﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133515</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c77cc014-eb81-4675-86c5-3cb5de0f88de.jpg</image:loc>
            <image:title>Vergi Nedir?</image:title>
            <image:caption>Neden vergi öderiz? Ne gibi faydaları ve zararları vardır? Peki, nasıl daha işlevsel hâle gelebilir?” 
Eamonn Butler, bu kitapta vergilendirmenin tarihini, amaçlarını ve bireyler ile ekonomiler üzerindeki etkilerini teknik terimlerden uzak, anlaşılır bir dille ele alıyor. 
İyi bir vergi politikasının temel ilkeleri olan adalet, kesinlik, kolaylık ve verimliliği ortaya koyan öncü ekonomist Adam Smith’in görüşlerine başvuruyor. Ancak vergilendirmenin çoğu zaman bu hedeflerden saptığını, siyasî amaçlarla çarpıtıldığını ve en çok da düşük gelirli kesimlere ağır yük getirdiğini vurguluyor. Vergi sistemi; aşırı karmaşık, uyum süreci pahalı ve zahmetli ve kimi durumlarda yarardan çok zarar verici bir nitelik taşıyor. 
Butler, yeni ve daha yüksek vergilerin arkasındaki aceleci ve tepkisel anlayışı özlü ve tutarlı biçimde eleştiriyor. Kamu hizmetlerini finanse etmenin farklı yollarını tartışırken, çok daha iyi ve çok daha basit bir vergi sisteminin hangi ilkelere dayanabileceğini inceliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133516</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba03bde8-6008-4b31-b475-433be77d5faa.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanın Yükselişi</image:title>
            <image:caption>Jacob Bronowski, bir matematikçi zihninin tarih yazımına ve insanlığın gelişimi anlatısına nasıl katkı yapabileceğini analitik yaklaşımıyla gösteriyor. İnsan medeniyetinin oluşumunu ve ilerleyişini anlattığı bu eserinde Bronowski, alışılagelmiş tarih anlatısının dışına çıkarak felsefeyi, matematiği, geometriyi ve fiziği harmanlayarak bütünsel bir antropolojik bakış sunuyor. İnsanın doğayla kurduğu ilişkinin, doğayı algılayış biçiminin ve ona hâkim olma çabasının yarattığı değişimlerin bilimsel ilerlemeyi nasıl etklediğini anlatan bu eser belki de ilk “popüler bilim” kitabı sayılabilir. BBC’de dizi olarak yayınlandıktan sonra büyük ses getiren İnsanın Yükselişi, Bronowski’nin parlak zekâsının ürünüdür.
Kitap ve televizyon dizisinin ikisi de hem mükemmel bir öğretim aracı hem de olağanüstü bir anıt olmuş.
–Carl Sagan
Harika bir kitap. Tarih ve bilimi harmanlama konusunda bana çok şey öğretti.
–Simon Singh</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133517</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46f8e231-d26f-46c1-9cb7-44c890bf82f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Pizza ve Tako En İyi Parti!</image:title>
            <image:caption>Eğlenmek için DÜNYANIN. EN. İYİ. PARTİSİNİ yapalım! 
(EVVEEET) 
Davetli listesi ve parti mekânı belli. 
MÜTHİŞ olacak... mı acaba? 
(Bu arada, Çizburger’i çağırmak hangi akıllının fikriydi?)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133518</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1887b38-5dd8-4e32-8717-08af41427e72.jpg</image:loc>
            <image:title>Augustinus’ta İnanç ve Akıl</image:title>
            <image:caption>Augustinus ruhundaki karmaşaya son vermek adına, 386 yılının sonbaharında dostlarıyla birlikte Cassiciacum’da villaya çekilir. Gayesi, o güne dek duygularının ve heveslerinin oyuncağı olarak sürdürdüğü sefahat dolu yaşamına bir son vermek, kalbinde biteviye yanan ateşi söndürmek ve Tanrı, Bilgelik ve Hakikat arayışı içinde savrulup duran huzursuz ruhunu dinginliğe erdirebilmektir. Zihnini kurcalayan amansız sorulara nihai anlamda tatmin edici cevaplar bulmaya çalıştığı bu süreçte, birlikte olduğu dostlarıyla çetin münazaralara girişir. Nihayetinde kendi başına kalması, sorularına kendi benliğinin ve aklının derinliklerinden cevaplar bulması gerektiğini fark eder, böylece iç dünyasına çekilerek  kendi aklıyla yüzleşir ve ezeli-ebedi bir varlık olan Tanrı’yı nasıl bilebileceğini, bu bilgiye ermede inancın ve aklın rolünü, hatta bu bilgiye erişecek olan ruhun doğasının ne olduğunu kendisiyle tartışarak açıklığa kavuşturmaya çalışır. Tüm bu sorgulamaların ve tartışmaların sonunda ortaçağı etkileyecek olan inanç-akıl tartışmasının kapılarını aralar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133519</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62a7eaad-5a6a-49cc-a9e4-70d4aa4e5215.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuk Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Hukuk felsefesi bugün hâlâ neden önemlidir? Elinizdeki kitabın peşine düştüğü temel soru budur. Bu sorunun yanıtı birbirinin içine geçen üç aşamada verilmiştir. Hukuk felsefesini kavramsal düzeyde tanıtan ilk aşama; hukuk felsefesinin tarihsel, toplumsal, ahlaki ve politik ilişkiler kümesindeki yerini açıklayan ikinci aşama ve son olarak hukuka ilişkin çağdaş tartışmaların düğümlendiği gerilimleri eleştirel düzlemde soruşturan üçüncü aşama.  
Bu kitap hukuk felsefesine sadece bir giriş çalışması değildir, aynı zamanda ele aldığı problem ve tartışmalara özgün bir bakış geliştirmeyi amaçlamaktadır. Bu amaç çerçevesinde hukuk söz konusu olduğunda felsefenin eleştirel kürsüye davet edilmesinin olmazsa olmaz bir eğilim olduğunu belgelemeye çabalamaktadır. Bu sebeple felsefi ilginin kuşatıcı yönü bu çalışmada hukuk felsefesinin kavramsal ve tarihsel uğraklarına sirayet etmekte ve buradan hareketle analitik, normatif ve eleştirel düzlemde incelenebilecek hukuki tartışmalara katkı sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133520</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a69c258-8de5-4e4c-bc09-54fcc4f431b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Nietzsche’nin Gönlü</image:title>
            <image:caption>Friedrich Nietzsche,  “Tanrı öldü” diyen büyük bir yıkıcı mıydı, yoksa düşünceyi bir yaşama pratiğine dönüştüren, huzur bozan ve hayatı bir sanat eseri gibi yaşamaya davet eden bir can yolcusu mu? 
Ahmet İnam, kırk yılı aşkın felsefi yolculuğunda Nietzsche ile samimi ama eleştirel bir hesaplaşmaya giriyor. Bu kitap, kuru bir akademik incelemeden uzakta, Nietzsche’yi “Türkçe” bir düşünce ikliminde yeniden konuşturmanın ve onunla diyalog kurmanın yollarını arıyor. İnam, Nietzsche’nin sarsıcı yöntemini bir ayna gibi kullanarak, bizi kendi kültürel “özgül düşünce çekirdeğimiz” ile yüzleşmeye çağırıyor. 
Nietzsche’nin Gönlü, sadece bir felsefe derlemesi değil; acıyı, çatışmayı ve riski göze alarak “yaşamaya evet” deme cesaretini arayan bir kültürel otopsi ve bir diriliş çağrısıdır. Bu daveti kabul edenler, kendilerini edilgin bir izleyici olmaktan çıkarıp, rahatsız edici sorular soran aktif bir sorgulayıcıya dönüşeceklerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133521</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc367c1b-1e32-4d7d-a4f1-1af74f22ae58.jpg</image:loc>
            <image:title>John Locke - Filozoflar, Kavramlar, Akımlar</image:title>
            <image:caption>Locke, Aydınlanma döneminin en önemli düşünürlerindedir. Devleti gökyüzünden yeryüzüne indirmek için önce teokratik devletin temellerini yıkmış ve ardından bir toplum sözleşmesi teorisi yoluyla onu insanların rızasına dayandırmıştır. Bu amaca ulaşmak için insan zihnini beyaz bir sayfaya (tabula rasa) benzetmiş; doğuştan bilgi olmadığını göstermiş ve insanın bilgisinin kaynağının duyum-deney ile akıl olduğunu söylemiştir. Tanrı’yı bilgi sınırları dışında bırakmasına rağmen doğa yasasına yaptırım sağlayan bir öğe olarak teorisine dâhil etmeyi başarmıştır. Tanrı, insanoğlunun varlığının sürdürülmesini emreden temel doğa yasasını bildirmiştir ve bu yasa gereğince insanoğlu başkalarının da yaşamını güvence altına alan barış içinde bir yaşam sürdürmekle yükümlüdür. Tanrı bu amaçla yeryüzü ve üzerindekileri yaratmış ve insanın kullanımına sunmuştur. Buradan hareketle ilk yorumcular Locke’u sosyalist düşüncenin öncüsü saymışlardır. Ancak sonraları liberal yorumcular onu mülkiyet hakkına kutsal bir temel hazırlayan liberalizm savunucusu olarak kabul etmişlerdir. Locke siyasal yönetimin insanların rızasına dayalı olduğunu ve bu rızanın dışına çıkan yönetime karşı direnme hakkı bulunduğunu ileri sürdüğünden, liberal devletler bu düşünceye yaslanmışlardır. ABD bağımsızlık bildirisi Locke’un direnme hakkına ilişkin sözlerini adeta tekrarlamıştır. 
Locke günümüzde yönetim ve hukukla ilgilenen bütün üniversitelerde vazgeçilmez bir temel başvuru kaynağı niteliğindedir. Teorisi güçler ayrılığı, sınırlı yönetim, anayasal yönetim, direnme hakkı, özgürlük, mülkiyet, emek-değer teorisi gibi kavramlara ilişkin sağlam bir temel içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133522</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffeb649d-0019-4aa0-b014-67d0e85976dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’dan Günümüze İnsanın Ayak İzleri</image:title>
            <image:caption>Çevre tarihi araştırmaları insanın yanı sıra hayvanları, bitkileri, mikro organizmaları, suyu, toprağı, iklimi ve doğa olaylarını tarihi şekillendiren unsurlar olarak görür. Buna göre geçmiş̧ yalnızca insan etkinliklerinin sonucu değildir; insan ile insan olmayan aktörlerin etkileşimleri, mücadeleleri ve işbirliklerinin ürettiği olguların toplamıdır. Bu eleştirel bakış açısı, insan merkezli bir “kahramanlıklar tarihi”nin yerine, insanın yeryüzündeki ayak izlerinin hem yapıcı hem de yıkıcı yanlarını analize dahil eden kapsayıcı bir geçmiş anlatısına ve çevreci bir gelecek perspektifine olanak tanır. Osmanlı-Türkiye tarihyazımına bu çerçevede katkı sunan elinizdeki kitap, doğayı tanımlamak ve mülk edinmek arasındaki bağlantıyı, insan ile insan dışı aktörlerin karşılıklı ilişkileri ve geçmişte oynadıkları etkin rolleri ve insanın imar ve inşa yoluyla çevreye bıraktığı izleri inceleyen makalelerden oluşan bir derleme.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133523</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20233c62-9058-403f-8c8f-a2b4502104b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Gözlerin Karanlığa Alışınca</image:title>
            <image:caption>Gözleriniz karanlığa alışınca orada neler göreceğinizi bilemezsiniz. 
Deniz Eldam’ın bilinmeyenin perdesini araladığı Gözlerin Karanlığa Alışınca’da karanlığa adım atan karakterlerle karşılaşıyoruz. Orada görmeyi öğrenen karakterlerin çoğunlukla dünyayla ilişkisi bozulmuş, gerçeklikle aralarındaki çizgiler silinmiş. Günlük yaşamın olağan ayrıntıları beklenmedik bir anda ürpertici ve rahatsız edici bir hal alabiliyor. Bazen karıncalarla, bazen bir kadın çorabıyla ya da boğucu bir sessizlikle kurulan tuhaf bağlar okuru tekinsiz bir dünyanın içine çekiyor. 
Gündeliğin içine gizlenen tedirginlik, bedenle zihin arasındaki ince çatlaklardan sızan rahatsız edici düşünceler öykülerin atmosferini belirliyor. 
Bu öyküler okura “normal” ile “tuhaf” arasındaki çizginin ne kadar ince olduğunu hatırlatıyor. 
Deniz Eldam anlatılanla da anlatma biçimiyle de bambaşka öyküler yazıyor. Benzeri az.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133524</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d23aa1f0-d25c-44f8-a9aa-8e2603d982c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Seçilmişler</image:title>
            <image:caption>Belki de hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Belki de hepimiz gerçekte ne olduğumuzu bilmeden bize çizilen sınırlar içinde bize öğretildiği şekilde bize biçilen rolü oynuyoruz. Belki de doğru bildiklerimiz yanlış, yanlış bildiklerimiz doğrudur! Belki de doğruları biz yok ediyor ve kendi geleceğimizi karartıyoruz. Belki de biz aslında biz değiliz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133525</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bec80fc-4183-4e69-b595-5567910ea0d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Cambridge Türkiye Tarihi 2 - Bir Dünya Gücü Olarak Osmanalı İmparatorluğu 1453-1603 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Cambridge Türkiye Tarihi’nin Osmanlı’nın, Konstantinopolis’in düşüşü ve Bizans İmparatorluğunun çöküşüyle birlikte, baskın bir güç olarak dünya sahnesine çıktığı günlere (1453-1603) eğilen bu cildinde çok kapsamlı bir genişleme evresi diyebileceğimiz o dönemin siyasal kudret ve sanatsal zarafetine odaklanılıyor. Pek çok açıdan Osmanlı’nın altın çağı addedilen o günlere başka bir yerden, kimileyin azıcık geri çekilip kimileyinse tam ortadan yeniden bakılıyor. Bu askeri ve siyasi şahlanış döneminin sonlarına doğru beliren ekonomik krizlerle isyanlar ve uzun süren savaşların dayattığı çaresizlikler de aynı şekilde kendine has yöntemlerle ele alınıyor. 
 
“Uzun yıllar boyunca büyük fayda sağlayacak bir kitap.” 
–Bulletin of SOAS</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133526</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94b0eae4-48c4-4084-a235-ec6afc82c14b.jpg</image:loc>
            <image:title>Cambridge Türkiye Tarihi 3 - Geç Osmanlı İmparatorluğu 1603-1839 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Cambridge Türkiye Tarihi’nin “klasik” Osmanlı’nın son dönemine (1603-1839) hasredilmiş olan üçüncü cildinde III. Mehmed’in ölümüyle Tanzimat’ın ilanı arasında geçen iki asrı aşkın o sürede olan bitene bakılıyor. Avrupa’yla ilişkiler özellikle öne çıkarılıyor ve Osmanlı’da dini-siyasi cemaatler, kadınlar, kırsal yaşam ve sanat gibi hususlar her yönüyle değerlendiriliyor. Bu cildin esas meselesini ise döneme damgasını vurmuş ama bugüne dek hak ettiği ilgiye mazhar olmamış bir husus teşkil ediyor: İstanbul’da konumlanan yönetici seçkinlerle taşralı tebaa arasındaki uçurum ve bu uçurumun doğurduğu çatışma. 
 
“Türkiye tarihiyle ilgilenen herkesin kütüphanesinde bulunması gereken bir kitap.” 
–JESHO</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133527</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26f6df06-463f-413b-9850-5a735eb20e71.jpg</image:loc>
            <image:title>Cambridge Türkiye Tarihi 4 - Modern Dünyada Türkiye 1839-2010 (ciltli)</image:title>
            <image:caption>Cambridge Türkiye Tarihi’nin, modernleşme çabası kimileyin toplum tarafından kabul görmüş kimileyinse geri tepmiş yeni bir Türkiye’yi (1839-2010) ele alan bu son cildinde, modern Türkiye üzerine önemli çalışmalar yürütmüş akademisyenler, “Türki modernleşmenin” söz konusu iki veçhesi arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Tanzimat’ın ilanıyla başlayıp en büyük sıçrama ve kırılmayı Cumhuriyet’le yaşayan bu yeni döneme Meşrutiyetler, Jön Türkler, Kurtuluş Savaşı, Atatürk’ün cumhuriyeti, Kürt isyanları, kadın mücadeleleri, İslamcılığın yükselişi gibi olgular damga vuracaktır. Bu çalışmada ayrıca esas meselelerle ilintili olarak sanat, mimari ve edebiyat da ele alınıyor. 
“Bu kitapta modern Türkiye tarihi sahasının en güzide akademisyenleri bir araya geliyor.” 
–American Reference Books Annual 
“Bu çalışma, modern Türkiye’ye hasredilmiş çalışmalar söz konusu olduğunda büyük bir adıma karşılık geliyor.” 
–World History Bulletin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133528</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ac63bd0-bc16-4a35-b7e5-f11849ddf13e.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelecekten Nağmeler</image:title>
            <image:caption>Katerina Poladjan, çağdaş Alman edebiyatının sessiz ama derinlikli kalemlerinden biri olarak, Gelecekten Nağmeler’de tarihin donmuş anlarından birine büyüteç tutuyor. 1985 yılının Sovyetler Birliği’nde, bir apartman dairesinde geçen bu etkileyici anlatı, dört kuşaktan kadının iç içe geçmiş hayatlarını ve tekinsiz bir geleceğe dair suskun umutlarını gözler önüne seriyor. Gelecekten Nağmeler’de tarih, kişisel bir hikâyeye dönüşüyor; ideolojik baskının gölgesinde, sıradan ama güçlü kadınların hayalleri, korkuları ve özlemleri anlatının kalbine yerleşiyor. Bu roman, sadece Sovyetler Birliği’nin çöküşüne yaklaşan bir dönemin ruhunu değil, aynı zamanda özgürlüğün, aidiyetin ve değişimin anlamını da sorguluyor. Poladjan, karakterlerinin iç dünyasında yankılanan “gelecekten nağmeler”i duyumsatırken okuru da kendi geçmişine ve geleceğine kulak vermeye davet ediyor. Gelecekten Nağmeler, sessiz devrimlerin romanı. Kadınların bakışında, mutfak masalarında, usulca çalan bir radyoda ya da bir çay bardağında saklı kalan direnişin; yani yaşamın, sabrın ve umudun anlatısı. Poladjan’ın bu zarif eseri, zamana karşı yazılmış bir ağıt değil, zamana rağmen yaşanan bir hayatın onurlu hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133529</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/251d881a-ce43-4fee-bbae-d6a5b2a6b926.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Devir Üç Veli</image:title>
            <image:caption>13. yüzyıl… Anadolu’nun en karmaşık dönemleri ve Moğol istilası… Halkın manevi iklime en çok ihtiyaç duyduğu zamanlarda zuhur eden üç büyük isim… Ahi Evren, Hacı Bektâş-ı Veli ve Yunus Emre…
Biri sosyal düzen sağlayıcılığıyla, diğeri kurmuş olduğu inanç sistemiyle, bir diğeri sanatıyla Anadolu halkının yüreğinde yer etmiş.
Ahi Evren, cömertlik ve yiğitlik üzerine yükselmiş ahilik kurumunun babası Hacı Bektâş-ı Veli, uzun yolculukların ardından menzili Anadolu’da noktalanan ve bu topraklarda “dört kapı kırk makam” anlayışıyla ruhları kâmil insan mertebesine ulaştıran veli Yunus Emre, “Buğday mı nefes mi? ile başlayan tasavvuf yolculuğunu “söz”le zirveye taşıyan şair Üç uludan doğan güneş, bugün hâlâ bu toprakların üzerinde parlamakta… Üç ulu, yüzyıllardır yaydıkları ışıkla ruhani
yolculara rehber olmakta…
Haşim Şahin’in hazırladığı Bir Devir Üç Veli: Ahi Evren, Hacı Bektâş-ı Veli ve Yunus Emre adlı bu çalışma Anadolu’yu mayalandıran bu üç büyük ismin hayatlarını, eserlerini, menkıbelerini, kurdukları teşkilatları, faaliyetlerini, inanç
sistemlerini ve bu sistemlerin kaynaklarını bağlantı kurdukları diğer mutasavvıf isimlerle birlikte ele alıyor.
Bir 13. yüzyıl panoraması ile birlikte sunulan çalışma, tarihin en karışık dönemlerinde Anadolu’da doğan ve yükselen üç ismi tüm detaylarıyla konu ediniyor ve her kesime hitap eden diliyle okuyucuya takdim ediliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133530</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c952b56b-be8e-4ffb-99bf-94597efbde80.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Görelilik ve Klasik Alan Kuramı</image:title>
            <image:caption>Susskind’in yaklaşımı, acemileri tarihsel bir matematik eğitimine
tabi tutarak yolu doğal ve nihayetinde daha kolay hale getirmektir... Hem esprili hem de anlayışlı.”
–Nature
“Susskind, denklemleri tanımladığı fiziksel olaylara uygulamanın her adımını titizlikle açıklıyor ve matematiğin neden bu şekilde işlediğini mükemmel bir şekilde anlatıyor. Eğer yeterince cesursanız. Einstein’ın görelilik teorisinin, Maxwell denklemlerinin ve temel fiziğin diğer birçok yönünün gerçek anlamını çok daha derin bir şekilde anlayacaksınız.”
–Science News
“Susskind ve Friedman, Kuantum Mekaniği adlı kitapta başlattıkları işbirliğini, Kuramsal Başlangıç serisinin üçüncü kitabında alan teorisinin ve Einstein’ın özel görelilik teorisinin matematiksel ayrıntılarını inceleyerek sürdürüyorlar.
Hızlı, akıcı, açık ve öz.”
–Publishers Weekly
“Burada zekice ve ustaca açıklanan görelilik ve alan kuramı,
modern fiziğin kesinlikle merkezinde yer alır.”
–Sean Carroll, Zamanın Kozmolojik Tarihi’nin yazarı
“Zamanın testinden geçecek gerçek bir başyapıt.
Keşke bu kitap klasik fizik öğrenirken elime geçseydi.
Özel Görelilik ve Klasik Alan Kuramı okumaktan alacağınız sürprizlerle ve sırlarla dolu bir kitap.”
–Stephon Alexander, Brown Üniversitesi kozmolog</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133531</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3619972-2358-4f2f-93b5-84f5a0a87df3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortaçağ Avrupa&apos;sında Günlük Hayat</image:title>
            <image:caption>Avrupa tarihinde karmaşık ve sıklıkla yanlış anlaşılan bir dönem olan ortaçağı bu çarpıcı kitapla keşfedin. Kitap tarihe iki yönlü bir yaklaşım sunuyor; bir yandan ortaçağ deneyimini şekillendiren genel dinamiklerin anahatlarını sunuyor, bir yandan da gerçek bireylerin yaşamının nasıl olduğuna dair ayrıntılı ve net bir portre çiziyor. Okur, yaşam döngüsü, maddi kültür ve ekonomi hakkında bilgiler içeren ilk üç bölümde ortaçağ toplumuyla tanışıyor. Bu bölümler insanların ne yedikleri, sosyal yaşamlarının nasıl olduğu, ne giydikleri, ne tür işlere sahip oldukları ve çok daha fazlasını görmemizi sağlıyor. Sonrasında, her biri belirli bir türe örnek sunan dört belirli ortaçağ ortamındaki yaşam portreleri yer alıyor: köy (Oxfordshire&apos;daki Cuxham), kale (Dover), manastır (Cluny) ve kasaba (Paris). Her bir ortam için toplanan belgelerin kapsamlı kullanımı, toplumsal ortamın genel hatlarını çiziyor ve gerçek bireylerin günlük deneyimlerinin ayrıntılarını sunuyor. Ardından ortaçağ Avrupa’sındaki yaşama dair bu zengin girişi tamamlamak için orijinal oyunlar, tarifler ve müzikler de veriliyor. Kitap, sıradan insanların yaşadıkları dünyayı nasıl algıladıklarının incelenmesiyle sona eriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133532</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb0f2ee1-d209-4119-9561-c743a7f3d898.jpg</image:loc>
            <image:title>Şifacı Günceleri 14</image:title>
            <image:caption>Maomao, Elmas Saray’daki hayaletin gizemini çözdükten sonra Yeşim Saray’a geri döner. Gyokuyo Hanım’ın doğumu yaklaşmaktadır ancak bebeğin ters doğma ihtimali ortaya çıkar. Maomao, yetenekli bir doktor olan üvey babasının saraya çağrılmasını sağlar. İlaç hazırlamak için gittiği revirde ise tehlikeyle burun buruna gelir. Sarayda yeni sırların açığa çıktığı on dördüncü cilt şimdi sizlerle!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133533</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e912552-a224-405e-b3cc-2f40b3fb9f11.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçeklikten Kaçış</image:title>
            <image:caption>Devlet lisesi mezunu, yalanlardan ve o yalanların getirdiği kölelik zincirlerinden kurtulmak, bir bakıma içine kapatıldığı “gerçek”lerden kaçmak isteyen bankacı Ferdi, ekonomik krizin sonuçlarıyla yüzleşir ve işsiz kalır. 
21 gün süresi ve önünde iki yol vardır. 
Ya diğerleri gibi yeni bir iş bulup ruhunu teslim edecek ve 
sentetik bir gerçekliğin içine batacaktır ya da imkânsız bir hayalin içinde kendini belirsizliğe bırakacaktır. 
Ferdi, bir anda karşısına çıkan hayali ve belirsizliği seçer. 
Pera’nın estetik atmosferinde yabancı özel kolej mezunu Gizem’le karşılaşmak onun için hiç beklemediği bir sürecin başlangıcı olur. 
Ferdi uyanmış ve bir kâbus gördüğünü fark etmiştir. 
Kendi “gerçekliğinden” kaçmak için sığındığı hayali, onu hiç bilmediği sulara doğru sürüklemeye başlar. 
Bankacı Ferdi çok önemli bir soruyu cevaplamak zorunda kalacaktır: Gerçeklikten kaçmak mümkün mü?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133534</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad47ea65-c02c-4a44-8783-154050c9e8fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Şifacı Günceleri 13</image:title>
            <image:caption>Jinshi, kimliğini gizleyerek katıldığı avda Maomao’yla beraber silahlı saldırıya uğrar. Saldırıdan kaçıp bir mağaraya sığınırlar ve orada Maomao, Jinshi’nin büyük sırrını öğrenir. Geniş çaplı bir araştırma sonucu olayın arkasındaki suçlular yakalanır. Saraydaki günlük yaşam devam ederken arka planda sürpriz olayların temeli atılır. Maomao yeni maceralarla on üçüncü ciltte sizlerle!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133536</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28bccce1-1f82-437a-bcaf-a4a1d30559f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüyaya Benzer</image:title>
            <image:caption>“Geçmiş karanlık bir kuyu. İçinde debeleniyorum. Hatırlamaya çalışırken ucu kaçıyor. Birtakım hisler var. Hafıza boşluğunda yankılanan birbirine karışmış sesler, renkler, izler. Net olarak bildiğim tek şey hatırlamam gerektiği.”
Azra Tekin’in kısa yaşamı Beyoğlu’nda eski bir hanın asansör boşluğunda sona ermiştir. Hayatına kasteden kimdir, kendini nasıl burada bulmuştur? Bedeninden ayrılan Azra, hikâyesinin parçalarını toplamaya, İstanbul’da yaşadığı yedi yılın anılarını birleştirmeye koyulur. 
Rüyaya Benzer, 1990’ların çalkantılı Türkiye’sinde bir üniversite öğrencisinin İstanbul’u, kendini ve hayatı keşfetme hikâyesi. Aşkla, dostlukla çevrili; siyasi uyanışlarla sarsılmış bir genç kadının hafızasından süzülen bir sergüzeşt…
Defne Suman’ın kimlik, hafıza ve toplumsal kayıplar üzerine kurduğu roman, beden ile ruh ilişkisi ekseninde, hüzünle ve kararlılıkla ilerliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133537</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2d8ba8b-d168-4ca7-abcd-cd90d6c7c9c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Serap Gibi</image:title>
            <image:caption>Her insanın hayat yolculuğu farklıdır; ışıkla da dolu olabilir, gölgelerle de...  Serap Kurşun Kanmaz, üç kez nükseden bir hastalığın gölgesinde, kalemini en güçlü sığınağına dönüştürüyor. Kimi zaman bir gözyaşı, kimi zaman bir kahkaha, kimi zaman da bir aforizma ile hayata yeniden sarılıyor. Yaşam Sonsuz Değildir’in ardından gelen bu kitap, direncin, umudun ve sevginin içsel gücüne tanıklık ediyor. Her satırında insanı, kendi özüne dönmeye, yaşama tutkuyla sarılmaya ve direnmeye çağıran bir davet var. Aforizmalar ve günlüklerin yanı sıra tanıklıklarla da zenginleşen bu yolculuk, sadece Serap Kurşun Kanmaz’ın değil; yaşamın yükünü taşıyan, umudu çoğaltmaya çalışan herkesin kitabı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133538</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98c641c1-d062-4d35-95f0-a120ab330ad0.jpg</image:loc>
            <image:title>Deneme 1,2,3</image:title>
            <image:caption>Büyük keşifler, küçük sorularla başlar. 
Başarıya nasıl ulaşılır? Doğru karar vermek neden bu kadar zor? Peki ya empati, dostluk, merhamet… Deneme 1, 2, 3; motivasyondan öz güvene, çalışkanlıktan cömertliğe kadar pek çok kavramı, ilham veren kişilerin ışığında ele alıyor. Atatürk, Tesla, Mevlâna, Picasso, Marie Curie ve daha pek çok isim, genç okurlara hayatın küçük ama değerli sırlarını fısıldıyor. Her denemenin ardından gelen eğlenceli çizgi roman sayfalarıyla kitap; düşünmeyi, sorgulamayı ve öğrenmeyi keyifli bir maceraya dönüştürüyor.  Kendi yolunu ararken, bu kitap sana arkadaş olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133539</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1c03bbb-7993-4470-bba7-f034355b3e00.jpg</image:loc>
            <image:title>Unicorn - Hazine Sandığı (Taç Hediyeli Boyama Kitabı)</image:title>
            <image:caption>Unicorn - Hazine Sandığı (Taç Hediyeli Boyama Kitabı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133540</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aaa8589e-ee01-4700-8ba9-47ab4f38f2c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuromi - Hazine Sandığı (Taç Hediyeli Boyama Kitabı)</image:title>
            <image:caption>Kuromi - Hazine Sandığı (Taç Hediyeli Boyama Kitabı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133541</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a8f60b7-45b8-48e2-9418-43600da4a5f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu ve Batı Arasında Ötekilik</image:title>
            <image:caption>Doğu ve Batı Arasında Ötekilik: Ortadoğu’da Popülizm başlıklı bu derleme eser, uzun yıllardır göz ardı edilen Ortadoğu&apos;da popülizm alanının akademik haritasını titizlikle yeniden çiziyor. Disiplinlerarası bir yaklaşımla kaleme alınan bu çalışma, hem siyasal söylemin hem de uluslararası ilişkilerin dinamikleri bakımından bölgeye ilişkin kalıplaşmış analizlerin ötesine geçiyor. Bu yönüyle elinizdeki eser, yalnızca akademik bir eksikliği tamamlamıyor; aynı zamanda Türkiye’de Ortadoğu çalışmalarının geldiği entelektüel düzeyi de gözler önüne seriyor. 
Popülizm olgusu çoğunlukla Avrupa merkezli bir fenomen olarak incelenmiş, Latin Amerika deneyimlerinden dahi sınırlı biçimde beslenmiş bir kuramsal çerçevede anlaşılmaya çalışılmıştır. Oysa popülizmin temel dinamikleri -halk ile seçkinler arasındaki gerilim, lider-karizmatik figür ilişkisinin kurucu rolü, siyasi meşruiyetin retorik üzerinden yeniden inşası- Ortadoğu gibi siyasi istikrarı kırılgan, kimliklerin çok katmanlı ve otorite yapılarının tarihsel olarak çeşitlenmiş olduğu bölgelerde çok daha keskin biçimde ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla popülizmin, Ortadoğu’da yalnızca bir siyasal strateji ya da kampanya söylemi değil; aynı zamanda toplumsal yapının sürekliliğiyle iç içe geçmiş bir gerçeklik olduğu görülmektedir. 
Akademinin asli sorumluluklarından biri, düşünsel konfor alanlarını terk ederek yeni sorular sormaktır. Doğu ve Batı Arasında Ötekilik: Ortadoğu’da Popülizm, tam da bu sorumluluğun bilinciyle, yalnızca cevaplar sunmakla kalmayıp yeni tartışmaların da kapısını aralamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133542</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7010421a-838d-48a4-ae0d-c5646f5c3993.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderha: Kadim Zamanlardan Günümüze Sevdiğimiz Ejderhalar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sanatın ve edebiyatın odağında efsanevî bir simge: Ejderha Sevin Okyay ile Arzu Taşçıoğlu’nun ortak imzasını taşıyan Ejderha: Kadim Zamanlardan Günümüze Sevdiğimiz Ejderhalar, kimi kültürlerde dehşet kimilerindeyse bereket saçtığına inanılan ejderhaların binlerce yıllık efsanesine ışık tutan, kapsamlı bir kılavuz. Tarih boyunca sayısız mite konu olan ejderhaların farklı toplumlar üzerindeki yansımalarını mitoloji, sanat ve edebiyat üçgeninde ele alan eser, asırlardır güncelliğinden hiçbir şey yitirmemiş bu kudretli yaratıkların gizemli dünyasına doğru büyüleyici bir serüven vadediyor. Ehil ellerde tılsımlı sözcüklerle yeniden hayat bulan ejderhaların hiç bitmeyen hikâyesini anlatan kitap, antik gravürlerden çağdaş illüstrasyonlara uzanan göz alıcı resimler eşliğinde Doğu ve Batı sanatı arasında efsunlu bir köprü kuruyor. Ejderha... Uğuru uğursuzlukla, bolluğu kıtlıkla çarpıştırmayı başaran bu efsanevî yaratık; kâh yedi başlı bir canavar, kâh etrafa iyilik saçan kutsal bir varlık olarak kolektif hafızamızın hem en ürkütücü hem de en hayranlık uyandırıcı figürleri arasında yer alıyor. Peki, ejderhaların insanlık tarihi için taşıdığı manevi değerin ardında hangi sırlar yatıyor? Okurları, ağzından ateş püskürten bir ejderhanın sırtında görkemli bir yolculuğa davet eden kitap, Sümer mitlerinden Yunan destanlarına, Çin’in bilge ejderhalarından İskandinav sagalarına, Anadolu menkıbelerinden modern edebiyatın unutulmaz ejderlerine kadar geniş bir panorama sunuyor. Okyay’ın tarihsel ve kültürel yorumlarıyla derinleşen bu yolculuk, Taşçıoğlu’nun ejderhaları kendi dillerinden konuşturan oyunbaz anlatılarıyla iyice alevleniyor. İkili, ejderhanın sadece dehşet uyandıran bir yaratık değil, aynı zamanda bilgeliğin ve yeniden doğuşun simgesi olduğunu da gözler önüne seriyor. Mitoloji ve fantastik edebiyat tutkunları için zengin bir başvuru kaynağı olan Ejderha: Kadim Zamanlardan Günümüze Sevdiğimiz Ejderhalar, özel sayfa tasarımı ve ciltli baskısıyla öne çıkan nadide bir koleksiyon parçası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133544</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fdb45ce-9745-4d0e-9b04-2dc8909ce60b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yerdeniz Büyücüsü</image:title>
            <image:caption>Ursula K. Le Guin’in yayımlandığı bütün dillerde çok sevilen ve hiç eskimeyen romanı Yerdeniz Büyücüsü etkileyici görsellerle çizgi roman olarak yeniden hayat buldu. 
 
Yerdeniz’deki en büyük büyücüydü Ged, ama gençliğinde pervasız Çevik Atmaca diye biliniyordu. Güce ve bilgiye duyduğu açlıkla, uzun zamandır korunan sırların peşine düşmüş ve yeryüzüne korkunç bir gölge salıvermişti. Bu kitap, onun sınanmasının hikâyesi – gücün kudretli kelimelerine hükmetmekte ustalaşmasının, kadim bir ejderhayı dize getirmesinin ve dengeyi yeniden kurmak için ölümün eşiğini geçmesinin hikâyesi. 
 
Edebiyatın sinemaya ya da çizgi romana uyarlanmasına her zaman biraz kuşkuyla bakarız. Bizim hayal ettiğimiz dünyayla rekabet edemeyeceğini düşünürüz. Ama çizer Fred Fordham cesur bir yaklaşımla Yerdeniz dünyasını başka bir boyuta taşıyor ve Le Guin’in klasik başyapıtına hem yazarın hayranları hem de yeni okurları için farklı bir perspektif getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133546</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e59bcd2-c1eb-4f0a-85bf-e689222a1166.jpg</image:loc>
            <image:title>İş Hayatı ve Yöneticilikte EQ</image:title>
            <image:caption>Oyuna girmek için IQ şarttır. EQ ise sizi oyunda tutar. Bilişsel zekâ sizi okuldan mezun eder duygusal zekâ ise hayattan... Fatih Poçan, bu kitabında duygusal zekâyı ve duygusal zekânın, iş hayatı ve yöneticilikte uygulanmasını ele alıyor. Duygusal zekâya sahip bireyler, alışılagelmiş şekilde davranmak yerine, bilişsel zekâ ve düşüncelerini olumlu duygularla besleyerek söz ve davranışlarını daha bilinçli ve hedefe yönelik sarf edebiliyorlar. Bu kişiler, pek çok nedenden – ama en önemlisi, sayısız uyaranın hâkim olduğu modern çağın yarattığı tatminsizlik ve bezginlikten – dolayı biraz gergin biraz mutsuz olan kişilerle bile ilişkilerini eşsiz kılabiliyor, bir sihirbaz gibi onların duygularını pozitif yönde etkileyebiliyorlar. • İnsanın ruh hâli kısa sürede daha iyiye evrilebiliyorsa bunu, yönetsel dünyada da başarmak mümkün mü? • Sahip olduğumuz bilişsel zekâ, yetkinlik ve yeteneklerle duygularımızı iş hayatında nasıl ahenkli kullanabiliriz? Kitapta, kimi zaman yaşanmış kimi zaman da öyküleştirilmiş örnek olaylarla duygusal zekânın, etkili liderlik, iş tatmini, kurum sadakati ve yüksek verimle bağlantısı tartışılmaz biçimde ortaya konuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133547</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a76d1d7d-ce5d-4d6e-b602-c0bdefda9b8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeytanlar</image:title>
            <image:caption>“Şeytani bir hikâye, habis bir cazibe.” –Pierce Brown
 
“Kanlı, zarif ve inanılmaz büyüleyici.” –Hildur Knútsdóttir
 
Kutsal işler bazen kutsal olmayan eylemler gerektirir.
 
Diaz Birader kendisine büyük övgüler ve önemli görevler verileceğinden emin bir şekilde Kutsal Şehir’e çağrıldığında hiç beklemediği bir ortamla karşılaşır. Yeni cemaati, tövbekâr olmayan katillerden, korkunç büyülerin uygulayıcılarından ve düpedüz canavarlardan oluşmaktadır. Üstelik verilen görev de, doğru görünen bir amacı gerçekleştirmek için hepsinin kanlı işler yapmasını gerektiriyordur.
Elfler sınırda pusuya yatmış, ete aç; açgözlü yöneticiler ise yalnızca kendi hırsları ve konforlarıyla ilgileniyor. Önünde cehennem gibi bir yolculuk uzanırken, Diaz Birader’in yanında Şeytanların bulunması en büyük şansı!
 
“Lezzetli derecede kötücül, şaşırtıcı biçimde dokunaklı. Karizmatik bir vampir, ölümsüz bir şövalye, baş edilmez bir kütüphaneci ve fantastik edebiyattaki en azgın, en ölümcül, en eğlenceli kurtkadın ekiplerindeki sefil bir hırsızı imparatorluk tahtına taşımak için el ele veriyor. Abercrombie’nin bugüne kadarki en iyi işi. Dikkat edin!”
–Christopher Buehlman
 
“Şeytanlar inanılmaz eğlenceli, inanılmaz aksiyon dolu ve sonunda inanılmaz derecede dokunaklı bir kitap. Beni yerle bir etti.”
–Tamsyn Muir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133548</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07e30725-ca4d-4103-8eb5-ce0c01af19a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Hasta Eşya Şifacısı</image:title>
            <image:caption>“Biz birbirine âşık iki ruh… Zaman araya girdiği için utanıp geri çekildi.”
 
Eşyaların ruhu olduğuna inanan ve bulduğu eski eşyaların sahipleriyle yürek diliyle hasbıhal edebilen Azat kendisini “Hasta Eşya Şifacısı” olarak tanımlamaktadır. Genç adamın hayatı bir gün yine eskiciden aldığı antika çerçevenin içindeki siyah beyaz bir fotoğrafla altüst olur. 1942 yılının İstanbul’undan bakan Levida’nın gözleri, aradaki yetmiş yıllık zaman perdesini aralar; bakışları Azat’ın kalbine dokunur. Ve bu dokunuş, zamanın ötesinde, zamana inat bir aşka dönüşür.
 
Elinde yalnızca bir isim ve bir tarih ile aşkının peşine düşen Azat’ın bu yolculuğu onu 1940’ların İstanbul’unda, zengin bir Yahudi ailesinin Varlık Vergisi yüzünden savrulduğu ateşin tam ortasına çeker. Bu ateşin harının kendisine de dokunacağından habersizdir Azat.
 
İki zamanın, iki kaderin birbiriyle buluştuğu bu roman, kaybolmuş hayatların izinde yürüyor ve aşkın, kaybın, eşyaların hafızasında gizlenen sırları anlatıyor.
 
Yazar Serhat Güven Hasta Eşya Şifacısı’nda, okuru zamanın sınırlarını aşan unutulmaz bir hikâyeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133549</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e7f2b96-b00e-4ede-8f50-4717d6d736c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Walter Benjamin’in Pasajlar’ında Gezintiler</image:title>
            <image:caption>Benjamin’in Pasajlar Projesi’nin önemli başvuru kaynaklarından biri olmasının nedeni yazılma ve basılma serüveni kadar yazarın değindiği düşünsel izleklerin halen geçerliliğini korumasıdır. 19. Yüzyıl, yaşanan çokboyutlu hareketliliğin yanı sıra görme/görülme ve gösterme aygıt ve rejimlerinin tartışılmasıyla da bugünün öncülü kimi deneyimleri içeren bir zaman dilimidir. Yazınsal pasajlardan oluşan metnin ele aldığı ana konulardan pasajlar, yapımından gündelik hayattaki kullanımına dek varlıklarıyla yaşanan güne dair sırlar, sözler ve sesler fısıldar. Benjamin tüm pasajların kapısını âdeta bizler için aralık bırakır.
 
Yazarın tarih, sanat, edebiyat, kültür ve kent ile birlikte modernleşmeye odaklanarak yeni olanla karşılaşmanın yarattığı değişim ve etkileri tartıştığı Pasajlar’dan ilham alan bu derleme, yapıtta literatürler arası patikalar açmayı deniyor. “Walter Benjamin’in Pasajlar’ında Gezintiler”, meraklı okurları modernleşme, Paris pasajları, Beyoğlu pasajları ve heterotopya, Fourier ve ütopya, Haussmann’ın Paris’e müdahaleleri ve barikatlar, Edgar Allan Poe ve dedektiflik hikâyelerinin tekinsiz kent yaşamında yerini alması, Baudelaire, alegori, gece hayatı, kentin sokakları, flâneur gibi birçok kavram, kişi, durum ve deneyim üzerinden zamanı geçmeyen bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133550</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8f8c1ed-9a85-427a-9285-319dea0680bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Durdurulamayan İnsanlık 3</image:title>
            <image:caption>Farklı olmaktan korkar mısınız?
Veya size hiç benzemeyen insanlarla arkadaş olabilir misiniz?
Peki, tarih boyunca neden bu kadar çok savaş çıktı?


Bu kitap, tüm bu soruların yanıtlarını bulabilmek ve insanların işbirliği yapabildiğinde neler olabildiğini anlayabilmek için sizi devasa imparatorlukların kalbine doğru bir yolculuğa çıkarıyor.  Fillerle gidilen savaşalara şahit olmaya, taşlara dua eden, hatta kahvaltıda çürük balık yiyen insanlarla tanışmaya hazır olun! Antik Kartaca’nın cümbüşlü pazarından Büyük Moğol Hanı’nın görkemli sarayına uzanan bu macerada, bir zamanlar azılı düşman olanların nasıl sonradan dost olabildiğini, paranın dünyayı nasıl değiştirdiğini, farklı halkların tanrılar, hayaletler ve şeytanlar hakkında neler düşündüğünü öğreneceksiniz.


Dünyanın en çok okunan serilerinden Durdurulamayan İnsanlık’ın üçüncü kitabı Düşmanlar Nasıl Dost Oldu Yuval Noah Harari’nin sürükleyici ve eşsiz anlatımıyla karşınızda. İnsanların ve dünyamızın niçin hiçbir zaman aynı kalamadığını merak eden tüm okurlar için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133551</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23df4e6e-2fbc-4ec5-9ccc-602ba0b28153.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurt Adına (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>EFSANELER DER Kİ:
İKİ KIZ ÇOCUĞU DOĞAR;
BİRİ TAHT, DİĞERİ KURT ADINA.
 
Yüzyıllar sonra ilk kez dünyaya gelen “İkinci Kız Çocuğu” Red, ne taht ne de özgürlük için doğmuştu. Efsanenin büyüsüyle mühürlenen kaderi, daha ilk nefesinde yazılmıştı: Tutsak tanrıları geri getirmesi için Kurt adına kurban edilmeliydi.
Ancak Yabanorman’ın çağrısı kanında yankılanı­yordu. İçinde filizlenen karanlık güç ormanın fısıl­tılarıyla birlikte büyüyor, Red’in geçmişi ve geleceği arasındaki sınırlar belirsizleşmeye başlıyordu. Peki ya efsaneler yanlışsa? Ya Kurt, bir avcı değil de yal­nızca bir başka kurbansa?
“Kırmızı Başlıklı Kız’ın, tüyler ürpertici güzellikteki yeniden anlatımı. Karanlık, duygusal ve aksiyon dolu; Whitten’ın çıkış romanı okurlarına büyüleyici bir hikâye sunuyor.”
—LIBRARY JOURNAL
“Ürkütücü, iliklerine kadar doğayla iç içe ve kadim büyüyle dolu. Hannah Whitten kesinlikle okunması gereken bir yazar.” —ANNA BRIGHT
 
“Whitten, bu etkileyici çıkış romanında yan karakterleri bile eski dostlarınız gibi görebileceğiniz bir hikâye anlatıyor. Kırmızı Başlıklı Kız ile Güzel ve Çirkin’i ustalıkla harmanlayan bu masal; görev, aşk ve kaybın sınırlarını keşfeden, elden bırakılması imkânsız bir anlatı. Fantastik edebiyatın mutlaka okunması gereken yeni seslerinden, ustaca bir çıkış romanı.” —KIRKUS
 
“Zekice kurgulanmış, karanlık bir fantastik roman. Bayıldım! Kurulan evren, karakterler, anlatanın zarifliği ve güzelliği… Her şey beni büyüledi.” —JODI PICOULT
“Keskin ve etkileyici bir üslupla yazılmış Kurt Adına, karanlık ve derin ormanlarda geçen görkemli bir yolculuk. Büyüleyici bir çıkış romanı.” —ERIN CRAIG
 
“Whitten; Kırmızı Başlıklı Kız, Güzel ve Çirkin, Pamuk Prenses gibi masallardan aldığı unsurları ustalıkla harmanlarken tamamen kendine ait bir hikâye yaratıyor. Sürükleyici üslubu ve korku unsurlarıyla bu eser kesinlikle büyüleyici.” —PUBLISHERS WEEKLY
 
Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133552</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5394186-b959-40b2-862c-d7b0a2b642b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Taht Adına (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>EFSANELER DER Kİ:
İKİ KIZ ÇOCUĞU DOĞAR;
BİRİ TAHT, DİĞERİ KURT ADINA.
 
Red ve Kurt, Beş Kral’ın yarattığı tehdidi nihayet kontrol altına alsalar da bunun bedeli çok ağır ol­muştu. Red’in biricik kız kardeşi, İlk Kız Çocuğu Neve’in kaderi artık Gölge Topraklar’a bağlıydı. Yaşadıkları dünyanın tersine dönmüş bir yansıması olan bu diyar, efsanelerdeki gaddar tanrıların yüz­yıllardır hapsedildiği yerdi. Beş Kral ise bu krallı­ğın kontrolünü yavaş yavaş ele geçiriyordu.
Neve’in bir daha asla konuşmak istemediği bir müttefiki vardı: Düşmüş Kral Solmir. Solmir ise Gölge Topraklar’ı yok etmeyi istiyor ve Neve’e yar­dım etmenin bunun anahtarı olduğuna inanıyordu. Ancak bunu başarmak için tehlikelerle dolu Gölge Topraklar’da yolculuk etmeleri, gizemli Kalp Ağa­cı’nı bulmaları ve tanrıların karanlık, çarpık güçle­rini ele geçirmeleri gerekiyordu.
Efsaneye son noktayı koyarken Red ve Neve son kez büyük bir maceraya atılacak, ölüm yaşam ara­sındaki ince çizgide kaderlerini sınayacaklardı.
 
“Whitten klasik masalları ustalıkla yeniden yorumlarken, hikâye boyunca okuru diken üstünde tutmayı başarıyor.”
—BOOKLIST
 
Güzel ve Çirkin, bu etkileyici ve karanlık dünyada yeniden kurgulanıyor. Naomi Novik tarzı masalsı anlatılardan hoşlanan okurlar için harika bir kurgu.”
—BUZZFEED BOOKS
 
“Whitten’ın kurduğu masalsı dünya, bu kitapta da güçlü bir biçimde varlığını sürdürüyor. Aksiyon ve sürprizlerle dolu olay örgüsü, yazarın zarifçe dokuduğu bir hikâyeye dönüşmüş. Gerçekten de seriye yakışır bir final.”
—PUBLISHERS WEEKLY
 
“Nefes kesici bir final. Birbirinden farklı biçimlerdeki sevgiyi ustaca dengeleyen Taht Adına, yalnızca Kurt Adına ile başlayan hikâyenin tatmin edici bir sonu değil; aynı zamanda elimizden gelenin en iyisini yaparak, sevdiklerimizle birlikte bir gelecek kurmaya çalışmamız gerektiğini hatırlatan hüzünlü bir masal.”
—PASTE MAGAZINE
 
“Aksiyonun hiç eksilmediği, sarsıcı bir final… Taht Adına, seriyi unutulmaz bir şekilde noktalıyor.”
—BRITISH FANTASY SOCIETY
 
Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133553</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/562f6ea0-99a1-41c3-a17e-87dd7f85eb73.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Annem Bir Cadı</image:title>
            <image:caption>Çoğu yetimhane korkunçtur. Ama Earwig için işler öyle değil. St. Morwald Yetimhanesi’nde herkese sözünü geçirir, istediğini yaptırır ve keyfine bakar!
Ama gün gelir, tuhaf mı tuhaf cadı Bella Yaga tarafından evlat edinilir. Bella Yaga kötülüğüyle ünlüdür ve Earwig’i yalnızca hizmetçisi yapmak ister. Üstelik ona Mandrake ve konuşan kara kedi Thomas eşlik eder.
 
Ama cadının bilmediği bir şey vardır: Earwig’in yetenekleri, zekâsı ve sürprizlerle dolu planı!
 
Diana Wynne Jones’tan kahkaha, sihir ve macera dolu bir hikâye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133554</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d71fd7ba-c5e1-40fd-9608-31669743dfd2.jpg</image:loc>
            <image:title>Limoni Ölüm - Dedektif Kadınlar- 2</image:title>
            <image:caption>Medcezir Dedektiflik Bürosu yeniden iş başında! 
Bir cinayet. 
Ardından bir cinayet daha. 
Medya sektöründe kariyer basamaklarını hızla ve hırsla tırmanırken dibe vuran genç bir kadın. 
Karısına sırılsıklam âşık görünen ama aslında bambaşka bir yüzü olan bir adam. 
Bir tarikat. 
En sonunda geriye kalan acılı iki aile... 
“Hafiye Kadınlar” serisinin ilk kitabı Çok Şekerli Ölüm’de tanıştığımız Meral ve Zeynep’in yolları bir cinayetle daha kesişiyor. Bu kez Sertaç ile Metin’in inişler ve çıkışlarla dolu evliliğinin izinde, İstanbul’dan Kanada’ya ve dinî bir cemaate uzanan bir sırrın peşine düşüyorlar. İstanbul kazan, onlar kepçe misali, bu kadim şehrin dört bir yanında dolaşıp bir cinayeti daha aydınlığa kavuşturuyorlar. 
Limoni Ölüm aşk ve ihanetle sarmalanmış, misyonerlerin dünyasına ayna tutan, elinizden bırakmak istemeyeceğiniz bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133555</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acb57218-135a-4ad8-93dd-aa7696adc7c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikaru’nun Veda Ettiği Yaz 4</image:title>
            <image:caption>Küçük bir köyde yaşayan Yoshiki ve Hikaru birlikte büyümüş, yaşıt iki arkadaştır… 
Yoshiki, eski Hikaru&apos;yu düşünüp geçmişi sorgulamak yerine yanında olan &quot;Hikaru&quot; ile dostluğunu sürdürmeye karar verir. Arkadaşına ne olduğunu anlamak için &quot;Yüce Nounuki&quot; efsanesini ve yaşadıkları yerin hikâyesini araştırmaya başlar. 
 
Yoshiki ve Hikaru yeni bilgilerin peşinde koşarken köydeki olaylar hız kesmeden devam eder. Hikaru&apos;daki değişimi fark eden insanlar onu uzaktan takip etmeye başlar. 
 
Kitabın sonunda okuldaki arkadaş grubunun başına gelen sıcacık bir hikâye de sizleri bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133556</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6dbb13f4-ad50-4a34-b4b7-cbd4c3112752.jpg</image:loc>
            <image:title>Paranın Dijitalleşmesi Ve Merkez Bankası Dijital Parası (CBDC)</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
      1. GİRİŞ 
 
      2. PARA KAVRAMI VE PARANIN TÜRLERİ 
 
      3.DİJİTALLEŞEN PARA VE MERKEZ BANKASI DİJİTAL PARASI (CBDC) 
 
      4. MERKEZ BANKASI DİJİTAL PARASI (CBDC) UYGULAMASININ EKONOMİK      
 
          VE EKONOMİ POLİTİKALARI ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ 
 
      5. DEĞERLENDİRME</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133557</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0c4f27e-625d-42ae-8b36-81749d96867b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tokyo Uzaylıları 1</image:title>
            <image:caption>Sıradan bir lise öğrencisi olan Gunji Akira’nın hayatı, okuldan dönerken bindiği trende bir anda altüst olur. Sırtından dokungaçlar çıkan yaşlı bir kadın tarafından kaçırılır ve kadının aslında Kunekune Gezegeni’ninden gelen bir uzaylı olduğu anlaşılır! Şaşkınlık içindeki Akira’nın imdadına yetişense, sınıf arkadaşı Tenkuubashi Shou’dur..?! 
Tokyo’da geçen, 
Dünyalılarla Uzaylıların maceralı etkileşimini konu alan heyecan dolu bir uzay aksiyonu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133558</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5510e7d-aa7a-4f11-ade4-aefe9f9f37f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yulu’nun Gizemli Tuvali</image:title>
            <image:caption>Yulu, fırçayı eline aldığında bir hayali vardı: Kendisinin en saf, en doğru yansımasını tuvale dökmek. 
Ama gizemli tuvali, çizdiği her resmi usulca silip kaybettiriyordu... 
Her kaybolan resimde Yulu, bir daha başlıyordu, bir daha umut ediyordu, bir daha seviyordu. 
Çünkü bazen gerçek kimliğimizi, vazgeçmeden aradığımızda buluruz. 
Usta yazar Cao Wenxuan’dan sabrın, sevginin ve içsel yolculuğun dokunaklı bir hikâyesi. 
Suzy Lee’nin büyüleyici çizimleriyle, küçük bir kızın kalpten gelen direncine tanıklık edeceksiniz. 
Andersen Ödüllü yazar ile çizerden, duygusal ve ilham verici bir yolculuk.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133559</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f648e1fe-9512-4a75-a6a7-64e3e7eba72e.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygusal Zorbalık: “Senin İyiliğin İçin Söylüyorum”</image:title>
            <image:caption>“Kimse kendi zincirlerini sevmez, ama onlar› takanlar› sever.” 
- Friedrich Nietzsche 
 
Ya avuçlarımın arasında tuttuğum o sımsıcak el yalansa! 
 
Ya sırtımı dayadığım bu dağ gibi dostluk bir planın parçasıysa! 
 
Ya benimle kurduğu bu yakınlık kazanmak istediği bir oyunun stratejisinden ibaretse! 
 
Ya beni sevdiği için değil de işine yaradığım için yanımdaysa! 
 
Ya ben sevgiyle, aşkla ve dostlukla istismar ediliyorsam! 
 
Bu acı deneyimlerin başıma gelme ihtimali mi var mı?  
 
Tabii ki var.  
 
Her an ihanete uğrama ihtimalimiz var. Her an her şey olabilir. Güvendiğimiz dağlara karlar yağabilir, bıçak en yakınımızın elinde duruyor olabilir, tutunduğumuz dallar çat diye kırılıverebilir. 
 
Bu kitap, bir varoluş savaşına dönüşen “ötekini” yenme, alt etme, geçme ve böylece yaşamda kendine bir yer açıp hayatta kalma savaşını tüm yönleriyle masaya yatırıyor. Modern hayatın şefkat kisvesi altında gizlenen zorbalıklarını, dijital komşulardan tüketim tuzaklarına, başarı baskısından “Sen özelsin!” illüzyonuna kadar inceliyor. Bu kitap, size duygusal zorbalıktan kurtulmanın yollarını göstererek kaygılardan arınmış, özgür ve üretken bir hayat vaat ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133560</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a915c99-3697-46b1-8307-59f17749c5d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Post-Uluslararası Güvenlik Dönemi: Tehditler, Aktörler, Çözümler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
·         MODERN DEVLET GÜVENLİĞİNE YÖNELİK TEHDİTLER VE STRATEJİLER 
 
·         CLAUSEWİTZ’İN SAVAŞ KURAMI ÇERÇEVESİNDE ULUSAL GÜVENLİK VE ULUSLARARASI GÜVENLİK İLİŞKİSİNİN ANALİZİ 
·         SİYONİST SALDIRGANLIĞIN İSRAİL&apos;İN ONTOLOJİK GÜVENLİK ALGISINDAKİ HÂKİMİYETİNİN ARKA PLANI 
·         BELİRSİZLİĞİN GÖLGESİNDE İSRAİL’İN NÜKLEER SİLAH PROGRAMI 
·         ULUSLARARASI GÜVENLİKTE DERİNLEŞEN SİBER ALAN: JEOPOLİTİK DÜZEYE ETKİ 
·         JEOPOLİTİK RİSKLERİN EKONOMİK GÜVENLİK VE ULUSLARARASI TİCARET ÜZERİNDEKİ ETKİSİ: RUSYA UKRAYNA SAVAŞI VE AVRUPA BİRLİĞİ PERSPEKTİFİ 
·         ULUSLARARASI GÜVENLİK AÇISINDAN İÇ-DIŞ POLİTİKA İLİŞKİSİ: TÜRKİYE’NİN ULUSAL GÜVENLİK ANLAYIŞI OLARAK “YURTTA BARIŞ, DÜNYADA BARIŞ” DÜSTURU 
·         PANDEMİLER VE ULUSLARARASI GÜVENLİK: COVID 19’UN KOLEKTİF MİLLİYETÇİLİK VE ULUS DEVLET ÜZERİNDEKİ DÖNÜŞTÜRÜCÜ ETKİSİ 
 
 
 
·         EKOLOJİK GÜVENLİĞE İRONİK BİR YOLCULUK: GO! EKO-DİKTATÖRLÜK ÖNCE YERYÜZÜ, SONRA İNSAN ROMANI 
·         GASTRO-GÜVENLİK: TEHDİTLER, AKTÖRLER, ÇÖZÜMLER 
·         ULUSLARARASI GÜVENLİKTE LİDERLİK DİPLOMASİSİNİN ROLÜ: RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI ÖZELİNDE RECEP TAYYİP ERDOĞAN 
·         ENERJİ DÖNÜŞÜMÜ VE YEŞİL SAVAŞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133561</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ba1ae98-790b-4551-926b-88a10d1b0a25.jpg</image:loc>
            <image:title>Örgütsel Davranış: Modern Yaklaşımlar Ve Zıt Kutuplar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BÖLÜM 1 İŞ TAŞMASI (JOB CREEP) 
 
BÖLÜM 2 VİCDANİ ZEKÂ 
 
BÖLÜM 3 İMPOSTER SENDROMU 
 
BÖLÜM 4 SOSYOTELİZM 
 
BÖLÜM 5 İŞ MERKEZLİLİĞİ 
 
BÖLÜM 6 KARİYER MEMNUNİYETİ 
 
BÖLÜM 7 SANAL DIŞLANMA 
 
BÖLÜM 8 LEAVİSM 
 
 
 
 
BÖLÜM 9 KORKU İKLİMİ 
 
BÖLÜM 10 İŞ GÜVENCESİZLİĞİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133562</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32c104ee-c63e-45e0-8fbc-f334e0930c59.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygulamalı Frekans, Zaman Ve Kantil Yöntemleri</image:title>
            <image:caption>·         İçindekiler : 
 
·         Quantile on Quantile Regression (QQR) ve Quantile Regression (QR) 
·         Cross-Quantile Regression (CQR) ve Modified Quantile Regression (MQR) 
·         Multivariate Quantile on Quantile Regression (MQQR) 
·         Multivariate Quantile-on-Quantile Regression (m-QQR) 
·         Cross-Quantilogram (CQ) ve Partial Cross-Quantilogram (PCQ) 
·         Quantile Coherency (QC) 
·         Quantile Augmented Dickey-Fuller (QADF), Quantile Phillips-Perron (QPP) ve Quantile Kwiatkowski-Phillips-Schmidt-Shin (QKPSS) 
·         Quantile Pesaran-Shin-Smith (QPSS) Bounds Testi 
·         Nonparametric Causality-in-Quantiles (NCiQ) 
·         Quantile-on-Quantile Granger Causality (QQGC) 
·         Kernel-Based Regularized Least Squares (KRLS) 
·         Quantile-on-Quantile Kernel-Based Regularized Least Squares (QQKRLS) 
·         Kernel Regularized Quantile Regression (KRQR) 
·         Quantile-on-Quantile Autoregressive Distributed Lag (QQARDL) 
·         Quantile Connectedness (QCON) 
·         Quantile Frequency Connectednes (QFCON) 
·         Quantile on Quantile Connectednes (QQCON) 
·         Wavelet Quantile Correlation (WQC) 
·         Wavelet Quantile Regression (WQR) 
·         Wavelet Nonparametric Quantile Causality (WNQC) 
·         Wavelet Kernel-Based Regularized Least Squares (WKRLS) 
·         Wavelet Power Spectrum (WPS) 
·         Wavelet Coherence (WTC) ve Partial Wavelet Coherence (PWC) 
·         Vector Wavelet Coherence (VWC) 
·         Wavelet Local Multiple Correlation (WLMC) 
·         Wavelet Quantile-on-Quantile Regression (WQQR) 
·         Modified Wavelet Quantile on Quantile Regression (MWQQR) 
·         Wavelet Quantile Granger Causality (WQGC) 
·         Wavelet Cross-Quantile Correlation (WCQC) ve Partial Wavelet Cross-Quantile Correlation (PWCQC) 
·         Wavelet Quantile-on-Quantile Granger Causality (WQQGC) 
·         Wavelet Quantile Phillips-Perron (WQPP) 
·         Wavelet Broock-Dechert-Scheinkman (WBDS) 
·         Wavelet Zivot-Andrews (WZA) 
·         Wavelet Granger Causality (WGC) 
·         Time-Varying Quantile Regression (TVQR) 
·         Rolling Windows Quantile Augmented Dickey-Fuller (RWQADF) ve Rolling Windows Quantile Phillips-Perron (RWQPP) 
·         Rolling Window Quantile Correlation (RWQC), Partial Rolling Window Quantile Correlation (PRWQC) ve Quantile Dynamic Conditional Correlation-Generalized Autoregressive Conditional Heteroskedasticity (QDCC-GARCH) 
·         Time-Varying Nonparametric Quantile Causality (TVNQC) ve Rolling Windows Nonparametric Causality-in-Quantiles (RWNCQ) 
·         Non-Parametric Rolling Window Correlation (NPRWC) 
·         Rolling-Window Wavelet Correlation (RWWC) 
·         Rolling Window Wavelet Quantile Correlation (RWWQC) 
·         Rolling Windows Wavelet Quantile Granger Causality (RWWQGC) 
·         Dynamic Autoregressive Distributed Lag (DARDL) 
·         Generalized Sup Augmented Dickey-Fuller (GSADF) 
Automatic Portmanteau (AQ), Wild Bootstrap Automatic Variance Ratio (WBAVR), Dominguez Lobato (DL), Generalized Spectral (GS), Power Transformed Joint Variance Ratio (PTJVR) ve Adjusted Market Inefficiency Magnitude (AMIM)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133563</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6eb1a53a-aa4b-45fe-b5fb-ea4242e02123.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşbakışı Filistin</image:title>
            <image:caption>Filistin’in tarihsel, politik ve kültürel bağlamda nasıl gözlendiğini ele alan Kuşbakışı Filistin sergisinin kataloğu İngilizce ve Türkçe olarak yayımlandı. Editörlüğünü serginin küratörlerinden Prof. Dr. Zeynep Çelik’in üstlendiği katalog hem somut hem soyut anlamda Filistin’e havadan bakışın sonuçlarını belgeler. Kuşbakışı Filistin, ilk olarak, 11 Eylül 2021 – 15 Ocak 2022 tarihleri arasında Ramallah’taki A.M. Qattan Vakfı&apos;nda sergilenmişti. 
Sergiyi ve kataloğu taze bir bakış açısıyla tanıtmak amacıyla Ortadoğu tarihçisi Prof. Dr. Rashid Khalidi bir konuşma yapacaktır. Khalidi, serginin ve kitabın Filistin’in tarihi derinliğini ortaya çıkardığını ve topraksız bir halk için halksız bir toprak inancını çürüttüğünü ileri sürüyor. Khalidi’nin kendi ifadesiyle, bilinçli hafıza kaybı, tarihin ve bağlamın belli bir amaçla silinmesi, saptırmalar, yerleşimci sömürgeciliğin kronik, vazgeçilmez özelliğidir. Bir halkın kendi ülkesi üzerindeki hakkını yok etmenin en kesin yolu, o toprakla arasındaki tarihsel bağı inkâr etmektir. Buradaki görseller ve metinler, bu hafıza kaybına, bu silme eylemine ve bu saptırmalara karşı durmaktadır. 
Sergi ve katalogda Ortadoğu’daki şiddet, savaş teknolojilerindeki yükseliş ve Gazze’de devam eden yıkım ele alınıyor. Belgeler, fotoğraf albümler, haritalar, mektuplar, videolar ve sanat işlerinden oluşan seçki, havadan bakışın gözetim aracı olarak nasıl kullanıldığını ve Filistin tarihini nasıl yorumladığını inceliyor. ANAMED’de ele alındığı şekliyle sergi, son dönemdeki soykırımı da göz önünde tutarak tarihsel süreci tekrar değerlendiriyor. Yazid Anani, Zeinab Azarbadegan, Zeynep Çelik ve Salim Tamari’nin küratörlüğünü, Asma’ Al-Mozayen’in asistan küratörlüğünü üstlendiği Kuşbakışı Filistin sergisi, 25 Ocak 2026’ya dek ANAMED’de ziyaret edilebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133564</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b5bf49c-30de-4efd-bb45-b59b5712f35b.jpg</image:loc>
            <image:title>Palestine From Above</image:title>
            <image:caption>The catalogue accompanying Palestine From Above, an exhibition that examines how Palestine was perceived in historical, political, and cultural contexts, is published in Turkish and English. Edited by one of the curators, Prof. Dr. Zeynep Çelik, it documents the aerial gaze in concrete and abstract terms. Palestine from Above was first displayed at the A.M. Qattan Foundation in Ramallah, from 11th September 2021 to 21th January 2022. 
 
To cast a fresh look at the exhibition and the catalogue, Middle East historian Prof. Dr. Rashid Khalidi will deliver a speech. Khalidi argues that the exhibition and the book reveal the historical depth of Palestine and deconstruct the belief in a land without a people for a people without a land. In his own words, this willed amnesia, this purposeful erasure of history and context, these distortions, are a chronic, necessary feature of settler colonialism; the surest way to eradicate a people’s right to their land is to deny their historical connection to it. The images and texts presented here seek to counter this amnesia, this erasure, and these distortions. 
 
The exhibition and the catalogue address the violence in the Middle East, the rise of war technologies, and the ongoing destruction in Gaza. Archival documents, photo albums, maps, letters, videos, and artworks reveal how the aerial gaze was used as a tool of surveillance and how it manipulated Palestinian history. The reiteration at ANAMED revisits the historical process in light of the recent genocide. Curated by Yazid Anani, Zeinab Azarbadegan, Zeynep Çelik, and Salim Tamari, with Asma&apos; Al-Mozayen as assistant curator, Palestine From Above will be on view at ANAMED until January 25, 2026.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133565</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7f59f53-ba06-4fd5-85db-c66482aa3969.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaz Tatili</image:title>
            <image:caption>Tatiller salyangoz şeklindeydi sanki. Ev merkezde bir yerdeydi ve ben en uzak noktaya gidebilmek için her defasında daha büyük bir daire çiziyordum. Sonra bir gün, bir yaz günü oraya vardım… Oradaydım işte ama fark etmemiştim bile.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133566</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69b1f188-1459-4596-b90e-9b58a7a09566.jpg</image:loc>
            <image:title>Tasavvuf Metafiziğinde Astral Seyahat Müşahede, Keşf Ve Eşyanın Hakikati</image:title>
            <image:caption>Dijital platformlar aracılığıyla astral seyahate dair birçok veri sosyal medyada dolaşmaktadır. Bu sayede dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de de astral seyahat konusuna her geçen gün ilgi artmaktadır. Konuyu merak edip araştıran bireyler, öncelikle böyle bir fizikötesi  tecrübenin mümkün olup olmayışını merak etmektedir. Daha sonra astral seyahat tekniklerini inceleyen kimselerde “Bende yapabilirim” düşüncesi oluşmaktadır. Birçoğu astral seyahat yapmayı başaramasa da bunlardan bir kısmı bu deneyimi tecrübe etmektedir. Fakat tasavvufî açıdan bu yolun tehlike arz ettiği görülmektedir. Konuyu müşâhede yöntemi ile manevi açıdan ele alan mutasavvıflar, müşâhedenin manevi arınmayla gerçekleştiğini ve eşyanın hakikatine ulaşmak için nefsin çirkin huylardan ve perdeleyici özelliklerden arınması gerektiğini dile getirmişlerdir. Bunlardan bir kısmı “Kendi düşüncesiyle çaba sarfederek ulaşanlar” diye tabir ettikleri astral seyahat yoluyla deneyim elde etmenin sakıncalı olduğunu ifade etmişlerdir. Bu bağlamda müşâhede yöntemi önem arz etmektedir. Çalılmamız, fizikötesi deneyimin söz konusu olduğu Tasavvuf metafiziğinde müşâhede ve astral seyahati konu edinmektedir. Çalışmamızda bu iki kavram açıklanmaya ve mukayese edilmeye çalışılmıştır. Çalışmamız giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında araştırmanın konusu, gayesi, metodları ve kaynakları değerlendirilmiştir. Birinci bölümde tasavvufta müşâhede kavramı ve benzer kavramlar açıklanmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde astral seyahat konusunun tanımı, tarihsel süreci, deneysel süreci ve teknikleri ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise astral seyahat ve müşâhede kavramları amaçları, yöntemleri, zararları ve faydaları açısından mukayese edilerek derlenmeye çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133567</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7750bc9f-1060-42ce-895e-8258d5f80389.jpg</image:loc>
            <image:title>Memlükler Dönemi İslam Hukuku Ve Hukukçuları</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmanın konusu, Memlük Devleti (648–923/1250–1517) döneminde İslâm hukukunun kurumsalyapısını, mezhepsel çeşitliliğini ve dönemin özgün fıkhî tartışma zeminini bütüncül bir bakış açısıyla ele almaktır. Araştırmada, Memlük Devleti’nin siyasi ve ilmî arka planı dikkate alınarak, hukuki sistemin yalnızca teorik temelleri değil, aynı zamanda toplumsal, idarî ve kültürel yansımaları da genel hatlarıyla ortaya konmuştur. Memlükler öncesi İslâm devletlerinin fıkhî ve mezhepsel durumuna; ayrıca Hanefî, Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî mezheplerinin Memlük dönemi yargı düzenindeki temsiline ve bu mezhepler arasındaki ilişkilere yer verilmiştir. İslâmi bir lider olarak kabul edilen Sultan Baybars’ın dört mezhep uygulaması, Moğol istilaları ve Haçlı seferlerinin oluşturduğu siyasi ve sosyal ortam, dönemin fıkıh anlayışını şekillendiren önemli unsurlar arasında yer almıştır. Ayrıca Abbâsî hilâfetinin sembolik olarak yeniden ihyası, mezhep temsiliyetine dair meşruiyet zeminini güçlendirmiştir. Çalışmada, dönemin kurumsal yapısı; sultan, kâdılkudât, kadıasker, dîvânü’l-mezâlim, dârü’l-adl müftülüğü, hisbe ve beytülmâl vekilliği gibi adlî otoriteler bağlamında genel hatlarıyla değerlendirilmiş, bu yapıların hukuki ve toplumsal işlevlerine değinilmiştir. Memlük Devleti’nde hukuk eğitiminin yalnızca medreselerle sınırlı kalmadığı; camiler, hankahlar, zâviyeler ve çeşitli ilim meclisleriyle geniş bir toplumsal zemine yayıldığı vurgulanmıştır. Yönetici sınıfın ilmî faaliyetlere verdiği destek, dönemin fıkıh geleneğini ve eğitim modelini canlı tutmuş; devletin hem dinî hem de kültürel kimliğini pekiştirmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133569</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a44e9f18-5f6f-43c4-b37f-e9ab9e9984f2.jpg</image:loc>
            <image:title>İsyanın ve Felsefenin Diyalektiği</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin önde gelen nitelikli gazetecilerinden Merdan Yanardağ yine şaşırtıcı bir yapıtla karşımızda. Gazeteciliğinin yanı sıra akademik çalışmaları, siyasal ve entelektüel kimliğiyle de tanıdığımız Yanardağ, mesleği nedeniyle olsa gerek, ağır kitapları bile temposu yüksek ve akıcı bir dille kaleme alıyor. Ufuk açıcı eserler üretiyor. Elinizdeki kitap bunun en iyi örneklerinden biri. 
 
Siyaset bilimi ve sosyoloji doktoru da olan Yanardağ’ın, gazetecilik deneyiminden süzüp getirdiği ve akademik çalışmaları sırasında kaleme aldığı –ilk kez yayımlanan metinlerden oluşan– İsyanın ve Felsefenin Diyalektiği kitabı, entelektüel ve bilimsel derinliğiyle “parlak bir eser” diye nitelendirilmeyi fazlasıyla hak ediyor. 
 
Yanardağ bu çalışmasında, Türkiye solundaki “Türk olmaktan utanma” kompleksinden İran Devrimi’nden çıkarılacak derslere, sosyalist hareket ile Kemalizm ilişkisinden aydınlanma ve modernite tartışmalarına, Oryantalizmin güncelliğinden “aydın” kavramı bağlamında Mannheim ve Gramsci’ye, Althusser’in Marksizme bakışından Foucault’ya, iktidar-rıza denkleminden Gadamer ve Derrida’ya, Türkiye’de cumhuriyetçi solun kimlik sorunundan Antonio Negri’nin teoriyi yeniden kurma girişimine kadar uzanan geniş bir alanda inceleme ve çözümlemeler yapıyor. 
 
