlamlandırmaya yönlendiriyor. 
Kendi değerlerinden kopmadan yol alan her genç, bu sayfalarda hem kendini bulacak hem de hayatına yön verecek bir ışık rehberi edinecektir. 
Bu kitap, umutla, sorumlulukla ve bilgelikle dolu bir içsel yolculuğun kapılarını aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133511</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/347dda81-01e2-4c9f-9367-c9a6583c6c03.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilimde Ortak Ölçüsüzlük</image:title>
            <image:caption>Thomas S. Kuhn’un tamamlanmamış çalışması Dünyaların Çokluğu ile yine daha önce yayımlanmamış derslerini içeren bu kitap, onun bilim felsefesine dair en son ve en yoğun düşüncelerini ortaya koyuyor. Bilimsel Devrimlerin Yapısı’yla bilim tarihi ve felsefesine yön veren Kuhn, sonraki yıllarında bu çığır açıcı kitabın ötesine geçme arayışına girmişti. Paradigma kavramının açtığı tartışmalar, ortak ölçüsüzlük sorununu daha da keskinleştirdi ve Kuhn’u dili, söz dağarcıklarını, anlamı ve pratiği daha derinden ele almaya yöneltti. Bu kitap bilimsel bilginin tarihsel ve dilsel temellerini, kavramsal taksonomiler arasındaki farklılıkları tartışıyor; bilimin düz bir çizgide değil, çoğul “dünyalar” boyunca evrildiği düşüncesine bir temel kazandırmaya çalışıyor. Tamamlanmamış olsa da Dünyaların Çokluğu, Kuhn’un zihninde açılan yeni ufukları, bilimsel bilginin evrimine dair hâlâ güncelliğini koruyan soruları ve Yapı sonrası dönemde şekillenen özgün yaklaşımını yansıtıyor. Okurun burada bulacağı metinleri, bitmemiş bir çalışmanın parçasları değil, bilim felsefesinin en etkili düşünürlerinden birinin son büyük girişiminden bize kalan bir mirastır. 
 
           “Kuhn’un durmadan arayan, yeniden yapılandıran, odaklanan ve genişleyen yöntemi, hiçbir zaman kesin bir sonuca varmamış ya da söylediklerine son noktayı koymamıştır, ama bence 
felsefede başarı tam da böyle bir şeydir.” (Bojana Mladenović)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133512</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c52da7e-c90b-4049-9a27-5caa32d3de5d.jpg</image:loc>
            <image:title>İnovasyonun Sosyolojisi</image:title>
            <image:caption>Yıllardır süregelen sanayileşme ve teknoloji geliştirme hamleleri neden beklenen sıçramayı tam olarak sağlayamıyor? İktisadi teşvikler ve teknoloji transferi politikaları, toplumsal ve kültürel dokuyu göz ardı ettiği için mi yetersiz kalıyor? 
Bu çalışma, hazır politika reçeteleri sunmak yerine daha temel bir soruya odaklanıyor: İnovasyon süreçlerini kendi toplumsal gerçekliğimiz içinde analiz etmemizi sağlayacak doğru bir çerçeveye sahip miyiz? 
Yazar, inovasyonu yalnızca teknik ve ekonomik bir süreç olarak gören dar kalıpları yıkarak onu kültürel değerler, sosyal ilişkiler ve tarihsel birikimle iç içe geçmiş bir “sosyal eylemler bütünü” olarak 
yeniden tanımlıyor. 
Elinizdeki bu kitap, özgün inovasyon modeli inşa etme yolunda kritik bir adım atarak sosyolojik bir pusulayla yeni bir yol açma girişiminde bulunuyor. 
Araştırmacılar, politika yapıcılar ve Türkiye’nin geleceğini şekillendiren bu hayati meseleyle ilgilenen herkes için vazgeçilmez bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133513</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfb1a198-421e-4309-9af7-c50707b8ca13.jpg</image:loc>
            <image:title>Tutsak Duygular</image:title>
            <image:caption>ZAHARA 
 Tanımadığın bir adama âşık olmak mümkün mü? 
Yüzünü görmeden, 
Sesini duymadan, 
Dokunuşunun sıcaklığını hissetmeden, 
Onun zekasına âşık oldum. 
Kurnaz. Sinsi. Aldatıcı. 
Ölümcül ve tehlikeli planların ustası. 
Kimsenin fark etmediği sessiz bir tehdit. 
İnsanların hayatlarını satranç tahtasındaki piyonlar gibi oynuyor. 
Gölgelerden çıktığında, 
Tahtını geri alan kral gibi, 
Dünyayı ateşe veriyor 
Ve kalbimi küle çeviriyor. 
MASSIMO 
 On sekiz yıl sonra, 
Nihayet özgürlüğüme kavuştum. 
Karanlık imparatorluğum beni bekliyordu. 
Benim için hazırdı. 
Hayatımı çalan hainleri cezalandıracağım. 
Onlara gerçek acıyı tattıracağım. 
Barış dönemi sona erdi. 
Kaos yaratmaya hazırım. 
Ama hapishaneden çıktım, 
Sadece tekrar hapsolmak için, 
Vicdanım ve arzularım arasındaki bir savaşta. 
En çok istediğim şey, 
Asla sahip olamayacağım şey. 
Tatlı meleğim. 
Muhteşem kraliçem. 

Zahara’m.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133514</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:40:33+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/061ba943-ac40-4d3f-8c6c-6e160627e641.jpg</image:loc>
            <image:title>Eşitlik</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, dünyanın en etkili düşünürlerinden ikisi eşitliğin değerini sorguluyor; bizi birbirimizden ayıran uçurumları daraltmak için yurttaşların ve hükümetlerin ne yapması gerektiğini tartışıyor. Ekonomi, felsefe, tarih ve güncel gelişmeleri kapsayan bu diyalogda Thomas Piketty ve Michael Sandel, daha büyük bir eşitlik yolunda ne kadar ilerlediğimizi değerlendirirken, aynı zamanda servet, gelir, güç ve statüde ulusal ve küresel ölçekte hâlâ süregiden derin uçurumlarla da yüzleşiyorlar. 
 
Peki, siyasal istikrarsızlığın ve çevre krizinin bu denli derinleştiği bir dönemde ne yapılabilir? Piketty ve Sandel pek çok konuda hemfikir: sağlık ve eğitime daha kapsayıcı yatırımlar yapılmalı, artan oranlı vergilendirme güçlendirilmeli, zenginlerin siyasal etkisiyle piyasa tahakkümü sınırlandırılmalı. Ancak bu ne ölçüde ve ne hızla mümkün? Önceliğimiz maddi değişim mi olmalı, yoksa toplumsal dönüşüm mü? Milliyetçi hareketlerin yeniden güç kazandığı bir ortamda, değişim için umut var mı? Sol, kitlesel göç ve küresel iklim krizi gibi meydan okumalarla çatışma potansiyeli taşıyan vatanseverlik ve dayanışma gibi değerlerle nasıl ilişki kurmalı? 
 
Piketty ve Sandel’in bu ve benzeri sorularla hesaplaştığını görmek, değişim ve adalet için yeni imkânlara kapı aralıyor. Ama aynı zamanda daha fazla eşitliğe giden yolun hiçbir zaman kolay olmadığını; bu yolun daima derin toplumsal çatışmaları ve siyasal mücadeleleri beraberinde getirdiğini hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>