Kitap, bilgilendirici özelliğinin yanında, entelektüel ve siyasal ortamda yaşanan liberal ve postmodern zihin kirliliğine karşı teorik bir müdahale eseri olarak da okunabilir. 
Hem bu kadar ünlü, hatta “popüler” bir gazeteci olup hem de böyle bir kitap yazmak herkesin harcı değil. Okuyacak ve şaşıracaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133570</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48108e0a-dd9c-4438-aa1f-7dc26d9a94f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık Zaman Aynası</image:title>
            <image:caption>Ayna, mağaranın en eski müdavimidir. Her giren, Tanrıdibi gibi kendini bulur onda. Zamanın kilidini açan bir içgörüye dönüşür ayna; iki gözlü, çok dilli bir kılavuz gibi elinden tutar, alarga misali açılan Uçmakovası’na sürükler sizi. 
Bu yolculuk, aynaya bakmak gibidir: Her seferinde parçalanmış bir kitabın sayfasına varmak, dağılmış şirazeyi usulca yerine oturtmak, ebedi bir bütünlüğün eşiğine varmaktır. 
Gerçek mi düş mü bu yol? 
Bir samurun haykırışında, doğanın sarsılmaz sadakatinde, Kuzgun’un temkinli kanadında, dumanı pembe tüten bir köy evinde, uzayın evrenlerine takılan o akılda, lalin anlaşılmayan kelimelerinde gizlidir bu yolculuk. Her biri kırık bir aynadan yansıyan zaman parçalarıdır. 
Fatma Efe Nergiz’in kaleme aldığı Kırık Zaman Aynası’nda, insanın kendi gölgesiyle yüzleştiği o derin anlara tanık olacaksınız. Aynada kendi yansımanızla karşılaştığınızda, zamanın acısına dokunacak ve belki de bir söğüt ağacına dönüşmeyi seçeceksiniz. 
Kırık Zaman Aynası, insanın kendine bakma cesaretini anlatan şiirsel bir roman. Her sayfası, okuru kendi aynasına davet ediyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133571</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e7b1bc6-e63e-4df7-91b3-8a5278c1b1e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyada Ve Türkiye’de Konut Politikaları Ve Toki</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
BARINMA HAKKI VE SOSYAL BOYUTLARIYLA KONUT EDİNME HAKKI 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
KONUT KRİZİ VE EVSİZLİK – DÜNYADA İŞGAL EVLERİ ÖRNEĞİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
KONUT POLİTİKALARINDA DÜNYADAN ÖRNEKLER 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
TÜRKİYEDE KONUT POLİTİKALARI 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM 
TOKİ VE SOSYAL POLİTİKA OLAN KONUT HAKKININ TİCARİLEŞMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133572</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2a65636-4546-4d75-8ef0-7ff63669c242.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyuncak Mahşeri – Ciltli Özel Baskı</image:title>
            <image:caption>HER KATİLİN BİR KATİLİ VARDI. PEKİ BU KANLI SAVAŞIN KAZANANI KİM OLACAKTI? 
Bir katilin vahşetiyle mezarlığa dönen bu topraklarda ikinci bir katil ortaya çıktığı gün kasabanın kıyameti başladı. En başından beri beni suçladınız. Katil olduğumu, delirdiğimi söyleyip durdunuz. Bir kez olsun geri çekilip, kasabada olan bitene bakmadınız. Oysa kusursuz oyunumu bozmak isteyen biri daha vardı: Soytarı... Burası benim oyun evimdi. Kimse benim olana dokunamazdı. Bundan sonra ölüm ensenizde olacak. Masumların ahı hepinizin üzerine sıçrayacak. Şahit olduklarınız yüzünden cehennem sizin de adınızı fısıldayacak. Her şey sona erdiğinde günahkârların ebedi evine girecek ve Tanrı’nın sonsuz ateşinde beraber yanacağız. BU YOL, ÖLÜME GİDEN YOLDU. BU YOL, KANLIYDI. BU YOL, EN KARANLIK YOLDU VE BURASI ARTIK NE OYUNCAK MÜZESİ’YDİ NE DE ONLARIN HATIRALARIYLA KUTSANAN OYUNCAK MEZARLIĞI… ÇOK YAKINDA RAVEBELG KASABASI MAHŞER YERİNE DÖNECEKTİ. Not: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133573</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0e4aad1-0233-495b-a75e-4c0dd053aba6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruminasyon Düzeyleri Ve Sportif Etkinliklere Tutum: Psikolojik Danışman/Rehber Öğretmenler Üzerine Bir Araştırma</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
       1. ÖZET 
       2. ABSTRACT 
       3. GİRİŞ 
       4. GEREÇ VE YÖNTEM 
       5. BULGULAR 
       6. TARTIŞMA VE SONUÇ 
       7. KAYNAKLAR 
       8. EKLER 
       9. ÖZGEÇMİŞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133574</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e653ad83-bfdc-493a-805d-ef2a536b6e22.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyuncak Mahşeri</image:title>
            <image:caption>HER KATİLİN BİR KATİLİ VARDI. PEKİ BU KANLI SAVAŞIN KAZANANI KİM OLACAKTI? 
Bir katilin vahşetiyle mezarlığa dönen bu topraklarda ikinci bir katil ortaya çıktığı gün kasabanın kıyameti başladı. En başından beri beni suçladınız. Katil olduğumu, delirdiğimi söyleyip durdunuz. Bir kez olsun geri çekilip, kasabada olan bitene bakmadınız. Oysa kusursuz oyunumu bozmak isteyen biri daha vardı: Soytarı... Burası benim oyun evimdi. Kimse benim olana dokunamazdı. Bundan sonra ölüm ensenizde olacak. Masumların ahı hepinizin üzerine sıçrayacak. Şahit olduklarınız yüzünden cehennem sizin de adınızı fısıldayacak. Her şey sona erdiğinde günahkârların ebedi evine girecek ve Tanrı’nın sonsuz ateşinde beraber yanacağız. BU YOL, ÖLÜME GİDEN YOLDU. BU YOL, KANLIYDI. BU YOL, EN KARANLIK YOLDU VE BURASI ARTIK NE OYUNCAK MÜZESİ’YDİ NE DE ONLARIN HATIRALARIYLA KUTSANAN OYUNCAK MEZARLIĞI… 
ÇOK YAKINDA RAVEBELG KASABASI MAHŞER YERİNE DÖNECEKTİ. 
Not: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133575</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c578e3e-f7d8-42ce-b76a-41b975cbcfeb.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyuncak Mahşeri – Hediyeli Kutu (Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>İçindekiler: 
Oyuncak Mahşeri (Ciltli Özel Baskı) 
Özel Tasarım Defter 
Şeffaf Ayraç
Dikdörtgen Ayraç 
Poster</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133576</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f30a315e-710f-4f97-8b4a-dc1d6f5992d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Çamaşır Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Ahmet Çorumlu’nun “Çamaşır Günlüğü” adlı romanı; konusu, karakterleri, kurgusu, anlatım biçimi ile Türk edebiyatında bir yenilik sergiliyor. 
12 Eylül 1980 öncesi ve sonrası. Başrolde Pak Çamaşır Fabrikası. Bu fabrika, başlangıçta şaşalı günleri olduğu gibi çöküş sürecini de yaşadı. Peki, kimlerle nasıl oldu bu süreç? 
“Bazen gurbete yeni çıkmış delikanlılar gelirdi. Kara yağız, mahcup, diriydiler. Bakışlarıyla çevrelerini tanımaya çalışırlarken, ne söylenirse yapmaya hazır beklerlerdi. Okullar kapandıktan sonra kızlar çalışmaya gelirler, harçlıklarını çıkarırlardı. Annelerinin elinden tutmuş, erken gelişmiş kızlar gelirlerdi. Arada bir söze karışıp kendi hikâyelerini anlatırlardı. Ama sonra ne olduysa, kendilerinden öncekiler gibi, sanki onlarla ağız birliği etmişler gibi ‘Çalışmak isterdim ama annem başka iş bulmuş’ derlerdi. Onlar gider yerlerine başkaları gelirdi. Benzer bir duygululuk halinde konuşurlardı. Hayalleri, umutları, hayal kırıklıkları, yakınmaları, kahkahaları, parfüm kokuları, yorgunlukları, hatta mırıldandıkları şarkılar bile birbirine benzerdi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133577</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/041670c1-2e9a-4bbc-b12f-aa51f3a8cebe.jpg</image:loc>
            <image:title>Can Bartın’ı Keşfediyor</image:title>
            <image:caption>İçinde merak, yeni tatlara açık olma, somut gözlem, arkadaşlık değeri, kökleriyle iletişim kurma ve kültürel keşif duyguları barındıran “Can Bartın‛ı Keşfediyor”; Zeynep Horuzoğlu‛ nun yazdığı, Halil Ender Ermiş‛in resimlediği çocuk kitapları serisinin ilk kitabıdır. 
Bu kitabın amacı; çocukların, yaşadıkları şehre ve çevreye daha bilinçli bakmalarını sağlamak, şehirlerinin tarihini ve kültürünü tanıtmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133579</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2af43f8-8c66-4ffe-a526-c06a0133b029.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Çeyrek 2 (Ciltli - Hediyeli Kutu)</image:title>
            <image:caption>İçindekiler: 
Dört Çeyrek 2 (Ciltli) 
Özel Lak Detaylı Kutu 
Özel Tasarım Köşe Ayraç 
Özel Kesim Ayraç 
Özel Tasarım Defter 
Poster 
Sticker</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133580</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2aa859ec-6466-454c-a16a-9c804ac1c63e.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyuncak Mahşeri – Hediyeli Kutu</image:title>
            <image:caption>İçindekiler: 
Oyuncak Mahşeri (Ciltli) 
Özel Tasarım Defter 
Şeffaf Ayraç 
Dikdörtgen Ayraç 
Poster</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133581</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/804b4a30-e902-41e4-9425-7bbc69a6ad02.jpg</image:loc>
            <image:title>Defterler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“22 Kasım 2007 gecesi, sabahın dördünde ‘öldüm’ ve yalnızca dokuz saat sonra ‘yeniden dirildim.’ Tam bir organik çöküş, beden fonksiyonlarında beni hayatın son eşiğine, o vedalar için çok geç olan yere götüren bir duruş. Hiçbir şey hatırlamıyorum. Pilar oradaydı, yengem María da oradaydı, ikisi de, devinimsiz, tüm güçlerin terk ettiği ve ruhu çekilip gitmiş gibi görünen, yaşıyor olmaktan çok çare bulunamaz bir kadavraya dönmüş bir bedenin önünde. O saatlerin nasıl olduğunu bugün bana anlatanlar onlar. Ana, torunum, sonraki günün akşamı geldi. Baba ve büyükbaba, hâlâ kendi solumasının rüzgârıyla tükenmekle tehdit eden bir mumun alevi gibi solgundu. Sonra bedenimin kitaplarla, şöyle söyleyelim, başka çiçeklerle çevrili halde kütüphaneye konulacağını anladım. Kaçtım. Yavaş, çok yavaş bir kendine geliş yılı, doktorların söyledikleri gibi, bana sağlığımı, enerjimi, düşünce çevikliğini geri verdi, bana aynı zamanda evrensel bir çare olan işi de geri verdi. Ölüme değil, yaşama doğru kendi ‘Fil Yolculuğumu’ yaptım, ve buradayım. Emrinize amade.” 
“Saramago’nun Defterler’i hüzünlü bir kitap değil [...] öfkeli bir kitap değil, sadece, bir veda.” 
                                                               Pilar del Río (eşi)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133582</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/909b7b8a-ff06-40f0-b307-0a8e00f06559.jpg</image:loc>
            <image:title>Biz Yaşlı Mıyız?</image:title>
            <image:caption>Dünya nüfusunun yaşlanmasıyla yaşlıların toplumdaki konumu ve rolleri de değişiyor. Yaşlılar artık daha dinç, daha sağlıklı ve bakımlı bir hayat yaşamaya, bilim dünyasından edebiyat dünyasına toplum hayatında daha aktif olmaya çalışıyor. 
Prof. Dr. Gönül Bakay ve Handan Dedehayır, Biz Yaşlı Mıyız? kitabında, yaşlılıkla ilgili değişen algılara, farklı kültürlerin yaşlılık anlayışlarına, süper yaşlıların yaşam pratiklerine yer veren çok boyutlu bir bakış açısı sunuyor. 
Bu yolculukta yazarlara Cicero’dan Simone de Beauvoir’a, Kingsley Amis’ten Alec Guinness’e, Joseph Heller’den Joan Didion’a, Julian Barnes’tan Nora Ephron’a, Hanif Kureishi’den Kazuo Ishiguro’ya, Italo Svevo’dan Salâh Birsel’e, Muazzez İlmiye Çığ ve daha nice ünlü isme uzanan geniş bir perspektif eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133583</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b96fde3-805f-4788-8c0b-4b0f79e80bcf.jpg</image:loc>
            <image:title>Rıza Çarkı: Alma ve Verme Sanatı Aşk, Dokunuş, Haz ve Sınır</image:title>
            <image:caption>Bu kitap basit gibi görünen ama hayatı kökten dönüştüren iki sorudan yola çıkıyor: “Sana nasıl dokunmamı istersin?” ve “Bana nasıl dokunmak istersin?” Bu iki soru, alma ve verme dinamiklerinin karmaşık dünyasını görünür kılıyor. Dr. Betty Martin’in onlarca yıllık deneyimle geliştirdiği model, dört kavram üzerinden ilerliyor: Alma, verme, hizmet etme ve kabul etme. Böylece sınırlarımızı tanımayı, arzularımızı dile getirmeyi ve gerçek rızanın ne anlama geldiğini öğreniyoruz. Dr. Martin yalnızca dokunma pratiklerine değil, yaşamın tüm alanlarına ışık tutuyor. Egzersizler sayesinde bedenimizin dilini yeniden keşfederken, ilişkilerimizde netlik ve güven inşa ediyoruz. Haz, sınırlar, arzu ve şefkat üzerine kurulu bu yaklaşım; çiftlerin bağını güçlendirmekten topluluklarda güven ortamı yaratmaya, hatta sosyal ve politik ilişkilerde yeni bir perspektif geliştirmeye kadar geniş bir etki alanına sahip. Rıza Çarkı: Alma ve Verme Sanatı hem kişisel hem de kolektif dönüşüm için güçlü bir rehber. Daha derin bir “evet”in, özgürleştirici bir “hayır”ın ve gerçekten kalpten gelen seçimlerin değerini bize hatırlatıyor. Kendimizle ve dünyayla kurduğumuz ilişkileri yeniden inşa etmemiz için yol gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133584</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76cd6611-58db-49c8-8711-8a77555708b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebek Tarifleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ek gıda dönemi, bebeklerin dünyayı keşfetmeye başladığı en heyecan verici aşamalardan biridir. Altıncı aydan itibaren, küçük porsiyonlarla sunulan sağlıklı yiyecekler; yalnızca beslenme ihtiyacını karşılamakla kalmaz, damak tadının oluşmasına da zemin hazırlar. Bu süreçte, her yeni lezzeti tek başına ve azar azar sunmak, olası alerji risklerini yakından takip etmek çok önemlidir. Bu kitap, bebeğinizin her ayına uygun sağlıklı tatları deneyimlemesine yardımcı olurken, sizin de mutfakta rahat ve keyifli şekilde yol almanıza destek olacak. Zeynep Aydın Kocatürk’ün kendi çocuklarına sunduğu ve miniklerden tam not alan tarifleri size ilham verecek. Her tarif, anne şefkatinin ve yaratıcılığın küçük bir armağanı. Minik kaşıklar hazırsa, başlayalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133585</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be91e52f-a71f-46b7-bd99-035058b2af9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortada Buluşalım</image:title>
            <image:caption>Haydi bir yürüyüşe çıkalım! Başı olsun ama sonu olmasın, sonlar da başlangıç olsun. Kendi hikâyemizi yazalım ve ortada buluşalım! Ortada Buluşalım, kelimelere ihtiyaç duymadan bir öykü anlatıyor. Hem ön kapaktan hem de arka kapaktan başlanıp okunabilen kitap okura kendi hikâyesini kendisi kurduruyor. Hem Aysun Altındağ’ın hem de Literatür Çocuk’un ilk sessiz kitabı olan Ortada Buluşalım her yaştan okura hitap ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133586</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/262fde82-fa53-44d3-9072-509ec1069bec.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyuncak Mahşeri - Ciltli</image:title>
            <image:caption>HER KATİLİN BİR KATİLİ VARDI. PEKİ BU KANLI SAVAŞIN KAZANANI KİM OLACAKTI? Bir katilin vahşetiyle mezarlığa dönen bu topraklarda ikinci bir katil ortaya çıktığı gün kasabanın kıyameti başladı. En başından beri beni suçladınız. Katil olduğumu, delirdiğimi söyleyip durdunuz. Bir kez olsun geri çekilip, kasabada olan bitene bakmadınız. Oysa kusursuz oyunumu bozmak isteyen biri daha vardı: Soytarı... Burası benim oyun evimdi. Kimse benim olana dokunamazdı. Bundan sonra ölüm ensenizde olacak. Masumların ahı hepinizin üzerine sıçrayacak. Şahit olduklarınız yüzünden cehennem sizin de adınızı fısıldayacak. Her şey sona erdiğinde günahkârların ebedi evine girecek ve Tanrı’nın sonsuz ateşinde beraber yanacağız. BU YOL, ÖLÜME GİDEN YOLDU. BU YOL, KANLIYDI. BU YOL, EN KARANLIK YOLDU VE BURASI ARTIK NE OYUNCAK MÜZESİ’YDİ NE DE ONLARIN HATIRALARIYLA KUTSANAN OYUNCAK MEZARLIĞI… ÇOK YAKINDA RAVEBELG KASABASI MAHŞER YERİNE DÖNECEKTİ. Not: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133587</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f97ac35-2971-4376-b131-a25a94856468.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaban Ördeği Ailesinin Göç Yolculuğu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İnsanlar birbirlerinin arasına sınırlar gerip, o sınırlar için kavga ederler; ama hayvanlar sınırlar arasında özgürce gezerler. Kimse onlara pasaport sormaz, sınır ihlali yaptığı için cezalandırmaz, onları sınır dışı etmez. Oysaki insanlar böyle mi? Sınırlar arasındaki mülteci kamplarından gökyüzünü işgal eden gökdelenlere, kuruyan derelerden betonlaşan şehirlere kadar dünyanın tüm sorunları insanların ürünü…  Ömür Kurt bu kitapta dünyaya gökyüzünden bakıyor. Kuzey ormanlarından yola çıkan bir yaban ördeği ailesinin göç yolculuğunda iyiyle kötüyü, savaşla barışı, coşkuyla hüznü harmanlayarak sımsıcak bir öykü anlatıyor bizlere. Hep duygu yüklü, biraz hüzünlü, ama daima umut dolu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133588</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f8a39f8-9e4d-4a36-bc0d-33406885a81f.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzun Bir Kışın En Karanlık Gecesi</image:title>
            <image:caption>İnsan neyle yaşar? 
Hava ve su. 
Ekmek ve et. 
Hayaller. 
Umut. 
– ama başka? 
 
Şile’nin yerel gazetelerinden bir haber: Subay Güneş T. kayboldu. Ardından, İstanbul’a yüz kilometre mesafedeki o küçük şehirde gerçekleşen deprem. Ve dünyada bir yere ait olamayanların sığınağı Berlin’den seslenen anlatıcı… 
 
Barbaros Altuğ; ihmaller ve takipsizliği, alınmayan önlemler ve yakalanmayan katilleri, şiddet ve homofobinin hüküm sürdüğü coğrafyalarda yitirilen ümitleri bir gazete kupüründen yola çıkarak yüzeye çıkarıyor dördüncü romanında. Bir şehrin tarihi yeniden yazılırken, hikâyesini yazmaya söz verdiği Güneş’lerin ve onların en karanlık gecelerinin unutulmasına izin vermiyor. 
 

Deniz kenarına konmuş sarayları, gerçek sahipleri sürgünde ölen hanları, o hanların servetiyle yapılan kaçak gökdelenleri, kimsenin gitmediği camileri, gidecek kimsenin kalmadığı kiliseleri, kuşların, tilkilerin ve erguvanların yuvası olması gereken yere kondurulan pahalı evleri ve şehrin dört bir yanına uzanan gri apartman bloklarını toprağına ve denizine gömüyordu. Parçalanan toprağındansa, şehre bir zamanlar evim diyenlerin, başka başka alfabelerde yazılan isimleri kazılı mezar taşları fışkırıyordu. İstanbul binyıllardır toprak altına gizlenmiş olsa da büyük ve mutsuz bir mezarlık olduğunu hatırlıyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133589</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d65d76b-adb5-472d-ae17-3c92ce74a006.jpg</image:loc>
            <image:title>Var Etmenin Gücü</image:title>
            <image:caption>Var etmenin sırrı dışarıda aradığınız bir gizem değil,  içinizde keşfedilmeyi bekleyen bir gerçekliktir. 
 
Hepimiz hayatımızda daha fazlasını isteriz: daha anlamlı ilişkiler, daha huzurlu bir zihin, daha fazla para. 
 
Peki bütün bunları “var etmenin” bir sırrı var mı? 
 
Sinan Ergin, yıllar içinde edindiği bilgileri, tecrübeleri yalın ve etkili bir anlatımla aktararak bizi kendi gücümüzle buluşturuyor. Bu kitapta, hayatınızda neyin mümkün olduğunu yeniden keşfedecek, düşündüğünüz, hissettiğiniz ve yaptığınız her şeyin nasıl bir “yaratım” süreci olduğunu göreceksiniz. 
 
Var Etmenin Gücü, bir kişisel gelişim kitabı değil; sorunsuz bir hayat yaratmanız için hazırlanmış bir yol haritası…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133590</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b62a5ae0-159f-47aa-a007-68d9c5dadc7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Alvala</image:title>
            <image:caption>Hayat sahnesinde hislerin aynası… Bir yetimhanenin gölgesinde başlayan hayatlar, zamanla kalbin aydınlığına yürür. &quot;Alvala&quot;, kaybolmuş çocuklukların değil, yeniden doğan umutların hikâyesidir. Acının içinden geçen kalpler, dua etmeyi, sevmeyi ve affetmeyi öğrenir. Bir dost eli, bir vefa sözü, bir hayalin sıcaklığı hepsi yaralı ruhlara yeniden inancı fısıldar. Her biri kendi karanlığında ışığı ararken insan olmanın en derin hâline dokunurlar. Sevmenin cesaretine, inanmanın kudretine, bağ kurmanın şifasına... Alvala&quot;, sadece bir roman değil her satırıyla okuyucusunu kendi iç dünyasına çağıran bir aynadır. Kimi zaman bir duada kimi zaman bir tebessümde, herkes kendine dokunan bir iz bulur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133591</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a3c88bd-d5fc-45c9-96bd-262137e2ceab.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuran’da Kozmik Şifreler</image:title>
            <image:caption>Kur’ân, yüzyıllardır anlamlarıyla, öğütleriyle, kıssalarıyla insanlığa ışık tutmuş bir ilahî kelâmdır. Fakat Kur’ân yalnızca anlam dünyasıyla değil, yapısal düzeniyle de mucizedir. Elinizdeki eser, Kur’ân’ın satır aralarına gizlenmiş sayısal düzenleri, kelime ve harflerin matematiksel uyumlarını gözler önüne seriyor. Hurûf-u mukattaadan sûrelerin konumuna, harflerin tekrarlanma frekanslarından kelimelerin simetrik dağılımlarına kadar uzanan bu inceleme, Kur’ân’ın “sayı diliyle konuşan” yönünü açığa çıkarıyor. Yazar, “El-Hakîm” olan Allah’ın her şeyi ölçüyle yarattığına inanan bir bakışla, kutsal metnin harf ve rakam örgüsündeki hikmeti adım adım çözümlüyor. Bu kitap, bir inançtan çok, bir tefekkür davetidir: Kur’ân’a yalnızca anlam gözüyle değil, sayılar gözüyle de bakmak… Çünkü bu göklerden inen kelâm, her çağın diliyle konuşur. Ve içinde bulunduğumuz sayısal çağda, Kur’ân’ın bu yönü, yeniden keşfedilmeyi bekleyen bir mucizedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133592</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/769bcd69-54de-47db-b2af-91476f402112.jpg</image:loc>
            <image:title>Müslüman Bilim Öncüleri</image:title>
            <image:caption>Müslümanlar Kur’an’ın ilk ayeti olan “Yaratan Rabbinin adıyla oku” emrini, daha geniş anlamda “kainat kitabının okunması” olarak yorumlayıp büyük bir araştırma seferberliği başlattılar. Bilimin hemen her dalında buluşlar yapıp, yüzyıllar boyunca ölümsüz eserler ortaya koydular. Fakat Batılı bilim adamlarının bazıları, bu eserleri ve buluşları kendilerine mal ederek bilim hırsızlığı yaptılar. Prof. Dr. Fuat Sezgin, İslam Bilim Tarihine büyük hizmetler yapmıştır. Müslüman Bilim Öncüleri’nin, Batılılardan yüzyıllarca önce yazdığı eserleri ve buluşlarını bütün dünyaya tanıtmıştır. Bu kitap da onun izinden giderek açtığı yolda, Müslüman Bilim Öncüleri’ni tanıtmaya çalışmaktadır. Değişik bilim dallarında 50 buluşun, kimler tarafından yapıldığını ve hangi Batılı tarafından (ç)alındığını detaylı olarak ortaya koymaktadır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133593</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2e83946-b315-469f-b642-52008cfaff88.jpg</image:loc>
            <image:title>Menfaat Ekonomisi</image:title>
            <image:caption>EKONOMİDE EN BÜYÜK ENFLASYON, GERÇEĞİN DEĞER KAYBIDIR... 
 
Ekonomik krizler geçiyor, sistem aynı kalıyor. Liberal kapitalizmin çatırdayan zemininde, devletin, piyasanın ve bireyin rollerini yeniden düşünmenin zamanı geldi. Artık mesele, büyümenin rakamlarını değil, büyümenin niteliğini tartışmak. 
 
Emre Alkin, ekonomiyi bir disiplinin ötesine taşıyarak, toplumsal düzenin siyasi tercihlerle şekillenen yapısının aynasında yeniden okuyor. 
 
Verilerle, söylemlerle ve politik gerçeklerle kurduğu diyalogda temel bir soruyu gündeme getiriyor: Yoksa krizler sistemi ayakta mı tutuyor? 
 
Enflasyondan savaş ekonomisine, dijital çağın üretim ilişkilerinden ahlaki erozyona uzanan analizleriyle, bugünün dünyasında “istikrar” kavramını sorguluyor. Bu kitap, ekonomik söylemlerin ardındaki güç ilişkilerini görmek isteyenler için yazıldı. Çünkü artık veri, yalnızca bir sayı değil, bir ideolojinin yansımasıdır. 
 
Ve belki de ekonominin en büyük krizi, artık gerçeği değil, algıyı yönetmesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133594</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf4e7ad1-8f51-4e5f-9728-afdf5eb0487d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötü Adamın İzin Günü 2</image:title>
            <image:caption>İŞ ÖNEMLİ, BİLİYORUM. 
AMA KEŞKE YARIN TATİL OLSAYDI. 
 
KÖTÜLÜK BİRLİĞİ&apos;NİN &quot;GENERAL&quot; LAKAPLI LİDERİ, DÜNYAYI İSTİLA ETME PLANLARI KURAR. ADALET SAVUNUCULARI &quot;RANGER&quot;LARA KARŞI HER GÜN AMANSIZ BİR MÜCADELE VERİR. GENERAL, EN STRESLİ OLDUĞU ZAMANLARDA SEVİMLİ PANDALARIN YUMUŞACIK TÜYLERİNİ DÜŞÜNEREK HUZUR BULUR. BU SEVİMLİ HAYVANLARLA İLGİLİ KÜÇÜK BİR AYRINTI BİLE ONA TÜM KAYGISINI UNUTTURUR!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133595</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b102db26-7a60-4cdc-a2d9-5dd0adf9e113.jpg</image:loc>
            <image:title>Kör Noktalarımız</image:title>
            <image:caption>Neden kimse kusurlarını itiraf etmez? Çünkü kendisi daha onların içindedir. Ancak uyanmış olan bir kişi rüyasını anlatabilir.” Montaigne Kör noktalarımız var. Kendimize itiraf edemediğimiz, fark edemediğimiz, kabullenemediğimiz hatta inkâr ettiğimiz bir yanımız... İsteklerimiz, heveslerimiz, zaaflarımız, korkularımız… Yolculuk kendimizi tanıma yolculuğudur. Daha özgün ve tutarlı bir kimlik oluşturabilmek için kör noktalarımızı tanımaya ihtiyacımız var. Öğrendiklerimiz bir “sensör” etkisiyle daha sonra oluşabilecek hataların önüne geçmemize yardımcı olabilir. Bu kitap gerçekte ne istediğimiz, nelerden korktuğumuz ve gerçekte kim olduğumuzla ilgilidir. Kör noktalarımızı tanımak kendimizi tanımaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133596</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b92c59e4-a402-476b-bc85-480a4f510fec.jpg</image:loc>
            <image:title>Valizdeki Kedi</image:title>
            <image:caption>Kiki, bir ev kedisiydi. Galata Kulesi’ni gören bir apartmanın en üst katında yaşıyordu. Sıcacık yuvasında mışıl mışıl uyumak en büyük zevkiydi. Dış dünyayı hiç ama hiç tanımıyordu… Ta ki bir gün tatil hazırlığı yapan ailesinin valizinde uyuyakalana kadar! Gözünü açtığında kendini Paris havaalanında bulan Kiki, ne yapacağını şaşırmıştı. Sokaklar ona yabancıydı. Evine nasıl döneceği konusundaysa en ufak bir fikri yoktu. Etrafı keşfetmek için yola koyulan Kiki, karşısına çıkan minik fare Toro TozBurun sayesinde, hiç unutamayacağı bir serüvene atılmak üzereydi! Kiki’nin bu eğlence dolu öyküsünde, arkadaşlık, yardımlaşma ve sevginin gücüne tanık olacaksınız. 
8-12YAŞ HİKAYE-ROMAN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133597</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80d342eb-643b-460e-9cf6-50900d04cfdd.jpg</image:loc>
            <image:title>Çantamdaki Öyküler</image:title>
            <image:caption>Bundan birkaç sene önce uzun bir yolculuğa çıktım. Hindistan, Nepal, Kamboçya gibi farklı ülkeleri dolaştım. Her şey bir adımla başladı aslında; küçücük bir adımla. Sonrasında kendimi hayal bile edemeyeceğim hikâyelerin içinde buldum. Bu yolculukta çekebildiğim kadar fotoğraf çektim ve kitabın içindeki her fotoğrafa birer öykü yazmak istedim. Okuyacağınız öyküler tanıştığım insanları, yerleri ve değişimi anlatıyor; ülkelerin kendine has renklerinden ve bu renklerin dünyayı ne kadar güzel kıldığından bahsediyor; yolun içinde olmanın, hem dünyayı hem de kendini keşfetmenin ipuçlarını veriyor. İçinde macera ruhu olanlar ve yeni şeyler keşfetmek isteyenler, bu kitap tam size göre. İyi yolculuklar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133599</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57f79294-acd7-4da8-81fc-e7daefc47149.jpg</image:loc>
            <image:title>İbn Haldun Okumaları Makaleler</image:title>
            <image:caption>Bu kitap İbni Haldun&apos;un mukaddime okumalarından yola çıkarak üretilmiş farklı konularla ilgili kaleme alınmış 5 adet Özgün makaleden oluşmaktadır her bir makalenin İbn-i Haldun&apos;un düşünce dünyasının anlaşılmasına ve onun sosyal bilimsel analiz ve yaklaşımlarının modern zamanlara uyarlanmasına ve geliştirilmesine katkıda bulunmasını temenni ederim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133600</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b3d4515-0641-431e-9a38-8b32ea79474c.jpg</image:loc>
            <image:title>6. Sınıf Matematik Kod 32</image:title>
            <image:caption>6. Sınıf Kod 32 Matematik, 32 haftaya ek olarak 4 haftalık tekrarlar şeklinde tasarlanmış bir üründür. Her hafta, 4 sayfadan oluşmaktadır.
32 haftada;
- QR kodlar ile erişilen konu özetleriyle gerekli bilgileri öğrenecek,  
- Çözümlerine QR kod ile erişilen Alıştırmalar ile bilgi eksikliklerinizi tamamlayacak,  
- Klasik Test ile konuyla ilgili gerekli öğrenme çıktılarını yerleştirmenizi sağlayacak,  
- Hibrit Test ile edinilen bilgi ve öğrenme çıktılarını beceriler ile birleştirecek,  
- Tekrar haftalarında yer alan Yeni Nesil Test ile kalıcı öğrenmeyi edineceksiniz.  
Ara tatillere ve dönem sonlarına denk gelen toplam 4 haftalık tekrarlar ile tam öğrenme gerçekleştirileceksiniz.
Tamamı video çözümlü olan testlerdeki QR kodları Mobil Analiz uygulaması ile okutarak erişeceğiniz dijital optikler sayesinde anında dönüş alacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133601</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25aa0771-7c07-458c-940b-b478ffd0f122.jpg</image:loc>
            <image:title>6. Sınıf Sosyal Bilgiler Kod 32</image:title>
            <image:caption>6. Sınıf Kod 32 Sosyal Bilgiler, 32 haftaya ek olarak 4 haftalık tekrarlar şeklinde tasarlanmış bir üründür. Her hafta, 4 sayfadan oluşmaktadır.  
32 haftada;  
● QR kodlar ile erişilen konu özetleriyle gerekli bilgiler öğrenilecek,  
● Çözümlerine QR kod ile erişilen Alıştırmalar ile bilgi eksikliklerinizi tamamlayacak,  
● Klasik Test ile konuyla ilgili gerekli öğrenme çıktılarının yerleşmesini sağlayacak,  
● Hibrit Test ile edinilen bilgi ve öğrenme çıktılarını beceriler ile birleştirecek,  
● Tekrar haftalarında yer alan Yeni Nesil Test ile kalıcı öğrenmeler edineceksiniz.
Ara tatillere ve dönem sonlarına denk gelen toplam 4 haftalık tekrarlar ile tam öğrenme gerçekleştireceksiniz.
Tamamı video çözümlü olan testlerdeki QR kodları Mobil Analiz uygulaması ile okutarak erişeceğiniz dijital optikler sayesinde anında dönüt alacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133602</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1198cb31-ffaf-4be8-ba01-33f3f416649e.jpg</image:loc>
            <image:title>6. Sınıf Türkçe Kod 32</image:title>
            <image:caption>6. Sınıf Kod 32 Türkçe, 32 haftaya ek olarak 4 haftalık tekrarlar şeklinde
tasarlanmış bir üründür. Her hafta, 4 sayfadan oluşmaktadır.
32 haftada;
-QR kodlar ile erişilen konu özetleriyle gerekli bilgileri öğrenecek,
-Çözümlerine QR kod ile erişilen Alıştırmalar ile bilgi eksikliklerinizi tamamlayacak,
-Klasik Test ile konuyla ilgili gerekli öğrenme çıktılarının yerleşmesini sağlayacak,
-Hibrit Test ile edinilen bilgi ve öğrenme çıktılarını beceriler ile birleştirecek,
-Tekrar haftalarında yer alan Yeni Nesil Test ile kalıcı öğrenmeler edineceksiniz.
Ara tatillere ve dönem sonlarına denk gelen toplam 4 haftalık tekrarlar ile tam
öğrenme gerçekleştireceksiniz.
Tamamı video çözümlü olan testlerdeki QR kodları Mobil Analiz uygulaması ile
okutarak erişeceğiniz dijital optikler sayesinde anında dönüş alacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133603</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c80261c-f253-445b-89cf-20769e8e81f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ergenlik Dönemim</image:title>
            <image:caption>Elbette ben de bazılarına karşı duygu kırıntıları hissettim, baştan sona aşk acısı çektiğim oldu ama tüm hayatımı ele geçirecek türde bir aşk yaşamadım. Adeta büyümüş de küçülmüş bir çocuktum, yetişkinlerin gülünç hallerinden mümkün olduğunca uzak durmak istedim hep.
Yukio Mişima’nın 1957 yılında Myojo dergisine dikte ettirdiği anılarından oluşan Ergenlik Dönemim, yazarın çocukluk yıllarından itibaren Japon eğitim sistemine, savaş yıllarının toplum ve birey üzerindeki yıkıcı etkilerine, edebiyatla ve sinemayla kurduğu kişisel bağlara ışık tutuyor. Üstelik geçmişini anlatmakla kalmıyor; düşünsel dünyasını şekillendiren kırılma anlarını, eserlerine yön veren kaynakları ve ölümle yaşam arasındaki gerilimi son derece içten bir dille aktarıyor.
Japonca dışında başka bir dilde ilk kez yayımlanan bu kısa ve yoğun otobiyografik metin, Mişima’nın yüzüncü doğum yılında onun edebiyatına ve dünyasına selam veren eşsiz bir belge niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133604</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e0203b3-bed2-441b-8dee-ae8598bf2830.jpg</image:loc>
            <image:title>Ödül Sistemi</image:title>
            <image:caption>Jem Calder’ın ilk kitabı Ödül Sistemi, büyükşehirde yaşayan ve aynı üniversiteden mezun olmuş bir arkadaş grubunun hayatlarını anlatan altı öyküden oluşuyor. İnsanların sosyal medya üzerinden iletişim kurduğu ama sosyal ilişkilerin kopuk olduğu bu dijital çağda duygular, düşünceler ve davranışlar teknoloji tarafından biçimleniyor. Ödül Sistemi, son derece güncel ve enerjik bir yaklaşımla bugün artık nasıl yaşadığımızı gözler önüne seriyor.
“Gençlerin aşkı, yaşamı ve iş hayatıyla ilgili keskin ve zekice yazılmış hikâyeler... Calder, önceki nesillerin edebî tarzlarını günümüz koşullarına uyarlıyor.”
Nat Segnit, The Times Literary Supplement</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133605</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1476b6cf-2c09-4f89-a1dc-75307340c9e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Nil Fıstıkçı Bir Harika</image:title>
            <image:caption>Donmuş pizza ustası, yaratıcı dâhi, dünyanın en pis kokan kedisinin sahibi ve geleceğin süperstarı Nil Fıstıkçı’yla tanışmaya hazır mısın?
Nil, patateslere yüz çizdiği acayip komik ve HİÇ DE SALAKÇA OLMAYAN videolar hazırlıyor. Ama bu videoları izleyen sadece büyükannesi ve en yakın arkadaşı Berke… Oysa herkesin bayılması gerekmez mi?
Nil’in en büyük hayali, şımarık köpeği Prenses Pamuk Şeker’i konu alan ve HİÇ DE HARİKA OLMAYAN videolar çeken Merve Tepecik kadar popüler olmak. Derken Nil’in kedisi Tütü yanlışlıkla Merve’nin bir videosuna giriyor ve her şey bir anda değişiyor. Video viral oluyor, Nil ve Tütü bir gecede internet fenomenine dönüşüyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133606</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc494e5a-cb4d-4f31-bea4-5410abc9f23f.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünmez İp: Çalışma Kitabı</image:title>
            <image:caption>Sevgi, kayıp ve bağ kurma üzerine iyileştirici bir yolculuk!
Patrice Karst’ın çoksatar kitabı Görünmez İp’ten ilham alan Görünmez İp Çalışma Kitabı, 50’den fazla yaratıcı etkinlik, oyun ve yazma alıştırmasıyla çocuklara ve ailelere duygularını ifade etme, zorlayıcı anlarla başa çıkma ve güçlü bağlar kurma fırsatı sunuyor.
Okulun ilk günü, taşınma, boşanma, ayrılık, hastalık, yas ya da kayıpla karşılaşan herkes için hazırlanan bu kitap, hem çocukların hem de yetişkinlerin kalplerine dokunacak.
Sanat terapisti Dr. Dana Wyss işbirliğiyle hazırlanan bu renkli rehber, sevginin görünmez ipini her zamankinden daha güçlü hissetmenizi sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133607</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9afb15e-3fe7-4fb6-a31c-4eded2f5d4d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Roma Ve Bizans Dünyasında Para Tarihi Sikkelerden Okumak</image:title>
            <image:caption>Sikkeler, tarihi okuma, anlama ve yazmada en önemli arkeolojik ve tarihsel kaynaklar arasındadır. Roma ve Bizans dünyasındaki sikkeleri ele alan bu kitapta dört ana kategori öne çıkmaktadır: Roma sikkeleri, Roma kolonilerinin sikkeleri, Roma egemenliğinde basılan kent-sikkeleri ve Bizans sikkeleri. Sikkenin Romalılar tarafından basılıp kullanılmaya başlandığı MÖ 4. yüzyıl sonlarından, son Bizans İmparatoru XI. Konstantinos’un (1449–1453) sikkelerine değin yaklaşık 1800 yıllık bir dönem söz konusudur. Bu kitap, bir yandan Akdeniz coğrafyasına damgasını vuran devletlerin sikkelerde bıraktıkları ekonomik, siyasal, sosyo kültürel, dinsel ve mitolojik içerikli izleri zengin bir görsel materyal eşliğinde gözler önüne sererken; öte yandan, sikkelere merak duyan herkesin, içinde bir şeyler bulabileceği bir içerikte kurgulandı. Kitap, sadece sikkelere odaklanmamakta; sikkelerde yer alan tasvirler, semboller ve yazılar aracılığıyla dönemin tarihsel, siyasal, sosyal, kültürel, ekonomik resmini çekmek ve sikkelerin bu resmi anlamada ne kadar önemli olduğunu göstermeyi de amaçlamaktadır. Okuyucular, Roma ve Bizans dünyasındaki siyaset, kültür, inanç, tanrılar dünyası, mitoloji ve semboller gibi geniş bir yelpazeye yayılan atmosferi, yüzlerce görsel eşliğinde keşfedeceklerdir. Öte yandan, tarih ve arkeoloji öğrencilerinin ihtiyaç duyduğu numismatic metodolojisi, sikke lejantlarını okuma ve anlama, ‘tip’ olarak adlandırılan tasvirlerin yanı sıra sembolleri yorumlama, yani teşhis, tanımlama ve tarihlendirme de kitabın vermek istediği temel katkılardan biridir. Böylece, Roma ve Bizans sikkelerini okuyabilmek ve çalışmalarında sikkeleri kullanmak isteyen öğrencilere ve araştırmacılara da ufak bir pencere açılmış olmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133608</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a45a10a-6b3f-403e-a3c6-9dc1e7235a5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Gücü - Kısa Bir Giriş</image:title>
            <image:caption>Hayal gücü insanlara mı özgüdür? İnsanın yetileri arasında hayal gücünün yeri nedir, özgünlüğü nereden gelir? Hayal gücünün etrafımızdaki dünyayı ve üstümüzdeki yıldızlı gökyüzünü algılayışımızdaki evrimsel kökenlerinden, hayal gücünün kuruluşunda oyunun üstlendiği role kadar bu eşsiz kudreti pek çok yönüyle ele alan Gosetti-Ferencei, normal hayatımızı hiç terk etmeden bu hayattan kaçmayı, başka dünyaların mümkün olduğunu görmemizi sağlayan hayal gücünü düşünce tarihi içinde hak ettiği yere oturtuyor. Gerçekliği tek başına değiştiremeyecek olsa da mevcut olanı başka bir gözle görebilmemizi mümkün kılan hayal gücü, bu gerçekliği değiştirebilmenin de önkoşulu olageldi hep. Platon ve Aristoteles’ten, Descartes, Hume, Kant’a, Nietzsche’den Wittengstein, Sartre, Ricoeur ve Merleau-Ponty’e uzanan bir çizgide hayal gücünün felsefe tarihindeki yerini hünerle gösteriyor Gosetti-Ferencei. Dünyayı insanileştiren, dünyayı insanın ait olduğu yer olarak kabul etmemizi sağlayan hayal gücüne bu gelenekten bakabilmek, günden güne insanilikten çıkarılan ve bugüne hapsedilen dünyamızda insana layık olana geri dönebilmemiz ve yarını hatırlayabilmemiz için mütevazı bir başlangıç olacaktır belki de. Jennifer Gosetti-Ferencei, Johns Hopkins Üniversitesi’nde felsefe profesörüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133609</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a95989b-dd88-4344-a387-e40ed894c9a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Davranışı - Kısa Bir Giriş</image:title>
            <image:caption>Bir arı dans ederek kolonisine hangi bilgileri taşır? Balık sürüleri nasıl kusursuz bir uyumla yön değiştirir? Bugün DNA parmak izi, genomik, bilgisayar teknolojileri ve görüntü analizi gibi yeni yöntemler, geleneksel gözlem ve deneylerle birleşerek hayvan dünyasını eşi benzeri görülmemiş bir ayrıntıyla incelememizi ve bu gibi sorulara daha isabetli yanıtlar vermemizi mümkün kılıyor. Bu özlü ve katmanlı kitapta Dr. Tristram D. Wyatt, hayvan davranışının evrimini, genlerle deneyimin bireysel gelişim ve kolektif davranışlar üzerindeki etkilerini ele alıyor. Laboratuvar ve saha araştırmalarına dayanan çeşitli örneklerle içgüdü, öğrenme ve kültür kavramlarını berrak bir dille tartışıyor.
Hayvan Davranışı, hem konunun uzmanlarına hem de doğayı merak eden okurlara hitap eden, açık, akıcı ve ufuk açıcı bir giriş kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133610</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f49f7e86-3820-44ab-bf6d-d8a90f28af4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mühürler Sandığı - 1 Gizli Görev Sümer</image:title>
            <image:caption>Başak ve Alp yeni bir eve taşınmanın heyecanı içindeler. Onlar için her şey yeni; mahalle, okul, arkadaşlar… 
Çevrelerine alışmak için hemen keşfe çıkıyorlar ve binlerce yıl önceden kalma, sırlarla dolu bir sandık buluyorlar! 
Mühürler Sandığı ve beraberinde gelen gizemli bir kadın, Başak ile Alp’in hayatlarını sonsuza dek değiştirecek. İki kardeşe çok önemli bir görev düşecek: Geleceği kurtarmak için zamanda bir yolculuk yapmak ve tüm dünyanın kaderini değiştirecek mühürleri toplamak. 
SIKI DUR! 
Mühürler Sandığı serisi olağanüstü bir macerayla başlıyor. Serinin ilk kitabı Gizli Görev: Sümer ile kendini antik bir uygarlığın gizemli koridorlarında soluk soluğa bir maceranın içinde bulacaksın! 
 
8-12YAŞ HİKÂYE-ROMAN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133611</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9ffc485-3915-4641-a372-5a799bba5444.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahi Beyinler – Piri Reis</image:title>
            <image:caption>Dünyayı merakla inceleyen, sorular sormaktan asla vazgeçmeyen, hayal gücüyle bilimin sınırlarını aşan 10 dâhiyi tanımaya hazır mısın? 
Dâhi Beyinler Serisi, her yaştan okura bilimin, sanatın ve keşfetmenin ne kadar büyüleyici olduğunu gösteriyor. 
Renkli çizimler ve ilham dolu hikâyeler eşliğinde; merak etmenin, denemenin ve pes etmemenin ne kadar değerli olduğunu keşfedeceksin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133612</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25326791-7fc5-4307-8235-e762e23583c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahi Beyinler – Nikola Tesla</image:title>
            <image:caption>Dünyayı merakla inceleyen, sorular sormaktan asla vazgeçmeyen, hayal gücüyle bilimin sınırlarını aşan 10 dâhiyi tanımaya hazır mısın? 
Dâhi Beyinler Serisi, her yaştan okura bilimin, sanatın ve keşfetmenin ne kadar büyüleyici olduğunu gösteriyor. 
Renkli çizimler ve ilham dolu hikâyeler eşliğinde; merak etmenin, denemenin ve pes etmemenin ne kadar değerli olduğunu keşfedeceksin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133613</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/654593f0-7b60-409d-af19-2894c0a52e26.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahi Beyinler – Marie Curie</image:title>
            <image:caption>Dünyayı merakla inceleyen, sorular sormaktan asla vazgeçmeyen, hayal gücüyle bilimin sınırlarını aşan 10 dâhiyi tanımaya hazır mısın? 
Dâhi Beyinler Serisi, her yaştan okura bilimin, sanatın ve keşfetmenin ne kadar büyüleyici olduğunu gösteriyor. 
Renkli çizimler ve ilham dolu hikâyeler eşliğinde; merak etmenin, denemenin ve pes etmemenin ne kadar değerli olduğunu keşfedeceksin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133614</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4ab5a59-98cb-410b-a357-0d5642cfac63.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahi Beyinler – Leonardo da Vinci</image:title>
            <image:caption>Dünyayı merakla inceleyen, sorular sormaktan asla vazgeçmeyen, hayal gücüyle bilimin sınırlarını aşan 10 dâhiyi tanımaya hazır mısın? 
Dâhi Beyinler Serisi, her yaştan okura bilimin, sanatın ve keşfetmenin ne kadar büyüleyici olduğunu gösteriyor. 
Renkli çizimler ve ilham dolu hikâyeler eşliğinde; merak etmenin, denemenin ve pes etmemenin ne kadar değerli olduğunu keşfedeceksin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133615</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34be260d-960f-462d-a25d-e680adb49e3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahi Beyinler – Isaac Newton</image:title>
            <image:caption>Dünyayı merakla inceleyen, sorular sormaktan asla vazgeçmeyen, hayal gücüyle bilimin sınırlarını aşan 10 dâhiyi tanımaya hazır mısın? 
Dâhi Beyinler Serisi, her yaştan okura bilimin, sanatın ve keşfetmenin ne kadar büyüleyici olduğunu gösteriyor. 
Renkli çizimler ve ilham dolu hikâyeler eşliğinde; merak etmenin, denemenin ve pes etmemenin ne kadar değerli olduğunu keşfedeceksin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133616</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/391e92ac-9ad3-4550-a7da-ec84a47da063.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahi Beyinler – İbn Sina</image:title>
            <image:caption>Dünyayı merakla inceleyen, sorular sormaktan asla vazgeçmeyen, hayal gücüyle bilimin sınırlarını aşan 10 dâhiyi tanımaya hazır mısın? 
Dâhi Beyinler Serisi, her yaştan okura bilimin, sanatın ve keşfetmenin ne kadar büyüleyici olduğunu gösteriyor. 
Renkli çizimler ve ilham dolu hikâyeler eşliğinde; merak etmenin, denemenin ve pes etmemenin ne kadar değerli olduğunu keşfedeceksin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133617</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e2719cc-e51e-4c07-bd76-a8831d962d88.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahi Beyinler – Farabi</image:title>
            <image:caption>Dünyayı merakla inceleyen, sorular sormaktan asla vazgeçmeyen, hayal gücüyle bilimin sınırlarını aşan 10 dâhiyi tanımaya hazır mısın? 
Dâhi Beyinler Serisi, her yaştan okura bilimin, sanatın ve keşfetmenin ne kadar büyüleyici olduğunu gösteriyor. 
Renkli çizimler ve ilham dolu hikâyeler eşliğinde; merak etmenin, denemenin ve pes etmemenin ne kadar değerli olduğunu keşfedeceksin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133618</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de13c696-9a6d-4521-9b00-dc9a386fad31.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahi Beyinler – Cezeri</image:title>
            <image:caption>Dünyayı merakla inceleyen, sorular sormaktan asla vazgeçmeyen, hayal gücüyle bilimin sınırlarını aşan 10 dâhiyi tanımaya hazır mısın? 
Dâhi Beyinler Serisi, her yaştan okura bilimin, sanatın ve keşfetmenin ne kadar büyüleyici olduğunu gösteriyor. 
Renkli çizimler ve ilham dolu hikâyeler eşliğinde; merak etmenin, denemenin ve pes etmemenin ne kadar değerli olduğunu keşfedeceksin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133619</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0d234e3-d4aa-43d8-b7f6-2ed2bd6c2419.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahi Beyinler – Cahit Arf</image:title>
            <image:caption>Dünyayı merakla inceleyen, sorular sormaktan asla vazgeçmeyen, hayal gücüyle bilimin sınırlarını aşan 10 dâhiyi tanımaya hazır mısın? 
Dâhi Beyinler Serisi, her yaştan okura bilimin, sanatın ve keşfetmenin ne kadar büyüleyici olduğunu gösteriyor. 
Renkli çizimler ve ilham dolu hikâyeler eşliğinde; merak etmenin, denemenin ve pes etmemenin ne kadar değerli olduğunu keşfedeceksin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133620</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/882d4ab1-1224-40df-8356-d44c2f80ab2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahi Beyinler – Albert Einstein</image:title>
            <image:caption>Dünyayı merakla inceleyen, sorular sormaktan asla vazgeçmeyen, hayal gücüyle bilimin sınırlarını aşan 10 dâhiyi tanımaya hazır mısın? 
Dâhi Beyinler Serisi, her yaştan okura bilimin, sanatın ve keşfetmenin ne kadar büyüleyici olduğunu gösteriyor. 
Renkli çizimler ve ilham dolu hikâyeler eşliğinde; merak etmenin, denemenin ve pes etmemenin ne kadar değerli olduğunu keşfedeceksin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133621</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06565a45-89db-4eaa-9544-7b779d31430b.jpg</image:loc>
            <image:title>Boyun Eğmeyen Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Tarih boyunca deha denilince akla heperkekler geldi. Oysa aynı sayfaların kenarlarında, sessiz ama sarsılmaz bir ışık vardı: Evlerin duvarlarını aşan, kalıpları yıkan, görünmez kılınmış kadınlar. Suat Derviş’ten Frida Kahlo’ya, Furuğ Ferruhzad’dan Malala Yusufzay’a, Maryam Mirzakhani’den Temple Grandin’e… Zorluklara direnen, önyargıları aşan, kendi yolunu açan kadınların hikâyeleri bu kitapta buluşuyor. Eriş, bu kez tarih boyunca bastırılmış kadın dehaların izini sürüyor; unutturulmuş zihinleri, görmezden gelinen sesleri yeniden görünür kılıyor. Ve Brontë kardeşlerin mezar taşında yazılıo sözü hatırlatıyor bize: “Dayanma cesaretiyle…”  Bu kitap, çiçek açmak için bekleyen tüm kadınlar için...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133622</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7eb9787-7275-41aa-bbe7-f2cf330c28ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyun Başlasın 3</image:title>
            <image:caption>Genç, bekâr ve inanılmaz video oyunları yaratma hayalini gerçekleştirmeye çok yaklaşan bir kadın. Ama sonra hayat ona art arda iki darbe indiriyor: Popüler bir yayıncı, çıkardığı ilk oyunu yerden yere vuruyor. Dahası, o baş belası eleştirmenin artık yeni komşusu olduğunu öğreniyor! Oyunlar ve sosyal kaygıyla ilgili komik, seksi ve fazlasıyla gerçek bir hikâye. Hikâyeye kaptırmışken, köpüşe de bayılacaksın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133623</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a833b86-3ee4-48b6-987e-783b2155c68a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dişi Fare</image:title>
            <image:caption>Nobel ödüllü Günter Grass’ın 1986’da yayımlanan Dişi Fare’si, insanlığın sonunu ve ardında yükselen yeni bir uygarlığı anlatan apokaliptik bir romandır. Mizah ve ciddiyetin iç içe geçtiği, zaman zaman fantastik öğelerin kullanıldığı zengin bir dille örülmüş roman, anlatıcının Noel’de aldığı bir dişi fareyle başlayan sıradışı ilişkisini ve onunla gerçekleştirdiği derin sohbetleri odağına alıyor. Dişi fare, insanlık tarihini, çevre felaketlerini ve nükleer tehditleri tartışarak farelerin insanlardan daha üstün bir tür olarak dünyayı devralacağını savunur. Bu diyaloglar, insanın doğaya karşı sorumsuzluğunu ve kendi sonunu hazırladığını vurgular. Romanı, Gotthold Ephraim Lessing’in “insanlığın eğitimi” anlayışına bir tezat olarak kurgulayan Grass’a göre insanlık, Aydınlanma Çağı’nda edindiği erdemlere rağmen şiddet ve tahribat eğilimlerinden kurtulamamıştır. İnsanlık ve doğa arasındaki karmaşık ilişkiyi sorgularken bilinmeyenle dolu bir dünyaya kapı aralayan Grass; masal, seyahatname ve sürrealist roman unsurlarını harmanlayarak çok katmanlı bir anlatı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133624</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b263d6a-5082-4bdf-bbd8-237e026387c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Ekonomide Kavramlar ve Kuramlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Zorluk yeni fikirlerde değil, çoğumuzun yetiştirilme tarzı nedeniyle zihinlerimizin her köşesine dek dallanıp budaklanmış olan eski fikirlerden  kaçıp kurtulmaktadır” 
J. M. Keynes, The General Theory 
 
Modern Ekonomide Kavramlar ve Kuramlar: Post-Keynesyen Ekonomi Ansiklopedisi başlığıyla Türkçeye kazandırdığımız bu kitap post-Keynesyen ve heterodoks ekonomi alanında, Türkiye’de bugüne dek yayımlanmış en kapsamlı başvuru kaynaklarından biridir. Konusunda uzman yaklaşık 170 akademisyenin kaleminden çıkan 300’ün üzerinde madde, post-Keynesyen ekonominin temel kavramlarını derinlemesine incelerken, bu literatürün köşe taşı hâline gelmiş temel eserlerin analizlerini de okura sunmakta ve alanda önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Maddeler yalnızca post-Keynesyen yaklaşımı açıklamakla kalmıyor; yeri geldiğinde ana akım ekonomik düşüncenin varsayımlarına yönelik eleştirel bir perspektif de içererek okuyucuya çok yönlü bir bakış açısı kazandırıyor. 
Post-Keynesyen Ekonomi Ansiklopedisi, akademisyenler ve öğrenciler için temel bir referans kaynağı olmanın yanı sıra, 2008 Finansal Krizi ve pandemi sonrası mevcut ekonomi politikalarına alternatifler arayan politika yapıcılara ve uzmanlara da bir yol haritası sunmaktadır. Eser aynı zamanda bu alandaki temel kavramları ve yaklaşımları öğrenmek isteyen okurlar için de değerli bir kaynaktır. 
Ekonominin gerçek dünyadaki işleyişini anlamak ve alternatif yaklaşımları keşfetmek isteyen herkesin kütüphanesinde bulunması gereken temel bir çalışmadır. VakıfBank Kültür Yayınları böyle bir başvuru kaynağını Türkçeye kazandırmanın mutluluğunu yaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133625</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa2f8407-ca53-410a-8969-6f7da089640d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgili Günlük: Güneşi Özledim</image:title>
            <image:caption>Bir çocuğun günlüğü, bazen en büyük romanlardan daha ağırdır. 
 
Siz hiç daha parlak bir güneşi beklediniz mi? Sevgili Günlük - Güneşi Özledim, bir doğum gününün eksik pastasında, bir pencerenin ardındaki çiçekte, sabırla söylenmiş bir “biraz daha dayan” cümlesinde can buluyor. 
Daha aydınlık, daha renkli bir hayatın hayaliyle günlerini hastanede geçiren Dilek’in hayattaki küçük mutlulukları annesi ile arayışının bir öyküsü… 
 
“Hayat bazen küçücük şeylerle daha parlak, daha renkli, daha yaşanası olabilir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133626</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/568ce638-3007-47a7-b852-bb1f9502dd41.jpg</image:loc>
            <image:title>2034 Büyük Göç</image:title>
            <image:caption>Jack West siyasete girmek istemiyordu. 
Muhafazakâr bir aileden gelen, New York’lu deneyimli bir avukat olarak, onu siyasi fırtınanın içine çeken şey hırs değil, parçalanmanın eşiğine gelen bir ulusun derin çaresizliğiydi. 
Trump sonrası dönemde güvendiği dostlarının teşvikiyle başkanlığa yükselirken amacı netti: Amerika’yı kuşaklar boyunca kemiren siyah-beyaz ayrımını ele almak ve ülkeyi istikrara kavuşturacak kapsamlı reformlara öncülük etmek. 
Ancak önerileri karşılık buldukça geçmişi mercek altına alındı. Gizemli danışmanlar, onu tarihi bir figürün mirasıyla ilişkilendirerek kendisine ait olmayan bir vizyona doğru sürüklediler. 
İhanetler derinleştikçe yöntemler de sertleşti: kamuoyu algısının topluca yönlendirilmesi, hedefli şantajlar ve ustaca planlanmış bir suikast girişimi… Jack, kendisini hayal bile edemeyeceği kadar büyük bir jeopolitik tasarımın içinde buldu. Bu tasarımda o bir lider değil, yalnızca amaca giden yolda bir araçtı. 
Tüm bunların arkasında Alfa Plan vardı: gölge bir yapı, görünmez bir el. Mühendislik ürünü anlatılar ve örtülü operasyonlarla dünya dengelerini yeniden şekillendiren gizli bir organizasyon. 
Plan son evresine ulaştığında, milyonlarca Afro-Amerikalı görünürde gönüllü bir göçle Sahra Altı Afrika’ya yerleşmişti. Eşi benzeri görülmemiş bu demografik değişim, yeni bir kıtasal gücün doğuşuna zemin hazırladı: Birleşik Afrika. 
İki kıta ve derin politik fay hatları arasında geçen bu çarpıcı jeopolitik gerilim romanı; idealizmin bedelini, algı yönetiminin gücünü ve gölgeler içinde titizlikle yürütülen bir planın ürpertici zarafetini gözler önüne seriyor. 
Gerçek güç asla verilmez; ince ince örülür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133627</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f71a54fd-b144-4191-b976-9afb5c40ece0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateşten Dünya – Ejderler Çetesi</image:title>
            <image:caption>&quot;Düzenim bozulur, hayatım alt üst olur diye endişe etme… Nereden biliyorsun hayatının altının üstünden daha iyi olmadığını?&quot; demiş Şems-i Tebrîzî 
 
Ben de bilmiyordum o kapıdan dışarı çıktığımda hayatımın alt üst olacağını. Ben de bilmiyordum bundan sonraki hayatımda &apos;Katil&apos; diye anılacağımı. Ben de bilmiyordum yeni bir hayata alışmak zorunda kalacağımı. Sevdiğim adamı korumak için vermiş olduğum kararın hayatımı yok edeceğini. Şikâyet edip her gün sızlandığım hayatımı bu kadar çok özleyeceğimi. Kaçmanın, hayatımın bir parçası olacağını bilmiyordum mesela ya da saklanmak zorunda olmanın. Elime tutuşturulan yeni hayatımın beni nerelere sürükleyeceğini… Asla yapmam dediğim şeylerle sınanacağımı… Yanlışlıkla yaptığım bir hatanın cezasını, bütün ömrüm boyunca çekmek zorunda kalacağımı da bilmiyordum mesela. Asıl mesele, hayatın bize neler getireceğini bilmemek değil mi zaten? Peki, sızlandığın hayatının geri dönülemez bir parçasını kaybetmek neler kazandırır insana? Özgürlük gibi; korkmadan, saklanmadan yaşamak gibi. Geri gelir mi avucumuzdan uçup giden hayat? Karanlığın içinde sıkışıp kalmanın bedeli nedir mesela? Beyaz bir kâğıda akıtılan siyah mürekkebin geri dönüşü yok mudur gerçekten? Üzerinde gezdirdiğin beyaz boyanın izi kalmaz mı kâğıtta? Peki, benim hayatımın geri dönüşü? Geri dönüşü yok mu öldürülen Dünya&apos;ya ulaşmanın? İllaki Ateşler içinde yanıp kül mü olmalı? 
 
*** 
 
Her gün görmek için can attığı, gizliden gizliye baktığı, içinde onunla birlikte olduğu binlerce hayaller kurduğu adamın; gözleri önünde öldürülmesine izin vermedi Dünya. Ama bilmiyordu ki sevdiği adamın canını korumak için verdiği bu karar yüzünden kendi hayatından vazgeçmek zorunda olacağını. Bilmiyordu; hayatının, sevdiği adamın Ateş’i ile yanıp kül olacağını.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133628</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6ea447a-4298-46f2-a275-0541f24b1569.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiç Kadın</image:title>
            <image:caption>Bazı acılar yalnız yaşanmaz; 
Bazı sessizlikler sadece bir kişiye ait değildir. 
Sinem, annesinden devraldığı suskunluğu sırtında taşıyarak büyüdü. Söylenmemiş sözlerin, bastırılmış    
hayallerin ve görünmez yaraların içinden geçerek, kendi sesini bulmaya çalışan bir kadının hikâyesi bu. 
Kimi zaman bir ağılda, kimi zaman bir mahkeme salonunda yankılanan çığlıkların gölgesinde; 
Bir kız çocuğunun, bir annenin, bir kadının sesi yükseliyor. 
Bir öğretmenin kalemi ve yüreği ile yazılmış bu kitap, susturulmuş kadınların hikâyelerini görünür kılıyor. 
Bazen bir fısıltıyla, bazen bir kurşunla gelen adaletin izinde… 
“Annem hep sustu… 
Ben, onun sustuklarını yaşadım.”        
Okurken sadece Sinem’i değil, belki de kendi annenizi, kendinizi, içinizde susturulmuş bir sesi bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133629</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ff32f9a-33f4-4fd8-8ff7-11456a3424bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağ ve Deniz</image:title>
            <image:caption>“Ben ve sen, 
Dağ ve Deniz… 
Varlığımdan habersiz, 
İki sevgiliyiz. 
…” 
 
Kim istemez ki… 
Varlığını sevginin, derin bir Deniz gibi, 
Ya da koruyup kollayan bir Dağ’ın heybetini. 
 
Kim istemez ki… 
Mısralarında; 
sevgi, aşk, özlem, yalnızlık, korkular, 
bazen kızgınlık ve kırgınlık, 
bazen ayrılıklar, umutlar, bekleyişler, hayaller 
ve sonuç olarak herkesin kendinden bir şeyler bulacağı, büyük hikayeleri küçük mısralarla anlatan bir şiir yolculuğuna katılmayı … 
 
Dağ ve Deniz’in şiir yolculuğu sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133630</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40bc4249-51b5-4571-974c-ac5497bcfd83.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Prens</image:title>
            <image:caption>İhanetin gölgesi uzun, adaletin sesi gecikmeli gelir. Bu hikâyede her yara, bir ülkeyi parçalayabilir. 
Obsidyenin ikiye bölünmüş parçaları yalnızca taş değil, iki ayrı kaderin, iki ayrı bakışın metaforudur. 
Yaşlı bir kral, ardında sadece bir krallık değil, adaletle örülmüş bir gelecek bırakmak ister. Güçlü, disiplinli ve sert mizaçlı Aşur ile yumuşak huylu, vicdanı rehber edinmiş Serhas… İki prens, iktidarın eşiğinde, insanın iç dünyasına uzanan çetin bir yolculuğa çıkar. Bu yolculukta kılavuzları, dağın yamacında yaşayan bilge filozof Zana’dır. Ancak bir gün, bir hançer kaybolur ve artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz. 
Çalınan yalnızca bir silah değil; güven, onur ve kardeşliktir. Bu küçük gibi görünen kırılma, bir krallığın yarılmasına, taşların altında kalan sırların su yüzüne çıkmasına yol açar. Hançerin gölgesi uzun, adaletin sesi ise gecikmelidir. 
İki Prens, bir halk masalının büyüsünü taşıyan diliyle modern insanın en kadim sorularını sorgulatıyor: Güç mü daha adildir, affetmek mi? Lider kimdir, iktidar neyle sınanır? 
Bu hikâye yalnızca geçmişin tozlu sayfalarına değil, geleceğe tutulmuş bir aynaya dönüşüyor. 
Ve bazen en büyük savaş, bir tahta değil; insanın kendi içindeki karanlığa karşı verilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133631</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cdf4128-5516-4153-89fc-0c59e4a2b602.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadim Dünya - Element Savaşları - Saklı Varis</image:title>
            <image:caption>“Volkanların Küllerinden Doğan Bir Sır, Panega Kıtasını Sarsacak.”

Takvimler Elementler Çağının 160. yılını gösterirken, Zahar Dağı’nın gölgesinde binlerce yıldır uyuyan güçler uyanır. Kaira, gece nöbetinde bulduğu kadim bir kitapla bu sırların kapısını aralar. Tek bir gece, hayatını tamamen değiştirecek ve onu unutulmuş büyülerle ölümcül ihanetlerin içine çekecektir. Dostları birer birer düşerken, düşmanları çoğalır; karanlık bir savaş kapıya dayanır ve her adım tehlike doludur.

Zahar Dağı’nın gölgesinde yükselen Arc topluluğu, yakıp yıkmak için harekete geçer. Kaira’nın gerçek kimliği ortaya çıktığında, Panega’nın dengesi tamamen değişir. Cesaret, ihanet ve zorluklarla örülü bu mücadelede, kaderin ipleri onun ellerindedir. Her karar, hem kendi hayatını hem de kıtanın geleceğini şekillendirecektir.

Element Savaşları serisinin ilk kitabı Saklı Vâris, Kadim Dünya’nın kapılarını aralıyor. Kan ve ateşle verilen savaşlar, unutulmuş sırlar, eski büyüler ve kahramanlıklarla dolu bu macerada, Kaira’nın yolculuğuna siz de tanık olun. Gökyüzü alevler ve gölgelerle titrerken, kaderin ağı Kaira’nın ellerinde şekilleniyor.

Hazır olun! Bu yolculuk göz açıp kapayıncaya kadar bitecek, ama zihninizde sonsuza dek yaşayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133632</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13a3917c-5521-4417-910b-99b3436307e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Adli Tıp Dosyaları – Kırmızı Ritüel</image:title>
            <image:caption>Uykularına sızan kâbuslarla başlayan bir kabulleniş… Kurbanın üzerindeki kadim semboller ve olay yerindeki not; bu vahşetin, sıradan bir seri cinayet olmadığını fısıldar. Bu; binlerce yıllık bir ritüelin, yeniden canlandırılışıdır. 
 
Her bir cinayet, kadim metinlerin korkunç bir yansıması gibidir. Her kurbanın bedeni, işlenen &quot;günahların&quot; bir belgesi olarak işlenir. Kanıtların labirentinde birer ipucuna dönüşen sırlar; Soner&apos;in yakın çevresine kadar uzanan, zekice kurgulanmış bir oyunun parçalarıdır. 
 
Peki, bu &quot;Kırmızı Ritüel&quot;in ardındaki karanlık deha kimdir? Öğrenci, profesör, savcı… Her biri, bu kanlı döngüde birer piyon mu? Yoksa herkesin gizlediği daha büyük sırlar mı var? Kimi inancı, kimi intikamı uğruna mı bu sapkın ayinleri gerçekleştirdi? 
 
&quot;Kırmızı Ritüel&quot; sadece bir cinayet romanı değil; zekice kurgulanmış psikolojik bir gerilim ve mitolojik bir bulmaca. Her sayfasında, okuyucunun mantığını ve sinirlerini zorlayan bir hikaye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133633</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b14d52c8-03bf-4799-a433-29586c398cda.jpg</image:loc>
            <image:title>Mandıra</image:title>
            <image:caption>Issız bir çiftlik… 
 
Yusuf ve Şefika, pandemi günlerinde çıktıkları küçük bir yolculukta, görünürde sıradan bir çiftliğe sığınırlar. Çiftliğin sahibi yaşlı Hasan, yanında çalışan Meliha ve Şirin’le birlikte onları misafir eder. Ancak bu misafirlik, kısa sürede huzur değil; şüphe ve karanlıkla örülü bir deneyime dönüşür. Yusuf’un aklını kemiren sorular, onu ahırın yasaklı kapısına sürükler. İçeride gördükleri ise insan ruhunun en karanlık köşelerine açılan bir pencere gibidir… Ahırın kapısında gizlenen gerçek hem Yusuf’un hayatını hem de vicdanını geri dönüşsüz bir sınava sürükler. Geçmişin intikamı, adalet ve suç arasındaki ince çizgi, Yusuf’u geri dönülmez bir kararın eşiğine getirir. Yusuf, bir başkasının cezasına tanıklık ederken kendi içinde sakladığı öfkeyle de hesaplaşmak zorunda kalacaktır. 
 
Adalet mi, yoksa intikam mı? 
 
Mandıra, insan ruhunu, affetmenin sınırlarını ve intikamın baştan çıkarıcı cazibesini sorgulatan sarsıcı bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133634</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3359d91-70a0-489b-9779-99e9a691a495.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanal Vicdan - Dolunay</image:title>
            <image:caption>Bir hâkimin en büyük davası, kendi iradesine sahip olma çabası olabilir mi? 
Bir yanda adliye koridorlarının ağır sessizliği, bir yanda insan beynine çip yerleştiren teknolojilerin fısıldadığı gelecek… 
Hâkim Cihat, görevine, ailesine ve inançlarına sıkı sıkıya bağlı bir yargıçtır. Ama teknoloji insan zihnine dokunmaya başladığında, en büyük sorgulamalar artık mahkeme salonlarında değil, vicdanın karanlık dehlizlerinde yaşanacaktır. 
 Dostlukların, kayıpların, aşklar ve inançların arasında; adalet ile güç, iman ile şüphe, insan ile makine karşı karşıya gelir. 
 “Sanal Vicdan”, yalnızca bir hâkimin hikâyesi değil; aynı zamanda bir çağın vicdan muhasebesi. 
Gelenek ile teknoloji, iman ile şüphe, adalet ile güç arasındaki çatışmalar; romanın satırlarında değil, doğrudan okurun kalbinde karşılık buluyor....</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133635</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e8b7645-fac0-4b18-bb1e-73b34a7ca098.jpg</image:loc>
            <image:title>Berlinde Ofsayt</image:title>
            <image:caption>1961 yazı, Berlin. Şehrin tüm çocukları oyun oynamak için Batı ve Doğu Berlin sınırındaki meydanda toplanır. Ne var ki meydanda bulunan futbol sahası yüzünden çocuklar arasında zaman zaman tartışmalar, hatta kavgalar olur. Ve sonunda sahanın kontrolünün kime geçeceğine karar vermek için bir futbol turnuvası düzenlenir. Turnuvada artık sona gelinmiştir ve final maçı oynanmak üzeredir. Ama bir gecede Batı ve Doğu Berlin arasına çekilen tel örgüler her şeyi değiştirir. Leo ve takım arkadaşları hayallerini yıkmak isteyenlere karşı, rakipleriyle birlikte mücadele etmek zorundadır. Final maçı her ne pahasına olursa olsun oynanacaktır! Berlin’de Ofsayt, yirmi sekiz yıl boyunca bir duvarla bölünmüş olan Berlin&apos;de geçen bir dostluk ve dayanışma hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133636</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05e1eaa6-6be3-4b22-a2d7-7a56c9c4d8fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Bisikletimiz</image:title>
            <image:caption>Evlerinin garajında sessizce duran paslı bisiklet, aslında geçmişte kalan değerli bir anıyı saklamaktadır. Daniel’ın renkler ve çizim dünyasına dair hayalleri ise kırtasiyenin vitrinindeki bir kalem kutusunda gizlidir. Daniel, bisiklet ve kalem kutusu, yani geçmişle hayalleri arasında bir seçim yapar. Sonra hatasını fark eder ve düzeltmeye çalışır ama önünde büyük engeller vardır. Bu kitapta bir çocuğun, ailesini, anılarını ve kendini keşfettiği içsel yolculuğun hikâyesini bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133637</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/789e3f9c-b627-4d9c-8f0d-bcdbde1ba074.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Mini Ansiklopedisi</image:title>
            <image:caption>I AM A CAT... 
 
Kediler…Sessiz adımlarıyla hayatımıza giren, varlıklarıyla evlerimizi ama daha çok kalplerimizi dolduran gizemli yol arkadaşları. Onlar sadece bir evcil hayvan değil; zaman zaman bir dost, bir sırdaş, hatta bir öğretmen oldular bize. Bağımsızlıklarıyla ilham verdiler, sabırlarıyla sınadılar, sevgileriyle sarmaladılar. 
 
Bu kitap, kedilere olan hayranlığın, merakın ve sevginin bir yansımasıdır. İçinde onların dünyasına dair gözlemler, anılar, hikâyeler ve biraz da felsefe bulacaksınız. Amacım, bir kedinin gözünden dünyayı görmenizi sağlamak değil—çünkü bu neredeyse imkânsız—ama belki bir parça daha anlamanızı sağlamak. 
 
Kimi zaman bir pencere kenarında mırıldayan bir gölge, kimi zaman da ansızın kucağınıza atlayan bir sürpriz gibi… Kediler bize, hayatın küçük anlarda gizli mucizelerini hatırlatır. Ve bu kitap, o mucizelere bir selamdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133638</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52a5d3df-5664-473b-a2f4-e3f793c12164.jpg</image:loc>
            <image:title>101 Öykü &amp; Bilmece 101 Atasözü</image:title>
            <image:caption>Kitaptaki öykülerin bir kısmı bilindik şark İslam eserlerinden (Mesnevi, Bostan, Latifeler gibi) faydalanılarak bir kısmı da bir Bilge’nin (Mevlana, Nasrettin Hoca, Lokman Hekim, Yunus Emre, Sokrates gibi) kendisine sorulan sorulara verdiği hikmetli ve nükteli yanıtlardan derlenerek, atasözlerine uyarlanmıştır. 
Kitaptaki her bir öykü başlığı aynı zamanda bir atasözüdür. Sadece TDK (Türk Dil Kurumu) sözlüğünde yer alan atasözlerine yer verilmiştir.  Kitapta her bir kısa öykü içerisinde bağlama uygun atasözleri açıklanmıştır. Bu kısa öyküleri (fıkraları) okurken bazen gülecek bazen de düşünecek ama her daim bir hisse alacaksınız. Yine bilmeceleri çözerken hem eğlenecek, hem de bilgileneceksiniz. 
Her atasözü içerisinde yüzlerce yıllık bir deneyim barındırmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133639</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/754efefe-6d8d-41fa-96c1-d9559b4b7c21.jpg</image:loc>
            <image:title>Cambridge Türkiye Tarihi Kutulu Set</image:title>
            <image:caption>Cambridge Türkiye Tarihi’nin, modernleşme çabası kimileyin toplum tarafından kabul görmüş kimileyinse geri tepmiş yeni bir Türkiye’yi (1839-2010) ele alan bu son cildinde, modern Türkiye üzerine önemli çalışmalar yürütmüş akademisyenler, “Türki modernleşmenin” söz konusu iki veçhesi arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Tanzimat’ın ilanıyla başlayıp en büyük sıçrama ve kırılmayı Cumhuriyet’le yaşayan bu yeni döneme Meşrutiyetler, Jön Türkler, Kurtuluş Savaşı, Atatürk’ün cumhuriyeti, Kürt isyanları, kadın mücadeleleri, İslamcılığın yükselişi gibi olgular damga vuracaktır. Bu çalışmada ayrıca esas meselelerle ilintili olarak sanat, mimari ve edebiyat da ele alınıyor. “Bu kitapta modern Türkiye tarihi sahasının en güzide akademisyenleri bir araya geliyor.” –American Reference Books Annual “Bu çalışma, modern Türkiye’ye hasredilmiş çalışmalar söz konusu olduğunda büyük bir adıma karşılık geliyor.” –World History Bulletin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133640</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e71754e-f92d-46c5-a9d0-9f0005af7b1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpek Mini Ansiklopedisi</image:title>
            <image:caption>I AM A DOG... 
 
Köpekler, insanlık tarihinin en eski ve en sadık dostlarıdır. Binlerce yıl boyunca hem hayatımızda hem de kalbimizde özel bir yer tutmuşlardır. Onlar sadece evcil hayvanlar değil; aynı zamanda koruyucularımız, yol arkadaşlarımız ve kimi zaman hayatımıza neşe katan gerçek aile bireyleridir. 
 
İnsanın köpekle kurduğu bağ, sadece ortak yaşama değil, karşılıklı sevgi ve anlayışa dayanır. Bu bağ, evrimsel süreçte iki türün birbirini anlamasıyla gelişmiş, günümüzde ise pek çok kültürde sevgi ve sadakat sembolü olmuştur. 
 
Bu kitapta, belki de hayatınızda iz bırakmış bir köpeğin hikâyesi olacak, belki yeni dostluklar kuracaksınız. Ama her sayfada, insan ve köpek arasındaki o eşsiz bağa tanıklık edeceksiniz. Çünkü köpekler, hayatımıza renk katan, ruhumuzu besleyen ve bizi biz yapan özel varlıklardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133641</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/144a06d1-def8-4571-b2c2-157849c57e00.jpg</image:loc>
            <image:title>Eleceed 2</image:title>
            <image:caption>KADER, KORKUSUZCA KOŞANLARI SEÇER! 
 
Jiwoo Seo, hızını kontrol etmeyi öğrenirken dönüşü olmayan bir yolculuğa adım atmış olur. Kayden’in rehberliğinde yaptığı antrenmanlar sayesinde hem gücünü hem de dövüş becerilerini üst seviyeye taşır. “Uyanmış”ların önünde yeteneklerini kanıtlar, gerçek kötülükle mücadeleye hazırdır artık! Her hamle Jiwoo’yu tehlikeye sürüklerken onu bir kahraman olma yolunda ilerletir. Adalet ve merhametle dolu kalbi, gücüyle birleştiğinde düşmanların korkulu rüyası olacak mıdır? Kayden’in öğretileri sayesinde Jiwoo için yepyeni bir hikâyenin kapıları açılır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133642</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1b727bb-4a27-4dad-aeed-2177f77fd5b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ya İyileştirdiyse?</image:title>
            <image:caption>“İyileşmek, değişmeyenle barışmayı öğrenmektir.” 
 
Ya İyileştirdiyse yalnızca diyabetle yaşayan bireyler için değil, yaşamı kontrol etmek yerine onunla uyumlanmayı öğrenmek isteyen herkes için yazıldı. 
 
Neslihan Sipahi, yıllardır danışanlarına aktardığı bilgi, deneyim ve farkındalığı bu kez kendi yaşam öyküsünün süzgecinden geçirerek paylaşıyor. 
 
Bu kitap, kan şekeri kadar zihnin ve kalbin de dengede olması gerektiğini hatırlatan içten bir yol arkadaşı. 
 
Satır aralarında, hastalıkla değil kendinle barışmanın, kontrolü değil dengeyi seçmenin huzuru var. 
 
  Çünkü bazen iyileşme, bir tahlil sonucunda değil, insanın kendine yeniden inanmasında başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133643</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c68afb0-09cd-45c7-bdea-dbeffdb86eca.jpg</image:loc>
            <image:title>Wonka</image:title>
            <image:caption>CHARLIE&apos;NİN ÇİKOLATA FABRİKASI&apos;NDAN ÖNCE İCATLARIN VE HAYAL GÜCÜNÜN HİKÂYESİ VARDI.
Dünyanın en büyük mucidi, sihirbazı ve çikolata üreticisinin bugün bildiğimiz, çok sevilen Willy Wonka&apos;ya dönüşmesinin hikâyesi: Wonka!
Willy Wonka, çocukluğundan beri çikolata yapmayı ve yaptığı çikolataları dünyayla paylaşmayı hayal eder.
Genç bir adam olarak, hayallerini gerçekleştirmek için dünyaca ünlü Lezzet Çarşısı’na gelir. Ne var ki kıskanç ve açgözlü Çikolata Karteli ona engel olmak için peşine düşer.
Bu da yetmezmiş gibi kaldığı misafirhanede kandırılıp ömür boyu çamaşır yıkama cezasına çarptırılır.
Şimdi Wonka&apos;nın hayallerini gerçekleştirmek için biraz şansa, bolca sihre ve birkaç arkadaşının yardımına ihtiyacı olacaktır.
Tabii Willy Wonka ile tanışma şansı bulduysanız her şeyin mümkün olduğunu bilirsiniz!
Hayaller, dostluk ve çikolataya dair bu enfes öykü, Paul King&apos;in yönettiği ve senaryosunu Simon Farnaby ile birlikte yazdığı, büyük ilgi gören Wonka adlı sinema filminden uyarlanmıştır.
Öyküyü, çoksatar yazar Sibéal Paunder kaleme almıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133644</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7b8b188-27fa-4f64-9194-f8a569f395d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kazazedeler</image:title>
            <image:caption>Kazazedeler, Alejandra ile Julio’nun kesişen yollarında, hayallerin, aşkın ve belirsizliğin iç içe geçtiği bir hikâyeyi anlatıyor. İki büyük şehrin canlı, nefes alan atmosferi bu karmaşık ilişkinin arka planını oluştururken, Alejandra ve Julio’nun birbirlerine duydukları çekim iş, aile ve hayatın yönlendirmeleriyle sürekli sınanıyor. 
 
Birbirlerinin hayatlarına girip çıkan bu iki insan, önce hislerini inkâr ediyor, sonunda sevmeye hazır olduklarında ise fırsatın çoktan ellerinden kayıp gittiğini fark ediyorlar. 
 
Laura Pérez ve Pablo Monforte’nin imzasını taşıyan bu dokunaklı, derinlikli grafik roman; olgunluk, sorumluluk ve insani ilişkiler üzerine çarpıcı bir meditasyon niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133645</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/feffe9c6-32f5-4f5f-9206-fe4c9f976bf7.jpg</image:loc>
            <image:title>Best Russian Short Stories</image:title>
            <image:caption>Best Russian Short Stories, compiled by Thomas Seltzer, is a compilation of significant Russian short stories written during the 19th and early 20th centuries. 
This anthology features works from renowned authors such as Pushkin, Gogol, Turgenev, Dostoyevsky, Tolstoy, and Chekhov, among others, offering a diverse exploration of themes ranging from the supernatural to the mundane aspects of daily life in Russia. 

The collection aims to present the uniqueness of Russian literature, showcasing its depth, humanitarian ideals, and engaging character portrayals.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133646</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5998e5b-2a16-4449-89fb-486c111d7bc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Pride and Prejudice</image:title>
            <image:caption>Pride and Prejudice by Jane Austen is a classic novel written in the early 19th century. 

The story delves into themes of love, social class, and individual agency, largely revolving around the life of Elizabeth Bennet, one of five sisters from a modest but genteel family navigating the complex social landscape of Regency England.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133647</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d816f320-7ee8-4dbd-a9c9-bc3dd40a18ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Zoraki Etnografın İmkansız Romanı</image:title>
            <image:caption>Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Yaban romanını konu alan bu kitap, yalnızca bir edebi inceleme değil; aynı zamanda Türkiye’nin kültürel, siyasi ve entelektüel tarihine açılan çok katmanlı bir sorgulama. Romanın tefrikasından kitaba, Almanca ve İtalyanca tercümelerden edebi polemiklere, dil krizinden temsil tartışmalarına uzanan bu çalışma, Yaban’ın yüz yıla yayılan serüvenini inceliyor. 
Okumadan hakkında konuşanlardan, onu bir propaganda aracı olarak görenlere kadar Yaban’ı kendine dert edinenlerin de izini süren bu kitap, geçmişle bugünü, edebiyatla ideolojiyi, metinle bağlamı ustalıkla ilişkilendiriyor. 

Yaban’ın şahdamarına dokunmak isteyenler için vazgeçilmez bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133648</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e299bd32-fc98-4587-8e21-91171eeb2163.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul Türkçesi</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar sözlerimiz de İstanbul gibiydi; zarif, ölçülü, âhenkli…
Ne söylendiği kadar nasıl söylendiği önemliydi ve insanımız güzel konuşmayı bildiği gibi güzel dinlemeyi de bilirdi. Kimsenin kimseyi, hattâ kendini bile can kulağıyla dinlemediği, anlamaya çalışmadığı günümüz hengâmesinde ses, söz ve anlamdaki incelikleri kaybetmeye başladık.
Reyhan Çınar, “İstanbul Türkçesi” adlı eseriyle bizi bu nezâket ve güzellikleri hatırlamaya davet ediyor. Kelimelerin köken ve değişim maceralarından doğru telâffuzlarına, diksiyon kurallarından edebî dil ve üslûba uzanan bir yolculuğa çıkarıyor.
“İstanbul Türkçesi” sadece kelimelerin değil; onların ardındaki terbiyenin, ahlâkın ve medeniyetin hikâyesini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133649</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22af7853-5bb6-4d18-81cb-3204803f3612.jpg</image:loc>
            <image:title>Ormanın Kalbi</image:title>
            <image:caption>İnsan ve doğa arasındaki ilişki, düşündüğümüzden çok daha derin. Orman, sadece bir ekosistem değil, aynı zamanda bir öğretmen; bize nasıl dinleyeceğimizi, hissedeceğimizi ve var olacağımızı gösterir…
Peter Wohlleben’in Ormanın Kalbi adlı kitabı, insan ile doğa arasındaki görünmez ama güçlü bağı keşfetmeye davet ediyor. Ağaçların kalp atışları, köklerinin zekâsı ve bitkilerin bilinç düzeyleri üzerine yapılan araştırmalar, doğayla olan ilişkimize yeni bir boyut kazandırıyor.
Ormanda yürümek, sadece bir doğa gezisi değil; duyularımızı yeniden keşfetme ve içsel dengemizi bulma yolculuğudur. Yeşilin huzuru, kuş seslerinin ritmi, toprağın kokusu… Tüm bunlar bedenimizi ve ruhumuzu iyileştirir. Doğa bizi daha dikkatli, daha duyarlı bir hale getirir.
Bu kitap, doğayı sadece korumamız gereken bir kaynak olarak değil, birlikte yaşadığımız bir dost olarak görmemizi sağlar.
“Peter Wohlleben, doğayı yok etmeden önce onunla daha güçlü bir bağ kurmamız gerektiğini biliyor. Bu kitapta da bize bunun nasıl yapılacağını anlatıyor.”
– Jim Robbins</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133650</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/630007bd-23f4-49c2-a9a7-22f924703ef7.jpg</image:loc>
            <image:title>Percy Jackson Evreninden - Ölüler Mahkemesi</image:title>
            <image:caption>Yarı tanrılar Nico di Angelo ve erkek arkadaşı Will Solace,Percy Jackson evreninin dünyaca ünlü muhteşem yazarı Rick Riordan ve ödüllü yazar Mark Oshiro’nun birlikte kaleme aldığı bu sürprizlerle dolu macerada Nico di Angelo’nun üvey kız kardeşi Hazel Levesque ile canavarları korumak için güçlerini birleştiriyor. 
 
Tartarus’un derinliklerinden döndükten birkaç ay sonra, Nico di Angelo ve Will Solace, Nico’nun üvey kız kardeşi Hazel’ın Jüpiter Kampı teklifini kabul ederler. Hazel istemeden yol açtıkları bir durumu yönetmek için onların yardımına ihtiyaç duyar: Yarı tanrılar, Yeraltı Dünyası&apos;nın canavarlarına kötü olmak dışında başka seçenekleri olduğunu gösterirler. 
 
Canavarların bazıları sığınmak için Jüpiter Kampı’na yerleşir. Nico ve Will, Hazel’a yardım etmek için kampa geldiklerinde, kendilerini “mitik” olarak adlandıran bu canavarlar tek tek kaybolmaya başlar. 
Gizemli ve karanlık bir güç iş başındadır ve planı, tüm canavarları geçmiş suçlarından dolayı cezalandırmaktır. 
 
Hazel, bu güçle bir bağı olduğunu öğrendiğinde işler daha da kötüye gitmeye başlayacaktır... 
“Sis gözlerden çok zihni etkiler.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133651</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37a830f5-273d-45fa-afc3-8e86447efe80.jpg</image:loc>
            <image:title>Perg Efsaneleri 4 – Tanrıların Alfabesi</image:title>
            <image:caption>Her harf bir sır, her kelime bir kudret... Ya bir mucize her tılsım ya bir felaket. 
 
Kadim Güçler, kendi dillerinde yazılmış tılsımları seçilmiş olanlara sunarken, bunun yol açacağı felaketleri düşünmemişlerdi. Karanlık bir büyücü, lanetli ordusuyla birlikte tüm tılsımları ele geçirip mutlak güce sahip olmaya kararlıydı. Bu uğurda yapmayacağı çılgınlık, almayacağı can yoktu. Büyük bir savaş kapıdaydı. Tılsım Efendileri ise bunu engellemek zorundaydılar; ama güçleri tükenmek üzereydi. Tüm seçeneklerin tükendiği bir zamanda; bir köylü, bir büyücü, bir canavar ve bir promdan oluşan tuhaf bir grubun gelişi, onlara az da olsa umut verdi. Peki Leofold, Guorin ve dostları, Perg’i bekleyen korkunç olayları önleyebilecek mi? Kazanılması imkânsız gibi görünen bu savaş, onları nasıl bir sona sürükleyecek? Farklı kimliklere bürünmüş eski dostlar, asırlık gizemler, buzla kaplı ovalar, görkemli meydan savaşları ve düşmanını ararken kendini bulanlar... Perg Efsaneleri serisinin bu son kitabında kelimelerin tılsımlara, inancın direnişe dönüştüğü destansı bir serüven sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133652</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea4438b4-c8d1-426d-98e7-63a145931270.jpg</image:loc>
            <image:title>Enerjin Kadar Seversin</image:title>
            <image:caption>Her ilişki bir yolculuktur. Bazen inişli çıkışlı, bazen sessiz ve derin. Ama en önemlisi: her ilişki bir enerji alışverişidir.
Kalbimizden çıkan frekans, partnerimizin alanına ulaşır. Peki bu enerji ne kadar temiz ne kadar bilinçli ve ne kadar şifalı?
Bu kitap, aşkın görünmeyen yüzünü keşfetmek isteyenler için bir rehberdir.
İlişkilerde negatif enerjileri nasıl fark ederiz? Aura ve frekans çalışmaları ile ilişkiler nasıl dönüştürülür?
Dişil ve eril enerjiler nasıl dengeye gelir? Karmik bağlar nasıl çözülür?
Bioenerji, kozmik teknikler, frekans yükseltme yöntemleri ve kalpten gelen niyetlerle dolu bu kitapta hem kendinizle hem de sevdiklerinizle yepyeni bir bağ kuracaksınız.
Kalpten kalbe bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız?
İlişkilerinizin enerjisini dönüştürün, sevginin frekansına adım atın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133653</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24582754-44b6-4396-987d-737d11c3bb31.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihir Değil Nöroplastisite</image:title>
            <image:caption>Hayatını değiştirmek için sihre değil, beyninin gücüne ihtiyacın var. 
Bu kitap, pozitif zihin kodlama tekniklerini nörobilimle birleştirerek, beyninin sonsuz potansiyelini keşfetmeni sağlıyor. Nöroplastisite sayesinde düşünce kalıplarını yeniden şekillendirebilir, seni sınırlandıran inançlardan kurtulabilir ve hedeflerine giden yolda yepyeni bir zihinsel altyapı inşa edebilirsin. 
İçinde neler bulacaksın? 
Beynin nasıl çalıştığını ve nasıl değişebildiğini anlamanı sağlayacak bilimsel bilgiler 
Olumsuz düşünceleri dönüştürmek için pratik yöntemler 
Görselleştirme, nefes teknikleri ve meditasyon ile zihinsel odaklanma stratejileri 
Duygusal zekâ ve zihinsel esneklik geliştirme yolları 
Pozitif alışkanlıkları kalıcı hâle getirme rehberi 
Bu kitap, hayalini kurduğun yaşamı inşa etmen için sana hem ilham hem de somut adımlar sunuyor. Anlatılan teknikleri uyguladığında, beynin kendini yeniden yapılandırmaya başlayacak ve hayatında gözle görülür değişimler ortaya çıkacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133654</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47ad522f-1d21-464d-ae46-146f2e119cfc.jpg</image:loc>
            <image:title>En Güzel Şey</image:title>
            <image:caption>Gökyüzündeki ışıl ışıl yıldızlar da çok güzel, yeraltındaki karınca yuvaları da. 
Yalnız başına yepyeni bir maceraya atılmak da çok güzel, kalabalık bir koroyla şarkı söylemek de. Güzellik bazen çok uzaklarda bazen de yanı başımızda. Peki, bu dünyadaki en güzel şey nedir acaba? 
 
 
Uluslararası ödüllü sanatçı Huban Korman her yaştan okurunu hatıralar, hayaller, kokular ve renkler eşliğinde felsefi bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133655</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93377250-89a3-42f7-b728-385cf57e6f42.jpg</image:loc>
            <image:title>Irk Kavramına Felsefi Bir Giriş</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, ırk kavramının felsefi incelemesini yaparken aynı zamanda “Irk nedir?”, “Irk gerçek midir?”, “Irk kavramının bize bir faydası var mı?”, “Irkların varlığını kabul etmek ırkçılık mıdır?”, “Etnik kökenin ırktan farkı nedir?” gibi popüler soruları da cevaplamaya çalışıyor. Bir kavram olarak varlığı tartışılmaz olan ırkın gerçek dünyadaki yansımalarını nasıl yorumlayabileceğimiz ve özellikle ABD gibi çok fazla “ırktan” insanın birlikte yaşadığı ülkelerde bu yansımaların politik ve günlük hayata nasıl etki edeceği konularındaki belirsizlikler de ele alınıyor. Daha da önemlisi, tüm bu konuları aktarmak adına kullandığımız “ırk dilinin” ne olduğu ve farklı kullanım şekillerinin nasıl sonuçlar doğurduğu özenle inceleniyor. Paul C. Taylor, ırk kavramının felsefi açıdan genel bir incelemesini sunuyor ve okura kavramın genel hatlarıyla bir tasvirini yaparak günlük hayattaki ırksal deneyimlerimize ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133656</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9196059-77df-4ee6-82e1-030498f8de6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hareket Felsefesi</image:title>
            <image:caption>“Nail, geleceğin felsefesinin ne olabileceğine dair bir yol çizmeye çalışan çağdaş düşünürlerden biridir ve Hegel ya da Leibniz kadar sistematik bir felsefe tasavvuruna sahiptir.” Daniel W. Smith, kitabın önsözünden “Hareket Felsefesi, hareketin esasını amansız bir şekilde vurgular. Hareket, sabit bir şeye göre değil de esas ise o zaman ne şekilde düşünebilir ve hangi yeni kavramları yaratabiliriz? Bu kitapta Thomas Nail, çok sayıda yeni kavram icat ederek, insanlık tarihini hareketin tarihi olarak yeniden anlatarak ve hareketi dikkate alan bir etik önererek beklentilerimizi derinlemesine karşılıyor.” Brendt Adkins, Deleuze and Guattari’s “A Thousand Plateaus”: A Critical Introduction and Guide kitabının yazarı. Thomas Nail, uzun yıllar süren etkileyici çalışmalarını sentezleyerek ve genişleterek, hareketin insanlık ve doğa tarihinde nasıl başat bir güç olduğunu kapsamlı bir şekilde ortaya koymaktadır. Hareket Felsefesi, Batı düşüncesinin merkezinde yer alan durağanlık taraftarlığını eleştirerek, hareketin önceliği ile başlayan bir felsefenin nasıl olabileceğini sorguluyor ve hareketi hem tarih boyunca hem de yirmi birinci yüzyılda günlük yaşamdaki sonuçları açısından inceliyor. Nail, gerçeklik ölçekleri, tarihsel dönemler ve bilgi alanları arasında bağlantılar kuruyor ve örüntülerin izlerini sürüyor. Elinizdeki kitap, giderek hız kazanan iklim değişikliği ve bunun sonucunda ortaya çıkan kitlesel küresel göçün yanı sıra her yerde mevcut olan dijital medyanın şekillendirdiği baş döndürücü hareketlerin yaşandığı çağımızda, bu noktaya nasıl geldiğimizi ve birbiriyle iç içe geçmiş bu zorluklarla nasıl başa çıkabileceğimizi anlamamıza yardımcı olan çağdaş bir felsefe sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133657</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1febc0c7-1cf7-480a-a043-a135d7dc75a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir!</image:title>
            <image:caption>Feminist hareketin yaşayan en önemli isimlerinden, gazeteci, yazar ve aktivist Gloria Steinem’ın en cesur ve en ilham verici sözleri nihayet Türkçede!
Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir, Steinem’ın yıllar içinde kaleme aldığı alıntılar, denemeler ve kişisel notları bir araya getiriyor. Yazar kitap boyunca ilişkileri (“Pek çok insan doğru kişiyi arıyor; çok azı doğru kişi olmaya çalışıyor.”) patriyarkayı (“Erkekler kazandıklarında daha çok sevilir; kadınlarsa kaybettiklerinde. Patriyarkanın gündelik işleyişi tam da böyle.”) ve aktivizmi (“Devrimler, tıpkı ağaçlar gibi kökten yukarıya doğru büyür.”) masaya yatırırken küçük bir eylemin bile zincirleme bir değişim yaratabileceğini hatırlatıyor. Sokak eylemlerinden gündelik hayattaki karşıt duruşlara, yaşlanmadan dostluğa, içine doğduğumuz ailelere ve seçtiğimiz ailelere kadar pek çok konuya dair sözleriyle sadece ilham vermiyor, harekete de geçiriyor.
Steinem’ın dediği gibi “Aforizmalar hikâyelerin özüdür.” Bu yüzden elinizdeki kitap sadece bir alıntılar kitabı değil, bir güçlenme manifestosu. Meğer Ben Feministmişim kitabının yazarı Elif Doğan’ın özenli çevirisiyle Türkçeye kazandırılan bu kitap, umudu ve eyleme geçme cesaretini bize sunuyor. Biliyoruz ki özgürlüğün anahtarı gerçeklerde saklı. Ve bazı cümleler dünyayı değiştirebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133658</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/427da31d-fbee-4bb4-9779-fa58752ad770.jpg</image:loc>
            <image:title>Günce İkinci Cilt: 1966-1990</image:title>
            <image:caption>John Fowles&apos;un Günce&apos;sinin 1965-1990 yıllarını kapsayan bu ikinci cilt, içtenliğin ortaya çıktığı sahne, yazarın doğru yahut adil olmasının gerekmediği bir arena denecek kadar gözünü budaktan sakınmayan bir dürüstlükle yazılmış ve yıllar boyu farklı birçok dönem gördüğünden, kaçınılmaz bir şekilde zamanın ve koşulların rengini almıştır. Yazma becerisinin kâğıda döküldüğü ve bilendiği bir müsvedde defteri; kitap, tiyatro ve film eleştirileri; seyahatname; itirafname; tutkulu bir doğaseverin notları. . . Bu Günce bunların hepsi birden. “Günlük, mantıklı benlik kadar, mantıksız benliğin de evidir; biriyken öteki olmanın aracıdır belki de.” John Fowles, her şeyi sınayan ve merakını yitirmeyen bir günlük yazarı; hiçbir şeyi göründüğü gibi kabul etmek istemiyor ve yılmadan eşeliyor, sorguluyor. Onu kuşağının en yaratıcı romancılarından biri kılan da bu düşünsel açlık işte! Herkesçe benimsenen biçimleri yahut usulleri kabullenmeye razı gelmeyen, daima yeni şeyler arayan bir yazarın iç sesi.  Günce’nin ikinci cildi, on beş yıl önce Oxford&apos;da başlayan bir anlatının devamı. Bu ciltte Büyücü ve Fransız Teğmenin Kadını filmlerinin yapımı gibi başarı anlarından ziyade bazı kriz anlarına karşılık verme ve yaşamındaki dönüm noktalarını, birtakım aksaklıkları ve zorlukları da kaydetme yolunda bir eğilimi var. Yeni bir önem kazanan günlük onun sadece daha zor zamanları anlamlandırmada kullandığı bir yardımcı değil, birincil edebi uğraşı haline geliyor. Çağımızın en özgün edebiyatçılarından birinin kendine yazdıkları. . .</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133660</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18e88ba0-09a9-418a-8388-e4de752d9e1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanatlı Maymun</image:title>
            <image:caption>Kaladi harika muz çorbası yapar! Üstelik muz 
çorbası yaparken hikâye anlatmaya da bayılır. 
Bu defa bize Kanatlı Maymun Rup’un hikayesini anlatıyor.Rup, köyündeki diğer maymunlardan biraz farklıdır. 
Çünkü Rup’un bir çift harika kanadı vardır. 
Peki sen de Kaladi’nin nefis muz çorbasının kokusu eşliğinde Rup’un hikayesini dinlemek istemez misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133661</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71157f60-c630-47d0-9f50-7c742b1d944a.jpg</image:loc>
            <image:title>Çöküşten Önce Umutlar Ve Kaygılar</image:title>
            <image:caption>Çeyrek yüzyılı bulan iktidarın ardından gelinen yer laiklik ve demokrasinin tümüyle ortadan kaldırıldığı, halkın büyük çoğunluğunun açlık ve sefalete sürüklendiği, ancak toplumun en gerici unsurlarının, tarikatların, cemaatlerin, çetelerin ve emperyalist güçlerin desteğiyle ayakta durabilen, yıkılmaya mahkum bir düzenden başka bir şey değil.  
 
Türkiye şimdi siyasal İslamcı rejimin çöküşünden önce, umutlar ve kaygılarla birlikte daha özgür, daha aydınlık, gerçekten yeni bir düzen arayışının sancıları içinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133662</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d391156e-ac66-4d1b-a035-f53ca5ba38ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Bediüzzaman Tefsiri IV-V</image:title>
            <image:caption>Neden “Bediüzzaman Tefsiri”? 
Bediüzzaman Said Nursî, Kur’ân ayetlerini aklın delilleriyle temellendirirken aynı zamanda kalbi doyuran, ruhu besleyen incelikler sunar. Onun tefsiri, insanı hem düşünmeye sevk eden hem de manevi bir yolculuğa çıkaran eşsiz bir metottur. Kur’ân’ı sadece lafzıyla değil, kâinat kitabıyla birlikte okumayı öğretir; bir yaprakta, bir damlada, bir gezegenin dönüşünde ilahî hakikati görmeye davet eder. 
Bu tefsir, çağımız insanının “Nereden geliyoruz?”, “Nereye gidiyoruz?”, “Hayattaki vazifemiz nedir? gibi temel sorularına net ve tatmin edici cevaplar verir. Özellikle Allah’ın varlığı ve birliği, kader, haşir, ahiret gibi iman esaslarını modern zihinlerin anlayacağı berrak bir mantık örgüsüyle izah eder. 
Kur’ân’ın eşsiz belagatini, evrensel mesajını ve manasındaki mucizevîliği ortaya koyan bu eser, onun ilahî kelam oluşunu kuvvetle vurgular. Bunun yanında, ihlas, samimiyet, uhuvvet gibi manevi değerleri işler; insanı nefis ve şeytanın aldatmalarına karşı Kur’ânî bir siperle kuşatır. 
Okuyucu, bu eserde sadece ayetlerin tefsirini değil; sabrı, şükrü, tevekkülü ve Allah’a teslimiyeti hayatın içinde yaşamanın yollarını da bulacaktır. Ölüm ve ahiret gibi insan zihnini en çok meşgul eden meseleler, akli ve nakli delillerle desteklenmiş ayet yorumlarıyla ele alınır; böylece kalplere sarsılmaz bir iman gücü kazandırılır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133664</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f76a7ab9-f829-41d4-bb9c-25bb102dc13c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bediüzzaman Tefsiri II</image:title>
            <image:caption>Bu eser, sıradan bir tefsir çalışması değildir. O, &quot;Zamanın ihtiyacına göre Kur&apos;an&apos;ın etten ve kemikten bir tefsiri&quot; olarak zuhur eden Risale-i Nur Külliyatı&apos;nın satır aralarına dağılmış, bir derya kadar engin, bir hazine kadar kıymetli ayet yorumlarını bir araya getiren bir &quot;mana hazinesi&quot;dir. 
Malum olduğu üzere Bediüzzaman Said Nursî, imanın temellerini sarsan bir asırda, Kur&apos;an&apos;ın ezelî mesajını, modern zihinlere hitap edecek şekilde &quot;akıl, kalp ve ruh&quot; bütünlüğü içinde sunmuştur. Onun her bir risalesi, bir ayetin ışığında yazılmış; inanç, kâinat, hayat ve ölüm gerçeklerini, asrın idrakine uygun bir üslupla izah etmiştir. 
Bu çalışma, Risale-i Nur&apos;un bütünlüğü içinde, doğrudan ayetlerin tefsirine odaklanan sistematik bir kaynaktır. Ayetler, Hz. Osman Mushaf tertibine göre tasnif edilerek dipnot bilgileriyle zenginleştirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133665</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69704a39-e1dc-4218-8b71-deb89f5007de.jpg</image:loc>
            <image:title>Bediüzzaman Tefsiri III</image:title>
            <image:caption>“Bediüzzaman Tefsiri”, Kur’ân’ın ayetlerini Risale-i Nur’un penceresinden yeniden okumak isteyenler için hazırlanmış özel bir çalışmadır. Bu çalışmada, Bediüzzaman Said Nursî’nin Risalelerde ele aldığı ayetlere getirdiği yorumlar derlenmiş, bir bütünlük içinde okuyucuya sunulmuştur. 
Kur’ân, sadece 14 asır önce inmiş bir kitap değildir; o, her asırda insanlığa hitap eden evrensel bir rehberdir. Bediüzzaman’ın yorumları, ayetlerin çağlar üstü hakikatini günümüz insanının anlayışına taşır. Onun tefsiri, sadece lafzın açıklaması değil; aklın ikna olduğu, kalbin huzur bulduğu, ruhun doyuma ulaştığı bir tefekkür yolculuğudur. 
Bu çalışma sayesinde okuyucu, ayetlerin derin anlamlarına nüfuz ederken; aynı zamanda iman, marifet, ahlak ve hikmet sahasında yeni ufuklar kazanacaktır. İnsanın iç dünyasından kâinatın genişliğine, dünya hayatından ebediyet yolculuğuna kadar pek çok konuda Kur’ân’ın ışığını, Bediüzzaman’ın güçlü yorumlarıyla görme imkânı bulacaktır. 
“Bediüzzaman Tefsiri”, hem klasik tefsirlerden beslenen hem de çağdaş insana seslenen yönüyle farklı ve özgün bir çalışma olarak Kur’ân’ın mesajını yalnızca açıklamakla kalmıyor; aynı zamanda okuyanı düşündüren, kalbine dokunan ve hayata yön veren bir rehber olma iddiasını da taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133666</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c88d115d-1946-4b21-9323-e531b5d7b3b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Trol</image:title>
            <image:caption>“Şşş! Biraz bekle ve sessiz ol… Ormanın içindeki seslere kulak ver. 
Sanırım bu sesler Mavi Trollere ait. İçlerinden biri bir soru soruyor. Bu, Küçük Trol olmalı! Küçük Trol’ü tanısanız eminim çok seversiniz. Onun merak ettiği bir soru var ama herkes çok meşgul olduğunu söylüyor. Peki, Küçük Trol acaba bu sorusunu sorabilecek mi? Yoksa sorusunu kimseye sormadan içinde mi tutacak?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133667</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7b4bcdc-ffed-4c95-82ef-f37d08726178.jpg</image:loc>
            <image:title>Üçü Bir Arada</image:title>
            <image:caption>NE DOST BELLİ, NE DÜŞMAN 
Gönül yanar, sitem eder zamana, 
Sel olup geçer, dost varır limana. 
Nice yüz var, hep güler de insana, 
Ne dost belli şimdi, ne düşman belli. 
 
Zor gündeyiz, sönmüş yürek ateşi, 
Her selâmda gizlidir bir torpil işi. 
İçten değil artık sözün gelişi, 
Ne dost belli şimdi, ne düşman belli. 
 
Dert anlatmaz olmuş artık dil bile, 
Her tebessüm gizli bir şüphe ile, 
Yalnız kaldık sabır denen ip ile, 
Ne dost belli şimdi, ne düşman belli. 
 
Nice emek, nice vefâ boşuna, 
İnce gönül düşmüş kışın taşına. 
Sadık sandık, döndü yolun dışına, 
Ne dost belli şimdi, ne düşman belli. 
 
Medârî, aldanma her gülen yüze, 
Nice maske sığar tatlı bir söze, 
Dost görünür, taş koyar önümüze, 
Ne dost belli şimdi, ne düşman belli.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133668</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58fe59d9-ab41-4b71-be87-1e2101140163.jpg</image:loc>
            <image:title>Maziye Mühürlü Satırlar</image:title>
            <image:caption>Maziye mühürlü satırlar... 
Her biri bir veda gecesinden, her biri bir hasret sabahından iz taşıyor. 
Bu kitap, bir ayrılığın ardından susmayan duyguların, içime işlemiş sessiz çığlıkların aynasıdır. 
 
Elveda denmiş ama unutulmamış her an, kalemime can verdi. 
Ben bu sayfalarda sadece bir şiir değil; bir kalbin yıkımını, yeniden doğuşunu ve adaletin içimdeki izini bıraktım. 
 
“Beni en çok kim terk ettiyse, ona en güzel satırları ayırdım.” 
 
Bir kaybolan dostluğun ardından, 
Bir kaybolan zamanın ve bir unutulmuş kalbin ardından… 
Her mısra, ayrılığın sessiz çığlığıdır. 
Her satır, zamanla sararmış bir hatıradır. 
 
Bu kitap, hasretin ve bekleyişin satırlara yazılmış en derin hali, 
adaletin karanlık gölgelerinin izinde yazılmış bir itirafıdır. 
Ve siz, bu satırlara gözyaşınızı bırakmadan giremeyeceksiniz. 
Her dize, geçmişin anılarına mühürlenmiş birer yaşam kaydıdır. 
Ve her satırda, bir vedanın hüznü, bir hasretin öksüzlüğü var. 
 
Ben hâlâ bıraktığın yerdeyim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133669</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7997ab5-8089-4076-a7bc-503d96f59a68.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu ve Umutlu</image:title>
            <image:caption>Dilini bilmediğiniz bir ülkede yaşamak otizm. Hayatınızın her alanında otizm. Öncesi yokmuş da sonrasında var olacak her şey otizm. Sevginin en büyük destekçi olduğu bir yolculuk otizm. Kalıplara sığmayıp, devamlı değişkenlik gösteren bir spektrum otizm. 
 
Bu kitap, otizmce konuşmayı öğrenmeye çalışırken umuda tutunmaya çalışan bir baba ve oğulun hikayesi. Gerçeklerden kurgulanmış var olabilmeye çalışmanın en büyük gayretinin örneği. Kurtulmaya çalışmak yerine kabullenişin anlatıldığı, otizmle yeni tanışanlara ilham verecek ve yol gösterici olacak bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133670</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98041038-ebed-446c-9971-ac18a03511a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bolu’da Baba Hızır Makamları</image:title>
            <image:caption>Bolu, Baba Hızır makamları açısından önemli bir yerdir. Bununla birlikte ildeki makamlar üzerine pek bir araştırma mevcut değildir. Bolu&apos;nun Mengen ilçesinin Babahızır köyünde, Baba Hızır&apos;ın bir türbesi bulunmaktadır. Biz, ziyaretlerimizde Baba Hızır&apos;la ilgili buradaki mevcut anlatıları toplamaya başladık. Söz konusu derlemeler ve bazı tespitlerimiz çeşitli araştırmalarımızda yer almış ve yayınlanmıştır. Bunun yanı sıra ilerleyen zamanlarda bir Baba Hızır makamının da Dörtdivan&apos;da bulunduğunu fark ettik. Dörtdivan&apos;daki Çavuşlar Camii&apos;nin içinde kimin olduğu pek bilinmeyen bir mezar vardır. Araştırmalarımızın nihayetinde bu yatırın Baba Hızır hazretlerine ait olduğunu tespit ettik. Çünkü Dörtdivan&apos;daki Çavuşlar Camii, Osmanlı arşiv belgelerinde &quot;Baba Hızır Camii&quot; olarak geçiyordu. Camiyle ilgili en eski belgede buradan &quot;Baba Hızır&apos;ın yaptırdığı camii-i şerif...&quot; diye söz ediliyordu. Sonuçta ne Mengen&apos;deki ne de Dörtdivan&apos;daki Baba Hızır makamları ve bu isme izafe edilen yapılarla ilgili ortada ciddi bir çalışma yoktu. Hatta Baba Hızır, Bolu&apos;nun Dörtdivan ilçesinde neredeyse unutulmuştu. Elinizdeki çalışma tarihî belgelerden de hareketle Bolu&apos;nun Mengen ve Dörtdivan ilçelerindeki Baba Hızır makamlarını ve Hızır inancı etrafında oluşan kültürü ele almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133671</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e429c09e-b817-485d-ab3c-73079ff17d6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mamuşa’da Yetişen Alim Şair Ve Önemli Şahsiyetler</image:title>
            <image:caption>“Mamuşa’da Yetişen Âlim, Şair, Yazar ve Önemli Şahsiyetler” adlı kitapta, Osmanlı döneminde, Krallık Yugoslavyası, Tito Yugoslavyası ve sonrası dönemlerde yetişip Mamuşa halkı ile çevre köylerin halkına hizmet veren din görevlileri, Osmanlı Ordusunda vatan toprakları için savaşmış dedelerimiz, hukukçularımız, eğitim neferlerimiz, Türk halkının varlığı için mücadele veren siyasetçilerimiz, şair ve yazarlarımızdan bahsedilmektedir. Eserde, Osmanlı’dan başlamak üzere günümüze kadar gelen dönemde yazılı edebi türler hakkında bilgi verilmekte, Mamuşa’da şiir, hikâye, roman, tiyatro, eleştiri gibi türlerin temsilcilerinden bilgi verilmektedir. Bu kitapta, ikinci Dünya Savaşı’ndan sonra günümüze kadar Mamuşa doğumlu ve yazılı edebiyatımızın içerisinde yer alan, en az bir kitap sahibi olan şair, yazar ve diğer kişilerin özgeçmişleriyle ilgili bilgiler verilmiştir. Ayrıca şair, yazar ve araştırmacıların eserlerinin nerede yayınlandıkları ile eserlerinden örnek metinler verdik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133672</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ccb1208-4165-47ee-a6f8-f0adfbbcf843.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Dışındakı Türk Eserleri</image:title>
            <image:caption>Tarihi eserlerimiz, milli kimliğimizin ürünleridir… Türkiye Dışındaki Türk Eserleri ise ayrı bir öneme sahiptir. Bu eserler, değişik gerekçelerle dış ülkelere gittiğimizde ister istemez gözümüze çarpar. 
 
Yok edilen ve dönüştürülen binlerce esere rağmen ayakta kalan eserlerimiz, görenleri kendisine hayran bırakmaktadır. 
 
Yazarımız Birol Dok Türkiye Dışındaki Türk Eserleri’nde Osmanlı Devleti’yle birlikte Selçuklu, Altınorda, Memluklü, Kırım Hanlığı, Timurlu, Safevi, Kaçar, Avşar ve Babürlü devletlerinin tarihi eserlerini topluca değerlendirerek bütüncül bir bakış açısı ortaya koymuştur. 
 
Türkiye Dışındaki Türk Eserleri’nin giriş bölümü Türk Estetik Anlayışı adını taşımaktadır. Yazar bu bölümde bu tarihi eserlerin genel özelliklerini tespit etmekte ve eser bütününün daha iyi anlaşılmasını sağlamaktadır. 
 
Türkiye Dışındaki Türk Eserleri küreselleşen dünyada yeniden keşfedilmesi gereken insanlık hazineleridir. Birçoğunu uluslararası kuruluşların ve bulundukları ülkelerin sahiplendiği bu şaheserler tekrar tekrar irdelenerek, kültürel hafızamızda yaşatılmalıdır. Tac Mahal’in olmadığı bir Hindistan şüphesiz eksik kalırdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133673</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57cc24b5-013a-4ced-8689-f4e16fb8203b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mamuşa Türk Ağzı</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap Balkanlar’da Türkçe’nin, Türk Edebiyatı’nın, Türk Kültürü’nün asırlardır kalesi ve halen Kosova’nın tek Türk Belediyesi olan Mamuşa ile ilgili bilimsel bir çalışmadır. Mamuşalı araştırmacı, yazar, şair, eğitimci Cemal Tunalıgil ‘Mamuşa Türk Ağzı’ adlı eseriyle doğup büyüdüğü, yetiştiği yöreye olan borcunu ödeyen bir aydın kimliği ile karşımıza çıkmaktadır. Eserin ilk halini 1996 yılında basılmıştı. İlk üç baskısı kısa sürede tükenen kitabın şimdi dördüncü baskısı yapılıyor. Bu belgesel eser alanında ilk olma özelliğini korumaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133674</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78ebf079-7b4a-4a00-a738-b9f5bc1db1da.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat ve Gelenek</image:title>
            <image:caption>Edebiyat tarihi, insanlık faaliyetleri içerisinde ufukları en geniş meşguliyet sahalarından birisidir. İnsan ufkunun genişlemesine, yeni ve taptaze düşüncelerin keşfine müsait olması sebebiyle edebiyat tarihinin insanın kadim geçmişiyle olduğu kadar gelecekle de çok yakın bir ilgisi vardır. Bu yüzden her edebiyat geleneği geçmişten geleneğe doğru akan bir nehir gibidir. 
 
Bu kitap Türk Edebiyatının çeşitli meseleleri ve şahsiyetleri üzerine tespit ve düşüncelerimizi ele almak yanında dünyada öne çıkan bazı eserler üzerine yazdığımız yazıları içermektedir. Nihayetinde bu kitap bizim meşgul olduğumuz, derslerimizde ve seminerlerde daima anlattığımız edebî türler ve bazı kitaplar üzerine yazdığımız yazılardan oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133675</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4a6b1b2-e0ed-41ca-95d3-168c4f399421.jpg</image:loc>
            <image:title>Freire ve Eğitim</image:title>
            <image:caption>Çağımızın en etkili eğitim filozoflarından biri olan Paulo Freire, haklarından mahrum bırakılanların yaşamlarında güçlendirici ve demokratikleştirici bir güç olarak eğitimin devrimci bir anlayışla ele alınmasına katkıda bulundu. Antonia Darder, Freire&apos;ye ve fikirlerine dair bu son derece samimi giriş yazısında, Freire&apos;nin çalışmalarının bir eğitimci ve aktivist olarak kendi yaşam pratiği ve düşüncesini nasıl aydınlattığını anlatıyor. 
Hem kişisel anılarına hem de Freire&apos;nin kendisiyle daha önce hiç yayınlanmamış güçlü bir diyaloğa yer veren Darder, akılda ve ruhta eşsiz bir &quot;dayanışma analizi&quot; sunuyor. Freire&apos;nin hala eleştirel bir entelektüel ve sosyal olarak demokratik bir yaşama ilham verebileceği tarzlara içten bir bakış sunan bu kitabın, hem Freire&apos;nin çalışmalarına zaten aşina olanlara hem de onunla ilk kez karşılaşanlara Freire&apos;nin teorilerine dair tümüyle yeni yollar açacağı kesin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133676</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e3ff65b-f70c-41bb-a29d-9935822a14ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Kütüphaneci İmgesi - XX. Yüzyıldan XXI. Yüzyıla Bir Serüven</image:title>
            <image:caption>Kütüphanecilik mesleği, insanlığın bilgiyle kurduğu ilişkinin en temel taşıyıcılarından biridir. Bilgi toplumu olarak adlandırılan çağımızda kütüphaneciler yalnızca kitapların düzenleyicisi değil; bilgiyi seçen, düzenleyen, erişilebilir kılan ve toplumun entelektüel gelişimine yön veren aktörlerdir. Bu nedenle mesleğin toplumsal imgesi, tarihsel kökleri ve geleceğe dair öngörüleri üzerine düşünmek, yalnızca meslek mensupları için değil, bilgiyle ilişki kuran tüm bireyler için önem taşır. 
Bu çalışma, XX. yüzyıldan XXI. yüzyıla uzanan bir yolculukta kütüphaneci imgesinin nasıl biçimlendiğini, hangi toplumsal, siyasal ve teknolojik dönüşümlerden geçtiğini ve günümüzde nasıl bir kimlik arayışı içinde olduğunu titizlikle inceliyor. Bununla birlikte kütüphaneciliğin yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda bir kültürel miras ve toplumsal sorumluluk alanı olduğunu ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133677</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b03fa945-cca4-4a86-aceb-a52d985e537c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sendikal Örgütlenme Üzerine</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, dünyada ve Türkiye&apos;de sendikal hareketin tarihsel gelişimini, emek sürecinde yaşanan dönüşümleri, sendikal örgütlenme sorunlarını ve güncel deneyimleri incelemeyi amaçlıyor. Buradaki temel hedef sadece geçmişi anlatmak değil; aynı zamanda bugünün sorunları karşısında sendikaların nasıl bir yol izleyebileceğini tartışmak ve geleceğe dönük mücadele stratejileri geliştirmektir. Bu bağlamda farklı ülkelerdeki sendikal deneyimler de önemli birer referans noktasıdır. İngiltere&apos;den Güney Kore&apos;ye, Arjantin&apos;den Fransa ve İtalya&apos;ya kadar uzanan örnekler, sendikal hareketin kimi zaman ağır baskılara rağmen nasıl yeniden güçlendiğini, kimi zaman da sistem içi mekanizmalara sıkışarak etkisizleştiğini göstermektedir. Çünkü sendikal hareket özü itibarıyla bir kitle hareketidir ve her kitle hareketi gibi yükseliş, durgunluk ve geri çekilme dönemlerinden geçer. Uluslararası deneyimler de ortaya koymaktadır ki bu dalgalanmaları edilgen biçimde kabullenmek yerine, her geri çekilişi yeni bir sıçramanın hazırlığına dönüştürmek; her yükseliş anını ise toplumun ve emekçi sınıfların en geniş kesimleriyle buluşturarak kalıcı kazanımlara taşımak zorunludur. İşte bu noktada sendikaların geleceği, sadece Türkiye&apos;de değil dünya ölçeğinde de emekçilerin birleşme, dayanışma ve mücadele örgütleri olarak bu tarihsel sorumluluğu ne ölçüde yerine getireceklerine bağlıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133679</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a978264-c73e-4f60-8c48-f2c024ec9a22.jpg</image:loc>
            <image:title>Ramiz Gökçe Karikatür Albümü</image:title>
            <image:caption>Ramiz Gökçe Karikatür Albümü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133680</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a63d5e8e-21ff-4477-a0f1-45ab630d12d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Bir Hayat İçin Farkındalık</image:title>
            <image:caption>Zihnimiz ne kadar tanıdık, ne kadar yabancı... 
Öfke, şüphe, arzular, huzursuzluk ya da uyuşukluk... 
Gündelik hayatın karmaşasında birdenbire beliren bu haller hepimize çok tanıdık. Buda’nın “beş engel” diye adlandırdığı bu zihinsel durumlar, hepimizin gündelik yaşamında yeniden ve yeniden ortaya çıkar. 
Çoğu zaman onların esiri olur, fark etmeden peşlerinde sürükleniriz. Oysa farkındalıkla bakıldığında, hepsinin gelip geçici doğasına şahit oluruz ve özbilincin kapısı tam da bu kavrayışla aralanır. 
 
Mutlu Bir Hayat İçin Farkındalık engellerle savaşmayı değil, onları samimiyetle tanımayı ve gözlemlemeyi öğretiyor. Küçük aksiliklerden büyük kayıplara, her tür deneyimin zihnimizde nasıl kasırgalara dönüştüğünü; aynı zamanda farkındalığın ışığında nasıl dinginleşebildiğini gerçek yaşam öyküleriyle gösteriyor. Günlük hayattan sahneler, kişisel deneyimler ve kadim Dharma öğretileriyle örülen bu sayfalar, zihinle savaşmadan yaşamanın mümkün olduğunu hatırlatıyor. 
 
Robert Beatty, 50 yılı aşkın süredir farkındalık çalışmaları yapan öncü bir öğretmen. Uzun yıllara yayılan pratiği boyunca binlerce insana rehberlik eden Beatty, bu kitapta yalnızca belirli öğreti ve teknikleri değil, yaşamının iniş çıkışlarından damıttığı deneyimlerini açıkyüreklilikle aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133681</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9a0c065-e9c8-4fa3-b9bd-9304b8fc0199.jpg</image:loc>
            <image:title>Finansal Longevity</image:title>
            <image:caption>İnsan ömrü uzuyor. Peki, finansal kaynaklarınız bu uzun yolculuğa hazır mı? 
“Sağlıklı ve uzun ömürlü olma” anlamına gelen longevity, artık yalnızca tıp alanında değil, insan refahını doğrudan etkileyen birçok alanda önem kazanıyor. Refahın temel unsurlarından biri ise finans. Ömür uzadıkça, finansal kaynakların da aynı doğrultuda sürdürülebilir olması gerekiyor. 
Finansal Longevity’de servet yönetimi uzmanı Michael Merlin, üç temel “finansal hastalığı” tanımlıyor ve her biri için uygulanabilir çözümler sunuyor. Karmaşık finansal planlamayı anlaşılır adımlara dönüştüren Merlin, servetinizi artırmanız ve geleceğinizi güvence altına almanız için açık bir yol haritası sunuyor. Bu yöntemler sayesinde varlıklarınızı büyütürken doğru harcama alışkanlıkları geliştirebilir ve geleceğe daha sağlam bir perspektiften bakabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133682</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4797c61e-52c5-483b-920a-6a64c5f4006f.jpg</image:loc>
            <image:title>Neyin Yasını Tutuyorsun?</image:title>
            <image:caption>Kaybettiğiniz biri, sona eren bir ilişki, aniden hayatınızı altüst eden bir hastalık ya da artık geri dönmeyecek bir dönem… Hepimiz bir gün yasla yüzleşiriz. Ama çoğu zaman bu duyguyu anlamakta, ona alan açmakta ve onunla yaşamayı öğrenmekte zorlanırız. Neyin Yasını Tutuyorsun? işte tam da bu noktada yanınızda: Size yalnız olmadığınızı, hissettiklerinizin anlaşılır ve insana dair olduğunu hatırlatıyor. 
Bu kitap, acının karmaşık yollarında kaybolmuş hisseden herkese rehberlik ediyor. Çünkü kayıp sadece ölümle sınırlı değildir; taşınmalar, iş değişiklikleri, ayrılıklar ya da yarıda kalmış hayaller de kalbimizde derin boşluklar bırakabilir. Neyin Yasını Tutuyorsun?, yasın tek bir biçimi olmadığını ve herkesin kendi yolculuğunu keşfetmesi gerektiğini gösterirken, içinizdeki dağınıklığı anlamlandırmanıza yardımcı olacak pratik listeler, içgörüler ve yol haritaları sunuyor. 
Her bölümde, kalbinizde ağırlaşan yükleri hafifletmeye yönelik adımlar, suçluluk ve pişmanlıkla başa çıkmanın yolları, ihtiyacınızı dile getirme cesareti ve kendinize şefkat göstermenin incelikleri var. Okurken içinizden bir sesin “Benim hikâyem de burada” dediğini duyacaksınız. Çünkü bu kitap yalnızca yasla baş etmeyi değil, aynı zamanda kayıplarınızın içinden yeniden doğarak, daha güçlü ve bütün hissettiğiniz bir hayata adım atmayı mümkün kılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133683</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0a995dd-bc3e-417e-8722-553b91f2d3c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Filozoflar Kavramlar Akımlar - Sigmund Freud</image:title>
            <image:caption>Bilinçaltı, hipnoz, ego, sembolizm, rüyaların yorumlanması, bastırma, bastırılan cinselliğin ve dürtülerin yarattığı sorunlar, öz benlik, id, süperego, serbest çağrışım, bilinçaltının temizlenmesi ve Freud’a atfedilen bunlara benzer daha nice kavramın hepsi aslında Freud’dan önce zaten kullanılmaktaydı. Freud, psikanaliz adını verdiği çalışmalarında derinleştikçe bunların hepsini bir kenara itmek zorunda kalmıştır çünkü bunların varlığına yönelik hiçbir somut bulguya ulaşamamıştır. Peki, Freud’un psikanaliz adını verdiği buluşu bunlarla ilgili değilse neyle ilgiliydi? Bu kitapta bu sorunun yanıtını vermeye çalıştım. Bu yanıtı Lacan’ın “Freud’a geri dönüş” adını verdiği çalışmasının yardımı olmadan oluşturmam olanaksız olurdu. Bu bağlamda bu kitap Lacan’ın Freud’un kuramına alternatif ve farklı bir psikanaliz kuramı oluşturduğu iddiasının çok yanlış olduğunu, ayrı bir Lacancı ya da Lacanyen bir psikanaliz biçiminin olmadığını, Lacancı psikanalizin, Freudcu psikanalizin gerçek anlamına geri dönmek olduğunu vurgulamak olanağını da veriyor. Freud’un psikanaliz kuramının gerçek anlamını anladığımızda, Lacan’ın yazdıklarının Freud’un unutulan kuramının sabırla gün yüzüne çıkartılması için yapılan ayrıntılı bir çalışma olmaktan başka bir şey olmadığını şaşırarak görüyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133684</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfc6009c-3a5c-4650-b287-6d5f0a646a83.jpg</image:loc>
            <image:title>True Beauty 9</image:title>
            <image:caption>BU YARIŞMANIN KAZANANI KİM OLACAK? 
 
“PRENSLERİN PRENSİ” BAŞLIYOR!...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133685</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27c51eef-3a63-4b90-b3c1-60e11b58700d.jpg</image:loc>
            <image:title>Notes From Underground</image:title>
            <image:caption>A journey into the darkest corners of the human soul.
In this haunting masterpiece, Dostoyevsky lays bare the contradictions and torments of the human condition. 
Told through the confessions of a reclusive, bitter “underground man”, these notes reveal a mind torn between pride and shame, reason and madness, freedom and self-destruction.
Alienated from society and consumed by his own thoughts,
the narrator struggles with the unbearable weight of consciousness itself. His voice —by turns furious, ironic, and despairing— echoes the loneliness of modern humanity.
“Man likes to calculate only his troubles, he doesn’t calculate his joys.”
Notes from Underground is not just the story of one man’s rebellion—it is the mirror of our own restless, conflicted souls.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133686</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bbc1ca7-ef6c-4570-887c-32fbd61f74ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Frankestein</image:title>
            <image:caption>The Modern Prometheus Story 
 
What happens when science crosses the line between life and death? In his feverish pursuit of forbidden knowledge, Victor Frankenstein steals fire from the heavens and pays the price. 
 
What he creates is no mere experiment, but a living nightmare: a creature stitched from death, cursed with consciousness, and driven mad by rejection. 
 
Frankenstein is more than a tale of horror, it’s a mirror held up to human ambition, isolation, and the cruel cost of obsession. Mary Shelley’s gothic masterpiece explores what happens when genius becomes arrogance, and creation turns against its creator. A story still as electrifying, unsettling, and painfully human as it was two centuries ago.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133687</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9904418a-7360-4082-8379-1adc7d299ddb.jpg</image:loc>
            <image:title>Birikim</image:title>
            <image:caption>Annelik deneyiminden kendini ve hayatı tanıma yolculuğuna uzanan bir iç keşif. 
 
Birikim, şu anda yirmi iki yaşında olan oğlum Bora üç yaşındayken yazılmaya başlandı. Henüz küçük bir çocuğa eşlik ederken, anneliğin bende neleri dönüştürdüğünü anlamaya çalışıyordum. Yazmak, o dönemde kendimi dinlemenin, karmaşanın içinde neye tutunabileceğimi bulmanın bir yolu oldu. Zamanla bu satırlar, annelik yolculuğumun içten bir kaydına dönüştü. 
 
Yıllar geçtikçe fark ettim ki Birikim yalnızca çocuk yetiştirmekle ilgili değil; insanın kendini tanıma, durma, düşünme ve yeniden bağ kurma çabasıyla da ilgili. Her yazı, o uzun annelik yolculuğunun ufak bir durağı. Bu kitapta yer alan metinler, cevaplar vermekten çok, birlikte düşünmeye, hissetmeye ve hatırlamaya davet ediyor. 
 
Umuyorum, bu kitap senin de kendi birikimlerini hatırlamana ya da yeniden keşfetmene vesile olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133688</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce06dcbe-3615-44fb-87bc-b8a1698ad0dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Modernlik Nostaljisi</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki eser, modernliğin vaatleriyle geçmişe duyulan özlem arasında sıkışan Türkiye&apos;nin hikâyesini anlatmaktadır. Kemalizm ve laiklik gibi Cumhuriyetin kurucu ideolojilerinin yalnızca devlet kurumlarında ya da resmî törenlerde değil; aile albümlerinden tüketim tercihlerine, sivil bayram kutlamalarından Atatürk imgelerinin pazarda metalaşmasına uzanan gündelik yaşam pratiklerinde nasıl yeniden üretildiğini incelemektedir. 
İlk baskısından itibaren okurlardan büyük ilgi gören Modernlik Nostaljisi, yoğun talep üzerine hazırlanan yeni baskısıyla modernlik ve nostaljiyi iç içe geçmiş, kimi zaman da çatışmalı halleriyle tartışmaya açmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133689</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c62d5aa6-570f-420b-9c89-6df2ff27f62b.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşi Beklerken</image:title>
            <image:caption>Köstebek, güneşin doğuşunu asla göremeyeceğini sanıyordu. 
Ta ki arkadaşları elinden tutana kadar... 
Onun gördüğü, tüm gün doğumlarının en güzeliydi. 
 
Arkadaşlık, duyular ve hayal gücü üzerine dokunaklı bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133690</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d58254f1-9826-4523-bc03-a3b4564267fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Berdel Kutulu Set(Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Berdel 1 – Berdel 2 Kutulu Set + Ayraç Hediyeli! 
 
Berdel 1 : 
Bir kadın, herkes için kendini feda edebilir miydi? 
Bir adam, kendini feda eden kadının canını acımasızca yakabilir miydi? 
Sevenler, sevdaları uğruna ailelerini ezip onlara sırtlarını dönebilir miydi? 
Kan dökmek isteyen Şahmaranların Ağası’na, düşmanın kızı berdel hükmüyle verildi. 
Kadın, kendini feda etti. 
Adam, kadının canını yakmaya ant içti. 
Sevenler, sevdası uğruna herkesi hiçe saydı. 
Berdel fırtınası iki aile arasında koptu, düşmanlığın kuyusunu daha derin kazdı. 
Urfa toprakları bir kere daha ölesiye nefrete şahit oldu. 
Bir kere daha acıyla sınandı. 
Bir kere daha iç savaşı gördü. Bir kere daha hüznü ağırladı. 
Bir kere daha kan davasına kurbanlar verdi. 
 
Berdel 2: Sonunu görmediği yolu yürümekten hep korkan bir adamdı Rezan Şahmaran. Hayal kırıklığına uğramaktan hoşlanmayan, insanlara çok sevmediği müddetçe bağlanmayan, sevgisini heba etmeyen bir adamdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133691</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/542efb0e-479a-40bf-8957-65f0bf24b374.jpg</image:loc>
            <image:title>Mago’nun Ormanı</image:title>
            <image:caption>Sakin bir ormanın derinliklerinde kaybolan küçük kız Damul, karşısına çıkan Mago’nun Ormanı tabelasıyla bambaşka ve gizemli bir dünyaya adım atar. Annesinin taşa dönüşmesinin ardından gerçek ile rüyanın, gizem ile fantezinin iç içe geçtiği bu bilinmezlik dolu ormanda Dev Mago’yu bulmak ve annesini kurtarmak için zorlu bir yolculuğa çıkar. Damul, yanında sadık yol arkadaşları Beyaz Geyik Ahu ve ürkek Goncam’la birlikte Ak Saçlı Nine’in Sis Ormanı, Kadınlar Ülkesi, Ejderha Vadisi, Tahıl Ülkesi ve Ölümsüzlük Ülkesi gibi sayısız gizemli diyarda inanılmaz ve esrarengiz hikayelere tanıklık eder. 
Ve nihayet Damul, son sır kapısına yaklaşır… 
Peki Mago’yla gerçekten buluşabilecek midir? 
Kore’nin kadim mitlerinden ilham alan bu özgün fantastik roman, sadece bir macera değil; aynı zamanda yaşamın anlamını, doğanın kutsallığını ve gerçek sevginin iyileştirici gücünü keşfettiğimiz bir yeniden doğuş hikayesidir. Her sayfasında gizem, büyü ve umutla örtülü bu yolculuk, Mago’nun Ormanı’nın derim sırlarını arayan herkese unutulmaz bir deneyim sunuyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133692</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e08e009-7477-4a75-8853-c39f41910086.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafkas Yollarında</image:title>
            <image:caption>Ahmed Refik 1900’lerin başında Trabzon ile başlayan notlarıyla karşımıza çıkar. 
 
Batum, Erzincan, Erzurum, Kars, Artvin bütün çıplaklığıyla gözlemlenir. Notlanır. Doğası, tarihsel geçmişi ve mevcut sorunları kayda geçirilir. 
Türk, Kürt, Çerkes, Ermeni, Gürcü, Rum, Rus nice ahalinin şiirleri, türkülere eşlik eden nağmeleri, makamları ile de tasvir edilir. 
Doğası, bitki örtüsü, yeryüzü şekilleri ve arazi koşullarının da yer verildiği bu anlatı, tıpkı Rus işgali ve Ermeni-Rum zulmüne maruz kalan tüm Osmanlı halklarının iyi ve ferah günleri ile yoksul düşmüş, harap olmuş halleriyle birlikte de aktarılır. 
 
Zamanın amansız etkileri kadar felaket görmüş halkların kültürel ritüelleri de Kafkas yolculuğunda karşımıza çıkar. 
1918’de başlayan bu yolculuk bir tarihçi gözüyle coğrafyanın ve tarihin gerçekçi bir panoraması niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133693</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df9bb830-9d88-4d4e-a8d8-b99ff1e6b2ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Dönüşüm Zamanı</image:title>
            <image:caption>2026’YA HAZIR MISINIZ? 
KOZMİK GEZGİN GAHL B. SASSON’UN KALEMİNDEN ÇIKAN BU VAZGEÇİLMEZ ASTROLOJİK REHBERLE ÖNÜMÜZDEKİ 12 AYI ŞİMDİDEN PLANLAYIN! 

2026 yılı, yalnızca takvim yapraklarının çevrilmesinden ibaret bir tarih değil. Bu yıl, siyaset sahnesinden teknolojinin evrimine, insan ilişkilerinden günlük yaşam biçimimize kadar her alanı derinden etkileyecek ender rastlanan bir gezegen hizalanmasına işaret ediyor. Mesele değişimin gelip gelmeyeceği değil; asıl soru, bu dalgayı yakalayıp yönlendirebilecek misiniz, yoksa onun akıntısına kapılıp sürüklenmeyi mi seçeceksiniz?
Ateş Atı’nın çektiği bir kuyruklu yıldız gibi gelen 2026, Satürn ile Neptün’ü Koç burcunun ilk derecesinde buluşturuyor. Üstelik bu kavuşum, 4.000 yıldan uzun bir süredir ilk kez yaşanıyor; cesur eylemleri, vizyoner düşleri ve derin bir yenilenmeyi çağırıyor. 
Plüton, devrimci Kova burcunda insanlığın ve yapay zekânın köklü dönüşümünü sürdürürken Uranüs de İkizler’e geçiyor ve iletişim biçimlerimizde, bağlantılarımızda radikal değişimlerin fitilini ateşliyor. Bu hareket, İkinci Dünya Savaşı ve Amerikan İç Savaşı gibi tarihsel sarsıntıları anımsatan bir titreşim taşıyor. 
Şiron (Yaralı Şifacı) ise, Büyük Buhran ve Kara Veba dönemlerinde olduğu gibi Boğa burcuna giriyor. Bu geçiş, değerlerimizi, finansal düzenimizi ve Dünya ile ilişkilerimizi yeniden sorgulamaya, onları iyileştirmeye çağırıyor.
Tüm bunlar, efsanevi Ateş Atı Yılı’nın gölgesinde gerçekleşiyor... korkusuz bir yeniden doğuşun ve kültürel dönüşümün nadir döngüsü. Yine de çalkantının ortasında bir umut ışığı parlıyor: Yücelimdeki Jüpiter, yılın ilk yarısında Yengeç burcunda şefkat saçıyor; ardından Aslan’ı yaratıcılıkla ve altın fırsatlarla taçlandırıyor.
Elinizde tuttuğunuz kitabı Dönüşüm Zamanı – 2026’nın Astrolojisi’nde Gahl Eden Sasson astrolojiyi, Kabala’yı, numerolojiyi, tarihi, güncel olayları ve mitolojiyi ustalıkla örerek bize nokta atışı öngörüler, Ay ve Güneş tutulmalarına yönelik yorumlar ve burçlara özel ay ay rehberlik sunuyor. 
Bu rehber, 2026’nın enerjisini kullanabilmeniz, değişimi kucaklamanız, en yüksek potansiyelinizi açığa çıkarmanız ve kendi geleceğinizi yaratmanız için yazıldı.
KİŞİSEL METAMORFOZUNUZ ŞİMDİ BAŞLIYOR!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133694</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62094f48-6af2-42a7-9fdc-5e1498172562.jpg</image:loc>
            <image:title>Finansal Özgürlüğe Giden Yol</image:title>
            <image:caption>Hayalindeki hayatı kurmak için bir milyon sebebin var. Peki ya ilk milyonunu kazanmak için? 
Milyoner olmak sandığından kolay olabilir. İlgini çekti değil mi? O zaman okumaya başlayabilirsin… 

Bodo Schäfer, Finansal Özgürlüğe Giden Yol kitabında hepimize rahat, güvenli, bolluk dolu, finansal olarak özgür bir hayata ulaşmanın hiç de uzak olmadığını gösteriyor. Bu kitapta sıkıcı ekonomi teorileri yerine kolay anlaşılır tavsiyeler, ilham veren hikâyeler ve hemen uygulanabilecek adımlar var.
Borçlardan kurtulmak, para biriktirmek ve yatırımlarla geleceğini güvenceye almak artık senin elinde. Küçük ama düzenli adımlarla, kendi servetini inşa etmeye başlayabilirsin. 
 
“Son 10 yılın en önemli koçu.” 
COSMOPOLITAN 
“Şimdiye kadar yazılanların hepsi, yalnızca hocaların hocası Bodo Schäfer’den yapılan birer alıntı.” 
Frankfurter Allgemeine 
“… kendi geleceklerini kurmak isteyenler için gerçek bir yüreklendirme.” 
RTL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133695</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f8eb9db-b051-4815-b5da-b9b6e196d8ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Haz Tuzağı</image:title>
            <image:caption>“Nicklas Brendborg yaygın efsaneleri bir bir çürütüyor.”
— New Scientist

Modern toplum; obezite, rekor seviyelerde yalnızlık, artan ruh sağlığı sorunları ve çeşitli bağımlılık türleri gibi sağlık krizleriyle boğuşuyor. Dışarıdan bakıldığında bu sorunlar birbirinden bağımsızmış gibi görünebilir. Ancak hepsini birbirine bağlayan tek bir olgu var: süper uyaranlar.
Süper uyaranlar; besin, cinsellik ve toplumsal tanınma gibi evrimsel olarak ihtiyaç duyduğumuz şeylerin abartılmış ve yapay versiyonlarıdır. İşte bu evrimsel kodlarımız yüzünden, aşırı işlenmiş sahte yiyeceklere yöneliyoruz, çevrim içi ortamda filtrelenmiş insanlara, kurgulanmış görüntülere hayranlık duyuyoruz ve sosyal medyada gezinmeyi bırakamıyoruz... bizi kötü hissettirse bile.
Bu kontrolsüzlüğümüz zayıflığımızdan kaynaklanmıyor. Aksine, büyük şirketlerin milyarlar harcayarak kâr uğruna biyolojimizi manipüle etmelerinden kaynaklanıyor. Sonuç ne mi? Sağlıksız ve mutsuz bir yaşam.
Haz Tuzağı, doğamızı ele geçiren bu süper uyaranlara karşı nasıl direnebileceğimizi, bu tuzakları nasıl fark edeceğimizi, kötü alışkanlıklarımızı nasıl kontrol altına alabileceğimizi gözler önüne seriyor. Daha sağlıklı, daha uzun bir yaşam için biyolojik farkındalıkla atılacak ilk adım bu kitapta.
Nicklas Brendborg, Danimarkalı bir bilim insanı ve yazardır. Uluslararası çapta büyük ilgi gören ve 30’dan fazla dile çevrilen Ebedi Gençlik Pınarı adlı eseri, prestijli Royal Society Bilim Kitabı Ödülü’ne aday gösterilen eserler arasında yer almıştır. Brendborg, Kopenhag Üniversitesi’nden moleküler biyomedikal bilimler ve biyoteknoloji alanlarında lisans ve yüksek lisans derecelerine sahiptir. Şu anda moleküler biyoloji alanında doktora çalışmalarını sürdürmektedir. Haz Tuzağı, 2023 yılında Danimarka’da çok satanlar listesine girmiştir ve dünya genelinde birçok dile çevrilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133696</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70181af7-d006-4f6f-9f00-55754178aa33.jpg</image:loc>
            <image:title>Wildwood Tarot</image:title>
            <image:caption>Yaban ormanı Wildwood’a adım attığınızda, sizi efsaneler ve tabiatın iç içe geçtiği bir âlem karşılar… Sadeliğin ve derin anlayışın hüküm sürdüğü bir diyardır burası. Asırlık ağaçların arasında yürümek, bizi eskiden olduğumuz hâle –atalarımızla olan bağlarımızın soluduğumuz hava kadar doğal olduğu vakitlere– götüren bir zaman yolculuğudur. İnsan ruhunu böylesine derinden sarsan pek az şey vardır…
WILDWOOD TAROT’da Mark Ryan ve John Matthews bizleri Yeşil Adam ve Yeşil Kadın’la, Okçu’yla, Orman Bekçisi’yle, Yıldırım Çarpmış Meşe gibi kadim orman tasvirleriyle tanıştırır. Şahin, Tavşan ve Kurt gibi bir vakitler bizlerle ormanda yoldaş olmuş ve hâlen ruhları yankılanmakta olan hayvan sembolleri de bu âleme dahildir. Will Worthington’ın canlı ve derinlikli tasvirleri, bu dünyayı yeniden canlandırır ve yaban ormanının kudretini ve büyüsünü hissetmemizi sağlar. 
WILDWOOD TAROT, Kelt öncesi mitolojiden, şaman hikmeti ve orman bilgeliğiyle yoğrulmuş bir inanç sisteminden ilham alır. Kadim çağların mevsimsel ritimlerinden ve bayramlarından yola çıkarak bizi unutulmuş bir dünya ile yeniden bağ kurmaya davet eder. 
Bu öyle bir dünyadır ki içinde yaşadığımız zamanı çok daha derinden anlamlandırmamızı da mümkün kılar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133697</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f204a33e-6cb4-406e-8843-b2077afe0d0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahvaltıda Tazı</image:title>
            <image:caption>“Sadece önce kafasındakileri netleştirmek istiyordu. 
Verebileceği bir cevabı olsun diye; hepsi bu.” 
 
1994 yılında Booker Ödülü’nü kazandığında eleştirmenleri birbirine 
düşüren, çağdaş İskoç edebiyatının belki de en müdanasız yazarı 
James Kelman, yazmaya başladığı 70’li yıllardan bu yana öykü, roman, 
tiyatro oyunu ve deneme türlerinde birçok eser verdi. Kelman’ın 
Glasgow lehçesiyle kaleme aldığı ve geleneksel anlatıların konforunu 
sunmayı reddeden öyküleri, emperyal otoritenin kültürel değerlerine 
bir karşı çıkıştı aynı zamanda. Savaş sonrası İskoç edebiyatına damgasını 
vuran James Kelman’ın 47 öyküsünü bir araya getiren Kahvaltıda 
Tazı (1987), dili bir mücadele alanı olarak gören yazarın edebi evrenine 
adım atmak için güçlü bir başlangıç niteliği taşıyor. 
O an onları görmek istemiyordu. Onlarda kendisine ürkütücü gelen bir 
şey vardı. İçindeki korkuyu fark ediyordu. Korkuyordu, ürküyordu; onu 
ürküten bu üç adamdı, bu üçünün bir araya gelişindeki bir şeydi onu 
korkutan, parçaların toplamı, karanlık bir güçtü bu. 
 
“Kelman, birçok bakımdan modern İskoççanın vaftiz babasıdır.” 
—The New York Times 
 
“Kelman komik, aksi, konuşkan bir yazardır ve onun o yepyeni, tuhaf 
cümleleri, düşüncenin muhteşem maceralarıdır.” 
—James Wood</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133698</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16a805a6-c285-4841-8238-dbee25471c97.jpg</image:loc>
            <image:title>Kazaklar</image:title>
            <image:caption>“Tolstoy’un en sevdiğim kitabı.” – İvan Turgenyev
 
Kazaklar Lev Tolstoy’un gençlik döneminde kaleme aldığı, doğayla insan arasındaki derin bağı, savaşın ve aşkın iç içe geçtiği bir yaşamın ortasında sorguladığı çarpıcı bir roman. Tolstoy, eşsiz gözlem gücü ve yalın ama şiirsel diliyle hem insan ruhunun karmaşasını hem de bozkırın büyüleyici özgürlüğünü sayfalara taşıyor. Bu eser, onun daha sonraki büyük yapıtlarında doruğa ulaşacak olan ahlaki ve varoluşsal sorgulamaların da ilk adımlarını gösteriyor.
Moskova sosyetesinin yapaylığından bunalan genç asilzade Olenin, hayatın hakiki anlamını bulmak umuduyla orduya katılır ve Kafkasya’ya gider. Terek Nehri kıyısındaki bir Kazak köyünde, sade ama gururlu bir halkın dünyasıyla tanışır. Burada, savaşın gölgesinde sürüp giden hayatın doğallığı ve doğayla kurulan içten bağ, Olenin’in ruhunda bir sarsıntı yaratır. Genç Kazak kızı Maryanka’ya duyduğu derin ama karşılıksız aşk, onun içsel uyanışını hızlandırır; tutkuyla maneviyat, arzuyla erdem, bireyle toplum arasında süregelen o kadim çatışma yeniden vücut bulur.
Sade bir yaşamın içinde saklı olan yücelik, doğanın huzurunda eriyen insan gururu ve hakikati arayışın kaçınılmaz yalnızlığı… Bu eser, Tolstoy’un insanı ve dünyayı anlama çabasının en duru, en içten yankılarından biri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133699</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87e19d19-d643-4b1a-a351-29ff3601753f.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Nedir?</image:title>
            <image:caption>“Mark Twain ilk gerçek Amerikalı yazar; ondan sonra gelen hepimiz, onun mirasçılarıyız.”
– William Faulkner
 
Mark Twain, Amerikan edebiyatının keskin zekâsı ve hiciv gücüyle tanınan en özgün kalemlerinden biri. Mizahın ardına gizlediği felsefi sorgulamalarla Twain, yalnızca bir romancı değil, aynı zamanda bir düşünür olduğunu da kanıtlar. Bu kitapta, onun hiciv sanatındaki ustalığı, insanın kendi iç çelişkilerini açığa çıkaran soğukkanlı bir bilgelikle birleşir.
Bir ihtiyarla bir gencin karşılıklı sohbeti biçiminde ilerleyen İnsan Nedir? insanın doğası, düşünme biçimleri, özgür irade ve ahlak kavramlarını tartışmaya açar. Bilge ve alaycı Yaşlı Adam’ın soğukkanlı gözlemleri, genç muhatabının heyecanlı itirazlarıyla çatışır. Ancak bu fikir alışverişi ilerledikçe soruların yanıtlarından çok, yanıtların doğası sorgulanır hâle gelir.
Twain, Sokratik diyalog geleneğini andıran bu eserinde, okuru yalnızca bir tanık değil, aynı zamanda düşünsel bir katılımcı hâline getirir. İnsan Nedir? insanın akıl yürütme yetisini, inançlarını ve kendine dair yanılgılarını yeniden değerlendirmek isteyen herkes için zamansız bir davet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133700</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4ee06c3-f1a3-431d-ab09-ec04377babc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Anneannemin Söylemediği Şarkılar</image:title>
            <image:caption>Funda Şenol, kendi tabiriyle okumayı, yazmayı ve anlatmayı direnme biçimine dönüştürmüş bir araştırmacı, üretmeyi hiç bırakmayan bir yazar... Anneannemin Söylemediği Şarkılar’da önce maziye bir bakış atıyor Şenol; annesiyle, anneannesiyle ve hayatına giren cümle kadınla hem halleşiyor hem hesaplaşıyor; anlamaya çalışarak, cesurca… Sonra bugünün dünyasını, gündelik hallerimizi şaşırarak, şaşırtarak gözlemliyor. Kendi zaviyesinden tanımaya değer bulduğu isimlerin hayatlarına dokunuyor ardından, onları tarihe not ediyor. Bazen neşeli, bazen hüzünlü, bazen sivri, bazen şefkatli kalemiyle hallerimizi anlıyor, bizi bize anlatıyor. Kadın gözüyle, ince ince, oya yapar gibi; nazik ve hep eleştirel yönünü koruyarak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133701</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5c86634-aa77-4ba1-a91b-9f0bcba02959.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Batarken</image:title>
            <image:caption>Nobel Ebebiyat Ödülü sahibi Steinbeck’ten İkinci Dünya Savaşı’nın gölgesinde bir direniş ve umut romanı. Küçük ve barışçıl bir Avrupa kasabası düşman birlikleri tarafından ansızın ve şaşırtıcı bir kolaylıkla işgal edilir. Özgürlüğüne düşkün kasaba sakinleri ise boyun eğmemeye kararlıdırlar. Nazi işgali altındaki Avrupa’ya bir direniş ve umut mesajı olarak yazılan ve ilk kez 1942’de yayımlanan romanda açıkça ifade edilmese de düşman birliklerinin Nazileri temsil ettiği düşünülür. Fransızca, Norveççe, Felemenkçe, İsveççe, Almanca, İtalyanca ve Rusça gibi dillere çevrilip işgal altındaki ülkelere dağıtılan kitap, yüz binlerce okura ulaşır ve Nazilere karşı bir propaganda aracına dönüşür. “Savaş başladı ve ben demokrasinin kalıcılığına bir övgü olarak Ay Batarken’i yazdım.” JOHN STEINBECK “Bütün büyük sanatçılar gibi Steinbeck de insanlık haliyle meşgul olmuştur… muazzam duyarlılığa sahip bir yazar.” SAN FRANCISCO CHRONICLE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133703</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a5f932d-7d96-4a71-aaa4-8ee360761b81.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçici Manzara</image:title>
            <image:caption>“Aylardan Efsane Kasım, günlerden Şahane Cuma’ydı. Fakat manasızca renkli reklam panolarındaki bu hesaplı coşkuya kapılan yok gibiydi. Metronun içi cenaze evini andırıyordu. Birbirinden koyu montlu, birbirinden mutsuz suratlı, birbirinden eğri duruşlu bir yığın insan farklı boşluklara dalıp gitmişti.” Dikkate alınmaması gereken alarmlar, ilaçlanması gereken böcekler, düzeltilmesi gereken yamuk zeminler, bir sabah uyandığında manzarası değişenler, yorumlanamayan rüyalar, biriken çöpler, önemli toplantılar, önemsiz kanamalar, asit yağmurları, akvaryumlar, kafesler, daireler ve betonla kuşatılmış şehrin sanki hem içinde hem de dışında soluk alan hayvanlar... Hakan Bıçakcı’dan Geçici Manzara. Çoğunlukla tuhaf, şimdilik yeni öyküler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133705</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31f9fda0-ef16-4304-b151-fbf520e3ea6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Mutlu Türk’üm Diyene</image:title>
            <image:caption>Mustafa Kemal Atatürk’ün millet tanımında neler var? Atatürksüz milliyetçilik mümkün mü? 
 
Dr. Çiğdem Bayraktar Ör yeni anayasa hazırlık süreci ve ulus devletin tartışılmaya açılmak istendiği bir dönemde hazırladığı Ne Mutlu Türk’üm Diyene kitabını “Bir tarih kitabı değil, duruş kitabı” olarak tanımlıyor. 
 
Önsözünü Dr. Alev Coşkun’un yazdığı kitapta Ör, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ne mutlu Türk’üm diyene” sözünün tarihsel boyutunu ve hedeflerini inceliyor. 
 
Kitapta tarihçilerin kutbu Prof. Dr. Halil İnalcık yeni anayasa konusunda görüşlerini açıklarken, Ahmet Yavuz, TSK’ya yönelik milliyetçilik ve ümmetçilik tartışmalarını, Sinan Meydan ise Atatürk’ün ulus kimlik oluştururken yaptırdığı bilimsel çalışmaları anlatıyor. Kitabın diğer konukları ise Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, Muazzez İlmiye Çığ, Türker Ertürk, Ali Türkşen, Çağdaş Bayraktar, Ümit Doğan, Lütfü Türkkan, Müjdat Gezen ve Prof. Dr. Ümit Özdağ…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133706</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37a3b5c7-db0d-40db-85fa-f9285ee7b7b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematiğin ve Enformatiğin Sıradışı Öyküleri</image:title>
            <image:caption>Antik Mısır’da  mimar, Roma’da  mühendis, Ortaçağ’da  gökbilimci... Hepsi aynı dili konuşuyordu: Matematik dili!
Bugün de bir aşçı, bir pilot, bir sporcu ya da bir öğrenci olarak hepimiz o dili kullanıyoruz. Pazar alışverişinde, futbol maçında, hatta müzikte bile... Matematik hep seninle!
Bu kitap, seni sayıların büyülü yolculuğuna çıkaracak.
Geçmişle bugünü, bilimin mantığıyla ve yaşamın renkleriyle buluşturan bu yolculuğa hazır mısın?
Tarihteki büyük buluşlardan günlük hayatın küçük ayrıntılarına kadar her sayfada şaşırmaya hazır ol.
Matematik, düşündüğünden çok daha canlı ve eğlenceli!
Prof.Dr. Nesim Fintz, matematiğin geçmişten bugüne insan yaşamını nasıl şekillendirdiğini kaleme aldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133707</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b39d887a-c0e8-4752-9c50-71e225d964e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Müjde Kuşu</image:title>
            <image:caption>“Bir müjdeyi taşımak için büyük kanatlar değil güçlü bir yürek gerekir.”
Yolların çıkmaz, kapıların kilitli olduğu Kapalı Kapılar Ülkesi’nde yüreği sevgi dolu bir insan yaşıyor. Tek isteği ailesine kavuşmak ama oradan ayrılmak o kadar kolay değil…  
Onun avlusunu ziyaret eden Yavru Serçe de; sevgisini, umudunu, özlemini ailesine götürmek için küçük kanatlarını açıyor ve bu büyük maceraya atılıyor!
Pınar ve Ramazan Gülten, Maya ve tüm çocuklar için umudun hikâyesini özlemle kaleme alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133708</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a53a663-cd70-48ae-bd69-4afb333c83d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Adımlar - Öfke Patlamalarına Son (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Büyük Adımlar serisinde yer alan kitaplar hareketli sayfalarıyla bebeklerin motor becerilerinin geliştirilmesinde yardımcı olurken, anne-babaların çocuğun eğitiminde yararlanacağı pratik öneriler sunuyor. 

Minikler sayfaların hareketli kısımlarını itip çekerken ve döndürürken hem öğreniyor hem de neşeli vakit geçiriyor. 



Çocuğunuza sakinleşmeyi öğretirken yararlanacağınız harika bir kitap. 





-          Bebekler için en iyisi. 

-          Annelerin, babaların ve bakıcıların yararlanacağı pratik öneriler. 

-          Motor becerilerin geliştirilmesine yardımcı olur. 

-          Sayfalardaki hareketli kısımları itebilir, çekebilir, döndürebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133709</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7359d9bd-c1d9-4220-8fb2-e60b48316b7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Adımlar – Uykum Yok (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Büyük Adımlar serisinde yer alan kitaplar hareketli sayfalarıyla bebeklerin motor becerilerinin geliştirilmesinde yardımcı olurken, anne-babaların çocuğun eğitiminde yararlanacağı pratik öneriler sunuyor. 

Minikler sayfaların hareketli kısımlarını itip çekerken ve döndürürken hem öğreniyor hem de neşeli vakit geçiriyor. 



Çocuğunuzu uykuya hazırlarken yararlanacağınız harika bir kitap. 





-          Bebekler için en iyisi. 

-          Annelerin, babaların ve bakıcıların yararlanacağı pratik öneriler. 

-          Motor becerilerin geliştirilmesine yardımcı olur. 

-          Sayfalardaki hareketli kısımları itebilir, çekebilir, döndürebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133710</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9aa57e9b-e24e-4034-88b8-48b664962d09.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Adımlar – Lütfen Der Misin? (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Büyük Adımlar serisinde yer alan kitaplar hareketli sayfalarıyla bebeklerin motor becerilerinin geliştirilmesinde yardımcı olurken, anne-babaların çocuğun eğitiminde yararlanacağı pratik öneriler sunuyor. 

Minikler sayfaların hareketli kısımlarını itip çekerken ve döndürürken hem öğreniyor hem de neşeli vakit geçiriyor. 



Çocuğunuzu büyütürken yararlanacağınız harika bir kitap. 





-          Bebekler için en iyisi. 

-          Annelerin, babaların ve bakıcıların yararlanacağı pratik öneriler. 

-          Motor becerilerin geliştirilmesine yardımcı olur. 

-          Sayfalardaki hareketli kısımları itebilir, çekebilir, döndürebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133711</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ba8dcff-9151-4fe6-b3eb-d2c665ca74d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Adımlar – Dişlerimizi Fırçalıyoruz (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Büyük Adımlar serisinde yer alan kitaplar hareketli sayfalarıyla bebeklerin motor becerilerinin geliştirilmesinde yardımcı olurken, anne-babaların çocuğun eğitiminde yararlanacağı pratik öneriler sunuyor. 

Minikler sayfaların hareketli kısımlarını itip çekerken ve döndürürken hem öğreniyor hem de neşeli vakit geçiriyor. 



Çocuğunuza dişlerini fırçalamayı öğretirken yararlanacağınız harika bir kitap. 





-          Bebekler için en iyisi. 

-          Annelerin, babaların ve bakıcıların yararlanacağı pratik öneriler. 

-          Motor becerilerin geliştirilmesine yardımcı olur. 

-          Sayfalardaki hareketli kısımları itebilir, çekebilir, döndürebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133712</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58f035d9-13c5-46f1-b28a-a19109a432a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Emma’nın Tercihi</image:title>
            <image:caption>Her şeyden önce, ufak tefek bir kızım ben. Nereye gidersem gideyim, insanlar geldiğimi fark etmez bile. 

Yürürken durmadan pantolonumun paçalarına basarım ve çikolataların durduğu rafa ulaşmayı başardığım da çok enderdir. 

Başka nasıl tarif edeyim kendimi? Evet, kumralım. Saçlarım, gözlerim, kaşlarım… 

Kahverengi yani. 

Ama hepsinden önemlisi, utangaç biriyim ben. Öyle utangacım ki, kendimi sürekli rahatsız hissederim. 

Elimi kolumu nereye koyacağımı bilemem hiç. 

Kısacası, kendimle çok barışık sayılmam demek istiyorum. 



Marie Lenne-Fouquet’den kendi kabuğunu kıran bir çocuğun eğlenceli hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133713</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d07a86c-e699-4f8e-9647-9c9a0ba21eac.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Takımı Issız Adada</image:title>
            <image:caption>Hayalden gerçeğe uzanan bir serüvene hazır olun! Eserleri otuzdan fazla dile çevrilen Peter Stamm’ın “Tek Başıma Okuyorum!” koleksiyonu için kaleme aldığı Hayal Takımı Issız Adada, çocukların dünyasında düş kurmanın ve yaratıcılığın sınırsızlığını vurgulayan, ilham verici bir öykü. Hayalleri gerçeklerden büyük iki kafadarı, tereyağlı ekmek ağaçlarının yetiştiği ufacık bir adada buluşturan yazar, motorlu köpek balıkları ile vejetaryen yamyamların cirit attığı sürükleyici bir maceraya imza atıyor. Çocuklar için hayatı oyunla keşfetmenin önemine değinen kitap, özellikle sembolik oyunların bilişsel gelişim üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor. Bahçede yalnız başına oturan Teo, can sıkıntısını biraz olsun giderebilmek için oyun oynayabileceği bir arkadaş dilemişti. Tam o sırada Marlen ortaya çıktı! Beraber körebe oynayabilir ya da süs havuzunda gemi yüzdürebilirlerdi. Oysa Marlen’in harika bir oyun fikri vardı: Robinsonculuk! Bunun için önce bir ada bulmaları gerekiyordu. Teo, evlerinin yakınındaki trafik adasını önerdi. Yirmi sekiz yıl mahsur kalacakları adada çatısı akmayan bir kulübe inşa etmeleri hiç de fena olmazdı. Peki ya hangisi Robinson, hangisi Cuma olacaktı? Hayal denizinde kulaç atmak gibisi yoktu, tabii gerçek yaşamdan kopmamak koşuluyla... Şehrin keşmekeşinde sıkışıp kalan bir trafik adasını ıssız bir adaya çevirmeyi başaran iki hayalperestin başından geçenleri anlatan bu hareketli öykü, Susanne Göhlich’in neşeli çizimleri eşliğinde çizgi film tadında bir anlatıya dönüşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133714</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01ee0747-c1d6-4013-bbe1-a5793a96bce7.jpg</image:loc>
            <image:title>Tosbo’nun Başına Gelenler</image:title>
            <image:caption>Tosbo uykuya dalar dalmaz karanlık bir ormanda buldu kendini. Şimşekler çakıp gök gürlüyor, bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyordu. Rüzgârın sürüklediği Tosbo, ters dönen kabuğuna dolan yağmur sularını boşaltmaya, suyun girdiği deliği yapraklarla, otlarla tıkamaya çalışırken korkuyla gözlerini açtı. 



Bir gün hepimizin başına istemediğimiz, bizi üzen, korkutan, yaralayan bir olay gelebilir… Peki ne yapacağız? Ondan sonra gözlerimizi hep korkuyla mı açacağız? Yoksa inatla ve merakla yaşamaya mı devam edeceğiz? Nursel Erdoğan’ın tatlı tatlı anlattığı Tosbo’nun Başına Gelenler hikâyesini Tuğçe Karaburçak resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133715</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2edf971d-4d86-47e2-9137-eb77d97f5c5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Penisilin Nasıl Bulundu?</image:title>
            <image:caption>İnsanlar bugüne kadar bina niyetine koca koca yanlışlar inşa etmekten müzikal talihsizliklere kadar, muhtemelen hiç duymadığınız, çeşit çeşit ve inanılmaz hatalar yaptılar… 

Bu hatalardan bazıları hiç yapılmamış olsaydı, hayatlarımız çok farklı olurdu! 



Alexander Fleming’in penisilini, laboratuvarını derli toplu tutmayı ihmal etmesi sayesinde yanlışlıkla keşfettiğini biliyor muydunuz? 



Ya da meyveli çubuk dondurmayı 11 yaşındaki bir çocuğun tesadüfen icat ettiğini? 



Peki ya bir kimyacının yakıcı başarısızlığının ilk kibritle sonuçlandığını?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133716</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6781e52-9075-4af7-9bbb-b348ec069bba.jpg</image:loc>
            <image:title>Çatı Katı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ayıp, benim için her türlü anlamını yitirmiş, üstü çizilmiş, yok olmuş bir sözcüktü alt tarafı. Artık insanlardan korkacak bir şeyimin olmadığını, hakkımda ne düşündüklerine aldırmadığımı bilmek büyük bir keyifti. 
Sessiz bir evde kendi sesini arayan bir kadın. Dış dünyanın beklentileri, evin gündelik düzeni, kocasının gölgesi arasında yavaşça silinen bir benlik… Ve o, bir gün çatı katına çekilir. 
Orası onun sığınağı olur: Düşünme, yazma ve hayal etme mekânı. İç özgürlüğünün kalesidir çatı katı. Oraya çekildiğinde artık kimsenin karısı, annesi, komşusu değildir. Yalnızca kendisidir. 
Çatı katının sessizliğinde düşünüp yazdıkları hem bir itiraf hem de direniştir. Ama bu sessizlik giderek derinleşir — dış sesler uzaklaşır, hatta bir gün tamamen kaybolur. Kadın duymamayı seçerek dünyayı susturur; çünkü ilk kez kendi iç sesini duymaktadır. 
Marlen Haushofer’in Çatı Katı, kadınlığın bastırılmış yankılarını sessizlikte arayan unutulmaz bir roman. Kısık sesli ama sarsıcı bir iç konuşma: Bir kadının kendi varlığını yeniden yazma hikâyesi. 
Haushofer’in metni bir basitlik ve vecizlik modeli, fakat cümlelerinin çizdiği resimler muamma dolu… Kitapları feminizm, varoluşçuluk yahut psikanaliz bağlamında değerlendirilebilir veya bunları sadece düşler ya da gerilim romanları olarak okuyabiliriz. 
London Review of Books</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133717</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/558f667d-dc18-4c76-ad2c-f0554c03ebd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatı Felsefeyle İyileştirmek</image:title>
            <image:caption>Filozoflar yüzyıllardır insanlığın “büyük sorularını” ele aldılar. Varlığın görünümlerinden bilginin sınırlarına, estetik beğeniden ahlaklı eylemin ilkelerine kadar uzanan çok geniş bir yelpazede yer alan birçok konuyu kıyasıya tartıştılar. Fikirleri kuvvetli ve çoğu zaman yenilikçi olsa da görüşlerini aktarırken genellikle konuya yabancı olanların aşina olmadıkları bir dil ve söylem kullandıkları için, birçok kez fildişi kulede yaşamakla, akademinin sınırları içinde kalmakla, halktan kopuk olmakla ve sıradan okura ulaşamamakla itham edildiler. 

Hayatı Felsefeyle İyileştirmek’te felsefeci ve Descartes uzmanı Laurence Devillairs işte bu karmaşık ve bazen anlaşılmaz görünen dili sadeleştirerek, büyük filozofların temel fikirlerini modern hayata uyarlıyor. Aşktan ölüme, dostluktan komşuluğa, hastalıktan bağımlılığa, felsefeyi berrak ve nüktedan bir üslupla gündelik hayatın içinden meselelere ve sıkıntılara uygulayarak “modern çağın hastalıkları”yla baş etmede felsefenin nasıl bir “ilaç” görevi görebileceğini, felsefeyle hayatımızı nasıl iyileştirebileceğimizi, doyurucu ve iyi bir yaşama hangi yollardan ulaşabileceğimizi sorguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133718</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28b0cb39-5884-44db-88ac-d7549da83a7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Memlük Sultanlığı - Bir Tarihçe</image:title>
            <image:caption>“Petry’nin akademik sentezi, derin bilgi birikimi ve mevcut kaynaklara hâkimiyetiyle ustaca harmanlanmış. Ayrıca kitabın yapısı ve Petry’nin akıcı üslubu, Memlük Sultanlığı tarihine yabancı olanlar için bile eseri değerli ve etkili bir giriş kitabı hâline getiriyor.” 
Warren Schultz – DePaul Üniversitesi 
 
“Dinamik vaka çalışmaları ve örnek olaylarla hayat bulan kapsamlı ve sistematik bir Memlük Sultanlığı incelemesi. Oldukça okunabilir ve erişilebilir; öğrenciler ve akademisyenler için vazgeçilmez bir kaynak ve Memlük Araştırmaları alanına başlayanlar için mükemmel bir giriş kitabı.” 
Amina Elbendary – Amerikan Üniversitesi, Kahire 
 

Mısır’dan Suriye’ye, Kızıldeniz’in çöllerine uzanan Memlük Sultanlığı, köle askerlerin sıra dışı yönetimiyle tarih sahnesine çıktı. Fatımî ve Eyyûbî mirasını taşırken, kendi kuralları ve güç dengeleriyle yepyeni bir düzen kurdu. Saray içindeki karmaşık komplolar, diplomatik hamleler, otoritenin merkezileşmesi ve ekonomik stratejiler, Sultanlık’ın bilinmeyen yüzünü ortaya çıkarıyor. Memlük Sultanlığı’nın kuruluşundan Osmanlı Devleti’nin Mısır fethiyle yıkılışına kadar ele alan bu kitap, askerî elit ile bürokrasi arasındaki güç dengesini ve Memlüklerin devlet kurma becerisini disiplinlerarası bir incelemeyle ele alıyor. Tüm bu incelemelerle erken modern İslam dünyasının güç oyunlarıyla dolu politik atmosferini gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133719</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0459b420-cf94-47d6-8edd-c32bb1de56e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Aktivite Çantam - Yeşil</image:title>
            <image:caption>Meraklı zihinlere özel hazırlanan Aktivite Çantam serisi, çocukların yaratıcılıklarını keşfetmeleri, el becerilerini geliştirmeleri ve keyifli vakit geçirmeleri için tasarlandı. 
Her kitapta bulmacalar, oyunlar, çizim aktiviteleri ve eğlenceli yönergelerle dolu sayfalar sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133720</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78cc9874-962a-4969-a615-af8bb7035c80.jpg</image:loc>
            <image:title>Aktivite Çantam - Pembe</image:title>
            <image:caption>Meraklı zihinlere özel hazırlanan Aktivite Çantam serisi, çocukların yaratıcılıklarını keşfetmeleri, el becerilerini geliştirmeleri ve keyifli vakit geçirmeleri için tasarlandı. 
Her kitapta bulmacalar, oyunlar, çizim aktiviteleri ve eğlenceli yönergelerle dolu sayfalar sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133721</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22115c57-49cd-4a9d-a727-ff835daacda7.jpg</image:loc>
            <image:title>Aktivite Çantam - Mor</image:title>
            <image:caption>Meraklı zihinlere özel hazırlanan Aktivite Çantam serisi, çocukların yaratıcılıklarını keşfetmeleri, el becerilerini geliştirmeleri ve keyifli vakit geçirmeleri için tasarlandı. 
Her kitapta bulmacalar, oyunlar, çizim aktiviteleri ve eğlenceli yönergelerle dolu sayfalar sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133722</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ada086d2-db75-430f-9340-bf8811cbf98b.jpg</image:loc>
            <image:title>Aktivite Çantam - Mavi</image:title>
            <image:caption>Meraklı zihinlere özel hazırlanan Aktivite Çantam serisi, çocukların yaratıcılıklarını keşfetmeleri, el becerilerini geliştirmeleri ve keyifli vakit geçirmeleri için tasarlandı. 
Her kitapta bulmacalar, oyunlar, çizim aktiviteleri ve eğlenceli yönergelerle dolu sayfalar sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133723</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/062338c7-0e81-48a2-a31a-a13beee95aee.jpg</image:loc>
            <image:title>Aktivite Çantam - Kırmızı</image:title>
            <image:caption>Meraklı zihinlere özel hazırlanan Aktivite Çantam serisi, çocukların yaratıcılıklarını keşfetmeleri, el becerilerini geliştirmeleri ve keyifli vakit geçirmeleri için tasarlandı. 
Her kitapta bulmacalar, oyunlar, çizim aktiviteleri ve eğlenceli yönergelerle dolu sayfalar sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133724</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aaf01120-ed0c-42d0-b112-de5cb860467b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yoz</image:title>
            <image:caption>Yoz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133725</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27f0c995-0366-44e0-83a5-2e5eb7db644b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayata Dair Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Hayata Dair Hikayeler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133726</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/038c63be-3ca1-46ac-bf2e-2385de90a06b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıradışı Börekçi&apos;den Sıradışı Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Sıradışı Börekçi&apos;den Sıradışı Hikayeler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133727</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fc2f3ba-670c-4d78-82ed-ff6165a9306b.jpg</image:loc>
            <image:title>Annvy&apos;se Bir Adım</image:title>
            <image:caption>Eser, bireyin hayat yolculuğunda attığı küçük ama anlamlı adımların önemini anlatan edebi bir çalışmadır. 
Hayata, cesarete ve değişime dair sembolik bir anlatım sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133728</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/175f9cd5-14ab-40af-be13-f65c7d402e69.jpg</image:loc>
            <image:title>Soğuk Ateş</image:title>
            <image:caption>Soğuk Ateş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133729</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9f90aa3-a8d1-46c1-9474-bed8137671bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneş Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Güneş Felsefesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133730</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b51dfc59-7628-4d47-8568-f581ce78a920.jpg</image:loc>
            <image:title>Ganera Paşayeva Portresi Onu Tanıyanların Perspektifinden</image:title>
            <image:caption>Bu eser, Azerbaycanlı siyasetçi ve yazar Ganire Paşayeva’nın hayatını, mücadelesini ve kişiliğini onu yakından tanıyan insanların bakış açısından anlatan bir anı–portre kitabıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133731</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdd0c0c6-fa31-42c2-bd68-3c917ab13122.jpg</image:loc>
            <image:title>Hücre Fareleri</image:title>
            <image:caption>Hücre Fareleri, insanın yalnızlık, baskı ve içsel çatışmalarını konu alan bir romandır. 
Hikâye; kapalı mekânlarda sıkışmış hayatlar üzerinden psikolojik derinliği olan karakterleri ele alır. 
Umut, direniş ve insan ruhunun dayanıklılığı temaları ön plandadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133732</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/173a4667-7a3f-41ae-bb53-a18bfd2164f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm Adın Kalleş Olsun</image:title>
            <image:caption>Türk şairi Enver Gökçe’nin hayatını konu alan biyografik nitelikte bir anlatımdır. 
Eserde, şairin yaşadığı zorluklar, sürgün yılları, mücadeleleri ve edebi kişiliği roman kurgusu içinde ele alınır. 
Gerçek yaşamdan izler taşıyan kitap, hem edebiyat hem de yakın dönem toplumsal tarih açısından dikkat çekicidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133733</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43f08603-dc77-4b7d-aba8-c9cd82f41675.jpg</image:loc>
            <image:title>Gün Yüzü</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133734</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04a78b89-0348-4b8f-a146-7e18b8d5f094.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Bir Nefestir</image:title>
            <image:caption>Gerçek yaşamdan izler taşıyan bu eser, azim, mücadele ve hayata tutunma temasını işler. 
Spor ve yaşam mücadelesi üzerinden insanın sınırlarını zorlayışını anlatır.
 İlham verici ve duygusal bir anlatıma sahiptir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133735</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb4602de-6c47-4a78-9090-b80032478d8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Özgürlük İster</image:title>
            <image:caption>Aşk Özgürlük İster</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133736</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b55ed62f-a9e6-421e-b972-0d614e6f4b84.jpg</image:loc>
            <image:title>Çorum Yılgınözü Esintileri</image:title>
            <image:caption>Çorum yöresinin kültürel dokusunu, insan ilişkilerini ve günlük yaşamdan kesitleri samimi bir dille anlatan bir eserdir. Gerçek hayattan alınmış izlenimi veren hikâyeler; yer yer mizahi, yer yer duygusal anlatımlarla okuyucuya “fıkra tadında” yaşam öyküleri sunar. Anadolu insanının sıcaklığını, değerlerini ve yaşanmışlıklarını yansıtan bir çalışma niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133737</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53f04e43-d7b3-4575-9dc8-cf7fe3bdb533.jpg</image:loc>
            <image:title>Huzurda</image:title>
            <image:caption>İnsanın iç huzurunu bulma yolculuğunu anlatan, sade ve samimi bir dille kaleme alınmış bir eserdir. Hayata, duygulara ve insan ilişkilerine dair içten mesajlar verirken okuyucuyu düşünmeye ve kendini keşfetmeye davet eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133738</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f72663b6-8f97-4f2f-9c7d-ab7ea5623ba1.jpg</image:loc>
            <image:title>Acil Para Lazım</image:title>
            <image:caption>KAZANMANIN YOL HARİTASI 
“Abdullah Yaşar ile 25 yıl önce üniversitede öğrenci olduğu dönemde tanıştık. Büyük bir potansiyeli olduğunu hissetmiş ve iş teklifinde bulunmuştum. Türkiye’nin dört bir yanını birlikte dolaştık. Markamızın tanınmasında onun emeği, enerjisi ve zekâsı çok büyük rol oynadı. Elinizde tuttuğunuz kitapta işte bu 25 yılın deneyimleri, hayat dersleri ve çok değerli fikirler var. Ben okurken büyük keyif aldım. Herkese tavsiye ederim.” Davut DOĞAN, Doğanlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı 
“Bugünkü finansal piyasalar ve hatta dijital paralar ötesinde belki de yakında para ötesi bir insan uygarlığı yeşermiş olacak. Bu arada hayatımızda paraya dair olan biten her şeyi ve çok daha ötesini Abdullah Yaşar yazdı. Okumak lazım!” Dr. Bahadır KALEAĞASI, Paris Bosphorus Enstitüsü Başkanı    
“Acil Para Lazım kitabı ile Abdullah Yaşar, zenginleşme tüyosu satmıyor. Sahici deneyimlerden süzülen, disiplin, ağ, eylem ve fırsat görme ekseninde örülmüş pratik bir yol haritası sunuyor. Anlatısı; anekdotları bugünün iş dünyasıyla zekice bağlayarak hem gülümsetiyor hem de kafa çalıştırıyor.” Akan ABDULA, FutureBright Kurucu Ortağı 
“Uzun yıllardır yakından tanıdığım ve sürekli üretme azmine tanık olduğum Abdullah Yaşar bu eserinde, para kazanmanın yalnızca bir yetenek değil, aynı zamanda yeni yollar açma iradesi olduğunu anlatıyor. Yılın kitabı olmaya aday!”  
Dr. Ural AKÜZÜM, Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133739</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2c2b939-4d58-4c9f-80da-9fda40dd8802.jpg</image:loc>
            <image:title>Fanusun İçindeki Çocuklar</image:title>
            <image:caption>HAYALİMİZDEKİ VE HAYATIMIZDAKİ ÇOCUKLARIMIZ 
“Fanusun İçindeki Çocuklar” ilhamını, “Mutlu Çocuklar Çağının Sonu” kitabımda olduğu gibi bir babanın, bir eğitimcinin ve bir bilim insanının, çocuklara dair endişelerinden, ulusal ve küresel ölçekteki araştırma sonuçlarından, hayatın içinden ve gerçek insan hikâyelerinden almıştır. 
Bütün problemleri ebeveynleri tarafından çözülen; koşmayan, terlemeyen, zorlanmayan; doğadan, toplumdan ve gerçeklikten uzak büyütülen; tüketirken tükenen, konforun içerisinde yavaş yavaş solan çocukların çığlıklarını duyurma çabası olarak görebilirsiniz; “Fanusun İçindeki Çocuklar” kitabını. 
Hem yazar hem de okurlar için öğrenme, anlama ve keşfetme yolculuğudur aslında bu eser. Dünyadan geçip gitmekte olan aciz bir adamın, ardında güzel bir söz ve güzel bir eser bırakma çabasıdır. 
“Fanusun İçindeki Çocuklar” kitabını; çocuklara dair endişeleri olan bir babanın, bir öğretmenin, bir akademisyenin; insanları derin uykularından uyandırma çabası olarak düşünebilirsiniz. 
Hakkıyla yaşanmamış bir çocukluğun telafisi mümkün değildir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133740</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a4e920b-1b3c-454a-ac1c-a7bba26cd4f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençliğin Gözyaşı</image:title>
            <image:caption>İKİ DÜNYA ARASINA SIKIŞMIŞ BİR YÜREĞİN 
“BEN KİMİM?” SORUSANA VERDİĞİ CEVAP 
 
Dünyayı kurtarmak için bir süper kahraman olman gerektiğini mi sanıyorsun? 
Hayır! Gerçek kahramanlık, tebliğ ettiklerimizi hakiki manada temsil etmekten geçer. 
Bu kitap, gençlerin sıradan gibi görünen hayatlarının aslında ne kadar büyük bir anlam taşıdığını keşfetmelerine yardımcı olmak, hayata bakışlarını derinleştirmek, yollarına kılavuz olmak, kalıcı güzel izler bırakabilmek ve yaşantılarına rehberlik etmek için yazıldı. 
‘Ben zaten tek başıma ne yapabilirim ki?’ diye düşünenlere, aslında tek bir insanın bile büyük bir fark oluşturabileceğini göstermek istiyor. 
Senin de içindeki potansiyeli keşfetme vaktin gelmedi mi? 
Sen değişirsen dünya da değişir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133741</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f1695c9-6933-4255-b9f8-94391ddcd144.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölge Şehir</image:title>
            <image:caption>SANATLA DOKUNMUŞ FLORANSA SOKAKLARINDAN, 
SİSLERİN ÖRTTÜĞÜ YEDİ TEPELİ İSTANBUL’A UZANAN BİR YOLCULUK... 
Mimar Aras’ın eline geçen gizemli bir sembol ve eski bir madalyon, onu yıllardır zihnini kuşatan rüyaların kapısını aralamaya çağırır. Bu çağrı, yalnızca bir sırrın değil; zamanın perdelerinin ardında saklı hakikatin de anahtarıdır. Kubbelerde yankılanan mısralar, taşlara kazınmış işaretler ve gölgelerin sakladığı izler.... 
“Ziri zeminde Avni rüyasını işler, 
Ustavni elinde toprak ruh ile dolar.” 
Bir beyitin gölgesinde başlayan macera, Ayasofya’nın kubbesinde yankılanan sırlar, yerin derinlikleri arasında örülen görünmez bağlarla birleşir. Aras, adım adım, görünmeyen bir şehrin kalbine iner. Ve orada, tarihin akışını değiştirmeyi düşleyen iki büyük zihnin yarım kalmış hayaliyle yüzleşir. 
Gölge şehrin kapıları açıldığında ise artık hiçbir şey 
ve hiç kimse eskisi gibi kalmayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133742</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6f257a0-4b21-431f-8c53-d040193b28bf.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Mektup</image:title>
            <image:caption>DERİNLİKLİ BİR DÖNEM ROMANI 
Kitabın kapağındaki resim, açlık grevinin sembolü hâline gelen, fırtınada başörtüsüne sımsıkı sarılan kızın yer aldığı, hâkimlerin idam kararını imzaladıkları kalemi kırdığı gibi kullandığı fırçayı kırıp kenarına yapıştırdıktan sonra Hatice’ye hediye eden ev arkadaşı Gülten’in yaptığı yağlı boya tablodur. 
Aynı mahallenin iki ayrı sokağında oturmuş, aynı imam-hatipte okumuş, üniversite için biri Ankara’ya, diğeri İstanbul’a gitmiş muhafazakâr iki gencin, 1987 ve sonrası yıllarda başörtüsü mücadelesinin acımasız gerçekliğinde dinî hassasiyetlere riayet ederek aşkı nasıl deneyimlediklerinin hikâyesine tanıklık edeceğimiz bu kitap, kelimelerle mesafelerin kısaldığı, mektuplarla duyguların derinleştiği bir zamanda dönemin sosyal ve siyasal atmosferini tüm çıplaklığıyla yansıtan derinlikli bir dönem romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133743</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90127fbd-6715-4ce0-98ed-befb4d34785e.jpg</image:loc>
            <image:title>Misyoner İstihbaratçılar</image:title>
            <image:caption>“GEÇMİŞİ BİLMEK, ŞİMDİYİ VE YARINI YORUMLAYABİLMENİN İLK ŞARTIDIR” 
“Her yeri bulduklarından daha kötü şekilde terk eden mükemmel baş belaları” 
– Charles Dickens 
On dokuzuncu yüzyıl Osmanlı coğrafyası, Batı’nın emperyal emellerinin gölgesinde bir dönüşüm sahnesiydi. Misyoner İstihbaratçılar, bu sahnenin perde arkasını aralayarak İngiltere’nin Kilise Misyoner Cemiyeti öncülüğündeki faaliyetlerinde kilit bir rol oynayan rahip William Jowett’in hikâyesini gün yüzüne çıkarıyor. 
Misyonerlik, yalnızca dinî bir tebliğ değildi; aynı zamanda siyasî, kültürel ve istihbarî nüfuz kurmanın çok yönlü aracıydı. Osmanlı’yı içeriden tahakküm altına alma stratejisinin başlıca unsurlarından biriydi. Misyonerler eğitim kurumları, matbaalar ve hastaneler yoluyla toplumun dokusuna sızmıştı. İngiltere’nin hegemonya mücadelesinin en kritik taşlarından biri de Jowett olmuştu. 
Eser, Büyük Britanya’nın Şark Meselesi kapsamında Osmanlı’yı siyasî ve dinî olarak kuşattığını, Hindistan yolunu güvenceye aldığını ve Akdeniz ticaretini kontrol etme arzusunu net biçimde ortaya koyuyor. Jowett, 1815-1820 yıllarında Malta merkezli faaliyetlerinde, yalnızca İncil dağıtmakla yetinmemiş; raporlarıyla Osmanlı’nın etnik ve kültürel yapısını çözümleyerek İngiliz politikalarına yön vermişti. O, İngiltere’nin Osmanlı’ya bakışının dışavurumuydu ve emsalsiz bir entrika ustasıydı. 
Jowett’in Christian Researches in the Mediterranean adlı raporları, eserin temel kaynaklarından birini oluşturuyor ve ilk kez tam metin hâlinde Türkçeye kazandırılıyor. Yazar, İngiliz arşivlerinde kuyumcu titizliğiyle çalışarak literatürdeki boşluğu dolduruyor. Kitapta, misyonerliğin sadece dinî değil; istihbarî amaçlı, çok boyutlu bir enstrüman olduğu açığa çıkarılıyor. Osmanlı’nın çöküşünde misyonerlerin rolü ve Batı’nın stratejileri aktarılırken modern Türkiye’nin tarihsel hafızasına ışık tutuluyor. “Ajan misyoner” olgusu ilk kez ayrıntılı şekilde irdeleniyor; misyonerliğin istihbarat ile toplum mühendisliği aracı olarak nasıl işlediği deşifre ediliyor. 
Misyoner İstihbaratçılar, “silahsız Haçlı Seferi” politikasının ve “Kale içten fethedilmelidir” stratejisinin nasıl bir yıkım yarattığını ve vatan topraklarının hangi badirelerden geçtiğini anlamak isteyenler için eşsiz bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133744</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91f88af1-f1b8-4994-9ad2-a5d5634ec674.jpg</image:loc>
            <image:title>Parfümün Peşinde Badem</image:title>
            <image:caption>Badem, başka türlü bir kedi! 
Yeni ülkeler görmeye ve farklı kültürleri öğrenmeye bayılıyor. 
Finlandiya, Estonya, Japonya, Kızıldeniz, Hindistan, Yunanistan… 
Bunlar gezdiği ülkelerden bazıları. 
Yolu, Paris’e düşen Badem, romantik bir tatil yapacağını sanıyor. 
Oysa dünyaca ünlü bir parfümün geleceği artık onun ellerinde. 
Badem’in tam bir koku uzmanı olduğunu duymuş muydunuz? 
Bakalım, hassas burnu sayesinde parfümdeki yanlış aromayı bulabilecek mi? 
 
Paris’e gitmişken Eyfer Kulesi’ni, Mona Lisa tablosunu görüp, 
Seine Nehri manzarasına karşı bol köpüklü 
bir kahve içmesin mi? 
Bu seferki macerası sadece eğlenceli değil, aynı zamanda ışıl ışıl  ve gül kokulu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133745</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c02568b9-5d31-4d53-8b8b-1ad24b517ac4.jpg</image:loc>
            <image:title>Nil ve Renkli Balık</image:title>
            <image:caption>Kitap, çevre tarafından kabul görmek ve sosyal ilişkiler kurabilmek için özgünlüğünü saklayarak etrafındakiler gibi olması gerektiğine inanan ana karakter Nil’in, aslında kendi olduğunda da arkadaşlık kurabileceğini fark etmesi üzerinedir. 
 
Hikâyedeki ana karakter Nil’in “herkes gibi olmaya çalışma” çabası, çocukların akran ilişkilerinde gözlemlenebilen sosyal uyum çabasını temsil etmektedir. Metinde “kendin olarak da arkadaş bulabilirsin” mesajı ön plana çıkarılmış; böylece doğal olarak farklı özellikler barındırıyor olmak, çeşitlilik ve kendini kabul ekseninde ele alınmıştır. Farklılıkların doğal bir zenginlik olduğunu; kişinin kendini olduğu gibi kabul ederken inançlarını dönüştürebilme esnekliğinin, arkadaşlık ilişkilerini güçlendirebileceğini göstermektedir. 
 
Aysu Bayrakçı Erdoğan 
Klinik Psikolog 
 
Arkadaşlarıyla kendi olmaktan çekinen Nil ile farklı arkadaşlarla farklı deneyimler yaşayıp kendi olmaya devam ettikçe ışıldayan Renkli Balık’ın ilham dolu hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133746</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/361ee561-9c33-4e3e-a964-2871f83ef424.jpg</image:loc>
            <image:title>22 Metrekare Gökyüzü</image:title>
            <image:caption>Buğra Gökce, çalıştığı tüm kamu kurumlarında liyakatten taviz vermeyen duruşuyla bilinen, aldığı her kararı vicdanıyla harmanlayan, kent hakkını savunmayı yaşam biçimi olarak kavramış bir hümanist. Gökce, yıllardır Çankaya Belediyesi; İzmir ve İstanbul Büyükşehir Belediyelerinde biriktirdiği deneyimini, en son İstanbul Planlama Ajansı Başkanlığıyla daha etkin biçimde kullanıyordu. Halkın kaynaklarını yine halkçı bir doğrultuda kullanırken, “resmi yalanlara” meydan okuyan gerçek verilerle, bilimsel çalışmalarla rant odaklarının hedefi hâline geldi; 19 Mart Operasyonları sonucu haksız biçimde tutuklandı! Bu kitap, bütün meslek yaşamını halkına, ülkesine adamış bir şehir plancısının, Cumhuriyet sevdalısı bir yurtseverin Silivri Cezaevi’nde tuttuğu notlardan ve Gökce’nin mesleki, entelektüel donanımını ortaya seren, hedef oluşunu açıklayan gazeteci görüşlerinden oluşuyor. Yaşadıklarını anlamlandırmaya çalışırken hüzünlü, hüzne teslim olmayacak kadar inatçı, dört duvar arasında ülkesinin güncel sorunlarına çare arayacak kadar sorumlu bir insanın, “planlama”yı yerel ölçeklerde yeniden imleyen, her satırında kentin yeniden düşlenmesi gerektiğini anımsatan bu çalışması, taş duvarları-tel örgüleri aşarak bir düşüncenin peşinde yürümeye çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133747</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a088d9d-e4c1-4feb-86df-03bd9cb2df28.jpg</image:loc>
            <image:title>Yokluğu Yeğdir</image:title>
            <image:caption>Büyümek her zaman bir tür şiddet barındırır – kendine karşı ya da otoritesini dayatmak isteyenlere karşı. Üstelik hayat, politik çalkantıların etkisiyle yay gibi gerilmiş, uyuşturucu, işsizlik, sloganlar, eylemler, ölümler ve perişanlığın kol gezdiği 1980&apos;ler ve 90&apos;ların Bask bölgesinde geçiyorsa... Şiddet kişisel olmaktan çıkıp bir varoluş biçimine dönüşür.
Yokluğu Yeğdir, bu iklimin parçaladığı bir ailenin sarsıcı hikâyesini sunuyor. Dört kardeşin en küçüğü Amaia, babasının öfkesi, annesinin çaresizliği ve kardeşlerinin dağılmışlığı arasında büyürken sevgiyle korkunun, şaşkınlıkla öfkenin birbirine karıştığı acımasız bir dünyayı tüm gerçekliğiyle resmeder. Yıllar sonra döndüğünde ise geçmişin izleri hâlâ her yerdedir. Kaçmanın imkânsız, yüzleşmenin ise hayatta kalmanın tek yolu olduğunu kabullenir.
Kelimelerin değerini ve sessizliğin işkencesini bilen ödüllü yazar Edurne Portela, bireysel travmalarla toplumsal şiddetin sınırlarını ustalıkla eritirken, bir ailenin trajedisi aracılığıyla bir dönemin, bir ülkenin anatomisini çıkarıyor.
Geriye tek bir soru kalıyor: Kimin yokluğu varlığından yeğdir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133748</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9767e485-4860-4c5d-9cf7-75d98f8bfd16.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasılsın Hayatım</image:title>
            <image:caption>Babasının ve nüfus memurunun özensizliği sonucu adı Neşe olacakken Meşe olan ve yaşamının son dönemecine girdiğini düşünen bir kadının sorusu bu: Nasılsın Hayatım. Doğumdan ölüme uzanan ve adına ömür denen mevhumun anlamını sorgulayan bu anlatıda, hayata ve insana dair her şey kol kola yürüyor.


&quot;Dünkü güneşle çamaşır kurumaz!&quot; diyor Meşe&apos;nin annesi. Doğru, ama geçmişe bakmadan da ileri gidilmez. Baş ve son aynı şeydir belki de. Güneş hep aynı güneş. Şiirden öyküye uzanan edebi macerasında üçüncü romanıyla Zeynep Uzunbay ileriye, geriye ve şimdiye aynı anda bakıyor. Tuttuğu aynadan insan denilen netameli varlık yansıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133749</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94ef8e02-4db0-4acd-84a7-6fe6d8c37343.jpg</image:loc>
            <image:title>Altına Hücum</image:title>
            <image:caption>Açlıkla umut, dostlukla çıkar arasında ince bir çizgi... İnsanlar ellerinde olmayan koşullar sonucunda sürüklendikleri netameli durumlarda dürüst ve ahlaki seçimler yapabilir mi?


Yayımlandığı 1927 yılından bugüne dünya edebiyatının en çarpıcı anti-serüvenlerinden biri kabul edilen Altına Hücum&apos;da B. Traven, Meksika&apos;da beş parasız üç Amerikalı&apos;nın, diğer binlerce insan gibi köşeyi dönmek için dünyanın en değerli madeninin peşinde koşarken başlarından geçenleri anlatır. Ancak Traven macerayı romanın esas unsuru kılmaz, bunu aynı zamanda insanlık durumunun sınırlarını sorgulamak için de ustaca kullanır ve modern kapitalist dünyada şiddeti katlanarak artan sömürü düzeninin köklerini elleriyle kazır. Hayatta kalma mücadelesinin ortasında, altın uğruna sallanan her kürek, vicdanı, yoldaşlığı ve beklentileri toprağa gömer.


John Huston tarafından filme çekilmiş ve üç Oscar Ödülü&apos;yle taçlandırılmış Altına Hücum, insan ruhunun karanlıklarına yerleşmiş hırsın ve zaafların keskin bir alegorisi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133750</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c8ffa0b-ca3b-4573-bebb-2cda3f664710.jpg</image:loc>
            <image:title>Tereza Batista: Savaş Yorgunu</image:title>
            <image:caption>Latin Amerika edebiyatının büyük ustası Jorge Amado, bu eşsiz romanında cesur bir kadının, Tereza&apos;nın destansı serüvenini anlatıyor.


Çocukların ve kadınların alınıp satıldığı, yoksulluğun, hastalığın ve siyasal baskıların kol gezdiği Bahia&apos;nın acımasız sosyal gerçekliğinin içinde, güzel olduğu kadar talihsiz, yoksul olduğu kadar gözüpek Tereza Batista, henüz çocuk yaşta teyzesi tarafından zengin ve zalim bir kodamana satılır. Ama Tereza kaderine razı gelmeyerek o korkunç hayatından kurtulmakla kalmayacak, yaşamı şenliğe çeviren sarsılmaz iradesiyle; ezilenlerin aşk ve intikam tanrıçasına, denizcilerin ve şairlerin ilham perisine, düşkünlerin koruyucusuna dönüşme yolunda zorlu bir savaş verecek ve Latin halklarının bitmeyen direngenliğini ve yaşamı onurlandıran neşesini bir silah gibi kuşanacaktır.


Jorge Amado&apos;nun çıplak gerçekliği halk kültürünün, söylencelerinin ve inançlarının diliyle yorumlayan benzersiz üslubu, Tereza Batista&apos;nın serencamında doruk noktasına ulaşıyor.


Belki de bu yüzden Brezilya&apos;nın en çok okunan yazarı Amado&apos;nun her satırından en umutsuz anda bile yaşam fışkırıyor.


&quot;Çünkü bu çökmekte olan dünyada yaşamanın şiirini bir tek yoksul halkın yüceliğinde bulabilirsiniz.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133751</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9b80abd-4450-4b02-9257-3b07cfe25975.jpg</image:loc>
            <image:title>Elise ya da Gerçek Yaşam</image:title>
            <image:caption>Savaşın ardından yeniden kurulan bir ülke, küçülen hayaller, büyüyen sınıfsal uçurumlar... Genç Élise, otomobil fabrikasında çalışmaya başladığında, yaşamın yalnızca emekle değil, seçimlerle de kurulduğunu fark eder.
Claire Etcherelli&apos;nin Femina Ödüllü kült romanı Élise ya da Gerçek Yaşam, taşranın boğuculuğundan hayatın gürül gürül aktığı Paris&apos;e kardeşiyle göç eden Élise&apos;in, aşkı, mücadeleyi ve ayrımcılığı iliklerine kadar hissetmesine tanıklık ettiriyor. 1950&apos;lerin sert ve çalkantılı ikliminde işçi sınıfının gündelik hayatının zorluklarını ve kadın olmanın görünmeyen yüklerini, bu hiç değişmeyen hakikatleri, sarsıcı ve şiirsel bir dille anlatıyor.
Etcherelli, özgürlük, eşitlik ve kimlik arayışının ortasında, bir devrin kanayan yarasında aşkı ve isyanı onurlandırarak edebiyat tarihinin unutulmaz kadın karakterlerinden birinin sesine, hem bireysel hem de toplumsal bir yüzleşmeye imzasını atıyor.
&quot;Hayranlık uyandırıcı ve trajik bir aşk hikâyesi.&quot; – Simone de Beauvoir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133752</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/220f4daa-010f-4658-87eb-f472939c8cf9.jpg</image:loc>
            <image:title>Temelsizliğin Yüceltilmesi</image:title>
            <image:caption>Cioran&apos;ın &quot;benim filozofum&quot; olarak nitelediği, Bataille&apos;ın &quot;Felsefi bilgimin temelini ona borçluyum,&quot; diyerek saygıyla andığı, Sisifos Söyleni&apos;nde Camus&apos;nün uzun uzun adından söz ettiği, 1920&apos;lerin başında Rusya&apos;daki siyasi boşlukta gitgide tırmanan pogrom vahşeti yüzünden ailesiyle ülkesini terk edip ömrünün geri kalanını Fransa&apos;da sürgünde geçirmiş, yazılarıyla konuşmalarıyla Paris&apos;in hatta Avrupa&apos;nın entelektüel mirasında kalıcı izler bırakmış Rus filozof Lev Şestov&apos;dan, özgürce düşünme hilafına sıkı sıkıya sarıldığımız fikri tutarlılığa ve tam da bu tutarlılık temelinde yükselen her nevi düşünce dizgesine, dünya görüşüne, hülasa dogmatizme karşı ödünsüz müdanasız bir oyunbozanlık denemesi...
Şestov, 20. yüzyılın şafağında kaleme aldığı Temelsizliğin Yüceltilmesi&apos;nde, yerleşik ezberlerin, yerleşmek için fırsat kollayan yeni görüşlerin defterini düren amansız birer düşün talimi olarak kurguladığı bu aforizma seçkisinde, felsefenin ve edebiyatın doruklarındaki mabutları bir bir yere çalıyor. Günümüzde &quot;klasikler&quot; yaftası altında pamuklara sarıp toz kondurmadığımız Tolstoy, Dostoyevski, Turgenyev, Gogol, Puşkin gibi büyük Rus yazarların sözleri ve davranışlarındaki çelişkileri ortaya koyarak onlarla kora kor bir hesaplaşmaya girişiyor.
&quot;Başı dönmeye meyilli olmayan&quot; okuru, ağır bir bunalımın ardından şifa bulduğu Alpler&apos;in yamaçlarında haritasız rehbersiz fenersiz yürümeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133753</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5387536-d12f-4c56-be64-90307a60f92c.jpg</image:loc>
            <image:title>Top Oynayan Kedi Mağazası</image:title>
            <image:caption>Honoré de Balzac (1799-1850): 19. yüzyıl Fransız edebiyatının büyük ismi. Edebi kariyerine oyun yazarak başladı. Ancak aldığı eleştiriler neticesinde romana yöneldi. Yirmi yılda 85 romanı tamamladı, öldüğünde arkasında 50 roman taslağı bıraktı. 1830 yılında kurmaca eserlerini Dante’nin İlahi Komedya’sına atıfla İnsanlık Komedyası başlığı altında topladı. Bir kısmı zaman içerisinde edebiyat arketiplerine dönüşen 2000’den fazla karakter yarattı ve bütün karakterlerini önyargıdan uzak analitik bir yaklaşımla, toplumsal sınıflarından yalıtmadan ele aldı. 1830 yılında yayımlanan Top Oynayan Kedi Mağazası, İnsanlık Komedyası’nın Töre İncelemesi ayağında Özel Yaşamdan Sahneler başlığı altında toplanan ilk romanlardandır. Bu kısa romanda iki ayrı toplumsal sınıfa mensup iki tutkulu insanın evliliğini işleyen Balzac, on dokuzuncu yüzyılda sınıfsal aidiyetin yaşama, sanata, ticarete ve paraya yaklaşımını gözler önüne serer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133754</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d4c2db1-4812-480d-8fc5-005e7f745b7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Top Oynayan Kedi Mağazası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Honoré de Balzac (1799-1850): 19. yüzyıl Fransız edebiyatının büyük ismi. Edebi kariyerine oyun yazarak başladı. Ancak aldığı eleştiriler neticesinde romana yöneldi. Yirmi yılda 85 romanı tamamladı, öldüğünde arkasında 50 roman taslağı bıraktı. 1830 yılında kurmaca eserlerini Dante’nin İlahi Komedya’sına atıfla İnsanlık Komedyası başlığı altında topladı. Bir kısmı zaman içerisinde edebiyat arketiplerine dönüşen 2000’den fazla karakter yarattı ve bütün karakterlerini önyargıdan uzak analitik bir yaklaşımla, toplumsal sınıflarından yalıtmadan ele aldı. 1830 yılında yayımlanan Top Oynayan Kedi Mağazası, İnsanlık Komedyası’nın Töre İncelemesi ayağında Özel Yaşamdan Sahneler başlığı altında toplanan ilk romanlardandır. Bu kısa romanda iki ayrı toplumsal sınıfa mensup iki tutkulu insanın evliliğini işleyen Balzac, on dokuzuncu yüzyılda sınıfsal aidiyetin yaşama, sanata, ticarete ve paraya yaklaşımını gözler önüne serer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133755</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61c66ead-0bb0-4a51-839a-b4bd4363ea22.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Oyun</image:title>
            <image:caption>Alfred de Musset (1810-1857): 19. yüzyıl Fransız edebiyatının en önemli isimlerindendir. Victor Hugo, Charles Nodier gibi Romantik yazarların çevresinin müdavimi oldu. 1845 yılında Légion d’honneur’e layık görüldü. 1852 yılında Académie française’e üye seçildi. Bu kitapta yayımlanan üç oyunu (Aşk Şakaya Gelmez, Bir Kapı ya Açık Durmalı ya da Kapalı ve Büyük Konuşmamalı) Fransa’da 18. ve 19. yüzyıllarda popüler olan Proverbe, yani “Atasözü” türündedir. Bu türün en başarılı yazarlarından sayılan sanatçı yalın ama etkili üslubuyla bu sosyete eğlencesi formunu mizah ve hayat dolu bir tiyatroya dönüştürür.
*Aşk Şakaya Gelmez 
*Bir Kapı ya Açık Durmalı ya da Kapalı 
*Büyük Konuşmamalı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133756</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f57a4ea5-6a95-4786-92c4-4502955efe1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Oyun (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Alfred de Musset (1810-1857): 19. yüzyıl Fransız edebiyatının en önemli isimlerindendir. Victor Hugo, Charles Nodier gibi Romantik yazarların çevresinin müdavimi oldu. 1845 yılında Légion d’honneur’e layık görüldü. 1852 yılında Académie française’e üye seçildi. Bu kitapta yayımlanan üç oyunu (Aşk Şakaya Gelmez, Bir Kapı ya Açık Durmalı ya da Kapalı ve Büyük Konuşmamalı) Fransa’da 18. ve 19. yüzyıllarda popüler olan Proverbe, yani “Atasözü” türündedir. Bu türün en başarılı yazarlarından sayılan sanatçı yalın ama etkili üslubuyla bu sosyete eğlencesi formunu mizah ve hayat dolu bir tiyatroya dönüştürür. *Aşk Şakaya Gelmez *Bir Kapı ya Açık Durmalı ya da Kapalı *Büyük Konuşmamalı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133757</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d209302-db97-432e-b49b-6fe8c0f701e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Balo - Düşman</image:title>
            <image:caption>Irène Némirovsky ilk yapıtlarından olan Düşman (1928) ile Balo’da (1929) keskin gözlem gücünü bu kez kendi yaşamında da önemli yer tutan sevgisiz anne figürüne yöneltir. Düşman’ın on yedi yaşındaki kahramanı Gabri de, Balo’nun on dört yaşına henüz basmış olan Antoinette’i de annelerinin hoyratça kayıtsızlıklarıyla farklı biçimlerde yüzleşen genç kadınlardır. Gabri’nin yine hoyratça, Antoinette’in bilgece kurguladıkları intikamlar, Némirovsky’nin insan psikolojisini derinlemesine işleme yeteneğinin ilk kanıtları olarak dikkat çekmiştir. Yazarın Pierre Nerey takma adıyla yayımladığı iki yapıttan Balo 1930’larda yakaladığı ilgiyi izleyen yıllarda da korumuş, 1980’li yıllarda okul kitaplarına girmiş, 2010 yılında operaya, 2013’te tiyatroya uyarlanmıştır. *Balo *Düşman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133758</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/702d9f70-813e-4e8a-b2a8-4cad73cfd4ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Balo - Düşman (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Irène Némirovsky ilk yapıtlarından olan Düşman (1928) ile Balo’da (1929) keskin gözlem gücünü bu kez kendi yaşamında da önemli yer tutan sevgisiz anne figürüne yöneltir. Düşman’ın on yedi yaşındaki kahramanı Gabri de, Balo’nun on dört yaşına henüz basmış olan Antoinette’i de annelerinin hoyratça kayıtsızlıklarıyla farklı biçimlerde yüzleşen genç kadınlardır. Gabri’nin yine hoyratça, Antoinette’in bilgece kurguladıkları intikamlar, Némirovsky’nin insan psikolojisini derinlemesine işleme yeteneğinin ilk kanıtları olarak dikkat çekmiştir. Yazarın Pierre Nerey takma adıyla yayımladığı iki yapıttan Balo 1930’larda yakaladığı ilgiyi izleyen yıllarda da korumuş, 1980’li yıllarda okul kitaplarına girmiş, 2010 yılında operaya, 2013’te tiyatroya uyarlanmıştır. *Balo *Düşman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133759</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac2c2fc4-0eed-4d00-bcf3-660b6ad17019.jpg</image:loc>
            <image:title>Masum Azizler</image:title>
            <image:caption>İç Savaş sonrası İspanyol edebiyatının önde gelen yazarlarından Delibes, yoksullara karşı beslediği empatinin yanı sıra İspanya’nın kırsalına ve geleneklerine bağlılığıyla tanınır. Yapıtlarında emekçilerin, çobanların, demircilerin ve avcıların hayatlarına odaklanır. Karmaşık karakterleri İspanya İç Savaşı’nı izleyen kültürel ve politik mücadeleleri yansıtır. En önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilen 1981 tarihli Masum Azizler’de 1960’ların başında Extremadura bölgesindeki bir çiftlikte çalışan taşralı bir ailenin hikâyesi üzerinden, insanı insanlıktan çıkaran acımasız toplumsal hiyerarşinin sonuçlarına dikkat çeker. Bu ailenin doğayla çok yakın bir ilişki içinde bulunan ve etrafındaki bütün canlılara sevecenlikle yaklaşan zihinsel engelli üyesi Azarías bir “masum aziz” olarak ön plana çıkar. Emir verenlerle itaat edenlerin; efendilerle sefalet içindeki varoluşlarında her durum ve koşulda onlara boyun eğen hizmetkârların bir arada yaşadığı bu çiftlik, toplumsal eşitsizliğin hüküm sürdüğü bir “küçük evren”dir adeta. Masum Azizler birçok dile çevrilmiş ve İspanyol yönetmen Mario Camus’un romandan uyarladığı film, 1984’te Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ile ödüllendirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133760</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/049e1152-c146-416f-8163-bb9950ae3418.jpg</image:loc>
            <image:title>Masum Azizler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İç Savaş sonrası İspanyol edebiyatının önde gelen yazarlarından Delibes, yoksullara karşı beslediği empatinin yanı sıra İspanya’nın kırsalına ve geleneklerine bağlılığıyla tanınır. Yapıtlarında emekçilerin, çobanların, demircilerin ve avcıların hayatlarına odaklanır. Karmaşık karakterleri İspanya İç Savaşı’nı izleyen kültürel ve politik mücadeleleri yansıtır. En önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilen 1981 tarihli Masum Azizler’de 1960’ların başında Extremadura bölgesindeki bir çiftlikte çalışan taşralı bir ailenin hikâyesi üzerinden, insanı insanlıktan çıkaran acımasız toplumsal hiyerarşinin sonuçlarına dikkat çeker. Bu ailenin doğayla çok yakın bir ilişki içinde bulunan ve etrafındaki bütün canlılara sevecenlikle yaklaşan zihinsel engelli üyesi Azarías bir “masum aziz” olarak ön plana çıkar. Emir verenlerle itaat edenlerin; efendilerle sefalet içindeki varoluşlarında her durum ve koşulda onlara boyun eğen hizmetkârların bir arada yaşadığı bu çiftlik, toplumsal eşitsizliğin hüküm sürdüğü bir “küçük evren”dir adeta. Masum Azizler birçok dile çevrilmiş ve İspanyol yönetmen Mario Camus’un romandan uyarladığı film, 1984’te Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ile ödüllendirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133761</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d016ccf-1dc8-489e-9097-305cad851777.jpg</image:loc>
            <image:title>Erdemler ve Beceriler</image:title>
            <image:caption>Erdem nedir? Sadece kurallara uymak ya da belirli alışkanlıklar edinmek mi, yoksa hayatımızı dönüştüren bir ustalık mı? Julia Annas, bu kitapta iddialı bir öneri sunuyor: Erdem, tıpkı piyano çalmak ya da tenis oynamak gibi öğrenilen ve geliştirilen bir beceridir. Antik felsefenin derinliğini modern psikolojiyle buluşturan bu özgün yaklaşım, erdemi soyut bir kavram olmaktan çıkarıp gündelik yaşamın merkezine yerleştiriyor. Aristoteles’ten Stoacılara, modern araştırmalardan çağdaş etik tartışmalara uzanan geniş bir perspektif sunan kitap, erdemin nasıl öğrenildiğini, geliştirildiğini ve mutlu yaşamın temelini nasıl oluşturduğunu gösteriyor. Beceri analojisine dayanan bu yaklaşım, erdemin salt alışkanlık olmadığını; sürekli pratik ve düşünce gerektiren dinamik bir süreç olduğunu ortaya koyuyor. Eser, akademik derinliğiyle uzman okurlara yeni tartışma alanları açarken, yalın anlatımıyla erdemli yaşamı keşfetmek isteyen herkese rehberlik ediyor. Karakterin gelişimi, erdemlerin birliği ve mutlulukla ilişkisi gibi temel meselelerde yenilikçi çözümler sunan bu kitap, çağdaş etik düşüncenin önemli kaynakları arasında yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133762</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5c6eb9d-1450-4962-a7d3-c3e481c24c6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk-Amerikan İlişkilerinin İlk Yüzyılında Bahriyeler ve Bahriyeliler (1776-1876)</image:title>
            <image:caption>Türk-Amerikan ilişkileri 1776’da İngiltere’ye karşı bağımsızlığını ilan eden ABD ile Garp Ocakları olarak bilinen Cezayir, Tunus ve Trablusgarp eyaletleri üzerinden başlar. Bağımsızlığının tanınması ile İngiliz bayrağı altında Akdeniz’de ticaret yapma hakkını kaybeden ABD bu hakkı tekrar elde edebilmek için Garp Ocakları’na vergi ödemeyi kabul ederek yeni antlaşmalar yapar. Yunan isyanı sırasında Osmanlı donanmasının Navarin’de yakılmasının ardından Kaptan-ı Derya Hüsrev Paşa ile Komodor John Rodgers arasındaki görüşmeler 1831’de imzalanan Ticaret ve Seyrisefain Antlaşması ile sonuçlanır. Antlaşma ile ABD Akdeniz ve Karadeniz’de ticaretini geliştirmeyi, Osmanlı Devleti de donanmasını yenilemeyi ümit etmektedir. Bu sırada daha önce komodor olan David Porter Amerikan maslahatgüzarı olarak İstanbul’a gönderilir. Aynı günlerde Amerikalı gemi inşaat mühendisi Henry Eckford’un inşa ederek İstanbul’a getirdiği korvet satın alınır, Eckford Haliç’te harp gemisi inşaatına başlar. 1850’lerde ilk resmi devlet temsilcisi olarak bahriyeli Binbaşı Emin Bey, ardından ileride Kaptan-ı Derya olacak Amiral Ateş Mehmet Salih Paşa harp gemisi alımı hakkında görüşmeler yapmak üzere ABD’ye gider. Avrupa’daki siyasi olaylardan da etkilenen ilişkiler sırasında çok sayıda ABD harp gemisi ticari, askeri, bilimsel ve diplomatik maksatlarla, ayrıca vatandaşlarına ve misyonerlerine yardım etmek üzere Osmanlı limanlarını ziyaret eder. Bu kitapta, Türk-Amerikan ilişkilerinin ilk yüzyılında iz bırakan gemiler, bahriyeliler ve bahriye kökenliler, derin ve geniş açılı, ancak bir kitaba sığacak uzunlukta kaleme alınarak okuyucuya sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133763</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b209f8b0-eb27-4aca-b274-c88cad5bbc0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Senaryolarını Yaz</image:title>
            <image:caption>Kendi senaryonu yazmayı düşledin mi hiç? Bu kitaptaki bilgi ve alıştırmalarla senaryo yazımının her aşamasını öğrenirken hayal gücünü de keşfedeceksin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133764</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d58d5ca4-8cc8-4124-9dfe-deb620b0154e.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Bilim Kitabım</image:title>
            <image:caption>EĞLENCE DOLU BİR BİLİM SERÜVENİ SENİ BEKLİYOR!
Bilimin inanılmaz dünyasına adım atmak için renkli bulmacalar, eğlenceli alıştırmalar ve sorularla dolu olan bu kitap, seni çevrendeki dünyayı keşfetmeye davet ediyor.
Hava durumundan bitkilere, hayvanlardan insan vücuduna kadar pek çok konu kolay anlaşılır etkinliklerle anlatılırken çocukların gözlem yapma, akıl yürütme becerilerini geliştiriyor ve onları ilk bilimsel kavramlarla tanıştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133765</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cf30805-87ef-41e7-b0c6-5eae3253e427.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Okuma Kitabım - Ada Karanlıktan Korkmuyor</image:title>
            <image:caption>Gece yarısı birden uyanan Ada, karanlığın içinde tuhaf bir ses duyar. Kalbi hızla çarpar, biraz da korkmaya başlar… Neyse ki Ada korktuğunda neler yapabileceğini biliyor. Çocuklara karanlıktan korkmanın doğal olduğunu ve korkularıyla nasıl başa çıkabileceklerini anlatan bir öykü. Ada’nın öyküsü, çocukların gündelik hayatta karşılaşabilecekleri olay, duygu ve deneyimleri ele alarak çocukları desteklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133766</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46c79ba2-30c1-42d8-9439-30de08da2758.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Su Samuru</image:title>
            <image:caption>Buz gibi okyanuslarda yüzen pofuduk bir su samuru olmanın neye benzediğini merak ettiniz mi? 
O halde küçük su samuruyla tanışmalısınız! 
Muhteşem çizimleriyle bu hikâye su samurlarının yaşam döngüsüne mükemmel bir giriş niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133767</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de4903e7-e529-4621-a868-e639c3499363.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Okul Hepimizin</image:title>
            <image:caption>Poyraz okulun ilk gününde arkadaşı Rüya ile aynı sırada oturamadığı için kendini yalnız hissetti. Tanışma dersinden sonra sınıfa yavaş yavaş ısınmaya başladı. Rüya teneffüste bir öğrencinin söylediklerine üzüldü. Poyraz bu durumu hemen çözmeye karar verdi. Farklılıklar, hoşgörü ve dayanışma üzerine bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133768</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/476b853c-6748-4122-b26f-ef490c319073.jpg</image:loc>
            <image:title>Günaydın Minik Yediuyurlar</image:title>
            <image:caption>Kalkma vakti geldi de geçiyor bile! Altı minik yediuyur anaokuluna geç kalacak… Anne yediuyur kendini iyi hissetmiyor, biraz hasta. Peki, minik yediuyurları okula kim hazırlayacak? 
Sen mi? Kahvaltı çok sıcak, üfler misin? Dişler fırçalanırken yardım eder misin? Dışarıda hava nasıl? Ne giyecekler? Kardeşleri sayıp ayakkabılarını bulur musun? 
Güne birlikte hazırlanmak hiç bu kadar keyifli olmamıştı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133769</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c2ebcca-0216-4282-a474-a92ab69b000c.jpg</image:loc>
            <image:title>Fark Et, Güçlen, Hayatını Kur</image:title>
            <image:caption>Zaman hızla akıyor; işler, hedefler, beklentiler birbirine karışıyor. Gün bitiyor ama zihnimiz susmuyor. Modern hayat, son sürat koşarken neden başladığımızı bile unuttuğumuz bir yarışa dönüştü.
Karar Ver, Planla, Harekete Geç’te bireysel değişimin eyleme dökülme sürecine odaklanan Ayça Karaman, bu kez içinde sıkışıp kaldığımız döngüyü durdurup anlamlı bir hayat kurmanın yollarını arıyor. Kontrol etme çabamızın, sürekli kıyaslamanın, dijital dikkat dağınıklığının ve tükenmişliğin ardındaki psikolojik dinamikleri ele alıyor.
Fark Et, Güçlen, Hayatını Kur “hep daha fazlası”nı yapmaya çağıran bir kişisel gelişim kitabı değil; aksine, yolda olmanın, bazen durmanın, eksik kalmanın da insana ait olduğunu hatırlatan içten bir anlatı. Çünkü asıl güç, başkalarının temposuna uymakta değil, kendi ritmini keşfedip orada yaşam bulmakta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133770</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70f084fe-338b-48d1-aaf0-e2ffffb36956.jpg</image:loc>
            <image:title>Mademki Bir İnsanım</image:title>
            <image:caption>İnsan olmak, yalnızca var olmak değil aynı zamanda varlığının anlamını aramak, sorumluluğunu taşımaktır.
Mademki Bir İnsanım, bu arayışın sesine kulak veren bir kitap.
Orhan Karaağaç tarafından hazırlanan bu eserde, Nurullah Genç, Nevzat Tarhan, Savaş Barkçin, Serhat Yabancı, Reshad Strik, Yasin Pişgin, Uğur Batı, Hakan Bilgin, Cem Uçan ve Cihan Çelik, insan olmanın ahlaki, psikolojik ve manevi boyutlarını samimi bir dille ele alıyor.
Her bölüm, insana dair temel bir sorunun kapısını aralıyor:
Mademki insanım, o hâlde nasıl biri olmalıyım?
Bu soru bir muhasebenin değil, bir uyanışın başlangıcıdır. Çünkü insan kendine bakmadan hakikatini bilemez.
Bu kitap, günümüzün karmaşası içinde unutulan değerlere yeniden dikkat çekiyor, insana kendini, kalbini ve sorumluluğunu hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133771</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b778bdd-8567-478f-8996-a65851a83a5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarın Başlarım Sendromu</image:title>
            <image:caption>Erteleme, aslında hepimizin gizli mesleği. Kimimiz “yarın başlarım” diplomasına, kimimiz “beş dakika daha” uzmanlığına sahibiz. İlginçtir ki işlerimizi sürekli geleceğe postalarken hayatın posta kutusunda fazla beklemeyi sevmediğini unutuyoruz.
Bu kitabı okurken kendinizi suçlamanızı ya da yetersiz hissetmenizi istemiyorum. Çünkü erteleme, yalnızca sizin değil, insanlığın ortak hikâyesi. Ama şu anda bu satırları okuyorsanız, bir anlığına da olsa “ertelemeye” ara verdiniz demektir. Hazır motivasyon gelmişken başlayalım o zaman.
Psikolog Oya Doğan Yarın Başlarım Sendromu’nda neden sürekli “yarın başlarım” deyip durduğumuzu, ertelemelerimizin altında yatan kaygılarımızı, mükemmeli hedeflemekle başarısız olma korkusu arasında gelip giden ruh halimizi ve bu konuda akla gelebilecek daha pek çok soruyu tek tek ele alıyor. Erteleme döngüden çıkmak isteyenlerin kendilerine doğru soruları sormasına imkân veren bu çalışma her bölümün sonundaki uygulama önerileriyle bizleri yarını beklemeden hemen bugün o ilk adımı atmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133772</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1d07e83-b92c-4311-b357-c0a6c038797c.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Dünyasında Kitap, Kütüphane ve Verraklar</image:title>
            <image:caption>Kültür ve edebiyat tarihi alanında yaptığı çalışmalarla tanınan Prof. Dr. İsmail E. Erünsal kaleme aldığı İslâm Dünyasında Kitap, Kütüphâne ve Verrâklar adlı bu eserle, Orta Çağ İslâm dünyasında “kitab”ın tarihine yolculuk yapmamızı sağlıyor. İslâm kültürünün en önemli halkalarından birini oluşturan yazma kitap dünyasını her safhasıyla tanımamızı sağlayacak olan bu eser, kitabın ortaya çıkması için gerekli kâğıt, kamış, mürekkep gibi maddi şartların yanı sıra kitabın telif süreçlerindeki temel basamakları da dönemin kaynaklarından alınan birbirinden çarpıcı anekdotlarla anlatıyor. Kitap aynı zamanda, medrese derslerinde ya da camilerdeki halkalarda okutulan eserlerin mukabele, semâ‘, kıraât gibi nihai hallerini alma süreçlerinin yanı sıra imlâ, icâzet, münâvele, vicâde, mükâtebe gibi teknik terimlerle birlikte tenkidli metin neşrinin inceliklerini de öğrenmemizi sağlıyor. Kitap üretim süreçlerinin yürütücüsü olan hoca-talebe, müellif-müstemlî, verrâk-müstensih gibi bu dünyanın gizemli figürlerini görünür kılıyor. Kitapların üzerindeki vakıf, temellük, ferağ ve istinsah kayıtları üzerinden kitaplara dair bilinmeyen bir dünyada nasıl yolculuk yapılabileceğinin anahtarlarını sunuyor. İlmin merkezi olmaları hasebiyle kütüphaneler, medreseler ve kitap çarşıları sayesinde yazma kitaplara ev sahipliği yapan Şam, Kahire, Bağdat, Buhara, Semerkant, Kûfe, Bursa ve Mekke gibi İslâm coğrafyasının merkezlerini hatırlatıyor… Elinizdeki kitabın Orta Çağ İslam Dünyasında Kitap ve Kütüphane isimli daha önceki baskılarında ele alınan bu meseleler, kaynakların yeniden değerlendirilmesi ve yeni araştırmalar neticesinde ilave edilen bölümlerle geliştirilmiş, bu durum ise eserin muhtevasını yansıtan yeni bir isimlendirmeye muhtaç olduğunu göstermiştir. Bu nedenle İslâm Dünyasında Kitap, Kütüphâne ve Verrâklar ismiyle yeni bir edisyon olarak okurlara sunulan bu eserin, daha önceki baskılarda olduğu gibi orijinal tespit ve bulgularıyla alanındaki yeni çalışmalara rehberlik edeceği ve kitap tarihi çalışmalarında kült bir eser olarak yer edineceği şüphesizdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133773</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b66f8185-24d2-4fbe-b714-77dbf1d85930.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur&apos;an&apos;ın Anlattığı Tarih - Türkiye-2</image:title>
            <image:caption>“ANLATAN, ANLATTIĞI HER ŞEYİN ŞAHİDİ” KUR’ÂN’IN TARİHÎ ANLATIMLARI ARKEOLOJİ İLE BİRLİKTE OKUNURSA Hem tarihçi hem de deneyimli bir tur rehberi olan Talha Uğurluel, Kur’ân’ın Anlattığı Tarih serisinin ikinci kitabında bu kez Hz. İbrahim’in izini sürüyor. Arkeoloji, sanat tarihi, dinler tarihi ve klasik tarihçilik disiplinlerini Kur’ân perspektifiyle buluşturan yazar, okuyucusunu 4000 yıl önce yaşamış, “Peygamberlerin Babası” ünvanlı büyük bir ismin izini sürmeye davet ediyor. Soluksuz izleyeceğiniz bu yolculukta, İlk Çağ toplumlarının akılalmaz inançlarından, Nemrut’un gerçek kimliğine, Moğolların yasaklı şehirlerinin sırlarından, toprak altından yeni çıkarılmış bulguların ışığında şaşırtıcı Peygamber izlerine birçok şeyi ilk kez duyacaksınız. Bu kitapta sadece tarihî bilgi değil, aynı zamanda sorularla dolu bir keşif duygusu da sizi bekliyor: 
￼Binlerce mağara mezarla çevrili şehir gerçekten Hz. İbrahim’in doğduğu yer olabilir mi? 
￼Hz. İbrahim’i ateşe atan Nemrut, tarih sahnesinde kimdi? 
￼Yeryüzünün son kadim Putperestlik Merkezi, Paganizm, gök cisimlerine ve balıklara tapan halklar…Sabiiler ve Harraniler. Tam olarak neye inanıyorlardı? 
￼Son kazılar ışığında Hz. İbrahim’in Basra Ur’da doğdu tezi nasıl çöktü? Harran’daki evi nasıl tespit edildi? 
￼Moğolların 800 sene önce susturduğu ve yasaklı şehir ilan ettiği Harran, artık konuşmaya başladı ve bakın bize neler anlattı? Uğurluel, “Ben Batıp Kaybolanları Sevmem” sözünün sahibi Hz. İbrahim’e dair tarihin karanlıkta kalmış köşelerini aydınlatıyor. Urfa’daki kaleler, kazılar, Nemrut’un bıraktığı izler ve Hz. İbrahim’in risâlet davasını adım adım gözler önüne seriyor. Kur’ân’ın Anlattığı Tarih serisinin bu ikinci cildi, sizi adeta geçmişe götürerek anlatılan her sahneyi yerinde görme arzusu uyandırıyor. Kitabı bitirdiğinizde, Urfa sokaklarında yürümek, Harran’da bütün kazı alanlarını incelemek, şehri çeviren bütün mağaralara girip çıkmak ve taşlara kazınmış izleri bizzat yerinde görmek isteyeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133774</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19fd41d7-adc6-495d-862b-3a3277b3e490.jpg</image:loc>
            <image:title>Öyle Geçer ki Zaman - Teoman Duralı Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bir âlem, bir âlim, bir dosttu... Aldığı onca ödül, sitayiş veya methiye hayatta en hakiki mürşitlerden saydığı sahici samimiyetini hiç gölgelemedi. Görünmeyi dert edenler bir görünür, bir kaybolur. O, görünmeyi dert etmeden görünürleşerek bir deniz feneri haline geldi. Doğdu; haylaz bir çocuktu. Mütevazı bir şekilde filozofça yaşadı ve dimdik ayakta kucakladı ölümü. Her şeyden önce ve sonra bir insandı. İnsansa “ölçülmez, biçilmez, kalıba sığmaz bir bilmece!”
***
Teoman Duralı, sadece bir felsefeci değil; çağını aşan bir medeniyet düşünürüydü.
Bir biyolog titizliğiyle düşüncenin damarlarında gezinir, bir kâşif gibi hakikatin izini sürerdi. Sadece düşünce hayatımıza kattıklarıyla değil, yaşantısıyla da ufuk açan Duralı’nın Zonguldak’taki çocukluk günlerinden İstanbul Üniversitesi’nin kürsülerine,
Batı düşüncesiyle hesaplaşmasından Türk medeniyet tasavvurunu yeniden kurma çabasına uzanan entelektüel yolculuğu kendi sözleriyle dile geliyor.
Modern çağın salvolarına karşı dimdik duran bir bilincin, Batı’nın büyüsüne kapılmadan evrensel düşünmenin ve Türkiye’de felsefe yapmanın onurlu yalnızlığının hikâyesi bu.
***
Babamızın hayatında mihenk taşı olan iki kavram vardır; utanma duygusu ve ödev bilinci. Bunu bizlere öncelikle davranışlarıyla ve yaşantısıyla aktarmaya çalışmıştır.&quot;
Elif Çağlayan-Deniz Duralı
“Teoman Duralı&apos;nın hem yaşam hem fikir dünyası, modernliğin maddeci anlayışına karşı, ahlak, hikmet ve metafizik derinlik üzerine kurulu bütüncül bir insan ve medeniyet tasavvurudur. Ona göre &apos;beşer&apos; olarak doğulur, ahlak, hikmet ve terbiye yolculuğu sonunda &apos;insan&apos; olunur.
Ahmet Dağ 
&quot;Batı’nın merak ve titizliği, Doğu’nun bilgelik ufku. İnsana, kültüre, coğrafyaya dostluk. Muhteşem bir gözlem yeteneği üzerine felsefeyle örülü bir tefekkür. İşte dost Teoman Duralı’nın gönlümüzden hiç silinmeyecek izleri.&quot;
Prof. Dr. Kenan Gürsoy
Arka iç kapak:
Ve, sonuç olarak:
Duralı&apos;nın, çağın tüketiciliğine ve sığlığına karşı tüm bu keskin felsefi itirazları ve bu itirazların ortaya çıkardığı ikilikler, nihayetinde bir seçimle sonuçlanır. Kitap, sarsıcı bir üslupla, okuru bu ikilikler karşısında bir tavır almaya davet eder:
•    Ya, Zaman’ın önlenemez akışına kapılıp köksüz, hafızasız, amaçsız ve yalnız bir birey olarak tükenecektir.
•    Ya da, Zaman&apos;ın anlamlı sürekliliğini keşfederek, bir medeniyet varlığı olarak geleneğin bilgeliğiyle buluşacak ve yeni bir anlam dünyası inşa etmek için mücadele edecektir.
Duralı&apos;nın kendisi, radikal bir eleştirel duruşla, kitabın her satırında ikinci seçeneğin savunuculuğunu yapar. &quot;Öyle Geçer ki Zaman&quot; bu tercihin manifestosudur.
Çiğdem Dürüşken</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133775</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c1954d1-6cc9-4b67-814a-3e69d8112eaf.jpg</image:loc>
            <image:title>Parazitler, Göçler ve Dünya Tarihi</image:title>
            <image:caption>İnsanlık tarihinin büyük anlatısını bir bütün olarak gören ender tarihçilerden biri olan William H. McNeill, Parazitler, Göçler ve Dünya Tarihi’nde uygarlıkların kesişiminden doğan karmaşık küresel örüntüyü inceliyor. Küresel tarihi “karşılıklı etkileşimler”; yani ticaretin, savaşların, fikirlerin ve hastalıkların dolaşımı üzerinden anlatıyor. Büyük ölçekli bir sentez yaparak, tek bir medeniyete ya da bölgeye değil, tüm insanlığa bakıyor ve tarihin motorunu çözmeye çalışıyor.
Antik imparatorlukların fetihlerinden veba salgınlarına, coğrafi keşiflerden sanayi devrimine uzanan geniş bir tarih çizgisi boyunca, insan topluluklarının birbirine bağlanma biçimlerini ve bu bağların nasıl hem gelişmenin hem de felaketin kaynağı olduğunu gösteriyor.
Savaş, hastalık, ticaret ve kültürel etkileşimlerin birbirine dolandığı bu uzun hikâyede McNeill’in temel sorusu açıktır:
“Uygarlıklar birbirini nasıl etkiledi ve nasıl yayıldı?”
 
****
William Hardy McNeill (1917–2016), Kanada asıllı Amerikalı bir tarihçidir ve küresel tarih disiplininin öncülerinden sayılır. Chicago Üniversitesi’nde uzun yıllar öğretim üyesi olarak çalışan McNeill, tarihsel süreçleri ulusal ya da bölgesel sınırların ötesinde, uygarlıklar arası etkileşim, ticaret, savaş, hastalık ve kültürel alışveriş ağları üzerinden yorumlamıştır. En ünlü eseri The Rise of the West (1963) ile tarih yazımına bütüncül bir perspektif kazandırmış, Plagues and Peoples (1976) ile de biyolojik faktörlerin tarihsel değişimdeki rolünü vurgulamıştır. McNeill’in çalışmaları, 20. yüzyıl tarihçiliğinde yeni bir küresel anlatının temellerini atmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133776</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0718085d-469e-409c-9d19-3a2551407cd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Markayı Müdür Taşır</image:title>
            <image:caption>“Marka müşteriyle konuşmaz, müdür aracılığıyla konuşur.” 
Perakende dünyasında gerçek farkı yaratanlar; 
sadece sistemleri yönetenler değil, 
insanı yönetenlerdir. 
&quot;Markayı Müdür Taşır&quot;, mağaza raflarının arkasındaki gerçek liderliği görünür kılan, 
kasadan önce başlayan müşteri deneyimini, 
dijitalleşme rüzgarını, 
kültür inşasını 
ve kriz anlarındaki lider duruşunu 
sahadan masaya taşıyan bir yönetim manifestosudur.


Bu kitapta; 
• Müdürlükten marka elçiliğine geçişin yollarını, 
• Veriyi anlamlandırma becerisini, 
• Tutumla başlayan liderliği, 
• Ve sadece müdür olanla ekipte iz bırakan arasındaki farkı bulacaksınız. 
 
Yıllarca sahada yoğrulmuş bir yöneticiden, 
yöneticilere ithaf edilmiş bir kitap... 
Çünkü marka sadece logoyla değil, 
liderin duruşuyla büyür. 
Marka, görünmeden önce hissedilir. 
Ve onu hissedilir kılan, her gün mağazanın ortasında duran o müdürdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133777</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0009e439-e56e-461c-ba21-064e9d9a3857.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhumun Duvarları</image:title>
            <image:caption>Hem cesur hem asi ruhum!
Sen bu on yılda neler yaşadın?
Havadaki salıncak…
Sen sıramaşıklarına tutunup
Dürbünümden olanları izledin. 
Şiirler; yorgun geçen günlerin ardından verdiğimiz moladan, şehrin aceleciliğinden kaçmak istediğimizde sığındığımız yuvadan, kalabalıklar içinde sokak lambası altında hissettiğimiz yalnızlıktan, sevdiğimizin gözlerine baktığımızda kaybolduğumuz dağlar, yollar, harabelerden, ağlayışlarımızın gözyaşları ve sevinç çığlıklarımızın nidalarından doğarlar. Kaderin ayrılmış kollarında yürüdüğümüz caddede, “monotonluk” adı altında yaşadığımız hayatın iç sesi biz şairler olur. Onlar, gece kubbedeki hangi yıldızla konuştu ve yıldız niyetine ettiğiniz aşkı bilirler. 
“Hayatımızın uzanan elleri tutamadığımızın mı kuşgunsun kendine? Yoksa ıslak cümleler, diler mi bilmeyenlere uzatılmış tılsım için mi?” 
Sevgili Yazar/Şair Yiğit İrge’nin kaleminden çıkan “Ruhumun Duvarları Dürbünümde On Sene” keşfetmediğiniz diyarların caddelerinde gezdirirken, duygularınıza kapı aralayarak düş odanıza misafir oluyor. 
Hayatın ivmesini biraz olsun kenara atmak isteyenler! Gelin, şiirlerin çatısına uzanıp edebiyat göğündeki harflerin kayışını birlikte izleyelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133778</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/768ba039-da47-4b7b-b223-95075074273b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sultan II. Abdülhamid ve Jön Türkler: 1889-1908 Selanik&apos;in Yükselişi</image:title>
            <image:caption>Sultan II. Abdülhamid’in koruması, Jön Türklerin kurtarması; gayrimüslim komitacıların paylaşması gereken bir devlet için üç farklı taraf arasındaki mücadele tam bir asır sürmüştür. Yöneticiler bu uğurda devletin bütün imkânlarını kullanır, karşıtları gizli örgütler kurar, yönetim karşıtı faaliyetler ve ihtilaller yapar. 1889-1908 yılları arasında cereyan eden Osmanlı Devleti’nin korunması, kurtarılması ve paylaşılması mücadelesinde yaşanan bütün gelişmeler elinizdeki bu çalışmanın konusunu teşkil ediyor. Prof. Dr. Necmettin Alkan’ın kaleme aldığı Selanik Serisi’nin bu ilk kitabını okurken, bildiğinizi zannettiğiniz fakat aslında bilmediğiniz veya fark edemediğiniz yeni bilgilerle ve yorumlarla karşılaşacaksınız. 
•         Sultan II. Abdülhamid’in reform faaliyetleriyle kendi yönetim karşıtlarının yetişmesine paradoksal bir şekilde nasıl vesile olduğu. 
•         Jön Türk İhtilali’ne siyasî, iktisadî, toplumsal, askerî ve diplomatik birçok nedenin yol açtığı. 
•         Avrupalı Emperyalist Devletlerin Osmanlı iç işlerine müdahale ederek ve Jön Türklerin faaliyetlerini destekleyerek ihtilal sürecine katkı sağladığı. 
•         Mason çevrelerin de Jön Türklerin bu mücadelesini desteklediği. 
•         Jön Türklerin özellikle abdülhamidî yönetime karşı İslâm’ı ve islâmî sembolleri propaganda olarak yaygın ve yoğun bir şekilde kullandığı. 
•         Halk desteğine sahip olmayan ihtilalcilerin millet adına millet için yönetime karşı isyan ettiği ve ihtilal yaptığı. 
•         İhtilalin asıl kahramanının Resneli Niyazi Bey olduğu, Enver Bey’in ise aslında başlangıçta saklandığı ve Niyazi Bey’in ardından isyan ettiği. Alkan’ın kaleme aldığı elinizdeki kitabın Selanik’in Yükselişi: Jön Türkler Abdülhamid’e Karşı isimli daha önceki baskılarında ele alınan bu meseleler, yeni kaynakların değerlendirilmesi neticesinde geliştirilmiş, bu durum ise eserin muhtevasını yansıtan yeni bir isimlendirmeye muhtaç olduğunu göstermiştir. Bu nedenle Sultan II. Abdülhamid ve Jön Türkler: Selanik’in Yükselişi ismiyle yeni bir edisyon olarak okurlara sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133779</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07046753-b4e3-47cb-8f42-caa43675151c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sultan Hamidsiz Yıllar ve Balkan Savaşı - Selanik Düştü</image:title>
            <image:caption>Jön Türk İhtilali ile başlayan ve 31 Mart Vakası ile iyice şekillenen yeni dönemde o büyük “Türkiye nasıl kurtulabilir?” sorusunun cevabının artık bulunduğuna ve her şeyin güzel olacağına inanılıyordu. Fakat hiç de öyle olmadı. Dört yıl sonra patlak veren Balkan Savaşı, bütün bu ümitlerin üzerine âdeta bir karabasan gibi çöktü. Sadece yeni dönemin aktörleri İttihatçılar değil, hiç kimse böylesine bir travmatik hezimetin yaşanacağını aklının ucundan dahi geçirmiyordu. Prof. Dr. Necmettin Alkan, Selanik Serisi’nin bu üçüncü kitabında, Balkan Savaşı’nın neden ve nasıl böylesine bir askerî hezimetle, siyasî ve toplumsal felaketle sonuçlandığını yeni bilgilerle ve yorumlarla anlatıyor.  
•         Balkan Savaşı’nın sadece askerî mağlubiyet değil; devletin bütün kurumlarıyla aldığı bir bozgun ve felaket olduğu. 
•         Devlet adamlarının ve askerlerin, iç siyasette giriştikleri çekişme, mücadele ve rövanş girdabının, askerî mağlubiyetin hezimete dönüşmesine yol açtığı. 
•         Diplomatların, Balkan devletlerinin ittifak faaliyetlerini takip edememesinin ve buna göre çözüm üretememesinin de mağlubiyete neden olduğu. 
•         Savaşta tek kurşun atılmadan Selanik gibi şehirlerin düşmana teslim edilmesinin büyük çöküşü gösterdiği. 
•         Bölgede Müslümanlara yönelik büyük etnik ve kültürel bir temizlik yaşandığı.
•         Avrupalı Büyük Devletlerin, Balkan devletlerinin ittifaklarında ve sonrasındaki gelişmelerde bunlara destek verdiği.  
•         Avrupa kamuoyunun ve Balkan devletlerinin bu savaşı; “Şark Meselesi”nin çözülmesi, “Haç-Hilâl Mücadelesi”nin ve “Haçlı Seferi”nin devamı, “Medenî-Gayri Medenî” iki dünyanın savaşı, “Türk Boyunduruğu ve Türk Zulmü”nden Kurtulma” olarak gördüğü. Alkan’ın kaleme aldığı elinizdeki kitabın Ve Selanik Düştü: 1912-1913 Başkan Savaşı ve Hezimeti isimli daha önceki baskılarında ele alınan bu meseleler, yeni kaynakların değerlendirilmesi neticesinde geliştirilmiş, bu durum ise eserin muhtevasını yansıtan yeni bir isimlendirmeye muhtaç olduğunu göstermiştir. Bu nedenle Sultan Hamidsiz Yıllar ve Balkan Savaşı: Selanik Düştü ismiyle yeni bir edisyon olarak okurlara sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133780</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff336878-7e35-440d-8f5c-e9b6762c63bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Sultan II. Abdülhamid ve İttihatçılar (1908-1909) / Selanik İstanbul&apos;a Karşı</image:title>
            <image:caption>Bazı tarihî olaylar, haklarında ne kadar araştırma yapılırsa yapılsın ve konuşulursa konuşulsun gizemli olarak gündemde kalmayı sürdürürler. 31 Mart Vakası da gerçek nedenleri, mahiyeti, aktörleri ve süreci bakımından tartışmalı özelliklerini devam ettiriyor. Hadise, çözülmeyi bekleyen çok bilinmeyenli bir tarih denklemi gibi âdeta. 
Prof. Dr. Necmettin Alkan’ın kaleme aldığı Selanik Serisi’nin bu ikinci kitabının sayfalarında gezinirken, 31 Mart Vakası hakkında edineceğiniz yeni bilgilerle ve yorumlarla tarih denklemi ifadesinin ne kadar doğru olduğunu bizzat fark edeceksiniz. Sultan II. Abdülhamid-Jön Türk/İttihatçı mücadelesinin finali olan bu hadise hakkında farklı kurgu ve yeni yaklaşımlarla karşılaşacaksınız.
* 31 Mart Vakası’nın birinci aşamasını teşkil eden ve sadece iki gün süren Avcı Taburlarının İsyanı’nın aslında bir hükümet darbesi olduğu ve Meşrutiyet karşıtı olmadığı.
* İki gün süren isyan sırasında ve sonrasında meşrutî yönetimin resmen ve fiilen devam ettiği, meclisin açık kaldığı ve yeni hükümetin hemen kurulduğu.
* Buna rağmen İttihatçıların yönlendirmesiyle mebusların İstanbul’daki meclis binasını terk ederek başşehrin dışında özel bir yat kulübünde toplanmasının tartışmalı olduğu.  
* Hareket Ordusu’nun; saraydan, hükümetten ve genelkurmaydan izinsiz İstanbul’a geldiği ve Sultan II. Abdülhamid’in tahtta indirilmesiyle sonuçlanan askerî darbeyi yaptığı.
* 31 Mart Vakası’nın son aşamasını teşkil eden, II. Abdülhamid’in tahttan indirilmesi sürecinin ve fetva metninin fazlasıyla sorunlu olduğu. 
* Günün sonunda bütün bu süreçten istifade eden İttihatçıların adım adım kendi siyasî hedeflerini gerçekleştirdiği.
Alkan’ın kaleme aldığı elinizdeki kitabın Selanik İstanbul’a Karşı: 31 Mart Vakası ve II. Abdülhamid’in Tahttan İndirilmesi isimli daha önceki baskılarında ele alınan bu meseleler, yeni kaynakların değerlendirilmesi neticesinde geliştirilmiş, bu durum ise eserin muhtevasını yansıtan yeni bir isimlendirmeye muhtaç olduğunu göstermiştir. Bu nedenle Sultan II. Abdülhamid ve İttihatçılar: Selanik İstanbul’a K Karşı ismiyle yeni bir edisyon olarak okurlara sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133781</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/057eabd1-2454-4d3b-a43a-3dec60e4dc41.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet Adalet Siyaset</image:title>
            <image:caption>Thomas Aquinas, Batı düşünce tarihinde teoloji ile siyaseti uzlaştıran en kapsamlı sistemin kurucusudur. Aquinas’a göre, siyasal düzenin amacı salt yönetim değil, insanın nihai iyiliğidir. Devletin meşruiyeti Tanrı’dan gelir; ancak otoritenin sınırını belirleyen, aklın rehberliğinde kurulan adalettir.
Thomas Aquinas’ın siyaset felsefesi üzerine yazıları, hem Orta Çağ Hristiyan düşüncesinin doruğu hem de modern siyaset teorisinin temellerinden biri sayılır.
Thomas Aquinas, siyaset üzerine düşünürken yalnızca bir teolog değil, aynı zamanda bir insanlık filozofu olarak konuşur. “Devlet, Adalet, Siyaset” ismiyle sunulan bu çalışmadaki metinler, Aquinas’ın Tanrı, yasa, adalet, iktidar ve toplum üzerinden geliştirdiği büyük sentezi ortaya koyar. Aristoteles’in akılcılığını inancın ahlaki temelleriyle buluşturur; iktidarın meşruiyetini Tanrı’da, ama sınırını insanda bulur. Ona göre yönetenler, yalnızca Tanrı’ya değil, adalete ve halkın iyiliğine de hesap vermek zorundadır.
“Yasa, aklın rehberliğinde adalet arayışıdır.”
Siyasal aklın teolojik kökenlerini anlamak isteyen araştırmacılar, öğrenciler ve klasik düşünceye ilgi duyan okurlar için ufuk açıcı bir başvuru kaynağı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133782</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15e609d4-727d-43e5-87dc-413bb35ffe89.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur’an’ın Satır Araları</image:title>
            <image:caption>Kur’ân yalnızca okunmak için değil anlaşılmak için indirilmiş bir kelam. Peki biz, onu gerçekten anlamaya çalışıyor muyuz? Kur’ân’ın Satır Araları, Kur’ân’ı anlamaya adanmış 30 yıllık bir yolculuğun meyvesidir. Ne bir meal ne de bir tefsirdir. Ancak her ikisine de ışık tutan, meal okurken fark edilmeyen incelikleri hatırlatan bir kılavuzdur. Her ayetin ardında saklı derin anlamları, dilin sınırlılığını, çevirinin getirdiği kaçınılmaz uzaklıkları fark ettiren bu eser, okurunu Kur’ân’ı anlamaya yönlendiren bilinçli bir okumaya davet ediyor. Fatiha ve Bakara Sûreleri üzerinden ilerleyen bu çalışma, sadece açıklamakla kalmıyor; Kur’ân’ı anlayarak okumanın neden hayati bir ihtiyaç olduğunu yeniden hatırlatıyor. Yazar, onlarca meal ve kaynak incelemesiyle, Kur’ân dilinin zenginliğini, ayetlerin bütünlüğünü ve tekrarların hikmetini örneklerle gösteriyor. Amacı tartışmak değil, sevdirerek öğretmek; sorgulatmak değil, Kur’ân’a yaklaştırmak. Kur’ân’ın bir mucize oluşuna, onunla bağ kurmanın insana kattığı derin anlamlara ve “anlamadan okumak”la “idrak ederek okumak” arasındaki farklara odaklanan bu çalışma, her seviyeden okuyucuya rehberlik edecek nitelikte. Kur’ân’ın Satır Araları, Kur’ân’la bağ kurmak isteyen herkes için yazıldı. Çünkü Kur’ân’ı anlamak, Rabbimizin bizimle konuştuğunu fark etmektir… Kur’ân’ın Satır Araları, ancak bir veya birkaç meal eşliğinde okunduğu zaman istifadeli olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133783</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d12aed2e-1d4b-4bbe-9764-063e2be6e78b.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Neden Aldanır?</image:title>
            <image:caption>Ey insan! Yüce Rabbin hakkında seni yanıltıp aldatan ne oldu? (İnfitâr, 6)
Sahi, insanı en güzel surette yaratan, ona şekil veren, onu rızıklandıran Allah hakkında nasıl oldu da yanılıp türlü türlü yollara yöneldik?
 
Bu kadim soruyu merkeze alarak kaleme alınan İnsan Neden Aldanır, büyük İslâm düşünürü İmam Gazzâlî’nin hacimce küçük ancak muhtevaca derin el-Keşf ve’t-tebyîn fî ğururi’l-halki ecmaîn risalesinin tercümesidir.
Gazzâlî bu kitapta ibadet, ilim, zühd ve tevekkül gibi yüce mertebelerde bile gizlenebilen riya, enaniyet, kibir ve gaflet perdelerini tek tek aralayarak insanın kendisini kandırmasının ne kadar kolay olduğunu ortaya koyar. Kitapta aldananlar sınıf sınıf işlenir:
 
İlmin gururuna kapılan âlimler…
İbadetin şekline takılıp özünü unutan zâhidler…
Kalplerini dünyaya bağlayan sûfîler…
Hâllerine hayran kalan manevi yolcular…
Hakikate yaklaşmadan kendini varmış zannedenler...
 
İnsan Neden Aldanır, yaptığı kıymetli çalışmalarla tanınan Doç. Dr. Mehmet Cüneyt Gökçe’nin sade ve akıcı çevirisiyle yayına hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133784</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ceb1217-7fa4-4385-a511-119fefc24dfb.jpg</image:loc>
            <image:title>Tobias ve Kuş Kız</image:title>
            <image:caption>Küçük bir kasaba… Unutulmuş bir hikâye… Ve kuşlarla konuşan dilsiz bir kız...
Kasabadaki tüm çocuklar, Emilya’dan korkuyordu. Ama en çok da Tobias… Çünkü o, zaten her şeyden korkardı. Emilya, kimilerine göre içine kapanık küçük bir kızdı, kimilerine göreyse gizemli bir efsane…
Bir gün, kuşlar bir anda ortadan kayboldular. Emilya da kayıptı. Fakat kimse bunu umursamıyordu. Tobias hariç… Çünkü gerçeği sadece o biliyordu. Bir de kuşlar…
Ablası Martina’nın da yardımıyla Emilya’yı bulmaya karar veren Tobias, korkularıyla yüzleşmeyi başarabilecek mi? Karanlığa, ön yargılara, zorbalığa meydan okuyabilecek mi? Ve bazen başarmak için ihtiyacımız olan şey aslında kuvvet değil, iyi niyet mi?
Dostlukla merhametin, korkuyla cesaretin iç içe geçtiği büyülü bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133785</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64351b5d-981c-422f-b907-bacc4f90c20c.jpg</image:loc>
            <image:title>Parlak Fikirler Atölyesi</image:title>
            <image:caption>Yeni bir şehir, yeni arkadaşlar ve bolca parlak fikir… Peki, başka bir yere taşınırken en iyi arkadaşlarımız da bavulumuza sığar mı?   Süper hayal gücü sayesinde okul defterlerini, eşyalarını, hatta odasını bile kendi tasarlayan Bella, ‘gayet normal’ bir hayat sürerken, bir anda dünyasını alt üst eden bir haber alır… Ailesiyle başka bir şehre taşınmaları gerekecektir. Ne yani şimdi! Okulundan ve çok sevdiği arkadaşlarından ayrılmak zorunda mı kalacak?   Fakat o, hiç de kolay pes edecek biri değil! Başlarda zorlansa da el işleri, geri dönüşüm, boyama ve tasarıma olan ilgisi sayesinde bu süreci atlatmayı başarır. Tabii bir de yeni arkadaşları sayesinde… Çünkü bazen biraz hayal gücü, biraz sabır ve biraz da yapıştırıcıyla her şeyin üstesinden gelinebilir! Ve hayatımızdaki her yenilik, aynı zamanda yeni bir serüvendir…   ‘Kendin Yap’ projeleri ve tasarım fikirleriyle dolu, sıcacık ve eğlenceli bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133786</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98295b75-1b52-40b9-b2ba-a5a9299c68d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Fark Etmeden</image:title>
            <image:caption>Maudie ve öğrenme zorluğuyla mücadele eden Jake’in ailesi parçalanıyor, babalarını kaybettiklerinden beri anneleri yasla boğuşuyor ve bir gece ansızın ortadan kayboluyor. Jake koruyucu aileye verildiğinde, Maudie’nin dünyası yıkılıyor ve ailesini tekrar bir araya getirmek için Jake’i kaçırmaya karar veriyor. Böylece Jake ve Maudie’nin hem kaybettikleri babalarına hem de onları geride bırakmış annelerine dair cevaplar aradıkları bu yolculuk, iki kardeşin birbirlerini keşfedecekleri ve dostlukla sınanacakları bir serüvene dönüşüyor. Yasın farklı yüzleri, arkadaşlığın dönüştürücü gücü ve ilk aşka dair derinlikli bir roman; kaybolmak ve kendini bulmak üzerine duygu dolu bir yolculuk... “Dokunaklı, samimi ve sürükleyici bir roman.” —Lisa Williamson</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133787</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f793256f-55d5-444c-be00-f991bebf3792.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilek Mevsimi</image:title>
            <image:caption>Lily dilek tutmaya inanmıyor.
En azından bundan sonra inanmıyor. Kardeşi Anders gittiğinden beri. Çünkü dilek tutmak, yaşanan korkunç şeyleri düzeltemez ve hissettiklerimizi değiştiremez.
Lily, dilek tutmanın gücüne inanmasa da imkânsız başka bir şeye inanıyor: Çok sevdikleri bahçelerinde hâlâ Anders ile görüştüğüne. Bunu bir başkası duysa Lily&apos;ye inanmazdı.
Tabii Anders hariç.
Bu yaz, Lily&apos;nin dilediği gibi geçmiyor ama tıpkı mevsimler gibi dilekler de değişebilir.
 
“Anica Mrose Rissi, bu kitapla âdeta muhteşem bir resim yapıyor ve şarkı söylüyor. Duygusal olarak iyileştirici olduğu kadar, aynı zamanda son derece neşeli bir kitap”. -Rita Williams-Garcia, Newbery ödüllü yazar
“Güzel ve dokunaklı olan bu kitap sizi belki ağlatacak ama aynı zamanda kalbinizi de iyileştirecek. En karanlık zamanlarda bile sevginin bize yardımcı olacağını hatırlatan bir hikâye.” -Jasmine Warga, Newbery ödüllü yazar
“Her zaman okunacak, sessiz ama güçlü bir hikâye.” -Claire Legrand, yazar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133788</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b37a7824-0705-4e51-b568-5ebfc871171f.jpg</image:loc>
            <image:title>Nico&apos;nun Savaşı</image:title>
            <image:caption>Savaşlardan daha kötü bir şey varsa o da çocukları savaşa dahil etmektir. On bir yaşındaki Nico&apos;nun hayatı, bir hata yüzünden değişir. Babasıyla aynı adı paylaşan Nico, babasının yerine askere alınır. Nico, bu yanlış anlaşılmayı düzeltemeden kendini kışlada bulur. Bu yanlış anlaşılma çözülecek ve Nico eski hayatına mı kavuşacak yoksa Nico cepheye mi gidecek? Nico&apos;nun Savaşı, barış, değerler ve eleştirel düşünme konularını işleyen, unutulmaz bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133789</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3d363ec-4353-4515-a4ad-e71808c9b6ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Babamın Gizli Hazinesi</image:title>
            <image:caption>Sen hiç kahkaha atarak hazine aradın mı?
Babam bir gün bize dedi ki: “Sıkı durun! Bizim gizli bir hazinemiz var...”
Sonra da hiçbir şey söylemeden çayını höpürdeterek televizyon izlemeye başladı! Sorularımızın hiçbirine cevap vermedi.
O andan itibaren beynim, durmadan fikir patlatan bir patlamış mısır makinesine dönüştü.
Bu hazine ne olabilir? Bir define mi?
Bir süper güç mü? Havalı bir uçan araba mı?
Bu sırrı çözmeye çalışırke etrafım tam bir curcuna:
Kızınca gözlerinden ejderha ateşi püskürten annem, beyni burnundan akan kardeşim Zeynep, acayip öğretmenlerim, şakacı arkadaşlarım ve asla peşimi bırakmayan türlü kazalar...
Bütün bu karmaşanın ortasında korkusuzca &quot;Eyvahlar olsun!&quot; demeye hazırsan ilk sayfayı çevir ve macera başlasın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133790</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad2f13cc-deac-422d-b3b7-fb73557fac9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Gezegende Neler Oluyor?</image:title>
            <image:caption>Şapşapüron gezegeninde başlayan bu hikâyede kedilerin ne işi olur demeyin. Hepimizin çok iyi bildiği gibi onlar her yerdeler! Keyifli bir uzay macerası okumak ve en yakınınızdaki kediye bir kez daha sarılmak için geri sayım başladı. Uçambazla uçmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133791</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bee0e63-6c18-47fe-9f72-75261d091e83.jpg</image:loc>
            <image:title>Babamda Bir Tuhaflık Var</image:title>
            <image:caption>Bir gün babanın beyni yorulup tatile çıkmak istese ne yaparsın?
Burki&apos;nin babası bir sabah çok farklı bir güne uyanıyor! Reçelle diş fırçalıyor, ütüyle kahvaltı hazırlıyor, ayakkabılarını ellerine geçiriyor...
Burki, babasının beyninin tatile çıktığını öğrenince onu bulmak için bir maceraya atılıyor. Bu yolculukta bolca kahkaha, azıcık hüzün, biraz endişe ve çokça sevgi var.
Baba ile oğulun birbirini yeniden keşfettiği bu absürt ve sıcak hikâyede siz de kendinizden bir parça bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133792</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3896381f-317d-48cc-966e-bff2d9a641b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Belki de Çok Seversin</image:title>
            <image:caption>Mino, yuvası Karunya’yı, tavşanı Tito’yu ve en yakın arkadaşı Kiko’yu her şeyden çok seviyordu. Onun için mutluluk, bildiği ve alıştığı şeylerdi. Peki, Dış Dünya Kampı’ndan gelen o gizemli davet de neyin nesiydi? Ya yeni arkadaşlar edinmek, eskilerini unutmak demekse? Ya denediği yeni tatlar, bildiklerinin yerini tutmazsa? Bazen en büyük maceraların kapısını aralamak için ufacık bir cesaret yeter. Kapağı çevir ve Mino ile birlikte o adımı atmaya hazırlan... Belki de Çok Seversin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133793</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/433f7716-57f7-46be-80f4-208abd88c3fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Burnunun Ucundaki Cesaret</image:title>
            <image:caption>Tilki olmaktan daha sıkıcı bir şey olabilir mi? Tilki&apos;ye göre KESİNLİKLE HAYIR! Ne kimseyi korkutabiliyor ne de kendi yuvasına giren bir örümcekle başa çıkabiliyordu. Aklına gelen dahice fikirle kendine eski bir çoraptan ve atkıdan harika bir kurt kostümü yaptı. Artık o, korkulan, saygı duyulan bir kurttu! Peki, kurt kılığına girmiş bir tilki, GERÇEK bir kurt sürüsüyle karşılaşırsa ne olur? Üstelik kurtlar onun efsanevi &quot;Büyük Kötü Kurt&quot; olduğuna inanırsa? Tilki&apos;nin kendini ve cesaretin aslında bir kostümden ibaret olmadığını keşfettiği bu komik ve sürprizlerle dolu maceraya katılmaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133794</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f1d0aa6-a52f-4b35-86d3-383559bba282.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekrana Sığmayan Macera</image:title>
            <image:caption>Defne, hafta sonunu tabletsiz geçirmek zorundadır. Bu, onun için dünyanın sonu demek... Ama çok geçmeden dostu Bilge ve onun güneş enerjisiyle çalışan sevimli robotu Max’le yeni bir maceraya atılır. Bu macera, Defne’ye teknolojiyi yalnızca tüketmek değil, üretmek için de kullanabileceğini gösterir. Dedesi Profesör Bulut’un bahçesi, kodlama dersleri ve doğanın içinde geçen eğlenceli keşifler, Defne’nin hayatını değiştirir. Gerçek oyunların, kahkahaların ve merakın ekransız dünyada da var olduğunu keşfeden Defne, sonunda “tabletsİz ama süper” bir hafta sonu geçirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133795</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34ec4dc4-ae11-40e9-9680-d6e2ffd19bd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Fıstık Gibi Hayat</image:title>
            <image:caption>Kuzey’in odası öyle dağınıktı ki, içeri giren herkes kendini bir oyuncak tarlasında buluyordu! Bir sabah oyuncak dinozorunun üstüne basınca aklına “fıstık gibi” bir fikir geldi: Kullanmadığın her şey, bir başkasının hayatını güzelleştirebilir!   Pazarda tezgâh açan Kuzey’in macerası, en sevdiği oyuncağı Çıtçıt’ın kaçırılmasıyla bambaşka bir yola girdi. Faresinin izini sürerken, iyiliğin filizlendiği küçük bir köy okulunda paylaşmanın gerçek değerini keşfetti.   “Fıstık Gibi Hayat”, bir çocuğun kalbinden doğan kocaman bir iyilik hikâyesi. Kuzey’le birlikte sen de paylaşmanın gücünü keşfet!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133796</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/845e0a97-0b5e-4168-90aa-2ffb72260619.jpg</image:loc>
            <image:title>Hasta Pasta: Evrenin En Saçma Macerası</image:title>
            <image:caption>Bu robotlara bayılacaksın çünkü... Hiçbir işleri yolunda gitmiyor. Sürekli komik hatalar yapıyorlar. Birbirlerinden asla vazgeçmiyorlar. Sen onlardan bİn kat daha akıllısın!
(İnan bana!)
Mesela bu kitapta...
VR gözlüğüyle yanlışlıkla eve yaratık çağırıyorlar.
&quot;Sadece Evet&quot; oyunuyla evi akıllı süpürgelerle dolduruyorlar.
Ormanda ninja sincaplarla savaşa giriyorlar.
Kulağa hiç mantıklı gelmiyor mu? Zaten Hasta Pasta&apos;da mantık yok.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133797</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c89e285a-2f67-4921-8bbf-e0e87fb68d34.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyer Atlası - Sevgili Peygamberim (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bin dört yüz yıl öncesine, gül kokulu bir şehre gitmeye var mısın?
Bu atlas, seni Sevgili Peygamberimizin yaşadığı günlere götürecek.
Kâbe’nin gölgesinde başlayan bu yolculukta, sevgiyi Hz. Hatice’den, arkadaşlığı Hz. Ebu Bekir’den, sabrı Hz. Bilâl’den, cesareti Hz. Ali’den öğreneceksin.
Haritalar, renkli çizimler ve kalbini ısıtan hikâyelerle dolu bu kitapta, iyilikle adım adım ilerleyecek, Peygamberimizin izinden yürürken kendi kalbini de keşfedeceksin.
Hazırsan, bu atlas seni “sevginin çağırdığı yere” götürecek….</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133798</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86adfd10-cc50-4d34-ac6d-cb9aced47a0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bunu Düşünmek İstemezdim</image:title>
            <image:caption>Ya ikizlerden biri yaşamak istemiyorsa? Diğeriyse onsuz yaşayamazsa? Bu soru Jente Posthuma’nın son derece yalın bir dille kaleme aldığı Bunu Düşünmek İstemezdim adlı romanının merkezinde yer alıyor. İkizi yakın zamanda intihar eden anlatıcı, hem kendi yaralarını sarmak hem de kardeşinin hayatına neden son vermek istediğini anlayabilmek için çocukluklarını yad etmeye başlıyor, yetişkin hayatlarının ayrıntılarında ipuçları arıyor, kardeşinin mutluluğu bulmak için nasıl çabaladığıyla, yaşadığı hayal kırıklıklarıyla yüzleşiyor. Posthuma, hüzünlü olduğu kadar şaşırtıcı bir mizah duygusuyla da dolu bu romanda okurlara acı ve yas kadar hayata yeniden tutunabilmenin, sevginin ve iyileşebilmenin de hikâyesini anlatıyor. 2024 Uluslararası Booker Ödülü ve 2021 Avrupa Birliği Edebiyat Ödülü’ne de aday gösterilen Bunu Düşünmek İstemezdim’i Hollandaca aslından çevirisiyle sunuyoruz. “İkiz kardeşlerin bu benzersiz hikâyesi, ince bir mizah ve yürek burkan hüzünle örülü. Nadir rastlanan bir roman. Posthuma gerçek bir edebi cevher.” Herman Koch “Bu romanı ortalama bir yas romanından ayıran şey, tam manasıyla gerçekçiliği. Posthuma, çağrışımlarla hareket ediyor, felsefe yapıyor, anıları gündelik eylemlerle ilişkilendiriyor, filmlerden ve televizyon dizilerinden alıntılar yapıyor ve o kendine has üslubuyla karakterlerimizin karmaşık dünyalarını yorumlamaya çalışıyor. Posthuma az, çoktur diyor ve bizi sıra dışı bir romanla baş başa bırakıyor.” The Telegraph</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133799</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc056167-9f62-456b-a826-822859147f8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Çorum Halk Inançları</image:title>
            <image:caption>Öncelikle  “inanç” kelimesinin sözlük anlamını hatırlatmak isterim: İnanç (buna dini inançları da katabiliriz), kişi veya toplum tarafından bir düşüncenin, bir olgunun, bir oluşumun, bir nesnenin, bir varlığın gerçek ve doğru olduğunun kabul edilmesidir. Öyle inançlar vardır ki gerçekliği tartışılamaz. Meselâ; hangi din ve inanç sistemi olursa olsun gerçekliği hiçbir şarta ve sınırlamaya, hatta denetime bağlı olmayan gerçeklik olarak ileri sürülür. O dine ve inanışa bağlı bulunanlarca da tartışmasız inanılmasını istedikleri dinsel ilkelere doğma denir. Hattâ bu tür öğreti ve inançlara, savlara “nas” denir. 
 Bu açıklamadan sonra şu genellemeyi yapabiliriz. İnanç denilen kavram insan düşüncesinin çok geniş bir alanını kapsar. Çünkü doğmalar (naslar) yüzyılların ortaya koyduğu doğru olarak kabulü zorunlu olan düşüncelerdir. Kesin bilgi ve delillere dayanmaksızın ortamın telkin ve anlatılarıyla, içinde büyüdüğü toplumun inançlarına herhangi bir sorgulama yapmaksızın inanmaya “iman” denir. 
Halk bilimi, belli inançlardan miras kalmış olan, yüzyıllar içinde yeni din ve inanışlara mensubiyetlerinde o çok eski inançları, pratikleri yenisiyle uyumlaştırmış, yeni biçimlere sokulmuş, yeni içerikler kazandırılmış şu anki inanç oluşumlarını inceler, araştırır ve tespitini yapar. 
Ancak halk bilimciler, yazılı kurallara bağlamış, kitabî hâle getirilmiş, resmi eğitim ve öğretim sistemlerine kavuşturulmuş olan din ve ahlâk kuralları belirginleştirilmiş inançlara karışmazlar ve bu alanı ilahiyatçılara bırakır. 
Halk bilimcilerin ilgilendikleri, “halk inançları” diye adlandırılan alanlardır. “Resmî” veya “kitabî” din öğretilerini temsil eden din adamları ve din bilginlerince “hurafe”, “batıl inanış” veya “din dışı inanışlar” olarak adlandırılan ve “dinle bu inanışların ilgisi yok” dedikleri ötede-beride kalmış yaygın inanış şekilleri, yorumlar ve uygulamalar, halk bilimciler tarafından araştırılır ve incelenir. 
Halk bilimi; normatif, buyurucu ifadeler ortaya koyan, kural gücü ve değer koruyucu ifade taşıyan normları belirleyen bir alan değildir. Yani belirli türden kelimelerle kararları veya eylemleri “doğru-yanlış”, “iyi-kötü”, “güzel-çirkin” olarak değerlendiren veya kişilerin (toplumun, halkın) ne yapması gerektiğine dair buyrultular belirleyen bir alan değildir halk bilimi…                                                                                                                                           Hayrettin İVGİN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133800</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b02804e9-3736-49b7-837e-f6e36b299db2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sempatinin Doğası</image:title>
            <image:caption>20. yüzyılın en etkili düşünürlerinden biri olan Max Scheler, Sempatinin Doğası adlı eserinde insan ilişkilerinin merkezinde yer alan sevgi, şefkat ve empati gibi duygusal bağların felsefi temellerini araştırır. Ona göre insan, yalnızca akıl yoluyla değil; duygusal katılım, başkalarının acı ve sevinçlerine ortak olma yetisi sayesinde de dünyayı anlamlandırır. 
 
Scheler, bu eserinde empati ile sempati arasındaki farkı titizlikle ortaya koyar; bireyin başkasını anlama ve onunla bağ kurma biçimlerini çözümleyerek, duyguların etik, toplumsal ve metafizik boyutlarını açığa çıkarır. Sevginin, yalnızca bireysel bir duygu değil, insan varoluşunun temelini oluşturan yaratıcı ve dönüştürücü bir güç olduğunu vurgular. 
 
Bugün psikoloji, sosyoloji ve felsefe alanında hâlâ temel bir referans metin olarak görülen Sempatinin Doğası, insanın iç dünyası ile toplumsal hayat arasındaki derin bağları kavramak isteyen herkes için vazgeçilmez bir eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133802</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e11bd34-9343-425e-9fbf-d3a3a56facc4.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahıska Mücadelesine Adanan Bir Ömür: Enver Odabaşev’e Armağan</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Ahıska Türklerinin hak ve aidiyet mücadelesine adanmış bir ömrün tanıklığını tarihsel bir çerçevede ele alır. Belgeler, mektuplar ve tanıklıklar, bireysel bir yaşamdan yola çıkarak topluluğun ortak hafızasını görünür kılar. Ahıska mücadelesinin öncü isimlerini tarih sahnesindeki yerini belirler ve tarih yazımına sade, tutarlı ve kalıcı bir katkı sağlar. Ahıska Vatan Cemiyeti’nin kurucu isimlerinden Enver Odabaşev’in bıraktığı miras, okurlara geçmişi derinlemesine kavramanın yanı sıra hafızanın sürekliliğini hatırlatır. Ahıska Türklerinin yaşadığı sürgün ve dönüş deneyimi, salt bir yer değişimi değildir; kimliğin, aidiyetin ve adaletin zaman içinde yeniden kurulduğu çok katmanlı bir süreçtir. 
Elinizdeki eser, Ahıska mücadelesinin öncü isimlerini merkeze alırken, meselenin güncel boyutlarını tartışan metinleri de bir araya getirmektedir. Bu kapsamda, eserde Ahıska’ya dönüşün hukuksal, toplumsal ve diasporik yönlerini derinlemesine değerlendirme fırsatı bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133803</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc314108-ee9a-4384-8b8b-1383cb6579b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Notanın Ervahı: Üçüncü Ritim (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Birine kalbinin yerini göstermek ona iyi bir nişancı olması için fırsat vermektir.” Leyla Neva gözlerini kapatıp açtığında geride koca bir iki yılı bırakmıştı. Büyümüş ama ruhunun içinde küçücük kalmıştı. Yalnızlığına ortak olmasını en çok istediği kişiden iki bin yıl uzaktı çünkü son sözler söylendiğinde artık bir yarınları olmayacaktı. Hayalini kurduğu konservatuvarı kazanması, onun için yeni bir başlangıcın işaretiydi. Ne var ki kalbi, büyük bir savaşın ardından mağlup dönmüş, annesini kaybetmenin acısıyla yüzleşemeden kardeşinin yarasına merhem olmaya koşmuştu. Tüm yaralarına rağmen ayakta kalmaya çabalarken hiç ummadığı bir anda karşısına çıkan kırık kalbin sahibiyle, küllerinden yeniden doğmak için başka bir savaşa hazırlanacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133804</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8698b610-3796-4f77-b255-69f3720c38c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Söyleyemediğimiz Her Şey</image:title>
            <image:caption>“Keder, benimle, en büyük felaketi kötü çekilen göz kalemi ve uçuşan saçlar olan bir yıl önceki aptal kız arasında bir uçurum açtı. Ondan ne çok nefret ediyorum. Onu ne çok özlüyorum.” 
 
Ella, en yakın arkadaşı Hayley’nin ölümünün ardından hâlâ kendine gelememiş olsa da okula geri dönüp hayatına kaldığı yerden devam etmek zorundadır. 
 
Pek çok karmaşık duyguyla boğuşan Ella, Hayley’nin günlüğünü bulduğunda onunla yeniden bağ kurabilmek için okumaya başlar. Fakat sayfalar ilerledikçe okudukları karşısında dehşete düşer çünkü Hayley’nin yıllarca saklamaya çalıştığı karanlık geçmişinin tam ortasındadır. 
 
Harlow Sloan; genç yetişkinlerin dünyasındaki yas, depresyon, işlevsiz ebeveynler, şiddet, suçluluk gibi zorlu konuları ustalıkla ele alıyor ve son sayfaya kadar elinizden bırakamayacağınız müthiş bir romantik gerilim sunuyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133805</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a4b5d8b-e416-46cb-bbad-4632db60792f.jpg</image:loc>
            <image:title>Gözyüzüyle Yüz Yüze</image:title>
            <image:caption>Gökyüzüyle Yüz Yüze her okuyucuya kendi gökyüzüyle yüzleşmeye davet ediyor… 
Ünlü çizer Selçuk Demirel’in yıllarca biriktirdiği notları aforizmaları, anıları, söyleşileri ve mektuplarından derlenen Gökyüzüyle Yüz Yüze, okuyucuları gökyüzüyle seyre davet eden bir varoluş anlatısı. Yazar defterlerinde sık sık yalnızlık, zaman, sanat, çizgi ve yaşam gibi temalar üzerine derin düşüncelere yer verirken, gazete ve dergilerde yayımlanan söyleyişleri ve röportajlarıyla yaşam ve kariyer yolcuğunu anlatıyor.   
Paris’e taşındığı ilk yıllarında yaşadığı zorluklara, memleket özlemine, yeni ve eski dostluklarına yer verdiği yazılarında ve mektuplarında samimi paylaşımlarıyla okuyuculara Selçuk Demirel’in bilinmeyen iç dünyasının kapılarını açıyor. Kişisel anlatılarının yanı sıra 1980’li ve 1990’lı yıllarda not defterlerine yazdığı şiirler, denemeler, çeşitli kitaplardan aforizmalar, okuma önerileri kitabı edebiyat severler için bir ilham kaynağına dönüştürüyor.   
Unutulmaz Dostluklar: John Berger, Ferit Edgü, Abidin Dino, Komet, Yaşar Kemal, Latif Demirci…  
Kitapta yer alan anılar ve mektuplar aracılığıyla Selçuk Demirel, Türk ve dünya sanat camiasının önde gelen isimleriyle kurduğu derin bağları ve bu dostlukların sanatına yansımalarını da okuyucularla paylaşıyor. Edebiyatçılar, ressamlar ve diğer sanat dallarından önemli şahsiyetlerle olan karşılaşmaları, sohbetleri ve ortak üretim süreçleri Demirel’in sadece kendi iç dünyasını değil, aynı zamanda dönemin sanat ortamını da aydınlatan eşsiz bir pencere sunuyor. Bu samimi paylaşımlar, okuyuculara sanatçıların perde arkasındaki dünyalarına tanıklık etme ve ilham verici ilişkilerin nasıl şekillendiğini görme fırsatı veriyor…  
Yazar, John Berger’le 30 yıllık dostluğun ilk gününü, Paris’te Komet’le tanışmasını, Orhan Pamuk’la birkaç kez yaşanan tanışma anılarını anlattığı söyleşilerde samimi paylaşımlara yer veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133806</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b7b8e81-9ca1-4ac7-afa4-1c03c0b6a15f.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygularla Tanışalım</image:title>
            <image:caption>Duygularla Tanışalım 
 
DUYGULARLA 
tanıştınız mı? 
 
İşte MUTLU, en güzel gülüşüyle. 
Bir de ENDİŞE var, düşünüyor da düşünüyor! 
Ya HEYECAN? Baksanıza yerinde duramıyor. 
Peki ya HUYSUZ ve KIZGIN ya da ÜZGÜN? 
Onları birbirinden nasıl ayıracağız? 
 
Uzmanlardan alınan tavsiyelerle dolu 
bu eğlenceli kitap, çocukların duygularını 
tanımasına ve anlatmasına yardım ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133807</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9018e11-5fa5-4c26-940c-38cf7e738dab.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk Karar ve Tavır</image:title>
            <image:caption>Bu Kitap, Atatürk’ün yaşam boyunca verdiği stratejik kararları incelemektedir. 
Atatürk’ün siyasal ve askeri durum değerlendirmelerini incelemektedir. 
Bağımsızlık Savaşı’nı başarıya ulaştıran, aydınlanma devrimlerini gerçekleştiren Atatürk’ün köklerini incelemektedir. 
Kitap, “Atatürk ve diktatörlük”, “Atatürk ve demokrasi” ayrıca Atatürk’ün liderlik özelliklerini incelemektedir. 
Bu kitapta, 12 yaşında kendi geleceği için karar veren Selanikli Mustafa’dan Mustafa Kemal Paşa’ya, ardından Gazi Mustafa Kemal’e ve Atatürk’e ulaşan bir liderin yaşamı boyunca aldığı önemli kararlar ve stratejik durum değerlendirmeleri ele alınmıştır. Aldığı kararlarla, yaptığı durum değerlendirmeleriyle, açıklamalarıyla ve yazdıklarıyla gerçek Atatürk ortaya çıkmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133808</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e776fc8e-4073-43c4-ae42-209b3f1f2131.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınıftaki Robot: Ay&apos;a Uçan Sınıf</image:title>
            <image:caption>Sınıftaki Robot: Ay&apos;a Uçan Sınıf</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133809</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77879d21-2566-4a42-8591-5f726ead4536.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınıftaki Robot: Büyümüş de Küçülmüş</image:title>
            <image:caption>Sınıftaki Robot sayesinde hayat bilgisi dersleri artık çok keyifli geçecek!
Kaleminden mizah damlayan yazar Nuri Kurucu’nun “Sınıfça Okuyoruz” koleksiyonu için hazırladığı altı kitaplık “Sınıftaki Robot” serisi, 2. sınıf hayat bilgisi dersi müfredatındaki temalarla ilişkilendirilmiş eğlenceli hikâyelerden oluşuyor.
Gökçe Yavaş Önal’ın neşeli çizimleriyle renklenen “Sınıftaki Robot” serisindeki kitaplar; “Ben ve Okulum”, “Sağlığım ve Güvenliğim”, “Ailem ve Toplum”, “Yaşadığım Yer ve Ülkem”, “Doğa ve Çevre”, “Bilim, Teknoloji ve Sanat” konuları ekseninde kurgulanmış özgün içerikleriyle değerler eğitiminde eksikliği hissedilen önemli bir boşluğu doldurmaya aday.
Etkileşimli içeriğiyle çocukların eğlenerek öğrenmesini hedefleyen kitaplardaki her bölümün sonunda, konularla bağlantılı çalışma sayfaları; öykülerin arasındaki yönlendirmelerde ise, sınıf içinde veya evde yapılabilecek etkinlikler yer alıyor.
Kemerlerinizi sıkı bağlayın! Çünkü az sonra sıra dışı bir sınıfla tanışacaksınız. Öyle ki, bu sınıfta ne olacağını kimse önceden kestiremiyor. Arkanı dönmeyegör, ya bir yer tutuşuyor ya tahta konuşuyor! Göz açıp kapayıncaya kadar herkes bir yerlere gidiveriyor. Dedik ya, bu çılgın sınıfta her şey bir acayip. Akıllı tahtası, roketleri, tuhaf dolapları... Bir de kitaplığın üstündeki robot var ki, bahsetmeden olmaz. Farklı nesnelerle öğrencilerin ellerinde hayat bulan bu robot gerçekte bir robottan çok daha fazlası. Özel bir şey, belki de bir öğrenci... Ama henüz kimse onun hünerlerinden haberdar değil. Yani şimdilik...
Gelin, “Keşke” diye başlayan her dileği hemencecik yerine getiriveren sınıfın robotuna kulak verelim: Kâh Ay’a uçalım, kâh geçmişe doğru bir zaman yolculuğuna çıkalım; ailemizi, okulumuzu, ülkemizi, içinde yaşadığımız toplumu ve çok daha fazlasını onun rehberliğinde, eğlenerek öğrenelim!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133810</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1b84762-ff91-4280-8b8c-8f1a8dec7754.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınıftaki Robot: Çok Akıllı Tahta</image:title>
            <image:caption>Sınıftaki Robot: Çok Akıllı Tahta</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133811</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49235531-6ef1-410e-bfb0-7d73ec8995ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınıftaki Robot: Her Kafadan Bir Dilek</image:title>
            <image:caption>Sınıftaki Robot: Her Kafadan Bir Dilek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133812</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a87d66f3-cde6-4108-9b49-2b5d1d79a592.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınıftaki Robot: Sarı Saçlı Mavi Gözlü</image:title>
            <image:caption>Sınıftaki Robot: Sarı Saçlı Mavi Gözlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133813</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2daf131e-7785-44ea-9ed8-827ef0b86f64.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınıftaki Robot: Son Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Sınıftaki Robot sayesinde hayat bilgisi dersleri artık çok keyifli geçecek!
Kaleminden mizah damlayan yazar Nuri Kurucu’nun “Sınıfça Okuyoruz” koleksiyonu için hazırladığı altı kitaplık “Sınıftaki Robot” serisi, 2. sınıf hayat bilgisi dersi müfredatındaki temalarla ilişkilendirilmiş eğlenceli hikâyelerden oluşuyor.
Gökçe Yavaş Önal’ın neşeli çizimleriyle renklenen “Sınıftaki Robot” serisindeki kitaplar; “Ben ve Okulum”, “Sağlığım ve Güvenliğim”, “Ailem ve Toplum”, “Yaşadığım Yer ve Ülkem”, “Doğa ve Çevre”, “Bilim, Teknoloji ve Sanat” konuları ekseninde kurgulanmış özgün içerikleriyle değerler eğitiminde eksikliği hissedilen önemli bir boşluğu doldurmaya aday.
Etkileşimli içeriğiyle çocukların eğlenerek öğrenmesini hedefleyen kitaplardaki her bölümün sonunda, konularla bağlantılı çalışma sayfaları; öykülerin arasındaki yönlendirmelerde ise, sınıf içinde veya evde yapılabilecek etkinlikler yer alıyor.
Kemerlerinizi sıkı bağlayın! Çünkü az sonra sıra dışı bir sınıfla tanışacaksınız. Öyle ki, bu sınıfta ne olacağını kimse önceden kestiremiyor. Arkanı dönmeyegör, ya bir yer tutuşuyor ya tahta konuşuyor! Göz açıp kapayıncaya kadar herkes bir yerlere gidiveriyor. Dedik ya, bu çılgın sınıfta her şey bir acayip. Akıllı tahtası, roketleri, tuhaf dolapları... Bir de kitaplığın üstündeki robot var ki, bahsetmeden olmaz. Farklı nesnelerle öğrencilerin ellerinde hayat bulan bu robot gerçekte bir robottan çok daha fazlası. Özel bir şey, belki de bir öğrenci... Ama henüz kimse onun hünerlerinden haberdar değil. Yani şimdilik...
Gelin, “Keşke” diye başlayan her dileği hemencecik yerine getiriveren sınıfın robotuna kulak verelim: Kâh Ay’a uçalım, kâh geçmişe doğru bir zaman yolculuğuna çıkalım; ailemizi, okulumuzu, ülkemizi, içinde yaşadığımız toplumu ve çok daha fazlasını onun rehberliğinde, eğlenerek öğrenelim!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133814</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40ab17e7-f14a-4c7a-93fe-512ec036e7d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınıftaki Robot Serisi (6 Kitaplık Set)</image:title>
            <image:caption>Sınıftaki Robot sayesinde hayat bilgisi dersleri artık çok keyifli geçecek!
Kaleminden mizah damlayan yazar Nuri Kurucu’nun “Sınıfça Okuyoruz” koleksiyonu için hazırladığı altı kitaplık “Sınıftaki Robot” serisi, 2. sınıf hayat bilgisi dersi müfredatındaki temalarla ilişkilendirilmiş eğlenceli hikâyelerden oluşuyor.
Gökçe Yavaş Önal’ın neşeli çizimleriyle renklenen “Sınıftaki Robot” serisindeki kitaplar; “Ben ve Okulum”, “Sağlığım ve Güvenliğim”, “Ailem ve Toplum”, “Yaşadığım Yer ve Ülkem”, “Doğa ve Çevre”, “Bilim, Teknoloji ve Sanat” konular ekseninde kurgulanmış özgün içerikleriyle değerler eğitiminde eksikliği hissedilen önemli bir boşluğu doldurmaya aday. 
Etkileşimli içeriğiyle çocukların eğlenerek öğrenmesini hedefleyen kitaplardaki her bölümün sonunda, konularla bağlantılı çalışma sayfaları; öykülerin arasındaki yönlendirmelerde ise, sınıf içinde veya evde yapılabilecek etkinlikler yer alıyor.
Kemerlerinizi sıkı bağlayın! Çünkü az sonra sıra dışı bir sınıfla tanışacaksınız. Öyle ki, bu sınıfta ne olacağını kimse önceden kestiremiyor. Arkanı dönmeyegör, ya bir yer tutuşuyor ya tahta konuşuyor! Göz açıp kapayıncaya kadar herkes bir yerlere gidiveriyor. Dedik ya, bu çılgın sınıfta her şey bir acayip. Akıllı tahtası, roketleri, tuhaf dolapları... Bir de kitaplığın üstündeki robot var ki, bahsetmeden olmaz. Farklı nesnelerle öğrencilerin ellerinde hayat bulan bu robot gerçekte bir robottan çok daha fazlası. Özel bir şey, belki de bir öğrenci... Ama henüz kimse onun hünerlerinden haberdar değil. Yani şimdilik...
Gelin, “Keşke” diye başlayan her dileği hemencecik yerine getiriveren sınıfın robotuna kulak verelim: Kâh Ay’a uçalım, kâh geçmişe doğru bir zaman yolculuğuna çıkalım; ailemizi, okulumuzu, ülkemizi, içinde yaşadığımız toplumu ve çok daha fazlasını onun rehberliğinde, eğlenerek öğrenelim!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133815</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7999b86e-942b-4595-a59f-3f6f0bce3e8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu&apos;ya Kaçış</image:title>
            <image:caption>“Tek nefeste anlatılmış bir başyapıt... yoğun, keskin, duraksız, güçlü.” –ANNE MICHAELS 
 
NEW YORK TIMES 2023’ÜN EN İYİ ON KİTABINDAN BİRİ 
NEW YORKER YILIN EN İYİ KİTAPLARI SEÇKİSİ 
 
Alyoşa, nereye gittiklerini bilmeyen, yüzleri solgun, bakışları yorgun, kafesi andıran vagonlara doldurulmuş yüzlerce delikanlıdan sadece biri, bir asker. Trans-Sibirya treninde, uçsuz bucaksız Sibirya boyunca kırk saattir sıkış tıkış yol alıyor. Daha yola çıkar çıkmaz karar vermiş: Firar edecek. 
 
Hélène, bir Fransız, Krasnoyarsk istasyonunda trene biniyor. Rus sevgilisini ardında bırakmış, geri dönüp dönmeyeceğini bilmeden, geçmişinden ve kendinden kaçmak için doğuya gidiyor. 
 
Trenin iki ayrı ucu, bu iki apayrı hayat, koridorda kesişiyor. Bu basit rastlantı onları kelimelerin azalıp bakışların ve sessizliğin konuştuğu bir yakınlığa, her durakta yakalanma ihtimalinin, her bakışta ihbar korkusunun yaşandığı bir suç ortaklığına sürüklüyor. 
 
Günümüz Fransız edebiyatının en büyük yazarlarından Maylis de Kerangal’in nefes kesen anlatısı Doğu’ya Kaçış, kaçınılmaza doğru ilerleyen bir trende okurunun zaman algısıyla oynayan, beklentilerini altüst eden bir roman. 
 
“Zamanı De Kerangal gibi resmedebilmek –geçmişle şimdinin, simgesel olanla gerçeğin iç içe geçtiği karmaşayı görünür kılmak– büyük bir ustalık, sabır ve berraklık ister.” –NEW YORKER 
 
“Kusursuz… De Kerangal’in bu görkemli başarısı, hızla ilerleyen bir trenin ritmine sahip. Okurları büyüleyici bir edebi yolculuk bekliyor.” –PUBLISHERS WEEKLY</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133817</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bf1bdc5-13c4-4860-b1fb-376c8f4b66ee.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Geceler Fındık</image:title>
            <image:caption>Fındık bütün gün Damla ile oyun oynamış ve çok yorulmuş. 
Eve dönüyorlar ama…Fındık yolda yürürken birden uyuyakalıyor. 
Hem de çok garip yerlerde ! 
Haydi kapakçıkları kaldır ve Fındık’ı bul ! 
*El göz koordinasyonu ve ince motor kas gelişimine yardımcı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133818</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebc8d1e8-bd35-4f80-92b8-d5a2739585de.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebeğimin Dünyası</image:title>
            <image:caption>*4 KİTAP 
*40 KONTRAST RENKLİ GÖRSEL 
Yüksek kontrastlı görseller bebeğin beyin gelişimini destekler. 
Bu kitap seti kontrast renklerle hazırlanmış bebeğiniz için harika bir seri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133819</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dee07bd6-9c92-4551-8160-7eafe75e70c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşasın Kitap!</image:title>
            <image:caption>Kitaplarla kesişen genç yaşamlar... Eyvah Kitap! adlı başyapıtı gençler kadar eğitimciler ve ebeveynlerin de ilgisini kazanan Mine Soysal, bu kez herkesi “Yaşasın Kitap!” demeye davet ediyor. Yeni 32 kısa öykü, günümüz gençlerinin kitap okuma hallerini etkileyen psikolojik ve toplumsal koşulları çarpıcı ayrıntılarla hikâyeleştiriyor. Okuma kültürümüzde benzersiz bir iz bırakan ilk kitaptan yıllar sonra, herkesin “kitap” ve “okuma” kavramlarına bakış açılarını yenileyecek farklı bir yolculuk sunuyor. Genç yaşamlarda kitapların yerini ve önemini yenilikçi bir yaklaşımla düşündürüyor. Ekran bağımlısı diye suçlananlar, yapay zekâyla ödev hazırlayanlar, tek başına uzun yolculuklara çıkanlar, okuma kulübüne konuk olanlar, depremde kaybettiklerinin acısını dindirmeye çalışanlar, mahalle kitapçısını kaybedenler, öfke kontrolü için terapiye gidenler, kitap fuarının yolunu gözleyenler, yalnızlık çeken göçmen işçiler, zorbalığa uğrayan arkadaşlarını savunanlar, meslek seçiminde kitaplarla yolunu bulanlar ve satır aralarında beklenmedik öneriler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133820</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/149ba2d8-d49e-4601-b2b6-a0d5ee192659.jpg</image:loc>
            <image:title>Oblomov</image:title>
            <image:caption>Oblomov, 1859’da yayımlanmış ve 19. yüzyıla damgasını vurmuş, çağdaşları tarafından da çokça tartışılmış önemli eserlerden biridir. Günlerinin çoğunu yatarak geçiren, hayaller kuran, planlar yapan ancak hiçbirini gerçekleştiremeyen bir toprak sahibi olan İlya İlyiç Oblomov’un içsel dünyasını ve ruhsal çözülüşünü adım adım gözler önüne sererken Rusya’nın toplumsal ve tarihsel değişiminin de panoramasını çizer.   Roman, ataletin pençesinde kıvranan Oblomov’la onu bu ataletten kurtarıp dış dünyaya kazandırmaya çalışan çocukluk arkadaşı Ştolts arasındaki karşıtlık üzerinden ilerler. Bu bireysel çatışmanın arka planında aristokrasinin çözülmeye, burjuvazinin yükselmeye başladığı 19. yüzyıl Rusya’sının dönüşümleri resmedilir. Oblomov’un içinde bulunduğu hal, basit bir tembellikten ya da kararsızlıktan çok daha fazlasıdır; Oblomov zamanın değişen ruhuna ayak diremektedir çünkü bildiği dünya hızla değişmektedir.   Gonçarov’un bu romanıyla edebiyata kazandırdığı “Oblomovluk” kavramı, tembellik, sürekli erteleme alışkanlığı, atalet gibi bireysel zaafları simgelemenin yanı sıra değişen düzene ayak direyenlerin de bir ifadesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133821</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c695d00b-299a-4748-8a4e-3293799d0e32.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgili Bay Germain</image:title>
            <image:caption>Size içimden geldiği gibi yazmadan önce şu ara etrafımda kopan gürültünün biraz olsun yatışmasını bekledim. Bana çok büyük bir paye verdiler, oysa ne böyle bir şeyin peşinde koştum ne de talep ettim. Fakat haberi aldığımda annemden sonra aklıma ilk gelen kişi siz oldunuz. Siz olmasaydınız, o bir zamanların yoksul çocuğuna sevgi dolu elinizi uzatmasaydınız, verdiğiniz eğitim ve emsal olmasaydı bütün bunların hiçbiri gerçekleşmezdi.   Albert Camus’nün, ilkokul öğretmeni Louis Germain’e duyduğu minnetin samimi yansıması olan bu yazışmalar yalnızca kişisel bir teşekkür değil, aynı zamanda onun kökenlerine, eğitime ve insan olmanın özüne dair içten bir tanıklık. “Sevgili Bay Germain,” büyük bir yazarın, kendisini var eden ilk kıvılcıma dönüp baktığı nadir anlardan biri olarak hem edebî hem de kişisel bir belge niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133822</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9c2c834-f0ab-464b-8ca8-16c97e9248c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuzey Kıyısı Gizemleri</image:title>
            <image:caption>Büyük Göller Bölgesi hiç olmadığı kadar soğuk bir kış geçiriyor. Başta 11 yaşındaki Ani Gunderson ve radyo muhabiri babası Eric olmak üzere tüm İki Liman kasabası iklimdeki bu korkutucu değişimi konuşuyor. Çoğu, doğayı hiçe sayan projeleri nedeniyle Karagil şirketini sorumlu tutuyor. Ani ise ikinci bir Buz Devri’nin alameti olabilecek bu değişimin arkasında çok daha fazlasının yattığını hissediyor. Oysa o bile olayların aile geçmişine, bölgenin yerli halkı Ojibwe’lere ve şamanlara kadar uzandığının henüz farkında değil. Ani doğanın bu başkaldırışında sadece bir elçi mi olacak, yoksa sandığından da büyük bir rol mü oynayacak? Fantastik edebiyatın sevilen yazarı Delâl Arya okurlarını bu kez okyanusun ötesinde bir yolculuğa çıkarıyor. Rant peşindeki şirketlerin tehdidi altındaki doğanın isyanına yanıt, tarihöncesi çağlardan geliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133823</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12b88c37-0bea-4947-b69e-1510835e27f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Pi’ye Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Zamanın ötesine geçmenin yolu, Pi sayısının gizemini çözmekten mi geçiyor? Çocuklara matematiği sevdiren kitaplarıyla tanınan Sümeyra Balıkçı’nın yazdığı Pi’ye Yolculuk, zaman kavramını sonsuzluğun dehlizlerinde büken, ışık hızında bir macera. Pi sayısına gizlenmiş sonsuz tane hayatı yaşamayı mümkün kılan bu sürükleyici roman, fen bilimleri ve matematiği arka planına alan güçlü anlatısıyla okurların merakını körüklüyor; soru sormaya ve bilginin kaynağına inmeye teşvik ediyor. Olasılıkla olasılıksızı, geçmişle geleceği kesiştiren kitap, insanlığın yüzyıllardır hiç dinmeyen düşünü bilimin gücüyle gerçeğe dönüştürüyor. Tüm zamanların en büyük hayallerinden olan zamanda yolculuk fikri bu kez, 6. sınıf öğrencisi Özgür’ün düşlerine konar. Yaptığı araştırmalar bu hayali teorik olarak muhtemel gösterse de pratikte işler bir hayli karmaşıktır. Tam umudunu yitirdiği bir dönemde kendisine ulaşan esrarengiz bir paket zihnindeki soru işaretlerini tetikler. Art arda başlayan ilginç olaylar, kısa bir süre sonra onu tam da istediği gibi bir yolculuğun başkahramanı yapar. İşin ilginç yanı, Özgür’ün atıldığı bu serüvenin Pi sayısı ile nasıl bir bağlantısı olduğudur. Sonsuzluk döngüsünde zamanın sınırlarını esnetmenin yollarını arayan Pi’ye Yolculuk, hayal gücümüze ve yaratıcı zekâmıza esin kaynağı olacak benzersiz bir okuma deneyim vadediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133824</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5e4fccd-f3d5-44dc-8f18-dd9416000c85.jpg</image:loc>
            <image:title>Politik Duygular</image:title>
            <image:caption>Daha iyi bir dünyada yaşama arzusu olan herkesin hayalinde, tüm eşitsizliklerin ortadan kalktığı, adaletin hüküm sürdüğü ve bireylerin ortak faydalar için fedakârlıklar yaptığı “iyi bir toplum” bulunmaktadır. Peki, bunca korku, kaygı, kıskançlık, rekabet ve nefretin ortasında, bizi ortak hedeflere bağlayacak olan duygular nelerdir? Yaşayan en önemli felsefecilerden biri olarak kabul edilen Martha C. Nussbaum, Politik Duygular’da, aşk ve sevgiyle şekillenen kamusal duyguların doğasını inceliyor ve iyi bir toplumun, bireylerin karanlık tarafının ortaya çıkardığı zararı sınırlarken, insan psikolojisinde doğuştan var olan kaynaklardan nasıl yararlanabileceğini açıklıyor. Nussbaum edebi eserler, şarkılar, politikacıların konuşmaları, tragedyalar, komediler, anıtlar ve hatta şehir parklarının tasarımlarından aldığı örneklerle duyguların gelişimleri üzerine değerli çıkarımlar yaparak temel insani meselelerimizi daha anlaşılır kılıyor. Jean-Jacques Rousseau, Auguste Comte, John Stuart Mill ve Rabindranath Tagore gibi isimlerin düşüncelerine yer vererek, bu konu hakkında kendisinden önce sunulan önerileri de ele alıyor. 
 
Politik Duygular kitabını hayatının en önemli çalışmalarından biri olarak tanımlayan Nussbaum, iyi ve adaletli bir toplumda sevginin vazgeçilmez olduğunu vurgulayarak okura şu soruyu yöneltiyor: “Toplumların iktisadi düşünceye, askeri stratejiye, bilim ve teknolojideki ilerlemelere ihtiyacı var da kalbe ihtiyacı yok mu?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133825</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d41173a8-105f-4502-b69a-fb1fb63fcdf8.jpg</image:loc>
            <image:title>Parmak Boyama-Uzay Macerası</image:title>
            <image:caption>*Patates Baskı 
*Parmak Boyama 
*Çizim 
 
Çocuğunuzun hayal gücünü harekete geçirecek harika bir başlangıç seti! 
 
Bu setin içinde uzaydan fırlamış gibi duran renkli çizimler ve miniklere uygun, kolay anlaşılır metinler yer alıyor. 
 
Beş farklı renkteki boya ve pek çok uzay temalı etkinlikle dolu bu eğlenceli set sayesinde çocuklar parmak boyama yapacak, patates baskı basacak, yaratacak ve süsleyecek. Uzay Macerası Parmak Boyama&apos;yla haydi maceraya atılalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133826</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0590392a-f9b0-49a2-96f7-dca4dbb65ae6.jpg</image:loc>
            <image:title>Parmak Boyama-Dinozorlar</image:title>
            <image:caption>*Patates Baskı 
*Parmak Boyama 
*Çizim 
Çocuğunuzun hayal gücünü harekete geçirecek harika bir başlangıç seti ! 
Bu setin içinde kükremeye hazır dinozor çizimleri ve miniklere uygun,kolay anlaşılır metinler yer alıyor. 
Beş farklı renkteki boya ve pek çok dinozor temalı etkinliklerle dolu bu eğlenceli set sayesinde çocuklar parmak boyama yapacak,patates baskı basacak,yaratacak ve süsleyecek.Dinozorlar Parmak Boyama ile haydi keşfedelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133827</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65a43fb1-e5ef-45d6-8c35-b0a9d7129f1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Parmak Boyama-Resim Kadar Güzel</image:title>
            <image:caption>*Patates Baskı 
*Parmak Boyama 
*Çizim 
 
Çocuğunuzun hayal gücünü harekete geçirecek harika bir başlangıç seti! 
 
Bu setin içinde tatlı mı tatlı çizimler ve miniklere uygun, kolay anlaşılır metinler yer alıyor. 
 
Beş farklı renkteki boya ve pek çok eğlenceli 
etkinlikle dolu bu eğlenceli set sayesinde 
çocuklar parmak boyama yapacak, patates baskı basacak, yaratacak ve süsleyecek. 
Resim Kadar Güzel Parmak Boyama&apos;yla 
haydi resim yapalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133828</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfc627e9-f6b3-4c33-9dd9-16ddc7db8235.jpg</image:loc>
            <image:title>T.C. Bize Devlet Kursun – İmralı Tutanaklarıyla İhanetin Kodları</image:title>
            <image:caption>Barış güvercinleri, demokratik toplum, demokratik cumhuriyet, entegrasyon, umut hakkı sloganlarıyla icra edilmiş büyük bir operasyon tiyatrosunun hazırlanan son perdesi gizli belgeleriyle sunuluyor. 
Cumhuriyet’in tasfiyesini, üniter bütünlüğün dağıtıldığını, Türk milletinin etnik ve mezhepsel düzeyde paramparça edildiğini görmeyi arzulayıp Amerikan bayrağını göndere çeken iş birlikçilerin “Kürdistan” hülyaları ifşa ve mahkûm ediliyor. 
On yıllardır emperyalist merkezlerin garantörlüğünde Türk milletinin egemenliğine saldırıyı şiar edinmiş güruhların gerçek emelleri deşifre ediliyor. 
PKK açılımının tüm gizli yönleri, siyasilerin sakladığı sırları, İmralı tutanaklarıyla ortaya çıkarıyoruz! 
-              Türkiye hamiliğinde Kürdistan projesi nedir? 
-              Türk vatandaşlığı tanımında Saray&apos;ın tuzağı 
-              Öcalan’ın ortakları Suriye’yi nasıl böldü? 
-              Öcalan’ın eyleme geçirmek istediği “öz savunma” birlikleri nedir? 
-              Anayasa pazarlığının perde arkasında ne var? 
-              Sözde silah bırakanlar teröristlikten emekli mi oldu? 
-              Öcalan’ın ortaya attığı “eşit yurttaşlık” kavramı ne anlama geliyor? 
-              Bölücülük nasıl kamufle ediliyor? 
-              Özerkliğe giden PKK açılım tiyatrosunun sırları neler?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133829</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f21248b-e6aa-4369-b911-d657042f7d87.jpg</image:loc>
            <image:title>Arden 2 (Ciltli-Kutulu Set)</image:title>
            <image:caption>Kutu İçeriği: 
ü Ciltli Kitap 
ü 5 Adet Karakter Kartı 
ü Pleksi Ayraç 
ü Defter 
ü Poster 
ü Ayraç 
ü Rozet 
ü Çengel Bulmaca 
Sticker Seti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133830</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10f451d8-bf13-4659-9ee6-ee3f72c1e2a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıpkıp ile Tamtam ve Heyecanlı Tekboynuz</image:title>
            <image:caption>Kendileri küçük, duyguları büyük canavarlar Kıpkıp ile Tamtam yeniden karşınızda! 
Ve bu kez heyecanlı bir tekboynuz var yanlarında! 
 
Kıpkıp ile Tamtam’ın bugünkü rotası TEKBOYNUZ ORMANI! Marşmelov tarlasında kendilerini azıcık (!) kaybedince ikilinin başı derde giriyor. Neyse ki tekboynuz Cıvıltoynak var. Onun da ikiliye katılmasıyla ŞAHANE bir fikir geliyor akıllarına: süper kahraman üçlüsü olmak! Ama Cıvıltoynak heyecanlanıp kendini kahramanlığa FAZLA kaptırınca işler kontrolden çıkıyor! 
 
Freni patlamış dondurma arabası, gökten yağan milyonlarca pasta ve daha bir sürü karmaşa… Kıpkıp ile Tamtam’ın saksıyı çalıştırıp Cıvıltoynak’ı sakinleştirecek bir yol bulmaları lazım. HEM DE HEMEN!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133831</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dae6e2d3-272f-41e3-8b1a-140fcc2ad6db.jpg</image:loc>
            <image:title>Nathalie’den Yaşanmış Tarifler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yazarın Beyaz Fırın’da ve evinin mutfağında hazırladığı yüzlerce tarif arasından bir seçki. Yazar şöyle diyor bu kitap için: 15 Aralık 1999’da, Çiftehavuzlar Beyaz Fırın’ın kapısından girdiğim gün, çocukluğumun çok önemli bir parçası olan bu fırında çalışmaya hazır olduğumu düşünüyordum. Öğrencilik yıllarım boyunca evimizin mutfağında geçirdiğim saatler, yaz tatillerimde babaannem, dedem ve amcamla Stoyanof’s Restaurant’taki anılarım, üniversite eğitimim boyunca Beyaz Fırın’ın mutfağında geçirdiğim günlerin ardından ailemizin beşinci kuşak temsilcisi olarak Beyaz Fırın’da fiilen bir çalışandım. Bu kitabı, çocukluğumdan bugüne; annemin, Beyaz Fırın’ın ve elbette kendi evimin mutfağında hazırladığım yüzlerce tarif arasından bir seçki olarak hazırladım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133832</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/608ff442-351f-4a4f-893b-50acde050399.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapı Statiği</image:title>
            <image:caption>Bu eser, yapı statiği disiplininin temel kavramlarını sistematik bir yaklaşımla ele alırken, farklı taşıyıcı sistem türlerinin davranışını kuramsal ve uygulamalı örneklerle açıklamaktadır. Mühendislik eğitimine ve uygulamalarına yönelik kapsamlı bir kaynak niteliği taşır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133833</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b94384ac-723b-4f33-8b93-7f81f479dcf2.jpg</image:loc>
            <image:title>Tohum</image:title>
            <image:caption>Sevgili Okur, 
Mezuniyet bir bitiş değil, yeni bir başlangıçtır. Okul yıllarında ezberlediğin formüller, öğrendiğin teoriler ve başarıyla geçtiğin sınavlar seni bilgiyle donattı. Ama o bilgi, iş hayatının ilk sabahında - fabrikanın uğultusu, ofisin sessizliği ya da bir toplantı odasındaki gergin bekleyiş içinde - bambaşka bir sınav verecek. Çünkü iş dünyası, kültürün de işbaşında olduğu karmaşık bir sistem. İçinde alışkanlıklar, dirençler, tutkular, sessizlikler ve insana dair daha niceleri var. Tohum, genç bir mühendis olarak başladığım iş hayatında, otuz yılı aşkın sürede edindiğim deneyimleri genç zihinlerle paylaşmak için yazdığım eğitici bir roman. Bu sayfalarda; farklı karakterlere, kurum kültürlerine, dönüşüm programlarına, hatalara ve başarı hikâyelerine dokunacaksın. Her biri, gerçek hayatta alınmış bir dersin kurguya dönüşmüş hâli. Bir yandan bir hikâye okuyacak bir yandan da kendi yolculuğuna ayna tutacaksın. İster kariyerinin başında ol ister yılların tecrübesine sahip bir yönetici… Kimi zaman küçük bir arıza, kimi zaman dev bir dönüşüm programı; kimi zaman insan ilişkileri, kimi zaman da sistemin tam kalbindeki kültür… Başarına karşı meydan okuyacak sayısız problem çıkacak karşına.Ve tüm bunlara karşı seni başarıya taşıyacak en önemli silah, problem çözme becerin ve bilimin ışığında azimle atacağın yüzlerce küçük adım olacak. Bu kitap sana sihirli bir formül sunmuyor; ama doğru soruları zihnine ekecek bir yol gösteriyor: Gör – Anla – Düzelt – Yaşat. Her bölümde kendine şu soruları sor: “Ben olsam ne yapardım?” “Bu durumdan ne öğrenebilirim?” “Kendi hayatımda hangi dönüşümün tohumunu atabilirim?” Çünkü bu kitap, cevaplardan çok sana sorgulama cesareti kazandırmak için yazıldı. Unutma: Hayatta karşına çıkan hiçbir problem tek başına olmayacak. Çünkü her biri, daha büyük bir sistemin parçası. Keyifli keşifler ve verimli öğrenmeler dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133834</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c37c551d-6c75-45b6-9c81-83efe3c58b8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Dünyanın Kökenleri</image:title>
            <image:caption>Günümüzde “Batı medeniyeti” olarak tanımlanan ülkelerde, Müslümanlar ve Yahudiler başta olmak üzere Hristiyan olmayanların sistematik olarak yok edilmesi ne zaman, nerede, nasıl ve neden başladı? Modern Dünyanın Kökenleri; işte bu büyük soruya cevaben, Orta Çağ Batı Avrupa’sındaki tüm Müslüman ve Yahudi toplulukların ortadan kaldırılmasını ilk defa bir bütün olarak ve özgün bir soykırım kuramı çerçevesinde açıklamaktadır. 
Avrupa’daki Müslüman ve Yahudilerin yok edilmesiyle birlikte, yalnızca Hristiyanlardan -hatta sadece Katolik Hristiyanlardan- oluşan toplumlar ve devletlerden meydana gelen bir bölgesel sistem ortaya çıkmıştır. Esasen bu süreç, “Batı medeniyeti” olarak bilinen devletler üstü ve toplumlar üstü kimliğin doğuşuna eşdeğerdir. Bu doğrultuda, Batı Avrupa’da ortaya çıkan demokrasinin, ulus devletin ve Batı merkezli uluslararası sistemin tek din ve tek mezhepten ibaret bir zemin üzerinde yükseldiğini göstermek, mevcut teorik tartışmalarda köklü bir paradigma değişikliğini zorunlu kılmaktadır. 
Zihinsel sömürgeleşme, farkına varılmadıkça kurtuluşu mümkün olmayan sinsi bir beladır ve elinizdeki eser, Batı merkezci ve Batı övgücü sosyal bilim hiyerarşisine karşı çıkışın somut bir tezahürüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133835</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d08a821-99c6-4bc9-8aa8-c3dd2a9c4df2.jpg</image:loc>
            <image:title>Devletler ve Güç Dengeleri</image:title>
            <image:caption>Tarihin her döneminde devletler, varlıklarını sürdürmek ve nüfuzlarını artırmak için güç arayışında olmuştur. Kimi zaman ordularla, kimi zaman ticaretle, kimi zaman da kültürel etkiyle kurulan bu güç dengeleri; insanlık tarihinin yönünü, toplumların kaderini ve medeniyetlerin yükselişini belirlemiştir. 
Bu eser, askerî, ekonomik, diplomatik ve kültürel boyutlarıyla “güç” kavramını derinlemesine analiz ederken; Antik Çağ’dan günümüze, Soğuk Savaş’tan küreselleşme dönemine, Osmanlı’dan modern Türkiye’ye uzanan bir denge arayışının izini sürüyor.Yazar Nuri Çelebi, tarihsel olayları yalnızca kronolojik bir sıralama olarak değil, aynı zamanda günümüz dünya düzenine ışık tutan bir jeopolitik rehber olarak sunuyor.
Kitap, devletlerin stratejik hamlelerini, yeni güç merkezlerinin yükselişini, enerji, ekonomi, dijital güvenlik ve iklim politikaları gibi çağın belirleyici unsurlarını sade ama analitik bir dille açıklıyor.“Devletler ve Güç Dengeleri”, sadece geçmişi anlamak isteyenler için değil, geleceğin politik yönelimlerini çözümlemek isteyen herkes için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133837</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52f13aad-ace6-4022-87c2-2e867553a624.jpg</image:loc>
            <image:title>Ada Fatma’ya Bir Hatıra</image:title>
            <image:caption>Topraktan doğan bir ses, Ankara’nın beton ormanında hâlâ yankılanır: “Kendini bulmak, kalbine mum yakmaktır; o mum sönse bile, kokusu kalır.”Bir köy ufkunda doğan güneş, kalpte parlar; çünkü kök, toprağı unutmaz. Bu kitap, bir adamın kendi ruhunu arayışının destanıdır: Tohumun sabrıyla filizlenen, yağmurun tevekkülüyle yıkanan, yıldızların sessizliğinde kendini bulan bir destan.Kültürün bereketli sofrasında çocukluk masalları, nefsin fısıltılarıyla içsel savaşlar, gölgelerin altında yeniden doğan babalık… Her satır bir kök, her anı bir filiz; her satır bir ayna, her ayna bir sır.Yazar, köyün tozlu yolundan Ada Fatma’nın masum gülüşüne uzanan köprüyü kurar: “Ben kimim?” sorusunu, “Biz kimiz?” cevabına çevirir. Köklerini unutmadan göğe uzanır, geçmişin hikâyesini geleceğin diline aktarır. Ada Fatma’cığım, bu kitap senin mirasın: toprağın kokusu, yıldızın ışığı, babanın duası. Okur, eğer bir gün köklerini özlersen, eğer kalbin sessizce konuşursa, bu sayfaları aç. Çünkü burada, bir adam kendini buldu; sen de kendini bulacaksın. 
Kendini bul, incitmeden. Kalbinle yürü, Allah’a var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133838</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e91a37d-e9cc-4765-9b5f-ed2be00d4daf.jpg</image:loc>
            <image:title>Mensur ve Manzum Akaid</image:title>
            <image:caption>Mensur ve Manzum Akaid</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133839</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c98cf4da-591f-4092-bd20-cd5e7e995068.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanla Birlikte Yürümek 1</image:title>
            <image:caption>Zamanla Birlikte Yürümek 1</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133840</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/581c31f6-93db-4656-b7d4-14dc78d5d4a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanla Birlikte Yürümek 2</image:title>
            <image:caption>Zamanla Birlikte Yürümek 2</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133841</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4de04d1b-bb54-46b5-9118-14cb8f99f429.jpg</image:loc>
            <image:title>Yetişkinler İçin Duygu Rehberi</image:title>
            <image:caption>Duygular, insanın iç dünyasındaki en güvenilir pusulalardır.
Ancak çoğu zaman onları bastırır, yok sayar, anlamaya fırsat bulamayız. 
Bu kitap, duygularını bastırmak yerine onlarla tanışmayı seçen herkes için yazıldı. 
Her duygu, seni kendine biraz daha yaklaştıran bir rehberdir. Kendini anladıkça, yaşamın anlamı da derinleşir. 
Duygular, geçmişi onarmanın, bugünü sahiplenmenin ve geleceği şekillendirmenin yoludur. 
Onları anlamak, kendinle barışmanın en içten adımıdır.
Bu kitabın, kendi içsel yolculuğunda sana ışık tutmasını dilerim. 
Sevgiyle,
Psikolojik Danışman Özge Sakızlı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133842</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0b28133-b883-4bd3-a2c8-3226e16ba4c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşe Yazdım</image:title>
            <image:caption>“Bazı şarkılar insanı hayallere daldırır. Bazen en ufak bir kelime ile çok uzaklara gidersin. Hayat hep yol sunar. Belki yanlış yoldasındır ama yine de gitmen gerekir.” 
Siyah, deri defteri elime tutuşturup gitti. “Güzel Adam’a” yazıyordu ilk sayfada. Kimdi Güzel Adam? Ben kimdim? Herkes imkânsıza bağımlıydı bu hayatta. Kaç defa sınayacaktı hayat beni? Kaç defa sınanacaktım sevdiklerimle, gerçeklerimle? Ben hayallerimi “Düşe Yazdım”, umutlarımı yıldızlara… 
İmkânsızı isteyen gözlerim, ancak senin ruhunda kanatlanırdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133843</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db4ea116-1f91-4cc1-95ed-b6250f45565b.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Küre Koruyucuları</image:title>
            <image:caption>Küreler bir zamanlar iyi ve kötü arasındaki dengeydi, şimdi ise kederin ta kendisi… 
Kadim zamanlarda Yaratılış Küreleri insanlara bereket, yaşam, bilgelik ve barış getirmişti. Ta ki karanlık uyanana dek… 
Efendi’nin tiranlığı toprakları kana buladı. Hükmü altındakileri ezdi, boyun eğmeyenleri azabıyla boğdu. Zor kazanılmış barış, küller altında kaldı. İnsanlık son bir umut için birlik oldu. Ve kürelerin son savaşında karanlık sonsuza dek mühürlendi ya da öyle sanıldı. 
Yıllar sonra, Ulu Ağaçata’nın gölgesi altında huzurla yaşayan orman halkı, en kutsal günlerinde Ölüm Kraliçesi’nin dönüşüyle parçalandı. Prenses Niora ise yuvasını kurtarabilmek için çıktığı serüvende, tüm diyarları etkisi altına alacak olaylar zincirinin öncüsü olacaktı. 
Yolları hain ilan edilerek topraklarından sürülen bir Prens ile kesişecek, iyi ve kötünün savaşında ya dengeyi sağlayacaklar ya da onu yerle bir edeceklerdi. Karanlıkta kalanlar artacak, Efendi gücünü toplayacak ve tüm diyarlar onun korkusuyla titreyecekti. 
Yenidendoğan, küllerinden yeniden var olmanın ya da küllerine dönerek yok olmanın; bir kurtarıcı aramak ya da kendi kurtarıcın olmak arasındaki mücadeleyi gözler önüne seren epik bir serüvenin baş döndürücü hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133844</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b088052-962b-47c0-bc37-3752a0627a79.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygarlıkların Çöküşü</image:title>
            <image:caption>Harabeler aklın sessiz kalamayacağı yerlerdir. Antik bir tapınağın, bir sarayın ya da kalenin yıkık duvarları ve dağılan taşları arasında yürürken dünyayı eskiden olduğu haliyle tasavvur etmekten kendimizi alamayız. Zihnimiz onları bir bütün haline getirmek için taşlardaki boşlukları doldurur. Çoktan çürümüş veya yanmış kulelerin ve iç kalelerin üst katlarının taslağını çizer, o kaybolmuş döşeme tahtaları üzerindeki ayak seslerini duyar. … İnsan hayatları, jeolojik bir güç gibi, yıkık dehlizlerden su gibi akar. 
Uygarlıkların Çöküşü, yüzyıllar boyunca Mezopotamya’nın büyük imparatorluklarından Asya’daki Kmer ve Vijayanagara medeniyetlerine, Batı Afrika’daki Songhay İmparatorluğu’ndan Bizans’a, Amerika’daki Maya, İnka ve Aztek uygarlıklarına, Roma Britanya’sından Rapa Nui’ye (Paskalya Adası) uzanan bir tarihsel yolculuğa rehberlik ediyor. 
Yalnızca başarılarıyla değil, aynı zamanda çöküş biçimleriyle de insanlığın kolektif hafızasına kazınan medeniyetlerin görkemi ve kırılganlığı, Paul Cooper’ın titiz araştırmaları, çarpıcı kavrayışı ve empati yüklü anlatımıyla gözler önüne seriliyor. İklim değişimleri, çevresel bozulma, ekonomik dengesizlikler, siyasal yozlaşma ve toplumsal kırılganlık gibi yapısal unsurların tarihsel örneklerde nasıl iç içe geçtiği ortaya koyuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133845</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8566560-5ae8-4ca8-94f7-de5cd390412e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanatçıların Hayat Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Sanatın kalbine bir yolculuk: 
Rönesans’ın en parlak ustalarının yaşamları ve eserleri... 
1511’de Arezzo’da doğan Giorgio Vasari, yalnızca bir ressam ve mimar değil, aynı zamanda dünyanın ilk sanat tarihçilerinden biridir. Onun Sanatçıların Hayat Hikâyeleri adlı eseri, Cimabue’den Giotto’ya, Masaccio’dan Leonardo da Vinci’ye, Raffaello’dan Donatello’ya kadar dönemin en önemli sanatçılarının yaşam öykülerini ve eserlerini aktarır. 
1550’de yayımlanan ve 1568’de genişletilen bu eser, sanat tarihinin miladı kabul edilir. Vasari, kimi zaman bir dostun samimiyetiyle, kimi zaman bir eleştirmenin keskin diliyle sanatçıları anlatırken, aynı zamanda sanatın Ortaçağ’dan Rönesans’ın olgunluğuna uzanan gelişim çizgisini de çizer. 
Bugün hâlâ başvurulan temel kaynaklardan biri olan bu kitap, yalnızca sanat tarihçileri için değil; resim, heykel ve mimarlığın büyüleyici serüvenine tanıklık etmek isteyen herkes için eşsiz bir okuma deneyimi sunuyor. 
Sanatçıların Hayat Hikâyeleri, Rönesans’ın atölyelerinden saraylarına, fresklerin renklerinden mermerin sessizliğine uzanan etkileyici bir yolculuk…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133846</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/274f4b36-c84c-46ac-b0cf-967624e9e724.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazlıkçılar</image:title>
            <image:caption>Eski casus Maggie Bird, arkadaşları sayesinde sağ kurtulduğu büyük bir hesaplaşmanın ardından, Purity kasabasında CIA’den eski arkadaşlarıyla martinilerini yudumlayıp emekliliğin tadını çıkarmaktadır. Ne var ki huzurlu Purity’ye gelen yazlıkçılardan bir genç kız kaybolur ve Maggie’nin komşusu şüpheli durumuna düşer. Arkadaşının masumiyetini kanıtlamak isteyen Maggie ne olduğunu araştırmaya başlar. Kayıp kızı bulmak için gölette yapılan aramada bir iskelete rastlanması işleri iyice karıştırır. Maggie ve arkadaşları, uzun zamandır saklı kalmış sırları ortaya çıkaracak karmaşık bir soruşturmanın içinde bulurlar kendilerini… 
 
Yazlıkçılar, aile dramıyla casus-gerilim hikâyesini ustaca
birleştiriyor ve okurları “şimdi ne olacak” sorusuyla hızla sayfaları
çevirmeye sevk ediyor. 
                                                                                                                             —The Washington Post</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133847</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d831993-3a82-4a71-976e-3d2f3994726c.jpg</image:loc>
            <image:title>Camellia&apos;nın Peşinde 2</image:title>
            <image:caption>Bazen kaçış yollarını
gizlice araman gerekir… 
 
Başkente gitmek için bir yol bulmayı başaran Camellia’nın yapması gereken tek bir şey kalmıştır... Hasta kardeşi Kieran’ın sağlığına kavuşmasını ve geri dönmesini beklemek. 
 
Ancak kardeşinin yanında bir davetsiz misafir vardır, düşman ülkenin prensi Ian Sergio. Prens gerçek kimliğini bilmesinin yanı sıra, Camellia’dan çok etkilenmiş görünüyordur. Üstelik bu konuda yalnız değildir, Dük Ihar da bu sırada Camellius’a karşı içinde filizlenen hislerle mücadele ediyordur. Artık çok daha göz önünde olan Camellia, sonunda annesini bulmayı ve Bale ailesinden ayrılmayı başarabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133848</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78420ded-b164-4844-8a1b-67cb7d954fb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sporcu Eskisi</image:title>
            <image:caption>Sporun bir mitolojisi var. Bu mitolojinin kahramanları hayalleri, umudu ve direnci de temsil ediyor. Kazandıklarında alkışlayıp başarılarında kendimizi gördüklerimizi o kadar yüceltiyoruz ki, insan olduklarını unuttuğumuz oluyor. Oysa sahada devleşen o destansı figür hata yaptığında, kaybettiğinde ya da yaşlanıp sahneden indiğinde birdenbire sıradanlaşıyor. Kimi yapayalnız, kimi kırgın, kimiyse herkesten daha yorgun olarak bir “sporcu eskisi”ne dönüşüyor ve yapmayı en iyi bildiği işi kaybediyor.  
Ahmet Gülüm yeni kitabında böyle bir kahramanın hikâyesinden yola çıkarak spor ve sporcu yönetimini mercek altına alıyor. Spor endüstrisinin küresel ve ulusal boyutlarından sürdürülebilir verimlilik sağlama yollarına kadar her konuya veri karşılaştırmaları ve eleştirel bakış getirerek yeni ve akılcı bir yol öneriyor: Spora ve sporcuya değer katan, bilimsel bakışı yücelterek ülkesinin kaynaklarını hakkıyla kullanmaya davet eden bir yol bu. Yaşamında spora yer açan herkesin ufkunu da açacak bir vizyon.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133849</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17e8add9-f574-41b5-908a-2608fa760eee.jpg</image:loc>
            <image:title>Annemin Kayıp Renkleri</image:title>
            <image:caption>Leyla her şeyden sıkılıyordu. Annesi ise renklerini kaybetmişti. Ta ki o karavan, yaşadıkları mahalleye gelene kadar… 
Gizemli bir yabancı, sırlar, yeniden kahkahalarla gülen bir anne ve bir çocuğun kalbindeki kocaman merak! Leyla’nın gizemli aile yolculuğuna katılmaya hazır mısın? 
 
Bir çocuğun gözünden; yetişkinlerin dünyasını anlamak, büyümek ve yeniden renklenmek üzerine sımsıcak, zekice, eğlence dolu bir hikâye... 
 
 
8-12YAŞ HİKAYE-ROMAN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133850</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/593feaa5-6052-4d12-a3dd-5f62cde796d6.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 181. Sayı Bir Romantik İktisatçı: Ömer Faruk Çolak’ın Ardından…</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
Bir Romantik İktisatçı: Ömer Faruk Çolak&apos;ın Ardından... 
-- 
Büyüme, Kalkınma ve Gelişme 
Mahfi Eğilmez 
Bana Bir Dayanak Noktası Verin, Dünyayı Yerinden Oynatayım 
A. Erinç Yeldan 
Toplumda Artan Şiddetle Yaşamak 
Ersin Kalaycıoğlu 
Kayıp On Yılın Ardından Gezegenin Karnesi 
R. Funda Barbaros 
Göç ve İlticanın ABD Bütçesine Yükünün Azaltılmasına İlişkin Kanun ve Türkiye Açısından Çıkarılacak Dersler 
Nuray Ekşi 
Reform Olmadan Direnç mi? 
Arda Tunca 
(Alman) Devlet Sosyalizmi Tartışmaları (III): Alfred Marshall ve J. M. Keynes’te “Devlet” Sosyalizmini Aramak 
Ercan Eren 
Emek-Değer Teorisi, Sanat ve Tiyatro Sanatı (II): Broadway Tiyatroları 
Sacit Hadi Akdede 
Tarif Etmeye Güç Yetmeyen 
Yaşar Taşkın Koç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133851</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a2b4685-ffd5-4862-a681-15be0f37bd07.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarkaç 1: Kurma Bebek</image:title>
            <image:caption>FARAH, karanlığın hüküm sürdüğü bir dünyaya gözlerini açsa da hiçbir vakit o dünyanın bir parçası olmamıştır. Uykusuzlukla boğuşan ancak bir sarkacın ritmiyle huzur bulabilen kırılgan bir ruha sahiptir. Ne var ki babasının düşmanlarından Gurur Kalender’in onu kaçırıp zorla nikâh masasına oturtmasıyla hayatı bir anda altüst olur. Daha neye uğradığını anlayamadan kendini ‘Deli Kral’ adıyla anılan bir adamın karısı olarak bulur. Üstelik bu adam ağır bir klinik geçmişe sahip, on yedi kayıtlı raporu bulunan bir hastadır. Ne Farah bir deliyle evlenmenin zorluklarını biliyordur ne de Gurur bir psikologla evlendiğinin farkındadır. İntikam üzerine kurulu bir evlilikte aşk aranabilir mi? Uyarı: Yetiştin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133852</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23411302-c1fe-44bd-8827-c76840054276.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarkaç 1: Kurma Bebek - Ciltli Hediyeli Kutu</image:title>
            <image:caption>İÇERİK:
Sarkaç 1: Kurma Bebek (Ciltli) 
Lak Detaylı Mat Selefon Kutu
Özel Kurt Baskılı Metal Madenî Para 
Karakter Kartı
Defter
Poster
Ayraç
Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133853</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa849f61-7af7-4b7d-975b-0e8e21a574d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarkaç 1: Kurma Bebek - Özel Baskı Hediyeli Kutu(Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İÇERİK:
Sarkaç 1: Kurma Bebek (Ciltli Özel Baskı) 
Lak Detaylı Mat Selefon Kutu
Özel Kurt Baskılı Metal Madenî Para 
Karakter Kartı
Defter
Poster
Ayraç
Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133854</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1857ba5a-b91c-473e-a097-d978d84111c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarkaç 1: Kurma Bebek - Yan Boyamalı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>FARAH, karanlığın hüküm sürdüğü bir dünyaya gözlerini açsa da hiçbir vakit o dünyanın bir parçası olmamıştır. Uykusuzlukla boğuşan ancak bir sarkacın ritmiyle huzur bulabilen kırılgan bir ruha sahiptir. Ne var ki babasının düşmanlarından Gurur Kalender’in onu kaçırıp zorla nikâh masasına oturtmasıyla hayatı bir anda altüst olur. Daha neye uğradığını anlayamadan kendini ‘Deli Kral’ adıyla anılan bir adamın karısı olarak bulur. Üstelik bu adam ağır bir klinik geçmişe sahip, on yedi kayıtlı raporu bulunan bir hastadır. Ne Farah bir deliyle evlenmenin zorluklarını biliyordur ne de Gurur bir psikologla evlendiğinin farkındadır. İntikam üzerine kurulu bir evlilikte aşk aranabilir mi? Uyarı: Yetiştin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133855</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39a8bb06-7221-4cea-ab39-4cfa7529e4f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarkaç 1: Kurma Bebek (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>FARAH, karanlığın hüküm sürdüğü bir dünyaya gözlerini açsa da hiçbir vakit o dünyanın bir parçası olmamıştır. Uykusuzlukla boğuşan ancak bir sarkacın ritmiyle huzur bulabilen kırılgan bir ruha sahiptir. Ne var ki babasının düşmanlarından Gurur Kalender’in onu kaçırıp zorla nikâh masasına oturtmasıyla hayatı bir anda altüst olur. Daha neye uğradığını anlayamadan kendini ‘Deli Kral’ adıyla anılan bir adamın karısı olarak bulur. Üstelik bu adam ağır bir klinik geçmişe sahip, on yedi kayıtlı raporu bulunan bir hastadır. Ne Farah bir deliyle evlenmenin zorluklarını biliyordur ne de Gurur bir psikologla evlendiğinin farkındadır. İntikam üzerine kurulu bir evlilikte aşk aranabilir mi? Uyarı: Yetiştin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133856</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d76f1c37-dfe4-43b1-a22e-ebfe7add0537.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardeşim Turuncu Balık</image:title>
            <image:caption>KARDEŞİM TURUNCU BALIK 
Gizem, kardeşi Erdem’e bakıp içinden, “Kardeşim tıpkı küçük, turuncu bir balık gibi,” diye geçirdi. “Kendi akvaryumunun içinde yaşıyor. Etrafında olan biten hiçbir şeyden haberi yok. Akvaryumun içindeki o balık kadar da yalnız.” Kardeşine yardımcı olmak için her zaman güçlü olmaya çalışan Gizem’in hikâyesi, otizmli bir çocuğun yaşamına yakından bakmamızı sağlıyor. Eğitimci yazar Buket Çetin’in yazdığı, pedagog onaylı bu hikâye; oyunlarla, neşeyle, aile ve doğa sevgisiyle, arkadaşlık ve komşuluk ilişkileriyle dopdolu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133857</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f0907d8-be97-4cd5-9bb2-5588d0a12e2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Filozof Çocuklar Kulübü 1 - Mağaradaki Sır</image:title>
            <image:caption>Bilge ve Cemre, bir müze gezisinde buldukları gizemli kutuyla fantastik bir dünyanın kapılarını aralıyorlar. Siz de onlara eşlik etmek ister misiniz? Filozofların düşünce dünyasına adım atacak, efsanevi varlıklarla tanışacak, felsefenin “Ben kimim?” sorusuna yanıt arayacak ve her adımda yeni maceraların peşine düşeceksiniz. Size bir sır verelim: Bu kulübe bir kez giren, bir daha sıradan düşünemez. Birbirinden eğlenceli etkinliklerle dolu Filozof Çocuklar Kulübü’ne katılmaya hazırsanız macera başlasın! Bu yolculukta karşınıza çıkacaklar:
- Merak 
- Sorular 
- Mitoloji 
- Metafor 
- Ben Kimim? 
- Determinizm 
- Anadolu’da Yaşayan Filozoflar 
- Haiku 
- Macera</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133858</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27190efa-b2ca-44fb-a996-2b53f5c12ea7.jpg</image:loc>
            <image:title>Haz İçin Yaşamak</image:title>
            <image:caption>“Gerçek haz, ölçüsüz keyifte değil; bilinçli, sade ve huzurlu bir yaşamda gizlidir.” 
Bugünün dünyasında mutluluk, sürekli daha fazlasını istemek, tüketmek ve hızla bir sonraki hedefe koşmakla eş tutuluyor. Peki ya asıl mutluluk, bu koşuşturmadan çekilip sakin bir köşede, basit bir dost sohbetinde ya da küçük bir sevinçte saklıysa? İşte Haz İçin Yaşamak bu soruyu soruyor ve okuru, antik çağın en yanlış anlaşılan filozoflarından biri olan Epikür’ün ışığında bambaşka bir yaşam anlayışına davet ediyor.  
Amerikalı filozof Emily A. Austin, Epikür’ün felsefesini günümüz insanının kaygılarıyla buluşturuyor. Ona göre Epikür, asla “sınırsız haz” peşinde koşmayı öğütlemedi; tam tersine, ölçülülüğü, dostluğu, korkulardan özgürleşmeyi ve dinginliği en yüce mutluluk biçimi olarak gördü. Bu kitap, modern hayatın gürültüsünden sıyrılmak isteyenler için bir tür “yaşam rehberi” niteliğinde.  
Austin, hem akademik titizlikle hem de anlaşılır bir dille yazıyor. Epikür’ün ölüm korkusuna karşı geliştirdiği güçlü argümanları, dostluğu en büyük haz kaynağı olarak görmesini, basit yaşamı bir erdem haline getirişini okura hatırlatıyor. Aynı zamanda günümüzün stres, tüketim ve tatminsizlik kültürüyle bire bir ilişkilendiriyor.  
Bu kitabı okurken şunu fark edeceksiniz:  
Gerçek haz, tüketimle değil, farkındalıkla gelir.  
Ölüm korkusu, düşüncelerimizi yönetme biçimimizle aşılabilir.  
Dostluk, en büyük mutluluk kaynağıdır.  
Basit yaşamak, modern dünyanın dayattığı “daha fazlası” zincirinden kurtulmanın tek yoludur.  
 
Neden şimdi?  
Yaşadığımız çağda mutluluk neredeyse tamamen “dışsal başarılarla” ölçülüyor. Haz İçin Yaşamak bize, gerçek mutluluğun aslında kendi yaşam biçimimizi yeniden kurgulamakta saklı olduğunu hatırlatıyor. Epikür’ün binlerce yıl öncesinden gelen bu mesajı, bugün belki de hiç olmadığı kadar güncel.  
Emily A. Austin’in Haz İçin Yaşamak kitabı, entelektüel bir keşif yolculuğu ve aynı zamanda pratik bir rehber. Hem düşünen hem de yaşayan herkes için.  
Unutmayın: “Haz, ölçüsüz bir arzu değil; huzurla yaşamanın ta kendisidir.”  
 
Hazza Açılan Bir Seri: Yaşam Rehberi  
Haz İçin Yaşamak, çağdaş yaşamın içinden gelen temel varoluşsal sorulara yanıt arayan Yaşam Rehberi dizisinin ilk kitaplarından biri. Bu özel seri, düşünsel derinliği erişilebilir bir dille buluştururken bireyin kendini tanıma, özgürleşme, hazla ilişki kurma, ahlaki gelişim ve yaşamı berrak görme süreçlerine ışık tutuyor. Her bir kitap, modern insanın zihinsel ve duygusal ihtiyaçlarına felsefi bir perspektifle yaklaşarak okura kendini yeniden kurabileceği bir alan açıyor.  
 
“Austin, Epikürcülüğün erişilebilir ama entelektüel açıdan titiz bir özetini sunarken, Epikür’ün öğütlerinin sınırlarını dürüstçe kabul ediyor ve kitabı hafif bir tonla kaleme alıyor… Ortaya çıkan eser, Epikürcülüğe mükemmel bir giriş.” —Publishers Weekly  
 
“Epikürcü bir yaşam sürmek isteyenler için şimdiye dek yazılmış en iyi rehber. Austin’in tartışması, Epikür felsefesini derinlemesine kavrayışına dayanıyor ama bunu esprili, anlaşılır bir dille aktarıyor. Bugünün sorunlarına uygulanabilirliğiyle de öne çıkıyor.” —Timothy S. O’Keefe, Epicureanism’in yazarı  
 
“Haz İçin Yaşamak, özellikle Epikürcülüğün pratik tarafına mükemmel bir giriş. Zor fikirleri açık, anlaşılır ve kişisel bir dokunuşla aktarıyor; ayrıca bu felsefenin günümüzde ne kadar değerli olduğunu ikna edici bir şekilde ortaya koyuyor. Kim bilebilirdi ki Epikür, sosyal medya dünyasında yolumuzu bulmamıza yardım edebilir?” —Richard Bett, How to Keep an Open Mind’ın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133859</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a76c727-9745-4a5a-b9bf-a1c5a4bc3479.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Kapı Bir Oda</image:title>
            <image:caption>Bipolar Bozukluğa insani bir pencereden bakmaya davetlisiniz: 
Yaşamın bir rengi, çeşitliliğin bir yansıması olarak görmeye… 
 
Bipolar Bozukluk çoğu zaman bir tanıdan ibaret görülür. Oysa Dört Kapı Bir Oda, Bipolar Bozukluğu tıbbi bir mesele olmanın yanında, insan deneyiminin bir parçası olarak ele alıyor; okura o tanının ardındaki insanı, o insanın ardındaki hayatı gösteriyor.   
 
Dr. Dilek Yeşilbaş’ın sade bir dille kaleme aldığı kitap, dört farklı insan hikâyesi aracılığıyla Bipolar Bozukluğu olan kişilerin ve yakınlarının karşılaştığı zorluklara ışık tutmayı amaçlıyor. Aile yaşamı, çocuk sahibi olmak, iş hayatı, sosyal hayat ve toplumsal etkiler gibi çeşitli konulardaki sorulara yanıt veriyor.   
 
Okuru Bipolar Bozukluğun doğası, tedavi yöntemleri ve eşlik eden başka rahatsızlıklar hakkında bilgilendirirken yaygın yanlış kabullere ve önyargılara değiniyor.   
 
Ruhsal rahatsızlıklar hakkında doğruyla yanlışı ayırt etmenin zorlaştığı bu günlerde, Dr. Yeşilbaş’ın Dört Kapı Bir Oda kitabı, Bipolar Bozukluk ile ilgili doğru bilgilerin yayılmasına önemli bir katkı sunacak.   
 
Bu Kitap Neyi/Neleri Değiştirecek?  
·           Ruh sağlığı alanında farkındalığı artırarak psikiyatrik rahatsızlıklara daha empatik yaklaşabilmeyi,   
·           Bipolar Bozukluğu yaşamın çeşitliliğine dair bir gerçeklik olarak görmeyi,  
·           Bipolar Bozukluk ile yaşamanın yarattığı zorlukları kolaylaştıracak çözümlerin olduğunu fark etmeyi,  
·           Bipolar Bozukluk ile yaşayanların ve yakınlarının yalnız olmadıklarını hissetmelerini; alabilecekleri tüm destekler hakkında fikir sahibi olmalarını,  
·           Kabullenmenin, dengeyi bulmanın ve birlikte iyileşmenin gücünü keşfetmeyi,  
sağlayarak Bipolar Bozuklukla ilgili tüm kafa karışıklığını giderip bu konuya bakışı kökten değiştirecek.  
 
 
Kapıların Ardındaki Bipolar Bozukluk Hikâyeleri  
Dr. Dilek Yeşilbaş, yıllara dayanan mesleki tanıklıklarını dört hikâye üzerinden paylaşıyor. Aynı zamanda kitabın bölümlerini de oluşturan her bir hikâye, terapi odasına açılan bir kapı ile simgeleniyor. Dirayet, Sükûnet, Mizan ve Sebat…   
 
Her bölümde Bipolar Bozukluğun farklı tiplerine ilişkin bilgiler hikâyedeki karakterler üzerinden anlatılıyor: Dirayet’te Tip 1 tanısı almış olan Hasret’in, Sükûnet’te Şizoaffektif Bozukluk tanısı alan Yağız’ın, Mizan’da Bipolar Bozukluğun Hızlı Döngülü türünü yaşayan Berk’in annesi Zuhal Hanım’ın ve Sebat’ta ise hem Bipolar Bozukluk Tip 2 hem de Borderline Kişilik Bozukluğu olan Gizem’in başından geçenlere tanıklık ediyoruz.  
 
Kitabın sonunda herkesin aklına takılan sorulara yanıt veren bir soru-cevap bölümü de bulunuyor.  
 
Dört Kapı Bir Oda, psikiyatrik bilgiyi insani sezgiyle birleştirerek, umudu diri tutan bir anlatı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133860</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31787518-c50d-4d37-8f66-8d2f97e3b761.jpg</image:loc>
            <image:title>Kirpiye Sarılmak</image:title>
            <image:caption>Hepimizin Hayatında En Az Bir Kirpi Var  Kimisi iş yerinde, kimisi aile sofrasında, kimisi ise en yakın dostluğun içinde… Huysuz, eleştirel, negatif ya da sürekli sorun çıkaran insanlar hayatımızın bir parçası. Onlardan kaçmak mümkün değil. Peki ya onlarla yaşamayı öğrenmek? İşte Kirpiye Sarılmak, tam da bu sorunun cevabını veriyor: dikenleriyle bile sevebilmeyi öğretmek.    Basit, Sıcak ve Uygulanabilir Bir Rehber  Kitap, zor insanları sevmeyi bir kirpiye sarılmaya benzetiyor. İlk başta imkânsız gibi görünse de aslında birkaç basit teknikle, biraz sabır ve anlayışla mümkün. Karmaşık psikoloji teorilerine boğmadan, kısa bölümler ve pratik önerilerle okura yol gösteriyor. Her sayfa, “bunu ben de yapabilirim” dedirten kolay ipuçlarıyla dolu.    Dikenlere Rağmen Yaklaşabilmenin Sırları  •    Eleştirel insanlarla ilişki kurarken kendi duygularını korumak  •    Empati geliştirerek gerginliği azaltmak  •    Negatif tavırların kişisel bir saldırı olmadığını fark etmek  •    Zor insanlara rağmen pozitif kalabilmek  •    Basit sevgi gösterileriyle ilişkileri dönüştürmek    Okur, bu kitabı bitirdiğinde hayatındaki zor insanları değiştiremeyeceğini ama yaklaşımını değiştirebileceğini görecek. Ve bu fark, hem ilişkilerde hem de iç huzurda büyük bir dönüşüm yaratacak.    Samimi Bir Üslup, Evrensel Bir Konu  June Eding’in editörlüğünde hazırlanan Kirpiye Sarılmak, yalın dili ve sıcak üslubuyla geniş bir kitleye hitap ediyor. Çalışma hayatındaki profesyonellerden, aile içi huzuru arayan ebeveynlere; gençlerden kişisel gelişim meraklılarına kadar herkes kendine dokunan bir bölüm bulacak.    “Dikenleriyle bile sevebilmeyi öğrenin.”  Çünkü hepimizin hayatında bir kirpi var. Ve bazen, onu uzaklaştırmak yerine sarılmak çok daha kolay bir yol. Bu kitap, sadece zor insanlarla değil, kendi sabrımızla, sevgimizle ve iletişim biçimimizle de yüzleşmemizi sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133861</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f36f358a-5af9-4160-ade5-dea5921a10f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Geldiler Gördüler</image:title>
            <image:caption>On altıncı yüzyılda, Cihan Devleti Osmanlı’nın gölgesinde bir çocuğun kaderi yeniden şekilleniyor. 
Bosna’nın sessiz bir köyünde başlayan roman, Josif’in Yusuf’a dönüşümünün destanı. Bir devşirmenin gözünden; hem bir çocuğun kimliğini, inancını, aidiyetini yeniden bulma yolculuğu hem de bir cihan devletinin insan ruhunu yoğuran düzeni anlatılıyor. 
“Geldiler Gördüler” tarihî bir roman olmanın ötesinde, insanın içsel yolculuğunu, teslimiyet ile direniş arasındaki ince çizgiyi, geçmişin kudretinde şekillenen bir geleceği sorguluyor. 
Levent Şener, Osmanlı’nın disiplinini, adaletini ve merhametini bir çocuğun kalbinde yoğurarak; okuyucuyu hem tarihin içine hem de insanın kendi derinliğine davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133862</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c7c90c9-cd74-48a9-b948-88c5df3c7509.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk-ı Neriman</image:title>
            <image:caption>BABA 
Baba diyememek meğer ne zormuş, 
Çınarlar eğilirmiş de önümüzde bilmezmişiz sen varken, 
Sen varken yasaklar da çok tatlıymış, 
Bak sigaram yok artık cebimde, 


 
 
Baba! torunların doğdu, 
Sen vazgeçmişken yaşamaktan böyle aceleden, 
Görsen hepsi ne şahane birbirinden, 
Çok severdin onları gitmezdin böyle erkenden, 
 
Güvercinler de gelmiyor yuvalarına baba, 
Sen gittiğin günden beri, 
Avluya da varmadı komşular, 
Hal hatır soranımız da yok, 
Asmanın altı boş kaldı. 
 
Sen uzaklara gideli baba, 
Hangi mevsimi kaç kez yaşadık bilmiyorum, 
Güneş de eskisi gibi doğmuyor artık, 
Ne de karlar eskisi gibi yağmıyor, 
 
Memleket de sen kokuyor buram buram, 
Gidip geliyoruz ama seni arıyor gözlerimiz, 
Ne acelen vardı gittin böyle erkenden! 
Meral DOĞAN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133863</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10d4b094-2a62-4fcc-90b4-a415659e770f.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşün ve Zengin Ol!</image:title>
            <image:caption>“Bu, hiçbir şeyim yokken beni milyoner yapan, kişisel başarı üzerine yazılmış en iyi kitaptır.”
BRIAN TRACY - Milyon Dolarlık Alışkanlıklar kitabının yazarı
Hayatınızın her alanında istediğiniz başarı ve zenginliğe  ulaşmak için ihtiyacınız olan tek şey ya bir kitap olsaydı?
Dr. Napoleon Hill, Düşün ve Zengin Ol!&apos;un her bölümünde ekonomik bağımsızlığın ve hatta servet elde etmenin sırlarını açıklıyor. 500’den fazla zengin ve başarılı insanın zenginlik sırlarını, uzun yıllara varan araştırmalardan sonra 13 evrensel ilkeyle ortaya koyuyor.
Elinizdeki rehber, sahip olmanız gereken tek ve özgün “Nasıl Yapılır?” kitabıdır. Sizi ve hayatınızı sadece maddi anlamda zenginleştirmekle kalmayacak, hayattan istediğiniz her ne varsa, onları da elde etmenize yardımcı olacaktır.
 Düşün ve Zengin Ol!’un bu yeni baskısı, kitabın ilk ve tek tam açıklamalı versiyonudur; tam notlarla açıklanmış ve dizinlenmiş tek örneğidir. Orijinal metni günümüz ekonomisine uyarlayan bu yeni edisyon, günümüzde son derece güncel ve önemli olan zorlu ekonomik dönemlerde nasıl başarılı olunacağına dair size rehberlik etmeyi amaçlıyor. 
Zenginliğin ve servetin sırrına ulaşmak, refah içinde yaşamak ve kendi kaderinizi şekillendirmek istiyorsanız bu zamansız, ilham verici eseri mutlaka okumalısınız.
 Bugüne kadar başarı üzerine yayınlanmış, en çok övgü alan ve en etkili eser!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133864</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e97d6f61-a698-4a83-9726-829fce3b15e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’nın Kuruluşu, Babailik Ve Mevlid Şairi Süleyman Çelebi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
·         ÇİKET/ÇİKler: ASİL ÇİKler, ÇİKİL/ÇİĞİL ve BALI ÇİKler/KAYlar 
 
·         AHİ GEVHERTAŞ/DAVUD ŞAH’IN OĞLU AHİ EVRAN/ER TUĞRUL 
 
·         KERÂMÂT-I AHİ EVRAN ADLI ESER ve ER TUĞRUL 
 
·         AHİ EVRAN/ER TUĞRUL’UN OĞLU AHİ EMİR NÂSİHUDDİN/PARADİGMATİK OSMAN BEY 
 
·         AHİ MUHAMMED/AHİ TÜRK yani HACI BEKTAŞ ÜZERİNE 
 
·         OTMAN ÇİK/PARADİGMATİK OSMANCIK/OSMAN BEY ve EVLATLARI 
 
·         BABAÎLİK GÖSTERGELERİ: PAŞA ve ÇELEBİ ANTROPONOMLARI 
 
·         ÇANDARLI HALİL/HAYREDDİN PAŞA ve OĞLU İBRAHİM ÇELEBİ/İBRAHİM PAŞA 
 
·         14.YÜZYILIN SON ÇEYREĞİNDEN İTİBAREN İSİM GELENEĞİNDE ve PARADİGMATİK ÇANDARLI AİLESİNDE SÜLEYMAN ile MAHMUD ANTROPONOMLARI 
 
·         MEVLİD ŞAİRİ SÜLEYMAN ÇELEBİ   
 
·         SÜLEYMAN ÇELEBİ yani İBRAHİM ÇELEBİ/İBRAHİM PAŞA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133865</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebc96552-e56c-4be5-8db3-b90b7a8af1a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Evlilik İnsanları</image:title>
            <image:caption>Rhode Island, Newport&apos;ta güzel bir gün.
 Phoebe Stone, zümrüt yeşili bir elbise ve yaldızlı, topuklu ayakkabılarla, görünürde bir çantası ya da bavulu olmadan Cornwall Inn&apos;e tek başına gelir. Lobideki herkes onun düğün konuklarından biri olduğunu düşünür; ancak Phoebe, büyük düğüne katılmayan tek misafirdir. Phoebe, yıllardır buraya gelmeyi hayal etmiştir; kocasıyla güzel yemekler yemeyi, günbatımında okyanusa açılmayı ummuştur. Şimdi ise onsuz, dibe vurmuş ve kendine son bir lüks harcama yapmaya kararlı bir şekilde buradadır.
 Bu arada büyük düğünün biricik gelini Lila, hafta sonunun getirebileceği her ayrıntıyı ve olası her felaketi hesaplamıştır; tabii Phoebe ve Phoebe&apos;nin büyük planı hariç… Kısa süre sonra, iki kadın da bugüne kadar yaptıkları en iyi planlarının raydan çıktığını ve birbirlerinde beklenmedik bir sırdaş bulduklarını fark eder.
 Absürd derecede komik ve yıkıcı derecede dokunaklı olan Evlilik İnsanları, hayal dahi edemediğimiz yerlere varabilecek dolambaçlı yollara, bizi yaşama döndürecek tesadüfi karşılaşmalara inanılmaz derecede incelikli ve etkileyici bir açıdan bakıyor.
“Mükemmel… Keşke ben yazsaydım.”
 -JOJO MOYES
 “Kahkahalarla güldüren, komik ve şaşırtıcı derecede dokunaklı…” -INDEPENDENT</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133866</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c952989e-5e0b-49ba-9547-e2ad96b7a80c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kasiyer</image:title>
            <image:caption>AKUTAGAVA ÖDÜLÜ KAZANANI
Yaşamın ölçüsü uyum sağlamakta mı gizlidir, yoksa herkesin “normal” olmaya çalıştığı bir dünyada en büyük cesaret farklı kalabilmek midir?
Keiko Furukura, on sekiz yıldır aynı markette çalışan otuz altı yaşında bir kasiyer. İşini kusursuz yapıyor. Çünkü market onun dünyası, ritmi, anlamı… Rafların düzeninde, yazar kasaların sesinde, formaliteden verilen selamların içinde huzur buluyor. Ancak hayatına giren “tuhaf” bir adam yüzünden özenle koruduğu huzuru altüst olmakta gecikmiyor. Artık Keiko, “normal” addedilen dünyanın görünmez baskılarıyla yüzleşirken kendi benliğini de yeniden tanımlamak zorunda.
Sayaka Murata, Japonya’da fırtınalar koparan bu eşsiz romanıyla toplumsal normların görünmez duvarlarını ifşa etmekten çekinmiyor.
Kasiyer, tek tip yaşamların arasında kendi sesini korumaya çalışan bir kadının ve toplumun aynasında yansıyan bir tuhaflığın hikâyesi.
“Sosyal uyum baskısına karşı zeki ve sinsi bir bakış…” – Booklist
“Kasiyer’de yabancılaşma, son derece tuhaf, keyifli ve canlandırıcı bir mizah eşliğinde ele alınıyor. Sayaka Murata, kendisi olmanın bedelini ödemeyi göze alan kadınların sessiz kahramanlığını kutluyor.” – John Powers
“Âdeta bir mücevher gibi. Tuhaf, dokunaklı ve derin.” – Ruth Ozeki</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133867</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cb1dde5-4959-486e-a701-c2a18d429fb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtuluş Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Locus En İyi Korku Romanı Ödülü Adayı
British Fantasy En İyi Korku Romanı Ödülü Adayı
Goodreads Yılın Korku Romanı Ödülü Adayı
 
“İnanılmaz sürükleyici. Richard Matheson’un efsane dönemini aratmıyor.” –Stephen King
“Tremblay, Kurtuluş Şarkısı’nda sınırlı bir zaman ve mekâna odaklanıyor; birkaç saat içinde, şehrin bir ucundan diğerine geçmeye çalışan iki kadının öyküsünü anlatıyor. Hem yürek burkan hem de dehşet veren bir anlatı, hızlı tren gibi soluksuz ilerliyor.” –Nathan Ballingrud
“Kurtuluş Şarkısı nefes kesici bir serüven: Güçlü, sarsıcı ve fazlasıyla tanıdık bir kâbus.” –Ramsey Campbell
 
Massachusetts, haftalar içinde sessiz bir kabusa sürüklendi. Tükürükle bulaşan, kuduz benzeri bir virüs akıl almaz bir hızla yayılıyor; bulaşanlar dakikalar içinde deliliğe kapılıp herkesi ısırmaya başlıyordu. Hastaneler dolup taşmış, sokaklar karantinaya alınmış, devlet protokolleri çökmüştü.
 
Dr. Ramola Sherman, bir sabah sekiz aylık hamile arkadaşı Natalie’den panik dolu bir telefon aldı: Natalie enfekte bir adamın saldırısına uğramıştı. Tek kurtuluşu, kısa sürede bir hastaneye ulaşıp aşı olmaktı.
 
Ramola ve Natalie, çöken bir toplumun kalbinde ölümcül bir kaosun içinden geçmek zorundaydı. Her adımda zamanla yarışacak, deliliğin sınırlarını yeniden keşfedeceklerdi.
 
Virüs sadece bedenleri değil zihinleri de ele geçirirken, iki kadının yaşam savaşı bir ağıta dönüşecekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133868</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b900e80c-c927-4757-90b9-58df2d4b22ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizim Hikayemiz – İnsan Evrimine Yeni Bir Bakış</image:title>
            <image:caption>Atalarımızın neye benzediği ve hayatlarını nasıl yaşadıklarıyla ilgili daha ayrıntılı, daha cesur ve daha zengin bir hikâye anlatmak artık mümkün.
Atalarımız, zorlukları bir kolektifin veya ekibin parçası olarak ele aldılar. Birbirine bağlı dünyamız ve paylaştığımız sorunlar, bizi tüm insanları aynı ekibin parçası olarak görmeye teşvik ediyor. Belki de en büyük zorluk, insan topluluğundaki herkesin, maceralı bir yaşamın sunduğu fırsatları, sorumlulukları ve ödülleri paylaşacak ve bunları gerçeğe dönüştürecek sosyal araçları geliştirmesidir.
İnsanlığın hikâyesi yalnızca geçmişi değil, bugünümüzü ve yarınımızı da anlatır.
 
Bizim Hikâyemiz, insan evrimini alışıldık biçimde, sadece fosillerin ve genlerin diliyle değil, kültürün, işbirliğinin ve hayal gücünün ekseninde anlatıyor. Lesley Newson ve Peter J. Richerson, milyonlarca yıl önce atalarımızın attığı küçük adımların, bugünkü değerlerimizi, topluluklarımızı ve alışkanlıklarımızı nasıl şekillendirdiğini gözler önüne seriyor.
Kitap, mağara duvarlarını sosyal ağlara bağlıyor, şempanzelerden avcı-toplayıcılara uzanıyor, modern dünyayla köprü kurarak insanlığın büyük yolculuğunun adım adım izini sürüyor. Toplumların ortak mirasıyla modern gündelik hayat arasındaki şaşırtıcı bağlantılara ışık tutmayı da ihmal etmiyor.
Biliminsanlarından meraklı okurlara kadar herkese seslenen Bizim Hikâyemiz, insan olmanın kökenlerini keşfetmek isteyenlere unutulmaz bir okuma deneyimi sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133869</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bc4a7ff-ed6d-4fe1-8de8-6178a9ff3e8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzel Çirkin</image:title>
            <image:caption>EVLİLİK VE İNTİKAM ÜZERİNE KARANLIK BİR HİKÂYE…
Yazar Grady Green, eşi Abby’nin arabasını uçurumun kena­rında bulduğunda farları hâlâ yanıyordu, sürücü kapısı açıktı ve Abby’nin telefonu içerideydi. Ama ondan hiçbir iz yoktu.
Abby’nin ortadan kaybolmasının üzerinden bir yıl geçmişti. Grady, eşine ne olduğunu öğrenmek için umutsuzca çabala­mış ama tüm çabaları sonuçsuz kalmıştı. Hâlâ keder içinde eşinin yasını tutmaktan başka yapacak hiçbir şeyi yoktu. Ancak bir an önce yazarlığa geri dönmesi gerekiyordu. Böylece Grady, küçük bir İskoç adasında inzivaya çekilip yeni kitabını yazmaya karar verdi.
Amacı şehirdeki tüm karmaşadan uzakta kalıp bu izole adada biraz huzur bulmaktı. Ancak adaya giden feribotta Abby’ye çok benzeyen bir kadını gördüğünde bu adanın düşündüğün­den çok daha farklı bir yer olduğunu anlayacaktı. Grady, hayalle gerçek arasında sıkışıp kaldığı, karanlık sırlarla dolu bir dünyaya adım atmıştı. Ve artık her şey için çok geçti.
 
 
 
“Alice Feeney, bir başyapıt kaleme almış.”
—JANICE HALLETT
“Tahmin etmesi imkânsız. Her kelimesine bayıldım.”
—CLAIRE DOUGLAS
“TERS KÖŞELERLE DOLU BİR KURGU.”
THE OBSERVER
“OKUDUĞUM EN İYİ ALICE FEENEY KİTABI.”
HARLAN COBEN
“ŞAŞIRTICI VE ETKİLEYİCİ.”
CHRIS WHITAKER
“BEKLENMEDİK SÜRPRİZLERLE DOLU.”
BELFAST TELEGRAPH
“NEREDEYSE HER SAYFADA BİR TERS KÖŞE VAR.”
ARAMINTA HALL
“KUSURSUZ BİR PSİKOLOJİK GERİLİM.”
DAILY MAIL
“AKILLICA KURGULANMIŞ.”
NATALIE CHANDLER
“SÜRÜKLEYİCİ.”
IRISH INDEPENDENT
“USTACA KALEME ALINMIŞ.”
LOUISE SWANSON</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133870</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/072a7dee-be6e-4db9-9ed8-85a0a58b16b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağaçlar Nasıl Doğar?</image:title>
            <image:caption>2024 Bologna Ragazzi Ödülü 
 
 
Küçük bir çocuk ve annesi 
güneş ışınlarının rengârenk yapraklar ve 
ağaç gövdeleriyle saklambaç oynadığı yemyeşil 
bir ormanda yürüyüş yapıyorlar. Çocuk meraklı, 
annesine ağaçlar ve orman hakkında sorular soruyor: 
“Ağaçlar evlenir mi? Okula giderler mi? Yalnızlar mı?” 
Anne, çocuğun sorularını yanıtlarken hayat ve doğa 
hakkında basit ama duygu dolu bir sohbet başlıyor. 
 
 
Nefes kesici çizimleriyle bizleri masalsı bir ormanda 
geziniyormuş gibi hissettiren ünlü çizer Charles Berbérian, 
kendisine çocuk edebiyatının en prestijli ödüllerinden Bologna 
Ragazzi’yi kazandıran Ağaçlar Nasıl Doğar?’da hepimizi 
bir an durup doğa hakkında düşünmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133871</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95a5cda4-32dd-4351-a3f3-edcead5c04c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Maizy Chen’in Son Şansı</image:title>
            <image:caption>On iki yaşındaki Maizy Chen, annesiyle birlikte Minnesota’nın Last Chance kasabasında yaşayan büyükanne ve büyükbabasını ziyarete gider. Planları, rahatsız olan büyükbabası iyileşene kadar kasabada kalmaktır. Ancak planlar değişir, Maizy ve annesinin ziyaretleri uzar. Böylece Maizy, kasabadaki tek Asya kökenli Amerikalılar olan ailesinin ve nesillerdir işlettikleri Golden Palace adlı restoranın uzun mu uzun geçmişini keşfetme fırsatı bulur. 
Ama Maizy ne kadar çok şey öğrenirse, kafasında o kadar fazla soru dolaşmaya başlar. Mesela neden annesiyle büyükannesi sürekli tartışıyordur? Peki ya Golden Palace’ın duvarlarında asılı fotoğraflardaki insanlar kimdir? 
Ama sonra tüm kasabanın sevdiği, değerli bir heykel çalınıp geriye ırkçı bir not bırakılır. Böylece Maizy kafasındaki soruların cevaplarını bulma zamanının geldiğine karar verir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133872</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db2ac2fa-1db8-45a9-b556-76fc2ef9a626.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Bakanlığı</image:title>
            <image:caption>Yakın gelecekte, bir devlet memuruna hayalindeki maaş teklif edilir ancak hangi projede çalışacağını bir süre sonra öğrenir. Yeni kurulmuş bir bakanlık, tarihin farklı dönemlerinden “göçmenleri” toplayarak zaman yolculuğunun hem beden hem de uzay-zaman dokusu açısından olanaklı olup olmadığını araştırmaktadır. 
Memura “köprü” görevi verilir: Görevi, “1847” ya da Komutan Graham Gore olarak bilinen bir göçmenle birlikte yaşamak ve ona rehberlik etmektir. Tarihe göre Komutan Gore, Sir John Franklin’in 1845’teki talihsiz Kuzey Kutbu seferinde ölmüştür. Dolayısıyla baldırlarını örtmeyen bekâr bir kadınla yaşamak, “çamaşır makinesi”, “Spotify” ve “Britanya İmparatorluğu’nun çöküşü” gibi akıl almaz kavramlarla çevrili olmak onun için fazlasıyla kafa karıştırıcıdır. Yine de keşfetme arzusuyla, günde yedi sigaralık alışkanlığıyla ve kaotik ama sevimli diğer göçmenlerin desteğiyle yeni hayatına kısa sürede uyum sağlar. 
Bir yıl içinde, köprünün başlangıçta yalnızca “katlanılmaz bir ev arkadaşı ilişkisi” olacağını sandığı durum, çok daha derin bir şeye dönüşür. Bakanlığın projesinin gerçek yüzü ortaya çıktığında, köprü kendini beklenmedik, tutkulu bir aşka kapılmış bulur ve bu aşkın, hayal edemeyeceği sonuçları olur. Onları bir araya getiren seçimlerle yüzleşmek zorunda kalan köprü, sonunda yaptığı bir sonraki şeyin geleceği değiştirip değiştiremeyeceğine, dahası buna inanıp inanmadığına karar vermek zorunda kalır. 
Tarihe gömülü yaşarken, tarihe karşı koymak ne anlama gelir? Kaliane Bradley’nin yanıtı, değişen bir dünyada birbirimize borçlu olduklarımıza dair unutulmaz, ışıl ışıl bir anlatıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133873</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bb16510-8dbf-414a-8990-38fae94400ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlar Öfkeli</image:title>
            <image:caption>YA DEPRESYONDA DEĞİLSEN? 
YA KRONİK YORGUNLUĞUN YOKSA? 
YA SADECE... ÖFKELİYSEN? 
 
Kadınlar kendilerine öfkelerinin ortaya çıkması için izin vermiyor. Küçük veya büyük ölçekli adaletsizlikler kişisel hikâyelerimizin dokusuna işlemiş durumda. Bu izleri bedenlerimizde ve zihinlerimizde taşıyoruz. Bu izlere çoğu zaman otoimmün sağlık sorunları da eşlik ediyor. 
Bu kitap, öfke ve beraberindeki duyguları fark etmeye ve yıkıcı olmaktan çıkarıp yapıcı bir güce dönüştürmeye yönelik bir acil çağrıdır. Aksi halde, bu duygular bizi mahvedecek. 
Dr. Jennifer Cox’a göre kadınların öfkelerini gerçekten ifade etmelerine hiç zaman izin verilmedi, bu da hepimizi çileden çıkarıyor. Kız çocuklarının “iyi” olmaya ve “olay çıkarmamaya” koşullandırıldığı erken çocukluktan, orta yaşta sorumlulukların altında ezildikleri döneme kadar kadınların öfkesi bastırılır, gizlenir, en sonunda zehre dönüşür. Bu kitap, o öfkenin nerede gizlendiğini ve onu nasıl serbest bırakabileceğinizi gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133874</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53808a40-4477-49b1-b15c-78b62caacf10.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlam Kemikten Bir Ev</image:title>
            <image:caption>Sam Montgomery, Kuzey Carolina’daki anne evine plansız bir ziyaret gerçekleştirir. Bu nadir ziyaret için epey heyecanlıdır ve annesiyle birlikte şarap içip polisiye diziler izlemeyi, katilin kim olduğunu tahmin etmeyi dört gözle beklemektedir. Ne var ki içeri adımını atar atmaz, evin eskisi gibi olmadığı dikkatini çeker. Artık annesiyle özdeşleştirdiği o sıcaklık hissi yoktur. Duvarlar boyanmış, eşyaların yeri değişmiştir. Annesi diken üstünde gibidir ve en küçük seste dahi yerinden sıçramaktadır. 
Sam kafasını toplamak için dışarı çıktığında, mükemmel görünen gül fidanlarının altına saklanmış bir kavanoz dolusu diş bulur. Bu esnada akbabalar da bahçede uçup durmaktadır. Sam, annesini kendi evinde bu kadar korkutan şeyin ne olduğunu öğrenmek için gerçeği araştırmaya başlar. Ancak bazı sırların gömülü kalması belki de herkes için en iyisidir. 
Korku ve fantezi edebiyatı ustası T. Kingfisher’dan unutulmazlar arasına girecek bir roman daha. Sağlam Kemikten Bir Ev, mükemmel bir ev ve aile görüntüsü altında gizlenen karanlık, çarpık kökleri keşfediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133875</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a5ec7c5-17ef-47ff-955f-cfef3f3f213b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yakın Arkadaş Olsaydık</image:title>
            <image:caption>Eğer yakın arkadaş olsaydık, sana her gün DM atar, kahveni içerken moralini yerine getirecek şeyler söylerdim. Ama ben buradayım. Bu kitapta yazdıklarımla, Podcast&apos;lerdeki sesimle, sosyal medyada paylaştığım hayatımla, birlikte eğleneceğimiz testlerle, Peri Bacası Fakültemizin notlarıyla, hatta kendi fotoğraf albümümle.
Bu kitap; kendine güvenmeyi, &quot;hayır&quot; diyebilmeyi, sağlıklı kalmayı, narsistleri tanımayı, kırmızı bayrakları öğrenmeyi, aşkı, arkadaşlığı, iş hayatını, bazen de &quot;Diyet mi yapmalı, yoksa tatlı mı yemeli?&quot; ikilemini konuşuyor. Kimi zaman da ciddiyetimizi takınıp kendimiz olma yolunda birbirimizi gazlamayı amaçlıyor.
Kısacası moral vermeye, seni motive etmeye, arada bilgilendirmeye ve biraz da eğlendirmeye geldim. Çünkü bu kitap sadece okunmak için değil; kahkaha atarken, dertleşirken, güç toplarken yanında olmak için yazıldı. Yakın arkadaş olsaydık... İşte tam böyle olurdu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133876</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/270d3736-2d0f-4ed2-a124-5f112fc1ba35.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Rönesans İnsanı: Livaneli</image:title>
            <image:caption>Ömrünü bu topraklara adamış bir kültür sanat hazinesi… Türk edebiyat, müzik ve düşün tarihinde silinmez bir iz bırakan usta sanatçı Zülfü Livaneli’ye dair eşsiz bir eser. 
Kuşaktan kuşağa anlatılan kitapların yazarı ve unutulmaz şarkıların bestecisi Zülfü Livaneli’nin temas ettiği bütün sanat dalları, Onur Bilge Kula’nın kalemiyle tarihe bir not olarak düşülüyor. 
Elinizdeki kitap, Livaneli’nin sanat yaşamını felsefi bir bakış açısıyla ele alırken onu Hegel, Thomas Mann ve Adorno gibi düşünürlerin tezleriyle değerlendiriyor. Livaneli’nin eserlerinin tarihsel, siyasal ve toplumsal arka planı dünün ve bugünün izinde geleceğe bir miras olarak bırakılıyor. 
“Eğer bestelerimi ve kitaplarımı seven, benimseyen insanlar olmasaydı bu fırtınalı denizin dalgaları beni çoktan yutmuştu” sözleriyle okura çok şey anlatan Livaneli, tehlikelerin gölgesinde yaşasa da sanatıyla doğruyu haykırmaktan vazgeçmiyor. 
Bir Rönesans İnsanı: Zülfü Livaneli, duayen ismin sanatçı kimliğini tanımak için görkemli bir bakış açısı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133877</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f45e0766-d923-45c3-acad-5740c72a7b6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızaran Elmalar</image:title>
            <image:caption>Ali ile tanışmak ister misin? 
Ali, okula yeni başlayan ve harfleri öğrenmeye çalışan bir çocuk. Ama bu konuda sanki biraz yardıma ihtiyacı var. Belki de tıpkı senin gibi! 
Peki bunun elmalarla ne ilgisi var, öğrenmek ister misin? 
Okumayı ve yazmayı öğrenmenin heyecanını kırmızı elma metaforuyla anlatan tatlı bir hikâye... 
Akasya Asıltürkmen’in özgün kaleminden, Berk Öztürk’ün eşsiz resimleriyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133878</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75c3f4b6-e22b-48e6-a1eb-8ae43410c4c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayaletler Kapıyı Çalmaz</image:title>
            <image:caption>Ayı ve Kunduz iyi birer arkadaştır ve daima birlikte oynarlar.  Bir gün, Ayı Kunduz’a; oyunlarına katılması için Ördek’i de davet ettiğini söyler. Ama Kunduz, bundan hiç hoşlanmaz. Ya da Ayı ile olan arkadaşlıklarına dahil olabilecek herhangi birini… 
Bu yüzden, Ördek’in onlarla oynamasına engel olmaya karar verir. Ve elinden gelen her şeyi yapar! Ördek’i uzak tutmak için yaptığı çılgınca girişimler başarısızlıkla sonuçlansa da belki bu o kadar da kötü bir şey değildir? Belki de birkaç arkadaşının daha olması, tahmin ettiğinden çok çok çok daha eğlenceli olabilir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133879</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd771ac7-e03a-44be-95b6-91e9f48a33ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Devren Kiralık Hayat</image:title>
            <image:caption>Yaşadığımız her komedi, belki de uzaylıların senaryosu. O yüzden bol bol gül, takma kafana. 
Dünya bir ceza kolonisi buna ikna olduk, ama madem buradayız, cezamızı çekerken yanımıza kâr koyalım! Hem, düşünsenize; galaksinin en asi, en renkli, en “başıbozuk” mahkûmlarıyız. Kim bilir, belki bir gün “af çıkar”, bizi de alırlar o lüks gezegenlere… Ama o zamana kadar, hadi şu Dünya denen cezaevinde birbirimize çay ısmarlayalım. Çünkü burası bizim “evimiz”. Cehennem de olsa, cehennemin dibine kadar gideriz, burası bizim evimiz!.. 
Biraz telaş, biraz sıkışıklık, bolca absürtlük… 
Can Yılmaz, Kafa’da Kalmasın serisinin dördüncü kitabı olan Devren Kiralık Hayat’ta beyaz yakalıların gündelik telaşını, şehir hayatını ve modern dertlerini kendine özgü bir ironiyle kaleme alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133880</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c42edca-433b-45a5-9921-1af45c0164df.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şeye Evet Diyen Tavşan</image:title>
            <image:caption>Sena’yla birlikte yeni şeyler denemeyi ve öz bakım becerilerini öğrenirken “EVET” demeyi keşfet! 
Bu ilham verici kitapta yer alan 10 eğlenceli hikâye, minik okurlarımızı öz bakım becerilerini güvenle denemeye teşvik ediyor. 
Her hikâyenin sonunda yer alan adım adım yönergeler, miniklerin öğrendiklerini kolayca uygulamasına yardımcı oluyor. 
Küçüklerin kendi başlarına büyük işler başarmayı öğrendiği harika bir rehber!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133881</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf0aea3b-f954-46bc-a11d-fba29890892a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşasın Yaş Almak</image:title>
            <image:caption>“Yaş almak, ihtiyarlamak anlamına gelmek zorunda değil.”
İnsan ömrü tarihte hiç olmadığı kadar uzadı. Ancak asıl soru şu: Bu yılları sağlıklı, dinç ve üretken geçirebilecek miyiz?
Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, Yaşasın Yaş Almak kitabında sizi yaşlanmanın biyolojik sırlarını keşfetmeye ve kendi sağlığınızın CEO’su olmaya davet ediyor.
Kitap, aşağıdaki konulara ışık tutuyor:
•   Longevity 1.0: Beslenme, egzersiz, uyku ve stres yönetimi ile güçlü bir temel kurmanın yolları.
•   Longevity 2.0: Epigenetik, telomerler, mitokondri sağlığı, zombi hücreler ve yaşlanmanın biyolojik mekanizmalarını hedefleyen yeni stratejiler.
•   Geleceğin Ufukları: Yapay zekâ destekli sağlık koçluğu, senolitik tedaviler, gen düzenleme ve uzun yaşam teknolojileri.
•   Pratik Yol Haritası: Sağlıklı yaş almanın gündelik hayata uygulanabilir adımları.
•   Sağlığınızın CEO’su Olun: Kendi biyolojinizi daha iyi anlamak ve doktorunuzla aynı dili konuşabilmek için rehberlik.
•   30 Günlük Dönüşüm Protokolü: Kalıcı alışkanlıklar inşa etmeye yönelik adım adım plan.
•   Refah Manifestosu: Bedensel, zihinsel, ruhsal ve sosyal dengeyi birlikte ele alan bütüncül yaklaşım.
•   Yanlış Yaşlanma Tuzağı: Modern yaşamın getirdiği “hastalıklı yaşlanma” risklerini tanıyıp önceden önlemeyi öğrenme.
Yaşasın Yaş Almak, ömrünüze yıllar; yıllarınıza sağlık, enerji ve anlam katmak için hazırlanmış bilimsel bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133882</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42aa9cfd-ff10-429d-a7f0-e057259aae30.jpg</image:loc>
            <image:title>Postacı Kadın</image:title>
            <image:caption>İtalya, Salento, Haziran 1934: Lizzanello’nun ana meydanında bir otobüs durur. Herkesin birbirini tanıdığı, sıkı bağların bulunduğu bir kasabadır burası. Kuzeyden gelen otobüsten bir çift iner: Carlo, güneylidir ve uzunca bir aradan sonra evine dönmenin mutluluğunu yaşar; kadın ise eşi Anna’dır, kasabaya göre kuzeyli bir yabancı. Carlo’nun abisi o gün onları karşılamak için durakta bekler. Hem o hem de kasabadaki herkes, Anna’nın eşsiz güzelliğini fark eder, hatta ona vurulur ama Anna başka kadınlar gibi değildir. Dedikodudan kaçınır, kiliseye gitmez, bilime önem verir, faşist rejimin ortasında komünist partiyi destekler. Kimsenin adını dahi duymadığı kitaplar okur. Erkek gibi pantolon giyer ve kadının da tıpkı erkek gibi eşit haklara sahip olması gerektiğini düşünür. Kuzey İtalya’da ilkokul öğretmeni olan Anna, eşiyle birlikte güneye göç edince okulda kadro bulamaz, çalışmak ister ve bir gün karşısına iş ilanı çıkar: Postacı aranıyor. Kadın postacı mı? Hem de bu dönemde? Hem de böyle bir kasabada? İnanması güç bir şey. Ama Anna kısa sürede kasabanın gizli âşıklarına mektuplar taşır, savaştaki sevdiklerinden bir haber bekleyen ailelere umut verir, hatta okuma yazması olmayanlara alfabeyi bile öğretir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133883</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e510a505-2bed-4c21-82e1-a88b6bdb3ca1.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzman Değil Annesin</image:title>
            <image:caption>Sevgili anne… Zorluklar geçecek, ihtiyaçlarını ertelemek zorunda kalışların, yalnızlığın, içinden çıkamadığın duygular... Hepsi yerli yerine oturacak bir gün. Bu yolda yalnız değilsin. Adını koyamadığın pek çok hissi neredeyse tüm anneler yaşadı, yaşıyor. Herkes benzer hatalar yaptı. Onun ve senin tüm zorlanmalarınız; sadece senin hatalarından kaynaklı olamaz. Belki yeterince iyi bir ebeveynlik göremedin sen de ve doğru bir rehberin olmadı. Zamanla annelikte kendi özgün yolunu bulacaksın. Ebeveynlikte zaman kavramı değişir, beklentiler farklılaşır, normaller yeniden anlam kazanır. Duygusal bir lunapark gibidir bir çocuğun her şeyi olmak ve ne güzeldir ona eşlik edebilmek. Bebeğin için pek çok şeysin, evet ama her şey değilsin. İyi ki değilsin. Aksi, insan olarak bizlere çok ağır gelen bir sorumluluk olurdu. Bu senin, bebeğinle sizin hikâyeniz. Çocuk kendi kitabıyla gelendir. Sen de onu okudukça öğreneceksin. Anne yüreğiyle, psikolog bakışıyla; çocuklu hayatı kolaylaştıran deneyimler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133884</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d463a0a2-08d1-43b2-9ae6-f1718e40ae12.jpg</image:loc>
            <image:title>Neyistan-ı Zülal - Senayi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
Tarihî kaynaklarda adı geçen birçok eser, günümüze kadar ulaşamamış ya da kütüphane raflarında saklı kalmıştır. XVI. yüzyıl şairlerinden Senâyî’nin Neyistân-ı Zülâl’i de böyle bir eserdir. Fettâhî-i Nîşâbûrî’nin Şebistân-ı Hâyâl’inin Türkçe naziresi olan Neyistân-ı Zülâl, çeşitli kavramları, hikmetli bir söyleyişle ele alarak harf oyunları ve seciyi birleştiren özel bir tarzda işlemektedir. Bu özelliği ile Türk edebiyatında bir başka örneği yoktur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133885</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e0cc7b7-1b41-4da8-b2c8-0b6f88a31d34.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Toplumda Serbest Zaman ve Rekreasyon</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
·         Serbest Zaman Felsefesi 
·         Serbest Zaman ve Zaman Perspektifi: Rekreasyonun Temel Dinamikleri 
·         Rekreasyon ve Sağlıklı Yaşam 
·         Serbest Zaman ve Yaşam Kalitesi 
·         Serbest Zamanın Pozitif Uyum Dinamikleri: Mutluluk, Psikolojik Sağlamlık ve Yaşam Doyumu 
·         Serbest Zamanda Fiziksel Aktivite: Fayda, Motivasyon ve Ertelemenin Kuramsal Yaklaşımları 
·         Engellilik, Serbest Zaman ve Rekreasyon 
·         Eğitsel Bir Araç Olarak Rekreasyon: Çocuk ve Gençler İçin Rekreasyon Eğitimi 
·         Açık Alan Rekreasyonu 
·         Serbest Zaman ve Gönüllülük 
·         Rekreasyon Hizmetlerinde Pazarlama ve Bileşenleri 
·         Sanal Dünyada Serbest Zaman ve Rekreasyon: Sanal Gerçeklik, Artırılmış Gerçeklik ve Metaverse 
·         Serbest Zamanın Dönüşümü ve Dijitalleşme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133886</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73d6b1c2-0173-4453-922d-ba7b006c10b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Nesil İnsan Kaynakları Yönetimi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
1.      BÖLÜM: YENİ NESİL İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ: BİLEŞENLER VE STRATEJİK ÖNCELİKLER 
2.      BÖLÜM: YENİ NESİL İNSAN KAYNAKLARI PLANLAMASI 
3.      BÖLÜM: YENİ NESİL İŞE ALIM VE SEÇİM 
4.      BÖLÜM: YENİ NESİL PERFORMANS YÖNETİM SİSTEMLERİ: PERFORMANS DEĞERLENDİRMEDE YAPAY ZEKA KULLANIMI 
5.      BÖLÜM: BİR İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ FONKSİYONU OLARAK YENİ NESİL EĞİTİM VE GELİŞTİRME 
6.      BÖLÜM: YENİ NESİL YETENEK YÖNETİMİ 
7.      BÖLÜM: YENİ NESİL LİDERLİK: HİZMETKAR LİDERLİK 
8.      BÖLÜM: YENİ NESİL ÇEŞİTLİLİK YÖNETİMİ 
9.      BÖLÜM: İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİNDE YENİ NESİL İNOVASYON 
10.  BÖLÜM: YENİ NESİL İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİNDE ANALİTİK VE YAPAY ZEKA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133887</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5191629a-0da0-46cf-8c0f-0b1a33a23e0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijitalleşme Sürecinde Maliyet Ve Yönetim Muhasebesi: Kuramsal Ve Uygulamalı Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
·         MALİYET VE YÖNETİM MUHASEBESİNDE YAPAY ZEKÂ UYGULAMALARI: YENİ YAKLAŞIMLAR, OLANAKLAR VE SINIRLILIKLAR 
·         ÜRETİM SÜREÇLERİNDE ROBOTİK SÜREÇ OTOMASYONLARININ MALİYETLENDİRME ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ 
·         KATMANLI ÜRETİM TEKNOLOJİLERİNİN MALİYET MUHASEBESİ UYGULAMALARINA ETKİSİ 
·         ENDÜSTRİYEL ROBOTLAR MI? GELENEKSEL MAKİNELER Mİ? HAZIR GİYİM SEKTÖRÜNDE ÜRETİM MALİYETLERİ 
·         YÖNETİM MUHASEBESİNDE BÜYÜK VERİ ANALİTİĞİNİN KULLANIMI VE STRATEJİK KARAR SÜREÇLERİNE ETKİSİ 
·         NESNELERİN İNTERNETİ İLE YÖNETİM MUHASEBESİNDE DİJİTAL DÖNÜŞÜM: AKILLI CİHAZLARDAN, AKILLI KARARLARA 
·         DİJİTALLEŞME SÜRECİNDE MALİYET VE YÖNETİM MUHASEBESİ: MALİYET VE YÖNETİM DİJİTAL DÖNÜŞÜMLER: ARTIRILMIŞ GERÇEKLİK, SİMÜLASYON VE DİJİTAL İKİZ 
·         ERP (KURUMSAL KAYNAK PLANLAMASI) TABANLI KARAR DESTEK SİSTEMLERİNİN (KDS) MALİYET VE YÖNETİM MUHASEBESİ ÜZERİNE ETKİLERİ 
 
·         DİJİTAL YALIN ÜRETİM SİSTEMLERİNİN MALİYET VE YÖNETİM MUHASEBESİNE ETKİLERİ 
·         YENİ NESİL ÜRETİM MODELİ OLARAK KARANLIK FABRİKALARIN MALİYET VE YÖNETİM MUHASEBESİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ 
·         DİJİTALLEŞEN VE DEĞİŞEN İŞ ORTAMINDA MALİYET VE YÖNETİM MUHASEBECİLERİNİN YENİ ROLLERİ VE YETKİNLİKLERİ 
·         DİJİTALLEŞME VE ENDÜSTRİ 4.0 BAĞLAMINDA MALİYET VE YÖNETİM MUHASEBESİ ALANINDA YAPILAN ÇALIŞMALARIN BİBLİYOMETRİK ANALİZİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133888</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0afa6d00-fb55-421b-b86f-4e4a0b8350cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Meşru Müdafaa Hakkının Geniş Yorumunu Destekleyen Devlet Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>Uluslararası Hukuk sürekli gelişmekte olan bir disiplindir. Diğer hukuk dallarına göre daha yoğun bir değişim sürecinden geçmektedir. Yeni kavramlar ve kurumlar Uluslararası Hukuku zenginleştirmekte ve etki alanını arttırmaktadır. 
Ancak yeni kavramların eklenmesiyle beraber farklı bakış açıları ve yorumlar da karşımıza çıkmaktadır. Bu durum Uluslararası Hukuk&apos;un temel kavramlarını suistimal eden uygulamalara da sebebiyet vermektedir. 
Meşru Müdafaa Uluslararası Hukuk&apos;un en temel kavramlarından biridir. Zamanın ihtiyaçlarına göre yeniden şekillenen bu kavram, bazı uluslararası aktörlerin susitimaline uğramıştır. Çalışmamızda meşru müdafaa kavramını doktrindeki tartışmalar ve uygulamadaki örnekler ışığında inceledik. Çalışmamızın Uluslararası Hukuk literatürüne katkı sağlamasını temenni ediyoruz. 
Konuyla ilgili çalışmalar, mahkeme kararları, raporlar ve güncel tartışmalar temelinde hazırladığımız çalışmamızı Uluslarası Hukuk&apos;la ilgilenen herkesin istifadesine sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133889</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7570f574-e373-42c3-8330-b8a14721e1c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Toprak Beni Besler</image:title>
            <image:caption>Benim anılarım, hayatımın izlediği yolları, karşılaştığım zorlukları, kazandığım ve kaybettiğim şeyleri anlatıyor. 20. yüzyılın ortasında yaşanan toplumsal değişimleri, köyde ve şehirde gördüğüm dönüşümleri, yaşadığım ve tanık olduğum olaylarla birleştirerek bu kitabı yazdım. Her bir anı, o dönemin ruhunu ve insanlarının mücadelelerini anlatıyor. 
Bu kitap, sadece benim değil, bu toprakların ortak hafızası. Her satırda, geçmişin acıları, sevinçleri, umutları ve hayal kırıklıkları var. Ama en önemlisi, bu kitap geleceğe bırakmak istediğim bir miras. Geçmişi, bugünü ve yarını sorgulayan bir bakış açısının yansıması.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133890</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86b53fbb-a567-4d18-b00b-9924bd43f19f.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul’da Suyun Tarihi</image:title>
            <image:caption>İstanbul, kurulduğu yıllarda su sıkıntısının ne olduğunu bilmeyen nadir kentlerden biriydi. Şehir, Osmanlı hakimiyetine girmesinden on sekizinci yüzyılın başlarına dek bu “ayrıcalığını” korudu. Yeni bir yüzyılla başlayan “sorun” giderek ağırlaştı ve on dokuzuncu yüzyılın sonlarına doğru İstanbul halkı içecek su bulamadı; bulduğu sular da “içilmez” raporluydu. İstanbul’un ekonomik ve toplumsal yaşamında suyun ne denli önem taşıdığı tartışma götürmez bir gerçektir. Bizans’tan bu yana çağdaşlığın göstergesi sayılan suyun ekonomik gücü düşünülmeden İstanbul üzerine yapılacak bir araştırmanın sağlıklı olduğu söylenemez. Şimdiye dek sergilenen birçok çalışmada işin bu yönü düşünülmediği için hem çalışmalar eksik kalmış hem de kent tarihçiliğimiz açısından önemli sayılabilecek bazı belgeler ilgisizlik sonucu yok olup gitmiştir. Eğer zamanında bu tür belgelere ilgi gösterilip değerlendirme yoluna gidilseydi, günümüzde kentimizin musluklarından daha bol su, İstanbul üzerine yazılmış kitaplardan da daha ayrıntılı bilgiler akacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133891</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8699e555-64f0-4974-a56c-752a2b48982c.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Ceket Karar Verme Yöntemi</image:title>
            <image:caption>Üç Ceket Karar Verme Yöntemi, başarılı yöneticilerin karar verme becerilerini hem iş hem kişisel hayatımızda sistemli bir şekilde kullanmamıza yardımcı olmak amacıyla tasarlanmıştır. Geleceğimizi kurgulamak, yaptığımız büyük bir seçimdir ve planlamak çok önemlidir. Geleceğimizi gerçekleştiren ise, her gün attığımız küçük adımlar için yaptığımız seçimlerdir. Bunlar bizi ileriye taşıyacak uygulama kararları ve onlara bağlı eylemlerdir. 
Kitabın, sahip olduğu sade, anlaşılır dil ve anlatımıyla karar verme pozisyonundaki kişilere rehberlik edeceğine inanıyorum. 
Baki Budakoğlu 
Bilimsel ve yalın bir dille, karar verme sanatını bütünsel bir bakış açısıyla ifade eden bir kitap. Altı çizilerek okunacak başucu kitaplar arasında. 
Hüsniye Fırat 
Yöneticiler için hem akademik hem de uygulamaya dönük güçlü bir rehber olan bu eserin, liderlik ve karar verme süreçlerine ilham vereceğine inanıyorum. 
İlknur Çevik Tekin 
Çok kapsamlı, bilimsel olduğu kadar, pratik değer ortaya koyan bir eser. Dolu dolu bir başucu kitabı. 
Dilek Yurdabak 
Biz denetçiler için de üç ceket metodu karar vermede büyük bir değer yaratıyor. Karar vericilerin okuması dileklerimle. 

Sibel Tashan Yurtseven</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133892</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64a2e233-08ea-415a-bf24-6d6200bf10d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalıda Bir Gece</image:title>
            <image:caption>70’li yılların çalkantısı içinde yetişen genç bir kuşağın öyküsü... Ülker Banguoğlu Bilgin, 60’lı 70’li yılların Türkiye’sinde bir genç kızın, kendini bulma yolculuğunu ve yetişkinlik dönemindeki hayat mücadelesini anlatırken aslında iç içe geçmiş öykülerle bir ailenin, 80’li yıllara kadar uzanan dramını gözler önüne seriyor. Yaşanan aile içi dağılmaların, bocalamaların yanı sıra ülkedeki çalkantılara da yer veriyor. Yalıda Bir Gece’de, bir gençlik aşkının naif heyecanı ile ülkenin siyasal ortamında yaşanan akıl almaz şiddetin ve acıların yarattığı tezat, okuyucuyu bir uçtan diğerine götürerek hayatı tam da olduğu gibi yansıtıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133893</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/252e2e18-98bf-4ff4-90ae-fceac5c40156.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağ Toplumu</image:title>
            <image:caption>“İletişim tarihinin en önemli sosyal ve teknik dönüşümlerinden birinin altında yatan karmaşık ve ilgi çekici temelleri anlamak veya bunları öğretmek istiyorsanız, doğru kitabı buldunuz. Çeşitli, geniş kapsamlı, teorik ve pratik, dikkatlice yazılmış, ansiklopediye benzer ve erdemli.” 
 
Ronal E. Rice, Arthur N. Rupe Kitle İletişiminde Sosyal Etkiler dalı, California 
Üniversitesi, Santa Barbara 
 
“Yeni medyanın hayatlarımızdaki önemiyle ilgili derinlemesine disiplinlerarası bir bakış açısı sunmakta. Giderek akıllı hale dönüşen makineler ve insanların istekleri arasındaki sürtüşmeleri neden anlamamız gerektiğini anahatlarıyla özetliyor. Ki bu özeti de oldukça açık ve anlaşılır bir şekilde yaparak, ağ toplumuna dönüşme sürecimizin çok değerli eleştirel bir değerlendirmesini sunuyor.” 
 
Profesör Robin Mansell, Londra Ekonomi ve Siyasi Bilimler Üniversitesi 
 
Ağ Toplumu, belki de daha önce hiç olmadığı kadar, dijital iletişimin geçmişi, sonuçları ve geleceğine ilişkin önemli ve esaslı bir rehber. 
 
Tamamen revize edilen bu üçüncü baskı kritik yeni konuları ve güncellemeleri de içermektedir: 
 
• Sosyal medya ve Web 2.0’ın uzun tarihçesi: Bu tarihçenin aslında düşündüğümüz gibi yeni olmamasının nedenleri. 
 
• Gelecekteki yeni medya kullanımının öncüsü olan dijital gençlik kültürü 
 
• İnternet’in kontrolü için Microsoft, Google, Apple ve Facebook arasındaki mücadele 
 
• Medya ağlarının güncel finansal krize katkıları 
 
• İnternet’le ilgili gerçekler, kuramlar ve eğilimler ve İnternet teknolojileri hakkındaki literatürün tam bir güncellemesi 
 
• Bölümlerle ilgili sorular, sonuçlar ve ana kavramların kutular içindeki açıklamaları ile öğrenciler için yeni özellikler 
 
Bu kitap çağdaş toplumda yeni medyanın ne şekilde işlediğine dair erişilebilir, 
kapsamlı ve mutlaka okunması gereken bir giriş olma niteliğini sürdürüyor .</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133894</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/543e8a62-8b14-4fce-bcab-286915ce5d10.jpg</image:loc>
            <image:title>Kemalist Devrim ve Sosyal Demokrat İhanet</image:title>
            <image:caption>Emperyalist sömürü zindanlarının buzlanmış demir parmaklarından senfoni hazırlayan güler yüzlü gardiyan sosyal demokrasiyle hürriyet ve tam bağımsızlık ateşiyle bedenini sarmış, Türk milletinin devrimci kurtuluşu sayesinde tüm dünya milletlerine örnek olan Kemalist devrimin ezeli savaşı, belgeleriyle masaya yatırılıyor! 
 
On yıllardır ezilenlerin mücadelesi, sosyalist devrim ve milletlerin kurtuluş hareketleri namına, işçi sömürüsü üzerine inşa edilen sosyal demokrat yalanların sahte belgeleri teker teker yırtılıp tarihin karanlığına atılıyor. 
 
Emperyalist sömürü düzeninin “iyi polisi”, turuncu devrimlerin bekçisi, sözde kurtuluşçu özde tetikçi sosyal demokrasinin mahkûm edildiği bu kitabı, Kemalizm adına yapılan her karşı devrimci eylemde açıp okuyacaksınız… 
 
-          Batılı işçi sınıfı, emperyalistlerin nasıl payandası yapıldı? 
-          Turuncu devrimlerin sosyal demokrat önderleri kimlerdir? 
-          Sömürgeciliği destekleyen sol hareketler nelerdir? 
-          Sosyalist enternasyonal mi yoksa sosyetik enternasyonal mi? 
-          CHP’de sosyal demokrat çürüme ne zaman başladı? 
-          CHP’de Kemalizm’in “tasfiyesi” için sosyal demokrat darbe!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133895</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a11805ca-af3e-409b-a517-1c1fb3d2dd2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yamada-Kun İle Aşk Hikayem Seviye 999 Cilt 2</image:title>
            <image:caption>OYUN İÇİNDEKİ ARKADAŞLIK, GERÇEK HAYATTA 
DAHA İLERİ BİR AŞAMAYA GEÇEBİLİR Mİ? ANİME MY LOVE STORY WITH YAMADA – KUN AT LV999’A İLHAM VEREN ÖDÜLLÜ MANGANIN İKİNCİ CİLDİ. 
 
Üniversite öğrencisi Akane, erkek arkadaşı tarafından terk edildikten sonra, çevrimiçi bir RPG oyunu oynarken yakışıklı bir lise öğrencisi ve profesyonel oyuncu olan Yamada ile tanışır. Oyun içinde onu reddeden Yamada, gerçek hayatta Akane’nin eski erkek arkadaşıyla utanç verici bir karşılaşmadan kurtulmasına yardım eder. 
 
Akane’nin birlik lider, onu Yamada’nın da dahil olduğu diğer üyelerle yüz yüze tanışmaya davet edince, Akane heyecanla kabul eder. Ancak, Akane’yi ve diğer yeni üyeleri birlik etkinliklerine dahil etmek istemeyen Runa ile tanışınca ortalık gerilir. 
 
Bu arada Akane’nin Yamada’ya olan hisleri büyümeye devam eder, ancak bu duygularla çatışır. Yamada da ondan hoşlanıyor olabilir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133896</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c403f6b1-393b-4abb-9a5a-abefe98b63a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Bulutun Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Bir bulut nasıl “bulut” olur? Rob Hodgson’ın yazıp resimlediği Bir Bulutun Hikâyesi, hava olaylarının oluşumunu, gelişimini ve değişimini kolay anlaşılır bir dille sözcüklere döken merak uyandırıcı bir öykü. Afacan bir bulutun gökyüzündeki olağanüstü gezintisini dokuz ayrı bölümde sayfalarına taşıyan kitap, yalın açıklamalar ve eğlenceli görsellerle bilimi eğlenceye dönüştürüyor. Her şey, aşırı ısınan su damlacıklarının serinlemek için gökyüzüne doğru süzülmesiyle başladı. Çok geçmeden, gökyüzü serin havanın tadını çıkaran su damlacıklarıyla dolup taştı ve en sonunda bir bulut oluştu! Bulut gürültülü kentlerin, yüksek dağların tepelerinde yağmur oldu, kar oldu, fırtına estirdi. Şimdi gökkuşağı belirdiğine göre, biraz dinlenme vakti... Bir bulutun peşinde keşiflerle dolu bir yolculuk sunan bu bilgilendirici öykü, çevreye duyarlılığı artırırken iklim, şiddetli hava olayları ve küresel ısınma gibi konulara değiniyor. Küçük çocukları meteoroloji bilimiyle tanıştıran Bir Bulutun Hikâyesi, doğanın dengesini ve yaşamın döngüsünü heyecan verici bir macera eşliğinde anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133897</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b847c328-9d38-4cc2-aa23-d5810c6fb40a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tek Çeşitle Ziyafet</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Saray Mutfağı Baş Aşçısı Zenoğlu Kara Mehmet Usta’nın (Büyükbabamdır) notları, kuzenim duayen Necip Usta’nın desteği ile atalarımdan bana kalan aile mirası mutfak bilgi ve görgümü kitaplarımla hizmetinize sunmak istedim. Pratik ve sağlıklı bir şekilde beslenebilmek için, hatta keyifli ziyafetler verebilmek için bu kitabı okumalısınız. 
Otantik/güvenli ve hazırlaması kolay yemekleri; endişelenmeden, panik yapmadan mutfaktan keyif almanın sırlarını bu kitapta bulacaksınız. Günlük aile sofralarından ziyafet sofralarımıza, hayır yemeklerimizden vejetaryen mutfak kültürüne, diyetli rahatsızlıkları olanların ihtiyaçlarından dünyanın değişik mutfak kültürlerine uzanan lezzetli bir yolculuk bu sayfaların arasında sizi bekliyor. 
Yaşam programının çekirdeği aile, ailenin çekirdeği de mutfaktır. Bilginiz, ilginiz ve sevginizle pişirdiğiniz aşlarla ailenizi, ziyafetlerinizle toplumu güçlendirirsiniz. Enerjinizi ve bilgilerinizi aşlarınıza doğru bir şekilde akıtmanız dileğiyle ‘kolay gelsin’, şimdiden herkese afiyet olsun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133898</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4851a359-101e-42cd-b9bf-06cede285f10.jpg</image:loc>
            <image:title>Kozmos 3</image:title>
            <image:caption>ELİT AİLELERİN ZEKİ ÇOCUKLARI ARASINDA KURULAN HİYERARŞİ, GÜÇ SAVAŞLARI VE SOSYETENİN KARANLIK SIRLARI… 
 
Neva Koleji; görkemli binası, köklü geçmişi ve yüksek duvarlarının ardına gizlediği sırlarına rağmen yıllar içinde kazandığı itibarını korumayı başarmıştır. Bu prestijli okul, dış dünya için her zaman merak uyandıran bir cazibe merkezi olmuş, içerideki görünmez düzen ise yalnızca seçilmiş olanların bildiği bir oyuna dönüşmüştür. 
 
 Fakat yeni okul yılıyla birlikte ortaya çıkan KAOS isimli bir sanal oyun uygulaması, tüm dengeleri altüst edecek; Neva Koleji’ni geri dönüşü zor bir çıkmazın eşiğine getirerek uzun süredir saklı kalan sırları gün yüzüne çıkaracaktır. 
 
3. BÖLÜM: METE 
 “Karıncalar ve Şeytanlar” 
 
Mete’nin aklında yalnızca bir soru vardır: “Tanımadığın bir düşmanla nasıl baş edersin?” KAOS’taki maskelerinin ardına saklanan bir grup genç, kendi gerçekliklerinin seyircisi olmaktan fazlasına dönüşmüştür artık. Arın hâlâ kendi dertleriyle boğuşurken Mete olayların kontrolünü ele alıp herkesi ilgilendiren bir sırrın peşine düşer. 
 
 Gizli Kulüp’te bulunan böcek kamera Arın, Mete, Dora ve diğerlerini görünmez bir ağın içine çeker. Kimin izlediği, kimin oynadığı, kimin yazdığı belli değildir artık. 
 
 Melina, KAOS’un ardındaki sır perdesini aralamaya yaklaşmışken tanıdık bir gözün radarına takılır. Bundan sonra ne olacağını kimse bilmiyordur. Büşra Yılmaz, Kozmos evreninin üçüncü bölümünde kamerayı Mete’nin zihnine çeviriyor ve onun zekâsıyla cazibesinin tehlikeli yollarını keşfediyor. 
 
Her cümlesi bir kadraj, her sessizliği bir “kayıt” sesi kadar gerçek. Bir adım geriye çekil… ve kameranın ardına geç.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133899</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e33290f-6e55-4bc4-85a3-b96691d0a771.jpg</image:loc>
            <image:title>Elveda Demeden Önce</image:title>
            <image:caption>Zamanda yolculuk edip geriye dönmek hiçbir şeyi değiştirmez belki ama geçmişle yüzleşmek… 
İşte bu, her şeyi değiştirir! 
 
Tokyo’nun arka sokaklarında gizlenen o küçük kafede zaman yine farklı akıyor. 
 Burada oturan herkesin kalbinde yarım kalmış bir cümle, söylenmemiş bir söz var. 
Her gün yalnızca bir kez ayaklanıp konukları geçmişe götüren sandalyeyi bu yolculuğa çıkmak isteyenler için boş bırakan hayaletse katı bir gerçeğin hatırlatıcısı gibi süzülüyor kafede: Bu sandalyeye yalnızca cesareti olanlar oturabilir. Yola çıkmaktan çok, hiçbir şeyi değiştiremeyeceğini bildiği hâlde gitme cesareti olanlar. Kalbinizde onca özlem, dudaklarınızda hiç dillendirilememiş onca söz, içinizde doldurulması mümkün olmayan boşluklar varken bu gerçeği bilerek geçmişe dönmek hiç de kolay değil ne de olsa… 
 
Toshikazu Kawaguchi, sevgi, kayıp ve bağışlama üzerine kurduğu büyüleyici serisi Kahve Soğumadan Önce’nin dördüncü kitabıyla bir kez daha karşınızda… Her sayfa bir veda kadar hüzünlü, beklenmedik zamanlarda gelen o güzel buluşmalar kadar da umut dolu. 
 
Elveda Demeden Önce, sevmenin, affetmenin ve vedalaşmanın inceliğini fısıldıyor: Bazı ayrılıklar, kalmanın başka bir yoludur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133900</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44db59f9-63fc-4965-b87b-311c5bfb3cdc.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir İsyancının Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Ahmet Çağlayan’ın, bir eşkıyanın gerçek yaşam öyküsünden uyarladığı sarsıcı ilk romanı Bir İsyancının Günlüğü’nü bir solukta okuyacaksınız. Onunla beraber uzaklara gidecek, dağları dolaşacak, düşsel ama gerçek bir hikâyeye dalacaksınız… 

“Uzun süren boğucu ve uğursuz sessizliğin ardından, nabızları çatlayacak derecede atan dört jandarma, mevzilerinden çıkarak el tetikte ve iki büklüm evin kapısına doğru ilerlemeye başlar. İçerden en küçük bir ses duyulmamaktadır. Jandarmalardan biri, taş duvarı gövdesine siper ederek boynunu öne doğru uzatır. Kapı pervazına yakın noktada açılan kurşun deliklerinden birine kulağını dayayarak bir süre içeriyi dinler. Hızla çarpan kalp atışları dışında hiçbir ses gelmemektedir. İnleme ya da soluk alışverişine dair de en ufak bir işaret yoktur. Kendi aralarında yeniden fısıltı halinde konuşmaya başlarlar. Nihayet, Ş.’nin öldüğüne kanaat getirdikten sonra içeri girmeye karar verirler. El tetikte, atılan kurşunlarla kevgire dönen kapıyı bir omuz darbesiyle açarlar. Kapının, pervazla birlikte devrilmesiyle yılların biriken tozu bir anda etrafa yayılır…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133901</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fed4b7f-4ed4-4670-95ec-feb3e38082fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Fosil Ağacı</image:title>
            <image:caption>Saye, kırklı yaşlarını süren, bir hastanenin onkoloji bölümünde çalışan bir hemşiredir. Yoksul bir mahallede, tek katlı, küçük bir evde yalnız yaşamaktadır. İnsanlarla yakınlık kurmada zorlanan Saye&apos;nin yoğun bir işgünü çıkışında tesadüf ettiği bir olay onun tüm hayatını etkileyecektir. Birbirine bıçak çeken iki erkeğin arasına girerek kavgayı sonlandıran bir kadın onu büyüler. Kavga yatışınca ortadan kaybolan bu kadın onun bütün dünyasını doldurur. Onu bulmaya, bir yandan da neden onu sürekli düşündüğünü anlamaya çalışır. Hayatları birkaç kez daha kesişir. Kadın (Nini) evinin bir odasını ona kiraya vermesini ister. Paraya sıkışık yaşayan Saye için bu durum o kadar mutluluk vericidir ki Nini&apos;nin sonraki tuhaf talepleri gözüne basit görünür. Bahçedeki toprakla dolu kayığın ve Saye&apos;nin hemşire olmasının, Nini&apos;yi neden bu kadar sevindirdiğini yaşayarak anlayacaktır.
Kanadı Kırık Martı ile Kayık adlı masal metin içi metinlerdendir ve ana metinle ortak motiflere sahiptir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133902</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6a00f28-67d7-4d2c-9e5e-b8ef1a4208c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Modern Dünyada Devrim ve İsyan</image:title>
            <image:caption>Modern dünyayı şekillendiren isyanlar neden ve nasıl başladı? Devrimler, sadece birer kitlesel başkaldırı mıydı, yoksa kökleri çok daha derinlerde miydi? 
Tarihçi ve sosyolog Jack A. Goldstone, Fransız İhtilali’nin ve İngiliz İç Savaşı’nın, Batı’ya özgü siyasi değişimler olduğu fikrini reddediyor, bu olayların Osmanlı İmparatorluğu ve Ming/Çing Hanedanlığı’nda yaşanan büyük isyanlarla benzer tarihsel dinamiklere dayandığını iddia ediyor: büyük krizlerin ana tetikleyicisi, ideolojik veya siyasi farklılıklar değil, demografik değişimlerdir. 1600-1850 yılları arasında yaşanan kitlesel nüfus artışı, hem Avrupa’da hem de Asya’da benzer sonuçlar doğurmuştu: gıda fiyatları arttı, işsizlik patladı ve hayal kırıklığına uğramış genç kitleler ortaya çıktı. Bu baskılar, devletlerin vergi toplama kapasitesini zorladı ve mali krizlere yol açtı. Aynı zamanda, yükselen orta sınıf ve entelektüeller, kendilerine uygun pozisyon bulamayınca mevcut elitlere karşı cephe aldı. Ancak nüfus artışı zorunlu olarak kötü bir şey değildi. Erken modern devletler bu dinamiği bazen kendi lehlerine kullanmayı başardı, yeni topraklar fethetti ve ekonomik genişlemenin önünü açtı. Değişen demografi, esnek olmayan ve değişime direnen yapılarla karşılaştığında ise yıkıcı hâle geldi. 
Dünya çapında erken modern tarihçiler için bir başyapıt sayılan bu eser, yayımlandığı tarihten 30 yılı aşkın süre geçmesine rağmen hâlâ sağlam bir çerçeve ve yöntem sunuyor. Kitabın karşılaştırmalı ve disiplinlerarası yaklaşımı, tarih, sosyoloji, siyaset bilimi ve istatistiksel nüfus bilimini bir araya getirerek erken modern dönüşümleri anlamak, araştırmak ve tartışmak için vazgeçilmez bir rehber niteliği taşıyor. Devrim ve isyanların erken modernden moderne uzanan karmaşık doğasını anlamlandırma yolunda Erken Modern Dünyada Devrim ve İsyan: İngiltere, Fransa, Türkiye ve Çin’de Nüfus Değişimi ve Devlet Çöküşü 1600-1850 eşsiz bir perspektif sunacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133903</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aba14270-7e8b-4c99-ba64-ff3e7556bb22.jpg</image:loc>
            <image:title>Pantheon</image:title>
            <image:caption>“Bu kitabın anlatmak istediği bir hikâye var. Çoğumuzun hayal gücünün çok ötesinde olan bir dünyanın bizimkine, en azından belirli bir noktada, çok benzeyen bir dünyaya nasıl dönüştüğünün hikâyesi. Kısaca söylemek gerekirse: İnsanların dinsel ritüelleri uyguladığı bir dünya, bireylerin çeşitli dinlere mensup olabileceği bir dünya hâline geldi. Bu hikâye, öyle sıradan bir hikâye değil. Burada anlatılacak olan değişimlerin yaşanması kaçınılmaz değildi, o değişimleri kimse tahmin edemezdi. Ayrıca bunlar geri döndürülemez de değildi, tam aksine.” 
Pantheon, Antik Roma dini tarihi konusunda günümüzün en saygın ve üretken uzmanlarından biri olan Jörg Rüpke’nin uzun yıllardır sayısız yayına dönüşen çok yönlü araştırmalarının zirve noktalarından biri. Rüpke bu kitapta kadim Akdeniz ve Antik Roma’ya ilişkin, antik metinlerden yazıtlara ve türlü arkeolojik buluntuya uzanan çok zengin bir malzemeyi çeşitli kültür kuramlarının kesişiminde, özellikle de din sosyolojisinin “yaşanan din” yaklaşımı çerçevesinde ustalıkla ele alıyor. Bu sağlam ve çok yönlü bilimsel bakışı da okuyucusuna yer yer tarihsel roman hissi veren oldukça sürükleyici bir dil ve anlatıyla sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133904</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35bd0a44-7911-4b36-b3ae-9b987f007212.jpg</image:loc>
            <image:title>Rastgelelik ve Entropiden Zaman Okuna</image:title>
            <image:caption>Bilim Bugün serisinin bu kitabında, Zamanın Oku’nun güncel felsefe ve bilim tartışmalarında nasıl bir yeri olduğu irdelenmektedir. Bunun yanında entropi ile görünür düzensizlik arasındaki bağlantı ve Zaman Oku’nun düzenden görünür düzensizliğe doğru hizalandığı iddiasını farklı temellendirmeler üzerinden değerlendirmektedir. Kitap kapsamında ayrıca Zaman Oku için üç farklı entropide temellendirme yaklaşımı tanımlanıp tartışılmaktadır. Yirminci yüzyılın ortasından günümüze kadar entropi ile zaman oku arasındaki irtibatı güncel tartışmalar ışığında değerlendiren eser, okuyucunun “zaman” kavramı çerçevesindeki sorularına da cevaplar barındırmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133905</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/977f5385-031c-4b13-b89e-99645ffe2d2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Voleybol Güncesi En Güzel Doğum Günü</image:title>
            <image:caption>Genç arkadaşlarım merhaba, 
Ben ZEHRA GÜNEŞ. Sizden biri, tamamen! 
Aynı yolları yürümüş, aynı korkuları yaşamış, 
defalarca kaybetmiş, defalarca kazanmış ama asla pes etmemiş; 
VakıfBank’ın sevgi ve güven ortamında büyümüş Zehra ben. 
Sizinle tanıştığım için çok mutluyum… 
ARAMIZA HOŞ GELDİNİZ! 
Voleybol Güncesi serisinin ikinci kitabı sürprizlerle dolu! 
Yaz tatilinden dönen gençler yeni sezona hazır. 
Peki, karşılaşacakları zor durumların altından birlikte kalkabilecekler mi? Arkadaşlıkları sınanan bu ekibi bir arada tutan ne olacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133906</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5ae52ff-8c2d-4c6d-ba08-effb97628f31.jpg</image:loc>
            <image:title>Taş Devrinde Kadın: Süslenme ve Moda Anlayışı</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Metin Özbek, bu çalışmasında tarihöncesi insanın süslenme pratiklerini antropolojik bağlamda ele alarak kadın kimliğinin biçimlenmesinde süslenmenin rolünü çok katmanlı bir perspektifle inceliyor. 
Taş Devrinde Kadın, takıların hammaddesinden üretim tekniklerine, beden üzerindeki uygulama biçimlerinden simgesel anlamlarına kadar uzanan bir inceleme sunarken; süslenmenin yalnızca bireysel bir ifade değil, aynı zamanda toplumsal aidiyetin ve bilişsel kapasitenin bir göstergesi olduğunu ortaya koyuyor. 

Kitap, Habilis’ten Erektus’a, Neandertal’den Sapiens’e kadar uzanan insan türleri üzerinden süslenme davranışının izlerini sürerken; estetik duygunun evrimsel kökenlerini, nörofizyolojik temellerini ve kültürel dönüşümünü bilimsel veriler ışığında tartışıyor. Arkeolojik buluntular, fosil kayıtları ve tarihsel yorumlarla desteklenen bu çalışma, süslenmenin tarihsel sürekliliğini ve kadınla özdeşleşen yönünü disiplinlerarası bir yaklaşımla ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133907</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2185b4b-682f-4002-b110-e275872cccb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapboz Şampiyonu</image:title>
            <image:caption>“Hepimiz bir yapbozun parçaları gibiydik, her birimiz eşsizdik, sadece bizim uyduğumuz özel bir yer vardı. Ve hepimiz olmadan o resim tamamlanmazdı.” 
On bir yaşındaki Warren ve ailesi yeni bir şehre taşındıklarında, Warren’ın Down sendromlu ikiz kardeşi ilgi odağı olur. Bennie meraklı gözlerin ve garip bakışların farkında bile değildir. Oysa Warren alaycı her gülümsemeyi, her fısıltıyı bir mıknatıs gibi çeker. 
Warren herkes gibi olmaya çalışmak ile özel ihtiyaçları olan bir kardeşi korumak arasında sıkışır. Zaman zaman bir kardeşi olmasa hayatın çok daha kolay olacağını düşünür. Ama asıl yapması gereken başkalarının ne düşündüğü konusunda endişelenmekten vazgeçmektir. 
Bol ödüllü eğitimci yazar Gina McMurchy-Barber’dan dokunaklı olduğu kadar karakterleriyle de unutulmayacak bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133908</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7c49aa4-600b-4605-a52a-5a697ea900bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Acayip Müzenin Oyunları</image:title>
            <image:caption>“Resim yapmak; eğlenmek ve hayal kurmak için harika bir yolculuktu. Çizdikleri sadece resim değil, kalplerinin derinliklerinden gelen seslerdi aynı zamanda.” 
Ege ve arkadaşı Nehir sıradan bir müzeye gitmiyor, burası Acayip Müze! Burada renkler konuşur, çizgiler koşar, hayaller oyun oynar! Her sınıf bir sergiye, her ders bir düşe dönüşür. Yazar Arzu Haksun, bizleri renklerin ve düşlerin dünyasında sınırsız bir yolculuğa çıkartıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133909</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2996989-29c1-42bc-9654-f28a6fcd8885.jpg</image:loc>
            <image:title>Cömert Gül</image:title>
            <image:caption>Canım Gül’üm Anneme 
Annemize bahçeden dünkü aşklardık daha 
yaz gelişler olurdu baygın güneşleriyle 
bir güle doğru akşam sokulurdu yuvaya 
yeşil yapraktan nefes taze sözcük koşardık 
bir babaydı kapıda bahçeyi açan zaman 
günlerin dağılışı suyu çekilen mevsim 
yaralı bir kuş olup düşüverdi yelkovan 
nerede düşbaz kiraz çılgın erik nerede 
akrebin kısalttığı bir rüyaymış görmedik 
kafdağından simurgla şehrazat binbir gece 
gittiğimizden daha uzun gamı dönüşün 
akşamlar uyağında erimeye gelmişler 
sanki mum gibi sönen birer birer kardeşler 
kardeşlerim güneşler ey aylar ve yıldızlar 
ülker, zühre, asuman, açık ve genç gülüşler 
gece ve gündüz yolunu gözlediğim o düşler 
gölgede bir salıncak şiirde sallanacak 
araba saman dolu göğümüz samanyolu 
iki gözüm haziran sular aydınlanacak 
karahindibalar mı birlikte çocuk olduk 
yıllar sonra birbirimizi hikayelerde bulduk 
bir gül ki bir bahçeye hem güneş olur hem ay 
nazlı olmayan bir gül varsa annemdir benim 
öyle cömert bir gül ki bahçeden daha derin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133910</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/075a8b5b-7474-40cf-92ab-2ca82732bb94.jpg</image:loc>
            <image:title>Kemalizm ve Yaşam</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte, Kemalizm bağımsızlık mücadelesinin ideolojisi olmanın ötesine geçerek, Türkiye’nin toplumsal ve siyasal dokusunu şekillendiren bir güç haline geldi. Ancak, bu ideoloji, her dönemde olduğu gibi, özellikle 1980’lerde uluslararası egemen güçlerin hedefinde oldu. 
Haydar Aksoy, Kemalizm ve Yaşam adlı eserinde, Kemalist Devrim atılımını, bu devrime yönelik saldırıları ve 1980 darbesinin Kemalizme vurduğu darbeyi derinlemesine irdeliyor. Aksoy, yalnızca Cumhuriyet’in kurucu değerlerine sahip çıkmakla kalmıyor, aynı zamanda düşünce dünyasındaki hâkimiyetin toplumsal alandaki yansımalarına da dikkat çekiyor. 
Aksoy, Cumhuriyet’in yeni yüzyılında laiklik ve toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekerken Cumhuriyetçilere düşen görevleri de hatırlatıyor. 
Emperyalizmin saldırılarını da değerlendiren Aksoy, Filistin sorununda atılması gereken adımları da inceliyor. 
Kemalizm ve Yaşam, geçmişin ve bugünün kesişim noktasında, Cumhuriyet’i savunmak ve aydınlık yarınlara umutla bakmak için bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133911</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2456e148-446c-47da-bd2c-16c51659fc76.jpg</image:loc>
            <image:title>Fırın Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>“Pazar günleri sıradandır. Kahvaltı masasında başlayan sabahlar, öğleye kadar uzar. Koltukta yuvarlanarak, kitap okuyarak gün tamamlanır. Pazar gününü, sıra dışı yapmaya kimsenin gücü yetmez. Haftanın bu gününde zaman hem hızlı hem de yavaş geçer. Ödevler hep son anda biter, oyunlar yarım kalır.” 
 
Bir limonlu kek kokusu… 
Bir müzik notası… 
Ve bir anda başlayan büyülü bir yolculuk! Deniz’in anneannesi, mutfakta kek yaparken kaybolur... Evet yanlış okumadınız, kek yaparken kaybolur. Deniz, anneannesinin izine düşer. Orta Çağ’ın Fransız gezgin müzisyenleriyle birlikte taş sokaklarda dolaşır, müziğin tarihine uzanan bir yolculuğun içinde bulur kendisini. Her durakta anneannesine biraz daha yaklaşır; hem müziğin hem de hatıraların sesini duyar. Peki, Deniz bu müzik dolu yolculukta anneannesini bulabilecek mi? Limon kokulu bu hikâyede, geçmişin melodileriyle bugünün sevgisi buluşuyor. Yazar Işınsu Ermiş Kobal, Fırın Yolculuğu’nda hayallerin peşinden gitmenin önemini vurguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133912</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c47abb2-f3fa-45ed-899b-9b6b5cf4471c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yankının Çocukları</image:title>
            <image:caption>Bir defterin içinden yükselen ses… 
Üç çocuk… 
Antalya’nın kalbinde saklanan sır… 
Her yankı, geçmişten bir çağrı taşır. 
Ve bazen, en büyük cevap kalbindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133913</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e263b5b5-3485-40f3-85e7-8eaca8644341.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Kalbin Renkli Cesur Parlak</image:title>
            <image:caption>Mengü; renkli, parlak ve cesur bir çocuk. 
Seviyor düşlerinin peşinden koşmayı, 
bulutları pembeye boyamayı. 
Bazen istediği gibi gitmiyor işler, 
Mora boyadığı kanatlar soluveriyor birden. 
 
İşte, o zaman araya giriyor öğretmen. 
Olmazlar oluyor, her çocuk parlıyor! 
 
Dünyanın En İyi 100 Öğretmeni listesinde yer alan İrem Savcı Köroğlu’ndan 
RENKLİ, PARLAK VE CESUR BİR HİKÂYE! 
 
“Her kalem bir yürekten doğar. 
Her renk bir başka bahar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133914</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c41989b5-32c8-4332-bbd9-2fea97e5baeb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sunita</image:title>
            <image:caption>“O anda tek düşündüğüm şey bir rüya, daha doğrusu bir kâbus görüyor olmaktı… Umut mumum bir anda sönmüş ama içimdeki ateş topu yeniden harlanmıştı. İnsanın kederinden kurtulmak için ölmeye razı olması böyle bir şeydi demek ki… Toparlanmam ne kadar sürdü bilmiyorum ama kendime geldiğimde Alya yanıma oturmuş, dokunmama yeminini bozmuş gibi omuzlarımdan tutmuş beni sarsıyordu.” 
 
Hepimizin hayatında bir an vardır… İz bırakır, sarsar, unutturmaz. Neden dokunduğunu bilemediğimiz bir bakış, neden unutamadığımızı anlayamadığımız bir karşılaşma… bir iz gibi kalır içimizde. 
Belki bir gün, belki bir bakış, belki bir kelime… Ve hayat o andan sonra aynı şekilde devam etmez. 
SUNİTA, bir kelebek etkisiyle başlayan içsel bir uyanışın hikâyesi. 
Sadece aşkı değil, kaybolmuş benliği, özlemi, soruları ve geçmişin içimize bıraktığı boşlukları da anlatıyor. Bu kitapta her sayfa bir çağrı: Görmediğine dikkat kesilen gözlere… Kalbini bastırmaktan yorulanlara… Ve aslında aradığı şeyin hep içinde olduğunu bir gün anlayacak olanlara. 
Bazen bir yabancı, bizi kendimize yaklaştırır. Bazen geç gelen bir farkındalık, içimizde saklı bir duayı duyurur. Ve bazen gerçek aşk, bildiğimiz isimlere değil, yeniden tanıdığımız duygulara bağlıdır. 
Handan Ünlü Haktanır’dan; aşkı, kaybı ve içsel dönüşümü buluşturan, yavaş ama derinden akan büyüleyici bir eser. 
Bazı kitaplar biter, bazıları sizde kalır. 
SUNİTA, kalbinizin içine yerleşmeye geliyor… 
Zeynep Çokran</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133915</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c23e1d52-1dbb-4469-a98f-ec1f9c083707.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihnin Görünmeyen Mesaisi</image:title>
            <image:caption>İş Yerinde Sessizce Çalışan Psikolojiyi Anlamak ve Dönüştürmek Üzerine Bir Rehber 
Başarılar kutlanıyor, projeler ilerliyor, toplantılar bitmiyor… Ama zihinsel yükler kimsenin gündeminde değil. 
- Bir çalışan neden sabah işe gitmekte zorlanır? 
- Sessizce işten ayrılan biri aslında ne zamandır içten içe kopmuştur? 
- Bir yönetici öfkesini neden kontrol edemez? 
- Ve kurumlar, ruhsal olarak nasıl sessizce tükenir? 
Bu kitap; iş dünyasında görünmeyen ama her an hissedilen duygusal çatışmalara, bastırılan streslere ve konuşulamayan insani ihtiyaçlara cesurca ışık tutuyor. 
Sadece CEO’lara değil; insan kaynakları uzmanlarına, takım liderlerine, çalışanlarını önemseyen yöneticilere ve tükenmeden üretmek isteyen herkese… 
Kitapta bulacaklarınız: 
– Psikolojik güven iklimi nasıl inşa edilir? 
– Tükenmişlik, iş performansını nasıl etkiler? 
– Kriz zamanlarında kurum nasıl konuşur, lider nasıl susar? 
– Sessiz istifa neden yaygınlaştı? 
– Terfi, performans ve çatışmalar zihinsel sağlığı nasıl etkiler? 
Kurumsal psikolojik danışmanlık deneyimiyle yazılmış bu rehber, çalışma hayatının görünmeyen mesaisini görünür kılmak için yazıldı. Üretenlerin iç sesi, liderlerin pusulası, çalışanların aynası olacak. Çünkü zihinsel sağlık olmadan kurumsal başarı sürdürülemez.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133918</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d47ca849-f3a0-4ba5-82a2-11565f2c6b9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Sonu Değil</image:title>
            <image:caption>Gezegenimizin geleceği konusunda endişeli, çaresiz veya şaşkın mı hissediyorsunuz? Boyner Yayınları ile Türkiye’de okurlarla buluşan “Dünyanın Sonu Değil”, en büyük çevre sorunlarımıza ve onları nasıl çözebileceğimize dair bakış açınızı değiştirecek.
Toprağın ekinleri destekleyemeyeceğini, okyanuslarımızda balık kalmayacağını ve dünyaya çocuk getirmek konusunda tekrar düşünmemiz gerektiğini söyleyen kıyamet günü haberleriyle bombardımana tutuluyoruz.
En güncel araştırmalar, uygulanabilir öneriler ve bilgilendirici grafiklerle dolu bu kitap, yerel beslenmenin ve kırsalda yaşamanın inceliklerinden aşırı nüfus artışının, plastik pipetlerin ve palm yağının zararlarına kadar çevre hakkında size söylenen hemen her şeyi yeniden sorgulamanızı sağlıyor. Oxford Üniversitesi’nde veri bilimci ve Our World in Data baş araştırmacısı Dr. Hannah Ritchie, aynı zamanda gelecek nesillere sürdürülebilir bir gezegen bırakabilmemiz için nelerin işe yarayıp nelerin yaramadığını ve acilen odaklanmamız gereken konuları anlamanız için ipuçları sunuyor.
Sorunlar çok büyük ama çözülebilir. Sonumuz gelmedi. Herkes için daha iyi bir gelecek inşa edebiliriz. Dünyanın Sonu Değil, karamsarlık içinde hareketsiz kalmak yerine umut ve bilgiyle eyleme geçmek isteyen herkes için çok değerli bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133919</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5c140e7-343e-40dd-8f1a-eec91b6c4c17.jpg</image:loc>
            <image:title>Türklerde İnanışlar ve Gelenekler - Kadim Zamanlardan Miras (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kökleri insanlık tarihi kadar eski ritüeller, törenler, kutlamalar ve bayramlar bizlere geçmişin mirasıdır ve farklı coğrafyalarda, farklı inanç ve kültürlere sahip toplulukların benzer kutlamalar yaptığını, birbirlerinden etkilendiğini görmek insanlık tarihini anlamak açısından önemlidir. 
En köklü milletlerden biri olan Türklerin, tarih sahnesine çıktıkları günden beri kutlamalarında hem göçebe hem yerleşik yaşamın yansımalarını hem de farklı milletlerle etkileşimlerini takip etmek mümkün. 
•  Doğumdan ölüme eski Türklerin yaşamına hangi ritüeller eşlik ediyordu? Hangileri günümüzde hâlâ yaşıyor? 
•  Eski Türk inançlarında neler kutsal kabul ediliyordu? 
•  Dua ve kurban törenleri nasıl gerçekleştiriliyordu? 
•  Bayramların ve kutlamaların vazgeçilmezleri nelerdi? 
•  Gagavuzya’dan Tuva’ya, Yakutistan’dan Çuvaşistan’a Türk topluluklarındaki benzer kutlamalar neler? 
•  Türk boylarında Nevruz geleneği nasıl oluştu? Ateşten, özel yemeklere kadar kutlamalarda kullanılan nevruz sembolleri ne anlama geliyor? 
•  Hıdırellez kutlamalarının kadim kökleri nereye uzanıyor? 
Bu kitapta Pelin Çift ve Doç. Dr. Ali Faik Demir, geniş bir coğrafyada geçmişin ritüellerinin ve günümüze ulaşan geleneklerin izlerini sürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133920</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aaa95a41-7201-4b50-81a2-0e6f744f3cbe.jpg</image:loc>
            <image:title>AstroMah 2026&apos;da Gökyüzünün Gündemi - Astroloji Ajandası</image:title>
            <image:caption>Zaman bir illüzyon, Gökyüzü hakikatin taa kendisi, 
Bu ajanda, sadece günlerini planlaman için değil, 
Ruhunla hizalanman, içsel rehberliğini keşfetmen 
 ve evrenle uyum içinde yaşaman için büyük bir emekle günbegün tasarlandı. 
 
2026&apos;da sadece zamanın değil, Ruhunun da izini sür. 
Hepimiz Yıldız Tozu isek Yıldızlar sadece yukarıda değil, 
Senin için de parlıyor unutma...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133921</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0987caf2-151b-4d8a-8cbb-74467121b248.jpg</image:loc>
            <image:title>Metis Ajanda 2026: Anlıyorsun Değil mi?</image:title>
            <image:caption>Elektronik iletişim araçlarının son derece geliştiği bir dönemde yaşıyoruz. E-postalar, mesajlar ve çeşit çeşit sosyal medya mecrası sayesinde yakınlarımızla, hatta bizzat tanışmadığımız birçok insanla ânında haberleşip sohbet edebiliyoruz. Elimizde akıllı telefonlarımız, her an herkesle bağlantı halindeyiz. Ama bir yandan da bir şeyler eksik, temel bir şeyler. Bu iletişim çağının ortasında birçoğumuz başkalarından kopuk ve yalnız hissediyoruz kendimizi. İnsanlarla gerçek bir temas kuramadığımız, yüzeyin altına inemediğimiz hissine kapılıyoruz. Dahası, bizi birbirimize bağladığını düşündüğümüz sosyal medya, filtre balonları ve yankı odalarıyla farklı görüşten insanları birbirinden daha da ayırıp kutuplaştırıyor. İletişim kanalları tıkandıkça, sözlerimiz saldırganlığı, suskunluklarımız umursamazlığı körüklüyor.
İşte bu yüzden bu seneki ajandamızı iletişim konusu etrafında hazırladık; sevdiğimiz yazarların eşliğinde bu geniş kapsamlı konunun çeşitli yönlerine baktık. “İletişim insanları topluluk olmaya götürür, yani anlayışa, yakınlığa ve karşılıklı değer vermeye,” diyor Rollo May. Gerçek iletişimin kurduğu köprü olmadan ne biz başkalarına ulaşabiliriz ne de başkaları bize; o köprünün kurulması içinse en başta kulak verip dinlemek gerekiyor.
Yalnızca sevdiklerinizle değil sevmediklerinizle de sağlıklı bir iletişim içinde olduğunuz, yakınlarınızla bağlarınızı ve geniş çevrenizle dayanışmanızı sıkılaştırdığınız güzel bir yıl dileğiyle!
— Metis Yayınları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133922</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/247e5d99-1933-4674-88ed-5c84cbcaa1de.jpg</image:loc>
            <image:title>Yedinin Nabzı 2</image:title>
            <image:caption>Bir maç, bir gol, bir haber… 
Hayatlarının en büyük derbisi, oyunun tam ortasında göğe yükselmeye başlayarak 
Onlardan izler taşıyan güneşle son bulur. 
 
Galatasaray’a transferiyle büyük yankı uyandıran 7 numaralı futbolcu Utku Deniz Has, ilk maçlarında parlamaya devam ederken ortaya atılan bir iddiayla kariyerinin dönüm noktasına gelir. 
Yıllar sonra bulduğu Güneş ışığı yolunu aydınlatsa da yaşananlar her şeyin hayal edildiği gibi ilerlemediğini kanıtlar niteliktedir. 
Geçmişin gölgeleri ve içindeki savaşlarla boğuşan Lara Güneş Yazgan, yıllar sonra bulduğu çocukluk aşkının varlığıyla güç bulmaktadır. 
Artık yalnız olmadığının farkındalığıyla daha emin adımlar atmaya başlasa da kayıplar dengesini sarsmak için kapıda beklemektedir. 
Futbol sahada oynanırdı ancak maçlar yalnızca sahada kazanılmazdı. 
Bazen bir gol yalnızca maçın skorunu değil, bütünüyle kaderini etkilerdi. 
Kayıplar insanın hayata daha sıkı tutunmasını sağlardı. 
Onların hikâyesi yalnızca bir şampiyonluk yolculuğu değil; aşka, hayata ve umutlara yeniden tutunarak gösterilen mücadelenin ta kendisiydi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133923</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9850e347-d3f4-4096-b729-a76e77131b0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yedinin Nabzı Kutulu Set (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kutu içeriği; 
 
1 Ciltli Kitap 
1 poster 
1 ayraç 
2 karakter kartı 
1 sahne kartı - Yazar imzalı 
Sticker Set</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133924</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc365dfb-ce7d-4410-a05d-dad20850e4bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yedinin Nabzı 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir maç, bir gol, bir haber… 
Hayatlarının en büyük derbisi, oyunun tam 
ortasında göğe yükselmeye başlayarak onlardan 
izler taşıyan güneşle son bulur. 
 
Galatasaray’a transferiyle büyük yankı uyandıran 7 numaralı futbolcu Utku Deniz Has, ilk maçlarında parlamaya devam ederken ortaya atılan bir iddiayla kariyerinin dönüm noktasına gelir. 
Yıllar sonra bulduğu Güneş ışığı yolunu aydınlatsa da yaşananlar her şeyin hayal edildiği gibi ilerlemediğini kanıtlar niteliktedir. 
Geçmişin gölgeleri ve içindeki savaşlarla boğuşan Lara Güneş Yazgan, yıllar sonra bulduğu çocukluk aşkının varlığıyla güç bulmaktadır. 
Artık yalnız olmadığının farkındalığıyla daha emin adımlar atmaya başlasa da kayıplar dengesini sarsmak için kapıda beklemektedir. 
Futbol sahada oynanırdı ancak maçlar yalnızca sahada kazanılmazdı. 
Bazen bir gol yalnızca maçın skorunu değil, bütünüyle kaderini etkilerdi. 
Kayıplar insanın hayata daha sıkı tutunmasını sağlardı. 
Onların hikâyesi yalnızca bir şampiyonluk yolculuğu değil; aşka, hayata ve umutlara yeniden tutunarak gösterilen mücadelenin ta kendisiydi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133925</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ba01cc1-a3e4-42c9-ace0-f9f0623c0f10.jpg</image:loc>
            <image:title>Ömür Hanım’la Güz Konuşmaları</image:title>
            <image:caption>Susmak yalnızlığın ana dilidir ömür hanım, şiiridir. 
Kim kimin derinliğini görebilir, hem hangi gözle?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133926</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f84d5ba9-5571-4b8f-965f-52f96e66655b.jpg</image:loc>
            <image:title>Şostakoviç</image:title>
            <image:caption>20. yüzyıl büyük devrimlerin, savaşların, ulusal kurtuluş mücadelelerinin ve karşıdevrimlerin çağıydı. Politikada olduğu kadar kültür-sanat alanında da büyük kırılmalara ve yaratıcı patlamalara gebeydi. Şostakoviç, özelde senfoni türünde genelde müzik dünyasında yeni ufuklara çağlayan bir yataktır. Yüzyılın ortasında yönünü arayan insanla “müzik düşüncesi” üzerinde buluşarak kendi sesini aramış; insanın çok boyutlulukla yüklü “dramı”nı yine onun yaratıcı gücüne duyduğu güvenle aşmaya çalışmıştır. 
O, uygarlığın derin dokusuna, kendi kumaşında biçtiği evrensele kucak açan bir yorum kattı. Sovyet insanının gündelik tasalarını; 1905 ve 1917 Devrimlerini, İçsavaşı, tarımda kolektivizasyonu, İkinci Dünya Savaşı’nı hep derinlikle, incelikle, ülke sevgisiyle evrensel biçime bürüdü. Soğuk Savaş’ın antikomünist histerisine kapılmadan, özgün bir hümanizma geliştirdi. 
Bu tarihsel uğrak bizi “Şostakoviç’i nasıl dinlemeli?” sorusuna getiriyor. Dinleyiciyi, Soğuk Savaş’ın yarattığı tahribatla şekillenen “piyasa mahkûmu” olmak zorunda değil. Bilakis, müzik önünde “kendi saygınlığını bilen kişi” olmak zorunluluğundadır. 
Cumhuriyet bilgesi Bilsay Kuruç, yalın ama özlü çalışmasında, Şostakoviç’i tarihsel bağlamı içinde incelerken hem salt tüketici konumuna itilmeye çalışılan “müzikseverlik” fikrine meydan okuyor, müziğin kolektif doğasını anımsatıyor hem de Sovyet kültür yaşamına dair –Soğuk Savaş yalanlarına pabuç bırakmadan– derin ipuçları veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133927</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2072d2ed-3ad7-4503-9176-e03a4957ca44.jpg</image:loc>
            <image:title>İbret Nazarıyla</image:title>
            <image:caption>Geçmişten adam hisse kaparmış... Ne masal şey! 
Beş bin senelik kıssa, yarım hisse mi verdi? 
Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar; 
Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133928</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2880034-e8b3-42d0-9f4f-9b696311a456.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Farklı Düşünürüz ?</image:title>
            <image:caption>Aklın yolu tektir. Bu durumda aklını kullananlar kolay kolay tartışmazlar. 
Ortada bir tartışma varsa taraflardan birinin bilgi eksikliği, algılama sorunu ya da ruhsal hastalığı olduğunu düşünmek gerekir. Ama tartışma sürüyorsa diğer taraf da kendisini sorgulamalıdır. Hele diğer taraf kendimizsek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133929</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ebbbb25-30b2-4a1c-9f7b-a1746ba2360b.jpg</image:loc>
            <image:title>2026 Astroloji Ajandası</image:title>
            <image:caption>2026’te bu ajandayı elinizden düşüremeyeceksiniz! 
Hem ajanda hem gün gün astroloji öngörüleri hem de tam o güne uygun olumlamalar bir arada   
Astrolog Zeynep İrem Çağlar’ın hazırladığı Günçe Yayınevi’nden çıkan 2025 Astroloji Ajandası bu yıl astroloji meraklılarına harika bir yol haritası sunmakla kalmıyor, olumlamalarla kişisel gelişim yolculuklarına destek oluyor. Zamanını doğru kullanmak için harika bir araç olan bu ajandada tam olarak neleri içeriyor derseniz; 
-          Günlük enerjileri doğru kullanma 
-          Sabahtan akşama günlük dinamikler 
-          Enerji frekansımızı yükseltme 
-          Öngörü sağlayabilmemiz için Sabit Yıldız etkileşimleri 
-          Tüm gökyüzü enerjisi, günlük ve jenerasyon gezegen geçişleri 
-          Gününün dinamiklerini dengeleyecek olumlamalar 
-          Aylık plan 
Zeynep İrem Çağlar Astro-Shera, 2026 Astroloji Haritası’nda bunların hepsini bir arada sunarak, kısa ya da uzun vadeli planlarımızı yaparken gökyüzünün açılarından faydalanmamızı sağlayacak bir kılavuz veriyor bize. Bu harika hediyeyi ister öngörü sağlayabilmek için kullanın; ister günün enerjisini yükseltmek için, ister merakınızı gidermek için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133930</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c276e0f-03f6-4446-a317-79ab27a4aedf.jpg</image:loc>
            <image:title>Roman Aleviler</image:title>
            <image:caption>“Alevi Romanların tahakküm ilişkileriyle yüzleşme biçimleri (farklı etnik kökenlere mensup Aleviler tarafından dışlandıkları düşünüldüğünde) çifte tahakkümü de aşar. Örneğin Türk Aleviler tarafından dışlanan Kürt ya da Arap Aleviler, Roman bir Aleviyle karşılaştığında onu dışlayabilmektedir. Bu nedenle Aleviler içerisinde Roman olmak ile Türkiye’de Roman olmak arasında anlamlı bir fark bulunmadığı söylenebilir. Zira benzer kodların her iki alanda da çalıştığı görülür. Diğer taraftan tahakküm ilişkileri Alevi Romanların kendi içlerinde de mevcuttur.” Ozan Doğan, Türkiye’de hem Alevilerin hem Romanların az bilinen bir topluluğunun, Roman Alevilerin gerçekliğine ışık tutuyor. Roman Aleviler, katmerli bir dışlamanın, başka bir deyişle bizzat dışlananlar arasında da dışlanmanın çarpıcı bir örneği: “Her grubun günah keçisi” onlar. İçlerinden birine “Ne vatandaşız ne Müslümanız ne Aleviyiz. Kimsenin umurunda değiliz” dedirten bir tahakküme tabiler. Uşak örneğinde yapılan saha çalışmasına dayanan kitap, yaşantı ve ritüellerini tasvir ettiği topluluğun içindeki farklı grupların özelliklerine de eğiliyor (demirciler, elekçiler, sepetçiler, abdallar). Ve Roman Alevilerin maruz kaldıkları dışlanmayla baş etme stratejilerini, var olma mücadelelerini de göz ardı etmiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133931</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/064eb32b-1482-4e8c-9256-cb53407a75ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Milliyetçi Muhafazakar Neslin Çatısı</image:title>
            <image:caption>Cemiyetin kuruluş ve yükseliş yıllarını kavramak, aynı zamanda 1980 sonrası yükselen İslâmi muhafazakâr dalgayı anlayabilmek açısından hayati önem taşımaktadır. İlim Yayma Cemiyeti yalnızca bir dinî grup yahut dernek değil, bizatihi Türkiye’de ülkeyi idare edebilecek muhafazakâr nesillerin yetiştirilmesinde önemli görev üstlenmiş bir örgütlenmedir.”   İslâmi muhafazakâr dalganın 1980 Darbesi’nden sonra görünürleşmesi, İslâm’ın Türkiye siyasal hayatında 1980 sonrası bir olguymuş gibi anlaşılmasında büyük pay sahibidir. Ancak bir uyanışı veya dalgayı anlamak onun örgütlenmesini, toplumsal tabanını, öne çıkan figürlerini ve düşünsel köklerini takip etmeyi gerektirir.   Mehmet Güldal, Milliyetçi Muhafazakâr Neslin Çatısı: İlim Yayma Cemiyeti (1951-1981) kitabında bu takibi yapıyor. İlim Yayma Cemiyeti’nin ortaya çıkmasını mümkün kılan tarihsel kesiti tartışırken, dindar/muhafazakâr nesil yetiştirme idealinin, reaksiyoner modernist anlayışının, öncü ve öncül şahsiyetlerinin teferruatlı tahlilini yapıyor. Böylelikle cemiyetin milliyetçi muhafazakâr bir çatı hüviyetini tespit ediyor.   Türkiye’de milliyetçi muhafazakârlığın gelişimini, örgütlenmesini ve ideolojik yönelimlerini merak eden okurlara seslenirken komünizmle mücadele dernekleri, Akıncılar hareketi, “Mücadeleciler” gibi hareketlerle beraber hitap ettiği sağ siyaset dünyasının çerçevesini genişletiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133932</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0909fb1d-41c4-482c-aa54-4c8d937ecf05.jpg</image:loc>
            <image:title>Feminist Teori ile Düşünmek</image:title>
            <image:caption>Feminist teori bazen salt kadınlar ve erkekler arasındaki farkları/eşitsizlikleri tespit etmek olarak ele alınır; bu teorinin yalnızca kadınlar hakkında olduğu ve kadınları ilgilendirdiği farz edilir. Oysa feminist teori canlıdır, “gerçek” hayata uygulanabilir; aynı zamanda hayata başka türlü görülmesi mümkün olmayan bir bakış açısı kazandırır. Gözümüzün önünde olanı, yani gündelik hayatı kavramsal olarak okumamızı mümkün kılar. Bu kitapta da bu anlayıştan yola çıkarak politika, epistemoloji, mekân, ataerki, kesişimsellik, queer, erkeklik, performatiflik, duygulanım, insan-sonrası ve yeni materyalizm kavramlarının feminist teoriyle ilişkileri ve feminist teorinin bu kavramları ve bu kavramlarla düşünmeyi nasıl mümkün kıldığı mercek altına alınıyor. Emine Erdoğan ve Demet Gülçiçek’in derledikleri, Deniz Kandiyoti, Alev Özkazanç, Güler Cansu Ağören, Ceren Lordoğlu, Melda Yaman, Esra Sarıoğlu, Haktan Ural, Çimen Günay-Erkol, Atilla Barutçu, Ezgi Burgan Kıyak, H. Kiraz Özdoğan ve Yonca Cingöz’ün katkı sundukları Feminist Teori ile Düşünmek hem feminizmi öğrenmek isteyenler hem de feminizme dair ufkunu genişletmek isteyenler için bir kaynak niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133933</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c899ff59-e72c-46a1-835a-87abb0f058df.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümcül Saflık Robespierre ve Fransız Devrimi</image:title>
            <image:caption>Evrensel hakların ve ezilen halkın tutkulu savunucusu, monarşinin yıkılışının ve cumhuriyetin kuruluşunun önde gelen aktörü, devrim yıllarının soğukkanlı lideri ve siyasi şiddetin en sert taraftarı… Ruth Scurr, Maximilien Robespierre’in mütevazı taşra avukatlığından dünya tarihini şekillendiren bir devrimin en tartışmalı yüzü ve önderlerinden biri haline gelme sürecini detaylı şekilde inceliyor.   Robespierre’in ne devrimci bir aziz ne de kana susamış bir canavar olarak tarif edildiği Ölümcül Saflık – Robespierre ve Fransız Devrimi, devrimi ve Robespierre’i şekillendiren koşul ve çelişkileri güçlü bir biçimde resmetmekle kalmıyor, aynı zamanda iktidar, şiddet, demokrasi ve cumhuriyet fikri üzerine de canlı bir tartışma olanağı sunuyor.   Erdem ve terör arasındaki ince çizgide, yükselişi ve düşüşüne tanık olduğumuz bir devrimcinin kapsamlı ve sürükleyici bir portresi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133934</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/681a0947-a72c-42ad-a8e3-f765d9a2c0c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Fırtına: İki Novella</image:title>
            <image:caption>Nobel ödüllü yazar J. M. G. Le Clézio Fırtına’da okuru sevme biçimlerine, unutma ve hatırlamanın ağırlığına, gitme ve kalma isteğinin iç içe geçmişliğine dair bir yolculuğa çıkarıyor. Fırtına ve Kimliksiz Kadın adlı iki novelladan oluşan bu kitapta öncelikle onlu yaşlarının başındaki June ve artık yaşlı olduğunu düşünen Bay Philip Kyo’nun karşılaşmasına şahit oluruz. Bir yandan, yaş almanın dünyayı anlama biçimimizi nasıl dönüştürdüğünü anlatan bu karşılaşma, diğer yandan, küçük bir kızın ve yaşlı bir adamın dünyaya ilişkin arzularındaki benzerlikleri gösterir. Le Clézio bu öyküde son derece güzel ve derinlikli bir üslupla okuruna şunu anlatır: Yaş aldıkça değişen iyiye ve aşka dair tahayyüllerimiz değil, insanın bunları gerçekleştirebilme kapasitesine duyduğu inançtır. Kimliksiz Kadın’da ise annesinin biyolojik annesi olmadığını sekiz yaşında tesadüfen öğrenen bir çocuğunun büyümesine tanıklık ederiz. Le Clézio’nun burada okuru düşünmeye çağırdı şey başkalarına ilişkin olarak duyulan öfke ve hayal kırıklığının nasıl kişinin kendisine dönebileceğidir. Bu gibi duygular hem içeriden hem de dışarıdan gelir. Kelimenin tam anlamıyla kimliksiz olan Rachel tüm bunları deneyimlerken, Le Clézio okuruna aidiyetin hiç kimse için bütünüyle mümkün olamayacak bir şey olduğunu zarifçe gösterir. Fırtına, bizi, “tüm rüyalar hüzünlüdür” diyen yaş almış bir adamla yaşamanın anlamına; “gözlerine çok fazla bakarsam bir çeşit baş dönmesi hissediyorum” diyen bir çocuğun gözüyle aşka ve “ilk kez birisinden nefret ediyordum, ilk kez bir anda büyümüştüm ve bir daha asla çocuk olmayacaktım” diyen bir yetişkinle öfkeye ve hayal kırıklığına bakmaya davet eden, eşsiz bir metin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133935</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa9c7e00-9751-4f8b-ac4b-f1610e70a2ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Soyu Yeniden Düşünmek</image:title>
            <image:caption>Son zamanlarda “DNA soy testleri” epey yaygınlaştı. Soylarının nereye dayandığını öğrenmek isteyen kişiler artık bu testleri yapan şirketlerden birine DNA numunelerini gönderip kısa süre içinde bir cevaba kavuşabiliyorlar. Bunun sonucunda da, “Bende yüzde şu kadar İtalyanlık, yüzde bu kadar Fransızlık varmış” gibi beyanlar duyuyoruz. Peki ama bu testler nasıl yapılıyor ve sonuçları tam olarak ne anlama geliyor? 
Kostas Kampourakis bu kitabında DNA soy testlerini derinlemesine inceliyor ve bunların aslında sanıldığından çok farklı şeyler söylediğini anlatıyor. Testlerin yöntemlerindeki kısıtlılıkları ve sonuçların yorumlanmasındaki sorunları açıklayan Kampourakis, bütün bunların “soy”, “ırk”, “milliyet” ve “etnisite” gibi kritik kavramlar konusundaki yanlış kanıları nasıl güçlendirdiğini ve özcü düşünme biçimini nasıl beslediğini gözler önüne seriyor. 
Genetik testler gerçekten de kim olduğumuzu, nereden geldiğimizi ortaya koyabilir mi? “Saf” ırk veya soy diye bir şey var mı? Soylarının meşhur tarihsel figürlere dayandığını söyleyen kişilerin iddiaları ne kadar geçerli? Farklı ırklar, etnisiteler ve milliyetler arasında belirgin genetik farklar var mı? DNA soy testlerinin psikolojik ve toplumsal etkileri neler? Bu testlerin sonuçlarını nasıl yorumlamalıyız? 
Soyu Yeniden Düşünmek, kimliğimizi ve insanlığın geniş ailesi içindeki yerimizi bilimsel olgular temelinde yeniden gözden geçirme çağrısı yapıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133936</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99cc9c15-b0d7-4c2c-988a-f03c2c97278f.jpg</image:loc>
            <image:title>Herhangi Bir Kız ya da Değil</image:title>
            <image:caption>Herhangi Bir Kız ya da Değil, aslında hiçbirimizin sıradan olmadığını, hepimizin içinde kocaman bir
evren taşıdığını hatırlatan bir yolculuk kitabı.
Ecem’in kaleminden dökülen bu satırlar, çocukluktan gençliğe, ilişkilerden yalnızlığa, başarı baskısından
kayboluşlara kadar insan olmanın en çıplak hallerini gözler önüne seriyor. Kâh bir aşkın kırılganlığında, kâh
kayıpların derin yaslarında, bazen de yabancı bir şehirde özgürce koşarken buluyoruz kendimizi. Ama her
hikâyenin ardında aynı öz var: Kendine dönme, özüne kavuşma arzusu.
Yazar, hayatının en karanlık anlarında bile kalbinin sesini dinleyerek, Yaradan’ın ışığıyla yürümeyi seçmiş.
Su terapisi ile suyun taşıdığı hafiflikle yeniden doğmuş, nefes terapisiyle içindeki yükleri bırakmayı öğrenmiş. Bizi
de aynı cesarete davet ediyor. Bu kitapta ne sadece acılar ne de yalnızca mutluluklar var. Hepsi bir arada; tıpkı
hayatın kendisi gibi. İçinden geçtiği dönüşümler, düşe kalka yeniden doğruluşları, umutla yeniden başlayışları
anlatıyor.
Herhangi Bir Kız ya da Değil, yalnızca bir anı kitabı değil; aynı zamanda okuyucuya ayna tutan, kendi
yolunu hatırlatan bir rehber. Belki senin de içinde sıkışıp kalmış o ses, bu satırları okurken özgürleşecek. Belki de
fark edeceksin: Hiçbirimiz herhangi biri değiliz. Hepimiz kendi yolculuğumuzun kahramanıyız.
Bu kitap, yolunu arayan herkes için bir davet. Kendini bulmaya, kendi ışığını hatırlamaya…
“Şimdi bunları yazmak kolay değil. Kendimi sevmediğimi itiraf etmek hâlâ acıtıyor. Aynaya bakıp
‘Yaradan’ın yarattığını nasıl sevmedin, Ecem?’ diye hesap sormak istiyorum kendime. Oysa dünya üzerinde herkes
kendini gerçekten koşulsuz sevebilseydi, birbirimizi de bağışlayabilseydik, dünya mucizevi bir yer olurdu. Ve
olacak, buna tüm kalbimle inanıyorum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133937</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/674293a6-2f00-4bc9-8edd-d7e222994dae.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Kitaplarım – Saatleri Öğreniyorum (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Berke sabah saat 7’de uyandı, kahvaltısını yaptı ve okula gitti. 
Bugün Berke’ye arkadaşlık etmeye ne dersiniz? 
Gerçek bir saat kadranı ve hareket eden ibreleri olan bu çok özel kitap sayesinde çocuklar saatleri kolaylıkla öğrenecek! 
 
 
-          İlk yaşlar için. 
-          Çocuğunuz saati okumayı öğrensin. 
-          Sözcük dağarcığının gelişmesine yardımcı olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133939</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/763ebf79-2289-4f1b-a17c-f9a1cb553095.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Kitaplarım – Vücudumu Tanıyorum (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İnsan vücuduyla tanışın! 
 
İskelet, organlar, duyular, duygular ve çok daha fazlasını keşfedin! 
 
Çocuklar bu uygulamalı, resimli ve hareketli kitapla vücutlarını tanıyacak ve vücutlarına nasıl bakacaklarını eğlenerek öğrenecekler! 
 
 
 
-          İlk yaşlar için. 
-          Erken STEM eğitimi. 
-          Çocuğunuzun kendi başına deneyebileceğimi basit etkinlikler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133940</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e893e56a-21c4-4b76-a4af-778c85005c0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hareketli Sesli Kitaplar – Hav! (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>0-3 yaş grubuna özel olarak hazırlanan bu kitapların sayfaları daha kalındır, köşeleri yuvarlak tasarlanmıştır, kitap sayfalarında yer alan hareketli parçaları kaydırarak kitaptaki sesleri duyabilirsiniz. 
 
Bu merak uyandıran kitaptaki hareketli parçaları kaydırarak kedilerin ve köpeklerin neşeli seslerini duyabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133941</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f3340ef-549d-446e-abdd-e7c2b8531bd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hareketli Sesli Kitaplar – Raauur! (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>0-3 yaş grubuna özel olarak hazırlanan bu kitapların sayfaları daha kalındır, köşeleri yuvarlak tasarlanmıştır, kitap sayfalarında yer alan hareketli parçaları kaydırarak kitaptaki sesleri duyabilirsiniz. 
 
Bu merak uyandıran kitaptaki hareketli parçaları kaydırarak yaban hayvanlarının seslerini duyabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133942</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fb92a91-d250-4da0-894a-b92054007694.jpg</image:loc>
            <image:title>Hareketli Sesli Kitaplar – Vınnn! (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>0-3 yaş grubuna özel olarak hazırlanan bu kitapların sayfaları daha kalındır, köşeleri yuvarlak tasarlanmıştır, kitap sayfalarında yer alan hareketli parçaları kaydırarak kitaptaki sesleri duyabilirsiniz. 
 
Bu merak uyandıran kitaptaki hareketli parçaları kaydırarak taşıtların seslerini duyabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133943</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b7bd8a4-56dc-4d8f-b2f1-60947c694355.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalpazanlar</image:title>
            <image:caption>1925 yılında yayımlanan Kalpazanlar André Gide külliyatında da, dünya edebiyatında da ayrı bir yere ve öneme sahip. 
 
Lise bitirme sınavına hazırlanan Bernard’ın bir aile sırrını öğrendikten sonra evi terk ederek okul arkadaşı Olivier ile birlikte yeni bir hayat felsefesi kurma macerası, Olivier’nin Kalpazanlar isimli bir roman yazan dayısı Édouard’ın ortaya çıkmasıyla gizemli bir hal alır. 
 
Yeni Roman’ın müjdecisi sayılan Kalpazanlar, ayrıca klasik roman anlayışından uzaklaşan Gide’in edebiyatta modern anlamda “erken anlatı” veya “anlatı-içinde anlatı” tekniğini kullandığı ilk örneklerden biri sayılır. 
 
Kitabın sonunda yer alan ve ilk kez Türkçede yayımlanan Kalpazanlar’ın Günlüğü ise Gide’in roman kuramına ilişkin son derece ilginç bir kaynak teşkil ediyor: Bir yazarın romanını tasarlarken düşündüklerini ve zihninden geçenleri okumak, bir doğa olayına tanıklık etmek kadar heyecanlı ve kışkırtıcı bir his uyandırıyor. 
 
... Kalpazanlar roman türüne birçok yenilikler getirir, bakış açılarının çoğulluğu ve değişken yapısıyla bugün bile yepyeni görünür bize. 
                                                             Tahsin Yücel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133944</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68d5215e-ae64-4d42-a16d-f233bb569d72.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Baştan Yaratan Sanatçılar</image:title>
            <image:caption>Dünyayı Baştan Yaratan Sanatçılar – Bir Güncel Sanat Manifestosu kitabında Vid Simoniti, 21. yüzyılın başlarında güncel sanatın politikayla ilişkisini inceliyor. Sanatın dünyayı anlama biçimimize getirdiği yeni bakışlarla ilgileniyor ve sanatçıların yarattıkları dünyaların peşine düşüyor. 
 
Okuru, iklim krizi, sosyal adalet gibi konuları ele alan sanateserleri üzerinden Ai Weiwei, Olafur Eliasson, Wangechi Mutu, Naomi Rincón-Gallardo ve Hito Steyerl’in aralarında olduğu sanatçıları keşfetmeye çağırıyor. Güncel sanat üzerine düşünmek için yeni araçlar buluyor ve sanatın sesine kulak veriyor: Pratiklikten uzak ama uzakları gören bir tanık olan sanat, savaş alanlarının üstünde süzülür, geçici bir halüsinasyon ve bir mola anıdır belki ama hayatın ve dünyanın başka türlü olabileceğini mırıldanır. 
 
Simoniti günümüzün en heyecan verici sanat yazarlarından biri. Tarih, eleştiri ve felsefe arasında ustaca geçişler yapan bir başyapıt olan bu kitap, sanatın dünyayı sarsmaya devam eden gücünü büyüleyici bir şekilde anlatıyor. 
James Fox, The World According to Colour kitabının yazarı 
 
Özgün bir düşünür Simoniti, geniş ve cömert bir zihne, ustaca bir üsluba sahip. Politik güncel sanat üzerine cesur ve incelikli şekilde tefekkür ediyor. Bu kitap ele aldığı acil insani sorunlara getirdiğimiz estetik kaynakları eleştirel bir şekilde derinlemesine yeniden değerlendiriyor. 
Adrian Piper, sanatçı ve filozof</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133945</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08dc9232-7567-4f81-b5c1-efd76075300f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yersiz Yurtsuz</image:title>
            <image:caption>Balkan ve Akdeniz Psikanaliz Topluluklarının 21. yüzyılda bireyi ve toplumları derinden sarsan değişimler ve zorlukları psikanalitik bir çerçevede anlamlandırmak ve tartışmak amacıyla başlattığı Sınır Üzerine Düşünmek: Uluslararası Psikanaliz Konferansı serisinin 2023’te İstanbul’da gerçekleşen üçüncü buluşmasında sunulan metinlerden oluşan bu kitap, adını konferansın temasından alıyor: Yersiz Yurtsuz. Savaşların, göçlerin, salgınların ve türlü felaketlerin gölgesinde şekillenen günümüz dünyasında, yerinden edilme ve yurtsuzlaşma deneyimlerini psikanalitik bir bakışla tartışmaya açan bu metinler hem dışsal yıkımların hem de içsel sürgünlerin ortasında psikanalizin nasıl bir düşünme ve tanıklık alanı açabileceğini sorguluyor.
Yaşam ve çalışma biçimlerinin, toplumsal ve kültürel ilişkilerin ve konumlanmaların hızla değiştiği bir çağda ayaklarımızın altındaki dünya kayıp gidiyor. Gerçekliğin üstümüze çöken bu baskısı karşısında psikanalizin nasıl konumlanabileceğini tartışmaya; yersiz yurtsuzluğun farklı görüngü, açılım ve çağrışımlarını psikanalitik bağlamda sorunsallaştırmaya ve klinik alandaki yansımalarını birlikte düşünmeye çalışan bu metinler, bireysel ve toplumsal deneyimler arasındaki sınırda dolaşarak günümüzün yakıcı gerçeklikleri karşısında psikanalitik düşünceye yeni bir yön ve ses kazandırıyor.
Yeşim Korkut PSİKE İstanbul derneğinde formatör analisttir. Prof. Dr. Yeşim Korkut İsviçre’de klinik psikoloji alanında doktorasını yapmış ve Türkiye’ye dönüşünden itibaren akademisyen olarak farklı kurumlarda görev almıştır. 2013 yılından beri psikanalist olarak çalışmaktadır; süpervizyon vermektedir. Psike İstanbul Yönetim Kurulu eski başkanıdır; üç dönem Etik Kurul başkanlığı yapmıştır. Halen EPF Ethics Forum Başkanıdır.
Ferhan Özenen İstanbul Psikanaliz Derneği üyesi ve formatör analisttir. 2018-2022 yılları arasında derneğin başkanlığını yürütmüştür. 2015 yılından beri Travma Çalışma Grubu’nun başkanlığını sürdürmektedir. Psikanaliz Yazıları’nın danışma kurulunda yer almaktadır. Avrupa Psikanaliz Komitesi ve Uluslararası Psikanaliz Birliği’nin Gender COWAP ile Sınır Üzerine Düşünmek gruplarının aktif üyesidir. Kadınsılık, erkeksilik ve cinsellik konularında yazılar kaleme almıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133946</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48d47c14-cc6e-4f76-b12d-d5ba4951a577.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikanaliz Defterleri 15: Çocuk Ve Ergen Çalışmaları Yaratıcılık Ve Sanat</image:title>
            <image:caption>Bu sayı çocukta yaratıcılık yetisinin nasıl geliştiğini, müzik, resim, edebiyat gibi sanat dallarıyla ergenlik ilişkisini ele alıyor.
 
Kimi yazılar bu bağlamda kilit kavramlar olan &quot;yüceltme&quot; ve &quot;oyun&quot; üzerinde dururken kimileri de özellikle müziğin grup terapisinde nasıl kullanılabileceğini gösteriyor.
 
Edebiyat tarihi ve sinemadan hatta Rock müzikten örneklerle de zengin ve çoksesli bir sayı.
Talat Parman
Sahi, Yüceltme Nedir?
Sezai Halifeoğlu
Varolmak İçin Sanat
Anthony Brault
Müziğin Başlangıcında Erinlik Bedeni Vardı
Susan White
Müziğe Dair Bir Duygu: Bir Keşif 
Barış Özgen Şensoy
Forever Young: Ergenliğin Fon Müziği Olarak Rock Müzik
Olivier Hussenet, Sinan Tınar, Alper Şahin
Her Yaş İçin Ninniler: Özgün Bir Müzik Türü Üzerine 
Psikanalitik Bir İnceleme
Filiz Torun
Ergen ve Resim Yapmak
Duygu Coşkun
Boyhood (Çocukluk): Öznelleşme Yolunda Yaratıcılığın 
Zamansal İfadesi
Pascal Hachet
Ergen Okurun Bakışı
Alper Şahin
Esin Veren Bir Sanatçı Olarak E.T.A. Hoffmann 
Nam-ı Diğer Kapellmeister Johannes Kreisler
Batuhan Saç
Şiir Yazmanın Ruhsal Süreçlerine Dair Notlar
Hüner Aydın
Bir Varolma Deneyimi Olarak Yaratıcılık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133947</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cbb12da-07ea-4621-96f2-bd55336cd13d.jpg</image:loc>
            <image:title>Beşerbazın Marifeti</image:title>
            <image:caption>“İyilik, pamuk kalplerin değil, ancak ve ancak taş kesmişyüreklerin mârifeti olabilecek bir zanaatmış meğer.”Anne babasını hiç tanımamış bir çocuk olan Atlas, 2036’da, on sekizinci doğum gününde annesinin kitaplığındaki Yer Demir Gök Bakır kitabının sayfaları arasında bir mektup bulur. Mektup, 164 yaşındaki Frédéric Beauchamp tarafından annesine ithafen yazılmıştır.Atlas, bu mektuptaki gizemi çözmek amacıyla zamanın ve yeryüzünün sınırlarını aşan olağanüstü bir yolculuğa çıkar. İstanbul’dan Amsterdam’a, Fas’tan Paris’e uzanan, geçmişle geleceği, yeryüzüyle gökyüzünü birbirine bağlayan bu yolculukta, 19. yüzyılın nev’i şahsına münhasır barbası Arnavut göçmeni Hulki ve birçok tarihi kişilik Atlas’a eşlik eder ve ona San’at-ı Beşeriye’nin tüm inceliklerini gösterir.“Ertesi sabah, ‘Büyük Beyoğlu Yangını’ diye manşet attı, 6 Haziran 1870 tarihli bütün gazeteler. On iki ayrı koldan, iki milyon arşın araziye sirayet eden bu yangının zayiatını, dört ayrı dilde, sütunlarca yazdılar. Kül olan altmış beş sokağı, yüz altmış üç mahalleyi, üç bin dört yüz kırk dokuz binayı, erinmeden, tek tek isimleriyle bildirdiler günler boyu. Ölü sayısı ise sadece satırarasında ‘yüzlerce’ olarak geçti kayıtlara. Bu sebeple Hulki, hiçbir zaman bilemedi, o ‘bir kişi’ dışında daha başka kimlerin cehennemini harladığını. Ve onlar da hiçbir zaman öğrenemedi, koca Beyoğlu’nun, altı yaşında bir muhacir çocuğunun on yedisine kadar büyüttüğü nefretinden tutuştuğunu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133948</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/915213f3-67a1-4c03-b55e-9da4becb9384.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozuk Para</image:title>
            <image:caption>2025 Dylan Thomas Ödülü

New York Times, Bookshop, Goodreads Editör Seçkisi

Time, Amazon, New Yorker, People, Gq, Vulture, Electrıc Literature, Publishers Weekly, Library Journal Yılın Kitabı Seçkisi

New York&apos;ta yaşayan Filistinli genç bir kadın.

Hermès Birkin çantasına bakılırsa oldukça varlıklı.

Kusursuz bir zevke ve sıradışı bir hijyen anlayışına sahip.

Oysa gerçek göründüğü gibi değil.

Vasat bir ortaokulda ders veriyor.

Hayatını ağabeyinin bağladığı aylık harçlıkla sürdürmek zorunda.

Artık İsraillilerin yaşadığı anavatanı ise anılarında, hafızasının derinliklerinde.

Amerika’da kök salma hikâyesi baştan lanetlenmiş gibi.

Şu &apos;temizlik hastalığı&apos; da cabası.

Kaosun içerisinde bir gün evsiz bir dolandırıcıyla tanışacak ve artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak...

Edebiyat dünyasının büyük heyecan uyandıran yeni kalemlerinden Yasmin Zaher imzalı Bozuk Para, doğa ve uygarlık, güzellik ve adalet, sınıf ve aidiyet, kaos ve tüketim çılgınlığı gibi evrensel konuları kolaycı ahlakçılığa düşmeden sorgulayan, yeni neslin kontrolsüz kapitalizmle sürdürdüğü sürreal mücadeleyi bir solukta gözler önüne seren bir macera.

“Muazzam... Kapitalizm, materyalizm, aşk, şehvet, dostluk, saflık, doğa, temizlik, mekan ve kendi özümüz üzerine şimşek gibi çakan yıldırım gibi düşen sürükleyici bir roman.

Kudüs doğumlu Filistinli yazar Yasmin Zaher tutkuyla yazıyor ve geri adım atmıyor.”

Library Journal

“Bozuk Para yalnızca yüksek edebiyat standartlarını karşılamakla kalmıyor. Kendi standardını belirliyor. Bir başyapıt.”

Slavoj Žižek

“Keskin mizah, incelikli dil! Uçurumun kenarındaki bir kadının portresi.”

Time

“Batı hegemonyasını lüks bir çanta içinde baş aşağı ediyor!”

New York Times

“Sınıf ve aidiyet gibi en hassas konularla keskin bir zeka ile yüzleşen, aynı zamanda etik, estetik, aşk ve uygarlığın doğasına dair stil sahibi bir roman.”

Literary Hub</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133949</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/284df87f-f81e-435c-ab36-5a8663aeeedf.jpg</image:loc>
            <image:title>Arden 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Vasilko’nun talimatıyla İstanbul’a gelen Arden’in yeni görev yeri bellidir: Beyaz Ev. PLAZA’nın sağladığı imkânlarla yeni bir eve ve ofise yerleşen Arden’in, Beyefendi’nin malikânesine yani Beyaz Ev’e girmesi için önünde yalnızca bir seçenek vardır: Eren… 
Hedeflerine odaklanmışken, bir yandan PLAZA’nın soruşturmalarıyla diğer yandan da Beyaz Ev’in merkezinde dönen karanlık olaylarla uğraşması gerekir. Evin sınırındaki ormanda bulunan insan uzuvları yüzünden İstanbul’daki yeni görevi tehlikeye giren Arden, olayları çözmeye çalışan Komiser Emris ve ekibiyle de mücadele etmek zorunda kalır. Ancak hiçbir plan, hiçbir eğitim, onu Eren’le yollarının kesişeceği ana hazırlamamıştır. Çünkü kalbini ona kaptıracağını hiç hesaba katmamıştır. 
Tüm bu karmaşada Arden’e yardım eli uzatan tek kişi ise Romanya’dan geçmişin gölgeleriyle birlikte gelen, çoktan mezarda olması gereken eski bir dosttur. 
Tünelden Önceki Beyaz Ev evrenine dair merak edilen birçok soru, bu kez Arden’in gözlerinden yanıt buluyor… 
Beyaz Ev’in kapıları 
bir kez daha açılıyor… 

Bu kez, içeri girmeye cesaretin var mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133950</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6295646-34e8-49d9-892b-0a0b863d9667.jpg</image:loc>
            <image:title>Fidan Hanım</image:title>
            <image:caption>Bu hayatta en güzel şey, insanın sevdiğiyle vedalaşabilmesidir.
Peki ya vedalaşamadan gidenler?..
Bir mumu söndürür gibi sessizce silinen yüzler…
Söylenememiş son sözler, dokunulamamış eller, tamamlanamamış cümleler…
 
 
Büyükada’nın çam kokulu yollarında
geçmişin gölgeleriyle yürür Fidan Hanım.
Her adımında bir hatıra, her susuşunda bir yara yeniden canlanır.
Aşkın acıyla yoğrulduğu bir hayattır bu…
 
Gerçek bir hikâyeden ilhamla yazılan Fidan Hanım, yalnızca gidenlerin değil, kalabilenlerin de öyküsüdür.
Çünkü hayat, en çok sevenin yüreğini seçer yakmak için.
 
İncir Kuşları, Meyra ve Piruze’yle yüz binlerce okurun
kalbine dokunan Sinan Akyüz’den yine soluksuz okuyacağınız
unutulmaz bir roman…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133952</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c0560fc-2c7f-4577-aedd-08ac5dfb8ab4.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Yol Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bindiğiniz uçak yere çakılmak üzereyken aklınızdan son geçen kim olur?

Biricik kocanız mı yoksa on beş yıl önce ayrılıp bir daha görmediğiniz ilk aşkınız mı?

Sahi, hayat yolculuğunuzu kurgularken bütün güç sizde mi sanıyorsunuz?

Dawn Edelstein&apos;ın geçmişi uçaktaki anonsla bir anda değişti.

“Acil inişe hazırlanın!”

Hayatı gözlerinin önünden bir film şeridi gibi geçti.

İşin tuhafı, filmin başrolünde kocası Brian değil, üniversite zamanında tutkulu aşk yaşadığı Wyatt vardı.

Dawn mucizevi şekilde kazadan kurtuldu. 

Şimdi istediği her yere gidebilir, uçak şirketi ne dilerse yerine getireceğinin sözünü verdi.

Geleceğinde iki yol var:

Bir yanda kocası Brian, kızı Meret ve onlarca hastası Boston’da onu bekliyor.

Diğer yanda ise Wyatt Mısır&apos;da, antik mezar kazılarında.

Empatinin kalemi Jodi Picoult hayatımız boyunca kendimize sormaktan korktuğumuz soruları yanıtlamaya girişiyor, yüreğimizin götürdüğü yolların haritasını çiziyor,

okurlarına kadim bilgeliğin anahtarını uzatıyor.



“İki Yol Kitabı sevdiklerimizle bağlarımızın dayanıklılığını sorguluyor, aşkın sınır tanımazlığını tartışıyor, konu ilişkiler olunca kelepçelerimizi nasıl

parçalayabileceğimizi gösteriyor. Ufkunuzu genişletecek bir roman!”

Library Journal

“Heyecan verici bir macera. Picoult&apos;nun romanlarından her zaman öğrenilecek yeni bir şeyler var, 

İki Yol Kitabı da istisna değil...

Şu kısa hayatta nasıl mutlu anlar yaratabileceğimize dair unutulmaz bir destan.&quot;

Associated Press</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133953</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de9d33cd-283a-4313-b686-ae4a403295b8.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul Senin Olacak</image:title>
            <image:caption>Geçmişi özlemek geçmişten bile güzel. Behiç Ak, İstanbul’un yörüngesinde büyüyen bir hikâyenin izini sürüyor. Şehrin bütün yolları, ihanetin, bekleyişin, edebiyatın, cevapsız soruların, sonuçsuz hesaplaşmaların, ümitsiz bir aşkın kesiştiği bir şiire çıkıyor; anıların ve geçmişin tozunu yutanlar, bir edebiyat kulübünde, zamansız bir yemek masasında buluşuyor. Bazen bir flanör, bazen bir zaman yolcusu, bazen de sahile vuran mısraları toplayan bir lodosçu edasında kentin içinde yürüyor. Sıkı sıkı sarıldığımız kimliklerimize, geride bırakamadıklarımıza, ölümsüzlüğe ve özgürlüğe dair çarpıcı bir toplumsal bakış sunuyor. “Şehir mi onu fethedip köleleştirecek, o mu şehrin fatihi olacaktı? Ya da ikisi birden mi? Ödün veremezdi. Ne sahip ne de köle olmak istiyordu. Hayallere dalarak bu gizemli şehrin sokaklarında dolaşmak istiyordu sadece...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133954</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5df329d9-f183-48a5-b596-b01d72bad76a.jpg</image:loc>
            <image:title>Filistin Cephesinde Bir Türk Askeri</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI’NIN 
UNUTULMUŞ CEPHELERİNDEN BİRİ 
Filistin Cephesi 
 
Sadece sıcak kumlar, çöl fırtınaları ve susuzlukla değil, çözülmekte olan bir imparatorluğun son nefesiyle yoğrulmuş bir savaş alanı... 
 
Topçu İhtiyat Zâbiti Şemsettin Efendi, henüz yirmili yaşlarının başında, Darülfünun Hukuk Mektebi öğrencisiyken gönüllü olarak orduya yazıldı. Varlıklı bir aileden gelen bu genç subay, tereddüt etmeden cepheye gitti ve ardından altı yıl sürecek savaş ve esaret hayatına adım attı. 
 
“Filistin Cephesinde Bir Türk Askeri”, Şemsettin Efendi’nin 1914-1920 yılları arasında tuttuğu hatıratın bugüne ulaşan sarsıcı bir tanıklığıdır. 
 
Beyrut’tan Şam’a, Kudüs’ten Eriha’dan Rabo Boğazı’na uzanan bu hatıratta; Osmanlı ordusunun çöl koşullarında verdiği insanüstü mücadele, Arap isyanlarının yarattığı kırılmalar, İngiliz hava saldırıları ve esir kamplarındaki hayat, bir subayın kaleminden bütün çıplaklığıyla anlatılıyor. 
 
 
 
Şemsettin Efendi, sadece bir asker değil, vatanına derin bağlılıkla hizmet eden bir aydın ve iyi bir gözlemcidir; savaşın şiddeti kadar, insan onurunun direncini de kayda geçirmiştir. Günlük tarzında kaleme alınan satırlarda, Cemal ve Enver Paşaların cephe teftişlerinden Arap isyanının yankılarına, İngiliz esir kamplarındaki zorlu hayattan Mısır’daki Müslüman halkın Osmanlı askerlerine bakışına kadar geniş bir panorama çiziliyor. 
 
Eseri yayına hazırlayan Prof. Dr. Ali Fuat Örenç, bu değerli metni tarihsel bağlamına yerleştirerek hem Suriye ve Filistin cephelerinin askerî ve siyasi arka planını aydınlatıyor hem de unutulmuş bir Türk subayının sesini günümüze kazandırıyor. 
 
“Filistin Cephesinde Bir Türk Askeri”, sadece bir hatırat değil; çölün ortasında bile tükenmeyen bir inancın, görev bilincinin ve insanlık onurunun hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133955</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c4df68f-143d-4ca7-8ff0-4ac5cf1b1a74.jpg</image:loc>
            <image:title>Yedi Bilgelik Okulu</image:title>
            <image:caption>“Bilgelik nasıl iyi yaşayacağımızı bilme sanatıdır; neyin gerçekten önemli olduğunu görme, doğru seçimler yapma ve iç benlik ile dış dünya arasında uyum sağlama becerisidir.” 
 
Günümüz dünyasında hızla yaşayıp derinliği unutuyoruz. Tüketiyoruz ama doymuyoruz, inanıyoruz fakat huzur bulamıyoruz, biliyoruz lakin bilgece davranamıyoruz. Modern çağ bize her şeyi bilme konforunu tattırırken yapıp ettiklerimizin, çevremizde olan bitenin anlamını bizden esirgiyor. Her geçen gün kendimizle, başkalarıyla ve evrenle olan bağımızı kaybediyoruz. 
 
İşte Yedi Bilgelik Okulu tam da bu kırılma noktasında okurunu bir yolculuğa çağırıyor: Yedi büyük düşünce geleneğinin rehberliğinde, insan olmanın özünü yeniden hatırlamaya davet ediyor. Bu kitap her ne kadar bir akademisyenin kaleminden çıkmış olsa da akademik bir inceleme değil; düşünceyle yaşantı arasındaki uçurumu kapatmak için yazılmış bir yaşam rehberi. 
 
Enis Doko, kendi varoluşsal krizlerinden yola çıkıyor ve bu kişisel zorlukların tüketim çağında ahlakla, statü arayışında anlamla ve inanç ile deneyim arasındaki bağın koptuğu bir dünyada maneviyatla mücadele eden modern insanın, daha geniş kültürel durumunun belirtileri olduğunu ortaya koyuyor. Bilgece bir yaşamın izlerini takip eden Doko, okuruna Aristoteles, Epikürcülük, Stoacılık, Budizm, Konfüçyüsçülük, Varoluşçuluk ve Sufizm olmak üzere yedi kadim bilgelik geleneğini ve bunların önerdiği anlam, erdem ve pratiğin kapsamlı çerçevelerini sunuyor. 
 
Gerçek mutluluk nedir ve neden elimizden kaçar? 
Ahlaki bir yaşam özgürlüğümüzle nasıl bağdaştırılabilir? 
İyilik, erdem ve anlam kavramları neden bu kadar yabancılaştı? 
Acıdan kaçmak yerine onu nasıl dönüştürebiliriz? 
İnançsız bir çağda maneviyat mümkün mü? 
 
Enis Doko, modern insanın ortak krizlerini çözecek reçeteler çıkardığı Yedi Bilgelik Okulu: İyi Yaşam Üzerine Dersler kitabında kadim felsefi öğretileri bugünün karmaşık dünyasına taşıyarak, okuruna salt bilgiden daha fazlasını, bir yaşama sanatı kazandırmayı amaçlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133956</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5acebf30-8ea1-4201-8196-d33d1f468656.jpg</image:loc>
            <image:title>İmkansız Coğrafyalar</image:title>
            <image:caption>Dünyanın çatışma bölgelerinde, cehennemi andıran sokaklarda fotoğraf makinesiyle gerçeğin peşinde koşan bir isim: Coşkun Aral. 
 
İmkânsız Coğrafyalar, 1970 başlarında gazeteciliğe adım atan bir gencin, 20. yüzyılın son çeyreğine damga vurmuş savaşlardaki tanıklıklarını anlatıyor. Coşkun Aral Lübnan, Afganistan, İran, Irak, Çad, Kuzey İrlanda gibi çatışmaların eksik olmadığı coğrafyalarda ön saflarda yer alan foto muhabirlerinden biri olarak, dünya basınında adından söz ettirdi. Time ve Newsweek gibi dergilerin kapağına taşınan fotoğrafları, savaş çığırtkanlarının yalanlarını ortaya çıkardı. Savaşın gerçek yüzünü, kendini “uygar” olarak tanımlayan insanın yaratmaya muktedir olduğu vahşeti gözler önüne serdi. 
 
Aral, Sipa Press çatısı altında başlayan uluslararası gazetecilik yolculuğunda, modern tarihin dönüm noktalarına tanıklık etti. Bu tanıklık, içsel direnç noktalarını keşfettiği zorlu bir mücadeleyi de beraberinde getirdi. Savaşın içinde, insanın kendi içindeki savaşını belgeledi. 
Lübnan’ın ağır bombardıman altındaki mahallelerinden, Kamboçya’nın mayınlı arazilerine, Hindikuş Dağları’ndan, Afrika çöllerine uzanan ve yıllar süren yolculuklarında, fotoğraflarıyla sıradan insanların hikayelerini aktardı.  
 
Bu kitap yalnızca bir foto muhabirinin anıları değil, aynı zamanda 20. yüzyılın ikinci yarısına dair küresel bellek özelliği taşıyor. Coşkun Aral, fotoğraf makinesini bir yandan savaş meydanlarına, bir yandan da kendi iç dünyasına çeviriyor ve gidilmesi imkânsız yerlere nasıl gittiğini, neler yaşadığını ve neler hissettiğini tüm çıplaklığıyla anlatıyor. 
 
İmkânsız Coğrafyalar, haberciliğin cesaret, vicdan ve tanıklıkla birleştiğinde nasıl evrensel bir dil kurduğunu gösteren unutulmaz bir yaşam hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133957</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5d63b43-a6c5-4a64-9aaa-ee0c08ed8e19.jpg</image:loc>
            <image:title>Finansal Efsaneler ve Gerçekler</image:title>
            <image:caption>Yatırım dünyasında doğru bildiğimiz pek çok şey aslında yanlış olabilir mi? 
 
Her gün sosyal medyada, televizyonlarda ve gazetelerde yatırımcıya yol göstermesi gereken bilgiler yerine ezbere söylenmiş, temelsiz iddialar ve yanıltıcı yorumlarla karşılaşıyoruz. Türkiye’de borsanın asli amacından uzak bir şekilde kullanılmasının, dünyada en çok işlem yapan ülkelerden biri olmamıza rağmen finansal okuryazarlığın düşük kalmasının tesadüf olmadığını düşündünüz mü? 
 
Finansal Efsaneler ve Gerçekler, işte tam da bu yanlış algılara meydan okuyor. Ezber bozan sorular soruyor, klişe cevaplara itiraz ediyor ve veriye dayalı, anlaşılır bir bakış açısı sunuyor. Üstelik 100’e yakın grafik ve tabloyla desteklenen, başka hiçbir yerde bulamayacağınız özgün analizler içeriyor. Böylece hem finansa yeni başlayanların karmaşık finansal ilişkileri kolayca anlamasına yardımcı oluyor hem de bu alanda uzman olan okurlara geniş veri kaynakları, karşılaştırmalar ve derin bakış açıları sunuyor. 
 
Altın gerçekten güvenli liman mı? Gayrimenkul düşündüğümüz kadar kazandırıyor mu? Borsa İstanbul uzun vadeli yatırımcı için ne kadar güvenilir? Risk ve oynaklık aynı şey mi? Büyüme hisseleri mi, değer yatırımcılığı mı? Teknik analiz bize gerçekten yol gösterebilir mi? Tasarruf yaparken hayatı mı ıskalıyoruz? Bedelsiz sermaye artırımı, temettü hisseleri ya da yabancı yatırımcıların varlığı getirilerimizi nasıl etkiliyor? 
 
Bu soruların ve çok daha fazlasının cevaplarını bulacağınız Finansal Efsaneler ve Gerçekler’de, finansal piyasaları şekillendiren mitleri birer birer sorgulayacak ve farklı bir gözle yeniden değerlendirme fırsatı bulacaksınız. Eğer siz de yıllardır tekrar edilen klişelerin arkasında yatan gerçekleri merak ediyorsanız, Finansal Efsaneler ve Gerçekler tam size göre!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133958</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cd944c4-4061-4e4d-9c96-5a9989b6ba27.jpg</image:loc>
            <image:title>Kudüs</image:title>
            <image:caption>“Kudüs: Bir Şehrin Biyografisi, yılın en nefes kesici ve iddialı kitaplarından biri. Dünyanın en muhteşem şehri, Montefiore’nin şahsında en kusursuz biyografi yazarına kavuşmuş. Şehir sadece savaşlarla değil onu inşa eden insanlarla da anlatılmış. Manevi, yıkıcı ve destansı, son sayfasına kadar elinizden bırakamayacağınız bir öykü.”
Dan Jones, Daily Telegraph 
 
“Şimdiden bir klasik – modern dinî, siyasi ve etnik sürtüşmelerini ancak üç bin yıl öncesinin şartları bağlamında anlamanın mümkün olduğu bir şehre dair sürükleyici ve insanı düşünceye sevk eden bir çalışma. Montefiore ilginç tarihî detayları canlı, hassas ve yoğun bir bakış açısıyla ele alıyor.”
Tony Barber, Financial Times 
 
Kudüs… 
 
Evrensel bir şehir, iki halkın başkenti, üç semavi dinin kutsal mabedi… İmparatorlukların ganimeti, Kıyamet Günü’nün sahnesi ve bugünkü medeniyetler çatışmasının savaş alanı. İnanç, katliam, fanatizm ve birlikte yaşama mücadelesinin iç içe geçtiği bu destan, Kral Davut’tan günümüze, üç büyük dinin doğuşundan İsrail-Filistin çatışmasına kadar uzanan üç bin yıllık bir öykü. 
 
Peki, bu küçük ve ücra kasaba nasıl dünyanın merkezi, “Kutsal Şehir” ve bugün Orta Doğu barışının anahtarı haline geldi? Simon Sebag Montefiore, göz kamaştırıcı anlatımıyla Kudüs’ün her çağda yeniden doğuşunu aktarıyor; savaşlara, ihtiraslara ve şehrin kaderini belirleyen hükümdarlara, azizlere, fatihlere ve sıradan insanlara yeniden hayat veriyor. 
Süleyman, Selahaddin ve Kanunî Sultan Süleyman’dan Kleopatra, Caligula ve Churchill’e; Hz. İbrahim, Hz. İsa ve Hz. Muhammed’den Nebukadnezar, Hirodes ve Nero’ya; Mark Twain, Rasputin ve Arabistanlı Lawrence’a kadar sayısız figür bu şehrin tarihine damgasını vurdu. 
 
Montefiore, yeni arşivler, güncel araştırmalar ve kendi ailesine ait belgeler ışığında, kutsalın ve mistiğin, kimliğin ve imparatorlukların özünü aydınlatıyor. Kudüs’ün hikâyesi, hem gökte hem de yeryüzünde var olan tek şehrin, yani Kudüs’ün, nasıl Kudüs haline geldiğinin hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133959</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55f144e5-a74c-454f-a2c1-5053027b0eeb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yönetsel Davranış</image:title>
            <image:caption>Nobel Ekonomi Ödüllü Herbert A. Simon, çığır açan eserinin bu dördüncü edisyonunda, insan tercihleri ve idarî karar alma konusundaki öncü teorisini somut örgütsel sorunlara uyguluyor. Simon, kitabın ilk yayımlanışının ellinci yıldönümü anısına, insan karar verme sürecine dair eskimeyen gözlemlerini, örgütsel davranışın yeni yönlerini ele alan yorumlarla zenginleştirmiştir. Değişen toplumsal değerlerin ve modern teknolojinin örgütlerin işleyişi üzerindeki etkisini inceleyen bu gözden geçirilmiş edisyonda yer alan yeni fikirler, dünya çapında bir klasik haline gelen bu kitabı günümüzle uyumlu hale getiriyor. 
 
Public Administration Review tarafından “yüzyılın kitaplarından biri” olarak sayılan Yönetsel Davranış, sosyal bilim düşüncesine dair en etkili eserlerden biri olarak kabûl edilmekte ve Nobel Komitesi tarafından “çağ açıcı” bir çalışma olarak tanımlanmıştır. 
 
Organizasyon ve yönetim süreçlerinin merkezindeki karar alma mekanizmalarını anlamak isteyen yöneticiler ve diğer profesyoneller için yazılmış olan bu kitap, aynı zamanda işletme ve yönetim, ekonomi, sosyoloji, psikoloji, bilgisayar bilimi, kamu yönetimi ve hukuk öğrencileri için temel bir başvuru kaynağıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133961</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13d05a42-bfde-4305-8b7f-346db5d1a8f4.jpg</image:loc>
            <image:title>The Mushroom Book</image:title>
            <image:caption>“The Mushroom Book” adlı kitabın ilk baskısı Amerika’da 1923 yılında yapılmıştır. Myrina Yayınları tarafından Türkiye’de tıpkı basımı gerçekleştirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133962</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cbe2018-43e3-49d4-960b-22a8791991b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Carrots</image:title>
            <image:caption>Carrots” adlı kitabın ilk baskısı Amerika’da 1882 yılında yapılmıştır. Myrina Yayınları tarafından Türkiye’de tıpkı basımı gerçekleştirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133963</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cc53452-336e-4e55-9955-d97b7c760c8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Vegetable Growing in Alasca</image:title>
            <image:caption>“Vegetable Growing in Alasca“ adlı kitabın ilk baskısı Amerika’da 1905 yılında yapılmıştır. Myrina Yayınları tarafından Türkiye’de tıpkı basımı gerçekleştirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133964</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9480d217-be06-4631-9a72-34038aa31224.jpg</image:loc>
            <image:title>The Feeding Value of Cereals</image:title>
            <image:caption>“The Feeding Value of Cereals” adlı kitabın ilk baskısı Amerika’da 1909 yılında yapılmıştır. Myrina Yayınları tarafından Türkiye’de tıpkı basımı gerçekleştirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133965</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acfc101a-2f2b-4ad3-bb49-a62838d67497.jpg</image:loc>
            <image:title>The Farmers Vegetable Garden</image:title>
            <image:caption>“The Farmers Vegetable Garden “ adlı kitabın ilk baskısı Amerika’da 1906 yılında yapılmıştır. Myrina Yayınları tarafından Türkiye’de tıpkı basımı gerçekleştirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133966</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f95a28c7-2770-4f67-af1d-c8b0df9c00e8.jpg</image:loc>
            <image:title>The Vegetable Proteins</image:title>
            <image:caption>“The Vegetable Proteins“ adlı kitabın ilk baskısı İngiltere’de 1909 yılında yapılmıştır. Myrina Yayınları tarafından Türkiye’de tıpkı basımı gerçekleştirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133967</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/221adaad-8fa3-4646-b4ca-6c95ceadac37.jpg</image:loc>
            <image:title>Food and Food Adulterants</image:title>
            <image:caption>“Food and Food Adulterants “ adlı kitabın ilk baskısı Amerika’da 1898 yılında yapılmıştır. Myrina Yayınları tarafından Türkiye’de tıpkı basımı gerçekleştirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133968</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afa0f872-5e2d-426e-8104-a1afbf45f584.jpg</image:loc>
            <image:title>Russian Cereal Adapted for Cultivation in the United Sta-tes</image:title>
            <image:caption>“Russian Cereal Adapted for Cultivation in the United States “ adlı kitabın ilk baskısı Amerika’da 1900 yılında yapılmıştır. Myrina Yayınları tarafından Türkiye’de tıpkı basımı gerçekleştirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133969</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff7986a4-bb5e-461b-a203-315d7adeba5b.jpg</image:loc>
            <image:title>A-B-C of Vegetable Gardening</image:title>
            <image:caption>“A-B-C of Vegetable Gardening “ adlı kitabın ilk baskısı İngiltere’de 1916 yılında yapılmıştır. Myrina Yayınları tarafından Türkiye’de tıpkı basımı gerçekleştirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133970</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/502f2bf0-efcc-4f71-b2e3-5faba0e5fd4a.jpg</image:loc>
            <image:title>The Digestibility and Nutritive Value of Legumes</image:title>
            <image:caption>“The Digestibility and Nutritive Value of Legumes “ adlı kitabın ilk baskısı Amerika’da 1907 yılında yapılmıştır. Myrina Yayınları tarafından Türkiye’de tıpkı basımı gerçekleştirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133971</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b16257c7-d71d-4218-8870-e67e6716a9df.jpg</image:loc>
            <image:title>The Digestibility of American Feeding Stuffs</image:title>
            <image:caption>“The Digestibility of American Feeding Stuffs “ adlı kitabın ilk baskısı Amerika’da 1900 yılında yapılmıştır. Myrina Yayınları tarafından Türkiye’de tıpkı basımı gerçekleştirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133972</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6856f555-d447-499e-9863-4f93b16bc833.jpg</image:loc>
            <image:title>Analyses of Cereals</image:title>
            <image:caption>“Analyses of Cereals” adlı kitabın ilk baskısı Amerika’da 1895 yılında yapılmıştır. Myrina Yayınları tarafından Türkiye’de tıpkı basımı gerçekleştirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133973</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/628cefee-6f6f-48f8-80d8-5422d0c2aaa9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapitalizm</image:title>
            <image:caption>Kapitalizm tam olarak nedir? Bu kelime her zaman bugünkü anlama mı geliyordu ve zaman içinde nasıl bir dönüşüm geçirdi? Bir kavramın kökenini ve tarihini bilmek, günümüzdeki siyasi ve iktisadi tartışmaları anlamak için neden önemlidir? 
Siyaset ve düşünce tarihçisi Michael Sonenscher, bu temel soruların izini sürerek kapitalizm kavramının soy kütüğünü araştırıyor ve kelimenin ardındaki unutulmuş hikâyeyi gün yüzüne çıkarıyor. Sonenscher, analizine kapitalizmden önce var olan ve temelini “iş bölümü” ilkesinin oluşturduğu “ticari toplum” kavramıyla başlıyor. Yazar, bu daha eski kavramın, kökenleri başlangıçta kamu borçları ve savaş finansmanı gibi bambaşka meselelere dayanan “kapitalizm” ile zamanla nasıl birleştiğini ve dönüştüğünü inceliyor. Kitap, ticari toplum tartışmalarının, sermaye mülkiyetini merkeze alan kapitalizm kavramı tarafından nasıl yutulduğunu ve bu sürecin modern iktisadi ve siyasi düşünceyi nasıl şekillendirdiğini ortaya koyuyor 
Bu entelektüel yolculukta Sonenscher, Adam Smith’ten Karl Marx’a, David Ricardo’dan Louis Blanc ve Louis de Bonald gibi Fransız düşünürlerine kadar geniş bir düşünce haritasını okuyucuya sunuyor. VakıfBank Kültür Yayınları tarafından Kapitalizm: Bir Kavramın Hikâyesi adıyla çevirdiğimiz bu kitap, modern dünyanın en temel kavramlarından birinin nasıl oluştuğunu, dönüştüğünü ve zamanla farklı anlamları nasıl içerdiğini aktarmakdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133974</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d1b4612-967a-4779-9262-a94d74900cb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecenin Örtüsünde Güneş Lekesi</image:title>
            <image:caption>“Yürümeye karar veriyorum, burası oldukça büyük bir şehir.” 
Yaz ortasında bir kasabada erken uyanılmış ve bir türlü geçmeyen bir pazar gününden birkaç misli uzun İstanbul’un gecesi. 
 
Bütün gün milyonlarca insan tarafından bu gecenin örtüsü dikiliyor. Güneşin doğduğu topraklardan gelen bir anlatıcı ise sokaklarda yürüyor, etrafına bakınıyor. Bu örtünün üzerindeki bir güneş lekesi gibi. Bu metnin 
türünün roman olması, roman erbabı tarafından tuhaf karşılanabilir. Vakanüvis olmakla, dili dengede tutmakla, başlangıcı belirlemekle ve sonu tayin etmekle, ezcümle bazı kaidelerle meselesi olan bir metin bu. Dolasıyla “su gibi akmıyor”, daha ziyade ham petrol kıvamında seyrediyor. 
 
Mehmet Mahsum Oral, Barbarlarla Beklerken’de bir barbarın yürüyüşünü kâğıda dökmüştü. Ev Düşkünü Bazı Rüzgârlar’da evi teşrih etmişti. Gecenin Örtüsünde Güneş Lekesi’nde ise şehre nüfuz ediyor, anlara ve soruların sığdığı boşluklara. 
 
Bu büyük şehirde dolaşırken insanlar hakkında daha fazla düşünme imkânı buluyorum. Bunun tam olarak ne işe yarayacağı hakkında bir fikrim yok. Ancak dünyaya birkaç kez üst üste gelmiş gibi davranıyorlar. Ne kadar 
becerikli davrandıklarına şahit oldukça hayretim artıyor. Sanki çekirdeği ilk defa burada görmemişler de buraya gelirken yol boyunca onu avuç avuç çıtlatmış gibiler. Dünyaya varır varmaz bir duvarda asılı gördükleri önlüğü sanki daha önce bizzat kendileri asmış gibiler. Alıp giyiyorlar, bu bir önlük 
diyorlar, şurası da bir tezgâh, bu iyi, bu da kötü, gerçek şu, bak şu doğru bir insan, şu çok güzel, bir de şunun çirkinliğine bak, bileğimi kessem partimin rengi akar, bu sene şampiyonuz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133975</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6669b108-feb1-4791-8d37-05931477d29d.jpg</image:loc>
            <image:title>Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Amerigo Vespucci’nin Mektupları 
ve Kariyerini Aydınlatan Diğer Belgeler 
 
“Amerika kıtasına bu ad nasıl verildi? Neden kıtanın adı Colombia değil de America oldu? Batı dünyası beş asırdır bu konuyu tartışıyor. Tartışmanın bir tarafı Amerika kıtasını keşfeden Kolomb’a büyük bir haksızlık yapıldığını, kıtanın adını ondan alması gerektiğini söylüyor. Diğer tarafsa Kolomb’un yeni bir kıta keşfettiğinin hiçbir zaman farkına varmadığını, bu nedenle kıtaya Amerigo Vespucci’nin adının verilmesinin doğru olduğunu savunuyor. Tarafların argümanları ve tartışma stilleri de zaman zaman zalimce boyutlara ulaşabilmekte. Özellikle Kolomb’a haksızlık yapıldığını düşünenler, Vespucci’yi ‘başkalarının emek ve cesaretine saygısızca el koymuş bir düzenbaz, sahtekâr’ olarak görmekteler. Vespucci’nin, Kolomb’un keşfettiği toprakların yeni bir dünya olduğunu söylemesi, bugün bizlere sıradan bir öngörü ve çıkarım olarak gelebilir ama bu konuyu tartışmaya devam ettikçe okur, bu öngörünün Vespucci’nin çağında ne kadar büyük bir adım olduğunu daha iyi görecektir. Bu söylem –en azından o zamanlarda– bilinmeyen denizlere açılmak kadar cesaret isterdi. O yüzden bu ‘tuhaf münakaşa’nın sonunda umuyorum ki Kolomb’un hakkını Kolomb’a, Amerigo’nun hakkını da Amerigo’ya teslim edebiliriz.” 
–Töre Sivrioğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133977</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/287911d6-16c6-4110-a1b6-bb9ef42ebf04.jpg</image:loc>
            <image:title>Kar Yağınca Gel</image:title>
            <image:caption>Kar Yağınca Gel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133978</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ed98241-ebcf-4951-b8cc-3fae2fe81e45.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabır Taşını Arayan Çocuk</image:title>
            <image:caption>Hem çocuklar hem de ebeveynler tarafından ilgiyle takip edilen yazar Saniye Bencik Kangal’dan her yaşın kalbine dokunacak yepyeni bir eser… 
 
«Yavrum hadi, geç kalıyoruz!» cümlesinin sıkça tekrarlandığı, çocukların kahvaltıda yumurtasıyla uzun uzun bakıştığı sabahlar size de tanıdık geliyor mu? İşte tam da böyle sabahların yaşandığı bir eve konuk oluyoruz. Bu evde, annesinin sabır taşının çatlamaması için elinden geleni yapan Mete’nin eğlenceli öyküsüne tanıklık edeceksiniz. Bir yandan da kendinize sormadan edemeyeceksiniz: Annelerin sabır taşı çatlarsa ne olur? 
 
***
 
Bu eğlenceli öykü, sabahları yumurtasıyla bakışmayı seven, hayal kurarak yavaşlayan çocuklar ve sabrı tükenmek üzere olan anneler için. 
 
Annesinin telaşına inat, kendi ritminde yaşayan Mete’nin bir sorunu var: Annesinin sabır taşı çatlamak üzere. Ama paniğe hiç gerek yok. Mete’nin bir planı var elbette: Sabır taşını bulup yedekleyecek. Sorun şu ki… Sabır taşının neye benzediğini hiç bilmiyor. Sabır taşının peşinde evin altını üstüne getiren Mete, sonunda aradığından çok daha değerli bir şey buluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133979</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc6382ff-c210-4bdb-b9d9-dc9ecfad51b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Scientific Feeding of the Domestic Animals</image:title>
            <image:caption>“Scientific Feeding of the Domestic Animals” adlı kitabın ilk baskısı 1923 yılında Amerika’da yapılmıştır. Myrina Yayınları tarafından Türkiye’de tıpkı basımı gerçekleştirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133980</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77d569a0-bcf6-4ddf-9fc3-befb6b8a8eac.jpg</image:loc>
            <image:title>Yerüstü Meseleleri</image:title>
            <image:caption>“Yerüstü Meseleleri” 12 öyküden oluşan bir öykü kitabıdır.  Tufan Kabalar, sade, akıcı ve şiirsel bir dille yazdığı öykülerinde; yalnızlık, ölüm, aşk, ayrılık gibi konulara değinmiştir.  
 
… Sözümü kestin, “öldürmeyesin sakın ha kendini!” dedin. 
“Yok, onu yaşayarak yapabiliyorum ben.” dedim… 
“… Uzun zamandır ağlayamıyordum belki de bu yüzden bu kadar kilo almıştım boş ver. Bir şiir okumamı ister misin?” dedim, “Çok yaşlısınız, olmaz.” dedin. 
O kadar çok haklıydın ki olmazdı… 
“… Şimdi sana bir yemek tarifi versem, ikimiz de aç kalsak…” dedim. 
Merak etmedin bile umursamadın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133981</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19b0a74c-a852-4b45-8761-320168b9c403.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanları Tanıma Sanatı (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Modern psikolojinin kurucularından Alfred Adler’in Bireysel Psikoloji metodunu “İnsanları Tanıma Sanatı” (Menschenkenntnis) adıyla genel okur kitlesine sunduğu bu kitap yayımlandığı 1927 yılından beri tüm dünyada en çok ilgi gören psikoloji klasiklerinden biri olmuştur. İnsanları Tanıma Sanatı bireylerin davranışlarını ve karakterlerini değerlendirme ve yorumlama bilgisi ve becerisidir. Bu yöntemde insanlar ruhsal ve bedensel varlıklarıyla, kişisel ve toplumsal ilişkileriyle, hayata dair tutumlarıyla bir bütün olarak ele alınır. Başlıca amaç kişilerin kendilerini ve birbirlerini daha iyi anlamalarını sağlamak, daha iyi bir arada yaşamalarını mümkün kılmak, bireylik kadar kolektifliğin gelişimini gözeten bir hayat felsefesi oluşturmalarını teşvik etmektir. Daha önce pek çok kez İngilizce çevirileri dolayımıyla basit bir popüler psikoloji veya bir tür kişisel gelişim kitabı olarak sunulan İnsanları Tanıma Sanatı aslında bunlardan çok daha fazlasıdır. Adler’in derin psikiyatri araştırmalarına ve tecrübelerine dayanan holistik ve sosyal psikoloji anlayışını, hem teorik hem pratik bir çerçevede, bilimsel ve bilgece yaklaşımı dengeleyerek sunduğu bir eserdir. Kitabın Almanca aslını esas aldığımız, Adler’in düşüncesine ve kavramlarına başka bir dille hayat vermeye çalıştığımız bu edisyon umuyoruz ki Adler’in başka bir gözle değerlendirilmesine ve kolektiflik hissiyle yeni çalışmalar yapılmasına katkıda bulunur. Levent Bakaç’ın çevirisi, Semih Uçar’ın sunuş yazısı, Oğuz Tecimen’in editörlüğü ve sonsözüyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133982</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/202f76f1-1f94-484b-8e7f-6d9776eefa8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Moby-Dick (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Amerikan edebiyatının kurucu ve en büyük romanı Moby-Dick engin okyanuslarda efsanevi Beyaz Balina’nın peşinde epik bir yolculuk hikâyesidir. Pequod adlı balina gemisinin tayfasından genç ve tutkulu Ishmael’in dilinden okuduğumuz anlatı 19. yüzyılda ABD’de balina avcılarının merkezi olan Nantucket’tan halka halka genişleyerek denizlerin ve insanlığın tarihine açılır. Saplantılar ve karanlık duygularla çalkalanan Kaptan Ahab’ın Beyaz Balina’nın peşinde amansız arayışıyla ilerleyen roman, geminin dünya milletleri meclisini andıran mürettebatıyla ve açık denizlerdeki renkli karşılaşmalarla karnavalesk bir atmosfere bürünür. Balinalara dair türlü çeşitli bilgiler ve hikâyelerle, tekinsiz ve büyüleyici suların görkemiyle, keşiflerin, maceraların, kıyımların tarihiyle dalga dalga genişleyen roman, psikolojik ve felsefi içgörülerle de katmanlanarak abidevi bir esere dönüşür. Herman Melville’in kendi denizcilik deneyimleriyle beraber yüzlerce kaynağı özümseyerek yazdığı, okyanuslar kadar engin ve tüketilemez bir modern mitos yarattığı bu eşsiz romanı Deniz Keskin’in özenli ve akıcı çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133983</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51088bef-1408-4ffb-97c1-eeb324d20315.jpg</image:loc>
            <image:title>Mankafa Wilson (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Amer[kan edeb[yatının kurucu yazarlarından Mark Twa[n’[n traj[kom[k romanı Mankafa W(lson [k[ kısımdan oluşuyor. B[r[nc[ kısımda Amer[kan [ç savaşı önces[nde ABD’n[n güney[ndek[ b[r kasabada yaşanan trajed[ üzer[nden ırk ayrımcılığı ve kölel[k m[zah[ b[r d[lle eleşt[r[l[yor. B[r[ köle b[r[ efend[ olan ama tıpatıp b[rb[r[ne benzeyen [k[ bebeğ[n beş[kte değ[şt[r[lmes[yle başlayan olaylar, yıllar sonra k[msen[n çözemed[ğ[ hırsızlık vakaları ve n[hayet g[zeml[ b[r c[nayetle soluksuz okunan b[r maceraya dönüşüyor. İk[nc[ kısımda [se aynı kasabaya gelen yapışık [k[zler[n neden olduğu olağanüstü kom[k b[r h[kâye anlatılıyor. Twa[n’[n o dönem[n toplumsal adalets[zl[ğ[n[ [rdelemekle kalmayıp t[p[k güneyl[ z[hn[yet[ yerden yere vurduğu bu [k[ h[kâye arasında çok [lg[nç b[r bağ var. Twa[n eser[n[ başta tek k[tap olarak kurguluyor ama sonra [ç [çe geçm[ş [k[ ayrı h[kâye anlatmakta olduğunu fark ed[yor. B[r yazar ve edeb[yatçı olarak buna bulduğu çözümü [se okurlarla paylaşmaktan çek[nm[yor ve sürece onları da ortak ed[yor. Mark Twa[n’[n sürükley[c[ kurgusu ve kend[ne has üslubuyla en ustalıklı eser[ sayılan bu romanını Bülent O. Doğan’ın özenl[ çev[r[s[yle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133984</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62571f79-cdd4-4250-b85b-63d6746e908c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortalık Savaş Alanı Ama Kazanan Da Yaralı</image:title>
            <image:caption>Her yara bir davetti. 
Kendine yaklaşmanın, içindeki sesi nihayet duymanın, 
“Ben de varım,” demenin daveti… 
Sonunda hayatı sadece “sen” olarak iliklerine kadar yaşayabilmenin ayak sesi… 
Bu kitap; yaralanmış ama yılmamış, susmuş ama vazgeçmemiş, terk edilmiş ama kendini terk etmemişlerin sessiz gücüne ithafen yazıldı. 
Kapalı kapılar ardında yara üstüne yara alanlar ama her şeye rağmen kendilerine başka kapılar açmayı başaranlar için. 
Melis Bozkurt, içsel dönüşümün katmanlarında; yaralanma, buluşma, yüzleşme ve güçlenme üzerinden bir iç yolculuk haritası sunuyor. Kimi zaman bir mektup, kimi zaman aynanın karşısında yapılan içten bir sohbet, kimi zaman da bilincin 
en derininde felsefi bir sorgulama... 
Her satır, okuyucusunu kendiyle tanıştırıyor. 
Çünkü hayatta kalmak yetmez, yaşamak da lazım. İliklerine kadar yaşamak. Anlamak, dönüştürmek, içinden geçmek için cesaret etmek. 
Ve bazı kitaplar yalnız okunmaz; hissettirir, hatırlatır, iyileştirir. 
Sen de hazır mısın? 
Kendine rastlamaya…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133985</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6241a329-106b-42c8-9914-22929bc572ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürlüğe Son Bilet – Kör Kuyu</image:title>
            <image:caption>İki oyun, iki yazar, iki dünya… 2025 Erhan Gökgücü Tiyatro Oyun Yazarlığı Yarışması ödülünü kazanan iki oyun elinizdeki kitapta bir araya geliyor. Büyük Ödül sahibi Şeyma Yol Kara’nın Özgürlüğe Son Bilet ve Lucifer Ödülü sahibi Ozan Bayav’ın Kör Kuyu adlı oyunları tiyatroseverlerle buluşuyor. 
Özgürlüğe Son Bilet, var olma şansı tanınmayan kadınların, kendi kimliğini bulma yolunu anlatıyor. Viktoria döneminin Londra’sında geçen oyunda “Kadının yazdığı eseri kendi adıyla yayınlayamaması” hem tarihsel hem de metaforik bir çatışma olarak ele alınıyor. 
Kör Kuyu ise kurgusal bir köyün ortasındaki kuyunun etrafında örülen sessizliğin şiddetine ve kolektif suç kavramına odaklanıyor.  Belirsiz bir zamanda geçen oyun, kör inançlarla sarmalanmış     kurbanın “ah”ının sardığı köyü anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133986</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f28a8d25-51fe-4df7-b01c-ee14ef7c6d5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Neo İnsan 10.0 Gelecek Nasıl Şekillenecek?</image:title>
            <image:caption>Gelecek artık yalnızca teknoloji devlerinin meselesi değil; hepimizin hikâyesi… 
Filiz Dağ, teknoloji alanında önde gelen uzmanlarla yaptığı söyleşilerde teknolojiye dair en güncel ve çarpıcı konuları masaya yatırıyor. Ölümsüzlük, transhümanizm, humanoid robotlar, akıllı şehirler… Yalnızca bilgiyi değil, merakı da paylaşan bir dille, hepimizin aklındaki “Peki sonra ne olacak?” sorusunun peşine düşüyor. 
Bu söyleşiler birer “gelecek arkeolojisi” gibi… Henüz yaşanmamış ama yaşanmakta olan bir dönemin haritasını çıkarıyor. Şimdi sayfaları çevirin ve birlikte soralım: Teknoloji insan için mi var, yoksa insan mı teknolojinin yakıtına dönüşüyor? 
Bu kitap, sorularla başlıyor ve sizi düşünmeye, hayal etmeye ve tartışmaya davet ediyor. Çünkü gerçek düşünce, cevapla değil, soruyla başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133987</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c81e2036-3504-42f8-9f50-b9df4ad2156c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Bir Dahi Değilim-Leonardo Da Vincinin Gizemli Tablosu</image:title>
            <image:caption>“Resim yapmak, dünyayı keşfetmenin ilk ve en asil yoludur. Çizmeye başladığımız zaman dünyanın nasıl oluştuğunu tam olarak anladığımızı iddia edebiliriz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133988</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dce5539c-3b3a-4432-9846-6a601464398a.jpg</image:loc>
            <image:title>“Hadi!” Dedi Tavşan</image:title>
            <image:caption>Tavşan geri döndü! Ve park gezisi için harika bir gün! Ama Tavşan ve Babası acaba evden çıkmaya ne zaman hazır olabilecekler?  
Tavşan topunu mu alsa, ayıcığını mı, yoksa kamyonunu mu? En sevdiği fili de tam uygun olurdu, tabii bulabilirse! Derken karşısına ilginç bir kitap çıkar… Sonra boyanacak bir resim… Ve hop! Zaman akıp giderken bu sefer de Baba ceketini, gözlüğünü, anahtarlarını aramaya başlar! Evden çıkmak  bir anda büyük bir karmaşaya dönüşür.   
Bu hikayede işler tersine döner. Tavşan dışarı çıkmaya hazırdır ama bu sefer de Babası ondan beklemesini istemektedir. Beklemek Tavşan için hiç de kolay değildir.  Çünkü zaman, bir çocuk ve bir yetişkin için bambaşka akabilmektedir. Hele de sabırsız bir tavşansanız!  
Hayır! Dedi Tavşan ve Dedektif Kediş ve Kayıp Ceviz kitaplarının yazarı Marjoke Henrichs, küçük okurların gündelik yaşamına bu yeni kitabıyla  neşe ve sıcaklık katmaya devam ediyor. Bitmeyen “hadi”lerle dolu bu eğlenceli hikâye, sabrın bazen en tatlı oyuna dönüşebileceğini okurlarına hatırlatıyor.  
Kısacık cümleleri ve pastel renkli, yumuşak çizimleriyle Hadi! Dedi Tavşan, her sayfasında gülümseten, evden çıkmanın küçük bir maceraya dönüştüğü sıcacık bir baba–çocuk öyküsü.  
 
Temalar: gündelik yaşam, baba-çocuk ilişkisi, sabırlı olma, empati.  
 
Değerlendirmeler:   
“Evden çıkmaya çalışırken benzer gecikmeler yaşayan herkesin kendinden bir parça bulacağı türden eğlenceli bir kitap! Renkli ve hareketli çizimler, hikâyeye mizah ve  derinlik katan alternatif bir görsel anlatı sunuyor.”  
BOOKTRUST  
 
“Henrichs, bir kez daha küçük bir çocuğun hayatındaki o neşeli karmaşayı, basit şeylerden duyulan saf mutluluğu mükemmel biçimde resmediyor. Yetişkin–çocuk ilişkisine dair gözlemleri de aynı ölçüde incelikli ve sıcak… En küçük okurlar için yine kusursuz bir kitap.”  
 BOOKS FOR KEEPS  
 
“Canlı illüstrasyonları, büyük puntoları ve zekice kurulmuş çıkarımsal hikâyesiyle, sesli okumalar için tam isabet!”  
SCHOOL READING LIST  
 
“Küçük çocuklar bu hikâyeyi aileleriyle paylaşmaya bayılacak. Tavşan’ın hal ve hareketlerinin, kendi hayatlarına ne kadar benzediğini fark ettikçe  etrafta kahkaha sesleri yankılanacak.”   
 SCOPE FOR THE IMAGINATION</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133991</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c43b9e14-7d8f-45a0-a8fe-0c342cce3f7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgarlı Camlar</image:title>
            <image:caption>“Bazı yüzleri sonsuza kadar hafızamda tutmak istiyorum.” 
Camlar, Rüzgârlar, Bulutlar… Üç bölümden oluşan ve adını Hilmi Yavuz’un aynı adlı şiirinden alan Rüzgârlı Camlar, şiirle öykünün ortak kaynağından çıkan melez hikâyeler anlatıyor. Serkan Türk’ün kaleminde nehirler sessizce akıp gidiyor, yalpalayan tüm eski gemiler bir şiir gibi eğiliyor suyun içine. Gövdeler, kavanozlar, pencereler boş olsa da bu öykülerde her zaman umut var. 
 

Giderek sığamıyorum yaşadığım evlere. Evler çatılı, balkonlu, bahçeli ve sessiz oldu hep. Evleri çıkardım şiirlerden ve hayatımdan. Bir evin içinde yaşandı izlediğim son film. Ve şimdi bu ev bozması yerde pencere açık, kapıların önünde oturmuş, zeytin ağaçlarına bakıyorum. Birilerinin geçtiği o küçük patika yolun beni hiçbir yere götüremeyeceğinin bilincindeyim. İlerideki çayırlık yeniden yeşerdiğindeyse burada olmayacağım. Gökyüzünü yeniden görmüş, bulutları selamlamış olmak beni mutlu kılacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133992</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/340ce689-b95c-46be-976e-a636f1588359.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçeyi Savunmak</image:title>
            <image:caption>Türkçeyi “doğru” konuşmak ve yazmak üstüne ustalık dersleri... Yazar Barış İnce’nin hazırladığı Türkçeyi Savunmak; hocaların hocası, dilimizin muhafızı Feyza Hepçilingirler’in hayatından, yapıtlarından ve düşünce dünyasından kesitler sunan, esin verici bir nehir söyleşi kitabı. Ömrünü Türkçeye adayan usta bir eğitimci yazarın yol göstericiliğinde dilimizin zenginliklerine dikkat çeken bu kılavuz eser, iyi edebiyatın ardında yatan unsurları incelikle irdeliyor. Dilimizin son elli yıldaki değişimine, dönüşümüne ve toplumdaki yansımalarına renkli anekdotlar eşliğinde ayna tutan kitap, Türkçenin hoyratça ve kötü kullanılmasının iletişimi nasıl tehlikeye atabileceğini da gözler önüne seriyor. Ayvalık’ta doğup büyüyen, mübadil ailesinin köklerinden kopmayarak farklı kültürleri kendisine katmayı başaran Feyza Hepçilingirler’in çocukken tek eğlencesi kitaplardı. İlk gençliğinde nakış yapmaktan kaçıp yine kitaplara sığındı. Üniversitede öğretmenlik bölümünde okurken hocasının, “En güzel eserler yazılmıştır, hiç kimse sizden bir şey yazmanızı beklemiyor.” sözlerine inat “İyi de benim yazacağımı kim yazmış olabilir ki?” diyerek yazma cesareti buldu. Hem çocuk büyüttü, hem çalıştı, hem de ev işi yaparak öykücülüğe yöneldi. Zamanla Türkçenin kirletilmesini dert edinmeye başladı. Dile duyduğu hassasiyet onu bambaşka bir noktaya taşıdı. Çevreyi saran tabela kirliliği ve çeviri-dublaj Türkçesi kaygıları Hepçilingirler&apos;i belki de edebiyatımızın en duyarlı dil savunucusuna dönüştürdü. Feryadı nihayet duyulmuştu. Asırlara meydan okuyan dilimizin kaderine terk edilmesi düşünülemezdi... Feyza Hepçilingiler’le kitaplar ve Türkçemiz üzerine yapılan bu nehir söyleşi, ana yolumuzu kaybetmeden dilimize sahip çıkmaya, bolca okuyup önce kendimizi sonra başkalarını “doğru” anlamaya çağırıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133993</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1726275-dd55-4939-80e9-d15263185ac3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ermiş’in Aşk Mektupları</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, yüzyılları aşan bir diyalog, keşfedilen bir miras: Coelho’nun ellerinde yeniden can bulan, Cibran’ın kalbinden yükselen, Mary Haskell’in varlığıyla tamamlanan bir aşk ve ilham hikâyesi.
Cibran’ın kaleminden dökülen kelimeler, Mary Haskell’e yazılmış mektuplarda aşkın ve sanatın en çıplak halini bulurken, bir sanatçının yaratım sancılarını, insan ruhunun özgürlük arayışını ve Ermiş’in ardındaki içsel yolculuğu da gün ışığına çıkarıyor. Coelho ise bu mektupları özenle derleyerek iki ruh arasındaki o derin sevgiye ve dostluğa, yüzyılların ötesinden yankılanan nadir bir aşka kulak vermemizi sağlıyor.
“İnsan sevdiği zaman ruhunu açığa vurur; ben de Halil Cibran’ın iç dünyasını Mary Haskell’le olan mektuplaşmalarında buldum.”
Paulo Coelho</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133994</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/724b5aae-4180-4200-abac-90dbeb13123c.jpg</image:loc>
            <image:title>Işığın Alanı</image:title>
            <image:caption>1970’lerin Tokyo’su. İsimsiz anlatıcı eşinden boşanmış, kızıyla birlikte hayatını yeniden kurmaya çalışan yalnız bir annedir. Bir yandan gündelik yaşamın hengâmesine uyum sağlamaya çalışırken, diğer yandan geçmişin gölgeleri ve toplumun beklentileriyle yüzleşmek zorundadır. Yalnızlık ve dayanıklılığın birbirine geçtiği bu karmaşık duyguların içinde genç kadının hikâyesi evrensel bir varoluş mücadelesine dönüşecektir.
Modern Japon edebiyatının en önemli isimlerinden biri olan Yuko Tsushima’nın Türkçedeki ilk romanı Işığın Alanı kaybın, yalnızlığın ve yeniden başlamanın derin hikâyesini anlatırken kadınların iç dünyasını eşsiz bir samimiyetle gözler önüne seriyor.
“Tsushima, yalnız bir kadının toplum içindeki mücadelesini gerçekçi ve dokunaklı bir şekilde tasvir ediyor.”
The Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133995</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6021527-98ee-4dbd-bc85-a091ea4d2568.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın Orlando - 3</image:title>
            <image:caption>Ludovico Ariosto (1474-1533): Ünlü İtalyan şair. Hukuk öğrenimi görmüş, kalabalık ailesine bakmak için Ferrara dukalarının yanında çalışmak zorunda kalmıştır. Çağdaşı Machiavelli gibi Hümanizma-Rönesans’ın temelini oluşturan yazarlardan biri olan Ariosto şiirin yanı sıra komedya, hiciv gibi türlerde de eserler vermiştir. Kendisine ölümsüz bir ün kazandıran ve gelmiş geçmiş en büyük şairler arasında anılmasını sağlayan eseri Çılgın Orlando üzerinde neredeyse 30 yıl çalışmıştır. Şair manzum şövalye hikâyelerini ve Şarlman’ın Hristiyanlığı yayma çabasını temel aldığı eserinde ince bir alaycılıkla derin bir insan sevgisini iç içe işler. Yayımlanmasının hemen ardından büyük bir başarı kazanan Çılgın Orlando sadece İtalya’da 154 baskı yapmış, hemen hemen bütün Avrupa dillerine çevrilmiştir. Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nde üç cilt halinde yayımlanan Çılgın Orlando, İtalyanca aslından ve manzum olarak dilimize ilk kez çevrildi. Elinizdeki kitap bu büyük eserin üçüncü ve son cildidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133996</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b8492b4-22d8-4c0e-9be6-4f440f34ebd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın Orlando - 3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ludovico Ariosto (1474-1533): Ünlü İtalyan şair. Hukuk öğrenimi görmüş, kalabalık ailesine bakmak için Ferrara dukalarının yanında çalışmak zorunda kalmıştır. Çağdaşı Machiavelli gibi Hümanizma-Rönesans’ın temelini oluşturan yazarlardan biri olan Ariosto şiirin yanı sıra komedya, hiciv gibi türlerde de eserler vermiştir. Kendisine ölümsüz bir ün kazandıran ve gelmiş geçmiş en büyük şairler arasında anılmasını sağlayan eseri Çılgın Orlando üzerinde neredeyse 30 yıl çalışmıştır. Şair manzum şövalye hikâyelerini ve Şarlman’ın Hristiyanlığı yayma çabasını temel aldığı eserinde ince bir alaycılıkla derin bir insan sevgisini iç içe işler. Yayımlanmasının hemen ardından büyük bir başarı kazanan Çılgın Orlando sadece İtalya’da 154 baskı yapmış, hemen hemen bütün Avrupa dillerine çevrilmiştir. Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nde üç cilt halinde yayımlanan Çılgın Orlando, İtalyanca aslından ve manzum olarak dilimize ilk kez çevrildi. Elinizdeki kitap bu büyük eserin üçüncü ve son cildidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133997</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01ee3483-b508-4398-9a2e-7efc480fb773.jpg</image:loc>
            <image:title>Sofist</image:title>
            <image:caption>Platon (MÖ 428/7-348/7): Atina’nın aristokrat gençlerinin gramer, müzik ve beden eğitiminden oluşan temel eğitimini aldıktan sonra filozof Kratylos’un öğrencisi olmuş, onun sayesinde Sokrates öncesi filozofların eserlerini tanımıştır. Bununla birlikte Platon’u en çok etkileyen düşünür Sokrates’tir, ancak tarihin en meşhur öğretmen öğrenci ikilisinin nerede ve nasıl karşılaştığına dair bilgiler çelişkilidir. Eserlerindeki atıflardan tanıştıkları sırada hocasının altmış, kendisinin de yirmi yaşlarında olduğu anlaşılmaktadır. Siyasetle de ilgilenen Platon, Sokrates’in ölüme mahkûm edilişinin ardından bu uğraşından vazgeçip hocasının düşüncelerini geliştirmeye ve kendi felsefe sistemini kurmaya yönelmiş, MÖ 387 yılında Batı dünyasının en uzun ömürlü eğitim kurumlarından Akademia’yı kurmuştur. Sofist Platon’un diyalogları arasında belki de en karmaşık ve derin olanlardan biridir. Bu diyalog filozofun ontoloji, epistemoloji ve dil felsefesi üzerine derinlemesine düşündüğü bir metin olarak öne çıkar, Eleatik düşünceye ve varlık felsefesine olan ilgisini yansıtır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133998</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b7a9b38-47f1-4a93-8dcb-fdd649a7b990.jpg</image:loc>
            <image:title>Sofist (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Platon (MÖ 428/7-348/7): Atina’nın aristokrat gençlerinin gramer, müzik ve beden eğitiminden oluşan temel eğitimini aldıktan sonra filozof Kratylos’un öğrencisi olmuş, onun sayesinde Sokrates öncesi filozofların eserlerini tanımıştır. Bununla birlikte Platon’u en çok etkileyen düşünür Sokrates’tir, ancak tarihin en meşhur öğretmen öğrenci ikilisinin nerede ve nasıl karşılaştığına dair bilgiler çelişkilidir. Eserlerindeki atıflardan tanıştıkları sırada hocasının altmış, kendisinin de yirmi yaşlarında olduğu anlaşılmaktadır. Siyasetle de ilgilenen Platon, Sokrates’in ölüme mahkûm edilişinin ardından bu uğraşından vazgeçip hocasının düşüncelerini geliştirmeye ve kendi felsefe sistemini kurmaya yönelmiş, MÖ 387 yılında Batı dünyasının en uzun ömürlü eğitim kurumlarından Akademia’yı kurmuştur. Sofist Platon’un diyalogları arasında belki de en karmaşık ve derin olanlardan biridir. Bu diyalog filozofun ontoloji, epistemoloji ve dil felsefesi üzerine derinlemesine düşündüğü bir metin olarak öne çıkar, Eleatik düşünceye ve varlık felsefesine olan ilgisini yansıtır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133999</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/510faea8-88c4-4ebf-912d-fd0415197b45.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocukların Gecesi</image:title>
            <image:caption>Maurice Maeterlinck sembolist tiyatroya kazandırdığı seçkin yapıtlarından dolayı 1911’de Nobel Edebiyat Ödülü’ne değer görüldü. Yapıtlarını Fransızca yazan ve Fransız edebi akımlarından esinlenen Belçikalı yazar, İkinci Dünya Savaşı patlak verdiğinde ABD’ye göçmüştü. 1941 yılında New York’ta insanlığın geleceğine dair bir nevi “vasiyetname” kaleme aldı. Edebi üretimine görkemli bir nokta koymak amacıyla yazmaya giriştiği bu yapıt için ustalaştığı bir türü, tiyatroyu seçmişti. Çocukların Gecesi dramatik ve çokanlamlı diliyle, iki çocuğun deneyimlediği olağanüstü bir gecenin felsefi hikâyesine dönüştü. O karanlık gecede olumsuz güçlerle çarpıştıktan sonra şafak sökerken daha iyi bir dünya inşa etmeyi başaran çocuklar yarının insanını, geleceğin aktörlerini temsil ediyordu. Antonin Artaud’ya göre, Maeterlinck bu yapıtta “edebiyata bilinçdışının birçok zenginliğini katma” konusunda öncülük etmiş; materyalizm, doğa, ölüm ve mutluluk gibi kendisi için değerli temalara yönelirken iyimserliği elden bırakmamıştır. Yazarın ölümünden 75 yıl sonra, torunu tarafından “mucize eseri” bulunarak gün ışığına çıkarılan Çocukların Gecesi, tıpkı Küçük Prens gibi, her yaştan okura verecek mesajı olan zamansız bir başyapıttır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134000</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a66d54d1-09c8-4b90-80c8-709e3080000f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocukların Gecesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Maurice Maeterlinck sembolist tiyatroya kazandırdığı seçkin yapıtlarından dolayı 1911’de Nobel Edebiyat Ödülü’ne değer görüldü. Yapıtlarını Fransızca yazan ve Fransız edebi akımlarından esinlenen Belçikalı yazar, İkinci Dünya Savaşı patlak verdiğinde ABD’ye göçmüştü. 1941 yılında New York’ta insanlığın geleceğine dair bir nevi “vasiyetname” kaleme aldı. Edebi üretimine görkemli bir nokta koymak amacıyla yazmaya giriştiği bu yapıt için ustalaştığı bir türü, tiyatroyu seçmişti. Çocukların Gecesi dramatik ve çokanlamlı diliyle, iki çocuğun deneyimlediği olağanüstü bir gecenin felsefi hikâyesine dönüştü. O karanlık gecede olumsuz güçlerle çarpıştıktan sonra şafak sökerken daha iyi bir dünya inşa etmeyi başaran çocuklar yarının insanını, geleceğin aktörlerini temsil ediyordu. Antonin Artaud’ya göre, Maeterlinck bu yapıtta “edebiyata bilinçdışının birçok zenginliğini katma” konusunda öncülük etmiş; materyalizm, doğa, ölüm ve mutluluk gibi kendisi için değerli temalara yönelirken iyimserliği elden bırakmamıştır. Yazarın ölümünden 75 yıl sonra, torunu tarafından “mucize eseri” bulunarak gün ışığına çıkarılan Çocukların Gecesi, tıpkı Küçük Prens gibi, her yaştan okura verecek mesajı olan zamansız bir başyapıttır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134001</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5734a9a1-9422-4de8-89df-860ad41d65b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Garip Meslekler Kulübü</image:title>
            <image:caption>“Bu cemiyetin niteliği hemen basitçe şöyle açıklanabilir: Eksantrik bir bohem kulübüdür, üyelik için tek bir mutlak koşul vardır, o da adayın, hayatını kazanma yöntemini kendi keşfetmiş olması. Tamamen yeni bir meslek olmalı.” Chesterton, 1905 yılında yayımlanan Garip Meslekler Kulübü’nde okuru Londra’nın ücra köşelerinde kalmış tuhaf mucitlerin dünyasına götürüyor. Buradaki mucitler, bilimsel-teknik ufuklar açan dâhiler değil. Sosyal ilişkilerin karmaşıklaşmasıyla doğan görünmez ihtiyaçları fark edip akla hayale gelmedik mesleklere dönüştüren yeni bir deha türüyle tanışıyoruz. Bu mesleklerde alışıldık ticari zekâ yerine en ulvi felsefeleri insan ilişkilerinin küçük ayrıntılarına uyarlama becerisi kendini gösteriyor, tabii bazı aksaklıklarla. Paradoksların Prensi Chesterton bu yapıtını Londra’nın kasvetli atmosferinde işleyen canlı bir mizah atölyesine ayırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134002</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e4a3e59-91fe-4a55-8dbd-f22ad3be0905.jpg</image:loc>
            <image:title>Garip Meslekler Kulübü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Bu cemiyetin niteliği hemen basitçe şöyle açıklanabilir: Eksantrik bir bohem kulübüdür, üyelik için tek bir mutlak koşul vardır, o da adayın, hayatını kazanma yöntemini kendi keşfetmiş olması. Tamamen yeni bir meslek olmalı.” Chesterton, 1905 yılında yayımlanan Garip Meslekler Kulübü’nde okuru Londra’nın ücra köşelerinde kalmış tuhaf mucitlerin dünyasına götürüyor. Buradaki mucitler, bilimsel-teknik ufuklar açan dâhiler değil. Sosyal ilişkilerin karmaşıklaşmasıyla doğan görünmez ihtiyaçları fark edip akla hayale gelmedik mesleklere dönüştüren yeni bir deha türüyle tanışıyoruz. Bu mesleklerde alışıldık ticari zekâ yerine en ulvi felsefeleri insan ilişkilerinin küçük ayrıntılarına uyarlama becerisi kendini gösteriyor, tabii bazı aksaklıklarla. Paradoksların Prensi Chesterton bu yapıtını Londra’nın kasvetli atmosferinde işleyen canlı bir mizah atölyesine ayırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134003</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16509a05-68ae-439d-8639-309729ec8909.jpg</image:loc>
            <image:title>Metres</image:title>
            <image:caption>İhtiyar bir Rum tüccarın metresi olarak Paris’ten İstanbul’a gelen Matmazel Parnas, zengin hamisi ölünce kime çatacağı, hangi servete çarpacağı bilinmeyen bir kuyrukluyıldız gibi, Beyoğlu’nun aşk semalarında dolaşmaya başlar. Şık beyler arasında kavga nedeni olan bu afetin cazibesine kapılarak bütün servetini kaybedenlerden biri de mirasyedi Müştak’tır. Metresi Parnas’ın giderlerini karşılayamayan parnasyen Müştak, arkadaşı Reyhan’dan borç ister. Reyhan da Parnas’ı paylaşmak şartıyla arkadaşına istediği parayı verir. Ancak bir süre sonra aralarında kıskançlık ve husumet baş gösterir. Bunlar yetmezmiş gibi, Hami adında, “dandini beyim hoppala paşam” üçüncü bir ortaklarının daha olduğunu öğrenen iki arkadaş birlik olup intikam almak için Hami’nin annesi Firuze Hanım’ı ve karısı Saffet Hanım’ı yazdıkları aşk mektuplarıyla baştan çıkarırlar. Böylece şair ve kinik filozof Revai karakterinin alaycı gözlem ve katılımıyla Metres, komedi ve trajedinin iç içe geçtiği aşk, evlilik, ihanet, kıskançlık, şehvet, para ve intikam sarmalında gelişen olaylarla birlikte İstanbul’da konak hayatını, farklı görünümleriyle dönemin sosyokültürel manzarasını, eğitim meselelerini ve edebiyat atmosferini de gözler önüne serer. 
Hüseyin Rahmi Gürpınar, 1900 yılında İkdam gazetesinde tefrika edildikten sonra aynı yıl kitaplaştırılan Metres’te, alafranga mirasyedi tipler üzerinden hem yanlış Batılılaşmayla toplumda yaygınlık kazanan metres hayatının birey ve özellikle aile hayatında yarattığı tahribi sürükleyici bir kurgu ve mizahi anlatımla hicveder hem de romantizm ve parnasizm gibi edebi akımların etkisindeki Servetifünun topluluğunu örtük bir şekilde eleştirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134004</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23399b59-a898-471f-8483-5d38599f2437.jpg</image:loc>
            <image:title>Sana Seslenmek İçin</image:title>
            <image:caption>Sana Seslenmek İçin Ataol Behramoğlu’nun ilk şiirlerinden son şiirlerine kadar kendisinin hazırladığı en geniş seçkidir. 
Bu dizeler şairin iç dünyasının öyküsü olduğu kadar ülkemize ve dünyamıza etkin bir şiirsel tanıklık gibidir. 
Gece sessizce başlıyor ve ırmağın 
Öte yakasına geçiyor atlılar 
Bir papatyanın açışını dinliyorum 
Gökyüzü gitgide genişliyor. 
Islak yaprakların derin yeşilliği 
Islak dağların uyandırdığı keder 
Kendime bir demet çiçek topluyorum 
Öğretmenimin iliklediği göğsüm 
Ne kadar genç 
Ağzımda taptaze bir tütün kokusu 
Ve taze ceviz kabuklarının kararttığı parmaklarımda 
Bir ağız mızıkası 
Öğrendiğim ilk şarkılar 
Yollar yollar yollar boyunca 
Söylediğim ilk şarkılar 
Sevgilim olan bütün kızlar 
Siyah önlükleri ve 
Kaçamak bakışlarıyla geçip gittiler 
[...] 
                        Sana Seslenmek İçin şiirinden</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134005</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33cf071b-19e3-4c57-973b-832f38c24a88.jpg</image:loc>
            <image:title>Fırtına Tanrısı’nın Çocukları – Hitit Destanı</image:title>
            <image:caption>Bu destan bir Anadolu imparatorluğu haline gelen Hitit Devleti’nin tarihi serüvenini edebi bir dille aktarıyor bizlere. Hititler meydana getirdikleri organizasyon becerisi ve Anadolu’da yaygın bir biçimde kullandıkları çiviyazısıyla bu devleti dört yüz yılı aşkın süreyle yaşatmışlar, askeri ve diplomatik yetenekleri sayesinde geniş topraklara yayabilmişlerdir. 
“Mehmet Öztürk yaklaşık üç bin yıl öncesine, MÖ 8. yüzyılda yaşayan İyonyalı Homeros’un eserlerine dayanan bir Anadolu geleneğini devam ettirerek Hititlerin dört yüz yıllık serüvenini destanlaştırıyor. Homeros, İlyada adlı destanında iki farklı coğrafyanın halklarının Akha (Miken) ve Troialıların savaşını betimlerken, burada anlatının merkezinde Anadolulu bir toplum olan Hititler duruyor.” 
                                                                                     Doç. Dr. Metin Alparslan “Önsöz’den” 
Zaman zaman orijinal Hititçe metinlerin sesi de duyuluyor. “Hitit insanı”yla yirmi birinci yüzyıl insanı aslında tek bir duyguyu dile getiriyor: Anadoluluğu... Destanın ritmi ve coşkunluğu da bu duyguya dayanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134006</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e986ace-a6d3-475a-b25c-c35f62943841.jpg</image:loc>
            <image:title>Gilles Deleuze ve Felix Guattari: Kesişen Hayatlar</image:title>
            <image:caption>Deleuze ve Guattari nasıl oldu da bireyselliklerini koruyarak ortak bir ses oluşturabildiler? Bu benzersiz ortaklık hangi kavramların doğmasına yol açtı ve iki düşünürün yaşamlarını nasıl dönüştürdü? Gilles Deleuze&apos;ün felsefi derinliği ile Félix Guattari&apos;nin devrimci psikiyatri pratiği, beklenmedik bir karşılaşma sayesinde buluşarak düşünce tarihinde yeni ufuklar açtı. Bu buluşmadan Anti-Oidipus, Bin Yayla ve Felsefe Nedir? gibi çığır açan eserler doğdu. François Dosse’un Gilles Deleuze ve Félix Guattari: Kesişen Hayatlar adlı kitabı, 20. yüzyıl düşünce tarihinin en çarpıcı ve üretken ortaklığının perde arkasını ilk kez bu denli ayrıntılı biçimde aydınlatıyor. Arşiv belgeleri, mektuplar ve tanıklıklardan yola çıkarak yalnızca entelektüel bir devrimi değil, aynı zamanda kişisel zorlukları, duygusal gerilimleri ve siyasi mücadeleleri de gözler önüne seriyor. Dosse, bu eşsiz yaratıcı ortaklığın ardındaki insan hikâyelerini titizlikle inceliyor. Kesişen Hayatlar, felsefe, psikanaliz, sosyoloji ve siyasetle ilgilenen herkes için vazgeçilmez bir kaynak. İki zihnin yaratıcı buluşmasından doğan devrimci fikirlerin ardındaki insan deneyimini sürükleyici bir anlatımla sunuyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134007</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a028c50c-4968-4b25-b54a-922abc2df9ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Ustalaşmanın 12 Kuralı</image:title>
            <image:caption>Hayat öğrenmeye bağlı. Hepimiz onlarca yılımızı okullarda geçirerek eğitim alıyoruz. İşimizde başarılı olmak istiyoruz. Bunu sadece işini en iyi yapanlardan biri olmanın sağladığı avantajlar için değil, bir zanaatı ustalıkla yapmanın verdiği gurur için de arzuluyoruz. Eğlence amacıyla yaptığımız şeylerde bile, daha iyi olabileceğimizi hissettiğimizde bundan büyük keyif alıyoruz. Tüm bunlara rağmen öğrenme, gizemini korumayı sürdürüyor. Bazen, bilmediğimiz bir semtte yolumuzu rahatça bulduğumuzda veya yeni girdiğimiz işletmede çalışma rutinini kavradığımızda yaşandığı gibi öğrenme zahmetsizce gerçekleşiyor. Kimi zamansa çok zor oluyor. Saatlerce masada dirsek çürütüyoruz ama girdiğimiz sınavda yine de başarılı olamıyoruz. Şirket, sektör, hatta belki meslek değiştirmek istiyoruz ama içimizden bir ses bize bu adımı atacak yeterlilikte olmadığımızı söylüyor. Yıllarca araba sürmek, yemek yapmak, tenis oynamak her zaman bu işleri ustalıkla yapma sonucunu vermeyebiliyor. İyileşme, elde etsek dahi, kalıcı olmuyor. Yazar Scott H. Young insanların yeni beceriler edinmesinin neden bu kadar zor olduğunu araştırıyor. İlerlemeyi mümkün kılmak için başkalarından, uygulamadan, deneyimden öğrenmek gerektiğini savunuyor ve öğrenme yöntemimizi iyileştirmek için yapılması gerekenleri 12 temel öğrenme kuralında toplayarak özetliyor. İster sınava hazırlanıyor, ister işyerinde yeni bir beceri öğreniyor, ister ilgilendiğiniz herhangi bir alanda daha başarılı olmak istiyor olun, bu kurallar işinizi daha iyi yapmanıza yardımcı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134008</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb47f224-2e9f-4623-a1d1-78caa05b50bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes İle Çöz</image:title>
            <image:caption>Tüm zamanların en büyük dedektifi Sherlock Holmes’un ve onun akıl almaz bulmaca dünyasının hayranı mısın? Zihinsel becerilerini geliştirmek ister misin? Cevabın evetse, hepsi de akıl almaz pek çok bilmece, bulmaca, sayı oyunu, kelime oyunu ve daha fazlasına çözüm arayarak tüm çıkarım gücünü serbest bırakmaya hazır ol!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134009</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee0942ce-5c40-4a5d-a338-f8ef40472373.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratıcı Yazarın El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bu harika kitapta, daha iyi hikâyeler, blog sayfaları, senaryolar ve şiirler yazabilmek için ilham alabileceğin güzel sözlerden dilbilgisi kuralları ve düzeltmelere kadar ihtiyaç duyabileceğin her tür kaynak ve ipucu seni bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134010</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a2dc6ce-06e9-4fca-9e63-ed5a5255b44c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ormanın En Büyük Ayısı</image:title>
            <image:caption>Ayı, ormanın en büyük, en güçlü ayısı olduğunu düşünüyor. Kocaman bir ayı olmak ona gurur veriyor. Ta ki bir gün, her şeyin sandığı gibi olmadığını fark edene kadar… İyi ve mutlu olmak için mutlaka en büyük, en güçlü, en heybetli olmak mı gerekir? Bu sorunun yanıtını Ayı’yla keşfetmek ister misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134011</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02b33d8d-999b-42b9-a3da-568bdc975678.jpg</image:loc>
            <image:title>Koş Bakalım Bahçede</image:title>
            <image:caption>Koş bakalım bahçede Zıp zıp kurbağayla birlikte. Bir sıçra, iki sıçra, Cup diye atla suyun içine! Çok sevilen bir çocuk şarkısından uyarlanan bu hikâyeyle oyuncak ayı ve arkadaşlarına katılmak ister misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134012</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57d53af1-f101-4114-8740-3b5c9c80fc86.jpg</image:loc>
            <image:title>1, 2, Dım, Dım, Bağcıklarımı Bağladım</image:title>
            <image:caption>3, 4, dı, dı,  Kapı çaldı.  Kim geldi acaba?  Çok sevilen bir çocuk şarkısından uyarlanan bu hikâyeyle sayı saymayı denemek ister misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134013</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b6b387a-6940-4d5b-a316-b74919d23df9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yağmur Yağıyor Seller Akıyor</image:title>
            <image:caption>“Yağmur yağıyor seller akıyor Durma yağmur, durma burada Var git var git uzaklara Başka zaman gelirsin buraya.” Çok sevilen bir çocuk şarkısından uyarlanan bu sevimli hikâyeyle uyku saati daha da güzel!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134014</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddc2c619-5c18-4698-bf7a-cd830821fe7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Güvenlik ve Çatışma Teorisi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap güvenlik, savaş ve terörizm gibi konuları yalnızca uluslararası ilişkiler disipliniyle sınırlı tutmadan; siyaset bilimi, tarih, sosyoloji, hukuk, psikoloji ve medya çalışmaları gibi farklı disiplinlerden beslenerek çok boyutlu bir analiz sunmaktadır. Bu yönüyle, disiplinler arası yaklaşımı bir tercih değil, bir zorunluluk olarak kabul etmektedir. Çünkü güvenlik tehdidi artık sadece tanklar, uçaklar ve bombalarla değil; söylemlerle, algoritmalarla, bilgi manipülasyonlarıyla ve toplumsal mühendislik teknikleriyle de şekillenmektedir. Özellikle çağdaş güvenlik ortamını anlamlandırmak isteyen araştırmacılar, akademisyenler, öğrenciler ve politika yapıcılar için referans niteliğinde bir kaynak sunmayı hedefleyen bu çalışma, küreselleşmenin getirdiği kırılganlıklar, devlet dışı aktörlerin yükselişi, iklim krizi, dijitalleşme, göç hareketleri ve ulus-devletlerin dönüşümü gibi gelişmelerin ışığında güvenliğe dair yeni sorular sormayı ve bu sorulara eleştirel yanıtlar üretmeyi teşvik etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134015</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f012e3ac-fbf0-4267-aeb8-b706f55c45c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgarin Daima Sürüklediği Amcam Cemşid Han</image:title>
            <image:caption>“…O yaşlarda Cemşid’i tanıyanlar, onu komünist olmaya iten şeyin özgürlük ve toplumsal adalete olan inancı değil, insanların daha pervasızca âşık olabildiği, kız-erkek münasebetlerinin daha az gözetim altında olduğu ve daha az haram sayıldığı bir cemiyete duyduğu inanç olduğunu söylerler. Her ne olursa olsun, Cemşid zindanda bir deri bir kemik kalır, bedeni tüm ağırlığını yitirir. İnsan hayatına zerre ehemmiyet vermeyen Baasçılar ise bu duruma hiç aldırış etmeyip ve bunu, ecnebi uzmanların yardımıyla zindan programlarına dâhil ettikleri o “mükemmel” usullerin ve yeni işkence yöntemlerinin doğal bir neticesi sayarlar. Rüzgârın tam olarak hangi uğursuz günde Cemşid’i alıp götürdüğünü kimsecikler bilmiyor. Bilindiği kadarıyla, ilk uçuşu, Kerkük’te özel bir zindanda, soğuk bir kış gecesinde gerçekleşiyor…” 
Bextiyar Eli’nin, Türkçe birinci baskısı 2024 yılında yayınevimizce yapılan; Arapça, Almanca, Rusça, Türkçe, Farsça, İspanyolca, İngilizce ve Yunanca olmak üzere Sekiz dilde yayımlanan “Dünyanın Son Narı” adlı romanının ardından, “Rüzgarın Daima Sürüklediği- AMCAM CEMŞİD HAN” adlı romanını da, Soranice aslından çevirerek okurlarımızın beğenisine sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134016</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ee41740-6982-4990-9950-1cb580778056.jpg</image:loc>
            <image:title>Odyssey’i Yaşarken</image:title>
            <image:caption>Evrendeki her şey zıddıyla birlikte gelir: Işık karanlıkta ışıldar, soğuk ateş gibi yakar, güzellik bir lanet gibi hissedilir. Bu ikilikten kurtulduğumuz tek an, gerçekliğimizi iç benliğimizin bir uzantısı olan koşulsuz sevgiyle yarattığımız zamandır. Fakat bu her zaman kolay değildir. 
26 yaşındaki Lara, hayatını, küçükken terk eden babasıyla ilişkisini sorgulayarak ve annesini kanserden kaybetmenin yasını tutmakla geçirmiş, yaşadığı zorluklar insanlığa olan inancını kaybetmesine sebep olmuştur. Fakat, San Francisco’da olağanüstü bir sokak performansı sırasında Ahzur’la karşılaşınca, Lara’nın hayatı beklenmedik bir şekilde değişir. 
Orijinali ABD’de İngilizce olarak yayınlanan “Odyssey’i Yaşarken”, büyüleyici bir aşk hikâyesiyle işlenmiş spiritüel bir kişisel gelişim kitabıdır. Bir insanla daha yüksek boyuttan gelen bir varlık arasında geçen bu romanla koşulsuz sevginin anlamını, evrenin sırlarını ve Tanrı’nın doğasını anlayıp, bu dünyadaki gerçek kimliğinizi sorgulamaya başlayacaksınız. 
“Kolektif özgür iradenize müdahale etmemiz imkânsız. İnsanlar Dünya’da yaşamayı nasıl olsa kurtarılacaklar diye seçmediler, kendi güçlerini keşfetmek için seçtiler. Kendi başlarına öğrenme haklarını ve isteklerini onurlandırmalıyız. İnsanlığı güzelleştiren şey budur. Hepinize karşı koşulsuz sevgi ve saygımız var.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134017</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65bb4f08-4992-4e45-8bd1-2dc05cd34c08.jpg</image:loc>
            <image:title>Kökler ve Kanatlar Açev’in Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Erken çocukluk eğitimi alanında Türkiye’nin önde gelen kuruluşu Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV), 30 yıllık uzun bir yolu geride bıraktı. “Her çocuk hayata eşit başlamayı hak eder” diyen AÇEV, 1993 yılından bu yana sosyal ve ekonomik yetersizlikler nedeniyle gelişimleri risk altında olan çocukları, hayata eşit bir başlangıç yapabilmeleri için destekliyor. 
Beyin gelişiminin büyük bir kısmının tamamlandığı, “yaşamın altın yılları” olarak anılan erken yaşları odağına alan AÇEV, çocuklara, onların anne babalarına ve aynı zamanda genç kadınlara yönelik bilimsel temelli eğitim programları geliştiriyor ve uyguluyor. Eğitim programları ve saha çalışmalarının yanı sıra toplumsal farkındalığı artırmak, bilinç ve destek oluşturmak üzere farkındalık ve savunu faaliyetleri de gerçekleştiriyor. Bilimsel temellere ve kanıta dayalı programlarını Türkiye’nin dört bir yanına gönüllü eğitimcilerin desteğiyle yaygınlaştıran AÇEV, uzmanlığını uluslararası iş birlikleriyle yurt dışına da aktarıyor. 
Elinizdeki kitapta, erken çocukluk eğitimine kendini adayan bir kurumu ve o kurumu var edenlerin inanç dolu öyküsünü bulacaksınız. Vakfın bilim üzerine nasıl köklendiğine, umut ile bilimi ustalıkla nasıl harmanladığına ve kanatlarını açarak geleceğe nasıl süzüldüğüne tanıklık edeceksiniz. Bu kitap, AÇEV’in 30 yıllık öyküsü değil; 30 yılın ışığında bir AÇEV öyküsü… Çünkü biliyoruz ki AÇEV’de bir son yok…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134018</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c2d44c4-8b55-4804-896c-29ead96a45af.jpg</image:loc>
            <image:title>Hepiniz Nasıl Mutlu Olursunuz?</image:title>
            <image:caption>Mutluluk, ne yaşamın bize armağan ettiği bir şans, ne de dışarıda aranıp bulunacak bir şeydir. 
Mutluluk, hem insanın kendi elleriyle yarattığı bir yaşam biçimi hem de hissettiği hafifletici bir duygudur. 
Çünkü mutluluk öğrenilen bir beceridir. Ve her insan, bu beceriyi geliştirebilir. 
Hepiniz, bilimin rehberliğinde, okuru yaşamın anlamını yeniden düşünmeye ve kendi mutluluğunu adım adım kurmaya davet ediyor. 
Doç. Dr. Özgür Bolat, düşündürüyor, sorgulatıyor ve en önemlisi, daha mutlu ve anlamlı bir yaşam için bize yol haritası sunuyor. 
 
• Peki mutluluk gerçekte nedir? 
• Mutlu olmayı nasıl öğreniriz? 
• Mutlu olmak mı, mutlu hissetmek mi daha önemlidir? 
• Mutlu olmanın bilimsel yolları nedir? 
• Başarı mı mutluluk getirir, yoksa mutluluk mu başarıyı doğurur? 
• Mutluluk peşinde koşmak neden çoğu zaman bizi mutsuz eder? 
• Para gerçekten mutluluk getirir mi? 
• Zamanımızı nasıl harcarsak daha mutlu oluruz? 
• Ve nasıl mutlu çocuklar yetiştiririz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134019</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d159e93b-8a70-494c-ad53-0f5255fd515f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalpten</image:title>
            <image:caption>Arkana bakma derler: Yoksa tuza dönüşürsün.
Varsın olsun. Ne diye bakmayacakmışım?
Işıl ışıl değil miydi? Güzel değil miydi, geride kalan?
Dokunaklı, oyunbaz, bilge ama aynı zamanda Kalpten şiirler...
Bir kedi geçiyor şiirden, sonra bir sümüklüböcek, derken denizkızları ve kurtinsanlar. Dostlar, sevgililer, katledilen kızkardeşler, yitip giden doğa… Atwood’un olağanüstü büyüsünde sıradan nesneler ve anlar dile geliyor. Hepsi hafızanın, unutuşun ve hatırlamanın içinden geçip ulaşıyor bize, hep bir ağızdan gündelik hayatın şiirini fısıldamak üzere. Hayat yine o baş döndürücü yaşam ve ölüm döngüsünde; yok olup gidenlerse hep yaşamın kıyısında, yanı başımızda. Şiir bunu söylüyor bize…
Atwood romanlarında olduğu gibi şiirlerinde de sade, çıplak, dürüst ve KALPTEN.
Yılın Kitabı – Observer, Financial Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134020</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e5278e6-0345-4a9c-a17e-fc795158b24c.jpg</image:loc>
            <image:title>Velenor (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kâinat, onun teninden geçip kalbine yerleşti. Ve o an, her şey sustu.
Bir his doğdu içinden; adı olmayan, zamansız, sınır tanımaz bir his...
Çocukluk kadar saf, aşk kadar yakıcı, hakikat kadar güçlüydü.
Ellerinin titremesi korkudan değil, ruhunun uyanışındandı.
Bir ses fısıldadı derinlerden:“Direnme artık. Sen, hatırlamaya geldin.”
Dyla, modern dünyanın parıltısında kaybolmuş, kendine yabancı bir kadın...
Lüks, alkışlar, maskeler...Hepsi bir yanılsama.İçinde kapanmayan bir yara, unutulmuş bir kalp atışı saklı.Ve gün gelir, o ses yeniden fısıldar, yıllardır susturduğu tarafını çağırır Dyla’nın...Tam o anda, bir kapı aralanır; iki dünyanın sınırında, gerçek ile görünmeyenin kesiştiği çizgide: Velenor.Aşkın adaletle, kalbin hakikatle buluştuğu bir geçit...
Zamanın durduğu, maskelerin düştüğü, kalbin fısıltılarının yankılandığı bir diyar...
Orada para yok, unvan yok, kimlik yok. Sadece bir kadının kendi gerçeğiyle yüzleşmesi var.
Ve o yüzleşmede bazen insan bir başkasını ararken...Kendi ışığına kavuşur. 
Velenor; aşkı anlatan değil, yaşatan bir roman.Okuduğunuzda, kalbin derinliklerinde yankılanacak bir soru bırakacak:“Ben, kendi Velenor’uma varmaya hazır mıyım?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134021</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13de7d0c-6d89-41c5-9c56-a7d316f6e516.jpg</image:loc>
            <image:title>Teo ve Hüso - Dinozorlar Vadisi</image:title>
            <image:caption>Teo ve en yakın dostu Hüso yine iş başında! Bu macerada rotaları DİNOZORLAR VADİSİ! Dev ağaçlar, sevimli arkadaşlar, rengârenk bir vadi… Ama eğlencenin ortasında korkutucu bir tehlike beliriyor: Uyanmak üzere olan bir yanardağ! Teo ve Hüso’nun, dostlarıyla el ele verip vadiyi yanardağ patlamasından kurtarması gerekiyor. Üstelik kitabın sonunda sürpriz bir hediye de var: Dinozor Köftesi Tarifi! Dostluk, cesaret ve dinozor kahkahalarıyla dolu bu gizemli maceraya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134022</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4bb18d6-99a0-45f1-868a-34e15172d965.jpg</image:loc>
            <image:title>Teo ve Hüso - Uzay Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Teo ve en yakın dostu Hüso yine iş başında! Bu macerada rotaları UZAY! Rengârenk gezegenler, sevimli uzaylılar, ışık hızında trenlerle dolu Galaktik Macera Parkı onları bekliyor. Ama büyük bir tehlike yaklaşıyor: DEV bir gök taşı! Bakalım Teo ve Hüso, yeni arkadaşlarıyla birlikte Asteroit-21’i kurtarabilecek mi? Üstelik kitabın sonunda sürpriz bir hediye de var: Yeşil Uzay Köftesi Tarifi! Dostluk, cesaret ve bolca yıldız tozuyla dolu bu galaktik maceraya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134023</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1122dfa-647e-4097-a99b-07ac19e96101.jpg</image:loc>
            <image:title>Issız Ada</image:title>
            <image:caption>“Karanlığın içinde saklı olan ışığı izle, sana yol gösterecektir.”  Beren… Burnunla dalga geçip duran o zorbalardan bıktın değil mi? Üstelik en yakın arkadaşın da seni bırakıp onlara katıldı. Bu da yetmezmiş gibi deneme sınavlarından başka bir şey düşünmeyen annen ve baban tablet kullanmanı yasakladı. Chucky lakaplı yeni çocuğun sıra arkadaşın olmasına ne demeli! Ama bekle Beren, belki Chucky hiç de herkesin söylediği gibi bir çocuk değildir. Belki sen de bir gün, tıpkı o efsanedeki gibi şekil değiştirip bir atmacaya dönüşeceksindir. Aynalarda aradığın güzellik belki gerçekten de içindedir.  Sıla Baki Alkan sislerin arasında saklandığı için bulunamayan tüm gerçek güzellikleri yazdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134024</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9305f73a-a605-474e-8a6c-40333b0f461d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ardahan Kazası (1926 - 1992) Tarihi, Mülki, Siyasi, Kültürel Ve Sosyoekonomik Yönleriyle</image:title>
            <image:caption>Elviye-i Selase (Kars, Ardahan, Batum) olarak adlandırılan üç vilayetten 
biri olan Ardahan, 93 Harbi olarak da bilinen 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi 
sonunda Kars ve Batum’la beraber savaş tazminatı karşılığında Çarlık Rusyasına 
bırakılmıştır. Rus yönetimi altında kaldığı süre boyunca Ermeni ve Gürcü tedhiş 
hareketlerine uğrayan şehrin, Türk-İslam tebası bu işgal döneminde, büyük bir 
kıyıma uğramış ve göçe zorlanmıştır. 23 Şubat 1921’de Türk Ordusu tarafından 
kurtarılan Ardahan, yaklaşık kırk yıl sonra ana vatana yeniden katılmıştır. 
Kurtuluşun ardından 1921-1926 yılları arasında vilayet statüsünde olan 
Ardahan’ın; bazı devlet görevlilerinin gerçekleştirdiği tetkikler neticesinde 
vilayetten ziyade daha çok bir kaza görüntüsünde olduğu belirtilmiş ve 1926 
yılında Ardahan kazaya dönüştürülerek Kars’a bağlanmıştır. Tam 66 yıl 
Kars’a bağlı kaza statüsünde olan Ardahan, 27 Mayıs 1992’de tekrar vilayet 
statüsüne kavuşmuştur. Uzun yıllar işgal altında kalmış ve yerli halkının çoğu 
göç etmiş olan Ardahan kazası, başta eğitim olmak üzere hayatın her alanında 
geliştirilmeye muhtaç idi. Bu yüzden Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren bu 
doğrultuda çalışmalar başlamış ve ilerleyen yıllarda da devam etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134025</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a6657ab-603b-452e-8342-70f141bbbb4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney İlk Öykülerim – Alis Büyümek İstiyor</image:title>
            <image:caption>Sevimli çizimler ve kolay okunur öykülerle dolu İlk Öykülerim dizisi, 
çocukların okuma serüvenine keyifli bir başlangıç sunuyor. 
Disney’in sevilen karakterleriyle her okumada yeni bir macera sizi bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134026</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c164ee1-c6af-4952-86b9-af8c5893a3a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney İlk Öykülerim – Minnie İle Sevimli Unicorn</image:title>
            <image:caption>Sevimli çizimler ve kolay okunur öykülerle dolu İlk Öykülerim dizisi, 
çocukların okuma serüvenine keyifli bir başlangıç sunuyor. 
Disney’in sevilen karakterleriyle her okumada yeni bir macera sizi bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134027</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a963496-201f-4a32-8920-ef753a3d9d6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney İlk Öykülerim – Tinker Bell Sürpriz Parti Düzenliyor</image:title>
            <image:caption>Sevimli çizimler ve kolay okunur öykülerle dolu İlk Öykülerim dizisi, çocukların okuma serüvenine keyifli bir başlangıç sunuyor.  Disney’in sevilen karakterleriyle her okumada yeni bir macera sizi bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134028</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3463e591-816e-4c46-a239-68731e92908d.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney İlk Öykülerim – Winnie Arkadaş Ediniyor</image:title>
            <image:caption>Sevimli çizimler ve kolay okunur öykülerle dolu İlk Öykülerim dizisi, çocukların okuma serüvenine keyifli bir başlangıç sunuyor.  Disney’in sevilen karakterleriyle her okumada yeni bir macera sizi bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134031</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef709d95-1ce8-445f-9a62-c413d37f538a.jpg</image:loc>
            <image:title>Nebulous Stars – Nebullia ve Kayan Gizemli Küçük Yıldız</image:title>
            <image:caption>Nebulia, gökyüzünde çaresizce süzülen bir kayan yıldız görüyor ve onun peşinden gitmeye karar veriyor. Amacı, onu babasının çalıştığı yıldız yuvasına götürüp iyileştirmek. Ama işler hiç de planladığı gibi gitmiyor! Arkadaşlarıyla birlikte, negatif enerjilerin tehlikeli kara delikler oluşturabildiği bu büyülü evrende, yıldızını bulmak; kendi gücünü ve yeteneklerini keşfetmek için Gümüş Bulutsu’nun farklı bölgelerinde bir yolculuğa çıkıyor. Nebulia sonunda evrendeki gerçek rolünü keşfedebiliyor mu? Gece olmadan evine dönebiliyor mu? Ve hepsinden önemlisi, bu tehlikeli kaçamağı hakkında annesine ve babasına gerçeği söyleme cesaretini bulabiliyor mu?
Dünyanın dört bir yanında kalpleri fetheden NEBULOUS STARS, gerek ürünleri gerek hikâyeleriyle öz güveni ve kişisel gelişimi destekliyor; arkadaşlık, duygular, beden ve zihin üzerine olumlu mesajlar ve tavsiyeler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134032</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa91f631-214e-4cd5-b8b3-99c93ccfd171.jpg</image:loc>
            <image:title>Nebulous Stars – Marinia Ve Ateş Kalbi</image:title>
            <image:caption>Her yıl, Bulutkent Enerji Akademisi’nde büyük bir yarışma düzenleniyor. Bu yarışmaya katılmak isteyen Marinia ve arkadaşları, takımlar hâlinde çalışarak ve yaratıcılıklarını kullanarak, farklı auraların karışımından faydalı bir icat ortaya koymak zorundalar. Ancak yarışma ilerledikçe katılımcılar arasındaki rekabet kızışıyor ve Marinia için baskı dayanılmaz hâle geliyor. Neyse ki imdadına doğaüstü bir yardımcı koşuyor! Acaba Marinia korkularını yatıştırıp kendi yeteneklerine güvenmeyi başarabilecek mi? Kazanmış gibi hissetmek için birinci olmak şart mı?
Dünyanın dört bir yanında kalpleri fetheden NEBULOUS STARS, gerek ürünleri gerek hikâyeleriyle öz güveni ve kişisel gelişimi destekliyor; arkadaşlık, duygular, beden ve zihin üzerine olumlu mesajlar ve tavsiyeler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134033</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15ecfd0a-8bd7-49af-859f-1b1462f45780.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bay ve Bayanlar Mutluyum</image:title>
            <image:caption>Mutluluk hakkında bir macera.
KÜÇÜK BAY VE BAYANLAR rehberliğinde duyguları keşfe çıkıyoruz! 
Çocukları kendi duygularını daha iyi anlamaya ve bu duyguları nasıl yöneteceklerini öğrenmeye teşvik eden Rehber Öyküler, Uzman Klinik Psikolog Dr. Elizabeth Kilbey’nin katkılarıyla hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134034</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4096f5d2-15d9-4c38-b9d9-404ae8d8abf6.jpg</image:loc>
            <image:title>Peppa Pig Yeni Kız Kardeşimiz</image:title>
            <image:caption>Peppa ve George’un yeni kız kardeşleriyle tanışma zamanı geldi! Bebeğin adı ne olacak? Neler yapmaktan hoşlanacak? Peppa ve George ile birlikte yeni kız kardeşlerini yakından tanımaya ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134035</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d62ca681-128a-4cf8-864c-bec27884aaac.jpg</image:loc>
            <image:title>Peppa Pig ve Evie - Çok Boya! Çıkartmalı Dev Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Peppa Pig Ve Evie - Çok Boya! Çıkartmalı Dev Boyama Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134036</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f19d9d8e-7642-42d3-a212-72f53184e1d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Tolstoy ve Tolstaya</image:title>
            <image:caption>Tolstoy ve Tolstoya’da Andrew Donskov, bu benzersiz mektuplaşmanın en çarpıcı örneklerini bir araya getirerek okura bir evliliğin iniş çıkışlarla dolu ruhsal haritasını sunar. Aşk, sabır, hayal kırıklığı ve mücadeleyle örülü bu yazışmalar, Tolstoy’un yalnızca eserlerine ışık tutmaz, özel yaşamına dair de unutulmaz bir portre ortaya koyar. Büyük bir yazarla bir hayatı paylaşmanın hem yüceliğini hem de ağırlığını anlamak isteyen herkes için sarsıcı bir okuma deneyimi. “Oysa ki canım Lyova’m, her şeyi sürekli sana söylemek ve açıklamak istiyorum. Lyovaçka, zamanın olursa, bana yazdığın mektupları biraz daha uzun tut. Seni yanımda hissetme sayesinde günde sadece birkaç dakika bile olsa içim mutlulukla doluyor. Aksi halde [hayatım] bomboş ve yapayalnız gibi geliyor.” (Sofya, 29 Temmuz 1865) “... bende uyandırdıkları heyecan nedeniyle mektupların benim için bütün o Yunan [yazarlardan] muhtemelen daha tehlikeli. Özellikle de onları aniden aldığım için. Gözyaşlarına boğulmadan okuyamıyorum. Baştan aşağıya titriyorum ve kalbim hızlanıyor. Sen aklına geldiği gibi yazıyorsun, benim içinse her sözcük mühim.” (Lev, 16-17 Temmuz 1871)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134037</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd6329de-fbf0-4cd0-8801-09daeb9c6fbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Dün Sancısı</image:title>
            <image:caption>Bir tarihsel dönemin sona ermekte, yenisininse büyük çalkantılar içinde doğmakta olduğu bir dönemeçte tarihçi geçmişe ve gelecek ihtimallerine dair neler söyleyebilir? İleriye dönük iyimserliğin çözüldüğü, geçmişe dönük nostaljik ilginin güç kazandığı günümüzde, tarihçinin oynayabileceği yaratıcı rol üzerine düşünen Oktay Özel, “tarih” kadar tarihçi ve tarihyazımını da tarihselleştirmenin gerekliliği üzerinde duruyor. Türkiye’deki siyasi iklimin akademi ve tarihçilik üzerindeki otoritesinin yarattığı sorunları, dönemsel gelişmelerin etkisinde kalan tarihçinin karşılaştığı zorlukları merkezine alan Dün Sancısı’nın yeni makalelerle genişletilmiş bu baskısı, gündemin dayatmalarına karşı yapılan etik ve akademik tartışmaları bir araya getiriyor. Tarihyazımını, akademik dünyayı ve tarihçiliğin tarihsel, güncel sorunlarını masaya yatıran titiz ve kapsamlı müdahaleler… “Bu kitaptaki yazılar, bu ülkenin ve insanlarının kendileri ve dış dünyayla kurdukları o garip, fakat o ölçüde de problemli ilişkinin ürettiği yazılardır. Öte yandan, epeyce kendine özgü bu ilişkinin toplumsal ve ideolojik bunalım dönemlerinde daha keskin şekilde kendini dışa vuran olumsuzluklarına karşı ve onlara rağmen, tarihin ve tarihçilik mesleğinin bir savunusudur.” OKTAY ÖZEL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134038</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4f7ed2e-079f-4e24-b537-e29980ebb099.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Eski Ben Değilim</image:title>
            <image:caption>Büyük dedesinin izini sürerken kapıldığı yolculukta yalnızca bir aile hikâyesini değil, saklı kalmış bir toplumsal geçmişi gün yüzüne çıkaran Mert Kaya, 1923 tarihli Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesinin gidenler kadar kalanlar üzerinde kuşaklar boyu bıraktığı izleri sözlü tarih görüşmeleriyle belgeliyor.
“Ben, Eski Ben Değilim” Müslümanlaş(tırıl)mış Rumlarda Bellek ve Kimlik’te Mert Kaya’nın uzun yıllardır sürdürdüğü akademik çalışmalar, arşiv belgeleri ve tanıklıklarla biraraya geliyor.
Müslümanlaş(tırıl)mış Rumlar hakkında on yıllardır süren toplumsal sessizliği, tanıkların geçmişlerini hatırlama ve kimliklerini sorgulama biçimlerini, bellek ve aidiyetin sınırlarını tartışmaya açan Mert Kaya okuru yüzleşmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>